Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2005-2-13 (Menfi Tespit)
Karar Sayısı : 05-39/529-130
Karar Tarihi : 13.6.2005
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Mustafa PARLAK
Üyeler : Tuncay SONGÖR, Prof. Dr. Zühtü AYTAÇ,
Rıfkı ÜNAL, Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI,
M. Sıraç ASLAN, Süreyya ÇAKIN,
Mehmet Akif ERSİN
B. RAPORTÖRLER : Hakan Suat ÖLMEZ, Derya YENİŞEN
C. BİLDİRİMDE
BULUNAN : TEŞEBBÜS A
Temsilcisi: Av. Seçil ABALI
ADRES A
D. TARAFLAR : - TEŞEBBÜS A
ADRES A
-TEŞEBBÜS B
ADRES B
E. DOSYA KONUSU : TEŞEBBÜS A’nın, TEŞEBBÜS B’nin sermayesinin
%51’ini 2010 yılı, kalan %49’unu 2015 yılı itibarıyla satın alma opsiyonu
hakkı kazanmasına ilişkin taraflar arası Sözleşme kapsamında yer alan
yan sınırlamaların 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun
çerçevesinde değerlendirilmesi.
F. DOSYA EVRELERİ : Kurum kayıtlarına 14.3.2005 tarih ve 1668 sayı ile
giren bildirim üzerine, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 7.
maddesi ile 1997/1 sayılı Rekabet Kurulu’ndan İzin Alınması Gereken
Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ’in ilgili hükümleri ve 4054 sayılı
Kanun’un 4. ve 8. maddeleri uyarınca yapılan inceleme sonucunda
düzenlenen 6.6.2005 tarih, 2005-2-13/MM-05-HSÖ sayılı Menfi Tespit Raporu
9.6.2005, REK.0.06.00.00/57 sayılı Başkanlık önergesi ile 05-39 sayılı Kurul
toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.
G. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili Rapor'da,
1. TEŞEBBÜS A, TEŞEBBÜS B’nin sermayesinin % 51’ini 2010 yılında, geri
kalan % 49’luk kısmını da 2015 yılında satın alma opsiyonu hakkını
kazanması işleminin, geleceğe yönelik ve kesinlik arz etmeyen bir işlem
olması ve halihazırda herhangi bir kontrol değişikliği yaratmaması nedeniyle
4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi çerçevesinde bir devir işlemi olmadığı ve bu
05-39/529-130
2
aşamada Rekabet Kurulu’na izin başvurusuna gerek bulunmadığı; ancak ilk
olarak ortak girişim kurulması, daha sonra da kontrolün tamamen devri
işlemlerinin gerçekleşmesi halinde 1997/1 sayılı tebliğ hükümleri çerçevesinde
Rekabet Kurulu’na izin başvurusu yapılması gerektiği,
2. TEŞEBBÜS A ve TEŞEBBÜS B arasında akdedilen Sözleşme’de yer alan
ve devralmadan sonra hüküm ifade edebilecek sınırlayıcı maddelerin bu
aşamada herhangi bir ihlal teşkil etmediği ve anılan devralmanın
gerçekleşmesi halinde o günkü piyasa koşullarına göre değerlendirilmesi
gerektiğinden, bu aşamada herhangi bir değerlendirmeye tabi tutulamayacağı,
anılan hükümlerin TEŞEBBÜS B’nin kontrolünün el değiştirmesi aşamasında
Rekabet Kurulu’na tekrar bildirilmesi gerektiği,
3. Anılan Sözleşme’nin 7.4 ve 7.5. maddelerinde yer alan ve kontrolün devri
işleminden önceki süre için getirilen sınırlamaların ise 4054 sayılı Kanun 4.
maddesi çerçevesinde rekabeti kısıtlayıcı nitelikte olmadığı ve Sözleşme’de
Rekabet Kanunu hükümlerini ihlal eden başkaca husus bulunmadığından
anılan Sözleşmeye menfi tespit verilebileceği;
4. Tarafların gizlilik talebi çerçevesinde, Rekabet Kurulu Kararı’nın internette
yayınlanması esnasında taraf isimlerinin ve tarafları deşifre edecek ticari
bilgilerin Karar’dan çıkarılabileceği,
ifade edilmiştir.
H. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
H.1. Taraflar
H.1.1. Alıcı
Alıcı olan TEŞEBBÜS A, bağlı kuruluşları ve bağlı olmayan alt-yayıncıları
vasıtasıyla dünyanın birçok ülkesinde faaliyet gösteren, dünya çapında
besteciler ve şarkı sözü yazarları yararına müzik bestelerinin kullanılmasını
sağlayan ve bu bestelerin kullanılmasından elde edilen geliri toplayan bir
müzik yayıncılık şirketidir. Alıcı, ana şirketi ......menşeli “......” olan ........ Grubu
şirketlerinin bir parçasıdır.
Türkiye’de TEŞEBBÜS B, TEŞEBBÜS A’nin alt-yayıncısı olarak faaliyet
göstermektedir (bağlı şirketi değildir). TEŞEBBÜS A Grubu’nun Türkiye’de
müzik yayıncılığı alanında faaliyet gösteren başka bir şirketi bulunmamaktadır.
Ancak kayıt pazarlama işi ile iştigal eden ve kayıt sanatçıları ile ilgilenen
TEŞEBBÜS A/1.” ve onun iştiraki olan TEŞEBBÜS A/2 olmak üzere iki şirketi
bulunmaktadır. TEŞEBBÜS A/1’in ana hissedarı “............” şirketidir. Bu şirket
de “..........” şirketine aittir.
H.1.2. Satıcı
Satıcı ŞAHIS C (TEŞEBBÜS B’yi kontrol eden gerçek şahıs), TEŞEBBÜS B
şirketinin %85 hissesinin sahibidir. TEŞEBBÜS B, esas olarak müzik
yayıncılığı alanında faaliyet göstermektedir. Faaliyet alanlarının tümüne
bakıldığında ise, müzik yayıncılığının yanı sıra arşiv müzikleri prodüksiyonu,
05-39/529-130
3
bunlara ilişkin lisansların verilmesi, reklam müzikleri ve ücretsiz/indirimli
ürünler ve kayıtların üretimi, lisanslandırılması, dağıtımı ve satışının şirketin
faaliyet alanlarını oluşturduğu görülmektedir. Faaliyetlerinin çok küçük bir
kısmı (%6’sı) kayıtlarla ilgilidir. Yabancı plak şirketlerinin Türkiye’deki alt-
yapımcılığı işini yürütmekle birlikte doğrudan Türk bestekarlarla da
anlaşmaları bulunmaktadır.
H.2. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
H.2.1. Bildirimin 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi ve 1997/1 sayılı Tebliğ
Kapsamında Değerlendirilmesi
Sözleşme uyarınca, TEŞEBBÜS A, ŞAHIS C’ye bir miktar parayı ödünç
vermekte ve TEŞEBBÜS A’nın, TEŞEBBÜS B’nin hisselerinin %51’ini alması
durumunda bu miktarın satış fiyatından düşürülmesi planlanmaktadır. Şirketin
sermayesi bu borcun ana teminatı olarak kabul edilmiştir. Ayrıca hisselerin
değerinin korunabilmesi için ŞAHIS C, TEŞEBBÜS A’nın şirket hisselerinin
herhangi bir bölümünü satın almasından önceki süreçte şirketi etkileyecek
olan belirli kararları almadan önce bunları TEŞEBBÜS A’ya bildirecektir.
Sözleşme kapsamında TEŞEBBÜS A, şirketin sermayesinin %51’ini 2010
yılının ilkbaharı, kalan %49’unu da 2015 yılının yazı itibarıyla satın alma
opsiyonu hakkını elde etmiştir. ŞAHIS C halihazırda TEŞEBBÜS B şirketinin
sermayenin %85’ine sahip bulunmaktadır ve diğer %15’lik kısım da bir aile
ferdine aittir. ŞAHIS C, TEŞEBBÜS A’nın opsiyon hakkını kullanması halinde
şirketin sermayesinin %100’ünü satın alabilmesi için her türlü tedbiri almayı ve
bazı düzenlemeleri yapmayı taahhüt etmiştir. Bu kapsamda şirketin 2007
Aralık ayı itibarıyla Türk yasaları çerçevesinde anonim şirkete dönüştürülmesi
taahhüt edilmiştir.
Sözleşme, şirket sermayesinin %51’inin satın alınmasını takiben, yani 2010
yılının ilkbaharından, geri kalan %49’nun alınmasına kadar (veya her iki
tarafın şirkette hissedarlık oranını önemli ölçüde kaybetmesine kadar olan
süre içinde), yani 2015 yılı yazına kadar, şirketin bir ortak girişim olarak
yönetilebilmesi için bazı düzenlemeler getirmektedir.
2010 yılında ortak girişim kurma işlemi olarak tanımlanabilecek ilk işlem ve
sonrasında kontrolün tamamen devrini içeren ikinci işlem dikkate alındığında,
esas olarak müzik yayıncılığı ve kayıt pazarlama faaliyetlerinin aynı bünye
altında toplanması söz konusu olacaktır. TEŞEBBÜS A Grubu bünyesinde
Türkiye sınırları içinde faaliyet gösteren şirketlerin, yani TEŞEBBÜS A/1 ve
TEŞEBBÜS A/2’nin, müzik yayıncılığı alanında hiçbir faaliyeti
bulunmamaktadır. Dolayısıyla müzik yayıncılığı alanında bir yoğunlaşma
olmayacaktır. Diğer yandan Müzikotek şirketinin faaliyetlerinin %6’sı kayıt
pazarlama faaliyetlerinden oluştuğundan, devir işlemi sonucunda bu alanda
küçük çaplı da olsa bir yoğunlaşma söz konusu olacaktır.
Bununla birlikte, TEŞEBBÜS A ve TEŞEBBÜS B arasındaki sözleşmenin
bugün itibarıyla 1997/1 sayılı Rekabet Kurulu’ndan İzin Alınması Gereken
Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ kapsamında ele alınması mümkün
değildir. Bunun nedenleri aşağıda açıklanmaktadır:
05-39/529-130
4
- Öncelikle taraflar arasındaki sözleşme “satın alma opsiyonu” hakkı
tanınmasına ilişkindir ve bu hakkın alıcı tarafından kullanılması belli şartlara
bağlıdır. Bununla birlikte işlemin ilk ayağı olan “ortak girişim”in oluşturulması
2010 yılı için planlanmaktadır ve daha önce de ifade edildiği gibi bu noktada
satın alma opsiyonunun TEŞEBBÜS A tarafından kullanılıp kullanılmayacağı
belli değildir. 2015 yılında ise şirketin tamamının TEŞEBBÜS A’ya devri
öngörülmektedir; bu noktada da satın alma opsiyonunun kullanılması 10 yıl
süre içinde gerçekleşmesi beklenen bazı olumlu gelişmelere bağlanmıştır ve
kesinlik arz etmemektedir.
- Bilindiği üzere, bir işlemin 1997/1 sayılı Tebliğ kapsamında izne tabi
birleşme/devralma sayılabilmesi için Tebliğ’in 2. maddesinde sayılan hallere
uygunluk göstermesi gerekmektedir. Yukarıda özetlenen taraflar arası
sözleşmenin Tebliğ kapsamında değerlendirilebilmesi için de sözleşme
kapsamında tesis edilen işlemler ile “herhangi bir teşebbüsün ya da kişinin
diğer bir teşebbüsün malvarlığını yahut ortaklık paylarının tümünü veya bir
kısmını ya da kendisine yönetimde hak sahibi olma yetkisi veren araçları
devralması veya kontrol etmesi” veya “amaçlarını gerçekleştirmek üzere
işgücü ve malvarlığına sahip olacak şekilde bağımsız bir iktisadi varlık olarak
ortaya çıkan ve taraflar arasındaki veya taraflarla ortak girişim arasındaki
rekabeti sınırlayıcı amacı veya etkisi olmayan ortak girişim” kurulması
gerekmektedir. Ancak mezkur sözleşme ile gerek bugün itibarıyla gerekse
kısa dönemde, ne somut olarak bir kontrol devri ne de ortak girişim kurulması
söz konusu değildir. Anlaşma ile ortak girişim 5 yıl, tümüyle kontrol devri 10 yıl
sonra olmak üzere ve bu işlemlerin gerçekleşeceği de kesin olmamak
suretiyle, sadece satın alma opsiyonunun tanınması şeklinde ileriye dönük
planlar yapılmakta ve arada geçen süreç için çeşitli düzenlemeler getirilmekte
ve taahhütler verilmektedir. Bu koşullar altında anlaşmada planlanan
işlemlerin 1997/1 sayılı Tebliğ kapsamında ortak girişim veya devir işlemi
olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Bugünkü pazar koşulları çerçevesinde
yapılacak bir değerlendirmenin de 5 yıl ve 10 yıl sonra bir hükmünün
kalmayabileceği ve değişen pazar koşulları karşısında geçerliliğini
yitirebileceği de açıktır. Bu noktada, 1997/6 sayılı Rekabet Kurumu
Teşkilatının Oluşturulmasından Sonra Teşebbüslerin ve Teşebbüs Birliklerinin
4054 Sayılı Kanun’dan Doğan Hak ve Yükümlülüklerine İlişkin Tebliğ’in 7.
maddesi uyarınca, 1997/1 sayılı Tebliğ’in 2. ve 4. maddesi ile Rekabet
Kurulu’nun iznine bağlı kılınan her türlü birleşme ve devralmanın, “işlemin
yapılmasından uygun bir süre (tercihen 30 gün) önce” Rekabet Kurulu’na
bildirilmesi ve Kurul’dan izin alınması zorunlu olduğu dikkate alındığında, ortak
girişim ve sonrasında devir işlemlerinin, işlemlerin gerçekleşeceği netlik
kazandıktan sonra ve işlemlerin gerçekleşmesinden tercihen 30 gün önce
Kurul’a izin almak üzere bildirilmesi gerekmektedir.
H.2.2. Bildirim Konusu Sözleşmeye Yönelik Muafiyet / Menfi Tespit
Değerlendirilmesi
Yapılan sözleşmenin bazı maddelerinde devralma işleminin
gerçekleşmesinden sonra olmak kaydıyla çeşitli süreler için rekabet etmeme
yasağı yer almaktadır. Teşebbüsler arası devir işlemlerinde genellikle
devralan tarafın devredenin devir işleminden sonra kendisiyle rekabet
05-39/529-130
5
etmemesi yönünde bir şart ileri sürdüğü görülmektedir. Bu durum, özellikle
devir işlemine konu olan pazara yabancı olan devralan teşebbüsler ile mevcut
pazarda müşteri portföyü ve “know-how” oluşturmuş devreden teşebbüsler
arası devralmalarda söz konusu olmaktadır. Devralanın “know-how” ve
kendine ait müşteri portföyünü oluşturabilmesi; bir başka deyişle piyasaya
adaptasyonunun sağlanabilmesi için makul bir süreye gereksinim duyulması
nedeniyle, rekabet etmeme anlaşmalarını ticari hayatın bir gereği olarak
değerlendirmek yerinde olacaktır. Rekabet Kurulu’nun değerlendirmesine
sunulan Sözleşme’ye bakıldığında muhtemel bir devralma işleminin
gerçekleşmesi halinde devir sonrası için geçerli olacak bazı sınırlamalar yer
almakla birlikte, devir işlemine kadar geçecek süre için de (yaklaşık 5 yıl ilâ 10
yıl arası bir süre) yine çeşitli sınırlamalar getirilmiş bulunmaktadır.
İşleme konu sözleşmede sınırlayıcı maddeler olarak değerlendirilmesi
gereken maddelere aşağıda değinilecektir.
Madde 7.4’te “İşbu sözleşmenin imzalanmasından başlayarak, (a ve b
seçeneklerinden önce geleni esas alınmak kaydıyla) (a) (i) işbu sözleşmenin
feshedildiği ya da (ii) satıcının şirkette sahip olduğu hissenin kalmadığı
(tamamen nominal bir hissedarlık dışında) veya (iii) satıcının yönetim kurulu
üyeliği görevini bıraktığı ya da şirketçe başka bir göreve (doğrudan veya
danışmanlık veya diğer hizmetleri vermek üzere) atandığı tarihe (hangisi
sonra ise) ya da (b) Alıcının Şirkette sahip olduğu Hissenin kalmadığı tarihe
kadar geçen dönemde (“ilgili dönem”) ve ilgili Dönemi izleyen 18 (onsekiz) ay
(ya da Rekabet Kurulu ya da diğer yetkili merciler bu süreyi kabul etmiyorsa,
bu mercilerin kabul ettiği daha kısa süre) boyunca, Satıcı (ve Satıcının
mülkiyeti veya yönetiminde hak sahibi olduğu herhangi bir işletme (“ilgili
işletme”) veya Satıcının veya İlgili İşletmenin herhangi bir personeli),
doğrudan veya dolaylı olarak, tek başına veya başkalarıyla birlikte hareket
ederek, kendi hesabına veya diğer herhangi bir şahıs, ortaklık, şirket, kurum
veya kuruluş veya firma (“şahıs”) adına (i) Şirketin veya Satıcının halihazırda
veya geçmişte ilişki içinde olduğu Şirket Grubundaki herhangi bir şirketin (“ilgili
Şirket”) personeline, Söz konusu şirketle ilişkisi olan iş veya diğer akdi ilişkisini
feshetmesi için ya da İlgili şirketlerle ticari ilişkisi bulunan herhangi bir şarkı
yazarı, sanatçı, yayıncı, lisans sahibi veya lisans alan firmaya (topluca ve tek
başına “TEŞEBBÜS A Kontrat Tarafı”) İlgili Şirketlerle müzik yayıncılığı
konusundaki akdi ilişkisine son vermesi, feshetmesi, iptal etmesi veya bu akdi
ilişkilere girmekten imtina etmesi için teklif götürmeyecek, bu amaçla yardım
ya da teşvik etmeyecek veya bunlardan etkilenmeyecektir ya da (ii)
TEŞEBBÜS A Kontrat Taraflarına danışmanlık veya benzeri hizmetler
vermeyecek veya bunlar için çalışmayacaktır.” denilmektedir.
Madde 7.5’te ise “İlgili dönem boyunca ve ilgili dönemi izleyen 3 (üç) yıl (ya da
Rekabet Kurulu ya da diğer yetkili merciler bu süreyi kabul etmiyorsa, bu
mercilerin kabul ettiği daha kısa bir süre) boyunca, Alıcının yazılı olarak
açıkça bildirdiği haller dışında, satıcı (ve ilgili işletmeler ya da Satıcı veya İlgili
işletmelerin personeli), Alıcının önceden yazılı onayını almadan, doğrudan
veya dolaylı olarak, tek başına veya başkalarıyla birlikte hareket ederek (i)
Türkiye’de müzik yayıncılığı veya kayıt faaliyeti yürütmeyecektir, ya da (ii)
Türkiye’de müzik yayıncılığı veya kayıt faaliyeti yürüten herhangi bir şahsa
05-39/529-130
6
danışmanlık veya benzeri hizmetler vermeyecek ya da bu şahıslara
çalışmayacaktır.” denilmektedir.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, şu an için gerçekleştirilme aşamasında
herhangi bir birleşme veya devralma söz konusu değildir. Devir sonrası için
getirilen sınırlayıcı hükümler devir gerçekleşene kadar taraf teşebbüslerin
piyasa faaliyetlerini veya davranışlarını etkileyebilecek türden olmayıp, ancak
devir işleminden sonra işlev görecek hükümlerdir. İleri bir tarihte çok
muhtemel bir şekilde piyasa şartlarının değişebileceği ve devir anında
yapılacak piyasa analizlerinin şu an yapılacak olandan farklılıklar
göstereceğinden ve ayrıca Rekabet Kurulu’nun ileri bir tarihe yönelik olarak o
günün şartlarını görmeden bugünden Kurul’u bağlayıcı bir Karar vermesi
düşünülemeyeceğinden, devir sonrası için getirilen yan sınırlamaların şu an
için değerlendirilmesi söz konusu değildir.
Bu nedenlerle yukarıda yer alan sınırlayıcı hükümler devir işlemi gerçekleşene
kadar getirilen sınırlamaları içereceğinden, bir devralma işleminin yan
sınırlaması olarak değil 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi çerçevesinde bir
ihlal oluşturup oluşturmadığı değerlendirilecektir. Bununla birlikte anılan
sözleşme hükümleri bir devir işleminin gerçekleştirilmesine yönelik
teşebbüsler arasındaki iradeyi ortaya koyduğundan değerlendirmelerde bu
husus da ayrıca göz önünde bulundurulacaktır.
Anılan maddeler incelendiğinde, satıcının yanı sıra personele de sınırlama
getirilmektedir. Sözleşme, personelin başka bir şirkette çalışmamasına veya
şirketle ilgili çeşitli bilgilerin başka şirketlere yönlendirilmesinin önüne
geçilmesine yönelik hükümler içermektedir. Her ne kadar bu sözleşmeyle
personele getirilen bazı hükümler gereğinden fazla olduğu düşünülse de, bu
sınırlamalar 4054 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde herhangi bir ihlal
oluşturmamaktadır. Personel ile ilgili bu tarz düzenlemeler genellikle iş hukuku
çerçevesinde değerlendirilebilecek hükümler olup, teşebbüsler arası ilişkileri
düzenleyen 4054 sayılı Kanun çerçevesinde (istisnai durumlar hariç).
herhangi bir değerlendirme yapılması söz konusu değildir.
Şirketi kontrol eden şahıslara getirilen hükümler ise doğrudan teşebbüsler
arası ilişkileri etkilediğinden 4054 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde
değerlendirilmelidir.
7.4. madde özet olarak personel ve müşteri ayartmama yükümlülüğü
içermektedir. Taraf temsilcilerinden gelen yazıda bu hükmün bestekarlar ve
diğer müzik şirketleri de dahil olmak üzere TEŞEBBÜS A’nın sözleşmeye
dayalı ilişkisi olduğu, kişilerin Satıcı tarafından ayartılmasını ve Satıcının bu
kişilere belli hizmetleri vermesini önlemeye yönelik olduğu ve bu hükmün
sebebinin çalışanların şirkette bulunmaları sırasında elde ettikleri imkanlardan
yararlanarak tanıdıkları müşterilerin faaliyetlerini şirket dışında, doğrudan
veya dolaylı olarak kendi menfaatleri için yönlendirmelerinin önüne geçilmesi
olduğu ifade edilmiştir.
Hem anılan maddeden hem de yapılan izahattan anlaşıldığı üzere, devir
işlemine konu olan şirkete belli bir yatırım yaparak şirketi güçlendirmeyi ve
belli bir süre sonra devralmayı taahhüt eden Alıcı şirket, devralmak istediği
05-39/529-130
7
şirketi ileride herhangi bir sürprizle karşılaşmadan gerçek değeriyle almak
istemekte ve bu nedenle Satıcının bu şirketin değerini düşürebilecek
faaliyetlerine kısıtlama getirmektedir. Genel ticari teamüllere uygun olduğu
düşünülen yukarıdaki kısıtlamalar ön taahhütlü birçok devralmalarda
görülebilecek türdendir. Ayrıca bu tür sınırlamalar devre konu olan teşebbüsü
kontrol eden kişilerin veya çalışan personelin henüz içinde bulundukları
teşebbüs faaliyette iken aynı işi yapan başka teşebbüslerle irtibatlarını
keserek ilişki içerisinde bulundukları müşteri ve sair bilgileri bu teşebbüslere
iletmelerinin önüne geçilmektedir. Bu hususlar devir işleminden sonra 4054
sayılı Kanun çerçevesinde bir sınırlama olarak kabul edilebilse de, devir
öncesinde zaten sınırlayıcı değil rekabeti artırırcı hususlardır. 4054 sayılı
Kanun da özü itibarıyla rakip teşebbüslerin birbirleriyle irtibat halinde fiyat,
müşteri, faaliyet alanı ve sair bilgilerin değişimini rekabet açısından sınırlayıcı
olarak nitelendirmektedir. Bu nedenlerle 7.4. maddede yer alan sınırlamalar
(devir işlemine kadar) Sözleşme’de yazılı haliyle 4054 sayılı Kanun
çerçevesinde herhangi bir ihlal teşkil etmemektedir.
7.5. maddede de buna benzer bir kısıtlama söz konusudur. 7.5. maddenin
sözleşmeye konulmasının anılan devralma işleminin gerçekleştirilmesi için
süre ve şartlar yönünden nedenleri hakkında tarafların temsilcisinin gönderdiği
izahatta; Satıcının Türkiye’de müzik işini kurmak ve geliştirmek için uzun yıllar
harcadığı ve Alıcının da bu kurulan şirketi satın almak istediği ve anılan
sınırlamanın Alıcı şirket olan TEŞEBBÜS A’nın yapacağı yatırımın korunması
açısından Satıcının ve personelinin satıştan sonra rakip bir şirket
kurmamalarına yönelik olduğunu belirtmişlerdir. Ayrıca bu maddenin
personelin müzik endüstrisinde başka bir yerde iş aramasını önlemeye yönelik
olmadığı, bu kişilerin çalışmaları sırasında elde ettikleri imkanlardan
yararlanarak tanıdıkları müşterilerin, faaliyetlerini, Şirket dışında, doğrudan
veya dolaylı olarak kendi menfaatleri için yönlendirebilecekleri, bu sebeple söz
konusu hükmün Şirket çalışanlarının Şirket’e ait Know-How’ı rakip şirketlere
götürmesini engellemeye yönelik olduğunu ifade etmişlerdir.
Taraflar her ne kadar anılan sınırlamanın devir işleminden sonraya yönelik
olduğunu belirtmiş olsalar da, anılan sınırlama sözleşme hükümleri uyarınca
devir öncesi dönemi de kapsamaktadır. Bu madde ile getirilen Satıcının başka
bir şirkette çalışmaması hükmü de aynen 7.4. maddede ki sınırlamalara
benzer sınırlamalardır. Bu hüküm, yani. Alıcının talip olduğu şirketin değerini
düşürecek faaliyetleri sözleşmeyle yasaklaması, ticari teamüllere uygun olarak
değerlendirilmektedir. Satıcı teşebbüsünü devretmeyi düşündüğü takdirde bu
şartlara uyacak, bunlara uymadığı takdirde satış işlemi
gerçekleşemeyebilecektir. Dolayısıyla halihazırda, Alıcı şirket tarafından
getirilen bu hükümler rekabeti kısıtlayıcı nitelik taşımamaktadır (devir işlemi
öncesi için). Bu nedenle anılan maddede yer alan kısıtlamalar 4054 sayılı
Kanun çerçevesinde ihlal teşkil etmemektedir.
Sonuç olarak, değerlendirilmeye tabi tutulan 7.4 ve 7.5. maddelerde yer alan
ve anılan devir işlemi sonrasına yönelik getirilen sınırlamaların şu an için
değerlendirilebilecek hususlar olmadığı ve bu sınırlamaların devir işlemi
esnasında (kontrol değişikliği anında) gözden geçirilmesi gerektiği; bununla
beraber devir işleminden önceki süre için getirilen sınırlamaların ise 4054
05-39/529-130
8
sayılı Kanun’un 4. maddesi çerçevesinde ihlal unsuru taşımadığı ve menfi
tespit belgesi verilebileceği kanaatine varılmıştır.
7.4 ve 7.5. maddelerin dışında Alıcı ve Satıcının karşılıklı gizli bilgileri ifşa
etmemesine yönelik 7.1 ve 7.2. maddeler ile devralma işlemi gerçekleşene
kadar şirketin aşırı borçlanması, riskli yatırımlara girmesi, başkaca şirketlerle
ortaklık gibi, şirketin değerini doğrudan ilgilendiren durumların Alıcının iznine
tabi olması da ticari teamüllere uygun olup, Alıcının sermaye yatıracağı
şirketin değerinin korunması için bu tarz emniyet maddeleri koyması makul
görülmektedir. Ayrıca Satıcının bu tür kısıtlamalara uymama iradesi her
zaman mevcuttur. Satıcının anılan şirketi devretmekten vazgeçip her tür şirket
tasarrufunu yine yapabilme iradesi saklıdır. Bu nedenlerle bu maddeler de
4054 sayılı Kanun çerçevesinde ihlal teşkil etmemektedir.
I. SONUÇ
Düzenlenen Rapora ve incelenen dosya kapsamına göre;
1. TEŞEBBÜS A’nın, TEŞEBBÜS B’nin sermayesinin % 51’ini 2010 yılında,
geri kalan % 49’luk kısmını da 2015 yılında satın alma opsiyonu hakkını
kazanması işleminin, geleceğe yönelik ve kesinlik arz etmeyen bir işlem
olması ve halihazırda herhangi bir kontrol değişikliği yaratmaması nedeniyle
4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi çerçevesinde bir devir işlemi olmadığına ve
bu aşamada Rekabet Kurulu’na izin başvurusuna gerek bulunmadığına;
ancak ilk olarak ortak girişim kurulması, daha sonra da kontrolün tamamen
devri işlemlerinin gerçekleşmesi için gerekli koşulların oluşması halinde
1997/1 sayılı Tebliğ hükümleri çerçevesinde Rekabet Kurulu’na izin başvurusu
yapılması gerektiğine,
2. TEŞEBBÜS A ve TEŞEBBÜS B. arasında akdedilen Sözleşme’de yer alan
ve devralmadan sonra hüküm ifade edebilecek sınırlayıcı maddelerin anılan
devralmanın gerçekleşmesi halinde o günkü piyasa koşullarına göre
değerlendirilmesi gerektiğinden, bu aşamada herhangi bir değerlendirmeye
tabi tutulamayacağına, anılan hükümlerin TEŞEBBÜS B’nin kontrolünün el
değiştirmesi aşamasında Rekabet Kurulu’na tekrar bildirilmesi gerektiğine,
3. Anılan Sözleşme’nin 7.4 ve 7.5. maddelerinde yer alan ve kontrolün devri
işleminden önceki süre için getirilen sınırlamaların ise 4054 sayılı Kanun’un 4.
maddesi çerçevesinde rekabeti kısıtlayıcı nitelikte olmadığına ve Sözleşme’de
4054 sayılı Kanun hükümlerini ihlal eden başkaca husus bulunmadığından
anılan Sözleşmeye, devralma işleminden sonraki dönem için hüküm ifade
eden sınırlamaları kapsamamak şartıyla, menfi tespit belgesi verilmesine,
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy