Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2004-2-90 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 05-10/86-33
Karar Tarihi : 10.2.2005
A.TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
10
Başkan : Mustafa PARLAK
Üyeler : Tucay SONGÖR, A. Ersan GÖKMEN, R. Müfit
SONBAY, Murat GENCER, Prof. Dr. Zühtü
AYTAÇ, Rıfkı ÜNAL, Prof. Dr. Nurettin
KALDIRIMCI, M. Sıraç ASLAN, Süreyya ÇAKIN
B. RAPORTÖRLER : Ali DEMİRÖZ, Arif Ogün SARI
C. ŞİKAYET EDEN : Telsim Mobil Telekomünikasyon Hizmetleri A.Ş.
Mehmet Akif Mah. İnönü Cad. Star Sokak 20
No:2 İkitelli 34540 İstanbul
D. HAKKINDA
ÖNARAŞTIRMA
YAPILAN : Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş.
Turkcell Plaza, Meşrutiyet Cad.
No:153Tepebaşı 34400 İstanbul
E. DOSYA KONUSU : Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş (Turkcell)’nin
katma değerli hizmetlerin sunumu için kendisine hizmet temin eden 30
içerik ve uygulama sağlayıcı firmalar ile imzaladığı münhasır
sözleşmeler yoluyla 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’u
ihlal ettiği iddiası.
F. İDDİALARIN ÖZETİ : Telsim Mobil Telekomünikasyon Hizmetleri A.Ş.
(Telsim)’nin yapmış olduğu başvuruda özetle;
- Pazarlama faaliyetleri kapsamında bazı içerik ve hizmet sağlayıcı
firmalarla hizmet teminine yönelik sözleşme yapma arzusunda oldukları,
- Ancak görüşülen firmaların Turkcell ile aralarında münhasır anlaşmalar 40
bulunduğu ve bu nedenle Turkcell dışındaki operatörlerle benzer
hizmetlerin teminine ilişkin olarak herhangi bir sözleşme akdetemedikleri,
örneğin Star Tv ‘de yayınlanan “Futbol Yarışması”, Show Tv’de yayınlanan
“PopStar Şarkı Yarışması” ve Atv’de yayınlanan “Akademi Türkiye” gibi
yarışmalar için Kısa Mesaj Servisi ve Sesli Yanıt Hizmeti sunan firmalarla,
Turkcell’in uyguladığı münhasırlık politikası nedeniyle anlaşma
yapılamadığı,
- Rekabeti bozucu sonuçlar yaratacak bu uygulamanın engellenmesi
gerektiği,
05-10/86-33
2
50
ifade edilerek, 4054 sayılı Kanun'a aykırı hareket eden Turkcell hakkında gerekli
işlemlerin yapılması talep edilmiştir.
G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 9.6.2004 tarih ve 4143 sayı ile
intikal eden şikayet üzerine incelemelere başlanmış ve bu çerçevede öncelikle
2813 sayılı Telsiz Kanunu’nun 7. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca konuya
ilişkin olarak 14.9.2004 tarihinde Telekomünikasyon Kurumu’nun görüşü talep
edilmiştir. 1.11.2004 tarihinde Kurum kayıtlarına giren Telekomünikasyon
Kurumu’nun görüşünde
60
“Kurumumuza GSM işletmecileri tarafından; 406 sayılı Telgraf ve Telefon
Kanunu’nun 10. maddesi uyarınca yapmış oldukları ara bağlantı sözleşmeleri,
İmtiyaz sözleşmelerinin 28. maddesi uyarınca imzalanan şebekeler arası
irtibat ve işbirliği sözleşmesi ve 5. maddesi uyarınca imzalanan abonelik
sözleşmeleri sunulmaktadır. Bahsi geçen sözleşmeler dışında işletmecilerin
diğer işletmecilerle, gerçek veya tüzel kişilerle yapmış oldukları sözleşmeler
Kurumumuza sunulmamaktadır. Turkcell’in içerik yayınları Radyo Televizyon
Üst Kurulu düzenlemesine tabi olan televizyon yayıncıları ile imzalamış
olduğu şikayet konusu sözleşme de Kurumumuz inceleme ve onayına tabi
değildir.” ifadesine yer verilmiştir. 70
Bunun üzerine yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 26.11.2004 tarih,
2004-2-90/İİ-04-AOS sayılı İlk İnceleme Raporu Rekabet Kurulu’nun
2.12.2004 tarih ve 04-77/1095-M sayılı toplantısında görüşülerek, şikayet
konusu iddialarla ilgili olarak soruşturma açılmasına gerek olup olmadığının
tespiti için önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir.
İlgili karar uyarınca düzenlenen 14.1.2005 tarih ve 2004-2-90/ÖA-05-AD sayılı
Önaraştırma Raporu 17.1.2004 tarih, REK.0.06.00.00/6 sayılı Başkanlık önergesi
ile 05-10 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır. 80
H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda;
- Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş.’nin içerik ve uygulama sağlayıcı
teşebbüslerle yapmış olduğu sözleşmelerin 4054 sayılı Kanun’un 4.
maddesini ihlal ettiği ve bu sözleşmeler için Kuruma muafiyet bildiriminde
bulunulmadığı,
- Önaraştırma sürecinde, içerik ve uygulama hizmetleri alanında imzalanan
bu sözleşmelerde yer alan kısıtlamaların, katma değerli hizmetler
pazarındaki etkilerinin tam olarak tespit edilemediği ve 4054 sayılı 90
Kanun’un 6. maddesi çerçevesinde daha kapsamlı bir incelemeye ihtiyaç
duyulduğu,
- Bu nedenlerle, Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş. hakkında 4054 sayılı
Kanun’un 41. maddesi uyarınca, aynı Kanun’un 4 ve 6. maddeleri
çerçevesinde soruşturma açılması gerektiği
ifade edilmiştir.
05-10/86-33
3
I. YAPILAN İNCELEME VE DEĞERLENDİRME 100
GSM operatörü olan Turkcell’in, GSM şebekesi üzerinden sunulan katma
değerli hizmetlere ilişkin uygulamaları hakkındaki şikayetlerin
değerlendirilmesi amacıyla, öncelikle ilgili pazar incelenmiş, daha sonra
Turkcell ile uygulama ve içerik sağlayıcı firmalar arasındaki sözleşmeler ele
alınmıştır.
I.1. İlgili Pazar
I.1.1.GSM Şebekeleri Üzerinden Sunulan Katma Değerli Hizmetlere İlişkin 110
Genel Bilgi
Telekomünikasyon altyapılarının yaygınlaşması ve teknolojide meydana gelen
değişikliklerle son yıllarda telekomünikasyon sektöründe yeni hizmetler
ortaya çıkmaya başlamıştır. Bu çerçevede, GSM altyapısı üzerinden ses ve
kısa mesaj iletimi dışında çeşitli hizmetler sunulmaktadır. 406 sayılı Kanun’da
“aboneler arasında iletilen ses ve veri dahil her türlü mesajın formu,
muhtevası, kodu, protokolü veya benzer hususları üzerinde bilgisayar
işlemleri ile veya başka surette işlem yapıp aboneye veya kullanıcıya ilave,
farklı veya yeniden yapılandırılmış bir mesaj ileten veya yüklenilmiş 120
kaydedilmiş mesaj ve veriler ile aboneler arası interaktiviteyi sağlayan
telekomünikasyon hizmetleri” olarak tanımlanan katma değerli hizmetler,
özellikle GSM şebekesi üzerinden mobil uygulamaların çoğalmasıyla son
yıllarda önem kazanmıştır.
Farklı tipteki bu hizmetleri üç ana kategoride toplamak mümkündür. Bunlar:
Eğlence hizmetleri: Bu hizmetler genel olarak logo, melodi, fal servisleri,
piyango oyunları, sohbet ve arkadaşlık servisleri, oyun servisleri gibi eğlence
amaçlı hizmetlerden oluşmaktadır. 130
Bilgilendirme hizmetleri: Haber içerikli (hava durumu, borsa haberleri, gezi
amaçlı bilgiler vb.) hizmetlerden oluşan ve daha çok kullanıcıyı bilgilendirme
amacı taşıyan hizmetlerdir.
Uzaktan erişim hizmetleri: Cep telefonu üzerinden sunulmasının kullanıcılar
nezdinde en değerli olacağı düşünülen servisler arasındadır (Mobil bankacılık,
e-posta, oylama hizmetleri vb.). Bu hizmetlerin kapsamının ve talebinin
gelecek dönemde daha da artacağı tahmin edilmektedir. Bu hizmetler
özellikle insanların hareket halindeyken talep edebileceği hizmetlerdir. 140
Örneğin, herhangi bir yerden cep telefonu aracılığıyla para gönderme gibi.
GSM şebekeleri üzerinde önem kazanan ancak değişik diğer şebekeler
üzerinden de sunulabilen katma değerli hizmetlerin kapsam ve çerçevesinin
berrak olmadığı Telekomünikasyon Kurumu tarafından ifade edilmekte, bu
çerçevede söz konusu hizmetleri veren şirketlerin yetkilendirilmesi ve
telekomünikasyon işletmecileri ile aralarındaki iş modelinin nasıl olması
05-10/86-33
4
gerektiği konusunda oluşturulan bir proje grubu tarafından bir danışma süreci
de halihazırda devam etmektedir.
150
Buna karşılık mevcut telekomünikasyon mevzuatı uyarınca mobil katma
değerli hizmetler GSM operatörleri tarafından sunulmaktadır. GSM
operatörleri ise değişik modellerle bu hizmeti abonelerine ulaştırmaktadır.
GSM üzerinden sağlanan katma değerli hizmetlerde, hizmetin içeriği ve/veya
mobil şebekelerde kullanımı için gerekli altyapı ve yazılımın üçüncü kişiler
olarak nitelenen hizmet sağlayıcı firmalardan alındığı ve hizmetten elde edilen
gelirlerin belli oranlarda paylaşıldığı model bugün ağırlık kazanmış
durumdadır. Önaraştırmanın konusunu da bu üçüncü kişilerle operatörlerin
ilişkileri oluşturmaktadır.
160
Bu çerçevede, söz konusu hizmetlerin büyük bir kısmı kısa mesaj tabanlı
olarak verilmektedir. Bir katma değerli hizmeti (örneğin cep telefonu melodisi)
talep eden abone, bağlı bulunduğu operatörün Türkiye’de genelde 4 rakamlı
olan ilgili servis numarasına kısa mesaj göndermekte ve hizmet aboneye
gönderilen mesaj ile ulaştırılmaktadır.
I.1.2. İlgili Ürün Pazarı
Yukarıda yer verilen bilgilerden de anlaşılacağı üzere, önaraştırma
kapsamında ele alınması gereken iki tür hizmet bulunmaktadır: GSM şebekesi 170
üzerinden sunulan katma değerli hizmetler ve bu hizmetlerin sunumu için
gerekli içerik ve uygulama hizmetleri.
GSM şebekesi üzerinden sunulan katma değerli hizmetlere GSM
şebekesinden sunulan tüm hizmetler açısından bakıldığında, bu hizmetlerin
GSM şebekesi üzerinden sunulan ses iletimi hizmetlerinden farklılık arzettiği
ve kullanım amaçları açısından söz konusu hizmetlerin birbiriyle ikame
edilemeyeceği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, katma değerli hizmetlerin, GSM
hizmetleri içerisinde ayrı bir pazar oluşturacağı görülmektedir. Yukarıda da
belirtildiği gibi farklı türdeki katma değerli hizmetler GSM şebekeleri üzerinden 180
sunulmaktadır. Bu hizmet çeşitleri de kullanım amacı, fiyatı ve özellikleri
bakımından farklılıklar arzetmektedir. Bir başka ifadeyle, talep bakımından bu
hizmetlerin birbirleri arasında ikame edilebilir olduğu söylenemez. Arz
yönünden bakıldığında ise GSM operatörlerinin bu hizmetlerin tüm çeşitlerini
sunabilecek durumda oldukları görülmektedir. Ayrıca bu tür hizmetlerin
bazıları internet üzerinden de sunulabilmektedir. Bununla birlikte, internet
üzerinden sunulan bu hizmetleri satın almanın zorlukları ve GSM üzerinden
sunulan hizmetlere sabit bir yere bağlı kalmaksızın ulaşılabilmesi nedeniyle,
internet üzerinden verilen katma değerli hizmetlerin GSM üzerinden sunulan
katma değerli hizmetler içine dahil edilmemesi gerekmektedir. Bu çerçevede, 190
önaraştırma konusu iddiaların incelenmesinde esas alınacak pazarlardan
birisi “GSM şebekeleri üzerinden sunulan katma değerli hizmetler” pazarıdır.
GSM üzerinden katma değerli hizmetlerin sunulabilmesi için GSM operatörleri
içeriğe, bilgisayar yazılımı ve uygulamaları ile sunuculara ihtiyaç duymaktadır.
Hizmetin verilmesinde, içerik ve uygulama sağlayıcılar bir bütün olarak gerekli
uygulama ve içeriği ya da bunlardan sadece birini sağlayabilmektedir. Bu
05-10/86-33
5
çerçevede, önaraştırma kapsamında ele alınması gereken ikinci pazar “GSM
şebekeleri üzerinden katma değerli hizmetler sunmak için gerekli olan içerik
temin ve uygulama hizmetleri” pazarıdır. 200
I.1.3. İlgili Coğrafi Pazar
GSM hizmetlerinin ve dolayısıyla GSM şebekesi üzerinden sunulan katma
değerli hizmetlerin tüm Türkiye’de sunuluyor olması nedeniyle ilgili coğrafi
pazar “Türkiye Cumhuriyeti Sınırları” olarak kabul edilmiştir.
I.2. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
I.2.1. Turkcell’in İçerik ve Uygulama Sağlayıcı Firmalar ile Yaptığı 210
Sözleşmeler
Şikayet konusu iddiaların değerlendirilebilmesi için Turkcell’in içerik ve
uygulama sağlayıcı teşebbüsler ile imzaladığı sözleşmelerin incelenmesi ve
4054 sayılı Kanun çerçevesinde niteliğinin belirlenmesi gerekmektedir.
Dosya mevcudu bilgi ve belgelerden, Turkcell ile içerik ve uygulama sağlayıcı
teşebbüsler arasında 4 tür çerçeve sözleşme imzalandığı tespit edilmiştir.
Bunlar; “İçerik Temin, Reklam&Pazarlama, Sunucu Barındırma, Uygulama
Geliştirme İşletme Hizmet Çerçeve Sözleşmesi”, “Gelir Paylaşımı ve Hizmet 220
Çerçeve Sözleşmesi” , “İçerik Temin İşletim Paket Yönetimi ve Hizmet
Çerçeve Sözleşmesi” ve “GPRSLand Gelir Paylaşımlı İşletim ve Hizmet
Çerçeve Sözleşmesi”dir. Bu sözleşmeler ve ekleri genel olarak hizmetin
sağlanmasına yönelik şartları ve tarafların hak ve yükümlülüklerini
göstermektedir.
Bu sözleşmeler benzer hükümler taşıdığından, öncelikle “İçerik Temin,
Reklam&Pazarlama, Sunucu Barındırma, Uygulama Geliştirme İşletme
Hizmet Çerçeve Sözleşmesi”nin dosya konusuyla ilgili hükümleri aşağıda
incelenecektir. Bu sözleşme, Turkcell tarafından 2004 yılı yarısından itibaren 230
eski sözleşmelerin yenilenmesiyle oluşturulan sözleşmedir. Turkcell’in temel
olarak bu sözleşmedeki modeli esas aldığı, katma değerli hizmetler için
gerekli hizmetlerin tedariki konusundaki sözleşmelerin çoğunu bu
sözleşmenin oluşturduğu tespit edilmiştir. Diğer sözleşmelerin bu
sözleşmelerden farklılık gösteren ve dosya konusu açısından
değerlendirilmesi gereken hükümleri de ayrıca ele alınacaktır.
I.2.1.1. İçerik Temin, Reklam&Pazarlama, Sunucu Barındırma, Uygulama
Geliştirme İşletme Hizmet Çerçeve Sözleşmesi
240
Sözleşmenin konusunu “TURKCELL tarafından verilen katma değerli servisler
kapsamında Kuruluş içerik ve uygulama sağlayıcı’tan alacağı hizmetlerin
hak ve yükümlülüklerini düzenlemek” (Madde 2) oluşturmaktadır.
Sözleşmede katma değerli servisler “TURKCELL tarafından TURKCELL GSM
şebekesi üzerinden abonelere sunulan oyun, yarışma, oylama, bilgi, eğlence
ve benzeri etkinlikler” (Madde 1) olarak tanımlanmıştır.
05-10/86-33
6
Yine Sözleşme’nin tanımlar maddesinde (Madde 1), hizmet ve içerik
sağlayıcılar “ “KURULUŞ” TURKCELL’in abonelerine sağladığı Katma Değerli 250
Servisler için Turkcell adına içerik temin eden, bu uygulamalarına TURKCELL
adına çeşitli tanıtım mecralarında (radyo, televizyon, gazete dergi, vs.)
pazarlayan veya servislerin teknik altyapısını geliştirip, barındırarak
TURKCELL’in kendi abonelerine sunubileceği biçimde sözkonusu içerikleri
elektronik formata getiren tüzel kişiler”olarak tanımlanmıştır. Bu tanımdan da
anlaşılacağı üzere, içerik ve uygulama sağlayıcı teşebbüsler anlaşma
çerçevesindeki hizmetleri Turkcell abonelerine sunulmak üzere Turkcell için
hazırlamakta ve/veya Turkcell adına pazarlamaktadır.
Turkcell’in abonelerine sunduğu katma değerli servisler için sözleşme 260
kapsamında içerik ve uygulama sağlayıcı firmalardan sağladığı hizmetler
şunlardır:
1- İçerik temin hizmetleri: Bu çerçeve’de içerik temini, Turkcell stratejilerine
uygun olarak, gerekli izinler ilgili hizmet sağlayıcı tarafından alınarak, içerikle
ilgili sorumluluk hizmet sağlayıcıya ait olacak şekilde sağlanmaktadır. Turkcell
sağlanan içeriğin kontrolünü de yapmaktadır.
2- Reklam ve pazarlama hizmetleri: Bu hizmetler yine Turkcell’in belirlediği
stratejiler doğrultusunda ve Turkcell onayıyla gerçekleşmekte, yapılan 270
tanıtımlarda ya da reklamlarda hizmetin “bir TURKCELL hizmeti” olduğunun
belirtilmesi şart koşulmaktadır.
3- Sunucu barındırma hizmetleri: Katma değerli hizmetlerin elektronik formata
dönüştürüldüğü aplikasyonların (uygulamaların) yer aldığı sunucularla ilgili
hizmetleri oluşturmaktadır.
4- Uygulama geliştirme ve işletme hizmetleri: Katma değerli hizmetlerin
sunulması için gerekli yazılımlar geliştirilmesi, işletilmesi ve güncellenmesi ile
ilgili hizmetler. 280
Sözleşme’nin 5. maddesine göre, Turkcell alacağı hizmetler için ödemelerini
peşin ödeme ya da gelir paylaşımı esasına göre yapmaktadır, ancak
genellikle servislerden tahsil edilen net gelirlerin paylaşımı esasına dayanan
bir model kurulmuştur. Verilen hizmete yönelik olarak ayrıca imzalanan ek
sözleşmelerde, gelir paylaşımı oranları, fiyatlandırma ve ödeme zamanları
ayrıca belirlenmektedir.
Sözleşme’nin 10. maddesinde gizlilik hükümlerine yer verilmiş ve hizmet
sağlayıcı firmaların elde ettikleri bilgilerin korunmasına yönelik hükümler 290
getirilmiştir. Bu çerçevede “KURULUŞ sözleşme süresince TURKCELL ile
rekabet ortamı içerisinde bulunan kişi ve kuruluşlarla sözleşme konusu veya
benzeri bir servise ilişkin çalışmalarda bulunmayacağını kabul ve taahhüt
eder.” hükmüne yer verilmiştir.
05-10/86-33
7
Bu sözleşmeler 2004 yılında imzalanmış ve süreleri genellikle 5 yıl olarak
belirlenmiştir. Bu sözleşmelerden yalnızca ikisi 6 ay, bir tanesi 1 yıl, bir tanesi
ise 2 yıl sürelidir.
I.2.1.2. Gelir Paylaşımı ve Hizmet Çerçeve Sözleşmesi 300
“Gelir Paylaşımı ve Hizmet Çerçeve Sözleşmesi” SMS, WAP, IVR, GPRS,
taşıyıcı platformları üzerinden sağlanacak hizmetlere ilişkin esasları
belirlemektedir. Bu sözleşme çerçevesinde sağlanan hizmetler ikiye
ayrılmaktadır:
Gelir paylaşımlı Turkcell Servisleri: Turkcell ve hizmet sağlayıcının yapılacak
uygulamanın değişik aşamalarında birlikte sorumluluk paylaştığı hizmetlerdir.
Bu hizmetlerin pazarlaması ve medya planlaması Turkcell tarafından
gerçekleştirilmekte diğer aşamalar ise ya Turkcell ile birlikte ya da hizmet 310
sağlayıcı tarafından yerine getirilmektedir.
Turkcell’in taşıyıcı olduğu servisler: Servisle ilgili müşteri sorunlarının hizmet
sağlayıcı tarafından çözüldüğü hizmete ilişkin pazarlama, reklam, içerik,
işletim gibi faaliyetlerin Turkcell’in onayıyla yine hizmet sağlayıcı tarafından
yerine getirdiği hizmetlerdir.
Sözleşme’nin gizlilik hükümlerinin yer aldığı 18. maddenin (h) bendinde “İçerik
Temin, Reklam&Pazarlama, Sunucu Barındırma, Uygulama Geliştirme
İşletme Hizmet Çerçeve Sözleşmesi”nde olduğu gibi, hizmet sağlayıcılara, 320
“Turkcell’in rekabet ortamı içinde olduğu kişi ve kuruluşlara, sözleşme
süresince aynı ya da benzer servislerle ilgili çalışmalarda bulunmama”
yükümlülüğü getirilmiştir.
Bu sözleşmelerin süresi 1 yıldır ve sözleşmeler bu sürenin sonunda tarafların
karşılıklı onayı ile yenilenebilecektir.
I.2.1.3. İçerik Temin İşletim Paket Yönetimi ve Hizmet Çerçeve
Sözleşmesi
330
Bu sözleşme, Turkcell şebekesi kullanılarak gerçekleştirilen paket servisler
için imzalanmaktadır. Paket, Turkcell altyapısı kullanılarak çeşitli platformlar
aracılığıyla (SMS, WAP, WEB, MMS gibi) Turkcell, Mapco İnternet ve İletişim
Hizmetleri Pazarlama A.Ş. (Mapco) ve hizmet sağlayıcı tarafından birlikte
işletilen haber, bilgi, chat, oyun, eğlence ve yarışma ve benzeri içerikli
uygulamaların yer aldığı servisler bütünü olarak tanımlanmıştır.
Bu sözleşme çerçevesinde, Mapco, bu sözleşmelerde belirtilen paket
servislerle Turkcell’in katma değerli hizmetler platformu olan Shubuo markası
kullanılarak abonelere ulaşmasını sözleşmeler çerçevesinde yöneten, 340
pazarlayan ve burada sunulacak hizmetleri belirleyen Turkcell şirketidir.
Yine bu sözleşmede de, hizmet sağlayıcı firmaların bazıları üzerine sözleşme
süresi boyunca başka bir GSM operatörü ve/veya aynı konuda hizmet veren
firmalarla çalışmayacakları yükümlülükleri getirilmiştir.
05-10/86-33
8
Bu sözleşmelerin süresi bir yıldır ve bir yılın sonunda tarafların mutabakatı ve
yazılı onayıyla sözleşmelerin süresi uzatılabilmektedir.
I.2.1.4. “GPRSLand Gelir Paylaşımlı İşletim ve Hizmet Çerçeve 350
Sözleşmesi”
Turkcell’in çok az sayıda içerik ve uygulama sağlayıcı teşebbüs ile imzalamış
olduğu sözleşme türüdür. Sözleşmenin incelenmesinden, iddia konusunu
oluşturan Turkcell’in rakipleriyle çalışmama yükümlülüğüne ilişkin herhangi bir
kısıtlamanın yer almadığı görülmektedir.
I.2.2. Hukuki Değerlendirme
I.2.2.1. Sözleşmelerin 4054 sayılı Kanun’un 4. Maddesi Açısından 360
Değerlendirilmesi
Turkcell’in içerik ve uygulama sağlayıcı teşebbüslerle yapmış olduğu çerçeve
sözleşmelere genel olarak bakıldığında, temel olarak ilgili sözleşme konusu
içerik ya da uygulama hizmetlerinin, Turkcell abonelerine sunulmak üzere,
temininin sağlanmasına, tarafların hak ve yükümlülükleri ile taahhütlerine
yönelik hükümlerin yer aldığı görülmektedir.
Bu çerçevede, sözleşmelere konu hizmetleri iki kategoriye ayırmak
mümkündür: 370
Birincisi, hizmet sağlayıcı tarafından içerik, pazarlama ve reklam ile gerekli
uygulamalar bir bütün olarak Turkcell’e sağlanmakta ve Turkcell bu tür
hizmetleri taşıyıcı olarak (GSM şebekesi üzerinden) abonelerine
ulaştırmaktadır. Söz konusu hizmet bir paket olarak, ilgili hizmet sağlayıcı
teşebbüs tarafından hazırlanmakla birlikte, reklam ve pazarlama faaliyetleri ile
sunulan içerik Turkcell’in talimatlarına uygun bir şekilde hazırlanmakta ve
Turkcell tarafından kontrol edilmektedir.
İkinci kategoride ise Turkcell ve hizmet sağlayıcı, abonelere sunulan bazı 380
hizmetleri birlikte geliştirmektedirler. Bu çerçevede hizmet sağlayıcı içerik ve
uygulama sağlarken, hizmetin pazarlama ve reklamı Turkcell tarafından ya da
hizmet sağlayıcı ile Turkcell tarafından sağlanabilmektedir. Hizmetin
sağlanması, Turkcell, aboneler ve hizmet sağlayıcı arasında sürekli bir ilişkiyi
gerekli kılmakta, bir kampanya ya da bir içeriğin abonelere sunumu süresince,
hizmetin sunumu sırasında ortaya çıkabilecek hukuki ve teknik sorunlar ile
müşteri şikayetlerine çözüm bulunması gerekebilmektedir.
Buna ek olarak, yeni bir hizmet sunumu fikri ortaya çıktığında, bunun
tasarlanması, test edilmesi ve pazarlanması aşamalarında, Turkcell ile hizmet 390
sağlayıcı teşebbüsler birlikte çalışmakta ve Turkcell’in onayıyla hizmet pazara
sunulmaktadır.
05-10/86-33
9
Söz konusu sözleşmeler ile hizmet sağlayıcı firmaların Turkcell’e katma
değerli hizmetlerin sağlanması için gerekli değişik hizmetleri ayrı ayrı ya da
birarada sağlamaları nedeniyle, yukarıda incelenen anlaşmalar fason üretim
anlaşmalarına (sub-contracting agreements) benzemektedir. Temelde dikey
nitelikte olan fason üretim/hizmet anlaşmaları bir teşebbüs adına ya da bu
teşebbüs için söz konusu teşebbüsün talimatları doğrultusunda diğer tarafın 400
bir malın üretilmesi, belli bir hizmetin sunulması ya da belirli bir işin
yapılmasını üstlendiği anlaşmalardır. Bir başka ifadeyle, söz konusu
sözleşmeler yoluyla Turkcell’in sunduğu katma değerli hizmetlerin içerik ve
hizmet sağlayıcı tarafından sağlandığı dikey nitelikli tedarik ilişkisi ortaya
çıkmaktadır.
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama
amacı taşıyan teşebbüsler arası anlaşmaları yasaklamaktadır. Bu hüküm
açısından değerlendirildiğinde, sözleşmelerde, Turkcell tarafından kendisine
uygulama ve içerik sağlayan teşebbüslere getirilen rakiplerle çalışmama 410
yönündeki hükümlerin rekabeti kısıtlayıcı bir nitelik taşıdığı görülmektedir. Söz
konusu kısıtlayıcı hükümler nedeniyle, Turkcell’in GSM üzerinden katma
değerli hizmetler pazarındaki rakipleri Avea ve Telsim söz konusu
teşebbüslerden hizmet temin edememektedir. Dolayısıyla, Avea ve Telsim bu
hizmetleri ya kendileri üretmek ya da yeni sağlayıcılar bulmak zorunda
kalmaktadır. Bu nedenle söz konusu kısıtlayıcı hükümler 4054 sayılı Kanun’un
4. maddesi kapsamında bulunmaktadır.
Bununla birlikte, Turkcell ile içerik ve uygulama sağlayıcı teşebbüsler
arasındaki sözleşmelerin 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup 420
Muafiyeti Tebliği kapsamında olup olmadığı önem kazanmaktadır. Bu
çerçevede, üretim ve dağıtım zincirinin farklı seviyelerinde faaliyet gösteren
Turkcel ile içerik ve uygulama sağlayıcılar arasındaki sözleşmelerin söz
konusu grup muafiyeti kapsamına girdiği görülmektedir. Bu Tebliğ
kapsamında, satıcı üzerine getirilen rekabet etmeme yükümlülüğü,
sözleşmeleri grup muafiyetinden çıkaran bir sınırlama olarak sayılmamıştır.
Bu nedenle Turkcell tarafından içerik ve uygulama sağlayıcılara sözleşme
süresi boyunca getirilen rekabet etmeme yükümlülüğü, söz konusu
sözleşmelerin 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği
kapsamına girmesi nedeniyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin 430
uygulamasından muaf olacaktır.
I.2.2.2. Kanun’un 6. Maddesi Açısından İddiaların Değerlendirilmesi
Turkcell’in GSM hizmetleri ve katma değerli hizmetler pazarındaki konumu ve
katma değerli hizmetler için gerekli içerik ve uygulamalar pazarlarının
birbiriyle ilişkili dikey pazarlar olması nedeniyle, sözleşmelerde yer verilen
rakiplerle çalışmama yükümlülüğünün 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi
çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir.
440
05-10/86-33
10
I.2.2.2.1. Hakim Durum
Şikayet konusu sözleşmeler, katma değerli hizmetler için gerekli içerik ve
uygulama hizmetleri pazarında yapılmış olmakla birlikte, bu sözleşmelerdeki
kısıtlamaların etkilerinin GSM hizmetleri üzerinden sunulan katma değerli
hizmetler pazarında, bu iki pazarın yakın ilişkili pazarlar olmaları nedeniyle, 450
görülmesi muhtemeldir. Sözleşmelerin katma değerli hizmetler pazarındaki
etkilerini Kanun’un 6. maddesi çerçevesinde tespit etmek için, öncelikle
Turkcell’in hakim durumda olup olmadığı tespit edilmelidir.
GSM üzerinden sunulan katma değerli hizmetler pazarında Turkcell güçlü bir
konumda bulunmaktadır. GSM operatörlerinin 2004 yılı gelirleri baz alınarak
hesaplanan katma değerli hizmetler pazarındaki pazar payları aşağıdaki
gibidir:
Tablo1: GSM Operatörlerinin 2004 Yılı Pazar Payları (KDH) 460
Operatör 2004 KDH Gelirleri (TL) 2004 Pazar Payları (%)
Turkcell (………………………….) (……)
Telsim (………………………….) (……)
Avea (………………………….) (……)
Pazar payları hesaplanırken, Turkcell’in sadece 2004 yılının 11 ayına ilişkin
gelirleri hesaba katılabildiğinden, Turkcell’in pazar payı %(….)’ten bir miktar
daha yüksek olacaktır. Dolayısıyla, Turkcell’in bu pazarda %(….)’ten daha
büyük bir pazar payının bulunması,Turkcell’in hakim durumda olduğuna ilişkin
önemli bir göstergedir.
Pazar payına ek olarak, bu hizmetler için kullanılan GSM şebekesinin
büyüklüğü, Turkcell’in katma değerli hizmetlerini sunulabileceği geniş bir
abone kitlesine sahip olmasına sebep olmaktadır. İçerik ve hizmet sağlayıcı 470
firmalar da, bu abone kitlesine yönelik çalışmalarda bulunmakta ve Turkcell ile
çalışmayı seçmektedirler. Ayrıca, Turkcell’in çok çeşit ve sayıda katma değerli
hizmetlere sahip olması ve bu alanda erken faaliyete başlamış olması da
önemli bir avantajdır.
Bunlara ek olarak, en yakın rakibinin Tukcell’in yaklaşık üçte bir pazar payına
sahip olduğu göz önüne alınarak, GSM üzerinden sunulan katma değerli
hizmetler pazarında Turkcell’in hakim durumda olduğu tespit edilmiştir. Bunun
en önemli göstergesi de dosya konusu sözleşmelerde içerik ve uygulama
sağlayıcılarına diğer operatörlerle çalışmama hükmünü şart koşabilmesidir. 480
I.2.2.2.2. Hakim Durumun Kötüye Kullanılması
Bu noktada, Turkcell tarafından, katma değerli hizmetlerin sunulması için
gerekli içerik ve uygulamalar pazarındaki teşebbüsler üzerine getirilen
sınırlamaların, GSM operatörleri açısından, katma değerli hizmetler pazarında
rekabeti sınırlayacak ya da bozacak, bir başka ifadeyle 4054 sayılı Kanun’un
6. maddesi çerçevesinde hakim durumun kötüye kullanılıp kullanılmadığı
incelenmelidir. Bu çerçevede, GSM şebekesi üzerinden sunulan katma değerli
hizmetler pazarında hakim durumda olan Turkcell’in, dosya konusu 490
05-10/86-33
11
sözleşmelerindeki kısıtlamalar yoluyla ilgili ürün pazarını rakiplerine kapatıp
kapatmadığı ya da faaliyetlerini zorlaştırıp zorlaştırmadığı ele alınmalıdır.
Öncelikle, daha önce de değinildiği gibi, hizmet ve içerik sağlayıcı firmaların
katma değerli hizmetlerin sağlanması için yetkileri ya da izinlerinin olmaması
ve bu konuda şimdiye kadar bir düzenlemeye gidilmemesi nedeniyle, bu
hizmetleri doğrudan tüketicilere ulaştıramadıkları göz önüne alınmalıdır. Hatta
hizmetlerinin reklamlarını bile doğrudan kendi adlarıyla yapamamakta,
örneğin reklamlarda “bir Turkcell hizmetidir” ibaresi bulundurmaktadırlar. Bu
durumun, Telekomünikasyon Kurumu’nun Turkcell’e, GSM şebekesi 500
üzerinden verilen hizmetlerde hizmetin Turkcell tarafından verildiğinin
anlaşılması gerektiği yolundaki bildiriminin neden olduğu tespit edilmiştir.
Turkcell de, Telsim’in şikayetinde de yer alan ve hizmetlerin tanıtımında “bir
Turkcell hizmetidir” ibaresinin nedeni olarak bu durumu göstermektedir. Bu
nedenle Turkcell, Telekomünikasyon Kurumu’na gönderdiği 8.7.2004 tarihli
yazıda, katma değerli hizmetlerin tüm satış, pazarlama ve satış sonrası
hizmetlerinin ve tahsilatının kendi sorumluluğunda olduğunu, abonelere ve
Kurum’a karşı yükümlülüklerini ve sorumluluğunu ortadan kaldırmayacak
şekilde hizmetlerin tasarlandığını ifade etmiştir.
510
Dolayısıyla mevcut durumda katma değerli hizmetlerle ilgili telekomünikasyon
mevzuatı açısından tüm sorumluluk GSM operatörleri üzerinde bulunmakta ve
katma değerli hizmetlerle ilgili iş modelinin şekillenmesinde bu durum
belirleyici olmaktadır. Turkcell, hizmet ve içerik sağlayıcılarının diğer
operatörlerle çalışmasını istememesinin nedenlerinden birisi olarak bu
durumu göstermektedir. Turkcell tarafından ileri sürülen bir başka neden ise
ticari ve gizli bilgilerin rakiplere geçme olasılığıdır. Bu hususlar Turkcell
yetkilileri tarafından şu şekilde ifade edilmektedir:
” ... bu firmaların bazıları İçerik ve hizmet sağlayıcılar Turkcell’in sistemlerine 520
giriş hakkına sahiptir. Bunların çoğu ticari ya da gizli bilgi niteliğindedir. Öte
yandan içeriği taşeronlar tarafından sunulan bu hizmetlerin verilmesinden
gerek son kullanıcı gerekse telekomünikasyon kurumu ve ilgili otoriteler
nezdinde şahsen şirketimiz sorumlu olduğu için bu firmaların diğer
operatörlerle çalışmasını ticari, teknik ve hukuki nedenlerle doğru bulmuyoruz.
Ayrıca bu tip firmalardan pazarda çokça bulunmakta olup kıt kaynak
niteliğinde değildir. Bu tip katma değerli hizmetlerin üretimi ise oldukça basittir.
Burada herhangi bir sıkıntının mevcut olduğunu düşünmüyoruz. Bizim
taşeronlarımızla diğer GSM operatörlerinin çalışıp çalışmadığını bilmiyoruz.”
530
Turkcell, ayrıca katma değerli hizmetlerin geliştirilmesinde kendisi tarafından
hizmet ve içerik sağlayıcı firmalara verilen “teknik eğitim ve desteğin” önemini
vurgulamaktadır.
Görüleceği gibi, Turkcell, sağlayıcılara getirdiği rakiplerle çalışmama
yükümlülüğünün temel amacının, Turkcell’in talimatlarıyla ve teknik eğitim
desteğiyle geliştirilen iş modelleri ve ticari bilgilerin rakiplerin eline geçmesini
engellenmek olduğunu iddia etmektedir.
05-10/86-33
12
Dosya mevcudu bilgi ve belgelerde, Turkcell’in bu görüşlerine ek olarak, 540
Turkcell’e içerik ve hizmet sağlayan bazı firmalar da katma değerli hizmetlerin
üçüncü taraflar işbirliğiyle sunulmasının Turkcell tarafından başlatıldığını,
diğer GSM operatörlerinin bu alana ilgisinin yeni başladığını ve şimdiye kadar
bu operatörlerden bir teklif gelmediğini ifade etmişlerdir. Örneğin, Veripark
Veri Raporlama Bilişim Yazılım ve Danışmanlık Hizmetleri adlı katma değerli
hizmet sağlayıcısı firma yetkilisi “diğer GSM operatörleri ile çok az sayıda iş
yapmanızın sebebi nedir?” şeklindeki soruyu aşağıdaki şekilde yanıtlamıştır:
“Turkcell dışındaki GSM operatörleri partner ile çalışılması konusunda çok
istekli davranmamıştır. Başlangıçta Aria grubu bu tip hizmetleri kendi şirket 550
bünyesinde gerçekleştirme düşüncesinde olmuştu. Bu nedenle bizimle
çalışma isteğinde olmadı. Birleşme sonrası Avea’nın partnerlarla çalışmaya
başlamak istediğini belirtmesi çok yenidir. Telsim ile ise ticari nedenlerden
dolayı çalışılmadı.
Turkcell başlangıçtan beri katma değerli hizmetleri partnerlarla birlikte
sunma kararındaydı. Bu nedenle partnerlar tarafından getirilen projelere
Turkcell tarafından olumlu yaklaşılmıştır. Hatta konuyla ilgili olarak şirketimiz
çalışanlarına eğitim verilmektedir.”
Benzer bir şekilde Turkcell ile sözleşmesi bulunan SMSNet Yazılım İletişim 560
Reklam Sanayi ve Ticaret Ltd. Şirketi yetkilisi ise şu hususları ifade etmiştir;
“Sözleşmelerde sadece Turkcell ile çalışma zorunluluğu getiren bir hüküm
bulunmaktadır. Ancak bu hükmün diğer operatörlerle çalışmamızı önleyecek
bir hüküm olduğunu düşünmüyoruz. Örneğin; Avea’dan uygun bir teklif
gelirse bu Şirketle de çalışabiliriz...
...Aria’ya geçmiş dönemde bu hizmetlere ilişkin olarak hizmet sunmak üzere
teklif götürmüştük. Talep ettiğimiz ücret yüksek bulunduğu için anlaşmaya
yanaşılmadı. Telsim ile ise ticari nedenlerden dolayı çalışmayı tercih
etmiyoruz. Bunun en önemli nedeni, anılan operatörün hisse yapısındaki ve 570
yönetimindeki belirsizliktir. Halihazırda Turkcell dışındaki operatörlerden
Şirketimize herhangi bir teklif gelmiş değildir.
Bunlara ek olarak Turkcell çözüm ortaklarına eğitim imkanları
sağlamaktadır. Şirketimiz çalışanlarına da bu kapsamda eğitim verilmiş,
yurtdışındaki fuarlara katılımımız sağlanmıştır.
Ayrıca şu anda katma değerli hizmetlerle ilgili yasal altyapı eksiklikleri
diğer operatörleri ile çalışmamızın önündeki en önemli engeldir.
Telekomünikasyon Kurumu tarafından katma değerli hizmet operatörlüğü ile
ilgili yasal çalışmaların tamamlanması sonrasında, uygun ticari şartların varlığı
durumunda diğer operatörlerle de çalışmamız daha kolay olacaktır” 580
Görüleceği üzere, diğer operatörlerin bu hizmetleri sunan hizmet ve içerik
sağlayıcılarla çalışma yönünde teklifte bulunmaması, diğer operatörlerdeki
altyapı eksikliği, bu operatörlerin şebeke büyüklüğü, Telsim’in hisse yapısında
belirsizlik nedeniyle oluşan ticari belirsizlik ve Aria’nın birleşme öncesi katma
değerli hizmetleri kendi vermek istemesi ve birleşme sonrasında da Avea’nın
05-10/86-33
13
üçüncü taraflarla çalışma stratejisinin yeniliği gibi nedenler, diğer operatörlerle
çalışılmamasının bir nedeni olarak belirtilmiştir.
Bu noktada bakılması gereken, bu kısıtlamaların ilgili ürün pazarına etkisi ve 590
Telsim’in şikayetinde iddia edildiği gibi GSM şebekeleri üzerinden sunulan
katma değerli hizmetler pazarında rekabetin bozulup bozulmadığıdır.
Önaraştırma sürecinde Avea İletişim Hizmetleri A.Ş. (Avea) yetkilileri
tarafından da Telsim’in iddialarına benzer iddialar dile getirilmiştir. Avea
yetkilileri, söz konusu kısıtlama nedeniyle, bazı içerik ve uygulama sağlayıcı
firmaların yukarıda yer verilen ifadelerinin aksine, diğer GSM operatörlerinin
içerik ve uygulama sağlayıcılarının hizmetlerini tedarik edemediklerini,
münhasırlık nedeniyle tüketicilerin zarar gördüğünü, bir çok kampanyaya
sadece Turkcell abonelerinin katılabildiğini ve kendilerinin içerik ve hizmet
sağlamak amacıyla yüksek sponsorluk ve içerik bedelleri ödemek zorunda 600
kaldığını ifade etmişlerdir.
Turkcell tarafından getirilen kısıtlamaya öncelikle içerik ve uygulama sağlama
pazarı açısından bakıldığında, GSM operatörlerinin tümünün çeşitli içerik ve
uygulama sağlayıcı teşebbüslerle çalıştığı tespit edilmiştir. GSM
operatörlerinin birlikte çalıştığı içerik ve hizmet sağlayıcı firma sayıları aşağıda
verilmiştir:
Tablo 2: GSM Operatörlerinin Çalıştıkları İçerik ve
Hizmet Sağlayıcı firma Sayıları 610
Operatör İçerik ve Hizmet Sağlayıcı Firma Sayısı
Avea (….)
Telsim (….)
Turkcell (…..)1
Görüldüğü gibi GSM operatörleri değişik içerik ve uygulama sağlayıcılarla
birlikte çalışarak benzer hizmetleri sunmaktadırlar. Ayrıca tüm GSM
operatörlerinin kendilerinin hazırlayıp sunduğu katma değerli servisleri de
bulunmaktadır. Ancak Telsim ve Avea’nın çalıştıkları hizmet ve içerik sağlayıcı
firmaların Turkcell’in hizmet ve içerik sağlayıcılarına göre bu alandaki
yeterliliklerine ve bu pazardan aldıkları paya ilişkin bilgilere önaraştırma
sürecinde ulaşılamamıştır.
Bu noktada, GSM operatörlerinin katma değerli hizmet gelirlerine, 2004 pazar 620
paylarına ve GSM gelirleri hizmetleri içerisindeki payına yer veren aşağıda
tablodaki verilere bakarak, pazardaki durumları değerlendirilmelidir.
1 Bu sayı içerisinde yer alan 4 şirketle sözleşme imzalanma süreci devam ettiğinden
sözleşmeleri gönderilmemiştir.
05-10/86-33
14
Tablo 3: GSM Operatörlerinin İlgili Pazardaki Durumları 630
Operatör 2003 (KDH Gelirleri) 2004 (KDH Gelirler)2 2004 Pazar
Payı(%)
GSM
gelirlerine
oranı(2004)
Turkcell (……………………) (……………………) (……) %(….)
Telsim (……………………) (……………………) (……) %(….)
Avea (……………………) (……………………) (……) %(….)
Görüleceği üzere GSM operatörleri mevcut şebeke büyüklükleri ve GSM
gelirlerine orantılı bir katma değerli hizmetler gelirleri elde etmektedir.
Dolayısıyla, genel olarak, GSM hizmetlerindeki durumun, katma değerli
hizmetlerdeki rekabeti de etkilediği görülmektedir. GSM hizmetleri pazarındaki
rekabetin artmasının ve diğer operatörlerin şebekelerini büyütmelerinin hizmet
ve içerik sağlayıcı firmaları bu operatörler üzerinden verilen katma değerli
hizmetleri hazırlamaya itecektir. Tablodan da görüldüğü gibi bu katma değerli
hizmetlerin GSM gelirleri içindeki payı en yüksek olan teşebbüs Telsim’dir. Bu
noktada, Turkcell’in içerik ve uygulama hizmetleri pazarındaki kısıtlamalarının, 640
bu pazardaki rakiplerin katma değerli hizmetler pazarında hizmet vermelerini
engellemediği görülmektedir. Bir başka ifadeyle, Turkcell’in içerik ve
uygulama sağlayıcılarla yaptığı münhasır sözleşmeler yoluyla rakip
operatörlere katma değerli hizmetler pazarını kapatmamıştır.
Bunlara ek olarak, katma değerli hizmetler için numaralandırma sorunlarının
belirsizliği, bağımsız operatör yetkilendirmedeki belirsizlik, arabağlantı
yapılmaması ve Turkcell’in koyduğu münhasırlık nedeniyle, hizmetler genelde
her şebekenin kendi abonelerine sunulmaktadır. Bu çerçevede, bir çok
kampanya ya da medya uygulamasında, şebeke büyüklüğünden dolayı 650
kampanya düzenleyecek teşebbüsler Turkcell ile anlaşmaktadır. Çok sınırlı
sayıdaki uygulamada GSM operatörleri, aynı kampanyada yer almışlar (bağış
kampanyaları gibi), ancak uzun numaralar verilerek diğer operatörlerin
abonelerinin kampanyalara katılımı sağlanabilmektedir. Bu durum, bir
uygulamada Turkcell’e hizmet ve içerik sağlayan teşebbüsün, aynı anda diğer
operatörlere de aynı münhasırlık nedeniyle aynı hizmetleri
sağlayamamasından kaynaklanmaktadır. Buna ek olarak, bağımsız
çalışabilen ve tüm şebekelerle arabağlantı kurabilecek şekilde numara tahsisi
yapılmış bağımsız katma değerli hizmetler servisi sağlayıcılarına yönelik
düzenlemelerin bulunmaması tüm operatörler üzerinden söz konusu 660
hizmetlerin sunulamamasında önemli bir payı bulunmaktadır.
Yapılan bu değerlendirmeler ışığında, Turkcell tarafından içerik ve uygulama
hizmetleri sağlayan teşebbüsler üzerine getirilen kısıtlamaların, katma değerli
hizmetler pazarında rakiplerin alternatif temin kaynakları bulabilmeleri ve bu
pazarda gerçekleşen pazar paylarına bakıldığında, operatörlerin genel olarak
GSM hizmetleri pazarındaki payları ve şebeke büyüklükleri oranında pay
alabilmeleri nedeniyle, 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesini ihlal edecek şekilde
pazarın rakiplere kapatılmasına ya da rakip firmaların faaliyetlerinin
zorlaştırılmasına neden olmayacağı kanaatine ulaşılmıştır. 670
2 Turkcell KDH gelirleri 2004’ün 11 ayını içermektedir, dolayısıyla Pazar payı bir miktar daha
yüksek olacağı dikkate alınmalıdır.
05-10/86-33
15
J.SONUÇ
Düzenlenen rapora, toplanan delillere ve incelenen dosya kapsamına göre;
Şikayet konusuna yönelik olarak Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş. hakkında
soruşturma açılmasına gerek olmadığına, şikayetin reddine OYBİRLİĞİ ile
karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy