05-02/18-9
1
10
BU KARAR DANISTAY 13.DAIRESI’NCE IPTAL
EDILMISTIR. REKABET KURULU’NUN AYNI
KONUYA ILISKIN 26.05.2006 TARIH VE 06-36/461-
123 NOLU KARARINA INTERNET SAYFAMIZDAKI
KARAR ARAMA BÖLÜMÜNDEN
ERİŞEBİLİRSİNİZ.
20
30
40
05-02/18-9
2
Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
50
Dosya Sayısı : 2003-3-42 (Soruşturma)
Karar Sayısı : 05-02/18-9
Karar Tarihi : 7.1.2005
Dosya Konusu : Gaziantep Fırıncılar Odası tarafından taahhütnameler
düzenlemek yoluyla ekmek piyasasında rekabetin engellendiği ve TESK ile
Türkiye Fırıncılar Federasyonu tarafından ekmekte taban fiyatın
belirlendiği iddiasının değerlendirilmesi.
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER:
60
Başkan : Mustafa PARLAK
Üyeler : Tuncay SONGÖR, A. Ersan GÖKMEN, R.Müfit SONBAY,
Murat GENCER, Prof. Dr. Zühtü AYTAÇ, Rıfkı ÜNAL,
Prof Dr. Nurettin KALDIRIMCI, Sıraç ASLAN,
Süreyya ÇAKIN.
B. SORUŞTURMA HEYETİ:
Başkan : Prof. Dr. Zühtü AYTAÇ
Raportörler : Tarkan ERDOĞAN, Ümit GÖRGÜLÜ, 70
Bedia Sanem ŞİMŞEK
C. ŞİKAYET EDEN: Nuri ÇAĞLAR
Çağlar Gıda San. Tic. Ltd. Şti.
Gazi Mah. Ali Nadi Ünler Cad. No: 43 Gaziantep
D. HAKKINDA SORUŞTURMA YAPILANLAR :
- Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu (TESK)
Tunus Cad. No:4 Bakanlıklar Ankara 80
- Türkiye Fırıncılar Fedarasyonu
Farabi Üsküp Cad. 25/3 Çankaya Ankara
- Temsilcisi: Av. Zeki KILIÇ
Batı Mah. Karanfil Sok. Önder Apt. 32/1 Pendik İstanbul
- Gaziantep Fırıncılar Odası
Çukur Mah. Banka Sok. Onur İş Merkezi No:10 Kat :1
Gaziantep 90
- Temsilcisi: Av. Mehtap YARAR ARK ve Av. Bülent ARK
Strazburg Cad. No:12/20 Sıhhiye Ankara
05-02/18-9
3
E. İDDİALARIN ÖZETİ:
Çağlar Gıda San. Tic. Ltd. Şti. adına işletme sahibi Nuri ÇAĞLAR imzalı
başvuru dilekçesinde; Gaziantep ilinde Fırıncılar Derneği ve Esnaf Odası’nın
ekmek satış fiyatını 200 gr. ekmek için 250.000 TL olarak belirledikleri, bununla
birlikte ekmeğin belediyeye ait satış noktalarında 200.000 TL’den, büyük 100
marketlerde ise 150.000 TL’den satıldığı ifade edilmiş, kendilerinin üretimini
gerçekleştirdiği ekmeği makul sayılabilecek bir kâr marjıyla 175.000 TL’den
satmalarının ise anılan Dernek ve Oda tarafından dağıtım araçlarının tahrip
edilmesi, kendilerine ve personele zarar verilmesi suretiyle engellenmek
istendiği belirtilerek, mağduriyetlerinin giderilmesi talep edilmiştir. Buna ek
olarak, adı geçen Dernek tarafından tüm esnafa fiyatlara uyulacağına dair bir
taahhütname imzalatıldığı ve bu taahhütnameye uyulmaması durumunda tahsil
edilmek üzere toplam 7500 Amerikan Doları tutarında iki adet senet
imzalatıldığı ifade edilmiştir.
110
F. DOSYA EVRELERİ
Kurum kayıtlarına 4.4.2003/1432 ve 7.4.2003/1488 tarih ve sayılar ile intikal
etmiş olan şikayet üzerine hazırlanan 24.3.2003 tarih ve 2003-3-42/BN-03-HS
sayılı Bilgi Notu Rekabet Kurulu’nda (Kurul) görüşülmüş ve 1.5.2003 tarih ve
03-28/368-M sayılı karar uyarınca Gaziantep Fırıncılar Odası hakkında 4054
sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 40/1. maddesi uyarınca
önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir.
Yapılan önaraştırma sonucu hazırlanan 6.1.2004 tarih ve 2003-3-42/ÖA-04-TE 120
sayılı Önaraştırma Raporu’nun Kurul’da değerlendirilmesi sonucunda,
- Gaziantep Fırıncılar Odası’nın taahhütnameler düzenlemek yoluyla ekmek
piyasasında rekabeti engellediği,
- Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu’nun (TESK) Türkiye Fırıncılar
Federasyonu vasıtasıyla almış olduğu ekmekte taban fiyatın belirlenmesine
ilişkin kararı Gaziantep Fırıncılar Odası’na göndererek Gaziantep ekmek
pazarında rekabetin kısıtlanmasına neden olduğu,
130
yönündeki iddialara ilişkin bulguları ciddi ve yeterli bulunarak TESK, Türkiye
Fırıncılar Federasyonu ve Gaziantep Fırıncılar Odası hakkında, anılan
Kanun’un 41. maddesi uyarınca soruşturma başlatılmasına 15.1.2004 tarih ve
04-01/33-M sayı ile karar verilmiştir. Bu karar üzerine, 4054 sayılı Kanun’un
43/2. maddesi uyarınca haklarında soruşturma açılan taraflara bildirimde
bulunularak tarafların 30 gün içinde yazılı savunmalarını göndermeleri istenmiş
ve TESK’in yazılı savunması 24.2.2004 tarihinde, Fırıncılar Federasyonu’nun
yazılı savunması 25.2.2004 tarihinde, Gaziantep Fırıncılar Odası’nın yazılı
savunması ise 26.2.2004 tarihinde Kurum kayıtlarına intikal etmiştir. Kurul’un
2.7.2004 tarih ve 04-44/559-M sayılı kararı ile soruşturmanın süresi 15.7.2004 140
tarihinden itibaren 4054 sayılı Kanun’un 43. maddesi uyarınca 45 gün
uzatılmıştır. Hazırlanan 23.8.2004 tarih ve S.R. /04-15 sayılı Soruşturma
Raporu, Kanun’un 45/1. maddesi uyarınca tüm Kurul üyeleri ile ilgili taraflara
tebliğ olunmuş ve aynı maddenin ikinci fıkrası gereğince taraflardan 30 gün
05-02/18-9
4
içinde yazılı savunmalarını göndermeleri istenmiştir. Gaziantep Fırıncılar
Odası’nın ikinci yazılı savunması 24.9.2004 tarih ve 5345 sayı ile, TESK’in ikinci
yazılı savunması 23.9.2004 tarih ve 5307 sayı ile Kurum kayıtlarına intikal
etmiştir. TESK ve Gaziantep Fırıncılar Odası’nın süresi içinde yazılı
savunmalarını göndermelerini takiben Kanun’un 45. maddesinin ikinci fıkrası
uyarınca ek yazılı görüşler düzenlenmiş ve Kanun’un 45/2. maddesi uyarınca 150
8.10.2004 tarihinde tüm Kurul üyeleri, TESK ve Gaziantep Fırıncılar Odası’na
tebliğ edilmiştir. Türkiye Fırıncılar Federasyonu tarafından 22.9.2004 tarih ve
5294 sayıyla giren yazı ile ikinci yazılı savunma için ek süre talep edilmiş,
30.9.2004 tarih ve 04-63/904-M sayılı Kurul Kararı ile ikinci yazılı savunma
süresi, bu teşebbüs birliği bakımından 4054 sayılı Kanun’un 45. maddesinin
ikinci fıkrası uyarınca, bitiminden itibaren 30 gün uzatılmıştır. Türkiye Fırıncılar
Federasyonu’nun ikinci yazılı savunması 13.10.2004 tarih ve 5696 sayı ile
Kurum kayıtlarına intikal etmiştir. Söz konusu teşebbüs birliğine ek yazılı görüş
25.10.2004 tarihinde tebliğ edilmiştir. TESK’in ve Türkiye Fırıncılar
Federasyonu’nun üçüncü yazılı savunması süresi içinde Kurum’a intikal 160
ederken Gaziantep Fırıncılar Odası tarafından üçüncü yazılı savunma
gönderilmemiştir. Tüm tarafların talebi üzerine Kurul 2.12.2004 tarih ve 04-
77/1089-M sayılı toplantısında sözlü savunma toplantısı yapılması kararını
almıştır. Sözlü savunma toplantısı 7.1.2005 tarihinde Rekabet Kurumu’nun
merkez binasında yapılmıştır. Kurul 7.1.2005 tarihinde 05-02/18-9 sayı ile nihai
kararını vermiştir.
G. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞLERİ:
İlgili raporda; 170
- Gaziantep ilinde, rekabeti sınırlayıcı taahhütnameler düzenlemek yoluyla 4054
sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiğine dair hakkında yeterli bilgi ve belge
bulunmayan Gaziantep Fırıncılar Odası hakkında herhangi bir işlem
yapılmasına gerek olmadığı,
- bununla birlikte, TESK ve Türkiye Fırıncılar Federasyonu’nun ekmekte tavan
fiyatla birlikte taban (maliyet) fiyatının da belirlenmesine yönelik kararları
yoluyla, 4054 sayılı Kanun’u ihlal ettikleri ve bu nedenle anılan teşebbüs
birlikleri hakkında aynı Kanun’un 16. maddesinin 2. fıkrası uyarınca para cezası 180
uygulanması, ancak cezanın takdirinde yukarıda bahsedilen hususların dikkate
alınması gerektiği,
- ayrıca, söz konusu kararların süresi içinde bildirilmemesinden dolayı, TESK ve
Türkiye Fırıncılar Federasyonu hakkında 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin
(c) bendi uyarınca para cezası uygulanması gerektiği, diğer yandan aynı
maddenin üçüncü fıkrası gereğince ilgili teşebbüs birliklerinin yönetim
organlarında görev alan kişilere de cezanın yüzde onuna kadar para cezasının
uygulanması gerektiği,
190
-4054 sayılı Kanun’un ekmek piyasalarında uygulanması yolundaki aksaklıkların
giderilmesi amacıyla, raporun öneriler bölümü dikkate alınarak TESK ve Türkiye
Fırıncılar Federasyonu’na görüş bildirilmesinin uygun olacağı
05-02/18-9
5
kanaat ve sonucuna ulaşıldığı ifade edilmiştir.
H. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
H.1. İlgili Pazar
200
H.1.1. İlgili Ürün Pazarı
Belirli bir ürün ve onunla ikame edilebilirliği olan diğer ürünlerden oluşan
pazarlar aynı ilgili ürün pazarı altında değerlendirilmektedir. Bir ürünün diğer bir
ürünle aynı pazarda yer alabilmesi için bu ürünlerin tüketici gözünde nitelikleri,
kullanım amaçları ve fiyatları bakımından benzer olmaları gerekmektedir.
İnceleme konusu olaylar bağlamında francala ekmek ile pidenin aynı ürün
pazarı içinde değerlendirilmesini gerektiren önemli unsurlar söz konusudur.
Bunların içinde tüketici alışkanlıkları ve toplam tüketimin önemli bir bölümünün 210
pide üreticileri tarafından karşılanması en yüksek ağırlığa sahip unsur olarak
öne çıkmaktadır. Buna ek olarak, francala ekmek ile pide fiyatlarının aynı
seviyede seyretmesi ve fiyat artışlarının da aynı tarihlerde ve eşit olanlarda
gerçekleşmesi, francala ekmekte yapılacak bir fiyat artışının, talebin önemli
ölçüde pideye kayması ile sonuçlanacağına, diğer bir deyişle söz konusu
ürünler arasında yüksek ikame edilebilirlik derecesinin bulunduğuna işaret
etmektedir.
Rekabet hukuku açısından ise ilgili ürün pazarının belirlenmesinde genel olarak,
“tüketici açısından nitelikleri, kullanım amaçları ve fiyatları bakımından benzer 220
olması” tanımından hareketle, değerlendirmeler ağırlıklı olarak talep ikamesi
açısından yapılmakta, arz ikamesine de aşamalı olarak yer verilmektedir. Diğer
bir deyişle, incelemelerde talep ikamesinin arz ikamesine oranla öncelik taşıdığı
görülmektedir. İnceleme konusu dosya açısından ise, francala olarak
adlandırılan ekmek ile pide arasında tüketici açısından önemli ikame
olanaklarının bulunması, bu ürünlerin aynı ürün pazarı altında incelenmesini
yeterli kılmaktadır.
Bu doğrultuda ilgili ürün pazarı “ekmek ve pide pazarı” olarak belirlenmiştir.
230
H.1.2. İlgili Coğrafi Pazar
1997/1 sayılı “Rekabet Kurulu’ndan İzin Alınması Gereken Birleşme ve
Devralmalar Hakkında Tebliğ”in 4. maddesinde, ilgili coğrafi pazar,
teşebbüslerin mal ve hizmetlerin arz ve talebi konusunda faaliyet gösterdikleri,
rekabet koşullarının yeterli derecede homojen ve komşu bölgelerden hissedilir
derecede farklı olması nedeniyle, diğer bölgelerden kolayca ayrılabilen bölgeler
olarak tanımlanmaktadır.
Önaraştırma döneminde ilgili coğrafi pazar, incelemeye konu olan “Fırıncılar 240
Odası’nın, Oda ve Birlik tarafından belirlenen azami fiyatın altında ekmek satışı
yapılmasının engellenmesi” fiilinin Gaziantep iliyle sınırlı olması sebebiyle,
Gaziantep ili olarak kabul edilmiştir. Burada eklemek gerekir ki, ekmek ve pide
gibi ürünlerin tüketici tarafından günlük olarak temin edildiği ve bu paralelde
fırınlar tarafından satış noktalarına günlük olarak ulaştırıldığı dikkate
05-02/18-9
6
alındığında, üreticilerin faaliyet gösterdikleri ilçe ve yakın çevrelerinde satış
yaptıkları görülmektedir. Diğer bir deyişle, ürünün niteliği ve taşıma maliyetleri
genel olarak üreticilerin yakın çevreleri dışına satış yapmalarını caydırıcı
özelliktedir. Bu açılardan bakıldığında, Şahinbey ve Şahitkamil ilçelerinden
oluşan Gaziantep il merkezinin bölgede faaliyet gösteren ekmek ve pide 250
üreticileri için homojen bir rekabet alanı oluşturduğu, dolayısıyla hakkında
soruşturma yürütülen taraflardan Fırıncılar Odası açısından coğrafi pazarın
Gaziantep il merkezi şeklinde tanımlanması gerekmektedir.
Bununla birlikte, TESK ve Türkiye Fırıncılar Federasyonu (Federasyon)
hakkında soruşturma yürütülmesinin sebebi, TESK’in, Federasyon’un talebi
üzerine ekmekte tavan fiyatın yanı sıra taban fiyatın da belirlenmesine yönelik
olarak almış olduğu kararın, pazardaki rekabet koşullarına etkisini ortaya
koymaktır. Bu noktada, TESK ve Federasyon tarafından yapılan çalışmalar
sonucunda alınan kararların genelgeler yahut yazışmalar halinde tüm 260
Türkiye’deki Odalara gönderildiği, dolayısıyla anılan teşebbüs birliklerinin karar
veya görüşlerinin yurt çapında etki doğurduğu göz önünde bulundurulmalıdır.
Her ne kadar, TESK ve Federasyon’un taban fiyat konusundaki çalışma yahut
kararlarının Gaziantep il merkezindeki fiyat tespit uygulamalarına yansımasının
olup olmadığı incelenecekse de, bu teşebbüs birliklerinin etki alanı, coğrafi
pazarın daha geniş ele alınması gereğini doğurmaktadır.
Bu gerekçelerden hareketle ilgili coğrafi pazar, Fırıncılar Odası açısından
“Gaziantep il merkezi”, TESK ve Federasyon açısından ise “Türkiye
Cumhuriyeti sınırları dahili” olarak belirlenmiştir. 270
H.2. Taraflar
H.2.1. Gaziantep Fırıncılar Odası
507 sayılı “Esnaf ve Sanatkarlar Kanunu”nun 1. maddesinde1 esnaf ve sanat
sahipleriyle bunların yanlarında çalışanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak,
mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlerine uygun olarak
gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleriyle ve halk ile olan
ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplinini ve 280
ahlakını korumak maksadıyla kurulan kamu kurumu niteliğinde tüzel kişiliğe
sahip meslek kuruluşları olarak “esnaf ve sanatkarlar odası”nın tanımı yapılmış,
odanın üst kuruluşu olan birliklerin, federasyonlar ve konfederasyonun da kamu
kurumu niteliğinde meslek kuruluşları olduğu belirtilmiştir. Bu anlamda esnaf
olan fırıncıların üye olmak zorunda oldukları kuruluşlar fırıncı odaları ve bu
odaların üst kuruluşu da esnaf ve sanatkarlar odaları birlikleridir. 507 sayılı
Kanun’un 42. maddesine göre, anılan Kanun’a göre kurulan odalar tarafından
aralarında birlik ve dayanışma kurma ve kuruluşun gelişmesini sağlamak
maksadıyla kuracakları tüzel kişiliğe sahip kuruluşlara Esnaf Sanatkarlar
Odaları Birliği denilmektedir. Ayrıca anılan Kanun’un 45. maddesinde odaların 290
birliklere kayıt olmak zorunda oldukları belirtilmiştir
Gaziantep Fırıncılar Odası da yukarıdaki mevzuat hükmüne uygun olarak
teşekkül eden kamu kurumu niteliğinde bir meslek kuruluşudur. Oda’ya kayıtlı
1 Değişik: 2/5/1983 - KHK 62/1 md; Aynen kabul: 14/2/1985 - 3153/1 md.
05-02/18-9
7
179 ekmek üreticisi bulunmakla beraber, bunların 105'inin aktif olarak faaliyette
bulunduğu belirtilmiştir. Oda’nın halen görevde bulunan yönetim kurulu üyeleri
Mehmet Sevimli (Başkan), Mehmet Aslan (Başkan Yrd.), Battal Oğuz (Muhasip
Üye), Yusuf Karahan, Ahmet Fidan, Kasım Sakızcı ve Şahabettin Bozkurt’tur.
Yukarıda yer verilen bilgiler ışığında, Gaziantep Fırıncılar Odası 4054 sayılı 300
Kanun kapsamında bir teşebbüs birliğidir.
H.2.2. Türkiye Fırıncılar Federasyonu
507 sayılı Kanun’un Esnaf ve Sanatkarlar Federasyonu başlıklı 3. bölümünün
65. maddesinde “Esnaf ve Sanatkarlar odalarının sadece mesleki yönden
mensuplarının ihtiyaçlarını karşılamak, gelişmelerini sağlamak ve çalışmalarını
yurt ölçüsünde işbirliği ve ahenk içerisinde yapabilmelerini sağlamak
maksadıyla kuracakları tüzel kişiliğe sahip kuruluşlara Esnaf ve Sanatkarlar
Federasyonu denir.” şeklindeki tanıma yer verilmektedir. Karar organları ise 310
anılan Kanun’un 71. ve 81. maddelerinde sırasıyla Genel Kurul ve Yönetim
Kurulu olarak belirtilmiştir.
‘’ Genel Kurul
Madde 71- Federasyon genel kurulunun başlıca görev ve yetkileri:
a. Yargı gözetiminde yönetim kurulu asıl ve yedek üyelerinin seçimi2,
b. Yargı gözetiminde yönetim kurulu asıl ve yedek üyelerinin seçimi3,
c. Yönetim kurulu çalışma raporu ile denetim kurulu raporunu incelemek, 320
yönetim kurulu ve denetim kurulunu ibra etmek,
...
d. Federasyona dahil odalar ve dolayısıyla üyesi olan esnaf ve sanatkârları
mesleki yönden ilgilendiren tüzük, yönetmelik ve emsali yönetmelikleri
tespit ve uygulanmasını teminen Konfederasyona götürmek,
e. Üyesi olan odalar arasında meslek ve sanatlarının yürütülmesi yönünden
çıkacak anlaşmazlıkları kesin olarak gidermek,
f. Çalışılan konularda uyulması zorunlu mesleki kararların alınmasını
sağlamak üzere Konfederasyona teklif ve teşebbüslerde bulunmak,
... 330
h. Mesleki gelişme ve ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlamak maksadıyla
gerekli tedbirleri almak,
...’’
‘’ Yönetim Kurulu
Madde 81- Federasyon yönetim kurulunun başlıca görev ve yetkileri:
a. Federasyon işlerini mevzuata göre yürütmek,
b. Genel kurul tarafından alınacak kararları yürütmek, 340
c. Odaların çalışmalarını mevzuat ve statüleri esaslarına göre yürümesini
sağlamak üzere gerekli görülecek zamanlarda inceleyerek alınması
2 (Değişik: 2/5/1983 - KHK 62/22 md.; Aynen kabul: 14/2/1985 - 3153/22 md.)
3 (Değişik: 2/5/1983 - KHK 62/22 md.; Aynen kabul: 14/2/1985 - 3153/22 md.)
05-02/18-9
8
gerekli tedbirler hakkında tebligatta bulunmak ve odanın bağlı
bulunduğu birliğe de bilgi vermek,
ç. Odalar arasında çıkacak anlaşmazlıkları ilgili birlikle beraber inceleyerek
düşünce ve tekliflerini Konfederasyona vermek,
d. Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca verilecek emir ve Konfederasyonca
verilecek talimatı yerine getirmek,
e. Odaların gelişmesini teminen lüzumlu ve yararlı tedbirleri almak ve
gereken tesisleri kurmak kendi imkanları ile yapılması mümkün 350
olmayan hususları Konfederasyona götürmek,
...
k. Resmi ve özel makamlarca hazırlanan esnaf ve sanat sahipleri ile ilgili her
türlü mevzuat yönetmelik ve tedbirleri sağlayarak üyesi olan odalara ve
dolayısıyla esnaf ve sanatkarlara bilgi vermek,
....’’
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri uyarınca Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın
11.10.1997 tarih ve 28 sayılı onayı ile Türkiye Fırıncılar Federasyonu 360
kurulmuştur. Türkiye Fırıncılar Federasyonu’na bağlı 70 Oda bulunmaktadır.
Federasyon’un 5.5.2002 tarihindeki genel kurulunda yapılan seçimler ile göreve
seçilen yönetim kurulu üyeleri Halil İbrahim Balcı (Genel Başkan), Vedat Honça
(Genel Başkan V.), İbrahim Gökdemir (Genel Başkan V.), Hasan Kurnaz,
Ahmet Turan Titirinli, Yahya Baş, Osman Öznur, Yasin Güzel, Ramazan
Uzunkaya, Fatih Demir, Muhammet Dönmez, Ercan Çarıkçı, Zeynel Abidin
Köksal ve Hikmet Ekmekçioğlu’dur.
Yukarıda yer verilen bilgiler ışığında, Türkiye Fırıncılar Federasyonu 4054 sayılı
Kanun kapsamında bir teşebbüs birliğidir. 370
H.2.3. Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK)
507 sayılı Kanun uyarınca teşekkül eden ve kamu kurumu niteliğinde bir meslek
örgütü olan TESK, kuruluş yasasının 88. maddesinde belirtildiği üzere;
- Esnaf ve sanatkârlar odaları, esnaf ve sanatkârlar odaları birlikleri ile esnaf
ve sanatkârlar federasyonları arasında birliği temin etmek, gelişmeyi ve
ilerlemeyi sağlamak,
- Genel olarak esnaf ve sanatkârların faaliyetlerinin mesleki çıkarlar ve ülke 380
yararına uygun bir şekilde yürütülmesini sağlamak, bu hususta lüzumlu
görülecek her türlü önlem ve girişimlerde bulunmak,
- Esnaf ve sanatkârları yurt çapında ve uluslararası kurum ve kuruluşlar
düzeyinde temsil etmek, esnaf örgütleri ile uluslararası dayanışma içerisinde
olmak,
- Ulusal ekonomideki gelişmelere paralel olarak lüzumlu görülecek mesleki
önlemleri almak, dünyadaki değişimlere göre esnaf ve sanatkârların uyumunu
sağlayacak girişimlerde bulunmak,
- Esnaf ve sanatkârların mesleki eğitimlerini geliştirmek, verimliliğin artması ve
hizmet kalitesinin yükseltilmesi için faaliyette bulunmak; onların ekonomik, 390
sosyal ve kültürel yönden gelişmelerini sağlamak amacıyla tesisler, şirketler,
kurum ve kuruluşlar oluşturmak,
05-02/18-9
9
- Bakanlıkça verilecek diğer görevleri yapmak, esnaf ve sanatkârlara yönelik
her türlü çalışmayı gerçekleştirmek
amaçlarıyla kurulmuştur. TESK organları, anılan Kanun’un 91. maddesinde
belirtildiği üzere, Genel Kurul, Başkanlar Kurulu, Yönetim Kurulu ve Denetim
Kurulu’ndan oluşmaktadır. Aşağıda Genel Kurul, Başkanlar Kurulu ve Yönetim
Kurulu’na 507 sayılı Kanun ile verilen başlıca görev ve yetkilere yer
verilmektedir. 400
‘’Genel Kurul
Madde 94- Genel kurulun başlıca görev ve yetkileri:
a) Yönetim kurulu çalışma raporu ile denetim kurulunun raporunu incelemek,
yönetim kurulu ve denetim kurulunu ibra etmek,
...
d) Yönetim kurulunca hazırlanan yönetmelikleri onamak,
... 410
ı) Yargı gözetiminde yönetim kurulu asıl ve yedeklerinin seçimi
i) Yargı gözetiminde denetim kurulu asıl ve yedeklerinin seçimi.’’
Başkanlar Kurulu
Madde 98- Başkanlar Kurulu birlik ve federasyon başkanlarından kurulur.
Konfederasyon genel kurulunun toplanmadığı yıllarda Mayıs ayında ve ayrıca
yönetim kurulunun gerekli göreceği zamanlarda çağrısı üzerine toplanır. 420
Toplantı görüşme ve karar alması usul ve esasları genel kuruldaki gibidir. Kurul
bu kanunun 94. maddesinin (a), (b), (c), (ç), (d), (e), (f), (g), (h) fıkralarında
yazılı görevleri yapar.
Yönetim Kurulu Başkanlığı
Madde 100- Konfederasyon yönetim kurulu kendi üyeleri arasından bir genel
başkan ve üç genel başkanvekili seçer. Konfederasyon temsilcisi yönetim
kurulu başkanıdır. Konfederasyon yönetim kurulu başkanı veya başkanvekili ile
genel sekreterin müşterek imzaları bağlar. 430
(Ek:9/5/1991 – 3741/23 md.) Konfederasyon bünyesinde Konfederasyon genel
başkanı, genel başkanvekilleri ve genel sekreterden oluşan bir yürütme kurulu
kurulur. Bu kurul, Konfederasyon yönetim kurulunun vereceği görevleri yerine
getirir.
Yönetim Kurulu
Madde 101-Yönetim kurulunun başlıca görev ve yetkileri:
440
a) Konfederasyon işlerini mevzuat içinde yürütmek,
05-02/18-9
10
b) Genel kurul tarafından alınan kararları yürütmek,
...
...
e) Birliklerin ve gerektiğinde odaların ve federasyonun çalışmalarının
mevzuat ve statüleri esasları içinde yürümesini sağlamak için lüzumlu
görülecek zamanlarda işlemlerini incelemek ve alınması gerekli tedbirler
hakkında tebligatta bulunmak,
f) Birlikler ve birliklerle federasyon arasında çıkacak anlaşmazlıkları
incelemek ve kesin olarak halletmek, 450
...
h) Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca verilen emir ve talimatı yerine getirmek,
...
ö) Birliklerce tesbit olunan gelenek ve teamüllerden memleket ölçüsünde
uyulması zorunlu mesleki kararlar haline getirilmesi gerekenleri tesbit ve
bunların yürütülmesini sağlamak için Sanayi ve Ticaret Bakanlığına teklifte
bulunmak,
...
460
t) Kendisine bırakılan işleri yürütmek için ilgili meslek kolundaki
federasyonun mütalâasını almak,
...
Halen Türkiye genelinde esnaf ve sanatkarlara hizmet etmek amacıyla
kurulmuş bulunan ve faaliyetlerini sürdüren 3483 Esnaf ve Sanatkarlar Odası,
her ilde birer (İstanbul’da 2) adet olmak üzere toplam 82 Esnaf ve Sanatkarlar
Odaları Birliği ve Ankara’da faaliyetlerini sürdüren 13 Esnaf ve Sanatkarlar
Federasyonu mevcuttur.
470
TESK’in Yönetim Kurulu üyeleri Derviş Günday (Genel Başkan), Bendevi
Palandöken (Gen. Bşk. Vekili), M.Erol Korkut, Demirhan Elçin, Uğur Bektaş, Arif
Tak, Kemal Kaya, Musa Çelikol, Hikmet Keskin, M. Burhan Aksak, Ahmet
Damlar, Hatay Karaman, Ali Bayram, Dursun Sümer, Doğan Ceylan, Süleyman
Köstekli, Orhan Tolunay, Hulusi Akşit, Mehmet Ali Susam, Arif Erdal ve Yılmaz
Çimen’dir.
Yukarıda yer verilen bilgiler ışığında, TESK 4054 sayılı Kanun kapsamında bir
teşebbüs birliğidir.
480
H.3. Yürürlükteki Mevzuat
H.3.1.Tacir Niteliğini Haiz Fırınlar İçin Geçerli Mevzuat
5590 sayılı “Ticaret ve Sanayi Odaları, Ticaret Odaları, Sanayi Odaları, Deniz
Ticaret Odaları, Ticaret Borsaları ve Türkiye Ticaret, Sanayi, Deniz Ticaret
Odaları ve Ticaret Borsaları Birliği Kanunu”nun 9. maddesinde, Ticaret Sicili’ne
kayıtlı tacir ve bu Kanun’a göre sanayici sıfatını haiz tüm gerçek ve tüzel kişiler
ile şubeleri ve fabrikalarının, bulundukları yerin bu Kanun gereğince mensup
olacakları odalarına veya ajanlıklarına kaydolunmaya mecbur oldukları hükme 490
bağlanmıştır. Dolayısıyla tacir niteliğindeki ekmek üreticileri Ticaret Sicili’ne ve
5590 sayılı Kanun gereğince mensup olacakları odalara kaydolmak zorundadır.
05-02/18-9
11
24.6.1995 tarih ve 557 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile, 5590 sayılı
Kanun’un bazı maddeleri değiştirilmiş, bu değişiklikle 5590 sayılı Kanun’a tabi
meslek kuruluşlarına mal ve hizmetler için fiyat belirleme yetkisi verilmiştir.
Fakat söz konusu Kanun Hükmünde Kararname’nin 20.9.1995 tarih, E:95/43
K:95/46 sayılı Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edilmesi üzerine bu
düzenleme geçersiz hale gelmiştir. Bu sebeple 5590 sayılı Kanun’a tabi meslek
kuruluşları, üyelerinin ürettikleri mal ve hizmetlere ilişkin tarife belirleme yetkisini 500
haiz değildir. Bu meslek kuruluşlarına üye teşebbüsler, mal ve hizmet fiyatlarını
bağımsız olarak belirlemektedir.
Bununla beraber, 3.4.1930 tarih ve 1580 sayılı Belediye Kanunu, belediyelere
ekmek için azami satış fiyatı belirleme yetkisi tanımıştır. Anılan Kanun’un 15/43.
maddesinde; “Ete, ekmeğe, yaş meyve ve yaş sebze ile odun ve mangal
kömürüne doğrudan doğruya ve kati lüzum halinde mahalli idare kurullarınca
tasdik edilmek şartıyla diğer gıda ve zaruri ihtiyaç maddelerine toptan ve
perakende azami satış fiyatları ve yaş meyve ve sebzeye münhasır olmak
üzere kar hadleri tespit etmek ve icabında 2490 ve 1050 sayılı kanunlar 510
hükümlerine bağlı olmaksızın bu maddeleri satın almak, satmak, stok etmek
veya belirli bir kar haddi dahilinde satın aldırmak, sattırmak ve ihtiyacı olanlara
maksada göre dağıtmak üzere bir fon tesis ederek tanzim satış mağazaları
kurmak ve hayatı ucuzlatacak sair tedbirleri almak” belediyelerin görevleri
arasında sayılmıştır.
Yukarıda yapılan görev tanımlarından anlaşılacağı üzere; belediyeler ekmek
için doğrudan doğruya azami satış fiyatı belirleme yetkisine sahip olmakla
birlikte, bu yetkiyi kullanıp kullanmamak belediyelerin takdirine bırakılmıştır.
Tacir nitelikli fırınların üyesi oldukları Ticaret Odaları ise fiyat tarifeleri belirleme 520
konusunda Anayasa Mahkemesi’nin ilgili kararı neticesinde yetkisiz kılınmıştır.
Dolayısıyla geçerli mevzuat açısından tacir niteliğindeki fırınların belediyenin
azami fiyat belirlemesi durumunda buna uymak zorunda oldukları
anlaşılmaktadır. Ancak belediye bu yetkisini kullanmaz ya da diğer bir ifadeyle
ekmek fiyatlarını piyasa şartlarında oluşması yolunda serbest bırakırsa tüccar
fırınların uygulayacağı fiyat piyasada oluşacaktır.
H.3.2. Esnaf Niteliğini Haiz Fırınlar İçin Geçerli Mevzuat
507 sayılı Kanun’un 119. maddesine4 göre esnaf ve sanatkarların mesleki 530
faaliyette bulunabilmeleri için esnaf ve sanatkarlar siciline kayıtlarının şart
olduğu belirtilmiştir. Yine aynı Kanun’un 5. maddesinde5 ise, anılan sicile kayıtlı
esnaf ve sanatkarların çalışma bölgesi içindeki ilgili odaya kayıt olmak zorunda
oldukları belirtilerek, bu kapsamdaki kişilerin ticaret, sanayi veya deniz ticaret
odalarına kayıt olamayacakları; aynı şekilde ticaret, sanayi veya deniz ticaret
odalarına kayıtlı bulunanların da esnaf ve sanatkarlar odasına kayıt
olamayacakları hükme bağlanmıştır.
4 Değişik: 2/5/1983 - KHK 62/34 md.; Aynen kabul: 14/2/1985 - 3153/34 md.
5 Değişik: 2/5/1983 - KHK 62/2 md; Aynen kabul: 14/2/1985 - 3153/2 md.
05-02/18-9
12
507 sayılı Kanun’un 125. maddesinde6, bu Kanun’a tabi esnaf ve sanatkarlarca
üretilen mal ve hizmetlerin ücret tarifelerinin, bağlı bulundukları odalarca 540
hazırlanacağı ve mensubu oldukları birlik Başkanlar Kurulu’nda onaylandıktan
sonra yürürlüğe gireceği belirtilerek, gerektiğinde Başkanlar Kurulu’nun bu
yetkisini Birlik Yönetim Kurulu’na devredebileceği hükme bağlanmıştır. Anılan
madde metninin devamında Belediyeler ve/veya o yerin en yüksek mülki
amirinin tespit edilen tarifeleri uygun bulmadıkları ve esnaf teşekkülü ile
anlaşmaya varamadıkları takdirde 15 gün içinde o yerin mülki amirinin
görevlendireceği Sanayi ve Ticaret Müdürü’nün başkanlığında, Ticaret ve
Sanayi Odası’ndan bir temsilci ile Esnaf Odaları Birliği Başkanı’ndan teşekkül
edecek bir komisyona itiraz edebilecekleri belirtilmiştir. Komisyon kararına karşı
ilgililerin yazılı bildirim tarihinden itibaren 10 gün içinde ticari davaları görmeye 550
yetkili mahkeme nezdinde itirazda bulunabilecekleri ve bu mahkemenin
kararlarının kesin olduğu belirtilmiştir. Ayrıca ücret tarifelerinin düzenleme usul
ve esaslarının Konfederasyon tarafından çıkarılacak ve Bakanlıkça
onaylanacak bir yönetmelikle tayin ve tespit olunacağı da hükme bağlanmıştır.
507 sayılı Kanun Ek Madde 9’da7, 1580 sayılı Belediyeler Kanunu’nun 15.
maddesinin 43. bendinde yer alan ilgili hükmün 507 sayılı Kanun’a tabi esnaf ve
sanatkarlar için uygulanmayacağı, yani Belediyelere verilen fiyat tespiti
yetkisinin 507 sayılı Kanun’a tabi esnaf ve sanatkara uygulanmayacağı hükme
bağlanmıştır. Yeniden vurgulamak gerekir ki, 507 sayılı Kanun’un 125. 560
maddesinde bu Kanun’a tabi esnaf ve sanatkarlarca üretilen mal ve hizmetlerin
ücret tarifelerinin, bağlı bulundukları odalarca hazırlanacağı ve mensubu
oldukları birlik başkanlar kurulunda onaylandıktan sonra yürürlüğe gireceği
belirtilerek, gerektiğinde Başkanlar Kurulu’nun bu yetkisini Birlik yönetim
kuruluna devredebileceği hükme bağlanmıştır.
Önemle vurgulanması gereken bir diğer husus da, “Esnaf ve Sanatkarlarca
Üretilen Mal ve Hizmetlerin Ücretlerinin Düzenlenmesi Hakkında Yönetmelik”in
4. maddesi gereği Fırıncı Odaları tarafından hazırlanıp Esnaf ve Sanatkarlar
Odaları Birliği Başkanlar Kurulu’nca onaylanan tarifede yer alan fiyatların azami 570
hadleri gösteren fiyat tarifeleri olduğudur. Sonuç olarak, ekmek fiyatları o
bölgenin koşulları dikkate alınarak ilgili Oda tarafından hazırlanıp Birliğe
sunulmakta, Birliğin onayı alındıktan sonra fiyat tarifeleri ilan edilmektedir.
H.4. Yapılan Tespitler ve Deliller
H.4.1. TESK ve Fırıncılar Federasyonu’na İlişkin Tespitler
H.4.1.1. Önaraştırma Döneminde Elde Edilen Tespit ve Deliller
580
Önaraştırma sürecinde, Oda bünyesindeki inceleme sırasında rastlanan ve
10.4.2002 tarih ve 2002/81 sayı ile Fırıncılar Federasyonu tarafından o tarihteki
Federasyon Başkanı (…………) ve Genel Sekreter (…………) imzalarıyla
Gaziantep Fırıncılar Odası’na gönderildiği anlaşılan “Ekmek maliyet (taban)
fiyatının ilan edilmesi” konulu belgede ; ruhsatsız fırınlar, market fırınları ve tacir
sınıfına dahil firmalar tarafından, Fırıncı Odaları tarafından hazırlanıp Esnaf ve
6 Değişik: 9/5/1991- 3741/28 md.
7 Ek: 9/5/1991- 3741/33 md.
05-02/18-9
13
Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanlar Kurulu’nca onaylanan tarifenin çok altında
bir fiyatla ekmek satılmasının fırıncı esnafı zor durumda bıraktığı, gerek
ekonomik koşulların gerekse yasal düzenlemelerin maliyet altında mal satışını
imkansız kıldığı ve Türk Ticaret Kanunu ile Rekabetin Korunması Hakkında 590
Kanun’da doğrudan doğruya veya dolaylı olarak bir malın maliyetinin altında
satılamayacağı yönünde hükümler bulunduğu belirtilmiş ve ardından aşağıdaki
ifadelere yer verilmiştir:
“Fırıncılar Odası tarafından tespit olunan ve Esnaf ve Sanatkarlar Birliği
tarafından onaylanarak ilan edilen ekmek fiyatları maliyetlerin üzerine %10-15
kar payı koymak suretiyle ilan edilen satış fiyatlarıdır. Ekmek için ilan edilen
azami satış fiyatı ile birlikte maliyet taban fiyatının da ilan edilerek tarifelerde yer
alması haksız rekabeti, halkın temel besin maddesi olan ekmeğin promosyon
malzemesi olarak kullanılmasını ve maliyet fiyatının altında yıkıcı fiyatla ekmek 600
satışının önüne geçecek ve üyelerimiz haksız ve yıkıcı fiyat rekabetinden
korunmuş olacaktır. Diğer taraftan maliyet taban fiyatının tespitinin odalar
tarafından yapılması ve ilan edilmesi mahkeme bilirkişi tespitlerinin zorluğu da
dikkate alındığında bu uzun yolun kısalmasını da sağlayacaktır.
Bu durumu göz önüne alan Federasyonumuz yaptığı çalışmalar sonucunda
Sanayi Bakanlığı’nın uygun görüşünü de alarak
507 sayılı Kanun’un vermiş bulunduğu yetkiye dayanarak odaların ekmek
maliyet hesaplarını yaparken 610
1- Ekmeğin maliyet (taban) fiyatı ............ TL
2- Ekmeğin satış tavan fiyatı ........... TL
şeklinde düzenlenerek hesapların odalarca onaya bu şekil ile sunmaları Esnaf
ve Sanatkarlar Odaları Birliği’nin de fiyat tarifelerini bu şekilde onaylamalarını
talep etmiş ve Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Konfederasyonu tarafından
“yalnızca ekmeğin azami satış fiyatı ile birlikte ekmeğin maliyet (taban) fiyatının
da tespit edilmesi ve tespit edilen bu fiyatın ekmek ücret tarifelerinde yer
alması” uygun bulunarak bir genelge ile Esnaf ve Sanatkarlar Odaları 620
Birliklerine gereğinin bu doğrultuda yapılması talimatı verilmiştir.
Maliyet (taban) fiyat uygulaması ile ilgili olarak Konfederasyonumuzun Sanayi
ve Ticaret Bakanlığının da olurunu alarak hazırladığı 2.4.2002 tarih ve 1392
sayılı genelgesi ektedir.
Bu genelgeye dayanılarak Federasyonumuz tarafından düzenlenecek maliyet
(taban) fiyatının hazırlanışı ve yaptırım ile ilgili cezai müeyyideleri kapsayan
genelge bilahare gönderilecek olup; ekmek fiyat hazırlıkları gönderilecek bu
genelge doğrultusunda yapılacaktır. ” 630
Yukarıdaki yazı ekinde, maliyet (taban) fiyat uygulaması ile ilgili olarak TESK’in
Fırıncılar Federasyonu’na yollamış olduğu 2.4.2002 tarih ve 29 sayılı genelgesi
verilmiş ve bu genelgeye dayanılarak Federasyon tarafından düzenlenecek,
maliyet (taban) fiyatının hazırlanışı ve yaptırımı ile ilgili cezai müeyyideleri
kapsayan bir genelgenin bilahare gönderileceği, ekmek fiyat hazırlıklarının
05-02/18-9
14
gönderilecek bu genelge doğrultusunda yapılacağı ifade edilmiştir . TESK’in
“Ücret Tarifeleri” konulu söz konusu genelgesinde de “yalnızca ekmeğin azami
satış fiyatı ile birlikte ekmeğin maliyet (taban) fiyatının da tespit edilmesi ve
tespit edilen bu fiyatın ekmek ücret tarifelerinde yer alması 640
Konfederasyonumuzca uygun bulunmuş ve konu bir genelge ile esnaf ve
sanatkarlar odaları birliklerine gereğinin bu doğrultuda yapılması için
duyurulmuştur.” denmektedir.
H.4.1.2. Soruşturma Döneminde Elde Edilen Tespit ve Deliller
Federasyon Yönetim Kurulu, 27.2.2002 tarihinde “ekmek maliyet taban fiyatları”
hakkında aşağıdaki kararı almıştır :
“... 650
2. Türkiye genelinde haksız rekabetin üyelerimizi mağdur ettiğinden ekmek
maliyet taban fiyatlarının tespit edilmesi için Sanayi ve Ticaret Bakanlığına yazı
yazılması ve Konfederasyonumuza da Yönetmelik değişikliği yapılması için lobi
faaliyetlerinin sürdürülmesine karar verilmiştir…”
TESK bünyesinde elde edilen ve Federasyon tarafından o tarihteki Federasyon
Başkanı (……………) ve Genel Sekreter (……………) imzalarıyla TESK’e
gönderilen, 18.3.2002 tarihli “ekmek maliyet ve satış fiyatlarının birlikte ilan
edilmesi” konulu yazıda özetle; hipermarketlerin, tacir sınıfına mensup fırınların 660
ve belediye halk ekmek fırınlarının belirlenen tavan fiyatın çok altında fiyatla
ekmek satmak suretiyle fırıncı esnafını rekabet edemez hale getirdiği ve
fırıncılığı bırakmak zorunda bıraktıkları, bu durumu önlemek için azami fiyat ile
birlikte maliyet taban fiyatının ilan edilerek tarifelerde yer alması gerektiği, bu
yolla haksız rekabetin, maliyet fiyatının altında satış yoluyla yapılan yıkıcı fiyatın
önleneceği ifade edilerek, ekmekte taban fiyatın ilan edilmesi hususunda
Birliklere ve Odalara gerekli genelgenin gönderilmesi istenmektedir.
TESK tarafından ücret tarifelerine ilişkin olarak 2.4.2002 tarihinde “29 sayılı
Genelge” yayımlanmış ve bu genelge aynı tarih ve 1391 sayı ile Birliklere 670
gönderilmiştir. Anılan genelgede aşağıdaki ifadeler yer almaktadır :
“Konfederasyonumuza Türkiye Fırıncılar Federasyonundan gelen 18.3.2002
tarihli ve 2002/36 sayılı yazıda; özellikle büyük şehirlerde kurulan gros, süper ve
hiper marketler ile marketler zincirine bağlı olarak faaliyet gösteren diğer
marketlerin müşteri çekebilmek için ekmeği promosyon malzemesi olarak
kullandıkları ve gerçek maliyetinin çok altında fiyatlarla ekmek satışını yaptıkları,
bu durumun da geçimini halkımızın temel gıda maddelerinden biri olan
ekmekten sağlayan fırıncı esnafını mağdur ettiği ve haksız rekabete maruz
bıraktığı belirtilerek; 507 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Kanununun 125. maddesi 680
gereğince, bu kanuna göre kurulan fırıncılar odaları veya bu odaların
bulunmadığı yerlerde karma meslek odaları tarafından tespit edilen ve Birlikleri
tarafından onaylanan ekmek ücret tarifelerinde, standart ekmeğin satılacağı
azami satış fiyatı ile birlikte ekmeğin o yöre için hesaplanan maliyet (taban)
fiyatının da yer alması talep edilmektedir.
05-02/18-9
15
Söz konusu talep, Konfederasyon Yürütme Kurulu’nca incelenmiş ve esnaf
sanatkarlarımızca üretilen mal ve hizmetlerin maliyet bedelinin altında satışa
sunulmasının, kayıt dışı çalışma ve çalıştırma, düşük kaliteli ve sağlık
koşullarına uygun olmayan mal ve hizmetleri oluşturma v.b. nedenlerden 690
meydana geldiği anlaşılmaktadır. Odalarımızca hazırlanan ve Birliklerimizce
onaylanan ekmeğe ilişkin ücret tarifelerinde, azami satış fiyatının yanı sıra
ekmeğin maliyet (taban) fiyatının da tespit edilmesi ve ücret tarifelerinde bu
fiyata da yer verilmesi ilgili esnaf ve sanatkarlarımızın mağduriyetini önleyeceği
gibi onları haksız rekabetten de koruyacağı için uygun mütalaa edilmiştir.
Bu nedenle, yalnızca ekmek tarifeleri ile sınırlı olmak kaydıyla ekmeğin azami
satış fiyatı ile birlikte ekmeğin maliyet (taban) fiyatının da tespit edilmesi ve
tespit edilen bu fiyatın ekmek ücret tarifelerinde yer alması
Konfederasyonumuzca uygun bulunmuştur.” 700
Federasyon Kayıt Defteri’ne göre Yönetim Kurulu’nun ekmekte maliyet (taban)
fiyatının ilan edilmesine ilişkin çalışmalar yapılması yönündeki kararının ve
TESK’e bu hususta yazılan yazının ardından, TESK’in 2.4.2002 tarihinde
yayımladığı 29 sayılı Genelge ve bu genelgeye ilişkin üst yazı, Federasyon
tarafından 10.4.2002 tarihinde tüm fırıncı odalarına gönderilmiştir .
TESK tarafından 2.10.2002 tarihinde Federasyon’a gönderilen yazıda aşağıdaki
hususlar ifade edilmektedir :
710
“İlgide kayıtlı yazınızla; “Bazı illerinizde keyfi uygulamalarla ekmek fiyatlarının
serbest bırakıldığını belirterek uygulamanın yasaya uygun olup olmadığı”
hususunda Konfederasyonumuzdan bilgi talep edilmektedir.
…
Ayrıca, 507 sayılı Kanun ve ilgili yönetmelik hükümleri çerçevesinde, üretilen
mal ve hizmetlere ilişkin ücret tarifelerinde yer alan fiyatların üst sınırları
gösterdiği, dolayısıyla tarifede belirlenen fiyatın üstüne çıkmamak kaydıyla,
altında bir fiyatla mal ve hizmet satışı yapılabilmesi mümkün olduğundan; ücret 720
tarifesinde belirlenen azami hadlerin altında satış yapan oda üyelerine kanunen
uygulanacak bir yaptırım mevzuatımızda bulunmamaktadır.”
TESK tarafından Birliklere gönderilen ve 29 sayılı Genelge’yi yürürlükten
kaldıran 19.2.2003 tarih ve 23 sayılı Genelge’de aynen aşağıdaki hususlar yer
almaktadır :
“Bilindiği üzere, 507 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Kanununun 125. maddesi
gereğince bu Kanuna göre kurulan fırıncılar odaları veya bu odaların
bulunmadığı yerlerde karma meslek odaları tarafından tespit edilen ve birlikleri 730
tarafından onaylanan ekmek ücret tarifelerinde, standart ekmeğin satılacağı
azami satış fiyatı ile birlikte ekmeğin o yöre için hesaplanan maliyet (taban)
fiyatının da yer almasının esnaf ve sanatkarlarımızın mağduriyetini önleyeceği
ve onları haksız rekabetten de koruyacağı mütalaa edilmiş ve bu görüşümüz
ilgide kayıtlı genelgemizle teşkilatımıza duyurulmuştur.
05-02/18-9
16
Ancak Rekabet Kurumu denetim elemanlarınca; ücret tarifelerinde, maliyet
(taban) fiyatının yer alması hususunun 4054 sayılı Rekabetin Korunması
Hakkında Kanunun ilgili hükümlerine uygun düşmediği Konfederasyonumuza
sözlü olarak bildirilmiştir. 740
Bu doğrultuda ilgide kayıtlı genelgemiz yürürlükten kaldırılmış olup, uygulamaya
eskiden olduğu gibi devam edilecektir.’’
TESK bünyesinde elde edilen ve Adana Fırıncılar Odası tarafından Adana
Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği’ne gönderilen 17.1.2003 tarihli yazıda,
TESK’in 29 sayılı Genelge’sinin uygulanmasının ne şekilde yapılacağı
sorulmakta ve bu genelgeye uymayanlar hakkında ne gibi yaptırımların
uygulanacağının kendilerine bildirilmesi istenmektedir. Adana Esnaf ve
Sanatkarlar Odaları Birliği de söz konusu yazıyı ek yaparak TESK’e gönderdiği 750
21.1.2003 tarihli yazıda, 29 sayılı Genelge’nin uygulanabilmesi için göz önüne
alınacak esas ve usuller hakkında bilgi verilmesini talep etmektedir. TESK’in
söz konusu yazılar üzerine Adana Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği’ne
gönderdiği cevap yazısında ücret tarifelerinde maliyet (taban) fiyatın yer alması
hususunun, 4054 sayılı Kanun hükümlerine aykırı olabileceği sebebiyle 23 sayılı
genelge ile yürürlükten kaldırıldığı ifade edilmektedir.
TESK bünyesinde elde edilen ve Aydın Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği
Başkanlığı tarafından TESK’e gönderilen 3.5.2002 tarihli yazıda, ekmekte
taban fiyatın ilan edilmesine ilişkin olarak gönderilen 29 sayılı genelgenin 760
uygulanmasına yönelik olarak 507 sayılı yasada bir hüküm bulunmadan taban
fiyatın altında satış yapanlara hangi yasaya göre cezai işlem uygulanacağı,
fırıncı esnafı dışındaki diğer meslek gruplarının da maliyet fiyatın belirlenmesine
yönelik ücret tarifesi istemeleri durumunda yapılacak işlemin ne olacağı ve
ticaret odası üyesi fırınlarda veya hipermarket gibi büyük satış merkezlerinde de
taban fiyat uygulaması olup olmayacağı hususlarına açıklık getirilmesi talep
edilmektedir. TESK tarafından Aydın Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği
Başkanlığı’na gönderilen 17.5.2002 tarihli cevap yazısında, 507 sayılı Kanun ve
ilgili yönetmelik hükmü çerçevesinde tarifede belirtilen tavan fiyatın üstüne
çıkmamak koşuluyla altında bir fiyatla mal ve hizmet satışı yapılabileceği 770
dolayısıyla bu durumdaki üyeler hakkında cezai bir işlem yapılmasının mümkün
olmadığı, 29 sayılı genelgenin kapsamının sadece ekmek ile sınırlı tutulduğu,
diğer meslek grupları içinde aynı uygulamanın yapılmasının talep edilmesi
halinde ilgili talebin TESK tarafından değerlendirileceği, esnaf ve sanatkarlar
dışında ticaret odalarına kayıtlı bulunan meslek sahiplerince üretilen mal ve
hizmetlerin ücret tarifelerinin Belediyelerce belirlendiği, ilgili mevzuat gereği bu
kişiler hakkında ücret tarifeleri konusunda müdahalenin söz konusu
olamayacağı belirtilmektedir .
Fırıncılar Federasyonu’nun 13.5.2002 tarihli toplantısında genel başkanlığa 780
getirilen ve o tarihten bu yana Federasyon Başkanlığı görevini yürüten
(………………) ile 8.6.2004 tarihinde Raportörlerce yapılan görüşmede aşağıdaki
hususlar ifade edilmiştir :
“5.5.2002 tarihinde yapılan seçimler sonucunda Fırıncılar Federasyonu Başkanı
olarak yönetime geldim. Bu tarihten önce Başkan (………………)’nin Kongre
05-02/18-9
17
arifesinde TESK ve Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’na göndermiş olduğu yazılar
sonucunda ilgili genelge TESK tarafından yayımlanmıştır. Bunun üzerine Nisan
2002’de genelgeye ilişkin açıklamalar Federasyon tarafından tüm fırıncı
odalarına gönderilmiştir. Ancak uygulama, Genel Başkan Vekili olduğum o 790
tarihte Yönetim Kurulu gündemine getirilmemiş, genel olarak eski Başkan’ın
kendi inisiyatifi ile başlattığı bir eylemle sınırlı kalmıştır.
Yeni yönetim olarak bu uygulamanın hayata geçirilmesi konusunda hiçbir
girişimimiz bulunmamıştır. Nitekim, hiçbir bölgede tavan fiyat yanında taban
fiyatın da Oda ve Birliklerce belirlenmemesi bunun bir göstergesidir.
Konfederasyon’un tarafımıza gönderdiği 02.04.2002 tarihli yazının altında yer
alan el yazısı bana ait değildir. Bu yazının Konfederasyon tarafından düşülmesi
de mümkün görünmemektedir. Bununla birlikte, yazıda sözü edilen, yaptırımlara
ilişkin herhangi bir genelge de yayımlanmış değildir.” 800
21.5.2004 tarihinde TESK Teşkilat ve İlgili Kuruluşlar Müdürü (………………) ile
yapılan görüşmede aşağıdaki hususlar beyan edilmiştir :
“Ücret tarifelerine ilişkin genelgeler 2.4.2002 tarih ve 29 sayılı Genelge ile
18.2.2003 tarih ve 23 sayılı genelgeden ibarettir. Türkiye Fırıncılar Federasyonu
Başkanlığı’na 29 sayılı genelgeyle ilgili olarak gönderilen bilgilendirme
yazısında (2.4.2002 tarih ve 1392 sayı ile), el yazısı ile düşülmüş olan not,
Müdürlüğümüz tarafından yazılmamıştır. Nitekim, bu notta belirtildiği üzere,
yaptırımlara ilişkin ayrı bir genelge TESK tarafından yayımlanmamıştır. 810
23 ve 29 sayılı genelgeler 81 ildeki birliklere normal postayla gönderilmiştir.
Ancak, bu genelgelerin gönderildiğini gösteren herhangi bir kayıt
bulunmamaktadır. 2.4.2002 tarih ve 29 sayılı genelgeyi yürürlükten kaldıran
18.2.2003 tarih ve 23 sayılı genelgeye ilişkin olarak Türkiye Fırıncılar
Federasyonu’na herhangi bir bilgilendirme yazısı yahut genelgenin kendisi
gönderilmemiştir. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’ndan TESK’e gönderilen
10.5.2002 tarihli yazı Müdürlüğümüz kayıtlarında yer almamaktadır.”
Federasyon tarafından, haklarında yürütülen soruşturma kapsamında Rekabet 820
Kurumu’na gönderilen yazının ekinde Fırıncı Odalarına gönderilen 8 sayılı
genelge ve faks metni yer almaktadır . Anılan genelge aşağıdaki gibidir:
“Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonunun 2.4.2002 tarih ve
TSKl.ÜT.01.03/78 sayı ile “birliklere” gönderdiği “29 sayılı Genelge”nin ekmek
ücret tarifeleri” ile ilgili kararı “yapılan incelemeler sonucunda” yanlışlığı tespit
edilerek değiştirilmiş ve 19.2.2003 tarih ve 726 sayılı “23 sayılı genelge” ile konu
Birliklere “değişiklikleri” ile yeniden duyurulmuştur.
Buna göre, “ekmeğin satılacağı azami satış fiyatı ile birlikte ekmeğin o yöre için 830
hesaplanan (taban) fiyatının da yer alması” lafzı son genelge ile yürürlükten
kaldırılmış, uygulamaya eskiden olduğu gibi devam edileceği kararı verilmiştir.
Konu üzerinde yapılan spekülasyonların gündemden düşmesi “ekmek ücret
tarifeleri ile ilgili uygulamanın bir kez daha odalarımıza duyurulması” zarureti
hasıl olmuştur.
05-02/18-9
18
Kısaca, “ekmekte taban-tavan fiyat uygulaması” söz konusu değildir.”
H.4.2. Gaziantep Fırıncılar Odası’na İlişkin Tespitler 840
H.4.2.1. Önaraştırma Döneminde Elde Edilen Tespit ve Deliller
Önaraştırma döneminde elde edilen bilgilerden ilk olarak anılması gereken,
4.4.2003 tarihli şikayet dilekçesinde adı geçen ve buna paralel olarak 18.4.2003
tarih ve 2003-3-42/BN-03-HS sayılı Bilgi Notu’nda şikayet edilen taraflar
arasında sayılan Fırıncılar Derneği adıyla bir kuruluşun bulunmadığının tespit
edildiğidir. Şikayet dilekçesinde olduğu gibi, Fırıncılar Odası, Gaziantep ekmek
üreticileri arasında “Dernek” olarak da anılmaktadır. Bunun ise, 507 sayılı
Kanun’da geçen “Dernek” deyiminin 9.5.1991 tarih ve 3741 sayılı Kanun’un Ek 850
10. maddesi ile “Oda” olarak değiştirilmiş olmasından kaynaklandığı
anlaşılmaktadır.
Şikayet dilekçesinde fırın işletmelerine Oda tarafından bir taahhütname
imzalatıldığı belirtilmiştir. Dilekçe ekinde sunulan ve Çağlar Gıda San. Tic. Ltd.
Şti. ortaklarından Orhan Çağlar tarafından imzalanmış olduğu görülen
taahhütname incelendiğinde, ilgili maddelerin aşağıdaki şekilde düzenlendiği
görülmektedir:
3. madde: “Fırın tezgahımda bayii, bakkal ve marketlerde Fırıncılar Odası ve 860
Odalar Birliğinin ortaklaşa belirlemiş olduğu taban ve tavan fiyatının dışına
çıkmayacağımı ... taahhüt ediyorum.”
4. madde: “Gaziantep ilinde ve ilçelerinde faaliyet gösteren hiper ve süper
marketlerin kendi ürettiği ekmeğin fiyatını kendileri belirlediğinden dolayı hiper
ve süper marketlerin fiyatlarını baz alıp da onlarla rekabet edip kendi
meslekdaşlarımı zor durumda bırakmayacağımı ... taahhüt ediyorum.”
5. madde: “Yüksek kâr payı ve para teklif ederek haksız rekabet yapıp bayii,
bakkal ve marketlere teklifte bulunmayacağımı ve ekmek satan bakkal ve
marketlere satış fiyatının kâr payı olan %5 iskontoyu geçmeyeceğimi ... taahhüt
ediyorum.” 870
6. madde: “Kamu kurum ve kuruluşlarının ihaleleri hariç kiralık servislere fiyat
teklifinde bulunmayacağımı ... taahhüt ediyorum.”
7. madde: “Bu taahhütnameye bağlı kalacağımı, aksine davrandığımda ise bir
defasında 2.500 Dolar tekrarında ise 5.000 Dolar ödeyeceğimi taahhüt
ediyorum.”
8. madde: “İş bu taahhütname ilimizde faaliyet gösteren francala imalatçılarının
içinden seçilmiş olan 5 üyenin en az 3 tanesinin onayı ile yukarıda yazılı olan
miktarlardaki taahhütümü tahsil etmeye yetkilidir. Tahsil edilen bu parayı
mağdur olan fırıncının mağduriyetinde kullanılmasına, artan kısmı olursa
makbuz karşılığı herhangi bir hayır kurumuna bağışlanmasına seçilen bu beş 880
üyenin en az üç tanesinin katılımlarıyla verilmesine hiçbir şekilde itiraz
etmeyeceğimi ... taahhüt ederim.”
9. madde: “Bu taahhütname imza tarihinden itibaren 5 yıl geçerlidir.”
Önaraştırma kapsamında, şikayet sahibi teşebbüsün ortakları ile Raportörlerce
yapılan görüşmede aşağıdaki hususlar beyan edilmiştir :
05-02/18-9
19
“1981 yılından bu yana Gaziantep’te fırın işletmekteyim. Şikayet dilekçesinde
yer alan taahhütnameyi ben Orhan Çağlar 17.9.2002 tarihinde imzaladım. Söz
konusu taahhütnameyi imzalamamız için büyük çaplı bir müşterimizi elimizden 890
alacakları yönünde baskı ve tehditte bulunuldu. Bilgimiz dahilinde bu
taahhütnameyi aynı şekilde imzalayan yaklaşık 100’ün üzerinde ekmek üreticisi
vardır. Bu tipte bir taahhütnamenin imzalatılması için yaklaşık 4-5 senedir
uğraşlar verilmekteydi, ancak bir türlü sürdürülebilir bir metne ve uygulamaya
dönüştürülememişti. Şikayet dilekçesinin ekinde yer alan diğer taahhütname ise
yukarıdaki tarihte imzaladığımız taahhütnameden önceki döneme aittir. Şimdi
sunduğumuz taahhütname ise en eski olanıdır ve eski taahhütnameler, onay
verecek üyelerin isimlerinin yer alması sebebiyle yürürlüğe konmamıştır. Şu
anda ekmeğin, tavan fiyat olan 250,000 TL’nin altına satılması söz konusu
olabilirken, taahhütnamenin imzalatıldığı ve geçerli olduğu sürede tüm fırınlar 900
belirlenen fiyata uyma ve ellerinde bulunan müşteriler ile yetinme zorunluluğu
hissetmişlerdir. Taahhütnamenin 6. maddesi ile de her fırının tek bir kiralık
servis ile çalışmasını ve böylece bakkal ve marketlerde olduğu gibi kiralık
servislerin de paylaşımı amaçlanmıştır.”
Şikayet dilekçesinin ekleri arasında yer alan bir diğer taahhütname örneği ise
yukarıda bazı maddelerine yer verilen taahhütname ile hemen hemen aynı
hükümleri içermekte, ancak senetlerin tahsili ile yetkili kılınan üyelerin isimleri
görülmemektedir. Bununla beraber, önaraştırma sürecinde şikayetçi teşebbüs
bünyesinde temin edilen ve Oda tarafından hazırlanan ilk taahhütname örneği 910
olduğu belirtilen belgede aşağıdaki hükümler yer almaktadır:
3. madde: “Fırın tezgahlarında, maketlere ve bakkallara Fırıncılar Odasının
belirlemiş olduğu fiyatın haricinde satış yapmayacağım. (Sekizler Ekmek ve
Oğuzhan 2 sadece fırın tezgahlarında %17 eksiğine verebilecek ve sadece
Sekizler Ekmek promosyon verecektir.)”
4. madde: “Yüksek kâr payı teklif ederek, eksik gramajlı ve kalitesiz ekmek ile
esnafa, satıcılara, bayilere teklifte bulunmayacağım. Üyelerden herhangi birinin
bayisini elde etmek için teklifte bulunmayacağım.”
5. madde: “Ekmek satışı yapılacak bayilere verilecek kâr oranı, ekmek satış 920
fiyatının %12.5’ini geçmeyecektir.”
6. madde: “Kamu kurum ve kuruluşlarındaki ihaleler hariç kiralık servislere
yapılan satışlarda kimse haksız rekabet yaratacak şekilde birbirinin müşterisine
teklifte bulunmayacak ve satış yapılmayacaktır.”
7. madde: “Bu taahhütnameyi imzalayanlar, bu taahhütnameleriyle bağlı olup
işyerlerini devir etse dahi sorumlulukları imza tarihinden itibaren beş yıl süre ile
devam eder, ancak işyerini devir alan kişi aynı taahhütnameyi verirse eski fırın
sahibinin sorumluluğu ortadan kalkar.”
8. madde: “Bu taahhütnameye ciddi şekilde uyulmasını sağlamak için, taahhütte
bulunanlar 2.500 Dolarlık ve 5.000 Dolarlık olmak üzere iki adet bono imzalayıp 930
vereceklerdir.”
9. madde: “İmzalanan bu iki adet bonodan 2.500 Dolarlık senet bu
taahhütnameye ilk aykırı davranışta işleme konulacaktır ve konudan kesin taviz
verilmeyecektir, tekerrüründe ise 5.000 Dolarlık ikinci bono tahsile konulacaktır.”
10. madde: “Bu taahhütnameye aykırılık tespit edildiğinde, bu bonoların tahsile
konulmasına Fırıncılar Odası Yönetim Kurulundan Mehmet Sevimli, Mehmet
05-02/18-9
20
Aslan, Kasım Sakızcı’nın yanı sıra İsmet Özbay ve Mehmet Özkan’ın
oluşturduğu hakem heyeti oy çokluğuyla karar verecektir.”
11. madde: “Bu taahhütnameye aykırılık sonucu elde edilen gelir yapılan
masraflar düşüldükten sonra yukarıda isimleri belirtilen hakem heyetince 940
belirlenecek bir hayır kurumuna bağışlanacaktır.”
12. madde: “Bu taahhütnamenin titiz bir şekilde uygulanması için gereken
masraflar taahhütte bulunanlar tarafından eşit olarak karşılanacaktır. Bu
masraflar ve giderler için ne kadar aidat toplanacağına yukarıda isimleri
belirtilen hakem heyeti karar verecektir.”
Önaraştırma döneminde Fırıncılar Odası bünyesinde yapılan yerinde
incelemede yukarıda bazı hükümlerine yer verilen, şikayet dilekçesi ekinde
gönderilmiş ve şikayetçi Orhan Çağlar tarafından imzalanmış olan
taahhütnamenin çok sayıda imzasız örneğinin yanı sıra, yine yukarıda 950
alıntılanan ve şikayetçi tarafından kendilerine yollanan ilk taahhütname olduğu
belirtilen belge örneğine de rastlanmıştır. Bunlara ek olarak Oda’da yukarıdaki
örneklere benzer maddeler içermekle birlikte farklı tarihlerde hazırlandıkları
düşünülen taahhütname örnekleri de bulunmuştur. Bunlardan 2002 yılına ilişkin
olan taahhütnamede, uyulacak fiyata ilişkin madde;
“4) BİR ÜRÜNÜN KALİTESİNİ DÜŞÜRMEDİKÇE DAHA UCUZ BİR FİYATA
SATMANIN MÜMKÜN OLMAYACAĞI KAİDESİNİN BİLİNCİNDE OLARAK;
kendi fırın tezgahımda, bayii bakkal ve marketlerde Fırıncılar Odası ve ilimizdeki
Esnaf Odaları Birliğinin ortaklaşa belirlediği taban ve tavan fiyatının dışına 960
çıkmayacağımı, ... taahhüt ederim.”
şeklinde düzenlenmiştir. Bununla birlikte önaraştırma sürecinde Oda’dan elde
edilen taahhütname örneklerinin herhangi birinde isim ve/veya imza
bulunmamaktadır.
Fırıncılar Odası Başkanı Mehmet Sevimli, raportörlerce yerinde inceleme
esnasında bulunan farklı taahhütname örneklerine ilişkin olarak, söz konusu
taahhütnamelerin bizzat fırıncılar tarafından düzenlenerek kendilerine
getirildiğini, taahhütnamede bahsi geçen senetlerin hiçbir fırıncıdan alınmadığını 970
ve taahhütnamelerin üzerinde herhangi bir imza yahut onay bulunmadığını,
üstelik piyasada rekabetin devam ettiğini belirtmiştir.
Aynı zamanda Sevimli Temel Gıda Mad. ve Mah. İml. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin
sahibi de olan Oda Başkanı Mehmet Sevimli, adı geçen şirket bünyesinde
yapılan inceleme sırasında ise aşağıdaki hususları ifade etmiştir :
“Fırıncılar Odası bünyesinden alınan taahhütnameyi düzenleyen kişi
(………………)’tür. Zaman zaman bazı fırıncılar söz konusu taahhütnameleri
gönüllü olarak getirip imzalamak ve bu uygulamanın yaygınlaşmasını 980
istemişlerdir. Başkan olarak benden bu taahhütnameyi diğer fırıncıların da
imzalamasını sağlamamı talep etmişlerdir. Bu şekilde taahhütname imzalamak
konusunda ısrar edenler arasında Çağlar Unlu Mamuller de vardır. Ancak Oda
Yönetimi olarak hiçbir fırıncıya taahhütname imzalatmadık.”
05-02/18-9
21
Yukarıdaki ifadede adı geçen ve (………………………) şirketinin sahibi olan
(………………) ile yapılan görüşmede, adı geçen şahıs tarafından, 2002
senesinde 10-15 fırın işletmecisi olarak biraraya gelip bir taahhütname metni
hazırladıkları ve bu metni Fırıncılar Odası Başkanı’na sundukları, ancak
kendisinin yasal olmaması gerekçesiyle uygulatmadığı, dolayısıyla imzalanmış 990
herhangi bir taahhütnamenin olmadığı, bununla birlikte fırıncıların ellerinde boş
taahhütnameler bulunabileceği belirtilmiştir .
Sekiz fırın üreticisinin biraraya gelerek kurmuş olduğu ve Fırıncılar Odası
Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Aslan’ın da bu ortakların arasında
yer aldığı Sekizler Un Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. (Sekizler Gıda) bünyesinde
yapılan incelemede ise şirketin bilgisayarında yukarıda 4 numaralı tespitte
alıntılanan taahhütname örneği, bir Word dokümanı olarak bulunmuştur . Söz
konusu dokümanın son değiştirilme tarihi 7 Mayıs 2001 olarak tespit edilmiştir.
Yukarıda yer verilen örneğinden farklı olarak bu taahhütnamede hakem 1000
heyetinin Mehmet Sevimli, Mehmet Aslan ve Kasım Sakızcı olmak üzere 3
kişiden oluşması öngörülmüştür.
Sekizler Gıda ortaklarından Mehmet Aslan ve Abdullah Öztürk, şirket
bilgisayarından çıktısı alınan taahhütname örneği hakkında bilgileri
bulunmadığını, taahhütnamede belirtilen bonolar hakkında da bilgi sahibi
olmadıklarını ifade etmişlerdir. Buna ek olarak piyasada yoğun rekabetin
kesilmediği, bakkal ve marketlerde dahi çok ucuz fiyatlarla ekmek satıldığı ve
valilik, belediye aşevleri, emniyet müdürlüğü gibi resmi kurumlara aşırı rekabet
sebebiyle maliyetin altında fiyatlarla ekmek satmakta oldukları da beyan 1010
edilmiştir .
(………………………………) tarafından, fiyat rekabetinin devam etmekte
olduğunu göstermek üzere, farklı tarihli bazı fatura örnekleri sunulmuştur. Buna
göre 200 gr. ekmek için tavan fiyatın 200.000 TL olduğu 2002 yılına ilişkin
faturalarda (……………………………………)’nın 113.861 – 168.316 TL
arasında fiyatlarla ekmek satışı yaptığı görülmektedir. Şikayet sahibi teşebbüs
(…………………………………………………) Ltd.Şti.’ye ait 30.9.2002 tarihli
faturada ise (…………………………………………………) Ltd.Şti.unvanlı firmaya
10.043 adet ekmeğin 115.000 TL fiyatla satılmış olduğu görülmektedir. 1020
(………………), 31.10.2002 tarihinde aynı firmaya birim fiyatı 125.000 TL olmak
üzere 75.009 adet ekmek satışında bulunmuştur. Tavan fiyatın 200 gr. ekmek
için 250.000 TL olarak belirlendiği 2003 yılına ait fatura örneklerinde de
(………………)’nın 120.000 – 200.000 TL arasında satış yaptığı görülmektedir .
Fırıncılar Odası tarafından şikayetçi teşebbüse yöneltilen temel iddia, söz
konusu teşebbüsün kaçak elektrik kullanmak suretiyle üretim maliyetini azalttığı
yönünde olmuştur. Oda tarafından sunulan belgeler arasında bu iddiaya yönelik
olarak Gaziantep Elektrik Dağıtım Müessesesi Tedaş tarafından farklı tarihlerde
düzenlenmiş bulunan 6 adet kaçak elektrik fatura bildirimi ve kaçak/usulsüz 1030
elektrik tespit tutanağı bulunmaktadır.
Yukarıdaki ifadeler paralelinde önaraştırma sürecinde bazı fırın işletmelerinde
Raportörlerce yerinde incelemelerde bulunulmuş ve üreticilerin ifadeleri tutanak
altına alınmıştır. Bunlardan (……………………………………………) Ltd. Şti.’nin
05-02/18-9
22
sahibi (………………….), yaklaşık 1 yıl önce Oda’nın taahhütname ve senet
imzalamalarını istemesine rağmen kendilerinin imzalamadığını, tam olarak
hangi fırınların imzaladıklarını bilmemekle beraber yaklaşık 50-60 fırından söz
konusu taahhütnamenin Oda tarafından alındığını bildiğini belirtmiştir . Buna ek
olarak 1994 yılında rekabet etmemek koşuluyla senet imzaladıklarını, daha 1040
sonra bu senetleri Oda’dan geri aldıklarını ve bugüne kadar benzer taleplerle
gelmelerine rağmen böyle bir oluşuma dahil olmadıklarını ifade etmiştir. Aynı
şirketin çalışanlarından (………………) ise aşağıdaki hususları beyan etmiştir:
“2002 yılında Sekizler Ekmek Fabrikası’nda yapılan toplantıya (………………)’ı
temsilen katıldım. Söz konusu toplantıda tüm fırıncıların taahhütnameye imza
atmalarını ve senet vermelerini istediler. Toplantıya katılanların çoğunluğu
taahhütnameyi imzalamış ve senetleri vermişlerdir. Ancak biz ne taahhütname
ne de senet imzalayıp verdik. Taahhütnameyi hazırlayan ve bize imzalamamızı
istemek için getiren Oda Yönetimi’dir.” 1050
Önaraştırma döneminde inceleme yapılan bir diğer fırın (…………………...)
işletmesinde yaklaşık 10 yıldır çalışmakta olan (………………) ile yapılan
görüşmede, ucuz ekmek satan fırınların önlenmesine yönelik olarak toplantılar
yapıldığı ve bu soruna çözüm bulmak amacıyla söz konusu toplantıların birinde
fırıncılardan senet istendiği dile getirilmiştir. Adı geçen şahıs aynı görüşmede,
toplantıları organize edenin ve senetleri toplayanın Fırıncılar Odası olduğunu ve
(……………………..)olarak senet verip vermediklerini hatırlamadığını ifade
etmiştir.
1060
H.4.2.2. Soruşturma Döneminde Elde Edilen Bulgular
28.5.2004 tarihinde Gaziantep Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Genel
Sekreteri (………………) ile Raportörlerce yapılan görüşmede aşağıdaki
hususlar ifade edilmiştir:
“Fiyatların belirlenmesi hususunda, öncelikle ilgili Oda’dan yazılı olarak yapılan
müracaat (bu müracaat maliyetler gözönüne alınarak hazırlanan tarifeleri içerir),
Birlik bünyesindeki Tarife Komisyon tarafından değerlendirilir (Tarife Komisyonu
2002 yılında oluşturulmuştur). Bundan sonra, Komisyon tarafından yapılan 1070
inceleme, Yönetim Kurulu’na gönderilir. Yönetim Kurulu, Başkanlar Kurulu’ndan
tarife alınması için alınan yetkiye dayanarak rayiç bedelleri konusunda karar
alır. Tarife Komisyonu, her rayiç değerlendirilmesi için aynı kişilerden teşekkül
eder(………………), (………………), (………………)ve (………………).
...
Eksik gramajlı ve düşük fiyatlı satış yapan fırıncıları engellemek amacıyla
düzenlenen taahhütnameler konusunda herhangi bir bilgim yoktur. Birlik
tarafından yapılan denetimler uygun gramajlı üretim ve satış yapılıp
yapılmadığını ve tavan fiyat üzerinde satış yapılıp yapılmadığını
kapsamaktadır”. 1080
05-02/18-9
23
28.5.2004 tarihinde Gaziantep Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı
(…………………) ile yapılan görüşmede aşağıdaki ifadeler tutanak altına alınmıştır
:
“Fırıncılar arasında fiyat rekabetini ortadan kaldırmaya yönelik taahhütnamelerin
bazı fırıncılar tarafından kendi aralarındaki görüşmeler sonucunda
hazırlandığına dair duyumlar aldım. Bu durum 2002 yılının sonlarına tekabül
etmektedir. Bunun üzerine, Fırıncılar Odası Başkanı Mehmet Sevimli’ye söz
konusu uygulamanın yasal olmadığı konusunda uyarılarda bulundum. Kendisi 1090
bu olayın Oda haricinde geliştiğini, esnafın kendi inisiyatifini kullanarak
aralarında bu uygulamayı yürütmeyi amaçladıklarını belirtti. Herhangi bir
taahhütname örneği ise görmedim.”
Birlik bünyesinde yapılan incelemede, 15.4.2002 tarihli Birlik karar defterine
göre, TESK tarafından gönderilen ekmekte taban fiyatın belirlenmesine yönelik
29 sayılı Genelge’nin, Yönetim Kurulu tarafından görüşüldüğü ve genelgenin
ilgili odaya ve belediye başkanlıklarına bir üst yazı ile gönderilmesine ve
gereğinin yapılmasına karar verildiği tespit edilmiştir .
1100
Yine Birlik bünyesinde yapılan incelemede, TESK tarafından tüm birliklere
gönderilen ve ekmekte taban fiyatın belirlenmesine yönelik olarak hazırlanan 29
sayılı Genelge’yi yürürlükten kaldıran 23 sayılı Genelge de tespit edilmiştir.
24.2.2003 tarihli Birlik Karar Defteri’nin 7. maddesi aşağıdaki gibidir :
“…
7. TESK’in 19.2.2003 tarih ve 23 sayılı genelgesinde belirtilen ücret tarifesi
uygulamasının eskiden olduğu gibi uygulanmasına,
….
Yukarıdaki maddeler oybirliği ile yönetim kurulumuzca kabul edilmiştir.” 1110
Gaziantep Fırıncılar Odası tarafından Birliğe gönderilen 22.4.2003 tarihli iki
yazıda Gaziantep il merkezinde “Gıda üretim ve satış yerleri hakkında
yönetmelik ile gayri sıhhi müesseseler yönetmeliğine” aykırı olarak üretim yapan
ve İl Sağlık Müdürlüğü tarafından mühürlenerek kapatılan fırınların kaçak olarak
faaliyet göstermeye devam ettikleri belirtilmekte ve ilgili fırınların faaliyetlerinin
durdurulması için gereğinin yapılması talep edilmektedir .
28.5.2004 tarihinde Gaziantep Fırıncılar Odası Başkanı Mehmet Sevimli ile
yapılan görüşmede aşağıdaki hususlar beyan edilmiştir : 1120
“… Federasyon’dan Odamıza gönderilen 10.4.2002 tarihli yazıda belirtilen
taban (maliyet) fiyatı hiçbir tarihte uygulamaya konmamıştır. Federasyon’un bu
yazıyı göndermedeki amacı bu uygulamayı dayatmak değil, bu yönde bir
çalışma yürüttüklerini ifade etmektir. Konfederasyon, Federasyon yahut
Birlik’ten bu uygulamanın yürürlükten kaldırıldığına ilişkin bir genelge yahut yazı
ise tarafımıza ulaşmamıştır. 29 sayılı Genelge’nin uygulanmasıyla ilgili olarak,
yaptırımlara ilişkin bir genelge de Odamıza gönderilmiş değildir.”
31.5.2004 tarihinde (…………………………..) sahibi (………………) ile yapılan 1130
görüşmede aşağıdaki ifadeler tutanak altına alınmıştır :
05-02/18-9
24
‘2002 yılında hazırlamış olduğumuz taahhütnamenin arkasında yer alan Hakem
Kurulu’nda adları geçen şahısların, söz konusu hakem kurulunda yer almaları
yönünde onayları alınmamıştır. Nitekim bu şahıslar da hakem kurulunun
oluşturulmasına vesile olan uygulamanın uygun olmadığını düşündükleri için
taahhütnameyi yahut hakem kurulu listesini imzalamamışlardır. Taahhütnameyi
2002 yılının hangi ayında hazırladığımızı hatırlamıyorum, ancak 2002’nin
sonuna doğru olması muhtemeldir. Aynı şekilde taahhütnameyi birlikte
hazırladığımız kişileri de hatırlamıyorum. 1140
Halihazırda işletmemizde ekmek, rayiç fiyat olan 250,000 TL’den satılmaktadır.”
31.5.2004 tarihinde (……………………………) Ltd. Şti sahibi (………………) ile
yapılan görüşmede aşağıdaki hususlar belirtilmiştir:
“(………………)’in işletmeciliği yanında Şahinbey Belediyesi’nde Belediye
Meclis Üyesi olarak görev yapmaktayım. Fırın sahibi olmam dolayısıyla halk
ekmek ile yakından ilgilenmekteyim. Şu anda 200 gr halk ekmek 150.000
TL’den satılmaktadır (her iki belediyeye ait Halk ekmek fabrikaları için)... 1150
Halihazırda işletmemizde perakende satış fiyatı 250.000TL’dir.
Şimdiye kadar herhangi bir taahhütname ya da benzeri bir metin görmedim.
Herhangi bir kişiden de böyle bir taahhütnameyi imzalama yönünde bir baskıyla
karşılaşmadım.”
31.5.2004 tarihinde (…………………..) işletmesinin sahibi ve (………………)
Üyesi ile yapılan görüşmede aşağıdaki hususlar beyan edilmiştir :
1160
Şu anda fırın tezgahımızda ekmeği 250.000 TL’den satarken, bakkallara ve
diğer bayilere de 160.000-170.000 TL’den ekmek satmaktayız. Bayilerde de
genel olarak ekmek 200.000 TL’den satılmakla birlikte, bölgeden bölgeye bu
fiyat değişmektedir. İşletmemizde perakende satış fiyatının 250.000 TL olması
ise yakın çevremizde bayi olmamasından kaynaklanmaktadır. Raportörlerin
tarafıma sunduğu Taahhütname’nin arka sayfasında yer alan beş kişilik hakem
kurulunda ismim bana sorulmadan yazılmıştır. Bu nedenle ilgili listeye imza
atmadım. Söz konusu taahhütname de hiçbir dönemde imzalanmış yahut
uygulanmış değildir. Nitekim, pazarın koşulları da bu tür bir uygulamaya olanak
sağlamamaktadır. Gaziantep’te talebin önemli bir bölümü pide fırınları 1170
tarafından karşılanmakta, buna ek olarak süper ve hipermarketler çok ucuz
fiyatla ekmek satmaktadır. Bunların sonucu olarak fırıncı esnafı işletmelerini
marketlere devretme yoluna gitmektedir. Örneğin, fırıncı (………………) fırınını
kapatarak işletmesini BİM’e kiralamıştır. Benim de dahil olduğum bazı fırıncılar
marketlerle görüşmeler yapmakta ve faaliyetlerini sona erdirmeyi
planlamaktadır. Yukarıda sözü edilen Taahhütname’nin Fırıncılar Odası’na
hangi tarihte getirildiğini hatırlamıyorum.”
31.5.2004 tarihinde (………………………………) unvanlı firmada işletmeci
(………………) ile yapılan görüşmede aşağıdaki hususlar ifade edilmiştir : 1180
05-02/18-9
25
“Kesin olarak hatırlamamakla birlikte 2001 yahut 2002 yılında (………………) ve
(………………) isimli ekmek üreticilerinin vesile olmasıyla 50-60 kadar üreticinin
biraraya geldiği bir toplantı yapılmıştır. Bu toplantıda taahhütname gibi bir
uygulama yoluyla fırıncı esnafının sorunlarının çözülüp çözülemeyeceği
tartışılmış ve katılan üreticilerin görüşleri alınmıştır. Ancak, söz konusu
taahhütnameler o aşamada hazırlanmamış ve dolayısıyla uygulamaya
konulmamıştır(………………) olarak biz de böyle bir taahhütnameyi
imzalamadık.Gerek taahhütnamelerin hazırlanması, gerekse toplantının
yapılması tamamiyle Fırıncılar Odası’ndan bağımsız olarak, bir kısım esnafın 1190
kendi iradesiyle gerçekleşmiştir.
İşletmemizde ekmeği 200.000 TL’den satmaktayız.”
1.6.2004 tarihinde (………………..…………) işletmecisi (………………) ile
yapılan görüşmede aşağıdaki hususlar belirtilmiştir :
“Ekmeğin taban ve tavan fiyatının belirlenmesine yönelik hazırlanan herhangi
bir taahhütname örneği görmedim. Ayrıca fırıncıların biraraya geldiği toplantılara
da katılmadım. 1200
Halihazırda işletmemizde ekmeği 250.000 TL’den satmaktayız. Bu çevrede
ekmek genel olarak 250.000 TL’den satılmaktadır. Nitekim, bu fiyat işletmelerin
faaliyetlerine devam edebilmesini sağlayacak bir seviyededir; diğer bir deyişle
bu fiyatla fırıncılar aşırı kar elde etmemektedir.”
1.6.2004 tarihinde (…………………….………)’nde işletme sahibi (………………)
ile yapılan görüşmede aşağıdaki hususlar beyan edilmiştir :
“Şu anda ekmeği 125.000, 150.000 ve 200.000 TL olarak farklı fiyatlardan 1210
satmaktayız. Bunun sebebi yakın çevremizde faaliyet gösteren marketler ve
Halk Ekmek Büfesiyle rekabet etmek durumunda olmamızdır. Özellikle
marketlerin çok ucuza ekmek satması sebebiyle, bir adet ekmeğin maliyeti
170.000-180.000 TL civarında olmasına rağmen, zararımızı en aza indirmeye
çalışıyor ve 125.000 TL’ye kadar fiyatlar uygulayabiliyoruz. Örneğin
(………………) markette 6 ekmeği 1.000.000 TL’ye satarken, Halk ekmek
büfesinde ekmeğin fiyatı 150.000 TL dir.
Fiyat seviyelerini belirlememiz aşamasında Fırıncılar Odası’nın herhangi bir
baskısıyla karşılaşmamız söz konusu değildir. Nitekim oluşan fiyatlar da bunun 1220
bir göstergesidir.”
1.6.2004 tarihinde (…………………..…)sahibi ve (………………) Üyesi
(………………) ile yapılan görüşmede aşağıdaki hususlar ifade edilmiştir :
“2002’nin ikinci ayından bu yana Gaziantep Fırıncılar Odası’nın Yönetim
Kurulu’nda görev yapmaktayım. Fiyat tespitine ilişkin olarak düzenlenen
taahhütnameler hakkında, Rekabet Kurulu’nun başlatmış olduğu incelemeye
kadar herhangi bir bilgi sahibi değildim.
1230
05-02/18-9
26
Şu anda işletmemizde ekmeği 175.000 TL’den satmaktayız. Çevremizdeki
marketler fiyatlarını 125.000-175.000 TL arasında belirledikleri için biz de
fiyatımızı bu aralıkta belirlemek zorunda kalıyoruz. Bayilere ise 150.000 TL’den
satış yapılmakta, bayiler de ekmeği 175.000 TL ila 200.000 TL’den
satmaktadırlar.
Taahhütname arkasındaki 5 kişilik Hakem Kurulu’nda yer alan kişilerin hepsi
Oda Yönetim Kurulu’nda görev yapmaktadır. Ancak ismimizin bu listede yer
alması konusunda bizim görüşümüz hiçbir zaman alınmamıştır. Böyle bir hakem
kuruluna ismimin dahil edildiğini de soruşturma dönemindeki yerinde inceleme 1240
sırasında öğrendim.”
1.6.2004 tarihinde yapılan görüşmede (………………….……) sahibi ve
(………………..…) Üyesi (………………...) aşağıdaki hususları belirtmiştir:
“Taban ve tavan fiyatın belirlenmesine ilişkin taahhütnameler konusunda bilgi
sahibi değilim. Ancak, böyle bir uygulamaya ilişkin fikirlerini (………………)
2002 yılından beri görev yaptığım Fırıncılar Odası Yönetim Kurulu’na iletmiş ve
böyle bir uygulamanın yasal olmadığı kendisine belirtilmişti.
1250
Şu anda işletmemizde ekmeğin perakende satış fiyatı 200.000 TL’dir. Bayilere
satış fiyatımız ise 150.000 TL ila 170.000 TL arasında değişmektedir.”
2.6.2004 tarihinde (………………………………….) Ltd. Şti.’nin (………………)
ile yapılan görüşmede aşağıdaki hususlar ifade edilmiştir:
“Raportörlerin sunduğu Taahhütnameyi daha önce görmemiştim. Fırıncıların
yaptığı toplantılarda böyle bir taahhütnamenin hazırlanması ve esnafa
imzalatılması söz konusu değildir. Birkaç fırıncının benzer fikirlere sahip
olmasına rağmen taahhütname imzalanması veya senet verilmesi mümkün 1260
değildir
.
Bir dönem 250.000 TL’den ekmek satmış olmamıza karşın son bir kaç yıldır
ekmeğin fiyatı 200.000TL ve altında gerçekleşmektedir. Bu, piyasada yaşanan
yoğun bir rekabetin sonucudur. Biz de şu an 200.000 TL’den ekmek satarken
bayilere 175.000-180.000 TL’ye ürün veriyoruz. Bayiler de genellikle 200.000
TL’ye satış yapmaktadırlar…”
2.6.2004 tarihinde (…………………….…) sahibi ve (…………………….…)
Üyesi (………………) ile yapılan görüşmede aşağıdaki hususlar ifade edilmiştir: 1270
“Raportörlerin gösterdiği taahhütnameyi ilk defa görmüş bulunuyorum. 2002
yılından itibaren Fırıncılar Odası’nın Yönetim Kurulu’nda görev yapıyorum.
Fırıncılar Odası’nda bu yönde hazırlanmış taahhütnameler görmedim. Nitekim,
Oda’nın da söz konusu taahhütnameleri hazırlaması konusunda bir rolü yahut
etkisi olmamıştır.
Taahhütnameyi (……………….) ve (………………)’ın hazırlamış olmaları
mümkündür. Ancak ismimin hakem heyetinde yer alması için onayım
alınmamıştır. İlgili belgede imzam bulunmamaktadır. 1280
05-02/18-9
27
Şu anda işletmemizde ekmek, perakende olarak 200.000 TL’den
satılmaktadır…”
2.6.2004 tarihinde (…………………………) sahibi (………………) ile yapılan
görüşmede aşağıdaki ifadeler tutanak altına alınmıştır:
“(……………………………)ve (……………………………….)’nın adlarının geçtiği
taahhütname örneğini daha önce görmedim. Bu taahhütnamede yer alan
ifadeler gerçeği yansıtmamaktadır. Nitekim, (………………) olarak, gerek 1290
(………………)gerekse diğer fırıncılarla her dönemde rekabet içinde
olmuşuzdur.
Söz konusu taahhütnamelerin belirli fırıncılar tarafından hazırlanmış olması
mümkündür. Ancak, fırıncı esnafının geneline yansımadığı açıktır. Biz de bu
yönde herhangi bir taahhütnameyi imzalamadığımız gibi, senet vermiş de
değiliz.
Şu anda işletmemizde ekmeğin satış fiyatı 200.000 TL’dir...”
1300
2.6.2004 tarihinde (………………………..…)sahibi (………………) ile yapılan
görüşmede aşağıdaki hususlar ifade edilmiştir:
“Taban ve tavan fiyatın belirlenmesi, haksız rekabetin önlenmesi gibi konuları
düzenleyen taahhütnamelerde ismim hakem heyetinde geçmiştir. Ancak, ben
bunu taahhütnameler hazırlandıktan ve ismim orada yer aldıktan sonra
öğrendim. Bu taahhütnameler (………………) ve birkaç fırıncı tarafından
hazırlanıp gündeme getirilmiştir. Herhangi bir taahhütnamenin hazırlanmasında
Fırıncılar Odası’nın katkısı olmamıştır. Aksine, bu uygulamanın hayata
geçmemesinde Oda’nın ve diğer fırıncıların karşı çıkması etkili olmuştur. 1310
Nitekim ben de hakem kurulunda yer almayı hiçbir şekilde kabul etmedim.
Taahhütnameleri imzalamış olan esnaf olmadığı gibi, hiç kimseye de senet
imzalatılmamıştır. Nuri Çağlar’ın Odayı şikayet etmesindeki yegane sebep,
ekmek sağladıkları aşevinin kalitesiz ekmek almalarından dolayı, Çağlar Unlu
Mamulleri ile ticari ilişkilerini sona erdirmeleri ve Sekizler ekmek fabrikası ile
çalışmaya başlamalarıdır. Bu işletmenin ortaklarından Mehmet Aslan’ın Oda
yönetiminde yer alması, Nuri Çağlar’ın Oda’ya yönelik şikayette bulunmasına
yol açmıştır.
1320
Şu anda ekmeği 200.000 TL.’den satmaktayız. 10 bayimizde ekmeğin fiyatı
150.000 TL’dir. Bu bayilere (………………)TL’den ekmek vermekteyiz.”
3.6.2004 tarihinde yapılan görüşmede (………………….…)sahibi
(………………) Üyesi (………………)aşağıdaki hususlar ifade edilmiştir :
“Şu anda ekmeğin satış fiyatı 200.000 TL’dir. Çevremizde de ekmek 150.000-
200.000 TL arasında satılmaktadır.
05-02/18-9
28
1995 yılından beri Fırıncılar Odası’nın Yönetim Kurulu’nda görev yapmaktayım. 1330
Oda bünyesinde bulunmuş olan taahhütname yaklaşık 1,5-2 sene önce
(………………) ve beraberindeki birkaç fırıncı tarafından uygulanmasını ve tüm
esnafa imzalatılmasını istemek üzere Oda’ya getirilmiş idi. Ancak yasal
olmadığı için bu istek gözönünde bulundurulmamış ve taahhütnameler hiçbir
zaman uygulamaya konmamıştır.
Yönetimde bulunduğum dönemler boyunca ekmekte fiyat rekabeti hiçbir zaman
kesilmemiştir.”
3.6.2004 tarihinde Gaziantep Fırıncılar Odası Başkanı Mehmet Sevimli ile 1340
yapılan görüşmede aşağıdaki hususlar beyan edilmiştir:
“Önaraştırma döneminde Oda bünyesinde yapılan yerinde inceleme sırasında
elde edilen ve Türkiye Fırıncılar Federasyonu tarafından gönderilmiş olan yazı
ile bu yazı ekinde yer alan ve Konfederasyon’un düzenlediği belgeyi
aldığımızda herhangi bir şey yapmadık. Bu yazının altında yer alan ve
yaptırımlarla ilgili genelgenin gönderilmesini bekledik. Ancak böyle bir genelge
tarafımıza ulaşmadı. Bu yönde bir genelge gönderilmiş olsaydı gereği yapılır ve
resmi bir yazı olmasından dolayı işleme konulurdu. Ekmek ücret tarifelerinde
sadece tavan fiyatın yer alması ve maliyet yahut taban fiyata ilişkin düzenleme 1350
bulunmaması, genelgenin uygulamaya konmadığını göstermektedir.
Eski tarihli oldukları belirtilen taahhütnameler çeşitli tarihlerde farklı kişiler
tarafından Oda’ya getirilmiştir. Ancak tüm taahhütname örnekleri aynı kişiler
tarafından hazırlanmıştır. Bu kişiler arasında (………………), (………………),
(………………), (………………) ve (………………) sayılabilir. Hazırlanan
taahhütnameler ile amaçlanan rekabeti kısıtlamak değil, Oda’nın yasal olmayan
işlemlerde bulunması ve bu yolla yıpratılmasıdır. Nitekim, bu amaçla hakem
kurulu olarak düşünülen isimler Oda Yönetim Kurulu’ndan seçilmiştir.”
1360
2000 yılından bu yana Oda tarafından yedi defa tavan fiyat teklifi hazırlanmış ve
bu teklifler Birlik onayından geçerek ilan edilmiştir.
- Birlik Yönetim Kurulu 24.1.2000 tarihinde Fırıncılar Odası’nın talebi üzerine
1kg ekmek fiyatını 350.000, 228 gr ekmeğin fiyatını 80.000 TL ve 114 gr
pidenin fiyatını 40.000 TL olarak belirlemiştir. Aynı Yönetim Kurulu
28.1.2000 tarihinde tekrar toplanarak ilgili mevzuat uyarınca ekmek
gramajlarının 50’şer gr’lık artışlarla belirlenmesi gereği üzerine 228 gr’lık
ekmeğin gramajını 200 gr’a, fiyatını da 70.000 TL’ye düşürmüştür. Ancak
ekmeğin kg fiyatı değişmemiştir. 1370
- Fırıncılar Odası francala ekmek ve pide rayicinin yeniden belirlenmesi için
26.5.2000 tarihinde talepte bulunmuş ve söz konusu talebin Birlik tarafından
5.6.2000 tarihinde uygun bulunmasıyla 1kg ekmek ve pidenin fiyatı 400.000
TL, 250 gr ekmeğin fiyatı 100.000 TL, 125 gr pidenin fiyatı da 50.000 TL’ye
çıkarılmıştır.
- Oda’nın 6.11.2000 tarihinde yaptığı başvuru üzerine Birlik Yönetim Kurulu
ekmek rayiç fiyatlarını artırmıştır. Buna göre ekmeğin ve pidenin kg fiyatı
05-02/18-9
29
500.000 TL, 200 gr ekmeğin fiyatı 100.000 TL, 100 gr pidenin fiyatı da 1380
50.000 TL olmuştur.
- Fırıncılar Odası, 16.4.2001 tarihinde Birliğe gönderdiği yazıda ekmek
fiyatları için yeni rayiç belirlenmesini talep etmiş, Birlik Yönetim Kurulu da
söz konusu ekmek rayiç taleplerinin kabulüne ve olduğu gibi onaylanmasına
karar vermiştir. Bu tarihten sonra, 250 gr ekmeğin fiyatı 150.000 TL ve 125
gr pidenin fiyatı ise 75.000 TL olarak belirlenmiştir.
- Fırıncılar Odası 2.9.2001 tarihinde Birliğe yeni rayiç için müracaatta
bulunmuştur. Birlik Yönetim Kurulu 3.9.2001 tarihinde söz konusu müracaatı 1390
uygun bularak ekmeğin ve pidenin kg fiyatının 750.000 TL, 200 gr ekmeğin
150.000 TL, 100 gr pidenin ise 75.000 TL olmasına karar vermiştir .
- Fırıncılar Odası yine 2001 yılı içerisinde 1.11.2001 tarihinde ekmek
fiyatlarının yeniden belirlenmesi için Birliğe talepte bulunmuştur. Birlik
Yönetim Kurulu 19.11.2001 tarihinde aldığı kararla fiyat artışı taleplerini
önerildiği şekliyle onaylamıştır. Bu tarihten sonra ekmek ve pide için kg fiyatı
1.000.000 TL, 200 gr ekmeğin fiyatı 200.000 ve 100 gr pidenin fiyatı da
100.000 TL olarak belirlenmiştir.
1400
- En son geçerli olan tarife ilanı ise 17.3.2003 tarihine aittir. Gaziantep
Fırıncılar Odası ile Pideciler Simitçiler ve Yufkacılar Odası’nın sırasıyla
ekmek rayici ile pide rayici almak için Gaziantep Esnaf ve Sanatkarlar
Odaları Birliği’ne yaptıkları son başvurular 26.2.2003 tarihine aittir. Her
başvurunun ekinde her ürün için maliyet hesapları ve teklif edilen yeni rayiç
fiyatlar bulunmaktadır . Her iki oda da rayiç fiyat olarak (1 kg) 1.250.000
TL’yi teklif etmiştir. Birliğin bazı maliyet kalemlerinde düzeltme yapılması
kararı ve ilgili Odaların değişikliklerle birlikte 7.3.2003 tarihinde yeniden
başvurmalarının ardından, Birlik Yönetim Kurulu 17.3.2003 tarihli ve 41
sayılı kararında söz konusu teklifleri onaylayarak hem ekmekte hem de 1410
pidede yeni rayiç fiyatlarını 1.250.000 TL olarak belirlemiş (200 gr ekmek
fiyatı 250.000 TL iken 120 gr’lık pidenin fiyatı 150.000 TL’dir) ve yeni rayiç
fiyatları her iki odaya da bildirmiştir . Ancak tespit edilen fiyatın tavan fiyat
olduğu konusunda bir açıklama tarifelerde yer almamaktadır. Söz konusu
rayiç fiyatlar TESK tarafından hazırlanan ve Türkiye genelinde tek tip olarak
kullanılan soğuk damgalı kağıt üzerine basılmaktadır .
Gaziantep ekmek piyasasındaki fiili rekabeti ortaya koymak ve TESK’in 29 ve
23 sayılı genelgelerinin varsa piyasada etkisini tespit etmek amacıyla Birlik
tarafından ilan edilen tavan fiyatların tarihleri de dikkate alınarak aşağıdaki 1420
çizelge çerçevesinde 16 ekmek fırınından geçmişe yönelik olarak ekmek satış
fiyatları temin edilerek bir veri seti oluşturulmuştur. Bu kapsamda, aşağıda
isimleri sayılan teşebbüslerden fatura örnekleri alınmıştır:
- (…………………………………). Ltd. Şti.
- (…………………………………). Ltd. Şti..
- (…………………………………).
05-02/18-9
30
- (…………………………………).
- (…………………………………). (…………………………………).
- (…………………………………). 1430
- (……………………………………..).Ltd. Şti.
- (……………………………………..).Ltd. Şti.
- (……………………………………..).
- (……………………………………..).
- (……………………………………..).
- (……………………………………..).
- (……………………………………..).
- (……………………………………..).Ltd. Şti.
- (……………………………………..).
- (……………………………………..).Ltd. Şti. 1440
Adları geçen teşebbüslerden elde edilen verilerin sunulmasından önce, aşağıda
yer verilen zaman çizelgesinin açıklanmasında fayda görülmektedir. Bu
çizelgede, kare ile gösterilen yedi tarih, fiyat tarifelerinin Birlik onayından
geçtikten sonra ilan edildiği tarihlere, diğer bir deyişle ekmek fiyatlarının değişim
tarihlerine işaret etmektedir. Çizelgede, TESK’in 29 ve 23 sayılı genelgelerinin
yanı sıra şikayetin ve önaraştırma döneminde elde edilen bulguların işaret ettiği
ölçüde, taahhütnamelerin gündeme getirilerek imzalatılmasına yönelik dönemler
de gösterilmiştir.
1450
Bu çizelgeye göre, yukarıda adları sayılan teşebbüslerden alınan ve 2000
yılından bugüne kadar geçen bir dönemi kapsayan faturaların üç dönem halinde
incelenmesi mümkündür. İlk dönem, 29 sayılı Genelge’nin yayımlanmasından
öncesine aitken, ikinci dönem iki genelge arasına tekabül etmekte, üçüncü
dönem ise 23 sayılı Genelge’den bugüne kadar olan süreci kapsamaktadır.
İncelemenin bu şekilde dönemlere ayrılması kolaylık sağlamasının yanında,
taban ve tavan fiyat uygulamasının gerçekleşip gerçekleşmediğine dair ipuçları
da sağlayabilecektir.
Zaman çizelgesinin ardından üç dönem halinde incelenen fiyat seviyelerine 1460
ilişkin tespitler görülecektir. Buna göre, öncelikle fırın işletmelerinin bayi olarak
adlandırılan satış noktalarına toptan satış fiyatları o dönem için geçerli olan
tavan (rayiç) fiyatla karşılaştırılacak, ardından işletmelerin beyanlarına göre
düzenlenen fırınlarda ve bunun yanısıra bölgedeki ulusal ve yerel marketlerde
ekmeğin perakende olarak satış fiyatlarını gösteren veriler yine ilgili dönemin
rayiç fiyatı ile birlikte sunulacaktır. İlgili tabloların değerlendirilmesine “I.Gerekçe
ve Hukuki Dayanak” bölümünde yer verilmektedir.
05-02/18-9
31
2000 2001 2002 2003 2004
29 Sayılı TESK
Genelgesi
02.04.2002 19.02.2003
23 Sayılı TESK
Genelgesi
X
Şikayetçinin
Taahhütnameyi
imzaladığını
belirttiği tarih
X
Niyazi Yılmaz’ın Oda’nın
toplantı yaptığını ve
taahhütnameleri
imzalattığını belirttiği
tarih
2000 yılından Şubat 2002’ye kadar olan dönem için fatura örnekleri alınmıştır.
Mayıs 2002’den Ocak
2003’e kadar olan dönem
için fatura örnekleri
alınmıştır.
Nisan 2003’ten sonraki dönem
için fatura örnekleri alınmıştır.
28.01.2000 05.06.2000 06.11.2000 16.04.2001 03.09.2001 19.11.2001
17.03.2003
05-02/18-9
32
I. DÖNEM
Rayiç (………) (………) (………) (………) (……) (………) (………) (………) (………) (………) (………) (………) (………) (………)
Ocak-00 70,000 60,000 70,000 60,000
Şubat-00 70,000 50,000 40,000
Mart-00 70,000 60,000 60,000 40,000
Nisan-00 70,000 60,000 40,000 50,000 50,000
Mayıs-00 70,000 70,000 60,000 40,000 50,000
Haziran-00 100,000 80,000
Temmuz-00 100,000
Ağustos-00 100,000 80,000 82,000
Eylül-00 100,000 82,000 80,000
Ekim-00 100,000 70,000 80,000 70,000
Kasım-00 100,000 80,000 80,000 80,000 70,000
Aralık-00 100,000 80,000 75,000 80,000 70,000 80,000
Ocak-01 100,000 80,000 90,000 80,000 60,000 70,000
Şubat-01 100,000 70,000 70,000 80,000 60,000
Mart-01 100,000 82,000 70,000
Nisan-01 150,000 60,000 82,000
Mayıs-01 150,000 125,000 100,000 125,000 105,000 100,000
Haziran-01 150,000 100,000 110,000 95,000 120,000 117,000
Temmuz-01 150,000 100,000 70,000 130,000 110,000 110,000
Ağustos-01 150,000 125,000 100,000 120,000 120,000
Eylül-01 150,000 125,000 90,000 100,000 110,000
100,000
Ekim-01 150,000 125,000 100,000 120,000 130,000
Kasım-01 200,000 94,000 100,000 125,000 110,000
Aralık-01 200,000 125,000 100,000 125,000 110,000 110,000
Ocak-02 200,000 150,000 150,000 170,000 100,000 170,000 163,000 140,000 150,000
1470
05-02/18-9
33
II.DÖNEM8
Rayiç (………) (………) (………) (………) (………) (………) (………) (………) (………) (………) (………) (………) (………) (………)
Mart -02 200,000 105,000 160,000 110,000 150,000
Nisan-02 200,000 110,000 100,000 175,000 145,000 150,000
Mayıs-02 200,000 150,000 120,000 100,000 160,000 162,000 145,000 150,000 150,000
Haziran-02 200,000 150,000 110,000 100,000 162,000 145,000
Temmuz-02 200,000 150,000 100,000 140,000 160,000
Ağustos-02 200,000 150,000 110,000 140,000
Eylül-02 200,000 150,000 120,000 100,000 140,000 150,000 150,000
Ekim-02 200,000 120,000 150,000 162,000 107,000 150,000 150,000
Kasım-02 200,000 150,000 170,000 140,000 107,000 150,000 150,000
Aralık-02 200,000 120,000 100,000 150,000 150,000
Ocak-03 200,000 150,000 130,000 100,000 170,000 175,000
Şubat-03 200,000 120,000 200,000 150,000
Mart-03 200,000 130,000 130,000 140,000 202,000 180,000
1480
8 Bu dönem özelinde toplanan verilere ilişkin olarak, bazı fırınlardan ilgili döneme ait faturaların temin edilemediğini belirtmek gerekir (Sekizler Ekmek
Fabrikası ve Gap Francala). Buna ek olarak, veri seti hakkında dikkat çekilmesi gereken bir diğer husus, her fırın işletmesinden incelenen dönemdeki her aya
ilişkin fatura elde edilemediğidir. Bununla birlikte, halihazırda mevcut fiyat verilerinin inceleme konusu olayları aydınlatması bakımından yeterli olduğu ve
amaca hizmet edebildiği kanaatine varılmıştır.
05-02/18-9
34
1490
III.DÖNEM
Rayiç (………) (………) (………) (……) (………) (………) (………) (………) (………) (………) (………) (……..) (………) (………) (………) (………)
Nisan-03 250,000 200,000 140,000 100,000 200,000 180,000 160,000 202,000 180,000 200,000
Mayıs-03 250,000 200,000 200,000 160,00
0
140,000 162,000
Haziran-
03
250,000 165,000 140,000 100,000 160,000 200,000
Temmuz-03 250,000 200,000 130,000 162,000 180,000 202,000
Ağustos-03 250,000 200,000 130,000 200,000 160,000 180,000 200,000 200,000
Eylül-03 250,000 135,000 100,000 162,000 180,000 200,000 200,000
Ekim-03 250,000 200,000 140,000 200,000 160,000 200,000 200,000
Kasım-03 250,000 150,000 160,000 202,000 200,000
Aralık-03 250,000 200,000 150,000 170,000 150,000 200,000 162,000 180,000 160,000 150,000 200,000
Ocak-04 250,000 125,000 180,000 180,000 200,000 202,000
Şubat-04 250,000 200,000 135,000 175,000 150,000 200,000 200,000
Mart-04 250,000 200,000 140,000 160,000 150,000 200,000
Nisan-04 250,000 200,000 200,000 160,00
0
140,000 180,000 150,000 200,000 200,000
Mayıs-04 250,000 145,000 200,000 162,000 160,000 200,000
1500
05-02/18-9
35
1510
Rayiç (………) (………) (………) (………) (………) (………) (………) (………) (………) (………) (………) (………) (………) (………)
Mayıs 2004 250,000 200,000 200,000 200,000 250,000 200,000 200,000 175,000 200,000 250,000 250,000 200,000 200,000 175,000 175,000
Rayiç Halk Ekmek 1 Halk Ekmek 2 Çetinkaya Cergibozanlar Migros Gima Yimpaş Yörem M.
Mayıs 2004 250,000 150,000 150,000 175,000 175,000 175,000 175,000 175,000 150,000
1520
05-02/18-9
36
H.5. Savunmalar ve Değerlendirmesi
H.5.1. TESK’in Savunmaları ve Değerlendirmesi
TESK’in savunmalarında aşağıdaki hususlar vurgulanmaktadır:
- 507 sayılı Kanun’un 125. maddesi gereğince, Esnaf ve Sanatkarlar Odaları ve
bu Odaların bağlı oldukları Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birlikleri tarafından
mesleki dayanışma içerisinde hazırlanan ve uygulamaya konulan tarifeler, 1530
yöredeki ekonomik koşullar da dikkate alınarak, oda ve birliklerin mesleki
işbirliğine dayanan uyumlu bir işbirliği sonucu tespit edilmekte ve kamunun da
(Valilik, Belediye) genel olarak tüketiciler lehine itiraz ve dava hakkı saklı
kalmak kaydıyla yürürlülüğe girebilmektedir.
- 507 sayılı Kanun’un 125. maddesine dayanılarak yürürlülüğe konulan "Esnaf
ve Sanatkarlarca Üretilen Mal ve Hizmetlerin Ücret Tarifelerinin Düzenlenmesi
Hakkında Yönetmelik" ile düzenlenmiş bir alanda yasal düzenlemelere aykırı bir
genelge çıkarma amaçlarının olmayacağı açıktır. Söz konusu genelgede ekmek
tarifelerinde sadece standart ekmeğin maliyet fiyatının da yer alması 1540
amaçlanmıştır.
- Ücret tarifelerinin hazırlanması ve yürürlüğe konması sürecinde,
Konfederasyon’a yasayla verilmiş özel bir görev bulunmamakla birlikte, 507
sayılı Kanun’un 88. maddesi gereği, esnaf ve sanatkarların çalışmalarının
meslek ve ülke yararına uygun şekilde yürütülmesini teminen lüzumlu görülecek
tedbir ve teşebbüslerde bulunmak Konfederasyon’un görevleri arasındadır.
- Konfederasyon olarak, hiçbir zaman doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti
engellemek, bozmak ya da kısıtlamak amaç ve niyeti taşınmamış, aksine 507 1550
sayılı Kanun’un 88. ve 125. maddeleri çerçevesinde ekmek maliyetleri
konusunda kamuoyunu bilgilendirmek, uygulamada birliği sağlamak ve meslek
mensuplarını, korsan üreticilerin yıkıcı rekabetinden korumak düşüncesi esas
alınmıştır.
- Bu amaçlarla yayımlanan genelgenin 4054 sayılı Kanun’a aykırı olma
ihtimalinin Konfederasyon’a sözlü olarak iletilmesi üzerine, ilgili genelge,
19.2.2003 tarihli ve 23 sayılı Genelge ile yürürlükten kaldırılmıştır. Bu durum,
Konfederasyon’un soruşturma konusu yapılan genelge’yi hukuksal
düzenlemelere uygun olarak ve tamamen iyi niyetle düzenlediğini açıklıkla 1560
ortaya koymaktadır.
- Söz konusu genelgenin gerek yürürlükte olduğu, gerekse yürürlükten
kaldırıldıktan sonraki dönemde bu konuda alt teşkilattan olumlu veya olumsuz
herhangi bir yazılı talep ve/veya tepki Konfederasyona intikal etmemiştir.
Dolayısıyla, soruşturmaya konu 29 sayılı Genelge’nin 23 sayılı Genelge ile
ortadan kaldırılmasına kadar geçen yaklaşık 11 aylık süre içerisinde, 29 sayılı
genelgenin piyasaları bozucu bir etkisi olmamıştır.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, Rekabet Hukuku bakımından bir kararın hukuka 1570
aykırı olduğunun belirlenmesinde, birliğe üye teşebbüslerin karara uymuş
olması şartı aranmamakta, kararın salt varlığı hukuka aykırılığın gerçekleşmesi
05-02/18-9
37
için yeterli sayılmaktadır. Özellikle TESK tarafından yayımlanan bir genelgenin
uygulanmayabileceği beklenmemelidir. Nitekim, TESK bünyesinde elde edilen
bazı yazışmalar, Türkiye genelinde 29 sayılı Genelge’nin uygulanması
konusunda Odaların bölgelerindeki Birliklere başvurduklarını, Birliklerin de bu
konuda TESK’ten görüş istediklerini göstermektedir. 29 sayılı Genelge’ye ilişkin
Birliğe gönderilen 3.5.2002 tarihli cevap yazısında 507 sayılı Kanun’un asgari
fiyatın altında satış yapılmasına engel olunamayacağı, bu fiyatın altında
satanlara cezai işlem uygulanamayacağı, ticaret odalarına kayıtlı fırın ve 1580
hipermarketlerin fiyatlarına müdahale etmenin mümkün olmadığı
belirtilmektedir. Diğer yandan bir başka Birliğe gönderilen cevap yazısında ise
23 sayılı Genelge ile taban fiyat belirlenmesi uygulamasının yürürlükten
kaldırıldığı belirtilmiştir.
29 sayılı Genelge’de, Federasyon’un talebinin incelendiği ve esnaf tarafından
üretilen mal ve hizmetlerin “maliyet bedelinin altında satışa sunulmasının, kayıt
dışı çalışma ve çalıştırma, düşük kaliteli ve sağlık koşullarına uygun olmayan
mal ve hizmetleri oluşturma, vb. nedenlerden meydana geldiğinin anlaşıldığı”
ifade edilmektedir. 1590
Bu ifadeler, pazardaki çalışma koşulları ve rekabetin yapısı hakkında özellikle
soruşturma sürecinde Raportörlerce yapılan önemli tespitlere işaret etmektedir.
Tüm Türkiye için genellenmesinde sakınca olmayacağı düşünülen bu tespitlere
göre, asıl olarak pazarda gerçek anlamda bir rekabetin varlığından söz etmek
mümkün değildir. Pazarda, hiçbir kanuni yükümlülüğü yerine getirmeksizin
faaliyetini sürdüren sayısız teşebbüs bulunmakta, daha da önemlisi
denetlemelerin sağlıklı bir şekilde sürdürülmediği bizzat denetleyici merciler
tarafından dile getirilmektedir. Bu durum, fırınların hemen hepsinin atıl kapasite
ile çalıştığı verisiyle değerlendirildiğinde pazarın ekonomik rasyonaliteden iyiden 1600
iyiye uzaklaştığı görülmektedir.
Tüm yasal yükümlülüklerin yerine getirilmesi de göz önünde bulundurularak
hesaplanacağı varsayımıyla, TESK’in ileri sürdüğü gibi, maliyet-taban fiyatın
ilan edilmesinin en azından tüketicilerin dikkatinin çekilmesi açısından faydalı
olduğu düşüncesine katılmak mümkün değildir. Teoride tavan fiyattan farklı
olarak, taban fiyat uygulamalarının ekonomik açıdan bir fayda sağlamaktan
uzak olduğu, bu türden uygulamaların sadece yıkıcı fiyat savaşının
engellenmesi ve teşebbüslerin bundan kazançlı çıkması amacına hizmet ettiği
savunulmaktadır. Gerçekten de, özellikle hipermarketlerin, tüketicileri noktaya 1610
çekmek amacıyla bünyelerindeki fırınlarda ürettikleri ekmeği oldukça düşük
fiyatlarla satmaları pazarın tipik bir niteliği haline gelmiştir. Federasyon’un
10.4.2002 tarihli yazısında da tam olarak bu hususa vurgu yapılmıştır. Ancak
gerek 29 sayılı Genelge’den gerekse Birliklerle yapılan yazışmalarından,
TESK’in, maliyet-taban fiyat tespitinin tacir niteliğindeki teşebbüslere
uygulanamayacağının bilincinde olduğu anlaşılmaktadır. Kaldı ki, büyük
mağazaların düşük fiyatlı satışları sadece ekmek ve benzeri ürünlerle sınırlı
kalmamakta, diğer tüketim malları pazarlarında da küçük ölçekli üreticilerin
faaliyetlerinin sona ermesi derecesinde etki yaratmaktadır. Ancak maliyet-taban
fiyatın belirlenmesinin, teşebbüslerin kapasiteleri, maliyetleri ve kâra ilişkin 1620
beklentilerinin farklılık arz edeceği gerçeği karşısında ne kadar etkin bir çözüm
olacağı da tartışmalıdır.
05-02/18-9
38
Taban fiyat belirlenmesi yoluyla pazardaki aksaklıkların giderilmesi açıkça 4054
sayılı Kanun’un 4. maddesi bağlamında hukuka aykırılık teşkil etmektedir.
Dolayısıyla, TESK’in, ekmek fiyat tarifelerinde tavan fiyatla birlikte taban fiyatın
da tespit ve ilan edilmesine yönelik kararları vasıtasıyla 4054 sayılı Kanun’un 4.
maddesini ihlal ettiği kanaatine varılmıştır.
Ayrıca verilecek para cezasının takdirinde, yukarıda açıklanan pazara ilişkin 1630
koşullar ve teşebbüs birliklerinin bu koşulları düzeltme amacıyla hareket
etmeleri ile 29 sayılı Genelge’nin kısa sayılabilecek bir süre sonunda 23 sayılı
Genelge ile yürürlükten kaldırılması, 29 sayılı Genelge’nin yürürlükte olduğu
dönemde dahi Birliklerle yazışmalarda rekabeti sınırlayıcı ifadelere yer
verilmemiş olması ve Fırıncılar Federasyonu’nun soruşturma süreci içerisinde
tüm üye odalara yolladığı ve ekmekte taban fiyatın belirlenmesine yönelik bir
uygulama olmadığını hatırlatır nitelikteki 8 sayılı Genelge’nin hafifletici unsurlar
olarak kabul edilmesi gerekmektedir.
Ancak, söz konusu Genelge’nin hukuksal düzenlemelere uygun olarak 1640
hazırlandığı görüşüne katılmak olanaksızdır. 507 sayılı Kanun’un 88.
maddesinde düzenlenen görev ve yetkileri yerine getirirken TESK’in diğer yasal
düzenlemelere uygun davranması gerektiği açıktır. Ayrıca anılan Kanun’un 125.
maddesi uyarınca fiyat tarifeleri odalar tarafından ekonomik koşullar dikkate
alınarak hazırlanmakta ve mensubu oldukları birlikler başkanlar kurulu
tarafından onaylandıktan sonra yürürlüğe girmektedir. Dolayısıyla söz konusu
madde TESK’i fiyat tespit sürecine dahil etmemektedir.
H.5.2. Fırıncılar Federasyonu’nun Savunması ve Değerlendirmesi
1650
Fırıncılar Federasyonu’nun savunmalarında aşağıdaki hususlar vurgulanmıştır:
-Grosmarket, alışveriş merkezi gibi büyük mağazalar, kendi ürettikleri ya da
piyasadan aldıkları ekmekleri maliyetin altında satarak, ekmeği promosyon
malzemesi olarak kullanmakta ve bu yolla müşteri kazanmaya çalışmaktadır. Bu
durum fırıncı esnafını zor durumda bırakmış ve odalara ulaşan şikayetler
Federasyon’a iletilmiştir.
-Federasyon yaptığı incelemeler sonucunda, durumu anlatan ve ekmekte fiyatın
tespiti sırasında tavan fiyatla birlikte taban fiyatının da yayımlanan listelere 1660
yazılması önerisi ile 1.4.2002 tarihinde Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Esnaf ve
Sanatkarlar Genel Müdürlüğü’ne başvurmuştur. Aynı mahiyetteki yazıyı
18.3.2004 tarihinde TESK’e de göndermiştir. Federasyon’un bu konudaki bütün
tasarrufu bu başvuruyu yapmakla sınırlı kalmıştır.
-Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Esnaf ve Sanatkarlar Genel Müdürlüğü’nün
10.4.2002 tarihli cevabi yazısında, başvurunun incelendiği ve TESK’e yazılan
yazının ilişikte gönderildiği belirtilmiştir. TESK’e gönderilen 10.5.2002 tarihli söz
konusu yazıda, Federasyon’un talep ettiği gibi ekmek fiyatlarının
belirlenmesinde tavan fiyatla birlikte maliyet (taban) fiyatının da belirlenerek 1670
onaylanmasında ve ilan edilmesinde sakınca olmadığının düşünüldüğü
belirtilmektedir.
05-02/18-9
39
-TESK Teşkilat ve İlgili Kuruluşlar Müdürlüğü’nün Federasyon’a yolladığı
2.4.2002 tarihli “Ücret Tarifeleri” konulu belgede talebin kabul edildiği ve
yalnızca ekmeğin azami satış fiyatı ile birlikte maliyet (taban) fiyatının da tespit
edilmesinin uygun bulunduğu, bir genelge ile Birliklere gereğinin bu doğrultuda
yapılması için duyurulduğu yazılmıştır.
-Bu yazışmalara rağmen ilgili genelgenin tarif ettiği yönde bir ücret tarifesi 1680
Türkiye’nin hiçbir yerinde çıkarılmamış ve uygulanmamıştır. Federasyon’da
görev değişikliğinin yapıldığı 2 yıla yakın bir zamandır, Gaziantep Fırıncılar
Odası, geçirdiği soruşturma hakkında bilgi ya da görüş istemediği gibi
kendilerine özellikle bir bilgi ulaştırılmış değildir.
Fırıncılar Federasyonu’nun yukarıda özetlenen savunmasının genel olarak,
ekmekte tavan fiyatla birlikte taban fiyatın da tespit edilmesi yönünde TESK’in
genelge yayımlamasına uzanan süreçte Federasyon’un tasarrufunun yalnızca
Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’na ve TESK’e başvuru yapmakla sınırlı kaldığını
vurgulamaya yönelik olduğu görülmektedir. Bu amaçla anılan kurumların olumlu 1690
görüşlerine ve kararlarına işaret edilmekte ve bir anlamda haklarında
soruşturma açılmasına temel teşkil eden konuda sorumluluğun bu kurumlara ait
olduğu belirtilmektedir.
Fırıncılar Federasyonu hakkında soruşturma başlatılması, önaraştırma
sürecinde Oda bünyesinden elde edilen 10.4.2002 tarihli ve o tarihteki
Federasyon Başkanı (…………………) ile Genel Sekreter (…………………)
imzalarıyla Oda’ya gönderilmiş olan “Ekmek maliyet (taban) fiyatının ilan
edilmesi” konulu yazıya dayanmaktadır . Söz konusu yazının tüm fırıncılar
odalarına yollanmış olması bir yana, soruşturma döneminde Federasyon 1700
Yönetim Kurulu’nun 27.2.2002 tarihinde anılan konuda Sanayi ve Ticaret
Bakanlığı’na yazı yazılması ve bu yönde Yönetmelik değişikliği yapılması için
Konfederasyon nezdinde lobi faaliyetlerinin yürütülmesi yönünde bir karar aldığı
tespit edilmiştir.
H.5.3. Gaziantep Fırıncılar Odası’nın Savunması ve Değerlendirmesi
H.5.3.1. Genel Savunmalar ve Değerlendirmesi
Savunmada aşağıda sayılan hususlar vurgulanmaktadır: 1710
-4054 sayılı Kanun’un 4. maddesindeki anlaşma kavramının hukuken bağlayıcı
olan anlaşmalar dışında bağlayıcı gücü bulunmayan karşılıklı beyanları da içine
alacak kadar geniş yorumlanması hukuki kavram ve kalıplara zarar verecektir.
Teşebbüsler arası anlaşma kavramının hukuken bağlayıcı karşılıklı irade
uyuşması olarak anlaşılması hukuk düzeninin ispat sistemi açısından da
önemlidir.
-İdare hukuku ilkeleri ışığında kişilere yükümlülük veya sadece yük getiren
kurallar istisna teşkil ediyorsa bunların genişletici şekilde yorumlanmasının 1720
hukuka aykırı olacağı açıktır. Bu bağlamda rekabet sistemini Türkiye’de
uygulamakla görevli olan Kurul’un fiilen rekabetin sınırlanmakta olduğunu
05-02/18-9
40
kanıtlamak zorunda olduğu da bilinen bir gerçektir. Bu kanıtlama yükünün
anlaşma taraflarına yüklenmemesi gerekir.
-Rekabet hukuku anlamında anlaşmanın taahhüt ve tasarruf aşamaları vardır.
Ekonomik tehdit altında iken, bir anlaşmayı yapma faaliyetlerine katılan ama
uygulamayan işletmeyi rekabeti sınırlayıcı faaliyetlerden sorumlu tutmak
hakkaniyet esaslarına ters düşer. Bu durumda anlaşmanın olduğu ve
uygulandığı konusunda bir yargıya varıldığında fiili etkilerinin incelenmesi 1730
gerekir.
-Uyumlu eylemler bakımından ise tarafların kendilerini taahhütleri ile ne derece
bağlı hissettikleri önemlidir. Bazı hallerde bir uyumlu eylem akli davranışın tabii
sonucu olabilir. Eğer işletmeler tamamı ile bağımsız hareket edip kendi
nitelikleri ve içinde bulundukları durum itibarıyla almaları gereken kararı
almışlarsa bu durumda uyumlu eylem olsa bile yasak bir eylem söz konusu
değildir.
-İşletme birliklerinin uygulamaları karar niteliğine bürünmez ya da sadece 1740
tavsiye kararı olarak alınırsa, hiçbir bağlayıcılığı yoksa, tüm işletmeler bu
tavsiye kararına uymuyorsa ve bu nedenle fiilen rekabet sınırlanmıyor ise bu
gibi kararlara yaptırım uygulamak kanunun ruhuna aykırıdır. Burada önemli olan
husus üyelerin bu kararla kendilerini bağlı hissedip hissetmedikleridir. Karar,
birlik üyesi teşebbüsler tarafından icra edilmedikçe herhangi bir sorumluluktan
söz edilemez. Teşebbüs birliğinin usulüne uygun olarak yapılmış bir toplantı ve
usulüne uygun alınmış ve uygulamaya sokulmuş bir kararı olmadıkça üyelerine
icra gücünün olamayacağı da belirgindir.
-Rekabet üzerindeki etkisi hissedilecek kadar olmayan çok küçük işletmeler ya 1750
da teşebbüs birliğinin üyeleri arasında sağladığı anlaşmanın “de minimis” kuralı
gereği Kanun kapsamı dışında tutulması gerekir.
Teşebbüs birliğine anlaşma ya da uyumlu eyleme yönelik olarak herhangi bir
isnatta bulunulmadığından, savunmasında yer alan anlaşma ve uyumlu eylem
kavramları hakkındaki görüşlere ilişkin bir değerlendirmeye gerek
bulunmamaktadır.
Teşebbüs birliği savunmasında anlaşma ve uyumlu eylem yanında 4. madde
kapsamındaki bir diğer irade uyuşması türü olan “teşebbüs birliği kararı” 1760
kavramına da yer verilmiştir.
Karar, birden fazla şahsın, aralarındaki hukuki ilişkinin kendilerine tanıdığı oy
hakkına dayanarak iradelerini aynı yönde açıklamaları ile gerçekleşir. Kararın
oluşması için irade beyanlarının karşılıklı olması gerekmediği gibi, taraflar
arasında mutlak bir uyuşmanın bulunması da gerekli değildir. Diğer bir deyişle,
birlik kararı, çoğunluğa katılmayan ya da kendisine tanınan oy hakkını
kullanmamış olanları da bağlar. Buna ek olarak, 4. madde bağlamında hukuka
aykırılığın gerçekleşmesi için, birliğe üye teşebbüslerin karara uymuş olması
şartı da aranmamaktadır; kararın salt varlığı hukuka aykırılığın gerçekleşmesi 1770
için yeterlidir.
05-02/18-9
41
Karar kavramının değerlendirilmesi noktasında Kurul’un, kavramı hukuken
bağlayıcılığı olmayan çok taraflı irade uyuşmalarını kapsayacak şekilde
yorumladığı görülmektedir. Nitekim, 18.9.2000 tarih ve 00-35/392-219 sayılı
Kurul Kararı, bu yaklaşımı açıkça ortaya koymaktadır. Ankara Akaryakıt
Satıcıları Derneği, Petrol Ürünleri İşverenler Sendikası ve Türkiye Akaryakıt
Bayileri Petrol ve Gaz Şirketleri İşveren Sendikası'nın gerçekleştirdiği karar ve
eylemlerle akaryakıt istasyonlarındaki kredi kartlı satışlarda komisyon
uygulanması ve promosyonların kaldırılması yönündeki faaliyetlerine ilişkin 1780
olarak yürütülen soruşturma sonucunda alınan kararda;
“Kanunun 4. maddesi anlamında teşebbüs birliklerine ait "karar" kavramı, birlik
kurallarını, üyeleri bağlayıcı kararları, tavsiyeleri ve birliğin üyelerinin
davranışlarını koordine etmeye yönelik tüm fillerini kapsamaktadır.
...PÜİS ve TABGİS’in kredi kartlı satışlarda komisyon uygulanmaya başlanması
ve promosyon faaliyetlerinin kaldırılmasına ilişkin gerçekleştirdikleri basın
duyuruları ve yazışmaların, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında
Kanun’un 4. maddesi kapsamında bir aykırılık teşkil ettiği anlaşılmaktadır. Söz
konusu teşebbüs birliklerinin karar defterlerinde konuya ilişkin bir kararın 1790
olmaması ya da bu kararı üyelerine resmi tebligat kurallarına göre göndermemiş
olmaları, bu eylemlerin Kanun’un 4. maddesi kapsamı dışına çıkması için yeterli
bir gerekçe değildir.”
ifadeleri yer almıştır.
Son olarak, teşebbüs birliği savunmasında yer verilen ve anlaşmanın taahhüt ve
tasarruf aşamaları olduğu ve ekonomik tehdit altında iken anlaşmaya katılmış
fakat uygulamamış teşebbüslerin bundan sorumlu tutulamayacağı yönündeki
görüşler teşebbüs birliği kararı kapsamında değerlendirildiğinde öncelikle 4. 1800
maddede rekabet ihlalleri bakımından amaç ve etki ayırımı gözetilmediği
belirtilmelidir. Nitekim Kurul’un bir çok kararında olduğu gibi 6.9.2002 tarih ve
02-53/685-278 sayılı Yonga Levha kararında da, Kanun’da rekabeti kısıtlayıcı
“amaçlı” veya “etkili” uygulamaların bir ayrıma tabi tutulmadığı ifade edilerek,
anlaşmanın uygulanması sonucunda rekabeti kısıtlama etkisinin
gerçekleşmesinin ağırlaştırıcı bir unsur olduğu vurgulanmıştır.
Teşebbüs birliği kararlarının üyelerce uygulanmadığı sürece herhangi bir
sorumluluktan söz edilemeyeceğine ilişkin savunmaya yönelik olarak ise
Rekabet Kurulu’nun 4.3.1999 tarih ve 99-13/99-40 sayılı BİAK kararı örnek 1810
verilebilir. Nitekim Kurul kararında “BİAK bir teşebbüs birliğidir ve başvuru bu
teşebbüs birliğinin toplu kararı ile reddedilmiştir. Teşebbüs birliği içinde bulunan
teşebbüslerin karardan sorumlu olamayacaklarını kabul etmek mümkün değildir.
Savunma olarak ileri sürülen bu hususlar Kanun’un 16. maddesinin tatbik
edilmesine ilişkin unsurların değerlendirilmesinde göz önünde bulundurulur.”
denilmiştir.
H.5.3.2. İlgili Pazara İlişkin Savunmalar ve Değerlendirilmesi
Fırıncılar Odası’nın savunmasında, özellikle Gaziantep ve civarındaki illerde 1820
pide satışının ekmeği yüksek oranda ikame ettiği vurgulanmıştır. Anılan
savunmaya göre, yöre halkının genel damak tadı ve tüketim alışkanlıkları
dikkate alınarak ekmek, ekmek çeşitleri ve pidenin aynı nitelikte kabul edilmesi
05-02/18-9
42
gerekmektedir. Buna ek olarak savunmada, pide ve ekmek ürünleri için talep
esnekliğinin yanı sıra arz esnekliğinin de yüksek olduğu; nitekim, üreticilerin çok
küçük değişikliklerle ekmek ya da pideyi kendi işletmelerinde üretebildikleri ve
her iki ürünün aynı girdi ve üretim tekniklerinin söz konusu olduğu iddia
edilmektedir.
Pideciler Simitçiler ve Yufkacılar Odası’nda Genel Sekreter ile Raportörlerce 1830
yapılan görüşmede ; adı geçen Oda’ya kayıtlı 1440 pide fırıncısının bulunduğu,
bunlar içinde aktif olmayanlar göz önünde bulundurulduğunda yaklaşık 750-800
pide fırıncısının aktif olarak faaliyette olduğu bilgisi edinilmiştir. Aynı görüşmede,
pide fırını açmak için İl Sağlık Müdürlüğü’nden ruhsat alınması, bunun için de
kapasite raporlarının teslim edilmesi ve ilgili belediyeden imar izni gibi çeşitli
kurumlardan bir dizi onayın da temininin gerektiği belirtilmiştir. Buna ek olarak,
bir pide fırınının faaliyette bulunması için Tarım İl Müdürlüğü’nden alması
gereken Üretim İzin Belgesi’nin o güne kadar hiçbir fırıncı tarafından alınmamış
olduğu da vurgulanmıştır.
1840
Anılan Oda’nın Genel Sekreteri tarafından ifade edilen en önemli husus,
francala üreticisinin aynı anda aynı yerde pide üretmek amacıyla ruhsat
alamayacağı; zira, pide üretmek için gerekli koşulların francala üretiminden
tamamen farklılaştığı yönündedir.
Benzer ifadeler, Gaziantep Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği’nde yapılan
görüşmede de dile getirilmiştir. Anılan Birliğin Genel Sekreteri tarafından, pide
ve francala üretimi için gereken tesisatların birbirinden çok farklı olduğu, bu
sebeple bir işletmenin aynı anda iki tip ürünü imal etmesinin mümkün olmadığı
belirtilmiş, buna ek olarak Gaziantep’te 400’e yakın pide fırını bulunurken 1850
francala üreticilerinin sayısının 100’ü geçmediği, tüketimin ise pide ağırlıklı
gerçekleştiği ifade edilmiştir.
Bu görüşmede elde edilen en önemli bilgi ise francala ekmek ve pide için
tarifelerin aynı anda belirlendiği, nitekim bu ürünler için ilgili Odalardan taleplerin
de aynı zamanda geldiği yönündedir. 2002 yılında Fırıncılar Odası’ndan
ayrılarak kurulmuş olan Pideciler Simitçiler ve Yufkacılar Odası, ilgili ürünler için
fiyat tarifesi tekliflerini bu tarihten sonra sunmaya başlamıştır. Bununla birlikte,
Fırıncılar Odası’nın Esnaf ve Sanatkarlar Birliği’ne gönderdiği 26.2.2003 tarihli
yazı eklerinden de anlaşıldığı üzere, fiyat tarifeleri Birliğin onayına iki Oda 1860
tarafından birlikte sunulabilmektedir.
Nitekim, Fırıncılar Odası Başkanı ile 28.5.2004 tarihinde Raportörlerce yapılan
görüşmede, 1996 yılından bu yana pide ve francala ekmeğin fiyatlarının aynı
olduğu ve aynı oranda arttığı, iki Odanın da fiyat artışları için Birliğe aynı tarihte
başvurdukları ifade edilmiştir.
Bununla birlikte, Fırıncılar Odası’nın savunmasında yer alan ve anılan ürünler
açısından arz ikamesinin de yüksek olduğu yönündeki görüşe katılmak mümkün
değildir. Nitekim, fiziksel ve yasal engeller, francala yahut pide üreticilerinin 1870
önemli bir yatırım maliyetine katlanmaksızın diğer ürüne geçiş yapmalarını
olanaksız kılmakta ve iki ürünün de aynı çatı altında üretildiği bir örneğin
bulunmayışı bu olanaksızlığı doğrulamaktadır.
05-02/18-9
43
H.5.3.3 İddialara İlişkin Savunmalar ve Değerlendirmesi
Bu bölümde esas olarak, şikayet dilekçesinde yer alan iddiaların yanı sıra 1880
pazarda faaliyet gösteren teşebbüslerin önaraştırma raporunda yer verilen
ifadeleri hakkında açıklamalar yapılmıştır. Bu kapsamda savunmada;
-şikayetçi ve Oda’nın aleyhine beyan veren kişilerin ifadeleri arasında, özellikle
taahhütnameyi imzaladığı iddia edilen fırıncı sayısı bakımından çelişkiler
bulunduğu,
-şikayetçinin imzaladığını iddia ettiği taahhütnameyi ilgili kişilere neden
vermediğinin izah edilmediği,
1890
-aleyhte ifade veren ve Oda yönetimine muhalif olduğu bilinen kişilerin, yönetimi
yıpratmak amacıyla verdiği beyanların gerçeğe yakın olmadığı,
-iddiaların aksine taahhütnamelerin hazırlanması konusunun fiilen Oda
tarafından yürütülen bir çalışma olmadığı, nitekim bu konunun diğer ifadelerden
de anlaşılacağı üzere, bireysel hareketlerle gelişen, ancak Oda yönetiminin
hukuka aykırı bulduğu için uygulanmasını istemediği bir hareket olarak kaldığı,
bu sebeple de imzalanmış ve uygulamaya konmuş bir taahhütnameye
rastlanamayacağı,
1900
-taahhütnamelerde olayın Oda tarafından organize edildiğine ilişkin hiçbir
işaretin olmadığı
ifade edilmektedir.
Önaraştırma sürecinde Oda bünyesinde elde edilen taslak taahhütname
metinlerinin imzalanmış herhangi bir örneğinin mevcut olmadığı görülmüştür.
Şikayet dilekçesi ekinde sunulan taahhütname örneğinin ise sadece şikayetçinin
imzasını taşıdığı bilinmektedir. Dolayısıyla, taahhütnameleri imzalamış olan
teşebbüs sayısından bahsetmek de bu noktada olanaksızdır. 1910
Soruşturma döneminde yapılan tespitler taahhütname örneğinin hazırlanması
ve ardından uygulanmasının teklif edilmesi eylemlerinin Oda yönetimi dışındaki
ve sınırlı sayıdaki üretici tarafından gerçekleştirildiğine işaret etmektedir.
H.5.3.4. Olaya İlişkin Savunmalar ve Değerlendirmesi
Savunmanın bu başlığı altında inceleme dönemi itibarıyla ilgili pazarda
rekabetin süregelmesini sağlayan koşullar belirtilmiş ve bu koşullardan ve
iddialara ilişkin yukarıdaki açıklamalardan hareketle, Fırıncılar Odası’nın hukuka 1920
aykırı işlemde bulunmadığı ileri sürülmüştür. Bu bölümde yapılan açıklamaları
aşağıdaki şekilde özetlemek mümkündür:
05-02/18-9
44
-Ekmek piyasalarında rekabetin sınırlandırıldığına ilişkin yoğun iddiaların temel
sebebi, maliyet kalemlerinin sürekli artması, işçilik yoğun bir üretim yapılması,
sınırlı kapasite ve kapasite kullanım oranıdır.
-Bazı üreticilerin yasal yükümlülüklerini yerine getirmeyerek faaliyette
bulunmaları ve böylelikle düşük fiyattan satış yapılması nedeniyle, pazardaki
rekabet ekmek kalitesinde düşüş, gramaj farklılıkları ve tüketicinin doğru 1930
bilgilendirilmemesi gibi olumsuzluklara yol açmaktadır.
-Mevcut yasal düzenlemelerin (işyerlerinin taşıması gereken standartlar, vergi
denetimi, ruhsatsız fırın açılamaması, sağlık denetimi, SSK sigorta primlerinin
ödenmesi, ürüne getirilen standartlara uygunluğun denetlenmesi, vb.) yeterince
hayata geçirilmesi halinde pazardaki karmaşa büyük ölçüde ortadan kalkacak
ve bunun sonucunda zorunlu olarak işletmelerin ölçekleri de büyüyeceğinden
maliyet düşecektir.
-Pazardaki rekabet hali hiçbir şekilde ortadan kaldırılmamıştır. Soruşturma 1940
kapsamında değerlendirilen taahhütnameler bireysel hareketlerden öteye
gitmemiş, Oda yönetiminin hukuka uygun olduğu konusundaki şüphelerinden
dolayı uygulamaya konmamıştır. Herhangi bir zaman diliminde imzalanan ancak
uygulanmayan taahhütnameleri imzalayanların pazar payı ise hiçbir zaman %3-
4’ü aşmamıştır.
-Yapılacak araştırmalar neticesinde bayi ve bakkalların ihtiyaç duydukları
miktarda ürünü diledikleri üreticiden hiçbir güçlükle karşılaşmaksızın elde
edebildikleri görülecektir. Dolayısıyla, pazar paylaşımı olduğu iddia edilemez.
1950
-Az sayıda firmanın aralarında gerçekleştirecekleri bir anlaşma ya da uyumlu
eylemin ilgili pazarda rekabeti kısıtlayıcı etki doğurması mümkün değildir.
Gaziantep’te faaliyet gösteren fırın ve ekmek fabrikalarının toplamı 100
civarındadır. Ama taahhütnameyi imzalayan fırın sayısının 10-15 ile sınırlı
olduğu bellidir. Dolayısıyla, ilgili pazarın yaklaşık %5’inden daha azına sahip
olan firmalar tarafından gerek nihai tüketici, gerekse yeniden satıcı bakkal ve
marketler bakımından ürünün elde edilmesi yönünde herhangi bir kısıtlamanın
yaratılması olası değildir.
-Pazarda fırınların yanı sıra büyük marketler ve Halk Ekmek fabrikaları da 1960
faaliyet göstermektedir. Sadece Oda üyelerinin pazar payları %50’nin altındadır.
Pidenin de ilgili pazara dahil edilmesi durumunda bu oran %15’in altına
inecektir.
-Piyasada hiçbir dönemde anlaşma ya da uyumlu davranış olmamış, rekabet de
işletmeleri iflasa sürükleyecek ve maliyet altında satış yapılmasına yol açacak
tarzda gerçekleşmiştir. İşletmelerce tespit edilen fiyatlar her dönemde
birbirinden farklı olmuştur.
Savunmanın bu bölümünde soruşturmaya konu olan olayların değerlendirilmesi 1970
bakımından önemli hususlara işaret edildiğini söylemek mümkündür. Özellikle,
düşük fiyatla ekmek satışının gerçekleşmesini sağlayan ve genellikle yasal
yükümlülüklerin yerine getirilmemesi sonucunda ortaya çıkan durum, pazarın
yapısının ve bu çerçevede rekabete ilişkin koşulların doğru değerlendirilmesi
05-02/18-9
45
açısından önem kazanmaktadır. Üreticilere getirilen standartlar ile üretim ve
çalışma koşullarını düzenleyen mevcut yasal düzenlemelerin yeterince hayata
geçirilmesinin sektördeki pek çok soruna çözüm sağlayabileceği görüşüne
iştirak edilmektedir.
Pazarda rekabetin hiçbir dönemde aksamadığı görüşüne ilişkin olarak ise, 1980
soruşturma döneminde elde edilen bulgular ekmek üreticilerinin farklı
dönemlerde farklı fiyatlarla satış yaptıklarını ve üreticilerden aldıkları ürünleri
kendi adlarına bayilere satan ve kiralık servis olarak adlandırılan bir ara
kademenin de ortadan kalktığını, dolayısıyla satış noktalarının ürün temini
konusunda bir kısıtlama ile karşılaşmadığını ortaya koymaktadır.
I. GEREKÇE VE HUKUKİ DAYANAK
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi ile, belirli bir mal ve hizmet piyasasında
doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama 1990
amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan
teşebbüsler arası anlaşmalar ve teşebbüs birliği kararları hukuka aykırı
bulunarak yasaklanmıştır.
Şikayet dilekçesi ekinde yer alan ve Fırıncılar Odası hakkında önaraştırma
yapılmasına temel teşkil eden taahhütname örneği Gaziantep ilinde ekmek
üretimi ve satışı ile iştigal eden teşebbüslerin Oda ve Birlik tarafından tespit ve
ilan edilen “taban ve tavan fiyatın” haricinde bir fiyat uygulamasını engellemeye
yönelik açık ifadeler içermektedir. Önaraştırma döneminde elde edilen ve farklı
tarihlerde düzenlendikleri anlaşılan taahhütname örneklerinin ise yine benzer 2000
ifadelerle oluşturulduğu, bununla beraber bazı örneklerde sadece “tavan fiyatın”
altında satışın yasaklandığı ve Oda’ya mensup diğer üreticilerin bayilerini elde
etmeye yönelik teklifte bulunulmamasını öngören ifadeler de içerebildiği
görülmektedir. Tüm taahhütname örnekleri, içeriklerine uyulmasını sağlamak
amacıyla taahhütte bulunanların belirli meblağlardaki senetleri imzalamalarını
öngörmüş, ancak taahhütnameye aykırı davranılması durumunda bu senetleri
tahsil edecek, “hakem heyeti” olarak görülen kişiler yine farklılaşmıştır. Nitekim,
eski tarihli örneklerde Oda’nın Yönetim Kurulu’nda görev yapan kişilerin adları
hakem heyetinde sayılırken, daha sonra bu isimlerin çıkarılmış olduğu
görülmektedir. Dolayısıyla, bir takım farklılıklar olmasına karşın, içerik olarak 2010
aynı amaca hizmet eden taahhütname örnekleri elde edilmiştir.
Öncelikle, hakkında soruşturma yürütülen taraflardan Fırıncılar Odası’nın
taahhütnameler düzenlemek yoluyla pazardaki rekabeti ortadan kaldırmaya
yönelik bir iradesinin olup olmadığı ortaya konmalıdır.
H.5.2. başlığı altında sunulan bilgi ve belgeler taahhütnamelerin ortaya çıkışı
açısından, şikayette yer aldığı şekliyle, Fırıncılar Odası’nın söz konusu
uygulamayı yürüttüğü ve bu konuda pazardaki teşebbüslerin baskı altına
alındığı yönündeki iddiayı destekler nitelikte değildir. Ancak taahhütnamelerin 2020
imzalanmamış olması rekabeti ortadan kaldırmaya yönelik bir irade varlığının
bulunmadığını göstermez. Nitekim, Oda’nın savunmasındaki değerlendirmelerin
aksine, teşebbüsler arası irade uyuşmalarının rekabeti engelleme, bozma yahut
kısıtlama amaç veya etkisine sahip olmaları noktasında hukuki bağlayıcılık ve
geçerlilik kıstasları aranmamaktadır.
05-02/18-9
46
Bununla birlikte, gerek Oda ve Birlik yönetiminde görev yapan kişilerin gerekse
pazarda faaliyet gösteren teşebbüslerin ifadeleri, taahhütnamelerin ortaya
çıkışıyla ilgili olarak Oda’nın inisiyatifinden bahsedilemeyeceğini,
taahhütnamelerin, tam olarak rakam vermek mümkün olmasa da, az sayıda 2030
teşebbüs tarafından hazırlanarak gündeme getirilmeye çalışıldığını ve bu
girişimin Oda yahut üreticilerin geneli nezdinde kabul görmediğini ortaya
koymaktadır. Taahhütnamelerde Oda’nın Yönetim Kurulu’nda görev yapan
şahısların hakem heyeti olarak gösterilmesi, Oda yönetimi ile taahhütnameler
arasındaki ilişkiyi ispatlamakta yetersiz kalmakta, hatta yönetime karşı olan
görüşlerin açıkça telaffuz edilmesi, bunun değişik amaçlı bir girişim olduğu
kanısını güçlendirmektedir.
Yine elde edilen bulgular arasında yer verilen ve 2000 yılından bu yana değişik
dönemlerde pazardaki fiyat seviyelerini gösteren faturalar belirli bir fiyat 2040
tespitinin hayata geçirilemediğini göstermektedir. Buna göre, fiyatlar gerek
teşebbüsler arasında, gerekse o dönem için belirlenen azami fiyata göre
farklılaşmaktadır. Bu bulgu, taahhütnamelerin hayata geçirilip geçirilmediğinden
ziyade, şikayet dilekçesinde belirtildiği üzere Oda’nın pazardaki teşebbüsler
üzerinde baskı kurup kurmadığının bir göstergesi olarak yorumlanmalıdır. Fiyat
seviyelerine ilişkin bulguların işaret ettiği bir diğer husus, Gaziantep ilinde
TESK’in 29 sayılı Genelge’de öngörüldüğü üzere taban fiyat tespitine ilişkin bir
uygulamanın gerçekleşmemiş olduğudur. Nitekim, azami fiyatların maliyet
seviyesine %10-15 gibi bir kâr marjı eklenerek ilan edildiği ve ilgili Genelge’nin
yürürlükte olduğu dönemde azami fiyatın 200,000 TL olduğu göz önünde 2050
bulundurulduğunda, bu dönemde fiyatların 100,000 TL seviyelerine kadar
gerilemesi Genelge’nin uygulamaya konmadığı sonucunu doğrulamaktadır. Bu
noktalardan hareketle, Fırıncılar Odası’nın ilgili coğrafi pazarda sabit yahut
taban fiyat belirlenmesi ve dikte ettirilmesi yönünde bir kararı yahut
uygulamasından bahsetmek mümkün değildir.
Taahhütnamelerle ilgili olarak Oda’nın herhangi bir bağlantısının olmayışı bazı
fırıncılar arasında taahhütnameler yoluyla bir kartel oluşturulup oluşturulmadığı
sorusunu gündeme getirebilecektir. Salt lafzi inceleme söz konusu
taahhütnamelerin açıkça rekabeti engelleyici unsurlardan oluştuğunu 2060
göstermektedir. Ancak, ilgili ürün pazarının yapısına bakıldığında, diğer bir
deyişle, francala üreticilerinin pide fırınları, Halk Ekmek fabrikaları ve büyük
marketler bünyesindeki fırınlarla rekabet halinde oldukları göz önünde
bulundurulduğunda, birkaç üreticinin taahhütname örneği hazırlamak yönündeki
girişimlerinin pazarda önemli ölçüde rekabeti kısıtlayacak bir kartel oluşumuna
yol açtığını söylemek zor görünmektedir.
Ulaşılan tespitler, Fırıncılar Odası’nın 4. madde anlamında bir kararından veya
eyleminden bahsedilemeyeceği, rekabeti engelleyici unsurlar içeren
taahhütnamelerin ise fırıncılar arasında karşılıklı bir irade uyuşması 2070
olmadığından bir anlaşma niteliği taşımadığı sonucuna ulaştırmaktadır.
Dolayısıyla, mevcut bilgi ve belgeler doğrultusunda, 4054 sayılı Kanun’un 4.
maddesi anlamında rekabeti engelleyici, bozucu yahut kısıtlayıcı bir karar aldığı
yahut eylemde bulunduğuna dair hakkında bilgi ve belge bulunmayan Fırıncılar
Odası hakkında herhangi bir işlem yapılmasına gerek yoktur.
05-02/18-9
47
Federasyon Yönetim Kurulu 27.2.2002 tarihinde ekmek maliyet-taban
fiyatlarının tespit edilmesi amacıyla Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ve TESK
nezdinde girişimlerde bulunulmasına yönelik bir karar almış, TESK ise
Federasyon’un 18.3.2002 tarihinde yer alan talebini uygun bularak, 2.4.2002 2080
tarihinde 29 sayılı Genelge’yi yayımlamıştır. TESK Genel Sekreteri Naci
Sulkalar tarafından, 507 sayılı Kanun’un 100. maddesine göre genelge
yayımlamak için Yönetim Kurulu kararına gerek olmadığı belirtilmiştir. Anılan
madde hükmü şu şekildedir: “Konfederasyon yönetim kurulu kendi üyeleri
arasından bir genel başkan ve üç genel başkanvekili seçer. Konfederasyon
temsilcisi yönetim kurulu başkanıdır. Konfederasyon yönetim kurulu başkanı
veya başkanvekili ile genel sekreterin müşterek imzaları bağlar.(Ek:9/5/1991 –
3741/23 md.) Konfederasyon bünyesinde Konfederasyon genel başkanı, genel
başkanvekilleri ve genel sekreterden oluşan bir yürütme kurulu kurulur. Bu
kurul, Konfederasyon yönetim kurulunun vereceği görevleri yerine getirir.”Bu 2090
noktada, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın 10.4.2002 tarihli görüşünün dikkate
alındığını söylemek mümkün değildir. Anılan genelge Fırıncı Odalarına
10.4.2002 tarihli Federasyon yazısıyla gönderilmiştir.
Federasyon’un almış olduğu karar Kanun’un 4. maddesi kapsamında
yasaklanan bir teşebbüs birliği kararı değildir. Zira Federasyon ilgili kararında
sadece taban fiyat belirlenmesine yönelik olarak ilgili kurumlara görüş sorma
yönünde bir karar almıştır. Federasyon TESK’in almış olduğu karar neticesinde
hazırlanan Genelge’yi tüm Fırıncı Odalarına göndermiştir. Söz konusu eylem
Federasyon’un 507 sayılı Kanun’un amir hükümlerine dayanmaktadır. Şöyle ki; 2100
Federasyon Yönetim Kurulu’nun başlıca görev ve yetkilerinin sayıldığı 81.
maddesinin d bendinde “Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca verilecek emir ve
Konfederasyonca verilecek talimatları yerine getirmek” ifadesi yer almaktadır.
Dolayısıyla Federasyon anılan genelgeyi Fırıncı Odalarına gönderirken TESK’in
talimatını uygulamış olmaktadır.
Genelgenin gönderildiği yazıda, “Federasyonumuz tarafından düzenlenecek
maliyet (taban) fiyatın hazırlanışı ve yaptırım ile ilgili cezai müeyyideleri
kapsayan genelge bilahare gönderilecek olup, ekmek fiyat hazırlıkları bu
genelge doğrultusunda yapılacaktır” ifadelerine de yer verilmiştir. Ancak 2110
soruşturma döneminde yapılan incelemelerde, taban fiyatın belirleniş şekline
yahut cezai müeyyidelere ilişkin ayrı bir genelge yayımlanmamış olduğu tespit
edilmiştir. Nihayet, TESK tarafından 19.2.2003 tarihinde 29 sayılı Genelge’yi
yürürlükten kaldıran 23 sayılı Genelge yayımlanmıştır.
Anılan genelgelerin rekabet koşullarına etkisinin değerlendirilmesinden önce,
önaraştırma döneminde ulaşılan bulguların, TESK tarafından yayımlanmış olan
29 sayılı Genelge’nin Gaziantep ilindeki taahhütnamelere etkisinin
sorgulanmasını gerekli kılmış olduğu belirtilmelidir. Nitekim, sonraki dönemlere
ait olduğu anlaşılan taahhütname örneklerinde tavan fiyatla birlikte taban fiyat 2120
da anılmaktadır. Ancak, 38. sayfada yer alan çizelgede de görüldüğü üzere,
Fırıncılar Odası tarafından hazırlanan ve Birlik onayından geçerek ilan edilen
son fiyat tarifesi 17.3.2003 tarihine aittir. Bundan önceki fiyat tarifesi de
19.11.2001 tarihinde ilan edilmiştir. Gerek 29 sayılı Genelge (2.4.2002 tarihli),
gerekse bu genelgeyi yürürlükten kaldıran 23 sayılı Genelge (19.2.2003 tarihli)
ise, son iki fiyat tarifesinin ilan edildiği tarihlerin arasına tekabül etmektedir.
Dolayısıyla, özellikle 29 sayılı Genelge’nin Gaziantep özelinde resmi olarak
05-02/18-9
48
uygulanmadığını söylemek mümkündür. Fırıncılar Odası Başkanı’nın ifadesi de
29 sayılı Genelge’nin uygulamaya koyulmadığı ve cezai yaptırımlara ilişkin
genelgenin beklendiği yönündedir. 2130
Federasyon, savunmasında genelgenin tarif ettiği yönde bir ücret tarifesinin
Türkiye’nin hiçbir yerinde çıkarılmadığını ve uygulanmadığını ifade etmektedir.
Ne var ki, bu savunma ancak, hukuka aykırılıkla ilgili değerlendirmede, ilgili
karar ve genelgelerin pazarda yarattığı etkinin önemli sayılması derecesinde
anlamlı olabilecektir. Halbuki savunmaların değerlendirilmesi aşamasında
değinildiği üzere, bir kararın hukuka aykırı olduğunun belirlenmesinde, birliğe
üye teşebbüslerin karara uymuş olması şartı aranmamakta, kararın salt varlığı
hukuka aykırılığın gerçekleşmesi için yeterli sayılmaktadır. Yine de ifade etmek
gerekir ki, özellikle TESK tarafından yayımlanan bir genelgenin 2140
uygulanmayabileceği beklenmemelidir. Nitekim, TESK bünyesinde elde edilen
bazı yazışmalar, Türkiye genelinde 29 sayılı Genelge’nin uygulanması
konusunda odaların bölgelerindeki birliklere başvurduklarını, birliklerin de bu
konuda TESK’ten görüş istediğini göstermektedir. 29 sayılı Genelge’ye ilişkin
Birliğe gönderilen 3.5.2002. tarihli cevap yazısında 507 sayılı Kanun’un asgari
fiyatın altında satış yapılmasına engel olunamayacağı, bu fiyatın altında
satanlara cezai işlem uygulanamayacağı, ticaret odalarına kayıtlı fırın ve
hipermarketlerin fiyatlarına müdahale etmenin mümkün olmadığı
belirtilmektedir. Dolayısıyla TESK’in hem 29 sayılı Genelge’yi yayımlamakta bir
sakınca görmemesi hem de yaptırımının olmadığının farkında olması dikkat 2150
çekicidir. Diğer yandan bir başka Birliğe gönderilen cevap yazısında ise 23
sayılı Genelge ile taban fiyat belirlenmesi uygulamasının yürürlükten kaldırıldığı
belirtilmiştir.
Bu aşamada, gerek Federasyon’un gerekse TESK’in yukarıda yer verilen
kararları ve yazıları yoluyla ulaşmak istedikleri amacın analiz edilmesi gerekli
görünmektedir. Öncelikle, Federasyon’un 10.4.2002 tarihinde Odalara yolladığı
ve önaraştırma döneminde Gaziantep Fırıncılar Odası bünyesinde elde edilen
yazıda ruhsatsız fırınlar, market fırınları ve tacir niteliğindeki fırınlar tarafından,
Fırıncılar Odası tarafından hazırlanıp Birliklerce onaylanan tarifelerin çok altında 2160
bir fiyatla satış yapılmasının fırıncı esnafı zor durumda bıraktığı belirtilerek,
ekmek için ilan edilen azami satış fiyatı ile birlikte maliyet-taban fiyatın da ilan
edilmesi ve tarifelerde yer almasının haksız rekabetin, ekmeğin promosyon
malzemesi olarak kullanılmasının ve maliyet fiyatının altında yıkıcı fiyatla ekmek
satışının önüne geçeceğini ve böylece haksız ve yıkıcı fiyat rekabetinden
korunulmuş olacağını iddia etmektedir. Bizzat 29 sayılı Genelge’de ise,
Federasyon’un bu yöndeki talebinin incelendiği ve esnaf tarafından üretilen mal
ve hizmetlerin “maliyet bedelinin altında satışa sunulmasının, kayıt dışı çalışma
ve çalıştırma, düşük kaliteli ve sağlık koşullarına uygun olmayan mal ve
hizmetleri oluşturma, vb. nedenlerden meydana geldiğinin anlaşıldığı” ifade 2170
edilmektedir.
Bu ifadeler, pazardaki çalışma koşulları ve rekabetin yapısı hakkında özellikle
soruşturma sürecinde Raportörlerce yapılan önemli tespitlere işaret etmektedir.
Tüm Türkiye için genellenmesinde sakınca olmayacağı düşünülen bu tespitlere
göre, asıl olarak pazarda gerçek anlamda bir rekabetin varlığından söz etmek
mümkün değildir. Pazarda, hiçbir kanuni yükümlülüğü yerine getirmeksizin
faaliyetini sürdüren sayısız teşebbüs bulunmakta, daha da önemlisi
05-02/18-9
49
denetlemelerin sağlıklı bir şekilde sürdürülmediği bizzat denetleyici merciler
tarafından dile getirilmektedir. Bu durum, fırınların hemen hepsinin atıl kapasite 2180
ile çalıştığı verisiyle değerlendirildiğinde pazarın ekonomik rasyonaliteden iyiden
iyiye uzaklaştığı görülmektedir.
Tüm yasal yükümlülüklerin yerine getirilmesi de göz önünde bulundurularak
hesaplanacağı varsayımıyla, TESK’in savunmasında ileri sürdüğü gibi, maliyet-
taban fiyatın ilan edilmesinin en azından tüketicilerin dikkatinin çekilmesi
açısından faydalı olduğu düşüncesine katılmak mümkün değildir. Teoride tavan
fiyattan farklı olarak taban fiyat uygulamalarının ekonomik açıdan bir fayda
sağlamaktan uzak olduğu, bu türden uygulamaların sadece yıkıcı fiyat
savaşının engellenmesi ve teşebbüslerin bundan kazançlı çıkması amacına 2190
hizmet ettiği savunulmaktadır. Tavan fiyat uygulamaları, teşebbüslerin rekabet
serbestisinin kısıtlanmasına ve tespit edilen fiyata bağlı olarak piyasanın
paylaşılması gibi sonuçlara yol açabilse de, doktrinde ve uygulamada tavan
fiyatın tüketici ve rekabet açısından zararlı etkilerinin olmadığı ve özellikle tekel
gücünü haiz alıcıların aşırı fiyatlar uygulayarak müşterileri sömürmelerini
önleyeceği görüşünden hareketle, bu durumlarda rule of reason yaklaşımının
yeterli olduğu görüşü baskındır. Gerçekten de, özellikle hipermarketlerin,
tüketicileri noktaya çekmek amacıyla bünyelerindeki fırınlarda ürettikleri ekmeği
oldukça düşük fiyatlarla satmaları pazarın tipik bir niteliği haline gelmiştir.
Federasyon’un 10.4.2002 tarihli yazısında da tam olarak bu hususa vurgu 2200
yapılmıştır. Ancak gerek 29 sayılı Genelge’den gerekse Birliklerle yapılan
yazışmalardan, TESK’in, maliyet-taban fiyat tespitinin tacir niteliğindeki
teşebbüslere uygulanamayacağının bilincinde olduğu anlaşılmaktadır. Kaldı ki,
büyük mağazaların düşük fiyatlı satışları sadece ekmek ve benzeri ürünlerle
sınırlı kalmamakta, diğer tüketim malları pazarlarında da küçük ölçekli
üreticilerin faaliyetlerinin sona ermesi derecesinde etki yaratmaktadır. Ancak
maliyet-taban fiyatın belirlenmesinin, teşebbüslerin kapasiteleri, maliyetleri ve
kâra ilişkin beklentilerinin farklılık arz edeceği gerçeği karşısında ne kadar etkin
bir çözüm olacağı da tartışmalıdır.
2210
Hal böyle iken, pazarın koşulları genel çerçeve kabul edilerek yapılacak
değerlendirmede, soruşturmaya taraf teşebbüs birliklerinin rekabeti yaratan
koşulların bertaraf edilmesinden ziyade pazardaki aksaklıkların giderilmesine
odaklanan amaçlarla hareket ettiklerini söylemek mümkündür. Ancak taban fiyat
belirlenmesi yoluyla pazardaki aksaklıkların giderilmesi açıkça 4054 sayılı
Kanun’un 4. maddesi bağlamında hukuka aykırılık teşkil etmektedir. Dolayısıyla,
TESK’in, ekmek fiyat tarifelerinde tavan fiyatla birlikte taban fiyatın da tespit ve
ilan edilmesine yönelik genelge yayımlaması nedeniyle 4054 sayılı Kanun’un
4. maddesini ihlal ettiği kanaatine ulaşılmıştır. Öte yandan Federasyon ise
TESK’in almış olduğu karar neticesinde hazırlanan genelgeyi tüm Fırıncı 2220
Odalarına göndermiştir. Ancak Federasyon anılan genelgeyi Fırıncı Odalarına
gönderirken TESK’in talimatını uygulamış olmaktadır. Sözkonusu eylem
nedeniyle Fırıncılar Federasyonu’na idari para cezası uygulanmasına gerek
yoktur.
Diğer yandan, verilecek para cezasının takdirinde yukarıda açıklanan pazara
ilişkin koşullar ve teşebbüs birliklerinin bu koşulları düzeltme amacıyla hareket
etmeleri ile 29 sayılı Genelge’nin kısa sayılabilecek bir süre sonunda 23 sayılı
Genelge ile yürürlükten kaldırılması, 29 sayılı Genelge’nin yürürlükte olduğu
05-02/18-9
50
dönemde dahi Birliklerle yazışmalarda rekabeti sınırlayıcı ifadelere yer 2230
verilmemiş olması hususları hafifletici unsurlar olarak kabul edilmektedir.
J. SONUÇ
Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu, Türkiye Fırıncılar Federasyonu
ve Gaziantep Fırıncılar Odası hakkında 15.1.2004 tarih, 04-03/33-M sayılı Kurul
kararı uyarınca yürütülen soruşturma ile ilgili olarak düzenlenen rapora,
toplanan delillere, sözlü savunma toplantısındaki açıklamalara ve incelenen
dosya kapsamına göre;
1- Gaziantep ilinde, rekabeti sınırlayıcı taahhütnameler düzenlemek 2240
yoluyla 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiğine dair hakkında
yeterli bilgi ve belge bulunmayan Gaziantep Fırıncılar Odası hakkında
herhangi bir işlem yapılmasına gerek olmadığına OYBİRLİĞİ ile,
2- a) Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu'nun ekmekte tavan
fiyatla birlikte taban (maliyet) fiyatının da belirlenmesine yönelik kararı
yoluyla, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiğine OYÇOKLUĞU
ile;
b) Bu nedenle, hakkında soruşturma yürütülen Türkiye Esnaf ve 2250
Sanatkarlar Konfederasyonu'nun 4054 sayılı Kanun'un 16. maddesinin 2.
fıkrası uyarınca, takdiren asgari ceza miktarı olan 13.215.-
(Onüçbinikizyüzonbeş) YTL. idari para cezası ile cezalandırılmasına
OYBİRLİĞİ ile,
3 a) Ayrıca, söz konusu kararın süresi içinde bildirilmemesinden dolayı,
4054 sayılı Kanun’un 2005/1 sayılı Tebliğ ile değişik 16. maddesinin (c)
bendi gereğince Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu’na
3.303,52.- (Üçbinüçyüzüç YTL. Elliiki Ykr.) YTL. para cezası verilmesine,
2260
b) Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu’nun söz konusu kararın
alındığı tarihde Yönetim Kurulu’nda görevli olanların her birine (Derviş
Günday, Suat Yalkın, A.Paşa Aksu, Ökkeş Özpolat, Bekir Duvarcı,
Bendevi Palandöken, Özcan Saraçoğlu, Yüksel Yüzügüllü, Burhan
Dalkılıç, Demirhan Elçin, Kemal Kaya, Arif Tak, Musa Çelikkol, Bilal
Yaspek, İsmail Bodur, Mustafa Demirli, Burhan Aksak, Mustafa Arslan,
Hikmet Keskin, Uğur Bektaş, Yakup Tuncer) ayrı ayrı, Kanun’un 16.
maddesinin 3. fıkrası uyarınca yukarıda verilen cezanın %5’i oranında
olmak üzere 165,18.-'er (Yüzaltmışbeş YTL. Onsekiz Ykr. ) YTL. para
cezası verilmesine; 2270
OYÇOKLUĞU ile,
4- Türkiye Fırıncılar Federasyonu’nun 4054 sayılı Kanun’u ihlal eden bir
eylemi bulunmadığına OYÇOKLUĞU ile,
5- 4054 sayılı Kanun’un ekmek piyasalarında uygulanması yolundaki
aksaklıkların giderilmesi amacıyla, Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar
Konfederasyonu’na ve Türkiye Fırıncılar Federasyonu’na; diğer yandan
507 sayılı Kanun’un 125. maddesinin 4054 sayılı Kanun çerçevesinde
05-02/18-9
51
gözden geçirilmesi yönüyle de Başbakanlığa görüş bildirilmesine 2280
OYBİRLİĞİ ile;
karar verilmiştir.
2290
2300
2310
2320
2330
05-02/18-9
52
KARŞI OY GEREKÇESİ
(7.1.2005 tarih, OS-02/18-9 sayılı Rekabet Kurulu Kararı)
Ekmeğin taban fıyatının belirlennıesi için ilk girişim T. Fırıncılar
Federasyonu'nun 27.2.2002 tarihli kararı ile başlamıştır. Bu kararda, Türkiye
genelinde haksız rekabetin üyeleri mağdur ettiğinden bahisle ekmek taban
fıyatının tesbit edilmesi için Sanayi ve Ticaret Bakanlığına yazı yazılması ve
Konfederasyonun yönetmelik değişikliği yapması için lobi faaliyetinde
bulunulması kararlaştırılmıştır. Bu karar doğrultusunda Fırıncılar Federasyonu 2340
1.4.2002 tarihinde Bakanlığa yazı yazarak ekmeğin taban fıyatının da ilan
edileceği tarifelerin Bakanlıkça onaylannıası ve bunun duyurulması için
Konfederasyona bildirilmesini talep etmiştir. İlgili Bakanlık, söz konusu
başvurudaki talep doğrultusunda ekrrıeğin taban fıyatının belirlenrrıesinde ve
onaylanarak ilan edilmesinde bir sakınca bulunmadığını 10.4.2002 tarihli yazılar
ile gerek Konfederasyona gerekse Federasyona bildirmiştir. Bakanlığın bu
talimatı doğrultusunda Konfederasyon 2.4.2002 tarihli (29) sayılı genelgesi ile
taban fıyatının belirlenmesini, bağlı birliklere duyurmuştur. (Her ne kadar
genelge, Bakanlığın yazısından önceki tarihi taşımakta ise de Bakanlığa yapılan
başvurudan soma bu genelge çıkarıldığından ve çok kısa bir süre soma 2350
Bakanlığın onayı alınnıış olduğundan genelgenin Bakanlığın talimatı
doğrultusunda hazırlandığının kabulü olayların gelişimine ve teamüllere
uygundur). Bu genelgedeki taban fıyat belirlenmesi işlemi, daha soma
19.2.2003 tarihli (23) sayılı genelge ile kaldırılmıştır.
Rekabet Kurulu'nun 7.1.2005 tarih, 05-02/18-9 sayılı kararında,
Konfederasyonun (29) sayılı genelgesindeki ekmeğin taban fıyatının
belirlenmesine dair talimatı, 4054 sayılı Kanunun 4. maddesini ihlal eden bir
teşebbüs birliği kararı sayılmıştır. Ancak, 4054 sayılı Kanunu ihlal eden bir
karardan söz edebilmek için, kararı ile Kanunu ihlal eden organın (olayımızda, 2360
teşebbüs birliğinin) doğrudan doğruya kendi hür iradesiyle, bir başkasından
bağımsız olarak o kararı alması gerekir. 507 sayılı Kanunun 88.maddesi
uyarınca kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşu olan T. Esnaf ve Sanatkarlar
Konfederasyonu'nun yönetim kurulunun görev ve yetkilerinin sayıldığı kanunun
IOl.maddenin (ö) bendinde "Birliklerce tesbit olunan gelenek ve teamüllerden
memleket ölçüsünde uyulması zorunlu mesleki kararlar haline getirilmesi
gerekenleri tesbit ve bunların yürütülmesini sağlamak için Sanayi ve Ticaret
Bakanlığına teklifte bulunnıak" ve (h) bendinde "Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca
verilen emir ve talimatı yerine getirmek" şeklindeki hükümler karşısında
Konfederasyonun, Bakanlığın talimatlarını yerine getirmek durumunda olduğu 2370
kuşkusuzdur. Olayda da Bakanlığaın taban fıyatı belirlenebileceği yolundaki
talimatı (onayı) doğrultusunda hazırlanan genelgenin, Konfederasyonun
bağımsız iradesi sonucu alınnıış bir karar olarak değerlendirilmesi, dolayısıyla
Konfederasyonun teşebbüs birliği sıfatıyla 4054 sayılı Kanunu ihlal eden bir
karar verdiğinden söz edilmesi dosyadaki belgelere ve yazışmalara göre
mümkün görünrrıediğinden Rekabet Kurulu'nun anılan Kararının (2/a) bendi ile
(3) bendinde çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz.
Mustafa PARLAK R. Müfit SONBAY Prof.Dr.Nurettin KALDIRIMCI 2380
Başkan Kurul Üyesi Kurul Üyesi
05-02/18-9
53
KARŞI OY GEREKÇESİ
(07.01.2005 tarihli ve 05-02/18-9 sayılı Kurul Kararı)
Karar’ın 4 üncü maddesinde yer alan ve Türkiye Fırıncılar
Federasyonu’nun 4054 sayılı Kanun’u ihlal eden bir eylemi bulunmadığı 2390
yönündeki çoğunluk görüşüne aşağıdaki gerekçelerle katılmıyoruz:
Fırıncılar Federasyonu Yönetim Kurulu’nun 27.02.2002 tarihinde
ekmekte tavan fiyatla birlikte taban fiyatının da belirlenmesine yönelik Sanayi ve
Ticaret Bakanlığı’na yazı yazılması ve bu yönde Yönetmelik değişikliği
yapılması için Konfederasyon nezdinde lobi faaliyetlerinin yürütülmesi yönünde
bir karar aldığı açıktır. Söz konusu karar 4054 sayılı Kanun kapsamında bir
teşebbüs birliği kararıdır. Ayrıca Federasyon’un Odalara bu konuda yazmış
olduğu yazı da mevcuttur.
2400
Fiili durumda da taban fiyat tespitine ilişkin süreç Federasyon’un almış
olduğu karar ile başlamış ve TESK Genelgesi de Fırıncı Odalarına yine bu birlik
tarafından duyurulmuştur. Fırıncılar Odası Başkanı kendilerine Federasyon
tarafından gönderilen yazıda yer alan ve “yaptırımlara ilişkin Genelge’nin
bilahare gönderileceği”ne ilişkin nota istinaden “bu Genelge’nin beklendiği ve
böyle bir Genelge de gönderilmiş olsa idi, resmi bir yazı olması dolayısıyla
işleme konacağı yönündeki ifade” de konu hakkında Federasyon’un yüklenmiş
olduğu sorumluluğu ayrıca ortaya koymaktadır.
Genelge’nin TESK tarafından yayımlanmış olması ve bu konuda Sanayi 2410
ve Ticaret Bakanlığı’ndan görüş alınmış olması sonucu değiştirmemektedir.
Nitekim, Bakanlık’tan görüş alınmadığı (TESK’in 02.04.2002 tarih ve 29 sayılı
Genelge’si Bakanlık’ın konu hakkındaki görüşünü Federasyon’a yolladığı
10.04.2002 tarihinden önce yayımlanmıştır) ve TESK tarafından genelge
yayımlanmadığı, hatta Federasyon Yönetim Kurulu’nun 27.02.2002 tarihli kararı
almamış olduğu bir durumda dahi, Federasyon’un tüm Odalara bu tür yazılar
yollamasının ilgili pazarda 4054 sayılı Kanun’a aykırı uygulamalara yol
açabileceği gerçeği ve bu bağlamda 4 üncü madde kapsamında
değerlendirilebileceği hususu göz ardı edilemez.
2420
Federasyon Yönetim Kurulu’nun ekmekte tavan fiyatla birlikte taban
fiyatın da belirlenmesine yönelik almış olduğu karar ve TESK tarafından bu
paralelde yayımlanan genelge 4054 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi anlamında
birer teşebbüs birliği kararı niteliğindedir. Dosya mevcudu bilgi ve belgelerden
anlaşıldığı üzere, anılan Genelge Fırıncı Odalarına 10.04.2002 tarihli
Federasyon yazısıyla gönderilmiştir. Bu yazıda, “Federasyonumuz tarafından
düzenlenecek maliyet (taban) fiyatın hazırlanışı ve yaptırım ile ilgili cezai
müeyyideleri kapsayan Genelge bilahare gönderilecek olup, ekmek fiyat
hazırlıkları bu Genelge doğrultusunda yapılacaktır” ifadelerine de yer verilmiştir.
2430
Dolayısıyla, Fırıncılar Federasyonu’nun, ekmek fiyat tarifelerinde tavan
fiyatla birlikte taban fiyatında tespit ve ilan edilmesine yönelik kararı ve TESK
05-02/18-9
54
tarafından yayımlanan Genelge’yi tüm Fırıncı Odalarına göndermesi eylemi
nedenleriyle 4054 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesini ihlal ettiği açıktır.
Gerekçede yer alan Federasyon’un almış olduğu kararın ilgili kurumlara
görüş sorma niteliğinde olduğu yönündeki yoruma da katılmıyoruz. Zira
Federasyon Yönetim Kurulu Üyeleri arasında taban fiyatın belirlenmesi
konusunda bir irade uyuşması olduğu açıktır. Kaldı ki, söz konusu karar tavsiye 2440
niteliğinde olsa dahi, bazı koşullarda Kanun’un 4 üncü maddesi kapsamında
yasaklanabilmektedir (Örneğin bkz. 18.09.2000 tarihli ve 00-35/392-219 sayılı
Kurul Kararı). Ayrıca Federasyon’un söz konusu kararı almamış olması halinde
dahi, sadece TESK’in Genelge’sini Fırıncı Odalarına göndermesi eylemi 4 üncü
madde kapsamında yasaklanacak bir eylem olarak nitelendirilebilecekti. İlgili
eylemi TESK tarafından verilen bir talimat şeklinde yorumlamak da mümkün
değildir. Zira ortada bu yönde açık bir talimat olmadığı gibi, kanımızca talimat
kapsamında düşünülmesi halinde de Federasyon’un 4054 sayılı Kanun’a aykırı
talimatları uygulamama sorumluluğu olduğu dikkate alınmalıdır. Öte yandan
“Konfederasyonca verilen talimatları yerine getirmek” şeklindeki ifade çok genel 2450
niteliktedir. Kurul Kararı’nın gerekçesinde yer alan mantıkla, Federasyon’un
sadece 4054 sayılı Kanun’a aykırı talimatlar dışında yürürlükteki tüm kanun ve
ilgili mevzuatlara aykırı davranabileceği ve sorumlu tutulamayacağı gibi bir
sonuç çıkabilecektir ki, söz konusu yorumun hukukun genel prensiplerine
aykırılığı açıktır.
2460
Tuncay SONGÖR Prof. Dr. Zühtü AYTAÇ
II. Başkan Kurul Üyesi
Rıfkı ÜNAL M. Sıraç ASLAN 2470
Kurul Üyesi Kurul Üyesi
Full & Egal Universal Law Academy