Rekabet Kurumu Başkanlığından,
(Danıştay’ın İptal Kararı Üzerine Verilen)
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : D2/1/F.T.-01/1
Karar Sayısı : 06-02/47-8
Karar Tarihi : 5.1.2006
A - TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Mustafa PARLAK 10
Üyeler : Rıfkı ÜNAL, Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI, Süreyya
ÇAKIN, Mehmet Akif ERSİN.
B – RAPORTÖRLER: Özge İÇÖZ, Ali ARIÖZ
C - ŞİKAYET EDENLER
- Resen
- Tüm Internet Servis Sağlayıcıları Derneği (TISSAD)
Dikilitaş, Eren Sok., No:6/6, Kat:3, Beşiktaş/İstanbul
Temsilcisi: Prof.Dr. Arif ESİN
Akaretler Sıraevleri, S.Seba Cad., No:67, Beşiktaş/İstanbul
- 20
- Yeşil Ege Bilişim ve Internet Hizmetleri A.Ş. (Efes Net)
Atatürk Cad., No:184, Daire No: 2, 35120, Alsancak/İzmir
- Superonline Uluslararası Elektronik Bilgilendirme ve Haberleşme
Hizmetleri A.Ş. (Superonline)
Yıldız Cad., No.46, Polat İş Merkezi, Beşiktaş/İstanbul
Temsilcisi: Av.Ümit AKIN ve Av. Orhan GEMİCİOĞLU
Halaskargazi Cad., Atamın Apt., No:348, Kat:4, Daire No:5,
Şişli/İstanbul 30
- Equant İstanbul Telekomünikasyon Hizmetleri Ltd. Şti. (GlobalOne)
Nispetiye Cad., Akmerkez, E3 Blok, Kat:5, Etiler/İstanbul
- Comsat İletişim Hizmetleri Ticaret A.Ş. (Comsat)
Barbaros Bulvarı, Ceddiye Sok., No:11, 80700, Yıldız/İstanbul
- Eser Telekomünikasyon Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Eser Telekom)
Anadolu Bulvarı, 11.Sok.,No:14, 06510, Söğütözü/Ankara
D - HAKKINDA SORUŞTURMA YAPILAN
- Türk Telekomünikasyon A.Ş. (TTAŞ)
Turgut Özal Bulvarı, Aydınlıkevler/Ankara
40
E- DOSYA KONUSU: Rekabet Kurulu’nun 2.10.2002 tarih, 02-60/755-305
06-02/47-8
2
sayılı kararının iptaline ilişkin Danıştay 13. Dairesi’nin 1.7.2005 tarih,
2005/1700 E. 2005/3392 K.; 2005/1703 E. 2005/3396 K. sayılı kararları
üzerine Türk Telekomünikasyon A.Ş.’nin internet erişim hizmetlerinin
sunulması için gereken altyapıları içeren pazarlarda hakim durumunu ve
bu pazarlar ve internet erişim hizmetleri pazarlarında kötüye kullandığı
iddiasının yeniden değerlendirilmesi.
F - İDDİALARIN ÖZETİ
F.1. Resen İnceleme Nedenleri
Internet Servis Sağlayıcılarına (ISS) altyapı hizmeti veren TTAŞ’ın; 50
- aylık erişim ücretlerini maliyetlerinin altında belirlediği,
- PRI (Primary Rate Interface) hattı almak isteyen servis sağlayıcılarının
talebini karşılamadığı,
- kablo TV hattı üzerinden internet erişimi sunmak isteyen ISS’lere en fazla
65 Kbps kapasite verip, kendi servis sağlayıcısı TTNet’e bunun yaklaşık beş
katı kapasite tahsis ettiği
yönündeki iddialar, basında çıkan haberler ve Kurum Raportörlerinin yaptıkları
çalışmalar neticesinde konunun 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında
Kanun çerçevesinde değerlendirilmesi gerekli görülmüştür.
F.2. TISSAD’ın İddiaları 60
TISSAD’ın şikayet dilekçesinde özetle;
- TTAŞ’ın internet altyapı sağlama pazarında hakim durumda olduğu,
- TTAŞ’ın ISS’lere, başvuru tutarının %25’ini ödemelerine rağmen, talep
ettikleri PRI hatlarını vermediği,
- TTAŞ’ın bu şekilde ISS’leri, TTNet adı altında kurulan Sanal Erişim
Noktaları (VPOP - Virtual Point of Presence) altyapısını kiralamaya ve
neredeyse birer satış ve pazarlama organizasyonu haline dönüşmeye
zorladığı,
- VPOP kullanımının, ISS’ler arasında servis kalitesi yönünden herhangi bir
fark yaratmayacağı sebebiyle rekabeti kaldıran bir uygulama olacağı, 70
- TTAŞ’ın TTNet adlı hizmeti ile internet servis sağlayıcılığı pazarında yıkıcı
fiyat uyguladığı,
- TTAŞ’ın, ISS’lere ait ticari sırları zorla aldığı
iddia edilerek TTAŞ hakkında soruşturma açılması, Türkiye’de internet servisi
sağlayan şirketlerin bu ihlaller neticesinde mevcut durumda uğramakta
oldukları ve uğrayabilecekleri ciddi zararlara karşı 4054 sayılı Kanunun 9.
maddesi uyarınca koruyucu nitelikte geçici tedbir alınması, TTAŞ’a bu ihlaller
sebebiyle aynı Kanunun 16. maddesi uyarınca para cezası verilmesi talep
edilmektedir.
06-02/47-8
3
F.3. Orhan O. BAĞ’ın İddiaları 80
Orhan O. BAĞ adlı şahıs tarafından gönderilen e-posta mesajında TTAŞ ve
TTAŞ’ın kablo TV hizmetlerindeki gelir ortakları hakkında;
- kablo TV şebekesi üzerinden internet bağlantısı sağlanabilmesi için
gerekli olan kablo modem cihazında belli markaların satın alınması şartıyla bu
bağlantının sağlandığı,
- bu modemin sadece tek kullanıcılı sistemlerde kullanılmasına izin
verilmesi ve birden fazla kullanıcının bağlanmasının talep edildiği durumlarda
belirli markalı yönlendiricilerin (router) satın alınmasının zorunlu tutulduğu,
- kişilerin aynı donanımı, kablo TV internet abonesi olunan farklı iki noktada
kullanmalarının engellendiği, 90
- kablo TV internet aboneliği için TTAŞ’ın duyurduğu tarifelerle ilgili
gönderilen faturaların yanı sıra gelir ortakları tarafından da “hizmet bedeli” adı
altında ücret talep edildiği
iddialarına yer verilmektedir.
F.4. Efes Net’in İddiaları
Efes Net'in Kurum kayıtlarına giren başvurusunda özetle,
- TTAŞ’ın ISS’lere altyapı sağlar durumda iken, kiralık hat fiyatlarında
yüksek artışlar gerçekleştirdiği,
- ürün yelpazesinin bir bölümünü ISS’lere kapadığı,
- ehven fiyatlar ve sınırlandırılmamış ürün yelpazesi ile son kullanıcıyı 100
hedefleyen satış politikalarını uygulamaya geçirdiği,
- çevirmeli (dial-up) abonelikte bedavaya yakın hizmet vererek internet
servis sağlayıcılığı pazarını kontrolü altına almak istediği,
- ISDN-PRI hat ücretlerinde %100 ve kontörlü zamlar yaparak ISS’leri zor
duruma soktuğu,
- kiralık hat kullanılarak sağlanan internet erişiminde TTAŞ’ın tüm hızlarda
çok ucuz, kontörlü olmayan port ücretleri ilan ederek ve ara hızları ISS’lerin
kullanımından kaldırarak kontöre bağladığı, bu hizmetleri oldukça pahalıya
vererek bu pazarı ISS’lere kapatmak istediği
iddialarına yer verilmiştir. 110
F.5. Superonline’ın İddiaları
Superonline’ın dilekçesinde özetle,
- TTAŞ’ın altyapı tesislerinin kira ücretleri ile data servis ücretlerine %100’e
varan oranlarda zam yaptığı,
- tek taraflı olarak belirlediği ve hizmetin kalitesinde artışa yol açacak
herhangi bir değişikliğe ve yeni bir yatırıma dayanmayan yeni ücret tarifelerini,
TTAŞ tarafından TTNet adı altında sunulan internet servis sağlama hizmetine
yansıtmadığı,
06-02/47-8
4
- bu uygulamalardan internet hizmetlerinden yararlanan kullanıcıların
olumsuz etkileneceği 120
iddialarına yer verilerek, TTAŞ hakkında soruşturma açılması, Superonline’ın
mevcut durumda uğramakta olduğu ve uğrayabileceği ciddi zararlara karşı
koruyucu nitelikte geçici tedbir alınması ve bu ihlaller nedeniyle TTAŞ’ın para
cezası ile cezalandırılması talep edilmektedir.
F.6. GlobalOne’ın İddiaları
GlobalOne’ın dilekçesinde, TTAŞ’ın uydu yer istasyonu işletmecilerinden
aldığı royalty ücretlerine ilişkin tarifelerde gerçekleştirdiği 2,4 ila 63 kat
arasında değişen oranda zammın hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir.
F.7. Comsat’ın İddiaları
Comsat’ın şikayet dilekçesinde de aynı şekilde, TTAŞ’ın 1.6.2001 tarihinden 130
itibaren uydu yer istasyonu işletmecilerinden aldığı royalty ücretlerine 2,4 ila
63 kat arasında değişen oranda artış yaptığı ve bu zamlar nedeniyle sektörün
büyük zarara uğrayacağı iddia edilmektedir.
F.8. Eser Telekom’un İddiaları
Eser Telekom’un şikayetinin konusu da Comsat ve Global One’ın iddiaları ile
aynıdır.
G - DOSYA EVRELERİ
1. Gerek basında çıkan, ISS’lere altyapı hizmeti veren TTAŞ'ın, aylık erişim
ücretlerini maliyetlerinin altında belirlediği; ISS’lerin kendi altyapılarını
oluşturmak için talep ettikleri PRI hatlarını uzunca bir süredir vermediği, kablo 140
TV şebekesi üzerinden internet erişimi sunmak isteyen servis sağlayıcılarına
en fazla 64 Kbps kapasite verip TTNet adı altında kendi sunduğu hizmet için
bunun yaklaşık beş katı kapasite tahsis ettiği yönündeki haberler, gerek
Kurum Raportörlerinin çalışmaları neticesinde konunun 4054 sayılı Kanun
çerçevesinde değerlendirilmesi gerekli görülmüş ve bu doğrultuda hazırlanan
24.1.2001 tarih, D2/1/F.T.-01/1 sayılı İlk İnceleme Raporu 25.1.2001 tarih ve
10 sayılı Başkanlık Önergesi ile Kurul gündemine alınmıştır.
2. Konunun söz konusu rapor ile Kurul gündemine alındığı dönemde, aynı
iddialar ile Kurum kayıtlarına 23.1.2001 tarih, 373 sayı ile TISSAD'ın dilekçesi
intikal etmiş ve ihlallere yönelik olarak Kurul tarafından 4054 sayılı Kanunun 9. 150
maddesi çerçevesinde koruyucu nitelikte geçici tedbir alınması talebinde
bulunulmuştur.
3. Kurum kayıtlarına 26.1.2001 tarih, 8026 sayı ile giren ve Orhan O. BAĞ
tarafından e-posta mesajı ile TTAŞ hakkında şikayette bulunulmuş ve
gereğinin yapılması talep edilmiştir.
4. 30.1.2001 tarih, 01-06/49-Mİ sayılı Kurul Kararı ile şikayet konusu
incelemeye alınmıştır.
5. Raportörler tarafından hazırlanan 1.2.2001 tarihli Bilgi Notunda; İlk
İnceleme Raporunda talep edilen önaraştırma açılmasına yönelik raportör
görüşünün, ilerletilen incelemeler neticesinde, 4054 sayılı Kanunun 40/1. 160
06-02/47-8
5
maddesi uyarınca doğrudan soruşturma açılması yönünde değiştiği ifade
edilerek Kurula sunulmuştur.
6. TISSAD’ın yukarıda bahsolunan şikayet dilekçesine ek olarak, Kurum
kayıtlarına 27.2.2001 tarihinde yeni bir şikayet dilekçesi daha intikal etmiş;
ISS’lerin iddia konusu ihlaller neticesinde uğramakta oldukları ve
uğrayabilecekleri ciddi zararlara karşı 4054 sayılı Kanunun 9. maddesi
uyarınca acil olarak koruyucu nitelikte geçici tedbir alınması yönünde karar
verilmesi talep edilmiştir.
7. 13.3.2001 tarihli Bilgi Notu ile yukarıda bahsolunan ek şikayet dilekçesine
ilişkin bilgi verilerek konu Kurula arz edilmiştir. 170
8. Daha sonra TISSAD tarafından gönderilen yeni şikayet dilekçesi
16.3.2001 tarih, 1055 sayı ile Kurum kayıtlarına girmiş, TTAŞ’a yönelik bir
soruşturma kararının bir an önce alınması, ISS’lerin bu ihlaller neticesinde
mevcut durumda uğramakta oldukları ve uğrayabilecekleri ciddi zararlara karşı
4054 sayılı Kanunun 9. maddesi uyarınca çok acil olarak koruyucu nitelikte
geçici tedbir alınmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
9. 19.3.2001 tarihinde, TISSAD tarafından "Telekomünikasyon Sektöründe
Yaşanan Rekabet Sorunları ve Liberalizasyon Sürecine Etkileri" konulu bir
toplantı düzenlenmiş ve Telekomünikasyon Kurumu, Ulaştırma Bakanlığı ve
Telsiz Genel Müdürlüğü yetkilileri ile telekomünikasyon sektöründe faaliyet 180
gösteren firmaların katılımıyla gerçekleştirilen toplantıya dosyada görevli
Kurum Raportörleri katılarak konu hakkında bilgilendirilmişler, toplantıya ilişkin
olarak hazırlanan 27.3.2001 tarihli Bilgi Notu Kurula sunulmuştur.
10. Raportörler tarafından 20.3.2001 tarihinde hazırlanan Bilgi Notunda
TISSAD’ın geçici tedbir talebini haiz ek şikayet dilekçeleri değerlendirilmiş ve
araştırma süreci içerisinde yapılan incelemelere ilişkin tespit ve
değerlendirmeler Kurula arz edilmiştir.
11. Efes Net’in başvurusu 21.3.2001 tarih, 1158 sayı ile Kurum kayıtlarına
intikal etmiş; TTAŞ’ın ihlal iddialarına ilişkin uygulamalarının bir daha gözden
geçirilmesi, ISS’lerin yok olmasına izin verilmemesi talep edilmiştir. 190
12. Efes Net’in şikayet dilekçesinde yer verilen iddiaların özeti 26.3.2001
tarihli Bilgi Notu ile Kurula sunulmuştur.
13. Rekabet Kurulunun 28.3.2001 tarihli toplantısında; 24.1.2001 tarih ve
D2/1/F.T.-01/1 sayılı İlk İnceleme Raporu ve konuya ilişkin olarak TTAŞ
dışındaki bazı ISS’lerden Kurumumuza intikal eden şikayetler görüşülmüş ve
TTAŞ’ın;
- “/TTNet/tarifeler.html” adlı internet adresinde
duyurduğu tarifeler ve yerel şebeke kullanıcılarının, abonelik gerektirmeden
ülke çapında her yerden çevirmeli olarak internete erişimlerini sağlayan 146
servisi benzeri bir hizmeti ISS’lerin sunmalarına olanak tanımamak suretiyle, 200
ticari faaliyet alanına başka bir teşebbüsün girmesine doğrudan veya dolaylı
olarak engel olmak ya da rakiplerin piyasadaki faaliyetlerinin zorlaştırılmasını
amaçlayan eylemlerde bulunmak,
- internet kullanıcılarına maliyetinin altında fiyatlarla internet erişimi sunmak
suretiyle internet hizmetleri piyasasındaki rekabet koşullarını bozmak,
06-02/47-8
6
- ISS’lerin yerel telefon şebekesini kullanan abonelerine hizmetlerini
sunmak üzere kendisinden talep ettikleri PRI hatlarını hiç vermemek, ISS’leri
TTNet altyapısını kullanmaya mecbur etmek, ISS’lere yönelik olarak kiralık
hatlarda uygulanan indirim sistemini 3-7 yıllık sözleşme yapılması şartına
bağlamak, bu şekilde kendisine rakip yeni şebekelerin gelişmesini engellemek 210
suretiyle tüketicinin zararına olarak üretimi, pazarlamayı ya da teknik
gelişmeyi kısıtlamak,
- ISS’lerin hat başvurularına zamanında cevap vermemek, bu hat
taleplerinin karşılanmasını kullanılacak malzemenin hibesi şartına bağlamak
ve gelir paylaşımı ortakları ve TTNet dışında kablo TV şebekesi üzerinden
internet erişimi sunmak isteyen ISS’lere bu olanağı tanımamak suretiyle eşit
durumdaki alıcılara aynı ve eşit hak, yükümlülük ve edimler için farklı şartlar
ileri sürmek,
- hizmet sunduğu ISS’lerden ticari sır niteliğindeki bilgileri talep ederek, bu
bilgileri kendi internet hizmeti lehine kullanmak, ISS’lere tahsis ettiği 220
VPOP’lardan en fazla %10’unun iade edilebilmesine izin vermek, kendisinden
temel telekomünikasyon tesisi kiralayan ISS’leri bu tesislerde kullanılacak
teçhizat konusunda belirli firmaların ürünlerini kullanmaya zorlamak yoluyla
belirli bir piyasadaki hakimiyetinin yaratmış olduğu finansal, teknolojik ve ticari
avantajlardan yararlanarak başka bir mal veya hizmet piyasasındaki rekabet
koşullarını bozmayı amaçlayan eylemlerde bulunmak,
yoluyla temel telekomünikasyon hizmetlerindeki hakim durumunu kötüye
kullandığı ve bu şekilde 4054 sayılı Kanunun 6. maddesini ihlal ettiği
iddialarının ciddiyeti dikkate alınarak, 28.3.2001 tarih ve 01-13/123-M sayılı
kararı ile TTAŞ hakkında aynı Kanunun 40/1. maddesi uyarınca doğrudan 230
soruşturma açılmasına karar verilmiştir.
14. Superonline’ın Kurum kayıtlarına 30.3.2001 tarih, 1279 sayı ile giren
dilekçesinde ihlal iddialarına yer verilerek TTAŞ hakkında soruşturma
açılması, Superonline’ın mevcut durumda uğramakta olduğu ve
uğrayabileceği ciddi zararlara karşı koruyucu nitelikte geçici tedbir alınması ve
bu ihlaller nedeniyle TTAŞ'ın para cezası ile cezalandırılması talep edilmiştir.
15. TISSAD’ın Kurum kayıtlarına 12.4.2001 tarih, 1505 sayı ile giren
dilekçesinde yer alan, ön ödemesi yapılmış fakat tahsis edilmemiş ve
verilemeyeceği açıklanmış PRI hatları için fahiş fiyatlar talep edilerek
karşılanmaya çalışıldığı iddiası ileri sürülerek, gereğinin yapılması istenmiştir. 240
16. Efes Net’in Kurum kayıtlarına 18.4.2001 tarih, 1586 sayı ile giren şikayet
dilekçesinde, TTAŞ’ın TTNet adı altında sunduğu hizmet fiyatları düşük
tutulurken, aynı fiyat seviyesinde kendilerinin hizmet verme olanaklarının
olmadığı, rekabet edemedikleri ifade edilerek gereğinin yapılması talep
edilmiştir.
17. TISSAD’ın Kurum kayıtlarına 20.4.2001 tarih, 1641 sayı ile giren
dilekçesinde, TTAŞ’ın 20.4.2001 tarihi itibarıyla kontör ücretlerine %6
oranında zam yaptığı, bu artıştan sadece ISS’lerin etkilendiği, TTAŞ’ın kendi
hizmetleri için kontör uygulamasından dolayı TTAŞ’dan hizmet alan nihai
kullanıcıların bu fiyat artışından etkilenmediği ve bu nedenle ISS’lerin rekabet 250
gücünün %6 daha da düştüğü ifade edilerek gereğinin yapılması talep
edilmiştir.
06-02/47-8
7
18. TISSAD’ın Kurum kayıtlarına 20.4.2001 tarih, 1621 sayı ile intikal eden
dilekçesinde, ISS’lerin şikayet konusu ihlal nedeniyle uğramış oldukları
zararlara ilişkin bilgi ve belgeler gönderilmiştir.
19. 25.4.2001 tarih ve 01-20/186-M sayılı Kurul kararında, Superonline’ın
30.3.2001 tarih, 1279 sayı ile Kurum kayıtlarına intikal eden başvurusunun
TTAŞ hakkında 28.3.2001 tarihinde 01-13/123-M sayılı Kurul kararı ile açılmış
olan soruşturma içerisinde değerlendirilmesine, geçici tedbir talebinin
soruşturma sürecinde ele alınmasına karar verilmiştir. 260
20. 2813 sayılı Telsiz Kanununun 4502 sayılı Kanunla değişik 7. maddesinin
“Rekabet Kurulu, telekomünikasyon sektörüne ilişkin olarak yapacağı
inceleme ve tetkiklerde ve birleşme ve devralmalara ilişkin olarak vereceği
kararlar da dahil olmak üzere telekomünikasyon sektörüne ilişkin olarak
vereceği tüm kararlarda öncelikle Kurumun görüşünü ve Kurumun yapmış
olduğu genel düzenleyici işlemleri dikkate alır” şeklindeki üçüncü fıkrası
uyarınca Telekomünikasyon Kurumunun görüşü 14.5.2001 tarih, 1083 sayı ile
talep edilmiştir.
21. TTAŞ’ın ilk yazılı savunması 14.5.2001 tarih, 2003 sayı ile Rekabet
Kurumu kayıtlarına intikal etmiştir. 270
22. TISSAD’ın 15.5.2001 tarih, 2006 sayı ile Kurum kayıtlarına intikal eden
dilekçesinde, ISS’lerin girdisi olan altyapı hizmetleri için alış fiyatının, TTAŞ’ın
ISS’lerin rakibi olarak faaliyet gösterdiği pazarda uyguladığı son kullanıcıya
satış fiyatının çok üzerinde olduğu, altyapı fiyatlandırmasının kontör hesabı
üzerinden yapılması dolayısıyla ISS’lerin kontör artışlarından doğrudan
etkilenmesine karşın TTNet kullanıcılarının bu artışlardan etkilenmedikleri
ifade edilmiş; TTAŞ’ın fiyat uygulamalarının yeniden düzenlenmesi veya
durdurulması yönünde geçici tedbir kararı alınması talep edilmiştir.
23. TISSAD’ın Kurum kayıtlarına 25.5.2001 tarih, 2181 sayı ile intikal eden
dilekçesinde TTAŞ’ın kontör ücretine Mayıs ayı içerisinde %11, Nisan ayı 280
içerisinde ise %6 oranında zam yaptığı, karşılık olarak hiçbir hizmet vermediği
bir alanda “Uluslararası Noktadan Noktaya Uydu Data Tarifesi” adı altında
ücret talep ettiği konularında bilgi verilmiştir.
24. Telekomünikasyon Kurumunun şikayet konusuna ilişkin olarak 14.5.2001
tarihli yazı ile istenen görüşü, Kurum kayıtlarına 5.6.2001 tarih, 2405 sayı ile
intikal etmiştir.
25. Raportörler tarafından 11.6.2001 tarihinde hazırlanan Bilgi Notu ile, geçici
tedbire yönelik olarak yapılan inceleme ve tespitlere yer verilmiş ve TTAŞ’ın
kendisiyle Internet Servis Sağlayıcı Sözleşmesi akdederek faaliyet gösteren
ISS’lerle ilgili olarak; 290
- “maliyetinin altında belirlenmiş olan TTNet tarifelerini, ISS’lere girdi olarak
sunulan altyapı hizmetlerinin maliyetleri ve ISS’leri belirli teknolojiyi kullanmayı
zorlamaya yönelik eylemlerde bulunmayacak şekilde belirlemesi,
- yasal tekel hakkına sahip bir teşebbüs olarak kendi hizmetlerini kullanan
ISS’ler gibi yeniden satıcıları belirli bir teknoloji kullanmaya yönelik eylemlerine
son vermesine ve yatırım planlarının yapılması sırasında yasal tekel
kapsamındaki hizmetlerle ilgili talepleri karşılaması ve rekabete açık
piyasalardaki rekabet koşullarını bozmayacak kararlar vermesi,
06-02/47-8
8
- sabit telefon abonelerine ayrıca bir abonelik gerektirmeden ülke çapında
her yerden çevirmeli olarak internete erişim imkanı sağlayan 146 servisine 300
benzer bir hizmeti diğer ISS’lere de sağlaması,
- No.7 ve PRI hatlarını teknik imkanlar dahilinde ISS’lere talepleri
doğrultusunda tahsis etmesi,
- xDSL ve kablo TV şebekesini TTNet ile aynı şartlarda diğer ISS’lerin de
kullanımına açması,
- internet hizmetleri piyasasında rakibi konumunda olan ISS’lerden ticari sır
niteliğindeki bilgileri talep etmemesi,
- ilgili piyasada faaliyet gösteren ISS’lerin geleceğe yönelik projeksiyonlarını
yapabilmeleri için taleplerine olumlu veya olumsuz makul bir sürede cevap
vermesi, bu taleplerin karşılanması için ilave şartlar ileri sürmemesi, ayrımcılık 310
yapmaması,
-ISS’lerle akdettiği sözleşmelerden, kendisinden kaynaklanacak
kusurlardan doğacak sorumlulukların karşı tarafa devri anlamına gelecek
hükümleri çıkarması,
- 1.5.2001 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, uydu yer istasyonları
işletmecilerinden ABD Doları bazında aldığı royalty ücretlerine yaptığı yüksek
oranda zammı geri çekmesi”
gerektiği ifade edilmiştir.
26. Soruşturmanın devamı sırasında, piyasalarda telafisi güç zararların
oluşabileceğinden bahisle Soruşturma Heyeti tarafından istenilen geçici tedbir 320
talebi, 11.6.2001 tarih, REK.0.02.00.09/588 sayılı önerge ile 01-28 sayılı Kurul
gündemine alınmış ve 21.6.2001 tarih, 01-28/273-M sayılı Kurul Kararı ile
internet altyapı hizmetleri piyasasında hakim durumda olan TTAŞ’ın;
- internet hizmetleri piyasasında TTNet adı altında sunduğu hizmetlerin
fiyatlarıyla, aynı piyasada faaliyetlerini yürütebilmek için kendisinin sunduğu
zorunlu unsur niteliğindeki altyapı hizmetlerinden yararlanmak durumunda
olan ISS’lere yönelik tarife ve uygulamaları, TTNet adı altında sunduğu
internet hizmetleri açısından çapraz sübvansiyon uygulamasına olanak
vermeyecek ve rekabet ihlali oluşturmayacak şekilde tekrar belirlemesine,
- ISS’leri, internet erişimi sunmaları için sadece VPOP kiralamaya zorlayan 330
eylemlerine son vermesine, ISS’lerin, talepleri halinde, internet erişiminde
kullanılabilir teknolojilerden (ISDN-PRI, ISDN-BRI, No.7 E1 vb.) imkanlar
ölçüsünde ve ayrımcılığa yer vermeyecek şekilde yararlanmalarını
sağlamasına,
- ISS’lere, talepleri halinde, xDSL internet erişim olanağını ve kablo TV
şebekesi üzerinden internet erişimini, TTNet hizmetlerinde yararlandığı
imkanlarla, makul ve teknik açıdan imkan dahilindeki koşullarda, ayrımcı
olmayacak şekilde açmasına,
- internet hizmetleri piyasasında rakibi konumunda olan ISS’lerden, teknik
açıdan zaruri olanlar dışında, kendisine rekabet avantajı sağlayacak bilgileri 340
(kullanıcı kimlikleri, isim, adres, telefon numarası vb.) talep etme
uygulamasına son vermesine,
06-02/47-8
9
- yukarıda yer verilen 4054 sayılı Kanuna aykırı davranışlara son verildiğini
ve bu konuda yapılan gerekli düzenlemeleri, kararın tebliğ tarihinden itibaren
15 gün içerisinde tüm ISS’lere yazılı olarak duyurmasına ve yaptığı işlemleri
Rekabet Kurumuna bildirmesine,
- Kurulca öngörülen ve yukarıda belirtilen tedbirleri yerine getirmeden
uygulamaya devam etmesi halinde 4054 sayılı Kanunun 16. ve 17. maddeleri
uyarınca hakkında işlem yapılacağının TTAŞ’a bildirilmesine,
4054 sayılı Kanunun 9. maddesi son fıkrası uyarınca geçici tedbir niteliğinde 350
olmak üzere karar verilmiştir.
27. Anılan Tedbir Kararı 27.6.2001 tarih, REK.0.06.00.00/253 sayılı yazı ile
TTAŞ’a bildirilmiştir.
28. 29.6.2001 tarihinde Eser Telekom, Comsat ve GlobalOne ile yapılan
toplantıda ve sonrasında Kuruma 29.6.2001 tarih, 2814 sayı ile intikal eden
Eser Telekom’un dilekçesi; 2.7.2001 tarih, 2816 sayı ile intikal eden Comsat’ın
dilekçesi; 4.7.2001 tarih, 2891 sayı ile intikal eden GlobalOne’ın dilekçesinde
uydu hizmeti veren kuruluşların trafiklerinin %95 ila %100’lük bölümünü
internet trafiğinin oluşturduğu ifade edilmiştir. Eser Telekom’un dilekçesinde
ayrıca TTAŞ’ın noktadan noktaya simetrik ve asimetrik SCPC-VSAT 360
tarifesinde yaptığı 3 ila 63 katlık artışın genel olarak internet ve ISS’lerin
maliyetlerini doğrudan ve şiddetle etkilediği, ISS olup uydu çıkışını da kendisi
yapan firmaların maliyetlerinin de aynı şekilde aşırı oranda yükseleceği ifade
edilmiş, yeni tarife uygulamasının derhal durdurulması talep edilmiştir.
29. Rekabet Kurulunun 4.7.2001 tarih, 01-30/300-M sayılı kararıyla yukarıda
bahsolunan TTAŞ’ın noktadan noktaya uydu tarifeleri hakkındaki iddialara
yönelik soruşturma açılmasına, bu soruşturmanın daha önce TTAŞ hakkında
28.3.2001 tarih, 01-13/123-M sayılı Rekabet Kurulu Kararı ile açılmış olan
soruşturma kapsamına alınarak yürütülmesine, geçici tedbir taleplerinin
soruşturma sürecinde ele alınmasına karar verilmiştir. 370
30. 2813 sayılı Telsiz Kanununun 4502 sayılı Kanunla değişik 7. maddesi
uyarınca 4.7.2001 tarih, 01-30/300-M sayılı Kurul kararı ile açılan soruşturma
kapsamında değerlendirilecek olan geçici tedbir talebine ilişkin olarak
Telekomünikasyon Kurumunun görüşü 9.7.2001 tarih, REK.0.06.00.00/263
sayılı yazı ile talep edilmiştir.
31. Rekabet Kurulunun 21.6.2001 tarih, 01-28/273-M sayılı geçici tedbir
kararına ilişkin olarak TTAŞ’ın cevap yazısı Kurum kayıtlarına 11.7.2001 tarih,
2999 sayı ile intikal etmiştir. TTAŞ, yazısında aynen: “kararınız incelenmiş, her
türlü talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla söz konusu karar
doğrultusunda yapılan işlemler aşağıda belirtilmiştir: 380
- Internet dial-up erişim aylık ücretlerinde %20 oranında artış yapılmış olup,
Temmuz 2001 tahakkuk dönemi itibarıyla de uygulamaya konulmuştur. Ayrıca
TÜFE oranındaki artışa paralel olarak her üç ayda bir artış yapılacaktır.
- Internet erişiminde kullanılabilir teknolojilerin yaygınlaştırılması için gerekli
çalışmalar sürdürülmektedir. Her zaman olduğu gibi taleplerin imkanlar
ölçüsünde ve ayrımcılığa yer vermeyecek şekilde karşılanması genel ilkemiz
olup, bunun dışında keyfi işlem yapılması söz konusu olamaz.
06-02/47-8
10
- ISS’lere xDSL ve kablo TV şebekesi üzerinden internet erişimi sunulması
bugün için teknik olarak mümkün bulunmamaktadır. Gerekli altyapı
tamamlandığında xDSL ve kablo TV şebekesi üzerinden internete erişim 390
imkanının ISS’lere de verilmesi mümkün olacaktır.
- ISS’lerden internet servislerinin kalitesinin tespiti, ileriye dönük tahmin ve
yatırımları yönlendirmesi yönüyle teknik açıdan zaruri olanlar dışında kullanıcı
kimliği, isim, adres, telefon numarası vb. bilgiler talep edilmeyecektir. Buna
ilişkin “Internet Servis Sağlayıcı Sözleşmesi”nin ilgili hükmünde gerekli
düzenlemeler yapılması hususunda Yönetim Kurulumuza teklif götürülmüş
olup, Yönetim Kurulumuzun kararı doğrultusunda gereği sağlanacaktır.
- Kurulunuz tarafından alınan kararlar doğrultusunda yukarıda belirtilen tüm
işlemler ISS’lere duyurulmuştur”
ifadelerine yer vermiştir. 400
32. 4.7.2001 tarih, 01-30/300-M sayılı Kurul kararı ile açılmış olan soruşturma
kapsamında değerlendirilecek olan geçici tedbir talebine ilişkin olarak
Telekomünikasyon Kurumundan istenen görüş Rekabet Kurumu kayıtlarına
20.7.2001 tarih, 3099 sayı ile intikal etmiştir.
33. TTAŞ, Kurum kayıtlarına 20.7.2001 tarih, 3100 sayı ile intikal eden
yazısında kullanıcı kimlikleri, isim, adres, telefon numarası vb. bilgileri talep
etme uygulamasına son verilmesi hususuna istinaden, internet servis
sağlayıcılığı sözleşmesinin bu hükmü içeren 4.9. maddesinin Yönetim
Kurulunun 17.7.2001 tarihli kararı ile iptal edildiğini ve bu durumun ISS’lere
19.7.2001 tarihli yazı ile bildirildiğini ifade etmiştir. 410
34. 23.7.2001 tarihli Bilgi Notunda, uydu yer istasyonu işletmecilerinin
TTAŞ’ın eylemlerine yönelik olarak talep ettikleri geçici tedbir hakkında
yapılan inceleme ve tespitlere yer verilmiş ve raportör görüşü olarak Ulaştırma
Bakanlığı ile 28.2.2001 tarihinde imzaladığı Görev Sözleşmesi kapsamında
uydu yer istasyonu hizmetlerini, uydu yer istasyonu işletmecileri ile imzaladığı
sözleşmeler kapsamında yürüten TTAŞ’ın;
- “uydu yer istasyonu işletmecilerine yönelik olarak 1.5.2001 tarihi itibarıyla
devreye soktuğu yeni ücret tarifesini uygulamaya son vermesi,
- Kurulca öngörülen ve yukarıda belirtilen tedbiri yerine getirmemesi halinde
4054 sayılı Kanunun 16. ve 17. maddeleri uyarınca hakkında işlem 420
yapılacağının TTAŞ’a bildirilmesi”
gerektiği ifade edilmiştir.
35. Kurul, Telekomünikasyon Kurumunun olumlu görüşünü de dikkate alarak,
4054 sayılı Kanunun 9. maddesi uyarınca nihai karara kadar ciddi ve telafisi
olunmayacak zararların önlenebilmesi için ihlalden önceki durumu koruyucu
nitelikte, 23.7.2001 tarihli yukarıda bahsolunan Bilgi Notunda yer alan raportör
görüşü doğrultusunda, uydu yer istasyonu işletmeciliğine ilişkin olarak
31.7.2001 tarih, 01-37/363-M sayı ile geçici tedbir kararı almıştır.
36. TISSAD’ın, TTAŞ’ın geçici tedbir kararı çerçevesinde ISS’lere göndermiş
olduğu yazıya ilişkin görüş ve değerlendirmeleri içeren dilekçesi 8.8.2001 tarih 430
ile Kurum kayıtlarına intikal etmiştir.
06-02/47-8
11
37. Rekabet Kurulunun 4.7.2001 tarih, 01-30/300-M sayılı kararıyla TTAŞ’ın
uydu tarifeleri hakkındaki iddialara yönelik açılan soruşturmayla ilgili ilk yazılı
savunması 10.8.2001 tarih, 3365 sayı ile Kurum kayıtlarına intikal etmiştir.
38. Kurulun almış olduğu 31.7.2001 tarih, 01-37/363-M sayılı geçici tedbir
kararı 13.8.2001 tarih, REK.0.06.00.00/371 sayılı yazı ile TTAŞ’a bildirilmiştir.
39. 9.8.2001 tarihinde yazılı olarak istenen bilgilere ilişkin olarak TTAŞ
tarafından gönderilen yazı 14.8.2001 tarih, 3425 sayı ile Kurum kayıtlarına
intikal etmiştir.
40. Kurulun 21.6.2001 tarih, 01-28/273-M sayılı geçici tedbir kararının TTAŞ 440
tarafından yerine getirilip getirilmediğine ilişkin hazırlanan 16.8.2001 tarihli
Bilgi Notunda raportör görüşü olarak; tedbir kararına tam olarak uyulmadığı,
bu nedenle TTAŞ’ın 4054 sayılı Kanunun 17(a). maddesi gereği para cezası
ile cezalandırılması gerektiği ifade edilmiştir.
41. Kurulun 31.7.2001 tarih, 01-37/363-M sayılı uydu tarifelerine yönelik
geçici tedbir kararının 21.8.2001 tarihi itibarıyla uygulamaya konulduğunu
bildiren TTAŞ’ın yazısı 21.8.2001 tarih ve 3530 sayı ile Kurum kayıtlarına
intikal etmiştir.
42. TTAŞ tarafından 31.7.2001 tarih ve 01-37/363-M sayılı geçici tedbir kararı
için iptal ve yürütmenin durdurulması istemiyle 21.8.2001'de Danıştaya 450
başvurulmuş, Danıştay Onuncu Dairesi, 11.12.2001 tarihinde yürütmenin
durdurulması isteminin oybirliğiyle reddine karar vermiştir (Esas No:
2001/2561).
43. TTAŞ’dan istenen bilgilere istinaden gönderilen yazılar 28.8.2001 tarih,
3681 sayı ve 28.8.2001 tarih, 3682 sayı ile Kurum kayıtlarına intikal etmiştir.
44. KDV oranındaki düşüşün etkilerine ilişkin TTAŞ’dan gelen yazı 17.9.2001
tarih, 3999 sayı ile Kurum kayıtlarına intikal etmiştir.
45. Soruşturma Heyeti’nin 14.9.2001 tarih, REK.0.02.00.09/46 sayılı önergesi
doğrultusunda 18.9.2001 tarih, 01-45/463-M sayılı Kurul kararı ile TTAŞ
hakkında yürütülen soruşturmanın süresi 6 ay uzatılmıştır. 460
46. Kurulun 21.6.2001 tarih, 01-28/273-M sayılı kararıyla hakkında alınan
geçici tedbir kararının uygulanması amacına yönelik olarak, TTAŞ tarafından
yapılan işlemlere ilişkin bilginin yer aldığı yazı, 26.9.2001 tarih ve 4146 sayı ile
Kuruma intikal etmiştir.
47. Kurulun 21.6.2001 tarih, 01-28/273-M sayılı geçici tedbir kararının TTAŞ
tarafından yerine getirilip getirilmediğine ilişkin hazırlanan 1.10.2001 tarihli
Bilgi Notunda, raportör görüşü olarak tedbir kararının gereklerinin yerine
getirilmediğinin düşünüldüğü ifade edilmiştir.
48. 2.10.2001 tarih, 01-46/470-M sayılı toplantıda, Kurulca öngörülen geçici
tedbir kararının uygulanmasının gereklerinin kısmen yerine getirildiğinin 470
anlaşıldığı, tedbir kararında öngörülen diğer hususların yerine getirilmesinin
teknik olarak mümkün olmadığı yönündeki savunmanın değerlendirilmesi
bakımından, bu yönde Soruşturma Heyetince gerekli incelemenin yapılarak
sonucunun 15 gün içerisinde Kurul gündemine getirilmesi yönünde karar
alınmıştır.
06-02/47-8
12
49. 2.10.2001 tarih, 01-46/470-M sayılı Kurul kararı doğrultusunda
incelemenin yapılmasını teminen 12.10.2001 tarihinde Rekabet Kurumunda
TTAŞ yetkilileri, konuyla ilgili akademisyenler ve şikayetçilerin katıldığı bir
toplantı düzenlenmiştir. Toplantı ile ilgili olarak 23.10.2001 tarihli Bilgi Notu
hazırlanarak Kurula sunulmuştur. 480
50. TTAŞ hakkında yürütülen soruşturma kapsamında 21.6.2001 tarih, 01-
28/273-M sayılı Kurul kararı ile öngörülen geçici tedbir kararına uyulup
uyulmadığının belirlenmesi amacıyla 2.10.2001 tarih ve 01-46/470-M sayılı
Kurul kararı üzerine Soruşturma Heyetince yapılan inceleme sonucu elde
edilen bilgilere ilişkin olarak hazırlanan 23.10.2001 tarihli Bilgi Notunda; TTAŞ
tarafından geçici tedbire yönelik olarak gerçekleştirilen ve yakında
gerçekleştirileceği bildirilen uygulamaların, ilgili geçici tedbir kararının
gereklerini yerine getirmekten uzak olduğu ve bu nedenle 4054 sayılı
Kanunun 17. maddesinin (a) bendinin uygulanmasının gerektiği ifade
edilmiştir. 490
51. Kurulun 4.7.2001 tarih, 01-30/300-M sayılı geçici tedbir kararına ilişkin ek
değerlendirme ve bilgilerin yer aldığı 24.10.2001 tarihli Bilgi Notunda, yeni
tarifenin durdurulma tarihi olarak alınması gereken tarih ve hibe şartlarına
ilişkin Raportörlerin değerlendirmelerine yer verilmiştir.
52. 25.10.2001 tarih, 4551 sayı ile Kurum kayıtlarına giren TTAŞ’ın yazısında
internet dial-up erişim ücretine ilişkin yeni gelişmeler bildirilerek, geçici tedbirin
ilgili maddesinin gereğinin yerine getirildiği ifade edilmiştir.
53. Kurul, 31.10.2001 tarih ve 01-53/528-M sayı ile almış olduğu kararında
21.6.2001 tarih, 01-28/273-M sayılı Kurul kararı ile öngörülen geçici tedbir
şartlarına TTAŞ’ın bazı uygulamaları ile uymadığına, anılan kararda belirtilen 500
ve TTAŞ’ın uymadığı hususlar ile ilgili olarak TTAŞ’a tedbir kararına uygun
düzenlemeler yapması için ek bir süre verilmesine gerek bulunmadığına;
31.7.2001 tarih, 01-37/363-M sayılı Kurul Kararında belirtilen şartların
1.5.2001 tarihinden itibaren geçerli olduğunun TTAŞ’a bildirilmesine karar
vermiştir.
54. Kurulun almış olduğu 31.10.2001 tarih, 01-53/528-M sayılı Karar
7.11.2001 tarih, REK.0.06.00.00/489 sayılı yazı ile TTAŞ’a bildirilmiştir.
55. TISSAD’ın, geçici tedbir kararının sonuçlarına yönelik değerlendirmelere
yer verilen dilekçesi 13.11.2001 tarih, 4829 sayı ile Kurum kayıtlarına intikal
etmiştir. 510
56. 31.10.2001 tarih, 01-53/528-M sayılı Kurul Kararı ile verilen idari para
cezasının yeniden gözden geçirilmesi, TTAŞ tarafından yapılacak
düzenlemelere esas olmak üzere geçici tedbir kararının hangi maddesinin
uygulanmamasından dolayı para cezası verildiğine açıklık getirilmesi, Rekabet
Kurumu bünyesinde TTAŞ ile ilgili düzenlenmiş her türlü evrakın ve elde
edilen her türlü delilin bir nüshasının TTAŞ’a gönderilmesi talebini haiz
TTAŞ’a ait yazı 19.11.2001 tarih, 4903 sayı ile Kurum kayıtlarına intikal
etmiştir. Bahse konu yazıya 11.12.2001 tarih ve REK.0.06.00.00/542 sayılı
yazı ile cevap verilmiştir.
57. TTAŞ, Kurulca alınan 21.6.2001 tarih ve 01-28/273-M sayılı geçici tedbir 520
kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle Danıştay’a başvurmuş,
06-02/47-8
13
Danıştay Onuncu Dairesi yürütmenin durdurulması istemini 29.6.2004 tarih
E:2001/2113, K:2004/5849 sayılı kararıyla oyçokluğuyla reddetmiştir. Ancak
TTAŞ’ın temyiz başvurusu üzerine, Danıştay Onuncu Dairesinin 29.6.2004
tarih, E:2001/2113, K:2004/5849 sayılı kararı Danıştay İdari Dava Daireleri
Kurulu tarafından 16.6.2005 tarih, E: 2004/2548, K:2005/2179 sayılı karar ile,
soruşturmacı üyenin kararda oy kullanmasının tarafsızlık ilkesini ihlal ettiği
gerekçesiyle bozulmuştur.
58. TTAŞ ayrıca Rekabet Kurulunun idari para cezası uygulanmasına ilişkin
31.10.2001 tarih ve 01-53/528-M sayılı kararına karşı da iptal istemiyle 530
28.11.2001'de Danıştay’a başvurmuştur. Danıştay’ın söz konusu başvurunun
reddine ilişkin 24.5.2005 tarih, E:2005/66, K:2005/2731 sayılı kararına karşın
TTAŞ tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuş olup, konuya ilişkin temyiz
süreci Danıştay’da devam etmektedir.
59. 14.12.2001 tarih, 5337 sayı ile Kurum kayıtlarına intikal eden TTAŞ’a ait
yazıda ek bazı hususlara yer verilerek idari para cezasının kaldırılması talep
edilmiştir.
60. TTAŞ’ın, 20.12.2001 tarih, 5542 sayı ile Rekabet Kurumu kayıtlarına
intikal eden yazısıyla, halen devam etmekte olan SCPC-VSAT devrelerine
uygulanacağı ilan edilen IDR/VSAT-IBS tarifesinin uygulanmasının 540
durdurulmasına 1.5.2001 tarihi itibarıyla başlanmasına, IDR/VSAT-IBS
tarifesine göre ücretlendirilen devrelerden alınan bedellerin bu devrelerin
sonraki dönem faturalarından düşülmesine, bu tarifeye göre bildirimi yapılan
ancak henüz firmalarca ödenmeyen faturaların da iptal edilerek, 1.5.2001
tarihinden önceki tarifenin uygulanacağının muhatap firmalara iletilmesine
karar verildiği bildirilmiştir.
61. TTNet aylık dial-up ücretlerinin Telekomünikasyon Kurumu tarafından
onaylandığına ilişkin açıklamaların da yer aldığı TTAŞ’ın 2.1.2002 tarih, 7 sayı
ile Kurum kayıtlarına giren yazısında, TTAŞ’a uygulanan idari para cezasının
kaldırılması talep edilmiştir. 550
62. 3.1.2002 tarih, 73 sayı ile Kurum kayıtlarına intikal eden Kablonet İletişim
Sistemleri Sanayi ve Ticaret AŞ’nin dilekçesinde, TTAŞ’ın kablo TV
şebekesini diğer ISS’lere açmaması karşısında, Rekabet Kurumunun devreye
girmesi ve TTAŞ’ın baskıcı ve adil olmayan tavrı karşısında Rekabet
Kurulunun başkan ve hakem olacağı bir toplantıda TTAŞ yetkilileri ile
görüşülerek karara bağlanması talep edilmiştir.
63. TTAŞ’ın dial-up tarifelerinin onayına ilişkin olarak Telekomünikasyon
Kurumundan 7.1.2002 tarih, REK.0.06.00.00/571 sayılı yazı ile bilgi
istenmiştir.
64. Telekomünikasyon Kurumu tarafından yürütülmekte olan soruşturma 560
kapsamında TTAŞ’ın yapmış olduğu yazılı savunmanın ekli olduğu TTAŞ’ın
yazısı, 16.1.2002 tarih, 263 sayı ile Kurum kayıtlarına intikal etmiştir.
65. TTAŞ’ın dial-up internet tarifelerinin onaylanmasına ilişkin açıklamaları
içeren Telekomünikasyon Kurumunun yazısı 21.1.2002 tarih, 348 sayı ile
Kurum kayıtlarına intikal etmiştir. Yazıda onaylanan tarifenin, herhangi bir
şekilde Rekabet Kurumu ve Telekomünikasyon Kurumu tarafından
yürütülmekte olan soruşturma sonuçlarına engel teşkil etmediği, tarifenin
06-02/47-8
14
çapraz sübvansiyona engel olacak bir tarife olduğunun Telekomünikasyon
Kurumu tarafından belirtilmediği ifade edilmiştir.
66. 25.1.2002 tarih, 441 sayı ile Kuruma intikal eden TTAŞ’ın yazısında, bazı 570
ISS’lerin internet kullanımına ilişkin tarifeleri, maliyet kalemleri ile ilgili bilgi ve
belgeler sunulmuş ve idari para cezasının kaldırılması talep edilmiştir.
67. Kurulun 21.6.2001 tarih, 01-28/273-M sayılı kararı ile öngörülen geçici
tedbir uygulamasının TTAŞ tarafından kaldırılması talebine ilişkin olarak
Raportörler tarafından hazırlanan Bilgi Notunda ilgili tedbir kararının
gereklerinin yerine getirilmediği ve dolayısıyla söz konusu tedbir kararının
yürürlükte kalması gerektiği ifade edilmiştir.
68. TISSAD’ın Kurum kayıtlarına 6.2.2002 tarih, 667 sayı ile intikal eden
yazısında, “Türk Telekom’dan Kaymaklı Kampanya” adı altında düzenlenen
kampanyaya yönelik değerlendirmelerde bulunulmuş ve uygulama Rekabet 580
Kurulunun bilgisine sunulmuştur.
69. TISSAD’ın 14.2.2002 tarihli dilekçesinde TTAŞ Genel Müdürünün IT-
Business Weekly dergisi 57. sayısında yayımlanan söyleşisi ile ilgili
değerlendirmelerde bulunulmuştur.
70. Kablonet’in, TTAŞ’ın kablo TV şebekesini diğer ISS’lere açmama ve
konuyu çözer gözüküp oyalama politikaları karşısında, Rekabet Kurumunun
devreye girmesi ve TTAŞ’ın baskıcı ve adil olmayan tavrı karşısında Rekabet
Kurumunun başkan ve hakem olacağı bir toplantıda TTAŞ yetkilileri ile
görüşülerek karara bağlanması talebi, 19.2.2002 tarih ve 02-09/90-M sayılı
Kurul Kararı ile reddedilmiştir. 590
71. Kurulun 28.2.2002 tarih ve 02-10/104-M sayılı kararında; TTAŞ’ın
hakkında yürütülen soruşturma çerçevesinde 21.6.2001 tarih, 01-28/273-M
sayılı Kurul kararı ile öngörülen geçici tedbir uygulamasının kaldırılması
talebinin görüşülerek, tedbir kararının devam ettiği, 31.10.2001 tarih, 01-
53/528-M sayılı kararda öngörülen idari para cezasının uygulanmasına yönelik
olarak tedbirin gereklerinin birtakım teknik nedenlerle, belirtilen süre içinde
yerine getirilemeyeceğinin belirlenmesi durumunda, idari para cezası
uygulanmasının nihai karar değerlendirmesi sırasında dikkate alınacağı;
31.10.2001 tarihli kararın bu şekilde anlaşılması gerektiği ifade edilmiştir.
72. TTAŞ’ın 22.3.2002 tarih, 1359 sayılı yazısında, 10.3.2002 tarih, 600
REK.0.06.00.00/77 sayılı yazı ile istenen, yürürlükteki internet tarifesi ve Şubat
2002 tarihi itibarıyla abone sayısı gönderilmiş ve ayrıca TTNet dial-up
tarifesinin aylık 6.000.000 TL’den 9.000.000 TL’ye çıkarılması husususun
TTAŞ Yönetim Kuruluna sunulduğu ve tarifenin Yönetim Kurulunun kabulü ve
Telekomünikasyon Kurumunun onayını müteakip yürürlüğe gireceği
bildirilmiştir.
73. Yapılan soruşturma sonucunda hazırlanan rapor 28.3.2002 tarihinde
SR/02-2 sayı ile taraflara tebliğ edilmiştir. Mezkur rapor 5.4.2002 tarihinde
Telekomünikasyon Kurumuna da gönderilmiştir.
74. Soruşturma Raporunun tebliğini takiben, Kurum kayıtlarına 6.5.2002 610
tarih ve 2077 sayı ile TTAŞ’ın ikinci yazılı savunması intikal etmiştir. Bunun
ardından Soruşturma Heyeti’nin Ek Yazılı Görüşü 21.5.2002 tarih ve 1373
sayı ile taraflara tebliğ edilmiştir.
06-02/47-8
15
75. TTAŞ tarafından ek görüşe cevaben yollanan üçüncü yazılı savunma ise
Kurum kayıtlarına 3241 sayı ile 22.7.2002 tarihinde girmiştir.
76. 22.8.2002 tarih ve 02-48/606-M sayılı Kurul toplantısında Sözlü Savunma
Toplantısının 20.9.2002 tarihinde yapılmasına karar verilmiştir.
77. 20.9.2002 tarihinde yapılan Sözlü Savunma Toplantısının ardından, Kurul
2.10.2002 tarih ve 02-60/755-305 sayı ile nihai kararını vermiştir.
Anılan Kurul Kararı, hakkında soruşturma yürütülen teşebbüs tarafından iptal 620
istemli açılan dava sonucunda, “Soruşturmayı yürüten Kurul üyesinin nihai
karar toplantısına katılarak oy kullanmasının hukuka aykırı olduğu”
gerekçesiyle Danıştay 13. Dairesinin 1.7.2005 tarih, 2005/1700 E. 2005/3392
K.; 2005/1703 E. 2005/ 3396 K. sayılı kararları üzerine kararları ile iptal
edilmiştir.
Danıştay’ın bu kararları üzerine, 25.10.2005 05-73/985-Mİ tarihinde Kurul
konuyu görüşerek incelenmesinin devamına karar vermiş, 5.1.2006 tarihinde,
Kurul’un yapısının da değişmiş olduğu ve bu çerçevede soruşturmacı üyenin
halen Kurul’da görev yapmadığı da dikkate alınarak, soruşturmaya ait tüm
savunma, Sözlü savunma tutanakları, raporlar, Danıştay’ın iptal kararları, tüm 630
dosya münderecatında yer alan bütün bilgi ve belgeleri inceleyerek dosyaya
ilişkin nihai kararını vermiştir.
H- RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ
İlgili raporda;
1. TTAŞ’ın;
a) kurumsal kullanıcılara geniş bant internet erişim hizmetinin
sunulması için gereken altyapıları içeren pazarda,
b) yerel kullanıcılara dar bant internet erişim hizmetinin sunulması için
gereken altyapıları içeren pazarda,
c) yerel kullanıcılara geniş bant internet erişim hizmetinin sunulması 640
için gereken altyapıları içeren pazarda,
d) uzak mesafe veri aktarımına ilişkin royalty’leri içeren pazarda
hakim durumda olduğu,
2. TTAŞ’ın;
a) Kurumsal kullanıcılara geniş bant internet erişim hizmetinin
sunulması için gereken altyapıları içeren pazardaki hakim durumunu;
i) Kurumsal kullanıcılara sunulan geniş bant internet erişim
hizmetleri pazarında, kurumsal kullanıcılara TTNet adı altında
sunduğu geniş bant internet erişim hizmetleri karşılığında alınan
ücretleri, rakiplerinin aynı pazarda faaliyet gösterebilmeleri için 650
gerekli altyapı ücretlerini, toptan ve perakende ayrımına
gitmeden, ilgili pazarda rekabet edebilmelerini zorlaştıracak
şekilde yüksek belirlemek,
ii) 19.7.2001 tarihine kadar, Internet Servis Sağlayıcı
sözleşmelerindeki hükümler vasıtasıyla, ISS’lerin ticari faaliyetleri
06-02/47-8
16
ile ilgili olan, herhangi bir mecrada açıklanmayan ve kendi
hizmeti TTNet açısından ticari faaliyetlerine yön verirken
kullanılma ihtimali bulunan bilgilerin ISS’lerce kendisine periyodik
olarak bildirilmesini şart koşmak,
iii) Geniş bant internet erişiminde kullanılan altyapı tarifelerinde 660
kontör uygulamasına geçerken, kurumsal kullanıcılara yönelik
geniş bant internet erişim piyasasında TTNet adı altında
sunduğu hizmetlerin tarifelerini kontöre bağlayıp, kontörün her
artışında rekabete aykırı sübvansiyonun artışına sebep olarak
piyasadaki rekabet koşullarını bozmak,
b) Yerel kullanıcılara dar bant internet erişim hizmetinin sunulması için
gereken altyapıları içeren pazardaki hakim durumunu,
i) Aynı pazarda
- ISS’lerin ISDN-PRI, No. 7 E1 taleplerinin
karşılanmasında zorluk çıkararak, faaliyetlerin pazarın iç 670
dinamiklere göre değil TTAŞ’ın dilediği biçimde
yürütülmesini olanaklı kılmak üzere, yerel kullanıcıya
sunulan dar bant internet erişim hizmetleri pazarında
TTNet adı altında sunduğu hizmete rakip hizmetler sunan
ISS’leri zor durumda bırakarak pazardaki rekabet
koşullarını bozmak,
- ISS’lerin kiralık devre taleplerine zamanında cevap
vermeyerek ve bazı durumlarda talebin karşılanmasını
kullanılacak malzemenin hibesi koşuluna bağlayarak yerel
kullanıcıya sunulan dar bant internet erişim hizmetleri 680
pazarındaki rakip ISS’lerin piyasadaki faaliyetlerini
zorlaştırarak rekabet koşullarını bozmak,
- Yerel kullanıcıya dar bant internet erişim hizmeti sunan
ISS’leri VPOP yöntemini kullanmaya zorlayıp, ISDN-PRI
ve/veya No.7 E1 kullanmalarını engelleyerek, bu piyasaya
girişte yeniden satışı ISS’ler için tek alternatif haline
getirerek, yerel şebekeye erişim yoluyla piyasaya girişin
yaratacağı rekabet sonucu oluşması muhtemel etkinlik
artışlarından tüketicinin faydalanmasını engellemek ve
ISS’lerin 2004 yılı sonrasına yönelik şebeke 690
geliştirmelerini önleyerek potansiyel rekabetin gelişmesini
durdurmak,
- 19.7.2001 tarihine kadar, Internet Servis Sağlayıcı
Sözleşmesindeki hükümler yoluyla, ISS’lerin ticari
faaliyetleri ile ilgili olan, herhangi bir mecrada
açıklanmayan ve kendi şirketi TTNet tarafından ticari
faaliyetlerine yön verirken kullanılma ihtimali bulunan
bilgilerin ISS’lerce kendisine periyodik olarak bildirilmesini
şart koşarak telekomünikasyon hizmetleri altyapı sağlama
pazarında rekabet koşullarını bozmak, 700
06-02/47-8
17
- Dar bant internet erişiminde kullanılan altyapı
tarifelerinde kontör uygulamasına geçerken, dar bant
internet erişim piyasasında TTNet adı altında son
kullanıcıya sunduğu hizmetlerin tarifelerini kontöre
bağlamayarak, kontörün her artışında rakip ISS’lerin temel
girdilerinin fiyatlarını artırmak ve bu yolla rakiplerinin
maliyetlerini yükseltmek yoluyla rekabete aykırı
sübvansiyonun artışına sebep olarak dar bant internet
erişim piyasasında rekabet koşullarını bozmak,
- ISS’lere herhangi bir test olanağı veya garanti imkanı 710
sunmadan kiraladığı dar bant internet erişiminde
kullanılan VPOP hatların, iade edilmek istenmesi
durumda, ilk yıl için sadece %10'una kadar iade imkanı
sunmak,
- Kiralık hatlara uygulanan indirim oranlarını 3, 5 ve 7 yıllık
sözleşme sürelerine bağlamak suretiyle, 2004 yılı başında
sona erecek olan ulusal ve uluslararası ses iletimi ile
telekomünikasyon altyapısı hizmetleri piyasalarındaki
hakim durumunu, 2004 sonrasında da devam ettirmek
amacıyla, ses iletimi ve telekomünikasyon altyapısı 720
hizmetleri pazarına girebilecek ve kendi ses iletimi ve
altyapı hizmetlerine alternatif sunabilecek teşebbüslerin
pazara girişlerine engel olmak,
ii) Yerel kullanıcılara sunulan dar bant internet erişim hizmetleri
pazarında,
- TTNet adı altında yerel kullanıcılara sunulan dar bant
internet erişim hizmetleri karşılığında alınan ücretleri
maliyetin altında belirleyerek, rakiplerin piyasadaki
faaliyetlerini güçleştirmek,
- Sabit telefon abonelerine ayrıca bir abonelik 730
gerektirmeden ülke çapında her yerden çevirmeli olarak
internete erişim imkanı sağlayan, 146 numarası ile
internet erişimi hizmetine benzer bir hizmeti diğer ISS’lerin
sunmasına engel olarak bu pazardaki rekabet koşullarını
bozmak,
c) Yerel kullanıcılara geniş bant internet erişim hizmetinin sunulması
için gereken altyapıları içeren pazardaki hakim durumunu,
i) Aynı pazarda,
- Kendi kontrolü altındaki kablo TV şebekesini yerel
kullanıcılara sunulan geniş bant internet erişim hizmetleri 740
pazarında faaliyet gösteren ISS’lerin kullanmasını
engelleyerek (açık erişime izin vermeyerek) ticari faaliyet
alanına başka bir teşebbüsün girmesine engel olmak,
- Kendi kontrolü altındaki yerel telefon şebekesi üzerinden
DSL teknoloji kullanarak yerel kullanıcılara sunulan geniş
bant internet hizmetleri piyasasında faaliyet yürütmek
06-02/47-8
18
durumunda olan ISS’lerin, bu şebekeyi birbirini
tamamlayıcı nitelikte yeniden satış ve yerel şebekeye
erişim yöntemleri ile kullanmalarını engelleyerek ticari
faaliyet alanına başka bir teşebbüsün girmesine engel 750
olmak,
- Hem kablo TV hem de telefon şebekesinin ISS’ler
tarafından geniş bant erişim hizmeti sunulmasında, kendi
TTNet hizmetinin son kullanıcıya sunulduğu fiyatın
üstünde rakamları ISS’lerden erişim ücreti olarak talep
etmek suretiyle ISS’lere yüksek ekipman maliyeti getirmek
ve tarifesi yüksek kiralık devreler kullanmaya zorlayarak
tüketicinin zararına olarak, tüketici tercihlerini sadece
kendi sunduğu TTNet hizmetleriyle kısıtlayarak ve diğer
yatırımcıların bu alana yatırım yapmasını engellemek, 760
ii) Yerel kullanıcılara sunulan geniş bant internet erişim
hizmetleri pazarında
- Kablo TV şebekesi üzerinden internet erişim hizmeti
alınabilmesini, gerekli kablo modem cihazında belli markaların
satın alınması şartına bağlayarak, kablo modem alım satımının
gerçekleştirildiği piyasada rekabet koşullarını bozmak,
d) Uzak mesafe veri aktarımına ilişkin royalty’leri içeren pazardaki
hakim durumunu,
i) Uydu yer istasyonu işletmecilerinden aldığı royalty tarifelerinde
2,4 ila 63 kat arasında değişen oranlarda zam yaparak artık tekel 770
hakkının kalmadığı bir piyasada, rakiplerinin piyasadaki
faaliyetlerini zorlaştırmak ve kendisi kullanmakta olduğu halde,
diğer yeniden satıcı veya kurumsal kullanıcılara belirli
kapasitenin üzerinde hat kiralamayarak ve kiraladığı düşük
kapasitelerden yüksek fiyat talep ederek, uydu yer istasyonu
hizmetleri pazarındaki rekabet koşullarını kendi lehine, uydu yer
istasyonu işletmecileri aleyhine bozmak ve bu yolla ISS’lerin
yurtdışı çıkış imkanlarını kısıtlamak,
ii) Devrelerin kiralanması sonrasında, taahhüt edilen hız, kalite
ve satış sonrası destek gibi hususlarda ISS’lere zorluk çıkararak, 780
bu hizmetlerin girdi olarak kullanıldığı dar ve geniş bant internet
erişim hizmetleri pazarlarında rakibi konumundaki ISS’leri
rekabette dezavantajlı konuma sokup bu pazarlardaki rekabet
koşullarını bozmak
suretiyle 4054 sayılı Kanunun 6. maddesi kapsamında kötüye kullandığı,
Bu nedenle aynı Kanunun 16. maddesinin ikinci fıkrası gereğince idari
para cezası ile cezalandırılması gerektiği;
3. TTAŞ’ın yukarıda bahsedilen eylemlerinin sona erdirilebilmesi ve ilgili
piyasalarda sağlıklı rekabet ortamının oluşturulabilmesi için;
a) Son kullanıcıya yönelik internet erişim hizmeti tarifelerini hakim 790
durumda olduğu piyasalarda yürüttüğü faaliyetlerinden elde ettiği gelirle
06-02/47-8
19
doğrudan veya dolaylı olarak sübvanse etmemesi ve bu şekilde internet
erişim hizmeti pazarında çapraz sübvansiyona yol açmayacak şekilde
tarifelerini yeniden belirlemesi,
b) Kurumsal ve yerel kullanıcıya sunduğu dar ve geniş bant internet
erişim hizmeti faaliyetlerini ayrı bir tüzel kişilik oluşturarak yürütmesi,
c) Yerel kullanıcılara dar bant internet erişim hizmetinin sunulması için
gereken altyapıları içeren pazarda, yeniden satış ve yerel şebekeye
erişerek piyasaya giriş şeklindeki alternatiflerden herhangi birisinin
ISS’ler tarafından benimsenmesi yönünde zorlayıcı eylemlerine son 800
vermesi, ISS’lerin fiziksel bağlantı ve ortak yerleşimlerine izin vermesi,
mesafeli bağlantının sağlanmasında kullanılacak ISDN-PRI ve/veya No.
7 E1 teknolojilerini zamanın nötr bir unsur olmadığını dikkate alarak
ISS’lerin kullanımına sunması, yasal tekel hakkına sahip bir operatör
olarak yatırım kararlarını müşterilerinin taleplerine bağlı olarak
tasarlaması ve bu taleplerin zamanında karşılanmasına yönelik
tedbirleri alması,
d) Son kullanıcıya yönelik internet hizmeti tarifeleri ile benzer hizmetleri
son kullanıcıya sağlayan ISS’lere yönelik altyapı erişim tarifeleri
arasında, internet erişim hizmeti pazarında rekabeti bozucu nitelikte 810
olmayacak şekilde toptan ve perakende ayırımına giderek, ayrı tarife
yapıları oluşturması,
e) Kablo TV şebekesinin kontrolünü başka bir teşebbüse devretmesi,
devir gerçekleşinceye kadar bu şebekeden yararlanarak hizmet
sunmak isteyen teşebbüslerin şebekeyi kullanmalarını engelleyen veya
zorlaştıran eylemlerine son vermesi,
f) Yerel telefon şebekesini kullanarak yerel kullanıcılara dar ve geniş
bant internet erişim hizmeti sunmak isteyen teşebbüslerin şebekeyi
kullanmalarını engelleyen veya zorlaştıran eylemlerine son vermesi, bu
kapsamda 2004 yılına kadar ses iletişiminde kullanılmamak üzere yerel 820
telefon şebekesini tam erişime, paylaşımlı erişime ve hızlı veri akışı
erişimine açması ve ortak yerleşime izin vermesi,
g) 146 hizmeti benzeri abonelik gerektirmeden internet erişim sağlama
olanağını diğer teşebbüslerin kullanımına açması,
h) Kiralık hatlara yönelik olarak uyguladığı indirim sistemini, sözleşme
süresi ve hacme bağlı indirimleri birbiriyle ilişkilendirmeyecek şekilde
tekrar gözden geçirmesi,
i) Internet erişimi sunulması sırasında ISS’lere uyguladığı kablo TV ve
telefon şebekesine ilişkin, noktadan noktaya ve kiralık hat ücretlerini
TTNet adı altında sunulan hizmetlerle diğer ISS’ler arasındaki rekabet 830
koşullarını bozmayacak şekilde yeniden belirlemesi,
gerektiği,
4. İlgili pazarlarda sağlıklı rekabet ortamının sağlanması amacıyla
Telekomünikasyon Kurumunun işlem yapmasına yönelik olarak,
06-02/47-8
20
a) Numara planında TTAŞ’a ilgili pazardaki diğer teşebbüslere kıyasla
ticari avantaj sağlayan üç haneli numara tahsislerinin gözden
geçirilmesi,
b) Kablo TV şebekesi üzerinden sunulan hizmetlerin karşılığı olarak
TTAŞ dışında gelir ortaklarının çeşitli adlar altında son kullanıcılardan
ücret talep etmesinin sektöre özel düzenlemelere uygun olup 840
olmadığının incelenmesi,
için görüş bildirilmesi gerektiği,
5. TTAŞ’ın, kablo TV şebekesi üzerinden internet bağlantısı
sağlanabilmesi için gerekli olan kablo modem cihazında belli markaların
satın alınması şartıyla bu bağlantının sağlanması; bu modemin sadece
tek kullanıcılı sistemlerde kullanılmasına izin verilmesi ve birden fazla
kullanıcının bağlanmasının talep edildiği durumlarda belirli markalı
yönlendiricilerin satın alınmasının zorunlu tutulması; kişilerin aynı
donanımı, kablo TV internet abonesi olunan farklı iki noktada
kullanmalarının engellenmesi iddialarına ilişkin olarak daha detaylı bir 850
incelemenin yapılabilmesi ve 4054 sayılı Kanunun 40/1. maddesi
uyarınca soruşturma açılmasına gerek olup olmadığının tespiti için
önaraştırma yapılması gerektiği,
6. Soruşturma sırasında hakkında bilgi edinilen, BNET İletişim Hizmetleri
A.Ş. Bursa Ofis sorumlusu Salim ACETER’in TTAŞ yetkilileri tarafından,
dövmek ile tehdit edilmesi, yine TTAŞ Gayrettepe Özel Devreler
Amirliğinde aynı şirket adına sahte imza ile evrak düzenlenmesi
şeklindeki iddialar ile TTAŞ’dan talep edilen hizmetlerin malzemenin
hibesi koşuluyla karşılanması uygulamalarının diğer kanunlara aykırılık
oluşturması ihtimali göz önüne alınarak, ilgili Cumhuriyet Savcılıklarına 860
suç duyurusunda bulunulması gerektiği
ifade edilmiştir.
I - İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. İLGİLİ PAZAR
I.1.1. İlgili Ürün Pazarı
Pazar tanımı, içinde bulunulan şartlara göre değişiklilik gösteren, dolayısıyla
çoğunlukla olay bazında ele alınması gereklilik arz eden bir uygulamadır.
Özellikle doğal tekel niteliği gösteren piyasalarda, piyasa aksaklıklarının
giderilmesinde, düzenleme (regülasyon) yapılması ve rekabet kurallarının
uygulanması açısından ilgili pazar kavramı büyük önem taşımaktadır. 870
Bu çerçevede, birbiriyle bağlantılı birçok pazarın bulunduğu, ölçek ve kapsam
ekonomilerinin etkisinin hissedildiği telekomünikasyon sektöründe pazarların
tanımlanması kendine özgü nitelikler arz etmektedir.
Dosya konusu olayda; arz ve talep koşullarının ve ikame özelliklerinin
farklılıkları nedeniyle ilgili ürün pazarları;
Kurumsal kullanıcılara sunulan geniş bant internet erişim hizmetleri pazarı
06-02/47-8
21
Kurumsal kullanıcılara geniş bant internet erişim hizmetinin sunulması için
gereken altyapıları içeren pazar
Yerel kullanıcılara sunulan dar bant internet erişim hizmetleri pazarı 880
Yerel kullanıcılara dar bant internet erişim hizmetinin sunulması için
gereken altyapıları içeren pazar
Yerel kullanıcılara sunulan geniş bant internet erişim hizmetleri pazarı
Yerel kullanıcılara geniş bant internet erişim hizmetinin sunulması için
gereken altyapıları içeren pazar
Uzak mesafe veri aktarımına ilişkin royalty’leri içeren pazar
olarak belirlenmiştir.
I.1.2. İlgili Coğrafi Pazar
İlgili coğrafi pazar; ilgili ürün pazarlarında yer alan hizmetlerin ulusal düzeyde
sunulması nedeniyle “Türkiye Cumhuriyeti sınırları” olarak belirlenmiştir. 890
I.2. TARAFLAR HAKKINDA BİLGİLER
I.2.1. Tüm Internet Servis Sağlayıcıları Derneği (TISSAD)
10.9.1999 tarihinde kurulan TISSAD, 31.5.2001 tarihi itibarıyla 23 üyesi
bulunan bir dernektir. Derneğin yedi asil üç yedek üyeli yönetim kurulu ve üç
asil üç yedek üyeli bir denetim kurulu bulunmaktadır. Dernek tüzüğünde
TISSAD’ın amacı;
Türkiye’de global bilgi iletim ağı internetle ilgili her türlü çalışma ve
düzenlemenin tam rekabet ve serbest piyasa ekonomisi ilkeleri
çerçevesinde toplumsal gelişmeye katkı sağlayacak ve kamu
menfaatlerini ön planda tutacak biçimde çağdaş ölçeklerde 900
gerçekleştirilmesini sağlamak
şeklinde ifade edilmiştir. Tüzükte ayrıca, derneğin etkinliklerini yürütürken
aşağıdaki amaçları göz önünde tutacağı ifade edilmiştir:
Ülkemizdeki internet ve bağlantılı teknolojilerin ve bilgisayar
kullanımının artması, gelişmesi ve çağdaş boyutlarda tutulmasına
katkıda bulunmak,
Internet hizmetlerini yürüten özel sektör kuruluşlarının yöneticilerini
bir araya getirmek, mesleki gelişme ve dayanışmalarını sağlamak,
Internet hizmetleriyle ilgili piyasalarda tam rekabet koşullarını
sağlayarak internet hizmetlerinin kamu hizmeti olarak tüketicilerin 910
yararına teknolojik gelişme içerisinde yaygınlaşmasını sağlamak ve
bu yolla toplumsal refahın artmasına katkıda bulunmak,
Internet hizmetleri alanında ticari teamüllerin ve meslek ahlakının
oluşmasında yönlendirici rol oynamak,
Yerli internet hukukunun oluşmasına ve bu hukukun evrensel hukukla
bütünleşmesine katkıda bulunmak,
İfade özgürlüğünü kısıtlamadan, internet aracılığıyla suç işlenmesini
önleyecek politikaların geliştirilmesine katkıda bulunmak,
06-02/47-8
22
Kamu elindeki atıl bilgi kaynaklarının internet aracılığıyla toplumun
kullanımına sunulmasını kolaylaştırmak, 920
Bilişim-bilgi toplumu olma yolunda internetin faydalarına ilişkin bilincin
ülke genelinde artmasını sağlamak.
Derneğe üç tür üyelik söz konusudur. Asil üye olabilmek için,Türkiye’de
mevzuata uygun internet servis sağlayıcı statüsünde bir kuruluşun Yönetim
Kurulu Üyesi ya da Genel Müdürü veya çalışanı olunması; çalışılan kuruluşun
en az 6 aydır sektörde faal olması; kuruluşun, gerçek ve tüzel kişilere ticari
amaçla internet hizmeti sağlaması; kuruluşun ana gelir kaynağının veya ana
faaliyet alanının internet hizmetleri olması şarttır. Asil üyelik dışında aday
üyelik ve onursal üyelik türleri mevcuttur. Üyelerin Genel Kurulda bir oy hakkı
bulunmaktadır. 930
4054 sayılı Kanunda geçen “teşebbüslerin belirli amaçlara ulaşmak için
oluşturduğu tüzel kişiliği haiz ya da tüzel kişiliği olmayan her türlü birlikler”
şeklindeki teşebbüs birliği tanımı göz önüne alınarak, TISSAD’ın bir teşebbüs
birliği olduğu kabul edilmiştir.
I.2.2. Orhan O. BAĞ
ISSOS Enterprises Co. Ltd. adlı şirketin genel müdürü olan Orhan O. BAĞ
tarafından gönderilen ve Kurum kayıtlarına 26.1.2001 tarih, 441 sayı ile giren
e-posta mesajında, TTAŞ ve TTAŞ’ın kablo TV hizmetlerindeki gelir
ortaklarının internet hizmetlerine ilişkin uygulamaları ihbar konusu yapılmıştır.
I.2.3. Yeşil Ege Bilişim ve Internet Hizmetleri A.Ş. (Efes Net) 940
Efes Net adı altında ISS hizmeti sunan Yeşil Ege Bilişim ve Internet Hizmetleri
A.Ş., aynı zamanda TISSAD üyesi olan, Ege bölgesinde yoğun olarak faaliyet
gösteren ve TTAŞ ile Internet Servis Sağlayıcı Sözleşmesi imzalamış bir
şirkettir.
I.2.4. Superonline Uluslararası Elektronik Bilgilendirme ve Haberleşme
Hizmetleri A.Ş. (Superonline)
Superonline, TTAŞ ile Internet Servis Sağlayıcı Sözleşmesi imzalayarak
internet hizmeti sunan bir şirkettir. 7.7.1995 tarihinde İstanbul Ticaret Siciline
332535-280117 sayı ile tescil olunan Superonline, yedi bölgede hizmet
sunarak ulusal düzeyde faaliyet gösteren bir teşebbüstür. 950
Faaliyetlerine 1996 yılında başlayan ve hisselerinin %99,96’sı Fintur Holdings
B.V. şirketi adına kayıtlı olan Superonline’ın diğer ortakları eşit pay ile Yapı ve
Kredi Teknoloji AŞ, Comag Continental Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş.,
Agro-San Kimya Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve Bayındır İşleri AŞ’dir. Fintur
Holdings B.V., Turkcell Holding AŞ (%25), Sonera (%35) ve Çukurova Holding
A.Ş. (%40) ortaklığı ile telekomünikasyon, medya ve internet alanlarında
verilen hizmetlerin kalite ve çeşitliliğini artırmak amacıyla Hollanda’da kurulan
bir şirkettir. Turkcell Holding A.Ş. paylarının %47’sinin Sonera %53’ünün ise
Çukurova Grubu şirketlerine ait olduğu dikkate alındığında, Superonline’ın
kontrolünün Çukurova Grubuna ait olduğu söylenebilir. 960
Superonline ISS hizmetlerinin yanı sıra, TTAŞ ile imzaladığı sözleşmeler ile
uydu yer istasyonu işletmeciliği de yapmaktadır.
06-02/47-8
23
I.2.5. Equant İstanbul Telekomünikasyon Hizmetleri Ltd.Şti. (GlobalOne)
İlk olarak Sprint Telekomünikasyon Ltd. Şti. unvanı ile ABD uyruklu Sprint
International Communications Corporation (Sprint)’ın bağlı ortaklığı olarak
3.11.1995 tarihinde kurulmuştur. Şirketin amacı, Türkiye’de telekomünikasyon
ürün ve hizmetlerini pazarlamak, satmak ve promosyonunu yapmak,
telekomünikasyon hizmetlerinin verilmesi için gerekli veya isteğe bağlı olarak,
tesisler kurmak, ilgili malzeme ve vasıtaları satın almak ve faaliyet konularına
giren hususların işletme hizmetleriyle uğraşmaktır. Şirket daha sonra Sprint, 970
France Telekom ve Deutche Telecom arasında kurulan GlobalOne adlı ortak
girişime devredilmiş ve GlobalOne Telekomünikasyon Ltd. Şti. unvanını
almıştır.
Kurumumuza GlobalOne Telekomünikasyon Ltd. Şti. unvanıyla başvuruda
bulunan şirket, Eylül 2001 içerisinde gerçekleşen bir birleşme ile faaliyetlerini
Equant İstanbul Telekomünikasyon Hizmetleri Limited Şirketi unvanı altında
sürdürmektedir.
I.2.6. Comsat İletişim Hizmetleri Ticaret A.Ş. (Comsat)
24.1.1995 tarihinde İstanbul Ticaret Siciline 325584-273166 sayı ile tescil
olunan Comsat İletişim Hizmetleri A.Ş., yabancı sermaye kontrolünde (%51 - 980
Lockheed Martin Grubu, %24,5 - Sumitomo Corporation ve %24,5 Koç-Unisys
Bilgisayar Sistemleri A.Ş.) bir şirket olup, faaliyet alanı VSAT uydu
hizmetleridir. Bu şirket dışında yine yabancı sermayeli Lockheed Martin
grubunun kontrolünde olan (% 80 yabancı sermayeli Lockheed Martin Grubu
ve %20’si Yelpro Proje Geliştirme Yatırım Elektronik Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile
Vedat Yelkenci’ye ait) ve 10.10.1991 tarihinde İstanbul Ticaret Siciline
2796664-227246 sayı ile tescil olunan Comsat Dijital Hizmetleri Ticaret A.Ş.
ise her türlü uydu hizmetinin sağlanması amacıyla kurulmuştur.
I.2.7. Türk Telekomünikasyon A.Ş. (TTAŞ)
TTAŞ, Ankara Ticaret Siciline 103633 sicil numarası ile kayıtlı bir anonim 990
şirkettir. Şirketin amacı; ulusal ekonominin hedeflerine uygun olarak karlılık ve
verimlilik ilkeleri doğrultusunda telekomünikasyon alanında çalışmak, sermaye
birikimine yardım etmek, daha fazla yatırım kaynağı yaratmak,
telekomünikasyon sektöründe yatırım, tesis ve işletmecilik yapmak, mal ve
hizmet pazarlaması ve ihracatını yürütmektir. Şirketin merkezi Ankara’dır.
Yönetim kurulu dokuz, denetim kurulu üç üyeden oluşmaktadır.
TTAŞ’ın başlıca faaliyetleri arasında, telefon santrallerini ve yurt çapındaki
şehir içi ve şehirlerarası sabit hat şebekesini, uydu haberleşme ağlarını, kablo
sistemlerini ve veri ağlarını, yurt içi ve yurt dışı haberleşme ve veri transferini
sağlamak amacıyla işletmek bulunmaktadır. Bunlara ek olarak, TTAŞ gelir 1000
ortaklığı anlaşmaları yoluyla, analog mobil telefon, kablo TV, elektronik veri
aktarımı hizmetini sunmakta, kendisi tarafından kurulan bağlı ortaklığı Aycell
Haberleşme ve Pazarlama Hizmetleri A.Ş. ile GSM mobil telefon hizmetleri
sunmaktadır.
1.7.1994 tarihine kadar, T.C. Posta, Telgraf ve Telefon İşletmesi Genel
Müdürlüğü (PTT) adı altında faaliyet gösteren kuruluşun bünyesinden 4000
sayılı Kanunla posta ve telgraf hizmetleri ayrılarak, telekomünikasyon
hizmetlerini yürütmek üzere Türk Telekomünikasyon A.Ş. kurulmuştur. 4502
sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarih olan 29.1.2000 tarihine kadar TTAŞ,
06-02/47-8
24
hem telekomünikasyon hizmetleri yürüten, hem de bu sektörde yapılan iktisadi 1010
düzenlemelerde Ulaştırma Bakanlığına destek veren bir kamu iktisadi kurumu
olarak faaliyet göstermiştir. 4502 sayılı Kanunla telekomünikasyon sektöründe
önemli reformlar gerçekleştirilmiş ve sektörde iktisadi düzenleme görevlerini
Ulaştırma Bakanlığı ile beraber yürütecek Telekomünikasyon Kurumunun
kurulması öngörülmüştür. Bu düzenleme ile TTAŞ’ın düzenleme yetkileri
elinden alınarak piyasada sadece işletmeci konumuna getirilmiştir. Nitekim
4502 sayılı Kanun ile değişik 406 sayılı Kanunun 1. maddesinde yer alan;
“Posta ve telgraf tesis ve işletmesine ilişkin hizmetler T.C. Posta İşletmesi
Genel Müdürlüğünce (P.İ.), Telekomünikasyon hizmetleri ise Türk
Telekomünikasyon Anonim Şirketi (Şirket) tarafından yürütülür. 1020
Şirket, ana sözleşmesi Ulaştırma Bakanı tarafından onaylandıktan sonra
faaliyete geçer.
…………………………………
Türk Telekom, bu Kanun çerçevesinde her türlü telekomünikasyon hizmetlerini
yürütmeye ve telekomünikasyon altyapısı işletmeye yetkilidir.
TTAŞ’ın söz konusu yetkiye ilişkin hak ve yükümlülükleri Bakanlık ile
imzalanacak görev sözleşmesi ve/veya görev sözleşmeleri ile belirlenir. Türk
Telekom, görev sözleşmelerinde belirlenen asgarî hizmetleri sunmakla
yükümlüdür.
Türk Telekom, bu Kanun ve özel hukuk hükümlerine tabi bir anonim şirkettir. 1030
Kamu iktisadî teşebbüslerinin kuruluş, teşkilat ve faaliyetleri ile ilgili mevzuat
Türk Telekom’a uygulanmaz. Sadece, Türkiye Büyük Millet Meclisi denetimine
ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleri
uygulanır.”
ifadesine yer verilmiştir. 12.5.2001 tarihinde kabul edilen 4673 sayılı yasada
ise yukarıda yer verilen fıkralardan 2 ve 5 inci fıkralar aşağıdaki gibi
değiştirilmiştir.
“Şirkette kamu payı % 50`nin altına düşünceye kadar ana sözleşmede
yapılacak değişikliklerde Ulaştırma Bakanının görüşü alınır.
………………………………. 1040
Türk Telekom, bu Kanun ve özel hukuk hükümlerine tabi bir anonim şirkettir.
Bu Kanun hükümleri saklı kalmak üzere, kamu iktisadi teşebbüsleri de dahil,
sermayesinin yarısından fazlası kamuya ait olan kamu kurum, kuruluş ve
ortaklıklarına uygulanan mevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sermayesinin
yarısından fazlası kamuda kaldığı sürece, Türkiye Büyük Millet Meclisi
denetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi
hükümleri uygulanır. 16.7.1965 tarihli ve 697 sayılı Kanun ile millî güvenlik ve
kamu düzeniyle sıkıyönetim ve seferberlik hallerinde telekomünikasyon
hizmetlerinin yürütülmesine ilişkin özel kanunların hükümleri saklıdır.”
hükmü ile Ulaştırma Bakanlığının şirket hakkındaki tasarrufları oldukça 1050
sınırlandırılmış ve şirketin bağlı olduğu mevzuat daha açık bir şekilde ortaya
konmuştur.
Yine 4502 sayılı Kanun ile getirilen yapı ile telekomünikasyon sektöründe
faaliyet göstermek isteyen teşebbüslerin bir yetki belgesi sahibi olması
öngörülmüş, bu yetki belgelerini verme yetkisi Ulaştırma Bakanlığına verilmiş
ve bu Bakanlık tarafından yetki belgeleriyle ilgili olarak yönetmelik
06-02/47-8
25
çıkartılmıştır. Ancak 4673 sayılı Kanun ile Ulaştırma Bakanlığının
telekomünikasyon sektörüyle ilgili birçok yetkisiyle beraber bu yetkisi de
Telekomünikasyon Kurumuna devredilmiştir. 406 sayılı Kanun uyarınca
TTAŞ’ın da bir yetki belgesi çerçevesinde hizmetlerini yürütmesi gerektiğinden 1060
TTAŞ ile Ulaştırma Bakanlığı arasında 28.2.2001 tarihinde
“Telekomünikasyon Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Görev Sözleşmesi”
imzalanmış, sözleşmenin süresi 25 yıl olarak belirlenmiştir. 4673 sayılı Kanun
gereğince bu görev sözleşmesi Telekomünikasyon Kurumu ile tekrar
imzalanmıştır.
Öte yandan 4502 sayılı Kanun ile değiştirilen 406 sayılı Kanunun 2.
maddesinin (c) bendinde;
“Türk Telekom; telekomünikasyon şebekeleri üzerinden sunulan ulusal ve
uluslararası ses iletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini, 31.12.2003 tarihine
kadar bu Kanun ve görev sözleşmesi çerçevesinde tekel olarak yürütür. 1070
Kişisel telekomünikasyon tesisleri ile telekomünikasyon hizmetlerine ilişkin
imtiyaz sözleşmeleri veya telekomünikasyon ruhsatları veya genel izinlerinde
ilgili işletmeci tarafından kurulması öngörülen telekomünikasyon altyapısı hariç
olmak üzere, tüm telekomünikasyon altyapısının kurulması ve işletilmesi de
tekel kapsamına dahildir.
Diğer işletmecilerin ve kişisel telekomünikasyon tesislerini kullanan şahısların
ana telekomünikasyon şebekesine arabağlantı talepleri ve telekomünikasyon
altyapı tesislerinden yararlanma ihtiyaçları, yukarıda belirtilen tekel süresi
boyunca öncelikle Türk Telekom tarafından karşılanır. TTAŞ’ın, bir işletmeci
veya bir kişisel telekomünikasyon tesisi sahibinin altyapıdan yararlanma 1080
talebini karşılayamaması halinde, ilgili işletmeci veya kişisel telekomünikasyon
tesisi sahibi gerekli altyapı tesisini ilgili imtiyaz sözleşmesi ya da
telekomünikasyon ruhsatı hükümleri dairesinde kendi imkanları ile kurabilir
veya Bakanlık bu altyapının kurulması hususunda imtiyaz veya
telekomünikasyon ruhsatı verebilir.”
ifadesine yer verilerek, TTAŞ’ın 2004 yılına kadar ulusal ve uluslararası ses
iletimini ihtiva eden telefon hizmetlerinde ve tüm telekomünikasyon
altyapısının kurulması ve işletilmesinde yasal tekel hakkında sahip olduğu
belirtilmiştir. Ancak 4673 sayılı Kanun ile TTAŞ’daki kamu payının %50’nin
altına düşmesi durumunda, TTAŞ’ın tüm tekel haklarının 31.12.2003 1090
tarihinden önce de olsa ortadan kalkacağı hükme bağlanmıştır.
I.3. TTAŞ'IN İLGİLİ PAZARLARDAKİ DURUMU
I.3.1. Hakim Durum Açısından
Hakim durum, bir firma veya bir grup firmanın belli bir pazarda fiyatı rekabetçi
düzeyden daha yukarıda tespit edebilme gücü olarak ifade edilmektedir. 4054
sayılı Kanunda hakim durum ise; “belirli bir piyasadaki bir veya birden fazla
teşebbüsün, rakipleri ve müşterilerinden bağımsız hareket ederek fiyat, arz,
üretim ve dağıtım miktarı gibi ekonomik parametreleri belirleyebilme gücü”
olarak tanımlanmaktadır.
ABD dışında diğer ülkelerde uzun yıllar telekomünikasyon sektörünün en 1100
belirgin özelliği, sektörde sadece kendisine münhasır haklar tanınmış kamu
tekellerinin faaliyetine izin verilmesi olarak göze çarpmıştır. Bu uzun süreden
06-02/47-8
26
kaynaklanan avantaj ile söz konusu operatörler serbestleşme sonrasında da
pazar güçlerini koruyabilmişlerdir.
Hakim durumun veya pazar gücünün en belirgin göstergesi, teşebbüsün veya
teşebbüslerin marjinal maliyetlerin üzerinde fiyatlandırma yapabilmeleridir.
Ancak bu durumun uygulamada tespit edilmesi oldukça güçtür. Bu sebeple
pazar gücünün en önemli göstergelerinden biri olarak teşebbüsün piyasada
sahip olduğu pazar payı kullanılmaktadır.
TTAŞ’ın ilgili pazarlarda hakim durumda olup olmadığının tespitinin 2003 yılı 1110
öncesi ve sonrası dönem için ayrı ayrı yapılması gerekmektedir. 406 sayılı
Kanunun 2. maddesi gereğince TTAŞ, 2004 yılına veya kamu payı %50’nin
altına düşünceye kadar uluslararası ses iletimini ihtiva eden telefon
hizmetlerinde ve tüm telekomünikasyon altyapısının kurulması ve
işletilmesinde yasal tekel hakkına sahiptir. Bir başka ifade ile bu hüküm
gereğince, TTAŞ 2004 yılına veya kamu payı %50’nin altına düşünceye kadar
aşağıda sıralanan piyasalarda yasal tekel hakkına sahip olup mutlak hakim
durumdadır:
- Kurumsal kullanıcılara geniş bant internet erişim hizmetinin sunulması
için gereken altyapıları içeren pazar, 1120
- Yerel kullanıcılara dar bant internet erişim hizmetinin sunulması için
gereken altyapıları içeren pazar,
- Yerel kullanıcılara geniş bant internet erişim hizmetinin sunulması için
gereken altyapıları içeren pazar.
2004 sonrasında veya kamu payının %50’nin altına düşmesi halinde yasal
tekelin kalkmasından sonra ise, “kurumsal kullanıcılara geniş bant internet
erişim hizmetinin sunulması için gereken altyapıları içeren pazar”a potansiyel
rakipler girebilecektir. Ancak bu teşebbüslerin TTAŞ’ın ilgili pazardaki hakim
durumunu ortadan kaldıracak duruma gelebilmeleri için belirli bir sürenin
geçeceği öngörülmektedir. 1130
Yasal tekel sonrası diğer iki pazarda TTAŞ’ın hakim durumunun devam edip
edemeyeceği bu pazarların iktisadi niteliğine bağlı olup, fiziki şebekelerin
ölçek ekonomileri ve şebeke dışsallıklarından kaynaklanan kalıcı piyasa
aksaklıklarıyla yakından ilgilidir. Dar bant internet erişiminde kullanılması
zorunlu altyapı olan yerel telefon şebekesi bir fiziki şebekedir. Bu şebeke
kullanılmaksızın telefon abonesi olan yerel kullanıcılara TTAŞ dışındaki
teşebbüslerin hizmet sunması, ancak kendi şebekelerini yasal tekel sonrası
inşa etmeleri ile mümkündür. Fakat yerel telefon şebekesinin ölçek
ekonomileri ve şebeke dışsallıkları nedeniyle doğal tekel niteliği arz etmesi,
paralel bir şebekenin inşasını iktisadi ve ticari açıdan imkansız kılmaktadır. 1140
Bir firmanın ortalama maliyeti çıktı miktarı artıkça sabit kalabilir veya artabilir
ya da azalabilir. Firmanın ortalama maliyetinin üretilen ürün miktarı artıkça
düşmesi durumunda, o firmanın ölçek ekonomisine (ya da ölçeğe göre artan
getiriye) sahip olduğu kabul edilmektedir. Benzer şekilde ortalama maliyetin
sabit kalması veya azalmasına göre, ölçeğe göre sabit veya azalan getiriden
bahsedilmektedir. Olumlu ölçek ekonomilerinde, firma veya üretim biriminin
boyutu artıkça birim maliyetlerinin düşeceği kabul edilmektedir. Bu çerçevede,
06-02/47-8
27
ölçek ekonomisinin varlığı için marjinal maliyetin ortalama maliyetin altında
olması gerekir.
Ölçek ekonomilerinin geçerli olduğu bir faaliyet alanında, büyük ölçekli tek bir 1150
firma her zaman rekabetçi kar elde edebilecek ve aynı mal ve hizmeti üreten
küçük ölçekli rakiplerinden daha düşük maliyette üretim yapabilecektir.
Bununla beraber, maliyetlerin batık olmadığı ve geri kazanılabileceği
yarışılabilir bir piyasa modelinde ölçek ekonomilerinin piyasa aksaklığına yol
açmadığı görülmüştür. Bir başka ifade ile, pazara giriş ve çıkışın kolay olduğu,
başlangıç maliyetlerinin düşük olduğu bu tür pazarlarda risk de düşük
olacaktır.
Telekomünikasyon şebekeleri homojen olmayıp karmaşık bir altyapı
görüntüsündedirler. Ağ üzerinden sunulan hizmetlerin iletilmesiyle ilgili işletme
maliyetleri düşük olmasına rağmen, bu niteliğe sahip sektörlerde ağ 1160
altyapısının kurulması için gerekli yüksek yatırımlar nedeniyle ölçek
ekonomileri mevcuttur. Bu durum özellikle yerel sabit bakır ağlar, bir başka
ifade ile yerel telefon şebekesi açısından söz konusudur. Yerel telefon
şebekesi her bir son kullanıcıyı yerel santrale ve oradan da uzak mesafe
transmisyon sistemine irtibatlandırdığından, büyük boyutlu batık maliyet
gerektirmenin yanında, değerlendirilmesi oldukça zor maliyet yapıları ve ölçek
ekonomileri içerir.
Yerel şebekelerde her bir bileşen için birim maliyet, kullanım oranı artıkça
uzun dönemde düşmektedir. Örneğin evinden santrale kadar ulaşan bir kablo
herhangi bir abonenin trafik ihtiyacını karşılamak için yeterli iken, bu abonenin 1170
iletişim ihtiyacı yüksek bir işyeri olması durumunda, şebekeyi oluşturan
kabloların geçtiği aynı boru içine kapasitesi daha yüksek bir kablo döşenerek
bu ihtiyaç karşılanabilmektedir. Gerçekte paralel şebeke inşasını iktisadi ve
ticari açıdan anlamsız kılan yüksek sabit maliyetlerin büyük kısmı,
transmisyonu oluşturan kablolardan değil, kabloların içinden geçtiği boruların
ve diğer teknik donanımın döşeme maliyetinden kaynaklanmaktadır.
Bundan başka, telekomünikasyon, aynı altyapının ses, geniş bant veri
aktarımı gibi değişik hizmetler için kullanılabildiği bir sektördür. Bu yüzden
altyapı sahibi bir firma için yeni bir hizmet sunmaya başlamanın marjinal
maliyeti düşük iken, pazara yeni giriş yapacak bir firma için bu maliyet yüksek 1180
olup, yeni bir altyapının inşasını gerektirmektedir.
Türkiye’de 2001 yılı sonu itibarıyla 19.400.000 olan telefon abone sayısının
62.800.000 kişilik yaklaşık nüfusa oranını veren penetrasyon rakamının %30’a
yaklaştığı görülmektedir. Bu rakamın diğer ülkelere kıyasla ilk bakışta düşük
olduğu düşünülebilir. Ancak Türkiye’de hane başına 4,7 kişilik oranın AB
ülkelerinin iki katı olması, gerçekte telefon yaygınlığının düşük olmadığını
göstermektedir. Dolayısıyla TTAŞ’ın sahip olduğu yerel telefon şebekesi, yerel
kullanıcılara dar bant internet erişimi sunmak isteyen teşebbüsler açısından
zorunlu unsur niteliği göstermektedir.
Yerel kullanıcılara geniş bant internet erişimi sunulması için kullanılacak 1190
altyapılar ise yine yerel telefon şebekesi (DSL teknolojisi aracılığıyla) ve kablo
TV şebekesidir. Yerel telefon şebekesinde olduğu gibi kablo TV şebekesinde
de yasal tekelin kalkması durumunda TTAŞ’ın hakim durumunun süreceğini
söylemek yanlış olmayacaktır. Çünkü kablo TV şebekesinin de şebeke
06-02/47-8
28
ekonomilerinin geçerli olduğu fiziki bir şebeke olması, paralel şebeke inşa
ederek yerel kullanıcıya geniş bant internet erişimi sunulmasını iktisadi ve
ticari açıdan anlamsız kılmaktadır.
Uzak mesafe veri aktarımına ilişkin altyapı pazarında ise, piyasaya girecek
teşebbüslerin teorik anlamda iki alternatifi bulunmaktadır. Bunlar yüksek
kapasiteli fiber optik kablolar veya VSAT, SCPC ve benzeri teknolojileri 1200
kullanarak uydu yer istasyonları kurmaktır. İlk alternatifin TTAŞ’ın yasal tekeli
sürdüğü müddetçe uygulamaya sokulması mümkün değildir. İkinci alternatif
için ise 406 sayılı Kanun anlamında yetki belgesi alınıncaya kadar TTAŞ ile
sözleşme imzalanması ve bir royalty ödenmesi gerekmektedir. Dolayısıyla
TTAŞ, uydu yer istasyonları hariç uzak mesafe altyapılarının işletilmesinde
yasal tekel hakkına sahiptir. Uydu yer istasyonu işletmeciliği için henüz
Telekomünikasyon Kurumu tarafından TTAŞ ile yaptıkları anlaşmalar ile
faaliyet yürüten şirketlere yetki belgeleri verilmemiş olduğundan, bu şirketler
faaliyetlerini yürütebilmek için TTAŞ’a royalty ödemek durumundadırlar.
Dolayısıyla TTAŞ bu anlamda da hakim durumdadır. 1210
Diğer üç ilgili pazarı oluşturan; kurumsal kullanıcılara sunulan geniş bant
internet erişim hizmetleri, yerel kullanıcılara sunulan dar bant internet erişim
hizmetleri ve yerel kullanıcılara sunulan geniş bant internet erişim
hizmetlerinde soruşturma konusunu oluşturan iddialar bakımından hakim
durum incelemesi yapılmasına gerek görülmemiştir. Çünkü bu pazarlarda
gerçekleştirildiği iddia edilen rekabete aykırı eylemler, TTAŞ’ın bu pazarlardaki
hakim durumundan değil, yukarıda hakim durumda olduğu tespit edilen
pazarlardaki pazar gücünden kaynaklanmaktadır.
I.3.2. Zorunlu Unsur Açısından
Soruşturma konusu ihlallerin değerlendirilmesi açısından en önemli 1220
konulardan biri, hakim durumdaki teşebbüslere getirilen anlaşma yapma
yükümlülüğü bağlamında “zorunlu unsur doktrini (essential facility)”dir.
Doktrinin uygulandığı olaylar esas itibarıyla birbirleriyle dikey olarak ilişkili iki
pazarı gerekli kılmaktadır. Bu pazarlardan üst pazar genellikle tekelci
(yoğunlaşmış) bir yapıya sahipken (örneğin yerel telefon şebekesi), bu tekelci
teşebbüsün faaliyet gösterdiği alt pazar (örneğin erişim hizmetleri pazarı) daha
rekabetçidir. Doktrinin ana felsefesi; üst pazardaki sınırlı kaynağın alt
pazardaki teşebbüslerin faaliyetlerini sürdürmeleri için zorunlu olması ve
bundan dolayı üst pazarı kontrol eden teşebbüsün rakipleriyle anlaşma
yapmayı reddederek alt pazardaki rekabeti sınırlandırma, diğer bir deyişle alt 1230
pazarı da tekelleştirme imkanına sahip olmasıdır.
Bu zorunluluk, üst pazardaki faaliyetin gerçek ya da potansiyel alternatifinin
olmamasından ve buna ihtiyaç duyan teşebbüslerin makul olarak aynı veya
benzerini kuramamasından kaynaklanmaktadır. Bundan dolayı rekabet
otoriteleri, üst pazarda ortaya çıkan yoğunlaşmış yapının, alt pazardaki
rekabetçi yapıyı tehdit etmesinin önüne geçmek ve buradaki rekabet
koşullarını geliştirmek amacıyla, zorunlu unsur doktrini altında teşebbüslere
rakipleriyle zorunlu anlaşma (paylaşım) yükümlülüğü getirmektedirler.
Zorunlu unsur doktrininin uygulama esasları olarak dört koşullu sistematik bir
test yapılması yerinde olacaktır. Bu koşullar; 1240
06-02/47-8
29
1. Giriş yapılmak istenen varlığın (zorunlu unsurun) bir tekelci teşebbüs
tarafından kontrolü,
2. (Giriş yapmak isteyen) bir rakibin pratik olarak ve makul bir şekilde
ilgili varlığı/ürünü/tesisi/altyapıyı (zorunlu unsuru)
kurmasının/üretmesinin imkansız olması,
3. Tekelci teşebbüsün giriş yapmak isteyen rakibi reddetmesi,
4. İlgili zorunlu unsurdan faydalanmanın imkanlar dahilinde olması
şeklinde sıralanabilir.
Bir unsurun zorunlu olup olmadığını tespit edebilmek için bu şartların
tamamının değil, sadece ilk iki şartın gerçekleşmesi yeterlidir. Diğer iki koşul 1250
zorunlu kabul edilen bir unsura ilişkin olarak zorunlu paylaşım ya da anlaşma
yapma yükümlülüğü getirilip getirilmeyeceğini belirlemek için kullanılmaktadır.
TTAŞ’ın ilgili pazarlardaki konumu zorunlu unsur doktrini çerçevesinde
incelendiğinde aşağıdaki tespitler yapılmaktadır:
Mevcut ses ve altyapı nedeniyle, bu hizmetlerin ana girdiyi oluşturduğu
soruşturma konusu ilgili pazarlarda, yerel telefon şebekesi ve kablo TV
şebekelerinden yerel kullanıcılara erişim ve kiralık hatların TTAŞ
tarafından kontrol edildiği görülmektedir.
Bu yerel şebekelerin yukarıda belirtilen nitelikleri gereği doğal tekel
niteliği arz etmeleri, kiralık devrelerde ise süregelen yasal tekel nedeniyle 1260
bir rakibin pratik olarak ve makul bir şekilde bu altyapıları kurması
imkansız gözükmektedir.
Bu tespitler doğrultusunda, TTAŞ’ın tek sağlayıcı konumunda olduğu
hizmetlerin zorunlu unsur olarak nitelendirilebileceği ortaya çıkmaktadır.
I.4. İHLAL İDDİALARINA YÖNELİK DEĞERLENDİRMELER
Hakkında soruşturma yapılan TTAŞ'ın, Soruşturma Raporunda ihlal içerdiği
iddia olunan eylemlerine ilişkin olarak yapılan değerlendirmelere, TTAŞ'ın
hakim durumda olduğu pazarlar ve konularına göre ayrı başlıklar altında yer
verilmiştir.
I.4.1. Kurumsal Kullanıcıya Geniş Bant Internet Erişim Hizmetinin 1270
Sunulması İçin Gereken Altyapıları İçeren Pazar
I.4.1.1. Kurumsal kullanıcılara TTNet adı altında sunduğu geniş bant internet
hizmetlerinin ücretlerini, aynı pazardaki rakip teşebbüslere altyapı hizmetleri
için uyguladığı (ve onların maliyetlerini oluşturan) ücretlerin altında
belirleyerek, rakiplerin piyasadaki faaliyetlerini güçleştirmek
TTAŞ, TTNet adı altında piyasadaki son kullanıcı olan kurumsal kullanıcılara
doğrudan internet hizmet verirken, yine bu piyasada aynı kullanıcılara hizmet
vermeye çalışan ISS’lerin zorunlu unsur olarak kullanmaları gereken kiralık
hatların fiyatlarını da belirlemektedir. TTNet’in kendi kurumsal müşterilerine
uyguladığı tarifelerle TTNet’ten kiralık hat kullanarak kurumsal müşterilerine 1280
hizmet veren ISS’lere uyguladığı tarifeler arasında, ISS’ler aleyhine çok büyük
farklar olduğu görülmüştür. Bu nedenle, bu piyasada ISS’lerin TTNet ile etkin
06-02/47-8
30
olarak rekabet edebilmeleri için, TTNet’in tarifelerinde toptan ve perakende
ayrımına gitmesi ve birbirinden farklı oranlarda kendisinden hizmet alan
ISS’ler için farklı tarifeler uygulaması gerekmektedir. Aksi halde kurumsal
kullanıcıların, ISS’lerin karşı karşıya olduğu yüksek girdi ücretleri sebebiyle
oldukça yüksek fiyata verdikleri hizmeti tercih etmeleri mümkün olamayacak;
ISS’lerin, TTNet ile etkin olarak rekabet edememelerinin ötesinde, bu pazarda
faaliyetlerine devam etmeleri mümkün olamayacaktır.
Bu konudaki ayrıntılı açıklamalar benzer nitelikte bir ihlal olması nedeniyle 1290
Kararın H.4.2.1. başlıklı bölümünde yapılmıştır. Sonuç olarak, TTAŞ’ın TTNet
adı altında geniş bant internet hizmetleri pazarında kurumsal kullanıcılara
sunduğu hizmetlerin ücretlerini, aynı pazardaki rakip teşebbüslere altyapı
hizmetleri için uyguladığı (ve onların maliyetlerini oluşturan) ücretlerin altında
belirlemek suretiyle altyapı pazarındaki tekel konumundan kaynaklanan hakim
durumunu kurumsal kullanıcılara geniş bant internet erişim hizmetinin
sunulması pazarında kötüye kullandığı sonucuna ulaşılmıştır.
I.4.1.2 ISS’lerle yapılan sözleşmelerde ticari sır niteliğindeki bilgilerin TTAŞ’a
periyodik olarak bildirilmesini şart koşmak
TTAŞ’ın ISS’lerle yaptığı Internet Servis Sağlayıcılık Sözleşmelerinde, “dial-up 1300
(çevirmeli) port” sayısı, kayıt “dial-up” abone sayısı, internet kullanıcı sayısı,
mevcut her bir lokasyon için 822’li hat sayısı ve numarası, internet amaçlı
olarak sunulan servis tipleri (ATM, FR, LL gibi), her bir servis tipi için abone
sayısı, toplam “host” sayısı (ISS ve abonelerin toplamı), “web hosting” sayısı
gibi bilgilerin kendisine periyodik olarak bildirilmesini şart koşmuştur.
Bu uygulamaya ilişkin olarak, Rekabet Kurulu 21.6.2001 tarih ve 01-28/273-M
sayı ile "internet hizmetleri piyasasında rakibi konumunda olan Internet Servis
Sağlayıcılardan teknik açıdan zaruri olanlar dışında, kendisine rekabet
avantajı sağlayacak bilgileri (kullanıcı kimlikleri, isim, adres, telefon numarası
vb.) talep etme uygulamasına son vermesine" şeklinde tedbir kararı almıştır. 1310
Alınan bu tedbir kararı üzerine TTAŞ Yönetim Kurulu 17.7.2001 tarihinde bu
uygulamaya yönelik olarak sözleşmelerdeki 4.9. maddesinin çıkarılmasına
karar vermiş ve bu kararını 20.7.2001 tarih ve 3100 sayılı yazısı ile Rekabet
Kurumuna bildirmiştir. Dolayısıyla bu uygulama ortadan kalkmıştır.
TTAŞ tarafından istenen bilgiler ticari sır niteliğinde addedilebilecek olsa dahi,
hizmetin gerekli biçimde verilebilmesi amacıyla talep edildiği, teşebbüslerin
aleyhine sonuç doğurucu bir işlem kastıyla istenmediği anlaşılmaktadır. Geçici
tedbir kararının akabinde de söz konusu uygulama sona erdirilmiştir.
Dolayısıyla, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun çerçevesinde
cezai bir işlem uygulanması gerekmediği sonucuna ulaşılmıştır. 1320
I.4.2. Yerel Kullanıcılara Dar Bant Internet Erişim Hizmetinin Sunulması
İçin Gereken Altyapıları İçeren Pazar
I.4.2.1. Yerel kullanıcıya dar bant internet erişim hizmeti sunan ISS’lerin ISDN-
PRI, No. 7 E1 taleplerinin karşılanmasında zorluk çıkararak, rakiplerinin
piyasadaki faaliyetlerini güçleştirmek
06-02/47-8
31
TTAŞ’ın 2004 yılına kadar ses iletişimi ve öncelikli altyapı tekeli
bulunmaktadır. ISDN-PRI, No.7 E1 teknolojileri, yerel kullanıcıların dar bant
internet trafiklerinin TTAŞ santralinden ISS’lerin POP noktalarına
taşınmasında kullanılan altyapılardır. Soruşturma Heyeti, yasal bir tekel olarak
TTAŞ’ın müşterilerinin taleplerine uygun hizmet arz etmesi gerektiğini, aksi 1330
durumda, TTAŞ’ın arz edilecek hizmet türünü kendi belirlemesi ve bu hizmete
ikame diğer alternatifleri sunmayı durdurmasının, yasal tekelin söz konusu
hizmetin ana girdi olarak kullanıldığı piyasalara da uzatılması gibi iktisadi
açıdan hiç istenmeyecek bir duruma yol açacağını, bu sebeple yasal tekel
konumundaki TTAŞ’ın bu konumun kendisine tanıdığı avantajların yanı sıra,
yüklendiği sorumlulukları da rekabete açık pazarlardaki rekabet koşullarını
bozmayacak şekilde yerine getirmesi gerektiğini, TTAŞ’ın kendi şebeke
bütünlüğünü korumak, diğer pazarlarda sunduğu hizmetlerin aksamasını
engelleyecek tedbirler almak hakkının da olduğunu, bu noktada, bu hakların
piyasalarda rekabetin bozulması ve bilhassa TTAŞ’ın bu piyasalarda faaliyet 1340
gösteren hizmetlerine avantaj sağlanması amacıyla kullanılıp
kullanılmadığının tespit edilmesi gerektiğini ifade etmiştir. Bu kapsamda
Soruşturma Heyeti, TTAŞ’ın VPOP kullanmak istemeyen ISS’lerin yerel dar
bant internet trafiklerinin kendi POP’larına taşınmasında kullanılacak alternatif
teknolojilere ilişkin taleplerini zamanında karşılayacak şekilde sunmak,
yukarıda belirtilen hakları kapsamında gerçekleştireceği teknolojik değişiklikler
hakkında ISS’leri bilgilendirmek ve yeni teknolojilere ISS’lerin uyumlarını
sağlamak üzere gerekli olanakları onlara tanımak durumunda olduğu, bu
nedenle TTAŞ’ın yerel telefon şebeke hizmetlerindeki yasal ve doğal
tekelinden kaynaklanan avantajlarını, zorunlu unsur niteliğindeki bu 1350
hizmetlerin ana girdiyi oluşturduğu dar bant internet erişim hizmetleri
pazarında kötüye kullandığını belirtmiştir.
Ancak eldeki veriler değerlendirildiğinde, TTNet Şebekesinin genişletilmesi
amacıyla açılan Uzaktan Erişim Sağlayıcı (RAS) ihalesi kapsamında
kurulacak olan No.7 Sinyalleşme Sistemi üzerinden PSTN-TTNet-ISS’ler
arasında No.7 taleplerinin karşılanmasının imkan dahilinde olduğu
anlaşılmaktadır. Ayrıca, ISS'lere No.7, ISDN-PRI portları sağlanması
konusunda Telekomünikasyon Kurumunun istemiş olduğu iş programı
hazırlanarak Telekomünikasyon Kurumuna gönderilmiştir.
Bu nedenle, konuya ilişkin bir rekabet ihlali olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. 1360
I.4.2.2. ISS’lerin hat başvurularına zamanında cevap vermemek, bu hat
taleplerinin karşılanmasını kullanılacak malzemenin hibesi şartına bağlamak
TTAŞ, imzaladığı görev sözleşmesi ile kamu hizmetlerini yerine getirmek
durumunda olan bir teşebbüs olması nedeniyle, bu hizmetleri talep eden
kullanıcıların ihtiyaçlarını istenen kalitede ve zamanında karşılama
yükümlülüğü bulunmaktadır. Özellikle ihtiyaçların talep anında çeşitli objektif
nedenlerle karşılanamaması durumunda, ne zaman karşılanabileceğine ilişkin
talep sahiplerinin öngörülebilir tahminler yapabilmesini olanaklı kılacak
mekanizmaların devreye sokulması gerekmektedir. Yapılan incelemede,
Soruşturma Heyeti mevcut durumda, TTAŞ’ın talepleri karşılayamama 1370
gerekçelerinin söz konusu öngörülebilirliği ortadan kaldırdığı sonucuna
ulaşmıştır. Soruşturma Heyeti tarafından varılan sonuçlar arasında bu
06-02/47-8
32
durumun, özellikle TTAŞ’ın alt pazarlarda rakibi konumundaki teşebbüslerin
taleplerinde, sadece talep sahibini değil, bu pazarlardaki rekabeti de olumsuz
yönde etkileyeceği, ayrıca TTAŞ’ın rakibi niteliğindeki teşebbüslerden hibe
alınmasının bu teşebbüslerin maliyetlerini artırdığı ve rekabette dezavantajlı
konuma soktuğu yer almaktadır.
Gerek savunmaların değerlendirilmesinden, gerekse teşebbüslerin hibe etme
nedenlerinin araştırılması sonucu, bu durumun TTAŞ’ın yatırım yapması için
gerekli prosedürlerin uzun olması ve bunun sonucu teşebbüslerin bu süreci 1380
beklemeden yatırımın kendileri tarafından yapılmasının teklif etmelerinden
kaynaklandığı anlaşılmıştır. Esasen, 406 sayılı Kanun ile TTAŞ’a tanınan
altyapı tekeli çerçevesinde bu makine ve teçhizatların mülkiyetinin TTAŞ
dışındaki bir teşebbüse ait olamayacak olması nedeniyle, bu yükümlülüğün
yine Kanundan kaynaklandığı görülmüştür. Bu nedenle konuya ilişkin bir
rekabet ihlali olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
I.4.2.3. Yerel kullanıcıya dar bant internet erişim hizmeti sunan ISS’leri belirli
teknolojileri kullanmaya zorlayarak, bu pazarda tüketicinin zararına olarak
üretimin, pazarlamanın ve teknik gelişmenin sınırlandırılması
Soruşturma Heyeti tarafından yapılan tespitler arasında; TTAŞ'ın ISS’leri 1390
sadece VPOP hizmetini satın almaya zorlaması nedeniyle, bu teşebbüslerin
kendi şebekelerini geliştirerek piyasaya girmelerini engelleyecek davranışlar
sergilediği hususu yer almaktadır. Bu doğrultuda, TTAŞ’ın özellikle ikinci
alternatifin kullanılmasını engellemek üzere ISDN-PRI taleplerini karşılamakta
zorluk çıkarmasının, bu girdiye alternatif No.7 E1 teknolojisi konusunda gerekli
işlemleri yapmamasının ve söz konusu kiralık hatların fiyatlarına zam
yaparken VPOP’ları aylık 1.000.000.-TL gibi çok düşük fiyattan kiralamasının
dikkat çekici olduğu vurgulanarak, bu durum 2004 yılında rekabete açılacak
ses iletişiminde uzak mesafe ve uluslararası telefon hizmetlerinde rakiplerin
pazara girişini engellemeye çalışmak olarak yorumlanmıştır. 1400
Ancak, Telekomünikasyon Kurumunun görüşünde de belirtildiği üzere TTAŞ'ın
elinde mevcut olan VPOP'ların ISS'ler tarafından kullanılmasının sağlanması,
mevcut kaynakların verimli kullanılması açısından uygun görüldüğünden,
yapılan değerlendirmede bu durum bir ihlal olarak nitelendirilmemiştir.
I.4.2.4. ISS’lerle yaptığı sözleşmelerde ticari sır niteliğindeki bilgilerin TTAŞ’a
periyodik olarak bildirilmesini şart koşmak
ISS’lerden yerel kullanıcılarının ticari sır niteliğindeki bilgilerinin talep
edilmesine ilişkin ihlal iddiaları, yapılan tespitlerin ve açıklamaların H.4.1.2.
başlıklı bölümde yer verilen hususlarla aynı olması nedeniyle burada tekrar
edilmemiş, bu konuda bir ihlal bulunmadığı sonucuna varılmıştır. 1410
I.4.2.5. Dar bant internet erişimi sunmak üzere TTAŞ’dan kiralanan VPOP’ların
yılda sadece %10’nun iadesini kabul ederek hakim durumunu kötüye kullanmak
Soruşturma Heyeti, TTAŞ’dan temin edilen VPOP’ların test etme ve iade etme
olanağı bulunmaması nedeniyle, VPOP’larla verilen hizmetlerde sorunlar
yaşandığını ve TTAŞ’ın VPOP iadelerini yılda %10 ile sınırlamasının bir
rekabet ihlali olduğunu iddia etmektedir.
06-02/47-8
33
İddialar ve savunmalar değerlendirildiğinde; başlangıçta iade şartı
bulunamayan VPOP’lar için bu şartın, yüksek sayıda VPOP talebinde bulunan
ISS’lerin satın aldıkları VPOP’ları iade etmesi sonunda TTAŞ’ın talepleri
dikkate alarak yaptığı yatırımların atıl kalması nedeniyle getirildiği 1420
anlaşılmıştır. Bu nedenle, söz konusu iade kısıdının bir rekabet ihlali olmadığı
sonucuna ulaşılmıştır.
I.4.2.6. Altyapı kiralama hacmine bağlı indirimleri 3-5-7 yıllık sözleşme
yapılması koşuluna bağlayarak, 2004 yılı başında sona erecek altyapı öncelik
tekeli sonrası potansiyel altyapı sağlayıcılarının piyasaya girişlerine engel olmak
TTAŞ web sayfasından ()
alınan bilgilere göre uygulanacak (2048 Kbps ve üzeri kiralık hatlar için)
indirim oranları şöyledir:
Toplam hat sayısı 3 yıl 5 yıl 7 yıl
50-99 5 10 15
100-499 10 15 20
500 ve üzeri 15 20 25
Soruşturma Heyeti, indirim sisteminin hacim yanında süreye de
bağlanmasının TTAŞ tarafından açıklanmış herhangi bir iktisadi gerekçesi 1430
olmadığını, indirimin böyle bir sistemle bağlı bir şekilde uygulanmasının
gelecekte telekomünikasyon hizmetleri altyapı pazarında rekabetçi bir yapının
oluşmasını engelleyici veya geciktirici etkiler yaratabileceğini iddia etmektedir.
TTAŞ’ın ISS’lere uygulayacağı indirim oranlarını hem miktara hem de süreye
bağladığı, yüksek miktarda fakat 3 yıldan kısa süreli devre kiralayan veya
uzun süreli, fakat az sayıda devre kiralayan ISS’lerin herhangi bir indirimden
faydalanmalarını engellediği de ifade edilmektedir.
Uzun süreli ve yüksek kapasiteli hat kiralama sözleşmelerinin sağladığı
avantajlar nedeniyle İndirim yapılmasının ticari bir tercih olması karşısında, bu
hususun 4054 sayılı Kanun kapsamında rekabet ihlali olarak 1440
değerlendirilemeyeceği sonucuna varılmıştır.
I.4.2.7. Devrelerin kiralanması sonrasında taahhüt edilen hız, kalite ve satış
sonrası destek gibi hususları yerine getirmeyerek bir alt pazarda aynı zamanda
rakibi olan teşebbüsleri rekabette dezavantajlı konuma sokmak
Soruşturma Heyeti, TTAŞ’ın ISS’lere internet erişimi için sağladığı altyapılarda
taahhüt edilen hız, kalite ve satış sonrası destek gibi hususları yerine
getirmemesi eyleminin, ISS’leri piyasada TTAŞ’ın kendi sunduğu hizmetler
karşısında rekabette dezavantajlı konuma soktuğunu iddia etmektedir.
Ancak bu konuda Soruşturma Heyeti tarafından yapılan tespitler ve elde
edilen bulgular, herhangi bir rekabet ihlali değerlendirmesi için yeterli 1450
görülmemiştir.
I.4.2.8. TTNet adı altında yerel kullanıcılara sunulan çevirmeli (“dial-up”)
internet erişim hizmetleri karşılığında alınan ücretleri maliyetin altında
belirleyerek, rakiplerin piyasadaki faaliyetlerini güçleştirmek
06-02/47-8
34
Yıkıcı fiyat, hakim durumdaki bir firmanın mal veya hizmet satış fiyatını,
rakiplerini piyasa dışına çıkarmak ya da yeni aktörlerin piyasaya girişini
engellemek amacıyla, belirli bir süre maliyetinin altında belirleyerek
uygulaması durumda söz konusudur.
Özellikle dikey entegrasyonun olduğu telekomünikasyon gibi sektörlerde yıkıcı
fiyat uygulamaları, hakim durumdaki firmaların faaliyetlerin tümünde zararına 1460
satış yaptığı anlamına gelmemektedir. Çoğunlukla firma, hakim durumda
olduğu pazarlarda elde ettiği karı, hakim durumda olmadığı diğer pazarlarda
uyguladığı yıkıcı fiyat nedeniyle uğradığı zararı sübvanse etmekte kullanarak,
toplam faaliyetlerinde kar elde edebilmektedir. Yıkıcı fiyat uygulamasıyla
uğradığı zararı karşılamaya yönelik bu uygulama çapraz sübvansiyon olarak
bilinmektedir.
TTAŞ, TTNet adı altında piyasadaki son kullanıcılara doğrudan dial-up
(çevirmeli) internet erişimi hizmeti verirken, yine bu piyasada aynı kullanıcılara
hizmet vermeye çalışan ISS’lerin zorunlu unsur olarak kullanmaları gereken
kiralık hatların fiyatlarını da belirlemektedir. TTNet’in kendi dial-up abonelerine 1470
uyguladığı tarifelerle TTNet’ten kiralık hat kullanarak dial-up abonelerine
hizmet veren ISS’lere uyguladığı tarifeler arasında, ISS’ler aleyhine çok büyük
farklar olduğu görülmüştür.
Benzer şekilde, TTAŞ’ın TTNet adı altında sunduğu internet erişim ücretini
%70’e yakın bir oranda indirmesi ve 2.000.000 TL olan tesis ücretini tamamen
kaldırması, dar bant internet erişim hizmetleri pazarında yaşanan rekabeti
olumsuz yönde etkilemiş ve TTAŞ’ın uyguladığı bu fiyatların pazarda yıkıcı
fiyat etkisi göstermesi ve çapraz sübvansiyon uygulamaları hususlarını
gündeme getirmiştir.
Aşağıda TTNet son kullanıcı dial-up aylık ücretleri tarihsel olarak 1480
verilmektedir:
Tarihler
TTAŞ dial-up
aylık bağlantı
ücretleri (TL)
Mayıs 2001 7.000.000
Haziran 2001 7.000.000
Ocak 2002 2.500.000
Nisan 2002 2.500.000
Temmuz 2002 3.000.000
Eylül 2002 3.000.000
16 Kasım 2002 (Telekomünikasyon Kurumuna tarife
artışı içinmüracaat) 3.000.000
21 Aralık 2002 (Telekomünikasyon Kurumunun onayı) 6.000.000
Bir başlangıç noktası teşkil etmesi açısından aşağıda Kasım 2001 döneminin
tarifelerine göre örnek bir maliyet hesabı yapılmıştır.
TTNet şebekesi başlangıç topolojisinde; Ankara, İstanbul (Ataköy, Tahtakale,
Gayrettepe, Acıbadem, Kadıköy), İzmir, Adana, Samsun, Bursa, Antalya,
06-02/47-8
35
Kayseri illerinde kurulan ana omurga 155 Mbps, diğer illerimiz ve Lefkoşe’de
kurulan erişim noktaları ise 34 veya en az 2 Mbps hızında ATM protokolü ile
TTNet şebekesine bağlanmaktadır. Dolayısıyla TTNet dial-up aboneliği bu
şebekenin ve yurtdışı internet çıkış maliyetlerinden oluşmaktadır. ISS’lerin 1490
küçük ve orta ölçekli işletmeler olduğu düşünülür ve birkaç istisna dışında ana
omurgalarının İstanbul’da olduğu kabul edilirse, ISS’lerin maliyetlerinin
TTAŞ’ın 2 Mbps olarak ana omurgaya bağlandığı TTNet POP noktalarıyla
mukayese edilmesi gerekmektedir. Nitekim 146 adet TTNet POP noktasının
yukarıda sayılan büyük şehirler dışında 2 Mbps olarak ana omurgaya
bağlandığı görülebilir. Aşağıdaki hesaplamalar endüstri ortalamasının port
başına 6 abone olduğu ve her bir port kullanıcısı için internet çıkış bant
genişliği olarak 10 Kbps’lık bir alanın tahsis edildiği göz önüne alınarak
yapılmıştır:
2 Mbps’lik bir omurga bağlantısından 1/6 konsantrasyona ve her port 1500
başına 11-12 Kbps bant genişliği ile 1080 abonenin bağlanabileceği
görülmektedir.
2.048.000 / 11,3 = 180 port, 180 x 6 = 1080 kullanıcı.
Her bir ISDN-PRI hattının 30 porta ilişkin bilgiyi taşıyabildiğine göre 180
port için 6 adet ISDN-PRI hattına ihtiyaç duyulmaktadır.
180 port / 30 = 6 ISDN-PRI hattı
6 Adet ISDN-PRI hattının maliyeti = 6 x 6800 kontör x 45.600 =
1.860.480.000
Anadolu’da bulunan bir POP noktasından abonelerini genellikle
İstanbul’da bulunan yurtdışı çıkış noktasına bağlamak için TTAŞ’dan 1510
kiralanacak 2 Mbps’lık iller arası kiralık hattın maliyeti 96.000 kontör x
45.600 TL = 4.377.600.000 TL’dir.
Çok santralli alanlarda ise bu maliyet 24.000 kontör x 45.600 TL =
1.094.400.000 TL’dir.
2 Mbps kapasiteli bir kiralık hat için yapılacak maliyet hesabı şu şekilde
olabilir;
(1.094.400.000 TL x 0,30) + (4.377.600.000 TL x 0,70) = 3.392.640.000
TL
Türkiye’deki ISS’lerin büyük kısmı Türkiye merkez POP’ların ölçek
ekonomileri nedeniyle 34 Mbps gibi büyük kapasiteli çıkışları tercih 1520
etmektedirler. Fakat TTAŞ tarafından bu kapasitede çıkış ISS’lere
sağlanmamaktadır. ISS’ler bu durumda uydu yer istasyonu
işletmecilerinden kapasite kiralamaktadırlar. Kaliteli hizmet sunabilmek
için yeni ve yörüngesi stabil bir uydudan kiralanacak yurtdışı çıkışının
aylık kirası Mbps başına 2500 - 3000 ABD $ civarındadır.
Burada;
X = İhtiyaç duyulan bant genişliği,
Z = Port başına öngörülen bant genişliği (Kbps olarak)
Y = Port sayısı
A = Portların % kaçının aynı anda aktif olacağına ilişkin tahmin 1530
06-02/47-8
36
B = Kapasitenin % kaçının bilgi alma için kullanılacağı
şeklinde kabul edilirse,
Bilgi almak için gereken kapasite X = Z x A x Y
Bilgi göndermek için gereken kapasite X = Z x A x Y x B şeklinde
hesaplanabilir.
Port başına 7 Kbps bant genişliği sağlanması düşünülüyorsa, Port
sayısı 180 (1/6 oranı için) ise, portların %70’inin aynı anda aktif olacağı
tahmin edilmişse ve kapasitenin %20’sinin bilgi alma için kullanılması
planlanıyorsa, 1080 kullanıcı için gerekli yurtdışı çıkış kapasitesi
aşağıdaki gibi hesaplanabilir: 1540
Bilgi almak için (download) X = 7 x 180 x 0,7 = 882 Kbps
Bilgi gönderme için (upload) X = 7 x 180 x 0,7 x 0,2 =177 Kbps
Toplam gereken bant genişliği = 882 + 177 = 1096 Kbps = 1 Mbps
Dolayısıyla bu bant genişliği için ödenmesi gereken ücret
1Mbps x 2500 ABD $ x 1.600.000 TL = 4.000.000.000 TL.
1/6 konsantrasyonda 1080 kullanıcıya hizmet sunacak bir POP noktası
için ISS’lerin TTAŞ ve uydu yer istasyonu işletmecisi şirketlere
ödemeleri gereken tutarlar aşağıda sıralanmıştır:
6 Adet ISDN-PRI karşılığı 1.860.480.000 TL
2 Mbps’lık Kiralık hat karşılığı 3.392.640.000 TL 1550
Yurtdışı internet çıkışı için 4.000.000.000 TL
TOPLAM 9.253.120.000 TL
Burada Kullanıcı başına maliyet 9.253.120.000 TL / 1080 = 8.567.703
TL’dir.
Aynı sisteme göre yeni tarifeler ile hesaplama yapıldığında kullanıcı başına
maliyet 7.215.262 TL olmaktadır.
Yukarıdaki maliyetler sadece ISS'ler tarafından TTAŞ’a ödenen ISDN-PRI, 2
Mbps’lık hat ücretleri ile yurtdışı çıkış ücretini içermektedir. Bu maliyetler
dışında POP başına başlangıç yatırımları oldukça yüksek seviyelere
ulaşmaktadır. TTNet’in uyguladığı tarife ile sadece bu yatırımın geriye dönüşü 1560
12 ayı bulacaktır. Bunlar dışında personel, pazarlama vb. genel işletme
maliyetlerinin önemli bir meblağı oluşturduğu ortadadır. Sonuç olarak yukarıda
tespit edilen maliyet, ISS’lerin karşılaşacağı maliyetin oldukça altında bir
miktardır. Yukarıda yapılan bu çalışma ile TTNet’in kesin maliyetlerini tespit
etmek mümkün değildir. Görüldüğü üzere, TTNet’in uygulamakta olduğu
tarifeler, eksik maliyet kalemleri ile hesaplanan maliyetin bile altındadır.
TTNet'in tarifelerini belirlerken, ISS'lerin kullanmak zorunda oldukları kiralık
hatların ücretlerini de maliyet kalemi olarak dikkate alması gerekmektedir.
Ancak TTNet'in sunduğu dial-up hizmetinin fiyatı, ISS'lerin kiralık hat için
ödemek durumunda kaldıkları fiyatın dahi altında kalmaktadır. Bu nedenle, 1570
yerel kullanıcıya sunulan dar bant internet erişimi pazarında ISS'lerin, TTNet
ile fiyat konusunda rekabet etmeleri mümkün olmadığından, pazarda faaliyette
bulunmaları imkansız hale gelmektedir.
Sonuç olarak, bu uygulamanın 4054 sayılı Kanun çerçevesinde bir rekabet
ihlali olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
06-02/47-8
37
I.4.2.9. Sabit telefon abonelerine ayrıca bir abonelik gerektirmeden ülke çapında
her yerden çevirmeli olarak internete erişim imkanı sağlayan 146 servisine
benzer bir hizmetten diğer ISS’lerin yararlanmalarına olanak tanımayarak, dar
bant internet erişim hizmetleri pazarındaki rekabet koşullarını bozmak
Soruşturma Heyeti tarafından, herhangi bir ISS’e abone olmadan, elektronik 1580
posta okuma gibi günlük, kısa zamanlı ihtiyaçların karşılanması için veya
abone olunmasına rağmen, herhangi bir sebeple o abonelikten
yararlanamayacak durumda bulunulduğu için tercih edilebilen, “abone
olmadan, bağlandığın kadar öde (pay-as-you-go)” olarak adlandırılan servisin
146 servis numarası ile yalnızca TTAŞ tarafından internet kullanıcılarına
sunulduğu tespit edilmiştir.
TTNet tarafından sunulan her iki internet erişim hizmeti de 3 haneli rakamlar
ile verilmektedir. Özel servis numarası olarak tanımlanan bu numaralar kamu
ve özel kurum ve kuruluşların verdiği hizmetlerin ülkenin her yerinden aynı
numara ile aranmalarının sağlanması amacıyla tahsis edilmekte ve asayiş, 1590
can ve mal güvenliği ile kamu ve sosyal hizmetler (örneğin 155 Polis İmdat,
156 Jandarma İmdat, 154 Alo Trafik, 189 Vergi Danışma) için kullanılmaktadır.
Bu nedenle Soruşturma Heyeti TTAŞ’ın, bu amaçlar için tahsis edilen özel
servis numaraları ile ticari bir faaliyet yürüttüğünü ve bu numaraların ticari
faaliyetler için kullanılmasının da telefon mevzuatı açısından herhangi bir
kısıtlamasının bulunmaması durumunda TTAŞ’ın diğer ISS’lere de, kendi
internet servis sağlayıcısı TTNet ile aynı koşullarda, üç haneli numara
üzerinden hizmet sunma olanağı vermesinin sağlanması gerektiğini
düşünmektedir.
TTAŞ’ın, ISS’lerin 146 benzeri, abone olunmaksızın sabit telefon faturasına 1600
eklenmek ve daha sonra ISS’ler ile TTAŞ arasında mahsuplaşmak suretiyle
yeni bir erişim tipi oluşturma önerilerini reddettiği belirlenmiştir.
Ancak burada gözden kaçırılmaması gereken husus, üç haneli numara
planının ISS’ler faaliyete geçmeden önceki dönemde tahsis edilmesi ve
numaralandırma yetkisinin Telekomünikasyon Kurumuna geçmesini müteakip,
Telekomünikasyon Kurumunca aksi yönde herhangi bir işlem tesis edilmemiş
olmasıdır. ISS'lere 3 rakamlı özel servis numarası ya da farklı bir alan kodu
tahsis edilmesi Telekomünikasyon Kurumunun yetkisi dahilinde
görüldüğünden, konuya ilişkin iddiaların bir ihlal oluşturmadığı kanaatine
varılmıştır. 1610
I.4.3. Yerel Kullanıcılara Geniş Bant Internet Erişim Hizmetinin Sunulması
İçin Gereken Altyapıları İçeren Pazar
I.4.3.1. Kablo TV şebekesi üzerinden yerel kullanıcılara geniş bant internet
erişimi sunmak isteyen ISS’lerin bu şebekeyi kullanmalarını engelleyerek ticari
faaliyet alanına başka bir teşebbüsün girmesine engel olmak
Yapılan tespit ve incelemeler sonucunda, Soruşturma Heyeti tarafından kablo
TV şebekesi, Türkiye’de yerel kullanıcıya erişim açısından yerel telefon
şebekesine potansiyel ikame olabilecek bir şebeke olarak değerlendirilmiş ve
ISS’lerin talepleri olmasına rağmen TTAŞ kablo TV şebekesinin TTNet hizmeti
dışında diğer ISS’ler tarafından kullanılmasının engellediği sonucuna 1620
ulaşılmıştır. TTAŞ söz konusu rekabete aykırı eylemini uzun süre teknik
06-02/47-8
38
imkansızlık ile gerekçelendirmiş ve TTAŞ’ın açık erişimi mümkün olduğunca
geciktirmek için önce teknik, ardından tarife ve mevzuat engelleri gibi genel
nitelikte delillendirilemeyen mazeretler öne sürdüğü sonucuna varılmıştır.
Bilirkişi ve firmaların açıklamaları ışığında elde edilen bilgiler, teknik
imkansızlığın bulunmadığını açıkça ortaya koymuştur. Tüm bunlara rağmen
açık erişime izin verilmemesi, Soruşturma Heyeti’nin, TTAŞ’ın ne pahasına
olursa olsun ISS’leri pazar dışına itmek amacıyla hareket ettiği kanaatini
artırmıştır.
Soruşturma Heyeti, bu kapsamda Türkiye’de kısa dönemde geniş bant 1630
internet erişim hizmetleri piyasasında rekabetin sağlanması için kablo TV
şebekesinin diğer ISS’lere açılması, orta ve uzun vadede ve bilhassa 2004
sonrası yerel kullanıcılara sunulacak tüm dar ve geniş bant hizmetlerde
kullanılabilecek birbirine alternatif iki şebekenin oluşması ve temel girdi
sağlayan bu pazarda rekabetin tesis edilmesi için kablo TV işletmeciliğinin
TTAŞ dışındaki teşebbüslere devri gerektiğini iddia etmektedir.
Kablo TV hizmetinin şu aşamada kısıtlı sayıda kullanıcıya sunulması
nedeniyle, kablo TV üzerinden internet erişimi de halihazırda kısıtlı sayıda
kullanıcı bakımından imkan dahilindedir. Buna ek olarak, TTAŞ’ın kendi
beyanlarından kablo TV üzerinden internet hizmetinin ISS'lere açılmasına 1640
karar verdiği anlaşılmıştır. Ayrıca konu hakkında Telekomünikasyon
Kurumunca yürütülen soruşturma sonucunda Telekomünikasyon Kurulunca
verilen 28.3.2002 gün ve 2002/117 sayılı karar gereği 15.6.2002 tarihine
kadar, ISS'lerin bu konudaki fikirleri de dikkate alınarak hazırlanacak olan İş
Planının Telekomünikasyon Kurumuna sunulması ve bu doğrultuda gereğinin
sağlanması konusunda TTAŞ’ın hazırlık içinde olduğu da dosya mevcudu
bilgilerden anlaşıldığından, bu aşamada söz konusu eylem bir rekabet ihlali
olarak değerlendirilmemiştir.
I.4.3.2. Yerel telefon şebekesi üzerinden DSL teknolojilerini kullanmak suretiyle
yerel kullanıcılara geniş bant internet erişimi sunmak isteyen ISS’lerin bu 1650
şebekeyi kullanmalarını engelleyerek ticari faaliyet alanına başka bir teşebbüsün
girmesine engel olmak; tüketicinin yararına üretimin, pazarlamanın ya da teknik
gelişmenin kısıtlanmasına neden olmak
Soruşturma Heyetine göre, TTAŞ’ın, DSL hizmetinin sunulması için ISS’lere,
ortak yerleşim veya santral sahasında yeterli alan vermesi, yeterli alan
bulunmadığında bitişik bağlantı olanağını sağlama zorunluluğu bulunmasına
rağmen, TTAŞ yeniden satış ve yerel şebekeye erişim olanağını ISS’lere
sağlamayarak, yerel kullanıcıya sunulan geniş bant internet erişim hizmetleri
pazarında rekabetin oluşmasını engellemektedir.
Ancak, TTAŞ’ın elinde bulunan mevcut port kapasitesinin sınırlı sayıda olması 1660
nedeniyle, ISS’lere tahsis yapılmasının mümkün olmadığı görülmüştür. Yine
dosya mevcudu bilgi ve belgelerden ADSL için yakında ihaleye çıkılacağı
anlaşılmaktadır. Bu ihaleye çıkılmadan eldeki sınırlı sayıda DSL portunun
erişime açılmaması sonucu rekabetin sınırlandırıldığı yargısına varmak
mümkün görünmemektedir.
I.4.3.3. Kablo TV ve telefon şebekesinin ISS’ler tarafından geniş bant erişim
hizmeti sunulmasında kullanılmasını engellemek suretiyle, ISS’leri yüksek
06-02/47-8
39
ekipman maliyeti getiren ve tarifesi yüksek kiralık devreler kullanmaya
zorlayarak tüketicinin zararına üretimin, pazarlamanın ya da teknik gelişmenin
kısıtlanması 1670
Soruşturma Heyeti, ADSL servisinin TTNet tarafından en düşük bağlantı hızı
128/32 hızda aylık olarak 40.000.000 TL’ye verildiğini tespit etmiştir.
Buna karşılık, Soruşturma Heyeti, ADSL hizmetinin diğer ISS’ler tarafından
verilmek istenmesi durumunda bölge istasyonu içinde yer alan ADSL
sonlandırıcı ekipmanının bölge santralı içinde kurulmasına TTAŞ tarafından
izin verilmemesi nedeniyle, bu hizmeti vermek isteyen ISS’in santral sahasına
yakın bir yerde bu ekipmanı konuşlandırmak zorunda kalmasını, dolayısıyla
bu hizmeti ISS’lerden almak isteyen son kullanıcılara uygulanan erişim
bedelinin TTNet tarafından son kullanıcıya sunulan fiyatlardan daha yüksek
olmasını bir rekabet ihlali olarak değerlendirmiştir. Bu çerçevede, uygulanan 1680
bu fiyat politikasının, ADSL hizmeti verme konusunda ISS’lerin TTNet
karşısında rekabet etmesini imkansız hale getirdiği, ayrıca ISS’leri yeni
yatırımlar yapmaktan da alıkoyarak pazardaki teknik gelişmeyi kısıtladığı da
iddia edilmektedir.
Ayrıca, Soruşturma Raporunda, kablo TV üzerinden internet erişiminin ISS’ler
tarafından sunulabilmesi için ödenmesi gereken bağlantı ücretinin 74.000.000
TL (64 Kbps’lık hız için ödenen erişim ücreti), aylık bedelin ise 34.000.000 TL
olarak belirlendiği tespit edilmiştir. Bu hizmetin aynı dönemde TTNet
tarafından son kullanıcıya sadece 22.000.000 TL bağlantı ücreti ve aylık
31.000.000 TL’ye verildiği anlaşılmıştır. Bu çerçevede, Soruşturma Heyeti 1690
kablo TV üzerinden internet erişimi hizmetinin ADSL hizmetinde olduğu gibi,
ISS’ler için ticari bir iş modeli olmaktan çıktığı düşüncesindedir. Bu nedenle
TTNet dışındaki ISS'lerin ADSL ve kablo TV üzerinden internet erişimi
sunarak TTNet hizmetlerine bu alanda rakip olma imkanı bulamadıkları, bunun
sonucunda da kullanıcıların sadece TTNet’i kullanmak zorunda bırakıldığı ve
tüketici tercihlerinin sadece bir servis sağlayıcıyla kısıtlandığı iddia
edilmektedir.
Ancak, H.4.3.1 başlıklı bölümde TTAŞ’ın hazırlık aşamasında olması ve
H.4.3.2. başlıklı bölümde DSL port sayısının çok kısıtlı olması nedeniyle, bu iki
altyapıya erişimin engellenmesi hususu rekabet ihlali olarak 1700
değerlendirilmediğinden, bu durumun ISS’lerin geniş bant internet erişim
hizmeti sunulmasında DSL veya kablo yerine kiralık hatları kullanmaya
zorlandıkları şeklinde değerlendirilmesi de mümkün değildir. Bu nedenle,
konuya ilişkin herhangi bir rekabet ihlali olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
I.4.3.4. Devrelerin kiralanması sonrasında taahhüt edilen hız, kalite ve satış
sonrası destek gibi hususları yerine getirmeyerek bir alt pazarda aynı zamanda
rakibi olan teşebbüsleri rekabette dezavantajlı konuma sokmak
Konuya ilişkin değerlendirmeye H.4.2.7. başlıklı bölümde yer verildiğinden,
burada tekrar edilmemiş, bu konuda ihlal bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
I.4.4. Uzak Mesafe Veri Aktarımına İlişkin Royalty’leri İçeren Pazar 1710
ISS’lerin yurtdışına çıkışı iki yolla gerçekleşmektedir. Bunlardan birincisi
karasal fiber optik hatlar üzerinden, diğeri de uydu platformları üzerindendir.
Karasal fiber optik yurtdışına çıkışlarında gerek hızı gerekse güvenilirliği
06-02/47-8
40
nedeniyle daha çok tercih edilmektedir. Ancak Türkiye’deki yüksek ücretler ve
sınırlı hat tahsisi nedeniyle uydu platformları daha çok talep görmekte ve
yurtdışına çıkışlarda yüksek bir paya sahip olmaktadır. Birçok firma fiber optik
bağlantıların maliyetlerinin yüksek olması nedeniyle uydu ile haberleşme
yolunu seçmek durumunda kalmıştır. Uydunun getirdiği gecikme ve hava
muhalefetleri yüzünden yaşanan kesintiler göz önüne alındığında, fiber
kablonun hızı ve verimliliği arasındaki fark küçümsenemeyecek boyutlardadır. 1720
Servis kalitesini artırabilmek ve interneti Türkiye’deki kurumsal ve ev
kullanıcılarına daha hızlı sunabilmek için fiber altyapısının makul fiyatlara
çekilmesi Türkiye’deki internet sektörünün daha da fazla gelişmesine yol
açacaktır. Uluslararası karasal fiber optik bağlantıları Türkiye’nin komşu
ülkelerine kadar özel taşıyıcı telekomünikasyon firmaları (AT&T Concert, Telia
vs.) tarafından getirildiği halde, Türkiye sınırlarından içeri girişine izin verilip bu
anlamda alternatifler yaratılması sağlanamamıştır.
4502 sayılı Kanun öncesi uydu çıkışları, TTAŞ ile yapılan IBS Gelir Ortaklığı
Sözleşmeleri ve SCPC-VSAT anlaşmaları kapsamında gerçekleştirilmiştir. Bu
Kanun ile beraber uydu haberleşme hizmetleri katma değerli hizmetler 1730
arasında yer almış ve tekel konusu olmaktan çıkmıştır. Ancak TTAŞ
tarafından 4502 sayılı Kanun öncesi dönemden kalan ve halen uygulanmakta
olan sözleşmeler, işletmecinin internet trafiğini yurt dışındaki bir ülkeye
(İngiltere, ABD vb.) taşıması konusunda TTAŞ ile ortaklaşa çalışma
yapmasını içermektedir. Anlaşmalarda,
“Her türlü telekomünikasyon hizmetinin işletme hakkının TTAŞ’a ait olduğu,
Sözleşme bitiminde TTAŞ’ın talep etmesi halinde teçhizatın 50 ABD $ karşılığı
veya 100.000 TL gibi sembolik rakamlarla TTAŞ’a devredileceği,
Müşterilerin mülküne tesis edilecek olan teçhizat, uzay kesimi kapasitesi,
Türkiye’de kurulacak terminal vb. her türlü ihtiyacın işletmeci tarafından 1740
karşılanacağı,
Tarafların maruz kaldığı bir mevzuat değişikliği olduğunda anlaşmanın sona
ereceği veya yeni mevzuata uygun olarak değiştirileceği”
hükümlerine yer verilmektedir.
4502 sayılı Kanun ile değişik 406 sayılı Kanun ve bu Kanuna dayanarak
Ulaştırma Bakanlığınca hazırlanan Telekomünikasyon Hizmetleri Yönetmeliği
kapsamında,
“yurtiçindeki ve/veya yurtdışındaki kullanıcılara uydular aracılığıyla; uydu yer
istasyonu işletimi, VSAT veya SCPC ve benzeri teknolojileri kullanarak ve
tekel süresince PSTN’e irtibatlandırılmış ses hariç olmak üzere veri ve internet 1750
erişim hizmeti sağlanması”
olarak tanımlanan uydu telekomünikasyon hizmetlerinin, başlangıçta
Ulaştırma Bakanlığından alınan telekomünikasyon ruhsatı ile yürütülebilmesi
öngörülmüştür. Ancak Mayıs 2001’de yürürlüğe giren 4673 sayılı Kanun ile
telekomünikasyon ruhsatını verme yetkisinin Ulaştırma Bakanlığından alınarak
Telekomünikasyon Kurumuna devredilmesiyle birlikte, Ulaştırma Bakanlığının
telekomünikasyon sektöründe faaliyet gösterecek işletmecilere yetki belgesi
verme yetkisi Telekomünikasyon Kurumuna bırakılmıştır. Uydu yer istasyonu
işletmecileri 2002 yılının Mart ayında yetki belgelerini almışlardır. Şu anda
06-02/47-8
41
uydu yer istasyonu işletmecileri konuya ilişkin olarak faaliyetlerini bu 1760
çerçevede yürütmektedirler.
Uydu yer istasyonu işletmecileri faaliyetlerini yerine getirirken hiçbir şekilde
TTAŞ hizmetlerinden faydalanmamaktadırlar. Yetki belgesi alınmadan önce
TTAŞ ile hukuksal bağları sadece TTAŞ’ın sahip olduğu yetki belgesine dayalı
olarak TTAŞ ile imzaladıkları sözleşmelerdir. Bu durum nedeniyle uydu yer
istasyonu işletmecileri söz konusu dönemde (lisansa kadar) TTAŞ’a “royalty”
ücreti ödemişlerdir.
Soruşturma yapılan dönemde bu ücretler 1.5.2001 tarihinden itibaren geçerli
olmak üzere 2,4 ile 63 kat arasında değişen oranlarda artırılmıştır. Bu artışın
kriz sonucu oluşan devalüasyondan kaynaklanıyor olması mümkün 1770
görünmemektedir. Çünkü ücretler ABD Doları bazında ödenmektedir. Aynı
şekilde artışın maliyetlerden kaynaklanıyor olması da ücretin bir royalty ücreti
olması (herhangi bir mal veya hizmet sunumunu içermemesi) nedeniyle
mümkün değildir. Kaldı ki; uydu yer istasyonu işletmecilerine ruhsat verilmesi
halinde TTAŞ’ın bu tür bir ücret alma hakkı da ortadan kalkacaktır. TTAŞ bir
anlamda kendi ruhsatını kiralamaktadır.
Örnek olarak 155 Mbps’lik alış hızıyla çalışan uydu yer istasyonlarından alınan
lisans/ruhsat bedelleri birkaç ülkeyle karşılaştırmalı olarak incelendiğinde;
ABD’de ruhsat alma işleminin bedelsiz olduğu, İngiltere’de ise lisans bedelinin
yıllık 15.000 ABD Doları olarak belirlendiği görülmüştür. Türkiye’de TTAŞ 1780
tarafından 1.5.2001’e kadar 10.000 ABD Doları olan yıllık bedel, bu tarihten
itibaren 632.400 ABD Doları seviyesine yükselmiştir.
Türkiye’de sağlanan devre hızına göre 1.5.2001 öncesi ve sonrası tarifelerin
karşılaştırması ise şu şekildedir:
Devre Hızı 1.5.2001’e
Kadar (ABD $)
1.5.2001’den
İtibaren (ABD $)
Tarifedeki
Artış
64 Kbps 500 1.320 2,6 Kat
128 Kbps 1.000 2.400 2,4 Kat
256 Kbps 1.000 3.600 3,6 Kat
512 Kbps 1.000 6.000 6,0 Kat
2048 Kbps 2.000 19.200 9,6 Kat
10 Mbps 4.000 96.000 24,0 Kat
20 Mbps 8.000 156.000 19,5 Kat
34 Mbps 10.000 212.160 21,2 Kat
155 Mbps 10.000 632.400 63,2 Kat
4673 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesi ile TTAŞ tarifeler konusunda önemli bir
serbestiye kavuşmuştur. Tekel kapsamındaki ürünlere ilişkin olarak
Telekomünikasyon Kurumunun tarife yönetmeliğine dayalı regülasyonunun
başlamasına kadar, TTAŞ’ın tarifeler konusunda bu boşluğu mümkün
olduğunca kendi lehine kullanmak için gayret gösterdiği gözlenmektedir.
Esasen TTAŞ'ın bu boşluktan yararlanarak, gerekli regülasyonların devreye 1790
girmesine kadar geçen sürede, ileride kendisine rakip olabilecek tüm aktörleri
piyasa dışına çıkarmaya çalıştığı kanaatine varılmıştır. Nitekim, uydu yer
06-02/47-8
42
istasyonu işletmecilerine yönelik belirlediği yeni royalty ücretleri bu stratejisinin
bir parçasını oluşturmaktadır. Çünkü, bu işletmeler ruhsat alır almaz halen
aynı pazarda faaliyet yürütmekte olan TTAŞ ile çok daha yoğun bir rekabet
içine gireceklerdir.
Uydu yer istasyonu hizmetlerinin ISS’lerin faaliyetlerini yürütmeleri için
mutlaka gereksinim duydukları bir hizmet (zorunlu unsur) olması nedeniyle, bu
tarife artışından etkilenecek bir diğer pazar da internet hizmetleri pazarı
olmaktadır. Bu hizmet olmaksızın ISS’lerin abonelerine yurtdışı omurgaya 1800
erişim imkanı sunmaları mümkün olmamaktadır. Tarifelerin uygulanmaya
devam edilmesi halinde, uydu yer istasyonu hizmetini TTAŞ dışındaki
işletmecilerden sağlayan ISS’lerin maliyetleri de yapılan artış oranında
artacaktır. Bu konuda dikkat edilmesi gereken nokta, TTAŞ dışındaki uydu yer
istasyonu işletmecileri yerine TTAŞ hizmetlerinden yararlanmak isteyen
ISS’lere 34 Mbps, 155 Mbps gibi bant genişliklerinde hizmet verilmemesidir.
TTAŞ tarafından ISS’lere yurtdışı çıkışı için sağlanan en yüksek karasal hız 2
Mbps’dır. Ancak, ISS’lerin en çok kullandığı hatlar arasında yer alan 8 Mbps
ve 155 Mbps arasında bulunan hatların TTAŞ’dan elde edilmesi imkan
dahilinde görünmemektedir. 1810
Buna ek olarak, verilen hizmetin bedelleri yurtdışındaki emsallerine göre
oldukça pahalıdır. TTAŞ üzerinden yurt dışı fiber optik bağlantılı kiralık karasal
hat ücretinin, alternatifi olan uydu kanalı vasıtası ile yurt dışı internet erişim
ücretinin yaklaşık olarak 10 katı olduğu görülmüştür. Fiber optik hatlar ISS’ler
için kalite ve hız açısından istenen devreler olsa da, çok yüksek fiyat
yüzünden kullanılmamaktadır. Örneğin 2 Mbps’lık bir yurt dışı kiralık hat
Avrupa’da sonlandığında, ödenmesi gereken aylık ücret yaklaşık 30.000 ABD
Doları seviyesinde olmaktadır. Halbuki İngiltere’den ABD’ye 155 Mbps’lık bir
hattın fiyatı aylık 25.000 ABD Doları, 2 Mbps’lik bir hattın fiyatı aylık 1500 ABD
Doları seviyesindedir. Bu gerçeklerden dolayı ISS’ler için TTAŞ üzerinden 1820
karasal yurtdışı bağlantısı sağlanması yoluna gidilmemektedir.
Royalty tarifelerini artırması sonucunda TTAŞ’ın kendisine rakip uydu yer
istasyonu işletmecilerin tarifelerini suni biçimde yükselterek onları rekabette
dezavantajlı konuma soktuğu anlaşılmaktadır. Aynı eylemlerinin sonucunda
TTAŞ bu işletmecilerden hizmet satın alan ISS’lerin, uydu üzerinden çıkışlarını
da bu biçimde yükseltmiş ve karasal hatlar üzerinden yurtdışı çıkış imkanlarını
kısıtlayıp, kısıtlı olan çıkışlar için de yüksek ücret talep ederek ISS’lerin
yurtdışı çıkış imkanlarını kısıtlamış ve çıkış maliyetlerini artırmıştır.
Uydu yer istasyonu işletmecileri, ruhsat alarak TTAŞ ile imzaladıkları
sözleşmelerin feshedilmesinin ardından, miktarı Telekomünikasyon 1830
Kurumunun önerisi üzerine Bakanlar Kurulu tarafından belirlenecek ruhsat
ücretlerini Telekomünikasyon Kurumuna ödeyeceklerdir. Bu gerçekleştikten
sonra TTAŞ’ın kendisiyle rakip olan işletmecilerden ücret talep etmesi, bu
ücretleri rakiplerini zor durumda bırakacak şekilde belirlemesi söz konusu
olmayacaktır.
Ancak bu düzenlemenin yapılmasına kadar geçen sürede TTAŞ’ın 4054 sayılı
Kanuna aykırı uygulamaları hakkında gerekli önlemlerin hemen alınmaması
halinde şu anda TTAŞ ile imzaladıkları sözleşmeler çerçevesinde faaliyet
gösteren uydu yer istasyonu işletmecileri, pazar dışına çıkarılacak, ruhsat
06-02/47-8
43
verilmesi sonrasında TTAŞ’a rakip olabilecek bu işletmecilerin yukarıda 1840
bahsedilen başlangıç yatırımlarını tekrar yapmaları ve kaybettikleri müşterileri
kazanmak için önemli maliyetlere katlanmaları gerekecektir.
Mevcut koşullar altında 4502 sayılı Kanun anlamında tek ruhsat sahibi olarak
hakim durumda bulunan TTAŞ’ın, kendisiyle sözleşme imzalayarak
faaliyetlerini yürütmekte olan uydu yer istasyonu işletmecilerinin royalty
tarifelerine 2,4 ile 63 kat arasında artış yapmak suretiyle aşırı fiyat
uygulayarak pazardaki rekabet koşullarını önemli ölçüde bozduğu kanaatine
ulaşılmıştır.
J - SAVUNMALAR VE DEĞERLENDİRMELERİ
TTAŞ’ın soruşturma sürecinde yapmış olduğu savunmalara ve bu 1850
savunmalara ilişkin olarak yapılan değerlendirmelere konularına göre başlıklar
altında yer verilmiştir.
J.1. TTAŞ’ın Tekel Hakkının Kapsamı
TTAŞ, tekel hakkının kapsamına ilişkin olarak yaptığı savunmasında, 406
sayılı Kanunun 1. maddesinde (değişik: 10/6/1994 - 4000/1 md.) (değişik:
27/1/2000-4502/1 md.) telekomünikasyon hizmetlerinin yürütülmesi ve altyapı
tesisi ile bunun işletilmesinin bu Kanun kapsamında olduğunu ve TTAŞ’ın her
türlü telekomünikasyon hizmetlerini yürütmeye ve altyapısını işletmeye yetkili
olduğunu, 406 sayılı Kanunun 2. maddesine (Değişik: 27/1/2000 - 4502/2 md.)
göre, TTAŞ’ın tekel hakkının kapsamına "ulusal ve uluslararası ses iletimini 1860
ihtiva eden telefon hizmetleri"nin, "tüm telekomünikasyon altyapısının
kurulması ve işletilmesi"nin girdiğini, nitekim fıkranın "tüm tekel haklarının
31.12.2003 tarihinden önce de olsa ortadan kalkmış olur" şeklinde sona
erdiğini, “tümünün” ifadesinden de hareketle TTAŞ'ın sadece ses tekeli değil,
başka tekel haklarının da olması gerektiğini, 406 sayılı Kanunun 1.
maddesindeki tanımlara göre internet üzerinden "her türlü işaret, sembol, ses
ve görüntü" gönderilmesi ve alınmasının telekomünikasyon tanımına ve
dolayısıyla TTAŞ’ın tekel hakkı kapsamına girdiğini ifade etmektedir.
Değerlendirme: Internet hizmetlerinin, tekel kapsamında olmadığı 406 sayılı
Kanunun lafzından açıkça anlaşılmaktadır. Amacını aşan yorumlar getirilerek, 1870
halihazırda Telekomünikasyon Kurumu tarafından yetki belgeleri aracılığıyla
yürütülmekte olan internet hizmetinin de tekel kapsamında olduğu iddia
edilmiştir. Savunmada da ifade edildiği üzere, tekel hakkının kapsamına
"ulusal ve uluslararası ses iletimini ihtiva eden telefon hizmetleri" ve "tüm
telekomünikasyon altyapısının kurulması ve işletilmesi" girmektedir. Bunun
dışında yer alan telekomünikasyon hizmetleri, Telekomünikasyon Kurumu
tarafından yapılan yetkilendirmeler ile halihazırda teşebbüsler tarafından
verilmektedir.
J.2. Tekel Hakkını Gösteren, Güçlendiren ve Koruyan Hükümler
TTAŞ tekel hakkına ilişkin olarak yaptığı savunmasında, TTAŞ’ın tekel 1880
hakkının kapsamını gösteren, güçlendiren ve koruyan başka hükümlerin de
bulunduğunu, 406 sayılı Kanunun 3. maddesine göre (Değişik: 27/1/2000 -
4502/3 md.), tüm telekomünikasyon hizmetlerinin ancak bir görev sözleşmesi,
imtiyaz sözleşmesi, telekomünikasyon ruhsatı veya genel izin ile
06-02/47-8
44
yürütülebileceği, internet hizmetlerinin yürütülmesi ile ilgili olarak böyle bir
ruhsat, imtiyaz veya genel izin almış ya da görev sözleşmesi imzalamış tek
işletmenin TTAŞ olduğu, diğer işletmelere ise Mart 2002 tarihinden itibaren
ruhsat verilmeye başlandığı, fıkra metninde kullanılan "tekel kapsamındaki
telekomünikasyon hizmetleri" ifadesinde “hizmet” kelimesinin tekil halde
kullanılmamasından yola çıkarak, tekelin sadece ses iletimi hizmetinden 1890
oluşmadığı, TTAŞ’ın tekel hakkının korunması gayesi ile bir de ceza
hükmünün getirildiği, bu ceza hükmünde cezalandırılan faaliyetler
incelendiğinde izinsiz olarak telekomünikasyon tesisi kurmak ve işletmenin,
TTAŞ’ın abonelerinin dahi yararlandıkları hizmetleri sırf ticari amaçla üçüncü
kişilere sunmalarının yasaklandığı, ISS'lerin esasen özel nitelikleri olan birer
abone oldukları iddialarına yer verilmektedir.
Değerlendirme: TTAŞ’ın savunması konusunda doğru değerlendirme
yapılabilmesi için öncelikle rekabet kurallarının piyasa ve piyasa aktörlerine
(teşebbüslere) yönelik bir yaklaşım içerdiği unutulmamalıdır. Örneğin 4054
sayılı Kanunun “Tanımlar” başlıklı 3. maddesi anlamında teşebbüs olmak 1900
rekabet kuralları kapsamında bir piyasa aktörü olarak değerlendirilebilmek için
yeterlidir. Aksine 406 sayılı Kanuna göre işletmeci olmak şart değildir. Bu
yaklaşımın reddi halinde Türkiye’de telekomünikasyon sektöründe faaliyet
gösteren birçok teşebbüsten sadece TTAŞ, Turkcell, Telsim ve İŞ-TİM’in
teşebbüs olarak kabul edilmesi, diğerlerinin rekabet kurallarının uygulanması
sonucunda ortaya çıkan faydadan mahrum bırakılması söz konusu olacaktır.
Internet hizmeti sunan şirketlerin Mart 2002 tarihine kadar 406 sayılı Kanun
anlamında bir işletmeci olmadıkları doğrudur. Ancak bu şirketler faaliyetlerini
TTAŞ ile imzaladıkları ve özellikle şartlarını tek taraflı olarak TTAŞ’ın
belirlediği sözleşmeler çerçevesinde yürütmekte, TTAŞ’dan kiralık hat, yurtdışı 1910
çıkışı kiralamakta, TTAŞ’la yine kendileri gibi sözleşme imzalayarak faaliyet
gösteren uydu firmalarından yurtdışı çıkışı sağlamaktadırlar. Gerçekte TTAŞ
bu tür piyasalarda faaliyet gösteren şirketlere bir anlamda kendi yetki belgesini
kullandırtmakta ve onlardan bunun karşılığında bir ücret talep etmektedir.
Görüleceği gibi, rekabet kurallarına dayalı piyasa yaklaşımına göre internet
hizmetlerinin alınıp satıldığı bir piyasa ve bu piyasada rekabet halinde
teşebbüsler bulunmaktadır. Bir piyasada verilen aynı tarz hizmeti normal
koşullarda, makul bir nihai tüketici yalnızca bir firmadan aldığı, diğer firmanın
bu müşteriyi kaybettiği ve/veya bu firmalar farklı hizmetler sunarak o tüketiciyi
transfer etmeye çalıştığı durumda, bu piyasada rekabetin varlığı artık 1920
tartışılamaz bir olgudur. Piyasada bu şekilde faaliyet gösteren teşebbüslerden
TTAŞ dışındakilerin 406 sayılı Kanuna göre işletmeci sayılmamaları, onların
TTAŞ’ın TTNet adı altında sunduğu hizmetlerle rekabet halinde oldukları ve
bu rekabet sonucunda toplumsal refahın arttığı gerçeğini değiştirmemektedir.
J.3. TTAŞ’ın, Telekom Mevzuatı Çerçevesinde Altyapıdan Yararlandırma
Yükümlülüğü
TTAŞ savunmasında, 406 sayılı Kanunun 2. maddesinin (c) bendinin, kimlerin
arabağlantı ve altyapı tesislerinden yararlanma talebinde bulunabileceğini; bu
talebin hukuki niteliğini; talebin yerine getirilmemesi halinde yaptırımın ya da
çözümün ne olduğunu gösterdiğini, bu hükme göre "diğer işletmeciler ve 1930
kişisel telekomünikasyon tesislerini kullanan şahıslar"ın arabağlantı ve
06-02/47-8
45
telekomünikasyon altyapısından yararlanma talebinde bulunabileceklerini,
soruşturmanın kapsadığı dönemde 406 sayılı Kanun çerçevesinde, şikayetçi
ISS'lerin işletme sayılmamaları sebebiyle 406 sayılı Kanunun 2. maddesi (c)
bendinin ikinci paragrafına göre TTAŞ’dan arabağlantı ve altyapı tesislerinden
yararlanma talep etmeye yetkili olmadıklarını, TTAŞ’ın telekomünikasyon
mevzuatı çerçevesinde ISS'lere arabağlantı ve altyapıdan yararlanma hizmeti
sunma yükümlülüğünün bulunmadığını, TTAŞ açısından, "bir arabağlantı
sağlama ve altyapı tesislerinden yararlandırma yükümlülüğünden" söz
edilemeyeceğini, aksine TTAŞ’ın yatırımlarının atıl kalmasının önlenmesi 1940
amacıyla, diğer işletmecilerin ve şahsi telekomünikasyon tesisi kullananların
izin veya ruhsatlarında ya da imtiyaz ya da görev sözleşmelerinde açıkça
belirtilmeyen altyapı tesislerini kendileri kurmadan önce TTAŞ’dan talep etmek
zorunda olduklarını, bu talep karşılanamadığı takdirde kendilerinin
kurabileceğini ifade etmiştir. Savunmanın devamında, bu hükümle TTAŞ'a bir
yükümlülük getirilmediğini, aksine bir öncelik hakkı verildiğini, arabağlantı ve
altyapı tesislerinden yararlanma hizmetinin verilememesi halinde, yaptırımın
ne olacağının yine bu hüküm uyarınca belirlendiğini, 406 sayılı Kanunun 1.
maddesi dördüncü fıkrasına göre telekomünikasyon hizmetlerinin yürütülmesi
ile ilgili olarak bu Kanunda yer alan özel düzenlemeler var iken, bu Kanun 1950
hükümlerinin aşılmasını sağlayacak şekilde, 4054 sayılı Kanuna göre TTAŞ’ın
altyapı tesislerinden yararlanma hizmeti verme yükümlülüğü altında olduğu
sonucuna ulaşmanın mümkün olmadığı belirtilmiştir.
Değerlendirme: 406 sayılı Kanun hükümlerince herhangi bir düzenlemenin
yapılmamış olması, bu konunun 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında
Kanun çerçevesinde incelenmeyeceği anlamına gelmemektedir. TTAŞ,
telekomünikasyon altyapısında hakim durumda olduğu sürece altyapısından
talep eden teşebbüsleri yararlandırmak zorundadır. Bu zorunluluğa ilişkin
değerlendirme ilgili bölümlerde yapıldığı için burada tekrar edilmeyecektir. Bu
zorunluluğun 406 sayılı Kanuna aykırılığı söz konusu olmadığı gibi, inceleme 1960
406 sayılı Kanun çerçevesinde değil, 4054 sayılı Kanun kapsamında
yapılmaktadır.
J.4.Telekomünikasyon Hizmetlerinin Ücret Esasları
TTAŞ’ın savunmalarında, 406 sayılı Kanunun 29. maddesi ve Kanunun
gerekçesinden de anlaşılacağı gibi, soruşturma döneminde henüz serbest
rekabete açılmamış olan internet altyapı işletmeciliği alanında fiyatların devlet
denetiminde olduğu, bu denetimi Telekomünikasyon Kurumunun yapacağı,
devlet denetimi sonucunda yürürlüğe giren fiyat tarifelerinin 4054 sayılı
Kanuna aykırı olduğundan bahisle soruşturma açılmasının mümkün olmadığı
ifade edilmiştir. 1970
Değerlendirme: TTAŞ’ın ses iletimi ve altyapı konusundaki yasal tekeli
nedeniyle TTAŞ dışında bir başka teşebbüsün bu piyasalarda faaliyet
göstermesi; dolayısıyla fiyatın ve diğer iktisadi parametrelerin, teşebbüslerin
birbirleriyle rekabeti neticesinde piyasanın kendi dinamikleri aracılığıyla
belirlenmesi imkansızdır. Ayrıca yasal tekel kalksa dahi, yerel telefon ve kablo
TV şebekelerinin doğal tekel niteliğinde olması, fiyatın, rekabetin sağlayacağı
dinamikler aracılığıyla belirlenmesini engelleyecektir. Bu durumda tüm
dünyada olduğu gibi, yasal tekel hakkının tanındığı piyasalar ile doğal tekel
06-02/47-8
46
niteliği gösteren piyasalarda ilgili teşebbüsün bu piyasalardaki hakim
durumunu özellikle tekelci kar elde etmeye yönelik davranışlarıyla kötüye 1980
kullanmasının önüne geçilmesine yönelik olarak piyasalar dışında bir denetim
mekanizmasının oluşturulması ihtiyacı ortaya çıkmıştır. Bilindiği üzere doğal
ve yasal tekeller, bahşettiği imkanların denetlenebilmesi amacıyla daima bir
düzenleyici kurumun fiyat yönünden denetimine tabidir. Bu kurumların varlık
sebebi esas olarak; tekelci fiyat oluşumunun önüne geçmek ve fiyat denetimi
yapmaktır. Bu mekanizma 4502 sayılı Kanunun çıkarılmasına kadar TTAŞ’ın
fiyat tarifelerinin Ulaştırma Bakanlığınca onaylanması şeklinde gerçekleşmiş
iken, bu Kanunun yürürlüğe girmesiyle birlikte, iktisadi parametrelerin
düzenlenmesi görevi Telekomünikasyon Kurumuna verilmiştir. Ancak 4502
sayılı Kanun ile TTAŞ’ın bağımsız bir piyasa aktörü haline getirilmesi, 1990
ardından 28.2.2001 tarihinde TTAŞ ile imzalanan Görev Sözleşmesinin geçici
1. maddesinde ücretlerle ilgili düzenlemeler yürürlüğe konuluncaya kadar,
TTAŞ’ın telekomünikasyon hizmetlerinin yürütülmesi ve/veya altyapı
işletilmesi karşılığında alacağı ücretlerin Bakanlığın onayı ile yürürlüğe
konulacağı belirtilse bile, TTAŞ’ın iktisadi parametrelerle ilgili kararları
serbestçe alabileceğinin vurgulanması ve en son olarak TTAŞ’ın bağımsız
karar alabilme niteliğinin 4673 sayılı Kanun ile daha da pekiştirilmesi, bu
kapsamda Bakan onayı yerine görüşünün alınması yönteminin benimsenmesi
neticesinde, yasal tekel ve doğal tekel piyasalarda fiyat tarifesi
regülasyonunun önemi bir kat daha artmıştır. Ancak bu geçiş döneminde 2000
Telekomünikasyon Kurumu tarafından tarifelerin regülasyonu ile ilgili
yönetmeliğin çıkarılmamış olmasından kaynaklanan boşluktan istifade ederek
TTAŞ’ın tekelci kar elde etmesi ve bu karına dayalı olarak rekabetçi ve fiyat
regülasyonuna tabi olmayan piyasalardaki faaliyetlerini sübvanse etmesi
sonucunda, piyasalardaki rekabet koşullarının bozulması gündeme gelmiştir.
Bu mevzuata rağmen, TTAŞ tarifelerini, yasal olarak yetkisi kalmadığı halde
Bakanlık onayına sunmaya devam etmiştir. Bakanlığın verdiği onayın ise
sadece bir formaliteden oluştuğu TTAŞ’da yapılan incelemelerden
anlaşılmıştır. Örneğin, 1.4.2001 tarihinde yürürlüğe konan ve ihlal konusunu
oluşturan tarifelerle ilgili olarak 7.2.2001 tarihli yönetim kurulu kararı alınmış, 2010
ilgili karar 14.2.2001’de Ulaştırma Bakanlığına gönderilmiş ve 28.2.2001
tarihinde Ulaştırma Bakanlığı ile TTAŞ arasında imzalanan görev
sözleşmesinin “Tarife” başlıklı 8. maddesinde yer alan; “Telekomünikasyon
hizmetlerinin yürütülmesi ve/veya altyapı işletilmesi karşılığında alınacak
ücretler ve bunların tahsil şekli ile ilgili mevzuat, (Telekomünikasyon Kurumu)
düzenlemeleri ve aşağıdaki ilkeler göz önüne alınarak serbestçe belirlenir.”
hükmü ve 4673 sayılı Kanun nedeniyle Ulaştırma Bakanlığı tarafından yazılı
olarak onaylanmamış; bunun üzerine tarifeler 2.3.2001 tarihinde TTAŞ
tarafından yayımlanan Genelge ile duyurulmuş ve 1.4.2001 tarihinde
uygulanmaya başlamıştır. Nitekim TTAŞ’da yapılan inceleme sırasında 2020
Bakanlık onayının şirket yetkilileri tarafından ibraz edilemediğine ilişkin tutanak
düzenlenerek, bu husus kayda alınmıştır. Benzer şekilde, daha önce kaldırılan
kiralık devrelerin yeniden tarifelere eklenmesi ve diğer bazı tarifelerde
değişiklik yapan 21.3.2001 tarihli Yönetim Kurulu kararı da Bakan onayı
alınmaksızın 23.3.2001 tarihli Genelge ile duyurulmuştur. Bu gelişmeler
üzerine TTAŞ tarafından daha sonra, yukarıda Bakan onayı olmaksızın
devreye sokulan tarifelerle ilgili olarak, daha önceki Bakan onayı
06-02/47-8
47
örneklerinden farklı bir şekilde, bu tarifelerle ilgili yönetim kurulu kararlarının
üzerine daktilo ile yazılarak, 27.4.2001 tarihinde (bu tarih tarifelerin yürürlüğe
konmasından yaklaşık bir ay sonra) onay verildiği rahatça görülmektedir. 2030
Bu konuda belirtilmesi gereken önemli noktalardan biri de, bugüne kadar
TTAŞ tarafından Bakanlığa gönderilen her tarifenin mutlaka onandığı
hususudur. Diğer bir anlatımla bu onay prosedürü, bugüne kadar sadece bir
formaliteden ibaret kalmış, denetim işlevi taşımamıştır. Fiyat tarifelerini
“belirlemek” ve “onaya sunmak” farklı kavramlardır. Burada bağımsız karar
alamamaktan ve dolayısıyla da 4054 sayılı Kanun anlamında teşebbüs
olmamaktan söz edilebilmesi için, fiyatı oluşturan faktörlerin başka bir merci
eliyle belirlenip, TTAŞ’a empoze edilmesi, TTAŞ’ın fiyat veya fiyat aralıklarının
tespitinde hiçbir etkisinin olamaması gerekir. 4054 sayılı Kanunda belirtilen
“bağımsızlık” bu anlamda kullanılmakta olup, teşebbüsün tümüyle bağımlı 2040
olmaması anlamına gelmektedir. Oysa uygulamada fiyatı belirleyen TTAŞ’ın
kendisidir. Anılan anlamda “onaylamak” ise -hiç değilse soruşturma dönemine
kadar bir formaliteden, diğer bir ifade ile TTAŞ tarafından belirlenen fiyatın
Bakanlığa bilgi olarak sunulmasından ibaret olmuştur. Aksi halde, fiyatın
serbest rekabet ortamına göre oluşmaması ve 4054 sayılı Kanunun ihlali
yönünde ciddi bulgularla soruşturma açılmasına sebebiyet verecek bir
uygulamaya gidilmemesi gerekirdi.
Görüleceği üzere, soruşturma konusunu oluşturan eylemleri sırasında TTAŞ,
kanunlarda gösterildiği gibi kararlarını bağımsız şekilde alan bir teşebbüs
olarak hareket etmiştir. 4054 sayılı Kanun ruhuna uygun yorumlandığında 2050
temel alınan ölçütler; hakim durumun kötüye kullanılması, piyasanın
etkilenmesi, piyasada rekabetin bozulması ve bundan tüketicilerin de zarar
görmesidir.
J.5.Teşebbüs Niteliği ve Hakim Durum
TTAŞ'ın savunmasında, T.C. Başbakanlık Hazine Müsteşarlığının yazıları ileri
sürülerek, TTAŞ’ın bağımsız karar verme yeteneğinin olmadığı, TTAŞ’ın 4054
sayılı Kanunun bir teşebbüste aradığı özelliklere sahip bulunmadığı ifade
edilmiştir.
Değerlendirme: Mevcut konumu ile TTAŞ, ses iletişimi ve telekomünikasyon
altyapısı konusunda 2004 yılına kadar yasal tekel hakkına sahip, hizmetlerini 2060
imzalamış olduğu görev sözleşmesi çerçevesinde yürüten, özel hukuk
hükümlerine tabi, sermayesinin tamamı Hazineye ait olan ve herhangi bir
Bakanlık, Kurum ve Kuruluşa bağımlı olmaksızın kararlarını verebilen, KİT
mevzuatına tabi olmayıp sadece Meclis denetimi altında faaliyet gösteren bir
anonim şirkettir. Bu sebeple TTAŞ, 4054 sayılı Kanunun “Tanımlar” başlıklı 3.
maddesinde yer alan teşebbüs tanımı kapsamında “piyasada mal veya hizmet
üreten, pazarlayan, satan, bağımsız karar verebilen ve ekonomik bakımdan
bütün teşkil eden” bir tüzel kişiliktir.
J.6. Kötüye Kullanma
TTAŞ, savunmasında TTAŞ’ın ISS'lere mal veya hizmet temin zorunluluğu 2070
olup olmadığını hem kendi mevzuatı açısından hem de Soruşturma
Raporunda sözü edilen zorunlu unsur doktrini açısından incelemek gerektiğini,
hakim durumda olan firmanın ürettiği ya da sattığı mal veya hizmetin diğer
06-02/47-8
48
firmanın yürüttüğü işin yapılması için esaslı bir unsur olması gerektiğini,
zorunlu unsur doktrinin yeniden satış amaçlı mal ve hizmetlerin de zorunlu
olarak temin edilmesini sağlayacak şekilde genişletilmesi halinde, özgürlükler
alanının en önemli noktalarından birisi olan istediği kişilerle sözleşme yapma
özgürlüğünün ortadan kalkacağını, bunun yerini bir istisna olan sözleşme
yapma zorunluluğunun almış olacağını, bu nedenle yeniden satış amaçlı mal
ve hizmetlerin temininin de zorunlu unsur doktrini içine alınması yönündeki 2080
yaklaşımın, sadece rekabet hukukuna değil hukukun en temel ilkelerine dahi
aykırı olduğunu kabul etmek gerekeceğini ifade etmektedir.
Değerlendirme: Zorunlu unsura ilişkin açıklamalara “I.3.2. Zorunlu Unsur
Açısından” başlıklı bölümde yer verildiğinden burada tekrar edilmeyecektir.
J.7. Internet Dial-Up Tarifesindeki Gelişmeler
TTAŞ savunmasında, Rekabet Kurulunca soruşturma açılmasına karar verilen
28.3.2001 tarihinde internet dial-up erişim aylık ücretinin 2.500.000 TL olduğu
(1.7.2000 tarihi itibarıyla dial-up erişim ücreti aylık 7.000.000 TL'den 2.500.000
TL'ye düşürülmüştür), dial-up erişim ücretinin aylık 2.500.000 TL'den
3.000.000 TL'ye çıkarıldığı, bunu müteakip Temmuz 2001'de tahakkuk KDV 2090
oranının %26' dan %18'e düşürülmesine karşın bu düşüşün dial-up ücretlerine
yansıtılmayarak diğer hizmetlere göre takriben % 8'lik ilave bir artışın
sağlandığı, internet dial-up erişim ücretlerinin hesaplanma yöntemlerinin, alt
ve üst sınırlarının tespit edilmesi hususunun 25.9.2001 tarih ve 6902 sayılı
yazıları ile Telekomünikasyon Kurumuna bildirildiği, 1.11.2001 tarihi itibarıyla
internet dial-up erişim ücretinin aylık 3.400.000 TL'ye yükseltildiği, 28.12.2001
tarihi itibarıyla internet dial-up erişim ücretinin aylık 6.000.000 TL'ye
yükseltildiği, Rekabet Kurumunun 21.6.2001 tarih ve 01-28/273-M sayılı Kurul
kararı ile öngörülen geçici tedbirin 1.maddesi kapsamında gerçekleştirilen,
“Temmuz 2001 tahakkuk dönemi itibarıyla dial-up erişim ücretinin aylık 2100
2.500.000 TL'den 3.000.000 TL' ye çıkarılması, KDV oranının % 26' dan % 18'
e düşürülmesine karşın bu düşüşün dial-up ücretlerine yansıtılmayarak diğer
hizmetlere göre takriben %8'lik bir ilave artış sağlanması, daha sonra internet
dial-up erişim ücretinin aylık 3.000.000 TL' den 6.000.000 TL' ye yükseltilmesi
ve buna paralel olarak 2, 6 ve 12 aylık abonelik ücretlerinin de aynı oranda
artırılması" şeklinde işlemlerin olumlu yönde atılmış adımlar olmasına rağmen,
çapraz sübvansiyon uygulamasına son verecek düzeyde olmadığının Rekabet
Kurumunun 11.12.2001 tarih ve 3463 sayılı yazısı ile bildirildiği, 5.7.2002 tarihi
itibarıyla internet dial-up erişim ücretinin aylık 6.000.000 TL'den 6.500.000
TL'ye yükseltildiği, internet dial-up erişim ücretinin aylık 9.000.000 TL'ye 2110
çıkarılmasına ilişkin tarife teklifinin 2.4.2002 tarih ve 2128 sayılı yazı ile
Telekomünikasyon Kurumunun onayına sunulduğu, Telekomünikasyon
Kurumunun 19.7.2002 tarih ve 11020-5873 sayılı yazıları ile internet dial-up
erişim ücretinin KDV dahil aylık 5.112.127 TL'den daha düşük olmaması
gerektiğine karar verildiği, mevcut tarifenin Telekomünikasyon Kurumu
düzenlemelerinin üstünde olduğu, ancak Rekabet Kurumunca internet dial-up
aylık erişim ücretinin 6.000.000 TL'ye yükseltilmesinin olumlu yönde atılmış
adımlar olmasına rağmen, çapraz sübvansiyon uygulamasına son verecek
düzeyde olmadığı belirtildiğinden, internet dial-up aylık ücretinin 9.000.000
TL'ye çıkarılmasına ilişkin teklifin yinelendiği ve Telekomünikasyon 2120
Kurumunun 13.8.2002 tarih ve B.61.TK.0.16.0Ö.02/12177-6372 sayılı onayını
06-02/47-8
49
müteakip 20.8.2002 tarihi itibarıyla internet dial-up erişim ücretinin aylık
6.500.000 TL'den 9.000.000 TL'ye yükseltildiği, Telekomünikasyon
Kurumunun 2.9.2002 tarih ve B.61.TK.0.16.00.02/13214-6880 sayılı yazıları
ile internet dial-up aylık erişim ücretlerinin, çapraz sübvansiyon ve benzeri
nedenlerle rekabet ihlali oluşturmasına ilişkin düzenlemeler saklı kalmak
kaydıyla Kurumun onayına sunulmadan serbestçe belirlenmesine karar
verildiğinin bildirildiği, bu gelişim incelendiğinde, dial up erişim aylık
ücretlerinin maliyetlerin altında belirlenmesi suretiyle hakim durumun kötüye
kullanılmasının söz konusu olmadığı ifade edilmiştir. 2130
Değerlendirme: Söz konusu uygulamanın bir rekabet ihlali olduğu sonucuna
ulaşılmıştır. Tarifelere yönelik açıklamalara kararın I.4.2.8. başlık numaralı
bölümünde yer verildiğinden burada tekrar edilmeyecektir.
J.8.Telekomünikasyon Kurumunun ve Rekabet Kurumunun Yetkileri
TTAŞ savunmasında, Telekomünikasyon alanında rekabet ile ilgili sorunların
çözümünde Rekabet Kurumunun yetkilerinin Telekomünikasyon Kurumunun
kurulması ile sınırlanmış bulunduğu, bu konuda telekomünikasyonla ilgili
kanunlarda net bir görev ayrımı yapılmamışsa da genel düzenlemelerden ve
özel olarak bazı konuların çözümüne ilişkin olarak getirilmiş olan hükümlerden
hareketle, bu iki Kurumun telekomünikasyon alanında ne gibi yetkilerinin 2140
olduğunu belirleme imkanının bulunduğu, Telekomünikasyon alanında 406
sayılı Kanunun ve 2813 sayılı Kanunun 4502 sayılı Kanunla değişik bazı
hükümlerinde Telekomünikasyon Kurumuna verilen bazı görev ve yetkilerin
4054 sayılı Kanunla Rekabet Kurumunun görev alanı içine sokulan konularla
kesiştiği, Rekabet Kurulunun telekomünikasyon alanıyla ilgili olarak inceleme
ve tetkikler yapabileceği ve birleşme ve devirlerle ilgili karar alabileceği,
Rekabet Kurumunun inceleme ve tetkikler yapma yetkisi olduğu ancak
birleşme ve devirler dışındaki konularda karar alma yetkisinin olmadığı, ayrıca
Kanunun inceleme ve tetkiklerden bahsettiği, ancak önaraştırma ve
soruşturma yapabileceğinden bahsetmediği, Kanunda ilgili hükmün 2150
devamında ise “telekomünikasyon alanıyla ilgili alabileceği tüm kararlarda”
denmek suretiyle, Rekabet Kurulunun bu alanla ilgili olarak bazı kararlar
alabileceğinin ima edildiği, ancak bu kararları almadan önce
Telekomünikasyon Kurumunun görüşünü alması gerektiği ve
Telekomünikasyon Kurumunun yapmış olduğu genel düzenleyici işlemleri
dikkate alacağı, Telekomünikasyon Kurulunun ücret tarifelerini yayınladığı ve
buna göre hesaplandığında TTAŞ tarafından uygulanan ve yıkıcı fiyat olarak
nitelen ya da fahiş fiyat olarak nitelenen fiyatların makul olduğunun ortaya
çıktığı, Rekabet Kurulunun bu konuda kendisini karar vermeye yetkili görmesi
halinde bile Kanunun bu açık hükmü karşısında, Telekomünikasyon 2160
Kurumunun yapmış olduğu bu düzenlemeleri dikkate almasının zorunlu
olduğu, 406 sayılı Kanunun 4. maddesine göre genel olarak tüm
telekomünikasyon alanlarında 4054 sayılı Kanun hükümlerinin ve TTAŞ’ın bu
konuda belirtilen tekel haklarının saklı kalması kaydıyla serbest rekabet
ortamının sağlanması ve korunması amacının gözetileceği,
Telekomünikasyon Kurumunun telekomünikasyon alanında serbest rekabet
ortamının sağlanması ve korunması amacını gözeteceği, bu genel amacın bu
Kanunda belirtilmiş olmasının 4054 sayılı Kanunda belirtilen rekabetin
korunması amacını yürürlükten kaldırmadığı, 406 sayılı Kanunun 2.
06-02/47-8
50
maddesinin (c) bendine göre TTAŞ’ın altyapı tesislerini kullandırmasının bir 2170
hak olarak düzenlendiği, amacının TTAŞ’ın yaptığı yatırımların korunması,
yeni teknolojiler karşısında TTAŞ’ın zarara uğratılmaması olduğu, TTAŞ’ın
altyapı tesislerini kullandırma zorunluluğunun olmadığı, Telekomünikasyon
Kurulunun sadece sektörle ilgili düzenlemeler yapmakla yetkili olmadığı aynı
zamanda bu düzenlemelerin uygulanmasını da denetlemek, incelemek ve
gerektiğinde yaptırım uygulamakla da yetkili olduğu, Rekabet Kurumunun
telekomünikasyon alanında yetkilerinin tamamen kaldırılmamış olmakla birlikte
öncelik ve üstünlüğün Telekomünikasyon Kurumuna verildiği, Rekabet
Kurlunun Telekomünikasyon alanındaki yetkilerinin tamamen kaldırılmamış
olmakla birlikte, önemli ölçüde sınırlandırıldığı, bu genel düzenlemelere ek 2180
olarak 406 sayılı Kanunun 2. maddesinin (c) bendinde yer alan özel
düzenleme nedeniyle de Rekabet Kurulunun bu konuda herhangi bir işlem
yapmasının mümkün olmadığı ifade edilmiştir.
Değerlendirme: 27.1.2000 tarihinde yürürlüğe giren 4502 sayılı Kanunun
(406 ve 2813 sayılı Kanunların bu Kanun ile değişen hükümlerinin), Rekabet
Kurumuna 4054 sayılı Kanun ile tanınmış olan inceleme, araştırma,
soruşturma ve karar verme yetkilerini, telekomünikasyon sektöründe meydana
gelecek rekabet ihlalleri ve birleşme/devralmalar bakımından, bu Kurumdan
alarak Telekomünikasyon Kurumuna devrettiği şeklinde genel bir yargıya
varılması mümkün değildir. Bu tespit, "özel ve sonraki tarihli kanunun önceki 2190
tarihli kanunla düzenlenen konuları da düzenlemesi halinde bu konular
bakımından sonraki tarihli kanun esas alınır" (lex posterior derogat priori)
ilkesinin kabul edilmemesi olarak nitelendirilmemelidir.
Şöyle ki, Kanun Koyucu, sonraki tarihli kanun olan 4502 sayılı Kanunun 16.
maddesi hükmüyle 2813 sayılı Kanunun 7. maddesine eklediği son fıkrada,
telekomünikasyon sektöründeki rekabet ihlalleri ve birleşme/devralmalar
bakımından Rekabet Kurumunun inceleme, araştırma, soruşturma ve karar
verme yetkilerini Telekomünikasyon Kurumuna devretmek gibi bir amaç
taşımadığını bizzat ortaya koymaktadır. Bu hükümde aynen;
"Rekabet Kurulu, telekomünikasyon sektörüne ilişkin olarak yapacağı 2200
inceleme ve tetkiklerde ve birleşme ve devralmalara ilişkin olarak vereceği
kararlar da dahil olmak üzere telekomünikasyon sektörüne ilişkin olarak
vereceği tüm kararlarda, öncelikle Kurumun görüşünü ve Kurumun yapmış
olduğu genel düzenleyici işlemleri dikkate alır"
denilmektedir. Böylece Kanun Koyucu, 4502 sayılı Kanunda yer alan ve -4054
sayılı Kanuna atıfta bulunarak veya bulunmayarak- rekabetin korunması
gerekliliğini telekomünikasyon sektörü bakımından vurgulayan (lex posterior
nitelikli) hükümlerin (406 sayılı Kanunun 4502 sayılı Kanunun 4. maddesi ile
yeniden düzenlenen m/ı bendi ve 6. madde ile değişik 10. madde (f) hükmü;
2813 sayılı Kanunun 4502 sayılı Kanun 16. maddesi ile değişik 7. madde (f) 2210
son hükmü.), Rekabet Kurumuna 4054 sayılı Kanun ile tanınmış olan yetkileri
bu sektör açısından Telekomünikasyon Kurumuna devretmediğini açıkça
belirtmiş olmaktadır.
Ayrıca 4502 sayılı Kanunun 16. maddesinin gerekçesinde yer alan,
"Rekabet Kurumunun görev alanına giren hususlarda bile, eğer
telekomünikasyon sektörüne ilişkin bir inceleme söz konusu ise,
Telekomünikasyon Kurumunun da bu konu ile ilgili görüşünün alınması
06-02/47-8
51
hususu getirilmekte, bu sayede telekomünikasyon sektörüne özel bazı
hususların rekabet hukukunda da göz önüne alınması sağlanmaktadır"
ifadesi de bu görüşü desteklemektedir. Ayrıca, 406 sayılı Kanunun 10. 2220
maddesinin (f) bendinde yer alan;
"Kurum...telekomünikasyon hizmetlerinin yürütülmesinde ve altyapının
işletiminde rekabeti engelleyici sonuçlara yol açmayacak tedbirleri alır,
gerektiğinde 7.12.1994 tarihli ve 4054 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde
Rekabet Kurumuna başvurabilir."
hükmünden de aynı tespitin yapılması mümkündür.
Ayrıca, 406 sayılı Kanunun (4502 sayılı Kanunun 2. maddesi ile değişik) 2.
maddesinin (12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Kanun 2. maddesi ile değişik) (f)
bendinde Telekomünikasyon Kurumunun inceleme, izleme ve idari para
cezası yaptırımı uygulama yetkisi düzenlenmektedir. 2230
406 sayılı Kanununun 4. maddesinin (ı) bendi hükmü çerçevesinde,
Telekomünikasyon Kurumunun telekomünikasyon sektöründe işletmeciler
tarafından gerçekleştirilen rekabet ihlallerini soruşturma ve yaptırıma bağlama
yetkisine sahip olduğunu ileri sürmek mümkün değildir.
Ayrıca, 406 sayılı Kanunun 10. maddesinin son fıkrası da, Telekomünikasyon
Kurumunun telekomünikasyon sektöründe işletmeciler tarafından
gerçekleştirilen rekabet ihlallerini soruşturma ve yaptırıma bağlama yetkisine
sahip olduğunu gösteren bir hüküm olarak değerlendirilemez. Bu çerçevede,
arabağlantı ve dolaşım anlaşmalarının tabi olduğu ayrıntıları ve standart ücret
tarifelerini düzenleme yetkisinin Telekomünikasyon Kurumuna tanındığını 2240
gösteren bu hükmün, Telekomünikasyon Kurumunun, standart referans
tarifeleri, şebeke arabağlantıları ve dolaşım ile ilgili anlaşmaların
telekomünikasyon hizmetlerinin yürütülmesinde ve altyapının işletiminde
(kullanılması sırasında), serbest rekabeti engelleyici sonuçlara yol açmayacak
tedbirleri alacağını ve gerektiğinde 7.12.1994 tarihli ve 4054 sayılı Kanun
hükümleri çerçevesinde Rekabet Kurumuna başvurabileceğini belirtmiş
olmasının anlamı, Telekomünikasyon Kurumunun konuyla ilgili düzenlemeleri
yaparken Rekabet Kurumundan görüş sorabileceğidir.
Rekabet Kurumu ve Telekomünikasyon Kurumunun yetki sınırlarının
belirlenmesi bakımından; 2813 sayılı Kanunun 7. maddesinin (m) fıkrasında, 2250
Telekomünikasyon Kurumunun hem telekomünikasyon hizmetlerinin
yürütülmesinde ve altyapısının işletilmesinde hem de genel olarak
telekomünikasyon sektöründe rekabete aykırı davranış, plan ve uygulamaları
resen veya şikayet üzerine incelemeye ve görev alanına giren konularda bilgi
ve dokümanların sağlanmasını talep etmeye yetkili olduğu belirtilmektedir.
Telekomünikasyon sektöründe işletmeciler tarafından gerçekleştirilen rekabet
ihlallerinin (bunlar 406 ve 2813 sayılı Kanunlarda yer alan özel hükümlere
aykırılık teşkil etmeseler dahi), Telekomünikasyon Kurumu tarafından
soruşturularak yaptırıma bağlanabileceğini ve bu konuda artık Rekabet
Kurumunun bir yetkisinin kalmadığını göstermemektedir. Ayrıca, bu hüküm, 2260
Telekomünikasyon Kurumunun telekomünikasyon sektöründe gerçekleştirilen
ve telekomünikasyon mevzuatının da herhangi bir özel hükmünü ayrıca ihlal
etmeyen rekabete aykırı davranışların, bu özelliğini (yani 4054 sayılı Kanuna
aykırı bir rekabet ihlali teşkil ettiklerini) münhasıran (veya Rekabet Kurumunun
yanı sıra) tespit edebilme (bunun için de -idari para cezası yaptırımı ile de
06-02/47-8
52
sonuçlanacak- bir soruşturma açabilme) yetkisiyle donatıldığı şeklinde
değerlendirilmemelidir.
2813 sayılı Kanunun aynı hükmünün Rekabet Kurulunun, telekomünikasyon
sektörüne ilişkin olarak yapacağı inceleme ve tetkiklerde ve bu sektörle ilgili
olarak vereceği tüm kararlarda, öncelikle Telekomünikasyon Kurumunun 2270
görüşünü alacağını belirten son fıkrası dikkate alındığında, telekomünikasyon
sektöründe gerçekleştirilecek rekabet ihlalleri bakımından Rekabet
Kurumunun yetkisinin devam ettiği bizzat "lex posterior" nitelikli Kanun
tarafından teyit edilmektedir. Aksinin kabulü, Kanunun birbirini izleyen iki
fıkrasının (yani 2813 sayılı Kanunun 7. maddesinin son iki fıkrasının)
çelişmesine yol açacaktır.
Bu açıklamalar çerçevesinde, telekomünikasyon sektöründe gerçekleştirilmiş
olmakla birlikte telekomünikasyon mevzuatının (örneğin 406 sayılı Kanunun
dolaşım yükümlülüğünü içeren 10. maddesi gibi) özel hükümlerini değil,
sadece 4054 sayılı Kanunu ihlal eden rekabete aykırı davranışların söz 2280
konusu olması halinde, bu konuda soruşturma açma ve idari para cezası
uygulama yetkisi münhasıran Rekabet Kurumuna ait bulunmaktadır.
İşletmecilerin sadece 4054 sayılı Kanuna aykırılık teşkil eden eylemlerinde,
Rekabet Kurulu rekabet ihlalini tespit ettikten sonra ve ağır kusur var ise,
Telekomünikasyon Kurumunun ruhsat/imtiyaz/izin iptali yetkisinin bulunduğu
kabul edilebilir. Bir başka ifade ile, 2813 sayılı Kanunun 7. maddesinin birinci
fıkrasının (m) bendi hükmü bu çerçevede dar bir yoruma tabi tutulmalıdır. Aksi
takdirde, sadece 4054 sayılı Kanuna aykırılık teşkil eden ihlaller bakımından
bile (2813 sayılı Kanun 7. maddesinin (f) bendi hükmü Rekabet Kurumunun
yetkisini teyit ettiğine göre) Rekabet Kurumunun yanı sıra Telekomünikasyon 2290
Kurumunun da yetkili olduğu kabul edilecektir ki, 4502 sayılı Kanunun böyle
bir amaç taşımadığı açıktır.
Bu durumda, 406 sayılı Kanunun Telekomünikasyon Kurumunun inceleme,
izleme ve idari para cezası yaptırımı uygulama yetkisini düzenleyen 2.
maddesinin;
"Kurum; TTAŞ dahil işletmecilerle imzaladığı sözleşmelerin ve verdiği genel
izin ve telekomünikasyon ruhsatlarının şartlarına uymasının sağlanması için
gereken tedbirleri almaya, faaliyetlerin mevzuat ile görev ve imtiyaz
sözleşmesi, telekomünikasyon ruhsatı veya genel izin şartlarına uygun
yürütülmesini izleme ve denetlemeye, aykırılık halinde ilgili işletmecinin bir 2300
önceki takvim yılındaki cirosunun %3'üne kadar idari para cezası uygulamaya,
milli güvenlik, kamu düzeni veya kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi
amaçlarıyla gerekli tedbirleri almaya, gerektiğinde tesisleri tazminat
karşılığında devralmaya ya da ağır kusur halinde imtiyaz sözleşmesini,
telekomünikasyon ruhsatını ya da genel izni iptal etmeye yetkilidir"
ifadesini taşıyan (f) bendindeki "mevzuata ... aykırılık" ibaresinin de, %3'lük
para cezası uygulama yaptırımı bakımından dar yorumlanması gerekmektedir.
Buna göre, telekomünikasyon sektöründe gerçekleştirilmekle birlikte sadece
4054 sayılı Kanuna aykırılık teşkil edip, telekomünikasyon sektörüne ilişkin
kanunların herhangi bir hükmünün ihlalini oluşturmayan rekabete aykırı 2310
davranışlarla ilgili olarak, rekabet ihlali soruşturması yapma ve idari para
cezası uygulama yetkisinin sadece Rekabet Kurumuna ait olduğu
anlaşılmaktadır.
06-02/47-8
53
J.9.Yapısal Yaptırım Uygulama Yetkisi
TTAŞ savunmasında, Rekabet Kurulunun yapısal tedbirler alma yetkisi
bulunmadığı, bu nedenle TTAŞ’ın ayrılmasına yönelik görüşlere katılma
olanağının olmadığı, Kanunda gösterilmiş yetkilerin açıkça aşıldığı ifade
edilmiştir.
Değerlendirme: 4054 sayılı Kanunun “İhlale Son Verme” başlıklı 9.
maddesinin birinci fıkrasında “Kurul, ihbar, şikayet ya da Bakanlığın talebi 2320
üzerine veya resen bu Kanunun 4, 6 ve 7. maddelerinin ihlal edildiğini tespit
ederse ilgili teşebbüs veya teşebbüs birliklerine bu Kanunun dördüncü
kısmında belirtilen hükümler çerçevesinde, rekabetin tesisi ve ihlalden önceki
durumun korunması için yerine getirilmesine ya da kaçınılması gereken
davranışları kapsayan bir kararı bildirir.” şeklinde açıkça yer verildiği üzere
Rekabet Kurulu yapısal tedbirler alma konusunda tam yetkili kılınmıştır.
J.10. TTAŞ’ın Yerel Dar Bant İnternet Erişiminde Hakim Durumda
Olmadığı
TTAŞ savunmasında, yerel kullanıcılara sunulan dar bant internet erişimi
hizmetleri pazarında hakim durumda olmayan TTAŞ’ın, dial-up erişim ücretinin 2330
düşük olmasının herhangi bir rekabet ihlali olarak değerlendirilemeyeceği
hususunun dikkate alınmadığı, konunun sürekli bu çerçevede ele alınmış
olmasının önemli hukuki bir hata olarak değerlendirildiği ifade edilmiştir.
Değerlendirme: 4054 sayılı Kanuna aykırılık, TTAŞ’ın bir başka pazardaki
hakim durumunu dar bant internet erişim hizmetleri pazarında kötüye
kullandığı şeklindedir. Zira bir pazardaki hakim durumun, hakim durumda
olunmayan bir başka pazarda kötüye kullanılması rekabet hukukunda ihlal
olarak sayılan eylemler arasında yer almaktadır.
J.11. Ticari Sır Niteliğindeki Bilgilerin Periyodik Olarak Bildirilmesi
TTAŞ savunmasında, “İnternet Servis Sağlayıcı Sözleşmesi”nin 4.9. 2340
maddesinde yer alan hükmün sözleşmeden çıkarıldığını ifade etmiştir.
Değerlendirme: TTAŞ, ISS’lerle yaptığı sözleşmeler yoluyla, servis
sağlayıcılara ait ticari sır niteliğindeki bilgilerin kendisine periyodik olarak
verilmesini öngören uygulamasına, 17.7.2001 tarihli Yönetim Kurulu kararıyla
son verdiğini bildirmiş ve uygulamanın 17.7.2001 tarihi itibarıyla sona ermesi
nedeniyle olası ihlalin de ortadan kalktığı tespit edilmiştir.
J.12. ISS’lerin ISDN-PRI, No. 7 E1 Taleplerinin Karşılanmasında Zorluk
Çıkarmak
TTAŞ savunmasında, 23.7.1999 tarih ve 6648 sayılı Tebliğ ile kiralık hatların
en kısa sürede ve sağlıklı bir şekilde servise verilmesi amacıyla uyulması 2350
gereken prosedürün belirlendiği, gerekli görüldüğü takdirde abonenin lokal
devre tesis işlemlerinin yeni veya mevcut müteahhit firmalara ihale edilmesi
için ünitelere yetki verildiği ifade edilmiştir.
Değerlendirme: Savunmalar yeterli görülmüş olup konuya ilişkin açıklamalara
I.4.2.1. başlık numaralı bölümde yer verilmiştir.
06-02/47-8
54
J.13. ISS’lerin VPOP Teknolojisi Kullanmaya Zorlanması
TTAŞ savunmasında, yerel kullanıcıya dar bant internet erişim hizmeti sunan
ISS’lerin VPOP yöntemini kullanmaya hiçbir zaman zorlanmadığı, aksine
VPOP almak üzere TTAŞ’a müracaat eden ISS’lerce adeta tüm portları elde
tutma gayesi güdülürcesine 10.000 - 20.000 arasında gerçek ihtiyacın çok 2360
üzerinde, aşırı miktarda port talebinde bulunulduğu, ISS’lerin toplam 180.109
VPOP talebinden ancak 35.042'sinin karşılanabildiği, yıl sonunda 24.486’sının
ISS’lerin talebi üzerine iptal edildiği, bugün için ISS’ler tarafından kullanılan
VPOP sayısının 5800’e düştüğü, toplam kapasitesinin sadece %16’sının
ISS’ler tarafından kullanılmakta olduğu ifade edilmiştir.
Değerlendirme: Savunmalar yeterli görülmüş olup, konuya ilişkin
açıklamalara I.4.2.3. başlık numaralı bölümde yer verilmiştir.
J.14. Kiralık Hatlara Uygulanan İndirim Oranlarını 3, 5 ve 7 Yıllık
Sözleşme Sürelerine Bağlamak
TTAŞ savunmasında, mevcut kiralık hat tarifelerindeki indirim oranlarından da 2370
görüleceği üzere, 1.7.2000 tarihi itibarıyla uygulamaya konulan tarifeyle,
sözleşme süresinin (diğer Avrupa Ülkelerinde olduğu gibi) 3-7 yıl uzamasına
ve kiralanan devre sayısının artmasına paralel olarak kiralık hatlara % 5 ile %
25 arasında tüm abonelere indirim uygulandığı, müşterilerin de gerek devre
sayısı gerek uzun vadeli kiralama yoluyla indirimlerden yararlanabildiği, devre
sayısına ve kullanım süresine bağlı olarak yapılan indirimlerin toptan satış
politikası olarak değerlendirilebileceği, piyasa şartları ve kapasite kullanım
oranları dikkate alınarak diğer hizmetlerde de benzeri indirimlerin yapılmasının
pazarlama politikaları çerçevesinde değerlendirilebileceği, ISS’lere bağlanan
kiralık hat sayısının toplam ve kiralık hat sayısı içindeki payının yaklaşık %10 2380
civarında olduğu dikkate alındığında kiralık hatlarla ilgili yapılan
düzenlemelerde ISS’lerin hedef alınamayacağının aşikar olduğu ifade
edilmiştir.
Değerlendirme: Savunmalar yeterli görülmüş olup, konuya ilişkin
açıklamalara I.4.2.6. başlık numaralı bölümde yer verilmiştir.
J.15. 146 Numarası ile İnternet Erişimi Hizmetine Benzer Bir Hizmeti
Diğer ISS’lerin Sunmasına Engel Olmak
TTAŞ’ın savunmasında, tüm dünyada abone olunmadan internet erişim
hizmeti sunulmasının temel bir telekomünikasyon hizmeti olarak benimsendiği,
406 sayılı Kanunda, 4502 ve 4673 sayılı Kanunlarla yapılan değişikliklerle 2390
numaralama planının oluşturulması yetkisi Telekomünikasyon Kurumuna
verilmiş olduğundan, “146” benzeri üç haneli numara tahsisinin TTAŞ’ın yetkisi
dahilinde olmadığı, TTAŞ tarafından ihtiyaç duyulacak üç haneli numara
taleplerinin de Telekomünikasyon Kurumu tarafından karşılandığı ifade
edilmiştir.
Değerlendirme: Savunmalar yeterli görülmüş olup, konuya ilişkin
açıklamalara I.4.2.9. başlık numaralı bölümde yer verilmiştir.
06-02/47-8
55
J.16. Uydu Yer İstasyonu İşletmecilerinden Aldığı Royalty Tarifelerinde
Fahiş Zam Yapmak
TTAŞ, savunmalarında uydu yer istasyonu hizmetlerinin, SCPC-VSAT ve IBS 2400
Gelir paylaşımı olmak üzere iki biçimde uygulamaya konduğunu, ancak
uygulamada SCPC-VSAT’ın ISS’ler ve Türksat Sayısal Uydu Platformu
operatörleri tarafından daha çok tercih edilmesi sonucu IBS yer istasyonları
üzerinden verilen servislerin atıl kaldığını, SCPC-VSAT sözleşmelerinden elde
ettiği gelirin de IBS gelir paylaşımına göre daha düşük olduğunu, bu nedenle
gelir kaybına uğradıklarını belirtmiştir. TTAŞ tarafından öne sürülen diğer bir
savunma da; SCPC-VSAT kapsamında sunulan hizmetlerin kullanıcı
bilinçsizliğinden faydalanarak taahhüt edilen hızların altında pazarlanması ve
bunun sonucunda TTNet üzerinde sunulan kaliteli servisler üzerinde haksız
rekabet yaratması olarak gösterilmiştir. Yazılı savunmada ayrıca yurtdışında 2410
royalty tarifeleri örnek gösterilerek Türkiye’deki tarifelerin buna oranla normal
olduğu ifade edilmiştir.
Değerlendirme: Kararın H.4.4. başlıklı bölümünde yer verilen
değerlendirmeler ışığında; TTAŞ'ın uydu yer istasyonu şirketlerine uygulanan
royalty tarifelerini artırması suretiyle, rakip yer istasyonu işletmecilerinin ve
ISS’lerin yurtdışı çıkış imkanlarını kısıtlayarak, yurtdışı çıkışları TTNet
üzerinden yapmaya zorlamasının 4054 sayılı Kanunu ihlal ettiği sonucuna
ulaşılmıştır.
J.17.Teçhizatın Hibesi Koşulunu Koymak
TTAŞ savunmasında, ISS'lerin çeşitli hizmet taleplerini, bu hizmetin 2420
gerektirdiği yatırımların ISS'ler tarafından yapılması ve yatırımlar
kapsamındaki makineleri TTAŞ’a bağışlaması şartına bağlamasının, Rekabet
Kanununa aykırı bir husus olarak ileri sürüldüğü ifade edilerek, altyapının
mevcut olmadığı ve özel taleplerin bulunduğu yerlerde, abonenin bir an önce
karşılanmasını istediği özel taleplerin abone yatırımı ile karşılandığı,
25.10.1999 tarih ve 9830 sayılı Tebliğ ile söz konusu yatırımlarda kullanılan
sistem ve tesisatın hibe şartının kaldırılmış olduğu, ISS'ler ve abone yatırımı
ile temin edilecek haberleşme tesisatı ve sistemlerin çıplak mülkiyetinin
sözleşme süresince sistemleri kuran kişi veya kuruluşlara, kullanım hakkının
ise TTAŞ’a ait hale getirildiği belirtilmiştir. 2430
Değerlendirme: Kararın I.4.2.2.başlıklı bölümü çerçevesinde savunmada
belirtilen hususlar yeterli görülmüştür.
J.18. 4054 Sayılı Kanun'un 9. Maddesi
TTAŞ savunmasında, Rekabet Kurulu tarafından, 4054 sayılı Kanunun 9.
maddenin dördüncü fıkrasına göre bir tedbir kararı bildirilmesine karşın, aynı
maddenin üçüncü fıkrasına göre herhangi bir kararın bildirilmediği, bu
durumda, Kanunun amir hükmünde bildirilen bir usul kuralına riayet edilmediği
ileri sürülmüştür.
Değerlendirme: Rekabet Kurulu soruşturma açılmasına ilişkin kararını
bildirimine dair 13.4.2001 tarih ve 823 sayılı yazısında TTAŞ’a ihlale nasıl son 2440
vereceğini bildirmiş, daha sonra ihlallere son verilmemesi nedeniyle 21.6.2001
tarihinde TTAŞ hakkında geçici tedbir kararı almıştır.
06-02/47-8
56
J.19.Kanunların Yorumundaki Farklılık
TTAŞ savunmasında, Rekabet Kurulunun yine bir kamu iktisadi teşebbüsü
olan Çaykur hakkında vermiş olduğu kararında, Çaykur'un kendi mevzuatını
yorumlamakta hataya düşmesi nedeniyle rekabet ihlali ortaya çıkmış
olduğundan bahisle soruşturma yapılmasına gerek olmadığına karar verdiği,
bu dosyada iddia edilen rekabet ihlallerinin ihlal olup olmadığı konusundaki
tartışmaların tamamen telekomünikasyon mevzuatının TTAŞ tarafından ve
Rekabet Kurulu adına hareket eden Soruşturma Heyeti tarafından farklı 2450
yorumlanmasından kaynaklandığı, bu durumda Çaykur kararında olduğu gibi
rekabet ihlallerinin varlığı kabul edilecek ise, bunun da telekomünikasyon
mevzuatının farklı yorumlanmasından kaynaklandığının kabulü ile herhangi bir
para cezasına hükmetmeden dosyanın kapatılması gerektiği ifade
edilmektedir.
Değerlendirme: TTAŞ’ın ihlal olarak kabul edilen uygulamalarını
telekomünikasyon mevzuatının farklı yorumlaması sebebiyle gerçekleştirdiğini
söylemek mümkün değildir. Böyle bir yorumda bulunulsa dahi, Rekabet
Kurulunun farklı piyasa koşullarını ve etkilerini dikkate alarak değerlendirdiği
bir kararı gerekçe göstererek benzer bir kararı alması söz konusu olmamakta, 2460
verilen kararlarda ihlalin niteliği, piyasaya etkisi, kapsamı vb. durumlar dikkate
alınmaktadır.
K. GEREKÇE VE HUKUKİ DAYANAK
TTAŞ’ın; kurumsal kullanıcılara geniş bant internet erişim hizmetinin
sunulması için gereken altyapıları içeren pazarda, yerel kullanıcılara dar bant
internet erişim hizmetinin sunulması için gereken altyapıları içeren pazarda,
yerel kullanıcılara geniş bant internet erişim hizmetinin sunulması için gereken
altyapıları içeren pazarda ve uzak mesafe veri aktarımına ilişkin royalty’leri
içeren pazarda hakim durumda olduğu tespit edilmiştir.
Yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda, TTAŞ’ın TTNet adı altında 2470
sahip olduğu ulusal internet omurgası üzerinden;
Geniş bant internet hizmetleri pazarında kurumsal kullanıcılara sunduğu
hizmetlerin ücretlerini, aynı pazardaki rakip teşebbüslere altyapı hizmetleri
için uyguladığı (ve onların maliyetlerini oluşturan) ücretlerin altında
belirlemek suretiyle altyapı pazarındaki tekel konumundan kaynaklanan
hakim durumunu kurumsal kullanıcılara geniş bant internet erişim
hizmetinin sunulması pazarında kötüye kullanmak,
TTNet adı altında dar bant internet hizmetleri pazarında yerel kullanıcılara
sunduğu hizmetlerin ücretlerini, aynı pazardaki rakip teşebbüslere altyapı
hizmetleri için uyguladığı (ve onların maliyetlerini oluşturan) ücretlerin 2480
altında belirlemek suretiyle altyapı pazarındaki tekel konumundan
kaynaklanan hakim durumunu yerel kullanıcılara dar bant internet erişim
hizmetinin sunulması pazarında kötüye kullanmak,
Uzak mesafe veri aktarımına ilişkin royalty’leri içeren pazardaki hakim
durumunu, uydu yer istasyonu işletmecilerinden aldığı royalty tarifelerinde
2,4 ila 63 kat arasında değişen oranlarda zam yaparak, artık tekel hakkının
kalmadığı bir piyasada, rakiplerinin piyasadaki faaliyetlerini zorlaştırmak ve
06-02/47-8
57
kendisi kullanmakta olduğu halde, diğer yeniden satıcı veya kurumsal
kullanıcılara belirli kapasitenin üzerinde hat kiralamayarak ve kiraladığı
düşük kapasitelerden yüksek fiyat talep ederek, uydu yer istasyonu 2490
hizmetleri pazarındaki rekabet koşullarını kendi lehine, uydu yer istasyonu
işletmecileri aleyhine bozmak ve bu yolla ISS’lerin yurtdışı çıkış imkanlarını
kısıtlamak
suretiyle 4054 sayılı Kanunun 6. maddesini ihlal ettiği sonucuna ulaşılmıştır.
L. SONUÇ
Önaraştırma ve soruşturmaya ait tüm savunma, ek savunma, sözlü savunma
tutanakları, raporlar, Danıştay’ın iptal kararları, tüm dosya münderecatında yer
alan bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda;
1. Rekabet Kurulu’nun 15.8.2005 tarihli ve 05-51/785-M sayı ile
“soruşturmayı yürüten Kurul üyesinin nihai karar toplantısına katılarak oy 2500
kullanmasının hukuka aykırı olduğu gerekçesine dayanan ve Kurumumuzca
tebellüğ edilen ve Danıştay 13. Dairesi ve İdari Dava Daireleri Genel
Kurulunun değişik kararlarıyla yerleşik hale gelen mahkeme kararlarının
bugünkü tarihten itibaren temyiz edilmemesine ve yürütmenin durdurulması
kararı verilenler açısından itiraz edilmemesine; gelecekte de bu nitelikteki bir
gerekçeyle Kurumumuza tebliğ edilecek tüm kararların temyiz edilmemesine
ve yürütmenin durdurulması kararı verilenler açısından itiraz edilmemesine”
şeklinde alınan kararı uyarınca ilgili Danıştay kararının temyiz edilmeksizin
dosyanın yeniden değerlendirilebileceğine OYÇOKLUĞU ile
2. Türk Telekomünikasyon A.Ş.’nin; 2510
A- Kurumsal kullanıcılara geniş bant internet erişim hizmetinin
sunulması için gereken altyapıları içeren pazar,
B- Yerel kullanıcılara dar bant internet erişim hizmetinin sunulması için
gereken altyapıları içeren pazar,
C- Yerel kullanıcılara geniş bant internet erişim hizmetinin sunulması
için gereken altyapıları içeren pazar,
D- Ve uzak mesafe veri aktarımına ilişkin royalty’leri içeren pazarda
hakim durumda olduğuna OYÇOKLUĞU ile,
3. Türk Telekomünikasyon A.Ş.’nin; 2520
A- Kurumsal kullanıcılara geniş bant internet erişim hizmetinin
sunulması için gereken altyapıları içeren pazarda;
a) Bu pazardaki hakim durumunu kurumsal kullanıcılara TTNet
adı altında sunduğu geniş bant internet erişim hizmetleri
karşılığında alınan ücretleri düşük belirlerken, bu hizmetin
sunulması için gereken altyapıları toptan ve perakende ayrımına
06-02/47-8
58
gitmeden, rakiplerinin ilgili pazarda rekabet edebilmelerini
zorlaştıracak şekilde yüksek belirlemek suretiyle kötüye
kullanarak 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki
Kanun’un 6. maddesini ihlal ettiğine ve bu nedenle hakkında 2530
cezai işlem uygulanmasına OYÇOKLUĞU ile,
b) 19.7.2001 tarihine kadar, internet servis sağlayıcı
sözleşmelerindeki hükümler vasıtasıyla, internet servis
sağlayıcılarının ticari faaliyetleri ile ilgili olan bilgilerin kendisine
periyodik olarak bildirilmesini şart koşmak şeklindeki iddia
yönünden cezai işlem uygulanmasına yer olmadığına
OYBİRLİĞİ ile,
B- Yerel kullanıcılara dar bant internet erişim hizmetinin sunulması için
gereken altyapıları içeren pazarda;
a) Internet servis sağlayıcılarının ISDN-PRI, No. 7 E1 2540
taleplerinin karşılanmasında zorluk çıkararak, TTNet adı
altında sunduğu hizmete rakip hizmetler sunan bu
teşebbüsleri zor durumda bırakarak pazardaki rekabet
koşullarını bozmak şeklindeki iddia yönünden cezai işlem
uygulanmasına yer olmadığına OYBİRLİĞİ ile,
b) Internet servis sağlayıcılarının kiralık devre taleplerine
zamanında cevap vermeyerek ve bazı durumlarda talebin
karşılanmasını kullanılacak malzemenin hibesi koşuluna
bağlayarak bu teşebbüslerin piyasadaki faaliyetlerini
zorlaştırarak rekabet koşullarını bozmak şeklindeki iddia 2550
yönünden cezai işlem uygulanmasına yer olmadığına
OYBİRLİĞİ ile,
c) Internet servis sağlayıcılarını VPOP kullanmaya
zorlayıp, ISDN-PRI ve/veya No.7 E1 kullanmalarını
engelleyerek, yerel şebekeye erişim yoluyla piyasaya
girişin yaratacağı rekabet sonucu oluşması muhtemel
etkinlik artışlarından tüketicinin faydalanmasını
engellemek ve internet servis sağlayıcıların 2003 yılı
sonrasına yönelik şebeke geliştirmelerini önleyerek
potansiyel rekabetin gelişmesini durdurmak şeklindeki 2560
iddia yönünden cezai işlem uygulanmasına yer
olmadığına OYBİRLİĞİ ile,
d) 19.7.2001 tarihine kadar, internet servis sağlayıcı
sözleşmelerindeki hükümler vasıtasıyla, internet servis
sağlayıcılarının ticari faaliyetleri ile ilgili olan bilgilerin
kendisine periyodik olarak bildirilmesini şart koşmak
06-02/47-8
59
şeklindeki iddia yönünden cezai işlem uygulanmasına yer
olmadığına OYBİRLİĞİ ile,
e) Kiraladığı ve garantili uygulamadan çıkardığı
VPOP’ların internet servis sağlayıcılar tarafından iade 2570
edilmek istenmesi durumda, ilk yıl için sadece %10'una
kadar iade imkanı sunarak bu teşebbüslerin ilgili
piyasadaki faaliyetlerini zorlaştırmak şeklindeki iddia
yönünden cezai işlem uygulanmasına yer olmadığına
OYBİRLİĞİ ile,
f) Özel data devrelerine uygulanan indirim oranlarını 3, 5
ve 7 yıllık sözleşme sürelerine bağlamak suretiyle, 2004
sonrasında, ses iletimi ve telekomünikasyon altyapısı
hizmetleri pazarına girebilecek potansiyel rakipler için
pazara giriş engeli yaratmak şeklindeki iddia yönünden 2580
cezai işlem uygulanmasına yer olmadığına OYBİRLİĞİ ile,
g) Devrelerin kiralanması sonrasında, taahhüt edilen hız,
kalite ve satış sonrası destek gibi hususlarda internet
servis sağlayıcılara zorluk çıkararak, bu teşebbüsleri
rekabette dezavantajlı konuma sokup bu pazarlardaki
rekabet koşullarını bozmak şeklindeki iddia yönünden
cezai işlem uygulanmasına yer olmadığına OYBİRLİĞİ ile,
h) TTNet adı altında yerel kullanıcılara sunulan dar bant
internet erişim hizmetleri karşılığında alınan ücretleri
maliyetin altında belirleyerek, rakiplerin piyasadaki 2590
faaliyetlerini güçleştirmek suretiyle kötüye kullanarak 4054
sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 6.
maddesini ihlal ettiğine ve bu nedenle hakkında cezai
işlem uygulanmasına OYÇOKLUĞU ile,
i) Sabit telefon abonelerine ayrıca bir abonelik
gerektirmeden dar bant internet erişim imkanı sağlayan,
146 numarası ile internet erişimi hizmetine benzer bir
hizmeti diğer internet servis sağlayıcılarının sunmasına
engel olarak bu pazardaki rekabet koşullarını bozmak
şeklindeki iddia yönünden cezai işlem uygulanmasına yer 2600
olmadığına OYBİRLİĞİ ile,
C- Yerel kullanıcılara geniş bant internet erişim hizmetinin sunulması
için gereken altyapıları içeren pazarda,
a) Kontrolü altındaki kablo TV şebekesini internet servis
sağlayıcılarının kullanmasını engelleyerek (açık erişime izin
vermeyerek) ticari faaliyet alanına başka bir teşebbüsün
06-02/47-8
60
girmesine engel olmak şeklindeki iddia yönünden cezai işlem
uygulanmasına yer olmadığına OYBİRLİĞİ ile,
b) Yerel telefon şebekesi üzerinden DSL teknoloji kullanarak
sunulan geniş bant internet hizmetleri piyasasına faaliyet 2610
yürütmek isteyen internet servis sağlayıcıların, bu şebekeyi
birbirini tamamlayıcı nitelikte DSLAM cihazını kiralayarak ve
yerel şebekeye erişim yöntemleri ile kullanmalarını engelleyerek
ticari faaliyet alanına başka bir teşebbüsün girmesine engel
olmak şeklindeki iddia yönünden cezai işlem uygulanmasına yer
olmadığına OYBİRLİĞİ ile,
c) Hem kablo TV hem de telefon şebekesinin internet servis
sağlayıcıları tarafından geniş bant erişim hizmeti sunulmasında,
kendi TTNet hizmetinin son kullanıcıya sunulduğu fiyatın
üstünde rakamları ISS’lerden erişim ücreti olarak talep etmek 2620
suretiyle ISS’lerin yüksek girdi maliyetlerini artırmak ve tarifesi
yüksek kiralık devreler kullanmaya zorlayarak tüketicinin
zararına olarak, tüketici tercihlerini sadece kendi sunduğu TTNet
hizmetleriyle kısıtlamak şeklindeki iddia yönünden cezai işlem
uygulanmasına yer olmadığına OYBİRLİĞİ ile,
d) Devrelerin kiralanması sonrasında, taahhüt edilen hız, kalite
ve satış sonrası destek gibi hususlarda internet servis
sağlayıcılarına zorluk çıkararak, bu teşebbüsleri rekabette
dezavantajlı konuma sokup bu pazarlardaki rekabet koşullarını
bozmak şeklindeki iddia yönünden cezai işlem uygulanmasına 2630
yer olmadığına OYBİRLİĞİ ile,
D- Uzak mesafe veri aktarımına ilişkin royalty’leri içeren pazardaki
hakim durumunu, uydu yer istasyonu işletmecilerinden aldığı royalty
tarifelerinde 2,4 ila 64 kat arasında değişen oranlarda zam yaparak
artık tekel hakkının kalmadığı bir piyasada, rakiplerinin piyasadaki
faaliyetlerini zorlaştırmak ve kendisi kullanmakta olduğu halde, diğer
yeniden satıcı veya kurumsal kullanıcılara belirli kapasitenin üzerinde
hat kiralamayarak ve kiraladığı düşük kapasitelerden yüksek fiyat talep
ederek, uydu yer istasyonu hizmetleri pazarındaki rekabet koşullarını
kendi lehine, uydu yer istasyonu işletmecileri aleyhine bozmak ve bu 2640
yolla ISS’lerin yurtdışı çıkış imkanlarını kısıtlamak suretiyle kötüye
kullanarak 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 6.
maddesini ihlal ettiğine ve bu nedenle hakkında cezai işlem
uygulanmasına OYÇOKLUĞU ile,
E- Yukarıda (3.A.a.), (3.B.h.) ve (3.D.) maddelerinde ihlal olarak tespit
edilen eylemleri nedeniyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında
Kanun’un 16. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Türk Telekomünikasyon
06-02/47-8
61
A.Ş.nin, 2000 yılı net satışlarının takdiren onbindebeşi oranında
(1.136.376,80) (Birmilyon Yüzotuzaltıbin Üçyüzyetmişaltı YTL 80 YKr)
para cezası ile cezalandırılmasına OYÇOKLUĞU ile, 2650
4. Bu soruşturma kapsamında Rekabet Kurulu tarafından 21.6.2001 tarih ve
01-28/273-M sayı ile alınan geçici tedbir kararına ilişkin olarak süreli para
cezası tahakkuk ettirilmesi gerekmediğine OYÇOKLUĞU ile,
karar verilmiştir.
Başkan İkinci Başkan
(mazeretli)
Mustafa PARLAK Tuncay SONGÖR 2660
(izinli)
Prof.Dr. Zühtü AYTAÇ Rıfkı ÜNAL
(1, 2, 3-A a, 3-B h, 3-D, 3-E
mad.lerine karşı oy)
(izinli) 2670
Prof.Dr. Nurettin KALDIRIMCI M.Sıraç ASLAN
Süreyya ÇAKIN Mehmet Akif ERSİN
(4. md. ye karşı oy)
06-02/47-8
62
(05.01.2005 tarih, 06-02/47-8 sayılı Kurul Kararı’na)
KARŞI OY GEREKÇESİ
Danıştay 13. Dairesinin “soruşturmayı yürüten Kurul Üyesi’nin nihai
karar toplantısına katılarak oy kullanmasının hukuka aykırı olduğu”
gerekçesiyle ortaya çıkan iptal kararlarının ve Danıştay İdari Dava Daireleri
Genel Kurulu’nun değişik kararlarıyla yerleşik hale gelen mahkeme
kararlarının temyiz edilmemesine ve yürütmenin durdurulması kararı verilenler
yönünden itiraz edilmemesine, gelecektede bu tür tüm kararların temyiz
edilmemesine ve yürütmenin durdurulması kararı verilenler açısından itiraz
edilmemesine dair çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
Gidilecek yargı yolu yönünden itiraz veya temyiz imkanı bulunan dosya
ya da davalar hakkında sahip olunan tüm yargı yollarının ve hakkının
süresinde kullanılmak suretiyle tüketilmesi gerektiğini düşünüyorum.
Rekabet Kurulu kararlarının ilk derece mahkemesi sıfatıyla Danıştay
ilgili dairesinde görülüyor olması nedeniyle verilen kararlar, bir başka dosya
için emsal karar olması niteliğini taşımaması gerekir. İdari Dava Daireleri
Genel Kurulu tarafından verilen kararlar, Rekabet Kurulu kararları yönünden
temyiz niteliğinde olduğundan, Danıştay’ın ilgili dairesi tarafından emsal olarak
kabul edilmelidir. O halde itiraz ya da temyiz imkanı bulunan dosyalar
yönünden ve hatta geleceğede yönelik olarak bu yargı yolunu kapatırcasına
alınan kararın uygun olmadığı görüşündeyim. Kaldı ki, Rekabet Kurulu
kararlarının, 4054 sayılı Kanun’un 56 vd. maddelerinde yer verilen “Özel
Hukuk Alanındaki Sonuçları” nedeniyle tarafların bu yöndeki haklarını
mahkemelerde kullanabileceği göz önüne alındığında, sahip olunan yasal
yolları kullanmaktan vazgeçmenin sorumluluğu ve önemi daha da açığa
çıkmaktadır.
Rıfkı ÜNAL
Kurul Üyesi
06-02/47-8
63
(Rekabet Kurulu’nun 05.01.2006 tarih ve 06-02/47-8 sayılı Kararı)
KARŞI OY GEREKÇESİ
Türk Telekomünikasyon A.Ş. tarafından, internet erişim hizmetlerinin
sunulması için gereken alt yapıları içeren pazarlardaki hakim durumunu bu
pazarlar ve internet erişim hizmetleri pazarlarında kötüye kullanması
konusunda alınan söz konusu Kurul Kararı’na aşağıda belirttiğim gerekçeler
ile karşıyım.
Esas olarak soruşturma dönemi itibariyle, Türk Telekom’un 4054 sayılı
Rekabetin Korunması Hakkında Kanun bakımından, anonim şirket statüsünde
olmasına rağmen; yatırım finansman programının Hazine Müsteşarlığı ve
bağlı olduğu Bakanlık tarafından Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı ve
Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu’nun görüşleri çerçevesinde tespit
olunduğu bu programın da Bakanlar Kurulu’nca karara bağlandığı, Türk
Telekom’un ürettiği mal ve hizmetlerin fiyatının tespitine gerektiğinde Bakanlar
Kurulu’nun müdahale ettiği, Bakanlar Kurulu’nca görev verilebileceği, Yönetim
Kurulu Başkan ve üyelerinin atamasında Bakanlık ve Bakanlar Kurulu’nun
yetkili olduğu, Denetimde Ulaştırma Bakanlığı’nın yetkili olduğu, faaliyetlerinin
sonucu elde ettiği gelirlerini bağımsız olarak kullanamadığı, müstakilen
bütçesini yapamadığı ve Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı’nın izni
olmaksızın yatırım yapamadığını düşündüğümüzde Bakanlar Kurulu’nun ilgili
Bakanlığın ve anılan Kamu idarelerinin geniş bir vesayeti altında olduğu
görülür. Bu hususlar dikkate alındığında, Türk Telekom’un statüsünün
Kanun’un 3. maddesinde bağımsız karar alabilen “teşebbüs” tanımıyla
örtüşmeyen ve esas itibariyle, klasik kamu işletmeciliği ve kamu hizmeti
sunma anlayışı ile, içinde bulunduğu devlet hiyerarşisinin karar alma
mekanizmalarına uyma zorunluluğundaki iktisadi bir devlet birimi yapısında
olduğu görülmektedir.
İlave olarak, 4502 sayılı Kanun’la yeniden yapılandırılan
telekomünikasyon sektöründe, hukuki tekel olarak hizmet sunmakta olan Türk
Telekom, 233 sayılı KHK kapsamında bir KİT iken bu statüden çıkarılarak özel
hukuk hükümlerine tabi bir anonim şirket statüsüne kavuşturulmuş olmakla
birlikte, anılan Kanun uyarınca kurulan Telekomünikasyon Kurumu’nun yeni
göreve başlamış olması, 4502 sayılı Kanun’dan 1 yıl sonra yürürlüğe giren
4673 sayılı Kanunla Ulaştırma Bakanlığına tanınan bir takım yetkilerin söz
konusu Kuruma devredilmesi, bu durumun yaratmış olduğu belirsizlik ortamı
ve Kurumun gerekli düzenlemeleri yapmamış olduğu gözetildiğinde, şikayete
konu tarifeleri Uluştırma Bakanının onayı ile yürülüğe konulduğu tartışmasız
olan Türk Telekom’un, 4054 sayılı Kanun’da tanımlanan “teşebbüs”
kavramındaki “özgürce ve bağımsız kararlar verilebilmesi” şartını taşımadığı,
bu nedenle de hakkında soruşturma yürütülebilecek bir teşebbüs niteliğinde
bulunmadığı açıklık kazanmaktadır.
Diğer taraftan, 4502 sayılı Kanun hükümleri uyarınca ex-ante
düzenlemeleri yapmaya yetkili otorite olarak Telekomünikasyon Kurumu
görevli bulunmaktadır. Oysa ki, tekelci piyasadan rekabetçi piyasaya geçiş
sürecinde bu tür düzenlemelerin taşıdığı önem göz önünde
bulundurulduğunda, piyasada henüz oluşmamış bir rekabet ortamını regüle
06-02/47-8
64
etme amacı ağırlık kazanan soruşturma kararının verilmesinde, Rekabet
Kurumu’nun değil Telekomünikasyon Kurumu’nun yetkili olduğu
tartışılmamalıdır. Diğer bir ifadeyle, rekabetçi bir piyasanın oluşturulması,
gerekli ex-ante düzenlemelerin yapılması suretiyle Telekomünikasyon
Kurumu’na ait bir yetkidir. Bu yetki göz ardı edilerek, Telekomünikasyon
Kurumu’nca bir düzenleme yapılmadığı veya ilgili düzenleme çalışmalarının
Telekomünikasyon Kurumu’nca sürdürüldüğü durumlarda sektörün teknik
bakımından regüle edilmesi görevinin Rekabet Kurumu’nca yapılmasına
yönelik değerlendirmelerin, bir yetki ihlali sonucunda kurumlar arası görev ve
yetki çatışması yarattığını düşünmekteyim. Nitekim 2813 sayılı Kanun’un
7.maddesiyle Telekomünikasyon Kurumu, telekomünikasyon hizmetlerinin
yürütülmesi ve alt yapısının işletilmesi ile ilgili husuları ve ayrıca hem bu
hizmetlerde hem de genel olarak telekomünikasyon sektöründe rekabete
aykırı davranış, plan ve uygulamaları re’sen veya şikayet üzerine incelemeye
ve görev alanına giren konularda bilgi ve dökümanların sağlanmasını talep
etmeye yetkili kılınmış bulunmaktadır.
Bir an için Türk Telekom’un rekabet hukuku bağlamında bir teşebbüs
olduğu ve konu hakkında Rekabet Kurulu’nun karar almaya yetkili bulunduğu
kabul edilse dahi konuların, 4502 sayılı Kanun ile Türk Telekom’a tanınan
tekel hakkı çerçevesinde değerlendirilmesi gereklidir.
Söz konusu Soruşturma Raporu sonuçlarına dair Kurul’umuz
Kararı’nda; 2813 sayılı Telsiz Kanunu’nun 7.maddesi son fıkrasında “Rekabet
Kurulu, telekomünikasyon sektörüne ilişkin olarak yapacağı inceleme ve
tetkiklerde ve birleşme ve devralmalara ilişkin olarak vereceği kararlar da dahil
olmak üzere telekomünikasyon sektörüne ilişkin olarak vereceği kararlarda,
Kurum’un görüşünü ve Kurum’un yapmış olduğu genel düzenleyici işlemleri
dikkate alır” hükmü yer almaktadır. Soruşturma safahati içerisinde Soruşturma
Heyeti’nce Yasanın bu hükmü göz ardı edilmiş, Rekabet Kurulu ara kararları
ile teknik düzenlemeler ve fiyat tarifeleri hakkında görüş almamış kendini karşı
Kurum yerinde görmüştür. Yapılan yazışmalardan görüldüğü üzere, görüş
almak yerine sadece, yapılacaklar konusunda bilgi vermiştir.
Telekomünikasyon Kurumu’nun yapmış olduğu genel düzenleyici işlemlerin
Kararlarda dikkate alınmaması sonucu yetki kargaşası doğmuş, Kurumu’muz
açısından yetki aşımı problemi yaratılmıştır.
Halbuki, Rekabet Kurumu ile Telekomünikasyon Kurumu arasında
16.09.2002 tarihinde imzalanmış olan; yetki kargaşasına meyda verilmemesi,
ortak çalışma ile arakesit alandaki sorunların birlikte uyum içinde çözülmesini
amaçlayan işbirliği protokolü Kurum’umuzca işletilebilmiş olsa idi bu durum
ortaya çıkmayacaktı. Telekomünikasyon Kurumu’nun yeni kurulmuş olduğu,
yeterli yönetim kabiliyetine ve bilgi kapasitesine sahip olmadığı ve Kurul’un
dönemsel olarak üye atamalarının geç yapılması v.b. nedenlerle etkin ve hızlı
çalışmadığı gibi soruşturma heyetince de zaman zaman Rekabet Kurulu
Toplantılarında ifade edilen faraziyeler ile Rekabet Kurulu’nun,
Telekomünikasyon Kurumu’nun boş bıraktığı veya karar vermekte geciktiği
konularda bu alanı doldurmaya yönelik, aslında yetki aşımı sorunu
sayılabilecek tasarruflarının benzer dosyalarda da görüldüğü üzere bu
soruşturma süresincede var olduğu tarafımdan gözlenmiş ve Kurul’un bu
06-02/47-8
65
düşünce tarzının sektörde çifte düzenleme ve mükerrer karar verme
tehlikesine yol açacağı ifade edilmiştir.
Kamu idaresinde koordinasyonsuzluk olarak niteleyebileceğimiz bu
durum, asıl sakıncayı sektörde iştigal eden sektör teşebbüsleri bakımından
yaratmıştır. Kendilerince zamana tahammülü olmayan meseleleri bakımından,
sorunlarının çözümünde daha hızlı karar verdiğini düşündükleri Kurul’umuza
sektörel düzenleme konularında da müracaat eden teşebbüsler, çoğunlukla
yasası ile Telekomünikasyon Kurumu’na görev olarak verilmiş konularda dahi
iki kuruma da müracaat ederek; sektörel uzmanlık, ileri derecede ilgili
mühendislik birikimi gerektiren konularda da, uzun zaman alan ve sektörel
teknik çalışmalar gerektiren kararların istihsalini özellikle Kurul’umuzdan talep
eder duruma gelmişlerdir.
Açıkça belirtmek gerekir ki, yasasının gereği olarak, Rekabet
Kurumu’nda hiç bir sektör ile ilgili sektörel düzenleme yapabilecek teknik
eleman ve mühendis kadrosu istihdam edilmediğinden böyle bir idari kapasite
Kurumu’muzda mevcut değildir. Esasen, Kanun’un öngördüğü görev alanı ve
yetki konusunu tartışıp belirginleştirmeden, sektörel uzmanlık kurumları
varken Kurumu’muzun bu tür talepleri karşılamaya çalışması ve müracaatların
ilgili kurumlara yönlendirilmemesi tarafımdan yanlış bulunmakta, yetkisizlik
sorununun yanısıra, Rekabet Kurumu üzerinde gereksiz iş yükü
yaratmaktadır.
Soruşturma dosyası kapsamında incelenen, Kurul Kararı’nın ilgili
maddelerinde sonuca bağlanan konular itibariyle Türk Telekom A.Ş.’için;
- Hakim durumda olduğu ilgili ürün pazarlarında hakim durumunu kötüye
kullanıldığına,
- Varsayılan ihlaller nedeniyle Kanun’un 16. maddesi 2. fıkrası uyarınca
para cezası verilmesine,
Türk Telekomünikasyon A.Ş.’nin 4054 sayılı Kanun’un 3. maddesindeki
bağımsız karar alabilen “Teşebbüs” tanımı ile örtüşmemesi,
Bahse konu ilgili ürün pazarlarının esas itibariyle, 4502 sayılı Kanun ile
Türk Telekomünikasyon A.Ş.’ye tekel hakkı verilen kamusal görev alanları
olması,
Konuların 4502 ve 2813 sayılı Yasalar bakımından sektörel düzenleyici
kurum olan Telekomünikasyon Kurumu’nca değerlendirilip karara
bağlanması gerekliliğinden ve ilgili Kurum’ca bu konularda çalışmalar
sürdürülüp bir kısmının Karara bağlanmış olması,
Soruşturma süreci içinde, Telekomünikasyon Kurumu’nun görüşlerinin
alınmaması, yaptığı genel düzenleyici işlemlerin dikkate alınmaması ve
soruşturma sonunda rapor ile yapılan değerlendirmelerin;
Telekomünikasyon sektörüne makro gözle bakmadan, sektörün gerçekleri
06-02/47-8
66
ile mevcut yasal ve sektörel düzenlemeleri göz ardı eden bir yaklaşım
getirmesi, rekabet hukuku ve Rekabet Kurumu’nun görev alanı dışındaki
sektörel spesifik alanlarda iktisadi ve teknik analiz çalışmaları yapılmadan
teknik ve bilimsel kriterlere dayanmayan soyut nitelikler ve sonuçlar arz
etmesi,
Rekabet Kurulu’nca soruşturma kapsamında ve 21.06.2001 tarih ve
28/273-M sayılı “Geçici Tedbir Kararında”, Türk Telekomünikasyon
A.Ş.’den yerine getirmesi istenen hususların, bilimsel ve teknik çalışmalara
dayanmayan, soyut, ne kadar doğru olduğu tartışmaya açık unsurlar ihtiva
etmesi ve muhattap tarafça bu hususların yerine getirildiğine veya kısmi
geliştirmelerin sağlandığına dair savunmalarının teknik olarak
Kurumu’muzca değerlendirilebilmesi imkanının olmayışı sebebiyle
soruşturma döneminde bu gelişmelerin ve yapılanların incelenemeden,
gözardı edilmiş olması sebebiyle katılmam mümkün olmamıştır.
Rıfkı ÜNAL
Kurul Üyesi
06-02/47-8
67
Rekabet Kurulu’nun 05.01.2006 günlü 06-02/47-8 sayılı Kararına
KARŞI OY
Rekabet Kurulu 21.6.2001 tarih ve 01-28/273-M sayılı geçici tedbir
kararında TTAŞ’nin bazı davranışlarının durdurulmasını talep etmiş; 5.1.2006
gün 06-02/47-8 sayılı nihai Kararında da söz konusu davranışları ihlal olarak
nitelendirmiştir.
Dolayısıyla TTAŞ’nin geçici tedbir kararının gereklerini tam olarak
yerine getirdiğinin kabulü mümkün değildir.
Bu nedenle geçici tedbir kararına uyulması için TT’a tanınan 15 günlük
sürenin bitim tarihi olan 20.7.2001 tarihinden itibaren 4054 sayılı Yasanın 17/a
maddesi uyarınca süreli para cezası uygulanması gerekmekteyse de Rekabet
Kurulunun Danıştay’ca iptal edilen 2.10.2002 gün ve 02-60/755-305 sayılı
Kararında “süreli para cezası tahakkuk ettirilmesi gerekmediğine”
hükmedilmiş olması karşısında Kurul Kararının 4 üncü maddesine gerekçe
yönünden katılmıyorum.
Süreyya ÇAKIN
Kurul Üyesi
Full & Egal Universal Law Academy