1 REKABET KURUMU
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2002-3-1 (Soruşturma)
Karar Sayısı : 03-49/556-241
Karar Tarihi : 9.7.2003
Dosya Konusu : Akmaya Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Akmaya A.Ş.)'nin bayileri ile
yapmış olduğu bayilik sözleşmelerinin 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin
Grup Muafiyeti Tebliği'ne aykırı hükümler içerdiği ve bayilere yönelik fiyat
tespitine ilişkin uygulamalar ile 4054 sayılı Kanun'un ihlal edildiği iddiası.
A- TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER:
Başkan : Mustafa PARLAK
Üyeler : A. Ersan GÖKMEN, R. Müfit SONBAY, Murat GENCER,
Prof. Dr. Zühtü AYTAÇ, Rıfkı ÜNAL, Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI,
Kublay ATASAYAR, M. Sıraç ASLAN, Süreyya ÇAKIN
B- SORUŞTURMA HEYETİ
Başkan : Mustafa PARLAK
Raportörler : Hakan SABUNCU, Ali Fuat KOÇ
C- ŞİKAYET EDEN: Re'sen
D- HAKKINDA SORUŞTURMA YAPILAN
- Akmaya Sanayi ve Ticaret A.Ş.
E-5 Karayolu Kavşağı Evrensekiz Yolu Üzeri
PK: 15 Lüleburgaz-Kırklareli
Temsilcileri: Av. Orhan ŞAHİN, Av. Hamdi SAY
Üniversite Mahallesi Civan Sokak No: 6/8 Avcılar-İstanbul
E- İDDİALARIN ÖZETİ: Akmaya A.Ş.'nin bayileri ile yapmış olduğu bayilik
sözleşmelerinin 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği'ne
aykırı hükümler içerdiği ve bayilere yönelik fiyat tespitine ilişkin uygulamalar ile
4054 sayılı Kanun'un ihlal edildiği iddia edilmektedir.
F- DOSYA EVRELERİ: Ekmek Sanayi ve İşverenler Sendikası ile İstanbul Fırıncılar
Odası‘nın sırasıyla 21.1.2002 ve 30.1.2002 tarihli başvuruları üzerine hazırlanan
30.1.2002 tarihli Bilgi Notu, 12.2.2002 tarih ve 02-08 sayılı Kurul toplantısında
görüşülmüş, dosya konusu şikayetlerdeki iddiaların açıklığa kavuşturulabilmesi
amacıyla 4054 sayılı Kanun'un 40/1. maddesi uyarınca, önaraştırma yapılmasına
karar verilmiştir.
Önaraştırma sonucunda hazırlanan 17.7.2002 tarih ve 2002-3-1/ÖA-02-ÜG
sayılı Önaraştırma Raporu, 1.8.2002 tarih ve 02-46 sayılı Kurul toplantısında
görüşülmüş ve;
2 REKABET KURUMU
“...Maya üreticilerinin yaş ekmek mayası fiyatlarını birlikte belirlediklerine ve fiyat
tekeli oluşturduklarına ilişkin herhangi bir belgeye ulaşılamaması nedeniyle ekmek
mayası üreticilerinin fiyat artış tarih ve oranları arasındaki paralelliklerin ekmek
mayası pazarının yapısından kaynaklandığı; mayanın homojen bir ürün olması,
marka bağımlılığının olmaması, fırınların birden fazla markayı aynı anda
kullanabilmeleri ve bir markadan diğerine rahatlıkla geçebilmeleri, pazarda
haberleşmenin kolay olması sonucu teşebbüslerin birbirlerinin hareketlerine çok
kısa sürede tepki gösterebilmeleri neticesinde oluştuğu, dolayısıyla bahsedilen
konularda Pak Gıda Üretim ve Pazarlama A.Ş., Özmaya San. A.Ş., Mauri Maya
San. A.Ş. ve Akmaya San. ve Tic. A.Ş. hakkında maya fiyatlarını birlikte
belirlediklerine ve fiyat tekeli oluşturduklarına ilişkin 4054 sayılı Rekabetin
Korunması Hakkında Kanun’un 41. maddesi uyarınca soruşturma açılmasına
gerek olmadığına ve dolayısıyla her iki şikayetin de reddine,
bununla birlikte, Önaraştırma sürecinde elde edilen diğer bilgi ve bulgular
dolayısıyla;
Akmaya San. ve Tic. A.Ş.'nin bayileri Turgutlu Nakliye ve Gıda (İlhan Soyumtürk)
ve Sezmez Ticaret (Ziya Sezmez) ile akdettiği sözleşmelerde, bayinin yeniden
satış fiyatının belirlenmesine ve sözleşmenin bitiminden itibaren bayiye 1 yıllık
rekabet etmeme koşulunun getirilmesine yönelik hükümlerin ve uygulamalarının
Kanun'un 4. maddesine aykırı olduğu ve bu hükümlerin ilgili muafiyet tebliğlerinde
izin verilenlerin ötesinde rekabeti kısıtlayıcı özellikler taşıdığı yönündeki raportör
görüşleri dikkate alınarak ve Önaraştırma Raporunda ileri sürülen iddialar ile bilgi
ve belgeler ciddi ve yeterli bulunarak; Akmaya San. ve Tic. A.Ş. hakkında
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 41. maddesi uyarınca
soruşturma açılmasına…"
karar verilmiştir.
4054 sayılı Kanun’un 43. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hakkında soruşturma
açıldığına dair bildirimde bulunulan ve 30 gün içinde ilk yazılı savunmasını
göndermesi istenilen Akmaya A.Ş.'nin ilk yazılı savunması, 19.9.2002 tarihinde
Kurum kayıtlarına intikal etmiştir.
Soruşturma Heyetince tamamlanan 30.1.2003 tarih ve SR/03-01 sayılı
Soruşturma Raporu, Kanun'un 45. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, Kurul Üyeleri ile
ilgili taraflara tebliğ edilmiştir. Aynı maddenin 2. fıkrası gereğince ilgili tarafa, 30 gün
içinde yazılı savunmasını göndermesi gerektiği hususu bildirilmiş ve ikinci yazılı
savunma 27.3.2003 tarihinde Kurum kayıtlarına intikal etmiştir.
Soruşturma Heyeti'nin hazırladığı "Ek Yazılı Görüş"ün, Kanun'un
45. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, Kurul Üyeleri ve ilgili tarafa tebliğini takiben,
Akmaya A.Ş.'nin "ek yazılı görüş"e karşı yazılı savunması 7.5.2003 tarihinde Kurum
kayıtlarına intikal etmiştir.
Akmaya A.Ş.’nin talebi üzerine; Rekabet Kurulu'nun 15.5.2003 tarih ve
03-32 sayılı toplantısında, yürütülen soruşturma ile ilgili olarak 25.6.2003 tarihinde
sözlü savunma toplantısı yapılmasına karar verilmiş ve sözlü savunma toplantısı
davetiyesi, Kanun'un 46. maddesinin 2. fıkrası uyarınca ilgili tarafa gönderilmiştir.
3 REKABET KURUMU
25.6.2003 tarihinde yapılan “Sözlü Savunma Toplantısı”nda, Akmaya A.Ş. son
savunmasını yapmıştır.
Rekabet Kurulu, 9.7.2003 tarihinde 03-49/556-241 sayılı nihai kararını
vermiştir.
G- RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ
İlgili raporda;
- Akmaya A.Ş.’nin bayileri ile yapmış olduğu sözleşmelerinin 4054 sayılı Kanun’un
4. maddesini ihlal eden hükümler içermesi ve Akmaya A.Ş.’nin bayilerin satış
fiyatlarını belirlemeye yönelik girişimlerinin, piyasanın geneline etkisi olmasa dahi
rekabeti kısıtlayıcı etki doğurabilecek nitelikte olması nedeniyle Kanun’un
4. maddesini ihlal etmesi neticesinde anılan teşebbüsün Kanun’un 16. maddesi
2. fıkrası gereğince cezalandırılması gerektiği, ayrıca takdir olunacak cezada söz
konusu teşebbüs tarafından Kanun’un ikinci kez ihlal edildiğinin ağırlaştırıcı bir
unsur olarak dikkate alınmasının uygun olacağı,
- 4054 sayılı Kanun’un 10. maddesine istinaden, bayileri ile yapmış olduğu rekabeti
kısıtlayıcı nitelikteki anlaşmaları anılan maddede öngörülen süre içerisinde
Rekabet Kurumu'na bildirmeyen Akmaya A.Ş.’ye Kanun’un 16. maddesinin birinci
fıkrasının (c) bendinde öngörülen para cezasının uygulanması gerektiği,
- Ayrıca Kanun’un 16. maddesinin 3. fıkrası gereği Akmaya A.Ş.’nin yönetim
organlarında görev alan gerçek kişilere de para cezası uygulanmasının yerinde
olacağı,
ifade edilmektedir.
H- İNCELEME ve DEĞERLENDİRME
H.1. İlgili Pazar
H.1.1. İlgili Ürün Pazarı
İlgili ürün pazarı; aralarında yüksek ikame edilebilirliği ve diğer ürünlerle
ikamesi sınırlı olan ve aynı talebi karşılayabilen ürünlerden oluşan pazardır. Değişik
ürünlerin aynı pazarda sayılabilmesi için bu ürünlerin tüketici gözündeki nitelikleri,
fiyatları ve kullanım amaçları bakımından benzer olması gerekir. Aynı zamanda
yüksek arz esnekliğine sahip olan, kullanılan girdiler ve üretim teknikleri açısından
benzerlik gösteren ürünler aynı pazar tanımı içerisinde yer alabilirler.
Akmaya A.Ş.’nin başlıca faaliyet alanı ekmek mayası üretimi ve dağıtımıdır.
Ancak, yaş ekmek mayasının özellikleri itibarıyla diğer tür mayalardan ayrıldığı,
ekmek mayası türleri arasında, yaş ekmek mayasının endüstriyel pazarda ağırlıklı
olarak kullanıldığı, firmanın bayileri ile arasındaki ticarete, dolayısıyla sözleşmelere
konu olan ürünün yaş ekmek mayası olduğu ve faaliyetinin çok büyük bölümünü yaş
ekmek mayasının oluşturduğu dikkate alınarak, ilgili ürün pazarı “yaş ekmek mayası”
olarak belirlenmiştir.
H.1.2. İlgili Coğrafi Pazar
Homojen rekabet şartlarının bulunduğu coğrafi sınırlar olarak tanımlanan ilgili
coğrafi pazar; taşıma maliyetleri, malın dayanıklılığı, dağıtım sisteminin etkinliği,
4 REKABET KURUMU
belirli sağlayıcılar bakımından tüketici tercihleri ve geleneksel alışkanlıklar gibi
unsurlar incelendiğinde benzer bir yapıya sahip olmalıdır.
Akmaya A.Ş.’nin ürettiği ürünleri tüm Türkiye’ye ulaştırma kapasitesine sahip
olması ve satışlarını tüm Türkiye çapında gerçekleştirmesi nedeniyle ilgili coğrafi
pazar “Türkiye Cumhuriyeti sınırları” olarak kabul edilmiştir.
H.2. Pazarın Genel Yapısı
Yaş ekmek mayası pazarı; az sayıda satıcı, çok sayıda alıcı bulunması,
firmaların kararlarını alırken piyasadaki diğer şirketlerin hareketlerini dikkate almak
zorunda olmaları, az sayıda satıcı olması nedeniyle diğerlerinin hareketlerini
gözlemlemenin kolay olması ve çok çaba göstermeden rakip firmaların birbirlerini
takip edebilmelerinin mümkün olması gibi tipik oligopol piyasası özellikleri
göstermektedir. Türkiye dahilinde yaş ekmek mayası dört firma tarafından
üretilmekte, pazarın alıcı tarafında ise endüstriyel alıcı niteliğinde çok sayıda ekmek
üreticisi bulunmaktadır.
Fırınlar, endüstriyel alıcılar olmalarının da etkisiyle üretimde kullandıkları
maya markaları arasında herhangi bir fark gözetmemekte, birçoğu birden fazla
markayı aynı anda üretimde kullanabildikleri gibi bir markadan diğerine rahatlıkla
geçebilmektedirler. Marka bağımlılığının yok denilecek kadar az olduğu ekmek
mayası pazarında, kullanıcılar açısından homojen bir ürün olan mayanın satışlarının
artırılması için reklam, tanıtım, ürün çeşitlendirme gibi faaliyetler fazla etkili
olamamakta ve "fiyat" en etkili rekabet aracı haline gelmektedir.
Yaş ekmek mayasının uygun olmayan sıcak ortamlarda kolay bozulması
sebebiyle, ekmek üreticileri tarafından toplu alımı mümkün olmamakta ve ürünün
alıcılara kısa zaman aralıkları ile ulaştırılması gerekmektedir. Sık aralıklarla
gerçekleşen ürün teslimleri sırasında fırınlar, satış elemanlarına rakip maya
üreticilerinin fiyatlarına ilişkin olarak bilgiler vermektedir. Bu şekilde, maya
üreticilerinin satış fiyatları hakkındaki bilgiler, rakiplere rahatlıkla aktarılabildiği gibi,
ekmek fırınları da maya üreticilerinden önemli indirimler alabilmektedirler.
Maya üreticilerinin fırınlar ile uzun süreli iş ilişkisi kurarak kendi müşteri
kitlelerini oluşturamamaları ve satış elemanları tarafından aynı müşteri kitlesine
homojen bir ürünün satılmaya çalışılması sonucu pazar şeffaf hale gelmekte
dolayısıyla, maya üreticileri Türkiye'nin bir bölgesindeki herhangi bir fırına
rakiplerinin hangi fiyatla mal sattıklarını rahatlıkla takip edebilmektedirler. Bu
nedenle, haberleşmenin kolay olduğu şeffaf pazarlarda faaliyet gösteren teşebbüsler
birbirlerinin hareketlerine kısa sürede tepki gösterebilmektedirler. Türkiye ekmek
mayası pazarında;
- Pak Gıda Üretim ve Pazarlama A.Ş.,
- Özmaya San. A.Ş.,
- Mauri Maya San. A.Ş.,
- Akmaya San. ve Tic. A.Ş.
olmak üzere dört üretici firma faaliyet göstermektedir.
5 REKABET KURUMU
H.3. İlgili Taraf: Akmaya A.Ş.
Akmaya A.Ş., yaş ve kuru ekmek mayası, maya türevleri ve ekmek katkı
maddeleri üretimini gerçekleştirmek üzere kurulmuş olup, anılan teşebbüs tarafından
üretilen yaş hamur mayaları Hasmaya ve Canmaya markası ile pazara
sunulmaktadır.
Akmaya A.Ş.’nin ortaklık yapısı aşağıdaki gibidir.
PAY SAHİPLERİ PAY TUTARI (TL) PAY ORANI (%)
Kasım GARİPOĞLU 400.000.000.000 40,0
Nizam GARİPOĞLU 399.990.000.000 39,9
Hayyam GARİPOĞLU 200.000.000.000 20,0
Ragıp Lütfi GÜLOL 2.000.000 -
Abdullah AKBULUT 2.000.000 -
İsmail Eyüp ERDOĞMUŞ 2.000.000 -
Ali ALPDOĞAN 2.000.000 -
Mustafa DEMİRBAŞ 2.000.000 -
TOPLAM 1.000.000.000.000 100
Şirketin Yönetim Kurulu; Ragıp Lütfi GÜLOL (Başkan), Abdullah AKBULUT
(Başkan Yardımcısı) ve Ali ALPDOĞAN (Üye)'dan oluşmaktadır.
H.4. Önaraştırma Döneminde Yapılan Tespitler
H.4.1. Akmaya San. ve Tic. A.Ş.’nin Bayilik Sözleşmelerine ve
Dikey Uygulamalarına Yönelik Tespitler
H.4.1.1. Bayilik Sözleşmeleri
27.6.2000 tarih ve 00-24/255-138 sayılı Kurul kararı ile; Türkiye Cumhuriyeti
sınırları dahilindeki yaş ekmek mayası pazarında faaliyet gösteren Pak Gıda Üretim
ve Pazarlama A.Ş., Özmaya San. A.Ş., Mauri Maya San. A.Ş., Akmaya San. ve Tic.
A.Ş. unvanlı teşebbüslerin anılan ürün pazarında bayileri aracılığı ile uyumlu eylem
gerçekleştirdikleri tespit edilerek, anılan firmalara 4054 sayılı Kanun’a aykırı
davranmaları sebebiyle para cezası verilmiştir. Ayrıca diğer teşebbüslerin yanı sıra
Akmaya A.Ş.’ye;
“1997/3 sayılı "Tek Elden Dağıtım Anlaşmalarına İlişkin Grup Muafiyeti
Tebliği"nde izin verilen rekabet kısıtlamaları haricinde rekabet kısıtlamaları içeren
dağıtım anlaşmalarını süresi içerisinde Kurumumuza bildirmeyen Akmaya San. ve
Tic. A.Ş.'ye, Kanun'un 16. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde öngörülen
608.400.000 TL. para cezası uygulanmasına”
da karar verilmiştir. Sözü edilen karara dayanak olan, 12.11.1999 tarih ve
SR/99-7 sayılı soruşturma raporunda;
“Akmaya San. ve Tic. A.Ş. tarafından Kurumumuza gönderilen rekabeti ihlal eden
hükümlerin çıkartıldığı yeni bayilik sözleşmeleri incelenmiştir. Yapılan
incelemelerde rekabet ihlali içeren -yeniden fiyat belirleme ve iki yıllık rekabet
etmeme yükümlülüğü- hükümlerinin kaldırılarak 1997/3 sayılı “Tek Elden Dağıtım
Anlaşmalarına İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği”ne uyumlu hale getirildiği tespit
edilmiştir.”
6 REKABET KURUMU
ifadeleri yer almaktadır.
Bu çerçevede önaraştırma döneminde, Akmaya A.Ş.’nin anılan tarihten
23.4.2002 tarihine kadar yapılan bayilik sözleşmeleri incelenmiş ve sözleşmeyi grup
muafiyeti dışına çıkaracak herhangi bir rekabet ihlaline rastlanılmamıştır. Ancak
23.4.2002 tarihinden sonra Akmaya A.Ş.’nin bayileri ile yaptığı standart
sözleşmelerde değişiklikler yapılarak yeni sözleşmelerin uygulanmaya başladığı
tespit edilmiştir. Sözleşmeler üzerinde yapılan incelemelerde karşılaşılan hususlar
aşağıda sunulmuştur;
Akmaya A.Ş. ile bayilerden Turgutlu Nakliye ve Gıda-İ… S… arasında
14.5.2002 tarihinde 1 yıl süreyle geçerli olacak şekilde imzalanan bayilik
sözleşmesinin 4. maddesinde;
“BAYİ, sözleşmenin bitiminden sonra .... (1) yıl süreyle AKMAYA’nın bayi iken
pazarladığı ve yukarıda zikredilen malların emsali markaların satıcılığını veya
bayiliğini yapamaz.”
hükmü ile sözleşmenin bitiminden sonra belli bir dönem için bayiye rekabet yasağı
getirilmiştir.
Yine, sözleşmenin 12/d maddesinde;
“Perakende fiyat listelerimiz Türkiye genelinde tek liste olarak geçerli sayılacak
satışlar perakende satış fiyat listeleri üzerinden olacaktır.”
hükmü yer almaktadır. Bu madde ile bayinin satış fiyatı sağlayıcı konumundaki
Akmaya A.Ş. tarafından belirlenmektedir.
Akmaya A.Ş.’den elde edilen diğer sözleşme örneklerinden Sezmez Ticaret-
Z… S… ile 30.5.2002 tarihinde imzalanan bayilik sözleşmesi de yukarıda bahsi
geçen sözleşme ile aynı hükümleri içermekte, sadece bayi ismi ve sözleşme tarihi
farklılık göstermektedir. Böylelikle söz konusu sözleşmelerin standart nitelikte
oldukları anlaşılmaktadır.
Ayrıca sözleşmelerde, bayiye, anlaşmanın sona ermesinden sonraki döneme
ilişkin 1 yıl süre ile rekabet etmeme yükümlülüğü getirilmektedir. 2002/2 sayılı
Tebliğ'in 5. maddesinin (b) fıkrasına göre, anlaşmanın sona ermesinden sonraki
döneme ilişkin olarak, alıcıya mal ya da hizmet üretmesini, satın almasını, satmasını
ya da yeniden satmasını yasaklayan doğrudan ya da dolaylı herhangi bir yükümlülük
getirilmesi durumunda, anılan Tebliğ ile tanınan muafiyet uygulanamamaktadır.
Aynı fıkraya göre, söz konusu yasaklamanın, anlaşma konusu mal ya da
hizmetlerle rekabet halindeki mal ve hizmetlere ilişkin olması, anlaşma süresince
alıcının faaliyette bulunduğu tesis ya da arazi ile sınırlı olması ve sağlayıcı
tarafından alıcıya devredilen know-how’ı korumak için zorunlu olması koşullarıyla,
alıcıya anlaşmanın sona ermesinden itibaren bir yılı aşmamak kaydıyla rekabet
yasağı getirilebilmektedir. Ancak, söz konusu sözleşmelerde, bahse konu
yasaklamanın anlaşma süresince alıcının faaliyette bulunduğu tesis ya da arazi ile
sınırlı olduğuna ve sağlayıcı tarafından alıcıya know-how’ın devredildiğine ilişkin
herhangi bir hüküm yer almamaktadır. Dolayısıyla, rekabet etmeme yükümlülüğüne
ilişkin hüküm, sözleşmeyi 2002/2 sayılı Tebliğ’in tanıdığı grup muafiyeti kapsamı
dışına çıkarmaktadır.
7 REKABET KURUMU
Bu itibarla, sözleşmelerin içerdiği rekabet kısıtlamaları nedeniyle,
2002/2 sayılı Tebliğ uyarınca grup muafiyetinden yararlanmalarının mümkün
olmadığı kanaatine varılmıştır.
H.4.1.2. Fiyat Tespitine Yönelik Uygulamalar
Akmaya A.Ş. tarafından hazırlanan liste fiyatı artışlarını içeren belgede
26.10.2001 tarihine kadar gerçekleştirilen fiyat artışları bayinin alış fiyatı üzerinden
gösterilirken, bu tarihten sonraki artışlar bayi maya satış fiyatı olarak belirtilmiştir.
Ayrıca, yerinde incelemelerde tespit edilen, Akmaya A.Ş. tarafından bayiye
gönderilen 25.10.2001 tarihli yazıda, 26.10.2001 tarihinden itibaren uygulanacak
olan yaş hamur mayası satış fiyatları gösterilerek, hem Akmaya A.Ş.'nin bayilere
satış fiyatına hem de bayilerin fırınlara satış fiyatına yer verilmektedir.
Bu belgelerden 26.10.2001 tarihinden itibaren Akmaya A.Ş.’nin bayi satış
fiyatlarını belirlediği ve bayilere bildirdiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, Akmaya
A.Ş.’nin grup muafiyeti tebliğlerine uyumlu hale getirdiği bayilik sözleşmelerini
değiştirerek, bayilerinin satış fiyatını belirlemeye yönelik girişimlerini artırdığı
görülmektedir.
1997/3 ve 2002/2 sayılı Tebliğ kapsamına girmeyen bu sözleşmelerin,
içerdikleri rekabet kısıtlamaları nedeniyle, 4054 sayılı Kanun’un 10. maddesi
uyarınca yapıldıkları tarihten itibaren bir ay içinde Kurul’a bildirilmesi gerekirken,
Turgutlu Nakliye ve Gıda-İ… S… ile 14.5.2002 ve Sezmez Ticaret-Z… S… ile
30.5.2002 tarihlerinde akdedilen sözleşmelerde rekabeti kısıtlayıcı hükümler
olmasına rağmen, sözleşmelerin akdedilmesinden itibaren bir aylık süre içerisinde
Rekabet Kurulu’na bu konuda herhangi bir başvuruda bulunulmadığı tespit edilmiştir.
H.5. Soruşturma Döneminde Yapılan Tespitler
Rekabet Kurulu’nun 1.8.2002 tarih ve 02-46/557-227 sayılı soruşturma kararı
çerçevesinde 14.11.2002 tarihinde Akmaya A.Ş.’de incelemede bulunulmuş ve
aşağıdaki bulgular elde edilmiştir.
Önaraştırma çerçevesinde, son dönemde yapılmış olan bayilik sözleşmelerine
örnek olması amacıyla incelenen iki adet bayilik sözleşmesi (Sezmez Ticaret ve
Turgutlu Gıda ile imzalanmış olan sözleşmeler) ile aynı hükümleri içeren çok sayıda
bayilik sözleşmesine soruşturma döneminde de rastlanılmıştır. 2002 Mayıs ayından
itibaren akdedilmeye başlandığı ifade edilen, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesine
aykırı hükümler taşıyan ve 2002/2 sayılı Tebliğ’de izin verilenlerin ötesinde rekabet
kısıtlamaları içeren söz konusu sözleşmelerden, farklı tarihli 18 adet sözleşme
örnekleme yoluyla alınmıştır.
Ayrıca, anılan sözleşmelerin akdedildiği bayilerle Akmaya A.Ş. arasındaki
ödeme ilişkilerinin dökümleri de incelenmiştir. Bu belgeler, fiili durumda da Akmaya
A.Ş. ile söz konusu bayiler arasında ticari ilişkilerin mevcut olduğunu göstermektedir.
Yapılan incelemede, 2002 yılının ikinci yarısında uygulamaya konulan söz
konusu sözleşmelerin tip sözleşme niteliğinde olduğu, bayi özelinde değişebilecek
bilgi ve hükümlerin bulunduğu kısımların boş bırakıldığı ve akdedilirken söz konusu
kısımların doldurulduğu tespit edilmiştir. Dolayısıyla, anılan sözleşmelerin aynı
8 REKABET KURUMU
konuyu düzenleyen, aynı hükümleri ve rekabet kısıtlamalarını içeren “tek tip
sözleşme” olduğu görülmüştür.
Örnek olarak alınan tek tip sözleşmelerden ikisi tarih içermemekle birlikte, en
erken olarak 23.4.2002 ve en son olarak 16.10.2002 tarihli sözleşmelere
rastlanılmıştır. Sözleşmelerin tümü bayi tarafından imzalanmıştır. Sözleşmelerin
10 adedinde Akmaya A.Ş. adına imza mevcut iken, 8 adedinde Akmaya A.Ş.
tarafından imzalanması gereken bölüm boş bırakılmıştır. Bayiliğin sona ermesinden
sonra geçerli olacak rekabet yasağının süresini belirleyen kısım boş bırakılmış ve
alınan sözleşmelerin çoğunda bu bölüm doldurulmamıştır. Söz konusu bölüm, bir
sözleşmede (Yıldız Ticaret ile yapılan sözleşme) 2 yıl, önaraştırma döneminde
alınan iki sözleşmede ise 1 yıl olarak doldurulmuştur. Ayrıca sözleşmelerin çoğunda
sözleşmenin 2. maddesindeki bölge kısmı belirtilmiştir ki, buna göre bayi belirtilen
bölge dışına satış yapamayacaktır.
Tip sözleşmenin 4. maddesinde;
“Akmaya A.Ş. Bayi’ye münhasır bayilik vermemiş olup, aynı yetkiyi üçüncü şahıs
şirket ve kuruluşlara verebilir. Gerek görürse bizzat pazarlama faaliyetlerinde de
bulunabilir…
Bayi Akmaya A.Ş.’den aldığı malları 2. maddede belirtilen bölge hudutları dışında
satamaz.”
hükümleri ile bayiye münhasır bayilik verilmemekle birlikte, satışları için bölge
belirlenmekte ve belirlenen bölge dışına satış yasağı getirilmektedir.
Yine sözleşmenin 4. maddesinde;
“BAYİ, sözleşmenin bitiminden sonra (…) yıl süreyle AKMAYA’nın bayi iken
pazarladığı ve yukarıda zikredilen malların emsali markaların satıcılığını veya
bayiliğini yapamaz.”
hükmü ile sözleşmenin bitiminden sonra belli bir dönem için bayiye rekabet yasağı
getirilmiştir.
Sözleşmelerin 12/d maddesinde ise;
“Perakende fiyat listelerimiz Türkiye genelinde tek liste olarak geçerli sayılacak,
satışlar perakende satış fiyat listeleri üzerinden olacaktır.”
ifadesi yer almaktadır. Bu madde ile bayinin satış fiyatının sağlayıcı konumundaki
Akmaya A.Ş. tarafından belirlenen fiyattan farklı olamayacağı hükme bağlanmıştır.
H.6. Akmaya San. ve Tic. A.Ş. Tarafından Yapılan Savunmalar
Akmaya A.Ş.’ye gönderilen bildirim yazısında; Turgutlu Nakliye ve Gıda-İlhan
Soyumtürk ile 14.5.2002 ve Sezmez Ticaret-Z… S… ile 30.5.2002 tarihlerinde
akdedilen sözleşmelerde rekabeti kısıtlayıcı hükümler olmasına rağmen,
sözleşmelerin akdedilmesinden itibaren bir aylık süre içerisinde Rekabet Kurumu’na
bu konuda herhangi bir başvuruda bulunulmadığı anılan teşebbüsün ilk yazılı
savunmasında ifade edilmiştir. İ… S… ile yapılan sözleşmeye ilişkin olarak; söz
konusu sözleşme kapsamında veya bunun dışında herhangi bir ticari bir faaliyetin
gerçekleşmediği; dolayısı ile sonuç doğurmayan bir sözleşmenin Rekabet
9 REKABET KURUMU
Kurumu’na bildirilmemiş olmasının Kanun’un ruhuna ve sözüne göre yasaya aykırı
bir fiil olarak değerlendirilemeyeceği belirtilmiştir. Sözleşme kapsamında hiçbir satış
yapılmadığı ifade edilerek, 16.5.2002 ile 4.7.2002 tarihleri arasında Turgutlu
Bayisinin Ertaç Ticaret; 11.7.2002 tarihinden itibaren ise Turgutlu Bayisi’nin H… A…
olduğu belirtilerek, İ… S…. ile Akmaya A.Ş. arasında herhangi bir ticari ilişkinin
gerçekleşmediği vurgulanmıştır.
Sezmez Ticaret’le akdedilen sözleşmeye ilişkin savunmada ise; anılan
sözleşmenin geçerliliği olmadığı belirtilerek, sözleşmenin pazarlama bölümündeki alt
elamanlarca düzenlendiği; bayi adayına imzalatıldığı ancak, Şirket yetkililerince
imzalanmadığı ifade edilmiştir. Devam eden açıklamalarda, yazılı sözleşmenin esaslı
şartlarından birinin akit taraflarının yetkili imzalarının sözleşmede yer alması olduğu
belirtilmiştir. Akmaya A.Ş.’nin temsil ve ilzamının, Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK)
ilgili hükümlerince hazırlanmış imza sirkülerinde yer alan şahıslara ait olduğu, söz
konusu sözleşmede yetkili imzaların yanı sıra firma kaşesinin dahi olmadığı
belirtilmiş, neticede imzasız bir sözleşmenin geçerlilik şartından yoksun olduğu ve
böyle bir metin esas alınarak idari işlemin tesis edilemeyeceği ifade edilmiştir.
Savunmalarının ilk bölümünün sonucunda; sözleşmelerden birinin hiç yürürlüğe
girmediği, ikincisinin de imzalanmadığı, kendi ifadeleriyle yoklukla malul olduğu,
anılan iki sözleşmeye dayanılarak rekabet ihlalinden bahsedilemeyeceği ve somut
verilere dayanmayan ihlal iddiası gibi tekerrür iddiasının da dayanaktan yoksun
olduğu dolayısıyla, ikinci kez ihlalin de söz konusu olmadığı ve bu nedenle de ne
4054 sayılı Kanun’a, ne de ilgili tebliğlere aykırı bir durum bulunmadığı belirtilmiştir.
Önaraştırma döneminde tespit edilen, Akmaya A.Ş. tarafından bayilere
gönderilen 25.10.2001 tarihli, 26.10.2001 tarihinden itibaren uygulanacak olan yaş
maya satış fiyatlarının gösterildiği yazıya ilişkin savunmada ise; söz konusu yazının;
zorla elde edilmiş bir belge olmayıp, iyi niyetle verilmiş bir belge olduğu, söz konusu
belgede yer alan fiyatların öneminin olmadığı, asıl fiyatların faturalarda belli olduğu,
dolayısıyla fiiliyatta anılan belgeye göre hiçbir işlem yapılmadığı ifade edilmiştir.
Bu duruma kanıt olarak, 27.10.2001 ile 4.9.2002 tarihleri arasında örnekleme
yoluyla, aynı günde değişik bayilere maya satış fiyatları listelenip, fatura
fotokopilerinin ekte sunulduğu belirtilerek, belgelerde bayilere yönelik fiyatlarda üç
misline varan farklılıkların bulunduğu ve anılan belgenin ihlal sayılabilmesi için bu
belgeye uygun Kanun’a aykırı fiillerin işlenmesinin gerektiği, ancak, belgeye
dayanarak iddia edilenin aksine, sabit fiyat yerine çok farklı fiyatların söz konusu
olduğu belirtilmiştir.
Akmaya A.Ş.’ye ait ikinci yazılı savunmada; Şirket’in ticari eylem ve
işlemlerinde 4054 sayılı Kanun’a aykırı hiçbir fiil olmadığı, Soruşturma Raporu’nun
temel dayanağı olan Akmaya A.Ş.'ye ait “bayilik sözleşmeleri” olduğu iddia edilen
yazıların, aşağıda yer alan nedenlerden dolayı geçerli delil sayılmaması gerektiği
belirtilmiştir;
- Rapora konu olan “bayilik sözleşmeleri”nin pazarlama elemanlarınca düzenlendiği
ve herhangi bir ihlal içermediği düşüncesiyle evraklar arasında dosyalandığı
belirtilerek, Soruşturma Raporu’nun taraflarına intikal etmesi ve bu sebeple konuya
vakıf olmaları neticesinde hatalı olduklarının anlaşıldığı dolayısıyla asli olarak tek
hatalarının da bu olduğu ifade edilerek açıklamalarının devamında; 2003 yılı
10 REKABET KURUMU
başından itibaren bayilik sözleşmelerini gerçekleştirmeme şeklindeki
politikalarından vazgeçerek daha kurallı pazarlama amacıyla bayilik sözleşmesi
imzalama ve bu sözleşmelere uyma kararı aldıklarını ve düzenlenen yeni
sözleşmelerin 4054 sayılı Kanun’a aykırı olmasa da Rekabet Kurumu’na
gönderileceği,
- “Bayilik Sözleşmeleri” olduğu iddia edilen yazıların şirket yetkilileri tarafından
imzalanmadığı, TTK hükümlerine göre sözleşmenin geçerlilik kazanabilmesi için
şirket yetkililerince imzalanması gerektiği,
- Pazarlama elemanlarının başarılı olma, bayii ikna etme v.b. kaygılarla, Şirketçe
kabulü mümkün olmayan teknik eksikliklerle dolu sözleşme adı altında bayilere
birtakım yazılar imzalattıkları ve bu yazıları merkeze göndererek tam anlamıyla
geçerli sözleşme imzalanmasını teşvik etmek istedikleri ancak, uzun süreden bu
yana Şirket tarafından herhangi bir bayilik sözleşmesi imzalanmadığı belirtilerek,
Şirketin yetkisiz elemanlarınca imzalanan borçlandırma v.b. belgelerin geçerliliğinin
olmadığı gibi sözleşmelerin de geçerliliğinin olmayacağı,
- Anılan “bayilik sözleşmeleri”nde yetkili imzaların olmaması sebebiyle geçersiz
olduğu ve bununla birlikte anılan sözleşmelerin uygulamasının da bulunmadığı
belirtilerek, özellikle 4054 sayılı Kanun’a aykırılığı eleştirilen hükümlerin hiçbirinin
fiili olarak gerçekleşmediği.
Ayrıca yetkililerce imzalanmayan ve uygulaması olmayan “bayilik
sözleşmeleri” adıyla anılan yazılı metinlerin hukuki ve fiili olarak geçerliliğinin
olmaması sebebiyle Akmaya A.Ş.’ye yöneltilen 4054 sayılı Kanun’a aykırı işlem ve
eylem iddialarının reddine karar verilmesi de talep edilmektedir.
Kurum kayıtlarına 7.5.2003 tarihinde intikal eden üçüncü yazılı savunma ve
25.6.2003 tarihinde yapılan Sözlü Savunma Toplantısı'nda, Akmaya A.Ş. vekili
tarafından yukarıda yer verilen savunmalara benzer nitelikte savunma getirilmiştir.
Ancak Sözlü Savunma Toplantısı'nda Akmaya A.Ş.’ye; tespit edilen bayilik
sözleşmelerinin hemen hemen tümünde bayi olan kimsenin imzasının olmasına
rağmen, şirket adına imzanın neden yer almadığının açıklanmasına yönelik soru
karşılığında, Şirket vekili; genel olarak çift taraflı sözleşmelerde tarafların imzasının
karşılıklı olduğunu, tarafların imzaladıkları sözleşmeleri karşılıklı olarak birbirlerine
verdiklerini, hüküm ifade edeceği aşamada veya hukuki sorunun çıktığı aşamada ise
Akmaya A.Ş. imzasıyla mahkemeye ve ilgili yerlere verileceğini ifade etmiştir.
H.7. Değerlendirme
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinde; belirli bir mal ve hizmet piyasasında
doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacı
taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası
anlaşmalar yasaklanmaktadır. İlgili madde, piyasadaki ekonomik süreç içerisinde
aynı seviyede yer alan teşebbüsler arasındaki anlaşmaları (yatay anlaşmalar)
kapsadığı gibi, farklı seviyelerde yer alan teşebbüsler arasındaki anlaşmaları da
(dikey anlaşmalar) kapsamaktadır.
Dikey bir anlaşmanın Rekabet Hukuku açısından taşıdığı risk, taraflara çeşitli
konularda münhasır haklar sağlayan veya tarafların iktisadi özgürlüklerini kısıtlayan
11 REKABET KURUMU
anlaşma koşulları nedeniyle oluşmaktadır. Aralarında doğrudan bir rekabet ilişkisinin
söz konusu olmadığı ve iktisadi yaşamın devamı, mal ve hizmetlerin mübadelesi
açısından bir zorunluluk olan dikey ilişkilerin Rekabet Hukuku açısından ne şekilde
değerlendirilmesi gerektiği hususunda kesin kurallar bulunmamaktadır. Somut olayı,
özelliklerine göre değerlendirmek gerekmekle birlikte, dikey ilişkilerin ekonomik
açıdan çok çeşitli yararlarının bulunduğu gerçeği de göz önünde bulundurularak,
Rekabet Hukuku açısından bu ilişkilerin yatay ilişkilerden daha farklı incelenmesi
gerekmektedir.
Dikey kısıtlamalar genel olarak pazarda oluşabilecek marka içi rekabeti
sınırlandırmakta ancak, diğer yandan ürünün satılmasında satış çabalarını teşvik
ederek markalar arası rekabeti artırmaktadır. Dikey kısıtlamalar, pazarın yapısına
bağlı olarak, gerek sağlayıcı seviyesinde gerekse dağıtıcı seviyesinde uyumlu
eyleme olanak sağlayabilmekte, Kanun’un 4. maddesi anlamında rakipler arasındaki
bir anlaşmanın uygulanmasını kolaylaştırıcı araçlar olarak kullanılabilmektedir.
H.7.1. Yazılı Savunmaların Değerlendirilmesi
H.7.1.1. Sözleşmelere İlişkin Yapılan Savunmaların Değerlendirilmesi
Soruşturma boyunca yapılan savunmalarda Akmaya A.Ş. tarafından,
önaraştırma döneminde örnek olarak alınan İlhan Soyumtürk ile imzalanan sözleşme
kapsamında veya sözleşme haricinde herhangi bir ticari faaliyetlerinin
gerçekleşmediği, dolayısıyla hiçbir sonuç doğurmadığı; uygulamaya konulmayan ve
sonuç doğurmayan bir sözleşmenin 4054 sayılı Kanun’a aykırı bir fiil olarak
değerlendirilemeyeceği ileri sürülmüştür. Sezmez Ticaret ile akdedilen sözleşmenin
ise pazarlama bölümündeki alt elemanlarca düzenlendiği ancak Akmaya A.Ş.
yetkililerince imzalanmadığı, dolayısıyla sözleşmenin geçerliliği olmadığı iddia
edilmekte, böyle bir metin esas alınarak idari işlem tesis edilmesinin mümkün
olmadığı ifade edilmektedir. Somut verilere dayanmayan ihlal iddiası gibi tekerrür
iddiasının da dayanaktan yoksun olduğu öne sürülmektedir.
4054 sayılı Kanun Genel Gerekçesi’nin 4. maddesi’nde;
“Maddenin amacı bakımından anlaşma, Medeni Hukukun geçerlilik koşullarına
uymasa bile tarafların kendilerini bağlı hissettikleri her türlü uzlaşma ya da uyuşma
anlamında kullanılmıştır. Anlaşmanın yazılı veya sözlü olmasının önemi
yoktur...Rekabeti kısıtlayıcı anlaşmalar dikey veya yatay anlaşmalar şeklinde
olabilmektedir. “
ifadeleri yer almaktadır.
Söz konusu savunma önaraştırma döneminde örnek olarak alınan iki
sözleşme özelinde yapılmıştır. Ayrıca, sözleşmelerin sadece bu bayilerle yapılmış
olduğu ve bunlardan biriyle hiç bir ticari ilişkinin olmadığı diğeri ile yapılan
sözleşmenin ise sözleşme olabilmesi için gerekli olan geçerlilik şartlarını taşımadığı
iddia edilmiştir. Ancak önaraştırma döneminde tespit edilen bu sözleşmelerin
standart sözleşmeler olduğu ve 2002 yılının ikinci yarısından itibaren diğer bayilerle
de akdedilen sözleşmelerin aynı hükümleri içeren, tek tip sözleşmeler olduğu
doğrultusundaki tespit, soruşturma döneminde de doğrulanmış ve bu tarihlerde
imzalanmış olan birçok sözleşme içerisinden örnekleme yoluyla 18 tanesi alınmıştır.
12 REKABET KURUMU
Belirli tarihlerde imzalanan sözleşmelerin genel olarak aynı olduğu ve
uygulamanın da bu yönde olduğunun gösterilmesi bakımından anılan sözleşme
örneklerinin ispat açısından yeterli olduğu ve gerek önaraştırma gerekse soruşturma
dönemlerinde tespit edildiği üzere söz konusu sözleşmelerin standart nitelikte
olduğu anlaşılmıştır. Hatta soruşturma kararının tebliğ edildiği 14.8.2002 tarihinden
sonraki dönemlerde de aynı tip sözleşmelerin bayilerle akdedilmesinin sürdürüldüğü
görülmüştür. Nitekim örnekler içinde en son imzalanmış 16.10.2002 tarihli bir
sözleşme bulunmaktadır.
Söz konusu savunmaya ilişkin olarak, Rekabet Hukuku açısından anlaşmanın
yazılı veya sözlü olmasının dahi gerekmediği, sözleşmelerin diğer yasalar
bakımından geçerlilik şartlarını yerine getirip getirmemesinin, sözleşmenin
4054 sayılı Kanun açısından anlaşma olarak değerlendirilebilmesi açısından bir
öneminin olmadığı açıktır.
Ayrıca anılan sözleşmeler bayi tarafından imzalandıktan sonra Akmaya
A.Ş.’nin evrak arşivinde “bayi sözleşmeleri” adı altında dosyalanmaktadır. Akmaya
A.Ş.’nin benimsemediği veya uygulamadığı bir anlaşmayı arşivinde bulundurmasının
da mantıklı bir açıklaması yoktur. Akmaya A.Ş. istediği taktirde sözleşmedeki yetkili
imza kısmını doldurup yürürlüğe koyabilme imkanına sahiptir. Bayinin kendisini bu
sözleşme ile bağlı hissetmesi için gerekli şartların böylece oluştuğu, dolayısıyla
konuya ilişkin savunmanın geçersiz olduğu ortadadır.
H.7.1.2. Dikey Fiyat Tespiti Uygulamalarına İlişkin Savunmaların
Değerlendirilmesi
Akmaya A.Ş. tarafından yapılan ilk yazılı savunmanın ikinci bölümünde;
önaraştırma döneminde tespit edilen, Akmaya A.Ş. tarafından bayiye gönderilen
25.10.2001 tarihli, 26.10.2001 tarihinden itibaren uygulanacak olan yaş maya satış
fiyatlarının gösterildiği yazıya ilişkin olarak, bu belgenin zorla verilmiş bir belge
olmadığı, iyi niyetle verilmiş bir belge olduğu belirtilmekte, aslında anılan belgeye
göre hiçbir işlem yapılmadığı ifade edilmektedir. Bunun göstergesi olarak da
27.10.2001 ile 4.9.2002 tarihleri arasından bazı tarihler seçilip, değişik bayilere
maya satış fiyatları listelenerek, fatura fotokopileri ile birlikte sunulmuştur. Söz
konusu belgenin ihlal sayılabilmesi için bu belgeye uygun Kanun’a aykırı fiillerin
işlenmesi gerektiği, oysa belgeye dayanarak iddia edilenin aksine, sabit fiyat yerine
çok farklı fiyatların söz konusu olduğu, rekabeti engelleyici değil rekabeti arttırıcı
uygulamalarının söz konusu olduğu ifade edilmektedir.
Yaş maya fiyat değişimlerinin gösterildiği belgede 26.10.2001 tarihinden
itibaren fiyatların bayi satış fiyatı olarak gösterilmesinin, Akmaya A.Ş.’nin bayi satış
fiyatını belirlediği yönünde bir gösterge olarak değerlendirilmesine yönelik
savunmada ise; belgenin hiçbir zaman yürürlükte olmadığı, fiili fiyatların söz konusu
belgede belirtilen fiyatlardan farklı olduğu ve fiyatların enflasyonist ortamda dahi
düştüğü belirtilmektedir.
Söz konusu belgeler, bayi sözleşmesinin 12. maddesindeki fiyat tespiti hükmü
ile birlikte değerlendirildiğinde, Akmaya A.Ş.’nin bayi satış fiyatını belirleme ve bunu
uygulama yönündeki çabası görülmektedir.
13 REKABET KURUMU
Bununla birlikte, pazarın yapısı göz önünde bulundurulduğunda, Akmaya
A.Ş.’nin mevcut dikey kısıtlamaları benzeri kısıtlamalar, gerek sağlayıcı seviyesinde
gerekse dağıtıcı seviyesinde Kanun’un 4. maddesi anlamında rakipler arasında
meydana getirilebilecek bir işbirliğini kolaylaştırıcı ve bu işbirliğinin devamını
sağlayıcı bir araç olarak kullanılabilme riski taşımaktadır.
Ayrıca, Rekabet Hukuku açısından bu tür çabaların cezalandırılabilmesi için
etkisinin piyasada görülmesi de şart değildir. Kanun’un 4. maddesinde teşebbüsler
arası bir anlaşmanın doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ve
kısıtlama amacı taşıması veya bu etkiyi doğurabilecek nitelikte olması hukuka aykırı
ve yasak olarak belirlenmiştir. 2002 yılı ikinci yarısından itibaren akdedilmeye
başlanılan sözleşmelerdeki rekabet ihlali içeren hükümlerin ve bayilere gönderilen
26.10.2001 tarihinden itibaren uygulanacak olan yaş maya satış fiyatlarının
gösterildiği belgenin rekabeti kısıtlama amacı taşıdığı ve aynı zamanda rekabeti
kısıtlama etkisi doğurabilecek nitelikte olduğu anlaşılmaktadır.
H.7.2. Bayilik Sözleşmelerinin Değerlendirilmesi
2002 yılı Nisan ayından itibaren bayilerle standart bir şekilde imzalandığı
tespit edilen sözleşmelerin 4. maddesinde yer alan,
“Akmaya A.Ş. Bayi’ye münhasır bayilik vermemiş olup, aynı yetkiyi üçüncü şahıs
şirket ve kuruluşlara verebilir. Gerek görürse bizzat pazarlama faaliyetlerinde de
bulunabilir....
Bayi Akmaya A.Ş.’den aldığı malları 2. maddede belirtilen bölge hudutları dışında
satamaz.”
hükümleri ile bayiye münhasır bayilik verilmemekle birlikte, satışlarına aktif satış ve
pasif satış ayrımı getirmeksizin bölge sınırlaması getirilmektedir.
2002/2 sayılı Tebliğ’in 4. maddesi (b) bendinde belli haller dışında, alıcının
sözleşme konusu mal ve hizmetleri satacağı bölge veya müşterilerine ilişkin
kısıtlamalar getirilmesi durumunda, anlaşmayı bu Tebliğ ile tanınan muafiyetin dışına
çıkaracağı hükme bağlanmıştır. Buna göre;
"1) Alıcının müşterilerince yapılacak satışları kapsamaması kaydıyla, sağlayıcı
tarafından kendisine veya bir alıcıya tahsis edilmiş münhasır bir bölgeye ya da
münhasır müşteri grubuna yapılacak aktif satışların kısıtlanması,
2) Toptancı seviyesinde faaliyet gösteren alıcının son kullanıcılara yönelik
satışlarının kısıtlanması...” istisnai haller olarak düzenlenmiştir.
Görüleceği üzere Akmaya A.Ş. tarafından sözleşme ile bayiye getirilen bölge
kısıtlaması, Tebliğ kapsamında alıcının sözleşme konusu mal ve hizmetleri satacağı
bölge veya müşterilere ilişkin kısıtlama getirilebilecek hallerden hiçbirisine
uymamakta dolayısıyla, söz konusu hüküm anlaşmayı Tebliğ ile tanınan muafiyetin
dışına çıkarmaktadır.
Yine sözleşmenin 4. maddesinde;
“BAYİ, sözleşmenin bitiminden sonra (...) yıl süreyle AKMAYA’nın bayi iken
pazarladığı ve yukarıda zikredilen malların emsali markaların satıcılığını veya
bayiliğini yapamaz.”
14 REKABET KURUMU
hükmü ile sözleşmenin bitiminden sonra belli bir dönem için bayiye rekabet yasağı
getirilmiştir.
2002/2 sayılı Tebliğ’in “Rekabet Etmeme Yükümlülüğü” başlıklı 5. maddesinde
anlaşmanın sona ermesinden sonraki dönemde alıcıya getirilen rekabet etmeme
yükümlülüğüne ilişkin olarak;
“Bu Tebliğ ile tanınan muafiyet anlaşmada yer alan, aşağıda belirtilen
yükümlülüklere uygulanmaz:
…
b) Anlaşmanın sona ermesinden sonraki döneme ilişkin olarak, alıcıya getirilen,
mal ya da hizmet üretmesini, satın almasını, satmasını ya da yeniden satmasını
yasaklayan doğrudan ya da dolaylı herhangi bir yükümlülük.
...
Ancak yasaklamanın, anlaşma konusu mal ya da hizmetlerle rekabet halindeki mal
ve hizmetlere ilişkin olması, anlaşma süresince alıcının faaliyette bulunduğu tesis
ya da arazi ile sınırlı olması ve sağlayıcı tarafından alıcıya devredilen know-how’ı
korumak için zorunlu olması koşullarıyla, alıcıya, anlaşmanın sona ermesinden
itibaren bir yılı aşmamak kaydıyla rekabet etmeme yükümlülüğü getirilebilir.
Kamuya mal olmamış know-how’ın kullanılması ve açıklanmasına ilişkin süresiz
yasaklama hakkı saklıdır...”
hükümleri yer almaktadır.
Görüldüğü üzere 2002/2 sayılı Tebliğ'in 5. maddesinin (b) fıkrasına göre,
anlaşmanın sona ermesinden sonraki döneme ilişkin olarak, alıcıya mal ya da hizmet
üretmesini, satın almasını, satmasını ya da yeniden satmasını yasaklayan doğrudan
ya da dolaylı herhangi bir yükümlülük getirilmesi durumunda, söz konusu
yükümlülüklere bu Tebliğ ile tanınan muafiyet uygulanamamaktadır. Yine aynı
fıkraya göre, söz konusu yasaklamanın, anlaşma konusu mal ya da hizmetlerle
rekabet halindeki mal ve hizmetlere ilişkin olması, anlaşma süresince alıcının
faaliyette bulunduğu tesis ya da arazi ile sınırlı olması ve sağlayıcı tarafından alıcıya
devredilen know-how’ı korumak için zorunlu olması koşullarıyla, alıcıya anlaşmanın
sona ermesinden itibaren bir yılı aşmamak kaydıyla rekabet yasağı
getirilebilmektedir. Ancak, söz konusu sözleşmelerde, rekabet etmeme yükümlülüğü
ile bayiye, 2002/2 sayılı Tebliğ'de izin verilen nitelikte herhangi bir gerekçe
olmaksızın, anlaşmanın sona ermesinden sonraki döneme ilişkin süresi belli
olmayan rekabet etmeme yükümlülüğü getirilmektedir. Bahse konu yasaklamanın
anlaşma süresince alıcının faaliyette bulunduğu tesis ya da arazi ile sınırlı olduğuna
ve sağlayıcı tarafından alıcıya herhangi bir know-how devredildiğine ilişkin bir hüküm
bulunmamaktadır. Dolayısıyla, rekabet etmeme yükümlülüğüne ilişkin söz konusu
hüküm, anılan sözleşmeleri 2002/2 sayılı Tebliğ ile tanınan grup muafiyeti kapsamı
dışına çıkarmaktadır.
Sözleşmenin 12/d maddesinde, “Perakende fiyat listelerimiz Türkiye genelinde
tek liste olarak geçerli sayılacak satışlar perakende satış fiyat listeleri üzerinden
olacaktır.” hükmü yer almaktadır. Bu madde ile bayinin satış fiyatının sağlayıcı
konumundaki Akmaya A.Ş. tarafından belirleneceği hükme bağlanmıştır.
Sözleşmelerde yer alan fiyat ile ilgili bu madde sayesinde Akmaya A.Ş., bayilerinin
yeniden satış fiyatını tespit edebilecektir. 2002/2 sayılı Tebliğ’in 4. maddesinde
15 REKABET KURUMU
alıcının yeniden satış fiyatını belirleme serbestisinin engellenmesi amacını taşıyan
sınırlamaları içeren dikey anlaşmaların, Tebliğ ile tanınan muafiyetin dışında
kalacağı belirtilmiştir.
Tebliğ’in 4. Maddesine göre; “Alıcının kendi satış fiyatını belirleme
serbestisinin engellenmesi.” şeklinde tanımlanan sınırlamayı içeren anlaşmalar bu
Tebliğ ile tanınan muafiyetten yararlanamayacaktır. Anılan maddenin devamında;
yalnızca taraflardan herhangi birinin baskısı veya teşvik etmesi sonucu sabit veya
asgari satış fiyatına dönüşmemesi koşuluyla, sağlayıcı tarafından alıcı için azami
satış fiyatı belirlenmesine veya satış fiyatı tavsiye edilmesine izin verilmektedir.
Bu çerçevede, Akmaya A.Ş.'nin gerçekleştirdiği bayilik sözleşmelerinde,
ayrıntısına yer verilen bölge dışına satış yasağı, fiyat tespiti ve rekabet etmeme
yükümlüğüne yönelik hükümlerin, 2002/2 sayılı Tebliğ kapsamında izin verilebilecek
nitelikleri taşımadıkları anlaşılmaktadır. Bu itibarla, söz konusu sözleşmelerin
içerdikleri rekabet kısıtlamaları nedeniyle, 2002/2 sayılı Tebliğ uyarınca tanınan grup
muafiyetinden yararlanmalarının mümkün olmadığı görülmektedir.
Ayrıca, 1997/3 ve 2002/2 sayılı Tebliğ kapsamına girmeyen bu sözleşmelerin,
Kanun’un 10. maddesi uyarınca yapıldıkları tarihten itibaren bir ay içerisinde
Rekabet Kurulu’na bildirilmeleri gerekmektedir. Oysa 2002 yılının ikinci yarısından
itibaren Akmaya A.Ş. ile bayileri arasında akdedilen sözleşmelerde rekabeti
kısıtlayıcı hükümler olmasına ve bu hükümlerin grup muafiyetinden faydalanmasının
mümkün olmamasına rağmen sözleşmelerin akdedilmesinden itibaren bir aylık süre
içerisinde Rekabet Kurumu’na bu konuda herhangi bir başvuruda bulunulmadığı
tespit edilmiştir.
H.7.3. Piyasadaki Etki Değerlendirmesi
Akmaya A.Ş.’nin ilk yazılı savunmasında ek olarak sunduğu liste ve fatura
örneklerinden ve piyasadaki ilgililerle yapılan görüşmelerden, mevcut halde bölge ve
bayi bazında fiyatlarda farklılıkların olduğu ve piyasadaki duruma göre bayi bazında
yaş maya fiyatlarının zaman içerisinde düşme ve yükselme gösterdiği, sabit bir seyir
izlemediği görülmektedir.
Ancak belirtildiği üzere, dikey kısıtlamaların genel olarak, belirli bir seviyedeki
pazar gücünü artırabileceği, giriş engellerini yükseltebileceği, uyumlu eylemi
kolaylaştırabileceği, rakiplerin maliyetini yükseltebileceği kabul edilmektedir.
Dolayısıyla söz konusu dikey anlaşma ve uygulamalar değerlendirilirken, dikey
kısıtlamaların piyasada aynı seviyedeki firmalar arasındaki yatay rekabeti olumsuz
etkileyebileceği hususunun göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Nitekim,
29.11.2000 tarih ve 24245 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 27.6.2000 tarih ve
00-24/255-138 sayılı Kurul Kararında soruşturma kapsamındaki maya üreticisi
teşebbüslerin uyumlu eylem sonucu bayiler arasındaki rekabeti önleyerek bayi satış
fiyatlarını yükseltmek suretiyle Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'u ihlal
ettiklerine karar verilmiştir. Soruşturmanın yürütüldüğü pazara ilişkin olarak daha
önce verilmiş bu karar, söz konusu pazarın dikey kısıtlamalar yoluyla aynı
seviyedeki firmalar arasındaki rekabetin kısıtlanabileceği bir pazar yapısı sergilediği
yönünde bir gösterge olarak alınabilecektir.
16 REKABET KURUMU
Akmaya A.Ş.'nin bayilerle imzalamış olduğu sözleşmelerde mevcut olan
rekabet kısıtlamalarının şu anda piyasa üzerinde genel olarak uygulama alanının ve
etkisinin bulunmaması, bu hükümlerin Kanun’u ihlal ettiği gerçeğini
değiştirmemektedir. Söz konusu hükümlerin halihazırda rekabeti kısıtlamasa dahi bu
etkiyi doğurabilecek nitelikte olduğu şüphesizdir. Aynı zamanda, etki doğurabilecek
nitelikte olan rekabet kısıtlamaları rekabeti sadece dikey anlamda etkilemekle
kalmayacak, üretici veya dağıtıcı seviyesindeki yatay rekabeti kısıtlayıcı uyumlu
eylemleri de kolaylaştırıcı rol oynayabilecektir.
I- SONUÇ
Yukarıda yer verilen değerlendirmeler ışığında;
1- Akmaya Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin bayileri ile yapmış olduğu sözleşmelerinin
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal eden hükümler içermesi ve anılan
teşebbüsün bayilerin satış fiyatlarını belirlemeye yönelik girişimlerinin, rekabeti
kısıtlayıcı etki doğurabilecek nitelikte olması nedeniyle Kanun’un 4. maddesini
ihlal ettiğine OY BİRLİĞİ ile,
2- 4054 sayılı Kanun'un 16. maddesinin 2. ve son fıkrası gereğince; anlaşmaların
uygulama süreleri ile sonradan ibraz edilen sözleşmelerin ihlal içeren
maddelerinin değiştirilmiş olduğu ve ayrıca önceki soruşturma aşamasında
sözleşmelerin ihlal içeren maddelerinin çıkarılmasına rağmen tekrar benzer
nitelikteki hükümlerin yürürlüğe konulduğu hususlarının yanı sıra 2001 yılı cirosu
da dikkate alınarak Akmaya Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin 187.022.976.025 TL. (yüz
seksen yedi milyar yirmi iki milyon dokuz yüz yetmiş altı bin yirmi beş Türk Lirası)
para cezası ile cezalandırılmasına OY ÇOKLUĞU ile,
3- 4054 sayılı Kanun’un 10. maddesine istinaden, bayileri ile yapmış olduğu rekabeti
kısıtlayıcı nitelikteki sözleşmeleri Tebliğ’de öngörülen süre içerisinde Rekabet
Kurumu'na bildirmeyen Akmaya Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ye Kanun’un 16.
maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde öngörülen 2.311.902.000 TL. (iki milyar
üç yüz on bir milyon dokuz yüz iki bin Türk Lirası) para cezasının uygulanmasına
OY BİRLİĞİ ile,
4- Kanun’un 16. maddesinin 3. fıkrası gereği, Akmaya Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin
yönetim organlarında görev alan Ragıp Lütfü GÜLOL, Abdullah AKBULUT, Ali
ALPDOĞAN isimli gerçek kişilere de ayrı ayrı olmak üzere 231.190.200'er TL. (İki
yüz otuz bir milyon yüz doksan bin iki yüz Türk Lirası) para cezası uygulanmasına
OY BİRLİĞİ ile,
5- 4054 sayılı Kanun’un “İhlale Son Verme” başlıklı 9. maddesi uyarınca; söz konusu
bayilik sözleşmelerinin 4/3, 4/4 ve 12/d maddelerinde yer alan 4054 sayılı
Kanun’a aykırı hükümlerin düzeltilmesini teminen, ilgili tarafa kararın tebliğinden
itibaren 60 gün süre içinde söz konusu bayilik sözleşmelerinin ilgili mevzuat
hükümlerine uygun hale getirilmesi gerektiği; aksi takdirde Kanun’un 56. maddesi
uyarınca sözleşmelerin geçersiz olacağı, Kurulumuzca öngörülen düzeltmeler
yapılmadan uygulamaya devam edilmesi halinde haklarında Kanun'un "Süreli
Para Cezaları" başlıklı 17. maddesinin (a) bendinin tatbik edileceği hususlarının
Akmaya Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ye bildirilmesine OY BİRLİĞİ ile,
karar verilmiştir.
17 REKABET KURUMU
09.07.2003 Gün ve 03-49/556-241 Sayılı Karara
KARŞI OY GEREKÇESİ
Kurul tarafından verilecek para cezalarının Kanun’un amacına, cezaların
caydırıcılığı ve etkinliğine uygun olarak tespit edilmesi gerekir. Dolayısıyla %0.5 gibi
çok düşük bir oranın belirlenmesi nedeniyle başlıkta belirttiğim Kurul Kararı’na
katılma olanağı bulamadım
Murat GENCER
Kurul Üyesi
KARŞI OY GEREKÇESİ
(09.07.2003 Tarih ve 03-49 / 556-241 Sayılı Kurul Kararı)
Hakkında soruşturma açılan Akmaya San. ve Tic.A.Ş.'nin bayilerle yapmış
olduğu sözleşmelerde satış fiyatlarını belirleyen hükümlere yer vermesi nedeniyle
4054 sayılı Kanunun 4. Maddesini ihlal ettiği konusunda bir tereddüt
bulunmamaktadır. Nitekim, Kurul bu konudaki kararını oy birliği ile almıştır. Kanunun
16.maddesine göre ceza oranının çok düşük belirlenmesi gerekçesiyle çoğunluk
görüşüne katılmıyorum.
Ceza oranı belirlenirken 16. Maddenin 4. Fıkrasındaki sınırlı biçimde
belirlenmeyen unsurların dikkate alınması gerekir.İlgili teşebbüs, 4054 sayılı
Kanunu, ceza hukuku anlamında ''tekerrür niteliğinde olmasa dahi, ikinci defa ihlal
etmektedir. Önceki ihlal ile bu defa gerçekleşen ihlalin yatay-dikey ayrımında farklı
olması,teşebbüsün etkin olmayan bir ceza ile cezalandırılmasını gerektirmez.
Nitekim, soruşturma heyetinin raporunda da ''ayrıca takdir olununacak cezada söz
konusu teşebbüs tarafından Kanunun ikinci kez ihlal edildiğinin ağırlaştırıcı bir unsur
olarak dikkate alınmasının uygun olacağı'' görüşü yer almaktadır.
Birinci soruşturmada, ilgili teşebbüse %0,5 oranında ceza öngörülmesi bu
soruşturma sonucu tespit edilen ihlal için de, aynı oranda cezaya hükmedilmesine
gerekçe oluşturamaz.
Kurul tarafından verilecek para cezalarının Kanunun amaç ve ruhuna,
cezaların caydırırcılığı ve etkinliği ilkesine uygun olarak tespiti gerekir. Dolayısıyla
%0,5 gibi çok düşük bir oranın belirlenmesi şeklindeki çoğunluk görüşüne karşıyım.
10.7.2003
Prof. Dr. Zühtü AYTAÇ
Kurul Üyesi
(Rekabet Kurulu’nun 09.07.2003 tarih ve 03-49/556-241 sayılı Kararı)
KARŞI OY GEREKÇESİ
Akmaya Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin bayileri ile yapmış olduğu bayilik
sözleşmelerinin içerdiği 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti
Tebliği'ne aykırı hükümler ve bayilere yönelik fiyat tespitine ilişkin uygulamaları ile
4054 sayılı Kanun'un 4. maddesini ihlal ettiğine dair oy birliği ile alınan Kurul
18 REKABET KURUMU
Kararına istinaden teşebbüse yasanın 16. maddesi 2. fıkrası gereğince verilen para
cezası miktarına; kastın varlığı, kusurun ağırlığı, teşebbüsün ilgili pazar içerisindeki
gücü ve muhtemel yaratılan zararın yapılan değerlendirmede göz önünde yeterince
bulundurulmadan % 0,5 gibi düşük bir oranda tespit edilmiş olması sebebiyle ayrıca,
teşebbüsün cezaya konu olarak 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'u
ikinci kez ihlal edişinin yasanın özüne uygun olarak ağırlaştırıcı unsur olarak kabul
edilmesi gerektiği düşüncesiyle katılmamaktayım.
Rıfkı ÜNAL
Kurul Üyesi
Full & Egal Universal Law Academy