Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2002-4-164 (Soruşturma)
Karar Sayısı : 03-61/748-352
Karar Tarihi : 17.9.2003
Dosya Konusu : Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları İşletmesi
(TCDD)’nin HAT Uluslararası Taşımacılık ve Denizcilik Ltd. Şti. (HAT Ltd.
Şti.)’ni piyasa dışına itmek suretiyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması
Hakkında Kanun’u ihlal edip etmediğinin tespiti.
A- TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
II. Başkan : Tuncay SONGÖR
Üyeler : A. Ersan GÖKMEN, R. Müfit SONBAY, Murat GENCER,
Prof.Dr. Zühtü AYTAÇ, Rıfkı ÜNAL, Kublay ATASAYAR,
M.Sıraç ASLAN, Süreyya ÇAKIN
B- SORUŞTURMA HEYETİ
Başkan : Murat GENCER
Raportörler : Ali ILICAK, Hatice AKKAYA
C- ŞİKAYET EDEN
Hat Uluslararası Taşımacılık ve Denizcilik Ltd. Şti.
Rıhtım Cad. Teyyareci Sami Sok. No:11/4, Kadıköy, İstanbul
Temsilcisi:
Av. A. Zafer KARACA
Kore Şehitleri Cad. No:1/8, Yonca Apt. A Blok, 80300, Zincirlikuyu/İstanbul
D- HAKKINDA SORUŞTURMA YAPILAN TEŞEBBÜS
Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğü
06330 Gar/Ankara
E- İDDİALARIN ÖZETİ
Şikayet dilekçesinde özetle;
- Türkiye’de demiryolu taşımacılığında tekel konumunda olan TCDD’nin
gerek kendi vagonlarıyla gerekse özel ve kamu tüzel kişileriyle
imzaladığı protokoller gereği olarak sahibine ait vagonlarla insan ve yük
taşımacılığı yapmakta ve yaptırmakta olduğu,
- HAT Ltd. Şti.’nin TCDD ile 23.3.2000 tarihinde “Sahibine Ait Vagonlarla
Yapılacak Taşımalara İlişkin Uygulama Protokolü”nü bir yıl süreli olarak
imzaladığı ve 26.9.2000 tarihli Hazine Müsteşarlığı Yatırım Teşvik
Belgesi ile Romanya’dan 164 adet EACS tipi1 vagonu ithal etmek
suretiyle TCDD hatlarında yük taşımaya başladığı,
1 Normal tip yüksek kenarlı, boşaltma sistemli yük vagonu.
03-61/748-352
2
- HAT Ltd. Şti.’nin bu sözleşme hükümlerine sıkı sıkıya bağlı kalarak
yürüttüğü taşıma işinin, sözleşmenin TCDD tarafından tek taraflı olarak
keyfi ve haksız bir şekilde sona erdirilmesi dolayısıyla 23.3.2001
tarihinden itibaren yapılamadığı,
- TCDD’nin 13.1.1999 tarihinde Siirt Kurtalan Çimento A.Ş. ile 7 yıllık,
21.8.2000 tarihinde Tepe Knauf firmasıyla 4 yıllık sözleşmeler
imzaladığı, TCDD’ye bu hususun yazılı olarak hatırlatıldığı ve eşit
muamele yapılmasının istendiği, piyasası henüz oluşan ve eşit
koşullarda bulunan şirketler arasında ayırıma gidildiği ve
müvekkillerinin zarar gördüğü,
- Bu durumun 4054 sayılı Kanun’un 6/b maddesinde ifade edilen hakim
durumun kötüye kullanılması haline uygunluk gösterdiği,
- HAT Ltd. Şti. ile yapılan sözleşmenin bir yıl süre ile sınırlandırılmasının
yatırımın ve sözleşmenin niteliği itibariyle sözleşmeyi anlamsız kıldığı,
- TCDD’nin konumunun demiryolu taşımacılığı ve işletmeciliği alanında
Türkiye’de hakim durum arz etmesi ve ticari ilişkiye girdiği taraflar
arasında keyfi ayırımcılık yapmak suretiyle HAT Ltd. Şti. ile yapılan
protokolü haksız bir biçimde feshetmesi sonucunda 4054 sayılı
Kanun’un ihlal edildiği,
iddia edilmektedir.
F- DOSYA EVRELERİ
Şikayet dilekçesinin Kurum kayıtlarına 16.10.2002 tarih ve 4517 sayı ile intikali
üzerine, Rekabet Kurulu'nun 12.12.2002 tarihli toplantısında 4054 sayılı
Kanun'un 40/1. maddesi uyarınca konuya ilişkin olarak önaraştırma
yapılmasına karar verilmiştir.
Önaraştırma sonucunda Kurum raportörlerince düzenlenen 7.2.2003 tarih ve
2002-4-164/ÖA-03-AI sayılı Önaraştırma Raporu, Rekabet Kurulu’nun
3.3.2003 tarihli toplantısında görüşülmüş ve raporda yer verilen bilgi, bulgu ve
değerlendirmeler sonucunda, şikayet konusunu oluşturan iddialar soruşturma
açılması için ciddi ve yeterli bulunmuş ve TCDD’nin 4054 sayılı Kanun’un 6.
maddesini ihlal edip etmediğinin tespit edilebilmesi için anılan teşebbüs
hakkında aynı Kanun’un 41. maddesi uyarınca soruşturma açılmasına karar
verilmiştir.
14.3.2003 tarihli ve 538 sayılı yazı ile, Kanun'un 43/2. maddesi uyarınca
TCDD’ye soruşturma açıldığına dair bildirimde bulunulmuş ve 30 gün içinde ilk
yazılı savunmanın gönderilmesi istenmiştir.
Hakkında soruşturma açılan teşebbüsün ilk yazılı savunması, yasal süre
içerisinde 7.4.2003 tarih ve 1463 sayı ile Kurum kayıtlarına intikal etmiştir.
Soruşturma Heyeti'nce tamamlanan 1.8.2003 tarihli ve S.R./03-10 sayılı
Soruşturma Raporu, Kanun'un 45/1. maddesi uyarınca tüm Kurul üyeleri ile
TCDD’ye tebliğ olunmuş ve aynı maddenin ikinci fıkrası gereğince TCDD’den
30 gün içinde ikinci yazılı savunmasını göndermesi istenmiştir.
03-61/748-352
3
Soruşturma Raporu'nun tebliğini takiben, hakkında soruşturma yürütülen
teşebbüsün ikinci yazılı savunması da yasal süresi içinde 19.8.2003 tarih ve
4005 sayı ile Kurum kayıtlarına intikal etmiştir. Söz konusu yazılı savunmada
soruşturma konusu hakkında ilk yazılı savunmaya ilave edilecek bir husus
bulunmadığının belirtilmiş olması dolayısıyla Soruşturma Heyeti’nce Ek Yazılı
Görüş hazırlanmamıştır.
Şikayetçi HAT Ltd. Şti. vekili tarafından gönderilen ve 8.9.2003 tarih, 4342
sayı ile intikal eden dilekçede, sözlü savunma taleplerinin kabul edilmesi
istenmiştir.
Sözlü savunma toplantısı talebi ve ileri sürülen iddialar Rekabet Kurulu’nun
17.9.2003 tarih ve 03-61 sayılı toplantısında ele alınarak karara bağlanmıştır.
G- RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ
Soruşturma Heyeti'nde yer alan Raportörler tarafından;
1. TCDD’nin demiryolu işletmeciliği hizmetleri pazarında hakim durumda
bulunduğu,
2. TCDD ile şikayetçi HAT Ltd. Şti. arasında imzalanan protokolün süresinin
bir ayırımcılık unsuru olduğuna ilişkin yeterli kanıt bulunmadığı,
3. Vagonların uyması gereken teknik şartlarla ilgili olarak HAT Ltd. Şti.’ne
ayırımcı davranıldığına ve bu kuruluşun piyasa dışına itilmesinin
amaçlandığına dair yeterli kanıt bulunmadığı,
4. Dolayısıyla TCDD’nin şikayete konu eylemlerinde 4054 sayılı Kanun’un 6.
maddesine aykırılık bulunmadığı
ifade edilmiştir.
H- İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
H.1 İlgili Pazar
H.1.1 İlgili Ürün Pazarı
Demiryolu taşımacılığı, demiryolu altyapısı hizmetleri (demiryolu işletmeciliği
hizmetleri) ile bu hizmetlerden faydalanarak yapılan yük ve yolcu taşımacılığı
hizmetlerini içermektedir. Demiryolu işletmeciliği hizmetleri, vagonlara
lokomotif sağlanması, vagonların hatlara alınması ve altyapının bakımı gibi
belirli birtakım hizmetleri kapsamaktadır. Demiryolu işletmeciliği hizmetleri
pazarı, demiryolu ile ulaşım ve taşımacılık hizmetlerinden ayrı bir pazar teşkil
etmektedir. Demiryolu işletmeciliği hizmetleri, hatları kullanan teşebbüslerin
sunduğu taşımacılık faaliyetleriyle ikame edilebilir nitelikte değildir. Demiryolu
işletmeciliği hizmetlerinin bu ayırıcı özelliği, söz konusu hizmetlere özgü arz
ve talep yapısından kaynaklanmaktadır. Hatlardan faydalanarak taşımacılık
yapan işletmelerin kendilerine bu hizmetler sunulmadığı takdirde faaliyet
göstermeleri mümkün değildir. Halihazırda demiryolu işletmeciliği hizmetleri,
TCDD tarafından tekel olarak sunulmaktadır.
03-61/748-352
4
TCDD’nin verdiği demiryolu ile ulaştırma hizmetleri, demiryolu işletmeciliği
hizmetlerine bağlıdır. Sahip olduğu vagonları, TCDD’nin hatlarında ve
lokomotifleriyle işleterek taşımacılık yapan bir teşebbüs de TCDD’nin verdiği
demiryolu işletmeciliği hizmetlerinden faydalanmadan faaliyette
bulunamayacaktır.
Demiryoluyla yapılan yük taşımacılığının maliyetleri karayoluyla yapılanın çok
altında kalmasına rağmen, her cins yük için ayrı bir vagon tipinin kullanılıyor
olması ve demiryoluyla yapılan taşımanın ekonomik olarak anlamlı olması için
belirli bir miktarın ve mesafenin üzerine çıkılması gerekliliği, hizmetin hem
arzını hem de talebini kısıtlamaktadır.
Bu çerçevede ilgili ürün pazarları, TCDD’nin imtiyaz sahibi olduğu "demiryolu
işletmeciliği hizmetleri pazarı" ve "demiryolu ile yük taşımacılığı hizmetleri
pazarı" olarak belirlenmiştir.
H.1.2 İlgili Coğrafi Pazar
İlgili coğrafi pazar, TCDD’ye demiryolu işletmeciliği imtiyazının verildiği alan
olan Türkiye Cumhuriyeti sınırları olarak tespit edilmiştir.
H.1.3 İlgili Pazar
İlgili pazar, "Türkiye’de demiryolu altyapı işletmeciliği hizmetleri pazarı ve
demiryolu ile yük taşımacılığı hizmetleri pazarı" olarak belirlenmiştir.
H.2 Yapılan Tespitler ve Deliller
H.2.1 İlgili Mevzuata İlişkin Bilgiler
233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde
Kararname’nin 4046 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik 2. maddesinde
“kamu iktisadi kuruluşu”, “sermayesinin tamamı Devlete ait olup tekel
niteliğindeki mal ve hizmetleri kamu yararı gözeterek üretmek ve pazarlamak
üzere kurulan ve gördüğü bu kamu hizmeti dolayısıyla ürettiği mal ve
hizmetler imtiyaz sayılan kamu iktisadi teşebbüsü” şeklinde tanımlanmıştır.
Aynı KHK’nın 5. maddesinde, kamu iktisadi teşebbüsünün organlarının
Yönetim Kurulu ve Genel Müdürlük olduğu; Yönetim Kurulu’nun teşebbüsün
en yüksek seviyede yetkili ve sorumlu karar organı olduğu, Genel Müdürlüğün
ise teşebbüsün yetkili ve sorumlu yürütme organı olduğu düzenlenmiştir.
TCDD, Ulaştırma Bakanlığı’na bağlı bir kamu iktisadi kuruluşudur;
başkanlığını Genel Müdürün yaptığı, bir başkan ve beş üyeden oluşan TCDD
Yönetim Kurulu, 233 sayılı KHK’nin 9. maddesinde sayılan “teşebbüsün
gelişmesini sağlayacak kararları almak, çalışmaların verimli ve karlı olarak
yürütülmesi şartlarını oluşturacak esasları ve işletme politikalarını oluşturmak”
vb. görev ve yetkilere sahiptir.
03-61/748-352
5
TCDD Ana Statüsü’nün 2. maddesinde TCDD’nin 233 sayılı KHK ve ana statü
hükümleri saklı kalmak üzere özel hukuk hükümlerine tabi olduğu; 3.
maddesinde ana statü ile teşkil olunan TCDD’nin tüzel kişiliğe sahip,
faaliyetlerinde özerk ve sorumluluğu sermayesiyle sınırlı bir kamu iktisadi
kuruluşu olduğu belirtilmiş ve 4. maddesinde Kuruluş’un amaç ve faaliyet
konuları şu şekilde sıralanmıştır:
“1. Devletçe kendisine verilen demiryollarını, liman, rıhtım ve iskeleleri
işletmek, genişletmek ve yenilemek,
2. Kanun, Tüzük, Yönetmelik, Kalınma Planı ve yıllık programlar çeçevesinde
müesseselerini, bağlı ortaklıklarını ve iştiraklerini yönlendirmek ve bunlar
arasında koordinasyon ve işbirliğini sağlamak,
3. Kanun, Tüzük ve bunların uygulanmasına ilişkin yönetmelikler ile kendisine
verilen diğer görevleri yerine getirmek.”
Ana Statü’nün 4. maddesinin 5. bendinde liman, iskele ve rıhtımlarla ilgili
olarak tekel kapsamına giren işlerin ekonomik ve zaruri görülmesi halinde,
kısmen veya tamamen başkaları eliyle yaptırılabileceği düzenlemesine yer
verilmiştir.
Ana Statü’nün 22. maddesinde ise, “Özel kanunlar ve uluslararası anlaşmalar
hükümleri saklı kalmak kaydıyla ücretsiz ve tarife altı uygulamada
bulunulmasına ilişkin esaslar, Teşebbüs tarafından hazırlanıp, ilgili Bakanlıkça
uygun görülecek ve koordinasyon kurulunca kabul edilecek bir yönetmelikle
tespit edilir.” hükmüne yer verilmiştir.
H.2.2 Sahibine Ait Vagonlarla Taşımacılık Uygulaması
Demiryoluyla yurtiçi yük taşımacılığı, TCDD’ye ait vagonlarla veya sahibine ait
vagonlarla yapılmaktadır. TCDD’ye ait vagonlar, tahsis2 veya kiralama
yöntemleriyle kullanılmaktadır.
Sahibine ait vagonlarla taşımacılık, TCDD ile taşıma yapan veya yaptıracak
olan müşterileri vagon sahibi olmaya özendirmek amacıyla 1950’li yıllarda
başlatılmış, ancak 1998 yılından itibaren daha yaygın olarak uygulanmaya
başlanmıştır. TCDD ile protokol imzalamak suretiyle vagon sahibi olan üçüncü
şahıslara, dolu taşımada TCDD Eşya Tarifesi üzerinden belirli bir miktar
indirim uygulanmaktadır. Bu uygulamanın esasları, bir Yönetmelik ve çeşitli
Yönetim Kurulu kararlarıyla düzenlenmiştir.
Demiryolu ile yük taşımacılığında 2001 yılı itibarıyla, TCDD toplam vagon
kapasitesinin %92’sine sahiptir. Kendi vagonlarıyla taşımacılık yapan
firmaların taşıma kapasitesi 54.105 ton, TCDD’nin yük taşıma kapasitesi ise
638.735 tondur3. Sahibine ait vagonlarla taşımacılık uygulaması kapsamında
2 TCDD’ye ait vagonlarla yapılan protokollü taşımalar, vagon tahsisli protokollü taşımalar (1 yıllık
protokol) ve kiralık vagonlu taşımalar (günlük kira) olarak ikiye ayrılmaktadır. Vagon tahsisli
taşımalarda, programlı taşıma yapan firmalara, taşımalarının aksatılmadan gerçekleştirilebilmesi için
TCDD tarafından 1 yıllık protokoller kapsamında, vagon tahsis edilmektedir.
3 TCDD İstatistik Yıllığı (1997-2001)
03-61/748-352
6
9 firma toplam 392 vagon ile taşımacılık yapmaktadır. Vagon sahibi özel
teşebbüsler dışında, TCDD’nin müşterisi olan çeşitli kamu kurum ve
kuruluşları bulunmaktadır. Bunlardan TÜPRAŞ’ın (……), Şeker Fabrikaları
A.Ş.’nin (……), Karayolları Genel Müdürlüğü’nün (……), Makine ve Kimya
Endüstrisi Kurumu’nun (……), Kütahya Gübre’nin (……), Etibank’ın (……),
Milli Savunma Bakanlığı’nın (……) adet vagonu bulunmaktadır. TCDD dışında
lokomotif sahibi olan bir teşebbüs ise bulunmamaktadır.
H.2.3 İlgili Yönetmelik Hükümleri
1.1.1990 tarihinden itibaren yürürlükte olan “Diğer Şahıslara Ait Vagonların
TCDD Hatlarında İşletilmesi Yönetmeliği”nin, 30.1.1997 tarih ve 4/57 sayılı
Yönetim Kurulu kararı ile değişik 3. maddesinde, diğer şahıslara ait vagonlar,
“TCDD ile TCDD’nin özel anlaşmalarla bağlı bulunduğu yabancı demiryolları
ve demiryolları birlikleri dışında kalan, diğer özel kişi ve kuruluşlara veya kamu
kurum ve kuruluşlarına ait veya bu kurum, kuruluş veya kişilerce
demiryollarında kiralanarak adlarına TCDD tarafından tescil edilen vagonlar”
olarak tanımlanmıştır.
Yönetmelikte aşağıdaki hususlar düzenlenmiştir:
– Madde 4: TCDD hatlarında diğer şahıslara ait vagon işletmek
isteyenler, vagonlarını ne maksatla çalıştırmak istediklerini, vagonun
konstrüksiyon resim ve hesaplarını; vagonlarını imal eden veya edecek
olan firmanın ismi, vagonların fiyatını ekleyerek bir dilekçe ile TCDD’ye
bildirmek zorundadır.
– Madde 5: Vagonların inşa tarzı, uluslararası vagon inşa tekniğine ve
TCDD’ce kabul edilmiş evsaf ve şartlara uygun olacaktır. Siparişten
önce şartnameler TCDD’ye onaylatılmalıdır. Şartnamelerin TCDD
tarafından hazırlanması tercih edilir.
– Madde 6: Önce TCDD hatlarında çalıştırılıp daha sonra sahibi
tarafından servisten alınmış ve tekrar servise konulmak istenen
vagonları TCDD servise almayabilir veya bazı şartların yerine
getirilmesini isteyebilir.
– Madde 7: Vagonlar üzerine yazılacak yazı ve bilgiler, TCDD tarafından
tayin edilir. Ayrıca, seyrüsefer bakımından TCDD’ce vagonlar üzerine
konulması zorunlu görülen parçalar, vagon sahipleri tarafından temin
edilerek vagonlardaki yerlerine takılır.
– Madde 8: Vagonlar işletmeye konulmadan önce hatalı olup olmadıkları
TCDD elemanları tarafından tetkik ve muayene edilir, fren ve yol
denemesi yapılır. Bunun sonucunda uygun nitelik ve şartlara sahip
olmadığı anlaşılan vagonlar kabul edilmez. İşletmeye kabul edilmeyen
vagonlar için TCDD’ye hiçbir sorumluluk yüklenemez. İşletmeye kabul
edilen vagonlar için Yönetmelik’in sonundaki örneğe uygun bir işletme
sözleşmesi tanzim edilir ve vagon sahipleriyle TCDD temsilcileri
tarafından müştereken imzalanır. Daha sonra meydana gelecek
malzeme ve konstrüksiyon hataları sonucu meydana gelecek hasar ve
ziyandan vagon sahipleri sorumludur.
03-61/748-352
7
– Madde 12: Diğer şahıs vagonlarına ait taşımalarda TCDD eşya tarifesi
ücreti ve koşulları uygulanır. Hat işgal ücretleri ve süresi ise boş
vagonlar üzerinde yazılı ana yükleme istasyonlarında ve TCDD
tarafından kabul edilen süreler kadar hat işgal ücretine tabi olmadan
kalabilir.
– Madde 18: Diğer şahıslara ait vagonlar TCDD tarafından kaza ve
yangına karşı sigorta ettirilir ve sigorta ücreti vagon sahibinden alınır.
– Madde 13 (Değişik 17.2.1997 Tamim):
(a) Diğer şahıslara ait vagonlarda meydana gelen arıza ve hasarların
tamirleri ile periyodik onarım ve muayeneleri, vagon sahibi tarafından
TCDD’nin öngördüğü ve Uluslararası Demiryolları Birliğince kabul
edilen standartlara uygun olarak yaptırılır.
(b) Bakım ve tamiri ile periyodik onarım ve muayeneleri sahibi tarafından
yaptırılan vagonların TCDD hatlarında seyretmelerine, TCDD
tarafından kontrol ve muayene edildikten sonra izin verilir. Vagon sahibi
tarafından ve TCDD ile bağlı ortaklıkları dışında yaptırılan bakım,
onarım veya periyodik tamir ve muayenenin türü ve yapılan işlemler ile
değiştirilen/onarılan parçalar da vagonun servise verileceği yerdeki
TCDD birimlerince yapılır.
H.2.4 Yönetim Kurulu Kararları
Diğer şahıslara ait vagonlarla taşımacılık uygulaması, Yönetmelik’in yanı sıra
farklı tarihlerdeki çeşitli Yönetim Kurulu kararları ile düzenlenmektedir.
TCDD Yönetim Kurulunun 28.11.1991 tarih ve 29/422 sayılı Kararıyla ilk
olarak; TCDD’ye ait özel tertibatlı vagonların yanı sıra üçüncü şahıs
vagonlarıyla yapılacak taşımalar için TCDD Eşya Tarifesi’nde yer alan dolu ve
boş taşıma ücretlerine ilişkin hükümlerin yeniden düzenlenmesi ve yürürlük
tarihinin tespiti hususunda Genel Müdürlüğe yetki verilmiştir.
H.2.4.1 10.1.1997 tarih ve 1/12 sayılı Karar
Söz konusu Karar’ın önergesinde,
- TCDD hatlarında işletilen şahıslara ait vagon sayılarında ve bu
taşımalarda giderek azalma meydana geldiği, nitekim 1980’li yıllarda
(………) vagon ve (………) ton civarında gerçekleşen taşımalara
karşılık, 1995 yılında vagon sayısının (………)’e, taşıma kapasitesinin
ise (………) tona düştüğü,
- 50 ton kapasiteli bir vagonun, müşteriye maliyetinin (………………) TL,
vagon sahibi taşıtıcıya maliyetinin ise (………………) TL olduğu; vagon
sahibi müşterinin vagonun bakım, onarım ve amortisman giderlerinin
yüksekliği nedeniyle %….. daha fazla masraf yapmak zorunda kaldığı,
03-61/748-352
8
- TCDD yük vagon parkının eskidiği, son 6 yılda (………) adet vagonun
ıskat edildiği, mevcut (………) adet vagondan (………) adedinin 2
dingilli ve küçük tonajlı olduğu,
- vagonların TCDD atölyelerinde bakım-onarım giderlerinin oldukça
yükseldiği, mevzuatın da şahıs vagonlarının onarımının TCDD
atölyelerinde yapılmasını düzenlediği,
- hem vagon parkının yetersiz kaldığı, hem de mevzuatın şahıs
vagonlarının TCDD hatlarında kullanılmasını engellediği
belirtilmiştir. Üçüncü şahısların kendileri için yeni vagon edinmelerinin teşvik
edilmesi ve TCDD’ce vagon yapımına ayırılacak kaynakların bir bölümünün
başka alanlara kaydırılması amacıyla vagon sahipleriyle protokol imzalamak
kaydıyla dolu taşıma ücretleri üzerinden %40’a kadar indirim yapma yetkisinin
Genel Müdürlüğe verilmesi istenmiştir. Yönetim Kurulu da önerge
doğrultusunda bu yetkiyi Genel Müdürlüğe devretmiştir.
H.2.4.2 26.3.1998 tarih ve 9/147 sayılı Karar
Söz konusu Karar’ın önergesinde,
- (………) A.Ş.’nin 9.2.1998 tarihinde TCDD’ye müracaat ettiği, Türkiye
Lokomotif Sanayi A.Ş (TÜLOMSAŞ)4’nden 8 adet FAS tipi5 vagon satın
alacağını beyan ederek 5 yıl süre ile dolu taşıma ücretlerinde %40
oranında indirim yapılmasını istediği,
- indirim talep eden şirketin halen Tavşanlı ve Kütahya’ya yılda yaklaşık
(………) ton kum taşıdığı, 8 adet de olsa bu vagonların TCDD vagon
parkını genişleteceği ve TÜLOMSAŞ’a doğrudan finansman
sağlayacağı
belirtilmiştir. Bu çerçevede, Yönetim Kurulu’nun 10.1.1997 tarih ve 1/12 sayılı
Kararı gereğince bundan sonra gelecek yeni talepler için, vagonun TCDD’nin
bağlı ortaklıklarında imali ya da yurt dışından satın alınması / kiralanması
durumunda protokolün en fazla 5 yıl süreli olarak yapılması konusunda Genel
Müdürlüğe yetki verilmesi istenmiştir.
Yönetim Kurulu da önerge doğrultusunda, Genel Müdürlüğe yeni taleplerde
en fazla 5 yıl süreli protokol yapılması hususunda yetki vermiştir.
H.2.4.3 30.12.1998 tarih ve 41/576 sayılı Karar
Söz konusu Karar’ın önergesinde,
- TCDD hatlarında çalışan üçüncü şahıs vagonlarının sayısının, bakım-
onarım masraflarının yüksek olması nedeniyle devamlı azaldığı, şu
anda çalışan üçüncü şahıs vagonlarının da belli bir yaşın üzerinde
4 TÜLOMSAŞ, TCDD’nin bağlı ortaklıklarındandır. Lokomotif ve vagon üretimi, üçüncü şahıs
vagonlarının bakım-onarımı vb faaliyetleri bulunmaktadır.
5 FAS: Yüksek kenarlı, yük vagonu.
03-61/748-352
9
bulunduğundan birkaç yıl içinde yeni vagon eklenmezse sahibine ait
vagon sayısının sıfırlanacağı,
- bu vagonlarla yapılan dolu taşıma miktarının ortalama yılda
(………)ton, elde edilen gelirin ise 1996 yılında (…………….…)TL,
1997 yılında (……………….…)TL olduğu, 1998 yılında ise
(…………………) TL olacağının beklendiği, bu rakamların TCDD’nin
yük gelirleri içindeki payının % (……)’ünü geçmediği,
- TCDD vagon sayısının 1985 yılında (………) ’ten, 1997 yılında (………)
’e indiği ve bunun sadece (………)’sinin faal durumda bulunduğu,
- yeterli ödenek ayrılmaması nedeniyle vagon üretiminin yeterli düzeye
çıkarılamadığı; talebin yoğun olduğu dönemde vagon ihtiyacının
(………) adede çıktığı ve 1 adet FAS tipi vagonun üretim maliyetinin
(………) ABD Doları olduğu ortamda vagon üretmenin mali külfet
getirdiği,
- bu çerçevede, Yönetim Kurulu’nun 10.1.1997 tarih ve 1/12 sayılı kararı
ile dolu taşıma ücretleri üzerinden protokole bağlı yeni talepler için en
fazla %40’a kadar indirim yapma yetkisinin Genel Müdürlüğe verildiği,
ancak müşterilere sağlanan bu kolaylıklara rağmen kendi vagonu ile
taşıma yaptırmak isteyen üçüncü şahıs çıkmadığı
belirtilmiştir. Daha sonra,
- Avrupa ülkelerinde vagon kiraya veren ve satan firmalar ile yurt
içerisinde vagon kiralayabilecek firmalarla yapılan temaslarda, taşıma
ücretlerinde sadece %40 indirim yapılmasının, vagonlardan km
bazında alınan boş dönüş ücretinin navlun giderini artırmasının ve
protokol süresinin 5 yıl ile sınırlandırılmasının, yatırım maliyetinin geri
dönüş süresini uzattığının ileri sürüldüğü,
- Vagon giderlerinin yük gelirlerinin içindeki payının % (……)’e eriştiği
ifade edilerek, dolu vagon taşıma ücretlerinde en fazla %40’a kadar
uygulanmakta olan indirim oranının en fazla %60’a çıkarılması, geç ödeme
halinde %60 oranından her geçen gün için %0.5 indirim yapılması, en fazla 5
yıl süreli olarak öngörülen uygulama protokolü süresinin en fazla 7 yıl olarak
belirlenmesi istenmiştir.
Yönetim Kurulu, önerge doğrultusunda % 60 indirim oranı ile 7 yıl süreli
protokol yapılması hususunda Genel Müdürlüğe yetki vermiştir.
H.2.4.4 29.6.2000 tarih ve 14/215 sayılı Karar
Söz konusu Karar’ın önergesinde,
- 30.12.1998 tarih ve 41/576 sayılı Yönetim Kurulu kararı çerçevesinde,
üçüncü şahıslara ait vagonlarla taşımacılık protokolünün
uygulanmasında çeşitli aksaklıklar meydana geldiği, ayrıca %60
oranındaki 7 yıllık protokole dayalı bir indirim süresinin çok uzun
olduğunun belirlendiği, bu aksaklıkları gidermek amacıyla yeni bir
protokol taslağı hazırlandığı,
03-61/748-352
10
- buna göre yeni protokolde TCDD’nin iznine bağlı tip ve adetteki
vagonun hatlarda işletilmesinin; yükleme, boşaltmada TCDD Eşya
Tarifesi’ndeki muafiyetlerin tanınmasının; bunun aşılması halinde hat
işgal ücreti alınmasının ve protokolün 4 yıl süre ile geçerli olmasının
öngörüldüğü,
- zaman zaman bazı TCDD vagonlarının atıl durumda bulunması
nedeniyle TCDD’nin kendi ihtiyacı dışında kalan vagonların tahsisi için
yeni protokol taslaklarının hazırlandığı,
- tamamen TCDD’nin inisiyatifine bağlı olarak, yedekte bekleyen
vagonların tahsisi ile yapılacak taşımalarda normal tarife uygulanması
ya da dolu taşıma ücreti üzerinden %60 indirimle beraber günlük vagon
kira ücreti alınması ve protokolün her iki halde de en çok 1 yıl süre ile
geçerli olmasının öngörüldüğü
belirtilmiştir. Bu çerçevede, yeni imal edilecek veya yurtdışından satın
alınan/kiralanan vagonlar ile TCDD’de yedekte bekleyen vagonların tahsisi
için yeniden hazırlanan protokol taslaklarının kabulü ve gerekli hallerde
değişiklik yapılması konusunda Genel Müdürlüğe yetki verilmesi talep
edilmiştir.
Yönetim Kurulu, söz konusu protokol taslaklarının kabulü ve gerekli hallerde
değişiklik yapılması hususunda Genel Müdürlüğe yetki vermiştir.
H.2.4.5 13.4.2001 tarih ve 7/164 sayılı Karar
Söz konusu Karar’ın önergesinde,
- 29.6.2000 tarih ve 14/215 sayılı Yönetim Kurulu Kararı çerçevesinde
yurtdışından getirilen vagonların şebekeye kabulü sırasında yapılan
teknik muayenelerinde ortaya çıkan sorunların, yürürlükteki protokolde
özellikle vagonların işletmeye kabulü, imalatı vb. hususların
bulunmasını gerektirdiği,
- söz konusu kararla verilen değişiklik yapma yetkisi çerçevesinde,
Hukuk Müşavirliği ve Cer Dairesi Başkanlığı ile birlikte yapılan
çalışmalarla yeni protokol taslağının hazırlandığı; yeni taslaktaki en
belirgin hususların işletmeye kabul, imalat, bakım-onarım koşulları ve
standartları olduğu, ancak söz konusu protokol çalışmaları sırasında
bazı müşterilerle protokol yapılamadığından bu müşterilerin beklemeye
alındığı,
- evvelce protokolü bulunmasına ve getirdikleri vagonlarla taşımaları
devam etmesine rağmen, protokolü devam eden bir müşterilerinin
protokol çalışmaları nedeniyle süre uzatımı için yeni protokolü henüz
imzalayamadığından, şebekede işleyen ve sahibine ait vagon
statüsünde işlem gören vagonlarına uygulanan %60 indirimin kaldırılıp
normal tarife uygulanması hususunda işyerlerine talimat verildiği
belirtilmiştir. Bu itibarla,
03-61/748-352
11
- Yönetim Kurulu’nun 30.12.1998 tarih, 41/576 sayılı ve 29.6.2000 tarih,
14/215 sayılı kararlarına istinaden yurtdışından satın alınan / kiralanan
vagonlar için evvelce imzalanan protokollü taşımaların, aynı koşullarla
protokol süreleri bitinceye kadar devamının,
- yeni protokollerde dolu taşıma ücreti üzerinden %30 oranına kadar
indirim uygulanmasının ve bu çerçevede yeniden düzenlenen taslak
protokolün kabul edilmesinin, hazırlık çalışması sırasında
başvuranlardan yeni protokol şartlarını kabul edenlerle, taleplerinin
olması halinde protokol imzalanmasının, yeni protokolün en çok 2 yıla
kadar geçerli olmasının,
- sahibine ait vagon statüsünde işletilirken süresinin dolması nedeniyle,
protokolün feshi sonucu TCDD hatlarında bekletilen vagonlardan, yeni
protokolün Yönetim Kurulu’nca onaylanmasından itibaren 25 günlük
sürede imzalanması halinde fesih tarihi ile imzalanma tarihi arasındaki
süre için hat işgal ücreti alınmamasının, ancak protokolün 25 günde
imzalanmaması durumunda 25 günün sonundan itibaren hat işgal
ücretinin tahakkuk ve tahsilinin
uygun olacağı belirtilerek, bunlara ilişkin taslak protokollerin kabul edilmesi ve
gerekli mevzuat değişikliklerinin yapılması hususunda Genel Müdürlüğe yetki
verilmesi talep edilmiştir. Yönetim Kurulu, bu hususları kabul ederek yetkisini
Genel Müdürlüğe devretmiştir.
H.2.4.6 13.6.2001 tarih ve 12/211 sayılı Karar
Söz konusu kararın önergesinde,
- bazı firmaların TCDD ile imzaladığı protokol çerçevesinde yurtdışından
vagon satın almış veya kiralamış olduğu, sınır kapılarına getirilen
vagonların tabi oldukları protokol hükümlerine göre teknik uygunlukları
teyit edilerek işletmeye alınmalarının sağlandığı, ancak bu konudaki
uygulamaların yeni başlamış olması ve demiryolu konusundaki
standartlar nedeniyle, uygulamaya vakıf olmayan müşterilerin
yurtdışından satın aldıkları veya kiraladıkları bazı vagonlardaki
eksiklikleri görmediklerinin tespit edildiği, bu vagonların ıslah
edilmesinin sağlandığı, ıslahı zaman isteyenler için de taahhüt alınmak
kaydıyla şartlı işletme izninin verildiği,
- bu koşullara göre ülkemize getirilerek işletme müsaadesi verilen
vagonların bir kısmının protokol sürelerinin sona erdiği ve bu firmaların
yeni sözleşme talebinde bulunduğu, sözleşmeleri halen devam eden
firmaların da ileride aynı taleplerde bulunarak yurtiçine getirmiş
bulundukları vagonlardan teknik ömürleri boyunca faydalanmak
isteyeceklerinin beklenildiği,
- halbuki uygulamaların devam ettiği zaman dilimi içerisinde
protokollerde ve vagonların sahip olması öngörülen teknik özelliklerde
bazı iyileştirme ve geliştirmeler hedeflenerek belirlenen yeni teknik
koşulları içerecek şekilde hazırlanan yeni protokolün onaylandığı ve
yürürlüğe girdiği,
03-61/748-352
12
- bu durumda daha evvel ülkeye getirilerek eski protokol hükümlerinde
yer alan teknik hususlara göre yeterlilikleri tespit edilen vagonların yeni
uygulamaya konulan protokolde yer alan ve genişletilmiş bulunan
teknik hususları karşılayamayacağının görüldüğü
belirtilmiştir. Bu sebeple yeni protokolün yürürlüğe girmesinden önce protokol
imzalayıp işletmeye başlayan firmalarla protokolün yenilenmesi halinde:
- yurda getirilmiş vagonlarla sınırlı kalması,
- şartlı olarak işletmeye kabul edilmiş bulunanlar dahil olması,
- firmalarca daha önce TCDD’ye verilen teknik taahhütlerin kendilerine
tanınmış sürelerde yerine getirilmesi koşuluna uyulması
suretiyle; protokolün her vagonun TCDD hatlarına kabul edildiği tarihte aranan
teknik koşulların yeterli olduğunu belirleyen ek protokolle birlikte uygulanması;
bahse konu vagonların teknik hususları karşılamıyor olmalarının gerektirdiği
her türlü tedbirin alınması; bu durumun sonucu olarak meydana gelebilecek
olumsuzlukların yol açabileceği idari, mali ve hukuki sorumlulukların firmalarca
kabul ve taahhüt edildiklerine dair hükümlerin konulması önerilmiştir. Öneri
Yönetim Kurulu tarafından aynen kabul edilmiştir.
H.2.5 HAT Ltd. Şti.’nin TCDD Hatlarında Demiryolu ile Yük Taşımacılığı
Faaliyeti ile İlgili Tespitler ve Deliller
H.2.5.1 Protokolün İmzalanması Sürecine İlişkin Tespitler
HAT Ltd. Şti. 2.3.2000 tarihli bir yazı ile TCDD’ye, yurtdışından EACS tipi
vagon kiralamak ya da satın almak suretiyle TCDD’nin tarifelerine ve
şartlarına aynen uyarak hatlarda faaliyet göstermek istediğini belirtmiş, bu
amaçla söz konusu vagonların istenilen vasıflara uyup uymadığının tetkik
edilmesini, eğer uygunsa protokol yapılması için gerekli çalışmaların
başlatılmasını talep etmiştir.
23.3.2000 tarihinde TCDD ile HAT Ltd. Şti. arasında Sahibine Ait Vagonlarla
Yapılacak Taşımalara İlişkin Uygulama Protokolü imzalanmıştır. Söz konusu
protokol HAT Ltd. Şti. tarafından temin edilecek 263 adet vagonla yurtiçi tam
vagon eşya taşımacılığı yapılmasına ilişkin olup bir yıl süre ile geçerli olması
öngörülmüştür. Sürenin bitiminden üç ay önce taraflardan birinin protokolün
sona erdirilmesi hususunda yazılı müracaatı olmadığı takdirde protokolün her
seferinde otomatik olarak bir yıl uzatılacağı hususu da süreye ilişkin 3.
maddeye konulmuştur.
Tarife Uygulaması başlıklı 4. maddede HAT Ltd. Şti.’ne ait vagonlarla
yapılacak dolu taşımalarda taşıma ücretleri üzerinden %60 oranında indirim
uygulanacağı, boşaltılan vagonların doldurulmak üzere başka bir istasyona
boş olarak sevk edilmeleri ve her türlü boş taşıma için TCDD Eşya Tarifesinde
belirtilen boş taşıma ücretinin alınacağı belirtilmiştir.
Finansal kiralama yöntemiyle Romanya’dan getirtilecek olan vagonlar için
Hazine Müsteşarlığı’ndan yatırım teşviki belgesi alınmıştır. HAT Ltd. Şti.,
9.6.2000 tarihli bir yazıyla ilk parti 60 adet EACS tipi vagonun Romanya
03-61/748-352
13
Demiryolu Fabrikaları'nda yenilendiğini bildirmiş ve Türkiye’ye
getirilmelerinden sonra fark edilebilecek bir hatayı önlemek için, masrafları
HAT Ltd. Şti.’ne ait olmak üzere teknik bir yetkili gönderilmesini ve
uygulamanın yerinde incelenmesini istemiştir. Ancak bu talep
gerçekleştirilmemiştir.
15.6.2000 tarihinde şikayetçi firma TCDD’den, dolmakta olan vagon getirme
süresinin uzatılmasını istemiş ve protokolün geçerlilik süresinin en az dört yıl
olarak uzatılmasının şirkete daha rahat bir çalışma ortamı yaratacağını
bildirmiştir. TCDD’nin Hareket Dairesi Başkanlığı’na ait 21.6.2000 tarihli ve
4036 sayılı yazı ile, vagon getirme süresinin üç ay uzatılacağı, protokolün
süresinin dört yıla çıkarılması konusundaki çalışmalarınsa halen sürdüğü,
çalışmalar bitince şirkete bilgi verileceği bildirilmiştir.
H.2.5.2 Vagonların Yurda getirilmesi ve Çıkan Teknik Sorunlara İlişkin
Tespitler
HAT Ltd. Şti. tarafından Romanya’dan finansal kiralama yoluyla alınan EACS
tipi vagonlardan 44 adedi 22-23.6.2000 tarihlerinde Samsun Limanı’na
getirilmiş ve TCDD’nin teknik konulardan sorumlu Cer Dairesi Başkanlığı
tarafından incelenmiştir. Yapılan inceleme sonucunda;
– vagonların kasnaklı tekerleklerle kullanılmasının sakıncalı olduğu,
– vagonlarda kullanılan cer paketlerinin TCDD’de kullanılanlardan farklı
olduğu ve muayene ve tamire ihtiyaç duyduğu,
– (yük) boşaltma tertibatlarının sağlıklı çalışmadığı,
– fren kollarının kırık veya noksan, tertibatının tamire muhtaç olduğu,
– boji helezon sustalarının sehimlerinin bozuk olduğu,
– tamir skalasında Haziran 2000’de revizyon yapıldığı belirtilmekle
birlikte vagonların uygun şekilde tamir edilmediğinin tespit edildiği;
bu nedenlerle vagonların bu haliyle TCDD şebekesinde çalıştırılmasının
seyrüsefer emniyeti bakımından sakıncalı görüldüğü 3.7.2000 tarihli ve 14295
sayılı bir yazıyla Hareket Dairesi tarafından HAT Ltd. Şti.’ne bildirilmiştir.
19.7.2000 tarihinde yapılan ikinci bir incelemede, firmanın belirtilen bazı
aksaklıkları gidermekle beraber kasnaklı tekerleklerin monoblok (tek parça)
tekerleklerle değiştirilmediğinin ve 44 adet vagonun 23 adedinde el freni
tertibatının bulunmadığının tespit edildiği, ancak yine de vagonların kasnaklı
tekerleklerinin 31.12.2000 tarihine kadar hatlarda kullanılabileceği, bu tarihten
sonra monoblok tekerlek takımlarıyla değiştirilmemesi halinde vagonların
servisten alınacağı ve vagonların sadece TCDD hatlarında kullanılacağı
hususunun teyit edilmesi gerektiği HAT Ltd. Şti.’ne bildirilmiştir. Şikayetçi
firma, söz konusu hususların teyit edildiğini 27.7.2000 tarihli bir yazıyla
TCDD’ye bildirmiştir.
TCDD Hareket Dairesi tarafından, 17.8.2000 tarihli ve 15556 yazı ile, 44 adet
EACS tipi vagonun TCDD hatlarında işletilmesine ilişkin olarak ilgili birimlere
talimat verildiği HAT Ltd. Şti.’ne bildirilmiştir.
TCDD Hareket Dairesi’nin 6.9.2000 tarih ve 16714 sayılı yazısında, HAT Ltd.
Şti. tarafından getirilecek 120 adet ikinci parti EACS tipi vagonun ülkemize
03-61/748-352
14
giriş yaptığı tarihten itibaren 8 ay içerisinde tekerleklerinin monoblok
tekerleklerle değiştirileceğinin, tekerleklerin geçme kasnak olması nedeniyle
meydana gelebilecek bandaj patlaması, laçkalaşma, bandaj çıkması vb.
arızaların önlenmesi için gerekli bakım ve kontrol işlemleri ile her türlü tedbirin
firma tarafından alınacağı, bu nedenle meydana gelecek kazalar sonucunda
oluşacak zararın şikayetçi tarafından karşılanacağının taahhüt edilmesi
gerektiği belirtilmiştir. Bundan sonra getirilecek partilerdeki vagonlarda
monoblok tekerlek kullanılmasının zorunlu olduğu aynı yazıyla HAT Ltd.
Şti.’ne iletilmiştir. Söz konusu hususlar HAT Ltd. Şti. tarafından 6.9.2000 ve
16.9.2000 tarihli yazılarla taahhüt edilmiştir.
HAT Ltd. Şti., 12.9.2000 tarihinde EACS tipi vagonlardan ayrı olarak, 100 adet
UAGPS6 tipi vagonu yurt içinde çalıştırmak için protokol imzalamak istediğini
TCDD’ye bildirmiştir. Bu vagonların yurtdışından getirilmesi ve işletilmesine
ilişkin 4 yıllık %60 indirimli uygulama protokolü 14.9.2000 tarihinde
imzalanmış, daha sonra vagon tipi HAT Ltd. Şti.’nin talebi üzerine TADGS7
olarak değiştirilmiş, ancak protokolde belirtilen sürede vagon
getirilemediğinden 13.3.2001 tarihinde protokol feshedilmiştir.
26.10.2000 tarihli ve 7723 sayılı TCDD Hareket Dairesi yazısında, Kapıkule
garına getirilen 60 adet EACS tipi vagonun 17.10.2000 tarihinde yapılan
teknik muayenesi sonucunda;
– vagon şasilerinde imalatta kullanılması gereken imalat plakalarının
bulunmadığı,
– vagonların hepsinde orijinal olması gereken tampon üstü
kapaklarından en az bir adet tampon üstü kapağının yerine orijinal
olmayan kapak takılı olduğu,
– birleşim yerlerindeki kaynakların gelişigüzel yapıldığı,
– bazı vagonlarda ana şaside değişik ölçülerde takviye yamalarının
yapıldığı,
– vagonların ana şasileri yekpare olmayıp, en az iki yerden kaynakla
birbirine ilave edilmek suretiyle meydana getirildiği,
– şasi ve vagon sandıklarında oksitlenmenin mevcut olduğu,
– tekerlek çap ölçüleri farkının RIV8 toleransı dışında olduğu
ve benzeri aksaklıklar tespit edildiği bildirilmiş; bunlar giderilerek sonuçtan
bilgi verilmesi istenmiştir.
60 adet vagonun 33’ünün hatlara alınması uygun görülmüş, diğerlerininse
tekerleklerinin torna edilerek çap farklılıklarının giderilmesi istenmiştir.
İstenilen değişikliklerin yapılması üzerine 1.12.2000 tarihinde kalan 27
vagonun tamamı da hatlarda kullanılmaya başlanmıştır.
Şikayetçi HAT Ltd. Şti., faaliyet gösterdiği dönemde (…………………..) A.Ş.
(………) ve (……………….…………) A.Ş. (………) ile yük taşınmasına ilişkin
birer sözleşme imzalamış, ancak (………)’un sözleşmesi yürürlüğe giremeden
vagonlar servisten çekilmiş, (………) ise TCDD ile doğrudan ilişki kurarak
yükleri taşıtmaya başlamıştır.
6 Tahıl taşımacılığı için kullanılan vagon tipi.
7 Yüksek kapasiteli, otomatik boşaltma sistemli yük (özellikle tahıl) vagonu.
8 Uluslararası Demiryolu Birliği UIC’nin, Demiryolu Kuruluşları Arasında Vagonların Değişimi ve
Kullanılmasına İlişkin Anlaşma ile Türkiye’nin de kabul ettiği, Uluslararası Demiryolu Standardı.
03-61/748-352
15
H.2.5.3 Protokolün Sona Ermesine İlişkin Tespitler
TCDD Hareket Dairesi’nden 5.12.2000 tarih ve 18826 sayı ile çıkan ve Daire
Başkan Yardımcısı Nihat HIZIR ile Şube Müdürü Oktay AYDINOĞLU’nun
imzalarını taşıyan faks mesajında HAT Ltd. Şti. ile TCDD arasındaki
protokolün süresinin 22.3.2001 tarihinde sona ereceği, bu nedenle yeni
protokol imzalamak üzere TCDD’ye başvurulmasının gerektiği ifade
edilmektedir. Yapılan görüşmede şikayetçi HAT Ltd. Şti. yetkilileri böyle bir
yazının kendilerine ulaşmadığını, böyle bir yazıdan ancak protokollerinin
neden uzatılmadığını öğrenmek için TCDD yetkilileriyle görüşmeye
gittiklerinde haberdar olduklarını belirtmişlerdir.
HAT Ltd. Şti., sözleşmenin sona erdiği tarihe kadar toplam 164 adet vagonu
yurda getirmiş; ancak bunlardan 91 adedi tekerlek takımlarının monoblok
olmaması nedeniyle TCDD tarafından hatlarda kullanılmaya uygun
bulunmamıştır. Şikayetçi firmayla TCDD arasında gerçekleşen yazışmalarla
tekerleklerin monoblok hale getirilme süresi 31.12.2000’den 15.1.2001 tarihine
kadar uzatılmış, bu sürenin sona ermesiyle ilk parti vagonlar servis dışı
bırakılmıştır. HAT Ltd. Şti. Romanya’daki iktidar değişikliği yüzünden
tekerlekleri zamanında yetiştiremediğini, bu nedenle ek süre verilmesini
istediğini TCDD’ye iletmiş, TCDD 17.1.2001 tarihinde bu talebi reddetmiştir.
HAT Ltd. Şti. 14.2.2001 tarihli yazısında, TCDD hatlarında halen yolcu ve yük
vagonu olarak yüzlerce vagonun kasnak geçmeli olarak çalışmakta olduğunu
gerek kayıtlardan gerekse yapılacak vagon kontrollerinden anlaşılacağını,
karşı karşıya olduğu uygulamanın haksız ve keyfi olduğunu belirtmiştir. Aynı
yazıda, 11.10.2000 tarihinde TCDD yetkilileri tarafından torna edilen
tekerleklerin yanlış ölçüldüğü, torna işleminin hatalı yapılması suretiyle
tekerleklerin ömürlerinin kısaldığı ifade edilmiştir.
Daha sonra TCDD’nin HAT Ltd. Şti.’ne gönderdiği 22.3.2001 tarihli yazıda,
22.3.2000 tarihinde imzalanan “Sahibine Ait Vagonlarla Yapılacak Taşımalara
ilişkin Uygulama Protokolü”nün sona erdiği, konuyla ilgili yeni düzenlemenin
halen devam etmekte olup çalışmalar tamamlanınca firmayla yeni bir protokol
imzalanacağı belirtilmiştir. TCDD’nin ilgili birimlerine iletilen Genel Müdür
Yardımcısı Cahit SÖYLER imzalı 22.3.2001 tarih ve 15-5381 sayılı yazıda ise
HAT Ltd. Şti.’nin vagonlarına bu tarihten itibaren indirimsiz tarifenin
uygulanacağı bildirilmiştir.
H.2.5.4 Uzatma Talepleri ve Ayırımcılık İddialarına İlişkin Tespitler
HAT Ltd. Şti., 2.4.2001 tarihli yazısında TCDD ile imzalanan protokolün
23.3.2001 tarihinde sona erdiğini, 15.6.2001 tarihinde protokol süresinin 4 yıla
çıkarılmasına ilişkin başvurularına rağmen geçen 9 aylık süre zarfında bir
gelişmenin meydana gelmediğini, protokolün bitmesiyle yapılacak dolu
taşımalara TCDD tarifesi uygulanması nedeniyle taşımalarının durduğunu,
ancak başka firmaların 4 yıllık ve 7 yıllık protokoller çerçevesinde faaliyetlerine
devam ettiğini, yüklerini taşıdıkları firmaların sözleşmeleri feshetme noktasına
geldiğini ileri sürerek, yeni protokolün ivedilikle imzalanmasını talep etmiştir.
4.4.2001 tarihinde ise, HAT Ltd. Şti. yapılan bir yıllık protokol uygulaması
sonucunda maruz kaldıkları kayıplarının giderilmesi için herhangi bir işlem
03-61/748-352
16
yapılmaması, bundan sonra da yapılacağına dair bir hareket görülmemesi
nedeniyle Rekabet Kurulu’na başvurulacağını TCDD’ye bildirmiştir.
TCDD Hareket Dairesi Başkanlığı’nın HAT Ltd. Şti.’ne yazdığı 10.4.2001
tarihli ve 6332 sayılı yazıda, HAT Ltd. Şti. ile protokol imzalanan dönemde
başka firmalarla da 1 yıllık protokollerin imzalandığı ancak söz konusu
firmaların vagon getirmediği ifade edilmiştir. 6332 sayılı yazıda şikayetçi
firmaya farklı bir uygulama yapılmadığına dair TCDD’nin yaptığı açıklama şu
şekildedir:
“...Nitekim protokol süresinin 4 yıla çıkarılması ve vagon getirme süresinin
uzatılmasını talep eden (15.6.2000 tarihli) yazınıza karşılık, (21.6.2000 tarihli)
yazımızla vagon getirme süresinin uzatıldığı ve protokol süresinin uzatılması
hususundaki çalışmaların devam ettiği şirketinize bildirilmiştir.
Ancak; yukarıda belirtildiği üzere şirketiniz, 29.6.2000 tarihli Yönetim Kurulu
Kararından önce imzalanmış bulunan 1 yıllık protokol kapsamında yurda
vagon getirmiş olup, (22.6.2000 tarihinde) protokolün ihbar süresi içerisinde
tekrar uzatma talebinde bulunulmamıştır. Bunun yanısıra, 14.9.2000 tarihinde
farklı tipte 100 adet vagon için şirketinizle ikinci defa 4 yıl süreli ‘Sahibine Ait
Vagonlarla Yapılacak Taşımalara İlişkin Uygulama Protokolü’ imzalanmış
olup, bu protokolün 3.maddesi uyarınca yurda zamanında vagon getirilmediği
için protokol 13.3.2001 tarihinde fesih edilmiştir. Buradan da anlaşılacağı
üzere, şirketinizin Yönetim Kurulumuz kararı ile değişen 4 yıl süreli
protokolünden bilgisi olması ve 4 yıl süreli ikinci bir protokolü Kuruluşumuzca
imzalanmış olmasına karşılık, şirketiniz tarafından (protokol süresi içerisinde)
mevcut 1 yıllık protokolün süresinin değiştirmesi talebinde bulunulmamıştır.
Ayrıca yurda getirilen 164 adet EACS tipi vagonlarla ilgili şirketiniz tarafından
verilen teknik uygunluk taahhüdü, tarafımızca esneklik gösterilmiş olmasına
rağmen, zamanında yerine getirilmemiştir.
Sonuç olarak, ... protokolün imzalandığı dönemde şirketinize farklı bir
uygulama yapılmamış olup, Kuruluşumuz ‘Sahibine Ait Vagonlarla’ ilgili olarak
şirketinize olduğu gibi protokol imzalanan diğer şirketlerle de protokol
hükümleri çerçevesinde işlem yapmaktadır.”
HAT Ltd. Şti.’nin aynı tarihli yanıt yazısında, 4 yıl süreli protokollerden
haberdar oldukları ve uzatma taleplerinin olmadığına ilişkin açıklamaların
kabul edilemez olduğu; uzatma için değişik tarihlerde Ankara’ya geldikleri ve
orijinal protokollerini Hareket Dairesi Başkanı Süleyman YAVUZ’a teslim
ettikleri, konunun gerek Hukuk Dairesi gerekse diğer ilgili dairelerce
incelendiği, durumun açıklığa kavuşmasının ardından Ankara’ya davet
edilecekleri ve protokolün imzalanacağı cevabını aldıkları belirtilmiştir. Ayrıca,
TCDD’nin 21.6.2000 tarihli yazısında da 4 yıla ilişkin çalışmaların bitimi
halinde firmalarına bilgi verileceğinin bildirildiği, ancak bu yazıyı takiben alınan
son bildirimin protokolün süresinin bittiğine dair ilam olduğu ifade edilerek,
çalışmaları devam ettiği bildirilen bir konuda, Hareket Dairesi’nden davet
beklemenin nezaket kuralları gereği olduğu, uzatma taleplerinin bulunmadığı
şeklindeki iddiayı kabul etmedikleri ifade edilmiştir.
03-61/748-352
17
Aynı yazıda, şikayetçi HAT Ltd. Şti.’nin protokollerinin 4 yıl olarak yeniden
düzenlenmesine ilişkin yazısı üzerine yapılan görüşmelerde şikayetçinin
imzalaması istenen yeni protokolün, şaselerin monoblok olması gibi daha
önce mevcut olmayan teknik şartlar içerdiği, ilk protokol ile tekerleklerin
değiştirilmesi için verilen ek sürelerin bu protokol ile kaldırıldığı ve vagonların
tekrar teknik muayeneden geçirilmesi işleminin firmanın yeni güçlüklerle karşı
karşıya kalmasına neden olacağı belirtilmiştir. Firmanın %60’lık indirimden
vazgeçip yeni %30’luk ve iki yıllık protokollere razı olmasına rağmen bu sefer
de teknik şartlarla karşı karşıya bırakıldığı ifade edilmiştir. Diğer firmalar 7 ila 4
yıl arasında değişen protokollerle ve aynı teknik özelliklere sahip vagonlarla
çalışırken kendilerine getirilen teknik şartlarla da karşı karşıya kalmadıklarının
öğrenildiği, uygulamanın haksız rekabet yarattığı belirtilmiştir.
HAT Ltd. Şti.’nin %30 indirimli protokol imzalanmasına ilişkin talebi TCDD
Hareket Dairesi Başkanlığı’nın 8.5.2001 tarih ve 7697 sayılı yazısıyla,
“Firmanıza ait vagonların teknik özellikleri yeni hazırlanan uygulama
protokolünde belirtilen, şartlara uygun olmadığından vagonların mevcut haliyle
ve daha önce firmanızın verdiği taahhütler çerçevesinde (protokol dahilinde)
TCDD hatlarında işletilebilmesine yönelik çalışmalarımız devam etmektedir.”
denilerek reddedilmiştir.
Şikayetçinin bu biçimde çalışmayan 164 adet vagonunun günlük yaklaşık
328.000.000 TL.’lik hat işgal ücreti, yanlış tarife uygulandığı iddiasıyla TCDD
tarafından istenilen 51.000.000.000 TL. İle birlikte 31.12.2001 tarihi itibariyle
234.000.000.000 TL.’yi bulmuştur.
HAT Ltd. Şti.’nin 30.7.2001 tarihli yazısında, Siirt Kurtalan Çimento Sanayi ve
Ticaret A.Ş. (Siirt Kurtalan Çimento) ile TCDD arasındaki protokol
çerçevesinde işletilen vagonların kendi vagonlarıyla aynı teknik özelliklere
sahip olduğu, Fabrika yetkilileriyle yaptıkları görüşmede herhangi bir uyarı
dahi almadıklarının öğrenildiği, kendileri için gösterilen hassasiyetin bu firma
için de gösterildiğinin umulduğu belirtilmiştir. TCDD’nin 3.8.2001 tarihli ve
11847 sayılı cevabi yazısında, şikayetçinin ilgili yazısının incelendiği ve dava
dosyasında değerlendirilmek üzere Hukuk Müşavirliğine intikal ettirildiği
belirtilmiştir.
TCDD Hareket Dairesi’nin TCDD Hukuk Müşavirliği’ne davalar için verdiği
görüş yazısında, HAT Ltd. Şti.’nin 164 vagonunun 91 adedinin tekerleklerinin
tipi gerekçesiyle TCDD hatlarında çalıştırılmasının uygun olmadığı
belirtilmektedir. Yapılan görüşmelerde şikayetçinin vagonlarının “toplama”
olduğu ve tek parça olmayan bu vagonların taşıma kapasitesinin sınırlı
olacağı, tekerleklerin monoblok değil de kasnaklı olmasının, kasnakların atma
yapabileceği gerekçesiyle güvenlik sorunu yaratacağı ifade edilmiştir.
H.2.5.5 Diğer Teşebbüslerle Yapılan Protokollere İlişkin Tespitler
TCDD, Siirt Kurtalan Çimento ile 13.1.1999 tarihinde 7 yıl süreli; Tepe Knauf
A.Ş. ile 21.8.2000 tarihinde 4 yıl süreli “Firmalara Ait Vagonlarla Yapılacak
Taşımalara İlişkin Uygulama Protokolü” imzalamıştır. Siirt Kurtalan Çimento
Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Şahin YİĞİT ile yapılan telefon
03-61/748-352
18
görüşmesinde, yurtdışından getirdikleri (……) adet vagondan (……) adedinin
EACS, (……) adedinin ise UACS tipi olduğu, EACS tipi vagonların istenilen
verimi sağlamaması ve bakım masraflarının çok yüksek olması nedeniyle bir
süredir kullanılmadığı öğrenilmiştir. Aynı görüşmede UACS tipi vagonların
(……) adedinin şasesinin monoblok, (……) adedinin şasesinin iki parçalı
olduğu; 30 vagonun tamamının tekerleklerinin kasnak geçmeli (bandajlı)
olduğu öğrenilmiştir.
TCDD Hareket Dairesi Başkanlığı tarafından Siirt Kurtalan Çimento’ya
gönderilen 18.7.2001 tarihli yazıda ise, şirketin yurtdışından getirmiş olduğu
15 adet EACS ve 15 adet UACS tipi yük vagonuna ilişkin olarak denetim
elemanlarının yaptığı teknik inceleme neticesinde tespit edilen hususlara yer
verilmiştir. Bu yazı ile, genel bakım-onarım gerekleri şirkete bildirilmiş ve
“kasnak geçmeli tekerleklerin değişimi halinde yerine monoblok tekerlek
kullanılması gerekmektedir.” ifadesi kullanılmıştır.
Ser-Gü Taahhüt Taşıma ve Ticaret A.Ş. (Ser-Gü) çalışanlarından Erdem
Yücel ile yapılan telefon görüşmesinde Ser-Gü’nün sahip olduğu vagonlardan
(……) adedini kullandığı, (……) adet vagonun TCDD ile şirketleri arasındaki
bir anlaşmazlık nedeniyle Kapıkule’de tutulduğu, TCDD tarafından teknik
uygunluk vermediği sürece yurda vagon girişi yapılamadığı, vagonların RGS
tipi konteynır taşımacılığına uygun monoblok tekerlekli vagonlar olduğu ifade
edilmiştir.
Diğer yandan, Raportörler tarafından Gepa Turizm Taşımacılık Giyim San.
A.Ş. (GEPA) ve Besankum Tic. Ltd. Şti. (BESANKUM) ile de 22.3.2000
tarihinde 1 yıl süreli protokoller imzalandığı; sahibine ait vagonlarla taşımacılık
uygulaması ile Transmekik ve Ser-Gü adlı teşebbüslerin de protokol süresi
dahilinde HAT Ltd. Şti.’nin yaptığı gibi, kendi teşebbüslerine ait olmayan
yükleri taşıyarak dışarıya hizmet verdikleri tespit edilmiştir.
H.3 Savunmalar
TCDD Genel Müdür Yardımcısı Cevat OKTAY ve Hareket Dairesi Başkanı
Süleyman YAVUZ imzalı yazılı savunmada uygulama ile ilgili olarak aşağıdaki
hususlar belirtilmiştir:
“-TCDD, 233 sayılı KHK ve Ana Statü çerçevesinde imtiyaz niteliğinde mal ve
hizmet üreten bir kuruluştur. Bu çerçevede, üretilen mal ve hizmetlerin fiyat ve
işletme politikaları piyasa şartları da gözetilerek ilgili KHK gereği Kuruluşumuz
tarafından belirlenmektedir.
-Kuruluşumuz tarafından başlatılan uygulama 1999 tarihinden bugüne devam
etmektedir. TCDD’nin uygulamadan beklentileri, elinde olmayan ya da yetersiz
olan vagonların 3.şahıslarla yurda getirilip işletilmesi, ulaştırma pazarında
hitap edemediğimiz kesime hitap edebilme imkanlarının yaratılması, 3.
şahıslarla, tekel ve imtiyaz hakkına muhalefet olmayacak şekilde bir
organizasyon içerisinde bulunulmasıdır.
-Evveliyatı olmayan bu uygulamaya başlarken, şüphesiz en ideal şartların
belirlenmesi amaçlanmış, ancak uygulama esnasında birçok boşluklar olduğu
görülerek kısa süre içerisinde bugüne kadar toplam ... Yönetim Kurulu kararı
alınmıştır. Şüphesiz bu kararlar keyfi, şirket ve şahıslar hedeflenerek alınmış
03-61/748-352
19
kararlar olmayıp, gelirlerimiz, maliyetlerimiz ve piyasa koşulları gözetilerek
alınan kararlardır.
-Kuruluşumuz, 3. şahısları protokol yapmaya ve vagon getirmeye
zorlamamaktadır. Kuruluşumuz şartları belirlemekte ve bu şartları ilan
etmektedir. Söz konusu şartlar ve ilan edilen süreler içerisinde uygulamayı
kendileri için fizibil bulan firmalar, bu süre ve şartlar için protokol imzalayarak
vagon getirmektedir. Firmaların fizibiliteleri ile ilgili yaptığı hatalardan
Kuruluşumuzun sorumlu tutulması düşünülemez.
- Hiçbir akdin süresiz olması beklenemez. Nitekim yeni Kamu İhale Kanunu
dahi akit sürelerinde kısıtlamalar getirmiştir. Protokollerin süresiz olması
mümkün değildir, yeni İhale Kanununda bile süre kısıtı vardır.
- Kuruluşumuz hukukun genel prensiplerine uygun olarak Yönetim Kurulu
kararı ile belirlenen yeni şartlardan, eski kararlara göre kısıtlama getirenleri,
devam eden protokollere süresi içerisinde uygulamamaktadır. Çünkü firma bu
süre içerisinde yatırımı fizibil bulmuştur. Nitekim mevcut protokollere yeni
Yönetim Kurulu kararı ile getirilen kısıtlamaların uygulanmamasının sebebi,
daha sonra protokol imzalayacak firmaların aleyhine haksız rekabet doğurmak
değil, hukukun genel prensiplerinden hareketle yürürlükteki protokollere
müdahale edilmeyeceğidir.”
İlk yazılı savunmada, HAT Ltd. Şti. ile yapılan protokolle ilgili olarak ise
aşağıdaki ifadelere yer verilmiştir:
“-HAT Ltd. Şti.’nin protokolü, firmanın iddia ettiği gibi fesih edilmemiştir. Akdin
süresi dolduğundan firma, yeni protokol imzalamak üzere davet edilmiştir;
ancak vagonların teknik özellikleri TCDD’nin belirlediği şartlara uymaması
sebebiyle yeni protokol imzalanmamıştır.
-Vagonların genel olarak demiryolu hatlarında çalışabilmesi için bazı teknik
şartlara haiz olması gerekir. Bu standartlar uluslararası olabileceği gibi, her
idare seyrüsefer emniyeti açısından ayrı ayrı şartlar belirleyebilmektedir.
-HAT Ltd. Şti.’nin getirdiği vagonların büyük bölümü TCDD’nin aradığı teknik
şartlara uymamasına rağmen, protokolün 1 yıl süreli olması ve yeni protokol
döneminde bunların giderileceğini taahhüt etmesi gözetilerek, protokol
süresinde işletilmesine izin verilmiştir. Burada TCDD’nin elinde ilk günden
vagonları işletmeme yetkisi olmasına ve firmanın daha önce teknik çizimlerini
verdiği vagonların çizimlerde belirtilen özellikleri taşımamasına rağmen,
Kuruluşumuz iyi niyet göstermiş ve iyileştirme taahhütnamesi alınarak
vagonlar geçici süreyle işletmeye kabul edilmiştir.
-Firmanın yeni protokol imzalayamamasının asıl nedeni, vagonların teknik
özelliklerinin sefer emniyeti açısından Kuruluşumuz şartlarına uymamasıdır.
Firma taahhütlerini yerine getirmiş olsaydı yeni protokol imzalayacak ve
vagonlar işlemeye devam edebilecekti.
-Soruşturma ve dava konusu olan söz konusu 1 yıllık protokol yürürlükteyken,
firma Kuruluşumuz ile 14.9.2000 tarihinde yeni bir 4 yıllık uygulama protokolü
03-61/748-352
20
imzalamış ve süresinde vagon getiremediği için protokol fesih edilmiştir. Hiçbir
ayırım yapmadan, HAT Ltd. Şti. ile 4 yıllık protokol imzalanmıştır.
-Firma ile imzalanan 4 yıllık protokol döneminde, protokollerde değişiklik
yapmak TCDD’nin gündeminde bulunmamaktaydı. Nitekim devam eden
soruşturma konusu 1 yıl süreli protokolün, süresinin 4 yıla çıkarılma talebi, bu
dönem için firmadan gelseydi söz konusu protokolün süresinin 4 yıla
çıkarılması mümkündü. Ancak Firma, 4 yıl uygulamasının yürürlükte olduğunu
bilmesine rağmen, mevcut 1 yıl süreli protokolün süresinin 4 yıla çıkarılması
talebinde bulunmamıştır. Nitekim ihbar süresi gelince Yönetim Kurulu Kararı
ile protokol şartları değiştiğinden firma TCDD tarafından yeni protokol
yapmaya davet edilmiş; ancak yukarıda da açıklandığı üzere firmanın
taahhütlerini yerine getirmemesi sebebiyle vagonların işletilmesi zaten
mümkün olmayacaktı.
-Kuruluşumuz 11.6.1999 tarihinde Alyans A.Ş. ile (Halit Meriç imzasıyla) 7 yıl
süreli bir protokol imzalamıştır; ancak süresinde vagon getirilmediğinden
protokol fesih edilmiştir. Daha sonra HAT Ltd. Şti. ile imzaladığımız
soruşturma konusu vagonlarla ilgili 1 yıl süreli vagon protokolüne istinaden
vagonların teknik çizimleri istendiğinde, HAT Ltd. Şti. vagon çizimlerini daha
önce Alyans olarak Kuruluşumuza verdiğini ve buna göre işlem yapılmasını
yazı ile bildirmiştir. Ayrıca Alyans Şirketi ile imzalanan vagon sayısı ve tipi
HAT Ltd. Şti. ile imzalananın aynısıdır. Burada HAT Ltd. Şti., yollamış olduğu
yazı ile zımnen Alyans firmasının devamı olduğunu kabul etmiş ve HAT Ltd.
Şti.’nin vagonları, Alyans firmasının çizimlerine göre kabul edilmiştir. Neticede
7 yıl süreli protokol dolaylı olarak HAT Ltd. Şti. ile de imzalanmış; başka bir
deyişle, firma ile hem 4, hem de 7 yıl(dolaylı) süreli protokol imzalanmış
olmasına rağmen, firmanın kendisi bu protokollerin devamlılığını
sağlayamamıştır.
-Firma Rekabet Kurulu’na getirdiği itirazda değindiği konularla ilgili olarak,
aynı zamanda dava açmıştır. Yani yargı hakkını kullanmıştır. Dava devam
ederken aynı gerekçelerle Kurumunuza müracaat edilmesi mükerrer bir
kazanç sağlamaya yönelik bir eylemdir. Bu durum firmanın konu hakkında ne
kadar iyi niyetten uzak bir davranış içerisinde olduğunu göstermektedir. Ayrıca
yargılama halen devam ederken aynı konuda Kurumunuzun soruşturma
başlatması, Rekabet Kanunu’nun 55. maddesinden dolayı sorunlar yaşanması
sonucunu doğuracaktır. Çünkü firma, daha önce idari yargı yolunu seçmiş ve
bu konuda Kuruluşumuz lehine karar çıkmıştır.
-TCDD, bu ve tüm diğer uygulamalarında, 233 sayılı KHK gereği, tekel ve
imtiyaz hakları ile çelişmeyecek şekilde kişi, kurum ve firma ayırımı
gözetmeksizin, piyasa dinamikleri ve kendi bünyesi koşullarına göre hareket
etmektedir.
-Firma, 7 ve 4 yıllık protokolü bilmesine ve soruşturma konusu 1 yıllık
protokolü 4 yıla çevirme şansı olmasına rağmen, tamamen kendi ihmali ile
bunları gerçekleştirmemiştir.
03-61/748-352
21
-Yeni uygulama, sadece HAT Ltd. Şti.’nden istenmemiştir. Uygulama
tarihinden itibaren bütün müracaatlar, yeni şartlara göre değerlendirilmiş ve bu
konuda 4 firma ile yeni şartlara göre protokol imzalanmıştır.
-Eski şartlara göre devam eden protokoller, hiçbir ayırım gözetilmeksizin
süresi dolduktan sonra yürürlükteki yeni protokollerle değiştirilecektir.
-HAT Ltd. Şti.’nin Kuruluşumuzun bütün iyi niyetine rağmen vermiş olduğu,
yazılı taahhütleri yerine getirmediği ve Firmanın iyi niyetli olmadığı göz ardı
edilmemelidir.”
H.4 Delillerin ve Savunmanın Değerlendirilmesi
H.4.1 Delillerin Değerlendirilmesi
H.4.1.1 HAT Ltd. Şti. ile İmzalanan Protokolün Ayırımcılık Unsuru
Olduğu İddiasına İlişkin Delillerin Değerlendirilmesi
TCDD Hareket Dairesi Başkanlığı’nın 22.3.2001 tarih ve 5385 sayılı yazısıyla
protokolün süresinin sona erdiğinin HAT Ltd. Şti.’ne bildirilmesi ve aynı tarihli
ve 05/1.Tarife.15-5381 sayılı emirle, HAT Ltd. Şti.’ne ait “boşalan ve boş
bekleyen vagonların firma tarafından dolu olarak sevki istenildiği takdirde,
%60 indirim uygulanmayıp, normal taşıma ücretleri tahakkuk ettirileceği”
TCDD Bölge Müdürlüklerine bildirildikten sonra HAT Ltd. Şti.’nin TCDD’ye
gönderdiği 4.4.2001 tarihli yazıda, diğer firmalarla 4-7 yıl arasında protokol
imzalanırken kendisiyle 1 yıllık protokol yapılmasından dolayı zarara uğradığı,
zararın giderilmesi için bir işlem yapılacağına dair bir hareket görülmediği ve
bu yüzden Rekabet Kurulu’na başvurulacağı belirtilmiştir.
TCDD Hareket Dairesi Başkanlığının HAT Ltd. Şti.’ne gönderdiği 10.4.2001
tarih ve 6332 sayılı yazısında ise bu konuya yanıt olarak,
“...Buna göre, şirketinizle protokol imzalandığı 23.3.2000 tarih diliminde, farklı
firmalarla 1 yıllık protokol imzalanmış olup, protokol süresinin 4 yıl olarak
belirlendiği 29.6.2000 tarihli yönetim kurulu kararına kadar firmanız haricindeki
diğer 1 yıllık protokol imzalayan firmalar vagon getirmemiştir.”
açıklaması yapılmıştır.
Öte yandan, 30.12.1998- 41/576 sayılı Yönetim Kurulu Kararı ile Genel
Müdürlüğe %60 indirim oranı ile en fazla 7 yıl süreli protokol yapılması
hususunda yetki verildiği dönemde, HAT Ltd. Şti.’nin yanısıra, GEPA ve
BESANKUM ile de 22.3.2000 tarihinde 1 yıllık protokoller imzalandığı tespit
edilmiştir. BESANKUM, 15.6.2003 tarihli yazı ile, TCDD’den protokol süresinin
4 yıla çıkarılmasını talep etmiştir. TCDD ise 21.6.2000 tarih ve 14037 sayılı
yazı ile BESANKUM’a yeni protokol hazırlanması çalışmalarının halen devam
etmekte olup, bitmesini müteakip bilgi verileceğini ilgili firmaya bildirmiştir.
TCDD tarafından aynı tarihte aynı içerikli yazıdan HAT Ltd. Şti.’ne de
gönderilmiştir. 20.7.2003 tarih ve 14726 sayılı yazı ile GEPA’ya protokol
çalışmalarının tamamlandığı bildirilerek, talepleri devam ettiği takdirde
protokoller çerçevesinde TCDD’ye müracaatları istenmiştir. Bu yazışmalar
doğrultusunda GEPA ile 16.8.2000 tarihinde, BESANKUM ile 21.8.2000
tarihinde 4 yıllık yeni protokoller imzalanmıştır. BESANKUM, halen TCDD
03-61/748-352
22
hatlarında vagonlarını kullanmaya devam etmektedir; GEPA ise süresi içinde
vagon getiremediğinden protokolü feshedilmiştir.
Bu çerçevede TCDD’nin yalnızca HAT Ltd. Şti. ile değil, başka teşebbüslerle
de 1 yıllık protokoller imzaladığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla HAT Ltd. Şti.’nin
kendisi ile yapılan sözleşmenin bir yıl süre ile sınırlandırılmasının yatırımın ve
sözleşmenin niteliği itibarıyla sözleşmeyi anlamsız kıldığı iddiasının geçerli
olmadığı kanaatine varılmıştır. Zira sözleşme, tarafların karşılıklı iradelerini
yansıtmaktadır. Aynı dönemde 1 yıllık protokol imzalanan başka teşebbüslerin
varlığı nedeniyle, HAT Ltd. Şti. ile imzalanan protokolün süresi ayırımcılık
unsuru olarak değerlendirilmemiştir.
Diğer yandan, protokol süresi bittikten sonra HAT Ltd. Şti. 2.4.2001 tarihli
yazısında, TCDD ile imzalanan protokolün 23.3.2001 tarihinde sona erdiğini,
15.6.2000 tarihinde protokol süresinin 4 yıla çıkarılmasına ilişkin başvurularına
rağmen geçen 9 aylık süre zarfında bir gelişmenin meydana gelmediğini
belirtmiştir. TCDD’nin, HAT Ltd. Şti.’nin 15.6.2000 tarihli yazısı ile ilgili olarak
gönderdiği 21.6.2000 tarihli yazıda ise, protokol yürürlük süresinin 4 yıla
çıkarılması hususunda çalışmaların halen devam etmekte olduğu ve
çalışmaların bitmesini müteakip kendilerine bilgi verileceği ifade edilmiştir.
Ancak HAT Ltd. Şti.’ne, diğer firmalara gönderildiği gibi, “talepleri devam ettiği
takdirde protokol çerçevesinde müracaatı”nı isteyen bir yazı gönderildiğine
rastlanmamıştır. Dosya mevcudu bilgilerden, HAT Ltd. Şti.’ne bu şekilde bir
davet yazısı gönderilmemesinin temel nedeninin firmanın vagonlarında
karşılaşılan teknik sorunlar ile bunların giderilmesinde yaşanan anlaşmazlıklar
ve verilen taahhütlerin tam olarak yerine getirilmemesi olduğu kanaatine
varılmıştır.
Ayrıca HAT Ltd. Şti. ile 14.9.2000 tarihinde 100 adet UAGPS tipi vagon için 4
yıl süreli bir protokol imzalanmış olması, HAT Ltd. Şti.’nin 4 yıllık protokol
talebinin karşılandığını göstermektedir. Bu çerçevede, protokol süresi
konusunda HAT Ltd. Şti.’ne ayırımcı davranıldığına ilişkin yeterli kanıt
bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
H.4.1.2 HAT Ltd. Şti.’ne Uygulanan Teknik Şartların Ayırımcılık Unsuru
Olduğu İddiasına İlişkin Delillerin Değerlendirilmesi
TCDD, HAT Ltd. Şti.’nin 22-23.6.2000 tarihlerinde Samsun Limanı’na getirdiği
44 adet vagonun ve 17.10.2000 tarihinde Kapıkule Garı’nda muayenesi
yapılan 60 adet vagonun işlettiği raylarda kullanılmasının özellikle
tekerleklerinin monoblok olmaması nedeniyle sakıncalı olduğunu HAT Ltd.
Şti.’ne bildirmiş ve kasnaklı tekerleklerin monoblok olacak şekilde
değiştirilmesiyle ilgili olarak söz konusu teşebbüsten tahhütname almıştır.
Çeşitli defalar süresi uzatılan bu yükümlülük, HAT Ltd. Şti. tarafından süresi
içinde gerçekleştirilememiş ve kasnaklı tekerlek kullanılan vagonlar HAT Ltd.
Şti.’nin protokolü sona erdirilmeden servis dışı bırakılmıştır.
TCDD yetkilileri, kasnaklı tekerlek kullanımının kasnak ile göbeğin bu tip
tekerleklerde ayrı parçalardan oluşması ve kasnağın göbekten ayrılma riskinin
bulunması nedeniyle seyrüsefer emniyetini bozduğunu ve TCDD’nin kendi
03-61/748-352
23
vagonlarında kullanılan tekerleklerin tamamına yakınının monoblok
tekerleklere sahip olduğunu ifade etmişlerdir.
TCDD Hareket Dairesi Başkanlığı tarafından 18.7.2001 tarihinde Siirt Kurtalan
Çimento’ya gönderilen yazıda söz konusu teşebbüsün halihazırda TCDD
raylarında kullanılan vagonlarına ait tekerleklerin monoblok olmadığı ve genel
bakım-onarım gerekleri şirkete bildirilmiş, “kasnak geçmeli tekerleklerin
değişimi halinde yerine monoblok tekerlek kullanılması gerekmektedir.”
denilmiştir. Bu yazıdan, TCDD tarafından Siirt Kurtalan Çimento’ya
tekerleklerini değiştirmesine yönelik olarak bir baskı yapılmadığı anlaşılmıştır.
Uygulamada meydana gelen bu farklılığın nedeni, TCDD yetkilileri tarafından,
Siirt Kurtalan Çimento ile yapılan protokolün teknik şartlara ilişkin bir hüküm
içermemesi, buna karşın HAT Ltd. Şti. ile yapılan protokolün “Teknik
Uygunluk” başlıklı 15. maddesinin vagonlara ait teknik özellikleri belirten
dokümanların firma tarafından TCDD’ye gönderilmesi ve Teknik Daire
tarafından uygun görülmesi halinde protokolün yürürlüğe gireceğini öngörmesi
olarak belirtilmiştir.
HAT Ltd. Şti. ise Alyans A.Ş. ile aynı vagon tipinde vagonlar getireceğini
belirterek vagon dokümanlarını göndermemiş, ancak getirilen vagonların
kasnaklı tekerleklere sahip olduğu vagonlar yurda geldikten sonra yapılan
incelemeler sırasında görülmüştür. Protokoldeki söz konusu maddenin bu
tarihten sonra başka teşebbüslerle yapılan diğer protokollerde de bulunduğu
tespit edilmiştir.
Siirt Kurtalan Çimento ile yapılan protokolde teknik şartlara ilişkin bir hüküm
bulunmaması, söz konusu teşebbüse tekerleklerin tipi konusunda bir edimin
yerine getirilmesinin TCDD tarafından talep edilmesini olanaksız hale
getirmektedir. Bu duruma ek olarak TCDD’nin, HAT Ltd. Şti.’nin vagonlarının
tekerleklerin tipi konusundaki uyarıyı, vagonlar yurda gelir gelmez yapması ve
HAT Ltd. Şti.’nin de bu konuda gerekli önlemleri alacağını taahhüt etmesi
nedenleriyle, TCDD’nin tekerleklerin değiştirilmesi şartını şikayetçi teşebbüsü
pazar dışına itme ya da ayırımcılık yapma amacıyla öne sürmediği sonucuna
ulaşılmıştır. TCDD ile protokol imzalayan ilk teşebbüs, Siirt Kurtalan
Çimento’dur. Bu husus göz önünde bulundurulduğunda, 1 yıl sonra protokol
imzalamak isteyen HAT Ltd. Şti.’nin protokolünde Siirt Kurtalan Çimento’nun
protokolünden farklı olarak teknik uygunluk hükmü bulunmasının ayırımcılık
değil, idarenin teşvik ettiği yeni bir uygulamada karşılaşabileceği teknik
aksaklıkları gidermeye yönelik olarak olarak aldığı bir tedbir olduğu
değerlendirilmiştir.
HAT Ltd. Şti.’nin protokolünün süresi bittikten sonra, yeni protokol imzalamak
istediğinde yeni teknik şartlarla karşı karşıya kalması ise, bu durumun yeni
vagon getirmek isteyen bütün teşebbüsler için geçerli olması ve TCDD’nin
demiryolu altyapısının işleticisi olarak raylarında kullanılacak vagonların teknik
özelliklerini belirleme yetkisine sahip olması nedeniyle bir ayırımcılık unsuru
olarak görülmemiştir. Bu çerçevede, teknik şartlar konusunda HAT Ltd. Şti.’ne
ayırımcı davranılmadığı kanaatine varılmıştır.
03-61/748-352
24
H.4.2 Savunmanın Değerlendirilmesi
- “Yargılama devam ederken aynı konuda Kurumun soruşturma başlatması
RKHK 55. madde açısından sorun yaratacaktır.”
Soruşturmanın konusu idari yargıda açılan davanınkiyle çakışmamaktadır:
İdare mahkemesinin verdiği karar sözleşmenin idari bir sözleşme olmadığına,
özel hukuk hükümleri doğrultusunda çözülmesi gerektiğine ilişkindir. HAT Ltd.
Şti. ile TCDD arasında imzalanan protokolün nasıl sona erdirildiği konusu
ayrıca adli yargıya da intikal etmiştir. Mahkeme protokolün sona erdirilmesinin
haksız bir fesih işlemi olup olmamasıyla ilgilenmektedir. Soruşturmanın
konusu ise yapılan eylemin hakim durumdaki bir teşebbüsün bu durumu
kötüye kullanarak rakibini pazar dışına itip itmediği, dolayısıyla 4054 sayılı
Kanun’un 6. maddesinin ihlal edilip edilmediğiyle ilgilidir. Kanun’un 55.
maddesinin ise konuyla bir ilgisi olmadığı kanaatine varılmıştır.
- “233 sayılı KHK ve Ana statü uyarınca TCDD imtiyaz niteliğinde mal ve
hizmet üretmektedir. Bu çerçevede, üretilen mal ve hizmetlerin fiyat ve işletme
politikaları piyasa şartları da gözetilerek ilgili KHK gereği TCDD tarafından
belirlenmektedir.”
233 sayılı KHK tarafından TCDD’ye verilen imtiyaz demiryollarının
işletilmesine ilişkindir. Zira TCDD’nin Ana Statüsünün 4. maddesinin birinci
bendinde Kuruluşun faaliyet konuları arasında “Devletçe kendisine verilen
demiryollarını, liman, rıhtım ve iskeleleri işletmek, genişletmek ve yenilemek”
sayılmaktadır. TCDD’ye münhasıran verilen, demiryollarını işletme görevidir.
Sahibine ait vagonlarla başka teşebbüslerin taşımacılık yapabilmesi, bu
imtiyazın demiryolu taşımacılığı pazarında TCDD tarafından başkalarıyla
paylaşılabildiği anlamına gelmektedir. Dolayısıyla “Demiryollarıyla ilgili olarak
herhangi bir faaliyet göstermek mutlak olarak TCDD’nin imtiyazıdır.” demek
doğru değildir.
Bu çerçevede, TCDD tarafından fiyat ve işletme politikaları belirlenirken
piyasa şartlarının yanısıra, rekabeti sınırlayıcı uygulamalardan kaçınılması
gereğinin de dikkate alınması gerekmektedir.
- “HAT Ltd. (Şti.), Alyans A.Ş.’nin devamıdır. Dolayısıyla Alyans A.Ş. ile 7 yıllık
protokol yapılmış olması, HAT Ltd. (Şti.) ile de bu koşullarla bir protokol
yapılmış sayılmasını sağlar.”
HAT Ltd. Şti. ile Alyans A.Ş. ayrı tüzel kişiliklerdir. Yürürlükteki hukuk kuralları
çerçevesinde, bir tüzel kişinin diğerinin devamı olması biçiminde bir
değerlendirme yapılması geçerli görülmemektedir.
İ- GEREKÇE VE HUKUKİ DAYANAK
İ.1.1 TCDD’nin Teşebbüs Niteliği
Rekabet Kurulu 01-12/114-29 sayılı ASKİ Kararı'nda9, 4054 sayılı Kanun'un 3.
maddesinde; "piyasada mal veya hizmet üreten pazarlayan, satan gerçek ve
9 4.1.2002 tarih ve 24630 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.
03-61/748-352
25
tüzel kişilerle bağımsız karar verebilen ve ekonomik bakımdan bir bütün teşkil
eden birimler" olarak yapılan teşebbüs tanımına değinmiş ve buna göre
teşebbüs tanımında iki kriter ortaya çıktığı sonucuna varmıştır:
“1.Fonksiyonel Ölçüt: Piyasada mal veya hizmet üretme, pazarlama,
satma diğer bir deyişle piyasada ekonomik faliyet gösterme,
2. Şekli Ölçüt: Bağımsız karar verebilme ve ekonomik bakımdan bir
bütün teşkil etme.”
Kanun’da ekonomik faaliyet açısından herhangi bir sınırlama öngörülmediği
özellikle vurgulanan Karar’da, “herhangi bir mal veya hizmet piyasasında
üretim, satış, pazarlama ve dağıtım gibi ekonomik sürecin herhangi bir
aşamasında faaliyet göstermek ekonomik faaliyet unsuru açısından yeterlidir.
Ayrıca, faaliyeti yürütenin hukuki niteliği de önem taşımamaktadır; gerçek
veya tüzel, kamu veya özel (olması gözetilmeden), ekonomik faaliyette
bulunan bütün aktörler(in) teşebbüs kabul edildiği” belirtilmiştir.
Kanun’un 2. maddesinin gerekçesinde “Rekabetin sağladığı yararların bir
bütün olarak ekonominin tüm alanlarından istenmesi normaldir. Bu nedenle
rekabet kuralları ekonomik faaliyette bulunan her teşebbüse uygulanmalıdır.
Teşebbüslerin kamu kurumlarına veya özel kişilere ait olmasının önemi
yoktur. Her ne kadar rekabet hukukunda da kamu yararı ve kamu düzeninin
korunması amaçları ön plana çıkıyorsa da genel ekonomik menfaatlere hizmet
etmekle görevlendirilmiş teşebbüslerin bu görevlerini yerine getirmelerinin
rekabet kurallarıyla çatışmaması gerekir...” denilmek suretiyle, kamuya ait
teşebbüslerin de Kanun kapsamında olduğu açıkça ifade edilmiştir.
ASKİ Kararında alıntı yapılan Yargıtay’ın, “Taraflardan biri olan idarenin,
evvelden, bir takım şartları hazırlayarak bunları bir icap şeklinde umuma arz
ve ferdin bu şartları zımnen kabul etmesi suretiyle hizmetten faydalanması
tecelli ve tezahür eden ve özel hukuk alanında sigorta ve nakliye mukaveleleri
gibi emsali bulunan bu sözleşmeler de onların tamamen aynıdır. Bunlar
özellikle, ticari ve sınai niteliği daha kuvvetli görülen teşebüsler olup
demiryolları, tramvay ve diğer nakil vasıtaları, su, havagazı, telefon, radyo,
televizyon gibi faaliyetler bu sınıfa dahil bulunmaktadır. Bu teşebbüsler Devlet
(Kamu idaresi) ya da mahalli idareler veya kamu kurumları tarafından
işletildiği vakit, bunların ticari bir teşebbüs teşkil edeceği, bu kurumlarla fertler
arasındaki ilişkilerin özel hukuk kurallarına tabi olacağı ve bunun sonucu
olarak anılan işler karşısında ferdin durumunun tamamen akdi nitelikte
bulunduğunu kabul etmek gerekir.” şeklindeki içtihadında10 demiryoluyla ilgili
faaliyetlerin ekonomik faaliyet olarak nitelendirildiği görülmektedir.
Yönetim Kurulu’nun 233 sayılı KHK’nın 9. maddesinde sayılan ve yukarıda
değinilen görev ve yetkileri nedeniyle, TCDD’nin bağımsız karar verebilen bir
teşebbüs olduğu anlaşılmıştır. Aynı KHK’nın 1. maddesinin 2/a fıkrasında söz
konusu KHK’nın amacının KİTlerin “..özerk bir tarzda ve ekonominin
kurallarına uygun olarak yönetilmelerini” düzenlemek olduğu; 4/1 maddesinde
teşebbüslerin tüzel kişiliğe sahip olduğu; 4/2 maddesinde ise teşebbüslerin,
saklı tutulan hususlar dışında özel hukuk hükümlerine tabi olduğu belirtilerek
10 Yargıtay 4. Hukuk Dairesi; 16.6.1975 tarih ve E.975/3743-K.975/7667 sayılı Karar.
03-61/748-352
26
KİTlerin bağımsız karar alabilme kabiliyetlerinin bulunduğu teyit edilmektedir.
Dolayısıyla TCDD “şekli ölçüt”ü sağlamaktadır.
TCDD’nin 4054 sayılı Kanun’un uygulanması bakımından teşebbüs olarak
değerlendirilebilmesi için demiryolu işletmeciliği ve demiryolu ile yük
taşımacılığı faaliyetlerinin iktisadi faaliyet olması ve bu kurumun kamuya ait
olmakla birlikte bağımsız karar verebilmesi gerekmektedir. Şikayet konusu
üçüncü şahıslara ait vagonlarla taşımacılık uygulamasıyla ilgili olarak bütün
kararların Yönetim Kurulu ve Genel Müdürlük tarafından alındığı tespit
edilmiştir. TCDD’nin demiryolu işletmeciliği ve demiryolu ile yük taşımacılığı
hizmetleri, genel ekonomik menfaate yönelik hizmetler içinde yer almaktadır
ve bu faaliyetler iktisadi nitelik taşımaktadır.
Bu çerçevede, incelemeye konu olan demiryolu işletmeciliği ve demiryolu ile
yük taşımacılığı faaliyetinin iktisadi faaliyet teşkil etmesi ve TCDD yönetiminin
soruşturma konusu olayda bağımsız karar verebilmesi sebebleriyle TCDD’nin
4054 sayılı Kanun’un uygulanması bakımından soruşturma konusu faaliyetleri
itibarıyla teşebbüs olduğu neticesine varılmıştır.
İ.1.2 TCDD’nin Demiryolu İşletmeciliği Pazarında Hakim Durumu
233 sayılı KHK kamu iktisadi kuruluşlarının tekel niteliğindeki mal ve hizmetleri
kamu yararı gözeterek üretmek ve pazarlamak üzere kurulan ve ürettiği mal
ve hizmetler imtiyaz sayılan kuruluşlar olduğunu hükme bağlamaktadır. TCDD
Ana Statüsü’nde de belirtildiği üzere, “Devletçe kendisine verilen
demiryollarını işletmek, genişletmek ve yenilemek” TCDD’nin başta gelen
amaç ve faaliyet konularındandır. Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde
demiryolu işletmeciliği yapmak, mevzuat gereği yalnızca TCDD’nin
verebileceği bir hizmettir. Bu nedenle ilgili pazarda potansiyel bir rekabetten
bahsetmek mümkün olmadığı için, TCDD üzerinde herhangi bir rekabetçi
baskı da bulunmamaktadır. Bu çerçevede, TCDD’nin, Türkiye Cumhuriyeti
sınırları içinde demiryolu işletmeciliği hizmetleri olarak tespit edilmiş olan ilgili
pazarda hakim durumda olduğu belirlenmiştir.
Demiryolu işletmeciliği hizmetleri konusunda TCDD’ye imtiyaz verilmiş
olduğundan, bu hizmetlerden faydalanarak taşımacılık yapan teşebbüsler,
tekelci teşebbüse ekonomik olarak bağımlı durumdadır. Dolayısıyla, demiryolu
taşımacılığı konusunda faaliyet gösteren başka teşebbüslerin varlığı,
TCDD’nin ilgili pazarda hakim durumda olduğu gerçeğini değiştirmemektedir.
TCDD, ülkemizdeki demiryolu ulaştırma altyapısının sahibidir. Demiryolu
taşımacılığının üst pazarını oluşturan demiryolu altyapısı, demiryoluyla
taşımacılık yapmak isteyen teşebbüsler için, onu kullanmadan faaliyet
gösteremeyecekleri bir yatırımdır. TCDD’nin demiryolu işletmeciliği pazarında
hakim durumda olması, taşımacılık yapmak isteyen teşebbüsler için TCDD’yi
demiryolu altyapısına sahip tek kaynak haline getirmektedir.
TCDD’nin işlettiği demiryolu ağına alternatif bir şebeke kurulması hem
yatırımın olağanüstü büyüklüğü hem de iktisadi olmaması nedeniyle imkansız
denilecek kadar zordur. Ayrıca TCDD’nin demiryolu işletme imtiyazı
bulunduğu için altyapının yeniden üretilmesi yasal olarak mümkün değildir.
03-61/748-352
27
Demiryolu ağını oluşturmak, ekonomideki bütün teşebbüsler için iktisadi
olarak zor, hukuki olarak da olanaksızdır.
İ.1.3 TCDD’nin HAT Ltd. Şti. ile İmzaladığı Protokolün Süresinin ve
Sunduğu Teknik Şartların Ayırımcılık Unsuru Olmadığı
4054 sayılı Kanun’un 6. maddesinde “Bir veya birden fazla teşebbüsün
ülkenin bütününde ya da bir bölümünde bir mal veya hizmet piyasasındaki
hakim durumunu tek başına yahut başkaları ile yapacağı anlaşmalar ya da
birlikte davranışlar ile kötüye kullanması hukuka aykırı ve yasaktır.” hükmü yer
almaktadır. hakim durumdaki bir firmanın müşterileri arasında ayırımcılık
yapması ise, aynı maddenin (b) bendinde “eşit durumdaki alıcılara aynı ve eşit
hak, yükümlülük ve edimler için farklı şartlar ileri sürerek, doğrudan veya
dolaylı olarak ayırımcılık yapılması” şeklinde, kötüye kullanma halleri arasında
ifade edilmektedir.
4054 sayılı Kanun’un 6. maddesinde yasaklanan anlaşma, davranış ve kötüye
kullanma hallerine verilen örnekler arasında, (b) bendinde “eşit durumdaki
alıcılara aynı ve eşit hak, yükümlülük ve edimler için farklı şartlar ileri sürerek,
doğrudan veya dolaylı olarak ayırımcılık yapılması” sayılmaktadır. Hakkında
soruşturma yürütülen teşebbüsün uygulamalarının Kanun’un 6. maddesinin
özellikle (b) bendini ihlal ettiğine ilişkin yeterli kanıta ulaşılmamıştır. Diğer
firmalarla da bir yıllık protokoller imzalanmış olması, vagonların hatlara
alınmamasının teknik koşulların karşılanmamasına dayanması ve diğer
teşebbüslerle imzalanan protokollerde de aynı teknik uygunluk hükümlerinin
bulunması, HAT Ltd. Şti.’ne ayırımcılık yapıldığı iddialarını dayanaksız
bırakmaktadır.
İ.1.4 HAT Ltd. Şti.’nin Sözlü Savunma Talebinin Reddine İlişkin Gerekçe
ve Hukuki Dayanak
Şikayetçi HAT Ltd. Şti. vekili tarafından gönderilen ve 8.9.2003 tarih, 4342
sayı ile Kurum kayıtlarına intikal eden dilekçede, Soruşturma Heyeti'nin
raporunun kabul edilmediği, itirazların ve konunun iyice değerlendirilmesi için
Kurul tarafından nihai karar verilmeden önce tarafların sözlü savunmaya
çağırılmaları gerektiği belirtilerek, sözlü savunma taleplerinin kabul edilmesi
istenmiştir.
4054 sayılı Kanun’un 42. maddesinin birinci fıkrasında “Kurulun, ihbar veya
şikayet başvurularında ileri sürülen iddiaları ciddi ve yeterli bulması
durumunda, ihbar veya şikayet edenlere ileri sürülen iddiaların ciddi
bulunduğu ve araştırmaya başlandığı yazılı olarak bildirilir.” hükmü yer
almaktadır. Rekabet Hukuku usulünde Kurul’un kendililiğinden harekete
geçmesi ilkesi geçerlidir ve şikayet, Kurul’u harekete geçiren bir unsur olup
kamu ile ilgili bir ihlalin Kurul’a bildirilmesi anlamındadır. Dolayısıyla
şikayetçinin fonksiyonu soruşturma açılması aşamasında son bulmaktadır.
Kanun’un 46. maddesinde, sözlü savunma toplantısına ilişkin olarak “Sözlü
savunma toplantısı, tarafların cevap dilekçesi ya da savunma dilekçelerinde
sözlü savunma hakkını kullanmak istediklerini bildirmeleri üzerine yapılır.
Ayrıca Kurul, kendiliğinden sözlü savunma toplantısı yapılmasına karar
verebilir.” hükmü yer almaktadır. Bu hükümdeki cevap dilekçesi ya da
savunma dilekçesi ifadeleri, hakkında soruşturma yürütülen taraf/tarafların
03-61/748-352
28
Soruşturma Raporuna veya ek görüşe karşı hazırlayacakları dilekçeleri ifade
etmektedir. Zira bu maddenin gerekçesi şu şekildedir: “Sözlü savunma
toplantısı zorunlu değildir. Taraflar savunmalarını sözlü olarak daha iyi
yapacaklarını düşünüyorlarsa bu taleplerini belirtilen süreler içinde
yapmalıdırlar. Kurul da sözlü savunma toplantısı yapılmasını gerekli
görebilir.”. Bu çerçevede 4054 sayılı Kanun bakımından taraf olmadığı için,
şikayetçinin ancak Kurul sözlü savunma toplantısı yapılmasına karar verdiği
takdirde, dinlenilmeyi talep etme hakkı bulunmaktadır.
Söz konusu dosyada Soruşturma Raporu, bu olaya özgü olarak, şikayetçiye
de gönderilmiştir. Bunun nedeni, şikayetçinin taraf olarak kabul edilmesi değil;
Soruşturma Heyeti’nin Kanun’un 6. maddesinin ihlal edildiğine ilişkin yeterli
kanıt bulunmaması dolayısıyla şikayetçiden olayı aydınlatabilecek yeni kanıt,
bilgi ve bulgu edinilebileceği olasılığıdır. Raporun gönderilmiş olması,
şikayetçiye taraf olma ve sözlü savunma talep etme hakkı vermez. Zira
şikayetçinin savunma yapması söz konusu değildir.
Şikayetçi vekili tarafından gönderilen söz konusu dilekçede, olayı
aydınatabilecek yeni iddialar ve deliller sunulmamış; Soruşturma Raporunun
değerlendirmesi yapılmıştır. Dolayısıyla, hakkında soruşturma yürütülen
TCDD’nin sözlü savunma talebi bulunmadığından ve Kurul tarafından da
sözlü savunma yapılmasına gerek duyulmadığından, sözlü savunma toplantısı
düzenlenmesini gerektirecek bir durum bulunmadığı ve bu doğrultuda
şikayetçinin talebinin reddedilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
J- SONUÇ
Yapılan görüşmeler sonucunda;
1. Şikayetçi taraf olan Hat Uluslararası Taşımacılık ve Denizcilik Ltd. Şti.
(HAT Ltd. Şti.) vekili Av. A. Zafer KARACA imzalı ve 8.9.2003 tarihli
başvuru ile Kurum’a iletilen sözlü savunma toplantısı talebinin görüşülmesi
sonucunda; 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 46. ve
47. maddelerine göre sözlü savunma toplantısı yapılmasını gerektirecek bir
durum bulunmadığına, talebin reddine esasta OYBİRLİĞİ, gerekçede
OYÇOKLUĞU ile;
2. Düzenlenen rapora, toplanan delillere ve incelenen dosya kapsamına
göre;
a) T.C. Devlet Demiryolları Işletmesi (TCDD)’nin 4054 sayılı Kanun’un
uygulanması bakımından bir teşebbüs olduğu,
b) TCDD’nin demiryolu işletmeciliği hizmetleri pazarında hakim bulunduğu,
c) Şikayetçi HAT Ltd. Şti. ile imzalanan protokolün süresinin bir ayırımcılık
unsuru olduğuna ve bu şirkete vagonların uyması gereken teknik şartlarla
ilgili olarak ayırımcı ve piyasa dışına itme amacıyla davranıldığına ilişkin
yeterli kanıt bulunmadığı
tespit edildiğinden, TCDD’nin şikayete konu uygulamalarının 4054 sayılı
03-61/748-352
29
Kanun’un 6. maddesine aykırılık teşkil etmediğine ve dolayısıyla şikayetin
reddine OYBİRLİĞİ ile;
Danıştay yolu açık olmak üzere 17.9.2003 tarihinde karar verilmiştir.
03-61/748-352
1
Rekabet Kurulu’nun 17.09.2003 tarih ve 03-61/748-352 sayılı Kararı’na
KARŞI OY GEREKÇESİ
4054 Sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 46. maddesinin
1. fıkrası, sözlü savunma toplantısı yapılması talebinin ne zaman ve ne
şekilde olacağını düzenlemiştir. Bu hak, Rekabet Kurumu’na sunulan cevap
dilekçesi veya savunma dilekçesi ile kullanılabilinir. Kurul resen de sözlü
savunma toplantısı yapılmasına karar verebilir.
Şikayetçi taraf olan Hat Uluslararası Taşımacılık ve Deniz Ltd. Şti.
vekili 08.09.2003 tarihinde ve yukarıda belirtilen yöntem ve süreden sonra
sözlü savunma yapılması talebinde bulunmaktadır.
Yukarıda açıkladığım neden ve gerekçe ile şikayetçinin sözlü savunma
toplantısı talebinin reddi gerektiği görüşündeyim.
M.Sıraç ASLAN
Kurul Üyesi
03-61/748-352
2
(Rekabet Kurulu’nun 17.09.2003 tarih ve 03-61/748-352 sayılı Kararı)
KARŞI OY GEREKÇESİ
T.C. Devlet Demiryolları İşletmesi (TCDD)’nin ayrımcı davranışlarla Hat
Uluslararası Taşımacılık ve Denizcilik Ltd. Şti.’ni piyasa dışına iterek 4054
sayılı Kanun’u ihlal edip etmediğinin tespitine dair Kararın 1)maddesinde
şikayetçi tarafın sözlü savunma talebinin, 4054 sayılı Rekabetin Korunması
Hakkında Kanun’un;
- 46.maddesinin “… tarafların cevap dilekçesi ya da savunma
dilekçelerinde sözlü savunma haklarını kullanmak istediklerini bildirmeleri
üzerine yapılır.”
- 47.madesinin “… oturumlara bu Kanunu ihlal ettiği iddia edilen
taraflar veya bunların temsilcileri ile doğrudan ya da dolaylı menfaati olduğunu
oturumdan önce Kurul’a ispatlayanlar ya da onların temsilcileri katılabilir.”
hükümleri ve yine 46.maddede “Kurul, kendiliğinden sözlü savunma toplantısı
yapılmasına karar verebilir”,
Hükmü uyarınca; şikayetçinin taraf olarak kabul edilebilmesi
gereğinden ve ayrıca, Kurul’un konudaki yasal selahiyeti çerçevesinde
soruşturma kararının niteliğine olabilecek olumlu katkıları ve şikayetçi tarafa
verilecek sözlü savunma hakkı ile görüşlerini ifade etme imkanı
sağlanabilmesi bakımından karşılanmasının uygun olduğu kanaatindeyiz.
Rıfkı ÜNAL Süreyya ÇAKIN
Kurul Üyesi Kurul Üyesi
Full & Egal Universal Law Academy