Rekabet Kumru Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2005-2-2 (Menfi Tespit)
Karar Sayısı : 05-44/634-166
Karar Tarihi : 8.7.2005
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Mustafa PARLAK
Üyeler : Tuncay SONGÖR, Prof. Dr. Zühtü AYTAÇ,
Rıfkı ÜNAL, Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI,
M. Sıraç ASLAN, Süreyya ÇAKIN,
Mehmet Akif ERSİN
B. RAPORTÖRLER : Murat ÇETİNKAYA, Ilgaz SARIOĞLU
C. BİLDİRİMDE
BULUNAN : Türk Telekomünikasyon A.Ş.
(Regülasyon ve Rekabet Dairesi Başkanlığı)
Turgut Özal Bulvarı 06103 Aydınlıkevler/Ankara
D. TARAFLAR : - ELKOTEK Veri İletişim Sistemleri Ticaret A.Ş.
Gazeteciler Sitesi Sağlam Fikir Sok. No:3
80300 Esentepe/İSTANBUL
- DATATEKNİK Bilgisayar Sistemleri Sanayi ve
Ticaret A.Ş.
Davutpaşa Cad. Serçekale Sok. No:3
Zeytinburnu/İSTANBUL
- SENTİM Bilişim Teknolojileri San. ve Tic. A.Ş.
2. Cad. Cyber Plaza A Blok Kat 1
Bilkent/ANKARA
E. DOSYA KONUSU : ADSL hizmetinin çözüm ortağı firmalar ve
bayileri aracılığıyla verilmesine ilişkin olarak hazırlanan Türk Telekom
Çözüm Ortaklığı Sözleşmesi’ne menfi tespit belgesi verilmesi/muafiyet
tanınması talebi.
F. DOSYA EVRELERİ : Kurum kayıtlarına 2.2.2005 tarih, 784 sayı,
20.4.2005 tarih, 2521 sayı, 6.6.2005 tarih ve 3886 sayı ile giren bildirim ve
Telekomünikasyon Kurumu’nun 23.5.2005 tarih ve 3448 sayılı görüş yazısı
üzerine,, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 5. ve 8.
maddeleri uyarınca yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 27.6.2005 tarih,
2005-2-2/MM-05-MÇ sayılı Menfi Tespit Raporu 29.6.2005,
05-44/634-166
2
REK.0.06.00.00.130/72 sayılı Başkanlık önergesi ile 05-44 sayılı Kurul
toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.
G. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili Rapor'da,
1. Türk Telekom ADSL Çözüm Ortaklığı Sözleşmesi ile Türk
Telekomünikasyon A.Ş. ile çözüm ortağı firmalar arasında tesis edilen
ilişkinin, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun çerçevesinde
bir acentelik ilişkisi olduğu,
2. Bu acentelik sözleşmeleri vasıtasıyla rakipler arasında herhangi bir
koordinasyona yol açılmaması ve ilgili pazara girişlerin engellenmemesi
nedeniyle, söz konusu sözleşmelerin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi
kapsamında bulunmadığı,
3. Belirtilen gerekçelerle Türk Telekom Çözüm Ortaklığı Sözleşmesi’ne 4054
sayılı Kanun’un 8. maddesi çerçevesinde menfi tespit belgesi verilmesi
gerektiği,
ifade edilmiştir.
H. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
H.1. Taraflar
H.1.1.Türk Telekomünikasyon A.Ş. (Türk Telekom)
Bildirim formunda belirtildiği üzere, Türk Telekom, her çeşit telekomünikasyon
hizmeti sunan bir anonim şirkettir. Şirketin amaçları arasında; ulusal
ekonominin hedeflerine uygun olarak karlılık ve verimlilik ilkeleri
doğrultusunda telekomünikasyon alanında çalışmak, telekomünikasyon
sektöründe yatırım, tesis ve işletmecilik yapmak, mal ve hizmet pazarlaması
ve ihracatını yürütmektir. Şirketin merkezi Ankara’dadır. Türk Telekom’un
başlıca faaliyetleri arasında, telefon santrallerini ve yurt çapındaki şehiriçi ve
şehirlerarası sabit hat şebekesini, uydu haberleşme ağlarını, kablo sistemlerini
ve veri ağlarını yurt içi ve yurt dışı haberleşme ve veri transferini sağlamak
amacıyla işletmek bulunmaktadır. Türk Telekom ayrıca, gelir ortaklığı
sözleşmeleri yoluyla, analog mobil telefon, kablo TV, elektronik veri aktarımı
hizmetini ve GSM mobil telefon hizmetlerini sunmaktadır.
4502 sayılı Kanun ile getirilen yapı ile telekomünikasyon sektöründe faaliyet
göstermek isteyen tesebbüslerin bir yetki belgesi sahibi olması öngörülmüş,
4673 sayılı Kanun ile bu belgeyi verme yetkisi Telekomünikasyon Kurumuna
verilmiştir. Türk Telekom ile 25 yıl için “Telekomünikasyon Hizmetlerinin
Yürütülmesine İlişkin Görev Sözleşmesi” imzalanmıştır.
H.1.2. Diğer Taraflar
Sözleşmenin diğer tarafında şu an için ELKOTEK Veri İletişim Sistemleri Tic.
A.Ş. (ELKOTEK), SENTİM Bilişim Teknolojileri San. ve Tic. A.Ş. (SENTİM) ve
DATATEKNİK Bilgisayar Sistemleri Tic. ve San. A.Ş. (DATATEKNİK)
05-44/634-166
3
bulunmakla birlikte, sözleşmeye göre Türk Telekom bu teşebbüslerin dışında
başkaca teşebbüslerle de aynı nitelikte sözleşmeler akdedebilecektir.
Sözleşme uyarınca, Türk Telekom, ana faaliyet alanları; telekomünikasyon
projeleri, bilgisayar sistemleri, yazılım, donanım, montaj, bakım-onarım,
pazarlama-satış ve/veya üretimi olan, belirli finansal ve teknik kriterleri yerine
getiren teşebbüsler ile anlaşma yapmaktadır.
H.2. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
H.2.1. Çözüm Ortaklığı Sözleşmesi
Türk Telekom ile SENTİM, ELKOTEK ve DATATEKNİK firmaları arasında
yapılan Çözüm Ortaklığı Sözleşmeleri 3.1.2005 tarihinde imzalanmış olup
sözleşmeler Rekabet Kurumu’na 2.2.2005 tarihinde bildirilmiştir.
Sözleşmenin konusu 2. maddede, müşterilere “ADSL hizmetinin … belirtilen
illerde yaygın olarak pazarlanması, satılması, kurulması ve servis hizmetinin
verilmesinin yaygın bayi ve servis ağına sahip firmalarla çözüm ortaklığı
şeklinde yürütülmesidir” şeklinde belirtilmiştir. Bildirim Formunda, bu noktadan
hareket edilerek, çözüm ortaklığının amacının, söz konusu uygulama ile ADSL
satış ve servis desteği süreçlerinin kısaltılarak, özellikle son kullanıcı tarafında
yaşanan problemlerin minimize edilmesi suretiyle müşteri memnuniyetinin
sağlanması olduğu ifade edilmiştir.
Söz konusu sözleşme çerçevesinde, Türk Telekom Türkiye’nin çeşitli illerinde
ADSL hizmetinin yaygın olarak pazarlanması, satılması, kurulması ve servis
verilmesine yönelik faaliyetlerini yaygın bayi ve servis ağına sahip firmalarla
çözüm ortaklığı yapmak suretiyle yürütmeyi hedeflemektedir. Bir taraftan
çözüm ortağı firmalar ve bu firmaların bayileri ADSL satış ve servis noktası
olarak faaliyette bulunurken, diğer taraftan da, Türk Telekom kendisine ulaşan
tüm başvuruları kabul ederek ADSL satışına devam edecektir. Bir başka
deyişle, Türk Telekom, ADSL hizmetinin sunumunda, “kendi bayileri” ve
“çözüm ortağı firmalar ile bu firmaların bayileri” olmak üzere ikili bir sistemden
faydalanmaktadır. Ayrıca, Türk Telekom, bu konuda halihazırda sözleşmeyi
imzalamış olan firmalar dışında başkaca firmalarla da Çözüm Ortaklığı
Sözleşmesi yapma hakkına sahiptir.
Çözüm ortağı firma tarafından yapılacak satış ve verilecek hizmetlerin
sözleşmede belirlenen şartlarla sağlanmasını teminen, Sözleşmenin 8
numaralı eki olan “ADSL Çözüm Ortaklığı Esasları”nın 28. maddesine göre,
firmadan, sözleşmenin yürürlükte olduğu süre için geçerli olmak üzere
200.000 $ kesin teminat alınmaktadır. Bir yıl sonunda taraflarca sözleşmenin
devamına karar verilmesi durumunda teminatın süresi de otomatik olarak
uzamaktadır.
Sözleşme çerçevesinde çözüm ortakları, Türk Telekom tarafından sunulan
ADSL hizmeti için abonelik işlemlerini yapmak, kurulum ve servis hizmetlerini
vermekle yükümlüdürler.
Çözüm ortakları abonelik, ücretsiz kurulum ve servis hizmetlerini müşteriden
herhangi bir bedel almaksızın sağlamakla yükümlüdürler. Çözüm ortağı firma,
05-44/634-166
4
satışı yapılan ürün haricinde tesis, kurulum ve hangisi önce gelirse, ilk üç aylık
servis veya yerinde üç servis için müşteriden hiçbir ücret talep etmeyecektir.
Çözüm ortaklarının bu ücretsiz kurulum ve servis yükümlülüğü müşterilerin
halihazırda modem sahibi olması ya da modemlerini başka bir yerden temin
etmeleri durumunda da geçerlidir.
Sözleşmenin 7. maddesinin (i) bendine göre, Firmalar, kendi pazarlama ve
satış imkanlarını kullanarak müşteri bulmaya çalışacak aktif tanıtım, reklam ve
pazarlama yapacaklardır.
Sözleşmenin 2 numaralı eki olan “Arıza Onarım Yönergesi”ne göre herhangi
bir arıza durumunda müşteri arızayı ilk önce Türk Telekom’a bildirecek,
bildirilen arıza, Türk Telekom’ca incelendikten sonra, altyapıda herhangi bir
sorun yoksa ve arıza son kullanıcıdan kaynaklanıyorsa, ücretsiz servis
süresince, arıza kaydı WEB üzerinden kurulumu yapan ilgili bayiye
aktarılacaktır.
Türk Telekom, çözüm ortağına, firmanın bir ayda yapacağı abone sayısına
göre pazarlama-satış komisyonu ve kurulum ve servis hizmet bedeli
ödeyecektir. Bahsi geçen hizmet bedellerinin tespitinde aboneliğin yapıldığı
tarihteki ayın kotası değerlendirilecektir. Sözleşmede yer alan abone sayısına
göre firmaların abone başına alacağı net ücretler (KDV hariç) aşağıdaki
tabloda verilmiştir.
Tablo: Çözüm Ortağı Firmaya ödenecek komisyon miktarları (milyon TL)
Abone Sayısı (Aylık) Pazarlama ve Satış Kurulum Servis
1-5,000 10 15 20
5,001-10,000 15 17.5 25
10,001 ve üzeri 20 20 30
Çözüm ortağı firmaların belirli performans kriterlerini sağlamaları zorunlu
tutulmaktadır. Sözleşmenin “Sözleşmenin Türk Telekom Tarafından Feshi ve
Teminatın Gelir Kaydedilmesi” başlıklı 10. maddesi gereğince firmanın “EK-
6’da yer alan minimum performans kriterlerinden herhangi birinin yerine
getirmemesi” fesih nedenleri arasında sayılmıştır. Bahsi geçen ekte yer alan
performans kriterlerinden en önemlisi aylık ortalama ADSL port satış miktarına
ilişkin olandır. Çözüm ortağı firmanın fiilen faaliyete başlamasından itibaren 6
ay sonunda, aylık ortalama ADSL port satış sayısının 4,000’in altında olması
fesih nedenlerinden birini oluşturmaktadır. Ancak sözleşmenin minimum
performans kriterine uyulamaması nedeniyle feshedilmesi durumunda, 10.
maddenin 5. bendine göre çözüm ortağı firmanın vermiş olduğu teminat gelir
olarak kaydedilmeyecektir.
Sözleşmenin feshedilmesi durumunda teminatın gelir kaydedilmesine yönelik
diğer hükümler bir dizi haklı gerekçelere ve objektif unsurlara bağlanmıştır.
05-44/634-166
5
Sözleşmenin “Temsil Yasağı” başlıklı 15. maddesinde, söz konusu
sözleşmenin, Firmanın Türk Telekom’un temsilcisi veya acentesi sıfatını
taşımasına imkan vermeyeceği ve Firmanın kendisini böyle bir sıfatla arz ve
takdim etmesine neden olmayacağı belirtilmektedir.
Sözleşmede ayrıca çözüm ortağı firmalara bir takım kısıtlamalar da
getirilmektedir. Buna göre:
- 16. maddenin ikinci fıkrasına göre; “Firma, bu sözleşme kapsamı
dahilinde Türk Telekom’un onayı olmaksızın Telekomünikasyon
Sektöründe faaliyet gösteren diğer firmanın geniş bant
hizmetlerinden herhangi birini pazarlamayacaktır.”
- Ayrıca sözleşmenin 7. maddesinin (k) bendine göre; “Çözüm Ortağı
Firma ve Bayileri; GSM Operatörleri Abone Merkezi, Uzak Mesafe
Telekom İşletmecisi bayisi olmayacağını ve/veya İnternet Servis
Sağlayıcılığı adına ADSL satışı yapmayacağını taahhüt” edecektir.
- Sözleşmenin 7 numaralı ekinde yer alan “Gizlilik Sözleşmesi”ne
göre; “Çözüm Ortağı edindiği bilgileri, hiçbir şekilde işin görülmesi
dışında kullanmayacak, Türk Telekom’un ticari olsun-olmasın iş
yaptığı ve/veya piyasada rekabet içinde çalıştığı 3. kişilerle bu
bilgileri doğrudan ya da dolaylı olarak kullanmak suretiyle ticari
ilişkiye girmeyecek, rekabet etmeyecek, Türk Telekom’un
menfaatlerine zarar vermeyecektir. … ‘ADSL Çözüm Ortaklığı
Sözleşmesi’nin yürürlükte bulunduğu sürece ve söz konusu
Sözleşmenin bitimi tarihinden itibaren de 5 (beş) yıl süreyle, Çözüm
Ortağı yukarıda sayılan taahhütleri ile bağlı bulunmaktadır. Ancak;
Çözüm Ortağının sorumluluğunu gerektirmeden, söz konusu gizli
bilginin zaten biliniyor olması veya gizli bilginin Çözüm Ortağı
tarafından gizlilik kuralının ihlali olmaksızın kamuya açık hale
gelmesi halinde yukarıdaki şartlar geçerli olmayacaktır. …”
H.2.2. Bildirim Konusu Sözleşmeye Yönelik Menfi Tespit / Muafiyet
Değerlendirilmesi
Bildirimi yapılan “Türk Telekom Çözüm Ortaklığı Sözleşmesi”nin 4054 sayılı
Kanun çerçevesinde, menfi tespit ve muafiyet kapsamında
değerlendirilebilmesi için öncelikle anlaşmanın niteliğinin belirlenmesi
gerekmektedir. Sözleşmenin tarafları incelendiğinde, bir tarafta Türk
Telekomünikasyon A.Ş. diğer tarafta -ayrı ayrı- çözüm ortağı firmalar olan
ELKOTEK, SENTİM ve DATATEKNİK’in yer aldığı görülmektedir. “ADSL
Çözüm Ortaklığı Esasları”nın 10. maddesinde firmalarda aranacak idari ve
teknik özellikler arasında ana faaliyet alanı “telekomünikasyon projeleri,
bilgisayar sistemleri, yazılım, donanım, montaj, bakım-onarım, pazarlama-
satış ve/veya üretim olması” öngörülmüştür. Nitekim, çözüm ortağı firmalar da
Türkiye’de yaygın bayi ağına sahip ve başlıca faaliyet alanları bilgisayar
sistemleri, yazılım ve donanım ile büro makineleri ve sistemleri olan
firmalardır. Dolayısıyla, Türk Telekom ile diğer tarafların aynı pazarlarda
05-44/634-166
6
faaliyet gösteren rakip teşebbüsler olmaması nedeniyle, söz konusu
sözleşmenin yatay nitelikte bir sözleşme olmadığı anlaşılmaktadır.
2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nin 2.
maddesinde dikey anlaşma “Üretim veya dağıtım zincirinin farklı seviyelerinde
faaliyet gösteren iki ya da daha fazla teşebbüs arasında belirli mal veya
hizmetlerin alımı, satımı veya yeniden satımı amacıyla yapılan anlaşmalar”
olarak tanımlanmaktadır. Bu kapsamda, söz konusu sözleşmelere
bakıldığında, bir dikey anlaşmada bulunması gereken alıcı ve satıcı
unsurlarının ve alım, satım ya da yeniden satım faaliyetlerinin, bu sözleşmeler
ile tesis edilen ticari ilişkide bulunmadığı görülmektedir. Sözleşmeye konu
olan ADSL hizmetinin, Türk Telekom tarafından çözüm ortağı firmalara satışı
ve bu firmalar tarafından yeniden satışı söz konusu değildir. Sözleşme
gereğince, yukarıda da belirtildiği üzere, çözüm ortağı firmalar Türk Telekom
için ADSL abonelik, kurulum ve servis hizmetlerini vermekte ve karşılığında
abone ve iş başına komisyon almaktadırlar. Bu nedenle, her ne kadar
sözleşme içerik açısından ADSL hizmetinin anlaşma yapılan firmaların bayileri
tarafından pazarlanmasına ilişkin ise de, bildirime konu sözleşmenin anılan
Tebliğ’de tanımlanan dikey nitelikte bir anlaşma olmadığı, dolayısıyla da Dikey
Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti kapsamında değerlendirilemeyeceği
anlaşılmaktadır.
Ayrıca, yapılan inceleme ve tespitlerde de görüleceği üzere çözüm ortağı
firmalar ve bayileri ADSL pazarlama-satış ve kurulum hizmetini verirken
bağımsız bir teşebbüs gibi davranamamakta, adeta Türk Telekom’un birer
acentesi olarak faaliyet göstermektedirler.
Her ne kadar Sözleşmenin “Temsil Yasağı” başlıklı 15. maddesinde, söz
konusu sözleşmenin, Firmanın Türk Telekom’un temsilcisi veya acentesi
sıfatını taşımasına imkan vermeyeceği ve Firmanın kendisini böyle bir sıfatla
arz ve takdim etmesine neden olmayacağı belirtilmiş olsa dahi, böyle bir
durum çözüm ortaklarının, gerekli şartları haiz olmaları kaydıyla, rekabet
hukuku açısından acente sıfatını taşımalarına engel teşkil etmemektedir.
2002/2 Sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliğinin
Açıklanmasına Dair Kılavuz (Dikey Rehberi), “Akdedilen anlaşmanın adının
acentelik anlaşması olması, bu anlaşmanın kendiliğinden Kanun’un 4 üncü
maddesi kapsamında olmadığı anlamına gelmemektedir.” denilmektedir. Bu
ifadenin mefhumu muhalifinden hareketle, herhangi bir anlaşmanın adının
acentelik anlaşması olmaması veya herhangi bir anlaşmada, söz konusu
anlaşmanın taraflara acentelik hak ve yetkisini vermediğinin açıkça belirtilmiş
olması, bahse konu anlaşmaların rekabet hukuku açısından acentelik
anlaşmaları olarak değerlendirilmesine engel teşkil etmeyecektir.
Dikey Rehberi’nde belirtildiği üzere; “teşebbüsler arasındaki ilişkinin Kanun’un
4 üncü maddesi kapsamında olup olmadığını belirleyen faktör, acentenin,
müvekkili tarafından atandığı faaliyetlerle ilgili olarak ticari veya mali bir risk
alıp almadığıdır. Şayet, acente müvekkili adına yapmış olduğu ya da aracılık
ettiği sözleşmeden dolayı herhangi bir mali veya ticari risk almamışsa, acente
ile müvekkil arasındaki ilişki Kanun’un 4 üncü maddesi kapsamı dışındadır.”
05-44/634-166
7
Böyle bir durumda acente bağımsız bir teşebbüs gibi değerlendirilmemekte,
söz konusu faaliyetler açısından ana şirketin (müvekkil şirketin) ekonomik
faaliyetlerinin bir parçası olarak kabul edilmektedir. Dolayısıyla, müvekkil
şirket, acentesinin bu alandaki ekonomik faaliyetlerini belirleme ve acentesine
Dikey Tebliğ’de kapsamı çizilen sınırlamaların da ötesinde yükümlülükler
getirme hakkına sahip olmaktadır.
Dikey Rehberi’nde ifade edildiği üzere, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin
uygulanıp uygulanmayacağında belirleyici faktör olan risk, her olay bazında
ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Bu açıklamalar çerçevesinde, incelemeye konu ADSL Çözüm Ortaklığı
Sözleşmesi’ni akdeden çözüm ortaklarının, Türk Telekom’un birer satış-
pazarlama ve servis acentesi gibi faaliyet gösterdikleri anlaşılmaktadır.
Sözleşmenin acentelik perspektifinden değerlendirilmesi durumunda ilk
bakışta çözüm ortaklarının bir takım ticari ve finansal risklere maruz kaldıkları
söylenebilir. Ancak, söz konusu hükümler ayrıntılı bir şekilde incelendiğinde
bahsedilen risk faktörünü ortadan kaldıran hususların da ayrıca bulunduğu
görülmektedir. Buna göre; Dikey Rehberi’nde örnek olarak sayılan ve bir ya da
daha fazlasının bulunması durumunda, taraflar arasındaki ilişkinin Kanun’un
4. maddesi kapsamında ele alınmasına yol açan durumlar aşağıda
değerlendirilmektedir.
- Taşıma masrafları da dahil olmak üzere mal veya hizmetlerin alım veya
satımına ilişkin masraflara acentenin katkıda bulunması: Söz konusu
sözleşmeler çerçevesinde ortada herhangi bir somut mal bulunmadığı için
taşıma masrafından bahsetmek mümkün görünmemektedir. Dolayısıyla
acentenin (çözüm ortaklarının) katlanmak zorunda oldukları bir taşıma masrafı
bulunmamaktadır.
- Acentenin satış artırma faaliyetlerine doğrudan veya dolaylı olarak katkıda
bulunmaya zorunlu tutulması: Yukarıda da belirtildiği gibi, Sözleşmenin 7.
maddesinin (i) bendine göre, çözüm ortağı firmalar, kendi pazarlama ve satış
imkanlarını kullanarak müşteri bulmaya çalışacak, aktif tanıtım, reklam ve
pazarlama yapacaklardır. Sözleşmenin bu maddesinden hareketle, çözüm
ortaklarının satış artırma faaliyetlerine katkıda bulunmasının zorunlu tutulduğu
ileri sürülebilir. Ancak, söz konusu sözleşmelerin pazarlama-satış ve servis ile
ilgili olması, başka bir deyişle, çözüm ortaklarının pazarlama-satış acentesi
olması kendilerine bu şekilde bir yükümlülük getirilmesini zorunlu kılmaktadır.
Ayrıca, vurgulanması gereken asıl nokta şudur; çözüm ortaklarına Türk
Telekom tarafından yalnızca abone başına kurulum ve servis ücreti
verilmemektedir. Bu bedelin yanı sıra, yukarıdaki Tabloda da gösterildiği
üzere, firmalara, buldukları abone başına Pazarlama ve Satış Komisyonu
ayrıca ödenmektedir. Dolayısıyla, çözüm ortaklarına getirilen bu yükümlülük
kendileri açısından bir risk teşkil etmemekte, abone yaptıkları takdirde
alacakları pazarlama ve satış komisyonu ile bu risk faktörü bir anlamda
ortadan kalkmaktadır.
- Stokta tutulan sözleşme konusu malların finansmanı ya da kayıp malların
maliyeti gibi riskleri acentenin taşıması ve satılmayan ürünleri acentenin
05-44/634-166
8
müvekkile iade edememesi: Söz konusu sözleşmeler bakımından ortada
somut bir mal olmadığı için stokta tutma veya iade edememe gibi bir sorun
bulunmamaktadır.
- Acentenin satış sonrası hizmet, tamir veya garanti hizmeti vermekle yükümlü
tutulması: Acenteye böyle bir yükümlülük getirilmemesi durumunda söz
konusu anlaşma Kanun’un 4. maddesi çerçevesinde değerlendirilecektir.
Mevcut sözleşmeler çerçevesinde çözüm ortağı firmanın ücretsiz kurulum ve
servis yükümlülüğü bulunmaktadır. Avrupa Birliği Komisyonu’nun Dikey
Kısıtlamalar Rehberinin (Komisyon Duyurusu) konu ile ilgili bölümü
incelendiğinde, söz konusu Rehberin 16. maddesinde, aynen Dikey
Rehberi’nde belirtildiği gibi; acentenin satış sonrası servis, tamir veya garanti
hizmeti ile yükümlü tutulamayacağı ifade edilmiştir. Ancak, Komisyon
Duyurusu’nda bu duruma bir istisna getirilerek, böyle bir hizmetin bedelinin
tamamen müvekkil firma tarafından karşılanması halinde acentelik niteliğinin
devam edeceği belirtilmiştir. Çözüm Ortaklığı Sözleşmesi ile firmalara getirilen
söz konusu yükümlülük ve Dikey Rehberi’nin ilgili ifadeleri bu çerçevede
değerlendirildiğinde, çözüm ortaklarının acentelik sıfatının devam ettiği
görülmektedir. Çünkü, çözüm ortaklarına, yapacak oldukları garanti
kapsamındaki ücretsiz servis hizmeti için Türk Telekom tarafından ayrıca
servis bedeli ödenmektedir.
Bunun dışında, çözüm ortaklarına, kendi satacakları ADSL ürünleri
(modemler) için 2 yıllık bir garanti yükümlülüğü getirilmekte ve kurulum-servis
hizmetinin Firma tarafından sağlanması durumunda, bina içerisindeki
bağlantılar ve modem ayarlarından kaynaklanan arızalardan çözüm ortağı
firma sorumlu tutulmaktadır. Bu çerçevede, çözüm ortağı firma tarafından
temin edilen üründe ve verilen hizmette meydana gelen arızaların ve
aksaklıkların giderilmesinden, şayet kusurlu ise, firma sorumlu olacaktır. Bu
yükümlülük de sözleşmenin ilgili maddesinde belirtildiği ve yukarıda yer
verildiği üzere sadece Türk Telekom tarafından getirilmiş bir yükümlülük
olmayıp, 4822 sayılı Kanun ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması
Hakkında Kanun ile teşebbüslere getirilmiş bir sorumluluktur.
- Acentenin, söz konusu pazarda faaliyet gösterebilmek bakımından gerekli
olabilecek ve sadece bu pazarda kullanabilecek yatırımlar yapmak zorunda
bırakılması: Çözüm ortaklarının katlanmak zorunda oldukları, ilgili pazara
özgü herhangi bir batık maliyet bulunmamaktadır. Çözüm ortaklarının, Türk
Telekom’a verdikleri 200.000$ tutarındaki teminatın ise bir batık maliyet olarak
değerlendirilmesinin mümkün olmadığı düşünülmektedir. Zira, Türk Telekom
tarafından, sözleşmede belirtilen objektif kıstaslar dışındaki sebepler nedeni
ile sözleşme feshedilirse, gerekli mahsuplaşma yapıldıktan sonra, söz konusu
teminat çözüm ortağına iade edilecektir. Dolayısıyla, söz konusu teminatın
pazara özgü ve dönüşü olmayan bir batık maliyet olarak değerlendirilme
imkanı bulunmamaktadır.
- Satılan ürünün sebep olduğu zararlardan dolayı üçüncü kişilere karşı
acentenin sorumlu olması: Dikey Rehberinde yer alan bu ifade aynen
Komisyon Duyurusu’nda da yer almakla birlikte, bu Duyuruda, ayrıca,
acenteye böyle bir sorumluluğun, ancak kendi kusuru varsa, yüklenebileceği
belirtilmiştir. Buna göre, Çözüm Ortaklığı Sözleşmesinin 9. maddesinin (b)
05-44/634-166
9
bendinde “Firma’nın kusurundan dolayı ortaya çıkabilecek ve üçüncü şahıslar
tarafından açılacak her türlü dava, zarar veya ziyan taleplerine karşı, Firma
sorumlu olacak, Türk Telekom bu kabil dava, şikayet ve benzeri konulara
hiçbir şekilde taraf ve muhatap olmayacaktır” şeklinde yer alan sorumluluğun,
Komisyon Duyurusu’nda belirtildiği gibi çözüm ortağının kusuru bulunması
halinde geçerli olması, Türk Telekom ile Firmalar arasındaki söz konusu
ilişkiyi acentelik kapsamı dışına çıkarmamaktadır.
- Müşterinin sözleşmenin şartlarını yerine getirmemesinden dolayı, acentenin,
komisyonunu alamamasının dışında başka bir sorumluluk taşıması: Çözüm
Ortaklığı Sözleşmesi kapsamında Firmalara, kendi kusurlarının sonucunda
gerçekleşmemiş olması kaydıyla, komisyonu alamama dışında bir sorumluluk
yüklenmemektedir.
Yukarıda yapılan değerlendirmeler çerçevesinde, Türk Telekom ADSL
Çözüm Ortaklığı Sözleşmesinin Rekabet Hukuku açısından bir acentelik
sözleşmesi olduğu, ADSL Çözüm Ortaklığı Sözleşmesini imzalayan Firmaların
da Türk Telekom’un birer acentesi oldukları sonucuna ulaşılmaktadır.
Bu değerlendirmelerin yanı sıra, Dikey Rehberi’nde belirtildiği gibi, “acentelik
anlaşması rekabeti sınırlayıcı işbirliği yapılmasına yardımcı oluyorsa Kanun’un
4 üncü maddesi kapsamına girebilir. Bu durum özellikle, bir kaç müvekkilin
aynı acenteyi kullandığı ve acente aracılığı ile önemli bilgileri birbirlerine
aktardıkları zaman ortaya çıkabilir.” Yapılan incelemelerde yer verildiği üzere,
sözleşmelerde çözüm ortaklarının başkaca bir internet servis sağlayıcının
geniş bant internet erişimini satma işi ile iştigal edemeyeceği açıkça
belirtilmiştir. Bu nedenle, çözüm ortağı firmaların, Türk Telekom ile rakipleri
arasında herhangi bir koordinasyona yol açması mümkün görünmemektedir.
Diğer taraftan, Komisyon Duyurusu’nda belirtildiği üzere, acenteye getirilen
kısıtlamaların ilgili pazara girişleri engellememesi gerekmektedir. Mevcut
inceleme açısından, sözleşmelerin ilgili pazara etkileri değerlendirilirken,
pazar, en dar anlamda ADSL internet erişim hizmeti olarak alınabilir. Bu
çerçevede, Çözüm Ortaklığı Sözleşmeleri’nin ilgili pazara girişi engelleyecek
nitelikler taşımadığı, söz konusu pazarda rekabeti artırmak ve girişleri
sağlamak için esasen, Türk Telekom tarafından internet servis sağlayıcılara
ADSL port tahsisinin etkin bir şekilde yapılması gerektiği düşünülmektedir. Bu
doğrultuda, ADSL port tahsislerinin etkin bir şekilde yapılması durumunda, bir
çok internet servis sağlayıcının kendi yerleşik satış sistemlerinin olması ve
pazarda mevcut çözüm ortakları ile benzer niteliklere sahip teşebbüslerin
bulunması, söz konusu sözleşmelerde çözüm ortaklarına getirilen rekabet
yasağı ve diğer kısıtlamaların pazara giriş engeli olarak kullanılamayacağını
göstermektedir.
I. SONUÇ
Düzenlenen Rapora ve incelenen dosya kapsamına göre;
1. Türk Telekom ADSL Çözüm Ortaklığı Sözleşmesi ile Türk
Telekomünikasyon A.Ş. ve çözüm ortağı firmalar arasında tesis edilen
05-44/634-166
10
ilişkinin, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun çerçevesinde
bir acentelik ilişkisi olduğuna,
2. Bu acentelik sözleşmeleri vasıtasıyla rakipler arasında herhangi bir
koordinasyona yol açılmaması ve ilgili pazara girişlerin engellenmemesi
nedeniyle, söz konusu sözleşmelerin 4054 sayılı Rekabetin Korunması
Hakkında Kanun’un 4. maddesi kapsamında bulunmadığına
belirtilen gerekçelerle “Türk Telekom Çözüm Ortaklığı Sözleşmesi”ne 4054
sayılı Kanun’un 8. maddesi çerçevesinde menfi tespit belgesi verilmesine
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy