Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2003-2-61 (Muafiyet)
Karar Sayısı : 03-56/656-302
Karar Tarihi : 14.8.2003
A- TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Mustafa PARLAK
Üyeler : Tuncay SONGÖR, A.Ersan GÖKMEN, Murat GENCER,
Prof. Dr. Zühtü AYTAÇ, Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI,
Kublay ATASAYAR, Süreyya ÇAKIN
B- RAPORTÖRLER : Ekrem KALKAN, Bayram Ali GEÇGİL
C- BAŞVURUDA
BULUNAN : - Netcell İletişim Hizmetleri Ticaret A.Ş.
Eğitim Mah. Poyraz Sok. Sadıkoğlu İşmerkezi 1
No:9 81040 Hasanpaşa-Kadıköy/İstanbul
D- TARAFLAR : - Netcell İletişim Hizmetleri Ticaret A.Ş.
- Ericsson Telekomünikasyon A.Ş.
Büyükdere Cad. USO Center No:61 Kat:7
80700 Maslak/İstanbul
E- DOSYA KONUSU : Netcell İletişim Hizmetleri Ticaret A.Ş., Ericsson
Telekomünikasyon A.Ş. ve Sony Ericsson Türkiye arasında 1.3.2002
tarihinde imzalanan ve Sony Ericsson markalı mobil iletişim cihazlarının
dağıtımını konu eden “protokol”e menfi tespit belgesi verilmesi veya
muafiyet tanınması talebi.
F- DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 5.9.2002 tarih, 3916 sayı ile giren
başvuru üzerine, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun 4., 5. ve
8. maddeleri uyarınca düzenlenen 4.4.2003 tarih ve 2003-2-61/MM-03-EK sayılı
Ön İnceleme Raporu, 7.4.2003, REK.0.06.00.00/33 sayılı Başkanlık önergesi ile
10.4.2003 tarih, 03-23/282-M sayılı Kurul toplantısında görüşülerek konu
hakkında ek tetkik yapılmasına karar verilmiştir.
Bunun üzere dosya raportörlerince hazırlanan 8.8.2003 tarih ve 2003-2-61/BN-
03-EK sayılı Bilgi Notu, 8.8.2003 tarih, REK.0.06.00.00/95 sayılı Başkanlık
önergesi ile 14.8.2003 tarih, 03-56 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara
bağlanmıştır.
G- RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: Raportörler ön inceleme raporunda; Sony
Ericsson Türkiye adlı girişimin ve bu girişim adına protokolü imzalayan gerçek
03-56/656-302
2
kişinin 4054 sayılı Kanun anlamında teşebbüs olmadığını ve bu sebeple
protokolün tarafı olarak değerlendirilmeyeceğini, protokolün “Netcell, ithal ettiği
ürünler için simkart ihtiyacını Turkcell’den karşılayacaktır” şeklindeki hükmü
sebebiyle 4054 sayılı Kanun kapsamında olduğunu ve protokole menfi tespit
belgesi verilemeyeceğini, aynı hükmün 20.7.2001 tarih, 01-35/347-95 sayılı
Rekabet Kurulu Kararı’nda konu edilen ve yasaklanan rekabet kısıtlamasına
denk bir kısıtlayıcı etkiye sahip olması sebebiyle protokole muafiyet
tanınamayacağını, bu hükmün protokolden çıkarılması koşuluyla protokole menfi
tespit belgesi verilebileceğini, protokolün 4054 sayılı Kanunda beliritilen bir aylık
süre içinde Kuruma bildirilmemesi sebebiyle Kanunun 16. maddesi uyarınca
protokolün tarafı olan Netcell İletişim Hizmetleri Ticaret A.Ş. ve Ericsson
Telekomünikasyon A.Ş.'ye ve bu teşebbüslerin yönetim organlarında yer alan
kişilere de şahsen idari para cezası verilmesi gerektiğini ifade etmişlerdir.
Yapılan ek inceleme sonrasında raportörlerce hazırlanan 8.8.2003 tarih ve 2003-
2-61 /BN-03-EK sayılı Bilgi Notu’nda ise; yukarıda anılan protokol hükmünün
2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği kapsamında
olduğu, ancak protokolün bu tebliğin yürürlüğe girmesinden önceki bir tarihte
imzalandığı ve önceki grup muafiyeti tebliğleri kapsamında olmadığı, bu sebeple
imzalandığı dönemde bireysel muafiyet bildirimine tabi olduğu, ancak süresi
içinde bildirilmemesi sebebiyle Kanunun 16. maddesi uyarınca para cezası
uygulanması gerektiği, incelemeler sürerken protokolün taraflarca iptal edilmesi
üzerine 2002/2 sayılı Tebliğin sağladığı muafiyetin geri çekilmesi yönünde işlem
yapılmasına gerek olmadığı ifade edilmiştir.
H- İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
H.1. İlgili Pazar
H.1.1. Ürün Pazarı
Dosya konusu protokolün, Sony Ericsson markalı GSM cep telefonu ile
aksesuarlarının dağıtımını konu etmesi sebebiyle ilgili ürün pazarı “GSM cep
telefonu ve aksesuarları dağıtım pazarı” olarak belirlenmiştir.
H.1.2. Coğrafi Pazar
Protokolde, anlaşma konusu ürünlerin dağıtımı Türkiye ile sınırlı tutulmakta, daha
dar bölgesel ya da yerel pazar konu edilmemektedir. Bu nedenle ilgili coğrafi
pazar "Türkiye Cumhuriyeti sınırları" olarak kabul edilmiştir.
H.2. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
H.2.1. Anlaşmanın Konusu
Sony Corporation ve Telefonakiebolaget LM Ericsson 1.10.2001 tarihinde cep
telefonu ve cep telefonu aksesuarları geliştirme, tasarım, imalat, pazarlama ve
dağıtım işlerini bir ortak girişim çatısı altında birleştirerek %50 ortaklıkla Sony
Ericsson Mobile Communications International A.B. (Sony Ericsson)'yi
03-56/656-302
3
kurmuşlardır. Türkiye’de de Rekabet Kurulunun 27.9.2001 tarih 01-45/451-115
sayılı kararı ile bu ortak girişim işlemine izin verilmiştir.
Dosya konusu “protokol”, Sony Ericsson Türkiye ofisinin resmi olarak kuruluşuna
ve Netcell İletişim Hizmetleri Ticaret A.Ş. ile distribütörlük anlaşmasının
imzalanmasına kadar olan dönemde Sony-Ericsson markalı mobil iletişim
cihazlarının Netcell İletişim Hizmetleri Ticaret A.Ş. tarafından dağıtılması ve ürün
temin edilmesinin çerçevesini belirlemektedir. Protokolün giriş bölümünde konuya
ilişkin bir başka sözleşme yapılmasına kadar protokolün geçerliliğini koruduğu
ifade edilmektedir.
H.2.2. Taraflar
H.2.2.1. Netcell İletişim Hizmetleri Ticaret A.Ş. (Netcell)
Netcell, cep telefonu dağıtım piyasasında toptancı ve perakendeci düzeyinde
faaliyet gösteren yedi teşebbüsün sahiplerinin şahsen ortak olmak suretiyle
kurdukları bir ortak girişimdir. Ortaklar ürün alımlarını önceden K.V.K., Genpa gibi
distribütörlerden yaparlarken Netcell’in kuruluşuyla doğrudan üretici firmalardan
almaya başlamışlardır. Rekabet Kurulunun 19.9.2002 tarih ve 02-56/697-281
sayılı kararı ile Netcell ortak girişimine bireysel muafiyet tanınmıştır.
Netcell, ortaklarına ait 72 mağaza ve ortaklarının firmalarıyla çalışan yaklaşık
1800 satış noktası ile faaliyetlerini sürdürmektedir.
H.2.2.2. Ericsson Telekomünikasyon A.Ş. (ET) ve Sony-Ericsson Türkiye (SE)
ET’nin başlıca faaliyet alanları sabit/mobil telefon, kablo TV şebekelerinin altyapı
hizmetleri ile mobil destek hizmetleri olarak sıralanabilir. ET ayrıca kurumsal
iletişim çözümleri, danışmanlık, sistem entegrasyonu ve yönetim servisleri
alanlarında da faaliyet göstermektedir. Bunlara ilave olarak ET’nin son
kullanıcılara yönelik cep telefonları ve aksesuarları, ev ürünleri ve mobil data
ürünleri bulunmaktadır.
Sony Corporation ve Telefonakiebolaget LM Ericsson'ın ortak faaliyetlerini
Türkiye’de yürütmek üzere yerel bir firma kuruluncaya ve bu firma ile
distribütörleri arasında yeni dağıtım sözleşmeleri düzenleninceye kadar
Türkiye’deki satış, pazarlama ve satış sonrası faaliyetler ET tarafından takip
edilmektedir. Bu süreçte, Sony Ericsson’un Türkiye Şubesi’ni oluşturacak
personel, bildirimin yapıldığı tarih itibarıyla ET’nin cep telefonu bölümünde görev
almışlardır.
Söz konusu protokol, Netcell ve ET ile birlikte “Sony Ericsson Türkiye” adını
taşıyan fakat tüzel kişiliği bulunmayan bir oluşum adına ET genel müdür
yardımcısı tarafından imzalanmıştır. Daha sonra 26.9.2002 tarihinde “Sony
Ericsson Mobile Communications International AB Merkezi İsveç Türkiye İstanbul
Şubesi” (Sony Ericsson İstanbul Şubesi) adı ile İsveç merkezli firmanın şubesi
kurulmuştur. Anılan ET genel müdür yardımcısı bu şubenin genel müdürü olarak
03-56/656-302
4
çalışmaya başlamıştır. Bu şirket yetkilisinin, protokoldeki imzasının şahsı adına
bağımsız bir davranışı temsil etmemesi sebebiyle 4054 sayılı Kanun anlamında
bir “teşebbüs” özelliği göstermemektedir. Bu durumda bildirim konusu protokolün
tarafları Netcell ve ET kabul edilmiştir. Bu fikri destekleyecek şekilde, protokolde
ayrıca Netcell’in ithalat izin belgesi ve diğer işlemleri tamamlanıncaya kadar olan
dönemde Netcell’e sağlanacak ürünlerin ithalatının ve diğer prosedürlerin ET
üzerinden yapılacağı belirtilmiştir.
H.3. Protokolün iptali
Konu hakkında incelemeler devam ederken Kurum kayıtlarına 21.7.2003 tarih,
3363 sayı ile giren bir yazıyla, Netcell ve SE arasında yeni bir distribütörlük
anlaşması imzalanması sebebiyle incelenmekte olan protokolün tarafların ortak
mutabakatıyla iptal edildiği bildirilmiştir.
H.4. Pazar Payları
2002 yılı Türkiye pazarı dikkate alındığında, cep telefonu cihazlarında Sony
Ericsson’un pazar payı %…..’tür. 2003’ün ilk 6 ayı için bu oran %…..’ye
yükselmiştir. Dağıtım aşamasında ise diğer markalarla birlikte Netcell’in 2002
yılında pazar payı yaklaşık %…..'tir. Ancak bu teşebbüsün pazar payı büyüme
süreci içindedir. Örneğin Netcell, 2002 yılı içerisinde dağıtım piyasında pazar
payı açısından Genpa’yı geride bırakarak KVK’dan sonra ikinci sırada yer
almıştır. 2003 yılının ilk altı ayı için distribütörlerin tahmini pazar payları şu
şekildedir: Netcell %…., Genpa %….., KVK %…, MEP %…, digerleri %14.
Netcell’in 2002 yılındaki satışlarına bakıldığında, satışların % 72 Nokia, %5 Sony
Ericsson, %16 Siemens, %2 Motorola, %2 Mitsubishi ve %0,3 Panasonic
markalarından oluştuğu görülmektedir. 2003’ün ilk 7 ayı için Sony Ericsson
ürünlerinin %28’i Netcell, %20’si MEP, %21’i Genpa, %19’u KVK, %2’si Aria
aracılığı ile satılmaktadır. Turkcell’in GSM operatörlüğü pazarında yaklaşık %…..
pazar payı bulunmaktadır.
H.5. Protokolün İncelenmesi
Protokolün “Netcell” bölümünde, “Netcell, ithal ettiği ürünler için simkart ihtiyacını
Turkcell’den karşılayacaktır” ifadesi yer almaktadır.
Bağlama, bir mal veya hizmetin satın alınmasını diğer bir mal veya hizmetin de
sağlayıcıdan ya da onun göstereceği bir başka kişiden satın alınması koşuluna
bağlanmasıdır. Burada anılan ilk ürüne “bağlayan” ürün, alınması şart koşulan
diğer ürüne de “bağlanan” ürün denilmektedir. Dosya konusu olayda cep telefonu
cihazları “bağlayan”, Turkcell sim kartı da “bağlanan” üründür.
“Bağlama”nın bir sınırlama olarak kabul edilebilmesi için , bağlayan ve bağlanan
ürünlerin iki ayrı ve bağımsız ürünler olması ve birlikte satın alınmasının şart
koşulması gerekmektedir.
03-56/656-302
5
Bununla birlikte, ürünün sahibinin aynı zamanda “bağlayan” ürünün de
sağlayıcısı olması zorunlu değildir. Ancak her zaman bu durum bir sınırlama
olarak görülmeyebilir. Ürün nitelikleri ve bazı ticari teamül gereği ya da ticari
kullanım açısından birçok ürün birlikte satışa sunulabilir. Örneğin bir çift ayakkabı
ayakkabı bağcıklarıyla birlikte satışa sunulur. Aynı durum bir otomobilin
tekerlekleriyle birlikte satışa sunulmasında görülebilir. Bu gibi durumlar bağlama
şeklinde bir sınırlama olarak kabul edilmez. Ancak bir otomobilin satışını
otomobilin sigortasının belirli bir sigorta şirketi tarafından yapılması şartına
bağlamak bir sınırlama olabilecektir.
Bu durumda ticari teamüllerin yanında, bir işlemin “bağlama” olup olmadığı
konusunda karar verirken tüketici/alıcı gözüyle her iki ürünün ayrı pazarlarda
bulunabilirliği incelenmelidir. Ayrıca iki ürünün objektif veya teknik nedenlerle
birlikte satılması zorunluluğu araştırılmalıdır.
Bu açıklamalar çerçevesinde, dosya konusu olayda cep telefonu cihazlarının
çalışabilmesi için cihazlara sim kart takılması teknik bir zorunluluktur. Sim kart bir
cep telefonu cihazının belli bir GSM operatörünün hattıyla çalışmasını
sağlamaktadır. Ülkemizde halen GSM operatörlüğü yapan dört işletmeci
bulunmaktadır. Bu durumda Sony Ericsson markalı cihazların özellikle Turkcell
sim kartı ile satışa sunulması teknik ve objektif bir zorunluluk değildir. Bir tüketici
kullanacağı operatör ile cep telefonu cihazına ayrı ayrı karar verebilir. Aynı durum
cep telefonu dağıtıcısı/satıcısı işletmeler için de geçerlidir. Bu nedenle yeniden
satmak amacıyla alınan cep telefonlarına teknik olarak belirli bir GSM
operatörünün sim kartını takmak zorunluluğu bulunmamaktadır. Belli bir
operatörün sim kartının kullanımı, bir cep telefonu cihazının işlerliğinde asgari bir
kalite unsuru yaratacak bir husus da değildir.
Ayrıca anlaşma taraflarınca bu hükmün amacına ilişkin olarak yapılan
açıklamada; Sony Ericsson’un Türkiye’de faaliyet gösteren diğer birçok
markadan farklı olarak kendisinin ithalat yaparak distribütörlerine satış yapmayı
planlamadığı, protokolün hazırlandığı dönemde daha önce Telefonakiebolaget
LM Ericsson ve Sony Corporation’ın Türkiye’deki cep telefonu dağıtım sisteminde
olduğu gibi yetkili distribütörlerin ürünlerin ithalatını ve sim kart teminini
kendilerinin yapmalarının öngörüldüğü, Netcell’in sim kart alımlarında Turkcell’i
tercih etmesi nedeniyle, Sony Ericsson’un sim kart temin etme yükümlülüğünün
olmadığı, ET’nin ithalatını yaptığı ürünler için de kolaylık açısından Netcell’in
kendi sim kartlarını Turkcell’den doğrudan alabileceğini vurgulamak amacıyla
protokolde yer aldığı ifade edilmiştir. Ancak bu açıklamalar, anılan hükmün
yaratabileceği rekabet sınırlamasının anlaşmada yer almasını zorunlu kılacak
mahiyette görülmemiştir.
Dolayısıyla protokolde, dağıtıcı olan Netcell’in ithal ettiği Sony Ericsson markalı
cihazlar için sim kart ihtiyacını Turkcell’den karşılayacağı ifade edildiğinden bir
bağlama anlaşması olarak değerlendirilmektedir. Bu sebeple bu hükmün 4054
sayılı Kanunun kapsamında olduğu ve protokole menfi tespit belgesi
verilemeyeceği kanaatine varılmıştır.
03-56/656-302
6
Aşağıda konuyla ilgili düzenlemelere yer verilmektedir.
4054 sayılı Kanunun 4. maddesinde belirli bir mal veya hizmet piyasasında
doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını
taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler
arası anlaşmalar yasaklanmış ve yasaklanan hallere örnek olarak aynı maddenin
(f) bendinde, “Anlaşmanın niteliği veya ticari teamüllere aykırı olarak, bir mal veya
hizmet ile birlikte diğer mal veya hizmetin satın alınmasının zorunlu kılınması
veya aracı teşebbüs durumundaki alıcıların talep ettiği bir malın ya da hizmetin
diğer bir mal veya hizmetin de alıcı tarafından teşhiri şartına bağlanması ya da
arz edilen bir mal veya hizmetin tekrar arzına ilişkin şartların ileri sürülmesi”
şeklindeki kısıtlamalara yer verilmiştir. Bu ifadeyle “bağlama” olarak kabul edilen
rekabet kısıtlaması yasaklanırken bağlanan mal ve/veya hizmetin sahiplerinin
anlaşmanın tarafı olması gerekliliği aranmamaktadır. Bir başka deyişle, bağlanan
mal veya hizmet anlaşma tarafları dışındaki teşebbüslerce de sağlanabilir.
Madde hükmüne göre ayrıca anlaşma taraflarının ya da söz konusu mal veya
hizmetin sağlayıcısının veya alıcısının hakim durumda olma şartı da
getirilmemiştir.
2002/2 sayılı Tebliğde, bu tebliğdeki koşulları sağlayan dikey anlaşmaların grup
olarak Kanunun 4. maddesindeki yasaklamadan muaf tutulabilmesinin çerçevesi
belirlenmiştir. Tebliğin 4. maddesinde anlaşmaları grup muafiyeti kapsamından
çıkaran sınırlamalar sayılmaktadır. “Bağlama” şeklindeki sınırlamalar Tebliğin 4.
maddesindeki sınırlamalar arasında sayılmamıştır. Ayrıca 5. maddesinde de
“rekabet etmeme yükümlülüğü” şeklinde getirilen sınırlamaların hangi şartlarda
grup muafiyetinden yararlanabileceği belirtilmektedir. Diğer bir deyişle, 4. ve 5.
maddelerdeki koşulları sağlayan dikey anlaşmalar Kanunun 4. maddesindeki
yasaklamadan muaf tutulmaktadır. Bu tebliğin 4. ve 5. maddelerinde “bağlama”
şeklindeki bir sınırlama için özel bir düzenleme bulunmamaktadır.
Ancak bu Tebliğ ile muafiyet tanınmış bir anlaşma Tebliğin 6. maddesindeki
hükümler çerçevesinde geri alınabilir. Buna göre, grup muafiyeti tanınan bir
anlaşmanın Kanunun 5. maddesinde düzenlenen koşullarla bağdaşmaz etkilere
sahip olduğunun tespit edilmesi halinde anlaşmaya tanınan muafiyet geri
çekilebilir. Ayrıca benzer nitelikli dikey sınırlamaların oluşturduğu paralel ağların
ilgili pazarın önemli bir bölümünü kapsaması durumunda, ilgili pazarda belirli
sınırlamaları içeren anlaşmalar grup muafiyeti dışına çıkarılabilir.
H.6. Değerlendirme
Muafiyet için dosya konusu “protokol” usûl ve esas açısından değerlendirilirken
anlaşmanın yapıldığı ve bildirildiği tarihlerde geçerli olan mevzuat dikkate
alınmalıdır. Söz konusu protokol 2002/2 sayılı Tebliğin yürürlüğe girmesinden
önceki bir dönemde imzalanmış, ancak sonraki bir dönemde bildirilmiştir.
Dolayısıyla anlaşmanın yapıldığı 1.3.2002 tarihinde 1997/3 sayılı Tek Elden
Dağıtım Anlaşmalarına İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği ve 1997/4 sayılı Tek Elden
03-56/656-302
7
Satın Alma Anlaşmalarına İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği yürürlüktedir. Bu
tebliğlerin kapsam maddeleri incelendiğinde protokolün bu tebliğlerin kapsamında
olmadığı anlaşılmaktadır. Bu sebeple anlaşmanın “bağlama” şeklindeki bir
rekabet sınırlaması içermesi sebebiyle Kanunun 4. maddesi kapsamında bir
anlaşma olduğu ve bu anlaşmaya menfi tespit belgesi verilemeyeceği dikkate
alındığında yapıldığı tarih itibarıyla sadece bireysel muafiyet incelemesine tabi
olduğu görülmektedir. Ancak “protokol” 4054 sayılı Kanunda belirtilen bir aylık
süre içerisinde bildirilmemiştir. Bu açıdan bildirimin süresi içerisinde
yapılmamasından dolayı Kanunun 16. maddesi uyarınca idari para cezası
verilmesi gerekmektedir. Anlaşmanın bildirildiği 5.9.2002 tarihinde ise anılan
tebliğler yürürlükten kaldırılarak 2002/2 sayılı Tebliğ yürürlüğe girmiştir. Bu
Tebliğe göre, “Netcell, ithal ettiği ürünler için simkart ihtiyacını Turkcell’den
karşılayacaktır” şeklindeki “bağlama” sınırlaması, anlaşmaları tebliğ kapsamı
dışına çıkaran sınırlamalar arasında sayılmadığından protokolün grup
muafiyetinden yararlanmasını engelleyecek bir hüküm değildir. Bunun dışında da
protokolde başka rekabet sınırlaması yer almamaktadır. Dolayısıyla söz konusu
protokol hakkında, süresi içerisinde bildirilmiş olsaydı o dönemde geçerli olan
mevzuat dikkate alınarak protokole menfi tespit belgesi verilemeyeceği ancak
bireysel muafiyet incelemesi yapılabileceği tespit edilmiştir.
Diğer yandan bildirim tarihinden bağımsız düşünüldüğünde, protokolün 2002/2
sayılı Tebliğin sağladığı grup muafiyetinden yararlandığı görülmektedir. Bunun
yanında Tebliğde muafiyetten yararlanan anlaşmaların Kanunun 5. maddesindeki
koşullarla bağdaşmaz etkilere sahip olduğunun tespit edilmesi halinde anlaşmaya
tanınan muafiyetin geri çekilebileceği ya da benzer nitelikli dikey sınırlamaların
oluşturduğu paralel ağların ilgili pazarın önemli bir bölümünü kapsaması
durumunda, ilgili pazarda belirli sınırlamaları içeren anlaşmaların grup muafiyeti
dışına çıkarılabileceği ifade edilmiştir. Geç bildirilmiş olmasına rağmen
bildirimden sonraki dönemde 2002/2 sayılı Tebliğin sağladığı muafiyetten
yararlanan bu anlaşma hakkında muafiyetin geri alınması konusu da
değerlendirilmiştir. Ancak halihazırda protokolün taraflarca iptal edildiği ve yerine
yeni bir sözleşmenin imzalandığı dikkate alındığında muafiyetin geri çekilmesi
için yapılacak ayrı bir incelemeye de gerek kalmadığı anlaşılmıştır.
Bu değerlendirmelerin yanı sıra, anlaşmanın imza tarihi (1.3.2002) ile muafiyet
hükümlerinden yararlandığı 2002/2 sayılı Tebliğin yürürlük tarihi (14.7.2002)
arasındaki 4,5 aylık dönem için taraflar hakkında soruşturma açılıp açılmayacağı
konusu önem taşımaktadır. Protokoldeki “bağlama” sınırlamasının yaratacağı
rekabet ihlali ve bunun piyasadaki etkisi daha önce Kurum bünyesinde
yürütülmüş bir soruşturma ile araştırılmıştır. Soruşturma sonucunda verilen
20.7.2001 tarih ve 01-35/347-95 sayılı Kararda cep telefonu dağıtım
piyasasındaki aksaklıkların giderilmesi için Turkcell’in aktivasyon merkezi bayiler
ve distribütörlerle yaptığı anlaşmaların münhasırlık şart koşmayacak şekilde
yeniden düzenlenmesine karar verilmiştir. Dolayısıyla daha önceden rekabeti
kısıtlayıcı etkisi değerlendirilerek yaptırıma bağlanan bir konuda protokol tarafları
hakkında geçmişe yönelik soruşturma açılmasının, piyasadaki rekabetin tesisi
03-56/656-302
8
açısından pratik bir yararı olmayacaktır. Turkcell’in bayi ve distribütörle yaptığı
anlaşmalar sebebiyle oluşan rekabet kısıtlamasının önüne geçilebilmesi için
Kurul’un 20.7.2001 tarih ve 01-35/347-95 sayılı Kararı’nda öngörülen
yaptırımların yerine getirilmesinin izlenmesinin yeterli olacağı sonucuna
varılmıştır.
İ- SONUÇ
Yukarıda yer verilen tespitler ve yapılan değerlendirmeler doğrultusunda;
1) Protokolde adı geçen “Sony Ericsson Türkiye” adlı girişimin ve bu
girişim adına protokolü imzalayan gerçek kişinin 4054 sayılı Kanun
anlamında teşebbüs olmadığına ve bu sebeple protokolün tarafı olarak
değerlendirilemeyeceğine,
2) Protokolün “Netcell, ithal ettiği ürünler için simkart ihtiyacını
Turkcell’den karşılayacaktır” şeklindeki hükmü sebebiyle 4054 sayılı Kanun
kapsamında olduğuna ve protokole menfi tespit belgesi verilemeyeceğine,
3) İmzalandığı tarihte yürürlükte olan 1997/3 ve 1997/4 sayılı grup
muafiyeti tebliğleri kapsamında olmadığının ve bireysel muafiyet için bildirime
tabi olduğuna,
4) 4054 sayılı Kanun uyarınca protokolün akit tarihinden itibaren bir
aylık süre içinde Kuruma bildirilmemesi sebebiyle;
a) Protokolün tarafı olan Netcell İletişim Hizmetleri Ticaret A.Ş. ve
Ericsson Telekomünikasyon A.Ş.'ye 4054 sayılı Kanunun 16. maddesi birinci
fıkrasının (c) bendi ve 2003/1 sayılı Rekabet Kurulu Tebliği uyarınca ayrı ayrı
2.311.902.000. -(ikimilyarüçyüzonbirmilyondokuzyüzikibin)‘er TL.,
b) 4054 sayılı Kanunun 16. maddesinin üçüncü fıkrası ve yine
2003/1 sayılı Rekabet Kurulu Tebliği uyarınca, bildirim yükümlülüğünün
bulunduğu dönemde Netcell İletişim Hizmetleri Ticaret A.Ş.’nin yönetim
kurulunda görev alan Yasin Fevzi ŞENGÜL, Recep UZELLİ, Sinan EKŞİ, Ali
Tanju YILMAZTÜRK ve Sinan KARAGÜLLE ile Ericsson Telekomünikasyon
A.Ş.’nin yönetim kurulunda görev alan Sten Arne FORNELL, Karl Arne
Ingemar ALSMAR, Ersin Refik PAMUKSÜZER, Lars Anders Johannes
TORSTENSSON'a yukarıda verilen cezanın %5'i oranında olmak üzere ayrı
ayrı 115.595.100-(yüzonbeşmilyonbeşyüzdoksanbeşbinyüz)‘er TL. idari para
cezası verilmesine,
5) Protokolün yapıldığı tarih ile bildirildiği tarih arasındaki dönem için
aynı konuda daha önce bir soruşturma yapılmış ve soruşturma sonunda
verilen 20.7.2001 tarih ve 01-35/347-95 sayılı Kurul Kararı ile cep telefonu
dağıtım piyasasına ilişkin düzenlemeler getirilmiş olması sebebiyle protokol
03-56/656-302
9
tarafları hakkında geriye dönük olarak soruşturma açılmasına gerek
olmadığına,
6) Protokolün 2002/2 sayılı Tebliğin yürürlüğe girdiği tarihten sonraki
bir tarihte bildirildiği ve bu Tebliğin sağladığı muafiyetten yararlanabildiği,
ancak 21.7.2003 itibarıyla protokolün taraflarca iptal edildiği bilgisine
ulaşıldığı, bu sebeple anılan hükmün olası olumsuz etkileri açısından
muafiyetin geri çekilmesi konusunda işlem yapılmasına gerek olmadığına,
OY BİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy