REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2002-2-36 (Menfi Tespit/Muafiyet)
Karar Sayısı : 02-76/891-367
Karar Tarihi : 2.12.2002
A- TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. M. Tamer MÜFTÜOĞLU
Üyeler : Dr. Kemal EROL, Nejdet KARACEHENNEM,
A. Ersan GÖKMEN, R. Müfit SONBAY, Kubilay ATASAYAR,
Murat GENCER, Mustafa PARLAK, Rıfkı ÜNAL
B- RAPORTÖR: Hakan Suat ÖLMEZ
C- BAŞVURUDA BULUNAN: - Türk Telekomünikasyon A.Ş.
D- TARAFLAR: - Türk Telekomünikasyon A.Ş.
Turgut Özal Bulvarı, Aydınlıkevler
06103 ANKARA
- Türk Telekomünikasyon A.Ş. Bayileri
E- DOSYA KONUSU: Türk Telekomünikasyon A.Ş. (Türk Telekom)
hizmetlerinin Türk Telekom bayileri aracılığı ile verilmesine yönelik
olarak düzenlenen "Türk Telekom Bayilik Sözleşmesi"ne ilişkin
Menfi Tespit/Muafiyet talebi.
F- DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 22.3.2002 tarih ve 1329 sayı
ile giren bildirim üzerine, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında
Kanun'un 4, 6 ve 8. maddeleri uyarınca yapılan inceleme sonucunda
düzenlenen 16.9.2002 tarih ve 2002-2-36/MM-02-HSÖ sayılı Menfi
Tespit/Muafiyet Ön İnceleme Raporu 23.9.2002 tarih ve
REK.0.06.00.00/81 sayılı Başkanlık önergesi ile 02-57 sayılı Kurul
toplantısında görüşülerek, Telekomünikasyon Kurumu Başkanlığı'ndan
görüş alınmasına karar verilmiştir.
Telekomünikasyon Kurumu Başkanlığı'na, 2813 sayılı Telsiz
Kanunu'nun 4502 sayılı Kanun'la değişik 7. maddesi ile konuya ilişkin
olarak düzenlenen "İşbirliği Protokolü" uyarınca, 27.9.2002 tarih ve 2138
sayılı yazı ile sorulan görüşlerinin süresi içinde gelmemesi üzerine söz
konusu rapor, 25.11.2002 tarih ve REK.0.06.00.00/110 sayılı Başkanlık
önergesi ile 02-76 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara
bağlanmıştır.
G- RAPORTÖRÜN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda; Türk Telekom ile bayileri
arasında imzalanan "Türk Telekom Bayilik Sözleşmesi"nin acentelik
niteliği taşıdığı, anılan sözleşmenin 4054 sayılı Kanun'un 4. ve
6. maddelerine aykırı olmaması nedeniyle talep edilen menfi tespit
belgesinin verilmesi gerektiği ifade edilmektedir.
2 REKABET KURUMU
H- İNCELEME VE DEĞERLENDIRME
H.1. İlgili Pazar
H.1.1. İlgili Ürün Pazarı
Türk Telekom Bayilik Sözleşmesi’nde bayinin yükümlülükleri
sayılırken “telefon ve faks haberleşmesi ile jeton ve telefon kartı
satışlarının zorunlu, internet hizmetinin ise isteğe bağlı olarak
sunulacağı”, ayrıca bazı bayilere tahsilat yapma ve Türk Telekom
müşterileri ile sözleşme imzalama yetkisi de verileceği belirtilmektedir.
Aynı sözleşmede “yönetmelik kapsamında yapılacak değişiklik sonucu
bayilerin, Türk Telekom’un uygun gördüğü başka hizmetleri de
verebileceği” hükmü bulunmaktadır. Bu çerçevede, yapılacak bayilik
sözleşmesinin Türk Telekom'un ilgili yönetmelik kapsamında vereceği
her türlü hizmeti kapsaması nedeniyle ilgili ürün pazarı "Türk Telekom'un
sunduğu veya sunacağı hizmetler pazarı" olarak tespit edilmiştir.
H.1.2. İlgili Coğrafi Pazar
Bildirime konu işlemin etkilediği ürünlerin tüm ülke pazarına
satımının amaçlanmasından dolayı ve bölgeler arasında pazarın
farklılaşmasına sebep olacak herhangi bir unsurun bulunmaması
nedeniyle ilgili coğrafi pazar Türkiye Cumhuriyeti sınırları olarak
belirlenmiştir.
H.2. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
Söz konusu başvuruda; Türk Telekom Bayilik Sözleşmesi’ne
menfi tespit verilmesi, kabul edilmemesi durumunda muafiyet tanınması
talep edilmektedir.
Dosya mevcudu bilgilerden, Bayilik Sözleşmesi’nin yapılmasının
amacının;
- nüfusun yoğun olduğu büyük şehirler ile belirli aylarda nüfusu önemli
oranda artan tatil yörelerinde haberleşme ihtiyaçlarının karşılanmasında
zaman zaman ortaya çıkan güçlüklerin yol açtığı suistimallerin ve bu
yerlerde "Haberleşme Bürosu, Telefon Bürosu, Konuşma Bürosu" gibi
adlar altında birtakım işyerlerinde fazla ücret karşılığı vatandaşlara
konuşma yaptırılmasının engellenmesi,
- Türk Telekom tarafından yürütülen telekomünikasyon hizmetlerinin
abonesi olan müşterilerin bu hizmetlerden yararlanamadıkları
yer ve zamanlarda haberleşme ihtiyaçlarının karşılanması,
ayrıca telekomünikasyon hizmeti aboneliği bulunmayanların da
haberleşmesinin sağlanabilmesi,
- dağıtım kanallarının çoğaltılması suretiyle müşterilerin her noktadan
hizmetlere ulaşması ve telekomünikasyon hizmetlerine ait faturaların
ödeme noktalarının arttırılması
olduğu, dolayısıyla yukarıda yer alan amaçlar doğrultusunda verilecek
hizmetlerin genel olarak; sabit telefon başvurusu, tahsilat, jeton ve
telefon görüşme kartı satışı ve internet erişimi sunulmasını içerdiği
anlaşılmıştır. Bu hizmetlerin dışında bazı bayilere Türk Telekom’un
3 REKABET KURUMU
faturalarını tahsilat ve müşteriler ile sözleşme yapma hakkı da
tanınmıştır.
Bu çerçevede yukarıda amaçlarına yer verilen Sözleşme'nin
öncelikle bayilik sözleşmesi olup olmadığının tespiti, daha sonra
2002/2 sayılı “Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği”
kapsamında değerlendirilmesi yapılmıştır.
Sözleşme'nin "Ödemeler" başlıklı 8. maddesinde bayilere “..
düzenledikleri her sözleşme için bağlantı ücretinin % 20’si oranında…,
peşin tahsil edilen fatura tutarı üzerinden %2 oranında…, Türk Telekom’a
ait POS cihazı aracılığıyla yapılan tahsilatlar için %03 (binde 3) oranında”
komisyon verileceği ve “Bayiye, jeton, telefon kartı satışları Türk
Telekom Ücret Tarifesi’ne göre bedeli peşin tahsil edilmek kaydıyla
satılacak, jeton ve kartların brüt bedelleri üzerinden %10 oranında"
indirim yapılacağı ifadesi yer almaktadır. Aynı maddede “Bayi fiilen
bayilik hizmetini vermeye başladıktan sonra bu sözleşme kapsamında
müşteri hizmetleri için telefon, faks ve internet görüşmelerine ait tahakkuk
ettirilen ücretlere ilişkin düzenlenen fatura tutarı Türk Telekomca bayiden
tahsil edilir…on beş (15) işgünü sonunda bayiye %15 komisyon öder…”
ifadesi bulunmaktadır. Anılan madde hükmünden, bayilerin Türk
Telekom adına işlemi gerçekleştirdikleri ve elde ettikleri tahsilat
üzerinden komisyon aldıkları anlaşılmaktadır.
Ancak, anılan Bayilik Sözleşmesi çerçevesinde satışı yapılacak
olan jeton ve telefon kartlarının bedeli peşin ödenmek suretiyle Türk
Telekom'dan satın alınmakta ve bunlar bayilerce stoklarında
tutulmaktadır. Bu nedenle bayi, elinde bulunan jeton ve telefon
kartlarının tüm risklerini üzerine almış bulunmaktadır. Ayrıca, dosya
mevcudu bilgi ve belgelerden, bayilerin Türk Telekom adına yaptıkları
bazı hizmetlerden dolayı rekabet hukuku anlamında bağımsız bir
teşebbüs olarak hareket edebildikleri de anlaşılmıştır. Dolayısıyla her ne
kadar işlem Türk Telekom adına gerçekleştiriliyorsa da bazı işlemler
açısından bayinin üstlendiği risk ve bağımsız davranabilme özelliği
nedeniyle bir bayilik ilişkisinin mevcut olduğu görülmektedir.
Söz konusu Sözleşme'nin 7. maddesinin (o) bendinde; "…Bayi,
Türk Telekom'un mevcut veya ileride düzenlenecek Telefon ücret
tarifesi, işletme esasları ve mevzuatında yapılacak değişiklikleri aynen
kabul edecek ve belirtilen tarih itibarıyla uygulayacaktır. Bayi telefon ile
sağlanan iletişim için müşterilerinden Türk Telekom Ücret Tarifesinde
belirlenen birim kontör ücretinden fazla ücret almayacaktır. Bayi
müşterilerinden Türk Telekom Ücret Tarifesinde yer alan telefon birim
kontör ücreti ile jeton ve telefon kartı (smart vb. kartlar dahil) ücretlerinin
üstünde bir ücret talep etmeyecektir…" ifadesi yer alırken,
12. maddesinde ise; "…Bayi, vereceği hizmetler için Yönetmelik,
sözleşme hükümlerine aynen, tarife kurallarına ise üst limit olarak uymak
zorundadır." hükmü bulunmaktadır.
Esas itibarıyla, 2002/2 sayılı Tebliğ’in, 4. maddesinin (a) bendinde
yer alan “alıcının kendi satış fiyatını belirleme serbestisinin
4 REKABET KURUMU
engellenmesi…” hususu, anlaşmaları grup muafiyeti kapsamı dışına
çıkaran sınırlamalardan olmakla birlikte, bu maddeye "taraflardan
herhangi birinin baskısı veya teşvik etmesi sonucu sabit veya asgari
satış fiyatına dönüşmemesi koşuluyla, sağlayıcının azami satış fiyatını
belirlemesi veya satış fiyatını tavsiye etmesi mümkündür” hükmü ile
istisna getirilmiştir. Bu çerçevede, Türk Telekom tarafından belirlenen
satış fiyatının azami fiyat olarak tespit edildiği ve bayinin kendi
komisyonundan feragat ederek hizmetleri daha düşük fiyatla sunmasının
mümkün olduğu kanaatine varılmıştır.
Dosya mevcudu bilgilerden, anılan Sözleşme'nin diğer
maddelerinin de incelendiği, söz konusu Tebliğ’e aykırı herhangi bir
hükme rastlanılmadığı anlaşılmış olup, Bayilik Sözleşmesi'nin 2002/2
sayılı Tebliğ kapsamında bir anlaşma olarak grup muafiyetinden
yararlanabileceği sonucuna ulaşılmıştır.
J- SONUÇ
Yukarıda yer verilen açıklamaların ışığında, Türk
Telekomünikasyon A.Ş. ile bayileri arasında imzalanan “Türk Telekom
Bayilik Sözleşmesi”nin, 2002/2 sayılı “Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup
Muafiyeti Tebliği” kapsamında bir anlaşma olarak grup muafiyetinden
yararlandığına OY BİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy