1 REKABET KURUMU
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2002-1-25 (Muafiyet)
Karar Sayısı : 03-23/278-126
Karar Tarihi : 10.4.2003
A- TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Mustafa PARLAK (Başkan Y.)
Üyeler : A. Ersan GÖKMEN, R. Müfit SONBAY, Murat GENCER,
Prof. Dr. Zühtü AYTAÇ, Rıfkı ÜNAL, Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI,
Tuncay SONGÖR, Kublay ATASAYAR
B- RAPORTÖRLER: Hasan Hüseyin ÜNLÜ, Özgür BAL, Salim AYDEMİR,
M. Oğuzcan BÜLBÜL
C- BAŞVURUDA BULUNAN: - Camtaş Düzcam Pazarlama A.Ş.
D- TARAFLAR: - Camtaş Düzcam Pazarlama A.Ş.
İş Kuleleri Kule 3 80620 4. Levent İstanbul
- Anadolu Cam Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
Şehli Sanayi Cad. No: 224 Kurtköy-Pendik/İstanbul
E- DOSYA KONUSU: Camtaş Düzcam Pazarlama A.Ş. (Trakya Cam Sanayii
A.Ş.) ile Anadolu Cam Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. arasında imzalanan "Tek
Elden Dağıtım Sözleşmesi"ne menfi tespit belgesi verilmesi/muafiyet tanınması
talebi.
F- DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 8.8.2002 tarih ve 3524 sayı ile giren
başvuru üzerine, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 5. ve
8. maddeleri uyarınca yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 24.2.2003 tarih
2002-1-25/MM-03-HHÜ sayılı Menfi Tespit/Muafiyet Raporu, 24.2.2003 tarih,
REK.0.05.00.00/21 sayılı Başkanlık önergesi ile 03-23 sayılı Kurul toplantısında
görüşülerek karara bağlanmıştır.
G- RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda; Camtaş Düzcam Pazarlama A.Ş.
(Trakya Cam Sanayii A.Ş.) ile bayileri (bildirim ekinde; Anadolu Cam Sanayi ve
Ticaret Ltd. Şti.) arasında imzalanan “Tek Elden Dağıtım Sözleşmesi” ile ilgili olarak;
1- Sözleşmenin,
- 3. maddesinin “Dağıtıcı” başlıklı paragrafı ile tek elden satın alma yükümlülüğü
getirilmesi,
- 4.1.1. maddesi ile sözleşme süresi boyunca rekabet yasağı getirilmesi,
- 4.9. maddesi ile bölge dışına aktif satışların yasaklanması ve pasif satışlar
konusunda “hiçbir şekil ve şartta müşteri arayamaz, fiyat listesi gönderemez” gibi
gereğinden fazla yasaklama getirilmesi,
- Türkiye coğrafi pazarı 17 farklı bölgeye bölünerek, bayilerin bölgeler arası
faaliyetlerine sınırlama getirilmesi,
2 REKABET KURUMU
- Bölge içi satışlarla sınırlı olarak aktif faaliyet primi verilmesi,
- Bayinin, Camtaş Düzcam Pazarlama A.Ş. (Camtaş)’den aldığı ürünleri bölgesinde
bulunan deposuna veya bölgesi içindeki müşterinin deposuna sevk etmesi şartıyla
depo primi verilmesi,
nedeniyle menfi tespit belgesi verilmesinin mümkün olmadığı,
2- Sözleşme ile
- tespit edilen bölgenin dışına yapılacak aktif satışların yasaklanması,
- pasif satışları zorlaştırıcı/engelleyici nitelikteki aktif faaliyet primi ve depo priminin
getirilmesi
nedeniyle sözleşmenin 2002/2 sayılı Grup Muafiyeti Tebliği’nin kapsamında
değerlendirilmesinin mümkün olmadığı,
3- Sözleşme ile getirilen dağıtım sisteminin, 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde
sayılan koşulları karşılamaması nedeniyle, sözleşmeyi grup muafiyeti
kapsamından çıkaran rekabet kısıtlamalarına bireysel muafiyet verilmesinin de
mümkün olmadığı
ifade edilmektedir.
H- İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
H.1. Pazara ve Ürüne İlişkin Genel Bilgiler
Cam; silis, soda, kireç ve bazı katkı maddelerinin ortalama 1500 derece
sıcaklıkta eritilmesi ve kristallenmeden soğutulması ile elde edilen saydam, sert ve
yapay bir malzeme olarak tanımlanmaktadır.
Cam sektörü, inşaat, otomotiv, beyaz eşya, gıda, içki, meşrubat, ilaç,
kozmetik, turizm, mobilya, boru, elektrik ve elektronik gibi birçok sektöre girdi
sağlamaktadır.
Türkiye Şişe ve Cam Fabrikaları A.Ş. (Şişecam)'nin Düzcam Grubu; düzcam,
buzlucam, otocamı, kaplamalı cam, ayna, lamine ve temperli cam ürünlerinin üretim
ve satışlarını gerçekleştirmektedir.
Şişecam, düzcam üretimine 1960 yılında Çayırova fabrikasında başlamıştır.
Şişecam'a bağlı düzcam fabrikalarında, sheet cam üretim teknolojisi 1980’lerin
başında terk edilmiş olup, düzcam üretiminin son teknolojisi olan float teknolojisi ile
cam üretilmeye başlanmıştır. Daha sonra 1990 yılında ikinci float, 1996 yılında
üçüncü float ve 2000 yılında da dördüncü float hattı yatırımı gerçekleştirilmiştir.
Şişecam, üretimini yaptığı camların yurtiçi-yurtdışı satışlarını ve yurtiçi pazarın
ihtiyaçları doğrultusunda üretimini gerçekleştirmediği ürünlerin ithalatını (çok az
miktarda dahi olsa), kendi bünyesinde kurmuş olduğu Camtaş1 aracılığı ile
yapmaktadır.
Camtaş yurtiçi satışlarını, Türkiye çapında kurmuş olduğu bayileri aracılığıyla
gerçekleştirmektedir. Camtaş bayileri, aldıkları düzcamın büyük bir kısmını çift cam
1 1.12.2002 tarihinde itibaren Camtaş tarafından gerçekleştirilen bu faaliyetlerin Trakya Cam Sanayii
A.Ş. tarafından yürütülmesi kararlaştırılmıştır.
3 REKABET KURUMU
üreticilerine, geriye kalanını da perakendecilere (mobilya, dekorasyon, ayna üretimi
ile ilgili küçük ve orta ölçekli sanayici üreticilere) satmaktadır.
1996 yılında, Gümrük Birliği’ne girildikten sonra Avrupa’da bulunan üreticilerin
Türkiye’ye yaptığı ihracatın, ağırlıklı olarak Şişecam’ın üretmediği ürünlerle sınırlı
kaldığı, buna karşılık Rusya, Ukrayna, İran ve Beyaz Rusya’dan gerçekleştirilen cam
ithalatının hızla arttığı görülmektedir. Düzcam ithalatının %70-80'ini 4.5 mm'den
daha ince camlar teşkil etmektedir. Bunlar arasında en çok ithal edileni ise kalınlığı
4 mm olan camlardır.
Türkiye’de cam ithalatı yapan yaklaşık 10 ithalatçı teşebbüs bulunmaktadır.
Bu teşebbüslerin, ithalatlarının hemen hemen tamamını yukarıda bahsi geçen dört
ülkeden yaptığı anlaşılmaktadır.
Camın üretim sürecinin, kesintisiz bir biçimde yürütülmesi zorunluluğu
bulunmaktadır. Bir başka deyişle, herhangi bir sebeple, mevcut üretim miktarı,
üretim için kullanılan hatlardan biri kapatılarak azaltılamaz. Söz konusu hatlar ve
camın içinde eritildiği fırınların hiç durdurulmadan çalıştırılması gerekmektedir. Bu
fırınlarda meydana gelen erime işlemi herhangi bir sebeple durdurulduğunda, söz
konusu fırınların içinde bulunan erimiş cam soğumakta ve fırın kullanılmaz hale
gelmektedir. Bu durum ise fırının değiştirilmesini gerektirmektedir.
Camın bu özelliği nedeniyle, herhangi bir bölgede kurulacak olan bir cam
fabrikasının kapasitesi belirlenirken öncelikle, satışın planlandığı ve kendisinin
içinde bulunduğu pazarın toplam talebi, daha sonra da çevre bölgelerdeki ülkelerin
talebi dikkate alınmakta, buna göre yatırım yapılmaktadır. Diğer bir ifadeyle, bir cam
fabrikasının sürekli üretim yaptığı düşünüldüğünde, bu üretim düzeyinin talep ile
uyumlu olarak belirlenmesi gerekmektedir. Bir fabrikanın sürekli ve düzenli olarak
üretimini yaptığı camların, yine aynı derecede sürekli ve düzenli bir satış
performansına sahip olması gerekir. Çünkü üretilen camların satılamaması
durumunda, stoklanabilmesi camın fiziksel özellikleri ve stok maliyetleri sebebiyle
zordur. Bu özelliklerin her cam fabrikası için geçerli olduğu dikkate alındığında,
büyük boyutlarda üretim fazlalarının oluşmadığı ve buna bağlı olarak, iç pazarlara
göre daha az çeşit ve miktarlarda camın ihracatının yapıldığı görülmektedir.
Diğer yandan cam, nakliye açısından da çeşitli zorluklar içeren, dolayısıyla
diğer ürünlerin taşınmasında gösterilenden daha fazla dikkat gerektiren bir üründür.
Dünya’da cam taşımacılığı ağırlıklı olarak TIR, Kamyon ve gemi ile yapılmaktadır.
Özellikle belirli boylarda olan düzcamların taşınmasında, bu camın nakliyesini
yapabilecek özel TIR’ların kullanılması gerekmektedir ki; bu da taşıma maliyetlerinin
artması anlamına gelmektedir. Ayrıca camın yüklenip boşaltılması sırasında
meydana gelen kırılmalar ve deformasyonlar da göz ardı edilmemesi gereken diğer
maliyet artırıcı unsurlardır.
Şişecam'ın ve ithalatın yıllara göre toplam yurt içi düzcam satışları içindeki
pazar paylarına ilişkin bilgiler aşağıdaki tabloda yer almaktadır.
4 REKABET KURUMU
Tablo 1- Şişecam'ın ve İthalatın Yıllara Göre Pazar Payları (ton/yıl)
Yıl
Şişecam'ın
Satış Miktarı*
Pay (%)
Satılan İthal
Cam Miktarı
Pay (%)
Toplam Yurtiçi
Satış Miktarı
1997 315,860 82.61 66,501 17.39 382,361
1998 386,429 80.12 95,871 19.88 482,300
1999 371,265 80.27 91,255 19.73 462,520
2000 436,739 80.67 104,675 19.33 541,414
2001 328,033 ……. 79,428 ……. 407,461
*Şişecam'ın yurtiçi satış miktarı, üretim miktarından ihracat ve stok miktarının çıkarılması ile
bulunmuştur.
H.2. İlgili Pazar
H.2.1. İlgili Ürün Pazarı
Dosya mevcudu bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili ürün pazarı; düzcam,
buzlu cam, lamine cam, aura kaplamalı cam ve ayna olarak tespit edilmiştir. Ancak
değerlendirmeyi etkilemeyeceği göz önüne alınarak, ilgili ürün pazarını oluşturan
tüm ürünler genel olarak “düzcam” olarak ifade edilmiştir.
H.2.2. İlgili Coğrafi Pazar
Şişecam tarafından üretilen düzcamın pazarlanması ve satışı Camtaş
tarafından Türkiye geneline dağılmış bayileri aracılığıyla gerçekleştirilmesi nedeniyle
ilgili coğrafi pazar, Türkiye Cumhuriyeti Sınırları olarak belirlenmiştir.
H.3. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
Camtaş, düzcamı iki farklı yolla satışa sunmaktadır: Yetkili satıcıların
oluşturduğu dağıtım ağı kanalıyla gerçekleştirilen satışlar ve düzcamı üretimlerinde
kullanan sanayici müşterilere yapılan doğrudan satışlar. Sanayici müşteriler,
üretimlerinde önemli miktarda cam kullanan çift cam üreticileri, otocam üreticileri,
cam işlemecileri gibi sanayicilerdir. Camtaş, bu grup müşterilere sattığı düzcamların
yeniden satışını yasaklamakta, sadece sanayi üretiminde kullanımına izin
vermektedir. Bu nedenle sanayici müşteriler, yeniden satıcı değil, nihai tüketici
konumundadır.
Yetkili satıcılar (bayiler) ise akdedilen yeniden satıcılık sözleşmesi
çerçevesinde satışlarını, toptancılara, perakendecilere ve nihai kullanıcılara
yapmaktadırlar.
Camtaş, söz konusu bildiriminde, bugüne kadar uygulanan ve “Tek Elden
Satınalma Sözleşmesi”nde yer alan bayilik sisteminin yerine, bölgesel nitelikli bir
dağıtım ağı sistemi kurmayı istediğini ifade etmiştir. Camtaş’ın mevcut bayilik sistemi
uygulamasında, bayiler herhangi bir bölgesel coğrafi alan sınırlaması olmaksızın,
Camtaş’tan aldıkları cam ürünlerini ülkenin her tarafında pazarlayabilmektedirler.
Bayiler, yaptıkları satış miktarına göre değişen oranda “miktar primi” ve “depo primi”
almaktadırlar. Yeni bayilik sisteminde ise ülke, 17 farklı bölgeye ayrılmakta ve bölge
içinde birden fazla bayi görevlendirilmektedir (örneğin, başlangıç olarak İstanbul’a
13 bayilik verilmektedir).
5 REKABET KURUMU
Anılan sözleşmenin 4.1.1. maddesine göre, bayilere sözleşme boyunca
rekabet yasağı getirilmektedir. Buna göre bayiler Şişecam ürünlerinin dışında ilgili
ürün pazarında yer alan rakip ürünlerle ilgili olarak herhangi bir faaliyette
bulunamamaktadırlar.
Sözleşmenin 4.6.2. maddesi ve 3. maddesinin “Performans” başlıklı
paragrafına göre bayilerin, diğer bazı bilgilerin yanında müşteri bilgilerinin aylık
raporlar halinde sağlayıcıya göndermesi öngörülmektedir.2
Söz konusu sözleşmenin 4.9. maddesine göre, bayilerin bölgelerinin dışına
aktif satış yapmaları yasaklanmaktadır.
Yukarıda yer verilen yükümlülükler ve sınırlamaların, birtakım teşviklerle
ödüllendirilmedikçe uygulanabilirliğinin pratikte mümkün olmayacağı gerekçesiyle,
yeni sistemde ayrıca aktif faaliyet primi, depo primi ve performans primi olmak üzere
üç farklı prim sistemi uygulaması getirilmektedir.
Aktif faaliyet primi, bayilerin tespit edilmiş olan kendi bölgelerinde yapmış
oldukları tüm satışlara uygulanacak primdir. Uygulama, bayinin bölgesi içindeki
satışlarına kademeli olarak, miktar üzerinden verilmesi şeklindedir. Bölgeler arası
tüketim potansiyelleri göz önüne alınarak, bölgeler arası farklı kademelerin
belirlenebileceği ifade edilmektedir. Prim miktarının düzcam için azami %3 olarak
uygulanması öngörülmektedir.
Aktif faaliyet priminin amacının; bölgedeki yaygın satış için gerekli olan
tanıtım/tutundurma faaliyeti, satış organizasyonu, dağıtım alt yapısı vb. giderlere
katkıda bulunulması olduğu ifade edilmektedir.
Depo primi, depo büyüklüğüne bakılmaksızın, depoya veya ildeki müşterinin
deposuna doğrudan sevkiyatlara uygulanacak olan primdir. Uygulama, deponun
bulunduğu ile çekilen tüm hacim için kademesiz olarak verilmesi şeklindedir. Prim
miktarının düzcam için azami %1.5 olarak uygulanması öngörülmektedir.
Depo priminin amacının, bayinin deposunda oluşan stoklama, indirme/
yükleme, personel, kırık vb. lojistik giderlere katkıda bulunulması olduğu ifade
edilmektedir.
Performans primi, bayinin bölgesindeki performansını değerlendirmeye
yönelik uygulanacak olan primdir. Performans priminin amacının, müşterek hedeflere
yönelik bayi faaliyetlerinin teşvik edilmesi olduğu ifade edilmektedir.
Performans priminin uygulaması, bayinin saptanan kriterlere göre
değerlendirilerek hesaplanan performans puanı üzerinden prim verilmesi şeklindedir.
Kriterlere verilen ağırlık puanlarının bölgesel farklılıklar gösterebileceği ifade
edilmektedir. Prim miktarının düzcam için azami %1 olarak uygulanması
öngörülmektedir.
Performans primi uygulamasında saptanan kriterlere aşağıda yer verilmiştir:
2 Raportörlerin Şişecam yetkilileri ile yaptığı görüşmelerde, müşteri bilgisinin paylaşımından tek tek
müşteri bilgilerinin değil, bazı istatistiki verilere ulaşılmasını temin etmek için müşteri gruplarının
bilgilerinin kastedildiği ifade edilmiştir. Bayinin tüm müşterilerinin ayrı ayrı bilgilerinin sağlayıcıya
gönderilmesine ilişkin bir düzenlemenin, rekabeti sınırlayıcı etkilerinin olabileceği kanaati
bulunmaktadır.
6 REKABET KURUMU
- Satın alma hedefine uyum,
- Ödemede muntazamlık,
- Minimum düzeyde stok miktarı ve çeşitliliği,
- Bölgesinde tanıtım / tutundurma faaliyeti,
- Pazar payının artışına katkı,
- Yeni ürün yaygınlaşmasına katkı,
- Bölgesinde, ürün yelpazesindeki ürünlerin minimum düzeyde satışının
gerçekleştirilmesi,
- Mevcut ulaşılabilir pazar bilgisinin temin ve paylaşımı,
- Faaliyete yönelik bilgi paylaşımında iş birliği ve muntazam raporlama,
- Marka koruma,
- Yaygın satış.
H.3.1. Menfi Tespit Değerlendirmesi
Bildirime konu bayilik sözleşmesinin;
- 3. maddesinde yer verilen “Dağıtıcı” başlıklı paragraf ile tek elden satın alma
yükümlülüğü getirilmesi,
- 4.1.1. maddesi ile sözleşme süresi boyunca rekabet yasağı getirilmesi,
- 4.9. maddesi ile bölge dışına yapılacak aktif satışların yasaklanması ve pasif
satışlar konusunda “hiçbir şekil ve şartta müşteri arayamaz, fiyat listesi
gönderemez” şeklinde gereğinden fazla yasaklama getirilmesi,
- Türkiye coğrafi pazarının 17 farklı bölgeye bölünerek bayilerin bölgeler arası
faaliyetlerine sınırlama getirilmesi,
- Bölge içi satışlarla sınırlı olarak aktif faaliyet primi verilmesi,
- Bayinin Camtaş’tan aldığı ürünleri bölgesinde bulunan deposuna veya bölgesi
içindeki müşterinin deposuna sevk etmesi şartıyla depo primi verilmesi
nedeniyle menfi tespit belgesi verilemeyeceği kanaatine varılmıştır.
H.3.2. Muafiyet Değerlendirmesi
Tarafların talepleri de dikkate alınarak, sözleşme, 2002/2 sayılı Dikey
Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği (2002/2 sayılı Tebliğ) ve bireysel muafiyet
koşulları açısından incelenmiştir.
Grup muafiyeti, Kanun’un 5. maddesindeki koşulların belli şartlar altında
sağlandığının varsayılması neticesinde tanınan bir rejimdir. Ancak anılan Grup
Muafiyeti Tebliği'nin kapsamına girilse dahi, söz konusu şartların sağlanmadığının
tespit edilmesi halinde 2002/2 sayılı Tebliğin 6. maddesine göre, muafiyetin geri
alınması mümkündür.
H.3.2.1. 2002/2 Sayılı Tebliğ Açısından Yapılan Değerlendirme
Camtaş ile bayileri arasında akdedilen anlaşmalar, dağıtım zincirinin farklı
seviyelerinde bulunan teşebbüslerin, malların yeniden satımı amacıyla
gerçekleştirdkleri dikey anlaşmalardır. Bu nedenle söz konusu anlaşmalar,
2002/2 sayılı Tebliğin 2. Maddesinde kapsamındadır. 2002/2 sayılı Tebliğin
“Anlaşmaları Grup Muafiyeti Kapsamı Dışına Çıkaran Sınırlamalar” başlıklı
4. maddesinde, anlaşmaları Tebliğin kapsamı dışına çıkaracak haller düzenlenmiştir.
Bu maddenin (b) bendine göre “... alıcının sözleşme konusu mal veya hizmetleri
7 REKABET KURUMU
satacağı bölge veya müşterilere ilişkin kısıtlamalar getirilmesi.” halinde Tebliğ ile
tanınan muafiyetten yararlanılamaz. Anılan maddede bu kısıtlamanın dört istisnası
öngörülmüştür. Buna göre bir anlaşma, aşağıda yer alan koşulları taşıması halinde
de muafiyetten yararlanabilecektir:
“ 1) Alıcının müşterilerince yapılacak satışları kapsamaması kaydıyla, sağlayıcı
tarafından kendisine veya bir alıcıya tahsis edilmiş münhasır bir bölgeye ya da
münhasır müşteri grubuna yapılacak aktif satışların kısıtlanması,
2) Toptancı seviyesinde faaliyet gösteren alıcının son kullanıcılara yönelik
satışlarının kısıtlanması,
3) Bir seçici dağıtım sistemi üyelerinin yetkili olmayan dağıtıcılara satış
yapmalarının kısıtlanması,
4) Birleştirilmek amacıyla tedarik edilen parçaların söz konusu olması halinde,
alıcının bunları üretici konumundaki sağlayıcının rakiplerine satmasının
kısıtlanması”.
H.3.2.1.1. Münhasırlık ve Aktif Satış Yasağı
Tebliğin 4. maddesinin b(1) bendi, bir anlaşmanın grup muafiyetinden
yararlanabilmesi için, aktif satışların hangi koşullar altında yasaklanabileceğini
düzenlemektedir. Buna göre münhasır bir bölge tespiti söz konusu ise, bu münhasır
bölgeye diğer bölgelerden aktif satış yapılması yasaklanabilmektedir. Münhasırlık
veya münhasır bölgenin anlamı Kurul kararlarında3 "tek dağıtıcı, tek elden dağıtıcı
ve dağıtıcıya anlaşmaya konu olan malların tek satıcısı olma hakkının verildiği bölge"
olarak yorumlanmış ve uygulanmıştır.
Bir bölgede tek bir dağıtıcı olmasının, dağıtım ağında ve markalar arası
rekabette etkinliğin artmasına, malın pazara sunumu ve satışında olumlu etkiler
sağlamasına neden olacağı dikkate alınarak, bu tür anlaşmalar grup muafiyeti
kapsamında değerlendirilmektedir. Bu olumlu etkilerden birisi de dağıtımda
iyileşmenin gerçekleştirilmesidir. Çünkü tek satıcı satış faaliyetleri üzerinde
yoğunlaşabilir, yapımcı pek çok satıcı ile ticari ilişkiler kurmak zorunda
kalmayacağından tamamıyla üretime yönelebilir ve böylece özellikle uluslararası
ticarette dil, yabancı yasalar ve diğer farklılıklardan kaynaklanan dağıtım
güçlükleriyle uğraşmak zorunda kalmaz. Münhasır dağıtım sözleşmeleri ürün
satışının arttırılmasına yardımcı olur ve yoğun pazarlama ile arzın devamlılığını
sağlar, böylece dağıtımı rasyonalize eder. Farklı üreticilerin ürünleri arasında
rekabeti arttırır ve pazara girişleri kolaylaştırır. Bu sözleşmelerin tüketiciler açısından
da olumlu etkileri bulunmaktadır. Tüketici münhasır dağıtım sözleşmesiyle dağıtımda
iyileşme olacağından ürünleri daha kolay ve çabuk elde edebilecektir. Ayrıca
ürünlerle ilgili çıkacak sorunları çözmek için kendisine daha yakın muhatap
bulabilecektir.
Bu olumlu etkilerin yanı sıra esasen münhasır dağıtım anlaşmaları ile marka
içi rekabet ortadan kaldırılmaktadır. Dolayısıyla, bir rekabet kısıtlaması olan bu tür
anlaşmalara, sağlayacağı olumlu etkiler nedeniyle ve marka içi rekabetin
bulunmadığı bir ortamda markalar arasında daha etkin bir rekabet yaşanacağı
3 29.05.2001 tarih, 01-25/245-67 sayılı Sütaş Kararı, 29.05.2001 tarih, 01-25/244-66 sayılı Eti
Pazarlama Kararı
8 REKABET KURUMU
kanaatiyle izin verilmektedir. Bu itibarla münhasırlığın olmaması, diğer bir ifadeyle
ilgili bölgede birden fazla dağıtıcının faaliyet göstermesi halinde, yukarıda sayılan
yararlar söz konusu olmayacağından aktif satışların yasaklanmasına da gerek
olmayacaktır. Bu nedenle, bir bölgeye birden fazla dağıtıcı tahsis edilerek, Tebliğde
öngörülenden daha dar bir sınırlama getirildiği ve aktif satışların yasaklanmasına izin
veren koşulun dışına çıkılmadığı yönündeki Camtaş'a ait görüşün kabul edilmesi
mümkün değildir.
Diğer bir ifadeyle, ilgili bölgeye aktif satış yapabilen dağıtıcı sayısı iki veya
daha fazla olduğu zaman, münhasırlıktan beklenen yararların elde edilemeyeceği,
dolayısıyla bu durumda dağıtıcılara aktif satış yasağı getirilmesinin anlamlı
olmayacağı ortadadır.
Camtaş'ın getirmek istediği bayilik sisteminde, örneğin İstanbul bölgesi için
13 bayinin (bu sayının artırılması veya azaltılması Camtaş'ın takdirindedir) aktif satış
yapabildiği görülmektedir. 13 bayinin aktif satış yapabildiği bir bölgeye, bölge
dışındaki 14. veya 15. bayinin aktif olarak satış yapamamasının rekabet hukuku
bakımından izahı mümkün olmayacaktır.
Ayrıca, Camtaş'ın görüşünün aksine, münhasırlığın, dolayısıyla aktif satış
yasağı getirilmesinin anlamının, markalar arası rekabette etkinliğin artırılması için
(sağlayacağı diğer yararlarla birlikte) marka içi rekabetin ortadan kaldırılması olduğu
ifade edilmelidir.
Bu açıklamalar çerçevesinde, Camtaş’ın yeni dağıtım sisteminde, tespit edilen
bölgelerde birden fazla bayi görevlendirildiğinden münhasırlık şartının yerine
getirilmediği, bu nedenle aktif satışların yasaklanmasının grup muafiyeti kapsamında
değerlendirilmesini mümkün kılan 2002/2 sayılı Tebliğin 4. maddesinin b(1) bendine
uyulmadığı kanaatine varılmıştır.
H.3.2.1.2. Aktif Faaliyet Primi ve Depo Primi
Grup Muafiyeti Tebliği kapsamında değerlendirilmesi gereken bir diğer husus
“aktif faaliyet primi” ve “depo primi”dir.
Söz konusu primlerin amacına yönelik olarak Camtaş'ın görüşlerine aşağıda
yer verilmiştir:
“Aktif faaliyet primi, bu uygulamanın doğal sonucu ve gereğidir. Bölgeleri içinde,
aktif olarak faaliyet göstermek için reklam, tanıtım, tutundurma çabalarına girişen,
eleman istihdam eden, araç tahsis eden dağıtıcıların bu masraflarının finanse
edilmesi, istenilen çabaların gerektirdiği maliyetin kısmen karşılanması, herkesin
bu tür masraflarını tedarikçisine yüklemesi yönündeki ticari teamülün bir
sonucudur.
... depo priminin depo yatırımını ve stok maliyetini finanse etmek, dağıtıcının
deposunu kullanarak yaptığı satışlarda malın yükleme-boşaltma masraf ve
risklerini finanse etmek için ödendiğinin, amacımızın dağıtıcının deposunu ürünle
doldurmasından ibaret olmayıp bu deponun işletilmesi sonucu oluşan masraflar ile
depodan mal giriş çıkışı esnasında oluşan riske katlanması olduğunun göz önüne
alınarak...” depo priminin toplam ciro üzerinden verilmesinin doğru olmadığı ifade
edilmekte ve “... depo ile ilgili olarak Şirketimiz sadece deponun kapalı alan
9 REKABET KURUMU
miktarını belirlemekte ve vinç olmasını zorunlu tutmaktadır. ... Depo yatırım
maliyetine bağlı olarak 'yatırıma katkı' şeklinde prim ödenmesi pratik olmamakta
ve tartışmaya açık sonuçlar doğurmaktadır. Bu nedenle, bu yöndeki uygulama
yerine satışa bağlı prim ödenmesi tercih edilmektedir” .
2002/2 sayılı Tebliğ belirli şartlar altında aktif satışların yasaklanmasına
imkan vermekle birlikte, pasif satışların hiçbir şekilde yasaklanmasına,
zorlaştırılmasına veya sınırlandırılmasına izin vermemektedir. Camtaş’ın bildirime
konu olan yeni dağıtım sisteminde pasif satışlara izin verildiği ifade edilmektedir
(sözleşmenin 4.9. maddesi). Hem aktif faaliyet primi, hem de depo primi sadece
bölge içine yapılan satışlara verilmektedir. Başka bir ifadeyle, bölge dışına yapılacak
pasif satışlar için bu primleri alma imkanı bulunmamaktadır. İki prim toplamının %4.5
olarak uygulanabileceği ve ilgili pazardaki bayilerin kar marjlarının %3-7 civarında
olduğu, telefonla satışlarda -ki pasif satışların çoğu bu şekilde yapılmaktadır- %1 kar
marjı ile dahi mal satılabildiği dikkate alındığında, bu iki primle pasif satış
yapılmasının fiilen imkansız hale getirildiği anlaşılmaktadır.
Aktif faaliyet primi ve depo primi, amacı ne olursa olsun ve nasıl uygulanırsa
uygulansın, pasif satışların zorlaştırılması veya fiilen imkansız hale getirilmesi
sonucunu doğurmayacak nitelikte olmalıdır. Camtaş, bayilerinin tamamından aynı
yatırımları ve şartları yerine getirmelerini talep etmektedir. Bir teşebbüsün mallarını
daha fazla satabilmesi için reklam, tanıtım, tutundurma gibi satış artırıcı hususlara
önem vermesi ve bunu teşvik etmesi doğaldır. Ancak, bu faaliyetlerden beklenen
satışların artırılmasının sağlanmasıdır. Bayinin sadece bölgesi içine yaptığı satışlara
bu şekilde bir prim verilmesi, malın bölge dışına satılmamasına hizmet eder ve
yukarıda ifade edildiği gibi bölge dışına yapılacak pasif satışları dahi fiilen imkansız
hale getirir. Bu nedenle böyle bir primin, pasif satışları zorlaştırmayacak veya fiilen
imkansız hale getirmeyecek şekilde düzenlenmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Depo primi, bayinin deposuna veya deposunun bulunduğu ildeki müşteriye
teslim edilmek üzere alınan camlar nedeniyle verilmektedir. Camtaş, depo priminin
veriliş amacının, bayinin "deponun işletilmesi sonucu oluşan masraflar ile depodan
mal giriş çıkışı esnasında oluşan riske katlanması olduğu"nu ifade etmektedir.
Ancak, depo priminin sadece bayinin deposuna giren mallara ve bölge içindeki
müşterilere yapılan satışlara verildiği dikkate alındığında, söz konusu depo priminin
gerçek amacının depo maliyetlerine katkıdan ziyade, malın bölgeye gitmesinin
sağlanması olduğu anlaşılmaktadır. Günümüzde teşebbüslerin çoğu, malı
stoklamadan doğrudan müşteriye satış yapmayı tercih etmektedir. Camtaş da bu
görüşte olduğunu, amacın "dağıtıcının deposunu ürünle doldurmasından ibaret
olmayıp" sözüyle ifade etmektedir. Bu itibarla bayinin aldığı malı, bölgesine
götürdükten sonra satmasını teşvik etmeye yönelik olan depo priminin bu şekildeki
uygulaması, aktif faaliyet priminde olduğu gibi pasif satışları zorlaştırıcı etkisi
nedeniyle, bir rekabet kısıtlamasıdır.
Buna göre, aktif faaliyet primi ve depo primi uygulamalarının, pasif satışları
zorlaştırıcı/engelleyici etkisi nedeniyle 2002/2 sayılı Tebliğ kapsamında
değerlendirilemeyeceği kanaatine varılmıştır.
10 REKABET KURUMU
H.3.2.1.3. Bölgelere Göre Farklı Prim Uygulaması
Yeni dağıtım sistemi ile bölgelere göre farklı aktif faaliyet ve depo prim oran
ve/veya kademelerinin uygulanabileceğinin ifade edilmesi nedeniyle, bölgelere göre
farklı prim uygulaması da değerlendirilmiştir.
Teşebbüslerin bölgelerdeki farklı rekabet koşulları gibi etkenlere bağlı olarak
farklı fiyat politikası uygulamaları söz konusu olabilmektedir. Camtaş geçmiş yıllarda,
bölgesel kampanyalar düzenlemek suretiyle bölgesel fiyat indirimi yapmıştır. Ayrıca
Camtaş bölgelere farklı prim oranları uygulamak suretiyle, diğer bölgelerdeki fiyat
düzeylerinde herhangi bir değişiklik yapmadan, ithal camlarla daha etkin ve kolay bir
şekilde rekabet edebilecektir.
Ancak, hakim durumda bulunan bir teşebbüs için önemli olan, ticari faaliyet
alanına başka bir teşebbüsün girmesine engel olacak veya pazardaki rakiplerin
faaliyetlerini zorlaştıracak uygulamalarda bulunmaması ya da yıkıcı fiyat
uygulamamasıdır. Özellikle paralel ticaret4 imkanlarının bulunmadığı veya ortadan
kaldırıldığı pazarlarda, hakim durumun bu şekilde kötüye kullanılması daha da
önemli sonuçlar doğurmaktadır. Çünkü bölgelerde oluşan farklı fiyat seviyelerinin,
paralel ticaretle bir ölçüde de olsa, dengelenme imkanı ortadan kaldırılmaktadır.
Aktif faaliyet primi ve depo primi sistemi ile bölgeler arasında paralel ticaret
imkanlarının da fiilen ortadan kaldırılarak bölgelere göre farklı fiyat politikaları
uygulanması, rekabetin kısıtlanmasına yol açacaktır.
Bu çerçevede, 2002/2 sayılı Tebliğ açısından yapılan değerlendirmeler
neticesinde; tespit edilen bölgenin dışına yapılacak aktif satışların yasaklanması ile
pasif satışları zorlaştırıcı/engelleyici etkileri nedeniyle aktif faaliyet primi ve depo
priminin, bildirime konu bayilik sistemini, 2002/2 sayılı Tebliğ'in kapsamı dışına
çıkardığı kanaatine varılmıştır.
H.3.3. Bireysel Muafiyet Açısından Değerlendirme
Camtaş’ın, getirilen dağıtım sisteminin ve sözleşmedeki rekabeti sınırlayıcı
hükümlerin, bireysel muafiyet alabilme koşulları bakımından değerlendirilmesine
ilişkin görüşlerine aşağıda yer verilmiştir:
"….Elde edileceğine inandığımız yararlar ise:
- Her bölgedeki müşterinin ihtiyaçlarına göre belirlenmiş olan çeşit ve miktarda
ürün, her zaman ve aksamaksızın depoda bulundurulmak suretiyle nihai
tüketiciye anında hizmet verme imkanı yaratılmış olacaktır. Dağıtıcılara depo
kurma, depoda stok bulundurma, belli stok ve çeşitte mal alma yükümlülükleri
yüklenmiş olup, bu yükümlülükler müşterinin ve nihai olarak tüketicinin ihtiyaç
duyduğu anda, istediği çeşitte ve markada ürün elde etmesini sağlayacak olup,
bu yararları aşan bir sınırlama söz konusu değildir. Tabii ki dağıtıcının bu
yükümlülüğü aynı zamanda ödüllendirilmiştir ki, ödül olmadan hizmet
beklenemeyeceğini düşünmekteyiz.
4 Buradaki paralel ticaretten kasıt, farklı bölgelerdeki Camtaş bayilerince yapılacak satışlar, özellikle
de pasif satışlardır.
11 REKABET KURUMU
- Dağıtıcı müşterinin istediği karışımdaki sevkıyatı kendi dağıtım araçları ile
yapacak ve böylece müşterisi az stoklu çalışacaktır. Bunun ise müşterinin
maliyetini azaltacağı ve düşük fiyat olarak da nihai tüketiciye yansıyacağı
inancındayız.
- Miktar, çeşit ve termin açısından halen mevcut olan belirsizlik azalacak ve üretim
programları pazardaki talebe göre yönlenecektir. Bu durumda ise, pazarın miktar
ve çeşit olarak ürünsüz kalması riski en aza indirilmiş olacaktır. Bize göre,
tüketicinin bundan yarar sağlaması kaçınılmazdır.
- Kendisine belli bir bölge tahsis edilen dağıtıcı ya da dağıtıcılar bölgelerdeki pazar
ihtiyaçları, tüketici tercihleri gibi konularda bilgi sahibi olarak bu bilgileri üretici ile
paylaşacak, katılımcılık artacak, dağıtıcılar ile ortak politikalar geliştirilerek
müşteri ve nihai olarak tüketici tercih ve istekleri doğrultusunda ürün ve hizmet
sunulacaktır.
- Dağıtıcılar kendi bölgelerinde bölgenin pazar şartlarına göre oluşan yeni ürün
ihtiyaçlarının belirlenmesinde ve yeni geliştirilen ürünlerin tüketiciye ulaşmasında
aktif görev alacaktır.
- Depo açma, stok ve çeşit bulundurma, dağıtım aracına, satış ve pazarlama
ekibine sahip olma, bölge içinde aktif pazarlama faaliyetlerinde bulunma gibi
yükümlülükler nedeni ile bölgesi içinde yatırım yapmış bulunan dağıtıcılar bu
yatırımın karşılığını elde edebilmek için kendi bölgesinde azami aktif satış
faaliyeti gösterecekler ve özellikle tüketicinin satış ve satış sonrası hizmetlerde
kaliteden yararlanmasını sağlayacaklardır. .”
4054 sayılı Kanun’un 5. maddesine göre, ilgililerin talebi üzerine, Kanun’da
aranan şartların tamamının varlığı halinde, teşebbüsler arası anlaşma, uyumlu eylem
ve teşebbüs birliği kararlarının, Kanun’un 4. maddesi hükümlerinin uygulanmasından
muaf tutulmasına karar verilebilmektedir. Kanun’un 5. maddesine göre, muafiyet
verilebilmesi için tamamının varlığı gereken koşullar şunlardır:
- Malların üretim veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme ve
iyileşmelerin ya da ekonomik veya teknik gelişmenin sağlanması,
- Tüketicinin bundan yarar sağlaması,
- İlgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmaması,
- Rekabetin (a) ve (b) bentlerindeki amaçların elde edilmesi için zorunlu olandan
fazla sınırlanmaması.
Yukarıdaki koşulların tamamını sağlayan anlaşmalara en çok 5 yıl süre ile
bireysel muafiyet verilebilmektedir. Buna göre, Camtaş’ın bildirime konu bayilik
sistemi ve sözleşmesini 2002/2 sayılı Tebliğ'in kapsamı dışına çıkaran; aktif satış
yasağı ve pasif satışları zorlaştırıcı nitelikteki düzenlemeler (aktif faaliyet primi ve
depo primi), yukarıda yer alan muafiyet alabilme koşulları çerçevesinde
değerlendirilmiştir.
12 REKABET KURUMU
H.3.3.1. Malların Üretimi veya Dağıtımı ile Hizmetlerin Sunulmasında
Yeni Gelişme ve İyileşmelerin ya da Ekonomik veya
Teknik Gelişmenin Sağlanması
Bir anlaşmanın 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinden muaf tutulabilmesi için,
öncelikle anlaşma konusu olan malın üretimi ve dağıtımı ile ilgili olarak bir gelişme
veya iyileşme olması ya da ekonomik veya teknik gelişme sağlanması
gerekmektedir.
Ekonomik yarar şartının hangi durumlarda yerine getirildiği, somut olayın
özelliklerine göre değerlendirilmesi gereken bir husus olmakla birlikte, üretim veya
dağıtım maliyetlerinin düşürülmesi, malın arzının artırılması ve arzın devamlılığının
sağlanması, yeni piyasalara girişlerin kolaylaştırılması5, kalitenin artırılması ve yeni
ürünlerin ya da üretim tekniklerinin bulunması gibi haller bu duruma örnek olarak
sayılabilir.
Dosya mevcudu bilgi ve belgelerde, Camtaş’ın bildirime konu olan yeni bayilik
sisteminin temel amacının, ithalat karşısında azalmaya başlayan pazar payının
korunması olduğu ve hedefinin; “düzcamda pazar hakimiyetimizi ve karlılığımızı
korumak”, “Türkiye’nin her noktasında satışların ağırlıklı Şişecam Yetkili Satıcıları
tarafından yapılmasını sağlamak”, “Alt-müşteri gruplarına Şişecam Yetkili
Satıcılarının hizmet götürmesi sonucu ciroyu ve karlılığı artırmak” olarak ifade
edildiği anlaşılmıştır.
Ancak, ekonomik fayda veya menfaat, sadece teşebbüslerin kendi açılarından
sağlayacakları menfaat veya kazanç şeklinde değil, aynı zamanda objektif anlamda
ekonomiye, ilgili ürün pazarına, rakiplere ve tüketicilere yönelik olarak yapılacak
somut katkı şeklinde anlaşılması gerekmektedir. Bu nedenle, Şişecam’ın pazar
payını, cirosunu veya karını artırması gibi gerekçeler, Kanun’un 5. maddesinin
(a) bendi bakımından değerlendirmeye alınabilecek hususlar değildir.
Şişecam ülkemizdeki tek cam üreticisi olup, düzcam satışlarında %80
civarında pazar payına sahiptir. Sahip olduğu ekonomik güç, pazar payı ve dağıtım
ağı ile üretmiş olduğu ürünleri rahatlıkla ülkenin her bölgesine pazarlayabilme
imkanına sahiptir. Bu nedenle, oluşturulan 17 farklı bölgeden bölge dışına yapılacak
aktif satışları yasaklayan, aktif faaliyet ve depo primi ile aktif satışın ötesinde pasif
satışları da zorlaştıran yeni dağıtım sisteminin;
- Şişecam ürünlerini talep etmesine karşın, bu ürünleri bulamayan veya istediği
miktarda ürün temin edemeyen tüketicilerin bulunduğundan söz edilemeyeceği,
dolayısıyla düzcamın arz miktarına veya arzın devamlılığına ilişkin her hangi bir
sorunun bulunmadığı,
- camın dağıtım maliyetlerinin düşürülmesinde bir etken olmayacağı,
- piyasaya girişleri kolaylaştırmayacağı,
- camın kalitesi ve standardı konusunda dünyaca kabul edilmiş kriterler bulunduğu,
Şişecam’ın da bu kriterlere uygun olarak belli bir kalitede mal ürettiği, ayrıca camın
dağıtımının ve sunumunun karışık ve özel bir durum arz etmediğinden yeni dağıtım
sisteminin kaliteyi artırmaya yönelik herhangi bir katkı sağlamayacağı,
5 Bu iyileşme ve gelişmelerle fiyatların düşmesi beklenmektedir.
13 REKABET KURUMU
hususları dikkate alındığında, 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinin (a) bendinde yer
alan şartın yerine getirilmediği kanaatine varılmıştır.
H.3.3.2. Tüketicinin Yarar Sağlaması
Kanun’un 4. maddesi anlamında rekabeti sınırlayıcı etkileri olan bir
anlaşmanın muafiyet alabilmesi için aranan ikinci koşul, yukarıda ifade edilen
ekonomik yararlardan, tüketicilerin de faydalandırılmasıdır. Bir başka deyişle,
ekonomik açıdan yarar sağladığı söylenebilecek olan bir anlaşma, bu yararı
tüketicilere yansıtamadığı sürece, muafiyetten faydalanamaz.
Tüketici teriminden kastedilen sadece nihai tüketiciler değil, nihai tüketiciler
dışında kalan satıcı, dağıtıcı ve hatta üretici gibi tüm kullanıcılardır.
Tüketicinin sağlayabileceği yararlar olarak fiyatlarda sağlanacak düşüşler,
kalitenin artırılması, ürün çeşitliliğinin sağlanması, ekonomiye yeni malların
kazandırılması, satış sonrası etkin hizmet ile malın arzında devamlılığın sağlanması
gibi çeşitli ekonomik faydalar sayılabilir.
Cam, ürünün niteliği gereği otomobil, elektronik veya elektrikli alet gibi satış
sonrası hizmet gerektirmemektedir. Camda önemli olan kalite ve üretim hatalarının
olmamasıdır. Ülkemizde Türk Standartları Enstitüsü’nün tespit ettiği zorunlu
standartların dışında cam satışı mümkün değildir. Şişecam’ın cam üretimi de bu
standartlar çerçevesinde gerçekleştirilmektedir. Üretim hatalarına karşı güvence ise
tüm ürünler için geçerli olup, tüketici hakları ile ilgili bir husustur. Bu nedenle, yeni
dağıtım sisteminin satış sonrası hizmetle ilgili olarak düzcamda tüketici lehine
herhangi bir katkı sağlamayacağı kanaatine varılmıştır.
Bir ürünün fiyatı; üretim ve dağıtım maliyetleri, ürünü üreten teşebbüsün fiyat
politikası, teşebbüsün rekabet gücü, piyasanın rekabetçi yapısı, ikame veya
tamamlayıcı ürünlerin fiyat seviyeleri gibi etkenlere bağlıdır. Bu açıdan bakıldığında,
cam piyasasının fazla rekabetçi olmadığı, Şişecam’ın pazarda önemli bir rekabet
gücünün bulunduğu, camın ikamesinin mümkün olmadığı görülmektedir.
Yeni dağıtım sistemi ile tespit edilen bölgelerde oligopol tarzında yeniden
dağıtım pazarları oluşturulmaktadır. Aktif faaliyet primi ve depo primi ile birlikte aktif
satış yasağının yanında bölgeler arası paralel ticaretin (pasif satış) de zorlaştırıldığı
dikkate alındığında, marka içi rekabet de sınırlandırılmış olmaktadır.
Dosya mevcudu bilgi ve belgelerden, Şişecam yetkililerinin, her bayinin kendi
bölgesi içerisinde satış yapacağını, dolayısıyla dağıtımda etkinliğin sağlanacağını ve
dağıtım maliyetlerinin düşürüleceğini, bu sayede yeni dağıtım sisteminin dağıtım
maliyetlerini azaltıcı bir etkide bulunacağını ifade ettikleri anlaşılmıştır. Ancak, bu
hususun maliyetler üzerinde oldukça az etkisinin olabileceği, ayrıca bunun da
tüketicilere yansıyıp yansımayacağının belli olmadığı ifade edilmelidir. Kaldı ki, cam
fiyatlarına asıl etki edebilecek olan hususlar yukarıda yer verilen etkenlerdir. Buna
göre yeni dağıtım sisteminin, ürün fiyatlarını düşürme etkisinden çok, artırma
potansiyeline sahip olduğu, dolayısıyla yeni dağıtım sistemi ile (b) bendindeki
koşulun da sağlanmayacağı anlaşılmıştır.
14 REKABET KURUMU
H.3.3.3. İlgili Piyasanın Önemli Bir Bölümünde Rekabetin Ortadan Kalkmaması
Bu koşulun temelinde, piyasada etkin rekabetin olmadığı durumlarda,
anlaşmadan beklenen ekonomik yararların gerçekleşmeyeceği veya en azından,
yararlarının zararlarından fazla olmayacağı varsayımı bulunmaktadır. Teşebbüslerin
piyasadaki rekabet baskısından uzaklaşmaları, anlaşmadan beklenen ekonomik
yararların, en azından uzun vadede gerçekleşmemesine yol açacaktır.
Anlaşmaya taraf olan teşebbüslerin piyasa payı ile piyasadaki rekabetin
etkilenmesi arasında, doğrudan bir ilişki bulunmaktadır. Teşebbüslerin piyasa payı
ne kadar yüksekse, ilgili piyasanın anlaşmadan etkilenmesi de o nispette
artmaktadır. Ayrıca, anlaşmadan etkilenecek diğer teşebbüslerin pazar payları ve
pazarın yoğunluk oranı da dikkate alınmalıdır.
Sahip olduğu %….. civarındaki pazar payı ile Camtaş’ın pazar gücü ortadadır.
Pazarın geriye kalan %…..'lik kısmının 10 dolayında ithalatçı arasında paylaşıldığı
dikkate alındığında, ilgili ürün pazarındaki yoğunlaşma oranının yüksek olduğu
anlaşılmıştır.
Yeni dağıtım sistemindeki hükümlerle bölge içindeki marka içi rekabet
sınırlandırıldığı gibi, bölgeler arası paralel ticaret de fiilen imkansız hale gelmektedir.
Cam ithalatını zorlaştıran etkenler de dikkate alındığında, Camtaş tarafından
getirilen yeni dağıtım sisteminin, ilgili pazarın hemen hemen tamamında rekabetin
ortadan kalkmasına neden olacağı kanaatine varılmıştır.
H.3.3.4. Rekabetin (a) ve (b) Bentlerindeki Amaçların Elde Edilmesi İçin
Zorunlu Olandan Fazla Sınırlanmaması
4054 sayılı Kanun bazı anlaşmalara, sağladıkları faydalar nedeniyle muafiyet
tanımaktadır. Rekabetin kısıtlanmasına, tüketicinin yararı göz önüne alınarak izin
verilmişse de, bu kısıtlamanın asgari düzeyde tutulması gerekmektedir. Buna göre,
tüketicilere yansıtılan ekonomik gelişme veya iyileştirmenin elde edilmesinde,
rekabeti daha az sınırlayan bir yöntem mevcut ise, söz konusu anlaşmanın muafiyet
alması mümkün değildir. Kısaca “ölçülülük” ya da “denge” ilkesi olarak ifade
edilebilecek olan bu prensibe göre, sınırlama, elde edilmek istenen olumlu amaca
uygun ve o amacın elde edilmesi için gerekli olmalıdır.
Raportörlerin Camtaş yetkilileri ile yaptığı görüşmelerde, yeni dağıtım sistemi
ile aktif satış yasağı, aktif faaliyet primi ve depo primi getirilmesinin temel
gerekçelerinden birinin, depo, araç-gereç, dağıtımda kullanılan vasıtalar, personel
gibi alt yapı yatırımını kullanarak bölgesinde satış yapan bayi ile bölgesinin dışında
bu alt yapı yatırımlarını kullanmadan satış yapan bayiler arasındaki adaletsizliği
önlemek olduğu ifade edilmiştir. Ancak Camtaş tüm bayilerden, bayilik şartı olarak
aynı alt yapı yatırımını istemektedir. Bu nedenle, bayiler arasında alt yapı bakımında
bir fark bulunmamaktadır. Diğer bir ifadeyle, her bayinin kendi bölgesinde deposu,
personeli, araç-gereci bulunmakta ve bölgesi içerisinde gerçekleştirdiği satışlarda bu
alt yapı yatırımlarını azami düzeyde kullanmaktadır. Bölge dışına yapılan satışlarda
ise asgari düzeyde bu alt yapı yatırımlarından yararlanmaktadır. Bu bakımdan,
bayiler arasında bir dengesizlik veya adaletsizlik söz konusu değildir.
15 REKABET KURUMU
4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinin (d) bendi, (a) bendinde ifade edilen
yarardan (b) bendine göre tüketicilerin yararlanması durumunda, sağlanan bu
yararla, getirilen rekabet sınırlaması arasında bir denge olmasını ve bu yararın
sağlanabilmesi için söz konusu rekabet sınırlamasının zorunlu olmasını
gerektirmektedir. Bu nedenle (a) ve (b) bentlerinin sağlanmadığı sonucuna varıldığı
bir durumda, (d) bendinin değerlendirilmesinin mümkün olmadığı kanaatine
ulaşılmıştır.
İ- SONUÇ
Yukarıda yer verilen değerlendirmeler ışığında; Camtaş Düzcam Pazarlama
A.Ş. (Trakya Cam Sanayii A.Ş.) ile bayileri (bildirim ekinde; Anadolu Cam Sanayi ve
Ticaret Ltd. Şti.) arasında imzalanan “Tek Elden Dağıtım Sözleşmesi” ile ilgili olarak;
1) Sözleşmenin,
- 3. maddesinin “Dağıtıcı” başlıklı paragrafı ile tek elden satın alma yükümlülüğü
getirilmesi,
- 4.1.1. maddesi ile sözleşme süresi boyunca rekabet yasağı getirilmesi,
- 4.9. maddesi ile bölge dışına aktif satışların yasaklanması ve pasif satışlar
konusunda “hiçbir şekil ve şartta müşteri arayamaz, fiyat listesi gönderemez” gibi
gereğinden fazla yasaklama getirilmesi,
- Türkiye coğrafi pazarı 17 farklı bölgeye bölünerek, bayilerin bölgeler arası
faaliyetlerine sınırlama getirilmesi,
- Bölge içi satışlarla sınırlı olarak aktif faaliyet primi verilmesi,
- Bayinin, Camtaş’dan aldığı ürünleri bölgesinde bulunan deposuna veya bölgesi
içindeki müşterinin deposuna sevk etmesi şartıyla depo primi verilmesi,
nedeniyle, bildirime konu anlaşmaya menfi tespit belgesi verilemeyeceğine;
2) Bildirim konusu sözleşme ile,
- Tespit edilen bölgenin dışına yapılacak aktif satışların yasaklanması,
- Pasif satışları zorlaştırıcı/engelleyici nitelikteki aktif faaliyet primi ve depo priminin
getirilmesi,
nedeniyle, söz konusu anlaşmanın 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup
Muafiyeti Tebliği kapsamında değerlendirilemeyeceğine,
3) Sözleşme ile getirilen dağıtım sisteminin, 4054 sayılı Rekabetin Korunması
Hakkında Kanun’un 5. maddesinde sayılan koşulları karşılamaması nedeniyle,
sözleşmeyi grup muafiyeti kapsamından çıkaran rekabet kısıtlamalarına bireysel
muafiyet verilmesinin de mümkün olmadığına,
4) - Sözleşmenin grup muafiyetinden yararlanabilmesini mümkün kılacak
değişikliklerin yerine getirilmesi için kararın tebliğinden itibaren ilgili taraflara
60 gün süre verilmesine;
- Aksi takdirde 4054 sayılı Kanun'un 56. maddesi uyarınca sözleşmenin geçersiz
olacağının, Kurulumuzca gerekli görülen düzeltmeler yapılmadan uygulamaya
devam edilmesi halinde haklarında soruşturma açılacağının ve aynı Kanun'un
16 ve 17. maddeleri uyarınca işlem yapılacağının taraflara bildirilmesine;
OY BİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy