Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2004-3-154 (Muafiyet)
Karar Sayısı : 05-27/317-80
Karar Tarihi : 22.4.2005
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
10
Başkan : Mustafa PARLAK
Üyeler : Tuncay SONGÖR, A. Ersan GÖKMEN,
Prof. Dr. Zühtü AYTAÇ, Rıfkı ÜNAL,
Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI, M. Sıraç ASLAN,
Süreyya ÇAKIN
B. RAPORTÖRLER: Yüksel KAYA, Aydın ÇELEN, Osman Tan ÇATALCALI
C. BİLDİRİMDE
BULUNAN : Re’sen 20
D. TARAFLAR :- Efes Pazarlama ve Dağıtım Ticaret A.Ş.
Esentepe Mah. Anadolu Cad. No:3 Kartal 81440 İstanbul
- Bimpaş Bira ve Meşrubat Pazarlama A.Ş.
Kemalpaşa Cad. No:52 Işıkkent İzmir
- Her iki teşebbüsün Bayi/Distribütörleri ve Nihai Satış
Noktaları
30
E. DOSYA KONUSU: Efes Pazarlama ve Dağıtım Ticaret A.Ş. (Efpa) ile
Bimpaş Bira ve Meşrubat Pazarlama A.Ş.’nin (Bimpaş) ve bu
teşebbüslerin bayi ve distribütörlerin nihai satış noktalarıyla yaptıkları
münhasırlık içeren tek elden satın alma anlaşmalarından muafiyetin geri
alınması.
F. DOSYA EVRELERİ: Kurulumuzun 15.7.2004 tarih ve 04-47/610-147 sayılı
kararı ile Efpa ve Bimpaş ile bayi ve distribütörlerin nihai satış noktalarıyla
yaptıkları münhasırlık içeren tek elden satın alma anlaşmalarından 2002/2
sayılı Dikey Anlaşmalara ilişkin Grup Muafiyeti Tebliği kapsamında 40
yararlandıkları muafiyetin 4054 sayılı Kanun’un 13. maddesine dayanılarak
geri alınmasının gerekip gerekmediğinin belirlenebilmesi amacıyla aynı
Tebliğ’in 6.1. maddesi uyarınca tarafların yazılı görüşlerinin alınmasına ve
taraflara 60 gün süre tanınmasına (bu süre tarafların talebi üzerine 30 gün
uzatılmıştır) karar verilmiştir.
Her iki teşebbüs de süresi içinde yazılı görüşlerini Kurum’a göndermiş, ayrıca
görüşlerini sözlü olarak da sunmayı talep etmişlerdir. Tarafların bu taleplerinin
2.11.2004 tarih, REK.0.07.00.00/229 sayılı Başkanlık önergesi ile
görüşüldüğü 4.11.2004 tarihli ve 04-70 sayılı Kurul toplantısında 04-70/1007-50
05-27/317-80
2
M sayı ile Kurum tarafından yapılacak çalışmanın tamamlanmasından sonra
talebin değerlendirilmesine karar verilmiştir.
Tarafların yazılı görüşlerini ve bu görüşlere ilişkin değerlendirmeleri içeren
8.3.2005 tarih, 2004-3-154/MM-05-YK sayılı Menfi Tespit/Muafiyet Ön
İnceleme Raporu, 9.3.2005 tarih, REK.0.00.00/21 sayılı Başkanlık önergesi ile
05-15 sayılı Kurul toplantısında ele alınarak, 2002/2 sayılı Tebliğ’in 6/1.
maddesi çerçevesinde Efpa, Bimpaş, Mey İçki San. ve Tic. A.Ş., Park Gıda ve
Meşrubat San. Tic. A.Ş., Süral Otelcilik ve Turizm İşletmeleri A.Ş., İstanbul
Gıda Turizm San. ve Tic. A.Ş., Ülgenler Turizm ve Tic. Ltd. Şti., Karagözoğlu 60
Dış Ticaret A.Ş., İmpeks Gıda Ürünleri İthalat İhracat San. A.Ş., Maxximum
Pazarlama ve Ticaret A.Ş., Elda İçecek ve Enerji Hizmetleri San. ve Tic.
A.Ş’nin sözlü görüşlerinin alınmasına ve buna dair toplantının 20.4.2005,
Çarşamba günü saat 10:30’da Kurumumuz merkez binasında yapılmasına
17.3.2005 tarih ve 05-15/185-M sayı ile karar verilmiştir.
20.4.2005 tarihinde tarafların görüşlerini sözlü olarak sunmalarını takiben,
Efpa ile Bimpaş’ın nihai satış noktalarıyla yaptıkları, bayi ve distribütörlerin de
nihai satış noktalarıyla yaptıkları münhasırlık içeren tek elden satın alma
anlaşmalarından muafiyetin geri alınması konusu 05-27 sayılı Kurul 70
toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.
G. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili menfi tespit/muafiyet (Muafiyetin Geri
Alınması) ön inceleme raporunda;
Hakim durumda olan bir teşebbüsün yer aldığı, bu teşebbüsün güçlü bir
markaya sahip olduğu, bu teşebbüsten başka pazarda belli bir güce sahip
sadece tek bir teşebbüsün yer aldığı, yabancı teşebbüslerin hakim
durumdaki teşebbüs ile lisans anlaşması yaparak pazara ürün sunmayı
tercih ettiği, üretici olarak pazara girişin zor olduğu ve ithalatın önemli
boyutta olmadığı düopolistik bir yapı sergileyen bira pazarında teşebbüsler 80
arasında etkin bir rekabetin bulunmadığı,
Pazara girme niyetinde olan veya yeni giren teşebbüslerin kapasiteleri
ve/veya ithalat potansiyelleri itibari ile bu pazarda etkin bir rekabet
yaratmaktan uzak olduğu,
Öte yandan, Efpa ve Bimpaş’ın kendilerinin veya distribütörlerinin /
bayilerinin hem açık hem de kapalı satış yapan nihai satış noktaları ile
akdettikleri tek elden satın alma anlaşmalarında yer alan rekabet etmeme
yükümlülüklerinin ve bu etkiyi doğuran diğer sınırlamaların (tek elden satın
alma yükümlülükleri, asgari satın alma / satış yükümlükleri, verilen krediler
ve indirim vs. diğer katkıların tek marka satma şartına bağlanması gibi), 90
bira pazarında etkin rekabetin oluşmasının önünde önemli bir engel
olduğu,
Dolayısıyla, Efpa’nın, Bimpaş’ın ya da bu iki üretici teşebbüsün
distribütörlerinin / bayilerinin bu tür münhasırlık içeren tek elden satın alma
anlaşmalarına 2002/2 sayılı Tebliğ ile tanınan muafiyetin Kanun’un 13.
maddesine dayanarak geri alınması gerektiği,
Ancak, karar tarihinden önce akdedilmiş sözleşmelerde yaralan rekabet
etmeme yükümlülüklerinin 60 gün gibi belirli bir süre daha geçerli
olmasının ve bu süre sonuna kadar sözleşmelerin tamamından rekabet
05-27/317-80
3
etmeme ve eşdeğer nitelikteki diğer yükümlülüklerin kaldırıldığının 100
taraflarca Rekabet Kurulu’na tevsik edilmesinin gerektiği,
Alıcı konumundaki açık ve kapalı noktaların ihtiyaçlarının küçük de olsa bir
kısmını (2002/2 sayılı Tebliğ’de öngörülen %80 oranından çok daha düşük
olsa dahi) Efpa ve Bimpaş ürünlerine yönlendirmelerine yol açacak her
türlü düzenlemenin yasaklanan rekabet etmeme yükümlülüğü tanımı
içerisinde değerlendirilmesi gerektiği,
Ayrıca, Efpa’nın, Bimpaş’ın ya da bu iki üretici teşebbüsün distribütörlerinin
/ bayilerinin satış noktalarına vermiş oldukları soğutucu dolaplara rakip
ürünlerin konulmasını engellemelerinin piyasada rekabetin oluşmasının
önünde önemli bir engel olduğu, bu yüzden soğutucu dolaplara rakip bira 110
ürünlerinin konulmasının yasaklanması uygulamasının engellenmesinin
yerinde olacağı,
ifade edilmektedir.
H. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
H.1. Pazara İlişkin Bilgiler
Genel bir pazar tanımı yapmak gerekirse, Efpa'nın ve Bimpaş’ın faaliyet 120
gösterdiği sektörü Türkiye içecek sektörü olarak tanımlamak mümkündür.
Ancak, yaklaşık 16 milyar litre büyüklüğündeki içecek sektörü, bira ile birlikte
diğer alkollü içecekler, gazlı meşrubatlar, meyve suları, su, soda, sıcak
içecekler, süt ve sütlü içecekler olmak üzere birbirinden oldukça farklı
özelliklere sahip içecek ürünlerinin tamamını kapsamaktadır.
Süt ve sütlü ürünler hariç olmak üzere içecek sektöründe yer alan ürünlerin
genel olarak susama hissinin giderilmesi ve serinleme amacıyla tüketildiğini
belirtmek mümkündür. Ancak, bu ürünlerin içerisinde bira, değişik oranlarda
alkol içerebilmesi, tüketici kitlesinin diğer içecek türlerini tüketen kitlelerden 130
farklı olması ve diğer alkollü içeceklerle karşılaştırıldığında yaygın olarak
tüketiliyor olması nedeniyle diğer içeceklerden önemli ölçüde
farklılaşmaktadır.
Türkiye'de bira üretimi yapan beş teşebbüs bulunmaktadır. Bunlar; Efpa,
Bimpaş, Tekel'in Alkollü İçkiler Sanayi ve Ticareti A.Ş.'de bulunan %100
oranındaki hisselerini blok olarak satın alan Nurol - Limak - Özaltın -Tütsab
Ortak Girişim Grubu’nun kurduğu Mey İçki San. ve Tic. A.Ş. (Mey), Antalya’da
üretime başlayan yerleşik Süral Otelcilik ve Turizm İşletmeleri A.Ş. (Süral) ve
Tekirdağ’da üretime başlayan Park Gıda ve Meşrubat San. ve Tic. A.Ş. (Park 140
Gıda)’dir. Yeni üretime geçen Süral ve Park Gıda dışındaki teşebbüslerin
1998-2002 ve 2003 yıllarına ilişkin pazar bilgilerine Tablo-1, Tablo-2 ve Tablo-
3’de yer verilmiştir:
05-27/317-80
4
Tablo 1: Bira üreticilerinin kapasite ve üretim miktarları 150
Üretim Miktarları (bin litre)
Teşebbüs
Kapasite
Miktarı
(bin litre) 1998 1999 2000 2001 2002
Efpa 910.000 509.400 523.400 562.600 568.350 597.007
Bimpaş 300.000 129.413 150.286 154.016 163.044 178.278
Tekel-Mey 24.000 12.040 12.851 9.365 12.738 9.442
Toplam 1.234.000 650.853 686.537 725.981 744.132 784.727
Tablo 2- Bira Üreticilerinin Pazar Payları
Pazar Payları (%)
Teşebbüs
1998 1999 2000 2001 2002
Efpa 78,3 76,2 77,5 76,4 76,1
Bimpaş 19,9 21,9 21,2 21,9 22,7
Tekel-Mey 1,8 1,9 1,3 1,7 1,2
Toplam 100 100 100 100 100
Anılan verilerin 2003 yılı rakamları ile güncellenmesi sonucu oluşan tablo
aşağıda verilmektedir.
Tablo 3: 2003 yılı kapasite ve satış miktarları, pazar payları
Teşebbüs Kapasite (bin litre)
Satış Miktarı
(bin litre)
Pazar Payı
(%)
Efpa 913.000 610.000 77,2
Bimpaş 293.000 178.257 22,5
Tekel-Mey 13.500 2.278 0,3
Toplam 1.221.000 790.535 100
Tablolardan görüldüğü üzere, 1998-2003 yılları arasında büyüme eğiliminde
olan Türkiye bira pazarı 2003 yılında 790 milyon litrelik bir hacme ulaşmıştır. 160
Bu dönem içerisinde bira üreticilerinin pazar paylarında önemli bir değişme
gözlenmemiştir. 1998 yılında yaklaşık %78 olan Efpa’nın pazar payı 2003
yılına gelindiğinde %77,2’ye gerilemiştir. Bimpaş ise 1998 yılında %19,9 olan
pazar payını 2003 yılında %22,5’e çıkarmıştır. Mey’in pazar payı ise %0,3’e
gerilemiştir.
Biranın nihai tüketicilere satıldığı satış noktaları iki gruba ayrılmaktadır.
Bunlar, (1) tüketicilere ürünleri kapalı olarak satan bakkal, market, büfe gibi
satış noktaları (kapalı satış noktaları) ile (2) tüketicilere ürünleri satış
noktasında hemen tüketilmek üzere açık olarak ve genellikle başka bir 170
hizmetle birlikte satan bar, otel, lokanta gibi satış noktalarıdır (açık satış
noktaları). Alkollü bir içecek olan birayı satabilmek için satış noktalarının
tamamının Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkollü İçkiler Piyasası Düzenleme
Kurumu’ndan (TAPDK) ruhsat almaları gerekmektedir.
Bar, otel, lokanta gibi açık satış yapan noktalar, bira ile birlikte genellikle
başka hizmetler de (müzik, lokantacılık hizmetleri ya da konaklama gibi)
sunmaları neticesinde, bu noktalarda satışa sunulan biranın fiyatı, bakkal,
market gibi kapalı satış yapan noktalardaki fiyatlardan önemli ölçüde yüksek
olmaktadır. Bunun ötesinde, açık satış yapan noktalarda tüketilen biranın 180
05-27/317-80
5
genellikle fıçı bira olması nedeniyle bu noktalar ile üretici teşebbüsler
arasındaki tedarik zincirinin kapalı satış noktalarına nazaran daha sıkı
tutulması gerekmektedir. Açık satış yapan bu tür noktalarla üretici teşebbüsler
arasındaki ilişkiler, satış noktasına üreticinin kredi vermesi ya da fiziki
altyapısının (fıçı biranın tüketiciye satışı sırasında kullanılan sifonlar, soğutucu
dolaplar vs.) üretici teşebbüs tarafından yaptırılması şeklinde
kurulabilmektedir. Tüm bu nedenlerden ötürü, açık satış yapan noktalar ile
kapalı satış yapan noktaların ayrı pazarlar olarak ele alınması ve
değerlendirilmesi gerekmektedir.
190
Pazarda faaliyet gösteren Efpa ve Bimpaş'ın dağıtım sistemleri birbirine
oldukça benzemektedir. Bira ürününün (açık ya da kapalı olarak) satıldığı
noktalara ürün iki farklı yoldan ulaşabilmektedir. Bu yollardan birincisi, satış
noktalarına ürünü üretici teşebbüslerin kendi kurdukları dağıtım ağı sayesinde
doğrudan satmalarıdır (doğrudan yapılan satışlar). İkinci yol ise, ürünün satış
noktalarına bayiler aracılığı ile ulaştırılmasıdır (bayiler aracılığı ile yapılan
satışlar). Bu ikinci yolda, üretici teşebbüsler bayi olarak atadıkları bağımsız
teşebbüslere belirli münhasır satış bölgeleri vermekte ve bu bölgedeki satış
noktalarına söz konusu bayi ürün satmaktadır. Efpa, uygulamakta olduğu
doğrudan dağıtım sistemini bazı büyük illerde 2002 yılında terk ederek 200
distribütörlük sistemine geçmiştir. Bayilik ve distribütörlük sistemleri arasındaki
en önemli fark, bayilikte nihai satış noktalarının siparişlerini bayinin elemanları
toplarken, distribütörlükte bu işi Efpa’nın kendi elemanları yapmaktadır. 2003
yılı sonu itibarıyla Efpa’nın doğrudan dağıtım yaptığı bölgeler de distribütörlere
terk edilerek, Efpa’nın münhasıran kendisine ayırdığı bölge kalmamıştır.
Efpa’nın 2003 yılı sonu itibarıyla 294 bayii, 43 de distribütörü bulunmakta olup,
bayi ve distribütörlerinin tamamı ile her birine belirli münhasır satış bölgeleri
ihdas eden tek elden dağıtım anlaşmaları akdetmiştir. Ayrıca, Efpa’nın “Key
Accounts” olarak adlandırılan büyük hipermarketlere/zincir marketlere olan
satışları kendisine ayırdığı görülmektedir. 210
Efpa ve Bimpaş ürünlerini tüketiciye ulaştıran (açık ya da kapalı olarak) nihai
satış noktaları ile bu noktalara ürün satışını yapan üretici teşebbüsler ve/veya
bayiler sözleşme akdedilebilmektedirler. Bu anlaşmalar ile satış noktalarına
tek elden satın alma yükümlülüğü getirilmektedir.
Efpa ve Bimpaş ürünlerinin hangi tür satış noktalarında (açık ya da kapalı
satış yapan) tüketiciye ulaştığı incelendiğinde, kapalı satış yapan noktaların
ağırlıkta olduğu görülmektedir. 2003 yılında Efpa’nın gerçekleştirdiği toplam
610.000.000 lt satışın yaklaşık %73’lük kısmı kapalı satış noktalarına, geri 220
kalan %27’si ise açık satış noktalarına yapılmıştır. Bimpaş’ın 2003 yılı
satışlarının %64’ü kapalı satış noktalarına, geri kalan %36’sı ise açık satış
noktalarına yapılmıştır.
H.2. İlgili Pazar
H.2.1. İlgili Ürün Pazarı
İlgili ürün olan bira birbirinden oldukça farklı iki pazarda satışa sunulmaktadır.
Açık veya kapalı satış yapan noktalarda tüketicilerle buluşan bira, teknik 230
05-27/317-80
6
özellikleri bakımından aynı nitelikte olmasına rağmen, açık satış yapan
noktalarda bira ile birlikte başka hizmetler de tüketiciye sunulmaktadır.
Sağlayıcılar bakımından aynı nitelikte olan bira, açık ve kapalı satış yapan
noktalardaki müşteriler gözünde farklı niteliktedirler. Daha açık ifade etmek
gerekirse, bar, otel ve lokanta gibi açık satış yapan noktalarda satışa sunulan
biranın fiyatının önemli miktarda yükselmesi durumunda müşteriler, kapalı
satış yapan bakkal, market ve büfe gibi kapalı satış noktalarına
yönelmeyeceklerdir. Halen açık ve kapalı satış noktalarında satışa sunulan
bira fiyatlarında çok önemli farklılıkların görülüyor olması da, iki farklı pazarın
varlığını göstermektedir. Dolayısıyla, biri bar, otel ve lokanta gibi açık bira 240
satışı yapan noktalardan oluşan; diğeri ise bakkal, market ve büfe gibi kapalı
bira satışı yapan noktalardan oluşan iki farklı ilgili ürün pazarı bulunmaktadır.
H.2.2. İlgili Coğrafi Pazarı
Efpa ve Bimpaş kurmuş oldukları dağıtım ağları ile ürünlerini tüm Türkiye'de
dağıttıklarından, ilgili coğrafi pazarı “Türkiye Cumhuriyeti Sınırları” dahili
oluşturmaktadır.
H.3. Taraflar 250
H.3.1. Efes Pazarlama ve Dağıtım Ticaret A.Ş. (Efpa)
Efpa, Türkiye bira pazarının en büyük üreticisi olan Anadolu Efes Biracılık ve
Malt Sanayi A.Ş.’nin (Anadolu Efes) pazarlama ve dağıtım şirketi olup,
Anadolu Grubu’na bağlı bir şirkettir. Grup bünyesinde Türkiye’de beş bira ve
iki malt fabrikası bulunmaktadır.
Efpa’nın 15 trilyon TL olan sermayesinin ortaklar arasında paylaşımına Tablo-
4’te yer verilmiştir. 260
Tablo 4: Efpa’nın Ortaklık Yapısı
Pay Sahibinin Adı/Unvanı Sermaye Miktarı (TL) Pay Oranı (%)
Anadolu Efes Biracılık ve Malt San. A.Ş. 14.999.550.000.000 99,99
Anadolu Endüstri Holding A.Ş. 449.988.000 0,01
Yazıcılar Holding A.Ş. 2.000 -
Özilhan Sınai Yatırım A.Ş. 1.000 -
Tarbes Tarım Ürünleri ve Besicilik San. A.Ş. 1.000 -
Diğer 8.000 -
Toplam 15.000.000.000.000 100
Efpa’nın Yönetim Kurulu; Tunçay Özilhan, İbrahim Yazıcı, Süleyman Vehbi
Yazıcı, Hülya Elmalıoğlu, Gülten Yazıcı, Tülay Aksoy, Ali Şanal, Nail
Özkardeş, Ahmet Muhtar Kent, Metin Tokpınar ve Ali Zülfü Tigrel’den
oluşmaktadır.
05-27/317-80
7
Bira üreticisi teşebbüs olan Anadolu Efes ve dağıtıcısı olan Efpa (her ikisini
kapsayacak şekilde Efpa) rekabet hukuku anlamında tek teşebbüs olarak 270
değerlendirilmiştir.
H.3.2. Bimpaş Bira ve Meşrubat Pazarlama A.Ş. (Bimpaş)
Tuborg ve Carlsberg markalı biraların dağıtıcısı olan Bimpaş’ın hisselerinin
%99,88’i Türk Tuborg Bira ve Malt Sanayi A.Ş.’ye (Türk Tuborg) aittir.
Yönetim Kurulu Bjorn M. Wiggen (Başkan), Paul Assar Bergkvist (Başkan
yardımcısı), Geir H. Nesheim ve Barry Connock Marshall’dan oluşmaktadır.
Bimpaş’ın 2003 yılı cirosu 221.524.920.802.000 TL’dir.
280
Tuborg, Carlsberg gibi markaları üreten Türk Tuborg’un hisselerinin %95,52’si
Carlsberg Breweries A/S’ye, geri kalan %4,48’i ise yerli ortaklara aittir. Türk
Tuborg’un 2003 yılı net satışları 88.769.477.032.000 TL’dir. Carlsberg
Breweries A/S’nin kontrolündeki Türk Tuborg ve Bimpaş (her ikisini
kapsayacak şekilde Bimpaş) şirketleri rekabet hukuku anlamında tek bir
teşebbüs olarak değerlendirilmiştir.
H.4. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
H.4.1. Grup Muafiyetinin Geri Alınması 290
H.4.1.1. Genel Bilgiler
Bira üreticileri olan Efpa ve Bimpaş’ın nihai satış noktaları ile akdetmiş
oldukları tek elden satın alma anlaşmaları genel olarak 2002/2 sayılı Tebliğ’in
sağladığı muafiyetten yararlanmaktadır. Ancak, aynı Tebliğ’in 6. maddesi
uyarınca, bir anlaşmanın Kanun’un 5. maddesinde düzenlenen koşullarla
bağdaşmaz etkilere sahip olduğunun tespit edilmesi durumunda, 4054 sayılı
Kanun’un 13. maddesine dayanılarak, anlaşmaya 2002/2 sayılı Tebliğ ile
sağlanan muafiyet geri alınabilmektedir. Ancak buna ilişkin nihai karar 300
verilmeden önce, anlaşma taraflarının yazılı ve/veya sözlü görüşlerinin
istenmesi gerekmektedir.
Benzer nitelikteki dikey sınırlamaların oluşturduğu paralel ağların ilgili pazarın
önemli bir bölümünü kapsaması durumunda, Rekabet Kurulu, ayrıca
çıkaracağı bir tebliğ ile ilgili pazarda belirli sınırlamaları içeren anlaşmaları
2002/2 sayılı Tebliğin sağladığı muafiyetin dışına çıkarabilmektedir.
2002/2 sayılı Tebliğ'in 6. maddesi uyarınca bir değerlendirme yapılmadan
önce, anlaşma konusu mallar arasında ve dolayısıyla bira pazarında etkin 310
rekabetin olup olmadığı, pazara girişlerin zorlaştırılıp zorlaştırılmadığının
tespiti ve pazardaki paralel ağlar ile ilgili açıklamalar yapılması gerekmektedir.
Bira pazarında etkin bir rekabetin olup olmadığını tespit edebilmek için
pazarın yapısına bakmak gerekmektedir. Bira pazarında yaklaşık %77 payla
hakim durumda olan Efpa, bu durumunu yıllardır korumaktadır. Pazara İlişkin
Bilgiler bölümünde de yer verildiği üzere, Efpa'nın ardından ikinci sırada yer
alan Bimpaş'ın yaklaşık %22-23 civarında olan pazar payında da önemli
05-27/317-80
8
değişimler gözlenmemiştir.1 Pazar büyüme eğiliminde olmasına rağmen,
pazardaki iki teşebbüsün de kapasite kullanım oranları düşük seviyelerde 320
kalmıştır. 2003 yılında Efpa kapasitesinin sadece %67'sini, Bimpaş ise %61'ini
kullanmıştır. Bu durumun da pazara yeni teşebbüslerin girmesini önemli
ölçüde engellediği kanaatine varılmıştır. Efpa'nın mevcut kapasitesinin
(913.000.000 lt.) bile tek başına mevcut talebi (toplam talep 2003 yılında
790.000.000 lt civarındadır) karşılamaya yeterli olduğu göz önünde
bulundurulduğunda, pazardaki kapasite fazlalığının önemli bir giriş engeli
yarattığı görülmektedir.
Bira pazarındaki kapasite fazlalığının önemli bir giriş engeli olması, pazara hiç
bir şekilde yeni üretici teşebbüs giremeyeceği anlamına da gelmemektedir. 330
Nitekim, Toros Biracılık ve Malt San. A.Ş. de (Marmara Bira) 1995 yılında bira
pazarına girmiştir. Ancak, yaklaşık 40 yıllık bir dönem içerisinde tek bir
teşebbüsün pazara girme girişiminde bulunmuş olmasının, pazara giriş
engellerinin olduğu gerçeğini değiştirmemektedir. Nitekim, Marmara Bira, kısa
bir süre pazarda kaldıktan sonra, 1998 yılının başında pazarı terk etmek
durumunda kalmıştır. Ancak son dönemde, Süral ve Park Gıda adlı
teşebbüsler bira pazarına girmek için yatırım yapmışlardır. Ancak, söz konusu
teşebbüslerin her birinin kapasitesinin sadece Tekel’in kapasitesi kadar
olduğu dikkate alındığında, söz konusu bu girişimlerin pazarda önemli
rekabetçi etkiler doğurmayacakları kanaatine varılmıştır. 340
Bira pazarındaki kapasite fazlalığı sadece bir giriş engeli olarak
görülmemelidir. Bunun yanı sıra, pazardaki her iki teşebbüsün de kapasite
fazlalığına sahip olması, teşebbüslerin kendi aralarında paralel davranışlar
sergilemelerine müsait bir ortam oluşturmaktadır. Zira, teşebbüslerden
herhangi birinin fiyat rekabetine girmesi halinde, kapasite kısıtı altında
olmayan rakibi de benzer şekilde fiyatını indirebilecektir. Dolayısıyla, bira
pazarındaki her iki teşebbüsün de atıl kapasiteye sahip olması teşebbüslerin
pazardaki davranışlarını disipline edici bir etkiye sahip olacaktır.
350
Alkollü bir içecek olan biranın, televizyon, kablolu yayın, radyo ve kamu yayın
araçlarıyla reklamlarının yapılmasını yasaklayan 4250 sayılı İspirto ve İspirtolu
İçkiler İnhisarı Kanunu'nun 19. maddesinin de, pazara yeni teşebbüslerin
girmesini önemli ölçüde engellediği kanaatine varılmıştır. Şöyle ki, Efpa
pazarda uzunca yıllardır faaliyet gösteriyor olmasının neticesinde sağlamış
olduğu Efes markasının bilinirliğini, sportif ve sanatsal faaliyetlere yapmış
olduğu destek sayesinde sürdürmeyi ve daha da güçlendirmeyi
başarabilmiştir. Pazara yeni girme niyetinde olan teşebbüslerin ise, ürünlerini
geniş tüketici kitlelerine tanıtabilmek amacıyla radyo ve televizyon reklamlarını
kullanamamaları nedeniyle bira pazarından uzak durdukları dosya mevcudu 360
bilgi ve belgeden anlaşılmaktadır.2 Sonuç olarak, bira pazarında faaliyet
1 Bu pazar payları açık veya kapalı satış pazar ayrımı yapılmaksızın hesaplanan genel pazar paylarıdır.
İlgili ürün pazarlarındaki pazar paylarına bakıldığında ise, Efpa açık satış pazarında %72,3, Bimpaş
%27,7; kapalı satış pazarında ise Efpa %79,5, Bimpaş ise %20,5 pazar payına sahiptir. Görüldüğü
üzere, açık ve kapalı satış pazarları, teşebbüslerin pazar payları açısından benzerlik arz etmektedir.
Dolayısıyla kararda her iki pazarı da kapsayacak şekilde, genel pazar paylarına atıfta bulunulmaktadır.
2 Marmara Bira, pazara ilk girdiği dönemde ürünlerini tüketicilere tanıtmak amacıyla yoğun olarak
televizyon reklamı yapmıştır. Reklamlarda özellikle "alkolsüz bira" unsuru kullanılmaya çalışılmasına
rağmen, bu reklamlar yasaklanmaktan kurtulamamıştır. Bimpaş'ın, dağıtımını yaptığı Tuborg markasının
05-27/317-80
9
gösterebilmek için tüketiciler tarafından tanınan bir markaya ihtiyaç duyulması,
önemli bir pazara giriş engeli olarak değerlendirilmiştir. Türkiye’ye bira ithalatı
ise oldukça sınırlıdır. 2003 yılının ikinci yarısında gerçekleşen bira ithalat
rakamı 190.591 lt gibi önemsiz bir miktarda kalmıştır.
Bu açıklamalar çerçevesinde, biri %77, diğeri %22-23 pazar payına sahip
önemli iki teşebbüsün faaliyet gösterdiği, giriş engellerinin yüksek olduğu ve
paralel davranışların oluşmasına müsait düopolistik bir yapı sergileyen bira
pazarında teşebbüsler arasında etkin bir rekabetin olmadığı görülmektedir. 370
Etkin rekabetin olmadığı pazarlarda faaliyet gösteren teşebbüslerin grup
muafiyetlerinin hiç birinden yararlanamayacağı şeklinde bir yoruma gitmek
mümkün değildir. Bunun yerine, pazardaki teşebbüsler arasında etkin bir
rekabet olmamasında grup muafiyeti kapsamındaki inceleme konusu olan
anlaşmaların doğrudan ya da dolaylı bir katkısının olduğunun tespit edilmesi
gerekmektedir.
Giriş engellerinin oldukça yüksek olduğu bira pazarına giren teşebbüslerin
ürünlerini tüketicilere tanıtmadaki zorluklarının yanı sıra, karşılaşacakları diğer 380
bir problem de ürünlerin nihai satış noktalarında bulunabilirliğini
sağlamalarıdır. Rakip teşebbüslerin pazara girişinin inceleme konusu olan
anlaşmalar nedeniyle engellenmesi durumunda muafiyet geri alınabilecektir.
Bu noktada, bira pazarında faaliyet gösteren teşebbüslerin sınırlı sayıdaki
nihai satış noktalarından en azından bir kısmını, akdetmiş oldukları tek elden
satın alma anlaşmaları ile kendilerine bağlayarak, pazarda etkin bir rekabetin
yaşanmamasında etkili olup olmadıklarının tespit edilmesi gerekmektedir. Bu
amaca yönelik olarak, perakende satış noktası sözleşmelerinin pazara giriş
koşullarının şekillenmesindeki etkisinin değerlendirilmesi sırasında, tek elden
satın alma anlaşmalarının oluşturduğu ağlar bir bütün olarak değerlendirmeye 390
alınmıştır. Böylece 2002/2 sayılı Tebliğ'in 6. maddesi uyarınca ilgili pazardaki
belirli sınırlamaları içeren anlaşmaların grup muafiyetinin dışına çıkarılıp
çıkarılamayacağı sorusuna cevap verilmiş olacaktır.
Bu amaçla öncelikle Efpa’nın 2000-2003 yılları arasında bira pazarına ilişkin
sağladığı verilerden yola çıkılarak hazırlanan pazardaki teşebbüslerin bağlı
pazar paylarına aşağıdaki tablolarda yer verilmiştir.
400
yanı sıra 1998 yılında Troy markasını da piyasaya sürmesine rağmen, bu markanın pazar payını
arttıramayarak oldukça sınırlı bir başarı elde edebilmesi de, bira pazarına yeni bir ürünle girerek
pazardan pay almanın kolay olmadığını göstermektedir. Nitekim, A.B.D. kökenli Miller, Alman kökenli
Beck’s ve Avustralya kökenli Foster da Türkiye pazarına doğrudan kendileri üretim yaparak girmek
yerine, üretim lisansını Efes grubuna vererek girmeyi tercih etmişlerdir.
05-27/317-80
10
Tablo 5: 2000 Yılı Bira Pazarının Durumu
DOĞRUDAN SATIŞLAR BAYİ ARACILIĞIYLA SATIŞLAR 2000 YILI
Müşteri Sayısı Satış Miktarı Müşteri Sayısı Satış Miktarı
Sözleşmeli3 477 11,200,000 1,534 18,000,000
Sözleşmesiz 14,856 45,720,274 92,653 144,003,858 AÇIK SATIŞ
TOPLAM 15,333 56,920,274 94,187 162,003,858
Sözleşmeli 332 8,300,000 538 6,000,000
Sözleşmesiz 44,538 190,015,067 134,072 331,671,601
KAPALI
SATIŞ
TOPLAM 44,870 198,315,067 134,610 337,671,601
GENEL TOPLAM 60,203 255,235,341 228,797 499,675,459
Tablo 6: 2001 Yılı Bira Pazarının Durumu
DOĞRUDAN SATIŞLAR BAYİ ARACILIĞIYLA SATIŞLAR 2001 YILI
Müşteri Sayısı Satış Miktarı Müşteri Sayısı Satış Miktarı
Sözleşmeli 773 13,100,000 3,367 30,000,000
Sözleşmesiz 19,879 47,405,834 90,716 125,586,429 AÇIK SATIŞ
TOPLAM 20,652 60,505,834 94,083 155,586,429
Sözleşmeli 806 13,900,000 3,094 32,500,000
Sözleşmesiz 42,260 165,978,180 126,105 316,675,291
KAPALI
SATIŞ
TOPLAM 43,066 179,878,180 129,199 349,175,291
GENEL TOPLAM 63,718 240,384,014 223,282 504,761,720
Tablo 7: 2002 Yılı Bira Pazarının Durumu 410
DOĞRUDAN SATIŞLAR BAYİ ARACILIĞIYLA SATIŞLAR 2002 YILI
Müşteri Sayısı Satış Miktarı Müşteri Sayısı Satış Miktarı
Sözleşmeli 1,448 18,000,000 5,776 40,000,000
Sözleşmesiz 21,787 48,031,715 87,166 121,663,853 AÇIK SATIŞ
TOPLAM 23,235 66,031,715 92,942 161,663,853
Sözleşmeli 1,888 21,250,000 6,000 42,750,000
Sözleşmesiz 36,711 157,137,700 123,224 336,323,863
KAPALI
SATIŞ
TOPLAM 38,599 178,387,700 129,224 379,073,863
GENEL TOPLAM 61,834 244,419,415 222,166 540,737,716
Tablo 8: 2003 Yılı Bira Pazarının Durumu
BAYİ ARACILIĞIYLA SATIŞLAR
2003 YILI
Müşteri Sayısı Satış Miktarı
Sözleşmeli 8.760 64.000.000
Sözleşmesiz 110.148 167.400.000 AÇIK SATIŞ
TOPLAM 118.908 231.400.000
Sözleşmeli 11.563 82.000.000
Sözleşmesiz 160.059 475.600.000 KAPALI SATIŞ
TOPLAM 171.622 557.600.000
GENEL TOPLAM 290.530 789.000.000
3 Efpa tarafından sağlanan tablolardaki sözleşmeli satış yapılan noktalar ve bu noktalara yapılan satış
hacmi sadece Efpa için verilmiştir. Tablodaki sözleşmesiz satış noktalarına gerçekleştirilen satış hacmi
bira sektöründeki tüm firmalar için doldurulmuştur. Bu nedenle Bimpaş’ın sözleşmeli satışları Bimpaş
tarafından gönderilen bilgilerden alınmaktadır. 2000-2001 yıllarına dair Bimpaş’ın sözleşmeli satış
noktalarına yaptığı satışlara yönelik bilgi olmadığından veya çok düşük miktarda bilgi toplanabildiğinden,
bu rakamlar kullanılarak elde edilen anılan yıllara dair bağlı pazar payları minimum rakamları
belirtmektedir.
05-27/317-80
11
Tablo 9: 2000-2003 Yılları Arası Satış Hacmine Göre Bağlı Pazar Payları
SATIŞ HACMİNE GÖRE BAĞLI PAZAR PAYLARI (%)
YILLAR EFPA BAĞLI PAZAR PAYI (%)
BİMPAŞ BAĞLI
PAZAR PAYI (%)
TOPLAM BAĞLI
PAZAR PAYI (%)
2000 13.3 1.8 15.1
2001 19.9 2.0 22.0
2002 25.5 17.2 42.6
AÇIK SATIŞ
2003 27,7 19,7 47,4
2000 2.7 0.0 2.7
2001 8.8 0.5 9.2
2002 11.5 3.9 15.3
KAPALI
SATIŞ
2003 14,7 5,7 20,4
Yukarıda yer verilen tablolardan anlaşılacağı üzere, Efpa’nın 2000-2003 yılları
arasında tek elden satın alma anlaşmaları ile kendisine bağladığı açık satış
noktalarına yaptığı satışların, bira pazarındaki toplam açık satış noktalarına
yapılan satışlar içindeki oranı sırasıyla %13,3, %19,9, %25,5 ve %27,7 olarak
gerçekleşmiştir.4 Aynı dönem için, Bimpaş’ın tek elden satın alma anlaşmaları
ile kendisine bağladığı açık satış noktalarına yaptığı satışların bira pazarındaki
toplam açık satış noktalarına yapılan satışlar içindeki oranı ise sırasıyla %1,8,
%2, %17,2 ve %19,7 olarak gerçekleşmiştir. Bu durumda 2000-2003 yılları 420
için tek elden satın alma sözleşmeleri ile bağlanan açık satış noktalarına
yapılan satışların toplam açık satış noktalarına yapılan satışlar içindeki oranı
(total tied on-premise market share) %15,1, %22, %42,6 ve %47,4 olarak
gerçekleşmiştir. Burada dikkati çeken en önemli husus, bu dönem içerisinde
hem Efpa’nın, hem de Bimpaş’ın tek elden satın alma anlaşmaları ile
kendilerine bağladıkları açık noktalar aracılığı ile gerçekleştirdikleri satışları
arttırmış olmalarıdır. 2003 yılına gelindiğinde, pazardaki açık satış noktalarına
gerçekleştirilen satış hacminin yaklaşık yarısının ya Efpa, ya da Bimpaş ile
akdedilen tek elden satın alma sözleşmeleri vasıtası ile yapıldığı
görülmektedir. 430
Efpa’nın 2000-2003 yılları arasında tek elden satın alma anlaşmaları ile
kendisine bağladığı kapalı satış noktalarına yaptığı satışların, bira pazarındaki
toplam kapalı satış noktalarına yapılan satışlar içindeki oranı sırasıyla %2,7,
%8,8, %11,5 ve %14,7 olarak gerçekleşmiştir.5 Bimpaş’ın 2000-2003 yılları
arasında tek elden satın alma anlaşmaları ile kendisine bağladığı kapalı satış
noktalarına yaptığı satışların, bira pazarındaki toplam kapalı satış noktalarına
yapılan satışlar içindeki oranı sırasıyla %0, %0,5, %3,9 ve %5,7 olarak
gerçekleşmiştir. Bu durumda, 2002-2003 yılları için tek elden satın alma
sözleşmeleri ile bağlanan kapalı satış noktalarına yapılan satışların toplam 440
kapalı satış noktalarına yapılan satışlar içindeki oranı (total tied off-premise
market share) sırasıyla %2,7, %9,2, %15,3, %20,4 olarak gerçekleşmiştir.
Görüldüğü üzere, bira üreticilerinin tek elden satın alma anlaşmaları
vasıtasıyla kendilerine bağladıkları noktalar üzerinden gerçekleştirdikleri satış
hacmi artış göstermiştir.
4 Bimpaş’tan alınan bilgilere göre ise; 2003 yılında Efpa açık satış noktalarına gerçekleştirdiği satışların
%45,78’ini tek elden satın alma anlaşmaları yoluyla yapmıştır.
5 Bimpaş’tan alınan bilgilere göre ise; 2003 yılında Efpa kapalı satış noktalarına gerçekleştirdiği
satışların %22,94’ünü tek elden satın alma anlaşmaları yoluyla yapmıştır.
05-27/317-80
12
Aşağıdaki tablolarda ise, gerek Efpa, gerekse de Bimpaş’tan elde edilen
veriler bir araya getirilerek elde edilen ve satış miktarları çok düşük olan diğer
teşebbüslerin satışlarını içermeyen veriler kullanılarak ulaşılan pazar payları
yer almaktadır. Diğer teşebbüslerin satışlarının düşük olmasından dolayı elde 450
edilen sonuçlar önemli oranda değişmeyecektir.
Tablo 10: 2003 Yılı Satış ve Pazar Payları
EFPA SATIŞLAR BİMPAŞ SATIŞLAR
2003 YILI Müşteri
Sayısı
Satış
Miktarı (lt)
Müşteri
Sayısı
Satış
Miktarı (lt)
Sözleşmeli 8.760 64.000.000 5.172 45.585.230
Sözleşmesiz 110.148 103.300.000 5.146 18.555.010 AÇIK SATIŞ
TOPLAM 118.908 167.300.000 10.318 64.140.240
Sözleşmeli 11.563 82.000.000 4.797 31.513.500
Sözleşmesiz 160.060 360.700.000 33.957 82.603.950 KAPALI SATIŞ
TOPLAM 171.623 442.700.000 38.754 114.117.450
GENEL TOPLAM 290.531 610.000.000 49.072 178.257.690
Tablo 11: Satış Hacmine Göre 2003 Yılı Bağlı Pazar Payları (%)
SATIŞ HACMİNE GÖRE 2003 YILI BAĞLI PAZAR PAYLARI (%)
YIL EFPA BAĞLI PAZAR PAYI (%)
BİMPAŞ BAĞLI
PAZAR PAYI (%)
TOPLAM BAĞLI
PAZAR PAYI (%)
AÇIK SATIŞ 2003 27,7 19,7 47,4
KAPALI SATIŞ 2003 14,7 5,7 20,4
Tablo 12: Satış Noktası Sayısına Göre 2003 Yılı Bağlı Satış Noktası Oranı (%)
SATIŞ NOKTASI SAYISINA GÖRE 2003 YILI BAĞLI SATIŞ NOKTASI ORANI (%)6
YIL EFPA BAĞLI NOKTA ORANI (%)
BİMPAŞ BAĞLI
NOKTA ORANI (%)
TOPLAM BAĞLI
NOKTA ORANI (%)
AÇIK SATIŞ 2003 6,8 - 7,1 4 - 4,2 10,8 - 11,3
KAPALI SATIŞ 2003 5,5 - 6,6 2,3 - 2,7 7,8 - 9,3
Bira pazarında akdedilen tek elden satın alma anlaşmalarında yer alan
rekabet etmeme yükümlülüklerinin yanı sıra, dolap münhasırlıklarının da
üzerinde durulması gerekmektedir. Üreticiler anlaşma akdetmedikleri bazı
noktalara kendi soğutucu dolaplarını vererek, bu noktalarda sadece kendi 460
ürünlerinin satılmasını sağlayabilmektedirler. Örneğin, Efpa tek elden satın
alma anlaşması yapmadığı kapalı satış noktalarından 12.700 adedine
soğutma dolabı temin etmiş ve bu satış noktalarında toplam 82 milyon litre
6 Burada bahsedilmesi gereken bir nokta, Efpa ve Bimpaş tarafından gönderilen tablolardaki müşteri
sayısına ilişkindir. Efpa ve Bimpaş tarafından verilen açık satış noktası sayısı sırasıyla 118.908 ve
10.318 olup kapalı satış noktası sayısı ise Efpa için 171.623, Bimpaş için ise 38.754’tür. Tütün, Tütün
Mamulleri ve Alkollü İçkiler Piyasası Düzenleme Kurumu (TAPDK) verilerine göre, 2003 yılı sonu
itibariyle 75.702 perakende satış noktasına tütün mamulleri ile birlikte ambalajında alkollü içki satışı için
satış belgesi verilmiştir. Aynı yazıda, otel-lokanta-bar gibi açık içki satıcısı sayısı ise yurt genelinde
12.809 adet olarak verilmektedir. Resmi rakamlarla teşebbüsler tarafından verilen rakamlar arasında
önemli farklar bulunmaktadır.
05-27/317-80
13
sadece Efpa ürününün satılmasını sağlamıştır. Böylece, dolap
münhasırlıklarından sağlanan satış hacimleri de gözönünde
bulundurulduğunda, Efpa’nın hukuki ve fiili olarak bağlı pazar payı %14,7’den
yaklaşık %29,4’e çıkacaktır. Benzer şekilde, Bimpaş da 605 kapalı satış
noktasına soğutucu dolap temin ederek, bu noktalarda sadece kendi
ürünlerinin satılmasını sağlamıştır. Herhangi bir şekilde tek elden satın alma
anlaşması olmaksızın dolap temini suretiyle elde edilen bu satış hacmi de 470
dikkate alındığında, Bimpaş’ın bağlı pazar payı %5,7’den %6,3’e
yükselecektir. Sonuç olarak, hukuki veya fiili olarak sadece Efpa veya Bimpaş
markalarını satan kapalı satış noktalarının satış hacmi oranı %35,7’ye kadar
ulaşmaktadır.
H.4.1.2. Grup Muafiyetinin Geri Alınmasının Değerlendirilmesi
İnceleme konusu mevcut sözleşmelerden muafiyetin geri alınıp alınmaması
gerektiği hususuna geçmeden önce, Kurul’un muafiyetin geri alınması
yönündeki kararlarından örnekler vermek yerinde olacaktır. Bu kararlardan en 480
önemlisi, 3.5.2004 tarih ve 04-31/367- 92 sayılı karardır. Bu kararda, Frito Lay
Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin “paketlenmiş cips pazarı”nda %68 pazar payı
ile hakim durumda bulunduğuna, bu teşebbüsün pazardaki nihai satış
noktalarında gerek yazılı sözleşmeler ve gerekse fiili olarak uyguladığı
münhasır satış sisteminin, 2002/2 sayılı Tebliğ’de ve dolayısıyla 4054 sayılı
Kanun’un 5. maddesinde belirlenen şartları taşımaması nedeniyle, aynı
Tebliğ’in 6. ve Kanun’un 13. maddeleri gereğince Frito Lay Gıda Sanayi ve
Ticaret A.Ş’ye tanınmış olan muafiyetin geri alınmasına ve bu çerçevede
bedava ürün veya çeşitli hediye verilmesi, iskonto veya indirim yapılması gibi
uygulamaların münhasırlık şartına bağlı olmadan ve fiili münhasırlığa yol 490
açmayacak şekilde uygulanması ve yazılı sözleşmelerdeki münhasırlığa ilişkin
hükümlerin değiştirilmesine karar verilmiştir.
Muafiyetin geri alınması hususunun tartışıldığı diğer bir Kurul kararı da,
15.8.2003 tarih ve 03-57/671-304 sayılı Benkar/Advantage Card kararıdır. Bu
kararda, 2000 yılında %72.9, 2001 yılında %64.4, 2002 yılında ise %38.9
pazar payına sahip olan Benkar Tüketici Finansmanı ve Kart Hizmetleri
A.Ş.’nin Advantage Card markası altında faaliyet gösterdiği taksitli alışveriş
kartları pazarında çok sayıda teşebbüsün varlığına rağmen, ilk üç teşebbüsün
pazar payının %86 olması dikkate alınarak, Advantage Card’ın pazar payının 500
geçmiş yıllara göre düşmesine rağmen, halen piyasanın önemli bir bölümünde
rekabetin ortadan kalktığı ve münhasırlık içeren anlaşmaların grup
muafiyetinden yararlanamayacağı sonucuna varılmıştır.
Karara konu olan bira pazarında ise, hakim durumda olan bir teşebbüsün yer
aldığı, bu teşebbüsün güçlü bir markaya sahip olduğu, rakip sayısının sınırlı
ve pazar paylarının hakim durumdaki şirkete göre yüksek olmadığı, yabancı
teşebbüslerin hakim durumdaki teşebbüs ile lisans anlaşması yaparak pazara
ürün sunmayı tercih etmelerinin de gösterdiği üzere, üretici olarak pazara
girişin zor olduğu, ithalatın önemli boyutta olmadığı dikkate alındığında, Efpa 510
ve Bimpaş tarafından benzer nitelikte dikey sınırlamalar (özellikle rekabet
etmeme yükümlülüğü ve bu etkiyi doğuran diğer hükümler) içeren
anlaşmaların toplu etkisinin açık satış noktalarını içeren ilgili pazarda 2003
05-27/317-80
14
yılında %47,4 gibi yüksek bir orana ulaştığı, bu nedenle anılan pazarın önemli
bir bölümünde rekabeti ortadan kaldırdığı, dolayısıyla 4054 sayılı Kanun’un 5.
maddesinin “İlgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan
kalkmaması” şeklindeki “c” bendindeki şartın sağlanmadığı kanaatine
varılmıştır. Her iki teşebbüs tarafından anılan pazardaki nihai satış noktaları
ile akdedilen anlaşmaların azami süresinin 5 yıla kadar uzayabilecek şekilde
düzenlenmesi de söz konusu olumsuz etkiyi güçlendirici bir unsur olarak 520
değerlendirilmiştir. Söz konusu pazarda gerek Efpa (%27,7) gerekse de
Bimpaş (%19,7) tarafından akdedilen anlaşmaların pazarın kapatılmasına
olan katkısı ayrı ayrı önemli ölçüde olduğundan, anılan teşebbüslerin açık
satış noktaları ile akdetmiş oldukları inceleme konusu olan tek elden satın
alma anlaşmalarına 2002/2 sayılı Tebliğ tarafından sağlanan muafiyetin geri
alınması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Efpa ve Bimpaş tarafından benzer nitelikte dikey sınırlamalar (özellikle
rekabet etmeme yükümlülüğü ve bu etkiyi doğuran diğer hükümler) içeren
anlaşmaların toplu etkisinin kapalı satış noktalarını içeren ilgili pazarda 2003 530
yılında (Efpa’nın bağlı satış oranı %14,7, Bimpaş’ın bağlı satış oranı %5,7
olmak üzere) %20,4’e ulaştığı görülmektedir. Söz konusu oran, pazarın yapısı
ve anlaşmaların süresi ile ilgili bir önceki paragrafta söylenen hususlar dikkate
alındığında, önemli bir oran olarak görülmüştür. Anılan pazardaki Efpa ve
Bimpaş tarafından kapalı satış noktaları ile akdedilen tek elden satın alma
anlaşmalarından da grup muafiyetinin geri alınması, bira pazarında etkin
rekabetin tesis edilmesi, pazara yeni girecek teşebbüslerin ürünlerini
tüketiciye tanıtarak belirli ölçüde pazarda tutunmaları ve etkin rekabetin tesisi
yönünde olumlu bir adım olacağı kanaatine varılmıştır.
540
Bunun yanı sıra, herhangi bir tek elden satın alma anlaşması olmamasına
rağmen, satış noktalarına verilen soğutucu dolapları vasıtasıyla temin edilen
münhasır satış haklarının da kaldırılması pazarın rekabete açılması
bakımından yerinde olacaktır. Daha açık ifade etmek gerekirse, sağlayıcı
teşebbüslerin, satış noktalarına verdikleri dolaplara sadece kendi ürünlerinin
konulması, rakip ürünlerin bu dolaplarda teşhir edilmemesi yönündeki
uygulamalarının engellenmesi gerekmektedir.
H.4.2. Teşebbüslerin Görüşleri
550
Efpa ve Bimpaş’ın gerek yazılı gerekse sözlü olarak belirttikleri görüşler ve
bunlara yönelik değerlendirmeler aşağıda yer almaktadır:
H.4.2.1. Efpa
Efpa, 19.10.2004 tarihli yazısında, Rekabet Kurulu’nun 15.7.2004 tarihli
kararında yer alan ve işbu karara dayanak teşkil eden analiz ve
değerlendirmelerin yanlış bilgilere dayandığını ileri sürmektedir. Efpa, (i) bira
pazarında etkin rekabetin olduğu, (ii) pazara giriş engellerinin olmadığı ve
münhasırlık içeren anlaşmaların pazara girişi engellemediği ve (iii) soğutucu 560
dolapların münhasırlık sağlamadığı görüşlerini dile getirmiştir. Efpa’nın bu
görüşleri ve bu görüşlere dair değerlendirmeler aşağıda verilmektedir.
05-27/317-80
15
H.4.2.1.1. Bira Pazarında Etkin Rekabetin Olup Olmadığı
Efpa, bira pazarında etkin rekabetin olmadığı sonucuna varırken Kurul’un
gerekli analizleri yapmadığını ileri sürmektedir. Bu konuda, Michael Porter7
tarafından dile getirilen beş kriterin Karar’da değerlendirilmesi gerekirken, bu
kriterlerden sadece ikisinin değerlendirmeye alındığı ifade edilmektedir. Söz
konusu beş kriter şunlardır: 570
(i) Mevcut rakipler arası rekabet,
(ii) Potansiyel rekabet tehdidi,
(iii) Müşterilerin pazarlık gücü,
(iv) İkame ürün tehdidi,
(v) Sağlayıcıların pazarlık gücü.
Efpa’nın bu kriterlere ilişkin açıklamaları ve bunlara yönelik değerlendirmeler
aşağıda yer almaktadır:
580
H.4.2.1.1.1. Mevcut Rakipler Arası Rekabet
Efpa, Türk bira pazarındaki iki teşebbüs arasında güçlü bir rekabet
yaşandığını, 1969 yılında %6,3 olan pazar paylarını yatırımlara ve verimliliğe
verdikleri önem sayesinde %77’lere getirerek pazar lideri olduklarını, rakipleri
olan Bimpaş’ın dünyanın büyük bira üreticilerinden olan Carlsberg tarafından
kontrol edilmeye başlandıktan sonra pazarda daha rekabetçi bir politika
izlediğini, son üç yıllık dönem içerisinde kendileri pazara sadece bir yeni
marka sunmuş iken Bimpaş’ın dört yeni marka sunduğunu, aynı dönem
içerisinde kendilerinin reklam harcamalarının dolar bazında %150, Bimpaş’ın 590
ise %200 arttığını, ayrıca rakip teşebbüs Bimpaş’ın fiyatını düşürdüğünde
Efpa’nın pazar payının azalmasının pazarda etkin rekabet olduğunun diğer bir
göstergesi olduğunu ileri sürmektedir.
Öncelikle Rekabet Hukuku’nun, teşebbüslerin kendi iç dinamikleri ile
büyüyerek pazar paylarını arttırmalarını herhangi bir şekilde engellemesi söz
konusu olamaz. Dolayısıyla, Efpa’nın 1969 yılında %6,3 olan pazar payını
%77’ye taşımasının, mevcut inceleme bakımından önemi bulunmamaktadır.
Kurul kararında önemle üzerinde durulan husus, Efpa ve Bimpaş’ın nihai satış
noktaları ile akdetmiş olduğu anlaşmalarda yer alan rekabet etmeme 600
yükümlülüklerinin, pazara yeni teşebbüslerin girmesini önemli ölçüde
engellemekte ve pazarda etkin rekabetin yaşanmasını önlemekte olmasıdır.
Efpa ve Bimpaş’ın son dönemde piyasaya yeni markalar çıkarmaları ve
reklam harcamalarını arttırmaları, pazarda etkin bir rekabet olduğunu
göstermek için yeterli değildir. Zira, tek bir teşebbüsün faaliyet gösterdiği
pazarlarda dahi pazara yeni markalar çıkabilmekte ve önemli miktarlarda
reklam harcamaları yapılabilmektedir. Benzer şekilde, Bimpaş’ın fiyatını
düşürdüğünde Efpa’nın pazar payının azalması, Efpa’nın iddia ettiği gibi,
piyasada etkin rekabet olduğunu göstermek için yeterli değildir. İki teşebbüsün
fiyatları ve pazar payları arasında bu türden bir ilişkinin olması zaten beklenen 610
bir durumdur. Bu tür bir ilişki, sadece, bu iki teşebbüsün aynı pazarda faaliyet
7 Michael Porter, Competitive Strategy, 1980.
05-27/317-80
16
gösteren rakip teşebbüsler olduğunu göstermekte olup, aralarındaki rekabetin
yoğunluğuna ilişkin herhangi bir ipucu vermemektedir.
H.4.2.1.1.2. Potansiyel Rekabet Tehdidi
Türkiye bira pazarının önemli derecede potansiyel rekabeti bünyesinde
barındırdığını ileri süren Efpa; Bimpaş’ın Carlsberg vasıtasıyla global gücünü
kullanıyor olmasını ve bunu önümüzdeki dönemde artıracak olmasını ve
Avrupa pazarlarında toplam satışların %20’sini oluşturan pilsner dışı biraların 620
henüz Türkiye’de satışa sunulmamasını potansiyel rekabeti yaratan unsurlar
olarak saymaktadır. Piyasaya yeni giren teşebbüslerin, Kurul kararında
belirtildiğinin aksine, piyasada rekabet yaratabilecek ölçüde önemli
miktarlarda kapasitelere sahip olduklarını ileri süren Efpa, bu firmalardan Park
Gıda’nın Afyon’da kuracağı ikinci tesis ile kapasitesini 100 milyon litreye
çıkaracağını, Tekel’in (Mey İçki) de kapasitesini 100 milyon litreye çıkarmayı
hedeflediğini, Süral Grubu’nun Antalya’daki bölgesel gücünü kullanarak tüm
Türkiye’ye yayılma stratejisi izlediğini, Elda şirketinin dünyanın güçlü
markalarından Löwenbrau’yu üretmeyi planladığını ve Alman Bitburger
firmasının yıl sonunda üretim tesisi kurmayı planladığını belirtmiştir. 630
Bimpaş’ın kontrolünün 2001 yılında Yaşar Grubu’ndan Carlsberg’e
geçmesinin ardından pazarda yeni bir dönemin başladığı doğrudur. Ancak,
söz konusu bu kontrol değişikliğinin, geçtiğimiz 3 yıllık süre içerisinde bira
pazarında rekabetin artması yönünde herhangi bir etkisinin olduğunu ileri
sürmek mümkün değildir: Efpa ve Bimpaş’ın sırasıyla %77 ve %22
seviyelerinde olan pazar paylarında bu dönem içerisinde kayda değer bir
değişme gözlenememiştir. Dolayısıyla, nihai satış noktaları ile akdedilen
münhasırlık içeren anlaşmaları devam ettiği sürece, Efpa’nın ve Bimpaş’ın
sahip olduğu pazar paylarındaki bu durağanlık devam edecektir. 640
Bira pazarında gözlenen bu durağanlığı, Efpa’nın iddia ettiğinin aksine,
ithalatın ve pazara yeni giren üretici teşebbüslerin değiştirmesinin de, bu
koşullar altında, zor olduğu kanaatine varılmıştır. Söz konusu teşebbüslerin
pazara girişte karşılaştıkları problemlere geçmeden önce, pazara yeni giren
teşebbüsleri kısaca tanıtmak gerekmektedir.
İthalatın serbest bırakılması ile birlikte bira ithalatına başlayan firmalar
şunlardır: Ülgenler Turizm ve Ticaret Ltd. Şti. (Ülgenler), Karagözoğlu Dış
Ticaret A.Ş. (Karagözoğlu), İmpeks Gıda Ürünleri İthalat İhracat San. A.Ş 650
(İmpeks), Maxxium Pazarlama ve Ticaret A.Ş. (Maxxium) ve Elda İçecek ve
Enerji Hizmetleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Elda).
Ülgenler: İlk ithalatını 2004 Nisan ayında gerçekleştirmiştir. Halen premium
segmentte Alman menşeli Bitburger ve Erdinger markalarını ithal etmektedir.
2004 yılında gerçekleştirdiği ithalat miktarı 380.000 litre civarındadır.
Karagözoğlu: 2003 Kasım ayında bira ithalatına başlamıştır. Halen Meksika
menşeli Corona, Hollanda menşeli Grolsch ve Çek menşeli Budweiser marka
biraları ithal etmektedir. Satışlarının %70-80’ini Corona oluşturmaktadır. 2004 660
yılında toplam 450.000 litre bira satışı gerçekleştirmiştir.
05-27/317-80
17
İmpeks: 2004 Ağustos ayından beri Hollanda menşeli Heineken marka birayı
ithal etmektedir. 2004 yılında yaklaşık 175.000 litre bira satışı
gerçekleştirmiştir.
Maxxium: Faaliyet konusu ağır alkollü içki ithalatı olduğu için bira sektöründeki
faaliyetleri çok sınırlı düzeydedir. Amerikan menşeli Bud marka birayı ithal
etmektedir. Yılda yaklaşık 100.000 litre bira satmaktadır.
670
Elda: 2004 Ekim ayından itibaren Alman markası Löwenbrau birasını ithal
etmeye başlamıştır. 2004 yılında yaklaşık 32.000 litre bira satmıştır.
Löwenbrau ile yaptığı anlaşma uyarınca yılda yaklaşık 100.000 litre bira satışı
gerçekleştirmeyi planlamaktadır.
İthalat yapan teşebbüslerin Aralık 2004 itibarıyla gerçekleştirdikleri satış
miktarlarından yola çıkıldığında, toplam bira ithalatının yılda en fazla 2 milyon
litre civarında olduğu görülmektedir.8 2003 yılında bira pazarının toplam
büyüklüğü 790 milyon litre olduğuna göre, ithalatın bira pazarındaki payı
%0,25 (binde 2,5) gibi çok düşük bir seviyede kalmaktadır. Dolayısıyla, 680
serbest bırakılan ithalat, Efpa’nın iddia ettiğinin aksine, bira piyasasında etkin
rekabet yaratabilecek bir baskı oluşturmaktan uzaktır.
İthalatçı teşebbüsler, bira pazarında arzuladıkları satış miktarlarına
ulaşamamalarının en önemli nedeni olarak, pazardaki mevcut münhasırlık
içeren anlaşmaları göstermektedirler. İthalatçı teşebbüsler, Efpa ve Bimpaş’ın
nihai satış noktalarının önemli bir kısmını kendilerine bağlamaları yüzünden,
pazara diledikleri ölçüde yayılamadıklarını ve bekledikleri satış hacmine
ulaşamadıklarını belirtmişlerdir. Bu konuda Ülgenler yetkilisi şu ifadeleri
kullanmıştır: 690
“... Efes ve Tuborg’un satış noktaları ile yapmış olduğu anlaşmalardan
dolayı ürünlerimizi bu noktalara sokmakta zorluk çekmekteyiz. Örneğin
İstanbul’un Anadolu yakasında ürünlerimizi dağıtan bayi aynı zamanda
Red Bull gibi pazarında lider olan bir ürünü dağıtmakta olmasına
rağmen ürünümüzü satış noktalarına satmakta zorluk çekmektedir.
Ürünümüzü satmak isteyen noktalar, Efes ve Tuborg tarafından mal
vermeyi reddetme ve verdikleri dolapları geri alma gibi tehditlerle
karşılaşmaktadır. Tuborg bize karşı Efes’ten daha agresif
davranmaktadır. Tuborg noktaların Efes satmasına izin verirken, başka 700
marka bira satılmasına karşı çıkmaktadır. Efes de benzer şekilde Bud
veya Corona’nın satış noktalarında satılmasına göz yumarken bizim
ürünlerimizi sattırmamaktadır. Bunun nedeni bizim firma olarak Bud
veya Corona’nın ithalatçılarının aksine piyasaya girme konusunda daha
ciddi planlarımız olmasındandır.
...Efes ve Tuborg genellikle satış hacmi yüksek olan (yılda en az
10.000 litre satış hacmine sahip olan) yerleri kendilerine anlaşmalarla
bağlamaktadırlar. Bu seviyede satış hacmine sahip olmayan yerlerin
8 Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkollü İçkiler Piyasası Düzenleme Kurumu’ndan (TAPDK) alınan Eylül ayı
dahil 2004 yılı bira ithalat rakamı 548.639 litre olarak gerçekleşmiştir.
05-27/317-80
18
ise genellikle ithal biralara talebi düşüktür. Bu yerlerle yapılan 710
anlaşmalar ve verilen dolaplar nedeniyle fiyatımızı Efes’in ürettiği Miller
birasından düşük dahi tutsak, bu noktalara giremediğimizden satmakta
zorlanıyoruz. “
Ülgenler yetkilisi, ayrıca, Bitburger satışlarının yılda 1.000.000 litreye ulaşması
durumunda söz konusu firmanın Türkiye’de üretim tesisi kurma planının
olduğunu, hatta Alemdar-İstanbul’da uygun bir yer bulduklarını, ancak
Ülgenler olarak pazarın seyrini görebilmek için bu planı ileri bir tarihe
bıraktıklarını belirtmiştir.
720
Sözlü görüş toplantısında Ülgenler yetkilisi, Türkiye’ye yatırım kararı vermiş
Bitburger firmasının yatırımını geciktirmek zorunda kaldıklarını, sebebinin
pazarın Efpa ve Bimpaş tarafından kapatılması olduğunu ifade etmiştir.
Diğer bir ithalatçı teşebbüs Karagözoğlu yetkilisi de pazarda ürünlerini
dağıtırken Efpa ve Bimpaş’ın engellemeleri ile karşılaştıklarını şu şekilde ifade
etmektedir:
“...İthal biralar özellikle navlun giderleri nedeniyle yerli biralara göre
pahalı kaldığı için pazar paylarının yüksek seviyelere ulaşması zordur. 730
Bu durum ABD hariç dünya genelinde de böyle olup, ithal biralar
pazarın en fazla %5’ini oluşturmaktadır. Ancak ithal biraların toplamda
pazar payının artmamasının diğer bir nedeni de pazardaki üreticiler
olan Efes ve Tuborg’un nihai satış noktaları ile yapmış oldukları
münhasırlık anlaşmaları vasıtasıyla bu noktalara ithal biraların
girmesini engellemeleridir. Efes ve Tuborg gücünün yettiği noktalarda
ürünlerimizin satılmasını ve görsel malzemelerimizin bulunmasını
engellemektedir. Bu nedenle İstanbul’daki yaklaşık 15.000 adet klasik
Tekel bayilerinden ancak 500 adedine girebiliyoruz. Satışlarımız
ağırlıklı olarak horeca denen otel, restoran ve bar gibi noktalara 740
yapılmaktadır. Satışını gerçekleştirdiğimiz ürünlerin tamamı Premium
segmenttedir. Türkiye’de bu segment yıldan yıla büyümesine rağmen
kısa vadede önemli seviyelere ulaşması zordur. Çünkü Türkiye’de
üretilen Miller bile ancak %1 pazar payı elde edebilmiştir. Pera
Türkiye’de üretilmesine rağmen ürünleri bizim ürünlerimiz kadar dahi
pazarda görülmemektedir.
Bira pazarında münhasırlığın kaldırılması ile birlikte pazar paylarında
önemli değişiklikler olacağını sanmıyorum, ancak böyle bir uygulama
ürünlerimizin bulunabilirliği konusunda ciddi bir adım olacaktır. 750
Anlaşmaların devam etmesi halinde önümüzdeki 1-2 yıl daha şimdiki
gibi zor geçecektir. Satış noktalarındaki dolaplarda diğer markaların
satılmasına olanak tanınmasının görünürlüğümüzü artırarak
satışlarımıza ciddi oranda yansıyacağı söylenebilir.”
İthalatçı teşebbüs İmpeks’in yetkilisi, bira pazarının şu anki görünümüne ve
pazara girerken karşılaştıkları problemlere ilişkin şu değerlendirmeleri
yapmaktadır:
05-27/317-80
19
“...Premium segment şu anda toplam pazarın %2,5’unu 760
oluşturmaktadır. Ancak gelir düzeyi arttıkça premium segmentin
büyüyeceğini düşünüyoruz. Halen bu segment her yıl yaklaşık %15
büyümektedir. 2010 yılına kadar premium segmentin %5’e ulaşacağını
tahmin ediyoruz. Ancak zamanla premium segment içerisinde yer alan
ithal markaların bazılarının pazardan çekilmek zorunda kalacağını
düşünmekteyiz. Heineken, Türkiye’de üretim yapma konusunda, belirli
bir satış hacmine ulaşmadan Türkiye’de üretim yapmanın ekonomik
olmayacağını ifade etmektedir. Dolayısıyla Heineken’in Türkiye’de
üretim yapması uzak bir ihtimaldir.
770
Tuborg Yaşar Grubundan Carlsberg’e geçtiği dönemde iki yıl boyunca
Efes ile arasında ciddi anlamda rekabet var iken, son dönemlerde iki
teşebbüs birbirlerine karşı daha ılımlı olduklarını düşünüyoruz. Süral
sadece fıçı olarak ve Antalya yöresinde satış yaptığından Türkiye
pazarında önemli bir rekabetçi güç olabileceğini düşünmüyoruz. Pera
ise kuruluş döneminde dağıtım ve ürün kalitesi konusunda bazı
problemler yaşandığını duyduk, zaten bizim için rekabet oluşturacak
segmentte değiller.
Ürünlerimizi zincir marketlerde bulundurma konusunda sıkıntı 780
çekmiyoruz. Ancak daha küçük satış noktalarına girmek konusunda
Efes ve Tuborg’un bu noktalarla yaptığı anlaşmalar nedeniyle zorluklar
yaşamaktayız. Anlaşmalara ilave olarak, ürünlerimizin bu noktalarca
yeterince bilinmemesinin yanı sıra Efes veya Tuborg ile yıllardır süren
ilişkilerini bozmamak için ürünlerimizi bulundurma konusuna bu
noktalar sıcak bakmamaktadır. Şimdiye kadar 3 açık satış noktası ile
sadece Heineken satılması yönünde anlaşma yaptık. Efes ve
Tuborg’un satış noktaları ile yapmış olduğu anlaşmaların yasaklanması
durumunda hangi ürünün satılacağına tüketicinin kendisi karar
verecektir. Böylece tüketicinin istemediği ürünler pazardan çekilmek 790
durumunda kalacaktır. Ürünün satış noktasında bulundurulmasını
sağlamak kadar görsel tanıtım malzemelerini teşhir edebilmek de
önemlidir. Bu noktada da anlaşmalardan dolayı problemler yaşıyoruz.
2004 yılı hedefi olarak 500.000 litrelik bir satış hacmini öngörmemize
rağmen, pazarda var olan anlaşmalardan tahminimizden daha fazla
etkilendiğimiz ve marka bilinirliliğimizin az olmasından dolayı yıl sonuna
kadar bu rakamın yarısına ulaşabileceğiz...”
Sözlü görüş toplantısına katılan Impeks yetkilisi, Heineken’in tanınmış bir
marka olmasına rağmen sözleşmeler nedeniyle açık satışta ciddi zorluklar 800
yaşadıklarını, ürünlerinin ve görsel malzemelerin toplatıldığını, Heineken için
Ocak ayından itibaren gazete, dergi ve sinemalarda reklam yaptıklarını, ancak
gerektiği kadar büyüyemediklerini, bira pazarının %2,5’luk kısmını oluşturan
premium pazar içinde dahi yer almakta zorluk çektiklerini, Heineken’in orta ve
uzun vadede Türkiye’de yatırım yapmak istemesine rağmen karşılaştıkları
zorluklar nedeniyle çekindiğini ve bu planlarını belli süre ertelemek zorunda
kaldığını ifade etmiştir.
05-27/317-80
20
Bira pazarının ithalatçı teşebbüslerinden bir diğeri olan Maxxium’un bu
pazardaki faaliyetleri oldukça sınırlı düzeydedir. Asıl faaliyet konusu ağır 810
alkollü içki ithalatı olan teşebbüsün yetkilisi, bira pazarına ciddi bir rakip olarak
çıkmadıklarını şu şekilde ifade etmektedir:
“...Bira uzmanlık alanımız olmadığından ve alkollü içki portföyümüz
içerisinde küçük bir yeri olduğundan söz konusu ürünün satışı
konusunda fazlaca bir çabamız yok. Bud birasını genellikle sınırlı
miktarlarda ve ağır alkollü içki satışı yaptığımız bar türü yerlerde satışa
sunuyoruz. Bira konusunda yaygın bir dağıtım ağıyla ciddi bir rakip
olarak piyasaya çıkmadığımız için satış noktalarında Efes’in herhangi
bir engellemesi ile karşılaşmadık. Zaten Bud birasının fiyatı Efes’e göre 820
oldukça yüksek. Bud markasının sahibi olan Anheuser Busch
firmasının Türkiye ile ilgili büyük beklentileri yok, kısa vadede
Türkiye’de büyümek amaçlı bir plan içerisinde olduğunu
düşünmüyorum. Mevcut bira satış miktarlarımızın önümüzdeki
günlerde ciddi bir artış göstereceğini sanmıyorum.”
Alman menşeli Löwenbrau markasının ithalatçısı konumundaki Elda’nın
yetkilisi, münhasırlık içeren anlaşmaların piyasaya olan etkilerini şu şekilde
aktarmaktadır:
830
“...Efes tarafından piyasada anlaşma yapılmayan satış yeri sayısının
oldukça az olması nedeniyle, Löwenbrau veya başka bir bira
markasının Türkiye’de üretimini yapmayı kesinlikle düşünmüyoruz. Bu
anlaşmalar yüzünden ithal ettiğimiz biranın satış noktalarında tadımının
yapılmasını dahi gerçekleştiremiyoruz. Pazar öylesine bağlanmış
durumda ki bizim pazara bu koşullar altında girmemiz mümkün değil.
Dolap vermek istememize rağmen anlaşmalar nedeniyle satış yerleri
bu dolapları almamaktadır. Ayrıca, toplam cirosu içinde biranın önemli
bir yeri olması nedeniyle, bu tür anlaşmaların yapılmadığı yerler dahi
Efes dışında bir birayı bulundurmak istememektedir. Ancak, Efes’in 840
satış noktaları ile yaptığı anlaşmaların yasaklanması durumunda bira
üretimi yapmayı düşünebiliriz. Bu tür yasaklamanın çok güçlü bir
markaya sahip olması nedeniyle Efes’in pazar payında çok büyük
düşmelere neden olacağını düşünmüyoruz. Yine de, bu tür
anlaşmaların kalkması durumunda tüketicilere seçme imkanı tanınacak
ve ürünlerin kalite ve fiyatı tüketici tercihini etkileyecektir.
Bizim gibi piyasaya giren diğer ithal biraların da önemli pazar paylarına
ulaşabileceğini düşünmüyoruz. Çünkü, bira ithalatında gümrük vergisi
olmamasına rağmen taşıma giderleri ithal ürünlerin fiyatlarının yüksek 850
olmasına neden olmaktadır”
İthalatçı teşebbüslerin yanı sıra Türkiye’de bira üretimi yapmakta olan Efpa ve
Bimpaş dışındaki teşebbüslerden Mey, Park Gıda, Süral ve İstanbul Gıda’dan
aşağıdaki bilgiler edinilmiştir:
Mey: TEKEL'in Alkollü İçkiler Sanayi ve Ticareti A.Ş.'de bulunan %100
oranındaki hisselerini blok olarak satın alan Nurol - Limak - Özaltın -Tütsab
05-27/317-80
21
Ortak Girişim Grubu tarafından kurulan Mey, TEKEL’in Yozgat ilindeki bira
fabrikasında üretim yapmaktadır. Fabrikanın üretim kapasitesi 15 milyon 860
litre/yıl olmakla birlikte, ek bir yatırımla bu kapasiteyi 40 milyon litre/yıl’a
çıkarmak mümkündür. Yılda ortalama 1,5 milyon litre bira satışı
yapabilmektedir.
Park Gıda: 2003 yılında Tekirdağ ilinde deneme mahiyetinde fıçı bira üretimi
ile faaliyetlerine başlayan teşebbüs, ürün kalitesi ile ilgili birtakım problemler
yaşamıştır. Teşebbüs, 3 aylık dönem içerisinde 1,2 milyon litre bira satışı
gerçekleştirmiştir. Pera markasını kullanan teşebbüs şu anda fıçı bira ile
birlikte şişe bira da üretmektedir. Fabrikanın kurulu kapasitesi 20 milyon
litre/yıl olup, ek yatırımlarla bunu 30 milyon litre/yıl’a çıkarmak mümkündür. 870
Teşebbüsün ayrıca Afyon ilinde yeni bir tesis kurma planı da bulunmaktadır.
Süral: 2004 Eylül ayında Antalya ilinde deneme üretimlerine başlayan
teşebbüs şu anda normal üretime geçmiş bulunmaktadır. 10 milyon litre/yıl
olan kapasiteyi ilave yatırımlarla 25 milyon litre/yıl’a çıkarmak mümkündür.
2005 yılı içerisinde şişeleme hattı kurmayı planlayan teşebbüs Perge
markasını kullanmaktadır ve öncelikli hedefi Antalya bölgesindeki otellerdir.
İstanbul Gıda: İstanbul Teşvikiye’de bulunan satış noktasında satışa sunduğu
birayı aynı yerde teşebbüs kendisi üretmektedir. Türkiye’de bu şekilde faaliyet 880
gösteren tek teşebbüstür. Bu özelliği ile İstanbul Gıda’nın ürettiği bira “super
premium” segmentte yer almaktadır. Teşebbüs ayrıca Gebze’de bir fabrika
kurma çalışmalarını sürdürmektedir. Kapasitesi 250.000 litre/yıl gibi oldukça
düşük seviyede kalacak olan fabrikada üretilen biranın yüksek gelir düzeyine
sahip kişilere hitap eden sınırlı sayıdaki satış noktasına satılması
planlanmaktadır.
Efpa ve Bimpaş dışındaki bira üreticilerinin yıllık bira üretimi şu anda yılda
yaklaşık 7 milyon litre civarındadır.9 Bu da toplam bira pazarının yaklaşık
%0,89’una (binde 8,9) denk gelmektedir. Dolayısıyla, Efpa ve Bimpaş 890
dışındaki bira üreticileri şu anda bira pazarında yok denecek kadar az bir pay
almaktadırlar. Efpa ve Bimpaş dışındaki üretici teşebbüslerin piyasaya
girmekte ve satış yapmakta karşılaştıkları sorunlar bir kenara bırakılıp bir an
için kapasitelerinin tamamını kullandıkları varsayılsa dahi, pazar payı olarak
önemli bir güce ulaşmalarının kolay olmadığı görülmektedir: Mey, Park Gıda
ve Süral’in kapasite toplamları 45 milyon litre/yıl’dır. Bu kapasite miktarı ile, üç
teşebbüsün pazardan alabilecekleri toplam pazar payı en fazla %5,7
olabilecektir. Ancak, Efpa ve Bimpaş’ın nihai satış noktaları ile yapmış
oldukları anlaşmalar nedeniyle piyasaya yeni girmekte olan teşebbüslerin bu
pazar paylarına ulaşabilmeleri bu koşullar altında mümkün görülmemektedir. 900
Piyasada satış yaparken yaşadıkları problemler konusunda Mey yetkilisi
şunları belirtmektedir:
“... Satış noktalarına yüksek kar marjı vermemize ve fiyatımız son
derece makul olmasına rağmen satış noktaları Efes ve Tuborg’la
yapmış oldukları anlaşmalardan dolayı ürünlerimizi bulundurmak
9 Üç ayda 1,2 milyon litre bira satan Park Gıda’nın bir yılda yaklaşık 5 milyon litre bira sattığı
varsayılmıştır.
05-27/317-80
22
istememektedir. Bu anlaşmalardan dolayı yılda ancak 1,5 milyon litre
bira satabiliyoruz.
Rekabet Kurulu kararındaki Efes ve Tuborg tarafından sözleşme ile 910
bağlanmış pazar paylarının kesinlikle gerçek rakamları yansıttığını
düşünmüyorum. Bu rakamların çok üstünde bir kısmı iki teşebbüs
tarafından bağlanmış durumdadır...
(………………………)
Efes ve Tuborg satış noktaları ile anlaşma yapmaya devam ettikçe,
serbest bırakılan ithalatın önemli bir rekabetçi etkiye neden olması
oldukça zor. Efes ve Tuborg’un pazardaki anlaşmaları ve
uygulamalarından kaynaklanan mevcut şartlar yabancı üreticilerin 920
pazara girme konusunda temkinli olmasına neden olmaktadır.
Anlaşmalar yasaklansa dahi Efes’in pazardaki konumu ve sahip olduğu
markanın gücü nedeni ile pazardaki rekabetçi etkilerin ortaya çıkması
için bir kaç yıl geçmesi gerekebilir...”
Sözlü görüş toplantısına katılan Mey yetkilisi, üretimi kolay olan birayı
satmanın zor olduğunu, yatırım yapmayı planladıklarını, ancak yaptıkları
analizlerin biralarının noktalara girmesine engel olduğunu gösterdiğini,
noktaların ya Efes ya da Tuborg sattığını, bağlı nokta bilgilerinin sorgulanması
gerektiğini, nokta adetlerinin kendi tespitleri ve TAPDK verilerine göre çok 930
daha düşük olduğunu, nokta sayısı 1/3 oranında çok daha düşük olduğundan
anlaşmaların ciddi şekilde rekabeti bağlayıcı bir görüntü gösterdiğini, zincir
mağazalarda serbest rekabet yaşandığını, bu tür serbest rekabet olan
noktalarda Tekel’in payının yüksek olduğunu (%28,36), serbest rekabet olursa
herkesin hak ettiği yere geleceğini, tek istediklerinin tüketicilerin ürünlerini
noktalarda bulabilmesi olduğunu, münhasır noktalarda firmalar arası fiyat
rekabetinin ortadan kalktığını, bu tür noktalarda fiyat konusunda rekabet
imkanı olsa pazar paylarının hak ettiği yere geleceğini, noktalara (örneğin
bakkala) dolap verildiğinde rakip ürünlerin konulmasına izin verilmediğini,
bunun gizli de olsa rekabet etmeme durumuna yol açtığını, bakkalın dolabı 940
koruyabilmek için sadece o ürünü sattığını, dolapla birlikte ayrıca bedava
ürünler ve para verildiğini söylemiş, bu anlamda soğutuculardaki muafiyetin de
kaldırılmasını istemiş, Kurul’un muafiyetin geri alınmasına dair kararını
geciktirmeden almasının uygun olacağını, pazarın iki yıl sonra açılmasının
pazardaki şu an ki hakim durumun yıllarca taşınması anlamına geleceğini
belirtmiştir.
Park Gıda yetkilisi piyasada karşılaştıkları problemleri şu şekilde
aktarmaktadır:
950
“...Ayrıca, Afyon’da yeni bir tesis kurma planımız var. Ancak, bu
yatırımı yapmamız için piyasada karşılaştığımız sıkıntılarımızın
giderilmesi gerekir. Pazar payımız %3 seviyelerine çıkmadıkça ilave
yatırım yapmamız mümkün gözükmemektedir.
05-27/317-80
23
En büyük problemimiz maltı dışarıdan almak zorunda kalmamız.
Dışarıdan malt ithal ederken %23 gümrük vergisi ödüyoruz. Oysa
doğrudan bira ithal etsek ÖTV dışında gümrük vergisi ödemek
durumunda kalmayacağız. Yüksek gümrük vergisi oranı bizi piyasada
rekabette dezavantajlı duruma sokuyor. 960
Karşılaştığımız diğer önemli bir problem, üretimini yaptığımız biranın
satış noktalarında tüketicilere ulaşmasının rakibimiz olan Efes ve
Tuborg tarafından yapılan anlaşmalarla engellenmesidir. Efes ve
Tuborg ile birlikte bizim ürünümüzü de satmak isteyen noktalar mal
vermemekle ve dolaplar geri alınmakla tehdit edilmektedirler. Bu tehdit
karşısında satış noktaları ürünlerimizi bulundurmaktan
kaçınmaktadırlar. Firma olarak reklamlara ağırlık vermemize rağmen
satış noktalarına yeterince penetre olamadığımızdan bu reklamların
faydası da sınırlı düzeyde kalmıştır. Reklamımızı gazetede gören bir 970
tüketici ürünümüzü almak istese dahi Efes ve Tuborg’un bu
davranışları devam ettikçe ürünümüzü satın alamayacaktır. Bizim şu
anda öncelikli amacımız ürünümüzü tüketiciye sunabilme fırsatını
bulabilmektir. Bu fırsatı elde ettiğimizde şayet tüketici ürünümüzü
gerektiği kadar kaliteli bulmaz ise zaten almayacaktır.
Ürünümüz %100 malttan imal edilmiş premium segmentte bir bira
olmasına rağmen satış noktalarına girebilmek için fiyatlarımızı çok
düşürdük. Şu anda zararda çalışmak durumundayız. Rakiplerimizin
piyasaya girişimizi engelleyici davranışları devam ettiği sürece buna 980
dayanmamız pek mümkün gözükmüyor. Böyle giderse en geç 1-1,5 yıl
içerisinde piyasadan çekilmek zorunda kalabiliriz. Bu aşamada küçük
teşebbüsler arasında yapılabilecek işbirlikleri pazarda kalabilmek için
önem kazanmaktadır. Bizim de pazardaki ithalatçılardan Ülgenler ile
işbirliği yapma planlarımız bulunmaktadır.
Bira talebinin sezonluk olması bira üreticilerinin yazın tam kapasite
çalıştıkları anlamına gelmez. Kapasite fazlalığını bizim gibi pazara
girmek üzere olan teşebbüsler bir engel ve caydırıcı unsur olarak
görebilirler. Ancak bizim asıl problemimiz sattığımız ürünü tüketicinin 990
beğenisine sunamamamızdır. Sırf kendi ürünlerimizi de satış
noktalarına sokabilmek için bayilerimizin Efes ürünlerini satış
noktalarına bizim ürünlerimizle birlikte satmalarına müsaade ediyoruz.
Böylece bir şekilde ürünlerimizi noktalara penetre etmeye çalışıyoruz.
Efes ve Tuborg satış noktalarının büyük bir kısmını anlaşmalarla
kendilerine bağlamış durumdadırlar. Özellikle evdışı tüketim pazarında
bağlı noktaların oranı %80’lere ulaşmaktadır. Bir örnek olması
bakımından, bizim henüz yaptığımız bir araştırmaya göre İstanbul’un
Avrupa yakasında baktığımız 122 adet evdışı tüketim noktasından 1000
98’inin Efes veya Tuborg ile anlaşması bulunmaktadır. Tüm Türkiye’de
de durumun bundan farklı olduğunu sanmıyoruz...”
Sözlü görüş toplantısına katılan Park Gıda yetkilileri Kurul’un tespit ettiği bağlı
satış oranlarının gerçekçi olmadığı, bu oranların daha yüksek olduğunu,
05-27/317-80
24
münhasırlık kontratları, dolap ariyetleri vs gibi nedenlerden dolayı satış
noktalarına giremediklerini, malı rafa koyamadıkları için yaptıkları reklamların
boşa gittiğini, kendilerinin pazarda var olmak ve tüketici ile buluşmak
istediklerini, bira pazarında firma kurmanın toplam maliyetinin büyük
olmadığını, ancak münhasırlık içeren anlaşmalar nedeniyle pazarda yer 1010
almanın maliyetinin çok büyük olduğunu, Rekabet Kurulu’nun 2003’te piyasa
açılmadan evvel mevcut kararını almış olması gerektiğini, Rekabet Kurulu’nun
en kısa sürede muafiyetle ilgili kararını vermesi gerektiğini, geçen her günün
ithalatçılar ve yeni üreticiler için çok önemli olduğunu ifade etmiştir.
Öncelikli olarak Antalya bölgesinde faaliyet gösterecek olan Süral’in yetkilisi
bira pazarına ilişkin olarak şu değerlendirmelerde bulunmuştur:
“...Ürettiğimiz birayı sahibi bulunduğumuz 3 otelde müşterilere
sunmaya başladık. Ancak bu otellerde sadece Efes satılmasına yönelik 1020
anlaşmalar olması nedeniyle Efes’in avukatları tarafından tespit
yaptırılarak mahkemeye verildik. Şu anda mahkeme devam etmektedir.
Bu gibi davranışlardan dolayı oteller ürünümüzün demosunu (teşhirini)
yapmaya bile korkuyorlar.
Bu bölgede sezon Mart-Nisan aylarında başladığı için biz de sezon
açılışını bekliyoruz. Satış için öncelikli hedefimiz Antalya yöresi. Şu ana
kadar üretim yapıp satamadığımız 130.000 litre birayı dökmek zorunda
kaldık. Bunun en büyük nedeni bölgemizdeki otellerin Efes veya
Tuborg ile sadece bu markaların satılması yönünde anlaşmış 1030
olmalarıdır. Bir çok otele ürünümüzü diğer markalarla birlikte satmaları
için bırakmak istememize rağmen söz konusu anlaşmalardaki cezai
şartlardan dolayı ürünümüzü almak istememişlerdir. Otellerin bir kısmı
anlaşmalarının bitmesi ile birlikte bizim ürünümüzü alabileceklerini ifade
etmişlerdir. Önümüzdeki sezon kapasitemizin tamamını satmayı
umuyoruz. Gelecek yıl ayrıca şişeleme tesisi kurmayı planlamaktayız.
Kısa süre içerisinde ürünümüzü barlara vermeye başlamayı
düşünüyoruz.
Antalya ve yöresinde oteller her şey dahil bir anlayışa geçtikten sonra 1040
bira satışları oldukça arttı. Bizim de su, kola, narenciye paketleme
tesisimiz olması, otellerimizin olması gibi nedenlerden dolayı bira
konusunda kalitemizle, hizmetimizle pazarda iddialı bir konuma gelmeyi
hedefliyoruz. Bunu diğer bira üreticilerinin aksine zorlayarak değil,
kalitemizle başarmayı umuyoruz. Amaç, tüketiciye uygun fiyatla mal
sağlanması ise Rekabet Kurulu pazarda Efes gibi firmalar tarafından
yapılan anlaşmaları önlemelidir. Almanya gibi ülkelerde yerel bira
üreticilerinin, ulusal markaların yanı sıra, pazardan dikkate değer pay
aldıklarını görüyoruz. Türkiye’de ise ulusal üreticiler pazarın tamamını
kaplamaktadır. Bunların yanı sıra yerel bira üreticilerinin de ortaya 1050
çıkması ve pazardan pay alması gerekmektedir.”
Rekabet Kurulu tarafından yapılan sözlü görüş toplantısına katılmayan
İstanbul Gıda şirketi, Kurul’un muafiyetin geri alınmasına yönelik muhtemel
05-27/317-80
25
kararının rekabeti temin edecek nitelikte olduğunu ve buna herhangi bir
itirazlarının olmadığını bildirmiştir.
H.4.2.1.1.3. Müşterilerin Pazarlık Gücü
Müşterilerin önemli derecede pazarlık gücüne sahip olduğu pazarlarda etkin 1060
rekabetin olacağını ifade eden Efpa, bira pazarının bu türden bir pazar
olduğunu ileri sürmektedir. Efpa, bu görüşünü desteklemek üzere, belirli bir
alım ve pazarlık gücüne sahip olan marketlerin toplam satışlar içindeki
paylarının giderek arttığını ifade etmektedir.
Müşterilerin pazarlık gücüne sahip olduğu pazarlarda etkin rekabetin olma
ihtimalinin yüksek olduğu yönündeki tespit doğrudur. Ancak, bira sektöründeki
müşterilerin pazarlık gücüne sahip olduğunu iddia etmek kesinlikle mümkün
değildir. Öncelikle, bahsi geçen müşterilerin kimler olduğunun tekrar
açıklanması yerinde olacaktır. Kurul kararında da bahsedildiği gibi, bira, nihai 1070
tüketicilere iki farklı kanal üzerinden ulaştırılmaktadır. Bunlar; (i) ürünleri kapalı
olarak satan bakkal, market ve büfe türü kapalı satış noktaları ve (ii) ürünleri
satış noktasında hemen tüketilmek üzere satan bar, otel ve lokanta türü açık
satış noktalarıdır. 2003 yılı içerisinde Efpa satışlarının %73’ünü kapalı satış
noktaları üzerinden, %27’sini açık satış noktaları üzerinden gerçekleştirmiştir.
Bimpaş’ta ise bu oranlar sırasıyla %64 ve %36 olarak gerçekleşmiştir. Yine,
Kurul kararında belirtildiği üzere, 2003 yılı içerisinde Efpa’nın satış yaptığı
kapalı satış noktası sayısı 171.623, açık satış noktası sayısı ise 118.908‘dir.
Bimpaş ise bu dönemde 38.754 adet kapalı satış noktasına ve 10.318 adet
açık satış noktasına ürünlerini satmıştır. Görüldüğü üzere, uzunca yıllar 1080
sadece iki büyük üretici teşebbüsün faaliyet gösterdiği bira sektörünün en alt
kademesinde çok fazla sayıda satış noktası faaliyet göstermektedir. Buna
paralel olarak, her bir satış noktasının alım miktarı üretici teşebbüslerin toplam
satışları içerisinde önemli bir yer tutmamakta ve dolayısıyla satış noktaları
üreticiler karşısında herhangi bir pazarlık gücüne sahip olamamaktadır.
Üstelik, bira satışı ile iştigal eden bu nihai satış noktalarının çok büyük bir
kısmı finansal güce sahip olmayan küçük ve orta ölçekli teşebbüslerdir.
Son yıllarda perakende sektöründe zincir marketlerin payının arttığı bir
gerçektir. 2003 yılı Eylül ayına ait AC Nielsen verilerine göre, Türkiye’de 1090
perakende sektöründe ilk üç firmanın toplam pazar payı %12 civarındadır. İlk
üç büyük perakendecinin toplam pazar payı İsveç’te %95, Norveç ve
Hollanda’da %83, Finlandiya’da %79, Fransa’da %64, İngiltere’de %58,
Almanya’da %55, Portekiz’de %52, İspanya’da %51, Yunanistan’da %35 ve
İtalya’da %26’dır. Dolayısıyla, AB ülkeleri ile karşılaştırıldığında Türkiye’de
perakende sektörünün halen üretici teşebbüsler üzerinde önemli bir pazarlık
gücü oluşturabildiğini iddia etmek mümkün değildir. Efpa’nın vermiş olduğu
rakamlar da bu tespiti desteklemektedir. 2003 yılı rakamlarına göre, belli bir
alım gücüne sahip marketlerin kapalı satış noktalarına yapılan toplam satışlar
içerisindeki payları Efpa’da %18,8; Bimpaş’ta ise %22,6’dır. Geri kalan satışlar 1100
sayıları çok fazla olan bakkal ve büfe türü küçük noktalara gerçekleştirilmiştir.
Sonuç olarak, Türkiye perakende sektörü, halen küçük miktarlarda alım yapan
ve dolayısıyla üreticiler karşısında pazarlık gücüne sahip olmayan çok sayıda
05-27/317-80
26
perakendecinin faaliyet gösterdiği parçalı ve dağınık bir görünüm
sergilemektedir.
H.4.2.1.1.4. İkame Ürün Tehdidi
Efpa, likit olan tüm ürünlerin biranın ikame ürünleri olduğunu, bu nedenle bira
pazarında rekabet olmaması durumunda tüketicilerin ikame ürünlere geçme 1110
ihtimalinin yüksek olduğunu, bu nedenle Kurul’un ilgili ürün pazarı tanımının
da tartışmalı olduğunu, ilgili ürün pazarının “ticari içecek pazarı” olarak
tanımlanması gerektiğini ifade etmektedir.
Likit olan tüm ürünlerin biranın ikame ürünü olduğu yönündeki görüş piyasa
gerçeklerini kesinlikle yansıtmamaktadır. Efpa, çay, kahve, ayran, kolalı
içecekler, meyve suları, süt, soda, su, buzlu çay, enerji içecekleri ve alkollü
içeceklerin tamamının bira ile aynı ürün pazarında olduğunu belirtmektedir.
Efpa’nın bu tespiti tamamen yanlıştır. Bu içeceklerin hiç biri biranın ikamesi
değildir. Kaldı ki, Kurul kararında açıklandığı üzere, teknik özellikleri 1120
bakımından aynı nitelikte olmasına rağmen, açık ve kapalı satış noktalarında
satışa sunulan biralar bile birbirlerini ikame etmez. Bir başka deyişle, barlarda
satışa sunulan biranın fiyatı yükseldiği zaman hiç kimse sırf bu nedenle bara
gitmekten vazgeçerek bakkal, market ve büfe türü kapalı satış noktalarını
tercih etmez. Zira, bar, otel ve lokanta türü açık satış noktalarında bira ile
birlikte eğlence, yiyecek, barınma gibi başka hizmetler de tüketiciye
sunulmaktadır. Sonuç olarak, biri bar, otel ve lokanta gibi açık bira satışı
yapan noktalardan oluşan; diğeri ise bakkal, market ve büfe gibi kapalı bira
satışı yapan noktalardan oluşan iki farklı ilgili ürün pazarı bulunmaktadır.
Halen açık ve kapalı satış noktalarında satışa sunulan bira fiyatlarında çok 1130
önemli farklılıkların görülüyor olması da iki farklı ürün pazarının varlığını işaret
etmektedir.
H.4.2.1.1.5. Sağlayıcıların Pazarlık Gücü
Efpa’ya göre, bira pazarındaki üreticilere mal tedarik eden firmalar bira
pazarında ciddi bir rekabet baskısı yaratmaktadır. Bu görüşü desteklemek
üzere Efpa, yurtiçinde şişe üreten tek tedarikçinin Anadolu Cam olduğunu,
kutu ambalaj tedarikçileri Rexam ve Bevcan’ın (Crown Cork) ise Avrupa’nın
en büyük iki kutu ambalaj üreticisi olduğunu ifade etmektedir. 1140
Bira üreticilerine mal tedarik eden sağlayıcıların kendi pazarlarında güçlü
olmaları, bira üreticilerinin nihai satış noktaları ile yapmış oldukları
anlaşmalardan muafiyetin geri alınmamasını gerektiren bir durum değildir.
Aksine, bira üreticilerinin şişe ve kutu ihtiyaçlarını karşılayan tedarikçilerin
pazar gücü, Efpa ve Bimpaş’tan daha çok piyasaya yeni girmekte olan Park
Gıda ve Süral gibi küçük yerli üreticileri olumsuz yönde etkileyecektir. Zira,
bira sektöründe 40 yıldır faaliyet gösteren Efpa ve Bimpaş önemli bir satış
hacmine ulaşarak tedarikçileri karşısında pazarlık gücüne sahip olmuşlardır.
Kaldı ki, Efpa ve Bimpaş, önemli bir pazar gücüne sahip olduğunu iddia 1150
ettikleri ambalaj üreticileri ile sadece Türkiye’de değil, yurtdışında diğer bir çok
pazarda da tedarik ilişkisi içerisindedirler. Zira, Bimpaş’ı kontrol eden
Carlsberg Avrupa’nın 3. büyük, altı farklı ülkede bira üretimi yapan Efpa ise
05-27/317-80
27
Avrupa’nın 9. büyük bira üreticisidir. Ayrıca, Efpa’nın içerisinde bulunduğu
Anadolu Grubu, dünyanın en büyük içecek markası olan Coca-Cola’nın
Türkiye’de ve Orta Asya’da dört ülkede üretimini gerçekleştirmektedir. Sonuç
olarak, bira üreticilerine ürün tedarik eden ambalaj üreticilerinin kendi
pazarlarında önemli bir güce sahip olmaları, Efpa’nın iddia ettiğinin aksine,
Efpa ve Bimpaş’a rakipleri karşısında avantaj sağlamaktadır.
1160
Bira üretiminde en önemli girdi malttır. Hem Efpa’nın hem de Bimpaş’ın
Türkiye’de malt fabrikaları bulunmaktadır. Bira piyasasına yeni giren Park
Gıda Efpa’dan malt talep etmiş, ancak bu talep mevcut kapasitenin Efpa’nın
ihtiyaçlarına ancak yettiği gerekçesiyle reddedilmiştir. Bunun üzerine Park
Gıda Macaristan’dan malt ithal etmeye başlamıştır. Diğer küçük üretici Süral
ise maltı Almanya’dan ithal etmektedir. Yurtdışından ithal edilen malt için
%23,1 olan gümrük vergisi oranı kısa bir süre önce %10’a indirilmiştir. Sonuç
olarak, en önemli girdi kalemi olan malt bakımından da, piyasada uzun süredir
yerleşik olan Efpa ve Bimpaş rakiplerine göre büyük bir maliyet avantajına
sahiptir. 1170
Efpa, Kurul’un muafiyetin geri alınması kararına esas teşkil eden bazı bilgilerin
yanlış veya eksik olduğunu ileri sürmektedir. Efpa’nın yanlış veya eksik
olduğunu iddia ettiği hususlardaki görüşlerine ve bu konudaki
değerlendirmelere aşağıda yer verilmiştir:
Pazarda biri güçlü bir markaya sahip hakim durumda olan, diğeri ise
belli bir güce sahip sadece iki firmanın yer alması: Efpa, Türkiye bira
pazarında sadece iki firmanın pazarın önemli bir kısmına sahip olmasının
sadece Türkiye pazarına özgü olmadığını, bunun yurtdışı piyasalarda da bira 1180
işine özgü olduğunu ileri sürmektedir. Rekabetin en yoğun olduğu ve çok
sayıda üreticinin faaliyet gösterdiği Avrupa pazarlarında dahi en büyük iki
firmanın pazar payları toplamının %70’ler düzeyinde olduğunu ifade eden
Efpa, bu konuda değişik Avrupa ve dünya ülkelerinden örnekler vermektedir.
Efpa, ayrıca, dünyanın en güçlü bira markalarının kendi lokal pazarlarında
yüksek pazar paylarına sahip olduğunu ifade ederek, Hollanda’da
Heineken’in, Belçika’da Interbrew’ın ve Danimarka’da Carlsberg’in tek başına
pazarın yarısından fazlasını ellerinde tuttuklarına işaret etmektedir. Efpa,
Türkiye’de az sayıda bira üreticisi bulunmasının nedeni olarak, kişi başına bira
tüketimi az olan Türkiye pazarının henüz yeterince cazip olmamasını 1190
göstermektedir.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, 15.7.2004 tarihli Kurul kararında en büyük iki
bira üreticisinin pazarın önemli bir bölümüne sahip olduğu yönündeki tespitin
sadece Türkiye pazarı için geçerli olduğu yönünde herhangi bir sav yer
almamaktadır. Efpa’nın vermiş olduğu örnek ülkelerin bazılarında da ilk iki
üretici firma önemli pazar paylarına sahip olmasına rağmen, AB ülkelerinin hiç
birinde en büyük iki firmanın toplam pazar payı Türkiye’de olduğu gibi %99’u
bulmamaktadır. Bunun ötesinde, piyasada faaliyet gösteren teşebbüs sayısı
bakımından da AB ülkeleri ile Türkiye arasında çok büyük bir fark 1200
bulunmaktadır. Efpa, Türkiye’de kişi başına tüketimin az olması nedeniyle
üretici teşebbüs sayısı bakımından böyle bir farkın doğduğunu iddia
etmektedir. Ancak, bir piyasada faaliyet gösteren teşebbüs sayısının kişi
05-27/317-80
28
başına tüketimden ziyade piyasanın toplam büyüklüğü ile ilişkili olduğu
düşünülmektedir. Türkiye’deki toplam bira tüketimi, Portekiz, Yunanistan,
İrlanda, Norveç, Finlandiya, Danimarka, İsveç ve İsviçre gibi Avrupa
ülkelerinden daha fazla olmasına rağmen, Türkiye’de, bu ülkelerle
karşılaştırılmayacak kadar az sayıda teşebbüs faaliyet göstermektedir.
Ayrıca, dünyanın en güçlü markalarının kendi lokal pazarlarında önemli pazar 1210
paylarına sahip olmaları beklenen bir durumdur. 15.7.2004 tarihli Kurul
kararında bunun aksi yönünde herhangi bir tespit bulunmamaktadır. Tersine,
Efpa ve Bimpaş’ın nihai satış noktaları ile yapmış oldukları münhasırlık içeren
anlaşmaları yasaklansa dahi, uzunca yıllardır bu pazarda faaliyet
göstermelerinin vermiş olduğu avantaj ile Efpa ve Bimpaş’ın pazar paylarını
önemli ölçüde koruyacakları kanaatine varılmıştır.
Sonuç olarak, bazı yabancı ülkelerde faaliyet gösteren teşebbüslerin kendi
pazarlarında önemli pazar paylarına sahip olmaları, Türkiye’de bira pazarının
%99’unu ellerinde tutan iki teşebbüsün nihai satış noktalarıyla anlaşmalar 1220
akdetmek suretiyle piyasaya yeni girişleri yapay bir şekilde engellemelerinin
bir gerekçesi olarak ileri sürülemez.
Kapasite fazlalığının pazara giriş engeli olup olmadığı: Kurul’un 15.7.2004
tarihli kararında, bira üreticilerinden Efpa’nın kapasitesinin %67’sini, Bimpaş’ın
ise %61’ini kullandığı, bu nedenle pazarda kapasite fazlalığı oluştuğu ve bu
fazlalığın önemli bir giriş engeli yarattığı ifade edilmektedir.
Efpa, bira ürününün tüketiminin mevsimlere göre büyük dalgalanma
gösterdiğini, yaz aylarında kış mevsimine göre tüketimin ikiye katlandığını, 1230
2003 yılında bira satışlarının yaklaşık %40’ını üç ayda (Haziran, Temmuz ve
Ağustos) gerçekleştirdiklerini, yaz aylarında kapasitelerinin tamamını
kullandıklarını, bu nedenle pazarda kapasite fazlalığı olduğuna ilişkin tespitin
kendileri açısından doğru olmadığını ifade etmektedir.
Bira üreticilerinden Efpa ve Bimpaş’ın kapasite fazlalığı olup olmadığını
açıklığa kavuşturmadan önce, piyasalarda faaliyet gösteren teşebbüslerin
kapasite fazlalığına sahip olmaları halinde bu durumun niçin piyasaya yeni
girişleri engellediği hususunu açıklamak gerekmektedir: Kapasitesinin küçük
bir kısmını kullanan piyasada yerleşik teşebbüsler piyasaya yeni girişler 1240
karşısında fiyatlarını düşürerek bu girişleri engelleme imkanına sahip
olabileceklerdir. Zira, söz konusu yerleşik teşebbüsler fiyatların düşmesi
neticesinde artan talebi karşılayabilecek atıl kapasiteye sahiptirler. Tersinden
ele alınırsa, şayet yerleşik teşebbüsler kapasitelerinin tamamını kullanıyorlar
ise böyle bir piyasaya yeni teşebbüslerin girmesinin fiyat düşürerek
engellenmesi mümkün olamayacaktır. Bira sektöründe talebin yaz ve kış
aylarında büyük farklılık göstermesi bu değerlendirmeyi değiştirmemektedir.
Aksine, bira talebinde gözlenen bu mevsimsellik piyasaya girişleri daha da
zorlaştırmaktadır: Yaz aylarında Efpa ve Bimpaş kapasitelerinin tamamını
kullandıkları için bu mevsim piyasaya yeni girişler için uygun bir dönem olarak 1250
düşünülebilir. Ancak, kış mevsimi ile birlikte talep azalmakta; Efpa ve
Bimpaş’ın kapasitelerinin büyük bir kısmını kullanamamaları neticesinde
kapasite kullanım oranları ortalama oranlardan (sırasıyla %67 ve %61) çok
05-27/317-80
29
daha düşük seviyelere inmektedir. Dolayısıyla, yaz ayları piyasaya girecek
küçük teşebbüsler için uygun bir dönem gibi görülse de kış aylarında küçülen
pazar yeni teşebbüslerin faaliyetlerini sürdürmelerini zorlaştırmaktadır. Sonuç
olarak, bir yıl bütün olarak değerlendirildiğinde, Efpa ve Bimpaş’ın mevcut
kapasite fazlalıkları, bira talebindeki mevsimselliğin de etkisiyle, piyasaya
yeni girişleri önemli ölçüde caydırıcı niteliktedir.
1260
Pazara girişlerin lisans yoluyla olması karşısında üretici olarak pazara
girmenin mümkün olup olmadığı: Efpa, dünyada bira üreticilerinin yeni
pazarlara girerken genelde lisans ya da satın alma yöntemlerinden birini
seçtiklerini, yeni üretim tesisi kurma yoluyla yeni pazarlara giriş şeklinin çok
istisnai olduğunu ifade etmektedir. Buna örnek olarak da, Miller ve Becks’in
sadece 6 ülkede üretim tesisinin bulunduğu ve birçok ülkede lisans vermek
suretiyle piyasaya girdiğini göstermektedir. Ayrıca, Anheuser-Busch ve
Interbrew firmalarının da son yıllarda yeni pazarlara lisans ve satın alma
yöntemlerini kullanarak girdikleri ifade edilmiştir. Bira üreticilerinin yeni
pazarlara bu şekilde girmelerinin tamamen stratejik bir yaklaşımın sonucu 1270
olduğu, dolayısıyla Türkiye’de bu yöntemlerin kullanılmasının piyasada etkin
rekabet olmadığını gösterdiği yönündeki tespitin doğru olmadığı ileri
sürülmektedir.
Lisans ve satın alma yoluyla yeni pazarlara girme stratejisi, doğrudan üretim
tesisi kurarak piyasaya girmekten daha az risklidir. Bu nedenle, yeni pazarlara
girmek için çoğunlukla lisans ve satın alma stratejilerinin kullanılması
kaçınılmazdır. Ancak, doğrudan üretim tesisi kurma yöntemi ile
karşılaştırıldığında, lisans ve satın alma stratejisi ile piyasaya giren bir
teşebbüsün genellikle piyasada rekabetçi etkiler yaratma ihtimali düşük 1280
olmaktadır. Türkiye bira pazarındaki durum da aynen böyledir: Miller ve Becks
gibi yabancı markalar Türkiye bira pazarındaki hakim teşebbüs olan Efpa’ya
lisans vermek suretiyle Türkiye’ye girmeyi tercih etmişlerdir. Son olarak
Avustralya menşeli Foster’s da Efpa’ya lisans verme aşamasındadır. Üretim
ve pazarlamaları Efpa tarafından yapılıyor olması nedeniyle, bu yabancı
markaların Efpa’ya rakip olmasından söz edilemez. Aksine, Efpa, Türkiye
pazarına girme niyetinde olan teşebbüslerden lisans hakkını almak suretiyle
hem kendinin pazardaki hakim durumunu iyice güçlendirmekte hem de bu
yabancı teşebbüslerin başka yollarla pazara girerek kendisine rakip olmasının
önünü kesme imkanı bulabilmektedir. 1290
Tanınmış bir marka olma mecburiyetinin ve buna rağmen tanıtımın
yasalar yoluyla sınırlandırılmasının pazara girişi engelleyip
engellemediği: Efpa, bira pazarına girişte tanınmış bir markaya sahip olma
mecburiyetinin bulunmadığını ifade etmiş ve buna örnek olarak tanınmış bir
marka olmayan Skol ürününün kısa bir sürede %5 pazar payına ulaşmasını
göstermiştir. 15.7.2004 tarihli Kurul kararında Bimpaş’ın pazara giren yeni
ürünü Troy’un sınırlı bir başarı elde edebildiği yönündeki tespitinin doğru
olmadığını ileri süren Efpa, Troy’un pazara girdikten sonra bir yıl içerisinde %5
pazar payına ulaştığını, izleyen dönemde Troy’un pazar payının düşmesinin 1300
Bimpaş’ın pazarlama stratejisinden kaynaklandığını ifade etmektedir. Efpa,
ayrıca, sadece radyo ve televizyon kanalıyla yapılan reklamların yasak
05-27/317-80
30
olduğunu, bunun dışında gazete, dergi ve sponsorluk aracılığı ile yapılan
reklamlar ile marka bilinilirliğinin arttırılabileceğini ileri sürmektedir.
15.7.2004 tarihli Kurul kararında, bira piyasasına girebilmek için mutlaka
herkes tarafından bilinen tanınmış bir markaya gereksinim duyulduğu gibi
mutlak bir değerlendirme yer almamaktadır. Tekrarlamak gerekirse, söz
konusu kararda şu değerlendirmeler yer almaktadır: Alkollü bir içecek olan
biranın, televizyon, kablolu yayın, radyo ve kamu yayın araçlarıyla reklamını 1310
yasaklayan 4250 sayılı İspirto ve İspirtolu İçkiler İnhisarı Kanunu, piyasaya
yeni teşebbüslerin girmesini önemli ölçüde engellemektedir. Piyasaya girme
niyetinde olan teşebbüsler gazete reklamlarıyla ürünlerini tanıtma yolunu
seçebilirler. Ancak, radyo ve televizyondan yapılan reklamlarla
karşılaştırıldığında gazete reklamları ile geniş kitlelere ulaşmak çok zordur.
Radyo ve televizyon reklamları piyasaya yeni girecek teşebbüslerin yanı sıra
Efpa için de yasaktır. Ancak, Efpa, pazarda uzunca yıllardır faaliyet gösteriyor
olmasının neticesinde sağlamış olduğu Efes markasının bilinirliğini, sportif ve
sanatsal faaliyetlere yapmış olduğu destek sayesinde daha da güçlendirmiştir.
Bu noktadan sonra, radyo ve televizyon reklamlarının yasak olmasının 1320
Efpa’ya vermiş olduğu zarar, piyasaya yeni girecek teşebbüslerle
karşılaştırıldığında yok denecek kadar az olacaktır. Dolayısıyla, radyo ve
televizyon reklamlarının yasak olması, Efpa’nın pazardaki mevcut durumunu
korumasını sağlayan önemli unsurlardandır.
İthalatın sınırlı olmasının etkin rekabetin olmadığını gösterip
göstermediği: Efpa, Türkiye’ye bira ithalatının düşük seviyelerde kalmasının
nedeni olarak, 2001 yılına kadar bira ithalat hakkının TEKEL’in elinde
bulunmasının ithalatı caydırıcı bir etkisinin olmasını, yine 2001 yılına kadar
bira ithalatı üzerinde ciddi tarife ve tarife dışı engellerin bulunmasını, ithal 1330
edilen biraların sadece turistik işletmelerde satışa sunulabilmesini, 2001
yılından sonra ithalatın serbest bırakılmasına rağmen ilgili yönetmeliklerin
2003 yılının ortalarında ancak yürürlüğe konulmasını göstermiştir. 2003
yılında bu engellerin kalkması ile birlikte piyasada ithal biraların görülmeye
başlandığı, TAPDK’dan üretim ve dağıtım izni alan firma sayısının 114’e
ulaşmasının da ithalatın önümüzdeki dönemlerde artacağını gösterdiği ifade
edilmektedir.
Efpa tarafından sayılan nedenlerden dolayı, geçtiğimiz yıla kadar Türkiye’ye
bira ithalatı sınırlı miktarlarda kalmıştır. İthalatın serbest bırakılması ile birlikte 1340
piyasada yeni ithal markalar da görülmeye başlanmıştır. Ancak, serbest
bırakılan ithalat, Efpa’nın iddia ettiğinin aksine, bira piyasasında etkin rekabet
yaratabilecek bir baskı oluşturmaktan uzak görülmektedir. Yukarıda
açıklandığı üzere, 2004 yılında bira ithalatı toplam bira pazarının ancak %0,25
gibi çok düşük bir kısmını oluşturmuştur. Yine yukarıda ayrıntıları ile
açıklandığı üzere, ithalatçı teşebbüsler, bira pazarında arzuladıkları satış
miktarlarına ulaşamamalarının en önemli nedeni olarak, pazardaki mevcut
münhasırlık içeren anlaşmaları göstermektedirler. İthalatçı teşebbüsler, Efpa
ve Bimpaş’ın nihai satış noktalarının önemli bir kısmını kendilerine
bağlamaları yüzünden, pazara diledikleri ölçüde yayılamadıklarını ve 1350
bekledikleri satış hacmine ulaşamadıklarını belirtmişlerdir.
05-27/317-80
31
H.4.2.1.2. Tek Elden Satın Alma Anlaşmalarının Bira Pazarında Rekabetin
Oluşmasını Engelleyip Engellemediği
Efpa, muafiyetin geri alınması gerektiği yönünde görüşünü oluştururken
Kurul’un sadece, tek elden satın alma anlaşması akdedilen satış noktaları
aracılığı ile yapılan satışların toplam satışlar içerisindeki payını dikkate
aldığını ileri sürmektedir. Efpa’ya göre, muafiyetin geri alınabilmesi için iki ana
şartın sağlanması gerekmektedir. Birinci şart uyarınca, anlaşmaların Kanun’un 1360
5. maddesinde belirlenen koşullarla (iki olumlu, iki olumsuz koşul) bağdaşmaz
olduğunun tespit edilmesinin gerektiği iddia edilmektedir. Kurul’un 15.7.2004
tarihli kararında Kanun’un 5. maddesindeki koşullara ilişkin herhangi bir
analizin bulunmadığı, oysa daha önceki birçok kararında Kurul’un, bir
anlaşmanın grup muafiyetinden istifade edip edemeyeceğini tespit ederken
Kanun’un 5. maddesindeki şartların varlığına ilişkin detaylı analizler yaptığını
ifade etmiştir. Bu hususta, Benkar/Advantage Card kararı örnek olarak
verilmiş ve bu kararda konuya ilişkin detaylı bir inceleme yapıldığı belirtilmiştir.
İkinci şarta göre, benzer nitelikteki anlaşmaların oluşturduğu paralel ağların 1370
ilgili pazarın önemli bir bölümünü kapsaması gerektiği ifade edilmektedir.
Efpa, burada sözü edilen “pazarın önemli bir bölümü” ifadesi ile hangi
seviyenin kastedildiğinin belli olmadığını, 2002/2 sayılı Tebliğ’de bu hususta
herhangi bir oranın öngörülmediğini, oysa AB’nin 2790/1999 sayılı Tebliğ’inde
bu seviyenin %50 olarak belirlendiğini ifade etmektedir. Efpa, AB
pazarlarından farklı olarak hızlı bir büyüme trendinde olan Türkiye’de bu
oranın %50’nin de üzerinde belirlenmesinin gerektiğini, bu nedenle 2002/2
sayılı Tebliğ’in hazırlık aşamasında %50 oranının Tebliğ’de yer almaması
yönünde görüş oluştuğunu ifade etmektedir. Efpa, ayrıca, AB uygulamasında,
paralel anlaşmalar pazarın %50’sinden daha fazlasını kaplasa dahi pazarda 1380
etkin rekabet varsa ve pazara giriş önemli ölçüde sınırlanmadıysa muafiyetin
geri alınmadığını; hatta %50 seviyesi aşılsa, pazarda etkin rekabet olmasa ve
pazara girişler sınırlanmış olsa dahi sadece belli süreyi aşan rekabet etmeme
sınırlaması içeren anlaşmalardan muafiyetin geri alınabildiğini ifade
etmektedir. Efpa bu konuda Hollanda Rekabet Kurulu’nun Heineken kararını
örnek göstermiştir. Efpa, bu kararda, açık satış noktalarından oluşan pazarın
%60’ı tek elden satın alma anlaşmaları ile bağlanmış olmasına rağmen, hakim
durumda bulunan Heineken’in iki aylık fesih ihbar süresi içeren bu türden
anlaşmalarının pazara giriş engeli olarak değerlendirilmediğini ifade etmiştir.
Avrupa Komisyonu’nun, Interbrew kararında, Interbrew’un Belçika açık bira 1390
pazarının %56’sını kendisine bağlamasına rağmen, birtakım değişikliklerden
sonra sözleşmelerin rekabeti sınırlamadığı sonucuna vardığı ifade edilmiştir.
Münhasırlık içeren sözleşmelerinin ortalama süresinin sadece 2,5 yıl olduğunu
belirten Efpa, tüm bu nedenlerle, Türkiye bira pazarında, açık satış
noktalarının %47,7’sinin, kapalı satış noktalarının ise %20,4’ünün münhasırlık
ile bağlanmış olmasının giriş engeli olarak değerlendirilemeyeceğini ileri
sürmektedir.
Bir anlaşmaya muafiyet verilebilmesi için, söz konusu anlaşmanın Kanun’un
5. maddesinde sayılan koşulları (iki olumlu, iki olumsuz koşul) yerine getirmesi 1400
gerekmektedir. Anlaşmanın muafiyet alabilmesi için bu koşulların her birinin
teker teker sağlandığının ispatlanması gerekmektedir. Örneğin, anlaşma
05-27/317-80
32
neticesinde ekonomik veya teknik bir gelişme sağlanıyor, ancak bu
gelişmeden tüketici herhangi bir fayda elde etmiyor ise bu anlaşmanın
muafiyet alması söz konusu değildir. Kısacası, muafiyetin verilmesine ilişkin
yapılan değerlendirmelerde, bu dört koşulun her biri teker teker ele alınıp
incelenmelidir. Oysa, muafiyetin geri alınmasına ilişkin değerlendirmelerde
dört koşulun tümünün birden bulunması gereği gibi bir zorunluluktan
bahsetmek mümkün değildir. Anlaşmanın, bu dört koşuldan herhangi birini
yerine getirmediğinin gösterilmesi, muafiyetin geri alınması için yeterli 1410
olacaktır. 15.7.2004 tarihli Kurul kararının H.5.2. bölümünde, Efpa ve
Bimpaş’ın nihai satış noktaları ile akdetmiş oldukları anlaşmalar nedeniyle ilgili
pazarların önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalktığı, dolayısıyla 4054
sayılı Kanun’un 5. maddesinin “İlgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin
ortadan kalkmaması” şeklindeki “c” bendindeki koşulun (1.olumsuz koşul)
sağlanmadığı açıkça belirtilmiştir. Varılan bu sonuç, muafiyetin inceleme
konusu olan anlaşmalardan geri alınması için yeterlidir. Nitekim Kurul,
muafiyetin geri alınmasına ilişkin olarak vermiş olduğu en son karar olan
20.9.2004 tarih ve 04-60/869-206 sayılı Yemek Sepeti kararında, inceleme
konusu olan sözleşmelerin Kanun’un 5. maddesinin “c” bendinin 1420
karşılamamasını muafiyetin geri alınması için yeterli görmüştür.
Efpa, muafiyetin geri alınabilmesi için, anlaşmanın 4054 sayılı Kanun’un 5.
maddesindeki dört koşulu sağlamadığının gösterilmesinin yeterli olmadığını,
ikinci bir koşul olarak, benzer nitelikteki anlaşmaların oluşturduğu paralel
ağların ilgili pazarın önemli bir bölümünü kapsaması gerektiğini ileri
sürmektedir. Ancak, bu değerlendirme doğru değildir. 2002/2 sayılı Tebliğ’in 6.
maddesine göre, muafiyet iki farklı şekilde geri alınabilmektedir. Birinci
durumda, yukarıda açıklandığı üzere, anlaşmanın Kanun’un 5. maddesinde
sayılan koşullardan herhangi birini sağlamadığını göstermek suretiyle, Kurul 1430
kararıyla muafiyet geri alınabilmektedir. İkinci durumda ise, benzer nitelikteki
dikey sınırlamaların oluşturduğu paralel ağların ilgili pazarın önemli bir
bölümünü kapsaması durumunda, Kurul çıkaracağı bir Tebliğ ile belirli
sınırlamaları içeren anlaşmaları grup muafiyeti tebliği kapsamı dışına
çıkarabilmektedir. Efpa ve Bimpaş’ın anlaşmalarına ilişkin yapılan incelemede
birinci durum söz konusudur. Yani, söz konusu anlaşmaların Kanun’un 5.
maddesindeki koşullardan birini sağlamadığını ispatlamak muafiyetin geri
alınabilmesi için yeterlidir. Bira pazarında etkin rekabetin olmamasında Efpa
ve Bimpaş’ın nihai satış noktaları ile akdetmiş oldukları münhasırlık içeren
anlaşmaların rolü büyüktür. Söz konusu iki teşebbüs tarafından anlaşmalarla 1440
bağlanan nokta sayısı da, iddia edilenin aksine, oldukça fazladır. Açık satış
noktalarına yapılan satışların yaklaşık yarısının, kapalı satış noktalarına
yapılan satışların ise beşte birinin ya Efpa ya da Bimpaş ile akdedilen
sözleşmeler vasıtasıyla gerçekleştirildiği görülmektedir. Bu oranların “pazarın
önemli bir bölümü” sayılabilmesi için çok düşük olduğunu, Türkiye’de de AB
uygulamasında olduğu gibi en az %50 oranının benimsenmesi gerektiğini ileri
süren Efpa, Türk ve AB Rekabet Hukuku arasındaki çok önemli bir farkı
gözardı etmektedir: AB’nde 2790/1999 sayılı Tüzük’te %30 pazar payı eşiği
öngörüldüğü için hakim durumdaki bir teşebbüsün grup muafiyetinden
yararlanması mümkün değildir. Dolayısıyla, pazar payı %30’dan düşük olan 1450
teşebbüslerin pazarın %50’sini kendilerine bağlamalarına AB’nde izin
verilebilir. Oysa, Türkiye’de pazar payı ne olursa olsun tüm teşebbüsler grup
05-27/317-80
33
muafiyetinden yararlanabilmektedir. Bu yüzden, benzer nitelikteki
anlaşmaların hangi seviyeden sonra “pazarın önemli bir bölümü”nü kapladığı
hususunda belirli bir oran tespit etmek yerine, bu oranın inceleme konusu olan
pazarların kendine has özellikleri de gözönünde bulundurularak dosya
bazında belirlenmesi yolu tercih edilmiştir. Örneğin, rekabetin yoğun olduğu
sektörlerde benzer nitelikteki anlaşmaların pazarın %50 veya daha fazlasını
kaplamasına müsaade edilebilirken, etkin rekabetin yaşanmadığı pazarlarda
özellikle rekabet etmeme yükümlülüğü içeren anlaşmaların bu seviyelere 1460
gelmeden yasaklanması zorunluluğu doğmaktadır. Bira pazarı da rekabetin
yoğun olarak yaşanmadığı pazarlardan biridir. Bu çerçevede, uzunca yıllardır
sadece iki büyük teşebbüsün faaliyet gösterdiği bira pazarına yeni girmekte
olan teşebbüslerin etkin bir rekabet yaratabilmeleri için, Efpa veya Bimpaş’ın
nihai satış noktaları ile rekabet etmeme yükümlülüğü içeren anlaşma
akdetmelerinin engellenmesi büyük önem taşımaktadır.
Efpa’nın örnek olarak vermiş olduğu Heineken ve Interbrew kararlarında,
rekabet etmeme yükümlülükleri rakip teşebbüslerin noktalara girmelerini
engellemeyecek şekilde önemli ölçüde esnetilmiştir. Söz konusu kararların 1470
açıklaması aşağıdadır:
Hollanda Rekabet Otoritesi (NMa) 28.5.2002 tarihinde yayımladığı kararında,
[%50-60] pazar payına sahip olan bira üreticisi Heineken’in mali ve ticari
destek sağladığı açık nihai satış noktaları ile yapmış olduğu münhasırlık
içeren anlaşmalarını incelemeye almıştır. Hollanda açık satış pazarının
toplamda %60’ı üreticiler tarafından bağlanmıştır. Heineken’in bağlı pazar
payı ise %30 civarındadır. Komisyon’un 2790/1999 sayılı Tüzüğü yürürlüğe
girmeden önce açık nihai satış noktaları ile fıçı veya şişe ayırt etmeksizin tüm
bira türleri için 5-10 yıllık münhasırlık içeren anlaşmalar yapabilen Heineken, 1480
yeni Tüzük’te %30’luk eşik öngörülmesi nedeniyle, Tüzük’ün yürürlüğe girmesi
sonrasında bu tür münhasırlık içeren anlaşmaları otomatik olarak
yapamamaya başlamış, ancak pazar payı %30’un altında olan rakip
teşebbüsler açık nihai satış noktaları ile münhasırlık içeren anlaşmalar
akdetmeye devam edebilmişlerdir. Heineken’in açık satış noktaları ile yapmış
olduğu sözleşmelerde iki önemli değişiklik yapması üzerine NMa, bu
sözleşmelere izin vermiştir. Münhasırlık şartını esnekleştiren ve Heineken’in
anlaşma yaptığı noktalara rakip teşebbüslerin de girebilmesine imkan tanıyan
bu iki değişiklik şunlardır:
1490
(i) Heineken ile anlaşma akdeden açık satış noktaları, iki ay önceden haber
vermek ve almış olduğu kredinin kalan bölümünü geri ödemek koşuluyla
diledikleri zaman anlaşmayı sona erdirebilmektedirler. Böylece,
Heineken’in anlaşma yaptığı noktalar rakip bira üreticilerinin rekabetine
açık olacaktır.
(ii) Değişiklik sonrası, Heineken açık satış noktaları ile sadece fıçı pilsner
tipi bira için münhasırlık anlaşması yapabilmektedir. Kutu/şişe biralar için
münhasırlık şartı getirememektedir. Böylece, Heineken’in açık satış
noktalarındaki bira satışlarının %20’sini oluşturan kutu/şişe bira türlerinin
rakip teşebbüsler tarafından sağlanması imkanı doğmuştur. 1500
05-27/317-80
34
Heineken’in kurmuş olduğu münhasırlık sistemini önemli ölçüde esnekleştiren
ve bağlı satış noktalarını rakip teşebbüslerin rekabetine açan bu
değişikliklerden sonra, NMa, anlaşmalara izin vermiştir.
30.6.2000 tarihinde Belçika’nın en büyük bira üreticisi olan Interbrew Belgium
N.V. (Interbrew) Belçika’daki nihai açık satış noktaları ile yaptığı bira
sözleşmelerini Komisyona bildirmiştir. 5 çeşit olan bu sözleşmelerin her
birinde biraya ilişkin bir münhasırlık söz konusudur. 2000 yılında açık satış
noktalarında %56 pazar payına sahip olan Interbrew, Efpa’nın iddia ettiği gibi 1510
pazarın %56’sını değil, [%17-22]’lik bir kısmını kendisine bağlamış
bulunmaktadır. Interbrew, 2000 yılındaki bildirimin ardından 2001 ve 2002
yıllarında, söz konusu sözleşmelerdeki rekabet etmeme yükümlülüklerinde
birtakım değişiklikler yapmak zorunda kalmıştır. Bu değişikliklerin ardından,
Interbrew’ın kendisine bağladığı noktalara rakip teşebbüslerin girebilmesinin
yolu açılmıştır. Interbrew’ın münhasırlık sistemini esnekleştiren değişiklikler
şunlardır:
(i) Açık satış noktaları, ihtiyaçlarının tamamını değil, en az %50’sini
Interbrew’dan almak zorundadır. 1520
(ii) Rekabet etmeme yükümlülüğü sadece fıçı pilsner bira türü için
getirilmiştir. Satış noktası, diğer tipteki fıçı biraları ve kutu/şişe birayı
dilediği yerden alabilmektedir.
(iii) Açık satış noktası, üç ay önceden bildirmek koşuluyla sözleşmesini
dilediği zaman sona erdirebilmektedir.
(iv) Asgari satın alma yükümlülüğünün gerçekleştirilmemesi halinde
uygulanacak ceza iptal edilmiştir.
Görüldüğü üzere, Interbrew Komisyon’dan izin alabilmek için kurmuş olduğu
münhasırlık sisteminde köklü değişiklikler yapmak zorunda kalmıştır. 1530
Komisyon, bu değişikliklerin ardından ancak, söz konusu sistemin pazarı
kapatmayacağı sonucuna varmış ve anlaşmalara izin vermiştir.
H.4.2.1.3. Soğutucu Dolaplar Vasıtasıyla Fiili Münhasırlığın Sağlanıp
Sağlanmadığı
Efpa, Kurul’un 15.7.2004 tarihli kararında, bira üreticilerinin anlaşma
akdetmedikleri bazı noktalara soğutucu dolap vermek suretiyle münhasırlıklar
sağladıkları yönündeki tespitinin doğru olmadığını ileri sürmektedir. Biranın 1540
mutlaka soğutucu dolaplarda satılması zorunlu bir ürün olmadığını ve özellikle
zincir marketlerde biranın ağırlıklı olarak raflarda satıldığını ifade eden Efpa,
dolapları noktaların kendilerinin talep ettiğini ve bu konuda noktalara herhangi
bir dayatmalarının olmadığını belirtmektedir.
Dolapların münhasırlık sağladığı yönündeki tespitin doğru olmadığını
göstermek üzere, Efpa, iki üreticiden birinin dolabı bulunmasına rağmen rakip
ürünü de satan noktalar ile her iki üreticinin de dolabını bulunduran noktaların
sayıları ile satış hacimlerini sunmuş bulunmaktadır. Efpa, ayrıca, münhasırlık
sağlamak için doğrudan anlaşma yapmak yerine soğutucu dolap vermenin 1550
mantıklı olmadığını; dolapta satılması zorunlu olan bir ürünün söz konusu
05-27/317-80
35
olduğu Algida kararında bile Kurul’un dolaplar vasıtasıyla münhasırlık
sağlandığı tespitinde bulunmadığını ifade etmektedir.
15.7.2004 tarihli Kurul kararında, Efpa veya Bimpaş’ın soğutucu dolap verdiği
noktaların tamamında münhasırlık elde ettikleri yönünde bir değerlendirme
bulunmamaktadır. Bu iki teşebbüsten birinin dolabı olmasına rağmen diğerinin
ürünlerini satan ya da her iki teşebbüsün de dolabını bulunduran satış
noktalarının varlığı zaten bilinmektedir. Ancak, bu tür noktalar genellikle geniş
satış alanlarına ve görece olarak önemli finansal güce sahip olan süpermarket 1560
ve hipermarket türü satış noktalarıdır. Bu tür noktaların toplam bira satışından
aldığı pay son yıllarda artmasına rağmen biranın büyük bir kısmı halen bakkal
veya büfe türü yerlerde satılmaktadır. Bakkal ve büfe türü klasik kapalı satış
noktalarının ortak özelliği, dükkan içi satış alanlarının dar olması ve
çoğunlukla küçük bir sermaye ile işlerini sürdürmeleridir. Satış alanlarının
yeterli olmaması nedeniyle bu tür noktalar, genellikle tek bir bira üreticisinin
dolabını bulundurma yolunu seçmek zorunda kalmaktadırlar. Ayrıca, bu satış
noktalarının, biranın dışında su, gazlı içecekler ve ayran gibi diğer birçok
içecek türünün satışını da yaptığı göz önünde bulundurulduğunda her bir bira
üreticisi için ayrı dolap bulundurmaları çoğunlukla mümkün olamamaktadır. 1570
Bunun yanı sıra, tüm bu farklı ürünler için ayrı dolap çalıştırmaları durumunda,
sınırlı finansal kaynaklarla işlerini yürütmekte olan satış noktaları zor duruma
düşmektedirler. Tüm bu nedenlerden dolayı, bakkal ve büfe türü satış
noktaları tek bir markanın dolabını bulundurma ve bu dolaba rakip ürünleri
koymama yolunu seçmek zorunda kalmaktadırlar. Rakip mal satmama
konusunda herhangi bir yazılı anlaşma olmamasına rağmen, Efpa ve Bimpaş
bu tür küçük noktalarda fiili münhasırlıklar elde edebilmektedirler.
H.4.2.1.4. Nera Raporu
1580
Efpa, 15.9.2004 tarihinde Kurumumuza görüşünü gönderdikten sonra, Nera
isimli danışmanlık firmasına hazırlattığı başka bir raporu 29.11.2004 tarihinde
Kurumumuza intikal ettirmiştir. Nera’nın raporunda, ağırlıklı olarak Efpa’nın
15.9.2004 tarihli görüşünde dile getirdiği ve yukarıda değerlendirilen hususlar
üzerinde durulduğu tespit edilmiştir. Nera’nın raporunda yer alan, ancak
Efpa’nın görüş yazısında değinmediği hususlara ilişkin değerlendirmelere
aşağıda yer verilmiştir:
Nera raporunda, Kurul kararında yapılan incelemenin, mevcut duruma ya da
geleceğe yönelik bir değerlendirme olmaktan ziyade, geriye dönük ve geçmişi 1590
ele alır nitelikte olduğu iddia edilmekte ve birtakım hesaplamaların ardından
bira pazarının büyük bir kısmının anlaşmalar vasıtasıyla bağlanmamış
olduğunu göstermeye çalışmaktadır. Nera’nın hesaplamaları şu şekildedir:
Açık satış noktaları ele alınırsa, bu noktalardan %47,4’ü anlaşmalarla Efpa
veya Bimpaş’a bağlı durumdadır. Dolayısıyla, bu pazarın %52,6’sı piyasaya
yeni girecek teşebbüslere açık durumdadır. Anlaşmaların ortalama süresi 2,5
yıl olduğuna göre, mevcut anlaşmaların yaklaşık %40’ı önümüzdeki bir yıl
içerisinde sona erecektir.10 Yani, açık satış noktalarının %19’unun
(%47,4*%40) bir yıl içerisinde sözleşmeleri sona erecek ve başka üreticilerle
10 Bir yıl içerisinde anlaşmaların ne kadarlık kısmının sona ereceği şu şekilde hesaplanmaktadır: 1yıl /
2,5 yıl = %40.
05-27/317-80
36
anlaşma yapabilecek duruma geleceklerdir. Ayrıca, açık satış noktaları son üç 1600
yıl içerisinde ortalama %1,9 oranında büyümüştür ve pazarın bu büyüyen
kısmı da yeni giren teşebbüslere açık olarak kabul edilmektedir. Dolayısıyla,
Nera, bu üç rakamı toplayarak (%52,6+%19+%1,9), açık satış noktalarının
%73,5’lik kısmının gelecek bir yıl içerisinde yeni anlaşmalar
imzalayabileceklerini ileri sürmektedir. Nera, aynı yöntemle, kapalı satış
noktalarının %89,1’lik kısmının gelecek bir yılın sonunda serbest kalacakları
sonucuna varmaktadır.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, satış noktalarının piyasaya yeni girmekte olan
teşebbüslere açık olan kısmına ilişkin Nera’nın yapmış olduğu hesaplamalar, 1610
çok önemli bir varsayıma dayanmaktadır. Bu varsayıma göre, gelecek bir yıl
süresince, Efpa veya Bimpaş nihai satış noktaları ile hiç bir şekilde anlaşma
akdetmeyecektir. Ancak, bu varsayım bira pazarının geçtiğimiz yıllardaki
durumuyla tamamen çelişmektedir. Hem Efpa hem de Bimpaş münhasırlık
içeren anlaşmalarla kendilerine bağladıkları satış noktalarını son dört yıl
içerisinde hızla arttırmışlardır: Efpa, 2000 yılında açık satış noktalarının
%13,3’ünü kendisine bağlarken, bu oran 2003 yılında 27,7’ye yükselmiştir.
Bimpaş da, 2000 yılında açık satış noktalarının sadece %1,8’i ile münhasırlık
içeren anlaşma imzalamış iken, 2003 yılına gelindiğinde bu oranı %19,7 gibi
yüksek bir düzeye çıkarmıştır. Kapalı satış noktaları incelendiğinde de benzer 1620
bir durumla karşılaşılmaktadır: Efpa, 2000 yılında kapalı satış pazarının
%2,7’sini kendisine bağlamıştır. Efpa’ya bağlı kapalı satış noktalarının oranı
2003 yılında %14,7’ye yükselmiştir. Bimpaş’ın ise 2000 yılında %0 düzeyinde
olan kapalı satış pazarındaki bağlı pazar payı, 2003 yılında %5,7’ye
yükselmiştir. Tablo-9’dan da görüldüğü üzere, 2000-2003 yılları arasındaki
dönemde, Efpa ve Bimpaş’ın anlaşmalarla kendilerine bağladıkları noktalarda
yıldan yıla artışlar olmuştur. Başka bir ifadeyle, Efpa ve Bimpaş, her yıl bir
önceki yıla göre daha çok sayıda satış noktasını kendilerine bağlamışlardır.
Sonuç olarak, Efpa ve Bimpaş’ın bir yıl boyunca hiç bir şekilde nihai satış
noktaları ile anlaşma yapmayacakları yönündeki varsayımı piyasadaki mevcut 1630
durumla tamamen çelişmektedir ve dolayısıyla bu varsayıma dayanan
hesaplamalar geçersizdir.
Nera raporunda, doğrudan doğruya pazara bakarak pazarın rekabetçi bir yapı
sergileyip sergilemediğinin tespit edilebileceği ifade edilmektedir. Nera’ya
göre, bira pazarında rekabetin yoğun olduğunu gösteren bulgular şunlardır:
- Sunulan marka ve ürünlerde geniş bir çeşitlilik söz konusudur, ayrıca
sürekli olarak yeni marka ve ürünler piyasaya sunulmaktadır.
- Teşebbüsler, markaların tanıtımına ve imaj kalitesine yönelik yatırım
yapmaktadırlar. 1640
- Teknolojik gelişmeler ve yüksek standartlar bira kalitesini arttırmaktadır.
- Türkiye’de bira fiyatları Avrupa’daki bir çok ülkeden daha düşüktür.
- Piyasaya yeni girmekte olan teşebbüslerin farklı stratejiler izlemeleri
pazarın rekabetçi olduğunu göstermektedir.
- Premium ve superpremium segmentteki ürünlerin fiyatlarının Türkiye’de
artması ithal ürünlerin piyasada rekabet şansını arttırmaktadır.
- Pazarda bazı ürünlerin pazar payları artarken diğerlerinin pazar paylarının
düşmesi pazarda etkin rekabet olduğunu göstermektedir.
05-27/317-80
37
- Pazardaki firmalar yeni üretim ekipmanı ve maliyet tasarrufu tedbirlerine
yatırım yapmaktadırlar. 1650
- Münhasırlık anlaşmalarının “ya hep ya da hiç” niteliği taşıması üretici
teşebbüslerin bu noktaları kendilerine bağlamak için birbirleriyle rekabet
etmelerine neden olmaktadır.
Nera’nın bira pazarına ilişkin olarak yukarıdaki tespitleri, bu pazarın rekabetin
yoğun yaşandığı bir pazar olduğunu göstermeye yeterli değildir. Söz konusu
tespitlerin birçoğu rekabetin yaşanmadığı pazarlarda da görülebilecek türden
tespitlerdir. Örnek vermek gerekirse, tekel konumundaki bir teşebbüsün
faaliyet gösterdiği bir pazarda dahi, piyasaya yeni ürünler sunulabilir,
markaya, imaja ya da maliyet tasarrufu sağlayan yöntemlere yatırım 1660
yapılabilir. Ayrıca, piyasaya yeni girmekte olan teşebbüslerin farklı stratejiler
izlemeleri ile pazarın rekabetçi olması arasında Nera tarafından kurulan ilişki
anlaşılamamıştır. Türkiye’de bira fiyatlarının Avrupa ülkelerinin bir çoğundan
daha düşük olması da, bira pazarını uzunca yıllardır kontrollerinde tutan Efpa
ve Bimpaş’ın nihai satış noktalarını yapay bir şekilde kendilerine bağlayarak
piyasaya yeni teşebbüslerin girmesini engellemelerinin bir gerekçesi olarak
ileri sürülemez. Kaldı ki, bira fiyatlarını belirleyen tek unsurun o ülkedeki
rekabetin yoğunluğunun olmadığı, değişik maliyet kalemleri, alım gücü ve
vergi başta olmak üzere diğer bir çok unsurun bira fiyatlarını etkilediği de
açıktır. Pazarda bazı ürünlerin payı artarken diğerlerinin azaldığı doğrudur. 1670
Ancak, Efpa ve Bimpaş’ın pazar paylarına toplu olarak bakıldığında uzunca bir
süredir iki teşebbüsün paylarında önemli değişmelerin gözlenmediği ve
pazarda tam bir durağanlığın yaşandığı tespit edilmiştir.
H.4.2.2. Bimpaş
Bimpaş, farklı pazarlar olan açık ve kapalı satış noktalarının ayrı ayrı
değerlendirilmeye alınması gerektiğini ve Bimpaş’tan daha büyük bir pazar
gücüne sahip olan hakim durumdaki Efpa ile birlikte aynı şekilde
değerlendirilmemeleri gerektiğini ifade etmektedir. Muafiyetin geri alınması 1680
hususunda Bimpaş tarafından dile getirilen görüşler ve bu görüşlere ilişkin
değerlendirmelere aşağıda yer verilmektedir:
H.4.2.2.1. 4054 Sayılı Kanun’un 5. ve 13. Maddelerine Dair Görüşler
Bimpaş, 4054 sayılı Kanun’da grup muafiyetinin belirli firmalara yönelik olarak
bir kararla geri alınması hususunda herhangi bir düzenleme olmadığını,
2002/2 sayılı Tebliğ’in 6. maddesinin Rekabet Kurulu’na Kanun’un vermediği
bir yetkiyi düzenlediğini ve bu yönüyle Kanun’a aykırı olduğunu ileri
sürmektedir 1690
Muafiyet rejimi ile, Kanun’un 4. maddesine aykırı olan anlaşma ve uyumlu
eylemlere, Kanun’un 5. maddesindeki şartları taşıması durumunda, Kanun’un
4. maddesindeki yaptırımlar uygulanmamaktadır. Muafiyet, bireysel olarak
incelenen bir anlaşmaya tanınabileceği gibi, belirli şartları sağlayan anlaşma
türlerine grup olarak (blok halinde), yani bireysel olarak inceleme
yapılmaksızın çıkarılacak bir Tebliğ ile de tanınabilmektedir. Bu bağlamda,
grup muafiyeti tebliğleri bir şablon niteliğindedir ve bu şablona uygun olarak
05-27/317-80
38
akdedilmiş tüm anlaşmaların, hangi pazarda kim tarafından akdedildiğine
bakılmaksızın, Kanun’un 5. maddesinde muafiyet için aranılan dört şartı da 1700
sağladığı Kurul tarafından varsayılmaktadır. Ancak, özellikle yoğunlaşmış ve
giriş engellerinin yüksek olduğu pazarlarda akdedilen sözleşmelerin muafiyet
için aranılan bu koşulları taşımıyor olması muhtemeldir. Kurul, bu tür bir
durumla karşılaştığında, grup muafiyetinin sağladığı korumayı kaldırabilmesi
gerek Kanun’un amacı gerekse muafiyet rejiminin mantığı ile uyumludur.
Bimpaş, bunun ancak bir tebliğ ile olabileceğini ileri sürmektedir. Oysa,
mevcut durumda, grup muafiyeti tamamen yürürlükten kaldırılmamakta,
sadece belirli firmaların grup muafiyetinden yararlanmaları engellenmektedir.
Dolayısıyla, sonuçta kurul kararı neticesinde çıkarılan bir tebliğin sağladığı
grup muafiyetinin belirli teşebbüslerden yine bir kurul kararı ile alınmasında 1710
herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Bimpaş, 4054 sayılı Kanun’un menfi tespit/muafiyet kararlarının geri
alınmasını hükme bağlayan 13. maddesinin bireysel muafiyetin geri alınması
hakkında olduğunu, 13. madde grup muafiyetleri için geçerli olsa bile
maddede tahdidi olarak sayılan hallerden ancak “kararın alınmasına esas
teşkil eden herhangi bir olayda değişiklik olması” şeklindeki (a) bendinin
uygulanabileceğini, Rekabet Kurulu’nun rekabetin önemli ölçüde sınırlanması
ya da tamamen ortadan kalkmasını gerekçe olarak kullandığını, bu gerekçe
doğru olsa bile rekabetin önemli ölçüde sınırlanması ya da tamamen ortadan 1720
kalkması durumunun 2002/2 sayılı Tebliğ’in yayımlanmasından sonra ortaya
çıkmadığını, aksine ilgili Tebliğ’in yayımlanmasından sonra bira pazarında
rekabetin arttığını ileri sürmektedir.
4054 sayılı Kanun’un 13. maddesi, Bimpaş’ın iddia ettiği gibi, sadece bireysel
muafiyetin geri alınması hususuna ilişkin bir düzenleme değildir. Maddenin (a)
bendine göre, “Kararın alınmasına esas teşkil eden herhangi bir olayda
değişiklik olması” durumunda muafiyet geri alınabilmektedir. Bentte geçen
“olay”ı sadece piyasada yaşananlar olarak algılamamak ve bunun yanı sıra,
muafiyeti veren Kurul’un bilgi birikimindeki herhangi bir değişimi de bu 1730
kapsamda değerlendirmek gerekmektedir. Örneğin, herhangi bir anlaşmaya
bireysel muafiyet veren Kurul, daha sonra elde ettiği yeni bilgiler ışığında söz
konusu anlaşmanın aslında muafiyetin şartlarını sağlamadığını tespit ederse,
13. maddenin (a) bendine dayanarak vermiş olduğu bireysel muafiyet kararını
geri alabilecektir. Bu örneği aynı şekilde grup muafiyetine de uygulamak
mümkündür: Yukarıda da belirtildiği üzere, grup muafiyeti tebliğini çıkarırken
Kurul, tebliğdeki koşulları sağlayan tüm anlaşmaların muafiyet için gerekli
şartları sağladığını varsaymaktadır. Ancak, daha sonra herhangi bir sektördeki
belirli teşebbüslerin yapmış olduğu anlaşmaların muafiyetin şartlarını
sağlamadığını tespit ederse, Kurul, aynen bireysel muafiyet örneğinde olduğu 1740
gibi, grup muafiyetini geri alabilecektir.
H.4.2.2.2. 2002/2 Sayılı Tebliğin 4 ve 5. Maddelerine Dair Görüşler
Bimpaş, rapordaki tüm açıklamalar ve gerekçelerin münhasırlık (rekabet
yasağı) hakkının kaldırılmasına ilişkin olmasına rağmen, 2002/2 sayılı grup
05-27/317-80
39
muafiyetinin tamamen kaldırılmaya çalışıldığını, böyle bir durumda ise
Tebliğ’in 4. maddesinde tanınan haklardan da yararlanamayacaklarını, bunun 1750
da hukuka aykırı olduğunu iddia etmektedir.
2002/2 sayılı grup muafiyetinin Bimpaş’ın tüm anlaşmalarından kaldırılacağı
yönündeki Bimpaş’ın tespiti doğru değildir. Bimpaş’ın sadece nihai satış
noktaları ile akdettiği sözleşmelerden rekabet yasağı hükmünü içerenlerinden
grup muafiyeti geri alınmaktadır. Başka bir ifadeyle, rekabet yasağı şartı
içermemek koşuluyla, Bimpaş, Tebliğ’in 4. maddesinde tanınan hakların
tamamından yararlanmaya devam edecektir. Örnek vermek gerekirse,
Bimpaş, nihai satış noktalarına yeniden satış fiyatlarını tavsiye edebileceği
gibi, bu fiyatların azami seviyesini de tespit edebilecektir. 1760
H.4.2.2.3. Rekabet Kurulu’nun Kraft Kararı Bağlamındaki Görüşleri
Bimpaş, Rekabet Kurulu’nun 15.7.2004 tarih ve 04-47/610-147 sayılı
kararında Frito-Lay kararının emsal gösterildiğini, bu kararın Efpa için emsal
olabileceğini, anılan Kurul kararından sonra yayımlanan Kraft kararının ise
Bimpaş için emsal olabileceğini, Frito Lay ve Kraft kararlarının şaşılacak
derecede Efpa-Bimpaş dosyasına benzediğini, Kraft şirketinin pazar payının,
Bimpaş gibi, %30’un altında olduğunu, Bimpaş’ın Efpa karşısındaki gücünün
Frito Lay karşısında Kraft şirketinin sahip olduğu güçten daha az olduğunu ve 1770
dolayısıyla Kraft’tan grup muafiyetinin geri alınmasına gerek olmadığı
yönündeki Kurul kararının Bimpaş’a evleviyetle uygulanması gerektiğini ileri
sürmektedir.
Rekabet Kurulu’nun 20.9.2004 tarih ve 04-60/870-207 sayılı Kraft kararında
pazar payı %30’un altında olan Kraft şirketinin nihai satış noktalarına yönelik
münhasır satış sisteminden 2002/2 sayılı Tebliğ’in sağladığı grup muafiyetinin
geri alınmamasına karar verilmiştir. Anılan kararda, 2002/2 sayılı Tebliğ’de
herhangi bir eşik olmamakla birlikte genel olarak anılan pazar payının konuya
ilişkin incelemelerde dikkate alınmasının uygun olacağı, bir süredir pazar payı 1780
kaybeden Kraft’tan muafiyetin geri alınmasının gerekmediği ve mevcut
koşullar altında bu durumun pazar yapısına önemli etkisinin
bulunmayacağının görüldüğü ifade edilmiştir. Bu sonuca varırken Kurul’un
kullandığı tespitler içinde, ilgili pazarda %30’un altında payı olan Kraft
şirketinden muafiyet geri alınmasa dahi hakim durumda olan ve güçlü
markaları olan Frito Lay karşısında yaygın bir münhasır sistem kuramayacağı
önemli yer tutmaktadır. Bimpaş ise, Kraft kararındaki bu durumun aksine,
ısrarla münhasırlığın Bimpaş için ne kadar önemli olduğunu, Bimpaş’ın toplam
satışlarının %43,25’inin sözleşmeye bağlı münhasırlık koşulu ile yapıldığını,
özellikle açık satış noktalarına yaptığı satışlar içinde münhasırlığın da büyük 1790
yer tuttuğunu ileri sürmektedir. Bu durumda grup muafiyetinin Efpa’dan
alınarak Bimpaş’tan alınmaması halinde, Bimpaş’ın münhasır sistemini daha
da geliştirebilecek potansiyele sahip olduğu görülmektedir. Bu nedenle, Kraft
kararı Bimpaş için emsal değildir.
H.4.2.2.4. Muafiyetin Geri Alınması Kararının Zamanlaması
05-27/317-80
40
Bimpaş 2004 yılının bira sektörü açısından çok önemli gelişmelerin başlangıç
yılı olduğunu, bira ithalatının 2003 yılına oranla sekiz kat arttığını, bu artışın
2005 yılından itibaren katlanarak büyümesinin beklenebileceğini, ithalatçıların 1800
paylarının büyüyeceğini, Mey firmasının güçlü biçimde alkollü içkiler pazarına
girdiğini, Park Gıda ve Süral’in bira pazarında faaliyete başladıklarını, Kurul’un
esas itibarıyla 2003 yılındaki bira pazarının durağan olduğu bir dönemdeki
verileri esas aldığını, buna karşın gelişmelerin etkisinin önümüzdeki yıllarda
ortaya çıkacağını, bira pazarında yeni bir dengenin 2007-2008 yıllarından
sonra ortaya çıkacağını, yeni pazar koşulları henüz tam bilinmeden piyasadaki
teşebbüslerin arasındaki rekabetin eşit koşullarını bozmanın daha sonra
düzeltilemeyecek hatalara yol açabileceğini, bu durumda Rekabet Kurulu’nun
hiç istemediği halde serbest rekabet piyasasına müdahale etmiş duruma
düşeceğini ileri sürmektedir. 1810
Efpa tarafından da ileri sürülen benzer fikirler karşısında yukarıda yer verilen
ithalatçı şirketler ve Mey, Süral ve Park Gıda gibi üretici teşebbüsler bira
pazarında Efpa ve Bimpaş tarafından kurulan münhasırlık sistemlerinin
kaldırılmasının tam zamanı olduğunu ifade etmişlerdir. Gerçekten de, iki
teşebbüsün bira pazarında yıllardır bulunmanın vermiş olduğu güçle kurmuş
oldukları münhasırlık ağlarına müsaade edilmesi durumunda, bira pazarının
rekabete açılması söz konusu olamayacaktır. Efpa ve Bimpaş’ın iddia ettiği
gibi muafiyetin geri alınması değerlendirmesi ileri bir tarihe atıldığı takdirde, şu
anda piyasaya girmeye çalışan ancak çok sınırlı bir başarı elde edebilen 1820
teşebbüsler etkin rekabet yaratamayacaklar ve piyasa dışına çıkmak zorunda
kalabileceklerdir. Dolayısıyla, Kurul tarafından muafiyetin geri alınması, bira
pazarında etkin rekabetin tesis edilebilmesi için oldukça önemli olup,
pazardaki rekabet sürecini bir adım ileri götürecektir.
H.4.2.2.5. Uyum Süresi
Bimpaş, muafiyetin kaldırılması yönünde bir karar verilmesi durumunda,
Bimpaş’a sözleşmelerini yeni duruma uydurma için süre verilmesinin önemli
olduğunu, Bimpaş’ın hem açık hem kapalı noktalara önemli yatırımlar 1830
yaptığını, bu yatırımların geri dönüş sürelerinin açık noktalarda 5, kapalı
noktalarda 2 yıla kadar olabildiğini, ayrıca, Bimpaş’ın münhasırlık olmaksızın
yeni sözleşmeler yapması için de hazırlık dönemine ihtiyacı olduğunu, daha
önce kullanmakta olduğu yatırım kaynaklarını başka alanlara kaydırmasının
ve yeni pazar stratejilerini saptamasının zaman alacağını, uyum süresinin iki
aşamalı olarak saptanması gerektiğini, muafiyetin kaldırılması kararının
yürürlüğe girme süresinin minimum bir yıl sonrası için saptanması gerektiğini,
ayrıca mevcut sözleşmelerin de ancak sözleşmelerin geçerlik sürelerinin
sonunda değiştirileceğinin öngörülmesi gerektiğini ifade etmektedir.
1840
Kurul tarafından taraflara alınacak kararın ilgililere duyurulması ve gereğinin
yapılabilmesi için belirli bir süre verilmesi uygun olmakla birlikte, bu sürenin
uzun tutulması, muafiyetin geri alınması kararı ile elde edilmesi beklenen
faydaları azaltacaktır. Bu çerçevede, karar tarihinden önce akdedilmiş
sözleşmelerde yer alan rekabet etmeme yükümlülüklerinin ve bu etkiyi
doğuran nitelikteki diğer yükümlülüklerin (tek elden satın alma yükümlülükleri,
asgari satın alma / satış yükümlülükleri, verilen indirim, kredi vs. diğer
05-27/317-80
41
katkıların tek marka satma şartına bağlanması gibi yükümlülükler) anılan
sözleşme metinlerinin tamamından çıkarılması için kararın tebliği tarihinden
itibaren taraflara 90 gün süre verilmesinin uygun olacağı sonucuna varılmıştır. 1850
H.4.2.2.6. Dikey Anlaşmalara İlişkin Mevzuatımızın AB Mevzuatına
Uyumlu Olup Olmadığı
Bimpaş, AB Komisyonu tarafından hazırlanan Katılım Ortaklığı Belgesi’nde
Türkiye’nin dikey anlaşmalara ilişkin mevzuatını AB mevzuatına
uyumlaştırması gerektiğinin açıkça belirtildiğini, 24 Mart 2001 tarihinde
yayınlanan Ulusal Program’da da, Türkiye’nin, ilgili mevzuatını spesifik olarak
AB’nin dikey anlaşmalara ilişkin 2790/1999 sayılı Tüzüğüne uyumlaştırma
taahhüdünde bulunduğunu, AB Komisyonu tarafından 6.10.2004 tarihinde 1860
açıklanan İlerleme Raporu’nda da benzer şekilde uyumlaştırmadan
bahsedildiğini ifade etmektedir. Ardından, Bimpaş AB mevzuatında grup
muafiyetinden yararlanabilmek için %30 pazar payı eşiği olmasına rağmen,
2002/2 sayılı Tebliğ’e böyle bir eşik konulmaması nedeniyle gerekli uyumun
henüz sağlanmamış olduğunu ileri sürmektedir. Dolayısıyla, Bimpaş,
değerlendirme yapılırken %30 pazar payı eşiğinin gözönünde bulundurulması
gerektiğini öne sürmektedir.
2002/2 sayılı Tebliğ’de %30 pazar payı eşiği olmadığı için AB ile mevzuat
uyumunun sağlanmadığı yönündeki iddia tartışmalıdır. Zira, Tebliğ’de eşik 1870
öngörülmemiş olmasına rağmen, herhangi bir dikey anlaşmaya uygulanacak
kriterler bakımından 2002/2 sayılı Tebliğ ile 2790/1999 sayılı Tüzük arasında
bir fark bulunmamaktadır. Kaldı ki, pazar payı eşiğinin bulunmaması, Kurul
kararında Bimpaş’la ilgili yapılan değerlendirmeleri etkilememektedir. Başka
bir ifadeyle, AB’de olduğu gibi 2002/2 sayılı Tebliğ’de de pazar payı eşiği
öngörülmüş olsaydı, Bimpaş grup muafiyetinden yararlanmaya devam edecek
ve şu anda olduğu gibi muafiyetin geri alınıp alınmaması hususu tartışılacaktı.
Öte yandan, 2002/2 sayılı Tebliğ’de pazar payı eşiği olmuş olsaydı Kurul
kararındaki Efpa’ya ilişkin değerlendirmelerde farklılıklar olacaktı. Şöyle ki,
böyle bir durumda, Efpa’nın nihai satış noktaları ile akdetmiş olduğu 1880
sözleşmeler grup muafiyetinden yararlanamayacak ve bireysel muafiyet
analizine tabii tutulacaktı. Bu noktada yapılacak değerlendirme de, esas
itibarıyla, verilmiş bir grup muafiyetinin geri alınmasına gerek olup olmadığı
değerlendirmesinden farklı olmayacaktır. Sonuç olarak, 2002/2 sayılı
Tebliğ’de pazar payı eşiğinin bulunmaması, hem Efpa’nın hem de Bimpaş’ın
nihai satış noktaları ile münhasırlık içeren anlaşmalar akdetmelerine izin verip
vermeme konusunda yapılan değerlendirmelerin özünü değiştirmemektedir.
H.4.2.2.7. Açık Satış Noktalarına İlişkin Görüş ve Değerlendirmeler
1890
Bimpaş, açık satış noktalarının kurulabilmesi ve gelişebilmesi için üreticilerin
ve bayilerin katkılarına ihtiyaç duyduklarını, çoğu küçük ve orta ölçekli olan
açık satış noktalarının birçoğunun bu katkılar sayesinde ayakta durduklarını,
münhasırlık içeren sözleşmelerin yasaklanması durumunda açık satış
noktalarına sağlanan yardımların kesileceğini, bunun neticesinde sermaye
birikimi yeterli olmayan açık satış noktalarının kapanmak zorunda kalacağını
ve toplamda ekonominin zarar göreceğini ifade etmektedir.
05-27/317-80
42
Açık satış noktalarının çoğunun küçük ve orta ölçekli teşebbüsler olduğu
doğrudur. Ancak, rekabet etmeme yükümlülüğü içeren sözleşmelerin 1900
yasaklanması durumunda bu noktalara yapılan yatırımların kesileceği
yönündeki Bimpaş’ın tespiti tartışmalıdır. Aynı noktada birden fazla rakip
markanın satılma imkanının doğması ile birlikte açık satış noktalarında
rekabet artacak ve bu da açık satış noktalarını bira üreticilerine karşı daha
güçlü konuma getirecektir. Açık satış noktalarında kendi ürünlerinin de
satılmasını isteyen üretici teşebbüsler, o noktada münhasıran sadece kendi
ürününün satılma şartını aramaksızın, noktaya yatırım yapmak zorunda
kalabilecektir.
Bimpaş, açık satış noktaları ile yapılan münhasırlık anlaşmalarının 1910
yasaklanmasının Bimpaş’a büyük zarar vereceğini belirtmektedir. 2003 yılı
içerisinde Bimpaş’ın toplam pazar payı %22,61 iken açık satışlarda bu payın
%27,71 olduğunu, 2003 yılı içerisinde açık satış yapılan noktalara
gerçekleştirdikleri satışların yaklaşık %71’inin münhasırlık içeren sözleşmeler
aracılığı ile olduğunu belirten Bimpaş, açık satış noktalarına 3-5 yılı
kapsayabilen yüklü miktarlarda yatırım yaptıklarını, münhasırlığın kaldırılması
durumunda yapmış oldukları yatırımların karşılığını alamadıklarından finansal
olarak ciddi güçlükler içerisine gireceklerini ifade etmektedir. Ayrıca Bimpaş,
Efpa’nın açık satış yapan noktalara yaptığı satışların sadece %38,25’ini
münhasırlık içeren sözleşmeler vasıtası ile olduğunu, bu nedenle Bimpaş için 1920
açık satış noktalarında münhasırlığın Efpa’ya nazaran daha önemli olduğunu,
münhasırlığın Bimpaş’ın elindeki tek rekabet aracı olduğunu, bu nedenle bu
aracın alınması halinde Bimpaş’ın pazar dışına itileceğini ifade etmektedir.
Münhasırlık anlaşmalarının yasaklanması ile birlikte Efpa ve Bimpaş’ın pazar
paylarında düşme görülmesi muhtemeldir. Ancak, Efpa ve Bimpaş’ın pazar
paylarındaki azalmaların önemli boyutlara ulaşması mümkün
görünmemektedir. Zira, Efpa ve Bimpaş yıllardır bu sektörde tek başlarına
faaliyet göstermelerinin neticesinde büyük bir müşteri bağımlılığı elde etmiş
bulunmaktadırlar. Kaldı ki, pazara üretici veya ithalatçı olarak girmekte olan 1930
teşebbüsler de, yukarıda ayrıntıları ile açıklandığı üzere, pazar paylarını kısa
sürede artırabilecek potansiyele sahip değillerdir. Öte yandan, Efpa ve
Bimpaş’ın finansal kayıp yaşama ihtimalleri, tek başına, bu iki teşebbüsün
nihai satış noktalarını yapay bir şekilde kendilerine bağlayarak pazara yeni
teşebbüslerin girmesini engellemelerinin bir gerekçesi olarak ileri sürülemez.
Bimpaş, açık satış noktaları ile yapılan münhasırlık içeren anlaşmaların
yasaklanması durumunda bu noktalarda satılmakta olan fıçı biranın kalitesi ile
ilgili önemli sorunların doğacağını iddia etmektedir. Buna göre, bir satış
noktasında birden fazla fıçı bira markasının aynı anda satılması durumunda, 1940
açıldıktan sonra iki gün içerisinde tüketilmesi zorunlu olan fıçıların bu sürede
tüketilememesinin ve bunun sonucunda dökülmediği takdirde tüketiciye
bozulmaya yüz tutmuş biranın sunulması gibi bir durumun söz konusu olacağı
iddia edilmektedir. Bimpaş, ayrıca, çoğu açık satış noktasında, birden fazla
fıçının aynı anda satılabilmesine imkan tanıyacak kadar banko ya da bar
arkası bölümün olmadığını belirtmektedir.
05-27/317-80
43
Münhasırlığın kaldırılması ile birlikte satış noktalarında satışa sunulan biranın
asgari kalite standartlarını yerine getiremeyeceğine ilişkin öngörü gerçekçi
bulunmamıştır. Satış potansiyeli düşük olan herhangi bir noktanın sırf 1950
münhasırlık yasak olduğu için, birden fazla rakip teşebbüsün fıçı biralarını
satın alması gibi bir durumun oluşması söz konusu olamaz. Zira, bozulan bir
ürünü satışa sunması durumunda bundan ilk önce kendisinin zarar gördüğünü
ve birden fazla farklı markayı satma potansiyeline sahip olmadığını fark eden
nokta, münhasır satın alma yükümlülüğü altına girmeden alımlarını doğal
olarak tek bir teşebbüse yönlendirmek zorunda kalacaktır. Burada önemli bir
hususun açıklığa kavuşturulması gerekmektedir: Münhasırlığın yasaklanması
ile amaçlanan, her satış noktasında tüm bira markalarının satılmasını
sağlamak değildir. Özellikle satış potansiyeli düşük olan satış noktalarının bira
alımlarını tek bir üreticiden yapma yolunu tercih etmeleri kaçınılmazdır. Bu 1960
noktalar ile üretici teşebbüsler arasında tek marka satma konusunda herhangi
bir yazılı veya sözlü anlaşma bulunmadıkça, başka bir ifadeyle satış noktası
dilediği takdirde sağlayıcısını değiştirme hakkını elinde bulundurduğu sürece,
satış noktası tek marka satmaya devam edebilir. Sınırlı banko ve bar arkası
bölüme sahip olan noktalar için de benzer bir değerlendirme yapılabilir:
Münhasırlığın yasaklanması ile birlikte, açık satış noktalarına birden fazla
fıçıyı aynı anda satma yükümlülüğünün getirilmesi gibi bir durum söz konusu
değildir. Yeterli banko ya da bar arkası bölümü bulunmayan noktaların tek
marka satmaya devam etmeleri kaçınılmazdır. Ancak, münhasırlığın
yasaklanması ile birlikte, bu noktalar tek marka satsalar dahi hangi markayı 1970
satacaklarına ilişkin olarak kendilerini bağlayacak şekilde üreticilerle herhangi
bir yazılı veya sözlü anlaşma yapamayacaklardır.
Bimpaş, AB uygulamasında, pazar payı %30’un üzerinde olan teşebbüslerin
açık satış noktaları ile akdettikleri münhasırlık içeren sözleşmeler için bireysel
muafiyet alabildiklerini belirterek, Hollanda Rekabet Kurumu’nun 28.5.2002
tarihli Heineken kararını, AB Komisyonu’nun 15.4.2003 tarihli Interbrew
kararını ve İsveç Rekabet Kurumu’nun 21.8.2001 tarihli Carlsberg Sverige
kararını örnek olarak göstermektedir. Heineken ve Interbrew kararlarının
açıklamasına yukarıda yer verilmektedir. Tekrarlamak gerekirse, söz konusu 1980
iki kararda, rekabet etmeme yükümlülüklerinin önemli ölçüde
esnekleştirilmesinin ve satış noktalarının rakiplere açılmasının ardından ancak
iki teşebbüsün dağıtım sistemlerine izin verilebilmiştir.
H.4.2.2.8. Kapalı Satış Noktalarına İlişkin Görüş ve Değerlendirmeler
Bimpaş, kapalı satış noktalarında açık satış noktalarına göre daha zayıf
konumda olduklarını, kapalı satış noktalarında pazar paylarının Temmuz-2004
itibari ile %17 civarında olduğunu, bu noktalarla münhasırlık içeren
sözleşmeler akdedemedikleri takdirde şirket olarak büyük zarar göreceklerini 1990
ifade etmektedir.
15.7.2004 tarihli Kurul kararında açıklandığı üzere, bira, bir taraftan bar, otel
ve lokanta gibi açık satış noktalarından oluşan, diğer taraftan ise bakkal,
market ve büfe türü kapalı satış noktalarından oluşan iki farklı pazarda satışa
sunulmaktadır. Kapalı satış noktalarından bira talep eden tüketicilerin, açık
satış noktalarındaki tüketicilere göre marka bağımlılığı daha yüksektir. Başka
05-27/317-80
44
bir ifadeyle, herhangi bir birahanede tüketilen biranın markası tüketen şahıs
için genellikle fazla önem arz etmez iken, marketten alış veriş yapan aynı
tüketici için aldığı biranın markası büyük önem kazanabilmektedir. 2000
Tüketicilerin marka bağımlılığının bu iki pazarda farklı olmasının neticesinde,
Bimpaş açık satış pazarında kapalı satış pazarına oranla Efpa karşısında
biraz daha güçlü konumdadır. Tekel hariç tutulduğunda, 2003 yılında
Bimpaş’ın açık satış pazarında %27,7; Efpa’nın ise %73,3 pazar payına sahip
olduğu görülmektedir. Aynı dönemde kapalı satış pazarında ise Bimpaş’ın
pazar payı %20,5; Efpa’nın ise %79,5 olarak gerçekleşmiştir. Efpa’nın kapalı
satış noktalarında açık satış noktalarında olduğundan daha güçlü olmasının
nedeni, marka bağımlılığının kapalı satış pazarında daha yüksek olması ve
Efpa’nın markalarının Bimpaş’ın markalarına göre daha güçlü olmasıdır.
Bimpaş 2003 yılında kapalı satış noktalarından elde ettiği %20,5’lik pazar 2010
payının dörtte birinden fazlasını (%5,7) bu noktalarla akdetmiş olduğu
münhasırlık anlaşmaları sayesinde sağlamıştır. Bimpaş’ın kapalı satış
noktalarında açık satış noktalarına göre daha zayıf konumda olması, bu iki
pazarın farklı ele alınmasını ve Bimpaş’ın kapalı satış noktaları ile akdetmiş
olduğu münhasırlık içeren anlaşmalara izin verilmesini gerektirecek bir durum
değildir.
Pazar payı %30’dan fazla olan teşebbüslerin kapalı satış noktaları ile
münhasırlık içeren anlaşmalar yapmalarına istisnalar dışında izin verilmediğini
dile getiren Bimpaş, bunun nedeninin, açık satış noktalarındaki durumdan 2020
farklı olarak, %30’dan fazla pazar payına sahip teşebbüslerin kapalı satış
noktalarını kendilerine bağlayabilecek argümanları ileri sürememeleri
olduğunu iddia etmektedir. Oysa, kapalı satış noktalarındaki münhasırlık
uygulamalarına ilişkin olarak AB Rekabet Hukuku’nda örnek kararlara
rastlanılamamasının ana nedeni, Bimpaş’ın da kabul ettiği üzere, AB’nde
üreticilerin, büyük ve güçlü konumdaki perakende zincirlerine münhasırlık
taleplerini büyük çoğunlukla kabul ettirememeleridir.
Bimpaş, bireysel muafiyet belli bir süre (en fazla beş yıl) için verildiğine göre,
kapalı satış noktalarından muafiyetin yine belli bir süre için kaldırılmasının 2030
düşünülebileceğini, bu süre içerisinde teşebbüslere değişen pazar koşulları
nedeniyle Kurul’un kararını tekrar gözden geçirmesini isteyebilme hakkının
verilmesinin uygun olacağını ifade etmektedir. Kurul, piyasada yeni
gelişmelerin olması durumunda, re’sen veya herhangi bir başvuru neticesinde
muafiyetin geri alınması kararını gözden geçirebilir ve inceleme konusu
sözleşmelerin tekrar muafiyetten yararlanmasına hükmedebilir. Bunun için
muafiyetin geri alınmasının belli bir süreye bağlanmasına gerek
bulunmamaktadır.
H.4.2.2.9. Muafiyetin Kaldırılması Halinde Pazardaki Muhtemel 2040
Gelişmelere İlişkin Görüş ve Değerlendirmeler
Bimpaş, münhasırlık içeren anlaşma yapma haklarının ellerinden alınması
durumunda piyasaya yeni girmekte olan yabancı teşebbüsler ve yerli üreticiler
için pazarın bakir bir cennet halini alacağını, bu teşebbüslerin daha önce Efpa
ve Bimpaş ile anlaşması bulunan satış noktalarını yapacakları anlaşmalarla
kendilerine bağlayacaklarını, özellikle Mey şirketinin bira üretim tesislerini
05-27/317-80
45
geliştirerek agresif biçimde pazara girmesinin beklendiğini, Mey şirketinin hem
rakıda hem birada münhasırlık anlaşması yaparak kısa sürede özellikle
Bimpaş’tan büyük pazar payı elde edeceğini, bu gelişmelerden Bimpaş’ın 2050
Efpa’ya göre daha fazla zarar göreceğini ve zaman içerisinde Bimpaş’ın
pazardan çekilmek zorunda kalabileceğini, dolayısıyla münhasırlığın
yasaklanması neticesinde pazardaki teşebbüs sayısının artmayacağını,
sadece pazardaki teşebbüslerin değişeceğini iddia etmektedir.
Münhasırlığın yasaklanması ile birlikte pazarda Bimpaş’ın iddia ettiği ölçüde
köklü değişiklikler yaşanmayacaktır. Yeni düzenlemenin ardından Efpa ve
Bimpaş’ın pazar paylarında düşme yaşanması muhtemeldir. Ancak, pazara
yeni giren teşebbüslerin Efpa’dan ve Bimpaş’tan pazar payı almaları kolay
olmayacaktır. Özellikle, marka bağımlılığının yüksek olduğu kapalı satış 2060
noktalarında pazara yeni giren teşebbüslerin Bimpaş’ın iddia ettiği gibi tek
marka satma hakkı elde edebilmeleri çok zordur. Bakkal, market ve büfe türü
bu noktaların şu anda pazarın %99’unu elinde bulunduran Efpa ve Bimpaş’ı
bırakarak piyasaya yeni giren bir üreticinin ya da ithalatçının birasını tek
başına satmayı kabul etmesi pek mümkün görülmemektedir. Münhasırlığın
Efpa ve Bimpaş bakımından kaldırılması durumunda, piyasaya yeni girmekte
olan teşebbüsler ürünlerini bu iki firmanın ürünleri ile birlikte satış noktalarında
satışa sunabilme imkanı bulabileceklerdir. İthalatçı teşebbüsler premium
segmentteki biraların satışını gerçekleştirdiklerinden ve genellikle fıçı satışı
yapmadıklarından, bu teşebbüslerin açık satış noktalarında geniş münhasırlık 2070
ağları oluşturmaları mümkün değildir. Efpa’nın ve Bimpaş’ın münhasırlık
içeren anlaşma yapamamaları neticesinde açık satış pazarında pazar
paylarını büyütme ihtimali yüksek olan teşebbüsler Mey, Pak Gıda ve
Süral’dir. Ancak, açık satış pazarında marka bağımlılığı kapalı satış pazarına
oranla düşük olmasına rağmen, pazarın bu küçük teşebbüslerin büyüme
potansiyellerinin sınırlı olması ve pazarın halen %99’unun Efpa’nın ve
Bimpaş’ın kontrolünde olması nedeniyle, Efpa’nın ve Bimpaş’ın pazar
güçlerinde büyük düşüşler yaşanmayacağı düşünülmektedir. Ancak, buna
rağmen, Efpa ve Bimpaş’ın münhasırlık içeren anlaşmalar vasıtasıyla
piyasaya yeni girmekte olan teşebbüslerin önüne çıkardıkları engellerin 2080
ortadan kaldırılması bu piyasanın rekabete açılması bakımından hayati önem
taşımaktadır.
H.4.2.2.10. Efpa’nın Konumuna İlişkin Görüş ve Değerlendirmeler
Efpa’nın pazar payının Bimpaş’ın pazar payının 3,5 katı olduğunu belirten
Bimpaş, pazarda hakim durumda olan Efpa ile birlikte aynı şekilde
değerlendirilmelerinin yerinde olmadığını ifade etmektedir. Bimpaş, ayrıca,
Efpa’yı kontrol eden Anadolu Grubu’nun Coca Cola’ya da ortak olduğunu,
Efpa’nın münhasırlık içeren anlaşma yapması yasaklansa dahi Anadolu 2090
Grubu’nun Coca Cola’nın dağıtım ağını kullanarak bira satışlarını dolaylı
olarak münhasırlık sağlayarak dağıtabileceğini ileri sürmektedir. Bunlara ilave
olarak, Bimpaş, Efpa’nın sözleşmesel münhasırlığa Bimpaş kadar gereksinimi
olmadığını, Efpa’nın münhasırlığı gücüne dayanarak başka biçimlerde
sağladığını, Bimpaş’ın toplam satışlarının %43,25’inin sözleşmeye bağlı
münhasırlık koşulu ile yapıldığını, bunun %25,57’sinin açık %17,68’inin kapalı
satış noktalarına olduğunu, bu oranın Bimpaş için çok önemli olan açık satış
05-27/317-80
46
noktalarında doğal olarak daha büyük olduğunu, Efpa’nın ise münhasırlığa
bağlı satışlarının kendi tüm satışları içinde %23,93’lük bir paya sahip
olduğunu, ayrıca münhasırlık hakkına sahip olan Mey firmasının rakı 2100
pazarındaki hakim durumu nedeni ile Bimpaş’tan kolaylıkla ve haksız olarak
pazar payı kapacağını ifade etmektedir.
Bira sektöründe hakim durumda bulunan Efpa’nın Bimpaş’a oranla pazar
gücünün daha yüksek olması, münhasırlığa Bimpaş’tan daha az gereksinim
duyması, münhasırlık yoluyla Bimpaş’tan daha fazla satış gerçekleştirmesi,
Bimpaş’ın münhasırlık içeren anlaşmalar akdetmesine izin verilebilmesi için
yeterli değildir. Bira sektörüne yeni teşebbüslerin girmesinin engellenmesi
noktasında, Efpa’nın münhasırlık içeren sözleşmeleri kadar Bimpaş’ın
sözleşmeleri de etkilidir. Dolayısıyla, Efpa’nın yanı sıra Bimpaş’ın da nihai 2110
satış noktaları ile akdettiği münhasırlık içeren sözleşmelerin yasaklanması,
piyasanın rekabete açılması bakımından büyük önem taşımaktadır.
Münhasırlıkların yasaklanması durumunda sözleşmelerdeki ilgili hükümlerin
çıkartılmasının yanı sıra, Efpa ve Bimpaş fiili münhasırlığa yol açan her türlü
uygulamalardan men edilecektir. Nihai satış noktalarına rekabet etmeme
yükümlülüğü getirebilecek nitelikteki asgari satın alma/satış yükümlülükleri,
verilen krediler ve indirimlerin tek marka satma şartına bağlanması gibi
uygulamalar da yasaklanacaktır. Dolayısıyla, bu iki teşebbüsün üretim veya
dağıtımını yaptıkları başka bir ürünü, satış noktalarının bira olarak sadece
kendi ürünlerini satmalarını sağlayacak şekilde kullanmaları durumunda, 2120
Kurul’un kararına aykırı hareket etmiş olacaklar ve yaptırımla karşı karşıya
gelebileceklerdir. Aynı şekilde Mey’in de, Bimpaş’ın ileri sürdüğü gibi rakı
ürününü bira ürününün satışına bağlaması durumunda da rekabet hukukuna
aykırılık ortaya çıkabilecektir.
H.4.2.2.11. Soğutucu Dolaplara İlişkin Görüş ve Değerlendirmeler
Biranın soğuk tüketilmesi gereken bir ürün olduğunu ifade eden Bimpaş,
noktada dolap bulunmasının satışın gerçekleşmesi için gerekli olduğunu
belirtmektedir. Bimpaş, üzerinde bir üreticinin isminin bulunduğu dolaba rakip 2130
ürünlerin de konulması durumunda, tüketicilerin yanlışlıkla istemediği
markaları satın alabileceğini ve bu şekilde aldatılmış olacaklarını iddia
etmektedir. Ayrıca, bir teşebbüsün dolabına rakip ürünlerin de konulması
durumunda bunun markaya tecavüz olarak sayılabileceğini ve satış noktası ile
birlikte dolabı noktaya veren teşebbüsün hukuki sorumluluk altında
kalabileceğini ileri sürmektedir. Bu endişelerden dolayı üreticilerin satış
noktalarına dolap vermek istemeyecekleri ve bunun neticesinde tüketicinin ve
ekonominin zarar göreceği ifade edilmektedir.
Üzerinde bir üreticinin isminin bulunduğu dolaba rakip ürünlerin de konulması 2140
durumunda, tüketicilerin yanlışlıkla istemediği markaları satın alabileceği ve
bu şekilde aldatılmış olacakları yönündeki iddia gerçekçi bulunmamıştır.
Soğutucu dolaplar genellikle kapalı satış noktalarına verilmektedir ve yukarıda
da bahsedildiği gibi kapalı satış pazarında tüketicilerin marka bağımlılığı ve
bilinci yüksektir. Dolayısıyla, dolaplara farklı markalar konulması durumunda
tüketicilerin yanlış markayı almaları gibi bir durumun uzak bir ihtimal olduğu
düşünülmektedir. Ayrıca, bir teşebbüsün dolabına rakip ürünlerin de
05-27/317-80
47
konulması durumunda bunun markaya tecavüz olarak sayılması söz konusu
değildir.
2150
Bimpaş, bir satış noktasında birden fazla teşebbüsün dolabının bulunabildiğini
ve dolayısıyla soğutucu dolap vermenin o noktada mutlaka münhasırlık
sağlandığı anlamına gelmediğini ifade etmektedir. Yukarıda da ifade edildiği
üzere, 15.7.2004 tarihli Kurul kararında, dolap verilen her noktada Efpa ve
Bimpaş’ın münhasırlık sağladığı gibi bir tespit yer almamaktadır. Özellikle
sınırlı bir satış alanına sahip olan ve elektrik giderlerini en aza indirmek
isteyen bakkal ve büfe türü kapalı satış noktaları tek bir teşebbüsün dolabını
bulundurma yolunu seçmektedirler. Söz konusu dolaplara rakip ürünleri
koyamayan noktalarda böylece fiili olarak münhasır satış hakkı elde
edilebilmektedir. 2160
H.4.2.2.12. Kapasiteye İlişkin Görüş ve Değerlendirmeler
Bimpaş, ayrıca, yaz aylarında kış aylarına göre %50-70 daha fazla bira
satıldığını, bira tüketiminin mevsimsellik niteliği ve Ramazan ayı dikkate
alındığında sezon dışında mevcut kapasiteyi kullanmanın mümkün
olmadığını, yaz aylarında atıl kapasite olmadığından değerlendirmelerin yaz
ayları dikkate alınarak yapılmasının gerektiğini, 15.7.2004 tarihli kararda
belirtilen Bimpaş kapasitesinin teorik olduğunu, gerçek kapasitenin ise daha
düşük olduğunu ifade etmektedir. 2170
Yukarıda da ifade edildiği üzere, piyasalarda faaliyet gösteren teşebbüslerin
kapasite fazlalığına sahip olmaları halinde bu durumun piyasaya yeni girişleri
engellemesinin nedeni, kapasitesinin küçük bir kısmını kullanan piyasada
yerleşik teşebbüslerin piyasaya yeni girişler karşısında fiyatlarını diledikleri
gibi düşürebilme imkanına sahip olmalarıdır. Bira sektöründe talebin yaz ve
kış aylarında büyük farklılık göstermesi bu değerlendirmeyi
değiştirmemektedir. Aksine, bira talebinde gözlenen bu mevsimsellik piyasaya
girişleri daha da zorlaştırmaktadır. Yaz aylarında Efpa ve Bimpaş
kapasitelerinin tamamını kullandıkları için bu mevsim piyasaya yeni girişler 2180
için uygun bir dönem olarak düşünülebilir. Ancak, kış mevsimi ile birlikte talep
azalmakta; Efpa ve Bimpaş’ın kapasitelerinin büyük bir kısmını
kullanamamaları neticesinde kapasite kullanım oranları ortalama oranlardan
çok daha düşük seviyelere inmektedir. Dolayısıyla, yaz ayları piyasaya
girecek küçük teşebbüsler için uygun bir dönem gibi görülse de kış aylarında
küçülen pazar yeni teşebbüslerin faaliyetlerini sürdürmelerini
zorlaştırmaktadır. Sonuç olarak, bir yıl bütün olarak değerlendirildiğinde, Efpa
ve Bimpaş’ın mevcut kapasite fazlalıklarının, bira talebindeki mevsimselliğin
de etkisiyle, piyasaya yeni girişleri önemli ölçüde caydırıcı nitelikte olduğu
kanaatine varılmıştır. 2190
H.4.2.3. Bimpaş Bira ve Meşrubat Pazarlama A.Ş. Bayilerinin Görüşleri
Rekabet Kurulu 15.7.2004 tarihli kararında, münhasırlık içeren anlaşmalardan
muafiyetin geri alınması hususunda Efpa ve Bimpaş ile birlikte iki teşebbüsün
bayilerinin de görüşlerine başvurulmasına karar vermiştir. Bu çerçevede, Efpa
05-27/317-80
48
ve Bimpaş’ın bayilerinden Türkiye’nin değişik illerinde faaliyet gösteren 15’er
adedine söz konusu Kurul kararı bildirilmiş ve konuya ilişkin görüşleri talep
edilmiştir. Efpa bayilerinden herhangi bir görüş gelmez iken, Bimpaş 2200
bayilerinden 13 adedi görüşlerini Kurumumuza intikal ettirmiştir. Bimpaş
bayileri, konuya ilişkin olarak Bimpaş’a paralel görüşler dile getirmişler ve
kapalı satış noktaları ile Efpa’nın anlaşma yapmasının engellenmesi
gerektiğini, açık satış noktalarında ise anlaşma yapılmaya devam edilmesi
gerektiğini ileri sürmektedirler. Bimpaş bayileri tarafından dile getirilen
hususlar, Bimpaş’ın konuya ilişkin görüş yazısında daha ayrıntılı ele alındığı
ve bu konudaki değerlendirmelere yukarıda ilgili bölümde yer verildiği için,
bayi görüşlerinin bu bölümde tekrarlanmasına gerek görülmemiştir.
I. SONUÇ 2210
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre;
1) Hakim durumda olan bir teşebbüsün yer aldığı, bu teşebbüsün güçlü bir
markaya sahip olduğu, bu teşebbüsten başka pazarda belli bir güce sahip
sadece tek bir teşebbüsün yer aldığı, yabancı teşebbüslerin hakim
durumdaki teşebbüs ile lisans anlaşması yaparak pazara ürün sunmayı
tercih ettiği, üretici olarak pazara girişin zor olduğu ve ithalatın önemli
boyutta olmadığı düopolistik bir yapı sergileyen bira pazarında teşebbüsler
arasında etkin rekabetin bulunmadığına OYBİRLİĞİ ile, 2220
2) Pazara girme niyetinde olan veya yeni giren teşebbüslerin, kapasiteleri
ve/veya ithalat potansiyelleri itibari ile bu pazarda etkin rekabet
yaratmaktan uzak olduğuna OYBİRLİĞİ ile,
3) Öte yandan, Efes Pazarlama ve Dağıtım Ticaret A.Ş. ve Bimpaş Bira ve
Meşrubat Pazarlama A.Ş.’nin kendilerinin veya distribütörlerinin /
bayilerinin hem açık satış yapan nihai satış noktaları hem de kapalı satış
yapan nihai satış noktaları ile akdettikleri tek elden satın alma
anlaşmalarında yer alan rekabet etmeme yükümlülüklerinin (münhasırlık 2230
şartı) ve bu etkiyi doğuran diğer sınırlamaların (tek elden satın alma
yükümlülükleri, asgari satın alma / satış yükümlükleri, verilen krediler ve
indirim vs. diğer katkıların tek marka satma şartına bağlanması gibi
yükümlülükler), bira pazarında etkin rekabetin oluşmasının önünde önemli
bir engel olduğuna OYBİRLİĞİ ile,
4) Alıcı konumundaki açık ve kapalı satış yapan noktaların ihtiyaçlarının
küçük de olsa bir kısmını (2002/2 sayılı Tebliğ’de öngörülen %80
oranından çok daha düşük olsa dahi) Efes Pazarlama ve Dağıtım Ticaret
A.Ş. ve Bimpaş Bira ve Meşrubat Pazarlama A.Ş. ürünlerine 2240
yönlendirmelerine yol açacak her türlü düzenlemenin yasaklanan rekabet
etmeme yükümlülüğü tanımı içerisinde değerlendirilmesi gerektiğine
OYBİRLİĞİ ile,
5) Pazarda etkin rekabetin tesis edilmesi bakımından, Efes Pazarlama ve
Dağıtım Ticaret A.Ş.’nin, Bimpaş Bira ve Meşrubat Pazarlama A.Ş.’nin
kendilerinin ya da distribütörlerinin / bayilerinin hem açık satış yapan nihai
05-27/317-80
49
satış noktaları hem de kapalı satış yapan nihai satış noktaları ile
akdettikleri bu tür münhasırlık içeren tek elden satın alma anlaşmalarına
2002/2 sayılı Tebliğ ile tanınan muafiyetin Kanun’un 13. maddesi uyarınca 2250
geri alınmasına OYÇOKLUĞU ile,
6) Ayrıca, Efes Pazarlama ve Dağıtım Ticaret A.Ş.’nin, Bimpaş Bira ve
Meşrubat Pazarlama A.Ş.’nin kendilerinin ya da bu teşebbüslerin
distribütörlerinin / bayilerinin nihai satış noktalarına vermiş oldukları
soğutucu dolaplara rakip ürünlerin konulmasını engellemelerinin piyasada
rekabetin oluşmasının önünde önemli bir engel olduğuna, bu yüzden
soğutucu dolaplara rakip bira ürünlerinin konulmasının yasaklanması
uygulamasına son verilmesine OYBİRLİĞİ ile,
2260
7) Karar tarihinden önce akdedilmiş sözleşmelerde yer alan rekabet etmeme
yükümlülüklerinin ve bu etkiyi doğuran nitelikteki diğer yükümlülüklerin
anılan sözleşme metinlerinin tamamından çıkarılmasına, bu değişikliklerin
yapılabilmesi için kararın tebliği tarihinden itibaren taraflara 90 gün süre
verilmesine, bu süre içinde gerekli değişikliklerin yapıldığının Efes
Pazarlama ve Dağıtım Ticaret A.Ş. ve Bimpaş Bira ve Meşrubat
Pazarlama A.Ş. tarafından Rekabet Kurulu’na tevsik edilmesine, gerekli
düzeltme yapılmadan uygulamaya devam edilmesi halinde haklarında
soruşturma açılacağının ve 4054 sayılı Kanun’un 16. ve 17. maddeleri
uyarınca işlem yapılacağının adı geçen taraflara bildirilmesine 2270
OYÇOKLUĞU ile,
8) Efes Pazarlama ve Dağıtım Ticaret A.Ş. ve Bimpaş Bira ve Meşrubat
Pazarlama A.Ş. ürünlerinin satışına ilişkin olarak nihai satış noktalarına
rekabet etmeme yükümlülüğü getirilemeyeceğine ve soğutucu dolaplara
rakip bira ürünlerinin konulmasının Efes Pazarlama ve Dağıtım Ticaret
A.Ş., Bimpaş Bira ve Meşrubat Pazarlama A.Ş. ve bu teşebbüslerin bayi /
distribütörleri tarafından engellenemeyeceğine dair işbu Kararın bayi /
distribütörlere ve nihai satış noktalarına Efes Pazarlama ve Dağıtım
Ticaret A.Ş. ve Bimpaş Bira ve Meşrubat Pazarlama A.Ş. tarafından 2280
bildirilmesine ve bu yükümlülüğün yerine getirildiğinin adı geçen
teşebbüslerce kararın tebliği tarihinden itibaren 90 gün içerisinde Rekabet
Kurulu’na tevsik edilmesine OYBİRLİĞİ ile
karar verilmiştir.
05-27/317-80
50
22.04.2005 tarih 05-27/317- 80 Sayılı Kurul Kararı’na
KARŞI OY GEREKÇESİ
Efes Pazarlama ve Dağıtım Ticaret A.Ş. ve Bimpaş Bira ve Meşrubat
Pazarlama A.Ş.’nin kendilerinin ya da disrtibütörlerinin/bayilerinin Açık Satış
yapan nihai satış noktaları ile akdettikleri münhasırlık içeren tek elden satın
alınan anlaşmalarına 2002/2 sayılı tebliğ ile tanınan muafiyetin geri alınması
hususundaki Kurul Kararına iştirak etmiyorum.
Nedeni:
1. Dosyada yapılmış olan tesbit ve değerlendirmelerden de
açıkça
anlaşılabileceği gibi; Açık Satış yerleri ile yapılan münhasır sözleşmeler
Rekabeti olumsuz yönde etkilememektedir. Sektörün iki büyük aktöründen biri
Efes Pazarlama A.Ş., diğeri Bimpaş Pazarlama A.Ş.’dir. Bunlardan Efes’in
pazar payı %70, Bimpaş’ın %20 civarındadır. Açık Satış yerleri ile yapılan
münhasır sözleşmeler Rekabeti olumsuz etkilemiş olsaydı eğer, Bimpaş’ın,
Efes karşısında Açık Satış yerlerinde pazar payı kaybına uğraması gerekirdi.
Halbuki bu iki teşebbüsten küçük olan Bimpaş açık satış yerlerinde
giderek payını arttırıyor. Genelde pazar payı kaybederken, Açık Satış
yerlerinde giderek payını koruyor veya arttırıyor olması, bu sözleşmelerin
(Açık Satış yerleri ile yapılan) rekabeti olumsuz etkilemediğini gösteriyor. Bir
sektörde küçük teşebbüsün lehinde olan münhasırlık sözleşmelerinin
Rekabeti olumsuz etkilemesi söz konusu olamaz. Bu nedenle de bilinen
faydaları gözardı edilerek münhasırlık geri alınmamalıdır.
2. Ayrıca Açık Satış yerleri belli bir yatırım gerektiren yerlerdir.
Teşebbüs
buralara yapılacak yatırıma katkı sağladığı takdirde bazı yükümlülükler
getirebilir. Yatırımını koruyacak ölçüde yükümlülük getirmesi muafiyeti
gerektirecek husus olarak değerlendirilmelidir.
Bu nedenlerle Efes Pazarlama A.Ş. ve Bimpaş A.Ş.’den Açık Satış
yerleri ile akdettikleri sözleşmelerden muafiyet geri alınması hususndaki Kurul
Kararına katılmıyorum.
Mustafa PARLAK
Başkan
05-27/317-80
51
22.04.2005 tarih 05-27/317- 80 Sayılı Kurul Kararı’na
KARŞI OY GEREKÇESİ
1. Efes Pazarlama ve Dağıtım Ticaret A.Ş. ve Bimpaş Bira ve Meşrubat
Pazarlama A.Ş. ile bayi ve distribütörlerin nihai satış noktalarıyla yaptıkları,
münhasırlık içeren tek elden satış anlaşmaları ile ilgili muafiyetin kaldırılması
kararının, muafiyet ihdas edilirken var olan özelliklerin ve ulaşılması düşünülen
hedeflerin (ekonomik gelişme, tüketici yararı, sektörel şartlar, firma sayısı,
rekabet ortamı vb.) bugün itibariyle geldiği nokta ya da mevcut durum göz
önüne alınarak verilmiş olması gerekir. Diğer bir ifadeyle, bugün itibariyle, ilgili
sektörde muafiyetin niçin kaldırılması gerektiği sorusunun cevabı, ilgili pazar ve
ekonomi bakımından, ama her halûkârda rekabet açısından çok yönlü
değerlendirme ve analizler yapılarak verilmelidir.
2. Esasen, Rekabet mevzuatımıza kaynaklık eden AB ülkelerindeki muafiyet
düzenleme ve uygulamaları, hâlen “ eşikli sistem” i benimsemiş bulunmaktadır:
İlgili pazardaki, %30’luk eşiğin altında piyasa payı bulunan firmalar, muafiyetten
yararlanmaya devam etmektedirler. Ekonomik değişkenler ve rekabet ortamı
açısından daha ileri düzeyde denebilecek bir konumda bulunan AB ülkelerinde
böyle bir eşik uygulaması ile de olsa, muafiyet rejiminin sürdürülmesi, Türk
Rekabet politikalarının belirlenmesi bakımından da anlamlı bir kıyas ve
değerlendirme kriteri olmalıdır.
3. 2002/2 sayılı tebliğ ile tanınan muafiyetin, şimdilik, hiç olmazsa, belli bir eşik
belirlenerek ve kapalı satış noktalarında kaldırılması, ki bu durumda ikinci
büyük firma olan Bimpaş eşik altı kalabilecektir, ve yeni uygulamaya geçiş için
bugünkü tarih itibariyle, firmaların üretim, dağıtım ve satış planlamalarının
yapıldığı dikkate alınarak 6 ay süre verilmesinin uygun olacağı düşüncesiyle,
aksi yöndeki Karar maddelerine katılmıyorum.
Prof.Dr.Nurettin KALDIRIMCI
Kurul Üyesi
Full & Egal Universal Law Academy