Rekabet Kurumu Başkanlığınadan,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2005-3-108 (Devralma)
Karar Sayısı : 05-65/931-251
Karar Tarihi : 6.10.2005
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Tuncay SONGÖR (ikinci başkan)
Üyeler : Rıfkı ÜNAL, Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI,
Süreyya ÇAKIN, Mehmet Akif ERSİN.
B. RAPORTÖRLER : Hakan SABUNCU, Neşe Nur YAZGAN.
C.BİLDİRİMDE BULUNAN : -Eurodrip Damla Sulama Pazarlama ve Tic. A.Ş.
Temsilcisi: Av. Yılmaz ASLAN
Polaris Plaza 1/16 Maslak 34398 İstanbul
D. TARAFLAR : Kral Kimya Plastik San. ve Tic. A.Ş.
Davutpaşa Cad. No:145 Kat 4 34010 Topkapı
İstanbul
Horst Karl KAİSER, Mehmet Gürel SÖZEN
Konaklar Mah. İ.H. Alantar Sok. Konak Apt. c/5 4.
Levent İstanbul
Ahmet Tevfik Ümit ÖNDER
Göksu Cad. No:5 Kandilli İstanbul
Dimitrios PARASKEVOPOULOS
396 Messogion Ave, P.O. Box 74 Ag. Paraskevi,
Athens 15341 YUNANİSTAN
Alpay SARIOĞLU, Aslı ŞAHİN, Hakan ŞAHİN
Burhaniye Mah. Atilla Sok. No:12, Beylerbeyi
81210 Üsküdar İstanbul
E. DOSYA KONUSU: Eurodrip Damla Sulama Pazarlama ve Tic. A.Ş.
(Eurodrip) hisselerinin %51’inin Dimitrios Paraskevopoulos (DP), Alpay
Sarıoğlu, Aslı Şahin, Hakan Şahin tarafından devralınması amacıyla
gerçekleştirilen işleme izin verilmesi talebi.
F. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 14.9.2005 tarih ve 6442 sayı ile intikal 10
eden bildirim üzerine 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 7.
05-65/931-251
2
maddesi ile 1997/1 sayılı Rekabet Kurulu'ndan İzin Alması Gereken Birleşme ve
Devralmalar Hakkında Tebliğ'in ilgili hükümleri uyarınca yapılan inceleme sonucu
düzenlenen 3.10.2005 tarih ve 2005-3-108/Öİ-05-HS sayılı Ön İnceleme Raporu
3.10.2005 tarih ve REK.0.07.00.00-120/240 sayılı Başkanlık önergesi ile 05-65
sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.
G. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili Rapor'da; mevcut bilgi ve belgeler
çerçevesinde yapılan değerlendirmeler ışığında;
20
Eurodrip’e ait hisselerin %51’inin, DP (%49,5), Alpay Sarıoğlu (%0,5), Aslı Şahin
(%0,5) ve Hakan Şahin (%0,5) tarafından devralınmasına yönelik bildirim konusu
işlemin 1997/1 sayılı Tebliğ kapsamında izne tabi bir işlem olduğu, bununla
birlikte anılan işlemin 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi anlamında hakim durum
yaratan veya mevcut hakim durumu güçlendiren ve böylece ilgili pazarlarda
rekabetin önemli ölçüde azaltılması sonucunu doğuran bir işlem olmadığı ve bu
nedenle başvuru konusu işleme izin verilmesinin uygun olacağı ifade
edilmektedir.
H. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME 30
H.1. Sektöre İlişkin Bilgiler
Bildirime konu teşebbüslerin faaliyet alanı ile ilgili olarak öncelikle tarımsal
sulama hakkında bilgi vermek yerinde olacaktır. Tarımsal sulama yöntemleri
genel olarak;
Yüzey sulama,
Yağmurlama sulama,
Mini-spring, 40
Toprak altı sulama ve
Damla sulama
olarak beş gruba ayrılmaktadır. Yüzey sulama yöntemlerinde su kendi enerjisi ve
doğal akışıyla gelir tarlalara verilir. Bu metotta insanlar tarafından suyun gelişi
için herhangi bir enerji kullanılmaz. Yağmurlama sulama ve mini-spring
yöntemlerinde, su doğal yağışa benzer bir şekilde bitki üzerine serpilmek
suretiyle uygulanır. Toprak altı sulama yöntemi ise, suni yolla toprak altına su
ilavesiyle taban suyu seviyesinin düzenlenmesi olarak tanımlanabilir. Bir diğer
sulama yöntemi olan damla sulama, suyun filtre edilerek süzüldükten sonra 50
eriyebilir gübre ile veya gübresiz olarak toprak yüzeyine veya içine damlalar
halinde verilmesi işlemidir. Damla sulama yöntemi yatırım tutarının yüksek oluşu
ve sağladığı etkinlik artışı bakımından diğer sulama yöntemlerinden önemli
ölçüde farklılaşmaktadır. Söz konusu yöntem az iş gücü gerektirdiği ve otomatik
sulama yapmaya imkan verdiği için özellikle ilk yatırım masraflarının fazla olduğu
seralarda ve ekonomik değeri yüksek olan bitkilerin yetiştirilmesinde
uygulanmaktadır.
05-65/931-251
3
Damla sulama yönteminde su damlaları yağmurlamada olduğu gibi havada
hareket etmediği için bitkinin toprak üstü kısmı ıslatılmadığından su çok verimli 60
bir şekilde kullanılabilir. Dolayısıyla ıslatılan alan dışındaki yaprak yüzeyinden
buharlaşma ile su kaybı da olmayacağı için sistemde su kaybı en aza inmiş olur.
Ayrıca bitkinin ve toprak yüzeyinin ıslanmasının en aza indirgenmesi nedeniyle
bitki hastalık ve zararlılarının gelişmesi önlenmektedir. Bu yöntemle sulanan
arazilerde sıralar arasındaki toprak sulanmayarak kuru kalacağından yabancı ot
mücadelesi de daha başarılı olmaktadır. Bunun yanı sıra toprağın yüzeyinin kuru
kalması sayesinde toprak işleme, ilaçlama, toplama ve taşıma işleri sulama
anında bile yapılabilmektedir.
Türkiye’de işlenebilir durumda 28 milyon hektar arazi bulunmakta, mevcut 70
teknolojilerle bu alanın ancak 8,5 milyon hektarlık bölümü sulanabilir nitelik
taşımaktadır. Hâlihazırda söz konusu alanın %57’si sulanmaktadır. Tarımsal
sulamanın %81,7’si yüzeysel, %16,6’sı yağmurlama ve %1,6’sı da damla sulama
yöntemi ile gerçekleştirilmektedir. Damla sulama altyapı yatırımlarına yakın
dönemde ağırlık vermeye başlayan Türkiye’de yıllık 142 milyon metre damla
sulama altyapısı döşenmektedir.
H.2. İlgili Pazar
H.2.1. İlgili Ürün Pazarı 80
1997/1 sayılı Tebliğ’in 4. maddesi uyarınca ilgili ürün pazarının tespitinde,
birleşme ve devralma konusu olan mal ve hizmetlerle, tüketicinin gözünde fiyatı,
kullanım amaçları ve nitelikleri bakımından aynı sayılan mal ve hizmetlerden
oluşan pazar dikkate alınmaktadır.
Devre konu faaliyetler hâlihazırda Eurodrip’in iştigal konusunu oluşturan damla
sulama amaçlı plastik suni ve sentetik maddelerden yapılan boru, araç, malzeme,
kimyevi maddeler, ham, yarı mamul ve mamul maddelerin üretimi ve ticaretidir.
90
Yukarıda değinildiği üzere tarımsal sulama çeşitli yöntemlerle
gerçekleştirilebilmektedir. Sulama amacıyla bu yöntemlerden hangisinin tercih
edileceği gerek toprağın yapısı ve arazinin eğimi gerekse ürünün niteliklerine
göre değişmektedir. Örneğin yüzeyi düzgün olmayan, eğimi fazla, infiltrasyon (su
alma) hızı yüksek arazilerde, akış uzunluğunun azalması nedeniyle yüzey
sulama yöntemlerinin uygulanması randımanlı olmamaktadır. Bu gibi topraklarda
yağmurlama sulama tercih edilmektedir. Damla sulama ise daha ziyade, suyun
kıt, sorunlu (tuzlu) olduğu bölgelerde özellikle hafif bünyeli topraklarda ekonomik
yönden değerli (sebze, meyve gibi) bitkilerin sulanmasında tercih edilmekte ve
Türkiye’de seracılıkta, batı ve güney bölgelerinde kullanılmaktadır. 100
Buna ek olarak çeşitli sulama yöntemleri, alan bazında sulama maliyeti ve ürün
verimi açısından da ciddi farklılıklar göstermektedir. Bu yöntemlerden Türkiye’de
05-65/931-251
4
en çok tercih edileni olan yüzeysel sulama; yağmurlama sulama ya da damla
sulamanın aksine kapsamlı bir tesisat yatırımı gerektirmediğinden daha az
maliyetli olmakta, ancak su kullanımını arttırmaktadır. Yağmurlama sulama ve
damla sulama ise ilk yatırım maliyeti yüksek olmakla birlikte su kullanımında
etkinliği ve ürün verimini arttırmaktadır. Bu nedenle özellikle damla sulama daha
büyük ölçekli zirai işletmeler tarafından yüksek gelir sağlayan ürünlerin
yetiştirilmesinde tercih edilmektedir. Bu duruma örnek olarak aşağıdaki tabloda 110
yer alan 1 dekar büyüklüğündeki bir arazide gerçekleştirilen patates üretimindeki
karşılaştırmalı üretim maliyetleri verilebilir1.
Tablo-1: Karşılaştırmalı Üretim Maliyetleri Tablosu
Yüzeysel sulama Damla sulama Fark Parasal değer
farkı
Harcanan Su
Miktarı (Ton)
689 ton/da 249 ton/da 440ton/da -
Harcanan Enerji 1103 Kws 398 Kws 705 -
Enerji Maliyeti
(TL)
176.480.000 63.680.000 - 112.800.000
Gübre Maliyeti 50.000.000 30.000.000 - 20.000.000
İlaç Maliyeti 40.000.000 20.000.000 20.000.000
Sulama İşçiliği 10.000.000 - - 10.000.000
Verim 2760 kg/da 3580kg/da 820kg -
Parasal Değer 1.659.000.000 2.148.000.000 492.000.000
Kaliteden Fiyat
Farkı (1kg)
600.000 660.000 60.000 214.800.000
Damla Sulama Sisteminin Getirdiği ekstra Kazanç (TL/DA) 869.600.000
Sistemin Maliyeti 12.300.000 115.800.000 103.500.000
Çiftçinin 1 dekarda elde ettiği Brüt Kazanç 766.100.000
Yukarıdaki tablodan da anlaşılacağı üzere yüzeysel sulama ile elde edilen brüt
kazanç, üretimin damla sulama ile yapılması durumunda 1 dekar arazi için
766.100.000 TL tutarında bir artışa neden olmaktadır.
Sonuç olarak, sulama yöntemleri, gerek sulama maliyeti ve ürün verimi açısından 120
gerekse sulamanın yapılacağı arazinin yapısı ve ürünün niteliği bakımından
önemli ölçüde farklılıklar göstermektedir. Bu nedenle ilgili ürün pazarı tarımsal
sulama pazarı içerisinde bir alt pazar olan “damla sulama tesisatı projelendirme
ve malzemeleri pazarı” olarak belirlenmiştir.
H.2.2. İlgili Coğrafi Pazar
1997/1 sayılı Tebliğ'in 4. maddesine göre, coğrafi pazar belirlenirken, özellikle
ilgili mal ve hizmetlerin özellikleri ile tüketici tercihleri bakımından giriş
engellerinin, ilgili bölge ile komşu bölgeler arasında teşebbüslerin pazar payları 130
veya mal ve hizmetlerin fiyatları bakımından hissedilir bir farklılığın olup olmadığı
gibi unsurlar dikkate alınır. İlgili ürün pazarını oluşturan damla sulama tesisatı
1Veri karşılaştırması gerçekleştirilirken Patates fiyatı: 600.000 TL/Kg, 1KWs: 160.000 TL, Su
seviyesi 150-220 m derinlik değerleri kullanılmıştır.
05-65/931-251
5
projelendirilmesi ve malzemelerinin tüm Türkiye'ye dağıtımının yapılması ve
çeşitli bölgeler bazında rekabet koşullarında farklılıkların bulunmaması nedeniyle
ilgili coğrafi pazar “Türkiye Cumhuriyeti sınırları” olarak belirlenmiştir.
H.3. Taraflar
H.3.1. Dimitrios Paraskevopoulos, Alpay Sarıoğlu, Aslı Şahin, Hakan Şahin
140
İnceleme konusu devralma işleminde alıcı konumunda bulunan gerçek kişilerden
biri olan DP’nin, devralma işlemi öncesinde hissedar teşebbüslerden olan
Hainsworth Investments SA aracılığıyla Eurodrip’de %49 oranında hissesi
bulunmaktadır. Devralma işlemi sonrasında DP, Eurodrip’in %49,5 oranında
hissesini edinmek suretiyle, toplam %98,5 oranında hisse ile söz konusu şirketin
kontrolüne tek başına sahip olmuştur.
DP, Hainsworth Investments SA aracılığıyla ABD, AB ve Akdeniz havzasında yer
alan ülkelerde damla sulama faaliyetleri ile iştigal etmektedir. Anılan kişinin
Türkiye’de devralma öncesi ve sonrasındaki tek faaliyeti Eurodrip aracılığıyla 150
yürüttüğü damla sulama işidir.
İşlemde alıcı konumunda bulunan diğer taraflar; Alpay Sarıoğlu, Aslı Şahin ve
Hakan Şahin ise devralma işlemi ile Eurodrip’in toplam %1,5 oranındaki
hissesine sahip olan gerçek kişilerdir.
H.3.2. Kral Kimya ve Plastik San. ve Tic. A.Ş., Mehmet Gürel Sözen, Ahmet
Tevfik Ümit Önder ve Horst Karl Kaiser
İnceleme konusu devralma işleminde satıcı konumunda bulunan taraflardan biri 160
olan Kral Kimya ve Plastik San. ve Tic. A.Ş.’nin (Kral Kimya) faaliyet alanı damla
sulama amaçlı olarak boru, malzeme, kimyevi madde, ham, yarı mamul ve
mamul maddelerin üretimi ve ticaretidir. Dosya mevcudu bilgi ve belgelerden
devralma işlemi öncesinde Eurodrip’in % 49,5 oranında hissesine sahip bulunan
Kral Kimya’nın, işlem sonrasında herhangi bir faaliyeti bulunmamakta ve bildirim
formunda anılan şirketin 2006 yılının Şubat ayında tasfiye edilmesinin planlandığı
anlaşılmaktadır.
İşlemde satıcı konumunda bulunan diğer taraflar; Mehmet Gürel Sözen, Ahmet
Tevfik Ümit Önder ve Horst Karl Kaiser ise devralma işlemi ile Eurodrip’in toplam 170
%1,5 oranındaki hissesini devreden gerçek kişilerdir.
H.3.3. Eurodrip Damla Sulama Pazarlama ve Ticaret A.Ş. (Eurodrip)
İnceleme konusu devralma işleminde devre konu şirket olan Eurodrip; damla
sulama ekipmanları üretimi ve zirai uygulamasını gerçekleştirmekte olan bir
teşebbüstür. 1992 yılında kurulan şirket inceleme konusu devralma işlemi
öncesinde DP ve Kral Kimya’nın ortak kontrolü ile yönetilmiştir.
05-65/931-251
6
Eurodrip’in 2004 yılı cirosu (…………) YTL olup, söz konusu şirketin Yönetim 180
Kurulu; Abdurrahman Güngör (başkan), Dimitrios Paraskevopoulos, Yaprak
Güngör, Panagiotis Paraskevopoulos ve Dimitrios Barlas isimli kişilerden
oluşmaktadır.
H.4. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
H.4.1. İşlemin Niteliği ve Bildirimi Açısından Yapılan Değerlendirme
Bildirime konu olan devralma işlemi, Eurodrip hisselerinin %51’inin;
190
DP (%49,5),
Alpay Sarıoğlu (%0,5),
Aslı Şahin (%0,5),
Hakan Şahin (%0,5)
tarafından, Kral Kimya, Mehmet Gürel Sözen, Ahmet Tevfik Ümit Önder ve Horst
Karl Kaiser’den devralınmasını kapsamaktadır. Söz konusu hisse devri,
24.5.2005 tarihli Eurodrip Yönetim Kurulu kararı ile gerçekleştirilmiştir.
1997/1 sayılı Tebliğ’in 2. maddesinde yer alan tanımlamaya göre bir işlemin 200
devralma sayılabilmesi için, “herhangi bir teşebbüsün ya da kişinin diğer bir
teşebbüsün malvarlığını yahut ortaklık paylarının tümünü veya bir kısmını ya da
kendisine yönetimde hak sahibi olma yetkisi veren araçları devralması ve kontrol
etmesi” gerekmektedir.
DP’nin, Hainsworth Investments SA aracılığıyla ortak kontrolüne sahip bulunduğu
Eurodrip hisselerinin %49,5’ini devralmak suretiyle anılan şirketin kontrolüne tek
başına sahip olması 1997/1 sayılı Tebliğ anlamında bir devralma işlemidir.
1997/1 sayılı Tebliğ’in 2. maddesi anlamında birleşme veya devralma kabul 210
edilen bir işlemin, Rekabet Kurulu’ndan izin almak üzere bildirilmesi zorunlu bir
işlem olarak değerlendirilebilmesi için, aynı Tebliğ’in 1998/2 sayılı Tebliğ ile
değişik 4. maddesine göre, “..işlemi gerçekleştiren teşebbüslerin, ülkenin
tamamında veya bir bölümünde ilgili ürün piyasasında, toplam pazar paylarının,
piyasanın %25’ini aşması veya bu oranı aşmasa bile toplam cirolarının yirmi beş
trilyon Türk Lirası’nı (25.milyon YTL) aşması...” gerekmektedir.
İnceleme konusu işlemde Eurodrip’in kontrolünü tek başına elde etmiş bulunan
DP’nin Türkiye’deki tek faaliyeti Eurodrip aracılığıyla gerçekleştirdiği damla
sulama işidir. Kral Kimya’nın ise işlem sonrasında herhangi bir faaliyeti 220
bulunmamaktadır. Bu nedenle işlemin izne tabi bir işlem olup olmadığının
belirlenmesi amacıyla değerlendirilmesi gereken tek ciro Eurodrip’in cirosudur.
Anılan şirketin (………….)YTL olan 2004 yılı cirosu yukarıda belirtilen ciro
eşiğinin altında kalmaktadır.
05-65/931-251
7
Bununla birlikte, Eurodrip’in damla sulama tesisatı projelendirme ve malzemeleri
pazarındaki payı, yukarıda ifade edilen Tebliğ’de belirtilen ikinci eşik olan %25’lik
pazar payı eşiğinin üzerindedir. Anılan teşebbüsün ilgili ürün pazarındaki payının
%(….) seviyesinde bulunması nedeniyle dosya konusu devralma işlemi 1997/1
sayılı Tebliğ’in 4. maddesi kapsamında izne tabi bir işlemdir. 230
Aşağıda Eurodrip’in devralma öncesi ve sonrası hisse yapısına yer verilmektedir.
Tablo-2: Eurodrip’in devralma öncesi ve sonrası hisse yapısı
Devralma Öncesi Devralma Sonrası
Hissedarlar Pay (%) Hissedarlar Pay (%)
Hainsworth Investments SA 49 Hainsworth Investments SA 49
Kral Kimya 49,5 Dimitrios Paraskevopoulos 49,5
Ahmet Tevfik Ümit Önder 0,5 Alpay Sarıoğlu 0,5
Horst Karl Kaiser 0,5 Aslı Şahin 0,5
Mehmet Gürel Sözen 0,5 Hakan Şahin 0,5
Toplam 100 Toplam 100
H.4.2. İşlemin 4054 sayılı Kanun’un 7. Maddesi Açısından Değerlendirilmesi
4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi uyarınca, bir birleşme veya devralmanın
yasaklanabilmesi için işlemin, ya hakim durum yaratarak ya da mevcut bir hakim
durumu güçlendirerek ilgili piyasada rekabeti önemli ölçüde azaltması 240
gerekmektedir. Bu anlamda, başvuru konusu işlemin taraflarının pazardaki
konumları ele alınarak, işlem sonucunda bir hakim durum yaratılmasının ya da
mevcut bir hakim durumun güçlendirilmesinin söz konusu olup olmadığının
değerlendirilmesi gerekmektedir.
“Damla sulama tesisatı projelendirme ve malzemeleri pazarı” olarak belirlenen
ilgili ürün pazarını diğer pazarlardan farklı kılan özelliklerin ortaya konulması
gereklidir. Buna göre, pazarın en temel özelliklerinden birisi giriş engellerinin
bulunmaması olarak kabul edilmektedir. İncelemeye konu olan Eurodrip adındaki
teşebbüsün 4 milyon ABD Doları tutarındaki yatırım büyüklüğü ile sahip olduğu 250
pazar payı, kuruluş yatırımları açısından asgari etkin üretim ölçeğine bağlı bir
giriş engelinin olmadığına dair bir gösterge olarak değerlendirilmektedir. İlgili
pazardaki üretimde kullanılan teknoloji, ara mal ve hammaddeler gözönünde
bulundurulduğunda polietilen alanında faaliyet gösteren pazar dışındaki diğer
teşebbüslerin görece düşük bir yatırım ile damla sulama ekipmanları üretimine
geçiş yapmalarının mümkün olduğu görülmektedir. Nitekim, 2002 yılında Sun
Stream adında elbise askısı imal eden bir teşebbüsün üretim teknolojisinde
05-65/931-251
8
gerçekleştirdiği değişiklikler neticesinde damla sulama ekipmanları üretimine
geçişi bu duruma örnek gösterilebilir. Bu anlamda, hammadde kaynaklarına
ulaşım yönüyle de pazarda herhangi bir giriş engeli söz konusu değildir. 260
Pazar yapısının üreticilerin yüklendikleri projelerle şekillenmesi ve özellikle
endüstriyel nitelikteki alım kararlarında marka bağımlılığının olmaması ve pazara
yeni girenlerin dağıtım kanallarına erişim sorunlarının bulunmaması, pazarın
diğer ayırt edici özelliklerindendir. Bu nedenle, pazarda faaliyet gösteren ya da
pazara yeni giren bir üreticinin pazar payında büyük artışlar gerçekleştirebilmesi
söz konusu olabilmektedir. Öyle ki; rekabet gücünün know-how ve tecrübeye
dayalı üretim ve uygulama tabanlı olması, Türkiye’de üretimde bulunmayan
birçok üreticinin ithalat, doğrudan üretim veya lisans altında üretim ile pazara
girişini sağlayabilmektedir. 270
İlgili ürün pazarında faaliyet gösteren teşebbüslerin Türkiye’deki pazar payları
aşağıdaki gibidir.
Tablo-3: Pazar Payları
Üretici firmalar Pazar payı (%)
Eurodrip (…)
NetaFilm (…)
Esen (…)
A.G. (…)
Marmara (…)
Plastro (…)
Sun Stream (…)
T. Tape (…)
Diğer (26) (…)
Toplam 100
Ancak, pazarın değişken bir yapıya sahip olması nedeniyle, yukarıda yer verilen
pazar payları pazarın bir anlık fotoğrafını yansıtmaktadır. Nitekim, marka
bağımlılığının olmadığı ve ilgili ürün pazarının ağırlıklı olarak proje bazlı
endüstriyel nitelikli alımlarca belirlendiği gerçeği göz önüne alındığında, pazarın 280
her bir proje başlangıcında yeniden şekillendiği ve dolayısıyla pazar paylarının da
değişebileceği, pazara özgü bir husus olarak ortaya çıkmaktadır. Anılan pazar
payları; Türkiye’de sulu tarım uygulamalarının %1,6’sının damla sulama alt
yapısıyla gerçekleştirildiği ve tamamlanan sulama projelerinin uygulandığı arazi
büyüklüklerine göre bir dönümde ortalama 800 metre damla sulama alt yapısı
uygulandığı hesabına dayalı olarak belirlenmiş olup, ülke genelinde 2004 yılında
uygulanan 142 milyon metre damla sulama altyapısı projelerinden yukarıda
belirtilen teşebbüslerin aldıkları pay olarak belirlenmiştir.
Ayrıca, pazara ilişkin olarak belirtilmesi gereken önemli bir husus da pazardaki 290
potansiyel rekabete ilişkindir. Yeni girişlerin teknoloji ve hammadde erişiminde
herhangi bir zorlukla karşılaşmamalarına uygun pazarın arz yanlı özelliklerinin
yanı sıra, ülkemizde planlı tarım uygulamalarının başlatılmasına yönelik 2002
tarihinden itibaren yürürlüğe giren Tarım Reformu Uygulama Programı (TRUP)
05-65/931-251
9
pazarın genişlemesi yönünde son derece olumlu bir gelişme olarak
görülmektedir. Proje eliyle, tarımda verimsizliğe neden olan ve üretici karlılıklarını
etkileyen geleneksel yöntemlerin terk edilmesi ile çağa ve piyasa taleplerine
uygun yöntemlerin benimsenmesi yönünde uygulanacak tarım politikaları -konu
özelinde sulama sistemlerine yönelik artacak talep ve potansiyel rekabet-,
pazarın uzun dönem yapılanmasına ışık tutmakta, mevcut durumda ortaya 300
konulan pazar yapılanması ise pazarın kısa dönemli bir göstergesi olarak kabul
edilmektedir. Bu durumda, inceleme konusu olan Eurodrip’in sahip olduğu %38
pazar payı bir hakim duruma işaret etmemekle birlikte, mevcut payın ilgili pazarın
özellikleri sebebiyle değişkenlik gösterebileceği anlaşılmış, ayrıca DP’nin Türkiye
Cumhuriyeti sınırları dahilindeki ilgili ürün pazarında başkaca bir faaliyetinin
olmaması dolayısıyla anılan işlem neticesinde Eurodrip’in pazar payında,
herhangi bir artışın gerçekleşmeyeceği görülmüştür.
I. SONUÇ
310
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre;
Bildirim konusu işlemin 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi ve bu kanuna
dayanılarak çıkarılan 1997/1 sayılı “Rekabet Kurulu’ndan İzin Alınması Gereken
Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ” kapsamında izne tabi olduğuna,
ancak işlem sonucunda 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesinde belirtilen nitelikte
hakim durum yaratılmasının veya mevcut hakim durumun güçlendirilmesinin ve
böylece ilgili pazarlarda rekabetin önemli ölçüde azaltılmasının söz konusu
olmadığına, bu nedenle bildirime konu işleme izin verilmesine
320
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy