REKABET KURUMU
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2004-4-171 (Soruşturma)
Karar Sayısı : 05-69/959-260
Karar Tarihi : 19.10.2005
Dosya Konusu : Karadeniz Ro-Ro Taşımacılık Ticaret Ltd. Şti.
tarafından Ulusoy Deniz Taşımacılığı A.Ş.’den satın
alınan Selçuk-K gemisinin satış mukavelesinin 15. 10
maddesinde yer alan hüküm ile geminin Samsun-
Novorossky hattında çalışmasının engellendiği iddiası.
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Mustafa PARLAK
Üyeler : Prof. Dr. Zühtü AYTAÇ, Rıfkı ÜNAL, Süreyya ÇAKIN,
Mehmet Akif ERSİN
B. SORUŞTURMA HEYETİ
Raportörler : Mehmet ÖZDEN, Uygar GAZİOĞLU,
Sezin ELÇİN CENGİZ 20
C. ŞİKAYETÇİ
Karadeniz Ro-Ro Taşımacılık Ticaret Ltd. Şti.
Yönetim Kurulu Üyesi Serdar EREN
İskenderpaşa Mah. İskele Cad. 59/B TRABZON
D. HAKKINDA SORUŞTURMA YAPILAN TARAFLAR
Karadeniz Ro-Ro Taşımacılık Ticaret Ltd. Şti.
Temsilcisi: Yönetim Kurulu Üyesi Serdar EREN
İskenderpaşa Mah. İskele Cad. 59/B TRABZON 30
Ulusoy Deniz Taşımacılığı A.Ş.
Vekili: Yılmaz ASLAN
Polaris Plaza Ahi Evran Cad. 1/16
34398 Maslak İSTANBUL
E. İDDİALARIN ÖZETİ
Rekabet Kurumu’na 21.9.2004 tarih, 5283 sayı ile intikal eden Karardeniz Ro-
Ro Taşımacılık Ticaret Ltd. Şti. (Karadeniz Ltd.) Yönetim Kurulu Üyesi Serdar
EREN imzalı dilekçede; Karardeniz Ro-Ro tarafından Selçuk-K adlı Ro-Ro
gemisinin Ulusoy Deniz Taşımacılığı A.Ş. (Ulusoy Deniz)’den satın alındığı, 40
22.9.2000 tarihinde akdedilen satış mukavelesinin 15. maddesinde “Alıcı
hiçbir şekilde Samsun limanından Rusya limanlarına sefer yapmayacaktır ve
bu konuda taahhütname verecektir” şeklinde bir düzenlemenin bulunduğu
05-69/959-260
2
ifade edilmiştir. Şikayet dilekçesinde, söz konusu madde doğrultusunda
alıcının satıcıya karşı; “22.9.2000 tarihli M/V Selçuk-K gemisine ait satış
anlaşmasının 15. maddesine göre hiçbir şekilde M/V Selçuk-K gemisi ile veya
aynı gemi ile başka isim altında Samsun limanlarından Rusya’ya ait limanlara
ve Rusya limanlarından Samsun limanlarına sefer/taşıma yapmayacağımızı,
herhangi bir nedenle böyle bir sefer, taşıma yapılması halinde 1.000.000.$
ödemeyi taahhüt ederiz” ifadelerini içeren bir taahhütte bulunduğu bilgisi de 50
yer almaktadır.
F. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ
Raportörler;
a) Ulusoy Deniz ile Karadeniz Ltd. teşebbüsleri arasında Selçuk K adlı
Ro-Ro gemisinin devrini konu alan satış anlaşmasının, 4054 sayılı
Kanun’un 7. maddesi ve 1997/1 sayılı Rekabet Kurulu’ndan İzin
Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ
hükümlerine göre izne tabi devralma sayıldığı; Rekabet Kurumu’na
bildirilmeyen işleme 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında 60
Kanun’un 11. maddesinin (a) bendi uyarınca izin verilmesi gerektiği,
işleme ilişkin bildirim yapılmamış olması sebebiyle 7. maddeden
kaynaklanan bildirim yükümlülüğünün ihlal edilmiş olmasına ilişkin
olarak, aynı Kanun’un 19. maddesinin birinci fıkrası (a) bendinde
öngörülen zaman aşımı süresinin dolmuş olması sebebiyle para
cezası uygulanmasına imkan bulunmadığı,
b) Anılan satış anlaşmasının 15. maddesinde ve bu maddeye ek olarak
tanzim edilen taahhütnamede düzenlenmiş bulunan rekabet
yasağının satıcı lehine ve sınırsız süreli düzenlenmiş olması
sebebiyle, yan sınırlama sayılabilmesi için gerekli nitelikleri 70
taşımadığı,
c) Yan sınırlama olarak değerlendirilmesine imkan bulunmadığından
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında yapılan değerlendirme
neticesinde, anılan rekabet yasağının amacı ve etkisi itibarıyla,
tarafların 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiği, bu nedenle
aynı Kanun’un 16. maddesinin ikinci fıkrası gereğince teşebbüslerin
2004 yılı sonunda oluşan gayri safi gelirlerinin % 10’una kadar idari
para cezası ile cezalandırılmaları gerektiği,
d) Söz konusu rekabet yasağının ters rekabet yasağı olması, doğası
gereği alıcıya hiçbir yarar sağlamayan niteliği, alıcının imza anında 80
müzayaka altında oluşu ve alıcının Rekabet Kurumu’na başvuran
taraf olması gibi unsurlar göz önüne alındığında, -takdiri Kurul’a ait
olmak üzere- alıcı Karadeniz Ltd.’in 4. maddeyi ihlal etmiş olmaktan
ötürü cezalandırılmamasının ve sadece satıcı Ulusoy Deniz’in
cezalandırılmasının yerinde olacağı,
e) Kanun’un 16. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca uygulanacak
cezanın takdirinde; taahhütnamede yer alan cezai şartın icra
edilmemiş olması ve Rekabet Kurumu tarafından soruşturma
05-69/959-260
3
açıldığının tebliğ edilmesi üzerine rekabet yasağı maddesinin Ulusoy
Deniz tarafından yürürlükten kaldırılmış olmasının, Ulusoy’a 90
uygulanacak cezanın takdirinde 16. maddenin dördüncü fıkrası
gereğince hafifletici sebep olarak, Ulusoy Deniz’in pazardaki
gücünün ise ağırlatıcı sebep olarak değerlendirilmesi gerektiği,
f) 22.9.2000 tarihli satış anlaşmasının içerdiği rekabet yasağı 4054
sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamına girdiğinden, aynı Kanun’un
10. maddesi gereğince, anlaşmanın yapıldığı tarihten itibaren 1 ay
içerisinde Kurul’a bildirilmesi gerekirken, bu yükümlülüğün yerine
getirilmemiş olması nedeniyle, 16. maddenin birinci fıkrası (c) bendi
gereği tarafların para cezası ile cezalandırılmaları gerektiği, ancak
19. maddenin birinci fıkrasının (a) bendine göre 3 yıllık zamanaşımı 100
süresi dolduğundan, bildirimde bulunmamadan dolayı ceza
verilmesine imkan bulunmadığı,
görüşünü ifade etmişlerdir.
G. DOSYA EVRELERİ
Rekabet Kurumu kayıtlarına 21.9.2004 tarih ve 5283 sayı ile intikal eden
şikayet dilekçesi üzerine hazırlanan 1.11.2004 tarih ve 2004-4-171/İİ tarihli ilk
inceleme raporu Rekabet Kurulu’nun 11.11.2004 tarih ve 04-71 sayılı
toplantısında görüşülerek, taraflar hakkında soruşturma açılmasına karar
verilmiştir.
110
24.11.2004 tarihinde, Kanun'un 43/2. maddesi uyarınca taraflara soruşturma
açıldığına dair bildirimde bulunularak 30 gün içinde ilk yazılı savunmasını
göndermesi istenmiştir.
Hakkında soruşturma yürütülen tarafların ilk yazılı savunması yasal süre
içerisinde Kurum kayıtlarına intikal etmiştir.
Rekabet Kurulu’nun 17.5.2005 tarih ve 05-32/411-M sayılı kararı ile ilk altı
aylık süresi 12.5.2005 tarihinde sona eren soruşturmanın süresi 30 gün
uzatılmıştır. 120
Soruşturma Heyeti'nce tamamlanan 18.5.2005 tarih ve S.R./05-7 sayılı
Soruşturma Raporu, Kanun'un 45/1. maddesi uyarınca Başkanlıkça Kurul
üyeleri ile ilgili taraflara tebliğ olunmuş ve aynı maddenin ikinci fıkrası
gereğince taraflardan 30 gün içinde yazılı savunmalarını göndermeleri
istenmiştir.
Soruşturma Raporu'nun tebliğini takiben, hakkında soruşturma yürütülen
teşebbüslerden Ulusoy Deniz’in ikinci yazılı savunması da yasal süresi içinde
Kurum kayıtlarına intikal etmiştir. 130
Soruşturma Heyeti'nin hazırladığı 27.7.2005 tarih ve 2580 sayılı "Ek Yazılı
Görüş", Kanun'un 45/2. maddesi uyarınca, Kurul üyeleri ve taraflara tebliğ
edilmiştir.
05-69/959-260
4
Taraflardan, Ulusoy Deniz’in Ek Yazılı Görüş'e karşı cevabı yasal süresi
içinde Rekabet Kurumu'na intikal etmiş, Karadeniz Ltd. tarafından ise cevap
gönderilmemiştir.
Rekabet Kurulu'nun 1.9.2005 tarih ve 05-53/827-M sayılı toplantısında, 140
yürütülen soruşturma ile ilgili olarak 19.10.2005 tarihinde sözlü savunma
toplantısı yapılmasına karar verilmiş ve sözlü savunma toplantısı anılan tarihte
Ulusoy Deniz temsilcisi Av. Yılmaz ASLAN ve Karadeniz Ltd. temsilcisi Serdar
EREN’in katılımları ile yapılmıştır.
Konuya ilişkin nihai karar, Rekabet Kurulu’nun 19.10.2005 günlü ve 05-
69/959-260 sayılı toplantısında verilmiştir.
H. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
H.1. İLGİLİ PAZAR 150
H.1.1. İlgili Ürün Pazarı
Hakkında soruşturma yürütülen teşebbüslerin temel faaliyet alanı, uluslararası
TIR anlaşmaları çerçevesinde ithal ve ihraç yükleri taşıyan TIR kamyonlarının
deniz yolu ile yabancı ülkelere Ro-Ro gemileri ile taşınmasıdır.
Ro-Ro “tekerlekli ve mobil yük” gemileri kendi tekerleği ile hareket edebilen
araçların yüklenebilmesine ve taşınmasına müsait olacak şekilde, bu amaca
özgü olarak inşa edilmektedir. Dolayısıyla Ro-Ro tekerlekli yük taşımacılığı, 160
deniz yolu ile yapılan; sıvı yük, kuru yük, dökme yük ve konteyner gibi diğer
taşımacılık türlerinden ayrılmaktadır. Solas Konvansiyonu’na göre Ro-Ro yük
gemilerinde personel dışında en fazla 12 kişi taşınabilmektedir. Bu bakımdan
Ro-Ro yük taşıması otomobil ve yolcu taşıyan feribotlardan da farklılık arz
etmektedir. Bu çerçevede ilgili ürün pazarı, “tekerlekli ve mobil yük taşıyan
Ro-Ro gemileri ile yapılan tarifeli deniz taşımacılığı pazarı” olarak
belirlenmiştir.
H.1.2. İlgili Coğrafi Pazar
170
İlgili ürün pazarında taşınan yükler, uluslararası TIR anlaşmaları çerçevesinde
ithal ve ihraç malları taşıyan TIR kamyonları (çekici) ve kamyonların arkasında
çekilen ve taşınan malları ihtiva eden dorselerdir. Malların teslim alındığı
nokta ve teslim edileceği varış noktası, kamyonun Ro-Ro gemisine bineceği
limanın seçiminde belirleyici olmaktadır.
Örneğin Mersin’den yük alıp Rusya’ya gidecek olan bir kamyon öncelikle
Samsun-Novorossisyk hattını tercih edecektir. Bu hattın yanında Zonguldak-
Evpatoria/Skadovsk hatları da Ukrayna üzerinden Rusya’ya geçmek için
kullanılabilmektedir. Karadeniz’in dikey geçişi için, Samsun ve Zonguldak 180
limanları, ana çıkış noktalarını oluşturmaktadır. Bu hatların doğusunda kalan
Trabzon-Sochi ve Rize-Poti hatları ise coğrafi konumları ve hareket-varış
noktaları bakımından, özellikle Orta Anadolu ve Akdeniz bölgesinden hareket
05-69/959-260
5
eden araçlar tarafından uzak görülerek tercih edilmemekte ve daha sınırlı
düzeyde kullanılmaktadır.
Bu çerçevede ilgili coğrafi pazar “Samsun ve Zonguldak çıkışlı Karadeniz Ro-
Ro hatları” olarak belirlenmiştir.
H.2. YAPILAN TESPİTLER VE DELİLLER
H.2.1. Hakkında Soruşturma Yapılan Teşebbüsler 190
H.2.1.1. Ulusoy Deniz Taşımacılığı A.Ş.
Ulusoy Deniz, Ulusoy Ro-Ro Grubu altında bulunan 6 şirketten birisidir.
Teşebbüs Ro-Ro taşımacılığı alanında faaliyet göstermektedir. Ulusoy
Deniz'in 1996 yılı Mart ayında satın aldığı 3014 DWT, 48 TIR kapasiteli
SELÇUK K gemisi, seferlerine Samsun - Novorossiysk hattında başlamış,
daha sonra da Derince - Ilichevsk ve Zonguldak - Evpotaria hatlarında, 2000
yılı Eylül ayına kadar kesintisiz olarak çalışmış ve daha sonra Karadeniz Ltd.’e
satılmıştır.
200
Teşebbüsün 2004 yılı net satışları (……………..) YTL olarak gerçekleşmiştir.
Teşebbüsün ortaklık yapısı aşağıdaki şekildedir:
Hissedar Hisse Adedi Ortaklık Payı (%)
A.Rifat KARAKİMSELİ (……...) (….)
Saffet ULUSOY (……….) (….)
Yılmaz ULUSOY (……….) (….)
Tuncer ZAMAN (……….) (….)
Ali GÜLKANAT (……….) (….)
Erol SOYLU (……….) (….)
Mesut CESUR (……….) (….)
Tülay ULUSOY (……….) (….)
Diğer (……….) (….)
Toplam (……...) (…)
Teşebbüsün yönetim kurulu üyeleri aşağıdaki şekildedir:
Yılmaz ULUSOY Yönetim Kurulu Başkanı
Saffet ULUSOY Yönetim Kurulu Üyesi
Tülay ULUSOY Yönetim Kurulu Üyesi
A.Rıfat KARAKİMSELİ Yönetim Kurulu Üyesi
Ali GÜLKANAT Yönetim Kurulu Üyesi
Ulusoy Grubu’na dahil olan Ulusoy Ro-Ro İşletmeleri A.Ş., Ulusoy Martı Ro-
Ro İşletmeleri A.Ş., Ulusoy Deniz Yolları İşletmeciliği A.Ş. ve Ulusoy Gemi
İşletmeleri A.Ş. isimli firmaların ortaklık yapıları ve yönetim kurulları Ulusoy
Deniz ile aynı şekildedir. Aşağıda grubun bünyesinde yer alan diğer firmaların
ortaklık payları (%) yüzde bazında gösterilmektedir: 210
05-69/959-260
6
Hissedarlar Ulusoy
Martı
Ulusoy
Ro-Ro
Ulusoy
Gemi
Ulusoy
D.Yolları
Saffet ULUSOY (….) (….) (….) (….)
Yılmaz ULUSOY (….) (….) (….) (….)
A.Rıfat KARAKİMSELİ (….) (….) (….) (….)
Tülay ULUSOY (….) (….) (….) (….)
Emra ÇARMIKLI(Ulusoy) (….) (….) (….) (….)
H.R.DEMİRÖREN(Ulusoy) (….) (….) (….) (….)
Merva CEYLAN (Ulusoy) (….) (….) (….) (….)
Alican ULUSOY (….) (….) (….) (….)
N. Serap ULUSOY (….) (….) (….) (….)
NURİYE ULUSOY (….) (….) (….) (….)
Erol SOYLU (….) (….) (….) (….)
L.Ayşe KARAKİMSELİ (….) (….) (….) (….)
Mesut CESUR (….) (….) (….) (….)
Ali GÜLKANAT (….) (….) (….) (….)
Tuncer ZAMAN (….) (….) (….) (….)
Recep ÜLGEN (….) (….) (….) (….)
Ulusoy Ro-Ro Grubu’nu oluşturan şirketlerin ortaklık yapıları ve yönetim
kurulu üyeliklerinin dağılımına bakıldığında, tüm şirketlerde benzer bir
dağılımın görüldüğü ve şirketlerin kontrolünün Ulusoy ailesinin elinde
bulunduğu belirlenmektedir.
Ulusoy Ro-Ro İşletmeleri A.Ş., Ulusoy Martı Ro-Ro İşletmeleri A.Ş. ve Ulusoy
Gemi İşletmeleri A.Ş.'nin toplam üç Ro-Ro gemisi İzmir (Çeşme)-İtalya
(Trieste) hattında faaliyet göstermektedir. Ulusoy Lojistik Taşımacılık ve 220
Konteyner Hizmetleri A.Ş.’nin de Saffet Bey isimli gemisi aynı hatta faaliyet
göstermektedir.
Grup altındaki şirketlerden Ulusoy Martı Ro-Ro İşletmeleri A.Ş. aynı zamanda
Kaptanoğlu Grubu ile ortak olduğu ortak girişim şirketi Karadeniz Ro-Ro ve
Konteyner Taşımacılık A.Ş. vasıtasıyla Samsun-Rusya (Novorossisyk) ve
Zonguldak-Ukrayna hatlarında faaliyet göstermektedir.
Ulusoy Martı Ro-Ro İşletmeleri A.Ş., 2004 yılı öncesinde aynı hatlarda, Cenk
Denizcilik A.Ş. ile ortak olduğu bir diğer ortak girişim şirketi Karadeniz Ro-Ro
İşletmesi A.Ş. (Karadeniz Ro-Ro) vasıtasıyla faaliyet göstermiştir. Soruşturma
konusu satış anlaşmasına konu olan Selçuk-K gemisi satıştan önceki 230
dönemde Ulusoy Grubu tarafından söz konusu ortak girişim şirketi bünyesinde
Samsun-Novorossisyk hattında çalıştırılmıştır.
Ulusoy’un ortağı bulunduğu Karadeniz Ro-Ro, Karadeniz’de Samsun ve
Zonguldak çıkışlı hatlarda uzun bir süreden beridir en fazla taşımayı
gerçekleştiren teşebbüs olmuştur. Aşağıda, 1999-2002 yılları arasında
Samsun ve Zonguldak çıkışlı hatlardan yapılan toplam taşımalar ve Ulusoy-
Martı Ro-Ro İşletmeleri A.Ş.’nin ortağı bulunduğu Karadeniz Ro-Ro’nun bu
hatlarda yaptığı toplam taşımalar (TIR adedi olarak) görülmektedir
05-69/959-260
7
2002 2001 2000 1999
Toplam taşıma (….) (….) (….) (….)
Karadeniz Ro-Ro
İşletmeleri A.Ş.
(….) (….) (….) (….)
Karadeniz Ro-Ro, daha önceki dönemde Rekabet Kurulu’nun başlattığı iki
önaraştırmaya konu olmuştur. Kurul’un 13.5.2004 tarih ve 04-34/383-M sayılı 240
kararı ile başlattığı önaraştırma sonucunda hazırlanan 04.08.2004, 2004-4-
65/ÖA-04-SY sayılı önaraştırma raporundaki bilgilere göre; ortaklar,
Karadeniz Ro-Ro’nun kuruluşunu düzenleyen ortaklık protokolüne göre,
Samsun/Novorossisyk hattında navlun ödemelerinin sefer sayıları baz
alınarak %50-50 bölüşülmesi konusunda anlaşmışlardır. Oluşturulan yapı
doğrultusunda taşımalar Karadeniz Ro-Ro’nun ortaklarının gemileri ile
yapılmakta, elde edilen gelir paylaşılmaktadır. Oluşturulan yapıda, Karadeniz
Ro-Ro tarafından yapılan taşımaların yaklaşık yarısının Ulusoy Grubunun
gemileri tarafından yapılması öngörülmüştür. Söz konusu verilerden yola
çıkarak Samsun ve Zonguldak çıkışlı Ro-Ro taşımalarının %40-45’lik bir 250
bölümünün Ulusoy Grubu’nun gemileri tarafından yapıldığı sonucuna
ulaşılabilmektedir.
Bünyesindeki çok sayıdaki şirketiyle Türkiye’deki Ro-Ro taşımacılığı
konusunda en büyük ve güçlü teşebbüslerden biri olan Ulusoy Grubu’nun
Karadeniz hatlarında önemli bir pazar gücü bulunmaktadır.
H.2.1.2. Karadeniz Ro-Ro Taşımacılık Ticaret Ltd. Şti.
Karadeniz Ltd., Selçuk K isimli geminin, 2000 Eylül’ünde Ulusoy Deniz’den
satın alınarak Trabzo-Sochi hattında Ro-Ro taşımacılığı gerçekleştirilmesi
amacıyla kurulmuş bir teşebbüstür. Ulusoy Martı Ro-Ro İşletmeleri A.Ş.’nin 260
ortaklığı bulunan Karadeniz Ro-Ro ve Konteyner Taşımacılığı A.Ş. ve
Karadeniz Ro-Ro İşletmesi A.Ş.’nin ticari unvanı, hakkında soruşturma
yürütülen Karadeniz Ro-Ro Taşımacılık Ltd. Şti.’ye benzerlik göstermekle
birlikte, hakkında soruşturma yürütülen Karadeniz Ltd., diğer iki teşebbüsten
tamamen farklı bir tüzel kişilik olup, Ulusoy Grubu ile bir bağlantısı
bulunmamaktadır.
Teşebbüsün ortaklık yapısı aşağıdaki şekildedir:
Hissedar Sermaye Miktarı (YTL) Ortaklık Payı (%)
Abdül Haluk SARI (….) (….)
Ragıp GÜNER (….) (….)
Serdar EREN (….) (….)
Suat GÜRKÖK (….) (….)
Toplam (….) (….)
270
Teşebbüsün 2004 yılı net satışları (…………………….) TL olarak
gerçekleşmiştir.
05-69/959-260
8
H.2.2. Şikayetçinin Dilekçelerinde Yer Alan İddialar
Rekabet Kurumu kayıtlarına 21.9.2004 tarih ve 5283 sayı ile intikal eden
Karadeniz Ltd Yönetim Kurulu Üyesi Serdar EREN imzalı şikayet dilekçesinde
aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
280
“Bizler 1993 yılında Atlas Denizcilik olarak Samsun’dan Novorossisyk
(Rusya)’ye ilk Ro/Ro (Tır, Kamyon) taşımacılığını başlaştık. Rusya tarafında
birçok zorluklara rağmen Novrossisyk Limanının yanında Geoport Limanını
araç trafiğine açtık.
1995 yılında hattı bıraktık ve Ulusoy Denizcilik + Martı Denizcilik ortaklığı
hatta çalışmaya başladı. 2000 yılında Karadeniz Ro/Ro taşımacılık ve Tic. Ltd.
Şti. olarak daha önce bu hattı açtığımız Ro/Ro Selçuk K Gemisini Ulusoy +
Martı ortaklığından satın aldık.
290
Satış mukavelesinin 15. Maddesinde görüleceği üzere satıcı, gemimizin
Samsun-Novarovski hattında çalışmasını engellemektedir.
Bizler gemiyi alış projemizde Trabzon-Sochi (Rusya) hattında
çalıştıracağımızı düşündük ve 4 senede bu hatta çalıştık. Fakat şimdi
Trabzon’da ihracatçılar kendi gemileriyle ihracat yaptıklarından bizim geminin
hattı rantabıl değildir.
Aydın, Manisa, İzmir’den üzüm, Antalya’dan domates ve Adana, Mersin,
Hatay’dan narenciye getiren ihracatçılarımız Samsun’dan Trabzon’a 300
gelmemektedirler.
Şu an Samsun’da Ro/Ro gemisine ihtiyaç var iken bizim gemimiz Ro/Ro
Selçuk K’nın çalıştırılmaması haksız bir rekabeti doğurmaktadır.”
Kurum kayıtlarına 28.9.2004 tarihinde intikal eden ve yine şikayetçi tarafından
gönderilen dilekçede ise aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“21.9.2004 tarihli yazımızda da Başkanlığınıza arz etmiş olduğumuz gibi
Ro/Ro Selçuk K gemimizin, Ulusoy Deniz Taşımacılığı A.Ş. ile yapmış 310
olduğumuz taahhütname sebebiyle Samsun’dan Rusya Limanlarına
sefer/taşıma yapmasında müsaade edilmemektedir.
Ancak ekte göndereceğimiz taahhütname, güçlü bir konuma ve Samsun’un ¾
pazar gücüne sahip olan adı geçen şirketin bu üstünlüğünü kullanarak
düzenlenmiştir.
Taahhütnamenin fesh edilerek Samsun’dan normal sefer/taşıma tapabilmemiz
için şikayetimizin değerlendirilerek gereğinin yapılmasını arz ederiz.“
320
05-69/959-260
9
H.2.3. Deliller
H.2.3.1. Faks Mesajı
Karadeniz Ltd’den alınan ve teşebbüs yetkilisi Suat GÜRKÖK tarafından UND
Başkanı Çetin NUHOĞLU’nun dikkatine gönderildiği anlaşılan faks mesajında
soruşturma konusu olaylar aşağıdaki şekilde özetlenmektedir: 330
“1998 yılından beri Trabzon/Sochi hattında düzenli olarak M/F Apollonia-II MF
Karden ve MF Gürgen gemileri ile sefer/taşıma yapılıyordu. 2000 yılında artan
ihracat doğrultusunda Trabzon’daki mal ve narenciye yığılması meydana
gelmiş bu hatta çalışan gemiler yetersiz gelmeye başlamıştı. Çalıştığımız
nakliyeci ve ihracatçılardan gelen talepler doğrultusunda gemi arayışımız
başlamıştı. Eylül-Haziran ayları arasında yoğun bir taşıma sezonu
başlayacağından ihracatçı ve nakliyecilerimizi mağdur etmemek ve mallarını
hasara uğratmamak için araştırmalarımızı hızlandırıp uygun bir gemi bulmak
istedik. Bu sırada Ulusoy Deniz Taş. Ltd. Şti. isteğimiz doğrultusunda ellerinde 340
bulunan Ro/Ro Selçuk K Gemisini bize uygun gelen şartlarda satmayı teklif
ettiler. Satış sözleşmesi düzenlenip mutabık kalınıp imzalanacağı sırada,
Samsun’un en büyük pazar payına sahip olan adı geçen şirketin bu
üstünlüğünü kullanarak bu pazarı paylaşmak istemedikleri düşüncesiyle son
anda anlaşmaya 15. Maddesini içeren taahhütnameyi ilave etmek istediler.
Aksi halde gemiyi satmaktan vazgeçeceklerini söylediler. Aşağıda
sıralayacağımız nedenlerden dolayı biz de bu maddeyi kabul etmek zorunda
kaldık.
1. Gemiyi satın alırken çalıştırmayı düşündüğümüz hat Trabzon/SOCHİ 350
hattı idi.
2. Yoğun bir narenciye sezonu başlamış eldeki gemiler yetersiz gelmiş
ve mallar yığılarak ihracatçı ve nakliyeci mağdur durumda idi
3. Bu gemiyi almaktan vazgeçseydik uygun bir gemi bulma süresi daha
da uzayacaktı.
4. Bizim Ulusoy şirketi ile aramızda rekabet yoktu.
5. Bu taahhütnamenin rekabet yasağı içeren bir madde olabileceğini
anlama bilgisine sahip değildik.
2002-2004 yılları arasında Trabzon-Sochi hattında nakliyeci ve 360
ihracatçılarımıza düzenli olarak hizmet verdik. Ancak bu zaman zarfında
ihracat ve nakliyeciler gemi satın alarak kendi mallarını kendileri taşımaları
sonucunda gemimiz bu hatta çalışamaz duruma gelerek şirketin zarara
uğraması ve istihdamın da azalması söz konusu olmuştu.
O sırada Trabzon dışındaki ihracatçı ve nakliyecilerin kullandıkları
Samsun/Novorossisyk hattındaki sıkışıklık sebebiyle bize gemimizin
Samsun’dan çalışmasını teklif ettiler.
05-69/959-260
10
Yukarıda belirttiğimiz üzere gerek geminin Trabzon-Sochi hattında bundan 370
böyle çalışamayacağı ve gerekse Samsun’dan gelen ihracatçı ve
nakliyecilerden gelen teklifler karşısında onları mağdur etmemek, yardımcı
olmak amacıyla Samsun’dan sefer yapmaya başladık.
Birinci seferden sonra satıcı firma satış anlaşmasındaki 15. Maddeyi öne
sürerek buradan çalışamayacağımızı çalıştığımız takdirde bu taahhütname
gereği mahkemeye başvuracaklarını bize sözlü olarak ifade ettiler.”
H.2.3.2.Satış Anlaşması
380
Şikayetçi Karadeniz Ltd tarafından Kurum kayıtlarına 28.9.2004 tarihinde
intikal ettirilen, altında Ulusoy Deniz ve Karadeniz Ro Ro yetkililerinin imzası
bulunan 22.9.2000 tarihli satış anlaşması, Selçuk K gemisinin Ulusoy Deniz
tarafından 450.000 ABD Doları karşılığında Karadeniz Ro Ro’ya satışını
düzenlemektedir.
Satış anlaşmasının 15. maddesi aşağıdaki şekildedir:
“Alıcı hiçbir şekilde Samsun Limanından Rusya Limanlarına sefer
yapmayacaktır ve bu konuda taahütname verecektir.” 390
H.2.3.3.Taahhütname
Yine şikayetçi Karadeniz Ltd tarafından gönderilen ve altında teşebbüs
yetkililerinin imzası bulunan 25.9.2000 tarihli taahhütnamede ise, aşağıdaki
ifadeler yer almaktadır:
“22.09.2000 tarihli M/V Selçuk K Gemisine ait satış anlaşmasının 15.
Maddesine göre hiçbir şekilde M/V Selçuk K Gemisi ile veya aynı gemi ile
başka bir isim altında Samsun limanlarından Rusya’ya ait limanlara ve Rusya 400
Limanlarından Samsun Limanlarına sefer/taşıma yapmayacağımızı, herhangi
bir nedenle böyle bir sefer/taşıma yapılması halinde 1.000.000 USD
(Birmilyon Amerikan Doları) ödemeyi taahhüt ederiz.”
H.2.3.4.Noter İhbarnamesi
Ulusoy Deniz tarafından 27.12.2004 tarihinde Kurum kayıtlarına intikal ettirilen
birinci yazılı savunmanın ekinde bir ihbarname gönderilmiştir. 24.11.2004
tarihinde Ulusoy Deniz vekili Av. Ceyda AKBAL MUMCU tarafından, İstanbul
Beyoğlu 36. Noterliği kanalıyla Karadeniz Ltd.’e gönderilen ihbarnamede 410
aşağıdaki ifadeler yer almaktadır.
“Keşideci Ulusoy Deniz Taşımacılığı A.Ş. ile muhatap Karadeniz Ro Ro
Taşımacılık ve Ticaret Ltd.Şti. arasında 22.9.2000 tarihinde akdedilen satış
sözleşmesi’nin 15. Maddesinde “Alıcı hiçbir şekilde Samsun limanından
Rusya limanına sefer yapmayacaktır ve bu konuda taahütname verecektir”
şeklinde düzenlenen rekabet yasağı hükmünün, işbu sözleşmenin 10.
Maddesi hükmünün uygulanmasına halel getirmemek kaydıyla, bugün
itibariyle keşideci tarafından uygulamadan kaldırıldığını İhbar ederiz.
05-69/959-260
11
420
Bu doğrultuda, mezkur 15. Maddeye uygun olarak 25.9.2000 tarihinde
düzenlenen ve “22.9.2000 tarihli M/V Selçuk K Gemisine ait satış
anlaşmasının 15. Maddesine göre hiçbir şekilde M/V Selçuk K Gemisi ile veya
aynı gemi ile başka isim altında Samsun limanlarından Rusya’ya ait limanlara
ve Rusya limanlarından Samsun limanlarına sefer/taşıma yapmayacağımızı,
herhangi bir nedenle böyle bir sefer/taşıma yapılması halinde 1.000.000 USD
(Bir Milyon Amerikan Doları) ödemeyi taahhüt ederiz” ifadelerini içeren
taahhütnamenin bugün itibariyle geçerli olmayacağını da İHBAR ederiz.”
H.2.3.5. Kira Sözleşmesi 430
Selçuk K isimli geminin, sahibi Karadeniz Ltd. tarafından Cenk Denizcilik’e
kiralanması amacıyla bir sözleşme imzaladığı tespit edilmiştir. Söz konusu
kira sözleşmesinde, 7.7.2004 tarihinden başlamak üzere 4,5+4,5 aylık bir süre
ile geminin Cenk Line (Cenk Denizcilik)’e kiralanması düzenlenmektedir.
Selçuk K’nın Cenk Denizcilik kirası altında 5-9.10.2004 ve 25-30.9.2004
tarihlerinde, Samsun-Novorossisyk hattında çalıştığını gösteren belgelerde,
geminin limanlardan ayrılış ve varış vakitleri gösterilmektedir.
440
H.2.4. İfade Tutanakları
H.2.4.1.Karadeniz Ltd. ifade tutanağı
20.4.2005 tarihinde, Raportörlerce Cenk Denizcilik ve Tic. A.Ş.’de (Cenk
Denizcilik) Genel Müdür Atilla YENER ve Karadeniz Ltd. Yönetim Kurulu
Üyesi Suat GÜRKÖK ile görüşülmüş aşağıdaki bilgiler alınmıştır:
“1990 yılından beridir Trabzon-Sochi hattında Karden Turizm ve Karden
Denizcilik firmaları ile Ro-Ro taşımacılığı yapmaktaydık. 2000 yılında talepteki 450
artış doğrultusunda yeni bir gemi alma arayışı içine girdik. Bu dönemde
Ulusoy Denizcilik’ten Selçuk-K isimli gemiyi satın almak üzere anlaştık ve bu
amaçla Karadeniz Ro-Ro Ltd. Şti.yi kurduk. Ulusoy’la bir satın alma
sözleşmesi üzerinde anlaştık ancak anlaşma imzalanmak üzereyken Ulusoy
yetkilileri sözleşme hükümlerine, Selçuk-K’nın Samsun limanına girmesini
yasaklayan bir cezai şart koymak istediklerini aksi takdirde geminin satışını
yapmayacaklarını ifade etti. Biz daha önceden planlanmayan bu hükmü kabul
etmek istemedik, ancak bütün planlarımız geminin alınışına göre yapılmıştı bu
nedenle isteklerini kabul etmek durumunda kaldık ve istekleri doğrultusunda
anlaşmaya ek bir taahhütname imzaladık. Geminin satın alınmasını takip 460
eden 3 yıl boyunca Trabzon-Sochi ve Trabzon-Poti hatlarında çalıştık. Bu
dönemde söz konusu taahhütname sebebiyle Samsun hattına girememek gibi
bir sıkıntımız olmadı. Çünkü biz Samsun limanına girmeyi ticari olarak
avantajlı görmüyor ve zaten düşünmüyorduk. Ancak 2004 yılına gelindiğinde,
bizim mallarını taşıdığımız ihracatçılar kendi gemilerini satın aldılar ve kendi
ürünlerini taşımaya başladılar. Bu nedenle Trabzon-Sochi ve Poti hatlarında
yeterli talep bulamamaya başladık. Selçuk-K’nın söz konusu hatlarda zarar
etmeye başlaması üzerine yeni arayışlar içine girdik. 2004 yılında Gemiyi
Zonguldak-Evpatorya ve Samsun-Novrossisky hattında çalışan Cenk Line’a
05-69/959-260
12
kiralamaya başladık. Cenk’le imzaladığımız sözleşme gereği belirli 470
dönemlerde gemiyi Cenk’in kirasından çıkararak kendimiz de
kullanabiliyorduk.
Cenk Selçuk-K’yı Zonguldak hattında kullanıyordu. Ancak 2004 Haziran’ında
Cenk Samsun-Novrosisky hattında sıkışıklık yaşamaya başladı ve Selçuk-K’yı
bir-iki sefer bu hatta kullandı. Bunun üzerine Ulusoy yetkilileri bizleri telefonla
arayarak, geminin Samsun hattında kullanılmamasını aksi takdirde
imzaladığımız taahhütnameye dayanarak yasal yollara başvuracaklarını ifade
ettiler. Bunun üzerine Cenk gemiyi söz konusu hatta kullanmaktan vazgeçti.
480
Bu sırada söz konusu taahhüdün Rekabet Kanunu’na aykırı olduğunu
öğrendik ve bu konuda Kurum’a başvuruda bulunduk. Kuruma yapılan
başvurunun ardından Ulusoy Noter Kanalıyla bize gönderdiği bir bildirimle,
Selçuk-K’nın Samsun’a girmesini engelleyen hükmün geçersiz olduğunu
bildirdi. Söz konusu tarihten bugüne geminin Cenk tarafından Samsun
hattında çalıştırılma ihtiyacı da doğmadı. Esasen Cenk Selçuk-K’yı ancak
istisnai durumlarda Samsun’daki gemileri yetersiz kaldığında bu hatta
kullanmak istiyor. Aramızdaki kira sözleşmesi devam etmekte ve Selçuk-K
halen Cenk tarafından kullanılmaktadır. Önümüzdeki dönemde gemiyi
Samsun hattında aktif olarak çalıştırmayı düşünebiliriz. Ancak Ulusoy 490
tarafından gönderilen bildirimin ardından bu konuda sıkıntı yaşayacağımızı
düşünmüyoruz.”
H.2.4.2. Ulusoy Deniz Taşımacılığı A.Ş. İfade Tutanağı
21.4.2005 tarihinde, Raportörlerce Ulusoy Deniz Genel Müdürü Mesut
CESUR ile görüşülmüş ve aşağıdaki bilgiler alınmıştır:
“Ulusoy Deniz Taşımacılığı A.Ş. yaklaşık 10 yıldır Samsun-Novrosky hattında
Ro-Ro taşımacılığı yapmaktadır. 2000 yılında filomuzda bulunan Selçuk-K 500
isimli, 40 tır kapasiteli Ro-Ro gemisini Karadeniz Ro-Ro Taşımacılık ve Tic.
Ltd. Şti. (Karadeniz Ltd.) isimli teşebbüse sattık. Satış tarihinde gemiyi satın
alan teşebbüs, Trabzon-Sochi hattında çalışmaktaydı. Biz ise Samsun-
Novrosky hattında Cenk ve Kaptanoğlu grubuyla ortak olduğumuz Karadeniz
Ro-Ro İşletmesi A.Ş. firması aracılığıyla taşımacılık yapıyorduk. Satın alan
firmanın ticari unvanıyla bizim firmamızın ticari ünvanı arasındaki benzerlik
nedeniyle, Selçuk-K’nın satış sonrasında Samsun-Novrosky hattında
çalışması, her iki firmanın isimleri arasında müşteriler nezdinde karışıklık
doğurabileceği gibi meydana gelecek bir menfi hadise (deniz kazası vb.)
firmamızın şöhretine zarar verebilecekti. Bu nedenle Selçuk-K’nın Samsun 510
hattında çalışmasını engellemek amacıyla satın alan teşebbüsten, yapılan
satış sözleşmesine ek bir taahhütname aldık.
2004 yılına kadar Karadeniz Ltd., Selçuk-K ile Samsun hattında çalışmamıştır.
2004 yılı içinde ise, geminin sahibi Karadeniz Ltd., Selçuk-K’yı bir başka
firmaya kiralamış, kiracı firma gemiyi Zonguldak-Evpatorya hattında
kullanmaya başlamış, bunun yanında Samsun’dan bazı arızi seferler
yapmıştır. Ancak, biz başta duyduğumuz endişenin ortadan kalkmış olması
nedeniyle bu konuyla ilgili olarak herhangi bir hukuki girişim ya da yaptırımda
05-69/959-260
13
bulunmadık. Daha sonra konuyla ilgili olarak Rekabet Kurulu’nun soruşturma 520
başlatmasıyla, söz konusu hükmün geçersiz olduğuna ilişkin olarak Karadeniz
Ltd.’ye noter kanalıyla bir bildirim yaptık. Söz konusu bildirimin ardından
geminin Samsun’a girmesinin önünde hiçbir engel kalmamıştır ama ilgili
firmalar gemiyi halen Zonguldak hattında kullanmaktadır.”
H.3. SAVUNMALAR
Soruşturma konusu ile ilgili olarak tarafların yapmış oldukları savunmalar
aşağıda aktarılmaktadır.
H.3.1. Ulusoy Deniz Taşımacılığı Tarafından Yapılan Savunmalar 530
Ulusoy’un savunmalarında Selçuk-K gemisinin satışı ile ilgili olarak alıcıya
rekabet yasağı getirilmesinin sebebinin, sözleşme konusu geminin satıştan
önce aynı hatta çalışıyor olması nedeniyle Ulusoy Deniz’e ait olduğu tüm
müşteriler tarafından bilinmesi, sadece isim değiştirilse bile, geminin halen
Ulusoy Deniz’e ait olduğu zannı oluşabileceği, bunun da Ulusoy aleyhine
haksız rekabet teşkil edeceğinin düşünülmesi olduğu, gemiyi devralan şirketin
ticaret unvanının gemiyi devreden şirketin unvanına çok benzemekte
olmasının bu düşünceyi kuvvetlendirdiği ifade edilmektedir.
540
Teşebbüsün savunmasında aradan geçen süre sonucunda, geminin bu hatta
çalışmasının Ulusoy Deniz açısından bir sorun doğurmayacağı kanaatine
ulaşıldığı ifade edilmiştir. Bu nedenle rekabet yasağının 24.12.2004 tarihi
itibariyle Ulusoy Deniz’in kendi isteğiyle kaldırıldığı ve durumun muhataba bir
noter ihbarnamesi ile tebliğ edildiği ifade edilmektedir.
Ulusoy Deniz’in ikinci yazılı savunmasında yer alan iddialar ve bu iddalara
ilişkin değerlendirmeler aşağıdadır:
H.3.1.1. “Anlaşma ile Getirilen Ters Rekabet Yasağının Yan Sınırlama
Sayılması Gerektiği” Yolundaki Savunma: 550
Ulusoy Deniz vekili, soruşturma konusu rekabet yasağının yan sınırlama
sayılması gerektiğine delil olarak, öncelikle Rekabet Uzmanı Cenk
GÜLERGÜN tarafından hazırlanan uzmanlık tezinde, Desai adlı rekabet
hukukçusunun “AT Rekabet Hukukunda Ters Rekabet Yasakları”1 başlıklı
makalesinden yapılan alıntıya atıf yapmaktadır. Bu alıntıda;
“ters rekabet yasaklarının makul sayılmasının küçük bir olasılıkla, satıcının
devretmediği faaliyetler ile devredilen faaliyetlerin yakından ilgili olması
halinde söz konusu olabileceği”
ifadeleri yer almaktadır. Ancak, ek görüşte ayrıntılı biçimde açıklandığı üzere
bu savunma argümanı, taraf vekilinin anılan makaleden eksik bir alıntı yapmış 560
olmasından kaynaklanmıştır. Makalenin bütünüyle incelendiği ek görüşte,
anılan makalenin savunmayı destekleyen bir argüman içermediği sarih
biçimde ortaya konmuştur.
1 ECLR,Cilt 18,sayfa: 178-181
05-69/959-260
14
Ulusoy Deniz vekilinin bu savunma başlığındaki ikinci delili; DuPont (SATICI)
adlı teşebbüse ait olan Invista Inc. adlı iştirakin Koch (ALICI) adlı teşebbüs
tarafından devralınması ile ilgili olarak verilen, 26.2.2004 tarihli ve 04-17/149-
32 sayılı Kurul kararında yer alan, “ters rekabet yasağı” ile ilgili ifadelerdir. Bu
savunma argümanının, anılan Kurul kararındaki bir yazım yanlışından
kaynaklandığı ek görüşte ayrıntılı biçimde izah edilerek savunma
karşılanmıştır. 570
Ulusoy Deniz vekilinin savunmasına dayanak yaptığı bir diğer Kurul kararı ise
17.7.2003 tarihli ve 03-51/577-253 sayılı karardır. Bu karar Unikom adlı
teşebbüsün SEEF Holdings tarafından devralınmasına ilişkindir. Bu kararda
atıf yapılan kısım aşağıda yer almaktadır:
"Rekabet Etmeme Sözlesmesi"nin 4.1. maddesi ile Unikom ve Alıcı Grubu'nun
üyelerinin, devredilen markalar olan "Sırma", "Yudum" ve "Özüm-Yudum'dan"
markalarını kullanarak zeytinyagı ya da margarin ürünlerinin dogrudan veya
dolaylı olarak üretimini, pazarlamasını, satısını ve/veya dagıtımını
yapmayacakları düzenlenmistir.
Bu düzenlemenin devamında yer alan 4.2. maddede ise; Unikom'un ve Alıcı 580
Grubu'nun diger üyelerinin zeytinyagı ve margarin ürünlerini söz konusu
markalardan tamamen farklı olan herhangi bir marka altında üretmesi
pazarlaması ve satması ile bu ürünlerden farklı olan ürünleri söz konusu
markalar altında üretmesinin, pazarlamasının ve satmasının serbest oldugu
vurgulanmaktadır.
İlgili maddelerden, Unikom ve alıcının sayılan markaları kullanmaksızın
zeytinyağı ya da margarin alanlarında faaliyet göstermekte serbest olduğu
anlasılmaktadır. Dolayısıyla yukarıdaki düzenlemeler çerçevesinde alıcının
belli bir faaliyette bulunmama yükümlülügü altına girmediği, devralma islemi
çerçevesinde kendisine devredilen markaları belli bir konuda kullanmamayı 590
kabul ettigi anlasılmaktadır. Unikom ve alıcı grubunun söz konusu markaları
kullanmaksızın zeytinyağı ve margarin alanında faaliyet göstermesinin önünde
herhangi bir engel olmadıgı dikkate alınarak, sözlesmenin 4.1. maddesi ile
getirilen düzenlemenin alıcıya getirilmis bir rekabet yasağı, diger bir deyisle
ters rekabet yasağı niteliginde olmadıgı sonucuna ulaşılmıştır.”
Karardan alıntı yapılan son cümleden de anlaşılacağı üzere Kurul bu dosyada
incelenen sınırlamanın, alıcının rekabetini önlemediğini, sadece belirli
markaların korunmasına yönelik bir tedbir niteliğinde olduğunu dikkate alarak,
olayda ters rekabet yasağı, hatta rekabet yasağı bulunmadığını kabul etmiştir.
Karadeniz Ltd. Ile Ulusoy Deniz’e yönelik soruşturmada ise alıcıya getirilen bir 600
ters rekabet yasağı bulunmaktadır. Ulusoy Deniz vekili, daha önce ilk yazılı
savunmada ve soruşturma raporunda yer alan savunmayı tekrarlayarak, söz
konusu rekabet yasağının, herhangi bir karışıklığa ya da iltibasa yol açılarak
haksız rekabet yapılmasını veya oluşabilecek bir deniz kazasında satıcının
ticari itibarının zarar görmesini önlemek maksadı ile düzenlendiğini, bu
yönüyle de Unilever vakası ile bu dosyanın benzerlik taşıdığını öne
sürmektedir. Oysa, soruşturma konusu rekabet yasağında; “Selçuk K
Gemisine ait satış anlaşmasının 15. Maddesine göre, (ALICI) hiçbir şekilde
05-69/959-260
15
M/V Selçuk K Gemisi ile veya aynı gemi ile başka bir isim altında Samsun
limanlarından Rusya’ya ait limanlara ve Rusya Limanlarından Samsun 610
Limanlarına sefer/taşıma yapmayacaktır” ifadeleri yer almaktadır. Unilever
vakasında ise belirtilenlerin dışında başka markalar altında faaliyet serbest
bırakılmıştır. Gerçekten ticari itibarın korunması amaçlansa idi, Selçuk-K’nın
kıçındaki ya da bacasındaki her türlü işaret ve amblemlerin silinmesi ve
Selçuk-K isminin değiştirilmesi şartı ile faaliyete izin verilmesi yeterli
olabilecektir. Bu nedenle, satıcının devrettiği faaliyeti ile devam ettiği
faaliyetinin birbiri ile sıkıca ilişkili olması halinde, ters rekabet yasağının makul
bulunabileceği düşüncesi bir an için kabul edilse bile, sınırlamanın “makul ve
orantılı olma” şartını taşımadığından yine yan sınırlama sayılamayacaktır. Bu
konu ile bağlantılı olarak, soruşturma konusu ters rekabet yasağının belirli ve 620
makul bir süreye bağlanmamış, diğer deyişle sınırsız süreli olduğu
unutulmamalıdır.
H.3.1.2. “Söz Konusu Sınırlamanın Hiç Uygulanmadığı” Yolundaki
Savunma:
Cezai şartın icra edilmemiş olması ve Rekabet Kurumu tarafından soruşturma
açıldığının tebliğ edilmesi üzerine rekabet yasağı maddesinin Ulusoy
tarafından yürürlükten kaldırılmış olması, 16’ncı maddenin ikinci fıkrası
çerçevesinde ceza takdir edilirken, aynı maddenin dördüncü fıkrası gereğince
hafifletici sebep olarak Kurul tarafından göz önünde bulundurulmuştur.
H.3.1.3. “Anlaşmanın Yapıldığı Tarihte Rekabet Kurulu’nun Yan 630
Sınırlama Konusunda Aydınlatıcı İçtihadının Henüz Bulunmadığı”
Yolundaki Savunma:
Ulusoy vekili bu başlık altındaki savunmasında, Rekabet Kurulu’nun yan
sınırlamalar hakkında yol görterici nitelikte kararlarını 1998 yılından itibaren
almaya başladığını, bu kararlarda ise yan sınırlamanın süresi ile ilgili
birbirinden farklı kararlar verdiğini, dolayısıyla henüz Kurul’un bile net bir
politika saptayamadığı tarihlerde imzalanan satış anlaşmasında, tarafların
hata yapmasının kaçınılmaz olduğunu ifade etmektedir. Öncelikle örnek
gösterilen kararlardan hiçbiri, bir ters rekabet yasağına ilişkin değildir. Kurul bu
kararlarında, normal rekabet yasaklarını inceleyerek, süreler hakkında farklı 640
kararlar vermiştir. Bu kararların hiçbirinde ters rekabet yasağı Kurul tarafından
yan sınırlama olarak nitelendirilmemiştir. Meselenin ikinci boyutu ise, bu
kararların hiçbirinde Kurul, inceleme konusu olayda olduğu gibi sınırsız süreli
bir sınırlamaya cevaz vermemiştir.
H.3.2. Karadeniz Ltd. Tarafından Yapılan Savunma
Teşebbüsün ilk yazılı savunmasında Karadeniz Ltd’in bizzat rekabet engeli
olarak ortaya çıkan durumu 2 ayrı dilekçe ile Rekabet Kurumu’na bildirdiği, bu
durumun, teşebbüslerinin Rekabet Kanunu ve ilgili mevzuatın öngördüğü 650
biçimde adil rekabeti engellemeyecek bir irade içinde olduğunun açık kanıtı
05-69/959-260
16
olduğu ifade edilmektedir. Teşebbüsün savunmalarında aşağıdaki ifadeler yer
almaktadır:
“Selçuk-K adlı Ro Ro gemisini satın aldığımız dönemde, faaliyetimiz tamamen
Trabzon-Sochi hattında gerçekleşmekteydi. Taahhütnamenin Rekabet
Kanunu’nun ihlali anlamı taşıdığı hususu bilgimiz dairesinde olmadığı gibi, o
dönemde Trabzon Limanın’da yığılı olan narenciye yükünün Ulusoy
grubundan, gemiyi hızla satın alarak ihracatçıların hizmetine sunmayı gerekli
kılmakta idi. Bu çerçevede, geminin o tarihte alınıp sefere sokulması bir 660
gereklilik arz ederken, aynı tarihte fiilen, Ulusoy grubu ile aynı hatlarda faaliyet
göstermemiz ve bir rekabet etmeme durumu bir pazar paylaşımı iradesinden
kaynaklanmamakta, tamamen, o tarihteki operasyon özelliklerimizle ilgili
somut bir durum olarak gerçekleşmekte idi. Ancak, tüm bu somut verilere
rağmen; Ulusoy grubunun ısrarlı tavrı çerçevesinde, Kurumunuzca inceleme
konusu kılınan taahhütname tanzim edilmiştir. Taahhütnamenin imzalanarak
geminin şirketimizce satın alındığı dönemde şirketimizin Trabzon-Sochi hattı
dışında bir hatta faaliyet gösterme projesinin olmaması, o dönemde, fiilen, bir
rekabet etmeme ve pazara girmeme sonucu doğurmamıştır. Ancak, son
dönemde Trabzon-Sochi hattının ekonomik olarak verimsiz hale gelmesinin 670
ardından, şirketimizin Samsun’daki ihracat ve ithalatçıların şikayet ve
taleplerini de dikkate alarak) Samsun-Novorossisyk hattına yönelmesi ile
birlikte, 2004 yılında, vaki şikayetimizin olduğu dönemde, Ulusoy grubu, şifahi
olarak taahhütnameden kaynaklanan haklarını kullanacağını tarafımıza
bildirmiş bulunmaktadır. İnancımız bu taahhütnamenin Rekabet Kanunu’nun
56. Maddesi uyarınca hükümsüz olduğu yönündedir.
Öte yandan, şirketimiz, tam ve adil rekabet koşullarının eksiksiz yürütülmesi
iradesi içinde olup; vaki iki şikayetimizde de yer aldığı üzere, Ulusoy grubunun
imzalanmasını şirketimize dayatmış bulunduğu taahhütname, esasen, 680
müzayaka altında bulunduğumuz koşullarda, Ulusoy grubuna nazaran çok
daha küçük bir yapıya sahip olan şirketimizin Samsun-Novorossisyk
pazarında girmesini önlemeye yönelik, yani şirketimizin hak ve menfaatlerine
zarar verici bir düzenlemedir. Şirketimizin 21 Eylül ve 28 Eylül tarihinde
Kuruma yaptığı başvuruların da bu çerçevede değerlendirilmesi gerekir
kanısındayız. Şirketimizin Rekabet Kanunu’nun gereklerine tam uymak
suretiyle ticari faaliyetlerini sürdürme iradesi içinde olduğu, piyasa paylaşımı
anlamına gelecek ve/veya rekabeti ortadan kaldıracak bir işbirliğine
girişmediği, rekabeti engellemeye ve pazara yeni şirket girişinde engel olmaya
yönelik işlem ve eylemlerin tek yanlı olarak Ulusoy grubundan geldiği ve 690
pazardaki egemenliklerini Kurumca da bilindiği üzere şikayet konusu
kıldığımız gibi kullandıklarına ilişkin tüm doneler Kurumunuz yed’indedir.
Şirketimizin Rekabet Mevzuatının gereklerini ihlal etmediği, Rekabet
Mevzuatının ihlali anlamına gelecek bir durumunun tespiti halinde, bu
durumun, münhasıran Ulusoy grubunun işlem ve eylemlerinden
kaynaklandığını ve şirketimizin de bu işlem ve eylemlerinin zarar göreni
konumunda olduğunu kaydetmenizi saygı ile arz ve istirham ederim.”
Teşebüs, yukarıda aktarılan birinci yazılı savunmasına ek bir yazılı savunma
yapmamıştır. Sözlü savunma toplantısında da teşebbüs temsilcisi tarafından,
05-69/959-260
17
yukarıda aktarılanlara ek olarak yeni herhangi bir bilgi, belge ya da görüş 700
ortaya konulmamıştır. Söz konusu rekabet yasağının teşebbüse herhangi bir
yarar sağlamadığı ve teşebbüsün Rekabet Kurumu’na başvuran taraf olması
hususları ceza takdirinde hafifletici sebepler olarak kullanılmıştır.
I. GEREKÇE VE HUKUKİ DAYANAK
I.1. Selçuk-K Gemisi’ne İlişkin Satış Anlaşmasının Rekabet Hukuku
Bakımından Değerlendirilmesi
Karadeniz Ltd adlı teşebbüs Selçuk-K gemisini Ulusoy’dan satın alarak 710
Trabzon-Sochi hattında Ro-Ro hizmeti vermek amacıyla kurulmuştur. Bir ya
da iki Ro-Ro gemisi işletmek üzere ayrı tüzel kişiliklerin oluşturulması,
sektörde sıkça karşılaşılan bir durumdur. Bu bakımdan, Karadeniz Ltd’nin tek
bir geminin devralınması ve işletilmesi amacıyla kurulmuş olması pazarın
özelliklerine uygun bir durumdur. Ro-Ro faaliyetinin yürütülmesi bakımından
en temel üretim unsuru bir Ro-Ro gemisidir. Karadeniz Ltd., Selçuk-K gemisini
devralarak, amaçlarını gerçekleştirmek üzere yeterli malvarlığına sahip olmuş
ve faaliyete başlamıştır. Bu nedenle, tek bir geminin devrini konu alan
inceleme konusu anlaşma, rekabet hukuku bakımından alelade bir satış
anlaşması olarak değil bir devralma işlemi olarak değerlendirilmektedir. 720
Nitekim 97/1 sayılı “Rekabet Kurulu’ndan İzin Alınması Gereken Birleşme ve
Devralmalar Hakkında Tebliğ”in “Birleşme veya Devralma Sayılan Haller”
başlıklı 2’nci maddesinin (b) bendine göre “Herhangi bir teşebbüsün ya da
kişinin diğer bir teşebbüsün malvarlığını … devralması”, rekabet hukuku
anlamında bir devralma sayılmıştır.
Karadeniz Ltd, inceleme konusu devralmayı gerçekleştirmek üzere yeni
kurulmuş bir teşebbüs olduğundan, ilgili pazarda devralma tarihi itibariyle
gerçekleşmiş bir pazar payı veya cirosundan söz edilememektedir. Diğer
taraftan devreden taraf olan Ulusoy Deniz Taşımacılığı’nın dahil olduğu 730
Ulusoy Grubu’nun ilgili devralma tarihi itibariyle ilgili pazarda sahip olduğu
pazar payı, 1997/1 sayılı Tebliğ’in 4. maddesinde öngörülen %25’lik eşiğin
üstünde olduğundan, 2000 yılının Eylül ayında gerçekleşen ve Kurumumuza
bildirimi yapılmayan işlem 97/1 sayılı Tebliğ kapsamında izne tabi bir işlemdir.
Öte yandan işlemde devralan konumunda bulunan Karadeniz Ltd’nin devir
tarihinde ilgili pazarda faaliyeti bulunmaması nedeniyle işlemin bir hakim
durum yaratılması ya da güçlendirilmesi söz konusu bulunmadığından, devir
işlemine 4054 sayılı Kanun’un 11’inci maddesinin (a) bendi uyarınca izin
verilebilecektir. Devir işlemine ilişkin olarak bildirim yapılmamış olması
hususuna ilişkin olarak ise, 4054 sayılı Kanun’un 19’uncu maddesinin (a) 740
bendinde öngörülen 3 yıllık zaman aşımı süresinin geçmiş olması nedeniyle
Kanun’un 11’inci maddesinin (a) bendi uyarınca her hangi bir para cezası
uygulanması mümkün değildir.
Soruşturma konusu bakımından devri gerçekleştiren satış anlaşmasının
15’inci maddesi ve eki taahhütnamede yer alan rekabet yasağının yan
05-69/959-260
18
sınırlama sayılıp sayılamayacağı hususunun ayrıca değerlendirilmesine
ihtiyaç vardır. Aşağıda buna ilişkin değerlendirmeye yer verilmiştir.
I.1.1.Yan Sınırlamalar ve Rekabet Yasakları
I.1.1.1. Yan Sınırlama Unsurları 750
Birleşme-devralmalarla birlikte getirilen düzenlemelerin, yan sınırlama
sayılması için taraflar açısından kısıtlayıcı, yoğunlaşmayla doğrudan ilgili,
işlemin yürütülmesi için gerekli, kapsamının belirli ve sınırlı olması
gerekmektedir. İşlemle doğrudan ilgili ve gerekli olmayan veya gerekli olandan
daha kısıtlayıcı düzenlemeler yan sınırlama sayılmamakta, 4054 sayılı
Kanun’un 4 ve 6’ncı maddeleri karşısında incelenebilmektedir. Bu unsurların
değerlendirilmesi sırasında düzenlemenin niteliği, pazar üzerindeki etkisi ve
daha az kısıtlayıcı alternatiflerin var olup olmadığı dikkate alınmaktadır.
a) Sınırlama 760
Kendi hareket özgürlüklerini sınırlamak üzere işlem taraflarınca kararlaştırılan
ve üçüncü kişilerin zararına olmayan kısıtlamalar yan sınırlama
sayılabilecektir. İşlemden bağımsız incelendiğinde 4054 sayılı Kanun’un
4’üncü veya 6’ncı maddeleri anlamında ihlal doğurucu bulunabilecek
kısıtlamalar yan sınırlama kuralı çerçevesinde tartışılabilecektir.
b) Doğrudan İlgili Olma
Yan sınırlama unsurlarından biri de kısıtlamanın anlaşma konusu işlemin
gerçekleştirilmesiyle doğrudan ilgili olmasıdır. Buna göre doğrudan ilgili olma
şartı, sınırlamanın işlemin yürütülmesine katkıda bulunması, ancak işlemin
temel amacının gerisinde kalması ve işlemden kaynaklanan sonuçlardan 770
nitelik olarak büyük farklılık arz edecek kadar önemli olmaması anlamını
taşımaktadır.
Bu noktada, asli unsur-yan sınırlama ayrımını açıklayacak bir ayrıma gitmek
mümkündür: Asli unsurlar yoğunlaşmalar için her zaman ve her koşulda
gerekli kurucu düzenlemelerken, yan sınırlamalar işlem özelinde gerekli
kısıtlamalardır. Örneğin kontrolün el değiştirmesi devralmanın hukuki tanımını
oluşturan olmazsa olmaz koşuluyken, rekabet yasağı bazı devralmaların etki
doğurabilmesi için gereklidir. Bunun yanında, bu tanımın sonucu olarak ikinci
bir ayrım yapılabilecektir. Şöyle ki, yan sınırlamalar gerekli olandan daha 780
kısıtlayıcı olamayacağından kapsam ve süresi yönüyle sınırlıyken, asli
unsurlar kalıcıdır. Söz gelişi, satıcıya malvarlığı devredildiğinde, kurucu unsur
olan malvarlığı transferinin süresi tartışılmayacak; ortak girişimin ana
teşebbüslerden birinin dağıtım ağından faydalanabilecek olması ise, başlangıç
süresiyle sınırlı tutulacaktır.
c) Gerekli ve Orantılı Olma
Kısıtlamaların, yan sınırlama sayılmasının diğer bir koşulu işlemin yaşama
geçirilmesi için gerekli olmasıdır. Sınırlamaların gerekli olması, bunların 790
yokluğunda işlemin yürütülememesini veya daha belirsiz koşullar altında, çok
05-69/959-260
19
daha yüksek maliyetlerle ve uzun sürede ya da epeyce az başarı olasılığıyla
gerçekleştirilebilmesini ifade etmektedir.
d) Diğer Koşullar
Temel koşullar dışında kalan koşullardan ilki, yan sınırlama kabul edilmesi
beklenen düzenlemelerin Rekabet Kurumu’na bildirilmesidir. Ayrıca,
kısıtlamaların neden işlemin yaşama geçirilmesiyle doğrudan ilgili ve gerekli
olduğunun (bunların yokluğunda önemli zorluklarla yürütülebileceğinin) 800
açıklanması gerekmektedir. Özetle, kısıtlamaların yan sınırlama niteliğinde
olduğunun ispat yükü bildirimde bulunanlara aittir.
Diğer taraftan, yan sınırlama sayılması talep edilen düzenlemelerin niteliğinin
ve kapsamının belirli olması gerekmektedir. Buradaki temel endişe, süresi ve
kapsamı belirsiz düzenlemelerin amacı aşan ve sınırsız uygulamalara yol
açabilecek oluşundan kaynaklanmaktadır.
I.1.1.2. Bir Yan Sınırlama Türü Olarak Rekabet Yasağı
810
Rekabet yasakları, bir teşebbüsün tamamen ya da kısmen ya da sadece belli
bir malvarlığının devredildiği hallerde, alıcının korunması için satıcıya getirilen
yasaklardır. Devralmalarda satıcıya rekabet yasağı getirilmesindeki amaç,
maddi varlıklar ile satıcının geliştirdiği ticari itibar ve know-how gibi maddi
olmayan varlıkların tüm değeriyle alıcıya geçmesini sağlamaktır. Buna göre,
rekabet yasağı yalnızca işlemin gerçekleştirilmesiyle doğrudan ilgili değil, aynı
zamanda işlemin gerçekleştirilmesi için gerekli olmalıdır. Çünkü işleme konu
malvarlığının tüm değeriyle devralınması için, alıcının müşteri bağımlılığını
kazanabileceği ve devraldığı malvarlığından tam anlamıyla yararlanabileceği
ölçüde ve sürede satıcının rekabetçi davranışlarından korunması ihtiyacı 820
vardır. Rekabet yasağının yokluğunda satıcı eski müşterilerini
çekebileceğinden, alıcı devralmayı gerçekleştirmekte isteksiz
davranabilecektir. Bu nedenle rekabet yasağı satışın istenen sonucu
doğurması noktasında olumlu etkiye sahip olabilmektedir. Rekabet yasağı,
süre ve kapsam yönüyle gerekli olandan daha kısıtlayıcı olmamalıdır.
Yukarıda yer verilen temel prensibin aksine, alıcı yerine satıcının korunmasına
yönelik düzenlemeler yan sınırlama sayılmayıp 4054 sayılı Kanun’un 4 ve
6’ncı maddeleri kapsamında değerlendirilebilecektir.
830
I.1.1.3. Dosya Konusu Rekabet Yasağı Hakkında Değerlendirme
Soruşturmaya konu olan rekabet yasağı, Ulusoy ile Karadeniz Ltd. arasında
22.9.2000 tarihinde akdedilen ve Selçuk-K adlı Ro-Ro gemisinin satışını konu
alan anlaşmanın 15’inci maddesinde ve bu maddeye ek olarak 25.9.2000
tarihinde alıcı tarafından satıcıya verilen taahhütnamede düzenlenmiştir. Bu
anlaşmada Ulusoy satıcı, Karadeniz Ltd ise alıcı konumundadır. Anlaşmanın
15’inci maddesinin metni aşağıdaki gibidir:
05-69/959-260
20
“Alıcı hiçbir şekilde Samsun Limanı’ndan Rusya limanlarına sefer 840
yapmayacaktır ve bu konuda taahhütname verecektir.”
Bu madde gereğince alıcının verdiği taahhütnamenin metni ise aşağıdaki
gibidir:
“22.9.2000 tarihli Selçuk-K gemisine ait satış anlaşmasının 15’inci
maddesine göre hiçbir şekilde Selçuk-K gemisi ile veya aynı gemi ile
başka isim altında Samsun limanlarından Rusya’ya ait limanlara ve
Rusya limanlarından Samsun limanlarına sefer/taşıma
yapmayacağımızı, herhangi bir nedenle böyle bir sefer/taşıma
yapılması halinde 1.000.000.$ ödemeyi taahhüt ederiz.”
850
Soruşturma konusu olay, satıcı tarafından alıcıya getirilmiş olan bir “ters
rekabet yasağı”dır. Bu madde, Rekabet Kurulu’nun 24.11.2004 tarihli
soruşturma tebligatı taraflara iletildikten sonra Ulusoy’un Karadeniz Ltd’e noter
marifetiyle 24.12.2004 tarihinde söz konusu rekabet yasağının artık geçerli
olmadığını ihbar etmesine kadar yürürlükte kalmıştır. Karadeniz Ltd’nin konu
hakkındaki şikayet dilekçesi Kurum’a intikal edinceye kadar taraflardan,
Selçuk-K’nın devri ve rekabet yasağının yan sınırlama sayılması konusunda
Kurumumuza herhangi bir bildirimde bulunulmamıştır. Oysa satış
anlaşmasının içerdiği rekabet yasağı 4054 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesi
kapsamına girdiğinden, aynı Kanun’un 10’uncu maddesi gereğince, 860
anlaşmanın yapıldığı tarihten itibaren 1 ay içerisinde Kurul’a bildirilmiş olması
gerekmektedir.
Gerek taraflarca gönderilen birinci yazılı savunmalardan gerekse yapılan
yerinde incelemeler sırasındaki tutanaklarda, inceleme konusu madde ve eki
taahhütnamenin, satıcının talebi ve gemi devir işleminin şartı olarak koşması
sebebiyle düzenlendiği anlaşılmaktadır. Konu Ulusoy’un ilk yazılı
savunmasında aşağıdaki cümlelerle açıklanmaktadır:
“Böyle bir hükmün getirilmesinin sebebi, sözleşme konusu geminin 870
satıştan önce aynı hatta (Samsun hattı kastediliyor) çalışıyor olması
nedeniyle Ulusoy Deniz Taşımacılığı’na ait olduğu tüm müşteriler
tarafından bilinmesinden kaynaklanmaktadır. Sadece isim değiştirilse
bile geminin halen Ulusoy’a ait olduğu zannı oluşabileceği, bunun da
Ulusoy aleyhine haksız rekabet teşkil edeceği düşünülmüştür. Gemiyi
devralan şirketin ticaret ünvanının devreden şirketin ünvanına çok
benzemekte olması bu düşünceyi kuvvetlendirmiştir.”
Alıcı ise söz konusu rekabet yasağının hangi koşullar altında ve hangi
gerekçe ile imzalandığını, birinci yazılı savunmasında aşağıdaki sözlerle izah
etmektedir: 880
“Selçuk-K gemisini aldığımız dönemde şirketimizin faaliyeti tamamen
Trabzon-Socchi hattında gerçekleşmekte idi. O dönemde Trabzon
Limanı’nda yığılı olan narenciye yükü, Ulusoy Grubu’ndan gemiyi hızla
satın alarak ihracatçılarımızın hizmetine sunmayı gerekli kılmakta idi.
05-69/959-260
21
Bu esnada Ulusoy ile ayrı hatta faaliyette bulunduğumuzdan, rekabet
etmemiz zaten söz konusu değildi. Önemle belirtmek isteriz ki rekabet
etmeme yükümlülüğü pazar paylaşma iradesinden kaynaklanmamakta,
tamamen o tarihteki operasyonel özelliklerimizle ilgili somut bir durum
olarak gerçekleşmekte idi. Ancak tüm somut verilere rağmen,
Ulusoy’un ısrarlı tavrı neticesinde inceleme konusu taahhütname 890
tanzim edilmiştir.”
Yapılan değerlendirme neticesinde, söz konusu rekabet yasağının herhangi
bir isim benzerliğinden kaynaklanabilecek haksız rekabeti önlemekten öte,
satıcının kendi faaliyetini yürüttüğü coğrafi pazara, yakın gelecekte vuku
bulacak yeni bir girişi engelleme içgüdüsü ile satıcı tarafından anlaşmaya
dahil edildiği kanaati oluşmuştur. Rekabet yasağının düzenlendiği madde
metni ve taahhütname metni incelendiğinde, satışa konu geminin başka isim
altında dahi hatta faaliyette bulunmasının mümkün olmadığı görülmektedir.
Taahhütnamede yer alan “hiçbir şekilde Selçuk-K gemisi ile veya aynı gemi ile 900
başka isim altında” ifadesi ve 15’inci maddedeki “Alıcı hiçbir şekilde Samsun
Limanı’ndan Rusya limanlarına sefer yapmayacaktır” ifadeleri satıcının
korumaya çalıştığı menfaati ortaya koymaktadır. Bu nedenle Ulusoy’un ilk
yazılı savunmasında öne sürdüğü “haksız rekabeti önleme” gerekçesi geçerli
bir savunma olarak değerlendirilmemiştir.
Ülkemizde varolan ve kısaca “ekonominin piyasa dinamiklerine dayalı olarak
yönlendirildiği ekonomik düzen” olarak tanımlanabilen piyasa ekonomisinde,
piyasa işlerliğinin sağlanması ve korunması için uygulanan politikanın temel
ve merkezi unsuru rekabettir. Rekabet yasakları ise, rekabetin korunması 910
amacıyla çıkarılmış olan 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında
Kanun’un 4’üncü maddesinde yasaklanmış konular arasında yer almaktadır.
Dosya konusu anlaşmanın 15’inci maddesinde düzenlenen ve anılan
taahhütname ile cezai şarta bağlanarak pekiştirilen rekabet yasağı, amacı
bakımından alıcının Samsun-Rusya hattına girerek rekabet etmesini önleyici
niteliktedir. Oysa rekabetin varolabilmesi için piyasa yapılarının aldığı şekil
önemlidir. Piyasanın yeni girişlere açık tutulmasını sağlayacak yapıda olması
esastır. Giriş engellerinin olduğu piyasalarda rekabet azalma ve yok olma
eğilimi gösterir. Bu sürecin sonunda yoğunlaşma ve tekelleşmeler ortaya 920
çıkar. Rekabet düzeni ise pazara giriş engellerini ortadan kaldırarak küçük
işletmelerin korunmasına yardımcı olmaktadır. 4054 sayılı Kanun’un 4’üncü
maddesi, giriş engellerini ortadan kaldırma amacına hizmet eden maddelerin
başında gelmektedir. Bu maddenin (b) bendinde “Mal veya hizmet
piyasalarının bölüşülmesi ile her türlü piyasa kaynaklarının veya unsurlarının
paylaşılması ya da kontrolü”, aynı maddenin (d) bendinde ise “Rakip
teşebbüslerin faaliyetlerinin zorlaştırılması, kısıtlanması veya piyasada faaliyet
gösteren teşebbüslerin boykot ya da diğer davranışlarla piyasa dışına
çıkartılması yahut piyasaya yeni gireceklerin engellenmesi” yasaklanan fiiller
arasında sayılmıştır. Akdedilen anlaşmada yer alan rekabet yasağı, bu iki 930
bendde yasaklanmış bulunan “piyasanın paylaşılması” ve “yeni girişlerin
zorlaştırılması” fiilleriyle benzerlik göstermektedir. Karadeniz Ltd’nin
anlaşmanın imza tarihinde Samsun hattına girmeyi planlamamış olması, söz
konusu rekabet yasağının amacı bakımından 4054 sayılı Kanun’un 4’üncü
05-69/959-260
22
maddesini ihlal eder niteliğini değiştirmemektedir. Zira alıcının Samsun hattına
kısa vadede girmeyeceği ve gemiyi ne amaçla satın aldığı, satıcının bilgisi
dahilindedir. Bu nedenle satıcının maksadı, Samsun hattına gelecekte vuku
bulacak girişi önlemektir.
Yapılan yerinde incelemeler ve savunmaları kapsayan değerlendirmede, 940
inceleme konusu anlaşmada rekabet yasağına imza koyan tarafların, rekabet
yasağının anlaşmada yer alıp almaması noktasındaki irade serbestliği
bakımından eşit durumda olmadıkları kanaati hasıl olmuştur. Kararın önceki
bölümlerinde geniş biçimde yer verilen bilgilerden, anlaşmanın imzası
esnasında Karadeniz Ltd’nin, Trabzon hattında oluşan talebi karşılamak
maksadıyla bir an evvel faaliyete başlamak kaygısı içinde bulunduğu sonucu
çıkarılmaktadır. Diğer yandan, AB rekabet hukuku içtihadında da kabul edildiği
üzere ters rekabet yasakları zaten doğaları itibariyle alıcının bir menfaatinin
bulunmadığı, satıcıyı korumak için tesis edilen yasaklardır. Rekabet
otoritelerince fark edilmeleri de çoğu kez alıcının başvurusu sayesinde 950
gerçekleşmektedir. İnceleme konusu dosya bakımından da durum farklılık arz
etmemektedir. Bu nedenle, inceleme konusu dosyadaki rekabet yasağının
alışılagelmiş (alıcıya getirilen) türden olmayıp ters rekabet yasağı olması,
doğası gereği alıcıya hiçbir yarar sağlamayan niteliği ve alıcının Rekabet
Kurumu’na başvuran taraf olması gibi unsurlar, ceza takdirinde hafifletici
unsurlar olarak değerlendirilmelidirler.
Inceleme konusu rekabet yasağı her ne kadar 24.12.2004 tarihine kadar
yürürlükte kalmış ve bu süre içerisinde Selçuk-K gemisi Samsun hattından
birkaç defa sefer yapmış ise de, taahhütnamede belirlenen cezai şart Ulusoy 960
tarafından hiçbir zaman icra edilmemiştir.
Cezai şartın icra edilmemiş olması ve Rekabet Kurumu tarafından soruşturma
açıldığının tebliğ edilmesi üzerine rekabet yasağı maddesinin Ulusoy
tarafından tek taraflı olarak yürürlükten kaldırılmış olması, 16’ncı maddenin
ikinci fıkrası çerçevesinde ceza takdir edilirken, aynı maddenin dördüncü
fıkrası gereğince hafifletici sebep olarak, diğer yandan Ulusoy Grubu’nun ilgili
ürün pazarında ülke genelindeki gücü ise ağırlatıcı sebep olarak
değerlendirilmesi gereken unsurlardır.
970
J. SONUÇ
Karadeniz Ro-Ro Taşımacılık Ticaret Ltd. Şti. tarafından Ulusoy Deniz
taşımacılığı A.Ş.’den satın alınan Selçuk-K gemisinin satış mukavelesinin
15’inci maddesinde yer alan hüküm ile geminin Samsun-Novorossky hattında
çalışmasının engellendiği iddiası üzerine 11.11.2004 tarih, 04-71/1030-M
sayılı Kurul kararı uyarınca yürütülen soruşturma ile ilgili olarak düzenlenen
Rapora, toplanan delillere ve incelenen dosya kapsamına göre;
1) Ulusoy Deniz Taşımacılığı A.Ş. tarafından Selçuk-K adlı Ro-Ro
gemisinin Karadeniz Ro-Ro Taşımacılık Ticaret Ltd. Şti’ne devri işleminin, 980
4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi ve 1997/1 sayılı Tebliğ hükümlerine göre
Rekabet Kurulu’nun iznine tabi olduğuna; ancak işlemin Rekabet Kurulu’nun
izni olmaksızın gerçekleştirildiğine,
05-69/959-260
23
2) Bununla birlikte 4054 sayılı Kanun’un 11. maddesinin (a) bendi
uyarınca işleme izin verilmesine,
3) Kanun’un aynı maddesi gereği, bildirim yükümlülüğünün yerine
getirilmemiş olmasından dolayı Kanun’un 16. maddesinin birinci fıkrası (c)
bendi uyarınca tatbik edilecek idari para cezasının, Kanun’un 19. maddesinin 990
birinci fıkrası (a) bendinde öngörülen üç yıllık zaman aşımı süresinin dolmuş
olması sebebiyle uygulanmasına imkan bulunmadığına,
4) Devir işlemine ilişkin satış anlaşmasının 15. maddesinde ve bu
maddeye ek olarak tanzim edilen taahhütnamede düzenlenmiş bulunan
rekabet yasağının satıcı lehine ve sınırsız süreli düzenlenmiş olması
sebebiyle, yan sınırlama sayılabilmesi için gerekli nitelikleri taşımadığına,
5) Bu nedenle, söz konusu hükmün 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi
kapsamında değerlendirilmesi neticesinde, tarafların anılan rekabet yasağının 1000
amacı itibarıyla 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiklerine,
6) (a) Karadeniz Ro-Ro Taşımacılık Ltd. Şti.’nin,
4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, alıcının
Rekabet Kurumu’na başvuran taraf olmasının hafifletici sebep olarak göz
önüne alınması sonucunda;
4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin ikinci fıkrası gereği (2005/3 sayılı Tebliğ
ile değişik 2005/2 sayılı Tebliğ’e göre) takdiren asgari ceza miktarı olan 5.800 1010
YTL idari para cezası ile cezalandırılmasına,
(b) Ulusoy Deniz Taşımacılığı A.Ş.’nin,
4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca
Taahhütname’de yer alan cezai şartın icra edilmemiş olması ve Rekabet
Kurumu tarafından soruşturma açıldığının tebliğ edilmesi üzerine rekabet
yasağı maddesinin Ulusoy Deniz Taşımacılığı A.Ş. tarafından yürürlükten
kaldırılması hususlarının hafifletici, şirketin pazardaki gücünün ağırlaştırıcı
sebepler olarak değerlendirilmesi sonucunda, 1020
4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin ikinci fıkrası gereği (………) oluşan gayri
safi gelirinin takdiren %5’i oranında olmak üzere 18,053,894,450 TL idari para
cezası ile cezalandırılmasına OYBİRLİĞİ ile,
Danıştay yolu açık olmak üzere karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy