REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : D1/1/İ.A.Y.-01/1 (Soruşturma)
Karar Sayısı : 02-57/748-304
Karar Tarihi : 27.9.2002
Dosya Konusu : Kurucu ortağı oldukları Madinsan Madencilik Sanayi
ve Ticaret A.Ş.’nin faaliyetleri dolayısıyla Dalsan Alçı Sanayi ve
Ticaret A.Ş., Doğan Alçı Panel Üretim Sanayi İthalat İhracat
Pazarlama Ticaret A.Ş., Tepe-Knauf İnşaat ve Yapı Elemanları
Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile ABS Alçı ve Blok Sanayi A.Ş.’nin
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiklerine ilişkin açılan
soruşturma sonucu verilen nihai karardır.
A- TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. M. Tamer MÜFTÜOĞLU,
Üyeler : Dr. Kemal EROL, İsmet CANTÜRK, A. Ersan GÖKMEN,
R. Müfit SONBAY, Kubilay ATASAYAR, Murat GENCER,
Prof. Dr. Zühtü AYTAÇ, Rıfkı ÜNAL
B- SORUŞTURMA HEYETİ
Başkan : Prof. Dr. Zühtü AYTAÇ
Raportörler : İsmail Atalay YOLCU, Cengiz SOYSAL,
Hakan Deniz KARAKOÇ
C- ŞİKAYET EDEN
- Gips Geliştirilmiş İnşaat Malz. ve Perlitli Sıva San. A.Ş.
Turan Güneş Bulvarı 89. Sokak No: 3/2 06550
Yıldız-Çankaya/ANKARA
- Kılıçoğlu Alçıtaşı Nakliye ve Ticaret Ltd. Şti.
55. Sokak No: 8 Balgat/ANKARA
- Atışkan Yapı ve Endüstriyel Alçı Ürünleri San. ve Tic. A.Ş.
M. Çukurhisar Sanayi Bölgesi ESKİŞEHİR
- Ankara Alçı Sanayi ve Ticaret A.Ş.
Demirciler Sitesi 2. Cad. No: 57/3 Siteler/ANKARA
D- HAKKINDA SORUŞTURMA YAPILANLAR
- Dalsan Alçı Sanayi ve Ticaret A.Ş.
Büyük Sanayi 1. Cad. Sincap Sok. No: 12 İskitler/ANKARA
Temsilci: Av. Nurkut İNAN
- Doğan Alçı Panel Üretim Sanayi İthalat İhracat Pazarlama
Ticaret A.Ş.
Çetin Emeç Bulvarı 4. Cad. 89. Sok. No: 15 06460
A. Öveçler/ANKARA
Temsilci: Av. Nurkut İNAN
- Tepe-Knauf İnşaat ve Yapı Elemanları Sanayi ve Ticaret A.Ş.
Bilkent Mevkii 7. Cadde Beytepe Köyü Bilkent/ANKARA
2 REKABET KURUMU
Temsilci: Av. Nurkut İNAN
- ABS Alçı ve Blok Sanayi A.Ş.
Libadiye Cad. Göztepe Soyak Sitesi 15. Blok Daire: 281-283
K.Çamlıca/İSTANBUL
Temsilci: Av. Nurkut İNAN
Çobanyıldızı Sok. 8/12 Çankaya/ANKARA
E- İDDİALARIN ÖZETİ
Şikayetçiler, Madinsan Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş.
(Madinsan A.Ş.) ile ilgili olarak yapmış oldukları başvurularda; Dalsan
Alçı Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Dalsan A.Ş.), Doğan Alçı Panel Üretim
Sanayi İthalat İhracat Pazarlama Ticaret A.Ş. (Doğan A.Ş.), Tepe-Knauf
İnşaat ve Yapı Elemanları Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Tepe-Knauf A.Ş.) ile
ABS Alçı ve Blok Sanayi A.Ş. (ABS A.Ş.)’nin Ankara/Bala’daki alçı taşı
sahalarının neredeyse tamamına yakınının ruhsatını Maden İşleri Genel
Müdürlüğü’nden almak ve bu ruhsatları Madinsan A.Ş.’ne devretmek
suretiyle alçı taşı pazarında tekel konumuna geldiklerini ve diğer toz alçı
üreticisi kuruluşların bu sahalar dışında alçı taşı temin etmesinin
mümkün olmadığını belirtmişlerdir. Ayrıca, ABS A.Ş., Tepe-Knauf A.Ş.,
Dalsan A.Ş. ve Doğan A.Ş. ’nin Madinsan A.Ş. sahasında çalışan ocak
işletmecilerinden redevans alması nedeniyle alçı taşı fiyatlarının artığı,
bu nedenle de Madinsan A.Ş. ortağı olmayan teşebbüslerin Madinsan
A.Ş. ortağı olan teşebbüslere göre maliyet açısından dezavantajlı
konuma geldiği iddia edilmiştir.
Şikayetlerde değinilen bir başka nokta ise, maden sahalarının bir
bütün halinde ihale edilmesinin bu sahalardan ham madde temin eden
teşebbüsleri zor durumda bırakan bir uygulama olduğu, bu durumun alt
pazarlarda tekelleşme riski yarattığı ve bu uygulamanın değiştirilerek
maden sahalarının daha küçük boyutlarda ihale edilmesinin gerektiği
hususudur.
F- DOSYA EVRELERİ
1- Gips Geliştirilmiş İnşaat Malz. ve Peritli Sıva San. A.Ş.’nin 17.5.2001
tarih ve 2055 sayılı, Kılıçoğlu Alçıtaşı ve Nakliye ve Ticaret Ltd.
Şti.’nin 18.5.2001 tarih ve 2081 sayılı ve Atışkan Yapı ve Endüstriyel
Alçı Ürünleri Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin 21.6.2001 tarih ve 2661 sayılı
başvuruları üzerine alçıtaşı pazarında ilk inceleme yapılmıştır. Yapılan
ilk inceleme sonucunda Kurul’un 27.9.2001 tarih ve 01-45/453–M
sayılı Kararı uyarınca ve Başkanlık Makamının 21.9.2001 tarih ve 99
sayılı Olurları ile önaraştırma yapılmıştır.
2- 1.11.2001 tarih ve D1/2/İ.A.Y.-01/4 sayılı Önaraştırma Raporu’nda yer
alan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi sonucu Rekabet Kurulu,
6.11.2001 tarih ve 01-54/536-M sayılı kararı ile;
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin ihlal edilip edilmediğinin
belirlenmesi amacıyla, Dalsan A.Ş., Doğan A.Ş.,Tepe-Knauf A.Ş. ve
ABS A.Ş. hakkında aynı Kanun’un 41. maddesi uyarınca soruşturma
açmıştır.
3 REKABET KURUMU
3- Bu karar üzerine, 21.11.2001 tarihinde, 4054 sayılı Kanun'un
43/2. maddesi uyarınca ilgili teşebbüs birliklerine soruşturma
açıldığına dair bildirimde bulunularak tarafların ilk yazılı savunmalarını
30 gün içerisinde Kuruma göndermeleri talep edilmiştir.
4- İlgili teşebbüs birliklerinin ilk yazılı savunmaları yasal süreleri içinde
Kurum kayıtlarına intikal etmiştir.
5- Soruşturma Heyeti’nin soruşturma süresinin 6.5.2002 tarihinden
itibaren 1 ay uzatılmasına ilişkin 30.4.2002 tarih ve REK.0.02.00.07/8
sayılı önergesi, 30.4.2002 tarih ve 02-26 sayılı Kurul toplantısında
görüşülerek kabul edilmiştir.
6- Soruşturma Heyetince tamamlanan 28.5.2002 tarih ve SR/02-7 sayılı
Soruşturma Raporu, Kanun’un 45/1. maddesi uyarınca Başkanlıkça
tüm Kurul Üyeleri ile ilgili taraflara 30.05.2002 tarihinde tebliğ edilmiş
ve aynı maddenin ikinci fıkrası gereğince taraflardan 30 gün içinde
yazılı savunmalarını göndermeleri istenilmiştir.
7- Hakkında soruşturma yürütülen bütün teşebbüslerin ikinci savunma
yazıları zamanında Rekabet Kurumu kayıtlarına intikal etmiştir.
8- Soruşturma Heyeti’nin hazırladığı “Ek Yazılı Görüş”, Kanun’un
45/2. maddesi uyarınca, 11.7.2002 tarihinde tüm Kurul üyeleri ve
taraflara tebliğ edilmiştir
9- İlgili teşebbüslerin ek yazılı görüşe karşı cevapları zamanında
Rekabet Kurumu'na intikal etmiştir.
10- Hakkında soruşturma yürütülen taraflar Kanun’un 46. maddesi
uyarınca sözlü savunma toplantısı yapılmasını talep etmişlerdir.
Rekabet Kurulu’nun 1.8.2002 tarih ve 02-46/555-M sayılı
toplantısında, yürütülen soruşturma ile ilgili olarak 24.9.2002
tarihinde sözlü savunma toplantısı yapılmasına karar verilmiş ve
sözlü savunma toplantısı davetiyeleri, Kanun’un 46/2’nci maddesi
uyarınca ilgililere gönderilmiştir.
11- 24.09.2002 tarihinde yapılan sözlü savunma toplantısına ilgili
teşebbüs birlikleri ve temsilcileri katılmıştır.
12- Rekabet Kurulu 27.9.2002 tarihinde nihai kararını vermiş ve karar
4.10.2002 tarihinde taraflara tefhim edilmiştir.
G- RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda; alçı taşı piyasasındaki
faaliyetleri nedeniyle şikayete konu olan ve
- Dalsan A.Ş.,
- Doğan A.Ş.,
- Tepe-Knauf A.Ş. ve
- ABS A.Ş.
tarafından ortak kontrol esasında kurulan Madinsan A.Ş.’nin; toz alçı
pazarında birbirlerinin rakibi konumunda bulunan kurucuları arasında
rekabeti kısıtlayıcı bir koordinasyon riski taşımasından dolayı 4054 sayılı
Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiği ifade
edilmektedir.
4 REKABET KURUMU
H- İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
H.1. İLGİLİ PAZAR
H.1.1. Ürünün Tanımı ve Kullanım Alanları
Alçı taşı; evaporitler olarak adlandırılan ve aralarında kaya tuzu,
potasyum, magnezyum tuzları ve primer dolomitin’in de yer almakta
olduğu bir grup kayaçlar topluluğu üyesidir. Alçı taşı, diğer evaporitler
gibi kapalı veya yarı kapalı havzalardaki, sığ ve tuz oranı yüksek deniz
veya göl sularının, tamamen buharlaşması sonucu oluşmaktadır.
Alçı taşı terimi, genellikle bir ayırım yapılmaksızın jips ve anhidrit
için; jips ve anhidrit isimleri ise hem mineraller hem de kayaçlar için
kullanılmaktadır.
Jips, kimyasal formülü içerisinde iki molekül su bulunduran,
kalsiyum sülfattır. İçinde bulundurduğu su molekülleri sebebiyle toz alçı
üretiminde tercih edilmektedir.
Anhidrit, saf kalsiyum sülfattır (içerisinde su molekülü yoktur).
Jipse göre daha sert ve daha ağır bir mineraldir.
Genellikle bir alçı taşı madeninde jips ve anhidrit birlikte
bulunmalarına karşılık, jips oranı daha azdır.
Alçı taşının günümüzde başlıca dört kullanım alanı vardır:
a. Ham jips, beyaz boya ve dolgu maddesi olarak kağıt ve pamuklu
tekstil maddelerine katılır. Kömür işletmelerinde, kömür tozlarında kül
oranını artırmak için de kullanılır. Jips ham halde çimento sanayinde
donmayı geciktirmek için kullanılmaktadır. Nikel izabesinde eritmeyi
kolaylaştırma ve bira sanayiinde mayalandırma için kullanılır. Ham jips
ticareti, ballast olarak veya öğütülmüş yarı mamül şeklinde
yapılmaktadır.
b. Yarı mamül bir jips olan alçının kullanım alanı çok çeşitlidir. Son
yıllarda alçı sıcak ve soğuk yalıtım maddesi olarak, büyük ölçülerde
kullanılmaya başlanmıştır. Binalarda ses izolatörü ve rutubeti de
ayarlayan bir düzenleyici olarak,izabe ve seramik endüstrilerinde ise
döküm ve kalıp işleri için kullanılmaktadır. Alçının tıp alanında; cerrahide
ve dişçilikte de kullanım alanı bulunmaktadır. Keza eski kullanım alanları
olan sıva, kabartma, süsleme v.b. yerlerde, inşaatlarda her gün biraz
daha artan miktarlarda kullanımına devam edilmektedir.
c. Mamul alçı, prefabrik inşaat malzemelerinin başlıca girdisidir.
Günümüzde alçı ile yapılan çeşitli prefabrike malzeme miktarı, diğer
bütün alanlardaki miktarı aşmış bulunmaktadır. Bu maksatla alçı ile hazır
bina bölme duvarları, panolar, blok, kiriş ve tavanlar yapılmaktadır. İki
kağıt levha arasına deterjanla köpük haline getirilmiş alçı püskürtme
suretiyle, çok ince kalınlıklara kadar her türlü imalat yapılmaktadır.
Alçının ucuz, basit ve yerli malzeme olması bu alanda tüketimini çok
artırmaktadır.
5 REKABET KURUMU
d. Kimya sanayiinde alçı taşının kullanılması, 40 yıl kadar önce pratik
olarak hiçbir alanda kullanılmayan anhidridin, İngiliz menşeli İmperial
Chemical Industries’in, bu maddeyi amonyum sülfata çevirmesi ile
başlamıştır. Bu yolla alçı, gübre sanayiinde önemli oranlarda
kullanılmaya başlanmıştır. Ülkemizde de toplam alçı üretiminin önemli bir
kısmı bu alanda girdi olarak kullanılır hale gelmiştir.
Alçı taşının kullanımı ham ve pişirilmiş olmak üzere ikiye
ayrılmaktadır. Jips ve anhidrit, ham ve öğütülmüş olarak portland
çimentosu üretiminde, tarım arazilerinin geliştirilmesinde (gübre), kağıt
ve tekstil sanayiinde dolgu maddesi olarak ve nadiren balast yapımında
kullanılmaktadır. Anhidrit başlıca gübre sanayiinde kullanılmaktadır.
Kimya sanayii, özellikle sülfürik asit üretimi anhidritin diğer kullanım
alanıdır.
Ülkemizde gübre sanayiinde kullanılan anhidrit ile çimento
üretiminde kullanılan alçı taşı (jips ve anhidrit) miktarının yılda 2.000.000
ton civarında olduğu tahmin edilmektedir.
Jipsin ana kullanımı ise belirgin bir özelliğine dayalıdır. Jips 160-
175 derece ısıtıldığında bünyesindeki suyun dörtte üçünü kaybederek
toz alçıya dönüşür. Toz alçı yeniden su ile karıştırıldığında kolayca şekil
verilebilme ve zamanla donma özelliğine sahiptir. Günümüzde çeşitli
katkı maddeleri eklenerek alçı çamurunun plastisitesini artırmak ve
donma süresini ayarlamak mümkün olmaktadır.
Jips bu özelliğinden dolayı sanayiinin çeşitli kollarında, özellikle
inşaat sektöründe geniş kullanım alanları bulmuştur. Alçının sağlıklı bir
ürün olması, alternatif yapı malzemelerine göre hafifliği, ekonomikliği,
ses izolasyonu ve yangına karşı dayanıklılık gibi nitelikleri nedeniyle,
özellikle son 15 yılda kullanımı giderek artmaktadır.
Bu yaygın kullanım yelpazesi dikkate alınarak, alçı taşı ve toz alçı
türevi ürünlerin sınıflaması şu şekilde yapılabilir;
i) Kalıp Alçıları
- Teksir kalıbı alçısı
- Porselen kalıp alçısı
- Seramik kalıbı alçısı
- Kiremit kalıbı alçısı
ii) Tıpta Kullanılan Alçılar
- Diş alçısı
- Ortopedik alçı
iii) İnşaat Sektöründe Kullanılan Alçılar ve Türevleri
- İnşaat alçısı
- Kartonpiyer alçısı
- Saten perdah alçısı
- Perlitli sıva alçısı
- Makine sıva alçısı
- Derz dolgu alçısı
6 REKABET KURUMU
- Yapıştırma alçısı (alçı plaka, duval blok)
- Dolu gövdeli duval blok
- İki yüzü kartonlu alçı plaka
iv) Alçı Taşı
- Tüvenan alçı taşı
- Mikronize edilmiş alçı taşı
Bu ürünler içerisinde önemli miktarda alım-satıma konu olan
ürünler; toz alçı, dolu gövdeli blok ve kartonlu alçı plakadır. 8. Beş Yıllık
Kalkınma Planı’nında bu ürünlerin 1999 yılı toplam üretimleri şu şekilde
verilmiştir;
Toz alçı : 773.151 ton
Dolu gövdeli blok : 19.980 ton
Kartonlu alçı plaka : 186.000 ton
Yukarıda yer verilen temel toz alçı ve türevi ürünlerin yanında,
çimento ve diğer alanlarda kullanılan alçı taşı da dikkate alındığında,
sektörün büyüklüğünün yılda 3-3,5 milyon tonluk bir alçı taşı üretimiyle
ifade edilebileceği görülmektedir.
Çimento ve diğer sanayi dallarında girdi olarak kullanılması
halinde, üretim değerleri hakkında hesaplamalar yapmak zor olmakla
birlikte, bu sektörler hariç bırakıldığında yaklaşık 1 milyon tonluk toz alçı
ve türevi ürün miktarının, gelişmiş ülkelerin oldukça gerisinde olduğu
görülmektedir.
Alçının sağlıklı bir inşaat malzemesi ve ucuz olması sebebiyle toz
alçı kullanımı ve alçı panel üretimi her geçen gün artmaktadır. Pazardaki
bu gelişmeye bağlı olarak, dünya çapındaki yabancı menşeli alçı
üreticileri, son yıllarda doğrudan ya da yerli şirketlere ortak olmak
suretiyle, Türkiye pazarına girmektedirler. Fransız menşeli Lafarge,
Dalsan A.Ş. ve Entegre A.Ş. ile ortaklığı tercih ederken, İngiliz menşeli
BPB Gypsum Ltd. Şti., Doğan A.Ş.’nın Ankara’daki üretim tesislerini satın
almıştır. Alman menşeli Knauf ise Tepe-Knauf A.Ş. ismiyle sektörde
faaliyet göstermektedir.
Dünyada toz alçı üretimi sadece doğal yollardan elde edilen alçı
taşı ile yapılmamaktadır. Termik enerji santralleri ve gübre fabrikalarının
baca gazı desülfrizasyon ünitelerinden çıkan sentetik alçının
dönüştürülmesi yoluyla da üretim gerçekleştirilebilmektedir. Ancak
ülkemizde henüz bu teknoloji yerleşmiş değildir; enerji santralleri ve
gübre fabrikaları, baca gazını alçı üretimine uygun olarak
değerlendirememektedirler.
H.1.2. Türkiye’deki Rezerv Durumu
Ülkemizde yaygın olarak bulunan alçı taşı, daha önce Maden
Kanunu kapsamında olmadığı için yeterli ve bilimsel düzeyde arama
yapılmamış ve ülke potansiyeli tam olarak ortaya çıkarılamamıştır.
Türkiye genelinde tahminlere dayalı olarak görünür rezervin
165 milyon ton, görünür ve muhtemel rezervin ise 1,8 milyar ton olduğu
7 REKABET KURUMU
VI. Beş Yıllık Kalkınma Planı Alçı Özel İhtisas Komisyonu Raporu’nda
belirtilmiştir.
Sektörün coğrafi çalışma yapısına bakıldığında, alçı taşı
yataklarının genelde İç Anadolu, Güney ve Doğu Anadolu’da yaygın
olduğu; Türkiye’nin batısının ise alçı taşı kaynağından yoksun olduğu
görülmektedir.
Türkiye’de bulunan başlıca alçı taşı rezervleri şunlardır:
Beypazarı Havzası: Beypazarı başta olmak üzere, Nallıhan, Mihalıççık,
Sivrihisar, Elmadağ, Polatlı ve Ayaş’ı içine alan geniş bir sahadır. Esas
teşekkül jipstir; yer yer anhidrit de mevcuttur. Tahmini alçı taşı rezervi
1 milyon tondur.
Tuz Gölü Havzası: Konya/Tuzgölü, Şereflikoçhisar-Aksaray mıntıkası,
Niğde/Ulukışla, Konya/Ereğli ve Ankara/Bala bu havzadaki alçı taşı
yataklarıdır. Bu havza içindeki en önemli alçı taşı yatakları
Ankara/Bala’da bulunmakta ve Türkiye’nin alçı taşı ihtiyacının önemli bir
kısmı buradan karşılanmaktadır.
Çankırı-Çorum-Yozgat Havzası: Kırıkkale ve Kırşehir arazisini de
kapsayan bu havzada oldukça yüksek miktarda alçı taşı rezervi
bulunduğu tahmin edilmektedir.
Sivas Havzası: Kayseri’nin kuzeydoğusundan başlayıp, Sivas İl
hudutları içindeki geniş bir alana yayılmakta, hatta Erzincan’ın
güneybatısına kadar devam etmektedir.
Güney Doğu Anadolu Havzası: Siirt/Baykan, Kurtalan, Batman/Merkez,
Diyarbakır/Çınar ve Bismil sahalarını kapsayan geniş bir alandır.
Kars/Kağızman, Tuzluca Mıntıkası: Bu mıntıkada Aras nehri vadisi
boyunca yer yer ancak önemli jips teşekkülleri bulunmaktadır.
Erzurum Çevresi: İyi vasıflı ve saf jipsler bu mıntıkada gelişmiştir. Kalite
yönünden en dikkate değer olanları Aşkale’de yer alır; tahmini rezervi
20 milyon tondur.
Balıkesir/Susurluk Sahası: Önceki yıllarda yapılan çalışmalara göre,
Susurluk çevresinde en az 1 milyon ton jips rezervi mevcuttur.
Kütahya/Gediz Sahası: Gediz civarında, görünür 5 milyon, potansiyel
ise 29 milyon tonluk rezervler belirlenmiştir.
Görüldüğü üzere Türkiye, alçı taşı madeni bakımından oldukça
zengin sayılabilecek bir ülkedir. Ancak, alçı taşı miktar olarak ne kadar
çok olsa da homojen bir maden değildir; diğer bir ifadeyle her yerde aynı
kalitede bulunmamaktadır.
Özellikle toz alçı ve alçı plaka üretiminde, alçı taşının saflığı önem
kazanmaktadır. Tüketiciler tarafından beyaz veya beyaza yakın renkli
alçı ürünler tercih edilmektedir. Bu renkte ürünlerin üretilebilmesi için
%85’in üzerindeki saflık derecelerinde alçı taşına ihtiyaç vardır. Ayrıca
bölgedeki toprak yapısı da alçı taşından üretilen ürünlerin kalitesini
etkilemektedir. Üzerinde kil tabakası örtülmüş alçı taşı rezervleri,
8 REKABET KURUMU
çıkarma ve ayıklama zorlukları nedeniyle tercih edilmemektedir. Alçı taşı
rezervi bakımından önemli olan bir başka konu ise birim arazi üzerindeki
yoğunluğu, başka bir deyişle ekonomik olarak işlenebilirlik düzeyidir.
Türkiye’de tam bir bilimsel araştırma yapılmamış olsa da, bu
niteliklere sahip alçı taşının, her alçı taşı sahasında bulunmadığı
bilinmektedir. Bu nedenle, yukarıda sayılan kriterler açısından belirli
özellikleri saptanmış durumda olan rezervler, teşebbüsler açısından
çekici hale gelmektedir. Sektörde yapılan araştırmalarda, bugün için
Ankara/Bala, Niğde/Ulukışla, Sivas/Ulaş ve Erzurum/Aşkale’de bulunan
alçı taşı rezervlerinin bu niteliklere sahip olduğu anlaşılmıştır.
H.1.3. İlgili Ürün Pazarı
Ürün yelpazesindeki çeşitliliğe rağmen, temelde bu ürünlerin
birçoğunun, “toz alçı ve türevleri” başlığı altında toplanabileceği, ancak
bu genellemenin dışında kalan, tuvanen ya da ufalanmış ham alçı taşı
kullanımının da çok önemli miktarlara ulaştığı yukarıda yer verilen
açıklamalardan anlaşılmaktadır.
Nitekim, üretim zinciri ve kullanım alanları dikkate alındığında, bir
maden olarak “alçı taşı”nın çıkarılması ile toz alçı elde edilmesine ilişkin
faaliyetlerin de pazarda esas itibarıyla birbirinden ayrıldığı görülmektedir.
Yalnızca çimento üretiminde kullanılan alçı taşı miktarı bile tek
başına toz alçı sektöründen fazladır. Ne var ki bu miktarın, toz alçı
üreticileriyle herhangi bir ilgisi bulunmamaktadır. Bu amaçla kullanılan
alçı taşının, tüketim öncesinde yalnızca öğütme ya da ufalama
sürecinden geçtiği bilinmektedir.
Ancak toz alçı ve türev ürünlerin elde edilmesi, özel bir üretim
sürecini gerekli kılmaktadır. Dolayısıyla, toz alçı ve türev ürünlerin, “toz
alçı pazarı” şeklinde tek bir pazar olarak ele alınması yerinde olacaktır.
Diğer taraftan, gerek toz alçı pazarına yönelik olsun gerek
çimento, gübre vs. sektörlerde girdi olarak kullanılmak üzere üretilsin,
alçı taşı çıkarma faaliyetlerinin ortak niteliklere sahip olduğu, hatta çoğu
zaman aynı ocaktan çıkarılanlardan belirli kalite standardına sahip olan
kütlelerin toz alçı sektörüne, geriye kalanların ise çimento sanayiine
gönderildiği bilinmektedir.
Alçı taşının çıkarılması işlemi, genelde taşeron olarak nitelenen ve
ocak işleten firmalarca yerine getirilmektedir. Toz alçı üreticileri,
kendilerine ait maden sahaları olsa da, ihtiyaçları olan alçı taşı madenini
kendileri çıkarmayıp, madenlerde faaliyet gösteren alçı taşı ocaklarından
temin etmektedirler.
Bunun nedenlerinden birisi alçı taşı ocağı işletmeciliğinin oldukça
zahmetli ve masraflı bir iş olmasıdır. Bir ocağı işletebilmek için çoğu
zaman işletme ruhsatına sahip olmak yetmemekte, ayrıca ocağın
bulunduğu arazinin kullanım hakkını elde etmek gerekmektedir.
Ancak alçı üretimi ve ocak işletmeciliği faaliyetlerini ayrıştıran bu
suni sebepler olmasa ya da ileride ortadan kaldırılsa da alçı taşının
kullanım amacındaki çeşitlilik ve hammadde-nihai ürün dönüşüm
9 REKABET KURUMU
sürecindeki sektörel farklılıklara bağlı olarak, kendi dinamikleri ön plana
çıkan “alçı taşı pazarı” ayrı bir pazar olarak değerlendirilmiş, ayrı bir
üretim teknolojisi gerektiren toz alçı ve türev ürünlerin yer aldığı “toz alçı
pazarı” ise alçı taşından ayrı bir pazar olarak tespit edilmiştir.
H.1.4. İlgili Coğrafi Pazar
Toz Alçı Pazarı Açısından: Toz alçı piyasasında üretim tesisleri
kurulurken, iki unsurun önem kazandığı görülmektedir. Bunlar,
hammadde kaynağına veya pazara yakınlıktır. Bir alçı üreticisi üretim
tesisini kurarken bu iki unsurdan birini göz önüne almak suretiyle
yatırımını yapmakta, her iki unsur da nakliye masraflarının yüksekliğine
bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. Ancak, toz alçının nakliye maliyetinin
nihai ürün fiyatına oranı, alçı taşı nakliyesindeki kadar yüksek değildir.
Dolayısıyla yer seçiminde, pazara yakınlıktan çok hammadde kaynağına
yakınlığın rol oynayacağı açıktır. Bunun yanında teşvik politikalarının
yönlendirmesiyle üreticiler, ham madde kaynağından uzak yerlerde de
tesis kurmaya yönelebilmektedirler.
Toz alçı ve türev ürünlerin taşıma maliyetleri yüksek olsa da,
Türkiye genelindeki toz alçı talebinin yaklaşık %80’i dört büyük teşebbüs
tarafından karşılanmaktadır.
Gerek alçı taşı kalitesinin toz alçı ve alçı türevlerinin üretilmesine
müsait olması, gerekse coğrafi konumunun uygunluğu ve nakliye
imkanlarının gelişmişliği, Ankara/Bala’da bulunan alçı taşı sahasını, toz
alçı üreticileri tarafından Türkiye’nin en çok tercih edilen maden sahası
konumuna getirmiştir.
Bu bölge uzun yıllardır toz alçı pazarının merkezi konumunda
olmuştur. Bala ilçesinde toz alçı üretimine oldukça uygun kalitede alçı
taşı rezervlerinin mevcut olması, bu rezervlerin, üzerinde ocak kurmak
için yeterli miktarda alçı taşı içermesi, ulaşım imkanlarının kolaylığı,
geleneksel olarak alçı taşı nakliyesi ile iştigal eden 2000 civarında
kamyonun mevcudiyeti ve ocak işletmeciliği konusunda önemli teçhizat
ve tecrübeye sahip ocak işletmecilerinin bulunması gibi faktörlerin bir
araya gelmesi neticesinde, ham madde kaynağına yakınlığı ön plana
alan toz alçı üreticileri yatırımlarını bu saha civarına veya bu bölgenin
yakınlarına yapmışlardır.
Toz alçı pazarının gelişmesi ve alçı talebinin artmasıyla birlikte,
farklı coğrafi bölgelerde önemli tesislerin kurulması neticesinde coğrafi
pazarın daha dar alanlar olarak bölünmesi mümkündür. Ancak, mevcut
koşullarda işletmelerin yüksek navlun giderlerine katlanarak ya da bu
giderleri fiyata yansıtarak Türkiye geneline satış yapabilecekleri, zira
önemli bir arz fazlası sorunu ile karşı karşıya bulunulmadığı
görülmektedir.
Söz konusu dört teşebbüs Ankara civarında kurulu fabrikalarda
üretim gerçekleştiriyor olmakla birlikte (yalnızca ABS A.Ş.’nin Tarsus ve
Bozüyük’te kurulu tesisleri mevcuttur, ancak kapasiteleri ve fiili üretimleri
Ankara Fabrikası’ndan düşüktür), bu aşamada; Türkiye genelinin “toz
10 REKABET KURUMU
alçı pazarı” açısından tek bir coğrafi pazar olarak değerlendirilmesi
gerektiği kanaatine varılmıştır.
Alçı Taşı Pazarı Açısından: Dosya mevcudu bilgilerden, alçı taşı sahaları
bakımından Türkiye’nin zengin bir ülke olduğu, ancak bu sahaların
niteliklerinin belirlenmesi için gerekli etüt ve araştırmaların gereğince
yapılmadığı, yalnızca 4 farklı bölgede yer alan rezervler bakımından
açıklık bulunduğu anlaşılmıştır. Ancak sektörün gelişimine bakıldığında
da kısa dönemde, yeni alçı sahalarının ortaya çıkarılacağı ve işletmeye
alınacağı sonucuna ulaşmak zor gözükmektedir. Zira mevcut ocaklar ve
özellikle Bala’da yer alan rezerv, “toz alçı ve türev ürünler” pazarının
ihtiyacını uzun süre karşılayacak durumdadır. Türkiye genelinde halen
faal olan rezervler şu şekildedir: Bala/Ankara (Altıntop Madencilik,
Berberoğlu Madencilik, Cihan Madencilik, Erdemler Madencilik,
Kuyrukçuoğlu Madencilik, Nasa Madencilik, Şahin Madencilik, Kılıçoğlu
Madencilik), Ulukışla/Niğde (Arısoy Madencilik, İnkaya Madencilik),
Sivrihisar/Eskişehir (İnallar Madencilik), Sivas (Barit Madencilik), Denizli
(Özdenler Madencilik, Ak Alçı Madencilik) ve Osmancık/Çorum
(Güleryüz Madencilik).
Diğer taraftan, Türkiye’de kurulu ve sayıları 50’yi geçen çimento
üretim tesisleri ve diğer sanayi kuruluşları, alçı taşı ihtiyacını kendilerine
nakliye olanakları itibarıyla uygun gördükleri noktalardan temin
edebilmektedirler. Örneğin, İç Anadolu, Ege ve Marmara Bölgesindeki
çimento üreticileri, her ne kadar alçı taşının kalitesine fazla önem
vermeseler de, nakliye imkanlarının kolaylığı ve birbirleriyle rekabet
halinde çok sayıda ocak işletmecisinin bulunmasından kaynaklanan alçı
taşı fiyatı ve nakliye giderlerindeki düşüşlerden faydalanarak, çimento
üretiminde kullandıkları alçı taşını zaman zaman Bala’dan temin
etmişlerdir. Ancak 2001 verileri itibarıyla bu miktar 150-200 bin ton
arasında kalmıştır ki bu durum nakliye maliyetinin yüksekliğine işaret
etmektedir. Dolayısıyla alçı üreticileri dışındaki diğer sanayi kuruluşları,
yerel üretim noktalarına talep göstermektedirler.
Çimentoya yönelik alçı taşı üretiminin ise toz alçı ve türev ürünler
pazarıyla herhangi bir ilgisinin olmadığı bilinmektedir. Biraz zorlamayla
da olsa çimento fabrikalarının talebine bağlı olarak ortaya çıkabilecek
yeni üretim merkezlerinin, mevcut ocaklara rakip olabileceği
düşünülebilirse de, gerek kalite ölçütleri, gerekse 25-30 km’lik
mesafelerde bile %200 ’ün üzerine çıkan navlun maliyeti dikkate
alındığında, alçı taşı pazarında coğrafi pazarın oldukça dar tanımlanması
gerekmektedir. Dolayısıyla bu soruşturma kapsamında da alçı taşı
açısından ilgili coğrafi pazar “Bala ve çevresi”yle sınırlandırılacaktır.
H.2. YAPILAN TESPİTLER VE DELİLLER
H.2.1. SORUŞTURMA KONUSU TEŞEBBÜSLERİN MADİNSAN A.Ş.
ARACILIĞIYLA SAHİP OLDUKLARI MADEN RUHSATLARINA
İLİŞKİN TESPİTLER
Şikayete konu olan Madinsan A.Ş., kuruluş tarihi itibarıyla alçı taşı
pazarında faaliyet gösteren ve toz alçı pazarının en büyük 4 teşebbüsü
11 REKABET KURUMU
olan Dalsan A.Ş, Doğan A.Ş., Tepe-Knauf A.Ş. ve ABS A.Ş. ile bu
şirketlerinin yöneticileri tarafından, her bir şirketin payı %25 olmak
suretiyle kurulmuş bir anonim şirkettir.
Madinsan A.Ş., “her türlü madenin, maden haklarının arama ve
işletme ruhsatlarının alınması, madenlerin işletilmesi veya işlettirilmesi,
her türlü maden ham ve yarı mamul ve mamullerin temini, alımı, satımı,
ihraç ve ithali” amacıyla kurulmuştur.
Şirket ortakları esas itibarıyla toz alçı ve türev ürünler konusunda
rekabet halindedirler. Dört teşebbüs toz alçı pazarının yaklaşık %….’ini
kontrol etmektedir.
Ankara ili Bala ilçesindeki alçı taşı faaliyetleri ile ilgili olarak
aşağıdaki tespitler yapılmıştır:
Madinsan A.Ş. şu anda Ankara/Bala’da İR 6735 ruhsat nolu
7120.85 hektarlık ve İR 6848 ruhsat nolu 132 hektarlık iki adet maden
sahasının işletme ruhsatına sahiptir. İR 6848 ruhsat nolu saha rezerv
bakımından diğerine oranla oldukça düşüktür. İR 6735 ruhsat nolu
maden sahasının muhtemel alçı taşı rezervi 518.996.875 tondur. Bu
rakamın yaklaşık ¼’i jips, ¾’ü ise anhidrittir. Ruhsatlı sahanın yaklaşık
1500 hektarlık bir bölümünde yayılmış olan alçı taşının bir bölümü tapulu
alanlarda, bir bölümü ise yerleşim alanlarında kalmaktadır. Bu nedenle,
muhtemel rezervin tamamından yararlanılamamaktadır. Ancak
çıkarılabilir rezerv, gerek toz alçı üreticilerinin gerekse çimento
üreticilerinin alçı taşı ihtiyacını uzun yıllar karşılamaya yetecek
miktardadır.
İR 6735 ruhsat nolu saha, kurucu ortaklarından birisi olan Doğan
A.Ş.’nın ortağı Seyhan DOĞAN’dan, 30.1.2001 tarihinde devralınmıştır.
İR 6848 ruhsat nolu saha ise yine kurucu ortaklarından birisi olan Tepe-
Knauf A.Ş.’den devralınmıştır.
H.2.2. MADİNSAN’IN HUKUKİ STATÜSÜNE İLİŞKİN TESPİTLER
Madinsan A.Ş., yapısı itibarıyla 4 şirket tarafından kontrol edilen
bir ortak girişim şirketidir. Madinsan A.Ş.'nin ana sözleşmesinde şirketin
sermaye dağılımının aşağıdaki şekilde oluşturulduğu görülmektedir.
Tablo 1- Madinsan'ın Sermaye Dağılımı
Hisse Hisse Sahibi Hisse Adedi
A Grubu ABS Alçı ve Blok San. A.Ş. 199.000
A Grubu M.. N… B… 1.000
B Grubu Dalsan Alçı San. Ve Tic. A.Ş. 199.000
B Grubu M… D… 1.000
C Grubu Doğan Alçı Alçı Panel Ür. San. Ith. İhr. Paz. Tic. A.Ş. 199.000
C Grubu D… D… 1.000
D Grubu Tepe Knauf İnşaat ve Yapı El. San. ve Tic. A.Ş. 199.000
D Grubu M… İ… Ö… 1.000
12 REKABET KURUMU
Tablodan da anlaşıldığı üzere, dört ana teşebbüs %25 oranındaki
hisselerle ortak girişimin sermayesinde eşit pay sahibi konumundadırlar.
Bir teşebbüsün sermaye dağılımında ve hatta karar verme
aşamalarında eşit paylara ya da haklara sahip olunulması, doğrudan söz
konusu teşebbüste ortak kontrolün var olduğu sonucunu ortaya
çıkarmamaktadır. Ortak kontrolün varlığından bahsetmek için,
teşebbüslerin karar alma mekanizmasında belirleyici etkiye sahip
olmaları gerekmektedir. Bu çerçevede, Madinsan A.Ş.'nin karar
mekanizmasını oluşturan Yönetim Kurulu'na ilişkin ana sözleşmede yer
alan maddeler incelenmiştir. Söz konusu maddeler şu şekildedir:
“YÖNETİM KURULU
Madde 8
Şirketin temsil ve idaresi, Genel Kurul tarafından Türk Ticaret
Yasası ve şirket ana sözleşmesi hükümlerine göre ortaklar ve ortak
hükmi şahısların temsilcileri arasından en çok üç yıl için, her bir grubun
göstereceği adaylar arasından birer kişi olarak seçilecek dört üyeden
oluşan Yönetim Kurulu tarafından yürütülür.
Seçim süresi sona eren yönetim kurulu üyeleri yeniden
seçilebilirler. Süre bitiminden önce boşalan üyenin yerine boşalan grubun
göstereceği kişi atanır ve ilk genel kurulun onayına sunulur.
İlk yönetim kurulu üyeleri olarak, üç yıl süre ile görev yapmak
üzere:
A Grubu hissedarları temsilen M… N… B…,
B Grubu hissedarlardan Dalsan Alçı Sanayi ve Ticaret A.Ş.'yi
temsilen M… B… D…,
C Grubu hissedarları temsilen D… D…,
D Grubu hissedarları temsilen M… İ… Ö…,
seçilmişlerdir.
YÖNETİM KURULUNUN GÖREVLERİ
Madde 11
Yönetim kurulunun toplantı, toplanma ve karar nisapları, oy
verilmesi, yönetim kurulunun görev ve yetkileri, yönetim kurulu üyelerinin
çekilmesi, ölüm ve görevlerini yapmaya engel olan halleri, yükümlülük ve
sorumlulukları Türk Ticaret Yasası göre saptanır.
Ancak yönetim kurulunun:
- Şirketi temsil ve ilzama ilişkin imza sirküleri yayınlaması,
- Şirket genel müdürleri ve diğer genel müdürlerinin atanması ve azli,
- Her tür taşınmaz, maden sahaları, Medeni Yasa gereğince ayni veya
gayri maddi haklar edinilmesi, alınması, satılması, kiraya verilmesi veya
kiralanması, ipotek edilmesi, finansal kiralama, ipotek veya kredi
sözleşmeleri yapılması,
13 REKABET KURUMU
- Ortaklardan herhangi birisinin hissesini devir etmek istemesi halinde,
kurucu ortakların bu hisseyi öncelikle ve eşit paylarla devir alması veya
üçüncü kişilere devre onay vermesi,
- Sahip olunan maden sahalarının işletme şekli, rödevans karşılığı
üçüncü şahıslara işlettirilmesi, kiralanması ve bunların süre, şart ve
koşullarının saptanması,
- Sermaye artımı, eksiltilmesi ve şirket ana sözleşmesi değişiklik
tasarıları,
- Aracılık yapmamak kaydıyla, başka şirketlere katılım ve başka
şirketlerin hisselerinin alınması ve satılması,
kararlarının alınabilmesi veya genel kurul gündemine konabilmesi için,
Yönetim Kurulu üyelerinin tamamının toplantıya katılması ve Yönetim
Kurulu üyelerinin tümünün kabul oyu ile karar alınması şarttır.”
Yukarıda yer alan iki maddeden de anlaşılacağı üzere, Madinsan
A.Ş.’nin yönetim kurulu 4 üyeden oluşacak, her bir üye ana teşebbüsü
temsil edecek ve özellikle stratejik bazı kararlarda her bir üyenin olumlu
oyu zorunlu olacaktır. Ana sözleşmenin 11. maddesinde yer alan maden
sahaları alınması, satılması, maden sahalarının işletme şekli, redevans
karşılığı kiralanması, başka şirket veya kuruluşlardan teknoloji veya proje
alımı veya verilmesi ve bütçe ile her türlü yatırım programlarının
onaylanması gibi kararların tamamı stratejik karar olarak
değerlendirilmektedir. Dolayısıyla, Madinsan A.Ş.’nin yönetiminin, kurucu
teşebbüsler olan Dalsan A.Ş., ABS A.Ş., Doğan A.Ş. ve Tepe A.Ş.'nin
ortak kontrolü altında bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır.
H.2.3. MADİNSAN A.Ş. ORTAKLARININ TOZ ALÇI PAZARINDAKİ
KONUMLARINA İLİŞKİN TESPİTLER
Alçı taşı pazarı açısından bakıldığında, Madinsan A.Ş.
ortaklarının, Madinsan A.Ş. aracılığıyla sahip oldukları ruhsatlar ve
doğrudan kendileri adına sahip oldukları ruhsatlarla birlikte, Bala’da yer
alan sahaların önemli bir kısmını ellerinde tutmaktadırlar. Ancak, dosya
mevcudu bilgilerden, coğrafi pazar olarak alınan Bala ve çevresinde ne
kadar alçı taşı bulunduğuna ve bu rezervlerin niteliklerinin neler
olduğuna ilişkin yeterli bilimsel çalışmanın bulunmadığı, bu nedenle
soruşturma muhataplarının alçı taşı pazarındaki pazar paylarının kesin
olarak tahmin edilemediği anlaşılmıştır.
Bununla birlikte, Türkiye genelinde toz alçı pazarına yönelik
üretim gerçekleştiren ocakların büyük bir kısmı Bala’da bulunmakta olup,
mevcut sahanın işletme hakkı, soruşturma konusu Madinsan A.Ş.’ye
aittir. Halihazırda Türkiye genelindeki toz alçı pazarı faaliyetlerinin
yaklaşık %….’ı hammadde yönüyle bu sahaya bağlıdır. Bu durum,
MadinsanA.Ş.’nin pazardaki gücünü açıkça göstermektedir.
Toz alçı pazarı açısından ise Madinsan A.Ş. ortaklarının toz
alçıdaki sahip oldukları üretim kapasitesi Türkiye toplamının yaklaşık
%80’idir. Ancak diğer teşebbüslerden bazılarının kapanmış olabilecekleri
ve tarafların önemli oranlarda kapasite artırımına gittikleri bilinmektedir.
14 REKABET KURUMU
Teşebbüslerin önemli alçı ürünlerine ilişkin fiili üretim bilgilerinin
kapasiteye dayalı hesaplamalarla aynı doğrultuda olduğu görülmüştür.
Buna göre, alçı taşından mamul toz alçı, kartonlu alçı plaka ve dolu
gövdeli alçı blok üreten teşebbüsler ve pazar payları aşağıdaki gibidir;
Tablo 2- Teşebbüsler ve Pazar Payları
FİRMA ADI FABRİKA YERİ Toz Alçı
Kartonlu
Alçı Plaka
Dolu
Gövdeli
Alçı Blok
ABS A.Ş. Ankara-Bozüyük-Adana % …. % …. % ….
Dalsan A.Ş. Ankara % …. % …. -
Tepe-Knauf
A.Ş. Ankara-İzmit % …. % …. -
BPB Ltd.Şti.* Ankara % …. % …. -
BMT A.Ş. Sivas % …. - -
Entegre A.Ş. İstanbul % …. - -
Gips Alçı Ankara ? - -
Ankara Alçı Ankara ? - -
Birlik Alçı Niğde ? - -
Atışkan Alçı Eskişehir ? - -
Sargın Alçı Şereflikoçhisar ? - -
* BPB Ltd Şti. 2001 yılında Doğan Alçının üretim tesislerini devralmıştır. Bu nedenle
Doğan A.Ş.’nin pazar payı BPB Ltd. Şti.’nin pazar payı olarak ifade edilmiştir.
Görüldüğü üzere toz alçı pazarının temel ürünü olan toz alçıda
Madinsan A.Ş. ortaklarının toplam pazar payı yaklaşık %…., kartonlu
alçı plakada %…., dolu gövdeli alçı blokta ise yine pazar payları
%….dür.
H.3. SAVUNMA
Tarafların soruşturma raporunda yer alan görüşler karşısındaki
esasa yönelik savunmalarında öncelikli olarak, aynı pazarda yer alan
teşebbüsler tarafından kurulan ortak girişimlerin herhangi bir rekabet
ihlali yapmadıkları sürece 4054 sayılı Kanun’a aykırı olarak
nitelendirilemeyeceği görüşüne ağırlık verilmiştir. Bu görüşe dayanılarak
yapılan savunmada, Madinsan A.Ş.’nin gerek kuruluş aşamasında,
gerekse uygulamaları süresince 4054 sayılı Kanun’a aykırı bir durumun
mevcut olmadığı iddia edilmiştir.
Yapılan bir diğer savunma ise, redevans miktarının, pazarda
rekabeti etkileyecek boyutta olmadığı yönündedir. Taraflar ayrıca, Bala
yöresinde Madinsan A.Ş.’nin işlettiği sahalar dışında alternatif maden
sahalarının mevcut olduğu, bu nedenle de bu sahanın ilgili teşebbüslerin
elinde bulunmasının herhangi bir önemi olmadığına değinmişlerdir.
Taraflar son olarak, Madinsan A.Ş. ortaklarının birbirlerinin
Madinsan A.Ş. sahasından satın aldıkları alçı taşı miktarları hakkında
bilgi edinmedikleri, bu yönde bir yönetim kurulu kararı bulunmadığı,
ayrıca bu yöndeki bir bilgi değişiminin Ticaret Kanunu’nun 331. maddesi
uyarınca yönetim kurulu kararına bağlı olduğunu belirtmişlerdir.
15 REKABET KURUMU
I- GEREKÇE ve HUKUKİ DAYANAK
Raportör görüşünde de yer aldığı üzere, özellikle koordinasyon
riski içeren ortak girişimlerin 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesi kapsamına
girebileceği açıktır. Bu nedenle Madinsan A.Ş.’ye ilişkin yapılacak
4054 sayılı Kanun kapsamındaki değerlendirmelerde ortak girişim
kavramı ön plana çıkmaktadır. Teşebbüsler arasında “ortak kontrol”
esasına göre oluşturulan ortaklıkların büyük çoğunluğu, Rekabet Hukuku
bağlamında “ortak girişim” mahiyetindedir. Türk Ticaret Kanunu’nda ortak
girişimlere ilişkin herhangi bir tanım mevcut olmamakla birlikte, “ortak
girişim” kavramı iktisadi olarak geniş biçimde, farklı amaçlara, yapılara
ve iktisadi etkilere sahip -işbirliği ya da yoğunlaşmaya yol açan- pek çok
türde anlaşmayı kapsayacak şekilde kullanılmaktadır.
Ayrı birer teşebbüs olarak nitelenebilen gerçek veya tüzel kişiler
arasındaki ortaklıklardan, şekil ve esas itibarıyla açıkça yoğunlaşma
(birleşme/devralma) olarak nitelenemeyenler, Rekabet Hukuku
bağlamında genel olarak “işbirlikçi ortak girişim” kavramı altında
toplanmıştır.
Kanun’un 4. maddesi, sadece rekabeti engelleme, bozma ya da
kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran anlaşmaları değil, bu
etkiyi doğurabilecek nitelikteki anlaşmaları da kapsamına almaktadır. Bu
nedenledir ki, ortak girişim vakalarının 4. madde çerçevesindeki
değerlendirmesinde, genellikle ana teşebbüsler arasında ya da ana
teşebbüsler ile ortak girişim arasındaki potansiyel rekabetin
koordinasyonu riski irdelenmektedir.
Madinsan A.Ş., alçı taşı maden sahipliği faaliyeti ile iştigal eden
bir teşebbüstür. Bu teşebbüsün kurucu ortakları olan; Dalsan A.Ş.,
Doğan A.Ş., Tepe-Knauf A.Ş. ile ABS A.Ş. ise alçı taşının ana
hammadde olarak kullanıldığı toz alçı ve türev ürünleri pazarında faaliyet
gösteren teşebbüslerdir. Bu teşebbüsler toz alçı ve türev ürünleri
pazarında birbirlerine rakip olup, toz alçı pazarının yaklaşık %….ini,
türev ürünler pazarının ise %…..’ünü kontrol etmektedirler. Bu açıdan
bakıldığında toz alçı ve türev ürünleri pazarında faaliyet gösteren
teşebbüsler tarafından, toz alçı pazarının üst pazarı olarak nitelendirilen
alçı taşı pazarında faaliyet gösteren bir ortak girişim şirketinin kurulması
söz konusudur. Ancak, her ne kadar ortak girişim şirketi ile bu şirketin
kurucuları olan teşebbüsler arasında alçı taşı alım satımı konusunda bir
ilişki beklenmekteyse de fiiliyatta durum böyle değildir. Madinsan
A.Ş.'nin, her ne kadar ana sözleşmesinde sayılan faaliyet alanları
içerisinde ocak işletmeciliği bulunsa da, fiili olarak ocak işletmeciliği
yapmamaktadır. Bu teşebbüsün alçı taşı pazarındaki faaliyeti maden
sahipliğinden ibarettir. Madinsan A.Ş., işletme ruhsatına sahip olduğu
maden sahasından alçı taşı çıkarıp satmamakta, bu işlemi redevans
karşılığı, bağımsız birer teşebbüs olan ocak işletmecilerine
devretmektedir. Ocak işletmecileri ise Madinsan A.Ş.’nin maden
sahasında faaliyet gösterebilmek için bu teşebbüsle redevans
sözleşmesi imzalamaktadırlar.
16 REKABET KURUMU
Redevans sözleşmeleri incelendiğinde, Madinsan A.Ş. tarafından
ocak işletmecilerine çıkarılan alçı taşlarının kimlere hangi koşullarda ve
nasıl satılacağının belirlenmediği ve dolayısıyla ocak işletmecilerinin bu
konuda tamamen bağımsız olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle,
Madinsan A.Ş. ile ortağı olan teşebbüsler arasında doğrudan herhangi
bir ticari faaliyet bulunmamaktadır. Nitekim Madinsan A.Ş. ortakları
tarafından bu teşebbüsün kurulma amacının, hammadde güvenliğini
sağlamak olduğu ifade edilmiştir. Bu durumda Madinsan A.Ş. ile bu
teşebbüsün ortakları arasında herhangi bir alt/üst pazar ilişkisi söz
konusu değildir.
Bu görüşler ışığında, hakkında soruşturma yürütülen tarafların
kurucusu oldukları Madinsan A.Ş.’nin anasözleşmesi ile faaliyetleri
dolayısıyla Dalsan A.Ş.; Doğan A.Ş.; Tepe-Knauf A.Ş. ve ABS A.Ş.’nin
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesini ihlal
etmedikleri kanaatine varılmıştır.
Şikayetlerde değinilen diğer bir husus olan, maden sahalarının
daha küçük boyutlarda ihale edilmesinin gerektiği yönündeki talepler
açısından da 4054 sayılı Kanun kapsamında müdahale gerektirecek bir
durum mevcut değildir.
J- SONUÇ
Hakkında soruşturma yürütülen tarafların kurucusu oldukları
Madinsan A.Ş.’nin ana sözleşmesi ile faaliyetleri dolayısıyla Dalsan Alçı
Sanayi ve Ticaret A.Ş.; Doğan Alçı Panel Üretim Sanayi İthalat İhracat
Pazarlama Ticaret A.Ş.; Tepe-Knauf İnşaat ve Yapı Elemanları Sanayi
ve Ticaret A.Ş. ile ABS Alçı ve Blok Sanayi A.Ş.’nin 4054 sayılı
Rekabet’in Korunması Hakkıda Kanun’un 4. maddesini ihlal
etmediklerine, sonuç olarak, 4054 sayılı Kanun hükümlerine aykırı bir
eylem tespit olunmadığından, haklarında soruşturma yürütülen
teşebbüslere yönelik olarak cezai işlem uygulanmasına gerek
bulunmadığına OYÇOKLUĞU ile karar verilmiştir.
K- KARŞI OY GEREKÇESİ:
Hakkında soruşturma yürütülen tarafların kurucusu oldukları
Madinsan A.Ş.’nin ana sözleşmesi ve faaliyetleri dolayısıyla Dalsan Alçı
Sanayi ve Ticaret A.Ş.; Doğan Alçı Panel Üretim Sanayi İthalat İhracat
Pazarlama Ticaret A.Ş.; Tepe-Knauf İnşaat ve Yapı Elemanları Sanayi
ve Ticaret A.Ş. ile ABS Alçı ve Blok Sanayi A.Ş.’nin 4054 sayılı Kanun
hükümlerine aykırı bir eylem tespit olunmadığına ilişkin çoğunluk
görüşüne aşağıdaki gerekçelerle katılmıyorum.
Kanun’un 4. maddesine göre, belirli bir mal veya hizmet
piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya
da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek
nitelikte olan anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür
karar ve eylemleri hukuka aykırı ve yasaktır. Ortak girişim anlaşmalarının
da şartları, bulunduğu takdirde, 4. madde kapsamında ele alınmasına
hukuki bir engel bulunmamaktadır.
17 REKABET KURUMU
Toz alçı ve türevleri pazarında birbirine rakip olarak faaliyet
gösteren ve bu pazarın %80’inden fazlasını elinde bulunduran dört
teşebbüsün, alçı taşı pazarında önemli bir saha olan Ankara-Bala’daki
sahanın işletilmesi için bir ortak girişim kurmaları, 4. maddenin
öngördüğü bir anlaşma olarak ele alınabilecektir. Ancak, öncelikle bu
ortak girişimin niteliğinin ortaya konularak, 4. madde ile bağlantısının
kurulması gerekir. Bu ortak girişimin yoğunlaşma doğurucu (Md.7) ve
işbirliği doğurucu ortak girişim ayrımında, işbirliği doğurucu grubunda yer
aldığı, unsurların belirlenmesiyle ortaya çıkabilir.
1997/1 sayılı Rekabet Kurulu Tebliği’nin 2. maddesinde,
Yoğunlaşma Doğuran Ortak Girişimler; “Amaçlarını gerçekleştirmek
üzere işgücü ve malvarlığına sahip olacak şekilde bağımsız bir iktisadi
varlık olarak ortaya çıkan ve taraflar arasındaki veya taraflarla ortak
girişim arasındaki rekabeti sınırlayıcı amacı veya etkisi olmayan ortak
girişimler” olarak tanımlamıştır. Tanımın unsurları içerisinde soruşturma
konusu ortak girişim bakımından en önemli olanı; “rekabeti sınırlayıcı
amacı veya etkisi olması” koşuludur. “Koordinasyon riski” olarak da
ifadelendirilen bu husus, alt-üst veya bağlantılı pazar ilişkisi ve ortak
girişimin kuruluşlarının pazarda yer alış statüleri itibariyle adı geçen
birliktelikte görülebilmektedir. Dolayısıyla, ilgili ortak girişimin
yoğunlaştırıcı değil, işbirliği doğurucu bir anlaşma olarak, sonuçta da
4. madde kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.
Ortak girişimin bu şekilde değerlendirilebilmesi için şüphesiz,
kurucu ve aynı zamanda rakip teşebbüslerin pazar faaliyetleri, ilişki ve
paylarının ayrıntılı irdelenmesi şarttır. Gerçekten teşebbüsler aynı
pazarda faaliyet gösteriyorlarsa ortak girişim anlaşmasının 4. madde
kapsamına gireceği hususunda kuşku yoktur. Buna bağlı olarak, farklı
pazarlarda yer almaları halinde 4. madde kapsamı dışında kalacakları da
mantıki bir sonuç olarak kabul edilir. Teşebbüslerin bağlantılı pazarlarda
faaliyette bulunmaları halinde ise ( alt-üst pazar; tedarik-üretim pazarı
gibi), olayın özelliğine, teşebbüsler arasındaki ilişkilere ve pazar
paylarına bakılarak yorum yapılmalı ve sonuca gidilmelidir. %….. veya
%….. oranında pazar payına sahip firmaların alt- üst pazar ilişkisinde
koordinasyon riski bulunmadığını iddia etmek gerçekle bağdaşmaz.
Elbette, rakipler arasında kurulan her ortak girişimin bilgi
değişimine, koordinasyon riskine, dolayısıyla rekabet ihlaline yol açacağı
şeklindeki genel bir yaklaşım veya iddia hukuken savunulamaz. Fakat,
bazı koşulların birlikteliğinde, ihlalin olabileceği de kayıtsız şartsız
reddedilemez. İşte, soruşturma konusu teşebbüslerin ortak girişimin bu
bakış açısıyla yorumlanması gerekmektedir. Aksine bir yorum, alt-üst
pazarlarda yüksek oranlarda pazar paylarına sahip teşebbüslerin
koordinasyon riskine göz yumulmasına somut ihlallerin tespiti için
Rekabet Kurumunun izin verdiği veya aykırı görmediği tüm ortak
girişimleri tek tek izleyip, araştırma ve kontrol etme yükümlülüğüne sokar
ki, bunun gerçekleştirilmesi pratikte mümkün değildir. Ön inceleme ve
tedbir imkanı varken, ortak girişimleri rekabete aykırılık bakımından
sonradan denetim sistemiyle izlemek, kanunun amacıyla
18 REKABET KURUMU
bağdaştırılamaz. Avrupa Birliği’nde hakim olan yaklaşımlar da bu
paraleldedir.
Çoğunluk görüşüne gerekçe oluşturan genel düşünce, Madinsan
A.Ş. ortak girişiminin bir menfaat birlikteliğinden ibaret olduğu, bunu
sağlayan anlaşmanın soyut emareler veya kanıtlar tespit edilemediği için
4. maddeye aykırılık oluşturamayacağı şeklinde özetlenebilir. Bununla
birlikte 4. maddenin lafzında yer alan ve hükmün amacını somutlaştıran
“…doğurabilecek nitelikte” ifadesi, açık uçlu ve riskli olduğu gerekçesiyle
yorumda kapsam dışı tutulamaz. Kaldı ki, Madinsan A.Ş. ile kurucu
teşebbüsleri organ üyelerinin ayniyeti dikkate alındığında, koordinasyon
riskinden çok, açık bir koordinasyonun gerçekleştirildiğini iddia etmek
dahi mümkündür.
Rekabet Kurulu daha önceki bir çok kararında da, ortak girişimleri
4. madde kapsamında değerlendirme imkanı bulmuştur. (Bkz. BİRYAY
Kararı; 17.7.2000 tarihli ve 00-26/292-162 sayılı -Bazı çimento
şirketlerine ilişkin 23.5.2000 tarihli ve 00-19/188-100 sayılı Karar-
nihayet LPG Kararı; 27.5.1999 tarihli ve 99-26/230-138 sayılı)
Sonuç olarak, 4. madde kapsamına giren ortak girişim
anlaşmasının ihlal oluşturduğuna ve 56. madde hükmü çerçevesinde
geçersizliğine karar verilmesi gerekirdi.
Prof Dr. Zühtü AYTAÇ
Kurul Üyesi
Full & Egal Universal Law Academy