REKABET KURUMU
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2003-3-117 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 04-22/231-48
Karar Tarihi : 25.3.2004
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Mustafa PARLAK
Üyeler :Tuncay SONGÖR, A. Ersan GÖKMEN, R. Müfit
SONBAY, Murat GENCER, Prof. Dr. Zühtü AYTAÇ,
Rıfkı ÜNAL, Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI, M. Sıraç
ASLAN, Süreyya ÇAKIN
B. RAPORTÖRLER: Onur Yelda YÜKSEL, Alper KARAKURT
C. ŞİKAYET EDEN : (isimlerin gizli tutulması talep edilmiştir).
D. HAKKINDA ÖNARAŞTIRMA YAPILAN:
Yemek Sepeti Elektronik İletişim Tanıtım Pazarlama
Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
Cengiz Topel Cad. Doğan Apt. No: 10 Daire 3 Etiler
Beşiktaş/İstanbul
E. DOSYA KONUSU: Yemek Sepeti Elektronik İletişim Tanıtım Pazarlama
Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. (Yemek Sepeti) tarafından üye
restoranlarıyla yaptığı anlaşmalar ile bu restoranlara başka firmalarla
çalışmama yükümlülüğü getirerek 4054 sayılı Rekabetin Korunması
Hakkında Kanun’un ihlal edildiği idiası.
F. İDDİALARIN ÖZETİ: 19.9.2003 tarih ve 4526 sayılı başvuruda özetle;
…….……’nin …….…… tarihinde internet siteleri üzerinden internet
kullanıcılarının paket servisi olan restoranlara sipariş verebilmelerini sağlamak
üzere kurulduğu, ancak 3 yıl önce kurulan ve İstanbul'da aynı alanda faaliyet
gösteren tek firma olan Yemek Sepeti'nin çalıştığı restoranlarla yaptığı
anlaşmalara, başka bir firma ile çalışmayacakları konusunda bir madde
koydurmak suretiyle şikayetçinin pazara girmesine engel olduğu, böylelikle
hakim durumunu kötüye kullandığı, Yemek Sepeti'nin restoranlara, şikayetçi
ile çalışırsanız sizinle çalışmayı keseriz yönünde telkinde bulunduğu, bu
uygulamalar sonucunda şikayetçinin pazara giremediği, tüm bu uygulamaların
rekabeti sınırlayıcı anlaşma ve uyumlu eylem kapsamında olduğu ifade
edilmektedir.
G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 19.9.2003 tarih, 4526 sayı ve
7.11.2003 tarih, 5435 sayı ile intikal eden şikayet dilekçesinde yer alan
iddialar üzerine hazırlanan 21.11.2003 tarih ve 2003-3-117/BN-03-YY sayılı
04-22/231-48
2
Bilgi Notu 4.12.2003 tarih ve 03-76 sayılı Kurul toplantısında görüşülmüş ve
4054 sayılı Kanun çerçevesinde bir soruşturma açılmasına gerek olup
olmadığının belirlenmesi amacıyla, Kanun'un 40/1. maddesi uyarınca
önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir.
İlgili karar uyarınca yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 9.3.2004 tarih ve
2003-3-117/ÖA-04-YY sayılı Önaraştırma Raporu 15.3.2004 tarih,
REK.0.07.00.00/60 sayılı Başkanlık önergesi ile 04-22 sayılı Kurul toplantısında
görüşülerek karara bağlanmıştır.
H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: Raporda;
1- şikayet başvurusuna konu iddialar hakkında,
- şikayetçinin pazara girmeye çalıştığı dönemde Yemek Sepeti'nin
İstanbul'daki restoranlarıyla yaptığı ve münhasırlık içeren sözleşmelerinin
pazarın önemli bir kısmını kapatmaması,
- yapılan yerinde incelemelerde ve restoranlardan alınan bilgilerde Yemek
Sepeti'nin restoranların aynı alanda faaliyet gösteren ikinci bir teşebbüsten
hizmet almalarını engellemeye yönelik bir tutum ya da davranış içine
girdiğine dair herhangi bir bulguya rastlanmaması,
- bunların sonucunda Yemek Sepeti'nin rakip teşebbüslerin pazara
girmelerini engellemeye yönelik bir kötüye kullanma fiili içinde olmadığı
gerekçeleriyle soruşturma açılmasına gerek olmadığı
bununla birlikte;
2- Yemek Sepeti'nin kuracağı münhasır sistemin 4054 sayılı Kanun’un 5.
maddesinde düzenlenen koşullarla bağdaşmaz etkilere sahip olması
nedeniyle;
- münhasırlık içeren yeni taslak sözleşmelerin 2002/2 sayılı Dikey
Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nin tanıdığı grup muafiyetinden
yararlanamayacağı,
- bu sözleşmelerin, sözleşmelerden restoranın Yemek Sepeti'nin internet
sitesi dışındaki bir internet sitesini kullanarak üçüncü kişi ya da
kuruluşlardan hiçbir şekilde ürün siparişi alamayacakları yönündeki
hükmün çıkarılması halinde 2002/2 sayılı Tebliğ çerçevesinde grup
muafiyetinden yararlanabilecekleri,
- kurulacak münhasır sistemin halihazırda bir parçasını oluşturan ve 2002/2
sayılı Tebliğ bağlamında grup muafiyetinden yararlanan mevcut münhasır
anlaşmalardan, aynı Tebliğ’in 6. maddesi uyarınca grup muafiyetinin geri
alınması gerektiği,
- bu çerçevede Yemek Sepeti'nin yazılı ve/veya sözlü görüşünün alınması
gerektiği,
- Yemek Sepeti’nin “fiili münhasırlık yaratmaya yönelik olası
uygulamaları”nın da 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal edecek
olması nedeniyle yasaklanması gerektiği
ifade edilmektedir.
04-22/231-48
3
İ. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. Yemek Sepeti Elektronik İletişim Tanıtım Pazarlama Gıda Sanayi ve
Ticaret Limited Şirketi (Yemek Sepeti)
Yemek Sepeti 13.9.2000 tarihinde Yemek Sepeti Gıda Ticareti Limited Şirketi
ticaret unvanı ile üç ortaklı bir şirket olarak kurulmuştur. Şirketin ünvanı,
24.04.2002 tarihinde tescil edilen tadil mukavelesiyle Yemek Sepeti Elektronik
İletişim Tanıtım Pazarlama Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olarak
değiştirilirken, 29.7.2002 tarihinde şirkete iki ortak daha dahil olmuştur.
Şirketin halihazırdaki ortaklık yapısına Tablo-1'de yer verilmiştir.
Tablo-1: Yemek Sepeti Ortaklık Yapısı
Pay Sahibi Pay Tutarı (TL) Pay Oranı (%)
Nevzat Aydın 4.000.000.000 33,33
Melih Ödemiş 4.000.000.000 33,33
Cem Nufisi 2.400.000.000 20,00
Gökhan Akan 800.000.000 6,67
Timuçin Bilgör 800.000.000 6,67
Toplam 12.000.000.000 100,00
Yemek Sepeti'nin İştigal konuları arasında, her çeşit pastane ve restoranlar ile
anlaşmalar yaparak bunların yemek ürünlerinin her türlü ortamda
pazarlamasını ve satışını yapmak, anlaşma yaptığı bu restoranların her türlü
ortamda reklam ve tanıtım hizmetlerini yapmak, mal ve hizmetlerin online
ortamlarda (world wide web, internet, internet tv, interaktif tv vb.) tanıtım
pazarlama ve satışına yönelik her türlü tasarım, kuruluş, geliştirme ve
bilgilendirme faaliyetlerinde bulunmak gibi konular yer almaktadır.
I.2. İlgili Pazar
I.2.1. İlgili Ürün Pazarı
Şikayet başvurusuna konu iddialar bakımından ilgili ürün pazarının tanımı
yapılırken başlangıç noktasını online paket servisi hizmetleri oluşturmaktadır.
Bu çerçevede söz konusu hizmetlerin başka hangi tür hizmetlerle ikame
edilebileceği değerlendirilmiştir.
Online yemek siparişi hizmetleri, doğrudan fiziksel olarak paket servisi hizmeti
verilmesini içermeyen, temel olarak yemek siparişi vermek isteyen
kullanıcılar/müşteriler ile paket servisi olan restoranları aynı ortamda
buluşturan, diğer bir deyişle kullanıcıların internet üzerinden sipariş
verebilmelerini, restoranların ise internet üzerinden sipariş alabilmelerini
sağlayan bir aracılık hizmeti niteliğindedir. Hizmetin, hizmeti veren firma ile
kullanıcılar arasındaki ilişkiler ile hizmeti veren firma ile restoranlar arasındaki
ilişkiler olmak üzere iki farklı açılımı bulunmaktadır. Söz konusu hizmet aynı
anda hem kullanıcılara hem de restoranlara sunulmakla birlikte, aldığı
hizmetin karşılığını ödeyen grup restoranlardır. Bu nedenle söz konusu
hizmetin başka hangi tür hizmetlerle ikame edilebileceğinin
değerlendirilmesinde konunun öncelikle restoranların bakış açısıyla ele
alınması gerekmektedir.
04-22/231-48
4
Restoranların yemek siparişi almak üzere kullandıkları yöntemler geleneksel
yöntem olarak nitelendirilebilecek telefonla sipariş alma, bireysel internet sitesi
üzerinden sipariş alma ve son olarak online yemek siparişi veren bir portal
üzerinden sipariş alma şeklinde üç başlık altında incelenmiştir. Bir portal
aracılığıyla yemek siparişi almanın, telefonla yemek siparişi almaktan ayıran
bazı farklılıklar ve avantajlar bulunmaktadır. Bunlar aşağıda özetlenmiştir:
- Restoranlar müşterilerine promosyon ve indirimlerini çok daha kolay
bildirme imkanı bulmaktadırlar.
- Çok daha verimli ve düzgün bir sipariş alma mekanizması sonucunda
müşteri memnuniyetlerini artırabilmektedirler.
- Müşteri tercihlerine ve tüketim trendlerine ulaşma imkanına
kavuşabilmektedirler.
- Müşterilerinden geri bildirim alabilmektedirler.
- Satış bilgilerine kolaylıkla ulaşabilmektedirler.
- Daha az yoğun saatlerde yapılan promosyonlarla işgücünü ve mutfağı
daha verimli kullanabilmektedirler.
Restoranların internet üzerinden sipariş alabilmelerini sağlayan online yemek
siparişi hizmetlerini bireysel internet siteleri üzerinden sipariş almaktan
ayrıştıran özelliklerden biri ise restoranların kendi internet sitelerini oluşturmak
üzere altyapı, teknoloji ve yazılımlarını satın almalarını ve bunları kendi
bünyelerinde bulundurmalarını gerektirmemesidir. Sayılan bu avantajlarının
yanı sıra online paket servisi hizmetlerini, telefon aracılığıyla verilen
geleneksel paket servisinden ya da bir restoranın kendi web sitesini açarak
internet üzerinden sipariş almasından nitelik olarak ayıran temel nokta bu
hizmetin yüzlerce restoranı ve binlerce menü seçeneğini binlerce kullanıcıyla
aynı ortamda buluşturabilmesidir. Bu çerçevede sistemin restoranlar
açısından getirdiği en önemli avantaj bir restoranı telefonla arayıp sipariş
verecek ya da restoranın bireysel internet sitesine girecek muhtemel müşteri
sayısı ile bir çok restoranın bulunduğu bir siteye girerek sipariş verecek
müşteri sayısı arasındaki farktan kaynaklanmakta, diğer bir deyişle sistem
restoranları çok daha büyük bir potansiyel müşteri kitlesiyle karşı karşıya
getirmektedir. Bununla bağlantılı olarak restoranlar, hem internet ortamında
tanıtımlarını ve reklamlarını yapabilmekte, hem de bireysel internet siteleri
üzerinden ya da telefonla hitap edebileceklerinden çok daha büyük bir müşteri
kitlesine çok daha kolay ve düşük maliyetle hitap etme olanağına
kavuşmaktadırlar.
Yukarıda belirtilenler ışığında, söz konusu hizmetin ağ etkisi yaratma
özelliğinin bulunduğunu belirtmek gerekmektedir. Ağ etkisi, bir malın değerinin
aynı mala sahip olanların sayısı tarafından etkilendiği durumdur. Müşterilerin
sitede bulunan restoranların sayısı arttıkça siteyi kullanmayı, restoranların ise
siteye kayıtlı müşteri sayısı ile siteye üye özellikle marka restoran sayısı
arttıkça sitenin sağladığı hizmet karşılığında daha fazla ücret ödemeye razı
olacakları dikkate alındığında online yemek siparişi hizmetlerinin ağ etkilerine
açık olduğu anlaşılmaktadır. Söz konusu hizmeti restoranlar açısından
farklılaştıran da bu ağ etkisidir. Restoran aldığı bu hizmet karşılığında ağ
04-22/231-48
5
etkisinden yararlandığı ölçüde, diğer bir deyişle sitenin kendisine yarattığı
satış tutarının belli bir oranı kadar ödemede bulunmaktadır.
Online yemek siparişi hizmetlerinden yararlanmakla birlikte bu hizmet
karşılığında herhangi bir ödemede bulunmayan kullanıcıların/müşterilerin söz
konusu hizmete yönelik algılamalarını telefonla sipariş vermeye göre
farklılaştıran unsurlar da bulunmaktadır. Bunlardan ilki hizmetin niteliği gereği
çok sayıda restoran ve menü seçeneğini aynı anda müşteriye sunabilmesidir.
Bu durum müşterinin seçme özgürlüğünü artırdığı gibi, araştırma,
karşılaştırma ve seçme maliyetlerini düşürerek müşterinin satın alma sürecine
etki etmekte, bilginin "bir tık" uzaklıkta olması müşterinin satın alma sürecini
çok daha kolaylaştırmakta ve etkinleştirmektedir. Bunun dışında sistemin
kullanıcılara sağladığı avantajlara aşağıda yer verilmiştir:
- Site üzerinden menü seçeneklerini resimli olarak görebilme, tüm
restoranların en son menülerine, fiyatlarına ve uyguladıkları promosyon ve
indirimlere, hangi saatlerde açık olduklarına ve hangi saatlerde paket
servisi hizmeti verdiklerine ilişkin bilgilere en güncel haliyle ulaşma ve
bunları karşılaştırma imkanı,
- kişiselleştirilmiş bilgi ile restoran ve yemek seçiminin çok daha kolay
yapılması,
- her müşterinin favori restoran ve menülerine kolayca ulaşabilmesi,
- favori restoran ve menüleri listeleyebilme, bunun sonucunda favori
menülerin kolaylıkla tekrarlanabilmesi ve çok daha hızlı sipariş
verilebilmesi,
- restoran ya da site tarafından yapılan promosyonlar ya da fiyat indirimleri
sonucunda daha ucuza yemek yeme olanağına kavuşulabilmesi,
- istenilen şekilde arama yapılabilmesi,
- sitenin sağladığı indirimlerden yararlanmak, çeşitli puanlar ve bu puanlar
sonucunda hediyeler kazanmak,
- ileri bir saate ya da tarihe sipariş verebilmek,
- yeni hizmetlerden ve genişleyen restoran ağından anında haberdar olmak.
Sonuç olarak online paket servisi hizmeti çok sayıda müşterinin paket servis
hizmeti veren çok sayıda restoranla internet aracılığıyla karşı karşıya
gelmelerini sağlamaya yönelik bir platform oluşturmakta ve bu platform
sayesinde anılan iki grup arasında bir anlamda aracılık yapma işlevi
görmektedir. Yukarıda yapılan açıklamalar ve şikayet başvurusuna konu
iddialar çerçevesinde ilgili ürün pazarı "online paket servisi hizmetleri pazarı"
olarak tespit edilmiştir.
I.2.2. İlgili Coğrafi Pazar
Internetin coğrafi sınırlarının olmaması tüm e-ticaretin küresel pazarda
gerçekleştirildiği anlamına gelmemektedir. Örneğin bazı ürünler bakımından
teslimat zorlukları, dağıtım maliyetleri gibi engeller e-ticaretle birlikte teoride
sınırsız olması gereken coğrafi pazar genişliğine kısıtlar getirmektedir.
Sipariş edilen bir yemeğin çok kısa sürede müşteriye ulaştırılması gerekliliği
nedeniyle paket servisi müşteri ile restoran arasında mekansal bir bağımlılık
04-22/231-48
6
ilişkisi kurmaktadır. Online paket servisi hizmetleri teorik olarak ele alındığında
Türkiye'nin her yerindeki restoran ve kullanıcılara sunulabilecek hizmetlerdir.
Buna karşın halihazırda pazardaki firmaların Türkiye genelinde sadece
İstanbul ve Ankara’daki kullanıcı ve restoranlara hizmet verdikleri
görülmektedir. Herhangi bir ilde bu hizmetleri vermenin ekonomikliği o ilde site
üzerinden yapılan işlem sayısıyla doğrudan ilişkilidir. Bu çerçevede online
paket servisi hizmetlerinin model olarak küçük bölge ve yörelerde
uygulanmaya elverişsiz olduğu sektör yetkilileri tarafından ifade edilmiş,
mevcut durum bakımından bu hizmetin verilebileceği illerin büyük şehirler
olduğu, bu illerin sayısının ise 5 ya da 20 il ile sınırlı olduğu belirtilmiştir.
Bu durumun ortaya çıkmasında, küçük il ya da yörelerde sistemden
yararlanacak kullanıcı sayısının düşüklüğü, internet penetrasyonunun büyük
şehirlere göre çok daha düşük seviyelerde olması, bu tür yörelerdeki
restoranların pazarlama, tanıtım, reklam gibi faaliyetlere çok fazla önem
vermemeleri ve kaynak ayırmamaları etkili olmaktadır. Bu tür unsurların
etkisiyle söz konusu hizmet halihazırda sadece İstanbul ve Ankara illerinde
verilmektedir. Bununla birlikte Yemek Sepeti İzmir başta olmak üzere Bursa
ve Antalya gibi diğer büyük şehirlerde de faaliyet göstermeyi amaçlamaktadır.
Türkiye'de gelir düzeyinin artmasına ve internet kullanım oranının
yükselmesine paralel olarak pazarın büyüyeceği ve hizmetin verildiği coğrafi
alanların genişleyeceği beklentisi bulunmaktadır.
İster ilgili ürün pazarı ister ilgili coğrafi pazar boyutunda olsun rekabet hukuku
çerçevesinde pazar tanımında incelenen olay bakımından rekabetin hangi
yönlerinin önemli olduğunun ve şikayete konu teşebbüslerin davranışlarıyla
rekabetin hangi yönünü tehdit ettiklerinin göz önünde bulundurulması çok
önemlidir. Pazar tanımı bunlardan bağımsız olarak, bu unsurlar dikkate
alınmadan yapılmamalıdır. Bu çerçevede ilgili coğrafi pazarın tespit
edilmesinde temel alınacak olan esas, doğal olarak öncelikle ilgili teşebbüsün
fiilen ticari faaliyette bulunduğu ve rekabetin kısıtlandığının iddia edildiği
bölgedir. İncelenen şikayet başvurusu çerçevesinde şikayete konu
teşebbüsün tutum ve davranışlarıyla rekabeti ihlal ettiği iddia edilen faaliyet
alanı İstanbul'dur.
Ancak ilgili coğrafi pazarın tespit edilmesinde sadece fiilen faaliyette bulunulan
bölgeyle sınırlı kalınmaz. Faaliyette bulunulan bu bölgeyle birlikte özellikle
rekabet koşulları bakımından benzerlik gösteren diğer bölgeler, ilgili coğrafi
pazar kapsamında değerlendirilmelidir. İlgili ürün pazarının tespit edilmesinde
olduğu gibi bir ürünün önemli orandaki müşterileri, aynı ürünü başka bir
bölgedeki satıcıdan aynı ya da yakın fiyatlarla temin edebiliyorlarsa, diğer bir
deyişle farklı bölgelerde faaliyet gösteren teşebbüsler tüketiciler için alternatif
bir arz kaynağı olarak ve farklı bölgelerdeki tüketiciler de teşebbüsler için
alternatif bir arz kaynağı olarak görülebiliyorsa, o takdirde bu bölgeler ilgili
coğrafi pazar kapsamına alınmalıdır.
Bu bilgiler doğrultusunda, online paket servisi hizmetleri başlangıç noktası
İstanbul alınarak değerlendirildiğinde, İstanbul'daki restoranların Türkiye'nin
başka bölgelerinde faaliyet gösteren firmalardan bu hizmeti alıp
alamayacaklarının sorgulanması gerekmektedir. Bu durum sorgulandığında,
04-22/231-48
7
İstanbul'daki bir restoranın Ankara'da ya da başka bir ilde faaliyet gösteren,
ancak İstanbul'da faal olmayan bir teşebbüsten söz konusu hizmeti almasının
mümkün olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durum ise iller arasında talep
ikamesinin bulunmadığını göstermektedir.
Konu arz ikamesi yönüyle değerlendirildiğinde ise; Ankara'da faaliyet gösteren
teşebbüsün aynı hizmetleri karlı olduğu sürece İstanbul'da da vermesinin
önünde herhangi bir engel bulunmamaktadır. Hizmeti veren firmaların sahip
oldukları teknolojik ve yazılımsal alt yapı, coğrafi olarak tüm Türkiye'ye hizmet
vermeye müsaittir. Mevcut alt yapının üzerine ilave edilecek harcamalarla
birlikte oldukça kısa sürede hizmet verilen coğrafi alan genişletilebilmektedir.
Bu yönüyle online paket servisi hizmeti pazarı, diğer ürün pazarlarına kıyasla
coğrafi arz ikamesi açısından potansiyel rekabete çok daha açıktır. Yeni bir
ilde faaliyete geçebilmek için online paket servisi hizmetleri bakımından, mal
piyasalarında olduğu gibi önemli üretim, dağıtım maliyetlerine girişilmesine
gerek bulunmamaktadır. Başka bir ilde faaliyet gösterilmesinde önemli olan
unsur o ildeki restoranlarla anlaşma yaparak belli bir restoran ağına ulaşmış
olmaktır. Coğrafi pazar tanımında, arz yönlü ikame edilebilirliğin, talep yönlü
ikame ile eşit etki doğurması durumunda göz önünde bulundurulması
gerekmektedir.
Şu anda Türkiye'de Ankara ve İstanbul dışında başka bir ilde faaliyet
gösterilmiyor olması nedeniyle, bu iki ilde faaliyet gösterenler başka bir ilden
gelecek rekabetçi tehditle karşı karşıya gelmemektedirler. Diğer taraftan
pazarın genişleyen yapısı göz önünde bulundurulduğunda, Ankara ve İstanbul
dışında bir ilde online paket siparişi pazarında başka bir firmanın faaliyet
göstermesi olasılığına ilişkin değerlendirmeler ise coğrafi arz ikamesinden
kaynaklı bir arz ikamesine değil, doğrudan potansiyel rekabet
değerlendirmesine yol açmaktadır. Potansiyel rekabet olgusu, online yemek
siparişi pazarının genişlemesi ve olgunlaşması ile birlikte gündeme gelecek
olan coğrafi genişleme ihtimaline dayalı öngörüleri içermektedir. Bu yönüyle
ilgili coğrafi pazar "Ankara ve İstanbul" olarak tespit edilmiştir.
I.3. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
Bir eylem ya da işlemin 4054 sayılı Kanun kapsamında sayılabilmesi için, aynı
Kanun’un yasaklanan davranışları düzenleyen 4. ve/veya 6. maddesinde yer
alan bir ihlale konu olması gerekmektedir. 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin
birinci fıkrası, “belirli bir mal ya da hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı
olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu
etkiyi doğuran ya da doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası
anlaşmalar, uyumlu eylemleri” yasaklamakta ve devam eden fıkra tahdidi
olmamakla birlikte yasaklanan hallere örnekler vermektedir. Aynı Kanun’un 6.
maddesinin birinci fıkrası “bir veya birden fazla teşebbüsün ülkenin bütününde
ya da bir bölümünde bir mal veya hizmet piyasasındaki hakim durumunu tek
başına yahut başkalarıyla yapacağı anlaşmalar ya da birlikte davranışlarla
kötüye kullanması”nı yasaklarken devam eden fıkrada yine tahdidi olmayan
kötüye kullanma örnekleri vermektedir.
I.3.1.Yemek Sepeti’nin Anlaşmalarının 4054 sayılı Kanun'un 4. Maddesi
Çerçevesinde Değerlendirilmesi
04-22/231-48
8
Yemek Sepeti'nde Raportörlerce yapılan yerinde incelemede İstanbul ve
Ankara'daki restoranlarıyla yaptığı anlaşmalar incelenmiş ve anlaşma
örnekleri alınmıştır. Bu inceleme sonucunda Yemek Sepeti'nin İstanbul'daki
restoranlarıyla imzalamış olduğu süresi bitmiş ya da devam etmekte olan
anlaşmaların büyük bir kısmında "Rekabet Yasağı" başlıklı bir maddenin
bulunduğu görülmüştür. Yemek Sepeti'nin Ankara'daki restoranları ile yaptığı
anlaşmalarda ise (zincir nitelikteki restoranların, İstanbul'da olan merkezleriyle
yapılan anlaşmaların çoğunlukla restoranın Türkiye'nin her yerindeki
şubelerini de kapsaması nedeniyle bunlar dışarıda bırakılmıştır) böyle bir
rekabet yasağının bulunmadığı görülmüştür.
Yemek Sepeti’nin anlaşmalarında yer alan “Rekabet Yasağı” başlıklı 5. madde
şu şekildedir:
“Restoran, Yemek Sepeti’nin internet sitesinin dışında internet sitesi
kullanarak üçüncü bir kişi ya da kuruluşlardan hiçbir şekilde ürün siparişi
alamaz. Ancak restoran, sadece kendi ürünlerini satacağı bir internet sitesi
kurabilir ve bu site üzerinden ürün siparişi alabilir. Restoran, söz konusu
sitenin kuruluşunu, sitenin çalışır hale geleceği tarihten 1 (bir) ay evvel Yemek
Sepeti’ne bildirmeyi taahhüt eder.”
Yukarıda yer verilen hükümde yer alan ve restorana yüklenen “Yemek
Sepeti’nin internet sitesinin dışında internet sitesi kullanarak üçüncü bir kişi ya
da kuruluşdan hiçbir şekilde ürün siparişi alamaz” şeklindeki yükümlülük,
literatürde “rekabet etmeme yükümlülüğü” olarak tanımlanmaktadır. Rekabet
etmeme yükümlülüğü; hizmet alıcısı olan restoranın, hizmet sağlayıcısı
Yemek Sepeti dışındaki rakip internet siteleri tarafından sağlanan hizmetin
kullanımını engelleyen yükümlülüktür. Alıcının belirli bir zaman periyodunda
ihtiyacını münhasıran tek bir sağlayıcıdan temin ettiği ya da sağlayıcının
rakiplerinden mal temin etmeme yükümlülüğü altına girdiği anlaşma şekline
ise “münhasır işlem anlaşması” ya da “tek marka anlaşması” denilmektedir.
Münhasır işlem anlaşması ve tek marka anlaşması uygulamada birbirinin
yerine kullanılabilen kavramlardır.
Söz konusu anlaşmalarda yer alan rekabet etmeme yükümlülüğü esas olarak
münhasırlık içerdiği, yani restoran ile Yemek Sepeti’nin rakiplerinin ticari ilişki
kurmasını engellediği için 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamındadır.
Bu anlaşmaların geçerlilik kazanabilmeleri için 4054 sayılı Kanun’un 5.
maddesi çerçevesinde bireysel muafiyet almış olması veya Rekabet Kurulu
tarafından kabul edilen 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti
Tebliği kapsamında olması gerekmektedir. Yemek Sepeti konuyla ilgili olarak
herhangi bir muafiyet başvurusunda bulunmadığından, yapmış olduğu
münhasır anlaşmaların 2002/2 sayılı Tebliğ kapsamında olup olmadığının
belirlenmesi gerekmektedir.
04-22/231-48
9
I.3.2. 2002/2 Sayılı Tebliğ Açısından Yemek Sepeti Anlaşmaları
Sağlayıcı ve alıcı arasında yapılan ve dikey anlaşma olarak nitelenen
anlaşmalar 2002/2 sayılı Tebliğ ile düzenlenmiştir. Tebliğin kapsam başlıklı 2.
maddesi; üretim veya dağıtım zincirinin farklı seviyelerinde faaliyet gösteren
iki ya da daha fazla teşebbüs arasında belirli mal veya hizmetlerin alımı,
satımı veya yeniden satımı amacıyla yapılan anlaşmaların anılan Tebliğ
kapsamında değerlendirileceğini ifade etmektedir. Yemek Sepeti’nin
restoranlar ile imzaladığı ve hizmet satımının konu olduğu “Hizmet
Sözleşmesi”nde, anlaşmaya taraf olan ve anlaşma konusu hizmetleri alıcıya
satan sağlayıcı Yemek Sepeti ile sağlayıcıdan hizmetleri satın alan alıcı
restoran, anlaşmanın amaçları bakımından ticari ilişkinin farklı seviyelerinde
faaliyet gösteren teşebbüslerdir. Bu yönüyle bahse konu hizmet sözleşmeleri,
2002/2 sayılı Tebliğ anlamında dikey anlaşma niteliğinde anlaşmalardır.
2002/2 sayılı Tebliğ’in “Anlaşmaları Grup Muafiyeti Kapsamı Dışına Çıkaran
Sınırlamalar” başlıklı 4. maddesinde yer verilen rekabet sınırlamalarını
içermeyen anlaşmalar grup olarak Kanun’un 4. maddesindeki yasaklamadan
muaf tutulmaktadır.
Diğer yandan Tebliğ’in “rekabet etmeme yükümlülüğü” başlıklı 5. maddesinin
(a) bendine göre, bu Tebliğ tarafından sağlanan muafiyet “Alıcıya getirilen
belirsiz süreli veya süresi beş yılı aşan rekabet etmeme yükümlülüğüne”
uygulanmayacaktır. Bir başka ifade ile alıcıya yüklenen, belirsiz süreli
olmayan ve/veya süresi 5 yılı aşmayan rekabet etmeme yükümlülükleri grup
muafiyetinden yararlanacaktır.
13.9.2000 tarihinde hukuken faaliyete geçen Yemek Sepeti, 2000 yılının Eylül
ayından başlamak üzere günümüze kadar pek çok restoran ile dönem dönem
rekabet etmeme yükümlülüğü içeren münhasır anlaşmalar imzalamıştır. Söz
konusu anlaşmaların bir kısmında bir yıllık süre zarfında geçerli olacağı
belirtilmekte, bir kısmında ise, taraflardan birinin anlaşmayı fesh edeceğine
dair diğer tarafa yazılı olarak bildirimde bulunmaması durumunda anlaşmanın
kendiliğinden 12’şer aylık müteakip sürelerle uzayacağı hükmü yer almaktadır.
Tebliğ’in 5(a) bendinin ikinci paragrafında,
“Rekabet etmeme yükümlülüğünün bu fıkrada belirtilen süreleri aşacak şekilde
zımnen yenilenebileceğinin kararlaştırılması halinde, rekabet etmeme
yükümlülüğü belirsiz süreli sayılır.” kuralı getirmiştir. Bu açıdan beş yıldan
sonraki uzatma işleminin her iki tarafın açık iradesi ile gerçekleşmesi
gerekmektedir. Yemek Sepeti’nin anlaşmalarında ise ilk 1 yıldan sonraki
12’şer aylık uzamaların, tarafların açık iradelerine gerek olmaksızın fesh-i
ihbarda bulunulmaması (zımni) ile gerçekleşeceği kayıt altına alınmıştır. Bu
yönüyle söz konusu rekabet etmeme yükümlülüğü “belirsiz süreli”dir.
2003 yılında 2002/2 sayılı Tebliğ’in uygulanmasında Rekabet Kurulu
tarafından göz önünde bulundurulacak hususları açıkça belirtmek ve böylece
Tebliğ’in teşebbüslerce yorumlanmasında doğabilecek belirsizlikleri en aza
indirgemek amacıyla çıkarılan “2002/2 Sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup
04-22/231-48
10
Muafiyeti Tebliği Uygulama Kılavuzu”nun (Uygulama Kılavuzu) 36.
paragrafında; rekabet etmeme yükümlülüğünün uygulama süresi, Tebliğ’de
öngörülen azami limiti (üst sınırı) aşana kadar rekabet etmeme
yükümlülüğünün geçerli olacağı, söz konusu azami süre aşılırsa
yükümlülüğün geçersiz olacağı ifade edilmiştir. Bu yönüyle her ne kadar
Yemek Sepeti’nin anlaşmalarının bazılarında rekabet etmeme yükümlülüğü
belirsiz süreli olsa da, genel olarak tüm anlaşmaların 2000 yılının 9. ayından
itibaren imzalanmaya başlanmış olması nedeniyle, henüz Tebliğ’in izin verdiği
5 yıllık azami süre aşılmış değildir. Bu nedenle anlaşmalarda yer alan rekabet
etmeme yükümlülükleri, 5 yıllık azami süre dolana kadar 2002/2 sayılı
Tebliğ’in öngördüğü koşulları sağlamaktadır.
Yemek Sepeti'nin anlaşmalarında, 2002/2 sayılı Tebliğ’in 4. maddesindeki
“Anlaşmaları Grup Muafiyeti Kapsamı Dışına Çıkaran Sınırlamalar” olarak
tanımlanan kısıtlamalar yer almamaktadır. Bu açıdan değerlendirildiğinde
Yemek Sepeti tarafından 2000 yılının 9. ayından itibaren akdedilmeye
başlanan, genel esasları yönüyle matbu olan ancak geçerlilik süresi
farklılaşan rekabet etmeme yükümlülüğü içeren münhasır anlaşmalar
halihazırda 2002/2 sayılı Tebliğ kapsamında grup muafiyetinden
yararlanmaktadır.
I.3.3.Yemek Sepeti’nin Anlaşmalarının 4054 Sayılı Kanun'un 6. Maddesi
Çerçevesinde Değerlendirilmesi
4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi bir mal ya da hizmet piyasasında hakim
durumda olan bir teşebbüsün kötüye kullanma olarak değerlendirilebilecek
anlaşma ve davranışlarını yasaklamaktadır. 4054 sayılı Kanun'un 6.
maddesinin uygulanabilmesi; (a) ilgili teşebbüsün bir ilgili ürün pazarında
hakim durumda olduğunun tespit edilmesini ve (b) söz konusu eylem ve
anlaşmaların kötüye kullanma olduğunun belirlenmesini gerektirmektedir.
Yemek Sepeti online paket servisi hizmeti pazarında % ….… pazar payı ve
….… kayıtlı kullanıcısı ile mevcut durumda önemli bir konuma sahip
bulunmaktadır. Bu yönüyle rakiplerinin Yemek Sepeti karşısındaki durumu
değerlendirildiğinde pazar payı, kayıtlı kullanıcı sayısı ve çalışılan restoran
sayıları bakımlarından rakiplerinin Yemek Sepeti karşısındaki konumlarının
oldukça zayıf olduğu anlaşılmaktadır.
Bununla birlikte hakim durum analizlerinde sahip olunan pazar payının taşıdığı
anlam ve önem pazardan pazara farklılaşabilmekte ve dikkate alınan pazar
payına da "belli bir süre"dir sahip olunması gerekmektedir. Yemek Sepeti'nin
pazar payının yüksekliği pazara ilk giren, Türkiye'de böyle bir pazarı oluşturan
ilk firma olmasından kaynaklanmaktadır. Pazar henüz çok yeni, küçük ve
yaygınlaşmamış bir pazardır. Bu çerçevede yukarıda belirtilen pazar payı
anılan hizmetlerin henüz sınırlı sayıda restorana ve Türkiye'nin coğrafi olarak
sınırlı bir alanına sunulduğu mevcut durum bakımından, potansiyel pazar
dikkate alınmaksızın hesaplanmıştır. Bunların yanı sıra Yemek Sepeti'nin
rakiplerine göre sahip olduğu güçlü konumunda, bu firmanın ilk giren firma
olarak 3 senedir faaliyet göstermesinin karşısında rakiplerinin bu alanda 7-8
04-22/231-48
11
aylık bir geçmişleri bulunan çok yeni firmalar olmalarının da etkisi
bulunmaktadır.
E-ticaretin bazı kendine has özellikleri pazara yeni girişleri kolaylaştırmaktadır.
Bu özellikler kurulum maliyetlerinin düşüklüğü, kullanıcıların araştırma ve
seçme maliyetleri ile işlem maliyetlerinin düşüklüğü ve e-ticaret pazarlarının
yenilikçi ve hızlı büyümeye eğilimli oluşlarıdır. Büyüyeceği beklentisi bulunan
online paket servisi hizmetleri pazarında kurulum maliyetleri çerçevesinde
gerekli alt yapı, yazılım ve donanım maliyetlerinin düşük olması ilk yatırım
maliyetleri bakımından önemli bir finansal güç gerektirmemekte ve yeni
girişleri kolaylaştırmaktadır.
Diğer yandan Yemek Sepeti'nin online paket servisi hizmetlerinin sunulmasına
ve karşılığında ticari kazanç, ticari prestij ve bilinirlik elde edilmesine en uygun
il olan İstanbul'da ve Türkiye'de bu hizmeti ilk sunan firma olmasından
kaynaklanan "ilk giren" avantajı bulunmaktadır. Yemek Sepeti bu hizmeti ilk
veren firma olarak rakipsiz bir ortamda belli bir restoran ağına ve kullanıcı
kitlesine, bunların sonucunda belli bir bilinirliğe ve yaygınlığa sahip olmuştur.
Yemek Sepeti'nin bu konumunda tanınmış, belli bir marka imajı ve bilinirliği
olan, ürünleri itibariyle paket servisi hizmeti vermeye son derece uygun ve
sadece paket servisi operasyonları sonucunda bile çok yüksek cirolar elde
eden, bununla da bağlantılı olarak online paket servisi hizmeti veren firmalara
yüksek işlem hacmi yaratan zincir ve marka restoranları sistemine dahil etmiş
olması etkili olmuştur. Bu etkenler Yemek Sepeti'ne mevcut ve potansiyel
rakipleri karşısında göreceli bir avantaj sağlamaktadır.
Bununla birlikte; Yemek Sepeti'nin mevcut konumunun Türkiye'de bu
hizmetleri sunan ve bu pazarı oluşturan ilk firma olmasından kaynaklandığı,
pazarın henüz Türkiye'de yeni tanınan ve oluşan bir pazar niteliği taşıması
nedeniyle şu anda söz konusu hizmetlerin sınırlı bir alanda, sınırlı sayıda
restorana sunuluyor olması, şu anda pazara yeni girişlerin bir çok sektörle
karşılaştırıldığında çok daha kolay ve kısa sürede olabileceği, pazarda yer
alan Yemek Sepeti dışındaki firmaların faaliyet sürelerinin, bu firmaların
Yemek Sepeti karşısında ne ölçüde bir rekabetçi baskı yaratacaklarının
değerlendirilmesi bakımından çok kısa olması gibi unsurlar dikkate alındığında
Yemek Sepeti'nin hakim durumda olup olmadığının değerlendirilmesi
bakımından erken bir evrede olunduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Kötüye kullanma hallerinden biri davranışsal dışlayıcı kötüye kullanmadır.
Hakim durumdaki teşebbüsün bu konumunu rakiplerini dışlamak suretiyle
kötüye kullanması pek çok eylem ile mümkün olmaktadır. Bu eylemlerden bir
kısmı “davranış” şeklinde (iş yapmayı reddetme, ayrımcılık gibi) kendini
göstermektedir. Bu grupta yer alan kötüye kullanma hallerinde, teşebbüsün
herhangi bir anlaşmaya dayanmayan tek taraflı bir eylemi söz konusudur.
Yemek Sepeti’nin faaliyet gösterdiği merkezde Raportörlerce yapılan yerinde
inceleme sırasında, Yemek Sepeti’nin rakiplerini pazar dışına itmek amacıyla
ya da pazara yeni girişleri engellemek amacıyla ticari davranışlarda
bulunduğuna ilişkin delillere rastlanmamıştır. Diğer taraftan Yemek Sepeti’nin
…….…… TL'lik işlem hacminin yaklaşık ….… Trilyon TL'lik kısmının
04-22/231-48
12
üzerinden gerçekleştirildiği en büyük 54 müşterisine gönderilen yazılarda,
Yemek Sepeti’nin benzer hizmeti veren ikinci bir firma ile çalışılmasını
engellemeye yönelik herhangi bir telkinde bulunup bulunmadığı sorulmuştur.
Alınan 31 cevabın tamamında, Yemek Sepeti’nin kendilerine bu yönde bir
telkinde bulunmadığı belirtilmektedir. Bu yönüyle restoranlardan alınan
cevaplar, Yemek Sepeti’nin rakip firmaları pazar dışına itmeye yönelik
davranışlarda bulunmadığı yönündedir.
Kötüye kullanma hallerinin ikinci grubunu ise “anlaşmalar” kanalıyla dışlayıcı
faaliyetler oluşturmaktadır. Bu grupta yer alan eylemlerin ayırt edici özelliği,
ortada bir anlaşmanın var olması ve kötüye kullanmanın bu anlaşma
hükümleri ile gerçekleşmesidir. Kötüye kullanma eylemine kaynak teşkil eden
anlaşma, tarafların faaliyet gösterdikleri ticaret seviyesine bağlı olarak dikey
anlaşma olabileceği gibi yatay anlaşma da olabilir. Anlaşma serbestisi
çerçevesinde tarafların ortak iradesi neticesinde ortaya çıkan anlaşma
hükümleri, hakim durumdaki teşebbüsün rakiplerini pazar dışına itmesi
durumunda kötüye kullanma olarak değerlendirilmektedir.
Yemek Sepeti’nin restoranları ile akdettiği hizmet satış sözleşmelerinde yer
verdiği rekabet etmeme yükümlülüğü hükmü, söz konusu anlaşmayı
imzalayan alıcının (restoranın) anlaşma konusu hizmeti yalnızca Yemek
Sepeti’nden alması sonucunu doğurmaktadır. Alıcının münhasıran Yemek
Sepeti ile çalışması sonucunu doğuran anlaşmalar, pazardaki diğer
teşebbüslerin ya da pazara yeni girecek olan rakip teşebbüslerin dışlanması
sonucunu doğurabilecektir. Bu yönüyle Yemek Sepeti’nin çalıştığı
restoranların ne kadarlık bir kısmı ile münhasır anlaşma akdettiğinin
belirlenmesi büyük öneme sahiptir. Nitekim münhasır anlaşma ile bağlanmış
pazar oranı ne kadar yüksek olursa, rakip teşebbüslerin faaliyet alanları o
derece daralmış olacaktır.
Yemek Sepeti’nin çalıştığı 142 adet restoranla Yemek Sepeti arasında,
Yemek Sepeti’nden hizmet satın almalarına karşın, bugüne kadar hiçbir
anlaşma imzalanmamıştır. Söz konusu restoranların 2003 yılı itibarıyla Yemek
Sepeti üzerinden aldıkları sipariş, İstanbul'da Yemek Sepeti üzerinden alınan
tüm siparişlerin %19’unu oluşturmaktadır.
Yemek Sepeti’nin çalıştığı 50 adet restoran Yemek Sepeti ile anlaşma
imzalamış olmasına rağmen, bu anlaşmalar bir yıllık olmaları ve bu sürenin
bitiminden itibaren otomatik olarak uzayacaklarına ilişkin bir hüküm
içermemeleri nedeniyle kendiliğinden sona ermişlerdir. Rekabet etmeme
yükümlülüğü içermelerine rağmen süresi nedeniyle sona eren anlaşmalar
pazarın kapanmasına neden olmamaktadırlar. Yemek Sepeti üzerinden
İstanbul'da verilen tüm sipariş toplamının %52’sini oluşturan bu anlaşmaların
bir kısmı 2001 ve 2002 yıllarında sona ermiştir. Geriye kalan anlaşmaların biri
hariç diğerlerinin en geç 2003 yılının 7. ayında hukuken bağlayıcı olmaktan
çıktığı dikkate alındığında, 2003 yılının ikinci yarısından itibaren pazara
girmeye çalışan şikayetçinin söz konusu restoranlar ile çalışma imkanının
Yemek Sepeti’nin münhasır anlaşmaları ile ortadan kaldırılmadığı
anlaşılmaktadır.
04-22/231-48
13
Yemek Sepeti üzerinden sipariş alan 4 restoran Yemek Sepeti ile anlaşma
imzalamış olmasına rağmen, bunlarda rekabet etmeme yükümlülüğü yoktur.
Yemek Sepeti’nin sipariş tutarı bazında toplam işlem hacminin %15’ine
tekabül eden anlaşmaların pazarı şikayetçiye kapatması olası değildir.
Yemek Sepeti’nin restoranlara ulaştırdığı toplam sipariş tutarının %13’ünü
alan 67 adet restoranın rekabet etmeme yükümlülüğü içeren anlaşmaları
şikayetçinin pazara girmeye çalıştığı dönem için geçerlidir. Bu yönüyle anılan
anlaşmaların, 2003 yılı sipariş tutarları esas alındığında, pazarın yalnızca
%13’ünü şikayetçiye kapadığı sonucu ortaya çıkmaktadır. Söz konusu oranın
pazara yeni girecek olan şikayetçinin pazara girememesinin nedeni olarak
kabul etmek mümkün değildir.
Yukarıda yer verilen değerlendirmeler ışığında, online paket servisi hizmetleri
pazarında faaliyet gösteren Yemek Sepeti’nin, 4054 sayılı Kanun’un 6.
maddesi bağlamında kötüye kullanma olarak değerlendirilebilecek bir anlaşma
ya da davranışının mevcut olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
I.3.4. 2002/2 Sayılı Tebliğ Bağlamında Grup Muafiyeti’nin Geri Alınması
2002/2 sayılı Tebliğ’in “Muafiyetin Geri Alınması Başlıklı” 6. maddesinde; “Bu
Tebliğ ile muafiyet tanınmış bir anlaşmanın, Kanunun 5 inci maddesinde
düzenlenen koşullarla bağdaşmaz etkilere sahip olduğunun tespit edilmesi
halinde, Rekabet Kurulu, Kanunun 13 üncü maddesine dayanarak, anlaşmaya
bu Tebliğ ile tanınan muafiyeti geri alabilir. Bu durumda Rekabet Kurulu, nihai
kararını vermeden önce tarafların yazılı ve/veya sözlü görüşlerini ister."
hükmü yer almaktadır.
Bu madde çerçevesinde, pazarda rekabetin gereğinden fazla sınırlandırılması
sonucunu doğuran anlaşmalar bakımından 2002/2 sayılı Tebliğ tarafından
tanınan muafiyeti geri alma hakkı saklı tutulmaktadır. Böylece, anlaşmanın
4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde sayılan koşulları karşılamadığı sonucuna
varılırsa Kanun’un 13. maddesi uyarınca anlaşma için sağlanan grup muafiyeti
geri alınabilir. Bu çerçevede Yemek Sepeti tarafından kurulacak münhasır
sistemin halihazırda bir parçasını oluşturan ve 2002/2 sayılı Tebliğ
bağlamında grup muafiyetinden yararlanan mevcut münhasır anlaşmalar
yönünden Tebliğ'in 6. maddesi uyarınca grup muafiyetinin geri alınıp
alınmayacağı konusunda, Yemek Sepeti'nin yazılı görüşleri de alınarak gerekli
işlemlerin başlatılmasına karar verilmiştir.
J. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre;
1- Şikayet başvurusuna konu iddialar hakkında,
- şikayetçinin pazara girmeye çalıştığı dönemde Yemek Sepeti Elektronik
İletişim Tanıtım Pazarlama Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.nin İstanbul'daki
restoranlarla yaptığı ve münhasırlık içeren sözleşmelerin pazarın önemli
bir kısmını kapatmaması,
04-22/231-48
14
- yapılan yerinde incelemelerde ve restoranlardan alınan bilgilerde Yemek
Sepeti'nin restoranların aynı alanda faaliyet gösteren ikinci bir teşebbüsten
hizmet almalarını engellemeye yönelik bir tutum ya da davranış içine
girdiğine dair herhangi bir bulguya rastlanmaması dolayısıyla,
Yemek Sepeti'nin rakip teşebbüslerin pazara girmelerini engellemeye yönelik
bir kötüye kullanma fiili içinde olmadığı anlaşıldığından, soruşturma
açılmasına gerek bulunmadığına, Murat GENCER'in farklı gerekçesiyle
OYBİRLİĞİ ile;
2- kurulacak münhasır sistemin halihazırda bir parçasını oluşturan ve 2002/2
sayılı Tebliğ bağlamında grup muafiyetinden yararlanan mevcut münhasır
anlaşmalar yönünden rapordaki öneri doğrultusunda, Tebliğ'in 6. maddesi
uyarınca grup muafiyetinin geri alınıp alınmayacağı konusunda, Yemek
Sepeti'nin yazılı görüşleri de alınarak Başkanlıkça gerekli işlemlerin
başlatılmasına ve diğer önerilerin bu işlem sonucunda verilecek kararda
değerlendirilmesine
OYÇOKLUĞU ile karar verilmiştir.
04-22/231-48
15
Rekabet Kurulu’nun 26.3.2004 Gün ve 04-22/231-48 Sayılı Karar’ına
KARŞI OY GEREKÇESİ
Yemek Sepeti Elektronik İletişim Tanıtım Pazarlama Gıda Sanayi ve
Ticaret Limited Şirketi’nin tanıtımını üstlendiği restoranlarla yaptığı anlaşmalar
Rekabet Kurulu’nun 2002/2 Sayılı Tebliğ’inde yer verilen “Dikey Anlaşma”
tanımına uymadığı için Kurul’un ilgi alanına girmez. Bu bakımdan Karar’ın
1.maddesindeki soruşturma açılmasına gerek olmadığı yargısına farklı
gerekçe ile katılırken, bir grup muafiyetinin sözkonusu olmadığı, bu bakımdan
da 2.maddede öngörülen önlemin de yerinde ve anlamlı olmadığı görüşüyle
bu hükme katılmam mümkün olmamıştır.
Murat GENCER
Kurul Üyesi
Full & Egal Universal Law Academy