BU KARAR DANISTAY 13.DAIRESI’NCE IPTAL
EDILMISTIR. REKABET KURULU’NUN AYNI
KONUYA ILISKIN 08.02.2007 TARIH VE 07-13/101-30
NOLU KARARINA INTERNET SAYFAMIZDAKI
KARAR ARAMA BÖLÜMÜNDEN ERİŞEBİLİRSİNİZ.
03–72/874-373
2
Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
(Soruşturma)
Dosya Sayısı : 2002-1-42, 2002-1-75
Karar Sayısı : 03–72/874-373
Karar Tarihi : 10.11.2003
Dosya Konusu : Çukurova Elektrik A.Ş.’nin, Enerjisa Enerji Üretim A.Ş.’nin
otoprodüktör santralinde üreteceği elektriğin nakli için gerekli sözleşmeyi ve
ulusal iletim ve dağıtım hattına ulaşım için gerekli bağlantıyı yapmadığına;
Toros Enerji Üretimi Otoprodüktör Grubu A.Ş.’ye ait otoprodüktör tesislerinde
üretilen elektriği taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı bir biçimde satın
almadığına ve Toros’un ortaklarına enerji nakli yapmasını engellediğine ilişkin
iddiaların incelenerek 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 6.
maddesini ihlal edip etmediğinin tespiti.
A- TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER:
Başkan : Mustafa PARLAK
Üyeler : Tuncay SONGÖR, A. Ersan GÖKMEN, R. Müfit SONBAY, Prof.
Dr. Zühtü AYTAÇ, Rıfkı ÜNAL, Kublay ATASAYAR, Prof. Dr.
Nurettin KALDIRIMCI, M. Sıraç ASLAN, Süreyya ÇAKIN
B- SORUŞTURMA HEYETİ:
Başkan : Rıfkı ÜNAL
Raportörler : M. Ömür PAŞAOĞLU, F. Yeşim AKCOLLU,
Harun ULU, Mert KARAMUSTAFAOĞLU
C- ŞİKAYET EDEN: - Enerjisa Enerji Üretim A.Ş. (Enerjisa)
Kentsa 41220 Alikahya - KOCAELİ
- Toros Enerji Üretimi Otoprodüktör Grubu A.Ş. (Toros)
Toros Binası, Akatlar 80630 İSTANBUL
D- HAKKINDA SORUŞTURMA YAPILAN:
- Çukurova Elektrik A.Ş. (ÇEAŞ)
- Temsilcisi: Av. Mehmet İPEK
İpek Hukuk Bürosu Nispetiye Cad. Başa Sok. Alemdar Apt.
No:9/1 80620 1.Levent -İstanbul
03–72/874-373
3
E- İDDİALARIN ÖZETİ:
ÇEAŞ’ın, Enerjisa’nın otoprodüktör santralinde üreteceği elektriğin nakli için gerekli
sözleşmeyi ve ulusal iletim ve dağıtım hattına ulaşım için gerekli bağlantıyı
yapmadığı; yine aynı teşebbüsün Toros’a ait otoprodüktör tesislerinde üretilen
elektriği taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı bir biçimde satın almadığı ve
Toros’un ortaklarına naklini engellediği; bu eylemleriyle ÇEAŞ’ın bölgedeki hakim
durumunu kötüye kullandığı iddia edilmektedir.
F- DOSYA EVRELERİ:
Enerjisa’nın Kurum kayıtlarına 9.4.2002 tarih ve 1653 sayıyla giren şikayetine
yönelik olarak hazırlanan 12.4.2002 tarih ve 2002-1-42/BN-02-YA sayılı Bilgi Notu,
30.4.2002 tarih ve 01-26 sayılı Kurul toplantısında görüşülmüş, dosya konusu
şikayetteki iddiaların açıklığa kavuşturulabilmesi amacıyla 4054 sayılı Kanun’un
40/1. maddesi uyarınca ÇEAŞ hakkında önaraştırma yapılmasına ve Enerjisa’nın
tedbir talebinin önaraştırma sürecinde değerlendirilmesine karar verilmiştir.
Başkanlıkça görevlendirilen Kurum Uzmanlarının 16.5.2002 tarihinde ÇEAŞ’ta
yerinde inceleme yapması ÇEAŞ yetkilileri tarafından engellenmiştir. Bu durum,
teşebbüsün konuya ilişkin görüşlerine de yer veren bir tutanakla tespit edilmiştir.
Söz konusu tutanak, 16.5.2002 tarih ve 02-201 sayılı Kurul toplantısında
görüşülmüş ve yerinde inceleme yapılmasına ilişkin yazılı bir davet gönderilinceye
kadar, Kararın tebliğinden başlamak üzere ÇEAŞ’a her gün için 581.610.000 TL.
süreli idari para cezası uygulanmasına karar verilmiştir.
ÇEAŞ’ın Kurum kayıtlarına 21.5.2002 tarih ve 2300 sayı ile giren dilekçesinde,
yazılı bir davet yer almadığından ve Kurul’un süreli idari para cezası kararına
dayanak teşkil eden 16.5.2002 tarihli tutanakta yer verilen görüşlerden farklı bir
husus bulunmadığından, söz konusu dilekçe bir davet olarak değerlendirilmemiştir.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na (Bakanlık) gönderilen 23.5.2002 tarih ve
1162 sayılı yazı ile; soruşturma sürecinde değerlendirilmek üzere bazı bilgi ve
belgeler istenilmiştir. Bakanlık 4.6.2002 tarih ve 8766 sayılı yazı ile ilgili belgeleri
göndermiştir.
Önaraştırma sonucunda hazırlanan 6.6.2002 tarih ve 2002-1-42/ÖA-02-MÖP sayılı
Önaraştırma Raporu, 4.7.2002 tarih ve 02-42 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek,
ÇEAŞ hakkında soruşturma açılmasına ve Enerjisa’nın ihtiyati tedbire ilişkin
talebinin soruşturma aşamasında değerlendirilmesine karar verilmiştir.
ÇEAŞ’a gönderilen 15.7.2002 tarih ve 1559 sayılı yazı ile, hakkında soruşturma
açıldığı bildirilmiş ve konuyla ilgili ilk yazılı savunmasını 30 gün içerisinde Kurum’a
göndermesi istenilmiştir. Ayrıca, 15.7.2002 tarih ve 1557 sayılı yazı ile Enerjisa’ya
soruşturmanın açıldığına ve geçici tedbir talebinin soruşturma aşamasında
değerlendirileceğine dair bilgi verilmiştir.
03–72/874-373
4
Toros’un Kurum kayıtlarına 24.6.2002 tarih ve 2748 sayı ile intikal eden şikayetine
yönelik olarak hazırlanan 2.7.2002 tarih ve 2002-1-75/BN-02-MÖP sayılı Bilgi Notu,
4.7.2003 tarih ve 02-42 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek ÇEAŞ hakkında
önaraştırma açılmasına karar verilmiştir. Önaraştırma sonucunda hazırlanan
18.7.2002 tarih ve 2002-1-75/ÖA-02-MÖP sayılı Önaraştırma Raporu, 25.7.2002
tarih ve 02-45 sayılı toplantısında görüşülerek, ÇEAŞ hakkında soruşturma
açılmasına ve bu soruşturmanın ÇEAŞ hakkında yürütülen mevcut soruşturma ile
birleştirilerek yürütülmesine karar verilmiştir.
ÇEAŞ’ın temsilcisi tarafından gönderilen ve Kurum kayıtlarına 23.7.2002 tarih ve
3254 sayı ile giren dilekçede; Enerjisa’nın başvurusu sonucu açılan soruşturma ile
ilgili savunma süresinin 30 günden 60 güne uzatılması ve ilgili dosyadaki tüm
belgelerin kendilerine verilmesi talep edilmiştir. ÇEAŞ’ın ilk savunma süresinin
uzatılması talebi 01.08.2002 tarih ve 02-46 sayılı Kurul toplantısında reddedilmiştir.
Bu durum, 5.8.2002 tarih ve 1715 sayılı yazı ile bildirilmiş ve ilgili dosyadaki diğer
belgelerin birer kopyası 6.8.2002 tarihinde ÇEAŞ temsilcisine teslim edilmiştir.
Kurum kayıtlarına 29.7.2002 tarih ve 3362 sayı ile intikal eden dilekçede, Toros,
grup ortaklarına enerji naklinin ÇEAŞ tarafından engellemesinin önlenmesi ile ilgili
ihtiyati tedbir talebinde bulunmuştur.
ÇEAŞ’a gönderilen 6.8.2003 tarih ve 1733 sayılı yazı ile, Toros’un başvurusu
üzerine yürütülmekte olan soruşturma kapsamının genişletildiği bildirilmiş ve
konuyla ilgili ilk yazılı savunmasını 30 gün içerisinde göndermesi istenilmiştir.
ÇEAŞ’ın, Enerjisa’nın şikayeti üzerine açılan soruşturma ile ilgili ilk savunması
19.8.2002 tarih ve 3634 sayı ile Kurum kayıtlarına intikal etmiştir.
Enerjisa, Kurum kayıtlarına 12.8.2002 tarih ve 3538 sayı ile giren dilekçesinde
ihtiyati tedbir talebini yinelemiştir.
Toros’un şikayeti ile ilgili olarak hazırlanan Önaraştırma Raporu ve ekleri 26.8.2002
tarihinde ÇEAŞ temsilcisi tarafından incelenmiş ve talep ettiği belgelerin bir kopyası
kendisine teslim edilmiştir.
ÇEAŞ’ın, Toros’un şikayeti üzerine açılan soruşturmaya ilişkin yazılı savunması
9.9.2002 tarih ve 3947 sayı ile Kurum kayıtlarına intikal etmiştir.
ÇEAŞ tarafından gönderilen ve değerlendirilmeye alınması istenen, İdare Hukuku
öğretim üyelerinden Prof. Dr. T… A…’nun dosya konusu ile ilgili hukuki mütalaası
Kurumumuz kayıtlarına 19.11.2002 tarih ve 4957 sayı ile intikal etmiştir.
Soruşturma Heyeti’nin talebi üzerine soruşturma süresinin, 4.1.2003 tarihinden
itibaren 6 ay uzatılmasına 26.12.2002 tarih ve 02-81 sayılı Kurul toplantısında karar
verilmiş ve taraflar bilgilendirilmiştir.
03–72/874-373
5
Enerjisa’nın Kurum kayıtlarına 20.1.2003 tarih ve 246 sayı ile giren yazısında;
ÇEAŞ’la varılan anlaşma sonrası otoprodüktör santralinin geçici kabulünün yapıldığı
ve 1.10.2002 tarihinde faaliyete geçtiği belirtilmiştir.
31.1.2003 tarihinde, ÇEAŞ’a bir kez daha gidilerek yerinde inceleme yapılmıştır.
Ancak, yerinde inceleme sırasında talep edilen bazı belgelerin temin edilememesi
ve teşebbüs yetkililerinin bu belgelerin hazırlanması için süre talep etmesi üzerine,
Kurum uzmanlarınca istenilen belgeler bir tutanağa bağlanarak, teşebbüsün söz
konusu belgeleri 26.2.2003 tarihine kadar Kuruma göndermesi talep edilmiştir. Söz
konusu belgeler, Kurum kayıtlarına 3.3.2003 tarih ve 848 sayı ile intikal etmiştir.
Kurulun 6.3.2003 tarih ve 03-16 sayılı toplantısında, Soruşturma Heyeti
Başkanlığı’na, görev süresi dolan Dr.Kemal Erol’un yerine Rekabet Kurulu Üyesi
Rıfkı Ünal’ın getirilmesine karar verilmiştir.
3.4.2003 tarih ve ve 03-22 sayılı Kurul toplantısında, ÇEAŞ’ta yapılmak istenen
yerinde incelemenin engellenmesi ile ilgili olarak; 18.5.2003 tarihinden incelemenin
gerçekleştirildiği 31.1.2003 tarihine kadar geçen süre için ÇEAŞ’a toplam
160.349.850.000 TL . süreli idari para cezası tahakkuk ettirilmesine karar verilmiştir.
Danıştay 10. Dairesi, Ankara 1. İdare Mahkemesi ve Ankara 5. İdare Mahkemesi’ne
28.1.2003 tarihinde gönderilen yazılarla konuya ilişkin devam etmekte olan davalar
hakkında bilgi talep edilmiştir. Danıştay 10. Dairesi’nin cevabi yazısı 26.2.2003 tarih
ve 795 sayıyla, Ankara 1. No’lu İdare Mahkemesi’nin yazısı 31.1.2003 tarih ve 453
sayıyla, Ankara 5. İdare Mahkemesi’nin yazısı ise 3.4.2003 tarih ve 1412 sayıyla
Kurum kayıtlarına intikal etmiştir.
Soruşturma Heyetince hazırlanan 30.6.2003 tarih, 2003-1-7/SR-03-MÖP sayılı
Soruşturma Raporu, 4054 sayılı Kanun’un 45. maddesinin birinci fıkrası ve
“Rekabet Kurumu Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik”in 62. maddesi
uyarınca ÇEAŞ’a ve Kurul Üyelerine 2.7.2003 tarihinde, Enerjisa ve Toros’a
3.7.2003 tarihinde tebliğ edilmiştir.
ÇEAŞ temsilcisinin, 23.7.2003 tarihinde Kurumumuza intikal eden dilekçesinde yer
alan savunma süresinin uzatılması talebi, Kurulun 30.07.2003 tarihli toplantısında
görüşülmüş ve ÇEAŞ’ın savunma süresinin 30 gün uzatılmasına karar verilmiştir.
ÇEAŞ’ın Soruşturma Raporuna ilişkin savunması 1.9.2003 tarihinde, Enerjisa’nın
Soruşturma Raporu ile ilgili görüşleri ise 11.8.2003 tarihinde Kurum kayıtlarına
intikal etmiştir.
Kanun’un 45. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Soruşturma Heyeti’ nce hazırlanan
Ek Görüş, ÇEAŞ’a 16.9.2003 tarihinde gönderilmiş; söz konusu Ek Görüş’e
ÇEAŞ’ın cevabi savunması ise 17.10.2003 tarihinde Kurum kayıtlarına intikal
etmiştir.
03–72/874-373
6
ÇEAŞ’ın sözlü savunma talebinin olmaması ve sözlü savunma toplantısına gerek
görülmemesi nedeniyle Kurul 10.11.2003 tarihinde 03-72/874-373 sayılı nihai
kararını vermiştir. Bu Karar gereğince nihai kararın tefhimi Kurumumuz adresinde
17.11.2003 tarihinde yapılmıştır.
G- RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ:
İlgili raporda;
- ÇEAŞ’ın zorunlu unsuru elinde bulundurduğu ve altyapı hizmeti pazarında
hakim durumda olduğu, ÇEAŞ’ın, şikayetçi teşebbüslerin altyapıya erişimlerini
engellediği, bunu yaparken de öne sürmüş olduğu gerekçelerin, engellemeyi
haklı kılacak hukuki ve teknik dayanaklardan yoksun olduğu,
- Enerjisa’nın şikayeti ile ilgili olarak ihlalin, Aralık 2001 ve Ağustos 2002 tarihleri
arasındaki dönemi kapsadığı, bu dönem boyunca, Enerjisa’nın sisteme bağlantı
talebinin çeşitli gerekçelerle ÇEAŞ tarafından reddedildiği,
- ÇEAŞ’ın, Toros’un sisteme erişimini engellemeye yönelik tedbirleri Mayıs 2002
tarihinden itibaren almaya başladığı, bu tarihten sonra, Toros tarafından verilen
enerjinin ortaklara naklinin sisteme ÇEAŞ tarafından konulan ters rölelerle
engellendiği, ters rölelerin Ağustos 2002 tarihi itibarıyla Mersin Asliye Ticaret
Mahkemesi’ nin ihtiyati tedbir kararıyla kaldırıldığı, dolayısıyla, ortaklara yapılan
enerji naklinin yeniden başlatıldığı; ancak, fazla enerjinin satışı konusunda
ÇEAŞ’ın baskısının bu tarihten sonra da devam ettiği,
- Nitekim Toros ile ÇEAŞ arasında 17.3.2003 tarihinde imzalanan Sözleşme’de,
Toros’un ortakları dışında hiç kimseye hiçbir şart altında enerji nakli
yapamayacağına ilişkin hükümlerin yer aldığı, bahsi geçen hükümlerin Toros’a
ÇEAŞ’ın baskısıyla kabul ettirildiği, dolayısıyla ihlalin kısmen devam ettiği,
- İhlale tümüyle son verilmesi için, 4054 sayılı Kanun’un 9. maddesinin birinci
fıkrası uyarınca, Toros’un fazla enerjisini üçüncü taraflara satışını engellemeye
yönelik Sözleşme hükümlerinin iptal edilmesini ve mevcut Sözleşme’de Toros’un
üçüncü taraflarla anlaşması ve mevzuatta gösterilen nakil bedellerini ÇEAŞ’a
ödemesi koşuluyla söz konusu enerjinin ÇEAŞ’ça nakledilmesine yönelik
düzenlemelere yer verilmesini sağlayacak bir tedbirin Rekabet Kurulu’nca
alınmasının yerinde olacağı,
- ÇEAŞ’ın hakim durumunu kullanarak şikayetçi teşebbüslerin zorunlu unsura
erişimini engellemeye ve zorlaştırmaya yönelik eylemlerinin, Kanun’un “Ticari
faaliyet alanına başka bir teşebbüsün girmesine doğrudan veya dolaylı olarak
engel olunması ya da rakiplerin piyasadaki faaliyetlerinin zorlaştırılmasını
amaçlayan eylemler” şeklindeki 6(a) maddesi anlamında bir kötüye kullanma
halini teşkil ettiği,
03–72/874-373
7
- Söz konusu uygulamalar ile, ÇEAŞ’ın, kendisine bölgede tanınan imtiyazları
kullanarak, üretimde tekelleşmeye yönelik amacını açıkça gösterdiği, bu yönüyle
alt pazardaki hakim durumunu kullanarak, bölgede fiili ve potansiyel rekabeti
engellediği, bu çerçevede, ÇEAŞ’ın tutum ve davranışlarının aynı zamanda
Kanun’un 6(d) maddesinde yer alan “Belirli bir piyasadaki hakimiyetin yaratmış
olduğu finansal, teknolojik ve ticari avantajlardan yararlanarak başka bir mal
veya hizmet piyasasındaki rekabet koşullarını bozmayı amaçlayan eylemler”
kapsamında değerlendirilmesi gerektiği,
- Bu nedenlerle, ÇEAŞ’ın Kanun’un 16. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca idari
para cezası ile cezalandırılmasının gerektiği
ifade edilmektedir.
H- İNCELEME ve DEĞERLENDİRME
H.1. ŞİKAYETÇİLERİN İDDİALARI VE ÇEAŞ’IN SAVUNMALARI
H.1.1. Enerjisa’nın İddiaları
Enerjisa’nın şikayet dilekçelerinde özetle;
- Enerjisa’nın, 3096 sayılı “Türkiye Elektrik Kurumu Dışındaki Kuruluşların Elektrik
Üretimi, İletimi, Dağıtımı ve Ticareti ile Görevlendirilmesi Hakkında Kanun”
(3096 sayılı Kanun) ve bu Kanun’a dayalı olarak çıkarılan yönetmelikler
çerçevesinde, Adana ili Tarsus yolu üzerinde toplam 120 MW (3x40) gücünde
otoprodüktör üretim tesisi kurmak üzere 24.5.2000 tarihinde Bakanlığa ön
müracaatta bulunduğu,
- Enerjisa’nın, mevzuat gereği teslim etmesi gereken fizibilite raporunu 21.8.2000
tarihinde Bakanlığa gönderdiği; söz konusu raporun ilgili kuruluşlarca
değerlendirilmesinin ardından Bakanlık ile Enerjisa arasında “Otoprodüktör
Statüsünde Üretim Tesisi Kurulması, İşletilmesi ve Enerji Fazlasının Satışına
İlişkin Sözleşme”nin (İzin Sözleşmesi) 9.10.2000 tarihinde imzalandığı,
- 4.12.2001 tarihi itibarıyla, tesisin tamamen kabule hazır halde bekletildiği,
- Adana Asliye Ticaret Mahkemesi’ne verilen 29.1.2002 tarihli Bilirkişi Raporu ile
santralin gaz türbini ve jeneratörü kısmının tamamlandığı, gaz türbinlerinin
işletilmeye hazır olduğu, ancak, iletim bağlantısı yapılmadığı için boşta döndüğü;
santralin Bakanlık ile Enerjisa arasındaki 09.10.2000 tarihli sözleşme eki fizibilite
raporundaki hususlara ve Türkiye Elektrik Üretim İletim A.Ş. (TEAŞ) tarafından
tespit edilmiş ulusal işletme esaslarına uygun olarak inşa edildiği; 154 kV’luk şalt
tesisine ÇEAŞ tarafından gerilim uygulanmadığının tespit edildiği,
03–72/874-373
8
- Adana Üçüncü Sulh Hukuk Mahkemesi’ne verilen 13.3.2002 tarihli Bilirkişi
Raporu ile teknik olarak, tesisin işletilmesine ilişkin herhangi bir engel
bulunmadığının tespit edildiği,
- Mevcut mevzuat uyarınca, anılan tesisin devreye alınabilmesi için projelerinin
onayı ve onaylı projelere göre de Bakanlık başkanlığındaki bir kabul heyeti
tarafından kabul işlemlerinin tamamlanması, ancak, bunun için de öncelikle,
Bakanlık ve Enerjisa arasında imzalanan sözleşme ve ilgili mevzuat uyarınca,
santralin sisteme bağlantı detaylarını içeren bir “Enerji Alış ve Enerji Nakline
İlişkin Sözleşme”nin (Alış ve Nakil Sözleşmesi) şikayetçi olunan ÇEAŞ ile
imzalanması gerektiği,
- Enerjisa’nın, 19.12.2000, 25.9.2001, 31.10.2001, 24.11.2000 tarihli yazılarla
nakil hattına bağlantı sağlaması ve gerekli sözleşmenin hazırlanarak
imzalanması için ÇEAŞ’a başvurduğu; bu taleplerini birçok kez Bakanlığa da
bildirdiği,
- Bakanlığın, 26.10.2001 ve 14.11.2001 tarihli yazıları ile ÇEAŞ’ı, Enerjisa ile
Elektrik Satış Anlaşması (ESA) imzalayarak, bir nüshasını Bakanlığa
göndermesi hususunda talimatlandırdığı,
- ÇEAŞ’ın çeşitli gerekçelerle söz konusu taleplere olumsuz cevap verdiği,
- ÇEAŞ ile “Sisteme Bağlantı ve Enerji Nakil Şartlarını Belirleyen Sözleşme’nin”
17.8.2002 tarihinde imzalandığı, anılan Sözleşme’nin imzalanmasından sonra
tesise gerilim uygulanmasına yönelik 10.9.2002 tarihli bir “Uygulama Zabtı” nın
düzenlendiği, santralin geçici kabulünün 28.9.2002 tarihinde yapıldığı ve
1.10.2002 tarihinde de faaliyete geçtiği,
- Daha önce imzalanan Sözleşme ile ÇEAŞ’a teklif edilen “Sisteme Bağlantı ve
Enerji Nakil Şartlarını Belirleyen Sözleşme” taslağı arasında özü itibarıyla hiçbir
fark bulunmadığı,
- İmzalanan Sözleşme ile teklif olunan Sözleşme arasındaki farklılığın sadece
teknik detaylarda görülebileceği, ancak bu farklılıkların ÇEAŞ açısından bir
avantaj ya da dezavantaj oluşturmasının söz konusu olmadığı, bu tür teknik
farklılıkların giderilmesi için 10 ay beklenilmesinin gerekmediği,
- ÇEAŞ’ın 17.8.2002 tarihli Sözleşme’yi imzalamasının, daha önce teklif edilen
Sözleşme’ye oranla daha uygun koşulların oluşmasından ya da şartların
olgunlaşmasından kaynaklanmadığı, ÇEAŞ’ın, hukuka aykırı ve hakim
durumunu kötüye kullanması halini teşkil eden tutumunun, aynı zamanda
Bakanlıkla imzalamış olduğu İmtiyaz Sözleşmesi’nin iptal sebebi olduğunu
farketmesinden kaynaklandığı,
- Bir an için ihlalin 17.8.2002 tarihli Sözleşme’nin imzalanması ile ortadan kalktığı
düşünülecek olsa dahi, santralin üretim ve kabule hazır olduğu 4.12.2001 tarihi
03–72/874-373
9
ile söz konusu sözleşme tarihi arasında ihlalin oluştuğu, kesintisiz devam ettiği
ve bu çerçevede telafisi güç zararların meydana geldiği,
- Şikayetin devamından bahisle ÇEAŞ’ın bu tutumunun cezalandırılması gerektiği
ifade edilmektedir.
H.1.2. ÇEAŞ’ın Enerjisa’nın İddialarına Yönelik Savunması
ÇEAŞ’ın, ilk savunmasında özetle;
- T.C. Hükümeti adına hareket eden Bayındırlık Vekaleti ile 23.12.1953 tarihinde
yapılan sözleşme ile elektrik üretim, iletim, dağıtım ve ticaretine ilişkin bölgesel
imtiyaz verilen ÇEAŞ’ın 3096 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesi doğrultusunda
Bakanlar Kurulu’nun 26.9.1988 tarihli Kararı ile “görevli şirkete” dönüştüğü,
- ÇEAŞ’a verilen imtiyaza karşılık külfetlerin yüklendiği, bu doğrultuda ÇEAŞ’ın
görev bölgesinde birçok elektrik üretim, iletim ve dağıtım tesisleri inşa ettiği ve
bu yatırımların tamamının devletten hiçbir yardım alınmaksızın yapıldığı, Adana
3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 3.4.2000 tarihli tespitine göre bu yatırımların
değerinin 3.221.304.309 ABD Doları olduğu,
- ÇEAŞ’ın özkaynakları ile yaptığı hidrolik santraller ve son olarak Berke
Hidroelektrik Santrali’nin (HES) devreye alınmasıyla Mayıs 2002 döneminde
bölgenin ihtiyacının üzerinde enerji üretildiği ve fazla enerjiyi Türkiye Elektrik
Taahhüt ve Ticaret A.Ş.’ye (TETAŞ) satarak dövizin enerji gideri olarak yurt
dışına çıkmasının önlendiği,
- Görev sözleşmesine göre, ÇEAŞ’ın kendi öz kaynakları ile yaptığı tüm tesislerin
işletme hakkının sözleşme süresinin sonunda (2058 yılında) Bakanlığa ve
Bakanlığın gösterdiği kuruluşlara devredilecek olduğu,
- Görev sözleşmesinin iptali istemiyle açılan davada Danıştay 10. Daire’nin
4.10.2000 tarihli 1998/4917 E. ve 1998/4828 E. sayılı kararlarında; sözleşmede
nimet/külfet dengesinin kurulduğuna işaret edilerek davanın reddedildiği,
- Şikayetçi Enerjisa’nın hiçbir külfet yüklenmeden, hiçbir enerji alt yapı yatırımı
yapmaksızın, başka şirketlerin kendi öz kaynakları ile yaptığı iletim ve dağıtım
hatlarını kullanarak imtiyaz hukukuna tabi enerji ticareti yapmak istediği, bu
bakımdan ÇEAŞ’ın hukuki imtiyazının hakim durumun kötüye kullanılması olarak
nitelendirilemeyeceği,
- Adana Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2002/43 D. iş sayılı dosyası ile yaptırdığı
tespitte, Enerjisa’nın ortaklarının ÇEAŞ’ın büyük müşterilerinden olduğu
Enerjisa’nın santrallerinin devreye girmesiyle 2001 yılı itibarıyla ÇEAŞ’ın %9.38
03–72/874-373
10
oranında daha az enerji satacağının belirtildiği, bu bakımdan nimet/külfet
dengesinin ÇEAŞ aleyhine bozulduğu hususlarına yer verildiği,
- ÇEAŞ’ın bir kamu hizmeti gördüğü, özel bir kişi tarafından görülüyor olsa bile
hizmetin kamusal niteliğini yitirmeyeceği, bir kamu hizmeti ve kamu imtiyazı söz
konusu olduğunda, sözleşmede öngörülmemiş olsa bile idarenin, imtiyaz
sahibinin tekel hakkını korumak yükümlülüğü altında olduğu,
- İdarenin imtiyaz sahibini, kamu hizmetinin niteliği gereği, rekabete karşı koruma
yükümlülüğü altında olduğu, çünkü, yatırım yapması ve bunun uzun bir süreye
yayılı olarak tahsilinin güvence altına alınması durumunda olduğu, ancak,
Enerjisa’nın otoprodüktör maskesi altında kamu imtiyazı konusu olan elektrik
ticaretini istediği şartlarda yapma arayışında olduğu,
- Enerjisa santrallerinin kurulurken, ilgili mevzuat doğrultusunda alınması gereken
DPT görüşünün alınmadığı, bu bakımdan Enerjisa’nın yasal bir piyasa aktörü
olmadığı,
- 17.4.1996 tarih ve 22614 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmeliğin 3.
maddesinde değişiklik yapan 1. maddesinde otoprodüktör grubunun kendi
faaliyet alanlarının enerji ihtiyacını karşılamak üzere kurulacağının belirtildiği,
Enerjisa’nın santrallerinin kendi şirketlerinin ihtiyacının çok üzerinde, Seyhan
Barajı ve HES Barajı’nın 3 katı kapasiteye sahip olduğu, otoprodüktör değil,
prodüktör olarak planlanıp kurulduğu, bunun altında ise hiçbir külfete girmeksizin
kar amaçlı olarak ticaret yapma imtiyazı elde etme isteğinin yattığı,
- ÇEAŞ’ın bir çok yatırım yapma ve birçok yere bedelsiz elektrik verme
yükümlülüğü mevcut iken, Enerjisa’nın hiçbir kamu hizmeti yatırımı yapmadan
elektrik üreten ve ürettiği elektriği ÇEAŞ’a ilettiren ve ÇEAŞ abonelerine ÇEAŞ
aracılığı ile satan, kamu hukukundan yararlanarak oluşan ama kamu
yükümlülüklerine tabi olmayan bir özel hukuk kişisi olduğu,
- Kendi ihtiyacının çok üstünde üretim yapan Enerjisa’ya verilen imkanın
otoprodüktör işlevi değil, örtülü ve tüm ülke üzerinde kullanabileceği bir imtiyaz
hakkı devri olduğu, bu imtiyaz hakkının ise Bakanlar Kurulu Kararı ve Danıştay
incelemesi olmaksızın verildiği,
- Kanuna karşı kurulan bu otoprodüktör tesisleri ile ilgili olarak Ankara 5. İdare
Mahkemesi’nde 2002/349 E. ve Ankara 1. İdare Mahkemesi’nde 2002/24 ve
2002/37 E. sayılı davalarının devam ettiği,
- Enerjisa’ya karşı, bölgedeki diğer otoprodüktör şirketlerden farklı muamele
yapıldığı iddiasının doğru olmadığı, Enerjisa’ya verilen iznin hukuka
uygunluğunun tartışmalı olduğu, diğer otoprodüktörlerin toplam üretim
kapasitesinin Enerjisa’ya verilen elektrik üretim ve iletim şeklinde
özetlenebilecek örtülü imtiyaz kapasitesinin yarısına bile ulaşamadığı,
03–72/874-373
11
- Bakanlığın Rekabet Kurumu’na gönderdiği 4.6.2002 tarih ve 2624 sayılı yazıda,
ÇEAŞ aleyhine, şikayetçi lehine açık bir tutum sergilenmiş olduğu, şöyle ki;
ÇEAŞ ile Enerjisa arasında imzalanması istenen sözleşmenin ileri sürülen bir
takım iddialar nedeniyle bugüne kadar imzalanmadığı belirtilmekle birlikte, bu
iddiaların ne olduğu hususuna yer verilmemiş olduğu,
- ÇEAŞ’ın sözleşme yapmaya hazır olduğu, ancak bu sözleşmelerin koşullarının
Enerjisa tarafından tek taraflı olarak değil, tarafların teknik, mali ve hukuki
konuların karşılıklı görüşülerek belirlenmesi gerektiği,
- Bakanlığın talebi üzerine, Enerjisa’ya sözleşme yapmaya hazır olduklarının
bildirildiği, ancak Enerjisa’nın ÇEAŞ’ı teknik ve mali konularda tek taraflı olarak
hazırladığı bir sözleşme metnini kabule zorladığı, buna karşılık, ÇEAŞ’ın
tarafların asgari hak ve yükümlülükleri ile hizmet gereklerini dikkate alarak
mevzuat hükümlerine uygun olarak hazırladığı sözleşmeyi ihtirazi kayıtla
imzalayıp Enerjisa’ya ve idareye gönderdiği (ÇEAŞ’ın bu tutumu sayesinde
sözleşmenin imzalandığı),
- Enerjisa’nın gönderilen sözleşmeyi imzalaması nedeniyle, şikayet konusunun
ortadan kalktığı, diğer yandan sözleşmenin imzalanamamış olmasında kusurun
Enerjisa’da olduğunun ortaya çıktığı
ifade edilmektedir.
H.1.3. Toros’un İddiaları
Toros’un şikayet başvurularında özetle;
- Bakanlar Kurulu’nun 26.9.1998 tarih ve 88/13314 sayılı Kararı uyarınca ve
Bakanlıkla akdettiği 9.3.1998 tarihli İmtiyaz Sözleşmesi gereği, Çukurova
bölgesinde elektrik üretimi, iletimi, dağıtımı ve ticareti konularında imtiyaza sahip
özel hukuk sermaye şirketi olan ÇEAŞ’ın anılan bölgede iletim konusunda fiili ve
akdi bir tekele sahip olduğu,
- ÇEAŞ’ın Bakanlıkla imzaladığı İmtiyaz Sözleşmesi’nin yükümlülüklere ilişkin 6.
maddesinin (b) bendinde “hizmet bölgesindeki talepleri hiç bir aksaklığa meydan
vermeden yerine getirmekle yükümlüdür.”, aynı maddenin (h) bendinde ise
“müşterilerle arasındaki ilişkileri düzenleyen ve Bakanlık tarafından yürürlüğe
konulmuş ve konulacak yönetmeliklere aynen uyacaktır.” hükümlerinin
bulunduğu,
- Ortaklarının enerji ihtiyacını karşılamak üzere, ilgili yönetmelik uyarınca
Bakanlıktan aldığı izin ve bu doğrultuda Bakanlık ile imzaladığı Sözleşme
çerçevesinde elektrik üretmek üzere otoprodüktör grubu statüsünde kurulmuş bir
şirket olan Toros’un, Ceyhan tesisleri ile Mersin Akgübre tesislerinde ürettiği
elektrik enerjisi nedeniyle ÇEAŞ’ın doğrudan rakibi durumunda olduğu,
03–72/874-373
12
- Enerji üretim tesisi olmayan grup şirketlerinin ÇEAŞ dışındaki tek alternatifinin
söz konusu otoprodüktör grubunun olduğu,
- İmtiyaz Sözleşmesi ve Enerji Nakil ve Satışına İlişkin Sözleşmeler gereği
Toros’un ihtiyaç fazlası enerjiyi ÇEAŞ’a satmak durumunda olduğu; bu durumun
ÇEAŞ’ın hukuki ve fiili tekel olmasından ve Toros’un ürettiği enerjinin ÇEAŞ
olmaksızın başkalarına satışının mümkün olmamasından kaynaklandığı,
- İlgili pazarın Çukurova bölgesindeki elektrik üretimi, satışı ve nakli hizmetleri
pazarı olduğu,
- ÇEAŞ’ın bölgedeki tekeli nedeniyle, Toros’un, ürettiği enerjinin grup ortaklarına
nakli için ÇEAŞ’tan ücreti mukabili hizmet almak ve ihtiyaç fazlası enerjiyi de
yine ÇEAŞ’a satmak durumunda bulunduğu,
- Toros ile ÇEAŞ arasında, Toros’un’ Adana ve Mersin tesislerinde üretilen
elektriğin grup ortaklarına nakli ve ihtiyaç fazlası elektriğin satın alınması
hususunda 26.7.1999 tarihinde Enerji Alış-Satışına ve Enerji Nakline İlişkin
Enerji Sözleşmesi (ESA) akdedildiği; Toros’un otoprodüktör tesislerine ilave
yapılması nedeniyle ESA’nın 18.4.2001 tarihinde revize edildiği,
- Taraflar arasında imzalanan ESA’da;
a) ÇEAŞ’ın, Toros’un ürettiği elektriği grup ortaklarına nakletmekle yükümlü
olduğu, bunun karşılığında Toros’un sözleşmede belirtilen oranda bir nakil
bedeli ödeyeceği (m.17.4),
b) Toros’un ürettiği ihtiyaç fazlası elektriği ÇEAŞ’a satacağı, tesislerinin
ihtiyacı olduğu takdirde de ÇEAŞ’tan elektrik satın alacağı (m.21),
c) Toros ile ÇEAŞ’ın, karşılıklı olarak alıp verdikleri enerji miktarları için
kW/saat bazında mahsuplaşma yapacakları (13.9.1999 tarihli ek sözleşme
m.14.1),
d) Enerji nakli yapılacak grup şirketlerinin mevcut abone sözleşmelerini iptal
ederek, ÇEAŞ’la tek terimli tarife üzerinden yeni abonelik sözleşmesi
akdedecekleri (m.17.3); Toros’a ait Mersin ve Ceyhan tesislerinin ise çift terimli
tarifeye tabi olacağı (m.8.2.b.1) hususlarının yer aldığı,
- Nisan 2002 ayında, Berke HES’in inşaatının bitmesini takiben ÇEAŞ’ın İmtiyaz
Sözleşmesi’ne ve ESA’ya aykırı uygulamalara başladığı; Toros’un üretimini
durdurmaya ve kendi enerjisini almaya zorladığı,
- ÇEAŞ’ın ilk defa 8.4.2002 tarih ve 7096 sayı ile 15.5.2002 tarih ve 9406/9407
sayılı ihtarnamelerle Toros’un sisteme enerji vermesini önlemek üzere teknik
çalışmalar başlattığını bildirdiği,
03–72/874-373
13
- ÇEAŞ yetkililerinin 17.5.2002 tarihinde Toros’a şifahen tesislerinden enerji
akışını önlemek üzere ters röleler takmakta olduklarını ve enerji verilmesi
halinde söz konusu tesislerin ulusal şebeke dışında kalacaklarını belirttikleri,
- ÇEAŞ’a ve Bakanlığa gönderilen 17.5.2002 tarihli yazıya cevaben, Bakanlığın
ÇEAŞ’a gönderdiği 31.5.2002 tarih ve 2595 sayılı yazıda Toros’un enerji
nakletme hakkı olduğunu ve ÇEAŞ’ın enerji nakline engel olmaması gerektiğini
bildirdiği,
- ÇEAŞ’ın 21.5.2002 tarih ve 5199/5200 sayılı yazıları ile Toros’un grup
ortaklarına nakil yapılmayacağını belirttiği ve ücreti mukabilinde naklettiği enerji
için kendi enerjisiymiş gibi fatura tanzim ederek ödenmesini istediği,
- Söz konusu faturalara 29.5.2002 tarih ve 2083 sayılı, 30.5.2002 tarih ve 27102
sayılı ihtarnamelerle itiraz edildiği ve faturaların iade edildiği,
- ÇEAŞ’ın, Toros ile akdettiği ESA gereğince mahsuplaşma yapmak ve Mersin
İLE Ceyhan tesisleri için %15 oranında güç bedeli tahakkuk ve fatura etmek
durumunda olduğu, ancak, 21.5.2002 tarih ve 5191/5192 sayılı yazıları ile
mahsuplaşmaya itiraz ettiği ve keyfi olarak tek terimli tarifeden ve %15 yerine
%100 güç bedeli üzerinden fatura tanzim ederek Toros’u haksız bir ödemeye
zorladığı,
- ÇEAŞ’ın söz konusu yazılarına 29.5.2002 tarih ve 26870, 26868, 26869 sayılı
yazılarına noter vasıtasıyla itiraz edildiği ve faturaların iade edildiği,
- ÇEAŞ’ın 07.06.2002 tarih ve 5920, 5921, 5922 ve 5923 sayılı yazıları ile haksız
olduğu iddia edilen fatura bedellerinin 17.06.2002 tarihine kadar ödenmesini
istediği, aksi takdirde bir ihtara hacet kalmadan Toros’un elektriğinin kesileceğini
ihbar ettiği;
- Ceyhan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2002/191 D. iş sayılı dosyasından
21.6.2002 tarihinde yapılan keşifte; Toros’a ait Ceyhan tesislerinden sisteme
enerji verildiğinde bir süre sonra bağlantının kesildiği, ÇEAŞ’ın tesislerinde
yapılan incelemede ters güç rolelerinin takılı olduğu, ÇEAŞ çalışanının beyanına
göre 18.4.2002 tarihinde ters güç rölesi takılarak ve 20.5.2002 tarihinde devreye
alındığı hususlarının tespit edildiği,
- Mersin 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2002/191 D. iş sayılı dosyası ile
21.6.2002 tarihinde yapılan bilirkişi incelemesinde Toros’un Mersin Akgübre
tesislerinde ürettiği enerjinin nakli için ÇEAŞ’ın kontrolündeki trafo merkezindeki
fiderlere ters güç roleleri bağlandığı hususunun tespit edildiği,
- İtirazlara rağmen, ÇEAŞ’ın haksız fatura bedellerini talep etmeye devam ettiği,
- Bakanlığın son kez 25.6.2002 tarihli yazısı ile, ÇEAŞ’ı yönetmelik ve ESA’ya
aykırı uygulamalara son vermesi hususunda uyardığı,
03–72/874-373
14
- Buna karşılık, ÇEAŞ’ın, Ceyhan tesislerinin elektriğini 9.7.2002 tarihi itibari ile
keserek enerji akışını bu tarihten itibaren durdurduğu; bu durumun Ceyhan 1.
Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından 2002/210 D. iş sayılı dosya ile tespit
edildiği,
- ÇEAŞ’ın, çeşitli bankalardan verilen teminat mektuplarını Toros’un itirazlarına
rağmen haksız yere nakde çevirdiği,
- ÇEAŞ’ın ESA eklerini, (a) Bakanlığın, otoprodüktör grubunun üretip ÇEAŞ’a
sattığı ihtiyaç fazlası enerjinin satış fiyatını belirleme yetkisinin olmadığı ve bu
fiyatın TEAŞ’ın ÇEAŞ’a enerji satış fiyatından yüksek olamayacağını; (b)
Kanun’un, otoprodüktör grubunun ÇEAŞ’a verdiği enerji ile ÇEAŞ’tan aldığı
enerjinin kw/saat bazında mahsuplaşılmasına izin vermediğini ileri sürerek,
ihtirazi kayıtla ödediği; ancak buna rağmen Borçlar Kanunu’nun 31. maddesinde
öngörülen sürede ÇEAŞ tarafından bir hükümsüzlük davası açılmadığı,
- ÇEAŞ’ın, Toros’un ürettiği elektriği grup ortaklarına nakli konusunda herhangi bir
itirazının bulunmadığı halde bu hususa ilişkin haksız uygulamalara giriştiği,
- ÇEAŞ’ın tüm bu uygulamalara, Toros’un mevzuata uygun olarak kurduğu
otoprodüktör tesislerini atıl kılmak, kendi ihtiyacı olan enerjiyi üretmesini
engellemek ve ÇEAŞ’tan enerji almaya zorlamak amacıyla giriştiği, bu durumun
4054 sayılı Kanun kapsamında hakim durumun kötüye kullanılması olarak
değerlendirilmesi gerektiği
ifade edilmektedir.
H.1.4. ÇEAŞ’ın Toros’un İddialarına Yönelik Savunması
ÇEAŞ’ın savunmasında özetle;
- İlgili pazarın kamu hizmeti niteliği taşıması ve imtiyaz usulüne dayalı olarak
çalışması nedeniyle bu pazarda ticaret yapmak isteyen bir şirketin ilgili
mevzuata uygun statüsünün olup olmadığının rekabet hukuku bakımından da
öncelikle değerlendirilmesi gerektiği,
- Toros’un Mersin’de tesis edip çalıştırdığı 4,7 MW kurulu gücündeki otoprodüktör
santrali ile ilgili olarak 5.11.1998 tarihinde Bakanlık ile şirket arasında
otoprodüktör sözleşmesi imzalandığı ve bu santralın 13.11.1999 tarihinde
işletmeye açıldığı, daha sonra Toros’un yeni yatırımlar sonucu artacak enerji
ihtiyacını karşılamak amacıyla 7,4 MW kurulu gücünde ilave bir prodüktör
santralı tesis edip işletmek üzere Bakanlığa müracaat ettiği ve Toros’un bu
talebinin Bakanlık Enerji İşleri Genel Müdürlüğü’nce uygun bulunduğu,
- Toros’un mevcut 4,7 MW kurulu güçteki santralına ek olarak kurulu gücü 7,4
MW olan ikinci bir santral işletmeye alınmasına gerekçe olarak, şirketin yeni
yatırımlar sonucu artacak enerji ihtiyacının karşılanmasını gösterdiği, gerçekte
Toros’un enerji ihtiyacının artmadığı, söz konusu yeni santralı ÇEAŞ’a elektrik
03–72/874-373
15
satmak amacıyla kurduğu, bu bakımdan Toros’un kendi ihtiyacına yönelik
kullanmaktan çok satmak için elektrik ürettiği, bu durumun anılan şirketin
Bakanlığa gönderdiği 14.7.2000 tarihli yazısından da açık olarak anlaşıldığı,
- Öte yandan, şikayetçi şirketin 7,4 MW güçteki santral için Bakanlık’tan izin
alırken yeni bir tesis kurma mecburiyetine uymadığı ve 1969 yılında kurulan bir
tesisi kısmen iyileştirerek bu tesis için otoprodüktör izni aldığı, bu durumun
hukuka aykırılık dışında teknik zorluk ve uyumsuzlukları da beraberinde
getirdiği,
- Bakanlığın Ankara 5. İdare Mahkemesinde devam etmekte olan E.2002/7 sayılı
dosyaya verdiği 18.3.2002 tarih ve 2002-27-910 sayılı cevap dilekçesinde;
“Toros Enerji ile yapılan sözleşmenin enerji ve ticaret amaçlı olmayıp 3096 sayılı
Yasa ve ilgili yönetmelik hükümleri çerçevesinde yapılmış ve sadece kendi enerji
ihtiyacının karşılamasına yönelik bir sözleşme olduğu, Toros’un kendi ihtiyacı
dışında atıl bulunan kapasitesi doğrultusunda üreteceği enerjinin Bakanlık,
TEAŞ, Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. (TEDAŞ) veya görevli şirketin alması
zorunluluğu bulunmadığını” belirttiği, Bakanlığın mahkemeye verdiği bu
dilekçeden de anlaşılacağı üzere, görevli şirketin otoprodüktör şirketin ürettiği
enerjinin kendi ihtiyacını aşan kısmını satın almak zorunda olmadığının açıkça
anlaşıldığı,
- Ortadaki ihtilafın Toros’un, kamu hizmeti yükümlülüğü olmayan, Danıştay
incelemesinden geçmeyen, Bakanlar Kurulu kararı gerektirmeyen, sadece
Genel Müdür teklifi ve Bakan onayı ile usulüne aykırı bir imtiyaz elde ederek
hazır müşteriye, hiçbir pazarlama güçlüğü çekmeden satış yapmak isteğinden
ileri geldiği, bu pazarın kamu hizmeti niteliği ve özelliği dikkate alınmadan alt
pazar tanımı yapılması ve zorunlu unsurun değerlendirilebilmesi için, hak sahibi
olduğunu iddia eden tüzel kişinin kanunun gereklerini yerine getirerek kamu
hizmeti yükümlülükleri alması, eşit külfetler ve hukuki kayıtlar ile yasal bir piyasa
aktörü statüsünde bulunması gerektiği, bu bakımdan ÇEAŞ’la aynı hukuki
kapsamda ve aynı pazarda olduğunun söylenemeyeceği,
- Adana 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne sunulan Bilirkişi Raporu’nda;
a. Toros’un otoprodüktör şirket olmaktan çok üretici şirket gibi faaliyet
gösterdiği, ancak bu pazara girmek için gerekli ve yeterli hukuki şartlara
sahip olmadığı, Toros’un faaliyetlerinin ÇEAŞ’ı ekonomik yönden
olumsuz etkileyeceği gibi kurulu şebekede de teknik yönden sorunlar
çıkaracağı, bu tartışmalar bir yana, “elektrik nakli” hususunun şebeke
sistemi içerisinde teknik olarak mümkün olamayacağı,
b. Toros Grubu’nun, ÇEAŞ’ın bölgede bulunan en büyük müşterilerinden
olup, anılan grubun otoprodüktör adı altında üretim tesisi kurarak işletme
altına almasının ÇEAŞ’ın satışlarında yaklaşık %0,67 oranında azalmaya
yol açacağı, bölgede mevcut ve gelecekteki enerji tüketimlerini
hesaplayarak İmtiyaz Sözleşmesi imzalayan ve bu doğrultuda inşaa ettiği
03–72/874-373
16
enerji üretim, iletim ve dağıtım alt yapı tesislerini imtiyaz süresi sonunda
Bakanlığa veya Bakanlığın göstereceği şirkete devretme
yükümlülüğündeki ÇEAŞ’ın ekonomik kayıplara uğrayacağı,
c. 3096 sayılı Kanun’un 4. maddesi uyarınca üretim şirketi kurulabilmesi
ile ilgili sözleşmenin imzalanması için Bakanlıkça DPT’den olumlu görüş
alınması gerektiği, ancak, Toros’la imzalanan sözleşme için DPT görüşü
alınmadığı ve bu durumun idari yargı alanına giren bir iptal davasının
konusunu teşkil edeceği,
d. “Nakil’’in bir yerden başka bir yere taşıma anlamına geldiği, enerji
naklinden bahsedebilmek için otoprodüktör şirket tarafından sisteme
verilen enerjinin aynı anda ve miktarda karşı taraftan çekilmesinin şart
olduğu, şirket kayıtlarının tetkikinde, Toros tarafından sisteme verilen
enerjinin aynı zaman ve miktarda çekilmediği, hatta, sisteme enerji
verilmeden dahi enerji çekildiğinin tespit edildiği, bu durumda enerji
naklinden bahsetmenin mümkün olmadığı, yapılan işlemin olsa olsa enerji
mahsuplaşması/takas işlemi olduğu, mahsup işleminin ise karşılıklı
alım/satımlarda söz konusu olacağı, ancak ÇEAŞ’ın Toros’a 12.3.2002
tarih ve 2440/2439 sayılı yazılarla enerji satın almaya ihtiyacı
bulunmadığını açıkça belirterek, sattığı enerjinin bedelini talep
edebileceği, enerji satın almadığı için ise mahsuptan söz edilemeyeceği,
e. Birebir üretim ve tüketim sağlayamayan otoprodüktörlere izin
verilmesi, bunlara enerji üretim ve ticareti imtiyazının da verilmesi
anlamına geldiği, diğer yandan, uygulanmaya çalışılan sistemde
otoprodüktör tarafından sisteme verilen enerjide meydana gelen
kayıp/kaçakların ÇEAŞ uhdesinde kalacağı,
f. Toros’un kayıtlarından, talebin az olduğu saatlerde sisteme enerji
verildiği, talebin çok olduğu zamanlarda ise enerji çekildiğinin anlaşıldığı,
oysa enerjinin sisteme verildiği ve çekildiği saatlerin birim fiyat açısından
büyük önem arz ettiği, enerji tüketiminin az olduğu ve göl kotunun yüksek
olduğu zamanlarda göl kotunun düşürülmesi ve enerji üretilmesi gerektiği,
böyle bir zamanda otoprodüktör şirketin herhangi bir kısıtlamaya tabi
olmaksızın sisteme enerji verebildiği, buna bağlı olarak, ÇEAŞ’ın arz
talep dengesine göre birkaç üretim ünitesini devre dışı bırakarak enerji
üretmediği, buna karşın, göl kotunu düşürmek amacı ile boşa su atmak
zorunda kaldığı, bu durumda ÇEAŞ’ın kendi özkaynağı ile yaptığı
sisteme, hak sahibi olmasına rağmen öncelikle enerji veremediği,
g. Otoprodüktör santrallerde üretilen elektriğin planlı ve kontrollü
olmadığı için gerilim dalgalanmaları ve darbelere sebep olduğu, bunun da
voltaj düşüklüğü yarattığı ve teçhizat hasarına neden olduğu hususlarına
yer verildiği,
03–72/874-373
17
- İlgili pazarda faaliyet göstermek için gerekli hukuki şartları taşımasa da, ürettiği
elektriği ortaklarına nakledebilmesine yönelik olarak Toros’la 26.7.1999 tarihli bir
sözleşme yapıldığı, ilave santral dolayısıyla da 18.4.2001 tarihinde ihtirazi
kayıtla bu sözleşmenin revize edilmeye çalışıldığı, ancak, anılan şirketin ihtirazi
kayıtlı sözleşmeyi imzalamaktan kaçındığı,
- ÇEAŞ’ın Bakanlığa gönderdiği 27.11.2000 tarih ve 10695 sayılı yazıda;
Bakanlığın Toros’un 4,7 MW kurulu gücündeki santrale ilave olarak 7,4 MW
kurulu güçteki santralle ilgili fizibilitenin uygun bulunduğu, bu nedenle, 26.7.1999
tarihli ESA’nın revize edilmesini istediğini, ancak, Toros’un eski ve yeni
santrallerinde elektrik üretimi için kullanılacak yakıtların farklı olduğunu, enerjinin
ÇEAŞ sistemine aynı baradan verileceği ve ölçümlerin bu baradan yapılacağı,
bu nedenle farklı yakıtlardan elde edilen elektrik için tespit edilmiş olan
otoprodüktör satış fiyatının nasıl uygulanacağına ilişkin 13.11.2000 tarih ve
22941 sayılı Bakanlık yazısı ile 5.11.1998 tarihli İzin Sözleşmesinin revize
edilmesi gerektiğinin belirtildiği, bu yazıda ayrıca, Toros’la yapılan 26.7.1999
tarihli ESA’nın Kanun’dan ve İmtiyaz Sözleşmesi’nden doğan haklarını mahfuz
etmek suretiyle revize etmek istemenin imzadan imtina olarak
nitelendirilemeyeceği, evvelce belirtildiği üzere ilgili ESA’yı ihtirazi kayıtla
imzalamaya hazır olduklarının ifade edildiği,
- Yukarıda yer verilen delillerin, ÇEAŞ’ın Toros’un grup ortaklarına enerji naklini
engelleme gibi bir amacının olmadığını, sorunun Toros’un enerji fazlasını
satışına ilişkin ihtilaftan doğduğunu açıkça ortaya koyduğu,
- Toros’un ürettiği fazla elektriği almak zorunda olmadığı, Bakanlığın 28.2.2002
tarih ve 3591 sayılı yazısıyla 1.4.2002 tarihinden itibaren otoprodüktörlerin kendi
ihtiyaçları dışında kalan ve TETAŞ, TEDAŞ ile görevli şirketlere satacakları
ihtiyaç fazlası enerji bedelinin, yürürlükteki 85/9799 sayılı Yönetmelik’te
belirlenen üst limitleri geçmeyecek şekilde, taraflar arasında serbestçe
belirlenerek uygulanması esasının getirilmesi üzerine, 12.3.2002 tarih, 2440 ve
2439 sayılı yazılarla ÇEAŞ’ın Toros’tan enerji alma ihtiyacı bulunmadığı ve
kendileriyle anlaşma temin edilmeden sisteme 1.4.2002 tarihinden sonra enerji
verilmemesi gerektiği hususlarını Toros’a bildirdiği,
- Toros’un talepleri doğrultusunda, herhangi bir yargı kararı beklenmeden, ürettiği
enerjinin iletim hattına kabulünün devam ettiği, ancak bunun enerji nakline ilişkin
olduğu, bu doğrultuda Enerjisa ile imzalanan sözleşmenin bir benzerinin Toros’a
gönderilerek imzalanması hususunda gerekli girişimlerde bulunulduğu, bu
bakımdan Toros’un şikayetinin geçerliliği kalmadığı ve tedbir gerektiren bir
durumun da söz konusu olmadığı
belirtilmektedir.
03–72/874-373
18
H.2. OLAYLARIN GELİŞİMİ
H.2.1. Enerjisa’nın Şikayeti İle İlgili Gelişmeler
Dosya mevcudu bilgi ve belgelerden, Enerjisa’nın şikayeti ile ilgili olarak olayların
aşağıdaki şekilde geliştiği tespit edilmiştir.
Enerjisa’nın Adana ilinde bulunan ortaklarının enerji ihtiyaçlarını karşılamak için
kurmayı planladığı 120 MW kurulu gücündeki nafta ve doğalgaz yakıtlı otoprodüktör
santraline ilişkin hazırlamış olduğu 22.5.2000 tarihli Ön Başvuru (fizibilite)
Raporu’nun Bakanlık tarafından 1.6.2000 tarih ve 2718 sayılı bir yazı ile ÇEAŞ’a
gönderildiği; başvuru gerekçelerinin, kurulması planlanan tesisin özelliklerinin ve
yatırımın mali ve teknik yönlerine ilişkin açıklamaların yer aldığı söz konusu rapor ile
ilgili ÇEAŞ’ın görüşlerinin talep edildiği belirlenmiştir.
ÇEAŞ’ın bahsi geçen ön başvuru raporuna ilişkin görüşünü Bakanlığa 12.6.2000
tarih ve 4862 sayılı bir yazı ile ilettiği, söz konusu görüşte ÇEAŞ’ın özetle;
- 3096 sayılı Kanun’un, kendi ihtiyacını karşılamak amacıyla üretim tesisi
kurulmasına cevaz veren herhangi bir hüküm içermediğini, kanunla
düzenlenmesi gereken bir konunun idari birer işlem olan yönetmeliklerle
düzenlemiş olmasının hukuka aykırılık teşkil ettiğini,
- Sabancı Grubu’nun Ön Başvuru Rraporu’nda iddia ettiğinin aksine, bölgede
ulusal sistemden kaynaklanan arızalar dışında arz yetersizliği ve kalite sorunu
bulunmadığını,
- İmtiyaz Sözleşmesi’nin 2. maddesine göre görev bölgesi içerisindeki enerji
ticareti işinin, ÇEAŞ’ın hak ve imtiyazında olduğunu,
- ÇEAŞ’ın, imtiyazın sona ereceği 2058 yılına kadar bölgenin enerji tüketim
potansiyelini ve muhtemel geliri hesaplayarak bu işe girdiğini, bu doğrultuda da
üretim, iletim ve dağıtım alt yapı tesisleri yapma külfetini ve yaptığı tesisleri
bedelsiz Bakanlığa yahut Bakanlığın göstereceği şirkete devretme taahhüdünü
üstlendiğini; buna karşılık anılan otoprodüktör grubunun kurulmasına müsaade
edilmesi halinde yaklaşık %20 oranında enerji satışı kaybına ve dolayısıyla, kar
kaybına maruz kalınacağını; bu nedenle, ÇEAŞ’ın uğrayacağı zararların telafi
edilmesi gerektiğini, aksi halde, bu durumun İmtiyaz Sözleşmesi’nin ihlali
anlamına geleceğini
ileri sürerek Enerjisa’nın başvurusuna itiraz ettiği görülmektedir.
Enerjisa tarafından Bakanlığa gönderilen 23.6.2000 tarihli yazıda özetle;
- 1999 yılı itibarıyla Sabancı Holding ile yabancı bir teşebbüs olan Du Pont
arasında stratejik bir ortaklığa gidilerek Avrupa’nın en büyük polyester
hammadde üreticisi konumuna ulaşan bir ortak girişim kurulduğu; bu oluşum
03–72/874-373
19
içerisinde en önemli tesis olan Sasa Adana fabrikasının elektrik girdisinin garanti
altına alınabilmesi bakımından otoprodüktör tesisinin önem arz ettiği,
- Bölgenin iklim özelliklerinden kaynaklanan elektrik kesintilerinin, frekans ve
voltaj dalgalanmalarının, üretim prosesinin son derece duyarlı olmasından dolayı
Sasa’yı son derece olumsuz etkilediği,
- Başvuruya izin verilmesi halinde 2001 yılının son çeyreğinde santralin işletmeye
alınabileceği
ifade edilmiştir.
Enerjisa’nın Bakanlığa göndermiş olduğu 18.7.2000 tarihli yazıda ise santralin
kurulması halinde elektrik kayıplarında 11 MW’lık bir azalma gerçekleşeceği ve
bunun yıllık 5,9 milyon ABD Doları tutarında bir mali kazanç sağlayacağı
belirtilmiştir.
TEDAŞ’ın, 11.9.2000 tarih ve 1170 sayılı bir yazı ile Enerjisa’nın başvurusu
hakkındaki görüşünü ilettiği; bölgede elektrik üretimi, iletimi, dağıtımı ve ticareti
yetkisinin ÇEAŞ’ta olması nedeniyle ÇEAŞ’ın görüşünün de alınması gerektiğini
bildirdiği görülmüştür.
ÇEAŞ’ın Bakanlığa hitaben 11.9.2000 tarih ve 817 sayılı yazısında, 12.6.2000 tarihli
yazısındaki görüşlerine ilave olarak;
- Mersin’de kurulması planlanan 60 MW gücündeki santralin, ÇEAŞ sistemindeki
154 kV Mersin, Yakaköy 154 kV Trafo Merkezi (TM) Mersin elektrik nakil hattına
bağlantı şeklinin uygun görülmediği,
- Yalnızca, Çimsa fabrikasını beslemek üzere tesis edilen Yakaköy trafo
merkezinin 4 milyon ABD Doları değerinde olduğu ve bu yatırımın atıl hale
geleceği; ayrıca, arıza ve bakım hallerinde yılda birkaç kez otoprodüktör santrale
elektrik verilmesi zorunluluğundan 180 MW gibi büyük miktarda bir rezerv gücün
bekletilmek zorunda kalınacağı
hususlarına yer verilmiştir.
Enerjisa’nın başvurusunun, 9.10.2000 tarihinde Bakanlık tarafından uygun
görüldüğü ve Bakanlık ile Enerjisa arasında İzin Sözleşmesi’nin bu tarihte
imzalandığı, söz konusu sözleşmenin bir nüshasının ÇEAŞ’a 25.10.2000 tarihinde
gönderildiği anlaşılmıştır.
“Türkiye Elektrik Üretim, İletim A.Ş. ve Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. Dışındaki
Kuruluşlara Elektrik Enerjisi Üretim Tesisi Kurma ve İşletme İzni Verilmesi
Esaslarını Belirleyen Yönetmelik” ile 8.10.2000 tarih ve 24194 sayılı Resmi
Gazetede yayınlanan “Türkiye Elektrik Üretim İletim Anonim Şirketi ve Türkiye
Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi Dışındaki Kuruluşlara Elektrik Enerjisi Üretim Tesisi
Kurma ve İşletme İzni Verilmesi Esaslarını Belirleyen Yönetmelikte Değişiklik
03–72/874-373
20
Yapılması Hakkındaki Yönetmelik”in iptali ve karar verilinceye kadar yürütmenin
durdurulması talebiyle, ÇEAŞ tarafından Danıştay’da Bakanlık aleyhine 5.12.2000
tarihinde bir dava açılmıştır.
Enerjisa’nın ÇEAŞ’a hitaben 24.11.2000 tarih ve 316 sayılı yazısında; Bakanlık ile
imzalanmış olan İzin Sözleşmesi uyarınca, kurulacak santralin Ulusal Elektrik
Sistemi ile paralel çalışmasının, ÇEAŞ’a ait 154 kV Zeytinli iletim hattı ile bağlantılı
olan Adana Sasa Fabrikası’nın 154 kV trafo merkezine yapılacak ilave fiderler
vasıtasıyla mümkün olacağı belirtilmiş; bu çerçevede, ÇEAŞ’tan, Bakanlık
tarafından onaylanacak projelere esas olacak teknik hususların kendilerine
bildirilmesi ve ESA için gerekli hazırlıkların başlatılması talep edilmiştir.
Enerjisa’nın ÇEAŞ’a yönelik talepleri, 19.12.2000 tarihinde bir kez daha
yinelenmiştir.
Enerjisa’nın Bakanlığa hitaben 25.1.2001 tarihli yazısında Adana ilindeki
otoprodüktör santralinden beslenecek ilave ortakların bir listesi verilmiştir.
25.1.2001 tarihinde Enerjisa tarafından ÇEAŞ’a, Bakanlık ile İzin Sözleşmesi’nin
imzalandığı ve otoprodüktör grubuna yeni ortakların dahil edildiği hatırlatılmış ve
gereken sözleşmelerin hazırlanarak gönderilmesi talep edilmiştir.
İlgili yönetmeliklerin iptali ve yürütmenin durdurulması amacıyla ÇEAŞ tarafından
açılan 2000/6066 E. sayılı davada Danıştay, yürütmenin durdurulması isteminin
davalı idarenin (Bakanlığın) savunmasının alınmasından sonra incelenmesine
7.2.2001 tarihinde karar vermiştir.
2.10.2001 ve 15.10.2001 tarihlerinde dönemin Bakanı ve ilgili Genel Müdürü’ne
hitaben Enerjisa tarafından yazılan dilekçelerde, Aralık 2001’de üretime geçmesi
planlanan santralin işletilebilmesi için ÇEAŞ ile imzalanması gereken ESA’nın söz
konusu teşebbüsün tutumu yüzünden imzalanamadığı, bu nedenle de proje
dosyalarının Bakanlıkça onaylanamadığı belirtilerek, Bakanlık’tan konuya acilen
çözüm getirilmesi istenilmiştir.
Enerjisa’nın Bakanlığa hitaben 16.10.2001 tarihli yazısında ise TETAŞ’ın bölünmesi
ve ÇEAŞ’ın direnci nedeniyle ESA’nın imzalanamadığı, dolayısıyla proje dosyaları
hazır olmasına rağmen, Bakanlıkça onaylanmadığı ifade edilmiş; proje dosyalarının
mevcut haliyle kabulü veya sürenin uzatılması talep edilmiştir.
Bakanlığın ÇEAŞ’ a gönderdiği 26.10.2001 tarihli yazıda, ÇEAŞ’a, Enerjisa ile
acilen ESA’yı imzalaması ve bir nüshasını Bakanlığa göndermesi gerektiği
bildirilmiştir.
Enerjisa’nın ÇEAŞ’a göndermiş olduğu 31.10.2001 tarihli yazıda, ÇEAŞ’tan ESA
taslağının görüşülmesi amacıyla toplantı tarihi ve yerinin bildirilmesi talep edilmiştir.
Enerjisa’nın Bakanlığa göndermiş olduğu 5.11.2001 tarihli yazıda, ÇEAŞ’ın tutumu
nedeniyle;
03–72/874-373
21
- Projelerin onaylanamadığı ve bu nedenle kabul sürecinin başlatılamadığı,
- Deneme işletmesi için gerekli nafta ve motorin kullanım izninin alınmadığı,
- ÇEAŞ ile imzalanacak ESA’ya bağlı olarak, TETAŞ ile ESA yapılamadığı
ifade edilmektedir.
Bakanlığın, dağıtımı ÇEAŞ ve Enerjisa’ya yapılan 14.11.2001 tarihli yazısında,
taraflara daha evvelki talimatlar da hatırlatılarak ESA’nın ivedilikle imzalanması
gerektiği bildirilmiştir.
Enerjisa, 16.11.2001 tarihinde ÇEAŞ ile ESA imzalanmasına yönelik Bakanlık’ça bir
toplantı organize edilmesini talep etmiş; Bakanlığın 20.11.2001 tarihli yazısı ile yer
ve saati bildirilen toplantıya ÇEAŞ’ın iştarikini istemiştir.
Enerjisa’nın 23.11.2001 tarihli yazısında ÇEAŞ’a, santral ile ÇEAŞ iletim hattı
arasındaki enerji alış-verişini ölçmeye yönelik istenilen nitelikteki sayaçların temin
edildiği bildirilmiş ve ÇEAŞ’tan montaj yeri ve zamanının bildirilerek gerekli
işlemlerin başlatılması talep edilmiştir.
Enerjisa’nın Bakanlığa hitaben 30.11.2001 tarihli yazısında, Adana Kojenerasyon
Santrali’nin 1 no’lu türbin ve jeneratörünün geçici kabule hazır hale geldiği; ÇEAŞ
ile ESA imzalanmasına yönelik işlemlerin tamamlanması ve Geçici Kabul Heyeti’nin
görevlendirilmesi hususlarında Bakanlık talimat ve izinlerinin beklendiği ifade
edilmiştir.
Enerjisa’nın 6.12.2001 tarihli yazısında, Adana santralinin 1 no’lu türbininin
çalışabilecek duruma geldiği, ancak, sayaçların bağlanmasına ilişkin taleplerine
ÇEAŞ’tan cevap gelmediği ve bu nedenle, ÇEAŞ Zeytinli TM’ye bağlantı
yapılamadığı Bakanlığa bildirilmiş; ÇEAŞ’a bu konuda talimat verilmesi ve söz
konusu işlemlerin uzaması nedeniyle, Türkiye Elektrik İletim A.Ş.’nin (TEİAŞ),
santralin 154 kV’luk şaltının geçici kabulü için görevlendirilmesi talep edilmiştir.
Bakanlığın ÇEAŞ’a göndermiş olduğu 10.12.2001 tarihli yazı ile, Enerjisa ile ESA
imzalanması hususunda ÇEAŞ’tan cevap alınamadığı belirtilmiş; konunun
neticelendirilmesi bir kez daha talep edilmiştir.
Bakanlığın, dağıtımı ÇEAŞ, Enerjisa ve TEİAŞ’a gönderilen 12.12.2001 tarihli
yazısında, Enerjisa’nın, yapımı biten santral ünitesinin test edilebilmesi için 154 kV
şalt tesisine gerilim uygulanması hususundaki talebinin uygun görüldüğü ifade
edilmiştir.
ÇEAŞ’ın 20.12.2001 tarih ve 13382 sayılı yazısında; Enerjisa’nın Adana’da 1.
ünitesi biten otoprodüktör santraline deneme işletmesi yapılabilmesi için 154 kV’luk
şalt tesisine gerilim uygulanması ve Enerjisa ile ESA imzalanması konusundaki
Bakanlık yazılarına cevaben özetle;
03–72/874-373
22
- ÇEAŞ’ın, santralin tesisine ve işletilmesine yönelik olumsuz görüşlerine rağmen
Bakanlığın İzin Sözleşmesi’ni imzaladığı,
- 3096 sayılı Kanun’un 4. maddesine göre, konu ile ilgili DPT görüşünün alınması
gerekirken alınmadığı,
- Elektrik Tesisleri Kabul Yönetmeliği hükümlerine göre, iş yaptıran kuruluş, enerji
sağlayan kuruluş ve yüklenici kuruluş temsilcilerinden oluşan Kabul Kurulu
oluşturulmadan ve bu Kurul tarafından gerekli kontrol ve incelemeler yapılmadan
gerilim uygulanamayacağı ve enerji satış/nakline yönelik ESA yapılamayacağı
ileri sürülmüş ve konunun Bakanlık tarafından yeniden değerlendirilmesi talep
edilmiştir.
Enerjisa tarafından Bakanlığa gönderilen 20.12.2001 tarihli yazıda özetle;
- Türkiye’deki santral yatırımları için KfW’den (Almanya) 169.650.000 Euro
tutarında dış kredi temin edildiği, ancak teknik olarak hazır durumdaki Adana
santralinin devreye alınamadığı ve bu nedenle, KfW nezdinde taahhütlerde
kusurlu hale düşüldüğü,
- ÇEAŞ’ın kayıtsızlığı nedeniyle, yatırım maliyetinin giderek yükseldiği;
Türkiye’deki enerji kısıtları dikkate alındığında, Adana santralinin atıl olarak
bekletilmesinin ülkeyi de ekonomik zarara soktuğu,
- Bu nedenle, ÇEAŞ’a kesin ve süreli talimat verilmesi ve bunlara uymaması
halinde uygulanacak yaptırımların hatırlatılması gerektiği
belirtilmiştir.
Bakanlığın organize ettiği ve Enerjisa ile ÇEAŞ yetkililerinin de katıldığı 16.1.2002
tarihli toplantıda, Enerjisa ile ÇEAŞ arasında ESA yerine Enerji Alış ve Enerji
Nakline İlişkin Sözleşme yapılması ve ÇEAŞ’ın, bu hususa ilişkin kesin görüşlerini
21.1.2002 tarihine kadar Bakanlığa bildirmesine yönelik taraflar arasında
mutabakata varılmıştır.
ÇEAŞ’ın Ankara 1. İdare Mahkemesi’ne 29.1.2002 tarihinde verdiği dava
dilekçesinde;
- Enerjisa’ya ait santralin yapımı ve işletilmesine izin verilmeden önce 3096 sayılı
Kanun’un 4. maddesine göre DPT’nin onayının alınması gerektiği,
- Söz konusu otoprodüktör şirketin kurulu gücü dikkate alındığında, gerçekte bir
otoprodüktör değil, bir üretim tesisi niteliğinde olduğu ve bunun da ÇEAŞ’ın
imtiyaz haklarına aykırı olduğu,
- Tam rekabet piyasasının varlığı açısından kurulacak tesisle ilgili Rekabet Kurulu
tarafından verilmiş herhangi bir kararın bulunmadığı,
03–72/874-373
23
- DPT ve Rekabet Kurulu’ndan konuyla ilgili görüşlerinin sorulması ve hukuka
aykırı olduğu iddia edilen 9.10.2000 tarihli İzin Sözleşmesi’nin iptali
talep edilmiştir.
Enerjisa’nın talebiyle, 2002/152 D. İş. sayılı dosya kapsamında Adana Asliye
Ticaret Mahkemesi’ne verilen 29.1.2002 tarihli Bilirkişi Tespit Raporu’nda,
23.1.2002 itibarıyla;
- Enerjisa Adana Kojenerasyon santrali kapsamındaki gaz türbini ve jeneratörü
kısmının tamamlandığı,
- 80 MW’lık gaz türbinlerinin işletmeye alınmaya hazır olduğu ve boşta döndüğü,
- Santralin, Bakanlık ile Enerjisa arasındaki 9.10.2000 tarihli sözleşme eki fizibilite
raporundaki hususlara ve TEİAŞ tarafından tespit edilmiş ulusal işletme
esaslarına uygun olarak projelendirilerek inşa edildiği,
- 154 kV’luk şalt tesisine ÇEAŞ tarafından gerilim uygulanmadığı
tespit edilmiştir.
Enerjisa’nın Bakanlığa göndermiş olduğu 11.2.2002 tarihli yazıda, Adana
santralindeki gaz türbinlerinin 4.12.2001 tarihinden itibaren (70 gündür), kabul
işlemine hazır olduğu ve boşta döndüğü belirtilmiş, ESA’nın imzalanarak 154 kV’luk
şalt tesisine gerilim uygulanması için ÇEAŞ’a kesin ve süreli talimat verilmesi talep
edilmiştir.
ÇEAŞ’ın Adana Asliye Ticaret Mahkemesi’ne vermiş olduğu 15.2.2002 tarihli
yazıda;
- 29.1.2002 tarihli Bilirkişi Raporu’nu veren bilirkişilerin ehliyetsiz oldukları,
- Söz konusu otoprodüktör santralin tesisi için DPT görüşünün alınmadığı
yönünde istihbari bilgilerin bulunduğu,
- Bakanlık ile Enerjisa arasında imzalanan İzin Sözleşmesi’nin hukuka aykırılığı
iddiasıyla iptali için Danıştay 10. Dairesinde dava açıldığı ve davanın derdest
olduğu,
- Elektrik tesisine gerilim uygulanması işleminin Geçici Kabul Heyeti Başkanı’nın
yazılı onayı ile mümkün olabileceği, ancak, böyle bir onayın olup olmadığına
bakılmaksızın bahsi geçen bilirkişilerce yanlı bir rapor verildiği
belirtilerek yukarıda özetine yer verilen bilirkişi tespitlerine itiraz edilmiştir.
Adana 1. Sulh Hukuk Hakimliği’nden DPT’ye gönderilen 19.2.2002 tarihli bir yazı ile,
Enerjisa’nın Adana’da tesis edilip işletilmesi planlanan nafta/doğal gaz yakıtlı üretim
03–72/874-373
24
tesisi ile ilgili 3096 sayılı Kanun’un 4. maddesi çerçevesinde herhangi bir başvuruda
bulunulup bulunulmadığı sorulmuştur.
ÇEAŞ’ın talebiyle Adana 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’ne verilen ve ÇEAŞ kayıtları
dikkate alınarak hazırlanan 21.2.2002 tarihli Bilirkişi Raporu’nda;
- Enerjisa’nın tesisinin devreye girmesi halinde, 2001 yılı tüketim ve satışları esas
alınarak yapılan hesaplamada, tespit isteyen ÇEAŞ’ın doğrudan ve dolaylı
olarak, bir yılda 729.842.221 kW/saat daha az enerji satacağı, bu rakamın
ÇEAŞ satışlarının %9,38’ine tekabül ettiği,
- Şirket kayıtlarında konu ile ilgili DPT’nin onayına rastlanmadığı,
- Bahsi geçen tesisin işletmeye alınabilmesi için teşkil edilmesi gereken kabul
heyetlerinin oluşturulduğuna dair Şirket kayıtlarında herhangi bir belgenin
mevcut olmadığı
tespit edilmiştir.
ÇEAŞ tarafından 27.2.2002 tarihinde Bakanlığa, T.C. Başbakanlık Teftiş Kurulu’na
ve T.C. Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği’ne gönderilen yazılarda özetle;
- Enerjisa’nın Adana’da tesis edilip işletilmesi planlanan 120 MW kurulu
gücündeki nafta/doğalgaz yakıtlı santralinin devreye alınması halinde ÇEAŞ’ın
%9.38 oranında bir satış ve dolayısıyla kar kaybına uğrayacağı,
- 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun yürürlüğe girmesi nedeni ile,
Enerjisa’nın Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu’ndan (EPDK) otoprodüktör ve
otoprodüktör lisansı alması gerektiği, ancak böyle bir lisansın mevcut olmadığı
ve EPDK’ya ait bir yetkinin Bakanlıkça kullanılmasının hukuka aykırılık teşkil
ettiği,
- Bahsi geçen santrale ilişkin DPT’nin olumlu görüşünün alınmadığı,
- Bakanlık ve Enerjisa arasında imzalanmış İzin Sözleşmesi’nin hukuka aykırı
olduğu ve iptali için Danıştay’da dava açıldığı,
- Dönemin Bakanlık Müsteşar Yardımcısının Enerjisa lehine ve haksız yere yanlı
olarak ÇEAŞ üzerinde baskı tesis ettiği
ifade edilmiştir.
DPT Müsteşarlığı’nın Adana 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’ne göndermiş olduğu
5.3.2002 tarihli yazıda, Adana’da tesisi planlanan proje ile ilgili herhangi bir kayıt ve
müracaata rastlanmadığı bildirilmiştir.
03–72/874-373
25
Enerjisa’nın Bakanlığa göndermiş olduğu 8.3.2002 tarihli yazıda, otoprodüktör
tesisinin üç aydır atıl vaziyette bekletildiği, bu mağduriyetin giderilmesi için gerekli
işlemlerin yapılması bir kez daha talep edilmiştir.
Enerjisa’nın tespit talebi üzerine, Adana 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’ne verilen
13.3.2002 tarihli Bilirkişi Tespit Raporu’nda; Enerjisa Adana santralinin, Sasa
fabrikasının yanında bulunan 154 kV Sasa trafo merkezinin 154 kV barasına
bağlanabilecek durumda olduğu ve bağlantı için gerekli cihazların standartlara
uygun olarak tesis edildiği tespit edilmiştir.
Enerjisa’nın Bakanlığa göndermiş olduğu 14.3.2002 tarihli yazıda; Adana santralinin
ÇEAŞ’ın ESA’yı imzalamaması nedeniyle kabul işlemleri tamamlanamadığından
100 gündür kabule hazır halde bekletildiği; proje onayına esas teknik unsurların
Adana 3.Sulh Mahkemesi’ne verilen 13.3.2002 tarihli Bilirkişi Raporu’nda tespit
edildiği; bu çerçevede, projelerin onaylanması, Geçici Kabul Heyeti’nin teşkili ve
enerji sağlayan kuruluştan katılacak temsilcinin davet edilmesi, tesise gerilim
uygulanarak geçici kabülün yapılması hususlarında gereğinin yapılması talep
edilmiştir.
Türkiye Elektrik Ticaret ve Taahhüt A.Ş.’nin (TETAŞ) 26.3.2002 tarihli yazısı ve eki
ile, TETAŞ ile Enerjisa arasında 22.3.2002 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere
imzalanan Enerji Nakli ve Fazla Enerjinin Satılmasına İlişkin Sözleşme sureti
Bakanlığa sunulmuştur.
ÇEAŞ’ın Bakanlığa göndermiş olduğu 19.4.2002 tarihli yazıda; “…Bakanlık ile
Enerjisa arasında Otoprodüktör Tesisi Kurulmasına İzin Verilmesine İlişkin
Sözleşme’nin ve TETAŞ Genel Müdürlüğü ile ESA’nın imzalandığı; ÇEAŞ
tarafından konunun yargıya intikal ettirildiğinden bahisle, herhangi bir sonuç
alınamadığı; ilgili mevzuatlar gereğince, Enerjisa ile ESA’nın bugüne kadar
imzalanmadığı; bugüne kadar herhangi bir yürütmenin durdurulması kararının
alınmamış olduğu; Enerjisa tarafından Bakanlığa verilen projelerin uygun
görüldüğü; Enerjisa tarafından hazırlanan fizibilite ve projelerde, santralin Ulusal
Şebeke sistemine bağlantısının, ÇEAŞ tarafından işletilmekte olan Zeytinli Trafo
Merkezinden yapılacağının belirlendiği; ölçme sistemine ait sayaçların yeri,
karakteristikleri ve diğer teknik hususların, Bakanlığa 22.4.2002 tarihinine kadar
iletilmemesi halinde; santralin Ulusal Şebeke Sistemine bağlantısı konusunda teknik
bir sakınca bulunmadığı hususunda ÇEAŞ tarafından olumlu görüş verildiğinin
kabul edileceği…” şeklindeki Bakanlık görüşlerine cevaben;
Bakanlığın, Enerjisa tarafından yaptırılan tek yanlı Mahkeme tespitlerini
kullanarak, 3096 sayılı Kanun’a aykırı olarak imzalanan İzin Sözleşmesi’ni
hayata geçirmek için teamüllere aykırı olarak, yazı ve telefon trafiği ile ÇEAŞ’a
baskı tesis ettiği,
- Adana 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’ne DPT tarafından gönderilen 5.3.2002 tarihli
yazıya göre, Adana’daki projeye ilişkin DPT’ye herhangi bir başvuruda
bulunulmadığı,
03–72/874-373
26
- İmtiyaz Sözleşmesi’nin ÇEAŞ’a yüklediği külfetler dikkate alınmadan söz konusu
projeye izin verilmesinin ÇEAŞ’ın kar kaybına yol açtığı ve bu durumun ÇEAŞ’ın
ticaret yapma imtiyazını zedelediği,
- Geçici Kabul Heyeti oluşturulmadan ve herhangi bir kabul işlemi yapılmadan söz
konusu santralin işletmeye alınmak istendiği, bu durumun ilgili Yönetmelik
hükümlerine aykırı olduğu,
- İmtiyaz Sözleşmesi’nde Enerjisa ile ESA imzalanmasını gerektirecek zorunlu bir
hüküm bulunmadığı,
- Söz konusu tesise Bakanlık tarafından verilen izin ile ilgili, ÇEAŞ tarafından
Ankara 1. ve 5. İdare Mahkemeleri’nde iki dava açıldığı, İzin Sözleşmesi
uygulanması için öncelikle bu dava sonuçlarının beklenmesi gerektiği,
- İhtilaf konusu İzin Sözleşmesi’nin, 3096 sayılı Kanun’a, Elektrik Tesisleri Kabul
Yönetmeliği’ne ve İmtiyaz Sözleşmesi hükümlerine aykırılık teşkil ettiği
ifade edilmektedir.
TETAŞ ile Enerjisa arasında imzalanan 27.11.2001 tarihli ESA, TETAŞ Genel
Müdürlüğü tarafından Adana 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’ne 1.5.2002 tarihli yazı ile
gönderilmiştir.
ÇEAŞ’ın Bakanlığa göndermiş olduğu 3.6.2002 tarihli yazıda;
- Berke HES’in deneme üretimine başladığı, söz konusu tesislerde üretilecek
enerjinin Ceyhan 2 TM üzerinden Seyhan TM ve Zeytinli TM’ne akacağı,
belirtilen her iki noktadan ve buna ilaveten Enerjisa’dan Zeytinli TM’ye enerji
akması ve Zeytinli TM’nin tüketiminin az olması nedeniyle, yük akışı ve iletim
hatları yönünden Zeytinli TM’ye bağlantı yapılmasının mümkün olmadığı,
- Otoprodüktör tesisinden üretilip, sisteme verilecek enerjinin, planlı ve kontrollü
olamayacağı, bunun gerilim dalgalanmalarına, buna bağlı olarak darbelere
neden olacağı ve mevcut sisteme zarar vereceği,
- İmtiyaz Sözleşmesi’ne göre, enerji ticareti yapma imtiyazının 2058 yılına kadar
ÇEAŞ’a ait olduğu, buna karşılık bölgenin muhtemel tüketimlerini, dolayısıyla
elde edeceği karı hesaplayan ÇEAŞ’ın, bölgenin enerji altyapı yatırımlarını kendi
öz kaynakları ile yapmak ve belirtilen süre sonunda bunları Hazine’ye bedelsiz
olarak devretme yükümlülüğü altına girdiği, bölgede ÇEAŞ açısından büyük
enerji müşterilerinin azalmasına sebep olan otoprodüktör üretim tesislerinin
kurulup işletilmesinin; esas itibarıyla, Yasa’ya ve İmtiyaz Sözleşmesi’ne aykırı
olduğu,
- Enerjisa’nın projesi ile ilgili olarak 3096 sayılı Kanun’un 4. maddesi gereğince
DPT Müsteşarlığı’nın olumlu görüşünün alınmadığı,
03–72/874-373
27
- 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun geçici 4 ve 8. maddeleri ile ilgili olarak
Anayasa Mahkemesi tarafından verilen 13.2.2002 tarih ve 2001/293E.,
2002/28K. ve aynı tarihli 2001/389E., 2002/29K. sayılı karar gerekçelerinde yer
alan “…daha önce düzenlenmiş ve tarafların özgür iradeleri sonucunda belli
koşullara bağlanmış olan sözleşmeler yasayla hükümsüz kılınmaktadır. Oysa,
sözleşmelerin sona erdirilmesi veya diğer koşullarla ilgili uyuşmazlıkların
çözümü sözleşmelerde belirtilen usul ve esaslara ya da bu konuda hüküm
bulunmayan hallerde genel hukuk kurallarına bağlıdır.” şeklindeki hükümler
dikkate alındığında, 4628 sayılı Kanun’un 3096 sayılı Kanun’u ve bu çerçevede
akdedilmiş sözleşmeleri ortadan kaldırmadığı, dolayısıyla, ÇEAŞ’ın imtiyaz
haklarının yeni Yasa’ya dayanılarak ortadan kaldırılamayacağı,
- İmtiyaz Sözleşmesi’nin herhangi bir kuruluş ile enerji bazında mahsuplaşma
yapmak suretiyle iş-hizmet yapılmasına imkan vermediği, son on yıl içerisindeki
uygulamada TEK, TEAŞ ve TEDAŞ ile yapılan karşılıklı enerji alışverişlerinde
hiçbir zaman mahsuplaşma işleminin yapılmadığı,
- Otoprodüktör şirketlerinin elektrik üretimlerini kendi ortaklarına yönelik
yapmalarından dolayı, KDV, TRT payı, Elektrik Enerji Altyapı Yatırımlarına Katkı
Payı ile Belediye Tüketim Vergisi gibi vergilerin söz konusu şirketlerden tahsil
edilemediği, bu durumun kamu yararına aykırı bir şekilde vergi kaybına yol
açtığı,
- Gerçekte, Enerjisa’ya Danıştay onayı olmadan, kanuna karşı hile kullanılmak
suretiyle, gizli bir şekilde enerji üretim ve ticaret imtiyazı verildiği,
- ÇEAŞ ile ESA imzalanmadan Enerjisa santralinin kabul işlemlerinin
yapılamayacağı, Enerjisa tarafından Adana Asliye Ticaret Mahkemesi’nin
2002/152 D. İş sayılı dosyası kapsamında yaptırılan tespitte, Bilirkişi Raporu’nda
Elektrik Tesisleri Kabul Yönetmeliği’nin 11. maddesinde; geçici kabule
başlanabilmesi için “tesisatın 5. maddede yazılı onaylı proje, yürürlükte bulunan
yasal uygulamalar (kanun, tüzük, yönetmelik vb.), esas sözleşme ve enerji
sağlayan kuruluşla yapılmış tesis sözleşmesi ile bunların eklerine ve diğer
belgelere tam uygun şekilde yapılmış olduğunun bir tutanakla belirlenmiş olması
durumunda mümkündür” denildiği ve 5. maddede açıklandığı gibi, onaylı projesi
bulunmayan kabul işlemlerinin yapılamayacağının belirtildiği; ayrıca, “Bakanlıkça
onaylı projelerden sonra kabule başlanılacağından ve nihai projelerin son
şeklinin alınması ESA ile belirleneceğinden, öncelikle Görevli Şirket (ÇEAŞ) ile
Enerjisa arasında ESA imzalanması gerekmektedir.” şeklindeki ifadeler dikkate
alındığında, projeleri nihai şekle ulaşmamış bir tesisin kabul işlemlerinin
yapılmasının mümkün görülemeyeceği,
- TETAŞ ile Enerjisa arasında imzalanan 27.11.2001 tarihli ESA’nın 20.
maddesinde yer alan “Bu sözleşme 20 maddeden ibaret olup, taraflarca
imzalanmasını müteakip, Şirket, ÇEAŞ ile 4 maddede belirtilen sözleşmeleri
imzalayarak birer suretini TETAŞ’a teslim ettiği tarihten itibaren yürürlüğe
girecektir.” şeklindeki hükmü dikkate alındığında, gerçekte TETAŞ ile yürürlükte
03–72/874-373
28
olan bir ESA’nın mevcut olmadığı ve bu nedenle ihtilaf konusu tesislerin kabul
işlemlerinin yapılamayacağı
ifade edilmektedir.
ÇEAŞ’ın Bakanlığa göndermiş olduğu 4.6.2002 tarihli yazıda, daha evvelki
yazılarda açıklanan teknik, mali ve hukuki gerekçeler nedeniyle geçici kabul
işleminin yapılamayacağı ve geçici kabul işlemi için herhangi bir heyetin
gönderilmemesi gerektiği belirtilmiştir.
Bakanlığın ÇEAŞ’a çekmiş olduğu 24.7.2002 tarih ve 34427 no’lu ihtarnamede,
olayın gelişimi aktarılarak, yürürlükteki mevzuat ve İmtiyaz Sözleşmesi’nin 6 ıncı
maddesinin (h) bendine rağmen, bölgede kurulan otoprodüktör tesisinin ulusal
sisteme bağlantısının ÇEAŞ tarafından yapılmadığı ve üretilecek enerjinin
Enerjisa’nın grup ortaklarına naklinin engellendiği belirtilmiş; ÇEAŞ ile Enerjisa
arasında yapılması gereken ve tesisin Ulusal Sisteme bağlantı ve elektrik enerjisinin
nakil şartlarını belirleyecek olan ESA’nın, ihtarnamenin tebliğinden itibaren 15 gün
içerisinde imzalanması ve anlaşma hükümlerinin ivedilikle yerine getirilmesi
gerektiği, aksi takdirde İmtiyaz Sözleşmesi’nin 19. maddesine göre işlem yapılacağı
bildirilmiştir.
ÇEAŞ’ın Bakanlığa ve Enerjisa’ya çekmiş olduğu 7.8.2002 tarih, 15399 ve 15429
sayılı ihtarnamelerde, yasadan ve İmtiyaz Sözleşmesinden doğan haklarını,
uğranılan ve uğranılacak zararları talep ve dava etme hakkını mahfuz tutmak
kaydıyla, “Sistem Bağlantı ve Enerji Nakil Şartlarını Belirleyen Sözleşme”nin
imzalanacağı bildirilmiş, ihtarname ekindeki sözleşme taslağının 4 gün içinde
imzalanarak ÇEAŞ’a teslimi talep edilmiştir.
ÇEAŞ’ın Enerjisa’ya çekmiş olduğu 13.8.2002 tarih ve 15732 no’lu ihtarnamede,
yukarıda yer verilen ihtarnameye süresi içinde cevap verilmediği, bu kez ÇEAŞ
tarafından imzalanarak gönderilen ihtarname ekindeki sözleşme taslağına yönelik
bir cevabın verilmemesinin, muhatap taraf Enerjisa’nın sözleşmeyi imzalamaktan
imtina ettiğinin kabulü anlamına geleceği belirtilmiştir.
Enerjisa’nın Kurumumuz kayıtlarına 20.1.2003 tarih ve 246 sayı ile intikal eden
yazısında “Sisteme Bağlantı ve Enerji Nakil Şartlarını Belirleyen Sözleşme”nin,
17.8.2002 tarihinde imzalandığı bildirilmiştir.
Gerilim Uygulama Zaptı 10.9.2002 tarihinde, Geçici Kabul Tutanağı ise 28.9.2002
tarihinde taraflarca imzalanmıştır.
Ankara 5. İdare Mahkemesi’nin, ÇEAŞ’ın, 3096 sayılı Kanun’da enerji fazlasının
satışına yönelik tesis izni verileceğine dair bir hükme yer verilmediği, aynı Yasanın
4. maddesinde öngörülen otoprodüktör sözleşmesi için DPT’nin olumlu görüşü
alınması zorunluluğuna uyulmadığı, ayrıca dava konusu sözleşme ile kurulacak
tesisin kendi İmtiyaz Sözleşmesi görev alanı içinde bulunduğu, bu alan içinde 2058
yılına kadar enerji üretim, dağıtım ve iletim görevinin kendilerine verildiği iddialarıyla
03–72/874-373
29
Bakanlık ile Enerjisa arasında 9.10.2000 tarihinde imzalanan İzin Sözleşmesi’nin
iptalinin istemine yönelik olarak 18.10.2002 tarihinde vermiş olduğu Karar’da;
- 3096 sayılı Kanun ve bu Kanun’a dayanılarak çıkarılan “Türkiye Elektrik Üretim
İletim Anonim Şirketi ve Türkiye Dağıtım Anonim Şirketi Dışındaki Kuruluşlara
Elektrik Enerjisi Üretim Tesisi Kurma ve İşletme İzni Verilmesi Esaslarını
Belirleyen Yönetmelik” hükümleri gereği, kendi faaliyet alanlarının enerji
ihtiyacını karşılamak üzere otoprodüktör statüsünde enerji üretim tesisi kurma ve
işletme izni verilmesi konusunda Bakanlığa kamu yararı ile sınırlı olmak üzere
takdir yetkisi tanındığı,
- Söz konusu yönetmelikte tanımlandığı üzere otoprodüktör grubunun ticaret
yapmak amacıyla değil, yalnızca kendi faaaliyet alanlarında enerji ihtiyacını
karşılamak amacıyla kurulduğu; bu itibarla, otoprodüktör üretim tesisinin
kendisine imtiyaz hakkı tanınan herhangi bir görevli şirketin görev bölgesi içinde
faaliyet göstermesinin, imtiyazlı duruma herhangi bir şekilde müdahale olmadığı,
- Yurt içindeki üretim olanakları yeterli olmadığından, enerji ihtiyacının bir kısmını
yurt dışından karşılamak zorunda kalan ülkemizde, bu tür tesislerin gerek kendi
ihtiyaçlarına yönelik üretimi, gerekse ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde
ürettiği ihtiyaç fazlası enerjiyi Bakanlıkça belirlenen tarifeye göre TEAŞ, TEDAŞ
veya görevli şirkete satabilmesi nedeniyle kamu yararına uygun oldukları,
- Bu durumda, dava konusu İzin Sözleşmesi’nde mevzuata ve kamu yararına
aykırılık bulunmadığı,
- Her ne kadar, 3096 sayılı Kanun’un 4. maddesinde DPT’nin olumlu görüşünün
alınması zorunlu kılınmışsa da, Yasa hükmü incelendiğinde açıkça görüleceği
üzere bu zorunluluğun ticari amaçla elektrik üretimi yapan sermaye şirketleri için
getirilmiş olduğu, otoprodüktörler için bu zorunluluktan söz edilemeyeceği,
- Öte yandan ilgili Yönetmeliğin otoprodüktör üretim tesisinin kuruluşuna imkan
tanıyan 4. maddesinin (f) bendinde, kuruluş esnasında DPT’nin olumlu
görüşünün alınmasını zorunlu kılan bir kurala da yer verilmediği
gerekçeleriyle davacı ÇEAŞ’ın iptal istemi reddedilmiştir.
H.2.2. Toros’un Şikayeti ile İlgili Gelişmeler
Dosya mevcudu bilgi ve belgelerden, Toros’un şikayeti ile ilgili olarak olayların
aşağıdaki şekilde geliştiği tespit edilmiştir.
17.4.1996 tarih ve 22614 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmelik dikkate
alınarak, 14.5.1996 tarihinde ÇEAŞ, TEDAŞ, TEAŞ, Kepez A.Ş., Aktaş ve Kayseri
ve Civarı T.A.Ş. arasında enerji nakli ile ilgili uygulama esaslarına ilişkin bir protokol
imzalanmıştır. Bu protokole göre, ÇEAŞ ve Kepez’in görev bölgesi dışında kurulan
otoprodüktör santrallerinde üretilen ve dağıtım sistemine verilen enerjinin tamamını
03–72/874-373
30
TEAŞ alacak, ÇEAŞ ve Kepez’e ait iletim hattını kullanarak enerji nakledecek
kuruluşlar ise nakil bedelini söz konusu şirketlere ödeyecektir. ÇEAŞ bu protokolü
aşağıdaki ihtirazi kayıtlarla imzalamıştır:
- “Otoprodüktör grubunun görevli şirketlere sattığı üretim fazlası enerjinin alış
fiyatı, her durumda TEAŞ’ın bu şirketlere sattığı enerji fiyatını geçemez.
- Görev bölgesinde otoprodüktör grubu tüketici şirketlerine mevcut elektrik satış
sözleşmesine göre uygulanan tarife fiyatından enerji satamaması nedeniyle,
ÇEAŞ’ın uğradığı zararı TEAŞ, Bakanlık ve diğer ilgili şirketlerden talep hakkı
saklıdır”.
Bakanlık ile Toros arasında 5.11.1998 tarihinde imzalanan İzin Sözleşmesi’nin
gereği olarak, Toros’un Adana ve Mersin’de kurulu 4.7 MW gücündeki tesislerine
ilişkin Toros ile ÇEAŞ arasında 26.7.1999 tarihinde iki ESA imzalanmıştır.
Bakanlığın talimatı doğrultusunda, 13.9.1999 tarihinde Toros ve ÇEAŞ, enerji alış-
satışı konusunda mahsuplaşma yapılacağına ilişkin ek bir sözleşme imzalamıştır.
ÇEAŞ bu sözleşmeyi, enerji mahsuplaşması ve uygulanacak enerji alış-satış
fiyatına ilişkin hükümlerde talep ve dava hakkı saklı kalmak üzere ihtirazi kayıtla
imzalamıştır.
Toros’un yeni ortaklarına enerji nakli talebinde bulunması üzerine, Toros ile ÇEAŞ
arasında 26.7.1999 tarihli sözleşmeye ek olarak 15.12.1999 tarihinde yeni bir
sözleşme daha yapılmıştır.
ÇEAŞ, Toros’a gönderdiği 21.12.1999 tarihli ihtar yazısında; mahsuplaşmanın
İmtiyaz Sözleşmesine ve KDV Kanunu’nun 2/5. maddesine aykırı olduğu ve
Toros’un satış fiyatının, ÇEAŞ’ın TEAŞ’tan enerji alış fiyatının üstünde olduğu
hususlarını ileri sürerek, Toros’un Kasım 1999 dönemine ilişkin hazırladığı faturaya
itiraz etmiş ve Toros’a faturayı iade etmiştir. Aynı yazıda, Bakanlık talimatı ile
taraflar arasında imzalanan ESA’da belirtilen bazı hususlara ÇEAŞ tarafından
ihtirazi kayıt konulduğu, ayrıca Kanuna ve İmtiyaz Sözleşmesi’ne aykırı
Yönetmeliğin ilgili hükümlerinin iptali için Danıştay’da dava açıldığı ifade edilmiştir.
Toros, ÇEAŞ’ın 21.12.1999 tarihli ihtar yazısına cevaben Beşiktaş 6. Noterliği’nden
gönderdiği 19.1.2000 tarihli ihtarnamede, ÇEAŞ’ın öne sürdüğü hususların
dayanaksız ve aralarındaki sözleşmelere aykırı olduğunu ifade etmiştir.
ÇEAŞ, Adana 7. Noterliği yoluyla Toros’a gönderdiği 10.3.2000 tarihli yazısında;
Toros’un Şubat 2000 dönemine ilişkin hazırladığı faturaya, mahsuplaşmanın İmtiyaz
Sözleşmesi’ne ve KDV Kanunu’nun 2/5. maddesine aykırılığını ve Toros’un satış
fiyatının ÇEAŞ’ın TEAŞ’tan enerji alış fiyatından yüksek olduğunu ileri sürerek itiraz
etmiş, bu doğrultuda faturanın ihtirazi kayıtla ödeneceğini bildirmiştir.
ÇEAŞ, Bakanlığa yönelik 27.11.2000 tarihli yazısında, Toros’un Mersin’de kurduğu
7,4 MW güçteki ek santral için 26.7.1999 tarihli ESA’nın revize edilmesi yönündeki
03–72/874-373
31
Bakanlık talimatını, yasal haklarını mahfuz tutmak suretiyle yerine getireceğini
bildirmiştir.
ÇEAŞ, Toros’a gönderdiği 15.1.2001 tarihli yazıda; Toros’un Aralık 2000 dönemine
ilişkin hazırladığı faturaya, mahsuplaşmanın İmtiyaz Sözleşmesi’ne ve KDV
Kanunu’nun 2/5. maddesine aykırı olduğunu, diğer yandan Toros’un satış fiyatının
ÇEAŞ’ın TEAŞ’tan enerji alış fiyatından yüksek olduğunu ileri sürerek itiraz etmiş ve
faturayı düzeltilmesi için Toros’a iade etmiştir.
ÇEAŞ, Toros’a yönelik 28.5.2001 tarih ve 5281 sayılı yazısında; Toros’un
Mersin’de kurduğu 7,4 MW gücündeki buhar türbinli ilave güç santrali ile ilgili olarak
18.4.2001 tarihinde imzalanan ikinci Ek ESA’nın, bu tesislerde üretilen enerjiden
sadece ihtiyaç fazlasının ÇEAŞ sistemine verilmesi kaydıyla, 1.6.2001 tarihinden
itibaren yürürlüğe gireceğini bildirmiştir.
Bakanlık, ÇEAŞ’a gönderdiği 28.2.2002 tarih ve 3591 sayılı yazıda, 1.4.2002
tarihinden itibaren otoprodüktörlerin kendi ihtiyaçlarının dışında kalan ve TETAŞ,
TEDAŞ ile Görevli şirketlere satacakları ihtiyaç fazlası enerji bedelinin, yürürlükteki
yönetmelikte belirlenen üst limitleri geçmeyecek şekilde taraflar arasında serbestçe
belirlenmesi esasının getirildiğini belirtmiştir.
ÇEAŞ’ın Toros’a gönderdiği 12.3.2002 tarihli yazıda;
- Toros’un Mersin’de kurulu olan 4.736 MW güçteki tesisi için 26.7.1999 tarihinde
ESA imzalandığı, bunu müteakiben, Bakanlığın baskı ve talimatı doğrultusunda
13.9.1999 tarihinde Ek-Sözleşme imzalandığı, ayrıca, Bakanlığın daha önce
kurulu olan ve enerji üreten 7,4 MW gücündeki santrale sanki yeni bir tesismiş
gibi, Yasaya aykırı şekilde izin verdiği ve ÇEAŞ ile Toros arasında imzalanan
ESA’nın yeni güce (4,7+7,4=12,1 MW) göre revize edilmesini istediği, bunun
üzerine, 18.4.2001 tarihli ikinci Ek-ESA’nın taraflarca imzalandığı,
- ÇEAŞ’ın imzalanan sözleşmeler ile tüm yazışmalarda, Toros’tan enerji almaya
zorlanamayacağını ve enerji alış fiyatının TETAŞ enerji birim fiyatının üstünde
olamayacağını belirttiği, sözleşmelerin tamamının belirtilen hususlarda dava ve
talep hakkının korunması suretiyle ihtirazi kayıtla imzalandığı,
- Bakanlığın 28.2.2002 tarihli yazısı gereğince, 1.4.2002 tarihinden sonraki
dönemde enerji fiyatlarının taraflarca serbestçe belirleneceği, 1.4.2001
tarihinden sonraki dönemde ÇEAŞ’ın TETAŞ’tan satın aldığı enerji birim fiyatının
üstünde bir fiyat ile Toros’tan enerji almayacağı, ÇEAŞ’la görüşme yapılması ve
fiyatta anlaşma temin edilmeden bu tarihten sonra sisteme Toros tarafından
enerji verilmemesinin gerektiği, aksi halde herhangi bir ödeme yapılmayacağı
belirtilmiştir.
Toros’un, ÇEAŞ’ın 12.3.2002 tarihli yazısına cevaben gönderdiği 1.4.2002 tarihli
yazısında; önceden akdedilmiş olan ESA’nın aynen yürürlükte olduğu, ÇEAŞ’ın
otoprodüktör tesislerinde üretilen fazla enerjiyi mevcut ESA şartlarına göre almak ve
03–72/874-373
32
bedel ödemekle yükümlü olduğu, ÇEAŞ’ın TETAŞ-ÇEAŞ fiyatı üzerinden enerji
bedeli ödemek zorunda olduğu, bu bakımdan Toros’un normal faaliyetini
sürdüreceği ve ihtiyaç fazlası enerjiyi 1.4.2002 tarihinden sonra da sisteme vermeye
devam edeceği ifade edilmiştir.
ÇEAŞ, Toros’a Adana 7. Noterliği yoluyla gönderdiği 8.4.2002 tarihli yazıda, önceki
taleplerini yineleyerek anlaşma temin edilmeden sisteme enerji verilmesinin,
Toros’un paralellikten çıkarılmak suretiyle önleneceğini ve bu sebeple nakil
yapılmaması da dahil meydana gelecek her türlü zarardan Toros’un sorumlu
olacağını belirtmiştir.
ÇEAŞ’ın, Adana 7. Noterliği vasıtasıyla Toros’a gönderdiği 15.5.2002 tarihli yazıda,
Toros’un ÇEAŞ’ın rızası hilafına sisteme verdiği 20.016 kW/saat’lik enerji sebebiyle,
30.4.2002 tarihli bir fatura düzenlediği, ancak mahsuplaşma işleminin elektrik
ticaretinde teknik bakımdan mümkün olmadığı ve ÇEAŞ’ın bu faturayı ödemek
zorunda olmadığı belirtilmiş, Toros’un sisteme enerji vermesinin önlenmesi için
teknik yönden önlemlerin alınmaya başlandığı bildirilmiştir.
Toros’un ÇEAŞ’a yönelik 17.5.2002 tarihli yazısından; ÇEAŞ’ın Toros’un sisteme
bağlantı noktalarına ters röleler koyduğunu ve nakletmek amacı ile dahi olsa
sisteme enerji verilmemesi konusunda uyarıda bulunduğunu, Toros’un ise kendi
şirketlerinin ihtiyacı kadar enerji ürettiği ve bu enerji naklinin yalnızca ÇEAŞ sistemi
ile gerçekleştirilebileceğini, aksi halde, ortak şirketlerin faaliyetlerinin kesintiye
uğrayacağını belirttiği anlaşılmaktadır.
Toros, 17.5.2002 tarihli yazıyla, Bakanlığı, ÇEAŞ’ın iletim hatlarına enerji naklini
engelleyecek ters röleler monte ettiği konusunda bilgilendirerek, enerji nakil
hizmetinin kesintisiz olarak verilmesini teminen gerekli önlemlerin alınmasını talep
etmiştir.
ÇEAŞ’ın Toros’un ortakları Toros Gübre ve Kimya Endüstrisi A.Ş. (Toros Gübre
A.Ş.) ve TST Teknik Servis ve Ticaret A.Ş.’ye gönderdiği 21.5.2002 tarihli yazılarda;
nakil yapılmadığından 2002 Nisan ayı için düzenlenen faturalarda ilave olarak enerji
satış faturaları tahakkuk ettirildiği bildirilmiştir.
ÇEAŞ’ın, Toros’a yönelik 21.5.2002 tarihli yazısında; 2002 Nisan ayına ilişkin
düzenlediği mahsuplaşma faturasının iptal edilerek yerine çift terimli sanayi
tarifesinden ilave tüketim faturası tahakkuk ettirildiği ve güç tarifesinin %15’i
üzerinden düzenlenen faturaya %85’lik bir güç bedelinin ilave edildiği belirtilerek,
2002 Nisan ayı için düzenlenen 456671 ve 456695 no’lu faturaların ödenmesi
istenilmiştir.
Toros’un Bakanlığa yönelik 23.5.2002 tarihli yazısında; ÇEAŞ’ın yazıları neticesinde
Toros’un üretimi kısma ve ihtiyacı kadar enerji üretme kararı aldığı ve enerji satışını
sıfırladığı, ancak ÇEAŞ’ın, Toros’un ortaklarına enerji nakline engel olmak için
sisteme ters güç röleleri taktığı, mahsuplaşma faturalarını iade ederek ortaklara
yapılan enerji naklini yok saydığı ve %15 üzerinden ödenecek güç bedelini Nisan
03–72/874-373
33
2002 ayında %100 olarak belirleyerek ilgili faturaların ödenmesini istediği ifade
edilmiş ve Bakanlık’la yapılan sözleşmelerle, ESA ve ilgili mevzuat çerçevesinde
konuya çözüm getirilmesi talep edilmiştir.
Toros’un, ÇEAŞ’ın 15.5.2002 tarihli yazısına cevaben, Beşiktaş 6. Noterliği
vasıtasıyla gönderdiği 29.5.2002 tarih ve 26868 sayılı yazıda; Toros Gübre A.Ş.
tesislerinden verilen enerji sebebi ile düzenlenen faturanın ÇEAŞ tarafından iade
edilmesinin hukuka aykırı olduğu, karşılıklı olarak alınıp verilen enerjinin
mahsuplaşılmasının ESA ve mevzuat gereği olduğu, ESA’nın ihtirazi kayıtla
imzalanmış olmasının ÇEAŞ ile Bakanlık arasındaki bir sorun olduğu, Toros’un
ihtilaf çözülene dek üretimini kıstığı ve kendi ihtiyacı kadar enerji üretimi kararı
aldığı, ancak küçük miktarlarda da olsa ortaya çıkan enerji fazlasının mahsuplaşma
yapılmayarak ÇEAŞ tarafından bedelsiz olarak el konulmasının kabulünün hukuken
mümkün olmadığı belirtilmiştir.
ÇEAŞ’ın 21.5.2002 tarihli yazılarına karşılık Toros’un Beşiktaş 6. Noterliği vasıtası
ile gönderdiği 29.5.2002 tarih, 26870 sayılı yazı ile Ceyhan 1. Noterliği vasıtası ile
gönderdiği 2082 sayılı yazıda; ÇEAŞ’ın Mersin ve Adana tesislerine ilişkin 2002
Nisan ayına ait mahsuplaşma faturasını iptal etmesi ve %15 yerine %100 üzerinden
güç bedeli tahakkuk ettirmesinin, aralarında imzalanmış ESA’ya aykırı olduğu ve
hukuki dayanağı bulunmadığı, bu bakımdan ÇEAŞ tarafından gönderilen 456671 ve
456695 no’lu faturaların iade edileceği belirtilmiştir.
Toros’un ortaklarından Toros Gübre A.Ş.’nin ÇEAŞ’a yönelik 29.5.2002 tarihli
yazısında, ÇEAŞ’ın 21.5.2002 tarihli yazısının hukuka aykırı olduğu bildirilmiş ve
ÇEAŞ tarafından düzenlenen 456665 no’lu fatura iade edilmiştir.
Toros ortaklarından TST Teknik Servis ve Tic. A.Ş.’nin ÇEAŞ’a yönelik 30.5.2002
tarihli yazısında, ÇEAŞ’ın 21.5.2002 tarihli yazısının hukuka aykırı olduğu bildirilmiş
ve ÇEAŞ tarafından düzenlenen 456667 no’lu fatura iade edilmiştir.
Toros’un, Bakanlığa gönderdiği 30.5.2002 tarihli yazısında; ÇEAŞ’ın önceki
yazılarda belirtilen taleplerinin hukuka aykırı olduğu ve İmtiyaz Sözleşmesi’nden
kaynaklanan tekel durumunu kullanarak otoprodüktör grubunun üretim yapmasını
tamamen durdurmak amacını taşıdığı, Toros’un mevcut sözleşmelere göre hareket
edeceği, bunun dışındaki talepleri kabul etmeyeceği ve enerji kesintisinden doğacak
zararlardan ÇEAŞ’ın sorumlu olacağı belirtilmiş ve ÇEAŞ’ın ESA’dan doğan
yükümlülüklerini yerine getirmesini teminen gereği talep edilmiştir.
Bakanlığın, ÇEAŞ’a hitaben 31.5.2002 tarihli yazısında; Toros’un ortaklarına enerji
nakli yapmasına engel olunmaması, ülke genelinde uygulamada birlikteliğin
sağlanması açısından otoprodüktör şirketleri ile enerji alış-satış ve nakli
konusundaki uygulamaların mevcut ESA hükümleri ve TETAŞ ileTEDAŞ Genel
Müdürlüğü uygulamaları paralelinde yapılması gerektiği belirtilmiştir.
ÇEAŞ’ın, Bakanlığın 31.5.2002 tarihli yazısına cevaben gönderdiği 7.6.2002 tarihli
yazısında;
03–72/874-373
34
- ÇEAŞ’ın 1. Görev Bölgesi’nde görevli/imtiyazlı şirket olduğu ve otoprodüktör
şirketlerin kurulmasına izin verilmesinin İmtiyaz Sözleşmesi’ne aykırı olduğu, bu
imtiyazın sonradan çıkarılan Yasa ve yönetmeliklerle tek taraflı olarak
değiştirilemeyeceği,
- Bu şirketlerin kurulması esnasında DPT’nin görüşünün alınmadığı,
- Toros’un, sonradan ESA kapsamına alınan 7,4 MW’lık santralinin eski bir tesis
iken yeni kurulmuş bir tesis gibi gösterildiği ve Bakanlığın bu tesise Yasa’ya
aykırı bir biçimde elektrik ticareti yapma izni verdiği,
- Otoprodüktör tesislerinde üretilip sisteme verilen elektrik enerjisinin planlı ve
kontrollü olmaması nedeniyle gerilim dalgalanmalarına ve darbelere sebep
olduğu ve mevcut ÇEAŞ sistemine büyük zararlar verdiği,
- İmtiyaz Sözleşmesi’ne göre, otoprodüktör şirketlerle mahsuplaşma yapmanın
mümkün olmadığı, diğer yandan mahsuplaşma işleminin vergi ziyanına neden
olduğu,
- ÇEAŞ’ın %100 rezerv gücü kullanmaya mecbur tutulmasına karşılık %15
oranında güç bedeli almasının yönetmeliğe ve hakkaniyete aykırı olduğu
hususlarına yer verilmiştir.
ÇEAŞ’ın Toros ve Toros ortakları TST Teknik Servis ve Tic. A.Ş., Toros Gübre
A.Ş.’ye gönderdiği 7.6.2002 tarihli yazılarda; Nisan 2002 ayına ilişkin faturaların
ödenmemiş olduğu, bu borçların 10 gün içinde ödenmemesi halinde enerjilerinin
17.6.2002 tarihinde kesileceği ifade edilmiş, bu durum Toros tarafından 10.6.2002
tarihli yazısı ile Bakanlığa bildirilmiştir.
ÇEAŞ’ın, Toros’a hitaben Adana 7. Noterliği vasıtasıyla gönderdiği 11.6.2002 tarih
11116 sayılı yazısında; 26.7.1999 tarihli, ihtirazi kayıtla imzalanan ESA’nın bitim
tarihinde yürürlükten kaldırılacağı ve yenilenmeyeceği bildirilmiştir.
TST Teknik Servis ve Tic.A.Ş. ve Toros Gübre A.Ş., ÇEAŞ’a yönelik 12.6.2002
tarihli yazılarında, elektrik kesilmesi tehdidi karşısında Mayıs 2002 dönemine ilişkin
faturaların ihtirazi kayıt ile ödeneceğini bildirmiştir.
Toros’un, ÇEAŞ’a yönelik 14.6.2002 tarihli yazısında; muhatabın Mayıs 2002
dönemi için düzenleyerek gönderdiği 31.5.2002 tarih 461804 ve 461803 no’lu
faturaların ESA’ya aykırı olduğu belirtilerek, anlaşmaya uyumsuz olan aradaki fark
31.5.2002 tarih ve 59539, 59540 no’lu faturalarla ÇEAŞ’a iade edilmiştir.
ÇEAŞ’ın, Toros’a gönderdiği 18.6.2002 tarihli yazısında, enerji faturasının son
ödeme günü olan 17.6.2002 tarihine kadar Toros’un ödeme yapmadığı, ilgili borcun
10 gün içerisinde ödenmemesi halinde uyarı ve ihbara gerek olmaksızın 28.6.2002
tarihinde enerjilerinin kesileceği ihtar edilmiştir.
03–72/874-373
35
Toros’un talebi üzerine, Ceyhan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce, 2002/113 sayılı
dosya kapsamında yapılan 21.6.2002 tarihli tespitte Toros’un ÇEAŞ sistemine
bağlantı noktasına ters güç rölelerinin takılı olduğu belirtilmiştir.
Bakanlığın, ÇEAŞ’a hitaben gönderdiği 25.6.2002 tarihli yazısında; Bakanlıkla
ÇEAŞ arasında imzalanan 9.3.1998 tarihli Sözleşmenin 6(h). maddesinde ÇEAŞ’ın
Bakanlık tarafından yürürlüğe konulan yönetmeliklere uyacağı hükmünün yer aldığı,
bu nedenle otoprodüktör şirketleri ile enerji alış-satış ve nakli konusundaki
uygulamalarda, 17.4.1996 tarih ve 22614 sayı ile Resmi Gazete’de yayımlanan
Yönetmelik değişikliğinin enerji nakline ilişkin 6. maddesi ile 5.7.2000 tarih ve 24100
sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmelik değişikliğinin mahsuplaşmaya ilişkin
1. maddesine ve ESA hükümlerine titizlikle uyulması gerektiği belirtilerek, Toros ile
olan ihtilafların acilen çözüme kavuşturulması ve Bakanlığın bilgilendirilmesi talep
edilmiş, aksi halde, doğacak tüm zarardan ÇEAŞ’ın sorumlu olacağı ifade edilmiştir.
Toros’un Kurumumuza yönelik 21.6.2002 tarihli yazısında; ilgili bölgede elektrik
iletimi ve dağıtımı konusunda tekel olan ÇEAŞ’ın imzalanan ESA’ya aykırı
davranarak elektrik satışı ve naklini engellemek suretiyle hakim durumunu kötüye
kullandığı, bu bakımdan, ÇEAŞ’ın 4054 sayılı Kanun’u ihlal eden davranışlarının
durdurulması talep edilmiştir.
Toros’un talebi üzerine, Mersin 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce 2002/191 D. sayılı
dosyadan 21.6.2002 tarihinde yaptırılan tespitte sunulan Bilirkişi Raporu’nda; Toros
Gübre A.Ş.’nin ÇEAŞ sistemine bağlandığı noktaya ters güç röleleri yerleştirilmiş
olduğu hususuna yer verilmiştir.
ÇEAŞ’ın, Bakanlığın 25.6.2002 tarihli yazısına cevaben gönderdiği 1.7.2002 tarihli
yazısında;
- Otoprodüktör şirketlerinin kurulmasının İmtiyaz Sözleşmesi’ndeki nimet/külfet
dengesini bozduğu, İmtiyaz Sözleşmesi’nde yer alan elektrik üretim, iletim,
dağıtım ve ticareti imtiyazının çıkarılan Yasa ve yönetmeliklerle tek taraflı olarak
değiştirilmesinin Anayasa’ya aykırı olduğu,
- Toros’a hukuka aykırı şekilde, imtiyaz hukukuna tabi enerji üretim ve satışı izni
verildiği,
- Otoprodüktör üretim tesislerinde üretilip sisteme verilen elektrik enerjisinin, planlı
ve kontrollü olmadığı, bu nedenle gerilim dalgalanmalarına ve darbelere sebep
olduğu,
- Elektrik naklinden bahsedebilmek için sisteme verilecek enerjinin aynı anda ve
miktarda karşı tarafça çekilmesi gerektiği, aksi takdirde nakilden söz
edilemeyeceği, dolayısıyla mevcut uygulamaların elektrik nakli olmadığı,
- İmtiyaz Sözleşmesi’ne göre mahsuplaşmanın mümkün olmadığı, bunun yanında
mahsuplaşma işleminin vergi ziyanı ve vergi kaçırılmasına yol açtığı,
03–72/874-373
36
- Toros ile ÇEAŞ arasındaki ESA’nın ÇEAŞ’ın yasal hakları mahfuz tutulmak
suretiyle ihtirazi kayıtla imzalandığı, bu nedenle hür irade ile imzalanmayan bir
sözleşmenin ÇEAŞ yönünden bağlayıcı olmadığı
hususları ifade edilmiştir.
Toros’un ÇEAŞ’a yönelik 5.7.2002 tarihli yazısında; muhatabın Haziran 2002
dönemi için düzenleyerek gönderdiği 30.6.2002 tarihli 465901 ve 465900 no’lu
faturaların ESA’ya aykırı olduğu belirtilmiş ve bunlardaki uyumsuz farklar 30.6.2002
tarihli 59550 ve 59551 no’lu faturalarla iade edilmiştir.
Mersin 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2002/245 sayılı dosyası kapsamında
11.7.2002 günü yapılan tespitte ve 17.7.2002 tarihli Bilirkişi Raporu’nda, Toros’tan
ÇEAŞ’a elektrik verildiğinde, verilen enerjinin 1430 KW’ya geldiğinde sistemle
bağlantısının otomatik olarak kesildiği tespit edilmiştir.
Toros’un Beşiktaş 6. Noterliği vasıtasıyla ÇEAŞ‘a gönderdiği 16.7.2002 tarihli
ihtarnamede; ÇEAŞ’ın imtiyazını, mevzuat ve görevlendirme sözleşmesine aykırı
olarak suistimal ettiği, haksız ve keyfi davranışlar içine girdiği, öyle ki; Toros’un
ürettiği elektriği gasp ettiği, ESA altında Toros’a karşı taahhütlerini yerine
getirmediği, Toros’un sistemle olan bağlantısını kestiği, Bakanlık uyarılarına rağmen
ESA hükümlerini açıkça ihlal etmeye devam ettiği belirtilerek, ESA’ya aykırı
davranışlara son verilmesi ihtar edilmiştir.
Toros’un Bakanlığa gönderdiği 17.7.2002 tarihli yazıda ÇEAŞ’ın Toros Ceyhan
Tesislerinin ulusal şebeke bağlantısını 9.7.2002 tarihinde kestiği, tesislerin kendi
ürettiği enerji ile şimdilik kendini idame etmeye çalıştığı, ancak kendi üretiminde
olabilecek bir aksaklık halinde amonyak tanklarının patlaması tehlikesinin
bulunduğu ifade edilmiştir.
ÇEAŞ, 17.7.2002 tarihli yazıları ile, Toros’a ait, İşbankası A.Ş.’den toplam
53.568.000.000 TL., Tekfenbank’tan da toplam 79.032.000.000 TL. değerindeki
süresiz kesin teminat mektuplarının nakde çevrilmesini talep etmiştir.
Toros’un Bakanlık, EPDK ve Rekabet Kurumu’na yönelik 18.7.2002 tarihli
yazılarında; ÇEAŞ’ın kanunsuz ve haksız olarak, kendisine verilen teminat
mektuplarını nakde çevirdiği ifade edilmiş ve ÇEAŞ’ın haksız davranışlarına engel
olunması talep edilmiştir.
Toros’un 16.7.2002 tarihli ihtarnamesine karşılık ÇEAŞ’ın gönderdiği 26.7.2002
tarihli cevabi ihtarnamede; mevcut ESA’nın baskı sonucu ihtirazi kayıtla imzalanmış
olduğu, bu bakımdan ÇEAŞ’ı bağlayıcı olmadığı, Toros’un tesislerinin kurulmasının
ve işletme izni verilmesinin İmtiyaz Sözleşmesi’ne ve mevzuata aykırı olduğu,
Toros’tan elektrik alınmayacağının önceden bildirildiği ifade edilerek, mahsuplaşma
ve nakil konusunda daha önce belirttiği görüşler tekrarlanmıştır.
ÇEAŞ’ın, Adana 7. Noterliği yoluyla Toros’a gönderdiği 7.8.2002 tarihli
ihtarnamede; dava ve talep hakkı mahfuz kalmak kaydıyla, Bakanlığın 24.7.2002
03–72/874-373
37
tarihli talimatı doğrultusunda 7.8.2002 tarihinde ters güç rölelerinin kaldırılarak
Toros’un grup ortaklarına enerji nakletmesinin olanaklı hale getirildiği ve Yönetmelik
hükümlerine göre kesilen elektrik enerjisinin tekrar verildiği, sözleşme gücünün
%15’i üzerinden güç bedeli tahakkuk ettirildiği, ancak, daha önceki yazıları
doğrultusunda ÇEAŞ’ın yasalardan ve İmtiyaz Sözleşmesinden doğan haklarının
mahfuz olduğu belirtilmiştir. Aynı yazıda; ÇEAŞ’ın Toros’tan elektrik satın
almayacağı, bu nedenle, Adana ve Mersin santrallerinden sisteme satmak amacı ile
elektrik verilmemesi gerektiği ifade edilerek Bakanlık talimatlarına uygun olarak
tanzim edilen ve yazı ekinde gönderilen “Sisteme Bağlantı ve Enerji Nakil Şartlarını
Belirleyen Sözleşme”nin imzalanarak bir nüshasının ÇEAŞ’a ulaştırılması
istenilmiştir.
Toros’un ihtiyati tedbir talebi üzerine, Mersin Asliye Ticaret Mahkemesi, 7.8.2002
tarihinde ve 2002/943 sayılı dosya kapsamında;
- ÇEAŞ’ın Toros’un elektrik üretmesi ve grup ortaklarına nakletmesine engel
olmasının önlenmesi ve enerji naklinin kesintisiz sürmesi,
- Toros’un ulusal elektrik şebekesine bağlantısının engellemesine yönelik ÇEAŞ
tarafından konulan fiziki engellerin kaldırılması,
- Toros’un %15 teminat yatırması halinde teminat mektuplarının ÇEAŞ tarafından
nakde çevrilmesinin önlenmesi
konularında ihtiyati tedbir kararı vermiştir.
ÇEAŞ’ın, Bakanlığa yönelik 12.8.2002 tarihli yazısında;
- Toros’un Adana santrali ile ilgili olarak, Ceyhan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin
2002/128 sayılı dosyasında 8.8.2002 tarihinde yapılan tespit ile, Yumurtalık
TM’de bulunan ters güç rölelerinin söküldüğü ve otoprodüktör tesisinde üretilen
enerji naklinin olanaklı hale geldiği,
- Mersin 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2002/276 sayılı dosyasında 8.8.2002
tarihinde yaptırdığı tespit ile; Mersin Termik TM’ne Toros tarafından enerji
verildiği ve daha önce sistemde bulunan 2 adet ters güç rölesinin söküldüğü
ifade edilmiştir.
Toros, Beşiktaş 6. Noterliği yoluyla ÇEAŞ’a gönderdiği 7.8.2002 tarihli ihtarnamede;
ÇEAŞ’ın gecikme zammı adı altında düzenleyerek Toros tesislerine gönderdiği
29.7.2002 tarihli faturaların ESA’ya aykırı olduğunu ileri sürerek, iade etmiştir.
ÇEAŞ’ın, Toros’a gönderdiği 16.8.2002 tarihli yazısında; Temmuz 2002 ayına ilişkin
elektrik faturasının ödenmediği, 10 gün içinde ödeme yapılmaması halinde
26.8.2002 tarihinde ihbara gerek olmaksızın enerjinin kesileceği ve alacakların
tahsili için yasal yollara başvurulacağı ifade edilmiştir.
03–72/874-373
38
EPDK’nın, Toros’un 18.7.2002 tarihli yazısına cevaben gönderdiği 20.8.2002 tarihli
yazıda; Elektrik Piyasası Kanunu’nda tanımlanan hazırlık döneminin sona erdiği
tarihten itibaren 30 gün içerisinde çıkarılacak bir yönetmeliğe göre iletim faaliyetine
ilişkin usul ve esasların belirleneceği, adı geçen yönetmeliğin yürürlük tarihine kadar
ÇEAŞ’la olan ihtilafların yürürlükte bulunan sözleşme hükümleri doğrultusunda
çözümlenmesi gerektiği belirtilmiştir.
Toros’un Beyoğlu 34. Noterliği yoluyla ÇEAŞ’a gönderdiği 21.8.2002 tarihli yazıda;
Mersin Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 7.8.2002 tarihli tedbir kararı hatırlatılarak,
ÇEAŞ’ın 16.8.2002 tarihli yazısını 3 gün içerisinde geri alması ihtar edilmiştir.
ÇEAŞ’ın Adana 7. Noterliği vasıtasıyla 7.8.2002 tarihli ihtarnamesine Toros’un
cevaben gönderdiği 22.8.2002 tarihli yazısında;
- ÇEAŞ’ın göndermiş olduğu, Sisteme Bağlantı ve Enerji Nakil Şartlarını
Belirleyen Sözleşme Taslağının 4628 sayılı Yasa ile TEİAŞ’ın tekeline bırakılmış
olan elektrik enerjisi iletimi faaliyeti ile ilgili olduğu ve TEİAŞ’ın 4628 sayılı Yasa
çerçevesinde Toros ile imzalayacağı Bağlantı ve Sistem Kullanım
anlaşmalarının konusunu içerdiği,
- 4628 sayılı Yasa’nın hazırlık döneminin 3.9.2002 tarihinde sona ereceği, hazırlık
döneminin sona ermesinden sonra ÇEAŞ’ın imtiyaz bölgesinde elektrik iletimi
yapmasının olanaklı olmadığı, bu yetkinin TEİAŞ’a verildiği, dolayısıyla ÇEAŞ’ın
enerji nakli ve sisteme bağlantı anlaşması yapması yetkisi ve imkanının
olmayacağı, bu bakımdan Taslağın kabulünün mümkün olmadığı,
- ÇEAŞ’ın, TEAŞ ve TEDAŞ Dışındaki Kuruluşlara Elekrik Üretim Tesisi Kurma ve
İşletme İzni Verilmesi Esaslarını Belirleyen Yönetmeliğin 17.10.1997 tarih ve
23143 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan değişik 4(h) maddesi ile 1.12.1998
tarih ve 23540 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan değişik 4(g) maddesinin iptali
için açmış olduğu davanın reddedilmesi karşısında ESA’ya konulan ihtirazi
kayıtların iptalinin zorunlu olduğu,
- Bu nedenlerden dolayı, mevcut ve 31.12.2002 tarihine kadar yürürlükte olan
ESA ve eklerinin, ihtirazi kayıtlar kaldırılarak uzatılmasının makul olacağı
ifade edilmiştir.
Toros’un, Bakanlığa hitaben 22.8.2002 tarihli yazısında; ÇEAŞ’ın 31.12.2002
tarihinden itibaren ESA’yı yenilemeyeceğini bildirdiği, bu nedenle ESA’nın, cevabi
yazılarında belirttiği esaslar çerçevesinde kısmen tadil edilerek uzatılması
konusunda ÇEAŞ’a talimat verilmesi talep edildiği anlaşılmıştır.
Toros’un, EPDK’ya yönelik 27.8.2002 tarihli yazısında; ÇEAŞ ile aralarındaki
ihtilafın gelişimi hakkında bilgi verilerek, 4628 sayılı Yasaya dayanılarak çıkarılan
Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği kapsamında otoprodüktör lisansı için yapılacak
başvurunun ÇEAŞ’ın mevcut ESA’yı yenilemeyeceğini bildirdiği 31.12.2002’den
sonraki bir tarihte gerçekleştirileceği, belirsizlik içeren bir dönemin söz konusu
03–72/874-373
39
olmaması bakımından ÇEAŞ’ın fesih bildiriminin geri alınması konusunda Kurulun
görüş, destek ve talimatlarına ihtiyaç duyulduğu belirtilmiştir.
Toros’un 22.8.2002 tarihli ihtarnamesine karşılık ÇEAŞ’ın Adana 7. Noterliği
vasıtasıyla gönderdiği 2.9.2002 tarihli cevabi ihtarnamede; İmtiyaz Sözleşmesi
hükümlerine göre bölgede elektrik üretimi, dağıtımı ve ticareti yapma imtiyazının
ÇEAŞ’a ait olduğu, bunun sonradan çıkarılan bir kanunla alınamayacağı, bu
bakımdan Toros’un ihtarnamesinde yer alan iddiaların mesnetsiz olduğu belirtilerek,
ESA’nın süresinin bitim tarihinde yürürlükten kaldırılacağı ve yenilenmeyeceği, bu
bakımdan Toros’un yeni sözleşme yapıp yapmamakta serbest olduğu ihtar
edilmiştir.
Toros’un Beşiktaş 6. Noterliği vasıtasıyla ÇEAŞ’a gönderdiği 3.9.2002 tarihli yazıda;
ÇEAŞ’ın Haziran 2002 dönemi fark faturası altında düzenleyerek gönderdiği
23.8.2002 tarih, 473547 no.u ve 23.8.2002 tarih, 473548 no’lu faturaların
münderacatının ESA sözleşmesine aykırı olduğu belirtilmiş ve sözleşmeye
uyumsuz farklar, 29.8.2002 tarihli, 59560 59561 no’lu faturalarla ÇEAŞ’a iade
edilmiştir.
Toros’un, Beşiktaş 6. Noterliği marifetiyle ÇEAŞ’a gönderdiği 6.9.2002 tarihli
yazısında, ÇEAŞ’ın Ceyhan ve Mersin tesislerine gönderdiği 31.8.2002 tarihli
471862 ve 480981 no’lu faturaların münderacatının gerek ESA’ya gerekse Elektrik
Tarifeleri Yönetmeliği’nde Değişiklik Yapılması Hakkında Yönetmeliğin 2(f)
maddesine aykırı olduğu belirtilerek, 31.8.2002 tarihli 59569 59571 no’lu iade
faturaları yazının ekinde ÇEAŞ’a gönderilmiştir.
Toros’un, Bakanlığa gönderdiği 10.9.2002 tarihli yazısında, ÇEAŞ’ın sisteme
bedelsiz olarak verilen reaktif enerjiye bedel talep ettiği ve 720 kW/saat’lik
mahsuplaşma maksatlı miktarın ÇEAŞ tarafından kabul edilmeyerek yok sayıldığı
ifade edilmiştir.
ÇEAŞ’ın, Toros’un 3.9.2002 tarihli yazısına cevaben gönderdiği 13.9.2002 tarihli
yazısı ile, Toros’un göndermiş olduğu 29.8.2002 tarihli faturalar iade edilmiştir. Söz
konusu yazıda ÇEAŞ, enerji nakli ve satışı ile güç bedelleri hakkında daha önce
öne sürdüğü iddiaları yineleyerek, Toros’a gönderilmiş olan Haziran 2002 dönemine
ait 23.8.2002 tarihli faturaların ödenmesini ihtar etmiştir.
Toros’un 6.9.2002 tarihli yazısına cevaben, ÇEAŞ’ın Adana 7. Noterliği yoluyla
gönderdiği 19.9.2002 tarihli yazıda; muhatabın göndermiş olduğu 31.8.2002 tarihli
faturaların kabul edilmeyerek iade edileceği bildirilmiş ve Ceyhan ile Mersin
tesislerinin Ağustos 2002 dönemine ait borçlarının ödenmesi ihtar edilmiştir.
Toros’un, Beşiktaş 6. Noterliği marifetiyle ÇEAŞ’a gönderdiği 10.10.2002 tarihli
yazısında; ÇEAŞ’ın Eylül 2002 dönemine ilişkin olarak Ceyhan ve Mersin tesislerine
gönderdiği 30.9.2002 tarihli, 480988 480985 no’lu faturaların mündericatının gerek
ESA’ya, gerekse Elektrik Tarifeleri Yönetmeliği’ne aykırı olduğu belirtilerek,
03–72/874-373
40
30.9.2002 tarihli 59577 ve 26568 no’lu iade faturaları yazı ekinde ÇEAŞ’a
gönderilmiştir.
Toros’un 10.10.2002 tarihli yazısına cevaben, ÇEAŞ’ın Adana 7. Noterliği yoluyla
gönderdiği 17.10.2002 tarihli yazıda; muhatabın göndermiş olduğu 30.9.2002 tarihli
faturaların kabul edilmeyerek iade edileceği bildirilmiş ve Ceyhan ile Mersin
tesislerinin Eylül 2002 dönemine ait borçlarının ödenmesi ihtar edilmiştir.
Toros’un, Beşiktaş 6. Noterliği marifetiyle ÇEAŞ’a gönderdiği 7.11.2002 tarihli
yazısında; ÇEAŞ’ın Ekim 2002 dönemine ilişkin olarak Ceyhan ve Mersin tesislerine
gönderdiği 31.10.2002 tarihli 480991 ve 480994 no’lu faturaların mündericatının
gerek ESA’ya gerekse Elektrik Tarifeleri Yönetmeliği’ne aykırı olduğu belirtilerek,
31.10.2002 tarihli 59584 ve 448848 no’lu iade faturaları yazı ekinde ÇEAŞ’a
gönderilmiştir. ÇEAŞ ise, bu yazıya cevaben gönderdiği 18.11.2002 tarihli
yazısında; Toros’un gönderdiği faturaları kabul etmediğini bildirerek, Ekim 2002
dönemine ait borçların ödenmesini ihtar etmiştir.
Toros, ÇEAŞ’a Beşiktaş 6. Noterliği yoluyla gönderdiği 4.12.2002 tarihli yazıda;
ÇEAŞ’ın, Toros Ceyhan ve Mersin tesislerine gönderdiği Kasım 2002 dönemine ait
30.11.2002 tarihli 480999 ve 489756 sayılı faturaların haksız düzenlendiği ileri
sürülerek, 30.11.2002 tarihli iki adet iade faturasını ÇEAŞ’a göndermiştir.
Toros’un Beşiktaş 6. Noterliği marifetiyle ÇEAŞ’a gönderdiği 9.12.2002 tarihli
yazıda; ÇEAŞ’ın 7.8.2002 tarihli ihtarnamesinin ekinde yeni bir “Sisteme Bağlantı ve
Enerji Nakil Şartlarını Belirleyen Sözleşme“ taslağını gönderdiği ve imzalanmasını
ihtar ettiği, bu ihtarnamede Toros’un ortaklarına enerji nakil hizmetleri vermeye
devam edeceğini teyit ettiği, bu nedenle söz konusu yazının aynı zamanda Toros ile
ÇEAŞ arasındaki sözleşmenin mevcut ESA’nın, sadece enerji satışına ilişkin
hükümleri dışında bırakılarak yürütülebileceğinin teyidi mahiyetinde olduğu, bu
bakımdan mevcut enerji naklini de düzenleyen ve halen yürürlükte olan ESA’nın adı
da değiştirilmek ve ihtiyaç fazlası enerji satışına ilişkin hükümleri iptal edilmek
suretiyle uygulanmasının uygun ve makul olacağı ifade edilmiş, bu husustaki ÇEAŞ
görüşünün en kısa zamanda bildirilmesi istenmiştir.
Toros’un, Beşiktaş 6. Noterliği marifetiyle ÇEAŞ’a gönderdiği 6.1.2003 tarihli
yazısında; ÇEAŞ’ın Aralık 2002 dönemine ilişkin olarak Ceyhan ve Mersin
tesislerine gönderdiği 31.12.2002 tarihli 489773 ve 489769 no’lu faturaların
münderacatının gerek ESA’ya gerekse Elektrik Tarifeleri Yönetmeliği’ne aykırı
olduğu belirtilerek, 31.12.2002 tarihli ve 59596 59600 no’lu iade faturaları yazının
ekinde ÇEAŞ’a gönderilmiştir.
ÇEAŞ’ın, Adana 7. Noterliği vasıtasıyla Toros’a gönderdiği 7.1.2003 tarihli
yazısında; 26.7.1999 tarihli ESA’nın 31.12.2002 tarihi itibarıyla fesh edildiği,
Bakanlığın talimatlarına uygun olarak düzenlenen ve başka bir otoprodüktör ile de
imzalanan “Sisteme Bağlantı, Enerji Nakil Şartları ve ÇEAŞ’tan Enerji Satın Alma
Şartlarını Belirleyen Sözleşme”nin imzalanmak üzere 2 nüsha olarak gönderildiği,
bu sözleşmenin, yazının tebliğ tarihinden itibaren 3 gün içerisinde imzalanarak
03–72/874-373
41
ÇEAŞ’a teslim edilmemesi halinde Elektrik Tarifeleri Yönetmeliği’nin ilgili maddeleri
uyarınca 23.1.2003 tarihinden itibaren Ceyhan ve Mersin otoprodüktör santrallerinin
enerjilerinin kesileceği ihtar edilmiştir.
ÇEAŞ’ın, Toros’un 6.1.2003 tarihli yazısına cevaben, Adana 7. Noterliği yoluyla
gönderdiği 14.1.2003 tarihli yazısında, muhatabın göndermiş olduğu 31.12.2002
tarihli iade faturalarının kabul edilmeyerek iade edileceği bildirilmiş ve Ceyhan ile
Mersin tesislerinin Aralık 2002 dönemine ait borçlarının ödenmesi ihtar edilmiştir.
Toros’un, ÇEAŞ’a gönderdiği 15.1.2003 tarihli yazısında; muhatabın 7.1.2003 tarihli
yazısının ekinde yer alan “Sisteme Bağlantı, Enerji Nakil Şartları ve ÇEAŞ’tan Enerji
Satın Alma Şartlarını Belirleyen Sözleşmenin” genel olarak benimsendiği, ancak
bazı düzeltme ve ilaveler yapıldığı belirtilerek, yazı ekinde gönderilen bu
sözleşmenin 3 gün içerisinde ÇEAŞ tarafından imzalanması istenilmiştir.
ÇEAŞ’ın Toros’a yönelik 16.1.2003 tarihli yazısında, Toros’un Aralık 2002
dönemine ilişkin borcunun ödenmediğinin tespit edildiği, 10 gün içerisinde bu
borcun ödenmemesi halinde Elektrik Tarifeleri Yönetmeliği’nin ilgili hükümleri
gereğince enerjinin 26.1.2003 tarihinde kesileceği ihtar edilmiştir.
Toros’un 15.1.2003 tarihli yazısına cevaben ÇEAŞ’ın gönderdiği 20.1.2003 tarihli
yazıda; muhatabın sözleşmede yaptığı deşikliklerin kabul edilmediği belirtilerek,
ekte gönderilen sözleşmenin 2 gün içerisinde imzalanması, aksi takdirde,
Yumurtalık ve Mersin santrallerinin elektriğinin kesileceği ihtar edilmiştir.
ÇEAŞ’ın Bakanlığa gönderdiği 20.1.2003 tarihli yazıda; “Sisteme Bağlantı, Enerji
Nakil Şartları ve ÇEAŞ’tan Enerji Satın Alma Şartlarını Belirleyen Sözleşme”nin üç
gün içerisinde imzalanmak üzere 1.7.2003 tarihinde Toros’a gönderildiği, ancak
Toros’un bu sözleşmeyi imzalamak yerine Elektrik Tarifeleri Yönetmeliği’ne aykırı
olarak tanzim edilmiş yeni bir sözleşmeyi 15.1.2003 tarihinde ÇEAŞ’a gönderdiği,
bunun üzerine Bakanlığın istek ve talimatlarına uygun olarak hazırlanmış
sözleşmenin tekrar Toros’a gönderildiği ve 2 gün içerisinde imzalanmaması halinde
23.1.2003 tarihinden itibaren enerjilerinin kesileceğinin ihtar edildiği belirtilmiştir.
ÇEAŞ’ın 16.1.2003 tarihli yazısına cevaben Toros’un gönderdiği 24.1.2003 tarihli
yazıda; iki şirket arasında ESA’nın yorumlanmasında anlaşmazlık olduğu ve
konunun mahkemeye intikal ettiği, Elektrik Tarifeleri Yönetmeliği’nin 52. maddesine
göre bu anlaşmazlık giderilene kadar ÇEAŞ’ın elektrik vermeye zorunlu olduğu
belirtilmiş, bu doğrultuda muhatabın 16.1.2003 tarihli ihtarını üç gün içerisinde geri
alması ihtar edilmiştir.
Toros’un, Beşiktaş 6. Noterliği marifetiyle ÇEAŞ’a gönderdiği 27.1.2002 tarihli
yazıda; muhatabın 20.1.2003 tarihli yazısı ekindeki sözleşmenin genel olarak
benimsendiği, ancak bedelsiz verilecek reaktif enerjiye ceza tahakkuku ile ilgili
kısımda anlaşma sağlanamadığı için sözleşmenin bu konuda talep ve dava hakkı
saklı kalmak kaydıyla imzalanacağı, diğer yandan 5.3. maddede öngörülen teminat
verme hükmünün 12. maddeye eklenen şartla kabul edildiği ifade edilmiştir.
03–72/874-373
42
Taraflar arasındaki yazışmalar neticesinde, “Sisteme Bağlantı, Enerji Nakil Şartları
ve ÇEAŞ’tan Enerji Satın Alma Şartlarını Belirleyen Sözleşme” 17.3.2003 tarihinde
ÇEAŞ ve Toros arasında imzalanmıştır.
H.3. İLGİLİ PAZAR
H.3.1. İlgili Ürün Pazarı
Genel anlamda, elektrik sektörü; elektrik üretimi, iletimi ve dağıtımı olmak üzere üç
bölümden oluşmaktadır.
Elektrik üretimi, ısı enerjisi veya sudaki potansiyel enerji gibi başka formdaki
enerjinin elektriğe çevrilmesi işlemidir. Üretim teknolojilerinde gözlenen ilerlemeler
sonucunda, nispi olarak küçük, fakat etkin çalışan ve firmalara elektrik arzında
kontrol olanağı sağlayan üretim yöntemleri geliştirilmiştir. Böylece, daha büyük
güçteki jeneratörlerin daha etkin çalıştığı fikri tamamen terk edilmemekle beraber,
daha çok sayıda üreticinin piyasaya girişi mümkün hale gelmiştir. Bu çerçevede,
ülkemizde özellikle otoprodüktörlerin üretime katkılarında yıllar itibarıyla bir artış
gözlemlenmektedir. Otoprodüktörler, herhangi bir hizmet veya sanayi iş kolunda
faaliyet gösterirken kendi hizmet ya da mamul üretimi için gerekli ısıyı, buharı veya
bir başka enerjiyi üretmek zorunda olan ve bu enerjisini kendi prosesinde
kullandıktan sonra atık ısı-buhar vb. enerjisini elektrik enerjisine dönüştürebilecek
yapı ile donatılmış tesisleri kuran ve işleten tüzel kişileri ifade etmektedir. Herhangi
bir elektrik kesintisinden büyük zarar görebilecek olan, özellikle petrol, tekstil,
maden gibi alanlarda çalışan şirketler, bu şekilde kendi elektrik ihtiyaçlarını
karşılamanın yanı sıra, ellerindeki üretim fazlasını satarak sisteme dahil
olmaktadırlar.
Üretilen ve yüksek voltajlı olduğu için doğrudan kullanıma uygun olmayan enerjinin
iletim hatlarıyla voltajın düşürüldüğü dağıtım merkezlerine ulaştırılması
gerekmektedir. Elektrik santrallerinin birbirlerine ve trafo merkezlerine bağlantılarını
sağlayan sistem, iletim sistemidir.
Üretim ve iletimin koordinasyonu, “enterkonnekte sistem” aracılığı ile
sağlanmaktadır. İki ya da daha çok şebekenin bir ya da daha çok hat tarafından
bağlantı ekipmanları ile birbirine bağlanmasına “enterkonneksiyon” denilmektedir.
İletim hatlarındaki çok yüksek voltajlı elektrik doğrudan kullanıma müsait
olmadığından, tüketicilere ulaşmadan önce trafo merkezlerinde düşük voltaja
indirilmektedir. 36 kV ve aşağı gerilim kademelerinde yer alan bu trafo merkezleri ve
dağıtım şebekeleri elektrik dağıtım sistemini oluşturmaktadır.
Elektrik pazarını diğer ürün pazarlarından ayıran en önemli özellik yukarıda yer
verilen nakil sistemidir. Depolanamayan ve bu nedenle üretildiği anda tüketilmesi
gereken bir ürün olması nedeniyle, elektriğin nakli büyük önem arz etmektedir. Bu
bakımdan iletim ve dağıtım hatlarına erişim, zorunlu bir unsur olarak ortaya
çıkmaktadır.
03–72/874-373
43
Elektrik sektörünün temel olarak üç ayrı ürün pazarını kapsadığı görülmekle
beraber, rekabet hukuku bakımından doğal tekel niteliğinde olan elektrik iletim ve
dağıtım hizmetlerinin üretimden oldukça farklı özelliklere sahip olması nedeniyle,
sektördeki ürün pazarları “elektrik üretim pazarı” ile iletim ve dağıtım hatları
üzerinden elektrik naklini kapsayan “elektrik nakil pazarı” olarak tanımlanmıştır.
ÇEAŞ, İmtiyaz Sözleşmesi gereği 1 No’lu Görev Bölgesi’nde elektrik üretimi, iletimi,
dağıtımı ve ticareti ile iştigal etmektedir. Üretim seviyesinde Seyhan1-2, Kadıncık 1-
2, Sır ve Berke baraj ve hidroelektrik santrallerini işleten ÇEAŞ, bölgede aynı
zamanda tüm iletim hatlarının ve 66kV ile 144 kV’luk iletim trafo merkezlerinin de
işleticisi konumundadır. Dosya mevcudu bilgilere göre, TEDAŞ ile ÇEAŞ arasında,
mülkiyeti kamuya ait dağıtım tesislerinin işletme haklarının ÇEAŞ’a devri konusunda
İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi 29.5.1998 tarihinde imzalanmıştır. Ancak 3096
sayılı Kanun’un 9. maddesinde ve İmtiyaz Sözleşmesi’nin 12. maddesinde
belirlenen tarife yapısına uygun Enerji Satış Anlaşması’nın mülga TEAŞ Genel
Müdürlüğü ile ÇEAŞ arasında imzalanamaması, elektrik enerjisi kayıp-kaçak
oranlarının tespit edilememesi, TEDAŞ Genel Müdürlüğü’nden kiralanacak
taşınmazlarla ilgili olarak taraflar arasında kira anlaşmalarının imzalanamaması
nedenleriyle, dağıtım tesislerinin devir çalışmaları 7.9.1998 tarihinde, Bakanlık ile
ÇEAŞ arasında imzalanan Protokol gereği durdurulmuştur. Buna karşılık ÇEAŞ,
10.6.1910 tarihli “Menafi-i Umumiyeye Müteallik İmtiyazat Hakkındaki Kanun”a
dayanılarak 23.12.1953 tarihinde verilen imtiyaz kapsamında, kurulu gücü 500 kW
ve üzerindeki tüketicilere enerji dağıtımı ve satışı yapmaktadır. Dosya mevcudu
bilgiler çerçevesinde, bölgedeki kurulu gücü 500 kW’ın üzerindeki müşterilere
yönelik dağıtım tesislerinin ÇEAŞ, bu miktarın altında kalan tüketicilere yönelik
dağıtım tesislerinin ise TEDAŞ tarafından işletildiği anlaşılmaktadır. Teşebbüsün
beyanına göre ÇEAŞ, 154 kV’luk, 66 kV’luk, 30 kV’luk, 15 kV’luk ve 6,3 kV’luk
olmak üzere toplam 3524 km uzunluğunda enerji nakil hattına sahiptir. Şikayetçi
teşebbüslerin enterkonnekte sisteme bağlantı noktalarını oluşturan iletim ve dağıtım
tesisleri de ÇEAŞ’ın işletme sorumluluğu altında bulunmaktadır1.
Bu çerçevede, şikayetçi Enerjisa ve Toros’un, elektrik piyasasının üretim
seviyesinde, ÇEAŞ’ın ise elektrik üretimi, iletimi, dağıtımı ve ticareti konusunda
faaliyet gösterdikleri dikkate alınarak, ilgili ürün pazarları, elektrik üretim pazarı ve
nakil pazarı olarak belirlenmiştir.
H.3.2. İlgili Coğrafi Pazar
Elektriğin iletimi ve dağıtımı pazarlarının doğal tekel yapısında olması, iletim ve
dağıtım hatlarının ulusal ya da bölgesel bazda tek bir teşebbüs tarafından
işletilmesini zorunlu kılmaktadır. 4.12.1984 tarih ve 3096 sayılı Kanun’a
dayanılarak çıkarılan ve 16.8.1985 tarih ve 9800 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile
1 Enerjisa’nın üretim tesisleri ÇEAŞ’ın işletmekte olduğu Zeytinli Trafo Merkezindeki (TM) 154kv’luk baraya
1575 ve 1585 no’lu enerji nakil hatları aracılığı ile bağlanmaktadır. Toros’un Adana-Yumurtalık üretim tesisi,
ÇEAŞ’ın işletme sorumluluğu altında olan Yumurtalık TM’deki 30 kV’lık 3500 no’lu fider, Mersin üretim tesisi ise,
yine ÇEAŞ’ın kontrolü altında bulunan Mersin TM’deki 66 kV’luk 635 ve 645 no’lu fiderler vasıtasıyla sisteme
bağlanmaktadır.
03–72/874-373
44
yürürlüğe giren “TEK Dışındaki Kuruluşların Görevlendirilecekleri Bölgeleri
Gösteren Yönetmelik”te ülkemizdeki bölgesel ulaşıma ilişkin teknik zorunluluklar ile
bölgelerin enerji tüketimleri dikkate alınarak, dağıtım tesislerine yönelik 33 ayrı
görev bölgesi belirlenmiştir. Anılan Yönetmeliğin 2. maddesine göre, “Adana-
Mersin-Hatay-Osmaniye illerinin tamamı ile Kahramanmaraş ilinin Merkez ilçesi
Merkez bucağına bağlı Küçüksır ve Yeşildere köyleri ile Merkez ilçe Yeniköy
bucağına bağlı Kısıklı köyü sınırlarının içinde kalan bölge” 1. Görev Bölgesi olarak
tanımlanmış olup; söz konusu bölgedeki iletim ve dağıtım hizmetlerinin yürütülmesi
görevi, Bakanlık ile ÇEAŞ arasında 9.3.1998 tarihinde imzalanan “Adana, Mersin,
Hatay, Osmaniye İlleri Kahramanmaraş İlinin Üç Köyünde Elektrik Üretim, İletim,
Dağıtım ve Ticareti Hizmetlerinin Yapılması İçin Görev Verilmesine İlişkin İmtiyaz
Sözleşmesi” (İmtiyaz Sözleşmesi) gereğince 2058 yılına kadar ÇEAŞ’a verilmiştir.
Enerji Naklinin yapılmasını isteyen şikayetçi teşebbüslere ait tesisler bu bölge
dahilinde olduğundan, ilgili coğrafi pazar, söz konusu Yönetmelik ve İmtiyaz
Sözleşmesi’nde tanımlanan 1 No’lu Görev Bölgesi olarak tespit edilmiştir.
H.4. DOSYA KONUSU ŞİKAYETLERLE İLGİLİ MEVZUAT
H.4.1. 3096 Sayılı Türkiye Elektrik Kurumu Dışındaki Kuruluşların Elektrik
Üretimi, İletimi, Dağıtımı ve Ticareti ile Görevlendirilmesi Hakkında Kanun
Bu Kanun ile Türkiye Elektrik Kurumu (TEK) dışındaki özel hukuk hükümlerine tabi
sermaye şirketleri statüsüne sahip yerli ve yabancı şirketlerin elektrik üretimi, iletimi,
dağıtımı ve ticareti ile görevlendirilmeleri düzenlenmiştir.
3096 sayılı Kanun’un “Görevin Verilmesi” başlığını taşıyan 3. ve “Elektrik Üretimi
Müsaadesi Verilmesi” üst başlığını taşıyan 4. maddesi aşağıda sunulmuştur:
“Madde 3- Elektrikle ilgili hizmet vermek üzere kurulmuş olan sermaye
şirketlerine; Devlet Planlama Teşkilatının görüşünü havi, Enerji ve Tabii
Kaynaklar Bakanlığının teklifi üzerine, Bakanlar Kurulu, önceden yönetmelikle
belli edilmiş görev bölgelerinde, elektrik üretim, iletim ve dağıtım tesisleri
kurulması ve işletilmesi ile ticaretinin yaptırılmasına karar verebilir.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenen
çerçeve içerisinde ilgili görevli şirketle sözleşme akdeder.”
Madde 4- Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Devlet Planlama Teşkilatının
olumlu görüşünü almak suretiyle sadece, elektrik üretmek amacı ile kurulacak
sermaye şirketlerine, elektrik üretimi yapacak tesisi kurma ve tesisi işletme
müsaadesi verebilir.
Bu tesiste üretilecek elektrik enerjisi, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığınca
tespit olunacak tarifeye göre bölgelerinde Türkiye Elektrik Kurumuna veya o
bölgede faaliyet gösteren görevli şirkete satılır.”
03–72/874-373
45
Söz konusu Kanun’un 10. maddesi ise, bu Kanunun uygulanması ile ilgili hususları
düzenleyen yönetmeliğin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nca hazırlanacağını ve
Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe konulacağını belirtmektedir.
3096 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesine göre bu Kanunun yayımı tarihinde
mevcut elektrik üretim, iletim, dağıtım ve ticaret imtiyazına sahip şirketlerin
diledikleri takdirde, Kanunun yayımı tarihinden itibaren bir yıl içerisinde Bakanlığa
müracaat etmek suretiyle, 3. maddede anılan görev şirketine dönüşmelerini
istedikleri takdirde, adı geçen Kanunun yayımı tarihinden itibaren bir yıl içerisinde
Bakanlar Kurulu kararıyla kendilerine bu Kanun esasları içerisinde 99 yıla kadar
süreli bir görevlendirme hakkı verilebileceğini hükme bağlanmıştır.
H.4.2. TEAŞ ve TEDAŞ Dışındaki Kuruluşlara Elektrik Enerjisi Üretim Tesisi
Kurma ve İşletme İzni Verilmesi Esaslarını Belirleyen Yönetmelik (85/9799
Sayılı Yönetmelik)
3096 sayılı Kanuna dayandırılarak çıkarılan 85/9799 sayılı Yönetmelik TEAŞ ve
TEDAŞ dışındaki kuruluşlara elektrik enerjisi üretim tesisi kurma ve işletme izni
verilmesinin esaslarını belirlemektedir.
Söz konusu Yönetmeliğin izin verme esaslarına ilişkin 4. maddesinin (f), (g), (h) ve
(j) bendlerine aşağıda yer verilmektedir:
“(f) (Değişik: 6/11/1998 - 98/11982 K.) Otoprodüktörlere, tesisin bulunduğu
bölgeye bağlı olarak Türkiye Üretim İletim Anonim Şirketi ve Türkiye Dağıtım
Anonim Şirketi ile görevli şirketin görüşü alınmak suretiyle, Bakanlık tarafından
üretim tesisi kurma ve işletme izni verilebilir.
(g) (Değişik: 6/11/1998 - 98/11982 K.) Otoprodüktör veya otoprodüktör grubu
şirketi, otoprodüktör statüsünde üretim tesisi kurup işletme izni almak amacıyla
Bakanlığa başvurur…
Otoprodüktör veya otoprodüktör grubu şirketlerin ürettiği ihtiyaç fazlası
enerjiyi TEAŞ, TEDAŞ veya görevli şirketlere satıp, satmamasına
bakılmaksızın enterkonnekte sisteme bağlantısı bulunması halinde şirket,
"otoprodüktör statüsünde üretim tesisi kurulması, işletilmesi ve enerji
fazlasının TEAŞ, TEDAŞ ve bağlı ortaklıkları veya görevli şirketlere satışına
izin verilmesine ilişkin sözleşme"yi Bakanlık ile imzalar…
Bu tür elektrik üretim tesislerinde üretilen enerji, üretildiği yerde tüketilmeyip,
TEAŞ/TEDAŞ, bunların bağlı ortaklıkları, dağıtım şirketleri ve/veya görevli
şirketlere ait enerji iletim ya da dağıtım hatları üzerinden nakil yapıldıktan
sonra tüketilecekse, Bakanlık ile Otoprodüktör Sözleşmesi ve TEAŞ/TEDAŞ,
bunların bağlı ortaklıkları, dağıtım şirketleri ve/veya görevli şirketler ile Elektrik
Satış Anlaşması (ESA) yapılır...
03–72/874-373
46
(Değişik: 18/5/2000 - 2000/743 K.) Otoprodüktör ve/veya otoprodüktör grubu
şirketler faaliyet gösterdikleri bölge içerisinde TEAŞ, TEDAŞ, bağlı ortaklıkları
veya görevli şirketler ile Enerji Satış Anlaşması imzalarlar. Otoprodüktör
ve/veya otoprodüktör grubu şirketler TEDAŞ, TEAŞ bağlı ortaklıklar veya
görevli şirketler enerji alış-verişi konusunda enerji mahsuplaşması yaparlar.
Mahsuplaşılan enerji için taraflar Bakanlıkça belirlenen otoprodüktör enerji
satış fiyatı üzerinden karşılıklı olarak fatura düzenlerler…
h) (Değişik: 29/9/1997 - 97/10059 K.) Otoprodüktör ve/veya otoprodüktör
grubu üretim tesisleri, ihtiyacının üzerinde üretilen elektrik enerjisinin satış
fiyatı, enerji dağıtımı yapan kuruluşların ülke geneline nihai tüketiciye
uyguladıkları ortalama enerji satış fiyatından fonlar ve paylar düşüldükten
sonra kalan kısmın %85'ini geçmeyecek şekilde Bakanlıkça belirlenir. Şirket
ihtiyacının üzerindeki enerjiyi santralın enerji bağlantısını yaptığı kuruluşa
satar.
j) (Ek: 14/7/1997-97/9670 K., Değişik : 6/11/1998 – 98/11982 K., Değişik
birinci paragraf: 29/9/2000 – 2000/1307 K.) Otoprodüktör ve/veya otoprodüktör
grubu şirketler ürettikleri elektrik enerjisini ortaklarına; TEAŞ, TEDAŞ ve
bunların bağlı ortaklıkları ve/veya görevli şirketlerin iletim ve dağıtım
tesislerinden yararlanmak üzere nakledebilirler.”
Yönetmeliğin çeşitli maddelerinde (Ek madde 2, geçici madde 1), otoprodüktör
gruplarının kendi ortaklarına TEAŞ, TEDAŞ ve bağlı ortaklıkları ve/veya görevli
şirketlerin iletim ve/veya dağıtım hatları yoluyla elektrik enerjisi nakletmeleri için söz
konusu teşebbüslere ödeyecekleri nakil bedelleri düzenlenmektedir.
H.4.3. Elektrik Tesisleri Kabul Yönetmeliği
Amacı, kamu görevi yapan Devlet, il, belediye ve köy idareleri ile gerçek ve tüzel
kişiler tarafından elektrik enerjisi üretmek, iletmek ve/veya dağıtmak üzere
kurulacak tesislerinin kabul işlemlerini düzenlemek olan Elektrik Tesisleri Kabul
Yönetmeliği’nin 2, 5, 6, 7, 8, 11, 12 ve 20. maddelerine aşağıda yer verilmiştir:
“Madde 2- Herhangi bir Tesisin bu Yönetmelik kapsamına girip girmeyeceği
konusunda ve kabul işlemleri ile ilgili konularda bir kararsızlık veya
anlaşmazlık ortaya çıkarsa, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın bu konuda
vereceği karar geçerlidir…
Madde 5- Elektrik Tesislerinin geçici ve kesin kabul işlemleri, o tesisin
Bakanlıkça veya Bakanlığın yetkili kıldığı kuruluşça onaylı projesi, sözleşmesi,
yürürlükteki ilgili tüzük, yönetmelik ve Türk Standartları, bu konudaki Türk
standartları henüz hazırlanmamışsa, tanınan ilgili yabancı standartların
yürürlükteki hükümleri ve bu Yönetmelik esaslarına göre yapılır. Onaylı Projesi
bulunmayan tesislerin kabul işlemleri yapılmaz…
03–72/874-373
47
Madde 6- Tesisin geçici veya kesin kabule hazır olduğu, yüklenicinin veya
tesisi yapan kimsenin tesis sahibi kuruluşa veya kişiye yazılı başvurusu
üzerine; tesis sahibi, yüklenici veya onun bulunamaması durumunda vekilinin
katılması ile tesisin durumu incelenerek kabule hazır olup olmadığı, hazır ise
bu duruma en son hangi tarihte getirildiği bir tutanakla saptanır…
Tesisin kabule hazır olduğu sözleşmede yer alan işlerin tümünün sözleşme ve
eklerine, onaylı projelerine, bu konuda yürürlükte bulunan tüzük, yönetmelik ve
şartnamelere tamamen uygun bir şekilde yapılmış olduğu belirlenerek
saptanır…
Madde 7- Tesisin kabule hazır olduğu belirlendikten sonra, durum Bakanlığa
veya yetkili kuruluşa iletilerek kabulün yapılması istenir…
Kabul işlemleri Bakanlık veya yetkili kuruluşlarca görevlendirilecek kişi veya
kişiler, iş yaptıran kuruluş ve enerji sağlayan kuruluş ile yüklenici veya
temsilcisinden oluşan Kabul Kurulu tarafından yapılır...
Kabul Kurulunda yer alan üyelerden kabule katılamayacak olanların,
katılamama nedenlerini belirterek kabul tarihinden önce Bakanlığa veya yetkili
kuruluşa bildirmeleri gerekir.
Davet edildiği halde yüklenici veya vekilinin kabule katılamaması, kabulün
yapılmasını engellemez…
Madde 8-…Kabul Kurulunun toplanma tarihi Bakanlıkça veya yetkili kuruluşça
belirlenir. Kabul Kurulunda görev alan başkan ve üyeler belirlenen tarihte
kabulü yapılacak tesisin yerinde bulunmak zorundadırlar. Bu tarihte kabul
yerinde bulunamayacak olanlar, zamanında Bakanlığa veya yetkili kuruluşa
yazılı olarak bilgi vermelidirler. Kabul Kurulu listesinde bulunmasına rağmen
kabule katılmayan veya katılamayan eleman Kabul Kurulu listesinden
çıkarılır…
Herhangi bir nedenle Kabul Kurulu belirlenen tarihten başlamak üzere iki gün
içerisinde tesis yerinde toplanmazsa, Kurul başkanı durumu Bakanlığa veya
yetkili kuruluşa yazı ile bildirir ve Bakanlığın veya yetkili kuruluşun bu konudaki
kararına göre hareket edilir…
Madde 11- Elektrik tesislerinin geçici kabulünün yapılması, tesisatın
tamamının 5. maddede yazılı onaylı proje, yürürlükte bulunan yasal
uygulamalar (kanun, tüzük, yönetmelik ve benzeri), esas sözleşme ve enerji
sağlayan kuruluş ile yapılmış tesis sözleşmesi ile bunların eklerine ve diğer
belgelere tanı uygun şekilde yapılmış olduğunun bir tutanakla belirlenmiş
olması halinde mümkündür…
Madde 12- Geçici kabulden önce kabul ön hazırlıkları sırasında tesis sahibi
kuruluşun yazılı istekte bulunması durumunda ilgili kuruluş (TEAŞ, TEDAŞ,
03–72/874-373
48
görev şirketi, otoprodüktör grubu veya üretim şirketi ve benzeri) tesise gerilim
uygulamak zorundadır.
Geçici kabul işlemi sırasında yapılan muayene ve incelemelerden sonra tesise
kesinlikle gerilim uygulanmalıdır. Geçici Kabul Kurulu başkanının yazılı isteği
üzerine enerji sağlayan kuruluş elektrik tesisine gerilim uygulamak zorundadır.
Madde 20- Tesisin tümünün veya kısmi kabulü yapılan bölümlerinin teknik ve
idari bakımdan ticari işletmeye açılmasında sakınca görülmemesi durumunda,
Kabul Kurulunun kararı Kurul başkanınca ekli form (Ek Form 3) uygun bir yazı
ile mahallin en büyük mülki amirine bildirilir. Bu bildirim üzerine tesis geçici
olarak ticari işletmeye açılabilir. Geçici işletme durumu, geçici kabul tutanakları
onaylanıncaya kadar devam eder. Onay işlemi bir ay içinde sonuçlandırılır.
Onaydan sonra tesis sürekli olarak işletilebilir…”
H.4.4. 4628 Sayılı Elektrik Piyasası Kanunu
3.3.2001 tarih ve 24335 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 4628
sayılı Elektrik Piyasası Kanunu (4628 sayılı Kanun) ile elektrik piyasasına yeni
düzenlemeler getirilmiştir. Söz konusu Kanun ile rekabetin sağlanması amaçlanmış
ve rekabet ortamında özel hukuk hükümlerine göre işleyecek bir elektrik piyasasının
oluşturulması hedeflenmiştir. Bu husus Kanunun “Amaç, kapsam ve tanımlar”
başlığını taşıyan 1. maddesinde aşağıdaki şekilde ifade edilmiştir:
“Bu kanunun amacı; elektriğin yeterli, kaliteli, sürekli, düşük maliyetli ve
çevreyle uyumlu bir şekilde tüketicilerin kullanılmasına sunulması için, rekabet
ortamında özel hukuk hükümlerine göre faaliyet gösterebilecek, mali açıdan
güçlü, istikrarlı ve şeffaf bir elektrik enerjisi piyasasının oluşturulması ve bu
piyasada bağımsız düzenleme ve denetimin sağlanmasıdır…”
4628 sayılı Kanun ile elektrik piyasasına yeni düzenlemeler getirilmiştir. Kanun’un 1.
maddesinde belirtilen rekabet ortamının sağlanması için elektrik piyasasında dikey
ayrıştırma öngörülmüş ve üretim, iletim ve dağıtım hizmetleri birbirinden ayrılmıştır.
Kanun’un 2. maddesinde üretim, iletim ile dağıtım faaliyetleri ayrı ayrı düzenlenerek,
her bir faaliyet için ayrı lisans zorunluluğu getirilmiştir. Söz konusu Kanun’la 18-24
aylık bir hazırlık dönemi öngörülmüştür. Bu hazırlık döneminde esas olarak Elektrik
Piyasası Düzenleme Kurumu’nun2 teşkilatlandırılması ve oluşturulan Kurumun
ikincil mevzuat çalışmalarını gerçekleştirmesi öngörülmüştür. Kurum, 24 aylık süre
içerisinde elektrik sektöründe gerekli ikincil mevzuatı hazırlayarak yürürlüğe
girmesini sağlamış ve elektrik piyasası 3.3.2003 itibarıyla serbest piyasa ortamında
faaliyete geçmiştir. Hazırlık döneminin sona ermesi ile piyasada faaliyet gösteren
teşebbüsler lisans başvurusunda bulunmuşlar, söz konusu lisans başvurularının
çoğu karara bağlanarak ilgili teşebbüslerin lisans sahibi olmaları sağlanmıştır.
EPDK’nın, Toros’un 18.7.2002 tarihli yazısına cevaben gönderdiği 20.8.2002 tarihli
2 Doğal Gaz Piyasası Kanunu ile Elektrik Piyasası Düzenleme Kurumu’nun adı ‘Enerji Piyasası
Düzenleme Kurumu (EPDK)’ olarak değiştirilmiş ve yetkileri arasına doğal gaz piyasası da
eklenmiştir.
03–72/874-373
49
yazısında, Elektrik Piyasası Kanunu’nda tanımlanan hazırlık döneminin sona erdiği
tarihten itibaren 30 gün içerisinde çıkarılacak bir yönetmelik hükümlerine göre iletim
faaliyetine ilişkin usul ve esasların belirleneceği, adı geçen yönetmeliğin yürürlük
tarihine kadar ÇEAŞ’la olan ihtilafların yürürlükte bulunan sözleşme hükümleri
doğrultusunda çözümlenmesi gerektiği belirtilmiştir.
Kanun’un 2. maddesinin (b) bendinde iletim faaliyetlerinin sadece TEİAŞ tarafından
yürütülebileceği belirtilerek “Kamu mülkiyetindeki tüm iletim tesislerini devralmak,
kurulması öngörülen yeni iletim tesisleri için iletim yatırım planı yapmak, yeni iletim
tesislerini kurmak ve işletmek, TEİAŞ’ın görevidir” denilmektedir:
4628 sayılı Kanun’un 3(c)(1). maddesinde üretim şirketlerinin elektrik enerjisi üretimi
ve satışı faaliyetleri dışında herhangi bir faaliyette bulunamayacağı ancak, üretim
şirketlerinin, dağıtım şirketleri ile kontrol oluşturmaksızın iştirak ilişkisine girebileceği
belirtilmiştir. Kontrol kavramı ise Kanun’un 1. maddesindeki “Bir tüzel kişi üzerinde
doğrudan veya dolaylı olarak o tüzel kişinin sermayesinin ya da ticari mal varlığının
yarısından fazlasını kullanma hakkı ya da denetim kurulu, yönetim kurulu veya tüzel
kişiyi temsile yetkili organların üyelerinin yarıdan fazlasını atama hakkı ya da işleri
idare etme hakkı” olarak tanımlanmıştır.
Dağıtım lisansı alarak faaliyette bulunabilecek dağıtım şirketlerine ilişkin olarak
Kanun’un 3(c)(3). maddesinde, “Özel sektör dağıtım şirketleri, dağıtım ve
perakende satış faaliyeti dışında, lisanslarında belirtilen bölgelerde üretim lisansı
almak kaydıyla ve yıllık elektrik enerjisi üretimi bir önceki yılda bölgelerinde tüketime
sunulan yıllık toplam elektrik enerjisi miktarının yüzde yirmisinden fazla olmamak
üzere üretim tesisi kurabilir. Dağıtım şirketleri sahibi olduğu veya iştirak ilişkisinde
bulunduğu üretim şirketi veya şirketlerinden, bölgelerinde bir önceki yılda dağıtımını
yaptıkları yıllık toplam miktarın yüzde yirmisinden fazla elektrik enerjisi satın
alamaz” hükmü bulunmaktadır:
Aynı maddede, bölgelerinde mevcut sözleşmeleri kapsamında işletme hakkı devri
yoluyla dağıtım hizmeti yapma hakkı elde etmiş özel sektör dağıtım şirketlerinin bu
Kanunda belirlenmiş serbest rekabet koşullarını sağlayacak şekilde sözleşmelerini
tadil edip yeni düzenlemelere geçmedikleri sürece, üretim lisansı alarak üretim
tesisi kurma hakkından yararlanamayacağı ve üretim faaliyetiyle uğraşan tüzel
kişilerle iştirak ilişkisine giremeyeceği düzenlenerek, 4628 sayılı Kanun’dan önce
imzalanan sözleşmeler yoluyla görevli kılınan şirketler de Kanun kapsamına
alınmıştır.
4628 sayılı Kanun ile oluşturulmak istenen serbest rekabet ortamının sağlanmasına
yönelik bir hüküm de Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği’nin 9. maddesinin (c)
bendinde görülmektedir. Bu maddede, EPDK’nın tüm lisanslar açısından “tüketici
haklarının korunması ile rekabetin ve piyasanın gelişimine olan etki”’yi göz önünde
bulunduracağı öngörülmüştür.
Üretim şirketlerinin ve otoprodüktörlerin faaliyet alanlarının çerçevesi, 4628 sayılı
Kanun’un “Elektrik Piyasası Faaliyetleri” başlıklı 2. maddesinde belirlenmiştir. Buna
03–72/874-373
50
göre, üretim şirketleri lisansları uyarınca gerçek ve tüzel kişilere elektrik enerjisi
ve/veya kapasite satışı yapabilmektedir. Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği’nde
bu husus daha ayrıntılı olarak ele alınmış ve 17. maddenin ilk fıkrasında üretim
lisansı sahibi tüzel kişilerin ürettikleri elektrik enerjisini müşterilere satabilecekleri
hükme bağlanmış ve aynı Yönetmeliğin “Tanımlar ve kısaltmalar” başlıklı 4.
maddesinde müşteri tanımının, “toptan satış şirketleri, perakende satış şirketleri,
perakende satış lisansı sahibi dağıtım şirketlerini ve serbest tüketicileri” kapsadığı
ifade edilmiştir.
Otoprodüktör tanımına 4628 sayılı Kanun’un 1. maddesinde “Esas olarak kendi
elektrik enerjisi ihtiyacını karşılamak üzere elektrik üretimi ile iştigal eden tüzel kişiyi
ifade eder” şeklinde yer verilmiştir.
Otoprodükterlerin faaliyet çerçevesi ise 4628 sayılı Kanun’un 2(a)(3). maddesinde
belirlenmiştir:
“Bir otoprodüktör ya da otoprodüktör grubu, ürettiği elektrik enerjsinin, bir
takvim yılı içinde yüzde yirmisini aşmamak kaydıyla Kurul tarafından
belirlenecek orandaki miktarını rekabet ortamında satabilir… Bir takvim yılı
içinde Kurulca belirlenen orandan daha fazla elektrik enerjisinin satılması
halinde üretim lisansı alınması zorunludur.”
Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği’nin 33. maddesinin ilk fıkrası, otoprodüktör
sahibi tüzel kişilerin üretim fazlası olması durumunda fazla enerjiyi müşterilere, bir
başka deyişle toptan satış şirketlerine, perakende satış şirketlerine, perakende satış
lisansı sahibi dağıtım şirketlerine ve serbest tüketicilere satabileceklerini; aynı
maddenin dördüncü fıkrası da söz konusu müşterilere yapılacak satışta, enerji satış
fiyatının taraflar arasında yapılacak ikili anlaşmalar kapsamında serbestçe
müzakere edilerek belirlenebileceğini hükme bağlamıştır.
Söz konusu düzenlemelerle otoprodüktörlerin de enerji fazlalarını serbestçe
satarak, rekabet esasına dayalı bir elektrik piyasasının gelişimine katkıda
bulunmaları öngörülmüştür. Buna getirilen tek sınırlama ise, otoprodüktör grubunun
ürettiği elektrik enerjisinin bir takvim yılı içerisinde yüzde yirmisini aşmamak
kaydıyla Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu tarafından belirlenen bir orandaki
miktarını satabileceği, bu orandan daha fazla elektrik enerjisinin satılması halinde
ise üretim lisansının alınmasını zorunlu kılan hükümdür.
Otoprodüktörlerin satacağı fazla elektrik enerjisinin nakline ilişkin olarak
Yönetmeliğin 35 (j) maddesinde aşağıda yer verilen hüküm bulunmaktadır:
“Müşterileri ve/veya ortaklarına yapılan elektrik enerjisi naklinde, TEİAŞ
ve/veya dağıtım sistemini veya sistemlerini işleten tüzel kişilere, Elektrik
Piyasası Tarifeler Yönetmeliğinde yer alan usul ve esaslara göre belirlenen
iletim tarifesi ve/veya dağıtım tarifleri üzerinden ücret ödeneceği…”
4628 sayılı Kanun’un ve Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği’nin yukarıda
açıklanan ilgili maddeleri uyarınca, oluşturulacak elektrik piyasasında rekabet
03–72/874-373
51
ortamının yaratılmasının amaçlandığı, bu çerçevede dikey ayrıştırmaya yönelik
olarak teşebbüslerin üretim, dağıtım ve iletim faaliyetlerinin farklı lisanslara tabi
kılındığı görülmektedir.
H.5. TARAFLAR ARASINDAKİ SÖZLEŞMELER
Enerjisa’nın şikayeti ile Toros’un şikayeti arasındaki fark bulunmaktadır. Toros’un
şikayeti, uygulanmakta olan sözleşme hükümlerine ÇEAŞ’ın uymaması gerekçesine
dayanmaktadır. Enerjisa’nın şikayeti ise esasen tesis edilen santralin ulusal iletim
sistemine bağlantısının sağlanmasına yönelik ÇEAŞ ile imzalanması gereken Enerji
Alış ve Nakil Sözleşmesi’nin ÇEAŞ tarafından zamanında yapılmaması ve
geciktirilmesine yöneliktir.
Enerjisa’nın 20.1.2002 tarih ve 246 sayı ile Kurum kayıtlarına intikal eden yazısında;
gerçekte ÇEAŞ’a teklif edilen sözleşme taslağı ile 17.8.2002 tarihinde imzalanan
sözleşme arasında özü itibarıyla bir fark bulunmadığı, bu durumun geciktirmenin
keyfiliğini ve hakim durumun kötüye kullanılmasını açık bir şekilde gösterdiği ifade
edilmekte; taslak ile imzalanan sözleşme arasında bir fark bulunmadığının Rekabet
Kurulu’nca tespiti istenilmektedir. Bu nedenle, Toros’un şikayetinden farklı olarak,
Enerjisa’nın şikayetinin değerlendirilmesi bakımından sözleşme hükümlerinin yanı
sıra ilgili taslak hükümlerine ve Bakanlıkla Enerjisa arasında imzalanan
“Otoprodüktör Statüsünde Üretim Tesisi Kurulması, İşletilmesi ve Enerji Fazlasının
Satışına İzin Verilmesine İlişkin Sözleşme”ye de yer verilmiştir.
H.5.1. Enerjisa ile Bakanlık Arasında İmzalanan İzin Sözleşmesi ve Enerjisa ile
ÇEAŞ Arasındaki İmzalanan ESA Taslakları ile Enerji Alış ve Nakline İlişkin
Sözleşme
H.5.1.1. Enerjisa ile Bakanlık Arasında İmzalanan İzin Sözleşmesi
Enerjisa ile Bakanlık arasında 9.10.2000 tarihinde İzin Sözleşmesi imzalanmıştır.
Söz konusu Sözleşme ile, Enerjisa’ya 120 MW’lık otoprodüktör santralı tesis etme,
işletme, Enerjisa’nın ortaklarının elektrik ihtiyaçlarını karşılama, ÇEAŞ’ın iletim ve
dağıtım hatlarını kullanma ve fazla enerjiyi satma yetkileri verilmiştir.
Söz konusu Sözleşme’nin “Yetki” başlıklı 4. maddesinde Enerjisa’nın yetkileri
arasında; “dağıtım şebekesine ihtiyaç gösteren Şirket Ortaklarına enerji nakli için
ESA’da belirtilen belli kira karşılığında TEAŞ, TEDAŞ, bağlı ortaklık, dağıtım
şirketleri veya görevli şirketlerin enerji iletim ve dağıtım hatlarının kullanılması” ve
“ihtiyaç fazlası elektrik enerjisinin TEAŞ, TEDAŞ, bağlı ortaklık, dağıtım şirketleri
ve/veya görevli şirketlere satılması” sayılmaktadır.
Ayrıca Sözleşme’nin “İmzalanacak Diğer Sözleşmeler” başlıklı 13. maddesinde;
“Şirket (Enerjisa), ürettiği elektrik enerjisi fazlasının satışı için TEAŞ, TEDAŞ, bağlı
ortaklık, dağıtım şirketleri ve/veya görevli şirketlerle ESA imzalayacaktır. Bu ESA
aynı zamanda şirketin ürettiği elektrik enerjisinin ulusal elektrik sistemine ulaşması
03–72/874-373
52
için gerekli enerji nakli hattı, üretilen elektrik enerjisinin dağıtım şebekesine ihtiyaç
gösteren şirket ortaklarına nakledilmesinde; TEDAŞ, TEAŞ, bağlı ortaklık, dağıtım
şirketleri ve/veya görevli şirketlere ait sistemlerden ne şekilde yararlanacağı ve
diğer tesislerin yapılması konularını da kapsayacaktır.” denilmektedir.
Enerji fazlasının alış-verişine ilişkin 14. maddede ise “Şirket üreteceği ihtiyaç fazlası
elektrik enerjisini TEAŞ, TEDAŞ, bağlı ortaklık, dağıtım şirketleri ve/veya görevli
şirketlerden (şirketlere) işbu sözleşmenin esasları doğrultusunda ESA hükümlerine
göre satacaktır… Şirket, ihtiyacı olan elektrik enerjisini TEAŞ, TEDAŞ, bağlı
ortaklık, dağıtım şirketleri ve/veya görevli şirketlerden aşağıda belirtilen tarife
esasları doğrultusunda satın alacaktır…” hükümlerine yer verilmektedir.
H.5.1.2. Enerjisa’nın ÇEAŞ’a Gönderdiği Enerji Alış ve Enerji Nakline İlişkin
Sözleşme Taslağı
Enerjisa’nın Kurumumuz kayıtlarına 9.4.2002 tarih ve 1653 sayıyla giren şikayeti
ekinde yer alan “Alış ve Nakil Sözleşmesi” taslağının “Sözleşmenin Konusu”
başlığını taşıyan 2. maddesi aşağıda sunulmuştur:
“Bu sözleşmenin konusu,
a) Enerjisa’nın Adana’da tesis ederek işleteceği 120 MW kurulu gücündeki
otoprodüktör santralinde üreteceği enerjinin, otoprodüktör ortaklarına
mevcut iletim ve dağıtım hatlarının kira karşılığında kullanılması ile
nakledilmesi,
b) Enerjisa’nın ihtiyacı olduğu takdirde, ÇEAŞ’tan elektrik enerjisi satın
alması esaslarının belirlenmesidir…
Enerjisa Adana Santrali’nden sisteme vereceği aktif enerjinin ortaklarına
yapacağı enerji naklinden arta kalanın, (TETAŞ) tarafından satın
alınacağına dair sözleşme Enerjisa ile TETAŞ arasında 27.11.2001
tarihinde imzalanmıştır.”
Bu sözleşme taslağının 5. maddesinde Enerjisa’ya tahsis edilen güç (sözleşme
gücü=rezerv güç) 40.000 kW olarak belirlenmiştir. Ayrıca bu maddeye göre,
Enerjisa’nın ÇEAŞ’tan satın alacağı elektrik enerjisi için İzin Sözleşmesi’nin 14.
maddesinde belirtilen esaslar ve Enerjisa’nın ÇEAŞ’tan alacağı elektrik enerjisi için
yürürlükteki “Çift Terimli Puant Tarife” uygulanacak, Enerjisa tarafından belirlenecek
olan rezerv olacak güç miktarı esas alınarak, yürürlükteki elektrik enerjisi tarifesinde
ait olduğu grubun güç bedelinin % 15’i üzerinden aylık güç bedeli ödeyecektir.
Taslağın 8. maddesi ile Enerjisa’nın enerji nakli yapacağı ortakları gösterilmiş,
Enerjisa’nın Bakanlık tarafından onay verilen ortaklarının otoprodüktör grubu
listesine dahil edilmiş addedileceği hükme bağlanmıştır.
Taslağın “Sözleşmenin Yürürlüğe Girmesi ve Süresi” üst başlığını taşıyan 10.
maddesi aşağıdaki şekildedir:
“Bu Sözleşme, taraflarca sözleşmenin imzalanması ve Enerji ve Tabii
Kaynaklar Bakanlığı tarafından oluşturulan Kabul Heyetinin kabul işlemlerini
tamamlaması ve Enerjisa Adana Santralinin işletmeye açılmasında teknik
03–72/874-373
53
yönden bir sakınca bulunmadığını beyan eden kabul tutanağının ÇEAŞ’a
gönderildiği tarihten itibaren yürürlüğe girer.
Bu sözleşmenin süresi yürürlük tarihinden itibaren 1(bir) yıl olup, sürenin
bitiminden en az bir ay önce taraflardan birisi Sözleşmenin yürürlükten
kaldırılması veya değiştirilmesi için yazılı olarak başvurmazsa Sözleşme
kendiliğinden aynı koşullarla bir yıl daha uzatılmış sayılır.”
Enerjisa tarafından gönderilen bu taslak 26.12.2001 tarihli Bakanlık yazısı ile
ÇEAŞ’a iletilmiş ve Enerjisa Santrali’nin proje onayı ve kabul işlemlerinin yapılıp,
devreye alınabilmesi için imzalanması gereken Alış ve Nakil Sözleşmesi taslağının,
Enerjisa ile uzlaşmaya varılarak imzalanması istenmiştir.
H.5.1.3. Enerjisa’nın ÇEAŞ’a Gönderdiği Enerji Alış ve Enerji Nakline İlişkin
Sözleşme
Enerjisa ve ÇEAŞ arasında 17.8.2002 tarihinde imzalanan “Çukurova Elektrik A.Ş.
ile Enerjisa Enerji Üretim A.Ş. arasında Adana Otoprodüktör Santralı ile İlgili
Sisteme Bağlantı ve Enerji Nakil Şartlarını Belirleyen Sözleşme” ile taraflar arasında
enerji alış verişi ve nakli konusunda anlaşma sağlanmıştır. Söz konusu sözleşmenin
“Sözleşmenin Konusu” başlığını taşıyan 2. maddesiyle, Enerjisa’nın 120 MW kurulu
gücündeki otoprodüktör santralinin ÇEAŞ’ın kendi iletim sistemine bağlanması,
Enerjisa’nın Adana’daki santralinde üretilecek enerjinin ÇEAŞ’ın görev/imtiyaz
bölgesinde otoprodüktör grubu firmalara “sisteme bağlantı ve nakil işinin” öngörülen
bir bedel karşılığında yapılması, ÇEAŞ bölgesindeki Enerjisa’ya ortak olan
otoprodüktör grubu ortaklarının ihtiyacı olduğu takdirde ÇEAŞ’tan elektrik enerjisi
satın alması kabul edilmiştir. Bu maddenin (c) bendinde Enerjisa’nın TETAŞ’a
satacağı enerjinin naklinin ÇEAŞ tarafından yapılacağı ve nakil bedelinin ÇEAŞ’a
ödeneceği, TETAŞ tarafından kabul edilmeyen enerji için ise Enerjisa’nın ÇEAŞ’tan
bir bedel talep edemeyeceği hükmü bulunmaktadır.
Sözleşmenin 5. maddesinde ÇEAŞ tarafından nakli yapılacak enerjinin nakil
fiyatının ne olacağı belirlenmiştir. Buna göre, nakil bedeli dağıtım hatlarında (35
kV’da) nakledilen enerjinin %6,5 ile çarpılması, iletim hatlarında ise (66 ve 154
kV’da) nakli yapılacak enerjinin kuş uçuşu mesafesi; 0-100 km için %3, daha
sonraki her 100 km için bu orana %1,5 ilavesi ile çarpılması sonucu bulunacaktır.
Bu maddeye göre 4628 sayılı Kanun gereğince EPDK tarafından yapılacak tarifeler
yukarıdaki fiyatların yerini alacaktır.
Sözleşmenin “Nakli yapılacak enerji miktarı ile ilgili uygulanacak esaslar” başlığını
taşıyan 6. maddesinde;
“ÇEAŞ iletim ve dağıtım hatlarına nakil için Enerjisa Adana Santrali tarafından
verilecek enerji miktarı toplamı; madde 8’de belirtilen ve ÇEAŞ’ın İmtiyaz
Bölgesindeki otoprodüktör grup şirketleri tarafından tüketilen/çekilen enerji
miktar/zamanı paralellik arz edecektir. Günde üç zaman diliminde (06:00-
17:00; 17:00-22:00, 22:00-06:00) nakli yapılan enerji ile otoprodüktör grupları
03–72/874-373
54
tarafından çekilen enerji aynı miktarda olacaktır. Aksi halde, nakil için fazla
verilen enerji aylık hesaba katılmayacak ve herhangi bir bedel
ödenmeyecektir.
Enerjisa kendine bağlı otoprodüktör grubu firmalarının; ÇEAŞ’tan çektikleri
enerji miktarı kadar günde üç zaman diliminde (06:00-17:00; 17:00-22:00,
22:00-06:00) Adana tesislerinden sisteme nakil yapılmak üzere enerji
vereceğini taahhüt eder…
Sisteme nakledilmek üzere verilen enerji miktarı, otoprodüktör ortaklarının
tükettiği enerji miktarından az ise; ÇEAŞ bu abonelere bağlı bulunduğu abone
grubundan abonelik şartlarına göre fatura tanzim edecektir.”
hükümlerine yer verilmiştir.
Sözleşmenin “Sözleşmenin Yürürlüğe Girmesi ve Süresi” başlığını taşıyan 10.
maddesi aşağıdaki şekildedir:
“Bu sözleşme taraflarca sözleşmenin imzalanması ve ETKB tarafından
oluşturulan Kabul Heyetinin kabul işlemlerini tamamlaması ve Enerjisa Adana
Santralinin işletmeye açılmasında teknik yönden bir sakınca bulunmadığını
beyan eden Kabul Tutanağının ÇEAŞ’a gönderildiği tarihten itibaren yürürlüğe
girer.
Bu Sözleşmenin yürürlük süresi yürürlük tarihinden itibaren 1 (bir) yıldır.
Taraflardan yürürlük tarihinin sona ermesinden 90 gün önce Sözleşmenin
değiştirilmesi konusunda bir istek gelmediği taktirde Sözleşme süresi bir yıl
uzatılmış kabul edilir.
Sözleşme süresi tamamlanmadan 90 gün önce Taraflardan değişiklik
yapılması konusunda istek geldiği takdirde değişiklik konusunda mutabakat
sağlanması halinde Sözleşme yeni şekliyle bir yıl uzatılır. 3096 ve 4628 sayılı
yasalar ve bunlara dayanılarak çıkarılan ve çıkarılacak olan yönetmeliklerle
düzenlenen hususların dışındaki nedenlerle mutabakat sağlanamaması
halinde Sözleşme sona erer.”
Taraflar, Sözleşmenin 13. maddesi ile doğabilecek anlaşmazlıkların çözüm mercii
olarak Adana Mahkemeleri ve İcra Dairelerini göstermiştir.
H.5.2. Toros ile ÇEAŞ Arasındaki Enerji Satın Alma ve Nakil Sözleşmeleri
(ESA)
H.5.2.1. Adana-Yumurtalık İlçesi Toros Gübre Tesislerindeki Otoprodüktör için
Yapılan ESA ve Ek Sözleşmeler
26.7.1999 tarihinde Toros ile ÇEAŞ arasında imzalanan bu sözleşme ile Toros’un
Adana ili, Yumurtalık ilçesinde Toros Gübre tesislerinde kurulmuş olan 4,7 MW
kurulu gücündeki otoprodüktör tesisinin ihtiyacı üzerinde ürettiği elektrik enerjisinin
satılması ve bu tesislerin ihtiyacı olduğu takdirde ÇEAŞ’tan elektrik enerjisi satın
03–72/874-373
55
alınması konuları düzenlenmiştir. Sözleşmenin 2. maddesinde; Toros’un
otoprodüktör tesislerinde üreteceği ihtiyaç fazlası enerjiyi Bakanlık ile Toros
arasında 5.11.1998 tarihinde imzalanan İzin Sözleşmesi uyarınca ÇEAŞ’a satacağı,
Toros’un otoprodüktör grubu ortaklarına naklinin ise mevcut iletim ve dağıtım
hatlarının kira karşılığında kullanılması ile mümkün olacağı belirtilmiştir.
Toros’un ÇEAŞ’a satacağı fazla enerji konusu, bu sözleşmenin 7. maddesinde
düzenlenmiştir. Buna göre, ÇEAŞ sadece satın aldığı aktif enerjiye ödeme yapacak
ve Toros tarafından verilen reaktif enerjiye hiçbir ödemede bulunmayacaktır. Ayrıca
Toros ÇEAŞ’tan güç tahsis bedeli talep etmeyecektir. Bu anlaşmada ÇEAŞ
tarafından tahsis edilen güç (sözleşme gücü) 3.840 kW olarak belirlenmiştir (madde
8.2.a). Toros’un ÇEAŞ’tan alacağı elektrik enerjisi için Bakanlık ile Toros arasında
yapılan İzin Sözleşmesi’nin 13. maddesinde belirtilen enerji alış-veriş ve tarife
esasları uygulanacaktır. Toros’un ÇEAŞ’tan alacağı elektrik enerjisi için yürürlükteki
çift terimli tarife uygulanacaktır.
Sözleşmenin 8(2)(b)(2) maddesine göre, Toros otoprodüktör grubu genel olarak
grup ortaklarına enerji verecek ve sadece arıza, bakım vb. gibi durumlarda
ÇEAŞ’tan enerji alacaktır. Toros’un kendisi tarafından belirlenecek rezerv güç
miktarı esas alınarak, yürürlükteki enerji tarifesinde ait olduğu grubun güç bedelinin
%15’i üzerinden aylık güç bedeli ödeyeceği kararlaştırılmıştır. Yine aynı maddede,
Toros’un, ÇEAŞ’dan alacağı enerjinin her bir kW/saati için yürürlükteki enerji
tarifesinde ait oldukları grubun çift terimli aktif enerji fiyatı üzerinden ödeme
yapacağı belirtilmiştir.
Bu sözleşmenin “Alış-Satış” tarifesi başlığını taşıyan 14. maddesiyle Toros’un
üretim tesislerinde ihtiyacının üzerinde ürettiği ve ÇEAŞ’a satacağı beher kW/saat
aktif enerjinin fiyatının, 17.4.1996 tarih ve 22614 sayılı Resmi Gazete’de
yayımlanan 96/8007 sayılı Yönetmeliğin 3. maddesinin (h) bendine göre Bakanlığın
otoprodüktörler için her tarife döneminde belirlemiş olduğu fiyat tarifesinden olacağı
ve bu tarife fiyatının hiçbir zaman ÇEAŞ-TEAŞ alış- satış fiyatından fazla
olamayacağı, fazla olması halinde, ÇEAŞ-TEAŞ alış- satış fiyatının uygulanacağı
kararlaştırılmıştır. Aynı maddeye göre, Toros’un ÇEAŞ’tan alacağı elektrik enerjisi
için Bakanlık ile Toros arasında imzalanan İzin Sözleşmesi’nin 13. maddesindeki
tarife esaslarının uygulanacağı belirtilmiştir.
Toros’un üreteceği fazla enerjinin nakli konusunda ise sözleşmenin 17. maddesinde
hükümler bulunmaktadır. Bu madde uyarınca, Toros’un, otoprodüktör grubu içinde
yer alan kuruluşlara enerji nakli, 96/8007 sayılı Yönetmelik dikkate alınarak
hazırlanmış olan “Enerji Nakli ile İlgili Uygulama Esasları Protokolü”ne uygun olarak
yapılacağı kararlaştırılmıştır. Söz konusu maddeye göre, ÇEAŞ abonesi olan Toros
Gübre ve Kimya Endüstrisi A.Ş. ile Toros Adana Yumurtalık Serbest Bölgesi Kurucu
ve İşleticisi A.Ş.’ye (TAYSEB) enerji nakledileceği kabul edilmiştir.
Sözleşmenin 17.3. maddesinde; enerji nakledilen kuruluşların tek terimli tarifeden
enerji almalarının esas olduğu, Elektrik Tarifeleri Yönetmeliği gereği çift terimli
tarifeden enerji almaları zorunlu olan kuruluşlara enerji naklinin yapılamayacağı, bu
03–72/874-373
56
nedenle Toros Gübre ve Kimya Endüstrisi A.Ş.’nin, sözleşmenin yürürlüğe gireceği
tarihe kadar, çift terimli tarifeden, tek terimli tarifeye geçmek üzere, ÇEAŞ ile
ESA’nın yenilemesi gerekeceği belirtilmiştir.
Sözleşmenin 19. maddesinde; sözleşmenin 31.12.1999 tarihine kadar geçerli
olacağı, sürenin bitiminden en az bir ay önce taraflardan birisinin sözleşmenin
kaldırılması için yazılı olarak başvurmaması durumunda, sözleşmenin kendiliğinden
aynı koşullarla ve bir yıl için uzatılmış sayılacağı, başvurması halinde ise
sözleşmenin, geçerlilik süresinin bitiminde yürürlükten kaldırılacağı ve Toros’un
elektriğinin kesileceği belirtilmiştir. Taraflar sözleşmenin yürürlükten kaldırılması
konusunda ise, 21. maddedeki şekilde anlaşmışlardır: “Taraflardan biri bu
sözleşmenin hükümlerine uymazsa, diğer taraf 15 gün önceden yazılı olarak
sözleşmenin yürürlükten kaldırılacağı hususunda bilgi verir ve sözleşmenin
yürürlükten kaldırılması için ileri sürülen nedenler bu süre içinde ortadan
kaldırılmazsa, elektrik alış verişine son verilir”. Sözleşme tarafları bu sözleşmeden
doğabilecek anlaşmazlıkların giderilmesinde yetkili mercii olarak, 22. maddede
Adana Mahkemeleri ve İcra Dairelerini belirlemişlerdir.
Toros ve ÇEAŞ arasında imzalanan bu sözleşmeye ek olarak 13.9.1999 tarihinde
Bakanlığın talimatı doğrultusunda “Ek Sözleşme” yapılmıştır. Bu sözleşme ÇEAŞ
tarafından enerji mahsuplaşması ve uygulanacak enerji alış-veriş fiyatına ilişkin
hükümler talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla ihtirazi kayıt ile imzalanmıştır.
Sözleşmenin 14. maddesiyle Toros ve ÇEAŞ arasında gerçekleşecek enerji alış-
verişi konusunda mahsuplaşmada bulunacakları ve bunun enerji bazında kW/saat
olarak yapılacağı kabul edilmiştir (m.14). Toros’un ürettiği ihtiyaç fazlası ve ÇEAŞ’a
satacağı beher kW/saat aktif enerjinin fiyatı, 96/8007 sayılı Yönetmeliğin 3.
maddesinin (h) bendine göre Bakanlığın otoprodüktör için her tarife döneminde
belirtilmiş olduğu fiyat tarifesinden olacaktır. Sözleşmenin 26. maddesinde “Ek
Sözleşme”de yer alan enerji mahsuplaşması, enerji alınması ve uygulanacak enerji
alış-veriş birim fiyatına ilişkin hükümlerin, Bakanlık talimatı sebebiyle, talep ve dava
hakkı saklı kalmak kaydıyla ihtirazi kayıtla ÇEAŞ tarafından imzalanmış olduğu
hükmü yer almıştır.
Toros tarafından nakil yapılan otoprodüktör grubu ortaklarından TAYSEB’in kurmuş
bulunduğu ilave tesisten kendi bünyesindeki sanayi kuruluşuna enerji satmak
istemesi üzerine, Toros ve ÇEAŞ arasındaki ESA anlaşmasının enerji nakline
yönelik 17.2. maddesinin revize edilmesi ile ilgili olarak taraflar arasında 15.12.1999
yılında “İkinci Ek Sözleşme” imzalanmıştır. İkinci ek sözleşme ile Toros’un
otoprodüktör grubu şirketlerine enerji nakli konusunda ilk sözleşmedeki 17.2.
maddesi revize edilmiştir. 1.6.2001 tarihinde TAYSEB’in besleme yeri değişikliği
nedeniyle enerji nakli konusundaki 17.4. maddeyi revize eden üçüncü bir ek
sözleşme yapılmıştır.
03–72/874-373
57
H.5.2.2. Akdeniz Gübre Tesislerinde Kurulu Otoprodüktör için Yapılan ESA
Bu sözleşme 26.7.1999 tarihinde İçel ilinde Akdeniz Gübre Sanayi tesislerinde
bulunan 4,7 kW/saat kurulu gücündeki otoprodüktör tesisinin ihtiyacının üzerinde
ürettiği elektrik enerjisinin, bölgedeki görevli şirket olan ÇEAŞ’a satılması ve
tesislerin ihtiyacı olduğu takdirde, ÇEAŞ’tan enerji satın alınması konuları
düzenlenmiştir. Bu sözleşme, Bakanlık ile Toros A.Ş. arasında 5.11.1998 tarihinde
imzalanan sözleşmenin gereği olarak imzalanmıştır.
Taraflar sözleşme ile, Toros’un ürettiği ihtiyaç fazlası elektrik enerjisini ÇEAŞ’a
satacağı, Toros’un otoprodüktör grubu ortaklarına nakil yapmasının ise ÇEAŞ’a ait
olan mevcut iletim ve dağıtım hatlarının kira karşılığında kullanılması ile mümkün
olacağı konusunda anlaşmışlardır.
Sözleşmenin 7. maddesinde, ÇEAŞ’ın sadece satın aldığı aktif enerjiye ödeme
yapacağı, Toros tarafından satılan reaktif enerjiye hiçbir bedel ödenmeyeceği ve
Toros’un güç tahsisi bedeli talep edemeyeceği hükümleri bulunmaktadır.
Bu sözleşmenin (8)(2)(a) maddesinde Toros’a tahsis edilecek güç (sözleşme
gücü=rezerv güç) 4,7 kW/saat olarak belirlenmiştir. Sözleşmenin “Enerji Nakli ve
Uygulama Esasları” başlığını taşıyan 17. maddesinde, Toros’un bu sözleşme
kapsamında, TST Teknik Servis ve Ticaret A.Ş.’ye enerji nakledeceği
kararlaştırılmıştır. Enerji nakledilen kuruluşların tek terimli tarifeden enerji alması
esas olduğu için en geç bu sözleşmenin yürürlüğe gireceği tarihe kadar TST Teknik
Servis ve Ticaret A.Ş.’nin, tek terimli tarifeye geçmek üzere ÇEAŞ’a başvurması ve
ÇEAŞ’la olan ESA’nın yenilemesi konusunda taraflar anlaşmaya varmışlardır.
“Sözleşmenin Yürürlükten Kaldırılması” başlığını taşıyan sözleşmenin 20.
maddesine göre, taraflardan birinin bu sözleşmenin hükümlerine uymaması
durumunda, diğer tarafın 15 gün önceden yazılı olarak sözleşmenin yürürlükten
kaldırılacağı hususunda bilgi vereceği ve sözleşmenin yürürlükten kaldırılması için
ileri sürülen nedenler bu süre içinde ortadan kaldırılmazsa, elektrik alış-verişine son
verileceği hükmü bulunmaktadır.
Ayrıca sözleşme, yukarıda yer verilen “Toros Adana-Yumurtalık Toros Gübre
Tesisleri ESA Anlaşması”yla aynı hükümleri içermektedir. İkinci sözleşmede de,
sözleşmenin 31.12.1999 tarihine kadar geçerli olduğu belirtilmiş ve sözleşme
süresinin kendiliğinden uzamasıyla ilgili yukarıda yer verilen düzenleme kabul
edilmiştir.
Bakanlığın talimatları nedeniyle, bu sözleşmeye ek olarak yapılan 13.9.1999 tarihli
“ek sözleşme”yle, taraflar arasındaki ESA’nın alış-satış tarifesini düzenleyen 14.
maddesi revize edilmiş ve Toros ile ÇEAŞ’ın enerji alış-verişi konusunda
mahsuplaşma yapacakları ve bu mahsuplaşmanın enerji bazında, kW/saat olarak
yapılacağı, Toros’un ÇEAŞ’a satacağı beher kW/saat aktif enerjinin fiyatının
96/8007 sayılı Yönetmeliğin 3. maddesinin (h) bendine göre Bakanlığın
otoprodüktörler için her tarife döneminde belirleyeceği fiyat tarifesi üzerinden
03–72/874-373
58
olacağı kararlaştırılmıştır. Toros’un ÇEAŞ’tan satın alacağı elektrik enerjisi için
Bakanlık ile Toros arasında yapılan İzin Sözleşmesi’nin 13. maddesindeki tarife
esaslarının uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Bu sözleşmede yer alan, enerji
alınması ve uygulanacak enerji alış-veriş birim fiyatına ilişkin hükümleri ÇEAŞ,
Bakanlık talimatı ile talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla ihtirazi kayıtla
imzalamıştır.
Toros, 4,7 MW kurulu gücündeki otoprodüktör santrali için 9.10.2000 tarihinde
imzalanmış olan ESA anlaşmasının 12,1 MW kurulu güç (4,736+7,4=12,136 MW)
için revize edilmesi talebinde bulunmuş ve Bakanlık oluru ile sözleşme revize
edilmiştir. Bakanlığın talimatı doğrultusunda, 18.4.2001 tarihinde ikinci ek sözleşme
taraflar arasında imzalanmış ve bu sözleşmeyle taraflar arasında ilk sözleşmede
belirlenmiş olan tahsis edilen güç (sözleşme gücü=rezerv güç) 5000 kW/saat’ e
çıkarılmıştır. Bu sözleşmeyi de ÇEAŞ, Toros’un kurulu güç artışına ve buna bağlı
olarak yapılan rezerv güç artışına karşı sahip olduğu talep ve dava hakları saklı
kalmak kaydıyla, ihtirazi kayıtla imzalamıştır. İkinci ek sözleşmenin 31.12.2001
tarihine kadar geçerli olduğu hükme bağlanmıştır.
Toros otoprodüktör grubunun ortakları olan, Toros Gübre A.Ş. (8.11.1999 tarihli),
TST Teknik Servis ve Ticaret A.Ş. (23.11.1999 tarihli) ve TAYSEB (4.10.1991
tarihli) ile ÇEAŞ arasında elektrik satışına ilişkin sözleşmeler bulunmaktadır.
Taraflar arasında yukarıda ayrıntılı olarak açıklanan sözleşmeler çerçevesinde
enerji alış-verişi ve enerji nakli devam etmekteyken, ÇEAŞ tarafından yapılan
Adana 7. Noterliği’nin 11.6.2002 tarih, 11115 ve 11116 no’lu ihtarnameler ile taraflar
arasındaki ESA’nın 31.12.2002 tarihinden itibaren yenilenmeyeceği belirtilerek,
feshi ihbarda bulunulmuştur. Toros ise bu ihtarnamelere cevap olarak gönderdiği
Beşiktaş 6. Noterliği’nin 20.8.2002 tarih ve 40460 sayılı yazısı ile ÇEAŞ’ın görevli
şirket olması nedeniyle Bakanlık oluru olmadan sözleşmeleri feshedemeyeceğini ve
aynı şartlarla sözleşmelerin uzatılması gerektiğini belirtmiştir.
ÇEAŞ tarafından Adana 7. Noterliği’nin 7.8.2002 tarih ve 15398 no’lu ihtarname
ekinde, yeni bir “Sisteme Bağlantı ve Enerji Nakil Esaslarını Belirleyen Sözleşme”
taslağı gönderilmiş ve imzalanması ihtar edilmiştir. Bu ihtarname ile, ÇEAŞ’ın
Bakanlığın 29.7.2002 tarihinde kendilerine tebliğ edilen talimatı doğrultusunda
7.8.2002 tarihinde ters güç rölelerinin kaldırıldığı ve Toros’un otoprodüktör
ortaklarına enerji iletip/nakletmesinin mümkün hale geldiği, kesilen enerjinin tekrar
verildiği ve bundan böyle Toros’a sözleşme gücünün %15’i üzerinden güç bedeli
faturası çıkarılacağı bildirilmiştir.
Bu sözleşme taslağına cevaben, Toros tarafından Beşiktaş 6. Noterliği’nin
10.11.2002 tarih ve 57309 no’lu yazısı ile tarafların aralarında yer alan mevcut
ESA’nın, enerji satışına ilişkin hükümlerinin dışarıda bırakılarak yürütülmesinin
sağlanabileceği bildirilmiş ve ÇEAŞ’ın gönderdiği sözleşme taslağına ilişkin
değişiklik önerileri ile birlikte yeni taslak ÇEAŞ’a gönderilmiştir.
03–72/874-373
59
Buna cevaben ÇEAŞ, Adana 7. Noterliği’nin 7.1.2003 tarih ve 307 sayılı
ihtarnamesini Toros’a göndererek, aralarındaki ESA sözleşmesinin 31.12.2002
tarihi itibariyle feshedildiğini, 17.8.2002 tarihinde başka bir otoprodüktör şirketi
(Enerjisa) ile Bakanlık talimatlarına uygun “Sisteme Bağlantı ve Enerji Nakil
Şartlarını Belirleyen Sözleşmeyi” imzaladıklarını bildirerek, ihtarname ekinde
gönderdiği “Sisteme Bağlantı, Enerji Nakil Şartları ve Çeaş’tan Enerji Satın Alma
Şartlarını Belirleyen Sözleşme”nin 3 gün içinde imzalanmasını aksi takdirde,
23.1.2003 tarihinden itibaren “Elektrik Tarifeleri Yönetmeliği” uyarınca Toros’un
Yumurtalık ve Mersin otoprodüktör santrallerinin elektriğinin kesileceğini belirtmiştir.
Toros bu ihtarnameye Beşiktaş 6. Noterliği’nin 15.1.2003 tarih ve 2867 no’lu yazısı
ile cevap vermiş ve genel olarak ÇEAŞ tarafından gönderilen sözleşme taslağını
benimsediklerini ancak, bazı düzeltmeler ve eklemeler yaptıklarını belirterek
imzalanmak üzere ÇEAŞ’a göndermişlerdir.
Toros tarafından gönderilen bu yazıya ÇEAŞ, Adana 7. Noterliği’nin 20.1.2003
tarihli ve 1039 sayılı ihtarnamesi ile cevap vermiştir. Bu ihtarnamede Toros’un
değişiklik önerileri ve eklemelerine ilişkin olarak; sözleşme başlığına, ölçü
düzeneklerine, reaktif (endüktif, kapasitif) enerjiye ve depozito bedellerine yönelik
açıklamalar yer almaktadır.
Toros, Beşiktaş 6. Noterliği’nin 28.1.2003 tarih ve 5430 sayılı yazısı ile ÇEAŞ’ın
göndermiş olduğu “Sisteme bağlantı, Enerji Nakil Şartları ve ÇEAŞ’tan Enerji Satın
Alma Şartlarını Belirleyen Sözleşmeyi” genel olarak kabul ettiğini ancak tesislerde
enerji kabloları nedeniyle üretilecek reaktif enerjiye ÇEAŞ tarafından ceza tahakkuk
ettirilmesi konusunda anlaşma sağlanamadığını ve bu yüzden söz konusu
sözleşmeyi bu konudaki talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla ihtirazi olarak
imzalayacağını bildirmiştir.
Taraflar arasındaki yazışmalar neticesinde, “Sisteme Bağlantı, Enerji Nakil Şartları
ve ÇEAŞ’tan Enerji Satın Alma Şartlarını Belirleyen” yeni bir sözleşme 17.3.2003
tarihinde ÇEAŞ ve Toros arasında imzalanmıştır.
H.5.2.3. 17.3.2003 Tarihli Sisteme Bağlantı, Enerji Nakil Şartları ve ÇEAŞ’tan
Enerji Satın Alma Şartlarını Belirleyen Son Sözleşme
Taraflar arasında yapılan müzakerelerin sonucunda 17.3.2003 tarihinde “Sisteme
Bağlantı, Enerji Nakil Şartlarını ve ÇEAŞ’tan Enerji Satın Alma Şartlarını Belirleyen
Sözleşme” imzalanmıştır. Bu sözleşmeyle, Toros’un Yumurtalık-Adana ve
Mersin’deki 4,7 MW ve 12,1 (4,7 +12,1) MW kurulu gücündeki otoprodüktör
santrallerinin sisteme bağlantısı, ortaklara enerji nakli ve ÇEAŞ’tan gerektiğinde
enerji satın alma işinin yapılması kararlaştırılmıştır.
Sözleşmenin 2(d) maddesinde Toros’un otoprodüktör grubu ortakları dışında hiç bir
şekilde, hiç bir kimseye veya kuruluşa doğrudan veya dolaylı olarak elektrik enerjisi
nakledemeyeceği belirtilmiştir.
03–72/874-373
60
ÇEAŞ tarafından Toros Yumurtalık tesisine tahsis edilen güç (sözleşme
gücü=rezerv güç) 3840 KW, Mersin tesisine tahsis edilen güç (sözleşme
gücü=rezerv güç) 5000 KW olarak sözleşmenin 5(2)(a) maddesinde belirlenmiştir.
Sözleşmeye göre, Toros’un ÇEAŞ’tan alacağı elektrik enerjisi için yürürlükteki çift
terimli tarife uygulanacaktır (madde 5.2.b.1.). Toros, kendisi tarafından belirlenecek
ve rezerv olacak güç miktarı esas alınarak, yürürlükteki enerji tarifesinde ait olduğu
grubun güç bedelinin %15’i üzerinden aylık güç bedeli ödeyecektir (madde
5(2)(b)(2)).
Sözleşmenin, nakil yapılacak enerji ile ilgili hususlarının düzenlendiği 6. maddesi
aşağıdaki şekildedir:
“ÇEAŞ iletim ve dağıtım hatlarına nakil için Toros Yumurtalık ve Mersin
otoprodüktör üretim tesisleri tarafından verilecek enerji miktarı, madde 8’de
belirtilen ve ÇEAŞ’ın imtiyaz bölgesindeki otoprodüktör grubu ortakları
tarafından çekilecek enerji miktarından fazla olamaz.
Toros’un, ÇEAŞ sistemine verdiği enerji, madde 6.1.’de belirtilen otoprodüktör
grubu ortaklarının kullanımından fazla olur ise, Toros ÇEAŞ’tan herhangi bir
enerji bedeli talebinde bulunamaz.
Herhalükarda otoprodüktör üretim tesislerinden sisteme nakil için verilen enerji
miktar/zamanı ile işbu sözleşmenin 8. maddesinde belirtilen otoprodüktör
grubu ortakları tarafından tüketilen/çekilen enerji miktar/zamanı paralellik arz
edecektir. Günde üç zaman diliminde (06:00-17:00, 17:00-22:00 ve 22:00-
06:00) nakil yapılan enerji ile otoprodüktör grubu ortakları tarafından çekilen
enerji aynı miktarda olacaktır. Aksi halde, nakil için fazla verilen enerji aylık
hesaba katılmayacak ve herhangi bir bedel ödenmeyecektir.
Toros kendine bağlı otoprodüktör grubu ortaklarının; ÇEAŞ’tan çektikleri enerji
miktarı kadar, günde üç zaman diliminde (06:00-17:00, 17:00-22:00 ve 22:00-
06:00) Yumurtalık ve Mersin tesislerinden sisteme nakil yapılmak üzere enerji
vereceğini taahhüt eder.
Sisteme nakledilmek üzere verilen enerji miktarı, otoprodüktör grubu
ortaklarının tükettiği enerji miktarından az ise; ÇEAŞ bu abonelere bağlı
bulunduğu abone grubundan abonelik şartlarına göre fatura tanzim edecektir.”
Sözleşmenin 10. maddesinde, sözleşme süresinin yürürlük tarihinden itibaren bir yıl
olduğu ve sürenin bitiminden en az bir ay önce taraflarca, sözleşmenin
değiştirilmesi konusunda istek gelmediği takdirde, sözleşme süresinin bir yıl
uzatılmış kabul edileceği belirtilmiştir. Aynı maddeye göre, sözleşme süresi
tamamlanmadan bir ay önce taraflardan değişiklik yapılması konusunda istek
geldiği taktirde, değişiklik konusunda mutabakat sağlanması halinde, sözleşmenin
yeni şekliyle bir yıl uzatılacağı, 3096 ve 4628 sayılı Kanunlar ve bunlara dayanılarak
çıkarılan ve çıkarılacak olan yönetmeliklerle düzenlenen hususların dışındaki
03–72/874-373
61
nedenlerle mutabakat sağlanamaması halinde sözleşmenin sona ereceği kabul
edilmiştir.
ÇEAŞ bu sözleşmeyi de otoprodüktör tesislerinin kurulması konusunda görev
verilmesine ilişkin İmtiyaz Sözleşmesinden doğan tüm talep ve dava haklarını saklı
tutarak imzalamıştır. Toros ise iki konuda ihtirazi kayıtla sözleşmeyi imzalamıştır.
Toros’un ilk ihtirazi kayıtı reaktif enerji konusundadır. İkincisi ise Toros tarafından
sözleşmenin 5.3. maddesinde öngörülen depozito bedellerine İlişkindir. Buna göre,
Toros sözleşmenin 5.3. maddesinde öngörülen depozito bedelleri karşılığı teminat
vermeyi, sözleşmenin yürürlüğe girmesinden sonra bu sözleşmeden doğabilecek
borç ve yükümlülüklerin teminatı olmak ve ÇEAŞ’ın daha önceki tarihlerle ilgili
taleplerinin kabulü anlamına gelmemek kayıt ve şartı ile kabul ettiğini, bu sözleşme
gereği verilen teminatların önceki talepler nedeniyle paraya çevrilemeyeceğini
belirtmiştir.
H.6. İLGİLİ MEVZUAT VE OLAYLARIN GELİŞİMİ ÇERÇEVESİNDE YAPILAN
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
H.6.1. Otoprodüktör Tesisinin Kurulmasına ve İşletilmesine İlişkin
Değerlendirme
Enerjisa’nın otoprodüktör tesisleri, 3096 sayılı Kanun ve bu Kanun’a dayanılarak
çıkarılan yönetmelik hükümlerine göre kurulmuştur. Bir otoprodüktör tesisinin
üretime geçebilmesi ve enterkonnekte sisteme bağlantısının yapılabilmesi için,
iletim ve dağıtım hatlarını işleten görevli şirketle ESA imzalaması gerekmektedir.
ÇEAŞ ile Enerjisa arasındaki uyuşmazlığın temelinde, Enerjisa’nın sözleşme
talebinin uzunca bir süre ÇEAŞ tarafından reddedilmesi yatmaktadır. Bu süre
içerisinde Enerjisa tesisleri faaliyete geçememiştir.
3096 sayılı Kanun’da TEK dışındaki özel hukuk hükümlerine tabi yerli ve yabancı
şirketlerin elektrik üretimi, iletimi, dağıtımı ve ticareti konularında faaliyetlerine
yönelik düzenlemeler yer almaktadır. Bu Kanun’un geçici 2. maddesinde, Kanun’un
yayımı tarihinde mevcut elektrik üretim, iletim, dağıtım ve ticaret imtiyazına sahip
şirketlerin diledikleri takdirde, Kanun’un yayımından itibaren bir yıl içinde Bakanlar
Kurulu kararıyla kendilerine 99 yıla kadar süreli bir görevlendirme hakkı
verilebileceği hükme bağlanmış, bu çerçevede 9.3.1998 tarihinde ÇEAŞ ile
Bakanlık arasında “Görev Verilmesine İlişkin İmtiyaz Sözleşmesi” ve 29.5.1998
tarihinde de “İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi” imzalanmıştır. Anılan bu sözleşmeler
ile, ÇEAŞ 3096 sayılı Kanunun 3. maddesi anlamında bir görevli şirkete
dönüşmüştür.
Söz konusu Kanun maddesine göre, DPT görüşünü içeren Bakanlık teklifi üzerine
Bakanlar Kurulu, önceden yönetmelikle belirlenmiş görev bölgelerinde elektrik
üretim, iletim ve dağıtım tesisleri kurulması ve ticaretinin yaptırılması için karar
alabilmekte ve bu çerçeve içinde Bakanlık ile görevli şirket arasında sözleşme
imzalanmaktadır. Aynı Kanun’un 4. maddesinde, DPT görüşü alınmak suretiyle
Bakanlığın sadece, elektrik üretimi yapmak üzere kurulacak şirketlere üretim
03–72/874-373
62
yapacak tesisleri kurma ve tesisi işletme müsaadesi verilebileceği hükme
bağlanmıştır.
Yukarıdaki hükümlerden, 3096 sayılı Kanun’un 3. maddesi anlamında görevli şirket
olan ÇEAŞ’ın görev bölgesinde, Bakanlığın, aynı Kanunun 4. maddesi uyarınca
üretim şirketlerine elektrik üretimi yapacak tesisleri kurma ve işletme müsaadesi
verebileceği anlaşılmaktadır.
Bu Kanuna dayanılarak çıkarılan 85/9799 sayılı Yönetmelik ile, TEAŞ ve TEDAŞ
dışındaki kuruluşların elektrik enerjisi üretim tesisi kurma ve işletme esasları
belirlenmiştir. Otoprodüktör tanımı ilk defa bu Yönetmelikle yapılmıştır. Yönetmeliğin
4(f) maddesine göre Bakanlık, otoprodüktörlere tesisin bulunduğu bölgeye bağlı
olarak TEAŞ ve TEDAŞ ile görevli şirketin görüşü alınmak suretiyle üretim tesisi
kurma ve işletme izni verebilmektedir. Aynı yönetmeliğin 4(g) maddesine göre,
otoprodüktör veya otoprodüktör grubu şirketlerin, ürettikleri ihtiyaç fazlası enerjiyi
TEAŞ, TEDAŞ veya görevli şirketlere satıp satmamasına bakılmaksızın
enterkonnekte sisteme bağlantısının yapılması amacıyla Bakanlık ile İzin
Sözleşmesi imzalaması gerektiği anlaşılmaktadır. Eğer otoprodüktörler tarafından
üretilecek enerji, üretildiği yerde tüketilmeyip, TEAŞ/TEDAŞ, bunların bağlı
ortaklıkları, dağıtım şirketleri ve/veya görevli şirketlere ait enerji iletim ya da dağıtım
hatları üzerinden nakil yapıldıktan sonra tüketilecekse, Bakanlık ile imzalanacak İzin
Sözleşmesi’ne ilave olarak; TEAŞ/TEDAŞ, bunların bağlı ortakları, dağıtım şirketleri
ve/veya görevli şirketler ile de ESA yapılması gerektiği söz konusu yönetmeliğin
4(g) maddesiyle hükme bağlanmıştır. Yönetmelikte, otoprodüktörler ve/veya
otoprodüktör grubu şirketlerinin faaliyet bölgeleri içinde yer alan TEAŞ, TEDAŞ,
bağlı ortaklıkları veya görevli şirketler ile ESA imzalayacağı ve otoprodüktör ve/veya
otoprodüktör grubu şirketlerin bu şirketler ile enerji alış-verişi konusunda enerji
mahsuplaşması yapacağı belirtilmiştir.
Otoprodüktörlerin ihtiyaçları üzerinde üretecekleri elektrik enerjisinin satış fiyatı ve
bu enerjinin kime satılacağı konusunda ise Yönetmeliğin 4(h) maddesi ile getirilen
düzenleme uyarınca; otoprodüktör ve/veya otoprodüktör grubu üretim tesislerinin
üreteceği fazla elektrik enerjisinin satış fiyatının, enerji dağıtımı yapan kuruluşların
ülke genelinde nihai tüketiciye uyguladıkları ortalama enerji fiyatından fonlar ve
paylar düşüldükten sonra kalan kısmının %85’ini geçmeyecek şekilde Bakanlıkça
belirleneceği ve otoprodüktör şirketinin bu enerjiyi santralin bağlantısını yaptığı
kuruluşa satacağı görülmektedir.
Otoprodüktör santrallerinin faaliyete geçebilmesi için ayrıca, 7.5.1995 tarihli ve
22280 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Elektrik Tesisleri Kabul Yönetmeliği
uyarınca kabul işlemlerinin yapılması gerekmektedir. Bu yönetmeliğin amacı elektrik
enerjisi üretmek, iletmek ve/veya dağıtmak üzere kurulacak tesislerin kabul
işlemlerini yapmaktır.
Yönetmeliğin 5. maddesinde; “Elektrik Tesislerinin geçici ve kesin kabul işlemlerinin,
o tesisin Bakanlıkça veya Bakanlığın yetkili kıldığı kuruluşça onaylı projesi,
sözleşmesi, yürülükteki ilgili tüzük, yönetmelik ve Türk Standartları, bu konudaki
03–72/874-373
63
Türk Standartları henüz hazırlanmamışsa tanınan ilgili yabancı standartların
yürürlükteki hükümleri ve bu yönetmelik esaslarına göre yapılır. Onaylı projesi
bulunmayan tesislerin kabul işlemleri yapılmaz” hükmü bulunmaktadır. Yönetmeliğin
6. maddesinde kabul için ön hazırlık ve başvurma şekli, 7. maddesinde kabul
heyetinin oluşturulması ve 11. maddesinde geçici kabul işlemleri düzenlenmiştir.
Kabul işlemleri ile ilgili konularda anlaşmazlık çıkması halinde sorunun nasıl
çözümleneceği Yönetmeliğin 2. maddesinde belirtilmiştir. Anılan maddenin son
fıkrasında; “Herhangi bir tesisin bu Yönetmelik kapsamına girip girmeyeceği
konusunda ve kabul işlemleri ile ilgili konularda bir kararsızlık veya anlaşmazlık
ortaya çıkarsa, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın bu konuda vereceği karar
geçerlidir” denerek uyuşmazlıkların nihai çözümünde Bakanlık yetkili kılınmıştır.
Yukarıda yer verilen Yönetmelik hükümleri çerçevesinde, otoprodüktör tesislerinin
Bakanlığa projelerini (fizibilite raporlarını) sunacakları, onaylanan bu projeler ve ilgili
mevzuat ve yönetmelik hükümlerine göre tesislerin kabul işlemlerinin yapılarak,
tesislerin işletilmeye başlanacağı ve kabul işlemleri konusunda anlaşmazlık çıkması
halinde Bakanlığın vereceği kararın geçerli olacağı anlaşılmaktadır.
Olayların gelişiminden, Enerjisa’nın, ÇEAŞ’ın görev bölgesinde kurulması planlanan
120 MW kurulu gücündeki nafta ve doğal gaz yakıtlı otoprodüktör santraline ilişkin
ön başvuru (fizibilite) raporunu 22.5.2000 tarihinde Bakanlığa sunduğu ve
Bakanlığın bu başvuruyu 1.6.2000 tarihinde 2718 sayılı yazı ile ÇEAŞ’a gönderdiği
anlaşılmaktadır. Bakanlık Enerjisa’nın başvurusunu, 9.10.2000 tarihinde uygun
bulmuş ve Enerjisa ile “Otoprodüktör Statüsünde Üretim Tesisi Kurulması,
İşletilmesi ve Enerji Fazlasının Satışına İzin Verilmesine İlişkin Sözleşme”
imzalamıştır. Bu sözleşmenin bir örneği 25.10.2000 tarihinde ÇEAŞ’a gönderilmiştir.
Enerjisa 24.11.2000 tarih ve 316 sayılı yazı ile ÇEAŞ’tan, Bakanlık ile imzaladığı
İzin Sözleşmesi’ne atıf yaparak Enerjisa tesisinin Ulusal Elektrik Sistemi ile
bağlantılı çalışması ve ESA için gereken hazırlıkların yapılmasını talep etmiştir.
Enerjisa’nın Bakanlığa yazdığı 30.11.2001 tarihli yazısında, Adana Kojenarasyon
Santrali’nin 1 no’lu türbin ve jeneratörünün geçici kabule hazır hale geldiği
belirtilerek, ÇEAŞ ile ESA imzalanmasına yönelik işlemlerin tamamlanması ve
Geçici Kabul Heyeti’nin görevlendirilmesi hususlarında Bakanlık talimat ve
izinlerinin beklendiği ifade edilmiştir. Bakanlığın ÇEAŞ’a gönderdiği 12.12.2001
tarihli yazıda, Enerjisa’nın yapımı biten santral ünitesini test edebilmesi için 154
kV’luk şalt tesisine gerilim uygulanması hususundaki talebinin uygun görüldüğü
belirtilmiştir. Enerjisa talebiyle açılan Adana Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2002/152
D.İş sayılı dosyası kapsamında, 23.1.2002 tarihli Bilirkişi Tespit Raporu’nda;
Enerjisa Adana Kojenerasyon Santrali kapsamındaki gaz türbini ve jenaratörü
kısmının tamamlandığı, Enerjisa Adana Santrali’ndeki gaz türbinlerinin işletilmeye
hazır olduğu ve boşa döndüğü, Santral’in, Bakanlık ile Enerjisa arasındaki
9.10.2000 tarihli sözleşme eki fizibilite raporundaki hususlara ve Türkiye Elektrik
İletim A.Ş. tarafından tespit edilmiş ulusal işletme esaslarına uygun olarak
projelendirilerek inşa edildiği ve ÇEAŞ’ın 154 kv’lık şalt tesisine gerilim
uygulamadığı tespit edilmiştir.
03–72/874-373
64
Enerjisa ve Bakanlığın ESA imzalanmasına ve tesislerin geçici kabulünün yapılarak
işletilmesine başlanabilmesine ilişkin taleplerini daha sonraki tarihlerde de çeşitli
yazılarla yinelemesine rağmen, ÇEAŞ tarafından bu taleplerin uzun bir süre kabul
edilmediği anlaşılmaktadır. Bakanlık, ÇEAŞ ve Enerjisa arasındaki çok sayıdaki
yazışmanın neticesinde, Enerjisa ile ÇEAŞ arasında “Sisteme Bağlantı ve Enerji
Nakil Şartlarını Belirleyen Sözleşme” 17.8.2002 tarihinde imzalanmış; taraflar
arasında Gerilim Uygulama Zaptı 10.9.2002 tarihinde, Geçici Kabul Tutanağı ise
28.9.2002 tarihinde düzenlenmiştir.
H.6.2. Nakil ve Enerji Satış Şartlarına İlişkin Değerlendirme
Toros ile ÇEAŞ arasındaki ihtilafın, Toros’un otoprodüktör grubu ortaklarına nakil
yapması ve ürettiği fazla enerjinin satışı konularında ortaya çıktığı, ayrıca
Enerjisa’nın şikayetinden farklı olarak aralarındaki mevcut sözleşmenin
uygulanmasından kaynaklandığı görülmektedir. Toros ile ÇEAŞ arasındaki ESA’ya
rağmen, Bakanlık tarafından belirlenen fazla enerji fiyatları ve enerji mahsuplaşması
konularında çıkan uyuşmazlıklar nedeniyle, Toros’un Ulusal Enterkonnekte
Sistem’le olan bağlantısının bir süre için ÇEAŞ tarafından kesildiği; bu sürenin
sonunda da anlaşmazlıkların sürdüğü ve nihayetinde tarafların yeni bir sözleşmeyi
17.3.2003 tarihinde imzaladığı tespit edilmiştir.
17.4.1996 tarih ve 22614 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan yönetmelik dikkate
alınarak, ÇEAŞ, TEDAŞ, TEAŞ, Kepez A.Ş., Aktaş ve Kayseri ve Civarı T.A.Ş.
arasında enerji nakli ile ilgili uygulama esaslarına ilişkin imzalanan 14.5.1996 tarihli
protokolde, ÇEAŞ ve Kepez’in görev bölgesi dışında kurulan otoprodüktör
santralinde üretilen ve dağıtım sistemine verilecek enerjinin tamamını TEAŞ’ın
alacağı ve ÇEAŞ ile Kepez’e ait iletim hattını kullanarak enerji nakledecek
kuruluşların bu kuruluşlara nakil bedeli ödeyeceği kararlaştırılmıştır.
Bakanlık ile Toros arasında 5.11.1998 tarihinde “Otoprodüktör Statüsünde Üretim
Tesisi Kurulması, İşletilmesi ve Enerji Fazlası Satışına İzin Verilmesine İlişkin
Sözleşme” imzalanmıştır. İmzalanan bu sözleşmenin gereği olarak 26.7.1999
tarihinde Toros’un Adana ve Mersin’de kurulu tesislerine ilişkin Toros ve ÇEAŞ
arasında iki adet ESA imzalanmıştır. Bu sözleşmeleri ÇEAŞ, enerji mahsuplaşması
ve uygulanacak enerji alış-veriş fiyatına ilişkin hükümlere yönelik olarak talep ve
dava hakkı saklı kalmak kaydıyla ihtirazi olarak imzalamıştır. Yine Bakanlık talimatı
üzerine 13.9.1999 tarihinde ÇEAŞ ile Toros arasında enerji alışveriş konusunda
mahsuplaşma yapılacağına dair bir ek sözleşme düzenlenmiştir. 18.4.2001
tarihinde ÇEAŞ ile Toros arasında Akdeniz Gübre tesislerine ilişkin ek bir sözleşme
yapılmıştır. Bu sözleşme, Akdeniz Gübre otoprodüktör tesisinin kapasitesinin kurulu
güç kapasitesinin ve revize güç artışına ilişkin hükümleri içermekte olup ve ÇEAŞ
tarafından buna dair açılan/açılacak dava sonucuna göre tüm yasal hakları mahfuz
kalmak kaydıyla ihtirazi kayıtla imzalanmıştır.
3096 sayılı Kanun’un 4. maddesinin ikinci fıkrasında; kurulacak üretim şirketlerinin
tesislerinde üretilecek elektrik enerjisinin, Bakanlıkça tespit olunacak tarifeye göre,
bölgelerindeki TEK veya o bölgede faaliyet gösteren görevli şirkete satılacağı
03–72/874-373
65
belirtilmiştir. Bu Kanun’a dayanılarak çıkarılan 85/9799 sayılı Yönetmeliğin 4(g)
maddesiyle otoprodüktör ve/veya otoprodüktör grubu şirketlerin faaliyet gösterdikleri
bölge içerisinde TEAŞ, TEDAŞ, bağlı ortaklıkları veya görevli şirketler ile ESA
imzalayacağı ve otoprodüktör ve/veya otoprodüktör grubu şirketlerin TEDAŞ, TEAŞ,
bağlı ortaklıklar veya görevli şirketler ile enerji alış-verişi konusunda enerji
mahsuplaşması yapacağı ve mahsuplaşılan enerji için tarafların Bakanlıkça
belirlenen otoprodüktör enerji satış fiyatı üzerinden karşılıklı olarak fatura
düzenleyeceği hükme bağlanmıştır.
Söz konusu Yönetmeliğin 4(h) maddesinde, otoprodüktörler tarafından üretilecek
fazla enerji fiyatının nasıl tespit edileceği; 4(j) maddesinde otoprodüktörlerin
ürettikleri enerjinin nakli ve diğer bazı maddelerinde enerji naklinde TEAŞ, TEDAŞ
ve bağlı ortaklıklar ve/veya görevli şirketlere ödeyecekleri nakil bedelleri
düzenlenmiştir.
Söz konusu hükümler uyarınca, şikayet konusu bölgede görevli şirket olan ÇEAŞ’ın
otoprodüktör şirketlerinin ürettiği enerjiyi ortaklarına nakletmekle yükümlü olduğu
anlaşılmaktadır. Aynı hükümler çerçevesinde, Toros’un ürettiği fazla enerjiyi
ÇEAŞ’a satma hakkı olduğu ve bunun bedelinin de Bakanlıkça belirleneceği
görülmektedir.
ÇEAŞ ile Toros’un Adana-Yumurtalık ve Mersin otoprodüktör tesisleri için
imzalanan 29.11.1999 tarihli ESA sözleşmelerinde, Toros’un tesislerinde üreteceği
fazla elektrik enerjisinin ÇEAŞ’a satılması, Toros tesislerinin ihtiyacı olması halinde
ÇEAŞ’tan enerji alması hususları ve ÇEAŞ’a ait mevcut iletim ve dağıtım hatlarını
kullanarak, Toros’un otoprodüktör grubu ortaklarına yapacağı enerji nakli için
ödeyeceği bedeller düzenlenmiştir. Bu anlaşmalarla Toros’un, ÇEAŞ’a tesislerinde
üreteceği fazla enerjiyi satacağı (madde 7), Toros’un ÇEAŞ’a satacağı enerji
fiyatının Yönetmeliğin 3(h) maddesinde belirtildiği üzere, Bakanlığın otoprodüktörler
için her tarife döneminde belirleyeceği fiyat tarifesinden olacağı; Toros’un üreteceği
ve ortaklarına nakledeceği fazla enerjinin nakli hususunun ise Yönetmelik dikkate
alınarak hazırlanmış olan “Enerji Nakli ile İlgili Uygulama Esasları Protokolüne”
uygun olarak yapılacağı kararlaştırılmıştır. Bu sözleşmelere ek olarak yapılan
13.9.1999 tarihli sözleşmeler ile taraflar, enerji alış-verişi hususunda mahsuplaşma
ve bunun kW/saat bazında olması hususlarında uzlaşmışlardır.
ÇEAŞ ile Toros arasındaki sözleşmelerde, bu sözleşmelerin nasıl yürürlükten
kaldırılabileceği ve sözleşmeden doğacak ihtilafların nasıl ve hangi yetkili mercilerce
çözüme bağlanacağı konusunda hükümler bulunmaktadır. ÇEAŞ, Toros’un
kuruluşunun İmtiyaz Sözleşmesi’ni ihlal ettiği, kuruluşu sırasında DPT onayı
alınmadığı yönündeki savunmalarını, ancak İmtiyaz Sözleşmesi’nin diğer tarafı olan
Bakanlığa karşı öne sürebilecektir. Bunun dışında Toros ile imzaladığı ESA
sözleşmelerine uyması ve sözleşmelerden doğan yükümlülüklerini yerine getirmesi
gerekmektedir. ÇEAŞ’ın, Toros’la arasında ihtilaf kaynağı olan fazla enerjinin
alınması ve bunun fiyatı ile ilgili sorunları yargı yoluyla çözmek yerine, ters güç
rölelerini sisteme yerleştirerek Toros’un otoprodüktör grubu ortaklarına enerji nakli
03–72/874-373
66
yapmasını engellediği ve böylelikle yasal mevzuat ve ESA’dan doğan
yükümlülüklerini yerine getirmediği görülmektedir.
H.6.3. Enerjisa’nın “İmzalanan Sözleşme İle Teklif Edilen Sözleşme Arasında
Bir Fark Bulunmadığı İddiası”’nın Değerlendirilmesi
ÇEAŞ ile Enerjisa arasında 17.8.2002 tarihinde “Sisteme Bağlantı ve Enerji Nakil
Şartlarını Belirleyen Sözleşme” imzalanmıştır. Bu sözleşmenin imzalanmasından
sonra 10.9.2002 tarihli “Uygulama Zaptı” imzalanmış ve 28.9.2002 tarihli “Geçici
Kabul Tutanağı” uyarınca, 1.10.2002 tarihinde santral faaliyete geçmiştir.
Enerjisa ile ÇEAŞ arasında imzalanan 17.8.2002 tarihli “Sisteme Bağlantı ve Enerji
Nakil Şartlarını Belirleyen Sözleşme” konusunu, Enerjisa Adana’da tesis edilen
Enerjisa’nın 120 MW kurulu gücündeki otoprodüktör santralinin ÇEAŞ’ın iletim
sistemine bağlanması, ÇEAŞ’ın görev/imtiyaz bölgesinde Sözleşme’nin 8.
maddesinde belirtilen otoprodüktör grubu firmalara sisteme bağlantı ve nakli işinin
bir bedel karşılığında yapılması, Enerjisa’ya ortak olan ÇEAŞ bölgesindeki
otoprodüktör grubu ortaklarının ihtiyacı olduğu takdirde ÇEAŞ’tan elektrik enerjisi
satın alması oluşturmaktadır. Bu sözleşmeye göre, Enerjisa otoprodüktör üretim
tesisinin 154 kV açık şalt tesisinden; ÇEAŞ’a ait, Zeytinli Trafo Merkezindeki 154
kV’luk baraya 1575 ve 1585 no’lu enerji nakil hatları (ENH) aracılığıyla bağlanacağı
kabul edilmiştir.
17.8.2002 tarihli Sözleşme’de, Enerjisa’nın enerji fazlasını ÇEAŞ’a satmasıyla ilgili
bir hüküm bulunmamaktadır. Enerjisa, ÇEAŞ ile imzaladığı bu sözleşmeden önce
Bakanlık aracılığıyla teklif ettiği “Sisteme Bağlantı ve Enerji Nakil Şartlarını
Belirleyen Sözleşme”’nin de fazla enerjinin ÇEAŞ’a satışıyla ilgili bir husus
içermediğini, her iki sözleşme arasında büyük bir fark olmadığını, sadece teknik
konulara ilişkin farklılıklar olabileceğini ancak bunun da ÇEAŞ açısından bir avantaj
ya da dezavantaj teşkil etmeyeceğini belirterek, ÇEAŞ’ın bu sözleşmeyi 10 ay
bekletmesinin ardından Enerjisa ile imzalamasının nedeninin ise hukuka, kanuna
aykırı, hakim durumunun kötüye kullanılmasını teşkil eden bu durumun, Bakanlıkla
imzaladığı görev sözleşmesinin iptal sebebi olduğunu farketmesinden
kaynaklandığını iddia etmektedir. Enerjisa kendisinin teklif ettiği sözleşme ile
ÇEAŞ’ın imzaladığı sözleşmeler arasında fark bulunmamasının ÇEAŞ’ın kötü niyetli
ve hakim durumunu kötüye kullanır nitelikteki tutumunun varlığını ispatladığını ifade
etmektedir.
Enerjisa’nın teklifine ve Bakanlık talimatlarına rağmen taraflar arasında ESA
17.8.2002 tarihinde imzalanmıştır. ÇEAŞ, Bakanlığın gönderdiği çeşitli yazılara
Enerjisa ile ESA anlaşması imzalanmasına yönelik isteklerine ilişkin olarak 3.6.2002
tarihli yazısı ile cevap vermiş ve bu yazıda; “Berke HES’in deneme üretimine
başladığı, söz konusu tesislerde üretilecek enerjinin Ceyhan 2 Trafo Merkezi (TM)
üzerinden Seyhan TM ve Zeytinli TM’ne akacağı, belirtilen her iki noktadan ve buna
ilaveten, Enerjisa’dan Zeytinli TM enerji akması ve Zeytinli TM’nin tüketiminin az
olması nedeniyle, yük akışı ve iletim hatları yönünden Zeytinli TM’ye bağlantı
yapılmasının mümkün olmadığı” belirtilmiştir. Oysa taraflar arasında imzalanan
03–72/874-373
67
17.8.2002 tarihli ESA anlaşmasında Enerjisa otoprodüktör tesisinin bağlantı noktası
olarak; “Zeytinli Trafo Merkezindeki 154 kV’luk baraya 1575 ve 1585 no’lu ENH’ları
belirlenmiştir. Bu bağlantı yeri, Enerjisa tarafından teklif edilen taslakta bağlantı
yapılması istenen noktadır.
Enerjisa tarafından teklif edilen anlaşma taslağında da, 17.8.2002 tarihinde taraflar
arasında imzalanan anlaşmada da Enerjisa tesislerinde üretilecek fazla enerjinin
satışına ilişkin hükümler bulunmamaktadır. İmzalanan 17.8.2002 tarihli anlaşmada
ve Enerjisa taslağında esas olarak, Enerjisa tesislerinin ÇEAŞ sistemine
bağlantısının yapılması, gerektiğinde ÇEAŞ’tan elektrik enerjisi satın alınması ve
Enerjisa’nın otoprodüktör grubu ortaklarına enerji nakli yapması hususları
bulunmaktadır. ÇEAŞ, Enerjisa taslağını reddederken kimi zaman yukarıda
açıklandığı gibi teknik nedenler öne sürmüş ve bağlantı yapılmasının mümkün
olmadığını belirtmiş, kimi zaman da, Enerjisa’nın DPT onayı olmadan kurulmasının,
İmtiyaz Sözleşmesine ve hukuka aykırı olduğunu, büyük müşterilerinin azalmasına
sebep olan otoprodüktör tesislerinin kurulup, işletilmesinin, İmtiyaz Sözleşmesi’ni
ihlal ettiğini ve Enerjisa’ya kanuna aykırı olarak gizli bir enerji üretim ve ticaret
imtiyazı verildiğini belirtmiştir. Söz konusu teklif ile imzalanan sözleşme tarihleri
arasında geçen sürede, ÇEAŞ’ın sözleşmeyi geciktirme gerekçelerini ortadan
kaldıran bir yasal değişiklik ya da Bakanlık talimatı tespit edilememiştir.
Esasen ÇEAŞ’ın öne sürdüğü bu gerekçelere rağmen, Bakanlık 24.7.2002 tarih ve
34427 sayılı ihtarnamesinde, ÇEAŞ’a İmtiyaz Sözleşmesinde yer alan 6(h)
maddesindeki “Şirket (ÇEAŞ), müşterilerle arasındaki ilişkileri düzenleyen ve
Bakanlık tarafından yürürlüğe konulmuş veya konulacak yönetmeliklere aynen
uyacaktır” hükmünü hatırlatarak, bu ihtarnamenin tebliğinden itibaren 15 gün
içerisinde Enerjisa tesisinin ulusal sisteme bağlantı ve elektrik enerjisinin nakil
şartlarını belirleyecek olan ESA’yı imzalamadığı takdirde İmtiyaz Sözleşmesi’nin
“Şirket kusuru nedeniyle Sözleşmenin feshi” başlığını taşıyan 19. maddesine göre
işlem yapacağını bildirmesi üzerine, ESA’yı imzalama yoluna gittiği anlaşılmaktadır.
Yukarıda yer verilen bilgiler çerçevesinde, Enerjisa tarafından teklif edilen taslakla,
taraflar arasında 17.8.2002 tarihinde imzalanan sözleşme arasında, fazla enerjinin
ÇEAŞ’a satışı, üretilen enerjinin nakli ve tesislerin ÇEAŞ sitemine bağlantısının
yapılması ve gerektiğinde ÇEAŞ’tan enerji alması konularında bir farklılık
bulunmadığı ve temel olarak benzer hükümler içerdiği görülmektedir.
H.7. Şikayet Konusunun 4054 Sayılı Kanun’un 6. Maddesi Çerçevesinde
Değerlendirilmesi
4054 sayılı Kanun’un 6. maddesinde, bir veya birden fazla teşebbüsün ülkenin
bütününde ya da bir bölümünde bir mal veya hizmet piyasasındaki hakim durumunu
tek başına yahut başkaları ile yapacağı anlaşmalar ya da birlikte davranışlar ile
kötüye kullanması yasaklanmaktadır.
Söz konusu maddede sayılan başlıca kötüye kullanma halleri arasında zorunlu
unsura ilişkin açık hükümler bulunmamakla beraber, zorunlu unsur kavramının
03–72/874-373
68
altında yatan temel varsayımların bir kötüye kullanma haline işaret ettiği
görülmektedir.
Zorunlu unsur doktrini, hakim durumdaki teşebbüslere anlaşma yapma
yükümlülüğünün getirilmesi bağlamında ortaya çıkan özel bir uygulamadır. Zorunlu
unsur doktrini genellikle, dikey olarak bütünleşmiş piyasalarda söz konusu
olmaktadır. Bu doktrinle, birbirleriyle bağlantılı olan pazarlardan birisinde hakim
durumda olan bir teşebbüsün sahip olduğu imkan/tesis/altyapı gibi bir unsurun
bağlantılı pazardaki rekabetçi yapı için vazgeçilmez olduğu ve bu unsurun
alternatifinin oluşturulmasının hukuki, teknik veya ekonomik olarak mümkün
olmadığı durumlarda, teşebbüse sahip olduğu bu unsuru alt piyasalardaki rakip
teşebbüslerin kullanımına açma zorunluluğu getirilmektedir. Bu doğrultuda doktrinin
uygulama alanı enerji (elektrik, gaz), telekomünikasyon gibi şebekelerin önemli rol
oynadığı sektörler ile ulaşım (demiryolu, liman, havayolu) alanlarında ortaya
çıkmaktadır.
Zorunlu unsur; hakim durumdaki bir teşebbüs tarafından sahip olunan, aynısının
yapılması başka teşebbüsler için teknik, hukuki veya ekonomik olarak mümkün
olmayan veya rasyonel olarak çok zor olan ve bağlantılı bir piyasadaki rekabetçi
yapı için olmazsa olmaz bir özellik sergileyen bir unsurdur. Bu unsurun talepte
bulunan teşebbüslere geçerli bir teknik veya ticari objektif gerekçe göstermeksizin
kullandırılmaması hakim durumun kötüye kullanılmasını teşkil etmektedir.
Bu çerçevede, zorunlu unsur doktrinini uygulayabilmek için;
1) Zorunlu unsurun tekel ya da hakim durumda bulunan bir teşebbüs
tarafından kontrolü,
2) Zorunlu unsurun başka bir teşebbüsce yeniden tesisinin ya da üretiminin
makul şartlar altında mümkün olmaması,
Bir kötüye kullanma halinin varlığını belirleyebilmek için ise,
1) Hakim durumdaki teşebbüsün zorunlu unsuru kullandırmayı reddetmesi ya
da kullanımı engellemesi,
2) İlgili zorunlu unsurdan faydalanmanın imkanlar dahilinde olması, bir başka
deyişle, söz konusu reddetme eyleminin objektif gerekçelere dayanmıyor
olması,
koşullarının mevcut olması gerekmektedir.
Bu aşamada söz konusu dört koşulun söz konusu şikayetlerde mevcut olup
olmadığının tespiti önem kazanmaktadır.
03–72/874-373
69
H.7.1. ÇEAŞ’ın Hakim Durumu ve Zorunlu Unsur
İlgili coğrafi pazarın, Adana-Mersin-Hatay-Osmaniye illerinin tamamını kapsayan 1
no’lu Görev Bölgesi olduğu ve Bakanlık ile ÇEAŞ arasında 9.3.1998 tarihinde
imzalanan İmtiyaz Sözleşmesi gereğince bu bölgedeki iletim ve dağıtım hizmeti
görevinin ÇEAŞ’a verildiği dikkate alındığında, ÇEAŞ’ın “elektrik nakil” pazarında
(alt pazar) hakim durumda olduğu görülmektedir.
Elektriğin depolanamayan bir ürün olması nedeniyle enterkonnekte sistemin
(elektrik iletimi ve dağıtımı) üretim sürecinde çok önemli bir payı bulunmakta ve bu
bakımdan elektriğin nakli, üretim sürecinin zorunlu bir unsuru olarak ortaya
çıkmaktadır. Başvuru konusu şikayetlere ilişkin olarak alt pazarda hakim durumdaki
ÇEAŞ, zorunlu unsuru bir başka deyişle, elektriğin nakline yönelik altyapıyı elinde
bulundurmaktadır.
Elektriğin iletimi ve dağıtımına ilişkin altyapı doğal tekel niteliğindedir; iktisadi
etkinlik açısından söz konusu altyapıyı yalnızca tek bir teşebbüsün işletmesi
gerekmektedir. Ölçek ekonomisi gereği ilgili coğrafi pazarda ikinci bir enterkonnekte
sistemin oluşturulamayacağı dikkate alındığında, zorunlu unsurun şikayetçi
teşebbüsler tarafından yeniden tesisinin ya da üretiminin makul şartlar içerisinde
mümkün olmadığı açıktır.
H.7.2. Zorunlu Unsura Erişimin ÇEAŞ Tarafından Reddedilmesi ve
Engellenmesi
H.7.2.1. Enerjisa’nın Zorunlu Unsura Erişiminin Reddedilmesi ve
Geciktirilmesi
Olayların gelişimine göre, 4.12.2001 tarihinden önce ESA imzalanmasına yönelik
Enerjisa’nın taleplerine ve Bakanlık talimatlarına ÇEAŞ’ın cevap vermediği,
Enerjisa’nın ilk üretim ünitesinin 4.12.2001 tarihi itibarıyla işletmeye alınabilecek
duruma geldiğini beyan ettiği ve ÇEAŞ’ın 20.12.2001 tarihli ilk yazısında da
Bakanlığın gerilim uygulaması talimatına olumsuz cevap verdiği dikkate alındığında,
ÇEAŞ’ın nakli engellemeye yönelik eyleminin fiilen Aralık 2001 tarihinden itibaren
başladığı görülmektedir.
Söz konusu tarihten sonra da ÇEAŞ’ın bazı gerekçeler öne sürerek Enerjisa’nın
taleplerini reddettiği anlaşılmaktadır.
Olayların gelişiminden, Bakanlığın ÇEAŞ’a gönderdiği 24.7.2002 tarihli yazı ile
ÇEAŞ’ın Enerjisa’nın grup ortaklarına enerji naklini engellediğini belirttiği, ilgili
ESA’nın 15 gün içerisinde imzalanması, aksi takdirde, İmtiyaz Sözleşmesi’nin
“Şirket Kusuru Nedeniyle Sözleşmenin Feshi” başlığını taşıyan 19. maddesine göre
işlem yapılacağını ihtar ettiği; bu yazıdan sonra, ÇEAŞ’ın, Enerjisa’ya çekmiş
olduğu 7.8.2002 tarihli ihtarnamede, talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla ekte
gönderilen sözleşmenin imzalanmasını talep ettiği ve taraflar arasında
müzakerelerin başladığı görülmektedir.
03–72/874-373
70
Müzakereler sonucunda, Enerjisa ile ÇEAŞ arasında, 17.8.2002 tarihinde “Sisteme
Bağlantı ve Enerji Nakil Şartlarını Belirleyen Sözleşme”nin, 10.9.2002 tarihinde
Adana Santraline gerilim uygulanmasına ilişkin zaptın, 28.9.2002 tarihinde ise
geçici kabul tutanağının imzalandığı anlaşılmıştır.
ÇEAŞ’ın Enerjisa tesislerine gerilim uygulaması 10.9.2002 tarihinde gerçekleşmiş,
ancak bu tarihten önce, 7.8.2002 tarihinde ÇEAŞ Enerjisa’ya imzalanmak üzere
ESA’yı göndermiş ve anılan ESA Enerjisa tarafından 17.8.2002 tarihinde
imzalanmıştır. ESA’nın imzalanmasıyla gerilim uygulanması arasında kısa bir
sürenin geçmiş olması, tarafların mutabık kaldığı bir ESA’nın imzalamasının
Enerjisa’nın zorunlu unsura erişiminin önündeki engellerin kaldırılması niyetinin bir
göstergesi olarak alınmasını gerektirmektedir.
Bu durumda, ÇEAŞ’ın, Bakanlık talimatlarına ve Enerjisa’nın taleplerine rağmen,
Aralık 2001 tarihinden Ağustos 2002 tarihine kadar Enerjisa’nın zorunlu unsura
erişimini engellediği anlaşılmıştır.
H.7.2.2.Toros’un Zorunlu Unsura Erişiminin Engellenmesi
ÇEAŞ’ın Toros’a gönderdiği 12.3.2002 tarihli yazıda; 26.7.1999 ve 15.12.1999
tarihli ESA’ların Bakanlığın baskısı ile imzalandığı belirtilerek 1.4.2002 tarihinden
itibaren ÇEAŞ’ın Toros’tan enerji satın almayacağı ve anlaşma temin edilmeden
sisteme bu tarihten sonra verilen enerji için bedel ödemeyeceği belirtilmiştir. ÇEAŞ,
Toros’u 8.4.2002 tarihli yazısıyla sisteme enerji vermemesi, aksi halde, bunun
Toros’un sistemden çıkarılmak suretiyle önleneceği konusunda uyarmıştır.
15.5.2002 tarihinde, Toros’un sistemle olan bağlantısını kesmeye yönelik girişimlere
başladığını bildirerek ÇEAŞ, Toros’un zorunlu unsura erişimini engelleme
yönündeki amacını kesin olarak ifade etmiştir.
17.5.2002 tarihinde ÇEAŞ, Toros’un sistemle bağlantı noktalarına ters röleler
koyarak sistemle olan bağlantısını kesmiş, dolayısıyla, Toros’un grup ortaklarına
enerji nakletmesi ve ÇEAŞ’a enerji fazlasını gönderme olasılığı ortadan kalkmıştır.
ÇEAŞ’ın Bakanlığa gönderdiği, yıl sonunda ESA’nın feshedileceğini bildiren
11.6.2002 tarihli ihtarname, taraflar arasındaki ihtilafın sadece fazla enerji
satışından kaynaklanmadığının, ÇEAŞ’ın amacının ESA’nın feshi yoluyla Toros’un
zorunlu unsura erişimini engellemek ve Toros’u pazardan çıkarmak olduğunun açık
bir delilini teşkil etmektedir.
ÇEAŞ, Bakanlığa gönderdiği 1.7.2002 tarihli yazısında, Toros ile ÇEAŞ arasındaki
ESA’nın ihtirazi kayıtla imzalandığını, bu nedenle hür irade ile imzalanmayan bir
sözleşmenin ÇEAŞ yönünden bağlayıcı olmadığını ifade etmiştir. Daha sonra gerek
Bakanlığa, gerekse Toros’a göndermiş olduğu yazılarda mevcut ESA’nın kendisini
bağlayıcı olmadığını bildiren ÇEAŞ’ın bu tutumu, Toros’u sistemle bağlantısını
kesmek suretiyle pazar dışına çıkarma amacını taşıdığının diğer bir delilini
oluşturmaktadır.
03–72/874-373
71
Şirketler arasındaki fatura ihtilaflarına ilişkin karşılıklı yazışma ve ihtarnameler
sonucunda 9.7.2002 tarihinde, ÇEAŞ Toros Ceyhan tesislerinin ulusal şebeke
bağlantısını, başka bir ifade ile elektriğini kesmiş ve 17.7.2002 tarihinde de Toros’un
4 teminat mektubunu nakde çevirmiştir.
Toros’un ihtiyati tedbir talebi üzerine, Mersin Asliye Ticaret Mahkemesi, 7.8.2002
tarihinde ve 2002/943 sayılı dosya kapsamında;
- ÇEAŞ’ın Toros’un elektrik üretmesi ve grup ortaklarına nakletmesine engel
olmasının önlenmesi ve enerji naklinin kesintisiz sürmesi,
- Toros’un ulusal elektrik şebekesine bağlantısını engellemesine yönelik ÇEAŞ
tarafından konulan fiziki engellerin kaldırılması,
- Toros’un %15 teminat yatırması halinde teminat mektuplarının ÇEAŞ tarafından
nakde çevrilmesinin önlenmesi konularında ihtiyati tedbir kararı vermiştir.
8.8.2002 tarihinde, Ceyhan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin Toros’un Yumurtalık
TM, Mersin 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ise Mersin Termik TM tesislerinde
yaptırdıkları tespitlerde daha önce sistemde bulunan 2 adet ters güç rölesinin
söküldüğü belirlenmiştir.
Bakanlığın İmtiyaz Sözleşmesi’nin “Şirket Kusuru Nedeniyle Sözleşmenin Feshi”
başlığını taşıyan 19. maddesini işleteceğine ilişkin 7.8.2002 tarihli uyarısından
sonra ÇEAŞ, Toros’a gönderdiği 7.8.2002 tarihli ihtarnamede, Bakanlığın talimatı
doğrultusunda 8.8.2002 tarihinde ters güç rölelerinin kaldırılarak Toros’un
ortaklarına enerji nakletmesinin olanaklı hale getirildiği ve Yönetmelik hükümlerine
göre kesilen elektrik enerjisinin tekrar verildiğini belirterek, ekte gönderilen “sisteme
bağlantı ve enerji nakil şartlarını belirleyen sözleşmenin” imzalanmasını ihtar
etmiştir. Toros ise 22.8.2002 tarihli yazısında, ÇEAŞ’ın göndermiş olduğu sözleşme
taslağının 4628 sayılı Kanun ile TEİAŞ’ın tekeline bırakılmış olan elektrik iletimi
faaliyeti ile ilgili olduğunu ve bu Kanunun hazırlık döneminin sona ermesinden sonra
ÇEAŞ’ın imtiyaz bölgesinde elektrik nakli yapma yetkisinin olmayacağını, bu
bakımdan taslağın kabulünün mümkün olmadığını ifade etmiştir. ÇEAŞ ise Toros’a
gönderdiği cevabi yazıda, İmtiyaz Sözleşmesine göre bölgede elektrik üretimi,
iletimi, dağıtımı ve ticareti yapma imtiyazının ÇEAŞ’a ait olduğunu, bunun sonradan
çıkarılan bir kanunla alınamayacağını, bu bakımdan Toros’un iddialarının mesnetsiz
olduğunu belirterek ESA’nın süresinin bitim tarihinde yürürlükten kaldırılacağı ve
yenilenmeyeceğini, Toros’un yeni sözleşme yapıp yapmamakta serbest olduğunu
ifade etmiştir.
Taraflar arasındaki yazışmalar sonucu, nakil sözleşmesi 17.3.2003 tarihinde
ÇEAŞ’la Toros arasında imzalanmıştır.
Olayların gelişimi çerçevesinde, ÇEAŞ’ın bölgede otoprodüktörlerin kurulmasına
izin verilmesine devamlı olarak itiraz ettiği anlaşılmıştır. Ancak, önemli olan husus,
yukarıda da yer verildiği gibi ÇEAŞ’ın evvelce yazılı olarak itiraz ettiği konularda
eyleme geçerek, Bakanlık talimatlarına aykırı bir şekilde Toros’un önce ortaklarına
03–72/874-373
72
naklini engellemek üzere sisteme ters röleler yerleştirmesi daha sonra şirketin
elektriğini tümden kesmesi, ESA’nın 31.12.2002 tarihinden sonra
yenilenmeyeceğini Toros’a bildirmesi ve ayrıca mevcut ESA’nın kendisini bağlayıcı
olmadığını iddia etmesidir. Bu doğrultuda, ÇEAŞ, Toros’un zorunlu unsura erişimini
kesmiş, sonrasında ESA’nın feshine yönelik çalışmalar başlatmıştır.
Dosya mevcudu bilgi ve belgeler ışığında, ÇEAŞ’ın, Enerjisa’nın altyapıya erişim
talebini geciktirdiği; Toros’a yönelik enerji naklini engellediği ve mevcut ESA’yı
değiştirme girişimlerine başladığı anlaşılmaktadır.
H.7.3. Reddetme ve Engelleme Eyleminin Gerekçelerinin Değerlendirilmesi
İlgili zorunlu unsurdan faydalanmanın imkanlar dahilinde olması, bir başka deyişle,
söz konusu reddetme eyleminin objektif gerekçelere dayanmıyor olması, hakim
durumun kötüye kullanıldığına işaret etmektedir. Bu çerçevede, soruşturma
kapsamında ÇEAŞ’ın gerek gönderdiği savunmalar, gerekse Bakanlık ve şikayetçi
taraflarla yaptığı yazışmalarda ileri sürmüş olduğu iddialar dikkate alınmıştır.
ÇEAŞ’ın savunmaları ve iddiaları, bir başka deyişle soruşturmaya konu eylemlerinin
gerekçeleri, niteliğine göre tasnif edilerek Enerjisa ve Toros’un şikayetlerine yönelik
olarak iki ayrı bölüm halinde ele alınmıştır.
H.7.3.1. Çeaş’ın, Enerjisa’nın Şikayetine İlişkin Gerekçeleri ve Değerlendirme
ÇEAŞ’ın Savunması 1: ÇEAŞ’ın, Bakanlık ile imzaladığı İmtiyaz Sözleşmesi
çerçevesinde, 1 No’lu Görev Bölgesinde elektriğin üretimi, iletimi ve dağıtımı
konularında imtiyazlı bir şirket olarak faaliyet gösterdiği, bu faaliyet konularına ilişkin
devletten yardım almaksızın yatırım yaptığı, kendi özkaynakları ile yaptığı tesislerin
işletme hakkının sözleşme süresi sonunda (2058 yılı) Bakanlığa ya da Bakanlığın
gösterdiği kuruluşa devredileceği; ÇEAŞ’ın bir kamu hizmeti gördüğü, özel bir kişi
tarafından görülüyor olsa bile hizmetin kamusal niteliğini yitirmeyeceği, bu nitelikten
dolayı sözleşmede öngörülmemiş olsa bile idarenin, imtiyaz sahibini rekabete karşı
koruma yükümlülüğü altında olduğu; şikayetçi Enerjisa’nın ise hiçbir külfet
yüklenmeden otoprodüktör maskesi altında ÇEAŞ’ın iletim ve dağıtım hatlarını
kullanarak gerçekte imtiyaz hukukuna tabi olan enerji ticaretini istediği şartlarda
yapmak arayışında olduğu, bu nedenle ÇEAŞ’ın hukuki imtiyazının hakim durumun
kötüye kullanılması olarak yorumlanamayacağı; Önaraştırma Raporu’nun, kamu
hizmetinin özel hukuk kişileri tarafından görülme usullerine ilişkin hukuki rejiminin ve
kamu hizmetinin söz konusu olduğu alanlarda Rekabet Hukuku ilke ve
kavramlarının irdelenmeden hazırlanmış olduğu belirtilmektedir.
Değerlendirme 1: ÇEAŞ’ın imtiyaz hukuku konusundaki savunması imtiyazın ve
kamu hizmeti kavramının bir tekel hakkına işaret ettiği ve rekabet mevzuatının söz
konusu olay bazında uygulanamayacağı varsayımına dayanmaktadır. Bu bakımdan
öncelikle, kamu hizmeti ve bu hizmetin görülüş usullerinin kısaca incelenmesi
verilmesi, sonrasında ise, 3096 sayılı Kanun ve ÇEAŞ’ın Bakanlıkla imzalamış
olduğu İmtiyaz Sözleşmesi çerçevesinde ÇEAŞ’a tanınmış hakların bir tekel hakkı
içerip içermediği hususunun değerlendirilmesi gerekmektedir.
03–72/874-373
73
Kamu hizmeti kavramının teoride ve mahkeme kararlarında çeşitli tanımlamalar
bulunmaktadır. Bir tanıma göre kamu hizmeti, giderilmesinde kamu yararı bulunan
bir toplumsal gereksinmeyi karşılamak amacıyla kamu tüzel kişileri ya da onların
gözetim ve denetimi altında özel girişim tarafından, özel bir hukuksal düzen içinde
yürütülen etkinliklerdir. Başka bir tanıma göre ise, toplumda ortak ve genel bir
ihtiyacın belirmesi, bunun süreklilik taşıması yani giderilmekle tükenmemesi, her
gün yenilenmesi ve tatmin edilmemesi halinde de huzursuzluk doğacağı ihtimalinin
bulunması durumunda, böyle bir ihtiyacı tatmine yönelik etkinlikler kamu hizmeti
olarak nitelendirilmektedir. Diğer bir tanımlamaya göre ise, kamu hizmeti, devlet ya
da diğer kamu tüzel kişileri tarafından ya da bunların gözetim ve denetimleri altında,
genel ve ortak gereksinmeleri karşılamak, kamu yararı ya da çıkarını sağlamak için
yapılan ve topluma sunulan sürekli ve düzenli etkinliklerdir3.
Anayasa’nın 47. maddesine göre, kamu hizmetleri, Devlet yanında birer kamu tüzel
kişisi olan kamu kurumları, yerel yönetimler, kamusal-özel karma kuruluşlar,
Devletle özel girişimin kurduğu ortaklıklar aracılığıyla veya özel hukuk sözleşmeleri
ile özel hukuk kuralları uyarınca yürütülebilir. Dolayısıyla, kamu hizmeti bir kamu
tüzel kişisi tarafından yürütülebileceği gibi özel hukuk kişilerince de
yürütülebilmektedir. Kamu hizmetleri nasıl ve kimin tarafından yerine getirilirse
getirilsin, hizmetin görülmesinde uyulması gereken ilkeler vardır. Bunlara kamu
hizmetinin genel ilkeleri de denir. Bu ilkeler, süreklilik, eşitlik, değişkenlik ve
uyumdur.
Eşitlik ilkesi uyarınca idare kamu hizmetini dilediğine sunmakta özgür olmadığı gibi,
eşit durumda bulunanlara eşit, farklı konumda bulunanlara da farklı biçimde sunmak
durumundadır. Hatta, yararlananların “akdi” bir ilişki içinde bulundukları endüstriyel
ve ticari kamu hizmetlerinde, idarenin gereken koşulları yerine getirerek hizmetten
yararlanmak isteyenle sözleşme yapmak zorunda olduğu kabul edilmektedir.
İdari kamu hizmetleri, ulusal savunma, tapu ve kadastro gibi geleneksel olarak
sadece Devlet tarafından yürütülmesi kabul edilen kamu hizmetleridir. Bu kamu
hizmetleri gerek iç ilişkileri, gerek idare edilenlerle ilişkileri açısından Kamu Hukuku
kurallarına ve yöntemlerine göre yerine getirilirler.
Ticari ve endüstriyel nitelikli kamu hizmetlerinin hukuksal düzeni ise, kural olarak
özel hukuk düzenidir. Ticari ve endüstriyel nitelikli kamu hizmetleri, özel girişimler
gibi, aynı konuda ve aynı yöntemlerle yürütülmektedir. Aynı alanda, özel girişimin ve
Devletin etkinliği de birlikte devam etmektedir. Ancak kamu hizmeti gören özel
teşebbüsler, kuruluş amaçları, denetimleri, kanunla kurulmaları, malvarlıklarının
Devlet tarafından sağlanması ve kamu yararını gerçekleştirmeye yönelik faaliyetleri
nedeniyle Kamu Hukuku kurallarına bağlı olmaktadır. Bu nedenle ticari ve
endüstriyel nitelikli kamu hizmetleri, bir yandan özel hukuk kurallarına, öte yandan,
kamu hukuku kurallarına konu olabilmektedir.
3 Anayasa Mahkemesi’nin 23.6.1996 tarih, 1994/71 E., 1995/23 K. sayılı kararı; Resmi Gazete tarihi
20.03.1996, sayı 22586
03–72/874-373
74
Kamu hizmetinin ilgili İdare ile aralarında imzalanmış bulunan bir sözleşmeye dayalı
olarak Türk hukuk düzenine göre anonim şirket statüsündeki bir özel hukuk kişisi
tarafından görülmesine imtiyaz usulü denmektedir. Danıştay’a göre imtiyaz,
“İdarenin gerçek ve genel olarak sermaye şirketi olan bir tüzel kişiyle yaptığı
sözleşmeyle, bir kamu hizmetinin belirli ve uzun süre içinde kurulması ve
işletilmesinin karşılığında hizmetten yararlananlardan ücret ya da bedel alınmak ve
giderleriyle kâr ve zararı özel girişimciye ait olmak üzere idarenin kendi buyruğu ve
sorumluluğu altında sağladığı bir yönetim biçimidir (Danıştay, 1.D; 24.9.1992, E.
992/232-K.992/294.)”. İmtiyaz, kamu hizmeti imtiyaz sözleşmesi olarak adlandırılan
idari bir sözleşme ile verilmekte ve bu sözleşme ya belli bir kamu hizmetinin
kurulması ve belli bir süre işletilmesi ya da kurulmuş bulunan bir kamu hizmetinin
sadece işletilmesi için yapılmaktadır. İmtiyaz sözleşmesi tarafların hak ve borçlarını
öngörürken, hizmetin kuruluş ve işleyişini düzenleyen şartnameden oluşmaktadır.
Bu usulde kamu hizmetinin masrafları, kâr ve zararı özel kişiye aittir. İdareye imtiyaz
veren, hizmeti gören özel hukuk kişisine ise imtiyaz sahibi veya imtiyazcı
denilmektedir.
İdare, imtiyaz sahibinin üstlendiği yükümlülüklerini yerine getirişini denetleme ve
gerektiğinde yaptırım uygulama yetkisine sahiptir. Hatta, sözleşme ve şartnamede
bu yetkiler açıkça belirtilmemiş olsa dahi, idarenin bu gibi yetkilere sahip olduğu
kabul edilmektedir. İmtiyaz sahibinin ağır kusuru bulunması halinde idare, bir
yaptırım olarak sözleşmeyi tek yanlı olarak feshetme hakkına sahiptir.
İdari bir sözleşme olan imtiyaz sözleşmesinin uygulanmasında idare ile imtiyaz
sahibi arasında çıkan uyuşmazlıklar Danıştay Kanunu’nun 24. maddesi gereğince
Danıştay’da çözülmekte iken, 4446 sayılı “Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı
Maddelerini Değiştiren Kanunla” Anayasa’nın 125. maddesinin birinci fıkrası sonuna
eklenen “kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinde bunlardan
doğan uyuşmazlıkların milli veya milletlerarası tahkim yoluyla çözülmesi
öngörülebilir. Milletlerarası tahkime ancak yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklar
için gidilebilir.” hükmü nedeniyle artık tahkim yoluyla da çözümlenebilecektir. Ayrıca
Anayasanın 47. maddesinde yapılan değişiklikle de yasama organına, ne tür kamu
hizmetlerinin özel hukuk kuralları ile gerçek ve tüzel kişilere gördürülebileceğini
belirleme yetkisi de verilmiştir. Böylelikle bugüne kadar Anayasa Mahkemesi’nce
imtiyaz olarak nitelendirilen bazı hizmetlerin, idare hukuku yerine özel hukuk
hükümlerine tabi olması imkanı getirilmiştir.
İmtiyaz sahibi şirket ile hizmetten yararlananlar arasındaki uyuşmazlıklar,
endüstriyel ticari kamu hizmeti söz konusu olduğunda adli yargının görev alanına
girmektedir.
İmtiyazlı şirket uygulamalarından birisi de ÇEAŞ uygulamasıdır. ÇEAŞ ile T.C.
Hükümeti adına hareket eden Bayındırlık Vekaleti arasında “Seyhan Barajı
Hidroelektrik Santralinde Enerji Üretilmesi, Bunun İstihlak Merkezlerine Nakli ve
Toptan Satışına Dair İmtiyaz Sözleşmesi” ile “Seyhan Barajı Hidroelektrik
Santralinde Enerji Üretilmesi, Bunun İstihlak Merkezlerine Nakli ve Toptan Satışına
Dair Bayırdırlık Vekaleti ile Çukurova Elektrik Türk Anonim Ortaklığı Arasında
03–72/874-373
75
Akdolunan İmtiyaz Sözleşmesine Bağlı Şartlaşma” Devlet Şurası, 3. Dairenin, E.
No. 53/32, K. No. 53/37 sayılı kararı ve Bakanlar Kurulu’nun 25.06.1953 gün ve
4/1017 sayılı Kararnamesine istinaden hazırlanmış; 21.11.1953 tarih ve 7622 sayılı
Resmi Gazete’de yayımlanmış ve Sözleşme, 23.12.1953 tarihinde imzalanmıştır.
İmtiyaz Sözleşmesi gereğince, Adana ve İçel illerinin enerji üretimi, nakli ve satış
imtiyazı 49 yıl sonunda Devlete devredilmek üzere ÇEAŞ’a verilmiştir. ÇEAŞ
İmtiyaz Sözleşmesi’nde belirtilen bölgelerde santral kurma ve bu santrallerde
üretilen elektriği belediyelere bağlı işletmelere toptan satış yoluyla verme ve imtiyaz
bölgeleri içinde faaliyet gösteren ve kurulu gücü 500 kW’ı aşan tesislere doğrudan
elektrik satma imtiyazına sahip olmuştur.
19.11.1984 tarih ve 18610 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 3096 sayılı “Türkiye
Elektrik Kurumu Dışındaki Kuruluşların Elektrik Üretimi, İletimi, Dağıtımı ve Ticareti
İle Görevlendirilmesi Hakkında Kanun” yayımlandıktan sonra ÇEAŞ bu Kanun’un
geçici 2. maddesi doğrultusunda 30.9.1985 tarihinde Bakanlığa başvurarak “görevli
şirkete” dönüşme isteminde bulunmuştur. 26.9.1988 tarih ve 88/13314 sayılı
Bakanlar Kurulu kararı uyarınca bu istem kabul edilmiş, Danıştay 1. Dairesi’nce
uygun bulunmuş ve bu karar Danıştay İdari İşler Kurulu tarafından, 1998/1 E.,
1998/7 sayılı kararı ile onanmıştır. Bakanlar Kurulu’nun 23.6.1989 tarih ve 89/14505
sayılı kararıyla, ÇEAŞ’ın görev bölgesinde olan kamu kurum ve kuruluşlarına ait
elektrik üretim, iletim ve dağıtım tesislerinden üzerinde mutabakata varılanların
işletme haklarının, ÇEAŞ’a verilmesi kararlaştırılmış, 9.3.1998 tarihinde “İmtiyaz
Sözleşmesi”, 29.5.1998 tarihinde de “İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi”
imzalanmıştır. Bu sözleşmeler ile ÇEAŞ’a kendi görev bölgesi olan 1. Bölgeye dahil,
Adana, Mersin, Hatay ve Osmaniye il sınırları içinde 2058 yılına kadar 99 yıl süreyle
elektrik üretimi, iletimi, dağıtımı ve ticareti yapma görevi verilmiştir.
ÇEAŞ’ın yaptığı faaliyet olan elektrik üretimi, iletimi ve dağıtımının kamu hizmeti
olup olmadığı konusunda Anayasa Mahkemesi’nin almış olduğu Karar’da, “Elektrik
üretimi, iletimi ve dağıtımı ile ilgili etkinlikler kamu hizmetidir. Çünkü bu etkinlikler,
kamu yararına dönük, toplumun ortak gereksiniminin karşılanmasına yönelik,
düzenli ve sürekli etkinliklerdir. Nitekim Anayasa Mahkemesinin 26.3.1974 günlü,
Esas 1973/32, Karar 1974/11 sayılı kararında “...kişilerin su, elektrik, havagazı gibi
ihtiyaçların karşılanması önemli kamu hizmetlerindendir.” denilerek, elektrik
hizmetlerinin kamu hizmeti olduğu açıkça vurgulanmıştır. Buna göre, ÇEAŞ’ın
yaptığı hizmet imtiyaz yolu ile görülen bir kamu hizmetidir.
Ancak, yukarıda yer verilen bilgilerden de anlaşılacağı üzere, kamu hizmeti
kavramının bir tekel hakkını barındırdığına ilişkin yargıya varmak mümkün
görünmemektedir. Nitekim, Yüksek Yargı organlarının kararlarında kamu hizmetinin
bir tekel hakkını içerdiği ya da bu hizmetin görülüş usulleri kapsamında hizmetin bir
tekel aracılığı ile yürütülmesi gerektiği yönünde herhangi bir hükme de
rastlanılmamıştır. Bu aşamada, 3096 sayılı Kanun’un ve bu Kanun’a dayanılarak
ÇEAŞ ile Bakanlık arasında imzalanan İmtiyaz Sözleşmesi’nin bir tekel hakkı içerip
içermediği hususunun açıklığa kavuşturulması önem kazanmaktadır.
03–72/874-373
76
3096 sayılı Kanun’un 3. maddesinde “Elektrikle ilgili hizmet vermek üzere kurulmuş
olan sermaye şirketlerine; Devlet Planlama Teşkilatının görüşünü havi Enerji ve
Tabii Kaynaklar Bakanlığının teklifi üzerine, Bakanlar Kurulu, önceden yönetmelikle
belli edilmiş görev bölgelerinde, elektrik üretim, iletim ve dağıtım tesisleri kurulması
ve işletilmesi ile ticaretinin yaptırılmasına karar verebilir. Enerji ve Tabii Kaynaklar
Bakanlığı, Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenen çerçeve içerisinde ilgili görevli
şirketle sözleşme akdeder.” denilmektedir. ÇEAŞ ile Bakanlık arasındaki İmtiyaz
Sözleşmesi bu hükme dayanılarak imzalanmış ve bu yolla ÇEAŞ, görevli şirket
olarak belirlenmiştir.
Aynı Kanun’un “Elektrik Üretimi Müsaadesi Verilmesi” başlığını taşıyan 4.
maddesinin birinci fıkrasında; “Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Devlet Planlama
Teşkilatının olumlu görüşünü almak suretiyle sadece, elektrik üretmek amacıyla
kurulacak sermaye şirketlerine, elektrik üretimi yapacak tesisi kurma ve tesis
işletme müsaadesi verebilir”; ikinci fıkrasında ise “Bu tesiste üretilecek elektrik
enerjisi, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığınca tespit olunacak tarifeye göre
bölgelerinde Türkiye Elektrik Kurumuna veya o bölgede faaliyet gösteren görevli
şirkete satılır.” hükümlerine yer verilmiştir. Bu maddeden anlaşılacağı üzere,
endüstrinin üretim seviyesinde, tekel hakkı bir yana, aynı görev bölgesi içinde
birden fazla teşebbüsün üretim yapabileceği bir pazar yapısı öngörülmüştür.
Nitekim, literatürde; “Esasen kamu hizmeti imtiyazında tekel oluşturma düşüncesi
değil, serbest rekabet fikri hakimdir. İmtiyaz veren imtiyaz sahibine rakip olmak
üzere diğer bir talibe tesisat ve işletme için imtiyaz vermek hakkına sahiptir. Ancak
imtiyaz veren ile imtiyaz sahibi arasında, imtiyaz sahibi ile rekabet edebilecek bir
başkasına imtiyaz verilmeyeceği hususu kararlaştırılmışsa, o konuda başka bir
imtiyaz verilemez.” yönünde görüşler mevcuttur. Bir başka deyişle, 3096 sayılı
Kanun’un üretim seviyesinde öngörmediği bir tekel hakkının, ÇEAŞ’a tanınıp
tanınmadığının anlaşılabilmesi için, mevcut İmtiyaz Sözleşmesi hükümlerinin
incelenmesi gerekmektedir.
İmtiyaz Sözleşmesi, ilk fıkrasından da açıkça anlaşılacağı üzere, Bakanlık ile ÇEAŞ
arasında, bölgedeki elektrik üretim, iletim, dağıtım ve ticareti hizmetlerinin yapılması
koşullarını belirlemek üzere düzenlenmiştir. İmtiyaz Sözleşmesi’nin “Sözleşmenin
Konusu” başlığını taşıyan 2. maddesi aşağıdaki şekildedir:
“Sözleşmenin konusu, Çukurova Elektrik Anonim Şirketince, Adana, Mersin, Hatay,
Osmaniye İllerinin tamamı, Kahramanmaraş İlinin Merkez İlçesi Merkez Bucağı
Küçükasır ve Yeşildere Köyleri ve Merkez İlçe Yeniköy Bucağına bağlı Kısıklı
Köyünün sınırladığı görev Bölgesi içinde bulunan Seyhan I-II, Kadıncık I-II, Yüreğir
ve Sır Hidroelektrik Santralleri ile yapımı devam etmekte olan Berke Hidroelektrik
Santralinin İşletilmesi, aynı bölgedeki TEDAŞ uhdesinde bulunan dağıtım
tesislerinin işletme haklarının Şirkete devri, yeni üretim ve dağıtım tesislerinin
yapımı, görev bölgesi içerisinde enerji ticareti yapılması ve sözleşme süresinin
sonunda söz konusu tesislerin Şirket tarafından Bakanlığa veya Bakanlığın
göstereceği Kuruluşa devredilmesidir”.
03–72/874-373
77
Söz konusu hükümlerden de anlaşılacağı üzere, ÇEAŞ yukarıda belirtilen santralleri
işletme ve yeni üretim tesislerini yapma yetkisine sahiptir. Ancak ne bu maddede,
ne de İmtiyaz Sözleşmesinin takip eden bölümlerinde üretimde bir tekel hakkı
tanıyan ya da görev bölgesi içerisine başka bir üretim şirketinin girmesini ve faaliyet
göstermesini engelleyen nitelikte bir hükme rastlanılmamıştır. Söz konusu iddianın
aksine, İmtiyaz Sözleşmesinin diğer hükümleri ÇEAŞ’a üretim seviyesinde tanınmış
bir tekel hakkının söz konusu olmadığını göstermektedir. Sözleşmenin 6.
maddesinin (g) bendinde yer alan “Şirket, görev bölgesi içerisinde üretim tesisi
kurma ve işletme izni verilen üretim şirketlerince üretilecek enerjiye gereksinim
duyması halinde, bu enerjiyi Bakanlıkça onaylanan tarifeye göre satın alabilecektir.”
şeklindeki hükümden, 3096 sayılı Kanunda da yer aldığı gibi, birden fazla üretim
şirketinin Bakanlık’tan izin alarak ÇEAŞ’ın görev bölgesinde faaliyet gösterebileceği
anlaşılmaktadır.
Tüm bu düzenlemeler dikkate alındığında, kamu hizmeti kavramının ve imtiyaz
hakkının bir tekel hakkı içerdiği, bu nedenle de imtiyazcının rekabete karşı
korunması gerektiği görüşünün doğru olmadığı anlaşılmaktadır. Bu çerçevede,
Enerjisa’nın, ister otoprodüktör, ister üretim şirketi statüsünde olsun, pazara girişini
engelleyen yasal bir düzenlemenin söz konusu olmadığı; bir başka deyişle, imtiyaz
hakkının bir tekel hakkına işaret ettiği görüşüne dayanarak, Enerjisa’nın pazara
girişinin kısıtlanamayacağı kanaatine varılmıştır.
ÇEAŞ’ın Savunması 2: ÇEAŞ’ın özkaynakları ile yaptığı hidroelektrik santraller
sayesinde ve son olarak Berke HES’in devreye alınmasıyla Mayıs 2002 döneminde
bölgenin ihtiyacının üstünde enerji üretildiği; buna karşılık, Enerjisa’nın, ortaklarının
ihtiyacının çok üzerinde, Seyhan HES’in üç katı büyüklüğünde elektrik üretecek bir
kapasiteye sahip olduğu, bu durumun altında, anılan şirketin otoprodüktör statüsüne
değil, örtülü bir imtiyazla elektrik ticareti yapma olanağına kavuşacak bir üretim
şirketi statüsüne sahip olma isteğinin yattığı; Adana 1. Sulh Hukuk Mahkemesi
Hakimliği’ne verilen ve ÇEAŞ kayıtları dikkate alınarak hazırlanan 21.02.2002 tarihli
Bilirkişi Raporu’nda, Enerjisa’nın tesisinin devreye girmesi halinde, 2001 yılı tüketim
ve satışları esas alınarak yapılan hesaplamada, tespit isteyen ÇEAŞ’ın doğrudan ve
dolaylı olarak, bir yılda 729.842.221 kW/saat daha az enerji satacağı, bu rakamın
ÇEAŞ satışlarının %9,38’ine tekabül ettiği; kamu yükümlülüklerine tabi olmayan söz
konusu şirketin faaliyete geçmesi halinde, ÇEAŞ’ın bu oranda bir kar kaybına
uğrayacağı iddia edilmektedir.
Değerlendirme 2: ÇEAŞ’ın yukarıdaki savunması, Enerjisa’nın kurulması
sonucunda ve Enerjisa ortaklarının yüksek bir tüketim miktarına sahip olması
nedeniyle ÇEAŞ’ın portföyünde bir kayıp yaşanacağı; bununla birlikte, Enerjisa’nın
kendi ortaklarının üzerinde bir kapasiteye sahip olduğu ve amacının enerji ticareti
yapmak olduğu, oysa ki bölgede bir arz fazlası yaşandığı temel noktalarına
dayanmaktadır. Bu çerçevede, öncelikle savunmanın esasını teşkil eden verilerin
değerlendirilmiştir.
ÇEAŞ’ın 2001 yılı faaliyet raporunda, işletmekte olduğu hidroelektrik santrallerin
üretim kapasitesi ve kurulu güçleri aşağıdaki şekilde verilmiştir:
03–72/874-373
78
Tablo 1- ÇEAŞ’ın Hidroelektrik Santrallerinin Üretim Kapasitesi
Santraller Santral Yeri İşletmeye Alınış Tarihi
Kurulu Güç
(KW)
Yıllık Üretim
Kapasitesi
(kW/saat)
SEYHAN Adana Nisan 1956 60.000 350.000.000
KADINCIK 1 Tarsus Temmuz 1971 70.000 315.000.000
YÜREĞİR Adana Nisan 1972 6.000 20.000.000
KADINCIK 2 Tarsus Şubat 1974 56.000 307.000.000
SIR K.Maraş Nisan 1991 283.500 725.000.000
SEYHAN 2 Adana Ocak 1992 7.552 33.000.000
BERKE HES K. Maraş Osmaniye Ocak 2002 510.000 1.672.000.000
TOPLAM 993.072 3.422.000.000
Yukarıdaki verilere göre, ÇEAŞ’ın işletmekte olduğu toplam kurulu güç 993MW’tır.
Buna karşılık, Bakanlıkça Enerjisa’ya tesis izni verilen santralin toplam 120 Mw’lık
kurulu güce sahip olduğu bilinmektedir. Bu durumda Enerjisa’nın kurulu gücünün
ÇEAŞ’ın toplam kurulu gücünün yaklaşık sekizde birine eşit olduğu görülmektedir.
Öte yandan, ÇEAŞ’ın savunmasında, Mayıs 2002 yılında bölge ihtiyacının üzerinde
üretim yapıldığı ifade edilmekle birlikte, söz konusu bölgede ne kadar üretim ve
tüketimin gerçekleştiğine ilişkin verilere ve belgelere yer verilmemiştir. Buna karşılık,
yıllar itibarıyla ÇEAŞ üretiminin bölge tüketiminin tamamını karşılayamadığına ilişkin
bulgulara rastlanılmıştır. Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu’nun 2001/92 E.
ve 2001/505 K. sayılı kararında, ÇEAŞ’ın 1993 yılı itibarıyla görev bölgesinde sattığı
enerjinin %43’ünü kendi üretimi ile, %57’lik bölümünü ise TEAŞ şebekelerinden
karşıladığı belirtilmektedir. Yine ÇEAŞ’ın 2001 yılı Faaliyet Raporu’nda, konuyla
ilgili aynen şu ifadelere yer verildiği görülmektedir:
“Şirketimiz, 2001 yılında 1.044.709.000 kW/saat elektrik enerjisi üretmiştir.
Bölgemize 2001 yılında gelen suların, bir önceki yıla ve uzun yıllar ortalamasına
göre azalması nedeniyle 2001 yılı enerji üretimi de bir önceki yıla göre %34,3
oranında bir azalış göstermiştir. Toplam satış %6 azalmış olup, bölgemiz enerji
ihtiyacının %13.43’ü Şirketimizin öz üretimi ile karşılanmıştır. Şirket olarak öncelikli
hedefimiz, bölgemiz enerji ihtiyacının %60-70’inin kendi üretim tesislerimizce
karşılanmasıdır. Bu nedenle 2001 yılında şirketimiz, üretim kapasitesini iki katına
çıkaracak olan Berke HES inşaatının bitirilmesine hız vermiştir.”
2001 yılında yağışların azalmış olması koşulu dikkate alınsa dahi, Berke HES’in
devreye girmesiyle birlikte hedeflenen oranın bölge ihtiyacının %60-70’ini
geçemediği, dolayısıyla, ÇEAŞ’ın yıllık üretiminin bölge ihtiyacını karşılamaktan
uzak olduğu, arz açığının önemli bir kısmının mülga TEAŞ tarafından karşılandığı
03–72/874-373
79
görülmektedir. Bu çerçevede, Enerjisa’nın kendi ortaklarına yönelik enerji
üretiminin, esasen bölge üretimine bir katkı sağlayacağı anlaşılmaktadır.
ÇEAŞ’ın, Enerjisa’nın başvurusunun altında, bir otoprodüktör olmaktan ziyade bir
üretim şirketi gibi faaliyet gösterme isteği yattığına ilişkin iddiası ise Enerjisa
tarafından reddedilmektedir. Enerjisa, söz konusu iddiaya, gerçekte hiçbir zaman
enerji fazlasını ÇEAŞ’a satmak gibi bir amacı olmadığını, taleplerinin yalnızca
ortakları için üretilecek enerjinin nakli olduğunu, bu durumun ÇEAŞ’a teklif edilen ve
Bakanlığa da gönderilen Alış ve Nakil Sözleşmesi taslağının incelenmesiyle
anlaşılacağını öne sürerek cevap vermektedir. Kurum kayıtlarına intikal eden
şikayet dilekçesi ekindeki söz konusu Alış ve Nakil Sözleşmesi taslağının
“Sözleşmenin Konusu” başlığını taşıyan 2. maddesi şu şekildedir:
“Bu sözleşmenin konusu,
a) Enerjisa’nın Adana’da tesis ederek işleteceği 120 MW kurulu gücündeki
otoprodüktör santralinde üreteceği enerjinin, otoprodüktör ortaklarına
mevcut iletim ve dağıtım hatlarının kira karşılığında kullanılması ile
nakledilmesi,
b) Enerjisa’nın ihtiyacı olduğu taktirde, ÇEAŞ’tan elektrik enerjisi satın
alması esaslarının belirlenmesidir.
Enerjisa Adana Santralinden sisteme vereceği aktif enerjinin ortaklarına yapacağı
enerji naklinden arta kalanın, Türkiye Elektrik Taahhüt ve Ticaret A.Ş. (TETAŞ)
tarafından satın alınacağına dair sözleşme Enerjisa ile TETAŞ arasında 27.11.2001
tarihinde imzalanmıştır.”
Söz konusu maddede ve taslağın takip eden bölümlerinde, Enerjisa’nın ürettiği
enerji fazlasının ÇEAŞ’a satışı konusunda herhangi bir hükme rastlanmamaktadır.
Kaldı ki, “TEAŞ ve TEDAŞ Dışındaki Kuruluşlara Elektrik Enerjisi Üretim Tesisi
Kurma ve İşletme İzni Verilmesi Esaslarını Belirleyen Yönetmelik’in” 4. maddesinin
değişik: 29/9/1997 - 97/10059 K. (h) bendinde yer alan
“Otoprodüktör ve/veya otoprodüktör grubu üretim tesisleri, ihtiyacının
üzerinde üretilen elektrik enerjisinin satış fiyatı, enerji dağıtımı yapan
kuruluşların ülke geneline nihai tüketiciye uyguladıkları ortalama enerji satış
fiyatından fonlar ve paylar düşüldükten sonra kalan kısmın %85'ini
geçmeyecek şekilde Bakanlıkça belirlenir. Şirket ihtiyacının üzerindeki
enerjiyi santralın enerji bağlantısını yaptığı kuruluşa satar.”
şeklindeki hükümlerden de anlaşılacağı üzere, mevzuata göre Enerjisa’nın enerji
fazlasını görevli şirkete (ÇEAŞ’a) satma hakkı bulunmaktadır.
Esasen, rekabet mevzuatı çerçevesinde önemli olan husus, erişimin engellenip
engellenmediği, pazara girişin kısıtlanıp kısıtlanmadığıdır. Enerjisa’nın aslında bir
üretim şirketi olarak faaliyet göstereceğine ilişkin ÇEAŞ savunmalarının
değerlendirilmesinin temel amacı, naklin engellenmesine izin veren bir yasal ve
03–72/874-373
80
maddi dayanağın olup olmadığının tespitidir ki, yukarıda yer verilen bilgilerden de
anlaşılacağı üzere ÇEAŞ’ın iddialarını destekleyen bir kanıya varmak mümkün
görülmemektedir.
ÇEAŞ’ın Savunması 3: ÇEAŞ’ın yatırım yapma ve birçok yere bedelsiz elektrik
verme yükümlülüğünde iken, Enerjisa’nın hiçbir kamu hizmeti yatırımı yapmadan
elektrik üreten, ürettiği elektriği ÇEAŞ’a ilettiren ve ÇEAŞ abonelerine satan, buna
karşılık kamu yükümlüklerine tabi olmayan bir özel hukuk kişisi olduğu; kamu
hizmeti görevinin ifası bakımından bir rakip anlayışının olamayacağı belirtilmektedir.
Değerlendirme 3: ÇEAŞ’ın savunması, bir kamu hizmeti gördüğü ve yükümlülükleri
gereği rekabet mevzuatı çerçevesinde otoprodüktör teşebbüsler ile bir rakip
kavramı ile değerlendirelemeyeceği varsayımına dayanmaktadır.
Herşeyden önce ÇEAŞ’ın borsada işlem gören bir özel sermaye şirketi olduğunu
belirtmek yerinde olacaktır. Bu çerçevede, ÇEAŞ, söz konusu hizmetlerin ifası
esnasında elde edeceği kâr ve karşılaşacağı zarardan bizatihi kendisi sorumludur
ki, bu durum Yüksek Yargı organlarının kararlarında da açıkça teyit edilmiştir.
İkinci olarak, ÇEAŞ’ın yükümlükleri ve haklarının çerçevesi İmtiyaz Sözleşmesi’nde
belirlenmiştir. İmtiyaz Sözleşmesi hükümlerinde ÇEAŞ’a yüklenilen külfetlerin bir
ekonomik karşılığı olduğu, dolayısıyla ÇEAŞ’a rekabet mevzuatının
uygulamasından muaf tutulmasını sağlayacak nitelikte bir sorumluluğun
yüklenmediği görülmektedir. Bu durum, aşağıda yer verildiği üzere, İmtiyaz
Sözleşmesi’nin “Tarife” başlıklı 12. maddesinden açıkça anlaşılmaktadır:
“Elektrik enerjisi satış tarifeleri, yürürlükteki mevzuat hükümleri ve aşağıdaki
hususlar gözönünde bulundurulmak suretiyle hazırlanarak, Şirket’in önerisi ve
Bakanlığın onayıyla yürürlüğe girecektir.
Tarifelerin tespitinde;
a) Yakıt ve malzeme masrafları: kullanılan her çeşit yakıt, yağ ve işletme
malzemesinin tutarı,
b) Su masrafları: Hidroelektrik santrallerde kullanılan su bedeli,
c) Dışarıdan alınan enerji bedeli: Şirketin kendi üretimi olmayıp dışarıdan
aldığı elektrik enerjisi için ödeyeceği meblağ,
d) Personel masrafları: Her türlü işçi ve personele yapılan masraflarla
yönetim ve denetim giderleri,
e) Bakım ve onarım masrafları: Bina, makina ve tesisatla, nakil vasıtaları ve
demirbaşların bakım ve onarımı için yapılan masraflar,
f) Vergi, resim ve harçlar: Üretilen enerjinin taşıdığı vergi, resim ve harçlar,
g) Kanuni ihtiyatlar,
h) Fonlar,
03–72/874-373
81
i) Teknik ve sermaye amortismanları,
j) Yatırımlar için sağlanan kredilere ait faizler, ana para ile bunlara ilişkin kur
farkları,
k) Çeşitli masraflar: Görev konusu işlerle Bakanlık tarafından verilecek
sokak aydınlatması ve benzeri görevlerin ifa, idame ve idaresi için
lüzumlu her türlü masraflar,
l) İşletme hakkı devir bedeli,
m) Şirketin yeniden değerlendirilmiş, ödenmiş sermayesine ve piyasa
koşullarına göre makul oranda bir temettü
gözönünde bulundurulacaktır.”
Madde kapsamından, ÇEAŞ’ın, Bakanlığın yüklediği bedelsiz hizmetler de dahil
olmak üzere, herhangi bir teşebbüs gibi her türlü maliyetini fiyatlara yansıtabildiği
görülmektedir. Kamu hizmeti kavramı işin niteliğinin kamusal bir yarar içermesini
ifade etmekte olup, bu hizmeti gören özel teşebbüs açısından, aksi görev
sözleşmesinde belirtilmedikçe, bedeli olmayan bir yükümlülük getirmemektedir. Bu
çerçevede, ÇEAŞ’ın rekabet mevzuatından muaf tutulmasını gerektiren türden bir
sorumluluğuna rastlanmamıştır.
4054 sayılı Kanun’un 3. maddesinde de teşebbüs, “piyasada mal veya hizmet
üreten, pazarlayan, satan gerçek ve tüzel kişilerle, bağımsız karar verebilen ve
ekonomik bakımdan bir bütün teşkil eden birimler” olarak tanımlanmıştır. Bu
çerçevede ÇEAŞ, ekonomik faaliyet gösteren bir özel sermaye şirketi olarak 4054
sayılı Kanun bakımından bir teşebbüstür. 4054 sayılı Kanun’un kapsam maddesi
olan 2. maddesinde de, “Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde mal ve hizmet
piyasalarda faaliyet gösteren ya da bu piyasaları etkileyen her türlü teşebbüsün
aralarında yaptığı rekabeti engelleyici, bozucu ve kısıtlayıcı anlaşma, uygulama ve
kararlar ile piyasaya hakim olan teşebbüslerin bu hakimiyetlerini kötüye kullanmaları
ve rekabeti önemli ölçüde azaltacak birleşme ve devralma niteliğindeki her türlü
hukuki işlem ve davranışlar, rekabetin korunmasına yönelik tedbir, tespit,
düzenleme ve denetlemeye ilişkin işlemler bu Kanun kapsamına girer.” denilerek,
mal ve hizmet üreten her türlü teşebbüsün rekabete aykırı davranış ve işlemlerinin
Kanun kapsamı dahilinde olduğu belirtilmiştir. Bu nedenle, ÇEAŞ’ın İmtiyaz
Sözleşmesi ile görevlendirilmiş bir şirket olması, 4054 sayılı Kanun’un
uygulanmasına engel teşkil etmemektedir.
Yukarıda yer verilen değerlendirmeler çerçevesinde, ÇEAŞ’ın Enerjisa ile aynı
coğrafi pazarda üretim faaliyeti gösterdiği dikkate alındığında, gerçekte her iki
teşebbüsün dolaylı olarak rakip durumunda olduğu görülmektedir. Enerjisa
ortaklarının, bölgede Enerjisa dışındaki tek tedarik alternatifi ÇEAŞ’tır. ÇEAŞ’ın
“Enerjisa’nın hiçbir kamu hizmeti yatırımı yapmadan elektrik üreten, ürettiği elektriği
ÇEAŞ’a ilettiren ve ÇEAŞ abonelerine satan, buna karşılık kamu yükümlüklerine
tabi olmayan bir özel hukuk kişisi olduğu ve faaliyete geçmesi ile ÇEAŞ’ın %9
03–72/874-373
82
civarında bir kar kaybına uğrayacağı” şeklindeki görüşleri de, gerçekte Enerjisa’nın
ÇEAŞ’ın rakibi durumunda olduğuna işaret etmektedir.
4628 sayılı Kanun’un 2(a)(3). maddesinde de bir otoprodüktör ya da otoprodüktör
grubunun, ürettiği elektrik enerjsinin, bir takvim yılı içinde %20’sini aşmamak
kaydıyla Kurul tarafından belirlenecek orandaki miktarını rekabet ortamında
satabileceği, bir takvim yılı içinde Kurulca belirlenen orandan fazla enerjinin
satılması halinde ise üretim lisansı almaları gerektiğini hükme bağlamıştır. Bu
Kanun’a dayalı olarak çıkarılan Lisans Yönetmeliği’nin 33. maddesine göre de
otoprodüktörler tarafından müşterilere serbestçe yapılacak satışlarda, enerji satış
fiyatının taraflar arasında yapılacak ikili anlaşmalar yoluyla serbestçe müzakere
edilerek belirlenebileceği görülmektedir. Söz konusu hükümler, otoprodüktörlerin
elektrik üretim piyasasındaki üretim şirketlerine rakip oldukları hususunu açıkça
destekler niteliktedir.
ÇEAŞ’ın Savunması 4: Enerjisa ile sözleşmenin imzalanması nedeniyle, şikayet
konusunun ortadan kalktığı; Enerjisa’nın tesisi ile ilgili 3096 sayılı Kanun’un 4.
maddesine göre DPT’nin olumlu görüşünün alınması gerektiği ancak, böyle bir
görüşün alınmadığının Mahkemece tespit edildiği; ESA’nın imzalanmasından önce
kendilerine onaylı projenin gönderilmesi ve Geçici Kabul Kurulu’nun oluşturulması
gerektiği halde söz konusu hususların yerine getirilmediği; sonuç olarak,
Enerjisa’nın projesiyle ilgili hukuka aykırı hususların bulunduğu ve bu nedenle
sözleşmenin gecikmesinde Enerjisa’nın kusuru bulunduğu ileri sürülmektedir.
Değerlendirme 4: ÇEAŞ, konuyla ilgili tüm yazışmalarında 3096 sayılı Kanun’un 4.
maddesine göre üretim şirketlerine Bakanlığın izin verilmesinden önce DPT’nin
görüşünün alınması gerektiğini ileri sürmüş ve bu nedenle Enerjisa’nın başvurusuna
Bakanlıkça doğrudan izin verilmesini önemli bir hukuki eksiklik olarak
değerlendirmiştir. ÇEAŞ tarafından gönderilen ve değerlendirilmeye alınması
istenen, Prof.Dr.T… A…’nun konuyla ile ilgili hukuki mütalaalarında da şu görüşlere
yer verilmiştir:
“1. Dosyadaki bilgilerden anlaşıldığına göre ÇEAŞ 25.12.2000 tarihinde
Ankara 5. İdare Mahkemesine Enerjisa’nın Enerji Bakanlığı ile yapmış olduğu
otoprodüktör sözleşmesinin iptali için dava açmış (E.2002/349) olup, halen
bu davaya bakılmaktadır. ÇEAŞ Enerjisa’nın Rekabet Kurulu’na şikayetinden
(15.7.2002) bir süre sonra 17.8.2002 tarihinde Enerjisa ile “Sisteme Bağlantı
ve Enerji Nakil Şartlarını Belirleyen” Sözleşme’yi imzalamıştır. ÇEAŞ
Sözleşme yapmaya zorlanmasından doğan zararı ayrıca talep etme hakkını
saklı tutmuştur. Başka bir deyişle ÇEAŞ Sözleşme yapmakla Enerjisa
iddialarını kabul, bu arada hakim durumu kötüye kullandığını ikrar etmiş
olmadığını vurgulamaktadır.
2. Anılan sözleşmenin ÇEAŞ tarafından imzalanmasıyla şikayet, 17.8.2002
itibarıyla konusuz kalmış bulunmaktadır. Bu nedenle, hakim durumun kötüye
kullanıldığı iddiası bu tarihten önceki dönem bakımından mevcut mudur
03–72/874-373
83
sorusuna yanıt aranmalıdır. Bu sorunun yanıtı tamamen Ankara 5. İdare
Mahkemesi önündeki işin sonuçlanmasına bağlı görünmektedir…”
Ankara 5. Bölge İdare Mahkemesi yukarıda bahsi geçen konuyla ilgili kararını
(2002/349 E. , 2002/1325K) 18.10.2002 tarihinde vermiştir.
Buna göre; Ankara 5. Bölge İdare Mahkemesi’nin, ÇEAŞ’ın, Bakanlık ile Enerjisa
arasında 09.10.2000 tarihinde imzalanan İzin Sözleşmesi’nin, 3096 sayılı Kanun’da
enerji fazlasının satışına yönelik tesis izni verileceğine dair bir hükme yer
verilmediği, aynı yasanın 4. maddesinde öngörülen otoprodüktör sözleşmesi için
DPT’nin olumlu görüşü alınması zorunluluğuna uyulmadığı, ayrıca, dava konusu
sözleşme ile kurulacak tesisin kendi İmtiyaz Sözleşmesi görev alanı içinde
bulunduğu, bu alan içinde de 2058 yılına kadar enerji üretim, dağıtım ve iletim
görevinin kendilerine verildiği iddialarıyla iptalinin istemine yönelik olarak vermiş
olduğu Karar’da;
“- 3096 sayılı Kanun ve bu Kanun’a dayanılarak çıkarılan “Türkiye Elektrik
Üretim İletim Anonim Şirketi ve Türkiye Dağıtım Anonim Şirketi Dışındaki
Kuruluşlara Elektrik Enerjisi Üretim Tesisi Kurma ve İşletme İzni Verilmesi
Esaslarını Belirleyen Yönetmelik” hükümleri gereği, kendi faaliyet alanlarının
enerji ihtiyacını karşılamak üzere otoprodüktör statüsünde enerji üretim tesisi
kurma ve işletme izni verilmesi konusunda Bakanlığa kamu yararı ile sınırlı
olmak üzere takdir yetkisi tanındığı,
- Yönetmelikte tanımlandığı üzere otoprodüktör grubunun ticaret yapmak
amacıyla değil, yalnızca kendi faaliyet alanlarında enerji ihtiyacını karşılamak
amacıyla kurulduğu; bu itibarla, otoprodüktör üretim tesisinin kendisine imtiyaz
hakkı tanınan herhangi bir görevli şirketin görev bölgesi içinde faaliyet
göstermesinin, imtiyazlı duruma herhangi bir şekilde müdahale olmadığı,
- Yurt içindeki üretim olanakları yeterli olmadığından, enerji ihtiyacının bir
kısmını yurtdışından karşılamak zorunda kalan ülkemizde, bu tür tesislerin
gerek kendi ihtiyaçlarına yönelik üretimi, gerekse ilgili mevzuat hükümleri
çerçevesinde ürettiği ihtiyaç fazlası enerjiyi Bakanlıkça belirlenen tarifeye göre
TEAŞ, TEDAŞ veya görevli şirkete satılabilmesi nedeniyle kamu yararına
uygun oldukları,
- Bu durumda dava konusu İzin Sözleşmesi’nde mevzuata ve kamu yararına
aykırılık bulunmadığı,
- Her ne kadar 3096 sayılı Kanun’un 4. maddesinde DPT’nin olumlu
görüşünün alınması zorunlu kılınmışsa da, yasa hükmü incelendiğinde açıkça
görüleceği üzere bu zorunluluğun ticari amaçla elektrik üretimi yapan sermaye
şirketleri için getirilmiş olduğu, otoprodüktörler için bu zorunluluktan söz
edilemeyeceği,
03–72/874-373
84
- Öte yandan ilgili Yönetmeliğin otoprodüktör üretim tesisinin kuruluşuna imkan
tanıyan 4(f) maddesinde kuruluş esnasında DPT’nin olumlu görüşünün
alınmasını zorunlu kılan bir kurala da yer verilmediği”
gerekçeleriyle davacı ÇEAŞ’ın iptal istemi reddedilmiştir.
Bu çerçevede, DPT’nin olumlu görüş şartı bulunmamasının, Enerjisa tesislerinin
sisteme bağlantısını engellemeye yönelik bir dayanak teşkil edemeyeceği yargı
kararınca hükme bağlanmış olup, ÇEAŞ’ın bu yöndeki savunması da dayanaksız
kalmıştır.
ÇEAŞ’ın hukuka aykırılığa ilişkin ikinci iddiası, ESA’nın geçici kabul yapıldıktan ve
Bakanlığın proje onayından sonra imzalanması gerektiği; Elektrik Tesisleri Kabul
Yönetmeliği hükümlerine göre, iş yaptıran kuruluş, enerji sağlayan kuruluş ve
yüklenici kuruluş temsilcilerinden oluşan Kabul Kurulu oluşturulmadan ve bu Kurul
tarafından gerekli muayene ve incelemeler yapılmadan gerilim uygulanamayacağı
ve enerji satış/nakline yönelik ESA yapılamayacağı yönündedir. Ancak ÇEAŞ
Bakanlığa göndermiş olduğu 3.6.2002 tarihli yazıda tam tersini savunmuş ve bu kez
ÇEAŞ ile ESA imzalanmadan Enerjisa santralinin kabul işlemlerinin
yapılamayacağını öne sürmüştür. Bir gün sonra da ÇEAŞ’ın Bakanlığa göndermiş
olduğu 4.6.2002 tarihli yazıda, daha evvel ki yazılarda açıklanan teknik, mali ve
hukuki gerekçeler nedeniyle geçici kabul işleminin yapılamayacağı ve geçici kabul
işlemi için herhangi bir heyetin gönderilmemesi gerektiği belirtilmiştir. Bu
gelişmelerden de anlaşılacağı üzere, ÇEAŞ’ın tesisin kabulüne ilişkin iddialarında
çelişkiler söz konusudur.
Buna karşılık, kabule ilişkin ihtilafların nasıl çözümleneceğine yönelik olarak Elektrik
Tesisleri Kabul Yönetmeliği’nin “Kapsam” başlıklı 2. maddesinin son fıkrasında
“Herhangi bir tesisin bu Yönetmelik kapsamına girip girmeyeceği konusunda ve
kabul işlemleri ile ilgili konularda bir kararsızlık veya anlaşmazlık ortaya çıkarsa,
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın bu konuda vereceği karar geçerlidir.”
denerek, çözüm mercii gösterilmiştir. Bakanlığın, ÇEAŞ’ı ESA’yı imzalaması
konusunda defalarca uyardığı, ayrıca Enerjisa’nın fizibilite raporunu onaylayarak
9.10.2000 tarihinde Bakanlık ile Enerjisa arasında İzin Sözleşmesi’nin imzalandığı
dikkate alındığında, ihtilafın gerçekte ÇEAŞ’ın tutumundan kaynaklandığı
görülmektedir.
Ayrıca, şu an faaliyette bulunan Enerjisa tesislerine gerilim uygulamasının ve bu
tesislerin kabul işleminin Enerjisa ile ÇEAŞ arasında nakle ilişkin sözleşmenin
imzalanmasından sonra gerçekleştirildiği hususu da dikkate alınmalıdır.
ÇEAŞ’ın Savunması 5 : Berke HES’in deneme üretimine başladığı, söz konusu
tesislerde üretilecek enerjinin Ceyhan 2 TM üzerinden Seyhan TM ve Zeytinli TM’ye
akacağı, belirtilen her iki noktadan ve buna ilaveten Enerjisa’dan Zeytinli TM’ye
enerji akması ve Zeytinli TM’nin tüketiminin az olması nedeniyle, yük akışı ve iletim
hatları yönünden Zeytinli TM’ye bağlantı yapılmasının mümkün olmadığı,
otoprodüktör tesisinden üretilip, sisteme verilecek enerjinin, planlı ve kontrollü
03–72/874-373
85
olamayacağı, bu sebeple gerilim dalgalanmalarına, buna bağlı olarak darbelere
neden olacağı ve mevcut sisteme zarar vereceği ifade edilmektedir.
Değerlendirme 5: Dosya mevcudu belgelerde, ÇEAŞ’ın söz konusu iddiasını
destekleyen yönde bir mahkeme kararı ya da Bakanlığın bu konuda bir tespitine
rastlanılmamıştır. Nitekim, Enerjisa ile ÇEAŞ arasında 17.8.2002 tarihinde
imzalanan sözleşmede de ÇEAŞ’a ait Zeytinli TM merkezindeki 154 kV’luk baraya
bağlanacağı (madde 4.3) hükme bağlanmıştır.
Bakanlığın Enerjisa ile imzaladığı İzin Sözleşmesi de, esasen teknik açıdan
bağlantının yapılmasında herhangi bir sakınca bulunmadığını göstermektedir.
Dolayısıyla, ÇEAŞ’ın söz konusu görüşünün, sadece bir iddia olarak kaldığı
anlaşılmaktadır.
H.7.3.2. ÇEAŞ’ın, Toros’un Şikayetine İlişkin Gerekçeleri ve Değerlendirme
ÇEAŞ, Toros’un şikayeti ile ilgili olarak gönderdiği ilk yazılı savunmasında,
açıklanan konulara ilave olarak, Enerjisa’nın şikayeti ile ilgili olarak yapılan
savunmanın bu savunma için de geçerli olduğunu belirtmiştir. Bu bölümde ÇEAŞ’ın
Toros ile ilgili ilk yazılı savunmasının yanısıra, Toros ve Bakanlık’la olan
yazışmalarında yer alan önemli iddia ve savunmaları değerlendirilmiştir.
ÇEAŞ’ın Savunması 1: ÇEAŞ’ın görev bölgesi’nde görevli/imtiyazlı şirket olduğu
ve otoprodüktör şirketlerin kurulmasına izin verilmesinin İmtiyaz Sözleşmesine
aykırı olduğu, bu imtiyazın sonradan çıkarılan Kanun ve yönetmeliklerle tek taraflı
olarak değiştirilemeyeceği, Toros’un bir otoprodüktör şirketten çok ÇEAŞ’a elektrik
satmak amacı ile kurulan kamu hizmeti yükümlülüğü olmayan bir üretim şirketi
olduğu ve ÇEAŞ satışlarında yaklaşık %0,67 oranında bir azalmaya yol açacağı
öne sürülmektedir.
Değerlendirme 1: İmtiyaz sözleşmesinin ÇEAŞ’a ilgili bölgede tekel hakkı verip
vermediği hususu daha önce açıklandığından tekrar değerlendirilmemiştir.
Otoprodüktör şirketlerinin kurulması, 85/9799 sayılı Yönetmeliğin 4.4.1996 tarihli
96/8007K ile değişik 3. maddesine dayanmaktadır. Bu çerçevede, otoprodüktör
şirketlerin kurulması 9.3.1998 tarihinde imzalanan İmtiyaz Sözleşmesi’nden önce
çıkarılan Yönetmelik’te dayanak bulmaktadır. Bu bakımdan ÇEAŞ’ın İmtiyaz
Sözleşmesinin sonradan çıkarılan yönetmelikle değiştirildiği iddiasının gerçeği
yansıtmadığı görülmektedir. Kaldı ki; İmtiyaz Sözleşmesi’nin 6(h) maddesine göre,
ÇEAŞ, müşterilerle arasındaki ilişkileri düzenleyen ve Bakanlık tarafından yürürlüğe
konulmuş ve konulacak yönetmeliklere uygun davranmak yükümlülüğü altındadır.
Diğer yandan, otoprodüktörlere fazla enerjiyi satma hakkı anılan Yönetmeliğin
29.9.1997 tarihli değişik 4(h) maddesi ile verilmiştir. Bu bakımdan tekel hakkı
öngörmeyen, aksine rekabetçi kayıtlar taşıyan bir İmtiyaz Sözleşmesi imzalamış
olan ÇEAŞ’ın, piyasanın yapısında meydana gelen değişikliğe bağlı olarak satış ve
03–72/874-373
86
kâr miktarının düşmesini, Toros’un sisteme erişimini engellemek için gerekçe olarak
göstermesi kabul edilemez bir savunmadır.
Toros’un otoprodüktör veya üretim şirketi olması, konunun 4054 sayılı Kanun
açısından ele alınışında bir farklılığa yol açmayacaktır. Burada önemli olan husus,
ister kendi gereksinimi için isterse ticaretini yapmak için olsun, elektrik üreten, diğer
bir ifadeyle pazarın üretim seviyesinde yer alan bir teşebbüsün sisteme erişiminin
engellenmesinin söz konusu olup olmadığıdır.
ÇEAŞ’ın Savunması 2: ÇEAŞ’ın otoprodüktörlerin fazla enerjisini almak zorunda
olmadığı ve otoprodüktörlerden enerji alınması durumunda bunun fiyatının TEAŞ
fiyatının üzerinde olamayacağı iddia edilmektedir.
Değerlendirme 2: Otoprodüktörlerin ihtiyacının üzerindeki enerjiyi satması ve
uygulanacak fiyatla ilgili hükümlere, 85/9799 sayılı Yönetmeliğin 29.9.1997 tarihli
değişik 4(h) maddesinde yer verilmiştir. Otoprodüktörlerin enerji satış fiyatlarının
Bakanlıkça belirleneceği hususunun belirtildiği bu maddede, “Şirket ihtiyacının
üzerindeki enerjiyi santralin bağlantısını yaptığı kuruluşa satar.” şeklinde emredici
bir hükmün yer aldığı görülmektedir. Bu bakımdan ÇEAŞ’ın, otoprodüktörlerin
satacağı fazla enerjiyi Bakanlığın belirlediği fiyattan almak zorunda olduğu
anlaşılmaktadır.
ÇEAŞ’ın Savunması 3: Şikayetçi teşebbüslerin sadece elektrik satmak için
kurulduğu, hiç bir kamu yükümlülüğü taşımadıkları, ÇEAŞ’ın ise yatırım yapma ve
sokak aydınlatması gibi kamu yükümlülükleri taşıdığı, bu bakımdan diğer şirketlerle
ÇEAŞ’ın karşılaştırılmasının yapılamayacağı ve bu teşebbüslerle aynı pazarda
olmadığı ileri sürülmektedir.
Değerlendirme 3: ÇEAŞ’ın, İmtiyaz Sözleşmesi’ne göre yatırım yapmakla ve sokak
aydınlatması gibi görevleri ifa etmekle yükümlü olduğu, ancak söz konusu
sözleşmesinin tarife ile ilgili hükümleri dikkate alındığında, yaptığı hizmetlerin
karşılığı olan maliyetleri fiyata yansıtma hakkına sahip olduğu, bu nedenle de kamu
hizmeti yükümlülüğüne ilişkin savunmasının dayanaksız kaldığı hususlarına önceki
bölümlerde yer verilmiştir.
Bu hususa ilave olarak, ÇEAŞ’ın savunmalarında bazı çelişkili iddiaların bulunduğu
görülmektedir. ÇEAŞ bir yandan Toros ile aynı pazarda olmadığını iddia ederken,
bir yandan da Toros’un üretim şirketi gibi faaliyet gösterdiğini ileri sürmektedir. Daha
önce de ifade edildiği gibi, Toros ister otoprodüktör, isterse üretim şirketi olsun,
pazarın üretim seviyesinde yer almakta ve ürettiği elektriği ÇEAŞ’ın eski müşterisi
konumundaki kendi şirketlerine vermektedir. Bu bakımdan, ÇEAŞ ve Toros, aynı
pazarda olmadıkları yönündeki savunmanın aksine, gerçekte rakip konumundadır.
Bölgedeki Toros ortaklarının Toros dışındaki tek alternatifinin ÇEAŞ olduğu dikkate
alındığında bu husus netlik kazanmaktadır.
ÇEAŞ’ın Savunması 4: Toros santralleri kurulurken alınması gereken DPT
görüşünün alınmadığı, Toros’un sonradan ESA kapsamına alınan, kurulu gücü 7,4
03–72/874-373
87
MW olan santralinin hukuka aykırı olarak tesis edildiği, söz konusu santralin teknik
zorluk ve uyumsuzlukları beraberinde getirdiği belirtilmektedir.
Değerlendirme 4: Ankara 5. İdare Mahkemesi’nin 18.10.2002 tarihli kararında
otoprodüktör santraller için DPT görüşünün alınmasının zorunlu olmadığı yönündeki
hükmüne önceki bölümlerde yer verilmiştir.
ÇEAŞ, Bakanlığın, “Toros’un 4,7 MW kurulu gücündeki santraline ilave edilen 7,4
MW gücündeki santralle ilgili fizibilitesini uygun bulduğu ve bu doğrultuda Toros ile
yapılan ESA’nın revize edilmesi yönündeki talebine” cevaben gönderdiği yazıda, iki
santralin değişik yakıtlar kullanması nedeniyle satış fiyatının belirlenmesi
konusundaki belirsizliğe dikkat çekmiş ve 5.11.1998 tarihli ESA’nın revize edilmesi
gerektiğini belirtmiş, bunun dışında söz konusu santralin hukuka aykırı olarak
kurulduğu, teknik zorluk ve uyumsuzlukları beraberinde getirdiği hususlarına
değinmemiştir.
Dosya mevcudu belgelerden, ÇEAŞ’ın, söz konusu tesisin yasaya aykırı olarak
kurulduğunu 18.4.2001 tarihli ESA’nın imzalanmasından bir yıl sonra, Toros’a
gönderdiği 12.3.2002 tarihli yazıda dile getirdiği anlaşılmaktadır. Diğer yandan,
otoprodüktör santrallerin kurulması için alınacak izin ve bunun için gerekli işlem ve
esaslar 85/9799 sayılı Yönetmelik’te düzenlenmektedir. Toros’un 7,4 MW güçteki
santralin fizibilitesi de Bakanlıkça uygun bulunmuş ve sisteme bağlanmasına izin
verilmiştir.
ÇEAŞ’ın Savunması 5: Mahsuplaşmanın İmtiyaz Sözleşmesi’ne aykırı olduğu iddia
edilmektedir.
Değerlendirme 5: Otoprodüktörler ile TEAŞ, TEDAŞ, bağlı ortaklıklar veya görevli
şirketler arasında mahsuplaşma yapılacağı hükmüne, 85/9799 sayılı Tebliğin 4(g)
maddesinde yer verilmiştir. ÇEAŞ’ın, İmtiyaz Sözleşmesinin 6(h) maddesi uyarınca
müşterileriyle aralarındaki ilişkileri düzenleyen ve Bakanlık tarafından
çıkarılan/çıkarılacak yönetmeliklere uyma yükümlülüğü altında olduğu ve İmtiyaz
Sözleşmesi’nde mahsuplaşma yapmayı engelleyici bir hüküm olmadığı dikkate
alındığında, ÇEAŞ’ın savunmasının yerinde olmadığı görülmektedir. Ayrıca;
ÇEAŞ’ın 85/9799 sayılı Yönetmeliğin bazı maddelerinin iptali için açtığı dava,
Danıştay 10. Dairenin 26.12.2001 tarih ve 2001/4978 sayılı kararı ile reddedilmiştir.
Bu davada Danıştay, görevli şirketle otoprodüktör şirket arasından imzalanan ESA
kapsamında mahsuplaşma yapılması ve satış fiyatının Bakanlık tarafından
belirlenmesinin, her ne kadar İmtiyaz Sözleşmesinde yer almasa da, 3096 sayılı
Kanun ve bu Kanunun uygulanmasına ilişkin Yönetmeliğe uygun olduğuna karar
vermiştir.
Danıştay anılan kararında aşağıdaki değerlendirmelere yer vermiştir:
“01.12.1998 tarih ve 23540 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmelik
değişikliğiyle 4(g) maddesi yeniden düzenlenmiştir. Maddenin davacının
iptalini istediği 7. bendinde, otoprodüktör ve/veya otoprodüktör grubu
03–72/874-373
88
şirketlerinin, faaliyet gösterdikleri bölge içerisinde TEAŞ, TEDAŞ, bağlı
ortaklıkları veya görevli şirketler ile Enerji Satış Anlaşması imzalayacakları,
otoprodüktör ve/veya otoprodüktör grubu şirketlerin TEAŞ, TEDAŞ, bağlı
ortaklıkları veya görevli şirketler enerji alışverişi konusunda enerji
mahsuplaşması yapacakları, enerji mahsuplaşmasının enerji bazında kW/saat
olarak yapılacağı kurala bağlanmıştır.
Anılan dava konusu düzenleme, 5.7.2000 tarih ve 24100 sayılı Resmi
Gazete’de yayımlanan yönetmelik değişikliği ile yeniden kurala bağlanmıştır.
Yeni düzenlemeye göre, otoprodüktör ve/veya otoprodüktör grubu şirketlerin
faaliyet gösterdikleri bölge içerisinde TEAŞ, TEDAŞ, bağlı ortaklıklar veya
görevli şirketler ile Enerji Satış Anlaşması imzalayacakları, bu şirketlerin
TEAŞ, TEDAŞ, bağlı ortaklıklar veya görevli şirketler (ile) enerji alış verişi
konusunda enerji mahsuplaşması yapacakları, mahsuplaşılan enerji için
taraflar Bakanlıkça belirlenen otoprodüktör enerji satış fiyatı üzerinden
karşılıklı olarak fatura düzenleyecekleri yönündedir.
1.12.1998 tarih ve 23540 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan dava konusu
yönetmeliğin değişik 4(g)(7) maddesinin yukarıda anılan düzenleme ile
kaldırıldığından, işin esasının incelenmesi olanağı görülmemiştir.
Diğer yandan, davacı şirketin görevlendirilmesine ilişkin İmtiyaz Sözleşmesinin
6(g) maddesindeki görevli şirketin, görev bölgesi içerisinde üretim tesisi kurma
ve işletme izni verilen üretim şirketlerince üretilecek enerjiye gereksinim
duyması halinde, bu enerjinin Bakanlıkça onaylanan tarifeye göre satın
alınabileceği yönündeki düzenlemesi karşısında, davacının, enerji bazında
mahsuplaşma ve şirketin alacağı enerji fiyatının belirlenmesi konusunda
İmtiyaz Sözleşmesinde bir hüküm bulunmadığı yönündeki savları yerinde
görülmemiştir.”
ÇEAŞ’ın Savunması 6: Naklin bir yerden bir yere taşınma anlamı taşıdığı, elektrik
iletim sisteminde sisteme verilen ve sistemden çekilen enerjinin bire bir
eşleşmemesi nedeniyle naklin mümkün olmadığı, diğer yandan otoprodüktör
şirketlerin talebin az olduğu saatlerde sisteme enerji verdiği, talebin yüksek olduğu
zamanlarda enerji çektiği, bu durumun da ÇEAŞ’ı zarara uğrattığı öne
sürülmektedir.
Değerlendirme 6: ÇEAŞ’ın bu savunması, diğer savunmalarında olduğu gibi
imzalanan ESA anlaşmalarındaki hükümlerin adil olmadığı, ÇEAŞ aleyhine işlediği
iddiasına dayanmaktadır. Toros ise enerji üretiminin, ortaklarının enerji ihtiyaçlarına
göre planlandığını, ürettikleri miktarın sistemi etkileyebilecek büyüklükte olmadığını,
gerçekte ÇEAŞ sisteminden kaynaklanan darbeler neticesinde büyük ekonomik
kayıplara uğranıldığını ileri sürmektedir. Söz konusu sorun, tarafların kendi arasında
yapacakları düzenlemeye veya Bakanlık talimatlarına göre ya da konunun yargıya
intikal ettirilerek karara bağlanmasıyla çözülebilecek niteliktedir. Nitekim, Toros ile
ÇEAŞ arasında imzalanan 17.3.2003 tarihli ESA’nın 6(3). maddesinde günün
elektrik tarifelerinin değiştiği üç zaman diliminde (06:00-17:00, 17:00-22:00, 22:00-
03–72/874-373
89
06:00) Toros’un sisteme verdiği enerjinin çekilen enerjiden az olmayacağı, eğer
fazla enerji çekilirse aradaki farkın ÇEAŞ satış fiyatı üzerinden fatura edileceği
hükmüne yer verilmiştir. Ancak, bu anlaşma sağlanmadan önce ÇEAŞ, yargı kararı
olmaksızın Toros’un sistemle olan bağlantısını kesme yoluna gitmiştir ki; bu durum
sahip olduğu pazar gücünü keyfi olarak kullanmayı ifade etmektedir.
ÇEAŞ’ın Savunması 7: Bakanlığın 1.4.2002 tarihinden sonraki dönemde enerji
fiyatlarının taraflarca serbestçe belirlenmesini öngören yazısını takiben, Toros’a
ihtar çekildiği ve bu ihtarda fiyatta anlaşma temin edilmeden 1.4.2002 tarihinden
sonra Toros tarafından sisteme enerji verilmemesinin talep edildiği, sorunun fazla
enerji satışı konusundan kaynaklandığı ve kötüye kullanma durumunun söz konusu
olmadığı belirtilmektedir.
Değerlendirme 7: ÇEAŞ, Toros ile olan ihtilafın fazla enerji satışı ve bunun fiyatı ile
ilgili konulardan ortaya çıktığını ileri sürmektedir. Yukarıda yer verildiği üzere, ilgili
mevzuat ve mahkeme kararları çerçevesinde ÇEAŞ’ın bu itirazlarının dayanağı
bulunmamaktadır.
ÇEAŞ’ın, Bakanlığın 1.4.2002 tarihinden itibaren otoprodüktörlerin ihtiyaç fazlası
enerji satışında uygulanacak fiyatların taraflar arasında serbestçe belirlenmesini
öngören 28.2.2002 tarihli yazısından sonra Toros’a gönderdiği ihtarnamede;
Toros’tan elektrik alınmayacağı ve fiyatta anlaşma yapılmadan 1.4.2002 tarihinden
sonra sisteme fazla enerji verilmemesi gerektiği ifade edilmiştir. Ancak, fiyatların
serbest bırakılma uygulaması çok kısa sürmüş, Bakanlık, ÇEAŞ’a yönelik 29.4.2002
tarihli yazısında ilgili yönetmelik uyarınca 2002 yılı Nisan ayı için uygulanacak
otoprodüktör satış fiyatını bildirmiştir. Bu açıklamalardan da anlaşılacağı gibi,
1.4.2002 tarihinde başlayan otoprodüktör enerji satış fiyatının serbestçe
belirlenmesi uygulaması 29.4.2002 tarihli Bakanlık yazısı ile son bulmuş ve bu
yazıda, fiyatların 1.4.2002 tarihinden itibaren uygulanacağı belirtilmiştir. Bu
doğrultuda, otoprodüktörlerin enerji satış fiyatlarının serbest bırakılması ÇEAŞ ve
Toros arasında bir ihtilafa neden oluyorsa, bu ihtilafın Bakanlığın tekrar fiyat
belirlemeye başladığı 29.4.2002 tarihinde sona ermesi gerekmektedir. Bu tarihten
sonra da ÇEAŞ’ın 15.5.2002 tarihinde Toros’un sistemle olan bağlantısını
keseceğini ifade etmesi, 11.6.2002 tarihinde de ESA’nın yıl sonunda feshedeceğini
bildirdiği dikkate alındığında; ÇEAŞ’ın Toros’u tamamen sistem dışına itmeye
çalıştığı ve söz konusu savunmasının dayanaksız kaldığı görülmektedir.
Öte yandan, Bakanlığın fiyatın serbestçe belirleneceğine ilişkin talimatı, ÇEAŞ’ın
Toros’un sistemle bağlantısını kesmesine bir dayanak oluşturmamaktadır. Zira,
sözleşmelerin tadilinin veya feshinin hangi şartlarda yapılacağı tarafların iradesine
bırakılmış olup, mevcut sözleşme şartları üzerinde ortaya çıkan anlaşmazlıkların
giderilmesi için yargı yoluna başvurulması gerektiği açıktır.
Yukarıda yer verilen değerlendirmeler ışığında, ÇEAŞ’ın, Enerjisa’nın sisteme
erişim talebini engellemeye ve geciktirmeye yönelik, Toros’un ise sisteme erişimini
durdurmaya yönelik öne sürmüş olduğu hukuki ve teknik görüşlerinin, objektif
gerekçeler olarak ele alınamayacağı anlaşılmaktadır. Bu çerçevede, zorunlu unsur
03–72/874-373
90
doktrininin uygulanabilmesi için gerekli tüm şartların mevcut olduğu kanaatine
ulaşılmıştır.
H.8. İHLALİN KAPSAMI VE SÜRESİ
Dosya mevcudu bilgi ve belgeler çerçevesinde;
- ÇEAŞ’ın zorunlu unsuru elinde bulundurduğu ve altyapı hizmeti pazarında
hakim durumda olduğu,
- Toros’un ve Enerjisa’nın benzer bir altyapıyı tesis etmesinin makul şartlar
çerçevesinde mümkün olmadığı,
- ÇEAŞ’ın, şikayetçi teşebbüslerin altyapıya erişimlerini engellediği,
- Bunu yaparken de öne sürmüş olduğu gerekçelerin, engellemeyi haklı kılacak
hukuki ve teknik dayanaklardan yoksun olduğu
ve bu nedenle anılan teşebbüsün hakim durumunu kötüye kullandığı kanaatine
varılmıştır.
Olayların gelişiminden, ÇEAŞ’ın, Enerjisa’nın erişim talebini reddederek söz konusu
teşebbüsü üretim pazarı dışında tutmaya çalıştığı; mevcut sözleşmeyi ise ancak,
Bakanlığın ısrarlı talimatları sonucunda imzaladığı anlaşılmaktadır. Aynı şekilde
Toros ile olan ihtilafında, aralarında mevcut sözleşme hükümlerini, tarafların
karşılıklı fesih konusunda bir uzlaşması olmaksızın ya da yargı kararı
bulunmaksızın tek taraflı olarak değiştirmeye çalıştığı; buna yönelik olarak da
ortaklara enerji naklinin engellenmesi de dahil Toros’u pazar dışına çıkaracak çeşitli
uygulamaları yürürlüğe koyduğu görülmektedir.
ÇEAŞ’ın, eski müşterileri konumundaki Enerjisa ve Toros’un ortaklarını kendi
ürettiği elektriği almaya mecbur bırakmaya ve ilgili pazarda alternatif arz kaynağını
kısıtlamaya yönelik uygulamaları, İmtiyaz Sözleşmesi ile verilen yetkilerini üretimde
tekelleşme amacıyla kullandığına işaret etmektedir. Nitekim, anılan teşebbüsün
savunmasının önemli bir bölümü, kamu hizmeti ifasına yönelik teşebbüse tanınan
imtiyazın bir tekel hakkı içerdiği savına dayanmaktadır. Yapılan incelemeler
sonucunda ise, kamu hizmeti kavramının kendiliğinden bir tekel hakkına işaret
etmediği, gerek teşebbüsün taraf olduğu İmtiyaz Sözleşmesinin gerekse
Sözleşmenin yasal dayanağını teşkil eden 3096 sayılı Kanun’un bu tür bir hak
tanımadığı, aksine bahsi geçen Kanun ve Sözleşme’de yer alan hükümlerin “birden
fazla üretim şirketinin Bakanlığın izni doğrultusunda aynı bölgede faaliyet
göstermesine” cevaz verdiği tespit edilmiştir. Esasen teşebbüsün konuya ilişkin söz
konusu savunması da bölgede üretim seviyesindeki tekelleşme gayesini ortaya
koymaktadır. ÇEAŞ’ın alt pazardaki hakim durumunu üst pazarda kötüye
kullanması yalnızca fiili rekabeti değil, aynı zamanda olası yeni üretim şirketlerinin
veya otoprodüktörlerin pazara girişini caydırmakta ve bu yönüyle potansiyel rekabeti
de engellemektedir.
03–72/874-373
91
4054 sayılı Kanun bakımından, başvuru konusu ihlal, şikayetçi teşebbüslerin ürettiği
elektriğin ÇEAŞ tarafından naklinin engellenmesini kapsamaktadır.
Enerjisa’nın şikayeti ile ilgili ihlal, ÇEAŞ ile 17.8.2002 tarihinde imzalanan Enerji
Alış ve Enerji Nakline İlişkin Sözleşme’nin imzalanmasıyla sona ermiş olup,
şikayetçi teşebbüs tarafından yapılan geçici tedbir talebi de bu tarih itibarıyla
konusuz kalmıştır. Enerjisa’nın ilk üretim ünitesinin 4.12.2001 tarihi itibarıyla geçici
kabule hazır hale geldiği yönündeki beyanı ve ÇEAŞ’ın Bakanlığın tesislere gerilim
uygulanması talimatını 20.12.2001 tarihinde verdiği cevabi yazıda, yukarıda
incelenen gerekçeleri öne sürerek reddettiği dikkate alındığında, ihlalin, Aralık 2001
ile Ağustos 2002 tarihleri arasındaki süreyi kapsadığı görülmektedir.
Toros’un şikayetine ilişkin olarak ise ÇEAŞ’ın, Toros’un sisteme bağlantı
noktalarına ters röleler yerleştirerek, söz konusu teşebbüsün sisteme erişimini,
dolayısıyla ortaklarına enerji naklini engellediği hususunun 21.6.2002 tarihli Ceyhan
2. Asliye Hukuk Mahkemesi Bilirkişi Raporu ile saptandığı; ters rölelerin, 7.7.2002
tarihinde Mersin Asliye Ticaret Mahkemesi’nin almış olduğu ihtiyati tedbir kararının
ardından, 8.8.2002 tarihinde kaldırıldığı; bu tarih itibarıyla şikayetçinin geçici tedbir
talebinin konusuz kaldığı; dolayısıyla, Toros’un şikayetine ilişkin ihlalin 21.6.2002-
8.8.2002 tarihleri arasındaki dönemi kapsadığı görülmektedir.
I. SONUÇ
Düzenlenen raporlara, toplanan delillere ve incelenen dosya kapsamına göre;
1- 4.12.1984 tarih ve 3096 sayılı “Türkiye Elektrik Kurumu Dışındaki Kuruluşların
Elektrik Üretimi, İletimi, Dağıtımı ve Ticareti ile Görevlendirilmesi Hakkında
Kanun”a dayanılarak çıkarılan ve 16.8.1985 tarih ve 9800 sayılı Bakanlar
Kurulu Kararı ile yürürlüğe giren “TEK Dışındaki Kuruluşların
Görevlendirilecekleri Bölgeleri Gösteren Yönetmelik” çerçevesinde belirlenen
ve Bakanlık ile ÇEAŞ arasında 9.3.1998 tarihinde imzalanmış “Adana, Mersin,
Hatay, Osmaniye İlleri Kahramanmaraş İlinin Üç Köyünde Elektrik Üretim,
İletim, Dağıtım ve Ticareti Hizmetlerinin Yapılması İçin Görev Verilmesine İlişkin
İmtiyaz Sözleşmesi”nde gösterilen 1 No’lu Görev Bölgesi’nde, ÇEAŞ’ın zorunlu
unsuru elinde bulundurduğu ve elektrik nakil pazarında hakim durumda olduğu,
şikayetçi teşebbüslerin altyapıya erişimlerini engellediği, bunu yaparken öne
sürdüğü gerekçelerin, engellemeyi haklı kılacak hukuki ve teknik dayanaklardan
yoksun olduğu,
- ÇEAŞ tarafından, Enerjisa’nın tesislerinin kabule hazır hale geldiği Aralık 2001
tarihinden “Enerji Alış ve Enerji Nakline İlişkin Sözleşme”nin imzalandığı
Ağustos 2002 tarihine kadar, Enerjisa’nın sisteme bağlantı taleplerinin çeşitli
gerekçelerle reddedildiği; bu nedenle, Enerjisa’nın şikayetine ilişkin ihlalin Aralık
2001-Ağustos 2002 tarihleri arasındaki dönemi kapsadığı,
- ÇEAŞ’ın, Toros’un sisteme bağlantı noktalarına ters röleler yerleştirerek, söz
konusu teşebbüsün sisteme erişimini, dolayısıyla ortaklarına enerji naklini
03–72/874-373
92
engellediği hususunun 21.6.2002 tarihli Ceyhan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Bilirkişi Raporu ile saptandığı; ters rölelerin, 7.7.2002 tarihinde Mersin Asliye
Ticaret Mahkemesinin almış olduğu ihtiyati tedbir kararının ardından, 8.8.2002
tarihinde kaldırıldığı; dolayısıyla, Toros’un şikayetine ilişkin ihlalin 21.06.2002-
8.8.2002 tarihleri arasındaki dönemi kapsadığı,
- Bu çerçevede, ÇEAŞ’ın bölge elektrik üretiminde tekelleşmeye yönelik olarak,
alt pazardaki (elektrik nakil pazarı) hakim durumunu kullanarak, üst pazardaki
(elektrik üretim pazarı) fiili ve potansiyel rekabeti engellediği, dolayısıyla 4054
sayılı Kanun’un 6. maddesi bağlamında hakim durumunu kötüye kullandığı
sonucuna ulaşılmış,
2- Bu nedenle ÇEAŞ’a, Kanun’un 16. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, 2001 yılı
net satışları üzerinden takdiren %2 oranında olmak üzere 9.557.363.023.000
(Dokuztrilyonbeşyüzelliyedimilyarüçyüzaltmışüçmilyonyirmiüçbin) TL. idari para
cezası verilmesine;
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy