Rekabet Kurumu Başkanlığından,
BU KARAR DANISTAY 13.DAIRESI’NCE IPTAL
EDILMISTIR. REKABET KURULU’NUN
AYNIKONUYA ILISKIN 24.11.2005 TARIH VE 05-
79/1085-311 NOLU KARARINA INTERNET
SAYFAMIZDAKI KARAR ARAMA BÖLÜMÜNDEN
ERİŞEBİLİRSİNİZ.
04-25/279-61
2
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2002-1-148 (Soruşturma)
Karar Sayısı : 04-25/279-61
Karar Tarihi : 8.4.2004
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Mustafa PARLAK
Üyeler : Tuncay SONGÖR, A. Ersan GÖKMEN, R. Müfit SONBAY,
Prof. Dr. Zühtü AYTAÇ, Rıfkı ÜNAL, Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
M. Sıraç ASLAN, Süreyya ÇAKIN
B. SORUŞTURMA HEYETİ
Başkan : R. Müfit SONBAY
Raportörler : Abdulgani GÜNGÖRDÜ, Hakan Deniz KARAKOÇ,
M. Oğuzcan BÜLBÜL
C. ŞİKAYET EDEN :
- Emek Alçı Tah. San. ve Tic. Ltd. Şti.
İkbaliye Mahallesi Uzunçayır Caddesi No: 21
Hasanpaşa - Kadıköy / İstanbul
D. HAKKINDA SORUŞTURMA YAPILANLAR :
1. ABS Alçı ve Blok Sanayii A.Ş.
Soyak Sitesi 15. Blok Daire: 281-283
Küçükçamlıca/İstanbul
Temsilcileri:
- Av. Nurkut İNAN
Çobanyıldızı Sok. No:8/12
Çankaya/Ankara
- Av. Tezcan ÇAKIR
Meşrutiyet Cad. No:3/14
Kızılay/Ankara
2. BPB Gypsum Üretim ve Tic. Ltd. Şti.
Köroğlu Cad. Uğur Mumcu Sok. No:1/4
Gaziosmanpaşa/ Ankara
Temsilcisi: Av. Turgan GÜRMEN
Mete Cad. No: 18/5
Taksim/İstanbul
04-25/279-61
3
3. Dalsan Alçı Sanayi ve Ticaret A.Ş.
1. cadde Sincap Sok. No: 12 Büyüksanayi
İskitler/Ankara
Temsilcisi: Av. Ömer BAŞALP
Tuna cad. No:30/12
Yenişehir/Ankara
4. Doğantaş Turizm İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.
Çetin Emeç Bulvarı 4. Cadde 94. Sokak No: 15
Aşağı Öveçler/Ankara
Temsilcisi: Av. Gül Melahat DOĞAN
Çetin Emeç Bulvarı 4. Cad. 94. Sok. No: 15/3
Aşağı Öveçler/Ankara
5. Tepe-Knauf İnşaat ve Yapı Elemanları Sanayi ve Ticaret A.Ş.
Tepe Knauf Alçıpan Fabrikası
Bilkent/Ankara
Temsilcisi: Av. Nurkut İNAN
Çobanyıldızı Sok. No:8/12
Çankaya/Ankara
E. DOSYA KONUSU : Alçı sektöründe faaliyet gösteren ABS Alçı ve Blok
Sanayii A.Ş., Tepe-Knauf İnşaat ve Yapı Elemanları Sanayi ve Ticaret A.Ş.,
Dalsan Alçı Sanayi ve Ticaret A.Ş., BPB Gypsum Üretim ve Tic. Ltd. Şti. ile
Doğantaş Turizm İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin toz alçı pazarında birlikte
hareket etmek suretiyle 4054 sayılı Kanun’u ihlal edip etmediklerinin tespiti.
F. İDDİALARIN ÖZETİ : Alçı sektöründe faaliyet gösteren Emek Alçı Tah. San.
ve Tic. Ltd. Ş.’nin (Emek Alçı) bayisi olduğu ABS Alçı ve Blok Sanayi A.Ş. ile
arasındaki bayilik sözleşmesinin tek taraflı olarak fesih edildiği ve daha sonra
ABS Alçı ve Blok Sanayii A.Ş’nin Tepe-Knauf İnşaat ve Yapı Elemanları Sanayi
ve Ticaret A.Ş. ile Dalsan Alçı Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ye baskı uygulamak
suretiyle ve bu teşebbüslerle olan yakın ilişkilerini de kullanarak Emek Alçı’ya
bayilik verilmesini engellediği, ayrıca sektördeki ürün satış fiyatlarının diğer
üreticiler ile beraber belirlendiği iddia edilmektedir.
G. DOSYA EVRELERİ
G.1. 30.04.2002 tarih ve 2014 sayılı başvuruya istinaden yapılan ilk inceleme
sonucu hazırlanan 2.8.2002 tarih ve 2002-1-48/BN-02-İAY bilgi notu 8.8.2002
tarih ve 02-47 sayılı kurul toplantısında görüşülmüş ve şikayet konusu iddialarla
ilgili bir soruşturma açılmasına gerek olup olmadığının belirlenebilmesi amacıyla
önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir.
G.2. 6.9.2002 tarih ve 2002-1-48/ÖA-02-İAY sayılı Önaraştırma Raporu
19.9.2002 tarih ve 02-56 sayılı Kurul toplantısında görüşülmüş ve dosya
konusunun incelemeye alınmasına karar verilmiştir.
04-25/279-61
4
G.3. Rekabet Kurulu’nun 27.9.2002 tarihli toplantısında;
- ABS Alçı ve Blok Sanayi A.Ş. (ABS)
- Dalsan Alçı Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Dalsan)
- Tepe-Knauf İnşaat ve Yapı Elemanları Sanayi ve Ticaret A.Ş.(Tepe-
Knauf)
- BPB Gypsum Üretim ve Tic. Ltd. Şti. (BPB)
haklarında 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca soruşturma açılmasına;
BPB tarafından malvarlığı Ağustos 2001’de devralınan ve bu tarihten önceki
dönemde olası bir rekabet ihlaline katılmış olabileceği raportörlerce ifade olunan
Doğantaş Turizm İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin (Doğan Alçı) de açılan
soruşturma kapsamına alınmasına 02-57/728-M sayı ile karar verilmiştir.
G.4. 8.10.2002 tarihinde Kanun’un 43/2. maddesi uyarınca ilgili teşebbüslere
soruşturma açıldığına dair bildirimde bulunularak, 30 gün içinde ilk yazılı
savunmalarını göndermeleri istenmiştir. Soruşturma kapsamındaki teşebbüslerin
ilk yazılı savunmaları yasal süresi içinde Kurum kayıtlarına girmiştir.
G.5. Rekabet Kurulu’nun 20.3.2003 tarih ve 03-18 sayılı toplantısında alınan
karar gereği soruşturmanın süresi 27.3.2003 tarihinden itibaren 6 ay uzatılmıştır.
G.6. Soruşturma Heyetince tamamlanan 25.9.2003 tarih ve SR/03-12 sayılı
Soruşturma Raporu, Kanun'un 45/1. maddesi uyarınca tüm Kurul Üyeleri ile
soruşturma kapsamındaki teşebbüslere tebliğ edilmiş ve aynı maddenin ikinci
fıkrası gereğince, taraflardan 30 gün içinde yazılı savunmalarının gönderilmesi
istenilmiştir. Tarafların savunmaları yasal süresi içinde Kurum kayıtlarına
girmiştir.
G.7. Soruşturma Heyetinin hazırladığı Ek Yazılı Görüş, Kanun'un 45/2. maddesi
uyarınca 9.12.2003 tarihinde tüm Kurul Üyelerine ve taraflara tebliğ edilmiştir.
Doğan Alçı hariç tarafların savunmaları yasal süresi içinde Kurum'a intikal
etmiştir.
G.8. 13.2.2004 tarih ve 04-11/116-M sayılı Kurul toplantısında sözlü savunma
toplantısının 31.3.2004 tarihinde yapılmasına karar verilmiştir.
G.9. 31.3.2004 tarihinde yapılan sözlü savunma toplantısının ardından Kurul,
8.4.2004 tarih ve 04-25/279-61 sayı ile nihai kararını vermiştir.
H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ : İlgili raporda;
1) ABS ve Tepe-Knauf’un ortak fiyat tespit etmek suretiyle 4054 sayılı Kanun’un
4. maddesini ihlal ettikleri, bu nedenle adı geçen teşebbüslere aynı Kanun’un
16/2. maddesi uyarınca para cezası uygulanması gerektiği,
2) ABS Yetkili Satıcılık Sözleşmesi’nde yer alan düzenlemelerin 2002/2 sayılı
Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği kapsamı dışında kaldığı ve 4054
sayılı Kanun’un 4. maddesine aykırılık teşkil ettiği, bu nedenle ABS hakkında;
04-25/279-61
5
i) 4054 sayılı Kanun’un 16/2. maddesinde yer alan para cezasının
uygulanması gerektiği,
ii) Anılan Sözleşme’nin 4054 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile öngörülmüş
olan bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemiş olması nedeniyle, ABS’ye aynı
Kanun’un 16. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca, para cezası
uygulanması gerektiği,
iii) 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesi üçüncü fıkrası uyarınca önceki
maddede belirtilen bildirim yükümlülüğünü yerine getirmemekten dolayı ilgili
teşebbüse verilecek cezanın yüzde onuna kadar söz konusu teşebbüste o tarihte
yönetim organlarında görev alanlara da para cezası verilmesi gerektiği,
İddialar ve tespit edilen delillerin takdiri Rekabet Kurulu’na ait olmak üzere;
3) ABS, Tepe-Knauf ve Dalsan’ın Emek Alçı’ya karşı ortak bir pazar stratejisi
çerçevesinde hareket ederek faaliyetlerini zorlaştırmak suretiyle 4054 sayılı
Kanun’un 4. maddesini ihlal ettikleri iddiasını ispatlamaya yeterli delil
bulunmadığı,
4) Dalsan, BPB ve Doğan Alçı’nın ilgili ürün pazarında fiyat tespiti yönünden
rekabet ihlali içerisinde bulunduklarına ilişkin iddiaları ispatlamaya yeterli delil
olmadığı,
5) Tepe-Knauf ile Doğan Alçı’nın 1998 yılına ait bayilik sözleşmelerinin 2002/2
sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği kapsamı dışında kaldığı,
ancak bu tarihten sonra uygulanmamış olan sözleşmelerle ilgili olarak 4054
sayılı Kanun’un 19. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan üç yıllık
zaman aşımı süresi geçtiğinden, 16. maddenin birinci fıkrasının (c) bendi
uyarınca para cezası uygulanamayacağı,
ifade edilmektedir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. İlgili Pazar
I.1.1. İlgili Ürün Pazarı
Alçı, hammaddesi alçıtaşı olan bir üründür. Alçıtaşının yüksek sıcaklıklarda
pişirilmesi sonucu toz alçı elde edilir. Doğada bulunan alçıtaşı minerallerinden
jips, toz alçı üretiminde kullanılmaya en uygun olanıdır. Toz alçı, su ile
karıştırıldığında katılaşma özelliği gösteren inorganik esaslı bir yapı
malzemesidir.
Alçı ve alçıdan mamul ürünlerin, sıhhatli ve ekonomik olmaları nedeniyle
kullanımları giderek artmaktadır. Yüksek oranda ısı yalıtımı sağlaması, ateşe
dayanıklılık, nem ve ses düzenleyiciliği özelliklerine sahip bir ürün olan alçı,
Türkiye’de Yapı sektöründe yakın zamanda kullanımı yaygınlaşmış bir üründür.
04-25/279-61
6
Alçı sektöründe pek çok ürün çeşidi bulunmaktadır. Bunların başlıcalarına
aşağıda yer verilmiştir:
i) Kalıp Alçıları
- Teksir kalıbı alçısı
- Porselen kalıp alçısı
- Seramik kalıbı alçısı
- Kiremit kalıbı alçısı
ii) Tıpta Kullanılan Alçılar
- Diş alçısı
- Ortopedik alçı
iii) İnşaat sektöründe kullanılan alçılar ve türevleri
- İnşaat alçısı
- Kartonpiyer alçısı
- Saten perdah alçısı
- Perlitli sıva alçısı
- Makine sıva alçısı
- Derz dolgu alçısı
- Yapıştırma alçısı (alçı plaka, duval blok)
- Dolu gövdeli duval blok
- İki yüzü kartonlu alçı plaka
iv) Alçı taşı
- Tüvenan alçıtaşı
- Mikronize edilmiş alçıtaşıdır.
Bu ürünler içerisinde soruşturmanın konusunu teşkil edenler; “İnşaat sektöründe
kullanılan alçılar ve türevleri” sınıfında yer alan ürünlerdir. Toz alçı doğrudan ya
da dolaylı olarak inşaat sektörüne hitap etmektedir. Toz alçı, duvar sıvası olarak
kullanılmasının yanı sıra seramik kalıbı alçısı, kiremit kalıbı alçısı, blok yapıştırıcı
alçısı, alçı blok dolgu alçısı, alçı plaka dolgu alçısı, alçı plaka yapıştırıcısı,
perdah alçısı ve kartonpiyer alçısı gibi duvar sıvası olarak kullanılan yan
ürünlerinin hammaddesini de teşkil etmektedir.
Dolu gövdeli blok ve kartonlu alçı plaka ise bölme duvarı yapımında
kullanılmaktadırlar. Bu ürünlerin yerine briket veya gazbeton da
kullanılabilmektedir. Çok yaygın olarak asma tavan yapımında kullanılan kartonlu
alçı plaka yerine metal ve cam yünü esaslı plakalar da tercih edilebilmektedir.
Yukarıdaki değerlendirmeler çerçevesinde ilgili ürün pazarı “inşaat sektöründe
kullanılan toz alçı ve türev ürünleri” (toz alçı ve türev ürünleri) olarak
belirlenmiştir.
I.1.2. İlgili Coğrafi Pazar
Dosya mevcudu bilgiler çerçevesinde ilgili coğrafi pazar, “Türkiye Cumhuriyeti
sınırları” olarak belirlenmiştir.
04-25/279-61
7
I.2. Yapılan Tespitler ve Elde Edilen Deliller
I.2.1. Pazarın Yapısına İlişkin Bilgiler
Toz alçının hammaddesi olan alçıtaşının bol miktarda bulunması ve Türkiye’deki
mevcut rezervlerin kaliteli olması sebebiyle alçı sektörü kısa zamanda hızlı bir
gelişme göstermiştir. Özellikle inşaat sektörü ile ihracat olanaklarının gelişmişliği,
alçı sektöründe dünyanın en büyük teşebbüslerinin yerli kuruluşlarla ortaklık
yapmak suretiyle Türkiye pazarına girmesine neden olmuştur. Alman firması olan
Knauf, Tepe Grubu’nun alçı faaliyetlerini devralarak Tepe-Knauf ismiyle faaliyet
gösterirken, Fransız firması olan Lafarge ise yerli sermaye teşebbüsleri olan
Dalsan Alçı ile Dalsan-Lafarge, Entegre ile ise Entegre-Lafarge unvanları altında
pazara girmiştir. Son dönemde ise İngiliz firması olan BPB, Doğan Alçı’nın üretim
tesislerini devralarak BPB Gypsum Üretim ve Tic. Ltd. Şti. unvanıyla faaliyete
geçmiştir. Bunların dışında yerli teşebbüsler de pazarda faaliyet
göstermektedirler.
Pazar payları açısından değerlendirildiğinde, ilgili pazarda önemli bir yere sahip
olan Dalsan, Tepe-Knauf ve ABS toz alçı pazarında toplam %.., kartonlu alçı
plaka pazarında toplam %.. ve dolu gövdeli alçı blok pazarında da %100’lük (bu
pazarda üretim yapan tek teşebbüs ABS’dir.) pazar paylarına sahiptirler. Toz alçı
pazarında, az sayıda büyük ölçekli teşebbüs bulunmakta, bunun yanında
göreceli olarak düşük kapasitelere sahip, piyasa üzerinde önemli bir etkisi
olmayan ve yerel pazarlara yönelik üretim yapan teşebbüsler de faaliyet
göstermektedirler. Piyasanın, pazar payları açısından önemli sayılabilecek
teşebbüsleri; ABS, Dalsan, Tepe Knauf, BPB ve Barit Maden Türk A.Ş.’dir.
Yapılan incelemelerde, toz alçı ürünlerinin genellikle homojen olduğu, eski
alışkanlıklardan dolayı bazı markaların ön plana çıktığı bununla birlikte, ürünler
arasında önemli bir kalite farklılığı bulunmadığı tespit edilmiştir.
I.2.2. Şikayetçi
Emek Alçı tarafından gerek şikayet dilekçesinde ve gerekse soruşturma
kapsamında yapılan görüşmelerde özetle;
- Emek Alçı’nın, 13-15 senedir ABS’nin bayisi olduğu, ancak yaklaşık 2 yıl önce,
Emek Alçı’nın ABS’nin rakibi olan firmalardan da (Tepe-Knauf ve Dalsan) mal
alıp satmaya başlaması sonucu ABS ile sorunların başladığı,
- Bazı bayilere Emek Alçı’dan da önce rakip firmaların mallarını satmalarına
rağmen göz yumulduğu, Emek Alçı’nın da bu tür bir uygulama yapıldığını
gördükten sonra rakip firmaların mallarını da (ABS’nin malları yanında) satmaya
yönelmesi nedeniyle ABS tarafından tepkiyle karşılandığı ve ciro priminin
verilmediği,
- Emek Alçı’nın, ABS ile bayilik anlaşması bittikten sonra Tepe-Knauf ve
Dalsan’a bayilik için başvurduğu, ancak ABS’nin bu firmalara baskı yapması
sonucu kendilerine bayilik verilmediği,
04-25/279-61
8
- ABS, Dalsan, Tepe-Knauf ve BPB yetkililerinin düzenli olarak Bolu Koru Otel’de
toplandığı ve fiyat ayarlamaları, ıskonto oranları, vade koşulları gibi üretim ve
satışa ilişkin konularda ortak kararlar aldıkları; alınan bu kararlara uyulmaması
durumunda, toplantıya katılan diğer firmalar tarafından fiyat kırma, bayilik
ıskontolarını yükseltme gibi yöntemlerle, alınan kararlara uymayan firmaya mal
sattırmama yoluna gidileceği yönünde karar alındığı ve sektördeki en büyük dört
firmanın, bu tür toplantılar sayesinde, piyasadaki rekabeti önemli ölçüde
kısıtladığı ve bu şekilde yüksek kar marjları ile çalıştıkları
ifade edilmiştir.
I.3. İddialar
Rekabet Kurulu’nun 27.9.2002 tarih ve 02-57/728-M sayılı kararı gereği
haklarında soruşturma yürütülen teşebbüslerle ilgili iddialar;
1) Ortak hareket ederek Emek Alçı’nın faaliyetlerini zorlaştırmak
2) Birlikte fiyat tespit etmek
şeklindedir.
I.3.1. Ortak Hareket Ederek Emek Alçı’nın Faaliyetlerini Zorlaştırmak İddiası
ABS, Tepe-Knauf ve Dalsan’ın, Emek Alçı’ya karşı ortak bir pazar stratejisi
çerçevesinde hareket ederek faaliyetlerini zorlaştırmak iddiası ile ilgili olarak,
Emek Alçı ve ABS arasında yapılan yazışmalar ile şikayet başvurusu ve
görüşme tutanakları incelendiğinde, şikayetin önemli bir kısmının Emek Alçı ile
ABS arasındaki ticari sorunlara ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Önaraştırma
yapılmasına ilişkin 8.8.2002 tarihli ve 02-47/585-M sayılı Kurul kararında
aşağıdaki ifadelere yer verilmiştir:
“Alçı sektöründe faaliyet gösteren Emek Alçı’nın bayisi olduğu ABS Alçı ve Blok
Sanayii A.Ş.’nin, bayilik sözleşmesini tek taraflı olarak feshettiği, fesih tarihine
kadar tahakkuk etmiş olan primleri ödemediği ve sektörde faaliyet göstermekte
olan Tepe-Knauf İnşaat ve Yapı Elemanları Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Tepe-Knauf)
ile Dalsan Alçıtaşı Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Dalsan)’ne baskı uygulamak suretiyle,
bu teşebbüslerle olan yakın ilişkilerini de kullanarak, Emek Alçı’ya bayilik
verilmesini engellediği ilgili şikayet dilekçesinde ifade edilmektedir. Başvuru bu
yönüyle, taraflar arasındaki bayilik ilişkisi dolayısıyla bayilik sözleşmesinden
doğan, özel hukuk hükümlerine tabi bir uyuşmazlık olduğu kanaatini
uyandırmaktadır.”
Önaraştırma ve soruşturma sürecinde yapılan incelemelerde elde edilen bilgi ve
belgelerin bu kanaati doğrular nitelikte olduğu anlaşılmıştır. Konuyla ilgili
tespitlere aşağıda yer verilmiştir.
1. Emek Alçı tarafından ABS’ye gönderilen 8.2.1999 tarihli yazıda firmanın
yaşadığı sıkıntılar nedeniyle ödeme konusunda daha uzun vade talep
edilmektedir:
04-25/279-61
9
“Ortağı bulunduğumuz Karakaşlar Ltd. Şti.’nin diğer ortağımıza Doğan Alçı
tarafından hem fiyat hem de vade olarak yapılan cazip teklifler nedeniyle
ortaklığımıza son vermiş bulunuyoruz. Bundan dolayı düşmüş olduğumuz maddi
ve manevi sıkıntılarımızı aşmak için Nisan 99 sonuna kadar tarafınızdan tavizli
malzeme istemekteyiz.
Yani; ayın 01-15’i arasında aldığımız malzemelerin ödemesini ayın 15’inde; 15-
30’u arasında aldığımız malzemelerin ödemesini ayın 30’unda ve 25+15
ıskontolu fiyattan fatura edilmesini talep ediyoruz.
Yukarıda kısaca anlatmaya çalıştığımız sıkıntılarımızla ilgili gerekli anlayışı
göstereceğinizi umar çalışmalarınızda başarılar dileriz.”
2. Emek Alçı tarafından ABS’ye gönderilen 16.5.2000 tarihli yazıda aşağıdaki
ifadeler bulunmaktadır:
“…Bayim diye bahsederken böbürleniyorsunuz. Ama icraata geldiğinde hiçbir
çaba sarf etmiyorsunuz. Bu şartlarda tek taraflı bayilik sözleşmesi imzalamış
oluyoruz.
- Yabancı marka satamazsınız.
- İnşaat bulun özel fiyat vereyim yalnız bir şartla ihtiyacım olursa veririm
ihtiyacım olmazsa vermem
- İstediğiniz yere iznim olmadan bayilik açamazsınız
- Ödeme vermezseniz ödemenin günü bir gün dahi olsa geçerse malı
keserim.
- Teminat yetmezse malı keserim v.s. gibi
Bayiler rakip firmaların ağzının içine bakarak onların lütfedip zam yapmasını
bekleyecekler. Sonra ancak mal satacak, çıkarabilirse hem masraflarını çıkarıp
sayın ABS Alçı Blok Sanayi A.Ş.’ye para yetiştirecek; inşaat bulacak rakipleri
hem fiyattan hem vadeden fiyatları geri çekecek ABS’de lütfederse (o da
belgelerle) ispatlarsa bir fiyat verebilecek o da bayiler müneccim olduğundan
ABS’nin ne zaman ihtiyacı olduğunu anlayacak; istediğimiz yere bayi açamayız
ama ABS yirmi metre yanımıza bayilik verebilir…”
3. Emek Alçı’nın ABS’ye gönderdiği 17.6.2000 tarihli yazıda aşağıdaki ifadeler
yer almaktadır:
“…Yakında benden kurtulacaksın. 25.12.2000 tarihinde jübilemi yapıp kesinlikle
ABS camiası içinde olmayacağım. Tek taraflı çabanın bir işe yaramadığını geçte
olsa anladım ve kararımı verdim….”
4. Emek Alçı tarafından ABS Yönetim Kurulu Başkanı’na gönderilen 19.10.2000
tarihli ve “Son Tango” konulu yazıda aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“…ABS’nin daha doğrusu benim ve firmam için yetkili bayilik bitmiştir. Malzeme
verirseniz alacağım. Vermezseniz zorla güzellik olmaz. Sizlerle olan uzun süreli
beraberliğimiz buraya kadarmış… ”
04-25/279-61
10
5. ABS Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet BALDUDAK tarafından Emek Alçı’ya
gönderilen 23.10.2000 tarihli yazıda aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“…Sayın Şağban, ABS Yetkili Satıcılığını tek taraflı olarak fesih etmiş
olduğunuzu belirtmenizden üzüntü duydum. Tamamen duygusal olarak
verdiğinize inandığım bu kararınızı tekrar gözden geçirmenizi dilerim.
Kararınızda kararlı olmanız halinde buna saygı duyacağımızı bilmelisiniz.”
6. ABS tarafından Emek Alçı’ya gönderilen 28.2.2001 tarihli yazıda aşağıdaki
ifadeler yer almaktadır:
“Bir süredir yapılan piyasa araştırmalarında, özellikle alçı plaka ve kısmen de toz
alçı olarak diğer marka ürünlerini sattığınız gözlenmiş ve üzüntüyle
karşılanmıştır.
Geçmiş dönemlerde de yaşanan benzeri olumsuzlukların verilen sözler
doğrultusunda artık yaşanmayacağı umudu ile 2001 yılına başlamıştık. Halen bu
umudumuzu muhafaza etmek gayretindeyiz...”
7. ABS tarafından Emek Alçı’ya gönderilen 17.4.2001 tarihli noter
ihtarnamesinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“Emek Alçı Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. olarak, ABS Alçı ve Blok Sanayi
A.Ş. ile 2.1.2001 tarihinde Yetkili Satıcılık Sözleşmesi imzaladınız.
Yapılan tespitlerde antetli evraklarınızda;
1- Emek-Karakaş Alçı Taahhüt ve Ticaret Ltd. Şti. gibi farklı bir unvan
kullandığınız,
2- Yetkili Satıcılık sözleşmesi gereği “YETKİLİ SATICI” olması gereken
unvanınız yerine ABS MARMARA BÖLGE BAŞ BAYİİ gibi bir unvan
kullandığınız tespit edilmiştir.
Bu bildirimden itibaren üç gün içerisinde evraklarınızda gerekli düzeltmeleri
yapmanızı, aksi takdirde tarafınıza tazminat talebinde bulunacağımızı
bilgilerinize sunarız.”
8. Emek Alçı tarafından ABS’ye gönderilen 5.7.2001 tarihli yazıda aşağıdaki
ifadeler yer almaktadır:
“Karşılıklı yapılan görüşme sonucunda en doğal hakkımız olan ciro primimizin
(%2) başka marka malzeme sattığımız gibi haksız bir gerekçeyle
verilemeyeceğini öğrendik. Aynı uygulamanın başka markalar satan diğer
bayilerinize de yapılıp yapılmadığını bilmenin hakkımız olduğunu düşünerek, bu
konuda bizleri en kısa zamanında bilgilendirmenizi rica eder, çalışmalarınızda
başarılar dileriz.”
9. Emek Alçı tarafından ABS yöneticilerine gönderilen 27.8.2001 tarihli yazıda
Emek Alçı’nın ABS bayiliğini bırakma gerekçelerine yer verilmiştir:
04-25/279-61
11
“…Sayın yönetim sizi bırakma sebeplerim:
...
Sözleşmeye uymadınız. 50 metre ilerime bayilik verdiniz. Ayhan İnşaat’a şu an
Lafarge satıyor. Eştiğiniz kuyuya kendiniz düştünüz.
Sözleşme gereği hak etmiş olduğum ciro primini gasp ettiniz...”
10. Raportörlerce 27.5.2003 tarihinde yapılan görüşmede ABS Genel Müdürü
aşağıdaki hususları ifade etmiştir:
“Emek Alçı’ya 1990’da ABS bayiliği verildi. Emek Alçı çok iyi mal sattı ve çok
çabuk büyüdü. İstanbul’daki ABS alçılarının %20’sini satar hale geldi ve
İstanbul’un bir numaralı bayisi oldu. Bu duruma gelince kendisini çok büyük
gördü ve ABS’den, diğer bayilere uygulanan ıskontolardan daha fazlası veya
daha uygun ödeme şartları gibi farklı şeyler istemeye başladı.
Abdülkadir ŞAĞBAN, bizim İstanbul’daki bazı bayilerimizin karşısına yeni
dükkanlar açmaya başladı. Buradaki amaç, söz konusu ABS bayilerini yok
etmekti. Kendisini ABS Marmara Baş Bayi ilan ederek bu unvanı kullanmaya
başladı.
Abdülkadir ŞAĞBAN’ın Emek Alçı’nın Genel Müdürü diye tanıttığı Eyüp isminde
bir Emek Alçı çalışanı, kendisine paralı bir ortak bulup, Lafarge Dalsan’ın
bayiliğini aldı ve Emek’in karşısına bayilik açtı. Bizden mal alamayınca, bir
dönem BMT ve Atışkan’ın fabrikalarından toz alçı ve Knauf’ın bir bayisinden
plaka alarak sattı.
Bir ara ABS bayileri toplanıp geldiler ve Emek Alçı için, bu adama nasıl bir fiyatla
mal veriyorsun, ona daha mı ucuz veriyorsun, ona ne yapıyorsun dediler Böylece
tüm ABS İstanbul bayileri huzursuz olmaya ve bayilik sistemimiz bozulmaya
başladı.”
11. 30.7.2003 tarihinde raportörlerce Dalsan Genel Müdürü ile yapılan görüşme
tutanağı aşağıdaki şekildedir:
“…1. Emek Alçı’nın ABS Alçı ile bayilik ilişkisinin sona ermesini müteakip Lafarge
Dalsan’a herhangi bir bayilik başvurusu oldu mu? Eğer olduysa bu başvuruya
cevabınız ne oldu?
2. Emek Alçı’ya bayilik verilmemesi hususunda ABS tarafından herhangi bir
baskıya maruz kaldınız mı?
soruları sorulmuş ve Bahattin DALOĞLU tarafından aşağıdaki cevaplar
verilmiştir.
1. “Hayır olmadı.
2. Hayır, Emek Alçı’nın herhangi bir bayilik talebi olmadığı için Emek Alçı’ya
bayilik verilmemesi hususunda ABS’nin herhangi bir talebi olmadı…”
04-25/279-61
12
12. 30.7.2003 tarihinde raportörlerce Tepe-Knauf Genel Müdürü ile yapılan
görüşme tutanağı aşağıdaki şekildedir:
“…1. Emek Alçı’nın ABS Alçı ile bayilik ilişkisinin sona ermesini müteakip Tepe
Knauf’a herhangi bir bayilik başvurusu oldu mu? Eğer olduysa bu başvuruya
cevabınız ne oldu?
2. Emek Alçı’ya bayilik verilmemesi hususunda ABS tarafından herhangi bir
baskıya maruz kaldınız mı?
soruları sorulmuş ve Mehmet ÖZAYDIN tarafından aşağıdaki cevaplar verilmiştir.
1. “ Yazılı bir başvurusu olmadı. Ama biz Emek Alçı’ya ne zaman isterse mal
verdik. Emek Alçı’yı bizimle çalışması için ikna etmeye çalıştık. Çünkü Emek
Alçı’nın satışlarının iyi olduğunu düşünüyorduk. Kendisine bir bayimiz üzerinden
yine kendi bayilerimize verdiğimiz şartlarla mal verdik ve piyasada bizim
ürünlerimizi satmasını sağlamaya çalıştık.
2. Hayır ama ABS’nin bayisi olan Emek Alçı’ya bizimde bayilik teklif etmemiz söz
konusu değildi. Ancak Emek Alçı’ya mal verip kendisini bizim tarafımıza
geçirmeye çalıştık. Ayrıca Emek Alçı’nın ABS ile olan ilişkileri ve bayilik statüsü
hakkında ayrıntılı bir bilgimiz de yoktu. Ama satışları iyi olduğu için kendisine
istediği zamanlarda mal verdik...”
13. 15.8.2002 tarihinde raportörlerce Emek Alçı Müdürü ile görüşme yapılmıştır.
Görüşme tutanağının ilgili bölümü aşağıdaki şekildedir:
“Baskı yoluyla bayilik alması engellenmesine rağmen Emek Alçı’nın, BMT
firmasından aldığı toz alçının yanında, “el altından” Tepe-Knauf ve Lafarge
Dalsan’dan alçı plaka almakta olduğu belirtilmiştir. Bu uygulamanın nedeni ise,
Emek Alçı’nın çok büyük satış hacmine sahip olması dolayısıyla, kendileriyle
ABS firması tehdidi yüzünden resmi bir bayilik ilişkisine girmeyen rakip firmaların,
aslında Emek Alçı ile çalışmaya çok istekli olmalarının sonucu olduğu ifade
edilmiştir.”
Yukarıda yer verilen bilgi ve belgeler ile şikayetçiyle yapılan görüşme tutanağı
birlikte değerlendirildiğinde, şikayetçi tarafından öne sürülen iddiaların
birbirleriyle tutarlı olmadığı, ABS, Tepe-Knauf ve Dalsan’ın Emek Alçı’ya karşı
ortak bir pazar stratejisi çerçevesinde hareket ederek faaliyetlerini zorlaştırmak
suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettikleri iddiasını ispatlamaya
yeterli delil bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.
I.3.2. Birlikte Fiyat Tespiti İddiası
Şikayet dilekçesinde, toz alçı pazarında faaliyet gösteren ABS Alçı, Tepe-Knauf,
Dalsan, BPB ve Doğan Alçı’nın aralarında anlaşmak suretiyle toz alçı ve türev
ürünlerinin fiyatlarını belirledikleri de iddia edilmiştir. Soruşturma sürecinde
yapılan tespitler ve değerlendirmeler sonucunda, “fiyat tespiti iddiası” iki başlık
altında incelenmiştir.
04-25/279-61
13
I.3.2.1. ABS ve Tepe-Knauf Arasında Ortak Fiyat Tespiti
I.3.2.1.1. Belgeler
Bu iddiaya ilişkin olarak tespit edilen belgeler aşağıda yer almaktadır:
1. Tepe-Knauf Genel Müdürü ve Genel Müdür Yardımcısı tarafından 7.10.1997
tarihinde Tepe-Knauf Yönetim Kurulu Üyesine yollanan ve konusu “ABS Firması
Yöneticileri ile Bolu’da Yapılan Toplantı” şeklinde özetlenen “Memorandum”
başlıklı yazıda aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“...2 Ekim 1997 günü, Bolu’da, ABS Firması yöneticileri ile her iki firmanın fiyat ve
piyasa politikalarının tartışılması amacıyla toplanıldı. Toplantıda görüşülen ana
konular, bilgi edinmeniz amacıyla aşağıda sunulmuştur:
1- Tüm alçı ürünlerine ay sonunda %10’dan fazla zam yapılmasına karar
verildi. 1.1.1997’den, 1.10.1997’ye kadar, bazı döviz ve ürünlerde ki % artışlar şu
şekildedir;
(a)- Alman Markı % 41
(b)- Amerikan Doları % 60
(c)- İngiliz Poundu % 51
(d)- Doğal Gaz % 50 [% 70 (1 yıl)]
(e)- Elektrik % 24 [% 50 “ ]
(f)- Alçı Plaka % 52 ( Tepe Knauf’un % artışı)
(g)- Alçı % 94
(h)- Çimento % 63
(i)- Enflasyon % 61 ( Toptan Eşya Tüketici Endeksi)
2- ABS Adana tesisinin, 1998’in ilk yarısında faaliyete geçeceği belirtildi.
Firmanın toz alçı liderliğini kaybetmekten çekinmesi ve alçı plakadan çok, toz alçı
konusundaki yatırımlarını genişletmek niyeti, BPB ile yaptıkları görüşmelerin
sonuçsuz kaldığı fikrini verdi.
…..
5- ABS bu yıl, şu ana kadar 270.000 ton toz alçı, 3.000.000 m2 alçı plaka
satmış durumdadır. 1997 yılı tahmini toplam satış miktarları;
Toz alçı (ton) Alçı Plaka ( milyon m2)
ABS 300.000 3.5 – 4
TEPE KNAUF 105.000 9
1996 yılı satış rakamları ise şu şekildedir;
ABS 300.000 2.2 (8 aylık)
TEPE KNAUF 40.000 6.6
6- 1997 sonu itibari ile planlanan fiyat artışları şu şekildedir;
Toz Alçı % 120
Alçı Plaka % 80
04-25/279-61
14
Yukarıda bilgilerinize sunulan başlıkların, yaptığımız toplantı hakkında, fikir
sahibi olmanıza yardımcı olacağını umuyoruz...”
2. Tepe-Knauf Pazarlama ve Tanıtım Müdürü tarafından ABS Genel Müdürü’ne
gönderilen 19.9.1998 tarihli bir faks metninde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“Sayın …,
Görüşmelerimiz sırasında iddia etmiş olduğunuz, düşük fiyatlı ALÇIPAN satan
TET YAPI ile ilgili tarafımızca araştırma yapılmış olup, ekteki fatura ve konu
hakkındaki detay bilgilerinize rica olunur.
BİLGİ,
ULAŞ METAL’in TET YAPI’ya sipariş açma tarihi 11/6/1998’dir. Sipariş toplamı
10.000 m2’dir. Bu siparişe ilişkin ULAŞ METAL cirolu, … şahsi çeki ile 3/8/1998
tarihine ödeme alınmıştır. Verilen çek gününde ödenmiş olup, malzemenin
tamamı çekilmediğinden, bahsini etmiş olduğunuz fiyatla ULAŞ METAL’e TET
YAPI tarafından mal sevk edilmektedir.”
Bu belgedeki ifadelerden, Tepe-Knauf’un bayisi olan Tet Yapı’nın uygulamaları
ile ilgili olarak rakibi ABS’ye açıklama yapma ihtiyacı hissettiği anlaşılmaktadır.
3. Tepe-Knauf Genel Müdürü tarafından, ABS Genel Müdürü’ne gönderilen
20.2.2001 tarihli bir elektronik postada şu ifadeler yer almaktadır:
“Tarafımca 5/2/2001 tarihinde bölge satış elemanlarından, pazar fiyatları ve
pazarın içinde bulunduğu durumu görebilmek için “Pazar Fiyatları Araştırma
Raporu” istenmiştir. Elemanlarımızdan gelen bu raporlarda bir hayli ilginç ve bir o
kadar da düşündürücü fiyatlarla karşılaşılmıştır.
Seninle olan görüşmelerimde de ifade ettiğim gibi fiyat artışı konusunda pazar
açısından en uygun dönemi beklemekteydik. Bu düşünceler içerisinde beklerken,
bu sonuçlarla karşılaşmak bana çok şaşırtıcı geldi.
Konuyu uygun bir platformda konuşabilmek için sana ulaştırmayı amaçladığım
raporlar karşılığında senden gelen yazı neticesinde, gece boyunca bölge
bayilerimiz ile de görüşülmüştür. Şahsına olan inancımı ifade ederek raporlarda
yazılanları bir kez de ben açıklamak istiyorum:
...
...Fakat İzmir’de bütün firma bayileri kendi aralarında anlaşmış olup, tek fiyattan
satma kararı almışlardır. Bu durum yaklaşık 1 ay’dır şahsımca da bilinmektedir.
Ayrıca üretici kuruluşların İzmir’deki bütün satıcı bayilerinin fiyatını araştırırsan
700.000.-TL/m2 olduğunu senin de tespit edeceğinden şüphem yoktur.
…
Sevgili Ümit, şahsına ve açıklamalarına olan inancımı bir kez daha ifade ederek,
beni kandırmak gibi bir düşüncede olmadığını fakat bayilerin ve piyasa
04-25/279-61
15
üzerindeki ABS fiyatları ile ilgili dalgalanmanın tedbirini ancak senin alabileceğini
düşündüğüm için bunları açıklamam gerektiğini bilmeni istiyorum.
TEPE KNAUF fiyatları senin de belirttiğin gibi aynen ABS sirkülerinde olduğu
gibidir. Ama bir farkla; ne büyük ne de küçük siparişlerde rakiplerimizin fiyatını
esas almamaktayız. Rakip fiyatları esas almak için fiyatlarda farklılık olması
gerekliliği var gibi geliyor bana. Halbuki ben fiyat sirkülerinde olduğu gibi küçük
veya büyük ayırmaksızın fiyat ve koşul eşitliğinde olduğumuzu düşünüyordum.
Ayrıca, ortada herhangi bir güvensizlik ortamı yoktur. Yalnızca düşündürücü ve
çarpıcı fiyatlar vardır. Bu durumunda önlemini senin alabileceğine ve fiyat
dengelerinin bozulmamasına yardımcı olabileceğine inanıyorum. Ayrıca
bahsetmiş olduğun “diğer adımlar” konusundaki inancın ile ilgili kararın ne olursa
olsun, benim de aynı karar doğrultusunda hareket edeceğimi bilmeni rica eder,
kararının sektörümüz ve şahsımız açısından olumlu sonuçlar vermesini dilerim...”
Yukarıda yer verilen belgeler, sektörün iki büyük teşebbüsü olan ABS ve Tepe-
Knauf arasındaki ortak fiyat tespitine yönelik anlaşmanın varlığını ortaya
koymaktadır. 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinde, rekabetin sınırlanması
amacını taşıyan işlemler ile bu etkiyi doğuran veya doğurabilecek nitelikteki
anlaşmalar yasaklanmaktadır. Söz konusu madde uyarınca, piyasada açık bir
etki göstermese dahi yapılan anlaşma rekabeti sınırlayıcı bir amaç taşıyorsa
veya rekabeti sınırlayıcı bir etki doğurabilecek nitelikte ise, ihlalin varlığı kabul
edilecektir.
I.3.2.1.2. Savunmalar ve Bu Savunmalara İlişkin Değerlendirmeler
Teşebbüslerin savunmalarında yer verdikleri hususlar ve bunlara ilişkin
değerlendirmeler aşağıdaki şekildedir:
- Soruşturma raporunda yer alan belgelerin eski soruşturmada (Madinsan
Soruşturması) elde edilmesi nedeniyle bu soruşturmada kullanılamayacağı ifade
edilmektedir.
Fiyat tespiti konusunda anlaşmayı ortaya koyan üç ana belge, önaraştırma
çerçevesinde yapılan yerinde incelemelerde elde edilmiştir. Başka bir
soruşturmada bulunan belgelerin kullanılması söz konusu değildir. Kaldı ki anılan
belgeler Madinsan Soruşturması’nda tespit edilmiş olsa dahi başka bir
soruşturmada kullanılabilmesinde hukuki bir engel bulunmamaktadır.
- Soruşturmanın altı ay ya da bir yıl içinde bitirilmesi gerekirken, bu sürede ancak
soruşturma raporunun tebliğ edildiği, bu nedenle soruşturmanın süresi içinde
tamamlanamadığı ifade edilmektedir.
Kanun’un 45. maddesinde belirtilen “soruşturma safhası” kavramı soruşturma
raporunun taraflara tebliğ edilmesiyle biten “soruşturma dönemi”ni; 46. maddede
belirtilen “soruşturma safhası” kavramı ise tarafların bütün yazılı savunma
haklarını kullandıkları dönemi belirtmektedir. Bu anlamda 43. madde uyarınca
öngörülen sürelerin tarafların yazılı savunmalarını da içeren soruşturma safhası
için geçerli olduğunun ileri sürülmesi tarafların savunma sürelerinin kısalmasına
04-25/279-61
16
yol açabilecek bir yorumdur. Bu bakımdan, mevcut uygulamada Kanun’un ilgili
hükümleri, savunma hakkının kısıtlanmamasına azami özen gösterilerek
uygulanmaktadır. Sonuç olarak, ilgili dosya bakımından Kanun’da öngörülen
“soruşturma dönemi”ne ilişkin süre aşılmamıştır.
- 7.10.1997 tarihli Memorandum başlıklı belgenin Rekabet Kurulu’nun faaliyete
geçmesinden önce hazırlandığı ifade edilmektedir.
Açık bir fiyat anlaşması niteliğindeki 7.10.1997 tarihli belgede anlaşma sadece o
tarih için veya Rekabet Kurulu faaliyete başlayana kadar yapılmamış, doğal
olarak yapıldığı tarihten itibaren geleceğe dönük olarak yapılmıştır. Belgede yer
alan
“...1997 sonu itibari ile planlanan fiyat artışları şu şekildedir;
Toz Alçı % 120
Alçı Plaka % 80”
ifadesi anlaşma hükümlerinin Rekabet Kurulu’nun faaliyette olduğu 1997 yılı
sonu için de geçerli olduğunu göstermektedir. Esasen bu belge, yukarıda yer
verilen sonraki tarihli belgelerle birlikte değerlendirildiğinde, her iki teşebbüs
arasındaki fiyat tespitine yönelik anlaşmanın 1997’den beri süregeldiği
anlaşılmaktadır.
- 20.2.2001 tarihli belgede mutabakattan söz edilmediği, aynı işi yapan firmaların
pazar durumu hakkında birbirlerine endişe belirtmelerinden ibaret ve tek taraflı
irade beyanları olduğu, anlaşmanın var olması için karşılıklı iradelerin birleşmesi
gerektiği ifade edilmektedir.
Söz konusu belgenin yukarıda yer verilen kısımlarındaki ifadeler, her iki
teşebbüsün arasındaki fiyat anlaşmasının pazarda uygulanmasına yönelik
beyanlar olup aralarında daha önce bir irade birlikteliğinin oluştuğunu
göstermekte, fiyat tespiti konusundaki anlaşmayı açıkça ortaya koymaktadır.
4054 sayılı Kanun’un gerekçe kısmına bakıldığında, “Maddenin amacı
bakımından anlaşma, medeni hukukun geçerlilik koşullarına uyulmasa bile
tarafların kendilerini bağlı hissettikleri her türlü uzlaşma ya da uyuşma anlamında
kullanılmıştır. Anlaşmanın yazılı veya sözlü olmasının önemi yoktur.” şeklindeki
ifade ile anlaşma kavramının nasıl anlaşılması gerektiği açıkça ortaya
konulmuştur.
19.09.1998 tarihli faks metninin, ABS ve Tepe-Knauf arasında daha önce
yapılmış olduğu anlaşılan fiyat anlaşmasının bozulmasına ve belirlenen fiyatlara
uyulmamasına ilişkin şikayet üzerine hakkındaki iddiaları çürütmek için Tepe-
Knauf Pazarlama ve Tanıtım Müdürü tarafından ABS Genel Müdürü’ne çekilmiş
olduğu görülmektedir.
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesindeki “..amacını taşıyan...” ifadesi de göz
önüne alındığında yapılan anlaşma ile söz konusu maddenin ihlal edildiği
kanaatine varılmıştır. Yukarıda yer verilen ve karşılıklı mutabakatı yansıtan
04-25/279-61
17
beyanlar her iki firmanın fiyat tespiti konusunda anlaşma içinde oldukları ve bu
durumun, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesine aykırı olduğu ve bu nedenle
Kanun’un 16. maddesinin 2. fıkrası uyarınca adı geçen teşebbüslere para cezası
uygulanması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
I.3.2.2. Fiyat Tespiti İddiasına Yönelik Diğer Belgeler
Dosya mevcudu bilgilerden; elde edilen diğer belgelerin tek başına fiyat
anlaşması iddiasını ispatlamaya yeterli olmadığı ve ayrıca yapılan inceleme ve
görüşmelerde bu belgeleri destekleyici nitelikte herhangi bir bilgi ve belge
bulunamadığı, dolayısıyla Dalsan, BPB ve Doğan Alçı’nın fiyat tespiti yönünden
rekabet ihlali içerisinde bulundukları iddiasını ispatlamaya yeterli olmadığı
kanaatine varılmıştır.
I.3.2.3. Dikey Kısıtlamalar
I.3.2.3.1. ABS
I.3.2.3.1.1. Belgeler
ABS’nin Yetkili Satıcılık Sözleşmesinde aşağıdaki hükümler bulunmaktadır:
“Madde 2- Yetkili Satıcılığın Merkezi
Yetkili Satıcılığın Satış Bölgesi, iş bu sözleşmenin 17. maddesinde belirtilen
ticarethane adresinin olduğu il sınırları içinde olup; Yetkili Satıcı, Şirketin onayını
almadan satış bölgesi dışında ABS ile ilgili tali bayilik, şube veya buna benzer bir
satış yeri açamaz. Aktif satış faaliyetinde bulunamaz..
Madde 8- Başka Satıcılık
İş bu Yetkili Satıcılık Sözleşmesi, Şirketin bu Yetkili Satıcılık Bölgesinde başka
Yetkili Satıcılık ihdas etme hakkını engellemez.
…
Madde 14- Fiyat
...Yetkili Satıcının bölgesi dışındaki diğer bir bölgeye aktif satış yapması halinde,
Şirketten evvelce bu konuda mutabakat alınmamışsa, Şirket tek taraflı olarak
Yetkili Satıcının haklarını indirmek veya tamamen kaldırmak veya bu hakkı bir
Bölge Yetkili Satıcısına vermek hakkına sahiptir.”
12.3.2003 tarihinde raportörlerce yapılan görüşmede ABS Genel Müdürü,
bayilere yönelik uygulamalar konusunda aşağıdaki hususları ifade etmiştir:
“…Satışlarımızı bölge müdürlüklerimiz vasıtasıyla yapmaktayız. 5 adet bölge
müdürlüğümüz bulunmaktadır. Bunlar; İstanbul, Ankara, İzmir, Erzurum (yakında
açılacak) ve Adana (Tarsus)’dır. Yetkili satış sözleşmesi tüm bayilerimize
uygulanmaktadır. Türkiye çapında 200 kadar bayimiz vardır. Hepsi için aynı
şartlar geçerlidir. Bayilerimiz sadece ABS Alçı Ürünleri satabilirler. Farklı
şirketlerin bayileri ile aralarında rekabet olduğu gibi kendi bayilerimiz arasında da
rekabet mevcuttur. Bayilerimizin faaliyet gösterdikleri bölgedeki (yukarıda sayılan
5 bölge) iller, satış bölgesini oluşturmaktadır. Bayilerin bölgeleri dışındaki yerlere
aktif satış yapmaları ya da başka bölgede şube açmaları bizim onayımıza
04-25/279-61
18
bağlıdır; ancak başka bölgelerden mal talebi olduğunda pasif satış yapmakta
serbesttirler. Bölge dışına satışların izne bağlanmasının nedenleri şunlardır:
Bölgeye yapılan satış miktarına bağlı olarak ciro primi verilmesi. Bölgelerdeki
bayi sayısı bölgenin tüketim miktarı ile bağlantılı olduğundan, bölge dışındaki bir
bayinin şube açarak veya aktif satış yaparak, ilgili bölgedeki bayileri zor durumda
bırakması. Bunun anlamı bölgedeki bayilere belli bir tüketim potansiyeli ile
yaşam alanı bırakılmasıdır...”
ABS Yetkili Satıcılık Sözleşmesi’ndeki düzenlemeler ve görüşme tutanağı
değerlendirildiğinde; bayilik sözleşmelerinde bir yandan münhasırlık tesis
edilerek bayilere aktif satış yasağı getirildiği, diğer yandan ABS’ye verilen “Yetkili
satıcılık bölgesinde başka yetkili satıcılık ihdas etme hakkı” nedeniyle
münhasırlığın ortadan kaldırıldığı ve buna rağmen aktif satış yasağının
devamının söz konusu olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle, ABS Yetkili Satıcılık
Sözleşmesinin 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği ile
tanınan muafiyetten yararlanamadığı 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesine
aykırılık teşkil ettiği kanaatine varılmıştır.
I.3.2.3.1.2. Savunmalar ve Savunmalara İlişkin Değerlendirmeler
Savunmalarda,
- Aynı bölgede ikinci bayilik verilmesinin münhasırlığı ortadan kaldırmadığı,
münhasırlık ortadan kalksa bile marka içi rekabetin arttığı, sadece aktif satışın
yasaklandığı, pasif satışın yasaklanmasının söz konusu olmadığı ifade
edilmektedir.
2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’in “Anlaşmaları
Grup Muafiyeti Kapsamı Dışına Çıkaran Sınırlamalar” başlıklı 4. maddesinin (b)
bendinde “Aşağıdaki haller dışında, alıcının sözleşme konusu mal veya
hizmetleri satacağı bölge veya müşterilere ilişkin kısıtlamalar getirilmesi” halinde
anlaşmanın muafiyetten yararlanamayacağı belirtildikten sonra istisnaların (1)
numaralı bendinde ”Alıcının müşterilerince yapılacak satışları kapsamaması
kaydıyla, sağlayıcı tarafından kendisine veya bir alıcıya tahsis edilmiş münhasır
bir bölgeye ya da müşteri grubuna yapılacak aktif satışların kısıtlanması”
durumunda anlaşmanın muafiyetten yararlanacağı düzenlenmiştir. Buna göre bir
alıcıya tahsis edilen bir münhasır bölge varsa ancak o zaman o bölgeye
yapılacak satışlar kısıtlanabilecektir. Bir bölge birden çok alıcıya tahsis edildiği
takdirde aktif satış yasağı getirilemeyecektir.
Nitekim, 2002/2 sayılı Tebliğ’in açıklanmasına ilişkin 9.9.2003 tarih, 25194 sayılı
Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Kılavuz’un “Bölge ve Müşteri
Sınırlaması” başlıklı 2.2 no’lu maddesinin 24. bendine göre; alıcıların satış
yaptığı bölge veya müşteri grubunun münhasır olarak değerlendirilmesi için o
bölge veya müşteri grubuna sadece tek bir alıcının veya sadece sağlayıcının
kendisinin aktif olarak satış yapıyor olması gerektiği belirtilmiştir. Bu durumda, bir
dikey anlaşma yapan sağlayıcı, münhasır bölge yaratmak suretiyle faaliyette
bulunacak ise, aktif satış yasağı getirilebilmesi için münhasırlık getirdiği bölgeyi
bir alıcıya (yetkili satıcıya) tahsis etmelidir. Bölgede birden çok alıcı faaliyet
gösterecek ise aktif satış yasağı getiremeyecektir.
04-25/279-61
19
Bu çerçevede Yetkili Satıcılık Sözleşmesindeki “İş bu Yetkili Satıcılık
Sözleşmesi, Şirketin bu Yetkili Satıcılık Bölgesinde başka Yetkili Satıcılık ihdas
etme hakkını engellemez.” şeklinde düzenlenme ile herhangi bir bayiye tahsis
edilen bölgede, ABS’nin yeni bayilikler ihdas edebilmesi nedeniyle münhasırlığın
ortadan kalkması söz konusu olmaktadır. Ayrıca Emek Alçı tarafından ABS’ye
gönderilen yazılarda yer alan; “...istediğimiz yere bayi açamayız ama ABS yirmi
metre yanımıza bayilik verebilir...” ve “Sözleşmeye uymadınız. 50 metre ilerime
bayilik verdiniz..” ifadeleri de bu uygulamayı doğrulamaktadır. ABS’nin Türkiye
genelindeki bayi teşkilatı incelendiğinde de aynı bölgede birden fazla bayinin
bulunduğu görülmektedir.
Yetkili satıcılık sözleşmesinde münhasırlığın ortadan kalkmasından sonra aktif
satış yasağının devam etmesi nedeni ile anılan sözleşmenin 2002/2 sayılı Tebliğ
kapsamı dışında kaldığı ve dolayısıyla bu durumun 4054 sayılı Kanun’un 4.
maddesine aykırılık teşkil ettiği sonucuna varılmıştır.
I.3.2.3.2. Doğan Alçı
Doğan Alçı’nın 1998 yılı bayilik sözleşmesinde yeniden satış fiyatı, vade ve
ıskonto oranlarının tespitine yönelik hükümlerin yer aldığı, ancak daha sonraki
yıllara ilişkin sözleşmelerde bu şekilde hükümlerin bulunmaması nedeniyle 4054
sayılı Kanun’un “Para Cezaları ve Süreli Para Cezalarında Zamanaşımı”na ilişkin
19. maddesinde yer alan üç yıllık zaman aşımı süresi geçtiğinden, 16. maddenin
birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca para cezası uygulanamayacağı sonucuna
varılmıştır.
I.3.2.3.3. Tepe-Knauf
Tepe-Knauf’un 1998 yılı bayilik sözleşmesine göre Tepe-Knauf bayilerin kar
oranları ile mamullerin perakende satış fiyatlarını belirleyebildiği, ancak daha
sonraki yıllarda sözleşmelerde bu şekilde hükümlerin bulunmaması nedeniyle
4054 sayılı Kanun’un “Para Cezaları ve Süreli Para Cezalarında Zamanaşımı”na
ilişkin 19. maddesinde yer alan üç yıllık zaman aşımı süresi geçtiğinden, 16.
maddenin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca para cezası uygulanamayacağı
kanaatine varılmıştır.
J. GEREKÇE VE HUKUKİ DAYANAK
Yukarıda delilleri gösterilmek ve değerlendirilmek suretiyle açıklandığı üzere;
- ABS ile Tepe-Knauf ‘un fiyat tespiti konusunda anlaşma içinde oldukları ve
böylece 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettikleri, dolayısıyla aynı
Yasa’nın 16. maddesinin 2. fıkrası uyarınca para cezası uygulanması gerektiği;
- ABS Yetkili Satıcılık Sözleşmesi’nde yer alan düzenlemelerin 2002/2 sayılı
Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği kapsamı dışında kaldığı ve 4054
sayılı Kanun’un 4. maddesine aykırılık teşkil ettiği, bu nedenle ABS hakkında;
04-25/279-61
20
i) 4054 sayılı Kanun’un 16/2. maddesinde yer alan para cezasının uygulanması
gerektiği,
ii) Anılan Sözleşme’nin 4054 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile öngörülmüş olan
bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemiş olması nedeniyle, ABS’ye aynı
Kanun’un 16. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca para cezası
uygulanması gerektiği,
iii) 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesi üçüncü fıkrası uyarınca önceki maddede
belirtilen bildirim yükümlülüğünü yerine getirmemekten dolayı ilgili teşebbüse
verilecek cezanın yüzde onuna kadar söz konusu teşebbüste o tarihte yönetim
organlarında görev alanlara da para cezası verilmesi gerektiği,
- Diğer teşebbüslerin cezalandırılmasına yeterli delil bulunmadığından, bunlar
hakkında para cezası tayinine yer olmadığı
sonucuna varılmaktadır.
ABS ve Tepe-Knauf’un sabit görülen fiyat tespitine yönelik eylemlerinin piyasada
tam bir etki göstermemesi göz önünde bulundurularak, soruşturmanın başladığı
tarihten bir önceki yıl olan 2001 yılı cirolarının %0.5 oranında ceza tayini
gerektiği takdir olunmuştur.
Yine ABS’nin dikey anlaşmalardaki ihlal içeren hükümleri göz önünde tutularak
asgari oranda ceza takdir olunmuştur.
K. SONUÇ
Düzenlenen Rapora, toplanan delillere, sözlü savunma toplantısındaki
açıklamalara ve incelenen dosya kapsamına göre ;
1) a) ABS Alçı ve Blok San. A.Ş. ile Tepe-Knauf İnşaat ve Yapı Elemanları San.
ve Tic. A.Ş.’nin fiyat tespiti konusunda anlaşma içinde olduklarına ve böylece
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiklerine,
b) Bu nedenle, aynı Kanun’un 16. maddesinin ikinci fıkrası ile son fıkrası
uyarınca takdiren 2001 yılı net satışlarının % 0.5'i (yüzde yarım) oranında olmak
üzere; ABS Alçı ve Blok San. A.Ş.'ye 133.582.473.511.- TL. ve Tepe-Knauf
İnşaat ve Yapı Elemanları San. ve Tic. A.Ş.’ye 85.001.322.291.- TL. para cezası
verilmesine,
2) ABS Alçı ve Blok San. A.Ş.'nin "Yetkili Satıcılık Sözleşmesi"nde yer alan
düzenlemelerin 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği
kapsamı dışında kaldığına ve 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesine aykırılık teşkil
ettiğine ve bu nedenle,
a) 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin ikinci fıkrası ile son fıkrası ve
2004/1 sayılı Tebliğ uyarınca adı geçen teşebbüse takdiren 11.883.182.000.- TL.
para cezası verilmesine,
04-25/279-61
21
b) Anılan sözleşme ile ilgili olarak 4054 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile
öngörülen bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemiş olması nedeniyle, ABS
Alçı ve Blok San. A.Ş.’ye aynı Kanun’un 16. maddesinin birinci fıkrasının (c)
bendi ve 2004/1 sayılı Tebliğ uyarınca, 2.970.794.000.- TL. para cezası
uygulanmasına,
c) 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesi üçüncü fıkrası uyarınca, önceki
maddede belirtilen bildirim yükümlülüğünü yerine getirmemekten dolayı ilgili
teşebbüsün Yönetim Kurulu'nda görevde bulunan Mehmet Nafi BALDUDAK,
Haydar KAYA, Rıfat BALDUDAK, Fatma HATİPOĞLU ve Gülbu HATİPOĞLU
BÜYÜKHANLI’nın her birine ayrı ayrı, teşebbüse verilen bildirimde bulunmama
cezasının takdiren %10'u oranında 297.079.400.-'er TL para cezası
uygulanmasına,
3) ABS Alçı ve Blok San. A.Ş., Tepe-Knauf İnşaat ve Yapı Elemanları San. ve
Tic. A.Ş. ve Dalsan Alçı Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin; Emek Alçı Tah. San. ve Tic.
Ltd. Şti’ye karşı ortak bir pazar stratejisi çerçevesinde hareket ederek
faaliyetlerini zorlaştırmak suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal
ettikleri iddiasını ispatlamaya yeterli delil bulunmadığına ve dolayısıyla adı geçen
teşebbüslere bu nedenle para cezası uygulanmasına yer olmadığına,
4) Dalsan Alçı Sanayi ve Ticaret A.Ş., BPB Gypsum Üretim ve Tic. Ltd. Şti. ve
Doğantaş Turizm İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin ilgili ürün pazarında fiyat
tespiti yönünden rekabet ihlali içerisinde bulunduklarına ilişkin iddiaları
ispatlamaya yeterli delil olmadığına ve dolayısıyla adı geçen teşebbüslere bu
nedenle para cezası uygulanmasına yer olmadığına,
5) Tepe-Knauf İnşaat ve Yapı Elemanları San. ve Tic. A.Ş. ile Doğantaş Turizm
İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin 1998 yılına ait bayilik sözleşmelerinin 2002/2
sayılı Tebliğ kapsamı dışında kaldığına, ancak bu tarihten sonra uygulanmamış
olan sözleşmelerle ilgili olarak 4054 sayılı Kanun’un 19. maddesinin birinci
fıkrasının (a) bendinde yer alan üç yıllık zaman aşımı süresi geçtiğinden, 16.
maddenin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca para cezası uygulanamayacağına,
6) 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal eden eylemlerinden dolayı, rekabetin
tesisi ve ihlalden önceki durumun korunmasını teminen yerine getirilmesi ya da
kaçınılması gereken davranışların ve ihlale son verilmesi gereğinin, aynı
Yasanın 9. maddesi uyarınca, ilgili teşebbüslere bildirilmesine
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy