1
10
BU KARAR DANISTAY 13.DAIRESI’NCE IPTAL
EDILMISTIR. REKABET KURULU’NUN
AYNIKONUYA ILISKIN 07.09.2006 TARIH VE 06-
61/822-237 NOLU KARARINA INTERNET
SAYFAMIZDAKI KARAR ARAMA BÖLÜMÜNDEN
ERİŞEBİLİRSİNİZ.
20
30
2
REKABET KURUMU
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : SR/02 –4 (Soruşturma Kararı)
Karar Sayısı : 02-50/636-258
Karar Tarihi : 28.8.2002
A – TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Dr. Kemal EROL (İkinci Başkan)
Üyeler :İsmet CANTÜRK, Nejdet KARACEHENNEM, A.Ersan GÖKMEN, 40
Kubilay ATASAYAR, Murat GENCER, Mustafa PARLAK, Prof. Dr. Zühtü AYTAÇ,
Rıfkı ÜNAL.
B – SORUŞTURMA HEYETİ
Başkan : Murat GENCER
Raportörler : Barış EKDİ, Derya YENİŞEN, Ilgaz SARIOĞLU, Hakan BİLİR.
C – ŞİKAYET SAHİPLERİ
1- Star Digital İletişim Anonim Şirketi
Mehmet Akif Mah. İnönü Cad. Star Sok. No:2 İkitelli- İSTANBUL
2- Star Televizyon Hizmetleri Anonim Şirketi
Mehmet Akif Mah. İnönü Cad. Star Sok. No:2 İkitelli- İSTANBUL 50
D - HAKKINDA SORUŞTURMA YAPILANLAR
1- Türkiye Futbol Federasyonu
Konur Sok. No:10 Kızılay- ANKARA
2- Digital Platform İletişim Hizmetleri Anonim Şirketi
Cihannuma Mah. Yıldız Cad. No: 46 Beşiktaş-İSTANBUL
3- Atlas Yayıncılık ve Ticaret Anonim Şirketi
Çetin Emeç Bulvarı 2. Cad. No:8/1-2 Öveçler- ANKARA
E- İDDİALARIN ÖZETİ
Star Digital İletişim A.Ş. (Metin boyunca “Star Digital” olarak anılacaktır) ve Star
Televizyon Hizmetleri A.Ş. (Metin boyunca “Star Televizyonu” olarak anılacaktır) 60
3
tarafından gönderilen ve Kurum kayıtlarına 764 sayı ile intikal eden 16.2.2001
tarihli başvuruda özetle:
- Türkiye 1. Profesyonel Futbol Ligi karşılaşmaları yayın hakkının Türkiye
Futbol Federasyonu (Metin boyunca “TFF” olarak anılacaktır) tarafından
ihale yoluyla bir yayıncı kuruluşa verilmekte olduğu,
- En son olarak 31.1.2001 tarihinde yapılan ihale ile yayın hakkının 3,5
yıllığına Digital Platform İletişim A.Ş. (Metin boyunca “Digitürk” olarak
anılacaktır) ve Atlas Yayıncılık ve Ticaret Anonim Şirketi (Metin
boyunca “Atlas” olarak anılacaktır) ortak girişimine verildiği ve bu 70
şirketlerden Digitürk'ün sayısal uydu platformu işleticisi, Atlas'ın ise
bölgesel ve kablo ortamından yayın yapan bir yayıncı kuruluş olduğu,
- Star Digital olarak Türkiye 1. Profesyonel Futbol Ligi yayın haklarının
devrine ilişkin ihaleye katılmak için TFF'ye sözlü başvuruda
bulundukları, TFF tarafından kendilerine sözlü olarak sayısal uydu
platformlarının ihaleye alınmayacağı ve bu konuda bir ihtiyati tedbir
kararı bulunduğunun bildirildiği,
- Nitekim, Cine 5 Filmcilik ve Yapımcılık A.Ş.'nin (Metin boyunca “Cine5” 80
olarak anılacaktır) başvurusu üzerine İstanbul 11. Asliye Hukuk
Mahkemesi tarafından Değişik İş 2001/5 Esas ve Karar sayısı ile
görülen davada "Ülkemizde digital platformların henüz izin almadıkları
ve RTÜK tarafından hukuki durumları belirlenmediği" gerekçesiyle
"sayısal uydu platformu işleticisi şirketlerin ihaleye iştiraklerinin tedbiren
durdurulmasına" karar verildiği ve bu tedbir kararına yapılan itirazın
mahkemece reddedildiği,
- TFF'nin mahkemenin bu kararına ve kendilerine sayısal uydu
platformlarını ihaleye almayacaklarını beyan etmelerine rağmen 90
Digitürk'ün ihaleye alındığı ve 1. Lig futbol maçları yayın haklarının bu
sayısal uydu platformuna verildiği,
- Star Digital'in, kendisine digital kanalların ihaleye alınmayacağı
bildirildiği için ihaleye katılamadığı,
- Rekabet Kurulu’nun Teleon Reklamcılık ve Filmcilik San. Tic. A.Ş.
(Metin boyunca “Teleon” olarak anılacaktır) ve TFF hakkında yürütülen
soruşturma sonucunda almış olduğu karara göre TFF'nin teşebbüs
olarak kabul edildiği, 100
- TFF'nin İstanbul 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin almış olduğu tedbir
kararına aykırı söz konusu davranışı ile 1. Lig futbol maçları yayın
hakları ihalesinde, ihaleye katılabilecek sayısal uydu platformu
işleticileri arasında ayrımcılık yapmak suretiyle rekabeti engellemesi
nedeniyle, ihale yoluyla yapılan anlaşmanın Rekabet Kurulu'nca
Kanun'un 6. maddesine aykırı olduğundan geçersiz kılınması ve
02-50/636-258
4
TFF'nin bu davranışının cezalandırılması ve rekabet şartlarının
sağlanacağı bir şekilde yeniden ihale yapılmasına karar verilmesi
gerektiği, 110
- Digitürk ve Atlas'ın ihaleyi hukuka aykırı olarak da olsa kazanarak 1. Lig
futbol maçları yayın hakları pazarında yayın tekeline sahip olduğu ve
haber amaçlı görüntü talep eden diğer kanallara ve bu bağlamda Star
Televizyonuna, "bu devrede yayınlanacak olan 9 maçın tamamının 3'er
dakikalık görüntülerin hepsinin birden satın alınması"'nı şart koştuğu ve
bu şartların dışındaki teklifleri geri çevirerek başka kanallarca görüntü
satın alınmasını zorlaştırdığı1, bu eylemin ihale şartnamesine aykırı
olduğu ve daha önceki dönemlerdeki uygulamalardan farklı olduğu,
120
- Rekabet Kurulu'nun "Teleon'un haber amaçlı görüntü satışına ilişkin
ağırlaştırıcı koşullar öne sürerek diğer kanalları görüntü alamaz duruma
getirmesinin, 4054 sayılı Kanun'un 6. madddesi kapsamında bir ihlal
oluşturduğuna" ilişkin kararı çerçevesinde, Digitürk/Atlas ortaklığının
görüntü satışına ilişkin ağırlaştırıcı koşullar ileri sürmek suretiyle hakim
durumlarını kötüye kullandıkları, dolayısıyla, bu davranışın
durdurulmasına ve ilgili teşebbüslerin Kanun'un 16. maddesine göre
para cezası ile cezalandırılmalarına Kurul tarafından karar verilmesi
gerektiği,
130
- TFF'nin, 1. Lig maçları yayın haklarını düzenleme hakkına sahip
olmasından dolayı tekel konumunda bulunduğu, mahkeme kararlarına
ve ihale müessesesinin genel prensiplerine aykırı olarak ihale yapmak
suretiyle bu alandaki rekabeti sınırlayarak 4054 sayılı Kanun'un 6.
maddesini ihlal etmesi nedeniyle, bu ihale sonucu oluşan durumun
derhal kaldırılmaması halinde Star Digital'in ileride telafisi mümkün
olmayacak zararlar göreceği, bu nedenle konu hakkında Rekabet
Kurulu tarafından ihtiyati tedbir kararı alınması gerektiği,
- Star Televizyonunun istediği maça ait görüntüleri üç dakikayı aşmamak 140
üzere istediği sürede satın alamaması halinde haber amaçlı görüntüleri
satın almasının mümkün olamayacağı, böylece 1. Lig maç görüntüleri
pazarının tamamen dışında kalacağı, bunun hem izlenme oranları hem
reklam gelirleri açısından büyük zararlara neden olacağı, bu zararların
maçlar bir kez oynanıp sonuçları öğrenilmiş olacağından geri dönüşü
bulunmamasından dolayı ileride telafisinin de mümkün olmayacağı, bu
nedenlerle televizyon kanallarının istedikleri haber amaçlı görüntülerin,
ihale şartnamesine ve yayın sözleşmesine uygun şekilde verilmesinin
sağlanması yönünde "isteyen kanallara istediği maça ait görüntülerin üç
dakikadan fazla olmamak kaydıyla istediği sürede verilmesi" şeklinde 150
bir ihtiyati tedbir kararı verilmesinin Rekabet Kurul'dan talep edildiği
1 Bir başka ifade ile her hafta bir veya iki maçın görüntülerini almayı talep eden teşebbüslerin geri
çevrildiği, aynı şekilde üç dakikadan az görüntü verilmediği.
02-50/636-258
5
ifade edilmektedir.
F – DOSYA EVRELERİ
1. Star Digital ve Star Televizyon’un, TFF ve Digitürk/Atlas ile ilgili iddiaları
hakkında Kurum kayıtlarına 16.2.2001 tarih ve 764 sayı ile intikal eden
başvuruları üzerine hazırlanan 29.3.2001 tarih ve D2/1/D.Y.-01/1 sayılı İlk
İnceleme Raporu, 10.4.2001 tarihli Kurul toplantısında görüşülerek, 01-
18/152-M sayılı Kurul kararı ile:
“ Türkiye Futbol Federasyonu ve Digital Platform İletişim Hizmetleri A.Ş./Atlas 160
Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. arasında Türkiye 1. Profesyonel Futbol Ligi
maçlarının yayın haklarının devri konusunda 2 Şubat 2001 tarihinde
imzalanan "Sözleşme"de yayın haklarının tanımına ve bu hakların devrine
ilişkin olarak yer verilen hükümlerin 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesi
çerçevesinde ihlal oluşturup oluşturmadığının belirlenmesi amacıyla Türkiye
Futbol Federasyonu (TFF), Digital Platform İletişim Hizmetleri A.Ş. (Digitürk)
ve Atlas Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. (Atlas) haklarında, yayın haklarını
devralmak suretiyle Türkiye 1. Profesyonel Futbol Ligi maçları görüntüleri
pazarında hakim duruma gelen Digital Platform İletişim Hizmetleri A.Ş./Atlas
Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. tarafından haber amaçlı görüntülerin satışına ilişkin 170
ileri sürülen koşulların 4054 Sayılı Kanun’un 6. Maddesi kapsamında ihlal
oluşturup oluşturmadığının belirlenmesi amacıyla Digital Platform İletişim
Hizmetleri A.Ş./Atlas Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. haklarında” 4054 sayılı
Kanun'un 40/1. maddesi uyarınca soruşturma açılmasına karar verilmiştir.
2. Soruşturma açılmasına dair karar, 25.4.2001 tarihinde, haklarında soruşturma
açılan taraflara tebliğ edilmiş ve Kanun'un 43/2. maddesi gereğince
taraflardan 30 gün içerisinde ilk yazılı savunmalarını göndermeleri istenmiştir.
3. Digitürk ve Atlas 9.5.2001 ve 1938 sayılı, TFF ise 10.5.2001 tarih ve 00/592-
9074 sayılı yazılarıyla soruşturma konusunda detaylı bilgi ve savunmaları
hazırlayabilmek için ek süre talep etmişlerdir. Rekabet Kurulu’nun 22.5.2001 180
tarihli toplantısında ek süre talebi değerlendirilerek “iddiaların türü ve niteliği
hakkında ek açıklamaların ve dosyaya sunulan belgelerin suretlerinin ilgili
taraflara tebliğ edilmesine ve 4054 sayılı Kanun’un 43. maddesinin ikinci
fıkrasında yazılı savunmaların alınması için öngörülen 30 günlük sürenin
tebliğ tarihinden itibaren başlatılmasına” karar verilmiştir.
4. Anılan Karar sonrası, Digitürk ve Atlas’ın savunması 12.7.2001 tarih ve 3004
sayı ile, TFF’nin savunması ise 12.7.2001 tarih ve 3005 sayı ile Kurum
kayıtlarına intikal etmiştir.
5. 8.10.2001 tarihli Kurul toplantısında, Star Digital ve Star Televizyon’un
başvurularında yer alan, “Digitürk ve Atlas'ın her hafta oynanacak olan 9 190
maçın tamamının 3'er dakikalık görüntülerin hepsinin birden satın alınmasını
şart koştuğu ve bu şartların dışındaki teklifleri geri çevirerek başka kanallarca
02-50/636-258
6
görüntü satın alınmasını zorlaştırdığı” iddiası ve buna ilişkin tedbir talebi
değerlendirilerek;
“Türkiye 1. Futbol Ligi maçlarından görüntü yayınlama pazarında meydana
gelebilecek rekabet ihlallerini ve bunların yol açabileceği telafi edilemeyecek
nitelikte zararları önlemek amacıyla, haber amaçlı görüntüleri satmakla
yükümlü olan Digitürk/Atlas ortaklığının, herhangi bir yayın kuruluşunun,
oynanan herhangi bir maçla ilgili talebi üzerine, anılan sözleşmede belirlenen
sınır içinde peşin olarak ödenecek bir ücret karşılığında ve görüntülerin 200
teminine ilişkin başkaca bir şart ileri sürmeksizin, ait olduğu maçın, varsa,
golleri ve diğer önemli pozisyonlarını içerir biçimde hazırlanacak yayına uygun
kalitede 1 veya 3 dakika arası, (uygun süre yayıncı tarafından yapılacak pazar
araştırması sonucunda belirlenebilir) standart uzunluklarda görüntüleri, aynı
içerikte olmak kaydıyla, maç bitiminden sonra en geç 45 dakika içinde, talep
sahibi bütün yayın kuruluşlarının temsilcilerine aynı zamanda teslim edilmek
koşuluyla vermesine,” yönelik 01-48/485-M sayılı tedbir kararı alınmıştır.
6. Digitürk ve Atlas tarafından 14.11.2001 tarihinde 2001/4818 E. sayılı dosya
ile söz konusu tedbir kararının yürütülmesinin durdurulması ve iptali istemiyle
Danıştay’da dava açılmıştır. 210
7. Digitürk ve Atlas 7.12.2001 tarih ve 5188 sayı ile Kurumumuz kayıtlarına
intikal eden yazılarında tedbir kararına uyduklarını belirtmişlerdir.
8. Rekabet Kurulu’nun 27.9.2001 tarihli toplantısında Kanun’un 43. maddesinin
birinci fıkrasında yer alan “gerekli görüldüğü hallerde bir defaya mahsus
olmak üzere Kurul tarafından altı aya kadar ek süre verilebilir” hükmü
uyarınca soruşturmanın süresinin altı ay uzatılmasına karar verilmiştir.
9. Soruşturma Heyeti’nce tamamlanan 9.4.2002 tarih ve SR/02-4 sayılı
Soruşturma Raporu, Kanun’un 45/1. maddesi uyarınca Başkanlıkça tüm Kurul
Üyeleri ile ilgili taraflara gönderilmiş ve aynı maddenin ikinci fıkrası gereğince
taraflardan 30 gün içinde yazılı savunmalarını göndermeleri istenilmiştir. 220
10. TFF’nin ikinci yazılı savunması 5.5.2002 tarih ve 2091 sayı ile,
Digitürk/Atlas’ın ikinci yazılı savunması ise 14.5.2002 tarih ve 2103 sayı ile
Kurum kayıtlarına girmiştir.
11. Soruşturma Heyeti’nin hazırladığı “Ek Yazılı Görüş”, Kanun’un 45/2. maddesi
uyarınca, 30.5.2002 tarihinde tüm Kurul Üyeleri ile Digitürk/Atlas ve TFF’ye
gönderilmiştir.
12. TFF ve Digitürk/Atlas’ın ek yazılı görüşe karşı cevapları 2.7.2002 tarihinde
Rekabet Kurumu’na ulaşmıştır. Rekabet Kurulu, 11.7.2000 tarihli
toplantısında yürütülen soruşturma ile ilgili olarak 28.8.2002 tarihinde sözlü
savunma toplantısı yapılmasına karar vermiş ve sözlü savunma toplantısı 230
davetiyeleri, Kanun’un 46/2. maddesi uyarınca ilgililere gönderilmiştir.
02-50/636-258
7
13. 28.8.2002 tarihinde sözlü savunma toplantısı yapılmıştır. Aynı gün içinde
Rekabet Kurulu soruşturmaya ilişkin nihai kararını vermiş ve karar 11.9.2002
tarihinde taraflara tefhim edilmiştir.
G – RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ
İlgili raporda;
A. TFF ve Digitürk/Atlas arasında Türkiye 1. Profesyonel Futbol Ligi maçlarının
yayın haklarının devri konusunda 2.2.2001 tarihinde imzalanan “Sözleşme” ile
ilgili olarak;
a) Sözleşmede yer alan münhasırlık konusunun, TFF tarafından yayınlanan 240
ve idari bir işlem niteliğinde olan Yayın Talimatı’na dayandığı;
b) Sözleşmenin konu, süre ve kapsam bakımından değerlendirilmesinde ise,
söz konusu hükümlerin mevcut koşullar altında rekabeti kısıtladığına dair
yeterli bulguya ulaşılamaması karşısında
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında bir ihlalin varolduğunun ileri
sürülemeyeceği,
c) ancak, halihazırda makul görünen sözleşme koşullarının ilerde yapılacak
sözleşmelerde aynen korunsa dahi sözleşme hükümlerinin o günün pazar
yapısı ve rekabet koşulları çerçevesinde yeniden değerlendirilmesi
gerektiği, 250
d) bu anlamda, tarafların gelecekte imzalanacak sözleşmeleri 4054 sayılı
Kanun’da öngörülen süreler içerisinde bildirmelerinin, sözleşmenin hukuki
geçerlilik kazanabilmesi bakımından tarafların lehine olacağı,
e) gelecekteki yayın hakkı devirleri ile ilgili yeni soruşturmalara ve cezalara
meydan verilmemesi bakımından, o tarihte geçerli olacak yayın talimatı ile
ihale şartnamesi taslağının Rekabet Kurumu’nun incelemesine sunulması
ve Kurum’ca sorunlu görülen hükümlerin bu belgelerden çıkarılmasına
olanak sağlanmasının istenmeyen durumların ortaya çıkmasının
önlenmesi açısından yararlı olacağına ilişkin bir Kurul görüşünün TFF’ye
bildirilmesinin önerilmesinin uygun olacağı 260
B. Digitürk/Atlas’ın haber amaçlı görüntüler konusundaki uygulamaları ile ilgili
olarak;
a) Digitürk/Atlas’ın görüntüleri paket halinde satmak yoluyla haber amaçlı
görüntü teminini zorlaştırmasının, Türkiye 1. Profesyonel Futbol Ligi
karşılaşmalarının yayın haklarını tekel olarak devralmakla Türkiye 1.
Profesyonel Futbol Ligi karşılaşmalarının banda kaydedilmiş görüntüleri
piyasasında sahip olunan hakim durumun açık televizyon yayınları
piyasasında kötüye kullanılması olduğu;
02-50/636-258
8
Digitürk/Atlas’ın görüntü servisinde Show TV lehine ayrımcılık yapmasının,
Türkiye 1. Profesyonel Futbol Ligi karşılaşmalarının banda kaydedilmiş 270
görüntüleri piyasasında sahip olunan hakim durumun, açık televizyon
yayınları piyasasında kötüye kullanılması olduğu;
b) Dolayısıyla, hak sahibi kuruluşlar Digitürk ve Atlas’ın, 4054 sayılı Kanun'un 6.
maddesi anlamında hakim durumun kötüye kullanılmasına tam uygunluk
gösteren bu uygulamalarından ötürü Kanun'un 16. maddesi uyarınca idari
para cezası ile cezalandırılması gerektiği;
c) Verilecek idari cezanın belirlenmesi aşamasında Işık İletişim Televizyon ve
Yayıncılık A.Ş.’nin (Metin boyunca “Işık İletişim” olarak anılacaktır) gayri safi
gelirlerinin de Digitürk/Atlas’ın gayri safi gelirleri içerisinde kabul edilmesi
gerektiği; 280
d) Ayrıca daha önce de 8.10.2001 tarih ve 01-48/485-M sayılı tedbir kararında
ifade edildiği üzere, açık televizyon yayınları piyasasında (Türkiye 1. Futbol
Ligi maçlarından görüntü yayınlama pazarı) meydana gelebilecek rekabet
ihlallerini ve bunların yol açabileceği telafi edilemeyecek nitelikte zararları
önlemek amacıyla, haber amaçlı görüntüleri satmakla yükümlü olan
Digitürk/Atlas’ın, herhangi bir yayın kuruluşunun, oynanan herhangi bir maçla
ilgili talebi üzerine, anılan sözleşmede belirlenen sınır içinde peşin olarak
ödenecek bir ücret karşılığında ve görüntülerin teminine ilişkin başkaca bir
şart ileri sürmeksizin, ait olduğu maçın, varsa, golleri ve diğer önemli
pozisyonlarını içerir biçimde hazırlanacak yayına uygun kalitede 1-3 dakika 290
arası, (yayıncı tarafından yapılacak pazar araştırması sonucunda
belirlenebilecek) standart uzunluklarda görüntülerini, aynı içerikte olmak
kaydıyla, maç bitiminden sonra en geç 45 dakika içinde, talep sahibi bütün
yayın kuruluşlarının temsilcilerine aynı zamanda teslim edilmek koşuluyla
vermesi” ve herhangi bir yayın kuruluşu lehine ayrımcılık yapılması sonucunu
doğuran eylemlerden kaçınılmasının taraflara hatırlatılması gerektiği
ifade edilmiştir.
H – İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
H.1. Hakkında Soruşturma Yürütülen Taraflar ve İlgili Pazara İlişkin Bilgiler
H.1.1. Hakkında Soruşturma Yürütülen Taraflar 300
H.1.1.1. Türkiye Futbol Federasyonu
TFF, 3813 Sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında
Kanun ile kurulmuş, özel hukuk hükümlerine tabi, özerk bir kuruluştur.
02-50/636-258
9
3813 sayılı Kanun’un 2. maddesinde, TFF’nin görevleri:
“Futbol faaliyetlerini yürütmek, futbolun gelişmesini ve yurt sathına
yayılmasını sağlamak, bu konularda her türlü düzenlemeyi yapmak,
kararlar almak ve uygulamak,
Milli ve milletlerarası kuralların ve her türlü talimatın uygulanmasını
sağlamak ve Türkiye’yi futbol ile ilgili konularda yurt dışında temsil etmek, 310
Yurt içi ve yurt dışı futbol faaliyetleri ile milli müsabakalar için plan,
program ve benzeri her türlü düzenlemeyi yapmak ve başarılı sonuç
sağlanması için gerekli tedbirleri almak”
olarak sayılmıştır.
H.1.1.2. Digital Platform İletişim Hizmetleri A.Ş.
Şirketin ortaklık yapısı aşağıdaki gibidir:
Pay Sahibi Pay Oranı (%)
Gürtel Telekomünikasyon Yatırım ve Dış Ticaret A.Ş 4,320
Fintur Holding B.V. 95,677
Topaz Telekomünikasyon Yayıncılık Reklamcılık San. ve Tic. A.Ş. 0,001
Ahmet Cüneyt Türktan 0,001
Mehmet Osman Erk 0,001
TOPLAM 100,000
H.1.1.3. Atlas Yayıncılık ve Ticaret Anonim Şirketi
Şirketin ortaklık yapısı aşağıdaki gibidir:
Pay Sahibi Pay Oranı (%)
Naci Doğan 20
Bahadır Ekinci 20
Mustafa Başar 20
Ergun Maraşlı 18
Ünal Çevak 14
Attila Çetindağ 8
TOPLAM 100
H.1.2. İlgili Pazar 320
TFF ile Digitürk/Atlas arasında 2.2.2001 tarihinde akdedilen Sözleşme’nin “Konu”
başlıklı 2. maddesinde sözleşmenin konusu “2000-2001 futbol sezonu 2. Devre
müsabakalarının başlangıç tarihinden 31.05.2004 tarihine kadarki dönemde
oynanacak Türkiye profesyonel 1. Lig maçlarından her hafta 3 adedinin yurt içi ve
yurt dışı canlı yayın hakkı ile gerek bu üç maçın gerekse kalan maçların yurt içine
ve yurt dışına bant ve/veya özet yayın hakkının verilmesi” olarak belirlenmiştir.
Sözleşme’ye konu olan Türkiye 1. Profesyonel Futbol Ligi maçlarına ilişkin yayın
haklarının başlı başına bir piyasa oluşturup oluşturamayacağının tespiti için, bu
02-50/636-258
10
hakların, diğer spor müsabakalarının yayın hakları ve Türkiye sınırları içerisinde
gerçekleşen diğer futbol müsabakaları ve organizasyonlarına ilişkin yayın hakları 330
ile ikame edilip edilemeyeceğinin değerlendirilmesi gerekmektedir.
Spor müsabakalarının yayın hakları diğer ülkelerde olduğu gibi Türkiye’de de
yayıncılar açısından izleyiciyi ekran başına çekmek bakımından büyük önem
arzetmektedir. Spor müsabakaları her ülkenin sosyo-ekonomik yapısına bağlı
olarak şekillenen izleyici tercihleri ve talepleri bakımından kendi aralarında
farklılık göstermektedir.
Spor olaylarının spor izleyicileri açısından incelenmesi sonucunda spor olayları
arasında futbol müsabakaları yayınlarının, diğer spor müsabakalarından çok
farklı bir izleyici talebine konu oldukları görülmektedir.
Nitekim televizyon yayınlarına ilişkin izlenme oranlarının ölçümünde Türkiye’de 340
yetkili tek kuruluş olan AGB Anadolu A.Ş. izlenme raporlarına bakıldığında,
izleyiciler açısından futbol müsabakaları yayınlarına olan ilgi ve bu yayınlar ile
diğer spor yayınlarına olan ilgi arasındaki belirgin farklılık açıkça görülmektedir.
1998, 1999, 2000 ve 2001 yılları “Tüm Kişiler” en çok izlenen “İlk 100 Program”
sıralamasında yer alan spor programlarının tamamı futbol karşılaşmaları
yayınlarından veya bu karşılaşmalar ile ilgili yapılan programlardan oluşmaktadır.
Bunun yanı sıra 1998, 1999, 2000 ve 2001 yılları “İlk 20 Haber Programı”
sıralamasında yer alan spor haberlerinin tamamı (91. Dakika, Bizim Stadyum,
Maraton vb.) futbola ilişkin haber programlarından oluşmaktadır.
Ancak spor olayları arasında futbolun diğer spor dallarına ilişkin yayınlardan ayrı 350
ele alınmasını gerektiren en belirgin gösterge 1998, 1999, 2000 ve 2001 yılları
“İlk 20 Spor Programı” sıralamasıdır. Söz konusu sıralamaya bakıldığında,
sıralamada yer alan bütün spor programlarının futbol karşılaşmalarına ilişkin
olduğu görülmektedir.
Bu açıklamalar çerçevesinde incelemenin, diğer spor branşlarından ayrı ele
alınması gerektiği sonucuna ulaşılan futbol karşılaşmaları üzerine
yoğunlaştırılması gerekmektedir. Türkiye’de gerçekleşen futbol müsabakalarını,
a) Hazırlık müsabakaları,
b) Dostluk müsabakaları,
c) Jubile müsabakaları, 360
d) Milli müsabakalar,
e) Türkiye Spor Yazarları Derneği Kupası (TSYD) dahilinde yapılan müsabakalar,
f) Bir lig dahilinde oynanan müsabakalar
02-50/636-258
11
1- 1. Lig müsabakaları,
2- 2. Lig müsabakaları,
3- 3. Lig müsabakaları,
4- Şampiyonlar ligi müsabakaları,
g) Eleme usulü oynanan müsabakalar
1- Türkiye Kupası müsabakaları
2- UEFA Kupası müsabakaları 370
şeklinde tasnif etmek mümkündür.
Sözleşmeye konu olan Türkiye 1. Profesyonel Futbol Ligi, 18 spor kulübünün
futbol takımlarının 17’şer haftalık iki ayrı devreden oluşan bir sezon boyunca
karşılıklı müsabakalar yaptıkları bir organizasyondur. Lig, eleme usulü ile
oynanan bir düzenleme değildir. Sezon başında yapılan fikstür çekilişleri ile
müsabakaların sırası ve takımların bu sıraya göre eşleşmeleri belirlenmektedir.
Bu kapsamda, takımlar birbirleri ile, sezon sonuna (34 hafta boyunca) kadar her
hafta cuma, cumartesi veya pazar günleri gerçekleştirilen dokuz adet
karşılaşmada mücadele etmektedirler.
Lig organizasyonunda, hangi takımın sezonu kaçıncı sırada bitireceği, ligdeki 380
herbir takımın ayrı ayrı diğer takımlarla yapacakları maçların sonuçlarına bağlıdır.
Bir takımın bütün müsabakalar gerçekleştikten sonra kaçıncı sırada yer alacağı,
kendisini yakından takip eden diğer takımların alacakları bir fazla puandan ya da
bir fazla gol sayısından bile etkilenmektedir.
Tüm maçlar halka açık şekilde, stadyumlarda seyirci önünde oynanmaktadır.
Seyirciden toplanan gişe hasılatı belli giderler düşüldükten sonra ev sahibi takıma
ait olmakta ve kulüplerinin başlıca gelir kalemlerinden birisini oluşturmaktadır.
Spor kulüplerinin futbol müsabakalarının oynanmasından doğan en önemli gelir
kaynağı ise; müsabakaların televizyon, radyo gibi iletişim kanallarında
yayınlanması karşılığında elde edilen gelirlerdir. 390
1. Lig maçlarının gerek iletişim kanallarından gerekse stadyumlarda fiilen
izlenmesi konusunda futbol izleyicilerinden kaynaklanan büyük bir talep
mevcuttur. Yayın kuruluşları için de izleyicilerin tercihi kuşkusuz büyük önem
arzetmektedir. Bu sebepten, yayın kuruluşları izleyicilerden gelen yoğun talebi
karşılamak için bu maçlara ilişkin görüntüleri izleyicilere aktarmaya büyük önem
vermektedirler.
1. Lig müsabakalarına ilişkin yayın haklarının diğer müsabakalara ilişkin yayın
hakları ile ikame edilip edilemeyeceğinin belirlenmesi için, yayın haklarına talip
olan yayın kuruluşlarının başta izleyici tercihleri olmak üzere gözönüne aldıkları
noktaların kısaca incelenmesi gerekmektedir. 400
02-50/636-258
12
a) İzleyici Tercihleri
Yukarıda detaylı olarak anlatıldığı üzere, Türkiye 1. Profesyonel Futbol Ligi
(1.Lig) 34 haftadan oluşan bir mücadeleyi ifade etmektedir. 1. Lig’de yer alan bir
futbol takımı olağanüstü bir durum olmadıkça 34 haftanın hepsinde maç
yapmaktadır. Bir takımın ligdeki başarı grafiğinin düşük olması, bu takımın maç
yapma hakkına halel getirmemekte, aynı şekilde takımın başarı grafiğinin
yüksekliği de takıma fazladan maç yapma hakkı vermemektedir.
Diğer organizasyonlar veya sair maçlar izleyici gözünde, bir kereye mahsus
olma, devamlılık arzetmeme, arızi olma gibi organizasyonun kendine has
özelliklerinden dolayı; oynanan müsabakaların uzun soluklu bir mücadeleyi ve 410
buna bağlı olarak uzun süreli bir heyecanı ifade ettiği 1. Lig’den geride
kalmaktadır.
b) Yayın Haklarının Yayıncı İçin Taşıdığı Risk
Futbol maçlarının yayın haklarını talep eden yayıncılar gözünde ligler, diğer
organizasyonlara göre daha az risk ifade etmektedir. Yayıncılar açısından lig
maçlarının yayın hakları 34 hafta sürecek bir yayını ifade etmektedir. Buna göre
yayıncılar geleceğe yönelik yayın program ayarlamalarını daha güvenli bir şekilde
yapabilmektedir. Yayıncılar açısından lig dışında seyirci çekme potansiyeli olan
diğer müsabakalardan UEFA Kupası maçları eleme usulü ile oynandığı için,
yayın hakkı satın alınmak istenen takımın bir üst tura çıkıp çıkmayacağı, daha 420
doğrusu elenip elenmeyeceği belli değildir. Dolayısıyla bu yayın hakları yayıncılar
açısından risk ifade etmektedir.
Seyirci çekme potansiyeli olan organizasyonlardan, UEFA Şampiyonlar Ligi ise
her ne kadar bir lig adı altında oynansa da normal lig müsabakalarından farklılık
göstermektedir. Bu organizasyonda mevcut statüye göre takımların dörderli
gruplar halinde birbirleri ile maç yapmalarından sonra grupta birinci ve ikinci
sırayı alanlar ikinci aşamaya yükselmekte, üçüncü sıradaki takımlar UEFA
kupasında mücadele etme hakkı kazanırken son sırada yer alan takımlar
elenmektedir. İkinci aşama ise, yine dörtlü gruplar halinde oynanan müsabakalar
sonunda gruplarda birinci ve ikinci olanların son sekiz takım içerisinde mücadele 430
etme hakkı kazanmalarını içermektedir. Grupların birinci ve ikincilerinin çapraz
eleme usulü ile karşılaşması sonunda yarı final ve finale kalanlar belirlenmekte
ve sonuçta iki finalistin karşılaşması sonucunda şampiyon takım ortaya
çıkmaktadır.
UEFA Kupası ve UEFA Şampiyonlar Liginde her sene Türkiye Ligi’nde yer alan
takımların da mücadele etmesine rağmen, öncelikle ilerleyen turlarda mücadele
eden Türk takımlarının sayısının azalması nedeniyle, Türk seyircilerinin yabancı
takımların birbirleriyle oynadığı diğer maçlara duyduğu ilgi az olmakta ve bu
nedenle Türkiye 1. Lig müsabakalarının yayın hakları; yayın kuruluşları için, diğer
organizasyonların yayın haklarından farklılık göstermektedir. 440
02-50/636-258
13
c) Reklamverenlerle İlişkiler
Reklamverenlerin reklamlarını yayınlatacakları televizyon kanallarını seçmelerin-
de en belirleyici etken kanalların izlenme oranlarıdır.
Reklamveren doğal olarak reklamının en fazla izlenen kanalda yayınlanmasını
istemektedir. Bu sayede reklamlar en yüksek sayıda izleyiciye ulaşabilecektir.
Futbol müsabaka görüntülerinin ve özellikle 1. Lig müsabakalarının
futbolseverleri devamlılık, sürükleyicilik, sonuçların belirsizliği gibi unsurlara
dayalı olarak ekran başına çekme hususunda önemli bir yeri olduğu
kuşkusuzdur. Bu nedenle yayın kuruluşları, izlenme oranlarını yükseltmek,
dolayısı ile reklam gelirlerini artırmak için; futbolseverlerin ilgisini ve heyecanını 450
daha uzun süre tahrik eden 1. Lig maçlarının yayın haklarını satın almayı
özellikle istemektedirler.
Havuz sistemi uygulamalarının başlamasından bu yana, münhasırlık
çerçevesinde ve birden fazla futbol sezonunu kapsayacak biçimde toplu olarak
pazarlanan 1. Lig maçları yayın haklarının fiyatında sürekli ve büyük artışlar
meydana gelmiş2, ihalelerde kanallar büyük fiyat savaşlarına girerek bu haklara
talip olmuşlardır.
Fiyatların yükselmesiyle birlikte gerek diğer futbol müsabakalarının gerekse
başka spor branşlarının müsabakalarının yayın haklarına doğru bir talep kayması
olmamış ve hatta Türkiye 1. Profesyonel Futbol Ligi maçlarının yayın haklarının 460
toplu halde bir yayıncıya satılmasından sonra diğer kanallar başka müsabakaları
yayınlamaya yönelseler bile, 1. Lig maçlarına ait haber amaçlı özet görüntüleri
satın almak için yüksek maliyetlere katlanmayı göze almışlardır.
Yukarıdaki açıklamalar karşısında, nihai tüketici olan izleyiciler, yayıncılar ve
reklam şirketleri açısından diğer müsabakalara ait yayın hakları ile ikame
edilemez nitelik taşıyan “Türkiye 1. Profesyonel Futbol Ligi karşılaşmalarının
yayın hakları”nın başlı başına bir piyasa oluşturduğuna hükmetmek kaçınılmaz
olmaktadır.
Sayısal teknolojinin sağladığı olanaklar sonucunda3; çok sayıda televizyon kanalı
ile oluşturulan kanal buketlerinin, uzmanlaşmış kanalların (müzik, spor, film v.b.) 470
oluşması ve "izlediğin kadar öde”, "ısmarlama video”, “internet”, “evden
bankacılık”, “evden alışveriş” gibi interaktif hizmetler ile yayıncılıkla ilintili ek
2 1996-1997,1997-1998, 1998-1999 futbol sezonlarına ilişkin olarak yayın haklarının yıllık bedeli,
%10 TFF payı da dahil olmak üzere 154.111.100 Amerikan Doları, 1999-2000 ve 2000-2001
sezonlarına ilişkin olarak yıllık 274.378.500 ABD Doları, 2000-2001 futbol sezonu 2. Devre
müsabakalarının başlangıç tarihinden 31.05.2004 tarihine kadar olan dönem için ise, 465.000.000
ABD Doları olarak belirlenmiştir.
3 Halihazırda ulusal, bölgesel ve yerel yayıncılar tarafından kullanılan analog sistemlerde bir yayın
için kullanılan kanaldan, dijital teknoloji ile (sıkıştırma teknikleri kullanılarak) 4-10 yayın
gönderilebilmektedir. Bu gelişme ile birden fazla radyo ve televizyon yayınlarının (yayın buketleri
halinde) izleyiciye ulaştırılmasını amaçlayan yeni bir hizmet türü olan sayısal yayın taşımacılığı
hizmeti doğmuştur.
02-50/636-258
14
hizmetlerin (veri hizmetleri) arzı gündeme gelmiş ve bütün bunlar sonucunda
izleyici pasif konumdan aktif konuma geçmiştir. Bu gelişmelerle birlikte yayıncılık
piyasası, kendi içinde bir canlanma ve çeşitlilik yaşamasının yanı sıra,
enformasyon teknolojileri ve telekomünikasyon piyasaları ile içiçe geçmiş duruma
gelmiştir.
Yeni filmler veya popüler spor etkinlikleri, sayısal veya analog paralı kanal4.
hizmetleri veya sayısal yayın taşımacılığı için temel yayın içeriğini teşkil
etmektedir. Bu çerçevede sayısal yayıncılık ve buna paralel gelişen yayın 480
taşımacılığı, rekabet kurallarının müdahalesini gerektiren bazı alanları ortaya
çıkarabilmektedir. Bu alanların başlıcalarını, temel veya kritik yayın haklarının
(spor müsabakaları, yerli-yabancı filmler) temini ve satışı, koşullu erişim
sistemlerine5 ulaşım ve sayısal dağıtım şebekelerine erişim oluşturmaktadır.
Buna göre spor olaylarına ilişkin hakların tek elde toplanması ve haklara erişimin
zorlaştırılması, abonelik sistemine dayalı olan sayısal yayıncılık veya yayın
taşımacılığı piyasalarına giriş engeli oluşturabilecek nitelikte görülmektedir. Aynı
tür bir endişe sinema filmleri yayın haklarının tek elde toplanması ile ilgili olarak
söz konusudur. Uzun süreli, kollektif ve münhasır yayın sözleşmeleri ile sayısal
yayıncılık piyasasında yaratılabilecek olan giriş engelleri, piyasanın yüksek 490
teknoloji piyasası olmasından kaynaklanan dışsallıkların6 da katkısı ile piyasanın
rekabetçi bir yapıya kavuşmasını önleyebilmektedir. Dolayısıyla, sözü edilen
hakların devri sonrası bir diğer ilgili ürün pazarının “ödemeli yayın piyasası”
olduğu sonucuna varılmıştır
Türkiye 1. Profesyonel Futbol Ligi karşılaşmalarının yayın hakkına ilişkin ihale
sonrası akdedilen Sözleşme ile yayın haklarını satın alan yayıncı kuruluş stadlara
girerek çekim yapabilecek tek kuruluş olarak belirlenmiştir. Bu şekilde söz konusu
hakları satın alarak maçların canlı yayın hakkını elinde bulunduran kuruluş, aynı
zamanda bu maçlara ait banttan, özet veya haber amaçlı görüntüler için de tek
temin kaynağı haline gelmektedir. Ancak hak sahibi yayıncı kuruluşun yayın 500
haklarını münhasıran elinde bulundurması karşısında, diğer yayıncı kuruluşların
da 1. Lig maçlarına ilişkin görüntülü haber yayını yapmaları Sözleşme ile
güvence altına alınmış, tekrar yayın, özet ve banttan görüntü satışı kaydı ile bir
çeşit “alt-lisanslama” sistemi getirilmiştir. Bir başka deyişle, naklen yayınlanan ya
4 Ödemeli yayın piyasası, reklam geliri ile finanse edilen açık (bedelsiz) televizyon yayınlarından
farklı bir pazar teşkil etmektedir. Açık kanallarda ticari ilişki televizyon kanalı ile reklamverenler
arasındadır. Ödemeli kanallarda ise söz konusu ticari ilişki çok büyük oranda kanal ile abonesi
arasındadır. Bu nedenle rekabet koşulları her iki tip kanal için farklıdır. Reklam geliri ile finanse
edilen kanallar için izlenme payları ve reklam yeri fiyatları önemli iken paralı kanallarda abonelik
koşulları önem kazanmaktadır.
5 Koşullu erişim sistemi, abone olunan program ya da program paketlerine ilişkin şifrelenmiş veri
ile televizyon sinyalleri ve yetki verici şifre çözen akıllı kartları içermektedir. Dekoderlerde yer alan
bu sistem sayesinde, sadece abone olan izleyiciler yayınlara ulaşabilmektedirler.
6 Şebeke dışsallığı kavramı, kabaca, telekomünikasyon şebekeleri, internet, yazılım şebekeleri
gibi şebeke pazarlarını de içeren yüksek teknoloji pazarlarında diğer pazarlara nazaran çok daha
belirgin şekilde gözlenen ve bir ürünün kullanıcı sayısının artması sonucunda tüketicinin söz
konusu ürüne (şebekeye) verdiği değerin de artması şeklinde tanımlanabilmektedir. Bu
pazarlarda yaygın bir kullanıma ulaşan ürün (şebekenin) rakiplerine karşı önemli bir rekabet
avantajı kazanmakta, bu durum da özellikle piyasaya yeni girenler açısından aşılması güç bir
pazara giriş engeli oluşturmaktadır.
02-50/636-258
15
da yayınlanmayan maçların kaydedilen görüntüleri, yayın haklarını elinde
bulunduran kuruluş tarafından maçlar ile ilgili yayın yapmak isteyen yayın
kuruluşlarına satılabilmektedir.
Bu şekilde, reklam gelirlerini garanti edebilmek için çeşitli yayın farklılaşmalarına
gitmesi gereken kanallar, belirli yayın gün ve saatlerinde bu görüntülerin yer
aldığı programlar hazırlayarak, izlenme oranlarını artırmaya çalışmakta, bu 510
programlar bazında birbirleriyle rekabet etmektedirler. Hak sahibi yayıncı
kuruluşlar ve TFF arasında akdedilen sözleşme ile maçların haber amaçlı
özetlerine getirilen azami fiyatın yüksekliğine karşın bu görüntülerin talep
bulması, maç görüntülerine seyircilerin ve dolayısı ile yayıncı kanalların verdikleri
önemin bir göstergesidir. Bu durum başkaca piyasaların varlığına da işaret
etmektedir.
Maç yayın haklarının satışından doğrudan etkilenen ve rekabet hukuku açısından
bu üründen ayrı bir ürün olduğu sonucuna varılan ürün, “Türkiye 1. Profesyonel
Futbol Ligi Karşılaşmalarının Banda Kaydedilmiş Görüntüleri”; bu ürünün alım
satıma konu olduğu piyasa ise, “Türkiye 1. Profesyonel Futbol Ligi 520
Karşılaşmalarının Banda Kaydedilmiş Görüntüleri Piyasası” olarak tespit
edilmiştir.
Daha önce de belirtildiği üzere, 29.5.1996 tarihinden itibaren yürürlükte olan
havuz sistemi, bütün kulüplerin yayın haklarının tüm çeşitleri ile birlikte tek bir
yayın kuruluşuna verilmesini ve müsabakaların yapıldığı stadlara girme yetkisine
tek bir yayın kuruluşunun sahip olmasını öngörmektedir.
Maçın oynadığı gün veya bir gün sonra yayınlanan, maça ilişkin görüntülerin yer
aldığı, önemli pozisyonların değerlendirildiği, ligin ilerleyen günlerine dair
tahminlerin yapıldığı, önemli spor otoritelerinin, futbolcuların ve yorumcuların
katıldığı spor programları yayıncılar açısından büyük önem taşımakta, kanallar 530
bu programları görüntülü yapabilmek için önemli maliyetlerin altına girmeyi göze
almaktadır. Dolayısıyla, bir diğer ilgili ürün pazarı da, “açık (bedelsiz) televizyon
yayınları piyasası” olarak belirlenmiştir.
H.2. Tespit ve Deliller
H.2.1. Havuz Sistemi ve TFF
Türkiye Profesyonel 1. Lig Futbol karşılaşmaları yayın hakkının havuz sistemi
esasına göre tek bir yayıncı kuruluşa pazarlanması ilk kez 22.4.1996 tarihinde
alınan TFF Yönetim Kurulu Kararı ile gündeme gelmiştir. Yayıncı kuruluşun
belirlenmesi amacıyla açılan ihaleyi Cine 5 kazanmış ve üç yıl süre ile (1996 -
1997, 1997 - 1998, 1998 - 1999 sezonlarını kapsayacak şekilde) yayın hakkına 540
sahip olmuştur. Bundan sonra 29 Mayıs 1998 tarihinde yapılan ihale sonucunda
Teleon ihaleyi kazanarak iki yıl süre ile (1999 - 2000 ve 2000 - 2001 sezonları
için) yayın hakkını elde etmiştir. Ancak, 2000 - 2001 sezonunun ikinci yarısı
başlamadan önce yürürlükteki sözleşme TFF tarafından Teleon'un kusurlu
davranışı nedeniyle iptal edilerek yeni bir ihale açılmıştır. 31.1.2001 tarihinde
02-50/636-258
16
yapılan bu ihaleyi ise Digitürk/Atlas ortaklığı kazanmıştır. Bu ihale sonucunda söz
konusu ortaklık 2000 - 2001 sezonu ikinci devresi ile 2001 - 2002, 2002 - 2003 ve
2003 - 2004 sezonlarına ait yayın haklarını satın almıştır.
TFF, 3.7.1992 tarihinde yürürlüğe giren 3813 sayılı “Türkiye Futbol Federasyonu
Kuruluş ve Görevleri Hakkında Yasa” ile özel hukuk hükümlerine tabi, tüzel 550
kişiliğe sahip ve özerk olarak kurulmuştur.
TFF’nin Kuruluş ve Görevleri Hakkında 3813 sayılı Yasa’nın 2. maddesinde
TFF’nin görevleri,
a) Futbol faaliyetlerini yürütmek, futbolun gelişmesini ve yurt sathına yayılmasını
sağlamak, bu konularda her türlü düzenlemeyi yapmak, kararlar almak ve
uygulamak,
b) Milli ve milletlerarası kuralların ve her türlü talimatın uygulanmasını sağlamak
ve Türkiye’yi futbol ile ilgili konularda yurt dışında temsil etmek,
c) Yurt içi ve yurt dışı futbol faaliyetleri ile milli müsabakalar için plan, program ve
benzeri her türlü düzenlemeyi yapmak ve başarılı sonuç sağlanması için gerekli 560
tedbirleri almak
olarak tanımlanmıştır.
Yasa’nın “Yayınların düzenlenmesi” başlıklı 29. maddesinde aynen “Futbol
müsabakalarının televizyon ve radyodan yayınlanmasının düzenlenmesine ve
programlanmasına münhasıran Federasyon Yönetim Kurulu yetkilidir. Milli
müsabakalar şifreli yayınlanamaz. ” ifadeleri yer almaktadır.
Yine aynı Yasa’nın 10. maddesi (j) bendinde belirtildiği üzere TFF Yönetim
Kurulu’nun görevleri arasında “Futbol ile ilgili televizyon, radyo, basılı eser
yayınları ile her türlü reklam konusunda ticari ve mali hakları düzenlemek ve
denetlemek” hükmü de yer almaktadır. 570
H.2.2. TFF ve Digitürk/Atlas Arasında Aktedilen 2.2.2001 Tarihli Sözleşme
Digitürk/Atlas ve TFF arasında 2.2.2001 tarihinde imzalanan Sözleşme ile “2000-
2001 futbol sezonu 2. Devre müsabakalarının başlangıç tarihinden 31.05.2004
tarihine kadarki dönemde oynanacak Türkiye Profesyonel 1. Lig maçlarından her
hafta 3 adedinin yurt içi ve yurt dışı canlı yayın hakkı ile gerek bu üç maçın
gerekse kalan maçların yurt içine ve yurt dışına bant ve/veya özet yayın hakkı”
Digitürk/Atlas’a devredilmiştir.
Sözleşmenin incelemeye konu olan maddeleri aşağıdaki gibidir:
a) Madde 2- Konu 580
"Sözleşmenin konusu, 2000-2001 futbol sezonu ikinci devre
müsabakalarının başlangıç tarihinden 31.05.2004 tarihine kadarki dönemde
oynanacak Türkiye Profesyonel 1.Lig maçlarından her hafta 3 adedinin yurtiçi ve
02-50/636-258
17
yurtdışı canlı yayın hakkı ile gerek bu üç maçın gerekse kalan maçların yurt içine
ve yurt dışına bant ve/veya özet yayın hakkının verilmesidir.
İhale konusu maçların, mevcut ve sözleşme süresi içinde gelişecek
iletişim teknolojilerinin kullanılması suretiyle yurtiçine ve yurtdışına her türlü
görsel yayınıdır."
b) Madde 3- Süre 590
"Sözleşmenin süresi, 2000 - 2001 Futbol sezonu 2. Devre
müsabakalarının başlangıç tarihinde başlar, 31.05.2004 tarihinde sona erer."
c) Madde 7- Yayın Esas ve Usulleri
7.a) …
Şirket/şirketler, Türkiye Profesyonel 1. Ligi Karşılaşmalarının bu
sözleşmede belirlenen çerçevede sadece naklen yayını hususunda münhasır
yetkili olup, şirketin/şirketler sahip olduğu bu hakkı yurt içine tamamen ya da
kısmen devri Türkiye Futbol Federasyonu'nun onayına tabidir. Devir koşullarını 600
TFF tek taraflı olarak belirler. Şiket/şirketler Federasyon tarafından tek taraflı
olarak belirlenen devir koşullarına hiçbir şekilde itiraz edemez/edemezler. …
7.ç )…
Şirket/şirketler, talep halinde dakika bedeli 4000.- USD (Dörtbin Amerikan
Doları)ndan fazla olmamak ve 3 dakika ile sınırlı olmak ve tüm yayıncılara eşit
koşullarda eş zamanlı ve aynı içerikte olmak kaydı ile (gol, penaltı, off-side,
oyuncu ihraçları, saha ve seyirci olayları ve benzeri önemli olaylar) haber amaçlı
görüntülerin makul boyutlardaki yayıncı şirket ve Federasyon logosu ile ve sair
her türlü unsurdan arındırılmış şekilde vermek zorundadır/zorundadırlar. Bu
sebeple şirket/şirketler, yayın hakkı kendisinde bulunan tüm müsabakaların 610
tamamını bütün olarak kaydetmekle yükümlüdür. Haber amaçlı görüntüler, canlı
olarak yayınlanan maçın bitiminden itibaren, banda kaydedilen maçlarda ise
görüntülerin servis merkezine ulaşmasından itibaren en geç 45 dakika içinde
diğer (ikincil) yayıncılara servis edilmelidir…
Ancak şirketten/şirketlerden, haber amaçlı görüntüyü alacak(ikincil)
yayıncılar, söz konusu görüntüleri, sadece düzenli olarak yayınlanan haber ve
spor haber programlarında kullanabilirler. Bu görüntüler hiç bir şekilde magazin,
spor- magazin v.b. programlarda kullanılamaz. Daha önce yayınlanmış bir haber
amaçlı görüntü, içeriği ile başka bir güncel olay arasında direkt bir bağlantı yoksa 620
tekrar kullanılamaz.
…"
H.2.3. Haber Amaçlı Görüntülerin Paket Halinde Satışı
Açılan soruşturma kapsamında gerek tarafların yapmış oldukları ilk yazılı
savunmada belirttikleri, gerekse 13-18 Ağustos 2001 tarihleri arasında yapılan
yerinde incelemeler esnasında tespit edildiği üzere, Digitürk/Atlas ortaklığınca
ilan edilen haber amaçlı görüntülerin satışına ilişkin durum, Kurul’un 8.10.2001
tarih ve 01-48/485-M sayılı tedbir kararı öncesinde aşağıdaki gibidir:
02-50/636-258
18
Türkiye 1. Futbol Liginde her hafta oynanan dokuz maçın üçer dakikadan oluşan
haber amaçlı görüntüleri bir paket halinde dakikası 4000 ABD Doları olmak üzere 630
satışa sunulmakta, buna göre diğer yayıncılardan gelen ve maçlara ilişkin
görüntü satış şartlarının belirtilmesini isteyen bütün talepler:
Toplam süresi 27 dakika olan 9 maçlık paket için 27 x 4000 ABD$ =108.000 ABD $
şeklinde tek tip fiyat bildirilerek cevaplanmaktadır.
Haber amaçlı görüntülerin temini hakkında, Digitürk/Atlas’ın ileri sürdüğü satış
koşulları ve bu koşulların ilgili piyasalarda yaratabileceği etkileri
değerlendirebilmek amacıyla, Soruşturma Heyeti’nce diğer yayın kuruluşlarına
gönderilen 8.8.2001 tarih ve B.50.0.REK.0.02.00/02/99-118 sayılı bilgi isteme
yazılarına verilen cevapların özeti aşağıda yer almaktadır:
TGRT, Kurum kayıtlarına 20.8.2001 tarih ve 3478 sayı ile giren cevabında, 2000-640
2001 futbol sezonu ikinci devresinde Digitürk/Atlas’tan tek ya da birkaç maçın
görüntülerinin talep edildiği, ancak yayıncı kuruluşun toplam 9 maç üzerinden 27
dakikalık görüntü vereceğini bildirmesi nedeniyle görüntü satın alınamadığını,
yüzde yüz barter7 yolu ile görüntü vermesi taleplerinin Digitürk/Atlas tarafından
kabul edilmediğini8 ve spor programlarının görüntüsüz olarak yayınlanması
nedeniyle rating (izlenme oranı) ve reklam geliri kaybının (tahmini haftalık 20.000
ABD Doları) oluştuğunu belirtmiş; 2001-2002 futbol sezonu için yayıncı
kuruluştan görüntü talebinde bulunulmadığını ve yayıncı kuruluş tarafından
bildirilen meblağın (9 maç → 27 dakika→ 108.000 ABD Doları) çok yüksek
olduğunu; yayıncı kuruluşun bu dönem için de paket dışındaki görüntü taleplerini 650
kabul etmediğini ifade etmiştir.
NTV’nin Kurum kayıtlarına 20.8.2001 tarih ve 3476 sayı ile giren cevabında,
2000-2001 sezonunun son 4 hafta karşılaşmalarına ait görüntülerin talep ve
temin edildiği; 2001-2002 futbol sezonunda ise Türkiye 1. Ligi’ndeki maçlara ait
görüntülerle ilgili olarak, yayıncı kuruluş tarafından paket halinde sunulan 9 maç
için toplam 27 dakika süreli görüntü teklifinin değerlendirilerek, bu bedelin reklam
kullandırmak suretiyle ödenmesi hususunda uzlaşma sağlandığı; ancak, görüntü
temini konusundaki şartların, güncel ve objektif habercilik kuralları gözardı
edilerek, büyük bir mali külfet altına giren hak sahibi yayıncı kuruluşlar tarafından
yeniden belirlendiği ve müşterilere pazarlık yapma ve/veya herhangi bir ön şart 660
ileri sürme olanağı verilmediği; paket şeklinde ve sabit bir tarife ile sunulan
görüntüler yerine, isteyen kuruluşun istediği görüntüleri temin etmesinin, maçlara
ait görüntüler arasında önemine istinaden bir fiyat farkının belirlenmesinin daha
makul ve hakkaniyete daha uygun olacağı; spor programlarına alınan
reklamların, yayıncı kuruluşlara göre reklam gelirleri açısından farklılık arzettiği
bilinmekle birlikte, görüntüler için talep edilen bedelin, en yüksek reklam gelirine
7 Barter (Takas): TV reklam yeri satış bedellerinin, para dışında çeşitli mal veya hizmetlerin temini
karşılığında ödenmesi.
8 TGRT’nin 25.3.2002 tarih ve 1360 sayı ile Rekabet Kurumu kayıtlarına giren yazısında ise,
haber amaçlı görüntülerin %100 barter vasıtasıyla elde edildiği ifade edilmiştir.
02-50/636-258
19
sahip yayın kuruluşlarının dahi, ilgili spor programlarında elde edemeyeceği bir
bedel olduğu ifade edilmiştir.
Kanal D’nin Kurum kayıtlarına 20.8.2001 tarih ve 3477 sayı ile giren cevabında,
Digitürk/Atlas’dan sadece haber önemi olan maçların görüntülerinin talep edildiği 670
(3-5 dakika), fakat Digitürk/Atlas tarafından haftalık görüntülerin 27 dakikadan az
olamayacağının (her maç 3 dakika, 9 maçta toplam 27 dakika), bu nedenle talep
edilen 108.000 ABD Doları bedelin her hafta ödenmesi gerektiğinin, ödemeler bu
şekilde gerçekleşmediği takdirde görüntü verilemeyeceğinin belirtilmesi üzerine
görüntü alınamadığı ifade edilmiştir.
Kanal 7’nin Kurum kayıtlarına 17.8.2001 tarih ve 3473 sayı ile giren cevabında,
2000-2001 futbol sezonunun ikinci devresinde Digitürk/Atlas’ın fiyat tarifesini ve
satış koşullarını açıklaması üzerine, bu fiyatlardan görüntü almalarının mümkün
olmaması nedeniyle herhangi bir talepte bulunulmadığı belirtilmiştir.
STV’nin Kurum kayıtlarına 15.8.2001 tarih ve 3446 sayı ile giren cevabında, 680
2000-2001 (ikinci sezon) ve 2001-2002 sezonları 1. Lig maçları için
Digitürk/Atlas’tan ücretlerin yüksek olması nedeniyle görüntü talep edilmediği
ifade edilmiştir.
TRT’nin Kurum kayıtlarına 21.8.2001 tarih ve 3563 sayı ile giren cevabında,
2000-2001 futbol sezonunun ikinci devresinde, Digitürk/Atlas’tan 4 maçtan 3’er
dakikalık haber amaçlı görüntü talep edildiği, ancak bu talebin lig maçlarının
(toplam 9 maçın) görüntülerinin bölünemeyeceği gerekçesiyle geri çevrilmesi
üzerine, 9 maçın 3’er dakikalık haber amaçlı görüntülerinin temin edildiği ifade
edilmiş; 2001-2002 futbol sezonunda ise, haber amaçlı haftalık maç
görüntülerinin tamamının talep edilerek, haftalık maçların görüntü ücretinin 690
%60’ının, barter %40’ının da nakit olarak ödenmesi hususunun teklif edildiği,
daha sonra bedelin %45’inin barter %55’inin ise nakit olarak ödenmesi ve ABD
Doları kurunun ilk 17 haftalık periyod için 750.000 TL olarak sabitlenmesi
koşuluyla anlaşma yapıldığı belirtilmiştir.
ATV’nin Kurum kayıtlarına 20.8.2001 tarih ve 3680 sayı ile giren cevabında,
2000-2001 futbol sezonu ikinci devresine ilişkin görüntü talepleri konusunda
Digitürk/Atlas’ın, maç görüntülerini sadece toplam 27 dakikalık paket halinde
verebileceklerini ifade ettiklerini belirterek, maç bazında 3 dakikadan kısa görüntü
tekliflerinin kabul edilmediği ve bu nedenle maç görüntülerinin satın alınamadığı
ifade edilmiştir. 700
H.2.4. Maç Görüntüleri Konusunda Ayrımcılık Yapılması
Hak sahibi yayıncı kuruluşlar ile TFF arasında imzalanan yayın sözleşmesinin 7.
maddesinin (ç) bendinde, Digitürk/Atlas’a haber amaçlı görüntüler konusunda iki
açıdan sorumluluk yüklenmiştir:
“… Şirket/şirketler, talep halinde dakika bedeli 4000.- USD (Dörtbin
Amerikan Doları)ndan fazla olmamak ve 3 dakika ile sınırlı olmak ve tüm
02-50/636-258
20
yayıncılara eşit koşullarda eş zamanlı ve aynı içerikte olmak kaydı ile (gol,
penaltı, off-side, oyuncu ihraçları, saha ve seyirci olayları ve benzeri önemli
olaylar) haber amaçlı görüntülerin makul boyutlardaki yayıncı şirket ve 710
Federasyon logosu ile ve sair her türlü unsurdan arındırılmış şekilde vermek
zorundadır/zorundadırlar. Bu sebeple şirket/şirketler, yayın hakkı kendisinde
bulunan tüm müsabakaların tamamını bütün olarak kaydetmekle
yükümlüdür. Haber amaçlı görüntüler, canlı olarak yayınlanan maçın
bitiminden itibaren, banda kaydedilen maçlarda ise görüntülerin servis
merkezine ulaşmasından itibaren en geç 45 dakika içinde diğer (ikincil)
yayıncılara servis edilmelidir…
Bunun dışında kalan taleplerde, bedeli ödenmek kaydı ile
şirketten/şirketlerden banttan ve özet görüntü temin edilebilir. Ancak bu
hiçbir şekilde yayın hakkının kısmen dahi olsa devri şeklinde gerçekleşmez. 720
Şirket/şirketler, bu görüntülerin maçların bitiminden en az 45 dakika
geçmeden evvel ve her halukarda haber amaçlı görüntüler talep sahibi
yayın kuruluşlarına servis edilmeden yayınlatmama yükümlülüğünde olup…”
Ancak, haber amaçlı görüntüleri yayınlayan kuruluşlardan Show TV’nin Maraton
adlı programında çeşitli tarihlerde maç görüntülerinin, haber amaçlı
görüntülerden de uzun süreli özetler olmak üzere “maç bittikten en erken 45
dakika sonra” olarak tanımlanan zamandan daha önce yayınlamaya başladığı
tespit edilmiştir. Konu ile ilgili yapılan tespitler aşağıdaki gibidir:
730
MAÇ TARİHİ
OYNAYAN TAKIMLAR
MAÇIN BİTİŞ
SAATİ
Show TV YAYIN
SAATİ
FARK
8.9.2001 Galatasaray–Antalyaspor 20:55 21:28 33 dak.
30.9.2001 Beşiktaş – Kocaeli 21:05 21:33 28 dak.
21.10.2001 Beşiktaş – Galatasaray 21:00 21:29 29 dak.
2.12.2001 Fenerbahçe – Beşiktaş 21:00 21:31 31 dak.
H.2.5. Haber Amaçlı Görüntülerin Satışında Işık İletişim Televizyon ve
Yayıncılık A.Ş.’nin Rolü
Hak sahibi yayıncı kuruluşlar, sözleşmenin imzalanmasından sonra Türkiye 1.
Ligine ait maçları Atlas’a ait Işık TV logolu kanaldan canlı olarak izleyicilere
ulaştırmışlardır. Ancak, daha sonra maçların LigTV logolu bir kanaldan
yayınlandığı gözlenmiştir.
Bunun yanısıra, haber amaçlı görüntülerin başlangıçta Atlas, sonrasında kısa bir
süre boyunca Atlas ve Işık İletişim tarafından ayrı ayrı, daha sonra ise yalnızca
Işık İletişim tarafından fatura edildiği tespit edilmiştir. 740
02-50/636-258
21
H.3. Tarafların Savunmaları ve Değerlendirme
H.3.1. Kanun’un 4. Maddesi Hakkında
Digitürk/Atlas’ın, TFF ile imzalanan sözleşmenin Kanun’un 4. maddesini ihlal edip
etmediği konusundaki savunması ve söz konusu savunmaya ilişkin
değerlendirmeler özetle aşağıdaki gibidir:
- Sadece televizyon yayıncılığı ile sınırlı tutulacak yayın hakkı, hak sahibine
oldukça zayıf ve son derece korumasız nitelikte bir hak sağlamaktadır. TV
dışında bir medya ya da herhangi bir iletişim ortamından görüntü yayınlarının
ihale sahibinde bulunmaması herhangi bir kişi ya da kurumun söz konusu 750
görüntüleri, internet, mobil telefon ya da gelişebilecek bir teknoloji ile
yayınlayabilmesine olanak sağlayacak, bu durumda hem yayıncı kuruluşların
hakları münhasır olarak elde etmek amacıyla girmiş oldukları ihalenin anlamı
kalmayacak hem de ihale bedelinin düşmesinin önü açılmış olacaktır.
Birbirine alternatif olabilecek hakların tek bir elde toplanması hakları
devredenin yüksek gelir kazanması, hakları devralanın da tekel konumuna
geçmesi taraflar açısından çekici olsa dahi, değerlendirme tarafların elde
edecekleri kâr açısından değil rekabet hukuku açısından yapılmalıdır. Bu
çerçevede, birbirine alternatif hakların münhasıran bir kişiye devredilmesi,
konunun çeşitli piyasalardaki rekabet açısından değerlendirilmesini 760
gerektirmektedir.
- Hakların yalnızca televizyon yayıncılığı ile sınırlı tutulmamasının bir başka
nedeni de, gelişen teknoloji ile birlikte kaçak ve korsan görüntü çekiminin,
dağıtımının ve yayınlanmasının önlenmesi ve dolayısıyla ihaleyi kazananan
kuruluşların mağdur olmasının önüne geçilmesidir.
Hakların bir bütün olarak devredilmesinin devredilen bu hakların yasadışı
eylemlere karşı korunması konusu ile bir ilgisi bulunmamaktadır. Söz konusu
türden eylemlere karşı yayıncıların çıkarları başka kanunlarla korunmaktadır.
- Sözleşmede yer alan hükümlerin TFF’nin Türkiye’deki bu konuda tek yetkili
kurum olduğu gözönüne alınarak yorumlanması gerekmektedir. 770
TFF’nin yetkileri kendi kanunuyla belirlenmiş olmakla beraber, söz konusu
kanunda TFF’ye yetki tanınmadığı durumlarda, TFF’nin davranışlarının diğer
yasalara da uygun olması zorunluluğu açıktır. Bu yasalardan biri de 4054
sayılı Kanun’dur.
- İngiltere Süper Ligi müsabakalarının yayın haklarını, BskyB adlı yayıncı
kuruluş önce 5 yıllığına ve daha sonra 4 yıllığına üstüste iki kez münhasıran
almıştır. Keza İspanya’da da yayıncı kuruluş Telefonica/Sogecable tüm yayın
haklarını 11 yıl süre ile kazanmış durumdadır.
02-50/636-258
22
Konu her ülkenin rekabet mevzuatı ve futbol yayınlarına ilişkin sair mevzuat
hükümleri çerçevesinde ele alınarak değerlendirilmelidir. 780
TFF’nin konu hakkındaki görüşleri ve bunlara ilişkin değerlendirmeler özetle
aşağıdaki gibidir:
- TFF Türkiye 1.Ligi müsabakalarının naklen yayının satışı konusunda
münhasır yetkiye sahiptir ve bu yetkisini kullanarak ihale yoluyla satışı
gerçekleştirmiştir. TFF soruşturma konusu sözleşmenin imzasından evvel,
ihaleye hazırlık ve şartnamenin hazırlanması aşamasında bugüne kadarki
tüm yargı kararlarını gözönünde tutarak ihaleye çıkmıştır. Federasyonun
müsabakaların yayını konusundaki münhasır yetkisi ve yayın sözleşmesinin
4054 sayılı yasaya aykırı olmadığı kesinleşmiş yargı kararları ile de sabit olup
soruşturma konusu sözleşme bu hakkın kullanımının bir sonucu olarak ortaya 790
çıkmış olması nedeniyle hukuka aykırı değildir ve 4054 sayılı Kanun’un 4.
maddesi kapsamında bir ihlal oluşturmamaktadır. Bunun yanısıra
sözleşmede, 7 (ç) maddesinde olduğu gibi, rekabeti korumaya yönelik
hükümler mevcuttur.
- Havuz sistemi yasal dayanağını 3813 sayılı Kanun’dan, Türkiye Futbol
Federasyonu'nun “Çalışma Usul ve Esaslarına Dair Ana Statüsü”nden ve
“UEFA Ana Statüsü”nün 47. Maddesi ile “UEFA Yayın Talimatı”ndan alan
“Türkiye Futbol Federasyonu Yayın Talimatı"dan almaktadır.
TFF, 3813 sayılı Kanun’un verdiği yetkileri kullanırken dilediğince davranma 800
hakkına sahip değildir. TFF’nin Kanun’un emredici hükümleri dışındaki
uygulamalarındaki özgürlüğü diğer kanunlarla sınırlıdır. TFF’nin
soruşturmanın konusunu oluşturan sözleşmeye yansıyan iradesine de bu
gözle bakılmalıdır. TFF ile yayıncı kuruluşlar arasında imzalanan sözleşme,
Yayın Talimatı’na dayandırılsa dahi, özel hukuk hükümlerine tabi bir
sözleşmedir. Dolayısıyla, 4054 sayılı Kanun’un uygulama alanı içerisinde yer
almaktadır. Bu nedenle sözleşmenin rekabeti kısıtlayıcı hükümleri ve etkileri
açısından incelenmesi gerekmektedir.
4054 sayılı Kanun açısından, her sözleşmenin gerek içerdiği hükümler, 810
gerekse taraflarının pazardaki konumları ve ilgili pazarın yapısı dikkate
alınarak değerlendirilmesi gerekir. Bu nedenle, savunmada sözü edilen yargı
kararları ve Rekabet Kurulu kararları, yalnızca konularını oluşturan
sözleşmeler açısından hüküm ifade etmektedir. Rekabet Kurulu’ndan
muafiyet veya menfi tespit almış bir sözleşmenin hükümleri aynen bir başka
sözleşmeye aktarılsa dahi, bu yeni sözleşmeyi kendi koşulları içinde ele
almak, tarafların pazardaki konumları ve bunun rekabete etkileri açısından
değerlendirmek gerekir. Hatta, Rekabet Kurulu’nun menfi tespit veya muafiyet
verdiği bir sözleşme, belirli bir dönem sonra pazardaki yapının değişmesi
nedeniyle rekabeti ihlal eder duruma gelebilir ve söz konusu menfi 820
tespit/muafiyet geri alınabilir.
02-50/636-258
23
- Daha önceki yayın hakkı ihaleleri sonucunda TFF ile Cine5 ve Teleon
arasında imzalanan sözleşmelerin uygulanmasından dolayı başlatılan
soruşturmalar sonuçlandırılmış ve yapılan sözleşmelerin 4054 sayılı yasaya
aykırı olmadığına karar verilmiştir. Bugünkü uygulama yargısal süreç
içerisinde oluşan ve kesinlik kazanan hükümler nazara alınarak yapılmış bir
sözleşmedir. TFF, 2.2.2001 tarihli sözleşmenin imzasından evvel, ihaleye
hazırlık ve şartnamenin hazırlanma aşamasında bugüne kadarki (Danıştay
dahil) tüm mahkeme kararlarını gözönünde tutarak işbu ihaleye çıkmıştır. Bu 830
sözleşmeden evvel Cine5 ve Teleon ile imzalanan sözleşmelerin 4054 sayılı
yasaya aykırı olmadığı mahkemelerce kesin karara bağlanmış ve ayrıca
Rekabet Kurulu tarafından da havuz sözleşmesinin 4054 sayılı yasaya aykırı
olmadığına karar verilmiştir.
29.5.1996 tarihinde TFF ve Cine5 arasında gerçekleştirilen ilk havuz
sözleşmesinin imzası esnasında, 4054 sayılı Kanun’un yürürlükte olmasına
karşın Rekabet Kurumu'nun henüz faaliyete geçmemiş olması nedeniyle
sözleşmenin rekabet hukuku açısından önceden incelenmesi mümkün
olmamıştır. Ancak konu önce adli yargı önüne götürülmüştür. Rekabet 840
Kurumu'nun faaliyete geçmesinin ardından da Kuruma konuya ilişkin olarak
müracaat yapılmıştır. Söz konusu müracaatı takiben Kurul, 28.05.1998
tarihinde TFF ile Cine5 hakkında soruşturma açmıştır. Ancak Yargıtay
Onbirinci Hukuk Dairesi tarafından 8.6.1998 tarihinde 1998/30 E. ve
1998/4204 K. sayı ile onanan İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin
8.7.1997 tarih ve 1996/760 E. ve 1997/625 K. no. lu "…. 29 mayıs 1996 tarihli
sözleşmenin Anayasadaki basım ve haberalma özgürlüğüne ait hükümleri ile
rekabetin önlenmesi hakkındaki yasa hükümlerine ve B.K.'nun 19 ve 20.
maddelerine aykırı hükümleri içermediğinden ve sözleşmenin feshi koşulları
gerçekleşmediğinden fesih talebinin reddine" şeklindeki hükmü ve söz konusu 850
hüküm sonrası Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu’nun 22.3.1999
tarihinde vermiş olduğu “Soruşturma konusu olan sözleşmenin Rekabet
Kanunu dahil kanunlara aykırı olmadığı yolunda kesinleşmiş yargı kararı
bulunması, sözleşmeye dayanılarak hazırlanan protokolün iptali istemiyle
açılan davada, yürütmenin durdurulması isteminin reddedilmesi ve bu
yargılamanın halen devam ediyor olması dolayısıyla davalı idarece anılan
sözleşmenin Rekabet Kanununa aykırı hükümler taşıdığı yolundaki
saptamalara dayanarak yargı kararlarıyla hukuka uygun bulunan sözleşmeyi
etkisiz kılacak biçimde tedbir kararı verme konusunda yetkisi
bulunmamaktadır. Zira yargılama faaliyetinin amacı uyuşmazlığı gelecek için 860
sona erdirmektir ve yargılama faaliyeti sonucu verilen kesin hükümle birlikte
davanın yeniden ele alınabilmesi, uyuşmazlıkla ilgili tartışmalara yeniden
dönülebilmesi olanağı ortadan kalkmış olur. Kesin hükmün ilişkin olduğu
davadaki uyuşmazlığın hukuka uygun biçimde çözülmüş olduğu kabul
edilmek zorundadır…” hükmü karşısında, açılan soruşturmada TFF ile Cine5
arasında imzalanan yayın sözleşmesine ilişkin olarak bir karar verilememiştir.
02-50/636-258
24
Bu noktada TFF ile bu kez Teleon arasında 1999-2001 dönemi yayın
haklarının devredilmesini düzenlemek amacıyla 28.5.1999 tarihinde 870
imzalanan Sözleşme’nin taraflarından birinin değişmiş olması noktasından,
Cine5 ile imzalanan önceki sözleşmeden farklı olduğu gözönüne alınarak
yapılan bir inceleme sonucunda her iki sözleşmenin esas itibariyla birbirine
çok benzer düzenlemeler getirdiği ve bu bakımdan önceki sözleşmenin 4054
sayılı Kanun’a uygunluğuna ilişkin yargı kararının bu sözleşme ile ilgili
değerlendirmelerde geçerliliğini tartışılır kılacak herhangi bir gelişme
yaşanmadığı Rekabet Kurulu’nca saptanmış, dolayısıyla 28.5.1999 tarihli
Sözleşme’nin 4054 sayılı Kanun’a aykırılık içermediği yargısına ulaşılmıştır.
Görüldüğü üzere, Kurul sözleşmelerin Kanun’un uygulama alanında olduğunu
belirterek bu sözleşmeleri değerlendirmeye almış ve kararını vermiştir. Bir 880
başka deyişle, daha önceki sözleşmelerin rekabete aykırı hususlar
içermediğinin tespiti, yalnızca söz konusu somut sözleşmeler bakımından
geçerli olup Rekabet Kurulu’nun, yeni sözleşmelerdeki taraf, süre, kapsam vb.
hükümleri rekabet hukuku açısından değerlendirme hakkı her zaman
geçerlidir.
H.3.2. Kanun’un 6. Maddesi Hakkında
H.3.2.1. Paket Satış Konusunda
Hak sahibi kuruluşlar Digitürk/Atlas’ın konu hakkındaki savunmaları ve yapılan
değerlendirmeler özetle aşağıdaki gibidir:
- Diğer yayıncı kuruluşlarca en fazla talep gören haber amaçlı görüntüler 890
çoğunlukla ligin üç büyüklerine aittir. Görüntülerin bir paket olarak
satılmaması durumunda, üç büyükler haricindeki takımlara ait görüntülerin
yayıncı kuruluşlar tarafından talep edilmesi olasılığı azdır. Bu nedenle
Anadolu kulüplerinin taraftarları kendi takımlarına ait maçların görüntülerini
izleyememektedir. Süper Lig, on sekiz kulübün yarış içinde bulunduğu bir
turnuvadır. Bu turnuvada yer alan tüm unsurların gözeteceği en önemli değer
ise eşitliktir. Dengeler, ancak her kulübe eşit muamele edilerek korunabilir. Bu
da müsabakalara ait görüntülerin kulüplere ilişkin herhangi bir ayrım
yapılmaksızın birarada verilmesi yoluyla gerçekleştirilebilir. Görüntülerin ayrı
ayrı satılması durumunda yalnızca birkaç kulüp bundan yararlanacak, bu 900
durum görüntüleri talep edilmeyen Anadolu kulüplerinin aleyhine olacaktır.
Haber amaçlı görüntülerin televizyondan yayınlanıp yayınlanmaması, sonuçta
kulüplerin havuzdan aldıkları payları hiçbir şekilde etkilememektedir. Bu
bakımdan maçların paket halinde ya da tek tek satılmasının, kulüplerin
ekonomik durumlarına farklı etkiler yapması söz konusu değildir. Kulüplerin
stadyumlara ve formalarına aldıkları reklamların bütün kulüplerin maçlarının
televizyondan yayınlanması durumunda değerlerinin artacağı ve bunun da
özellikle Anadolu kulüplerine bir katkı sağlayacağı söylense bile bu durumun
etkisinin az olduğu ve paket satış için haklı bir gerekçe teşkil edemeyeceği
anlaşılmaktadır. 910
02-50/636-258
25
Anadolu takımlarının maçlarına özel ilgi duyabilecek yerel ve bölgesel
yayıncıların ekonomik güçlerinin ulusal yayın yapan yayıncılara göre daha
zayıf olduğu dikkate alındığında, ulusal yayın yapanların görüntü
alamamasına yol açan satış koşullarının bunlar için evleviyetle kabul edilemez
olacağı da üzerinde önemli durulması gereken bir başka konudur.
Daha önce de belirtildiği üzere, haber amaçlı görüntülerin Anadolu
kulüplerinin geliriyle doğrudan bağlantısı yoktur. Savunmada iddia edildiği
gibi amaç Anadolu kulüpleri açısından eşitliğin sağlanması ise, bu takdirde,
canlı yayın ve havuzdan elde edilen gelirin paylaşımı açısından bu kulüplerle 920
diğer kulüplere eşit haklar tanınması gerekir. Ancak, daha çok talep gören
takımların maçlarının yayınlandığı ve bazı takımların maçlarının yayınlanıp
yayınlanmamasına bakılmaksızın (sezon başında anlaşıldığı üzere) havuzdan
daha fazla gelir elde ettikleri gerçektir. Aynı şekilde, haber amaçlı görüntüler
konusunda da, Digitürk/Atlas’ın zorlaması değil, talep koşulları belirleyici
olmalıdır.
- İhale aşamasında yayıncı kuruluşlar maçların tamamına bir teklif vermek
zorundadır. Bu anlamda yayıncı kuruluşlar canlı olarak yayınlamadıkları
maçların da maliyetlerine katlanmaktadır. Dolayısıyla maçlara ait haber
amaçlı görüntülerin pazarlanması esnasında da maçların tamamına ait 930
görüntülerin bir paket halinde satışı makuldur.
Bundan önceki yayın hakkına sahip kuruluşların da futbol maçları yayın
haklarını toplu olarak devir aldıkları, ancak haber amaçlı görüntüleri isteyen
kuruluşlara 1-3 dakikalık bantlar halinde verdikleri dikkate alındığında, paket
satışın benzer durumdaki bir iktisadi aktör için ekonomik bir zorunluluk
arzettiği söylenemeyecektir.
Ayrıca ihaleye katılmadan önce bu ihaleye teklif verecek yayın kuruluşlarının
görüntü verme yükümlüğü altında bulunduklarını bilmek ve aynı konuda daha
önce Rekabet Kurulu tarafından verilmiş kararlardan haberdar olmak basiretli
bir tüccar olarak davranma yolundaki yasal yükümlülüklerinin bir gereğidir. 940
Dolayısıyla yayın hakları ihalesinde fiyatın yüksekte oluşması, paket halinde
satışın dayatılmasının haklı gerekçesi olarak kabul edilemez.
- İhale sonucunda ihalenin maliyeti yaklaşık 600 milyon dolara kadar
ulaşmıştır. Bu anlamda haber amaçlı görüntü satışlarından gelen gelirler, söz
konusu maliyetin karşılanması için önemli bir kalemi oluşturmaktadır.
Dolayısıyla söz konusu pazarlama stratejisi hak sahibi yayıncı kuruluşlar için
gereklidir.
Haber amaçlı görüntü satışları sonucunda elde edilecek bedellerin, yayın
haklarının 3,5 yıl karşılığı olarak ödenecek 610 milyon ABD Doları (yıllık
yaklaşık 174 milyon ABD Doları) ve halihazırda görüntü alan kuruluşların 950
ödeyecekleri azami bedelin de yaklaşık 18.3 milyon ABD Doları olduğu
düşünüldüğünde9 görüntü satışlarından gelecek gelirin yalnızca hakkın
9 Hesaplama savunmanın yapıldığı tarihte görüntü temin eden kanallar gözönüne alınarak ve
savunmanın yapıldığı andaki haber amaçlı görüntüleri satın alan beş yayıncı kuruluşun da sezon
başından itibaren görüntü satın aldıkları varsayımına göre yapılmıştır. Değişik bir fiyatlama ve
02-50/636-258
26
alınması ile katlanılan maliyete oranı, %10,3 civarında kalmaktadır. Söz
konusu oranın ihale bedelinin karşılanmasında önemli bir gelir kalemine işaret
etmediği açıktır.
- Digitürk/Atlas ortaklığı ihale sonucu üç maçın canlı yayın hakları ile maçların
tamamına ait haber amaçlı görüntülerin satış haklarını satın almıştır. Bu
durum yasaya aykırı değildir. Bu nedenle, haber amaçlı görüntülerin paket
halinde satılmasında da yasaya aykırı bir durum bulunmamaktadır.
Soruşturmada üzerinde durulan konu, Digitürk/Atlas ortaklığının söz konusu 960
haklara sahip olup olmadığı değil, bu ortaklığın sahip olduğu haklara
dayanarak yaptığı eylemlerin rekabeti kısıtlayıp kısıtlamadığıdır. Bu açıdan
bakıldığında, daha önce de belirtildiği üzere, diğer yayıncı kuruluşlara söz
konusu görüntülerin paket halinde satın alınması koşulunun dayatılması
4054 sayılı Kanun’un ihlalini oluşturmaktadır.
- İhale büyük bedeller ödenilerek kazanılmıştır. Yayın hakkını alan kuruluşların
menfaati, ihale sonucu elde edilen görüntülerin satışından sözleşmedeki
koşullar dairesinde azami gelirin elde edilmesidir. Bu da ancak maçların
tamamına ait haber amaçlı görüntülerin paket halinde satışı ile mümkün
olabilecektir. 970
Her teşebbüsün nihai amacı karını ençoklamaktır. Digitürk/Atlas’ın da ihale
sonucunda elde ettiği haklardan mümkün olan en çok kazancı sağlamaya
çalışması doğaldır. Ancak, herhangi bir teşebbüsün karını ençoklamak
amacıyla kanunları ihlâl etmesine göz yumulamaz. Bu olayda da,
Digitürk/Atlas’ın ihaleye ödediği bedeli çıkarmak amacıyla görüntülerin
yalnızca paket halinde satın alınmasını dayatması, başka bir piyasadaki
rekabeti olumsuz yönde etkilediğinden ve dolayısıyla 4054 Sayılı Kanun’u
ihlal ettiğinden bu duruma müsaade edilemez.
İhaleye katılmadan önce bu ihaleye teklif verecek yayın kuruluşlarının -ihale
şartnamesinde ve sözleşmede belirtildiği üzere, dakikası 4000 ABD Doları 980
karşılığında- görüntü verme yükümlüğü altında bulunduklarını bilmenin ve
aynı konuda daha önce Rekabet Kurulu tarafından verilmiş kararlardan
haberdar olmanın basiretli bir tüccar olarak davranma yolundaki
yükümlülüklerinin gereği olduğu, daha önce de vurgulandığı üzere, açıktır.
Dolayısıyla yayın hakları ihalesinde fiyatın yüksek bir düzeyde oluşması,
paket halinde satışın dayatılmasının haklı gerekçesi olarak kabul edilemez .
Haber amaçlı görüntülerin paket halinde satılması durumunda, bazı yayın
kuruluşlarının talep edilen fiyat nedeniyle söz konusu görüntüleri satın
pazarlama politikası ile farklı ve yayın hakkı sahiplerinin daha lehine sonuçlara ulaşılabilmesi
mümkündür: Söz konusu tarihte TRT %45 barter %55 nakit, NTV %100 barter, TGRT %100
barter, CNNTurk ve Show TV nakit karşılığı haber amaçlı görüntüleri temin etmektedir.
Hesaplama 5 yayın kuruluşu 34 hafta ve 108.000 ABD Doları üzerinden yapılmıştır (5 x 34 x
108.000= 18.360.000 ABD Doları). Bu hesaplamada, yayıncı kuruluşların sezon başından beri
tüm paketi nakit ödeyerek satın aldıkları varsayılmıştır. Oysa, bilindiği gibi TGRT ve CNNTurk
kanalları sezonun ilk yarısında görüntü satın almamışlardır.
02-50/636-258
27
alamadıkları anlaşılmaktadır. Bunun yanısıra, görüntüleri satın alan
kuruluşların çoğunun da bu görüntüleri barter karşılığında temin ettikleri 990
bilinmektedir. Konuya bu açıdan yaklaşıldığında, Digitürk/Atlas’ın paket satış
uygulanmasında direnmelerinin kârlarını ençoklama amacıyla ters düştüğü de
ayrıca görülmektedir.
- TFF 2.2.2001 tarih ve 01/69 sayılı yazısı ile bazı kulüplerin mağdur
olmaması için paket halinde satışı tavsiye etmiştir.
TFF’nin anılan yazısı temenninin ötesinde bir anlam ifade etmemektedir.
Bunun yanısıra, tarafların iradesi söz konusu sözleşmede yer aldığı hali ile
4054 Sayılı Kanun açısından incelenmiş ve haber amaçlı görüntülerin talep
edene dakikası 4000 ABD Doları karşılığında verilmesinin makul olduğu
sonucuna ulaşılmıştır. Ancak, ister taraflardan birinin kendi tasarrufu ile olsun, 1000
isterse TFF’nin talimatı ile olsun ya da ileride yapılacak sözleşmelerde farklı
şekillerde yer alsın, haber amaçlı görüntü teminini zorlaştıracak davranışların
4054 Sayılı Kanun kapsamında incelemeye ve ihlalin varlığı halinde yaptırıma
tabi olacağı açıktır.
- Digitürk/Atlas tüm maçlara ait haber amaçlı görüntülerin en kısa zamanda
talep sahibi yayıncı kuruluşların eline geçmesi için her türlü teknik olanağı
kullanarak fedakarlık yapmaktadır. Paket satış yapılmadığı takdirde, hiç alıcısı
olmayacak görüntüler için bu fedakarlığın yapılmasına gerek
bulunmamaktadır.
Digitürk/Atlas’ın söz konusu maçların tamamını kaydetme zorunluluğu 1010
sözleşmeden kaynaklanmakta olup fedakarlık olarak nitelendirilemez.
Digitürk/Atlas’ın, paket satış stratejisi yoluyla diğer yayın kuruluşlarına talep
etmedikleri görüntüleri dayatarak, talep edilen görüntülerin alınmasını
zorlaştırmasının hukuki bir dayanağı bulunmamaktadır. Bu eylem, aynı
zamanda 4054 sayılı Kanun’a da aykırılık teşkil etmektedir.
- Rekabet Kurumu’nun vermiş olduğu geçici tedbir kararına derhal uyularak
yeni satış koşulları tüm yayıncılara bildirilmiştir. Buna rağmen, bugüne kadar
bir tek yayın kuruluşu dahi tek maçın üç dakikalık haber amaçlı görüntüsünü
talep etmemiştir. Bu nedenle, paket satış yöntemi yayın kuruluşlarının haber
amaçlı görüntü almalarını zorlaştıran bir etken olarak kabul edilemez. 1020
Rekabet Kurulu’nun söz konusu tedbir kararı ile ulaşılmak istenen amaç,
haber amaçlı görüntü temin etmek isteyen teşebbüslere, diledikleri maçlara ait
görüntüleri 1-3 dakika arasında satın alabilme özgürlüğünün tanınmasıdır. Şu
ana kadar görüntü talep etmiş olan teşebbüslerin tercihlerini görüntüleri paket
olarak satın alma yönünde kullanmış olmaları, başka yayın kuruluşlarının bu
yönde tercih kullanmayacakları anlamına gelmez.
- Kanun’un “İhlale son verme” başlığı altındaki 9. maddesinin üçüncü fıkrasına
göre Kurul’un bir karar almadan önce taraflara ihlale ne şekilde son
verileceğini anlatan görüşünü bildirmesi gerekmektedir. Bu anlamda söz
konusu hüküm geçici tedbirden farklıdır ve anılan hükme uyulmaması 1030
dolayısıyla Kurul cezalandırmaya yönelik bir karar alamaz.
02-50/636-258
28
Kanun’un 9. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan ihlale son verme hükmü,
nihai karar öncesi Kurul’un ihlale ne şekilde son verileceğine ilişkin bir
kanaate sahip olması halinde uygulanabilecek bir hükümdür. Bilindiği gibi
Kurul bir çok olayda ihlalin varlığına ancak sözlü savunmanın da ertesinde,
nihai karar aşamasında ulaşabilmektedir. Bu anlamda söz konusu hüküm
Kurul’un nihai karar öncesi herhangi bir kanaate sahip olmadığı durumlarda
uygulanabilir değildir. Soruşturma konusu olayda ise Kurul, yapmış olduğu
değerlendirmeler neticesinde, konunun ciddiyetini göz önüne alarak,
Kanun’un 9. maddesinin dördüncü fıkrasında kendisine tanınan yetkiler 1040
çerçevesinde tedbir kararı almıştır.
H.3.2.2. Ayrımcılık Konusunda
Digitürk /Atlas’ın konuya ilişkin savunmaları ve yapılan savunmalar hakkındaki
değerlendirmeler özetle aşağıdaki gibidir:
- Show TV’nin zaman zaman haber amaçlı görüntüleri diğer kanallardan daha
evvel yayınladığı gerçektir. Ancak, bu durum yalnızca birkaç kez
tekrarlanmış olan bir hatadır. Süreklilik arzetmeyen bu durumun ayrımcılık
olarak değerlendirilmesi makul değildir.
Söz konusu ifade, Soruşturma Raporu’nda yapılan tespitleri doğrular
niteliktedir. Show TV’ye görüntülerin erken yayınlanması imkanı yalnızca 1050
birkaç kez tanınmış olsa dahi, bu durum ihlalin varlığını ortadan
kaldırmamaktadır. Bunun yanı sıra, Show TV’ye verilen görüntülerin niteliği
ve süresi dikkate alındığında, söz konusu görüntülerin “haber amaçlı
görüntü”lerden farklı olduğu ve sözleşmede yer alan “haber amaçlı
görüntüler talep sahiplerine servis edilmeden diğer görüntülerin servis
edilemeyeceğine” ilişkin hükme aykırılık teşkil etmektedir.
- Digitürk/Atlas ortaklığı TFF ile yapılan sözleşmenin 7(ç) hükmü gereğince
maç bitiminden itibaren 45 dakika içinde talep eden tüm yayıncılara görüntü
servisi yapmak zorundadır. Yayıncı kuruluşların yayın akışlarına uyarıda
bulunmak dışında müdahale imkanı bulunmamaktadır. Sözleşmede yer alan 1060
“yayınlatmama” hükmünün bu şekilde anlaşılması gereklidir. Bu konuda
yayıncılara gerekli uyarılar da yapılmıştır.
Hak sahibi yayıncı kuruluşlar ile TFF arasında imzalanan yayın
sözleşmesinin 7. maddesinin (ç) bendinde, Digitürk/Atlas’a haber amaçlı
görüntüler konusunda iki açıdan sorumluluk yüklenmiştir:
“(..) Haber amaçlı görüntüler, canlı olarak yayınlanan maçın bitiminden
itibaren, banda kaydedilen maçlarda ise görüntülerin servis merkezine
ulaşmasından itibaren en geç 45 dakika içinde diğer (ikincil) yayıncılara
servis edilmelidir (…) Şirket/şirketler, bu görüntülerin maçların bitiminden en
az 45 dakika geçmeden evvel ve her halükarda haber amaçlı görüntüler 1070
talep sahibi yayın kuruluşlarına servis edilmeden yayınlatmama
yükümlülüğünde olup (…)”
02-50/636-258
29
7(ç) bendinde sözü edilen yükümlülüklerden ilki, ilgili görüntülerin canlı
maçlarda maçın bitiminden, banda kaydedilen maçlarda ise görüntünün
servis merkezine ulaşmasından itibaren en geç 45 dakika içinde servis
edilmesidir.
İkinci yükümlülük ise, bu görüntülerin maçların bitiminden 45 dakika
geçmeden evvel ve her halükarda talep sahibi kuruluşlara yapılan servis
tamamlanmadan yayınlatmama yükümlülüğüdür. Bu madde ile haber amaçlı
görüntüleri yayınlamak isteyen yayın kuruluşları arasındaki rekabetin 1080
korunması amaçlanmıştır.
Dolayısıyla, söz konusu “yayımlatmama” yükümlülüğünün “ilgili kuruluşları
uyarma” şeklinde yorumlanması, bu hüküm ile ulaşılmak istenen sonuçların
elde edilmesi için yeterli değildir. Kaldı ki, sözleşmede bu yönde bir hüküm
olmasaydı dahi, haber amaçlı görüntülerin veya özet görüntülerin, Show
TV’ye veya herhangi bir yayın kuruluşuna, diğerlerinden daha erken
ulaştırılmasının, 4054 Sayılı Kanun açısından ayrımcılık olarak
değerlendirilmesi gerekecektir.
Digitürk/Atlas’ın uygulamalarına bakıldığında, canlı yayınlanan maçlara
ilişkin haber amaçlı görüntülerin yayıncı kuruluşlara genellikle saat 21.30 1090
itibarıyla teslim edildiği, ancak bu görüntülerin bazen Show TV’de söz
konusu teslim zamanından önce yayınlandığı anlaşılmaktadır. Bu da,
yalnızca yayımlatmama yükümlülüğü açısından değil, görüntülerin teslimi
açısından da ayrımcılık yapıldığını göstermektedir.
- Show TV’nin haber amaçlı görüntüleri yayınladığı Maraton programının
izlenme oranlarının çok yüksek olması diğer yayıncıları söz konusu
görüntüleri ancak bu program bittikten sonra yayınlamalarına yol
açmaktadır. Bu durumda, Show TV’nin haber amaçlı görüntüleri birkaç
dakika erken yayınlamasının diğer yayıncı kuruluşlara karşı bir haksızlık
olmadığı açıktır. 1100
Satın aldığı görüntüyü geç ya da erken yayınlamak, hatta hiç yayınlamamak
görüntüyü satın alan kuruluşun tasarrufundadır. Önemli olan, haber amaçlı
görüntülerin bu görüntüleri talep eden tüm yayıncılara aynı zamanda ve eşit
koşullarla satılmasıdır. Yayıncıların görüntüyü kullanma konusundaki
tasarruflarının, ayrımcılık yapılması için gerekçe olarak kullanılması kabul
edilemez.
H.3.2.3. Işık İletişim Televizyon ve Yayıncılık A.Ş.’nin Rolü Konusunda
Digitürk /Atlas’ın konuya ilişkin savunmaları ve yapılan değerlendirmeler
aşağıdaki gibidir: 1110
- Görüntü satışları başlangıçta Atlas tarafından kısa bir süre yapılmış;
görüntü hakları daha sonra Işık İletişim’e devredilmiştir. Maçların naklen
02-50/636-258
30
yayınlanması, kendine özgü yerleşmiş bir yayın akışı olan Işık TV logolu
programın akışında aksamalara neden olması sonucu, naklen yayın ile ilgili
kanal değişikliği gerçekleşmiştir. Lig TV, Işık İletişim’e ait televizyon yayının
logosudur.
Soruşturma Raporunda verilebilecek bir idari para cezasının belirlenmesi
aşamasında, Işık İletişim’in gayri safi gelirlerinin Digitürk/Atlas’ın gayrisafi
gelirleri arasında kabul edilmesi gerektiği hususu cezaların şahsiliği
prensibine ve hukuka aykırı bir uygulama olacaktır. 1120
Digitürk/Atlas’ın haber amaçlı görüntüleri satma hakkını vermiş olduğu Işık
İletişim, Digitürk’e “fatura karşılığı yayıncı kuruluşlardan yapacağı tahsilatı
aktarmak suretiyle” ödeme yapmaktadır. Söz konusu kuruluşun gayri safi
gelirlerinin hesaba katılması, aynı eylem için artırımlı bir ceza uygulamasını
gündeme getirmektedir.
Lig TV maç yayınlarının görüntü ve reklam satışları, Işık İletişim tarafından
müşterilere fatura edildikten sonra aşağıda açıklandığı şekilde, yayınlarla
ilgili masraflar düşülmekte ve kalan tutara denk gelecek şekilde Digitürk
tarafından Işık İletişim’e sinyal taşıma ve futbol yayın hakkı faturası
kesilerek bakiye tutarın tamamı Digitürk’e aktarılmaktadır. Bakiye tutar şu 1130
şekilde tespit edilmektedir:
- Lig Tv’nin aldığı reklamlar nedeniyle ödenmesi gereken RTÜK payı
düşülmektedir.
- Lig Tv stada giriş ücreti düşülmektedir.
- Lig Tv prodüksiyon hizmet bedeli düşülmektedir.
Dolayısıyla yukarıda açıklanan işlemlerin tamamı gerçekte Digitürk’e ait
olan bir tutarın net kısmı itibariyle Digitürk’e aktarılamasını teminen yapılan
işlemlerdir.
Işık İletişim’ in Lig Tv yayınlarını Digitürk üzerinden çıkması sebebiyle aynı 1140
tutardan ortaya çıkan iki ayrı hizmet söz konusu olmayıp gerçekte tek bir
matrah söz konusudur.
Soruşturma Raporu’nda Digitürk/Atlas’a verilebilecek bir cezada, Işık
İletişim’in cirosunun da hesaba katılması gerektiği belirtilmektedir. Ancak
Soruşturma Heyeti’nin üzerinde hassasiyetle durduğu bu konu hakkında,
Soruşturma Raporu’nun bitimi ertesinde taraflarca Kurul’a sunulan bilgi ve
belgeler ile yapılan savunmalar haklı ve yeterli bulunmuş, verilecek idari
cezanın belirlenmesi aşamasında Işık İletişim’in gayri safi gelirlerinin de
Digitürk/Atlas’ın gayri safi gelirlerine eklenmesinin gerekmediğine karar
verilmiştir. 1150
02-50/636-258
31
I – GEREKÇE VE HUKUKİ DAYANAK
I.1. TFF ve Digitürk/Atlas Arasında İmzalanan Sözleşme
TFF ve yayıncı kuruluşlar arasında akdedilen Türkiye 1. Profesyonel Futbol Ligi
müsabakalarına ilişkin yayın haklarının devrini içeren Sözleşme, dayanağını
3813 sayılı Kanun'un 2/b, 10/j ve 29. maddeleri ile 3984 sayılı Yasa ve "TFF'nin
Çalışma Usul ve Esaslarına Dair Ana Statüsü"nün 4/b ve 68. maddeleri ile
"UEFA Ana Statüsü"nün 47. maddesi ile "UEFA Yayın Talimatı" hükümlerinden
alan "TFF Yayın Talimatı" (Metin boyunca “Yayın Talimatı” olarak anılacaktır.)
esas alınarak hazırlanmıştır. 1160
TFF ile yayıncı kuruluşlar arasında imzalanan sözleşme, özel hukuk hükümlerine
tabi bir sözleşme olup 4054 sayılı Kanun’un uygulama alanı içerisinde yer
almaktadır. Sözleşmenin “konusu, kapsamı, süresi” ve “başka piyasalarda
rekabeti kısıtlayıcı etkiler doğurup doğurmayacağı” açısından rekabet hukuku
çerçevesinde incelenmesi gerekmektedir.
Sözleşme hükümlerinden görüldüğü üzere, TFF sözleşme konusu yayın haklarını
münhasıran devretmektedir. Söz konusu sözleşmede münhasırlık, 1. Futbol ligi
maçlarına ilişkin yayın haklarının (canlı, özet, haber amaçlı) ihale yoluyla belli bir
süre için tek bir yayıncıya verilmesi suretiyle yaratılmaktadır.
Bilindiği üzere, münhasırlık tesis eden sözleşmeler, rekabeti kısıtlama 1170
potansiyelleri nedeniyle 4054 sayılı Kanun çerçevesinde incelenmektedir. Bu
bağlamda, rekabeti kısıtlayan münhasır anlaşma hükümlerinin hukuki geçerlilik
kazanabilmeleri için anlaşmanın Kanun’da belirtilen süreler içerisinde Kurum’a
bildirilmesi gerekmektedir. TFF ile Digitürk/Atlas arasında yapılan sözleşme de
bu anlamda incelenmiştir.
Söz konusu Sözleşme’nin münhasırlığı öngören hükmü, TFF tarafından 3813
sayılı Kanun’a istinaden yayınlanan ve idari bir işlem niteliğinde olan Yayın
Talimatı’na yani bir ikincil düzenlemeye dayanmaktadır. Yayın Talimatı'nın 7.
maddesine göre lig maçlarının yayını hakkında yayın kuruluşları ile kulüpler
adına sözleşme yapmaya münhasıran TFF yetkilidir. Yine aynı madde 1180
çerçevesinde, TFF 1. Lig maçları için Talimat hükümlerine uygun olarak bir
şartname hazırlar ve yayın hakları bu çerçevede ihale edilir. İhale sonrasında
teklif sahibi yayın kuruluşu ile 1. Lig kulüpleri adına TFF Talimat ve Şartname
hükümlerine uygun bir sözleşme hazırlar.
Yukarıda yer verildiği üzere Yayın Talimatı’nın 7. maddesi TFF’nin ihale yapmak
suretiyle hakları tek bir yayıncıya vermesini düzenlemektedir. Dolayısıyla,
dayanağını doğrudan Yayın Talimatı’ndan alan söz konusu düzenlemeye 4054
sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında müdahale edilmesi mümkün
görünmemektedir. Yayın Talimatı’nın bazı hükümlerinin içerik ve kapsam
bakımından 3813 sayılı Kanun ile TFF’ye verilmiş olan yetkilerin kapsamında 1190
olup olmadığı ise Rekabet Kurumu tarafından çözüme kavuşturulabilecek bir
konu değildir.
02-50/636-258
32
Daha önceki yayın sözleşmelerine bakıldığında, sözleşme sürelerinin 2 ila 3 yıl
olduğu görülmektedir (Soruşturma konusu sözleşme 3,5 yıllık olmasına rağmen,
6 aylık dönem Teleon ile yapılan sözleşmenin zamanından önce feshedilmesi
yüzünden ortaya çıkan bir ekstra süre olarak değerlendirilmektedir.). Sözleşme
süresinin değerlendirilmesinde, yayıncı kuruluşlar açısından yatırımın geri
dönüşüm süresi, sektörün yapısı, teknolojinin yayılma hızı, söz konusu hakların
piyasaya girişler açısından önemi, sürenin hakların münhasıran devri ile elde
edilmek istenen yarar ile orantılı olması gibi konuların dikkate alınması 1200
gerekmektedir. Söz konusu yayın haklarının nasıl, hangi koşullar ve süreler itibarı
ile verilmesi gerektiği tüm dünyada tartışılan bir konudur. Sayısal ve ödemeli
yayıncılığın yeni gelişmeye başlayan bir piyasa olması nedeniyle mevcut veriler
çerçevesinde 3,5 yıllık sürenin rekabeti ne denli sınırlayabileceği konusunda
sağlıklı sonuçlara ulaşılması mümkün olamamaktadır. Şu anki koşullar altında,
Sözleşmenin süresinin rekabeti kısıtladığına dair herhangi bir bulguya da
ulaşılamaması nedeniyle, bu maddeye müdahale etmenin hakça olmayacağı
düşünülmüştür.
Bununla birlikte, sürenin bu aşamada makul karşılanmasının, ileride yapılacak
sözleşmelerde yer alacak süre koşulunun değerlendirmeye alınmasına engel 1210
teşkil etmeyeceğinin de burada vurgulanmasında yarar vardır.
Bilindiği gibi, TFF’nin yetkileri söz konusu maçların radyo ve televizyondan
yayınına ilişkindir. Ancak, Sözleşme’nin “Konu” başlıklı 2. maddesine
bakıldığında, görüntülerin televizyondan yayınlanması hakkına ek olarak,
devredilen yayın haklarının “mevcut ve sözleşme süresi içinde gelişecek iletişim
teknolojilerinin kullanılması suretiyle yurtiçine ve yurtdışına her türlü görsel
yayını” da kapsadığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, teknolojinin gelişmesi ile birlikte
televizyon yayınına alternatif olabilecek medya araçlarının ortaya çıkması
halinde, yayın haklarının korunabilmesi amacıyla mevcut ve gelişebilecek iletişim
teknolojileri vasıtasıyla görüntü iletilmesi konusunda da Sözleşme’ye taraf olan 1220
yayıncı kuruluşlar TFF tarafından yetkili kılınmışlardır. Bununla birlikte,
uygulamada yayıncı kuruluşların maç yayınlarını yalnızca televizyondan
gerçekleştirdikleri görülmektedir.
Bu anlamda, henüz alternatif iletişim teknolojilerinin kullanılması sonucunda yeni
pazarların oluşmamış olması nedeniyle bir değerlendirme yapılamamıştır.
Dolayısıyla, mevcut şartlar altında, Sözleşmenin kapsamının rekabeti
kısıtladığına dair herhangi bir bulguya ulaşılamaması nedeniyle, Sözleşme’nin bu
maddesine müdahale edilmesinin anlamlı olmayacağı değerlendirilmiştir. Ancak,
ileride hak sahibi kuruluşlar tarafından radyo ve televizyon yayını dışındaki
teknolojilerin kullanılması halinde veya söz konusu alternatif yayıncılık teknikleri 1230
ile bu işi gerçekleştirebilecek yayıncıların mevcudiyeti halinde sözleşmenin
yeniden değerlendirmeye tabi tutulmasının gerekeceği açıktır.
Sözleşmede hak sahibi yayıncıya haber amaçlı görüntüleri belirli bir bedel
karşılığında satma yükümlülüğünün getirilmesi ise, televizyon yayıncılığı
piyasasında rekabetin tesisi açısından zorunluluk arzetmektedir. Bu nedenle,
ileride yapılacak sözleşmelerde bu hükmün korumaya çalıştığı çıkarların
02-50/636-258
33
gözetilmemesi durumunda da sözleşmenin 4054 sayılı Kanun açısından yeniden
değerlendirilmesi gerekecektir.
Yukarıda yer verilen değerlendirmeler sonunda; “Sözleşme” ile ilgili olarak;
1240
Sözleşmede yer alan münhasırlık konusunun, TFF tarafından 3813 sayılı
Kanun’a istinaden yayınlanan ve idari bir işlem niteliğinde olan Yayın Talimatı’na
dayanması ve Sözleşmenin konu, süre ve kapsam bakımından değerlen-
dirilmesinde ise, söz konusu hükümlerin mevcut koşullar altında rekabeti
kısıtladığına dair yeterli bulguya ulaşılamaması karşısında, 4054 sayılı Kanun’un
4. maddesi kapsamında bir ihlalin varolduğunun ileri sürülemeyeceğine;
Ancak, halihazırda makul görünen sözleşme koşulları ilerde yapılacak
sözleşmelerde aynen korunsa dahi sözleşme hükümlerinin o günün pazar yapısı
ve rekabet koşulları çerçevesinde yeniden değerlendirilmesine; dolayısıyla, 1250
gelecekte imzalanması söz konusu olabilecek benzer sözleşmelerin,
imzalanmadan önce incelenmek üzere Rekabet Kurulu’na bildirilmesine;
gelecekteki yayın hakkı devirleri ile ilgili yeni soruşturmalara ve cezalara meydan
verilmemesi bakımından, ihale şartnamesi taslağının, o tarihte geçerli olacak
Yayın Talimatı ile birlikte Rekabet Kurulu’nun incelemesine sunulmasının yerinde
olacağına karar verilmiştir.
I.2. Haber Amaçlı Görüntülerin Paket Halinde Satışı
Digitürk/Atlas, TFF ile imzaladığı yayın sözleşmesi sonucunda Türkiye 1. 1260
Profesyonel Futbol Ligi karşılaşmalarına ilişkin her türlü görüntünün temin
edilebileceği tek kaynak haline gelmiştir.
Dosya konusu olayda Türkiye 1. Ligi’ne ait maçların haber amaçlı görüntülerinin
tamamının (bir haftada oynanan 9 maçın) paket halinde satılması
öngörülmektedir. Satıcı açısından bu eylemin amacı pazarın kapatılması, giriş
engeli yaratmak ve/veya belirli teşebbüslere avantaj sağlamak olabilir. Bir başka
deyişle, haber amaçlı görüntülerin tümü bir paket haline getirilerek, bazı
yayıncıların bu görüntüleri satın almaları pratik olarak olanaksız kılınmaktadır.
Görüntülerin satın alınmasının zorlaştırılması ile de, hem dekoder satışlarının
artırılmasının hem de hak sahibi yayıncı kuruluşlarla yakın ilişkide olduğu 1270
gözlenen bazı açık kanal televizyon kuruluşlarının rekabette avantajlı konuma
geçirilmesinin amaçlandığı görüşüne varılmıştır.
Soruşturulan dönemden önceki yayın haklarına sahip kuruluş olan Teleon’un
haber amaçlı görüntülerin satışına ilişkin olarak yayıncı kuruluşlardan ilk
zamanlarda 30 milyon ABD Doları, nihayetinde ise 2 milyon ABD Doları tutarında
teminat talep etmesi suretiyle ürünün satışını pratikte imkansız kılması bu
duruma örnek olarak gösterilebilir. Bu davranışla amaçlanan kısa dahi olsa, canlı
yayın haricinde hiçbir görüntünün izlenmesine izin verilmeyerek dekoder
satışlarını olabildiğince artırmaktır. Teleon ve Star TV’ye sahip olan grup, bir süre
sonra strateji değiştirerek haber amaçlı görüntüleri Star TV’den yayınlamaya 1280
02-50/636-258
34
başlamıştır. Bu çerçevede, daha önce koşul olarak öne sürülen teminat kriterini
tek gerçekleştiren yayıncı olan Star TV’nin diğer yayıncılarla olan rekabetinde
avantajlı konuma gelmesi sağlanmıştır.
Hak sahibi yayıncı kuruluşlarca haber amaçlı görüntülerin tamamının paket
halinde satılmasının değerlendirmesi ise, eylemin Rekabet hukuku literatüründe
yer alan ve sözleşme şartları veya başkaca uygulamalar aracılığı ile bir ürünün
temininin başka bir ürünün de temini şartına bağlanması olarak tanımlanabilen
bağlama (tie-in) uygulamalarına uygunluk gösterip göstermediği açısından
yapılmıştır. 1290
Bağlama uygulamalarında alıcı tarafından esas olarak talep edilen birinci ürüne
“bağlayıcı ya da bağlayan ürün”, bu ürünle birlikte alımı istenen ikinci ürüne ise
“bağlanan ya da bağlı ürün” adı verilmektedir.
Bağlama uygulamalarının klasik biçiminde, iki ürünün bağlanması söz konusudur.
Halbuki bağlama uygulamaları, her zaman bu kadar belirgin olmamakta, hemen
göze çarpmayan ya da bağlayıcılık açısından tartışmalı olan karmaşık hükümleri
de içerebilmektedir.
Bunların başında ise satıcının alıcıyı tüm ürün çeşidini satın almaya zorlaması
gelmektedir. Bağlama uygulamalarının bir başka biçimi ise paket ya da takım 1300
olarak yapılan satışlardır. Paket satışın anlamı, birden fazla ürünün birleştirilerek
tek bir fiyattan satılmasıdır. Bu duruma daha çok üzerinde fikri mülkiyet hakkına
sahip olunan ürünlerde rastlanılmaktadır. Bu tipteki uygulamaların rekabet
kuralları karşısındaki konumu klasik biçimde olanlarla aynıdır.
Paket satış koşullarının değerlendirmesinde temel olarak üç noktaya dikkat
etmek gerekmektedir. Bu çerçevede, ürünlerin bir paket halinde satılması yoluyla
hakim durumun kötüye kullanılmasından söz edilebilmesi için öncelikle, davranışı
gerçekleştiren teşebbüsün hakim durumda olup olmadığının tespiti gereklidir.
Bunun yanı sıra, paketin tek bir ürün olmadığının ve birbirinden bağımsız
ürünlerin biraraya getirilmesinden meydana geldiğinin ortaya konulması, ayrıca 1310
uygulamada da bir ürünün satışının diğer bir ürünün alınmasına bağlı olup
olmadığının tespiti gerekmektedir. Başka ifadelerle;
1. Ayrı ürünlerin varlığı: Aynı paket içerisinde yer alan ürünlerin tek bir ürün olup
olmadığının değerlendirmesi, ürünlerin tek başlarına satılıp satılmayacağı,
ürünlere ilişkin talep ve tüketici tercihleri gözönüne alınarak yapılmalıdır.
Satılan mallar arasındaki tamamlayıcılık özelliği, satılan malların birbirleri
açısından işlevi, söz konusu malların daha önceden veya halihazırda
piyasada tek tek satılabilir olması, ne şekilde kullanıldıkları/tüketildikleri,
mallardan bir türünün mütemmim cüzü olup olmadığı vb. konular
değerlendirmede ölçüt olarak kullanılabilir. 1320
02-50/636-258
35
Örneğin, bir otomobilin lastikleri ile birlikte satılması bağlama olarak kabul
edilmezken, fotokopi makinasının satışında kağıdın da bu makinayla birlikte
alınması zorunluluğu bağlama olarak kabul edilebilir.
2. Ürünlerin Bağlanması: Ürünlerin birbirlerinden ayrı olarak satılabileceklerinin
tespitinden sonra, satıcı teşebbüsün bu ürünlerden birinin talep edilmesi
halinde diğer ürünün de alınmasını zorunlu kılıp kılmadığının belirlenmesi
gerekmektedir.
3. Hakim durumun tespiti: Yukarıda anlatılan türde bir kötüye kullanmadan
bahsedebilmek için, davranışı yapan teşebbüsün piyasadaki konumunun
tespiti gerekmektedir. 1330
Soruşturmaya konu olan davranışlara bakıldığında ise, Digitürk/Atlas Ortaklığı’nın
da, görüntülerin paket halinde satılması koşulunu öne sürerek ve bu paketi azami
fiyattan satışa sunarak, yayıncı kuruluşların haber amaçlı görüntüleri satın
almasını zorlaştırdığı anlaşılmaktadır.
Bu davranışın bir başka yönü de, diğer yayıncılar gibi maç görüntülerine
gereksinim duyan ve hak sahibi yayıncı kuruluşlarla yakın ilişkiler içinde olduğu
gözlemlenen Show TV’ye rekabet avantajı sağlanmasıdır.
Digitürk/Atlas’tan haber amaçlı görüntü talep eden yayın kuruluşlarının Karar’ın
H.2.3. bölümünde özetlenen yazılarından da anlaşılacağı üzere, diğer
yayıncıların tek bir maça ya da paketin tamamı dışında birden fazla maça ilişkin 1340
haber amaçlı görüntü talepleri hak sahibi kuruluşlar tarafından reddedilmektedir.
Bunun yanı sıra diğer yayıncıların 3 dakikadan kısa görüntü talepleri de kabul
edilmemektedir.
Havuz sistemi ve yayın haklarını devralan kuruluşların haber amaçlı görüntü satış
koşulları bilindiği üzere daha önce de Rekabet Kurulu tarafından soruşturmalara
konu olmuştur. Bu konulardan özellikle yayın hakkını devralan kuruluşun diğer
yayın kuruluşlarına arzettiği görüntüler için yerine getirilmesi peşinen imkansız
gözüken satış koşulları ileriye sürmeleri, satılan görüntülerin diğer yayıncılar
açısından önemi dikkate alınarak geçici tedbire konu olmuştur.
Konuya ilişkin alınan kararlar incelendiğinde, bunlardan ilkinin eşit konumdaki 1350
alıcılara farklı fiyatların uygulanmasının engellenmesi, ikincisinin ise diğer yayın
kuruluşlarının görüntü satın almalarının zorlaştırılmasının önlenmesine yönelik
olduğu görülmektedir.
Bu kararlardan ikincisini teşkil eden ve Teleon tarafından ileri sürülen satış
koşullarıyla ilgili olarak verilen karar ile yayıncılık açısından büyük önemi bulunan
ve bir anlamda özellikle spor programları için temel hammadde niteliğinde olan
maç görüntülerinden diğer yayın kuruluşlarının mahrum kalmalarının önlenmesi
amaçlanmıştır. Aynı şekilde soruşturma kapsamında, diğer yayıncıların maç
görüntülerini satın alma ve yayınlamalarının zorlaştırılıp zorlaştırılmadığı, başka
02-50/636-258
36
bir ifade ile yayıncıların bu görüntüleri elde edebilmesinin pratikte olanaksız 1360
kılınıp kılınmadığı incelenmiştir.
Bu çerçevede “paket satışın” yayıncılık sektörüne etkisi ve bu sektörde faaliyet
gösteren kuruluşların faaliyetlerini zorlaştırıp zorlaştırmadığının ve ortaya konan
bu satış tavrının rasyonel ekonomik gerekçesinin bulunup bulunmadığının
açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Sözü edilen konulara aşağıda başlıklar
halinde sırasıyla değinilecektir.
Açıkça anlaşılacağı üzere paket satış, tek tek ürünlere ya da bir grup ürüne ilişkin
taleplerin kabul edilmeyerek elde bulunan ürünlerin tamamının birlikte satılması
anlamına gelmektedir.
Dolayısıyla, paket satıştan bahsedilebilmesi için ortada birden fazla ürün olması 1370
gerekir. Buna göre ilk olarak her hafta oynanan 9 maçın her birinin görüntülerinin
ayrı birer ürün olarak nitelendirilip nitelendirilemeyeceği; başka bir ifade ile ortada
tek bir ürünün mü (her hafta oynanan maç görüntülerinin tamamı) olduğu yoksa
birden fazla ürünün mü (ayrı ayrı 9 maçın görüntüleri) olduğunun belirlenmesi
gerekmektedir.
Söz konusu uygulamada gerek görüntüleri talep eden yayın kuruluşları açısından
(kanallardan gönderilen cevaplar dikkate alındığında) gerekse bu görüntüleri
satışa arzeden yayıncılar açısından (yayın haklarına önceki dönemlerde sahip
olan yayın kuruluşları tarafından maç görüntülerinin tek tek arzedildiği de dikkate
alındığında) 9 ayrı ürün bulunduğu sonucuna varmak mümkündür. 1380
Bu çerçevede 9 ayrı ürünün paket halinde birarada satılması değerlendirildiğinde
ise, bu uygulamanın TFF ile yapılan sözleşmede izin verilen azami fiyat olan
4000 ABD Doları/dk. ile bileşik etkisinin diğer yayın kuruluşlarının bu görüntülere
talip olmasının çok zorlaştırılması olduğu görülmektedir. Bu arada raportörlerce
kanal sorumluları ile yapılan görüşmelerde ve yerinde incelemelerde de talebin
bu yolla kısıtlandığına ilişkin savlar dile getirilmiştir.
Gerçekleştirilen bu zorlaştırma eyleminin yayıncılık sektöründe neden olduğu
etkilerin daha önceki Teleon soruşturmasına ilişkin Rekabet Kurulu kararında
ihlal kabul edilen uygulamalar (görüntü alınmasını zorlaştırmayı amaçlayan
eylemler) ile paralellik gösterdiğini söylemek mümkündür. Sonuç olarak, paket 1390
halinde satış politikası nedeniyle maç görüntülerini alamayan çoğu yayın
kuruluşları tarafından yapılan spor programları görüntüsüz olarak yayınlanmakta
ve televizyon izleyicisi açısından çekiciliğini büyük ölçüde yitirmektedir.
Yukarıda yer alan değerlendirmeler sonucunda; Digitürk/Atlas’ın görüntüleri paket
halinde satmak yoluyla haber amaçlı görüntü teminini zorlaştırmasının, Türkiye 1.
Profesyonel Futbol Ligi karşılaşmalarının yayın haklarını tek yayıncı olarak
devralmakla Türkiye 1. Profesyonel Futbol Ligi karşılaşmalarının banda
kaydedilmiş görüntüleri piyasasında sahip olunan hakim durumun açık televizyon
yayınları piyasasında kötüye kullanılması olduğu ve dolayısıyla, hak sahibi
kuruluşlar Digitürk ve Atlas’ın, Kanun'un 6. maddesi anlamında hakim durumun 1400
kötüye kullanılmasına uygunluk gösteren bu uygulamalarından ötürü Kanun'un
02-50/636-258
37
16. maddesi uyarınca idari para cezası ile cezalandırılmaları gerektiği kanaatine
varılmıştır.
Ayrıca, daha önce 8.10.2001 tarih ve 01-48/485-M sayılı tedbir kararında ifade
edildiği üzere, açık televizyon yayınları piyasasında (Türkiye 1. Futbol Ligi
maçlarından görüntü yayınlama pazarı) meydana gelebilecek rekabet ihlallerini
önlemek amacıyla, haber amaçlı görüntüleri satmakla yükümlü olan
Digitürk/Atlas’ın, herhangi bir yayın kuruluşunun, oynanan herhangi bir maçla ilgili
talebi üzerine, anılan sözleşmede belirlenen sınır içinde peşin olarak ödenecek 1410
bir ücret karşılığında ve görüntülerin teminine ilişkin başkaca bir şart ileri
sürmeksizin, ait olduğu maçın, varsa, golleri ve diğer önemli pozisyonlarını içerir
biçimde hazırlanacak yayına uygun kalitede 1-3 dakika arası, (yayıncı tarafından
yapılacak pazar araştırması sonucunda belirlenebilecek) standart uzunluklarda
görüntüleri, aynı içerikte olmak kaydıyla, maç bitiminden sonra en geç 45 dakika
içinde, talep sahibi bütün yayın kuruluşlarının temsilcilerine aynı zamanda teslim
edilmek koşuluyla vermesi” ve herhangi bir yayın kuruluşu lehine ayrımcılık
yapılması sonucunu doğuran eylemlerden kaçınılmasının taraflara bildirilmesi;
aksi takdirde uygulamaya devam edilmesi halinde haklarında soruşturma
açılacağının ve aynı Kanun’un 16. ve 17. maddeleri uyarınca işlem yapılacağının 1420
taraflara hatırlatılmasının da gerekli olduğu kararlaştırılmıştır.
I.3. Maç Görüntüleri Konusunda Ayrımcılık Yapılması
Haksahibi yayıncı kuruluşlar ile TFF arasında imzalanan Sözleşme’nin 7.
maddesinin (ç) bendi ile haber amaçlı görüntüleri yayınlamak isteyen yayın
kuruluşları arasındaki rekabetin korunması amaçlanmıştır. Hak sahiplerinin
Sözleşme’de yer alan bu maddeyi çeşitli nedenlerle – daha önceki dönemlerde
de görüldüğü gibi – uygulanamaz hale getirecek davranışları karşısında Rekabet
Kurulu’nun konu hakkında almış olduğu tedbir kararları bulunmaktadır. 1430
Bilindiği gibi, Kurul’un 8.10.2001 tarih ve 01-48/485-M sayılı tedbir kararı ile
haber amaçlı görüntülerin tüm yayıncılara eş koşullu ve eş zamanlı olarak
verilmesi de karara bağlanmıştır. Tüm bunlara rağmen bazı haftalarda Show
TV’nin maçlara ilişkin görüntüleri olması gerekenden daha önce yayınladığı tespit
edilmiştir.
Bu noktadan iki sonuca ulaşmak mümkündür:
a. Maç görüntüleri, Show TV’ye diğer yayıncı kuruluşlara verilen haber amaçlı
görüntülerden daha erken teslim edilmiş ve Show TV bu görüntüleri
yayınlamıştır.
b. Haber amaçlı görüntüler tüm yayıncılara eş zamanlı olarak teslim 1440
edilmesine rağmen, hak sahibi yayıncı kuruluşlar Show TV’nin görüntüleri
maçların bitiminden 45 dakika geçmeden evvel yayınlatmama yükümlülüğünü
yerine getirmemiştir.
02-50/636-258
38
Her iki durumda da Digitürk/Atlas’ın kendisiyle yakın ilişki içinde olduğu gözlenen
Show TV lehine ayrımcı davranışlar içerisine girdiği görülmektedir.
Karar’ın H.2.4. bölümünde belirtildiği üzere Maraton adlı programın, hem Show
TV’de hem de hak sahibi yayıncı kuruluşlara ait olan LİG TV’de eş zamanlı olarak
yayınlanmasından, maça ilişkin özet görüntülerin hak sahibi yayıncı kuruluşlarca
Show TV’ye olması gerekenden erken verildiği ya da Show TV’nin görüntüleri
canlı yayın sırasında doğrudan kaydetmesine olanak tanındığı ve sonuçta söz 1450
konusu kanala diğer yayın kuruluşlarından farklı davranıldığı anlaşılmaktadır.
Haber amaçlı görüntüler ve bant/özet görüntüler birbirleri ile ikame edilebilecek
niteliğe sahip olabilirler. Bir başka deyişle, görüntülerin açık bir kanalda özet/bant
olarak yayınlanması, haber amaçlı görüntülerin cazibesini azaltacak niteliktedir.
Dolayısıyla, özet görüntülerin haber amaçlı görüntülerden önce teslim edilmesi
veya yayınlanmasına izin verilmesi durumunda da bazı yayıncılar lehine
ayrımcılık yapılması ihtimali gündeme gelmektedir. Tüm bunları önlemek için
yayın sözleşmesi ile hak sahibi yayıncı kuruluşlara bazı yükümlülükler
getirilmiştir. Bu anlamda, Show TV lehine gerçekleştirilen ayrımcılık yalnızca
4054 sayılı Kanun’un ihlali olmayıp Sözleşme’ye de aykırılık teşkil etmektedir. 1460
Yukarıda yer alan değerlendirmeler sonucunda; Digitürk/Atlas’ın görüntü
servisinde Show TV lehine ayrımcılık yapmasının, Türkiye 1. Profesyonel Futbol
Ligi karşılaşmalarının banda kaydedilmiş görüntüleri piyasasında sahip olunan
hakim durumun, açık televizyon yayınları piyasasında kötüye kullanılması
olduğuna ve dolayısıyla, hak sahibi kuruluşlar Digitürk ve Atlas’ın, 4054 sayılı
Kanun'un 6. maddesi anlamında hakim durumun kötüye kullanılmasına uygunluk
gösteren bu uygulamalarından ötürü Kanun'un 16. maddesi uyarınca idari para
cezası ile cezalandırılmalarına hükmedilmiştir.
I.4. Haber Amaçlı Görüntülerin Satışında Işık İletişim Televizyon ve 1470
Yayıncılık A.Ş.’nin Rolü
Soruşturma Raporu’nda Digitürk/Atlas’a verilebilecek bir cezada, Işık İletişim’in
cirosunun da hesaba katılması gerektiği belirtilmektedir. Ancak Soruşturma
Heyeti’nin üzerinde hassasiyetle durduğu bu konu hakkında, Soruşturma
Raporu’nun bitimi ertesinde taraflarca Kurul’a sunulan bilgi ve belgeler ile yapılan
savunmalar Kurul tarafından haklı ve yeterli bulunarak, verilecek idari cezanın
belirlenmesi aşamasında Işık İletişim’in gayri safi gelirlerinin de Digitürk/Atlas’ın
gayri safi gelirlerine eklenmesinin gerekmediği kanaatine ulaşılmıştır.
1480
İ- SONUÇ
A) TFF ve Digitürk/ Atlas arasında Türkiye 1. Profesyonel Futbol Ligi maçlarının
yayın haklarının devri konusunda 2.2.2001 tarihinde imzalanan “Sözleşme” ile
ilgili olarak;
02-50/636-258
39
a)Sözleşmede yer alan münhasırlık konusunun, Türkiye Futbol
Federasyonu tarafından 3813 sayılı Kanun’a istinaden yayınlanan ve idari bir
işlem niteliğinde olan Yayın Talimatı’na dayanması;
1490
b)Sözleşmenin konu, süre ve kapsam bakımından değerlendirilmesinde
ise, söz konusu hükümlerin mevcut koşullar altında rekabeti kısıtladığına dair
yeterli bulguya ulaşılamaması;
karşısında, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında bir ihlalin var
olduğunun ileri sürülemeyeceğine;
c) Ancak, halihazırda makul görünen sözleşme koşulları ilerde yapılacak
sözleşmelerde aynen korunsa dahi, sözleşme hükümlerinin o günün pazar yapısı
ve rekabet koşulları çerçevesinde yeniden değerlendirilmesine; dolayısıyla, 1500
gelecekte imzalanması söz konusu olabilecek benzer sözleşmelerin,
imzalanmadan önce incelenmek üzere Rekabet Kurulu’na bildirilmesine,
d) Gelecekteki yayın hakkı devirleri ile ilgili yeni soruşturmalara ve
cezalara meydan verilmemesi bakımından, ihale şartnamesi taslağının, o tarihte
geçerli olacak Yayın Talimatı ile birlikte Rekabet Kurulu’nun incelemesine
sunulmasının yerinde olacağına,
OY BİRLİĞİ ile;
1510
B) Digitürk/Atlas’ın eylemlerinin 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi kapsamında bir
ihlal oluşturup oluşturmadığı ile ilgili olarak;
a- (1) Digitürk/Atlas’ın görüntüleri paket halinde satmak yoluyla haber
amaçlı görüntü teminini zorlaştırmasının, Türkiye 1. Profesyonel Futbol Ligi
karşılaşmalarının yayın haklarını tek yayıncı olarak devralmakla Türkiye 1.
Profesyonel Futbol Ligi karşılaşmalarının banda kaydedilmiş görüntüleri
piyasasında sahip olunan hakim durumun açık televizyon yayınları piyasasında
kötüye kullanılması olduğuna OY ÇOKLUĞU ile;
1520
(2) Digitürk/Atlas’ın görüntü servisinde Show TV lehine ayrımcılık
yapmasının, Türkiye 1. Profesyonel Futbol Ligi karşılaşmalarının banda
kaydedilmiş görüntüleri piyasasında sahip olunan hakim durumun, açık
televizyon yayınları piyasasında kötüye kullanılması olduğuna OY ÇOKLUĞU ile;
b) Dolayısıyla, hak sahibi kuruluşlar Digitürk ve Atlas’ın, 4054 sayılı
Kanun'un 6. maddesi anlamında hakim durumun kötüye kullanılmasına uygunluk
gösteren bu uygulamalarından ötürü Kanun'un 16. maddesi uyarınca idari para 1530
cezası ile cezalandırılmalarına OY BİRLİĞİ ile;
02-50/636-258
40
c) Verilecek idari cezanın belirlenmesi aşamasında Işık İletişim Televizyon
ve Yayıncılık A.Ş.’nin gayri safi gelirlerinin de Digitürk/Atlas’ın gayri safi gelirlerine
eklenmesinin gerekmediğine OY BİRLİĞİ ile;
d) Daha önce 8.10.2001 tarih ve 01-48/485-M sayılı tedbir kararında ifade
edildiği üzere, açık televizyon yayınları piyasasında (Türkiye 1. Futbol Ligi
maçlarından görüntü yayınlama pazarı) meydana gelebilecek rekabet ihlallerini
önlemek amacıyla, haber amaçlı görüntüleri satmakla yükümlü olan 1540
Digitürk/Atlas’ın, herhangi bir yayın kuruluşunun, oynanan herhangi bir maçla ilgili
talebi üzerine, anılan sözleşmede belirlenen sınır içinde peşin olarak ödenecek
bir ücret karşılığında ve görüntülerin teminine ilişkin başkaca bir şart ileri
sürmeksizin, ait olduğu maçın, varsa, golleri ve diğer önemli pozisyonlarını içerir
biçimde hazırlanacak yayına uygun kalitede 1-3 dakika arası, (yayıncı tarafından
yapılacak pazar araştırması sonucunda belirlenebilecek) standart uzunluklarda
görüntüleri, aynı içerikte olmak kaydıyla, maç bitiminden sonra en geç 45 dakika
içinde, talep sahibi bütün yayın kuruluşlarının temsilcilerine aynı zamanda teslim
edilmek koşuluyla vermesi” ve herhangi bir yayın kuruluşu lehine ayrımcılık
yapılması sonucunu doğuran eylemlerden kaçınılmasının taraflara bildirilmesine; 1550
aksi takdirde uygulamaya devam edilmesi halinde haklarında soruşturma
açılacağının ve aynı Kanun’un 16. ve 17. maddeleri uyarınca işlem yapılacağının
taraflara hatırlatılmasına OY BİRLİĞİ ile
e) Digital Platform İletişim A.Ş. ve Atlas Yayıncılık ve Ticaret Anonim
Şirketi’ye yukarıda (B-a) maddesinde belirtilen eylem ve işlemleri sebebiyle, 4054
sayılı Kanun’un “Para Cezaları” başlıklı 16. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca;
2001 yılı net satışları üzerinden Digital Platform İletişim A.Ş.’ye 696.108.853.095
TL. ve Atlas Yayıncılık ve Ticaret A.Ş.’ye 73.378.374.183 TL. para cezası
verilmesine OY ÇOKLUĞU ile; 1560
yukarıda yer alan kararla ilgili her türlü sürenin, gerekçeli kararın taraflara
tebliğinden itibaren başlayacağına Danıştay yolu açık olmak üzere 28.8.2002
tarihinde Kurulumuzca karar verilmiştir.
1570
Full & Egal Universal Law Academy