Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2005-1-77 (Devralma)
Karar Sayısı : 05-59/876-235
Karar Tarihi : 22.9.2005
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
10
Başkan : Mustafa PARLAK
Üyeler : Tuncay SONGÖR, Prof. Dr. Zühtü AYTAÇ,
Rıfkı ÜNAL, M.Sıraç ASLAN, Süreyya ÇAKIN,
M.Akif ERSİN
B. RAPORTÖRLER : İ. Atalay YOLCU, M. Oğuzcan BÜLBÜL
C.BİLDİRİMDE
BULUNAN : - Assan Galvaniz San. ve Tic. A.Ş.
Yeni Mahalle Cumhuriyet Caddesi No:54 20
Kartal İstanbul
D. TARAFLAR : - Kibaroğlu Holding Grubu
Assan Galvaniz San. ve Tic A.Ş.
Yeni Mahalle Cumhuriyet Caddesi No:54
Kartal İstanbul
- Standart Alüminyum A.Ş.
D100 Karayolu üzeri Dilovası Gebze Kocaeli
30
E. DOSYA KONUSU: Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun (TMSF)
kontrolünde bulunan Standart Alüminyum A.Ş. bünyesinde bulunan
alüminyum fabrikası ile yardımcı tesislerin, mütemmim cüz ve teferruat
niteliğindeki makina ve ekipmanların, Assan Galvaniz San. ve Tic. A.Ş.
tarafından devralınması işlemine izin verilmesi talebi.
F. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 11.7.2005 tarih ve 4714 sayı ile
giren ve eksiklikleri en son 5.9.2005 tarih, 6209 sayılı yazı ile tamamlanan
bildirim üzerine, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 7.
maddesi ile 1997/1 sayılı Rekabet Kurulu’ndan İzin Alınması Gereken 40
Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ’in ilgili hükümleri uyarınca yapılan
inceleme sonucunda düzenlenen 18.9.2005 tarih 2005-1-77/Öİ-05-İAY sayılı
Devralma Ön İnceleme Raporu, 19.9.2005 tarih, REK.0.05.00.00-120/189
sayılı Başkanlık önergesi ile 05-59 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek
karara bağlanmıştır.
G. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda; söz konusu devralma
işleminin 1997/1 sayılı “Rekabet Kurulu’ndan İzin Alınması Gereken Birleşme
ve Devralmalar Hakkında Tebliğ” kapsamında izne tabi bir işlem olduğu,
bununla birlikte işlemin ilgili ürün pazarlarında 4054 sayılı Kanun’un 7. 50
05-59/876-235
2
maddesi anlamında hakim durum yaratılması veya mevcut bir hakim durumun
güçlendirilerek rekabetin önemli ölçüde azaltılması sonucunu doğuran bir
işlem olmadığı ve bu nedenle söz konusu devralma işlemine izin verilmesinin
uygun olduğu ifade edilmektedir.
H. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
H.1. Taraflar
H.1.1. Standart Alüminyum A.Ş. (Standart Alüminyum) 60
Standart Alüminyum fabrikası, Dilovası Organize Sanayi Bölgesi’nde 160
dönüm arazi üzerinde 40.000 m2 kapalı alanlı üretim tesislerinde alüminyum
levha ve folyo ürünler üretmek üzere kurulmuştur. 1971 yılında kurulan ve
1974 yılında faaliyete geçen Standart Alüminyum, Türkiye’nin ilk yassı mamül
alüminyum üretim tesisidir.
Standart Alüminyum 1980’li yılların ortasına kadar Türkiye’nin en büyük
alüminyum yassı haddelenmiş üretim tesisi olarak faaliyet göstermiş ve
sektörün öncüsü olarak yurtiçi alüminyum yassı mamül pazarının gelişmesini 70
sağlamıştır. Ancak, 1980’li yılların ortasından itibaren, firma sahibi olan gerçek
ve tüzel kişilerin finansal problemleri nedeniyle çeşitli defalar yönetimi ve
denetimi el değiştirmiş; kapalı kaldığı ve haciz işlemlerine maruz kaldığı
dönemler olmuştur. Bu dönemde yenileme ve modernizasyon yatırımları kısıtlı
kalan tesis, özellikle uzun süre kapalı ve işlevsiz kaldığı 1999-2002 yılları
arasında oldukça yüksek miktarda zarar etmiştir.
2002 yılı sonrasında yapılan bakım, onarım ve yenileme çalışmaları tesiste
kurulu olan hatların en düşük maliyetle ve en kısa sürede devreye
alınabilecek olanları üzerinde yoğunlaşmış, bu kriterlere göre belirlenen kısıtlı 80
sayıda hattın genel bakımı yapılmış, bazılarının yardımcı kontrol üniteleri
yenilenmiştir. Şirketin yönetiminin TMSF tarafından devralınmasında sonra,
tesisin yenileme yatırımları dar bir bütçe ile devam ettirilmeye çalışılmıştır.
Tesisin mevcut durumda ulaşabileceği azami üretim kapasitesinin 15.000
ton/yıl olabileceği tahmin edilmektedir. Bununla birlikte, üretim ekipmanlarının
fiziksel ve teknolojik durumu dikkate alındığında, söz konusu kapasite
seviyesinin sürekliliğinin korunabilmesinin mevcut ekipmanlar revize
edilmeden ve modernizasyon yatırımları yapılmadan mümkün olmadığı
görülmektedir.
90
Standart Alüminyum’un, yeniden faaliyete geçtiği 2002 yılından sonra, nihai
alüminyum ürünleri pazarında sahip olduğu pazar payı 2003 yılı için % (…),
2004 yılı için ise % (…) olarak gerçekleşmiştir.
Şirketin 2003 ve 2004 yılındaki toplam kapasitesi ve fiili üretim miktarları ise
şu şekildedir:
100
05-59/876-235
3
Tablo:1 Standart Alüminyum’un Toplam Kapasite ve Fiili Üretim Miktarları
2003 2004
Kapasite (Ton) (……..) (……..)
Fiili Üretim Miktarı (Ton) (……..) (……..)
Standart Alüminyum A.Ş.’nin 2004 yılındaki faaliyetleri sonucu elde ettiği
cirosu ise (………………).-YTL olarak gerçekleşmiştir.
H.1.2. Assan Galvaniz San. ve Tic. A.Ş. (Assan Galvaniz)
Assan Galvaniz’in bağlı olduğu Kibar Holding A.Ş.’nin ana sanayi iştiraki olan
ve hisselerinin çoğunluğuna sahip olduğu Assan Demir ve Sac Sanayi A.Ş.
(Assan Demir), “Assan Alüminyum” adı ile bilinen yassı alüminyum levha 110
üretim tesislerinden birisini işletmektedir. Başvuru sahibi teşebbüs her ne
kadar galvanizli sac pazarlama alanında faaliyet göstermekte olan Assan
Galvaniz’de olsa, başvuru konusu işlemle ilgili yapılacak değerlendirmelerde,
Kibar Holding A.Ş.’nin ana sanayi iştiraki olması yanında, Kibar Holding
Grubu’nun alüminyum işi ile ilgili faaliyetlerini yürütmekte olan tek şirket olan
Assan Demir’in faaliyetlerinin de dikkate alınması gerekmektedir.
Kibar Holding A.Ş.’nin Standart Alüminyum’a olan ilgisinin temelinde, Assan
Alüminyum ile global alüminyum pazarında sahip olduğu konumunu şirketin
ölçeğini büyüterek koruyabilmek amacı bulunmaktadır. Assan Alüminyum’un 120
geçmiş yıllarda ortaya koyduğu performans ve sahip olduğu kaynaklar ile
Standart Alüminyum’un makina parkını güncel teknolojiye uygun olarak
modernize edebilecek konumda olduğu; Standart Alüminyum’un Gebze’de
kurulu olan üretim tesislerinin, Assan Alüminyum’un Tuzla’da bulunan
tesislerine coğrafi olarak oldukça yakın olmasının bir sinerji yaratacağı ve
maliyet düşüşüne neden olacağı; Assan Alüminyum’un sahip olduğu yaygın
dağıtım kanalları ve satış sonrası hizmetlerin, Standart Alüminyum
tesislerinde üretilecek ürünlerin de kısa sürede pazar tarafından kabul
görmesine neden olacağı belirtilmektedir.
130
Assan Galvaniz’in alüminyum işi ile ilgili herhangi bir faaliyeti, dolayısıyla da
cirosu ya da pazar payı bulunmamaktadır. Kibar Holding A.Ş. bünyesinde
faaliyet gösteren ve Holding’in alüminyum işi ile iştigal eden tek şirketi
konumunda bulunan Assan Demir’in ilgili ürün pazarında 2000-2004 yılları
arasında sahip olduğu pazar payları şu şekildedir:
Tablo:2 Assan Demir’in Pazar Payları
2000 2001 2002 2003 2004
Assan Demir ve Sac San. A.Ş.
% 28 % 24 % (…) % (….) % (…)
Şirketin yine aynı dönemdeki kapasitesi ve fiili üretim miktarları şu şekildedir: 140
05-59/876-235
4
Tablo:3 Assan Demir in Toplam Kapasite ve Fiili Üretim Miktarları
150
Assan Demir’in 2004 yılındaki faaliyetleri sonucu elde ettiği cirosu
(………………) -YTL olarak gerçekleşmiştir.
H.2. Devralma İşlemi 160
Bildirim konusu devralma işlemi, TMSF tarafından amme borcundan dolayı
haczedilerek satışına karar verilen; üzerinde alüminyum fabrikası ve yardımcı
tesislerin bulunduğu Gebze 2. Bölge Tapu Sicil Müdürlüğü’nde kayıtlı bulunan
taşınmazların, iktisadi bütünlük ve üretim birliğinin devamı özellikleri göz
önüne alınarak üzerinde kurulu fabrika binaları, yardımcı tesisleri, mütemmim
cüz veya teferruat niteliğindeki makina ve ekipmanları ile birlikte tek bir
şartname ile 8.6.2005 tarihinde düzenlenen ihalede (açık artırma usulü ile
gayrimenkul satışı olarak) en yüksek teklifi veren Assan Galvaniz’ne satışı
işlemidir. 170
Söz konusu satış işlemi, 1998/5 sayılı “Özelleştirme Yoluyla Devralmaların
Hukuki Geçerlilik Kazanabilmeleri İçin Rekabet Kurumuna Yapılacak Ön
Bildirimlerde ve İzin Başvurularında Takip Edilecek Usül ve Esaslar Hakkında
Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ” (1998/5 sayılı Tebliğ) hükümleri
kapsamında bir özelleştirme işlemidir. Buna ilaveten, TMSF tarafından satışı
yapılan Standart Alüminyum’un 2004 yılı cirosu da 1998/4 sayılı “Özelleştirme
Yoluyla Devralmaların Hukuki Geçerlilik Kazanabilmeleri İçin Rekabet
Kurumuna Yapılacak Ön Bildirimlerde ve İzin Başvurularında Takip Edilecek
Usül ve Esaslar Hakkında Tebliğ”in (1998/4 sayılı Tebliğ) 3. maddesinde yer 180
verilen 20.000.000 YTL’lik eşiğin üzerindedir. Dolayısıyla, söz konusu
özelleştirme işlemiyle ilgili olarak 1998/4 sayılı Tebliğ’in 3. ve 4. maddeleri
uyarınca önbildirim yapılması gerekirken, TMSF tarafından Rekabet
Kurumu’na bu konuda herhangi bir başvuru yapılmamıştır. Nitekim bu husus,
24.6.2005 tarihli bilgi isteme yazısı ile TMSF’ye de bildirilmiş, TMSF
tarafından Rekabet Kurumu’na gönderilen 1.8.2005 tarihli cevabi yazıda,
1998/4 sayılı Tebliğ hükümleri uyarınca yapılması gerekli önbildirimin neden
yapılmadığı hususunda bir açıklama getirilmemiş ve söz konusu devralma
işleminin hukuki geçerlilik kazanabilmesi için Assan Galvaniz tarafından
1997/1 sayılı “Rekabet Kurulu’ndan İzin Alınması Gereken Birleşme ve 190
Devralmalar Hakkında Tebliğ” (1997/1 sayılı Tebliğ) hükümleri çerçevesinde
Rekabet Kurumu’na gerekli başvurunun yapıldığı belirtilmiştir.
Buna göre, Kurum kayıtlarına 11.7.2005 tarihinde intikal eden ve Assan
Galvaniz tarafından yapılan başvuruda, 1998/4 sayılı Tebliğ hükümleri
uyarınca ön bildirimi yapılmamış olan devralma işlemine izin verilmesi talep
edilmektedir. Söz konusu başvuru üzerine yapılan incelemeler sonucunda,
2000 2001 2002 2003 2004
Kapasite
(Ton) 65.000 65.000
(…….) (…….) (…….)
Fiili Üretim
Miktarı (Ton) 63.109 60.168
(…….) (…….) (…….)
05-59/876-235
5
başvurunun 1997/1 sayılı Tebliğ çerçevesinde sonuçlandırılabilmesi için
Assan Galvaniz’den 25.7.2005 tarihli yazı ile ihale işleminin hangi aşamada
olduğu, ihale bedelinin tamamının ödenip ödenmediği, tapu tescil işlemlerinin 200
tamamlanıp tamamlanmadığı; işlem aleyhine yargıya yapılmış ve sonuca
bağlanmış herhangi bir başvuru olup olmadığı ve ilgili ürün pazarının
tespitinde kullanılacak çeşitli bilgiler talep edilmiştir.
Söz konusu bilgi isteme yazısına istinaden Assan Galvaniz tarafından
Kurumumuza gönderilen 5.9.2005 tarihli cevabi yazıda;
- İhalenin 8.6.2005 tarihinde, açık artırma usulü ile, gayrimenkul satışı
olarak gerçekleştirildiği,
- Muhammen bedeli 54.250.550 YTL olan mezkur ihaleyi, aynı gün 210
62.750.000 YTL ile en yüksek teklifi veren Assan Galvaniz tarafından
kazanıldığı,
- Assan Galvaniz’in ihale bedelinin tamamını, kendisine tanınan 15
günlük mühlet içerisinde 23.6.2005 tarihinde ödediği,
- İhalenin feshi için Kemal Uzan vekilleri tarafından 15.6.2005 tarihinde
dava açıldığı; söz konusu davanın 26.7.2005 tarihli celsesinde ihalenin
feshi talebinin reddine karar verildiği; bu karar üzerine, Kemal Uzan
vekilleri tarafından 28.7.2005 tarihinde Şişli İcra Tetkik Mercii Hakimliği
kanalıyla temyiz süre tutum dilekçesi verildiği ve temyiz harcının
yatırıldığı, 220
- Dolayısıyla, ihale konusu olan Standart Alüminyum’a ait
gayrimenkullerin tapu devir ve tescil işlemlerinin, açılmış olan fesih
davası nedeniyle henüz tamamlanmadığı
belirtilmektedir. Bu bilgiler ışığında; bildirime konu devir işleminin, açılan fesih
davası nedeniyle henüz tamamlanmamış olduğu, 1997/1 sayılı Tebliğ
kapsamında zamanında başvuru yapıldığı ve 1998/4 sayılı Tebliğ’in 3. ve 4.
maddeleri uyarınca yapılması gereken ön bildirimin gerçekleştirilmediği
anlaşılmıştır. Söz konusu başvuruyla ilgili olarak; Rekabet Kurulu’nun
5.5.2005 tarih, 05-30/373-92 sayılı Samsun Gübre A.Ş. kararında da yapıldığı 230
gibi, 1997/1 sayılı Tebliğ hükümleri uyarınca bir değerlendirme yapılmasının
mümkün olduğu kanaatine varılmıştır.
H.3. İlgili Pazar
H.3.1. İlgili Ürün Pazarı
Tarafların işleme ilişkin göndermiş oldukları Bildirim Formu’nun ilgili
maddelerinde, ilgili ürün pazarı “alüminyum yassı levha üretimi pazarı” olarak
tanımlanmıştır. 240
H.3.2. İlgili Coğrafi Pazar
Dosya mevcudu bilgiler ışığında, ilgili coğrafi pazar, “Türkiye Cumhuriyeti
Sınırları” olarak belirlenmiştir.
05-59/876-235
6
H.4. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
4054 sayılı Kanun’un 7. maddesine dayanılarak çıkarılan 1997/1 sayılı Tebliğ 250
çerçevesinde, başvuru konusu işlem, Standart Alüminyum’a ait olan
alüminyum fabrikası ve yardımcı tesisleri, mütemmim cüz ve teferruat
niteliğindeki makina ve ekipmanların kontrolünün, ihaleyi kazanan Assan
Galvaniz’e geçmesi sonucunu doğurduğu için, söz konusu Tebliğ’in 2.
maddesi anlamında bir devralmadır.
Başvuru konusu işlemin tarafı olan Assan Galvaniz’in ilgili ürün pazarında
faaliyeti, dolayısıyla da cirosu bulunmamaktadır. Bununla beraber, Kibaroğlu
Holding A.Ş.’nin bünyesinde ilgili ürün pazarında faaliyet gösteren tek
teşebbüs olan Assan Demir’in, bu pazardaki faaliyetleri sonucu elde ettiği 260
2004 yılı cirosunun 614.985.413.-YTL; Standart Alüminyum’un ilgili ürün
pazarındaki faaliyetleri sonucu elde ettiği 2004 yılı cirosunun 20.913.000.-YTL
olması nedeniyle, 1998/2 sayılı Tebliğ ile değişik 1997/1 sayılı Tebliğ’de
belirtilen 25 trilyon TL’lik ciro sınırı aşılmaktadır. Assan Demir’in, ilgili ürün
pazarındaki faaliyetleri sonucu 2004 yılındaki pazar payının %29; Standart
Alüminyum’un pazar payının %2 olması nedeniyle, anılan Tebliğ’de belirtilen
% 25’lik pazar payı eşiği de aşılmaktadır. Bu nedenle söz konusu bildirim izne
tabi bir işlemdir.
İlgili ürün pazarında 2004 yılında gerçekleşen satışların dağılımı şu şekildedir: 270
Tablo:4 2004 Yılı Türkiye Alüminyum Yassı Levha Üretimi Pazarındaki Pazar Payları
Teşebbüsler Pazar Payı (%)
Assan Demir ve Sac Sanayi A.Ş. (…..)
Standart Alüminyum A.Ş. (…..)
Eti Alüminyum A.Ş. (…..)
Diğer Teşebbüsler (…..)
İthalat (…..)
TOPLAM 100
Yukarıdaki tablodan da anlaşıldığı gibi, Assan Demir’in ve Standart
Alüminyum’un 2004 yılındaki pazar paylarının toplamı %(…) düzeyinde
gerçekleşmiştir. Bu nedenle, söz konusu devralma işlemi neticesinde bir
hakim durumun yaratılması ya da mevcut bir hakim durumun
güçlendirilmesinden söz edilebilmesi mümkün değildir. Ancak, daha sağlıklı
bir hakim durum analizi yapabilmek için, ilgili ürün pazarında giriş engellerinin
bulunup bulunmadığının da tespit edilmesi gerekmektedir. 280
Türkiye yassı levha üretimi pazarında, Eti Alüminyum A.Ş. dışında kalan yerli
teşebbüsler temelde aynı teknolojik yapıya sahiptir. Haddeleme için gerekli
olan girdiyi, sahip oldukları sürekli döküm hatlarında üreterek, yurtiçi
üreticilerden veya ithalat yolu ile yutdışından (sıcak rulo, döküm rulosu veya
soğuk rulo olarak satın alarak) tedarik edebilmekte ve birbirlerinin ürünleri ile
ikame edilebilir ürünler üretebilmektedirler. Ayrıca, alüminyum fiyatlarının,
alıcıların daha güçlü ve büyük olduğu global piyasalarda oluştuğu da gözden
kaçırılmaması gereken bir diğer önemli husustur.
290
05-59/876-235
7
Alternatif temin kaynakları bakımından incelendiğinde, AB ve EFTA
ülkelerinden GTİP 7606 ve 7607 altında yer alan ürünlerin ithalatında gümrük
vergisi %0’dır. Pazarda birbirinden bağımsız üretici, toptancı ve
perakendecilerden oluşan klasik ya da normal dağıtım kanalları
bulunmaktadır. Dolayısıyla, Türkiye’de faaliyet gösteren birçok irili ufaklı
teşebbüs yanında, yurt dışından ithalat yapmanın da önünde herhangi bir
engel olmadığı; bu nedenle, alternatif temin kaynakları ve ithalat imkanları
bakımından sorun teşkil edecek bir durum bulunmadığı görülmektedir. Nitekim
bu husus, 2004 yılında Türkiye pazarında gerçekleşen satışların neredeyse
yarıya yakın kısmının ithalat ile karşılanmış olmasıyla da teyit edilmektedir. 300
Pazara yeni bir üreticinin girmeye çalışması durumunda, yeni giren
teşebbüsün faaliyetlerine öncelikli prosesleri genel olarak bilinir hale gelmiş ve
know-how gerektirmeyen düşük alaşımlı dış cephe kaplama amaçlı levha ve
mutfak folyosu gibi düşük katma değerli ürünlerle başlanması kaçınılmazdır.
Mühendislik uygulamalarına yönelik teknik olarak özellikleri geliştirilmiş levha
ve ambalaj malzemesi amaçlı folyo gibi katma değeri yüksek ürünlere doğru
yönelim, ekipman kabiliyetleri ve proses ile ilgili bilgi birikimi geliştikçe ve
deneyim arttıkça mümkün olmaktadır. Dolayısıyla, ilgili ürün pazarına girmek
isteyen teşebbüsler önünde de herhangi bir giriş engeli bulunmamaktadır. 310
Bu çerçevede, başvuru konusu devralma işleminin; alüminyum yassı levha
üretimi pazarında hakim durum yaratmaya ya da mevcut bir hakim durumu
güçlendirmeye yol açmayacağı kanaatine ulaşılmıştır.
I. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre;
1998/4 sayılı "Özelleştirme Yoluyla Devralmaların Hukuki Geçerlilik 320
Kazanabilmeleri İçin Rekabet Kurumuna Yapılacak Ön Bildirimlerde ve İzin
Başvurularında Takip Edilecek Usul ve Esaslar Hakkında Rekabet Kurulu
Tebliği"nin 4. maddesi uyarınca ön bildirimi yapılmayan ve Tasarruf Mevduatı
Sigorta Fonu kontrolünde olup 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü
Hakkkında Kanun uyarınca amme borcundan dolayı haczedilen tek şartname
ile satışa çıkarılan ve Standart Alüminyum A.Ş.’ye ait olan alüminyum
fabrikası, yardımcı tesisler ile mütemmim cüz ve teferruat niteliğindeki makina
ve ekipmanların, Assan Galvaniz San. ve Tic. A.Ş. tarafından devralınması
işleminin 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi ve bu Kanun’a dayanılarak
çıkarılan 1997/1 sayılı “Rekabet Kurulu’ndan İzin Alınması Gereken Birleşme 330
ve Devralmalar Hakkında Tebliğ” kapsamında izne tabi olduğuna, ancak işlem
sonucunda 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesinde belirtilen nitelikte hakim
durum yaratılmasının veya mevcut hakim durumun güçlendirilmesinin ve
böylece ilgili pazarlarda rekabetin önemli ölçüde azaltılmasının söz konusu
olmadığına, bu nedenle bildirime konu işleme izin verilmesine Kurul Üyeleri
340
05-59/876-235
8
Sıraç ASLAN ve Mehmet Akif ERSİN’in farklı gerekçeleri ve OYÇOKLUĞU ile
karar verilmiştir.
05-59/876-235
9
(22.09.2005 tarihli ve 05–59/876–235 sayılı Kurul Kararı’na)
KARŞI OY GEREKÇESİ
Rekabet Kurulu, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından icra
kanalı ile yapılacak satışları özelleştirme kapsamında işlemler olarak kabul etmiş, bu
görüşünü TMSF’ye bildirmiş ve şimdiye kadar Kurula yapılan başvuruları da bu
kapsamda değerlendirmiş ve sonuçlandırmıştır. Bu işlemlere Kanun’un 7 nci maddesi
temelinde 1998/4 sayılı Tebliğ ve ilintili olarak 1997/1 sayılı Tebliğ hükümlerinin
uygulanacağı açıktır. Adı geçen düzenlemelerde ve hükümlerde, icra yoluyla satışlar
bildirimden ve öngörülen diğer işlemlerden muaf tutulmamıştır.
Daha önceleri Kurul Kararına konu olan diğer TMSF özelleştirme işlemleri
kapsamındaki görüş veya izin kararlarına ilişkin olarak yazılan karşı oy
gerekçelerinde de ifade edildiği gibi, rekabet mevzuatında veya İcra ve İflas
Kanunu’nda açık bir hüküm bulunmaksızın, icra satışı (ihale) sonrası bildirim
yaptırılarak izin işlemine gelinmesi hukuka uygun değildir. Dolayısıyla, Kurulun İcra
ve İflas Kanunu (İİK) hükümleriyle kesinleşen bir satışta, satışı müteakip, İİK’nın 134
üncü maddesinde düzenlenen ihalenin feshi nedeniyle de çelişen bir yöntemle ve
Kurul Tebliğleri’ne aykırı olarak izin verme yetkisini kullanması hukuki gerekçeden
yoksundur.
İzin kapsamında olduğunda kuşku bulunmayan ve bildirime tabi “cebri icra
yoluyla devralma” işleminde esas itibariyle satış öncesi bildirim yapılması ve görüş
(izin) alınması gerekir. Satışta 6183 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması bu
sonucu değiştirmemektedir. Yaklaşık iki yıldır vurgulandığı üzere, mevzuatta
yapılacak değişiklik veya değişikliklerde bu aykırılık veya uyum güçlükleri
giderilebilecektir.
Karar konusu işlem özelinde, öncelikle belirtilmesi gereken husus, TMSF
tarafından ön bildirime gelinmemesi; ihale şartnamesine, Kurulun gerektiğinde izin
vermeyebileceği veya koşul öngörebileceği, daha doğrusu Kurulun izinde takdir
yetkisi kullanacağı hususlarına da yer verilmemesidir. TMSF’nin diğer yaptığı
satışlarda olduğu gibi bu işlemde de 1998/4 Tebliği’nin 5 inci maddesine göre ön
bildirime ve izne gelinmesi gerekirdi.1 TMSF satışlarındaki Kurulun izin yetkisi
kullanımına dair yukarıda yaptığımız yorumlar saklı kalmak üzere, bu işlemde 1998/4
Tebliği hükümlerine tümden (yani hiçbir hükmüne) uyulmama söz konusudur. Ön
bildirime gelinmemiştir. Şartnamede Rekabet Kurulu iznine yer verilmemiştir.
Raporda da bu eksikliklere değinilmektedir. 6183 sayılı Kanun’un, 4054 sayılı Kanun
ve ikincil mevzuatın öngördüğü bildirimden muafiyet öngördüğü ileri sürülemez.
Kısacası Kurulun bildirimin gerekli olduğu görüşüne uyulmamış ve Tebliğ
hükümlerine aykırı davranılmıştır. Dolayısıyla hâkim durum analiz ve
değerlendirmelerinin hukuki bir anlamı ve değeri kalmamaktadır. Açıkladığım
nedenlerle çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
Tuncay SONGÖR
İkinci Başkan
1 TMSF tarafından yönetim ve denetimi devralınan Uzan Grubuna dahil Star Medya şirketlerinin cebri-
icra yoluyla satışına ilişkin olarak 1998/4 sayılı Tebliğ çerçevesinde 10.08.2004 tarih ve 4422 sayılı
önbildirim üzerine Rekabet Kurumu mesleki daire görüşü oluşturulmuş ve takip eden prosedür
gereğince Rekabet Kurulu tarafından 27.10.2004 tarih ve 04-69/981-M sayılı karar ile ilk izin görüşü
oluşturulmuştur.
05-59/876-235
10
KARŞI OY GEREKÇESİ
(22.09.2005 tarihli ve 05–59/876–235 sayılı Kurul Kararı)
Rekabet Kurulu, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından
icra kanalı ile yapılacak satışları özelleştirme kapsamında işlemler olarak
kabul etmiş, bu görüşünü TMSF’ye bildirmiş ve şimdiye kadar Kurula yapılan
başvuruları da bu kapsamda değerlendirmiş ve sonuçlandırmıştır. Bu
işlemlere Kanun’un 7 nci maddesi temelinde 1998/4 sayılı Tebliğ ve ilintili
olarak 1997/1 sayılı Tebliğ hükümlerinin uygulanacağı açıktır. Adı geçen
düzenlemelerde ve hükümlerde, icra yoluyla satışlar bildirimden ve öngörülen
diğer işlemlerden muaf tutulmamıştır.
Daha önceleri Kurul Kararına konu olan diğer TMSF özelleştirme
işlemleri kapsamındaki görüş veya izin kararlarına ilişkin olarak yazılan karşı
oy gerekçelerinde de ifade edildiği gibi, rekabet mevzuatında veya İcra ve
İflas Kanunu’nda açık bir hüküm bulunmaksızın, icra satışı (ihale) sonrası
bildirim yaptırılarak izin işlemine gelinmesi hukuka uygun değildir. Dolayısıyla,
Kurulun İcra ve İflas Kanunu (İİK) hükümleriyle kesinleşen bir satışta, satışı
müteakip, İİK’nın 134 üncü maddesinde düzenlenen ihalenin feshi nedeniyle
de çelişen bir yöntemle ve Kurul Tebliğleri’ne aykırı olarak izin verme yetkisini
kullanması hukuki gerekçeden yoksundur.
İzin kapsamında olduğunda kuşku bulunmayan ve bildirime tabi “cebri
icra yoluyla devralma” işleminde esas itibariyle satış öncesi bildirim yapılması
ve görüş (izin) alınması gerekir. Satışta 6183 sayılı Kanun hükümlerinin
uygulanması bu sonucu değiştirmemektedir. Yaklaşık iki yıldır vurgulandığı
üzere, mevzuatta yapılacak değişiklik veya değişikliklerde bu aykırılık veya
uyum güçlükleri giderilebilecektir.
Karar konusu işlem özelinde, öncelikle belirtilmesi gereken husus,
TMSF tarafından ön bildirime gelinmemesi; ihale şartnamesine, Kurulun
gerektiğinde izin vermeyebileceği veya koşul öngörebileceği, daha doğrusu
Kurulun izinde takdir yetkisi kullanacağı hususlarına da yer verilmemesidir.
TMSF’nin diğer yaptığı satışlarda olduğu gibi bu işlemde de 1998/4 Tebliği’nin
5 inci maddesine göre ön bildirime ve izne gelinmesi gerekirdi. TMSF
satışlarındaki Kurulun izin yetkisi kullanımına dair yukarıda yaptığımız
yorumlar saklı kalmak üzere, bu işlemde 1998/4 Tebliği hükümlerine tümden
(yani hiçbir hükmüne) uyulmama söz konusudur. Ön bildirime gelinmemiştir.
Şartnamede Rekabet Kurulu iznine yer verilmemiştir. Raporda da bu
eksikliklere değinilmektedir. 6183 sayılı Kanun’un, 4054 sayılı Kanun ve ikincil
mevzuatın öngördüğü bildirimden muafiyet öngördüğü ileri sürülemez.
Kısacası Kurulun bildirimin gerekli olduğu görüşüne uyulmamış ve Tebliğ
hükümlerine aykırı davranılmıştır. Dolayısıyla hâkim durum analiz ve
değerlendirmelerinin hukuki bir anlamı ve değeri kalmamaktadır.
Açıkladığımız nedenlerle çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.
Prof. Dr. Zühtü AYTAÇ Rıfkı ÜNAL
Kurul Üyesi Kurul Üyesi
05-59/876-235
11
22.09.2005 tarihli, 05-59/876-235 sayılı
Kurul Kararı için Farklı Gerekçe
Karar, TMSF’nin Standart Alüminyum A.Ş. bünyesinde bulunan
alüminyum fabrikası ile yardımcı tesislerinin, mütemmim cüz ve teferruat
niteliğindeki makine ve ekipmanların satılmasına ilişkindir.
Öncelikle, TMSF’nin el koyduğu şirketlerin veya mal varlıklarının satışı
işleminin 1998/4 ve 1998/5 sayılı Tebliğler anlamında bir özelleştirme işlemi
olup olmadığının açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
TMSF’nin Karara konu olan satış işlemi gibi, kimi satış işlemleri, bir
kamu alacağının cebri icra yoluyla satılarak tahsili işleminden başka bir şey
değildir. 5020 sayılı Kanun ve bu Kanunda değişiklik yapan sonraki Kanunlar,
TMSF alacaklarının tahsilini teminen satış işleminde, 6183 sayılı Amme
Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanacağı
hükmünü amirdir. Dolayısıyla, TMSF’nin yapmış olduğu satışların, başka bir
kamu kurumunun (Örneğin Maliye Bakanlığının vergi borcunu ödemeyen
mükelleften alacağının tahsili gibi) alacağını tahsili işleminden temelde bir
farkı bulunmamaktadır.
Diğer kamu kurumlarından farklı olarak, 5020 sayılı Kanunla TMSF’ye
cebri icra işlemlerinden önce borçluların mallarını kaçırmalarına engel olmak
için ilgili teşebbüslerin yönetimine el koyma yetkisi verilmiştir. TMSF’nin el
koyma tarihi ile bu varlıkları satarak kamu alacağını tahsil edinceye kadar
geçen sürede o teşebbüsler üzerindeki yetkisinin hukuki niteliğinin ne olduğu
tartışmalıdır. Ancak, literatürdeki hakim görüş, bu süreçte TMSF’nin bir
“kayyım” gibi hareket ettiğidir. TMSF’nin bu süreçteki görevi, el koyduğu mal
varlıklarının hakim ortaklar tarafından kaçırılmasını ve değerinin azalmasını
önlemek ve yapılacak cebri satıştan maksimum gelir elde ederek kamu
alacağını azami şekilde karşılamaktır.
Durum böyle olunca, TMSF’nin el koymalarını o mal varlığının kamuya
geçişi olarak ve satışları da bir özelleştirme işlemi gibi değerlendirmek
mümkün değildir. Bu itibarla, TMSF’nin satış işlemlerinin 1997/1 sayılı Tebliğ
anlamında bir devralma işlemi olduğundan kuşku duyulmamakla birlikte,
1998/4 sayılı Tebliğ’e tabi olmadığı düşünülmektedir. Dolayısıyla, Kurulun
kararındaki nihai izin işlemine katılmakla birlikte, işlemin 1998/4 sayılı Tebliğ’e
göre bir değerlendirme yapılmasını uygun bulmadığımızı ifade etmek gereği
doğmuştur.
M. Sıraç ASLAN Mehmet Akif ERSİN
Kurul Üyesi Kurul Üyesi
Full & Egal Universal Law Academy