10
BU KARAR DANISTAY 13.DAIRESI’NCE IPTAL
EDILMISTIR. REKABET KURULU’NUN AYNI
KONUYA ILISKIN 24.04.2007/08.11.2007/27.03.2008
TARIH VE 07-34/349-129 / 07-85/1051-410 / 08-
26/283-91 NOLU KARARLARINA INTERNET
SAYFAMIZDAKI KARAR ARAMA BÖLÜMÜNDEN
ERİŞEBİLİRSİNİZ.
20
30
05-13/156-54
2
40
Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2003-2-86
Karar Sayısı : 05-13/156-54
Karar Tarihi : 10.3.2005
Dosya Konusu : Siemens San. ve Tic. A.Ş. ile trafik kontrol ürünlerinin 50
satışı ve Ortana Elektronik Yazılım Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile ledli
sistemlerin satışı amacıyla imzalanmış olan bayilik sözleşmeleri, oluşturulan
bayilik ağı - satış sistemi ve Siemens San. ve Tic. A.Ş. ve Ortana Elektronik
Yazılım Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile bayilerin bu alandaki diğer
uygulamalarının, ayrıca AMBER Elektronik İlet. Traf. Eğitim İnş. San ve Tic.
A.Ş. isimli şirketin oluşumunun 4054 sayılı Kanun çerçevesinde incelenmesi.
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER:
Başkan : Mustafa PARLAK
Üyeler : Tuncay SONGÖR (İkinci Başkan), A. Ersan GÖKMEN, 60
R. Müfit SONBAY, Murat GENCER, Rıfkı ÜNAL, Prof. Dr.
Nurettin KALDIRIMCI, Sıraç ASLAN, Süreyya ÇAKIN.
B. SORUŞTURMA HEYETİ:
Başkan : Tuncay SONGÖR
Raportörler : Murat ÇETİNKAYA, Derya YENİŞEN, Hakan BİLİR
C. ŞİKAYET EDEN: İhbar
D. HAKKINDA İNCELEME YAPILAN TEŞEBBÜSLER: 70
- Siemens Sanayi ve Ticaret A.Ş.
Yakacık Yolu No: 111 81430 Kartal – İstanbul
Temsilcisi: Av. Dr. Nurkut İNAN
Çobanyıldızı Sk. 8/12 06680 Çankaya – Ankara
- EMT Ltd. Şti.
Ata Mh. 1. Cd. 12. Sk. No: 6/3 Öveçler – Ankara
- SFA Elektronik İç ve Dış Ticaret A.Ş.
Yeşilçam Sanayi Sitesi E Blok No: 126/A Etimesgut - Ankara
Temsilcisi: Av. Tevfik DEMİREL
Atatürk Bulvarı Emek İşhanı 95 1307 Kızılay – 80
Ankara
- Sintek Elektronik İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
İvedik Organize Sanayi Bölgesi Mat. Sit. 3. Blok 559. Sk. No: 34
Yenimahalle – Ankara
Temsilcisi: Av. Aycan MURSALOĞLU
Atatürk Bulvarı 169/68 Kavaklıdere – Ankara
- Sinyalizasyon Elektronik İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
100. Yıl Bulvarı 648. Sk. No: 12 Emek Küçük Sanayi Sitesi İvoksan
06370 Ostim – Ankara
05-13/156-54
3
Temsilcisi: Av. Evrim KAYA YILDIZ, Av. Selçuk YILDIZ 90
Cevat Dündar Cd. Kavacıklı İş Merkezi No: 15/21
Ostim – Ankara
- TKS Trafik Kontrol Sistemleri İnşaat Elektrik Elektronik Sigorta
Aracılık Hizmetleri Gıda Tekstil Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
Hürriyet Cd. No: 143/B Dikmen - Ankara
Temsilcisi: Av. Ali Yaşar YÜCEL
Farabi Sk. No: 42/3 Çankaya – Ankara
- Trasin Elektronik İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. 100
Tıp Fakültesi Cd. 102 Sk. No: 2/A Abidinpaşa – Mamak - Ankara
Temsilcisi: Av. Örpen HACALOĞLU ULUSOY
Atatürk Bulvarı No: 169/57 Kavaklıdere – Ankara
- Ultra Ulaşım ve Trafik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
Olgunlar Sk. No: 32 Kat: 4 06640 Bakanlıklar - Ankara
- Amber Elektronik İletişim Trafik Eğitim İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş
İvedik Organize Sanayi Bölgesi 538. Sk. No: 69 İvedik – Ostim –
Ankara 110
- Ortana Elektronik Yazılım Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
Ostim Kocasinan Sanayi Sitesi 13. Sk. No: 37-39 Yenimahalle –
Ankara
E. İDDİALARIN ÖZETİ:
Rekabet Kurumu kayıtlarına 30.10.2003 tarih ve 5268 sayı ile intikal eden
ihbar üzerine hazırlanan 17.11.2003 tarih ve 2003-2-86/B.N.-03-AD sayılı Bilgi
Notu Rekabet Kurulu’nun 20.11.2003 tarihli ve 03-75/910-M sayılı 120
toplantısında görüşülmüş ve konuyla ilgili olarak 4054 sayılı Rekabetin
Korunması Hakkında Kanun’un 40. maddesi uyarınca önaraştırma açılmasına
karar verilmiştir. Yapılan önaraştırma sonucunda hazırlanan 31.12.2003 tarih
ve 2003-2-86/ÖA-03-M.Ç. sayılı Önaraştırma Raporunun görüşüldüğü
Rekabet Kurulu’nun 8.1.2004 tarihli toplantısında, 04-01/11-M sayılı Rekabet
Kurulu Kararı ile “oluşturulan bayilik sistemi ve söz konusu sistem sonrası
ihalelerde gerçekleştirmiş oldukları eylemlerin trafik sinyalizasyon pazarında
rekabeti bozucu nitelikte etki ve sonuçlarının olabileceği göz önünde
bulundurularak”;
130
- Siemens Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Siemens),
- TKS Trafik Kontrol Sistemleri İnşaat Elektrik Elektronik Sigorta Aracılık
Hizmetleri Gıda Tekstil Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. (TKS),
- TRASİN Elektronik İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. (TRASİN),
- Sintek Elektronik İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. (SİNTEK),
- EMT Ltd. Şti. (EMT),
- SFA Elektronik İç ve Dış Ticaret A.Ş. (SFA),
- Sinyalizasyon Elektronik İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
(Sinyalizasyon),
05-13/156-54
4
- ULTRA Ulaşım ve Trafik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. (ULTRA), 140
- Amber Elektronik İletişim Trafik Eğitim İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.
(AMBER),
- Ortana Elektronik Yazılım Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. (Ortana)
hakkında 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 41. maddesi
uyarınca soruşturma açılmıştır. Soruşturmanın konusunu özetle;
- Siemens’in trafik kontrol ürünleri ile ilgili olarak oluşturduğu bayilik
sisteminin,
- Siemens’in oluşturduğu bayilik sistemine ek olarak ortaya çıkan 150
entegratörlük anlaşmalarının,
- Ortana’nın ledli sistemler ile ilgili olarak oluşturduğu bayilik sisteminin
oluşumu ve Siemens ve Ortana ile bayilerin bu alandaki diğer uygulamaları ile
- AMBER teşebbüsünün kuruluşunun
4054 Sayılı Kanun çerçevesinde değerlendirilmesi oluşturmaktadır.
F. DOSYA EVRELERİ 160
Kurum kayıtlarına 30.10.2003 tarih ve 5268 sayı ile intikal etmiş olan ihbar
üzerine hazırlanan 17.11.2003 tarih ve 2003-2-86/B.N.-03-AD sayılı Bilgi
Notu, Rekabet Kurulu’nun 20.11.2003 tarih ve 03-75/910-M sayılı
toplantısında görüşülmüş ve söz konusu iddialarla ilgili olarak soruşturma
açılmasına gerek olup olmadığının belirlenmesi amacıyla 4054 sayılı
Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 40. maddesi uyarınca önaraştırma
açılmasına karar verilmiştir.
Yapılan önaraştırma sonucunda hazırlanan 31.12.2003 tarih ve 2003-2-170
86/ÖA-03-MÇ sayılı Önaraştırma Raporu, Rekabet Kurulu’nun 8.1.2004 tarih
ve 04-01/11-M sayılı toplantısında görüşülmüş ve Kurul, “oluşturulan bayilik
sistemi ve söz konusu sistem sonrası ihalelerde gerçekleştirmiş oldukları
eylemlerin trafik sinyalizasyon pazarında rekabeti bozucu nitelikte etki ve
sonuçlarının olabileceği göz önünde bulundurularak”;
- Siemens Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Siemens),
- TKS Trafik Kontrol Sistemleri İnşaat Elektrik Elektronik Sigorta Aracılık
Hizmetleri Gıda Tekstil Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. (TKS),
- TRASİN Elektronik İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. (TRASİN), 180
- Sintek Elektronik İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.(SİNTEK),
- EMT Ltd. Şti.(EMT),
- SFA Elektronik İç ve Dış Ticaret A.Ş.(SFA),
- Sinyalizasyon Elektronik İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
(Sinyalizasyon),
- ULTRA Ulaşım ve Trafik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. (ULTRA),
- Amber Elektronik İletişim Trafik Eğitim İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş
(AMBER),
- Ortana Elektronik Yazılım Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. (Ortana)
05-13/156-54
5
190
hakkında anılan Kanun’un 41. maddesi uyarınca soruşturma açılmasına karar
vermiştir.
Kurul’un 8.1.2004 tarih ve 04-01/11-M sayılı Soruşturma Kararı üzerine,
Rekabet Kurumu’nun 20.1.2004 tarih ve 201-210 sayılı yazıları ile toplam 10
teşebbüse, haklarında 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanun’un
41. maddesi uyarınca soruşturma açıldığı, Kanun’un 43/2. maddesi uyarınca
bildirilmiştir. Taraflar, aynı madde uyarınca ilk yazılı savunmalarını süresi
içinde Kurum’a intikal ettirmiştir.
200
30.4.2004 tarihli Siemens ve ULTRA arasındaki İkale Sözleşmesi ile tarafların
1.10.2003 tarihinde imzalamış oldukları Entegratörlük Sözleşmesi, 5.5.2004
tarihinden geçerli olmak üzere sona erdirilmiştir.
16.2.2004 tarihinde Ortana ve Sinyalizasyon arasında imzalanan Protokol ile
tarafların 6.3.2003 tarihinde imzalamış oldukları Bayilik Sözleşmesi
feshedilmiştir. Aynı tarihte Ortana teminat çeklerini Sinyalizasyona,
Sinyalizasyon da çözüm ortağı belgesi ve fiyat listesini Ortana’ya teslim
etmiştir.
210
Siemens, Sinyalizasyon ile olan Bayilik Sözleşmesini 9.1.2004 tarihinde tek
taraflı olarak feshetmiştir. 29.1.2004 tarihinde Siemens ve Sinyalizasyon
arasında imzalanan Protokol ile de Siemens teminat çeklerini Sinyalizasyon’a,
Sinyalizasyon da çözüm ortağı belgesi ve son fiyat listesini Siemens’e teslim
etmiştir. Ayrıca taraflar, Sinyalizasyon’un üretim hakkına ilişkin Sözleşmenin
rekabet yasağı hükmünün uygulanmayacağı konusunda karşılıklı olarak
anlaşmaya varmışlardır.
Siemens ayrıca bayilik sözleşmelerinde yer alan 3 yıllık rekabet yasağı
hükmünü tadil ederek, hükmün sözleşmeden çıkarıldığını ve rekabet yasağı 220
hükmünün Sözleşmenin süresi boyunca geçerli olacağını tüm bayilerine
bildirmiştir.
Rekabet Kurulu tarafından, 2.7.2004 tarih ve 04-44/556-M sayılı karar ile
yürütülmekte olan soruşturmanın 8.7.2004 tarihinde sona eren süresinin,
4054 sayılı Kanun’un 43/1. maddesi çerçevesinde 8.7.2004 tarihinden itibaren
2 ay uzatılmasında karar verilmiştir.
8.9.2004 tarih ve SR/04-16 sayılı Soruşturma Raporu Kanun’un 45/1.
maddesi uyarınca Rekabet Kurulu Üyeleri’ne ve teşebbüslere 8.9.2004 230
tarihinde tebliğ edilmiş ve aynı maddenin ikinci fıkrası gereğince hakkında
soruşturma yürütülen teşebbüslerin ikinci yazılı savunmaları süresi içinde
Kurum kayıtlarına girmiştir. İlgili teşebbüslerden AMBER adına 2. yazılı
savunma yapılmamıştır.
Soruşturma Heyeti’nin hazırladığı Ek Yazılı Görüşler hakkında soruşturma
yürütülen teşebbüslere ve Kurul Üyelerine 4054 sayılı Kanun’un 45/2.
maddesi uyarınca tebliğ edilmiştir. AMBER adına İkinci Yazılı Savunma
yapılmadığı için bu teşebbüse bir Ek Yazılı Görüş gönderilmemiştir.
05-13/156-54
6
240
Hakkında soruşturma yürütülen teşebbüslerin, Ultra ve SFA’nın haricinde, Ek
Yazılı Görüşe Cevapları süresi içinde Kurum’a gönderilmiştir.
Hakkında soruşturma yürütülen teşebbüsler, 4054 sayılı Kanun’un 46.
maddesi uyarınca sözlü savunma toplantısı yapılmasını talep etmişlerdir.
9.3.2005 tarihinde sözlü savunma toplantısı yapılmıştır.
Rekabet Kurulu, 10.3.2005 tarihinde, 05-13/156-54 sayı ile nihai kararını
vermiştir.
250
G. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ
İlgili raporda;
Siemens bayilik sistemi ile ilgili olarak;
A) Oluşturulan bayilik sistemi ve söz konusu sistem sonrası ihalelerde
gerçekleştirmiş oldukları eylemlerin trafik sinyalizasyon pazarında rekabeti
sınırlama amaç ve etkileri nedenleriyle,
260
- Siemens Sanayi ve Ticaret A.Ş.
- TKS Trafik Kontrol Sistemleri İnş. Elk. Elktr. San. ve Tic. Ltd. Şti.
- TRASİN Elektronik İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.
- SİNTEK Elektronik İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti.
- EMT Ltd. Şti.
- SFA Elektronik A.Ş.
- Sinyalizasyon Elektronik İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin;
- 4054 Sayılı Kanun’un 4. maddesinde yasaklanan eylemleri
gerçekleştirmeleri nedeniyle 16. maddenin ikinci fıkrası gereğince, 270
- Kanun’un 10. maddesi gereğince bildirmeleri gereken bayilik
sözleşmelerini Kuruma bildirmedikleri için 16. maddenin c bendi ve üçüncü
fıkrası uyarınca
idari para cezası ile cezalandırılmaları,
- Soruşturma sürecinde sözleşmelerde yapılan değişiklikler ile Siemens’in
soruşturma sürecinde yapmış olduğu işbirliğinin de cezanın takdirinde
ayrıca göz önüne alınması gerektiği, 280
- Sinyalizasyon’un piyasadaki rekabet sınırlamalarının ortaya
çıkarılmasındaki rolünün şirket lehine takdiri,
B) Siemens ve bayileri arasında akdedilen Bayilik Sözleşmelerinde rekabeti
bozucu nitelikte oldukları tespit edilen, Sözleşmenin;
- “Sözleşme Bölgesi, Ek 1 de belirtilen faaliyet bölgesidir. Siemens
sözleşme bölgesi içinde başka bir firmaya bayilik vermeyecektir ve Ek 2 ile
sınırlı kalmak üzere direk satış yapmayacaktır” şeklindeki 1.2. maddesinin,
05-13/156-54
7
- “BAYİ iş bu sözleşme kapsamındaki ürün ve sistemlerle ilgili resmi 290
ihalelere Siemens’e danışarak teklif verecektir”. şeklindeki 2.3.
maddesinin,
- “BAYİ, SIEMENS’in yazılı izni olmaksızın;
- …
- Sözleşme’ye konu ürün ve sistemlerle veya bunların parçalarıyla –
doğrudan veya dolaylı- rekabet eden orijinal veya taklit ürünleri
satamaz, üretemez, satımına aracılık edemez, bunlarla rekabet
edemez ve pazarlayamaz,
- Sözleşmeye konu ürün ve sistemlerle beraber kullanılan veya onlara
monte edilebilen veya eklenebilen ürünleri, direk ve trafik levhaları 300
hariç, üretemez ve satamaz,
- Sözleşme’ye konu ürün ve sistemlerle iştigal edecek şekilde ayrı bir
şirket kuramaz, bu ürün ve sistemlerle iştigal eden mevcut şirketlere
ortak olamaz. BAYİ şirket yapısında meydana gelecek pay sahibi
değişikliklerini en geç 1 (bir) hafta içerisinde SIEMENS’e bildirecektir.”
şeklindeki 11. maddesinin,
belirtilen hükümlerinin, sözleşmeden çıkarılması, sözleşmelerde yer
almamakla birlikte, ihalelerde gerçekleştirilen Siemens ile bayiler ve
bayilerin kendileri arasındaki fiili koordinasyonlara ve karın ortak 310
paylaşımına yönelik havuz uygulamalarına derhal son verilmesi ve söz
konusu sözleşme değişikliklerinin gerekçeli kararın tebliği ertesinde 60 gün
içerisinde yapıldığının Rekabet Kurumu’na bildirilmesi gerektiği,
C) Siemens ve ULTRA arasında imzalanan Entegratörlük Sözleşmesinin,
hem Siemens ve hem de bayiler ile ULTRA arasındaki rekabeti ortadan
kaldıran ve koordinasyona yol açan yapısı dikkate alındığında;
- Siemens Sanayi ve Ticaret A.Ş.
- ULTRA Ulaşım Trafik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’nin 320
- Kanun’un 4. maddesinde yasaklanan eylemleri gerçekleştirmeleri
nedeniyle 16. maddenin ikinci fıkrası gereğince,
- Kanun’un 10. maddesi gereğince bildirmeleri gereken anlaşmaları
Kuruma bildirmedikleri için 16. maddenin c bendi ve üçüncü fıkrası
uyarınca,
idari para cezası ile cezalandırılmaları gerektiği,
- Cezanın takdirinde hem sözleşmelerinin uygulanma zamanının kısalığı
ve hem de sözleşmenin soruşturma açılması ertesinde 330
sonlandırılmasının dikkate alınması gerektiği,
Ortana bayilik sistemi ile ilgili olarak;
A) Ortana bayilik sözleşmelerinin Rekabet Kurumu’na bildirilmediği ve bayilik
sözleşmelerinde 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti
Tebliğinde izin verilenler dışında sınırlamalar getirildiği de gözönüne
alındığında;
05-13/156-54
8
- Ortana Elektronik Yazılım Taah. San. ve Tic. Ltd.Şti. 340
- TKS Trafik Kontrol Sistemleri İnş. Elk. Elktr. San. ve Tic. Ltd. Şti.
- TRASİN Elektronik İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.
- SİNTEK Elektronik İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti.
- EMT Ltd. Şti.
- SFA Elektronik A.Ş.
- Sinyalizasyon Elektronik İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin;
- Kanun’un 4. maddesinde yasaklanan eylemleri gerçekleştirmeleri
nedeniyle 16. maddenin ikinci fıkrası gereğince,
350
- Kanun’un 10. maddesi gereğince bildirmeleri gereken bayilik
sözleşmelerini Kuruma bildirmedikleri için 16. maddenin c bendi ve üçüncü
fıkrası uyarınca
idari para cezası ile cezalandırılmaları,
- Piyasadaki rekabet sınırlamalarının ortaya çıkarılmasında büyük rol
oynayan Sinyalizasyon’un Kanun’da öngörülen minimum para cezası ile
cezalandırılmasının uygun olacağı,
360
B) Ortana tarafından gerçekleştirilen bayilik sistemine ilişkin olarak;
Ortana’nın pazardaki konumu ve bayilerin kendi arasındaki ilişkiler göz
önüne alındığında, piyasadaki rekabeti bozucu etkileri olacağı düşünülen
Sözleşmenin;
i) “Sözleşme Bölgesi, Ek 1 de belirtilen faaliyet bölgesidir. Ortana
sözleşme bölgesi içinde başka bir firmaya bayilik vermeyecektir
ve Ek 2 ile sınırlı kalmak üzere ya da dolaylı son kullanıcıya
satış yapmayacaktır” şeklindeki 1.2. maddesinin,
ii) “BAYİ iş bu sözleşme kapsamındaki ürünler ile ilgili resmi 370
ihalelere, EK 2’de belirtilen bayi fiyatının altında fiyat vermesi
gerektiği durumlarda Ortana’ya danışarak teklif verecektir. Bu
işlem karşılıklı iki tarafından belirleyeceği kontak kişiler aracılığı
ile yapılacaktır ”.
şeklindeki 2.3. maddesinin, sözleşmeden çıkarılması ve yine sözleşmedeki
şekliyle fiyat listeleri ve havuz uygulamalarına da son verilmesi gerektiği ve
- “ 11. madde hükümleri, işbu Sözleşme’nin ORTANA tarafından
haklı nedenle feshi durumunda da Sözleşme’nin sona 380
ermesinden itibaren 3 (üç) yıl süre ile geçerliliğini muhafaza
edecektir.”
şeklindeki 11.2. maddesinde yer alan rekabet etmeme yükümlülüğünün
2002/2 Sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’ne uygun
hale getirilmesi ve söz konusu sözleşme değişikliklerinin gerekçeli kararın
tebliği ertesinde 60 gün içerisinde yapıldığının Rekabet Kurumu’na
bildirilmesi gerektiği,
05-13/156-54
9
AMBER oluşumu ile ilgili olarak; 390
A) Amber Elektronik İletişim Trafik Eğitim İnşaat Sanayi ve Ticaret AŞ. ana
sözleşmesinde yer alan rekabeti sınırlayıcı hükümler nedeniyle ana
sözleşmenin Kanun’un 4. maddesi bağlamında rekabeti sınırlayan ve
Rekabet Kurumu’na bildirilmesi gereken bir anlaşma olduğu, bu anlamda;
- TKS Trafik Kontrol Sistemleri İnş. Elk. Elktr. San. ve Tic. Ltd. Şti.
- TRASİN Elektronik İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.
- SİNTEK Elektronik İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti.
- EMT Ltd. Şti.’nin 400
- Kanun’un 4. maddesinde yasaklanmış bir ortak girişim anlaşmasına taraf
olmalarından dolayı 16. maddenin ikinci fıkrası gereğince,
- Kanun’un 10. maddesi gereğince bildirilmesi gereken AMBER ana
sözleşmesini Kuruma bildirmedikleri için 16. maddenin c bendi ve üçüncü
fıkrası uyarınca
idari para cezası ile cezalandırılmaları gerektiği,
- Para cezasının takdirinde faaliyet ve süre gibi konuların teşebbüsler lehine 410
dikkate alınması gerektiği,
B) Amber Elektronik İletişim Trafik Eğitim İnşaat Sanayi ve Ticaret AŞ. ana
sözleşmesinde yer alan ve şirket ile kurucu ortaklar TKS, TRASİN, EMT ve
SİNTEK arasındaki rekabetin sınırlanmasına neden olan ortak faaliyet
alanlarının ana sözleşmeden çıkarılması ve yine şirket ile kurucu ortaklar
arasındaki koordinasyona son verilebilmesini teminen şirket tüzel kişiliğinin
1997/1 sayılı “Rekabet Kurulu’ndan İzin Alınması Gereken Birleşme ve
Devralmalar Hakkında Tebliğ” de yer alan koşulları taşıması halinde
mümkün olabileceğinin taraflara bildirilmesi ve aksi takdirde şirket tüzel 420
kişiliğine son verilmesi gerektiğinin taraflara bildirilmesi,
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ile ilgili olarak;
- Kamu alım ihalelerindeki rekabetin kısıtlanmasının piyasadaki
rekabete etkisinin 4054 sayılı RKHK çerçevesinde ele alınmasına ek
olarak ilgisi bakımından Rekabet Kurulu’nun konu ile ilgili gerekçeli
kararının Kamu İhale Kurumu’na gönderilmesi gerektiği,
ifade edilmiştir. 430
H. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
H.1. İlgili Pazar
05-13/156-54
10
H.1.1. İlgili Ürün Pazarı
440
Siemens ile 6 bayi arasında imzalanmış olan bayilik sözleşmesine konu olan
ürün ve sistemlerin listesi, sözleşmenin 2 nolu ekinde yer almaktadır. Ek 2’de,
trafik kontrol sistemlerinin kurulmasında gerekli olan çeşitli elektronik cihazlar
(yaya sinyal verici, oto sinyal verici, yaya butonu, master ssm vb.), bu
cihazların parçaları (halojen ampul, master saat pili vb.), cihazların tamirinde
kullanılan diğer cihazlar (master ssm tamiri, master mmi tamiri vb.), elektronik
olmayan üniteler (ünite camı, ünite siperlik, ünite gövde vb.) ve bunların
parçalarından (ünite cam contası vb.) oluşan çok sayıda ve çeşitte ürün ve
sistem sayılmıştır. Çeşitli yazılımların kurulmasını da gerektiren çok çeşitli
elektronik ürün ve sistemden ve bunları tamamlayan parçalar ve elektronik 450
olmayan ünitelerden oluşan söz konusu ürün grubuna kısaca “akıllı trafik
kontrol ya da yönetim sistemleri” de denilmektedir. Söz konusu ürünlerden
oluşan pazar genel olarak trafik sinyalizasyon sistemleri olarak tanımlanabilir.
Ortana ile bayiler arasında imzalanmış olan bayilik sözleşmesinde de
sözleşme konusu ürünler sözleşmenin 2 nolu ekinde yer almaktadır. Bu
ürünler, değişken mesaj işaretleri (VMS), grafik değişken mesaj işaretleri
(grafik VMS), değişken trafik işaretleri, doppler radar hız ikaz sistemi ve mobil
değişken trafik işaretleri olmak üzere Siemens ile imzalanan bayilik
sözleşmesinden farklı ve genel olarak “ledli sistemler” olarak adlandırılan 460
ürünlerden oluşmaktadır. Ledli sistemler, grafiklerin veya yazılı mesajların
(harf ve rakam) yer aldığı ışıklı uyarı ve bilgilendirme panolarıdır. Bu ürünlerin
Türkiye’deki en önemli üreticisi Ortana’dır.
Bu açıklamalar ışığında ilgili ürün pazarları trafik kontrol ünitelerini içeren
“trafik sinyalizasyon sistemleri” ve “ledli sistemler”dir.
H.1.2. İlgili Coğrafi Pazar
Şikayet konusu sözleşme ve uygulamalara konu ürünlerin tüm Türkiye 470
sınırları içinde satış ve pazarlamasının olması nedeniyle coğrafi pazar
“Türkiye Cumhuriyeti sınırları” olarak belirlenmiştir.
H.2. Hakkında Soruşturma Yapılan Taraflar
H.2.1. Siemens Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Siemens)
Siemens, elektroteknik, elektronik, hassas mekanik, tıp tekniği, ulaşım tekniği,
enformasyon, telekomünikasyon, veri ağları, akustik, aydınlatma, su, buhar,
rüzgar, güneş, nükleer enerji gibi konularda ve enerji üretimi ve dağıtımı, bina 480
ve endüstri otomasyon sistemleri, elektronik bileşenleri v.b. elektrik ve
elektronikle ilgili teknik alanlarda kullanılan sınai ürünlerin imalatı, imal
ettirilmesi, ithalatı, ihracatı, toptan ve perakende ticareti, her türlü
pazarlanması, dahili ve harici toptan ticareti ve dağıtımı, bu alanlarda
tesislerin kurulması, tasarlanması, işletilmesi, bakımı ve modernizasyonu
faaliyetleri ile iştigal etmektedir.
Şirketin ortaklık yapısı aşağıdaki gibidir:
05-13/156-54
11
Ortaklar Pay (%)
Siemens AG (….)
Dr. Nusret Arsel (….)
Dr. A. Zafer İncecik (….)
Süleyman İlden (….)
Oğuz Tezel (….)
Kaya Tütengil (….)
490
Şirket yaklaşık 35 yıldır sinyal verici (trafik lambası) ve merkezi kontrol
sistemleri (lambaların koordinasyonu) konusunda üretim, pazarlama, satış,
Ar&Ge ve yazılım geliştirme işleri ile iştigal etmektedir.
H.2.2. Ortana Elektronik Yazılım Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti. (Ortana)
Ortana, trafik enformasyon ve komünikasyon sistemleri, trafik sinyalleri ve
trafik işaretleri alanlarında üretim yapan bir firmadır. Şirketin ortaklık yapısı
aşağıdaki gibidir:
500
Ortaklar Pay (%)
Süleyman Erdoğan (….)
Umut Aydın (….)
Lale Uyar (….)
Ortana, Siemens’in de bayileri olan 6 firma (EMT, SFA, SİNTEK,
Sinyalizasyon Elektronik, TKS, TRASİN) ile bayilik sözleşmesi imzalayarak, 3
Haziran 2003 tarihi itibarıyla bayilik teşkilatını oluşturmuştur.
H.2.3. EMT Limited Şti. (EMT)
EMT, 2001 tarihinden itibaren Siemens’in bayisi olarak faaliyet
göstermektedir. Teşebbüs %(…)’lik bir ortaklık payı ile Gürel Polatkaya’nın
kontrolünde bulunmaktadır. 510
Ortaklar Pay (%)
Gürel Polatkaya (….)
Seval Polatkaya (….)
H.2.4. SFA Elektronik İç ve Dış Ticaret A.Ş. (SFA)
SFA, 2000 yılından itibaren sinyalizasyon konusunda faaliyette
bulunmaktadır. 2000-2001’de ISKRA adlı yurtdışı menşeli firmanın distribütörü
olarak ve kendi ürünleri ile faaliyette bulunmakta olan şirket 2001 yılından
itibaren Siemens bayisi olarak faaliyetlerine devam etmektedir. Ortaklık yapısı
aşağıdaki gibidir:
520
Ortaklar Pay (%)
Fahri Seçgin (….)
Ali Fuat Seçgin (….)
Rukiye Seçgin (….)
05-13/156-54
12
Fatma Durmaz (….)
Semiha Mercimek (….)
Fatma Seçgin (….)
İdris Tanal (….)
Cebrail Keskin (….)
H.2.5. Sinyalizasyon Elektronik İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. (Sinyalizasyon)
Sinyalizasyon, 2001 yılından önce trafik sinyalizasyon ürünleri üreticisi olarak
faaliyet göstermekte iken, Kasım 2001 tarihinden sonra Siemens bayisi olarak
faaliyetlerine devam etmiş, soruşturma sürecinde Siemens ile olan bayilik
sözleşmesine son verilmiştir. Teşebbüsün ortaklık yapısı aşağıdaki gibidir:
530
Ortaklar Pay (%)
Hasan Erseven (….)
Süleyman Erseven (….)
H.2.6. SİNTEK Elektronik İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. (SİNTEK)
SİNTEK, trafik sinyalizasyonu alanında üretici olarak faaliyet göstermekteyken
Kasım 2001 tarihinden itibaren Siemens’in bayisi haline gelmeyi kabul
etmiştir. Teşebbüsün ortaklık yapısı aşağıdaki gibidir:
Ortaklar Pay (%)
Fahir Çelik (….)
Halit Sağlam (….)
Ahmet Avşar (….)
H.2.7. TKS Trafik Kontrol Sistemleri İnşaat Elektrik Elektronik Sigorta 540
Aracılık Hizmetleri Gıda Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti. (TKS)
TKS, Kasım 2001 tarihine kadar trafik sinyalizasyon ürünleri alanında üretim
yapan bir firma iken bu tarihten itibaren Siemens’in bayisi olarak faaliyet
göstermektedir. Teşebbüsün ortaklık yapısı aşağıdaki gibidir:
Ortaklar Pay (%)
Cebrail Polat (….)
Kenan Çelik (….)
H.2.8. TRASİN Elektronik İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. (TRASİN)
1989 yılında kurulmuş olan TRASİN, Kasım 2001 tarihine kadar trafik 550
sinyalizasyon ürünleri alanında üretim yapan bir firma iken bu tarihten itibaren
Siemens’in bayisi olarak faaliyet göstermektedir. Şirket hisseleri ortaklar
arasında aşağıdaki gibi dağılmaktadır:
Ortaklar Pay (%)
Hüseyin Bal (….)
İsmail Bal (….)
05-13/156-54
13
H.2.9. ULTRA Ulaşım ve Trafik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. (ULTRA)
560
ULTRA, trafik kontrol sistemlerinin üretim, dağıtım, montaj ve ticareti ile
ilgilenmektedir. Şirket Siemens ve bayileri ile 1.10.2003 tarihinde
entegratörlük sözleşmesi imzalamıştır. ULTRA’nın hisseleri ortaklar arasında
aşağıdaki şekilde dağılmaktadır:
Ortaklar Pay (%)
Halil Tunçbilek (….)
Emir Emrah Adal (….)
H.2.10. Amber Elektronik İletişim Trafik Eğitim İnşaat Sanayi ve Ticaret
A.Ş. (AMBER)
AMBER, 8.4.2003 tarihinde 4 Siemens bayisi ve 3 Siemens çalışanı 570
tarafından çeşitli enformasyon teknolojisi ürünlerinin, trafik kontrol sistemleri
de dahil olmak üzere çeşitli elektronik ürünlerin ve bunların yanı sıra trafik
işaretleri ve levhalarının üretimi, geliştirilmesi ve pazarlanması amacıyla
kurulmuştur. Kurucu ortakları aşağıdaki kişilerden oluşmaktadır:
- Ahmet Erhan Arıkkan
- İsmail Fetih Ürkmez
- Ziya Eren Tütüncüoğlu
- EMT
- TKS 580
- SİNTEK
- TRASİN
H.3. Yapılan Tespitler ve Deliller
H.3.1. Siemens Bayilik Sisteminin ve Bayilik Sözleşmelerinin
Değerlendirilmesi
Trafik sinyalizasyon ve ledli sistemler pazarlarının en önemli alıcıları
Karayolları Genel Müdürlüğü ve belediyelerdir. Müteahhitlere taşeron olarak 590
yapılan işlerin miktarı ise kamu ile karşılaştırıldığında çok küçük bir tutar
oluşturmaktadır. Dolayısıyla söz konusu sistemlerin asıl müşterisi kamu
kesimidir. Bu anlamda piyasadaki rekabet de genellikle kamunun alımlarını
gerçekleştirdiği ihalelerde ortaya çıkmaktadır.
Söz konusu ihalelere bakıldığında, zaman zaman birden fazla ürün ve
sistemin bir arada kullanılarak ve gerekli bağlantıların tesis edilerek kavşak,
üst geçit, yaya geçidi v.b. projelerin trafik kontrol sistemlerinin bir paket
halinde kurulduğu anlaşılmaktadır.
600
Bu anlamda, söz konusu idareler alımları gerçekleştirirken, işlemi yalnızca
trafik sinyalizasyon sistemi alımı olarak yapabilecekleri gibi, bir yapım veya
müteahhitlik işi içerisinde trafik sinyalizasyon sistemine duyulan ihtiyacın da
05-13/156-54
14
birlikte karşılanması şeklinde yapabilmektedirler. Bir başka deyişle örneğin bir
tünel veya hemzemin geçit inşası içinde trafik sinyalizasyon sistemlerine de
ihtiyaç duyulduğunda, alım işlemi söz konusu ihtiyacı da giderecek şekilde bir
bütün olarak karşılanmaktadır. Bu anlamda söz konusu yapım işini üstlenmek
isteyen ancak trafik sinyalizasyon ürünlerini üretmeyen teşebbüslerin de, söz
konusu ürünleri bir şekilde temin etmeleri gerekmektedir.
610
Dolayısıyla trafik sinyalizasyon ürünleri ile ilgili alım işlemleri için ihalelere
katılan teşebbüsleri iki kategoriye ayırmak mümkündür:
- Trafik sinyalizasyon sistemleri üreticileri,
- Üretici olmamakla birlikte, trafik sinyalizasyon sistemlerini Türkiye’de
yerleşik diğer üreticilerden veya ithalat yoluyla temin eden diğer
teşebbüsler.
İkinci kategoriye giren teşebbüsleri yapım işini üstlenen müteaahitlerden,
elektrik işi ile ilgilenen teşebbüslere kadar geniş bir yelpazade 620
konuşlandırmak mümkündür. Söz konusu teşebbüsler bütün bir şekilde açılan
ihalelere katılmakta ve kazanmaları halinde kendi alanları dışındaki trafik
sinyalizasyon sistemleri işini de ya taşeronlar vasıtası ile ya da doğrudan
temin etmek suretiyle gerçekleştirmeye çalışmaktadır. Aslında söz konusu
teşebbüslerin trafik sinyalizasyon ürünlerini temin ettikleri kaynaklardan birisi
de, birinci kategoride sayılan üreticilerdir.
Yukarıda kısaca anlatılmaya çalışılan piyasanın yapısı, Karar’ın devamında
Siemens bayilik sisteminin neden rekabete aykırı olarak oluşturulduğunun
tespit edilmesi ve amacının ortaya konulması bakımından önem arz 630
etmektedir. Çünkü Siemens bayilik sistemini oluştururken, bayilerini kendisinin
de yer aldığı birinci kategoride yer alan üreticiler arasından seçmiştir. Oysaki
bu kategoride, ikinci kategoride yer alan teşebbüslerin aksine çok az sayıda
teşebbüs bulunmaktadır. Bir başka deyişle trafik sinyalizasyon sistemlerini
çok az sayıda teşebbüs üretmektedir. Bu anlamda Siemens tarafından
oluşturulan bayilik sistemi ile amaçlanan esasen üreticilerin bir araya
toplanarak rekabetin kısıtlanması ve pazardaki en büyük temin kaynağı haline
gelmektir.
Dolayısıyla, yukarıda yer verilen ayrım nedeniyle, Karar’ın devamında sıkça 640
karşılaşılacak olan rakiplik kavramı ile trafik sinyalizasyon sistemlerini üreten
firmalar arasındaki ilişkilerin kastedildiği anlaşılmalıdır.
Siemens ile bayileri arasında imzalanan bayilik sözleşmelerinin
değerlendirilmesine geçmeden önce, bayilik sistemi öncesinde Siemens ve
bayileri arasındaki rekabetin ortaya konulması yapılacak olan
değerlendirmeler açısından gereklilik arz etmektedir. Bu anlamda yapılacak
tespit ve değerlendirmeler bayilik öncesi, bayilik sözleşmeleri ve bayilik
sonrası durum olarak üç ana başlık altında ele alınacaktır.
650
H.3.1.1. Bayilik Sistemi Öncesi Durumun Tespiti
Türkiye’de akıllı trafik kontrol sistemlerini az sayıda firma üretmektedir.
05-13/156-54
15
Siemens’in bayilik teşkilatını oluşturduğu 2001 yılı öncesinde ise soruşturma
aşamasında Siemens’in bayileri olan firmaların da bu alanda üretim yaptıkları
ve bu bayilerin birbirleri ile ve Siemens ile rekabet halinde oldukları
bilinmektedir.
Bu anlamda Siemens tarafından oluşturulan bayilik sistemi öncesi piyasada
üretici veya satıcı olarak yer alan bayilerin, hem Siemens’in hem de 660
birbirlerinin rakibi oldukları tespiti, yapılacak değerlendirmeler açısından çok
önemlidir.
Bu bölümde bayilik sözleşmeleri öncesi Siemens ve bayilerin rakip oldukları
ve bu anlamda esasen bayilik sözleşmelerinin 4054 Sayılı Kanun’un 4.
maddesi anlamında yatay seviyede (rakipler arasında) yapılan bir anlaşma1
olduğu gösterilecektir.
Yerinde incelemeler esnasında SFA firmasından elde edilen ve aşağıda yer
verilen belge, Siemens ve bayilerin bayilik sistemi öncesi rekabet halinde 670
olduklarını gösteren delillerden birisidir. Belge el yazısı ile yazılmıştır.
05/10/1999
5 Firma katıldı.
TEKLİFLER
SFA : 290 000 000 000 TL.
SİMKO : 325 000 000 000 TL.
ULTRA : 313 494 000 000 TL.
SİNYALİZASYON : 168 800 000 000 TL. 680
DETAY : 229 000 000 000 TL.
Komisyona havale edildi
Simko aldı.
SFA, DETAY, SİNYALİZASYON komisyonda elendi
5/10/1999
Görüldüğü üzere, Siemens ile sonradan Siemens’in bayisi olan SFA, 690
Sinyalizasyon ve daha sonra entegratörlük anlaşması imzalanan ULTRA
ihalede rekabet halinde fiyatlarını sunmuşlardır.
Bu tablolarda yer alan ihale bilgileri teşebbüslerin rakipliklerini gösterme
amacından ziyade, bayilik öncesi ve bayilik sonrası dönemler arasındaki farkı
net bir biçimde ortaya koymak için detaylı bir biçimde oluşturulmuştur. Bu
bilgilere göre bayilik öncesi dönemde teşebbüsler farklı bölgelerdeki ihalelere
birbirlerine rakip olarak girerlerken, bayilik sonrası dönemlerde bu durum
ortadan kalkmıştır. Bayilik sistemi kurulduktan sonra birden fazla bayinin aynı
bölgedeki ihalelere girmelerinin altında yatan amaç ise daha ayrıntılı bir 700
1 Üretim veya dağıtım zincirinin aynı seviyesinde yer alan teşebbüslerin yapmış oldukları
anlaşmalar. Söz konusu anlaşmaların rekabeti sınırlayıcı olup olmadıkları Karar’ın ilerleyen
bölümlerinde ele alınmaktadır.
05-13/156-54
16
şekilde izleyen bölümlerde ele alınacaktır.
Aşağıda yer alan Tablolarda belediye ve karayolları ihaleleri ayrı ayrı
gösterilmiştir. Siemens ve bayilerin isimleri büyük harfler ile diğer katılımcıların
isimleri ise küçük harfler ile yazılmıştır.
Bayilik öncesi ve sonrası dönem sözleşmelerin imzalandığı 1.11.2001 tarihine
göre belirlenmiştir. Ancak bayilik sistemi ile ilgili hazırlıkların, sözleşmenin
imzalanması öncesine uzandığı ilgili teşebbüsler arasındaki yazışmalardan
anlaşılmaktadır. En az iki sistem üyesinin (Siemens veya bayiler) katıldığı 710
bazı ihaleler aşağıdadır.
Tablo 1: Bayilik sistemi öncesi yapılan bazı belediye ihaleleri
İşveren İhale Tarihi Katılımcılar Kazanan
Ankara B.B. 22.5.2001 SIEMENS
SFA
Buharalılar
Buharalılar
Ardahan Bel. 13.7.2001 SIEMENS
TRASİN
SİNYALİZASYON
SFA
SIEMENS
Erzurum B.B. 3.7.2001 TKS
SFA
Buharalılar
Odisan
Odisan
Kayseri B.B. 29.5.2001 TKS
SIEMENS
SFA
Buharalılar
Odisan
SIEMENS
Kırkpınar Bel. 15.5.2001 SFA
TKS
Odisan
SFA
Sapanca Bel. 6.6.2001 SFA
SİNYALİZASYON
İsbak
SFA
İzmit B.B. 29.6.1999 SİMKO2
SİNYALİZASYON
Kubik
Nilka
Gün.Alk.
SİNYALİZASYON
İzmir B.B. 2.11.2000 SİMKO
ULTRA
Yüzey y.
Gül-iş
Snef
SİMKO
Gaziantep Bel. 16.8.2001 TRASİN
SIEMENS
Teknotel
SIEMENS
Konya B.B. 21.12.1999 SİMKO
ULTRA
SİMKO
Antalya B.B. 13.4.1999 SİMKO
SİNYALİZASYON
SİMKO
2 Simko (Siemens) bayilik sözleşmesi öncesi İzmit Belediyesi’nin düzenlemiş olduğu 8
ihalenin 4’üne katılmasına rağmen bayilik sözleşmesi sonrası hiç bir ihaleye iştirak etmemiştir.
05-13/156-54
17
13.8.2000 SİMKO
SİNYALİZASYON
SİMKO3
2.8.2001 SIEMENS
SİNYALİZASYON
TKS
Antalya Sin.
Ant.Sin.
1.3.2001 SIEMENS
SİNYALİZASYON
ULTRA
SİNYALİZASYON
Kayseri B.B. 29.5.2001 SIEMENS
TKS
SFA
Buharalılar
Akdol-Ortadoğu
Buharalılar
Bursa B.B.4 5.7.2001 TKS
SİNYALİZASYON
Selçuk m.
Tgs.
TKS
9.1.2000 SİNYALİZASYON
SİMKO
Selçuk m.
Tgs.
Selçuk m.
7.11.2000 SİNYALİZASYON
TKS
Selçuk m.
Tgs.
Tgs.
Trabzon Bel. 22.8.2000 SFA
TKS
Angira
SFA
Bolu Bel. 14.8.2001 SFA
TKS
TRASİN
TKS
Denizli Bel. 7.10.1999 ULTRA
SİMKO
İsbak
SİMKO
Ankara B.B. 5.10.1999 SİNTEK
SIMKO
SİMKO
12.10.1999 SIMKO
SFA
SİNYALİZASYON
ULTRA
Detay
SİMKO
Tablo 2: Bayilik sistemi öncesi yapılan bazı karayolları ihaleleri 720
İşveren İhale Tarihi Katılımcılar Kazanan
TCK 2. Bölge / İzmir 31.5.2000 SİMKO SİNTEK
3 Bayilik sözleşmeleri öncesi Antalya Belediyesi’nin alımlarının çoğu SİMKO ve Sinyalizasyon
tarafından karşılanmıştır.
4 1999 yılından bayilik sözleşmesi imzalanan döneme kadar Belediye toplam 12 ihale
açmıştır. Sinyalizasyon söz konusu ihalelerin 8 tanesine, TKS 2 tanesine, SFA ve SIMKO
(Siemens) 1 tanesine katılmış olmalarına rağmen söz konusu firmalar, bayilik sözleşmesi
sonrasında yapılan 2 ihaleye de katılmamışlardır.
05-13/156-54
18
ULTRA
SİNTEK
Göknil
28.6.2001 SİNTEK
SİNYALİZASYON
SIEMENS
SİNYALİZASYON
30.10.2001 SİNYALİZASYON
SFA
Ortadoğu
Ortadoğu
30.10.2001 SİNYALİZASYON
SFA
Odisan
Odisan
22.10.2001 SFA
ULTRA
Aysolar
SFA
TCK 3. Bölge /Konya 4.9.2000 TRASİN
SİNYALİZASYON
TRASİN
8.11.2000 SİNTEK
SİNYALİZASYON
SİNYALİZASYON
8.7.2001 TRASİN
SİNTEK
SİNYALİZASYON
SIEMENS
Buharalılar
Ortadoğu
SİNTEK
8.8.2001 SİNTEK
SİNYALİZASYON
TRASİN
Buharalılar
SİNTEK
TCK 4.Bölge/Ankara 17.6.1999 EMT
ULTRA
Buharalılar
Buharalılar
1.10.1999 EMT
ULTRA
Ortana
Ortana
3.4.2001 SFA
SİNTEK
SİNYALİZASYON
SİNTEK
2.3.2001 SİNTEK
SFA
ULTRA
SİNYALİZASYON
Buharalılar
Ortadoğu
SİNTEK
TCK 5. Bölge/
Mersin
17.12.1999 SİNYALİZASYON
SİNTEK
TRASİN
Tülü
Çelebi
TRASİN
14.6.2000 SİNYALİZASYON
Arı
SİNYALİZASYON
6.4.2001 SİNYALİZASYON
SİNTEK
SİNYALİZASYON
13.6.2001 SİNYALİZASYON
SIEMENS
Buharalılar
Ortadoğu
SIEMENS
TCK 6. Bölge/
Kayseri
2.12.1999 SİNYALİZASYON
TRASİN
TRASİN
05-13/156-54
19
Zek.Mecan
11.6.2001 SIEMENS
SİNYALİZASYON
SİNTEK
Buharalılar
Nurhat T.
SİNYALİZASYON
10.7.2001 SIEMENS
SİNYALİZASYON
SİNTEK
TRASİN
Asmen
TRASİN
TCK
7.Bölge/Samsun
10.9.1999 TRASİN
ULTRA
TRASİN
13.7.2001 TRASİN
SIEMENS
SİNYALİZASYON
Ada T.
Ceysan
SİNYALİZASYON
TCK 10. Bölge 16.6.2000 TRASİN
ULTRA
Ortadoğu
Ortadoğu
TCK 11. Bölge 23.6.2000 SİNYALİZASYON
SİNTEK
Buharalılar
SİNYALİZASYON
TCK 12. Bölge
/Erzurum
7.10.1999 TRASİN
SİNTEK
Bay-Müh.
Yıl.Dön.
M.Seid. G.
TRASİN
23.5.2001 TRASİN
SİNYALİZASYON
SFA
Buharalılar
Yıl.Dön.
Özdemir
Buharalılar
TCK 13. Bölge
/Antalya
9.11.1999 SİNTEK
ULTRA
SİNTEK
19.10.2000 SİNTEK
SİNYALİZASYON
Buharalılar
…
SİNYALİZASYON
17.10.2001 SİNTEK
SIEMENS
Ortadoğu
SİNTEK
17.10.2001 SİNTEK
SIEMENS
Ortadoğu
SİNTEK
17.10.2001 SİNTEK
SIEMENS
Ortadoğu
SİNTEK
TCK 14.
Bölge/Bursa
6.8.1999 SİNTEK
SİNYALİZASYON
SİNTEK
22.11.1999 SİNTEK
SİNYALİZASYON
SİNYALİZASYON
16.9.1999 SİNTEK
SİNYALİZASYON
SİNYALİZASYON
30.5.2000 SİNTEK
SİNYALİZASYON
Ortadoğu
Ortadoğu
05-13/156-54
20
15.6.2001 SİNTEK
SİNYALİZASYON
Ortadoğu
Selçuk
Buharalılar
Buharalılar
15.6.2001 SİNTEK
SİNYALİZASYON
Ortadoğu
Selçuk
Buharalılar
Ortadoğu
TCK 16. Bölge 22.6.2000 TRASİN
SİNTEK
SİNYALİZASYON
Buharalılar
Atılım
TRASİN
26.10.2000 TRASİN
SİNTEK
SİNYALİZASYON
TRASİN
5.9.2001 TRASİN
SİNTEK
SİNYALİZASYON
TRASİN
Tablolarda yer alan bilgilerden görüldüğü üzere Siemens ve bayileri ile
entegratör ULTRA bayilik sistemi öncesinde ihalelerde birçok kez karşı
karşıya gelmişlerdir. Bu durumda bayilik sistemi öncesinde Siemens, bayiler
ve ULTRA’nın birbirlerine rakip oldukları çok açıktır. Dolayısıyla birbirine rakip
olan teşebbüslerin bayilik sözleşmeleri imzalanmadan önce üretimlerini
bırakarak pazardaki başka bir teşebbüsün bayisi olmak amacıyla
görüşmelerde bulundukları, bu çerçevede üretim faaliyetlerini sona erdirdikleri
ve zaten az sayıda teşebbüsün yer aldığı ilgili pazardaki yatay rekabeti
olumsuz yönde etkileyecek şekilde bayilik sözleşmelerinin yapıldığı 730
görülmektedir. Bu nedenle söz konusu bayilik sözleşmeleri her ne kadar
görünürde dikey anlaşma niteliğine büründürülmeye çalışılsa dahi, esas
itibarıyla sözleşmeler yatay etkiler içermektedir.
H.3.1.2. Bayilik Sistemi ve Bayilik Sözleşmeleri
H.3.1.2.1. Bayilik Sistemi
Bayilik sözleşmelerinde yer alan hükümlere geçmeden önce, Siemens ve
bayileri tarafından oluşturulan sistemin rekabeti sınırlayıp sınırlamadığının 740
tespit edilebilmesi bakımından, söz konusu sistemin hangi amaçlar ile
oluşturulduğu ve taraflara hangi avantajları sağladığı konularını açıklamak
gerekmektedir.
Siemens bayilik sistemi kurulduğu anda trafik sinyalizasyon alanında üretici
olarak yer alan önemli büyüklükteki teşebbüsler aşağıdaki tabloda
gösterilmektedir. Kamu alımları incelendiğinde, bu alımlar için aşağıda
belirtilen teşebbüslerin yanı sıra başkaca teşebbüslerin de teklif verdikleri
görülmektedir. Söz konusu bu teşebbüsler kazandıkları ihalelerde
kullanacakları ürünleri yine Türkiye’deki az sayıdaki üreticiden veya 750
yurtdışından temin etmektedirler.
05-13/156-54
21
760
Tablodan da görüleceği üzere, trafik sinyalizasyonu alanında Siemens ve
bayileri dışında önemli büyüklükte üretici olarak faaliyet gösteren belli başlı 4 770
rakip teşebbüs bulunmaktadır.
Dolayısıyla 2001 yılı öncesinde piyasada Siemens ve az sayıda üretici
bulunurken, Siemens’in 6 rakibi ile bayilik teşkilatı oluşturması sonrasında, bu
sisteme rakip olabilecek, piyasada üretici niteliğinde çok az sayıda teşebbüs
kalmıştır.
Bayilik sözleşmeleri imzalanması öncesinde, Siemens ile bayilik teklifini kabul
eden firmalar arasında yapılan toplantının tutanağında yer alan ifadeler
esasında bayilik sisteminin hangi amaca yönelik olduğunu anlamak 780
bakımından önemlidir. Söz konusu tutanakta yer alan ifadeler aynen
aşağıdaki gibidir:
“1. T.C. Karayollarındaki fiyatlar belirlenene kadar tüm ihale ve satın
almalara teşekkür mektubu verilecektir.
2. T.C. Karayolları birim fiyatları piyasa rayiçlerine ulaştığında tüm
bayiler, işleri denk ciro payı sağlayacak şekilde alacaktır. İlk turda
belirlenen sıra ile ikinci turda eşitlik sağlamaya yönelik dağılım
olacaktır. 790
3. T.C. Karayolları 2002 birim fiyatları ilan edildiğinde fiyatların
yetersiz olması durumunda ortak karar doğrultusunda
davranılacaktır.
...
6. Bayiler dışında bir başka firmanın işlere teklif vermesi
durumunda ihale indirimine Siemens karar verecek, işi olan
firmanın ilgili işlerden beklediği kar karşılıklı mutabakat ile Siemens 800
tarafından karşılanacaktır. Böyle bir durumda Siemens satış
fiyatının bayi transfer fiyatlarının altına düşmesi halinde bu işe ait
Siemens ve Bayileri
1. TKS
2. TRASİN
3. Sintek
4. EMT
5. SFA
6. Sinyalizasyon
Entegratör
7. ULTRA
+
Rakipler
1. İSBAK
2. Buharalılar (Özbest)
3. Tekon
4. Odisan
05-13/156-54
22
%10 ciro payı havuza ayrılmayacaktır.
7. Bayiler kendi faaliyet bölgesini bir diğer bayiye kesinlikle
devredemez ve kendi bölgesi dışında hiçbir surette faaliyette
bulunamaz. Aksi durum Ana Sözleşme koşullarına uymadığı
anlamına gelecektir. Bayiler arası uzlaşmazlıklarda Siemens hakem
olarak tanımlanmıştır.
810
8. Bayi sayısındaki artış, azalış veya ihracına ilişkin karar için 6
bayinin oybirliği esas ve yeterli olacaktır. Oy çokluğu halinde alınan
kararı Siemens’in veto etme yetkisi vardır.
9. Oy çokluğu için 7 taraftan en az 4 oy alınması gerek ve şarttır.
10. Büyük şehirlerde yapılan satışların Siemens ciro toplamı 6’ya
bölünerek bayilerin gerçekleştirdiği yıllık cirosuna eklenecektir.
11. TKS’nin envanterinde bulunan malzeme 5.5 Euro/kg birim fiyatla 820
Siemens tarafından aşağıdaki meblağ baremine ve tekabül eden
takvime göre satın alınacaktır.”
Bu tutanak 6.9.2001 tarihli olup, Siemens, TKS, TRASİN, SİNTEK, EMT, SFA
ve Sinyalizasyon temsilcileri tarafından imzalanmıştır.
24.10.2001 tarihli ve yine imzalı Bayi Toplantı Tutanağı’nda aşağıda yer alan
ifadeler bulunmaktadır:
“… 830
- Teslim edilen kalıplarla ilgili tutanak yapılması kararlaştırıldı.
- Çeklerin sözleşmenin şu maddesine göre alındığı ve 3. şahıslara
verilmeyeceği ile ilgili tutanak verileceği kararlaştırıldı.
…
- 18.2.4. maddesi konuşuldu –maddenin “ortaklık değişiminin simensin
aleyhine olması durumunda” diye değiştirilmesi konuşuldu.
…
- 21 maddenin son kısmı tartışıldı: münhasır lafının kaldırılması istendi
daha sonra görüşülecek 840
…
- Tepkiler:
Manisa : ne farkın vardı da bayi oldun, fiyat yükseldi, bende
Bursadaki adamlardan alırım
Bu benzeri tepkiler herkese geldiği söylendi.
Sonuç olarak sinyal verici fiyatlarının aşağıya çekilmesi istendi.
…
- Geri sayıcının fiyatı konuşuldu ve 240 euro ya içinin verilebileceği
konuşuldu, kötü ledle yapılanında 165 euro olarak söylendi.
… 850
- İstanbul’da alınacak işlerde Siemens alacak ve %10 nunu potaya
atacak.
05-13/156-54
23
…
- 1 Kasım’a kadar tüm bayiler ellerindeki işleri ekteki tutanakla belirttiler
bundan sonraki işleri kesinlikle sözleşmedeki şartlar dahilinde
yapılacağı söylendi.
…
- Yürüyen yaya için iyi ledli olarak 225 euro, diğer ledle 160 euro + %10
karı+ gövde fiyatı olarak belirlendi
… 860
- Altyapı işleri ile ilgili ortak taşeronlar oluşturulmaya çalışılacak
- Karayolları işlerinin nasıl yürüyeceği tekrar konuşuldu:
Karayolları işleri büyükşehirler kapsamında değerlendirilecek yani
malzemeler ihale bedelinin %20 altına verilecek, altyapı işleri ise
karı potaya kalacak maliyet hesabı için ortak karar verilip
belirlenecek
Karayollarından alınan işler ortak potada sayılacak ve herkese eşit 870
kota olarak dağılacak.
…
- Liste fiyatına 200 lük ünitelerde %35 yapıldığı söylenmiştir. Ancak
parça kalemlerde daha düşük fiyat istendi.
…
- Bayilerin verdiği tüm tekliflerin bir örneği de ……nolu Siemens
faksına çekilecektir. Bu tekliflerin alınma yüzdeleride
belirtilecektir.
…”
880
TKS’de yerinde inceleme esnasında elde edilen ve bayilik sözleşmesinin
imzalanmasından önce gerçekleştirilen bir toplantıya ait olduğu anlaşılan
imzasız belgede yer alan aşağıdaki ifadeler de bayilik sistemini anlamak
bakımından önemlidir:
“ Yapılan Toplantılarda Uzlaşılan Konular ve Sözleşmeye Ek Koşullar:
1. TC Karayolları Bölgelerinde fiyatlar netleşene kadar tüm ihale ve
satın almalara teşekkür teklifi verilecektir.
890
2. TC Karayolları birim fiyatları istediğimiz noktaya geldiğinde çıkan
tüm işler sekiz (8) firma arasında eşit paylaştırılacaktır. Merkezi
alım olması durumunda Büyükşehirlere uygulanan havuz sistemi
uygulanacaktır.
3. TC Karayolları 2002 birim fiyatları ilan edildiğinde ihaleli müteahhit
ve taşeron ihalelerinde birim fiyatlarda %100, satınalma işlerinde
%30 kar marjı sağlanacaktır.
…
900
05-13/156-54
24
7. Büyükşehirlerde yapılacak ihale ve satınalmalarda ortak 1 nolu
havuz oluşturulacak, bu havuzdaki kar oranı %30’un altında
olmayacaktır.
8. Diğer tüm işlerde %10 oranında 2 nolu ortak havuz
oluşturulacaktır.
9. Siemens’in trafik sistemlerinin temsilcileri, sözleşmede adı geçen 8
firma dışında başka firma olmayacaktır. 9. Firma için oybirliği ile karar
alınacaktır. (Sözleşmedeki “inhisari olmayan” ibaresi çıkarılacaktır.” 910
10. Taraflar dışında bir başka firmanın işlere teklif vermesi
durumunda ihale indirimine Siemens karar verecek, işi alan
firmanın ilgili işlerden beklediği kar Siemens tarafından
karşılanacaktır.
…
15. 1 Kasım 2001 tarihinde firmalar tarafından beyan edilecek stoktaki
malzemeler için Siemens firmalara, maliyet + %25 kar =malzeme fiyatı
tutarını peşin olarak ödeyecektir.
920
16. Sözleşmeyi fesh etmek 1+8 firmanın oyçokluğu ile olacaktır. Bunun
dışında Siemens herhangi bir nedenle (oy çokluğu ile haklı nedenler
dışında) sözleşmeyi fesh etmesi durumunda 500.000 USD’yi firmaya
ödeyecektir.
17. Büyükşehirlerdeki UTC işlerinde %10 kar payı 2 nolu havuza
aktarılacaktır.
18. Diğer şehirlerdeki UTC işlerinde Bölgede çalışan firma ile iş, ortak
yapılacak ve bölgede çalışan firmaya %20 kar payı aktarılacaktır. 930
19. Her firmaya Siemens tarafından kalıp bedelleri, işçi tazminatları ve
geçiş dönemindeki cari harcamalar karşılığı 250.000 DM nakit ödeme
yapılacaktır.
…
Not: 1 nolu havuz %30
2 nolu havuz %10 oranındadır.”
Yukarıda yer alan belgelerdeki ifadelerden teşebbüslerin kendi aralarındaki
rekabete son vererek kamu alımlarında ortak hareket etmeye ve dolayısı ile 940
rekabeti ortadan kaldırarak kazançlarını ençoklamaya çalıştıkları
anlaşılmaktadır.
Sonuçta taraflar arasında yapılan görüşmeler ve uzlaşılan konular dahilinde
Siemens ve 6 firma arasında 1.11.2001 tarihinde bayilik sözleşmesi
imzalanmıştır.
Oluşturulan bayilik sistemi konusunda tarafların yerinde inceleme esnasında
Raportörlere yapmış oldukları açıklamalar aşağıdaki gibidir:
950
05-13/156-54
25
EMT: “Bayilik sistemi 2001 yılı başlarında oluşturulmuştur. Bayilik
konusu ürünlerde ihaleye Siemens markası ile girmenin avantajı
sözkonusu olduğu için bayi olmak bizim açımızdan avantajlı olmuştur.
Bayi olduğumuz zaman Siemens bayilerin üretim araçlarını satın alarak
bedelini tarafımıza ödemiştir.”
SFA: “2000-2001 tarihi itibariyle Iskra Distribütörü olarak ve kendi
ürünlerimiz ile faaliyette bulunmaktaydık. Bu dönemde Siemens de rakip
olarak bizim karşımızda ihalelere girmekteydi. 2001 yılında ise Siemens
bize ve diğer bazı firmalara bayilik teklif etmiştir. Biz de bu bayiliği kabul 960
ettik.”
SİNTEK : “24.10.2001 tarihi öncesinde trafik sinyalizasyonları ile ilgili
olarak faaliyette bulunan ve bu alanda ihalelere katılan ve yukarıda açık
adları belirtilen “TKS”, “TRASİN”, “SİNTEK”, “EMT”, “SFA” ve
“Sinyalizasyon” adlı şirketler, SIEMENS’in teklifi üzerine SIEMENS bayisi
haline gelmeyi kabul etmişlerdir ve buna ilişkin bir bayilik sözleşmesi
imzalanmıştır. … Daha önceden taşeron firmalar aracılığıyla bu işi
yapmaya çalışan Siemens bu aşamadan sonra biz bayileri aracılığıyla
bu işi yapmaya başlamıştır. Bu çerçevede daha önce üretim yapan ya da 970
bu malzemeleri diğer üreticilerden temin eden firmalar fiili olarak işin
üretim kısmından çekilerek Siemens bayisi olarak faaliyete devam
etmişlerdir.”
SİNYALİZASYON: “Ülkenin içinde bulunan krizden kurtulabilmek ve en
az zararla çıkmak amacı ile imalatımızı 2001 yılında durdurduk. Çünkü
dövizdeki %60 lara varan artış yüzünden firmamızın batışını önlemek
istedik. Alman Siemens firmasıyla üretim hakkımızı devir sözleşmesi
yapıp en az zararla çıkmayı düşündük.”
980
TKS: “01.11.2001 tarihinde Siemens ile çalışmaya başladık. Çalışma
teklifi Siemens’ten geldi. O güne kadar pazarda bayilik sistemi yoktu.
Daha önce, 13.11.1998’den beri, üretici olarak faaliyet göstermekteydik.
… Siemens tek tek firmalarla bağlantı kurarak sistemi oluşturuldu. Firma
sayısı az olduğu için firmaları belirlemek sorun olmamıştır. … Pazarda
Siemens’in üstünlüğü olduğunu söyleyebiliriz. Yaklaşık 35 yıldır Türkiye
pazarında faaliyet göstermektedir. Daha önce kendi adına ihalelere
katılıyordu. Biz bu ihalelere Siemens’e rakip olarak giriyorduk.”
TRASİN : “1 Kasım 2001 tarihine kadar üretim yapan bir firma oldukları, 990
Türkiye’de sinyalizasyon konusunda idarelere sunulan ürün ve
hizmetlerin kalite standardını yükseltmek amacıyla üretimi tamamen
bırakıp, Siemens firmasının Türkiye’de ürettiği ürünlerin ülke genelinde
satışı ve dağıtımını yapmak üzere bayilik sözleşmesinin imzalandığı …
Şirketin üretimde bulunduğu dönemde ürettiği ürünler ile Siemens bayisi
olarak satışını yaptığı ürünlerin benzer ürünler olduğu.”
SIEMENS : “Bayilik sistemi 2000 yılı sonu ve 2001 yılı başlarında
meydana getirilmiştir. Genel anlamda müşterilerimizin belediyeler olması
tüm Türkiye çapında belediye sayısı düşünüldüğünde satışların 1000
05-13/156-54
26
merkezden kontrolü ve ihalelerin takip edilmesi zor olduğundan bayilik
sistemi oluşturulmuştur. Bayilerin seçiminde ise bu iş ile iştigal eden
kimselerin tercih edilmesi uygun görülmüştür. Dolayısı ile daha önce
aynı konularda üretim yapan kişiler bayi olarak seçilmiş, sözkonusu
bayiler üretim faaliyetlerini bırakarak yalnızca tarafımızdan tedarik edilen
malların satışı ile ilgilenmeye başlamışlardır.
…
Zaten bayilik sisteminin temel amaçlarından biri bayiler arasında daha
önce yaşanan çekişme ya da toplanarak beraber fiyatları belirlemek gibi
konuların önüne de geçilmesidir. Kurulan sistem sonrası bayilerimize bir 1010
standart gelmesi bu yolla sağlanmaktadır.”
Görüldüğü üzere Siemens’in teklifini kabul eden 6 rakip teşebbüs ile bir bayilik
sözleşmesi imzalanmıştır. Bayilik sözleşmeleri ile hem Siemens ile bayilerin
arasındaki hem de bayilerin kendi aralarındaki rekabet ortadan kaldırılmıştır.
H.3.1.2.2. Bayilik Sözleşmeleri
Tarafların bir önceki bölümde yer verilen toplantı tutanaklarına yansıyan
iradeleri, 1.11.2001 tarihinde bayilik sözleşmesi adı altında resmiyet 1020
kazanmıştır.
Soruşturma konusu açısından bayilik sözleşmelerinin öne çıkan maddeleri
aşağıdaki başlıklar halinde toplanabilir:
- Münhasır bölge tahsisi
- Bayilerin üretim araçlarının devri ve bunun karşılığında Siemens tarafından
bayilere yapılan ödeme
- Bayilerin alım taahütleri ve Siemens’e verilen teminat çekleri
- Rekabet yasağı 1030
- Fiyat ile ilgili hükümler ve havuz uygulaması.
Yukarıda yer alan konu başlıklarına bir bütün olarak bakıldığında; bayilerin
üretim araçlarını devretmeleri ve rekabet yasağı karşılığında; hem münhasır
bayiliğe hem de Siemens tarafından yapılan ödemelere hak kazandıkları
anlaşılmaktadır. Ancak bayilerin bunların karşılığında yıllık olarak Siemens’e
belirli bir alım taahhüdünde bulundukları ve bunun karşılığında karşı tarafa
teminat verdikleri de görülmektedir.
A. Münhasır Bölge Tahsisi 1040
Bayilik sözleşmeleri ile önceden birbirlerine ve Siemens’e rakip olan 6
teşebbüs, kendilerine tahsis edilen bölgelerde münhasır bayi olarak
belirlenmişlerdir. Bayilik Sözleşmesinin konusu, Sözleşme ekinde belirtilen
ürünlerin bayiye tahsis edilen bölgelerde bayi tarafından satışıdır. Siemens,
Sözleşmenin 1.2. maddesi uyarınca “sözleşme bölgesi içinde başka bir
firmaya bayilik vermeyecektir” ve “ bölgelere direkt satış yapmayacaktır”.
Siemens’in her bayi ile imzalamış olduğu sözleşmelerin ekinde bayilere tahsis
edilmiş bölgeler bulunmaktadır. Bölge tahsisi yapılırken her bayiye iki tane 1050
05-13/156-54
27
büyükşehir belediyesi verilmiştir. Bu bilgilere göre her bayinin sorumluluğu
altındaki bölgeler aşağıda belirtilmiştir. Bayilerin sorumluluğu altında olan bu
illerden ilk iki tanesi bayilere tahsis edilen büyükşehirlerdir.
Bayilere bölgeleri tahsis edilirken İstanbul tahsis dışı bırakılmıştır. Bunun
nedeni ise İstanbul’da İSBAK gibi güçlü bir rakibin olması ve belediyenin bir
çok ihalesini İSBAK’ın almasıdır.
1060
1070
1080
1090
10.12.2001 tarihli ve Siemens ve 6 bayi imzalı bayi toplantı tutanağında şu
ifadeler yer almaktadır:
1100
SİNYALİZASYON
1. ADANA
2. SAMSUN
3. Adıyaman
4. Aydın
5. Bayburt
6. Çanakkale
7. Siirt
8. Şanlıurfa
9. Tekirdağ
10. Tunceli
11. Uşak
12. Sinop
13. Bolu
TRASİN
1. KAYSERİ
2. BURSA
3. Ardahan
4. Bartın
5. Hatay
6. Kilis
7. Malatya
8. Rize
9. Sivas
10. Tokat
11. Van
12. Kars
13. Artvin
14. Yalova
SİNTEK
1. KONYA
2. ANTALYA
3. Bilecik
4. Denizli
5. Giresun
6. Hakkari
7. Isparta
8. Kırklareli
9. Şırnak
10. Yozgat
11. Osmaniye
12. Mardin
SFA
1. İZMİR
2. KOCAELİ
3. Bingöl
4. Bitlis
5. Çankırı
6. Edirne
7. Edirne
8. Erzincan
9. Erzurum
10. Karaman
11. Nevşehir
12. Trabzon
13. Elazığ
14. Niğde
TKS
1. ANKARA
2. DİYARBAKIR
3. Afyon
4. Aksaray
5. Batman
6. Düzce
7. Iğdır
8. Kırıkkale
9. Kütahya
10. Manisa
11. Sakarya
12. Kahramanmaraş
13. Kırşehir
14. Ordu
EMT
1. GAZİANTEP
2. ESKİŞEHİR
3. Ağrı
4. Amasya
5. Burdur
6. Çorum
7. Gümüşhane
8. İçel
9. Muğla
10. Muş
11. Zonguldak
12. Kastamonu
13. Karabük
05-13/156-54
28
“…
İŞ BEYANLARI
Yürümekte olan eldeki ve ayrıca taahüt altındaki işlerin haricinde
kavşak yapıldığı belgelenirse SIEMENS’çe sözleşmenin ilgili
hükümlerinin yerine getirileceği bildirildi. Bölgelerdeki iş ayrımına
kesinlikle uyulması gerektiği görüşüldü. Güven ortamının
gerekliliğinin ve öneminin üstünde duruldu.
1110
ELDE KALAN MALLAR
Önceki toplantılarda bayilerce verilen taahhüdü altındaki iş listeleriyle
ilgili bu işlerin yapımında kullanılacak ve kullanılmış malzemelerin
SIEMENS’e belgeleriyle bildirileceği karara bağlandı ve bu bildirilen
listeler dışında bayilerin kendi bölgeleri dışında iş yapamayacağı
tekrar dile getirildi.
…”
1120
Yapılan yerinde incelemelerde, Raportörlere, Siemens yetkilileri tarafından
bayilik sisteminin oluşumu şu şekilde ifade edilmiştir:
“… Bayilik sistemi oluşturulurken her bayi için kura ile bir bölge
belirlenmiştir. Bölgelerdeki şehirler ise daha önce A,B gibi kategorize
edilmiş oldukları için bayi bazında belirli bir eşitliğin sağlanılmasına
çalışılmıştır. Sistem ayrıca dönüşümlü olarak işleyecektir.”
SİNTEK’te yerinde incelemeler esnasında elde edilen F.ÜRKMEZ (Siemens)
tarafından bayilere gönderilen “yeni bölgeler” konulu 3.6.2003 tarihli elektronik 1130
postanın ekinde Türkiye haritası üzerinde bölgeler gösterilmektedir.
Görüldüğü üzere münhasır bayilik sistemi ile sözleşme öncesinde birbirine
rakip olan teşebbüsler arasında coğrafi pazar paylaşımı yapılmış, münhasır
bayiliğin dönüşümlü olması ile bayiler arasında bir eşitlik sağlanmaya
çalışılmıştır.
B. Üretim Araçlarının Devri ve Siemens Tarafından Bayilere Yapılan
Ödeme
1140
Sözleşmenin en önemli noktalarından birisi daha önceden Siemens’e üretim
anlamında rakip olan şu andaki bayilerin, ellerinde bulunan üretim araçlarını
Siemens’e devretmeleridir. Siemens bu devir nedeniyle bayilere 125.000
EURO ödemeyi taahhüt etmiştir.
Sözleşmenin 1.5. maddesi şu şekildedir:
“1.5. İşbu Sözleşme’nin akdedilmesi ile BAYİ, Sözleşme’ye konu ürün ve
sistemlerle ilgili olarak elinde bulundurduğu tüm üretim araçlarını
kullanmayı durduracak ve söz konusu üretim araçlarını sözleşmenin 1150
05-13/156-54
29
imza tarihinden itibaren 10 gün içerisinde SIEMENS’e devredecektir.”
27.12.2001 tarihinde Siemens ve bayiler arasında Ek Protokol imzalanmıştır.
Ek Protokol ile Sözleşmenin yukarıda yer verilen 1.5. maddesi tadil edilmiş ve
Siemens’in bayilere, bayilerin üretim araçlarını kullanılamaz hale getirmeleri
karşılığında ödeyeceği 125.000 EURO’nun ödenmesine ilişkin usuller
belirlenmiştir.
Ek Protokol’ün ilgili hükümleri aşağıdaki gibidir:
1160
“…
1. 01 Kasım 2001 tarihli Bayilik Sözleşmesinin 1.5 inci maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:
“İşbu Sözleşme’nin akdedilmesi ile BAYİ, Sözleşmeye konu ürün
ve sistemlerle ilgili olarak elinde bulundurduğu tüm üretim
araçlarını kullanmayı derhal durduracak ve söz konusu üretim
araçlarını, Sözleşme’nin imza tarihinden itibaren 10 gün içinde
SIEMENS’in gözetiminde kullanılamaz hale getirecektir.” 1170
2. Faturaların tanzim ve ödeme takvimi ekli tablodaki gibi
değiştirilmiştir.
3. BAYİ tarafından düzenlenecek faturaların açıklamasına “SIEMENS
Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile imzalanan 01 Kasım 2001 tarihli
sözleşmeye istinaden” yazılacak olup, ……….ibaresi eklenecektir.
…”
1180
10.12.2001 tarihli ve Siemens ve 6 bayi imzalı bayi toplantı tutanağında şu
ifadeler yer almaktadır:
“…
ÖDEMELER
Simens A.Ş.’ nin bayilere sözleşme gereği yapacağı ödemelerle ilgili
tablo ekte sunulmuştur. Bayilerin bu ödemeye karşı keseceği
faturaların tek bir fatura olarak (70.000 euro) 2.1.2002 de TL bazında 1190
kesilmesi kararlaştırıldı. Ödemelerin ilki 15.01.2002 tarihinde 15.000
Euro olarak, diğerleri her ayın son Salı günü yapılacaktır. Tüm
ödemeler, ödeme tarihindeki TCMB Döviz Satış kurundan ödenecektir.
19.2.2002 tarihinde toplam 70.000 euro’nun %18 KDV’si bir seferde
fatura tarihindeki kur üzerinden TL bazında ödenecektir.
Fatura açıklamasında “SIEMENS A.Ş. ile imzalanan üretim faaliyetinin
terkedilmesine ilişkin-tarih/-sayılı sözleşmeye istinaden” şeklinde
yazılması istendi Mali ve hukuksal açıdan böyle yazılması gerektiği 1200
05-13/156-54
30
ifade edildi. “Üretim faaliyetinin terkedilmesi” ifadesinin bayilerin
imajını zedeleyici olduğu bayilerce dile getirildi. Bu ifadenin fatura
açıklamasında yer alıp almayacağı konusu, SIEMENS’çe mali
müşavirlere danışılarak bayilere bildirilecektir.
Sözleşmenin 1.5 maddesindeki ifadenin “devredilecek” yerine
“kullanılamaz hale getirilecektir” şeklinde değiştirilmesi
kararlaştırılmıştır.
Değişiklikleri içeren bir zeyilname hazırlanacaktır…” 1210
Sonuçta, üretim araçlarının devri ile Siemens ve bayileri arasındaki rekabet
tamamen ortadan kaldırılmıştır. Bu durumun potansiyel rekabet üzerindeki
etkilerinin yanı sıra, zaten 3 yıllık rekabet yasağı hükmü ile potansiyel rekabet
olabildiğince ortadan kaldırılmaya çalışılmıştır.
C. Bayilerin Alım Taahütleri ve Siemens’e Verilen Teminat Çekleri
Sözleşmenin “Hedef Ciro ve Teminatlar” başlıklı 3. maddesi ile Sözleşmenin
Ekleri ile Ek Protokol, bayilerin alım yükümlülükleri5 ile beraber bayiler 1220
tarafından SIEMENS’e verilen teminat çeklerinin6 durumunu düzenlemektedir.
10.12.2001 tarihli ve Siemens ve 6 bayi imzalı bayi toplantı tutanağında şu
ifadeler yer almaktadır:
“…
ÇEK
Bayilerce verilmiş çeklerin SIEMENS’in muhasebe prosedörü gereği 1230
bankaya verildiği dile getirildi Bayiler bu durumun çeklerin takasa
verildiği anlamına geldiğini söylediler. Bu konu çalışılacak ortak bir
banka belirlenerek aşılmaya çalışılacaktır. …”
Üretim araçlarının devri ile Siemens, bayisi olan teşebbüslerin rekabetinden
tamamen kurtulmuş olduğu gibi, alım taahütleri ile de söz konusu bayilerin
kendisinden mal tedarik etmesini de güvence altına almıştır.
D. Rekabet Yasağı
1240
Sözleşme ile bayilere bayilik süresince ve daha da önemlisi bayilik sonrasında
3 yıllık bir rekabet yasağı7 getirilmiştir:
“ 11. Rekabet Yasağı
5 Bayilerin 2003 yılı alım taahüdleri 350.000 Euro’dur.
6 Teminat çekleri başlangıçta 100.000 Euro veya 200 milyar TL olarak belirlenmiş ve ilgili
tutarın her yıl DİE enflasyon oranında artırılması hükme bağlanmıştır.
7 Sözleşmenin 11.1.4. numaralı bu hükmü soruşturma sürecinde “rekabet yasağı sözleşme
süresince” olacak şekilde değiştirilmiştir.
05-13/156-54
31
11.1 BAYİ, SIEMENS’in yazılı izni olmaksızın;
11.1.1 . Sözleşme’ye konu ürün ve sistemleri veya bunların
parçalarını kendi başına değiştiremez, 1250
11.1.2 . Sözleşme’ye konu ürün ve sistemlerle veya bunların
parçalarıyla –doğrudan veya dolaylı- rekabet eden
orijinal veya taklit ürünleri satamaz, üretemez,
satımına aracılık edemez, bunlarla rekabet edemez ve
pazarlayamaz,
11.1.3 . Sözleşmeye konu ürün ve sistemlerle beraber
kullanılan veya onlara monte edilebilen veya
eklenebilen ürünleri, direk ve trafik levhaları hariç, 1260
üretemez ve satamaz,
11.1.4 . Sözleşme’ye konu ürün ve sistemlerle iştigal edecek
şekilde ayrı bir şirket kuramaz, bu ürün ve sistemlerle
iştigal eden mavcut şirketlere ortak olamaz. BAYİ
şirket yapısında meydana gelecek pay sahibi
değişikliklerini en geç 1 (bir) hafta içerisinde
SIEMENS’e bildirecektir.
11.2. 11. madde hükümleri, işbu Sözleşme’nin SIEMENS 1270
tarafından haklı nedenle feshi durumunda da Sözleşme’nin
sona ermesinden itibaren 3 (üç) yıl süre ile geçerliliğini
muhafaza edecektir.”
Siemens, rekabet yasağı hükmü ile, bayiliklik sözleşmeleri bittikten 3 yıl sonra
dahi bayilerin potansiyel rekabetini ortadan kaldırmayı amaçlamıştır.
E. Fiyat ile İlgili Hükümler ve Havuz Uygulaması
Sözleşmenin “Sözleşme Yapma” maddesi fiyatlar ile ilgili hükümleri 1280
düzenlemektedir.
Madde metninde ;
“…Sözleşme konusu olan ürün ve sistemlere esas teşkil edecek fiyatlar
BAYİ’nin SIEMENS’ten aldığı geçerli fiyat listelerindeki fiyatlardır…”
ifadelerinin devamında ;
“SIEMENS, BAYİ’ye tavsiye ettiği son müşteri satış fiyatlarını 1290
verecektir. Ancak, BAYİ kendi satış fiyatlarını belirlemekle serbesttir.
BAYİ fiyatlarını diğer rakiplerin fiyatları ile rekabet edebilir ve pazar
tarafından kabul edilebilir olmasını garanti edebilecek şekilde haraket
etmelidir…”
05-13/156-54
32
ifadelerine yer verilmiştir.
Sözleşmenin Ek 2’sinde ise, sözleşme konusu ürünler sayılarak karşısında
“bayi fiyatı (euro) ve liste fiyatı” ibareleri yer almakta bir başka deyişle aynı
ürün için iki ayrı fiyat belirtilmektedir. 1300
Sözleşme ekinin ilgili bölümleri aşağıdaki gibidir:
Ana Birim Bayi Fiyatı Liste Fiyatı
Master 4 gr basic dedek. (……...) (……...)
Master 4 gr compact (……...) (……...)
………… ………. ………..
İlk bakışta yukarıda yer alan tablodaki fiyatlardan;
- Bayi fiyatını, Siemens’in bayiye ürün satış fiyatı,
- Liste fiyatını, Siemens’in bayinin nihai kullanıcı ürün satış fiyatı tavsiyesi
olarak algılamak mümkündür. 1310
Ancak yerinde incelemelerde elde edilen belgelerde yer alan bayi fiyatı ve
liste fiyatı gibi kavramların kullanılarak söz konusu fiyatlar üzerinden
“havuzlara” kaynak ayrılması, konuyu karmaşık hale getirmektedir.
Söz konusu belgelerden anlaşıldığı kadarıyla en az 2 tip havuz
oluşturulmaktadır:
- 1 no’lu havuz: Belediye ve Karayolları ihalelerinden elde edilen gelirlerin
belirli bir oranının aktarıldığı havuz 1320
- 2 no’lu havuz: Hedef ciro ve prim havuzu
Metinlerden görüleceği üzere, 1’nolu havuzun amacı bayiler arasında
gerçekleştirilen bölge dağılımında kaynaklanabilecek eşitsizliklerin bertaraf
edilebilmesi amacıyla ortak bir havuz oluşturmak, ikinci havuzun amacı ise
bayileri daha fazla teşvik etmek amacıyla prim sistemi oluşturmaktadır.
Daha önce de yer verildiği üzere, Siemens yetkilileri tarafından bayilik
sisteminin oluşumu şu şekilde ifade edilmiştir: 1330
“…Bayilik sistemi oluşturulurken her bayi için kura ile bir bölge
belirlenmiştir. Bölgelerdeki şehirler ise daha önce A, B gibi kategorize
edilmiş oldukları için bayi bazında belirli bir eşitliğin sağlanılmasına
çalışılmıştır. Sistem ayrıca dönüşümlü olarak işleyecektir.”
Havuz uygulaması gibi bir konunun tartışılması ve uygulamaya konulmaya
çalışılması dahi, esasen bayilik sisteminin kurulabilmesi ve devamı açısından
ortak çıkarlardan bütün sistem üyelerinin faydalanabilmesinin önemini ortaya
koymaktadır. Bir başka deyişle sistemin devamı ancak tüm üyelerin 1340
menfaatinin devamı ile mümkündür. Bilindiği gibi bu tür yaklaşımlar rekabeti
bozucu nitelikler taşıyan anlaşmaların en önemli özelliklerindendir.
05-13/156-54
33
Havuz uygulaması ve münhasır bayi bölgelerinin dönüşümlü olarak
belirlenmesi gibi uygulamalar, herhangi normal bayilik uygulamalarının
dışında; kurulan sistemin bozulmaması, bayilerin sistemi sabote etmemesi
gibi nedenler ile bayilerin payını eşitlemeyi amaçlayan davranışlardır.
Bunun dışında fiyatlar konusunda ise Siemens’in merkezi bir
yönlendirmesinden bahsetmek mümkündür. 1350
F. Sözleşme Hükümlerinin Değerlendirilmesi
Siemens ve bayileri arasında imzalanan sözleşmeye, özellikle yukarıda yer
verilen hükümler açısından bir bütün olarak bakmak gerekmektedir. Bayilik
sözleşmeleri öncesinde tarafların uzlaştıkları konular esasen sistemin neyi
amaçlayarak kurulduğunu çok açık bir biçimde ortaya koymaktadır.
- Bayilik sözleşmeleri birbirine rakip olan teşebbüsler arasında yapılmıştır:
Bayilik sistemi ile daha önce rekabet halinde olan teşebbüsler birbirleri ile 1360
rekabet etmek yerine bir bayilik sistemi oluşturarak Siemens’in bayisi
konumuna gelmişler, münhasır bayi uygulaması ile sözkonusu bayilerin
kendi aralarındaki rekabet de sona erdirilmiştir. Bunun dışında bayilik
sözleşmesinin rekabet yasağı hükmü gereğince bayiler ile Siemens
arasındaki rekabet de sonlandırılmıştır. Bu anlamda sözleşme ile hem
bayiler ile Siemens, hem de bayilerin kendi aralarındaki rekabet sona
erdirilerek ilgili pazarın önemli bir kısmında rekabet ortadan kalkmıştır.
- Sistemin merkezinde Siemens bulunmaktadır: Siemens bayilik
sözleşmeleri hem bayilerin rekabetini ortadan kaldırmış hem de bayilerin 1370
kendisinden mal temin etmelerini garanti altına almıştır. Sözleşme
maddeleri ve uygulamalara birlikte bakıldığında, Siemens’in bayileri
merkezden çok sıkı bir biçimde kontrol ettiği görülmektedir. Hatta prim
sistemi için getirilen havuz uygulamasındaki paralar dahi, bayilerin toplam
ciroları üzerinden belirli oranda kesilen paralardan oluşturulmaktadır.
- Bayilerin ödülü de rekabetin sınırlandırılmasıdır: Bayiler üretim araçlarının
devri ile Siemens’ten para almaya hak kazanmışlar, münhasır bayilik
sistemi ile de kendilerine ait “izole” bölgelerde rekabetin 1380
sınırlandırılmasından olabildiğince faydalanmaya çalışmışlardır.
- Sistem bayilik sisteminden daha çok rakipler arasında yapılan ve rekabetin
yatay kısıtlanması sonucunu doğuran özellikler ve etkiler taşımaktadır:
Bayilik sözleşmelerinde yer alan hükümlere ve uygulamalara bakıldığında
esasen oluşturulanın yalnızca bir bayilik sistemi olmadığı çok rahat bir
biçimde görülmektedir. Rekabeti sınırlayıcı anlaşmaların da özelliklerinden
olan rekabet yasağı, pazar paylaşımı, havuz uygulaması, üretim
araçlarının devri gibi hükümler bahsi geçen bayilik sözleşmelerinin de en
önemli konularını oluşturmaktadır. 1390
H.3.1.3. Bayilik Sistemi Sonrası Durumun Tespiti
05-13/156-54
34
Kararın daha önceki bölümlerinde değinildiği üzere, bayilik sistemi kurulması
öncesinde hem Siemens hem de soruşturma aşamasında bayilik ağı
içerisinde bulunan 6 teşebbüs bir çok ihalede birbirlerine rakip teklifler
sunmuşlardır.
Ancak bayilik sözleşmesi ile her bayiye münhasır bölgeler tahsis edilmiştir. Bir
başka deyişle o bölgede Siemens ürünlerinin satışı (buna o bölgedeki 1400
belediyeler ve karayolları tarafından açılacak ihaleler de dahil olmak üzere)
yalnızca bölge sahibi bayi tarafından gerçekleştirilecektir. Bu durum
sözleşmeyle teminat altına alınmış ve fiilen bir çok kezde uygulanmıştır.
Ancak sözleşmenin söz konusu şartına rağmen bayiler birçok kez, sözleşme
hükümleri uyarınca mal satmalarının yasak olduğu bölgelerdeki ihalelere
katılarak teklif vermişlerdir. Bu durum ilk bakışta ilgili pazarda rekabetçi bir
ortamın var olduğu şeklinde yorumlanabilir. Ancak bu ihalelerde de sistem
içerisinde yer alan teşebbüsler arasında en iyi teklif bölge sahibine aittir.8
1410
Bayilerin esasen mal satmalarının yasak olduğu bir bölgedeki ihalelere teklif
vermelerinin sebebi Siemens bayilik sisteminin oluşturulması ile aynıdır:
Rekabetin ortadan kaldırılarak bütün ihalelerin olabildiğince sistemde yer alan
teşebbüslerin kazanmasını sağlamak konusundaki ortak çıkar.
Bu durumda her bayi kendi bölgesindeki ihaleyi kazanma konusunda en
yüksek şansa ulaşmayı hedeflemiştir. Kazanılan her ihalenin Siemens
açısından daha fazla ürün satışı anlamına geldiği ise açıktır.
Bu durumda Siemens tarafından oluşturulan bayilik sistemi temel olarak iki 1420
konuda rekabeti ihlal etmektedir:
1- Siemens de dahil olmak üzere, rakip durumundaki teşebbüslerin bayilik
ve münhasır bölge tahsisi sonucu aralarındaki rekabetten
vazgeçmelerine yol açan bayilik sözleşmeleri,
2- Bayilik sözleşmelerindeki satış yasağına rağmen münhasır bölgeler
dışındaki ihalelere de danışıklı teklifler verilmesi suretiyle ihalelerin
bölge bayisi veya sistemde yer alanlar tarafından kazanılmasını
sağlamak. 1430
Görüldüğü üzere bayilik sisteminin temel amacı ve sonucu; piyasadaki
rekabetin sonlandırılarak, sistem üyelerinin karlarının ençoklaştırmaya
çalışmaktır.
Bayilik sistemi bu konuda bayilere iki şekilde yardımcı olmaktadır:
- Birincisi sistemde yer alanlara maksimum getiri sağlamak bakımından her
bayiye münhasır bölgeler tahsis edilerek o bölgeler açısından risk
olabildiğince azaltılmışken; ikinci olarak diğer rekabet unsurlarını kontrol 1440
8 Az sayıdaki istisnaya Karar içerisinde yer verilecektir.
05-13/156-54
35
edebilmek, mevzuat engellerini aşabilmek veya rekabet yaşandığı
görüntüsünü sağlamak amacıyla da bayiler bölge dışındaki ihaleler için
danışıklı teklifler vermişlerdir.
- Bu anlamda esasen oluşturulan bayilik sistemi ile genel olarak piyasada
mal satma biçimi olan kamu ihalelerinde rekabet ortadan kaldırılmaktadır.
H.3.1.3.1. Münhasır Bölge Tahsisi
Bayilik sözleşmelerinin 1.2. maddesi tüm bayilere münhasır bir bölge tahsis
etmektedir. Buna ek olarak sözleşmeler öncesinde yapılan yazılı mutabakatta 1450
da bayilerin kendi faaliyet bölgesini bir diğer bayiye kesinlikle
devredemeyeceği ve kendi bölgesi dışında hiçbir surette faaliyette
bulunamayacağı ifadeleri yer almaktadır.
Her bir bayiye münhasır bölge tahsis edilmesi nedeniyle, bayiler bayilik
sistemi öncesindeki piyasa yapısına göre rekabetin daha az yaşandığı
ortamlarda ihalelere girebilme şansını elde etmişlerdir. (Bu durum tabiidir ki
ayrıca sistem dışında kalan firmaların ihalelere katılıp katılmaması ile de
bağlantılıdır.)
1460
Kararın yukarıda yer alan bölümlerinde bayilik sistemi öncesinde karayolları
ve belediye ihalelerinde Siemens ve bayilerin rekabet içinde oldukları bir
başka deyişle birbirlerine rakip oldukları açıkça gösterilmiştir. Bu bölümde ise
-tam tersine- daha önce rekabet içinde olan Siemens ve bayilerin, bayilik
sistemi sonrasında, münhasır bölge paylaşımı ile rekabeti nasıl ortadan
kaldırdıkları tespit edilecektir.
Aşağıda yer alan ihale örneklerinde görüldüğü üzere, bir bölgedeki ihaleye
ister sadece bölge sahibi isterse birden fazla bayi katılsın, ihaleleri sistem
içerisinden genellikle bölge sahibi kazanmaktadır. Bu durumun tesadüf 1470
sonucu olmadığı açıktır. Bölge sahibi bayi dışındaki bayilerin kazanmayı bir
türlü başaramadıkları ihalelere neden katıldığı ise Kararda “Danışıklı
Tekliflerin” anlatıldığı bölümde ortaya konulacaktır.
Aşağıdaki Tablolarda en az bir sistem üyesinin yer aldığı ihalelere yer
verilmiştir.
Tablo 3: Bayilik sistemi sonrası yapılan bazı belediye ihaleleri
İşveren İhale Tarihi Katılımcılar Kazanan Bölge Sahibi9
Diyarbakır B.Bel. 6.8.2003 TKS TKS TKS
Edirne Bel. 16.5.2002 SFA SFA SFA
16.5.200210 SFA SFA
Gebze Bel. 17.10.2002 SFA
Isbak
SFA SFA
İzmir B.Bel. 3.9.2002 SFA
TKS
SFA SFA
Malatya Bel. 3.1.2002 TRASİN
EMT
TRASİN TRASİN
9 Siemens bayilik sisteminde bölgenin kime ait olduğu. Bayilik sözleşmeleri 1.10.2001 de
imzalanmıştır.
10 Kararda tek bir idarenin aynı tarihli görülen ihaleleri farklı ihalelerdir.
05-13/156-54
36
8.10.2002 TRASİN
EMT
SİNYALİZYON
TRASİN
27.5.2003 TRASİN
SİNYALİZYON
Best
TRASİN
12.6.2003 TRASİN
SİNYALİZYON
Best
TRASİN
24.7.2003 TRASİN
SİNYALİZYON
Best
TRASİN
27.5.2003 TRASİN
SİNYALİZYON
EMT
TRASİN
5.9.2003 TRASİN
SİNYALİZYON
EMT
Best
TRASİN
5.9.2003 TRASİN
SİNYALİZYON
EMT
Best
TRASİN
2.12.2003 TRASİN
SİNYALİZYON
Best
TRASİN
10.12.2003 TRASİN
EMT
Best
TRASİN
19.12.2003 TRASİN
EMT
Best
TRASİN
Sivas Bel. 2.7.2002 TRASİN
SİNYALİZYON
EMT
TRASİN TRASİN
29.7.2002 TRASİN
SİNYALİZYON
EMT
TRASİN
20.11.2002 TRASİN
SİNYALİZYON
EMT
TRASİN
20.1.2003 TRASİN
SİNYALİZYON
EMT
TRASİN
19.2.2003 TRASİN
SİNYALİZYON
EMT
TRASİN
İzmir B.Bel. 29.8.2002 SFA
TKS
SİNTEK
SFA SFA
İzmit B.Bel. 2.10.2003 SFA
TKS
Seda
Kaya
Kaya SFA11
Gaziantep Bel. 17.2.2002 TRASİN EMT EMT
11 Bayilik sözleşmesi sonrası İzmir Belediyesi’nin açmış olduğu toplam 13 ihalenin 7’sine
bayilerden yalnızca SFA katılmıştır. Yalnızca bir ihaleye TKS de teklif vermiş olmasına
rağmen teklifi SFA’dan daha yüksektir. Söz konusu ihaleyi SFA da kazanamamıştır.
05-13/156-54
37
TKS
EMT
19.11.2002 TRASİN
TKS
EMT
EMT
18.6.2003 TRASİN
EMT
Trafik Market
EMT
Konya B.Bel. 9.4.2002 SİNTEK
SFA
SİNTEK SİNTEK12
Antalya B.Bel. 14.4.2002 SİNTEK
SİNYALİZASYON
ULTRA
Ant. T. Sin.
Ant. T.
Sin.13
SİNTEK
28.2.2002 SİNTEK
SİNYALİZASYON
ULTRA
Ant. T. Sin.
Ant. T. Sin.
10.10.2002 SİNTEK
ULTRA
Tgs
Tgs
Diyarbakır Bel. 6.8.2003 TKS TKS14 TKS
Kayseri B.Bel. 20.11.2003 TRASİN
ULTRA
Özbest
Teknopol
Anadol E.
TRASİN
/Özbest
TRASİN
Bursa B.Bel. 4.6.2003 TRASİN
Öztay
TRASİN TRASİN
25.7.2002 EMT15
Tgs
Özbest
Özbest
4.12.2001 TRASİN
Ortadoğu
TRASİN
Trabzon Bel. 13.12.2001 SFA
TKS
ULTRA
Yeni Akabe
SFA SFA
4.7.2002 SFA
TKS
SİNYALİZASYON
SFA
20.2.2002 SFA
TKS
Seç Oto.
SFA
Ankara B.B. 30.10.2003 TKS TKS TKS
26.8.2003 TKS
Trafik Market
TKS
20.8.2002 EMT16
SIEMENS
ULTRA17
Anfa18
Anfa
12 Sintek, bayilik sözleşmeleri sonrası Konya Belediyesi’nin düzenlemiş olduğu diğer 7
ihalenin 6’sına katılmış ancak sadece 1 tanesini kazanabilmiştir. Sözkonusu ihalelerin
hiçbirine diğer bayiler teklif vermemişlerdir.
13 Antalya Belediyesinin yapmış olduğu ihalelerin birçoğunu yerel firmalar kazanmıştır.
14 İhaleye sadece TKS katılmıştır. Şirketin vermiş olduğu bedel yaklaşık 497 milyar TL. dir.
15 Bölge sahibi TRASİN ihaleye katılmamıştır.
05-13/156-54
38
10.6.2002 SIEMENS
TKS19
ULTRA
Anfa
SIEMENS
10.1.2002 SIEMENS
SFA20
Özbest
Afif
Anfa
Anfa
1480
Tablo 4: Bayilik sistemi sonrası yapılan bazı karayolları ihaleleri
İşveren İhale Tarihi Katılımcılar Kazanan Bölge Sahibi21
TCK 2. Bölge /İzmir 2.11.2001 SFA
ULTRA
Aysolar
SFA SFA
27.5.2002 SFA
ULTRA
Ortadoğu
Ortadoğu
15.8.2003 SFA-Özgürler
Satra
Seltra
SFA-Özgürler
27.10.2003 SFA
Aysolar
Özcan K.
Ulukar
Trafik M.
Sun Power
Aysolar
3.11.2003 SFA
Aysolar
Aysolar
20.11.2003 SFA
ULTRA
Odisan
İPTAL
TCK 3.
Bölge/Konya
8.7.2002 SFA22
SİNTEK
ULTRA
Mah.Ek..
Ermak
Özbest
Özbest SİNTEK
10.7.2002 SIEMENS23
ULTRA
Mah.Ek.
Ermak
SIEMENS
22.10.2003 SİNTEK
Özc.Kam.
Teknopol
SİNTEK
TCK 4. Bölge
/Ankara
13.11.2002
(Ank-Bolu-
Esk-K.kale)
TKS
SFA
ULTRA
TKS TKS
16 Teknik şartnamede istenilen temel özellikleri taşımadığı için ihale dışı bırakılmıştır.
17 Teknik şartnamede istenilen temel özellikleri taşımadığı için ihale dışı bırakılmıştır.
18 Anfa Ankara Altınpark İşletmeleri Ltd.Şti.
19 Teknik şartnamede istenilen temel özellikleri taşımadığı için ihale dışı bırakılmıştır.
20 İhale dışı bırakılmıştır.
21 Siemens bayilik sisteminde bölgenin kime ait olduğu. Bayilik sözleşmeleri 1 Kasım 2001 de
imzalanmıştır.
22 Bu ihaleyi her ne kadar Sintek kazanamamış dahi olsa teklifi SFA’dan daha düşüktür.
23 Siemens’in kazandığı bu ihaleye Sintek katılmamıştır.
05-13/156-54
39
20.6.2003 TKS-Ortana
ULTRA
C.Albayrak
TKS-Ortana
8.10.2003
(Delice
Ayrım,
Güdül…..)
TKS
SFA
TRASİN
Ortana
TKS
9.10.2003
(Mah-Ayr.
Kazan….)
TKS
SFA
TRASİN
Ortana
TKS
TCK 6. Bölge
/KAYSERİ
15.7.2003 TRASİN
Özbest
Ortadoğu
Ortadoğu TRASİN
15.10.2003 EMT24
Uzman
EMT
TCK
7.Bölge/Samsun
12.8.2002 SİNYALİZASYON
EMT
Başkent
SİNYALİZASYON
SİNYALİZASYON
TCK
8.Bölge/Elazığ25
5.12.2001 SİNYALİZASYON
Nurhat
Nurhat SİNYALİZASYON
30.9.2003 SİNYALİZASYON
Ortadoğu
Teknopol
Özbest
Özcan Kam.
Ortadoğu
TCK 10. Bölge 30.10.2003 SFA
Özbest
SFA SFA
TCK 11. Bölge 23.8.2002 SİNYALİZASYON
Arma
Süretli
Ortadoğu
Aker
Süretli SİNYALİZASYON
18.7.2003 SİNYALİZASYON
TKS
SİNYALİZASYON
TCK 12. Bölge
/Erzurum
3.7.2003 SFA
Özbest
M.Ak.Ers.
H.Ser.Kas.
M.Ak.Ers. SFA
22.10.2003 EMT26
Özbest
Özbest
TCK 13. Bölge
/Antalya
14.8.2002 SİNTEK
ULTRA
ULTRA
SİNTEK
14.8.2002 SİNTEK
ULTRA
SİNTEK
SİNTEK
10.01.2003 SİNTEK
ULTRA
Ortadoğu
Özbest
Aksel
SİNTEK
10.01.2003 SİNTEK
ULTRA
Ortadoğu
Özbest
Ortadoğu
24 Bölge TRASİN’in olmasına rağmen, TRASİN ihaleye katılmamıştır.
25 Elazığ Karayolları ihaleleri açısından Sinyalizasyon, Belediye ihaleleri açısından SFA’nın
bölgesi içinde yer almaktadır.
26 SFA’nın bölgesindeki ihaleye SFA katılmamıştır.
05-13/156-54
40
Aksel
10.01.2003 SİNTEK
ULTRA
Ortadoğu
Özbest
Aksel
ULTRA
10.01.2003 SİNTEK
ULTRA
Ortadoğu
Özbest
Aksel
Özbest
TCK 14.
Bölge/Bursa
22.11.2001 TRASİN
Ortadoğu
Ortadoğu TRASİN
15.10.2002 TRASİN TRASİN
3.9.2003 TRASİN
TEKON
Özbest
Tekon
TCK 16. Bölge 18.9.2003 TRASİN
SİNTEK
Tekon
Teknopol
Özbest
SİNTEK27
14.11.2003 TRASİN
ULTRA
ULTRA
Görüldüğü üzere, ihalelere ya bölge sahibi bayi sistem içerisindeki tek aday
olarak katılmakta ya da birden fazla sistem üyesinin ihaleye katılarak bölge
sahibi bayinin ihaleyi almasına yardımcı olunmaktadır.
H.3.1.3.2. Havuz Sistemi ve Fiyat Tespiti
Sözleşmenin “Sözleşme Yapma” başlıklı 10. maddesi fiyatlar ile ilgili
hükümleri düzenlemektedir. 1490
Madde metninde;
“…Sözleşme konusu olan ürün ve sistemlere esas teşkil edecek fiyatlar
BAYİ’nin SIEMENS’ten aldığı geçerli fiyat listelerindeki fiyatlardır…”
ifadesi yer almakta ve devamında da;
“SIEMENS, BAYİ’ye tavsiye ettiği son müşteri satış fiyatlarını
verecektir. Ancak, BAYİ kendi satış fiyatlarını belirlemekle serbesttir. 1500
BAYİ fiyatlarını diğer rakiplerin fiyatları ile rekabet edebilir ve pazar
tarafından kabul edilebilir olmasını garanti edebilecek şekilde hareket
etmelidir…”
ifadelerine yer verilmektedir.
Sözleşmenin 2 numaralı Ekinde ise, sözleşme konusu ürünler sayılarak
27 Bu ihale bölge sahibinin katılıp sistemdeki başka bir bayinin aldığı tek örnektir. İhaleyi
kazanan SİNTEK taşeron olarak TRASİN ile anlaşmıştır. Bu konu Kararın H.3.1.3.3. numaralı
bölümünde “Danışıklı Teklifler” başlığı altında daha detaylı olarak ele alınmıştır.
05-13/156-54
41
karşısında “bayi fiyatı (euro) ve liste fiyatı” ibareleri yer almakta bir başka
deyişle aynı ürün için iki ayrı fiyat belirtilmektedir.
1510
Sözleşme ekinin ilgili bölümleri aşağıdaki gibidir:
Ana Birim Bayi Fiyatı (Euro) Liste Fiyatı (Euro)
Master 4 gr basic dedek. (……...) (……...)
Master 4 gr compact (……...) (……...)
………… ………. ………..
Yukarıda yer alan tablodaki fiyatlardan;
- Bayi fiyatının, Siemens’in bayiye uyguladığı ürün satış fiyatı,
- Liste fiyatının, Siemens’in bayiye tavsiye ettiği nihai kullanıcı ürün satış
fiyatı
1520
olduğu anlaşılmaktadır.
Ancak yerinde incelemelerde elde edilen belgelerde yer alan bayi fiyatı ve liste
fiyatı gibi kavramlar kullanılarak söz konusu fiyatlar üzerinden “havuzlara”
kaynak ayrılması konunun incelenmesini zorunlu hale getirmiştir.
Söz konusu belgelerden anlaşıldığı kadarıyla 2 tip havuz bulunmaktadır:
- 1 no’lu havuz: Belediye ve Karayolları ihalelerinden elde edilen gelirlerin
belirli bir oranının aktarıldığı havuzu ifade etmektedir. 1530
- 2 no’lu havuz: Hedef ciro ve prim havuzunu ifade etmektedir.
1’nolu havuzun amacı bayiler arasında gerçekleştirilen bölge dağılımında
kaynaklanabilecek eşitsizliklerin bertaraf edilebilmesi amacıyla ortak bir havuz
oluşturmak ve sistem karını olabildiğince eşitlemek, ikinci havuzun amacı ise
bayileri daha fazla satış hacmine teşvik etmek amacıyla prim sistemi
oluşturmaktır.
25.9.2001 tarihli ve Siemens, TKS, TRASİN, SİNTEK, EMT, SFA ve
Sinyalizasyon imzalı tutanakta aşağıda yer alan ifadelere yer verilmiştir: 1540
“…
1. TC Karayolları Bölge Müdürlükleri ve Sözleşme kapsamında
Büyükşehir kategorisinde bulunan illerde Siemens Bayiye keseceği
faturayı liste fiyatı üzerinden düzenleyecek, liste fiyatı ile bayi fiyatı
arasındaki tutar havuza aktarılacaktır.
…”
24.10.2001 tarihli ve imzalı Bayi Toplantı Tutanağında aşağıda yer alan
ifadeler bulunmaktadır: 1550
“…
05-13/156-54
42
- Geri sayıcının fiyatı konuşuldu ve 240 euro ya içinin verilebileceği
konuşuldu, kötü ledle yapılanın da 165 euro olarak söylendi. …
…
- Karayolları işlerinin nasıl yürüyeceği tekrar konuşuldu:
Karayolları işleri büyükşehirler kapsamında değerlendirilecek yani
malzemeler ihale bedelinin %20 altına verilecek, altyapı işleri ise karı 1560
potaya kalacak maliyet hesabı için ortak karar verilip belirlenecek
Karayollarından alınan işler ortak potada sayılacak ve herkese eşit
kota olarak dağılacak.
…
- Liste fiyatına 200 lük ünitelerde %35 yapıldığı söylenmiştir. Ancak
parça kalemlerde daha düşük fiyat istendi.
….”
1570
10.12.2001 tarihli ve Siemens ve 6 bayi imzalı bayi toplantı tutanağında şu
ifadeler yer almaktadır:
“ …
ORTAK BÖLGELERDE HESAP ÇIKARILMASI
Karı potaya konulacak bölgelerde kar hesabının nasıl yapılacağı
konuşuldu. Ortak bölgelerde alınacak işlerin sözleşme gereği
maliyet dışında kalan karının potaya atılması gerektiği bir kez 1580
daha dile getirildi. Bu işlerle ilgili maliyet hesabının nasıl yapılacağı
konuşuldu. Maliyetin belirlenmesindeki yöntemin Bayındırlık fiyatından
belli bir indirim yapılması olabileceği konuşuldu.
…”
TKS’de yerinde inceleme esnasında elde edilen ve sözleşme imzalanması
öncesi bir toplantıya ait olduğu düşünülen imzasız belgede yer alan aşağıdaki
ifadeler de son derece çarpıcıdır:
1590
“ Yapılan Toplantılarda Uzlaşılan Konular ve Sözleşmeye Ek Koşullar:
…
2. TC Karayolları birim fiyatları istediğimiz noktaya geldiğinde çıkan
tüm işler sekiz (8) firma arasında eşit paylaştırılacaktır. Merkezi alım
olması durumunda Büyükşehirlere uygulanan havuz sistemi
uygulanacaktır.
3.TC Karayolları 2002 birim fiyatları ilan edildiğinde ihaleli müteahhit ve
taşeron ihalelerinde birim fiyatlarda %100, satınalma işlerinde %30 kar
marjı sağlanacaktır. 1600
…
05-13/156-54
43
7. Büyükşehirlerde yapılacak ihale ve satınalmalarda ortak 1 nolu
havuz oluşturulacak, bu havuzdaki kar oranı %30’un altında
olmayacaktır.
8.Diğer tüm işlerde %10 oranında 2 nolu ortak havuz oluşturulacaktır.
…
17. Büyükşehirlerdeki UTC işilerinde %10 kar payı 2 nolu havuza
aktarılacaktır.
1610
18. Diğer şehirlerdeki UTC işlerinde Bölgede çalışan firma ile iş, ortak
yapılacak ve bölgede çalışan firmaya %20 kar payı aktarılacaktır.
…
Not: 1 nolu havuz %30
2 nolu havuz %10 oranındadır.”
Siemens’te yerinde inceleme esnasında elde edilen 3.1.2002 tarihli, Toplantı
Notu konulu şirket içi elektronik postada aşağıda yer alan ifadeler
bulunmakadır:
1620
“…
- Ortak olan bölgelerde hesap yapma yönteminin aşağıdaki
şekilde olması gerektiği görüşüldü:
Sadece malzeme alımı işlerinde Siemens’in söz konusu bayisine
alınan işin keşfinden %20 sini masraf karşılığı vermesini geri kalan
miktar ile bayi fiyatı arasındaki farkı (var ise) potaya ayırması istendi.
Bu konu ile ilgili Siemens’in görüşü Bayilere iletilecek…
1630
Ortak bölgelerdeki altyapı işleri 2001 yılındaki düşük fiyatlar nedeniyle
bu sene işi alan bayiler tarafından halledilecek ve bunlarla ilgili bir
hesaplama yapılmayacaktır.
Altyapı işleri 2002 yılı fiyatları belli olduktan sonra tekrar görüşülecek,
ancak altyapı işleri ile ilgili ortak taşeronlar oluşturulacak ve bu işler
belirli bir kavşak başı birim fiyat ile bu taşerona verilecek.
…
- Bayilerin kendi bölgeleri dışında yaptığı satışların kontrol edilmesi ve
önlenmesi Siemens’ten istendi. Bununla ilgili fatura kontrol çalışması 1640
yapılacak.
…”
Siemens’te yerinde incelemeler esnasında elde edilen 20.12.2001 tarihli şirket
içi elektronik postdaki ifadeler aşağıdaki gibidir:
“Bayiler organizasyonu nedeniyle iki tip sipariş oluşmaktadır:
1- Normal bayi fiyatına göre açılan siparişler: 1650
05-13/156-54
44
Bu siparişlerde bayi fiyatı sabittir. Maliyetlerde tedarikçilerden gelecek
fiyatlar değişmedikçe daha önce verilen ekteki file gereği bellidir. …
Ancak bu sene potaya atılmayacak olan %10 ortak kar seneye
atılacaktır. … Bu gönderdiğim toplantıdan sonra geçerli fiyatlardır.
Siparişlerin tarihlerine göre geçerli fiyatlara göre kalkülasyon
yapılmalıdır.
2- Zararına alınan işler:
1660
Bu siparişlerde sözleşme gereği Simko onayı çerçevesinde bayilerin
zararına aldığı işlerdir ve simko malzemeyi alınan keşif birim fiyatlardan
%20 indirimle bayiye satmaktadır. Bu tip işlerde bayiler işi zararına
aldığının belgeleri ile birlikte siparişi tarafımıza vermektedirler. …”
Siemens’te yerinde incelemeler esnasında elde edilen 14.1.2002 tarihli şirket
içi elektronik postadaki ifadeler ise aşağıdaki gibidir:
“Potaya girecek olan iller Sözleşme ekinde belirtilen şehirler ve
Karayollarıdır. 1670
Bu kapsamda 3 türlü sipariş olacaktır:
1- Zararına alınan siparişler. Bunlar listede gösterilen bayi fiyatlarının
altına alınmış işleri (Siemens oluru ile) kapsamakta olup, Siemens
bayinin satmış olduğu fiyattan %20 indirimle bayilere vereceği
siparişlerdir.
2- Bayi fiyatı ile liste fiyatı arasındaki siparişlerdir. Burada
Siemens bayinin müşterisine satmış olduğu fiyattan Bayiye 1680
satış yapacak olup, aradaki fark potaya atılacaktır. Bu potada
toplanan bedeller 3 ayda bir bayilere fatura karşılığında
ödenecektir. (Bayiler toplam potada toplanan bedelin 1/6’sı
oranında fatura keseceklerdir. …)
3- Liste fiyatınında üstündeki siparişler. Siemens bayiye liste
fiyatından fatura kesecektir. Liste fiyatı ile bayi fiyatı arasındaki
fark gene potaya atılacaktır. …”
Aynı metin üzerinde el yazısı ile verilen örnek aynen aşağıdaki gibidir: 1690
60…………………………….80.…………………………100
20 20
1700
05-13/156-54
45
20’lik bayi fatura kesecek Bayi satış fiyatı Potaya atılacak
vv ayrılacak Siemens satış fiyatı
Yukarıda yer verilen bilgilerden anlaşıldığı üzere; havuz uygulaması, sistemin
kuruluşu anında sistemde yer alan bayilerin gelirleri arasında oluşabilecek
olası farklılıkları ortadan kaldırmak amacıyla oluşturulmuştur. Bilindiği gibi 1710
sistem içerisinde her bayiye bir bölge tahsis edilmiş ve sistemin dönüşümlü
olması kararlaştırılmıştır. Ancak yine de bazı bölgelerde çok fazla ve bazı
bölgelerde çok az ihaleye çıkılması ve bayilerin gelirlerinde faklılıklar oluşması
olasılığı karşısında; her bayinin kendisine düşen bölgeye rıza göstermesi bir
diğer deyişle bayiler arasında oluşacak gelir farklılıklarını ortadan kaldırmak
ve hem sistemin oluşumu hem de sistemin devamını sağlamak bakımından
havuz sistemine ayrıca ihtiyaç duyulmuştur.
Bayilik sistemi ile fiyatların yükselmiş olduğu konusundaki müşteri (Siemens
veya bayilerden ürün alıp bunları satan diğer teşebbüslerin) şikayetlerine 1720
Kararın H.3.1.2.1. numaralı bölümünde yer verilmişti. Yukarıda yer verilen
belgelerdeki ifadelerden bayilerin fiyatlar konusunda aralarında
müzakerelerde bulunmalarının yanısıra Siemens’inde birçok konuda ve
özellikle fiyatlar ve kar paylaşımı ile ilgili olarak merkezi yönlendirmede
bulunduğu görülmektedir.
Dolayısı ile sistemin temel amacının; ihalelerin sistem içerisindeki firmalar
tarafından, rekabetin sınırlandırılması yolu ile en iyi fiyat ile kazanılmasını ve
bunun sistem üyeleri arasında paylaşımını sağlamak olduğu sonucuna
ulaşılmaktadır. 1730
H.3.1.3.3. Siemens’in Merkezi Koordinasyonu ve Danışıklı Teklifler
Bayilik sistemi ile esasen her bayinin kendisine tahsis edilen bölgelerdeki
ihalelere katılması esası benimsenmiş ve bu durum sözleşme ile hüküm altına
alınmıştır. Bayilik sistemi içerisinde yasaklanmış olmasına rağmen zaman
zaman bayilerin kendi bölgeleri dışındaki yerler için de teklif verdikleri
görülmektedir. Ancak istisnalar dışında bayiler kendi bölgeleri dışındaki
yerlerdeki ihaleleri kazanamamıştır.
1740
Bayilik sistemi ile yasaklanmış olmasına rağmen bayiler neden kendi bölgeleri
dışındaki yerler için teklif vermektedir? Bu sorunun olası cevapları aşağıdadır:
- Bayinin kendisine tahsis edilen bölgelerdeki ihalelere katılma yeterliğine
sahip olmadığı bir durumda, ihalenin sistem içerisinde kalması için bayi ağı
içindeki başka bir bayinin o ihaleye teklif verdiği durumlar,
- Bir ihaleye bayilik sistemi dışında yer alan yani rakip olan bir firmanın da
teklif verdiği durumlarda, birden fazla bayinin birlikte danışıklı teklifler
vererek yine ihalenin sistem içerisinde kalmasının sağlanması için,
- İhaleye sistem dışından rakip bir teklif verilmese dahi, ihalede rekabet 1750
yaşandığı görüntüsü vermek veya mevzuat engellerini bu yolla aşmak
05-13/156-54
46
amacıyla28 danışıklı tekliflerin verilerek ihalelerin alınması için.
Daha önce de belirtildiği üzere bayilik sistemi ile esas olarak amaçlanan 7
firma arasındaki rekabetin sonlandırılarak ihalelerin sistem içerisindeki
firmalar tarafından kazanılmasıdır.
A. Merkezi Koordinasyon
Sözleşmenin 2.3. maddesine göre bayiler “Sözleşme kapsamındaki ürün ve 1760
sistemlerle ilgili resmi ihalelere SIEMENS’e danışarak teklif vereceklerdir.”
Ayrıca, daha önce de belirtildiği gibi her ne kadar bayilerin kendi fiyatlarını
belirleme serbestisi bulunsa dahi rekabetçi bir ihalede fiyatın düşürülmesi
gerektiği durumlarda Siemens’in onayı ile fiyatlar düşürülebilmektedir. Bu
konuya yönelik olarak TKS’nin yerinde incelemeler esnasında Raportörlere
yapmış olduğu açıklamalar aşağıdaki gibidir:
“İhalelere TKS teklif vermektedir. Tekliflerimizde Siemens ürünleri
kullandığımız, onun bayisi olduğumuz belgelenmektedir. İhalelerde 1770
vereceğimiz tekliflerin fiyatlarını kendimiz belirliyoruz. Ürünün fiyatları
zaten ürün fiyat listesinde belirlenmiştir. Ancak ihalenin türüne göre,
(pazarlık usulünde örneğin) fiyatı düşürmek gerekebilir. Bu durumda
Siemens’i arayıp şu fiyata indirebilir miyiz diye sorarız. Ancak sonuçta
Siemens’i aldığımız ihaleler ilgilendirmez, kar zarar bize aittir.”
Bu gibi durumlar bayilik ağının oluşturulması aşamasında da gündeme
gelmiştir. 25.9.2001 tarihli toplantıya ilişkin tutanakta şu ifadeler yer
almaktadır:
1780
“…
2. Zararına alınan işlerde Siemens kendi sağladığı malzemeler için
indirimli keşif bedelleri üzerinden %20 indirimle malzeme temin
edecektir. Ancak bu işler için Siemens mutabakatının alınması şarttır.
3.Büyükşehir kategorisinde bulunmayan şehirlerdeki merkezi sistem
işleri SIEMENS tarafından alınacak ve o bölge Bayisi Siemens’in
taşeronu olarak çalışacaktır. SIEMENS merkezi sistem fatura bedeli
üzerinden %20 oranındaki tutarı BAYİ’ye ayrıca ödeyecektir. 1790
4. Bölge Bayi TCK işlerinden birini yapamayacağını belirtirse SIEMENS
hangi Bayinin işi yapacağına karar verecektir.
…”
Kendi bölgesinde yer alan bir ihaleye teklif verme konusunda yeterliliğe sahip
olmayan bayinin bölgesinde diğer bir bayi Siemens’in onayını alarak teklif
verebilmektedir. Konuyla ilgili EMT tarafından yerinde incelemeler esnasında
Raportörlere yapılan açıklamalar aşağıdaki gibidir:
28 Örneğin, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu pazarlık usulünde en az 3 katılımcı gereklidir.
05-13/156-54
47
1800
“Sözleşme gereği bayiler birbirlerinin bölgesindeki ihalelere teklif
vermemektedirler. Ancak örneğin bir bayi teklif verme yeterliliğine sahip
değilse Siemens’in onayı alınarak bölge dışına da teklif verilebilir. Buna
örnek olarak Erzurum, İzmir ihalesini gösterebilirim.”
6.9.2001 tarihli Siemens ve bayiler imzalı tutanaktaki ifadeler aşağıdadır:
“….
5. Bayiler dışında bir başka firmanın işlere teklif vermesi durumunda 1810
ihale indirimine Siemens karar verecek, işi olan firmanın ilgili işlerden
beklediği kar karşılıklı mutabakat ile Siemens tarafından karşılanacaktır.
Böyle bir durumda Siemens satış fiyatının bayi transfer fiyatlarının altına
düşmesi halinde bu işe ait %10 ciro payı havuza ayrılmayacaktır. …
…
8. Bayi sayısındaki artış, azalış veya ihracına ilişkin karar için 6 bayinin
oybirliği esas ve yeterli olacaktır. Oy çokluğu halinde alınan kararı
Siemens’in veto etme yetkisi vardır. …” 1820
Siemens’te yerinde incelemeler esnasında elde edilen 20.12.2001 tarihli şirket
içi elektronik postadaki ifadeler aşağıdaki gibidir:
“Bayiler organizasyonu nedeniyle iki tip sipariş oluşmaktadır:
1- Normal bayi fiyatına göre açılan siparişler
Bu siparişlerde bayi fiyatı sabittir. Maliyetlerde tedarikçilerden gelecek
fiyatlar değişmedikçe daha önce verilen ekteki file gereği bellidir. … 1830
Ancak bu sene potaya atılmayacak olan %10 ortak kar seneye
satılacaktır. … Bu gönderdiğim toplantıdan sonra geçerli fiyatlardır.
Siparişlerin tarihlerine göre geçerli fiyatlara göre kalkülasyon
yapılmalıdır.
2- Zararına alınan işler:
Bu siparişlerde sözleşme gereği simko onayı çerçevesinde bayilerin
zararına aldığı işlerdir ve simko malzemeyi alınan keşif birim fiyatlardan
%20 indirimle bayiye satmaktadır. Bu tip işlerde bayiler işi zararına 1840
aldığının belgeleri ile birlikte siparişi tarafımıza vermektedirler. …”
Siemens’te yerinde incelemeler esnasında elde edilen 14.1.2002 tarihli şirket
içi elektronik postadaki ifadeler ise aşağıdaki gibidir:
“Potaya girecek olan iller Sözleşme ekinde belirtilen şehirler ve
Karayollarıdır.
Bu kapsamda 3 türlü sipariş olacaktır:
05-13/156-54
48
1850
1. Zararına alınan siparişler. Bunlar listede gösterilen bayi fiyatlarının
altına alınmış işleri (Siemens oluru ile) kapsamakta olup, Siemens
bayinin satmış olduğu fiyattan %20 indirimle bayilere vereceği
siparişlerdir.
2. Bayi fiyatı ile liste fiyatı arasındaki siparişlerdir. Burada Siemens
bayinin müşterisine satmış olduğu fiyattan Bayiye satış yapacak
olup, aradaki fark potaya atılacaktır. Bu potada toplanan bedeller 3
ayda bir bayilere fatura karşılığında ödenecektir. (Bayiler toplam
potada toplanan bedelin 1/6’sı oranında fatura keseceklerdir. …) 1860
3. Liste fiyatınında üstündeki siparişler. Siemens bayiye liste
fiyatından fatura kesecektir. Liste fiyatı ile bayi fiyatı arasındaki fark
gene potaya atılacaktır. …”
Görüldüğü üzere Siemens sistemi sıkı bir biçimde kontrol etmektedir. Kurulan
sistem ile her bayiye bir menfaat sağlanmaya çalışılmakta, bayiler arasındaki
eşitliğin sağlanması ve denetim ile kontrol konuları Siemens’e bırakılmaktadır.
B. Danışıklı Teklifler 1870
Bayilik sistemi ile esasen her bayinin kendisine tahsis edilen bölgelerdeki
ihalelere katılması esası benimsenmiş ve bu durum sözleşme ile hüküm altına
alınmıştır.
Buna ek olarak sözleşmeler öncesinde yapılan yazılı mutabakatta da bayilerin
kendi faaliyet bölgesini bir diğer bayiye kesinlikle devredemeyeceği ve kendi
bölgesi dışında hiçbir surette faaliyette bulunamayacağı ifadeleri yer
almaktadır. Bu durum SİNTEK yetkilileri tarafından Raportörlere yerinde
incelemeler esnasında: 1880
“…bayiler listede yer alan ürünlere ilişkin olarak sözleşme ekinde yer
alan yerler dışındaki ihalelere girmemeyi bayilik sözleşmesiyle taahhüt
etmişlerdir.”
şeklinde ifade edilmiştir.
Siemens bayilerin ihalelere katılmaları hakkındaki görüşlerini yerinde
incelemeler esnasında Raportörlere;
1890
“İhaleler genel olarak trafik lambası gibi ürünlerin alımına yönelik
olabileceği gibi, merkezi trafik sistemi kurulmasına yönelik olmaktadır.
Merkezi sistem ihaleleri dışında, ihalelere yalnızca bayilerimiz
katılmaktadır. Hangi ilin belediyesi ihaleye çıkmış ise, o bölgeden
sorumlu bayimiz ihaleye katılmaktadır. … Bir bayimizin katıldığı ihaleye
doğal olarak başkaca bir bayimiz girmemektedir.”
şeklinde ifade etmiştir.
05-13/156-54
49
Bu durumu teyid eder nitelikte, Siemens’ten elde edilen ve Fetih Ürkmez 1900
tarafından Siemens’in diğer çalışanlarına elektronik posta ile gönderilen bir
toplantı notunda, bayilerin kendi bölgeleri dışında teklif vermeleri konusu yer
almaktadır. Toplantı notunun ilgili bölümü aynen;
“Bayilerin kendi bölgeleri dışında yaptığı satışların kontrol edilmesi ve
önlenmesi Siemens’ten istendi. Bununla ilgili fatura kontrol çalışması
yapılacak”
şeklindedir.
1910
Siemens’te yerinde incelemelerde elde edilen Toplantı Tutanağında da:
“…
YER: SFA Firması-Öveçler ANKARA
…
Katılanlar: SFA, SİNYALİZASYON, TRASİN, TKS, EMT, SIEMENS,
YAPI KREDİ Farabi Şb. ve Siteler Şb. Yetkilileri
Toplantıda aşağıdaki hususlar görüşülmüştür: 1920
…
5. EMT ve Sinyalizasyon firmalarının Adana ve Datça’da 3. Kişilere mal
teslimatı/satımı hakkında endişeleri dile getirildi ve konuyla ilgili
açıklama bekledikleri belirtildi. Bu bağlamda 3. Kişilere Siemens’in mal
satıp satmayacağı konusunda güvence istendi.
…”
ifadeleri yer almaktadır.
1930
6.9.2001 tarihli toplantı tutanağında aynen:
“…
7. Bayiler kendi faaliyet bölgesini bir diğer bayiye kesinlikle devredemez
ve kendi bölgesi dışında hiçbir surette faaliyette bulunamaz. Aksi durum
Ana Sözleşme koşullarına uymadığı anlamına gelecektir. Bayiler arası
uzlaşmazlıklarda Siemens hakem olarak tanımlanmıştır. …”
ifadeleri yer almaktadır.
1940
Yukarıda yer verilen bilgi ve belgelere göre bayilerin kendi bölgeleri dışındaki
bir bölgede ihalelere girmeleri yasaktır. Ancak, bayilik sistemi gereğince yasak
olmasına rağmen, bayiler kendilerine ait olmayan bölgelerde çok sayıda
ihaleye katılarak teklif vermişlerdir. Buradaki temel amaç ihaleyi kazanmak ya
da fiyat rekabeti değil, danışıklı teklifler verilmesi suretiyle bölge sahibi bayinin
ihaleyi kazanmasına yardımcı olmaktır.
Bayilerin kullandıkları danışıklı teklif yöntemleri duruma göre değişiklikler
göstermiştir. Danışıklı tekliflere genel olarak aşağıda yer alan iki temel amaç
05-13/156-54
50
için başvurulmuştur: 1950
- Bir ihaleye bayilik sistemi dışında yer alan yani rakip olan bir firmanın da
teklif verdiği durumlarda, birden fazla bayinin birlikte danışıklı teklifler
vererek yine ihalenin sistem içerisinde kalmasının sağlandığı durum.
- İhaleye sistem dışından rakip bir teklif verilmese dahi, ihalede rekabet
yaşandığı görüntüsü vermek veya mevzuat engellerini bu yolla aşmak
amacıyla29 danışıklı tekliflerin verildiği durum.
Dolayısıyla, bayilik sistemi kendisine tayin edilen bölge içinde bayilere sistem 1960
dışından rakip çıkması halinde, ihalenin sistemde kalmasını teminen birden
fazla bayinin danışıklı teklifleri ile bayiye yardımcı olmaktadır.
10.12.2001 tarihli ve Siemens ve 6 bayi imzalı bayi toplantı tutanağında şu
ifadeler yer almaktadır:
“…
Verilen teklifleri yan teklif olarak SIEMENS’in de vermesi istendi. Bu
konular idarelerce daha sonradan farklı yorumlandığı için uygun 1970
görülmemiştir.
…”
Her ne kadar SIEMENS’in ihalelere katılarak yan teklif vermesi uygun
görülmemiş ise de30, bu anlayış sistemce benimsenmiş ve bayiler ihalelerde
birbirlerine destek olmak amacıyla danışıklı teklifler sunmuşlardır.
Yukarıda bahsedilen hususlar ile ilgili ilk örneğimizde, kendi bölgesinde ihale
açılan bayi yüksek teklifte bulunmakta diğer bayi ise düşük teklifte
bulunmaktadır. Bayilerin planı, sistem dışında yer alan firmanın teklifi her iki 1980
bayinin teklifinin arasında ise, ihaleyi kazanan bayi taşeron olarak bölge sahibi
bayiye işi devretmek, sistem dışında yer alan firmanın teklifi her iki bayinin
teklifinin üzerinde ise, düşük teklif veren bayi ihale dokümanlarını
tamamlamayarak ihalenin yapıldığı bölgenin bayisinin ihaleyi yüksek fiyattan
kazanmasını sağlamaktır.
Yapılan ihbarda şu ifadelere yer verilmiştir:
“T.C.K. Sivas 16. Bölge Müdürlüğü TRASİN Elektroniğin bölgesidir.
Ancak SİNTEK firması diğer katılımcı firmaların işi almaması için 1990
60.000.000.000 (altmış milyar) TL teklif verdi. Tekeli oluşturan SİNTEK
firmasında iş kalsa idi eksik evrakları tamamlamayıp yeterlilik dışı
kalacaktı. İş tekelci dışı firmada kalacağı hissedildiği için TRASİN
firmasının 95.000.000.000 (doksanbeşmilyar) TL verdiği teklifte iş
kalmayacağı hissedildi ve işi SİNTEK firması yapacak ve SİNTEK ile
TRASİN firmaları faturalaşacaklardır. SİNTEK firması evrakları
tamamlamayıp iş SIEMENS bayisi dışında kalmamıştır.”
29 4734 sayılı Kanuna göre pazarlık usulünde en az 3 katılımcı gereklidir.
30 SIEMENS’in çok sayıda ihaleye katılıp kazanamaması hali.
05-13/156-54
51
Yerinde incelemeler esnasında, bu ifadeleri destekler nitelikte bir takım
belgeler elde edilmiştir. Bu belgelere göre söz konusu ihalede SİNTEK 67 2000
milyar TL. teklif ile TRASİN’in bölgesindeki ihaleyi kazanmış ancak TRASİN’in
35 milyar TL’lik taşeronluk teklifi üzerine, TRASİN ile 19.11.2003 tarihinde
taşeronluk sözleşmesi imzalamıştır.
TKS’de yapılan yerinde inceleme esnasında elde edilen belgeler de bu
durumu teyid eder niteliktedir. Bu belgeler, Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin
bir ihalesine ait olan ve SFA, EMT ile SİNTEK’e ait teklifler ve EMT ile
SİNTEK’e ait olan imzalı-mühürlü teklif zarflarıdır.
Bilindiği gibi Ankara TKS’nin bölgesi içerisinde yer almaktadır. TKS’de yerinde 2010
incelemeler esnasında bulunan SİNTEK, EMT ve SFA’ya ait Ankara
Büyükşehir Belediyesi Satın Alma Dairesi Başkanlığı 6 kalem muhtelif sinyal
verici alımı işi için hazırlanmış fiyat teklifleri aşağıdaki gibidir:
SİNTEK EMT SFA
Mikroproserlü ….. (………...) (………...) (………...)
Ledli oklu…. (………...) (………...) (………...)
Geri sayıcı… (………...) (………...) (………...)
Kamaşma….200 lük (………...) (………...) (………...)
Kamaşma….300 lük (………...) (………...) (………...)
Halojen….. (………...) (………...) (………...)
TOPLAM 540.000.000.0000 599.000.000.000 551.000.000.000
Ancak Büyükşehir Belediyesi’nin ihale komisyonu kararına bakıldığında,
Başkanlığa yalnızca 1 adet fiyat teklifi verildiği anlaşılmıştır. İhaleyi TKS
499.250.000.000 TL. toplam teklif ile kazanmıştır. Diğer firmaların fiyat teklifi
ise Belediyeye sunulmamıştır. Diğer firmaların fiyat tekliflerinin faks ile TKS’ye 2020
iletildiği üzerlerinde yer alan yazılardan anlaşılmaktadır.
Ankara’nın TKS’nin bölgesi olduğu düşünüldüğünde, diğer bayiler tarafından
ne için hazırlandığı belli olmayan ancak TKS’nin elinde bulunan tekliflerin pek
de rekabetçi teklifler olmadığı ve başlıca amaçlara hizmet için her olasılığa
karşılık hazırlanmış oldukları anlaşılmaktadır. Diğer bayilere ait ve Ankara
Büyükşehir Belediyesine hitaben EMT ve SİNTEK tarafından hazırlanan
imzalı ve şirket kaşeli zarfların TKS’de bulunması, bayilerin ihale öncesinde
veya ihale aşamalarında birbirleri ile rekabeti bozacak şekilde bir
koordinasyon içerisinde bulunduklarının çok açık bir göstergesidir. Yerinde 2030
incelemelerde elde edilen diğer bayilere ait zarf ve mühürler, diğer bayilerin
tekliflerinin bölge bayisi tarafından her ihtimale karşı hazırlanmış olabileceğini
akla getirmektedir.
TKS tarafından SİNTEK’e gönderilen ve TKS’nin ARER İnşaat’a verdiği fiyat
teklifini içeren bir elektronik posta şu şekildedir:
2040
Kimden : KENAN ÇELİK (tksltd@)
Kime : (sintek@)
Gönderme Tarihi : 24 Temmuz 2003 Perşembe 14:31
Ek : ARER INS.doc
Konu : ARER Ins Fiyat
ARER İnşaata verdigimiz fiyatlar ektedir üzerine çıkarak fiyat
vermenizi rica ederiz.
05-13/156-54
52
Aynı şekilde yine TKS’de bulunan, bayilik sistemi üyelerinin arasındaki 2050
rekabeti ortadan kaldırıcı nitelikte bir koordinasyon içerisinde bulunduklarını
gösteren el yazılı bir belgede de aynen şu ifadeler yer almaktadır:
2060
2070
TRASİN’in 15.7.2003 tarihinde Karayolları 7. Bölge Müdürlüğü/Samsun için
hazırlamış olduğu fiyat teklifi, rakip bir teşebbüs olan Sinyalizasyon’a aynı gün
faks ile gönderilmiştir. Bilindiği gibi Samsun Sinyalizasyon’un bölgesi
içerisinde yer almaktadır. Ancak ihale gerçekleşmemiştir.
Teşebbüslerin ihale için hazırlamış oldukları fiyat teklifleri aşağıdaki gibidir.
Tekliflerden görüldüğü üzere Sinyalizasyon’un tüm birimler için teklifi daha
iyidir.
Sinyalizasyon TRASİN
CPU Kartı (………...) (………...)
IQ Kartı (………...) (………...)
Çıkış Kartı (………...) (………...)
Besleme Ünitesi (………...) (………...)
Gösterge Paneli (………...) (………...)
2080
TRASİN’in karayolları için hazırlamış olduğu teklif, saat 16:36’da
Sinyalizasyon’a fakslanmıştır. Ancak daha ilginç olanı, TRASİN’in saat
03:15’de Sinyalizasyona gönderdiği faks metninde ise yukarıda yer verilen
Sinyalizasyon ve TRASİN tekliflerinin el yazısı olarak ve kısaltma şeklinde
istenen malzeme kalemlerinin yer aldığı boşluklarda;
İlgilenilecek konular:
1- Ortak bölgelerde işi olmayan tarafa en az ihale bedelinin %10’u kar
olarak verilecek. Eğer normal hesaplanan kar hesabı bu oranı
geçiyorsa yüksek olan kar geçerli olacak.
2- İş sırası gelen diğerine devir ederse yukarıdaki hesap aynen
uygulanacak ayrıca bunun üstüne ihale bedelinin %5’i kar olarak işi
devreden tarafa ödenecek.
3- Faturalaşma düzeninde işi kim alıyorsa, Siemens satışı diğer tarafa
kesecek diğer taraf da kar payını ekleyip faturayı işi alan tarafa
kesecek. Bu konu zeyilname ile halledilecek.
4- Entegratör sözleşmesinin Siemens tasdiki için resmi yazışmalar
yapılacak.
05-13/156-54
53
CPU Kartı (………...)
IQ Kartı (………...)
Çıkış Kartı (………...)
Besleme Ünitesi (………...)
Gösterge Paneli (………...)
şeklinde yer almasıdır.
Görüldüğü üzere TRASİN kendi fiyatlarının ne olması gerektiği konusunda 2090
uzlaşıldıktan sonra kendi (muhtemel) resmi teklif metnini Sinyalizasyon’a
fakslamıştır.
Benzer şekilde TKS, 17.6.2003 tarihli Karayolları Genel Müdürlüğü 15. Bölge
Müdürlüğü/Kastamonu için hazırlamış olduğu fiyat teklifini rakip bir firma olan
Sinyalizasyona aynı gün saat 13:10’da fakslamıştır. Sinyalizasyon ise kendi
teklifini saat 13:11’de Karayolları 15. Bölge Müdürlüğü’ne fakslamıştır31.
Sinyalizasyon’un teklif metninde dikkat çeken konu fiyat kısımlarının el yazısı
ile doldurulmuş olmasıdır. TKS ihaleye katılmamıştır.
2100
Bilindiği gibi, Kastamonu Sinyalizasyon’un bölgesi içerisinde yer almaktadır.
Firmalar adına hazırlanmış olan fiyat teklifleri aşağıdaki gibidir32.
S.NO
(Cinsi)
Sinyalizasyon TKS
1 (………...) (………...)
2 (………...) (………...)
3 (………...) (………...)
4 (………...) (………...)
5 (………...) (………...)
6 (………...) (………...)
7 (………...) (………...)
8 (………...) (………...)
9 (………...) (………...)
10 (………...) (………...)
11 (………...) (………...)
12 (………...) (………...)
13 (………...) (………...)
14 (………...) (………...)
15 (………...) (………...)
16 (………...) (………...)
17 (………...) (………...)
18 (………...) (………...)
19 (………...) (………...)
20 (………...) (………...)
21 (………...) (………...)
Tekliflerden görüldüğü üzere Sinyalizasyon’un tüm birimler için teklifi daha
düşüktür.
31 İhaleye Sinyalizasyon’un yanısıra Tekon ve Özbest firmaları da teklif vermiştir. İhale mevcut
ödeneğin verilen teklifi karşılayamaması nedeniyle iptal edilmiştir.
32 Sinyalizasyon’un teklif metninde 28 sıra numara ile mallar sayılmış olmasına rağmen,
TRASİN’in teklifinin yalnızca ilk sayfasının tedarik edilmesi karşısında ilk 21 mal cinsine yer
verilebilmiştir.
05-13/156-54
54
Benzer şekilde TRASİN 22.7.2003 tarihinde Malatya Belediye Başkanlığı için
hazırladığı teklifi aynı tarihte Sinyalizasyona fakslamıştır. Sinyalizasyon da
aynı gün içerisinde Malatya Belediye Başkanlığına teklifini sunmuştur. 2110
Hatırlanacağı üzere Malatya TRASİN’in bölgesi içerisinde yer almaktadır.
Firmaların birbirlerine gönderdikleri teklifler aşağıdaki gibidir:
TRASİN Sinyalizasyon
Q300 Oto Sinyal Verici (………...) (………...)
Q200 Oto Sinyal Verici (………...) (………...)
Q200 İkili (………...) (………...)
Q200 Yaya Sinyal Verici (………...) (………...)
TOPLAM 5.631.000.000 5.960.000.000
Tekliflerden görüldüğü üzere TRASİN’in tüm birimler için teklifi daha düşüktür.
İhalede sunulan teklifler ise aşağıdaki gibidir:
FİRMA FİYATLAR33
TRASİN 5.631.000.000
Best 5.877.000.000
Sinyalizasyon 5.960.000.000
Görüldüğü üzere TRASİN ve Sinyalizasyon birbirlerine gönderdikleri fiyat 2120
tekliflerini idareye de aynen sunmuşlardır. İhaleyi TRASİN kazanmıştır.
TKS’de yerinde yapılan incelemelerde SFA’nın ve TKS’nin Aksaray Belediyesi
için fiyat teklif belgeleri bulunmuştur. TKS’nin fiyat teklifleri ile ilgili olarak hem
üzerinde el yazısı ile bir çok ifadenin yer aldığı bir çalışma metni hem
belediyeye gönderilmek için hazırlanan teklif mevcuttur. Bilindiği gibi Aksaray
TKS’nin bölgesinde yer almaktadır. Firmalarda bulunan hazırlık teklifleri
aşağıdaki gibidir. TKS’nin hem çalışma notunda yer alan hem de nihai olarak
sunulduğu anlaşılan tekliflerinin her ikisine de tabloda yer verilmiştir. Nihai
teklif metni el yazısı ile doldurulmuştur. 2130
Malzeme SFA TKS Çalışma Notu TKS Teklif Metni
200 lük tekli sinyal verici (………...) (………...) (………...)
Başüstü direk (………...) (………...) (………...)
7*1.5 Nyy Kablo (………...) (………...) (………...)
Flaşör Kartı (………...) (………...) (………...)
TOPLAM 5.913.500.000 5.710.000.000
İhalede Belediye’ye sunulan teklifler aşağıdadır:
Malzeme SFA EMT TKS
200’lük tekli sinyal verici (………...) (………...) (………...)
Başüstü direk (………...) (………...) (………...)
7*1.5 Nyy Kablo (………...) (………...) (………...)
TOPLAM 5.913.500.000 5.710.000.000 5.495.000.000
33 Fiyatlar KDV hariçtir.
05-13/156-54
55
Görüldüğü üzere SFA ihalede aynen daha önce TKS’ye göndermiş olduğu
teklifi vermiş, TKS’nin teklif metni olarak hazırlanan fiyatlar EMT tarafından
sunulmuş, TKS ise söz konusu tekliflerin biraz daha aşağısını vererek kendi 2140
bölgesindeki ihaleyi kazanmıştır.
SİNTEK’te yerinde incelemeler esnasında elde edilen 29.8.2003 tarihli Fetih
ÜRKMEZ (Siemens) tarafından SİNTEK’e gönderilen elektronik postanın
ekinde C.YEKE (Siemens-İzmir Büro) tarafından hazırlanmış 28.8.2003 tarihli
Sinyalizasyon ve Otomatik Bariyer Sistemi işi ile ilgili durum raporu mevcuttur.
Söz konusu Raporda aşağıda yer alan ifadeler mevcuttur:
“…Diğer bir konu olan Trafik Sinyalizasyon Sistemi ihaleleri ile ilgili
olarak, EMT ve SFA’nın girdiği 18.8.2003 tarihinde Bölge’de yapılan 2150
ihale sonucunda, 21.8.2003 tarihinde tarafınıza gönderdiğim raporda
da belirttiğim gibi, teklif mektubu ve keşif tutarları birbirini
tutmamaktadır. Teklif mektubu keşif tutarından 40 milyar daha düşük
olduğu halde keşif tutarları esas alındığından, ihale tutarı çok yüksek
kalmıştır. Aradaki fark diğer firmalara göre 140 milyar dolayındadır.
Daha sonra keşif tutarının teyidi resmi olarak istenmiştir. Sayın Cebrail
Bey (SFA) EMT olarak ilgili mektuba cevap yazmış ve teyid
vermiştir. Fakat tarafımca ilgili mektuba bir satır ilavesi ile düşük fiyat
olan ön teklifimizn geçerli sayılabilmesi ve bizimde bu fiyatı kabul
edebileceğimiz hakkında bir taahhüt notu eklenmiştir. …” 2160
Yukarıda yer alan ifadelerden anlaşıldığı üzere SFA’dan Cebrail Bey EMT
adına işlem yapmaktadır. Ayrıca işlemler hakkında Siemens’in de bilgisi hatta
müdahalesi olduğu yine belgede yer alan ifadelerden anlaşılmaktadır.
Yukarıda yer verilen çok sayıda örnekte yer alan;
- Bayilere ait zarf ve mühürlerin diğer bayilerde bulunması,
- İdarelere teklif verilmesi öncesinde tekliflerin birbirlerine gönderilmesi
esasen kimin ne kadar teklif vermesi gerektiğinin birlikte kararlaştırılması, 2170
- Birden fazla teklif verilmesi gerekebilecek durumlarda bölge sahibi bayinin
diğer bayilerin tekliflerini de hazırlaması veya diğer bayileri de temsil
etmesi,
ve benzeri durumlara ilişkin delillerin ve hususların varlığı, bayilik sistemi
içerisinde yer alan teşebbüslerin tam bir koordinasyon içerisinde hareket
ettiklerini ve ihalelerin sistemde yer alan firmalar tarafından kazanılması için
danışıklı teklifler verdiklerini açık bir şekilde göstermektedir34.
İhalelerdeki rekabet karşıtı davranışlar esasen daha önce bayilik sistemi ile 2180
varılan mutabakatın bir sonucudur. Kurulan bayilik sistemi ile esas olarak
firmalar arası rekabetin önlenerek ihalelerin hem sistemde yer alan firmalar
tarafından hem de yüksek fiyatlar ile kazanılması amaçlanılmıştır.
34 Bu durum piyasadaki rekabeti sınırladığı gibi söz konusu ihalelerdeki rekabeti de olumsuz
etkilemektedir. Dolayısı ile konunun hem 4054 sayılı RKHK hem de 4734 sayılı KİK açısından
değerlendirilmesi gerekmektedir.
05-13/156-54
56
H.3.1.4. Ultra’nın Sisteme Dahil Edilmesi
Siemens’in 2001 yılında 6 teşebbüs ile oluşturduğu bayilik sistemine, 2003
yılında son olarak Ultra firması da eklenmiştir. Ultra firması, entegratörlük
sözleşmesi35 öncesi piyasada üretim yapan ve hem Siemens’in hem de
bayilerin rakibi olan bir teşebbüstür. 2190
Ultra’nın bayilik sistemine dahil edilmesi, Siemens ile Ultra arasında
entegratörlük sözleşmesi akdedilerek yerine getirilmiştir. Bayiler ile Ultra
arasında imzalanan entegratörlük sözleşmelerine Siemens yazılı olarak
muvafakat vermiştir.
8.7.2003 tarihli ve Siemens’ten tüm bayilere gönderilen elektronik postada şu
ifadeler yer almaktadır:
“Sn. Bayiler; 2200
Bilindiği üzere sürdürülen altbayilik çalışmaları sonucu Siemens hukuk
bölümünün hazırladığı entegratörlük sözleşmesi ekte görüşlerinize
sunulmuştur. Entegratörlük sözleşmesi Siemens ile bayileri arasındaki
sözleşmenin bir benzeri olup Ultra ile yapılan görüşmeler çerçevesinde
imzaya hazır hale getirilmiştir. Tarafınızın da görüşleri doğrultusunda
her bayi ile ULTRA arasında imzalanacak entegratörlük sözleşmesi
(aramızdaki sözleşme gereği) Siemens’in de onayi ile yürürlüğe
girebilecektir.
2210
Cuma akşamına kadar sözleşmenin tarafınızdan incelenmesi ve
imzasını takiben cumartesi günü Ultra’ya topluca imzalatılıcaktır. …”
Yapılan incelemelerde bayiler ile ULTRA arasındaki sözleşmelerin imzalı
nüshaları elde edilememiştir. Ancak hem Siemens tarafından verilen
muvafakatlar hem de yukarıda yer verilen belgedeki ifadeler bayiler ile ULTRA
arasındaki sözleşmelerin varlığını ortaya koymaktadır.
Hatırlanacağı üzere bayilik sözleşmeleri öncesinde imzalanan 25.9.2001
tarihli tutanakta: 2220
“…Bayi sayısındaki artış, azalış veya ihracına ilişkin karar için 6 bayinin
oybirliği esas ve yeterli olacaktır. Oy çokluğu halinde alınan kararı
Siemens’in veto etme yetkisi vardır. …”
ifadelerine yer verilerek, sisteme eklenecek yeni bayiler konusunda izlenecek
yol belirlenmiştir.
Bayiler ile Ultra arasındaki –imzasız- entegratörlük sözleşmelerine
35 Entegratörlük sözleşmelerinin konusu, bayinin veya Siemens’in trafik sektörü ile ilgili
ürünlerdeki tüm pazarlama ve satış yetkilerinin bir kısmının bağımsız olarak çalışan
entegratöre devridir.
05-13/156-54
57
bakıldığında, söz konusu sözleşmelerin bayiler ile Siemens arasında 2230
imzalanan sözleşmenin hemen hemen aynısı olduğu görülmektedir. En
önemli fark entegratörlük sözleşmesinde Siemens’in rolünü bayilerin, bayilerin
rolünü ise Ultra’nın üstlenmesidir. Yani, ULTRA tarafından iş alınması
durumunda, ULTRA Siemens marka ürünleri işin alındığı bölgenin münhasır
bayisi üzerinden alacaktır.
Konuyla ilgili olarak SFA, ULTRA hakkında fazla bir bilgilerinin olmadığını
ancak Siemens ile bayilerin biraraya gelerek ULTRA konusunu görüştüklerini
beyan etmiştir. Görüşmelerin konusunun ne olduğu ise yerinde incelemeler
esnasında Raportörlere EMT tarafından: 2240
“Ultra ile entegratörlük sözleşmesi, Ultra’nın bölgesinde yer alan bayinin
Ultra’nın da sisteme dahil edilmesi önerisi üzerine gerçekleşmiştir.”
şeklinde belirtilmiştir.
ULTRA’nın bölgesinde yer alan bayinin ULTRA’nın da sisteme neden dahil
edilmesini istediği ise SIEMENS’in Raportörlere yerinde incelemeler
esnasından yaptığı şu ifadelerinden anlaşılmaktadır:
2250
“Ultra firması daha önce kendisi ihalelere katılmaktaydı. Firma zor
durumda bulunduğu için ihalelerde düşük fiyat teklif etmekteydi. Söz
konusu firma ile bizim bayilerimiz arasında bir sözleşme akdedilmiştir.
Yani firma bir nevi bayilerimizin bayisi gibi bir konuma gelmiştir.”
Yerinde incelemeler sırasında TKS’den elde edilen ve SİNTEK tarafından
gönderilen bir toplantıya çağrı yazısında şu ifadeler yer almaktadır:
“Saat 11:00 da Sintek Ltd. Şti. büroda Ultra, Buharalılar ve Odisan
Firmalarının durumunu görüşmek üzere toplantı yapılacaktır. 2260
Bilgilerinize arz olunur.
Saygılarımızla
14.07.2003”
Görüldüğü üzere toplantıya çağrı tarihi Haziran 2003’tür. Ultra ile imzalanan
entegratörlük sözleşmeleri bayiler tarafından 1.8.2003 tarihinde imzalanmış
ve bu sözleşmelere Siemens tarafından 5.8.2003 tarihinde muvafakat
verilmiştir. ULTRA, Siemens’in bayilik ağında bir rahatsızlığa yol açınca
bayiler bir araya gelerek rakibin durumunu tartışmaya açmışlardır. Sonuçta,
ULTRA’nın bayiler üzerinde oluşturduğu rekabetçi baskı, ULTRA’nın da bu 2270
sisteme bir entegratörlük sözleşmesi ile dahil olmasıyla çözümlenmeye
çalışılmıştır.
Bayilerin rakibi olan ULTRA’nın bir entegratörlük sözleşmesi ile sisteme dahil
edilmesinde yine rekabetçi yapıyı ortadan kaldırma amacıyla hareket edildiği
entegratörlük sözleşmesi öncesinde yapılan haberleşmelerden de
anlaşılmaktadır.
Örneğin ULTRA tarafından SİNTEK’e gönderilen 21.7.2003 tarihli bir
05-13/156-54
58
elektronik-posta ekinde yer alan belgede ULTRA’nın tek olarak (İstanbul, 2280
Bursa, Manisa, Mersin, Denizli, Adana, Trabzon) ve diğer bayilerle ortak
olarak faaliyet göstereceği (Kayseri, Diyarbakır, Çorum, Antalya, Samsun,
Erzurum, Ankara, Konya, Gaziantep, İzmir, Eskişehir, İzmit) iller ve TCK
bölgeleri belirtildikten sonra, herhangi bir bayilik sisteminin kurulmasının
altında yatan temel amaçlarla bağdaşmayacak şekilde bir sistem kurulduğu
anlaşılmaktadır. Bu noktada, birer bağımsız teşebbüs gibi hareket etmesi
beklenen bayilerin, bu bağımsızlığı ortadan kaldıracak şekilde bir
koordinasyon içinde oldukları anlaşılmaktadır. Söz konusu belgenin sonunda
aynen;
2290
“Bayilerin diğer illerdeki trafik işlerinden %5 ULTRA’ya verilecektir.”
ifadesi yer almaktadır.
Görüldüğü gibi ULTRA’nın bayilik sistemine entegre edilmesi ile ULTRA’nın
ihalelerde Siemens’in bayilerine karşı düşük fiyat vermesi yani diğer bir
deyişle rekabet etmesi engellenmiş olmaktadır.
Yerinde incelemeler esnasında TKS’de bulunan el yazılı bir belgede de aynen
şu ifadeler yer almaktadır: 2300
2310
Her ne kadar, bayiler tarafından, Ultra ile bir sözleşme akdetmedikleri iddia
ediliyor olsa da, gerek Siemens tarafından verilen muvafakatler, gerekse
Ultra’nın bayilerden mal istediğini gösteren sipariş mesajları, fiiliyatta bu 2320
sözleşmelerin varlığını ispat eder niteliktedir.
Kararın daha önceki bölümlerinde yer verilen tablolardan, Ultra’nın Siemens’in
ve bayilerinin rakibi olduğu, onların bölgelerinde ihalelere girmiş olduğu açıkça
görülmektedir.
H.3.2. Ortana Bayilik Sistemi
Ortana ledli sistemler alanında Türkiye’deki en önemli üreticidir. Ortana’nın
İlgilenilecek konular:
1. Ortak bölgelerde işi olmayan tarafa en az ihale bedelinin %10’u kar
olarak verilecek. Eğer normal hesaplanan kar hesabı bu oranı
geçiyorsa yüksek olan kar geçerli olacak.
2. İş sırası gelen diğerine devir ederse yukarıdaki hesap aynen
uygulanacak ayrıca bunun üstüne ihale bedelinin %5’i kar olarak işi
devreden tarafa ödenecek.
3. Faturalaşma düzeninde işi kim alıyorsa, Siemens satışı diğer tarafa
kesecek diğer taraf da kar payını ekleyip faturayı işi alan tarafa
kesecek. Bu konu zeyilname ile halledilecek.
4. Entegratör sözleşmesinin Siemens tasdiki için resmi yazışmalar
yapılacak.
05-13/156-54
59
ifadesine göre bu alanda Ortana’nın rakibi Ultra’dır. Yerinde incelemelerde 2330
elde edilen ve Ortana’nın bir iç yazışması olduğu anlaşılan belgede Ortana’nın
yurt içinde rakipsiz olduğu belirtilmektedir.
Ortana, Siemens ile olan işbirliğinin bir uzantısı olarak, 3.6.2003 tarihinde,
Siemens’in bayisi olan 6 teşebbüs ile bayilik sözleşmesi imzalayarak bayilik
teşkilatını oluşturmuştur.
Ortana ile bayiler arasında imzalanan bayilik sözleşmesi, Siemens ile
imzalanan sözleşmelerle büyük ölçüde benzer mahiyettedir. Örneğin,
Siemens bayilik sözleşmelerinde belirlenmiş olan bölgeler, Ortana 2340
sözleşmelerinde de aynen benimsenmiştir. Bunun yanı sıra Siemens’in tüm
bayileri aynen Ortana’nın da bayileri olduğu gibi, bayiliklerde yaşanan
değişimler Ortana’nın bayilik sisteminde de yaşanmıştır.
Ortana tarafından üretilen ürünler, Siemens tarafından üretilen ürünler ile
teknoloji, nitelik, kullanım alanı gibi konular bakımından farklılaştığından,
bayilerin Ortana’nın faaliyet gösterdiği alanlarda herhangi bir üretim
faaliyetlerinin olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda Siemens ile bayiler arasındaki ilişkinin aksine, Ortana ile bayiler 2350
arasındaki sözleşmeler, 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup
Muafiyeti Tebliği’nin (Dikey Tebliğ) 2. maddesinde “Üretim veya dağıtım
zincirinin farklı seviyelerinde faaliyet gösteren iki ya da daha fazla teşebbüs
arasında belirli mal veya hizmetlerin alımı, satımı veya yeniden satımı
amacıyla yapılan anlaşmalar...” olarak tanımlanan dikey türde bir anlaşmadır.
Bu anlamda söz konusu sözleşmelerin içerdiği sınırlamalar itibarıyla Tebliğ’in
sağladığı grup muafiyetinden faydalanıp faydalanmayacağı incelenmiştir.
Bu çerçevede sözleşme;
2360
- fiyat (Mad. 10.1., 10.2., 2.3.),
- rekabet etmeme (Mad. 11)
düzenlemeleri yönüyle incelenmiştir.
Bayilik sözleşmesinin 1. maddesinin 2. bendinde, Ortana’nın sözleşme
bölgesi içinde başka bir firmaya bayilik vermeyeceği ve sözleşme ürünlerine
ilişkin olarak kendisinin de satış yapmayacağı hükme bağlanmıştır. Bayilere
tahsis edilmiş sözleşme bölgeleri sözleşmelerin 1 nolu ekinde, bayilerin
Siemens bayilik ağı içinde yoğunlaştıkları bölgeler dikkate alınarak36 2370
belirlenmiştir.
Sözleşmenin 2 nolu ekinde sözleşme konusu ürünler ve bu ürünlerin fiyatları
düzenlenmiştir. Bu ürünler daha önce belirtildiği üzere “ledli sistemler” olarak
adlandırılan trafik sistemleridir. Bayinin 2.3. madde gereğince resmi ihalelerde
Ek 2’de belirtilen bayi fiyatı altında fiyat vermesi gerektiği durumlarda
Ortana’ya danışma yükümlülüğü bulunmaktadır.
36 Bu husus şirket müdürü Umut Aydın tarafından ifade edilmiştir.
05-13/156-54
60
Sözleşmenin “Sözleşme Yapma” başlıklı 10. maddesi, sözleşme konusu
ürünlerin pazarlanması ve satışında her türlü hukuki ve ticari riskin bayiye ait 2380
olduğunu düzenlemektedir. Aynı maddede fiyatlara ilişkin olarak 1. bentte
“Sözleşme konusu olan ürünlere esas teşkil edecek fiyatlar BAYİ’nin
ORTANA’dan aldığı geçerli fiyat listesindeki fiyatlardır” ifadesine yer
verilmiştir. Ancak maddenin 2. bendinde “ORTANA, BAYİ’ye tavsiye ettiği son
müşteri satış fiyatlarını verecektir. Ancak, BAYİ kendi satış fiyatlarını
belirlemekte serbesttir.” ifadesi yer almaktadır.
Fiyatların belirlenmesine ilişkin yukarıda bahsi geçen maddeler ve fiyat
listesini içeren sözleşmenin 2 nolu eki birlikte değerlendirildiğinde, 2 nolu eke
ve 2.3. maddeye göre, bayinin satış yaparken baz alacağı fiyatların Ortana 2390
tarafından bayiye fiyat listesi ile tavsiye edildiği, bu listede yer alan bayi
fiyatlarının altında satış yapılacağı durumlarda ise bayinin Ortana’ya
danışmasının zorunlu tutulduğu anlaşılmaktadır.
Sözleşmenin 11. maddesi bayiye getirilen rekabet yasağını düzenlemektedir.
Bu maddeye göre bayi, Ortana’nın yazılı izni olmadan;
11.1.1 Sözleşme’ye konu ürünleri veya bunların parçalarını
kendi başına değiştiremez,
11.1.2 Sözleşme’ye konu ürünlerle veya bunların parçalarıyla -2400
doğrudan veya dolaylı- rekabet eden orijinal veya taklit
ürünleri satamaz, üretemez, satımına aracılık edemez,
bunlarla rekabet edemez ve pazarlayamaz,
11.1.3 Sözleşmeye konu ürünlerle beraber kullanılan veya
onlara monte edilebilen veya eklenebilen ürünleri, direk
ve trafik levhaları hariç, üretemez ve satamaz,
11.1.4 Sözleşme’ye konu ürünlerle iştigal edecek şekilde ayrı bir
şirket kuramaz, bu ürün ve sistemlerle iştigal eden
mevcut şirketlere ortak olamaz. BAYİ şirket yapısında
meydana gelecek pay sahibi değişikliklerini en geç 1 (bir) 2410
hafta içerisinde ORTANA’ya bildirecektir.
11.2. 11. madde hükümleri, işbu Sözleşme’nin ORTANA tarafından
haklı nedenle feshi durumunda da Sözleşme’nin sona ermesinden
itibaren 3 (üç) yıl süre ile geçerliliğini muhafaza edecektir.”
H.3.3. AMBER Oluşumu
Amber Elektronik, İletişim, Trafik, Eğitim, İnşaat, Sanayi ve Ticaret A.Ş.
8.4.2003 tarihinde, o zaman Siemens’te akıllı trafik sistemleri ile ilgili
birimlerde yönetici olarak çalışan Ahmet Erhan Arıkkan, İsmail Fetih Ürkmez 2420
ve Ziya Eren Tütüncüoğlu ile Siemens’in bayileri EMT, TKS, Sintek ve
Trasin’in ortaklığıyla kurulmuştur.
Şirketin yönetim kurulunun Ahmet Erhan Arıkkan, İsmail Fetih Ürkmez , Ziya
Eren Tütüncüoğlu ve EMT temsilcisi Gürel Polatkaya’dan oluştuğu kurucu
anlaşmada belirtilmektedir.
05-13/156-54
61
Şirket faaliyet alanı oldukça geniş tutularak trafik işleri ile ilgili akla gelebilecek
her türlü faaliyet ana sözleşmede yer almaktadır. Faaliyet alanları içinde trafik
kontrol sistemleri ile ilgili her türlü araç ve gereçlerin alımı, satımı, 2430
ithalat/ihracatı, imalatı, pazarlamasını yapmak; kavşak yapımı, alt yapısının
çekilmesi, kavşak kontrol cihazının yapılması, imalatı, entegre ve direklerin
imalatı, alımı satımı, çalıştırılması ve pazarlaması; trafik ışıkları ve trafik
kontrol tesisi, bakımı ve onarımı; trafik işaret ve levhalarının ve bunların ham
ve ara maddelerinin yapılması, alımı, satımı ve pazarlaması konularının yer
alması, kurucuların halihazırda trafik kontrol sistemlerinin satış, dağıtım ve
pazarlanması ile iştigal ediyor olmalarından ötürü dikkat çekicidir.
Kuruluş sözleşmesinde AMBER’in faaliyet alanı oldukça geniş tutulmuş
olmakla birlikte, kurucu bayilerden TKS ve Sintek tarafından şirketin kuruluş 2440
amacının trafik işaret ve levhalarını üretmek ve pazarlamak olduğu ifade
edilmiştir. AMBER’in kurucusu olan bayilerin (EMT, Trasin, Sintek, TKS) ilk
yazılı savunmalarında da bu husus tekrarlanmış, esas kuruluş amacının, akıllı
trafik sistemlerine tali ürünler olan trafik işaret ve levhalarının üretimi olduğu
vurgulanmıştır.
Yine aynı bayiler tarafından şirketin henüz faaliyete geçmemiş olduğu da
ayrıca belirtilmiştir. Yapılan yerinde incelemeler sırasında şirket adresinde
hiçbir muhatap bulunamamış ve şirketin faaliyette olduğuna dair herhangi bir
bulguya rastlanmamıştır. Ancak, yapılan incelemelerde TKS’de elde edilen bir 2450
belgeden, Trasin’in AMBER adına bir “reklektör malzeme alımı” işine teklif
verdiği anlaşılmaktadır.
TKS’den elde edilen diğer bir belge, “3M Onaylı Trafik İşaret Levhası Üreticilik
Anlaşması” başlıklı taslak anlaşma metnidir. Anlaşma, İstanbul’da kurulu olan
3M Sanayi ve Ticaret A.Ş. (3M) ve AMBER arasındadır. Anlaşma ile
Türkiye’de Avrupa düzeyinde, reflektif düşey trafik işaretleri, sürücü geri
bildirim cihazları, yol butonları, hız kasisleri, otokorkuluk güvenlik reflektörleri
ve benzeri ürünlerin imalat ve uygulamalarını gerçekleştirmek, dolayısıyla
ortak çıkarlarına hizmet etmek amacıyla karşılıklı bir işbirliğine girilmesi 2460
amaçlanmaktadır. Anlaşma kapsamına göre AMBER, reklektif düşey trafik
işaretleri üretecek, bu üretimlerde 3M Scotchlite malzemelerini kullanacak, 3M
ise her türlü teknik bilgi ve pazarlama desteğinde bulunacaktır.
Siemens tarafından bayilere gönderilen bir faks ile, Siemens çalışanları olan
AMBER ortaklarından Fetih Ürkmez, Erhan Arıkkan ve Eren Tütüncüoğlu’nun,
20.11.2003 tarihinde işine son verildiği bildirilmiştir.
2470
H.4. Teşebbüslerin Savunmaları ve Savunmaların Değerlendirilmesi
H.4.1. Siemens’in Savunmaları ve Değerlendirme
05-13/156-54
62
Savunmalar:
Siemens’in soruşturma sürecinde yapmış olduğu savunmalarda aşağıdaki
hususlar üzerinde durulmuştur: 2480
- Akıllı trafik kontrol/yönetim sistemlerinin bağımsız bir alt birim olduğu,
- Soruşturma Raporu’nda pazardaki aktörlerin sayısı, potansiyel pazar ve
aktörlerin pazar payı konuları üzerinde durulmadığı, müvekkil şirkete
“pazar lideri konumundadır” demenin ciddi bir tahlil yapılmadan ulaşılan bir
sonuç olduğu,
- 1.11.2001 tarihinde imzalanan bayilik sözleşmesi öncesinde yalnız bayilik
verilenler değil mevcut tüm firmaların birbirinin rakibi olduğu, bayilik 2490
sistemine geçmeden önce 6 bayii adayının üretici pazarından çıktıkları ve
rakip sıfatını kaybettikleri,
- Bayilik sözleşmesi yapıldığı anda rakiplik ilişkisi bulunmadığı ve üretim
pazarından çıkmış bir üreticinin eski rakibinin bayisi olmasını önleyen bir
yasal düzenlemenin bulunmadığı,
- Hiç bir şekilde “üretim araçlarının devri” nitelemesine katılınmadığı, satılan
araçların üretim aracı sayılamayacağı, sadece kalıpların satıldığı, söz
konusu kalıpların herhangi bir firmanın bedeli karşılığında çok kolayca ve 2500
kısa zamanda yaptırabileceği, üretim araçları denilen üretim kalıplarının
pazarın ihmal edilebilir küçük bir boyutunu oluşturduğu, söz konusu
araçların Türkiye’de her döküm atölyesinde yapılabileceği, söz konusu
kalıpların sistemin sadece %3’ünü oluşturduğu, devir söz konusu olmadığı,
ortada sadece bir satış bulunduğu,
- Bayilerin haklı olarak atıl kalacak basit araçların bedelini istediği,
- Bayilik sözleşmeleri ve alelade bir satış sözleşmesi niteliğinde olan
kalıpların Siemens’e satışı konularında birbirinden bağımsız 2 ayrı 2510
sözleşme bulunduğu ve bu iki konunun aynı anda gerçekleşmiş olmasının
hiçbir şeyi değiştirmeyeceği,
- Bayilik sözleşmesini oluşturan; pazardan çıkma anlaşması (kalıpların
satışına ilişkin) ve bayilik sözleşmesinin farklı sözleşmeler olarak
algılanması gerektiği tekrarlanarak bunlardan ilkinin Rekabet Hukuku ile
bir ilgisi bulunmadığı, ikincisinin ise 2002/2 sayılı Tebliğ’e uygun bir dikey
anlaşma olduğu,
- Soruşturma Heyeti’nin bayilerin esasen Siemens’in rakipleri olduğu bu 2520
anlamda aralarında yatay bir ilişki bulunduğu tespitinin, bayilerin üretim
faaliyetlerini sona erdirmeleri nedeniyle, bir başka deyişle Siemens ve
bayilerin rekabet ilişkisinin artık devam etmemesi nedeniyle, doğru
olmadığı önemli olanın dikey sözleşme yapıldığı anda teşebbüslerin aynı
üretim seviyesinde bulunmadığı,
05-13/156-54
63
- Eskiden rakiplik ilişkisi bulunan firmalar arasında yapılan dikey
anlaşmaların bazı rekabet sınırlamalarını içermemesinin; zaman, bayiler
arasında eşitsizlik ve ilgili ürün pazarı açısından, (iş bitirme belgesi
sebebiyle) sakıncalar doğuracağı, bu anlamda böyle bir ilişkinin ancak 2530
rekabet ilişkisi nedeniyle Tebliğ’in sağladığı korumalardan
faydalanamayacağı,
- Havuz uygulamasının yalnızca bir prim sistemi olduğu, bayilerin
Siemens’ten bir alım taahhüdü içerisine girmedikleri, bayi fiyatı ile liste
fiyatının tavsiye fiyatı olduğu ve bunun 2002/2 sayılı Tebliğ’e uygun
olduğu, havuz uygulamasının hiçbir dönemde uygulanmadığı, sadece
Siemens’in sinyalizasyon cirosunun %10’unun bayilere prim olarak
ayrılmasının düşünüldüğü,
2540
- Fiyatın ihale stratejisi açısından her ihalede farklılaşabileceği bunun için
sağlayıcı Siemens’e danışmanın normal olduğu,
- Bayilik sözleşmesi sona erdikten sonra devam edecek olan 3 yıllık rekabet
yasağı hükmünün değiştirildiği ancak sözleşme süresince mevcut olan
rekabet yasağının kaldırılmasının mümkün olmadığı, bayilik
sözleşmelerinde yer alan rekabet yasağı hükmünün trafik sistemini
oluşturan çok sayıda malzemenin Siemens kalitesinde olmasını sağlamak
ve bayiler tarafından monte edilip müşteriye teslim edilen trafik ışıkları
sisteminin Siemens markası taşıması hasebiyle markayı mutlaka korumak 2550
gerektiği için sözleşmelere konulduğu,
- Soruşturma Raporu’nda sakıncalı olduğu iddia edilen ve sözleşmelerden
çıkarılması istenen; münhasır bölge tahsisi; ihalelere girecek bayilerin
Siemens’e danışma yükümlülüğü ve prim (havuz) sistemi, ile ilgili
hükümlerin, her ne kadar Soruşturma Heyeti yorumlarına katılınmasa dahi,
sözleşmelerden çıkarıldığı ve rekabet yasağına ilişkin hükmün ise 2002/ 2
Sayılı Tebliğ’e uygun hale getirildiği,
- Münhasır bölge tahsisi ve aktif satış yasağının 2002/2 sayılı Tebliğ’e 2560
uygun olduğu, bayii paylarının eşitlenmesi konusunda bir plan ve
uygulama bulunmadığı, bölge dönüşümü konusunun uygulanmadığı,
- Sistemin merkezinde Siemens’in bulunmasının, bayilerin üretim kalıplarını
satmaları ve bedelini almalarının ve bölge tahsisinin normal olduğu,
- Ultra şirketi ile akdedilen sözleşmenin sona erdirilmiş olduğu ve sözleşme
süresince Ultra şirketinin ihalelere katılmadığı,
- Soruşturma Raporu’nda yer verilen alım taahhütleri ifadesinin yalnızca 2570
prim sistematiği ile ilgili olduğu, bunların yalnızca bir satış tahmini
anlamına geldiği ancak planlananların da hiçbir zaman uygulanmadığı,
- Birden fazla Siemens bayisinin ihalelere girmesinin doğal hatta gerekli
olduğu, Siemens’in hangi bayinin ihaleye girmesine karar vermediği,
05-13/156-54
64
Siemens bayilerinin eşit koşullarda ihaleye girdiği, projelerin çoğunu bölge
yetkilisi bayinin kazanmasının son derece doğal olduğu,
- Sinyalizasyon işinde üretici olanların ayrı bir pazar oluşturmadığı, üreticiler
ile üretici olmayanların birbirleriyle serbestçe rekabet edebildiği, nitekim 2580
üretici olmayan firmaların katıldıkları ihaleleri sıklıkla kazandıklarının
Soruşturma Raporunda yer verilen tablolardan da anlaşıldığı,
- Soruşturma Raporunda bazı üretici firmaların bayiliği seçmelerinin bir ihlal
olarak değerlendirildiği, oysa rapordaki bu değerlendirmenin hem anlamlı
olmadığı hem de gerçeği yansıtmadığı,
- Pazar tanımında üretici olan - olmayan gibi bir ayrımın yer almadığı,
bu nedenle üretici olanların bayilik için seçildiği gibi bir iddianın
pazar tanımı ile uyumlu olmadığı, üretici olanlarla olmayanların aynı 2590
pazarda yer aldığı,
- Üretici olan - olmayan ayrımının bu pazar için önemli olmadığı,
çünkü her ikisinin de aynı ihalelere katılabildiği, bu ayrımın hiç bir
pratik ve hukuki anlamı bulunmadığı,
- Bayiler dışında ihaleleri kazanan bazı teşebbüslerin (30 firma)
bulunduğu, bunların Siemens’in ve bayilerinin şartlarından farklı
hiçbir yönleri olmadığı, bu teşebbüslerin bir kısmının üretim yaptığı,
bir kısmının ise yapmadığı, ancak hepsi de aynı ihalenin şartlarını 2600
yerine getirdiği,
- Ayrıca ilgili pazarın tamamen dışında olup da kalıpları üreten veya
bununla üretim yapan çok sayıda bağımsız firma bulunduğu,
- Yoğun bir şekilde rekabet yaşanan ilgili pazarda rekabet durumunun
saptanmasında üretici firmaları ayrı tutmanın pazar gerçeklerine uymadığı,
Rekabet Hukuku açısından değeri olmayan bu ayrımın başka ne gibi bir
önemi ve özelliği olduğunun anlaşılamadığı,
2610
- Aynı pazarda faaliyet gösteren firmaların bayilik sistemine geçmeleri
halinde, aynı üretim veya dağıtım zinciri içinde olmamaları, Dikey Tebliği
gereğince farklı seviyelerde faaliyet göstermeleri gerektiği, yapılan işlemin
tamamen Rekabet Kurulu’nun aradığı ve istediği sonucu elde etmek için
olduğu, tarafların gerçek iradesinin üretim faaliyetini terk etmek olduğu,
- 6 bayiden satın alınan kalıplara benzer kalıplara sahip başka teşebbüs
varsa veya pazara giriş engeli olmadan bu kalıpları yaptırıp girebilecek
potansiyel mevcutsa, rekabetin kısıtlandığından söz edilemeyeceği, ilgili
pazarda bu kalıplara sahip çok sayıda teşşebüsün yer aldığı, kalıbı olan 2620
veya kalıp yaptırabilecek 80 civarında firma bulunduğu, dolayısıyla 6
üreticinin kalıplarını Siemens’e satmalarının bu pazardaki üretimi, teklif
verme gücünü yahut teklifi kazanma şansını hiçbir şekilde etkilemediği,
05-13/156-54
65
- İhale makamları açısında da “üretici olmak veya olmamak” ve kalıpların
öneminin olmadığı,
- Hiç bir teşebbüsün istenen sinyalizasyon sistemindeki ürünlerin tamamına
sahip olmadığı ve olmasına da imkan bulunmadığı, bu nedenle 6 kalıbın
kullanılamaz hale getirilmesinin pazardaki rekabeti kısıtlamayacağı, 2630
- Siemens’in bayilik sistemi dışında kalan diğer az sayıdaki teşebbüse
bayilik teklif ettiği iddiasının da gerçekçi olmadığı,
- Bayilerin üretim faaliyetine son vermelerinin Siemens’in teklifine
bağlanamayacağı, 4054 sayılı Kanun açısından, pazardaki tarafların
bayilik sistemine geçmelerini, ister teker teker batarak isterse topluca
olsun, engelleyen bir hüküm bulunmadığı,
- Bayilerin Siemens’e danışmalarının verecekleri teklif için önemli olduğu, 2640
sağlayıcının vereceği fiyatın ihale stratejisi açısından her ihale için farklı
olabileceği, bayinin sağlayıcısından ihaleye özgü fiyatı aldığı, işine
geliyorsa ürünleri sağlayıcıdan alarak serbestçe kendi fiyatını belirlediği ve
teklifini verdiği,
- Siemens’in her ihaleye özgü fiyatını her bayi için aynı olacak şekilde
verdiği,
- Bayilerin Siemens adı ile ihalelere girecekleri için, Siemens adı ve itibarı
için rekabet yasağının sözleşmelerde kalması gerektiği, 2650
- Danışıklı tekliflere yönelik delil olarak kullanılan belgelerin Siemens ile
ilişkisi olmadığı, bunların bayiler arasındaki ilişkilerle ilgili olduğu,
- Soruşturma Heyeti’nin rekabet ihlalinin temel nedeni olarak birden fazla
bayinin aynı ihaleye katılmasını gösterdiği, kısacası marka içi rekabeti
sağlamak için kurulan bir sistemi rekabet ihlali olarak gördüğü,
- 4054 sayılı kanunun 9/3 hükmü ile ilgili olarak da;
2660
- Birinci yazılı savunmada Kurul’un konu hakkında görüş
bildirmesininin talep edildiği, Avrupa Birliği’nde 1.5.2004 tarihinde
yürürlüğe giren 1/2003 sayılı yeni Rekabet Hukuku Uygulama
Tüzüğünde de benzer hükümlerin daha geniş şekilde düzenlendiği
ve teşebbüslerin anlaştıkları ve yasaya uygun hususları yerine
getireceklerini bildirmeleri halinde soruşturma açılmayacağının
adeta genel bir uygulamaya dönüştürülmüş olduğu,
- Rekabet Kurulu’nun emsal kararlarının bulunduğu,
2670
- Rekabet Kurulu’nun Kanun’un 9/3. maddesini her zaman
uygulayabileceği; Kurul’un Kanun’un 9/3. maddesini uyguladığı
daha önceki kararlarında yer alan gerekçelerin müvekkil şirket için
de geçerli olduğu,
05-13/156-54
66
- İlk savunmalarda talep edilen Kanun’un 9/3. maddesinin
uygulanması isteminin mutlaka Rekabet Kurulu’na iletilmesi
gerektiği, Soruşturma Heyeti’nin böyle bir konuda sessiz kalmaya
ya da talebi reddetmeye yetkili olmadığı.
2680
Değerlendirme:
- Soruşturma Raporu’nun 16. sayfasında aynen;
“Siemens’in bayilik sözleşmesi imzaladığı tarih itibariyle trafik
sinyalizasyon alanında üretici olarak yer alan önemli büyüklükteki
teşebbüsler aşağıdaki gibidir. Tabloda “Rakipler” başlığı altında ifade
edilen teşebbüslerin isimleri Siemens ve bayileri tarafından belirtilmiştir
(EK: 31 ve EK: 38). ..”
2690
ifadeleri yer almaktadır.
Kararın bir çok yerinde Siemens ve bayilerin rakip olma hallerinin, söz
konusu teşebbüslerin üretici olma konumlarından kaynaklandığı
vurgulanmıştır. Bu anlamda Soruşturma Raporu’nda yer verilen diğer
üretici firmaların isimleri de tarafımıza yine haklarında soruşturma
yürütülen taraflarca belirtilmiştir. Dolayısıyla piyasada 80’e yakın rakip
firmanın bulunduğu iddiaları, söz konusu firmaların akıllı trafik sistemleri
konusunda üretici olmamaları sebebiyle kabul edilebilir değildir.
2700
- Siemens’in pazarın lideri konumunda bulunduğu tamamen kendi
beyanıdır. Soruşturma Raporu’nun 31 numaralı ekine bakıldığında,
Siemens tarafından hazırlanarak tarafımıza gönderilen ve pazar paylarına
ilişkin detaylı sayılabilecek analizleri içeren belgede Siemens’in pazarın
lideri olduğu belirtilmektedir.
- “Üretim aracı” ve “üretim aracının devri” gibi kavramlar bayilik
sözleşmelerinde aynen yer almaktadır.
“… 2710
Sözleşmenin 1.5. maddesi şu şekildedir:
“1.5. İşbu Sözleşme’nin akdedilmesi ile BAYİ, Sözleşme’ye konu ürün ve
sistemlerle ilgili olarak elinde bulundurduğu tüm üretim araçlarını
kullanmayı durduracak ve söz konusu üretim araçlarını
sözleşmenin imza tarihinden itibaren 10 gün içerisinde SIEMENS’e
devredecektir.”
27.12.2001 tarihinde Siemens ve bayiler arasında Ek Protokol
imzalanmıştır. Ek Protokol’ün ilgili hükümleri aşağıdaki gibidir: 2720
“…
1. 01 Kasım 2001 tarihli Bayilik Sözleşmesinin 1.5 inci maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:
05-13/156-54
67
“İşbu Sözleşme’nin akdedilmesi ile BAYİ, Sözleşmeye konu ürün
ve sistemlerle ilgili olarak elinde bulundurduğu tüm üretim
araçlarını kullanmayı derhal kullanmayı durduracak ve söz
konusu üretim araçlarını, Sözleşme’nin imza tarihinden itibaren
10 gün içinde SIEMENS’in gözetiminde kullanılamaz hale 2730
getirecektir.”
2. Faturaların tanzim ve ödeme takvimi ekli tablodaki gibi
değiştirilmiştir.
3. BAYİ tarafından düzenlenecek faturaların açıklamasına “SIEMENS
Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile imzalanan 01 Kasım 2001 tarihli sözleşmeye
istinaden” yazılacak olup, ……….ibaresi eklenecektir.
…”
2740
10.12.2001 tarihli ve Siemens ve 6 bayi imzalı bayi toplantı tutanağında şu
ifadeler yer almaktadır:
“…
ÖDEMELER
...
Fatura açıklamasında “SIEMENS A.Ş. ile imzalanan üretim
faaliyetinin terkedilmesine ilişkin-tarih/-sayılı sözleşmeye
istinaden” şeklinde yazılması istendi Mali ve hukuksal açıdan böyle
yazılması gerektiği ifade edildi. “Üretim faaliyetinin terkedilmesi” 2750
ifadesinin bayilerin imajını zedeleyici olduğu bayilerce dile getirildi. Bu
ifadenin fatura açıklamasında yer alıp almayacağı konusu,
SIEMENS’çe mali müşavirlere danışılarak bayilere bildirilecektir.
Sözleşmenin 1.5 maddesindeki ifadenin “devredilecek” yerine
“kullanılamaz hale getirilecektir” şeklinde değiştirilmesi
kararlaştırılmıştır.
Değişiklikleri içeren bir zeyilname hazırlanacaktır. …”
2760
Yukarıda yer alan ifadelerden de görüldüğü üzere, Siemens tüm bayilerin
sözleşme konusu ile ilgili tüm üretim araçlarının kullanılmasının
durdurulmasını ve tarafına devredilmesini talep etmektedir. Yapılan Ek
Protokol ile “devir” yerini “Siemens gözetiminde kullanılamaz hale
getirmek” ifadelerine bırakmıştır.
Herhangi bir yoruma dahi gerek kalmaksızın Sözleşmelerde yer alan net
hükümlerin varlığı karşısında dahi savunmanın bu konudaki iddiası
yersizdir.
2770
Savunma tarafı satın alınan üretim araçlarının çok basit, herkesçe
yapılabilinen ve sistemin yalnızca %3 üne denk gelen kalıplar olduğunu
iddia ederek konunun çok önemsiz olduğunu vurgulamaya çalışmaktadır.
Ancak söz konusu basit kalıplar için tüm bayilere ayrı ayrı olmak üzere
05-13/156-54
68
125.000’er Euro ödenmiştir.
Kararda hiç bir zaman söz konusu üretim araçlarının satışı ya da bire bir
karşılığı (değeri) olarak 125.000 Euro’nun ödendiği iddia edilmemektedir.
Tam aksine söz konusu bedel “üretim faaliyetini bırakıp” Siemens bayisi
olma karşılığında ödenmiş bir bedeldir. 2780
Kararda kullanılan “devir” kelimesi ise çok açık bir biçimde hakkında
soruşturma yürütülen tarafların Sözleşmede “devir” kelimesini kullandığı
anlamda kullanılmıştır.
- Siemens ve bayileri üretim faaliyetinde bulunmaları sebebiyle rakip olarak
adlandırılmaktadır. Bu anlamda üretim faaliyetinde bulunmaksızın ihalelere
katılan ve söz konusu ürünleri temin eden teşebbüsler kasdedilerek
piyasada çok sayıda teşebbüs bulunduğunu ifade etmek incelenen olay
bakımından doğru bir yaklaşım değildir. 2790
- Savunmanın önemle üzerinde durduğu bir diğer konu, bayilerin üretim
faaliyetine son vermiş olmalarının “Siemens ve bayilerin“ rakip olmaları
hususunu değiştirmesi hakkındadır. Bu anlamda savunmanın gözden
kaçırdığı bir kaç konuyu hatırlamakta fayda bulunmaktadır:
- Siemens ve bayileri piyasada üretim yapan az sayıdaki firmalardandır,
- Bayilik teklifi Siemens tarafından bayilere iletilmiştir,
- Siemens yalnızca teklifini kabul eden bayilere değil, bayilik sisteminin
dışında kalan ve üretim yapan diğer az sayıdaki teşebbüse de bayilik 2800
teklif etmiştir.
Dolayısı ile bayiler yaratılan sistemin kendilerine sağlayacağı avantajlar
dolayısı ile üretim faaliyetlerine son vermişlerdir. Sistemin bayilere ve
Siemens’e sağladığı avantaj ise rekabetin olabildiğince sona erdirilmesidir.
- İncelenen olayda bayilik sistemi bir bütün olarak ele alınmaktadır. Raporda
sistemin tüm aktörler açısından avantajlarına değinilerek bunun sözleşme
ile de güvence altına alındığı ortaya konulmaktadır. Bu anlamda sistemi bir
bütün olarak değerlendirmek gerekmektedir. 2810
- Savunma tarafı bayilerin üretim sürecini bırakmalarını sadece çok basit
kalıpların satışını içeren alelade satış sözleşmeleri olarak
değerlendirmektedir. Bu anlamda üretim yapan 6 bayinin aynı anda
kalıplarını satmak istemeleri ve bunların da Siemens tarafından toplam
900.000 Euro’ya satın alınması ve ayrıca Siemens ve bayilerce imzalanan
sözleşme hükümleri bu yöndeki savunmayı dayanaksız bırakmaktadır.
- Siemens her hangi bir şekilde pazardan çıkmak isteyen ya da çıkan bir
teşebbüse bayilik teklif etmemiştir. Siemens üretim yapan rakiplerinin 2820
çoğuna bayilik teklif etmiştir. Bir başka deyişle bayiler Siemens’in bayilik
teklifini kabul ettikleri, Siemens’in bayisi olmak için üretim yani rakiplik
durumuna son vermişlerdir.
05-13/156-54
69
- 4054 sayılı Kanun açısından 7 rakip firmanın anlaşarak sırayla ihaleleri
kazanmaları, ya da ihaleye tek bir firmanın girerek diğerlerinin taşeron
olması, fiyatları beraber belirlemeleri gibi konularla bir firmanın rakiplerini
bayi yaparak 7 firma arasındaki rekabete son verme arasında bir fark
bulunmamaktadır. Sözleşme imzalanması öncesine ait toplantı
tutanaklarında çok açık bir biçimde görüldüğü üzere Siemens ve bayilerin 2830
tamamının belirli konular üzerinde uzlaşmaya vardığı anlaşılmaktadır. Bir
başka deyişle teşebbüsler tek tek piyasadan çıkmaları sonrası Siemens’in
bayisi olmamışlar tam tersine üzerinde birlikte uzlaşılan bir sistemin
parçası olmayı kabul etmişlerdir.
- Savunma tarafı bayilik sözleşmelerinin dikey anlaşma olduğunu iddia
etmektedir. Esasen yapılan tespitlerde bu tarz savunmalara karşılık
gelmek üzere resmin bütünü çizilmeye çalışılarak sistemin oluşturulmadan
önceki durum ve oluşturulan sistem ve sonrası konusunda bilgilere yer
verilmiştir. 2840
Yapılan soruşturmada bayilik sistemi yalnızca bayilik sözleşmeleri
açısından değil bir bütün olarak incelenmiş ve değerlendirilmiştir. Söz
konusu sistemin oluşum nedenleri, oluşturan teşebbüsler ve oluşumun
piyasaya etkisi gibi bir çok faktörün birlikte değerlendirilmesi ile
sözleşmelerde bazı tadilatların yapılması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
- İncelenen olayda konu tek bir teşebbüsün üretim faaliyetine son verip
rakibinin bayisi olması değildir. Ortada beraberce oluşturulan bir sistem
bulunmaktadır. Siemens piyasadaki rakibi konumundaki çoğu üreticiye 2850
bayilik teklifinde bulunmuş ve bayilik sistemi Siemens ve bayilerin
belirlediği (uzlaştığı) şartlar dahilinde teşekkül etmiştir. Sistemin de
temelinde yalnızca bayilik ağı kurmak değil, rakip olan üreticilerin bayi
haline getirilmesi yatmaktadır. Bu durum birçok bayilik sisteminde
görülmeyen (dönüşümlü bölge paylaşımı, havuz uygulaması, bölge dışı
ihaleler için fiyat teklifi verilmesi vb. ) bayilik koşulları ile çok rahatlıkla
tespit edilebilir.
Bu anlamda tek bir üretici teşebbüsün rakibinin bayisi olması değil, çok
sayıdaki üreticinin (rakibin) aynı çatı etrafında toplanmasını temin eden 2860
sistem sorgulanmaktadır. Üstelik hiç bir bayi Siemens bayisi olmayı kabul
etmeksizin üretimine son vermiş ve savunma tarafının ifade ettiği gibi
“pazarın dışına çıkmış” değildir. Üretim faaliyetine tüm bayilerin eş zamanlı
olarak son vermesinin nedeni soruşturmanın konusunu oluşturan Siemens
bayilik sistemidir.
- Soruşturmada bayilik sözleşmelerinin öne çıkan maddeleri 5 başlık halinde
incelenmiştir. Söz konusu hükümlerden örneğin teminat çekleri veya aktif
satış yasağı gibi kavramlar yalnızca tespit olarak ifade edilmiş, hiç bir
şekilde rekabet ihlali olarak zikredilmemiştir. Söz konusu 5 madde ile 2870
bayilik sisteminin temel anlayışı yansıtılmaya çalışılmış, sistemin bayiler ve
Siemens adına kazanımlarına dikkat çekilmeye çalışılmıştır.
05-13/156-54
70
- Yapılan yerinde incelemelerde bayilerin fiyatı ile liste fiyatı arasındaki
farkın havuza atılması ve biriken meblağın paylaştırılmasının
planlandığına ilişkin çok sayıda belge elde edilmiştir.
Raporda, havuz sisteminin uygulandığına ilişkin bir iddia yer
almamaktadır. Ancak önemli olan konu sistemin oluşturulması esnasında
yapılan tasarımdır. Tüm bayiler sisteme girmeyi söz konusu koşulların 2880
tümünü dikkate alarak kabul etmişlerdir. Hem bayiler hem de Siemens’e
çeşitli avantajlar sağlayan sistem bir bütün olarak değerlendirilmelidir.
Savunma tarafı bayi fiyatı ve liste fiyatının tavsiye edilen fiyat olduğu
bunun da Tebliğ’e uygun olduğunu belirtmektedir. Bu noktada savunmanın
ayrıca aralarında önemli farklar bulunan söz konusu fiyatların hangisinin
hangi hallerde tavsiye edildiğini, neden birden fazla fiyatın tavsiye edildiği
gibi konulara da mutlaka bir açıklama getirmiş olması gerekirdi.
- Bayilik sözleşmesinin 2.3. maddesinde bayiler “Sözleşme kapsamındaki 2890
ürün ve sistemlerle ilgili resmi ihalelere Siemens’e danışarak teklif
vereceklerdir” ifadeleri yer almaktadır. Savunma tarafının yukarıda yer
alan hükmü muhtemelen farklı yorumladığı düşünülse dahi, bayilerin
hemen hemen tüm satışlarının resmi ihaleler olduğu göz önüne
alındığında, madde metninden bayilerin esasen tüm teklif (fiyatlarını)
Siemens’e danışarak oluşturacakları anlaşılmaktadır.
Yapılan savunmada Siemens’in bayiler arasındaki eşitliği bozmadığı,
marka içi rekabetin sağlanmasına çok önem verdiği bu yüzden tüm
kısıtlamalara rağmen birden fazla bayinin aynı ihaleye katılmasının esasen 2900
rekabeti artırdığı dile getirilmektedir. Yapılan bu savunma ile yukarıda yer
verilen madde metni aynı anda değerlendirildiğinde ihaleye birden fazla
bayinin katılması halinde tüm bayilerin Siemens’e danışarak tekliflerini
verecekleri anlaşılmaktadır. Söz konusu tekliflerin ne kadar rekabetçi
olabileceği konusu ise tartışmaya açıktır.
- Bayilik sözleşmelerinin ilk halinin Tebliğ’de izin verilen kısıtlamaların
ötesinde olduğu teşebbüs tarafından da kabul edilmiş ve soruşturma
sürecinde madde metni değiştirilmiştir.
2910
- Rakiplik olarak ifade edilen kavram ile piyasa da “üretim” yapan firmalar
kasdedilmektedir. Bu anlamda Siemens’in ve bayilerin rakip oldukları
bizzat Siemens ve bayiler tarafından bildirilmiştir. Bunun dışında Siemens
çok sayıda teşebbüs dururken yalnızca üretim yapabilen firmalara bayilik
teklif etmesi de dikkate edilmesi gereken bir noktadır.
Hatırlanması gereken bir diğer konu 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin
ihlal edilip edilmediğinin belirlenmesinin pazarın büyüklüğü ile doğrudan bir
ilişkisinin bulunmadığıdır.
2920
Bayilik uygulamalarının tamamının Kamu İhale Kanununa (KİK) uygun
olduğu belirtilmekle beraber bu uygulamaların neler olduğu belirsizdir.
05-13/156-54
71
Kararda yer verilen çok sayıda uygulamanın KİK’e uygun olup olmadığı
konusu Kamu İhale Kurumu’nca karara bağlanabilecek bir husustur.
Birden fazla Siemens bayisinin ihalelere girmesinin doğal hatta gerekli
olduğu ifadeleri, bayilik sözleşmeleri ile yaratılan münhasırlık ve bayilerin
bölge ayrımına sıkı sıkıya uymaları gerektiğini işaret eden yazışmalar ile
tamamen çelişmektedir.
2930
Birden fazla bayinin ihalelere katılmasının uygulamada rekabeti artırıcı
değil de nasıl rekabeti ihlal edici olduğu Raporda yer alan çok sayıdaki
somut belge ve ihale bilgileri ile çok net bir biçimde ortaya konmaktadır.
H.4.2. Sintek’in Savunmaları ve Değerlendirme
Savunmalar:
Sintek’in yaptığı savunmalarda aşağıdaki hususlara yer verilmiştir:
2940
- Siemens’in sektörde lider olduğu, teknolojik yatırımlarının yüksek olduğu,
bayilik sözleşmesi öncesi ihalelerde yüksek kırımlarla fiyat verdiği, bu
nedenlerden dolayı Sintek’in rekabet gücünü kaybetmesi ile birlikte
sektörde ayakta kalabilmek amacıyla Siemens’in teklifi üzerine bayilik
sözleşmesi imzalandığı,
- Siemens’in tüm üreticileri çıkmaza soktuğu ve üreticileri bayii olarak çatısı
altında topladığı, bunu yaparken de üretim araçlarını toplayarak rakiplerini
ortadan kaldırmayı hedeflediğinin açık olduğu,
2950
- Sintek açısından bayilik sözleşmesi uyarınca, sözleşme konusunda
Rekabet Kurulu’na muafiyet başvurusunda bulunma yükümlülüğünün
bulunmadığı; bunun nedeninin Sintek’in piyasadaki hacminin düşük
olması, Siemens’in hakim durumda bulunmasına dayanarak konumunu
sözleşmenin amir tarafı olarak kullanması ve pazardaki payıyla 4054 sayılı
Kanun ve ilgili tebliğlerin başvuru yükümlülüğünü Siemens’e yüklemiş
olduğu,
- Nitekim Soruşturma Raporu’nun görüşülmesi esnasında Siemens’in 3 yıllık
rekabet yasağının kaldırıldığını müvekkillere tebliğ ettiği, söz konusu 2960
sözleşme değişikliğini tek taraflı irade beyanı ile yaptığı; Soruşturma
Heyetince istenen diğer sözleşme değişikliklerinin de Sintek tarafından
aksi talep edilmiş olsa da bayilerin imzası alınmadan yapıldığı,
- Siemens tarafından, bayilik sözleşmesinin 1.2. maddesinin sözleşme
bölgesi tüm Türkiye olacak şekilde değiştirilmesi, buna bağlı olarak faaliyet
bölgelerine ilişkin 1 nolu ekin, sözleşmenin 2.3. maddesinin ve yine
sözleşmenin 3.1. maddesinde yer alan havuz sisteminin yürürlükten
kaldırılmasının düşünüldüğünün bir ihtarname ile kendilerine bildirildiği,
2970
05-13/156-54
72
- Tankes Ltd. Şti.’nin de Rekabet Kurumu nezdinde yapılan görüşmelere
rağmen Sinyalizasyon firmasının yerine atandığının Siemens tarafından
kendilerine tebliğ edildiği,
- Siemens’in İstanbul ilinde bayilik sözleşmesine aykırı olarak Ultra ile
bayilik sözleşmesi akdettiği,
- Siemens tarafından havuz sisteminin hiç uygulanmadığı öne sürülse de
savunma ekinde yer verilen fatura örneğinin bu uygulamanın hayata
geçirildiğinin kanıtı olduğu, 2980
- Bayilik süreci çerçevesinde, Siemens’in Sintek’ten TCK 3. Bölge ihalesine
girmesi ve düşük fiyatla teklif vermesinin istendiği ancak Sintek bunu kabul
etmediğinde ihaleyi yüksek kırımla Siemens’in kendisinin aldığı,
- Soruşturma Raporu’nda delil olarak yer alan bazı belgelerin (Soruşturma
Raporu Ekleri 54, 50, 46, 44, 49, 50, 53) kabulünün mümkün olmadığı,
- Sintek’in kendi bölgesi dışında ihalelere katıldığı (KGM 9. Bölge Diyarbakır
ihalesi.) 2990
- Sivas ihalesinin taşeronluğu ise Trasin’in teklifinin cazip olması nedeniyle
kabul edildiği,
- Ortana ve AMBER oluşumunun Siemens’in baskısı sonucu oluştuğu.
Değerlendirme:
- Savunmanın ileri sürdüğü bayilik sisteminin oluşturulma gerekçeleri kendi
açısından haklı nedenlere dayanabilir. Ancak önemli olan gerçekleştirilen 3000
sistemin mevzuata uygun olup olmamasıdır.
- Yapılan soruşturmada üzerinde durulan konu tek bir teşebbüsün üretim
faaliyetine son verip rakibinin bayisi olması değildir. Soruşturma konusu
olayda beraberce oluşturulan bir sistem incelenmektedir. Siemens
piyasadaki rakibi konumundaki çoğu üreticiye bayilik teklifinde bulunmuş
ve bayilik sistemi Siemens ve bayilerin belirlediği (uzlaştığı) şartlar
dahilinde teşekkül etmiştir. Sistemin temelinde yalnızca bayilik ağı kurmak
değil, rakip olan üreticilerin bayi haline getirilmesi yatmaktadır. Bu durum
birçok bayilik sisteminde görülmeyen (dönüşümlü bölge paylaşımı, havuz 3010
uygulaması, bölge dışı ihaleler için fiyat teklifi verilmesi vb.) bayilik
koşulları ile çok rahatlıkla tespit edilebilir.
- Bu anlamda savunma tarafı tek bir üretici teşebbüsün rakibinin bayisi
olmasını değil, çok sayıdaki üreticinin aynı çatı etrafında toplanmasını
temin eden sistemin sorgulandığına dikkat etmelidir. Üstelik hiç bir bayi
Siemens bayisi olmayı kabul etmeksizin üretimine son vermiş ve “pazarın
dışına çıkmış” değildir. Üretim faaliyetine tüm bayilerin eş zamanlı olarak
son vermesinin nedeni Soruşturmanın konusunu oluşturan Siemens bayilik
sistemidir. 3020
05-13/156-54
73
- 4054 sayılı Kanun açısından 7 rakip firmanın anlaşarak;
- sırayla ihaleleri kazanmaları,
- ya da ihaleye tek bir firmanın girerek diğerlerinin taşeron olması,
- veya fiyatları beraber belirlemeleri
gibi konularla, bir firmanın rakiplerini bayi yaparak 7 firma arasındaki
rekabete son verme arasında bir fark bulunmamaktadır.
3030
- Sözleşme öncesinde yapılan toplantı tutanaklarında çok açık bir biçimde
görüldüğü üzere Siemens ve bayilerin tamamının belirli konular üzerinde
uzlaşmaya vardığı anlaşılmaktadır. Bir başka deyişle teşebbüsler tek tek
piyasadan çıkmaları sonrası Siemens’in bayisi olmamışlar tam tersine
üzerinde birlikte uzlaşılan bir sistemin parçası olmayı kabul etmişlerdir. Bu
durum bayilik sözleşmelerinin şeklen dikey anlaşma gibi görünseler dahi
yapıldıkları anda yatay etkiler taşıyan bir anlaşma olduğunu açıkça ortaya
koymaktadır. Daha önce de ifade edildiği üzere her hangi bir şekilde
pazardan çıkmak isteyen ya da çıkan bir teşebbüs Siemens’in bayisi
olmuş değildir. Siemens üretim yapan rakiplerinin çoğuna bayilik teklif 3040
etmiştir. Bir başka deyişle bayiler Siemens’in bayilik teklifini kabul ettikleri
için üretim yani rakiplik konusuna son vermişlerdir.
- Bayilik sözleşmelerinde her bir bayiye bir bölge ayrılmış olduğu çok açıktır.
Bununla birlikte bayilerin başkaca bölgeler için teklif vermesi, esasen söz
konusu tekliflerin diğer bayiler ile danışıklı bir biçimde verilmesi nedeniyle
4054 sayılı Kanun’u ihlal etmektedir. Bu durum Raporda yer verilen somut
deliller ile çok açık bir biçimde ortaya konmuştur.
- Bayilerin 4054 sayılı Kanun’u ihlal ettikleri; hem imzalanan bayilik 3050
sözleşmeleri hem de ihalelerde yapmış oldukları eylemler nedeniyle iddia
edilmektedir. Her ne kadar sistemin temelinde Siemens bulunsa dahi,
oluşturulan sistemin kabulü ve devamı için bayilerin varlığı ve sistemin
bayiler açısından getirdiği avantajlar da önemli bir unsurdur.
- Bu anlamda savunmanın iddia ettiği üzere bir bayinin Siemens karşısında
piyasada etkin bir konumu olmamasına dayanarak sorumlu tutulmaması
gerektiği veya 4054 sayılı Kanun ve ilgili Tebliğler uyarınca bildirim
yükümlülüğüne tabi olmadığı argumanları kabul edilemez. Zira rekabet
ihlali olduğu tespit edilen durum, 6 bayinin Siemens ile birlikte inşa ettikleri 3060
ve yürüttükleri bir anlaşma ve bu anlaşma çerçevesinde cereyan eden fiili
davranışlardan oluşan Siemens bayilik sistemidir.
- Taraf iddia ettiği şekilde bir başka deyişle Siemens’in başkaca eylemleri
yüzünden bayiliğe zorlanılmış dahi olsa, bunun çözümü yasaya aykırı bir
oluşumun içerisinde yer almak değil, yasaların uygulanması için söz
konusu eylemleri konuyla ilgili kuruluşlara bildirmekten geçmektedir.
- Sintek’in, soruşturma dosyasında tespit edildiği üzere yan tekliflerde
bulunmadığına yönelik savunması ise, dosyada yer verilen deliller 3070
05-13/156-54
74
karşısında dayanaksız kalmaktadır: Yerinde incelemeler esnasında elde
edilen ve dosya ekinde yer verilen bir takım belgelerden de görüleceği
üzere, SİNTEK almış olduğu Sivas (TRASİN’in bölgesi) ihalesinde
TRASİN’i taşeron olarak kullanmıştır. TKS’de yapılan yerinde inceleme
esnasında elde edilen belgeler de bu durumu teyid eder niteliktedir. Bu
belgeler, Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin bir ihalesine ait olan ve SFA,
EMT ile SİNTEK’e ait teklifler ve EMT ile SİNTEK’e ait olan imzalı-mühürlü
teklif zarflarıdır.
- Yine, diğer bayilere ait ve Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne hitaben EMT 3080
ve SİNTEK tarafından hazırlanan imzalı ve şirket kaşeli zarfların TKS’de
bulunması, bayilerin ihale öncesinde veya ihale aşamalarında birbirleri ile
rekabeti bozacak şekilde bir koordinasyon içerisinde bulunduklarının çok
açık bir göstergesidir. Yerinde incelemelerde elde edilen diğer bayilere ait
zarf ve mühürler, diğer bayilerin tekliflerinin bölge bayisi tarafından her
ihtimale karşı hazırlanmış olabileceğini akla getirmektedir. Yerinde
incelemeler esnasında bayilerin, bölge paylaşımı olsun veya olmasın, bu
şekilde, ihalelerde birbirleri ile bir koordinasyon içinde bulunduklarına
yönelik elde edilen başka belgeler de bulunmaktadır.
3090
- Sintek’in havuz sisteminin uygulandığına ilişkin ifadesi ve bunu destekler
nitelikte sunduğu delil ise, Rapor’daki tespitler ile aynı doğrultuda
olduğundan, bu iddianın cevaplanmasına gerek görülmemiştir.
- Sintek’in Siemens’in hakim durumda olduğu ve bu durumunu bayilere
ilişkin çeşitli eylemleri ile kötüye kullandığına ilişkin iddialarının ise, yine
Siemens’in ve bayilerin 4. madde kapsamındaki eylemlerinin soruşturma
konusu olduğu ve Soruşturma Heyeti tarafından 6. maddeye ilişkin
herhangi bir tespit yapılmadığı dikkate alındığında cevaplandırılmasına
gerek görülmemiştir. 3100
- Rapor’da ve bu Karar’da bayiler ve Ultra arasındaki sözleşme için bayilere
bir suç isnat edilmediği ve ceza talebinde bulunulmadığı için bu konuda
yapılan savunmaya cevap verilmesine gerek görülmemiştir.
H.4.3. TKS’nin Savunmaları ve Değerlendirme
Savunmalar:
TKS’nin yaptığı savunmalarda aşağıdaki hususlara yer verilmiştir: 3110
- Siemens’in teknolojik üstünlüğü nedeniyle Siemens ile TKS arasında bir
rakiplik ilişkisi bulunmadığı,
- Bayilik sözleşmesi öncesinde TKS üretim faaliyetlerine son verdiği, bu
nedenle bayilik sözleşmelerinin Dikey Tebliği çerçevesinde
değerlendirilmesi gerektiği,
- Bayilerin bayilik sözleşmesi sonrasında da birbirleri ile rekabet ettikleri,
3120
05-13/156-54
75
- Soruşturma Raporu’nda yer alan sözleşme öncesi tutanakların bayilik
sözleşmeleri ile hükümsüz hale geldiği,
- İlgili pazarda pek çok büyük firmanın bulunduğu, son yıllarda piyasaya
yeni firmaların katıldığı,
- TKS’nin diğer bayiler ile bir iletişiminin ve danışıklı teklif verme gibi bir
durumun söz konusu olmadığı, böyle bir iletişim olsa dahi sistem dışındaki
rakip firmaların durumlarının göz ardı edildiği,
3130
- 6.9.2001 tarihli tutanağın sözleşme öncesinde imzalandığı, bu nedenle
sözleşme ile hükümsüz hale geldiği,
- TKS’ye ait AMBER hisselerinin satışa çıkarıldığı,
- TKS’nin sinyalizasyon işi dışında da faaliyetleri bulunduğu,
Değerlendirme:
- Savunmanın cevaplandırılmasına geçmeden önce bazı konuların tekrar 3140
hatırlatılmasında gerek görülmüştür. Soruşturma 4054 sayılı Kanun’un 4.
maddesi kapsamında yürütülmektedir. Söz konusu madde metninde
aynen; “Belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı
olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya
bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası
anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve
eylemleri hukuka aykırı ve yasaktır” ifadeleri yer almaktadır.
- Mevcut soruşturma bakımından yukarıda yer verilen madde metnindeki altı
çizili sözcüklerin anlamlarına özellikle dikkat edilmelidir. Hatırlanması 3150
gereken bir diğer konu 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin ihlal edilip
edilmediğinin belirlenmesinin pazarın büyüklüğü ile doğrudan bir ilişkisinin
bulunmadığıdır.
- TKS’nin bayilik sözleşmeleri öncesinde çok sayıda ihalede rakip olarak
Siemens veya bayilerine karşı teklif verdiği dosyada yer alan ihale
bilgilerinde yer almaktadır. Siemens ve bayilerinin rakip olarak
nitelendirilmesinde ise temel olarak bayilik sisteminde yer alan
teşebbüslerin üretici olma özellikleri yatmaktadır.
3160
- 4054 sayılı Kanun açısından 7 rakip firmanın anlaşarak;
- sırayla ihaleleri kazanmaları,
- ya da ihaleye tek bir firmanın girerek diğerlerinin taşeron olması,
- veya fiyatları beraber belirlemeleri
gibi konularla, bir firmanın rakiplerini bayi yaparak 7 firma arasındaki
rekabete son verme arasında bir fark bulunmamaktadır.
05-13/156-54
76
- Sözleşme imzalanması öncesine ait toplantı tutanaklarında çok açık bir 3170
biçimde görüldüğü üzere Siemens ve bayilerin tamamının belirli konular
üzerinde uzlaşmaya vardığı anlaşılmaktadır. Bir başka deyişle teşebbüsler
tek tek piyasadan çıkmaları sonrası Siemens’in bayisi olmamışlar tam
tersine üzerinde birlikte uzlaşılan bir sistemin parçası olmayı kabul
etmişlerdir.
- Dolayısı ile konu tek bir teşebbüsün üretim faaliyetine son verip rakibinin
bayisi olması değildir. Ortada beraberce oluşturulan bir sistem
bulunmaktadır. Siemens piyasadaki rakibi konumundaki çoğu üreticiye
bayilik teklifinde bulunmuş ve bayilik sistemi Siemens ve bayilerin 3180
belirlediği ve uzlaştığı şartlar dahilinde teşekkül etmiştir. Sistemin
temelinde yalnızca bayilik ağı kurmak değil, rakip olan üreticilerin bayi
haline getirilmesi yatmaktadır. Bu durum birçok bayilik sisteminde
görülmeyen (dönüşümlü bölge paylaşımı, havuz uygulaması, bölge dışı
ihaleler için fiyat teklifi verilmesi vb. ) bayilik koşulları ile çok rahatlıkla
tespit edilebilir.
- Bu anlamda tek bir üretici teşebbüsün rakibinin bayisi olmasını değil, çok
sayıdaki üreticinin aynı çatı etrafında toplanmasını temin eden sistemin
sorgulandığına dikkat edilmelidir. Üstelik hiç bir bayi Siemens bayisi 3190
olmayı kabul etmeksizin üretimine son vermiş ve savunma tarafının ifade
ettiği gibi “pazarın dışına çıkmış” değildir. Üretim faaliyetine tüm bayilerin
eş zamanlı olarak son vermesinin nedeni Soruşturmanın konusunu
oluşturan Siemens bayilik sistemidir.
- Soruşturma dosyasında Siemens ve bayilerin üretim faaliyetinde
bulunmaları sebebiyle rakip olarak adlandırıldıkları çok açıktır. Bu
çerçevede üretim faaliyetinde bulunmaksızın ihalelere katılan ve söz
konusu ürünleri yine belirli sayıdaki üretici teşebbüsten temin eden
teşebbüsleri de hesaba katarak piyasada çok sayıda teşebbüs 3200
bulunduğunu ifade etmek doğru bir yaklaşım değildir. Bu anlamda
Rapor’da Siemens’in ve bayilerin rakipleri olmaları sebebiyle yer alan
firmaların isimleri de bizzat Siemens ve bayiler tarafından bildirilmiştir.
Bunun dışında Siemens’in (savunmanın ileri sürdüğü gibi) çok sayıda
teşebbüs dururken yalnızca üretim yapabilen firmalara bayilik teklif
ettiğinin gözden kaçırılmaması gerekmektedir.
- Savunmanın önemle üzerinde durduğu bir diğer konu bayilerin üretim
faaliyetine son vermiş olmalarının “Siemens ve bayilerin“ rakip olmaları
hususunu değiştirmesi hakkındadır. 3210
- Bu anlamda savunmanın gözden kaçırdığı çok önemli bir kaç konuyu
hatırlamakta fayda bulunmaktadır:
- Siemens ve bayileri piyasada üretim yapan az sayıdaki
firmalardandır.
- Bayilik teklifi Siemens tarafından bayilere iletilmiştir.
05-13/156-54
77
- Siemens yalnızca teklifini kabul eden bayilere değil, bayilik
sisteminin dışında kalan ve üretim yapan diğer az sayıdaki
teşebbüse de bayilik teklif etmiştir. 3220
- Dolayısı ile bayiler yaratılan sistemin kendilerine sağlayacağı avantajlar
dolayısı ile üretim faaliyetlerine son vermişlerdir. Sistemin bayilere ve
Siemens’e sağladığı avantaj ise rekabetin olabildiğince sona erdirilmesidir.
- Savunma tarafı bayilerin üretim faaliyetlerini neden bırakmış
olabileceklerini önemsemeyerek oluşturulan sistemi göz ardı etmektedir.
- Siemens her hangi bir şekilde pazardan çıkmak isteyen ya da çıkan bir
teşebbüse bayilik teklif etmemiştir. Siemens üretim yapan rakiplerinin 3230
çoğuna bayilik teklif etmiştir. Bir başka deyişle bayiler Siemens’in bayilik
teklifini kabul ettikleri için üretim yani rakiplik konusuna son vermişlerdir.
- Bayilik sözleşmelerinin tüm bunların dışında dahi Grup Muafiyet
Tebliğlerine neden aykırı olduğu Kararda açık bir biçimde yer aldığından
konuya burada tekrar değinilmeyecektir.
- Bayilik sözleşmeleri sonrasında bayiler arasındaki rekabetin devam
ettiğine ilişkin ifadelere savunmada yer verilmiştir. Böyle bir iddiayı ortaya
atan savunmanın, aynı zamanda TKS’nin bölgesi içinde başka bir bayinin 3240
kazandığı ihale veya TKS’nin diğer bölgelerde kazandığı ihale bilgileri ile
de bu durumu teyit etmesi gerekmektedir. Ancak bu tarz örneklerin
bulunmadığı, diğer bayilerin bölge dışı ihalelere yalnızca bölge bayisine
yardımcı olmak için katıldığı düşünüldüğünde savunma tarafının bütün
iddiaları dayanaksız kalmaktadır.
- Soruşturma Heyeti, savunma tarafının üretim araçları ve alım taahhütleri
gibi hükümlerin sözleşmede yer almasının tarafların menfaatlerinin
güvence altına alınması ile ilgili olduğu konusundaki ifadeleri ile tamamen
hemfikirdir. 3250
- Soruşturma dosyasında da ortaya konulduğu üzere, sistem birlikte inşa
edilmiş ve taraflar aralarındaki rekabetin ortadan kaldırılması karşılığında
bazı menfaatler elde etmişlerdir. Bayilerin üretim araçlarını devretmeleri ve
rekabet yasağı karşılığında; hem münhasır bayiliğe hem de Siemens
tarafından yapılan ödemelere hak kazandıkları anlaşılmaktadır. Ancak
bayilerin bunların karşılığında yıllık olarak Siemens’e belirli bir alım
taahhüdünde bulundukları ve teminat verdikleri görülmektedir. Siemens ve
bayilerin aynı sistemin içerisinde yer almasının en büyük avantajı ise
rekabetin olabildiğince ortadan kaldırılmış olmasıdır. 3260
- Savunma tarafı bayilik sözleşmeleri öncesinde imzalanan tutanakların
hükümsüz hale geldiğini ifade etmektedir. Söz konusu tutanaklar esasen
oluşturulması düşünülen sistem ve sistemin amacının ortaya konulması ve
anlaşılabilmesi bakımından çok çarpıcıdır. Önemli olan husus taraflar
arasında imza edilen (tutanak, bayilik sözleşmesi vb.) belgelerin hangi ad
altında sınıflandırıldığı değil söz konusu belgelerin nitelikleridir. Söz
05-13/156-54
78
konusu tutanaklar süreli belgeler olmayıp, tarafların hangi konularda
uzlaştıklarını ortaya koymaktadır. Söz konusu tutanaklarda yer alan taraf
iradeleri bayilik sözleşmelerine de yansımıştır. 3270
- Savunma tarafı bayi fiyatı ve liste fiyatının tavsiye edilen fiyat olduğu
bunun da Tebliğ’e uygun olduğunu belirtmektedir. Bu noktada savunma
ayrıca aralarında önemli farklar bulunan söz konusu fiyatların hangisinin
hangi hallerde tavsiye edildiğini, neden birden fazla fiyatın tavsiye edildiği
gibi konulara da mutlaka bir açıklama getirmelidir. Bununla birlikte tavsiye
fiyatı ifadeleri dışında sözleşmede yer alan fiyat ile ilgili diğer hükümlerin
varlığı da mutlaka açıklanmalıdır.
- Savunma tarafı firmanın diğer firmalar ile iletişimde bulunmadığını ifade 3280
etmektedir. Hatırlanacağı üzere TKS’de yapılan yerinde incelemeler
esnasında diğer bayilerden EMT ve SİNTEK’e ait imzalı ve şirket kaşeli
zarflar bulunmuştur. Bunun dışında yine TKS ile ilgili (e-mail, ihale teklifleri
vb.) çok sayıdaki somut delillerin varlığı da ortadadır. Kararda, bahsedilen
somut deliller değerlendirilerek sonuca ulaşılmıştır.
- Hatırlanacağı üzere metnin önceki bölümlerinde Kanun’un 4. maddesine
değinilerek konunun çerçevesi çizilmeye çalışılmıştır. Bu anlamda
ihalelere başka firmaların girmiş olması hiç bir şekilde Siemens ve bayileri
tarafından gerçekleştirilen rekabet ihlallerinin niteliğini değiştirmemektedir. 3290
- Soruşturma Raporu’nda bayiler ve Ultra arasındaki sözleşme için bayilere
bir suç isnat edilmediği ve ceza talebinde bulunulmadığı için bu konuda
yapılan savunmaya cevap verilmesine gerek görülmemiştir.
- Savunmada sadece AMBER nezdindeki hisselerin satışa çıkartıldığı
ifadelerine yer verilmiştir. Önemli olan söz konusu hisselerin ilgili ekonomik
bütünlük dışına mutlaka devredilmiş olması ve bunun da belgelerle
tevsikidir. Bu anlamda “satışa çıkarılma” ifadeleri, bağlantının tamamen
ortadan kaldırıldığının ispatı bakımından yeterli değildir. Konu mutlaka 3300
delilleri ile birlikte net bir şekilde kanıtlanmalıdır.
- Soruşturma Raporu’nda yer verilen çok sayıda uygulamanın KİK’e uygun
olup olmadığı konusu Kamu İhale Kurumu’nca karara bağlanabilecek bir
husustur.
- Kamu ihalelerinde rekabetin ortadan kaldırılabilmesinin söz konusu
olmadığı ifadeleri bizatihi Kamu İhale Kanun’un çok açık hükümleri ile
çelişmektedir. Söz konusu Kanun’da ihalelere fesat karıştırmak gibi
rekabet karşıtı eylemlerin yasak olduğu ve cezai müeyyide uygulanacağı 3310
hüküm altına alınmıştır. Hatta söz konusu Kanun incelendiğinde ihalelerde
rekabetin tesisinin ne denli önemli olduğu açıkça görülebilecektir.
- Savunmada ayrıca çoğunlukla tercih edilen üç teklif usulü ihalelerinde
davetin kamudan geldiği belirtilmektedir. Bilindiği gibi 4734 sayılı Kamu
İhale Kanununda üç tip ihale yöntemi bulunmaktadır: Açık ihaleler, belirli
istekliler arasındaki ihaleler ve pazarlık usulü. Görüldüğü üzere savunma
05-13/156-54
79
tarafının ifade ettiği bir ihale yöntemi Kanun’da yer almamaktadır.
Kanun’da esas olan herkesin katılımına açık olan açık ihale yöntemidir.
Ancak belirli koşulların varlığı halinde diğer ihale usulleri uygulanabilir. Bu 3320
durumda savunmanın hangi ihalelerin hangi yöntem ile yapılmış olduğunu
tarafımıza ayrıca bildirmesi gerekmektedir.
- Açık ihaleler herkesin katılabileceği ve katılımcı sayısı konusunda hiçbir
sınırlamanın bulunmadığı ihale yöntemidir. Belirli istekliler arasındaki
ihalelerde ise İhaleye davet edilebilecek aday sayısının beşten az olması
veya teklif veren istekli sayısının üçten az olması halinde ihale iptal edilir.
Pazarlık usulü ise çok daha istisnai olup, çoğu zaman teklif veren sayısının
üçten az olması halinde ihale iptal edilir. Madde metnine dikkat edilirse
davet sayısı değil teklif sayısının en az 3 olması öngörülmüştür. Dolayısı 3330
ile savunma tarafının argümanlarının Kanun ile bir ilgisi bulunmamaktadır.
- Dosyada yer alan ihaleler ile ilgili iddiaların ise hiçbirisi soyut ve
dayanaksız değil tam tersine iddiaların tamamı belgelerle ortaya konan
gerçeklere dayanmaktadır.
H.4.4 Trasin’in Savunmaları ve Değerlendirme
Savunmalar:
3340
Trasin’in yaptığı savunmalarda aşağıdaki hususlara yer verilmiştir:
- Ekonomideki dalgalanmalarla beraber ufak sermayeli üreticilerin batma
riskiyle her an karşı karşıya oldukları, Trasin’in piyasada varolma kaygısı
ile bayilik sözleşmesini imzaladığı,
- Müşteriler kamu kurumları olduğu için bölgelere ayrılmadaki amacın akılcı
ve ekonomik fayda sağlamak olduğu, zira ihale takip prosedürü açısından
ihalelere fonksiyonel olarak maksimum katılımı sağlamanın ancak bu
şekilde mümkün olduğu, 3350
- Bölge dışı teklif vermenin yasaklanmadığı,
- Siemens’in somut olayda bazı ihalelerin bayiler tarafından kazanılma
ihtimalini artırmak için özel fiyat indirimleri uygulayabildiği,
- Siemens’in neden sadece üretici firmalara teklif götürdüğünün Trasin’in
ilgisi dışında olduğu ve Trasin’i bağlamadığı,
- Yeni kurulucak bir bayilik sisteminde bayi adaylarının sahip olacakları hak 3360
ve mükellefiyetleri öğrenmenin ticari teamüllere uygun olduğu, buna ilişkin
toplantı yapmanın hukuka aykırı olmadığı, bu toplantılara katılıp da
Siemens bayisi olmayan firmaların da (Buharalılar) bulunduğu, bunların
dışında SFA ve EMT gibi üretim yapmayan firmaların da yer aldığı,
05-13/156-54
80
- Bölge tahsisinin Trasin’in ekonomik çıkarlarına uygun olduğu, bayilik
öncesinde de Trasin tüm ihalelere katılmak gibi bir politika izlemediği, kaldı
ki diğer bölgelerde satış yapmanın da yasaklanmadığı.
Değerlendirme: 3370
- Savunmanın ileri sürdüğü bayilik sisteminin oluşturulma gerekçeleri kendi
açısından haklı nedenlere dayanabilir. Ancak önemli olan gerçekleştirilen
sistemin mevzuata uygun olup olmamasıdır.
- Soruşturma dosyasında üzerinde durulan konu tek bir teşebbüsün üretim
faaliyetine son verip rakibinin bayisi olması değildir. Raporda beraberce
oluşturulan bir sistem incelenmektedir. Siemens piyasadaki rakibi
konumundaki çoğu üreticiye bayilik teklifinde bulunmuş ve bayilik sistemi
Siemens ve bayilerin belirlediği (uzlaştığı) şartlar dahilinde teşekkül 3380
etmiştir. Sistemin temelinde yalnızca bayilik ağı kurmak değil, rakip olan
üreticilerin bayi haline getirilmesi yatmaktadır. Bu durum birçok bayilik
sisteminde görülmeyen (dönüşümlü bölge paylaşımı, havuz uygulaması,
bölge dışı ihaleler için fiyat teklifi verilmesi vb.) bayilik koşulları ile çok
rahatlıkla tespit edilebilir.
- Bu anlamda savunma tarafı tek bir üretici teşebbüsün rakibinin bayisi
olmasını değil, çok sayıdaki üreticinin aynı çatı etrafında toplanmasını
temin eden sistemin sorgulandığına dikkat etmelidir. Üstelik hiç bir bayi
Siemens bayisi olmayı kabul etmeksizin üretimine son vermiş ve “pazarın 3390
dışına çıkmış” değildir. Üretim faaliyetine tüm bayilerin eş zamanlı olarak
son vermesinin nedeni Soruşturmanın konusu oluşturan Siemens bayilik
sistemidir.
- Soruşturma Raporu’nda hakim durum ve pasif satışlar ile ile ilgili bir iddia
bulunmadığı için bu konuda yapılan savunmalara cevap verilmesine gerek
görülmemiştir.
- Savunma tarafı bayilerin üretim faaliyetlerini neden bırakmış
olabileceklerini önemsemeyerek oluşturulan sistemi göz ardı etmektedir. 3400
- Daha önce de ifade edildiği üzere her hangi bir şekilde pazardan çıkmak
isteyen ya da çıkan bir teşebbüs Siemens’in bayisi olmuş değildir.
Siemens üretim yapan rakiplerinin çoğuna bayilik teklif etmiştir. Bir başka
deyişle bayiler Siemens’in bayilik teklifini kabul ettikleri için üretim yani
rakiplik konusuna son vermişlerdir.
- 4054 sayılı Kanun açısından 7 rakip firmanın anlaşarak sırayla ihaleleri
kazanmaları, ya da ihaleye tek bir firmanın girerek diğerlerinin taşeron
olması, fiyatları beraber belirlemeleri gibi konularla bir firmanın rakiplerini 3410
bayi yaparak 7 firma arasındaki rekabet son verme arasında bir fark
bulunmamaktadır.
- Sözleşme öncesinde yapılan toplantı tutanaklarında çok açık bir biçimde
görüldüğü üzere, Siemens ve bayilerin tamamının belirli konular üzerinde
05-13/156-54
81
uzlaşmaya vardığı anlaşılmaktadır. Bir başka deyişle teşebbüsler tek tek
piyasadan çıkmaları sonrası Siemens’in bayisi olmamışlar tam tersine
üzerinde birlikte uzlaşılan bir sistemin parçası olmayı kabul etmişlerdir. Bu
durum bayilik sözleşmelerinin şeklen dikey anlaşma gibi görünseler dahi
yapıldıkları anda yatay bir anlaşma olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. 3420
- Firmaların uygulamalarının KİK’e uygun olup olmadığının kararı Kamu
İhale Kurumu’na aittir. Soruşturma açısından önemli olan firmaların
uygulamalarının tamamen kendi insiyatifleri ile gerçekleştirmiş olmalarıdır.
Bu durumda eylemlerinin niteliği aynı zamanda 4054 sayılı Kanun açısında
da incelenmektedir.
- Bayilik sözleşmelerinde her bir bayiye bir bölge ayrılmış olduğu çok açıktır.
Bununla birlikte bayilerin başkaca bölgeler için teklif vermesi, esasen söz
konusu tekliflerin diğer bayiler ile danışıklı bir biçimde verilmesi nedeniyle 3430
4054 sayılı Kanun’u ihlal etmektedir. Bu durum Soruşturma dosyasında
yer alan somut deliller ile çok açık bir biçimde ortaya konmuştur.
- Yatay yoğunlaşmaların hakim durum kavramı çerçevesinde
değerlendirilmesinde dikkate alınan önemli kriterlerin Soruşturma
Raporu’nda irdelenmediği konusuna ise Soruşturma Raporu’nda hakim
durum ile ilgili iddialar ve inceleme bulunmaması nedeniyle cevap
verilmesine gerek görülmemiştir.
- Bayilerin 4054 sayılı Kanun’u ihlal ettikleri; hem imzalanan bayilik 3440
sözleşmeleri hem de ihalelerde yapmış oldukları eylemler nedeniyle iddia
edilmektedir. Her ne kadar sistemin temelinde Siemens bulunsa dahi,
oluşturulan sistemin kabulü ve devamı için sistemin bayiler açısından
getirdiği avantajlarda önemli bir unsurdur. Bu anlamda bayilerin
sorumluluğu yadsınamaz.
H.4.5. SFA’nın Savunmaları ve Değerlendirme
Savunmalar:
3450
SFA’nın yaptığı savunmalarda aşağıdaki hususlara yer verilmiştir:
- Bayilik sistemi ve sözleşme hükümlerinin Siemens tarafından
oluşturulduğu, rekabet yasağının da bu şekilde oluşturulduğu, bu nedenle
bu hüküm nedeniyle bir ihlal olduğu tespit edilirse, SFA’nın
sorumluluğunun bulunmayacağı,
- Her bayinin kendi bölgesi dışında da ihalelere katılabildiği, kamu
ihalelerinde rekabetin ortadan kaldırılabilmesinin KİK dikkate alındığında
mümkün olmadığı, 3460
- SFA açısından söz konusu sözleşmenin Dikey Tebliği’ne uygun olduğu,
- Ortana ile 6.3.2003 tarihinde sözleşme imzalandığı, ancak bugüne kadar
Ortana ile bir ticari faaliyette bulunulmadığı.
05-13/156-54
82
Değerlendirme:
- Savunmada ifade edildiği şekilde Siemens bayilik sistemindeki rekabete
aykırılıklara ilişkin tüm sorumluluğun Siemens üzerinde olduğunun kabulü, 3470
soruşturma kapsamında elde edilen belgeler, bilgiler ve yapılan
değerlendirmeler düşünüldüğünde mümkün değildir. Zira, bu sistem ile
daha önce rekabet halinde olan teşebbüsler arasında rekabetin ortadan
kalktığı, her bayinin kendisine tahsis edilen bölgede bu rakiplerin
yaratabileceği rekabet tehdidinden tamamıyla korunmuş olduğu, bayilerin
belgelerle desteklendiği üzere çeşitli ihalelerde koordineli davranışlar
içinde olduğu, yaratılmış olan havuz sistemi dahilinde, normal bir bayilik
sistemindeki prim sistemlerinde görülmedik bir şekilde karlarını paylaşmayı
amaçladıkları göz önüne alındığında, bayilerin de Siemens’in yanı sıra
sorumlu olduğu açıktır. Soruşturma Raporu’nun ilgili bölümlerinde yer 3480
verilen ve Siemens ile bayiler arası akdedilmiş olan çeşitli protokol
metinleri de, bayilerin bu sistemin oluşturulmasındaki amaçlarını ve
katkılarını açıkça ortaya koymaktadır.
- Her ne kadar devlet ihalelerinde rekabete aykırı davranışlarda
bulunulamayacağı SFA tarafından iddia edilse de, ihalelerde rekabeti
ortadan kaldırmaya yönelik koordineli davranışlara ve bu davranışları
gösteren iletişime ilişkin belgeler ve ihale sonuçları, bu durumun aksini
göstermektedir.
3490
- Sözleşmede, özellikle de rekabet yasağını düzenleyen hükümler gibi, bir
tarafın menfaatini korumaya yönelik düzenlemeler olması, bu sözleşme ile
kurulan sistem kapsamında gerçekleştirilen ihlallere ilişkin diğer tarafların
sorumluluğunu ortadan kaldırmamaktadır. Kaldı ki, Soruşturma
Raporu’nda bu hükmün, Siemens tarafından bayilerin potansiyel rekabetini
engellemek amacını taşıdığı ifade edilmektedir.
- Fiyatlara ilişkin bayilerin serbest olduğu savunmasına gelince, yine
Soruşturma dosyasında yer verilen belgelerdeki ifadelerden bayilerin
fiyatlar konusunda aralarında müzakerelerde bulundukları, bunun yanı sıra 3500
Siemens’inde birçok konuda ve özellikle fiyatlar ve kar paylaşımı ile ilgili
olarak merkezi yönlendirmede bulunduğu anlaşılmakta, fiyatların her bayi
tarafından bağımsız olarak belirlendiğini iddia etmek mümkün
görünmemektedir. Bayinin Siemens’e danışarak ihalelerde fiyat vermesini
düzenleyen anlaşmanın 2.3. maddesinin de, bu serbestiyi ortadan kaldırıcı
nitelikte olduğu açıktır.
H.4.6. EMT’nin Savunmaları ve Değerlendirme
Savunmalar: 3510
EMT’nin yaptığı savunmalarda aşağıdaki hususlara yer verilmiştir:
- Siemens firması ile bayilerin en azından ticari olarak rakip oldukları,
05-13/156-54
83
- Esasen Siemens’in hakim durumunu kötüye kullanıcı bir biçimde diğer
firmaları bayi olmaya zorladığı, üretim araçlarının devralınmasının Kanuna
aykırı olduğu ve iade edilmesi gerektiği,
- Tankes isimli firmanın bayilik sistemine dahil edilmesinin Siemens’in suçta 3520
ısrar etmesi anlamına geldiği,
- Firmanın mühendislik firması olduğu bu bağlamda üretici anlamında bir
rakipliğin söz konusu olmadığı,
- İhalelere teklif verilmeden önce Siemens’ten onay alındığı, Siemens’in bir
çok konuda belirleyici olduğu,
- Siemens tarafından ödenen 125.000 Euro’nun üretim araçlarının karşılığı
değil, bayilerin iş yapamayacağı endişesi ile hayatta kalma amacı ile 3530
verilmiş olduğu,
- Firmanın kaşesinin kendi bilgileri dışında diğer bayilerce kullanıldığı,
bunun kamu davasını gerektirdiği.
Değerlendirme:
- Firmanın kendisinin rakiplik ilişkisinde olmadığı yönündeki ifadelerine
katılmak mümkün görünmemektedir. Bu durum hem ihale bilgileri ile hem
de tarafın üretim araçlarının kendilerine teslim edilmesi veya zararın 3540
tazmin edilmesi ifadeleri ile çelişmektedir. Bununla birlikte savunma tarafı
üretim araçlarının kendisine iadesi için tedbir talep etmiştir.
- Bayilere ödenen 125.000 Euro’nun, üretim araçlarının satışı ya da bire bir
karşılığı (değeri) olarak ödendiği değil, tam aksine söz konusu bedelin
“üretim faaliyetini bırakıp” Siemens bayisi, başka bir deyişle Siemens ile
rekabetten vazgeçmenin karşılığında ödenmiş bir bedel olduğu
düşünülmektedir.
- EMT’nin açıklamalarında yer verdiği kendisi dışında kendisi adına fiyat 3550
tekliflerinin hazırlandığı konusu özellikle bu eylemde bulunan kişilerin
dikkate alması gereken çok ciddi bir iddiadır. Ancak tarafın mutlaka kendi
bölgesi dışında yer alan çok sayıdaki bölge için teklif vermesi ve bunların
hiçbirini kazanamaması üstelik söz konusu ihaleleri de çoğunlukla bölge
bayisinin kazanması konusuna da ayrıca açıklamalar getirmesi
gerekmektedir. Bunun tam tersi EMT’nin kendi bölgesi için de geçerlidir.
H.4.7. Sinyalizasyon’un Savunmaları ve Değerlendirme
Savunmalar: 3560
Sinyalizasyon’un yaptığı savunmalarda aşağıdaki hususlara yer verilmiştir:
- Bayilikten ayrıldıktan sonra gerçek bir rekabet oluştuğu, Sinyalizasyon’un
ihalelerin %60’ını aldığı,
05-13/156-54
84
- Siemens’in suçu üzerinden atmak için Sintek ve EMT’yi hemzemin
konusunda yüzüstü bıraktığı,
- Siemens’in bayilerine savunmalarında değinecekleri hususları belirttiği, 3570
- Siemens’in ileri teknolojinin paylaşımı diye arkasına saklandığı şeyin
tamamen gerçek dışı ve rekabeti yanıltıcı olduğu, Sinyalizasyon’un TCK
7. Bölgede 8 adet kavşağa Yeşil Dalga Sistemini kurduğu ve başarılı bir
çalışma sergilediği,
- Ekonomik krizden dolayı Siemens’in bayilik teklifinin kabul edildiği,
- Oluşumun tüm sorumlusunun Siemens olduğu,
3580
- Siemens’in baskısı sonucu Ortana ile de bayilik sözleşmesi imzalandığı.
Değerlendirme:
- Sinyalizasyon’un savunmasınada yer alan hususlar Kararda yer alan
iddiaları destekler nitelikte olduğundan ayrıca değerlendirilmesine gerek
görülmemiştir.
H.4.8. Ultra’nın Savunmaları ve Değerlendirme
3590
Savunmalar:
Ultra’nın yaptığı savunmalarda aşağıdaki hususlara yer verilmiştir:
- Ultra ile Siemens’in bayileri arasında imzalı ve uygulamaya koyulmuş bir
entegratörlük ya da bayilik sözleşmesi bulunmadığı, Rapordaki (bölüm
5.4.) delillerin Ultra’nın sisteme dahil edildiğini ispatlamdığı, bu belgelerin
ancak firmalar arasında yapılan görüşmelerin belgeleri olarak
değerlendirilebileceği, bu görüşmelerin ise bir anlaşma ile neticelenmediği,
3600
- Yalnızca Siemens ile İstanbul için bir entegratörlük anlaşması imzalandığı,
ancak bu anlaşmanın da hayata geçirilemeden karşılıklı rıza ile iptal
edildiği, bu anlaşmanın da dikey bir anlaşma niteliğinde olduğu.
Değerlendirme:
- Savunmalara ilişkin ilk olarak belirtilmesi gereken husus, Soruşturma
Raporu’nda, Ultra ile bayiler arasında varolduğu iddia edilen anlaşmaların,
Ultra ile Siemens arasında imzalanmış olan Entegratörlük Anlaşması’nın
bir uzantısı olarak kabul edildiği ve ayrı bir ihlal olarak görülmediği, bu 3610
nedenle de bu anlaşmalara ilişkin ayrı bir ceza öngörülmediğidir.
Dolayısıyla, bu anlaşmalara ilişkin ceza uygulanmamasına yönelik ilk
talep, her ne kadar farklı gerekçelerle olsa da, zaten Rapor’un bu konuda
vardığı sonuçla aynı doğrultudadır.
05-13/156-54
85
- Diğer bir iddia olan, Entegratörlük Anlaşması’nın dikey nitelikte bir anlaşma
olduğunun kabulü ise mümkün değildir. Anlaşma’nın neden yatay nitelikte
ve işbirliği doğurucu bir anlaşma olduğu Kararın ilgili bölümünde
incelenmiştir. İhalelerde düşük fiyat vererek Siemens bayilik sistemine
rekabet tehdidi yaratan bir teşebbüsün sistem içine dahil edilmesinin 3620
hedeflendiği yazılı delillerle ortaya konulmuştur. Bununla beraber
entegratörlük anlaşmasının hükümlerinin de, sıradan bir bayilik ilişkisinden
daha ziyade, Ultra’nın bir nevi bayinin bayisi yapılması suretiyle, bayiler ile
Ultra arasında koordineli davranışların yaratılmasına olanak sağlayan,
özellikle de fiyat rekabetini ortadan kaldıran yatay bir ilişkiyi yansıttığı
anlaşılmaktadır.
H.4.9. Ortana’nın Savunmaları ve Değerlendirme
Savunmalar: 3630
Ortana’nın yaptığı savunmalarda aşağıdaki hususlara yer verilmiştir:
- Soruşturma konusu ürünlerin proje ürünleri olduğu, talep yaratma
faaliyetlerine ihtiyaç duydukları ve bu nedenle trafik sinyalizasyonu
alanında deneyim sahibi firmalarla çalışmanın uygun görüldüğü,
- Ortana’nın Siemens ile staratejik işbirliği içinde olmadığı ve Soruşturma
Raporu’ndaki bu işbirliğine ilişkin değerlendirmenin yanlış ve subjektif
olduğu, 3640
- Siemens’in diğer birçok firma gibi Ortana’nın müşterisi olduğu, geçmişte
Siemens ile yaptıkları sözleşmenin proje esaslı mal ve hizmet alım
sözleşmesi olduğu, pazarda Siemens ile hiçbir bağlayıcı işbirliği
sözleşmelerinin bulunmadığı,
- Dosyadaki ihlalleri görünce sözleşmelerin feshedildiği,
- Bayilik sisteminde sıfır ciro yapılmış olmasının Ortana ürünlerine ilişkin
pazarın oluşmamış olduğunun bir kanıtı olduğu ve sözleşmelerin 3650
yürütülmesinin anlamsızlığını kanıtladığı,
- Bu çerçevede 22.10.2004 tarihi itibarıyla Ortana tarafından tek taraflı fesih
yoluna gidilerek bayilik sisteminin yürürlükten kaldırıldığı,
- 16.2.2004 tarihinde de Sinyalizasyon ile karşılıklı olarak fesih protokolü
yapıldığı,
- Soruşturma dosyasında Ortana tarafından fiyatların belirlendiğinin iddia
edildiği ancak bayilik sözleşmesinin 2.3. maddesinde yer alan hükmün 3660
“satış fiyatını tavsiye” niteliğinde bir hüküm olduğu, ilgili madde hükmüyle
bayilere sadece belirli durumlarda Ortana’ya danışma yükümlülüğü
getirildiği, belirli durumlar ile de deneme, tanıtım v.b. örnek uygulamalara
ilişkin esnekliğin amaçlandığı,
05-13/156-54
86
- Fiyat tespiti olmadığı, çünkü; ürünlerin her ihalede farklı nitelikler arz ettiği,
fiyatın teknolojik gelişmelere göre değişkenlik arz ettiği, bu nedenle
sözleşmedeki bayi fiyat listeleri bayilerin pazar geliştirme faaliyetleri
sırasında kullanmak zorunda oldukları gösterge niteliğindeki listeler
olduğu, bu nedenle, bayilerin son durum fiyat listelerini sormak zorunda 3670
oldukları.
Değerlendirme:
- Yukarıda yer verilen savunmaya ilişkin olarak öncelikle belirtilmesi gereken
husus, Siemens ile Ortana arasında stratejik bir işbirliği olduğuna ilişkin
Soruşturma Raporu’nda yer verilen ifadenin, hiçbir surette, Ortana ile
bayileri arasında akdedilmiş olan bayilik sözleşmelerinin 4054 sayılı
Kanun’un 4. maddesine aykırı bulunması ile ilgisi bulunmadığı,
Soruşturma Heyeti’nin ihlale yönelik tespitlerinin tamamıyla sözleşmelerde 3680
yer alan ve Dikey Tebliğ’de izin verilen kısıtlamaları aşan fiyat ve rekabet
yasağı ile ilgili hükümlere ve bunların yanı sıra rekabeti sınırlama amacı
taşıyan bölge paylaşımı ve havuz uygulamasına yönelik düzenlemelere
dayandığıdır. Bu düzenlemeler nedeniyle bayilik sözleşmeleri Dikey Tebliğ
koruması dışına çıkmakta ve bildirime tabi hale gelmektedir.
- Bu nedenlerle, Ortana’nın rekabeti sınırlayıcı hükümler içeren ve Kuruma
bildirilmeyen sözleşmeler nedeniyle Kanun’un 16. maddesinin ikinci fıkrası
gereğince ve Kanun’un 10. maddesi gereğince bildirmesi gereken bayilik
sözleşmeleri bildirmediği için 16. maddenin (c) bendi uyarınca 3690
cezalandırılmaları gerekmektedir.
- Savunmada ayrıca, Ortana’nın rekabeti kısıtlama niyeti olmadığı, olsaydı
sözleşmelerin yürürlükte olduğu 16 ay boyunca bunun ortaya çıkacağı,
oysa anlaşmanın hiç uygulanmamış olmasının bu niyetin olmadığını
gösterdiği öne sürülmektedir.
- Ancak, bir dikey anlaşmanın özellikle de fiyatların belirlenmesi gibi açık
ihlal niteliğinde olan ve etkilerine bakılmaksızın ihlal kabul edilen
sınırlamalar nedeniyle, 4. maddeye aykırı bulunması, anlaşmanın 3700
taraflarının niyetlerinden veya anlaşmanın uygulanıp uygulanmamasından
bağımsızdır.
- 4054 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri ve Dikey Tebliğ’den oluşan muafiyet
rejimi, bu tip sınırlamalar içeren anlaşmaların Rekabet Kurumu’na
bildirilmesini ve incelemeye tabi tutulmasını gerektirmektedir.
- Savunmada yer verilen diğer bir husus, bayi fiyatlarının tavsiye fiyatlar
olduğu, bayinin fiyatları belirleme serbestisinin bulunduğu, dosyada
bulunan aksi yöndeki tespitlerin ise dayanaksız olduğudur. 3710
- Tebliğ’in 4. maddesi, alıcı teşebbüsün kendi satış fiyatını belirleme
serbestisinin engellenmesine ilişkindir. Buna göre sağlayıcı tarafından
alıcının sabit veya asgari satış fiyatının belirlenmesi yasaktır. Sabit veya
asgari satış fiyatına dönüşmemesi koşuluyla sağlayıcının, alıcının azami
05-13/156-54
87
satış fiyatını belirlemesi veya alıcıya satış fiyatını tavsiye etmesi ise
mümkündür. Ortana bayilik sözleşmesinin 10.2. maddesine göre
Ortana’nın bayilere verdiği fiyatların tavsiye fiyat niteliğinde olduğu
anlaşılmaktadır. Ancak bayinin 2.3. madde gereğince resmi ihalelerde
sözleşmenin 2 nolu ekinde belirtilen bayi fiyatı altında fiyat vermesi 3720
gerektiği durumlarda Ortana’ya danışma yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu
düzenlemenin, bayinin kendi fiyatlarını serbestçe belirleyebilmesi, özellikle
de fiyatları indirebilmesi önünde bir engel teşkil edeceği, Ek 2’de yer
verilen bayi fiyat listesinin fiiliyatta asgari fiyatlar olarak gerçekleşebileceği
anlaşılmaktadır.
- Dolayısıyla, “tavsiye fiyat”a ilişkin düzenlemenin fiiliyatta geçerli
olmayacağı, bu durumda da bayinin gerçek anlamda kendi fiyatlarını kendi
belirleme serbestisinin bulunmayacağı sonucu ortaya çıkmaktadır. Bu
noktada, Ortana’nın, sözleşmede fiyatlara yönelik düzenlemelerin tavsiye 3730
fiyat uygulamasını aşmadığı yönündeki savunmasının kabulü mümkün
değildir.
I. GEREKÇE VE HUKUKİ DAYANAK
I.1. Siemens Bayilik Sistemi
Trafik sinyalizasyon piyasasının yapısına ilişkin olarak Raporda yer verilen
bilgiler çerçevesinde, Siemens tarafından 2001 yılındaki rakipleri ile
oluşturulan bayilik sisteminin ve bu piyasada Siemens ve bayiler tarafından 3740
gerçekleştirilen eylemlerin bu piyasada rekabeti bozucu etki ve sonuçlarının
olduğu görülmektedir. Söz konusu piyasada temel alıcının kamu, üretici
niteliğindeki satıcıların sayısının az ve alımların ihale yöntemi ile gerçekleştiği
de göz önüne alındığında, böyle bir piyasada rakip teşebbüsler ile bir bayilik
sisteminin oluşturulması, bayilik sisteminde bölge paylaşımına gidilerek her
bayinin danışıklı teklif gerektiren ihaleler hariç diğer bölgelerdeki ihalelere
girmemesi, bayilerin kendi aralarında ve bayilerle Siemens arasında
ihalelerde özellikle rakiplerin de yer alması durumunda uygulanacak fiyat
indirimlerine yönelik bir işbirliğinin bulunması, bahsedilen rekabeti bozucu
hususlardan yalnızca birkaçıdır. 3750
Bunların yanı sıra bayilerin üretim araçlarının kullanılamaz hale getirilmesi ve
ayrıca Siemens ve bayileri arasında imzalanmış bulunan bayilik
sözleşmesinde yer alan bayilik sona erdikten sonra devam edecek olan
rekabet yasağının 3 yıl olması zaten az sayıda üreticinin bulunduğu bu
piyasada, mevcut bayilerin tekrar üretici olması sonucunda oluşabilecek
potansiyel rekabeti de engellemektedir.
Teşebbüsler arasındaki rekabetin genellikle pazar içinde değil, pazar için
olduğu, alım-satımın ihaleler yolu ile gerçekleştiği böyle bir piyasada 3760
oluşturulan bayilik sistemi ile ihalelerde danışıklı tekliflerin verilmesi, bayilik
sisteminin sürekli bir uygulaması haline gelmiş ve piyasadaki rekabet
ortamının bozulmasına yol açmıştır.
Siemens’in yazılı savunmasında, bayilerin Siemens’in üretim faaliyetinde
05-13/156-54
88
bulunduğu alanlardan çekilmesi ile sözleşmelerin grup muafiyeti kapsamına
girdiği ifadeleri yer almaktadır.
Bu noktada, söz konusu sözleşmelerin hem 2001 yılında yürürlükte olan
1997/3 sayılı Tek Elden Dağıtım Anlaşmalarına İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği 3770
hem de 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği
kapsamında değerlendirilmesinin yapılması faydalı olacaktır.
Hem 1997/3 sayılı Tek Elden Dağıtım Anlaşmalarına İlişkin Grup Muafiyet
Tebliği’nin;
“Aynı malların veya kullanıcı tarafından nitelikleri, fiyatı ve kullanım
amaçları bakımından eş sayılan malların üreticilerinin bu mallar için
kendi aralarında tek taraflı olarak tek elden dağıtım anlaşmaları
yapmaları,” 3780
şeklindeki 4. maddesinin (b) bendi ile, hem de 2002/2 sayılı Dikey
Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nin;
“Rakip teşebbüsler arasında yapılan dikey anlaşmalar, bu Tebliğ ile
tanınan muafiyetten yararlanamaz.”
şeklindeki 2. maddesinin üçüncü fıkrası çerçevesinde, bayilik ağı
oluşturulmadan önce Siemens ile mevcut bayilerin birbirlerine rakip
teşebbüsler oldukları göz önüne alındığında söz konusu bayilik 3790
sözleşmelerinin yapıldıkları anda grup muafiyeti tebliğlerinin sağladığı
korumadan yararlanamayacağı çok açık bir biçimde anlaşılmaktadır.
Bir başka deyişle, esasen, oluşturulan bayilik yapısının ilgili ürün piyasasında
değerlendirilmesi ile sözleşmelerin, yapıldığı anda, dikey değil yatay etkiler
doğuran bir anlaşma niteliği taşıdığı görülmektedir.
Ayrıca, daha önce de belirtildiği gibi konu tek bir teşebbüsün üretim faaliyetine
son verip rakibinin bayisi olması değildir. Ortada beraberce oluşturulan bir
sistem bulunmaktadır. Siemens piyasadaki rakibi konumundaki çoğu üreticiye 3800
bayilik teklifinde bulunmuş ve bayilik sistemi Siemens ve bayilerin belirlediği
(uzlaştığı) şartlar dahilinde teşekkül etmiştir. Sistemin de temelinde yalnızca
bayilik ağı kurmak değil, rakip olan üreticilerin bayi haline getirilmesi
yatmaktadır. Bu durum birçok bayilik sisteminde görülmeyen (dönüşümlü
bölge paylaşımı, havuz uygulaması, bölge dışı ihaleler için fiyat teklifi
verilmesi vb. ) bayilik koşulları ile çok rahatlıkla tespit edilebilir. Bu anlamda
tek bir üretici teşebbüsün rakibinin bayisi olması değil, çok sayıdaki üreticinin
(rakibin) aynı çatı etrafında toplanmasını temin eden sistem sorgulanmaktadır.
Üstelik hiç bir bayi Siemens bayisi olmayı kabul etmeksizin üretimine son
vermiş ve “pazarın dışına çıkmış” değildir. Üretim faaliyetine tüm bayilerin eş 3810
zamanlı olarak son vermesinin nedeni soruşturmanın konusunu oluşturan
Siemens bayilik sistemidir.
Ayrıca sözleşmelerde yer alan 3 yıllık rekabet yasağı hükmü her halukarda
anlaşmaları bildirilmesi gereken bir anlaşma niteliğine büründürmektedir. Bu
05-13/156-54
89
hüküm ancak soruşturma açılması ertesinde değiştirilmiştir.
Daha önceki bölümde yer verilen bilgi ve belgelerden açıkça görüldüğü üzere,
bayilik sistemi 7 rakip teşebbüs arasında yapılan sözleşmeler ile meydana
getirilmiştir. Sözleşmeler ile Siemens’in rakipleri Siemens’in bayileri haline 3820
gelmişlerdir. Söz konusu sistemin temel amacı rekabetin olabildiğince
sınırlandırılması ile kazancın olabildiğince artırılmasıdır.
Bu noktada oluşturulan bayilik sisteminin neden herhangi bir piyasadaki
bayilik sisteminin ötesinde bir işleve sahip olduğu konusuna öncelikle
değinmekte fayda bulunmaktadır.
Siemens’e göre bayilik sisteminin temel amacı müşterilerin tüm Türkiye
çapındaki alıcılar olması sebebiyle merkezden kontrolün zor olması ve alım
usulünün ihaleler olması sebebiyle ihalelerin takibinin güçlüğüdür. Bu durum 3830
Siemens’in birinci yazılı savunmasında yer alan:
“… Müşteri ağı Türkiye geneline yayılmış Karayolları Bölgeleri ve
Belediyelerden oluştuğu için satış faaliyet giderleri buna bağlı olarak
çok yüksektir. Bu durum geçmiş yıllar boyunca yürütülen faaliyetlerin
ciro/kar oranları açısından karsız, hatta zararına gerçekleşmesi
sonucunu doğurmuştur. Bütün bu sebepler bayilik sistemine geçme
kararının oluşmasına neden olmuştur. …”
ifadeleri ile tekrarlanmaktadır. 3840
Bilindiği gibi genel olarak bayilik sistemlerinin temel amaçlarından biri değişik
coğrafi bölgelerdeki müşteriye yakın olmak ve bu anlamda ülke çapında
kurulacak bir dağıtım sistemi ile müşterilere ulaşabilmek ve hizmeti en etkin
bir biçimde müşterilere sunabilmektir. Siemens’te kendi bayilik sistemi için
aynı gerekçeleri ileri sürmektedir. Ancak Siemens’in bayilik sistemi içerisinde
dikkat çekici olan nokta bayilerin Türkiye’nin değişik bölgelerinde değil
tamamının Ankara’da mukim olmalarıdır.
Siemens tarafından bayilik oluşumuna ilişkin olarak ileri sürülen ikinci temel 3850
gerekçe tüm Türkiye çapındaki ihalelerin takibinin zorluğudur. Bilindiği gibi
kamu alımlarına ilişkin olarak düzenlenecek ihaleler resmi gazete
yayınlanmakta ve internette de ayrıca duyurulmaktadır. Buna ek olarak
ihaleler ile ilgili internet sitelerinin varlığı bilinmektedir. Bunun dışında bayilerin
tamamının Ankara’da mukim oldukları düşünüldüğünde, bayilerin de
Siemens’e benzer yollar ile ihalelerin varlığından haberdar oldukları
anlaşılmaktadır. Bir başka deyişle bayilik sisteminin ihalelerin takibine getirdiği
hiçbir yenilik bulunmamaktadır.
Görüldüğü üzere Siemens’in bayilik sistemi için ileri sürdüğü en önemli 3860
argümanlar dayanaktan yoksundur. Ancak söylenenlerin dışında bayilik
sisteminin aşağıda yer verilen hususları sağladığı ise kuşkusuzdur:
- Bayilik sistemi ile hem Siemens ile bayiler hem de bayilerin kendi
aralarındaki rekabet ortadan kaldırılmıştır.
05-13/156-54
90
- Bayilik sözleşmeleri tüm bayilere kendi bölgelerinde münhasır koruma
sağlamasına ve varılan mutabakat gereği bayilerin bölge dışındaki
ihalelere katılması yasak olmasına rağmen, bazı ihalelere bayilik
sözleşmelerine aykırı olarak bölgenin ait olduğu bayi dışında diğer bazı 3870
bayilerin de iştirak etmesi ile ihalelerde danışıklı teklifler verilerek,
ihalenin sistem içerisinde kalması amaçlanmaktadır. Bir başka deyişle,
bayilik sistemi ile özellikle kamu alımlarında rekabetin olabildiğince
ortadan kaldırılması ve ihalelerin sistemde yer alan firmalar tarafından
rekabetçi olmayan fiyatlar ile kazanılması amacı güdülmüştür.
Dolayısı ile oluşturulan bayilik sisteminde;
- Siemens; tüm bayilerin malları kendisinden temin edeceği
düşünüldüğünde hem daha iyi fiyat hem de daha çok satış yapma ve 3880
hem de rekabeti olabildiğince azaltma konusunda37,
- Bayiler ise; kendilerine ayrılan bölgede Siemens’in ve diğer bayilerin
rekabetinden kurtularak hatta onlarında yardımı ile hem ihaleleri
kazanma hem de daha iyi fiyattan kazanma konusunda
rekabetin ortadan kaldırılmasından faydalanmak istemiştir.
Nitekim, daha önce yer verilen 24.10.2001 tarihli bayi toplantısına ait tutanağa
göre toplantıda, fiyatların yükseldiği yönünde (sinyalizasyon ürünlerini bu 3890
teşebbülerden satın alarak kamu alımlarına katılan) müşteri şikayetleri olduğu
konuşulmuştur.
Bu anlamda bayilik sistemi ile esasen amaçlananın;
- 8 firma arasındaki rekabeti sonlandırarak, kamu alımlarının sistemde
yer alan firmalar tarafından kazanılması için ortaklık tesis etmek,
- Rekabetin azalması sonrası ihaleleri yüksek tekliflerden kazanarak
elde edilen karı artırmak 3900
olduğunu söylemek mümkündür.
Söz konusu amaçları gerçekleştirmek için; Türkiye belirli bölgelere ayrılarak,
sistemde yer alan her firmaya bir bölge tahsis edilmiş ve ihaleleri sistem
dışında yer alan firmaların almasını engellemek veya ihalede rekabet
yaşandığı görüntüsü vermek veya düzenlemeleri bertaraf etmek amacıyla -
merkezden yapılan planlama- ile danışıklı teklifler verilmiştir.
Siemens ve bayileri arasında yapılan sözleşmeler ve bir bütün olarak bayilik 3910
sistemi incelendiğinde;
37 Örneğin bayilik sözleşmelerine göre bayiler belirli miktardaki alımları taahüt etmektedirler.
Bu konuda sözleşmenin 3. maddesi ile ek protokole bakılabilir. 2003 yılı için satın alma
taahhüdü 350.000 Euro’dur.
05-13/156-54
91
- Münhasır bölge tahsisi,
- Ortak bölgelerden kazanılacak bedellerin aktarıldığı havuz sistemi ve
buradan bayilere yapılacak ödemeler,
- Bayilerin alım taahüdü ve Siemens’e verilen teminat çekleri,
- Rekabet yasağı ile ilgili hükümler, 3920
- Bayilerin üretim araçlarını imha etmeleri ve bunun karşılığında
Siemens tarafından bayilere yapılan ödemeler,
- Merkezi koordinasyon,
- Bayilerin birbirleri adına ihaleler için teklif hazırlamaları,
- Bölge dışı teklif verilmesi yasak olmasına rağmen, ihalelerin bölge
sahibi bayi tarafından kazanılması amacıyla verilen danışıklı teklifler, 3930
gibi konuların varlığı Siemens ile bayiler arasında yapılan sözleşmelerin
bayilik sözleşmesi ötesinde, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi anlamında
rekabeti kısıtlamak amacıyla rakipler arasında akdedilen bir anlaşma
olduğunu ortaya koymaktadır.
Bu anlamda sistemi oluşturan Siemens ve bayilerin;
- Kanun’un 4. maddesinde yasaklanan eylemleri gerçekleştirmeleri
nedeniyle Kanun’un 16. maddesinin ikinci fıkrası gereğince, 3940
- Kanun’un 10. maddesi gereğince bildirmeleri gereken anlaşmaları Kuruma
bildirmedikleri için yine Kanun’un 16. maddesinin c bendi uyarınca
idari para cezası ile cezalandırılmaları gerekmektedir.
Bununla birlikte soruşturma sürecinde sözleşmelerde yapılan değişiklikler38 ile
Siemens’in soruşturma sürecinde yapmış olduğu işbirliği de cezanın
takdirinde dikkate alınmıştır.
3950
Ayrıca piyasadaki rekabet sınırlamalarının ortaya çıkarılmasında büyük rol
oynayan Sinyalizasyon ile sisteme sonradan dahil olmasına rağmen çok kısa
bir süre sistem içerisinde kalan Ultra’nın bu durumu da ayrıca göz önünde
bulundurulmuştur.
Bu noktada dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta da mevcut dosyada yer
verilen rekabet ihlallerinin ortadan kaldırılması ve tekrarlanmaması için nelerin
yapılması gerektiğidir.
Bu anlamda sözleşmelerde yer almamasına rağmen uygulamada rastlanan 3960
38 Rekabet yasağı ile ilgili hüküm, entegratörlük sözleşmesinin feshi gibi.
05-13/156-54
92
fiili durumlara (danışıklı teklif gibi) derhal son verilmesi gerektiği açıktır.
Ayrıca söz konusu bayilik sistemi ve bayilik sözleşmeleri, bayilik sisteminde
yer alan bütün teşebbüslerin ortak hareketleri ve ulaşılan birliktelik ile
oluşturulduğundan, Kanuna aykırı olan sözleşmelerin Kuruma bildirilmemesi
nedeniyle, sistemde yer alan bütün teşebbüslere Kanunun 16. maddesi
uyarınca bildirmeme cezasının verilmesi gerektiği de açıktır.
Ultra ile Siemens arasında imzalanan ve Ultra ile bayiler arasında imzalanan
Entegratörlük Anlaşmalarının da, aynen Siemens ve bayiler arasında 3970
imzalanan bayilik sözleşmeleri gibi dikey nitelikte anlaşmalar olduğu ve Tebliğ
ile getirilen muafiyetten faydalanamayacağı anlaşılmaktadır.
Anlaşmanın aynen Siemens ve bayiler arasında imzalanan bayilik
sözleşmeleri gibi rakipler arası ve koordinasyon doğurucu anlaşmalar olarak
kabulü gerekmektedir. Bu anlaşmalar sayesinde Ultra’nın bir nevi bayilerin
bayisi yapıldığı, daha önceden ihalelerde düşük fiyat veren bir rakibin elimine
edilmesinin amaçlandığı yukarıda yer verilen delillerde açıkça ortaya
konulmuştur.
3980
Ancak tarafların kasıtları açıkça ifade edilmemiş olsaydı dahi, bir bayilik
anlaşmasının temel varlık nedeni olan ticari etkinlikler yaratılması ile
bağdaşan hiç bir yönü bulunmayan bu anlaşmanın amacı bizzat içerdiği
hükümler ile de ortaya çıkmaktadır. Başka bir deyişle, anlaşma getirdiği
düzenlemelerle amaç yönünden rekabeti sınırlayıcı niteliktedir. Bu durumda
piyasada doğurduğu ya da doğurabileceği etkilerin incelenmesine gerek dahi
yoktur. Yine de, bu etkiler incelenecek olduğunda da, en başta rekabet
hukuku açısından önemli olan fiyat rekabetinin sınırlanması etkisi, başlı
başına yasaklamaya gerekçe olabilecek niteliktedir.
3990
Bu gerekçelerle, Ultra ile Siemens ve Ultra ile bayiler arasındaki Entegratörlük
Anlaşmalarının, sinyalizasyon pazarında rakipler arası rekabeti engelleme,
bozma veya kısıtlama amacı taşıdığı ve Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiği
anlaşılmaktadır.
Ultra ile yapılan anlaşmaların ihlal niteliği Siemens tarafından da kabul edilmiş
ve bu durum ilk yazılı savunmada da dile getirilmiştir. Siemens, 6.5.2004
tarihinde Kurum’a gönderdiği yazı ile, 5.5.2004 tarihi itibarıyla tarafların
karşılıklı rızaları ile Siemens ile Ultra arasındaki Entegratörlük Anlaşması’nın
sona erdirilmiş olduğunu bildirmiştir. Buna göre, taraflar arasında imzalanan 4000
İkale Sözleşmesi çerçevesinde fesih işlemi gerçekleşmiş, karşılıklı borçlar
mahsup edilmiş ve Ultra’nın Siemens bayilik sistemi içindeki konumu sona
ermiştir. Bu noktada, tarafların kendi iradeleri ile ihlali ortadan kaldırdıklarının
kabulü gerekmektedir.
Bu açıklamalar çerçevesinde, Siemens ile Ultra arasındaki Entegratörlük
Anlaşması’nın 1.10.2003 ile 5.5.2004 tarihleri arasında, soruşturmadaki diğer
ihlallere nispeten daha kısa bir süre için uygulanmış olması ve ihlalin
taraflarca öğrenilmesinden kısa bir süre sonra sona erdirilmiş olması hafifletici
unsur olarak kabul edilmiştir. 4010
05-13/156-54
93
Siemens ile ULTRA arasında imzalanan Entegratörlük anlaşması, ULTRA’nın
bayilik sistemi ile rekabetine son vermeyi amaçlaması nedeniyle Rekabet
Kurumu’na bildirilmesi gereken bir anlaşma niteliğindedir. Bayiler ile ULTRA
arasında varlığı inkar edilen anlaşma da esasen Entegratörlük anlaşmasının
devamı niteliğindedir. Bu nedenle bu anlaşma için ayrıca ceza
öngörülmemiştir.
Kararda yukarıda yer verilenler dışında ele alınması gereken bir diğer konu
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ile ilgili yapılması gereken 4020
değerlendirmelerdir.
Bilindiği gibi KİK’in “Amaç” başlıklı 1. maddesinde;
“Bu Kanunun amacı, kamu hukukuna tâbi olan veya kamunun denetimi
altında bulunan veyahut kamu kaynağı kullanan kamu kurum ve
kuruluşlarının yapacakları ihalelerde uygulanacak esas ve usulleri
belirlemektir.”
Görüldüğü üzere KİK, kamunun yapacağı alımların hangi kurallar 4030
çerçevesinde gerçekleştirileceğini ortaya koymaktadır. Söz konusu kanun
esasen kamu idarelerinin yapacağı alımlarda kamunun zarara uğratılmasını
önlemeyi (fiyat, kalite gibi) amaçlamaktadır. Kanun’da bu amaç doğrultusunda
da temel alım prensibi olarak rekabetçi bir sistem olan ihale yöntemi
benimsenmiştir. Dolayısıyla Kanun’da söz konusu alım sürecinde istekliler39
veya ihaleyi düzenleyen idareler tarafından gerçekleştirilen ve alım işleminin
sonucunu etkileyen her türlü eylem yasaklanmaktadır. Çünkü işlemin
sonucunu etkileyen her türlü eylemin de facto olarak kamu idarelerinin zarara
uğratılması ile eş anlamlı olduğunu düşünmek yanlış olmayacaktır.
4040
Bu anlamda kamu alım ihalelerinin sonucunu etkilemek üzere yapılan her
türlü anlaşma veya davranışlar ayrıca KİK tarafından yasaklanmıştır.
Söz konusu eylemlerde bulunanlar hakkında yapılacak işlemler Kanun’un
“İhalelere Katılmaktan Yasaklama” başlıklı 58. maddesi ile “İsteklilerin Ceza
Sorumluluğu” başlıklı 59. maddesinde ele alınmıştır.
39 4734 Sayılı Kanun’un “Yasak Fiil veya Davranışlar” başlıklı 17. maddesinde;
“İhalelerde aşağıda belirtilen fiil veya davranışlarda bulunmak yasaktır:
a) Hile, vaat, tehdit, nüfuz kullanma, çıkar sağlama, anlaşma, irtikap, rüşvet suretiyle
veya başka yollarla ihaleye ilişkin işlemlere fesat karıştırmak veya buna teşebbüs
etmek.
b) İsteklileri tereddüde düşürmek, katılımı engellemek, isteklilere anlaşma teklifinde
bulunmak veya teşvik etmek, rekabeti veya ihale kararını etkileyecek davranışlarda
bulunmak.
…
d) Alternatif teklif verebilme halleri dışında, ihalelerde bir istekli tarafından kendisi
veya başkaları adına doğrudan veya dolaylı olarak, asaleten ya da vekaleten birden
fazla teklif vermek.
…
Bu yasak fiil veya davranışlarda bulunanlar hakkında bu Kanunun Dördüncü
Kısmında belirtilen hükümler uygulanır.”
ifadeleri yer almaktadır.
05-13/156-54
94
Bilindiği gibi 4054 sayılı Kanun her türlü piyasada teşebbüsler arasındaki
rekabeti sınırlayıcı, kısıtlayıcı anlaşmaları yasaklarken, KİK’e göre de kamu
alım ihalelerinde rekabeti engelleyici eylemlerde bulunmak yasaklanmıştır. 4050
Bu anlamda teşebbüslerin kamu ihalelerini kazanmak için ihale öncesi, ihale
sürecinde veya ihale sonrasında rekabeti kısıtlamak veya engellemek
amacıyla yapmış oldukları her türlü anlaşma;
- hem ilgili piyasadaki rekabetin engellenmesi, bozulması ve kısıtlanmasına,
- hem de ihaledeki rekabetin ortadan kaldırılması ile ihaleyi düzenleyen ilgili
idarelerin (kamunun) zarar etmesine
yol açmaktadır. Dolayısıyla 4054 sayılı Kanun ile KİK’in koruduğu 4060
menfaatlerin, sistematiklerin ve cezalandırma yöntem ve amaçlarının farklılığı
karşısında, söz konusu Kanunların kamu ihalelerindeki rekabetin
engellenmesi eylemlerinde ayrı ve tamamlayıcı olarak uygulanması, hem
piyasalardaki rekabetin hem de kamu idarelerinin korunması bakımından
gerekli görülmektedir.
Bu anlamda, Kararın ilgisi gereği Kamu İhale Kurumu’na gönderilmesi de
benimsenmiştir.
I.2. Ortana Bayilik Sistemi 4070
Ortana Bayilik sözleşmeleri incelendiğinde genel olarak Siemens bayilik
sözleşmelerinin örnek alındığı görülmektedir. Ancak bu sözleşmelerin
yapılması aşamasında bayilerin Ortana ile herhangi bir ortak çalışması
olduğuna yönelik bir delil ve tespit bulunmamaktadır. Dolayısıyla Ortana
bayilik sistemi, bu noktada Siemens bayilik sisteminden ayrılmaktadır.
Sözleşmeler esas itibarıyla ledli sistemlere yönelik ürünlere ilişkindir.
Sözleşmelerde dikkati çeken ilk sınırlama fiyatların belirlenmesine yöneliktir.
Dikey Tebliğ’in “Anlaşmaları Grup Muafiyeti Kapsamı Dışına Çıkaran 4080
Sınırlamalar” başlıklı 4. maddesinin (a) bendine göre “alıcının kendi satış
fiyatını belirleme serbestisinin engellenmesi” bir anlaşmayı muafiyet kapsamı
dışına çıkarmaktadır. Ancak, “taraflardan herhangi birinin baskısı veya teşvik
etmesi sonucu sabit veya asgari satış fiyatına dönüşmemesi koşuluyla,
sağlayıcının azami satış fiyatını belirlemesi veya satış fiyatını tavsiye etmesi”
tebliğ kapsamında kabul edilebilecek bir sınırlama sayılmaktadır. Ortana’nın
bayilere verdiği fiyatların daha önce belirtildiği üzere tavsiye fiyat niteliğinde
olduğu ve bayinin kendi fiyatlarını belirlemekte serbest olduğu
anlaşılmaktadır. Ancak yine de, bayilik sözleşmesinin 2. maddesinin üçüncü
bendinin, bayinin kendi fiyatlarını serbestçe belirleyebilmesi, özellikle de 4090
fiyatları indirebilmesi önünde bir engel teşkil edecektir. Zira bu madde
hükmüne göre bayi, Sözleşme ekinde yer alan Bayi Fiyat Listesi’ndeki bayi
fiyatının altında teklif vermesi gereken durumlarda, Ortana’ya danışarak teklif
vermek zorundadır. Dolayısıyla, bir önceki maddede yer alan “tavsiye fiyat”a
ilişkin düzenlemenin fiiliyatta geçerli olmayacağı, bu durumda da bayinin
gerçek anlamda kendi fiyatlarını kendi belirleme serbestisinin bulunmayacağı
05-13/156-54
95
sonucu ortaya çıkmaktadır. Dolayısıyla, bu hüküm nedeniyle bayilik
sözleşmesi, Dikey Tebliğ kapsamı dışında kalmaktadır.
Rekabet etmeme yükümlülüklerine bakıldığında da, Dikey Tebliğ ile izin 4100
verilen sınırlamaların aşıldığı görülmektedir. Bu çerçevede, 11.2. madde ile
Ortana tarafından bayiye sözleşme sona erdikten sonra 3 yıl süre ile rekabet
etmeme yasağı getirilmiş olması Tebliğ’in 5. maddesine göre kabul
edilemeyecek türden bir sınırlamadır. Şöyle ki, Tebliğ’in “Rekabet Etmeme
Yükümlülüğü” başlıklı 5. maddesinin (b) bendi, anlaşmanın sona ermesinden
sonraki dönem için alıcıya getirilen herhangi bir rekabet etmeme yasağının,
bu yasağı barındıran hükmü muafiyet kapsamı dışına çıkaracağını
öngörmektedir. Ancak bu durumun bir istisnası aynı bendin ikinci paragrafında
belirtilmiştir. Bu istisna gereği rekabet yasağı, anlaşma sona erdikten sonra da
“anlaşma konusu mal ya da hizmetlerle rekabet halindeki mal ve hizmetlere 4110
ilişkin olması, anlaşma süresince alıcının faaliyette bulunduğu tesis ya da
arazi ile sınırlı olması ve sağlayıcı tarafından alıcıya devredilen know-how’ı
korumak için zorunlu olması koşullarıyla alıcıya, anlaşmanın sona ermesinden
itibaren bir yılı aşmamak kaydıyla” getirilebilmektedir.
Rekabet etmeme yasağının yukarıda bahse konu istisnayı sağlayıp
sağlamadığı bir yana, mevcut haliyle 11. maddenin Dikey Tebliğ’e aykırı
düzenlemeler içerdiği anlaşılmaktadır.
Bu anlamda hem fiyata hem de rekabet yasağına ilişkin hükümler nedeniyle 4120
sözleşme Dikey Tebliği’nin sağladığı korumanın dışına çıkmakta ve
bildirilmesi gereken bir anlaşma konumuna gelmektedir.
Bu açıklamalar ışığında, Ortana bayilik sözleşmelerinin, içerdiği fiyat ve
rekabet yasağı düzenlemeleri Dikey Tebliği’nde sağlanan sınırlamaları aştığı
ve 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiği için,
- Ortana’nın ve bayilerin, rekabeti sınırlayıcı hükümler içermesine rağmen
Kuruma bildirilmeyen sözleşmeler nedeniyle Kanun’un 16. maddesinin
ikinci fıkrası gereğince idari para cezası ile cezalandırılmasına, 4130
- Ayrıca, Ortana’nın Kanun’un 10. maddesi gereğince bildirmesi gereken
bayilik sözleşmelerini Kuruma bildirmediği için 16. maddenin (c) bendi
uyarınca idari para cezası ile cezalandırılmasına,
- Ancak, Siemens bayilik sisteminden farklı olarak, Ortana bayilik
sisteminde, sözleşmelerin hazırlanması aşamasında bayilerin herhangi bir
müdahalesinin bulunmaması nedeniyle, Ortana bayilik sözleşmeleri
nedeniyle bayilerin bildirimde bulunmama nedeniyle ile cezalandırılmasına
gerek olmadığına 4140
karar verilmiştir.
I.3. AMBER Oluşumu
Kararın H.3.3. bölümünde yer verilen bilgiler çerçevesinde AMBER’in
05-13/156-54
96
oluşumuna ilişkin anlaşmanın rekabet kuralları açısından niteliğinin
belirlenmesi gerekmektedir. Piyasada rakip olarak faaliyet gösteren
teşebbüslerin işbirliği, üretim, araştırma-geliştirme ve uzmanlaşma
anlaşmaları akdetmesi, bunu ise kuracakları ortak girişimler vasıtasıyla 4150
gerçekleştirmeleri sıkça karşı karşıya kalınan bir durumdur. Rakipler arasında
yapılan bu tip anlaşmaların belirli koşulların varlığı halinde rekabeti sınırlayıcı
etki doğurmayacağı kabul edilebilir. Böyle bir durumun varlığı halinde AMBER
ortak girişim anlaşması, 4. madde anlamında sınırlayıcı bir anlaşma olarak
değil, ancak 7. madde kapsamında yoğunlaşma doğurucu bir işlem olarak
kabul edilebilecektir.
Buna göre, AMBER ortak girişiminin, “Amaçlarını gerçekleştirmek üzere
işgücü ve malvarlığına sahip olacak şekilde bağımsız bir iktisadi varlık olarak
ortaya çıkan ve taraflar arasındaki veya taraflarla ortak girişim arasındaki 4160
rekabeti sınırlayıcı amacı veya etkisi olmayan ortak girişimler” kategorisinde
bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Ancak, kurulan ortak
girişimin, kurucu anlaşmada belirtilen faaliyet alanları dolayısıyla, kurucu
ortaklarla (ya da ana şirketlerle) aynı ilgili ürün ve coğrafi pazarda faaliyet
gösteriyor olması, tek başına bu ortak girişimin işbirliği doğurucu olarak
kabulunu gerektirmektedir. Bu durum diğer unsurların incelenmesine gerek
dahi bulunmaksızın işlemin 4. madde kapsamında ele alınmasını
gerektirmektedir.
Anlaşma, ortak girişimin faaliyet göstereceği alanların, ana teşebbüslerin 4170
(ortakların) birbirlerine rakip olarak faaliyet gösterdikleri pazarı kapsaması
nedeniyle, bu anlaşmanın tarafı olan rakiplerin (EMT, TKS, TRASİN, SİNTEK)
satışını yaptıkları trafik sinyalizasyon ürünlerine ilişkin olarak fiyat ve ticari
politikalarını yakınlaştırmalarına zemin hazırlayabilecek ve bu şekilde taraflar
arasında rekabetin ortadan kalkmasına neden olabilecek türden bir
anlaşmadır.
Anlaşma bu haliyle, 4. maddeye aykırılık oluşturmaktadır. Ancak, faaliyet
alanının, tarafların da iddia ettiği gibi, sadece belirli türden ve tarafların
satışını yaptıkları mal ve hizmetlere tali ürünlerin üretim ve satışı ile sınırlı 4180
olması ve AMBER’in bağımsız bir varlık olarak faaliyetine devam etmesini
sağlayacak düzenlemelerin yapılması durumunda, ortak girişim anlaşması,
yoğunlaşma doğurucu bir anlaşma, yani Kanun’un 7. maddesi kapsamında bir
anlaşma haline gelecektir.
Bu açıklamalar çerçevesinde, AMBER ortak girişim anlaşmasının anlaşmaya
taraf olan ve akıllı trafik kontrol sistemleri pazarında faaliyet gösteren EMT,
SİNTEK, TKS ve TRASİN arasındaki rekabeti ortadan kaldırabilecek nitelikte
bir anlaşma olduğu, bu yönüyle 4. madde kapsamında rekabeti bozucu,
sınırlayıcı veya engelleyici etkiler doğurabileceği; ancak Amber Elektronik 4190
İletişim Trafik Eğitim İnşaat San. ve Tic. AŞ. ana sözleşmesinde yer alan ve
şirket ile kurucu ortaklar arasındaki rekabetin sınırlanmasına neden olan ortak
faaliyet alanları nedeniyle ortaya çıkan, şirket ile kurucu ortaklar arasındaki
koordinasyona son verilebilmesini teminen; tüzel kişi ortakların hisselerini
ekonomik bütünlükleri dışına devretmeleri veya Amber Elektronik İletişim
05-13/156-54
97
Trafik Eğitim İnşaat San. ve Tic. A.Ş. faaliyet alanları ile tüzel kişi ortakların
faaliyet alanlarının tamamen ayrıştırılması gerekmektedir.
Bununla birlikte şirketin ana sözleşmesinde yer alan rekabeti sınırlayıcı
hükümler nedeniyle ana sözleşmenin Kanun’un 4. maddesi bağlamında 4200
rekabeti sınırlayan ve Rekabet Kurumu’na bildirilmesi gereken bir anlaşma
olduğu, bu anlamda; TKS, SİNTEK, EMT ve TRASİN’in;
- Kanun’un 4. maddesinde yasaklanmış bir ortak girişim anlaşmasına
taraf olmalarından dolayı 16. maddesinin ikinci fıkrası gereğince,
- Kanun’un 10. maddesi gereğince bildirmeleri gereken AMBER ana
sözleşmesini Kuruma bildirmedikleri için 16. maddenin (c) bendi
uyarınca,
4210
idari para cezası ile cezalandırılmaları gerekmektedir.
SONUÇ
Siemens San. ve Tic. A.Ş., TKS Trafik Kontrol Sistemleri İnşaat Elektrik
Elektronik Sigorta Aracılık Hizmetleri Gıda Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti., Trasin
Elektronik İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti., Sintek Elektronik İnşaat San. ve Tic. Ltd.
Şti., EMT Ltd. Şti., SFA Elektronik İç ve Dış Ticaret A.Ş., Sinyalizasyon
Elektronik İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti., Ortana Elektronik Yazılım Taah. San.
ve Tic. Ltd. Şti., Amber Elektronik İletişim Trafik Eğitim İnşaat San. ve Tic. 4220
A.Ş, ile Ultra Ulaşım ve Trafik San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkında 8.1.2004 tarih,
04-01/11-M sayılı Kurul kararı uyarınca yürütülen soruşturma ile ilgili olarak
düzenlenen Rapora, toplanan delillere, sözlü savunma toplantısındaki
açıklamalara ve incelenen dosya kapsamına göre;
Yapılan tespitler ve değerlendirmeler ışığında;
1. 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin ihlal edilmesi hakkında;
A) Siemens’in koordinatörlüğünde oluşturulan Siemens bayilik sistemi ve söz 4230
konusu sistem sonrası kamu alımlarında (ihalelerde) gerçekleştirilmiş olan
rekabete aykırı eylemler ve ek olarak entegratörlük sözleşmesi ile Ultra’nın
da bu sisteme dahil edilmesinin trafik sinyalizasyon pazarında rekabeti
sınırlama amaç ve etkileri nedenleriyle,
- Siemens San. ve Tic. A.Ş.
- TKS Trafik Kontrol Sistemleri İnşaat Elektrik Elektronik
Sigorta Aracılık Hizmetleri Gıda Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti.
- Trasin Elektronik İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.
- Sintek Elektronik İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. 4240
- EMT Ltd. Şti.
- SFA Elektronik İç ve Dış Ticaret A.Ş.
- Sinyalizasyon Elektronik İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti.
05-13/156-54
98
- Ultra Ulaşım ve Trafik San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin;
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiklerine, OYBİRLİĞİ ile,
B) Ortana bayilik sözleşmelerinde yer alan ve 2002/2 sayılı Dikey Tebliğ’de
izin verilenler dışında kalan sınırlamalar nedeniyle sağlayıcı teşebbüs Ortana
Elektronik Yazılım Taah. San.Tic. Ltd. Şti.’nin de 4054 sayılı Kanun’un 4. 4250
maddesini ihlal ettiğine, OYBİRLİĞİ ile,
C ) Amber Elektronik İletişim Trafik Eğitim İnşaat San. ve Tic. A.Ş.’nin tüzel
kişi ortakları ile AMBER’in faaliyet alanlarının çakışması ve bu anlamda söz
konusu oluşumun koordinasyon doğurucu bir ortak girişim niteliği taşıması
nedeniyle,
- TKS Trafik Kontrol Sistemleri İnşaat Elektrik Elektronik
Sigorta Aracılık Hizmetleri Gıda Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti.
- Trasin Elektronik İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.
- Sintek Elektronik İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. 4260
- EMT Ltd. Şti.’nin
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiklerine, OYBİRLİĞİ ile,
2. Yukarıda yer verilen ihlaller nedeniyle;
A.
Siemens San. ve Tic. A.Ş.’nin,
I. Kanun’un 16. maddesinin ikinci fıkrası gereğince idari para cezası ile
cezalandırılmasına, cezanın takdirinde hafifletici olarak teşebbüsün
soruşturma sürecinde göstermiş olduğu davranışların ve 4270
sözleşmelerde yapmış olduğu değişikliklerin ve ağırlaştırıcı olarak ise
ihlalin niteliği, Siemens’in ihlallerin oluşmasındaki rolü ile Siemens’in
ekonomik ve finansal gücünün göz önüne alınmasına bu çerçevede
teşebbüse 2003 yılı cirosunun takdiren %2’si oranında
10.203.273.560.000 TL. idari para cezası verilmesine OYÇOKLUĞU
ile,
Buna ek olarak teşebbüse,
II. Bildirilmeyen bayilik sözleşmeleri nedeniyle, Kanun’un 10. maddesi ile
16. maddesinin birinci fıkrası (c) bendi ve üçüncü fıkrası uyarınca
3.303.520.000 TL. idari para cezası verilmesine ve teşebbüsün 4280
yönetim organında yer alan Ali Zafer İncecik, Jürgen Radomski,
Mustafa Vehbi Koç, Johannes Feldmayer, Martin Dieter’e de ayrı ayrı
olmak üzere bu cezanın takdiren %5’i oranında 165.176.000 TL. idari
para cezası verilmesine OYBİRLİĞİ ile,
B.
TKS Trafik Kontrol Sistemleri İnş. Elk. Elktr. Sigorta Aracılık Hizmetleri Gıda
Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti’nin;
05-13/156-54
99
I. Kanun’un 16. maddesinin ikinci fıkrası gereğince idari para cezası ile
cezalandırılmasına, cezanın belirlenmesinde teşebbüsün finansal 4290
gücü, ihlallerin oluşmasındaki rolü, Siemens bayilik sistemine ek olarak
AMBER oluşumunda yer alması göz önünde bulundurularak teşebbüse
2003 yılı cirosunun takdiren %6’sı oranında 104.153.760.000 TL. idari
para cezası verilmesine OYBİRLİĞİ ile,
Buna ek olarak teşebbüse,
II. Bildirilmeyen Siemens bayilik sözleşmesi nedeniyle Kanun’un 10.
maddesi ile 16. maddesinin birinci fıkrası (c) bendi ve üçüncü fıkrası
uyarınca 3.303.520.000 TL. idari para cezası verilmesine ve
teşebbüsün yönetim organında yer alan Kenan Çelik’e de ayrıca bu
cezanın takdiren %5’i oranında 165.176.000 TL. idari para cezası 4300
verilmesine OYBİRLİĞİ ile,
III. Bildirilmeyen AMBER ortak girişimi nedeniyle Kanun’un 10. maddesi ile
16. maddesinin birinci fıkrası (c) bendi ve üçüncü fıkrası uyarınca
3.303.520.000 TL. idari para cezası verilmesine ve teşebbüsün
yönetim organında yer alan Kenan Çelik’e de ayrıca bu cezanın
takdiren %5’i oranında 165.176.000 TL. idari para cezası verilmesine
OYBİRLİĞİ ile,
C.
Trasin Elektronik İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin; 4310
I. Kanun’un 16. maddesinin ikinci fıkrası gereğince idari para cezası ile
cezalandırılmasına, cezanın belirlenmesinde teşebbüsün finansal
gücü, ihlallerin oluşmasındaki rolü, Siemens Bayilik sistemine ek olarak
AMBER oluşumunda yer alması göz önünde bulundurularak
teşebbüse 2003 yılı cirosunun takdiren %6’sı oranında 28.352.060.700
TL. idari para cezası verilmesine OYBİRLİĞİ ile,
Buna ek olarak teşebbüse,
II. Bildirilmeyen Siemens bayilik sözleşmesi nedeniyle Kanun’un 10.
maddesi ile 16. maddesinin birinci fıkrası (c) bendi ve üçüncü fıkrası 4320
uyarınca 3.303.520.000 TL. idari para cezası verilmesine ve
teşebbüsün organında yer alan Hüseyin Bal ve İsmail Bal’a da ayrı ayrı
olmak üzere bu cezanın takdiren %5’i oranında 165.176.000 TL. idari
para cezası verilmesine OYBİRLİĞİ ile
III. Bildirilmeyen AMBER ortak girişimi nedeniyle Kanun’un 10. maddesi ve
16. maddesinin birinci fıkrası (c) bendi ve üçüncü fıkrası uyarınca
3.303.520.000 TL. idari para cezası verilmesine ve teşebbüsün
yönetim organında yer alan Hüseyin Bal ve İsmail Bal’a da ayrı ayrı
olmak üzere bu cezanın takdiren %5’i 165.176.000 TL. oranında idari 4330
para cezası verilmesine OYBİRLİĞİ ile
D.
05-13/156-54
100
Sintek Elektronik İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin;
I. Kanun’un 16. maddesinin ikinci fıkrası gereğince idari para cezası ile
cezalandırılmasına, cezanın belirlenmesinde teşebbüsün finansal gücü,
ihlallerin oluşmasındaki rolü, Siemens Bayilik sistemine ek olarak
AMBER oluşumunda yer alması göz önünde bulundurularak
teşebbüse 2003 yılı cirosunun takdiren %6’sı oranında 44.850.806.546 4340
TL. idari para cezası verilmesine OYBİRLİĞİ ile,
Buna ek olarak teşebbüse,
II. Bildirilmeyen Siemens bayilik sözleşmesi nedeniyle Kanun’un 10.
maddesi ile 16. maddesinin birinci fıkrası (c) bendi ve üçüncü fıkrası
uyarınca 3.303.520.000 TL. idari para cezası verilmesine ve
teşebbüsün yönetim organında yer alan Fahir Çelik’e de ayrıca olmak
üzere bu cezanın takdiren %5’i oranında 165.176.000 TL. idari para
cezası verilmesine OYBİRLİĞİ ile,
III. Bildirilmeyen AMBER ortak girişimi nedeniyle Kanun’un 10. maddesi ile
16. maddesinin birinci fıkrası (c) bendi ve üçüncü fıkrası uyarınca 4350
3.303.520.000 TL. idari para cezası verilmesine ve teşebbüsün
yönetim organında yer alan Fahir Çelik’e de ayrıca bu cezanın takdiren
%5’i oranında 165.176.000 TL. idari para cezası verilmesine
OYBİRLİĞİ ile,
E.
EMT Ltd. Şti.’nin;
I. Kanun’un 16. maddesinin ikinci fıkrası gereğince idari para cezası ile
cezalandırılmasına, cezanın belirlenmesinde teşebbüsün finansal 4360
gücünün, ihlallerin oluşmasındaki rolü, Siemens Bayilik sistemine ek
olarak AMBER oluşumunda yer alması göz önünde bulundurularak
teşebbüse 2003 yılı cirosunun takdiren %6’sı oranında 32.078.220.224
TL. idari para cezası verilmesine OYBİRLİĞİ ile,
Buna ek olarak teşebbüse,
II. Bildirilmeyen Siemens bayilik sözleşmesi nedeniyle Kanun’un 10.
maddesi ile 16. maddesinin birinci fıkrası (c) bendi ve üçüncü fıkrası
uyarınca 3.303.520.000 TL. idari para cezası verilmesine ve
teşebbüsün yönetim organında yer alan Gürel Polatkaya’ya da ayrıca
bu cezanın takdiren %5’i oranında 165.176.000 TL. idari para cezası 4370
verilmesine OYBİRLİĞİ ile,
III. Bildirilmeyen Amber ortak girişimi nedeniyle Kanun’un 10. maddesi ile
16. maddesinin birinci fıkrası (c) bendi ve üçüncü fıkrası uyarınca
3.303.520.000 TL. idari para cezası verilmesine ve teşebbüsün
yönetim organında yer alan Gürel Polatkaya’ya da ayrıca bu cezanın
takdiren %5’i 165.176.000 TL. oranında idari para cezası verilmesine
OYBİRLİĞİ ile,
05-13/156-54
101
F.
SFA Elektronik İç ve Dış Tic. A.Ş.’nin; 4380
I. Kanun’un 16. maddesinin ikinci fıkrası gereğince idari para cezası ile
cezalandırılmasına, cezanın belirlenmesinde teşebbüsün finansal
gücü, ihlallerin oluşmasındaki rolü, Siemens Bayilik sisteminde yer
alması göz önünde bulundurularak teşebbüse 2003 yılı cirosunun
takdiren %5’i oranında 37.355.182.900 TL. idari para cezası
verilmesine (4054 sayılı Kanunun 16. maddesinin ikinci fıkrası
gereğince verilen cezanın miktarı sehven 83.775.840.100 TL. tefhim
edilmiş olup, söz konusu maddi hata teşebbüs lehine yukarıdaki
şekilde düzeltilmiştir) OYBİRLİĞİ ile, 4390
Buna ek olarak teşebbüse,
II. Bildirilmeyen Siemens bayilik sözleşmesi nedeniyle Kanun’un 10.
maddesi ile 16. maddesinin birinci fıkrası (c) bendi ve üçüncü fıkrası
uyarınca 3.303.520.000 TL. idari para cezası verilmesine ve
teşebbüsün yönetim organında yer alan Fahri Seçgin, Cebrail Keskin
ve İdris Tanal’a da ayrı ayrı olmak üzere bu cezanın takdiren %5’i
oranında 165.176.000 TL. idari para cezası verilmesine OYBİRLİĞİ ile,
G.
Sinyalizasyon Elektronik İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin;
I. Kanun’un 16. maddesinin ikinci fıkrası gereğince idari para cezası ile 4400
cezalandırılmasına, cezanın belirlenmesinde teşebbüsün finansal
gücü, ihlallerin oluşmasındaki rolü, Siemens bayilik sisteminde yer
alması ve ihlallerin ortaya çıkartılmasındaki rolü göz önünde
bulundurularak teşebbüse 2003 yılı cirosu üzerinden takdiren
13.215.000.000 TL. idari para cezası verilmesine OYBİRLİĞİ ile,
Buna ek olarak teşebbüse,
II. Bildirilmeyen Siemens bayilik sözleşmesi nedeniyle Kanun’un 10.
maddesi ile 16. maddesinin birinci fıkrası (c) bendi ve üçüncü fıkrası
uyarınca 3.303.520.000 TL. idari para cezası verilmesine ve
teşebbüsün yönetim organında yer alan Süleyman Erseven’e de ayrıca 4410
bu cezanın takdiren %5’i oranında 165.176.000 TL. idari para cezası
verilmesine OYBİRLİĞİ ile,
H.
Ultra Ulaşım ve Trafik San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin;
I. Kanun’un 16. maddesinin ikinci fıkrası gereğince idari para cezası ile
cezalandırılmasına, cezanın belirlenmesinde teşebbüsün finansal
gücü, ihlallerin oluşmasındaki rolü ve entegratörlük sözleşmesi ile
Siemens Bayilik sisteminde yer alması, sözleşmenin uygulanma süresi
göz önünde bulundurularak teşebbüse 2003 yılı cirosunun takdiren 4420
%3’ü oranında 17.702.365.980 TL. idari para cezası verilmesine
05-13/156-54
102
OYBİRLİĞİ ile,
Buna ek olarak teşebbüse,
II. Bildirilmeyen Siemens bayilik (entegratörlük) sözleşmesi nedeniyle
Kanun’un 10. maddesi ve 16. maddesinin birinci fıkrası (c) bendi ve
üçüncü fıkrası uyarınca 3.303.520.000 TL. idari para cezası
verilmesine ve teşebbüsün yönetim organında yer alan Halil
Tunçbilek’e de ayrıca bu cezanın takdiren %5’i oranında 165.176.000
TL. idari para cezası verilmesine OYBİRLİĞİ ile,
4430
I.
Ortana Elektronik Yazılım Taah. San. ve Tic. Ltd.Şti.’nin
I. Kanun’un 16. maddesinin ikinci fıkrası gereğince idari para cezası ile
cezalandırılmasına, cezanın belirlenmesinde sözleşmenin
uygulanmamış olması ve soruşturma sürecinde feshedilmesi göz
önünde bulundurularak teşebbüse 2003 yılı cirosu üzerinden takdiren
13.215.000.000 TL. idari para cezası verilmesine OYBİRLİĞİ ile,
Buna ek olarak teşebbüse,
II. Bildirilmeyen bayilik sözleşmesi nedeniyle Kanun’un 10. maddesi ve 4440
16. maddesinin birinci fıkrası (c) bendi ve üçüncü fıkrası uyarınca
3.303.520.000 TL. idari para cezası verilmesine ve teşebbüsün
yönetim organında yer alan Umut Aydın ve Süleyman Erdoğan’a da
ayrı ayrı olmak üzere bu cezanın takdiren %5’i oranında 165.176.000
TL. idari para cezası verilmesine OYBİRLİĞİ ile,
3. Yukarıda yer verilen ihlallere son verilmesi bakımından;
A.
Siemens bayilik sözleşmeleri ve sistemi ile ilgili olarak; sözleşmelerde yer
almamakla birlikte, kamu alım ihalelerinde ortaya çıkan danışıklı teklif 4450
verme gibi rekabet karşıtı eylemlere son verilmesi gerektiğine OYBİRLİĞİ
ile,
B.
Amber Elektronik İletişim Trafik Eğitim İnşaat San. ve Tic. AŞ. ana
sözleşmesinde yer alan ve şirket ile kurucu ortaklar TKS Trafik Kontrol
Sist. İnş. Elk. Elktr. Sigorta Aracılık Hizmetleri Gıda Tekstil San. ve Tic.
Ltd. Şti., Trasin Elektronik İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti., EMT Ltd. Şti. ve
Sintek Elektronik İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. arasındaki rekabetin
sınırlanmasına neden olan ortak faaliyet alanları nedeniyle ortaya çıkan 4460
şirket ile kurucu ortaklar arasındaki koordinasyona son verilebilmesini
teminen;
Yukarıda isimlerine yer verilen tüzel kişi ortakların hisselerini ekonomik
bütünlükleri dışına devretmeleri veya Amber Elektronik İletişim Trafik
Eğitim İnşaat San. ve Tic. A.Ş. faaliyet alanları ile tüzel kişi ortakların
05-13/156-54
103
faaliyet alanlarının tamamen ayrıştırılması gerektiğine, durumun gerekçeli
kararın taraflara tebliğinden itibaren 60 gün içerisinde Rekabet Kurulu’na
tevsik edilmesine OYBİRLİĞİ ile,
4.
4470
İlgisi bakımından Rekabet Kurulu gerekçeli kararının Kamu İhale Kurumu’na
gönderilmesine OYBİRLİĞİ ile,
Danıştay yolu açık olmak üzere karar verilmiştir.
05-13/156-54
104
10.03.2005 tarih ve 05-13/156-54 sayılı Kurul Kararı’na
KARŞI OY GEREKÇESİ
Siemens San. ve Tic. A.Ş.’ne, Kanun’un ikinci fıkrası gereğince, 2003 yılı
cirosunun yüzde iki (2)’si oranında idari para cezası verilmesi, her ne kadar
Kurul tarafından oybirliği ile alınan ihlal kararına istinat ettirilmiş ise de ;
merkezi koordinasyon ile bayilik sisteminin nasıl bağdaştırılacağı, Rekabet
Kurulu ve Kamu İhale Kurumu’nun bu alandaki yetki ve fonksiyonlarının ne
olduğu, somut olarak, ihalelerde rekabetin nasıl sona erdiği gibi konuların
yeterince açıklığa kavuşturulamadığı, ayrıca Siemens’in soruşturma
sürecindeki uyumlu davranışları, halen piyasada bayi olmayan çok sayıda
firmanın faaliyette bulunması, ihale uygulamalarına dönük ikincil mevzuat
veya ilgili piyasaya yön verecek “açıklama”ların yokluğu gibi hafifletici
sebeplerin yeterince dikkate alınmadığı ve en fazla yüzde bir (1) oranında
ceza kesilmesi gerekçesiyle alınan karara katılmıyoruz!
Prof.Dr.Nurettin KALDIRIMCI R.Müfit SONBAY A.Ersan GÖKMEN
Kurul Üyesi Kurul Üyesi Kurul Üyesi
Full & Egal Universal Law Academy