Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2003-2-12 (Devralma)
Karar Sayısı : 03-35/413-180
Karar Tarihi : 27.5.2003
A- TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Mustafa PARLAK (Başkan Y.)
Üyeler : R. Müfit SONBAY, Murat GENCER,
Prof. Dr. Zühtü AYTAÇ, Rıfkı ÜNAL,
Kublay ATASAYAR, M. Sıraç ASLAN, Süreyya ÇAKIN
B- RAPORTÖRLER : İlmutluhan SELÇUK, Bayram Ali GEÇGİL
D- BİLDİRİMDE
BULUNAN : - General Electric Aircraft Engines
One Neumann Way, MD F-17,
Cincinnati, OH 45215, ABD
Temsilcileri: Av. Seçil ABALI, Av. Melis BİŞKİN
Güllü Sok. No:1 3. Levent 34330 İstanbul
E- TARAFLAR : - Agfa-Gevaert N.V.
Septestraat 27, B-2640 Mortsel, Belçika
- General Electric Company
3135 Easton Turnpike, W3A, Fairfield,CT 06431, ABD
F- DOSYA KONUSU : General Electric Company ile Agfa-Gevaert N.V., Agfa-
Gevaert AG, Agfa Corporation, Agfa NDT LTD, Agfa NDT INC, Agfa-Slovakia
s.r.o ve Agfa NDT SA (satıcılar) arasında imzalanmış Hisse ve Malvarlığı Satın
Alma Sözleşmesi çerçevesinde General Electric Company’nin satıcıların
birtakım malvarlığı ile yükümlülüklerini ve Agfa NDT GmbH’nin ihraç edilmiş
hisseleri ile diğer tüm hisselerini Sözleşme hükümleri uyarınca ve
Sözleşme’deki şartlara göre devralması işlemine izin verilmesi talebi
F- DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 11.3.2003 tarih, 996 sayı ve 24.4.2003
tarih, 1729 sayı ile giren bildirim üzerine, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında
Kanun'un 7. maddesi ile 1997/1 sayılı Rekabet Kurulu'ndan İzin Alınması Gereken
Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ'in ilgili hükümleri uyarınca yapılan inceleme
sonucunda düzenlenen 9.5.2003 tarih, 2003-2-12/Ö.İ.-03-İ.S. sayılı Devralma Ön
İnceleme Raporu 12.5.2003 tarih, REK.0.06.00.00/51 sayılı Başkanlık önergesi ile 03-
32 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek ek bilgi temini için dosya konusunun
incelemeye alınmasına karar verilmiştir.
03-35/413-180
2
Bunun üzerine, düzenlenen Devralma Ön İnceleme Raporu ile Raportörlerce
hazırlanan 21.5.2003 tarihli ek bilgi notu 22.5.2003 tarih, REK.0.06.00.00/59 sayılı
Başkanlık önergesi ile 03-35 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara
bağlanmıştır.
G- RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda, bildirime konu devralma işleminin
1997/1 sayılı Tebliğ kapsamında izne tabi bir devralma işlemi olduğu, ancak,
devralma işlemi sonucunda Kanun’un 7. maddesine aykırı bir durum oluşmadığı
gerekçeleri ile söz konusu işleme izin verilmesi gerektiği ifade edilmiştir.
H- İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
H.1. Taraflar
H.1.1. General Electric Company (GE)
GE, hisseleri New York, Boston ve Londra Menkul Kıymetler borsalarında işlem
görmekte olan halka açık bir şirkettir.
GE, uçak motorları ve uçak motorları için bakım hizmetleri ve donanımları, radyo
yayıncılığı, finansal hizmetler, endüstriyel hizmetler, aydınlatma, tıbbi sistemler,
plastik, özel malzemeler, güç üretim cihazları ve ulaşım ekipmanı da dahil olmak
üzere çeşitli alanlarda faaliyet göstermektedir. GE’nin Türkiye’deki iştirakleri aşağıdaki
gibidir:
- GE Marmara Technology Center Mühendislik Hizmetleri Ltd. Şti.,
- GE Medical Systems Türkiye A.Ş.,
- GE Polymerland Turkey,
- GE Finansal Kiralama A.Ş.,
- GE Ticaret ve Servis A.Ş. ve
- GE Türk A.Ş.
Yukarıdakilere ek olarak GE’nin TUSAŞ Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş. ve TUSAŞ
Motor Sanayii A.Ş.'de azınlık hisseleri bulunmaktadır. GE, Türkiye’de NDT (non-
destructive testing/tahribatsız muayene) cihazlarının satışını münhasır olarak Döküm-
Makina Mühendislik ve Pazarlama Ltd. Şti. aracılığıyla yapmaktadır.
H.1.2. Agfa-Gevaert N.V. (Agfa)
Hisseleri Brüksel ve Frankfurt Borsalarında işlem gören halka açık bir şirkettir. Şirket
hisselerinin %25’ine Gevaert NV, %10’una Highfields Management, %8’ine OZ
Capital Management, %5’ine Fidelity Investments, %4’üne Deutsche Bank AG sahip
olup, geri kalan %48 oranındaki hisse diğer ufak çaplı hissedarın elinde
bulunmaktadır.
03-35/413-180
3
Agfa esas olarak, grafik endüstrisi ile sağlık alanında kullanılan çeşitli analog ve dijital
görüntü sistemleri ve ürünleri, tahribatsız muayene cihazları, fotoğraf ve endüstriyel
görüntüleri geliştirmekte, üretmekte ve dağıtmaktadır. Bunun yanı sıra, Agfa NDT,
ultrason ve x-ışığı teknolojisine dayanan tahribatsız muayene cihazları ile
aksesuarlarının üretimini ve satışını yapmaktadır. Ayrıca Agfa NDT’nin Hocking
Holdings Ltd.’de de kontrole dayanmayan sadece finansal olarak iştiraki
bulunmaktadır. Hocking Holdings Ltd.’nin iştiraki de indüksiyon akım teknolojisine
dayanan tahribatsız muayene ürünlerinin satışını yapmaktadır.
Agfa, Türkiye’de tahribatsız muayene cihazlarının dağıtımını münhasır olarak NDT
Elektronik Imp. Exp. Dist. Co. Ltd. aracılığıyla yapmaktadır.
H.2. İlgili Pazar
H.2.1. Sektöre İlişkin Genel Bilgiler
Tahribatsız muayene, malzemeler ile parçaların (dahili/yüzeysel hata ve kusur gibi)
çeşitli özelliklerinin, kontrol esnasında parçaya zarar vermeden1 teknik
incelenmesinde kullanılan bir terimdir. Genel olarak tahribatsız muayene işi, göz ile
(veya görsel yöntemler ile) ürünlerin muayenesinden fiziksel deneylere (en basit
örneklerden biri olan araç iç lastiğinin hava alıp almadığı kontrolünden ürünlerin ileri
teknoloji dayanıklılık deneylerine kadar geniş bir çerçevede uygulanabilmektedir.),
bunun yanı sıra birçok ileri teknolojik araç vasıtasıyla ürünlerde oluşabilecek hataların
kontrolünü içerecek geniş bir süreci ele almaktadır. Ancak burada ele alınan
belirli/özel yöntemler veya tekniklerin kullanımını içeren cihazlar vasıtası ile
tahribatsız muayenelerin yapılmasıdır.
Buna göre tahribatsız muayene cihazlarının genel olarak, çeşitli malzemelerin,
ürünlerin ve parçaların kalite güvencesi, güvenliği, güvenlik kontrolleri, bakımı dahil
kalite kontrol uygulamalarında kullanılmakta olduğunu söylemek mümkündür.
Tahribatsız muayene cihazları özellikle; otomotiv, çelik ve metal, plastik, cam,
seramik, bileşimler, tıp, uzay, kimya, petro-kimya, enerji santralleri ve demiryolu
sanayileri gibi çok çeşitli endüstrilerde kullanılmaktadırlar.
Tahribatsız muayene hizmeti, birçok farklı metodun kullanılması yoluyla
gerçekleştirilebilmekte, her bir metod dahilinde farklı teknolojilerin kullanımı gündeme
gelebilmektedir. Ancak, araştırma, geliştirme, ürün tasarımı, ve üretim aşamalarında
son derece önemli hale gelen tahribatsız muayene metodları hakkında bu güne kadar
çok çeşitli sınıflandırmaların yapılmış olması, bu metodların genel olarak
sınıflandırılmasının önünde bir zorluk olarak ortaya çıkmaktadır.
1 İncelemenin, incelenen maddeye herhangi bir surette zarar vermemesi, NDT sistemlerinin esasını
oluşturmaktadır. Buna göre örneğin, incelenen bir maddenin bir parçasının/numunesinin deney
yapılmak üzere alınması, kullanılan cihazda, cihazın faaliyetlerini engellemese dahi NDT olarak
tanımlanamayacaktır.
03-35/413-180
4
Bu çerçevede, konuya ilişkin referans noktası olarak; Amerikan NDT Derneği
(American Society For Nondestructive Testing (ASNT) ), NDT Ad Hoc Komitesi
tarafından yapılan sınıflandırma esas alınmıştır. Bu kuruluşun yapmış olduğu
tahribatsız muayene metodları sınıflandırmasına aşağıda yer verilmiştir:
1. Mekanik-Optik,
2. Radyasyon geçirgenliği,
3. Elektromagnetik-elektronik,
4. Sesli (sonik)-ultrasonik,
5. Isıl (termal)-infrared,
6. Kimyasal
Agfa NDT, ultrason ve x-ışığı teknolojisine dayanan tahribatsız muayene cihazları ile
aksesuarlarının üretimini ve satışını yapmaktadır. Bu çerçevede, Agfa’nın yukarıda
belirtilen kategorilerden 2 ve 4 numaralı kategorilerde faaliyet gösterdiğini söylemek
mümkündür. Aşağıda söz konusu iki alandan, işlem kapsamında çakışan tek ürün
belirli tipteki ultrasonik tahribatsız muayene cihazları olduğu dikkate alındığında
özellikle ultrasonik NDT cihazları hakkında genel bilgiye yer verilmektedir.
H.2.1.1. Ultrasonik NDT Cihazı
Ultrasonik teknoloji, 20 khz’nin (tahmini olarak insanın duyabileceği en üst sınır olan)
üstündeki ses dalgalarını kullanmaktadır. Ultrasonik kontrol, ultrasonik dalgaların, bir
cisme yayılımı ve hata ve kusurlardan yansıtılan ultrasonik dalgalarının ortaya
çıkarılması ve sayımı ile ilgilidir.
Agfa NDT, ultrasonik tahribatsız muayene cihazları ile güç çeviricilerin üretim ve
dağıtımını yapmaktadır. Agfa NDT’nin ultrasonik cihazları, metal, plastik, bileşim
malzemeleri gibi maddelerin dahili bütünlüğünün incelenmesinde ultrasonu
kullanmaktadır. Agfa NDT’nin tahrip edici olmayan deney gerçekleştirilmesi amacıyla
ürettiği ultrasonik metoda dayalı ürün yelpazesi, taşınabilir ve sabit hata detektörü,
kalınlık göstergeleri, sertlik için kontrol cihazı ve endüstriyel uygulamalar için kontrol
sistemlerini kapsamaktadır.
Benzer şekilde GE, GE Power Systems'in bir iştiraki olan Panametrics aracılığıyla
tahribatsız deney cihazları alanında faaliyet göstermektedir. Panametrics’in başlıca
faaliyeti (Agfa NDT’nin rekabet etmediği bir bölüm olan) ultrasonik hata sayaçlarıdır.
Panametrics ayrıca ultrasonik tahribatsız muayene cihazlarını üretip satmaktadır.
Panametrics’in ultrasonik tahribatsız muayene ürünleri arasında kontrol sistemleri için
olan hata dedektörleri, kalınlık göstergeleri, darbe sayıcıları, tarayıcılar ve sabit
tahribatsız muayene cihazları bulunmaktadır (GE, 2001 yılında Türkiye’de sabit
tahribatsız muayene cihaz satışı yapmamıştır).
Yukarıda belirtilen hususlar aşağıda açıklanmıştır:
- Hata dedektörleri, kalınlık ölçmekte ve metaller gibi mühendislik malzemelerindeki
gizli dahili hataları bularak tanımlamaktadır.
03-35/413-180
5
- Kalınlık göstergeleri, malzemelerin kalınlığını ölçmede ve diğer ürünlerin yanında,
boru, depolama tankları, basınç kazanları ve otomobil benzin tankları gibi çeşitli
ürünlerdeki paslanma ve bozulmayı teşhiste kullanılan cihazlardır.
- Aynı şekilde, sertlik hataları kontrol cihazları da malzemelerin dayanıklılığı ya da
sertliğinin ölçümünde kullanılmaktadırlar.
Agfa NDT, yukarıda yer verilen ürünleri "KrautKramer" ve "StressTel" markaları adı
altında satışa arz etmektedir.
Bununla beraber, darbe sayıcıları, maddelerin tanımlanmasında, araştırma ve
geliştirmede ve tahribatsız muayenelere yönelik ultrasonik sistemlerde, ultrasonik
sinyallerin alınıp iletilmesi için geliştirilmiş ürünlerdir. Darbelerin yüksekliğinin,
dalgaların şeklinin, alıcı ayarının ve darbe tekrarlama oranının ayarlanması da
özellikleri arasındadır. Darbe sayıcıları, güç çeviricileri, analogdan dijitale dönüşüm
yapan değiştiriciler, osiliskoplar ve tarama cihazları ile birlikte, bilgisayar kontrollü
ultrasonik tetkik sistemleri, tahribatsız muayene ürünlerini bilgisayar teknolojisi ile
birleştirmektedir.
Tahribatsız muayene işi ve tarafların faaliyetleri hakkında yukarıda yer verilen
açıklamalar çerçevesinde, ilgili ürün pazarı değerlendirilmesinde,
- Tahribatsız muayene işinin bazı durumlarda aynı amaca hizmet etseler de
(örneğin, dış yüzey kontrolü) birbirinden farklı 6 metod kullanıldığı (örneğin, görsel
veya ultraviyole metodları gibi),
- Agfa NDT’nin bu metodlardan özellikle ikisinde (x-ışınları ve ultraviyole (UT)),
GE’nin ise Agfa ile ortak olarak UT NDT işinde bulunduğu,
- Aynı metod içinde kullanılan tahribatsız muayene cihazlarının kendi içlerinde
taşınabilir ve sabit olmak üzere farklılaşabildiği,
- Tahribatsız muayene cihazları ile birlikte kullanılan güç çeviricilerinin tahribatsız
muayene cihazlarından ayrı üretiminin yapılabildiği
dikkate alındığında;
a) farklı metodların kullanımını öngören tahribatsız muayene cihazları için tek bir
pazar ya da ayrı pazarların tanımlanması,
b) aynı metod dahilinde bulunan tahribatsız muayene cihazlarının kendi içinde
taşınabilir-sabit olarak ayrı pazarlar oluşturması ya da tek pazar olarak dikkate
alınması,
c) güç çeviricilerinin, tahribatsız muayene cihazlarından ayrı “ürünler” teşkil edip
etmediği
konularının tespiti gerekmektedir.
H.2.1.2. Tahribatsız Muayene Metodları Arasında Sınıflandırma
Tahribatsız muayene metodları ve buna bağlı olarak tahribatsız muayene cihazları
temel olarak; "Penetrant", "Magnetik", "Ultrasonik" ve "x-ışını" şeklinde dört teknoloji
altında toplanabilmektedir. Penetrant ve magnetik metodlar yüzeylerde yer alan
hataların tespiti amaçlı kullanılmaktayken, ultrasonik ve x-ışını metodları ise esas
olarak hacimsel (dahili) hataların tespitinde kullanılmaktadır.
03-35/413-180
6
H.2.1.2.1. İkame Edilebilirlik
Bu çerçevede yüzeysel ve hacimsel metodların, kullanım amaçları bakımından
birbirinden farklılaştığı görülmüştür. Bununla beraber gerek aynı alt başlık (örn.
yüzeysel) gerek farklı başlıklar (yüzeysel-hacimsel) altında yer alan metodlar birbirini
ikame etmekten ziyade birbirini tamamlayıcı niteliktedir.
Buna göre, örneğin her yüzeysel hatanın tespitinde magnetik ve penetrant
metodlarının birbiri yerine kullanılmadığı, kimi durumlarda test edilecek maddeden
kaynaklanan özelliklerden (örneğin yüzeyi çok gözenekli maddelerde sıvı
penetrasyon metodunun kullanılamaması veya mıknatıslanma özelliği bulunmayan
maddelerde magnetik metodun kullanılamaması gibi ) dolayı aynı alt başlık altında
bulunan farklı metodların birbiri yerine geçemeyeceği, bununla beraber, kimi
durumlarda aynı madde için aynı amaçla (örneğin yüzeysel hatanın tespiti için) birden
fazla metodun kullanımının mümkün olabileceği görülmüştür.
Bu bilgiler çerçevesinde yapılan değerlendirmede metodlar arası bir ikame ilişkisinden
ziyade bir tamamlayıcılık ilişkisi bulunması nedenleriyle “ikame edilebilirliğin” söz
konusu olmadığı, dolayısıyla her bir metodun kendi içinde ele alınması gerektiği
anlaşılmaktadır2.
H.2.1.2.2 Sesli Tahribatsız Muayene (UT NDT) Cihazları Arasında Kullanılış
Şekline Göre Ayırım
Sabit sesli tahribatsız muayene cihazlarının kullanımı daha çok “üretim” aşamasında
gerçekleşmektedir. Taşınabilir cihazların kullanımı ise, üretim aşamasını geçen
ürünlerin “sahada”, montaj aşamasında, bir hata bulunup bulunmadığının tespit
edilmesi esnasında söz konusu olmaktadır. Konu bir örnek ile açıklanacak olduğunda,
boru üretimi esnasında, üretilen borularda hata bulunup bulunmadığı incelemesi
fabrikalarda sabit cihazlar ile gerçekleştirilmekte, ancak üretimi tamamlanan boruların
örneğin şantiyelerde kullanımı esnasında montaj vb. ertesinde bir hata oluşup
oluşmadığı, taşınabilir cihazlar ile test edilmektedir.
Bu nedenle taşınabilir ve sabit tahribatsız muayene cihazlarının kullanım şekilleri
bakımından birbirinden farklılaştığı, ve ayrı başlıklar altında ele alınması gerektiği
sonucuna ulaşılmaktadır.
H.2.1.3. Problar (güç çeviriciler)
Problar, temel olarak sesli tahribatsız muayene cihazları bir bütün olarak ele
alındığında, bu cihazların bir parçasını teşkil etmektedir. Ancak problar aşınma vb.
nedenlerle ayrı olarak da (tek başlarına) temin edilebilmektedirler.
Bunun yanı sıra farklı marka tahribatsız muayene cihazları için üretilen problar birbiri
yerine kullanılabilmekte, her ne kadar farklı marka probların kullanımından dolayı
empedans uyumsuzluğu benzeri bazı sorunların yaşanması olası ise de, bunun bazı
2 Sınırlı hallerde bu nitelikte bir ilişkinin varlığından bahsedilebilecek olması ulaşılan genel kanaati
değiştirmemektedir.
03-35/413-180
7
pratik yollar ile aşılması mümkün olabilmekte ve bu durum farklı marka problara
yönelik talebin önünde bir engel teşkil etmemektedir.
Bu çerçevede, yapılan değerlendirme sonucunda probların, sesli tahribatsız muayene
cihazlarından ayrı olarak ele alınabilecek ürünler oldukları sonucuna ulaşılmıştır.
H.2.2. İlgili Ürün Pazarı
Yukarıda yer verilen bilgi ve değerlendirmeler ışığında,
a) Taşınabilir ultrasonik (sesli) tahribatsız muayene cihazları,
b) Sabit ultrasonik tahribatsız muayene cihazları,
c) Güç çeviriciler (problar)
olmak üzere üç ilgili ürün pazarının mevcut olduğu tespit edilmiştir.
H.2.3. İlgili Coğrafi Pazar
Dosya mevcudu bilgi ve belgelerden hareketle ve 4054 sayılı Kanun’un 2. maddesi
dikkate alınarak ilgili coğrafi pazar, “Türkiye Cumhuriyeti sınırları” olarak kabul
edimiştir.
H.3. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
H.3.1. Pazar Payları ve Ciroları
4054 sayılı Kanun'un 7. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca düzenenen 1997/1 sayılı
Tebliğ'in 1998/2 sayılı Tebliğ ile değişik "İzne Tabi Birleşme veya Devralmalar"
başlıklı 4. maddesinde, “birleşme veya devralmayı gerçekleştiren teşebbüslerin
ülkenin tamamında veya bir bölümünde ilgili ürün piyasasında, toplam pazar
paylarının, piyasanın % 25’ini aşması halinde veya bu oranı aşmasa bile toplam
cirolarının yirmibeş trilyon Türk Lirası’nı aşması halinde Rekabet Kurulu’ndan izin
almaları zorunludur.” hükmü getirilmiştir.
Tarafların ilgili ürün piyasalarındaki pazar payları ile sesli tahribatsız muayene
cihazları Türkiye toplam satış değeri aşağıdaki gibidir:
Tablo 1. 2001 yılı Sesli Tahribatsız Muayene Cihazları Satışları Toplamı ve Tarafların Payı
GE
Agfa
Toplam
Satış
(Euro)
Payı
(%)
Satış
(Euro)
Payı
(%)
Payları
(%)
Satışları
(Euro)
Taşınabilir 4.003 1 149.901 43 44 351.904
Sabit 0 0 1.008.763 36 36 2.808.763
Güç çeviriciler(Problar) 6.376 7 53.865 63 70 85.241
Tablo 2. 2002 yılı Sesli Tahribatsız Muayene Cihazları Satışları Toplamı ve Tarafların Payı
GE
Agfa
Toplam
Satış
(Euro)
Payı
(%)
Satış
(Euro)
Payı
(%)
Payları
(%)
Satışları
(Euro)
Taşınabilir 22.216 … 269.510 … 39 748.386
Sabit 0 … 359.082 … 17 2.149.082
Güç çeviriciler(Problar) 9.048 … 83.475 … 88 106.265
03-35/413-180
8
Yukarıdaki tablolarda yer alan bilgiler çerçevesinde tarafların, ilgili ürünlerden
herhangi birinde Türkiye’deki satışları itibarıyla 25 trilyon TL. eşiğini geçmedikleri
ancak, pazar payları açısından taşınabilir sesli tahribatsız muayene cihazları [2001
(%44); 2002 (%39)] ve güç çeviriciler bakımından [2001 (%70); 2002 (%88)] %25
pazar payı eşiklerini aştıkları anlaşılmaktadır. Bu nedenle bildirime konu işlem, anılan
Tebliğ kapsamında Rekabet Kurulu'nun iznine tabi bir işlemdir.
H.3.2. Hakim Durum Değerlendirmesi
Konuyla ilgili olarak Raportörlerce, kullanıcılar ve tahribatsız muayene uzmanlarıyla
yapılan görüşmeler sonucunda, sesli tahribatsız muayene cihazı (taşınabilir veya
sabit) almak isteyen bir müşterinin, cihazları yurt dışından temininin mümkün olup
olmadığı, mümkün ise bunun hangi şartlar altında gerçekleştiği, ürünleri yurtdışından
temin etmenin avantajları ve dezavantajlarının neler olduğu, sesli tahribatsız
muayene cihazları piyasasında distribütör (temsilci) firmanın rolü ve önemi, satış
sonrası hizmetin temininin cihazların Türkiye içinden veya dışından alım tercihini
etkileyip etkilemediği hususlarında aşağıdaki bilgiler elde edilmiştir;
Türkiye’de yerleşik firmaların yurtdışından taşınabilir veya sabit cihaz alımlarının
mümkün olduğu, bunun gerçekleşmesinin önünde bir engel bulunmadığı ifade edilmiş
ve yurt dışından temin konusuna ilişkin merkezi Ankara’da bulunan Emek Boru
Şti.’nin son dönemde İsrail’den Scanmaster marka cihaz temin etmiş olması örnek
olarak verilmiştir.
Dünya çapında bilinirliği yüksek olan Krautkramer marka ultrasonik(sesli) tahribatsız
muayene cihazlarının 90’lı yıllar ortasında ülkemizde de satışının yüksek olduğu ve
marka bilinirliğine bağlı olarak fiyatlarında da bir artış yaşandığı ancak bu duruma
karşı, NDT’nin kullanımının artması ve kullanıcıların bilinçlenmesine paralel olarak,
kullanıcıların Krautkramer’e rakip Panametrics, Staveley, Sonatest gibi markaları
yurtdışından temin etme yoluna gittikleri ifade edilmiştir.
Türkiye’de özellikle sesli tahribatsız muayene cihazlarına yönelik satış sonrası
hizmetin yok denecek kadar az olduğu, hem taşınabilir hem de sabit cihazlarda bir
arızanın gerçekleşmesi durumunda varsa ilgili mümessile başvurulduğu, ancak
mümessilin rolünün yalnızca arızanın giderilmesine yönelik “yurtdışında yapılacak
tamiratın maliyetine ilişkin proforma teklif vermekle” sınırlı olduğu, başka bir deyişle
satış sonrasına ilişkin Türkiye’de teknik servis hizmetinin verilmediği, bu duruma
paralel olarak satış sonrası hizmete yalnızca bir arızanın vukuu bulması halinde değil,
belirli periyodlarla cihazlarda yapılması gerekli kalibrasyonlarda da ihtiyaç duyulduğu,
ne var ki bu hizmetin de yurtdışından temin edildiği belirtilmiştir.
Yurtdışından yapılan alımlarda, yurtdışındaki sağlayıcının alınması düşünülen sesli
tahribatsız muayene (UT NDT) markasının Türkiye distribütörünü bilgilendirdiği ve
aralarında anlaştıkları belli bir komisyonu distribütöre ödediği, bunun da yurtdışındaki
sağlayıcının satış sonrası hizmeti (bakım,onarım) Türkiye'deki yetkili distribütörü
vasıtasıyla gerçekleştirebilmek amacıyla yapıldığı ifade edilmiştir. Ayrıca sesli
tahribatsız muayene cihazının yurt dışından temininde ürünün alındığı ülkeye ve
alıcının teşvik belgesinin olup olmamasına göre çeşitli avantajların mümkün olabildiği,
cihazın alındığı ülkenin Gümrük Birliği içinde bir ülke olması durumunda alım
sırasında gümrük bedelinin ödenmemesinin mümkün olabileceği, bunun yanı sıra
03-35/413-180
9
eğer alıcı teşvik belgesine sahip ise yine alım maliyetlerinde yurtiçinden temine göre
bazı avantajların söz konusu olabildiği, ayrıca özellikle taşınabilir sesli tahribatsız
muayene cihazlarının yurt dışından alımı sırasındaki taşıma maliyetlerinin oldukça
düşük olduğu ifade edilmiştir.
Türkiye’deki distribütörlerin satış sonrası tamir ve bakım hizmeti verebilmek için
teknik personel istihdam ettiği, bu çerçevede cihazla ilgili herhangi bir problemin
ortaya çıkması durumunda distribütörle temas kurulduğu, distribütör firmanın
elemanlarını müşteriye gönderdiğini ve kendilerinin giderebileceği bir sorunun olması
halinde, bu sorunun çözülebildiği, sorunun çözümünün mümkün olamaması halinde
cihazın yurtdışındaki üreticisiyle temas kurulduğu ve gerekli hallerde cihazın
müşteriden alınarak üretici firmaya gönderilmesi veya üreticinin teknik personelinin
müşteriye ulaşmasının sağlandığı, ne var ki, distribütör hizmetlerinin, cihazların yurt
içinden veya yurt dışından temini konusunda belirleyici bir faktör olmadığı, bunun
nedeni olarak ise, her iki durumda da distribütörün hizmeti aynı şekilde verdiği ifade
edilmiştir.
Yukarıda yer verilen bilgiler çerçevesinde, sesli tahribatsız muayene cihazlarına
yönelik olarak;
- cihazların Türkiye’ye ithalinde yasal bir engelin bulunmadığı,
- taşıma maliyetlerinin, gerek taşınabilir gerek sabit sesli tahribatsız muayene
cihazları için, gerekse problar açısından, yurtdışından temin konusundaki tercihleri
etkileyecek nitelikte olmadığı,
- fiilen özellikle Avrupa (İngiltere, Almanya gibi) ülkelerinden cihaz ithalinin
mümessiller veya doğrudan kullanıcılar tarafından gerçekleştirildiği,
- fiyatlar konusunda, özellikle Gümrük Birliği çerçevesinde ürün ithalinin kimi
durumlarda daha avantajlı hale gelebildiği,
- satış sonrası hizmetin de ürün ithalatlarına paralel olarak yurtdışından temin
edildiği (örn. İngiltere, Almanya),
- firmaların distribütör veya mümessiller aracılığıyla sağladıkları satış sonrası
hizmetin, kapsamı ve niteliği bakımından ürünün Türkiye’den temin edilmesini
gerektirecek bir özellikte bulunmadığı
görülmüştür.
Yukarıda yer verilen bilgiler ışığında yapılacak bir değerlendirme sonucunda, Türkiye
coğrafi alanında her ne kadar tarafların satışları, toplam satışlara oranla yüksek olsa
da, tarafların;
1. Avrupa coğrafi alanındaki pazar paylarının Türkiye’ye oranla çok daha düşük
olduğu (Taşınabilir sesli tahribatsız muayene cihazlarında 2001 yılı içinde yaklaşık
%35, Güç Çeviricilerde ise yaklaşık %20 civarında seyrettiği.),
2. dünya çapında yapılacak bir değerlendirmede ise benzer şekilde pazar paylarının,
taşınabilir sesli tahribatsız muayene cihazlarında 2001 yılı içinde %35, güç
çeviricilerde ise %20 civarında seyrettiği
anlaşılmaktadır.
03-35/413-180
10
Türkiye’de, 1987 yılında Metalurji Mühendisleri Odası bünyesinde bir ihtisas
komisyonu olarak Tahribatsız Muayene Komisyonu kurulması ile başlayan ve
1988’de ODTÜ’de Kaynak Teknolojisi ve Tahribatsız Muayene Merkezi kurulması ile
devam eden çalışmalar çerçevesinde gelişen tahribatsız muayene işinin,
sanayileşmenin artması ve pazarların serbestleşmesi, ve uluslararası rekabete
açılması ile birlikte Türkiye sanayisi için giderek önem kazandığı görülmektedir.
İlgili pazarın tespiti konusunda Raportörlerce yapılan görüşmelerde de teyit edilen bu
husus, sanayileşme ve Gümrük Birliği gibi gelişmeler ile uluslararası rekabete yönelik
üretim yapılmasına paralel olarak, tahribatsız muayene teknolojilerinin Türkiye’de
giderek artacak bir oranda kullanılacağını göstermektedir. İlgililer bu konuda örnek
olarak Bakü-Tiflis-Ceyhan Boru hattı projesi çerçevesinde Türkiye’de yerleşik boru
üretimi yapan fabrikalarda uluslararası standartlarda üretimin geliştirilmesi için son
dönemde özellikle sabit cihazların alımının artmasını örnek göstermişler ve Gümrük
Birliği çerçevesinde ticaretin artması ile birlikte tahribatsız muayene cihazlarının
kullanım oranlarının artacağını ifade etmişlerdir. İlgililer, yapılan görüşmede özellikle
dünya çapında bilinirliği yüksek olan Krautkramer marka tahribatsız muayene
cihazlarının 90’lı yıllar ortasında ülkemizde de satışının yüksek olduğunu ve marka
bilinirliğine bağlı olarak fiyatlarında da bir artış yaşandığını ancak, tahribatsız
muayene yönteminin kullanımının artması ve kullanıcıların bilinçlenmesine paralel
olarak, kullanıcıların Krautkramer’e rakip Panametrics, Staveley, Sonatest gibi
markaları yurtdışından temin etme yoluna gittiklerini ifade etmişlerdir.
Nitekim, Türkiye’de satılan tahribatsız muayene cihazlarının (özellikle bu satışlardan
kaynaklanan ciroların düşüklüğü dikkate alındığında) miktarı konusunda yapılan
görüşmelerde, cihazların kullanım oranının henüz çok düşük seviyelerde olması bu
duruma gerekçe olarak gösterilmiş ve bu oranın yukarıda değinilen gelişmeler ile
birlikte artmasının beklendiği, bu çerçevede, tahribatsız muayene işinin Türkiye’de
henüz gelişmişlik seviyesine ulaşmadığı ifade edilmiştir.
Yukarıda yer verilen bilgi ve değerlendirmeler ışığında, GE ile Satıcılar arasında
imzalanmış Sözleşme çerçevesinde GE’nin AGFA NDT’yi devralması işleminin, her
ne kadar Türkiye coğrafi alanında taraf satışları toplam satışlara oranla yüksek çıksa
da, yukarıda detaylı olarak yer verilen açıklamalar çerçevesinde, ilgili pazarın işlem
sonucunda olumsuz olarak etkilenmeyeceği gerekçeleriyle Kanun’un 7. maddesine
aykırı bir sonuç doğurmayacağı sonucuna ulaşılmaktadır.
Diğer taraftan sözleşmenin 5.11. maddesinde istihdama davet etmeme ve 5.12.
maddesinde ise rekabet etmeme yasakları, işlem sonrasında ilgili piyasada rekabetin
sınırlanması sonucunu doğuracak bir etki yaratılmayacağı konusunda işlem ile
ulaşılmak istenen amacın gerçekleşebilmesi için zorunlu ve makul görüldüğünden
işlemin ayrılmaz bir parçası olarak ele alınması gerektiği kanaatine ulaşılmıştır.
J- SONUÇ
Dosya konusu devralma işleminin, 1997/1 sayılı "Rekabet Kurulu'ndan İzin alınması
Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ" kapsamında devralma sayılan
hallerden olduğuna ve Türkiye Cumuhuriyeti sınırları dahilindeki coğrafi pazarda
tarafların ilgili ürün piyasasındaki toplam ciroları ve pazar payları bakımından, 1998/2
03-35/413-180
11
sayılı Tebliğ ile değişik 1997/1 sayılı Tebliğ'in 4. maddesi kapsamında izne tabi
bulunduğuna, ancak devralma işlemi sonucunda hakim durum yaratılmasının veya
var olan bir hakim durumun güçlendirilerek rekabetin önemli ölçüde
sınırlandırılmasının söz konusu olmadığı anlaşıldığından, 4054 sayılı Rekabetin
Korunması Hakkında Kanun'un 7. maddesi çerçevesinde bildirim konusu işleme izin
verilmesine OY BİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy