Rekabet Kurumu Başkanlığından,
(Danıştay’ın İptal Kararı Üzerine Verilen)
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : D1/1/Ç.D.-98/5 (Soruşturma)
Karar Sayısı : 06-02/49-10
Karar Tarihi : 05.1.2006
Dosya Konusu : Boztekin Otomotiv ve Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş.,
Acar Kaporta ve Plastik Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve Kısmet Otomotiv
Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin MAİS Motorlu Araçlar İmal ve Satış A.Ş. ile
Oyak Renault Otomobil Fabrikaları A.Ş.’yi Kanun’un 4. ve 6. maddelerini
ihlal ettiklerine ilişkin şikayeti sonucunda MAİS hakkında açılan
soruşturma.
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Mustafa PARLAK
Üyeler : Rıfkı ÜNAL, Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI,
Süreyya ÇAKIN, Mehmet Akif ERSİN
B. RAPORTÖRLER : Serpil YANIK, Haluk Arı
C. ŞİKAYET EDEN :
Boztekin Otomotiv ve Tekstil Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
Vakıf Mahallesi Vezir Sk. No:11 16375 Yıldırım/BURSA
Acar Kaporta ve Plastik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
Çalı Sanayi Bölgesi Bursa Cd. No:92 BURSA
Kısmet Otomotiv Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
Ankara Asfaltı 9. Km. Opet Karşısı No:803/B BURSA
Temsilcisi: Av. Prof. Dr. Yılmaz ASLAN
Çıkıntı Sok. Altıparmak Sitesi C Blok D.21 Altıparmak-BURSA
D. HAKKINDA SORUŞTURMA YAPILAN
Mais Motorlu Araçlar İmal ve Satış A.Ş.
Büyükdere Caddesi No:175 İSTANBUL
Temsilcisi: Av. Doç. Dr. Nurkut İNAN
Cinnah Cad. 31/B/1 06680 Çankaya-ANKARA
E. İDDİALARIN ÖZETİ
Şikayetçiler Boztekin Otomotiv ve Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş. (BOZTEKİN),
Acar Kaporta ve Plastik Sanayi ve Ticaret A.Ş. (ACAR) ve Kısmet Otomotiv
Sanayi ve Ticaret A.Ş. (KISMET) Bursa’da kurulu, çeşitli otomobil markaları
için yedek kaporta parçaları üretiminde bulunan teşebbüslerdir. Şikayetçi
06-02/49-10
2
teşebbüsler tarafından müşterek olarak verilen ve MAİS Motorlu Araçlar İmal
ve Satış A.Ş. (MAİS) ile Oyak Renault Otomobil Fabrikaları A.Ş.(OYAK
RENAULT)’nin Kanun’un 4. ve 6. maddelerini ihlal ettiklerine ilişkin şikayet
dilekçesinde özetle;
MAİS ve OYAK RENAULT'nun, kendi adlarına tescilli parçalarla iltibas teşkil
edecek şekilde kaporta parçaları ürettikleri iddiasıyla BOZTEKİN ve ACAR
aleyhine çeşitli adliye mahkemelerinde haksız rekabet davaları açtıkları,
bunlardan İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde BOZTEKİN aleyhine
açılan davada, haksız rekabet eyleminin oluştuğuna karar verilerek üretimin
durdurulmasına, kalıplara el konulmasına hükmedildiği, Yargıtay’ın onaması
sonucunda kesinleşen karar için icra işlemlerinin yapıldığı, diğer davanın
sürdüğü, söz konusu davaların sadece imalatçı işletmelere karşı değil,
İstanbul’da bulunan bağımsız yedek parça satıcılarına karşı da açıldığı ifade
edilmekte ve bu davalar dışında, yedek parça satıcılarına da baskı yapıldığı
ve Renault orjinal yedek parçaları satın almak isteyen bağımsız yedek parça
satıcılarına başka marka yedek parçaları satmamaları koşulu ile mal verildiği,
aksi halde Renault orjinal parçalarının kendilerine satılmayacağının
söylendiği, bunlardan ayrı olarak MAİS ve OYAK RENAULT’nun, Renault
markalı otomobillerde kullanılan yedek parçalar pazarı ve kullanılmamış
otomobil satış pazarında rekabeti engellemeye yönelik davranışlar içerisinde
bulunduğu ileri sürülerek, sonuçta;
OYAK RENAULT-MAİS’in yedek kaporta parçaları üreten işletmelere
uyguladığı ve Kanun’un 6. maddesine giren eylemlerinin yasaklanması ve
Kanun’un 16. maddesinin ikinci fıkrasına göre para cezası verilmesi, bu
işletmelerin üretim ve satışlarını durdurmak için yaptığı işlemlerden
vazgeçmesi için Kanun’un 17. maddesi (a) bendine göre süreli para cezası
verilmesi,
OYAK RENAULT-MAİS'in, Renault, Renault 12, R9, R12 gibi kelime ve
işaretlerin ürünlerin üretici firması hakkında yanıltıcı olmamak ve üretici
firmaların kendi markaları ile birlikte ve sadece bu parçaların hangi
markanın hangi tipine uyduğunu belirtme amacı ile kullanılmasına engel
olmamasının emredilmesi,
OYAK RENAULT-MAİS’in yedek parça satıcılarına karşı yapmış olduğu
Kanun’un 6. maddesini ihlal eden eylemlerinin yasaklanması, orjinal parça
satarken ek yükümlülük yüklemesinin ve rakip ürünleri almamaları şartının
ileri sürmesinin yasaklanması ve 6. maddeyi ihlal eden bu eylemleri
nedeniyle 16. maddenin ikinci fıkrasına göre para cezası verilmesi,
OYAK RENAULT-MAİS'in bağımsız bakım ve onarım atelyelerine karşı
yaptığı 6. maddeyi ihlal eden eylemlerinin yasaklanması ve bunların kendi
işletme adları ile birlikte ve sadece kendi uzmanlık alanlarını gösterme
gayesiyle ve yetkili servis izlenimi yaratmamak üzere Renault, Renault 12,
R9, R12 gibi kelime ve işaretleri kullanmalarını engellememesinin
emredilmesi,
OYAK RENAULT-MAİS'in yetkili satıcılarla ve yetkili atelyelerle yapmış
olduğu sözleşmeler Kanun’un 4. maddesine aykırı olduğundan ihlale son
verilmesi ve 16. maddenin ikinci fıkrasına göre para cezası verilmesi,
06-02/49-10
3
Kanun’un ihlal edilmesinden önceki durumu koruyucu olmak kaydıyla,
OYAK RENAULT-MAİS’in, BOZTEKİN ve ACAR işletmelerinin üretim ve
satışlarını durdurmak üzere yapmış olduğu işlemlerden vazgeçmesi için
belirli bir süre verilerek bu süre içinde vazgeçmezse sürenin sona
ermesinden itibaren Kanun’un 17. maddesi (a) bendine göre süreli para
cezası verilmesi
talep edilmiştir.
Her ne kadar önaraştırma yukarıda değinilen dilekçe üzerine başlatılmışsa da
anılan teşebbüslerin ileri sürdükleri iddialardan bazılarında doğrudan
menfaatleri olduğu görülerek, yalnızca bu iddialarla ilgili olarak şikayetçi
sıfatını kazanabilecekleri kabul edilmiş ve bu nedenle soruşturma safhası,
şikayet üzerine yapılan inceleme ve resen yapılan inceleme olmak üzere ikiye
ayrılmıştır. Buna göre dilekçede değinilen “hakim durumu kötüye kullanarak
rakipleri piyasadan silme” ve “bağımsız yedek parçacılara baskı uygulayarak
şikayetçilerin ürünlerini almalarını engelleme” yönündeki iddialar şikayet
üzerine yapılan inceleme olarak ele alınmıştır.
Şikayet dilekçesinde yer alan, rakip teşebbüslerden temin edilen yedek
parçaların yetkili satıcılara kullandırılmaması ve yetkili satıcılık ile yetkili
atelyelik sözleşmelerinde bulunan rekabet kurallarına aykırı nitelikteki
hükümlere ilişkin iddialar ise ihbar kabul edilerek resen incelenmiştir.
Önaraştırma ve soruşturma aşamalarında yapılan yerinde incelemelerde
tespit edilen;
- otomobil ve yedek parça satışında yetkili satıcıların uygulayacakları
yeniden satış fiyatının MAİS tarafından belirlenmesi,
- yetkili satıcıların eşdeğer kalitedeki rakip yedek parçaları kullanımının
engellenmesi ve
- Özel Satışlar Birimi Yönetmeliği ile filo satışlarında yetkili satıcıların
yapacakları indirim oranlarının belirlenmesi
hususları da resen incelemeye alınmıştır.
F. DOSYA EVRELERİ
Şikayet dilekçesinin Rekabet Kurumu'na intikali üzerine, Rekabet
Kurulu'nun 7.5.1998 tarihli toplantısında 4054 sayılı Kanun'un 40/1
maddesi uyarınca konuya ilişkin olarak önaraştırma yapılmasına karar
verilmiştir.
- Önaraştırma sonucunda Kurum raportörlerince düzenlenen 23.2.1999 tarih
ve D1/2/ÜG-99/1 sayılı Önaraştırma Raporu, Rekabet Kurulu’nun
25.2.1999 tarihli toplantısında görüşülmüş ve şikayet edilen
teşebbüslerden Renault marka otomobil ve yedek parçalarının
06-02/49-10
4
pazarlanması ve satışı ile ilgili faaliyetlerde bulunan MAİS hakkında
soruşturma açılmış, bu ürünlerin sadece üretimi ve ithalatıyla uğraşan
OYAK RENAULT soruşturma kapsamı dışında bırakılmıştır. MAİS’de
yapılan yerinde incelemede elde edilen bilgi ve belgeler çerçevesinde
şikayet konusu iddialardan başka bulgulara da rastlandığından söz konusu
teşebbüs hakkında ayrıca diğer bazı iddialar da resen soruşturma
kapsamına alınmıştır.
- Rekabet Kurulu’nun “daha önceden inceleme, önaraştırma ve
soruşturmaları devam eden teşebbüs ve teşebbüs birliklerinin muafiyet ve/
veya menfi tespit taleplerinin, yürüyen mevcut dosyaları ile birleştirilerek
değerlendirilmesine” ilişkin 2.7.1998 tarih, 72/559 sayılı kararı göz önünde
bulundurularak, MAİS Motorlu Araçlar İmal ve Satış A.Ş. tarafından
5.5.1998 tarih, 1162 sayılı dilekçe ile Yetkili Satıcılık Sözleşmesi, 5.5.1998
tarih, 1161 sayılı dilekçe ile de Yetkili Atelye Sözleşmesi için yapılan menfi
tespit başvuruları teşebbüs hakkında yürütülen bu soruşturma dosyasında
değerlendirilmiştir
- 10.3.1999 tarihinde, Kanun'un 43/2. maddesi uyarınca MAİS’e soruşturma
açıldığına dair bildirimde bulunularak 30 gün içinde ilk yazılı savunmasını
göndermesi istenmiştir.
- 9.4.1999 tarihli MAİS’in talebi üzerine savunma hakkının en geniş biçimde
kullanılabilmesi için, iddiaların türü ve niteliği hakkında yeterli bilgiyi ihtiva
eden bildirim 12.4.1999 tarihinde tekrar gönderilmiştir.
- Hakkında soruşturma açılan teşebbüsün ilk yazılı savunması yasal süre
içerisinde Kurum kayıtlarına intikal etmiştir.
- Rekabet Kurulu'nun 24.8.1999 tarihli toplantısında Kanun'un 43. maddesi
hükmü uyarınca soruşturmanın süresi altı (6) ay uzatılmıştır.
- Soruşturma Heyeti'nce tamamlanan 24.2.2000 tarih ve A.I./00-2 sayılı
Soruşturma Raporu, Kanun'un 45/1. maddesi uyarınca Başkanlıkça tüm
Kurul üyeleri ile ilgili taraflara tebliğ olunmuş ve aynı maddenin ikinci
fıkrası gereğince taraflardan 30 gün içinde yazılı savunmalarını
göndermeleri istenilmiştir.
- Soruşturma Raporu'nun tebliğini takiben, MAİS, savunma süresinin
Kanun'un 45. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 30 gün uzatılmasını talep
etmiştir. Bu talep Kurul tarafından kabul edilmiş, hakkında soruşturma
yürütülen teşebbüsün ikinci savunma yazısı da yasal süresi içinde Kurum
kayıtlarına intikal etmiştir.
- Şikayetçi vekilinin 31.3.2000 tarihli yazı ile soruşturmaya aktif olarak
katılabilmek ve delil sunabilmek için dosyayı inceleme talebi, Kurul'un
9.5.2000 tarihli toplantısında görüşülmüş ve gizlilik derecesi olan bilgi ve
belgelerin çıkartılması suretiyle şikayetçi vekilinin dosyayı inceleme talebi
kabul edilmiştir.
- 10.5.2000 tarihli yazı ile şikayetçiye 30 gün süre verilerek bu süre
içerisinde Kurum'a gelerek gizlilik derecesi olan bilgi ve belgelerin
çıkarılması suretiyle dosyayı incelemesi ve görüşünü sunması gerektiği
bildirilmiştir. Şikayetçiler vekili Av. Yılmaz Aslan 27.5.2000 günü Kurum
binasında dosyanın tümünü incelemiş, istediği belgelerin fotokopisi
kendisine verilmiştir.
- Soruşturma Heyeti'nin hazırladığı "Ek Yazılı Görüş", Kanun'un 45/2.
maddesi uyarınca, 29.6.2000 tarihinde tüm Kurul üyeleri ve taraflara tebliğ
edilmiştir.
06-02/49-10
5
- Ek Görüş'ün tebliğini takiben hakkında soruşturma yürütülen teşebbüs
savunma süresinin Kanun'un 45. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 30 gün
uzatılmasını talep etmiştir. MAİS’in bu talebi Kurul tarafından kabul
edilmiştir.
- MAİS'in ve şikayetçilerin Ek Yazılı Görüş'e karşı cevapları yasal süresi
içinde Rekabet Kurumu'na intikal etmiştir.
- Rekabet Kurulu'nun 5.9.2000 tarih ve 00-33 sayılı toplantısında, yürütülen
soruşturma ile ilgili olarak 23.10.2000 tarihinde sözlü savunma toplantısı
yapılmasına karar verilmiş ve sözlü savunma toplantısı 23.10.2000 günü
şikayetçilerden BOZTEKİN, ACAR ve KISMET temsilcisi Av. Prof.Dr.
Yılmaz ASLAN ve Bora BOZTEKİN ile MAİS temsilcileri Av. Doç.Dr.
Nurkut İNAN, Av. Ayhan ÖZSARAÇOĞLU ve Av. Haluk ERUYGUR'un
katılımları ile yapılmıştır.
- Rekabet Kurulu’nun 2.11.2000 günlü toplantısında verilen 00-42/453-247
sayılı nihai karar, 6.11.2000 tarihli tefhim toplantısında MAİS temsilcileri
Av. Doç.Dr. Nurkut İNAN, Av. Ayhan ÖZSARAÇOĞLU ve Av. Haluk
ERUYGUR huzurunda okunarak tefhim edilmiştir.
MAİS hakkındaki söz konusu kararın 2 (a), (b), (c), (d) ve 5 (a), (b) fıkraları
“Soruşturmayı yürüten Kurul üyesinin, nihai karar toplantısına katılarak oy
kullandığı dava konusu Rekabet Kurulu Kararında hukuka uyarlık
bulunmadığı” gerekçesiyle Danıştay 13. Dairesi’nin 30.9.2005 tarih, 2005/929
E. 2005/4804 K. sayılı kararı ile iptal edilmiştir. Danıştay Kararı 14.10.2005
tarihinde Kurum tarafından tebellüğ edilmiştir.
Rekabet Kurulu’nun 5.01.2006 tarih, 49-10 sayılı toplantısında, önaraştırma
ve soruşturmaya ait savunma, ek savunma, sözlü savunma tutanakları,
raporlar, Danıştay’ın iptal kararları, tün dosya münderecatında yer alan bütün
bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda dosya konusu karara bağlanmıştır.
G. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ
Soruşturma Heyeti'nde yer alan Raportörler MAİS’in aşağıda sıralanan
davranışlarının Kanun’u ihlal ettiği sonucuna varmışlardır:
- Onarımda kullanılan yedek parça piyasasında yeniden satış fiyatının tespit
edilmesi,
- Filo satışlarında yetkili satıcıların yapacağı indirim oranının belirlenmesi
suretiyle yeni otomobil pazarında yeniden satış fiyatının belirlenmesi,
- Yetkili satıcılar tarafından eşdeğer kalitede olsa dahi rakip yedek
parçaların kullanılmasının kısıtlanması amacının güdülmesi,
- Yetkili satıcıların servislerinde veya yetkili atelyelerde onarım amacıyla
kullanılmayıp, müşterilere ambalajıyla satılan yedek parçaların fiyatlarının
belirlenme amacının taşınması.
06-02/49-10
6
H. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
H.1. İlgili Pazar
H.1.1. İlgili Ürün Pazarı
Şikayet konusuna ilişkin ve resen yapılan soruşturmaya ilişkin olmak üzere iki
ayrı ilgili ürün pazarı belirlenmiştir.
1. Soruşturmanın şikayet üzerine yapılan bölümüne ilişkin olan ilgili ürün
pazarları, “Renault 12 model araçlarda yedek parça olarak kullanılan
kaporta parçaları pazarı” ve “Renault 9 model araçlarda yedek parça
olarak kullanılan kaporta parçaları pazarı”dır.
Farklı marka araçların parçaları birbirlerine uymadığı gibi, aynı markalı
araçların değişik modellerinin parçaları da diğerlerinin yerine
kullanılamamaktadır. Bu nedenle örneğin, Renault 12 model araçlarda
Renault 9 model otomobil için üretilmiş kaporta parçasını kullanmak mümkün
değildir. Esasen Renault 12 model bir aracın hiçbir parçasının diğerinin yerine
kullanılması da mümkün gözükmemektedir. Bu nedenle her bir model
otomobilin ayrı ayrı her bir parçasının farklı bir ilgili ürün pazarı oluşturduğu
söylenebilir. Şikayet Renault 9 ve Renault 12 model otomobilin kaporta
parçalarına ilişkin olduğu için yalnızca bu tip parçalar ilgili ürün pazarı olarak
alınmıştır. Bu pazarda faaliyet gösteren firmaların kaporta ile birlikte
kaportayla ilgili parçaların tamamını satmaları ya da üretmeleri, bu pazarı
daha alt pazarlara bölmeyi de gereksiz kılmıştır.
2. Soruşturmanın resen yapılan bölümü için ise “yeni otomobil pazarı”,
“Renault marka araçların onarımı pazarı” ve “Renault marka otomobillerde
kullanılan yedek parça pazarı” ilgili ürün pazarları olarak belirlenmiştir.
Otomobiller, karayollarında kullanılan diğer araçlar olan çekici, kamyon,
kamyonet, otobüs, minibüs, midibüs, motorsiklet, triportör ve traktörlerden
kullanım amaçları bakımından ayrılmaktadır. Yeni otomobiller ise üreticiye
bağlı bir ağ tarafından dağıtılarak tüketiciye sunulmakta olup, tüketici tercihleri
ve fiyat da gözönünde bulundurulduğunda kullanılmış otomobil pazarından
farklı bir pazar oluşturmaktadır.
Renault marka otomobiller, diğer marka otomobiller ile “yeni otomobil
piyasasında” etkin olduğu söylenebilecek bir rekabetle yüzyüzedir. Pazarın
ithalata açık olması ve oyuncuların küresel düzeyde faaliyet göstermesi bu
rekabet ortamını yaratmakta ve potansiyel rekabetin varlığından söz etmeyi
de mümkün kılmaktadır.
İlgili ürünün Renault marka otomobiller olarak alındığı varsayıldığında, bu
otomobillerin fiyatında meydana gelecek geçici olmayan, varsayımsal ve
küçük bir fiyat artışı sonucunda müşterilerin diğer markaların aynı
segmentlerdeki ürünlerine kaymaları kaçınılmazdır. Tüketicilerin belirtilen
nitelikteki bir fiyat artışına marka değiştirerek karşılık vermeleri ilgili ürün
pazarının doğru olarak seçilmediği sonucunu verir. Bu tepki, ilgili ürün olarak
alınan ürünü ikame edebilecek başka ürünlerin olduğunu, bu nedenle ilgili
ürün tanımının genişletilmesi gerektiğini göstermektedir. İlgili ürün otomobil
olarak alındığında ise meydana gelecek geçici olmayan, varsayımsal ve
küçük bir fiyat artışı tüketicilerin otomobil yerine kamyon ya da motorsiklet
06-02/49-10
7
almalarına neden olmayacağı için, otomobil pazarının, örneğin “otomotiv
pazarı” olarak daha da genişletilmemesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu nedenlerle ilgili ürün “yeni otomobil” olarak alınmıştır. Soruşturma
raporunda teşebbüsün yeni otomobiller pazarında hakim durumda olduğuna
ve bu durumunu kötüye kullandığına dair bir iddiada bulunulmayacağı için
pazarı daha alt segmentlere ayırarak inceleme imkanı bulunmakla birlikte
pazarı daha ayrıntılı bir biçimde tanımlamaya gerek duyulmamıştır.
Renault marka araçların onarımı hizmeti ağırlıklı olarak MAİS’in şubeleri,
yetkili satıcılarının servis ve bakım istasyonları ve yetkili atelyeler ağı
tarafından verilmektedir. Renault Safrane, Laguna ve Megane serisi gibi
cotech tabir edilen ve yalnızca MAİS’in yetkili servisleri tarafından sağlanan
özel bakım ve servis gerektiren araçların yüksek gelir grubundaki
müşterilerinin ve özel avantajlar sunulan filo müşterilerinin sadece MAİS’in
servis şebekesinden yararlandığı ve diğer model Renault sahiplerinin de
genellikle yetkili servislere rağbet ettiği düşünülürse MAİS’in bu pazarda
önemli bir payı olduğu sonucuna varılabilir.
Yedek parça açısından ise yukarıda değinildiği gibi MAİS tarafından satılan
her bir model otomobil için ayrı yedek parçalar kullanılması ve bu parçaların
da birbirinin yerine kullanılmasının mümkün olmaması dolayısıyla her bir
modelin her bir parçası için farklı ilgili ürün pazarı tanımlamak mümkündür.
Ancak bu konudaki iddianın, MAİS'in yedek parçaların yeniden satış fiyatını ve
indirim oranlarını tespit etmesi ve yetkili satıcıların aynı kalitede yedek parça
kullanımını engellemesi olması nedeniyle daha dar bir ilgili ürün pazarı
tanımlamaya gerek duyulmaksızın ilgili pazar Renault markalı otomobillerde
kullanılan yedek parçalar pazarı olarak tanımlanmıştır.
H.1.2. İlgili Coğrafi Pazar
MAİS’in, satış ağı vasıtasıyla tüm Türkiye’de faaliyet göstermesi,
soruşturmaya konu olan eylemlerin bütün dağıtım ağını ilgilendirmesi
nedenleriyle ilgili coğrafi pazar Türkiye olarak alınmıştır.
Taksitli alışveriş imkanı sağlayan ilgili ürünün etkili olduğu coğrafi pazar, ilgili
ürünün ülkemiz gereksinimlerinden ortaya çıkmış olması, sadece Türkiye
sınırları dahilinde kullanılması, ülke içinde farklı homojen pazarlar
bulunmaması ve uluslararası bir niteliğe sahip olmamasından dolayı, "Türkiye
Cumhuriyeti sınırları” olarak belirlenmiştir.
H.2. Hakkında Soruşturma Yapılan Taraf
MAİS Motorlu Araçlar İmal ve Satış A.Ş.
Hakkında soruşturma yapılan MAİS Motorlu Araçlar İmal ve Satış A.Ş.,
OYAK RENAULT’nun ürettiği otomobil ve yedek parçalarla başka fabrikaların
yedek parçalarının pazarlama ve dağıtım faaliyetlerini yürütmektedir. 1997 yılı
cirosu 139.392.483.000.000 TL. olarak gerçekleşen şirketin aynı yıla ait
dönem karı ise 7.369.868.000 TL. dir. 1998 yılının ilk 11 ayında 22.567 milyar
TL.’lik yedek parça satışı gerçekleştirilmiştir. Firma 1997 yılında 89.717
otomobil satışı gerçekleştirmiş ve bu pazarda %26,2 oranında bir paya sahip
olmuştur.
06-02/49-10
8
Firma 1997 yılında satışını gerçekleştirdiği yedek parçaların %48’ini OYAK
RENAULT’dan, %48’ini Fransa’da kurulu ana şirketi Renault S.A.’dan, %4'ünü
ise yan sanayi kuruluşlarından temin etmektedir. Yine 1997 yılında
gerçekleşen yedek parça satışlarının % 35.3’ü R9, %19.2’ si R12, %13.1’i
R19, %12.1’i R21, %4’ü R11, geri kalanı da diğer modellerden otomobiller
için kullanılan parçalardan oluşmuştur.
MAİS’in 1998 yılında yurt çapında 181 adet yetkili satıcısı ve 6 adet şubesi
bulunmaktadır.
H.3. Yapılan İnceleme ve Tespitler
H.3.1. Yeniden Satış Fiyatının Tespiti
Soruşturma aşamasında yapılan yerinde incelemelerde, MAİS’in tavsiye ettiği
fiyatların bu niteliklerini aşarak, yetkili satıcılarının ve yetkili atelyelerinin tespit
etmesi gereken yeniden satış fiyatı haline geldiği, bayilerin ve atelyelerin
uygulayacakları indirim oranlarının bile MAİS tarafından tespit edildiğini
gösteren belgeler ele geçirilmiş olup bunlar iki başlık halinde sunulmaktadır.
Yetkili Satıcı, Servis ve Bakım İstasyonlarının Onarım Ücretlerinin ve
Onarımda Kullanılan Yedek Parça Fiyatlarının Tespitine İlişkin Deliller
a) Belgeler:
1. 16.10.1996 tarihli ve 23.5/6287-VÜ/FY sayılı, Servis Müdürleri Toplantısı
hk. konulu bir yazı MAİS tarafından yetkili satıcılara gönderilmiştir. Genel
Müdür Yardımcısı S… D…’ın ve Servis ve Bakım İstasyonları Müdür
Yardımcısı V… Ü...’ün imzasını taşıyan bu yazı aşağıdaki gibidir:
“Ankara Bölgesinde yetkili satıcı servis müdürleri ile yıl içinde toplantılar
yapılmış ve bazı kararlar alınmıştır. Bu kararlardan bazılarının;
Onarım ücretlerinde yapılan indirim yüzdelerinin tespit edilmesi ve
uyulması,
Filo sözleşmeleri ile katılınan ihalelerde aynı görüş ve yaklaşımın
sağlanması
olduğu malumlarınızdır.
Ancak bazı yetkili satıcı servis ve bakım istasyonlarında bu kararların
uygulanmadığı gözlenmiştir. Bölgede birlik ve beraberliğin gelişmesini
sağlayan bu toplantılarda alınan kararlara uymanızı ve konunun da
tarafımızdan takip edildiği hususunda bilgilerinizi rica ederiz.”
2. Birinci sayfası bulunamadığı için tarihi ve sayısı belli olmayan ancak bir
önceki yazı gibi bir yetkili servisden alınan, Genel Müdür Yardımcısı S… D…
ve Servis ve Bakım İstasyonları Müdürü C… U… imzalı aşağıdaki yazının
1996 yılı Aralık ayına ait olduğu anlaşılmaktadır:
“ …Ancak 18.12.1996 tarihinde yapılan toplantıda Ankara bölgesinde 1997
yılında uygulanmak üzere tüm müşteri ve filolara;
Onarım ücretlerinde maksimum % 10 iskonto yapılması,
06-02/49-10
9
Onarımda kullanılan yedek parçaya MAİS perakende satış fiyatı
üzerinden yine maksimum % 10 iskonto yapılması,
Uygulamanın 01.01.1997 tarihinden itibaren yürürlüğe girmesi,
Bu iskontoların dışına çıkılmaması konularında oybirliği ile karar
alındığı tarafımıza ulaşan taahhütname tutanağında görülmüştür.
Ankara Bölgesinde bu kararlara Ankara Şube ve yetkili atelyelerin uyması
konusunda gerekli bilgilendirme yapılmıştır.
Bu kararların uygulanması sonucunda, bölgede Şube, Yetkili Satıcı Servis
ve Bakım İstasyonları ve Yetkili Atelyeler daha verimli ve daha fazla kar
yapan işletmeler olacaktır.
Toplantıda alınan kararların uygulanması konusunda gösterilecek
hassasiyetin sizler tarafından olduğu gibi, tarafımızca da takip edileceği
hususunda bilgilerinizi rica ederiz.”
3. Yukarıdaki yazının eki olarak aşağıdaki taahhütname de Ankara
bölgesinde faaliyet gösteren yetkili satıcılara gönderilmiştir:
“ONARIM ÜCRET VE ONARIMDA KULLANILAN YEDEK PARÇA
İSKONTO TAAHHÜTNAMESİ
1) Ankara bölgesinde bulunan Renault Mais yetkili satıcı, servis ve bakım
istasyonlarında Renault Mais A.Ş.’nin belirlediği geçerli olan işçilik
ücretlerinden maksimum %10 iskonto yapabileceği,
2) Ankara bölgesinde bulunan Renault Mais yetkili satıcı, servis ve bakım
istasyonlarında onarım sırasında kullanılan yedek parçadan geçerli
olan KDV’siz perakende satış tutarı üzerinden maksimum % 10 yedek
parça iskontosu yapabileceği,
3) Yukarıda belirlenmiş olan indirim tutarları filolar dahil tüm perakande
müşterilere uygulanabileceği,
4) Yukarıda iskonto oranları 01.01.1997 tarihinden itibaren tüm Ankara ili
içinde bulunan Renault Mais yetkili satıcı, servis ve bakım
istasyonlarında uygulanmaya başlanacağı,
5) Renault Mais yetkili satıcı, servis ve bakım istasyonlarında 01.01.1997
tarihinden itibaren yapılacak filo anlaşmalarında belirlenmiş iskonto
oranları üzerinde kesinlikle sözleşme imzalanmayacağı,
6) Renault Mais A.Ş. Ankara bölgesi yetkili satıcı, servis ve bakım
istasyonlarında yukarıda belirlenmiş olan iskontoların üzerinde devam
eden filo sözleşmeleri 01.01.1997 tarihinden itibaren sona erecek ve
belirlenmiş olan iskontolar çerçevesinde yeniden sözleşme yapılacağı,
7) Bu konuda kontroller yetkili satıcılarımız tarafından ve bölge satış
sonrası koordinatörleri tarafından yapılacağı
Konularını şirketimiz adına taahhüt etmekteyiz.”
Yukarıdaki taahhütname 20.12.1996 tarinde Ankara bölgesinde faaliyet
gösteren 21 adet yetkili satıcı firmanın servis müdürleri ve yetkili satıcıları
tarafından ayrı ayrı imzalanmıştır.
06-02/49-10
10
4. 29.7.1997 tarih ve 23.5 /164 sayılı Genel Müdür O…B… ve Genel Müdür
Yardımcısı S…D… imzalı duyuruda aşağıdaki hususlar MAİS’in şebekesine1
duyurulmuştur:
“Günümüz ticari koşulları ve markalar arası yoğun rekabet ortamı
içinde yetkili satıcılarımız satış sonrası hizmetlerinin verimli ve karlı
olabilmesi için alınması gerekli önlemler 26.01.1997 tarih ve 368
Servis Sirkülerimizde duyurulmuş; rekabet için özellikle işçilik
tutarından ve yedek parça fiyatlarından iskonto konusunun sürekli ve
tek unsur olarak kullanılmaması istenmiştir. Ayrıca bu temel hususlar
yapılan tüm toplantılarda Yetkili Satıcılarımıza defalarca duyurulmuş
olup; Yetkili Satıcı Konseyi toplantılarında onarım ücretlerinden yapılan
indirimlerin önlenmesi, filo sözleşmelerinde ve katılınan ihalelerde ortak
yaklaşımın sağlanması için birlikte hareket edilmesi hususunda prensip
kararı alındığı malumunuzdur.
Buna göre, alınan prensip kararlarının etkin olarak uygulanmasını
sağlamak üzere; filolar da dahil olmak üzere 01.08.1997 tarihinden
itibaren; bakım ve onarımlara gelen tüm araçlara, yürürlükteki onarım
ücretlerinden ve perakende yedek parça fiyatlarından azami % 10
oranında indirim yapılması, mevcut filo sözleşmelerinin de 31.12.1997
tarihine kadar bu esaslar çerçevesinde yeniden düzenlenmesine karar
verilmiştir.
Özellikle filo ve ihalelerdeki indirim oranlarında Yetkili Satıcı Konseyinin
de mutabık kaldığı söz konusu oranların aşılmamasına özen
gösterilmesi, özel durumlarda ve Anadolu’daki bazı illerde yapılabilecek
istisnai uygulamalarda Koordinatör ve MAİS’in bilgisine başvurarak
yazılı onay alınması gereklidir.
Söz konusu kararların ihlali hususunda Yetkili Satıcı Konseyine
yapılacak başvurular, gerekli araştırmanın yapılmasından sonra
MAİS’in ilgili birimlerine aktarılacak ve çalışmalar belli bir koordinasyon
içinde yürütülecektir.
Yukarıdaki açıklamalara rağmen hala indirim oranlarını istenilen
seviyeye çekmemekte ısrar eden yetkili satıcılarımızın yedek parça ve
yetkili satıcı performans primleri bulundukları dönem için % 50
oranında kesilecektir. Ayrıca bu durum tüm şebekeye duyurulacaktır.
Tekrarı halinde ceza oranları artırılıp, gerektiğinde Yetkili Satıcı
sözleşmesi yeniden gözden geçirilecektir.
Yetkili satıcılarımızın kendi aralarındaki rekabetin kalite yönünde
olmasının gereğini ve asıl rakiplerin diğer markalar olduğunu hatırlatır,
çalışmalarınızda başarılar dileriz.”
5. 29.12.1997 tarih ve 23.5/288 sayılı, Genel Müdür O…B… ve Genel Müdür
Yardımcısı S…D… imzalı bir başka duyuruda da yukarıda verilen 29.7.1997
tarihli duyuruya atıf yapılmış ve aşağıdaki ifadeler kullanılmıştır:
“…Bildiğiniz gibi indirimler konusuna 368 Servis Sirkülerinde ve son
olarak da 29.07.1997 tarihinde yayınlanan duyuruda yedek parça ve işçilik
1 MAİS belgelerinde şube, yetkili satıcı ve yetkili atelyelerden oluşan ağın bu biçimde
adlandırıldığı görülmektedir.
06-02/49-10
11
ücretlerine yapılacak indirime Yetkili Satıcı Konseyinden gelen öneri ile % 10
sınırlama getirilmiştir. Ayrıca bu duyuruda uygulamaya uymayanlar için
öngörülen yaptırımlara da yer verilmiştir. 1 Ocak 1998 tarihinden itibaren
örnekleme metodu ile fatura kontrolü yapılacak ve duyuruya uymadığı tespit
edilen yetkili satıcılarımıza yaptırım uygulanacaktır.
Yetkili satıcılarımızın kendi aralarındaki rekabetin kalite yönünde olmasının
gereğini ve asıl rakiplerin diğer markalar olduğunu bir kez daha hatırlatır…”
6. MAİS tarafından yetkili servislere ve yetkili atelyelere gönderilen servis
sirkülerleri ile de onarım saat ücretlerinin ne şekilde uygulanacağı bildirilmiş,
ücretlerin ne olacağı da yine bu biçimde MAİS tarafından tespit edilmiştir.
Aşağıda şebekeye gönderilen servis sirkülerlerinden bazıları verilmiştir.
30.6.1997 tarih ve 416 sayılı Sirküler'de:
“MAİS Şubelerinde ve yetkili satıcılarında; Mekanik 2.000.000.-TL/saat,
Kaporta 2.000.000.-TL/saat, Boya 3.000.000.-TL/saat.
Yetkili Atelyelerde; Mekanik 2.000.000.-TL/saat… olacaktır.
… yeni onarım ücretleri 07/07/1997 Pazartesi gününden itibaren
yukarıdaki fiyatlara uygun olarak aynen veya Servis İşletme
Koordinatörünüzle yapacağınız piyasa etüdü sonucuna göre birlikte
tespit edeceğiniz indirim yüzdesiyle uygulanacaktır…”
ifadeleri yer almaktadır.
7. 20.2.1998 tarih ve 439 sayılı Servis Sirküleri'nde ise yukarıdaki gibi onarım
çeşitlerine göre MAİS şubelerinde, yetkili atelyelerde ve yetkili satıcılarda
uygulanacak saat ücretleri belirlenmiş ve
“Yeni onarım ücretleri 02.03.1998 Pazartesi gününden itibaren
yukarıdaki fiyatlara göre aynen veya 288 nolu duyuruda yer alan
esaslar çerçevesinde indirim yüzdesi uygulanacaktır.”
denilmiştir.
8. 22.6.1998 tarih ve 447 sayılı Sirküler'de ise ücretlerin artık “tavsiye”
edilmekte olduğu görülmüştür.
b) Faturalar
Soruşturma Heyeti'nin yapılan incelemeler sırasında çeşitli yetkili satıcılardan
1999 yılının Ocak ve Mart aylarına ilişkin olarak temin ettiği yedek parça
fatura suretleri ve MAİS’in ilk savunmasının ekinde yer alan fatura örnekleri,
MAİS’ten alınmış olan aynı aylara ait tavsiye edilen yedek parça fiyatlarını
gösteren bilgisayar çıktısı ile karşılaştırılmıştır. MAİS’in “tavsiye ettiği” fiyata
yetkili satıcılar tarafından ne ölçüde uyulduğunu tespit etmek için yapılan bu
araştırmada Adana, Ankara, Bursa, Gaziantep, İstanbul, Kayseri, Kırklareli ve
Konya’da bulunan yetkili satıcıların onarımda kullanılan yedek parçalar için
düzenledikleri faturalar incelenmiştir.
(I)
Parça
(II)
Parça Adı
(III)
Yetkili
Satıcı
(IV)
Yetkili Satıcı
Perakende
(V)
MAİS’in
tavsiye
(VI)
Perakende
Fiyat-
06-02/49-10
12
Kodu Perakende
Satış Fiyatı
(TL) (KDV
HARİÇ)
SatışFiyatı
(TL) (%15
KDV DAHİL)
ettiği fiyat
(TL)
(%15 KDV
DAHİL)
Tavsiye
Edilen
Fiyat Farkı
(IV-V)
KAROTO’YA (BURSA) AİT 14.01.1999 TARİH VE 738019 NO’LU FATURA
7701366515
BUJİ BAKIR
ELEKTR.
C42S R12 458,000 526,700 526,700 0
7702252716
ALTERNATÖR
KAYIŞI R12 95 452,000 519,800 519,800 0
6000046003
HAVA FİLTRE
ELEMANI R12 1,319,481 1,517,403 1,517,403 0
7700728143
BENZİN
FİLTRESİ R9-
11 715,000 822,250 822,250 0
7702246486
YAĞ FİLTRESİ
C. MOT 900,000 1,035,000 1,035,000 0
Yukarıda verilen örnekteki gibi soruşturma raporunda incelenen 35 faturada
yer alan 90 kalemden, 77’sinde tavsiye edilen fiyata birebir uyulduğu
görülmüştür. MAİS’in son yazılı savunmasında bu iddiaya karşılık olarak
gönderilen faturalardan, toptan yedek parça satışına ilişkin faturalar konuyla
ilgili bulunmadığından inceleme dışında tutularak, yeniden satıcıların onarım
amacıyla kullanılan yedek parçalara ilişkin olarak düzenledikleri 17904 adet
fatura incelenmiştir. Yapılan inceleme sonucunda;
Önaraştırma kararından önce 5 ayrı yetkili satıcı tarafından düzenlenmiş
912 faturanın %97,12 ‘sinde,
Önaraştırma kararı ile soruşturma kararı arasında kalan dönemde 12 ayrı
yetkili satıcı tarafından düzenlenmiş 9716 faturanın %94,53’ünde,
Soruşturma kararından sonraki tarihlerde 12 ayrı yetkili satıcı tarafından
düzenlenmiş olan 7286 faturanın %92,12’sinde,
yapılan parça indirimlerinin %10’u geçmediği tespit edilmiştir.1
Yetkili satıcı ve atelyeler ile yapılan görüşmelerde MAİS'in, bayileri ile kurmuş
olduğu bilgisayar ağı sayesinde yeniden satış fiyatlarını gösteren listeyi
anında bayilerine göndermiş olduğu, gerek onarımda kullanılan gerekse
dışarıya satılan yedek parçalar için, satıcıların, ürünün referans numarasını
bilgisayara girmek suretiyle MAİS'ce belirlenen satış fiyatı üzerinden faturayı
basabildikleri, bu nedenle fiyatta ancak MAİS’in öngördüğü indirim oranı
dahilinde bir değişiklik yapabildikleri, ne bu oranın üzerinde bir indirim
uygulayabildikleri, ne de tavsiye edilen (bilgisayarda yer alan) fiyatın üzerinde
satabildikleri öğrenilmiştir.
06-02/49-10
13
Yedek Parça Yeniden Satış Fiyatının Tespitine İlişkin Deliller
Yetkili satıcılar, servis bölümlerinde onarım amacı ile sattıkları yedek parçalar
dışında, MAİS ağı içinde bulunmayan tamircilere de yedek parça satmaktadır.
Satış işlemleri; sözleşme, onun ayrılmaz bir parçası olan yetkili satıcı faaliyet
yönetmelikleri ve MAİS tarafından yayımlanan duyurular çerçevesinde
gerçekleşmektedir.
1. 1997 yılı için hazırlanan ve 31.1.1997 tarihinde şubelere, yetkili satıcılara
ve yetkili atelyelere dağıtılan 22.5.56/14 sayılı 1997 Yılı Faaliyet
Yönetmeliği’nin Yedek Parça ve Aksesuar Satışlarına İlişkin Esaslar
Bölümü’nün 22 nci sayfadaki Yedek Parça Fiyatları başlığı altında
“Yetkili Satıcılara uygulanacak yedek parça fiyatlarındaki indirim tutarı
ve yedek parça müşteri satış fiyatları Şirketimizce tespit edilir.
Her ne koşulda olursa olsun perakende müşterilerden yürürlükteki
müşteri satış fiyatlarından daha yüksek bir fiyat talep edilemez.
Tespit edilen fiyatlarda ve indirim oranlarında Şirketçe lüzum görülmesi
halinde gerekli değişiklikler yapılır. Yapılan değişiklikler yetkili satıcılara
bildirilir.”
hükümleri yer almaktadır.
2. Aynı hükümler 1998 Yılı Yetkili Satıcı Faaliyet Yönetmeliği’nin 25.
sayfasında aynen tekrarlanmıştır.
3. MAİS’de yapılan yerinde incelemede bulunan 30.12.1998 tarih ve 22.6/261
sayılı duyuru ile 16.11.1998 tarih ve 22.6/220 sayılı aynı içerikli duyuru,
30.12.1998 itibariyle Yetkili Satıcı Faaliyet Yönetmeliği’nin yürürlükte
olduğunu göstermektedir. Bu duyurular sırasıyla ULUTAŞ Otomotiv Sanayi ve
Ticaret A.Ş. ile KARDEMİR Oto Sanayi Ticaret Ltd. Şti. hakkında olup ikisi de
aşağıdaki biçimdedir:
“Aşağıda kod ve ünvanı yazılı yetkili satıcımız 12.12.1996 tarihli spot
piyasa ile ilgili çalışma esaslarını cezai yaptırımları belirleyen
duyurumuza aykırı hareket etmiştir.
Yetkili satıcımıza, faaliyet yönetmeliğinde yer alan yaptırımlar aynen
uygulanacak olup ihlalin tekrarı halinde yetkili satıcılık sözleşmesi
feshedilecektir.”
Görüldüğü üzere bu duyurular, yedek parça yeniden satış fiyatının tespitine
de olanak tanıyan 1998 veya 1997 yılı için hazırlanmış bir faaliyet
yönetmeliğinin 30.12.1998 tarihi itibariyle yürürlükte olduğunu göstermektedir
H.3.2. İlgili Ürün Pazarındaki Rakip Firmaların Ürettiği Yedek Parçaların
Yetkili Satıcılar ve Atelyeler Tarafından Kullanımının Yasaklanması
1. MAİS yetkili satıcılara sattığı yedek parçalarının yaklaşık yarısını
yurtdışından ithal etmekte, diğer yarısını da OYAK-RENAULT fabrikalarından
almaktadır. OYAK-RENAULT ise hem arabaların üretimi için gereken hem de
yetkili satıcılara sağlanmak üzere MAİS’e verdiği parçaların yine yarıya
yakınını kendi üretmekte, diğer yarısını da “yan sanayi” olarak adlandırılan
06-02/49-10
14
firmalardan almaktadır. Özellikle otomobilin mekanik aksamını oluşturan
parçalar VALEO, MONROE, MAKO, FARBA gibi bir bölümü uluslararası
nitelik de taşıyan, 150’ye yakın fabrikadan alınmaktadır. Bu parçaların bir
kısmı üretimde kullanılmakta, bir kısmı da belirtildiği gibi onarım ve bakım
amacıyla kullanılmak üzere MAİS üzerinden yetkili satıcı ve atelyelere
ulaştırılmaktadır. Dolayısıyla “orjinal MAİS parçası” olarak anılsa da MAİS
ambalajı içinde yetkili satıcılar tarafından satılan parçaların bir kısmı rakip
yedek parçacılar tarafından üretilmektedir. Bu nedenle de yukarıda sayılan
yan sanayi firmalarının ürettiği ve OYAK-RENAULT fabrikasına satmak yerine
kendi bayileri yoluyla piyasaya verdiği parçalar MAİS’in sattığı parçalarla, aynı
teşebbüs tarafından üretildiği için eşdeğer kalitede kabul edilmektedir.
2. Rekabet Kurumu’nun 1998/3 sayılı Motorlu Taşıtlar Dağıtım ve Servis
Anlaşmalarına İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nin 4/b-5. maddesi uyarınca
anlaşmada, satıcının anlaşma konusu mallarla aynı kalitede olmayan başka
yedek parçaları satmama, tamir ve bakımda kullanmama yükümlülüğünün
bulunması, anlaşmanın grup muafiyetinden yararlanmasını engellemez. Aynı
Tebliğ’in 7. maddesinin (h) bendinde, anlaşmada sağlayıcının, satıcının 4.
maddenin b-5. bendinde yer alan anlaşma konusu mallarla rekabet
edebilecek ve onların kalitesine denk olan yedek parçaları dilediği bir üçüncü
teşebbüsten elde etme serbestliğinin doğrudan veya dolaylı olarak
sınırlandırılmasına yönelik bir hükmün bulunmasının, bu uygulamayı yapan
üretici, sağlayıcı veya dağıtım sistemi içindeki diğer bir işletme lehine olan
rekabet sınırlamalarının muafiyetten yararlanmasını engelleyeceği
belirtilmiştir.
3. 1997 Yılı Faaliyet Yönetmeliği’nin Yedek Parça ve Aksesuar Satışlarına
İlişkin Esaslar Bölümü’nün 21. sayfasında Siparişler başlığı altında;
“Yetkili satıcılar ile Şirketimiz arasında imzalanmış bulunan
sözleşmelerde, yetkili satıcıların Renault otomobillerinin, servis, bakım
ve onarımlarda kullanılacak veya tezgahtan ya da toptan olarak
dışarıya satılacak bilimum yedek parçayı sadece Şirketimizden almayı
doğrudan doğruya ve dolaylı ithal veya başka hiçbir hakiki ve hükmi
şahıstan alıp satmamayı kabul ve taahhüt ettiği açıkça belirtilmektedir.
Bu kapsamda, diğer yedek parça üreticisi firmaların bayiliğini yapan
yetkili satıcılarımızın durumu titizlikle takip edilecektir.
Sözleşmedeki bu hükümlere yetkili satıcıların kesinlikle uymaları
gerekmektedir.”
denilmektedir.
4. 1998 yılı Yetkili Satıcı Faaliyet Yönetmeliği’nin aynı adlı bölümünde aynı
ifadelere tekrar yer verilmiştir.
H.3.3. Özel Satışlar Birimi Yönetmelikleri ve Filo Satışları:
1.7.1997 tarihinde, pazarda artan yoğun rekabet karşısında şebekenin
satışlarını desteklemek, filo pazarındaki payı korumak ve müşteriye daha iyi
hizmet sağlamak amacıyla MAİS Satış Müdürlüğü bünyesinde “Özel Satışlar
Birimi” (ÖSB) adında bir birim kurulmuştur. ÖSB’nin kuruluşunun şebekeye
duyurulduğu 9.7.1997 tarihli duyuruda filo satışlarının tanımı, en az 5 adetlik
satışlar olarak verilmiştir. Şirketin Satış Müdür Yardımcısı Ahmet ARTUÇ ve
06-02/49-10
15
Satış Baş Koordinatörü Ertan AYDIN ile raportörlerin yaptığı görüşmede, 1997
yılından sonra parkında en az üç adet Renault marka araba bulunan ya da üç
ya da daha fazla Renault alacak kuruluşlara yapılan satışların da filo satışları
kapsamına girdiği öğrenilmiştir.
1996 yılında filo satışlarının toplam Renault satışlarının %10’unu oluşturduğu,
bu oranın son yıllarda %4-5 düzeyinde olduğu öğrenilmiştir. Renault’nun filo
pazarındaki payı 1996 yılında %37.8, 1997 yılında ise %35’tir.
9.7.1997 Tarihli ÖSB Yönetmeliği
Soruşturmada tespit edilebilen ilk ÖSB Yönetmeliği 9.7.1997 tarih ve
22.5.56/146 sayılı duyurunun ekinde MAİS’in tüm yetkili satıcı ve şubelerine
ulaştırılmıştır. ÖSB, adı geçen yönetmeliğe göre şebekenin koordinasyonunu
sağlayacak, filo satışlarında şebeke karlılığının artırılmasına çalışacak ve
şebeke içi rekabeti denetleyecek, bu şekilde filo satışlarında marka imajı
korunarak şebekenin etkinliğini artıracaktır. Bu amaçla Yönetmeliğin
A)Faaliyetler başlığı altında aşağıdaki hususlar sayılmıştır:
A-1) 01.06.1997 tarihinden itibaren, şebekenin yapacağı tüm filo ve özel
satışlar ÖSB ile koordinasyon sağlanarak gerçekleşecektir.
A-2) ÖSB direkt satış yapabilecektir. (DMO, TSK, devlet ihaleleri, yüksek
adetli satışlar…) Yetkili satıcılar DMO,TSK ve devlet ihalelerine teklif
veremeyeceklerdir.
A-4) Müşterinin oto ihtiyaç adedi 30 otonun altında ise MAİS tarafından
belirtilen indirim oranları dahilinde teklif verilecek ve ÖSB bilgilendirilecektir.
16 ile 30 oto arasındaki taleplerde yetkili satıcı isteği doğrultusunda satış
koordinatörü de müşteri görüşmesine katılabilecektir.
31 otonun üzerindeki taleplerde ise fiyat teklifi koordinatör bilgisi
dahilinde yapılacak, müşteri görüşmesine koordinatör de katılacaktır.
A-5) ÖSB temsilcileri gerekli gördükleri takdirde müşteri ile görüşmeye
katılabilecektir.
A-6) Müşterinin 50 oto ve üzerindeki taleplerinde ÖSB ile özel indirim
anlaşması yapılacaktır.
Yönetmeliğin A-8 nolu maddesinde, ekte bulunan indirim tablosu
çerçevesinde müşteriye indirim yapılacağı, MAİS'in katılımı için MAİS’e filo
satışı indirim faturası kesileceği, bu faturanın satışın belgeleriyle birlikte
ÖSB’ye gönderileceği belirtilmiştir. ÖSB gerekli kontrolü yaptıktan sonra
şartlara uyulduğu tespit edilirse MAİS'in katılımının sağlanacağı hususu A-8
maddesinin (b) bendinde yer almaktadır.
Yönetmeliğin A-9. maddesinde bir filo müşterisine birden fazla yetkili
satıcının talip olması durumunda, ÖSB’nin ilgili filo müşterisinin parkında en
çok hangi yetkili satıcının otomobili olduğu, en son hangi yetkili satıcının
otomobil sattığı, coğrafi yakınlığı ve yetkili satıcının satış sonrası hizmetlerini
dikkate alarak kimin satış yapabileceğine karar vereceği hükmü yer
almaktadır.
06-02/49-10
16
A-11 maddesinde yetkili satıcıların filo müşterilerine %10 indirim
uygulayabileceği, bu indirime MAİS’in bir katılımının olmayacağı
belirtilmektedir.
Yönetmeliğin C) Filo Satışında İndirim ve Katılım Oranları başlıklı
bölümde 1.6.1997 tarihinden itibaren geçerli olacak filo indirim oranları, filo
büyüklüğüne göre ve MAİS ile yetkili satıcının indirimi nasıl paylaşacaklarını
gösterecek biçimde düzenlenmiştir.
Yönetmeliğin C-1 maddesinin (a) bendinde “Yerli üretim filo taleplerinde,
toplam satış adedine göre Tablo 1’de belirtilen indirim ve katılım oranları
uygulanacaktır.” hükmü yer almaktadır. Aynı maddenin (b) bendinde ise
benzer bir biçimde ithal otomobillerin filo taleplerinde Tablo 2’de belirtilen
indirim ve katılım oranlarının uygulanacağı belirtilmektedir. C-1 maddesinin (c)
bendinde ise müşterinin yerli ve ithal otomobilleri birlikte talep etmesi durumu
ayrıntılı bir biçimde izah edilmiştir.
C-2. maddesinde “Otomobil pazarının durumuna göre müşteri indirimleri
ve yetkili satıcı katılımları ile Renault katılımları yenilenecektir.” denilmektedir.
ÖSB Yönetmeliğinin C-3. maddesinde ise “Tabloda satış adedine bağlı
olarak belirtilen müşteri indirim ve Renault’nun katılım oranları maksimumdur.
Müşteriye yapılacak indirim tabloda belirlenen değerlerin altında olursa yetkili
satıcı ve Renault katılımlarının hesaplanmasında aynı oranlar kullanılacaktır.”
hükmü yer almaktadır. C-4 maddesinde ise “Diğer bir ifade ile talep edilecek
olan indirim ve valör maksimum indirim tablosunda belirtilen oranla sınırlıdır.”
denilerek bu husus vurgulanmıştır.
16.9.1998 Tarihli ÖSB Yönetmeliği
- MAİS Satış Müdürlüğü tarafından 16.9.1998 tarihinde 22.6/171 sayılı
duyurunun ekinde yer alan yeni bir ÖSB Yönetmeliği çıkarılmıştır. Yeni
Yönetmelik’te, yukarıda yer verilen hükümlerin tamamının aynen tekrarlandığı
gibi, aşağıdaki paragrafın da 9 uncu maddeye eklendiği görülmüştür:
“Şebeke içi rekabeti en aza indirebilmek ve filo sadakatini ön plana
çıkarabilmek amacıyla filo müşterisinin daha önce alımlarını yaptığı yetkili
satıcımızdan ÖSB’ye yansımış bir şikayet ya da ilgili yetkili satıcımızın ilgili filo
ile bir suistimali (filonun hakettiği indirimden daha fazla indirim, promosyon vs.
gibi ek avantajlarla haksız rekabet) yok ise, o yetkili satıcımız indirim oranını
daha önce gerçekleştirmiş olduğu satışlardan hareketle artırabilecek, aynı
filoya ilk kez teklif verecek yetkili satıcılarımız filonun o anki talebine karşılık
gelen indirim oranı ile teklif verecektir.”
- Filo taleplerine uygulanacak indirimler gizli bilgi niteliğinde olduğu
belirtilerek bu tablolar 24.9.1998 tarih ve 22.6/178 sayılı duyuru ile yetkili
satıcılara gönderilmiştir.
06-02/49-10
17
I. Savunmalar
Soruşturma konusu ile ilgili olarak MAİS’in birinci ve ikinci yazılı savunma, ek
görüşe cevap ile sözlü savunma toplantısında yapmış olduğu savunma ve ileri
sürdüğü hususlar aşağıda aktarılmaktadır.
I.1. Usule İlişkin Savunmalar
MAİS vekili tarafından gönderilen ilk yazılı savunmada,
1. Rekabet Kurulu’nun soruşturma açıldığına dair 25.2.1999 tarih ve
1999/10 sayılı Kararı’nın metninin gönderilmediği bu durumun
Kanun’un 9, 42 ve 43/II. maddelerine aykırılık oluşturduğu,
2. Ayrıca, Rekabet Kurulu Başkanlığı’na gönderilmiş olan 9.4. 1999 tarihli
yazı ile bilgi ve belge istenmiş olduğu, 12.4.1999 tarihli yazı ile istenilen
bilgi ve belgelerin gönderildiği, ancak 8.2.1999 tarihli bir tutanağın
gönderilmemiş olduğu, ayrıca söz konusu tutanağın raporda da
değerlendirilmediği,
3. Anılan Kurul kararı ile ilgili olarak, Kanun’un 9. maddesinin ilk
fıkrasında yazılı “…rekabetin tesisi ve ihlalden önceki durumun
korunması için yerine getirilmesi ya da kaçınılması gereken
davranışları kapsayan bir kararı bildirir” hükmünün yerine getirilmediği,
4. Kanun’un 9. maddesinin birinci fıkrasında yazılı olan karar alınmış
olmasına karşın aynı maddenin üçüncü fıkrasında yer alan “…Kurul
birinci fıkraya göre karar vermeden önce ilgili teşebbüs veya teşebbüs
birliklerine ihlale ne şekilde son vereceklerine ilişkin görüşlerini yazılı
olarak bildirir” hükmünün de maddedeki “bildirir” ifadesine rağmen
yerine getirilmemiş olduğu
öne sürülmüştür.
I.2. Esasa İlişkin Savunmalar
I.2.1. Yetkili Satıcıların ve Atelyelerin Yedek Parça Satış Fiyatlarının
Belirlenmesi İddiasına İlişkin Savunma
MAİS’in yetkili satıcı ve atelyelerle yaptığı sözleşmelerinin özellikle 4.5.1998
tarihinde rekabet kurallarına uygun hale getirildiği savunulmuştur. Yetkili
Satıcılık Sözleşmesi’nin fiyat ve indirim oranlarına ilişkin değişiklik
maddelerinin;
“Madde 11.1 (yeni metin) yetkili satıcıya uygulanacak Renault mamullerinin
fiyatları bu mamullerin maliyet ve kar unsurları belirlenmek suretiyle şirketçe
saptanır.
Madde 13.4 (yeni metin) Yetkili satıcının satacağı Renault mamullerine ve
servis saatlerine ilişkin olarak şirketin bildirdiği fiyatlar, maliyet unsurları ile
diğer ekonomik koşullar dikkate alınarak, yetkili satıcının bu ürünlerin
fiyatlarını belirlemelerinde yardımcı olmak için hazırlanmış olup, tavsiye
niteliğindedir.”
şeklinde olduğu, ayrıca MAİS Hukuk Müşavirliği tarafından 27.1.1998
tarihinde, 30.3020/1-019 sayı ile Servis ve Promosyon Müdürlüğü’ne
06-02/49-10
18
gönderilen yazıda, fiyatların tavsiye niteliğinde olduğunun belirtilmesi
gerektiğinin hatırlatıldığı ifade edilmektedir.
Fiyat belirleme ve rekabeti engelleme konusunda delil olarak değerlendirilen
1998 yılı “Yetkili Satıcı Faaliyet Yönetmeliği”nin ise ilgili müdürlüklere
gönderilerek hakkında görüş istenen taslak niteliği taşıdığı, nitekim bu
durumun yönetmeliğin üst yazısından anlaşıldığı, eksiklik ve hataları
nedeniyle yürürlüğe konulmadığı gibi yetkili satıcılara da gönderilmediği, bu
durumun da Şirket’in giden evrak defterleri ve PTT kayıtlarından
anlaşılabileceği belirtilmektedir.
Bilgisayar programı konusundaki iddiaların da gerçeği yansıtmadığı,
bilgisayarda tavsiye edilen fiyat ve indirim oranının yüklü olduğu, yetkili
satıcının fatura düzenlerken referans numarasını 1 ile girip bilgisayarda
faturayı yazabileceği, bu sırada referans no’sundan sonra istediği fiyatı yazma
hakkı olduğu, istediği fiyatı yazmayıp boş geçmesi halinde ancak o zaman
otomatikman MAİS’in tavsiye ettiği liste fiyatının yazıldığı, bu durumda da
yetkili satıcının faturanın en altındaki toplam bedele istediği oranda indirim
yapabilme ve fiyatı belirleme imkanına sahip olduğu, ayrıca dışarıdan alınan
malzeme ve yedek parça fiyatlarının da 2. referans numarası ile bilgisayara
yüklenebildiği ve MAİS yedek parçalarının da referans kodu değiştirilerek
yetkili satıcının istediği fiyattan faturalandırılabileceği ifade edilmektedir.
Soruşturma heyetinin hazırladığı Ek Görüş’te yeniden satıcıların tavsiye
edilen fiyatlara birebir uyduklarının öne sürülmesine yanıt olarak, satıcıların
fiyat kalemine genellikle tavsiye edilen fiyatı yazdıklarını, ancak bu fiyat
üzerinden yapılan indirimi faturanın altında ayrıca parça indirimi olarak
gösterdikleri savunması getirilmiştir.
Son yazılı savunmada MAİS, otomobil fiyatlarına müdahele etmedikleri halde
yedek parça fiyatlarını tespit ettikleri iddiasının ekonomik ve ticari açıdan
anlamlı olmadığını öne sürmüştür. Ek olarak gönderilen faturaların 700
adedinde %10’dan fazla indirim yapıldığı belirtilmiştir.
I.2.2. Yetkili Satıcıların ve Atelyelerin Rakip Yedek Parça Üreticilerinden
Mal Temin Etmelerinin Engellenmesi İddiasına İlişkin Savunma
1998/3 no’lu Tebliğ’e göre sağlayıcının ilke olarak yetkili satıcıların ve
atelyelerin rakip yedek parça üreticilerinden mal temin etmelerini
engelleyemeyeceği, ancak bu durumun kullanılacak yedek parçanın anlaşma
konusu mallarla aynı kalitede olma zorunluluğu; anlaşma konusu mallara
verilen servislerde, ücretsiz servislerde ve geri çağırmada sadece anlaşma
kapsamına giren yedek parçaları kullanma yükümlülüğü ve rakip yedek parça
kullanılması halinde, yetkili satıcıya bu durumun müşteriye önceden ve
sonradan bildirilmesi yükümlülüğü olmak üzere 3 istisnası olduğuna
değinilerek, MAİS’in sadece bazı yetkili satıcıların ve bazı üreticilerin rakip
yedek parçaları sanki MAİS orjinal yedek parçasıymış gibi göstererek, hem
müşteriyi aldatmalarına hem de MAİS markasına karşı haksız rekabet fiili
uygulamalarına karşı önlemler aldığı ifade edilmektedir.
MAİS, Trabzon yetkili satıcısı KOÇMAK A.Ş.’nin Valeo firmasının ürettiği
yedek parçaların yetkili satıcılığını ve ayrıca, İstanbul yetkili satıcısı HEDEF
A.Ş.’nin de on sekiz adet yedek parça üreticisi firmanın yetkili satıcılığını ve
dağıtıcılığını uzun süredir yapmakta olduğunu belirtmiştir. Söz konusu
06-02/49-10
19
firmaların buna ilişkin fiyat listeleri ile KOÇMAK A.Ş.’nin Renault yedek parça
satışlarında serbestçe indirim uyguladığını gösteren kampanya ilanı yazısı da
savunmanın ekinde sunulmuştur. Bu firmalarla ilgili olarak MAİS tarafından
hiçbir yaptırım uygulanmadığı da belirtilmiştir.
I.2.3. Filo Satışlarında Rekabetin Kısıtlanması İddiasına İlişkin Savunma
Filo satışlarında yetkili satıcının MAİS’e haber vermeden filo satımına ya da
ihaleye girmesi durumunda başarılı olamayacağı, zira vereceği fiyatlarda
MAİS’e ödeyeceği normal fiyatlar ile bağlı olacağı, bu durumda ise MAİS’i
haberdar ederek araçları ihalenin gerektirdiği fiyattan daha düşük bir fiyata
alıp, kendi belirlediği fiyattan müşteriye satma olanağına sahip olması
gerektiği ifade edilmektedir. Ayrıca,
- Yetkili satıcıların filo satışlarında MAİS’in katılım payının çok üzerinde
indirim oranı uyguladıklarını,
- Aynı filo müşterisine değişik yetkili satıcıların değişik indirim oranı
uygulayabildiğini ispatlamak amacıyla bazı faturalar sunulmuştur.
I.2.4. Şikayetçilerin İddialarına Yönelik Savunma
MAİS vekili, gerek yazılı savunmalarında gerekse sözlü savunmada,
şikayetçilerin ürettikleri parçaların Renault orjinal ürünlerine benzemesi
nedeniyle aldatıcı nitelikte olduğunu ve haksız rekabet davalarının da bu
durumu önlemek için açıldığını belirterek, soruşturma heyetinin şikayetçilerin
istemlerinin reddedilmesi yönündeki görüşlerine katıldıklarını ifade etmiştir.
J. GEREKÇE VE HUKUKİ DAYANAK
J.1. Resen Açılan Soruşturma Konularına İlişkin Değerlendirmeler
J.1.1. Usule İlişkin Savunmaların Değerlendirilmesi
1-İlk yazılı savunmada iddia edildiği gibi Kanun’un 42 ve 43/II. maddelerinde
soruşturma kararı metninin gönderilmesi gerektiğine dair bir hüküm
bulunmamaktadır. Zira 42. madde “Başvuru Sahiplerine Bildirim”i düzenlediği
gibi 43. maddenin ikinci fıkrasında sadece soruşturmaya başlandığının
bildirilmesi ve iddiaların türü ve niteliği hakkında yeterli bilginin gönderilmesi
öngörülmektedir. Anılan hükümler çerçevesinde teşebbüse soruşturmaya
başlanması kararı ve elde edilmiş olan belgeler gönderilmiştir. Ayrıca, MAİS
vekilinin 9.4. 1999 tarihli başvurusu üzerine, talep etmiş olduğu tüm bilgi ve
belgeler kendisine gönderilmiş olduğu gibi dosyayı inceleme haklarında
herhangi bir kısıtlama da yapılmamıştır.
2-Raporda 8.2.1999 tarihli tutanağın yer almamış olması ise usulde bir
eksiklik teşkil etmemektedir. Nitekim soruşturma aşamasında lehte ve aleyhte
olan tüm deliller kullanılmış, keza Kurul da soruşturma sonucunda lehte ve
aleyhte olan tüm delilleri birlikte değerlendirmiştir.
06-02/49-10
20
3-Kanun’un 9. maddesinin ilk fıkrasında yazılı olan “ …rekabetin tesisi ve
ihlalden önceki durumun korunması için yerine getirilmesi ya da kaçınılması
gereken davranışları kapsayan bir kararı bildirir.” hükmü ise fıkra metninden
anlaşılacağı gibi nihai kararı işaret etmekte olup, ancak nihai kararla birlikte
uygulanabilecektir.
4-Son olarak Kurul'un ihlale ne şekilde son verileceğine ilişkin görüş
bildirmemesinin önemli bir usul eksikliği olduğu savunması değerlendirilmiştir.
MAİS’e göre 4054 sayılı Kanun’un 9(3) üncü maddesindeki " Kurul
…görüşlerini yazılı olarak bildirir" şeklindeki ifadeyi, Avrupa Topluluğu’nun 17
sayılı Tüzüğü’nün 3(3) üncü maddesi hükmüne paralel olarak yorumlamak ve
bunun zorunlu olarak her olayda uygulanmasından kurtulmak mümkün
değildir. Savunmaya göre, 17 sayılı Tüzüğün 3(3) üncü maddesinin
hükmündeki “yapabilir” (İngilizce karşılığı: may) sözcüğünün esas alınıp bu
yorumun yapılması, Tüzüğün başka maddelerinin de, örneğin “Komisyon ceza
kesebilir” hükmünün 4054 sayılı Kanunda, emredici hüküm haline geldiğinin
kabul edilmemesini gerektireceğinden yanlış olacaktır. Dolayısıyla, Kurul her
olayda, nihai bir karar vermeden önce ihlale ne şekilde son vereceğine ilişkin
yazılı görüş bildirmek zorundadır.
Bu savunmanın kabul edilebilmesi için 4054 sayılı Kanun'un sadece lafzı ile
değil, ruhu ve konuluş amacı ile birlikte yorumlanması gerekmektedir. Madde,
AT Rekabet Hukuku kurallarından iktibas yoluyla alınmış olduğu için mehaza
bakılarak yorumlanması doğru olacaktır. Bilindiği gibi Roma Antlaşması'nın
87. maddesi gereğince 1962 yılında Konseyce kabul edilen 17 sayılı Tüzüğün
3. maddesinde aynı başlıkla düzenlenen ihlale son verme maddesi, diğer pek
çok maddede olduğu gibi 4054 sayılı Kanun'un 9. maddesine de kaynaklık
etmekte olup, son fıkra hariç neredeyse aynen tercümesidir. Kanun'un 9.
maddesinin son fıkrası ise, AT Hukukuna Avrupa Topluluğu Adalet Divanı'nın
Camera Care davasında vermiş olduğu karar ile girmiş olan ihtiyati tedbir
kararının bir yansıması olarak aktarılmıştır.
Avrupa Topluluğu Adalet Divanı’nın Camera Care dosyasıyla2 ilgili kararının
16. paragrafında, 17 sayılı Tüzüğün 3. maddesinin Komisyon’a rekabet ihlali
niteliğini taşıyan bir eyleme son vermek için iki tür karar alma yetkisi tanıdığı
belirtilmektedir. Birincisinin “Karar” olduğu ve Kurucu Antlaşmanın 189.
maddesi uyarınca muhataplarının bu karara uymak zorunda olduğu, Tüzüğün
15 ve 16. maddeleri uyarınca da bu “Karar’a” idari ve süreli para cezalarının
eşlik edebileceği yorumu yapılmıştır. Mahkeme, ikinci bir tür ihlale son verme
yolu olarak Komisyon’un her zaman bağlayıcı bir karar almadan önce 3(3).
madde uyarınca ihlale nasıl son verileceği ile ilgili tavsiyelerde bulunma yetkisi
olduğunu belirtmiştir. Tüzüğün 3(3). maddesi hükmünün amacının, taraf
teşebbüsleri bağlayıcı bir karar alma yoluna başvurmadan önce, onları kendi
görüşleri doğrultusunda hareket etmeye ikna etmek için, durumdan yani
Topluluk Hukuku karşısında davranışın ihlal teşkil edebileceğine ilişkin
Komisyon’un kendi değerlendirmesinden haberdar etmek olduğu, açık bir
biçimde ifade edilmiştir. Ayrıca bunun, Tüzüğün 3. maddesinin özü olan,
2 Case 792/79 R. Order of the Court of 17 January 1980. Camera Care Ltd v Commission of
the European Communities.
06-02/49-10
21
bağlayıcı karar almanın getirdiği pratik yollardan yararlanılmasını sınırlayıcı bir
biçimde yorumlanmasına neden olamayacağı belirtilmiştir.
Görüldüğü üzere ATAD’ın yorumu herhangi bir tartışmaya yer vermeyecek
ölçüde açık ve kesindir. Buna göre 4054 sayılı Kanun’un 9(3). maddesine
kaynaklık teşkil eden AT’nin 17 sayılı Tüzüğü’nün 3(3). maddesi,
Komisyon’un bağlayıcı bir karar almadan olayı çözmenin çeşitli nedenlerle
daha etkin olacağını düşündüğü hallerde, ihlale nasıl son verileceğine ilişkin
tavsiyelerini taraflara iletmek suretiyle dosyayı kapatma yetkisinin saklı
olduğu, ancak bunun bir zorunluluk olmadığı biçiminde yorumlanmaktadır.
Rekabet Kanunu’nun 9(3). maddesinin de aynı doğrultuda yorumlanmasının
doğru olacağı düşünülmüştür.
Avrupa Topluluğu mevzuatında, 17 sayılı Tüzük’te, Komisyon’un ihlal
iddiasıyla soruşturma açtığı hallerde, soruşturma tamamlanıp ihlalin varlığına
ilişkin nihai karar alınıncaya kadar, ihtiyati tedbir niteliğinde “bağlayıcı” bir
karar alınmasına imkan veren açık bir hüküm bulunmaması, Tüzüğün 3(3).
maddesinde yer verilen “görüş” bildirme imkanının, Komisyonun soruşturma
tamamlanıncaya kadar geçecek süre içinde ihlalin sürmesinin kabul
edilemeyeceği durumlarda kullanabileceği bir tedbir olarak düzenlenmiş bir
hüküm olduğu düşüncesini güçlendirmektedir. Komisyon, hakkında
soruşturma yürüttüğü teşebbüse, bağlayıcı olmasa bile ihlale ne şekilde son
vereceği konusundaki görüşlerini bildirmek suretiyle, ihlalin bir an önce sona
erdirilmesini sağlamak isteyebilir. Bağlayıcı olmayan bu görüşe uygun
davranıp ihlale son veren teşebbüsün bu olumlu davranışı ceza takdirinde
Komisyonca değerlendirilmektedir.
17 sayılı Tüzükle açıkça düzenlenmemiş olan ve soruşturmanın
sonuçlanmasına kadar geçecek süre içinde ciddi ve telafi olunamayacak
zararların ortaya çıkması ihtimalinin bulunduğu durumlarda, nihai kararın
kapsamını aşmayacak geçici tedbir niteliğindeki bağlayıcı olmayan “görüş”ün
ötesinde, “bağlayıcı” nitelikte “kararın” da verilebileceği, Adalet Divanı’nın
yukarıda açıklanan Camera Care kararı ile hükme bağlandıktan sonra Avrupa
Topluluğu mevzuatına girmiş ve aynı hüküm Türk kanun koyucusu tarafından
Kanun’un 9. maddesinin son fıkrasına konulmak suretiyle aynen aktarılmıştır.
Dolayısıyla 17 sayılı Tüzüğün 3(3). maddesinin karşılığını oluşturan Kanun’un
9(3). maddesinin fazla bir anlam ve önemi kalmamıştır. Bu nedenle
Kurulumuz nihai karara kadar geçecek süre içinde ihlale derhal son
verilmesini zaruri gördüğü durumlar için Kanun’un 17. maddesinin (a)
bendindeki süreli para cezası ile de yaptırıma bağlanmış olan 9 (4).
maddesindeki ihtiyati tedbir kararı alınmasının açıkça mümkün bulunduğu bu
durumda, bağlayıcı olmayan “görüş” bildirmesinin her olayda gerekli ve
zorunlu olduğu yönündeki savunmaya katılamamaktadır. Eğer bununla
savunmanın ihlale devam etmekte haklı olduğu kanıtlanmak isteniyorsa,
esasen Kurul'un soruşturma açma kararında ve bildiriminde MAİS'in ihlal
teşkil ettiğini düşündüğü davranışları birer birer duyurmuş olması karşısında
kendisinden beklenen, Kurul'un bu iddialarına katılıyorsa, bu davranışlarına
tebligatı alır almaz son vermesidir. Nitekim olayımızda MAİS kendisinden
beklenen bu davranışları gösterme çabası içinde olmuş ve Kanun koyucunun
amacı gerçekleşmiştir. Öte yandan 9. maddenin son fıkrasıyla Kurul’a verilmiş
olan yetkinin henüz soruşturma aşamasında ihlalin varlığı kanıtlanmamışken,
ihlale ne şekilde son verilebileceği konusunda görüş bildirmenin zorunlu
06-02/49-10
22
tutulmasının getirebileceği pratik sakıncalar dahi, fıkranın lafzıyla değil ruhuyla
yorumlanmasının daha doğru olacağı sonucunu haklı kılmış ve Kurulca 9.
maddenin üçüncü fıkrası uyarınca her olayda görüş bildirmesinin zorunlu
olduğu savunması kabul görmemiştir.
J.1.2. Onarımda Kullanılan Yedek Parçaların Yeniden Satış Fiyatının
Belirlenmesi
MAİS’in, Rekabet Kurulu’nun 1997/5 sayılı Tebliğ ile teşkilatını oluşturduğunu
ilan ettiği 5.11.1997 tarihinin öncesinde ve sonrasında, yayınladığı duyurularla
ve servis sirkülerleriyle yetkili servislerin onarım işçilik ücretleri ile onarımda
kullanılan yedek parça fiyatlarını ve bunlarda uygulanabilecek maksimum
indirim oranını açıkça belirlediği tespit edilmiştir.
Servislerde uygulanacak yedek parça fiyatları modem vasıtasıyla yetkili
satıcılara ulaştırılmakta ve fatura bilgisayar tarafından kesilirken MAİS’in
gönderdiği fiyatlar faturada görülmektedir. Yetkili satıcının bilgisayardan
otomatik olarak çıkan bu fiyatları değiştirmesinin mümkün olduğu belirtilmekle
birlikte, incelenen 20 bine yakın faturada, tavsiye edilen fiyatın dışına ancak
hata yapıldığı için çıkıldığı, değişik olan fiyatların olağan dışılığından
anlaşılmaktadır. Bu nedenle yetkili satıcının kendisine ait olan yedek
parçaların fiyatını belirleme özgürlüğü uygulayacağı parça indirimi oranıyla
sınırlanmaktadır.
MAİS’in, uyulmazsa sözleşmelerin fesh edilebileceğine kadar varan cezaların
uygulanacağını hatırlatarak yetkili satıcı ağına gönderdiği yazılar, yukarıda
belirtilen sistem nedeniyle faturadaki parçaların toplamı üzerinden indirim
yapmak dışında kendi malının fiyatı üzerinde bir belirleyiciliği kalmayan yetkili
satıcının bu son özgürlüğünü de elinden almaya yöneliktir.
Yedek parçaların yeniden satış fiyatlarının belirlenmesi için yetkili satıcılara
gönderilen yazıların, yetkili satıcılık sözleşmesinin 35, yetkili atelye
sözleşmesininse 9. maddesi uyarınca bu sözleşmelerin ayrılmaz birer
parçaları oldukları anlaşılmıştır. Bu nedenle MAİS, yetkili satıcılar ve yetkili
atelyeler ile arasındaki sözleşmeler vasıtasıyla indirim oranını en çok %10
olarak tespit etmektedir. MAİS’in yeniden satış fiyatını tespit etme
davranışının, yalnızca yetkili satıcılara gönderilen yazılarla sınırlı olmadığı, bu
iradeye yetkili satıcılar tarafından da %90’ın üzerinde bir oranda uyulduğu
yukarıdaki bölümlerde inceleme sonuçları verilen çok sayıda faturadan
anlaşılmaktadır.
Avrupa Topluluğu Komisyonu’nun bu tip dikey anlaşmalarla ilgili güncel
yaklaşımlarını VW kararında3 görmek mümkündür. Volkswagen firmasının
İtalya’ya sattığı araçların paralel ithalat yoluyla Almanya’ya geri dönmesini
engellemek için İtalya’daki yetkili satıcılarını bu ülkeye dönebilecek satışlar
yapmamaları yönünde zorlamasına ilişkin olarak açılan dosyada, Karar’ın 128
ve 129. paragraflarında Komisyon:
“Volkswagen, Audi ve Autogerma tarafından paralel ihracatları önleme ve
engellemeye yönelik olarak benimsenen tedbirler, 85(1)’inci maddenin yasağı
kapsamı dışında kalacak tek taraflı eylemler değildir. Bunlar üreticinin
Autogerma üzerinden seçici dağıtım ağı içinde yer alan satıcılarıyla yürüttüğü
3 Case IV/35.733, 28 Ocak 1998. Official Journal No. L 124, 25/04/1998, s. 60-108.
06-02/49-10
23
sözleşme ilişkilerinin parçasıdır. Çünkü bunlar satıcılık sözleşmesinin pratik
uygulaması için karşılıklı anlaşma ile benimsenmiştir…”
“Satıcıların ihracatlarının üzerindeki yasaklama ya da sınırlamalara üreticilerin
baskısıyla razı olup olmadıklarının konuyla bir ilgisi yoktur. 82/367/EEC sayılı
Hasselblad kararında Komisyon, bir uyumlu eylemin var olması için bir
teşebbüsün bilerek ve kendi iradesiyle hareketlerini bir başka teşebbüsün
istekleri doğrultusunda ayarlamasının yeterli olduğunu, hareketin yasadışı
olduğu bilgisi ya da güdüsünün konuyla ilgisinin olmadığını belirtmiştir.”
ifadelerine yer vermektedir. Söz konusu karardan da anlaşılacağı gibi üretici
ile yeniden satıcısı arasındaki dikey ilişkilerde rekabet ihlali bir tarafın diğerini
zorlamasıyla meydana gelse de, ihlal, aralarındaki anlaşmanın bir sonucu
olarak kabul edilmektedir.
Yukarıda yer verilen belgelerin bir kısmı Rekabet Kurumu’nun teşkilatını
oluşturduğunu 1997/5 sayılı Tebliğ ile ilan ettiği 5.11.1997 tarihinden önceye
rastlamakla birlikte, bahsedilen rekabet ihlallerine yol açan ve uymayanların
yaptırıma maruz kalacağını belirten 288 sayılı duyuru 29.12.1997 tarihine
aittir. 20.2.1998 tarih ve 439 sayılı Servis Sirküleri’nde indirimlerin 288 sayılı
duyuruda yer alan esaslar çerçevesinde belirleneceğinden söz edilmesi,
ihlalin en azından bu tarihe kadar sürdüğünün bir kanıtıdır. Gerek matbu
servis sirkülerleri ile, gerekse de elektronik posta yoluyla fiyatlar yetkili satıcı
ve atelyelere “tavsiye edilmekte” ve yetkili satıcılar “kendi politikaları gereği”
bu fiyatlara uymaya özen göstermektedir. Bütün bu mekanizmanın sonucunda
tüketiciye piyasa koşulları dışında belirlenmiş fiyatlardan hizmet
sunulmaktadır.
MAİS’in, otomobil fiyatlarına karışmadıkları halde ikincil önem taşıyan yedek
parça fiyatlarına müdahale etmelerinin ekonomik bir gerekçesi olmadığına
ilişkin savunması, kriz dönemlerinde otomobil satışlarının azalmasına rağmen
yedek parça satışlarının o oranda azalmaması, teşebbüslerin yedek parça
cirolarının toplam cironun %40’ından az olmaması, başka bir deyişle pazarın
büyük olması, ve en önemlisi yedek parça piyasasında rakiplerinin az sayıda
olması gibi gerçekler göz önünde bulundurulduğunda geçerli kabul
edilmemiştir. Otomobil pazarında Renault markasının önemli rakipleri bulunsa
da, yedek parça ve onarım pazarlarında MAİS’in ciddi rakipleri
bulunmamaktadır. Otomobillerin teknolojileri gün geçtikçe ilerlediği için,
bakımları yalnızca yetkili servislerde yapılabilir hale gelmektedir. Yedek parça
piyasasında yapılan yeniden satış fiyatı tespiti gibi bir rekabet ihlali, otomobil
firmalarının ilgili pazarda belirgin bir pazar gücüne sahip olmaları nedeniyle,
otomobil piyasasında yapılan olası bir ihlal ile karşılaştırıldığında, tüketiciler ve
toplam kaynak dağılımı açısından daha vahim sonuçlar doğurmaktadır.
Sonuç olarak yukarıda ayrıntılarıyla açıklandığı gibi; onarımda kullanılan
yedek parça fiyatlarının ve bunlarda uygulanabilecek maksimum indirim
oranlarının MAİS ve yetkili satıcılar arasında yapılan bir anlaşma ile tespit
edilmesi eylemleri 4054 sayılı Kanunu’nun 4. maddesine aykırılık teşkil
etmekte ve söz konusu maddenin “Mal veya hizmetlerin alım ya da satım
fiyatının, fiyatı oluşturan maliyet, kar gibi unsurlar ile her türlü alım yahut satım
şartlarının tespit edilmesi” biçimindeki (a) bendine birebir uymaktadır.
06-02/49-10
24
J.1.3. Diğer Yedek Parçaların Yeniden Satış Fiyatının Belirlenmesi
MAİS’in yetkili servisleri ya da şubeleri aracılığıyla doğrudan tüketicilere
satılmayıp, yine aynı ağ aracılığıyla toptan ya da perakende olarak tamircilere
sattığı yedek parçaların da yeniden satış fiyatını tespit ettiği yukarıda verilen
bulgulardan anlaşılmıştır.
MAİS’in Rekabet Kurulu’na sunduğu ilk yazılı savunmasında, 1998 Yetkili
Satıcı Faaliyet Yönetmeliği’nin yetkili satıcı ve yetkili atelyelere dağıtılmadığı,
“taslak niteliği taşıdığı” öne sürülmüştür. Ancak söz konusu belgenin ne üst
yazısında ne de başka bir yerinde taslak niteliğinde olduğuna dair bir ibare
bulunmamaktadır. Pazarlama ve Planlama Müdürü R…T… imzalı üst yazı
aynen aşağıdaki gibidir:
“Göndermiş olduğunuz bilgiler doğrultusunda güncelleştirilen 1998 yılı ‘Yetkili
Satıcı Faaliyet Yönetmeliği’nin bir kopyası ekte yer almaktadır. Müdürlüğünüz
ile ilgili bölümü kontrol ederek herhangi bir hata veya değişiklik olması halinde
13 Mart Cuma gününe kadar Müdürlüğümüze bildirilmesi hususunda
bilgilerinizi rica ederim.”
Bu yazıdan da anlaşılabileceği gibi yönetmelik taslağından değil,
güncelleştirilmiş bir yönetmelikten bahsedilmektedir. Müdürlüklere görüş
sormak için değil, güncelleştirilmesi tamamlanmış bu yönetmelikte kendileri ile
ilgili kısımlarda bir hata olup olmadığının bildirilmesi için yollanmıştır. Keza
ancak bir hata varsa müdürlerin bu durumu bildirmeleri istenmiştir.
MAİS’in posta kayıtları incelenmiş ve yetkililerle yapılan görüşme sonucunda
da kayıtlarda giden evrağın içeriğine ilişkin bilgi bulunmaması nedeniyle
yönetmeliğin gönderilip gönderilmediğini tespit etmenin imkansız olduğu
anlaşılmıştır. Çeşitli illerde görüşülen çok sayıda yetkili satıcı ise ne 1998
yılında ne de daha önce böyle bir döküman aldıklarını hatırlamadıklarını
belirtmiştir. Raportörler tarafından buralarda yapılan yerinde incelemelerde de
yetkili satıcı faaliyet yönetmeliklerine rastlanmamıştır.
MAİS’in savunmasında 16.11.1998 ve 30.12.1998 tarihli duyuruların 1998
Faaliyet Yönetmeliği ve fiyatlarla bir ilgisi olmadığı söylenmekte ve bu
uyarıların yetkili satıcılara başka amaçlarla gönderildiği ifade edilmektedir.
Ancak soruşturma raporunda da, uyarıların içeriğinin bir rekabet ihlaliyle
ilgisinin olduğu iddia edilmemiştir. Bu uyarılara değinmekteki amaç, 1998 veya
1997 yılında çıkarılmış bir faaliyet yönetmeliğinin 1998 yılının sonlarında hala
yürürlükte olduğunu göstermektir. Bu iki yönetmeliğin gerek bu bölümde
incelenen yedek parça yeniden satış fiyatlarının tespiti, gerekse de rakip
yedek parça kullanımına ilişkin hükümleri aynı olup, hangisinin yürürlükte
olduğu bir önem taşımamaktadır.
Onarım amaçlı olmayan yedek parça yeniden satış fiyatlarının ve bu fiyatlar
üzerinden yetkili satıcılar tarafından yapılabilecek azami indirim oranının
MAİS tarafından açıkça belirlenmesi 4054 sayılı Kanunu’nun 4. maddesinin
(a) bendi ile benzerlik göstermesi nedeniyle bu maddeyi ihlal etmektedir.
J.1.4. Otomobil Yeniden Satış Fiyatının Tespit Edilmesi
MAİS tarafından ilk yazılı savunmada belirtilen hususlar ve ekinde gönderilen
1998 yılı Haziran ayına ait farklı satıcılardan derlenmiş faturaların incelenmesi
06-02/49-10
25
neticesinde hem bayilerin birbirlerinden farklı fiyatlardan hem de MAİS
tarafından tavsiye edilen fiyattan farklı olarak satış yaptıkları tespit edilmiştir.
Soruşturma safhasında, soruşturma heyeti tarafından değişik illerdeki yetkili
satıcılar nezdinde yapılan incelemelerde de yetkili satıcılar tarafından,
otomobillerin yeniden satış fiyatı konusunda baskı yapılmadığı, araçların
maliyeti esas olmak üzere MAİS tarafından bildirilen tavsiye fiyatı da göz
önüne alınarak yetkili satıcının kendi satış fiyatını belirleyebildiği ifade edilmiş,
bu satıcılardan rasgele seçilen fatura örneklerinden de farklı fiyattan araç
satılabildiği görülmüştür.
Bu tespitler neticesinde MAİS’in yetkili satıcılar tarafından satılan otomobillerin
yeniden satış fiyatını belirlemeye dair bir amacının bulunmadığı ve dolayısıyla
da böyle bir etkinin pazarda doğmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
J.1.5. Rakip Yedek Parça Kullanımının Yasaklanması
MAİS’in savunmasında Trabzon yetkili satıcısı KOÇMAK A.Ş. ile aynı adreste
bulunan KOÇLAR Otomotiv, Gıda, İnşaat, Taahhüt, Ticaret Ltd. Şirketi’nin
Valeo firmasının bayisi olduğuna dair bilgiler bulunmaktadır. MAİS yetkili
satıcısı HEDEF Otomotiv, Ticaret ve Sanayi A.Ş.’nin Monroe, Mako, Farba,
Valeo, Sismak, Supsan gibi yedek parça üreticilerinin bayiliğini yaptığı
hazırladıkları fiyat kataloğundan anlaşılmaktadır.
21.10.1999 tarihinde Valeo Otomotiv Dağıtım A.Ş. Satış Müdürü C…T… ile
yapılan görüşmede de Valeo bayilerinin MAİS yetkili satıcılarına mal
satabildikleri belirtilmiştir.
Ayrıca yetkili satıcılarla yapılan görüşmelerden bayilerin MAİS’in zorlamasıyla
değil kendi istekleriyle rakip yedek parça satmadıkları, ancak müşteri isterse
başka markaları satabilmeleri önünde bir engel olmadığı öğrenilmiştir.
Sonuç olarak MAİS’in yetkili satıcılarını, rakip firmaların ürettiği yedek
parçaları satmamalarına ve onarımda kullanmamalarına yönelik davranışlarda
bulunduğu tespit edilememiştir.
J.1.6. Filo Satışları
Yukarıda incelenen duyurular ve yönetmeliklerle MAİS’in, yetkili satıcıların filo
satışlarında uygulayacağı indirim oranlarını tespit ettiği, bu şekilde yetkili
satıcının müşterisine uygulayacağı fiyata doğrudan müdahale ettiği açıkça
görülmektedir. Bu tespite karşılık olarak, yetkili satıcının indirim yapabilmesi
için MAİS’den indirimli araç alması, bunun için de MAİS’in bilgilendirilmesi ve
indirime razı olması gerektiği savunması yapılmıştır. Ancak bu savunma,
yönetmelik hükmünün hem MAİS’in razı olduğu indirimleri, hem de yetkili
satıcının kendi kar marjından kısarak yapacağı indirimi ayrıntılı bir biçimde
belirlemesine gerekçe teşkil etmemektedir. Yönetmeliklerde yer alan “Yapılan
filo satışında belirtilen maksimum indirim oranının aşılmasının tesbiti halinde
söz konusu yetkili satıcının filo satışları engellenecek ve Renault katılımı
sağlanmayacaktır. Ayrıca ilgili otoların kar marjları sıfırlanacak ve ilgili
dönemde hakedilmiş performans primi ödenmeyecektir.” şeklindeki
hükümlerin rekabeti sınırlama amacını güttüğü ve savunmada belirtilen
hususlarla açıklanamayacağı açıktır.
06-02/49-10
26
K. REKABETİN TESİSİ VE İHLALE SON VERME
Resen yapılan soruşturma sonucunda tespit edilen ihlallerin, yeniden
satıcılarla yapılan sözleşmeler, faaliyet yönetmelikleri ve duyurular ile
gerçekleştirildiği görülmüştür. Bu nedenle rekabetin tesis edilebilmesi için,
işbu Karar'da da rekabeti engelledikleri sonucuna varılan;
a) onarımda kullanılan yedek parçaların yeniden satışında MAİS’in
perakende satış fiyatı üzerinden %10 oranından fazla indirim
yapılmasını yasaklayan 16.10.1996 tarihli ve 23.5/6287 sayılı duyuru,
20.12.1996 tarihli “Onarım Ücret ve Onarımda Kullanılan Yedek Parça
İskonto Taahhütnamesi’nin ekinde gönderildiği duyuru, 29.7.1997 tarih
ve 23.5/164 sayılı duyuru, 29.12.1997 tarih ve 23.5/288 sayılı duyuru
ve 20.02.1998 tarih ve 439 sayılı Servis Sirküleri’nin,
b) “Yetkili Satıcı Faaliyet Yönetmeliği”nin yedek parça yeniden satış
fiyatlarının MAİS tarafından tespit edilmesini öngören Yedek Parça ve
Aksesuar Satışlarına İlişkin Esaslar başlıklı üçüncü bölümünün üçüncü
maddesinin ve
c) bunların dışında mevzuatla izin verilenin ötesine geçen her türlü
kısıtlayıcı talimatın,
yürürlükten kaldırılması gerekmektedir.
Yetkili satıcılık sözleşmesinin 35 inci maddesinin rekabet mevzuatına aykırı
olarak uygulanmasına imkan vermeyecek şekilde yeniden düzenlenmesi
gerekmektedir. Yine ihlallere neden olan ÖSB Yönetmeliği’nin 20.3.2000
tarihinde yürürlükten kaldırıldığı Kurul’a bildirilmiştir.
L. SONUÇ
Önaraştırma ve soruşturmaya ait tüm savunma, ek savunma, sözlü savunma
tutanakları, raporlar, Danıştay’ın iptal kararları, tüm dosya münderecatında
yer alan bütün bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda;
1-) Kurul’un 22.11.2000 tarih ve 00-42/453-247 sayılı kararının muafiyet ve
menfi tespit ile ilgili kısımlarının kesinleşmiş olması nedeniyle bu konuda karar
verilmesine gerek olmadığına OYBİRLİĞİ ile,
2-) Rekabet Kurulu’nun 15.8.2005 tarihli ve 05-51/785-M sayı ile
“soruşturmayı yürüten Kurul üyesinin nihai karar toplantısına katılarak oy
kullanmasının hukuka aykırı olduğu gerekçesine dayanan ve Kurumumuzca
tebellüğ edilen ve Danıştay 13. Dairesi ve İdari Dava Daireleri Genel Kurulunun
değişik kararlarıyla yerleşik hale gelen mahkeme kararlarının bugünkü tarihten
itibaren temyiz edilmemesine ve yürütmenin durdurulması kararı verilenler
açısından itiraz edilmemesine; gelecekte de bu nitelikteki bir gerekçeyle
06-02/49-10
27
Kurumumuza tebliğ edilecek tüm kararların temyiz edilmemesine ve yürütmenin
durdurulması kararı verilenler açısından itiraz edilmemesine”
şeklinde alınan kararı uyarınca ilgili Danıştay kararının temyiz edilmeksizin
dosyanın yeniden değerlendirilebileceğine OYÇOKLUĞU ile
(Karşı Oy: Rıfkı ÜNAL)
3-) MAİS Motorlu Taşıtlar İmal ve Satış A.Ş.’nin yetkili satıcılık sözleşmesi ve
yetkili atelye sözleşmelerinin ayrılmaz parçası olan;
a) yetkili satıcı faaliyet yönetmelikleriyle yetkili satıcıların
servislerinde veya yetkili atelyelerde onarım amacıyla
kullanılmayıp, müşterilere satılan yedek parçaların yeniden satış
fiyatlarının tespit edilmesi amacının güdülmesi suretiyle,
b) duyurularla onarımda kullanılan yedek parçaların yeniden satış
fiyatlarının tespit edilmesi suretiyle,
c) özel satışlar birimi yönetmelikleri ile, yetkili satıcıların
uygulayabilecekleri maksimum indirim oranlarının belirlenmesi
suretiyle,
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesinin açıkça
ihlal edildiğine,
d) Böyle sözleşmeleri akdeden ve ihlallere neden olan eylemleri
bildirim tarihinden sonra da uygulayan MAİS Motorlu Araçlar
İmal ve Satış A.Ş.’nin aynı Kanun’un 16. maddesinin ikinci
fıkrası gereğince, aynı maddenin dördüncü fıkrası da
değerlendirilerek, 1998 mali yılı sonunda oluşan yıllık gayrisafi
gelirleri üzerinden takdir edilen 257.947
(ikiyüzelliyedibindokuzyüzkırkyedi) YTL para cezası ile
cezalandırılmasına OYBİRLİĞİ iİe;
4-) 5388 sayılı Kanun’un 2. maddesi ile 4054 sayılı Kanun kapsamında
bulunan anlaşmaların bildirilmesi yükümlülüğü kaldırıldığından, bu konuda
karar verilmesine gerek olmadığına OYBİRLİĞİ ile,
karar verilmiştir.
06-02/49-10
28
(05.01.2005 tarih, 06-02/49-10 sayılı Kurul Kararı’na)
KARŞI OY GEREKÇESİ
Danıştay 13. Dairesinin “soruşturmayı yürüten Kurul Üyesi’nin nihai
karar toplantısına katılarak oy kullanmasının hukuka aykırı olduğu”
gerekçesiyle ortaya çıkan iptal kararlarının ve Danıştay İdari Dava Daireleri
Genel Kurulu’nun değişik kararlarıyla yerleşik hale gelen mahkeme
kararlarının temyiz edilmemesine ve yürütmenin durdurulması kararı verilenler
yönünden itiraz edilmemesine, gelecektede bu tür tüm kararların temyiz
edilmemesine ve yürütmenin durdurulması kararı verilenler açısından itiraz
edilmemesine dair çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
Gidilecek yargı yolu yönünden itiraz veya temyiz imkanı bulunan dosya
ya da davalar hakkında sahip olunan tüm yargı yollarının ve hakkının
süresinde kullanılmak suretiyle tüketilmesi gerektiğini düşünüyorum.
Rekabet Kurulu kararlarının ilk derece mahkemesi sıfatıyla Danıştay
ilgili dairesinde görülüyor olması nedeniyle verilen kararlar, bir başka dosya
için emsal karar olması niteliğini taşımaması gerekir. İdari Dava Daireleri
Genel Kurulu tarafından verilen kararlar, Rekabet Kurulu kararları yönünden
temyiz niteliğinde olduğundan, Danıştay’ın ilgili dairesi tarafından emsal
olarak kabul edilmelidir. O halde itiraz ya da temyiz imkanı bulunan dosyalar
yönünden ve hatta geleceğede yönelik olarak bu yargı yolunu kapatırcasına
alınan kararın uygun olmadığı görüşündeyim. Kaldı ki, Rekabet Kurulu
kararlarının, 4054 sayılı Kanun’un 56 vd. maddelerinde yer verilen “Özel
Hukuk Alanındaki Sonuçları” nedeniyle tarafların bu yöndeki haklarını
mahkemelerde kullanabileceği göz önüne alındığında, sahip olunan yasal
yolları kullanmaktan vazgeçmenin sorumluluğu ve önemi daha da açığa
çıkmaktadır.
Rıfkı ÜNAL
Kurul Üyesi
Full & Egal Universal Law Academy