Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2002-3-98 (Menfi Tespit)
Karar Sayısı : 03-08/92-38
Karar Tarihi : 6.2.2003
A- TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
II. Başkan : Dr. Kemal EROL
Üyeler :Nejdet KARACEHENNEM, A. Ersan GÖKMEN, Kubilay
ATASAYAR, Murat GENCER, Mustafa PARLAK, Prof. Dr.
Zühtü AYTAÇ, Rıfkı ÜNAL, Tulez BARUTOĞLU.
B- RAPORTÖRLER: Onur Yelda YÜKSEL, Osman Tan ÇATALCALI
C- BAŞVURUDA
BULUNAN : Teba Isıtma Soğutma Klima Teknolojileri
Sanayi ve Ticaret A.Ş.
Temsilcisi: Av. M.Yıldıray BİNGÖL
Görece Beldesi Gürçırpı Mevkii No: 575
Menderes / İzmir
D- TARAFLAR : - Teba Isıtma Soğutma Klima Teknolojileri
Sanayi ve Ticaret A.Ş.
Görece Beldesi Gürçırpı Mevkii No: 575
Menderes / İzmir
- Daikin Industries Ltd.
4-12 Nakazaki-Nishi, 2-chome, Kita-ku, Osaka / JAPONYA
- Daikin Europe N.V.
Zandvoordestraat 300, 8400 Oostende / BELÇİKA
E- DOSYA KONUSU: TEBA Isıtma Soğutma Klima Teknolojileri Sanayi ve
Ticaret A.Ş. (TEBA ISK) ile Daikin Industries Ltd. (DIL) ve Daikin Europe
N.V. (DENV) firmaları arasında imzalanan "Üçlü Anlaşma" ve TEBA ISK ile
DENV arasında imzalanan "Alt Anlaşma" için menfi tespit belgesi verilmesi
veya muafiyet tanınması talebi.
F- DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 24.9.2002 tarih, 4156 sayı ve
31.1.2003 tarih, 482 sayı ile giren başvuru üzerine, 4054 sayılı Rekabetin
Korunması Hakkında Kanun’un 4., 5. ve 8. maddeleri uyarınca yapılan inceleme
sonucu düzenlenen 31.1.2003 tarih, 2002-3-98/Öİ-03-YY sayılı Menfi
03-08/92-38
2
Tespit/Muafiyet Raporu 3.2.2003 tarih ve REK.0.07.00.00/14 sayılı, Başkanlık
önergesi ile 03-08 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.
G- RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ :İlgili raporda;
1. bildirim konusu "Üçlü Anlaşma"nın 3. maddesinin (c) bendi ile "Alt
Sözleşme"nin 10. maddesinin (c) bendi ve aynı sözleşmenin 12. maddesinde
yer alan düzenlemelerin 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesi kapsamında
olmaları nedeniyle bildirim konusu anlaşmalara menfi tespit belgesi
verilemeyeceği,
2. bu düzenlemelerin, bildirim konusu anlaşmaların 4054 sayılı Kanun'un 5.
maddesindeki koşulları sağlamasına engel nitelikte olmaları nedeniyle ilgili
anlaşmalara bireysel muafiyet tanınamayacağı,
3. - "Üçlü Anlaşma"nın 3. maddesinin (c) bendi ile, "Alt Sözleşme"nin 10.
maddesinin (c) bendinde öngörülen kısıtlamanın sadece TEBA ISK'nın Daikin
(DIL ve DENV) teknik bilgisinden bağımsız olarak kullanamayacağı bilgileri
kapsayacak şekilde değiştirilmesi,
-"Alt Sözleşme"nin 12. maddesinde öngörülen TEBA ISK'nın 2000
metreküpün altında VAM cihazı ve ısıyı tutan vantilatör üretmesini, monte
etmesini ve satmasını engelleyen düzenlemenin anlaşmadan çıkarılması
halinde bildirim konusu anlaşmalara 4054 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca
menfi tespit verilebileceği ifade edilmektedir.
H- İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
H.1. İlgili Pazar
H.1.1. İlgili Ürün Pazarı
Teşebbüsler arası anlaşmalarda ilgili ürün pazarı, anlaşma konusu mal ya da
hizmetler ile ürünün özellikleri, fiyatları ve kullanım amaçları bakımından bunlarla
değiştirilebilir ya da bunları ikame edebilir kabul edilen mal veya hizmetleri
kapsamaktadır.
İncelenen anlaşmalara konu ürün Daikin marka "ısıyı tutan vantilatör" diğer adıyla
VAM1 cihazıdır. Bu cihaz iklimlendirilen mahallere gerekli olan taze havayı
ekonomik yöntemlerle sağlama işlevi görmektedir. Cihaz bu amaçla
iklimlendirilen mahalden belli miktar havayı almakta ve bunun yerine taze hava
sağlamaktadır. Klima cihazları gibi ısıtma ya da soğutma işlevi görmeyen bu
cihazın temel işlevi havalandırma yapmaktır. VAM cihazı hem havalandırma
1 "VAM", söz konusu ürün için yapılan herhangi bir nitelendirmenin kısaltması olmayıp, Daikin
tarafından bu cihaza verilen kodu temel alan bir isimdir. Bu cihaz ısı geri kazanımlı havalandırma
cihazı olarak da adlandırılmaktadır.
03-08/92-38
3
işlevi görmekte hem de bu işlevi yerine getirirken taze hava ile kirli hava arasında
gerçekleştirdiği ısı alışverişi sayesinde enerji tasarrufu sağlamaktadır. Bu prensip
üzerine çalışan ve benzer işlevler gören ısıyı tutan vantilatörler birçok firma
tarafından üretilebilmektedir. Bu cihazların, VAM cihazından temel farkı, ısı
alışverişini sağlayan eşanjörün VAM cihazında kağıt bazlı bir malzemeden, diğer
ısıyı tutan vantilatörlerde ise alüminyum malzemeden yapılmasıdır. Bu durum,
kağıt bazlı eşanjörün hem duyulur hem de gizli ısı alışverişi sağlaması nedeniyle
VAM cihazının diğer ısıyı tutan vantilatörlerden daha verimli çalışmasına olanak
vermekle birlikte, VAM cihazı ile ısıyı tutan vantilatörler arasında bu cihazların
gördüğü temel işlev bakımından bir farklılık yaratmamaktadır.
İncelenen anlaşmalara konu VAM cihazı temel olarak Daikin'in VRV (Variable
Refrigerant Volume) sistemlerinde kullanılmaktadır. VRV sistemleri, merkezi
sistem klima cihazıdır. Bu sistem klasik merkezi sistem klima cihazlarının bir
alternatifi olarak geliştirilmiştir. Bu sistemlerin klasik sistemlerden farkı, klasik
sistemlerde cihazlara ısı iletiminin sıcak ya da soğuk su ile VRV sistemlerinde ise
soğutucu akışkan (refrigerant) ile sağlanmasıdır. Merkezi sistem klimalarda
havalandırma işlevi çoğunlukla bu sistemin bir parçası olan klima santralinin
içindeki birtakım cihazlar tarafından yerine getirilmektedir. Ancak VRV sistemleri
mahale taze hava girişini kendi içinde gerçekleştirememektedir. VAM cihazı, VRV
sisteminin bu eksikliğine çözüm üretebilmek amacıyla kullanılmaktadır.
Diğer ısıyı tutan vantilatörler ise, split klimalarda, klima santrali kullanılmayan
merkezi klima sistemlerinde ve tek başına kullanılmaktadır. Bu vantilatörlerin,
VAM cihazı ile benzer işlevi görmek üzere VRV sistemlerde kullanım olanağı da
bulunmaktadır. Nitekim bir dönem TEBA ISK ürettiği ısıyı tutan vantilatörleri
Daikin'e Daikin'in VRV sistemlerinde elle kumandalı bir şekilde kullanılmak üzere
satmıştır. Ancak herhangi bir ısıyı tutan vantilatörün VRV sistem içinde
kullanımında bazı zorluklar bulunmaktadır. VAM cihazında yer alan birtakım
elektronik devreler, birlikte kullanılacağı VRV sistem ile haberleşmeyi
sağlamakta, böylelikle mahalin ısısına ilişkin bilgiler VRV sistemden otomatik
olarak VAM cihazına aktarılabilmektedir. Bu yönüyle VAM cihazının birlikte
kullanılacağı VRV sistem ile uyumlu olması gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Isıyı
tutan vantilatörlerin bir VRV sistem ile birlikte kullanılması halinde ise bu
cihazların, VRV sistemi ile haberleşmeleri otomatik olarak sağlanamadığından,
ayrı bir kumanda ile ya da manuel olarak kumanda edilmeleri gerekmektedir.
Dolayısıyla dünyadaki VRV sistem üreticileri, herhangi bir firmanın ya da başka
bir VRV sistem üreticisinin ısıyı tutan vantilatörünü kullanmak yerine kendi VAM
benzeri cihazlarını kendileri üretmeyi tercih etmektedirler.
Yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde incelenen anlaşmaların konusunu
oluşturan VAM cihazının VRV sistem içinde kullanımında, bu cihazların genel
anlamda ısıyı tutan vantilatörler ya da diğer VRV sistem üreticileri tarafından
üretilen VAM benzeri cihazlar tarafından ikame edilebilirliği sınırlıdır.
03-08/92-38
4
Ayrıca incelenen anlaşmalar çerçevesinde Daikin'in VRV sistemine uyumlu
olarak üretilecek VAM cihazı Daikin'in VRV sisteminde kullanılmak üzere talep
edilmektedir. VAM cihazı Türkiye pazarında şimdiye kadar Daikin'in VRV
sistemiyle birlikte bu sistemin bir parçası olarak satılmıştır ve halihazırda da bu
cihazının tek başına Türkiye'de kullanımı ve satışı yoktur.
Dosya mevcudu bilgi ve belgeden, VAM cihazının tek başına kullanımı için
Türkiye'de potansiyel bir pazarın olduğu ve bu konuda önümüzdeki yıllarda
çalışmalar yapılacağının taraflarca belirtildiği anlaşılmaktadır. VAM cihazının
Türkiye coğrafi pazarında tek başına kullanılmak üzere satışının yapılması
halinde, ısıyı tutan vantilatörlerin bu cihazı VRV sistem içinde ikame etmekteki
sınırlılıklarının ortadan kalkmasına paralel olarak, ilgili ürün pazarının ısıyı tutan
vantilatör pazarı olarak tanımlanması imkanı doğacaktır. Ancak halihazırda bu
cihazların tek başına kullanımının ve satışının yapılmamasının yanı sıra, bildirilen
anlaşmalar çerçevesinde Türkiye'de Daikin'in VRV sistemi ile uyum sağlayacak
şekilde montajı yapılacak ve Daikin'e satılacak VAM cihazının yine Daikin'in VRV
sisteminde kullanılacak olması nedeniyle, ilgili ürün pazarının tanımlanmasında
VRV sistemlerin temel alınması gerekmektedir. Nitekim Türkiye pazarına satışı
yapılan ürün VAM cihazı değil, VAM cihazının içinde kullanıldığı VRV sistemidir.
Daha önce belirtildiği üzere, VRV sistemler klasik merkezi sistem klima
cihazlarına alternatif olarak geliştirilmiştir. Klasik merkezi sistem klima
cihazlarında kullanılan sıcak ya da soğuk sudan farklı olarak VRV sistemlerde
kullanılan soğutucu akışkan sayesinde bu sistemlerin daha düşük enerji
sarfiyatıyla çalışmaları mümkün olmakla birlikte, her iki cihazın gördükleri işlevler
ve kullanım alanları arasında herhangi bir farklılık bulunmamaktadır. Ayrıca her
iki sistemin de üretim maliyetleri ve satış fiyatları benzerdir.
Yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde ilgili ürün pazarı "merkezi sistem
klima cihazları pazarı" olarak belirlenmiştir.
H.1.2. İlgili Coğrafi Pazar
İlgili ürünün tüm Türkiye'ye satışının yapılması ve çeşitli bölgeler bazında rekabet
koşullarında farklılıkların bulunmaması nedeniyle ilgili coğrafi pazar, "Türkiye
Cumhuriyeti Sınırları" olarak tespit edilmiştir.
H.2. Taraflar
H.2.1. TEBA Isıtma Soğutma Klima Teknolojileri Sanayi ve Ticaret A.Ş.
(TEBA ISK)
TEBA ISK, ısıtma, soğutma, klima cihazları üretimi, ithali, satışı ve pazarlaması
alanlarında faaliyet göstermek üzere 1967 yılında İzmir'de kurulmuş bir şirkettir.
TEBA ISK, İzmir'deki tesislerinde, merkezi sistem klima cihazları olan klima
santrali ve hücreleri, soğutma grubu, su soğutma kulesi ve fan coil cihazlarının
03-08/92-38
5
üretimini gerçekleştirmektedir. Bu cihazların üretiminin yanı sıra TEBA ISK,
merkezi ABD'de bulunan McQuay International'ın merkezi klima cihazlarının,
merkezi Almanya'da bulunan Rox Lufttechnic'in hijyenik klima sistemlerinin,
merkezi İsveç'de bulunan Nordmann Engineering AG'nin buharlı nemlendirici
ürünlerinin Türkiye temsilciliğini yapmaktadır. Diğer yandan TEBA ISK 1974
yılından bu yana Daikin'in her boyuttaki oda klimalarının, paket klimalarının, VRV
sistemlerinin Türkiye distribütörüdür. TEBA ISK, faaliyetlerini TEBA Şirketler
Grubu bünyesinde sürdürmektedir.
H.2.2. Daikin Industries Ltd. (DIL) ve Daikin Europe N.V. (DENV)
1934 yılında kurulan ve merkezi Japonya'da bulunan DIL, ısıtma, soğutma ve
klima cihazları, elektronik, kimya, hidrolik, savunma ve tıbbi malzemeler
alanlarında üretim, dağıtım ve servis hizmeti vermektedir. Halka açık bir şirket
olan DIL, ürünlerini Japonya, Çin, Güneydoğu Asya, Avrupa ve Kuzey Amerika
gibi dünyanın birçok bölgesinde pazarlamaktadır.
DENV ise DIL'in hisselerinin tamamına sahip olduğu bir şirkettir. Merkezi
Belçika'da bulunan bu şirketin faaliyet alanı ısıtma, soğutma, klima cihazlarının
üretimi, dağıtımı ve bunların servis hizmetlerinin verilmesidir.
Bu şirketlerin oda klimaları, paket klimalar ve VRV sistemlerinden oluşan
ürünlerinin Türkiye distribütörlüğünü TEBA ISK yapmaktadır.
H.3.Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
Menfi tespit/muafiyet bildirimine konu anlaşmalar TEBA ISK ile DENV ve DIL
(Daikin) arasında 2.9.2002 tarihinde imzalanan "Üçlü Anlaşma" (Agreement,
Sözleşme) ile TEBA ISK ve DENV arasında aynı tarihte imzalanan "Alt Anlaşma"
(Subcontracting Agreement, Alt Sözleşme)'dan oluşmaktadır. Birbirlerini
tamamlayıcı nitelikte olan bu anlaşmaların konusu, TEBA ISK'nın İzmir'deki
fabrikasında VAM cihazlarının Daikin markasıyla ve Daikin adına monte edilerek
tekrar DENV'ye tedarik edilmesidir.
"Üçlü Anlaşma" uyarınca TEBA ISK'nın fabrikasında VAM cihazının deneme
montajı yapılacak ve bu çalışmanın başarılı olması halinde "Alt Anlaşma"
uygulamaya sokulacaktır. Böylelikle daha önce DIL tarafından Japonya'da
üretilen ve buradan dünyaya dağıtımı yapılan Daikin marka ısıyı tutan
vantilatörün (VAM cihazı) Avrupa pazarına (Türkiye dahil) satılacak bölümünün,
pazara yakınlığı ve ucuz işçiliği nedeniyle Türkiye'de, Daikin teknolojisi
kullanılarak ve Daikin kalite standartlarına uygun olarak monte edilmesi
amaçlanmaktadır. TEBA ISK'nın montajını yapıp DENV'e arz ettiği anlaşma
konusu ürünlerin Avrupa pazarına satışı DENV tarafından gerçekleştirilecektir.
Bir teşebbüs ürünlerinin tamamen ya da kısmen başka bir teşebbüs tarafından
üretilmesini tercih edebilir. Bu tercih doğrultusunda yapılan ve yüklenici olarak
03-08/92-38
6
adlandırılan bir teşebbüsün, ana sanayi olarak adlandırılan başka bir teşebbüs
adına ya da bu teşebbüse arz etmek üzere ana sanayinin talimatları
doğrultusunda bir malın üretimini, belirli bir hizmetin sunulmasını ya da belirli bir
işin yapılmasını yüklenmesini düzenleyen anlaşmalar fason üretim/hizmet
anlaşması olarak nitelendirilmektedir. Bildirim konusu anlaşmalar uyarınca TEBA
ISK, Daikin adına ve Daikin'in verdiği siparişler doğrultusunda bu firmaya
satılmak üzere Daikin marka VAM cihazının monte edilmesi işini, dolayısıyla
anlaşma konusu malın üretim sürecinin bir kısmını yüklenmektedir. Bu
çerçevede, konu ve amaçlarına dair yukarıda verilen bilgiler de dikkate alınarak,
başvuru konusu anlaşmaların fason üretim anlaşmaları niteliğinde olduğu
anlaşılmıştır.
Fason üretim anlaşmaları temelde dikey nitelikte olan anlaşmalardır. Ancak bu
tür anlaşmalar rakip teşebbüsler arasında yapıldığında yatay üretim anlaşması
niteliği kazanmakta, böylece tarafların rekabetçi davranışlarını koordine etmeleri
sonucunu doğuran etkileri dikkate alınmaktadır. TEBA ISK ile Daikin'in aynı ilgili
ürün pazarında faaliyetlerinin olması nedeniyle bildirim konusu anlaşmalar,
tarafları arasında işbirliği doğurabilecek yatay üretim anlaşması niteliği taşımaları
yönüyle 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesi kapsamındadır.
Fason üretim anlaşmaları, çeşitli büyüklükteki şirketler arasında iş dağılımı
yapılmasını, özellikle de küçük ve orta ölçekli şirketlerin gelişmesini sağlayan
anlaşmalardır. Bu anlaşmalar yoluyla küçük ve orta büyüklükteki firmalar büyük
şirketlerin know-how’larını, teknolojilerini kullanmakta, bu teknolojileri kullanarak
yaptıkları üretim sonucunda kendilerini geliştirme imkanına kavuşmaktadırlar.
Böylelikle yeni teknolojilerin kullanımı ve yaratılması teşvik edilmiş olmakta ve
fason üretim anlaşmaları Türkiye'nin sahip olmadığı teknolojilerin, yabancı
firmalar tarafından yerli firmalara aktarılmasını sağlayan yollardan biri olarak
ortaya çıkmaktadır. Diğer yandan bu tür anlaşmalar teşebbüsler arasında iş
dağılımını sağlayarak firmaların uzmanlaşmasına olanak vermekte, böylece
etkinliğin artırılarak maliyetlerin düşürülmesi mümkün olabilmektedir.
Söz konusu anlaşmalar çerçevesinde Daikin, TEBA ISK'ya çeşitli teknik bilgiler
aktaracaktır. Bu bilgilerin kullanımı ve bu kullanım sonucunda TEBA ISK'nın yeni
teknik gelişme ya da buluşları gerçekleştirme olasılığı, Türkiye'de yeni
teknolojilerin kullanılması ve yaratılması bakımından önem taşımaktadır. Ayrıca
anlaşmalara konu cihazın montajının Türkiye'de yapılmasından beklenen maliyet
avantajları, bu cihazların kullanıldığı VRV sistemlerinin Türkiye pazarına satışı
sırasında Türk tüketicisine de olumlu yönde yansıyacaktır. Açıklamalar ışığında
genelde fason üretim anlaşmaları, özelde bildirim konusu anlaşmalar 4054 sayılı
Kanun'un 5. maddesinin 1. fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde ifade edilen; malların
üretimi ve dağıtımında yeni gelişmelerin ve iyileşmelerin ya da ekonomik ve
teknik gelişmenin sağlanması ve tüketicilerin bundan yararlanması koşullarını
sağlamaktadırlar.
03-08/92-38
7
Diğer yandan genelde yatay üretim anlaşmalarının, özelde fason üretim
sözleşmelerinin işbirliği doğurucu etkilerinin değerlendirilmesinde tarafların pazar
güçlerinin ve faaliyet gösterdikleri pazarın yapısının dikkate alınması
gerekmektedir. TEBA ISK'nın ve Daikin'in Türkiye merkezi sistem klima cihazları
pazarında sahip oldukları pazar payları Tablo-1'de sunulmuştur.
Tablo-1: Tarafların Yıllar İtibarıyla Pazar Payı Bilgileri
1999 2000 2001
TEBA ISK 12,09 16,73 19,73
DAİKİN 6,99 14,55 8,89
Toplam 19,08 31,28 28,17
Genel olarak Türkiye klima sektörünün yapısı değerlendirildiğinde, yaklaşık 50
firmanın faaliyet gösterdiği bu sektörde, ithal ürünlerin yarattığı rekabetçi baskı da
dikkate alındığında yoğunlaşma oranının yüksek olmadığı ileri sürülebilecektir.
Yeni firmaların bu pazara girişlerinde, bunu önleyecek ya da zorlaştıracak, diğer
bir deyişle giriş engeli yaratacak nitelikte ve ölçüde herhangi bir koşul
bulunmamaktadır. Diğer yandan ilgili ürünün homojen nitelikte bir ürün olmaması
markalar arası rekabeti ön plana çıkarmaktadır. Genel olarak klima cihazlarının
ithalatında yabancı firmalar, Türkiye pazarı için tek bir distribütör atarlarken,
Türkiye'deki ithalatçı firma birden fazla markanın yetkili satıcısı olabilmektedir. Bu
durum sektörde firma sayısından fazla marka sayısının varolduğuna ve marka
çeşitliliğinin yüksekliğine işaret etmektedir. Markalar arası rekabetin ön plana
çıkması firmalar arası işbirliği riskini azaltmaktadır. Ayrıca 2001 yılında yaşanan
ekonomik kriz nedeniyle, klima sektöründe ortaya çıkan üretim düşüşüne karşın,
Türkiye'de klima cihazlarının Avrupa ülkeleri ve ABD'ye göre kullanımının yaygın
olmamasından kaynaklı potansiyel pazarla bağlantılı olarak, bu pazar henüz
doygunluk dönemine ulaşmamıştır. Pazardaki büyüme eğilimi, büyüyen pazardan
pay almak isteyen firmalar arasındaki rekabeti artıran ve işbirliği riskini azaltan bir
unsurdur. Açıklamalar çerçevesinde bildirim konusu anlaşmaların muhtemel
etkilerinin, pazarda rekabeti önemli ölçüde kısıtlayabilecek seviyede olmayacağı
ve anlaşmaların bireysel muafiyetten yararlanmalarına engel oluşturmayacağı
kanaatine varılmıştır.
Fason üretim anlaşmalarında yüklenici, ana sanayinin talimatları doğrultusunda
anlaşmanın gereklerini yerine getirebilmek için ana sanayinin sağlayacağı belli
teknoloji ve ekipmanları kullanmak durumunda olabilir. Bildirim konusu
anlaşmalarda da montajın Daikin'in talimatları doğrultusunda yapılacağına ve bu
amaçla Daikin'in TEBA ISK'ya birtakım teknik bilgiler aktaracağına, kalıplar dahil
tüm ekipmanın Daikin tarafından temin ya da finanse edileceğine ve montajı
yapılacak parçaların Daikin tarafından sağlanacağına ilişkin hükümler
bulunmaktadır.
Söz konusu anlaşmalar uyarınca TEBA ISK, Daikin markası ile ve Daikin adına
VAM cihazının montajını gerçekleştirecek ve bu ürünü tekrar Daikin'e arz
edecektir. Genel olarak fason üretim anlaşmalarında olduğu gibi; TEBA ISK,
Daikin'le olan ilişkisinde Daikin'in siparişleri doğrultusunda hareket eden ve
03-08/92-38
8
anlaşma konusu cihazların bağımsız sağlayıcısı konumunda bulunmayan bir
teşebbüs niteliğindedir. Anlaşma konusu işlemin gerçekleştirilebilmesi için TEBA
ISK'ın Daikin kalite standartlarına ve teknolojisine uyması bir gerekliliktir. Ayrıca
montajı yapılacak VAM cihazının birlikte kullanılacağı Daikin'in VRV sistemine
uygun olması ve bu iki cihaz arasında haberleşmenin sağlanabilmesi gerekliliği
de bulunmaktadır. Bu nedenle ilgili hükümler, bildirim konusu anlaşmaların
amacının gerçekleştirilebilmesine yönelik ve bunun için gerekli düzenlemeler
olarak ortaya çıkmaktadır.
Diğer yandan incelenen anlaşmalarda, Daikin tarafından TEBA ISK'a aktarılan
teknik bilgilerin TEBA ISK tarafından gizli tutulmasına ve kullanılmamasına
yönelik hükümler bulunduğu görülmektedir. Bunlardan ilki "Alt Anlaşma"nın
"Onay" başlıklı 2. maddesinde yer alan
"TEBA ISK Daikin Gizli Bilgisini sadece DENV için VAM'ı monte etmek amacıyla
kullanacaktır…." hükmüdür.
"Alt Anlaşma"nın "Gizlilik ve Kullanmama Yükümlülüğü" başlıklı 10. maddesinde
ise;
"…….
a. TEBA ISK, üçüncü kişilere karşı Daikin gizli bilgisini, TEBA ISK'nın gizlilik
yükümlülüğünü ihlal etmesinden kaynaklanmaması koşuluyla bu bilgi toplum
tarafından bilinene kadar, gizli tutacaktır. TEBA ISK kendi teknik bilgisi ile
karışmaması için Daikin Gizli Bilgisini ayrı bir dosyada saklayacaktır.
b. TEBA ISK Daikin Gizli Bilgisini sadece buradaki sözleşmesel yükümlülüğünü
ifa etmek amacıyla kullanacaktır. TEBA ISK, DENV'nin siparişine uygun olacak
VAM monte etmenin dışında bir amaçla Daikin gizli bilgisinin tümünü ya da bir
kısmını kullanmayacaktır ve VAM dışında kendi ürünlerini satmak üretmek ya da
geliştirmek amacıyla kullanmayacağını temin edecektir.
c.TEBA ISK'nın montajı gerçekleştirmek için yaratacağı ya da değiştireceği
herhangi bir doküman üzerinde hiçbir hakkı olmayacaktır ve bu değişikliği ne
kendi amacı için kullanacak ne de üçüncü kişilere ifşa edecektir."
hükmü yer almaktadır.
"Üçlü Anlaşma"nın 3. maddesi ile de gizlilik ve kullanmama yükümlülüğü
getirildiği görülmektedir. Bu madde "Alt Anlaşma"nın 10. maddesi ile büyük
ölçüde aynı ifadeleri içermektedir.
Fason üretim anlaşmalarında, ana sanayi tarafından yükleniciye sağlanan
teknoloji ve ekipmanın kullanımının anlaşmanın amaçları için gerekli olan alanla
sınırlandırılması, ana sanayi tarafından aktarılan teknik bilgilerin, bu bilgi herkes
tarafından bilinir hale gelmediği sürece gizli tutulması ve üçüncü kişilerin
kullanımına sunulmaması ana sanayinin sağladığı ekipmanının ve geliştirdiği
03-08/92-38
9
teknik bilgisinin ekonomik değerini koruma işlevi görmektedir. Bu yönleriyle
sayılan türdeki kısıtlamalar, bu anlaşmaların hayata geçirilebilmesi ve başarıyla
uygulanabilmesi için gereklilik arz etmekte, dolayısıyla bildirim konusu
anlaşmaların bireysel muafiyetten yararlanmalarını engellememektedir.
Diğer yandan yukarıda alıntılanan maddelerin (c) bendinde TEBA ISK'nın montaj
için yaratacağı ya da değiştireceği herhangi bir doküman üzerinde hiçbir hakkının
olmayacağı ve bunları kendi amacı için kullanmayacağı düzenlenmiştir. İlgili
bentteki "doküman" ifadesi teknik bilgilerin yer aldığı dokümanlara işaret
etmektedir. Getirilen bu düzenleme TEBA ISK'nın kendi geliştireceği teknik
bilgileri ve buluşları kullanmasını engeller niteliktedir. Oysa yüklenicinin anlaşma
konusu işlemle ilgili olarak ortaya koyduğu teknik gelişmelere ya da buluşlara
ilişkin bilgiyi kullanmasına sınırlama getirilmesi, bu bilginin ana sanayinin teknik
bilgisinden bağımsız olarak kullanılabildiği durumlarda, bilgiyi geliştiren tarafı
kısıtlamakta, anlaşma konusunu oluşturan alanda kendi işini geliştirmesini
engellemekte, gizlilik amacını aşarak, yüklenicinin teknik gelişme ve buluşları
gerçekleştirme güdüsünü olumsuz yönde etkilemektedir. Bu yönleriyle ilgili
düzenleme 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesine aykırıdır.
Öte yandan daha önce yer verildiği üzere fason üretim/hizmet anlaşmalarının
bireysel muafiyet kapsamında değerlendirilmesine olanak veren olumlu etkilerinin
başında, bu tür anlaşmaların yüklenicinin ana sanayinin know how ya da teknik
bilgilerini kullanıp üretim yaparak kendisini geliştirme fırsatına sahip olması
gelmektedir. Bildirim konusu anlaşmalar çerçevesinde Daikin, TEBA ISK'ya çeşitli
teknik bilgiler aktarmaktadır. Bu bilgilerin kullanımı sonucunda TEBA ISK'ın yeni
teknik gelişme ya da buluşları gerçekleştirme olasılığı ve bu olasılığın önüne
geçilmemesi ilgili anlaşmaların Türkiye'de yeni teknolojilerin kullanılması ve
yaratılması yönündeki olumlu etkilerinin ortaya çıkması bakımından önem
taşımaktadır. Ancak TEBA ISK'ya getirilen yukarıda ele alınan kısıtlama, TEBA
ISK'nın Daikin'in bilgisini kullanıp üretim yaparak kendisini geliştirme fırsatını ve
yeni teknik gelişmeleri gerçekleştirme yönündeki güdüsünü dolayısıyla fason
üretim anlaşmalarından beklenen ve bu anlaşmaların bireysel muafiyet
çerçevesinde değerlendirilebilmesinin temel nedenini oluşturan olumlu etkilerin
ortaya çıkmasını engellemektedir.
Bu çerçevede "Üçlü Anlaşma"nın 3. maddesinin (c) bendi ile "Alt Anlaşma"nın 10.
maddesinin (c) bendinde yer alan kısıtlama, bildirim konusu anlaşmaların bireysel
muafiyetten yararlanmasını engellemekte, bu kısıtlamanın her iki bendde de
sadece TEBA ISK'nın geliştirdiği, Daikin'in teknik bilgisinden bağımsız bir şekilde
kullanamayacağı bilgileri kapsayacak şekilde düzenlenmesi gerektiği kanaatine
varılmıştır.
"Alt Anlaşma"nın "Benzer Ürünler" başlıklı 12. maddesinde; "TEBA ISK, burada
yer alan tarihte TEBA markası altında saatte 2000 metreküpten fazla kapasiteye
sahip ısıyı tutan vantilatör (heat recovery ventilator) monte ettiğini, ürettiğini veya
sattığını ve saatte 2000 metreküpün altında bir kapasiteye sahip herhangi bir
03-08/92-38
10
formda ısıyı tutan vantilatör ya da VAM üniteleri monte etmediğini, üretmediğini
ya da satmadığını ve gelecekte de monte etmeyeceğini satmayacağını ve
üretmeyeceğini teyit eder. Bunlara ilave olarak, TEBA ISK'nın, Daikin Gizli
Bilgisini kullanmaksızın saatte 2000 metreküpten fazla kapasiteye sahip ısıyı
tutan vantilatörlerini monte etme, üretme ve satma hususunda serbest olduğu
teyit edilmiştir." hükmü yer almaktadır.
Bu madde ile TEBA ISK'a 2000 metreküpün altında kapasiteye sahip VAM cihazı
ve ısıyı tutan vantilatörler bakımından rekabet yasağı getirildiği görülmektedir.
Dosya mevcudu bilgi ve belgeden, yasaklama ile ilgili olarak taraflarca açıklanan
gerekçenin ise; TEBA ISK'nın 2000 metreküpün altındaki cihazları üretme
kapasitesine sahip olmakla birlikte, üretim programının genel olarak 2000
metreküpün üzerinde kapasiteye sahip cihazlar için düzenlendiği ve daha düşük
kapasiteli sistemler için Türkiye pazarında talebin olmadığı yönünde olduğu
anlaşılmıştır. Her teşebbüsün kendi işletme stratejileri doğrultusunda ürün
portföyünü belirleme, belli bir ürünü üretme ya da üretmeme konularında
serbestiye sahip olması doğrultusunda, TEBA ISK'ın da 2000 metreküpün altında
kapasiteye sahip cihazları bu cihazlara olan talebi göz önünde bulundurarak
üretmeme ya da satmama hakkı bulunmaktadır. Ancak iki teşebbüsün biraraya
gelerek yaptıkları anlaşma ile birbirlerine herhangi bir ürünü üretmek ya da
satmak konusunda kısıtlama getirmeleri giriş engeli yaratacak dolayısıyla
potansiyel rekabeti olumsuz yönde etkileyecek niteliktedir. Bu yönleriyle ilgili
düzenleme 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesine aykırıdır.
Diğer yandan bu kısıtlama, kısıtlamaya konu ürün bakımından TEBA ISK'nın
pazara girmesini dolayısıyla bu alanda kendi işini geliştirmesini engelleyerek,
bildirim konusu anlaşmalardan beklenen ve bunların bireysel muafiyet
çerçevesinde değerlendirilebilmesinin temel nedenini oluşturan olumlu etkilerin
ortaya çıkmasını da sınırlandırmaktadır. Ayrıca, dosya mevcudu bilgi ve
belgeden, TEBA ISK'aya Daikin tarafından aktarılan bilginin know how niteliğinde
olmadığı ve aktarılan bu bilgi ile TEBA ISK'nın VAM cihazını baştan sona üretme
ya da tasarlama olanağına sahip olmadığı anlaşılmaktadır. Bu açıklama
doğrultusunda ilgili kısıtlamanın Daikin'in know how'ını korumak gibi bir amacının
ya da işlevinin de bulunmadığı kanaatine ulaşılmıştır. Anılan kısıtlamanın tüm
benzer ürünler yerine sadece 2000 metreküpün altında kapasiteye sahip cihazlar
için getirilmiş olması da bunu desteklemektedir. Açıklamalar çerçevesinde "Alt
Anlaşma"nın 12. maddesi ile getirilen ve TEBA ISK'nın 2000 metreküpten düşük
kapasiteli VAM cihazı ya da ısıyı tutan vantilatör üretmesini, satmasını ve monte
etmesini engelleyen düzenlemenin, anlaşmanın hayata geçirilebilmesi için
gereklilik ve zorunluluk niteliklerini taşımadığı, bu nedenle anlaşmadan
çıkarılması gerektiği sonucuna varılmıştır.
I. SONUÇ
Yukarıda yer verilen değerlendirmeler çerçevesinde;
03-08/92-38
11
1. bildirim konusu "Üçlü Anlaşma"nın 3. maddesinin (c) bendi ile "Alt
Anlaşma"nın 10. maddesinin (c) bendi ve aynı anlaşmanın 12. maddesinde
yer alan düzenlemelerin 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesi kapsamında
olmaları nedeniyle bildirim konusu anlaşmalara menfi tespit belgesi
verilemeyeceğine,
2. bu düzenlemelerin, bildirim konusu anlaşmaların 4054 sayılı Kanun'un 5.
maddesindeki koşulları sağlamasına engel nitelikte olmaları nedeniyle ilgili
anlaşmalara bireysel muafiyet de tanınamayacağına,
3. bununla beraber;
- "Üçlü Anlaşma"nın 3. maddesinin (c) bendi ile, "Alt Anlaşma"nın 10.
maddesinin (c) bendinde öngörülen kısıtlamanın sadece TEBA ISK'nın
Daikin teknik bilgisinden bağımsız olarak kullanamayacağı bilgileri
kapsayacak şekilde değiştirilmesi,
-"Alt Anlaşma"nın 12. maddesinde öngörülen TEBA ISK'nın 2000
metreküpün altında VAM cihazı ve ısıyı tutan vantilatör üretmesini, monte
etmesini ve satmasını engelleyen düzenlemenin anlaşmadan çıkarılması
halinde bildirim konusu anlaşmalara imzalandıkları tarihten itibaren 5 yıl süre ile
bireysel muafiyet tanınmasına;
4. - öngörülen değişikliklerin yerine getirilmesi için kararın tebliğinden itibaren
ilgili taraflara 60 gün süre verilmesine;
- aksi takdirde 4054 sayılı Kanun'un 56. maddesi uyarınca sözleşmenin
geçersiz olacağının, Kurulumuzca öngörülen düzeltmeler yapılmadan
uygulamaya devam edilmesi halinde haklarında soruşturma açılacağının ve
aynı Kanun'un 16. ve 17. maddeleri uyarınca işlem yapılacağının taraflara
bildirilmesine;
OY BİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy