10
BU KARAR DANISTAY 13.DAIRESI’NCE IPTAL
EDILMISTIR. REKABET KURULU’NUN AYNI
KONUYA ILISKIN 08.03.2007 TARIH VE 07-19/192-63
NOLU KARARINA INTERNET SAYFAMIZDAKI
KARAR ARAMA BÖLÜMÜNDEN ERİŞEBİLİRSİNİZ.
20
30
05-18/224-66
2
Rekabet Kurumu Başkanlığından, 40
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2003-4-200 (Soruşturma)
Karar Sayısı : 05-18/224-66
Karar Tarihi : 24.3.2005
Dosya Konusu : Warner Bros. Film ve Video Sanayi ve Ticaret A.Ş. (WB)
ticaret unvanlı sinema filmleri dağıtım şirketinin, sinemalarda gösterilen
filmleri piyasaya sürerken, nihai tüketiciye uygulanacak bilet fiyatlarını
salon sahibi teşebbüslere dikte ederek, yeniden satış fiyatını belirlemek 50
suretiyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’u ihlal ettiği
iddiasının değerlendirilmesi.
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Mustafa ttt PARLAK
Üyeler : Tuncay SONGÖR, A. Ersan GÖKMEN, R. Müfit
SONBAY, Murat GENCER, Prof. Dr. Zühtü AYTAÇ,
Rıfkı ÜNAL, Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI,
M. Sıraç ASLAN, Süreyya ÇAKIN 60
B. SORUŞTURMA HEYETİ
Başkan : R. Müfit SONBAY
Raportörler : Kerem TOMUR, Levent KUTOĞLU
C. ŞİKAYET EDEN : Altındağ Belediye Başkanı M. Ziya KAHRAMAN
Altındağ Belediye Sarayı, Talatpaşa Bulvarı,
06320 Ankara
70
D. HAKKINDA SORUŞTURMA YAPILANLAR
Warner Bros. Film ve Video Sanayi ve Ticaret A.Ş.
Cumhuriyet Caddesi No.26 Kat 5 80200, Harbiye\İstanbul
United International Pictures Filmcilik ve Ticaret Ltd. Şti.
Spor Caddesi, Acısu Sokak Tahsin Bey Apt.No.1 D.7-8 Maçka 80680
İstanbulÖzen Film Filmcilik Sinemacılık T.A.Ş.
Sakızağacı Caddesi No:21 Beyoğlu/İstanbul
80
E. İDDİALARIN ÖZETİ: Rekabet Kurumu’na intikal eden başvuru yazısında
yer alan hususların ve yapılan önaraştırma sürecinde edinilen bilgi, belge
ve bulguların incelenmesi neticesinde Rekabet Kurulu’nun aldığı
soruşturma açılması kararına dayanak teşkil eden iddialar aşağıdaki
şekildedir.
05-18/224-66
3
4054 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi kapsamındaki ihlal iddiaları
WB’nin “Türkiye genelinde filmlerin sinemalarda gösterimi amacıyla dağıtımı” ilgili 90
pazarında 4054 sayılı Kanun’un 3. maddesinde tanımlanan şekilde hakim
durumda olduğu,
WB’nin ilgili pazardaki hakim durumunu;
- rakibi konumundaki New Films şirketinin faaliyetlerini zorlaştırmak ve
engellemek amacıyla, boykot ve sinema salonu işletmelerini tehdit etmek
şeklinde gerçekleştirdiği eylemler suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 6 ncı
maddesinin “Ticari faaliyet alanına başka bir teşebbüsün girmesine doğrudan
veya dolaylı olarak engel olunması ya da rakiplerin piyasadaki faaliyetlerinin 100
zorlaştırılmasını amaçlayan eylemler” şeklindeki (a),
-
- film dağıtımı yaptığı sinema salonu işletmelerinin bazılarından “garanti parası”
olarak tanımlanan bir ön ödeme talep etmek, dolayısıyla eşit durumdaki
alıcıları arasında ayrımcılık yapmak suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 6 ncı
maddesinin “Eşit durumdaki alıcılara aynı ve eşit hak, yükümlülük ve edimler
için farklı şartlar ileri sürerek, doğrudan veya dolaylı olarak ayrımcılık
yapılması” şeklindeki (b),
- dağıtımını yaptığı filmleri paket halinde satmak, filmlerin gösterim sürelerini, 110
sinema salonlarının hangi salonlarında gösterime konulacağını ve filmlerden
önce gösterilecek fragman ve diğer reklamlara ilişkin şartları alıcısı
konumundaki sinema salonlarına dikte etmek suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 6
ncı maddesinin “Bir mal veya hizmetle birlikte, diğer mal veya hizmetin satın
alınmasını veya aracı teşebbüsler durumundaki alıcıların talep ettiği bir malın
veya hizmetin, diğer bir mal veya hizmetin de alıcı tarafından teşhiri şartına
bağlanması ya da satın alınan bir malın belirli bir fiyatın altında satılamaması
gibi tekrar satış halinde alım satım şartlarına sınırlamalar getirilmesi ”
şeklindeki (c) ,
- sinema salonlarınca uygulanan film bilet ücretlerini bazı durumlarda 120
belirlemek ve/veya onaylamak, bu bedelleri ülke genelindeki sinemalarda
kontrol etmek, sinema salonu işletmelerince gerçekleştirilen
indirim/promosyon uygulamalarına müdahale etmek veya yasaklamak
şeklinde gerçekleştirdiği eylemler sonucunda, bir başka hizmet piyasası olan
“filmlerin sinemalarda gösterimi” pazarındaki rekabet koşullarını bozmak
suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin “Belirli bir piyasadaki
hakimiyetin yaratmış olduğu finansal, teknolojik ve ticari avantajlardan
yararlanarak başka bir mal veya hizmet piyasasındaki rekabet koşullarını
bozmayı amaçlayan” şeklindeki (d) bentlerinde,
örneklendirilen tarzda kötüye kullandığı iddia edilmiştir. 130
05-18/224-66
4
4054 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi kapsamındaki ihlal iddiaları
Türkiye genelinde filmlerin sinemalarda gösterimine yönelik dağıtımı ilgili
pazarında faaliyet gösteren WB, United International Pictures Filmcilik ve Ticaret
Ltd. Şti. (UIP) ve Özen Film Filmcilik ve Sinemacılık T.A.Ş. (Özen Film)’nin;
- sinema salonları ile dağıtım konusu filmlerin hasılatının aralarında paylaşımı
esasında anlaştıkları, WB, UIP ve Özen Film’in sinema salonlarına ödenen
hasılat payını sinema salonu işleten teşebbüslere sabit %50 şeklinde
uygulamak suretiyle rekabeti engelleyici, bozucu ya da sınırlayıcı nitelikte
hareket ettikleri, bunun da adı geçen üç teşebbüsün arasında var olan 140
rekabeti sınırlama amaçlı bir uyumlu eylemin sonucu oluştuğu ve bu sebeple
WB, UIP ve Özenfilm’in 4054 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinin “Mal veya
hizmetlerin alım ya da satım fiyatının, fiyatı oluşturan maliyet, kar gibi unsurlar
ile her türlü alım yahut satım şartlarının tespit edilmesi” şeklindeki (a),
- alıcıları konumundaki sinema salonu işletmelerinin bazılarından “garanti
parası” olarak tanımlanan bir ön ödeme talep etmek, dolayısıyla ayrımcılık
yapmak suretiyle, 4054 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinin; “Münhasır bayilik
hariç olmak üzere, eşit hak, yükümlülük ve edimler için eşit durumdaki kişilere
farklı şartların uygulanması” şeklindeki (e),
- dağıtımını yaptıkları filmlerin tüketiciye gösterimi hususunda sinema salonları 150
ile aralarında bulunan “dikey anlaşmalar” vasıtasıyla sinemalarca uygulanan
bilet ücretlerine ve indirim/promosyon çalışmalarına değişen şekil ve ölçülerde
müdahale etmek suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinin “Mal veya
hizmetlerin alım ya da satım fiyatının, fiyatı oluşturan maliyet, kar gibi unsurlar
ile her türlü alım yahut satım şartlarının tespit edilmesi” şeklindeki (a) ve,
- dağıtımını yaptıkları filmlerin gösterim sürelerini ve sinemaların hangi
salonlarının tahsisi edileceğini ve filmlerden önce gösterilecek fragman
ve/veya diğer reklamlara ilişkin şartları değişen ölçülerde olmak üzere sinema
salonu işletmelerine dikte etmek ve dağıtımını gerçekleştirdikleri filmlerin bir
paket halinde alınmasını zorunlu tutmak suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4 160
üncü maddesinin “Anlaşmanın niteliği veya ticari teamüllere aykırı olarak, bir
mal veya hizmet ile birlikte diğer mal veya hizmetin satın alınmasının zorunlu
kılınması veya aracı teşebbüs durumundaki alıcıların talep ettiği bir malın ya
da hizmetin diğer bir mal veya hizmetin de alıcı tarafından teşhiri şartına
bağlanması ya da arz edilen bir mal veya hizmetin tekrar arzına ilişkin
şartların ileri sürülmesi ” şeklindeki (f),
- bentlerinde yasaklanan faaliyetleri gerçekleştirdikleri iddia edilmiştir.
05-18/224-66
5
F. DOSYA EVRELERİ : Altındağ Belediye Başkanlığı’nın Kurumumuz kayıtlarına
23.10.2003 tarih ve 5151 sayıyla giren başvurusu üzerine hazırlanan 18.11.2003 170
tarihli bilgi notu, Rekabet Kurulu'nun 18.12.2003 tarih ve 03-78 sayılı
toplantısında görüşülerek 4054 sayılı Kanun’un 40/1. maddesi uyarınca
önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir.
Karar gereği yürütülen önaraştırma sonucunda Kurum raportörlerince
düzenlenen 26.3.2004 tarih ve 2003-4-200/Ö.A.-04-K.T. sayılı Önaraştırma
Raporu Rekabet Kurulu’nun 1.4.2004 tarih ve 04-23 sayılı toplantısında
görüşülerek, 04-23/254-M sayı ile, WB, UIP ve Özen Film Filmcilik ve Sinemacılık
T.A.Ş. (Özen Film) hakkında soruşturma açılmasına karar vermiştir. Rekabet
Kurulu’nun anılan kararı sonucunda, 4054 sayılı Kanun’un 43/2. maddesi 180
uyarınca hakkında soruşturma açılan teşebbüsler ve şikayetçiye soruşturma
açıldığına dair bildirim yapılmış ve söz konusu bildirime cevaben gönderilen ilk
yazılı savunmalar alınmıştır.
Soruşturma süreci sonunda hazırlanan SR/04-17 sayı ve 24.8.2004 tarihli
soruşturma raporu Kanun’un 45/1. maddesi uyarınca tüm Kurul üyeleri ile ilgili
taraflara tebliğ edimiş ve aynı maddenin ikinci fıkrası gereğince taraflardan 30
gün içinde ikinci yazılı savunmaları talep edilmiştir. Soruşturma raporunun tebliğ
edilmesini takiben, hakkında soruşturma yürütülen WB tarafından gönderilen ve
8.10.2004 tarih ve 5606 sayıyla intikal eden yazıda, ikinci savunma için 30 gün ek 190
süre talep edilmiş, Kurulu 19.10.2004 tarih ve 0466 sayılı kararıyla ilgili tarafa 15
gün ek süre tanımıştır. İkinci yazılı savunmanın yasal süre içinde, 7.11.2004
tarihinde Kuruma intikal etmesini takiben Soruşturma Heyeti tarafından
hazırlanan, ikinci yazılı savunmaya yönelik ek görüş 3.12.2004 tarihinde WB
tarafından tebellüğ edilmiştir.
WB’nin, 8.12.2004 tarihinde Rekabet Kurumu’na gönderdiği yazı ile son yazılı
savunmanın hazırlanması için 30 gün ek süre talep edilmiş, söz konusu talebin
Kurul’un 9.12.2004 tarih ve 04-78/1141-M sayılı Kararıyla kabul edilmesini
takiben WB tarafından hazırlanan “Ek Görüşe Cevap” süresi içinde Kuruma 200
intikal etmiştir.
Hakkında soruşturma yürütülen taraflardan WB’nin talebi üzerine Kurul’un
3.2.2005 tarih ve 05-07/78-M sayılı Kararıyla, 23.3.2005 gününde sözlü savunma
toplantısı yapılmasına karar verilmiş, yapılan sözlü savunma toplantısını takiben
Rekabet Kurulu, 24.3.2005 tarih ve 05-18/224-66 sayı ile nihai kararını vermiştir.
G. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞLERİ: İlgili raporda;
1. “Türkiye genelinde filmlerin sinemalara yönelik dağıtımı” ilgili pazarında 210
faaliyet gösteren;
WB, UIP ve Özen Film sinema salonlarına ödenen hasılat paylaşım oranlarını
sabit %50 şeklinde uygulamak suretiyle rekabeti engelleyici, bozucu ya da
sınırlayıcı nitelikte hareket ettikleri, bunun da adı geçen üç teşebbüsün
05-18/224-66
6
arasında var olan rekabeti sınırlama amaçlı bir uyumlu eylemin sonucu
oluştuğu yönünde yeterli delil olmadığı, dolayısıyla adı geçen teşebbüslerin
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrası ve özellikle de aynı
maddenin (a),
WB, UIP ve/veya Özenfilm’in film dağıtımı yaptıkları sinema salonu
işletmelerinin bazılarından “garanti parası” olarak tanımlanan bir ön ödeme 220
talep etmelerinin, eşit durumdaki alıcılar arasında ayrımcılık yapılması amaçlı
olmadığı ve bu yönde bir etkinin de oluşmadığı, dolayısıyla adı geçen
teşebbüslerin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrası ve özellikle de
aynı maddenin (e),
WB, UIP ve/veya Özenfilm’in sinema salonları ile aralarında bulunan “dikey
anlaşmalar” vasıtasıyla, dağıtımını yaptıkları filmlerin asgari gösterim
sürelerini ve/veya sinemaların hangi salonlarında gösterileceğini tek taraflı
olarak belirledikleri iddiasını kanıtlamaya yeterli delil olmadığı, dolayısıyla adı
geçen teşebbüslerin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrası ve
özellikle de aynı maddenin (a), 230
WB, UIP ve/veya Özen Film’in dağıtımını yaptıkları filmlerin bir paket halinde
alınmasını zorunlu tuttukları yönündeki iddiaları destekleyen yeterli bulguya
rastlanmadığı, dolayısıyla anılan teşebbüslerin 4054 sayılı Kanun’un 4 üncü
maddesinin birinci fıkrası ve özellikle de aynı maddenin (f) ve,
UIP ve/veya Özenfilm’in sinema salonları ile aralarında bulunan dikey
anlaşmalar vasıtasıyla sinemalarca uygulanan bilet ücretlerini belirledikleri
ve/veya indirim/promosyon kampanyalarına müdahale ettikleri iddiasını
kanıtlamaya yeterli delil olmadığı, dolayısıyla anılan her iki teşebbüsün de
4054 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinin birinci fıkrası ve özellikle de aynı
maddenin (a) 240
bendleri kapsamında rekabet ihlali iddialarına yönelik olarak adı geçen her üç
teşebbüs hakkında hukuken bir işlem tesisine yer olmadığı,
2. “Türkiye genelinde filmlerin sinemalara yönelik dağıtımı” ilgili pazarında 4054
sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinde tanımlanan şekilde hakim durumda olan
WB’nin;
rakibi durumundaki New Films Sinemacılık ve Dış Ticaret A.Ş.nin faaliyetlerini
zorlaştırmak amaçlı eylemler gerçekleştirdiği, dolayısıyla ilgili pazardaki hakim
durumunu 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesinin birinci fıkrası ve özelikle de
aynı maddenin (a) bendinde örneklendirilen şekilde kötüye kullandığı iddiasını
destekleyecek yeterli kanıt bulunmadığı, 250
film dağıtımı yaptığı sinema salonlarının bazılarından garanti parası olarak
tanımlanan bir önödeme talep etmesinin, eşit durumdaki alıcılar arasında
ayrımcılık yapılması amaçlı olmadığı ve bu yönde bir etkinin de oluşmadığı,
dolayısıyla adı geçen teşebbüsün ilgili pazardaki hakim durumunu 4054 sayılı
Kanun’un 6. maddesinin birinci fıkrası ve özelikle de aynı maddenin (b)
bendinde örneklendirilen şekilde kötüye kullanmadığı,
bu sebeple WB ile ilgili 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesinin (a) ve (b) bentleri
kapsamında bir işlem tesisine gerek bulunmadığı,
05-18/224-66
7
3. ilgili pazarda hakim durumda bulunan WB’nin
dağıtımını yaptığı bazı filmlerden önce gösterilecek fragmanları belirlemek 260
suretiyle ilgili pazardaki hakim durumunu 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesinin
birinci fıkrası ve özelikle de anılan maddenin (c) bendinde örneklendirilen
şekilde kötüye kullandığı,
sinema salonlarınca uygulanan bilet ücretlerini belirlemek ve/veya
denetlemek, bu bedelleri birbirinin rakibi konumundaki sinema salonları
arasında eşitlemek şeklinde gerçekleştirdiği eylemler suretiyle bir başka
hizmet piyasası olan “filmlerin sinemalarda gösterimi” pazarındaki rekabet
koşullarını bozma amaçlı veya bu etkiyi doğurur tarzda, dolayısıyla 4054
sayılı Kanun’un 6. maddesi ve özellikle de aynı maddenin (d) bendinde
örneklendirilen şekilde kötüye kullandığı, 270
sinema salonları ile arasında bulunan “dikey anlaşmalar” vasıtasıyla sinema
salonlarınca uygulanan bilet fiyatlarını belirlemek ve/veya müdahale etmek
suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi ve özellikle de aynı maddenin (a)
bendinde yasaklanan faaliyetleri gerçekleştirdiği
tespit edilmiş olup;
bu ihlalleri gerçekleştiren WB’nin 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin (2004/1
sayılı Tebliğ ile değişik) ikinci fıkrası uyarınca 11.883.182.000 TL’den az
olmamak üzere bir önceki yıl sonunda oluşan yıllık gayri safi gelirinin %10’una
kadar para cezası ile cezalandırılması gerektiği,
4. Ceza miktarı belirlenirken 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin dördüncü 280
fıkrası gereği ve takdirleri Rekabet Kurulu’nda olmak üzere,
WB’nin, hakkında yürütülen soruşturmaya ilişkin Rekabet Kurulu’nun nihai
kararını beklemeden, yaptığı değişiklikler ve düzenlemeler sonucunda ihlale
son verdiğinin,
WB’nin kendisi ile ilgili soruşturma açılması tebligatını 4054 sayılı Kanun’un 9.
maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca “ihlale son verilmesine ilişkin görüş
yazısı” olarak kabul ettiği ve buna uygun bir biçimde davrandığının,
WB’nin soruşturma heyeti ile sürdürdüğü iyi niyetli işbirliği ve Rapor’da yer
verilen beyan ve taahhütlerinin,
göz önünde bulundurulması gerektiği, 290
5. WB’ye film dağıtımı yaptığı sinema salonu işletmeleri ile arasında bulunan
“dikey anlaşmalara” ilişkin bildirimde bulunmaması sebebiyle 4054 sayılı
Kanun’un 16. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde (2004/1 sayılı Tebliğ
ile değişik) öngörülen 2.970.794.000 TL’si idari para cezası verilmesi, ayrıca
4054 sayılı Kanun’un anılan maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, WB’nin
yönetim kurulu üyelerinin her birine bildirimde bulunmama cezasının %10’u
oranında para cezası uygulanması gerektiği,
6. WB’nin ihlal teşkil ettiği belirlenen eylemlerinden kaçınması gerektiğinin 4054
sayılı Kanun’un 9. maddesi uyarınca bildirilmesi gerektiği,
05-18/224-66
8
7. Soruşturma safhasında tespit edilen, bazı belediyeler tarafından sinema 300
işletmecilerinin bilet fiyatlarına müdahale edilmesinin ilgili pazarda fiyatların
arz-talep dengesi içinde oluşmasına ve sinema işletmecilerinin birbirleriyle
rekabet etmesine engel olduğu tespit edilmiş olup pazarın daha rekabetçi bir
yapıya kavuşabilmesini teminen belediyelere sinemaların bilet fiyatlarını
“tanzim” etme yetkisi veren 1580 sayılı Belediyeler Kanunu’nda gerekli
değişikliklerin yapılması için 4054 sayılı Kanun’un Rekabet Kurulu’nun görev
ve yetkilerini düzenleyen 27. maddesinin (g) bendi uyarınca Başbakanlığa
görüş bildirilmesinin yerinde olacağı,
8. Soruşturma sürecinde başta WB olmak üzere UIP ve Özen Film’in film bilet
ücretleri, sinema salonlarınca gerçekleştirilen indirim/promosyon 310
uygulamaları, filmlerin gösterim süreleri, garanti parası talebinde geçerli olan
şartlar, hasılat paylaşım oranları ve dağıtım stratejileri konularında yaptıkları
değişiklikler, bundan sonraki dönemde izleyecekleri yöntemler ve taahhütlerin
(özellikle de WB, UIP ve Özen Film’in iyi niyet beyannamelerinde “gösterim
süreleri” konusunda açıkladıkları değişiklikler kapsamında), sinema filmlerinin
dağıtımı ve gösterimi piyasalarındaki rekabet koşulları üzerindeki muhtemel
etkilerinin, gelecek dönemlerde denetlenmesi sonucunda hazırlanacak
periyodik raporlar çerçevesinde izlenmesinin ve ayrıca değerlendirilmesinin
yerinde olacağı,
kanaat ve sonucuna ulaşıldığı ifade edilmiştir. 320
H. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
H.1. İlgili Pazar
H.1.1. İlgili Ürün Pazarı
Genel olarak sinema filmi dağıtıcısı teşebbüslerin, sinema salonlarına yönelik
dağıtım, DVD ve video dağıtımı ve son olarak televizyonda yayın için dağıtım
şeklindeki dört alanda faaliyet gösterdikleri görülmektedir. Bu anlamda sinema
filmi eserlerinin ticari amaçlı dağıtımı pazarı yukarıda değinilen dört dağıtım
şeklini de kapsamaktadır. Sektörde faaliyet gösteren WB, UIP, Özen Film ve 330
diğer küçük firmaların tamamı da sinema salonlarda gösterime yönelik dağıtım
yapmaktadır. Adı geçen üç teşebbüsün yabancı yapımcı firmalar ile aralarındaki
sözleşmelerin incelenmesinden WB’nin yapımcı Warner ile sözleşmesinin DVD
ve video dağıtımını da kapsadığı, UIP ve Özen Film’in sözleşmelerinin ise
sadece “sinema gösterim haklarına” ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Televizyonda
gösterime yönelik dağıtım her üç teşebbüsün de faaliyet alanında
bulunmamaktadır.
Filmlerin sinemalarda gösterime yönelik dağıtımı pazarında, birinci vizyon ve
ikinci vizyon olarak bir ayrım yapılmaktadır. Buna göre, bazı sinema filmleri,
özellikle büyük şehirlerde bulunan sinema salonlarında gösterimden kaldırıldıktan 340
sonra, aynı şehirde yer alan başka sinemalarda ikinci kez gösterime
sokulmaktadır. Bu tür sinemalar, daha çok gelir seviyesinin düşük olduğu semt ve
şehirlerde yer almakta, filmler büyük sinemalarda gösterimden çıkınca kullanılmış
05-18/224-66
9
kopyaları dağıtıcılardan temin edip aynı filmi kendi sinemalarında gösterime
sokmaktadırlar.
Böylelikle, birinci vizyon ve ikinci vizyonda gösterime yönelik dağıtım arasında bir
ayrım yapılıp yapılmaması gerektiği, diğer bir deyişle bunların ayrı ürün pazarları
olup olmadığının incelenmesi gerekliliği ortaya çıkmaktadır.
Soruşturma taraflarından UIP’nin yaptığı savunmada, bir sinemanın bulunduğu
lokasyon, perde sayısı, demografik yapı, filmin karakteristiği ve o sırada vizyona 350
giren veya yakın gelecekte vizyona girecek filmleri dikkate alarak farklı filmleri
birinci veya ikinci vizyonda gösterime sokabileceği, aynı sinemanın hem birinci
vizyon hem de ikinci vizyon film alabileceği belirtilmektedir.
Diğer taraftan Türkiye’de faaliyet gösteren ve birden fazla sinema salonu işleten
bazı büyük sinema zincirleri, sinema salonunun lokasyonu ve hasılat
potansiyeline bağlı olarak filmleri birinci veya ikinci vizyonda gösterime
alabilmektedir. Yine bir çok sinema işletmecisi filmlerin popülaritesi, yerel halkın
beğenisi gibi kriterleri göz önünde bulundurarak bazı filmlerin birinci vizyon
diğerlerinin ise ikinci vizyonda gösterime sokulmasını tercih ettiklerini ifade
etmektedir. 360
Bütün bu hususların değerlendirilmesi sonucunda, birinci ve ikinci gösterime
yönelik dağıtım arasında, farklı pazarlar olarak değerlendirilmelerini gerektirecek
esaslı bir ayrım bulunmadığı, sinemalar için birinci gösterim ve ikinci gösterim
arasında ikame olduğundan hareketle ilgili ürün pazarı “filmlerin sinemalarda
gösterimi amacıyla dağıtımı” olarak tespit edilmiştir.
H.1.2. İlgili Coğrafi Pazar
Soruşturma konusu uygulamaları gerçekleştiren teşebbüsler, film bazında
değişmekle beraber, Türkiye genelinde faaliyet gösteren sinema salonlarına
yönelik dağıtım yapmaktadır. Ancak sinema salonları ülkemizin tüm şehir 370
merkezlerinde bulunmamakta, söz konusu işletmeler özelikle İstanbul, Ankara,
İzmir, Adana, Bursa ve Antalya gibi merkezlerde yoğunlaşmaktadır. Bu bağlamda
ilk bakışta örneğin sürekli aktif bir sinema salonunun bulunmadığı Siirt veya
Hakkari şehirlerinin ilgili coğrafi pazarda yer almamaları gerektiği düşünülebilir.
Ancak halihazırda sinema salonu bulunmayan merkezlerde gelecekte bir
sinemanın faaliyete geçmesi halinde Türkiye genelinde geçerli olan rekabet
şartları bu teşebbüsler için de geçerli olacaktır. Bir başka deyişle Türkiye
genelindeki her hangi bir bölgeyi bir diğerinden filmlerin sinemalarda gösterime
yönelik dağıtımı pazarındaki rekabet şartları açısından ayırt edilebilir kılan bir
özellik bulunmamaktadır. Bu çerçevede ilgili coğrafi pazar “Türkiye Cumhuriyeti 380
sınırları” olarak tespit edilmiştir.
05-18/224-66
10
H.2. Taraflar
H.2.1. United International Pictures Filmcilik ve Ticaret Ltd. Şti.
UIP, Hollanda yasalarına göre kurulmuş United International Pictures B.V’nin
(UIP B.V) sinema filmlerinin ülkemizdeki dağıtımı amacı ile kurduğu bir şirkettir.
UIP, Paramount ve Universal tarafından üretilen veya dağıtılan filmleri, tarafların
aralarında imzaladıkları bir “lisans sözleşmesi” uyarınca dağıtma konusunda
yetkilidir. UIP ayrıca, Bueno Vista tarafında üretilen veya dağıtılan filmleri de UIP
B.V ve Bueno Vista arasındaki lisans sözleşmesine uygun olarak dağıtmak
konusunda lisans sahibidir. Yukarıda bahsi geçen lisans sözleşmelerinin hiçbiri 390
münhasırlık içermemektedir. Diğer taraftan UIP Türk yapımı filmlerin dağıtımını
da yapmaktadır. UIP Türkiye’nin en büyük hissedarı UIP BV’dir. Dosya mevcudu
bilgilere göre adı geçen şirketin 2003 yılı cirosu 13 milyon 434 bin 703 YTL 62
YKR’dir.
H.2.2. Warner Bros. Film ve Video Sanayi ve Ticaret A.Ş.
WB’nin temel faaliyet alanını yabancı yapımcı firmalar olan Warner ve Columbia
şirketlerinin filmlerinin Türkiye pazarında sinema salonlarına dağıtımı
oluşturmaktadır. WB ayrıca, Türk yapımı film dağıtımı da yapmaktadır. Adı geçen
şirket Türkiye genelindeki yaklaşık 300 sinema salonuna film dağıtımı yapmakta,
ancak bu sayı dağıtımı yapılan filme göre değişebilmektedir. 400
WB’nin %99 hissesini ABD’de kurulmuş Warner Bros Entertainment Inc. şirketi
elinde bulundurmaktadır. Şirketin 2003 yılı Türkiye cirosu 15 milyon 243 bin 219
YTL 117 YKR olarak gerçekleşmiştir.
H.2.3. Özen Film Filmcilik Sinemacılık T.A.Ş.
Özen Film’in faaliyet alanını sinema filmi dağıtıcılığı ve sinema salonu
işletmeciliği oluşturmaktadır. Özen Film, Amerikan “Fox” firması ile yaptığı
“royalty” anlaşması çerçevesinde adı geçen firmanın filmlerinin Türkiye’deki
dağıtımını münhasır olarak gerçekleştirmekte, ayrıca soruşturmaya taraf diğer iki
dağıtıcı firma gibi Türk yapımı film dağıtımı yapmaktadır. Özenfilm’in 2003 yılı
cirosu 13 milyon 925 bin YTL olarak gerçekleşmiştir. 410
H.3. Yapılan Tespitler ve Elde Edilen Deliller
H.3.1. Raportörlerin WB şirketi yetkilileri ile yaptıkları görüşmelerde edinilen
bilgilere göre WB 2001, 2002 ve 2003 yılları itibarıyla ortalama %55 pazar
payıyla sektördeki en büyük teşebbüstür. WB dağıtımcılık dışında, Özen Film ve
Umut Sanat’ın aksine, sinema salonu işletmeciği yapmamaktadır. Dağıtım
pazarındaki pazar payları itibarıyla, WB’nin” ardından UIP ve Özen Film
gelmektedir.
Yapılan görüşemelerde, sinema filmi dağıtımı pazarının işleyişi konusunda
bilgiler edinilmiştir. Buna göre, dağıtıcı firmaların sinema salonu işletmecileri ile
çalışmaları temel olarak “hasılat paylaşımı” (pursantaj) sistemi çerçevesinde 420
05-18/224-66
11
yürümekte, bu sistemde, sinema filmlerinden elde edilen rüsum vergisi ve KDV
sonrası hasılat sinema salonları ile dağıtıcılar arasında yarı yarıya
paylaşılmaktadır. Diğer taraftan, sektörde faaliyet gösteren tüm dağıtıcı firmalar
yukarıda açıklanan sistem çerçevesinde hasılattan %50 pay alma esasıyla
faaliyet göstermektedir.
H.3.2. Garanti Parası Uygulamasına İlişkin Tespitler
Bir takım sinema işletmeleri tarafından, soruşturmaya taraf dağıtıcıların
dağıtımını yaptıkları filmler için “garanti parası” adı altında bir maktu bedel talep
etmelerinin şikayet konusu yapıldığı görülmüştür. Yapılan yerinde incelemeler
kapsamında “garanti parası” uygulamasına ilişkin edinilen belgelere aşağıda yer 430
verilmektedir.
H.3.2.1. Hakkında soruşturma yürütülen 3 film dağıtıcısı teşebbüs de, film
sağladıkları sinema salonu işletmecilerinden zaman zaman “garanti parası“
olarak tanımlanan bir sabit ücret almaktadır. Yapılan açıklamalara göre bazı
sinema salonu işletmecileri, filmlerden elde ettikleri hasılatları kasıtlı olarak düşük
göstermekte ya da düşük izleyici sayısı nedeniyle dağıtıcının o filmden beklediği
geliri elde edememesine yol açmakta, ya da filmlerin kopya, reklam gibi
maliyetlerini karşılayamamakta, bu nedenle dağıtıcı firmalar bu tür dağıtıcılardan
garanti parası adı altında bir maktu bedel talep etmektedir. Garanti parası
alınması, hasılattan %50 pay üzerine anlaşılmasını etkilememektedir. 440
H.3.2.2. Raportörlerce yapılan incelemelerde, film dağıtıcılarının sinemalardan
talep ettikleri garanti bedellerine ilişin yazışmalar elde edilmiştir. Örneğin WB
tarafından 2003 yılı Eylül ayında İstanbul Büyükçekmece’de bulunan Favori
Sinema Merkezi’ne gönderilen faks mesajında 19.12.2003 tarihinde gösterime
girecek olan “Lord of the Rings” filminin garanti miktarının 7500 ABD Doları +
KDV olarak belirlendiği, filmin minimum gösterim süresinin 4 hafta olduğu yer
almaktadır. Aynı faks mesajında “bu film için uygulanacak bilet fiyatı aynı bölgede
oynayan diğer bir sinemadan daha düşük olamayacaktır” ifadesi yer almaktadır.
H.3.2.3. Sine Ankara Sinemaları’ndan WB’ye gönderilen bir faks mesajında,
25.8.2003 tarihli WB faksında belirtilen “Asmalı Konak” filmi için 8500 ABD 450
Doları+KDV ve “Matrix Revolutions” filmi için 7500 ABD Doları+KDV garanti
miktarlarının kabul edildiği belirtilmektedir.
H.3.2.4. WB tarafından 2003 Temmuz ve Ağustos aylarında New Films/Avcılar,
Ereğli Erdemir AKM, İzmit Özdilek, Kırklareli Cine Plaza, Urfa Emek, Edirne
Carmen, Adapazarı Abasıyanık, Mersin Cep ve Aksaray Afra sinemalarına
gönderilen faks mesajlarında, “Matrix Revolutions” ve “Asmalı Konak” filmleri için
talep edilen “garanti parası” miktarları ve gösterim süreleri yer almaktadır. Anılan
yazışmaların incelenmesinden WB’nin dağıtım yaptığı tüm sinema salonu
işletmelerinden aynı miktarlarda garanti parası (7500 ABD Doları+KDV, 8500
ABD Doları+KDV) talep ettiği anlaşılmaktadır. 460
H.3.2.5. WB tarafından 2002 Haziran ayında New Films/Avcılar, Bağcılar Site ve
Şişli Atlantis sinemalarına gönderilen faks mesajları ile cevabi yazıların
05-18/224-66
12
incelenmesinden WB’nin dağıtımını yaptığı “Spider Man 1” filminde aynı miktarda
(3500 ABD Doları+KDV) garanti parası talep ettiği anlaşılmaktadır.
H.3.2.6. WB tarafından 24 ve 28 Temmuz 2003 tarihlerinde Bakırköy 74 ve
Bakırköy İncirli sinemalarına gönderilen “Eylül-Ekim 2003 Programları” başlıklı
faks mesajlarında dağıtımı planlanan 6 film için talep edilen “garanti parası” ve
gösterim süreleri düzenlenmektedir. Faks mesajlarının incelenmesinden garanti
parası miktarlarının her iki sinema için de eşit olduğu anlaşılmaktadır. Her iki faks
mesajında da sinema salonu işletmeleri dağıtımı yapılan filmleri bir paket halinde 470
almaya zorlanmamaktadır.
H.3.2.7. WB’nin ilk yazılı savunması ekinde adı geçen firma ile Edirne Carmen,
Bayrampaşa Cinebay ve Büyükçekmece Favori sinemaları arasında “Matrix
Revolutions” filminin garanti parası miktarında indirim yapılmasına ilişkin yazışma
ve fatura örnekleri bulunmaktadır. Yapılan inceleme neticesinde adı geçen film
için önceden talep edilen 10.500.000.000 TL. garanti parasının WB tarafından
7.000.000.000 TL’ye indirildiği anlaşılmıştır.
H.3.2.8. WB’nin ilk yazılı savunması ekinde anılan firma ile Bakırköy 74, Bağcılar
Site ve Denizli AFM sinemaları arasında “Mustafa Hakkında Herşey” filminin
garanti parası miktarında indirim yapılmasına ilişkin yazışma ve fatura örnekleri 480
bulunmaktadır. Yapılan inceleme neticesinde adı geçen film için önceden talep
edilen 4.550.000.000 TL. garanti parasının WB tarafından 2.600.000.000 TL.’sine
indirildiği anlaşılmıştır.
H.3.2.9. WB tarafından dağıtımı yapılan “Vizontele Tuuba” filminden talep edilen
8500 ABD Doları garanti parası miktarı ile oluşan sinema salonu hasılatlarının
karşılaştırıldığı tabloda Türkiye genelindeki 67 sinema salonu işletmesine ilişkin
veriler bulunmaktadır. Anılan tablonun incelenmesinden tüm sinema salonu
işletmelerinin hasılat payları ile garanti parası miktarını karşıladıkları
anlaşılmaktadır.
490
H.3.3. WB’nin Bilet Fiyatlarına Müdahale Etmesine İlişkin Tespitler
H.3.3.1. WB yetkilileri tarafından, sinema filmi bilet ücretlerinin birbirlerine yakın
yerlerde ve aynı kalitedeki sinema salonları arasında farklılaşmaması gerektiği
ilkesini benimsediklerini, bu yönde bir farklılaşmaya izin vermeleri halinde bizzat
kendi elleriyle müşterileri konumunda bulunan sinema salonu işletmecileri
arasında haksız rekabete yol açabilecekleri endişesinden hareket ettiklerini bu
sebeple geçmişte belirli bazı sinema salonu işletmecilerini bilet fiyatları
konusunda uyardıklarını belirtilmiştir.
05-18/224-66
13
H.3.3.2. WB firmasının merkezinde ve bir takım sinema işletmelerinde yapılan 500
yerinde incelemelerde, adı geçen firmanın sinemaların uyguladıkları bilet
fiyatlarına rekabeti bozucu bir şekilde müdahale ettiğine dair net ifadeler içeren
belgelere rastlanmıştır. Buna göre;
22.4.2003 tarihinde Batı Sinemaları’ndan WB’ye gönderilen faks mesajında
aynen aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“… Ayrıca 18.4.2003 de belediyeye başvurarak Sine Ankara bilet fiyatlarını
sizinde isteğiniz üzerine zamlandırmaya çalıştık ve tam bilet fiyatı 4.000.000 TL,
talebe bilet fiyatı 3.500.000 TL, ve halk matinesi bilet fiyatları 3.000.000 TL
fiyatlandırılarak 21.04.2003 itibaren geçerli olmak üzere uygulanmaya
başlanmıştır.” 510
H.3.3.3. WB Satış Direktörü Yalçın KÜÇÜKÖZCAN tarafından 10.3.2003
tarihinde Tüze Grup Sinemaları Genel Müdürü Ercüment EKŞİ’ye gönderilen bir
faks mesajında, “ Ömerçip ” ve “Matrix Reloaded” filmlerinde hiçbir indirimli bilet
ve promosyon kabul edilmeyeceği belirtilerek, bu filmler için en düşük bilet
fiyatının 4.000.000. TL. olabileceği ifade edilmektedir. Söz konusu faks mesajı
Tüze Grubu’nun Ankara’da yer alan sinemaları ile ilgili olup, aynı ifadeleri içeren
bir diğer faks mesajı da 11.3.2003 tarihinde Tüze Grup Bursa sinemaları
programı ile ilgili olarak gönderilmiştir.
H.3.3.4. 3.6.2003 tarihinde Tüze Grup’tan WB’ye gönderilen bir faks mesajında,
Sheraton Açıkhava Sineması (Ankara) bilet fiyatının 5.000.000 TL olması 520
konusunda Yalçın KÜÇÜKÖZCAN’ın onayı istenmektedir.
H.3.3.5. 28.4.2003 tarihinde Yalçın KÜÇÜKÖZCAN tarafından Cinevip Grup
(Ankara) Genel Müdürü Volkan PEKTAŞ’a gönderilen bir faks mesajında aynen
aşağıdaki ifadelere yer verilmektedir:
“Tarafımıza gelen ilanlarınızda ‘Haftanın Filmi’ uygulamasıyla düşük fiyattan bilet
sattığınız görülmektedir. Haftanın filmi gibi uygulamalara karşı değiliz, fakat her
türlü tarife dışı indirimli uygulamalar için mutlak surette bizden onay alınması icap
etmektedir.”
H.3.3.6. Sine Ankara Sinemaları’ndan WB’ye gönderilen bir faks mesajında adı
geçen sinema işletmesinin tam bilet için 5.000.000 TL, öğrenci için ise 4.000.000 530
TL. şeklindeki bilet ücretlerini Altındağ Belediyesi’ne onaylatabildiği, bunun
üzerindeki bilet ücretlerinin Belediye’ce halihazırda kabul edilmediği, bu konudaki
encümen kararının beklendiği ifade edilmektedir.
H.3.3.7. WB tarafından Türkiye genelinde film dağıtımı yaptığı sinema salonlarına
gönderilen “Önemli” başlıklı faks mesajında, 17.10.2003 tarihinde vizyona giren
“Asmalı Konak” filmine ilişkin uyulması gereken şartlar belirtilmektedir. Söz
konusu yazıda, filmin gösterildiği aynı bölge ve şehirler içerisinde bilet fiyatlarının
diğer sinemalar ile eşit olması gerektiği, kendilerinin kabul ettiği dışında hiç bir
indirimli bilet fiyatı ve promosyon kabul edilmeyeceği, filmin ilk iki haftasında hiç
bir indirimli gösterim kabul edilmeyeceği yer almakta ve ayrıca toplu gösterim için 540
05-18/224-66
14
uygulanacak bilet fiyatının, tam bilet fiyatının maksimum %25 altında ve
4.000.000 TL den az olmaması gerektiği belirtilmektedir.
H.3.3.8. WB tarafından Türkiye genelinde film dağıtımı yaptığı sinema
salonlarına gönderilen faks mesajında 23.1.2003 tarihinde vizyona giren
“Vizontele Tuuba” filmine ilişkin uyulması gereken şartlar belirtilmektedir. Yazıda,
filmin gösterildiği aynı bölge ve şehirler içerisinde bilet fiyatlarının diğer
sinemalarla eşit olması gerektiği, Türkiye genelinde uygulanabilecek en düşük
bilet fiyatı 4.000.000 TL, ortalama bilet fiyatının 4.500.000 ise TL’nin altında
olmaması gerektiği yer almaktadır. Aynı zamanda, gösterimin ilk iki haftasında
indirimli gösterim kabul edilmeyeceğinin bildirildiği yazıda, Warner Bros. 550
tarafından kabul edilmiş tarifelerin dışında hiç bir indirimli bilet fiyatının kabul
edilmeyeceğinin de altı çizilmektedir.
H.3.3.9. WB’nin Türkiye genelinde film dağıtımı yaptığı sinema salonlarına
gönderdiği faks mesajında, 5.11.2003 tarihinde gösterime giren “Matrix
Revolutions” filmine ilişkin uyulması gereken şartlar belirtilmektedir. Söz konusu
yazıda özetle; filmin gösterildiği aynı bölge ve şehirdeki sinema salonlarında bilet
fiyatlarının eşit olması ve bilet ücretlerinin WB tarafından onaylanması gerektiği,
ayrıca, herhangi bir indirimin veya promosyonun kabul edilmeyeceği ifade
edilmektedir.
H.3.3.10. WB’nin Türkiye genelinde film dağıtımı yaptığı sinema salonlarına 560
gönderdiği faks mesajında 21.12.2001 tarihinde vizyona giren “Lord of the
Rings”, 11.1.2002 tarihinde vizyona giren “Son” ve 1.2.2002 tarihinde vizyona
giren “Harry Potter” filmlerinin gösterim şartları yer almaktadır. Mesajda, söz
konusu filmlerin ilk 2 haftalarında mutlaka en büyük salonda oynatılması, ilk iki
hafta hiç bir şekilde davetli kabul edilmemesi ve WB’ye bilgi verilmeden hiç bir
promosyon çalışması yapılmaması gerektiği belirtilmekte ve yazının devamında
“Özellikle bilet fiyatlarını aşağı çekecek hiç bir çalışma tarafımızdan kabul
edilmeyecektir.” İfadesine yer verilmektedir.
H.3.3.11. 10.3.2003 tarihinde WB Satış Direktörü Yalçın Küçüközcan tarafından
Kayseri Kasseria Sineması’na gönderilen faks mesajında, bir süre sonra 570
gösterime girecek bir “Matx Reloaded” filmi için 7500 ABD Doları ´+ KDV garanti
bedeli talep edilmekte, Onay Sineması’nın da filmi aynı şartlarla filmi göstereceği
bildirilmekte ve anılan sinemanın bilet fiyatlarının 4.000.000- 5.000.000 TL
olacağı bildirilerek Kasseria sinemasının bu şartları kabul etmesi halinde filmi
oynatabileceği bildirilmektedir.
H.3.3.12. Akabinde, 14.3.2003 tarihinde, WB Satış Direktörü Yalçın Küçüközcan
tarafından Kayseri Onay Sineması’na gönderilen faks mesajında, “Matrix
Reloaded” filmini adı geçen sinemanın 7500 ABD Doları+KDV garantili pursantaj
sistemi ile gösterime sokabileceği belirtilmektedir. Devamında Kayseri Kasseria
Sineması’nın da aynı şartlarla film gösterebileceğinin bildirildiği yazıda, bilet 580
fiyatlarının 4.000.000 - 5.000.000 TL. olması gerektiği de vurgulanmaktadır.
H.3.3.13. 11.3.2003 tarihinde WB tarafından Mersin Metro Sineması yetkilisi
Mehmet ÜNALAN’a gönderilen faks mesajında gösterime girecek olan “Ömerçip”
ve “Matrix Reloaded” filmlerinde hiçbir indirimli bilet ve promosyon kabul
edilmeyeceği belirtilerek, bu filmler için en düşük indirimli biletin 4.000.000 TL.
olabileceği ifade edilmektedir.
05-18/224-66
15
H.3.3.14. 23.2.2004 tarihinde Mersin Beymen Sineması’ndan WB’ye gönderilen
faks mesajında adı geçen sinema salonu işletmecisi, “Yüzüklerin Efendisi”
filminin hafta içi günlerdeki bilet fiyatlarının 5.000.000 TL, hafta sonları ise
öğrenci için 6.000.000 TL, tam bilet için de 7.000.000 TL olarak belirlenmesi 590
konusunda WB yetkililerinin onayını istemektedir. Aynı faks mesajında WB
yetkilisinin 24.2.2004 tarihli onayı da yer almaktadır.
H.3.3.15. 28.3.2003 tarihinde Mersin Metro Sineması yetkilisi Mehmet ÜNALAN
tarafından WB’ye gönderilen faks mesajında adı geçen sinema salonunda bilet
fiyatlarının tam 6.000.000 TL, öğrenci 5.000.000 TL ve salı-perşembe günleri
arasında 4.250.000 TL olarak belirlendiği ifade edilmektedir. Yazının devamında
aynen aşağıdaki ifadeler bulunmaktadır:
“Sizden ricam beraber oynadığımız sinemanın rakamlarının bu fiyatlara
çekilmesine yardımcı olmanızdır.”
H.3.3.16. 8.10.2003 tarihinde WB tarafından Sine-Ankara Sineması Genel 600
Müdürü Can GÜRER’e gönderilen faks mesajında WB tarafından daha önce
bildirilen, filmin gösterildiği aynı bölge ve şehirler içerisinde bilet fiyatlarının diğer
sinemalarla eşit olması şartına rağmen, söz konusu sinemanın bilet fiyatlarını
4.000.000 TL. ve 3.500.000 TL olarak belirlediği bildirilmekte ve sinemadan bilet
fiyatlarını tekrar düzenlemesi talep edilmektedir.
Bu yazıya sinema işletmesi tarafından verilen cevapta, söz konusu sinemanın yer
aldığı semtteki gelir seviyesinin düşük olduğu ve bilet fiyatlarının yüksek
seviyelerde tutulmasının müşteri kaybına neden olduğu bildirilmekte, yazının
devamında da Ankara’da faaliyet gösteren diğer bir takım sinemaların bilet
fiyatlarının da WB tarafından belirlenen fiyattan farklı olduğu vurgulanmaktadır. 610
Son olarak WB tarafından verilen cevapta, en düşük bilet fiyatının tam bilette
6.000.000 TL, indirimli bilette ise 5.000.000 TL. olduğu ifade edilmektedir.
H.3.3.17. 16.1.2004 tarihinde Karabük Yenişehir Sineması yetkilisi Adnan ÇEBİ
tarafından WB’ye gönderilen faks mesajında Safranbolu Atamerkez Sineması’nın
“Vizontele Tuuba” filmi için bilet fiyatını 2.000.000 TL.’ye indirdiği belirtilerek, bu
şartlarda filmi gösterime almalarının mümkün olmadığı belirtilmektedir.
16.1.2004 tarihinde yukarıda yer verilen mesaja cevaben WB tarafından
gönderilen yazıda, Safranbolu Atamerkez Sineması’nın geçmişte herhangi bir
WB filmi biletini 2.000.000 TL. fiyatla satmadığı belirtilerek, devamında söz
konusu film için minimum bilet fiyatının 4.500.000 TL. olduğu ve bunun altında 620
bilet fiyatı kabul edilmeyeceği vurgulanmaktadır.
H.3.3.18. 9.3.2004 tarihinde yapılan görüşmede, Sine Ankara sinemasının bir
yetkilisi, WB’den aldıkları filmlerin bilet fiyatları, gösterim süreleri, filmlerden önce
gösterime sokulacak reklamlar ve diğer gösterim şartlarının WB tarafından tek
taraflı olarak belirlendiğini belirtmiş, bu şartları kabul etmemeleri durumunda söz
konusu dağıtıcıdan film temin etmekte zorluk çekebileceklerini, bunun ise
faaliyetlerini sonlandırma anlamına geleceğini bildirmiştir.
05-18/224-66
16
H.3.3.19. 15.11.2002 tarihinde WB tarafından Tüze Grup’a gönderilen bir faks
mesajında, söz konusu grubun işlettiği Ankara Armada Sinemaları’nda 11-14
Kasım tarihleri arasında tüm seanslarda indirimli fiyat uygulandığı belirtilerek 630
devamında, indirim uygulamaları için WB’den izin alınması gerektiği
belirtilmektedir.
H.3.3.20. WB tarafından Tüze Grup’a gönderilen 1.1.2003 tarihli bir faks
mesajında, söz konusu grup tarafından yakın zamanda girişilen ve bedava bilet
dağıtılan bir promosyondan bahsedilmekte ve hiç bir zaman indirimli bilet
satılmaması gerektiği hatırlatılmaktadır.
H.3.3.21. WB tarafından Tüze Grup’a ve “Yüzüklerin Efendisi: İki Kule” filminin
dağıtımını yaptığı diğer sinema salonlarına gönderilen bir faks mesajında bilet
fiyatları, toplu indirim ve diğer promosyon çalışmaları, misafir sayıları, ek
seanslar, korsan yayınlara karşı güvenlik önlemleri ve filmden önce gösterilecek 640
fragmanlara ilişkin WB’nin uyarı ve şartlarının sağlanmasının yanısıra, adı geçen
filmin ilk iki haftasında mutlak surette en büyük salonda gösterilmesi şartı da yer
almaktadır.
H.3.3.22. 2.10.2003 tarihinde WB tarafından Bursa’da faaliyet gösteren Megapol,
Prestige ve Burç sinemalarına gönderilen “bilet fiyatları” konulu faks mesajında,
aynı bölge ve şehir içerisinde bilet fiyatlarının eşit olması gerektiği ve halk günü
bilet fiyatının 5.000.000 TL’ye çekilmesi talep edilmektedir.
H.3.3.22. 29.4.2003 tarihinde WB tarafından Tüze Grup ve “Matrix Reloaded”
filminin gösterime girdiği Türkiye genelindeki sinema salonlarına gönderilen faks
mesajında en düşük indirimli bilet fiyatının 4.000.000 TL olması talep 650
edilmektedir.
H.3.3.23. AFM tarafından 2002 yılında, sinekolik adı altında, üyelerine standart
bilet fiyatlarından daha düşük fiyatlarla film seyretme imkanı sağlayan bir proje
başlatılmıştır. Bu proje dahilinde sinekolik adı verilen karta, kart hamili tarafından
aylık olarak para yüklenmekte ve bunun karşılığında kart sahibi o ay için istediği
sayıda film seyredebilmektedir.
AFM’nin konuya ilişkin yazısında “projenin” ilk olarak anılan şirketin Bursa’daki
sinemalarında denendiği ve bu sinemaya gelen seyirci sayısında bir artış
sağladığı belirtilmektedir. Kart sahipleri ayda 15.000.000 TL ödeyerek istedikleri
kadar film seyredebilmekte, bununla birlikte projenin deneme aşamasında kart 660
hamillerinin ayda ortalama 6 kere sinemaya gelmesinden dolayı firma başına
ücret yaklaşık 2.000.000 TL olarak gerçekleşmektedir. AFM, bu fiyatın Bursa’daki
en ucuz bilet fiyatına eşit olduğunu dağıtıcı firmalara gönderdiği tanıtıcı yazılarda
açıklamakta ve miktarın zamanla daha artacağını bildirmektedir. Kartta kullanılan
teknoloji sayesinde kart sahibinin hangi zamanda hangi filme gittiği takip
edilebilmekte, bu da promosyon çalışmalarında dağıtıcıların en büyük endişesini
oluşturan seyircinin hangi dağıtıcıya ait filme gittiği, dolayısıyla hangi dağıtıcının
hasılattan pay alacağını açıklığa kavuşturmaktadır. Ancak sinekolik sistemi
çerçevesinde abone olan müşterilerden tahsil edilen ön ödemelerden dağıtım
05-18/224-66
17
firmalarına pay aktarılmamakta, sistem uyarınca satılan indirimli biletlerin maliyeti 670
ise dağıtıcı ve sinema arasında paylaşılmaktadır.
AFM, UIP ve WB arasında yapılan görüşmeler sonucunda dağıtıcı firmalar kart
uygulamasını kabul etmemiş ve proje hayata geçirilememiştir.
H.3.3.24. 4.6.2004 tarihinde yapılan görüşmede Bakırköy 74 sinemasının bir
yetkilisi sinema salonu işletmelerinin dağıtım firmalarına karşı bir pazarlık
güçlerinin olmadığını belirterek; filmlerin gösterim süreleri, uygulanan bilet
fiyatları ve gösterime ilişkin diğer koşulların dağıtım firmalarınca tespit edildiğini
ifade etmiştir.
H.3.4. WB’nin Pursantaj Arttırma Çabalarıyla İlgili Tespitler 680
H.3.4.1. Raportörler 27.2.2004 tarihinde Beşiktaş Kültür Merkezi Ltd. Şti. (BKM)
şirketinde genel müdür Necati AKPINAR ve BKM Film genel koordinatörü Ali
Hakan KETE ile görüşmüşlerdir. Edinilen bilgilere göre BKM, “Vizontele Tuuba”
filminin dağıtımı aşamasında çekim maliyetlerinin çok yüksek olması sebebiyle
dağıtıcı firma WB vasıtasıyla sinema salonu işletmeleriyle hasılattan %52,5 pay
alabilmek için anlaşmaya çalışmıştır. WB’den BKM yetkililerine verilen bilgilere
göre Türkiye genelindeki salonların büyük çoğunluğu bu talebi kabul etmiş, ancak
özellikle kurumsal nitelikte olan diğer sinemaların karşı çıkması sebebiyle
uygulamadan vazgeçilmiştir. 690
Adı geçen şirket yetkilileri yapımcı olarak “Vizontele Tuuba” filmini bizzat
kendilerinin dağıtmayı düşünmediklerini, çünkü dağıtım işinin ayrı bir iş kolu
olduğunu belirterek devamında, “Vizontele Tuuba”nın dağıtımı öncesinde WB ve
UIP’den teklifler aldıklarını, tekliflerin değerlendirilmesi sonucunda WB ile
filmlerinin Türkiye’de sadece sinema salonlarına dağıtımı amaçlı münhasır bir
anlaşma imzaladıklarını ifade etmişlerdir. BKM yöneticilerine göre, dağıtıcı
firmalarca belirlenen minimum gösterim süresi ve filmin gösterimine ilişkin diğer
şart/uygulamalar tamamen kendilerinin dışında gerçekleşmekte, bu konularda
dağıtıcı firma gerekli gördüğü takdirde yapımcı firmayı bilgilendirmektedir. 700
H.3.4.2. 11.11.2003 tarihinde WB tarafından Cinevip Grup Genel Müdürü Volkan
PEKTAŞ’a gönderilen bir faks mesajında, “Vizontele Tuuba” filminde dağıtıcı
hissesinin %52.5 olarak belirlendiği ifade edilmektedir.Aynı yazıda, “Vizontele
Tuuba” filmi gösterime girmeden önce Türkiye genelinde tüm sinema salonlarına
gönderilen WB Genel Müdürü Haluk KAPLANOĞLU imzalı yazıda, söz konusu
fikmin yapmıcısı BKM şirketinin sinema sektörüne sürekli olarak film üretebilmesi
ve potansiyeli yüksek filmlerin desteklenmesi amacı ile “Vizontele Tuuba” filmi
için pursantaj miktarının % 52.5 olarak belirlendiği, belirlenen pursantajı kabul
etmeyen sinemalara program yapılmayacağı bildirilmektedir. 710
05-18/224-66
18
H.3.5. WB’nin Dağıtımını Yaptığı Filmlerin Yapımcı Firmalarıyla Olan Hukuki
İlişkisi
H.3.5.1. WB ile Warner Bros. Distributors LTD (WBD) ve Warner Home Video UK
LTD (WHV) arasında 1.1.1991 tarihinde bir “distribütörlük anlaşması”
imzalanmıştır. Anılan anlaşmanın 2.a. maddesine göre WBD distribütöre Türkiye
(ve Kuzey Kıbrıs) genelinde sinema filmlerinin dağıtımı, lisansının verilmesi ve
gösterim haklarından oluşan “sinema haklarını” münhasır olarak vermiştir.
Anlaşmanın 2.h. maddesine göre WB’ye, Warner filmlerine ek olarak Disney ve 720
Touchstone tarafından yapımı gerçekleştirilen bazı sinema filmlerine ilişkin olarak
sadece “sinema hakları” tanınmıştır. Yine anlaşmanın 2.i maddesi uyarınca
Warner Bros.’a Columbia Pictures Inc., Columbia Tri-Star Film Distributors Inc.
ve Weintraub Entertainment Group tarafından yapımı gerçekleştirilen bazı
seçilmiş sinema filmlerinin sadece “sinema hakları” tanınmıştır.
Anlaşmanın “WBD’ye ödenecek Royaltiler” başlıklı 6. maddesinde WB tarafından
bölge genelinde dağıtımı yapılan sinema filmlerinin brüt hasılatlarının Warner ve
WB arasında paylaşım esas ve oranları düzenlenmektedir. Buna göre Warner
Bros tarafından dağıtımı yapılan anlaşma konusu tüm sinema filmlerinin brüt
hasılatları birikmeli olarak yıllık temelde hesaplanmaktadır. 730
H.3.5.2. 17.10.2003 tarihinde WB ile sinema filmi yapımcısı ANS şirketi arasında
“Asmalı Konak” filminin Türkiye genelindeki “gösterim haklarına” ilişkin bir dağıtım
anlaşması imzalanmıştır. Anlaşmanın 3.2 maddesinde “gösterim hakları”, Asmalı
Konak filminin giriş ücreti alınmak suretiyle sinema salonlarında seyircilere
sergilenme hakkı olarak tanımlanmaktadır. Aynı anlaşmanın 7. maddesine göre
yapımcı, filmin pazarlama, reklam ve tanıtım masraflarını karşılamaktadır.
Anlaşmanın “Warner’ın Ücreti Tablosu” başlıklı B Ekinde toplam brüt sinema
hasılatının yapımcı ve dağıtıcı arasında paylaşım esas ve oranları
düzenlenmektedir.
H.3.6. WB’nin Hakim Durumda Bulunduğuna Dair Tespitler 740
H.3.6.1. 10.3.2004 tarihinde TÜZE Sinemaları yetkilisiyle görüşme yapılmıştır.
Edinilen bilgilere göre söz konusu sinema işletmesi çok sayıda salonu
bulunduğundan, büyük film dağıtıcısı firmaların yanı sıra bağımsız film dağıtıcıları
ile de çalışabilmektedir. Ancak özellikle Anadolu’da faaliyet gösteren veya bir ya
da iki salonu bulunan sinemaların WB veya UIP gibi dağıtıcılar dışındaki firmalar
ile çalışmaları mümkün değildir. Şirket yetkilisi bu durumun örneğin, “Vizontele
Tuuba” gibi hasılatının iyi olacağı önceden belli olan bir filmi dahi yapımcısı
BKM’nin WB aracılığıyla dağıttırmasından, benzer şekilde “Yüzüklerin Efendisi”
filminin, dağıtım pazarında faaliyet gösteren ve filmin dağıtım haklarına sahip
olan Umut Sanat firması tarafından değil, WB tarafından dağıtılmasından da 750
anlaşılabileceğini belirtmiştir. Bu sebeple başta WB olmak üzere UIP ve Özen
Film’in piyasadaki güçleri geniş film seçeneklerine ve dolayısıyla kuvvetli bir
dağıtım ağına sahip olmalarına dayanmaktadır.
05-18/224-66
19
Öte yandan söz konusu yetkili, dağıtıcı firmalarla, hasılattan pay sistemi bazında
çalıştıklarını, sinemacı payının bütün filmler ve sinema salonları için dağıtıcı
firmalar tarafından %50 olarak belirlendiğini, %50 hasılat paylaşımı
uygulamasının sektörde bir gelenek haline geldiğini ifade etmiştir.
H.3.6.2. 11.3.2004 tarihinde, birden fazla sinema salonu işleten başka bir
işletmeciyle (Ankara/Cinevip Grup) görüşme yapılmıştır. Söz konusu yetkili
tarafından sunulan bilgilere göre, işlettikleri sinemalarda gösterime giren filmlerin 760
dağıtıcılara göre dağılımı, Türkiye genelindeki pazar payları ile uyuşmaktadır.
Şöyle ki, en çok WB’nin, devamında UIP, Özen Film ve mümkün olan durumlarda
diğer küçük dağıtıcıların filmleri gösterilmektedir. Anılan şirket yetkilisi özellikle
Warner Bros’un geniş film seçeneklerinin bulunduğunu, son yıllarda Türk
yapımcıların da dağıtım için WB ile çalışmaya başladıklarını, bu durumun da,
büyük dağıtıcıların güçlerini arttırdığını ifade etmiştir.
H.3.6.3. 1.6.2004 tarihinde, sinema salonu işletmeciliği ve film dağıtımı
sektörlerinde faaliyet gösteren Avşar Film’in bir yetkilisi ile görüşülmüştür. Şirket
yetkilisi, dağıtımını yaptıkları filmlerde, gerek gösterim süreleri gerek büyük salon
tercihleri gibi konularda sinema salonları ile pazarlık yaptıklarını, bu gibi 770
konularda kendilerinin herhangi bir tek taraflı taleplerinin olamayacağını, olsa da
kabul edilmeyeceğini, ancak büyük dağıtıcıların sürekli film akışı sağlayabilmeleri
sebebiyle isteklerini kabul ettirebilmelerinin mümkün olduğunu ifade etmiştir. Söz
konusu yetkili WB’nin pazar payındaki son yıllardaki artışın, UIP ve Özen Film’in
anlaşmalı oduğu yapımcı firmaların daha az sayıda ve düşük nispeten hasılat
getiren filmler üretmesine, buna karşın WB’nin film kaynaklarının daha güçlü
olmasına bağlamaktadır.
H.3.6.4. 1.3.2004 tarihinde, film dağıtımı ve sinema salonu işletmeciliği
alanlarında faaliyet gösteren Umut Sanat firması yetkilileri ile bir görüşüme
yapılmıştır. Edinilen bilgilere göre söz konusu dağıtıcı, sinema sektörünün 780
yapımcı, dağıtımcı ve sinema salonu işletmeciliği şeklindeki her 3 aşamasında da
faaliyet göstermekte, halihazırda sinema salonunu işletmektedir. Adı geçen şirket
yetkilileri tarafından, Türkiye dağıtım haklarına sahip oldukları ve çok yüksek
hasılat yapan bir filmin dağıtımını, kendilerinin de dağıtım faaliyetlleri olmasına
rağmen, WB’ye verdikleri ifade edilmiş, genel olarak hasılat beklentisi yüksek
olan ticari filmlerin dağıtımında WB veya UIP gibi dağıtım şirketlerini tercih
ettikleri dile getirilmiştir.
Sinema yetkilieri tarafından verilen bilgilere göre, bir sinema salonu kompleksinin
yılda ortalama 30 filmi gösterime sokması gerekmektedir. Bu da sinema salonu
işletmelerinin WB veya UIP gibi geniş film seçeneklerine sahip dağıtıcılarla 790
çalışma zorunluluğunu getirmektedir. Örneğin Umut Sanat’ın tek başına dağıtıcı
olarak yılda getirebileceği sınırlı sayıdaki film ile bu ölçüdeki bir talebi karşılaması
mümkün olmayacaktır. Şirket yetkililerine göre, dağıtıcı firmalar yıl içerisinde
gösterime sokacakları filmleri bir paket olarak ilan etmekte, sinema salonu
işletmelerinin ise bu noktada çok fazla pazarlık güçleri bulunmamaktadır. Bunun
temel sebebi kurumsallaşmış zincir sinema salonu işletmelerinin henüz
ülkemizde yaygın olmamasıdır. Örneğin %50 sinema salonu payı Avrupa
ülkelerinde film veya sinema salonu bazında değişebilmekte, ancak ülkemizde
05-18/224-66
20
alıcı konumundaki sinema salonu işletmecilerinin pazarlık gücü yeterli
olmadığından bu konu tartışılmamaktadır. 800
H.3.7. WB’nin Filmlerin Gösterim Salonları ve Süreleri ile İlgili Taleplerine
İlişkin Tespitler
H.3.7.1. 17.7.2003 tarihinde WB tarafından Tüze Grup sinemalarına gönderilen
faks mesajı ve cevabında WB’nin Eylül-Ekim, 2003 tarihlerinde dağıtacağı filmler
ile gösterim sürelerine ilişkin yazışmalar bulunmaktadır. Yazıların
incelenmesinden Tüze Grubun WB filmlerinin bazılarının gösterimini kabul ettiği
ve ilk başta önerilen hafta koşullarının değiştirildiği anlaşılmaktadır.
H.3.7.2. WB’nin ilk yazılı savunması ekinde Antalya Ak-Sin, İstanbul Shop & 810
Miles, Şaşkınbakkal Beko ve Cinevip Grup sinemalarının 2004 Nisan-Haziran
haftalık film ve seans programlarına ilişkin bilgiler bulunmaktadır. Buna göre adı
geçen sinema salonu işletmeleri aynı salonlarda, farklı dağıtım firmalarından
gelen filmleri ayrı seanslar şeklinde gösterime sunabilmektedir.
H.3.8. WB’nin Film Fragman Gösterimleri İle İlgili Taleplerine İlişkin
Tespitler
H.3.8.1. 13.10.2003 tarihinde WB tarafından Türkiye genelinde film dağıtımı
yaptığı sinemalara gönderilen yazıda aşağıda yer verilen ifadeler bulunmaktadır:
“Asmalı Konak filmi ile aşağıda belirtilen film fragmanlarını oynamanız sadece
gelecek filmlere ait ilgiyi arttırmayacak, ayrıca film çeşitliliğini seyirciye sunarak, 820
son zamanlarda azalan seyirci sayımızı tekrar arttırabilmemiz için en önemli
fırsatlardan biri olacaktır.
a) Mutlaka gösterilmesi gereken fragmanlar; “Gizemli Nehir”, “Matrix
Revolutions”, “Güneşin Gözyaşları”, “İnşaat”, “Yüzüklerin Efendisi 3”, “Vizontele
Tuuba”
b) Eğer imkanınız var ise gösterilmesi gereken diğer fragmanlar; “Matchstick
Man”, “Swat”, “La Finestra de Fronte”, “Mona Lisa Smile”.
Doğal olarak yukarıda belirtilen filmlerden, programları sinemanız için yapılmamış
olanların fragmanlarını oynatmanızı talep etmiyoruz.
(a) Grubunda belirtilen ve sinemanızda programlanan film fragmanlarının 830
oynamaması durumunda, fragmanı oynatılmayan filmin programı kesinlikle
sinemanız programından çıkartılacaktır. Söz konusu fragmanların tamamı
“Asmalı Konak” filmini göstermiş olduğunuz en büyük salonda ve reklamlardan
sonra film başlamadan gösterilmelidir.”
H.3.8. New Film ile İlgili İddialara İlişkin Tespitler
H.3.8.1. 2.4.2004 tarihinde New Film Sinemacılık ve Dış Ticaret A.Ş. (New Film)
şirketinde film satış müdürü İskender KARAKİRAZ ve yönetim kurulu üyesi Meno
HASON ile görüşülmüştür. Bu görüşmede, söz konusu dağıtıcı firmanın yetkilileri
05-18/224-66
21
tarafından, Amerikan menşeli yapımcı firma “New Line” firmasının filmlerinin
Türkiye dağıtım haklarını münhasır olarak aldıklarını ve bu şekilde Türkiye’de 840
faaliyet göstermeye başladıklarını belirtmiştir. ABD’de ikamet eden şirket sahibi
aracılığıyla bir takım başarılı filmlerin Türkiye dağıtım haklarını aldıklarını belirten
şirket yetkilileri, bu çerçevede “Blade 2” filmini Türkiye’de gösterime soktuklarını,
fakat film hasılat olarak iyi giderken sinema salonları ile gösterim süresine ilişkin
anlaşmaları 3-4 hafta olmasına rağmen WB’nin baskıları nedeniyle gösterimden
kaldırıldığını, örneğin Altunizade Kapitol sineması ile 3 hafta gösterim
anlaşmaları olmasına rağmen filmin iyi hasılat yaptığı ikinci haftasında
gösterimden çekildiğini belirtmişlerdir.
Yapılan görüşmede dile getirilen başka bir konu, WB’nin geniş film olanakları
sayesinde sinemalara sürekli film temin edebildiği ve bu avantajını kullanarak 850
iddialı Türk filmlerinin de dağıtım haklarını elde ettiğidir. Verilen bilgilere göre
şirket yetkilileri kişisel ilişkilerine de kullanarak “İnşaat” filminin dağıtımı için
anlaşmaya çalışmışlar fakat yapımcılar WB’den izin alınmadıkça bunun mümkün
olamayacağını belirtmişlerdir. Dağıtıcı firma yetkilileri, sinema salonu
işletmecilerine %50’den fazla hasılat payı önererek kendi filmlerini
pazarlamalarının söz konusu olmadığını, zira WB’nin 2-3 ay önceden programını
salonlara ilan ettiğini belirtmişlerdir.
Diğer taraftan şirket yetkilileri, dağıtımını yaptıkları filmler için ancak WB, UIP ve
Özen Film’in filmlerinin programlarındaki boşluklarda gösterim imkanı
bulabildiklerini, örneğin okulların yarı yıl tatilleri gibi seyirci potansiyelinin yüksek 860
olduğu haftalarda filmlerini gösterime sokmakta güçlük çektiklerini ifade etmişler
ve ayrıca WB’nin kendilerine karşı baskıcı uygulamalara giriştiğini belirtmişlerdir.
Örnek olarak, WB, New Films tarafından işletilen ve İstanbul/Bakırköy’de yer alan
sinemaya film vermeyi reddetmiş, buna karşılık bu sinemanın yakınında bulunan
başka bir sinemaya film vermiştir. Ayrıca şirket yetkileri tarafından verilen bilgiler
göre, WB kendilerinden rakiplerine göre daha fazla garanti parası talep etmiş,
bunun sonucunda kendileri UIP ile çalışmak durumunda kalmış, ancak bu
dağıtıcının filmleri ile sinemanın faaliyetlerine devam etmesi mümkün olmamıştır.
H.3.8.2. 5.1.2001-26.12.2003 tarihleri arasında Türkiye genelinde dağıtımı
yapılan sinema filmlerinin vizyona giriş tarihlerinin yer aldığı tabloda her bir filmin 870
hangi firma tarafından dağıtımının yapıldığı yer almaktadır. Anılan tablonun
incelenmesinden New Films firmasınca dağıtımı gerçekleştirilen (23.8.2002 tarihli
Blade2 gibi) filmlerin gösterim tarihlerinde WB tarafından çok sayıda filmin
gösterime konulduğunun tespitine ulaşılamamaktadır.
H.3.9. United International Pictures Filmcilik ve Ticaret Limited Şirketi (UIP)
1.3.2004 tarihinde UIP Genel Müdürü Mehmet ÖZDUYGU ile görüşülmüştür.
Yapılan görüşmede Mehmet ÖZDUYGU, sinema salonu işletmecileri ile hasılatın
paylaşımı esasına dayanan pursantaj sistemi temelinde çalıştıklarını belirterek,
kendilerinin hasılattan aldıkları payın %50 olduğunu ifade etmiştir. Edinilen
bilgilere göre, UIP’nin geçmişte kademeli pursantaj uygulaması bulunmaktadır. 880
Bu sistemde, filmin gösterim süresinin uzamasıyla birlikte sinema işletmecilerinin
05-18/224-66
22
aldıkları hasılat payının yükseldiğini ya da farklı sinema salonlarına farklı hasılat
paylaşım oranları uygulanabildiğini belirten Mehmet ÖZDUYGU, kendi bilgisi
dahilinde, sinema işletmecisinin hasılat payının %50’nin üzerinde olduğu bir film
dağıtımı örneği olmadığını ifade etmiştir.
Dosya mevcudu bilgilere göre UIP, filmin gösterime sokulması ile ilgili maliyetleri
çıkaramayacağını düşündüğü sinema salonlarından, garanti parası adı altında
maktu bir bedel talep etmekte, garanti parası talep edip etmeme kararı verirken
sinemaların geçmiş performanslarını göz önünde bulundurmaktadır. Adı geçen
şirket yetkilisi, kendilerinin sinema işletmecisinden garanti parası alınıp 890
alınmadığına bakılmaksızın, hiçbir şekilde bilet fiyatlarının belirlenmesine ve
sinema salonlarının promosyon uygulamalarına karışmadıklarını, ancak sinema
salonlarının bilet fiyatlarını çok düşürmeleri halinde kendilerinin filmden
bekledikleri getiriyi sağlayamayacaklarını, bu durumda ise bir sonraki film
dağıtımında garanti parası uygulaması gibi bir yöntemle kendilerini korumaya,
zarardan kaçınmaya çalışabileceklerini, ifade etmiştir.
Mehmet ÖZDUYGU, sinema filmlerinin yapımcıdan dağıtıcılar vasıtasıyla sinema
salonu işletmelerine ulaştırılması aşamalarında her bir teşebbüsün ticari risk
üstlendiğini, kendilerinin de bu bağlamda gişe hasılatı garantisi olmayan filmleri 900
getirerek ve bunlara ilişkin dublaj, kopyaların korunması ve dağıtımı ile tanıtım
giderleri üstlenerek risk aldıklarını, sinema işletmelerinin riskinin ise sinema
salonu, ses ve görüntü sistemleri gibi büyük sabit maliyetlerden kaynaklandığını
ifade etmiştir.
H.3.10. UIP’nin filmlerin gösterim salonları ve süreleri ile ilgili taleplerine
ilişkin tespitler
H.3.10.1. 26.2.2003 tarihinde UIP tarafından Odeon Cineplex’e gönderilen bir
faks mesajında UIP’nin 2003 Nisan ayı programı, filmlerin gösterim süreleri 910
bulunmaktadır. Faks mesajının alt kısmında filmlerin ilk haftalarında en büyük
salon koşulunun arandığı belirtilmiştir.
H.3.10.2. 13.1.2003 tarihinde UIP ile Odeon Cineplex arasında yapılan, UIP
tarafından dağıtılan “Chicago”, “The Hours” ve “Frida” filmlerinin gösterim süre ve
şartlarını içeren elektronik posta yazışmalarında, UIP’nin, sinema salonu
işletmecilerine gönderdiği faks mesajlarında sıkça geçen, UIP tarafından dağıtımı
yapılan filmlerin gösterimlerinin ilk haftasında büyük sinema kompleksinin en
büyük salonunda gösterilmesi şartının pazarlık konusu yapılabildiği
görülmektedir. 920
H.3.10.3. 12.11.2003 tarihinde UIP tarafından Ordu Cineworld sinemasına
gönderilen bir faks mesajında, gösterime girecek olan “Neredesin Firuze” filminin
adı geçen sinemaya minimum 4 hafta, 6000 ABD Doları+KDV garantili pursantaj
koşulu ile verilebileceği belirtilmektedir.
05-18/224-66
23
H.3.10.4. 14.12.2001 tarihinde AFM Sinemaları yönetim kurulu başkanı Adnan
AKDEMİR tarafından UIP genel müdürü Mehmet ÖZDUYGU’ya gönderilen
İngilizce faks mesajında adı geçen sinema salonu işletmecisi, UIP’nin “The
Dinosaur” filmine ilişkin ilk iki hafta en büyük salonlarda gösterim önerisini 930
değerlendirdiklerini, filmin iyi hasılat yapacağına inanmaları sebebiyle gruplarında
bulunan 17 sinemanın en büyük salonlarında oynatılacağını belirterek devamında
kendilerinin tüm dağıtıcı firmalar ile hasılatın %50-50 paylaşımı esası ile
çalıştıklarını, bu sebeple karlarını ancak en iyi hasılat yapacak filmleri en büyük
salonlarında oynatarak arttırabileceklerini ifade etmektedir.
H.3.10.5. UIP’den edinilen ve Özen Film tarafından 26.12.2001 tarihinde
Altunizade Capitol Sineması’na gönderilen bir faks mesajında, Altunizade Capitol
Sineması’nın “Deli Yürek” filmindeki bilet fiyatı ortalamalarının benzer ve aynı
bölgedeki sinema salonlarının altında olduğu belirtilerek bu fiyatların yeniden 940
ayarlanması istenmektedir. Faks mesajında bilgi için Yalçın KÜÇÜKÖZCAN- WB,
Mehmet ÖZDUYGU- UIP ibaresi bulunmaktadır.
H.3.10.6. AFM sinemaları ile UIP yetkilileri arasında, 31.5.2004 ve 1.6.2005
tarihlerinde UIP’nin Temmuz, 2004’de dağıtımını yaptığı “Van Helsing” filminin
gösterim sürelerine ilişkin bir takım e-posta yazışmaları yapılmıştır. Bu
yazışmalarda AFM sineması yetkilisi, seyirci sayısı beklenenin altında
gerçekleşen “Van Helsing” filmini bazı sinema salonlarında gösterimden
kaldırmayı, bazılarında günlük seans sayısını düşürmeyi talep etmekte, UIP
yetkilisi tarafından seans azaltma talebi kabul edilmektedir. 950
H.3.10.7. 14.11.2002 tarihinde UIP ile Bursa Burç sineması arasında yapılan
yazışmada UIP’nin adı geçen sinemaya önerdiği Ocak 2003 programı film isimleri
ve gösterim süreleri ile beraber yer almaktadır. UIP, söz konusu yazıda
gösterime girecek dört film için en büyük salonda gösterilmesi koşulunu
getirmekte, sinema yetkilisi ise bunlardan üçünü kabul etmekte, diğer filmi ise
ikinci en büyük salonda gösterime sokabileceğini belirtmektedir.
H.3.10.8. AFM sinemaları ile UIP arasında UIP’nin Ekim 2002 programına ilişkin
yapılan karşılıklı yazışmalarda adı geçen dağıtıcı firmanın 4 adet filminin
gösterim süreleri ve salon koşullarına ilişkin pazarlık yapılmakta, bu pazarlık
sonucunda UIP’nin ilk önerdiği tekliflerin tarafların karşılıklı anlaşmasıyla büyük 960
ölçüde değiştirilerek kabul edildiği anlaşılmaktadır.
H.3.10.9. Özen Film sinemaları ile UIP arasında UIP’nin Kasım, 2003 yılı Aralık
ayı film teklifleri üzerine yapılan karşılıklı yazışmaların incelenmesinden UIP’nin
filmleri için ilk başta önerdiği gösterim süre ve salon koşullarının tarafların
pazarlığı sonucunda değiştirilerek kabul edildiği anlaşılmaktadır.
H.3.11. Özen Film Filmcilik Sinemacılık T.A.Ş. (Özenfilm)
26.2.2004 tarihinde Özen Film genel müdür yardımcısı Haluk ÜNSAL ve aynı
şirkette dağıtımdan sorumlu müdür olan Adnan M. ŞAPÇI ile görüşülmüştür.
Edinilen bilgilere göre Özen Film hem sinema filmi dağıtıcılığı hem de sinema 970
05-18/224-66
24
salonu işletmeciliği yapmaktadır. Anılan şirket, Amerikan “Fox” firması ile yaptığı
“royalty” anlaşması çerçevesinde adı geçen firmanın filmlerinin Türkiye’deki
dağıtımını münhasır olarak gerçekleştirmektedir. Şirket, son olarak “Hababam
Sınıfı Yeniden” filminde olduğu gibi, Türk yapımcılarla da çalışmaktadır. Adı
geçen yetkililer dağıtımını yaptıkları filmlerde hasılattan pay üzerine anlaştıkları
için, sinema salonlarından kendilerine gelen satış rakamlarını düzenli raporlarla
yapımcı firmalara ilettiklerini, dağıtımını yaptıkları sinema filmlerinin her türlü
mülkiyetinin yapımcı firmalara ait olduğunu, dağıtıcı firma olarak işlevlerinin
yapımcı firma ve nihai kullanıcı durumundaki sinema salonları arasında aracılık
yapmak olduğunu, gösterime giren bir filmin reklam, promosyon ve tanıtım 980
giderlerinin yapımcı firmalarca karşılandığını ifade etmişlerdir.
Haluk ÜNSAL ve Adnan ŞAPÇI’nın verdiği bilgilere göre, Özen Film “garanti
parasını” film dağıtımı yaptığı bütün sinema salonu işletmecilerinden talep
etmemekte, bu uygulama daha önceki ticari deneyimlerden dolayı, muhtemel
hasılatı ile ilgili şüphelerinin bulunduğu sinema salonlarına karşı dağıtıcı
firmaların masraflarının karşılanabilmesi kaygısıyla izledikleri bir yöntemi ifade
etmektedir. Kurumsal özellikte, geçmişteki hasılat performansı filmin giderlerini
karşılayan ve gişe hasılatını doğru bildiren sinema salonlarıyla aralarında bu tür
bir uygulama bulunmamaktadır.
Dağıtıcı firma olarak Özen Film, sinema salonları ile “Pursantaj” sistemi (rüsum 990
vergileri düşüldükten sonra oluşan hasılatın sinema salonları ile yarı yarıya
paylaşılması) çerçevesinde çalışmaktadır. Edinilen bilgilere göre bu sistem ABD
ve Avrupa ülkelerinde de uygulanmakta, bununla birlikte paylaşım oranları
ülkeden ülkeye değişiklik gösterebilmektedir. Adı geçen şirket yetkililerine göre
“pursantaj” sistemi ticari riskin sinema salonu işletmecisi, dağıtıcı ve yapımcı
teşebbüsler arasında paylaşılmasına yönelik olarak kurulmamıştır. Gösterime
giren sinema filmlerinin ülke çapındaki tanıtım ve reklam giderleri yapımcı
firmalar tarafından; kopya materyallerinin oluşturulması, dublaj, dağıtım v.s.
giderler de dağıtıcı firmalar tarafından karşılanmaktadır.
Adı geçen yetkililer bir sinema salonu işletmesinin bulunduğu bölgedeki ve aynı 1000
kalitedeki sinemalar ile paralel bilet fiyatları uygulaması gerektiği görüşünü ileri
sürmektedirler. Dağıtıcı firmaların oluşacak olan büyük fiyat farklılıklarına
müdahale etmemeleri halinde sinema işletmeleri mağdur duruma düşebilecektir.
Bu sebeple rekabet şartlarının sinema salonu işletmecileri arasında eşit olması
gerekmektedir. Şirket yetkililerine göre, bilet fiyatları arasındaki farklılığın izleyici
tercihleri açısından çok da önemli bir etken değildir. Örneğin Şişli bölgesinde
Özen Film’e ait Movieplex yine aynı bölgede bulunan Kent ve Gazi sinemalarına
göre daha yüksek bilet ücretleri uygulamasına rağmen seyirci daha çok
Movieplex’i tercih etmektedir.
1010
05-18/224-66
25
H.3.12. Belediyelerin Sinema Bilet Ücretlerine İlişkin Uygulamaları
H.3.12.1. Sinema salonlarınca uygulanan bilet ücretlerinin belirlenmesi ve
uygulanması aşamalarında ilgili belediyelerce yürütülen çalışmalar 3.4.1930 tarih
ve 1580 sayılı “Belediye Kanunu”nun1 15/3 maddesinin;
“Umumun yiyip içmesine, yatıp kalkmasına, taranıp temizlenmesine,
eğlenmesine mahsus lokanta, birahane, gazino, kahvehane, kıraathane,
meyhane, han, otel, hamam, sinema, tiyatro, bar, dansing ve emsali yerlerin ve
bu mahallerde satılan ve kullanılan şeylerin temizliğine, sıhhiliğine ve
sağlamlığına dikkat etmek ve kanun ve talimatname mucibinde bu gibi yerlerin 1020
işletilmeleri için gece ve gündüz açık kalmalarına ve inzibati sebeplere nazaran
zabıtaca verilecek ruhsat üzerine sınıflarına ve tarifelerine göre bunlar için
ruhsatname vermek ve açık ve kapalı bulunacağı saatleri mahalli en büyük
mülkiye amirinin de muvaffakatı alındıktan sonra tayin eylemek, ücret tarifelerini
tanzim ve tasdik etmek,…”
şeklindeki hükmüne dayanmaktadır. Gerek önaraştırma gerekse de soruşturma
aşmalarında edinilen bilgilere göre, ülkemiz genelindeki Belediyelerin bazıları
1580 sayılı Kanun’un yukarıda yer verilen maddesinde yer alan hükmü, sinema
salonu işletmelerinin ticari karar ve eylemlerinde serbestçe karar verebilmelerini
teminen sadece sinema bilet fiyatlarını onaylamak şeklinde uygulamakta, diğer 1030
bir kısım Belediyeler ise görev alanlarında bulunan sinema salonu
işletmelerinden gelen tarife artışı taleplerine yönelik değerlendirme ve düzenleme
yapmaktadır. Ayrıca WB’nin ilk yazılı savunmasında özellikle Ankara ve İzmir’de
bulunan bazı ilçe belediyelerinin bölgeleri sınırlarında faaliyet gösteren sinema
salonlarınca uygulanan bilet ücretlerine aktif bir biçimde müdahale ettikleri, bu
sebeple bu bölgelerde bulunan sinemaların bilet fiyatları konusunda serbest
olmadıkları, dolayısıyla WB’nin bilet ücretlerine müdahale etmesinin pratikte
anlamlı olmadığı öne sürülmektedir. Bu çerçevede yürütülen soruşturma
kapsamında aşağıda yer verilen sorular İstanbul, Ankara ve İzmir’de bulunan bir
ksım ilçe belediyelerine gönderilmiştir. 1040
- 1580 sayılı Kanun’un 15/3 maddesindeki hüküm, sinema salonu işletmelerince
tarafınıza bildirilen bilet tarifeleri hususunda ne şekilde uygulanmaktadır? Bu
bağlamda Belediyenize bildirilen bilet ücreti tarifelerini onaylamak dışında,
örneğin söz konusu bedelleri düzenlemek gibi, işlemler yapılmakta mıdır?
- Belediyenizce onaylanan bilet tarifeleri sinema salonu işletmelerinin
uygulayabileceği azami ücretleri mi oluşturmaktadır? Buna göre, sinema
salonlarının bilet fiyatları konusunda indirim yapabilmeleri mümkün müdür?
1050
- Bölgenizde faaliyet gösteren sinema salonu işletmelerinden kendilerine film
temin eden dağıtıcı şirketler aleyhine her hangi bir şikayet Belediyenize iletilmiş
midir? Özelikle sinema salonu işletmelerinden bilet ücretlerinin arttırılması
konusunda dağıtıcı firmalarca kendilerine baskı yapıldığına dönük bir şikayet
tarafınıza yapılmış mıdır?
1 Söz konusu kanun, 7.10.2004 tarih ve 5272 sayılı “Belediye Kanunu ile yürürlükten kaldırılmıştır.
05-18/224-66
26
- Bilet tarifeleri ve sinema salonu işletmeleri ile ilgili diğer konularda aynı şehirde
görev yapan Belediyeler arasında koordineli bir çalışma yürütülmekte midir?
H.3.12.2. İstanbul’un Üsküdar, Kadıköy, Beyoğlu, Beşiktaş, Bakırköy ve Şişli
Belediyeleri’nden gelen cevabi yazılarda adı geçen ilçe belediyelerinin bilet 1060
ücretlerine ilişkin her hangi bir düzenleme yapmadıkları sadece tasdik ettikleri,
tasdik edilen bilet ücretlerinin azami bedeller olduğu dolayısıyla sinema
salonlarının indirim yapabilecekleri ifade edilmektedir. Ayrıca anılan yazılarda
İstanbul’da bulunan diğer belediyeler ile koordineli bir çalışma yürütülmediği, adı
geçen belediyelere intikal etmiş her hangi bir şikayet bulunmadığı bilgisi yer
almaktadır.
H.3.12.3. İzmir’de yer alan Karşıyaka, Konak ve Çiğli Belediyeleri’nin cevabi
yazılarının incelenmesinden, 4.2.2003 tarihinden itibaren bilet fiyatlarının Türkiye
Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu tarafından (TESK’e bağlı İzmir
Fotoğrafçılar Odası) tespit edildiği, bu sebeple adı geçen belediyelerin bilet 1070
fiyatlarının belirlenmesinde müdahil olmadıkları, dağıtım firmaları hakkında
kendilerine intikal etmiş her hangi bir şikayet bulunmadığı anlaşılmaktadır.
H.3.12.4. İzmir’de yer alan Balçova Belediye Başkanlığı’nın cevabi yazısında;
sinema salonu işletmelerinin fiyat tarifelerinin belediye encümenince tanzim ve
tasdik edildiği, onaylanan bilet ücretlerinin azami bedeller olduğu dolayısıyla
sinema salonlarının indirim yapabilecekleri ifade edilmektedir. Ayrıca anılan
yazıda İzmir’de bulunan diğer belediyeler ile koordineli bir çalışma yürütülmediği,
kendilerine intikal etmiş her hangi bir şikayet bulunmadığı bilgisi yer almaktadır.
H.3.12.5. Ankara’da yer alan Çankaya Belediyesi’nin cevabi yazısının
incelenmesi neticesinde, adı geçen belediyenin ilçe sınırları dahilinde bulunan 1080
sinema salonu işletmelerinin uyguladığı bilet ücretlerini tespit ettiği, onaylanan
bilet tarifelerinin azami bedeller olduğu ve sinemaların indirim yapabileceği, “halk
günü” uygulamasının da bu amaca hizmet ettiği ifade edilmektedir. Cevap
yazısının ekinde, Çankaya ilçesi sınırları içerisinde faaliyet gösteren Tüze Grup,
Kavaklıdere, Mithatpaşa ve Kızılırmak sinemalarının 9.10.2003 tarihinde tarife
artışı talebi ile Belediye’ye yaptıkları başvuru ve buna ilişkin 17.11.2003 tarihli
encümen kararı bulunmaktadır.
H.3.12.6. Ankara’da yer alan Yenimahalle Belediyesi’nin cevap yazısında bilet
ücretlerinin ilgili sinemaların talepleri doğrultusunda, belediye encümenince
tasdik edildiği, onaylanan fiyat tarifelerinin azami ücretler olduğu, sinemaların bu 1090
bedellerin altında satış yapabilecekleri ifade edilmektedir.
H.3.13. Sinemalarla Yapılan Anket Çalışmaları
Soruşturma çerçevesinde, sinema işletmelerinin sorunlarını saptamak amacıyla
anket formunda kapsamlı bir bilgi isteme yazısı hazırlanarak Türkiye’nin birçok
ilindeki sinema salonlarına gönderilmiştir. Ankette, münhasırlık, bilet fiyatları,
gösterim süresi, garanti parası ve sinema salonlarının ticari riskleri başlıkları
altında sorular sorulmuştur.
05-18/224-66
27
H.3.13.1. AFM Sinemaları’nın cevabi yazısı:
AFM sinemaları, birçok ilde toplam 72 salon ve 12.100 koltukla faaliyet gösteren
Türkiye’nin en önemli kurumsal sinema zincirlerinden biridir. AFM Soruşturma 1100
Heyeti tarafından gönderilen ankete cevaben 10 sayfalık, “Türkiye Sinema
Endüstrisinde Rekabetin Korunması ile İlgili Rapor” başlıklı bir rapor hazırlayıp
Kuruma intikal ettirmiştir. Anılan raporda özetle aşağıda yer verilen hususlar
aktarılmaktadır.
- Dağıtıcılar, uygulanmak istenen bir takım promosyon faaliyetlerine, indirim
kampanyalarına ve toplu gösterimlerden indirim uygulanmasına izin
vermemektedir.
- Garanti paralarının belirlenmesinde filmin kopya ve diğer maliyetlerinden
ziyade, beklenen gelir unsuru dikkate alınmaktadır. Bir sinemadan garanti parası
talep edildiği durumlarda bile, sinemanın bilet fiyatına ve seans sayısına 1110
karışılabilmektedir. Hasılat pek çok durumda garanti paralarının altında kalmakta
ve sinema işletmecisi zarar etmektedir.
- Sinema işletmeciliği riskli bir iş alanıdır. AFM bazı sinemalarında koltuk başına
1000 ABD Doları yatırım yapmış olup, zaman zaman gelirlerin bu yatırımı
çıkaramaması nedeniyle zarar edilmektedir.
- Dağıtıcı firmalar, AFM’nin Anadolu’da büyüme stratejileri karşısında, sizin
büyümenize izin vermektense alternatiflerimizin oluşmasını tercih ederiz
rakiplerinize destek vereceğiz denilmektedir.
H.3.13.2. Mars Entertainment Group (Cinebonus Sinemaları)
Anılan şirketin yetkilileri tarafından şu hususlar dile getirilmiştir: 1120
- Zaman zaman film dağıtıcıları bilet fiyatlarının belirli bir seviyenin altına
düşmemesi için yazılar geçmekle birlikte istenen bilet fiyatları Cinebonus
tarafından uygulanan fiyatların zaten altında kalmaktadır.
- Dağıtıcılar genel olarak haber verilmesi kaydıyla promosyon faaliyetlerine izin
vermektedirler.
H.3.13.3. Odeon Cineplex
WB, geçmişte toplu satış ve promosyon fiyatlarına müdahale etmiş ve asgari
dağıtıcı hissesi talep etme veya film vermeme tehdidinde bulunmuştur. Odeon’un
Gima T.A.Ş. ile yaptığı ve asgari 5000 bilet satışını kapsayan mutabakat
çerçevesinde satılan indirimli toplu satış biletleri WB tarafından kabul 1130
edilmemiştir. Yine Card Finans müşterilerine yönelik indirimli bilet satışları da WB
tarafından reddedilmiştir.
05-18/224-66
28
H.3.13.4. Tepe Cinemaxx
Tepe Cinemaxx’ın bilet fiyatlarının zaten şehir ortalamasının üstünde olması
nedeniyle dağıtıcılar tarafından bu konuda bir baskı uygulanmamıştır. Ancak
hayata geçirilmek istenen bir takım indirimler dağıtıcı firmalar tarafından kabul
edilmemektedir. Promosyon faaliyetleri gündeme geldiğinde, dağıtıcılar
tarafından, sinemanın payından indirim yapması talep edilmektedir.
Film sektöründe riski yapımcılar ve sinema salonları üstlenmektedir. Yapımcılar 1140
büyük paralar harcayarak ürettikleri filmlerin başarılı olmaması, sinema salonları
ise sabit giderlerini bile karşılayacak derecede iş yapamamak riskleriyle karşı
karşıyadırlar. Tepe Cinemaxx modern bir sinema kompleksinde koltuk başına
yapım maliyetlerinin 1500-2000 ABD Doları’na ulaştığını ifade etmektedir.
H.3.13.5. Anket ile İlgili Genel Değerlendirme.
Anket toplam 33 sinema işletmecisi tarafından yanıtlanmıştır. İlk olarak, sadece 6
sinema, bir dağıtıcı ile münhasır olarak çalıştığını ifade etmiştir. Bunlardan 5’i WB
ile, 1’i ise Özen Film ile münhasır olarak çalışmış veya çalışmaktadır.
Genel olarak kurumsal sinemaların dağıtıcıların uygulamalarından daha fazla
şikayetçi oldukları görülmektedir. Bir çok kurumsal sinemacı, dağıtıcıların 1150
minimum gösterim süresi ile ilgili taleplerinden şikayetçi olduklarını bildirmekte,
küçük salonlar arasında ise bu tür şikayetleri olanların oranının daha az olduğu
dikkat çekmektedir.
Ankete cevap veren 33 sinema içerisinde 11 tanesi dağıtıcılar tarafından bilet
fiyatlarına müdahale edildiğini, 2 tanesi promosyon faaliyetlerine dağıtıcılar
tarafından izin verilmediğini, 13’ü ise izin almak kaydıyla promosyon faaliyetlerine
sınırlı da olsa izin verildiğini aktarmaktadır
Sinema işletmelerinin en fazla şikayet ettikleri konulardan birisi olan asgari
gösterim süreleri konusunda 13 sinema işletmecisi dağıtıcılarla pazarlık
edemediklerini, 6 tanesi seans azaltamadıklarını, 3 tanesi de sadece aynı 1160
dağıtıcının başka filmleri ile birleştirilmek üzere seans azaltabildiklerini
bildirmektedir. Yazıya cevap veren sinemalardan 15’i filmleri birinci vizyon olarak
aldıklarını, 9’u hem birinci hem ikinci vizyon aldıklarını 6’sı ise hiç bir zaman
birinci vizyon almadıklarını ifade etmişler, diğerleri bu soruya cevap
vermemişlerdir.
Ankete katılan sinemalardan 18’i hiç bir zaman garanti parası ödemediklerini, 6’sı
zaman zaman ödemek durumunda kaldıklarını, 5’i ise her zaman garanti parası
ödemek durumunda kaldıklarını ifade etmişlerdir. 8 sinema, garanti parası
uygulamasında ayrımcılık ve haksızlık yapıldığını ileri sürmektedir.
1170
05-18/224-66
29
H.4. Savunmalar
H.4.1. WB’nin Savunması
WB tarafından soruşturma süresince yapılan savunmalar ve getirilen açıklamalar
aşağıdaki gibidir:
H.4.1.1. WB’nin İlgili Pazarda Hakim Durumda Olmadığı
WB vekilleri tarafından, geçmiş 3 yılın pazar paylarını göz önüne alınarak hakim
durum değerlendirilmesi yapılmasının yanıltıcı olacağı zira sektörün yapısı gereği
pazar payı düşük olan örneğin UIP gibi bir firmanın ilerde iyi filmler getirerek
pazar payını yüksek oranda arttırabileceği, bu nedenle Warner Bros.’un pazar
payının azalabileceği bildirilmektedir. WB tarafından, pazardaki belirsizliklere 1180
kaynak olarak iki önemli etken öne sürülmektedir.
Bunlardan ilki, filmlerin seyirci potansiyellerinin belirsiz olması, bunun da
dağıtıcıların gelecekteki performansları konusunda belirsizlik yaratmasıdır. Diğer
bir deyişle bugün getirdiği filmlerin gişe başarısı nedeniyle yüksek pazar payına
sahip bir firma, ileride filmlerinin başarısızlığı nedeniyle pazar payını kaybedebilir.
WB’ye göre, pazar paylarının hakim durumun ispatına ilişkin kullanılamamasına
ilişkin diğer neden, bu şirketin pazar payının önemli bir bölümünün bağımsız ve
yerli yapımcıların filmlerinin dağıtılmasından kaynaklanmasıdır.
Savunmada verilen bilgilere göre, bu tür yapımlar, WB’nin pazar payının
yarısından fazlasını oluşturmaktadır. Diğer bir deyişle, şirketin ABD’deki 1190
sağlayıcılarından sürekli olarak temin ettiği ve Türkiye’deki ticari faaliyetlerinin
devamını sağlayan filmler kadar, diğer kaynaklardan sağlanan ve ileride de
sağlanabileceği kesin olmayan filmler de, WB’nin Türkiye faaliyetlerinde önemli
yer tutmaktadır. Bu tür filmler ise, yapımcılar tarafından girişilen ihale süreçleri
aracılığıyla dağıtıcılara verilmektedir. WB’ye göre, rekabetin pazar içinde değil,
pazar için olduğu ihale pazarlarında belli bir zamanda tespit edilmiş olan pazar
payları ilgili teşebbüsün pazar gücüne ilişkin önemli bir gösterge olamaz; zira bu
pazar payı anılan şirketin ilerdeki ihalelerdeki başarı ihtimaline ilişkin herhangi bir
gösterge oluşturmamaktadır. Örneğin UIP de, ilerde bağımsız ve yerli
yapımcıların filmlerin dağıtım hakkını alıp bunlara dayalı olarak pazar payını 1200
yükseltebilir. WB ayrıca kendisinin pazar payının UIP’den yüksek olmasının
yanıltıcı olduğunu, zira UIP’nin dağıtım anlaşması olan yapımcı firmaların WB’nin
anlaşmalı olduğu şirketlerden daha fazla film ürettiğini, bunun ise WB’nin yerli
yapımcıların filmlerine önem veren stratejisinin bir sonucu olduğunu
vurgulamaktadır.
WB’ye göre WB’nin dağıtım ağı 6 kişilik bir personelden oluşmakta olup başka
herhangi bir potansiyel dağıtıcının da dağıtım ağı kurmak için büyük bir yatırım
yapmaya ihtiyacı bulunmamaktadır.
Savunmada ifade edilen bir diğer nokta da, pazara giriş yapmak isteyen bir
dağıtıcının, yurtdışından, büyük yapımcılardan dağıtım hakkı almaksızın sadece 1210
05-18/224-66
30
bağımsız/yerli yapımcıların filmlerin kullanarak yüksek pazar paylarına
ulaşabileceği ve bu nedenle pazara girişin sanıldığı kadar zor olmadığıdır.
WB tarafından verilen bilgilere göre sinema gösterimi pazarında en önemli
teşebbüslerden biri durumundaki AFM, Plato isimli bir teşebbüs, “Vizontele” ile
“Vizontele Tuuba”’nın yapımcısı BKM ve medya pazarlama şirketi olan Enerji bir
araya gelerek Kenda adında bir film dağıtım şirketi kurmuşlardır. WB, Kenda’nın
kurucularının Türk sinema pazarını iyi bilmeleri nedeniyle önemi bir rakip
olduklarını ve bu yeni firmanın pazara girmesinin potansiyel rekabetin yüksek
olduğunu gösterdiğini ifade etmektedir.
Son olarak WB, “Vizontele Tuuba” filmi için hasılat payını %50den %52,5’e 1220
çıkarmak istemesine rağmen sinema işletmelerinin baskısı nedeniyle başarılı
olamamasını, pazarda diğer teşebbüslerden bağımsız olarak hareket etmediğinin
ve hakim durumda bulunmadığının kanıtı olarak sunmaktadır.
H.4.1.2. Gelir Paylaşımı Sistemi Gereği Wb’nin Bilet Fiyatlarını Takip
Etmesinin Haklı Gerekçelere Dayandığı
WB, gelir paylaşımı sisteminin, film dağıtımı pazarında olduğu gibi riskin
paylaşılması gereken durumlarda yaygın olarak kullanılan bir sistem olduğunu,
dağıtıcıların gelirlerinin bilet fiyatlarına bağlı olmasının haklı olarak bilet fiyatlarına
“etki” edilmesine neden olduğunu vurgulamakta, zaten Belediyelerin 1580 sayılı
Belediyeler Kanunu’na dayanarak bilet fiyatlarına müdahale ettiğini, bu nedenle 1230
salonların kendi bilet fiyatlarını belirlemekte gerçekten de serbest olmadıklarını
belirtmektedir. WB, diğer pazarlarda perakendecilerin karşılıklı olarak yapılmış bir
anlaşmanın bulunmadığı hallerde, ürünün dağıtıcısına ödenecek olan bedelin
azalmasına yol açacak şekilde fiyat indirimine gidemeyeceğini, dağıtıcı
gelirlerinin bilet fiyatlarına bağlı olması nedeniyle sinemaların dağıtıcılara
danışmadan fiyat indirimi yapmalarının kabul edilemez olduğunu ileri
sürmektedir.
Ayrıca, bir sinema işletmesinin, bilet fiyatlarını düşürmek suretiyle izleyici sayısını
arttırarak bilet dışındaki gelirlerini, örneğin büfe gelirlerini arttırabileceğinin ancak
bu artan gelirlerden dağıtıcının herhangi bir yarar görmeyeceğinin belirtildiği 1240
savunmada film dağıtıcılarının salonların uyguladıkları fiyatlar konusunda
fikirlerini bildirme ve fiyatlara etki etmelerinin, promosyon faaliyetlerine
karışmalarının sektörün kendine özgü yapısı nedeniyle gerekli olan uygulamalar
olduğu aktarılmaktadır.
Savunmada değinilen diğer bir konu, dağıtıcı ile sinema salonu arasındaki
ilişkinin özünde bir fikri mülkiyet lisansı olduğu, film dağıtıcılarının film üzerindeki
hukuki haklarının devam ettiği, bu çerçevede dağıtımcı-sinemacı ilişkisinin klasik
anlamda bir dikey ilişki teşkil etmediğidir. Buna göre filmlerin gösterim haklarının
sinema salonlarına verilmesi sinema salonlarına herhangi bir risk yüklememekte
ve film dağıtıcılarının fikri mülkiyet lisansı gereğince salonların uyguladıkları bilet 1250
fiyatlarını takip etmelerinin haklı gerekçeleri bulunmaktadır.
05-18/224-66
31
H.4.1.3. Garanti parası
Film dağıtıcılarının sinema salonu işletmecilerinden garanti parası talep
etmelerinin, uygulanan bir endüstri standardı olduğunun bildirildiği savunmada,
WB’nin bir sinema salonuna verdiği filmle ilgili olarak garanti parası talep edip
etmeyeceğini belirlerken;
- İlgili sinemanın dağıtıcı hasılat payının hesaplanmasında kullanılacak seyirci
sayısı, seyircilere uygulanan bilet fiyatı kategorileri gibi bilgileri doğru bir şekilde
WB’ye bildirip bildirmediği,
- WB’nin payına düşen hasılat payının zamanında ve tam olarak sinema 1260
tarafından ödenip ödenmediği,
- WB’nin payına düşecek hasılat payının ilgili sinema salonunun geçmiş
performansı göz önünde tutulduğunda ne kadar olmasının beklendiği,
hususlarını dikkate aldığı vurgulanmaktadır.
Garanti parası talep edilmesi, sinema salonlarını vizyona giren filmleri almadan
önce dikkatli olmaya ve “yeterince” seyirciyi sinemaya çekip çekemeyecekleri
konusunda düşünmeye teşvik etmektedir. Ayrıca, WB çekebileceği seyirci ve
yaratacağı hasılat açısından hakkında şüphe duyduğu sinema salonlarına da
garanti parası karşılığında film verebilmektedir. Savunmada, garanti parası
uygulamasının sinemaları cezalandırmak amacıyla yapılmadığının, sadece ticari 1270
kaygılarla gerçekleştirildiğinin altı çizilmekte, ayrıca WB tarafından sinema salonu
işletmecilerini desteklemek amacıyla faaliyet geçtikten sonraki ilk bir kaç ay
sinemalardan garanti parası talep edilmediği bildirilmektedir.
Savunmada WB’nin yeterli derecede hasılat elde edeceğini düşünmediği
sinemalardan garanti parası talep ettiği anlatılmakla beraber “yeterli” kriterinin
nasıl belirlendiği konusunda herhangi bir bilgi verilmemektedir.
H.4.1.4. Uyumlu Eylem
Savunmada, hasılat paylaşımı oranlarının dağıtıcılar arasında değişmemesinin
dağıtıcıların bir uyumlu eylem içinde bulunduklarını göstermediği, aksine
dağıtıcıların yerli yapımların dağıtım haklarının alınması, gösterim tarih ve 1280
süreleri ve tanıtım-promosyon konularında rekabet içinde bulundukları
bildirilmektedir.
Öte yandan, WB tarafından, dağıtıcıların seyirci sayıları ve hasılat konusunda
kendilerine yanıltıcı raporlar sunan sinema salonlarına karşı ortak hareket etmek
durumunda oldukları, bu amaçla AMPEC isimli bir denetim şirketi ile anlaştıkları
ve hangi sinema salonlarının bu tür eylemlere giriştiğinin dağıtıcılar tarafından
bilinmesi için bu tür bilgi değişiminin zorunlu olduğu vurgulanmakta, bunun
dışında, dağıtıcıların gösterime sokulacak filmler için müsait salonlar bulmak
amacıyla birbirlerinin programları hakkında bilgi sahip olmaları gerektiği ve
05-18/224-66
32
böylece benzer filmlerin çakışmalarının önlendiği ifade edilerek bu tür 1290
uygulamaların nihai tüketicinin de yararına olduğu iddia edilmektedir.
H.4.1.5. New Films ile ilgili iddialar
WB, New Films tarafından dile getirilen iddiaların tamamen yanlış olduğunu, söz
konusu dağıtıcının faaliyetlerini zorlaştıracak veya pazardan dışlayacak bir
eylemde bulunmadıklarını iddia etmektedir.
Zira WB, filmlerini gösterime girmeden 8 hafta kadar önce sonuçlandırmakta ve
daha sonra oluşturulan programların değiştirilmesi mümkün olmamaktadır.
Ayrıca, New Films tarafından iddia edildiği gibi, söz konusu dağıtıcı tarafından
gösterime sokulan “Blade 2” filminin WB tarafından yapılan baskılarla
gösterimden çıkarılması söz konusu olmadığı gibi, adı geçen film gösterimdeyken 1300
WB’nin 2 filmi gösterimden çıkarılmıştır. Yine savunmada, İnşaat filmi hakkındaki
iddiaların da yersiz olduğu iddia edilmekte, WB’nin adı geçen filmin yapımcıları ile
süregelen iyi ilişkileri neticesinde filmin dağıtımını aldığı aktarılmaktadır.
Öte yandan WB, New Films tarafından işletilen sinema salonlarına ayrımcılık
uyguladığı, yüksek ve adil olmayan bir şekilde bunlardan garanti parası talep
ettiği şeklindeki iddiaları da yalanlamakta, aksine söz konusu şirket salonları ilk
olarak işletmeye başladığında kendilerinden garanti parası talep etmediklerini,
New Films’ten talep edilen garanti paralarının, diğer salonlardan talep
edilenlerden farklılık göstermediğini, yalnızca garanti paralarının söz konusu
sinema işletmesinden peşin olarak talep edildiğini bildirmektedir. 1310
Yine savunmadaki ifadelere göre, New Films tarafından dağıtımı yapılan “Jason
ve Freddie” filminin dağıtımının WB tarafından engellendiği iddiası doğru değildir.
Savunmada aksine, söz konusu filmin gösterime sokulmak istendiği sömestir tatili
döneminin dağıtıcılar arasında gösterim süresi almak konusunda yoğun
çekişmeye sahne olan bir dönem olduğu, WB tarafından aynı dönemde
gösterime sokulmak istenen “Peter Pan” filminin Nisan ayında gösterime
sokulabildiği bildirilmektedir.
Son olarak WB, Rekabet Kurulu tarafından incelemeye alınan uygulamalarının
Kanun’u ihlal ettiğine inanmamakla birlikte soruşturma heyetinin sakıncalı
bulduğu davranışlarını değiştirmek istediklerini, bunun için çalışma başlattıklarını 1320
bildirmekte ve 4054 sayılı Kanun’a uyum amacıyla, Rekabet Kurulu’nun
Kanun’un 9.3. maddesi kapsamında önereceği her türlü değişikliği yapmak
istediklerini dile getirmektedir.
H.4.2. UIP’nin Savunması
UIP’nin ilk yazılı savunması ve ekleri Rekabet Kurumu kayıtlarına 14.5.2004 tarih
ve 2435 sayı ile intikal etmiştir. UIP’nin anılan yazısından getirilen açıklamalar ve
yapılan savunmalar aşağıda konu başlıklarına göre özetlenmiştir.
05-18/224-66
33
H.4.2.1. Garanti Parası
UIP, garanti parasının sinema salonlarının bir filmle ilgili “ortalama” maliyetleri
karşılayamama durumunda talep edildiğini ve bu şekilde masraflarını çıkarmama 1330
riski olan sinema salonlarına da ilk vizyonda film gösterme fırsatı tanındığını, UIP
tarafından garanti parasının film kopyalarının sayısı ve sinema işletmecisinin
önceki performansı gibi faktörler göz önüne alınarak ayrı ayrı değerlendirildiğini,
UIP’nin garanti parası ile ilgili politikasının ayrımcı olmadığını, sinema
salonlarının garanti parası teklifini kabul edip etmemekte tamamen özgür
olduğunu ileri sürmektedir.
H.4.2.2. Bilet Fiyatları
Bilet fiyatlarının tespit edilmesi konusunda UIP, Türkiye’de bilet fiyatlarının ilden
ile ve il içinde farklılık göstermesini bir karşı delil olarak sunmakta, WB, UIP ve
Özen Film arasında hasılat paylaşım oranları veya bilet fiyatları konusunda bir 1340
uyumlu eylemin olması durumunda bilet fiyatlarının farklılaşamayacağını iddia
etmektedir. Bundan sonra, Avrupa Birliği’nin içtihatlarına göre, ilgili taraflar
arasında zımnen karşılıklı bir temasın mevcudiyetinin ve taraflar arasında bir
görüş birliği bulunmasının uyumlu eylemin varlığı için gerekli olduğu bildirilerek
soruşturma konusu olayda bunların hiçbirinin gerçekleşmediği ve UIP ile aynı
durumdaki hiç bir teşebbüsün Kanun’un 4. maddesi’nin mehazı olan Roma
Antlaşması’nın 81. maddesini ihlal etmekten suçlu bulunmadığı belirtilmektedir.
Rakiplerin bilet fiyatları ile ilgili olarak UIP’ye gönderdikleri yazışmalar, söz
konusu teşebbüsler tarafından gerçekleştirilen tek taraflı eylemlerdir. Bilet fiyatları
ve seyirci sayıları hakkındaki bilgiler, gelir paylaşımı sisteminin gereği olarak 1350
dağıtıcılara bildirilmek zorunda olup bu bilet fiyatlarına müdahale anlamına
gelmemektedir.
UIP, sadece sinema salonlarında ayrılan salon ve seans sayılarını arttırarak
gelirini arttırmaya çalıştığını, bu süreçte salonlarla sıkı pazarlıklar yapıldığını,
başka dağıtıcıların filmlerinin gösterilmesini engellemek gibi herhangi bir niyetleri
olmadığını vurgulamaktadır.
UIP vekilleri son olarak, yerinde incelemeler sırasında elde edilen belgelerle ilgili
tek tek açıklamalarda bulunarak, bu belgelerin sinema salonları ve dağıtıcılar
arasında pazarlık yapıldığını gösterdiğini ya da rakipler tarafından UIP’ye
yollanan belgeler olduğunu belirtmektedirler. 1360
H.4.3. Özen Film’in Savunması
Özen Film’in ilk yazılı savunması Rekabet Kurumu kayıtlarına 17.5.2004 tarih ve
2449 sayı ile intikal etmiştir. Anılan yazıda Özen Film’in soruşturma
kapsamındaki ihlal iddialarına yönelik açıklama ve savunmaları ile sinema
filmlerinin dağıtımı sektörüne ilişkin bilgiler bulunmaktadır. Özenfilm
temsilcilerince yapılan savunma aşağıda konu başlıklarıyla özetlenmiştir.
05-18/224-66
34
H.4.3.1. Önraraştırma ve Soruşturmada Usül Hataları Yapıldığı İddiası
Özenfilm savunmasında, 4054 sayılı Kanun’un 43. maddesine göre soruşturma
ile ilgili olarak yeterli bilginin taraflara gönderilmesi gerektiği halde, kendilerine
Kurul tarafından yapılan tebligatın eksik olduğunu, önaraştırma raporunun ekinde 1370
yer alan bir takım belgelerin ticari sırlar içerdiği gerekçesiyle kendilerine
yollanmamasının 4054 sayılı Kanun’a aykırı olduğunu iddia etmektedir.
Savunmada ayrıca, Rekabet Kurulu tarafından uygulamaya sokulan “4054 sayılı
Rekabetin Korunması Hakkında Kanun Uyarınca Yapılacak İşlemlerde
Uygulanacak Usule İlişkin Yönerge’nin” 4.2. maddesine dayanılarak kendilerine
önaraştırma raporunun tümünün yollanmaması hakkında ise “Kanun’da vazedilen
ve emredilen hususların yönerge marifetiyle tadil edilmesinin hukuka aykırı
olduğu “, Rekabet Kurulu’nun hem kendi yasasına, hem de 4982 sayılı yasaya
mugayir olarak düzenlediği Yönerge ile Özen Film’i eksik belgelerle savunma
yapmak zorunda bıraktığı ve savunma hakkını zedelediği iddia edilmektedir. 1380
Savunma dile getirilen başka bir husus ise önaraştırma aşamasında uzman
yardımcısı statüsünde meslek personelinin görevlendirilmesinin, 4054 sayılı
Kanun’un “Önaraştırma yapılmasına karar verildiği takdirde Kurul Başkanı,
meslek personeli uzmanlarından bir ya da bir kaçını raportör olarak görevlendirir”
hükmünü içeren 40. maddesine aykırılık oluşturduğudur.
H.4.3.2. Sinema İşletmecilerinin Birer Acente Niteliğinde Olduğu, Bu
Nedenle Bilet Fiyatlarına Müdahalenin Bir Yeniden Satış Fiyatı Tespiti
Anlamına Gelmediği
Özen Film tarafından yapılan ilk yazılı savunma temelde sinema salonu
işletmelerinin dağıtım firmaları adına çalışan birer “acente” oldukları bu sebeple 1390
4054 sayılı Kanun anlamında bir teşebbüs olarak kabul edilemeyeceği savı
üzerine kurulmuştur. Özen Film temsilcileri, film dağıtıcısı firmaların film
kopyalarının asıl sahibi olduğunu, sinema salonuna kiralanan kopyadan salonun
elde ettiği gelirin dağıtım firması ile paylaşıldığını, bu süreçte film kopyasının
sahibinin değişmediğini ve dolayısıyla yeniden satıma konu olan bir mal veya
hizmet bulunmadığını, bu nedenle hasılat paylaşım oranlarının %50 olarak
uygulanmasının 4054 sayılı Kanun kapsamında herhangi bir ihlal teşkil
etmediğini ileri sürmektedirler.
Özen Film’e göre, sinema salonu işletmecisi bir acente niteliğinde olup, sinema
filmi gösterme faaliyetlerini yürütürken hiç bir ticari risk üstlenmemektedir; zira bir 1400
sinema işletmecisi mal ve hizmetlerin teminindeki mal ve hizmet bedeline ve
diğer giderlere katlanmamakta, reklam ve promosyon giderlerine katılmamakta,
dağıtım ağı kurmamakta, dağıtım ağının personel giderlerine katılmamakta,
üçüncü kişilere satılan mal ve hizmetlerin sorumluluğunu yüklenmemekte, satılan
mal ve hizmet bedellerinin ödenmemesi durumunda aldığı peşinat haricinde bir
sorumluluk yüklenmemekte ve sözleşme konusu malların stok bulundurma
maliyetleri ve risklerine katlanmamaktadır. Sinema salonu işletmeleri film
dağıtıcılarının bir acentası durumunda olduğuna göre, bilet satış fiyatlarını
05-18/224-66
35
dağıtıcıların belirlemesi bir rekabet ihlali meydana getirmemektedir. Ayrıca Özen
Film hakkı olmasına rağmen hiç bir şekilde film giriş ücretlerini belirlememektedir. 1410
Aynı savunmada, acentelik sözleşmeleri ile ilgili olarak, Avrupa Komisyonu
tarafından çıkarılan 2002/2 sayılı Dikey kısıtlamalara İlişkin Grup Muafiyeti
Tebliği’nde herhangi bir hüküm bulunmamakla birlikte, Avrupa Komisyonu
tarafından çıkarılan Dikey Anlaşmalara İlişkin Rehber içerisinde acentelik
sözleşmeleri ile ilgili açıklamalar olduğu belirtilmekte ve Rekabet Kurulu’nun aynı
nitelikteki uygulamayı benimsemek durumunda olduğu ifade edilmektedir.
Özenfilm, pazar payının % 19, en iyi filmlerde ise % 13 olması dolayısıyla
piyasaya girişi zorlaştırmasının veya engellemesinin mümkün olmadığını
aktarmakta, dağıtıcılar arasındaki hasılat, seyirci adetleri vs. bilginin
paylaşılmasının sinema seyircisine yönelik hazırlanan çeşitli yayınların içeriğinde 1420
kullanılması amacıyla yapıldığını ifade etmekte ve rekabet hukukuna göre
yasaklanan bilgi paylaşımında olduğu gibi rekabetin şeffaflaşması ve rakiplerin
birbirlerinin olası davranışlarını önceden bilmeleri unsurunun burada
gerçekleşmediğini ifade etmektedir.
H.5. Deliller ve Savunmaların Değerlendirilmesi
H.5.1. WB’nin İlgili Pazardaki Konumunun Değerlendirilmesi
4054 sayılı Kanun’un 3. maddesinde “Hakim Durum”; “Belirli bir piyasadaki bir
veya birden fazla teşebbüsün, rakipleri ve müşterilerinden bağımsız hareket
ederek fiyat, arz, üretim ve dağıtım miktarı gibi ekonomik parametreleri
belirleyebilme gücü” olarak tanımlanmaktadır. WB’nin ilgili pazarda hakim 1430
durumda olduğunun tespitinde kullanılan niceliksel ve niteliksel ölçütler ile bu
yöndeki savunmaların değerlendirilmesi aşağıda yer almaktadır.
H.5.1.1. Warner Bros’un İlgili Pazardaki Payı
Bir teşebbüsün hakim durumunun değerlendirilmesinde kullanılan kriterlerden
başlıcası pazar payıdır. Soruşturma sırasında ilgili pazarda faaliyet gösteren
firmaların 2000 yılından 2003 yılına kadarki pazar payları incelenmiştir. WB, 2000
yılında sahip olduğu yaklaşık % 39’luk pazar payını, sonraki 4 yıl boyunca
istikrarlı bir şekilde arttırarak nihayet 2003 yılında % 56’lık pazar payına
ulaşmıştır. Aynı dönemde UIP’nin ve Özen Film’in payları sürekli olarak azalmış,
ayrıca bağımsız tabir edilen küçük dağıtıcı firmaların toplam payı .% 7 den % 5’e 1440
gerilemiştir.
2004 yılında da WB, diğer birçok önemli Türk filminin olduğu gibi “GORA” filminin
de dağıtıcılığını üstlenmiş ve pazar payını daha da arttıracağının sinyalini
vermiştir. WB’nin pazar payındaki bu istikrar, potansiyel rekabet olduğu
savunmasıyla çelişmektedir. Kaldı ki, potansiyel rakipler bir yana, gerçek bir rakip
olan Umut Sanat firması bile “Yüzüklerin Efendisi” gibi iddialı bir filmi WB
aracılığıyla dağıtmıştır.
05-18/224-66
36
Diğer taraftan, en çok hasılat yapan ilk 20 fimin gerek dağıtım şirketleri gerekse
de sinema salonu işletmeleri açısından ayrı bir önemi bulunmaktadır. Zira
sektörde faaliyet gösteren teşebbüslerin yetkililerinden edinilen bilgilere göre, 1450
sinema salonları bir yıl içerisinde gösterime sundukları filmlerin bazılarında
salonun kira, ücret, elektrik gibi giderlerinin film hasılatları ile
karşılanamamasından dolayı zarar edebilmektedir. Ayrıca bazı sinema salonları
filmleri ancak dağıtıcı firmalara önceden ödedikleri “garanti paraları” karşılığında
temin edebilmekte, böylelikle sinema salonunun önceden ödediği parayı
hasılattan çıkartamama riski oluşmaktadır. Bu sebeplerle yüksek hasılat yapan
filmlerdeki pazar payları, dağıtıcı firmaların, sinema salonları nezdindeki gerçek
pazar güçlerini yansıtmaktadır. WB, UIP ve Özen Film’in en çok hasılat yapan ilk
20 film alt kategorisindeki pazar payları 2002 ve 2003 yıllarında sırasıyla % 56- %
71, % 29-20 ve % 15- % 9 şeklinde gerçekleşmiş olup WB’nin söz konusu filmler 1460
için rakiplerinden genel pazar paylarına göre daha da büyük farklarla önde
olduğu görülmektedir.
WB’nin savunmalarında sinema filmi dağıtımı sektöründeki “hakim durum”
analizlerinde geçmiş dönemlerde ulaşılan pazar paylarının belirleyici
olamayacağı iddia edilmiştir. Buna göre halihazırda filmlerin gişe başarısı
nedeniyle yüksek pazar payına sahip bir firma, ileride filmlerinin başarısızlığı
nedeniyle pazar payını kaybedebilir. Bu yönde getirilen açıklama ve savunmalara
katılmak mümkün değildir. “Hakim durum” tespiti geleceğe dönük bir öngörü
değil, ilgili pazardaki bir teşebbüsün halihazırdaki konumunu 4054 sayılı
Kanun’un 3. maddesinde getirilen tanım çerçevesinde tespit edilmesidir. 1470
Dolayısıyla, esas olan WB’nin ilgili pazarda rekabetin sınırlandığı ve/veya
etkilendiği dönemdeki durumudur.
Sinemalara yönelik film dağıtımı pazar paylarının incelenmesinden WB’nin
rakiplerinden, sahip olduğu yüksek paylar ve özelikle de bu payları düzenli ve
kesintisiz olarak arttırması sebebiyle, farklı bir konuma sahip olduğu anlaşılmıştır.
Bir teşebbüsün faaliyette bulunduğu piyasada önemli ölçüde pazar gücüne sahip
olması bu pazarda sahip olduğu yüksek ve sürekli paylar ile yakından ilişkilidir.
Ayrıca WB’nin en yakın rakibi UIP ile arasında oluşan ve yıllara göre artan pazar
payı farkı (2003 yılında % 56 ) ile en çok hasılat yapan ilk 20 filmde sahip olduğu
% 71’lik pay, adı geçen teşebbüsün ilgili pazarda sahip olduğu güçlü konumu 1480
desteklemektedir.
H.5.1.2. İlgili Pazarın Yapısı ve Pazara Giriş Engelleri
Hakim durum incelemesi açısından, WB’nin ilgili pazarda sahip olduğu yüksek
paylar anılan teşebbüsün “hakim durumda” olduğunun tespitinde yeterli değildir;
aynı zamanda pazardaki giriş engellerinin incelenmesi ve piyasada halihazırda
lider konumunda bulunan WB’nin potansiyel rekabet baskısı ile karşı karşıya
bulunup bulunmadığının araştırılması gerekmektedir.
Genel olarak sinema filmi eserlerinin ticari amaçlı dağıtımı ve bu pazarın alt
segmenti olan filmlerin sinemalarda gösterimine yönelik dağıtımı ilgili ürün
pazarına yeni teşebbüslerin girişini engelleyen veya zorlaştıran yasal engeller 1490
05-18/224-66
37
bulunmamaktadır. Film ithalatçısı olarak faaliyete geçmek isteyen bir teşebbüs
T.C. Turizm ve Kültür Bakanlığı’ndan ithalatçı belgesi almalıdır. Bunun dışında
WB’nin savunmalarında da belirtildiği gibi, yeni bir dağıtım firması kurmak büyük
sabit yatırım gerektiren bir işlem değildir. Ancak burada değinildiği şekliyle yeni
girişlerde mevzuata ve sermaye yatırımlarına dayanan giriş engellerinin
bulunmaması, ilgili pazara giriş engelleri olmadığı anlamına gelmemektedir.
Şöyle ki pazarda halihazırda faaliyet gösteren WB, UIP ve Özen Film’in yabancı
yapımcı firmalar Warner, Columbia, Universal, Paramount ve Fox ile ürünlerinin
dağıtımı amaçlı distribütörlük anlaşmaları bulunmaktadır. WB ve UIP bizzat
anılan ilk dört çokuluslu film yapımcı ve dağıtıcısı firmanın Türkiye’deki yerel 1500
şubeleridir.
Dünya genelinde sinema filmi temin edilebilecek stüdyo sayısının -özellikle de
hasılat beklentisi yüksek filmler için- sınırlı olduğu gerçeğinden hareketle dağıtım
pazarına yeni girecek bir teşebbüsün sadece Türkiye’de değil her hangi bir
ülkede pazara girebilmesi kolay değildir. Bu tespit son yıllarda pazarda sadece
bir yeni teşebbüsün faaliyete başlaması gerçeği ve üç büyük dağıtıcının sahip
olduğu yaklaşık % 99’luk pay ile de desteklenmektedir.
Bu noktada yabancı film kaynakları dışındaki tek alternatif olan Türk filmlerinin
durumu önem kazanmaktadır. Özelikle de son yıllarda, Türk yapımcıların
filmlerinin büyük talep görmesi, yerli sinema filmlerinin en çok hasılatı yapmasına 1510
sebep olmakta, bu da ilgili pazardaki payları belirleyen asıl etken olarak ortaya
çıkmaktadır. Bu çıkarımdan hareketle pazara yeni giren bir teşebbüsün Türk
yapımcılar ile anlaşabileceği ve piyasada başarılı biçimde faaliyet gösterebileceği
düşünülebilir. Ancak günümüze kadarki uygulama bu yönde bir yorumu
desteklememektedir. Zira Warner Bros, örneğin “Vizontele Tuuba” filmi gibi
hasılat potansiyeli yüksek filmlerin dağıtımını süreki olarak yapmakta ve pazar
payını geliştirmektedir.
Yine “Yüzüklerin Efendisi” serisinin ithalatçısı ve aynı zamanda kendisi de
dağıtıcı olan Umut Sanat şirketinin yetkililerinin verdiği bilgilere göre, sinema 1520
salonu işletmelerinin geniş film seçeneklerine sahip dağıtıcılar ile çalışmaları
zorunludur. Örneğin Umut Sanat’ın bir sezonda getirebileceği sınırlı sayıda film
ile bu ölçüde talebi karşılaması mümkün değildir. Ayrıca başka sinema işletmesi
yetkilileri tarafından da sinema salonlarının, özelikle geniş film seçeneklerinin
bulunması ve sürekli film akışını sağlayabilmeleri sebebiyle, başta Warner Bros..
olmak üzere büyük dağıtıcılar ile çalışmaya zorunlu oldukları ifade edilmiştir.
WB’nin film dağıtımı pazarındaki hakim durumu ile dağıtım haklarını almak
konusundaki başarısı arasında gerçekten de bir ilişki olabilir. Fakat bu ilişki,
savunmada iddia edildiği gibi dağıtım haklarını alma konusundaki başarının 1530
dağıtım pazarındaki gücü açıklaması şeklinde değildir. Tam tersine, WB’nin
dağıtım pazarındaki hakim durumu, film dağıtım haklarını elde etmesinde bir
avantaj yaratmaktadır. Nitekim Türk fiim yapımcılarının filmlerinin dağıtım hakkı
için WB’yi tercih etmelerinin başlıca sebeplerinden birisi bu firmanın dağıtım
pazarında sahip olduğu pazar payı ve geniş dağıtım ağıdır.
05-18/224-66
38
WB, sinema işletmelerinin toplam gösterimlerinde diğer dağıtıcılara göre oldukça
yüksek bir paya sahip olduğu için dağıtımını yaptığı her film için geniş gösterim
süreleri alabilmekte, bu da Türk filmlerinin dağıtıcılığını almasını
kolaylaştırmaktadır. Diğer bir deyişle, WB üst pazarda da dağıtım pazarındaki
hakim durumundan kaynaklanan bir pazar gücüne sahip olmakta ve böylelikle 1540
Türk filmlerinin dağıtıcılığını üstlenmek konusunda elde ettiği avantajı diğer
dağıtıcılara karşı kullanmaktadır. Nitekim ikinci savunmada da verilen bilgilere
göre 2001-2003 yılların kümülatif verilerinde WB’nin yerli/bağımsız filmlerden
kaynaklanan payı yaklaşık %31 iken en yakın rakibi UIP ve Özenfilm’in toplam
yaklaşık %11’dir.
Diğer taraftan ikinci savunmada da belirtildiği üzere Türkiye’de az sayıdaki
sinema perdesinde, büyük dağıtıcılardan fırsat bulup film göstermek yeni bir
dağıtıcı için oldukça zor hatta imkansız olabilir. Hem dağıtımı yapılacak film
bulmanın, hem de dağıtılan filmler için salon bulmanın zorluğu pazarda bu üst ve
alt pazarlardan kaynaklanan bir kapama etkisi yaratmakta, bu da pazara girişleri 1550
zorlaştırmaktadır.
WB’nin savunmalarında kurulduğu belirtilen “Kenda” isimli şirketin ticari
faaliyetlerinin boyutlarının ne olacağı, ne kadar pazar payına sahip olacağı, diğer
dağıtıcılara ve özellikle WB’ye rakip olup olamayacağı, WB’nin hakim durumunu
zayıflatıp zayıflatmayacağı konusunda herhangi bir öngörü yapmak mümkün
değildir. Bu nedenle Kenda’nın kuruluşunun WB’nin pazardaki konumunu
zayıflatacağı iddiasını herhangi sağlam dayanağa bağlamak olanaklı değildir.
Unutulmaması gereken bir husus New Films dağıtım şirketinin de pazara iddialı
olarak giriş yaptığı, ancak izleyen dönemde başarılı olamadığıdır. Bu sebeple
dağıtım şirketi kurarak pazara girmenin görece kolay olması, piyasada ticari 1560
faaliyetlerin başarılı sürdürüleceğinin göstergesi değildir. Zaten dağıtım pazarının
aşırı yoğunlaşmış yapısı bu gerçeğin kanıtıdır.
H.5.1.3. “Hakim Durum” Tespitinde Değerlendirilen Fonksiyonel Kriterler
4054 sayılı Kanun’un 3. maddesinde “hakim durum”; “Belirli bir piyasadaki bir
veya birden fazla teşebbüsün, rakipleri ve müşterilerinden bağımsız hareket
ederek fiyat, arz, üretim ve dağıtım miktarı gibi ekonomik parametreleri
belirleyebilme gücü” olarak tanımlanmıştır. Dolayısıyla “hakim durum” tespitinde
ilgili işletmenin alıcı ve rakiplerinin ifadelerinin, ayrıca hakim durumda olduğu
düşünülen teşebbüsün gerçekleştirdiği bazı faaliyetlerin de incelenmesi
gerekmektedir. 1570
WB‘nin ilgili pazarda sahip olduğu gücü gösteren önemli kanıtlardan biri bazı
sinema salonlarının münhasır olarak WB ile çalışarak ticari faaliyetlerini devam
ettirebilmeleri, buna karşın hemen hemen yok denecek kadar sinemanın diğer
dağıtıcılarla münhasır olarak çalışmayı tercih etmesidir. Ankete katılan
sinemalardan, başta Beyoğlu/Emek ve Kadıköy/Süreyya sinemaları olmak üzere
4 tanesi sadece WB ile çalışmakta, buna karşın UIP ile münhasır çalışan bir
sinema bulunmamaktadır. Özen Film ile münhasır çalışan Trabzon Saray
Sineması da önce WB ile münhasır çalışmak istemiş, fakat WB’nin Trabzon’da
05-18/224-66
39
faaliyet gösteren diğer sinema olan Royal Sineması’nı tercih etmesi sonucunda 1580
Özen Film ile çalışmak durumunda kalmıştır. Görüldüğü üzere WB tarafından
dağıtımı yapılan filmlerin diğer dağıtıcılarınkine göre hem sayı hem de gelir
açısından üstün olması, sinema işletmecilerini sürekli olarak film temin edebilmek
amacıyla WB’ye yönlendirmektedir.
WB’nin pazardaki hakim durumunu gösteren başka bir kanıt da garanti parası
miktarlarıdır. Gerçekten de WB benzer nitelikte filmler için diğer dağıtıcılara göre
sinemalardan daha fazla garanti parası talep edebilmektedir. Örneğin UIP
dağıtımını üstlendiği “Neredesin Firuze” filmi için sinemalardan 6000 ABD Doları
garanti parası talep ederken, WB benzer seyirci potansiyeline sahip “Asmalı
Konak” filmin için 8500 ABD Doları garanti parası talep edebilmektedir. Diğer bir 1590
deyişle WB, rakiplerinin belirledikleri garanti bedellerinden etkilenmeden,
rakipleriyle benzer nitelikte ve benzer hasılat potansiyeline sahip filmler için daha
yüksek garanti bedeli belirleyebilmekte, bu da söz konusu şirketin 4054 sayılı
Kanun’un 3. maddesindeki “hakim durum” tanımında yer alan, “Belirli bir
piyasadaki bir veya birden fazla teşebbüsün, rakipleri ve müşterilerinden
bağımsız hareket ederek fiyat, arz, üretim ve dağıtım miktarı gibi ekonomik
parametreleri belirleyebilme gücünü” haiz olduğunu göstermektedir.
Diğer taraftan WB, önemli Türk filmlerinin dağıtımı konusunda diğer
dağıtıcılardan daha önde gelmektedir. WB’nin 2003 yılı içinde elde ettiği %56’lık 1600
pazar payının %22’si Türk filmlerinden kaynaklanmakta, UIP ve Özen Film için
ise bu oran toplamda %18’de kalmaktadır. “Vizontele Tuuba” örneğinde, yapımcı
BKM’nin yetkilileri filmin dağıtımı için WB’yi tercih etmelerinin nedenini “geniş ve
etkili dağıtım ağı” olarak ifade etmişlerdir. Filmlerinin dağıtımında WB’yi tercih
eden sadece Türk yapımcılar değildir. Umut Sanat da, Türkiye’deki gösterim
haklarına sahip olduğu “Yüzüklerin Efendisi” üçlemesini aslen kendisi de dağıtım
alanında faaliyet göstermesine rağmen WB’ye dağıttırmıştır. Zaten geniş bir
dağıtım ağına sahip olan WB bu ağın verdiği avantajla önemli filmlerin dağıtımını
üstlenmekte, bu filmleri dağıttıkça dağıtım ağı genişlemekte ve pazar payı
artmakta, bu durum ise kendini besleyen bir döngü içinde WB’nin ilgili pazarda 1610
giderek büyümesine yol açmaktadır.
WB’nin dağıtım pazarında hakim duruma gelmesinde etkili olan diğer bir faktör
de, diğer dağıtıcıların dağıtımını yaptıkları filmlerin nispeten başarısız olmasıdır.
UIP’nin film kaynaklarının azalması ve getirdiği filmlerin izleyici sayısının düşük
kalması nedeniyle pazar payının düşmesi, ayrıca yine Özenfilm’e film veren
Fox’un da az sayıda film yapması yüzünden adı geçen firmaların pazar payları
azalmış, WB, rakiplerinin bu zaafiyetlerinden yararlanarak pazar payını istikrarlı
olarak arttırarak bugünkü güçlü durumuna gelmiştir.
1620
Savunmalarda WB’nin dağıtıcı payını “Vizontele Tuuba” filminde istediği gibi
%52,5’a çıkaramamış olması anılan teşebbüsün rakiplerinden ve müşterilerinden
bağımsız hareket edemediğinin dolayısıyla hakim durumda kabul edilmemesi
gerektiğinin delili olarak sunulmuştur. Ancak anılan olayda WB’nin istediği artış
oranını elde edememesinin nedenini, hakim durumda olmaması değil sinema
işletmecilerinin büyük bir bölümünün bir araya gelip WB’nin talep ettiği bu artışa
05-18/224-66
40
karşı direnmeleri oluşturmaktadır. Bu nedenle söz konusu hadise normal pazar
koşullarında gerçekleşmemiş olup WB’nin pazar gücünün olmadığı yönünde
herhangi bir kanıt oluşturmamaktadır.
1630
H.5.1.4. “Hakim Durum” Tespitine İlişkin Genel Değerlendirme
Yukarıda yer verilen bilgi ve değerlendirmeler ışığında WB’nin ilgili pazar ve alt
segmentlerinde sahip olduğu yüksek ve artan paylar, genel olarak faaliyette
bulunduğu piyasaya ciddi giriş engellerinin bulunması, ürünlerinin alıcısı
konumundaki sinema salonu işletmelerinin talep ettiği miktar ve süreklilikte filmi
temin edebilmesi, yaygın ve geniş dağıtım ağına sahip olması ve finansal açıdan
güçlü çokuluslu bir şirketin parçası olması sebebiyle sahip olduğu mali avantajlar
gibi nedenlerle, Türkiye genelinde filmlerin sinemalarda gösterimine yönelik
dağıtımı ilgili pazarında 4054 sayılı Kanun’un 3. maddesi anlamında “hakim
durumda” olduğu sonucuna ulaşılmıştır. 1640
H.5.2. WB’ye Yönelik İddiaların 4054 sayılı Kanun’un 6. Maddesinin (a)
Bendi Çerçevesinde Değerlendirilmesi
Film dağıtımı pazarına 2001 yılında giren New Films şirketi yetkililerinin WB
aleyhine öne sürdükleri iddialara göre WB sinema salonlarına baskı uygulayarak
“Blade 2” filminin gösterimden erken kaldırılmasına sebep olmuş, o tarihte New
Films şirketi tarafından işletilen İstanbul/Avcılar’da bulunan sinema salonlarına
film vermeyi durdurmuş ve rakipleri konumundaki sinemalardan talep edilen
garanti paralarının çok daha fazlasını kendilerinden istemiştir. Yine New Films
yetkililerinin iddialarına göre WB tüm bu uygulamaları New Films’in dağıtım 1650
pazarındaki faaliyetine son vermek ve ilgili pazardaki rekabeti sınırlamak
amacıyla yapmıştır.
Bu çerçevede WB’nin yukarıda özetlenen tarzda gerçekleştirdiği iddia edilen
rekabet ihlalleri, 4054 Sayılı Kanun’un 6. maddesinin birinci fıkrası ve özelikle de
aynı maddenin; “Ticari faaliyet alanına başka bir teşebbüsün girmesine doğrudan
veya dolaylı olarak engel olunması ya da rakiplerin piyasadaki faaliyetlerinin
zorlaştırılmasını amaçlayan eylemler” şeklinde örneklendirilen kötüye kullanma
halleri kapsamında değerlendirilmiştir.
1660
WB, ilk yazılı savunmasında New Films tarafından dile getirilen iddiaların
tamamen yanlış olduğunu, New Films’e karşı faaliyetlerini zorlaştıracak herhangi
bir eyleme girişilmediğini, hiçbir sinema salonu işletmesine baskı
uygulanmadığını, adı geçen teşebbüsçe işletilen sinemalara film temininde -farklı
ve yüksek garanti paraları şeklinde- zorluk çıkartılmadığını savunmaktadır.
WB’nin New Films’e karşı gerçekleştirdiği ihlal iddiaları temelde iki başlık altında
toplanabilir: WB’nin, New Films tarafından işletilen İstanbul/Avcılar
sinemalarından, genelde uyguladığı garanti bedellerinden 2-3 katı yüksek garanti
bedelleri talep etmesi, dolayısıyla fiili olarak film vermeyi durdurması ve sinema 1670
salonu işletmelerinin tehdit ve benzeri yöntemler ile New Films’ten film almalarını
engellemesi.
05-18/224-66
41
Yapılan incelemelerde “Asmalı Konak” ve “Matrix Revolutions” filmleri için WB
tarafından New Films/Avcılar sinemalarının da içinde bulunduğu Türkiye
genelindeki çeşitli sinemalardan talep edilen garanti parası miktarları ve konuya
ilişkin karşılıklı yazışmalar elde edilmiştir. İlgili belgelerin incelenmesinden WB’nin
anılan her iki film için de bütün sinemalardan aynı miktarlarda garanti parası talep
ettiği anlaşılmıştır. Benzer şekilde “Spider Man” filmi için istenen garanti
paralarına ilişkin belgelerin incelenmesinden WB’nin, New Films’ten farklı ve
yüksek garanti parası talep etmediği anlaşılmıştır. 1680
İkinci olarak, WB’nin New Films’in faaliyetlerini zorlaştırmak amacıyla sistemli bir
biçimde potansiyel sinema salonlarını kendi filmlerini göstermeye teşvik ettiği ve
New Films firmasının dağıtımını yaptığı filmler için gösterim olanağı bulmasını
engellediği veya sezonun diğer zamanlarına göre daha fazla sayıda filmin
dağıtımını yaparak fiilen bu durumu yaratıp yaratmadığı da incelenmiştir.
Bu çerçevede, Altunizade/Capitol sinemalarında yerinde incelemede bulunulmuş
ancak New Films tarafından öne sürülen bu yöndeki iddiaları destekler nitelikte
herhangi bir delil bulunmamıştır. Ayrıca, sinema yetkilileri New Films tarafından 1690
Ağustos 2002 tarihinde dağıtımı yapılan “Blade 2” filminin gösterimden erken
kaldırılması konusunda WB’den herhangi bir baskı görmediklerini ifade
etmişlerdir. Diğer taraftan, 2001-2003 yılları arasında Türkiye’de dağıtımı yapılan
filmlerin gösterime giriş tarihlerinin incelenmesinden, WB’nin New Films
tarafından dağıtımı yapılan filmlerin vizyona giriş tarihlerinde veya yakınında fazla
sayıda filmin dağıtımını gerçekleştirmediği anlaşılmıştır.
Bu bölümde yer verilen bilgi, belge ve değerlendirmelerin ışığında WB’nin rakibi
konumundaki New Films’in faaliyetlerini zorlaştırmak amacıyla hareket ettiğine
yönelik iddiaların gerçeği yansıtmadığı, dolayısıyla WB’nin 4054 sayılı Kanun’un 1700
6. maddesinin (a) bendinde örneklendirilen kötüye kullanma halinin
gerçekleştirmediği kanaatine varılmıştır.
H.5.3. Dağıtım Firmaları ile Sinema Salonu İşletmeleri Arasındaki Ticari
İlişkinin Niteliğinin Değerlendirilmesi
WB, UIP ve Özen Film hakkında yürütülen soruşturmaya ilişkin en başta gelen
rekabet ihlali iddiası adı geçen her üç teşebbüsün de değişen ölçü ve şekillerde
olmak üzere dağıtımını gerçekleştirdikleri filmlerde, sinema salonlarınca
uygulanan bilet fiyatlarına ve indirim/promosyonlara müdahale etmeleri, ayrıca
filmlerin gösterim süreleri, sinemaların hangi salonlarının kullanılacağı gibi sair 1710
şartları değişen ölçülerde olmak üzere sinema salonu işletmelerine dikte etmeleri
çerçevesindedir. Dağıtım firmaları ile sinema işletmeleri “hasılat paylaşımı
modeli” temelinde çalışmakta bu sebeple ticari anlamda risk her iki taraf arasında
paylaşılmaktadır. “Hasılat paylaşımı modelinde” sinema filminin gösterimde
başarısız olması halinde anlaşmanın her iki tarafı da zarar edebilmektedir.
Ancak taraf teşebbüs vekillerinin ilk yazılı savunmalarında iddia ettikleri gibi
sinema salonlarının dağıtım firmalarının bir “acentesi” olduğu kabul edilirse, başta
sinema bilet ücretleri olmak üzere filmlerin gösterimine ilişkin tüm koşulların
05-18/224-66
42
dağıtım firmalarınca belirlenmesi 4054 sayılı Kanun kapsamında bir rekabet ihlali
olarak kabul edilemeyecektir. Çünkü böyle bir durumda sinema salonu işletmeleri 1720
4054 sayılı Kanun’un 3. maddesinde tanımlanan şekilde bir “teşebbüs” olarak
nitelendirilmeyecektir. Bu sebeple sinema salonu işletmelerinin dağıtım
firmalarının bir acentesi oldukları savının değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bu yöndeki savunmalara göre, sinema salonu işletmecisi bir acente niteliğinde
olup, sinema filmi gösterme faaliyetlerini yürütürken hiç bir ticari risk
üstlenmemektedir; zira bir sinema işletmecisi mal ve hizmetlerin teminindeki
bedellere ve diğer giderlere katlanmamakta, reklam ve promosyon giderlerine
katılmamakta, dağıtım ağı kurmamakta, dağıtım ağının personel giderlerine
katılmamakta, üçüncü kişilere satılan mal ve hizmetlerin sorumluluğunu
yüklenmemekte, satılan mal ve hizmet bedellerinin ödenmemesi durumunda 1730
aldığı peşinat haricinde bir sorumluluk yüklenmemekte ve sözleşme konusu
malların stok bulundurma maliyetleri ve risklerine katlanmamaktadır. Sinemalar
film dağıtıcılarının bir acentesi durumunda olduğuna göre, bilet satış fiyatlarını
dağıtıcıların belirlemesinin bir rekabet ihlali meydana getirmemektedir.
Aynı savunmalarda ayrıca, acentelik sözleşmeleri ile ilgili olarak, Avrupa
Komisyonu tarafından çıkarılan 2790/1799 sayılı Dikey kısıtlamalara İlişkin Grup
Muafiyeti Tebliği’nde herhangi bir hüküm bulunmadığı, fakat yine Komisyon
tarafından çıkarılan Dikey Kısıtlamalara İlişkin Rehber (Rehber) içerisinde
acentelik sözleşmeleri ile ilgili açıklamalar olduğu belirtilmekte ve Rekabet
Kurulu’nun aynı nitelikteki uygulamayı benimsemek durumunda olduğu ifade 1740
edilmektedir.
Anılan Rehber’in 14., 15. ve 16. paragraflarında “acentelik” ilişkisinin var olup
olmadığının tayini bakımından ele alınan ekonomik risk faktörünün iki türü
bulunduğu açıklanmıştır. Bunlardan birincisi, acente tarafından yapılan
sözleşmelerle doğrudan ilgili olan risklerdir. (Örneğin acente satılmayan ürünleri-
kendi kusuru nedeniyle sorumlu olmadıkça, herhangi bir mali yükümlülük
taşımaksızın iade edebilmelidir.) İkinci gruba girenler ise, acentenin kendisine
sözleşme ile yüklenen faaliyeti gerçekleştirebilmek için yapmak zorunda kalacağı
ve bu faaliyetin terk edilmesi halinde başka sahalarda kullanılması imkanı
bulunmayan sektör-spesifik (ve batık) yatırımlarla ilgili olan risklerdir. Ayrıca 1750
Rehber’in 16. paragrafında risk faktörünün her somut olayda ayrı ayrı
değerlendirilmesi gerektiği ve bu değerlendirmenin hukuki olmak yerine iktisadi
perspektiften yapılmasının doğru olacağı belirtilmektedir.
Türk Ticaret Kanunu’nun 116. maddesinde acente “Ticari mümessil, ticari vekil,
satış memuru veya müstahdem gibi tabi sıfatı olmaksızın bir mukaveleye
dayanarak muayyen bir yer veya bölge içinde daimi bir surette ticari bir işletmeyi
ilgilendiren akitlere aracılık etmeyi veya bunları o işletme adına yapmayı meslek
edinen kimse” olarak tanımlanmaktadır. Rekabet Kurulu’nun 2002/2 sayılı Dikey
Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nin açıklanmasına Dair Kılavuz’da 1760
(“Kılavuz”) Acentelik sözleşmelerine değinilmekte ve bu sözleşmelerin Rekabet
Hukuku açısından değerlendirilmesi yapılmaktadır.
05-18/224-66
43
Söz konusu Kılavuz’da, teşebbüsler arasındaki ilişkinin Kanun’un 4. maddesi
kapsamında olup olmadığını belirleyen faktörün, acentenin müvekkil tarafından
atandığı faaliyetlerle ilgili olarak ticari veya mali bir risk alıp almadığı olduğu,
acentenin bir mali veya ticari risk taşımaması durumunda faaliyetlerinin müvekkil
teşebbüsün faaliyetlerinin bir parçası olarak değerlendirileceği, aksi halde, yani
acentenin risk üstlenmesi durumunda, kendi yapmış olduğu yatırımların geri
dönüşünü sağlayabilmesi için pazarlama stratejisini özgürce belirleyebilmesi
gerektiği ve bu durumda, söz konusu sözleşmenin Kanun’un 4. maddesi 1770
kapsamına girebileceği ifade edilmektedir.
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağında belirleyici
faktör olan risk konusunda ise Kılavuz’da, her bir olayın kendi özellikleri göz
önünde bulundurularak değerlendirileceği belirtilmekte olup, ayrıca bir acente ve
müvekkil arasındaki ilişkide acentenin risk üstlendiği ve bu nedenle anlaşmanın
Kanun’un 4. maddesine girdiği durumlara örnekler verilmektedir. Verilen örnekler
arasında,
“Acentenin, söz konusu pazarda faaliyet gösterebilmek bakımından gerekli
olabilecek ve sadece bu pazarda kullanılabilecek yatırımlar yapmak zorunda
bırakılması” 1780
durumu yer almaktadır.
Sinema işletmeleri koltuk, film makinesi, ses sistemleri gibi kalemlere önemli
yatırımlar yapmaktadır. Bu yatırımların sinema işletmesi tarafından başka bir
alanda değerlendirilmesi veya sinemanın iş yapmaması durumda makul bir fiyatla
elden çıkarılması mümkün değildir. Nitekim sinema salonu işletmelerine yollanan
ankete gelen cevapların hemen hepsinde sinemalar gösterime soktukları
filmlerden zararlar edebildiklerini, faaliyetleriyle ilgili risk üstlendiklerini dile
getirmektedir.
Örnek olarak AFM tarafından sinema işletmelerinin riskleri iki gider başlığı altında
toplanmaktadır. Bunların ilki yatırımın geri ödenmesi ile ilgili olan risklerdir. AFM 1790
tarafından verilen bilgilere göre bu teşebbüs tarafından yapılan yatırımlar koltuk
başına 1000 ABD Doları seviyesine ulaşmakta, örneğin 2000 koltuklu ve
2.000.000 ABD Dolarına malolan bir sinemanın 2 senede yatırımını çıkarabilmesi
için yıllık ortalama 1.600.000 seyirci toplaması gerekmektedir. AFM, Bursa
Carrefour ve Ümraniye Carrefour’un benzer şekilde finanse edildiğini ve bu
sinemalara yılda 250-300 bin kişinin geldiğini bildirmektedir. Diğer riskler ise kira,
genel giderler ve personel giderlerinden oluşmakta olup bunlar sinemaya gelen
seyirci sayısına bağlı olmayan sabit giderlerdir.
Diğer taraftan WB ve UIP tarafından sunulan ilk yazılı savunmalarda, sinema
sektöründeki riskin fazlalığından ve bu riskin paylaşılması için gelir paylaşımı 1800
sisteminin uygulandığından bahsedilmektedir. Özellikle UIP’nin savunmasında
sinema salonlarının da dağıtıcılar gibi riskler üstlendiği kabul edilmekte fakat
sinemaların aldıkları riskin farklı olduğu, zira bunların kötü giden filmleri başka
filmler ile ikame edebildikleri buna karşın dağıtıcıların kötü giden filmlerden zarar
ettikleri belirtilmektedir. UIP tarafından öne sürülen bu son görüşe katılmak
05-18/224-66
44
mümkün değildir; zira sinema salonları dağıtıcıların politikaları nedeniyle kötü
giden filmleri gösterimden çıkarmakta güçlükler yaşamakta, genelde de anlaşılan
süreden daha önce bir filmi gösterimden çekememektedirler. Sonuç olarak,
sinema işletmecileri dağıtıcılarla yaptıkları anlaşmalarla asgari gösterim süresi
boyunca, masrafları çıkartacak hasılat yapamasa bile filmi gösterimden 1810
çıkarmama yükümlülüğünü üstlenmekte, bu nedenle sık sık zarar edebilmektedir.
Bu bağlamda sinema işletmecilerinin de dağıtıcılar gibi film gösterimine ilişkin
riskler aldığı hususunda hiç bir tereddüt bulunmamaktadır.
Yukarıda yer verilen değerlendirme ve gerekçelerin ışığında, sinema salonlarının
dağıtım firmaları adına komisyon karşılığında çalışan bir “acente” oldukları, bu
sebeple 4054 sayılı Kanun anlamında “teşebbüs” olarak kabul edilemeyecekleri
savı muteber kabul edilmemiştir.
WB, UIP ve Özen Film ile bu üç teşebbüsün dağıtımını yaptıkları filmlerde
alıcıları konumunda bulunan sinema salonu işletmeleri arasında “dikey” bir ilişki
bulunmakta, bu şirketler sinema salonları ile ticari faaliyetlerini aralarında bulunan 1820
“dikey anlaşmalar” yoluyla devam ettirmektedir.
Dağıtıcılar ve sinema salonları arasında bulunan “dikey anlaşmalar” bir fikri
mülkiyet lisansı ilişkisini de içermektedir. Sinema işletmesi, kopyası dağıtıcı
tarafından tahsis edilen bir filmi belirli bir süre ile sinemasında göstermekte,
hasılatın belirli bir bölümünü (Türkiye uygulamasında % 50’si) almakta, sonra
kopyalar ya imha edilmekte ya da dağıtıcı firmaya geri verilmektedir. Dağıtıcılar
ise dağıtımını gerçekleştirdikleri kopyaların bedeli olarak, oluşan toplam hasılatın
belirli bir bölümünü yapımcılar ile aralarında bulunan anlaşmalar çerçevesinde
geri ödemektedir. Bu süreçte sinema filmlerine ilişkin fikri mülkiyet hakları zincirin
en üst basamağında bulunan yapımcıların elinde kalmaktadır. 1830
Ancak yapımcı-dağıtıcı-sinema ilişkisinde anlaşma konusu filmlerin fikri mülkiyet
hakları içermeleri, bu sebeple ürünün sahipliğinin el değiştirmemesi, dolayısıyla
yeniden satışa söz konusu bir mal veya hizmetin ortaya çıkmaması, dağıtım
firmaları ile sinema salonları arasında “dikey anlaşmalar” bulunduğu ve söz
konusu anlaşmalar vasıtasıyla rekabetin ihlal edilebileceği gerçeğini değiştirmez.
Film endüstrisinin vatanı, ABD’de 1948 yılında Yüksek Mahkeme tarafından
alınan ve sektörü hala düzenleyen çok önemli bir karar olan “United States v.
Paramount Pictures” kararında inceleme açısından örnek mahiyetinde hükümler
bulunmaktadır. Söz konusu kararda Yüksek Mahkeme, dağıtıcı ve salonlar
arasında bir fikri mülkiyet lisansı ilişkisinin olmasının, dağıtıcılara sinema 1840
salonları arasındaki rekabeti kısıtlama hakkı vermeyeceğine ve bu nedenle
dağıtıcılar tarafından sinema salonlarının bilet fiyatlarına müdahale edilmesinin
Sherman Kanunu’nu ihlal ettiğine hükmetmiştir. Anılan Karar’da, aynı dağıtıcının
farklı sinemalarla yaptığı sözleşmelerle minimum fiyat belirlemesinin, sinemaların
birbirleriyle rekabet etmelerini engellediği ve bir kopya hakkının, hakkı verenler
tarafından, devralanlar arasında rekabeti bozarak kazanç elde etme amaçlı
kullanılamayacağı tespit edilmektedir.
05-18/224-66
45
ABD Yüksek Mahkemesi’nin anılan kararı WB, UIP ve Özen Film hakkında
yürütülen soruşturma açısından, ihlal iddialarının benzerliği sebebiyle, özelikle
önemlidir. Soruşturma konusu ihlal iddialarının en kapsamlı olanı WB’nin değişen 1850
ölçü ve şekillerde sinema salonlarınca uygulanan bilet fiyatlarına ve
promosyon/indirim kampanyalarına müdahale ettiği şeklindedir. WB’nin sinema
salonları ile arasında bulunan “dikey anlaşmalar” vasıtasıyla bilet ücretlerini
belirlemesi, filmlerin gösterimi pazarındaki (sinema salonları arasındaki) rekabeti
pratikte ortadan kaldırabilir. Bu sebeple anlaşma konusu malların özünde fikri
mülkiyet hakları içermesi rekabetin sınırlanması veya ortadan kaldırılmasının
gerekçesi olarak görülemez.
H.5.4. WB, UIP ve Özen Film’in Sinema Salonlarınca Uygulanan Bilet
Fiyatlarını Belirledikleri ve/veya Sinemaların Gerçekleştirdiği
İndirim/Promosyon Kampanyalarına Müdahale Ettikleri Şeklindeki İddialar 1860
ile Delil ve Savunmaların Değerlendirilmesi
WB, UIP ve Özen Film hakkında yürütülen soruşturmaya dayanak teşkil eden en
kapsamlı rekabet ihlali iddiaları adı geçen üç teşebbüsün değişen ölçü ve
şekillerde olmak üzere, sinema salonlarınca uygulanan film bilet ücretlerini
belirledikleri ve sinema salonlarınca gerçekleştirilen indirim/promosyon
çalışmalarına müdahale ettikleri yönündedir. Şikayetçi Ankara Altındağ Belediye
Başkanlığı’nın başvuru dilekçesinde de Warner Bros’un dağıtımını yaptığı
filmlerde sinema salonlarının uygulayacakları bilet fiyatlarını belirlediği ve
müdahale ettiği ifade edilmektedir.
H.5.4.1. WB ile İlgili Değerlendirme 1870
Yukarıda WB tarafından Türkiye genelinde film dağıtımı yaptığı bir çok sinema
salonuna gönderilen, bilet fiyatları ve indirim/promosyon uygulamalarına ilişkin
koşulların belirlendiği örnek yazışmalar bulunmaktadır. Bu yazışmalar WB
tarafından, promosyon/indirim kampanyaları gerçekleştiren ve önceden
belirlenen bilet fiyatlarını düşüren belirli sinema salonlarına uyarı, sinema
salonlarından gelen bilet fiyatı onay istekleri, aynı şehir veya bölgede faaliyet
gösteren sinemaların bilet fiyatlarını eşitleme, sinema salonlarından gelen rakip
sinemaların bilet fiyatlarının yükseltilmesi talepleri şeklinde gruplanmaktadır.
Yukarıda özetlenen şekliyle belirli bazı sinema salonlarına spesifik bir şart getiren
yazışmalar dışında, bir de özellikle hasılat beklentisi yüksek olan “Asmalı Konak”, 1880
“Vizontele Tuuba”, “Yüzüklerin Efendisi-1”, “Yüzüklerin Efendisi-2”, “Matrix
Reloaded” ve “Matrix Revolutions” gibi filmlerin dağıtımı öncesinde tüm sinema
salonlarına gönderilen ve uygulanacak bilet fiyatları gibi konularda kesin şartlar
getiren genel talimatnameler bulunmaktadır. Ayrıca sektörde faaliyet gösteren
sinema salonu işletmecilerinin verdiği bilgiler WB’nin bilet fiyatları, indirim
uygulamaları ve filmin nihai tüketiciye dönük diğer parasal gösterim esaslarını
belirlediği şeklindedir. Son olarak bizzat WB Satış Direktörü Yalçın
KÜÇÜKÖZCAN bilet fiyatlarının aynı bölgede bulunan ve birbirine yakın kalitede
bulunan sinema salonları arasında farklılaşmasına izin veremeyeceklerini, bu
konuda geçmişte müdahale ettiklerini ifade etmiştir. 1890
05-18/224-66
46
Elde edilen deliller sinema filmi bilet ücretlerinin bazı durumlarda WB tarafından
belirlenmesi veya onaylanması, bu bedellerin ülke genelindeki sinemalarda
kontrol edilmesi, birbirinin rakibi olması beklenen sinema salonları arasında
eşitlenmesi, indirim/promosyon uygulamalarına müdahale edilmesi ve
yasaklanması veya bu konularda onay verilmesi gibi eylemlerin anılan dağıtıcı
şirket tarafından, Rekabet Kurulu’nun aldığı soruşturma açılması kararından
önceki dönemde yaygın ve sürekli biçimde uygulandığını göstermektedir.
WB’nin ilk yazılı savunmasında da sinemalarca uygulanan bilet fiyatlarına
müdahale edildiği kabul edilmekte, bu durumun ise haklı ve mantıklı ticari
gerekçelerden kaynaklandığı belirtilmektedir. 1900
Bu sebeple Warner Bros’un gerçekleştirdiği iddia edilen rekabet ihlalleri 4054
sayılı Kanun’un 4. maddesinin, “Belirli bir mal veya hizmet piyasasından
doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını
taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler
arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve
eylemleri hukuka aykırı ve yasaktır” şeklindeki birinci fıkrası ve özelikle de anılan
maddenin “Mal veya hizmetlerin alım yada satım fiyatının, fiyatı oluşturan maliyet,
kar gibi unsurlar ile her türlü alım yahut satım şartlarının tespit edilmesi”
şeklindeki (a) bendinde yer alan düzenlemeler çerçevesinde değerlendirilmiştir.
WB aynı zamanda “Türkiye genelinde filmlerin sinemalarda gösterimine yönelik 1910
dağıtımı” ilgili pazarında hakim durumdadır. WB’nin sinema salonlarınca
uygulanan bilet fiyatlarını belirlemesi ile bu işletmelerce gerçekleştirilen
indirim/promosyonlara müdahale etmesi sonucunda bir başka hizmet piyasası
olan, “filmlerin sinemalarda gösterimi” pazarındaki rekabet sınırlanmaktadır. Bu
sebeple WB ile ilgili iddialar 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesinin, “Belirli bir
piyasadaki hakimiyetin yaratmış olduğu finansal, teknolojik ve ticari avantajlardan
yararlanarak başka bir mal veya hizmet piyasasındaki rekabet koşullarını
bozmayı amaçlayan eylemler” şeklindeki (d) bendi kapsamında kabul edilmiştir.
WB’nin sinema salonları ile arasında bulunan dikey anlaşmalar vasıtasıyla film
bilet ücretlerini belirlediği ve/veya müdahale ettiği açıkça tespit edilmiştir. Ancak 1920
bu davranışların altında yatan ekonomik mantık ve gerekçenin incelenmesi, 4054
sayılı Kanun’un 4. maddesinde yer alan “rekabeti, bozma ya da kısıtlama
amacını taşıyan“ ifadesinin soruşturma konusu olayda var olup olmadığının
tespiti açısından önemlidir.
WB’nin yazılı savunmasında temel olarak hasılat paylaşımı sistemi gereği adı
geçen şirketin bilet fiyatlarını takip etmesinin haklı gerekçelere dayandığı ifade
edilmektedir. WB vekilleri, gelir paylaşımı sisteminin, film dağıtımı pazarında
olduğu gibi riskin paylaşılması gereken durumlarda yaygın olarak kullanılan bir
sistem olduğunu, dağıtıcıların gelirlerinin bilet fiyatlarına bağlı olmasının haklı
olarak bilet fiyatlarına “etki” edilmesine neden olduğunu vurgulamaktadır. Ayrıca, 1930
bir sinema işletmesinin, bilet fiyatlarını düşürmek suretiyle izleyici sayısını
arttırarak bilet dışındaki gelirlerini, örneğin büfe gelirlerini arttırabileceği ancak bu
artan gelirlerden dağıtıcının herhangi bir yarar görmeyeceğinin belirtildiği
05-18/224-66
47
savunmada, film dağıtıcılarının salonların uyguladıkları fiyatlar konusunda
fikirlerini bildirme ve fiyatlara etki etmelerinin, promosyon faaliyetlerine
karışmalarının sektörün kendine özgü yapısı nedeniyle gerekli olan uygulamalar
olduğu aktarılmaktadır.
Geçmiş dönemde WB tarafından bilet ücretlerine yapılan müdahaleler sonucunda
“filmlerin sinemalarda gösterimi” pazarındaki rekabetin sınırlandığı, dolayısıyla
etkilendiği açıktır. WB, aynı bölgeler içinde yer alan sinemaların bilet fiyatlarının 1940
birbirleriyle eşit olmasını istemekte bu yönde sinema işletmelerine telkinlerde
bulunmaktadır. WB’nin bu müdahalelerle amaçladığı sinema salonları arasındaki
fiyat rekabetini önleyerek gelirini yükseltmektir. Zira bir sinemanın bilet fiyatlarını
düşürerek seyirci çekmesi izleyicilerin bu sinemayı tercih etmesine yol açacak,
izleyicilerin daha yüksek fiyattan bilet satan sinemalardan ucuz sinemalara
kayması hasılat paylaşımı çerçevesinde dağıtıcı açısından daha düşük gelir
anlamına gelecektir.
Soruşturma sürecinde değerlendirilen bilgi, belge, taraf ifadeleri ve savunmaların
sonucunda WB’nin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrası ve özelikle
de aynı maddenin “Mal veya hizmetlerin alım yada satım fiyatının, fiyatı oluşturan 1950
maliyet, kar gibi unsurlar ile her türlü alım yahut satım şartlarının tespit edilmesi”
şeklindeki (a) bendinde yasaklanan faaliyetleri gerçekleştirdiği ve aynı zamanda
ilgili pazardaki hakim durumunu 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesinin birinci fıkrası
ve özelikle de aynı maddenin “Belirli bir piyasadaki hakimiyetin yaratmış olduğu
finansal, teknolojik ve ticari avantajlardan yararlanarak başka bir mal veya hizmet
piyasasındaki rekabet koşullarını bozmayı amaçlayan eylemler” şeklindeki (d)
bendinde örneklendirilen şekilde kötüye kullandığı tespit edilmiştir.
H.5.4.2. UIP ve Özen Film ile İlgili İddiaların Değerlendirilmesi
UIP ve Özen Film dağıtımını yaptıkları filmlerde müşterileri konumunda olan
sinema salonu işletmeleri ile aralarında bulunan “dikey anlaşmalar” vasıtasıyla 1960
çalışmaktadır. Bu sebeple UIP ve Özen Film’in sinema salonlarınca uygulanan
bilet fiyatlarını belirledikleri ve sinemalarca gerçekleştirilen indirim/promosyon
kampanyalarına müdahale ettikleri yönündeki iddiaların değerlendirilmesi 4054
sayılı Kanun'un 4. maddesi ve özellikle de anılan maddenin (a) bendi
çerçevesinde yapılmıştır.
Gerek önaraştırma gerekse de soruşturma süreçlerinde görüşme yapılan ve
kendilerine soru formu gönderilen sinema salonu işletmelerinden bazıları UIP ve
Özen Film tarafından bilet fiyatlarına müdahale edildiğini, daha doğru bir ifadeyle
başta WB olmak üzere tüm dağıtım firmalarının bilet ücretlerini belirlediklerini ve
indirim/promosyon yapmalarını engellediklerini iddia etmişlerdir. Ancak yapılan 1970
yerinde incelemelerde veya sinema salonlarının cevabi yazılarının eklerinde, UIP
veya Özen Film’in bu şekilde hareket ettiklerini gösteren her hangi bir belgeye
rastlanmamıştır.
UIP ve Özen Film’in inceleme konusu ihlal iddialarına yönelik yaptıkları savunma
ve getirdikleri açıklamaların değerlendirilmesi neticesinde, UIP ve Özen Film’in
05-18/224-66
48
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin (a) bendinde yasaklanan faaliyetleri
gerçekleştirmediklerine karar verilmiştir.
H.5.5. WB, UIP ve Özen Film’in Sinema Salonlarınca Gerçekleştirilen
İndirim/Promosyon Çalışmalarına Müdahale Ettikleri Yönündeki İddiaların
Değerlendirilmesi 1980
WB, UIP ve Özen Film ile ilgili rekabet ihlali iddialarından bir diğeri de adı geçen
üç teşebbüsün sinemalarca gerçekleştirilen indirim/promosyon çalışmalarına
müdahale ettikleridir. Gerçekten de dağıtım firmalarının filmlere ilişkin
indirim/promosyon kampanyalarından önceden haberdar olmak istedikleri ve bazı
durumlarda sinemaların bu yöndeki çalışmalarına onay vermedikleri doğrudur.
Ancak bu konu, hasılat paylaşımı modeli gereğince, bilet ücretlerinin dağıtıcılar
tarafından belirlenmesi uygulamasından farklı bir rekabet hukuku
değerlendirmesi gerektirmektedir.
Hasılat paylaşımı modelinde örneğin ortalama 8 YTL’ye satılan bir bilet ilgili filmin
dağıtıcısı ve sinema arasında yarı yarıya paylaşılmaktadır. Bu durumda örneğin 1990
bir sinema salonu işletmecisinin planladığı şekilde abone sistemine giren tüketici
yıllık sabit bir ücret karşılığında 6 YTL’ye bilet alabilecek, bu durumda dağıtıcı
payı 3 YTL’sinde kalacak ve başlangıçta toplanan sabit ödemeden dağıtıcı
firmalara pay verilmeyecektir. Dolayısıyla kampanyanın maddi yükümlülüğünü
dağıtıcı firmalar da üstlenirken potansiyel getiri sinemada kalacaktır. Bu nedenle
dağıtım firmalarının bu şekilde bir anlaşmayı kabul etmemelerinin haklı
gerekçeleri vardır.
WB, UIP ve Özen Film’in geçmiş dönemde bazı sinema işletmelerince yapılan
indirim/promosyon çalışmalarını onaylamamaları ise yukarıda açıklanan
sebeplerle rekabetin ihlal edilmesi amaçlı veya bu yönde etki doğuran bir eylem 2000
olarak kabul edilmemiştir.
H.5.6. WB, UIP ve Özen Film’in Aralarındaki Hasılat Paylaşım Oranlarına
Yönelik Rekabeti Sınırlar Mahiyette Uyumlu Eylemde Bulundukları
İddiasının Değerlendirilmesi
Türkiye genelinde filmlerinin sinemalarda gösterimine yönelik dağıtımı ilgili
pazarında faaliyet gösteren WB, UIP, Özen Film ve diğer küçük dağıtıcı firmalar,
sinema salonları ile dağıtım konusu filmin hasılatının aralarında paylaşımı
esasına göre çalışmaktadır. Dağıtıcıların sinemalara uyguladıkları bir bedel olan
hasılat paylaşım oranları, Türkiye’de soruşturma tarafları da dahil tüm dağıtıcılar
tarafından %50 olarak uygulanmaktadır. 2010
Haklarında soruşturma yürütülen taraflardan WB ve UIP’nin ilk yazılı
savunmalarında hasılat paylaşımı modelinin işleyişi, dağıtım firmalarının
aralarında var olan bilgi değişiminin niteliği ve uyumlu eylem iddiasına ilişkin
savunmalar yer almaktadır. Özetlemek gerekirse WB’nin yazısında dağıtım
firmalarının sinema salonlarından aynı oranda hasılat payı talep ettikleri tepitinin
doğru olduğu, ancak bunun dağıtım şirketlerinin ürünleri için aynı ücreti
05-18/224-66
49
uyguladıkları anlamına gelmediği, WB, UIP ve Özen Film’in üç ayrı alanda
birbirleriyle çetin bir şeklide rekabet ettikleri ifade edilmektedir.
WB vekillerine göre rekabetin yoğun biçimde yaşandığı bu alanlar; Türkiye’deki
bağımsız yapımcıların dağıtım haklarının alınması, gösterim tarih ve sürelerinin 2020
belirlenmesi ile tanıtım ve promosyondur. Gösterim süreleri konusundaki rekabet
ise geçmiş filmlerin elde ettiği başarıdan ve sinema salonu işletmelerinin dağıtım
konusu filmlerin kendi sinemalarındaki muhtemel başarısına ilişkin görüşlerinden
yoğun biçimde etkilenmektedir.
UIP’nin uyumlu eylem iddiasına ilişkin savunmasında ise adı geçen şirketin
Türkiye’de ilk faaliyete başladığı tarihte “kademeli pursantaj“ sisteminin mevcut
olduğu, buna göre filmin gösterime girdiği ilk hafta dağıtıcının gösterim haftaları
ilerledikçe ise salonun payının arttığı, UIP’nin ise bu sistemi pazar şartları gereği
uygulamadan kaldırdığı ve şimdiki sabit yarı yarıya paylaşım sistemine geçtiği,
bununla birlikte bu kararı alırken UIP’nin tamamen kendi başına hareket ettiği, 2030
başka film dağıtıcıları ile ortak hareket etmediği ifade edilmektedir. Sinema
salonları da gösterimin ilk haftasındaki yüksek dağıtıcı paylarından kurtuldukları
için yeni uygulamayı kolayca benimsemişler, UIP’nin film öncelerinde gösterilen
reklam gelirlerinden pay alma karşılığında pursantajı düşürme önerisini ise kabul
etmemişlerdir.
“Vizontele Tuuba” filmi gösterime girmeden önce WB tarafından Türkiye
genelindeki sinema salonlarına gönderilen yazılar pursantaj konusunun
değerlendirilmesi bakımından önemlidir. Söz konusu olayda WB, “Vizontele
Tuuba” filmi yapımcısı BKM’nin büyük çaplı tanıtım ve reklam yapmasını gerekçe
göstererek ve adı geçen yapımcının desteklenebilmesi amacıyla anılan filmde 2040
dağıtımcı/yapımcı hasılat payının %52,5 olarak belirlemiştir. Konuya ilişkin
görüşülen yapımcı, dağıtıcı firma WB ve sinema salonu işletmelerinin yetkilileri
WB’nin teklifinin başta AFM, Odeon Cineplex, Tüze Grup gibi zincir sinemaların
karşı çıkmasıyla uygulamaya konulmadığını, “Vizontele Tuuba” filminde de
hasılat paylaşım oranlarının %50-% 50 şeklinde gerçekleştiğini ifade etmişlerdir.
Soruşturma konusu uyumlu eylem iddiasının değerlendirilmesi açısından bu
örnek özelikle önemlidir. İlk olarak “Vizontele Tuuba” filmi hasılat paylaşım
oranlarının değiştirilmeye çalışıldığı yakın dönemdeki tek örnektir. Ayrıca bu film
özelinde sinema salonu işletmelerinin ortaklaşa hareket ederek paylaşım
oranlarını %50-%50 şekliyle korumaya çalışmaları konunun ikinci boyutunu 2050
oluşturmaktadır.
Hasılat paylaşım oranlarının film ve sinema salonu bazında ve filmin gösterimde
bulunduğu süreye bağlı olarak değişmesi Avrupa ülkelerinin çoğunluğunda
standart bir uygulamadır. Bu ülkelerde “kademeli pursantaj sistemi” olarak
tanımlanan, paylaşım oranlarının dağıtıcı lehine başlayarak ilerleyen haftalarda
sinemalar lehine değişmesi geçerlidir. Ancak “Vizontele Tuuba” filmi örneğinde
görüldüğü gibi paylaşım oranlarında yaşanabilecek sınırlı bir değişim dahi sinema
salonlarından büyük tepki görmüş, AFM, Odeon, Tüze Grup gibi bir çok zincir
sinema işletmesi “Vizontele Tuuba” kadar popüler ve hasılat beklentisi yüksek bir
filmi programlarına almamayı düşünebilmişlerdir. Bu örnek vakanın 2060
05-18/224-66
50
incelenmesinden sinema salonu işletmelerinin hasılat paylaşım oranlarının aynen
muhafaza edilmesi konusunda istekli ve dirençli oldukları anlaşılmaktadır. Bu
durumun ise temelde standartlaşmış %50-%50 oranlarının sinemalara
yatırımlarının geri dönüşü ve geleceğe yönelik benzer planlamalarında veri
oluşturması ve payların değişiminin dağıtım firmalarının lehine olabileceği
endişesinden kaynaklandığı kanaatine varılmıştır.
WB, UIP ve Özen Film yetkilileri ile yapılan görüşmelerde, hasılat paylaşım
oranlarının neden değişmediği konusunda adı geçen teşebbüslerin ilk yazılı
savunmalarında yer almayan açıklama ve bilgiler edinilmiştir. Buna göre
halihazırda Türkiye’de faaliyet gösteren sinema salonu sayı ve kapasitesi, seyirci 2070
adedi ve filmlerin ortalama gösterimde kalma süreleri Avrupa ülkelerine göre
daha azdır. Bir başka deyişle sinema filmlerinin gösterimi pazarı sığdır. Bu
durumda örneğin gösteriminin 3. haftasında bulunan bir filmde sinemacı payının
%50’den %52’ye çıkartılması ve bu şekilde sinema ile 4. hafta için pazarlık
yapılması anlamlı olmamaktadır. Çünkü yapılan hasılat paylaşım oranı artışı
sinemacı lehine çok sınırlı miktarda maddi getiri sağlayacak, sinemacıların tercihi
ise filmi gösterimden çekip yeni bir film ile devam etmek olacaktır. Bu sebeple
dağıtıcılar henüz film ile ilgili seyirci tepkisi oluşmadan mümkün olan en uzun
gösterim sürelerini elde etmeye çalışmaktadır.
Yukarıda yer verilen açıklama sinema salonlarının gösterim süreleri konusundaki 2080
genel tavrı ile desteklenmektedir. Örneğin AFM sinemaları ile UIP’nin görevlileri
arasında, UIP tarafından dağıtımı gerçekleştirilen “Van Helsing” filminin gösterim
süresi ile ilgili görüşmede, AFM sinemalarının görevlisi “Van Helsing” filminin UIP
ile önceden anlaşılan hafta süresinden önce gösterimden kaldırılmasını talep
etmekte, buna gerekçe olarak da filmin seyirci sayısının çok düşük olması hatta
seansların bir çoğunda salonların tamamen boş kalmasını göstermektedir.
Konuya ilişkin taraflar filmin seanslarının eksiltilmesi veya bölünmesi gibi önerileri
tartışmaktadır. Dikkat çeken önemli nokta ise AFM Sinemaları’nın hiç bir şekilde
paylaşım oranlarında kendi lehlerine artışa gidilmesini önermemesi, sadece
performansı kötü olan filmden tamamen kurtulmayı talep etmesidir. 2090
Gerçekten de sinema salonu işletmeleri bir çok örnek durumda gişe hasılatı
açısından bekleneni vermeyen filmleri mümkün olan en kısa sürede gösterimden
kaldırmayı talep etmektedir. Bu yöndeki yaklaşım sinema salonları açısından karı
ençoklamaya yönelik bir davranış olarak kabul edilebilir. Ancak pazarlığın diğer
tarafı olan dağıtım firmalarının da film gösterime girmeden önce filmin reklam ve
tanıtımına ilişkin maliyetlere katlandıkları gerçeği, anılan olay özelinde UIP’nin
önceden anlaşılan gösterim süresine uyulması konusunda ısrarlı olmasını
mantıklı kılmaktadır. Bu ve benzeri durumlar hasılat paylaşım oranlarında
değişiklik yapılmasının sinema salonları açısından çok da önemli olmadığının
göstergesidir. 2100
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin ikinci fıkrasında; “Bir anlaşmanın varlığının
ispatlanamadığı durumlarda piyasadaki fiyat değişmelerinin veya arz ve talep
dengesinin ya da teşebbüslerin faaliyet bölgelerinin, rekabetin engellendiği,
bozulduğu veya kısıtlandığı piyasalardakine benzerlik göstermesi, teşebbüslerin
05-18/224-66
51
uyumlu eylem içinde olduklarına karine teşkil eder.” hükmü yer almaktadır.
Kanun’un anılan maddesinin üçüncü fıkrasında ise; “Ekonomik ve rasyonel
gerçeklere dayanmak koşuluyla taraflardan her biri uyumlu eylemde
bulunmadığını ispatlayarak sorumluluktan kurtulabilir.” ifadesi yer almaktadır.
Yukarıda yer verilen bilgi, belge, taraf ifadeleri ile savunmaların değerlendirilmesi
neticesinde WB, UIP ve Özen Film’in sinema salonları ile aralarındaki hasılat 2110
paylaşım oranlarını % 50-% 50 şeklinde belirleme ve uygulamalarının, adı geçen
teşebbüslerin aralarında var olan bir uyumlu eylemin sonucu oluşmadığı,
piyasanın yapısından kaynaklanan nedenlerle uygulama alanı bulduğu tespitine
ulaşılmıştır.
H.5.7. “Garanti Parası” Uygulamasının 4054 sayılı Kanun’un 4 (e) ve 6 (b)
maddeleri Çerçevesinde Değerlendirilmesi
WB, UIP ve Özen Film dağıtımını gerçekleştirdikleri filmler için Türkiye
genelindeki çoğunlukla kurumsal nitelikte olmayan küçük sinemalar olmak üzere
bazı sinema salonlarından “garanti parası” olarak tanımlanan sabit bir ön ödeme
almaktadır. Garanti parası miktarları dağıtım firmaları ve film bazında 2120
değişebilmektedir. Örneğin söz konusu bedeller “Asmalı Konak” ve “Matrix
Revolutions” filmlerinde WB tarafından sırasıyla 8500 ve 7500 ABD Doları,
“Neredesin Firuze” filminde UIP tarafından 6000 ABD Doları olarak belirlenmiştir.
“Garanti parası” uygulamasının soruşturma sürecinde incelemeye alınmasının
sebebi WB, UIP ve Özen Film’in alıcıları konumundaki tüm sinema
işletmelerinden değil sadece belirli bir kısmından bu yönde bir talepte
bulunmaları, dolayısıyla “eşit durumdaki alıcılar arasında ayrımcılık yapmak”
suretiyle rekabeti ihlal ettikleri iddiasının değerlendirilmesidir.
WB ve UIP’nin ilk yazılı savunmalarında garanti parasının ticari anlamda
zarardan kaçınma amacıyla belirli objektif kriterlere göre talep edildiği, bu 2130
sebeple ayrımcılık yapıldığının göstergesi olmadığı ifade edilmektedir. UIP,
garanti parasının sinema salonlarının bir filmle ilgili ortalama maliyetleri
karşılayamama durumunda talep edildiğini ve bu şekilde masraflarını çıkarmama
riski olan sinema salonlarına da ilk vizyonda film gösterme fırsatı tanındığını,
garanti parasının film kopyalarının sayısı ve sinema işletmecisinin önceki
performansı gibi faktörler göz önüne alınarak ayrı ayrı değerlendirildiğini, UIP’nin
garanti parası ile ilgili politikasının ayrımcı olmadığını, sinema salonlarının garanti
parası teklifini kabul edip etmemekte tamamen özgür olduğunu savunmaktadır.
WB vekillerine göre garanti parası talep edilmesi, sinema salonlarını vizyona
giren filmleri almadan önce dikkatli olmaya ve yeterince seyirciyi sinemaya çekip 2140
çekemeyecekleri konusunda düşünmeye teşvik etmektedir. Bu çerçevede WB
çekebileceği seyirci ve yaratacağı hasılat açısından hakkında şüphe bulunan
sinema salonlarına garanti parası karşılığında film verebilmektedir.
Bir takım sinema salonu işletmeleri kendilerine gönderilen soru formuna cevap
yazılarında garanti parası uygulamasını haksız ve ayrımcı olarak
nitelendirmektedir. “Garanti parası” uygulamasının özelikle de küçük ölçekli
05-18/224-66
52
sinema salonu işletmeleri tarafından şikayet konusu yapılması makul ticari
gerekçeler ile açıklanabilir. Şöyle ki, 4000-8000 ABD Doları aralığında talep
edilen ödemelerin henüz filmin hasılat performansı ortaya çıkmadan yapılması
riskin tamamen sinema salonu tarafından üstlenilmesi anlamına gelmektedir. Bu 2150
noktada açıklığa kavuşturulması gereken husus garanti parası alınan ve
alınmayan sinema salonlarının “eşit durumda” olup olmadıkları ve inceleme
konusu uygulamanın makul ticari gerekçelere dayanıp dayanmadığıdır.
WB, UIP ve Özen Film yetkilileri “garanti parasının“ temelde hasılattan dağıtıcıya
düşen payları geç ve eksik ödeyen sinemalar ile geçmiş dönem performansları
sebebiyle yeterli hasılatı üretemeyeceği düşünülen işletmelerden talep edildiğini
ifade etmektedir. Bu iki kriteri gerçekleştiren sinema salonlarının diğer işletmeler
ile “eşit” durumda olduklarını kabul etmek mümkün değildir. WB, UIP ve Özen
Film’in kopyalama, nakliye ve tanıtım/reklam giderlerinden kaynaklanan ortalama
film kopya maliyetlerini çıkartamayacak olan sinemalara da dağıtım yapmalarını 2160
beklemek ticari mantıkla bağdaşmaz. Ancak dağıtım firmalarının hangi sinema
işletmelerinden garanti parası talep edeceği konusundaki ilkelerin açık, objektif
ve şeffaf olması, bunların sinema salonlarına bildirilmesi “ayrımcılık” yapılmaması
için zorunlu şartlardır. Bu şekilde bir uygulama ile “garanti parasından” beklenen
rekabet yaratıcı ve etkinlik arttırıcı fayda sağlanabilir. Zira garanti parası şartının
tamamen yasaklanması dağıtım firmalarının kendilerinden talepte bulunan tüm
sinemalara film vermelerini engelleyebilecektir. Böyle bir durumda ise
faaliyetlerini devam ettirebilmeleri ancak film almaları ile mümkün olan sinema
salonlarından bazıları pazarın dışına çıkacak, dolayısıyla sinema filmlerinin
gösterimi pazarında rekabet kısıtlanacaktır. Bu sebeple “garanti parası” 2170
uygulamasının açık, şeffaf ve objektif esaslara dayanarak devam etmesi, dağıtım
firmalarının mümkün olan en geniş biçimde film vermelerini sağlaması sebebiyle,
piyasadaki rekabeti ve etkinliği arttırmaktadır.
WB, UIP ve Özen Film’in inceleme konusu uygulamalarına yönelik yaptıkları
savunma ve getirdikleri açıklamalar, adı geçen teşebbüslerin bazı sinema salonu
işletmelerinden “garanti parası” olarak tanımlanan bir ön ödeme talep etmelerinin,
eşit durumdaki alıcılar arasında ayrımcılık amaçlı olmadığının ve bu yönde bir
etkinin de oluşmadığının kanıtı olarak kabul edilmiştir. Bu çerçevede WB, UIP ve
Özen Film’in birlikte hareket ederek 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin (e)
bendinde ve WB’nin tek başına Kanun’un 6. maddesinin (b) bendinde yasaklanan 2180
faaliyetleri gerçekleştirmedikleri tespit edilmiştir.
H.5.8. WB, UIP ve Özen Film’in Dağıtımını Yaptıkları Filmlerin Paket Halinde
Alınmasını Şart Koştukları ve Filmlerden Önce Gösterilecek Fragmanları
Belirledikleri İddialarının Değerlendirilmesi
Soruşturma sürecinde kendilerinden bilgi alınan birçok sinema salonu işletmecisi
Türkiye’de sinema salonlarını en fazla mağdur durumda bırakan uygulamalardan
birisinin “block-booking” -dağıtıcı şirketlerin sinema salonlarının istediği bir filmi
başka bir filmi alma koşuluyla vermeleri- uygulaması olduğunu belirtmiştir. AFM
Sinemaları, Odeon Cineplex, Tepe Cinemaxx ve Alarko Sinemaları’nın
yazılarında da WB, UIP ve Özen Film’in dağıtımını yaptıkları filmleri bir paket 2190
05-18/224-66
53
halinde pazarladıkları iddia edilmektedir. Böylelikle dağıtıcılar, iyi filmlerle birlikte
hasılat yapma şansı düşük filmlerin de sinema salonları tarafından alınmasını
sağlamaktadır. AFM’ye göre bu uygulama sonucunda aynı dağıtıcının birçok filmi
gösterime sokulmak durumunda kalınmakta ve bu da üç büyük dağıtıcının pazar
paylarını arttırarak küçük dağıtıcıların faaliyetlerini zorlaştırmaktadır.
Ancak anılan sinema salonu işletmecilerinin yazıları ekinde WB, UIP ve/veya
Özen Film’in sinema salonlarını, dağıtımını yaptıkları filmleri bir paket halinde
almaya zorladıkları iddiasını destekler nitelikte her hangi bir belge yer
almamaktadır. Soruşturma sürecinde yapılan yerinde incelemelerde de bu yönde
bir delile ulaşılmamıştır. Aksine edinilen deliler, sinema salonlarının dağıtım 2200
firmalarınca ilk başta önerilen filmlerin içerisinden seçim yapabildiklerini ve
önerilen gösterim sürelerinin değişebildiğini göstermektedir.
Bu bölümde yer verilen bilgi, belge ve değerlendirmelerin ışığında WB, UIP
ve/veya Özen Film’in dağıtımını yaptıkları filmlerin bir paket halinde alınmasını
zorunlu tuttukları iddialarını destekleyen yeterli bulguya rastlanmadığından, bu
yöndeki ihlal iddialarına ilişkin bir işlem tesisinin gerekli bulunmadığına karar
verilmiştir.
Soruşturma dahilinde incelenen bir diğer iddia da, WB, UIP ve Özen Film
tarafından, anılan teşebbüslerin dağıtımını yaptıkları filmlerden önce gösterilecek
fragman ve diğer reklamlara ilişkin şartları alıcıları konumundaki sinemalara dikte 2210
ettikleridir. Yapılan incelemelerde kendileri ile görüşme yapılan bazı sinema
salonu işletmelerince filmlerden önce gösterilecek fragmanların dağıtım
firmalarınca belirlendiği ifade edilmiştir. Yapılan yerinde incelemelerde UIP ve
Özen Film’in bu tarzda uygulamalarını gösteren her hangi bir belge edinilmemiş,
WB’nin ise Türkiye genelinde çalıştığı sinemalara gönderdiği bir takım yazılarda
belirli bazı filmlerden önce gösterilecek fragmanları tespit ettiği anlaşılmıştır.
WB “Türkiye genelinde filmlerin sinemalarda gösterimine yönelik dağıtımı” ilgili
pazarında hakim durumda tespit edilmiştir. Bu sebeple WB’nin yukarıda
özetlenen tarzda gerçekleştirdiği uygulamaları 4054 sayılı Kanun’un 6.
maddesinin “Bir mal veya hizmetle birlikte, diğer mal veya hizmetin satın 2220
alınmasını veya aracı teşebbüsler durumundaki alıcıların talep ettiği bir malın
veya hizmetin, diğer bir mal veya hizmetin de alıcı tarafından teşhiri şartına
bağlanması ya da satın alınan bir malın belirli bir fiyatın altında satılamaması gibi
tekrar satış halinde alım satım şartlarına sınırlamalar getirilmesi” şeklindeki (c)
bendi kapsamında değerlendirilecektir.
WB tarafından bazı sinemalara gönderilen bir yazıda, dağıtımı söz konusu
firmaca yapılan “Asmalı Konak” filminden önce gösterilmesi gereken film
fragmanları belirtilmekte, bu filmlerin sinemanın programında olması ve
fragmanının gösterilmemesi halinde WBnin ilgili filmi geri çekeceği ifade
edilmektedir. Yazıda ayrıca WB’nin talebinin sadece programında bu filmler olan 2230
sinemalar için bağlayıcı olduğu, konuya ilişkin görüşlerin bildirilmesi gerektiği
açıklanmaktadır.
05-18/224-66
54
WB’nin “fragman gösterimi” konusunu içeren ilgili yazılarından bir diğerinde,
kendisi dışındaki dağıtım firmalarının filmlerine ilişkin fragmanların gösteriminin
yasak olduğu yönünde bir kayıt yer almaktadır. Söz konusu yazıda 2002 tarihinde
vizyona giren “Yüzüklerin Efendisi 2” filminden önce gösterilmesi gereken 8 adet
fragman belirtilmiş, bunların dışında kalan filmlerin fragmanlarının gösterilmemesi
talep edilmiştir.
WB savunmasında sinema salonlarının hangi fragmanları göstereceğini
belirlemek gibi bir amacı olmadığını, aksine soruşturma raporunda atıf yapılan bir 2240
yazışmadaki “lütfen bu yazıyı aldığınızı teyit edin ve varsa görüşlerinizi bildirin”
ifadesinden de anlaşılacağı üzere sinemaların görüşlerini aldığını ifade etmekte
ve WB’nin hiç bir zaman istediği fragmanları gösterime sokmayan bir sinema
salonuna herhangi bir yaptırım uygulamadığına dikkat çekmektedir. Diğer
taraftan, WB tarafından bir takım filmlere ilişkin gönderdiği bir mektupta yer alan
“burada belirtilenlerin dışında başka hiç bir fragman gösterilmeyecektir”
ifadesinin, herhangi bir anda bir sinemanın elinde bulunan WB’ye ait bir çok
fragmandan hangilerinin gösterilmesinin gerektiğine yönelik olduğu ve diğer
dağıtıcıların fragmanları ile ilgili olmadığı, ayrıca hiç bir zaman diğer dağıtım
şirketlerinin fragmalarının engellemesinin amaçlanmadığı ifade edilmektedir. WB, 2250
diğer dağıtım şirketlerine ait fragmanların da düzenli olarak kendi filmleriyle
birlikte gösterildiğini iddia etmektedir.
Soruşturma safhasında elde edilen bilgilerin incelenmesinden WB’nin
fragmanlarla ilgili yazılarının bir tavsiye değil talep niteliğinde olduğu
anlaşılmaktadır. Özellikle WB tarafından gönderilen bir mektupta yer alan
“burada belirtilenlerin dışında başka hiç bir fragman gösterilmeyecektir” ifadesinin
sadece tavsiye niteliğinde olduğunu, diğer dağıtıcıların filmlerinin gösterilmesine
engel olmadığını kabul etmek mümkün değildir.
Öte yandan savunmada dile getirilen, gösterilen fragman sayısının gerçekte
sadece 4-5 olduğu, sürelerinin kısa olduğu hususları bu eylemin bir ihlal olduğu 2260
gerçeğini değiştirmemektedir. Nitekim 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesinin (c)
bendinde “Bir mal veya hizmetle birlikte, diğer mal veya hizmetin satın alınmasını
veya aracı teşebbüsler durumundaki alıcıların talep ettiği bir malın veya hizmetin,
diğer bir mal veya hizmetin de alıcı tarafından teşhiri şartına bağlanması ya da
satın alınan bir malın belirli bir fiyatın altında satılmaması gibi tekrar satış halinde
alım satım şartlarına ilişkin sınırlamalar getirilmesi” rekabete aykırı sayılan ve
yasaklanan uygulamalar arasında yer almaktadır. İnceleme konusu olayda da
WB, fragmanların gösterilmesini dağıtımını yaptığı filmlerin gösterimine koşul
olarak sürmekte ve bu şekilde Kanun’un 6. maddesinin (c) bendinde yasaklanan
eylemleri gerçekleştirmektedir. 2270
Sonuç olarak, WB’nin dağıtımını yaptığı filmlerden önce gösterilecek fragmanları
belirlemek suretiyle ilgili pazardaki hakim durumunu 4054 sayılı Kanun’un 6.
maddesinin birinci fıkrası ve özelikle de anılan maddenin (c) bendinde
örneklendirilen şekilde kötüye kullandığı tespitine ulaşılmıştır.
05-18/224-66
55
H.5.9. WB, UIP ve Özen Film’in Dağıtımını Yaptıkları Filmlerin Sinemalardaki
Gösterim Sürelerini ve Hangi Salonların Tahsis Edileceğini Belirledikleri
İddialarının Değerlendirilmesi
Söz konusu şirketler hakkındaki bir diğer ihlal iddiası WB, UIP ve Özen Film’in
dağıtımını yaptıkları filmler için “asgari gösterim süreleri” belirlemeleri ve
filmlerinin sinemaların en büyük salonunda gösterimi şartını öne sürmelerine 2280
ilişkindir.
Haklarında soruşturma yürütülen şirketler tarafından dağıtımı yapılan filmlerin
sinemalarda ne kadar süre ile gösterimde kalacağının belirlenmesi, sinema
salonu işletmelerinin kendilerine gönderilen ankete verdikleri cevaplar içinde en
çok şikayetçi oldukları konuyu oluşturmaktadır. Sinema işletmelerinin bu
husustaki şikayetlerinin gerekçesini, hasılatı düşük filmleri gösterimden
kaldıramamaları nedeniyle yeni filmlerin getireceği potansiyel hasılatın elde
edilememesi oluşturmaktadır.
Öte yandan dağıtıcılar için ise bir filmi olabildiğince uzun gösterimde tutmak karı
ençoklama isteğinin yarattığı bir gerekliliktir. WB, UIP ve Özen Film dağıtımını 2290
yaptıkları filmlere ilişkin, film kopyalarının nakliyesi, dublajı ve özellikle de filmlerin
tanıtımı ve reklamı gibi harcamalarının büyük bölümünü gösterim başlamadan
önce gerçekleştirmekte, filmler bir kez vizyona girdikten sonra başka herhangi bir
maliyet oluşmamaktadır. Dağıtım firmaları doğal olarak, bu şekildeki maliyet-
getiri ilişkisi sonucunda, filmlerinin mümkün olan en uzun sürelerde gösterimde
kalmasını talep etmektedir. Sektörün ticari belirsizlikler içermesi, bir filmin
başarısının ancak izleyici ile buluştuğu süreçte ortaya çıkması dağıtım
firmalarının sadece Türkiye’de değil diğer tüm ülkelerde en uzun gösterim
sürelerini elde etmek için mücadele etmelerini açıklayan başka bir sebeptir.
Sinema salonları ise dağıtım firmalarının aksine reklam ve tanıtım gibi filmlerin 2300
gösterimi öncesinde oluşan maliyetlere katlanmadıkları için, izleyici sayısı düşüş
gösteren filmleri gösterimden kaldırarak daha yüksek hasılat elde edebilecekleri
başka filmleri gösterime sokmak istemektedirler. Buna göre “asgari gösterim
süreleri” dağıtım firmaları için bir tür sigorta işlevi görmekte, filmlerin başarısızlığı
riskinin sinemalarca da üstlenilmesine sebep olmaktadır. Dolayısıyla pazarlığın
her iki tarafını oluşturan dağıtıcı ve sinemaların “asgari gösterim süreleri”
konusuna kendileri açısından haklı ve rasyonel gerekçeler ile yaklaştıkları açıktır.
Asgari gösterim sürelerinin yüksek tutulması dağıtım pazarında rekabeti azaltıcı
sonuçlar doğurabilir. Örneğin uzun asgari gösterim süreleri nedeniyle sinemaların
büyük dağıtıcıların filmlerini uzun süre gösterimde tutmaları, küçük dağıtıcıların 2310
dağıtımını yaptıkları filmler için gösterim salonu bulmalarını zorlaştırmakta ve ilgili
pazardaki faaliyetlerini güçleştirmektedir.
Yukarıda belirtildiği üzere ülkemizde faaliyet gösteren sinemaların bir çoğu seyirci
hasılatı açısından bekleneni veremeyen filmlerin dağıtım firmaları ile önceden
anlaşılan hafta süresi bitmeden gösterimden kaldırılabilmesini talep etmektedir.
Ancak sinema salonlarının şikayetçi oldukları performansı kötü olan filmlerin
gösterimden kaldırılabilmesi talebi, Rekabet Kurumu’nun görev alanına giren bir
05-18/224-66
56
konu değildir; zira soruşturmaya taraf dağıtıcıların asgari gösterim süreleri ile ilgili
tutumları ortak bir hareket değil her bir dağıtıcının tek başına hareketinin sonucu
olarak ortaya çıkmaktadır. 2320
Filmlerin gösterim sürelerinin dağıtıcı ve sinemaların karşılıklı pazarlığı ile
oluştuğu tespit edilmiş bulunmaktadır. WB, UIP ve Özen Film film programlarını
2-3 ay öncesinden sinema salonlarına ilan etmekte, takip eden süreçte sinemalar
hangi filmleri talep ettiklerini bildirmekte, gösterim süreleri ise tarafların karşılıklı
pazarlığı sonucunda belirlenmektedir.
Yukarıda yer verilen gerekçeler ve taraf savunmalarının değerlendirilmesi
neticesinde WB, UIP ve Özen Film’in dağıtımını yaptıkları filmlerin ne kadar
gösterimde kalacağını tek taraflı olarak sinema salonlarına dikte ettikleri iddiası
muteber kabul edilmemiştir.
2330
I. GEREKÇE VE HUKUKİ DAYANAK
Türkiye genelinde filmlerinin sinemalarda gösterimine yönelik dağıtımı ilgili
pazarında faaliyet gösteren WB, UIP, Özen Film ve diğer küçük dağıtıcı firmalar,
sinema salonları ile dağıtım konusu filmin hasılatının aralarında paylaşımı
esasına göre çalışmaktadır. Yürütülen soruşturma kapsamında sinema salonları
ile dağıtım firmaları arasında oluşan ticari ilişki değerlendirilmiş, buna göre
sinema salonu işletmelerinin 4054 sayılı Kanun’un 3. maddesinde tanımlanan
şekilde bir “teşebbüs” olarak kabul edilip edilemeyecekleri tespit edilmiştir. Bu
bağlamda sinema salonlarının dağıtım firmalarının nam ve hesabına çalışan bir 2340
“acente” oldukları savları değerlendirilmiştir.
Türk Ticaret Kanunu’nun 116. maddesinde acente “Ticari mümessil, ticari vekil,
satış memuru veya müstahdem gibi tabi sıfatı olmaksızın bir mukaveleye
dayanarak muayyen bir yer veya bölge içinde daimi bir surette ticari bir işletmeyi
ilgilendiren akitlere aracılık etmeyi veya bunları o işletme adına yapmayı meslek
edinen kimse” olarak tanımlanmaktadır. Rekabet Kurulu’nun 2002/2 sayılı Dikey
Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nin açıklanmasına Dair Kılavuz’da
(“Kılavuz”) Acentelik sözleşmelerine değinilmekte ve bu sözleşmelerin Rekabet
Hukuku açısından değerlendirilmesi yapılmaktadır.
Söz konusu Kılavuz’da, teşebbüsler arasındaki ilişkinin 4054 sayılı Kanun’un 4. 2350
maddesi kapsamında olup olmadığını belirleyen faktörün, acentenin müvekkil
tarafından atandığı faaliyetlerle ilgili olarak ticari veya mali bir risk alıp almadığı
olduğu, acentenin bir mali veya ticari risk taşımaması durumunda faaliyetlerinin
müvekkil teşebbüsün faaliyetlerinin bir parçası olarak değerlendirileceği, aksi
halde, yani acentenin risk üstlenmesi durumunda, kendi yapmış olduğu
yatırımların geri dönüşünü sağlayabilmesi için pazarlama stratejisini özgürce
belirleyebilmesi gerektiği ve bu durumda, söz konusu sözleşmenin 4054 sayılı
Kanun’un 4. maddesi kapsamına girebileceği ifade edilmektedir.
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağında belirleyici
faktör olan risk konusunda ise Kılavuz’da, her bir olayın kendi özellikleri göz 2360
önünde bulundurularak değerlendirileceği belirtilmekte olup, ayrıca bir acente ve
05-18/224-66
57
müvekkil arasındaki ilişkide acentenin risk üstlendiği ve bu nedenle anlaşmanın
Kanun’un 4. maddesine girdiği durumlara örnekler verilmektedir. Verilen örnekler
arasında,
“Acentenin, söz konusu pazarda faaliyet gösterebilmek bakımından gerekli
olabilecek ve sadece bu pazarda kullanılabilecek yatırımlar yapmak zorunda
bırakılması”
durumu yer almaktadır.
Sinema işletmeleri koltuk, film makinesi, ses sistemleri gibi kalemlere önemli
yatırımlar yapmaktadır. Bu yatırımların sinema işletmesi tarafından başka bir 2370
alanda değerlendirilmesi veya sinemanın iş yapmaması durumunda makul bir
fiyatla elden çıkarılması mümkün değildir. Sinema işletmelerinin riskleri iki gider
başlığı altında toplanmaktadır. Bunların ilki yatırımın geri ödenmesi ile ilgili olan
risklerdir. Diğer riskler ise kira, genel giderler ve personel giderlerinden
oluşmakta olup, bunlar sinemaya gelen seyirci sayısına bağlı olmayan sabit
giderlerdir.
Diğer taraftan WB ve UIP tarafından sunulan ilk yazılı savunmalarda, sinema
sektöründeki riskin fazlalığından ve bu riskin paylaşılması için “hasılat paylaşımı
sisteminin” uygulandığından bahsedilmektedir. Özellikle UIP’nin savunmasında
sinema salonlarının da dağıtıcılar gibi riskler üstlendiği kabul edilmekte fakat 2380
sinemaların aldıkları riskin farklı olduğu, zira bunların kötü giden filmleri başka
filmler ile ikame edebildikleri buna karşın dağıtıcıların kötü giden filmlerden zarar
ettikleri belirtilmektedir. Bu yönde ileri sürülen savları kabul etmek mümkün
değildir; zira sinema salonları dağıtıcıların politikaları nedeniyle anlaşılan süreden
daha önce bir filmi gösterimden çekememektedir. Sonuç olarak, sinema
işletmecileri dağıtıcılarla yaptıkları anlaşmalarla asgari gösterim süresi boyunca,
masrafları çıkartacak hasılat yapamasa bile filmi gösterimden çıkarmama
yükümlülüğünü üstlenmekte, bu nedenle zarar edebilmektedir. Bu bağlamda
sinema işletmecilerinin de dağıtıcılar gibi film gösterimine ilişkin riskler aldığı
hususunda hiç bir tereddüt bulunmamaktadır. 2390
Yukarıda yer verilen değerlendirme ve gerekçelerin ışığında, sinema salonlarının
dağıtım firmaları adına komisyon karşılığında çalışan bir “acente” oldukları, bu
sebeple 4054 sayılı Kanun anlamında “teşebbüs” olarak kabul edilemeyecekleri
savı muteber kabul edilmemiştir.
WB, UIP ve Özen Film ile bu üç teşebbüsün dağıtımını yaptıkları filmlerde
alıcıları konumunda bulunan sinema salonu işletmeleri arasında “dikey” bir ilişki
bulunmakta, bu şirketler sinema salonları ile ticari faaliyetlerini aralarında bulunan
“dikey anlaşmalar” yoluyla devam ettirmektedir.
Dağıtıcılar ve sinema salonları arasında bulunan “dikey anlaşmalar” bir fikri
mülkiyet lisansı ilişkisini de içermektedir. Sinema işletmesi, kopyası dağıtıcı 2400
tarafından tahsis edilen bir filmi belirli bir süre ile sinemasında göstermekte,
hasılatın belirli bir bölümünü almakta, sonra kopyalar ya imha edilmekte ya da
dağıtıcı firmaya geri verilmektedir. Dağıtıcılar ise dağıtımını gerçekleştirdikleri
05-18/224-66
58
kopyaların bedeli olarak, oluşan toplam hasılatın belirli bir bölümünü yapımcılar
ile aralarında bulunan anlaşmalar çerçevesinde geri ödemektedir. Bu süreçte
sinema filmlerine ilişkin fikri mülkiyet hakları zincirin en üst basamağında bulunan
yapımcıların elinde kalmaktadır.
Ancak yapımcı-dağıtıcı-sinema ilişkisinde anlaşma konusu filmlerin fikri mülkiyet
hakları içermeleri, bu sebeple ürünün sahipliğinin el değiştirmemesi, dolayısıyla
yeniden satışa söz konusu bir mal veya hizmetin ortaya çıkmaması, dağıtım 2410
firmaları ile sinema salonları arasında “dikey anlaşmalar” bulunduğu ve söz
konusu anlaşmalar vasıtasıyla rekabetin ihlal edilebileceği gerçeğini değiştirmez.
Anlaşma konusu malların özünde fikri mülkiyet hakları içermesi rekabetin
sınırlanması veya ortadan kaldırılmasının gerekçesi olarak görülemez.
Dağıtım firmalarının filmlerin sinemalardaki gösterimi ile ilgili uygulamalarının,
4054 sayılı Kanun kapsamında olduğunun tespiti yapıldıktan sonra, dağıtıcılar ve
sinema salonları arasındaki “dikey anlaşmaların” 2002/2 sayılı Rekabet Kurulu
Tebliği’nde sağlanan muafiyet koşullarını taşıyıp taşımadığı belirlenmiştir. Söz
konusu Tebliğ’e ilişkin Kılavuz’da fikri mülkiyet devri içeren sözleşmelerin tebliğ
kapsamında olma, dolayısıyla Kanun’un uygulanmasından muaf tutulma koşulları 2420
tespit edilmiştir.
2002/2 sayılı “Dikey Anlaşmalar” Tebliği’nin 2. maddesinde;
“ Mal veya hizmetlerin alımı, satımı veya yeniden satımına ilişkin düzenlemelerle
birlikte fikri hakların alıcıya devri veya alıcı tarafından kullanımıyla ilgili hükümler
içeren dikey anlaşmalar da, söz konusu fikri hakların anlaşmanın asli konusunu
oluşturan mal veya hizmetlerin alıcı veya alıcının müşterileri tarafından kullanımı,
satımı veya yeniden satımı ile doğrudan ilgili olması ve bu fikri hakların devri
veya kullanımının anlaşmanın esas amacını oluşturmaması kaydıyla, bu
Tebliğ’de öngörülen grup muafiyetinden yararlanır. Ancak bu muafiyet, anlaşma
konusu mallarla veya hizmetlerle ilgili olarak, söz konusu haklara ilişkin 2430
hükümlerin bu Tebliğ ile muaf tutulmayan dikey sınırlamalarla aynı amaç veya
etkilere sahip rekabet sınırlamaları içermemesi şartıyla uygulanır.” düzenlemesi
getirilmektedir.
Sinema filmlerinin özünde yapımcılarına ait fikri mülkiyet hakları içermeleri,
dağıtım firmaları ile sinema salonları arasındaki “dikey anlaşmaların” esas
amacının ise filmlerin gösterimi-kullanımı olduğundan hareketle, bu türdeki
anlaşmaların 2002/2 sayılı Tebliğ’in kapsamına girmediklerine karar verilmiştir.
WB, UIP ve Özen Film’in sinema salonlarına yönelik film dağıtımını, bu işletmeler
ile aralarında bulunan dikey anlaşmalar vasıtasıyla yapmaları sebebiyle, sinema 2440
filmi bilet ücretlerinin belirlenmesi kapsamındaki rekabet ihlalleri 4054 sayılı
Kanun’un 4. maddesinin, “Belirli bir mal veya hizmet piyasasından doğrudan veya
dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya
bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası
anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemleri
hukuka aykırı ve yasaktır” şeklindeki birinci fıkrası ve özelikle de anılan maddenin
05-18/224-66
59
“Mal veya hizmetlerin alım ya da satım fiyatının, fiyatı oluşturan maliyet, kar gibi
unsurlar ile her türlü alım yahut satım şartlarının tespit edilmesi” şeklindeki (a)
bendinde yer alan düzenlemeler çerçevesinde değerlendirilmiştir.
WB’nin aynı zamanda “Türkiye genelinde filmlerin sinemalarda gösterimine 2450
yönelik dağıtımı” ilgili pazarında hakim durumda olduğu tespit edilmiştir. WB’nin
sinema salonlarınca uygulanan bilet fiyatlarını belirlemesi sonucunda bir başka
hizmet piyasası olan, “filmlerin sinemalarda gösterimi” pazarındaki rekabet
sınırlanmaktadır. Bu sebeple WB ile ilgili iddialar 4054 sayılı Kanun’un 6.
maddesinin, “Belirli bir piyasadaki hakimiyetin yaratmış olduğu finansal, teknolojik
ve ticari avantajlardan yararlanarak başka bir mal veya hizmet piyasasındaki
rekabet koşullarını bozmayı amaçlayan eylemler” şeklindeki (d) bendi
kapsamında değerlendirilmiştir.
WB dağıtımını yaptığı bazı filmlerde sinema salonu işletmelerinin gösterimden
önce yayınlayacakları film fragmanlarını tek taraflı olarak belirlemektedir. WB’nin 2460
bu şekilde özetlenen tarzda gerçekleştirdiği uygulamaları 4054 sayılı Kanun’un 6.
maddesinin “Bir mal veya hizmetle birlikte, diğer mal veya hizmetin satın
alınmasını veya aracı teşebbüsler durumundaki alıcıların talep ettiği bir malın
veya hizmetin, diğer bir mal veya hizmetin de alıcı tarafından teşhiri şartına
bağlanması ya da satın alınan bir malın belirli bir fiyatın altında satılamaması gibi
tekrar satış halinde alım satım şartlarına sınırlamalar getirilmesi” şeklindeki (c)
bendi kapsamında değerlendirilmiştir.
J. SONUÇ
2470
Warner Bros. Film ve Video Sanayi ve Ticaret A.Ş., United International Pictures
Filmcilik ve Ticaret Ltd. Şti. ve Özen Film Filmcilik ve Sinemacılık T.A.Ş.
hakkında 1.4.2004 tarih, 04-23/254-M sayılı Kurul kararı uyarınca yürütülen
soruşturma ile ilgili olarak düzenlenen Rapora, toplanan delillere, sözlü savunma
toplantısındaki açıklamalara ve incelenen dosya kapsamına göre;
1) “Türkiye genelinde filmlerin sinemalara yönelik dağıtımı” ilgili pazarında
faaliyet gösteren;
a) WB, UIP ve Özen Film’in sinema salonlarına ödenen hasılat paylaşım
oranlarını sabit %50 şeklinde uygulamak suretiyle rekabeti engelleyici, 2480
bozucu ya da sınırlayıcı nitelikte hareket ettikleri, bunun da adı geçen üç
teşebbüsün arasında var olan rekabeti sınırlama amaçlı bir uyumlu
eylemin sonucu oluştuğu yönünde yeterli delil olmadığı, dolayısıyla adı
geçen teşebbüslerin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrası ve
özellikle de aynı maddenin (a),
b) WB, UIP ve Özen Film’in film dağıtımı yaptıkları sinema salonu
işletmelerinin bazılarından “garanti parası” olarak tanımlanan bir ön ödeme
talep etmelerinin, eşit durumdaki alıcılar arasında ayrımcılık yapılması
amaçlı olmadığı ve bu yönde bir etkinin de oluşmadığı, dolayısıyla adı
geçen teşebbüslerin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrası ve 2490
özellikle de aynı maddenin (e),
05-18/224-66
60
c) WB, UIP ve Özen Film’in sinema salonları ile aralarında bulunan “dikey
anlaşmalar” vasıtasıyla, dağıtımını yaptıkları filmlerin asgari gösterim
sürelerini ve/veya sinemaların hangi salonlarında gösterileceğini tek taraflı
olarak belirledikleri iddiasını kanıtlamaya yeterli delil olmadığı, dolayısıyla
adı geçen teşebbüslerin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrası
ve özellikle de aynı maddenin (a),
d) WB, UIP ve Özen Film’in dağıtımını yaptıkları filmlerin bir paket halinde
alınmasını zorunlu tuttukları yönündeki iddiaları destekleyen yeterli
bulguya rastlanmadığı, dolayısıyla anılan teşebbüslerin 4054 sayılı 2500
Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrası ve özellikle de aynı maddenin (f) ve,
e) UIP ve Özen Film’in sinema salonları ile aralarında bulunan dikey
anlaşmalar vasıtasıyla sinemalarca uygulanan bilet ücretlerini belirledikleri
ve/veya indirim/promosyon kampanyalarına müdahale ettikleri iddiasını
kanıtlamaya yeterli delil olmadığı, dolayısıyla anılan her iki teşebbüsün de
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrası ve özellikle de aynı
maddenin (a)
bendleri kapsamında rekabet ihlali iddialarına yönelik olarak adı geçen her üç
teşebbüs hakkında hukuken bir işlem tesisine yer olmadığına OYBİRLİĞİ ile,
2510
2) Warner Bros.’un, “Türkiye genelinde filmlerin sinemalara yönelik dağıtımı” ilgili
pazarında 4054 sayılı Kanun’un 3. maddesinde tanımlanan şekilde hakim
durumda olduğuna OYÇOKLUĞU ile,
3) WB’nin bu hakim durumunu;
a) rakibi durumundaki New Films Sinemacılık ve Dış Ticaret A.Ş.nin
faaliyetlerini zorlaştırmak suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesinin
birinci fıkrası ve özellikle de aynı maddenin (a) bendinde örneklendirilen
şekilde kötüye kullandığına dair yeterli kanıt bulunmadığına,
b) film dağıtımı yaptığı sinema salonlarının bazılarından garanti parası olarak 2520
tanımlanan bir önödeme talep etmesinin, eşit durumdaki alıcılar arasında
ayrımcılık yapılması amaçlı olmadığına ve bu yönde bir etkinin de
oluşmadığına, dolayısıyla adı geçen teşebbüsün ilgili pazardaki hakim
durumunu 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesinin birinci fıkrası ve özelikle de
aynı maddenin (b) bendinde örneklendirilen şekilde kötüye
kullanmadığına,
bu sebeple WB hakkında 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesinin (a) ve (b)
bentleri kapsamında bir işlem tesisine gerek bulunmadığına OYBİRLİĞİ ile,
4) buna karşılık WB’nin bu hakim durumunu 2530
a) dağıtımını yaptığı bazı filmlerden önce gösterilecek fragmanları belirlemek
suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesinin birinci fıkrası ve özellikle de
anılan maddenin (c) bendinde örneklendirilen şekilde kötüye kullandığına
OYÇOKLUĞU ile,
05-18/224-66
61
b) sinema salonlarınca uygulanan bilet ücretlerini belirlemek ve/veya
denetlemek, bu bedelleri birbirinin rakibi konumundaki sinema salonları
arasında eşitlemek
şeklinde gerçekleştirdiği eylemler suretiyle bir başka hizmet piyasası olan 2540
“filmlerin sinemalarda gösterimi” pazarındaki rekabet koşullarını bozma
amaçlı veya bu etkiyi doğurur tarzda, dolayısıyla 4054 sayılı Kanun’un 6.
maddesi ve özellikle de aynı maddenin (d) bendinde örneklendirilen şekilde
kötüye kullandığına OYÇOKLUĞU ile,
5) WB’nin sinema salonları ile arasında bulunan “dikey anlaşmalar” vasıtasıyla
sinema salonlarınca uygulanan bilet fiyatlarını belirlemek ve/veya müdahale
etmek suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi ve özellikle de aynı
maddenin (a) bendinde yasaklanan faaliyetleri gerçekleştirdiğine
OYÇOKLUĞU ile, 2550
6) yukarıda belirtilen ihlalleri gerçekleştirdiği tespit edilen WB’nin; hakkında
yürütülen soruşturmaya ilişkin Rekabet Kurulu’nun nihai kararını beklemeden
yaptığı değişiklikler ve düzenlemeler sonucunda ihlale son vermesinin ve
soruşturma heyeti ile sürdürdüğü iyi niyetli işbirliği ve Rapor’da yer verilen
beyan ve taahhütlerinin hafifletici neden olarak göz önünde bulundurularak
4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin (2005/1 no’lu Tebliğ ile değişik) ikinci
fıkrası uyarınca 2003 yıl sonunda oluşan yıllık gayri safi gelirinin takdiren %1’i
oranında, 152.432,19 YTL idari para cezası ile cezalandırılmasına OYBİRLİĞİ
ile, 2560
7) WB’ye, film dağıtımı yaptığı sinema salonu işletmeleri ile arasında bulunan
“dikey anlaşmalara” ilişkin bildirimde bulunmaması sebebiyle 4054 sayılı
Kanun’un 16. maddesi birinci fıkrasının (c) bendi (2005/1 sayılı Tebliğ ile
değişik) uyarınca 3.303,52 YTL’si idari para cezası verilmesine, ayrıca 4054
sayılı Kanun’un anılan maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, ilgili dönemde
WB’nin yönetim kurulunda yer alan David BRANDER, Michael GOODNIGHT,
Edward ROMANO, Angelina SPEARE, Richard FOX, John SCHULMAN ve
Haluk KAPTANOĞLU’nun her birine bu cezanın %10’u oranında 330,35 YTL
para cezası uygulanmasına OYÇOKLUĞU ile, 2570
8) WB’ye 4054 sayılı Kanun’un 9. maddesinin birinci fıkrası gereğince, Kanun’da
yasaklanmış eylemlerden olduğu tespit edilen,
a) sinema işletmecilerinin uyguladıkları bilet fiyatlarına müdahale etmeye ve
sinemalar arasındaki bilet fiyatlarını eşitlemeye,
b) sinema işletmecilerinin filmlerden önce gösterdikleri fragmanlar konusunda
sınırlamalar getirerek başka dağıtıcıların filmlerinin fragmanlarının
gösterilmesini engellemeye
2580
yönelik faaliyetlerine son vermesi gerektiğinin bildirilmesine OYBİRLİĞİ ile,
Danıştay yolu açık olmak üzere karar verilmiştir.
05-18/224-66
63
Rekabet Kurulu’nun 24.3.2005 Tarih ve 05-18/224-66 Sayılı Kararına
Karşı Oy
Bir teşebbüsün ilgili pazardaki payı, hakim durum tespitinde başlıca kriter
olmakla birlikte, bu dosya bakımından sektörün çeşitli özellikleri diğer kriterlerin
de dikkate alınmasını gerektirmektedir. Öncelikle gösterime giren her filmin
başarı potansiyeli izleyicinin beğenisine bağlı olarak değişkenlik göstermektedir.
İkinci olarak şirketin pazar payında Türkiye’deki yapımcılardan sağlanan filmler
de önemli yer tutmaktadır. Bu tür filmlerin gösterim hakkı ise, yapımcılar
tarafından ihale süreçleri aracılığı ile dağıtıcı firmalara verilmektedir. Bu sebeple
ilgili şirketin müşterilerinden, rakiplerinden ve sağlayıcılarından bağımsız olarak
hareket edebildiğini ifade etme imkanı bulunmamaktadır. Dolayısıyla hakim
durumda bulunmayan teşebbüsün eylemlerinin kötüye kullanma olarak
değerlendirilmesi de mümkün değildir.
Öte yandan Kurul kararında ilgili teşebbüsün sinema salonları tarafından
uygulanan bilet fiyatlarını belirlemek suretiyle 4054 sayılı Kanun’un hem 6.
maddesinin (d) bendinde hem de 4. maddesinin (a) bendinde belirtilen eylemleri
gerçekleştirdiğine karar verilmiştir. Ancak dağıtıcı gelirleri, satılacak bilet sayısı
ve fiyatına bağlı olduğundan, dağıtıcının elde edeceği gelirin tutarı konusunda
belirsizlik bulunmaktadır. Zira gösterime girecek bir filmi seyredecek izleyici
sayısının önceden kesin olarak bilinmesi mümkün olamamaktadır. Bu sebeple
sektörde hâsılat paylaşımı sistemi geliştirilmiştir. Bilet satışından elde edilen
hâsılatın tamamı dağıtıcı ve sinema işleticisi teşebbüs arasında paylaşılacağına
göre, satılan bilet sayısının ve fiyatının dağıtıcı tarafından takip edilmesi
kaçınılmaz olduğu gibi, ürünün fiyatının taraflarca birlikte belirlenmesi de bu
sistemin bir sonucudur. Dağıtıcı firmanın belirli bir geliri garanti altına alma
çabası, Kurul kararında dağıtıcı firmanın sinema bilet fiyatını belirlediği şeklinde
değerlendirilerek 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında görülmüş olmakla
birlikte, sinema işleticileri tarafından muhtelif fiyatlardan bilet satışı yapılabilmiştir.
Bu sebeplerle sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.
Mustafa PARLAK
Başkan
05-18/224-66
64
Rekabet Kurulu’nun 24.3.2005 günlü 05-18/224-66 sayılı Kararı’na
KARŞI OY
Worner Bros’un “Türkiye genelinde filmlerin sinemalara yönelik dağıtımı”
ilgili pazarında 4054 sayılı Kanun’un 3. Maddesinde tanımlanan şekilde hakim
durumda olduğuna karar verilmiştir.
“Türkiye genelinde filmlerin sinemalara yönelik dağıtımı” ilgili pazarı tesbit
edilirken ve rakip teşebbüsler ile kıyaslama yapılırken dağıtım miktarı “adet”
olarak belirlenmiş Hakim Durum’u oluşturan diğer ekonomik parametreler
gözönüne alınmayarak dar bir pazar dikkate alınarak, 4054 sayılı Kanun’un
3.maddesinde tanımlama hilafına Hakim Durum Kararı alınamayacağı
görüşündeyim.
Warner Bros’un dağıtımını yaptığı bazı filmlerden önce gösterilecek
fragmanları belirlemek suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 6. Maddesinin birinci fıkrası
ve özellikle de anılan maddenin (c) bendinde örneklendirilen şekilde kötüye
kullandığına hüküm verilen karara katılamıyorum.
Şöyleki; Warner Bros., filmlerin dağıtımını yapmadan önce sinemalarla
anlaşma yapmakta, diğer teşebbüslerce dağıtımı yapılan veya yapılacak filmlerin
gösterimini yasaklayacak bir hüküm öne sürmemektedir.
Dolayısıyle, Sinema’nın warner Bros’la yaptığı bir film gösterim anlaşması
üzerine bunu fragmanla müşterisine duyurması, bilgilendirmesinin, ticari hayatın
doğal bir tarzı olduğunu düşünüyorum. 4054 sayılı Kanun’un 6. Maddesinin (c)
maddesi de, belirtilen Rapor’da, dağıtımını yaptığı bazı filmlerden önce sözcüğü
de, örneğe uymadığını dolayısıyle fragman gösterimi şartı ile rekabet ihlali
yapılmadığını düşünüyorum.
4054 sayılı Kanun’un 6. Maddesi’nin (b) bendi “Eşit durumdaki alıcılara
aynı ve eşit hak, yükümlülük ve edimler için farklı şartlar ileri sürerek doğrudan
veya dolaylı olarak ayrımcılık yapılması”nı yasaklamıştır.
Rapordaki tesbitlerden anlaşıldığı üzere, Warner Bros aynı zamanda
A.B.D’de mukim büyük bir Film Yapım şirketidir.
Çekilen filmler için harcanan ücretler filmine göre büyük farklılıklar
göstermektedir. Binlerle ifade edilebilecek dolar ile milyonlarca dolara mal olan
filmler yapılmaktadır.
Dolayısıyle, sinema salonlarınca uygulanan bilet ücretlerinin faklı olarak
Warner Bros tarafından belirlenmesi doğaldır. Zira dağıtım şirketi yapımcı şirket
ile farklı filmleri farklı ücretlerle almaktadır, veya anlaşma yapmaktadır.
05-18/224-66
65
Bilet fiyatlarının denetlenmesi ise Rekabet Hukuku çerçevesinde bir unsur
olmayıp ancak vergi açısından veya başka hususlardan dolayı ilgili Belediyeleri
ilgilendiren bir konu olduğunu düşünüyorum.
Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde Warner Bros’un 4054 sayılı
Kanun’un 4. Maddesini ihlal ettiğine dair çoğunluk kararının (2., 4(a), 4(b)
maddelerine katılamıyorum.
A.Ersan GÖKMEN
Kurul Üyesi
05-18/224-66
66
Rekabet Kurulu'nun 243.2005 gün ve 05-18/224-66 sayılı Karar'ına
KARŞIOY GEREKÇESİ
Rekabet Kurulu herhangi bir olayı değerlendirirken ticaretin yerleşmiş ve mantık
tutarlılığı olan, giderek alternatifsiz çözümlerini gözardı ederek davranmak
olanağına sahip değildir. Örneğin, bir anlaşma ile ilgili rekabet ihlali iddiasının
geçerliğinin araştırılmasında ilgili sektörde yerleşik ticari teamüllere bakılmaksızın ve
sözkonusu anlaşma ile, anlaşma öncesinde var olan hangi rekabetin zarar gördüğü
veya ortadan kalktığı saptanmaksızın ve, en önemlisi, tüketici dahil kimsenin
anlaşmadan kaynaklanan uygulamadan şikayetçi olmayışı gözönüne alınmaksızın,
yalnızca bir takım kitabi tanımlara uyan/benzeyen durumların ihlal olarak
nitelenmesi ve bunların cezalandırılmasına kalkışılması, rekabet otoritesinin gerçek
yaşamdan kopuk ve şekilci kararlarla ekonomiye ayak bağı olduğu yolundaki genellikle
haksız eleştirilere taraftar da kazandırabilecektir. Rekabet otoritesi bir
düzenlemenin ihlal olduğunu ileriye sürerken, yasalarda yazılanların yanısıra
dünyada aynı ekonomik eylemin gerçekleştirilebilmesi için ne tür çözümler
benimsendiğini ve başka rekabet otoritelerinin bu çözümleri nasıl
değerlendirdiğini de gözönünde tutmak durumundadır. Başka bir anlatımla,
piyasa mekanizmasının dünyanın pek çok yerinde geçerli olmak üzere ürettiği,
kabul görmüş ve alternatifsiz olduğu, yani ilgili taraflarca karşılıklı olarak çıkarlarını
adil biçimde koruyan tek çözüm olarak benimsenebildiği görülen ve giderek inceleme
konusu ekonomik eylemin başka bir yapıda ilişki dayatılırsa gerçekleşemeyeceği
anlaşılan türden anlaşmaların kendi özel durumları içinde değerlendirilmesi ve
rekabet hukukuna esneklikten yoksun gözlerle bakılıp bunların mahkum edilmesi
çabasından kaçınılması gerekir.
Kanımca, Warner Bros. Film ve Video Sanayi ve Ticaret A.Ş., United International
Pictures Filmcilik ve Ticaret Ltd. Sti. ve Özen Film Filmcilik ve Sinemacılık T.A.Ş. adlı
kuruluşların film dağıtımı pazarında 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'
un ihlalini oluşturan eylemlerde bulunduğu iddiası ile yürütülen soruşturma ile ilgili
olarak başlıkta anılan Karar'a varılması sırasında da böyle bir hataya düşülmüştür.
Soruşturma heyeti ihlal iddialarının gerçekliğini araştırırken sinema filmi
dağıtımı işinde yerleşik sistemi doğru değerlendirememiş ve Rekabet
Kurulu'nun 2002/2 sayılı Tebliğ'inde yer verilen tanımların olaya uygunluğunu da
05-18/224-66
67
irdelemeden sözkonusu sisteme sıradan bir dikey anlaşma işlemi yapmıştır. Bu
temel yanlışlığın Kurul tarafından saptanıp düzeltilmemesi sonucunda da bir dizi
yanlışlık içeren bir karara varılmıştır. Şöyle ki, başta A.B.D. ve İngiltere olmak üzere
çok sayıda ülkede olduğu gibi Türkiye'de de halka sunulacak filmlerin telif hakları
dağıtıcılarda olup bunlar sinema salonu işletmecilerine belirli süreler içinde gösterilip
sonra geri alınmak üzere teslim edilmekte ve gösterimden sağlanan hasılat
teamüle göre veya müzakereler sonucunda belirlenen oranlarda paylaşılmaktadır.
Bu ilişkide kritik nokta, sinema işletmecisinin ürünü ya da kullanım hakkını ve
dolayısıyla riski üzerine almaması bakımından dağıtım sistemindeki bir alıcı olarak
değil, hasılatın bir yüzdesi karşılığında dağıtıcının filmini salonunda göstermek suretiyle
dağıtıcıya bir hizmet veren taraf olarak görülüp görülmemesidir. Başka bir deyişle
sinema filmi dağıtım sistemi kendine Özgü bir sistemdir ve bunun 2002/2 sayılı
Tebliğ'de tanımlanan, bir mal veya hizmetin alım, satım veya yeniden satımına
ilişkin anlaşmalardan olarak değerlendirilmesi mümkün gözükmemektedir. Buna
karşılık, bir sinema filminin gösterilmesini dağıtıcı ile sinema salonu işletmecisinin
ortaklaşa gerçekleştirdiği ve gelirini paylaştıkları bir iş ya da, yukarıda değinildiği
üzere sinema işletmecisinin yüzde karşılığında bir tür acentalık veya tellallık hizmeti
verdiği bir ilişki olarak görmek gerekir ki, her iki halde de dağıtıcının mal ya da
hizmetin halka sunuluş fiyatı ve koşullan ile sunulan mal veya hizmetin tanıtım biçimi
üzerinde kısmi, giderek tam söz hakkına sahip olmaması ticaretin doğasına ve
mantığına aykırıdır.
Konuya bu açıdan bakıldığında soruşturmanın ve buna dayanılarak alınan
Rekabet Kurulu Kararı'nın soruşturulan teşebbüslere ilişkin çoğu olumsuz
değerlendirmelerine ve bu cümleden olarak 4(a), 4(b), 5 ve 7. Madde'lerine katılmam
mümkün olamamıştır.
Öteyandan, Türkiye sinema fîlmi dağıtım piyasasında en büyük pazar payına sahip
bulunan Warner Bros.'un bu pazarda hakim durumda bulunup bulunmadığının
belirlenmesinde geçerli Ölçütün 4054 sayılı Yasa'nın 3.Madde'sindeki tanıma uyup
uymamak olarak benimsenmesi gerektiği ve Türkiye'de tüketicinin sinema filmlerine
ilişkin talep fonksiyonu üzerinde elde bir bilgi bulunmamasına karşın, anılan
teşebbüsün Özellikle film kalitesiyle desteklenmeyen bir bilet fiyatını tüketiciye ve
sinema işletmecilerine kabul ettirmek, bunu dayatmak amacıyla arzı kısıtlamak gibi
olanaklarının bulunmadığı, seyircinin kolaylıkla diğer dağıtıcıların filmlerine
05-18/224-66
68
gitmeyi tercih edebileceği ve işletmecilerin de diğer dağıtıcılara kayabileceği,
dolayısıyla Warner Bros. firmasının Türkiye film dağıtımı piyasasında hakim
durumda bulunduğunu ileri sürmenin dayanaksız olacağı yolunda görüşlere sahip
bulunduğumdan başlıkta anılan Karar'ın 2.Madde'sine de karşı oy kullandım.
Murat Gencer
Kurul Üyesi
05-18/224-66
69
24.03.2005 tarih ve 05-18/224-66 Sayılı Kurul Kararı’na
KARŞI OY GEREKÇESİ
İlgili Kurul Kararında karşı oy kullandığım maddeler itibariyle gerekçelerim
aşağıdaki gibidir:
1.Düzenlenen Rapor’a, toplanan delillere, sözlü savunma toplantısındaki
açıklamalara ve incelenen dosya kapsamına göre;
a) “Türkiye genelinde filmlerin sinemalara yönelik dağıtımı” ilgili pazarında
Warner Bross, UTP ve Özen Filmin, hasılat paylaşım oranlarının %50 şeklinde
sabit olarak uygulanmasında uyumlu eylem içinde bulunmadıkları,
b)Her üç teşebbüsün, sinema salonu işletmecilerinin bazılarından “garanti parası”
olarak tanımlanabilecek bir ön ödeme alması uygulamalarının ihlal teşkil
edecek nitelikte olmadığı,
c)Yine her üç teşebbüsün, “dikey anlaşma”larla, filmlerin asgari gösterim
sürelerini veya sinemaların hangi salonlarında gösterileceğini tek taraflı olarak
belirledikleri ve dağıtımı yapılan filmlerin bir paket halinde alınmasını zorunlu
tuttukları iddialarının geçerli olmadığı, iddiaların yeterli belge ve bulgularla ispat
edilemediği, Kurul tarafından karara bağlanmıştır.
2. Bu durum Warner Bross’un, ilgili pazarda hakim durumda olduğu ve “hakim
durumunu kötüye kullandığı ” iddiası ile çelişen bir tespittir . İlgili sektör ve
pazarın tipik özellikleri vardır; Film endüstrisi denebilecek bir sektördeki proje
geliştirme, senaryo, üretim, fiyatlandırma, dağıtım ve gösterim safhaları, kendine
özgü şartları olan işletmecilik alanlarıdır. Hasılatın yüzde 50, yüzde 50 oranında,
dağıtıcılar ve sinema salonu sahipleri arasında paylaşılması önemli bir farklılıktır.
Karşılıklı risk ve menfaatin, iki taraflı kazanma çabasının belirleyici olduğu bir
sistemde, fiyatın belirlenmesi, fragman gösterilmesi gibi “dikey anlaşma”lardan
kaynaklanan uygulamaların, hakim durumun kötüye kullanılması olarak
yorumlanması mümkün değildir.
Netice olarak, ilgili pazarda, tek başına veya birlikte hareket ederek hakim
durumun kötüye kullanılmasını andırır nitelikteki, daha doğrusu bu şekilde bir
görüntü veren davranışların varlığından, hareketle, Warner Bross’un hakim
durumda olduğuna karar vermek ve dolayısıyla dikey anlaşmalar yoluyla 4054
sayılı Kanun’un 4. ve 6. maddelerini ihlal ettiği gerekçesiyle cezalandırılmasını
istemek uygun olmayacaktır.
Prof.Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Kurul Üyesi
Full & Egal Universal Law Academy