Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2005-1-122 (Devralma)
Karar Sayısı : 05-86/1188-340
Karar Tarihi : 20.12.2005
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Mustafa PARLAK
Üyeler : Tuncay SONGÖR, Prof. Dr. Zühtü AYTAÇ, Rıfkı ÜNAL,
Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI, Süreyya ÇAKIN,
Mehmet Akif ERSİN
B. RAPORTÖRLER: M. Akif KAYAR, M. Selim ÜNAL
C. BİLDİRİMDE
BULUNAN : - Türkerler İnşaat Turizm Madencilik Tic. ve San. A.Ş.
Turan Güneş Bulvarı 15. Cadde
No: 11 Çankaya-Ankara
- Akçansa Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş.
Hüseyin Bağdatlıoğlu İş Merkezi Kaya Sultan Sok.
No:97 Kat: 5-8 34742, Kozyatağı-İstanbul
D. TARAFLAR : - Tasarruf Mevduatı ve Sigorta Fonu
(Ladik Çimento Sanayi T.A.Ş.)
Büyükdere Caddesi No:143
34394 Esentepe–İstanbul
- Akçansa Çimento San. ve Tic. A.Ş.
Hüseyin Bağdatlıoğlu İş Merkezi Kaya Sultan Sok.
No:97 Kat: 5-8 34742, Kozyatağı-İstanbul
- Türkerler İnşaat Turizm Madencilik Tic. ve San. A.Ş.
Turan Güneş Bulvarı 15. Cadde
No: 11 Çankaya-Ankara
E. DOSYA KONUSU: Rumeli Çimento Grubu şirketlerinden Ladik Çimento
Ticari ve İktisadi Bütünlüğü’nün, TMSF tarafından satışı ihalesinde en
yüksek iki teklif veren Akçansa Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile Türkerler
İnşaat Turizm Madencilik Ticaret ve Sanayi A.Ş.’den herhangi birine
devredilmesi işlemine izin verilmesi talebi.
F. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 17.10.2005 tarih ve 7288 sayı ile
intikal eden ve 1.12.2005 tarihli yazıyla tamamlanan bildirim üzerine, 4054 sayılı
Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 7. maddesi ile 1997/1 sayılı “Rekabet
Kurulu’ndan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ”
ve 1998/4 sayılı “Özelleştirme Yoluyla Devralmaların Hukuki Geçerlilik
05-86/1188-340
2
Kazanabilmeleri İçin Rekabet Kurumuna Yapılacak Ön Bildirimlerde ve İzin
Başvurularında Takip Edilecek Usül ve Esaslar Hakkında Tebliğ”in ilgili
hükümleri uyarınca yapılan inceleme sonucu düzenlenen 2.12.2005 tarih ve
2005-1-129/Öİ-05-MAK sayılı Ön İnceleme Raporu 9.12.2005 tarih ve
REK.0.05.00.00-120/235 sayılı Başkanlık önergesi ile 05-86 sayılı Kurul
toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.
G. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda; Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu
bünyesinde bulunan ve 5354 sayılı Kanun ile değişik 4389 sayılı Bankalar
Kanunu’nun 15. maddesinin 7. fıkrasının (a) bendi gereğince, Fon Kurulu’nun
6.7.2005 tarih, 271 sayılı kararı ile, Rumeli Çimento Grubu şirketlerinden Ladik
Çimento Ticari ve İktisadi Bütünlüğü’nün haczedilen tüm mal, hak ve
varlıklarının satılması işleminin,
1. 1998/4 sayılı “Özelleştirme Yoluyla Devralmaların Hukuki Geçerlilik
Kazanabilmeleri İçin Rekabet Kurulu’na Yapılacak Önbildirimlerde ve İzin
Başvurularında Takip Edilecek Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ”
kapsamında izne tabi bir işlem olduğu,
2. Ladik Çimento Ticari ve İktisadi Bütünlüğü’nün 13.10.2005 tarihinde yapılan
ihalede;
a) en yüksek birinci teklifi veren Akçansa Çimento Sanayi ve Ticaret
A.Ş.’ye devredilmesi halinde, işlemin kraft torba ilgili ürün pazarında
hakim durum yaratılmasına ve mevcut hakim durumun
güçlendirilmesine yol açmayacağı, ancak çimento ilgili ürün pazarında
4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi kapsamında hakim durum
yaratılmasına ve rekabetin önemli ölçüde azaltılmasına yol açacağı, bu
nedenle işleme izin verilemeyeceği,
b) en yüksek ikinci teklifi veren Türkerler İnşaat Turizm Madencilik Ticaret
ve Sanayi A.Ş.’ye devredilmesi halinde, işlemin çimento ve kraft torba
ilgili ürün pazarlarında 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi kapsamında
hakim durum yaratılmasına ya da mevcut hakim durumun
güçlendirilmesine ve böylece rekabetin önemli ölçüde azaltılmasına yol
açmayacağı, bu nedenle işleme izin verilmesinde sakınca bulunmadığı,
ifade edilmektedir..
H. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
H.1. Taraflar
H.1.1. Ladik Çimento Ticari ve İktisadi Bütünlüğü (Ladik Çimento)
Dosya mevcudu bilgilere göre, şirketin üretim tesisi Samsun Ladik’te kurulu olup
klinker üretimi yapılmaktadır. Klinker kapasitesi (……….) ton/yıl, çimento
kapasitesi ise (…………) ton/yıl olan fabrikada, 2004 yılında (……….) ton klinker
ve (…………) ton çimento üretimi gerçekleştirilmiştir. Şirketin 2004 yılı net
05-86/1188-340
3
satışları ise (………………..).-TL’dir. Ladik Çimento’nun satış bölgesi; Samsun,
Tokat, Amasya, Çorum ve Sinop illeridir.
H.1.2. Akçansa Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Akçansa)
Akçimento’nun 1996 yılında Çanakkale Çimento ile birleşmesi sonucunda
kurulan Akçansa, Sabancı Holding ve HeidelbergCement’in ortak kuruluşudur.
Şirket bu iki grubun ortak kontrolüne tabidir.
Dosya mevcudunda yer alan bilgi ve belgelere göre; çimento ve hazır beton
üretiminde Marmara ve Ege bölgelerinde faaliyet gösteren Akçansa'nın, İstanbul
ve Çanakkale'de iki çimento fabrikası ile Ambarlı, Aliağa ve Yalova'da üç
çimento terminali bulunmaktadır. Şirket ayrıca 23 hazır beton santrali, 3 agrega
tesisi ve 1 adet çimento öğütme tesisine sahiptir. 2004 yılı cirosu 368.835.135
YTL olarak gerçekleşen şirketin ortaklık ve yönetim kurulu yapıları aşağıdaki
gibidir:
Tablo 1- Akçansa’nın Ortaklık Yapısı
Hissedar Hisse Oranı (%)
Hacı Ömer Sabancı Holding A.Ş. 32,24
Aksigorta A.Ş. 7,48
CBR International Holding A.Ş. 39,72
Akbank Tekaüt Sandığı Vakfı 2,18
Diğer-Halka Açık 18,38
Toplam 100,00
Tablo 2- Akçansa’nın Yönetim Kurulu Yapısı
Erhan Kamışlı Yönetim Kurulu Başkanı
Daniel Gauthier Üye
Emir Adıgüzel Üye
Stefan Dreher Üye
Engin Tuncay Üye
Ahmet Dördüncü Üye
Akçansa, Karçimsa Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş.’de %50,99 oranında pay
sahibidir. Akçansa’yı HeidelbergCement ile müştereken kontrol etmekte olan
Sabancı Grubu’nun yine çimento sektöründe faaliyet gösteren Çimsa’da %51,83
OYSA’da ise %41,09 oranında hissesi bulunmaktadır.
H.1.3. Türkerler İnşaat Turizm Madencilik Ticaret ve Sanayi A.Ş.
Türkerler İnşaat Turizm Madencilik Ticaret ve Sanayi A.Ş. (Türkerler A.Ş.) 1993
yılında Ankara’da kurulmuş olup, genel olarak inşaat sektöründe faaliyette
bulunmaktadır. Çimento sektöründe herhangi bir faaliyeti bulunmamaktadır.
Bildirim formunda, firmanın tekstil ve petrol sektörlerinde de faaliyeti bulunduğu
belirtilmektedir.
Türkerler A.Ş.’nin dahil olduğu Türkerler Şirketler Grubu’ndaki diğer şirketler
aşağıdaki gibidir:
Ankara Giyim Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Türkerler Mağazası)
Selen Giyim Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş.
05-86/1188-340
4
Saten Giyim Tekstil Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
Petsel Petrol İnşaat Turizm Gıda Maden İth. İhr. San. Ve Tic. Ltd. Şti.
Türkerler A.Ş.’nin yönetim kurulu üyeleri ve ortaklık yapısı şöyledir:
Tablo 3- Türkerler A.Ş.’nin Yönetim Kurulu Yapısı
Yönetim Kurulu Başkanı Kazım TÜRKER
Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ülkü TÜRKER
Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Derya GÜNEŞ
Tablo 4- Türkerler A.Ş.’nin Ortaklık Yapısı:
Hissedar Hisse Oranı (%)
Kazım TÜRKER 98,4
Ülkü TÜRKER 0.4
Mehmet Derya GÜNEŞ 0.4
Hüseyin Sinan ORÇAN 0.4
Kaan TÜRKER 0.4
Toplam 100,0
Dosya mevcudundan, Türkerler A.Ş.’nin inşaat işi faaliyetlerinden elde ettiği
2004 yılı cirosunun (…………) YTL. olduğu görülmektedir.
H.2. İlgili Pazar
H.2.1. İlgili Ürün Pazarı
Çimento temel olarak beyaz çimento ve gri çimento olmak üzere iki gruba
ayrılmaktadır. Gri çimento, inşaat ve alt yapı sektörünün en büyük girdilerinden
biridir. Beyaz çimento ise daha çok yapıştırıcı ve derz dolgu malzemeleri, mimari
ve dekoratif betonlar, prefabrik dış cephe panelleri, prekast elemanları
üretiminde kullanılmaktadır. Bu bakımdan beyaz çimentonun kullanım alanı ve
miktarı gri çimentoya oranla çok azdır.
Beyaz ve gri çimentonun (özellikle bunların girdisi konumundaki klinkerin) üretim
süreçleri birbirinden ayrı yürütülmekte olup bunların arz ve talep bakımından
ikame olması söz konusu değildir. Bu bakımından, bu iki çimento türünün ayrı
ilgili ürünler olarak ele alınması gerekmektedir.
Temel kullanım özelliklerine göre gri çimento da kendi içerisinde çeşitli ürün
gruplarına ayrılmaktadır: Portland çimento - katkılı çimento - cüruflu çimento ve
bunların alt açılımları (32,5-42,5). Öte yandan bu ürünler satış şekillerine göre
ise torbalı veya dökme olarak ikiye ayrılmaktadır. Tüm bu ürünlerin arz
bakımından ikame olduğu, başka bir ifade ile gri çimento üreten bir fabrikanın
kısa dönemde tüm bu ürünleri üretebileceği dikkate alınarak, alt pazar
tanımlarının yapılmasına gerek bulunmamış, pazar en geniş biçimde “gri
çimento pazarı” olarak belirlenmiştir.
Devralma işlemine konu olan Ladik Çimento, klinker ile gri çimento üretimi ve
satışı alanında faaliyette bulunmaktadır. Devralma işleminden sonra Ladik
Çimento bu alanlarda faaliyetlerini sürdürecek olup, devralan taraf söz konusu
devir işlemi sonucunda bu alanlardaki pazar payına sahip olacaktır.
05-86/1188-340
5
Diğer yandan, Ladik Çimento iktisadi bütünlüğü içerisinde, bütün Rumeli Grubu
çimento tesislerinin kağıt torba ihtiyacını karşılayan ve Merkez Kağıt Torba ve
San. Tic. A.Ş. tüzel kişiliği altında faaliyet gösteren bir kraft torba tesisi yer
almaktadır. Bu tesiste, çeşitli tedarikçilerden sağlanan kraft kağıt, çimento
torbası haline getirilmektedir. Kraft torba kağıdından üretilen kraft torbanın,
genel olarak çimento, gübre ve kireç gibi ürünlerin ambalajlanmasında
kullanıldığı ve ayrı bir pazar olarak tanımlanması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu doğrultuda ilgili ürün pazarları, torbalı ve dökme ayrımlarını da kapsayacak
şekilde “gri çimento üretimi ve satışı pazarı” ile “kraft torba üretimi ve satışı
pazarı” olarak belirlenmiştir. Ancak, bahse konu devralma işleminin
değerlendirilmesinde “asıl önemi haiz” pazar olması sebebiyle “çimento pazarı”
ağırlıklı olarak ele alınmıştır.
H.2.2. İlgili Coğrafi Pazar
Bir ağır sanayi ürünü olarak çimentonun, yükte ağır pahada hafif niteliğiyle
birlikte, ekonomik olarak satılabildiği bölgenin bir hinterlant oluşturarak belli bir
uzaklığı geçmemesi, daha uzağa nakliye edilmesi halinde nakliye maliyetinin
çok yükselerek karlılığı ortadan kaldırması nedeniyle, çimento pazarı satış
yapılabilen hinterlant göz önüne alınarak belirlenmektedir. Amerika Birleşik
Devletleri (ABD) rekabet hukuku uygulamalarında çimentonun 320 km. yarıçaplı
bir bölgede coğrafi pazar oluşturabileceği genel kabul görmektedir.1 Avrupa
Birliği Komisyonu’nun Cement2 ve Rekabet Kurulu’nun 99-30/276-166 (a) sayı
ve 17.6.1999 tarihli kararlarında da görüleceği üzere, Avrupa Birliği (AB) ve Türk
Rekabet hukuku otoriteleri 200-300 km.’lik uzaklıkları çimento ilgili ürün pazarı
için coğrafi pazarın sınırlarını çizen tespitlerinde temel almaktadır.
Bu bağlamda coğrafi pazar tanımlanmasında en geçerli metotlardan olan ve
incelenen bölgeler arasındaki ürün giriş çıkışını ele alan Elzinga-Hogarty testi
yapılarak pazar tespit edilmiştir. Elzinga-Hogarty testinin genel mantığı şu
şekilde özetlenebilir: eğer belli bir coğrafi pazara dışarıdan girişler (import) ve o
bölgeden dışarıya çıkışlar (export) az oluyorsa, o bölgede ilgili ürünün fiyatı
diğer bölgelerden bağımsız olarak tespit edilebilecektir. Bu ise, bu bölgenin
coğrafi pazar olabileceğini göstermektedir.3
Elzinga-Hogarty testi nakliye bilgilerine dayalı iki kritere dayanmaktadır: 1) Bir
bölgeye girişlerin aynı bölgedeki satışlara oranı4, 2) Bir bölgeden çıkışların aynı
1Sukharoman, Supachat (1998) “Oligopolistik Pricing Over The Deterministic Market Demand
Cycle: Some Evidence From U.S Portland Cement Industry”, P.h.D Thesis, Department of
Economics, University of Nebraska,
2 Cases IV/33.126 and 33.222, 30.11.2004.
3 Mehaz mevzuat konumundaki Avrupa Birliği (AB) rekabet hukuku ve uygulamalarında da AB
Komisyonu (Komisyon) antitröst davalarında coğrafi pazar tespiti için, Elzinga-Hogarty testi gibi
ticaret akışı testlerinden faydalanmıştır. Örneğin, Saint-Gobain/Wacker-Chemie/NOM
davasında, Komisyon, Elzinga-Hogarty testini kullanmış ve bir pazara %15’lik dışardan giriş
miktarının düşük olduğu sonucuna vararak, söz konusu bölgenin ilgili coğrafi pazarı teşkil ettiği
neticesine ulaşmıştır. (Simon Bishop & Mike Walker, The Economics of EC Competition Law,
256 (1999)). Kurul, şimdiye kadar iki kararında söz konusu testi detaylı bir biçimde ele alarak
coğrafi pazarı tanımlamıştır (02-32/367-153 ile 00-39/436-242 sayılı Kararlar).
4 “little in from outside”(LIFO) (LIFO=local consumption from local supplies/local consumption).
05-86/1188-340
6
bölgedeki üretime oranı5. Birinci kriter LIFO, ikinci kriter ise LOFI olarak
adlandırılmaktadır. Bu iki değerin yüksek seviyelerde çıkması incelenen
bölgelerin coğrafi pazarı oluşturduklarını göstermektedir.
LIFO, şu şekilde formüle edilmektedir:
LIFO= [(Üretim(P)-İhracat(X)]/Tüketim(C) (1)
Tüketim ise, üretimden ihracatın çıkarılması, ithalatın (M) eklenmesi ve mal
stoğundaki (I) değişimin çıkarılmasıyla elde edilmektedir. Diğer bir ifadeyle,
C= P-X+M-ΔI (2)
Mal stokları sabit olduğu durumlarda, (2) nci denklemin (1) inciye konulmasıyla
aşağıdaki eşitlik elde edilmektedir:
LIFO= 1-(M/C) (3)
LOFI’nin formüle edilmiş hali ise şu şekildedir:
LOFI= (P-X)/P
(2) nolu eşitlik kullanıldığında LOFI,
LOFI=1-(X/P) (4)
şeklinde elde edilmektedir.
LIFO ve LOFI değerlerinin hesaplanması için, bölgeye satışı olan tüm
fabrikaların verileri incelenmiştir. Söz konusu teşebbüslerin, hangi ile ne
miktarda satış yaptıkları ise 2003 ve 2004 yılları için aşağıdaki grafiklerde
sunulmuştur:
2003 Yılı Satışları Grafiği
TİCARİ SIR
2004 Yılı Satışları Grafiği
TİCARİ SIR
5 “little out from inside”(LOFI) (LOFI=local consumption from local supplies/local production).
05-86/1188-340
7
Coğrafi pazarın tanımlanmasında Samsun ili ve komşuları olan iller kritik bir yer
teşkil etmektedir. Testin uygulanmasında önce devrin söz konusu olduğu
Samsun ilinin tek başına coğrafi pazarı oluşturup oluşturmadığı ele alınmıştır.
Daha sonra Samsun iline yakınlıkları nedeniyle sırasıyla Tokat, Amasya, Çorum,
Sinop ve Ordu illeri de eklenerek pazar genişletilmiş ve LIFO-LOFI değerleri
hesaplanmıştır. Aşağıdaki tabloda bu değerler hem 2003 hem de 2004 yılları
için verilmiştir:
LIFO LOFI
İLLER 2003 2004 2003 2004
Samsun (…) (…) (…) (…)
Tokat (…) (…) (…) (…)
Amasya (…) (…) (…) (…)
Sinop (…) (…) (…) (…)
Çorum (…) (…) (…) (…)
Ordu (…) (…) (…) (…)
Coğrafi pazar sadece Samsun ili olarak ele alındığında, LIFO değerleri yüksek
çıkmış, LOFI değerleri ise düşük çıkmıştır. LIFO’nun yüksek çıkması, Samsun
iline dışardaki illerde bulunan fabrikalardan az miktarda çimento satışı
yapılmasından; LOFI’nin düşük çıkması ise, Samsun’dan dışarı çok fazla satışın
olmasından kaynaklanmaktadır. Samsun iline Tokat ili eklendiğinde ve diğer
illerle devam edildiğinde LOFI değerlerinin (coğrafi pazardan dışarıya satışların
azalması nedeniyle) yükseldiği ve Çorum ilinin dahil olmasıyla birlikte LIFO
değerleri ile eşitlendiği ve her iki değerin de istenilen seviyeye geldiği
görülmektedir. Ordu ilinin eklenmesi ile birlikte LIFO değeri yükselmekte (coğrafi
pazardaki tüketimin tamamına yakınının üretimden karşılanması nedeniyle)
ancak LOFI değerinin çok düşük çıkmakta (coğrafi pazarın dışında yapılan
satışların çok yükselmesi nedeniyle) ve dolayısıyla LIFO-LOFI dengesi
sağlanamamaktadır.
Coğrafi pazar olarak Samsun, Tokat, Amasya, Çorum ve Sinop alındığında ve
Elzinga-Hogarty testinin sonucunda elde edilen veriler incelendiğinde; pazara
giriş çıkışın düşük miktarda olduğu, dolayısıyla pazardaki fiyatların diğer
yerlerden bağımsız olarak tespit edilebileceği görülmektedir. Bu çerçevede, ilgili
coğrafi pazar “çimento” ürün pazarı için “Samsun, Tokat, Amasya, Çorum ve
Sinop illerinin sınırlarını çizdiği coğrafi bölge” olarak tespit edilmiştir.
Öte yandan ikinci ilgili ürün pazarı olan kraft torbanın üretim ve satışı Türkiye
geneline yayılmış durumdadır. Bu bakımdan ilgili coğrafi pazar “Türkiye
Cumhuriyeti sınırları” olarak belirlenmiştir.
H.3. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
H.3.1. İşlemin Niteliği Bakımından Yapılan Değerlendirme
05-86/1188-340
8
Dosya konusu işlem, TMSF bünyesinde bulunan ve 5354 sayılı Kanun ile
değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu’nun 15. maddesinin 7 numaralı fıkrasının
(a) bendi gereğince, Fon Kurulu’nun 6.7.2005 tarih, 271 sayılı kararı ile, Rumeli
Çimento Grubu şirketlerinden Ladik Çimento Ticari ve İktisadi Bütünlüğü’nün
(Ladik Çimento) haczedilen tüm mal, hak ve varlıklarının, 13.10.2005 tarihinde
6183 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yapılan ihale sonucunda belirlenen alıcı
adaylarından birisine nihai olarak devredilmesi işlemidir.
Bu çerçevede, Ladik Çimento’nun nihai devri ile kontrolünün el değiştireceği göz
önüne alındığında, incelemeye konu olan işlem, 1997/1 sayılı Tebliğ’in Birleşme
ve Devralma Sayılan Haller başlıklı 2. maddesinde yer alan hükümler uyarınca
bir devralma işlemidir.
H.3.2. İşlemin Bildirimi Açısından Yapılan Değerlendirme
1998/2 sayılı Tebliğ ile değişik 1997/1 sayılı Tebliğ’in, İzne Tabi Birleşme veya
Devralmalar başlığı altındaki 4. maddesinin, “Bu Tebliğ’in 2. maddesinde
belirtilen bir birleşme veya devralma sonucunda birleşmeyi veya devralmayı
gerçekleştiren teşebbüslerin, ülkenin tamamında veya bir bölümünde ilgili ürün
piyasasında, toplam pazar paylarının, piyasanın % 25’ini aşması halinde veya
bu oranı aşmasa bile toplam cirolarının yirmi beş trilyon Türk Lirasını aşması
halinde Rekabet Kurulu’ndan izin almaları zorunludur.” hükmü ve 1998/4 sayılı
Tebliğ’in 5. maddesi uyarınca Ladik Çimento’nun ilgili ürün pazarlarında pazar
payının (çimento için 2004 yılında %(...) ve cirosunun (………………… TL)
Tebliğ’de öngörülen eşikleri aşması nedeniyle söz konusu işlem, ilgili Tebliğ
çerçevesinde Rekabet Kurulu’nun iznine tabi bir devralma işlemidir.
H.3.3. İşlemin 4054 Sayılı Kanun’un 7. Maddesi Açısından
Değerlendirilmesi
4054 Sayılı Kanun’un 7. maddesi uyarınca, bir birleşme veya devralmanın
yasaklanabilmesi için işlemin, ya hakim durum yaratarak ya da mevcut hakim
durumu güçlendirerek ilgili piyasada rekabeti önemli ölçüde azaltması
gerekmektedir. Bu anlamda, başvuru konusu işlemin taraflarının pazardaki
konumları ele alınarak, işlem sonucunda bir hakim durum yaratılması ya da
mevcut hakim durumun güçlendirilmesinin söz konusu olup olmadığının
değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bunun için Ladik Çimento’nun satışı için açılan ihalede en yüksek teklifi veren
Akçansa (Sabancı Grubu) ve Türkerler teşebbüsleri için Kanun’un 7. maddesi
açısından ayrı ayrı değerlendirmelere yer verilecektir.
H.3.3.1 Akçansa Teşebbüsü ve Çimento İlgili Ürün Pazarı Açısından
İşlemin Değerlendirilmesi
Dosya konusu işlem hakkında Kanun’un 7. maddesi açısından bir sonuca
ulaşabilmek için öncelikli olarak “hakim durum” analizinde kullanılan tüm
unsurlar incelenerek aşağıda sunulmuştur:
05-86/1188-340
9
a) İlgili Pazarda Yoğunlaşma Analizi
Dosya mevcudu bilgilere göre; Akçansa, Sabancı Grubu tarafından kontrol
edilmektedir. Sabancı Grubu, Türkiye klinker kapasitesinin %(…)’ini, çimento
kapasitesinin ise %(…)’sini kontrol eden ikinci büyük üretici konumundadır.
Sabancı Grubu, İstanbul-Büyükçekmece, Çanakkale, Mersin ve Kayseri’deki
üretim tesisleri; OYAK Grubu ile ortaklaşa kontrol ettikleri OYSA teşebbüsüne ait
Niğde ve İskenderun üretim tesisleri ve Zonguldak Karabük’teki öğütme tesisi ile
Marmara, Ege, İç Anadolu ve Karadeniz Bölgelerinde çimento üretimi ve satışı
faaliyetlerinde bulunmaktadır. Sabancı Grubu’nun çimento satış faaliyetlerinin
coğrafi sınırlarını Çanakkale, Balıkesir, Edirne, Tekirdağ, Bursa, İzmir, Manisa,
Bilecik, Kocaeli, İstanbul, İzmit, Edirne, Adapazarı, Yalova, Karabük,
Kastamonu, Sinop, Çankırı, Zonguldak, Bartın, Ankara, Hatay, Gaziantep,
Niğde, Aksaray, Konya, Karaman, Nevşehir, Adana, Kayseri, Mersin, Osmaniye,
Kahramanmaraş, Antalya ve Malatya illeri olarak çizmek mümkündür.
Dolayısıyla Ladik Çimento’nun devir işlemine ilişkin olarak belirlenen coğrafi
pazarda Sabancı Grubu’nun çimento-klinker faaliyetleri kontrolündeki Karçimsa
teşebbüsü vasıtasıyla yalnızca Sinop İli’nde çakışmaktadır. Sabancı Grubu’nun
Ladik Çimento’yu alma varsayımıyla devir öncesi-devir sonrası pazarda
oluşabilecek yoğunlaşma oranlarına ilişkin tablolara aşağıda yer verilmektedir:
DEVİR ÖNCESİ PAZAR PAYLARI DEVİR SONRASI PAZAR PAYLARI
2003 2004 2003 2004
LADİK (..…) (..…) AKÇANSA (..…) (..…)
YLOAÇ6 (..…) (..…) YLOAÇ (..…) (..…)
OYAK7 (..…) (..…) OYAK (..…) (..…)
SET8 (..…) (..…) SET (..…) (..…)
KARÇİMSA (..…) (..…) BAŞTAŞ (..…) (..…)
BAŞTAŞ (..…) (..…) TOPLAM 100 100
TOPLAM 100 100
Akçansa’nın Ladik Çimento’yu devralması durumunda pazarın %(…)’sı üç
teşebbüs tarafından kontrol edilecektir. İlgili coğrafi pazarda Sabancı ve Oyak
Grupları ile YLOAÇ Grubu dışında kalan SET ve BAŞTAŞ’ın Ankara’da yerleşik
üretim tesislerinden yaptıkları satışlar ile elde ettikleri toplam %(…) oranındaki
pazar payları vasıtasıyla pazardaki fiyat-üretim seviyeleri gibi parametreler
üzerinde fazla etkili olamayacağı söylenebilir. Esasen, SET ve BAŞTAŞ’ın
Ankara ve çevresi merkezli üretim-satış yapmaları ve nakliyenin çimentonun
satış maliyetindeki rolü bu durumu ortaya çıkaran doğal bir neden olarak
gösterilebilir.
C4 HHI
2003 2004 2003 2004
Devir Öncesi %97 %97 3450 3707
Devir Sonrası %98,5 %98 3552 3814
6 YLOAÇ Grubunun Çorum ve Samsun Fabrikalarının toplam satışlarından oluşmaktadır.
7 OYAK Grubunun Bolu ve Ünye Fabrikalarının toplam satışlarından oluşmaktadır.
8 SET Grubunun Ankara Fabrikasının satışlarından oluşmaktadır.
05-86/1188-340
10
Rekabet hukuku davaları ile ilgili analizlerde yaygın olarak kullanılan, bir ilgili
pazarda faaliyet gösteren ve en fazla pazar payına sahip olan ilk 4 teşebbüsün
toplam pazar paylarını gösteren C4 oranları bahse konu devralma işleminin
çimento ürün pazarının coğrafi pazarı için hesaplanmıştır. Yukarıda yer verilen
tablodan da görüleceği üzere 2003 ve 2004 yılları için C4 oranı muhtemel devir
öncesi %97 düzeyinde ve Akçansa’nın Ladik Çimento’yu aldığı varsayımıyla
2003 ve 2004 yılları için sırasıyla %98,5 ve %98 düzeyindedir. Halihazırda “çok
yüksek yoğunlaşma” oranına sahip olan ilgili pazarda Akçansa’nın Ladik
Çimento’yu devralması neticesinde %99’a kadar çıkan bir “yoğunlaşma”
seviyesine ulaşılacağı açıktır. Söz konusu pazarda mevcut ve gelecekte
ulaşılabilecek %97-98 düzeyindeki C4 oranları pazarın muhtemel devralmalarla
nasıl bir rekabetçi yapıya sahip olacağına yönelik analizlerin daha ayrıntılı
şekilde yapılmasını gerektirmektedir.9
İlgili pazarda toplam yoğunlaşma seviyesini değerlendirmede kullanılan bir diğer
ölçüt ise Herfindahl-Hirschman Index (HHI)’dır. HHI bir pazarda faaliyet gösteren
tüm teşebbüslerin pazar paylarının kareleri toplanarak hesaplanmaktadır. HHI’ın
toplam seviyesi birleşme sonrası pazar yapısındaki anti-rekabetçi bir ortamın
oluşup oluşmadığının önemli bir göstergesi iken HHI seviyelerindeki değişim
miktarı (“delta” olarak adlandırılmaktadır) da devralmanın pazar üzerindeki
etkisinin hesaplanmasında önemli bir araçtır.
Dosya konusu işlemin çimento ilgili ürün pazarı için tespit edilmiş coğrafi
pazarında, 2003 ve 2004 yıllarına ilişkin HHI değerleri 3450 ve 3707 olarak
hesaplanmıştır. Yine, 2003 ve 2004 yılları için Akçansa’nın Ladik Çimento’yu
devraldığı varsayımıyla hesaplanan HHI değerleri sırasıyla 3552 ve 3814
düzeyindedir. 2003 ve 2004 yılları için devir öncesi-devir sonrası HHI
değerlerindeki değişimler (delta rakamları) sırasıyla 102 ve 107 olarak artış
şeklinde gerçekleşmiştir. AB Komisyonu’nun 2004 yılında yayınlamış olduğu
“Yatay Birleşmelerin Değerlendirilmesi İçin Rehber”inde (Rehber) HHI
rakamlarının nasıl değerlendirileceğine ilişkin açıklamalara yer verilmiştir.
Rehber, HHI seviyelerini ve değişimlerini (deltaları) bir kombinasyon olarak
birlikte yorumlamaktadır. Rehber’e göre, yatay birleşmelerde 2000’nin üzerinde
HHI ve 150’nin üzerindeki delta seviyelerinin birlikte sağlanması durumunda
birleşme anti-rekabetçi etkilere sahip olabilecek ve dolayısıyla pazarın muhtemel
devir sonrası yapısına ilişkin farklı ağırlık verilmesi gerekecektir. Ladik
Çimento’nun devri için hesaplanan HHI seviyesinin 3814 düzeyinde olmasına
karşın, HHI’daki devir sonrası değişimi (delta) 107 olarak gerçekleşmiştir.
Bu noktada, her ne kadar HHI-delta kombinasyonunun sağlanamadığı görülse
de, Rehber’de deltanın 150’nin altında olmasına rağmen, bazı koşullar ile 1000
ya da 2000’in üzerindeki HHI rakamlarına sahip bir pazarda da ayrıntılı “hakim
durum analizi” yapılması gerekli durumlara yer verilmiştir. Birleşme taraflarından
birisinin aynı pazarda faaliyet gösteren küçük pazar payına sahip rakip bir
teşebbüs ya da pazara girebilecek bir potansiyel rakip teşebbüs olması bu
durumlara örnek olarak verilmektedir. Sabancı Grubu-Akçansa bahse konu ilgili
coğrafi pazarda Karçimsa ile küçük de olsa faaliyet göstermektedir. Ayrıca,
9 Amerika Birleşik Devletleri (ABD) antitröst hukuku uygulamalarında, birleşmeler sonrası %75’i
aşan bir C4 oranına sahip bir pazarın antirekabetçi bir yapıya dönüşebileceği varsayılmaktadır
(Hovenkamp, H. (1999), “Federal Antitrust Policy”, s. 511.).
05-86/1188-340
11
Sabancı Grubu söz konusu ilgili pazarın birçok coğrafi pazarında faaliyet
gösteren ve her zaman için diğer coğrafi pazarlara yatırım-devralmalar yoluyla
girebilecek bir konumda bulunmaktadır. Bu çerçevede, 3814-107 olarak
hesaplanmış HHI-delta kombinasyonunun devir sonrası oluşacak pazarın anti-
rekabetçi bir yapıda oluşabileceğine işaret eden göstergelerden birisi olduğunu
söylemek mümkündür.
Keza, ABD rekabet otoriteleri olan Adalet Bakanlığı Antitröst Dairesi (DOJ) ve
FTC’nin birlikte 1992 yılında yayınladıkları “Yatay Birleşmeler Rehber”
(YBR)’inde de ayrıntılı HHI analizlerine yer verilmektedir. YBR’ye göre devir
sonrası HHI düzeyi 1800’ün üzerinde ise ilgili pazar “çok yüksek derecede
yoğunlaşmış” olarak ifade edilmektedir. Ayrıca, Rehber’in yaklaşımına benzer
şekilde, YBR’de, 100’ün üzerindeki HHI değişimine yol açan bir birleşmenin
pazar gücünün ortaya çıkması veya kuvvetlendirilmesi ya da pazar gücünün
kullanılmasını kolaylaştırıcı etkide bulunması sonuçlarını doğuracağı ifade
edilmektedir. Bu çerçevede, Ladik Çimento’nun Akçansa’ya muhtemel devri ile
oluşacak pazar için hesaplanan HHI değeri, YBR’nin kıstasları ile “çok
yoğunlaşmış” ve “anti-rekabetçi etkilerin oluşabileceği” bir pazarın oluşumuna
işaret etmektedir. Ancak, bahse konu devir sonrası oluşabilecek bir hakim
durumun varlığını ortaya koyacak bir analiz, pazar payları dışında diğer
kriterlerinde mevcudiyetini gerektirmektedir.
b) İlgili Pazardaki Oyuncuların Sayısı
İlgili pazarda faaliyet gösteren firmaların az sayıda olması söz konusu
teşebbüslerin gizli bir anlayışa-işbirliğine ulaşmalarını ve bunu uzun bir süre
muhafaza etmelerini kolaylaştırmaktadır. Ayrıca, az sayıdaki teşebbüs bir
pazardaki rekabeti bozucu anlaşmaları bozan firma ya da firmaların anlaşma
tarafı diğer firmalarca daha kolay bir şekilde tespitine yol açmaktadır. Özellikle 3
ya da en fazla 4 teşebbüsten oluşan bir pazar yapısının “birlikte hakimiyet”in
oluşumuna zemin hazırladığı, teşebbüs sayısının 5’den fazla olduğu piyasalarda
ise “birlikte hakimiyet”tin meydana gelmesinin zorlaştığı görülmektedir.
Akçansa’nın Ladik Çimento’yu devralma varsayımıyla pazardaki oyuncu sayısı
6’dan 5’e düşmektedir. Ancak, daha önce de belirtildiği üzere, ilgili coğrafi
pazarda esas faaliyet gösteren oyuncuların Akçansa, OYAK ve YLOAÇ olmak
üzere 3 olduğu söylenebilir. Söz konusu üç teşebbüsün toplam pazar payı %96
ve geri kalan 2 teşebbüs olan SET ve BAŞTAŞ’ın toplam pazar payı %4’dür.
SET ve BAŞTAŞ’ın üretim tesislerinin Ankara’da olması ve ilgili coğrafi pazarın
sadece bir iline satış yapmaları bu durumu açıklar niteliktedir. Bu çerçevede,
hakim duruma yönelik analizlerin söz konusu 3 teşebbüs üzerinden yapılması
daha sağlıklı bir sonuca ulaştıracaktır.
c) Giriş Engelleri
Rekabet Kurulu’nun Ege Bölgesi’nde faaliyet gösteren çimento üreticileri
hakkında aldığı 2.12.2004 tarih ve 04-77/1108-277 sayılı gerekçeli kararından
bazı bölümlere aşağıda yer verilmiştir:
05-86/1188-340
12
“ Çimento üretimi, sermaye yoğun bir faaliyettir. Hammadde değirmeninde
öğütülen kalker, marn, kil gibi hammaddeler daha sonra fırınlarda belli bir ısıda
pişirilerek klinkere dönüştürülür. Daha sonra klinkerin öğütülmesi ve çeşitli katkı
maddelerinin eklenmesiyle çimento elde edilir. Tüm bu aşamaların
gerçekleştirilebilmesi için gerekli olan sermaye, oldukça yüksek miktardadır.
Çimento sektöründe pazara girişin bu denli büyük miktarda sermaye
gerektirmesi, sektöre yeni girecek firmalar açısından caydırıcı bir durum teşkil
etmektedir. Çimento sektörü, ölçek ekonomilerinin işleyişi için uygun bir
pazardır. Çimentonun homojen bir ürün olması da, ölçek ekonomisinden
faydalanmak için ortam sağlamaktadır. Üretim süreci gereği büyük miktarlarda
üretim yapılan çimento sektöründe, farklı üretim süreçlerinden farklı ürünlerin
elde edilmesi de gerekmediğinden, bölünme yaşanmadan ölçek ekonomisinden
faydalanmak için oldukça uygun bir pazardır. Çimento üretiminde optimum
kapasite, 1.000.000 ton/yıl olarak kabul görmüştür.
…
İktisat literatüründe, pazara giriş engeli kavramı, endüstriye yeni girecek
firmanın katlanmak zorunda olduğu, fakat mevcut firmanın katlanmak zorunda
olmadığı üretim maliyeti olarak tanımlanmaktadır. Avrupa Birliği Hukuku
uygulamasında sermaye ihtiyacı, dikey entegrasyon, fazla kapasite, ürün
farklılaşması ve sınai mülkiyet hakları gibi, piyasaya yeni girecek olan
teşebbüsler için zorluk teşkil eden çok çeşitli faktörler giriş engeli olarak
nitelendirilmektedir. Aşağıda “çimento” pazarındaki giriş engelleri incelenmiştir:
Sermaye İhtiyacı ve Batık Maliyet: Batık maliyet, bir sektörde faaliyet
gösterebilmek için yapılan maliyetlerden, sektörden çıkarken o varlığı elden
çıkarma yoluyla tekrar paraya dönüştürülemeyen ya da yapılan harcamanın geri
kazanılamaz veya başka bir faaliyet alanında kullanılamayacak nitelikte
olanlarını ifade etmektedir. Çimento sektöründe var olan batık maliyetlerin yanı
sıra, sektöre giriş önemli miktarda sermaye gerektirmekte ve bu da sektöre yeni
girecek firmalar açısından caydırıcı bir durum teşkil etmektedir. Nitekim, AB
Komisyonu bir piyasaya giriş için gerekli yüksek sermaye ihtiyacını, batık
maliyetleri dikkate almaksızın giriş engeli olarak değerlendirmektedir.
Sermaye piyasası aksaklıkları da sermaye ihtiyacının giriş engeli
oluşturmasında etkilidir. Sermaye piyasasındaki bilgi asimetrilerinden (borç
verenin borçlunun risk düzeyini ve mali gücünü inceleme imkanının olmaması
gibi) dolayı, daha küçük bilançosu olan yeni teşebbüs, iflas olasılığı daha yüksek
görüldüğünden, ancak daha yüksek faizle kredi alabilmekte ve sermaye maliyeti
artmaktadır. Türkiye çimento pazarına, optimum ölçek kabul edilen 1.000.000
ton/yıl kapasiteli bir fabrika kurarak girmek isteyen bir teşebbüsün, 100 milyon
USD’a ihtiyacı olacaktır.
…
Ülkemiz sermaye piyasalarında var olan sıkıntılar sebebiyle, piyasaya yeni giriş
yapacak firmaların, gerekli sermaye için kredi bulmakta zorlanacağı ya da daha
yüksek bir sermaye maliyetine katlanmak durumunda kalacağı da açıktır.
Yukarıdaki açıklamalar göz önüne alındığında, ilgili ürün pazarı olan “çimento”
pazarında batık maliyetlerin ve sermaye ihtiyacının ciddi giriş engelleri
oluşturduğu görülmektedir.
05-86/1188-340
13
Ölçek Ekonomileri ve Fazla Kapasite: Çimento sektöründe, ana işlemin basit
olması, ürünün homojen olması ve teknolojinin herkes tarafından uygulanabilir
olması sebebiyle, ölçek ekonomilerinin sabit maliyet ve emek maliyetleri
üzerinde önemli bir etkisi bulunmaktadır. Bu nedenle, sektöre yeni girecek
teşebbüsün fiyat rekabeti yapabilmesi için büyük miktarlarda yatırım ve geniş
ölçekte üretim yapması gerekmektedir. Çimento üretiminde optimum kapasite,
1.000.000 ton/yıl olarak kabul görmüştür.
Önceki yıllarda verilen teşvikler sebebiyle, arz fazlasına sahip olan Türkiye
çimento pazarı, önce birbirini izleyen ekonomik krizler, sonra da deprem
sebebiyle büyük bir talep daralmasıyla karşı karşıya kalmıştır. Mevcut durumda,
doygun bir hale gelmiş sektördeki üretim fazlası, ihracat yoluyla eritilmeye
çalışılmaktadır.
Bir sektördeki arz fazlasının o sektöre giriş açısından bir engel teşkil ettiği
açıktır. Talepte bir artış yaşansa dahi, ülkemiz çimento sektöründeki kapasite
fazlası ve ölçek ekonomilerinden faydalanan firmaların varlığı nedeniyle yeni
firmaların pazara girme olasılığı düşük görülmektedir.
Dikey Entegrasyon: Hammaddelerin fırınlanarak pişirilmesiyle elde edilen
klinkerin öğütülüp, toz haline getirildikten sonra katkı maddeleri eklenmesi
sonucu üretilen çimento, hazır beton üretiminin ana girdisini teşkil etmektedir.
Klinker, çimento ve hazır beton ürünlerinin bu nitelikleri sebebiyle, pazarda bu
ürünlerden her birinin üretim düzeyinde faaliyet gösteren, entegre bir sisteme
sahip firmaların varlığının pazara giriş engeli oluşturduğu açıktır. Klinker,
çimento ve hazır beton pazarlarının hepsinde birden faaliyet gösteren entegre
teşebbüsler, üretim için gerekli ana girdileri temin etmek için bu teşebbüslere
muhtaç olan bağımsız çimento ya da hazır beton üreticileri açısından sıkıntı
yaratabildiği gibi, yeni girişlerin önünde ciddi bir engeldir.
…
Klinker, çimento, hazır beton ürünlerinden üçünü de üreten üreticilerin pazarda
var olması nedeniyle, bunlardan herhangi bir ürün pazarına girmek isteyen
teşebbüs, diğer ürünleri üretememenin zorluk ve dezavantajına katlanmak
zorundadır. Aynı şekilde, hazır beton pazarına girmek isteyenlerin de klinker ve
çimento üretimi yapmaları maliyet avantajı sağlayacağından, entegre olmuş bir
pazara giriş için benzer entegrasyonu gerçekleştirme gereğinin, önemli bir
pazara giriş engel olduğu söylenebilir. Entegre olmadan söz konusu
entegrasyonun son aşaması olan hazır beton ürün pazarında faaliyet göstermek
isteyen bir teşebbüs, hammaddesi olan çimentoyu muhtemelen ya yüksek fiyatla
alacak yahut mevcut üreticilere bu pazarda rakip olacağından, çimento
alamayabilecektir.
Dağıtım Ağı: Özellikle torbalı çimento satışı, temel olarak, bayilik sistemi
aracılığıyla yapılmaktadır. Tek satıcıdan mal alma zorunluluğu getiren bayilik
sistemi nedeniyle mevcut dağıtım ağına dahil olmak oldukça zordur. Bu
nedenle, çimento pazarına girmek isteyen yeni çimento üreticilerinin yeni bir
dağıtım ağı kurması gerekecektir. Ayrıca çimento tüketicisinin çok dağınık bir
coğrafyaya dağılmış olması da kurulması gereken bayi sayısını artıracak bir
unsurdur.”
05-86/1188-340
14
Rekabet Kurulu’nun yukarıda yer verilen kararındaki gerekçelerin mevcut dosya
özelinde değerlendirilmesi bakımından, öncelikle, coğrafi pazarda faaliyet
gösteren üretim tesislerinin üretim miktarı, üretim kapasitesi ve kapasite
kullanım oranlarına aşağıda yer verilmiştir:
Üretim Ladik Çorum Samsun Ünye Karçimsa Baştaş Set Bolu TOPLAM
2003 (….…) (….…) (….…) (….…) (….…) (….…) (….…) (….…) 4717720
2004 (….…) (….…) (….…) (….…) (….…) (….…) (….…) (….…) 5307253
Kapasite Ladik Çorum Samsun Ünye Karçimsa Baştaş Set Bolu TOPLAM
2003 (….…) (….…) (….…) (….…) (….…) (….…) (….…) (….…) 9394240
2004 (….…) (….…) (….…) (….…) (….…) (….…) (….…) (….…) 9394240
KKO Ladik Çorum Samsun Ünye Karçimsa Baştaş Set Bolu
2003 %(…) %(…) %(…) %(…) %(…) %(…) %(…) %(…)
2004 %(…) %(…) %(…) %(…) %(…) %(…) %(…) %(…)
Yukarıda yer verilen tabloda görüldüğü üzere, ilgili coğrafi pazarda faaliyet
gösteren teşebbüslerin kapasite kullanım oranları 2003 ve 2004 yılları için
oldukça düşük oranlarda gerçekleşmiştir. Bu durum arz fazlasının
mevcudiyetine işaret edip pazara giriş engelinin varlığını kanıtlar niteliktedir.
İhracat dışında bölgedeki talebin 1 milyon tona yaklaşık bir rakam olduğu da göz
önüne alındığında, toplam çimento üretim kapasitesinin yaklaşık talebin 10
katına yakın bir düzeyde olması da söz konusu piyasada giriş engellerinin
bulunduğunu desteklemektedir. Kaldı ki, yeni bir piyasaya giriş tehlikesinin
bulunması halinde OYAK ve Sabancı Grupları ile YLOAÇ’ın diğer yakın coğrafi
bölgelerdeki üretim tesislerinden nakliye sübvansiyonu ile söz konusu coğrafi
pazara mal tedarik edebileceği ve bunun da “stratejik giriş engeli” olarak söz
konusu teşebbüslerce kullanılabileceği de belirtilmelidir.
Bu noktada, piyasaya uzun bir süredir yeni firma girişinin olmamasının da bir
engel olarak rekabet otoritelerince değerlendirmeye alındığını ifade etmek
yerinde olacaktır.10 Dosya konusu coğrafi pazarda faaliyet gösteren
teşebbüslerin üretime başlamalarının 1974’lere kadar uzandığı ve sektöre son
çeyrek asırdır yeni bir firma girişinin olmadığı göz önüne alındığında “giriş
engellerinin” yüksek olduğuna ilişkin düşünce kuvvetlenmektedir.
Öte yandan, OYAK Grubu’nun ve YLOAÇ’ın bölgede klinker, çimento ve hazır
beton üretimi; Ladik Çimento’nun hem klinker hem çimento üretimi, Baştaş ve
SET’in de klinker, çimento ve hazır beton üretimi faaliyetleri göstermeleri
piyasaya girişte bir engel yaratabilecek dikey entegrasyonun varlığını
göstermektedir. Ayrıca, yukarıda yer verilen gerekçelerin ışığında, dosya konusu
coğrafi pazarda çimento ürünü için; batık maliyetler, dağıtım ağları, yüksek
sermaye ihtiyacı, ölçek ekonomileri gibi unsurların da giriş engelleri yaratacak
düzeyde mevcut olduğu görülmektedir.
10 Örneğin, Jos. Schlitz Brewing Co. v. United States davasında Mahkeme, ilgili piyasaya 19 yıl
boyunca yalnızca tek bir yeni firma girişinin olmasının bir “giriş engeli” teşkil ettiğine
hükmetmiştir. Keza, United States v. Healthco, Inc. davasında Mahkeme, son 7 yıl içerisinde
piyasaya belirgin bir giriş olmamasını “giriş engeli” olarak değerlendirmiştir.
05-86/1188-340
15
Yukarıda yer verilen açıklamaların ışığında Samsun ili ve çevresindeki illerden
oluşan ve “Batı Karadeniz” pazarı olarak da nitelendirilebilecek ilgili pazarda
“yüksek giriş engellerinin” mevcut olduğu kanaatine ulaşılmıştır.
d) İlgili Ürün Pazarının Özellikleri
Rekabet Kurulu’nun Ege Bölgesi’nde faaliyet gösteren çimento üreticileri
hakkında aldığı 2.12.2004 tarih ve 04-77/1108-277 sayılı gerekçeli kararından
bazı bölümlere aşağıda yer verilmiştir:
“Çimento, homojen bir yapı malzemesidir. İlgili ürün pazarı başlığı altında daha
detaylı bilgi verildiği üzere, içerisine katılan katkı maddelerine göre bazı farklı
özellikler kazandırılabilmekte, bu durum ürünün kullanım alanında küçük
değişiklikler yapmaktadır. Örneğin sülfata dayanıklı çimento (SDÇ), suyla
temasında daha iyi mukavemet gösterdiğinden, havuz, baraj gibi inşaatlarda
tercih edilmektedir. Çimento türleri arasındaki özellikleri bakımından birbirine
benzeyen, ikamesi kolay bir ürün olan çimentonun özelliklerinin farklılaştırılması,
dolayısıyla da farklı müşteri kitlesine hitap etmesi ya da farklı fiyatlandırma
yapılması oldukça kısıtlıdır. Örneğin sabunda olduğu gibi, kokusu, rengi,
ambalajı değiştirilerek farklılaştırılamamaktadır. Ürün özelliklerini daha fazla
değiştirme imkanı olmadığından, pazarda rekabet aracı olarak sadece fiyat
kullanılmaktadır.
Çimento, uzun süre stoklarda duramadığı için üreticiler ve satıcılar bakımından
kısa zamanda satışının yapılması gereken bir üründür. Stok ömrü 3 ay olan
çimentonun, stokta bu sürenin aşılması durumunda kalitesi bozulur. Bu nedenle
sektörde, nisbeten stoklanma süresi uzun olan klinker stoklanmakta, ancak
klinkerin de uzun süre stoklanması mümkün olmamaktadır. Sektörde stok süresi
kısa olduğundan, talep tahminleri ve ürünün üretiminden itibaren kısa sürede
satılması önemlidir.
Çimento pazarında talebin fiyat esnekliği düşüktür. Talebin fiyat esnekliğini
kısaca, talep miktarının fiyat değişimlerine vereceği tepki olarak tanımlayabiliriz.
Talebin fiyat esnekliğinin düşük olması durumunda, müşterinin pazarlık gücü
zayıftır. Talebin fiyat esnekliği düşükse, satıcıların da fiyat indirimi yapmaları
ortak menfaatlerine terstir. Çünkü yapacakları indirimle, bu indirimi karşılayıp
hatta kara geçecekleri talep artışıyla karşılaşmazlar. Bu nedenle de, talep
esnekliği ne kadar düşerse, pazarda yapılan fiyat anlaşmalarının kalıcılığı da o
kadar muhtemel hale gelebilecektir.
Teknolojik gelişme, daha önce tatmin edilmemis ihtiyaçları tatmin edecek yeni
ürün veya yeni üretim süreci geliştirilmesine olanak saglar. Oysa çimento
sektöründe enerji ve yakıt tasarrufu saglayan bazı gelismeler dısında pek bir
teknolojik gelişme yaşanmaz.
Çimento pazarında, üretici fabrikalar belirli dönemlerde fiyat listeleri
yayınlayarak fiyatlarını bayilerine ve müşterilerine duyurmaktadır. Ancak
genellikle söz konusu fiyat listelerine uyulmamakta, yapılan iskontolarla fiili fiyat
daha düşük olmaktadır. Fiyat listelerinin üzerinden yapılan iskontoların oranını
ise bölgedeki talebin durumu, çimentosu satılan üretici sayısı, bölgenin rekabetçi
05-86/1188-340
16
olup olmaması ve nakliye mesafesi belirlemektedir. Ortak bayilerin de
bulunduğu bir pazar olması dolayısıyla, çimento üreticisi rakiplerin, ortak bayiler
ya da diğer çimento müşterilerinden, rakiplerin fiili fiyatlarını çok kısa bir
zamanda öğrenmeleri mümkündür. Bu nedenle, az sayıda üreticinin olduğu dar
bir oligopol pazar olan çimento pazarı, oldukça şeffaf bir pazardır.”
Dosya kapsamında Ladik Çimento’nun gönderdiği bilgiler ve Rekabet
Kurulu’nun (…..) yılında yürüttüğü çimento sektörüne yönelik önaraştırmada,
(……….)da tespit edilen “(……………………………….…)” adlı belgeden elde edilen
bilgiler çerçevesinde bahse konu devralma işleminin coğrafi pazarının yer aldığı
bölge olan Karadeniz Bölgesi’nde çimento satışının %(…)’ü dağıtıcılara
(bayiler), %(…)’si hazır beton üreticilerine, %(…)’sı yapı müteahhitlerine ve geri
kalanı da kamu gibi kanallara yapılmaktadır. Bu çalışmanın sonuçlarının
yaklaşık olarak bahse konu işlemin ilgili pazarında da geçerli olabileceği
varsayımından hareketle, pazardaki rakiplerin birbirlerinin fiyatlarını ya da üretim
miktarlarını bayiler, hazır beton firmaları ya da müteahhitlik firmalarından çok
kolaylıkla öğrenebileceklerini söylemek mümkündür. Rekabet Kurulu’nun bu
sektörlerde uzun yıllardır yaptığı birçok önaraştırma-soruşturmanın yarattığı bilgi
birikiminin ışığında çimento, hazır beton ve gazbeton gibi yapı malzemelerini
içeren sektörlerde rakiplerin birbirlerinin fiyat, üretim ve satış gibi rakamlarını
birbirlerinin bayilerinden, kontrat yaptıkları müteahhitlerden pazar araştırmaları
vasıtasıyla gecikmeksizin öğrenebildiklerini söylemek mümkündür. Çimento
sektöründe fiyat listelerinin büyük önemi bulunmaktadır. Fiyat listelerinin yazılı,
faks, e-mail gibi yöntemlerle dağıtıcılara ulaştırıldığı bilinmektedir. Ayrıca,
sektörel dernekler, birlikler piyasaların şeffaflaştırılması açısından büyük önem
arz etmektedir. Türkiye çimento pazarında faaliyet gösteren ve hemen hemem
tüm çimento üreticilerinin üye olduğu Türkiye Çimento Müstahsilleri Birliği
(TÇMB) oldukça faal bir mesleki birlik konumundadır. TÇMB’nin Rekabet
Kurulu’nun 17.6.1999 tarih ve 99-30/276-166 (a) sayılı kararı ile 1.2.2002 tarih,
02-06/51-24 sayılı kararlarında da görüleceği üzere özellikle Rekabet
Kanunu’nun uygulanmaya başlamasından önceki dönemlerde fiyat-miktar gibi
rekabeti etkileyen parametreler üzerinde üye teşebbüslerarası bilgi değişimini
sağladığı hususunda tespitler mevcuttur.
Yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde, ilgili pazarın şeffaf olduğu ve bu
nedenle gizli bir işbirliğini, işbirliğini bozan bir teşebbüsün varlığının anında diğer
teşebbüslerce öğrenilebilmesinin çok kolay olması gerekçesiyle, uzun vadelerde
korumanın mümkün olduğu görülmektedir.
Genel olarak Türk çimento sektöründe ve bahse konu işlemin çimento ilgili ürün
pazarına ilişkin coğrafi pazarında, “alıcı gücünden” söz etmenin zor olduğu ifade
edilebilir. Yukarıdaki bölümde de yer verildiği üzere çimento satışının %50’ye
yakını bayilere (distribütörlere) yapılmaktadır. Söz konusu bayilerin belirli bir
alıcı gücünde olmadığı, dikey rekabet ihlallerinin (renkli torba uygulamaları,
bölgeler arası ticaretin engellenmesi) çimento üreticisi teşebbüslerce
yapılmasından da görülebilmektedir.11 Çimento sektöründeki bayilerin
sağlayıcılarını birbirleriyle rekabet etmeye zorlayıcı organize bir kapasiteye
sahip olmadıkları bugüne kadarki mevcut Rekabet Kurulu soruşturmalarının bir
11 Rekabet Kurulu’nun 17.6.1999 tarih ve 99-30/276-166 (a) sayılı, 1.2.2002 tarih ve 02-06/51-24
sayılı kararları
05-86/1188-340
17
gerçeği olarak ortaya çıkmıştır. Öte yandan, çimento üreticilerinin aynı zamanda
hazır beton üreticileri olması (dikey entegrasyonun yüksekliği) ve bağımsız hazır
beton üreticilerinin de çimento üreticilerine ham madde açısından bağımlı
olması, hazır betonun Türkiye’de son 10 yılda depremlerin de etkisi ile birlikte ön
plana çıkan bir ürün olması gibi unsurlar dikkate alındığında, çimento satışının
bir diğer önemli kanalı olan hazır beton üreticileri bağlamında da bir alıcı
gücünün özellikle yapı müteahhitleri için mevcut olmadığı görülmektedir.
Nitekim, Rekabet Kurulu’nun 04-77/1109-278 sayı ve 2.12.2004 tarihli gerekçeli
kararında da çimento sektöründe alıcı gücünün zayıflığı konusunda kuvvetli
kanıtlara yer verilmektedir.
İlgili pazarda, talebin ya da piyasanın büyüme oranı da gizli işbirliğine yönelik
önemli bir gösterge olarak kabul edilmektedir. (……….…)da tespit edilen
“(…………………..)” adlı belgede yer alan Türk Çimento sektöründeki talebin
yapısına yönelik analizlere bu noktada yer vermek yerinde olacaktır. Belgeden,
1993-2002 yılları arasında bahse konu işlemin coğrafi pazarının da yer aldığı
Karadeniz Bölgesi’nin talep büyümesinin %(…) oranında olduğu ve diğer coğrafi
bölgelere nazaran daha dengeli olduğu görülmektedir. Örneğin aynı oran Doğu
Anadolu Bölgesi için %(…) ve Marmara Bölgesi için %(…) seviyelerindedir.
Marmara Bölgesi için depremin bu seviyenin oluşmasında bir faktör olduğunu
söylemek mümkündür. Belgedeki bilgilerden Karadeniz Bölgesi’ndeki çimento
fiyatları değişimlerinin de diğer tüm bölgelere göre (…….) bir dönem için (…-…)
daha az olduğu anlaşılmaktadır. Bu durum da talebin dengeli olduğuna işaret
etmektedir. Ladik Çimento’nun faaliyet gösterdiği coğrafi pazarın, Marmara,
Ege, Akdeniz Bölgeleri gibi çok yoğun konut talebi veya turizm yatırımlarına
sahne olmadığı ve talep artırıcı bu tip etkilere maruz kalmadığı söylenebilir.
Dolayısıyla, bu bölgelere nazaran daha stabil bir talep artışına sahip olduğu
kanaatine ulaşılmıştır.
Birlikte hakim durum kavramına yöenlik bir analizdeki önemli unsurlardan biri de
birlikte hakim duruma geleceği düşünülen teşebbüsler dışında ilgili pazarda
rekabeti artırabilecek faaliyetlerde bulunabilecek firmaların mevcut olup
olmadığıdr. Akçansa’nın Ladik Çimento’yu muhtemel devralmasıyla birlikte
OYAK GRUBU-SABANCI GRUBU-YLOAÇ üçlüsü ilgili coğrafi pazarın
%(…)’sını kontrol edeceklerdir. Geriye kalan %(…) pazar payı ise SET ve
BAŞTAŞ teşebbüsleri tarafından paylaşılacaktır. Ancak, daha önce de ifade
edildiği üzere bu iki teşebbüsün birlikte de olsa söz konusu üç grup üzerinde
etkin bir rekabet baskısı kurmasının mümkün olmadığı değerlendirilmektedir.
Çimentonun bölgesel pazar özelliğinden dolayı farklı coğrafi pazarlardan
bölgeye mal girişi ve rekabet baskısının oluşması da istisnai olarak kabul
edilmektedir. Bir diğer alternatif olan çimento ithalatı ise Türk çimento sektörü
için geçerli bir unsur değildir. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin ışığında
Türk çimento sektöründeki fazla kapasite probleminin çimento ithalinin gereğini
ortadan kaldırdığı söylenebilir. Son 10 yılda toplam çimento tüketimi içinde
ithalatın payı önemsiz sayılabilecek seviyelerdedir. Örneğin 2002 yılında toplam
Türkiye çimento tüketiminin %0.12’si ithalat yoluyla karşılanmıştır. Sonuç
itibarıyla ilgili pazarda OYAK-SABANCI-YLOAÇ üçlü grubuna rekabetçi baskıda
bulunabilecek 3. taraf konumunda teşebbüs ya da teşebbüsler
bulunmamaktadır.
05-86/1188-340
18
Yukarıda yer verilen açıklamaların ışığında; çimentonun homojen bir ürün
olması, çimento talebinin fiyat esnekliğinin düşük olması, ilgili pazarın teknolojik
gelişmelere açık olmaması neticesinde teknolojik doygunluğa ulaşmış olması,
şeffaf olması, ilgili pazarda rekabetçi baskıda bulunabilecek 3. taraf
teşebbüslerin eksikliği, ilgili stabil talep artışına sahip olması, alıcı gücünün
mevcut olmaması olarak özetlenebilecek unsurlar ilgili pazarda fiyat-miktar gibi
parametreler üzerinde gizli bir işbirliğinin doğmasını kolaylaştırıcı özellik arz
etmektedir. Bu unsurlara eklenebilecek ve “gizli işbirliği” riskinde öne çıkan bir
diğer husus da, teşebbüslerin bir piyasada çok sıklıkla karşı karşıya gelip
gelmedikleridir. Çimento talebi çok sık, küçük parçalar halinde
nitelendirilebilecek bir talep yapısına sahiptir. Çimento talebi belli bir zaman
dilimi içerisinde çok az sıklıkta ve büyük parçalar halinde oluşan bir şekle sahip
değildir. Dolayısıyla, bahse konu ilgili coğrafi pazarı da kapsayan şekilde
teşebbüsler sürekli olarak birbirleriyle etkileşim halinde karşılaşan bir piyasa da
faaliyet göstermektedir. Talebin belli bir zaman diliminde çok sık şekilde
oluşumu, böyle bir pazarda faaliyet gösteren firmaların birbirlerinin pazar
davranışlarını öğrenmeyi ve işbirliklerinin bozulduğu anlarda birbirlerini
cezalandırmayı kolaylaştırıcı etkide bulunmaktadır. Sonuç itibarıyla, söz konusu
talep yapısı “gizli işbirliği” riskini artırmaktadır.
e) İlgili Pazarda Teşebbüsler Arası Yapısal Bağlar
İlgili pazarda Ladik Çimento’nun Akçansa tarafından devralınması olasılığı,
Akçansa’yı kontrol eden SABANCI Grubu ile OYAK-Ünye ve OYAK-Bolu üretim
tesislerini kontrol eden OYAK Grubu arasındaki yapısal bağın incelenmesini
gerektirmektedir.
Dosya mevcudu bilgilere gore; OYAK Grubu ile SABANCI Grubu, OYSA
Çimento Sanayii ve Ticaret A.Ş. (OYSA) adlı ortak girişim şirketini ortaklaşa
kontrol etmektedirler. OYSA’nın Niğde ve İskenderun illerinde çimento
fabrikaları bulunmakta12 ve İç Anadolu (Niğde, Aksaray, Konya, Karaman,
Nevşehir vb. ), Akdeniz (Hatay) ve G. Doğu Anadolu (Gaziantep) Bölgelerinde
faaliyet göstermektedir. OYSA’nın ortaklık yapısı ve yönetim kurulu-denetim
kurulu bilgilerine aşağıda yer verilmektedir:
Ortaklar Payı (%)
ÇimSa 41.09
OYAK 41.09
Halka Açık 17.82
Yönetim Kurulu Üyeleri Denetim Kurulu Üyeleri
Celalettin Çağlar Tamer Güven
Yılmaz Külcü Fadıl Baysan
Kemal Ümit Özel
Murat Seferoğlu
Mustafa Özmen
Hüseyin Özkan
12 OYSA Niğde Çimento Sanayii ve Ticaret A.Ş. ile OYSA İskenderun Çimento Sanayii Ticaret
A.Ş. 14.03.2003 tarihinde birleşmiş ve şirket ünvanı 29.05.2003 tarihinde OYSA Çimento
Sanayii ve Ticaret A.Ş. olmuştur.
05-86/1188-340
19
Çimsa Sabancı Grubu tarafından kontrol edilmektedir. Çimsa’nın Genel Müdürü
Yılmaz Külcü OYSA’nın Yönetim Kurulunda görev yapmaktadır. Çimsa’nın
Genel Müdür Yardımcısı Hüseyin Özkan, OYSA’nın Yönetim Kurulu üyesidir.
OYSA’nın Yönetim Kurulu Başkanı Celalattin Çağlar, OYAK Ünye ve OYAK
Bolu Çimento Şirketlerinin de Yönetim Kurulu Başkanı’dır.
Rekabet Kurulu, daha önce aldığı bir karar ile SABANCI ve OYAK grupları
arasında çimento sektöründe OYSA vasıtasıyla rekabeti bozucu
koordinasyonun varlığını kabul etmiştir13.
Bu çerçevede, OYSA’nın varlığı SABANCI ve OYAK gruplarının çimento
sektöründe rekabetçi davranışlarını koordine etmeye, uyumlaştırmaya, adeta tek
bir teşebbüs gibi davranmalarına neden olabilecek ve dolayısıyla bahse konu
işlemin coğrafi pazarında da SABANCI ve OYAK grupları arasında ilgili pazarda
gizli işbirliğine yol açabilecek riski taşımaktadır.
f) Birden Fazla Pazarda Temas Riski
Teşebbüslerin birden çok pazarda temas halinde bulunmaları, aynı ürün
grubunda ama farklı coğrafi pazarlarda ya da farklı ürün gruplarında ama aynı
coğrafi pazarlarda şeklinde gruplandırılabilir. Farklı ürün gruplarında teşebbüsler
arası temasın gizli işbirliğini kolaylaştırıcı etkisi daha fazladır. Birden fazla pazar
teması, teşebbüslerin rakipleri hakkında daha fazla bilgi edinmesini sağlamakta
ve bir rakibin rekabeti bozucu anlaşmaya uymaması halinde diğer teşebbüslere
anlaşmayı bozan teşebbüsü cezalandırılma fırsatını yaratmaktadır14. Birlikte
hakimiyetin en önemli unsurlarından birisi olarak kabul edilen ve gizli işbirliğinin
sürekli olmasını sağlayan “cezalandırma” mekanizmasının oligopoldeki varlığına
en büyük delillerden birisi olarak “birden fazla pazarda temas” gösterilebilir15. Bu
çerçevede, OYAK-SABANCI-YLOAÇ arasındaki “pazar temaslarının
incelenmesi yerinde olacaktır.
SABANCI Grubu ile OYAK Grubu’nun bankacılık, sigorta, finansal kiralama,
emeklilik fonları, ambalaj, otomotiv, enerji, gıda, bilişim teknolojileri, çimento,
hazır beton ilgili ürün pazarlarında (yaklaşık 11’den fazla değişik pazarda)
faaliyetleri çakışmaktadır. Ayrıca, çimento ve hazır beton ilgili ürün pazarlarında
İç Anadolu, Marmara ve Akdeniz coğrafi bölgelerinde OYAK ve SABANCI
arasında “birden fazla pazarda temas” riski gerçekleşmektedir.
OYAK-SABANCI-YLOAÇ grupları arasında çimento ve hazır beton ilgili ürün
pazarlarında, İç Anadolu ve Marmara coğrafi bölgeleri için “birden fazla pazarda
temas” riskinin mevcut olduğu görülmektedir.
13 1.2.2002 tarih, 02-06/51-24 sayılı Karar
14 Komisyon, Nestle/Perrier ve Gencor/Lonrho davalarında, oligopolün bir üyesini disipline etmek
ile teşebbüslerin birden fazla pazarda temas”ı arasında kolaylaştırıcı etkisi açısından bağlantı
kurmuştur.
15Benheimn ve Whinston adlı yazarlar 1990 yılında yazdıkları bir makalede birden fazla pazarda
temas riskinin gizli işbirliğini kolaylaştırmasının teorik çerçevesini ortaya koymuşlardır. ABD
çimento sektöründe 25 farklı coğrafi pazarda yapılan araştırma “birden fazla pazarda temas”
riskinin seviyesinin fiyat-marjinal maliyet arasındaki farkı etkilediğini ve dolayısıyla anti-rekabetçi
fiyata yaklaşıldığını ortaya koymuştur. (Sukharoman, s.17-18)
05-86/1188-340
20
g) Teşebbüsler Arası Rekabeti Bozucu Davranışların Tarihçesi
İlgili pazarda faaliyet gösteren teşebbüslerin geçmişte farklı coğrafi pazarlarda
da olsa rekabeti bozucu koordineli davranışlar göstermesi bu teşebbüslerin
gelecekteki bir pazarda gizli işbirliği içerisine girmeleri yönündeki riski artırıcı bir
faktördür. Bu çerçevede OYAK-SABANCI-YLOAÇ-SET-BAŞTAŞ arasında
gerçekleşmiş rekabeti bozucu davranışların geçmişini özetlemek yerinde
olacaktır.
Rekabet Kurulu 17.6.1999 tarih, 99-30/276-166 sayılı kararında Ege Bölgesi
coğrafi pazarında Akçansa A.Ş., Batıçim A.Ş., Batısöke A.Ş., Çimentaş A.Ş. ve
Denizli Çimento A.Ş.’nin eylemleri ile 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin (a),
(b) ve (c) bentlerini ihlal ettiklerine hükmetmiştir.
Rekabet Kurulu 1.2.2002 tarih, 02-06/51-24 kararında BAŞTAŞ, OYAK Bolu,
SET ve YLOAÇ’ın İç Anadolu Bölgesi (Ankara) coğrafi pazarında fiyat tespiti
yaparak anlaşma içerisinde oldukları ve Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiklerine
hükmetmiştir. Keza, Kurul aynı Karar’da AKÇANSA ve SET’in Güney Marmara
coğrafi pazarını paylaşmak suretiyle Kanun’un 4. maddesini ihlal ettikleri
sonucuna ulaşmıştır.
Rekabet Kurulu 04-77/1108-277 sayı ve 2.12.2004 tarihli kararı ile;
1- Akçansa Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş., Batı Grubu Şirketler (Batıçim Batı
Anadolu Çimento Sanayii A.Ş. ve Batısöke Söke Çimento Sanayii T.A.Ş.),
Çimentaş Izmir Çimento Fabrikası Türk A.Ş. ve Denizli Çimento Sanayii Ticaret
A.Ş.’nin; a) 2002 yılı Nisan ayından başlayarak, İzmir ve Aydın başta olmak
üzere tüm Ege Bölgesi torbalı çimento pazarında uyumlu eylem halinde fiyat
tespit ettikleri, b) 2003 yılı Haziran ayından başlayarak Körfez Bölgesi başta
olmak üzere tüm Ege Bölgesi torbalı çimento pazarında uyumlu eylem halinde
fiyat tespit ettiklerine ve dolayısıyla Kanun’un 4. maddesini ihlal ettikleri
sonucuna ulaşmıştır.
Rekabet Kurulu 05-18/197-M sayı ve 24.3.2005 tarihli toplantısında aldığı karar
ile Marmara, Akdeniz, İç Anadolu Bölgelerinde faaliyet gösteren Akçansa, OYAK
Bolu, LAFARGE Aslan, SET, Çimsa, BAŞTAŞ, YLOAÇ teşebbüslerinin de
bulunduğu birçok çimento ve hazır beton üreticisine Kanun’un 4. maddesini ihlal
edip etmediklerinin tespiti amacıyla soruşturma açmıştır. Bu soruşturmanın
açılmasına neden teşkil eden belgeler YLOAÇ-SABANCI-OYAK grupları
arasındaki rekabeti bozucu koordinasyona işaret etmektedir.
Öte yandan ülkemizde çimento sektöründe yabancı teşebbüslerin kontrolü
önemli bir yer teşkil etmektedir. Akçansa, SABANCI ve Almanya menşeli
Heidelbergcement tarafından ortaklaşa kontrol edilmektedir. YLOAÇ’ın ortağı
Fransız Lafarge Grubu’dur. SET Çimento Grubu, İtalyan menşeli Italcementi
grubunun kontrolü altındadır. Fransız Vicat Grubu’nun BAŞTAŞ’la ortaklığı
bulunmaktadır. Globalleşen dünya ekonomisinde uluslararası kartellerin etkisi
gün geçtikçe artmaktadır. Çimento sektörünün de global kartellerin etkisine en
fazla maruz kalan piyasalardan birisi olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır.
05-86/1188-340
21
Avrupa Komisyonu, 1994 tarihli Cement kararı ile, aralarında Heidelbergcement,
Lafarge, Italcementi, Vicat gruplarının da bulunduğu 76 çimento üreticisinin
Roma Antlaşması’nın 81. maddesini ihlal ettiklerine hükmetmiş ve söz konusu
teşebbüslere ağır para cezaları uygulamıştır. Yine 2003 yılında Alman Rekabet
Otoritesi “Bundeskartellamt”, aralarında Lafarge ve Heidelbergcement’in de
bulunduğu çimento üreticilerini kartel oluşturmaktan suçlu bularak 660 milyon
euroyu bulan para cezasıyla cezalandırmıştır. Bu çerçevede Heidebergcement,
Lafarge, Italcementi, Vicat teşebbüslerinin Avrupa Birliği’nde geçmişte rekabeti
bozucu koordinasyon içinde olmalarının Türkiye’de de benzer davranışlarda
bulunmalarını kolaylaştırıcı bir unsur olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır.
Hemen belirtmek gerekir ki, Ladik Çimento’nun devralınması işlemine konu olan
coğrafi pazarda bugüne kadar Rekabet Kurulu’nun yürütmüş olduğu herhangi bir
soruşturma bulunmamaktadır. Ladik Çimento’nun, Uzanlar döneminde ve
devamında TMSF kontrolüne geçtikten sonra da “bağımsız (ayrık) davranış”
gösteren bir teşebbüs olduğu ifade edilebilir. Bu noktada Uzan Grubu
zamanında bu grubun kontrol ettiği çimento fabrikalarının “ayrık-bağımsız
davranışlar” sergilediğine ilişkin kanaati kuvvetlendirmek amacıyla Rekabet
Kurulu’nun Ege Bölgesi’nde gerçekleştirdiği soruşturmanın gerekçeli
kararından16 alıntılar yapmak yerinde olacaktır.
“Körfez Bölgesi’nde faaliyet gösteren çimento yeniden satıcılarıyla yapılan
görüşmelere ilişkin bayi ifadeleri şu şekildedir:
“...Temmuz ayı başında Uzanlar’dan gelen çimentonun kesilmesi veya başka
bir sebeple çimento firmaları fiyatlarına arka arkaya zam yaptılar.
… Uzanlar’dan gelen çimento kesilince Temmuz ayı başında, diğer çimento
fabrikaları fiyatlarına 3 ay içerisinde arka arkaya yaklaşık % 30 zam yaptılar.
... Temmuz ayı basında İmar Bankası’na BDDK tarafından el konulmasından
sonra, Körfez Bölgesine Lalapaşa ve Eskişehir’den gelen çimentonun satışları
durmuştur. Uzanlar tarafından satılan çimento fiyatları, diğer firmalara göre her
zaman çok aşağıdaydı. Bu olay sonrasında, diger firmalar bu durumu fırsat bilen
diğer çimento firmaları (Set Çimento, Akçansa, Çimentaş, Batıçim) fiyatlarına
arka arkaya zam yapmıştır.
...Temmuz ayı başında Uzanlar’dan gelen çimentonun kesilmesi veya başka bir
sebeple çimento firmaları fiyatlarına arka arkaya zam yaptılar. Temmuz ayı
başından bu yana çimento fiyatlarına 3 kere zam yapıldı ve yaklaşık toplam %
30 zam yapıldı.
... Uzanlar’a el konulmadan, Körfez Bölgesinde perakende torba çimento satış
fiyatı, 3.200.000 TL/torba idi. Temmuz ayı başında Uzanlar’a el konulduktan
sonra fiyat, 4.750.000 –5.000.000 TL/torba seviyesine yükselmiştir.
Uzanlar’ın Lalapaşa ve Eskişehir Çimento’dan gelen torbalı çimento fiyatının
diğer fabrikaların fiyatlarına göre oldukça düşük olması, diğer çimento
fabrikalarının fiyatları üzerinde bir baskı oluşturmakta iken”
Söz konusu ilgili coğrafi pazarda Ladik Çimento’nun konumuyla rekabeti artırıcı
bir özellik sergilemiş olabileceği ve AKÇANSA, YLOAÇ, OYAK, BAŞTAŞ ve
16 04-77/1108/277 sayılı ve 2.12.2004 tarihli Karar.
05-86/1188-340
22
SET gibi diğer coğrafi bölgelerde rekabeti bozucu davranışlar içerisine girmiş
teşebbüslerin faaliyet gösterdiği bir pazarda dengeleyici bir unsur olarak görev
yapmış olabileceği kanaatine ulaşmak mümkündür.
Akçansa’nın Ladik Çimento’yu muhtemel devralması da teşebbüslerin
geçmişteki koordinasyonları bağlamında işte tam bu noktada önem
kazanmaktadır. Bahse konu ilgili coğrafi pazarda “ayrık davranış sergileyen”,
önemli bir çimento ve klinker üretim kapasitesine sahip olan Ladik Çimento’nun
devralma öncesi rekabeti artırıcı etkisinin devralma sonrası ortadan kaybolma
riski çok yüksektir. Çünkü, Ladik’in söz konusu muhtemel devri ile, diğer coğrafi
pazarlarda rekabeti bozucu geçmişlere sahip SABANCI-OYAK-YLOAÇ
tarafından kontrol edilmesiyle devir sonrası oluşacak piyasa yapısında, fiyat-
üretim parametreleri açısından menfi değişimlerin görüleceği kanaatine
ulaşılmıştır.
h) Diğer Faktörler
Teşebbüslerin birbirine eşit derecede pazar paylarına sahip olması rekabetçi
davranışlarını koordine etmeleri açısından kolaylaştırıcı bir unsur olarak
görülmektedir. Akçansa’nın Ladik Çimento’yu devralması halinde pazarın
%(…)’sına yakın bir kısmını kontrol edecek olan SABANCI ve YLOAÇ’ın
sırasıyla %(…) ve %(…)’lik benzer pazar paylarına sahip olacak olmaları da
“gizli işbirliği” riskini artırmaktadır. Özellikle SABANCI ile OYAK arasındaki
yapısal bağlarla (OYSA) tek teşebbüs gibi davranabilme öngörüsünün
gerçekleşmesi durumunda ilgili pazar, Oyak-Sabancı-YLOAÇ şeklinde birbirine
çok yakın pazar paylarına sahip bir düopol şekline de dönüşebilecektir. İlgili
pazardaki teşebbüslerin benzer kapasitelere ve dikey entagrasyon açısından da
simetrik özelliklere sahip olması birlikte hakimiyetin oluşumunu kanıtlar
niteliktedir.
İlgili pazarda çok yüksek miktarda fazla çimento üretim kapasitesinin
mevcudiyeti, gizli işbirliğinin sürdürülmesinde önemli bir unsur olan
“cezalandırma” kabiliyetinin teşebbüslerce sahip olunduğunu ve istenildiği
zaman kullanılabileceğini göstermektedir.
Yukarıda a), b), c), d), e) ,f) g) ve h) başlıkları altında incelenen tüm unsurların
birlikte değerlendirilmesinin ışığında;
1) AKÇANSA’nın Ladik Çimento’yu devralması durumunda ilgili coğrafi pazarda
yaklaşık %(…) oranında pazar payına sahip olmasının, bu teşebbüsün ilgili
pazarda YLOAÇ ve OYAK gruplarının sırasıyla %(…) ve %(...) oranlarında
pazar paylarına sahip olmaları nedeniyle tek başına hakim duruma gelmesine
yeterli olmayacağı kanaatine ulaşılmıştır.
2) Birlikte hakimiyet; ilgili pazarda, meydana gelen birleşme-devralma
(yoğunlaşma) işlemi neticesinde değişen pazar yapısı ve yapısal-davranışsal
unsurların da etkisiyle birlikte, iki ya da daha fazla teşebbüs arasında rekabeti
bozucu gizli işbirliği riskinin meydana gelmesi ve bu teşebbüslerin rakiplerinden
ve müşterilerinden bağımsız olarak fiyat-üretim gibi parametreleri belirleyebilme
gücünü (pazar gücünü) birlikte ellerinde tutmaları şeklinde tanımlanabilir. Bu
05-86/1188-340
23
kavram çerçevesinde, yukarıda sırayla incelenen başlıklardaki risklerin
varolması neticesinde, Akçansa’nın Ladik Çimento’yu devralması halinde
SABANCI-OYAK-YLOAÇ gruplarının ilgili coğrafi pazarda birlikte hakim duruma
geçecekleri kanaatine ulaşılmıştır.
H.3.3.2. Akçansa Teşebbüsü ve Kraft Torba İlgili Ürün Pazarı Açısından
İşlemin Değerlendirilmesi
Ladik Çimento İktisadi Bütünlüğü içerisinde yer alan Merkez Kağıt Torba ve
San. Tic. A.Ş. (Merkez Kağıt), halihazırda yalnızca Rumeli Grubu çimento
fabrikalarına satış yapmaktadır. 2004 yılı için bu satış rakamı (………….) adet
olarak gerçekleşmiştir. Akçansa’nın kraft torba pazarında faaliyeti
bulunmamakla birlikte Sabancı Holding iştiraki olan Çimsa’nın kraft torba üretimi
yaptığı bilinmektedir. 2004 yılı için bu üretim miktarı (…………..) adettir.
Sektörün kraft torba üretiminde önde gelen teşebbüslerinden Işıklar Holding
A.Ş. tarafından verilen bilgilere göre, Türkiye toplam kraft çimento torba pazar
büyüklüğü yaklaşık (………….) adettir. Merkez Kağıt’ın bu bilgilere göre yaklaşık
pazar payı %(….)’tir. Olası bir devir sonrasında Çimsa ve Merkez Kağıt’ın kraft
torba üretiminde toplam olarak yaklaşık %(….)’lik bir pazar payına sahip
olacakları anlaşılmaktadır. Dosya mündericatındaki bilgi ve belgelerin ışığında;
Ladik Çimeto’nun Akçansa tarafından devralınması işleminin, kraft torba ilgili
ürün pazarında hakim durum yaratan veya mevcut hakim durumu güçlendiren
bir nitelik arz etmediği sonucuna ulaşılmıştır.
H.3.3.3. Türkerler Teşebbüsü ve Çimento İlgili Ürün Pazarı Açısından
İşlemin Değerlendirilmesi
Dosya konusuna ilişkin ihalede en yüksek ikinci teklifi veren Türkerler A.Ş.’nin,
hali hazırda çimento pazarında herhangi bir faaliyeti bulunmamaktadır. Bu
doğrultuda, Ladik Çimento’nun ilgili piyasadaki pazar payının %(…)’a yakın
olması yanında, başvuru konusu işlem sonrası ilgili pazardaki yapının
değişmeyeceği dikkate alındığında ve ayrıca Türkerler A.Ş.’nin Ladik
Çimento’nun rekabeti artırıcı “bağımsız-ayrık davranış” özelliğini sürdürebileceği
dikkate alındığında, Türkerler A.Ş.’nin Ladik Çimentoyu devralması işlemi
sonucunda herhangi bir hakim durumun ortaya çıkmasının ya da mevcut hakim
durumun güçlendirilmesinin söz konusu olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
H.3.3.4. Türkerler Teşebbüsü ve Kraft Torba İlgili Ürün Pazarı Açısından
İşlemin Değerlendirilmesi
Türkerler A.Ş.’nin kraft torba pazarında herhangi bir faaliyeti bulunmamaktadır.
Dolayısıyla Türkerler A.Ş.’nin Ladik Çimento’yu devralması durumunda tarafların
kraft torba pazarındaki pazar payları değişmeyecektir. Yukarıda H.3.3.2.
bölümünde yer verilen gerekçeler de göz önüne alındığında, Türkerler A.Ş.’ye
yapılacak olası devrin ilgili ürün pazarında hakim durum yaratma veya mevcut
bir hakim durumu güçlendirme olasılığı taşımadığı sonucuna ulaşılmıştır.
05-86/1188-340
24
I. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre:
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu bünyesinde bulunan ve 5354 sayılı Kanun ile
değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu’nun 15. maddesinin 7. fıkrasının (a) bendi
gereğince, Fon Kurulu’nun 6.7.2005 tarih, 271 sayılı kararı ile, Rumeli Çimento
Grubu şirketlerinden Ladik Çimento Ticari ve İktisadi Bütünlüğü’nün haczedilen
tüm mal, hak ve varlıklarının satılması işleminin,
1. 1998/4 sayılı “Özelleştirme Yoluyla Devralmaların Hukuki Geçerlilik
Kazanabilmeleri İçin Rekabet Kurumuna Yapılacak Önbildirimlerde ve İzin
Başvurularında Takip Edilecek Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ”
kapsamında izne tabi bir işlem olduğuna OYBİRLİĞİ ile,
2. Ladik Çimento Ticari ve İktisadi Bütünlüğü’nün 13.10.2005 tarihinde yapılan
ihalede;
a) en yüksek birinci teklifi veren Akçansa Çimento Sanayi ve Ticaret
A.Ş.’ye devredilmesi halinde, işlemin kraft torba ilgili ürün pazarında
hakim durum yaratılmasına veya mevcut hakim durumun
güçlendirilmesine yol açmayacağına, ancak çimento ilgili ürün
pazarında 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi kapsamında hakim
durum yaratılmasına ve rekabetin önemli ölçüde azaltılmasına yol
açacağına, bu nedenle işleme izin verilemeyeceğine OYÇOKLUĞU
ile,
b) en yüksek ikinci teklifi veren Türkerler İnşaat Turizm Madencilik Tic.
ve San. A.Ş.’ye devredilmesi halinde, işlemin çimento ve kraft torba
ilgili ürün pazarlarında 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi kapsamında
hakim durum yaratılmasına ya da mevcut hakim durumun
güçlendirilmesine ve böylece rekabetin önemli ölçüde azaltılmasına
yol açmayacağına, bu nedenle işleme izin verilmesine OYBİRLİĞİ
ile,
karar verilmiştir.
05-86/1188-340
25
20.12.2005 tarih ve 05-86/1188-340 Sayılı Kurul Kararı’na
KARŞI OY GEREKÇESİ
Kurul tarafından alınan, Akçansa’nın Ladik Çimento’yu devralmasının
rekabet açısından uygun olmayacağı ve devralma işlemine izin verilemeyeceği
Kararı, Akçansa’nın, ilgili coğrafi pazarda tek başına hakim durum
oluşturmayacağı, ancak devralma gerçekleşirse, diğer teşebbüslerle, “birlikte
hakim durum”un ortaya çıkacağı ve rekabetin önemli ölçüde azaltılmasına yol
açacağı, dolayısıyla da, bu durumun önlenmesi gerektiği görüşüne
dayandırılmıştır.
Gerek Karar’ın alınmasına esas teşkil eden Rapor’daki ileri sürülen
gerekçeler ve gerek işleme izin verilemeyeceğine dair sebep-sonuç ilişkileri ile
ilgili olarak Kurul’un benimsediği değerlendirme tarzı, “rekabetçi bir yaklaşım”
açısından sakıncalar ihtiva etmektedir. Şöyle ki;
1.Satış işleminin cereyan ettiği ürün pazarı, Samsun, Tokat, Amasya, Çorum ve
Sinop olarak belirlenmiştir. Buna karşılık coğrafi pazarda “birlikte hakim durum
oluşturabilecekleri ve rekabeti önemli ölçüde azaltabilecekleri” varsayılan,
bölgedeki üç önemli teşebbüsten biri olan OYAK’ın Ünye işletmesinin
bulunduğu Ordu ili, coğrafi pazarı belirlemek için kullanılan teknik gereği pazara
dahil edilmemiştir.
2. Ladik Çimento’nun Akçansa’ya devredilmesi varsayımında, devir öncesi ve
devir sonrası, yoğunlaşma oranları 2003 ve 2004 yılları itibarıyla, ancak ihmal
edilebilecek düzeyde değişmekte, Ladik Uzan grubunda iken bölgedeki payı,
sırasıyla %(…) ve (….) iken, Akçansa’ya devri halinde % (….) ve (….)
olmaktadır. Ayrıca Akçansa’nın Ladik Çimento’yu devralması durumunda,
pazarın % (…)’sı üç büyük teşebbüs tarafından kontrol edilecektir, fakat, devir
öncesi de, pazarın %(...) sından daha fazlasının, zaten, yine üç büyük
teşebbüsün kontrolü altında olduğunu unutmamak gerekir. İlgili Dosya’da,
pazarda faaliyet gösteren ve en fazla pazar payına sahip olan ilk 4 teşebbüsün
toplam pazar paylarını gösteren C4 oranları da, 2003 ve 2004 yılları için,
takriben %97 dolaylarında iken, Akçansa’nın Ladik Çimento’yu aldığı varsayımı
ile, sırasıyla %97 ve %98 olmaktadır. Buna göre, devir öncesi durum ile
muhtemel devir sonrası durum arasında, çimento pazarı ve ilgili coğrafi pazar
açısından bakıldığında kayda değer bir fark yoktur. Böyle bir tabloda anti-
rekabetçi yeni bir yapının oluşması gibi bir iddiayı ileri sürmek zordur.
3. Sadece bir piyasa aktörünün adının değişmesinden başka, teşebbüs sayısı,
ürünün özellikleri, üretim teknolojisi, dağıtım yöntemi, giriş engelleri, talep yapısı
gibi piyasayı etkileyen unsurlar bakımından değerlendirildiğinde de ilgili coğrafi
pazarda Akçansa’nın Ladik Çimentoyu devralmasından sonra, anti-rekabetçi ve
yoğunlaşma düzeyi yüksek bir piyasanın ortaya çıkacağını iddia etmek, yine
zordur: Çimentonun homojen olması, nakliyesinin güçlüğü, üretim teknolojisinin
sınırları, giriş engelleri, belli bir bölgede sınırlı sayıda teşebbüsün varlığını
zorunlu kılmaktadır. Dar bir bölgede, çok sayıda teşebbüsün varlığının rasyonel
05-86/1188-340
26
olduğunu söylemek mümkün değildir. Çimento sektöründe, dar alanda zaten bir
tür “zorunlu hakim durum” söz konusudur. 100 veya 200 km yarı çaplı bir
bölgede, eğer tüketim de az ise, mesela, çimento sektöründeki optimum
kapasite kabul edilebilecek 1.000.000 ton/yıl’dan aşağıda ise, çok sayıda
teşebbüsün faaliyette olmasını istemek, irrasyonel davranmak anlamına
gelecektir. Sözü edilen bölgedeki teşebbüs sayısı, hatta, olması gerekenden
fazladır. Nitekim bölgeyi biraz genişletirsek, bölgede az da olsa payı olan
teşebbüslerin üretim kapasiteleri göz önüne alındığında, 10 milyon tonluk üretim
kapasitesine karşılık, 1 milyon tonluk talebin varlığı olgusu ile karşılaşırız.
Mevcut teşebbüsler, zaten neredeyse % 50 civarında kapasite ile çalışmakta
iken, bölgeye yeni bir aktör girmemiş iken hangi yoğunlaşmadan bahsedilebilir?
Üstelik rekabet politikasının, öncelikli amacı “iktisadi etkinliği” sağlamak iken,
düşük kapasiteli çalışma sonucunu doğuracak, çok sayıda piyasa aktörünün
varlığını kabul ve teşvik etmek, hangi rekabet anlayışı ile bağdaşacaktır?
4. Karar’a esas olan Raporda, “Bir coğrafi pazarda, teşebbüs sayısı 3 veya 4
olursa “birlikte hakimiyet” oluşumu için uygun bir zemin oluşur, teşebbüs sayısı
5’ten fazla olursa” hakimiyet” zorlaşır” denilmektedir. Bu durumda, sadece sözü
edilen bölgede değil, bütün Türkiye’de yani coğrafi pazar olarak
tanımlanabilecek alt bölgelerde, fiilen “anti-rekabetçi bir yoğunlaşma
durumu”nun var olduğunu kabul etmek gerekir. Böyle bir tespit, sektörün ve ilgili
ürünün, diğer mal ve hizmet kategorilerinden farklı ele alınmadığının açık bir
göstergesi olacak; yapılan analiz kağıt üstünde ve “sanal” olmaktan öteye
gidemeyecektir. Halbuki Rekabetçi yaklaşım, ölçek ekonomisi, verimlilik, kậrlılık
ve sürdürülebilirlik yani “iktisadi etkinlik” amacıyla ters düşmeyecek özellikler
taşımalıdır: Çimento sektöründe, belli bir coğrafi pazarda faaliyette bulunacak
teşebbüs sayısı, zorunlu olarak sınırlı olmak durumundadır.
5. Dosya münderecatından anlaşıldığı kadarıyla, Akçansa’ya izin verilmemesi,
bölgedeki hâkim durumla ilgili olduğu kadar, piyasada faaliyet gösteren
teşebbüslerin yapısı ve aralarındaki ilişkilerin, rekabeti engelleyici ve
koordinasyona yol açıcı özellikler taşıması kaygısından da kaynaklanmaktadır.
Yapılan analiz ve değerlendirmede, Ladik Çimento’nun Akçansa’ya devri
konusunun, Akçansa’nın ortaklık yapısı ile ve sektördeki diğer önemli
teşebbüsler olan OYAK ve YLOAÇ ile ilişkileri bağlamında ele alınması söz
konusudur. Buradan hareketle de, ülkenin diğer bölgelerinde yapılan daha
önceki “çimento soruşturmaları”na atıf yapılarak, bu bölgede de “koordinasyon”a
gidilebileceği, birlikte hakim durum oluşturularak rekabetin önemli ölçüde
azaltılacağı varsayımı, iznin verilmemesine gerekçe teşkil etmiştir. Bilindiği gibi,
Akçansa, Sabancı ve Heidelberg Cement’in ortak kuruluşu, bölgedeki bir diğer
fabrikanın sahibi OYAK ise OYSA teşebbüsüne ait Niğde ve İskenderun üretim
tesislerinde, Sabancı grubunun eşit kontrol gücüne sahip ortağıdır. Bölgedeki
aktörlerden YLOAÇ ise, çeşitli çimento soruşturmalarında, diğer önemli
teşebbüslerle birlikte hakim durum oluşturmak, uyumlu eylem içinde bulunmak
gibi gerekçelerle hakkında idari ceza verilen bir başka teşebbüstür. Bilinen,
bütün bu “olgu” lara rağmen, Akçansa’nın Ladik Çimento’yu devralması halinde,
“SABANCI-OYAK-YLOAÇ gruplarının ilgili coğrafi pazarda hakim duruma
geçecekleri” gibi bir tespit, mevcut tabloya bakıldığında doğru olsa bile, “bizatihi
bu sebepten dolayı”, rekabetin ortadan kalkacağı veya azalacağı gibi bir sonuca
varılırsa, rekabet açısından, sağlam bir karar alınmış olmayacaktır. Ayrıca, 4054
05-86/1188-340
27
sayılı kanunun 7.maddesi kapsamında, yoğunlaşma analizi yapılırken,
teşebbüsler arasındaki anlaşma ve uyumlu eylem ihtimallerine itibar etmek ve
bundan hareketle de, birleşme veya devralmalara izin vermemek, tartışılabilecek
bir konudur.
6. Ladik Çimento Ticari ve İktisadi Bütünlüğü’nü, ikinci sıradaki
teşebbüsün(Türkerler) alması halinde “hakim durum yaratılmasına ya da mevcut
hakim durumun güçlendirilmesine ve böylece rekabetin önemli ölçüde
azaltılmasına yol açılmayacağına” dair Kurul Kararı, her ne kadar oybirliği ile
alınmış olsa da, böyle bir piyasada, böyle bir coğrafi pazarda rekabetin tesisi ve
işletilmesi için nihâi teminat, yeni ve nispeten deneyimsiz bir aktörün pazara
girmesi değil, “caydırıcı”, ekonomik ve hukûki ortam olacaktır. İktisadi açıdan,
bir piyasada rekabet, küçük ve yeni teşebbüslerin devreye girmesinden ziyade,
güçlü rakiplerin varlığı halinde daha etkin ve gerçekçi olabilecektir.
7.Çimento Fabrikalarının TMSF tarafından satışa çıkarılması öncesinde, ilgili
tebliğler çerçevesinde Rekabet Kurulu’nun, hangi teşebbüslerin ihalelere
giremeyeceği veya nihai iznin hangi şartlar dahilinde verilebileceğine dair yeterli
ölçüde yönlendirici herhangi bir “görüş” belirtmemesinin veya bildirmemesinin de
“sistem” açısından önemli bir eksiklik olduğunu belirtmek gerekir. Oysa ki açık,
öngörülebilir bir hukûki-idarî sistem ve işleyiş, modern kamu yönetimi anlayışının
gereğidir.
Bu gerekçelerle, ilgili Karar’ın “kraft torba” dışındaki, çimento ile ilgili
bölümüne katılamıyorum.
Prof.Dr.Nurettin KALDIRIMCI
Kurul Üyesi
Full & Egal Universal Law Academy