Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : D3/1/BB-01/2 (Soruşturma)
Karar Sayısı : 02-80/937-385
Karar Tarihi : 24.12.2002
Dosya Konusu : PMSA Philip Morris Sabancı Pazarlama ve Satış A.Ş.
ile JTI Tütün Ürünleri Pazarlama A.Ş. tarafından, sigara fiyatlarına aynı
veya yakın tarihlerde ve aynı oranlarda zam yapılarak uyumlu eylemde
bulunmak suretiyle 4054 sayılı Kanun’un ihlal edildiği iddiası.
A- TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER:
Başkan : Prof. Dr. Tamer MÜFTÜOĞLU
Üyeler : Dr. Kemal EROL, Nejdet KARACEHENNEM, A. Ersan
GÖKMEN, R. Müfit SONBAY, Kubilay ATASAYAR, Murat
GENCER, Mustafa PARLAK, Rıfkı ÜNAL
B- SORUŞTURMA HEYETİ:
Başkan : A. Ersan GÖKMEN
Raportörler : Burak BÜYÜKKUŞOĞLU, Hilmi BOLATOĞLU
C- ŞİKAYET EDEN: Re'sen
D- HAKKINDA SORUŞTURMA YAPILANLAR:
- PMSA Philip Morris Sabancı Pazarlama ve Satış A.Ş.
Maya Akar Center, Büyükdere Cad. No:100-102 B Blok
Kat:27 Esentepe / İstanbul
- JTI Tütün Ürünleri Pazarlama A.Ş.
Maya Tower Yıldırım Oğuz Göker Cad.
Akatlar / İstanbul
E- İDDİALARIN ÖZETİ: PMSA Philip Morris Sabancı Pazarlama ve Satış A.Ş.
(PMSA) ile JTI Tütün Ürünleri Pazarlama A.Ş.(JTI) tarafından, sigara
fiyatlarına aynı veya yakın tarihlerde ve aynı oranlarda zam yapılarak uyumlu
eylemde bulunmak suretiyle 4054 sayılı Kanun’un ihlal edildiği iddia
edilmektedir.
F- DOSYA EVRELERİ: Türkiye'de sigara üretimi ve pazarlaması alanında
faaliyet göstermekte olan Philip Morris-Sabancı Grubu şirketleri ile Japan
Tobacco International şirketleri tarafından sigara ürünlerine aynı tarihlerde ve
aynı oranlarda zam yapıldığının gözlenmesi üzerine hazırlanan 9.4.2001 tarih
ve D3/1/B.B.-01/2 sayılı ilk inceleme raporunun değerlendirilmesiyle Rekabet
Kurulu tarafından 17.4.2001 tarih ve 01-19/174-M sayı ile alınan kararda
PMSA ile Japan Tobacco International Tütün Ürünleri Pazarlama A.Ş.
02-80/937-385
2
teşebbüsleri hakkında 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un
40/1. maddesi uyarınca önaraştırma açılmasına karar verilmiştir.
Önaraştırma sonucunda Kurum Raportörlerince düzenlenen 5.6.2001 tarih ve
D3/2/B.B-01/4 sayılı Önaraştırma Raporu, Rekabet Kurulu’nun 12.6.2001
tarihli ve 01-27/259-M sayılı toplantısında görüşülmüş ve PMSA ile JTI’nin
ürün fiyatlarına aynı veya yakın tarihlerde ve eşit oranlarda zam yaparak 4054
sayılı Kanun’un 4. maddesini uyumlu eylemde bulunmak suretiyle ihlal ettikleri
yönünde ciddi bilgi ve belgelere ulaşıldığı yönündeki raporda yer verilen
tespitler dikkate alınarak JTI ve PMSA hakkında 4054 sayılı Kanun'un 41.
maddesi uyarınca resen soruşturma açılmasına karar verilmiştir.
22.6.2001 tarihinde, Kanun'un 43/2. maddesi uyarınca taraflara soruşturma
açıldığına dair bildirimde bulunularak taraflardan 30 gün içinde ilk yazılı
savunmalarını göndermeleri istenmiş ve haklarında soruşturma açılan
teşebbüslerden JTI ve PMSA’nın birinci yazılı savunmaları süresi içinde
Kurum kayıtlarına intikal etmiştir.
Rekabet Kurulu’nun 4.12.2001 tarih ve 01-58/600-M sayılı Kararı ile
soruşturma süresinin altı ay uzatılmasına karar verilmiştir. Soruşturma
Heyetince tamamlanan 10.6.2002 tarih ve S.R./02-9 sayılı Soruşturma
Raporu, Kanun'un 45/1. maddesi uyarınca Başkanlıkça tüm Kurul Üyeleri ile
ilgili taraflara tebliğ olunmuş ve aynı maddenin ikinci fıkrası gereğince
taraflardan 30 gün içinde yazılı savunmalarını göndermeleri istenmiştir. Her iki
teşebbüsün de başvurusu üzerine, Rekabet Kurulu’nun 27.6.2002 tarih ve 02-
41 sayılı toplantısında yazılı savunma süresinin 30 gün uzatılmasına karar
verilmiştir. Soruşturma Raporu'nun tebliğini takiben soruşturma tarafı
teşebbüslerin yazılı savunmaları yasal süresi içinde Kurum'a intikal etmiştir.
Soruşturma Heyetinin hazırladığı "Ek Yazılı Görüş", Kanun'un 45/2. maddesi
uyarınca, 28.8.2002 tarihinde tüm Kurul Üyeleri ve taraflara tebliğ edilmiş, ek
görüşe karşı cevaplar yasal süreleri içinde Rekabet Kurumu'na intikal etmiştir.
Söz konusu her iki teşebbüs de, Kanun’un 46. maddesi uyarınca, sözlü
savunma toplantısı yapılmasını talep etmiş olup Rekabet Kurulu'nun
7.11.2002 tarih ve 02-69/839-M sayılı toplantısında, yürütülen soruşturma ile
ilgili olarak 13.12.2002 tarihinde sözlü savunma toplantısı yapılmasına ve
sözlü savunma toplantısına soruşturma kapsamındaki tüm teşebbüslerin
davet edilmesine karar verilmiş ve sözlü savunma toplantısı davetiyeleri,
Kanun'un 46/2. maddesi uyarınca ilgililere gönderilmiştir.
Rekabet Kurulu 24.12.2002 tarihinde 02-80/937-385 sayılı nihai kararını
vermiştir.
G. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞLERİ:
İlgili raporda;
PMSA ve JTI’nin aynı kategoride aynı fiyatlarla satılan ürünlerine aynı veya
benzer tarihlerde zam yapmak suretiyle bir uyumlu eylem içerisinde
bulunduğu ve bu nedenle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin (a) bendinin
ihlal edildiği,
02-80/937-385
3
anılan çerçevede PMSA ile JTI’nin 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin ikinci
fıkrasınca cezalandırılması gerektiği,
ifade edilmektedir.
H. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
H.1. İlgili Pazar
H.1. 1. İlgili Ürün Pazarı
Belirli bir ürün ve onunla yüksek ikame edilebilirliği olan diğer ürünlerden
oluşan pazarlar ilgili ürün pazarını oluşturmaktadır. Bir ürünün diğer bir ürünle
aynı pazarda yer alabilmesi için bu ürünlerin tüketici gözünde nitelikleri,
kullanım amaçları ve fiyatları bakımından benzer olmaları gerekmektedir.
Sektöre ilişkin olarak yapılan değerlendirmelerde göz önünde bulundurulması
gereken husus Amerikan Harmanı sigaralarla şark tipi sigaraların tüketici
gözündeki farklarıdır. Amerikan harmanı sigaralarda %…. ile %…. arası
oranlarda virginia-burley tipi tütünler, %…. ile %…. arası oranlarda şark tipi
(oriental) tütünler kullanılmaktadır. Şark tipi sigaralar ise tamamen şark
tütünlerinden imal edilmektedir. Şark ve virginia-burley tütünlerinin üretimi ve
kurutulmaları, işleme imalathaneleri, kalite ve derece değerlendirmesi yapan
teknik ekspertizleri birbirlerinden farklıdır. Bunun yanında “Amerikan
Harmanı”yla ve Şark tütünüyle üretilen sigaralarda kullanılan diğer materyaller
de birbirlerinden farklılık gösterebilmektedir. Bütün bu özelliklerin biraraya
gelmesiyle Şark ve Amerikan Harmanı tipi sigaralarda önemli içim ve kalite
farklılıkları oluşmaktadır. Söz konusu farklılıklar nedeniyle şark tipi sigaralara
kıyasla fiyatları yüksek olmasına karşın Amerikan Harmanı sigaralar
ülkemizde pazar paylarını artırmaktadır.
1990 yılından 1999 yılına kadar artma eğilimi gösteren Amerikan Harmanı
sigara tüketimi (Kriz yılı olan 1994 senesi hariç) 2000 yılından itibaren
durağan bir seyir izlemiş ve %60’lar seviyesinde kararlılık göstermiştir. Söz
konusu bu yapı tüketicilerin Amerikan Harmanı sigaraları Şark tipi sigaralara
tercih ettiklerini göstermekte, pazarda Şark tipi sigaradan Amerikan Harmanı
sigaralara kayma olmasına karşın 1994 yılı hariç Amerikan Harmanı
sigaradan Şark tipi sigaraya doğru bir yönelme olmadığı görülmektedir. Anılan
durum itibariyle ürünler arasında geçişliliğin olduğu iddia edilip sigara
pazarının bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiği öne sürülebilecek
olmasına karşın Rekabet Hukuku bağlamında ilgili ürün pazarının tespitinde
ürünler arasında ikame her iki ürün arasında karşılıklı geçişlilik olduğu
takdirde anlamlı olacaktır. Bu çerçevede yıllar itibariyle artan Amerikan
Harmanı sigara tüketimi, birbirlerine rakip olan ve aynı ilgili ürün pazarında yer
alan ürünler arasındaki geçişlilikten çok, adıgeçen tip sigaraların Şark tipi
sigaraya tercih edildiğini gösterir niteliktedir.
Öte yandan, Amerikan Harmanı ile üretilen sigaralarla Şark tütünüyle üretilen
sigaralar arasında önemli fiyat farklılıkları bulunmaktadır. Rekabet Hukuku
02-80/937-385
4
açısından pazar tespitinde fiyat, önemli bir rol oynamaktadır. Sigara
sektöründe Amerikan Harmanı sigaralar üst, orta ve popüler sınıfta, Şark tipi
sigaralar, alt sınıfta değerlendirilmektedir.
Yukarıda sayılan unsurlarla birlikte Amerikan Harmanı sigaralarla, Şark tipi
tütünlerle üretilen sigaralar arasında fiyat, kalite, kullanılan tütün ve materyal
farklılıkları bulunduğu, ayrıca bu sigaraların kullanıcılarda tüketici sadakati
anlamında “ürün bağımlılığı” da yarattığı dikkate alındığında, Amerikan
Harmanı sigaralarla şark tipi sigaraların aynı ilgili ürün pazarı içeresinde
incelenmesinin mümkün olmadığı görülmektedir. Kaldı ki, bir malın teorik
olarak diğerinin yerine kullanılabilecek olması o iki ürünün her zaman aynı
pazara dahil edilmesi için yeterli bir gerekçe olmamaktadır. Dolayısıyla
mevcut soruşturma itibariyle ilgili ürün pazarı “Amerikan Harmanı ile üretilen
sigaralar pazarı” olarak tespit edilmiştir.
H.1.2. İlgili Coğrafi Pazar
Sigara ürünü açısından pazara giriş, arz kaynaklarına ulaşma, üretim,
dağıtım, pazarlama ve satış şartlarının bölgesel bir farklılık göstermediği göz
önüne alınarak ilgili coğrafi pazar “Türkiye Cumhuriyeti sınırları” olarak
belirlenmiştir.
H.2. Taraflar
H.2.1. Phılıp Morrıs Sabancı Pazarlama ve Satış A.Ş. (PMSA)
PMSA, Philip Morris International (PMI) bünyesinde bulunan ve özel sektöre
sigara üretim ve pazarlama izninin verilmesiyle İzmir-Torbalı’da 1991’de
kurulup 1992’de faaliyete geçen PhilSA (Philip Morris-Sabancı Sigara ve
Tütüncülük Sanayi ve Ticaret A.Ş.) tarafından üretilen sigaraların fiyatlama,
pazarlama, dağıtım ve satışını yapmak üzere 1994 yılında Philip Morris grubu
ile Sabancı grubu ortaklığında kurulmuştur. Teşebbüsün 2001 yılı cirosu
…………………………. TL'dir.
PMSA'nın Yönetim kurulu üyeleri Jean Claude Kunz (Başkan), Sakıp Sabancı
(Başkan Yardımcısı), Mats Reinhold Olov Sjoeblom, Turhan Talu, Kürşat
Ahmet Koçdağ, Frank S. Vorlıcek ve Hazım Kantarcı’dan oluşmaktadır ve
ortaklık yapısına Tablo-1'de yer verilmiştir.
Tablo-1 PMSA'nın Ortaklık Yapısı
Ortağın Unvanı Sermaye Payı (%)
Philip Morris Holland B.V. 74,24987
Hacı Ömer Sabancı Holding A.Ş. 24,74971
PhilSA Philip Morris Sabancı A.Ş. 1,00000
TurSA Sabancı Turizm ve Yatırım A.Ş. 0,00028
Orecla S.A. 0,00014
TOPLAM 100.00000
02-80/937-385
5
H.2.2. JTI Tütün Ürünleri Pazarlama A.Ş. (JTI)
Japan Tobacco International Company, 1999’da RJ Reynolds International
Grubunun Amerika dışındaki tütün faaliyetlerini devralmasıyla birlikte
Türkiye'de faaliyet göstermeye başlamıştır. 1993 yılında İzmir Torbalı’da
üretime geçen RJR Tütün Sanayi A.Ş. sigara fabrikası ve RJR Pazarlama ve
Dağıtım A.Ş. bu devralma kapsamında Japan Tobacco International
Company’nin kontrolüne geçmiş ve teşebbüs unvanları sırasıyla JTI Tütün
Ürünleri Sanayi A.Ş. ve JTI Tütün Ürünleri Pazarlama A.Ş. olmuştur. 2001 yılı
cirosu ………………………… TL olarak gerçekleşen JTI’nin yönetim kurulu
üyeleri Servisimin Cömert (Başkan), James Rıordan (Başkan Vekili) Kamil
Yavuz’dan oluşmaktadır ve ortaklık yapısı Tablo-2'de sunulmuştur.
Tablo-2 JTI Ortaklık Yapısı
Ortağın Unvanı Sermaye Payı (%)
JTI Company Netherlands B.V. 99.0
P.V.B. Dumont Dit Voitel ve diğer 0.1
Servisimin CÖMERT 0.2
Zeynep Sibel AKALTUN 0.2
Kamil YAVUZ 0.5
TOPLAM 100,0
H.3. YapılanTespitler ve Deliller
Önaraştırma ve soruşturma döneminde yapılan yerinde incelemeler ve
ilgililerden bilgi isteme sonucunda elde edilen bulgular aşağıda sunulmuştur.
- Üzerinde 4.7.1997 tarihi bulunan ve anılan tarihte PMSA Genel Müdürü
tarafından PMSA Yönetim Kurulu Üyesi'ne gönderilen “Camel 100’lük kutu”
başlıklı e-posta mesajında, PMSA Genel Müdürü adı geçen ürünün tanıtım
fiyatı olan 130.000 TL’lik fiyatı RJR’nin Genel Müdürü ile görüştüğünü ifade
etmektedir. PMSA Genel Müdürü, RJR’nin Genel Müdüründen RJR Merkez
Ofisinin Camel fiyatının yeniden düzenlemesine izin vermeyeceğini ve bu
tanıtım fiyatının belli bir süre daha devam edeceğini öğrendiğini belirtmiş,
kendi tahmini olarak ürünün bu fiyatla 2-3 ay daha satılacağını öne sürmüştür.
Ayrıca bu nedenden ötürü, bir erken seçimin olması dahilinde söz konusu
seçimin getireceği ekonomik etkiler nedeniyle ihtiyaç duyulacak olan ve
önceden planlanan Temmuz 1997 zammının yapılmasının tehlikeye gireceği,
aynı mesajda dile getirilmiştir.
- JTI Genel Müdürü Servisimin Cömert’in ajanda notlarında (2001 yılına
ilişkin) şu ifadeler yer almaktadır: “PMI … getirmiş” “Next toplantı 17/4” “ PMI
ile beraber çalışma” PMI önerileri olacakmış” “Tütün Kanunu PMI ne yapıyor?”
“Price artırımı için randevular” "Price artırımı: GVA (Genova) dönüşü price
artırımı hakkında Akbay'la görüşme yararlı olur mu? (Price artırımı weekend
5/5)” “PMI/JTI-NMA1 meeting” "PMI audit results”
1 “National Manufacturers Assocation (NMA)” (Tütün Sanayicileri Derneği)
02-80/937-385
6
- Yerinde incelemeler sırasında bir nüshası alınan “Servisimin Cömert’in 2000
Yılı Hedefleri” başlıklı metinlerin ikinci maddesi şu şekildedir: "…2000 yılı
bütçesinde yer alan fiyatlandırma hedeflerini gerçekleştirmek ve TEKEL'in
fiyatlama stratejisi üzerinde etkili olmak amacıyla her türlü kaynağın
kullanılması, lobi yapılması ve PMI ile yakın işbirliğinde bulunulması…”
Yine yapılan yerinde incelemelerde ele geçirilen "Servisimin Cömert'in 1998
Yılı Hedefleri” başlıklı metinlerde yukarıda alıntı yapılan ifadelerin aynı şekilde
yer aldığı görülmektedir.
- Yerinde incelemeler sırasında her iki teşebbüsde de ele geçirilen ve "PMI ile
RJ Reynolds Sektör Toplantısının Gündemi” başlıklı belgede, adı geçen
firmaların 22 Haziran 1998 tarihinde Philip Morris’ten Marco Terribilini(Genel
Müdür), Cahit Düzel (Dış İlişkiler Müdürü), Erhan Key (İnsan Kaynakları
Müdürü), Daniel Fahrny (Lozan’da bulunan PMI Genel Müdürlüğünden), R.J.
Reynolds’tan Servisimin Cömert (Genel Müdür), Mehmet Ali Yula (Dış İlişkiler
Müdürü), Haluk Akdemir (Eski Finansal Koordinatör), Ender Koç’un (Firma
Avukatı) katılımıyla bir araya gelerek toplanacakları belirtilmektedir. Söz
konusu toplantıdaki gündem maddeleri şu şekilde ifade edilmiştir: 1. Mera
Fonu Kanunu 2. Sektörel İşbirliği Düzenli Toplantılar -Bilgi Değişimi -
Rekabetçi olmayan konularda ortak hareket 3. Sektörel Konular -
İmtiyaz/Gümrük Vergisi -TEKEL Düzenlemesi -Özel Tüketim Vergisi -Tütün
Kanunu Taslağı -Gençlik Girişimi 4. Pazarlama - Reklam yasakları TEKEL'in
ticari lisansları.
Ayrıca anılan belgenin sol tarafında el yazısıyla yazılmış olan “PRICE
INCREASE Haber Vermeden” ibaresi görülmektedir.
22.6.1998 tarihinde gerçekleşen söz konusu toplantıda Daniel Fahrny, Ender
Koç, Arthur Andersen’den Şaban Erdikler, Deloitte & Touche’dan Zeki Kurtçu
yalnızca ilk gündem maddesi olan Mera Fonu ile ilgili görüşmelere
katılmışlardır. Diğer gündem maddelerinden olan Özel Tüketim Vergisi
hususunu konu alan ortak bir rapor hazırlanması kararlaştırılmış, bununla ilgili
olarak da RJR’den Kamil Yavuz (Finans Müdürü) ve Mehmet Ali Yula
(Kurumsal İlişkiler Müdürü), PMSA’dan ise Cahit Düzel (Dış İlişkiler Müdürü)
ile birlikte Şakir Karpat (Kamuyla İlişkiler Müdürü) görevlendirilmiştir.
İmtiyaz/Gümrük Vergisi konusunda ise Haluk Akdemir’in imtiyazların gümrük
vergisine dahil edilmesi hususunda ortak bir görüş hazırlanmasına öncülük
etmesi karara bağlanmıştır. Görüşülen bir diğer gündem maddesi olan
“TEKEL Düzenlemesi” ile ilgili olarak Marco Terribilini bilgi akışının
sağlanması, bilgi alışverişi ve rekabetçi olmayan konularda ortak hareket için
düzenli olarak sektörel toplantıların yapılması ihtiyacını belirtmiş, ayrıca da iki
tarafın avukatlarının toplantılar yapmak suretiyle bilgi alışverişinde
bulunmasını önermiştir. Bir sonraki toplantının 21.7.1998 günü yapılması
kararlaştırılmıştır.
- 21.7.1998 tarihinde R.J. Reynolds’la Philip Morris arasında yapılan
toplantıya, R.J. Reynolds’tan Servisimin Cömert, Mehmet Ali Yula, Pelin
Ozaner, PMSA’dan Marco Terribilini, Cahit Düzel, Oebel Harmsma (Ar-Ge
Müdürü) ve Çağatay Erten (Hukuk Müşaviri) katılmıştır. Toplantının gündem
02-80/937-385
7
maddelerinden olan Özel Tüketim Vergisi konusunda ortak bir raporun Cahit
Düzel tarafından yeniden yazılması ve incelenmek üzere R.J. Reynolds’a
taslağının verilmesi kararlaştırılmıştır. Reklam yasaklarıyla ilgili olarak
tarafların pazarlama müdürlerinin bir araya gelmesi ve rekabetçi olmayan
hususlarda bilgi paylaşımına gitmesi karara bağlanmıştır. Ayrıca taraflar,
birbirlerinin satış noktalarındaki gereçlerine dokunulmaması ve diğer firmaya
ait olan malzemelere ilişkin teklif verilmemesi2 husunda anlaşmaya
varmışlardır. Bir sonraki toplantının 27.8.1998 tarihinde RJR’nin ofisinde
yapılacağı belirtilmiştir.
- 23.12.1998 tarihinde düzenlenen toplantıya RJR’den Servisimin Cömert,
Mehmet Ali Yula, Lerzan Moral (Mehmet Ali Yula’nın Asistanı), PMSA’dan
Kürşad Koçdağ, Cahit Düzel, Timuçin Tüzecan (Philip Morris Dış İlişkiler
Bölümünden), Levent Yücel’in (Philip Morris Dış İlişkiler Bölümünden) katıldığı
her iki teşebbüste de bulunan toplantı tutanaklarından anlaşılmıştır. Taraflar
arasında görüşülen konulardan mağaza işaretleri ve satış noktasıyla ilgili
olarak, her iki tarafın genel müdürleri 4207 sayılı Tütün Mamüllerinin
Zararlarının Önlenmesine Dair Kanun uyarınca nasıl hareket edeceklerini
belirtmişlerdir. Bunlara ek olarak, PMSA ve RJR diğer tarafa ait gereçler ihtiva
eden satış noktalarıyla anlaşma yapmayacaklarını taahhüt etmişler ve bir
sonraki toplantının 1999 yılının Ocak ayında yapılmasını karara
bağlamışlardır.
- Taraflarca düzenlenen ve 12.2.1999 tarihinde yapılan toplantıya RJR’den
Servisimin Cömert, Mehmet Ali Yula, Kamil Yavuz, Semih Gülen, (Şirket
danışmanı) Ender Koç, Lerzan Moral, PMSA’dan ise Kürşad Koçdağ (Genel
Müdür), Cahit Düzel, Çağatay Erten ve Levent Yücel (Philip Morris Dış İlişkiler
Bölümünden) katılmıştır. Toplantıda görüşülen reklam yasakları konusunda iki
tarafın avukatlarının reklam yasakları ve eylem planı üzerinde detaylı bir
çalışma yapması gerektiği belirtilmiştir. Tütün Yasası ile ilgili olarak yine
avukatların Tütün Sanayicileri Derneği’nin önerisi olarak sunulacak ve 2-3 ay
içerisinde bitirilmesi gereken bir çalışma yapmaları karara bağlanmıştır. Ancak
bir diğer ihtimal olarak İzmir’de yer alan Tütün Grubu’nun 9.3.1999 tarihindeki
toplantısına Çağatay Erten’in katılması ve bir sonraki toplantının 26.2.1999
tarihinde yapılması kararlaştırılmıştır.
- 2.8.1999 tarihli Lutfy Mufarrij (PMSA Pazarlama Müdürü) tarafından şirketin
üst düzey yönetimine gönderilen e-posta mesajında, Camel’ın yeni ürününün
tanıtımının yapılmasından ötürü RJR’nin Ağustos ayında fiyat artırımına
gitmesinin beklenmediği ifade edilmektedir. Ayrıca Winston’ın PMSA’nın orta
grup ürünleriyle arasındaki fiyat aralığını açmış olması nedeniyle Temmuz
ayında Chesterfield ve L&M satışlarında düşüş yaşanacağının açık olduğunu
ifade etmektedir.
- 17 Ağustos depreminin ardından sigaralar üzerinden alınacak olan vergilerin
%60 oranında artırılması hususu hükümet tarafından değerlendirilirken bu
konuda JTI’ın Kurumsal İlişkiler Müdürü Mehmet Ali Yula tarafından Maliye
Bakanı Sümer Oral’a yazılmış olan 25.8.1999 tarihli mektupta getirilmesi
2 Burada ifade edilmek istenen, satış noktalarında yer alan ve diğer firmalara ait olan unsurlara (stand
vs.) dokunulmaması ve bunların kaldırılması için mağaza sahiplerine teklif verilmemesidir.
02-80/937-385
8
düşünülen verginin en üst fiyat grubundaki sigaraların talebini daha düşük
fiyatlı sigaralara kaydıracağı, bunun da sigaraların satış fiyatı üzerinden
vergilendirilmesi nedeniyle devletin vergi gelirlerinde azalmaya yol açacağını
belirtmekte ve şöyle bir çözüm önermektedir. "…İçinde bulunulan olağanüstü
durumdan çıkabilmek için bir yol olduğuna inanıyoruz. Bu da mevcut vergi
oranlarıyla hiç oynamadan, sektörün genel bir fiyat ayarlaması yoluna
gitmesidir. Başta da bahsi geçtiği gibi, böyle bir fiyat ayarlaması zaten
zorunluydu, planlanmıştı ve deprem felaketinin beklenmedik darbesiyle
ertelenmişti…” "… Buradaki kritik nokta söz konusu %30’luk zammın
piyasadaki tüm sigaralara aynen yansıtılması gereğidir. Açıkça söylemek
gerekirse gün rekabet günü değildir. Böylece çeşitli markalar arasında mevcut
fiyat oranları bozulmayacak ve pahalı sigaradan ucuz sigaraya geçiş fazla
olmayacak sonuçta kayda değer bir vergi kaybı ortaya çıkmayacaktır…”
- 10 ve 11 Mayıs tarihlerinde PMSA şirketindeki e-posta zincirinde, RJR’nin
pazar payının %… olarak açıklanması üzerine şirket yetkilileri bu durumun
ilginç ancak aynı zamanda kendileri için de bir alarm niteliğinde olduğunu,
yaptıkları hesaba göre RJR’nin pazar payının toplamda %…., Amerikan
Harmanı sigaralarda da %….olduğunu belirtmekte ve sigara üreten firmalar
arasındaki satış rakamlarının paylaşımıyla ilgili anlaşma çerçevesinde bazı
bilgilerin saklanıp saklanmadığı sorusuyla karşı karşıya olduklarını ifade
etmektedirler.
- PMSA’da yapılan yerinde incelemede bir örneği alınan 2.5.1997 tarihli notta
“Reklam Yasakları” başlığı ve bir alt başlık olarak da “RJR İşbirliği” yazısı,
bunun altında ise ihtiyaçlar olarak nitelenen maddeler sıralanmaktadır. Bu
maddelerden bir tanesi "Perakende İşbirliği” olup bu alt başlığın altında ortak
yaklaşım ifadesi bulunmaktadır.
- 15.4.1997 tarihinde Erhan Key’den Cahit Düzel ve Marco Terribilini’ye
gönderilen e-posta mesajında adıgeçen kişilerin 2 Mayıs günü "Reklam
Yasakları”yla ilgili olarak RJR ile yapılacak ve RJR’den Servisimin Gülcür’ün
de katılacağı toplantıya davetli oldukları belirtilmektedir. Bu davete olumlu
yanıt veren Marco Terribilini’ye toplantı gündemi Erhan Key tarafından
gönderilmiştir.
- PMSA’da yapılan yerinde incelemede bulunan 18.8.1997 tarihli e-posta
mesajında RJR’nin Pazarlama Müdürü, Satış Müdürü ve Finans Müdürü’nün
ev ve cep telefonu numaralarının Berrin Yalçın (Marco Terribilini'nin Sekreteri)
tarafından Cahit Düzel, Erhan Key ve Marco Terribilini’ye gönderildiği
görülmektedir.
- 29.7.1999 tarihinde PMSA Satış Müdürü Serdar Ediz tarafından Oebel
Harsma (Ar-Ge Müdürü), Kürşat Koçdağ, Lutfy Mufarrij’e gönderilen e-posta
mesajında RJR’nin toplantısından alınan bilgiler ışığında 2 Ağustos itibarıyla
Camel’ın yeni paket dizaynıyla piyasaya sürüleceği, Camel Full Flavour’ın
kırmızı pakette, orta boyunun turuncu pakette, Camel Light’ın da mavi pakette
(önceki şekliyle aynı olmakla birlikte Camel Light King Size’da harman
değişikliğine gidileceği ifade edilmiştir) olacağı, sigaraların dörtlü paketler
02-80/937-385
9
halinde de satılacağı, tanıtım zamanında ürünün ücretsiz olarak dağıtılacağı
belirtilmektedir.
- JTI Genel Müdürü Servisimin Cömert’ten Haluk Akdemir, Kamil Yavuz ve
Mehmet Ali Yula’ya gönderilen 15.5.2000 tarihli Tütün Yasa
Taslağı/Özelleştirme Yasa Taslağı başlıklı e-posta mesajında, 22.5.2000
sabahı JTI’dan Mehmet Ali Yula, Haluk Akdemir ve Semih Gülen’in katılımıyla
PMSA ile toplantı gerçekleştirileceği belirtilmektedir. Mesajın devamında ise
23.5.2000 tarihinde öğleden sonra JTI’dan Mehmet Ali Yula, Haluk Akdemir,
Kamil Yavuz, Semih Gülen, Servisimin Cömert, PMSA’dan ise Kürşat
Koçdağ’ın katılacağı bir toplantı daha tertip edildiği ifade edilmiştir.
- JTI Genel Müdürü Servisimin Cömert tarafından Devlet Bakanı Kemal
Derviş’e yazılmış olan 11.6.2001 tarihli mektupta sigara sektöründe fiyat
düzenleme gerekliliğinden bahsedilmiş, sektörün 2000 yılında yapmış olduğu
zamların tüketici enflasyonu ve devalüasyonun altında kaldığı belirtilmiştir.
Ayrıca 2001 yılının Şubat ayındaki ekonomik kriz ve “...ani devalüasyonun
yaratmış olduğu etkinin perakende satış fiyatlarına yansıtılmadan sektör
tarafından karşılanması ticari olarak mümkün gözükmemekte, üretim
maliyetlerinde oluşan baskı, sektörü zararına çalışmak durumuna
getirmektedir...” denilmektedir. Servisimin Cömert “gerek firmaların döviz bazlı
maliyetlerindeki büyük artış, gerekse devletin vergi gelirlerindeki düşüş, sigara
fiyatlarında acil bir düzenlemeyi gerekli kılmaktadır. Fiyatlarda ortalama %25
civarında yapılacak bir artış vergi gelirlerini 500 milyon USD civarında
artıracaktır.” denilmektedir.
- JTI’dan alınan ve üzerinde tarih bulunmayan ancak “21. Hafta” ibaresinin
bulunması nedeniyle 2001 yılının Haziran ayının ilk haftasında yazıldığı
anlaşılan belgede, PMSA’nın 25 Mayıs’ta üst segment ürünlerine %20-22
oranında zam yaparken orta fiyat segmentindeki ürünlerine zam yapmadığı
ifade edilmektedir. Ayrıca PMSA’nın yakın bir tarihte orta fiyat kategorisinde
yeni bir ürünü piyasa süreceği3 ve L&M’in fiyatını orta fiyat kategorisinin daha
alt seviyelerine çekmeyi planladığı belirtilmektedir.
- PMSA’dan alınan 13.8.1997 tarihli ve şirketin o tarihteki Genel Müdürü
Marco Terribilini’ye Nilgün Abak (Parliament Ürün Müdürü) tarafından
gönderilmiş olan “Winston/L&M Analizi/Öneri” başlıklı çalışmada 1995
yılından itibaren L&M ve Winston’ın performansı incelenmiş ve birçok kez
sektördeki sigaralar arası fiyat duyarlılığına değinilmiş, bir sigaradaki göreceli
fiyat değişiminin sigaranın satış hacmini etkilediği açıklanmıştır. JTI’ın ürettiği
sigaralara PMSA tarafından yapılan zamdan bir hafta sonra zam yapması,
üstelik bu sürede perakendecilerin sınırsız miktarda ürün stoklamasına izin
vermesi, Winston’ın satış hacminin artmasına yol açan nedenlerden biri olarak
gösterilmiştir. Bu durumla ilgili olarak ise şu şekilde bir öneri yapılmıştır:
“... Perakendecilerin mevcut tüketiciyi yöneltmesi yoluyla ertelenen fiyat
artışı/sınırsız stok stratejisi Winston’ın satışlarını sürükleyen güçtür. Bu
stratejiyi sonlandırmak gerekçesiyle, fiyatların tıpkı geçmişte olduğu gibi aynı
3 Anılan ürün Lark’tır.
02-80/937-385
10
günlerde artırılması için, fiyat artışları RJR ile önceden görüşülmelidir. Eğer
RJR, fiyatların aynı zamanda artırılmasını istemezse, premium markalardaki
fiyat artışının ardından L&M’deki fiyat artışını tıpkı Ocak 1997’de yaptığımız
gibi ertelemeliyiz. Bu, L&M’in ticari başarı kazanmasını sağlayacak ve
Winston/Monte Carlo’nun başarısını önleyecektir...”
- JTI’dan alınan ve JTI’ın Geneva’daki Genel Müdürlüğü’nden Mehmet Ali
Yula’ya gönderilen 9.7.1999 tarihli e-posta measjında PMI’ın Dış İlişkiler
Bölümüyle yapılan toplantının ardından JT tarafından Tokyo’da yapılan
sunuma yer verilmektedir. Çeşitli başlıklar halinde hazırlanmış sunumda ikinci
bölüm “Philip Morris ile Toplantı” olup Philip Morris hakkında şu ifadeler yer
almaktadır: “Mümkün olduğunca uzlaşma arayışında olmuştur.” “JT’yi
potansiyel müttefik ve BAT’ın dengeleyici unsuru olarak görmektedir.”
H.4. Savunmalar ve Değerlendirilmesi
Her iki teşebbüs de savunmalarında Türkiye'deki kişi başına gelir düzeyinin
düşüklüğüne bağlı olarak sigara pazarının fiyatlara aşırı ölçüde duyarlı
olduğunu ve fiyat ayarlamaları sonucunda tüketici geçişliliğinin bütün sigara
pazarını kapsayacak şekilde yaşandığını, Amerikan Harmanlı sigara
tüketiminin Şark tipi tütünle üretilen sigara tüketimine göre arttığını belirtmiş
ve bunu ürünler arasındaki geçişliliğe örnek olarak gösterilmesi gerektiğini
öne sürmüşlerdir. İlave olarak ürünün arz ikamesine değinilerek Amerikan
Harmanı sigara üreten bir teşebbüsün kolaylıkla Şark harmanlı sigara
üretebileceği, üstelik her iki tip sigaranının da pazarlama, dağıtım ve satış
kanallarının aynı olduğu ifade edilerek ilgili ürün pazarının sigara pazarının
tamamı olarak tespit edilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Yapılan savunmalarda TEKEL’in düşük fiyat politikasının getirmiş olduğu
baskının yanı sıra 1177 sayılı Tütün Kanunu ve 3291 sayılı Kanun'a
dayanarak sigara üretici ve satıcılarının tabi olacakları usul ve esasları
belirleyebildiği öne sürülmektedir. Ayrıca 28.2.1993 tarihli Resmi Gazete’de
yayımlanmış olan “Sigara ve Tütün Mamülleriyle İlgili Fabrikaların Kurulması,
Sigara Üretimi, İthalatı, Satışı ve Denetimiyle İlgili Usul ve Esaslara Dair
Yönetmelik” çerçevesinde TEKEL’in fabrikanın kurulmasından, işleyişi ve
özellikle satış aşamasındaki distribütör ve bayilerine “Bayi Satış Belgesi”
verilmesi ve iptali dahil tüm aşamalarda yetkili olduğu iddia edilmektedir.
Bununla birlikte 10.1.1998 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan “Tütün ve
Tütün Mamulleri İle Alkol ve Alkollü İçkilerin Perakende Satışı Hakkında
Yönetmelik” uyarınca TEKEL’in, perakende satış noktalarındaki satış ilke ve
esaslarını saptadığını, reklam yasaklarına uyulup uyulmadığını denetlediğini
ve aykırı davranış halinde işletmelere çeşitli cezalar verebildiğini, hatta Bayilik
Belgeleri’ni iptal edebildiği belirtilmiştir. Aynı şekilde TEKEL’in Philsa’ya ait
fabrikada sürekli olarak bir denetçi bulundurmak suretiyle üretim miktarlarını,
makinelerin durumunu, üretim şartlarını ilk elden kontrol ettiğini böylece de
pazarın tüm bileşenlerini elinde tutarak pazardaki ürünlerin fiyatlandırılması
başta olmak üzere sigara imalatının her aşamasında düzenleyeci ve
denetleyici olarak ciddi bir baskı unsuru yarattığı iddia edilmektedir.
Dolayısıyla savunmalarda söz konusu pazarda sağlıklı ve serbest rekabet
ortamının mevcut olmadığı öne sürülmektedir.
02-80/937-385
11
Teşebbüsler şirketlerin uluslararası stratejisi olarak Camel ve Marlboro’nun
“premium” segmentinde yer aldığını ve buna göre fiyatlandırıldığını, bu
nedenle paralel fiyatlamanın uyumlu eylem olarak değerlendirilmemesi
gerektiğini belirtilmişlerdir.
H.4.1. JTI'nın Yazılı Savunması
-JTI tarafından yapılan savunmada yıllar itibarıyla sigara perakende satış
fiyatlarının dolar bazında düştüğü, 1991 yılında 1.55 $/paket olan Camel
sigarasının fiyatının 2001 Haziran ayı itibarıyla 1.19 seviyelerine gerilediği,
fiyatların dünya fiyatlarının çok altında kaldığı, üstelik bunun yanında, sürekli
artan vergilerle kâr oranının giderek azaldığı ve bu nedenle şirketin 1999
yılında zarar ettiği belirtilmiştir. JTI fiyatların bu şekilde olmasını, TEKEL’in
fiyat politikasının ekonomik kıstaslardan çok siyasi kriterler üzerine inşa
edilmesine bağlamış ve bunun sonucunda da fiyatların baskı altında kaldığını
öne sürmüştür. Fiyat esnekliğinin yüksek olduğu pazarda TEKEL ve
PMSA’nın fiyatlarının yakından takip edilmemesi durumunda, oluşan zam
beklentisi nedeniyle piyasanın fazla miktarda ürün talebinde bulunacağı, baskı
altında kalmış fiyatlardan satış yapılmasının ise teşebbüsün zararıyla
sonuçlanacağı ifade edilmiştir. Ayrıca firmanın TEKEL ve PMSA’nın faaliyet
gösterdiği pazarda en küçük teşebbüs olması nedeniyle pazarı yönlendirecek
kadar güçlü konumda olmadığı belirtilmiştir. Dolayısıyla JTI’ın genel fiyat
stratejisinin, PMSA ile fiyatların birlikte tespit edilmesi olmadığı ve TEKEL’in
fiyat baskısı altında fiyatlandırma yapan PMSA’nın takip edilmesi ve anılan
teşebbüsün fiyatlarından geri kalınmaması olduğu ileri sürülmüş, fiyatın en
önemli sorun olduğu sektörde fiyat kırarak rekabet edilemeyeceği ifade
edilmiştir.
- JTI savunmasında, 1997 yılının Ağustos ayında kısa süreli olarak Camel
fiyatlarının Marlboro’dan düşük kaldığı ifade edilmiş ancak buna karşın
satışların %…..’dan %…..’ye çıktığı, bunun ise çok küçük bir artış oranına
tekabül ettiği ve bu şekilde küçük bir artış için Camel markasının tüm
dünyadaki tanınmış ve kuvvetli imajına gelebilecek zarar nedeniyle şirketin
fiyatlarını en yüksek fiyatlı sigaralar kategorisinde tutma stratejisi güttüğü
belirtilmiştir. Ayrıca 15 Ağustos ve 3 Eylül 1996 tarihleri arasında PMSA ve
TEKEL tarafından yapılan fiyat artışının ardından zam yapılmaması
neticesinde satışların artması, yaz aylarında sigara tüketiminin yüksek
olmasına bağlanmıştır. Buna ek olarak diğer teşebbüsler tarafından yapılan
zamların ardından JTI tarafından bu zamlara iştirak edilmemesi durumunda
piyasadan yüksek montanlı ürün talep edildiği, bunun da satışları bir süre
artırdığı ancak kısa bir süre sonra fiyatların normale döndüğü öne
sürülmüştür.
- JTI'nın savunmasında; Winston sigarasının 1994 yılının Ağustos ayında
orta-üst fiyat seviyesinden orta fiyat seviyesine indirildiği ve altı ay sonra
(Şubat 1995) tekrar orta-üst fiyat seviyesine çıkartıldığı, sekiz ay sonra (Ekim
1995) tekrar orta fiyat seviyesine indirildiği, beş ay sonra (Mart 1996) orta alt
fiyat kategorisine alındığı belirtilmiştir. Bunun yanında adı geçen sigaranın
1999 yılında iki aylık bir süreyle L&M’den 50.000 TL daha aşağıda bir fiyat
02-80/937-385
12
seviyesinde satışa sunulduğu, keza Chesterfield’ın da Ekim 1996’da orta-üst
fiyat kategorisinde yer aldıktan sonra 1997 yılının Mayıs ayında orta fiyat,
Eylül 1998’den itibaren ise orta alt fiyat düzeyinde yer aldığı ifade edilmiştir.
L&M’in ise 1994 yılının Aralık ayında popüler fiyat seviyesinde bulunduğu,
1995 yılında orta fiyat seviyesine çıkartıldığı ve 2001 yılının Haziran ayında
Winston ve Chesterfield’e göre daha düşük bir fiyatla satılmaya başlandığı
belirtilmiştir. JTI bu örneklerin teşebbüsler arasında marka bazındaki
rekabetin kanıtı olduğunu iddia etmiştir.
- JTI tarafından, sektördeki satış örgütü ve bayi sistemi içinde zam haberinin
kısa sürede yayıldığı ve bundan sektördeki herkesin haberdar olduğu, fiyat
artışının takip edilmediği veya geciktirildiği durumlarda çok yüksek miktarda
toptancı siparişiyle karşılaşıldığı ve bu talebin karşılanmadığı durumlarda
toptancı ve bayilerde önemli sıkıntılar yaşandığı belirtilmekte ve rakip
teşebbüsün fiyat artışından iki gün önce zam hakkında bilgi sahibi olunduğu
iddia edilmektedir. Ancak savunmada söz konusu eş zamanlılık ve eş
oranlılığın bilinçli bir işbirliğinin ürünü olmadığının ve zaman içerisinde gelişen
toptancı-bayi-gazete haberi üçgenin yarattığı bir bilgi ağının işlemesine
dayandığının altı çizilmektedir. İncelenen 20 adet Marlboro ve Camel
zammından sadece 9'unun, 19 adet Winston ve L&M fiyat artışından ise yine
yalnızca 9'unun aynı tarihte yapılmış olduğu ifade edilmiş, diğerlerinin aynı
tarihte yapılmamış olmasının gerekçesi olarak da bilgi akışındaki aksamalar
gösterilmiştir. Diğer yandan JTI aynı oranda zam yapılmasını, sektördeki en
küçük firma olunması ve aşırı bir fiyat baskısı altında bulunulması nedeniyle
TEKEL ve PMSA’nın fiyatlarının takip edilmesine bağlamış, pazar payı, satış
miktarı ve tüketicinin fiyat hassasiyetinin gözönüne alındığında aksine bir
hareketin şirketin önemli kaybıyla sonuçlanacağını öne sürmüştür.
- JTI tarafından önaraştırma raporunda yer verilen belgelere değinilirken
bunların uyumlu eylemi kanıtlamadığı iddia edilmiştir. Ayrıca firmalar arasında
yapılan toplantılara ilişkin olarak, toplantılarda birçok sorunu olan sektörde
rekabet dışı konuların görüşüldüğü (özellikle reklam yasakları) belirtilmiştir.
- JTI tarafından yapılan savunmada, PMSA’dan elde edilen 4.7.1997 tarihli e-
mail mesajının içeriğinin yanlış yorumlandığı, ilgili e-mail mesajında yetkililerin
fiyat veya fiyatlandırma takvimi konuşmadıkları, tam tersine, konunun kamuya
açık bir bilgi olduğu ve PMSA tarafından bu konuda bilgi edinilmeye
çalışılmasının piyasadaki belirsizliğin varlığını gösterdiği öne sürülmektedir.
- JTI savunmasında JTI Genel Müdürü Servisimin CÖMERT’e ait yıllık
hedefler listesinde yer alan ve TEKEL’in fiyatlama stratejisini etkileme amacı
taşıyan ifadelerin JTI şirketini olumsuz etkileyen TEKEL fiyatlarına zam
yapılmasını sağlamaya çalışmaktan başka bir anlam taşımadığı ifade
edilmiştir.
H.4.2. PMSA'nın Yazılı Savunması
- PMSA tarafından yapılmış olan savunmada 2.5.1991 tarih ve 1991/75 sayılı
Bakanlar Kurulu Kararı’nın birinci maddesi ile değiştirilen 8.8.1986 ve
86/10911 sayılı Kararnamenin ilgili maddesi uyarınca yurt içinde üretilen
02-80/937-385
13
sigaraların fiyatlandırılması yetkisinin söz konusu sigaraların üretimini yapan
firmalara verildiği, Marlboro ve L&M sigaralarının Philsa Philip Morris Sabancı
Sigara ve Tütüncülük Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından üretildiği, PMSA
şirketinin ise yalnızca dağıtım ve pazarlama işiyle uğraştığı dolayısıyla ilgili
Kararname uyarınca sigara fiyatlarını belirleme yetkisinin üretici olan Philsa
şirketine ait olması nedeniyle soruşturmanın adı geçen teşebbüse açılması
gerektiği ifade edimiştir.
- PMSA, TEKEL’in sahip olduğu kamu gücünün bu kuruluşun ticari esaslarla
uyum içinde olmayan fiyatlandırma kriterlerinin sigara fiyatları üzerinde önemli
bir baskı yarattığını ve bu durumun da pazarda rekabet etmeye çalışan diğer
teşebbüsler açısından önemli bir dezavantaj teşkil ettiğini belirtmektedir.
- PMSA, JTI ile aynı günlerde yaptığı zamların rasyonel ve ekonomik
gerekçelere dayandığını iddia etmiş ve zam tarihleriyle birlikte gerekçelerini şu
şekilde açıklamıştır: 7.5.1997 tarihli zam: TEKEL’in 2 Mayıs tarihinde, bir diğer
deyişle anılan zamdan 5 gün önce zam yaptığı belirtilmiştir. 19.8.1997 tarihli
zam: 18.8.1997 tarihinde, paket başına 200 TL olan Eğitime Katkı Payının
yayımlanan 4306 sayılı Kanun’la 15.000 TL’ye çıkartıldığı belirtilmiştir.
2.7.1998 tarihli zam: 14.6.1998 tarihinde tütün teslimlerinde satış fiyatı
üzerinden %2 oranında fon kesilmeye başlandığı ve zammın bu tarihten 15
gün sonraya denk geldiği belirtilmiştir. 2.9.1998 tarihli zam: TEKEL’in 27
Ağustos tarihinde zam yaptığı ifade edilmiştir. 6.12.1999 tarihli zam: 2
Aralık’da KDV oranlarının arttırıldığı belirtilmiştir. 28.2.2001 tarihli zam: 26
Şubat tarihinde TEKEL ürünlerine zam yapıldığı açıklanmıştır. 2.4.2001 tarihli
zam: Bu fiyat artışının TEKEL’in zam yapmasından 4 gün önce yapıldığı,
TEKEL’in yapacağı zammın, yürürlüğe girmeden 5-10 gün öncesinden
piyasadan öğrenildiği ileri sürülmüştür.
- Savunmada PMSA tarafından zam yapılırken TEKEL’in takip edildiği, üstelik
bunun bir zorunluluk olduğu ancak takip kavramının TEKEL tarafından yapılan
zamların hemen ardından yapılan zamlar olarak algılanmaması gerektiği ifade
edilmiştir. PMSA, fiyatlara daha fazla sayıda ve daha düşük oranlı zamlar
yapılarak da TEKEL’in takip edilebileceğini ifade etmiştir. Ayrıca TEKEL’in
zam yapacağı yönünde bir istihbaratın değerlendirilmesi suretiyle de
PMSA’nın fiyatları TEKEL’den kısa bir süre önce artırması da anılan kavram
dahilinde ele alınmıştır. Şirket, yapmış olduğu fiyat artırımlarının, oligopol
piyasasının genel mantığı çerçevesinde fiyat liderinin izlenmesi olduğunu
iddia etmiştir.
- PMSA tarafından yapılan savunmada, Ocak 1994’den Haziran 2001’e kadar
geçen süre içerisinde ürünlere hem TÜFE’den hem de Amerikan Doları’ndaki
artıştan daha az zam yapıldığını ifade eden PMSA, bu bağlamda teşebbüsün
kârlılığının düştüğünü, satış hacminin azaldığını ve pazar payında aşınma
olduğunu iddia etmiştir. PMSA bu durumun soruşturma tarafları arasında bir
uyumlu eylem olmadığını kanıtladığını belirtmiştir.
- PMSA'nın savunmasında; taraflar arasında bir uyumlu eylem olmadığının
kanıtı olarak 12.6.2001 tarihinde L&M KS’in fiyatının 800.000 TL’den 750.000
02-80/937-385
14
TL’ye düşürülmesi gösterilmiş, bir uyumlu eylemin olması durumunda söz
konusu indirime gidilmeyeceği belirtilmiştir.
- PMSA, pazardaki fiyat birlikteliğinde TEKEL’in ticari kaygılardan uzak yapısı
ve düzenleyici rolünden ileri gelen fiyat lideri konumunun büyük önemi
bulunduğunu belirtmiştir. TEKEL’in pazardaki hakimiyeti ve ürün
fiyatlandırmasına yön veren etkisi özel sektöre ait teşebbüslerin kendi
fiyatlarını belirlemelerine önemli bir engel teşkil ettiği, bu nedenle son derece
özel yetki ve güçlerle donatılmış bir hakim teşebbüsün yer aldığı pazarda,
fiyatlardaki parelelliğin uyumlu eylemin varlığının bir göstergesi olduğu
sonucuna varılamayacağı ifade edilmiş ve Wood Pulp kararına atıf yapılmıştır.
Kararda Avrupa Topluluğu Adalet Divanı’nın ilgili ürün pazarındaki üretimin
%40’ının soruşturma dışındaki bir teşebbüs tarafından gerçekleştirildiği ve bu
büyüklükteki bir pazar payının yanında soruşturmaya konu olan pazardaki
diğer teşebbüslerin birlikte hareket etmelerinin oldukça zor olduğu sonucuna
vardığı belirtilmiştir. Bu bağlamda Avrupa Komisyonu ve Avrupa Topluluğu
Adalet Divanı’nın bugüne kadar içinde egemen bir teşebbüsün yer almadığı
her durumda, uyumlu eylemin gerçekleşmediği yönünde karar aldığı öne
sürülmüştür. Ayrıca bu değerlendirmeler yapılırken TEKEL’in rakip ürünlerin
taban ve tavan fiyatlarına hükmetme kabiliyetinin bulunduğunun göz ardı
edilmemesi gerektiği ifade edilmiştir.
- PMSA pazardaki özel sektöre ait teşebbüslerin yüksek fiyatları korumak
amacıyla rekabete aykırı bir anlaşmaya girmesinin, TEKEL’e karşı daha fazla
pazar payı kaybetmelerine yol açacağı ve pazar gücü yeterli olmayan iki
teşebbüsün bu tip bir anlaşma içerisinde bulunmayacağını öne sürmüştür.
- PMSA, pazarın yapısı gereği firmaların satış elemanları tarafından
perakende satış noktalarının sıkça ziyaret edildiğini, perakendecilere sermaye
yapılarını korumaları, elektronik okuma sistemlerinde gerekli ayarlamaları
yapmaları ve ürünlerden biraz daha fazla kâr elde etmeleri için belli bir miktara
kadar stok yapmalarına olanak sağlamak amacıyla zam kararlarının birkaç
gün önceden duyurulduğunu ifade etmektedir. Savunmada, perakendecilerin
bu zam kararını kendisini ziyaret eden diğer firmanın satış elemanına ilettiği,
böylece piyasada zam haberinin yayıldığı öne sürülmektedir. Üstelik bu
duruma karşın zam yapılmaması halinde pazarda zam beklentisinin olması
nedeniyle ürünlerin stoğa alındığı ve fiyat artırım kararının alınmasının
zorunluluk teşkil ettiği iddia edilmiştir. Bunlara ilave olarak TEKEL ve Maliye
Bakanlığı’na gönderilen aylık tütün alımları, sevk ve satış raporu, fabrika
stoğuna giren ve kullanılan tütün raporları ile pazardaki şeffaflığın en üst
düzeye çıktığı belirtilmiştir.
- PMSA savunmasında, sigara üreticilerinin hammaddelerinin büyük
çoğunluğunu ithal ettiği ve ani kur dalgalanmalarını dikkate aldığını ifade
etmiştir. Ürünler üzerindeki vergi yükünün teşebbüslere fazla bir özgürlük
alanı bırakmadığı ayrıca fiyatlar belirlenirken tedavülü kolay olan para miktarı
ile uyumlu, yuvarlak rakamların tercih edildiği ve bu nedenle fiyatların aynı
seyrettiği öne sürülmüştür.
02-80/937-385
15
- PMSA, şirket olarak zamların önceden planlamak suretiyle bütçeye
konulduğunu ve genel itibarıyla bunlara bağlı kalındığını dolayısıyla da
fiyatların olağanüstü durumlar hariç tahmin edilebilir olduğunu ileri
sürmektedir.
- PMSA tarafından yapılan savunmada Türkiye'de sigara piyasasının
TEKEL’in lider olduğu ve diğer teşebbüslerin lideri izlediği bir “lider-izleyici”
modeli taşıdığı, bu pazarda liderin, izleyicilerinin muhtemel reaksiyonlarını
dikkate alarak fiyat tespit ettiği ve pazarın şeffaf bir pazar olduğu ileri
sürülmüştür. Ayrıca TEKEL’in rakiplerinin fiyatlarını 1.30 oranındaki bir fiyat
katsasıyla belirlediği (Marlboro-TEKEL 2000 farkı) ifade edilmiş, buna ilişkin
olarak da Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu’nun 1997 senesindeki
TEKEL Genel Müdürlüğü Raporu’na atıfta bulunulmuştur. Raporda “TEKEL
2000 sigarasının Marlboro ile korunmaya çalışılan ortalama 1.3 oranındaki
fiyat katsayısına 16/8/1997 tarihindeki zamla uyulmamış hatta Marlboro
sigarasının 180 bin liralık fiyatı da aşılarak TEKEL 2000 için 200 bin liralık
fiyat belirlenmiştir.” denilmektedir. Savunmada TEKEL’in bu uygulamasıyla
rakibinin fiyatını bir fiyat katsayısı ile belirlediği (Zaten firmaların fiyatlarını
1.50 katsayısının üzerine çıkaramadıkları aksi takdirde ürün satışlarının
düşeceği açıklanmıştır.) ve rakiplerinin fiyatlarını ancak belirli bir oranda
artırabilecekleri bir limit yarattığı ifade edilmiştir. Bu bağlamda ürünlerin 1.30-
1.50 bandında fiyatlandırıldığı, fiyatın bir rekabet aracı olmaktan çıktığı, üstelik
bir firmanın fiyat artırması durumunda tüketicilerin ve satıcıların pazardaki
diğer teşebbüsün de zam yapmasını bekledikleri bu nedenle diğer teşebbüs
tarafından zam yapmaya mecbur kalındığı öne sürülmüştür. Son olarak bir
kartelin başarılı olması durumunda üretimin düşeceği ürün fiyatlarının artacağı
ifade edilmiş, aksi durumlarda da firmaların kartel içerisinde olmadığı
sonucuna ulaşılması gerektiği belirtilmiştir.
H.5. Savunmaların Değerlendirilmesi
Yukarıda ilgili ürün pazarında konuya ilişkin yapılan değerlendirmelere paralel
olarak, bu iki tip sigara arasında kullanılan tütün ve materyal farklılığının
yanısıra önemli fiyat farklılıkları da bulunmaktadır. Diğer yandan tüketiciler
gözünde bu iki ürün arasındaki imaj farkının, iki tip sigaranın aynı pazarda
değerlendirilmesini mümkün kılmamaktadır.
Mevcut dosya bazında önemli olan nokta, ilgili soruşturmanın bir hakim
durumun kötüye kullanılması vakası olmayıp, 4. madde kapsamında paralel
fiyatlamaları esas alan bir uyumlu eylem iddiasıdır. Bu çerçevede ilgili ürün
pazarının “toplam sigara pazarı” veya “Amerikan Harmanı ile üretilen
sigaralar” pazarı olarak ele alınmasının, pazarın giriş engelleri olan üç aktörlü
sıkı bir oligopol pazarı olması, soruşturmanın bu üç aktörden ikisinin fiyatlama
davranışlarını konu alması ve pazarın “toplam sigara pazarı” olarak
değerlendirilmesi durumunda dahi 2001 yılı itibarıyla PMSA ve JTI firmalarının
%…. civarında pazar payına sahip olması sebebiyle, soruşturma
çerçevesinde çok fazla anlam taşımamaktadır.
JTI tarafından yapılan savunmada TEKEL’in düşük fiyat politikasının getirmiş
olduğu baskının yanısıra 1177 sayılı Tütün Kanunu ve 3291 sayılı Kanuna
02-80/937-385
16
dayanarak sigara üretici ve satıcılarının tabi olacakları usul ve esasları
belirleyebildiği öne sürülmektedir. Ayrıca 28.2.1993 tarihli Resmi Gazete’de
yayımlanmış olan “Sigara ve Tütün Mamülleriyle İlgili Fabrikaların Kurulması,
Sigara Üretimi, İthalatı, Satışı ve Denetimiyle İlgili Usul ve Esaslara Dair
Yönetmelik” çerçevesinde TEKEL’in fabrikanın kurulmasından, işleyişi ve
özellikle satış aşamasındaki distribütör ve bayilerine “Bayi Satış Belgesi”
verilmesi ve iptali dahil tüm aşamalarda yetkili olduğu iddia edilmektedir.
Ayrıca 10.1.1998 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan “Tütün ve Tütün
Mamulleri İle Alkol ve Alkollü İçkilerin Perakende Satışı Hakkında Yönetmelik”
uyarınca TEKEL’in, perakende satış noktalarındaki satış ilke ve esaslarını
saptadığı, reklam yasaklarına uyulup uyulmadığını denetlediği ve aykırı
davranış halinde işletmelere çeşitli cezalar verebildiği, hatta Bayilik
Belgeleri’ni iptal edebildiği belirtilmiştir. Dolayısıyla savunmada söz konusu
pazarda sağlıklı ve serbest rekabet ortamının mevcut olmadığı öne
sürülmektedir. Aynı şekilde PMSA, TEKEL’in Philsa’ya ait fabrikada sürekli
olarak bir denetçi bulundurmak suretiyle üretim miktarlarını, makinelerin
durumunu, üretim şartlarını ilk elden kontrol ettiğini böylece de pazarın tüm
bileşenlerini elinde tutarak pazardaki ürünlerin fiyatlandırılması başta olmak
üzere sigara imalatının her aşamasında düzenleyeci ve denetleyici olarak
ciddi bir baskı unsuru yarattığını iddia etmektedir.
Türkiye'de tütün ve tütün mamullerine ilişkin mevzuat oldukça geniş ve
karmaşık bir yapılanma arz etmektedir. 10.6.1938 tarih ve 3437 sayılı “Tütün
ve Tütün İnhisarı Kanunu” nu yürürlükten kaldıran 9.5.1969 tarih ve 1177
sayılı “Tütün ve Tütün TEKELi Kanunu” bu alandaki temel mevzuat niteliğini
uzun yıllar muhafaza etmiş fakat bu kanun da 3.1.2002 tarih ve 4733 sayılı
“Tütün, Tütün Mamulleri, Tuz ve Alkol İşletmeleri Genel Müdürlüğünün
Yeniden Yapılandırılması İle Tütün ve Tütün Mamullerinin Üretimine, İç ve Dış
Alım ve Satımına, 4046 Sayılı Kanunda ve 233 Sayılı Kanun Hükmünde
Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Sigara piyasasını düzenleyen mevzuat hükümlerini mevcut soruşturma
bakımından iki farklı şekilde sınıflandırmak mümkündür:
- Fiyatlandırmaya ilişkin hükümler
- Denetim ve düzenlemeye ilişkin hükümler.
H.5.1. Fiyatlandırmaya İlişkin Hükümler
Türkiye'de, sigara fiyatlarının belirlenmesi 28.5.1986 tarih ve 3291 sayılı
Kanun’un çıkışına kadar TEKEL’in yetkisinde bulunmuştur. Bu Kanun’un 17.
maddesine dayanılarak çıkarılan 8.8.1986 tarih ve 86/10911 sayılı Bakanlar
Kurulu Kararı ile TEKEL’in sigara üretimi ve fiyatlandırmasındaki inhisarı
kaldırılmıştır. Bu kararnamenin üretim ve fiyatlandırma serbestisine ilişkin
maddeleri 2.5.1991 tarih 91/1755 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile değiştirilmiş
ve anılan düzenleme 4733 sayılı Kanun’un çıkmasına kadar yürürlükte
kalmıştır. Bu düzenlemeye göre :
“Yerli ve yabancı gerçek ve tüzel kişilerin, TEKEL’in katılımı halinde TEKEL
ortaklığı ile, veya TEKEL katılımı olmaksızın, tütün hazırlama ünitelerini de
ihtiva eden entegre komple yeni tesisler kurarak tütün mamülleri üretmeleri
02-80/937-385
17
serbesttir… Bu şekilde kurulan fabrikaların, Maliye ve Gümrük Bakanlığı’nca
düzenlenecek ve imalatçıların beyan edecekleri miktar ve sürelerde
imalatçılara verilecek olan bandrolü ihtiva eden mamullerinin yurt içinde ya da
dışında üretici firma ya da satıcılar tarafından fiyatlandırma, dağıtım ve satışı
serbesttir...”
Bu düzenleme, Türkiye'de sigara üretimi yapan firmaların ürünlerini belli bir
üretim eşiğinden sonra (2.000 ton/yıl) serbestçe fiyatlandırmalarına, dağıtım
ve satışını yapmalarına imkan tanımıştır. 3.1.2002 tarih ve 4733 sayılı Kanun
bu düzenlemeyi kaldırmakla birlikte aynı Kanun’un 6. maddesiyle benzer bir
düzenleme yapılmış ve sigara için tek vardiyada 2 milyar adet/yıl kapasiteye
ulaşan teşebbüslerin serbestçe dağıtım, fiyatlandırma ve satış yapabilecekleri
hükme bağlanmıştır. Dolayısıyla soruşturma muhatabı firmaların serbest fiyat
belirleme konusunda herhangi bir hukuki engelleri bulunmamaktadır.
Diğer yandan 3.1.2002 tarih ve 4733 sayılı Kanun’la yürürlükten kaldırılan
1177 sayılı Kanun’un 39. maddesi gereğince, TEKEL tarafından üretilen ya da
ithal edilen sigaraların fiyatları TEKEL tarafından belirlenmekte, Maliye
Bakanlığının görüşü alınarak TEKEL’in bağlı olduğu Devlet Bakanlığı’nca
onaylanarak geçerlilik kazanmaktaydı. Bu hükmün kaldırılması ve TEKEL’in
Kamu İktisadi Kuruluşu statüsünden çıkarılarak İktisadi Devlet Teşekkülü
statüsüne geçirilmesi nedeniyle onay prosedürü geçerliliğini yitirmiş, TEKEL
fiyatlandırma yapmakta tamamen serbest kalmıştır.
H.5.2. Denetim ve Düzenlemeye İlişkin Hükümler
1177 sayılı Kanun’a dayanılarak çıkarılan “Tütün Tekeli Tüzüğü”nün 43 ve 44.
maddelerinde ve 3291 sayılı Kanun’a dayanılarak çıkarılan 91/1755 sayılı
Bakanlar Kurulu Kararı’nın uygulanma esaslarını belirleyen “Sigara ve Tütün
Mamülleriyle İlgili Fabrikaların Kurulması, Sigara Üretimi, İthalatı, Satışı ve
Denetimiyle İlgili Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmelik”in 6 ve devamı
maddelerinde sigara fabrikalarında TEKEL’in bağlı olduğu Devlet
Bakanlığı’nca görevlendirilecek bir “resmi görevli memur” bulundurulması,
yine adı geçen Yönetmeliğin 61 ve devamı maddelerine göre sigara satmak
isteyen şahısların TEKEL’den satış belgesi alması, hükme bağlanmaktadır.
Bu memurun yapacağı işler yine ilgili maddelerde sayılmaktadır. Memurun
yapacağı işlemler özetle;
-Tütün tekeli kapsamındaki maddelerin fabrikaya giriş ve çıkış miktarını
kontrol ve kayıt etmek ve bu maddelerdeki fire oranı %5’i aştığında durumu
TEKEL’e bildirmek,
-Kırıntı ve kayıpların yok edilmesine nezaret etmek,
-İhraç ürünlerin miktarlarını kontrol ve kayıt etmek,
-Fabrika dışına kaçak mamul çıkmasını önlemektir.
Bunlara ek olarak ilgili yönetmelik gereğince üretici firmalar:
-Ay başında mevcut bulunan,
-O ay içinde üretilen,
-Teslim alınan (ithalat),
-Vergili ve vergisiz nakledilen,
02-80/937-385
18
-Piyasadan iade alınan,
-Telef olan,
-Ay sonunda mevcut bulunan
ürün miktarlarını bir rapor halinde TEKEL’in bağlı olduğu bakanlığa bildirmek
zorundadır. Anılan Tüzük’deki yükümlülüklere uyulmaması durumunda
TEKEL tarafından tüzüğün 52. maddesi gereğince fabrika kapatma cezası
verilebilmektedir. Bu cezalar ancak TEKEL’den sorumlu Devlet Bakanlığı’nın
onayı ile kesinleşmektedir.
Üretim bilgilerinin, denetim yetkisinin ve kapatma cezası verme yetkisinin,
piyasada özel teşebbüslere rakip olarak yer alan TEKEL’e verilmesi, rekabet
koşularını olumsuz etkileyebilecek bir durumdur. Ancak, teşebbüslerin üretim
unsurlarını denetleme gücünü de elinde bulunduran, aynı zamanda bu
teşebbüslerle rakip konumunda bulunan bir kamu iktisadi teşebbüsünün
mevzuattan kaynaklanan yetkilerini hukuka aykırı olarak haksız rekabet için
kullandığı ya da kullanacağı yönündeki iddia, birbirine rakip iki teşebbüsün
fiyat hareketlerinde danışıklı hareket etmesini haklı kılmayacaktır. Devletin
idari organlarının idari işlemleri hukuka uygunluk karinesine tabidir. Bu
organların yetkilerini hukuka uygun kullanmaları gerekir ve beklenir. Aksine bir
iddia ancak idari ya da adli yollardan araştırılabilir. Bu nedenle, kamusal
yetkilerin kötüye kullanıldığı bu yüzden de firmaların değişik arayışlara girdiği
yönündeki savunmaların mazeret teşkil etmesi mümkün değildir.
Fabrikada TEKEL’in denetim elemanının bulunması hatta fabrikaya kapatma
cezasının verilmesi üretim sürecine yönelik denetimler olduğu dosya mevcudu
bilgi ve belgeden anlaşılmıştır.
JTI tarafından yapılan savunmada JTI ürünlerinin yurtdışından ithal edilmek
suretiyle TEKEL tarafından fiyatlandırıldığı 1991 yılı baz alınmış ve 1.55
oranındaki parite bu yıla dayanılarak verilmiştir. Oysa Türkiye'de özel
teşebbüslerin tam anlamıyla üretim, dağıtım ve fiyatlandırma yetkilerini
kullanmaya başladığı 1994 senesi itibarıyla söz konusu parite 1.08 (Kısa üst
grup sigaralar) olup, anılan oran 2000 yılında 1.35’e kadar yükselmiştir. Bu
tarih itibarıyla paket fiyatı/döviz kuru paritesinde firmalar adına olumsuz bir
değişiklik görülmemiştir.
JTI savunmasında TEKEL Genel Müdürlüğü tarafından üretilen ürünlerin ticari
kaygılardan çok siyasi kaygılarla fiyatlandırıldığını, talep esnekliğinin çok
yüksek olduğu bu sektörde anılan politika sebebiyle JTI ürünlerine zam
yapılamamasından ötürü fiyatların dünya fiyatlarının altında kaldığı
belirtilmiştir. TEKEL’in ticari kaygılardan uzak fiyat stratejisi JTI ve PMSA
üzerinde fiyat baskısı oluştursa dahi diğer ülkelerle karşılaştırıldığında bu
baskının fiyatları fazla düşürmediği anlaşılmıştır.
Diğer yandan Camel’ın Marlboro sigarasından daha düşük fiyatla satılmasının
Camel’ın tüm dünyada tanınmış ve güçlü imajına zarar verebileceği, bu
nedenle fiyatının en yüksek fiyatlı sigaralar kategorisinde tutulduğu ifade
edilmiştir. Ancak söz konusu iddianın Camel ve Marlboro’nun bazı Avrupa
ülkelerindeki fiyatları yerel para birimleriyle karşılaştırıldığı zaman çok da
02-80/937-385
19
anlamlı değildir. Camel’ın Malboro’nun altında fiyatlandırıldığı zaman bu
ürünün imajına zarar geleceği görüşü de geçerlilik kazanmamaktadır.
Zaman zaman piyasada dedikodu halinde dolaşan fiyat artışıyla ilgili
haberlerin bazen doğru çıkarken bazen de doğru çıkmadığı dikkate
alınmalıdır. Yine de özellikle dövizin artış kaydettiği veya TEKEL’in fiyat
artışına gittiği zamanlarda özel sektör teşebbüslerinin de zam yapacağı
bilinebilecektir. Önaraştırma döneminde incelenmiş olan zamlardan 9'u
TEKEL’in takibinden kaynaklanmış olup diğer zamlar TEKEL’den bağımsız
olarak yapılmıştır.
PMSA tarafından yapılan savunmada 2.5.1991 tarih ve 1991/75 sayılı
Bakanlar Kurulu Kararı’nın birinci maddesi ile değiştirilen 8.8.1986 ve
86/10911 sayılı Kararnamenin ilgili maddesi uyarınca yurt içinde üretilen
sigaraların fiyatlandırılması yetkisinin söz konusu sigaraların üretimini yapan
firmalara verildiği, Marlboro ve L&M sigaralarının Philsa Philip Morris Sabancı
Sigara ve Tütüncülük Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından üretildiği, PMSA
şirketinin ise yalnızca dağıtım ve pazarlama işiyle uğraştığı dolayısıyla ilgili
Kararname uyarınca sigara fiyatlarını belirleme yetkisinin üretici olan Philsa
şirketine ait olması nedeniyle soruşturmanın adı geçen teşebbüse açılması
gerektiği ifade edimiştir.
“Sigara ve Tütün Mamülleriyle İlgili Fabrikaların Kurulması, Sigara Üretimi,
İthalatı, Satışı ve Denetimiyle İlgili Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmelik”in 8.
maddesine göre sigara üretimi izni alan şirketler, ithalat, yurtiçi satış ve
fiyatlandırmayı bizzat veya kuracakları dağıtım şirketi eliyle
yapabilmekteydiler. PHILSA A.Ş. tarafından üretilen sigaraların fiyatlandırma,
pazarlama ve satışı PMSA A.Ş. tarafından yapılmaktadır ve nitekim PHILSA
A.Ş., PMSA A.Ş.’de pay sahibidir. 4733 sayılı Kanun’un yeni düzenlemesinde
de bu serbestlik esas alınmaktadır. Ayrıntılı düzenleme “Tütün, Tütün
Mamülleri ve Alkollü İçkiler Piyasası Düzenleme Kurulu” tarafından çıkarılacak
tebliğlerle yapılacaktır. Bu nedenle, soruşturma muhatabı olarak PMSA
A.Ş.’nin değil PHILSA A.Ş.’nin alınması gerektiği iddiası yersizdir.
TEKEL’in bir kamu kuruluşu olması ve zam kararlarının alınması sürecinde
ilgili Bakan’ın onayının gerekmesi TEKEL’in fiyat artırımlarında ticari
kaygılardan çok hükümet politikalarının, enflasyonist beklentilerin gözönünde
bulundurulması sonucunu doğurabilmektedir. TEKEL’in bu nedenle fiyatları
baskı altına aldığı kabul edilse de Marlboro ve Camel fiyatlarının dünya
fiyatlarının çok altında olmadığı bilinmektedir. Bu bağlamda TEKEL’in,
ürettikleri sigara fiyatlarının dünya fiyatlarının çok altında olduğunu ve bu
nedenle fiyatlarının artırılması gerektiğini söyleyen özel sektör teşebbüslerinin
fiyatlarını artırmasını engelleyici bir unsur olduğu görülmektedir.
I. GEREKÇE VE HUKUKİ DAYANAK
Oligopolistik pazarlarda faaliyet gösteren teşebbüsler aldıkları kararların
rakiplerinin kararlarını etkilediğinin ve her bir teşebbüsün kârının sadece kendi
davranışına değil, bu davranış karşısında rakiplerinin göstermiş olduğu
tepkilere bağlı olduğunun farkındadırlar. Bu bağlamda firmalar kârlarını
02-80/937-385
20
maksimum yapan baskın stratejiyi seçmek yerine, koordineli biçimde
davranmaları halinde toplam kârlarını en üst düzeye çıkarabileceklerini
farkederler. Bu bilince ulaşan teşebbüslerin, başta fiyat olmak üzere stratejik
kararlar alırken rakiplerinin muhtemel tepkilerini de gözönünde bulundurmaları
neticesinde, teşebbüsler arasında herhangi bir iletişim olmaksızın, pazarda
paralel davranışlar oluşabilmektedir. Oligopolistik bağımlılık neticesinde
oluşan bu paralelliklerin pazar yapısı gözönünde bulundurulduğunda rasyonel
ve kaçınılmaz bir davranış olduğu ve bunlara müdahele edilemeyeceği
literatürde öne sürülmektedir.
Teşebbüsler arasında bir anlaşma yapıldığı sonucuna ulaşmak için paralel
davranışın yanı sıra firmalar arasında bilgi alışverişi, endüstri genelinde dikey
fiyat tespiti, belli bir noktadan teslim fiyatlandırma gibi uygulamaların varlığının
gösterilmesi gerekmektedir. Her ne kadar homojen mallar üreten, benzer
maliyetlere sahip simetrik firmalardan oluşan oligopollerde, bağımlılığın güçlü
olduğunu söylemek mümkün olsa da, çoğu zaman olipopol piyasalarında bu
koşulların hepsi birlikte bulunmamaktadır. Oligopolistik bağımlılık teorisinde
oligopol piyasalarda fiyat katılığı bulunduğu ileri sürülmektedir.
1997 yılının Ağustos ayından itibaren görülen fiyat birlikteliğinin pazar lideri
olan TEKEL'in izlenmesi sonucunda ortaya çıkma olasılığı nedeniyle
TEKEL’in yapmış olduğu zamlar, soruşturma kapsamındaki firmaların yapmış
oldukları zamlarla karşılaştırılmıştır.
TEKEL tarafından yapılan hemen hemen her zammın arkasından PMSA ve
JTI tarafından zam yapılmış ancak TEKEL’den bağımsız olarak da birçok kez
fiyat artırımına gidilmiştir. Dolayısıyla PMSA ve JTI, TEKEL tarafından yapılan
zamları takip etmekle birlikte bu firmadan bağımsız olarak da fiyat artırımına
gidebilmektedir. Nitekim 1997 yılından günümüze kadar olan süre içerisinde
özel sektör teşebbüslerince yapılmış olan 23 zammın 12’sinde TEKEL’in takip
edildiğini söylemek mümkündür.
Ayrıca Başbakanlık tarafından yayımlanan 16.3.1995 tarih ve
B.02.0.PPG.0.12-383-3574 sayılı Genelge uyarınca tekel niteliğinde mal ve
hizmet üreten kamu kurum ve kuruluşları ürettikleri mal ve hizmetlere
yapılacak zam miktarını ve bu zammı zorunlu kılan gerekçeleri zam
uygulamasına başlamadan bir hafta önce Başbakanlığın görüşüne sunmakta
ve alınan görüş doğrultusunda zam uygulamasına geçmektedirler. Adı geçen
Genel Müdürlüğün yukarıda atıfta bulunulan genelge kapsamında olmasından
ötürü zam kararlarında son söz Başbakanlık tarafından söylenmektedir. Bu
nedenle Genel Müdürlüğün ürettiği ürünlerin fiyatlandırılması, ticari olmaktan
çok politik ve makro ekonomik kaygılarla yapılabilmektedir. Diğer yandan
TEKEL’in Türkiye'de yıllar boyunca pazarda tek başına faaliyette bulunması,
anılan firmanın pazarda belli bir konumu olmasını sağlamaktadır. Dolayısıyla
fiyatlandırma kararlarında ticari kaygıların yanında politik kaygılarla da hareket
eden bir pazar liderinin bulunduğu pazarda soruşturma konusu teşebbüsler
TEKEL’le rekabet etmeye çalışmaktadırlar.
Bazı oligopol teorilerinde belirtilen ve PMSA tarafından yapılan savunmada da
dile getirilen görüşe göre, anılan pazarlarda bir teşebbüsün fiyat indirmesi
02-80/937-385
21
durumunda rakibinin buna karşılık verecek olması nedeniyle, teşebbüslerce
fiyat indirimine gidilemeyeceği ileri sürülmektedir. Dolayısıyla söz konusu
pazarlarda firmaların fiyat indirmeyeceği (veya zam yapan rakibine oranla
daha düşük oranlı bir zam yapacağı) bu nedenle de fiyatların aşağıya doğru
katı olduğu belirtilmektedir.
Yerinde inceleme sırasında firmalardan birer nüshaları alınan bilgi ve belgeler
incelendiğinde, PMSA ve JTI arasında yoğun bir iletişim olduğu görülmektedir.
Bu toplantıların, reklam yasakları, TEKEL Kanunu, vergi düzenlemeleri gibi
konularda yapıldığı kanaatine varılmıştır.
Önaraştırma sürecinde firmaların paralel fiyatlandırmalarının teşebbüslerinin
benzer maliyet yapılarına sahip olmalarından kaynaklanabileceği düşünülerek
bu çerçevede incelemeler yapılmıştır. Teşebbüslerden istenen bu bilgilerde
firmaların aynı fiyat kategorisinde yer alan ürünleri baz alınmış, Camel (Kısa
Kutu), Marlboro (Kısa Kutu), Winston (Kısa) ve L&M (Light Kutu)’in
maliyetlerinin Aralık 2000 sonu itibarıyla belirlenmesi uygun görülmüştür. L&M
ve Winston’ın maliyetlerine bakıldığında baz alınan tarih itibariyle Winston’ın
paket başına maliyetinin ………. TL, L&M’in ise ……… TL olduğu
görülmektedir. Firmaların bu ürünlerine ait maliyet yapısının benzer olduğu
anlaşılmaktadır. Söz konusu benzer maliyet yapısı pazardaki fiyat
hareketlerini açıklamaktadır.
Yine aynı şekilde soruşturma sürecinde de PMSA ve JTI firmalarından Nisan
2002 tarihi itibarıyla maliyetlerine ilişkin bilgiler istenmiş ve anılan tarih
itibarıyla Winston’ın bir paketinin maliyetinin ………. TL, L&M’in ise ………. TL
olduğu Soruşturma Heyetince belirlenmiştir.
Pazardaki koordinasyonu kolaylaştıran unsurlara yüksek derecede
yoğunlaşma oranı, homojen ürün, giriş engelleri, pazar şeffaflığı, perakende
satış fiyatının tespiti (Üreticiler tarafından tespit edilen yeniden satış fiyatı
vergi kanunlarıyla getirilen ve üretici firmalardan verginin, perakende satış
fiyatı üzerinden alınacağını belirten hükümlerden kaynaklanmaktadır.) ve
talep esnekliğinin düşük olması örnek olarak verilebilir. Bu unsurların
soruşturma konusu pazar itibarıyla da geçerli olduğu görülmektedir.
Ayrıca, ilgili pazarda fiyata ilişkin şeffaflık nedeniyle firmalar birbirlerinin
pazarlama ve fiyatlama davranışlarından haberdar olmaktadırlar bu da
pazarda fiyat paralelliği sonucunu doğurmaktadır.
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi, teşebbüsler arasındaki rekabeti sınırlayıcı
anlaşma, uyumlu eylem ve kararların Kanun’u ihlal eder nitelikte olduğunu
belirtmiştir. Bu çerçevede ilgili maddenin (a) bendi “mal veya hizmetlerin alım
ya da satım fiyatının, fiyatı oluşturan maliyet, kâr gibi unsurlar ile her türlü alım
yahut satış şartlarının tespit edilmesi”ni hukuka aykırı olarak nitelendirmiştir.
Kurul tarafından uyumlu eylemden bahsedilebilmesi için dört unsurun birlikte
bulunması gerektiği ifade edilmiştir. Buna göre a) En az iki veya daha fazla
işletme olmalı b) Biliçli paralellik bulunmalı c) Bu paralel davranışlar ekonomik
ve rasyonel gerekçelerle açıklanamamalı d) Rekabet sınırlanmalıdır.
02-80/937-385
22
Bunlardan birinin mevcut olmaması durumunda uyumlu eylemden söz
edilemeyecektir.
TEKEL'in varlığı ve önemli ayrıcalıklara sahip olması sağlıklı ve serbest bir
piyasa ortamının oluşmasına engel olabilmektedir. Düzenleyici görevlerle
donatılan bir kuruluş, piyasada mal ve hizmet üreten teşebbüslerden bağımsız
olmalıdır. Tekelci yetkilerle donatılmış bir kuruluşun aynı zamanda piyasayı
düzenlemeye yetkili bir kuruluş olarak piyasada faaliyet göstermesi, sağlıklı bir
rekabet ortamının oluşması ve gelişmesi açısından sakıncalıdır. Bu nedenle
piyasada güçlü ve yoğun bir fiyat baskısı söz konusudur.
Fiyatlar üzerindeki baskı nedeniyle JTI'nın hem pazar payının düşük olması
hem de diğer büyük teşebbüs olan PMSA'nın fiyat hareketlerini yakında takip
etmek zorunda kaldığı görülmüştür.
Türkiye'de sigara pazarı az sayıda (üç) firmadan oluşmaktadır. Pazar, hakim
durumda bir firmanın bulunduğu yoğunlaşmış oligopol pazarıdır. Bu firmaları
her birinin pazar payı toplam içerisinde ihmal edilmeyecek bir yer tutmakta ve
piyasadaki tüm firmalar kendi faaliyetlerini rakiplerinin hareketlerini dikkate
alarak düzenlemektedirler. Pazarın sıkı oligopol özelliği olan şeffaf bir pazar
olması dolayısıyla teşebbüsler başta fiyat hareketleri olmak üzere birbirlerinin
hareketlerini sürekli olarak gözlemlemekte ve herhangi bir teşebbüsün
piyasadaki bir uygulamasından kısa zamanda haberdar olmaktadırlar.
Oligopolistik pazarların en önemli özelliği oyunculardan her hangi birinin
vereceği bir karar diğerinin kararını etkileyebilir olmasıdır. Bu tür piyasalarda
önemli özelliklerden biri de fiyat artırma konusunda yaşanan çekingenliktir.
Fiyat artırmak müşterilerin rakip firmalara kaymasına, indirmek de rakiplerin
fiyat indirmesine neden olacak ve her iki halde de firma zarar görecektir. Az
sayıda firmanın varlığında karşılıklı bağımlılık ilişkisi ortaya çıkmakta bu da
fiyat kararlarına yansımaktadır. Bu da az sayıda firma arasında denge
oluşmasına neden olmaktadır. Lider firmanın takip edilmesi ve izleyicilerden
birinin yaptığı zammı diğerinin öğrenip ona uygun davranmasına yol
açmaktadır.
Sigara tanıtım ve reklamının yasak olduğu Türkiye sigara pazarında;
TEKEL'in pazar payının diğer iki firmadan büyük olması ve etkin bir şekilde
fiyat belirlemesi, ayrıca firmalar tarafından TEKEL'e ve Maliye Bakanlığı'na
aylık kapsamlı raporlar gönderilmesi, TEKEL'in diğer firmaların fabrikalarında
gözlemci bulundurması, firmalar hakkında doğrudan bilgi ediniyor olması
pazarda şeffaflığa yol açmaktadır. Böyle bir pazarda hiç bir firmanın
diğerlerinin reaksiyonunu göze almadan karar alamayacağı kanaatine
ulaşılmıştır. Söz konusu pazarda oligopolistik bağımlılık mevcuttur. TEKEL'in
etkin bir şekilde fiyat belirlemesi diğer firmaların fiyatlarını da belirlemekte
etkili olmaktadır. Reklam ve tanıtımın da yasak olması, firmalar arasında bu
alanda çıkabilecek rekabeti de ortadan kaldırmakta bunun dışında rekabet
edilecek alan olarak, dağıtım hizmetlerinin iyileştirilmesi gibi alanlar
kalmaktadır. Bu nedenlerle fiyatların paralel artışları firmaların değişen
ekonomik koşullara uyun sağlaması yönündeki çabaları olduğu kanaatine
varılmıştır.
02-80/937-385
23
J- SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre;
Piyasada devlet kontrolündeki "TEKEL" İdaresinin (TEKEL Tütün Mamulleri,
Tuz ve Alkol İşletmeleri Genel Müdrlüğü) varlığı ve faaliyette bulunması
nedeniyle oluşan fiyat takipçiliği dolayısıyla teşebbüslerin paralel davranışlar
gösterdiği ilgili piyasanın özellikleri gözönüne alınarak, soruşturma sürecinde
tespit olunan fiyat paralelliklerinin ekonomik ve rasyonel gerekçeler dışında
hakkında soruşturma yürütülen teşebbüslerce 4054 sayılı Kanun kapsamında
ihlal oluşturacak şekilde uyumlu eylem yoluyla gerçekleştirildiğine dair yeterli
delil bulunmadığına; dolayısıyla idari para cezası uygulanmasına gerek
olmadığına OYÇOKLUĞU ile karar verilmiştir.
02-80/937-385
24
(Rekabet Kurulu’nun 24.12.2002 tarih ve 02-80/937-385 sayılı Kararı)
KARŞI OY GEREKÇESİ
PMSA Philip Morris Sabancı Pazarlama ve Satış A.Ş. ile JTI Tütün
Ürünleri Pazarlama A.Ş. tarafından, sigara fiyatlarına aynı veya yakın
tarihlerde ve aynı oranlarda zam yapılarak uyumlu eylemde bulunmak
suretiyle 4054 sayılı Kanun'un ihlal edilip edilmediğine dair açılan soruşturma
sonrasında alınan nihai Karar'a aşağıda belirtilen nedenlerle katılmıyorum.
Philip Morris Sabancı Pazarlama ve Satış A.Ş.(PMSA) ile JTI Tütün
Ürünleri Pazarlama A.Ş.'nin(JTI) aynı kategoride aynı fiyatlarla satılan
ürünlerine aynı veya yakın tarihlerde zam yapmak suretiyle bir uyumlu eylem
içerisinde bulunduğu; 1997 yılının Ağustos ayından itibaren görülen fiyat
birlikteliğinden anlaşılmakta olup bu birlikte hareket Ağustos 1997-Haziran
2001 dönemi fiyat hareketleri incelendiğinde somut olarak ortaya çıkmaktadır.
Fiyat birlikteliğinin piyasada geçmiş yıllardan beri oluşmuş Tekel'in
pazar liderliği konumunun izlenmesi ile meydana geldiği görüşü bir noktaya
kadar kabul edilmekle birlikte, söz konusu dönemdeki yapılan 23 adet fiyat
değişikliğinden, 12'sinde Tekel'in takip edildiğinin anlaşılmasına rağmen, diğer
zamanlarda PMSA ve JTI'nin uyumlu eylem içinde oldukları karinesi
mevcuttur.
Ayrıca, soruşturma raporunun ilgili bölümlerinde, iki teşebbüsün
fiyatlarını aynı veya yakın tarihlerde arttırarak benzer ürün fiyatlandırmaları ile
birbirleriyle rekabet etmekten kaçındıklarının işaretleri mevcuttur. Her iki
firmanın aralarında; ürünlerinin fiyat politikaları ve fiyatlandırma konularını ele
alan e-mail ve telefon görüşmeleri yoluyla sağladıkları iletişim kanalının
rekabet hukuku bağlamında sakıncaları ortadadır.
PMSA ve JTI firmalarının sigara fiyatları konusunda uyumlu eylem
içinde oldukları belirtilen sakınca ve ihlal karinelerinden görülmektedir. Bu
uyumlu eylemin teşebbüslerce ortak hedefinin de, fiyatların yükseltilmesi
olmadığı; iletişim sağlayarak, birlikte hareketle piyasadaki belirsizlikleri
gidermek, Tekel'in piyasa konumunu da göz önünde bulundurarak, birbirleri ile
rekabet etmemek olduğu anlaşılmaktadır.
Sonuç olarak, yaklaşık dört yıl boyunca başabaş oluşan fiyatların
pazarda var olan zorunluluklardan değil, teşebbüsler arası görülen uyumlu
eylemden kaynakladığı kanaatiyle, PMSA ve JTI'ye, 4054 sayılı Rekabetin
Korunması Hakkında Kanun'un 4.maddesinin a)bendini ihlal etmeleri
sebebiyle, Kanun'un 16.maddesinin ikinci fıkrası gereği, para cezası
verilmesinin uygun olduğunu mütalaa etmekteyim.
Rıfkı ÜNAL
Kurul Üyesi
02-80/937-385
25
Rekabet Kurulu’nun 24.12.2002 Gün ve 02-80/937-385 Sayılı Karar’ına
KARŞI OY GEREKÇESİ
Eylemleri soruşturma konusu edilen teşebbüsler PMSA Philip Morris
Sabancı Pazarlama ve Satış A.Ş. ile JTI Tütün Ürünleri Pazarlama A.Ş.’nin
sigara fiyatlarına aynı veya çok yakın tarihlerde, aynı veya çok yakın
oranlarda zam yaptıkları ve bunun rastlantılarla açıklanamayacağı, öte
yandan özellikle bazı zamların aynı gün gazetelerde ilan edilmesinin ilgili
teşebbüsler arasında bir iletişim bulunmadan mümkün olamayacağı gerçekleri
karşısında, Soruşturma Heyeti’nin net analizlere ve değerlendirmelere
dayanarak ortaya koyduğu uyumlu eylemin varlığı yolundaki görüşü ve ceza
önerisini yerinde ve geçerli bulduğumuzdan Kurul’un başlıkta anılan Karar’ına
katılma olanağı bulamadık.
Dr. Kemal EROL Murat GENCER
İkinci Başkan Kurul Üyesi
02-80/937-385
26
(Rekabet Kurulu’nun 24.12.2002 tarih ve 02-80/937-385 sayılı kararı)
KARŞI OY GEREKÇESİ
PMSA Philip Morris Sabancı Pazarlama ve Satış A.Ş. ile JTI Tütün
Ürünleri Pazarlama A.Ş. tarafından sigara fiyatlarına aynı veya yakın
tarihlerde ve aynı oranlarda zam yapılarak uyumlu eylemde bulunmak
suretiyle 4054 sayılı Kanun’un ihlal edilip edilmediğine dair açılan soruşturma
sonrasında alınan nihai Karar’a aşağıda belirtilen nedenlerle katılmıyorum.
1997 yılının Ağustos ayından itibaren görülen fiyat birlikteliğinin pazar
lideri olan Tekel’in izlenmesi ile meydana geldiği görüşü bir noktaya kadar
kabul edilmekle birlikte, PMSA ve JTI, TEKEL tarafından yapılan fiyat
arttırımından bağımsız olarak da fiyat artırımına gitmişlerdir. Nitekim 1997
yılından soruşturma dönemi sonuna kadar olan süre içerisinde özel sektör
teşebbüslerince yapılmış olan 23 zammın 12’sinde Tekel takip edilmişse 11
fiyat arttırımı Tekel’den bağımsız yapılmıştır.
Önaraştırma ve soruşturma döneminde yapılan yerinde incelemeler ve
ilgililerden bilgi isteme sonucunda sağlanan belgelerde; PMSA ve JTI üst
düzey yetkililerinin zaman zaman fiyat arttırımı ile ilgili toplantılar yaptığı,
Tekel’in fiyatlama stratejisi üzerinde etkili olmak amacıyla her türlü kaynağın
kullanılması, lobi yapılması ve PMI ile yakın işbirliğinde bulunulması
konusunda fikir birliğine ulaştıkları tesbit edilmiştir.
PMSA ve JTI firmalarının sigara fiyatları konusunda yaptıkları
eylemlerin, fiyatların yükseltilmesi olmadığı, iletişim sağlayarak, birlikte
hareketle piyasadaki belirsizlikleri gidermek, Tekel’in piyasa konumunu da göz
önünde bulundurarak, birbirleri ile rekabet etmemek olduğu anlaşılmaktadır.
Rekabet etmeme ve fiyatlandırma konuları, sadece toplantılarla değil, e-mail
ve telefon görüşmeleriyle sağladıkları tesbit edilmiştir.
Sonuç olarak, yaklaşık dört yıl boyunca başabaş oluşan fiyatların
pazarda var olan zorunluluklardan değil, teşebbüsler arası görülen uyumlu
eylemden kaynaklandığı kanaatiyle, PMSA ve JTI’ye 4054 sayılı Rekabetin
Korunması Hakkında Kanun’un 4. Maddesinin a) bendini ihlal etmeleri
sebebiyle, Kanun’un 16. Maddesinin ikinci fıkrası gereği, para cezası
verilmesinin uygun olduğunu mütalaa etmekteyim.
A.Ersan GÖKMEN
Kurul Üyesi
Full & Egal Universal Law Academy