Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2005-2-102 (İlk İnceleme)
Karar Sayısı : 05-70/973-269
Karar Tarihi : 20.10.2005
A- TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Mustafa PARLAK 10
Üyeler : Prof. Dr. Zühtü AYTAÇ, Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI,
Süreyya ÇAKIN, Mehmet Akif ERSİN
B- RAPORTÖR : Remzi Özge ARITÜRK
C.ŞİKAYET EDEN : -Erhan İletişim
Yeni Mah. Fevzi Paşa Cad. No:26 Tire/İZMİR
-Kurtça İletişim
Yeni Mah. Fevzi Paşa Cad. No:28 Tire/İZMİR
-Aktürk Telekom 20
Gümüşpala Cad. No: 26 Tire/İZMİR
-Bezcioğlu İletişim
Gümüşpala Cad. No: 67/A Tire/İZMİR
-Şık İletişim
Kurtuluş Mah. Gümüşpala Cad. No: 44 Tire/İZMİR
-Cem İletişim
Kurtuluş Mah. Türkocağı Cad. No:7 Tire/İZMİR
D.HAKKINDA
İLK İNCELEME
YAPILAN : Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş. kontörlü telefon 30
hizmetleri distribütörleri
E. DOSYA KONUSU : Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş. kontörlü telefon
hizmetleri distribütörlerinin perakende düzeyindeki müşterilerini 100’lük
kontör paketlerini 250’lik kontör paketleri ile birlikte satın almak zorunda
bıraktıkları iddiası.
F. İDDİALARIN ÖZETİ: Şikayet konusu, Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş.’nin
(Turkcell) kontörlü telefon hizmetleri distribütörlerinin, perakende düzeyinde
faaliyette bulunan teşebbüslere tek başına 100’lük kontör paketi vermediklerine, 40
teşebbüslerin distribütörler tarafından 1 paket 100’lük kontör alabilmek için 1,5
paket 250’lik kontör almak zorunda bırakıldıklarına; hatta gelecek dönemde bu
oranın 1 paket 100’lük kontör alabilmek için 3 paket 250’lik kontör alınması
gerekeceği yönünde daha da artacağının belirtildiğine, bu durum karşısında
05-70/973-269
2
teşebbüslerin 100’lük kontör talebini karşılayamadıkları ve bu konudaki sıkıntının
üst düzeye ulaştığına yönelik bir iddiadır.
G. DOSYA EVRELERİ: Kurum Başkanlık kayıtlarına 16.9.2005 tarih ve 636 sayı
ile giren başvuru üzerine yapılan ilk inceleme sonucunda düzenlenen 10.10.2005
tarih, 2005-02-102/İİ-05-RÖA sayılı İlk İnceleme Raporu, 14.10.2005 tarih, 50
REK.0.06.00.00-110/134 sayılı Başkanlık önergesi ile 05-70 sayılı Kurul
toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.
H. RAPORTÖRÜN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda; 100’lük kontör kartların tedarikinde
yaşanan sıkıntı temelli şikayet konusu eylemlerin, söz konusu kartların
üretimindeki teknik aksaklıkların Turkcell tarafından halihazırda giderilmiş olması
sonucunda şikayet edilen tedarikçiler bakımından daha fazla sürdürülebilir
olmaması, ilgili ürünün arz koşullarındaki sorunun ortadan kalkmasına bağlı olarak
ve bunu takiben ilgili ürüne ait arz miktarı ve fiyat başta olmak üzere piyasa
parametrelerinin şikayet öncesi düzeylerine aşamalı olarak ulaşacağı kanaatinde 60
olunması nedenleriyle, konu ile ilgili olarak önaraştırma yapılmasına ya da
doğrudan soruşturma açılmasına gerek olmadığı ifade edilmiştir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
Sayısal hücresel mobil telekomünikasyon hizmetlerinin sunumu, abonelerin
yararlandıkları bu hizmetin maliyetine katlanma ve bu hizmete erişim biçimleri
(özellikle zamanlama ölçütüne göre) açısından sonradan ödemeli (faturalı-
postpaid) ve ön ödemeli (faturasız-prepaid) olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. GSM
hizmetlerinin sonradan ödemeli-faturalı hatlar aracılığıyla gerçekleştirildiği 70
durumlarda abone, fatura dönemi olarak adlandırılan belirli bir dönem içerisinde
yararlandığı hizmetin bedelini söz konusu dönemin sonunda ödemekte ve abone
belirtilen dönem içerisinde istediği kadar konuşma yapabilmektedir. GSM
hizmetlerinin ön ödemeli hatlarda kontörlü kartlar aracılığıyla gerçekleştirildiği
durumlarda abone, belli bir konuşma ücretini peşin olarak ödemekte ve ödediği
kontör ücreti kadar konuşma yapabilmektedir.
Şikayet başvurusu ile ilgili olarak 2813 sayılı Telsiz Kanunu’nun 7. maddesi
uyarınca 22.9.2005 tarihli ve 3738 sayılı yazı ile Telekomünikasyon Kurumu’nun
görüşü talep edilmiş, Telekomünikasyon Kurumu’ndan alınan 27.9.2005 tarih ve
6842 sayılı cevap yazısında; 80
- Şikayet sahibi şirketlerin aynı zamanda Telekomünikasyon Kurumu’na da
aynı şikayetlerle başvuruda bulundukları ve bunun üzerine
Telekomünikasyon Kurumu tarafından 13.9.2005 tarihli ve 28148/14712
sayılı yazı ile Turkcell’den belirtilen iddialar hakkında bilgi talep edildiği ve
söz konusu şikayetin gerçek olduğu durumda bu sorunun ivedilikle
çözümlenmesi için gereğinin yapılmasının istendiği,
- Turkcell’in ise konu ile ilgili olarak, kontörlü kartların distribütörler kanalı ile
bayilere ve alt bayilere, bayiler ve alt bayiler aracılığıyla da gazete bayileri,
bakkallar, benzin istasyonları, süper marketler gibi diğer satış kanallarına
iletildiği, 90
05-70/973-269
3
- Abonelerin kontörü fiziksel ortamların yanı sıra sayısal ortamlardan da
temin edebilecekleri,
- Bununla birlikte Ağustos ayının ikinci yarısından itibaren 100’lük kontör
kartların üretiminde yaşanan birtakım teknik aksaklıklar nedeniyle bu kart
sayısında azalma yaşandığı, halihazırda bu aksaklıkların çözümlendiği ve
100’lük kontör kartların elden satışının yapıldığı noktalara yeter sayıda
dağıtımın yapıldığı şeklinde kendilerine yanıt verdiği,
- Bu çerçevede kart dağıtımında yaşanan sıkıntının çözülüp çözülmediği ve
uygulamada olabilecek diğer bazı problemlerin olup olmadığı konularında
şikayet sahibi şirketlerle temasa geçilmiş olup herhangi bir hususun 100
belirlenmesi halinde gerekli tedbirlerin alınması yoluna gidileceği
belirtilmiştir.
Şikayet konusu, bir işletmenin belli bir ürününün üretiminde yaşanan birtakım
teknik sorunlardan kaynaklanan arz sıkıntısının ortaya çıkması sonucunda, ilgili
ürüne yönelik tedarik zinciri üzerinde yer alan bazı teşebbüslerin, bulundukları
konumun avantajlarını kullanarak bu sıkıntının ortaya çıkardığı durumdan, ticari
yaşamda zaman zaman karşılaşıldığı üzere faydalanmaları yönünde tasarrufta
bulunmalarıdır.
Şikayete konu davranışların, söz konusu ürünün ilgili coğrafi pazarı olarak
tanımlanabilecek olan Türkiye Cumhuriyeti sınırlarının yalnızca belli bir bölgesinde 110
gerçekleşmiş olması, bu durumun tedarik zincirinin ilk veya ilk basamaklarında yer
alan ve sınırlı sayıdaki büyük çaplı teşebbüslerin benimsediği bir uygulama
olmadığını ortaya koymaktadır. Kaldı ki, belirtilen bölgede yer alan perakende
düzeyindeki teşebbüsler ve dolayısıyla son kullanıcılar için sıkıntıya neden olan bu
durumun, bu durumdan faydalanmakta olan ve perakende düzeyindeki
teşebbüslere göre tedarik zincirinin bir veya birkaç üst basamağındaki teşebbüsler
bakımından, ilgili ürünün üretimindeki teknik aksaklıkların halihazırda giderilmiş
olması ve dolayısıyla ilgili ürünün arzında yaşanacak artış nedeniyle sürdürülebilir
olmadığı açıktır. İlgili ürünün üretimindeki sorunların giderilmiş olmasının, tedarik
zinciri üzerinde kademeli olarak gerçekleşecek ve en sonunda nihai fiyata 120
yansıyacak şekilde, bu ürüne yönelik piyasadaki parametrelerin yeniden önceki
düzeylerine ulaşmasını sağlayacağı sonucuna ulaşılmıştır.
Ayrıca şikayete konu eylemlerin, yukarıda anılan nedenlerle
gerekçelendirilemedikleri varsayılsa bile, 4054 sayılı Kanun’a (Kanun) aykırılık
taşıyıp taşımadıkları ele alındığında, söz konusu eylemler ancak Kanun’un 6.
maddesi kapsamında, yine aynı maddenin (c) bendinde de örnek gösterildiği üzere
“bağlama” uygulaması niteliğinde değerlendirilebileceklerdir. Bu çerçevede
şikayete konu eylemlerin Kanun’a aykırılık taşımaları için iki unsurun birlikte varlığı
aranmalıdır. İlk olarak anılan eylemlerin hakim durumdaki bir firma/firmalar
tarafından gerçekleştiriliyor olması şarttır. İkinci olarak ise belirtilen eylemlerin 130
Kanun’un 6. maddesi kapsamında yer alan bir kötüye kullanma, bahis konusu
olayda “bağlama” niteliğinde bir uygulama olması gerekmektedir. Öncelikle,
yukarıda da değinildiği gibi, şikayete konu davranışlar ilgili coğrafi pazarın yalnızca
belli bir bölgesindeki belli sayıdaki teşebbüsler tarafından gerçekleştirilmektedir.
Bu teşebbüslerin, belirtilen bölge açısından dikey ilişkilerinde ne tür bir imtiyaza
05-70/973-269
4
sahip oldukları her ne kadar bilinmese de tedarik zinciri üzerindeki konumları,
yukarıdaki değerlendirmelerle birlikte ele alındığında, söz konusu eylemlerin hakim
durumdaki bir firma/firmalar tarafından gerçekleştirilmediğini göstermektedir.
Dahası, şikayet edilen eylemlerin, Kanun’un 6. maddesi kapsamında “bağlama”
niteliğinde bir kötüye kullanma olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Zira 140
kötüye kullanma şeklinde bir “bağlama” uygulamasının varlığından söz
edilebilmesi için satıcı tarafından alıcıya, ilgili ürünü söz konusu üründen farklı bir
ürünle birlikte satın alması koşulunun getirilmesi gerekmektedir. Söz konusu
olayda ise hemen hemen her bakımdan homojen nitelikteki 250’lik ve 100’lük
kontör paketlerinin, iki ayrı ürün olarak tanımlanamayacağı ortadadır. Şikayet
konusu eylemler ancak, geçici bir arz sıkıntısının neden olduğu durum karşısında,
ellerinde 100’lük kontör paketleri bulunmasının kendilerine tesadüfi olarak
sağladığı avantajları ticari bir getiriye dönüştürme amacındaki bazı teşebbüsler
tarafından uygulanan ve arz sıkıntısının çözümlenmesiyle birlikte sona ermesi
kaçınılmaz olan, Kanun’a aykırı olarak değerlendirilemeyecek nitelikte bir “miktar 150
zorlaması” (quantity enforcement) niteliğindedir.
Dolayısıyla şikayet konusunda bu inceleme kapsamında herhangi bir işlem tesis
edilmesine gerek görülmemiştir.
J. SONUÇ
Düzenlenen rapora, toplanan delillere ve incelenen dosya kapsamına göre;
Başvuru konusuna ilişkin olarak önaraştırma yapılmasına veya soruşturma
açılmasına gerek olmadığına, şikayetin reddine OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
160
Full & Egal Universal Law Academy