Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2003-2-87 (Birleşme)
Karar Sayısı : 03-81/970-399
Karar Tarihi : 18.12.2003
A- TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Mustafa PARLAK
Üyeler : Tuncay SONGÖR, A. Ersan GÖKMEN,
R. Müfit SONBAY, Prof. Dr. Zühtü AYTAÇ,
Rıfkı ÜNAL, Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI,
Kublay ATASAYAR, M. Sıraç ASLAN, Süreyya ÇAKIN
B- RAPORTÖR : Özge İÇÖZ, Ali DEMİRÖZ, Ayşe Özlem UZUN
C- BAŞVURUDA
BULUNAN : - İŞ-TİM Telekomünikasyon Hizmetleri A.Ş.
- AYCELL Haberleşme ve Pazarlama Hizmetleri A.Ş.
D- TARAFLAR : - İŞ-TİM Telekomünikasyon Hizmetleri A.Ş.
Abdi İpekçi Cad. No:75 34367 Maçka/İstanbul
- AYCELL Haberleşme ve Pazarlama Hizmetleri A.Ş.
Yıldız Posta Cad. No:40 Gayrettepe/İstanbul
E- DOSYA KONUSU: İŞ-TİM Telekomünikasyon Hizmetleri A.Ş. ile AYCELL
Haberleşme ve Pazarlama Hizmetleri A.Ş.’nin bu teşebbüslerin hissedarları
tarafından kurulan TTI İletişim ve Haberleşme Hizmetleri A.Ş. çatısı altında
birleşmeleri işlemine izin verilmesi talebi.
F- DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 17.11.2003 tarih, 5692 sayı ve
10.12.2003 tarih, 6049 sayı ile giren ve en son 12.12.2003 tarih, 6074 sayı ile
eksiklikleri tamamlanan başvuru üzerine, 4054 sayılı Rekabetin Korunması
Hakkında Kanun’un 7. maddesi ile 1997/1 sayılı Rekabet Kurulundan İzin
Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ’in ilgili hükümleri
uyarınca yapılan inceleme sonucu düzenlenen 15.12.2003 tarih, 2003-2-87/Öİ-
03-Öİ sayılı Birleşme Ön İnceleme Raporu, REK.0.06.00.00/150 sayılı Başkanlık
önergesi ile 03-81 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.
Ayrıca 2813 sayılı Telsiz Kanunu'nun 4502 sayılı Kanun ile değişik 7. maddesinin
üçüncü fıkrası uyarınca 2.12.2003 tarih ve 3254 sayılı yazı ile Telekomünikasyon
Kurumunun görüşü talep edilmiş, 18.12.2003 tarih ve 6196 sayı ile
Telekomünikasyon Kurumunun görüşü kurum kayıtlarına intikal etmiştir.
G- RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda;
- GSM mobil telekomünikasyon hizmetleri piyasasında faaliyet gösteren İŞ-TİM
Telekomünikasyon Hizmetleri A.Ş. (İŞ-TİM) ve AYCELL Haberleşme ve
Pazarlama Hizmetleri A.Ş. (AYCELL)’nin bu teşebbüslerin hissedarları
tarafından kurulan TTI İletişim ve Haberleşme Hizmetleri A.Ş. (TTI) çatısı
altında birleşmelerinin, tarafların ilgili ürün ve coğrafi pazardaki toplam
03-81/970-399
2
cirolarının 1997/1 sayılı Tebliğ'in değişik 4. maddesinde belirtilen ciro eşiğini
aştığı, bu sebeple bildirim konusu devralma işleminin izne tabi bir devralma
olduğu, ancak birleşme sonucunda bir hakim durum yaratılmadığı ve mevcut
bir hakim durumun güçlendirilmesinin söz konusu olmadığı, bu nedenle dosya
konusu birleşme işlemine izin verilmesinde bir sakınca bulunmadığı,
- bununla birlikte, Türk Telekomünikasyon A.Ş. (TTAŞ)’nin sabit telefon
hizmetleri ve telekomünikasyon altyapılarını içeren pazarlarda sahip olduğu
tekel durumu nedeniyle 4054 sayılı Kanun'un 6. maddesi kapsamındaki
yükümlülükleri çerçevesinde, GSM hizmetleri pazarındaki rekabeti olumsuz
etkileyebilecek davranışlarının birleşme sonrasında TTI ile olan ilişkileri
açısından daha dikkatli izlenmesi gerektiği
ifade edilmiştir.
H- İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
H.1. İşlemin Niteliği
Yapılan bildirimde, GSM hizmetleri piyasasında son yıllarda dünyada ve
Türkiye’de yaşanan gelişmeler doğrultusunda, pazara ilk giriş yapan yerleşik ve
daha yüksek pazar payına sahip olan teşebbüslerle (Turkcell ve Telsim) rekabet
edebilecek, yeterli teknik ve ekonomik imkanlara sahip bir teşebbüs oluşturmak
amacıyla, İŞ-TİM ve AYCELL’in faaliyetlerini birleştirme kararı aldığı ifade
edilmiştir.
Bildirim formunda verilen bilgilerden, iki teşebbüsün birleşmesi yönündeki
çalışmalara Mayıs 2003’te başlanıldığı, 13.5.2003’te %40’ı TIM, %40’ı TTAŞ ve
%20’si İş Bankasının mülkiyetinde olacak yeni şirket çatısı altında İŞ-TİM ve
AYCELL’in birleşmesi için bir sözleşme imzalandığı anlaşılmıştır.
GSM 1800 işletmecilerinin imzalamış oldukları İmtiyaz Sözleşmelerinde yer alan
ve lisansların bu işletmeciler arasında devrini yasaklayan madde nedeniyle,
birleşmeye yönelik bir yasal düzenleme ihtiyacı ortaya çıkmıştır. Bu doğrultuda
1.8.2003’te, 406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu'na Geçici 7. maddeyi ekleyen
4971 sayılı Kanun'un “Türk Telekom tarafından GSM 1800 mobil telefon hizmeti
sunmak üzere kurulmuş bulunan AYCELL Haberleşme ve Pazarlama Hizmetleri
Anonim Şirketi, GSM 1800 imtiyaz sözleşmesi imzalayarak faaliyet yürüten başka
bir işletmeci şirket ile Türk Ticaret Kanununun hükümleri çerçevesinde kurulacak
yeni bir şirket aracılığı ile birleşebilir. Bu birleşme sonucu gerekli tüm lisans
düzenlemelerini ve işlemlerini yapmaya Kurum yetkilidir” şeklindeki 17. maddesi
yasalaşmıştır.
17.9.2003 tarihinde Hazine Müsteşarlığı, TTAŞ yönetimini Olağanüstü Genel
Kurul toplantısına çağırmıştır. Genel Kurulda İŞ-TİM ve AYCELL’in birleşmesi
yönünde yürütülecek teknik ve hukuki konularda tek sorumlu olabilmesi amacıyla
TTAŞ yönetimine yetki devri gerçekleştirilmiştir.
Bildirim Formunda verilen bilgilere göre, İŞ-TİM ve AYCELL’in hissedarları
birleşme işleminin gerçekleşmesi amacıyla, Ekim 2003’de TTI adlı yeni bir şirket
kurmuşlardır. TTI Ana Sözleşmesine göre, şirketin kuruluş amacı esas olarak
mobil telekomünikasyon hizmetleri sağlamak ve buna yönelik gerekli yatırımları
03-81/970-399
3
yapmaktır. Şirketin kurucuları ve bu kurucular arasındaki hisse dağılımı aşağıda
gösterilmiştir:
Tablo 1. TTI İletişim ve Haberleşme Hizmetleri A.Ş. Ortaklık Yapısı
Hissedarlar Grubu Nominal Değer (TL) Hisse Oranı (%)
Türk Telekomünikasyon A.Ş. A 40.000.000.000 40
TIM International N.V. B 40.000.000.000 40
Trakya Yatırım Holding A.Ş. C 10.000.000.000 10
Efes Holding A.Ş. C 5.000.000.000 5
Türkiye İş Bankası C 5.000.000.000 5
Toplam 100.000.000.000 100
TTI'nın Yönetim Kurulu; Marco De Benedetti, Nicola Verdicchio, Elisabetta Ripa,
Giuseppe Farina, İsmet Yılmaz, Cahit Paksoy, Erkan Topal, Osman Yıldırım
Coşkun, Caner Çimenbiçer ve Mahmut Magemizoğlu'ndan oluşmaktadır.
Yukarıdaki tablodan da görüleceği gibi, hisseler A, B ve C grubu olmak üzere üç
gruba ayrılmıştır. C grubu hissedarların Bildirim Formunda verilen bilgiler ışığında
Türkiye İş Bankası A.Ş. (İş Bankası) iştirakleri ve grup şirketlerini oluşturduğu göz
önüne alındığında, TTI hisselerinin TTAŞ, TIM International N.V. ve İş Bankası
olmak üç teşebbüs tarafından sahip olunacağı anlaşılmaktadır. Ana Sözleşme’nin
Genel Kurulun toplantı ve karar nisabı ile ilgili hükmüne (Madde 18) bakıldığında,
Genel Kurulun toplanması için hissedarların %90’ının katılımı ve karar alabilmesi
için en az %90’ının olumlu oyunun gerekli kılındığı görülmektedir. Yönetim Kurulu
ile ilgili hükümlere (Madde 7,8,9,10) bakıldığında, Yönetim Kurulunun Genel
Kurul tarafından seçilen 10 üyeden oluşacağı, bu üyelerden dördünün A grubu,
dördünün B grubu ve ikisinin C grubu hissedarların çoğunluğunun göstereceği
adaylar arasından seçileceği; Yönetim Kurulunun toplanabilmesi ve karar
alabilmesi için en az dokuz üyenin katılımı ve olumlu oyunun şart koşulduğu
anlaşılmaktadır. Bu hükümler nedeniyle, TTI’nın TTAŞ, TIM International N.V. ve
İş Bankasının ortak kontrolünde olacağı ve hissedarlardan hiçbirinin tek başına
şirketi kontrol edemeyeceği görülmektedir.
Yukarıda açıklanan hisse yapısından ve şirketin karar alma ve yürütme
organlarının çalışması ile ilgili hükümlerden anlaşılacağı üzere, TTI, GSM 1800
hizmetleri alanında faaliyet gösteren İŞ-TİM ve AYCELL’in hissedarlarının (TTAŞ,
TIM International N.V. ve İş Bankası) ortak kontrolünde bulunmaktadır.
Bildirim Formunda verilen bilgilere göre, İŞ-TİM ve AYCELL Türk Ticaret
Kanunu'nun (TTK) 451 ve ilgili maddeleri uyarınca tasfiyesiz infisah yoluyla tüm
hak ve borçlarını TTI’ya devredecektir. Böylece, bildirim konusu birleşme işlemi
gerçekleşecek ve İŞ-TİM ve AYCELL’in faaliyetleri birleştirilmiş olacaktır. Ancak
belirtilmelidir ki, mobil telekomünikasyon şebekelerinin kurulması ve işletilmesi ile
bu şebekeler üzerinden hizmet sağlanması için yetkilendirme başta olmak üzere,
birleşme süreciyle ilgili hususlar sektörel düzenleyici otorite olan
Telekomünikasyon Kurumu tarafından ilgili mevzuat uyarınca düzenlenmektedir.
Ayrıca, yukarıda belirtildiği gibi, AYCELL'in başka bir GSM 1800 operatörü ile
birleşebileceği konusunda gerekli düzenlemeleri yapmaya Telekomünikasyon
03-81/970-399
4
Kurumu yetkili kılınmış, bu çerçevede Telekomünikasyon Kurumu bir Yönetmelik
Taslağı hazırlayarak TTI’nın yetkilendirilmesi ile ilgili süreci düzenleme
çalışmalarına başlamıştır. Ancak ön inceleme sürecinde, bu çalışmalar özellikle
mevcut işletme lisanslarının yeni şirkete devri konusunda yapılacak düzenlemeler
henüz sonuçlandırılmamıştır. Bu nedenle, işlem ile ilgili inceleme ve
değerlendirmeler, Bildirim Formunda yer alan şekliyle tarafların GSM 1800
hizmetleri alanındaki faaliyetleri TTI çatısı altında tüm hak ve borçlarıyla
birleştirecekleri, bunun dışında tarafların bu alanda başkaca bir faaliyeti
bulunmayacağı öngörüsü ile yapılmıştır.
H.2. Birleşme İşlemine Konu ve Taraf Olan Teşebbüsler
Bildirim formunda her ne kadar işlemin tarafları İŞ-TİM ve AYCELL olarak
belirlenmişse de, TTI çatısı altında İŞ-TİM ve AYCELL’in birleşmesi TTAŞ, TIM
International N.V. ve İş Bankası tarafından gerçekleştirilmektedir. Bu nedenle,
işlemin tarafları olarak bu üç teşebbüs belirlenmiştir.
H.2.1. Türk Telekomünikasyon A.Ş. (TTAŞ)
TTAŞ, hisselerinin tamamına Hazine Müsteşarlığının sahip olduğu, yasal tekel
olarak görevlendirildiği bazı hizmetlerin (sabit telefon şebekesi ve bu şebeke
üzerinden ses iletimi) sağlanması başta olmak üzere, çeşitli telekomünikasyon
şebeke ve hizmetlerinin işletilmesi ve sağlanması konusunda faaliyetleri bulunan
bir kamu teşebbüsüdür. Bu çerçevede, TTAŞ’ın hisselerinin tamamına sahip
olduğu AYCELL GSM 1800 mobil telekomünikasyon hizmetleri alanında 8.1.2001
tarihinde lisans alarak faaliyete başlamıştır. 2002 yılı sonu itibarıyla AYCELL’in
cirosu ……………………… TL’dir. TTAŞ’ın 2002 yılı toplam cirosu ise
………………………… TL’dir. Şirketlerin hisse yapıları aşağıda verilmiştir:
Tablo 2. TTAŞ'ın Ortaklık Yapısı
Hissedarlar Grubu Nominal Değer (TL) Hisse Oranı (%)
Hazine Müsteşarlığı A 1.785.000.000.000 51
Hazine Müsteşarlığı B 1.190.000.000.000 34
Hazine Müsteşarlığı C 349.000.000.000 10
Hazine Müsteşarlığı D 175.000.000.000 5
Hazine Müsteşarlığı E 1 0
Tablo 3. AYCELL'in Ortaklık Yapısı
Hissedarlar Grubu Nominal Değer (TL) Hisse Oranı (%)
Türk Telekomünikasyon A.Ş. A 2.300.819.999.995 100
Cahit Paksoy B 1 0
Osman Dur B 1 0
İhsan C. Elhan B 1 0
O. Yıldırım Coşkun B 1 0
Erkan Topal B 1 0
03-81/970-399
5
H.2.2. TIM International N.V.
TIM International N.V., Telecom Italia’nın %55,85 oranında hisselerine sahip
olduğu TIM (Telecom Italia Mobile)’in yavru şirketidir. TIM International N.V. ve İş
Bankası (doğrudan ve iştirakleri veya grup şirketleri vasıtasıyla) İŞ-TİM’i kontrol
etmektedirler. İŞ-TİM’in ortaklık yapısı aşağıda gösterilmiştir:
Tablo 4. İŞ-TİM'in Ortaklık Yapısı
Hissedarlar Hisse Oranı (%)
TIM International N.V. 49
Trakya Yatırım Holding A.Ş. 25
Türkiye İş Bankası A.Ş. 14
Efes Holding A.Ş. 6.25
Türkiye Şişe ve Cam Fabrikaları A.Ş. 5
Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi 0.5
Anadolu Hayat Emeklilik A.Ş. 0.25
Bu şirketlerin bir arada İş Bankası iştirakleri ve grup şirketlerini oluşturdukları bildirilmiştir.
İŞ-TİM, GSM 1800 şebekesi kurma ve işletme lisansı alarak 2001 yılından
itibaren GSM 1800 mobil telekomünikasyon hizmetleri vermeye başlamıştır.
Şirketin 2002 yılı cirosu ……………………… TL’dir.
H.2.3. İş Bankası
TTI’nın hisselerinin %20’si İş Bankası grubu şirketlerine aittir. Yukarıda verilen İŞ-
TİM’in ortaklık yapısından da anlaşılacağı gibi, İş Bankası Grubu İŞ-TİM
hisselerinin %51’ine sahip olmak suretiyle TIM International N.V. ile birlikte GSM
hizmetleri pazarında faaliyette bulunmaktadır. İş Bankası'nın hisse yapısı
aşağıdaki gibidir:
Tablo 5. İş Bankası'nın Ortaklık Yapısı
Hissedarlar Hisse Oranı (%)
Türkiye İş Bankası A.Ş. Mensupları Sosyal
Güvenlik ve Yardımlaşma Sandığı Vakfı
44.60
Cumhuriyet Halk Partisi 28.10
Özelleştirme İdaresi 0.10
Halka Açık 27.20
H.3. İlgili Pazar
Cep telefonu olarak da adlandırılan GSM hizmetleri, tükenebilir bir kaynak olan
frekans bandına dayalı (GSM 900 ve GSM 1800 bandları) kablosuz şebekeler
aracılığıyla sunulan telekomünikasyon hizmetleridir.
GSM hizmetlerinin sunulmasında, kullanıcıların bulunduğu bölgedeki
telekomünikasyon trafiğinin, GSM işletmecisine tahsis edilmiş frekans bandı
kullanılarak baz istasyonlarında kablosuz bir altyapı sayesinde toplanması ve bu
trafiğin uzak mesafelere kablolu veya kablosuz transmisyon altyapıları
kullanılarak iletilmesi söz konusudur. GSM hizmetlerinde kullanılan şebekelerin
03-81/970-399
6
başlıca bileşenlerini; baz istasyonları (BTS), baz istasyonu kontrol istasyonları
(BSC) ve GSM santralleri (MSC) oluşturmaktadır. Alıcı ve göndericinin bulunduğu
telekomünikasyon şebekesine bağlı olarak, haberleşme süreci, bir GSM şebekesi
içinde veya iki GSM şebekesi arasında veya bir GSM şebekesi ile kablolu bir
şebeke arasında gerçekleşebilmektedir. Şebekeler arasındaki irtibat ise
arabağlantı devresi adı verilen transmisyon altyapıları ile sağlanmaktadır.
Herhangi bir yerel kullanıcıya telekomünikasyon hizmeti sunulabilmesi için,
şebekenin o kullanıcıya kablolu veya kablosuz bir altyapı ile irtibatının
sağlanması gerekir. Kablolu şebekelerde bu erişim kullanıcının bulunduğu yere
kablo çekilmesi ile sağlanırken, GSM gibi kablosuz hizmetlerde ise erişim,
kullanıcının bulunduğu bölgeye hizmet etmek üzere bir alıcı/verici (baz istasyonu)
yerleştirilmesiyle sağlanır. Bu işlem telekomünikasyon sektöründe "kapsamaya
alma" olarak tanımlanmaktadır.
GSM hizmetleri piyasası için ülke çapında faaliyet göstermek üzere kurulacak
teşebbüslerin sayısı mevcut frekans kaynağıyla sınırlıdır. Diğer taraftan, faaliyet
için Türkiye çapında bir şebeke kurulmasının gerekmesi ve başlangıç yatırım
maliyetinin büyük olması nedeniyle ortaya çıkan dağılımda etkinlik endişesiyle,
faaliyet izni verilen işletmeci sayısının frekans bandı olanaklarının da altında
olduğu görülmektedir.
H.3.1. İlgili Ürün Pazarı
GSM hizmetlerinin diğer telekomünikasyon hizmetleri ile aynı pazarda olup
olmadığı ve GSM hizmetlerinin altpazarlara ayrılıp ayrılamayacağı konularının
açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
GSM hizmetleri açısından bakıldığında, GSM teknolojisinin hareket halinde iken
kullanılabilmesi sayesinde mekan sınırlaması olmaksızın her türlü kişisel iletişim
olanağının 24 saat boyunca erişilebilir olduğu ve bu hizmetlerin sosyal ve
profesyonel hayatta birçok kolaylık sağladığı görülmektedir. GSM şebekeleri
üzerinden verilen en önemli hizmet mobil telefon hizmetidir. Mobil telefon
hizmetini de içeren GSM hizmetleri, sabit telefon hatları üzerinden sesli iletişim
(PSTN) hizmetinden çok daha geniş kapsamlıdır. Bu nedenle, bu iki şebeke
üzerinden de verilebilen sesli iletişimde ise PSTN'in mekan ile sınırlı olduğu göz
önüne alındığında, söz konusu hizmetlerin birbirinin yerine geçebilmesi oldukça
güç görülmektedir. Bu iki hizmet türünün daha çok birbirini tamamlaması söz
konusu olabilir.
Genelde her birey evinde bir sabit telefon sahibi iken, bunlardan ekonomik gücü
yeterli olanlar ev dışında kullanmak üzere mobil telefon sahibi de olmaktadır.
Aynı durum işyerlerinde, ofis içinde ve dışında işleri yürütebilmek amacıyla hem
sabit telefon hem de mobil telefonun kullanılması şeklinde gerçekleşmektedir.
Bunun dışında, yaşanılan ortamda (hanede) bulunan bir kablolu telefon ile orada
yaşayanların iletişim ihtiyacı sağlanabilirken, cep telefonlarının ortamdan
(kablodan) bağımsızlığı nedeniyle hane halkını oluşturan bireylerin tamamının
cep telefonuna sahip olabildikleri görülmektedir.
Bu bilgiler ışığında, büyük oranda farklı nitelik taşıyan ve farklı amaç ve
ihtiyaçlara yönelik olan sabit telefon hizmetleri ile mobil telefon hizmetlerinin
03-81/970-399
7
ikame edilemeyeceği, dolayısıyla söz konusu hizmetlerin aynı pazar içinde yer
almasının mümkün olmadığı anlaşılmaktadır.
Bazı durumlarda GSM hizmetleri; GSM altyapı hizmetleri ve bunların üzerinden
son kullanıcıya sunulan hizmetler olarak ikiye ayrılabilmektedir. Hiyerarşik açıdan
GSM altyapı hizmetleri, GSM hizmetleri için kullanılan başlıca hammaddenin
sağlandığı üst pazarı oluştururken; GSM hizmetleri, GSM altyapı hizmetlerinin
dışındaki diğer pazarlardan sağlanan girdilerin de bir araya getirilerek oluşturulup
son kullanıcıya sunulduğu alt pazarı teşkil etmektedir. Ancak bu dosya konusu
işlemin değerlendirilmesi açısından böyle bir ayrıma ihtiyaç duyulmamıştır.
Öte yandan, GSM-900 ile GSM-1800 şebekeleri üzerinden sunulan
telekomünikasyon hizmetleri incelendiğinde, tüketici açısından bu hizmetlerin bir
farklılık taşımadığı, aynı türde ve çeşitte hizmetlerin iki şebeke üzerinden de
sağlanabildiği görülmektedir. Tek fark GSM-1800’de kullanılacak telefon
cihazlarının "dual band" denilen ve her iki şebekeden gelen sinyalleri alabilen
teknolojiye sahip olmasıdır. Ancak, zaten piyasada bu telefonların bir süredir
satılıyor olması nedeniyle tüketici açısından durum değişmemektedir. Dolayısıyla,
GSM-900 ve GSM-1800’den sunulan hizmetler, uyumlu cihaza sahip olunması
koşuluyla tam olarak aynı türde ihtiyaçları sağlamaya yönelik olduğundan birbirini
tam olarak ikame edebilen hizmetlerdir.
Ayrıca, GSM altyapıları üzerinden, ses iletimi dışında SMS (Short Message
Service), GPRS (General Packet Radio Service), WAP (Wireless Application
Protocol) gibi farklı hizmetler de sunulabilmektedir. Kullanıcı grupları açısından
da; bireysel ve kurumsal kullanıcı ayrımı yapılabilmekte, ayrı gruplar için farklı
fiyat tarifeleri sunulabilmektedir. Ancak Türkiye’de kullanıcı grupları açısından
ayrı bir pazar tanımlanmasına yol açacak bir farklılaşma belirginleşmemektedir.
Dolayısıyla, bu hizmetlerin hepsinin piyasada faaliyet gösteren diğer teşebbüsler
tarafından da verilmesi ve birleşmenin bütün altyapı ve hizmetleri kapsaması
nedeniyle, bu hizmetlerin hiçbirinin farklı bir ürün pazarı olarak değerlendirilmesi
gerekmemektedir.
Sonuç olarak, birleşmenin bütün GSM altyapısını, bu altyapı üzerinden sunulan
tüm hizmetleri ve tüm kullanıcı gruplarını kapsaması nedeniyle, ilgili ürün pazarı
"GSM hizmetleri" pazarı olarak tanımlanmıştır.
H.3.2. İlgili Coğrafi Pazar
GSM hizmetlerinin sunulmasında kullanılacak frekans bandı tahsisinin Türkiye
Cumhuriyeti sınırları dahilinde yapılması, GSM işletmecilerinin imzaladıkları
imtiyaz sözleşmelerinde belirlenen süre sonunda tüm ülkeyi kapsama alanına
alma zorunluluğu bulunması, Türkiye sınırları içinde de ilgili pazar açısından
rekabet koşullarının farklılık arz ettiği ayrı bölgeler söz konusu olmaması
nedeniyle, ilgili coğrafi pazar "Türkiye Cumhuriyeti sınırları" olarak kabul
edilmiştir.
H.4. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
Bildirim formundan ve taraflardan elde edilen bilgiler çerçevesinde, işlemin
taraflarınca kurulan TTI’ya İŞ-TİM ve AYCELL’in TTK'nın 451. maddesi uyarınca
tasfiyesiz infisah yoluyla hak ve borçlarının devredileceği anlaşılmaktadır. Daha
03-81/970-399
8
önce de değinildiği gibi, halihazırda kurulmuş olmakla birlikte henüz AYCELL ve
İŞ-TİM’in hak ve borçları bu şirkete devredilmemiştir. Bu çerçevede, tarafların
bildirim formunda İŞ-TİM ve AYCELL’in TTI’ya yönelik irade beyanları dışında, bu
devrin nasıl gerçekleştirileceğine yönelik başka bir anlaşma bulunmamaktadır. Bu
nedenle, söz konusu devrin bildirim formunda ifade edildiği şekilde gerçekleşmesi
şartıyla, bu işlem 1997/1 sayılı Tebliğ'in 2(a) maddesi anlamında bağımsız iki
teşebbüsün birleşmesi olarak değerlendirilmiştir.
Ancak, dosya mevcudu bilgilerden, Telekomünikasyon Kurulu tarafından söz
konusu birleşme işleminin usul ve esaslarını düzenlemek amacıyla hazırlanan
yönetmelik taslağının yürürlüğe girmesini müteakiben, işlemin taraflarının
birleşme tarihini belirleyecekleri ve birleşme sözleşmesini hazırlayarak tasfiyesiz
fesih işlemini başlatacakları öğrenilmiştir. Dolayısıyla, birleşme işleminin
tasfiyesiz feshin sonuçlandırılmasından sonra gerçekleşeceği görülmektedir.
Yukarıda ifade edilen nedenlerden dolayı, henüz bu devir işlemi
gerçekleşmediğinden, TTI ilgili ürün pazarında faaliyet gösteren iki teşebbüsün
bir araya gelerek kurmuş oldukları bir ortak girişim görünümündedir. Bu birleşme
sürecinde, taraflar veya Telekomünikasyon Kurumu tarafından herhangi bir
değişiklik öngörülmesi durumunda, 1997/1 sayılı Tebliğ'in 2. maddesi
kapsamında işlemin niteliği de değişebilecektir. Bu nedenle, dosya çerçevesinde
verilecek izin, AYCELL ve İŞ-TİM’in TTI bünyesinde birleşmelerine yönelik
olacağından, böyle bir birleşmenin gerçekleşmemesi durumunda, TTAŞ, TIM
International N.V. ve İş Bankası kontrolünde bir ortak girişim niteliğinde bulunan
TTI’nın durumunun, 4054 sayılı Kanun'un 4. ya da 7. maddeleri uyarınca yeniden
incelenmesi gerekecektir.
1997/1 sayılı Tebliğ'in 1998/2 sayılı Tebliğ ile değişik 4. maddesi, uyarınca bu
Tebliğ'in 2. maddesinde belirtilen bir birleşme veya devralma sonucunda
birleşmeyi veya devralmayı gerçekleştiren teşebbüslerin, ülkenin tamamında
veya bir bölümünde ilgili ürün piyasasında, toplam pazar paylarının, piyasanın
%25’ini aşması halinde veya bu oranı aşmasa bile toplam cirolarının yirmi beş
trilyon Türk Lirasını aşması halinde Rekabet Kurulundan izin almaları
gerekmektedir.
Bilindiği üzere GSM sektöründe gerçekleşecek bu birleşme öncesinde, 4
teşebbüs, Telekomünikasyon Kurumu ile imzaladıkları İmtiyaz Sözleşmeleri
çerçevesinde faaliyet göstermektedir. Bu teşebbüslerin Haziran 2003 itibarıyla
abone sayısı göz önüne alınarak hesaplanan pazar paylarına göre; Turkcell %…;
Telsim %…., İŞ-TİM %….. ve AYCELL %…. pazar payına sahiptir. Dolayısıyla,
İŞ-TİM ve AYCELL’i bünyesine alacak olan TTI'nın pazar payı yaklaşık %13
olacaktır.
Ciro açısından hesaplanan pazar paylarına göre ise; Turkcell %…..; Telsim %….,
İŞ-TİM %…. ve AYCELL %…. pazar payına sahiptir.
Pazarda faaliyet gösteren teşebbüslerin ciroları açısından, TTI’nın pazar payının
yaklaşık %4 olacağı görülmektedir. Bu nedenle, pazar payı açısından söz konusu
işlem 1997/1 sayılı Tebliğ'de yer alan %25’lik pazar payı eşiğinin altında
kalmaktadır
03-81/970-399
9
Ancak, tarafların belirlenen ilgili ürün pazarındaki ciroları toplamının 2002 yılı
sonu itibarıyla 157.908.086.000.000 TL. olduğu tespit edildiğinden, bildirim
konusu işlem taraflarının ilgili ürün pazarındaki toplam ciroları açısından 1997/1
sayılı Tebliğ kapsamında izne tabi bir birleşme işlemidir.
4054 sayılı Kanun'un 7. maddesi “bir ya da birden fazla teşebbüsün hakim durum
yaratmaya veya hakim durumlarını daha da güçlendirmeye yönelik olarak,
ülkenin bütünü yahut bir kısmında herhangi bir mal veya hizmet piyasasındaki
rekabetin önemli ölçüde azaltılması sonucunu doğuracak şekilde birleşmeleri
veya herhangi bir teşebbüsün ya da kişinin diğer bir teşebbüsün mal varlığını
yahut ortaklık paylarının tümünü veya bir kısmını ya da kendisine yönetimde hak
sahibi olma yetkisi veren araçları, miras yoluyla iktisap durumu hariç olmak
üzere, devralması hukuka aykırı ve yasaktır” demek suretiyle bir birleşme veya
devralmanın yasaklanabilmesi için bir hakim durum yaratılması veya mevcut bir
hakim durumun güçlendirilerek rekabetin önemli ölçüde azaltılması kriterini
getirmektedir.
Bu çerçevede, birleşme sonrası oluşacak TTI’nın yukarıda yer verilen ciro ve
abone sayıları üzerinden hesaplanan pazar payı açısından rakiplerinin çok
gerisinde kaldığı görülmektedir. Turkcell abone sayısına göre %….. ve ciroya
göre %….’lik pazar payı ile pazarda lider konumunda bulunmakta, onu abone
sayısına göre %….. ve pazar payına göre %…..’lik pazar payıyla Telsim takip
etmektedir. Bu durum, Turkcell ve Telsim’in piyasaya yaklaşık dokuz yıl önce
girmiş olmaları nedeniyle elde etmiş oldukları “ilk girenin avantajları”ndan ve
Türkiye çapında kapsama alanına ulaşmış bulunmalarından kaynaklanmaktadır.
Buna karşılık, taraflardan elde edilen bilgilerden, Kasım 2003 itibarıyla
AYCELL’in toplam nüfusun %…..’lik bölümünü, İŞ-TİM’in ise %…..’lük bölümünü
kapsama altına aldığı, birleşmeden sonra ise ilk etapta yapılacak saha
kaydırmalarıyla toplam nüfusun %…..’ünün yeni şirket tarafından kapsama
alanına alınacağının öngörüldüğü öğrenilmiştir. Nüfusu 10.000’in altındaki
yerleşim birimleri hesaba katılmadığında, %…...’lik bir kapsama alanına
ulaşılacağı, dolayısıyla birleşme ile birlikte kısa sürede TTI’nın yapılacak saha
kaydırmalarıyla kapsama alanı sorununu aşacağı ifade edilmiştir.
Yukarıda yer verilen açıklamalar ışığında, dosya konusu birleşme işlemi
sonucunda, GSM hizmetleri pazarında bir hakim durum yaratılmasının veya
mevcut bir hakim durumun güçlendirilmesinin söz konusu olmadığı anlaşılmıştır.
Bu konuda, işleme ilişkin tarafların sağlayıcıları ve rakipleri ile raportörlerce
yapılan görüşmeler çerçevesinde, altyapı sağlayıcısı olan Siemens Sanayi ve
Ticaret A.Ş. yetkilisi birleşmenin tarafların bu alandaki faaliyetlerini sürdürmesi
açısından önemli olduğunu, birleşmenin gerçekleşmemesinin tarafların pazarda
kalmalarını zorlaştıracağını ifade etmiştir.
Bununla birlikte, işlemin taraflarından birisinin sabit telefon şebekesi ve sabit
telefon hizmetleri başta olmak üzere bazı telekomünikasyon hizmetleri
piyasalarında hukuki ve doğal tekel konumunda bulunan TTAŞ olması ve 2003
yılı sonunda başlayacak serbestleşme sonrasında da bu piyasalarda sahip
olduğu altyapı nedeniyle doğal tekel konumunu sürdürecek olması, birtakım
endişeleri de beraberinde getirmektedir. Oluşacak yeni yapının kısa sürede
03-81/970-399
10
kapsama alanı sorununu çözüp, tüketicilere diğer işletmecilerin sunduğu
hizmetlere eşdeğer hizmet sunabilecek konuma geleceği dikkate alındığında,
TTAŞ’ın hakim durumda bulunduğu piyasalardaki (kiralık hatlar, sabit telefon
şebekesinde çağrı sonlama vb.) gücünü GSM hizmetleri pazarında kullanmasının
ya da TTI’ya sağlanan hizmetlerde diğer operatörlere sağladığı şartlardan farklı
ve ayrımcı şartlar uygulamasının kolaylaşacağı görülmektedir. Bu konuda hem
TTAŞ hem de AYCELL ile ilgili Kurumumuza çeşitli şikayetler de gelmiştir.
GSM operatörleri, TTAŞ’tan yürürlükteki mevzuat çerçevesinde kiralık hat (yurtiçi
ve yurtdışı bağlantıları), arabağlantı (ulusal ve uluslararası) ve altyapı tesisleri
(GSM şebeke elemanları için yer kirası, kule kullanımı, enerji, klimatizasyon)
hizmetlerini almaktadırlar. Sabit telefon şebekesi ve telekomünikasyon
altyapısına yıllarca sahip olmaktan kaynaklanan güçlü konumları nedeniyle
yerleşik telekom operatörlerinin telekomünikasyon sektörünün GSM hizmetleri
pazarı gibi diğer alanlarında faaliyette bulunmaları rekabet ile ilgili endişeleri de
beraberinde getirmektedir. Çünkü bu hizmetleri sunan işletmeciler kiralık hatlar,
kuleler, santraller gibi bazı altyapı hizmetlerinin sağlanması bakımından yerleşik
operatöre bağımlı durumdadırlar. Bu nedenle, yerleşik operatörlerin zaman
zaman sabit telefon hizmetlerinde ve telekomünikasyon altyapısı alanlarında
sahip oldukları gücü, diğer telekomünikasyon hizmetleri pazarlarında rekabeti
bozacak şekilde kötüye kullanabildikleri görülmektedir.
Bu çerçevede, ilgili ürün pazarının lideri konumunda olan Turkcell yetkilileri TTAŞ
ile TTI arasındaki ortaklık ilişkisinden kaynaklanabilecek bazı endişeleri ifade
etmişler, AYCELL’in sermayesiyle orantısız bir biçimde davrandığını, örneğin
kamu kurumlarıyla uzun dönemli VPN sözleşmeleri imzaladığını vurgulamışlardır.
Özellikle TTAŞ’tan sağlanan hizmetlerde (TTAŞ’ın santral sahalarında kurulan
baz istasyonları vb.) önceliğin TTI’ya verilmesi, hizmetlerin kalitesinin eşit
sunulmaması, bu hizmetlerin fiyatlandırılması ve sabit telefon hizmetleri ile mobil
telefon hizmetlerinin bir paket halinde sunulması gibi GSM hizmetleri pazarında
rekabeti bozabilecek türde davranışlara başvurulabileceği dile getirilmiştir.
Telsim yetkilileri ise birleşmenin gerçekleşme şeklinden duydukları rahatsızlıkları
dile getirmişler, bu birleşmenin serbest bir şekilde gerçekleşmediğini, devlet
müdahalesi sonucunda ortaya çıktığını ifade etmişlerdir.
Rakipler tarafından dile getirilen bu endişeler de göz önünde bulundurularak, ilgili
birleşme işlemi Kanun'un 7. maddesi çerçevesinde ele alındığında, bu birleşme
sonucunda TTI’nın GSM hizmetleri pazarında hakim duruma gelmesi söz konusu
olmadığından ya da bu birleşme sonucunda tarafların veya TTAŞ’ın sahip olduğu
hakim durumun güçlendirilmesi ihtimali olmaması nedeniyle, bu birleşme işlemi
için bu aşamada yukarıdaki endişelere yönelik olarak herhangi bir koşul
getirilmesine gerek bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
I- SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre;
GSM mobil telekomünikasyon hizmetleri piyasasında faaliyet gösteren İŞ-TİM ve
AYCELL’in bu teşebbüslerin hissedarları tarafından kurulan TTI İletişim ve
Haberleşme Hizmetleri A.Ş. çatısı altında birleşmelerinin, tarafların ilgili ürün ve
03-81/970-399
11
coğrafi pazardaki toplam ciroları ve pazar paylarının 1997/1 sayılı Rekabet
Kurulundan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ’in
değişik 4. maddesinde belirtilen eşikler bakımından değerlendirilmesi sonucunda,
toplam ciro eşiğinin aşılması nedeniyle bildirim konusu işlemin izne tabi bir
devralma olduğuna; bununla birlikte, bu işlemin aynı Kanun'un 7. maddesi
anlamında hakim durum yaratan veya mevcut bir hakim durumu güçlendiren ve
bunun sonucunda ülkenin bütünü yahut bir kısmında ilgili piyasalardaki rekabetin
önemli ölçüde azaltılması sonucunu doğuran nitelikte olmadığına, dolayısıyla
bildirim konusu birleşmeye izin verilmesine OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy