10
BU KARAR DANISTAY 13.DAIRESI’NCE IPTAL
EDILMISTIR. REKABET KURULU’NUN AYNI
KONUYA ILISKIN 20.09.2004 TARIH VE 04-60/856-
200 NOLU KARARINA INTERNET SAYFAMIZDAKI
KARAR ARAMA BÖLÜMÜNDEN
ERİŞEBİLİRSİNİZ.
20
30
40
04-60/856-200
2
Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : D4/1/M.H.A.-99/1 (Soruşturma)
Karar Sayısı : 04-60/856-200 50
Karar Tarihi : 20.9.2004
Dosya Konusu : Danıştay 10. Dairesi’nin 2003/3811 K. sayılı iptal kararı
uyarınca, Ford Otomotiv Sanayi A.Ş.'nin (Ford Otosan) bayilerine karşı bazı
uygulamaları ile 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’u ihlal edip
etmediğinin tespiti.
A- TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Mustafa PARLAK
Üyeler : Tuncay SONGÖR, A. Ersan GÖKMEN, R. Müfit
SONBAY, Prof.Dr. Zühtü AYTAÇ, Prof.Dr. Nurettin 60
KALDIRIMCI, M.Sıraç ASLAN, Süreyya ÇAKIN
B- SORUŞTURMA HEYETİ
Başkan : Süreyya ÇAKIN
Raportörler : M.Haluk ARI, Kerem TOMUR
C- ŞİKAYET EDEN
Nihat Şahsuvaroğlu-Şan Otomotiv
Ankara Asfaltı 70 Evler Köprüsü karşısı No:35-36 Gülsuyu Maltepe/İstanbul
(Danıştay 10. Dairesi’nin 2003/3811 K. sayılı kararı uyarınca) 70
D- HAKKINDA SORUŞTURMA YAPILAN TEŞEBBÜS
Ford Otomotiv Sanayi A.Ş.
Ankara Asfaltı 4. Km. Uzunçayır Mevkii Üsküdar/İstanbul
E- İDDİALARIN ÖZETİ
Ford Otomotiv Sanayi A.Ş.'nin;
- Türkiye genelinde faaliyet gösteren yetkili satıcılarının (bayilerinin) satış
fiyatlarını ve uygulayacakları indirim oranlarını belirlemek,
- Yetkili satıcıların rakip ve muadil yedek parça kullanımına sınırlamalar 80
getirmek,
suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinde yasaklanan faaliyetleri
gerçekleştirdiği iddia edilmektedir.
F- DOSYA EVRELERİ
Nihat ŞAHSUVAROĞLU-Şan Otomotiv (Şan Otomotiv)’e ait şikayet
dilekçesinin Kurum kayıtlarına 24.3.1999 tarih ve 988 sayı ile intikali üzerine,
Rekabet Kurulu'nun 6.10.1999 tarih ve 99-45 sayılı toplantısında 4054 sayılı
Kanun'un 40/1. maddesi uyarınca şikayet konularına ilişkin olarak önaraştırma 90
yapılmasına karar verilmiştir.
04-60/856-200
3
Önaraştırma sonucunda Kurum raportörlerince düzenlenen 7.12.1999 tarih ve
D4/2/M.H.A.99/1 sayılı Önaraştırma Raporu, 15.12.1999 tarih,
REK.0.08.00.00/107 sayılı Başkanlık önergesi ile 99-58 sayılı Rekabet Kurulu
toplantısında görüşülerek Ford Otosan hakkında soruşturma açılmasına gerek
olmadığına karar verilmiştir.
Rekabet Kurulu’nun söz konusu kararına karşı Şan Otomotiv vekilinin
Danıştay’da açmış olduğu davada, Danıştay 10. Dairesi 2003/3811 sayılı kararı 100
ile Kurul’un soruşturma açılmaması yönündeki kararını iptal etmiştir.
Danıştay 10. Dairesi tarafından verilen iptal kararı, Kurul’un 29.1.2003 tarih ve
04-09/90-M sayılı toplantısında görüşülmüş ve İdari Yargılama Usulü
Kanunu’nun 52 ve 58. maddeleri dikkate alınarak Ford Otosan hakkında
soruşturma açılmasına karar verilmiştir.
Hakkında soruşturma açılan teşebbüsün ilk yazılı savunması, yasal süre
içerisinde 18.3.2004 tarih ve 1373 sayı ile Kurum kayıtlarına intikal etmiştir.
Soruşturma Heyeti'nce tamamlanan 19.7.2004 tarih ve S.R./04-13 sayılı 110
Soruşturma Raporu, Kanun'un 45/1. maddesi uyarınca tüm Kurul üyeleri ile
Ford Otosan’a tebliğ olunmuş ve aynı maddenin ikinci fıkrası gereğince Ford
Otosan’dan 30 gün içinde ikinci yazılı savunmasını göndermesi istenmiştir.
Soruşturma Raporu'nun tebliğini takiben, hakkında soruşturma yürütülen
teşebbüsün ikinci yazılı savunması da yasal süresi içinde 19.8.2004 tarih ve
4641 sayı ile Kurum kayıtlarına intikal etmiştir. Söz konusu ikinci yazılı
savunmada soruşturma konusu hakkında ilk yazılı savunmaya ilave edilecek bir
husus bulunmadığı, soruşturma raporunda yer alan değerlendirme ve ulaşılan
sonuçlara aynen iştirak edildiği belirtilerek, sözlü savunma talebinde 120
bulunulmamıştır. Bu çerçevede Soruşturma Heyeti’nce Ek Yazılı Görüş
hazırlanmamıştır.
Ford Otosan hakkında yürütülen soruşturma kapsamındaki iddialar Rekabet
Kurulu’nun 20.9.2004 tarih ve 04-60 sayılı toplantısında ele alınarak nihai
karara bağlanmıştır.
G- RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ
Soruşturma Heyeti'nde yer alan Raportörler tarafından;
- Ford Otosan’ın yetkili satıcıların yeniden satış fiyatlarını belirleme yönünde bir 130
baskı veya zorlama içerisinde olmadığı, yetkili satıcıların farklı fiyatlardan araç
ve yedek parça satabildikleri,
- Yetkili satıcıların rakip ve muadil yedek parça kullanabildikleri, bu konuda
herhangi bir baskı olmadığı, Ford Otosan tarafından yetkili satıcılara gönderilen
uyarı yazılarının “Ford” markasının izinsiz kullanımını engellemek amacını
taşıdığı,
- Dolayısıyla Ford Otomotiv Sanayi A.Ş.nin soruşturmaya konu eylemlerinde
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesine aykırılık bulunmadığı
ifade edilmiştir.
140
04-60/856-200
4
H- İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
H.1 İlgili Pazar
H.1.1 İlgili Ürün Pazarı
İlgili ürün pazarı, belirli bir ürün ve onunla yüksek ikame edilebilirliği olan
ürünlerden oluşur. Bu pazarı belirlerken ürünün fiziksel ve teknik özellikleri,
fiyat, tüketici tercihleri gibi kıstaslar göz önünde bulundurulmalıdır. Bir malın
diğer bir malla aynı pazarda sayılabilmesi için bu iki ürünün tüketicinin gözünde
nitelikleri, kullanım amaçları ve fiyatları açısından benzer olması gerekmektedir.
Otomotiv sektöründe pazar tanımlarken yukarıda değinilen kriterler, özellikle 150
kullanım amacı dikkate alınarak otomobil, çekici, kamyon, kamyonet, otobüs,
minibüs, midibüs, motorsiklet, triportör ve traktörleri ayrı ürün pazarı olarak
değerlendirmek gerekmektedir. Yine söz konusu araçların yedek parçaları da
kendi içerisinde alt kategorilere ayrılması mümkün olan bir pazardır.
İncelemeye konu olan Ford-Otosan, otomotiv sektöründe otomobil, hafif ticari
araç, ağır ticari araç gibi birden fazla ilgili ürün pazarına konu olan faaliyetleri
yürütmekte ve yetkili satıcıları genel olarak bu ürünlerin tamamını satmaktadır.
Bu nedenle inceleme konusu açısından alt segmentler bazında bir ayrım
yapmaksızın “yeni otomobil, hafif ticari araç ve ağır ticari araçlarla bunların
parçalarının üretim, dağıtım ve satış pazarı” ilgili ürün pazarı olarak 160
belirlenmiştir.
H.1.2 İlgili Coğrafi Pazar
Ford-Otosan’ın, satış ağı vasıtasıyla tüm Türkiye’de faaliyet göstermesi,
soruşturmaya konu olan eylemlerin bütün dağıtım ağını ilgilendirmesi
nedenleriyle ilgili coğrafi pazar olarak "Türkiye Cumhuriyeti Sınırları" tespit
edilmiştir.
H.2 Savunmalar
Ford Otosan tarafından gönderilen ilk yazılı savunmada, önce Şan Otomotiv ile 170
olan ilişki anlatılmakta sonra Danıştayın iptal kararında yer alan gerekçelere
ilişkin olarak savunma yapılmaktadır. Savunma özetle aşağıdaki gibidir:
H.2.1 Şan Otomotiv ile Olan İlişki
Ford Otosan'ın 1998 yılı son aylarında yapılan denetimlerde Şan Otomotiv'in
Ford Otosan'dan filo müşterilerine satılmak üzere aldığı araçları, perakende
müşterilere sattığı, fatura fotokopileri üzerinde tahrifat yaparak, bu satışlardan
filo indirimi aldığı, bu yolla haksız kazanç elde ettiği; Ford Otosan'ın bayilerinin
reklam harcamalarına katkı sağlaması uygulamasını suistimal etmek için,
reklam faturalarının fotokopisi üzerinde tahrifat yaparak fatura bedellerini 180
artırarak haksız menfaat sağladığının tespit edilmesi üzerine yapılan
görüşmelerde ortak bir zemin bulunmayınca bayilik ilişkisinin sona erdirilmesine
karşılıklı olarak karar verildiği ve bu amaçla 11.2.1999 tarihinde bir fesih
protokolü imzalandığı, ancak bundan sonra Şan Otomotiv'in bayiliğinin 1998/3
sayılı Tebliğ'e aykırı olarak sona erdirildiğinden bahisle adli yargıda dava açtığı,
Yargıtay tarafından yerel mahkemenin vermiş olduğu kararın bozulması
üzerine ise davadan feragat ettiği ifade edilmektedir.
04-60/856-200
5
H.2.2 Ford Otosan'ın Satış Fiyatlarını ve İndirim Oranlarını Belirlediği
İddiasına Yönelik Savunma 190
Ford Otosan'ın bayilerinin satış fiyatlarını ve uygulayacakları indirim oranlarını
belirlediği iddiasının afaki olduğu ve Danıştay'ın iptal kararında belirtilen iki
yazının dışında hiçbir delile dayanmadığı,
Ford Otosan'ın imal ve ithal ettiği motorlu araçların bayilere satış fiyatının Ford
Otosan tarafından tespit edildiği, bayilerin perakende satış fiyatlarına ilişkin
olarak ise, Ford Otosan tarafından ekonominin ve döviz kurlarının seyrine göre
periyodu değişmekle birlikte yaklaşık her ay tavsiye edilen satış fiyatı listesi
yayınladığı,
200
Bu çerçevede bayilerin kendi satış fiyatlarını ve uygulayacakları indirim
oranlarını belirlemek konusunda tamamen serbest oldukları, bu durumu
göstermek üzere 1998 ve 1999 yıllarına ilişkin olarak bayiler tarafından farklı
fiyatlarla müşterilere fatura edilmiş olan 287 adet araca ait faturanın
savunmaya ek olarak verildiği,
Yayınlanan fiyat sirkülerlerinde bayilerin araç alış fiyatları ile tavsiye edilen
perakende satış fiyatları arasındaki farkın doğal olarak tavsiye edilen bir kar
marjı varsayımını da ortaya koyduğu, genel olarak bu iki unsurdaki artış aynı
olmakla birlikte, satışların ve ekonominin gidişatına paralel olarak bu durumun 210
gerçekleşmeyebileceği ve böylece bayinin kar marjında bir daralmanın ortaya
çıkabileceği (örneğin bayi alış fiyatları %4 artarken, bayilere duyurulan tavsiye
edilen satış fiyatının %3 artması gibi), bayilere gönderilen 7.10.1998 tarih ve
528 Ref. No'lu yazının da önceki aylarda meydana gelen böyle bir daralmayı
bayilere hatırlatmak ve Transit araçlarda tavsiye edilen kar marjının değişmesi
nedeniyle, filo müşterilerine yapılacak indirimler bakımından eski varsayımlara
dayalı olarak işlem yapılması imkanının kalmadığına ilişkin bir uyarı niteliğinde
olduğu, bu nedenle söz konusu yazıya bunun ötesinde bir anlam yüklemenin ek
olarak verilen bayilerin farklı fiyatlar üzerinden düzenledikleri faturalar
karşısında mümkün olmadığı, 220
Ford Otosan'ın 31.12.1998 tarihli Acil Servis Mesajı başlıklı yazısında değinilen
Philsa firmasına %(….) indirim uygulanmasının fiyat ve indirim oranını belirleme
anlamına gelmediği, Ford Otosan'ın bedeli kendisi tarafından ödenecek
hizmetlerle (garanti, politik garanti, geri çağırma kampanyası, garanti
kapsamındaki araçlar için gerektiğinde kiralık araç ve çekici hizmetleri sağlama
gibi) ile ilgili fiyatı kendisinin belirlediği, buna karşın bedeli müşteriler tarafından
ödenecek hizmetler bakımından ise sadece tavsiye edilen fiyatlar yayınladığı,
sözü edilen firmaya yönelik olarak bayilerin %(….)'den fazla indirim
yapabildiklerini gösterir çok sayıda faturanın savunma ekinde yer aldığı, 230
Yetkili servislerin tüketicilere yönelik fiyatlarını belirlemede ve diledikleri indirimi
yapmakta serbest oldukları, bu durumun ekte verilen çok sayıda fatura
örneğinden anlaşılabileceği,
Filo müşterilerinin özellikle 50-60 araç gibi büyük çapta alım yaptıkları
durumlarda, araç fiyatlarında indirim yaptırmak yanında servis ücretlerinde de
indirim yapılmasını talep ettikleri ve bu durumun filo satışları konusunda
markalar arası rekabeti artırıcı bir unsur olduğu, yazıda değinilen indirim
04-60/856-200
6
oranının da bu anlamda tavsiyeden öteye geçmediği, nitekim muhtelif bayiler 240
tarafından Philsa firmasına kesilmiş olan fatura örneklerinden de bu durumun
açıkça görülebileceği,
İfade edilmektedir.
H.2.3 Rakip ve Muadil Yedek Parça Satışının Yasaklandığı İddiasına
Yönelik Savunma
İlk yazılı savunmada, Danıştay tarafından "Otomobil Endüstrisinde Sahtecilik"
başlıklı yazının yanlış yorumlandığı, yazıda sözü edilen "Ford Otosan ile
anlaşarak yedek parça üreten firmaların da ürettiği parçaları doğrudan piyasaya 250
sürdüğü tespit edilmiştir" ifadesinin Ford Otosan tarafından sağlanan teknoloji,
kalıp/ekipman ile üretim yapan firmaları kapsadığı, bu firmaların hukuka aykırı
olarak iki şekilde piyasaya ürün sürdüklerinin tespit edildiği, bunlardan
birincisinin 3. kişilere vermek üzere üretilen parçalar üzerine Ford markasının
tatbik edilmesi olduğu ve bu tip kullanımın Markaların Korunması Hakkında
KHK ve Türk Ticaret Kanunu'nun 57. maddesinin beşinci fıkrasına aykırılık
teşkil ettiği,
İkinci grup uygulamanın ise bu firmaların Ford Otosan'ın mülkiyetine sahip
olduğu kalıplar ile üçüncü kişiler için üretim yapması olduğu ve bu parçaların 260
üzerine de genellikle Ford damgasının vurulduğu,
Her iki grupta yer alan üreticilerin de, Ford kalite kontrol ekibi tarafından hata
bulunması nedeniyle geri çevrilen ürünleri doğrudan Ford markası ile piyasaya
sürdüklerinin bilindiği,
Söz konusu yazının içeriği itibarıyla, kalitesiz/sahte yedek parçaların can ve
mal güvenliği bakımından getirdiği riskler hakkında bayileri uyarmak, Ford
Motor Company'nin kurmuş olduğu marka koruma grubunun bu tip parçalara
yönelik olarak yürütmekte olduğu marka koruma çalışmaları hakkında bilgi 270
vermek, Ford Marka Koruma Grubu'nun sahte ve kaçak parçaların
yeterliliklerinin ölçülmesi konusunda Türkiye'de yapacağı girişimler hakkında
bilgi vermek, Ford markasını haksız bir şekilde kullanan üreticiler hakkında
yasal yollara gidileceği uyarısını yapmak ve sahte/kaçak parça kullanımının
tespiti halinde uyarıların yapılacağı ve devamı halinde de anlaşmanın
feshedileceği konusunda uyarıda bulunmak şeklinde özetlenebilecek beş adet
mesaj içerdiği,
Bugüne kadar Ford Otosan dağıtım ağında kalite seviyesi denk parça
kullandığı için uyarılan ya da Ford ile ilişkisine son verilen hiç bir bayi olmadığı, 280
bunun tam aksini kanıtlayan aralarında Ford Otosan'a parça üreten firmaların
da yer aldığı yedek parça üreticisi ve/veya sağlayıcı firmalar tarafından değişik
tarihlerde Ford Otosan dağıtım ağına kesilmiş fatura örneklerinin savunmanın
ekinde yer aldığı
ifade edilmektedir.
H.3 İddiaların ve Savunmanın Değerlendirilmesi
Şan Otomotiv tarafından yapılan ve Rekabet Kurumu kayıtlarına 24.03.1999
tarih ve 988 sayı ile intikal eden dilekçede Ford-Otosan'ın yetkili satıcıların 290
04-60/856-200
7
yeniden satış fiyatını ve indirim oranlarını belirlemeleri, filo satışları esnasında
yetkili satıcıları arasında farklı destek primi uygulamaları, araçlarının tüm
Türkiye’de dağıtım masraflarını üstlenmek suretiyle nakliye subvansiyonu
uygulamaları, rakip ve muadil yedek parça satışında kısıtlamalar getirmeleri,
eşit edimdeki bayilere farklı davranarak, araç satış miktarlarını tek taraflı olarak
belirlemeleri ile yetkili satıcının anlaşma bölgesini değiştirmelerinin 4054 sayılı
Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. ve 6. maddelerine ve 1998/3
sayılı Motorlu Taşıtlar Dağıtım ve Servis Anlaşmalarına İlişkin Grup Muafiyeti
Tebliği’ne aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
300
Şikayetin geniş kapsamlı olmasına karşın Danıştay 10. Dairesi tarafından
verilen iptal kararının, “yetkili satıcıların yeniden satış fiyatı ve indirim
oranlarının belirlenmesi” ve “rakip ve muadil yedek parça satışında kısıtlamalar
getirilmesi” konularında eksik inceleme yapılmış olmasına dayandırılması
nedeniyle incelemenin temelini de bu iki konu oluşturmaktadır.
H.3.1 Yetkili Satıcıların Yeniden Satış Fiyatının ve İndirim Oranlarının
Belirlenmesi
Danıştay 10. Dairesi tarafından verilen iptal kararının gerekçesinde, her ne
kadar önaraştırma raporunda, müdahil şirketin fiyat belirleme ve indirim 310
konusunda yetkili bayilere gönderdiği yazıların tavsiye niteliğinde olduğu, diğer
yetkili bayilerin ifadelerinin de bu doğrultuda olduğu değerlendirmesi yapılmış
ise de şikayetçi ile Ford-Otosan arasındaki bayilik ilişkisini tesis eden yazıda
bulunan "İşbu yetkili satıcılık belgesinin geçerliliği diğer satış koşullarının yerine
getirilmesine bağlıdır" ifadesine istinaden yetkili satıcıların fiyat belirlemeleri ve
indirim konusundaki tespit ve değerlendirmelere katılınmadığı ifade
edilmektedir.
İptal kararında özellikle tavsiye fiyat listeleri, filo satışlarında indirim oranlarını
gösteren 7.10.1998 tarihli yazı ve Philsa firmasına işçilik ücretlerinde %(….) 320
indirim uygulanacağını gösteren yazıya işaret edilmektedir.
Danıştay kararında ileri sürülen iptal gerekçeleri, yeniden satış fiyatı tespitine
rekabet hukukunda nasıl bir yaklaşım gösterildiğinin açıklanmasını
gerektirmektedir. Zira kararda da değinildiği üzere, yetkili satıcıların tavsiye
edilen fiyat listelerine uymadıkları, söz konusu listelerin bağlayıcı olmadığı
gerek yetkili satıcılarla tutulan tutanaklarla gerekse alınan fatura örnekleri ile
belirlenmiş durumdadır.
Rekabet hukukunun gerek Avrupa Birliği gerekse de ülkemizdeki önceki dönem 330
uygulamalarında, yeniden satış fiyatının belirlenmesine yapılan her türlü
müdahale ihlal olarak kabul edilirken, bu yaklaşımın yerini zaman içerisinde
tavsiye veya maksimum fiyatlara daha ılımlı bakan bir anlayış almıştır. Bu
durumu Avrupa Birliği Komisyonunca yayımlanan Green Paper'in 157.
paragrafında yer alan "Fiyatın sabit bir fiyat olup olmadığı veya maksimum veya
minimum fiyat olup olmadığı önemli değildir…Genel olarak izin verilen tek fiyat
uygulaması, sağlayıcının dağıtıcıya tavsiye edilen fiyatların listelerini sunduğu
uygulamadır; bunların 81(1)'deki yasaklamanın dışında kalan herhangi bir
talimat veya bağlayıcı tedbir tarafından izlenmemesi gerekir" ifadesinden
görmek mümkündür. Nitekim bu anlayış dikey anlaşmalara yönelik olarak 340
çıkarılan 2790/1999 sayılı Tüzük'te de yansımasını bulmuş ve "taraflardan
04-60/856-200
8
herhangi biri tarafından gelen baskının veya taraflardan biri tarafından teklif
edilen teşviklerin sonucu olarak sabit bir fiyat veya minimum satış fiyatı
oluşturmaması koşuluyla, sağlayıcının maksimum fiyat empoze etme veya
tavsiye niteliğinde bir satış fiyatı belirleyebilme olasılığına halel getirmeksizin,
alıcının satış fiyatını belirleyebilmesine kısıtlama getirmek" muafiyet
tanınmasına engel olan haller arasında sayılmıştır.
2790/1999 sayılı Tüzük'te yer alan bu düzenleme, Rekabet Kurulu tarafından
çıkarılan 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Tebliğ'e de yansımış ve Türk 350
rekabet hukuku bakımından da sağlayıcının sabit veya minimum fiyata
dönüşmemesi kaydıyla, maksimum fiyat belirlemesi veya fiyat tavsiye etme
hakkı açıkça tanınmıştır.
Şan Otomotiv’in şikayetine konu olan durum da, Ford Otosan’ın gönderdiği
sirkülerler vasıtasıyla yetkili satıcılarına fiyat tavsiyesinde bulunmasıdır. Ford
Otosan tarafından bayilere gönderilen tüm sirkülerlerde tavsiye fiyat ibaresini
görmek mümkündür. Yukarıda yer verilen gerekçeler çerçevesinde, tavsiye
fiyat sirkülerleri göndermenin tek başına 4054 sayılı Kanun'un ihlal edildiği
anlamına gelmediği açıktır. Bu nedenle Ford Otosan tarafından gönderilen 360
tavsiye fiyat listelerinin 2002/2 sayılı Tebliğ'de değinilen sağlayıcının baskı veya
dolaylı uygulamalarıyla sabit veya minimum bir fiyata dönüşüp dönüşmediğinin
de tespit edilmesi gerekmektedir.
Esasen bu yönde tespitler Şan Otomotiv’in şikayeti üzerine hazırlanan
önaraştırma raporunda yapılmıştır. Muhtelif yetkili satıcılarla tutulan tutanaklar,
yetkili satıcılardan alınan fatura örnekleri önaraştırma raporunun ekleri arasında
yer almaktadır. Bunlar arasında özellikle bir yetkili satıcı tarafından gönderilen
yazıya cevap olarak Ford Otosan Satış Müdürü tarafından tüm yetkili satıcılara
gönderilen e-mail oldukça önemlidir. 370
6.8.1998 tarihinde gönderilen elektronik posta mesajında aynen;
"Murat Bey,
…
1.Sizin telefonda belirttiğiniz gibi müşterimizin bizi ve/veya sizi iki bayideki farklı
fiyat uygulamasından dolayı mahkemeye vermesi söz konusu olamaz. Tüketici
Koruma Yasası zaten satış teşkilatlarının fiyat birliği içerisine girmesini
engellemeye çalışmaktadır.
2.Bayilerimizin tüm araçlarda tavsiye edilen perakende fiyatın altında satış 380
yaptığı hepimizce biliniyor. Özellikle büyük şehirlerdeki bayilerimiz bu fiyat
rekabetini sizden çok daha fazla hissediyorlar. Sizin de bildiğiniz gibi Ford
Otosan olarak bayi satış fiyatlarının kontrolü konusunda herhangi bir
uygulamamız/yaptırımımız yok.…"
Ford Otosan tarafından yetkili satıcılara gönderilen tavsiye fiyat listeleri ile
yetkili satıcıların faturaları karşılaştırıldığında aynı yetkili satıcı tarafından farklı
fiyatlardan araç satışının yapıldığı, yetkili satıcıların Ford Otosan'dan alış
fiyatlarının altında bir fiyat uyguladıkları dahi görülmektedir. Yine aynı
özelliklere sahip araçların farklı yetkili satıcılar tarafından değişik fiyatlardan 390
satışının yapılabildiği anlaşılmaktadır.
04-60/856-200
9
Yedek parça ve servis hizmetleri ile ilgili faturaların incelenmesinden de yetkili
satıcıların indirim konusunda serbestiye sahip oldukları faturalara yansıyan
farklı iskonto oranlarından anlaşılmaktadır. Yetkili servisler, yedek parça ve
servis ücretlerini yazdıktan sonra değişik oranlarda indirim uygulamaktadırlar.
Danıştay kararında belirtilen bir diğer nokta ise, Acil Servis Mesajı başlıklı 1999
I. Yarıyıl İşçilik Ücretleri konulu 31.12.1998 tarihli yazıda yer alan, Philsa
firmasına ve yetkili dağıtıcılarına satılan Ford araçlarında yedek parça ve servis 400
işçilik ücretlerinde %(….) indirim yapılacağına dair bölümdür. Söz konusu
yazının ilk sayfasında bedeli Ford Otosan tarafından karşılanan Garantili İşçilik
Birim Saat Ücreti (……………) TL, piyasaya yapılan işler için tavsiye edilen
İşçilik Birim Saat ücreti ise (……………) TL olarak belirlenmiştir.
Görüldüğü gibi bedeli Ford Otosan tarafından karşılanmayan hizmetler için
verilen fiyatta tavsiye ibaresi açıkça yer almaktadır. Öte yandan yetkili satıcılar
tarafından Philsa firmasına verilen bakım-onarım hizmetleri ve yedek parçaya
ilişkin faturalara bakıldığında da yine araç satışı ve diğer hizmetlerde olduğu
gibi, farklı indirim oranlarının uygulandığı görülmektedir. Yetkili satıcılar Ford 410
Otosan tarafından bildirilen indirim oranına bağlı kalmaksızın muhtelif oranlarda
indirim uygulamışlardır. Bu faturalar da yetkili satıcılara gönderilen oranların
tavsiye niteliğini aşmadığını göstermektedir.
Şikayete konu olan ve Danıştay tarafından verilen iptal kararında yer alan bir
diğer husus ise Ford Otosan tarafından gönderilen 7.10.1998 tarihli bir yazıda,
Transit grubu araçlar için geçici bir dönem kar marjının %(…) kısıntıya
uğraması ve bu dönemde uygulanacak standart indirim politikalarının
belirlenmesidir. Filo satışları, otomotiv firmalarının satışlarında ayrı bir bölüm
oluşturan ve özellikle büyük satışlar söz konusu olduğunda markalar arası 420
rekabetin yoğun olarak hissedildiği bir satış türüdür. Markaya göre değişiklik
göstermekle birlikte, genel olarak 5 adet ve üstü araç alımları filo satışı olarak
adlandırılmaktadır. Bazı otomotiv firmaları müşterinin parkında bulunan araç
sayısını dikkate almak suretiyle tek bir araç alımını dahi filo satış olarak kabul
ederek farklı bir indirim oranı uygulayabilmektedir.
Olağan satışlardan ayrı olarak filo satışı için istenen araç miktarının yetkili
satıcıların stoklarından karşılanamaması, tek satışlardan ayrı olarak daha fazla
indirim yapılmasını gerektirmesi gibi nedenler yetkili satıcılar ile otomotiv üretici
veya dağıtıcı firmalarının işbirliğini zorunlu kılmaktadır. Ford Otosan'ın filo 430
satışlarında bütün yetkili satıcılar için geçerli olan standart bir indirim tablosu
mevcuttur. Ancak söz konusu tablo, sadece gösterge mahiyetinde olup, satış
yapılmadan önce yetkili satıcı bir bilgi formu ile Ford Otosan'a başvurmak
suretiyle farklı indirim oranları alabilmektedir. Bu fiyatların da tavsiye niteliğinde
olduğu ve yetkili satıcıların isterlerse daha fazla indirim yapabilecekleri
belirlenmiştir.
Sonuç olarak, Ford Otosan tarafından gönderilen çeşitli dönemlere ve farklı
yetkili satıcılara ait araç satışı ve servis hizmetleri ile ilgili faturalar
incelendiğinde, Ford Otosan tarafından yetkili satıcılara bildirilen tavsiye 440
niteliğindeki fiyat ve oranların tavsiye boyutunda kaldığı, herhangi bir baskı
veya zorlama sonucu tavsiye niteliğine dönüşmediği, Ford Otosan'ın amacının
yetkili satıcılar arasındaki rekabeti kısıtlamak olmadığı, bu yönde bir etkinin de
oluşmadığı, dolayısıyla ihlal niteliğini haiz olmadığı tespit edilmiştir.
04-60/856-200
10
H.3.2 Yetkili Satıcıların Rakip ve Muadil Yedek Parça Satışının
Yasaklanması
Danıştay 10. Dairesi tarafından iptal konusu edilen ikinci husus, Ford Otosan
tarafından yetkili satıcılara gönderilen "Otomotiv Endüstrisinde Sahtecilik"
başlıklı bila tarihli yazı ile ilgili olarak eksik inceleme yapılmış olmasıdır. 450
Danıştay kararında, söz konusu yazı ile yetkili satıcıların rakip ve muadil yedek
parça kullanımına sınırlama getirildiği ve bu durumun 1998/3 sayılı Tebliğ'in 7/h
bendine aykırılık teşkil ettiği belirtilmiştir.
Şikayet dilekçesinin ekinde yer alan ve Ford Otosan tarafından yetkili satıcılara
gönderildiği anlaşılan yazı esas itibarıyla yetkili satıcıların kaçak ve sahte yedek
parça kullanmamaları konusunda uyarılmaları ile ilgilidir. Yazının içeriği
incelendiğinde 1998/3 sayılı Tebliğ anlamında eşdeğer kalitede yedek parça
kullanımına yönelik bir sınırlamadan ziyade, Ford markasını izinsiz olarak
kullanmak suretiyle üretim yapan teşebbüslerin engellenmesinin amaçlandığı 460
anlaşılmaktadır.
Yazıda yer alan, "Lakin üzerlerinde Ford markasını taşıyan, Ford şirketiyle
uzaktan yakından hiç bir bağlantısı olmayan bu ürünlerin, takdir edileceği gibi,
herhangi bir kalite kontrolüne tabi tutulmadan üretildikleri, bu sebeple bu
parçaların Ford orjinal parça güvence ve kalitesinde olmayacağı açıktır." ifadesi
ve yazıda muhtelif yerlerde yine Ford markasının izinsiz olarak kullanımının
engellenmesi için yasal yollara başvurulacağı, söz konusu marka ihlallerinin
takibi ve önlenmesi amacıyla bir ekip oluşturulduğunun vurgulanması bu
durumu göstermektedir. Bu bağlamda mezkur yazıda, korsan üreticiler 470
tarafından Ford markasının izinsiz olarak kullanılması sahte yedek parça, Ford
Otosan’a anlaşmalı üretim yapan yedek parça üreticilerinin izinsiz olarak bu
marka adı altında piyasaya ürün arz etmesi ise kaçak yedek parça olarak
tanımlanmaktadır. Bu nedenle korunması amaçlanan marka ile ilgili menfaat ve
rekabet hukukunun amacı dikkate alınarak, konunun rekabet hukuku yanında
sınai mülkiyet hukuku dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiği açıktır.
Ülkemizde markalar, 24.6.1995 tarih ve 556 sayılı Markaların Korunması
Hakkında Kanun Hükmünde Kararname çerçevesinde kullanılmakta olup,
mezkur KHK’nın; 480
"Aşağıda belirtilen hallerde, marka sahibinin, izni alınmadan markasının
kullanılmasının önlenmesini talep etme yetkisi vardır.
Markanın tescil kapsamına giren aynı mal veya hizmetlerle ilgili olarak, tescilli
marka ile aynı olan herhangi bir işaretin kullanılması,
Tescilli bir marka ile aynı ve benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal
veya hizmetlerin aynı veya benzeri mal veya hizmetleri kapsayan ve bu
nedenle halk üzerinde, işaret ile tescilli marka arasında bağlantı olduğu ihtimali
de dahil, karıştırılma ihtimali olan herhangi bir işaretin kullanılması,
Tescilli marka ile aynı veya benzer olan tescilli markanın kapsamına giren mal 490
veya hizmetlerle benzer olmayan mal veya hizmetlerde kullanılması halinde,
tescili istenen işaretin kullanılmasıyla tescilli markanın itibarından dolayı haksız
avantaj elde edecek veya tescilli markanın ayırt edici karakterine zarar verecek
nitelikteki herhangi bir işaretin kullanılması.
04-60/856-200
11
Aşağıda belirtilen durumlar, birinci fıkra uyarınca yasaklanabilir.
İşaretin mal veya ambalajı üzerine konulması,
İşareti taşıyan malın piyasaya sürülmesi veya bu amaçla stoklanması, teslim
edilebileceğinin teklif edilmesi veya o işaret altında hizmetlerin sunulması veya
sağlanması,
İşareti taşıyan malın ithali, 500
İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarda kullanılması."
şeklindeki 9. maddesi markanın tescilinden doğan hakların kapsamını
düzenlemektedir.
Yukarıda yer alan düzenlemeler çerçevesinde, bahse konu yazı içeriğinde yer
alan hususlar değerlendirilecek olursa, Ford Otosan tarafından markasını
korumak amacıyla yapılan işlemlerin esas olarak 556 sayılı KHK kapsamında
yer aldığı aşikardır. Bu bağlamda markanın izinsiz kullanımını önlemek yolunda
yapılacakları anlatan ve bu konuda yetkili satıcıları uyarmak amacını taşıyan 510
yazının, 1998/3 sayılı Tebliğ kapsamında korunmak istenen eşdeğer kalitede
parça kullanımına ilişkin düzenlemelere aykırılık teşkil etmediği anlaşılmaktadır.
Aksi durumun kabulü KHK ile kabul edilen bir hakkın Tebliğ ile ortadan
kaldırılması sonucunu doğurur ki amaçlanan bu değildir.
1998/3 sayılı Tebliğ ile korunması amaçlanan menfaat ise eşdeğer kalitede
üretim yapan yedek parça üreticilerinin korunması ve yetkili satıcıların da
eşdeğer kalitedeki bu ürünleri temin edebilmelerinin sağlanmasıdır. Bu amaç
doğrultusunda Tebliğ’e muhtelif hükümlerin dercedildiği görülmektedir. Bunlar
"Grup Muafiyeti Kapsamına Giren Yükümlülükler" başlıklı 4. maddenin b-5. 520
bendinde yer alan,
“Anlaşma konusu mallarla aynı kalitede olmayan başka yedek parçaları
satmama, tamir ve bakımda kullanmama yükümlülüğü”
ve "Grup Muafiyeti Kapsamı Dışında Kalan Koşul ve Yükümlülükler" başlıklı 7.
maddede yer alan,
“h) Sağlayıcının, satıcının 4 üncü maddenin b-5 inci bendinde yer alan anlaşma
konusu mallarla rekabet edebilecek ve onların kalitesine denk olan yedek 530
parçaları dilediği bir üçüncü teşebbüsten elde etme serbestliğini doğrudan veya
dolaylı olarak sınırlandırması.
i) Üreticinin yedek parça sağlayıcılarının anlaşma konusu malların kalitesine
denk olan yedek parçaları, dağıtım sistemindeki teşebbüsler de dahil olmak
üzere tercih ettikleri satıcılara sağlama özgürlüğünü doğrudan veya dolaylı
olarak sınırlandırması.
j) Üreticinin, yedek parça üreticilerinin, anlaşma konusu malları sağlama
özgürlüğünü veya ticari marka veya işaretlerini ilk montaj veya onarım için,
sağlanan parçalar üzerinde etkili ve kolayca görünebilir bir biçimde serbestçe
kullanmalarını doğrudan veya dolaylı olarak sınırlandırması.” 540
şeklindeki düzenlemelerdir. Tebliğ’de yer alan düzenlemeler ile söz konusu
yazı karşılaştırıldığında, Tebliğ’de yedek parça üreticilerinin kendi markalarını
ürünlerin üzerine koymaları hakkı korunurken, şikayete konu yazı ile yedek
04-60/856-200
12
parça üreticilerinin izinsiz olarak Ford markasını ürünlerin üzerine koymalarının
önlenmesinden bahsedildiği görülmektedir.
Esasen, söz konusu yazıda yer alan ve 1998/3 sayılı Tebliğ kapsamında
değerlendirilebilecek nitelikteki ifade "Ford taşıtları için üzerlerinde Ford ismi
kullanılmaksızın üretilmiş parçalarında yeterlilik testleri yapılacak, yeterli 550
bulunmayan bu parçaların bayilerde satılması kesinlikle engellenecek ve
tüketiciler uyarılacaktır." cümlesidir. 1998/3 sayılı Tebliğ'in sağlamaya çalıştığı
rekabet ortamı tam da budur. Nitekim 1998/3 sayılı Tebliğ'in yetkili satıcılar
tarafından kullanılmasını amaçladığı ürünler eşdeğer kalitede ürünler olup,
Tebliğ'in mehazını teşkil eden 1475/95 sayılı Tüzüğün açıklayıcı broşüründe
tüketicinin güvenliği ve tatmini için önemli olması nedeniyle, ana üreticinin
yedek parçaların kalitesini denetleme hakkının mevcut olduğu açıkça ifade
edilmiştir.
Ford-Otosan tarafından gönderilen ilk yazılı savunmada, Danıştay'ın iptal 560
kararına dayanak teşkil eden yazının yanlış yorumlandığı ve yazının amacının
Ford markasının izinsiz kullanımının engellenmesi olduğu belirtilerek bu
savunmayı destekleyecek yedek parça üreticilerine gönderilmiş çeşitli yazılar
ve üzerine Ford markası basılmak suretiyle piyasaya sürülen muhtelif ürünlere
ait fotoğraflar ek olarak verilmiştir.
Fikri-sınai haklar bakımından rekabet hukuku uygulamalarında, özellikle Avrupa
Topluluğu adalet Divanı'nın içtihatlarında ortaya çıkan "hakkın konusu, hakkın
özü, hakkın amacı, hakkın spesifik konusu" gibi kavramlar değerlendirmelerde
dikkate alınan hususlardır. Genel olarak aynı amaca yönelik kullanılan bu 570
kavramlara göre, bir fikri-sınai hakkın kullanımının, o hakkın özünü aşarak
rekabeti sınırlamaya yol açacak bir nitelik almaması gerektiği prensibi hakimdir.
İlk yazılı savunmanın ekinde yer alan fotoğraflar incelendiğinde, yedek parça
üreticileri tarafından piyasaya sunulmuş olan parçaların üzerinde Ford
damgasının bulunduğu açıkça görülmektedir. 556 sayılı KHK'nın açıkça
yasakladığı eylemlerin rekabet hukuku çerçevesi altında koruma bulamayacağı,
aksi takdirde yukarıda değinildiği üzere, marka hakkının özünün zedelenmesi
sonucunun ortaya çıkabileceği açıktır. Söz konusu fotoğraflarda, yedek parça
üreticisinin kendi damgasının mevcut olduğu, dolayısıyla anlaşmalı üretim
yapan teşebbüsler bakımından 1998/3 sayılı Tebliğ'in 7/j maddesinin aradığı 580
koşulların gerçekleştiği görülmektedir.
Diğer taraftan ilk yazılı savunmanın ekinde çeşitli Ford Otosan yetkili
satıcılarına ait, yedek parça üreticilerinden ürün alındığını gösteren çok sayıda
fatura örneği gönderilmiştir. Buradan da Ford Otosan tarafından yetkili
satıcıların rakip veya muadil yedek parça kullanımına sınırlama getirmediği,
yetkili satıcıların başka kaynaklardan gelen yedek parçaları kullanabildikleri
anlaşılmaktadır.
İ- GEREKÇE VE HUKUKİ DAYANAK 590
Şan Otomotiv’in Ford Otosan’ın çeşitli uygulamalarına ilişkin şikayeti geniş
kapsamlı olmasına karşın Danıştay 10. Dairesi tarafından verilen iptal
kararının, “yetkili satıcıların yeniden satış fiyatı ve indirim oranlarının
belirlenmesi” ve “rakip ve muadil yedek parça satışında kısıtlamalar getirilmesi”
04-60/856-200
13
konularında eksik inceleme yapılmış olmasına dayandırılması nedeniyle
soruşturmada yapılan incelemenin temelini de bu iki konu oluşturmaktadır.
4054 sayılı Kanun'un 4. maddesinde rekabeti sınırlayıcı anlaşma, uyumlu
eylem ve kararlar yasaklanmaktadır. Bu maddede belirli bir mal veya hizmet
piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da 600
kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte
olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu
tür karar ve eylemleri hukuka aykırı ve yasaktır denilmektedir. Maddede, örnek
mukabilinde, mal veya hizmetlerin alım ya da satım fiyatının, fiyatı oluşturan
maliyet, kâr gibi unsurlar ile her türlü alım yahut satım şartlarının tespit edilmesi
ve mal veya hizmet piyasalarının bölüşülmesi ile her türlü piyasa kaynaklarının
veya unsurlarının paylaşılması ya da kontrolü yasaklanan hususlardandır.
Buna göre, sağlayıcının yetkili satıcının satış fiyatlarını, kar marjlarını, indirim
oranlarını ve diğer satış koşullarını belirlemesi yasaklanmaktadır. Rekabet 610
hukukunda bir sağlayıcının dağıtıcılarının anlaşma konusu ürüne
uygulayacakları satış fiyatını belirlemesi, yeniden satış fiyatının tespiti olarak
adlandırılmaktadır. Yeniden satış fiyatının tespiti de tıpkı yatay fiyat tespiti
anlaşmalarında olduğu gibi rekabeti sınırlayıcı olarak kabul edilmektedir.
Yeniden satış fiyatının tespiti başlığı altında, alıcının yeniden satış yaparken
anlaşma konusu malları belli bir fiyata satmaya ya da belli bir fiyatın altında
yahut üstünde satmamaya mecbur edildiği anlaşma unsurlarını saymak
mümkündür. Kısaca sabit, minimum, maksimum veya tavsiye fiyatları şeklinde
özetlenebilecek yeniden satış fiyatının tespiti en ağır kabul edilen dikey
sınırlamadır. 620
Rekabet hukukunun gerek Avrupa Birliği gerekse de ülkemizdeki önceki dönem
uygulamalarında, yeniden satış fiyatının belirlenmesine yapılan her türlü
müdahale ihlal olarak kabul edilirken, bu yaklaşımın yerini zaman içerisinde
tavsiye veya maksimum fiyatlara daha ılımlı bakan bir anlayış almıştır.
Nitekim bu anlayış dikey anlaşmalara yönelik olarak çıkarılan 2790/1999 sayılı
Komisyon Tüzüğü’nde de yansımasını bulmuş ve "taraflardan herhangi biri
tarafından gelen baskının veya taraflardan biri tarafından teklif edilen teşviklerin
sonucu olarak sabit bir fiyat veya minimum satış fiyatı oluşturmaması koşuluyla, 630
sağlayıcının maksimum fiyat empoze etme veya tavsiye niteliğinde bir satış
fiyatı belirleyebilme olasılığına halel getirmeksizin, alıcının satış fiyatını
belirleyebilmesine kısıtlama getirmek" muafiyet tanınmasına engel olan haller
arasında sayılmıştır.
Buna göre sağlayıcının maksimum veya tavsiye fiyat belirleme hakkı açıkça
tanınmış bulunmaktadır. Ancak Tüzüğün hemen arkasından yayımlanan
Açıklayıcı Broşürde, sağlayıcıların anlaşmalara açık hüküm koymak suretiyle
alıcının satış fiyatını doğrudan belirlemelerinin yanı sıra alıcının kar marjının
belirlenmesi, tavsiye edilen fiyat listelerinden alıcının uygulayacağı maksimum 640
indirim oranının belirlenmesi, belirlenen fiyatlara uyulması halinde ilave
indirimler uygulanması, ürünlerin teslimatlarının geciktirilmesi veya askıya
alınması, uyarı cezaları verilmesi, anlaşmanın sona erdirilmesi gibi yollarla
tavsiye fiyatlara uyulmasının dolaylı olarak sağlandığı haller de yasak
kapsamında sayılmıştır.
04-60/856-200
14
2790/1999 sayılı Tüzük'te yer alan bu düzenleme, Rekabet Kurulu tarafından
çıkarılan 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Tebliğ'e de yansımış ve Türk 650
rekabet hukuku bakımından da sağlayıcının sabit veya minimum fiyata
dönüşmemesi kaydıyla, maksimum fiyat belirlemesi veya fiyat tavsiye etme
hakkı açıkça tanınmıştır.
Şan Otomotiv’in şikayetine konu olan durum da, Ford Otosan’ın gönderdiği
sirkülerler vasıtasıyla yetkili satıcılarına fiyat tavsiyesinde bulunmasıdır. Ford-
Otosan tarafından bayilere gönderilen tüm sirkülerlerde tavsiye fiyat ibaresini
görmek mümkündür. Yukarıda yer verilen gerekçeler çerçevesinde, tavsiye
fiyat sirkülerleri göndermenin tek başına 4054 sayılı Kanun'un ihlal edildiği
anlamına gelmediği açıktır. 660
Danıştay 10. Dairesi tarafından iptal konusu edilen ikinci husus, Ford
Otosan’ın yetkili satıcıların rakip ve muadil yedek parça kullanımına sınırlama
getirmesi ve bu durumun 1998/3 sayılı Tebliğ'in 7/h bendine aykırılık teşkil
etmesidir.
1998/3 sayılı Tebliğ, sınai mülkiyet hakları yedek parça üreticisine ait olan ve
bu şekilde otomotiv üreticisi ile anlaşmalı olarak üretim yapan yedek parça
üreticilerinin kendi markalarını ürünün üzerine koymak suretiyle piyasaya arz
etmelerini güvenceye almaktadır. Bu bağlamda marka, tasarım ve patent gibi 670
hakları otomotiv üreticisine ait olan ve otomotiv üreticisinin bir anlaşma ile
yedek parça üreticisine üretim yaptırdığı durumlarda ise, otomotiv üreticisinin
söz konusu ürünlerin rızası dışında piyasaya sürülmesini engelleme hakkının,
özellikle 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde
Kararname hükümleri dikkate alındığında saklı olduğu anlaşılacaktır. Bu
nedenle Ford Otosan’ın Danıştay 10. Dairesi kararında atıf yapılan yazıları ile
eşdeğer kalitede yedek parça kullanılmasına engel olunmadığı, kastedilenin
eşdeğer kalitede yedek parçalar değil Ford markasının izinsiz kullanılmasına
engel olunması olduğu tespit edilmiştir.
680
J- SONUÇ
29.1.2004 tarih, 04-09/90-M sayılı Kurul kararı uyarınca Ford Otomotiv Sanayi
A.Ş. hakkında yürütülen soruşturma ile ilgili olarak toplanan delillere ve
incelenen dosya kapsamına göre;
1- Ford Otomotiv Sanayi A.Ş.'nin yetkili satıcıların yeniden satış fiyatlarını
belirleme yönünde bir baskı veya zorlama içerisinde olmadığı, yetkili satıcıların
farklı fiyatlardan araç ve yedek parça satabildikleri,
2- Yetkili satıcıların rakip ve muadil yedek parça kullanabildikleri, bu konuda
herhangi bir baskı olmadığı, yetkili satıcılara gönderilen uyarı yazılarının “Ford” 690
markasının izinsiz kullanımını engellemek amacını taşıdığı,
dolayısıyla 4054 sayılı Rekabetin korunması Hakkında Kanun'a aykırı bir
uygulama olmadığı anlaşıldığından, Ford Otomotiv Sanayi A.Ş. hakkında 4054
sayılı Kanun çerçevesinde bir yaptırım uygulanmasına gerek bulunmadığına
OYBİRLİĞİ ile;
04-60/856-200
15
Danıştay yolu açık olmak üzere 20.9.2004 tarihinde karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy