Rekabet Kurumu Başkanlığından,
(Danıştay'ın İptal Kararı Üzerine Verilen)
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : D1/2/A.G.-00/1 (Soruşturma)
Karar Sayısı : 06-29/354- 86 10
Karar Tarihi : 24.4.2006
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Mustafa PARLAK
Üyeler : Tuncay SONGÖR, Rıfkı ÜNAL,
Prof.Dr.Nurettin KALDIRIMCI, M. Sıraç ASLAN,
Süreyya ÇAKIN, Mehmet Akif ERSİN
B. RAPORTÖRLER : H.Hüseyin ÜNLÜ, İ.Yücel ARDIÇ, Özgür BAL 20
C. BAŞVURUDA BULUNAN : - Re’sen
D. HAKKINDA SORUŞTURMA YAPILANLAR:
- BAŞTAŞ Başkent Çimento Sanayii ve Ticaret A.Ş.
[Baştaş] Ankara-Samsun Karayolu 35.Km. 06780
Elmadağ/ANKARA
- Bolu Çimento Sanayii A.Ş. [BÇS] 30
Bolu-Mengen Yolu Üzeri 14001 Çaydurt /BOLU
- OYSA Çimento Sanayii ve Tic. A.Ş. [OYSA Niğde ve
OYSA İskenderun] Hacı Sabancı Bulvarı 51270 NİĞDE
- Afyon Çimento Sanayii T.A.Ş. [Set Afyon]
Karaman Mah. Otogar Arkası 03030 AFYON
- Set Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. [Set Çimento]
F. Kerim Gökay Cad. Arduman İş Merkezi B-C Blok 40
No:29 Altunizade/İSTANBUL
- Yibitaş Lafarge Orta Anadolu Çimento San. ve Tic. A.Ş.
[YL veya YLOAÇ] Portakal Çiçeği Sok. No:33 06540
Çankaya/ANKARA
- Çimsa Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. [Çimsa]
Toroslar Mah. Tekke Cad. P.K.614 33013 Yenitaşkent
Beldesi/MERSİN
06-29/354-86
2
50
- Batıçim Batı Anadolu Çimento Sanayi A.Ş. [Batıçim]
P.K.610 35213 İZMİR
- Adana Çimento Sanayii T.A.Ş. [AÇS veya OYAK Adana]
Ceyhan Yolu Üzeri P.K.10 01321 ADANA
- Akçansa Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. [Akçansa]
Ebulula Cad. Maya Meridien İş Merkezi Kat:7-10 80630
Akatlar/İSTANBUL
60
- Anadolu Çimentoları T.A.Ş. [Set Anadolu]
Ambarlı Liman Tesisleri 34900
Büyükçekmece/İSTANBUL
E. DOSYA KONUSU : Rekabet Kurulu’nun 1.2.2002 tarih, 02-06/51-24 sayılı
kararının iptaline ilişkin Danıştay 13. Dairesi’nin 15.11.2005 tarih, 2005/5933 E.
2005/5504 K.; 2005/1802 E. 2005/5507 K.; 2005/5130 E. 2005/5506 K.; 2005/5132
E. 2005/5509 K.; 2005/4995 E. 2005/5505 K.; 2005/5680 E. 2005/5510 K.;
2005/5660 E. 2005/5497 K.; 2005/1820 E. 2005/5508 K. sayılı; 28.2.2006 tarih, 70
2005/1726 E. 2006/1216 K.; 2005/5633 E. 2006/1195 K.; 2005/5138 E. 2006/1209
K. sayılı kararları üzerine İç Anadolu, Akdeniz ve Marmara bölgelerinde faaliyet
gösteren soruşturmaya konu teşebbüslerin, 4054 sayılı Rekabetin Korunması
Hakkında Kanun’u ihlal eder nitelikteki eylemlerinin yeniden değerlendirilmesi.
F. İDDİALARIN ÖZETİ : İç Anadolu, Akdeniz ve Marmara bölgelerinde faaliyette
bulunan soruşturmaya konu çimento fabrikalarının 4054 sayılı Kanun'u ihlal ettikleri
iddia edilmektedir.
G. DOSYA EVRELERİ : Kurul’umuz 17.6.1999 tarihinde, 4054 sayılı Rekabetin 80
Korunması Hakkında Kanun’un 40(1). maddesi uyarınca, çimento sektörüne yönelik
olarak önaraştırma yapılmasına karar vermiştir.
Resen yapılan önaraştırma sonucu düzenlenen 16.5.2000 tarih ve D1/2/A.G.-00/1
sayılı Önaraştırma Raporu, Kurul’un 20.6.2000 tarihli toplantısında görüşülmüş ve
4054 sayılı Kanun’un 41 ve 43(1). maddeleri uyarınca, yukarıda adı geçen 22
teşebbüs hakkında, aynı Kanun’un 4. ve/veya 6. maddelerini ihlal edip etmediklerinin
tespiti için soruşturma açılmasına karar verilmiştir.
Bu karar üzerine, Kanun’un 43(2). maddesi uyarınca, 4.7.2000 tarihinde, ilgili 90
teşebbüslere soruşturma açıldığına dair bildirimde bulunularak 30 gün içinde ilk yazılı
savunmalarını göndermeleri istenmiştir.
Haklarında soruşturma açılan teşebbüslerin ilk yazılı savunmaları yasal süresi içinde
Kurum kayıtlarına intikal etmiştir.
Kurul’un 12.12.2000 tarihli toplantısında, Kanun’un 43(1). maddesi uyarınca
soruşturmanın süresi 6 ay uzatılmıştır.
06-29/354-86
3
Soruşturma Heyetince tamamlanan 20.6.2001 tarih ve SR/01-4 sayılı Soruşturma 100
Raporu, Kanun’un 45(1). maddesi uyarınca, Kurul üyeleri ile ilgili teşebbüslere tebliğ
olunmuş ve aynı maddenin ikinci fıkrası gereğince teşebbüslerden 30 gün içinde
yazılı savunmalarını göndermeleri istenmiştir.
Haklarında soruşturma yürütülen teşebbüslerin ikinci savunma yazıları yasal süresi
içinde Kurum kayıtlarına girmiştir.
Soruşturma Heyeti’nin hazırladığı ek yazılı görüş, Kanun’un 45/2. maddesi uyarınca,
18.9.2001 tarihinde Kurul üyeleri ile ilgili teşebbüslere tebliğ edilmiştir.
110
İlgili teşebbüslerin ek yazılı görüşe karşı cevapları yasal süresi içinde Kurum
kayıtlarına intikal etmiştir.
Kurul’un 27.11.2001 tarihindeki toplantısında, yürütülen soruşturma ile ilgili olarak
17.1.2002 tarihinde sözlü savunma toplantısı yapılmasına karar verilmiş ve sözlü
savunma toplantısı davetiyeleri, Kanun’un 46(2). maddesi uyarınca ilgililere
gönderilmiştir.
17-18.1.2002 tarihlerinde yapılan sözlü savunma toplantısında teşebbüsler son
savunmalarını yapmıştır. 120
Kurul, 1.2.2002 tarihinde, 02-06/51-24 sayı ile nihai kararını vermiş ve karar,
04.02.2002 tarihinde tefhim edilmiştir.
Anılan Kurul kararı, hakkında soruşturma yürütülen teşebbüsler tarafından iptal
istemli açılan davalar sonucunda, Danıştay 13. Dairesinin 15.11.2005 tarih,
2005/5933 E. 2005/5504 K.; 2005/1802 E. 2005/5507 K.; 2005/5130 E. 2005/5506
K.; 2005/5132 E. 2005/5509 K.; 2005/4995 E. 2005/5505 K.; 2005/5680 E.
2005/5510 K.; 2005/5660 E. 2005/5497 K.; 2005/1820 E. 2005/5508 K. sayılı;
28.2.2006 tarih, 2005/1726 E. 2006/1216 K.; 2005/5633 E. 2006/1195 K.; 2005/5138 130
E. 2006/1209 K. sayılı kararlarıyla, soruşturmayı yürüten Kurul üyesinin, nihai karar
toplantısına katılarak oy kullanması nedeniyle iptal edilmiştir.
Diğer yandan, 1.12.2005 tarih ve 05-80/1102-M sayılı Kurul toplantısında; mevcut
dosya üzerinden yeniden karar verilmesini teminen gerekli hazırlık çalışmalarının
yapılmasına ve konunun Kurul gündemine getirilmesine karar verilmiştir.
Kurul’un konu ile ilgili olarak almış olduğu kararın gereği olarak rapor üzerinde
yeniden yapılan incelemeler ve değerlendirmeler ışığında düzenlenen Bilgi Notu
17.4.2006 tarih ve REK.0.05.00.00-110/52 sayılı Başkanlık önergesi ile 06-29 sayılı 140
Kurul toplantısında görüşülmüş ve 2002 yılında görev yapan Kurul’un yapısının da
değişmiş olduğu ve bu çerçevede soruşturmacı üyenin halen Kurul’da görev
yapmadığı da dikkate alınarak, önaraştırma ve soruşturmaya ait tüm savunma, ek
savunma, sözlü savunma toplantısının ses kayıtlarının yazılı açılımı, raporlar,
Danıştay’ın iptal kararları, tüm dosya münderecatında yer alan bütün bilgi ve
belgelerin incelenmesi sonucunda karara bağlanmıştır.
06-29/354-86
4
H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili dosyada; soruşturma sürecinde elde edilen
bilgi ve belgeler ışığında, Soruşturma Raporu’nda varılan sonuçlarda herhangi bir
değişikliğe gidilmesine gerek olmadığı ifade edilmektedir. 150
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. İlgili Pazar
I.1.1. İlgili Ürün Pazarı
İlgili ürün pazarı, ana başlık olarak, ikame edilemez niteliği ile “çimento”dur. Ancak bu
başlık altında alt grupların oluştuğu tespit edilmiştir.
160
İlk olarak çimento “gri” ve “beyaz” şeklinde ikiye ayrılmaktadır. Az sayıda teşebbüs
tarafından üretilen beyaz çimentonun tüketimi, gri çimentonun %1’ine tekabül
etmektedir. Gri çimentodan daha yüksek bir maliyetle üretilen bu ürünün satış fiyatı
da, gri çimentonun iki katıdır.
Ayrıca, ilgili pazarın belirlenebilmesi için yöneltilmiş sorulara, soruşturma
kapsamındaki teşebbüs yetkililerinin verdiği cevaplar, yeni ayrımlar yapılmasını
gerektirmiştir. Bu çerçevede, gri çimentonun da kullanılan katkı maddelerinin cinsi ve
miktarına göre alt gruplara ayrıldığı anlaşılmıştır. Soruşturmanın konusu itibarıyla
çimento türlerinin tamamı hakkında bilgi verilmekle birlikte; Türkiye’de, çimentonun 170
mukavemet alma süresinin hızlı olması gereken yerlerde çoğunlukla PÇ 42,5 türünde
çimentonun kullanıldığı belirtilmelidir (üretimi çok daha az olmakla beraber PÇ 52,5,
PKÇ/A 42,5 ve PKÇ/B 42,5 bu grup içinde değerlendirilebilir). Bu ürün grubu
genellikle daha nitelikli işlerde kullanılmak üzere büyük inşaat şirketleri ve endüstriyel
üreticiler tarafından talep edilmektedir. Aynı miktarda betonun daha az çimento ile
elde edilmesini sağladığından, nispeten daha az nakliye maliyetine katlanmak
isteyen hazır beton tesisleri de bu ürün grubunun müşterisidir. Mukavemet alma
süresinin daha uzun olabileceği yerlerde ise çoğunlukla PKÇ/B 32,5, PKÇ/A 32,5,
KZÇ 32,5, TÇ 32,5, KÇ 32,5 ve CÇ 32,5 kullanılmakta ve bunlar da ayrı bir grup
teşkil etmektedir. Bu iki ana grup dışında, SDÇ 32,5 gibi özel nitelikli işlerde 180
kullanılan çimento türleri de vardır; ancak bunların üreticileri az sayıda olduğu gibi,
kullanım alanları da sınırlıdır.
Çimento türlerine göre ayrımdan sonra, çimentonun pazarlama yöntemine göre,
“ambalajlı” ve “dökme” şeklinde de bir ayrım yapılması gerekmektedir. Çünkü bu
ikisinin tüketici grupları birbirinden farklıdır. Dökme çimentonun müşteri grubu, hazır
beton tesisleri, diğer endüstriyel üreticiler ve silosu olan büyük inşaat şirketleriyken;
torbalı çimento, “elle beton dökümü” gibi daha düşük yoğunluklu tüketim gerektiren
işlerde kullanmak üzere, bireyler tarafından talep edilmektedir. “Ambalajlı-dökme”
ayrımı, beraberinde, tüketim merkezleri bakımından da ayrım getirmektedir. Dökme 190
çimento müşterileri genellikle şehir merkezlerinde yer almaktadır. Ayrıca dökme
çimentonun nakliyesi silobaslarla yapıldığından tek yönlü nakliyeye neden olmakta ve
bu da nakliye maliyetini yükseltmektedir. Buna karşılık, torbalı çimentonun nakliyesi
kamyonlarla yapılabilmekte ve çift yönlü nakliye avantajına sahip olunduğundan daha
düşük maliyetle daha uzun mesafelere satılabilmektedir.
06-29/354-86
5
Gri çimento başlığı altında yapılan açıklamalar çerçevesinde “PÇ 42,5 dökme” ve
“PKÇ 32,5 torbalı” çimento müşterileri şeklinde iki grup oluşmaktadır. Birinci grubun
tüketimi gerek müşteri kitlesinden gerekse de bir ölçüde nakliye dezavantajından
dolayı şehir merkezlerinde ve daha dar bir alanda gerçekleşirken; fabrikaların satış 200
alanları bakımından kesişim torbalı çimentoda ortaya çıkmaktadır.
İlgili soruşturmanın esas konusunun “fiyat tespiti” ve “pazar paylaşımı” olması
nedeniyle ana ürün pazarı çimento olmakla beraber, analizler PKÇ/A (KÇ), PKÇ/B
(TÇ) ve KZÇ (CÇ) 32,5 torbalı çimento üzerinde yoğunlaşmıştır. İlgili ürün pazarı,
değerlendirmelerde genel pazar olan “çimento” ifade edilmedikçe “PKÇ ve KZÇ 32,5
torbalı çimento” olarak belirlenmiştir.
I.1.2. İlgili Coğrafi Pazar
210
İlgili coğrafi pazar da, ana başlıklar halinde belirlenmiştir. Buna göre, ilgili coğrafi
pazarlar, İç Anadolu, Marmara ve Akdeniz Bölgeleridir. Ege Bölgesi’ne ilişkin çimento
soruşturmasında bulunan ve 17.6.1999 tarih ve 99-30/276-166 (a) sayılı Kurul
kararına konu olan, çimento satış projeksiyonu anlaşmalarının da yukarıdaki ayrım
göz önünde bulundurularak yapılması, bu tanımı desteklemektedir. Ancak
çimentonun nakliye maliyetinin önemli olması ve teşebbüslerin satış politikaları gibi
nedenlerle bu genel başlığın altında alt pazarlar da oluşmaktadır.
Örneğin; İç Anadolu Bölgesi’nde, pazarın en batısında yer alan Set Afyon ile en
doğusunda yer alan OYSA Niğde’nin hiçbir ortak faaliyet alanı bulunmamaktadır. 220
Buna karşılık, her iki fabrikanın da Konya Çimento ile kesişen pazarları
bulunmaktadır. Konya Çimento’nun, gerek Konya’da, gerek Set Afyon ile kesişim
bölgesi olan Akşehir’de gerekse de OYSA Niğde ile kesişim bölgesi olan Karaman’da
farklı fiyatlar uyguladığı saptanmıştır. Benzer durum İç Anadolu Bölgesi’ndeki diğer
teşebbüsler için de geçerlidir. Teşebbüsler il, hatta ilçe bazında, pazarın uzaklığı,
pazarda faaliyet gösteren diğer teşebbüslerin davranışları, nakliye imkanları gibi
etkenlere bağlı olarak farklı fiyat politikaları uygulamaktadır. Bu durum mikro
marketler oluşmasına yol açmaktadır. Bu çerçevede, İç Anadolu Bölgesi başlığı
altında alfabetik sırayla Afyon, Akşehir, Ankara, Bolu, Çorum, Eskişehir, Karaman,
Kayseri, Konya, Kütahya, Nevşehir, Niğde, Tavşanlı ve Yozgat bölgelerinde fiyat 230
analizleri yapılmıştır. Bunların belirlenmesinde göz önünde bulundurulan kriter,
fabrika merkezi ya da kesişim bölgesi olmalarıdır. Bölgede faaliyet gösteren
teşebbüslerin fiyat listeleri, stratejik çalışmaları vb. dokümanlarında yapılan
incelemeler neticesinde, benzer bir ayrımın kendileri tarafından da yapıldığı
saptanmıştır. Fiyat analizleri dışında ise, aksi belirtilmedikçe, genel pazar tanımı olan
“İç Anadolu Bölgesi”, ilgili coğrafi pazar olarak kabul edilecektir.
Akdeniz Bölgesi ise Batı ve Doğu Akdeniz şeklinde iki alt pazara ayrılmaktadır. Bu
noktada Göltaş’tan alınan, “Ege Bölgesi ve Batı Akdeniz Bölgesinin Bütünleşik
Değerlendirilmesini Zorunlu Kılan Sebepler” başlıklı yazıya yer verilmelidir. İlgili 240
yazıda, “Çimsa, Adana ve İskenderun fabrikaları Akdeniz Bölgesi’nde bulunmasına
rağmen, Batı Akdeniz’den çok farklılık göstermektedirler. Bu üç fabrikanın bulunduğu
bölge ile Batı Akdeniz’de bulunan Göltaş’ın konum ve pazar durumu itibarıyla hiç bir
ilgisi yoktur. Örneğin Adana Çimento’nun ürettiği çimentonun tamamını iç piyasaya,
Göltaş’ın ürettiği çimentonun da tamamını ihracata verseniz bile birbirine hiç bir etkisi
olmaz. Doğu Akdeniz ile Batı Akdeniz Bölgeleri coğrafi olarak birbirine etkileşimi
06-29/354-86
6
olmayan pazarlardır. Fabrika kapasitelerinin müsbet veya menfi yönde birbirine etkisi
yoktur” denilmektedir. Batı ve Doğu Akdeniz pazarlarına ilişkin fiyat analizleri de, bu
iki bölgenin birbirinden farklılığını ortaya koymaktadır. Bu nedenlerle, Anamur’a kadar
olan bölge, Batı Akdeniz; Taşucu’ndan başlayıp Antakya’ya kadar uzanan bölge ise 250
Doğu Akdeniz pazarı olarak kabul edilmiştir.
Marmara Bölgesi’nde de, coğrafi özellikler, fabrikaların dağılımı gibi nedenlerle alt
pazarlar oluşmuştur. Ancak Akçansa, Set Balıkesir ve Bursa Çimento’nun faaliyet
gösterdiği “Güney Marmara Pazarı” olarak adlandırılabilecek bölge dışındaki alt
pazarların önemi bulunmadığından bunlara değinilmeyecektir.
I.2. Sektöre İlişkin Genel Bilgiler
260
I.2.1. Çimento Sektöründe Maliyetler
I.2.1.1. Tespitler
Temel konusu fiyat tespiti ve pazar paylaşımı olan bu soruşturmada, maliyetlere
ilişkin analizlerin önemli bir yer tuttuğu açıktır. Bu çerçevede, öncelikle, çimento
üreticileri arasında maliyetlerin farklılık gösterip gösteremeyeceği dikkate alınacaktır.
Aşağıdaki belgeler, çimento fabrikalarının birbirlerinden farklı maliyetlerle üretim
yaptıklarını ve bunun nedenlerini ortaya koymaktadır: 270
1. VII. Beş Yıllık Kalkınma Planı Çimento Hammaddeleri ve Yapı Malzemeleri
Raporu’nda (s.54), “…hammadde kullanım miktarlarının çok yüksek olması, nakliye
maliyetlerinin düşük olmasını gerektirdiğinden ana hammadde sahalarının fabrikaya
yakın olması (ençok 5 km) büyük önem taşımaktadır. Ayrıca hammaddelerin kaliteli,
kolay kırılabilir, öğütülebilir ve pişebilir özellikte olması, düşük nem içermesi,
sahaların ocak işletmeciliğine uygun olması, dekapaj gerektirmemesi, tarım-orman
alanları içinde olmaması hammadde maliyetlerinin düşük olmasını sağladığından
hammadde etütlerinde esas alınması gereken kriterler olmaktadır” denilmektedir.
280
2. VIII. Beş Yıllık Kalkınma Planı Çimento ve Hazır Beton Sanayi Özel İhtisas
Komisyonu Raporu:
1) “…Çimento üretim metod ve teknolojisinde en önemli farklılıklar fırın
ünitelerinde kendini göstermektedir…
iv. Isı enerjisinin daha tasarruflu kullanılmasına yönelik teknolojiler:
…Ön kalsinasyonlu sistem ise bir japon firması tarafından
geliştirilmiştir…Sistem ayrıca ısı sarfiyatını %5-10 civarında azaltmaktadır. Bu
uygulama aynı zamanda çimento fırınlarında düşük kalorili kömürlerin ve atıkların
yakılması imkanını da getirmektedir. 290
06-29/354-86
7
v. Elektrik enerjisinden tasarruf sağlayan yenilikler: Çimento üretiminde
kullanılan elektrik enerjisinin %40’ının öğütme sistemlerinde kullanılması gerçeği,
üreticileri daha az enerji kullanan öğütme metotları aramaya sevketmiştir. Dolayısıyla
yeni eziciler, kırıcılar, öğütücüler, separatörler ve değirmenler geliştirilmiştir. Çarpmalı
kırıcılar, şakuli tipli valsli değirmenler veya yüksek basınçlı merdaneli öğütücüler,
klinker, kömür veya hammadde öğütmede %15-20 enerji tasarrufu sağlamaktadırlar.
Yüksek randımanlı separatörler tesis edilmek suretiyle %15-20 enerji tasarrufu
sağlanabilmektedir. Yeni uygulanan yoğun-faz pnömatik taşıma sistemleri enerji
tüketiminde önemli tasarruf sağlamaktadır…
vi. Katkı maddeleri kullanımında artış: Enerji tasarrufunun önemli bir yolu da 300
çimentoda katkı maddeleri kullanımıdır ve bu yöntem dünyanın birçok bölgesinde
gittikçe önem kazanmaktadır…” (s.27-35 arasından)
2) “…Fabrikanın hammadde ocaklarına yakınlığı, yakıt, kraft kağıdı torba
temininde dağıtım merkezlerine mesafesi vs. gibi unsurlar maliyetlerde farklılık
getirmektedir.” (s.54)
3. Bolu Çimento Sanayii A.Ş.(BÇS)’den alınan maliyetlere ilişkin bir belgede
“(Prekalsinasyon yolu ile kapasite artırımı) Yatırım(ı) sonucunda; 1-Elektrik ham
çimentoda 110 kwh’dan 103 kwh’a inmiştir. Yılda 1.500.000 ton çimento üretildiğinde
sağlanan tasarruf 10.500.000 kwh olup, bugünkü fiyatı (Nisan 1999) 22.300 310
kwh/TL’den yıllık tutarı 234 milyar TL’dir. 2-Klinker pişirme kalorisi 950 k.kaloriden
798 k.kaloriye inmiş olup, 1.250.000 ton klinkerde sağlanan tasarruf 190 milyar
k.kaloridir. 1 k.kalori fiyatı 3.000 TL’den yıllık tutarı 570 milyar TL’dir. 3-Üretimin 260
kişi ile yapıldığını varsaydığımızda kişi başına klinker üretimi 1731 ton’dan
(450.000/260) 4615 tona çıkmıştır (1.200.000/260)” ifadeleri yer almaktadır.
4. ESÇİM Eskişehir Çimento Fabrikası T.A.Ş.(Esçim) 2000–2004 Dönemi Gelişme
Planı ve 2000 Yılı Programı’nda, özetle fabrikalarının belli kısımlarında üretim
maliyetleri açısından tasarrufa yönelik yatırımlarda bulunulduğu ve önemli oranlarda
tasarrufların sağlandığı ifade edilmektedir. 320
5. “Set Afyon Pazarlama ve Satış 3 Yıllık Plan Sunumu-Kuvvetli ve Zayıf Yönler
Analizi”nde, “Tehditler ve Fırsatlar Analizi” başlığı altında, “Tehditler” arasında yer
alan, “rakip fabrikaların (Denizli, Göltaş) kapasitelerinin yüksek olması nedeniyle,
düşük maliyetle ürünlerini bize göre daha uygun vade ve fiyatla satabilecek olmaları”
ve “Denizli fabrikası 1999 yılından itibaren kendi elektriğini üreterek üretim
maliyetlerini düşürecek” şeklindeki ifadeler, sektörde nasıl maliyet avantajı
sağlanabileceği sorusuna cevap niteliğindedir.
6. Set Afyon’un rakiplerine ve pazarına ilişkin, 30.6.2000 tarihli çalışmada, 330
Denizli Çimento’nun kuvvetli yönlerinden biri, “Fabrikanın ihtiyacı olan elektriğin
%65’ini kendisi üretiyor olması”; Esçim’in zayıf yönlerinden biri ise, “Eski bir fabrika
olması ve kapasitesinin düşük olması” şeklinde belirtilmiştir.
7. Set Ankara Satış ve Pazarlama 3 Yıllık Plan Güçlü ve Zayıf Noktalar
Analizi’nde, “Tehditler ve Fırsatlar Analizi” başlığı altında, “Tehdit” olarak
değerlendirilen “Bolu Çimento fabrikasının kurmayı planladığı termik santral projesi.
Ucuz enerji avantajı sağlama” ifadesi dikkat çekicidir.
06-29/354-86
8
8. Set Ankara’nın rakiplerine ve pazarına ilişkin, 27.6.2000 tarihli çalışmada, 340
Yozgat Fabrikası’nın kuvvetli yönü, “Hammadde ucuz”; Bolu Fabrikası’nın kuvvetli
yönleri, “Ucuz maliyet, yakın hammadde imkanları, enerji santralı kurma planları
mevcut”; Baştaş Fabrikası’nın kuvvetli yönleri ise, “hammadde kaynaklarına yakınlığı,
ucuz maliyet ve enerji girdisinde önemli yeri olan ithal kömürünü ucuza temin etmesi”
şeklinde belirlenmiştir.
9. Raportörler tarafından yöneltilen “Çimento üretiminde bir optimum ölçek var
mıdır? Örneğin 1.000.000 ton/yıl üzerinde üretim optimum ölçek olarak kabul
edilebilir mi?” sorusuna BÇS yetkilileri, “Kullanılan teknolojiye bağlı olarak daha az
kapasitede de etkin çalışılabilir; ancak doğal olarak aynı teknolojik altyapıya sahip iki 350
fabrikadan daha çok üretim yapan daha etkin olacaktır. Bu noktada fabrikaların sahip
olduğu fırın sayısı da önem kazanmaktadır. Çünkü 1.000.000 tonu tek bir fırında
üretiyorsanız o fırından yalnızca tek bir ekip sorumlu olacaktır. Ancak örneğin üretim
kapasitesi bizim fabrikamızdan yüksek olan Adana çimentonun 4 fırını olduğundan
her fırın için ayrı ekipler kurulması gerekmektedir ki bu maliyetleri artıran bir
durumdur. Fabrikamızın üretim kapasitesi, tek fırınla 1.000.000 tonun üzerinde
olmasına rağmen bizim de hammaddeden kaynaklanan dezavantajımız var. Çünkü
bölgemiz deprem bölgesi ve yerküre hareketleri nedeniyle hammaddeler homojen
biçimde elde edilemiyor. Ayrıca hammadde alanlarına uzaklık da maliyetleri olumsuz
yönde etkilemektedir” cevabını vermiştir. Benzer cevaplar, Baştaş, Çimsa Kayseri ve 360
YLOAÇ’ta hazırlanan tutanaklarda da yer almaktadır.
10. Raportörler tarafından yöneltilen “Fabrikanızı, maliyet faktörleri bakımından,
Ankara’daki diğer üreticilerle karşılaştırabilir misiniz?” sorusuna, Baştaş yetkilileri,
“Entegre tesis olduğumuzdan klinker üretimi yapmaktayız. Bu sayede, klinker üretimi
yapamayan Yibitaş Lafarge Hasanoğlan ve Bolu Çimento Ankara öğütme tesislerine
nazaran bir maliyet avantajımız var. Set Ankara fabrikasının bize göre avantajlı
olduğu husus, Ankara pazarına yakınlıktan kaynaklanan nakliye maliyetlerindeki
düşüklüktür. Buna karşılık Set Ankara’nın hammadde kaynaklarına uzaklıktan
kaynaklanan maliyet dezavantajı var. Ayrıca belediye mücavir alan sınırları içinde 370
olduklarından kömürü yalnızca BELKO’dan alabiliyorlar ki, bu da üretimde çok önemli
bir kalem olan yakıt maliyetlerini artırmakta. Bunlara karşılık, bizim Ankara pazarına
uzaklıktan dolayı nakliye maliyetlerimiz fazladır. Fakat hammadde kaynaklarımızın
fabrika sahasında bulunması bir ölçüde avantaj sağlamaktadır” cevabını vermiştir.
Benzer cevap, Set Ankara’da hazırlanan tutanakda da yer almaktadır.
11. Raportörler tarafından yöneltilen “Fabrikanızın yarı yaş sistemde üretim
yapması maliyetlerinizi nasıl etkiliyor?” sorusuna, Set Afyon yetkilileri, “Yarı yaş
sistemde üretebilmek için kuru sistemden farklı olarak hammaddeye %13-14
oranında su katılmaktadır. Bu suyu buharlaştırmak için ekstra yakıt harcanmakta ve 380
bu üretim maliyetini kuru sisteme göre yaklaşık 2 ABD $/ton artırmaktadır. Öte
yandan kuru sistemde ürünün kurutulması fırının kendi gazlarıyla yapılmaktadır. Bu
unsurlarla birlikte yarı yaş sistemin üretim kapasitesinin kuru sisteme göre yaklaşık
%10 daha düşük olmasından dolayı sabit maliyetler bakımından da bir dezavantajı
söz konusu olmakta ve yarı yaş sistemde üretilen çimentoya göre maliyeti daha
yüksek olmaktadır” cevabını vermişlerdir.
06-29/354-86
9
Aşağıdaki belgeler, aynı grup içinde yer alan çimento fabrikalarının bile maliyetlerinin
birbirlerinden farklılaştığını ortaya koymaktadır:
390
12. BÇS’den alınan 18.11.1996 tarihli belgede, OYAK (Adana, Bolu, Elazığ,
Mardin ve Ünye) ve OYSA (Niğde ve İskenderun) fabrikaları karşılaştırılırken
kullanılan ifadeler, aynı gruba ait çimento fabrikaları maliyetlerinin nasıl farklılaştığını
ortaya koymaktadır:
“GENEL İŞÇİLİK
…Adana ve Bolu’nun çimento üretimleri hemen hemen aynı olmasına karşın,
Bolu’nun işçi sayısının az oluşu (az işçi ile aynı üretimi yapması nedeniyle) genel
işçilik maliyetinin oldukça aşağıda kalmasını sağlamıştır. Adana’da ünitelerin fazlalığı
(4 fabrikanın olması) nedeniyle daha çok işçi çalıştırılmakta, bu nedenle genel işçilik 400
maliyetleri yüksek çıkmaktadır. Aynı yorum, çok rahatlıkla Elazığ için de yapılabilir…
YAKITLAR
a) Pişirme :
…Diğer yandan, fabrika teknolojisi de yakıt giderlerini etkilemektedir. Yine açık
bir örnekle, Bolu Çimento 1 ton klinker üretmek için 774 kalori harcarken, Adana 860
kalori harcayarak 1 ton klinker üretebilmiştir. Bolu Çimento Fabrikası’nın döner fırın
teknolojisinin Adana’ya göre daha iyi oluşu pişirme ve hammadde kurutma
maliyetlerinin daha aşağıda oluşmasına etkide bulunmuştur.
b) Hammadde Kurutma :
Pişirmede ifade edilen hususlar, her iki şıkda da girdinin aynı olması nedeniyle 410
burada da geçerlidir. Elazığ’ın hammadde kurutmada yüksek maliyete sahip
olmasının nedeni, diğer fabrikalar gibi farin kurutmasının yanı sıra, %39 nemli
Gölbaşı kömürünü de kurutuyor olmasıdır…
PERSONEL ÜCRETLERİ
Bu gider kalemi, çimento üretimi, kapsam dışı teknik personelin sayısı ve
ücretiyle ters yönlü ilişkilidir. Adana’nın ünitelerinin dağınıklığı nedeniyle diğer
fabrikalara göre daha fazla kapsam dışı personel çalıştırması bu giderin yüksek
çıkmasına neden olmaktadır…
DIŞARIDAN SAĞ.FAY. VE HİZ.
a) Enerji : 420
Fabrikaların kapasiteleri ölçüsünde puant saatlere girip girmediğine,
kalkınmada öncelikli yörelerde bulunup bulunmadıklarına, üretim teknolojilerinin
eskiliği-yeniliği, klinkerin olup olmadığına göre enerji maliyetleri farklılık
göstermektedir. Bolu’nun enerji gideri, satın aldığı klinkerin üretimine yansıması,
teknolojinin daha yeni olması nedeniyle düşük kalmaktadır…”
13. Yibitaş Lafarge Orta Anadolu Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. [YL veya
YLOAÇ] 7.7.1999 tarihli 1999 İlk Yarı Yıl Değerlendirmesi’nde, YLOAÇ’ın, Yozgat,
Çorum, Sivas, Hasanoğlan, Nevşehir ve Samsun fabrikaları için ayrı ayrı yapılan
analizlerde, her fabrikada kullanılan katkı oranlarının, yakıt karışımlarının, yakıt 430
tüketimlerinin, elektrik enerjisi tüketimlerinin birbirinden farklı olduğu görülmektedir.
Nitekim bu farklılıklar, 6 fabrikanın da birbirinden farklı “değişken, sabit ve toplam”
maliyetlere sahip olmasına yol açmıştır.
06-29/354-86
10
14. YLOAÇ’tan alınan Lafarge Turkey September’99 Management Report
çalışmasında, “…Yozgat ve Ağustos’tan itibaren Sivas fabrikası, elektriğe yarı fiyat
ödemek şeklindeki devlet teşviğinden yararlanıyor. Teşvik miktarı aylık olarak Yozgat
için 0.2 MUSD ve Sivas için 0.1 MUSD. Tasarrufun, yıllık olarak, Yozgat için 1.5
MUSD ve Sivas için 0.5 MUSD olması bekleniyor…” ifadesi yer almaktadır.
440
15. YLOAÇ’tan alınan “Key Performance Indicators” başlıklı tabloda, “Katkı Oranı,
Enerji Tüketimi, Yakıt, Enerji Maliyeti ve Hammadde Maliyeti” başlıkları altında,
Yozgat, Çorum, Sivas, Hasanoğlan, Nevşehir ve Samsun fabrikalarına ait verilere yer
verilmiştir. Aynı şirket fabrikalarına ait bu veriler arasındaki büyük farklılıklar dikkat
çekicidir.
Aşağıdaki belgeler, fabrikaların üretim maliyetlerinin birbirlerinden önemli miktarlarda
farklılaşmasının nedenlerini ortaya koymaktadır:
16. YLOAÇ’tan alınan 19.7.1996 tarihli Fabrikaların Uzun Vadeli Planı 1996–2006 450
çalışması:
“YLOAÇ Fabrikalarının Rakiplerinin Analizi” tablosunda, “Kapasite, Performans
Değerleri (C/K, Sp. Isı, Sp.Güç) ve Takribi Maliyetler (Hammadde, Yakıt, Elektrik,
İşçilik, Bakım, Diğer, Toplam)” başlıkları altında YLOAÇ rakiplerine ilişkin veriler
ortaya konmuştur. Bu verilerden de anlaşılacağı üzere, çimento fabrikalarının
maliyetleri arasında büyük farklılıklar bulunmaktadır Örneğin, en düşük maliyetli
fabrikanın birim maliyeti 20.6 ABD Doları iken, en yüksek maliyetli fabrikanın maliyeti
29.7 ABD Doları olarak gösterilmiştir. Görüldüğü üzere arada %50’ye yakın bir fark
bulunmaktadır. 460
Bu farklılıkların nasıl oluştuğuna dair açıklama yine ilgili çalışmadan alıntılarla
açıklanabilir:
“Aşağıda rakip firmalar hakkında bazı stratejik bilgiler yer almaktadır:
Set–Ankara Çimento
Hammadde maliyetleri 2 US$/ton’dur. Fabrika şehrin içinde kaldığından dolayı çevre
problemi vardır ve ocakları gelecek senelerde kapatmak zorundalar. Fabrikanın
şehre çok yakın olmasından dolayı SO2 emisyonlarını engellemek amacıyla oldukça
pahalı olan düşük kükürt muhteviyatlı kömür kullanıyorlar. Kalori sarfiyatları 810 470
kcal/kg. Yakıt maliyeti 5 US$/t ve toplam maliyet 23 US$/ton KK’dir…
Baştaş Çimento
…Hammadde maliyetleri düşüktür (1.5 US$/ton). Spesifik kalori ve elektrik üretimleri
850 kcal/kg ve 110 kwh/ton’dur. Çevre konusunda şimdilik kritik problemleri
olmadığından her tip kömür kullanılabilmektedir. Bunun yanısıra, pazara
yakınlıklarından dolayı nakliye maliyetleri düşüktür…Toplam maliyet 23.8 US$/ton
KK’dir.
Bolu Çimento
06-29/354-86
11
Hammadde maliyeti 1.8 US$/t KK’dir…PASEC Sistem-Voest Alpine’den dolayı
spesifik yakıt tüketimi ve spesifik elektrik tüketimi 765 kcal/kg ve 90 kwh/t’dur. 480
Fabrikanın konumundan dolayı yakıt nakliye masrafları yüksektir…Toplam maliyet
20.1 US$/t KK civarındadır…
Niğde Çimento
…Hammadde maliyetleri açısından oldukça rekabetçi bir durumdalar (1.5 US$/ton).
Öte yandan spesifik kalori sarfiyatları 950 kcal/kg ve spesifik elektrik sarfiyatı ise 110
kwh/ton CC’dir…”
İlgili çalışmada bu ifadelerin ardından, Yozgat, Çorum ve Sivas fabrikalarının
maliyetleri arasındaki farklılık nedenleri, hammadde, enerji, bakım, organizasyon,
çevre gibi başlıklar altında açıklanmıştır. “Hammadde” başlığı altında yapılan 490
değerlendirmelerden, hammadde ocağının fabrikaya olan uzaklığının ve çıkarılan
hammadde kalitesinin, maliyetler üzerinde etkili olduğu anlaşılmaktadır. “Enerji”
başlığı altında ise, klinker ve çimento üretim süreçlerinde yapılması gereken
teknolojik yenilemelerden ve bunların elektrik ve yakıt tüketimini azaltarak getireceği
maliyet avantajlarından bahsedilmektedir. Bu başlık altında yer alan “…Arçelik
firması tarafından inşa edilen, çimento fabrikası için yeterli 10 MW’lık bir dizel elektrik
santrali 1995 fiyatlarıyla 12 milyon dolara malolmuştur. Üretim maliyeti 3.5
cents/kwsaat’dir. TEK fiyatı olan 7.5 cent/kwsaat ile mukayese edildiğinde 4 centlik
bir kazanç yılda 4.5 milyon US$/yıl tasarruf anlamına gelir. Yatırımın geri dönüşü 3
yıldır…” ifadesi özellikle dikkat çekicidir. 500
17. Haziran 1998 tarihli Lafarge Turkey Central Anatolia Strategy Review
Extension çalışmasında, “İktisadi fiyattan yaklaşık 5 $/t daha yüksek olan fiyat
ödülünün korunabilmesi, Bolu, Konya gibi nakliye dahil maliyetleri Ankara’daki
oyunculara çok yakın olan dış oyuncuların davranışlarına bağlıdır” ifadesi yer
almaktadır. Bu belge, 1.000.000 ton/yıl’ın üzerinde kapasitesi olan Bolu ve Konya
Çimento’nun, üretim maliyetlerinin düşüklüğü sayesinde, nakliye maliyetleri
eklendiğinde dahi, Ankara’daki üreticilere yakın bir dağıtım maliyetine sahip olacağını
göstermektedir.
510
I.2.1.2. Savunmalar ve Bu Savunmalara İlişkin Değerlendirmeler
Soruşturma kapsamındaki teşebbüslerin, yukarıda yer verilen tespitlere ilişkin olarak
birinci ve ikinci yazılı savunmalar, ek görüşe cevaplar ile sözlü savunma toplantısında
yaptıkları başlıca savunma, “çimento fabrikalarında üretim maliyetlerini oluşturan
kalemlerin büyük ölçüde aynı olduğu, bu kalemlerde anlamlı değişiklik yapmanın ve
iddia edildiği üzere, maliyetlerde %50’ye yakın fark yaratılmasının mümkün olmadığı”
şeklindedir.
Üretim girdileri aynı olmasına rağmen değişik üretim teknolojileri sayesinde 520
maliyetlerin nasıl ve ne kadar farklılaştığı, soruşturma kapsamındaki teşebbüslerde
yapılan yerinde incelemelerde bulunan belgelerle tespit edilmiştir.
06-29/354-86
12
Diğer bir savunma ise, “teşebbüslerin farklı teknikler kullanarak maliyetlerini
hesapladığı; dolayısıyla bu verilerin kıyaslanmasının doğru olmayacağıdır.”
Kurul’umuz, teşebbüslerin maliyet belirleme tekniklerinin farklı olabileceğini kabul
ettiğinden, soruşturma kapsamındaki teşebbüslerin gönderdiği maliyet verilerine tek
başına itibar etmeyip, yukarıdaki gibi ayrıntılı analizleri dikkate almıştır.
530
Sonuç olarak, yukarıdaki belgeler çerçevesinde, savunmalardaki iddialar ve yaygın
kanının aksine, çimento üreticilerinin maliyetleri arasında, hammadde kaynaklarına
yakınlık, teknolojiye yatırım, doğru personel politikası gibi etkenler sayesinde büyük
farklılıklar oluştuğu söylenebilir. Bu durum, istenildiği takdirde aynı ilde hatta yakın
bölgelerde yer alan çimento üreticilerinin sahip olduğu üretim maliyeti avantajını
kullanarak rekabet edebileceğini göstermektedir.
I.2.2. Çimento Sektöründe Nakliye Maliyetleri
I.2.2.1. Tespitler 540
Üretim maliyetlerinin önemli ölçüde farklılaşabildiği ve bu sayede, aynı il veya yakın
bölgelerdeki çimento fabrikalarının istedikleri takdirde rekabet edebilecekleri yukarıda
ortaya koyulmuştur. Bu aşamada, görece uzak bölgelerde yer alan çimento
fabrikalarının birbirleri ile rekabet edip edemeyeceğine ilişkin analizler yapılacaktır.
Bunun için, çimento, gübre gibi taşıma maliyetinin üretim maliyetine oranının yüksek
olduğu sektörlerde nakliye maliyetlerini incelemek gereklidir. Bu çerçevede, öncelikle
nakliye maliyetlerinin nasıl hesaplanacağı ve bu maliyetleri nelerin etkileyeceği
konuları incelenecektir.
550
Çimento sektöründe, çift yönlü nakliyenin söz konusu olduğu durumlarda “motorin
zam miktarı x 0,0386 x kilometre” şeklinde bir formül kullanıldığı; tek yönlü nakliyede
ise, yukarıdaki formül neticesinde oluşan verinin 2 (iki) ile çarpıldığı tespit edilmiştir.
Teşebbüs yetkilileri “bu formülün tecrübeler neticesinde oluştuğunu” belirtmiştir.
Nakliye maliyetlerine ilişkin olarak değinilmesi gereken diğer bir husus, Komisyonun
çimento kararında da belirtildiği üzere, nakliye mesafesi uzadıkça, nakliye
maliyetlerinin azalan oranlı olarak artmasıdır. Benzer şekilde, fabrika merkezlerine
yapılan nakliyelerde de, yükleme-boşaltma giderlerinden dolayı, belli bir mesafeye
kadar olan nakliye maliyetine yakın bir miktar oluşmaktadır. 560
Nakliye maliyetlerini, yukarıdaki reel etkiler yanında, bazı savunmalarda da belirtildiği
üzere, nakliyenin kim tarafından, hangi saikle yapıldığı da etkilemektedir. Ancak
tekrara yol açmamak bakımından buna ilişkin değerlendirmeler, dikey kısıtlamalara
ilişkin bölümde yapılacaktır.
Yukarıdaki formül dikkate alınarak hesaplanan nakliye maliyetleri, Türk çimento
endüstrisinde yaygın bir davranış olan rakip fabrika merkezlerine satış yapılmaması
uygulamasını, o bölgedeki fabrikanın üretim maliyetlerine yakın düzeyde bir fiyatla
satış yapması halinde haklı kılmaktadır. Ancak Kurul tarafından yapılan analizler 570
06-29/354-86
13
şunu göstermiştir; çimento fabrikalarının bulundukları merkezde üretim maliyetlerinin
çok üzerinde bir fiyatla satış yapmaları, rakiplerin yüksek nakliye maliyetine rağmen
karlı biçimde ilgili merkeze gelebilmesine imkan vermektedir. Bu noktada, Set
Group’ta bulunan ve temel varsayımları, Kurul’un analizlerinde de kabul edilen ve
yukarıda metnine yer verilen belgeye değinilmelidir:
1. Set Group’tan alınan, üretim ve nakliye maliyetleri ile birlikte mikro marketler
ölçeğinde Set Afyon ve rakiplerinin değerlendirildiği çalışmadan çıkarılabilecek
sonuç, Set Afyon’un üretim maliyetleri bakımından Konya, Denizli ve Göltaş’a göre
en dezavantajlı konumda olmasına rağmen, nakliye maliyetleri dahil edildiğinde 580
Afyon pazarında en avantajlı konuma geçtiğidir. Ancak, tabloya göre pazarda
oluşması gereken ekonomik fiyat 23 ABD Doları iken, yine Set Afyon verilerine göre
Afyon il sınırları içindeki 1999 yılı ortalama PKÇ 32,5/A torbalı fiyatı 34,53 ABD Doları
olmuştur. Dökme çimento fiyatlarının daha da yüksek olduğu ve ilgili bölgenin, Set
Afyon’un görece rekabet içerisinde olduğu, dolayısıyla daha düşük fiyatla satışların
yapıldığı Afyon Merkez dışındaki pazarları kapsadığı düşünüldüğünde, bu ortalama
satış fiyatı daha da yükselecektir. Bütün bu hususlar göz önünde bulundurularak
Afyon’a, Konya ve Denizli’nin 30 ABD Doları, Göltaş’ın ise 27 ABD Doları nakliye
dahil maliyetlerine rağmen girmemesi, rakip fabrika merkezine satış yapılmamasının
nakliye maliyeti ile ilişkili olmadığının göstergesidir. Benzer tablolar, fabrika bulunan 590
diğer merkezler için de yapılmıştır. Bu bölgelerde de, iktisadi fiyatın üzerinde fiyatlar
olmasına rağmen, nakliye dahil maliyetleri daha düşük olan diğer fabrikalar,
rakiplerinin bölgelerine girmemektedir.
Dosya mevcudu bilgilere göre, rakip fabrika merkezlerine satış yapılmamasının en
yaygın olduğu İç Anadolu Bölgesi’ndeki fabrikaların üretim maliyetlerine, yukarıdaki
formülle hesaplanan nakliye maliyetleri eklenmiştir. 1998-1999’daki her ayın ortalama
üretim ve nakliye maliyet verileri ile elde edilen sonuç, rakip fabrika merkezlerindeki
aylık ortalama fiyatlara, tıpkı Set Group’un çalışmasındaki gibi 2 ABD Doları
eklenerek, elde edilen fiyatla karşılaştırılmıştır. Bulunan sonuçlar, nakliye maliyeti 600
“tek yönlü” varsayımı altında hesaplansa dahi, rakip fabrikaların bulundukları
merkezlere her zaman için karlı satışlarla girme olanağını göstermektedir. Bu
sonuçlara “Bölgeler”e ilişkin bölümde ayrıntılı olarak yer verilecektir.
Nitekim aşağıdaki belgeler de, mevcut fiyat yapısında, istenildiği takdirde rakip
fabrika merkezlerine girilebileceğinin göstergesidir:
2. Set Afyon’un rakiplerine ve pazarına ilişkin, 30.6.2000 tarihli çalışmada, Göltaş
Fabrikası’na ilişkin olarak, “Tehditler” başlığı altında, “Afyon’dan Antalya bölgesine
Tuğla gitmesi nedeniyle, bölgemize çimento gelmesi bakımından uygun nakliye 610
bulunması”; Konya Fabrikası’na ilişkin olarak ise yine “Tehditler” başlığı altında,
“Afyon’dan Konya bölgesine Tuğla gitmesi nedeniyle bölgemize uygun fiyatla çimento
nakliyesi olması” ifadeleri yer almaktadır. Bu ifadeler, Set Afyon’un isimleri geçen
rakiplerinin istedikleri takdirde Afyon’a girebileceğini ortaya koymaktadır.
3. 7.10.1997 tarihli Esçim III. Stratejik Planlama Komitesi Toplantı Raporu’nda
yer alan Genel Müdür Sadık AKALAN’ın, “Eskişehir ve Bilecik’e başka çimento
fabrikaları girmiyor, girerse savaşa gireriz. Ton başına 13 $ kaybederiz. Diğerlerinin
06-29/354-86
14
pazarına girmeye çalışırsak onları tedirgin ederiz” şeklindeki sözleri, istenildiği
takdirde Esçim’in diğer fabrika merkezlerine, diğer teşebbüslerin de Eskişehir’e 620
girebileceğini göstermektedir.
4. ÇMİS Türk Rekabet Hukuku ve Rekabet Kurumu Uygulamaları Semineri’nde,
Batıçim Yönetim Kurulu üyesi Şinasi ERTAN’ın, “... 1989 veya 90 senesinde
İstanbul’da yüzer bir terminal vardı. Oraya 10 bin ton mu ne İzmir’den ihtiyacı var.
Bölge fabrikalarından temin edemiyor. Herhalde talep fazlası var o sıralarda bir
dökme gemisi gönderdik. Hiç unutmuyorum, dünya başımıza yıkıldı. Ne oldu biliyor
musunuz? 4 fabrika gayet güzel bir organizasyon içerisinde yemin ediyorum ki size
yaptığım hesaplamalara göre o günkü maliyetine fiyatlarla İzmir’e günlerce çimento
sattım” şeklindeki sözleri (s.176), istenildiğinde İzmir-İstanbul arasında bile çimento 630
satışının yapılabileceğini göstermektedir.
5. Haziran 1998 Tarihli Lafarge Turkey Central Anatolia Strategy Review
Extension çalışması:
1) “Strategic Options New Assumptions” başlıklı sayfada, “YLOAÇ fiyat savaşı
tehdidine bağlı olarak Ankara pazarında yapay bir pazar payını sürdürebilmektedir”
ifadesi yer almaktadır.
2) “Price Sensitivity in Ankara” başlıklı sayfada, “Ankara’daki 5 $/t’luk fiyat ödülünün 640
nedeni fiyat savaşı tehdidir. YLOAÇ’a rakiplerini fiyat savaşı ile tehdit etmesine bağlı
olarak Ankara’da pazar payı bırakılmıştır.” ifadesi yer almaktadır.
3) “Ankara Market Competitive Pressure from Outside Players” başlıklı sayfada,
“Fakat, bugün, Konya ve Bolu gibi aktörler pazara girebilir ve YLOAÇ’a bırakılan %23
pay üzerinde hak iddia edebilir” ifadesi yer almaktadır.
4) “Additional Strategic Options Incremental NPV – Price in Ankara: 35$/t” başlıklı
sayfada, “Ankara’da %23 pazar payı ile 35 $/t fiyatı koruyabilen seçenekler
YLOAÇ’ın Konya ve Bolu’yu pazarın dışında tutabilme kapasitesine bağlıdır” ifadesi 650
yer almaktadır.
5) “Conclusion” başlıklı sayfada, “İktisadi fiyattan yaklaşık 5 $/t daha yüksek olan fiyat
ödülünün korunabilmesi, Bolu, Konya gibi nakliye dahil maliyetleri Ankara’daki
oyunculara çok yakın olan dış oyuncuların davranışlarına bağlıdır. Bu dış oyuncuların
varlığında, %23 pazar payını ve 5 $/tonluk fiyat ödülünü koruyabilmek zordur” ifadesi
yer almaktadır.
Pazarda fiyat savaşı tehdidine bağlı olarak rekabetçi fiyatların oluşmaması, düşük
üretim maliyetine sahip teşebbüslerin nakliye maliyetine rağmen uzaktaki rakibin 660
pazarına girebilmesine imkan vermektedir.
06-29/354-86
15
I.2.2.2. Savunmalar ve Bu Savunmalara İlişkin Değerlendirmeler
Soruşturma kapsamındaki teşebbüslerin, yukarıda yer verilen tespitlere ilişkin olarak
yaptığı başlıca savunma, “motorin zam miktarı x 0,0386 x kilometre formülünün, belli
bir nakliye maliyetinin üzerine eklenecek motorin fiyat artışını hesaplamak için
kullanılabileceği; kaldı ki, nakliye maliyetinin, araç büyüklüğü, mevsim, nakliye
yapılacak yer gibi faktörler gözetilmeden, yalnızca bu nitelikte bir formülle 670
belirlenmesinin mümkün olmadığı” şeklindedir.
Kurul’umuzca nakliye maliyetinin yalnızca ilgili formülle hesaplanamayacağı, başka
etkenlerin de göz önünde bulundurulması gereği zaten kabul edilmiş; hatta çimento
sektöründeki dikey kısıtlamalara ilişkin görüşler bu doğrultuda oluşturulmuştur.
Yukarıdaki formülün kullanılmasının sebebi ise, yapılan analizlere belli bir ölçüde ışık
tutulabilmesinin sağlanmasıdır.
Yukarıdaki analiz ve belgeler çerçevesinde sonuç olarak şunlar söylenebilir. Çimento
endüstrisinde nakliye maliyetinin, üretim maliyetine oranı yüksektir. Bu durum, eğer 680
nakliyenin yapıldığı bölgedeki fiyatlar, üretim-değişken maliyet seviyesine yakın
oluşmuşsa rakiplerin girmesine engel teşkil etmektedir. Ancak şu da bir gerçektir;
fabrikalar kuruldukları merkezde, rakiplerinin anlaşma ya da tek taraflı politikalara
bağlı olarak girmemesi neticesinde önemli bir pazar gücüne sahip olmakta ve
maliyetlerinin çok üzerinde fiyatlar uygulamaktadır. Bu fiyat yapısı, çevre
teşebbüslerin pazara girebilmesine imkan vermekte; ancak anlaşma ya da
misillemeye uğrama korkusuna dayanan tek taraflı şirket politikaları yüzünden rakip
fabrikaların kurulduğu pazara girmemek şeklindeki davranış devam etmektedir.
Böylece “yumurta-tavuk” ilişkisi şeklinde özetlenebilecek bir yapı oluşmaktadır.
Hemen belirtmek gerekir ki “tek taraflı şirket politikaları” ifadesi bir bilinçliliği ifade 690
etmektedir. Çimento sektöründeki teşebbüsler bilinçli olarak rakip bölgelere
girmemektedir ancak bu bilinçli davranış tek yönlü olduğu sürece bir ihlal teşkil
etmez.
I.2.3. Sektöre İlişkin Genel Bilgi
I.2.3.1. Tespitler
Çimento sektörü kar marjının yüksek olduğu bir sektördür. Aşağıdaki iki belge ve
maliyet-fiyat analizleri bunu destekleyici niteliktedir: 700
1. Özgür Çimento’dan alınan bir yazıda, “…Çimento piyasasında ise durum çok
farklı. Radikal dalgalanmalar olmuyor, çimento piyasası hazır beton piyasası gibi
değil. Yatırımı çok ağır olduğu için piyasaya yeni üreticiler giremiyor. Bizim
bölgemizdeki üreticiler yüksek karla çalışmaya alışmış ve şartlanmışlar. Zaman
zaman fiyat rekabete girip fiyat kırımı oluyor. Ancak bunlar çok kısa vadeli oluyor,
hemen oturup tekrar anlaşıyorlar, yüksek karla çalışmak onları rehavete itmiş.
Dolayısıyla çimentodaki karlılığımızın hiçbir zaman %25’in altına düşmeyeceğini
hesaplıyoruz” denilmektedir.
710
06-29/354-86
16
2. Esçim 1998–2002 Dönemi Gelişme Planı ve 1998 Yılı Programı’nda, “Türkiye
genelinde azalmakta olan pazar payımızın arttırılması, ancak Eskişehir dışında bir
fabrika almak veya kurmakla mümkün olabilecektir. Bugünkü ekonomik dengelerle
Çimento fabrikalarının akıllı bir yöntemle %35 kar marjı ile çalışabileceği ve kendini
yaklaşık 4 yılda geri ödeyebileceği düşünülürse karlı bir yatırım olarak görülmektedir”
ifadesi yer almaktadır.
Türkiye gelişmekte olan bir ülkedir. Bu nedenle gelişmiş ülkeler gibi yatırımların
durduğu olgun bir pazar değildir. Alınması zor olan ÇED raporu dışında pazara girişe
hukuki bir engel bulunmamaktadır. Bu etkenler karlılıkla birleşince, çimento 720
sektörüne gerek yerli sermayenin gerekse de Lafarge, Italcementi, Heidelberger,
Vicat ve Cementir gibi yabancı sermayenin yatırımları devam etmektedir. Ancak bu
noktada bir hususu belirtmek gerekir. Yatırımlar, sektöre yeni oyuncuların girişi ya da
yaklaşık 100.000.000 ABD Doları maliyetindeki klinker ve çimento üretimini bir arada
gerçekleştirebilen entegre tesisler kurmak yerine; mevcut kapasitelere,
prekalsinasyon yatırımı gibi teknik müdahaleler, yeni fırın kurulması ya da daha
küçük çaplı revizyonlarla ilave yaratmak şeklindedir. Ayrıca görece düşük bir
maliyetle çimento öğütme tesisleri kurulmaktadır. Bu yatırımlar neticesinde, sektörde,
bugün için aşırı kapasite meydana gelmiştir. Çimento üretiminde dünyanın önde
gelen ülkelerinden biri olan Türkiye’deki bu durum, gerek yurt içindeki gerekse de 730
yurt dışındaki piyasaları etkileyebilecek niteliktedir. Aşağıdaki belge, halen ülkemizde
ne kadar klinker fazlası olduğunu ve konunun Türkiye sınırlarının ötesinde,
uluslararası bir öneme sahip olduğunu ortaya koymaktadır:
3. Türkiye’de faaliyet gösteren yabancı sermayeli bir şirketten alınan strateji
çalışmasında, “…Türk çimento pazarında aktif bir oyuncu olmamak Grup için aşağıda
sunulacak potansiyel tehlikeyi getirecektir: Türkiye’nin, ihracat da dahil edildiğinde 9
milyon ton fazla klinker kapasitesi mevcuttur. …’nın yokluğunun avantajını
değerlendirecek yerel üreticiler, çimento fiyatlarının her zaman çekici olduğu Avrupa
çimento pazarına ihracatlarını artırma tehdidi oluşturacaktır. Bu tehdit, Türkiye AB’nin 740
tam üyesi olduğunda çok daha önemli olacaktır…” ifadesi bulunmaktadır.
Ancak bu noktada belirtmek gerekir ki, her coğrafi bölge ya da bunların altında yer
alan mikro pazarlar için kapasite fazlası söz konusu değildir. Nitekim bazı bölgelerde,
gerek klinker gerekse de çimento öğütme kapasitesinin yetersiz olduğunu gösteren
belgeler aşağıdadır:
4. Set Ankara Satış ve Pazarlama 3 Yıllık Plan Güçlü ve Zayıf Noktalar
Analizi’nde, “Pazar ve Çevre” başlığı altında, zayıf yön olarak “Çimento öğütme
kapasitesinin yetersiz olduğu” ifade edilmektedir. 750
5. Set Afyon Pazarlama ve Satış 3 Yıllık Plan Sunumu-Kuvvetli ve Zayıf Yönler
Analizi’nde, “Ürün” başlığı altında, zayıf yönler olarak belirtilen hususlardan biri;
“Talebin yüksek olduğu dönemde, öğütme kapasitesinin yetersiz olması”dır.
06-29/354-86
17
Türk çimento pazarındaki kapasite fazlası ve bölgesel bazda oluşan dengesizlikler,
Ege Bölgesine ilişkin çimento soruşturmasında bulunan ve Kurul kararına konu olan
anlaşmaların yapılmasına yol açmaktadır. Soruşturma kapsamındaki teşebbüslerin
bir kısmının savunmalarında varlığını kabul ettiği Türkiye Çimento Müstahsilleri Birliği
(TÇMB) öncülüğünde yapılan bu anlaşmaların amacı, pazarda oluşan kapasite 760
fazlasının ve dengesizliklerinin giderilebilmesi için teşebbüslerin ihracat, bölge içi ve
dışı satış miktarlarının belirlenmesidir. Bu sayede teşebbüslerin çıkarları ortak bir
noktada birleştirilmekte ve nihai tahlilde, fiyatın, yapay bir şekilde oluşmasına neden
olunmaktadır. Sektörün genel yapısını belirleyen bu anlaşmalar, mikro marketlerde
oluşacak fiyat ve benzeri parametrelerin tayinini ise daha alt ölçekli anlaşmalara
bırakmaktadır:
6. Set Group teşebbüslerinin savunmalarında TÇMB öncülüğünde
gerçekleştirilen anlaşmaların varlığı, “‘Rekabeti Sınırlayan Anlaşmalar’ olarak
nitelendirilen 4. madde kapsamına giren değerlendirmelerin büyük bölümü, Rekabet 770
Kurumunun kuruluş tarihi olan 5 Kasım 1997 tarihinden öncesine ait bazı üretim,
satış, kapasite kullanımı, bölge ihtiyacı planlaması ve ihracat tahminleri olup; esas
itibariyle Türkiye Çimento Müstahsiller Birliği (T.Ç.M.B.)'nin Milli Koruma Kanununa
dayalı olarak çıkarılan 1164 ve 1180 sayılı Bakanlar Kurulu kararnamelerine
istinaden, çimento fonunun yönetilmesi ve ilgili istatistiklerin toplanarak, yetkili
mercilerin yanı sıra, tüm birlik üyesi çimento kuruluşlarına dağıtılması kapsamında
yürüttüğü bir dizi çalışmaların sonunda elde edilmiş, üretilmiş bilgilerdir. Bu bilgilerin,
T.Ç.M.B. dışında sağlıklı takibini yapabilecek başkaca bir kuruluş olmaması
nedeniyle, teşebbüsler arasında bilgi alışverişine gidilmesine gerek dahi
duyulmaksızın, herkesin aynı anda sahip olduğu ve sektörün mevcut durumu ve 780
geleceği hakkında doğru analiz yapılmakta kullanılan resmi ve aleni bilgiler olduğu
malumunuzdur…” sözleriyle kabul edilmiştir.
7. 4.7.1994 Tarihli Oyak Çimento İştirakleri Koordinasyon Toplantısı
Tutanağı’nda varılan sonuçlar, “...Sektörde karşı karşıya kalınan durum nedeniyle,
üretim planlaması konusu gündeme gelmiştir. Sektörde önemli bir konuma sahip olan
OYAK Grubu Çimento fabrikalarının üretim planlaması konusunda politika
oluşturmaları önem arz etmektedir. 1994 yılında 1993 yılına göre çimento üretiminde
%8 civarında bir azalma beklendiğinden gündeme gelen üretim planlamasında
dikkate alınacak üç hareket noktası bulunmakta olup bunlar fabrikaların kapasiteleri, 790
Şirketlerce Çimento Müst. Birliği’ne önceden bildirilen 1994 yılı program çimento iç
satışları ve Şirketlerin 1993 yılı fiili çimento iç satışlarıdır…Üretim ve satış planlaması
kontrolünün Çimento Müstahsilleri Birliği’nce yapılabileceği, her fabrikanın kendilerine
verilen kontenjan çerçevesinde yaptığı satışı Birliğe bildirmesi, kontenjanına göre ilgili
ayda aşağı veya fazla sattıysa fiyatını aşağı yukarı çekerek bir sonraki ay telafi
yoluna gidilmesinin mümkün olabileceği, kontrol için gerekirse her ay toplantı
tertiplenebileceği, fazla üretimin ise ihracata yöneltilmesi gerektiği belirtilmiştir”
şeklinde ifade edilmiştir.
8. BÇS’den alınan “Stratejiler-Varsayımlar” başlıklı belgede, “Dış Satım 800
Olanakları: Fabrikamızın ihraç limanlarına uzak olması, tonaj tahdidi ve liman
masraflarının yüksek olmasının yanısıra, T. Çimento Müstahsilleri Birliği’nin
sektördeki planlayıcı ve onarıcı çalışmalarının, Rekabet Kanunu nedeniyle azalması
olağan koşullarda ihracat yapmamızı imkansız kılmaktadır...” ifadesi yer almaktadır.
06-29/354-86
18
9. Esçim 7.10.1997 Tarihli III. Stratejik Planlama Komitesi Toplantı Raporu:
“Sadık AKALAN (Genel Müdür): Klinker alımı sorun yaratıyor. Marmara bölgesi
satıcıları “diğer bölgelerin klinkerini çimentoya dönüştürerek bizim pazarımıza
sokuyorsunuz” diyerek bize tepki gösteriyorlar. Yönetim kurulu da klinker satın
alınmasına tepki gösterecektir…Klinker satın almak için aceleci olmayalım. En ucuz 810
zamanda satın alalım. Doğu Anadolu’dan satın alınan klinker Esçim tarafından
öğütülüp, Marmara’ya satılıyor. Bölgesel kaymalar oluşuyor. Bu da Marmara bölgesi
üreticileri tarafından ciddi eleştiri konusu yapılıyor, savaşın içine düşebiliriz. İyi bir
hesaplama ile klinkeri az satın almalıyız.
Nafi MAKAROÇ (Satış Müdürü): Eğer klinker satın almazsak; Ankara bizim alanımıza
girecektir.
Fikret ULUAKAY (Teknik Genel Müdür Yardımcısı): Biz kapasitemizin ne kadarını
afişe edeceğiz?
Sadık AKALAN (Genel Müdür): 300.000 ton/yıl diyebiliriz. Duruş süresi boyunca
kaybettiğimiz klinkeri alacağımızı söyleyebiliriz. 820
Fikret ULUAKAY (Teknik Genel Müdür Yardımcısı): Finansman sıkıntısı var.
Şimdiden tarih bildiremeyiz.
Sadık AKALAN (Genel Müdür): 1997 yılında klinker satın almak için acele ettik,
piyasa karıştı, telaş oldu, Set en fazla 40.000 ton klinker teklif etti, daha sonra 60.000
ton verebildi. Bizde hemen satın aldık fakat yıl içindeki satışlarımız beklediğimizin
altında gerçekleştiği için stok klinker fazla. Bu fazlalığı yedirtmek amacıyla ucuza
satış yaparsak bu savaş bize para kaybettirir. 700.000 tonluk bu pazarı
kaybetmemeliyiz.”
Anlaşma yapılması kadar bu anlaşmanın sürdürülmesi de önemlidir. Sektörde, 830
yapılan anlaşmaların devamının sağlanabilmesi için, AB Komisyonu’nun çimento
sektörüne ilişkin bir kararında “carrot&stick (havuç ve sopa)” şeklinde tanımlanan
ödüllendirme ve yaptırım politikaları uygulanmaktadır. Anlaşmada belirlenen
kontenjanın altında satış yapan teşebbüsün satışlarını artırabilmek için rakiplerinin
fiyatlarını artırması ödüllendirmeye bir örnek olarak verilebilir:
10. 4.7.1994 Tarihli Oyak Çimento İştirakleri Koordinasyon Toplantısı
Tutanağı’ndaki, “Üretim ve satış planlaması kontrolünün Çimento Müstahsilleri
Birliği’nce yapılabileceği, her fabrikanın kendilerine verilen kontenjan çerçevesinde
yaptığı satışı Birliğe bildirmesi, kontenjanına göre ilgili ayda aşağı veya fazla sattıysa 840
fiyatını aşağı yukarı çekerek bir sonraki ay telafi yoluna gidilmesinin mümkün
olabileceği, kontrol için gerekirse her ay toplantı tertiplenebileceği, fazla üretimin ise
ihracata yöneltilmesi gerektiği belirtilmiştir” ifadesi, bu düşüncemizi desteklemektedir.
Yaptırıma örnek ise, topluca ya da bireysel olarak, anlaşmaya uymayan teşebbüsün
faaliyet alanına misilleme satışları yapmaktır:
06-29/354-86
19
11. Set Ankara Satış ve Pazarlama 3 Yıllık Plan Güçlü ve Zayıf Noktalar
Analizi’nde, “Ürün” başlığı altında kuvvetli yön olarak gösterilen “klinker kapasitemizin
yüksekliği nedeniyle rakiplerin bizden çekinmeleri” ifadesi, pazarda anlaşmanın 850
bozulması halinde sahip olunan yaptırım gücünü göstermesi bakımından kayda
değerdir.
12. Haziran 1998 Tarihli Lafarge Turkey Central Anatolia Strategy Review
Extension çalışmasındaki ifadeler, fiyat savaşı tehdidi ile YLOAÇ’ın Ankara’da sahip
olduğu yapay pazar payını ortaya koymaktadır.
13. ÇMİS Türk Rekabet Hukuku ve Rekabet Kurumu Uygulamaları Semineri’ndeki
Batıçim Yönetim Kurulu üyesi Şinasi ERTAN’ın sözleri, anlaşmaya uymayan
teşebbüslere yönelik toplu misillemeyi ortaya koymaktadır. 860
Ancak ödüllendirme ve yaptırım politikalarının varlığına rağmen oligopolist
piyasalarda anlaşmalar yapıldığı sıklıkta da bozulmaktadır:
14. 9-11.10.1997 tarihinde Colossae Hotel Thermal’de yapılan TÇMB Arama
Konferansı tutanaklarında yer alan, “Güvensizlik şuradan çıkabiliyor; zor dönemlerde
(kış ayları) verilen sözler tutulamayabiliyor. “Sen benim pazarıma girmeyeceğini
söyledin ama girdin” gibi sözler...” ifadesi, sektörde talebin azaldığı dönemlerde
aldatmaların (cheating) yaygınlaştığını ortaya koymaktadır.
870
15. BÇS Ticaret Müdürü tarafından 27.11.1996’da “Genel Müdürlük Makamına”
gönderilen, “Ankara bölgesinde pazarı paylaştığımız çimento fabrikaları 15.11.1996
tarihinden geçerli olmak üzere uygulamaya alınan fiyat ve ödeme koşullarına
uymamakta, buna bağlı olarak da bölge bayilerimiz Ankara bölgesinde çimento
satamamaktadırlar. Bu sebeple 02.12.1996 pazartesi gününden geçerli olmak üzere:
Ankara Öğütme ve Paketleme tesisimiz bandı teslimi 4.000.000 TL/TON+KDV fatura
tarihi + 30 gün vadeli fiyat uygulanabilmesini…emir ve müsaadelerinize arz ederim”
şeklindeki yazı, oligopolistik piyasalarda sıklıkla görülen, belirlenen fiyata tarafların
uymamasına ve dolayısıyla fiyat savaşlarının yeniden başlamasına, Kurul’un henüz
oluşmadığı bir dönemden örnektir. Bu duruma 1998-1999 yıllarında da 880
rastlanmaktadır.
Eldeki bilgiler çerçevesinde, TÇMB öncülüğünde yapılan yukarıdaki türden
anlaşmaların sonuncusu 1998 yılına ilişkindir. Ancak bu tür anlaşmalarla kurulmak
istenen yapı, oligopolist pazarın genel dengeleri içinde olduğu belirtilerek, halen
devam etmektedir:
16. Ado Çimento Satış Müdürü’nün, “Çimento sektöründeki ticari teamüller gereği
her çimento fabrikasının, müteahhit, hazır beton gibi önemli miktarda çimento satın
alan müşteriler bellidir. Çimento fabrikası ile bu müşteriler birlikte çalışmaya 890
alışmışlardır. Bu nedenle başka bir fabrikanın müşterisi olan bir müteahhit ya da
şirket mal talebinde bulunduğu zaman mal satılması için fazla istekli
06-29/354-86
20
davranılmamakta ve daha yüksek bir fiyat ya da kısa vade gibi daha dezavantajlı bir
koşul sunulmaktadır. Bu konuda çimento fabrikaları arasında herhangi bir anlaşma
bulunmamasına rağmen herkes müşterisini bilir ve buna razı olur. Aksi takdirde bir
çimento fabrikasının diğer bir fabrikanın müşterisine mal satmak suretiyle müşterisini
elinden alması durumunda, o fabrika da kendi müşterisini almaya çalışır. Bu şekilde
sektörde bir karışıklık meydana gelir. Bu nedenle genel olarak kimse kimsenin
müşterisine karışmaz. Bu durum çimento fabrikasının müşteriden alacağının tahsilini
de kolaylaştırmaktadır. Çünkü diğer çimento fabrikaları o müşteriye mal 900
vermediğinden ve müşteri fabrikasına bağlı kaldığından fabrikaya borçlarını ödemek
ve fabrikayla olan ilişkilerini iyi tutmak zorunda kalmaktadır” şeklindeki ifadeleri
tutanağa geçmiştir.
17. Set Group’tan alınan 28.5.1999 tarihli Türkiye Sunumu’nun “Ankara” başlıklı
sayfasında, “Pazardaki oyuncular arasındaki iyi klinker anlaşmaları, iç pazardaki
sürdürülebilir stabiliteye katkı sağlayacak” ifadesi yer almaktadır. Bir başka yerde ise,
“Klinker kapasitesindeki ciddi fazlalığa rağmen, oyuncuların süregelen ihracatları ve
klinker anlaşmaları, Nuh ve Çanakkale’nin ihracat konusunda uzlaşmaları halinde,
kavga riskini azaltacak” denilmektedir. Nitekim Ankara ve İstanbul’a ilişkin bu 910
değerlendirmelerin satış miktarı ve fiyat üzerindeki etkileri, aynı belgenin “Turkish
Cement Market–Situation&Outlook” başlıklı sayfasında, “Genellikle düşük yakıt ve
nakliye maliyetlerine bağlı düşük üretim maliyetleri, bazı sorunlu bölgelerde, satışları
artırma amacına yönelik rekabetçi saldırganlığı ateşlemektedir. Bunun sonucunda,
rekabetçi tehditlere bağlı olarak, fiyatlar bir bölgeden diğerine çok büyük değişkenlik
göstermektedir. Aşırı derecede düşük fiyatlardan kötü etkilenen Ege, Akdeniz ve
Güney Anadolu bölgelerinin aksine, Ankara ve İstanbul bölgeleri, dışarıdan gelen
sürekli tehditlere rağmen, genellikle, satış miktarı ve fiyatlarını koruyabilmektedir”
şeklinde belirtilmektedir.
920
Bu noktada sektördeki fiyatların yıllar itibarıyla genel seyrine bakmak yerinde
olacaktır. Kurul’umuz analizlerini, esas olarak 1998-1999 yılları verileri çerçevesinde
yapmıştır. Bundan önceki döneme ilişkin olarak ise soruşturma kapsamındaki bazı
teşebbüslerin savunmasını yapmış bir firma tarafından yapılan değerlendirmelerden
alıntılar aşağıdadır:
18. ESC Consulting Ltd. tarafından hazırlanan, “Türkiye Çimento Piyasalarında
Rekabet Hukuku Kapsamında Temel Göstergeler ve Teşebbüslerin Uygulamaları
Üzerine Sektör Analizi”:
930
“...Çimento üreticisi grupların ve fabrikaların bölgesel satışlarını ve pazar paylarını
incelemek çimento üreticilerinin bölgesel yoğunlaşmalarını belirlemek için gereklidir.
Bu gruplar Türkiye’de bölgesel olarak bazı pazarlarda hakim konumdadırlar...
AKDENİZ BÖLGESİ
...Bölgeye Konya, Afyon ve Denizli fabrikaları da ürün sevkıyatı yapmaktadır.
Böylelikle çimentoda navlun faktörünün sanıldığı kadar önemli olmadığı
anlaşılmaktadır...
Maliyet Yapısı ve Çimento Fiyatları
...Çimento fiyatlarının 1996 12 aylık ve 1997 6 aylık değişimleri incelendiğinde,
06-29/354-86
21
Dökme çimento fiyatların 1996 yılında %124 ve 1997 ilk 6 ayında %64 940
oranında artmış olduğu tespit edilmektedir.
1996 yılında ham petrol fiyatları %120, elektrik dağıtım fiyatları ise %88 oranında
artmıştır. Bu iki maliyet girdisinin maliyetteki payları da incelendiğinde çimento
fiyatlarının maliyetin üzerinde bir artış içerisinde olduğunu tespit edilmektedir.
Dolar bazında ise 1996 yılında
dökme çimento fiyatları %23.53 artmıştır.Bu artış yine dolar bazında 1997
yılının ilk 6 ayında %17.73 olarak belirlenmiştir.
1997’nin ilk altı ayında TL olarak dökme çimento fiyatları %55.3 oranında artmıştır.
Buna karşılık toptan eşya fiyatları endeksinde artış %30.5 olarak gerçekleşmiştir...
Örnek olarak sadece Mayıs ayı çimento fiyatları incelendiğinde, bir ton dökme 950
çimentonun fiyatı 1996 Mayıs’ında 36 USD iken bu rakam 1997 Mayı’ında 47 USD
olmak üzere bir artış göstermektedir. Diğer bir deyişle, söz konusu dönemde çimento
fiyatları dolar bazında %49.65 artmıştır. Ekonomik göstergeler açısından
bakıldığında, 1996-1997 arası toptan eşya fiyatlarındaki artış oranının Mayıs ayı
itibariyle %77.7 ve dolar artış oranının aynı dönemde %75.81 olduğu belirlenmiştir.
Bu da, dolar artışının enflasyona yakın oranlarda arttığını göstermektedir. Aynı
dönemde dökme portland çimento fiyatları ise bir önceki döneme göre %110.8
oranında artış göstermiştir.
Çimentodaki bu fiyat artışlarını maliyet girdilerindeki artışa dayandırmak mümkün
gözükmemektedir. Ancak petrol fiyatlarındaki artış çimento nakliye maliyetlerini 960
kısmen artırmış ve satış hinterlandının daralmasına neden olmuştur. Bütün bunlara
rağmen bölgesel taleplerde bir azalma olmaması pazar paylaşımı olanağını da
beraberinde getirmektedir...
Demir ve çimento fiyatlarının ilk 7 ayda karşılaştırılması da çimento fiyat artışlarının
inşaat sektöründe kullanılan diğer malzemelerin çok üzerinde artmış olduğunun
göstergesidir...Yukarıdaki tabloda da görüldüğü üzere, esas inşaat gereçleri
kategorisine giren çimento fiyatları diğer bazı inşaat malzemeleri ile
karşılaştırıldığında 1996-1997 yılı arasında daha yüksek bir artış trendi göstermiştir.
Çimentoya yönelik talebin, inşaata olan talebe göre şekillendiği göz önüne alınırsa,
çimento fiyatlarında daha yüksek olarak belirlenen artışın serbest piyasa düzenini 970
belirleyen arz-talep dengesi kaidesine göre oluşmadığı ortaya çıkmaktadır. Çünkü
aynı dönemde çimento fiyatları %174 oranında artmış, fakat esas inşaat gereçlerinde
ortalama %112.7’lik bir artış olmuştur. Bu dönemde genel inşaat malzemeleri
endeksinde %78.8’lik artış gerçekleşmiştir...
Sektördeki rekabet yapısı
...Türkiye pazarını bütün olarak değerlendirdiğimizde herhangi bir grubun hakim
konumda olduğu söylenemez. Fakat çimento sektöünde pazar oluşumları bölgesel
düzendedir. Piyasaların bölgesel yapıları ve bölgesel üreticiler değerlendirildiğinde
ise, ayrı ayrı her piyasada, bölgesel lider konumundaki grupların hakim konuma
sahip oldukları görülmektedir...Sürekli artış kaydeden çimento talebine karşın, üretim 980
kapasitesinin aynı oranda artmadığı, bu durumun ise piyasa fiyatlarının gelişmesine
yansıdığı görülmektedir. Bunun yanısıra 1996 yılında fiyatların Türk Lirası bazında
%123, Amerikan doları bazında ise %24 oranında artması da üretim ve talep
şartlarının bu şekilde gelişmesinin bir sonucunda bölgesel pazarların hakim
durumdaki üreticileri arasında uyumlu eylem halinde paylaşılmasının bir
göstergesidir.”
06-29/354-86
22
Kurul’umuz fiyatların; ana maliyet kalemleri, enflasyon, ABD Doları veya diğer inşaat
malzemelerindeki artışla kıyaslanması gibi bir yöntemi benimsememektedir. Çünkü
maliyetleri etkileyen unsurlar üretim teknolojisi, ürün gamındaki değişimler gibi çok 990
komplike etkenlere bağlıdır. Keza çimento sektörünün tabi olduğu üretim koşulları
bilinse bile, diğer inşaat malzemelerindeki koşullar ortaya konulmadan bu şekilde bir
kıyaslama yapılması doğru değildir. Ancak çalışmada geçen, fiyatların pazar koşulları
dışında oluşması, pazar paylaşımı, navlun maliyetlerinin sanıldığı kadar önemli
olmaması, hakim durumun oluşması gibi ifadeler 1998 öncesine ışık tutmasının
yanında sektöre ilişkin analizleri desteklemektedir.
Çimento sektörünün 1998-1999 dönemine bakarsak 1998 yılının özellikle ilk yarısının
üreticiler açısından parlak geçtiğini söyleyebiliriz. Ancak 1998’in ikinci yarısında
dünya ekonomisinde Asya ve Rusya krizleri patlak vermiştir. Bu krizler çimento 1000
sektöründe kendisini hissettirmeye başlamış, ancak gerek çimento sektörünün niteliği
gereği geç tepki vermesinden gerekse de uygulanan seçim ekonomisi,
gecekondulaşmaya imkan verilmesi gibi etkenlerden dolayı asıl etkilerini 1999’un
ikinci yarısında göstermiştir. 1999 Ağustos ve Kasım aylarındaki deprem felaketlerini
takip eden gelişmeler çimento pazarındaki daralmayı daha da artırmıştır. Son olarak
1999’un sonundan itibaren başlayan ağır kış koşulları, talebi daha da azaltmıştır.
1998-1999 dönemindeki gelişmelere ilişkin olarak teşebbüs yetkilileri ile yapılan
görüşmeler aşağıdadır:
19. Raportörler tarafından yöneltilen “1999 yılının ikinci yarısından itibaren 1010
çimento fiyatlarındaki düşüşün sebebi nedir?” sorusuna YLOAÇ yetkilisi, “Çimento
sektöründe sıkıntı aslında 1998 ortalarında başladı ancak uygulanan seçim
ekonomisi, gecekondulara göz yumulması gibi etkenlerle bu durum fazla
hissedilmedi. Sektörün niteliği gereği, ekonomik krizlerin etkileri daha sonra ortaya
çıkmaktadır. 1998 yılındaki Asya ve Rusya Krizlerinin etkileri de, 1999 yılının ikinci
yarısında ortaya çıkmıştır. Ayrıca ilgili dönemde yaşadığımız deprem afeti de
sektörümüzü etkilemiştir. Çünkü, çok uzun bir süre ne tür tedbirler alınması
gerektiğine dair tartışmalar yürütülmüş ve bu dönemde belediyeler inşaat ruhsatı
vermemiştir. Keza psikolojik nedenlerden dolayı konut talebinin azaldığı da
söylenebilir. Depremin ekonomik etkileri önceki krizin etkilerini de perçinlemiştir. 1020
Hemen belirtmek gerekir ki deprem yalnızca deprem bölgesini değil tüm Türkiye’yi
etkilemiştir çünkü yukarıdaki gerekçeler tüm Türkiye için geçerlidir. Son olarak İç
Anadolu bölgesinde 1999 yılının sonundan itibaren başlayan ağır kış koşullarının da
talep, dolayısıyla fiyat üzerinde olumsuz etkileri olmuştur” cevabını vermiştir1.
Yukarıdaki nedenlerle, çimento sektörünün karşı karşıya olduğu talep eğrisinin
1998’de başlayan ama 1999’un ikinci yarısında açıkça ortaya çıkan biçimde sola
kaydığını söyleyebiliriz. Bu durum teşebbüslerin hakim durumda olduğu bölgelerde
dahi hedeflediği fiyatları uygulayamamasına neden olmuş; faaliyet bölgelerinin
kesiştiği bölgelerde ise kendini daha açık belli etmiştir. Ancak belli pazarlarda bu 1030
dönemde dahi anlaşmalar yapılmıştır. Fakat anlaşmaların bozulmasının temel nedeni
olarak gösterilen güvensizlik ortamının, bu daralma döneminde daha fazla ortaya
çıktığı da açıktır.
1 Benzer cevaplar, Set Ankara, Baştaş ve Set Afyon’da hazırlanan tutanaklarda da yer almaktadır.
06-29/354-86
23
Bu noktada önemli olduğunu düşündüğümüz bir husus daha belirtilmelidir. Sektörde
daralma olmasa bile çimento fiyatlarının düşmesi gerektiği söylenebilir. Çünkü üretim
maliyetleri de, üretim teknolojisindeki gelişmelerden ve ürün gamındaki
değişmelerden dolayı düşmektedir:
20. YLOAÇ’tan alınan PKÇ/B 32,5R ve KÇ 32,5 Tip Çimento Maliyet 1040
Karşılaştırılması çalışmasında, YLOAÇ Hasanoğlan Çimento Fabrikası, 1998 Ocak
ayından itibaren, KÇ 32.5 tip çimentodan, PKÇ/B 32,5R tip çimento üretimine geçtiği
için, geçişin enerji ve çimento maliyetine etkisi, Nisan-Ekim ayları periyodu baz
alınarak Şirket yetkilileri tarafından değerlendirilmiştir. İlgili çalışmada, klinker, alçı,
yakıt maliyetlerinin azaldığı; tras, kalker, kömür, elektrik ve işletme malzemesi
maliyetlerinin ise yükseldiği söylenmektedir. Ancak toplu bir değerlendirme
yapıldığında, “1997 ve 1998 yılı Nisan-Ekim ayları kümülatifte yapılan değişken
maliyetlerde gerçekleşen toplam tasarrufun 1.62 $/tÇ; birim maliyetler sabit olduğu
varsayılarak yapılan karşılaştırmalarda ise maliyetlerde gerçekleşen toplam
tasarrufun 2.31 $/tÇ olduğu” söylenmektedir. 1050
21. ESÇİM 1998–2002 Dönemi Gelişme Planı ve 1998 Yılı Programı’nda,
“…Şirketimizin ana üretimi çimento olmakla birlikte (Eski tarihlerde genellikle Portland
Çimentosu üretilirken) teknolojide, standartlarda, maliyetlerde ve pazardaki
gelişmeler çerçevesinde son yıllarda üretim içinde Katkılı Portland Çimentosunun ve
Traslı Çimentonun payı giderek artmıştır. Bu suretle üretilen klinker daha fazla
çimentoya tahvil edilerek satış potansiyelini arttırmak mümkün olmuştur. Ayrıca katkı
miktarının oran olarak artışı üretim maliyetlerini de azaltmıştır. Şirketimiz de bu
gelişme istikametinde, önümüzdeki yıllarda klinker kalitesindeki olumlu gelişmeleri,
aynı miktar klinkere daha fazla katkı malzemesi katarak daha fazla çimento üretme 1060
ve ton başına çimento üretim maliyetini düşürmek yönünde çalışmalarını
sürdürecektir…” ifadesi yer almaktadır.
22. ESÇİM 1999–2003 Dönemi Gelişme Planı ve 1999 Yılı Programı’nda, “…TÇ
32,5 ve KÇ 32,5 tip çimentoların üretiminden vazgeçilerek; AB normlarına uygun
olarak 1.8.1998’de yürürlüğe giren 97/51-52 mecburi standart çerçevesinde Ağustos
1998’den itibaren Portland Kompoze Çimento (PKÇ 32,5) üretilmesine başlanmıştır.
Böylece daha az klinker ve daha fazla gerekli kompoze katkılar kullanılarak aynı
evsafta daha çok çimento üretmek dolayısı ile katma değeri artırmak mümkün
olmuştur. Bu kompozisyonu daha elverişli bir katmadeğer formüle edene kadar 1070
muhafaza etmek ve tespit etmek uygun görülmektedir…” denilmektedir.
I.2.3.2. Savunmalar ve Bu Savunmalara İlişkin Değerlendirmeler
Yukarıda yer verilen tespitlere ilişkin olarak, soruşturma kapsamındaki bazı
teşebbüsler, “homojen bir malın söz konusu olduğu, ürünün niteliği gereği
maliyetlerin de birbirine çok yakın seyrettiği oligopolistik çimento sektöründe uyumlu
hareketlerin zorunlu bir sonuç olduğunu” ileri sürmüş; bazıları ise, “‘oligopolistik
06-29/354-86
24
bağımlılık’ argümanının, ‘fiyat tespiti’ ve ‘pazar paylaşımı’ iddialarına karşı savunma
olarak kabul edilmesi gerektiğini” söylemiştir. 1080
Çimento üreticilerinin maliyetlerinin nasıl ve ne kadar farklılaştığı, uyumlu hareketlerin
homojen bir malın söz konusu olduğu oligopol pazarların zorunlu bir sonucu olmadığı
yukarıda ortaya konulmuştur. Buna karşılık Kurul’umuz, “oligopolistik bağımlılık”
savunmasını kabul etmektedir. Esasen bu savunma kabul edildiğinden, fiyat
hareketlerinin maliyetlerden bağımsız paralelliği; rakip teşebbüslerin mevcut maliyet
yapıları ve fiyat seviyeleri ile birbirlerinin ana hinterlandlarına satış yapabileceğini
gösterdiği durumlarda bile, uyumlu eylem karinesine başvurmadan, teşebbüsler
arasındaki koordinasyonu gösteren delillerin varlığı aranmıştır. Başka bir deyişle,
yalnızca iktisadi analizlerin bulunduğu durumlarda, “uyumlu eylem karinesi”ne bile 1090
başvurmadan, ihlalin bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
I.2.4. Çimento Sektöründe Bilgi Değişiminin Önemi ve Bilgi Değişimine
Rekabet Hukukunun Bakışı
I.2.4.1. Tespitler
Çimento endüstrisini analiz ederken değinilmesi gereken bir diğer husus, sektördeki
bilgi değişimidir:
1100
1. 1994 Mart tarihli Avrupa Çimento Birliği (Cembureau) İstatistik Kuralları
çalışmasında yer alan, “Bu {Cembureau İstatistik} kuralların{ın} amacı, Cembureau
çalışanlarına ve üyelerine Cembureau’nun istatistiksel faaliyetleri için bilgi toplama ve
değişiminde rehberlik etmektir. Bu kurallar, Avrupa Topluluğu’nun rekabet hukuku
ilkelerini yansıtmak amacıyla düzenlenmiştir. Bilgilerin Cembureau tarafından
toplanması ve dağıtılması, kurumun önemli ve yasal bir görevidir. İşletmeler, etkili
karar alacakları zaman kendi endüstrilerindeki koşullar hakkında güvenilir bilgi alma
ihtiyacı duyarlar. Endüstri ve kamu yararı için bu istatistiksel programların değeri
mahkemeler ve Avrupa Komisyonu tarafından kabul edilmiştir. Bununla birlikte, fiyat
veya üretim düzeylerinin belirlenmesi, müşterilerin ya da satış alanlarının 1110
paylaşılması gibi işletmelerin rekabetçi davranışlarını koordine etmeye yönelik olan
(yahut bu şekilde algılanabilecek olan) istatistiksel faaliyetlerden kesinlikle
kaçınılmalıdır. Cembureau’nun politikası, firma bazında, gizli ve doğası gereği
rekabete duyarlı2 herhangi bir bilginin dağıtılmasından veya birleşik bir yapıda olsa
dahi rekabetçi davranışların koordinasyonunu kolaylaştırdığı şeklinde
yorumlanabilecek herhangi bir bilginin mübadelesinden kaçınmaktır” şeklindeki
ifadeler, istatiksel bilgi değişimine rekabet hukukunun bakış açısını özetlemektedir.
İlgili belgede, bu ifadelerin ardından, Rekabet Kurumu tarafından, TÇMB’ye menfi
tespit verilmesi için gerekli görülen koşullara benzer kurallar yer almaktadır.
1120
2. Bilgi değişimine ilişkin olarak TÇMB ile Rekabet Kurumu arasındaki
yazışmalar ve bunlara ilişkin diğer belgeler:
2 Rekabete duyarlı temel veriler: Fiyatlar, Üretim, Kapasite, Ticaret.
06-29/354-86
25
1) TÇMB’den Rekabet Kurumu’na gönderilen 1.12.1997 tarihli yazıdaki, “Çimento
kalkınmanın temel maddelerinden biri olması bakımından ülkede istenilen yerde,
zamanda ve miktarda çimentonun bulunmasını temin etmek üzere Birliğimiz kısa,
orta ve uzun vadeli çimento üretim, tüketim ve ihracat projeksiyonları yapmakta ve bu
projeksiyonları izlemek ve gerektiğinde düzeltici tedbirler almak amacına yönelik
olarak tüm üreticilerden üretim, iç satış, ihracat, stok bilgilerini aylık olarak
derlemekte ve bilgileri tüm çimento üreticilerine eşit olarak dağıtmaktadır...Geçmişte, 1130
ülke ekonomisi açısından önemli yararlar sağlayan bu projeksiyon, bilgi toplama ve
dağıtma faaliyetlerimizin rekabetin korunması konusundaki yeni mevzuat
muvacehesinde değerlendirilerek sürdürülebilmesi için gereğini emir ve
müsaadelerinize arz ederiz” şeklindeki ifadeler, bilgi değişiminin çimento sektöründe
taşıdığı anlamı, bizzat TÇMB’nin bakış açısıyla ortaya koymaktadır.
2) Rekabet Kurumu’ndan, cevaben, 15.5.1998 tarih ve 1054 sayı ile TÇMB’ye
gönderilen ve menfi tespit verilmesinin hangi koşulların yerine getirilmesi halinde
mümkün olacağını gösteren yazıdaki şu ifadeler önemlidir:
1140
“Teşebbüs bazında miktar verilerinin mübadelesini içeren bilgi değişim sistemleri,
çimento pazarının yukarıda değinilen özellikleri ile biraraya geldiğinde, Rekabet
Hukuku uygulamaları ile önlenmek istenen yapılanma ve davranış türlerinin
oluşumunu kolaylaştırma potansiyeli ihtiva etmektedir. Böyle bir pazarda sık ve
ayrıntılı bilgi değişiminin, ekonomik birimlerin davranışlarındaki esnekliğin
giderilmesine ve rekabetin doğasında bulunan risklerin bertaraf edilmesine yönelik
olarak anormal saydam ve istikrarlı bir mal akışını içeren yapay piyasa koşullarının
yaratılmasına araç olabileceği açıktır. Bunun için, benzer bilgi değişim sistemlerinin
teşebbüs bazında ayrıntılı ticari bilgi içermesinden kaynaklanan; teşebbüslerin ticari
davranışlarının serbest rekabet şartları altında oluşan bireysel tercihler haricindeki 1150
etkenlere dayanılarak belirlenmesini, piyasa davranışlarının koordinasyonunu ve
Rekabet Hukukuna aykırı yapılanmaların işleyişlerinin denetlenmesini sağlama
ihtimali mevcuttur.
Yukarıda belirtilen sakıncalar Birliğiniz tarafından halen sürdürülmekte olan
uygulamaya Menfi Tespit verilmesine engel olmaktadır. Söz konusu sakıncaların
ortadan kaldırılması ve dolayısıyla Rekabet Hukuku esaslarının ihlal edilmesine
engel olunması amacıyla verilerin toplanması ve dağıtılması aşamalarında aşağıdaki
prensiplere uyulması gerekmektedir:
1. Miktara ilişkin verilerin (üretim, satış, stok, ihracat vb.) gösterildiği tablolar, bu 1160
tür verilerin teşebbüs veya ekonomik birlik teşkil eden teşebbüs grupları bazında
bilinmesine imkan vermeyecek şekilde hazırlanmalıdır. Bu nedenle tablolarda
yalnızca her coğrafi bölge için toplam üretim, satış, ithalat, ihracat ve stok bilgilerine
yer verilmeli; bir bölgedeki teşebbüs ya da ekonomik birlik teşkil eden teşebbüs
grubunun sayısı üçten az ise, söz konusu bölgeye ilişkin veriler, bireysel bazda
hesaplanmalarına imkan vermeyecek şekilde çevre bölgelerden birinin verileriyle
birleştirilerek (toplanarak) tablolaştırılmalıdır.
2. Herhangi bir veri grubuna dayanılarak teşebbüslerin birbirleriyle
karşılaştırıldığı tablolar hazırlanmamalıdır.
06-29/354-86
26
3. Tablolarda yer alan istatistiki veriler teşebbüs temsilcilerinin biraraya geldiği 1170
toplantılarda hiçbir görüşmeye ve tartışmaya konu edilmemelidir.
4. Dağıtılan istatistiklere ek olarak teşebbüslerin karşılıklı rekabetçi davranışlarını
etkileyebilecek herhangi bir yorum, analiz veya tavsiyeye yer verilmemelidir.
5. Her bir ürün türünden belirli bir dönemde üretilen miktarların gösterildiği
tablolar bu listedeki bireysel bilgilerin açıklanmamasına yönelik prensiplere aynen
uyularak hazırlanmalıdır. Bunun için, ürün türleri en fazla üç gruba ayrılarak bölgesel
toplamlar halinde yayınlanmalıdır.
6. Fiyatların, üretimin, satışların ve kapasite kullanım oranlarının gelecekteki
durumlarına dair tahminler yapılmamalıdır.
7. Teşebbüs Birlikleri, verilerin toplanması ve tablolaştırılması ile görevli olan 1180
kişilerin, rekabete hassas bilgileri (özellikle teşebbüslerden toplanmış bireysel miktar
verilerin) Birlik üyelerinden ve üçüncü kişilerden gizli tutmalarını sağlamalıdır.
8. Belirli bir teşebbüse ilişkin rekabete hassas bilgilerin anlaşılması ihtimali varsa
özetler ve toplamlar dahi yayımlanmamalıdır.
9. Aylık verileri gösteren tablolar, ilgili ayın bitiminden itibaren iki ay geçmeden
dağıtılmamalıdır.
10. İstatistiki bilgi talep eden kamu kuruluşları (DİE, DPT vb.) ile ilişkilerin aynen
sürdürülmesinde sakınca yoktur.
Başvuruya konu olan uygulamanızın Menfi Tespit kapsamında değerlendirilebilmesi 1190
için yukarıda sayılan prensipler doğrultusunda yeniden düzenlenmesi ve
uygulamanın düzeltilmiş halini gösteren taslak tabloların ivedilikle Kurumumuza
intikal ettirilmesi gerekmektedir.”
3) Bu yazı üzerine, TÇMB tarafından gerekli koşullar yerine getirilmiş ve bu durum
tüm üyelere, 22.5.1998 tarihinde TÇMB Yönetim Kurulu Başkanı Ayduk ÇELENK ve
Genel Koordinatör Yavuz BAYAR imzalı, “Birliğimizin faaliyetleri hakkında Rekabet
Kurumu’na yapmış olduğumuz, müracata adı geçen kurum tarafından verilen cevabi
yazı ilişikte sunulmuştur. Yazıdan da anlaşılacağı gibi Birliğimiz üreticilerinden aylık
ve devre olarak klinker, çimento üretimi, iç satış, ihracat ve ithalat rakamları ile klinker 1200
ve çimento stok rakamlarını almaya devam edecektir. Ancak, Birliğimiz bu rakamları
Devlet Planlama Teşkilatı, Devlet İstatistik Enstitüsü ve diğer isteyen resmi kuruluşlar
dışındaki üyelere veya üçüncü şahıslara üretici bazında hazırlanmış olan bölgesel
sonuçları ihtiva eden tabloları iki ay gecikmeli gönderecektir. Birlikçe toplanan bu
istatistiki değerler gizlilik içinde muhafaza edilecektir. Bilgilerinizi ve gereğini rica
ederiz” şeklindeki yazı ile bildirilmiştir.
4) TÇMB yetkilisi, Raportörler tarafından yöneltilen sorulara şu cevapları vermiştir:
“Soru: Birlik’e hangi teşebbüsler üyedir? 1210
Cevap: Birliğimize, Uzan grubu dışında Türkiye’de klinker ve çimento üretimi yapan
tüm teşebbüsler üyedir. Birliğimize üye olabilmek için klinker ve çimento üretiminin bir
arada gerçekleştirilmesi gereklidir. Dolayısıyla yalnızca çimento üreten ya da
paketleyen teşebbüsler üye değildir.
Soru: Üye teşebbüslerden Birlik’e fiyat konusunda veri transferi olmakta mıdır?
06-29/354-86
27
Cevap: Hayır.
Soru: Üye teşebbüslerden Birlik’e yapılan üretim ve satış miktarına ilişkin bilgi
aktarımı nasıl bir prosedüre tabi tutulmaktadır?
Cevap: Üye teşebbüslerden üretim ve satış miktarına ilişkin bilgiler Birlik web
adresine gelir. Bilgisayar sistemimiz uyarınca bana gelen bu bilgiler, tarafımdan 1220
kullanıma hazır hale getirilmek üzere, Birlik personeli Kerem ERŞEN’e aktarılır.
Benim herhangi bir nedenle Ankara’da bulunmadığım dönemlerde ise, yerime vekalet
eden Ar-ge Direktörü Prof.Asım Yeğinobalı tarafından bu görevliye aktarılır.
Dolayısıyla, Rekabet Kurulu’nun ilgili kararından bu yana, teşebbüsler tarafından
üretim ve satış bilgilerini, ham hali ile yalnızca iki kişi (Genel Koordinatör veya onun
olmadığı dönemlerde yerine vekalet eden kişi ile verileri hazırlayan görevli)
görebilmektedir. Bunlar dışında hiç kimse, Birlik Yönetim Kurulu Başkanı dahil olmak
üzere, veriler Kurulunuz kararına uygun hale gelmeden göremez.”
TÇMB’nin belirlenen ilkelere aykırı hareket ettiğini gösteren hiçbir delil 1230
bulunamaması, yetkilinin sözlerini desteklemektedir.
Bilgi değişiminin önemi şu belgelerle de ortaya konabilir:
3. 4.7.1994 tarihli Oyak Çimento İştirakleri Koordinasyon Toplantısı
Tutanağı’ndaki “…Üretim ve satış planlaması kontrolünün Çimento Müstahsilleri
Birliği’nce yapılabileceği, her fabrikanın kendilerine verilen kontenjan çerçevesinde
yaptığı satışı Birliğe bildirmesi, kontenjanına göre ilgili ayda aşağı veya fazla sattıysa
fiyatını aşağı yukarı çekerek bir sonraki ay telafi yoluna gidilmesinin mümkün
olabileceği, kontrol için gerekirse her ay toplantı tertiplenebileceği, fazla üretimin ise 1240
ihracata yöneltilmesi gerektiği belirtilmiştir...” ifadesi, yapılan anlaşmaların devamını
sağlamak için satış miktarlarının bilinmesinin önemini göstermektedir.
4. 7.10.1997 tarihli Esçim III. Stratejik Planlama Komitesi Toplantı Raporu’nda
yer alan Genel Müdür Sadık AKALAN’ın, “Afyon’un 1996 yılına göre 54.000 ton fazla
satışı var. Denizli ve Afyon ucuz satışlarını kontrol edemiyor, normalde Antalya
yöresine gönderiyor. Fakat bizim bölgemize kaçak girişler oluyor…” şeklindeki
sözleri, aylık satış miktarlarının bilinmesinin yarattığı aşırı şeffaflığı ortaya
koymaktadır. Bu şeffaflık bir sonraki bölümde değinileceği üzere, bayilerin sektörde
yarattığı rekabetçi etkilerin tespitine imkan ve dolayısıyla dikey kısıtlamaların 1250
getirilmesine sebebiyet vermektedir.
Sektördeki teşebbüsler, gerek TÇMB vasıtasıyla üye oldukları Cembureau istatistik
kurallarından gerekse de Rekabet Kurumu-TÇMB arasındaki yazışmalardan dolayı
konunun önemini bilmektedir; hatta bazı teşebbüsler, savunmalarında, sektörün
rekabet hukuku bakımından miladının TÇMB’nin üyelerine gönderdiği yazı ile
başlaması gerektiğini ifade etmiştir. TÇMB’nin belirlenen ilkelere uygun şekilde
faaliyetlerini sürdürdüğü düşünüldüğünde, teşebbüslerde bulunan rakiplere ilişkin
satış miktarı ve diğer verilerin tek açıklaması, teşebbüslerin, konunun hassasiyetine
rağmen, birbirleri ile bilgi değişimi içinde bulunduğudur. 1260
06-29/354-86
28
I.2.4.2. Savunmalar ve Bu Savunmalara İlişkin Değerlendirmeler
Soruşturma kapsamındaki teşebbüsler, yukarıda yer verilen tespitlere ilişkin olarak,
“‘her fabrika bünyesinde bulunan piyasa araştırmacıları ve analiz uzmanlarının, rakip
teşebbüslerin satış fiyatı ve miktarı vb. bilgilerini, piyasanın şeffaf yapısı, SPK’ya
bağlı şirketlerin üçer aylık kesin üretim ve satış rakamlarını yayımlamaları, yıl sonu
faaliyet raporları, TÇMB’den temin edilen veriler gibi etkenler sayesinde kesinliğe
yakın bir oranda tahmin edebildiğini’ iddia etmekte; dolayısıyla, bu nitelikteki bilgilerin
edinimi için teşebbüsler arasında bir iletişimin kurulmasına ihtiyaç bulunmadığı” 1270
savunmasını ileri sürmektedir.
Kurul’umuz, bir teşebbüste yapılan yerinde incelemede bulunan rakiplere ait
bilgilerin, piyasadaki araştırmalarla elde edilebileceğini (örneğin, alıcılara duyurulmuş
fiyatlar, mevzuat gereğince yayımlanmış veriler) tespit etmişse, bunları zaten
teşebbüsler arasındaki koordinasyonu gösteren deliller olarak kullanmamaktadır.
Buna karşılık, soruşturma kapsamındaki teşebbüslerin ileri sürdüğü yöntemlerle de,
ilerleyen bölümlerde gösterilecek kadar yakın tahminlerin yapılması mümkün değildir.
Kaldı ki, yapılan yerinde incelemelerde, “...’nın verdiği-...’dan alınan bilgiler” gibi
ifadelerin yer aldığı belgeler de bulunmuştur. Ancak vurgulamak gerekirse, bunlar 1280
olmasaydı dahi, yukarıdaki nitelikteki belgeler delil olarak kullanılabilir.
I.2.5. Çimento Sektöründe Dikey Kısıtlamalar
I.2.5.1. Tespitler
Çimento sektöründeki dikey kısıtlamalara ilişkin olarak değerlendirme yapabilmek
için, öncelikle, sektörde kullanılan fiyatlandırma sistemi açıklanmalıdır. Soruşturma
kapsamındaki teşebbüslerin hemen tamamı “birden fazla baz noktası sistemi” olarak
adlandırılan sisteme benzer bir fiyatlandırma politikası uygulamaktadır. Bu 1290
uygulamalar, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Yüksek Mahkemesi tarafından
1948’de yasaklanan3 sisteme benzemektedir. Benzerlik, örnek olarak alınan
aşağıdaki belgede belirtildiği üzere, diğer çimento fabrikalarının, satış yaptıkları
bölgeye en yakın çimento fabrikasının o bölgeye uygulamakta olduğu fiyata uygun
fiyatla satış yapmasından kaynaklanmaktadır:
1. “Bolu Çimento Sanayii A.Ş.’nin Tüketiciyi Koruma ve Rekabetin Korunması
Hakkındaki Kanunlar İle İlgili Görüş ve Düşünceleri” başlıklı yazıda, “…Bolu Çimento
diğer tüm fabrikaların yaptığı gibi hinterlandı içerisinde her bölgeye en yakın çimento
fabrikasının o bölgeye uygulamakta olduğu fiyata uygun fiyat tespit ederek, satışlarını 1300
yapmaktadır…” denilmektedir.
Uygulanan sistemde fiyat, diğer fabrikaların bir bölgeye geliş maliyetine göre
belirlendiği için genelde fabrika merkezlerindeki fiyat seviyesi de yüksek olmaktadır.
Ancak bazen arz-talep dengesi içinde İstanbul, Ankara gibi bölgelerde daha yüksek
fiyat seviyesi oluştuğundan, fabrika merkezine aynı mesafedeki iki bölgede fiyat
farklılıkları meydana gelmekte ve aşağıdaki yasaklamalar söz konusu olmaktadır:
3 Federal Trade Commission v. Cement Institute, 333 U.S. 683 (1948).
06-29/354-86
29
2. Baştaş’tan alınan 9.8.1994 tarihli Yıldırımlar Ltd.Şti. tarafından imzalanmış
taahhütnamede, “Fabrikanızdan bant teslimi torbalı alacağım çimentoları Kırıkkale 1310
civarı ilçe ve kasabalarında pazarlayacağımdan hiç bir surette Ankarada
satmıyacağıma taahhüt ederim” ifadesi yer almaktadır.
Bu belgelerde de görüldüğü üzere, fabrikaya yaklaşık olarak aynı mesafedeki iki
bölgeden birindeki fiyat seviyesi geleneksel olarak daha yüksek olduğu için, düşük
fiyatlı bölgedeki bayilerin, yüksek fiyatlı bölgeye satış yapması engellenmeye
çalışılmaktadır.
Türkiye’de uygulanan sistemin ABD’dekinden farklılığı ise, standart nakliye
tarifelerinin olmamasından kaynaklanmaktadır. Bu nedenle ABD’de sistem, bir kez 1320
kurulduktan sonra sürekli olarak fiyatların aynı olmasını sağlarken; ülkemizde,
nakliyenin bayiler tarafından karayoluyla yapılmasının getirdiği aşağıda değinilecek
görece belirsizlik, nakliye maliyetlerinde farklılık, dolayısıyla da, eğer yapılıyorsa,
anlaşmaların yenilenmesi gereğini doğurmaktadır. Nitekim aşağıdaki belge, sistemin
bu zayıf noktasını vurgulamaktadır:
3. Set Afyon Pazarlama ve Satış 3 Yıllık Plan Sunumu-Kuvvetli ve Zayıf Yönler
Analizi’nde, “Fiyatlar”a ilişkin olarak belirtilen zayıf yönlerden birisi, “fiyatlarımızın
bant teslimi olması, tüketiciye ulaşan fiyatları kontrol edememiz” ifadesidir.
1330
Bu sistem, Türkiye’de olduğu gibi, bayilerin nakliye araçlarına dayanan bir dağıtım
sistemi ile birlikte kullanılmak istenirse ne olur? Böyle bir durumda bayiler, doğal
olarak, çimentoyu en yüksek fiyatlı bölgelerde satmak isteyecektir. İşte bu noktada
bayiler üzerinde kontrol ve yaptırımlar devreye girmektedir. Kontrol amacına yönelik
olarak bölgelere göre farklı ambalaj uygulaması, nakliye vasıtalarının takibi, malın
farklı bölgeye gittiğini ihbar eden bayilere ödül verilmesi gibi yöntemler söylenebilir.
Yaptırımlar ise, bayilere verilen çimento miktarında kısıtlamalarla başlamakta, alınan
bölge ile satılan bölge arasındaki fiyat farkı kadar ya da önceden belirlenen miktarda
ceza verilmesi ile devam etmekte ve mal verilmemesine hatta sözleşmenin feshine
kadar uzanabilmektedir. 1340
Bu uygulamaların, Türk rekabet mevzuatına göre üzerlerine en fazla, “anlaşma
bölgesi dışında müşteri aramama, şube açmama ve dağıtım deposu kurmama”
şeklinde aktif satış yasağı yükümlülüğü getirilebilecek bayilere ilave sınırlama
getirdiği açıktır. Çünkü mevcut sistem aktif-pasif satış4 ayrımı gözetmeden, malın
alındığı bölgeye gitmesini şart koşmaktadır. “Açık ihlal” kabul edilen bu hususun, bazı
savunmalarda iddia edildiği üzere “rule of reason” analizine tabi tutulması
gerekmemekle birlikte, soru işaretlerini gidermek için bu sisteme ilişkin geniş bir
analiz yapılacaktır.
1350
Aşağıdaki belgeler, bazı savunmalarda belirtildiğinin aksine, yapılan uygulamaların,
düşük fiyatlı bölge ürünlerinin, yalnızca fabrika çevresine ya da daha yüksek fiyatlı
bölgelere gitmemesi için alınan tedbirler olmadığını göstermektedir:
4 Bu kavramlara ilişkin daha ayrıntılı açıklama, “Çimento Sektöründe Dikey Kısıtlamalar” başlığı altındaki “Savunmalar ve
Bu Savunmalara İlişkin Değerlendirmeler” bölümünde yapılacaktır.
06-29/354-86
30
4. Raportörler tarafından yöneltilen “Bölgelere göre çimentoyu farklı ambalajla
satma uygulaması ne zaman başladı? Bu uygulama nasıl ve neden yapılmakta?”
sorusuna Çimsa yetkilileri, “...Uygulama, yalnızca Kayseri ile dış piyasa arasında fiyat
farkı olduğu zamanlarda değil; olmadığı zamanlarda da yapılmaktadır...” cevabını
vermişlerdir.
1360
Kayseri ile dış piyasa arasında fiyat farkı olmadığı zamanlarda dahi farklı ambalaj
uygulamasının yapılması, amacın yalnızca düşük fiyatlı bölge malının, yüksek fiyatlı
bölgede satılmasını engellemek olmadığını göstermektedir.
5. OYSA Niğde yetkilisi, “…Satışlarımızın (99 yılında) 70.000 tonu demiryoluyla
yaptık. Demiryolu güzergahı Ereğli, Karaman, Konya ve Kayseri, Sivas etekleri,
Kırıkkale ve Ankara şeklinde gider. Demiryoluyla nakliye, karayoluna göre daha ucuz.
Demiryoluyla satışta, mal nereye gidecekse ordan başka bir yerde boşaltılmaz...”
şeklinde bir ifadede bulunmuştur.
1370
6. OYSA Niğde bayisi Hasan AYDOĞAN, “Ben Karaman’da satış yapıyorum.
Karaman dışına satış yapmam fabrikayla (OYSA Niğde) yaptığımız bayilik
anlaşmasına aykırı olur. Fabrika bize bayiliği verirken Karaman’da satış yapacaksın
dedi, dışarıya satış yapmıyoruz bu yüzden…Karaman’da OYSA Niğde çimentonun
mavi torbası satılıyor…OYSA Niğde’den çimento demiryoluyla geliyor bize…”
şeklinde bir ifadede bulunmuştur.
OYSA Niğde Genel Müdürü’nün “Demiryoluyla satışta, mal nereye gidecekse ordan
başka bir yerde boşaltılmaz” ifadesi üzerine görüşülen Karaman’daki OYSA Niğde
bayisinin ifadeleri, malın nakliye vasıtası gereği fabrika merkezine boşaltılma imkanı 1380
olmasa bile, farklı ambalaj uygulamasının yapıldığını ve bayilerin başka bölgelere
satış yapmaması konusunda uyarıldığını göstermektedir.
Aşağıdaki belge, bazı savunmalarda belirtildiğinin aksine, çimentonun satıldığı
bölgeye gitmesinden sonra yeniden satışının nereye yapıldığına karışılmadığı
iddiasını çürütmektedir:
7. BÇS Devrek-Beycuma TEDA bayisi Kısmet CİN, bölgesi dışında satış yaptığı
için verilen ceza üzerine, 5.5.1999 tarihinde BÇS’ye gönderdiği yazıda, “sevkedilen
malzemenin, Bolu’dan doğrudan Karadeniz Ereğli’ye sevk edilmediğini; ekteki 1390
29.04.1999 tarih, 2962 nolu sevk irsaliyesi ile, Beycuma’dan satıcının kendi
deposundan yükleyip Karadeniz Ereğli’ye naklettiğini; firma olarak Bolu Çimento
Fabrikası’ndan yapılan sevkıyatlardan sorumlu olmaları gerektiğini; satıcıların kendi
deposuna indirdiği çimentoyu sattığı yeri devamlı kontrol etmelerinin mümkün
olmadığını” belirtmiştir. Bu yazıya, 18.5.1999’da, “29.04.1999 günü 67 EY 115 plaka
nolu aracın fabrikamızdan ayrılış saati 10.25 olarak kayıtlarımızda mevcuttur. Söz
konusu araç 15.00’de Beycuma için almış olduğu çimentoyu Kdz.Ereğli’ye
fabrikamızdan almış olduğu gibi 25 ton olarak boşaltmıştır. Söz konusu edilen
çimentonun Karaman’da bulunan depoya yıkıldığı, oradan da Ereğli’ye götürüldüğü
06-29/354-86
31
savı uygun değildir. Kaldı ki, o şekilde bile çimentonun taşınması şirketinizi bağlı 1400
kılacaktır...” şeklinde cevap verilmiştir.
Aşağıdaki belgeler, bazı savunmalarda belirtildiğinin aksine, çimentonun satıldığı
bölgeye gitmesi ile oluşan nakliye dahil maliyetin, malın başka bir bölgeye gitmesini
veya fabrika merkezine geri dönmesini zaten iktisadi olarak engellediği iddiasını
çürütmektedir:
8. “Bolu Çimento Sanayii A.Ş.’nin Tüketiciyi Koruma ve Rekabetin Korunması
Hakkındaki Kanunlar İle İlgili Görüş ve Düşünceleri” başlıklı yazıda, “…bazı Çimento
gruplarının (örneğin; Uzanlar) Çimento sektörünün yanında daha öne çıkartmaya 1410
çalıştıkları bankacılık sektörüne kaynak sağlamak üzere maliyet fiyatlarına çimento
satmaları BÇS’nin ve diğer fabrikaların bu ortak hinterlandda çimento satışlarında
sıkıntılar yaratmaktadır. Bu tip yerlerde tüketiciyi ve rekabeti koruma kanunları
yönünden problemler çıkabileceği düşünülmektedir. Ayrıca BÇS, Bolu’dan
uzaklaştıkça yukarıdaki nedenlerle fiyatlarında nakliye fiyat farklarını karşılamaktadır.
Bu durumda da tabi olarak örneğin bant çıkışı fiyatlar bazında Bolu, Düzce, Gerede
fiyatları en yüksek, Kastamonu fiyatları ise en düşük fiyatlar olmaktadır. Bu da
tüketiciyi koruma kanunu açısından sakınca yaratabilir düşüncesindeyiz”
denilmektedir.
1420
9. Raportörler tarafından yöneltilen “Bartın bölgesi fiyatlarınızın genellikle diğer
bölge fiyatlarınızdan daha düşük olması neden kaynaklanmaktadır?” sorusuna BÇS
yetkilileri, “Bu bölgede faaliyet gösteren ana fabrika, ABD Doları üzerinden fiyat
belirlemektedir. Bu nedenle geçtiğimiz senelerde ilgili bölge fiyatları çok düşük
kalmıştır” cevabını vermişlerdir.
Yukarıdaki belgeler, TÇMB üyesi olmayan Uzan grubuna ait Bartın fabrikası
nedeniyle, bu bölgedeki fiyat seviyesinin çok düşük oluştuğunu ortaya koymaktadır.
Diğer bölgelerle bu il arasındaki büyük fiyat farkı şu sonucu doğurmaktadır:
1430
10. Set Ankara’dan Set Group’a 16.2.2000’de gönderilen yazıya göre, Set
Ankara’nın Bartın torbalı çimento fiyatı 14.000.000 TL/ton’dur. İlgili belgede, bizzat
Set Ankara Satış Müdürü tarafından Ankara–Bartın nakliye maliyeti 4.000.000 TL/ton
olarak belirlenmiştir. Aynı dönemde, Ankara Merkezi’ndeki torbalı çimento fiyatları
25.000.000 TL/ton’dur. Dolayısıyla, çift yönlü nakliyenin nakliye maliyeti üzerine
getireceği olumlu etkiler gözardı edildiğinde bile, Bartın bölgesi bayisi, satın aldığı
çimentoyu tekrar Ankara’ya getirerek, fiyatların anlaşma ile belirlendiği bu pazarda
büyük bir karla satış yapabilecektir. Bu durumun, yapılan anlaşmayı sürdürülemez
hale getireceği açıktır. Bartın fabrikası satış yaptığı için, fiyatların düşük seyrettiği
diğer bölgelerden de, malın tekrar geriye gönderilmesi halinde bile, Ankara’daki 1440
fiyatlardan daha düşük fiyat elde edileceği tablo incelendiğinde görülecektir.
Örnekleme yolu ile alınarak değinilen ve teşebbüslere ilişkin bölümde daha da
artırılacak belgeler, sektördeki dikey kısıtlamalara ilişkin olarak yapılan çeşitli
06-29/354-86
32
savunmaları çürütmektedir. Bu durumda, uygulamaların asıl amacının ne olduğunu
ortaya koymak gerekmektedir:
Birinci amaç, rakip teşebbüslerin karlı olduğu halde anlaşma veya tek taraflı şirket
politikasına bağlı olarak girmediği fabrika çevresinde, elde edilen hakim durum veya
pazar gücüne bağlı olarak yüksek fiyat uygulayabilmektir. Yukarıda değinilen sistem, 1450
fiyat farklılaştırılmasının ana koşulu olan pazarların bölünebilmesine imkan vermekte;
hakim durumun veya pazar gücünün bulunduğu pazarlarda, diğer pazarlardaki fiyat
seviyesinden etkilenmeden yüksek fiyat uygulanarak kar maksimizasyonu
sağlanmaktadır. Bu uygulamayı tam olarak yapmayan teşebbüsler ise sektörde
“zayıf” olmakla nitelendirilmektedir:
11. Set Afyon’un rakiplerine ve pazarına ilişkin, 30.6.2000 tarihli çalışmada, Göltaş
Fabrikası’nın zayıf yönlerinden birinin, “Bölge fiyatı uygulayamaması, genel fiyatlarını
düşürmesi karlılığını düşürmektedir” şeklinde belirlenmesi dikkat çekicidir.
1460
İkinci amaç, fiyatların rekabet neticesinde düşük seviyede gerçekleştiği pazarlar ile
anlaşma bölgeleri arasında ayrım yapabilmektir. Bartın ve Ankara bölgesi fiyatları
arasındaki ilişki, bu amacın açık bir örneğidir.
Çimento üreticilerinin fiyatlar farklı olmasa bile malın alındığı bölgeye gitmesini
istemelerinin sebebi ise, Kurul’un 27.6.2000 tarih ve 00-24/255-138 sayılı “Maya
Kararı” ile yasakladığı konuya ilişkindir; bayiler vasıtasıyla sektöre gelebilecek
rekabetin engellenmesi...
Nakliye maliyetlerine ilişkin bölümde “Nakliye maliyetlerini, yukarıdaki reel etkiler 1470
yanında, bazı savunmalarda da belirtildiği üzere, nakliyenin kim tarafından, hangi
saikle yapıldığı da etkilemektedir” ifadesi kullanılmıştı. Bu savunmalardan ve benzer
düşüncelerin tekrarlandığı diğer belgelerden alıntılar aşağıdadır:
12. Set Group teşebbüslerinin savunmasında, “Nakliye maliyeti prensip olarak
ulaşılacak bölgeye göre farklılık göstermenin yanı sıra, kimin aracı ile yapıldığına
göre de değişiklik gösterebilir. Örneğin, bayilerin kendi kamyonları ile yaptıkları
nakliyelerin maliyetinin kontrolü kendilerine aittir ve müşteriye ulaşan fıyatı
etkilemektedir. Üçüncü şahıslara yaptırılan nakliyelerde ise bundan farklı olarak
nakliyeci fırma fıyatlarına bağımlı bir maliyet oluşmaktadır. Kullanıcının kendi araçları 1480
ile yaptığı nakliyede ise nakliye maliyetini belirlemek kullanıcının tasarrufundadır…”
denilmektedir.
13. OYSA Niğde’nin savunmasında, “Bölgelerarası ticaret ancak belli boyutlarda
olabilmektedir. Bunun en önemli nedeni ise bazı bölgelerdeki aşırı üretim fazlasının
kısmen eritilmesi ve en önemlisi herhangi bir bölgeye başka amaçla zaten giden
ulaşım araçlarının daha ekonomik kullanım için bir nevi pasif satış şeklindeki
tamamlayıcı ticarettir. Örneğin ticaretin yoğun olduğu bölgelerden gelen ya da bu
bölgelere giden taşımacılar ulaşım maliyetini düşürmek için bu bölgelere çimento
götürebilmektedir…” denilmektedir. 1490
06-29/354-86
33
14. Raportörler tarafından yöneltilen “Torbalı çimentonun aksine, dökme
çimentoda satışlar genellikle fabrikanın bulunduğu il merkezinde oluyor. Bunun
sebebi nedir?” sorusuna, OYSA Niğde yetkililerinin cevabı: “Dökme çimento
nakliyesinin yalnız bu işe tahsis edilebilen özel silobas gerektirmesi nedeniyle dökme
çimento nakliyesi torbalı çimento nakliyesinden 1,5-2 kat daha maliyetlidir. Bu durum
da, torbalı çimentodan farklı olarak dökme çimentonun fabrikadan uzak bölgelere
satışını engellemektedir. Buna karşılık bölgemizdeki çimento bayileri aynı zamanda
diğer inşaat malzemelerinin de satıcılarıdır. Kamyon sahibi olan bu satıcılar
nakliyecilik hizmeti de yapmaktadır. Söz konusu satıcılar çimentoyu götürdükleri 1500
yerden sebze, buğday, briket gibi ürünleri kamyonlarına doldurup çift yönlü nakliye
avantajına sahip olmaktadır. Bu da torbalı çimentonun daha uzak bölgelere
satılabilmesini sağlamaktadır” şeklinde olmuştur.
15. Raportörler tarafından yöneltilen “Şirketinizde yapılan yerinde incelemelerde
alınan bazı belgelerde “bayi karı” ifadesi geçmektedir. “Bayi karı” neyi ifade
etmektedir? Bayilerinizin satış fiyatını belirlemekte misiniz?” sorusuna OYSA
yetkilileri, “Bayi karını etkileyen ikinci unsur nakliyedir. Çimento bayilerinin hemen
hepsinin kendilerine ait kamyonları vardır ve bunlarla nakliyecilik de yapmaktadır. Bu
nedenle örneğin, Kulu bayisi Ankara’ya herhangi bir mal taşıyıp dönüşte 1510
fabrikamızdan çimento alır. Bu malı Kulu’da alış maliyetine satsa bile çift yönlü
nakliyeden dolayı gizli bir kar elde eder. Bayi karını etkileyen üçüncü unsur ise
bayilerin aynı zamanda diğer inşaat malzemelerinin de (demir, briket, tuğla, kireç
vb.) alım-satım işi ile uğraşmasıdır. Bu nedenle örneğin, bayiler bir alıcıya demir
satışından kar elde edecekse, çimentodaki karından feragat edip maliyetine
satabilir...” şeklinde cevap vermişlerdir.
16. Set Afyon’un rakiplerine ve pazarına ilişkin, 30.6.2000 tarihli çalışmada, Göltaş
Fabrikası’na ilişkin olarak, “Tehditler” başlığı altında, “Kütahya bölgesinden Kömür
gitmesi nedeniyle bu bölgeye uygun nakliye imkanı vardır”; “Afyon’dan Antalya 1520
bölgesine Tuğla gitmesi nedeniyle, bölgemize çimento gelmesi bakımından uygun
nakliye bulunması” ifadeleri; Denizli Fabrikası’na ilişkin olarak, “Kütahya bölgesinden
Kömür alması nedeniyle, bu bölgeye çimento sevkıyatında uygun nakliye bulunması”
cümlesi ve Konya Fabrikası’na ilişkin olarak, “Afyon’dan Konya bölgesine Tuğla
gitmesi nedeniyle bölgemize uygun fiyatla çimento nakliyesi olması” ifadesi yer
almaktadır.
Hemen belirtmek gerekir ki, çimento yeniden satıcılarının kendi nakliye maliyetlerini
belirlerken baktıkları yegane faktör, çift yönlü nakliye değildir. Daralma dönemlerinde,
nakliye vasıtalarının boş kalmaması için, kar marjından fedakarlık edilerek nakliye 1530
yapılabilmektedir:
17. Set Afyon’dan 4.2.1999’da Set Group’a gönderilen yazıda, “…Bölgeye nakliye
fiyatımızın 1.700.000 TL/ton olması nedeniyle, bayimize 40 Ton çimentonun 10+10
gün vadeli, 10.500.000 TL/ton fiyatla verilebilmesi hususunu onaylarınıza arz ederiz”
ifadesi yer almaktadır. Set Group’tan verilen cevapta ise, “Uygundur. Ancak bundan
sonra nakliye fiyatlarını daha konservatif hesap edin. Bu kriz dönemlerinde bayi
arabaları maliyetine çalışmalı” denilmektedir.
06-29/354-86
34
Yukarıdaki belgelerden çıkarılabilecek sonuç, asıl işleri nakliyecilik olan ya da 1540
kendilerine ait kamyonları ile aynı zamanda nakliyecilik de yapan çimento
satıcılarının, formül ve diğer reel etkenlerden bir ölçüde bağımsız olarak nakliye
maliyetlerini belirleyebildikleri ve bu sayede, uygun gördükleri bölgelere satış
yapabilme imkanına, en azından teoride sahip olduklarıdır. Kaldı ki çimento satıcısı
Ramazan AZBOZ’un tutanağa geçen “Bölge dışına satışın güvenle ilgisi yok. Peşin
para getiren herkese mal satılır. O yüzden güvenseniz de güvenmeseniz de bölge
dışından gelen şahsa mal satılır; peşin para veriyorsa” şeklindeki ifadesi
düşünüldüğünde, bazı savunmalarda öne sürülen “bayilerin ticari kapasiteleri müsait
değil” tezi de çürütülmektedir. Bu unsurlara, gerek yukarıda değinilen gerekse de
örneğin BÇS’nin savunmasında, “Bolu-Gerede’de bir ton çimento fiyatı 31 ABD doları 1550
iken, Marmara Bölgesi’nde 35-38 $; Akdeniz Bölgesi’nde 35-42 $’dır” denilerek
belirtilen bölgeler arası büyük fiyat farklılıkları eklendiğinde, paralel ticaret için gerekli
bütün şartlar bir araya gelmiş demektir. Ancak bölgeler arası ticaretin, anlaşma ya da
tek taraflı şirket politikaları neticesinde oluşan ve en başta da rakiplerin ana pazarına
girilmemesi kuralının geldiği çeşitli pazar dengelerini bozacağı açıktır. Bu nedenle
bayilerin satış bölgeleri kontrol altına alınmak istenmekte ve çoğunlukla da,
Ankara’dan İstanbul’a çimento satışının varlığına rağmen BÇS’nin savunmasındaki
ifade ile, “Türkiye'nin başkenti ile en büyük şehrini bağlayan yolun ortasında bulunan
Bolu-Gerede pazarında”, yine bizzat bu şirketin belgelerine göre %100'e yakın bir
pay ortaya çıkabilmesini sağlayacak kadar başarılı olunmaktadır. Bu kontrol yeterince 1560
kurulamadığında ise, aşağıdaki durumlar meydana gelmektedir:
18. Oyak Genel Müdürlüğü’nden, BÇS’ye, 1.11.1999 tarihinde gönderilen 2000 yılı
bütçe mesajı hakkında yazıda, “...Rekabeti Koruma Yasası’na uygun olarak bayilik
sistemlerinde denetim artırılacak ve fiyat rekabetine neden olan bölge dışına kaçış ve
sızıntılar önlenecektir. Bayilik sözleşmeleri, bu amaçla gözden geçirilecek ve cezai
yaptırımlar ağırlaştırılacaktır…” ifadesi yer almaktadır.
19. 7.10.1997 tarihli Esçim III. Stratejik Planlama Komitesi Toplantı Raporu’nda,
Genel Müdür Sadık AKALAN’ın, “Afyon’un 1996 yılına göre 54.000 ton fazla satışı 1570
var. Denizli ve Afyon ucuz satışlarını kontrol edemiyor, normalde Antalya yöresine
gönderiyor. Fakat bizim bölgemize kaçak girişler oluyor…Kütahya’da savaş etkili,
Simav ve Tavşanlı’daki bayiler sadakatli davranıyorlar. Bir yolla müşterilerini
tutmasını biliyorlar. Perakende satıcılar üç kağıtçı, güvensiz. Eskişehir’de de büyük
bayiler iyi niyetli davrandı, küçük bayiler ise yabancı çimentoları şehir içine sokmadan
inşaatlara direk boşaltma yaptılar...” şeklindeki sözleri tespit edilmiştir.
20. Raportörler tarafından yöneltilen “Diğer çimento şirketleri Eskişehir’de satış
yapabiliyor mu?” sorusuna, Esçim yetkilisi, “Buraya gelecek olan fabrikanın örneğin
Ankara’dan gelecek olan fabrikanın ton başına 5 milyon TL nakliyeyi fazladan öder. 1580
Bu nedenle gelmesi mantıklı değil ama bazen kaçaklar oluyor” cevabını vermiştir. Bu
sözler, 7.10.1997 tarihli rapordaki “...küçük bayiler ise yabancı çimentoları şehir içine
sokmadan inşaatlara direk boşaltma yaptılar...” ifadesine anlam kazandırmaktadır.
Küçük bayiler, sektörde “kaçak” olarak tanımlanan kontrol dışı çimentoları, yukarıda
değinilen nakliye maliyetini etkileyen faktörler neticesinde zaman zaman Eskişehir’e
getirmekte ve bu durum Eskişehir’de kurulmak istenen dengeleri bozmaktadır.
06-29/354-86
35
21. Set Ankara Satış ve Pazarlama 3 Yıllık Plan Güçlü ve Zayıf Noktalar
Analizi’nde, “Fiyat” başlığı altında, zayıf yön olarak, “rakip fabrikaların bayilerini
kontrol edememeleri” ifadesinin yer alması dikkat çekicidir. 1590
22. Set Ankara’nın rakiplerine ve pazarına ilişkin, 30.6.2000 tarihli çalışmada,
Baştaş Fabrikası’nın zayıf yönlerine ilişkin olarak, “bayi yönetimi, teminatsız ve uzun
vadeli satışları ile Ali Rıza Onat isimli bayiye teslimiyetli bir politika uygulaması”
değerlendirmelerinin yapılması dikkat çekicidir.
23. Set Ankara’dan Set Group’a 8.4.1999’da gönderilen yazıdaki, “Bartın,
Karabük, Kastamonu, Çankırı bölgelerine yaşanan yoğun rekabet sonucu
yükseltilmeye çalışılan fiyatlar tekrar düşüş kaydetmektedir. Yapılan tespitlerde,
özellikle Çankırı ve Kastamonu bölgelerine Eryiğit Tic. (A.Rıza ONAT) çok düşük 1600
fiyatlarla girme mücadelesi vermektedir. Firmanın bilmediği bu bölgelere girmesi,
piyasayı çok bozduğu gibi, satışlarımızı da olumsuz yönde etkilediği bir gerçektir”
ifadesi dikkat çekicidir. Bu noktada, Ali Rıza ONAT’ın, Baştaş’ın önemli miktarda alım
yapan bir bayisi olduğunu hatırlatmakta fayda vardır. Baştaş’ın rakipleri tarafından
bayilerini kontrol edememesinden dolayı eleştirildiği belgeler göz önünde
bulundurulduğunda, büyük bir bayinin pazarda yaratacağı etkiler anlaşılabilir.
24. Set Afyon’un rakiplerine ve pazarına ilişkin, 30.6.2000 tarihli çalışmada, Göltaş
Fabrikası’nın zayıf yönlerinden birinin, “Bölge fiyatı uygulayamaması, genel fiyatlarını
düşürmesi karlılığını düşürmektedir” şeklinde belirlenmesi dikkat çekicidir. “Tehditler” 1610
başlığı altında ise, “Tüm bölgeler tek fiyatla çıkması, fiyatlarımızı olumsuz
etkilemektedir” ve “Afyon’dan Antalya bölgesine Tuğla gitmesi nedeniyle, bölgemize
çimento gelmesi bakımından uygun nakliye bulunması” ifadeleri yer almaktadır.
Çalışmanın ilerleyen bölümlerinde, Göltaş fabrikasının, Kütahya bölgesi hariç tüm
bölgelere tek fiyatla satış yaptığı belirtilmektedir. Görüldüğü üzere, bölge fiyatı
uygulayamayan dolayısıyla yeniden satıcılarını yeterince kontrol etmeyen Göltaş’ın
varlığı, Afyon’dan Antalya bölgesine tuğla gittiği için dönüşte çimento gelmesi imkanı
ile birleşince, Set Afyon’un, Afyon’da oluşturmak istediği fiyatlar üzerinde olumsuz
etki meydana gelmektedir.
1620
Bu açıklamaların ardından, “Rekabet Kurumu’nun oluşturulmasının ardından rekabet
mevzuatı ile bağdaşması mümkün olmayan bu davranışların giderilmesi ya da
‘saklanması’ için ne yapılmıştır?” sorusuna cevap verilmelidir. Bu noktada, yalnızca
sektörün fotoğrafını doğru çekebilmek amacına yönelik olarak aşağıdaki yazıya
değinmek yerinde olacaktır:
25. ...’nın hazırlayıp ...’ya gönderdiği görüş:
“RAPOR
06-29/354-86
36
Rekabet Kanunu ve ilgili 1997/1 ve 1997/2 sayılı Grup Muafiyeti Tebliğleri’ne uyumlu 1630
yeni jenerasyon sözleşmelerin hazırlanmasına ilişkin çalışmaların birinci bölümü
tamamlanmıştır. Bu çalışmalarda, ...’nın yeniden satışa konu olarak dağıtım
sistemindeki bayileriyle akdettikleri sözleşmeler incelenmiştir. Öte yandan şirketlerin
ayrı ayrı piyasa şartları, dağıtım sistemleri ve sözleşmeleri, ...’daki çalışma
toplantılarında incelenmiş ve piyasaların özel şartları kapsamında faaliyetleri rekabet
mevzuatı çerçevesinde niteliksel ve niceliksel olarak değerlendirilmiştir.
Muafiyet rejiminin dahi, ... işletmelerinin mevcut uygulamalarını sürdürmelerine
olanak tanımadığı tespit edilmiştir. Uyumlu olmadığı tespit edilen hususların re’sen
veya şikayet ile Kanun’un 6’ıncı maddesinin (a) ve (b) bentlerinde tanımlanan ihlaller
olduğu iddia edilebilir. Meselenin hallinin sabit bant çıkış fiyatının tüm satışlara eşit 1640
olarak uygulanması olduğu bilinmektedir. Fakat bununla birlikte, bu uygulamaya
derhal geçilemeyeceği, bu yönde bir uygulamanın başlaması için piyasaların eşit şart
ve şekilde faaliyetlerini yeniden düzenlemeleri gerekliliği tarafınızdan belirtilmiştir.
Bu durumda izlenebilecek yolun, piyasaların “mevzuatla uyumlu” satış prosedürlerini
uygulamaya almalarına kadar geçecek süre içerisinde, ... işletmelerinin mevcut
faaliyetlerinin “muafiyet rejimi” dahilinde yeniden düzenlenmesi olduğuna kanaat
getirilmiştir. Bu itibarla bölgesel farklılıklar oluşturan fiyat yapılarını “gizlemek” için,
muafiyet rejiminin tanıdığı Tek Elden Dağıtım Anlaşmaları (TEDA) ve Tek Elden
Satın Alma Anlaşmaları (TESA) Grup Muafiyetleri ile, eş edimdeki alıcılara farklı
fiyatlar uygulanması pratiğinin, edimleri farklılaştırıcı bir statü yaratılması cihetine 1650
gidilmiştir. Bu sistem ile, üretim tesislerine uzak mesafelerde bulunan alım merkezleri
bölgesel sınır ile tefrik edilecek ve bu bölgeye TEDA çerçevesinde bir Dağıtıcı ihdas
edilecek ve böylelikle düşük fiyatlı bant fiyatına karşın, edimlerin üretim tesisinin ana
hinterlandı içerisinde yer alan TESA’lar ile farklılıkları ortaya koyulacaktır. Bu
yöntemin kalıcı bir çözüm getirmesi beklenemez. Yalnızca piyasadaki hatalı
uygulamaların birlikte sona erdirileceği tarihe kadar geçecek olan süre zarfında, ...
işletmelerinin bayi satışları nedeni ile ceza almamasını temin edebilecektir. Bu itibarla
biri TEDA diğeri TESA formatında iki tip sözleşme oluşturulmuştur. Bu sözleşmeler
taslak niteliğinde olup işletmelere eş zamanlı olarak bildirilecektir. İşletmeler ferdi
pazar şartlarından kaynaklanan prosedür farklılıklarını, diğer çekince, itiraz ve 1660
taleplerini de belirterek tarafımıza bildireceklerdir. Böylelikle sözleşmelere nihai şekil
verilebilecek ve tensiplerinize arz edilebilecektir.
Tarafınızdan uygulamaya alınması ön görülen ve tarafımızdan evvelemirde
uygulanabileceğine kanaat getirilen yegane yöntem niteliğindeki tip sözleşmeler
eklidir. Bu sistemin kalıcı bir çözüme hizmet etmeyeceğini ve ihlallerin tek fiyat
uygulamalarıyla durdurulmasının esas olduğunu birkez daha vurgulayarak durumu
tensiplerinize arz ederiz.”
Bu ve benzeri görüşler çerçevesinde, pek çok teşebbüs, Rekabet Kurumu öncesinde
yukarıda değindiğimiz üç amacı tam olarak içeren bayilik sözleşmelerini, 2002/2 1670
sayılı “Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği” hükümlerine uyumlu hale
getirmeye; başka bir deyişle de, gizlemeye çalışmıştır. Aşağıda Rekabet Kurumu
öncesi imzalanmış birkaç anlaşma örneği yer almaktadır:
26. BÇS ile Kenan SALINDIRMA arasında, 10.3.1997’de imzalanan anlaşmada
aşağıdaki maddeler dikkat çekicidir:
06-29/354-86
37
“6. Madde : Bayi satış ordinosu ve buna göre düzenlenen sevk irsaliyesinde belirtilen
yer dışına sevk yaptığı takdirde, bayinin bayiliği iptal edilecek ve 1.000.000.000 TL
tutarındaki şirkete verdiği ceza çeki ceza olarak tahsil edilecektir. Pazarlama 1680
Şefliğinin konu ile ilgili tespiti ve raporu esas kabul edilecek, bayinin savunması
dikkate alınmayacaktır.
7.Madde : Bayinin şirketin uyguladığı bölgesel fiyatların altında bant teslimi veya
şantiye teslimi (ilgili bölge ile Bolu arasındaki fiili nakliye fiyatları dikkate alınarak
hesaplanacaktır) çimento satan bayi tespit edildiğinde, bayi şirketin yapacağı bu
tespite itiraz edemeyecek ve kendisine bir defaya mahsus ilgili bölge fiyatıyla serbest
satış fiyatı arasındaki farkın 3 misli para cezası verilecektir. Tekerrüründe bayiliği
iptal edilerek, şirket nezdinde bulunan nakit teminatı ve ceza çeki tahsil edilerek irad
kaydedilecektir.”
1690
BÇS ile Albayrak Ltd.Şti. arasında, 31.12.1996’da imzalanan anlaşmada, Kenan
SALINDIRMA ile imzalanan bayilik anlaşmasının 6 ve 7. maddeleri, 7 ve 8. maddeler
olarak yer almaktadır. BÇS ile Albayrak Ltd.Şti. arasında bu anlaşmaya ek olarak
14.3.1997’de protokol imzalanmıştır. Protokoldeki şu ifadeler dikkat çekicidir:
“2- SÜRE VE UYGULAMA : İlgili bölgelerde çimento fiyatlarının istikrara kavuşması
yolunda şirketin yapacağı tespitler doğrultusunda, şirket bu uygulamaya istediği
zaman son verebilecektir.
4- CEZAİ HÜKÜM : Bayinin yukarıda belirtilen bölgelere pazarlamak üzere aldığı
çimentoyu başka bir bölgeye sevkettiğinin şirket tarafından tespit edilmesi halinde; 1700
Bayinin ilgili bölgeye sevkıyatı sağlamasına rağmen, çimento boşaltıldıktan sonra
tekrar başka bir araç bayi veya alıcı kişi tarafından farklı bir bölgeye nakledilmesi
durumunda; Bayinin, şirketin ilgili bölgelerde diğer fabrikalar ile rekabet edebilmek
amacıyla kendisine fiyatlarda sağladığı bu toleransı bir başka bayiye dolaylı olarak
kullandırdığının tespit edilmesi durumunda;
hiçbir savunma ve açıklamaya müsaade edilmeksizin Bayi’nin 1997 yılı bayilik
sözleşmesi (Protokol) tek taraflı iptal edilecek, her iki protokol düzenlenirken
kendisinden teminat için alınan açık çekler tahsil edilecek, vadesi gelen gelmeyen
tüm borçları şirket nezdinde bulunan teminatlarından tahsil edilecek ve eğer varsa
diğer teminatları da şirket lehine irad kaydedilecektir.” 1710
27. Konya Çimento’nun 29.4.1994’de Yusuf BULDUK ile imzaladığı Ambalajlı
Çimento Bayilik ve Bağlantı Şartnamesi’ndeki, “Bayi, şirketin çimento alım ve satımı
için koyacağı kurallara uymak zorunda olacaktır. Şirket ile bayilik sözleşmesini
imzalayan satıcılar perakende satış yaptıkları takdirde, şirketle bayilik anlaşması
olmayan diğer çimento satıcıları ile fiyat birliği içerisinde satış yapmaya gayret
göstereceklerdir. Şirket dilerse bayinin perakende satış fiyatını belirleyebilir. Bayi bu
konuya itiraz edemez…” ifadesi dikkat çekicidir.
Görüldüğü üzere, sektörde Rekabet Kurumu’nun kurulmasından önce kullanılan 1720
bayilik sözleşmeleri, genellikle 2002/2 sayılı Tebliğe uyum gösteren sözleşmelerle
büyük farklılık göstermektedir. Ancak gerçek amaçlar değişmediğinden mevcut
sözleşme yapısında çeşitli çelişkiler meydana gelmektedir. Her şeyden önce, bayilere
06-29/354-86
38
imzaladıkları sözleşmeler verilmemekte ve içeriklerine ilişkin olarak eksik bilgi
verilmektedir:
28. Set Afyon, 1998 yılından beri bayileriyle “Tek Elden Dağıtım Anlaşması”
başlıklı bir sözleşme imzalamaktadır. 2002/2 sayılı Grup Muafiyeti Tebliği’ne büyük
ölçüde uyumlu olan bu sözleşmelerin uygulanmasına dair aşağıdaki olay kayda
değerdir. Bölgesi dışına satış yapan Akşehir bayisi Yörükoğlu Ltd.Ş, ceza 1730
faturası ile birlikte Set Afyon’dan gönderilen yazıda “Fabrikamızla yapmış olduğunuz
Tek Elden Dağıtım Anlaşması’nın 2. Maddesinde açıkça belirtildiği gibi, bayi
kendisine tanımlanan bölge dışında müşteri aramamak kayıt ve şartıyla satış
yapabilir denmektedir. Ayrıca aynı durum sözleşmenin 4. Maddesinin c bendinde de
belirtilmiştir. 05.06.1999 tarihinde şirketinize ait 03 EH 935 plakalı vasıta Akşehir
bölgesi için almış olduğu çimentoyu Sultandağ ilçesindeki Aydoğmuş Ticaret’e
boşalttığı tespit edilmiştir. Bu durum sözleşmenin yukarıda belirtilen maddelerine
uymadığından, aynı sözleşmenin 10. maddenin a bendi tarafınıza uygulanmış ve
ceza faturanız ekte sunulmuştur. Aramızdaki iyi ilişkilerin devamı bakımından,
sözleşme şartlarına uyulmasını önemle rica eder, bilvesile hayırlı işler dileriz” 1740
denilmektedir. Yörükoğlu Ltd.Şti.’nden, Set Afyon’a, 10.06.1999’da gönderilen itiraz
yazısındaki “İlgi yazınızda belirtilen Tek Elden Dağıtım Anlaşması bugüne kadar
tarafımıza intikal ettirilmemiştir. Anlaşmanın 2. maddesinde belirtilen ‘bayi kendisine
tanımlanan bölge dışında müşteri aramamak kayıt ve şartıyla satış yapabilir’
ibaresine firmamız bugüne kadar kesinlikle uymuştur. 05.06.1999 tarihinde
şirketimize ait 03 EH 935 plakalı vasıta Akşehir Şubemize çimento götürmüştür.
Yazıda söz konusu edilen Aydoğmuş Ticaret de Akşehir’deki şubemizden çimento
satın almıştır. Bu çimentonun bir kısmını Akşehir’e yakın köylerden birine indirmiş, bir
kısmını da deposuna götürdüğü tarafımızdan da tespit edilmiştir...” ifadesi
bulunmaktadır. 1750
29. OYSA Niğde’nin bayilik sözleşmelerinin uygulanmasına dair belgeler:
1) OYSA Niğde bayisi Remzi YAVUZ, yapılan görüşmede, “OYSA Niğde Çimento
San.Tic.A.Ş.’nin bayisi olduğunu, bayilik sözleşmesi yaptıklarını ancak sözleşmenin
içeriğinin ne olduğu konusunda bilgilerinin olmadığını, hatta sözleşmelerinin
yanlarında olmadığını” ifade etmiştir.
2) OYSA Niğde eski bayisi Ramazan AZBOZ’un konuya ilişkin tutanakta yer alan
ifadeleri, “1999 yılında OYSA Niğde Çimento bayiliğini bıraktım. Bayiliğim sırasında 1760
bölgem Ereğli idi. Bölgenin dışına mal satışı yasaktı. Cezası sözleşmede belirtilir.
Ama sözleşme bize verilmez, orada kalır. Biz gideriz, önümüze ne konursa imzalarız.
Bölgeler arası satışı engellemek için çimento torbalarının rengi değiştirilir... Yanlış
hatırlamıyorsam 1998 yılında Antalya'da bir toplantı yapıldı. ‘Rekabet uzmanları
gelirse sakın bundan bahsetmeyin’ denildi. Aynı uygulamayı Konya Çimento A.Ş.’de
yapıyor... Konya da Niğde de (A.Ş.) farklı bölgelere satış yapılırsa, o bölgenin fiyatını
uygulayarak ceza uyguluyor (malın dağıtıldığı bölgenin fiyatları). Eğer bölge ayrımı
yapılmazsa; herkese aynı fiyat uygulanırsa bu bayiler için daha iyi olur. Daha sağlıklı
bir sistem olur…Bölge dışına satışın güvenle ilgisi yok. Peşin para getiren herkese
mal satılır. O yüzden güvenseniz de güvenmeseniz de bölge dışından gelen şahsa 1770
06-29/354-86
39
mal satılır; peşin para veriyorsa…1998 yılında Antalya’da yapılan toplantıda OYSA
Niğde Genel Müd.Yrd.Şefik Bey; ‘Rekabet Kurulu kuruldu, dikkatli olun’ dedi”
şeklindedir.
3) OYSA Niğde bayisi Hasan AYDOĞAN, “Ben Karaman’da satış yapıyorum.
Karaman dışına satış yapmam fabrikayla (OYSA Niğde) yaptığımız bayilik
anlaşmasına aykırı olur. Fabrika bize bayiliği verirken Karaman’da satış yapacaksın
dedi, dışarıya satış yapmıyoruz bu yüzden. Yaptığımız bayilik anlaşmasını fabrikada
parafladık, orda kaldı; bende bir örneği yok…1998 yılı sonlarında Antalya’da
Oysa’nın yaptığı toplantıda bize Rekabet Kurumu’ndan bahsetmişlerdi. Bizim 1780
isteğimiz tüm bayilere aynı fiyattan satılsın” şeklinde ifadede bulunmuştur.
1998 sonrası döneme ilişkin olarak yapılan TEDA bayilik sözleşmelerinde diğer bir
ilginç nokta, sözleşmelerin konusu bir bölgede tek elden dağıtım olmasına rağmen,
aynı bölgede birden fazla bayinin görevlendirilmesidir:
30. Set Ankara’nın hepsi 1.1.1998’de imzalanan tek elden dağıtım anlaşmalarında
bölge tanımları şu şekilde yapılmıştır:
- Yalçın İnşaat Yapı Malz. Ltd.Şti.; Ankara Merkez, Sincan, Polatlı, Beypazarı. 1790
- Cangül İnş. Malz. San. ve Ltd.Şti.; Ankara Merkez, Polatlı, Beypazarı, Ayaş.
- Yıldırımer A.Ş.; Ankara Merkez, Çubuk, Polatlı, Eskişehir.
- Evren Yapı Malz. İnş. Ltd.Şti.; Ankara Merkez, Çubuk, Gölbaşı.
- Kandemir İnş. San. ve Tic. Ltd.Şti.; Ankara Merkez, Gölbaşı.
- Söyler Ltd.Şti.; Ankara Merkez, Çubuk.
- Pelenkoğlu Nak. San. ve Tic. Ltd.Şti.; Ankara Merkez, Kızılcahamam, Çankırı,
Kastamonu.
Buna karşılık, Gözde İnşaat Malzemeleri Ltd.Şti. ile 1.1.1998’de imzalanmış “Tek
Elden Dağıtım Anlaşması”nda, bölge tanımının yapılmadığı tespit edilmiştir. 1800
İncelenen bayilik sözleşmeleri ve uygulamalarında, çok küçük bölgeler şeklinde
yapay pazar tanımları ile tek elden dağıtım bölgeleri belirlemek, sözleşmelerle tek
elden satın alma zorunluluğu getirilmesine rağmen sağlayıcı şirketin bilgisi dahilinde
rakip teşebbüslerin çimentosunu satmak gibi, Grup Muafiyeti Tebliğlerinin ruhu ile
bağdaşmayan pek çok uygulamaya rastlanmıştır. Bunlara da, taraflara ilişkin
değerlendirmelerde ayrıntılı olarak yer verilecektir.
Bütün bu hususlar, çimento sektöründe uygulanmakta olan dikey kısıtlamaların
amacına ve bunların gizlenmesine yönelik girişimlere dair tespitleri desteklemektedir. 1810
I.2.5.2. Savunmalar ve Bu Savunmalara İlişkin Değerlendirmeler
Soruşturma kapsamındaki teşebbüslerin, yukarıda yer verilen tespitlere ilişkin olarak
yaptıkları temel iktisadi savunma, “fiyatların, malın gönderileceği bölgede hakim
durumda olan çimento fabrikasıyla rekabet edebilmek için sübvanse edilerek
06-29/354-86
40
belirlendiği; dolayısıyla buna yapılacak bir müdahalenin mevcut sistemle sağlanan
rekabeti ortadan kaldıracağı” şeklindedir.
Kurul’umuz, yukarıdaki savunmanın aksine, teşebbüslerin, maliyet ve fiyat yapıları 1820
izin vermesine rağmen, anlaşma ya da misillemeye uğrama korkusuna dayanan tek
taraflı şirket politikaları yüzünden rakip fabrikaların kurulduğu pazara girmediğini
tespit etmiştir. Ancak 17.6.1999 tarih, 99-30/276-166 sayılı Ege Bölgesi Çimento
kararında da belirtildiği gibi, “...iç talep açısından bakıldığında arz fazlası olan bir
sektörde pazarın teşebbüsler arasında coğrafi olarak çok katı bir biçimde bölünmesi
teorik olarak bile mümkün olmadığından, uygulama biraz yumuşatılarak, en azından
fabrikaların yakın çevresindeki yoğun talep bölgelerinin münhasırlaştırılmasıyla
birlikte, artan üretimin tampon bölgelerde, rekabete açık bölgelerde ve gerekirde dış
pazarda, teşebbüsler açısından en karlı olacak şekilde değerlendirildiği
görülmektedir. Uygulamayı mümkün kılan da, satış merkezleri itibariyle uygulanan 1830
farklı fiyatlar ve satış ağı üzerindeki katı denetim mekanizmasıdır... Kaldı ki; ortak
bölgelerde yaşanan rekabetin de sağlıklı bir rekabet olduğunu söylemek mümkün
değildir...” Dolayısıyla mevcut sistem, teşebbüslerin iddia ettiği gibi pazara rekabet
getirmemektedir.
Keza, Kurul’umuz yaptığı incelemeler ve 6.4.2001 tarih ve 01-17/150-39 sayılı
“Belko” kararında da kullandığı “fiyatların nispeten rekabetçi pazarlarla kıyaslanması”
şeklindeki analiz yöntemi çerçevesinde, rakip teşebbüslerin karlı olduğu halde
anlaşma veya tek taraflı şirket politikasına bağlı olarak girmediği fabrika çevresinde,
elde edilen hakim durum veya pazar gücüne bağlı olarak yüksek-rekabetçi olmayan 1840
fiyat uygulandığını tespit etmiş; bu gücün azaldığı ya da olmadığı pazarlardaki
fiyatların ise, maliyetin altına düşmediğini saptamıştır5. Nitekim bu husus da Ege
Bölgesi Çimento kararında “Fabrikaların farklı fiyat uygulamasına ilişkin olarak
yaptıkları savunmalarda, her fabrikanın bir merkeze uygulayacağı fiyatını, diğer
fabrikaların ve kendisinin oraya olan uzaklığını göz önüne almak suretiyle tespit ettiği
ve diğerine daha yakın olan yere yapacağı satışlarını artırmak için ‘nakliyeyi
sübvanse ettiği’ belirtilmiştir. Hatta nakliyenin sübvanse edilmesi suretiyle diğerine
daha yakın olan bölgelere satış yapma olanağının sağlandığı ve sistemin daha
rekabetçi bir yapı gösterdiği ileri sürülmüştür. Ancak, buradaki asıl sorun, çimentonun
uzak yerlere satılması değil, fabrika merkezi ve yakın çevresine, anlaşmayla 1850
sağlanan korumanın sonucu olarak pahalıya satılmasıdır” şeklinde ifade edilmiştir.
Dolayısıyla zaten rekabetçi olmayan fiyattan indirim yapıldığı da unutulmamalıdır.
Kaldı ki, fiyat politikalarının rekabetçi olduğunu düşünen teşebbüsler, bunu, 4054
sayılı Kanunu ihlal etmeyen yöntemlerle de (sübvanse edildiğini ileri sürdükleri
fiyatları, tüm bölgelere uygulamak gibi) sürdürebilirler.
İşte bu noktada, “sisteme yapılacak müdahalenin rekabeti ortadan kaldıracağı”
şeklindeki savunmanın, “teşebbüslerin lehlerine olan bu duruma neden itiraz ettiği”
sorusunu da gündeme getirdiği söylenmelidir. Bu soruya verilecek cevap, mevcut 1860
uygulamaların iktisadi etkinliği ortadan kaldırıcı niteliğini daha da açıklayıcı olacaktır.
Bu çerçevede öncelikle savunmalardan yapılacak çeşitli alıntılara yer verilmelidir:
5 Nitekim bu saptama çerçevesinde, çeşitli teşebbüslerin yıkıcı fiyat uygulamalarına maruz kaldığı iddiaları da kabul
edilmemiştir.
06-29/354-86
41
Baştaş’ın savunmasında, “Bir an için dağıtım ve fiyatlandırma sisteminin değiştirilerek
fabrika çıkışı tek bir fiyat belirlenmesi ihtimali düşünüldüğünde, bu halde fabrikalar
sadece kendi hinterlandlarında satış yapabilecek, daha uzak mesafelere yani rakip
fabrikaların hinterlandlarına gidemeyecek ve ellerindeki arz fazlasını
tüketemeyeceklerdir. Bilindiği gibi, çimento sektörünün yapısı gereği fabrikaların
üretim kapasitelerini kısmaları mümkün değildir. Bir fabrikanın kapanması ise,
çalışmasından daha maliyetlidir. Dolayısıyla bu tür bir sistem değişikliğinde fabrikanın 1870
üretim kapasitesini kısmak suretiyle, arz fazlasını önleyebilmesi mümkün
olmayacaktır. Bu durumda teşebbüslerin aralarında, Ege bölgesinde faaliyette
bulunan Çimentocular ile ilgili kararda olduğu gibi, ihracat karteline girmeleri veya
damping gibi uygulamalara yönelmeleri kaçınılmaz hale gelecektir” ifadesi yer
almaktadır.
Çimsa’nın savunmasında, “Renkli torba sistemi üretim kapasitesini kullanmak amacı
ile müşterinin (münhasır bayinin veya yeniden satıcının) satış pazarının bulunduğu
yere farklı fabrika çıkış fiyatı uygulaması yapılması zaruretinden kaynaklanmaktadır.
Zira tek ve standart bir fabrika çıkış fiyatı uygulandığında belli bir yarıçapın ötesine 1880
satış yapmak imkansızdır. Bu durumda coğrafi satış pazarının sınırları daralarak
üreticiler arası rekabet daha da kısıtlanacak ve sınırlar daha belirgin hale gelecektir.
Bu açıdan, malı uzak mesafeye nakledecek ve uzak pazarlarda pazarlayacak olan
yeniden satıcıya nakliye fiyatını telafi edecek şekilde, daha düşük bir çıkış fiyata satış
yapmak kaçınılmazdır. Burada amaç, üretim kapasitesinin kullanımını sağlamaktır.
Kapasite kullanılmadığı takdirde sabit maliyetler sebebi ile karlı bir faaliyette
bulunulması zorlaşacaktır...” ifadesi yer almaktadır.
BÇS’nin savunmasında, “BÇS’nin TEDA anlaşmaları, potansiyel rekabet ile
şekillenen yakın hinterland içinde oluşan piyasa fiyatı ile üretim maliyeti arasındaki 1890
farktan kaynaklanan kar marjı ile üretilen çimentonun azami kapasite kullanımı
sağlanarak birim maliyetinin düşürüleceği miktarlarda satılması için oluşturulan marj
dahilinde azami uzaklığa kadar çevre bölgelere çimento satılabilmesi için
uygulanmaktadır. TEDA anlaşması imzalayan bayinin muafiyet rejimine uygun olarak
bölge dışına aktif satışta bulunmama yükümlülüğü vasıtasıyla, sübvanse edilerek
kapasite kullanım oranına bağlı olarak maliyeti daha da düşürülen çimentonun
satılması mümkün olmaktadır. Arzın artması ile fiyatların daha da düşmesi sonucu
doğmakta, ayrıca benzer ekonomik süreçlerin etkisi altındaki rakiplerin de
kapasitelerine bağlı olarak uzak bölgelere daha düşük fiyatla çimento sevk
edebilmeleri mümkün olmaktadır. Bu denge, potansiyel rekabetin önemini artırmakta, 1900
üretim kapasitelerindeki yükseklik ise hem üretimi hem de uzak bölgelere yapılacak
satışları vazgeçilmez kılmakta ve artan kapasitelere bağlı olarak satış miktarlarını da
artırmaktadır. Aynı ekonomik döngü tekrar etkisini göstermekte, gidilen uzak bölgeler
bir başka üreticinin ana hinterlandı olduğu için o bölgede ‘uzaklara taşıma fonunu
oluşturacak piyasa fiyatı fırsatını’ baskı altına almakta, sonuç olarak ekonominin tüm
dinamiklerinin olumlu etkisi altında rekabet şekillenmektedir. Yani uzak bölgelere
çimento satma zorunluluğu, piyasa ekonomisinin doğal bir zorunluluğu olduğu gibi,
rekabet kuralları bakımından da bölgesel hakimiyetlerin oluşmaması önünde doğal
kontrol ve baskı süreçlerini oluşturmakta ve potansiyel rekabet bakımından önem
taşımaktadır...” ifadesi yer almaktadır. 1910
Çimento sektöründe ortalama sabit ve toplam maliyetlerin düşürülebilmesi için
kapasite kullanım oranlarının artırılması gereklidir. Ancak üretim ve satış miktarının
06-29/354-86
42
yani arzın artması, ekonominin temel prensipleri çerçevesinde, genel olarak fiyatların
da düşmesine yol açar. Bunu bir ölçüde engelleyerek karlılığı azaltmamanın yolu ise;
hakim durumda bulunulan veya pazar gücüne sahip olunan pazarlar ile diğer
piyasalar arasında fiyat farklılaştırması yapılmasıdır. Mevcut sistem, yukarıda
değinilen diğer amaçlar yanında, bu hedefe de hizmet etmektedir. Bu durumu Ege
Bölgesi Çimento kararında da Kurul’umuz saptamış olup, konuya ilişkin olarak
Baştaş savunmasında, “bilindiği gibi, çimento sektörünün yapısı gereği fabrikaların 1920
üretim kapasitelerini kısmaları mümkün değildir. Bir fabrikanın kapanması ise,
çalışmasından daha maliyetlidir. Dolayısıyla bu tür bir sistem değişikliğinde fabrikanın
üretim kapasitesini kısmak suretiyle, arz fazlasını önleyebilmesi mümkün
olmayacaktır. Bu durumda teşebbüslerin aralarında, Ege bölgesinde faaliyette
bulunan Çimentocular ile ilgili kararda olduğu gibi, ihracat karteline girmeleri veya
damping gibi uygulamalara yönelmeleri kaçınılmaz hale gelecektir” demiştir. Çimento
sektörünün yapısı gereği, kapasiteler kısılamayacağından, oluşacak arz fazlası, ya
Baştaş’ın ileri sürdüğü teşebbüsler arası anlaşmalara konu olacak ya da mevcut
koşullar çerçevesinde rekabetçi fiyat oluşumunu sağlayacaktır. Hemen belirtmek
gerekir ki teşebbüsler arasındaki arz miktarının kontrolü ve benzeri anlaşmalar 4054 1930
sayılı Kanun ile yasaklanmıştır. Dolayısıyla ulaşılacak sonucun rekabetçi fiyat
oluşumu olduğu söylenebilir. Kaldı ki mevcut sistem, D.E. Waldman’ın 1988 tarihli
makalesinde (WALDMAN, D.E. (1988), “The inefficiencies of ‘unsuccessful’ price
fixing agreements”, The Antitrust Bulletin, Spring 1988, s.67-93.) ayrıntılı biçimde
ortaya koyduğu üzere, kapasitelerin kontrolsüz biçimde artışını teşvik edici
niteliktedir. Kurul kararı sonrasındaki beklenen gelişmeler arasında, iktisadi
etkinlikten uzaklaşmaya yol açan bu durumun sona ermesi de bulunmaktadır.
Soruşturma kapsamındaki teşebbüslerin, yukarıda yer verilen tespitlere ilişkin olarak
yaptıkları savunmalarını dayandırdıkları hukuki argümanlar ise aşağıdaki şekilde 1940
özetlenebilir:
Teşebbüslere göre, “fiyatın diğer bölgelere göre düşük olduğu bir pazarda satılacağı
belirtilerek alınmış olan bir ürünün, daha yüksek fiyatların oluştuğu bir bölgede
satılması, ilgili alıcıya haksız bir kazanç sağlayacaktır. Bu eylem, alıcılar arasında
“aldatıcı hareket veya hüsnüniyet kaidelerine aykırı sair suretlerle iktisadi rekabetin
her türlü suistimali” şeklinde tanımlanan bir haksız rekabet yaratacaktır. Üreticiyi
hileye düşürmek sonucu elde edilen ve nadir de olsa bazı hallerde, eğer unsurları
varsa, ‘dolandırıcılık’ dahi sayılıp cezalandırılabilecek bu haksız kazancı hukukun
koruması da mümkün değildir. Hemen belirtmek gerekir ki, üretici teşebbüsler ile 1950
bayiler arasında iki tür hukuki ilişki bulunmaktadır. Bunlardan ilki ve temel olanı,
üretici ile bayi arasındaki bayilik anlaşması-çerçeve anlaşmadır. 4054 sayılı
Kanun’un alanına girebilecek olan da bu sözleşmelerdir. İkincisi ise, bayi ile üretici
arasında her sipariş ve teslimat ile tekrar eden satım anlaşmalarıdır. Bu satım
anlaşmaları, malın alındığı bölgeye sevk edilmesi, bedelinin üreticiye ödenmesi gibi
hususlarda bayiyi borç altına sokmaktadır. Diğer bir deyişle, üreticinin satım
anlaşmasına konu mal üzerindeki hakkının ortadan kalkması için, ilgili ürünün satış
akdi uyarınca anlaşmaya varılan bölgeye sevk edilmesi, doğan borcun ödenmesi gibi
edimlerin ifası gerekmektedir. Bir bayinin mal bedelini üreticiye ödememesi ile
taahhüt ettiği bölgeye söz konusu malı sevk etmemesi arasında doğurulan zarar ve 1960
sözleşmeye riayetsizlik açısından fark yoktur. Her ikisi de, akit serbestisi içinde
belirlenen biçimde cezai yaptırıma tabi tutulabilir. Bunun ise rekabet kuralları
açısından doğurduğu bir sakınca yoktur. Yukarıda ifade edilen hile sonucu üretici
06-29/354-86
43
tarafından haklı olarak iptal edilebilecek olan sözleşmenin, 4054 sayılı Kanuna aykırı
olacağı düşünülerek ayakta tutulması mümkün değildir. Kaldı ki, 4054 sayılı Kanuna
aykırı olması nedeniyle satım sözleşmesi geçersiz olsa bile, üreticilerin, hileye maruz
kalmış olmaları nedeniyle, Borçlar Kanunu m.41 uyarınca haksız fiil hükümlerinden
yararlanmaları da mümkündür.”
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’da belirlenen temel prensiplerden 1970
biri, alıcılara, satın aldıkları malların yeniden satımına ilişkin olarak bölgesel
sınırlamalar getirilememesi; daha açık bir deyişle, satın alınan malların istenilen
yerde satılması suretiyle sağlanacak rekabetin engellenememesidir. Ancak yasa
koyucunun 4054 sayılı Yasa’nın 5. maddesinde verdiği yetkiye dayanarak, Kurul, ilgili
maddede belirtilen şartların tamamının varlığı halinde, bu kurala bireysel veya grup
olarak muafiyet tanınmasını sağlayabilir. Nitekim Kurul’umuz, iktisat biliminden de
yararlanılarak hazırlanan Avrupa Birliği uygulamalarını da göz önünde bulundurup,
konumuzla ilgili temel belge olarak kabul edilebilecek 2002/2 sayılı “Dikey
Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği”ni yayımlamıştır. Bu Tebliğin kurucu
unsuru, sağlayacağı çeşitli etkilerle (“free rider”ın azaltılması vb.), nihai tahlilde daha 1980
olumlu bir iktisadi sonuç oluşacağı için, münhasır bölgelerin varlığına izin vermesidir.
Bu izne getirilen temel sınırlama ise, tek elden dağıtıcı üzerine, anlaşmada belirlenen
bölge dışında anlaşma konusu mallarla ilgili olarak, müşteri aramama, şube açmama
ve dağıtım deposu kurmama, yükümlülüklerinden başka rekabet sınırlamaması
yüklenememesidir. Tek elden dağıtıcı üzerine, “aktif satış” olarak tanımlanan bu
kısıtların getirilmesine izin verilirken, bunlar dışında kalan her türlü satış “pasif” olarak
değerlendirilmekte ve yapılacak engellemeler, 4054 sayılı Yasa’nın ihlali olarak kabul
edilmektedir. Dolayısıyla bir alıcı, diğer bölgelerden gelecek talepleri, bu bölgelerde,
müşteri aramamak, şube açmamak ve dağıtım deposu kurmamak koşuluyla dilediği
gibi karşılayabilir. Hemen belirtmek gerekir ki, tek elden dağıtım bölgeleri 1990
belirlenmemişse (birden fazla yeniden satıcının bir pazarda görevlendirilmesi gibi),
ilgili Tebliğ’in dayanak noktasını oluşturan ve korunması gereken bir çıkar da
kalmamış demektir. Dolayısıyla böyle bir durumda, ilgili Tebliğ’in müsaade ettiği “aktif
satışların engellenmesi”nin bile imkanı bulunmamaktadır.
Teşebbüsler arasındaki tüm hukuki ilişkiler, bayilik anlaşması, çerçeve anlaşma,
satım sözleşmesi gibi isimler taşıması farketmeksizin, yukarıda belirtilen ilkelere
uygun olmalıdır. Bu ilkelere aykırı sözleşmelerin, “hile, dolandıcılık, haksız fiil” gibi
kavramlar çerçevesinde 4054 sayılı Yasa kapsamı dışına çıkarılması kabul edilemez.
Çünkü, anılan Yasa’nın 4. maddesinde, dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya 2000
da kısıtlama etkisi doğurabilecek nitelikteki teşebbüsler arası anlaşma ve uyumlu
eylemler bile hukuka aykırı kabul edilip yasaklanmıştır. Bundan farklı bir yorum, 4054
sayılı Yasa’yı ihlal eden anlaşmalara, yatay veya dikey nitelik taşıması
farketmeksizin, müdahale edilememesi sonucunu doğurabilir. Örneğin “bir
teşebbüsün, X malının tedarikini, ‘alıcının, Y asgari fiyatından satış yapması’ şartına
bağlaması”nın savunmalarda belirtilen gerekçeler çerçevesinde kabulü, mezkur
Yasayı ihlal eden “asgari satış fiyatının tespiti”ne izin verilmesi anlamına gelmektedir.
Bu açıklamalar çerçevesinde, “bir bayinin mal bedelini üreticiye ödememesi ile
taahhüt ettiği bölgeye söz konusu malı sevk etmemesi arasında doğurulan zarar ve 2010
sözleşmeye riayetsizlik açısından fark yoktur” şeklindeki savunmaya da cevap
verilebilir. Aradaki fark, ikinci durumda, yukarıda yapılan açıklamalarla ortaya
06-29/354-86
44
konulduğu üzere, rekabetin bozulması; dolayısıyla, 4054 sayılı Kanun’un ihlal
edilmesidir.
I.2.6. Değerlendirmelere İlişkin Açıklamalar
Çimento homojen bir maldır ancak aşağıdaki belgelerde belirtilen etkenler tüketici
tercihleri üzerinde etkili olarak fiyat farklılıkları meydana getirmektedir: 2020
1. OYSA Niğde bayisi Hasan AYDOĞAN’ın, “…Karaman’da Konya çimento da
satılıyor ama bizim fiyatımız biraz daha ucuzdur. Çünkü bizim çimentonun rengi biraz
açıktı önceden. Şimdi düzeldi ama kalite olarak düşük olduğu düşünülüyor, bu
yüzden Konya çimentodan biraz daha ucuza satıyoruz…” şeklinde bir ifadesi
bulunmaktadır.
2. Raportörler tarafından yöneltilen “Aynı tip çimentoda, üreticilere bağlı olarak
kalite farkı söz konusu mudur? Tüketicilerin tercihlerine bağlı olarak fiyat farklılıkları
oluşabilir mi?” sorusuna YLOAÇ yetkilisi, “Hiçbir çimento üreticisi belirlenmiş 2030
standartların altında üretim yapamaz; ancak bazı fabrikalar hiçbir dalgalanma
olmadan, bu asgari standartların üzerinde üretim yapmaktadır. Bu tüketici tercihlerini
etkileyen bir faktördür. Bilimsel olmamakla beraber çimentonun açık ya da koyu renk
olması da, özellikle kırsal kesimde tercihleri etkilemektedir. Bu bölgelerde,
hammaddesi nedeniyle daha koyu renk olan çimentolar tercih sebebidir. Benzer
şekilde, hemşehricilik de tüketici tercihlerini etkiler. Bu nedenle örneğin Ankara’da,
Baştaş ve Set en azından geçmiş senelerde daha çok tercih edilirdi. Keza,
tüketicilerinize verdiğiniz hizmet ve bu sayede oluşan marka imajı da önemlidir.
Örneğin, Şirketimiz, 1999’da ‘Müşteri Teknik Hizmetler Servisi (Gezer Laboratuvar)’
kurmuştur. Bu gezer laboratuvarla tüketicilerin teknik sorunlarına çözüm üretilmeye 2040
çalışılmaktadır. Bu laboratuvar, müşteri talebinin Şirketimize yönelmesi ve böylece,
bir dahaki siparişini bize vermesi amacına yönelik bir pazarlama aracıdır. Ayrıca
belediyeler, üniversiteler, kamu kuruluşları ve sanayi ve ticaret odaları ile birlikte
tüketicileri bilinçlendirmek için, çimento ve beton yapımı, bakım ve kullanım
koşullarını içeren seminerler düzenlenmektedir. Bunlar, Şirketimizin pazara ve
tüketicilere verdiği önem çerçevesinde, tüketicilerin bilinçlendirilmesi ve bu sayede
fabrikalarımız çimentosuna yönelik ilave bir talep sağlanabilmesi için yapılan
uygulamalardır. Bütün bunlar tüketici tercihlerinde ve dolayısıyla fiyat üzerinde
etkilidir. Başka bir deyişle, aynı fiyat koşullarında bazı üreticilerin çimentoları tercih
konusu olmaktadır” cevabını vermiştir. Benzer cevaplar, Konya Çimento, OYSA 2050
Niğde, Çimsa Kayseri, BÇS, Set Ankara ve Baştaş’ta hazırlanan tutanaklarda da yer
almaktadır.
3. Esçim Ticaret Müdürü Nafi MAKAROÇ’UN ajandasının 26.6.1999 tarihli
sayfasında:
“Çifteler (Cönger Ticaret)
06-29/354-86
45
1) Duranlar Tic. Bursa
2) Tuncer Tic. Bursa
3) Mustafa Kocayayla Bursa 2060
Bant 750.000, 13.000, + KDV
Şantiye 900.000, -
Çiftelerde tonda 500.000 TL/Ton fark olursa yine Eskişehiri tercih ediyorlar.”
ibaresi bulunmaktadır.
4. Set Afyon Pazarlama ve Satış 3 Yıllık Plan Sunumu-Kuvvetli ve Zayıf Yönler
Analizi’nde, “Ürün” başlığı altında, zayıf yönler olarak belirtilen hususlardan biri;
“pazarda koyu renkli çimento talep edilmesine rağmen üretilen çimento renginin açık
olması”dır.
2070
Yukarıdaki belgeler tüketicilerin bir dereceye kadar marka tercihinin olduğunu ortaya
koymaktadır; başka bir deyişle belli bir fiyat marjına kadar bazı üreticilerin ürünleri
tercih edilmektedir. Bu durum, aynı pazarda yer alan teşebbüsler arasında fiyat
farklılıklarına neden olabilmektedir. Keza, nakliyeye ve dikey kısıtlamalara ilişkin
analizlerde değinildiği üzere, bu maliyetin hesaplanmasında pek çok faktör etkili
olmakta ve yaklaşık değerler bulunabilse bile kesin bir miktar söylemek imkanı
bulunmamaktadır. Bu nedenlerle fiyat analizleri, nakliye dahil fiyatlar üzerinden değil,
fabrikaların çıkış fiyatları üzerinden ve fiyat artış tarihleri itibarıyla yapılacaktır. Bunun
dışında, gerekli görülen yerlerde diğer açıklamalara da yer verilecektir.
2080
I.2.7. Baştaş Başkent Çimento Sanayii ve Ticaret A.Ş.
I.2.7.1. Baştaş, BÇS, Set Ankara ve YL Hasanoğlan’ın Ankara PKÇ 32,5 Torbalı
Çimento Pazarında Fiyat Tespiti Konusunda Uyumlu Eylem ve Anlaşma
İçinde Oldukları İddiası
I.2.7.1.1. Delil ve Tespitler
Aşağıdaki belgeler, Ankara pazarında faaliyet gösteren teşebbüslerin birbirleri ile, 2090
başta satış miktarlarına ilişkin bilgi değişimi konusunda olmak üzere, sürekli bir
iletişim içinde olduğunu göstermektedir:
1. YLOAÇ’tan alınan, “1996 Objectivities Of Trade Coordinationship” başlıklı
belgede, “Rakiplerin stratejilerini takip etmek ve onlarla daha iyi ilişki kurarak
çimentoyu en iyi fiyatlardan satmayı denemek (Ankara Dışı: Oyak / Sabancı -
Ankara: Set / Baştaş / Bolu)” ifadesi yer almaktadır.
2. YLOAÇ Ticaret ve Hazır Beton Koordinatörü İlhami YUMAK’IN, J.F.SAUTİN’e
hitap ettiği yazıda, “Yokluğumda, Kadir Büyükkara çimento, Selahattin Hacıalioğlu 2100
beton satışlarına ilişkin ticari koordinasyon görevini üstlenecek…Fiyat artışları,
pazarın durumuna ve rakiplerle yapılan toplantılara bağlı olarak belirlenecek” ifadesi
bulunmaktadır.
06-29/354-86
46
3. YLOAÇ Genel Koordinatörü Erdoğan PEKENÇ’in, YLOAÇ Pazarlama ve Satış
Koordinatörü Kadir BÜYÜKKARA’yı değerlendirdiği 1998 Yıllık Performans
Görüşmesi Formu’nda, “98 yılında rakipler ile yapılan toplantı hazırlıkları çok iyi bir
örnek. Kadir bey özellikle dış ilişkilerde işini iyi planlaması ve önceliklerini sonuç
alacak şekilde belirlemelidir” ve “Satış yöneticisi olarak ikna etme becerisini özellikle
rakipler ile olan görüşmelerde, müşteriler ile olan ilişkilerde başarılı olmuştur” ifadeleri 2110
yer almaktadır.
4. YLOAÇ Çimento Pazarlama ve Satış Koordinatörlüğü 1998 Temmuz Raporu:
1) “RAKİPLER ÇİMENTO SATIŞ (97-98)” başlıklı sayfada, YL, Set, Baştaş ve Bolu
başlıkları altında, Ankara pazarında, Temmuz ayı ile ilk 7 aylık satış miktarlarına yer
verilmiştir.
2) Aynı sayfada, YLOAÇ, Ünye+Bolu, Afyon+Ankara, Kayseri+Niğde,
Ladik+Trabzon+Bartın, Konya+Baştaş ve Diğer başlıkları altında, İç Anadolu ve
Karadeniz bölgesindeki rakiplere ilişkin Temmuz ayı ile ilk yedi aya ilişkin satış 2120
miktarlarına yer verilmiştir.
3) “RAKİPLER ÇİMENTO SATIŞ (97-98) GERÇEK ANKARA” başlıklı sayfada, YL,
Set, Baştaş ve Bolu başlıkları altında, Ankara pazarındaki Temmuz ayı ile ilk 7 aylık
satış miktarlarına, Set ve Baştaş’ın Ankara dışı satışları hariç tutularak, yer verilmiştir.
4) “ORTA ANADOLU 97-98 SATIŞ KARŞILAŞTIRMALARI” başlıklı sayfada, YLOAÇ
ile Afyon, Ankara, Baştaş, Eskişehir, Konya, Niğde ve Çimsa Kayseri fabrikalarının,
1997 –1998 ilk yedi aylık satış miktarlarına yer verilmiştir.
5) “ORTA ANADOLU 97-98 SATIŞ KARŞILAŞTIRMALARI – BAŞTAŞ VE ANKARA
DIŞI SATIŞLARI HARİÇ” başlıklı sayfada, YLOAÇ ile Afyon, Ankara, Baştaş,
Eskişehir, Konya, Niğde ve Çimsa Kayseri fabrikalarının, 1997–1998 ilk yedi aylık 2130
satış miktarlarına, Baştaş ve Set Ankara’nın Ankara dışı satışları hariç tutularak, yer
verilmiştir.
Bu çalışmada belirtilen satış miktarlarının, ismi geçen teşebbüslerin satış miktarlarını
yansıttığı Kurul tarafından tespit edilmiştir.
5. 7.7.1999 tarihli “YLOAÇ 1999 İlk Yarı Yıl Değerlendirmesi”nin, “RAKİPLER
ÇİMENTO SATIŞ (99-98)” başlıklı sayfasında, YLOAÇ dışında, Ünye+Bolu,
Afyon+Ankara, Kayseri+Niğde, Ladik+Trabzon+Bartın, Konya+Baştaş ve Diğer alt
başlıkları altında, İç Anadolu ve Karadeniz bölgesindeki rakiplere ilişkin Haziran ayı 2140
ile ilk altı aya ilişkin satış miktarlarına yer verilmiştir. Bu miktarların ilgili teşebbüslerin
satış rakamlarını yansıttığı Kurul tarafından tespit edilmiştir.
6. YLOAÇ’tan alınan, rakip teşebbüslerden toplanan satış miktarlarının, TÇMB
verileriyle karşılaştırıldığı çalışmada şu ifadeler bulunmaktadır:
“1. Müstahsiller Birliği verileri ile bizim topladığımız veriler arasında
06-29/354-86
47
Bizim veriler Müst.Birliği Fark
İç Anadolu 5.543 5.662 119 2150
1- Farklılık İç Anadolu’da Baştaş, Eskişehir satışlarındaki farklılık verilen bilgiden
kaynaklanmaktadır.
Karadeniz bölgesinde bizim veriler ve Müstahsiller Birliği verileri
Bizim veriler Müst.Birliği Fark
Karadeniz 3.979 4.413 434
Bu sonuç tüketim hesaplamalarını oldukça değiştiriyor. 2160
Tahminimizce farklılık Bolu’nun satışlarını bize düşük vermesinden
kaynaklanıyor. Ayrıca, Ünye’nin Çayeli terminalinin açılmasından sonra, bu
terminalden yapılan satışlar gizlenmiş olabilir.
Bunun dışında, az da olsa Karçimsa satış rakamlarını gizlemiş olabilir.”
7. BÇS Ankara’dan BÇS’ye gönderilen günlük faaliyet raporlarında;
- 05.07.1999 tarihli raporda; “Ankara piyasasında çimento satış fiyatları ile ilgili
inceleme yapıldı, gerekli görüşmeler yapıldı”,
- 06.07.1999 tarihli raporda; “Çimento satışlarının azalması nedeni ile fiyat 2170
araştırması yapıldı, Ankara piyasasında daha çok Bursa çimentonun varlığı
gözlendi. Diğer fabrikalar ve bayiler ile görüşmelere devam ediliyor” ve “Torbalı
ve dökme çimento satışına devam edildi. Piyasa çimento fiyatları ile ilgili bilgi
akışı sağlandı”,
ifadeleri yer almaktadır.
8. Set Ankara’dan alınan “23-25 Haziran 1998 toplantıları notları” başlıklı
belgede, “5) BAŞTAŞ- Trası nereden alıyor (Yibitaş ile beraber) ileriye dönük olarak
ne yapmak istiyorlar. Yeni fırın yapacaklar mı?- Ziyaret edelim” ifadesi yer almaktadır. 2180
9. Baştaş Genel Müdürü Lütfi BAŞ’ın masasında bulunan 30.9.1999 tarihli
belgede, Baştaş, Set ve YB/LF başlıkları altında, Baştaş ve Set’in ilk 9 aylık, YL’ninse
ilk 8 aylık satış miktarları, “dökme-ambalajlı-toplam” ve “iç-dış” ayrımını içerecek
şekilde yer almaktadır. Keza, “Hazır Beton” başlığı altında, Baştaş, İstaş, Çelikler,
Şerbetçi, Özkardeşler (Baştaş’ın grubu olarak); Set, Evren, Erişsan (Set’in grubu
olarak); Yibitaş Lafarge, Birlik, Çelikler (Yibitaş Lafarge’ın grubu olarak) ve Bolu hazır
beton tesislerinin m3 cinsinden üretim miktarlarına ve bu tesislerin aldığı dökme
tonajlarına yer verilmiştir. Bütün bunların ardından da, Baştaş, Set, Lafarge ve Bolu
başlıkları altında, 1997 ve 1998’in tamamına, 1999’un ise Ağustos ayına kadar olan 2190
dönemde, ilgili teşebbüslerin aylık satış miktar verilerine dayanan bir grafik
06-29/354-86
48
hazırlanmıştır. İlgili belgelerin üstüne, Baştaş Genel Müdürü Lütfi BAŞ tarafından,
Raportörlerin bilgisi dahilinde, açıklama olarak “Tahmini Satışlar” ve “Çimento
Araştırmalarına Göre Fabrikaların Çimento ve Hazır Beton Tahmini Satış ve Pazar
Payları” şeklinde not düşülmüştür. Ancak, ilgili teşebbüslerden Kurumumuza, bilgi
isteme yazısına cevaben gönderilen satış miktarı verilerinden, bunların gerçeği
yansıttığı anlaşılmıştır. Başka bir deyişle, ilgili teşebbüsler arasında satış miktarlarına
ilişkin olarak aylık bir bilgi alışverişi (dolayısıyla aylık temaslar da) gerçekleşmiş;
30.9.1999’da da taraflar biraraya gelip çok daha ayrıntılı bir analiz yapmışlardır.
Nitekim, 1.10.1999’da Baştaş ve Set Ankara, 2.10.1999’da ise YL fiyatlarını 2200
artırmıştır6.
Yukarıdaki belgelerle gösterilen iletişimin en açık sonucu ise 16.12.1999’da ortaya
çıkmıştır:
10. Baştaş Genel Müdürü Lütfi Baş’ın masasında bulunan 16.12.1999 tarihli not:
“16.12.99
* 23.000 187.12.99 10+40
* 25.000 258.12.99 2210
HAZIR BETON
23.000 X 0.70 = 16.100.000
Ufuk bey
Mehmet bey
545 Şener bey
45.8 $/Ton
Baştaş 23
Konya 21
Niğde 21 2220
Kayseri 21 KÇ 32,5
Nevşehir 21 PKÇ 32,5
Samsun 20
Ünye 20 18/B
Eskişehir 20/S
Bursa 21/YL + B
Adana 21
Çimsa 21
İzmir 21 1999 7.2 gerileme
İstanbul 23 1998 var. 2230
Karçimsa BS 18
Bolu 14+2 17.12.99
Çorum 16+2 20.12.
17+3 30.12.”
İlgili belgenin üstüne, Baştaş Genel Müdürü Lütfi BAŞ tarafından, Raportörlerin bilgisi
dahilinde, açıklama olarak “Tahmini Fiatlar” şeklinde not düşülmüştür. Buna karşın
6 Baştaş ve YL, bir ton PKÇ 32,5 torbalı çimentonun bant satış fiyatını, 21.500.000 TL.’den 22.000.000 TL.’ye; Set
Ankara, 17.500.000 TL.’den 18.500.000 TL.’ye çıkarmıştır.
7 Önce 21 yazılmış; daha sonra üstü çizilip 18 olarak düzeltilmiştir.
8 Önce 27 yazılmış; daha sonra üstü çizilip 25 olarak düzeltilmiştir.
06-29/354-86
49
ilgili belge açık bir anlaşmadır. Çünkü, “18/B”, 18.12.1999’da Baştaş’ın; “20/S”
20.12.1999’da Set Ankara’nın; 21/YL + B” ise, 21.12.1999’da YL Hasanoğlan ve
BÇS’nin fiyatlarını, 23.000.000 TL’ye çıkartacağı anlamına gelmektedir. Nitekim 2240
aynen belgede belirlendiği üzere, Baştaş 18.12.1999’da, Set Ankara 20.12.1999’da,
YL ve BÇS ise 21.12.1999’da, sırasıyla 22.000.000, 17.500.000, 22.000.000 ve
17.500.000 TL. olan bir ton PKÇ 32,5 torbalı çimentonun KDV hariç bant satış fiyatını
23.000.000 TL.’ye çıkarmıştır.
Anlaşmanın tek bir fiyat artışı ile sınırlı olmadığı “*25.000 (27’nin üstü çizilerek)
25.12.99” ifadesinden anlaşılmaktadır. 27.12.1999’da, Baştaş ve YL; 28.12.1999’da
Set Ankara; 29.12.1999’da ise BÇS, fiyatlarını 25.000.000 TL’ye çıkarmıştır.
Böylece yine ilgili belgede belirlendiği üzere, fiyatlar yaklaşık 45,8 ABD Doları/Ton 2250
seviyesine getirilmiştir. Bu bulguları destekleyen diğer belgeler aşağıda yer
almaktadır:
11. BÇS Ankara’dan BÇS’ye gönderilen günlük faaliyet raporlarında şu ifadeler
yer almaktadır:
- 22.12.1999 tarihli raporda; “Ankara piyasasındaki çimento satış ve şekilleri ile
ilgili fabrikalar da izlenimler yapıldı”,
- 23.12.1999 tarihli raporda; “Belirlenen zamlı çimento fiyatlarından sonra Ankara
piyasasındaki çimento satışı ile ilgili incelemede bulunuldu, detay bilgi iletişimi 2260
sağlandı”,
- 24.12.1999 tarihli raporda; “Toplam 120 ton çimento satışı yapıldı. Satış ile ilgili
Ankara piyasasında incelemelerde bulunuldu. Bilgi iletişimi sağlandı”.
12. Baştaş Genel Müdürü Lütfi Baş’ın ajandasının 24.1.2000 tarihli sayfasındaki
not aşağıdaki gibidir:
“*YB/LF Saat 10.00
*Çimtek
45 $ korunuyor her ay yarım $ zam yapıyoruz 2270
PKÇ
KÇ”
13. YLOAÇ’ın savunmasında, yukarıdaki ajanda notuna ilişkin olarak, “Lütfi Baş'ın
2000 yılı ajandasının 24 Ocak tarihli bölümünde yer alan, YLOAÇ ile görüşüleceğine
ilişkin kayıt, YLOAÇ Genel Koordinatörü Erdoğan Pekenç'in, BAŞTAŞ Genel
Koordinatörlüğü'ne atanan Fransız uyruklu Gilbert Alcazer'in 2000 yılı başında bu
göreve atanması nedeniyle yeni görevinde başarı dileklerini iletmek üzere
gerçekleştirdiği ziyarete ilişkin bir randevu olup, Gilbert Alcazer de 10 Şubat 2000
tarihinde nezaket gereği buna karşılık vererek, YLOAÇ'ı ziyaret etmiştir…” ifadesi 2280
bulunmaktadır.
06-29/354-86
50
14. Baştaş’ın savunmasında ise, konuya ilişkin olarak, “…Oysa, yıllardır ilk kez
böyle bir ziyaret yapılmıştır. Bu ziyaretin de sebebi BAŞTAŞ'ta göreve başlayan
Fransız Gilbert Alcazer'e 1999 Yılı sonlarında yapılan tanışma ziyaretine nezaketen
karşılık vermektir. Esasen 24.02.1999'da saat 10.00'da gerçekleştirilen bu ziyaret bir
nezaket ziyareti olmaktan öteye geçmemiş, bu nedenle çok kısa sürmüştür. Bundan
da anlaşılacağı gibi ziyaretin bunun dışında bir amacı bulunmamaktadır…” ifadesi yer
almaktadır.
2290
Gerek Baştaş’ın gerekse de YL’nin varlığını kabul ettiği 24.01.2000 tarihli buluşmada,
16.12.1999 tarihinde, 45,8 ABD Doları olarak belirlenen fiyatın da devamı teyit
edilmiştir.
Soruşturma kapsamındaki teşebbüslerde yapılan yerinde incelemelerde bulunan şu
belgeler de, pazarda rekabetin bozulduğu sonucunu desteklemektedir:
15. Haziran 1998 Tarihli Lafarge Turkey Central Anatolia Strategy Review
Extension çalışması:
2300
1) “Strategic Options New Assumptions” başlıklı sayfada, “YLOAÇ fiyat savaşı
tehdidine bağlı olarak Ankara pazarında yapay bir pazar payını
sürdürebilmektedir” ifadesi yer almaktadır.
2) “Price Sensitivity in Ankara” başlıklı sayfada, “Ankara’daki 5 $/t’luk fiyat
ödülünün nedeni fiyat savaşı tehdidir. YLOAÇ’a rakiplerini fiyat savaşı ile tehdit
etmesine bağlı olarak Ankara’da pazar payı bırakılmıştır.” ifadesi yer almaktadır.
3) “Ankara Market Competitive Pressure from Outside Players” başlıklı sayfada,
“Fakat, bugün, Konya ve Bolu gibi aktörler pazara girebilir ve YLOAÇ’a bırakılan 2310
%23 pay üzerinde hak iddia edebilir” ifadesi yer almaktadır.
4) “Additional Strategic Options Incremental NPV – Price in Ankara: 35$/t” başlıklı
sayfada, “Ankara’da %23 pazar payı ile 35 $/t fiyatı koruyabilen seçenekler
YLOAÇ’ın Konya ve Bolu’yu pazarın dışında tutabilme kapasitesine bağlıdır”
ifadesi yer almaktadır.
5) “Conclusion” başlıklı sayfada, “İktisadi fiyattan yaklaşık 5 $/t daha yüksek olan
fiyat ödülünün korunabilmesi, Bolu, Konya gibi nakliye dahil maliyetleri Ankara’daki
oyunculara çok yakın olan dış oyuncuların davranışlarına bağlıdır. Bu dış 2320
oyuncuların varlığında, %23 pazar payını ve 5 $/tonluk fiyat ödülünü koruyabilmek
zordur” ifadesi yer almaktadır.
06-29/354-86
51
16. YLOAÇ’tan alınan Corporate Value Associates Raporu’nda, “Ankara Pazarı:
Pazardaki liderlerin “rekabetçi şemsiye” oluşumları (Baştaş/Set arası fiyat/pazar payı
değiş tokuşları) dolayısı ile YLOAÇ’ın Ankara’daki rekabetçi durumu, “fazlasıyla iyi
(abartılı)” görülmektedir (%23 reel pazar payına karşın %8 teorik pazar payı)...”
ifadesi bulunmaktadır.
17. YLOAÇ’ın savunmasında, “…CVA tarafından hazırlanan ve Önaraştırma 2330
Raporunda atıf yapılan bu çalışmada, örneğin, Ankara pazarına gelecekte kapasite
arttırarak girebilecek ve çimento satışı yapacak iki fabrikanın bulunabileceği ve bu
durumun Ankara satışlarını etkileyebileceği belirtildikten sonra, özellikle Konya ve
Bolu fabrikalarının üretim maliyetlerinin daha düşük olması dolayısıyla Hasanoğlan
fabrikasının %23 pazar payını koruyamayacağı ifade edilmektedir. Bu durum CVA'in
yaptığı pazar analizi sonucunda ortaya çıkmış olan iktisadi bir
değerlendirmedir…Bağımsız bir kuruluş tarafından hazırlanan bu pazar
araştırmasının YLOAÇ'ı bağlayıcı nitelikte olması ve bu çalışmada öngörülen
senaryoların YLOAÇ'ın eylemleri gibi değerlendirilmesi söz konusu olamaz…”
denilmektedir. Bağımsız bir kuruluşun hazırladığı iktisadi değerlendirmenin yukarıda 2340
değinilen sonuçları ortaya koyması, Kurul’un Ankara pazarı hakkındaki kanaatlerini
destekler niteliktedir.
18. Set Group’tan alınan, Strategik Plan 1998–2002 çalışmasında, “Ankara
pazarında üç uluslararası grubun nihai tahlilde sürekli bir stabiliteyi sağlayacağı”
belirtilmektedir.
19. Set Group’tan alınan 28.5.1999 tarihli Türkiye Sunumu’nun “Ankara” başlıklı
sayfasında, “Pazardaki oyuncular arasındaki iyi klinker anlaşmaları, iç pazardaki
sürdürülebilir stabiliteye katkı sağlayacak” ifadesi yer almaktadır. Bu stabilitenin 2350
varlığı, aynı belgedeki “Ankara ve İstanbul bölgeleri, dışarıdan gelen sürekli tehditlere
rağmen, genellikle, satış miktarı ve fiyatlarını koruyabilmektedir” ifadesi ile de ortaya
konmaktadır.
20. 7.10.1997 tarihli Esçim III. Stratejik Planlama Komitesi Toplantı Raporu’nda
yer alan Satış Müdürü Nafi MAKAROÇ’un, “Baştaş dışarıya fiyat kırarak giriyor.
Ankara bölgesi satışları için Set’le anlaşıyorlar...” şeklindeki sözleri analizleri
destekleyici bir gözlemdir.
I.2.7.1.2. Savunmalar ve Bu Savunmalara İlişkin Değerlendirmeler 2360
İlgili teşebbüslerin, yukarıda yer verilen delil ve tespitlere ilişkin olarak yaptığı
savunmalardan ilki, “pazarın şeffaf yapısından dolayı, rakiplerin fiyatlarının
öğrenilebildiği ya da doğru biçimde tahmin edilebildiğidir.”
Baştaş’a rakip teşebbüslerin, 16.12.1999 tarihli belgede yer alan fiyatlarını, anılan
tarihten sonra duyurdukları düşünüldüğünde (örneğin YL, 27.12.1999’dan itibaren
uygulayacağı fiyatın deklarasyonunu, 24.12.1999’da yapmıştır), mükemmel biçimde
tahmin yapıldığı anlamına gelen ilgili savunmanın kabulü mümkün değildir.
06-29/354-86
52
2370
İkinci savunma, “gerek 16.12.1999 tarihli belgede gerekse de diğer belgelerde
rekabetin bozulması amacına yönelik bir irade uyuşmasının bulunmadığı; oysa, bir
anlaşmadan söz edebilmek için taraflardan birinin irade beyanının, karşı tarafca,
açıkça veya zımnen kabul edilmesi gerektiği” şeklindedir.
Kurul, tüm modern rekabet otoritelerinin yaptığı gibi, “smoking gun” niteliğindeki
yukarıda değinilen belgeleri bir bütün olarak değerlendirmiş ve bu belgelerin
doğruluğunu ortaya koyan bir analizle anlaşma sonucuna ulaşmıştır. Çünkü
sonradan Avrupa Komisyonu Rekabet Dairesi Kartel Birimi’nin başına geçecek J.
JOSHUA’nın da belirttiği gibi (JOSHUA, J. (1999), “Cartels and Conspiracies: The 2380
Turning of The Tide?”, IBC Advanced EC Competition Law Conference, Brussels,
s.8.) “gizli kartel anlaşmaları ticari sözleşmelere benzemez; uzlaşmalar nadiren yazılı
hale getirilir. Bir kanıt katılımcıların hepsinde bulunmaz. Dolayısıyla delilleri yok
etmekte en başarılı olanı ödüllendirmek yanlış olur...İhlalleri ve delilleri bütün olarak
değerlendirmek yerine parçalamak bir savunma taktiğidir.”
Üçüncü savunma, “fiyatların ilgili dönemde 45,8 $/ton seviyesine ulaşmadığı”
şeklindedir.
Bu seviyeye ulaşıldığı, hatta aşıldığı, bizzat Baştaş’ın savunma eki olarak gönderdiği 2390
21-31.12.1999 tarihleri arasına ilişkin fatura dökümündeki 46,23 ABD Doları/ton’luk
satışla ortadadır.
İlgili teşebbüsler son olarak, “16.12.1999 tarihli belgede, liste fiyatlarının yer aldığını;
oysa satışların genellikle daha düşük fiyatlardan yapıldığını” belirtmiştir.
Öncelikle, yukarıdaki fiyatların, bilgi isteme yazılarına cevaben Kurumumuza
gönderilen fiyat listelerine ve faturalara, yerinde incelemelerde bulunan belgelere
(şirket içi yazışmalar, alıcılara gönderilen faks mesajları gibi) ve teşebbüs
yetkililerinin tutanağa geçen ifadelerine dayandığı söylenmelidir. Nitekim, ilgili 2400
teşebbüslerce de kabul edildiği üzere, bu fiyatların uygulaması bulunmaktadır.
Bunlardan farklılaşmaların ise, teşebbüs yetkililerinin yine tutanağa geçen
ifadelerinde de yer aldığı üzere, bağlantılı satış, fiyat değişikliğinin ardından alıcılara
belli bir dönem için eski fiyattan mal verilmesi gibi nedenleri olabilmektedir. Kaldı ki,
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinde “her türlü satım şartı”nın tespiti yasaklanmıştır.
Dolayısıyla liste fiyatlarının, teşebbüslerce birlikte belirlenmesi de anılan Kanun’un
ihlali niteliğindedir. Nitekim liste fiyatlarının tespitine ilişkin anlaşmaların bu piyasada
önemli sonuçları da bulunmaktadır. Çünkü, sektörde bağıtlanan uzun dönemli tedarik
sözleşmelerinde, “alıcılara, rakiplerin deklare ettiği fiyatlar üzerinden belli bir oranda
indirim yapılacağı”na dair hükümler yer alabilmektedir. Bu tür hükümler, alıcıların, 2410
rekabetçi bir fiyat elde ettiklerini düşünmelerini sağlasa da; teşebbüsler arasında liste
fiyatlarına ilişkin bir anlaşma yapıldığında farklı bir sonuç ortaya çıkacaktır. Çünkü
böyle bir anlaşma, söz konusu olayda olduğu ve teşebbüslerce de reddedilmediği
üzere, ortalama satış fiyatlarının yükselmesini sağlamaktadır.
Bu belge ve analizler çerçevesinde, Baştaş, BÇS, Set Ankara ve YL Hasanoğlan’ın
Ankara PKÇ 32,5 torbalı çimento pazarında fiyat tespiti konusunda 1.1.1998-
15.12.1999 tarihleri arasında uyumlu eylem içinde oldukları iddiasını ispatlamaya,
fiyat hareketleri genellikle uyumlu olmadığından, yeterli delil bulunmadığı; buna
06-29/354-86
53
karşılık aynı teşebbüslerin 16.12.1999 tarihinden itibaren fiyat tespiti konusunda 2420
anlaşma içinde olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
I.2.7.2. Baştaş ile BÇS’nin Pazar Paylaşımı Konusunda Uyumlu Eylem İçinde
Oldukları İddiası
Baştaş’ın 25 ABD Doları/tona varan bir kar ile girebileceği Bolu bölgesine satışı
bulunmamaktadır. Ancak bu analizin, Baştaş ile BÇS’nin pazar paylaşımı konusunda
uyumlu eylem içinde bulundukları iddiasını ispatlamaya yeterli olmadığı sonucuna
ulaşılmıştır.
2430
I.2.7.3. Baştaş ile Esçim’in Pazar Paylaşımı Konusunda Uyumlu Eylem İçinde
Oldukları İddiası
Bu iddiaya ilişkin olarak aşağıdaki belgeler tespit edilmiştir:
1. Baştaş Genel Müdürü Lütfi Baş’ın masasında bulunan tarihsiz belgede,
“Eskişehir Çim. (Nafi Bey) Küpeliler Eskişehir içine ardiye ve inşaatlara torbalı çim.
indiriyor” ifadeleri yer almaktadır.
2440
2. 03.10.1997 tarihli Esçim I. Stratejik Planlama Komitesi Toplantı
Raporu’nda, Genel Müdür Sadık AKALAN’ın, “Küpeli ile ESÇİM’in problemi kalktı. Biz
diğer şehirlerde bayi açmadık, onlarda Eskişehir’de bayi açmıyor. Centilmenlik ilişkisi
yürüyor...” şeklindeki sözleri tespit edilmiştir.
Analizi yapılan 1998-1999 döneminde Baştaş’ın, Eskişehir’e satışı bulunmamaktadır.
Esçim ise, Ankara’ya hepsi torbalı olmak üzere 1998’de 4149 ton, 1999’da ise
yalnızca Temmuz ayına kadar 821 ton çimento göndermiştir. Yapılan analizler,
Baştaş ile Esçim’in birbirlerinin ana hinterlandlarına 26 $/tona varan karlarla satış
yapabileceğini göstermektedir. Ancak bu belge ve analizlerin, Baştaş ile Esçim’in 2450
pazar paylaşımı konusunda uyumlu eylem içinde bulundukları iddiasını ispatlamaya
yeterli olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
I.2.7.4. Baştaş ile Set Afyon’un Pazar Paylaşımı Konusunda Uyumlu Eylem
İçinde Oldukları İddiası
Baştaş’ın 25 ABD Doları/tona varan bir kar ile girebileceği Afyon bölgesine satışı
bulunmamaktadır. Ancak bu analizin, Baştaş ile Set Afyon’un pazar paylaşımı
konusunda uyumlu eylem içinde bulundukları iddiasını ispatlamaya yeterli olmadığı
sonucuna ulaşılmıştır. 2460
I.2.7.5. Baştaş ile Set Ankara’nın Pazar Paylaşımı Konusunda Uyumlu Eylem
İçinde Oldukları İddiası
YLOAÇ’tan alınan Corporate Value Associates Raporu’nda “Ankara Pazarı:
Pazardaki liderlerin “rekabetçi şemsiye” oluşumları (Baştaş/Set arası fiyat/pazar payı
değiş tokuşları) dolayısı ile YLOAÇ’ın Ankara’daki rekabetçi durumu, “fazlasıyla iyi
06-29/354-86
54
(abartılı)” görülmektedir (%23 reel pazar payına karşın %8 teorik pazar payı)...”
ifadesi bulunmaktadır. Ancak bu belgenin, Baştaş ile Set Ankara’nın pazar paylaşımı
konusunda uyumlu eylem içinde bulundukları iddiasını ispatlamaya yeterli olmadığı 2470
sonucuna ulaşılmıştır.
I.2.7.6. Baştaş ile YLOAÇ’ın Pazar Paylaşımı Konusunda Uyumlu Eylem İçinde
Oldukları İddiası
Baştaş’ın 26 ABD Doları/tona varan bir kar ile girebileceği Yozgat ve Çorum
bölgelerine satışı bulunmamaktadır. Ancak bu analizin, Baştaş ile YLOAÇ’ın pazar
paylaşımı konusunda uyumlu eylem içinde bulundukları iddiasını ispatlamaya yeterli
olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
2480
I.2.7.7. Baştaş’ın, Bayilerinin Bölgeler Arası Ticaretini Engellemesi İddiası
I.2.7.7.1. Delil ve Tespitler
1. 9.8.1994’te, Yurtseven Ltd.Şti. adına Sefer YURTSEVEN, Özeroğlu
Ticaret adına Ali ÖZER, ŞEK-SAN Ltd.Şti., Ali ALTAN ve Aydın KESKİN tarafından
imzalanmış taahhütnamede, “09.08.1994 tarih itibarı ile BAŞTAŞ Çimento
Fabrikasından alacağımız çimentoyu Kırıkkale ve ilçelerine satacağımızı taahhüt
eder Ankaraya veya Kırıkkale dışına çıkmıyacağımıza söz veririz” ifadeleri yer
almaktadır. 2490
2. 9.8.1994’te, Yıldırımlar Ltd.Şti. tarafından imzalanmış taahhütnamede,
“Fabrikanızdan bant teslimi torbalı alacağım çimentoları Kırıkkale civarı ilçe ve
kasabalarında pazarlayacağımdan hiç bir surette Ankarada satmıyacağıma taahhüt
ederim” ifadeleri yer almaktadır.
3. 23.3.1995’te, Özcan Ticaret adına M.K. ÖZCAN tarafından imzalanmış
taahhütnamede, “23.03.1995 tarihi itibariyle fabrikanızdan ÖZCAN TİCARET adına
alacağım Torbalı Çimentoyu Çankırı, Şabanözü, Çerkeş, Orta, Atkaracalar, Ilgaz,
Kurşunlu, Eldivan, Yapraklı, Eskipazar ve Tosya dışında başka il ve ilçelere 2500
pazarlamayacağımı beyan ederim. Aksi takdirde tarafınıza verdiğim 8459876 nolu
Halk Bankası Şabanözü/ÇANKIRI şubesi çekinin, bölge dışına satılan çimento
bedelinin iki misli olarak doldurulup, tarafınızdan tahsil edileceğini kabul ederim”
ifadeleri yer almaktadır:
4. Baştaş yetkilileri, Raportörler tarafından yöneltilen “Dağıtım sisteminiz
nasıl?” sorusunu, “Ankara, Çankırı, Kastamonu, Adapazarı, İstanbul (Anadolu),
Kütahya ve Bursa illerine çimento sevkıyatı yapıyoruz. İsteyen herkese satış
yapıyoruz. Bayilik sistemimiz yoktur. Fabrikamızdan mal satınalan kişi ticari faaliyetini
sürdürdüğü bölgede satış yapması gerekir. Dışarıya yani başka bir bölgeye satış 2510
yapmaması gerekir. Başka bir bölgeye satan satıcıya oluşan fiyat farkını alırız, bir
daha da mal vermeyiz. Satıcının bu yaptığı hırsızlıktır. Çünkü biz taşıma maliyetini
sübvanse ederek satıyoruz”; “Farklı ambalaj uygulamanız bulunmakta mıdır?”
sorusunu ise, “Evet farklı ambalaj uygulaması yapmaktayız. Ankara için siyah şeritli
06-29/354-86
55
torba, Ankara dışı içinse yeşil şeritli torba kullanmaktayız. Hemen belirtmek gerekir
ki, Polatlı, Beypazarı, Nallıhan gibi Ankara’nın uzak ilçelerine de oradaki piyasa
koşulları gereği yeşil torba ile satış yapılmaktadır. Buna karşılık, Kırıkkale iline,
fabrikamıza yakınlığı sebebiyle siyah torba ile satış yapmaktayız. Bu uygulamanın
sebebi, düşük fiyatlı çimentonun yüksek fiyatlı bölgelerde satılmak suretiyle elde
edilecek haksız kazancın önlenmesidir. Farklı ambalaj sayesinde çimentonun nerede 2520
satıldığını takip edebilmekteyiz. Eğer yeşil torbalı çimento Ankara içinde satılırsa
bayiler tarafından bize haber verilir. Malın boşaltıldığı yerdeki yetkililer ile görüşür ve
hangi araç tarafından boşaltıldığını tespit ederiz. Bilgisayar kayıtlarımızdan o malın
hangi araçla çıktığına bakıp sorumluyu buluruz. Bizim yıllardan beri çalıştığımız
bayilerimiz hiçbir zaman bu tür davranışlar içine girmez. Ancak zaman zaman onlar
vasıtasıyla bağlantı kuran alıcılar bu tür davranışlar içine girmektedir yani örneğin
Çankırı için bağlantı yapıp malı Ankara’ya boşaltmaktadır. Fakat böyle çimento satışı
yılda 500 tonu bulmaz” şeklinde cevaplamıştır.
Belgelerin ardından, Baştaş’ın satış sisteminin değerlendirilmesine geçilebilir: 2530
Baştaş’ın standart sözleşmeler imzaladığı bayileri bulunmamaktadır. Buna karşılık
ilgili teşebbüs, kendilerinden teminat alınan az sayıda çimento satıcısı ile ürününün
dağıtımını yaptırmaktadır. Bu sistemdeki tek kural, çimentonun hangi bölge için
alındıysa o bölgeye götürülmesidir. Buna aykırı davrananlara ise, hiç mal
verilmemesine varan yaptırımlar uygulanmaktadır. Sistemin yaşatılabilmesi için
gerekli temel kontrol ise, “farklı ambalaj” uygulaması ile sağlanmaktadır. Başka bir
deyişle, Baştaş, bir bölge fiyatıyla alınan malın mutlaka o bölgede satılmasını
istemekte (kural); bunun denetimi için başta farklı ambalaj olmak üzere çeşitli kontrol
vasıtaları kullanmakta (denetim); bunlara rağmen malın alındığı bölge dışına 2540
satılması halinde de, hiç mal verilmemesine varan yaptırımlar uygulamaktadır
(yaptırım). Baştaş’ın satış sisteminin, tek elden dağıtım bölgeleri belirlenmediği için
2002/2 sayılı Grup Muafiyeti Tebliği’nden yararlanması mümkün değildir. Kaldı ki,
mevcut sistemde, alıcılar üzerine, aktif-pasif satış ayrımı gözetmeksizin malın
yalnızca satın alındığı bölgede satılması yükümlülüğünün getirilmesi, 2002/2 sayılı
Tebliğ’in de izin verdiğinin ötesinde bir sınırlamadır ve önemli bir rekabet ihlali teşkil
etmektedir.
Konuya ilişkin nihai değerlendirmenin ise, aşağıdaki analizlerden sonra yapılması
doğru olacaktır. Baştaş’ın satış sisteminin şu üç amacı gerçekleştirdiği 2550
düşünülmektedir:
Yapılan incelemeler neticesinde Baştaş’ın en yüksek pazar payının Ankara’da olduğu
tespit edilmiştir. Bu pazar payına bağlı pazar gücü ve sektörde uygulanan fiyat
sistemine bağlı olarak Baştaş’ın en yüksek fiyatla satış yaptığı dolayısıyla en büyük
kar marjına sahip olduğu bölge Ankara pazarıdır. Mevcut dikey kısıtlamalar,
Baştaş’ın pazar gücünün olduğu piyasa ile bu gücün azaldığı ya da olmadığı
piyasalar arasında fiyat farklılaştırması yapabilmesine imkan sağlamaktadır. Bu
durum iktisadi etkinlikten uzaklaşılmasına yol açmaktadır.
2560
Keza, rakip teşebbüslerle belli bir bölgedeki fiyat için yapılan anlaşmanın
uygulanabilmesi de, farklı fiyatlı bölgelerden bu bölgeye ürün gelmemesine bağlıdır.
Bu nedenle de, paralel ticaretin engellenmesi büyük önem taşımaktadır. Nitekim, bir
örnek olarak, TÇMB üyesi olmayan Uzan grubuna ait Bartın fabrikasının bu bölgede
06-29/354-86
56
oluşturduğu fiyat seviyesinin, Ankara bölgesindeki anlaşma ile belirlenen fiyat
seviyesini tehlikeye düşürdüğü söylenebilir.
Üçüncü amaç ise, yukarıda açıklandığı üzere, bayiler vasıtasıyla sektöre gelebilecek
rekabetin engellenmesidir.
2570
Bu noktada değinilmesi gereken, üçüncü amaçla da ilişkili bir husus, Baştaş’ın rakip
fabrika merkezlerine girebilme olanağına rağmen bunu kullanmamasıdır. Bu durum,
“Baştaş’ın satış sisteminin, sektöre getirdiği rekabetçi etkiler dolayısıyla
hoşgörülebileceği” şeklinde bir değerlendirme yapılmasına engeldir.
I.2.7.7.2. Savunmalar ve Bu Savunmalara İlişkin Değerlendirmeler
Baştaş’ın, yukarıda yer verilen tespitlere ilişkin olarak yaptığı genel nitelikli
savunmalar, "I.2.5. Çimento Sektöründe Dikey Kısıtlamalar” başlığı altında 2580
değerlendirilmiştir. İlgili teşebbüs, bunun dışında, “09.08.1994 tarihli
taahhütnamelerin, 4054 sayılı Yasa’nın kabulünden önce hazırlandığından Baştaş
aleyhine kullanılamayacağını” ve “23.03.1995 tarihli taahhütnamenin uygulamasının
terk edildiğini” söylemiştir.
Her iki savunmaya da verilecek ortak cevap, bu belgelerin hazırlanmasına esas teşkil
eden satış sisteminin Baştaş tarafından halen kullanıldığının, bizzat anılan teşebbüs
yetkililerinin tutanakla saptanan ve yukarıda yer verilen ifadeleriyle ortada olduğudur.
Bu belge ve analizler çerçevesinde, Baştaş’ın, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinde 2590
yasaklanan bayilerinin bölgeler arası ticaretini engelleyici uygulamalarda bulunduğu
sonucuna ulaşılmıştır.
I.2.8. Bolu Çimento Sanayii A.Ş.
I.2.8.1. BÇS, Baştaş, Set Ankara ve YL Hasanoğlan’ın Ankara PKÇ 32,5 Torbalı
Çimento Pazarında Fiyat Tespiti Konusunda Uyumlu Eylem ve Anlaşma
İçinde Oldukları İddiası
Bu bölüme ilişkin değerlendirmeler, “I.2.7.1.” bölümde yapılmıştır. 2600
I.2.8.2. BÇS ile Baştaş’ın Pazar Paylaşımı Konusunda Uyumlu Eylem İçinde
Oldukları İddiası
Bu bölüme ilişkin değerlendirmeler, “I.2.7.2.” bölümde yapılmıştır.
I.2.8.3. BÇS ile Esçim’in Pazar Paylaşımı Konusunda Uyumlu Eylem İçinde
Oldukları İddiası
7.10.1997 tarihli Esçim III. Stratejik Planlama Komitesi Toplantı Raporu’nda, Genel 2610
Müdür Sadık AKALAN’ın, “Bolu’nun müşterisini kapmamalıyız. Özellikle ucuz PÇ
satmak doğru değil...” şeklindeki sözleri tespit edilmiştir. Yapılan analizler, BÇS ile
Esçim’in 32 ABD Doları/tona varan karlarla girebilecekleri birbirlerinin ana
hinterlandlarına satışlarının bulunmadığını göstermektedir. Ancak bu belge ve
06-29/354-86
57
analizlerin, BÇS ile Esçim’in pazar paylaşımı konusunda uyumlu eylem içinde
bulundukları iddiasını ispatlamaya yeterli olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
I.2.8.4. BÇS ile Set Ankara’nın Pazar Paylaşımı Konusunda Uyumlu Eylem
İçinde Oldukları İddiası
2620
Set Ankara’nın 30 ABD Doları/tona varan bir kar ile girebileceği Bolu bölgesine satışı
bulunmamaktadır. Ancak bu analizin, BÇS ile Set Ankara’nın pazar paylaşımı
konusunda uyumlu eylem içinde bulundukları iddiasını ispatlamaya yeterli olmadığı
sonucuna ulaşılmıştır.
I.2.8.5. BÇS, Akçansa ve Nuh Çimento’nun Marmara Bölgesi PKÇ 32,5 Torbalı
Çimento Pazarında Fiyat Tespiti Konusunda Uyumlu Eylem İçinde
Oldukları İddiası
Bu bölümdeki değerlendirmeler, Akçansa’ya ilişkin bölümde yapılmıştır. 2630
I.2.8.6. BÇS’nin Bolu-Gerede Pazarında Aşırı Fiyat Uygulayarak Hakim
Durumunu Kötüye Kullanması İddiası
Hakim durumun kötüye kullanılmasına ilişkin davalarda, önce ilgili pazarın çizildiği,
sonra çizilen pazarda hakim durumdaki bir teşebbüsün varlığının ortaya konulduğu
ve son olarak da, bu teşebbüsün, hakim durumunu kötüye kullanıp kullanmadığının
tespit edildiği bilinmektedir. Bu sıra çerçevesinde, ilgili ürün pazarı, çimento; ilgili
coğrafi pazar ise, Bolu ve Gerede’dir (BÇS’nin, Düzce bölgesine satış politikalarında,
Bolu ve Gerede’den farklılık olduğu için bu bölge ihmal edilmiştir). 2640
Gerek pazarın tanımlanmasında gerekse de tanımlanan pazarda BÇS’nin hakim
durumda olduğunun düşünülmesinde etkili olan belgeler şunlardır:
1997 yılında, BÇS’ce, International Finance Corporation için hazırlanan raporda,
“toplam 500.000 ton/yıl büyüklüğündeki Bolu-Düzce-Gerede pazarında BÇS’nin
payının % 80 (dolayısıyla 400.000 ton) olduğu” söylenmektedir. Keza, BÇS 1999 Yılı
İş Programı ve Bütçesi’nde, 1999 yılı için planlanan Bolu-Düzce-Gerede pazar payı,
350.000 ton satışla % 85’dir. Bu pazar payının, “Sektöre İlişkin Genel Bilgiler”
bölümünde yapılan analizlerle birlikte değerlendirildiğinde, hakim durumu 2650
ispatlamaya yeterli olduğu düşünülmektedir. Nitekim, Şirketin IFC için hazırladığı
metindeki, “rakip fabrikaların giremediği hiçbir bölge yoktur. Dönem dönem rakip
firmalar Bolu merkeze dahi girebilmektedir. Ancak Bolu merkez diğer fabrikaların
daha zor girebildikleri bir bölgedir” ifadesi de analizlerimizi desteklemektedir.
Yukarıda bizzat BÇS verilerinin ortaya koyduğu pazar tanımı ve hakim durum,
soruşturma kapsamındaki teşebbüslerin Kurumumuza gönderdiği satış miktarı verileri
ile de desteklenmektedir. Gerçekten de, analizi yapılan 1998-1999 döneminde Bolu il
merkezine rakip fabrikaların satışı bulunmamaktadır.
2660
06-29/354-86
58
Son olarak, BÇS’nin hakim durumda olduğu düşünülen Bolu-Gerede pazarında,
“aşırı fiyat” uygulamak suretiyle bu konumunu kötüye kullanıp kullanmadığı
sorusunun cevaplanması gereklidir. Yapılan incelemeler neticesinde, BÇS’nin hakim
durumu ve sektörde uygulanan fiyat sistemine bağlı olarak, en yüksek fiyatla satış
yaptığı dolayısıyla en büyük kar marjına sahip olduğu bölgenin Bolu pazarı olduğu
tespit edilmiştir. BÇS’nin öğütme tesisi ile faaliyet gösterdiği ve anlaşma ile rekabetin
bozulduğunu yukarıda ortaya koyduğumuz Ankara pazarındaki fiyat ortalaması, Bolu-
Gerede pazarına göre, tesisin 4. büyük oyuncu olarak sahip olduğu pazar gücünün
de etkisiyle az da olsa daha yüksektir. Ancak BÇS’nin Bolu’daki entegre tesisinden
Bolu-Gerede’ye mal sağlaması, daha düşük maliyete bağlı olarak bu pazardaki 2670
karlılığını daha yüksek kılmaktadır.
Ancak yukarıdaki belge ve analizlere rağmen, Kurul, herhangi bir doğal ya da hukuki
tekelin bulunmadığı çimento pazarında, BÇS’nin hakim durumda olduğu Bolu-Gerede
pazarında diğer bölgelere oranla daha yüksek fiyat uygulamasının, hakim durumun
kötüye kullanılması şeklinde değerlendirilemeyeceği sonucuna ulaşmıştır.
I.2.8.7. BÇS’nin, Bayilerinin Bölgeler Arası Ticaretini Engellemesi İddiası
I.2.8.7.1. Delil ve Tespitler 2680
BÇS’nin dikey sözleşmeleri aşağıdadır:
1. BÇS ile Kenan Salındırma arasında9, 10 Mart-31 Aralık 1997 tarihleri arasında
ambalajlı çimento satışına ilişkin olarak, 10.03.1997’de imzalanan anlaşmada
aşağıdaki maddeler dikkat çekicidir:
“6. Madde: Bayi satış ordinosu ve buna göre düzenlenen sevk irsaliyesinde
belirtilen yer dışına sevk yaptığı takdirde, bayinin bayiliği iptal edilecek ve
1.000.000.000 TL tutarındaki şirkete verdiği ceza çeki ceza olarak tahsil edilecektir. 2690
Pazarlama Şefliğinin konu ile ilgili tespiti ve raporu esas kabul edilecek, bayinin
savunması dikkate alınmayacaktır.
7.Madde: Bayinin şirketin uyguladığı bölgesel fiyatların altında bant teslimi
veya şantiye teslimi (ilgili bölge ile Bolu arasındaki fiili nakliye fiyatları dikkate alınarak
hesaplanacaktır) çimento satan bayi tespit edildiğinde, bayi şirketin yapacağı bu
tespite itiraz edemeyecek ve kendisine bir defaya mahsus ilgili bölge fiyatıyla serbest
satış fiyatı arasındaki farkın 3 misli para cezası verilecektir. Tekerrüründe bayiliği
iptal edilerek, şirket nezdinde bulunan nakit teminatı ve ceza çeki tahsil edilerek irad
kaydedilecektir.”
2700
2. BÇS ile Sel-Ni Ltd.Şti. arasında, 10.3-31.12.1997 tarihleri arasında ambalajlı
çimento satışına ilişkin olarak, 10.03.1997’de imzalanan anlaşmadaki, “...Bayi
9 6 ve 7’nci maddelere karşılık gelen hükümlerin yer aldığı anlaşmalar, Doğa Ltd. Şti., Özaylar Ltd. Şti. ve Limit Ltd.Şti.
ile de imzalanmıştır.
06-29/354-86
59
satışlarının % 80’ini peşin olarak, % 20 sini ise vadeli olarak yapabilecektir...” ifadesi
dikkat çekicidir10.
3. BÇS ile Albayrak Ltd.Şti. arasında11, 01 Ocak-31 Aralık 1997 tarihleri arasında
ambalajlı çimento satışına ilişkin olarak, 31.12.1996’da imzalanan anlaşmada, Kenan
Salındırma ile imzalanan bayilik anlaşmasının 6. ve 7. maddeleri, 7. ve 8. maddeler
olarak yer almaktadır. BÇS ile Albayrak Ltd.Şti. arasında bu anlaşmaya ek olarak
14.3.1997 tarihinde protokol imzalanmıştır. Protokoldeki şu ifadeler dikkat çekicidir: 2710
“2- SÜRE VE UYGULAMA: İlgili bölgelerde çimento fiyatlarının istikrara
kavuşması yolunda şirketin yapacağı tespitler doğrultusunda, şirket bu uygulamaya
istediği zaman son verebilecektir.
4- CEZAİ HÜKÜM: Bayinin yukarıda belirtilen bölgelere pazarlamak üzere
aldığı çimentoyu başka bir bölgeye sevkettiğinin şirket tarafından tespit edilmesi
halinde; Bayinin ilgili bölgeye sevkıyatı sağlamasına rağmen, çimento boşaltıldıktan
sonra tekrar başka bir araç bayi veya alıcı kişi tarafından farklı bir bölgeye
nakledilmesi durumunda; Bayinin, şirketin ilgili bölgelerde diğer fabrikalar ile rekabet
edebilmek amacıyla kendisine fiyatlarda sağladığı bu toleransı bir başka bayiye 2720
dolaylı olarak kullandırdığının tespit edilmesi durumunda;
hiçbir savunma ve açıklamaya müsaade edilmeksizin Bayi’nin 1997 yılı bayilik
sözleşmesi (Protokol) tek taraflı iptal edilecek, her iki protokol düzenlenirken
kendisinden teminat için alınan açık çekler tahsil edilecek, vadesi gelen gelmeyen
tüm borçları şirket nezdinde bulunan teminatlarından tahsil edilecek ve eğer varsa
diğer teminatları da şirket lehine irad kaydedilecektir.”
4. BÇS, 1998 yılından itibaren çoğunlukla “Tek Elden Satın Alma” ve “Tek Elden
Dağıtım” başlıklı tek tip sözleşmeler uygulamaya başlamıştır. 31.12.1997 tarihinde
BÇS ile Yurdakul Ltd.Şti. arasında 1 yıl süre ile geçerli olmak üzere akdedilen tek 2730
elden dağıtım sözleşmesi aşağıdaki gibidir:
“1-SÖZLEŞMENİN KAPSAMI:
İşbu sözleşme ile BÇS’nin ürettiği çimento ürünlerinin DAĞITICI tarafından
yalnızca BÇS’den satın alınarak kendisine ihdas edilmiş bölge içerisinde (yeniden
satıcılara ve müteahhit kullanıcılara) aktif olarak dağıtmasına ilişkin karşılıklı hak ve
yükümlülükler belirlenmiştir.
2-DAĞITICININ TEMEL YÜKÜMLÜLÜKLERİ:
A- Dağıtıcı aşağıda belirtilen yükümlülüklerinden herhangi birine riayet
etmemesi halinde hiçbir ihtar ve ihbarı gerektirmeden tüm sevkıyatların 2740
durdurulacağını ve işbu sözleşmenin BÇS tarafından tek taraflı olarak fesh
edileceğini, bu durumun DAĞITICIYA hiçbir tazminat hakkı doğurmayacağını peşinen
beyan ve kabul eder...
c) Sözleşme konusu ürünleri yalnızca BÇS tarafından tek dağıtıcı olarak
yetkilendirildiği bölge hudutları dahilinde aktif olarak pazarlayacağını ve dağıtacağını
10 Kenan Salındırma ile imzalanan bayilik anlaşmasının 6 ve 7’nci maddeleri bu anlaşmada da yer almaktadır.
11 Tamamen aynı hükümlere sahip bir anlaşma, Yurdakul Ltd.Şti. ile de yapılmıştır.
06-29/354-86
60
ve bu bölge dışında hiçbir surette bayi, depo, acente veya her ne nam ve ünvan
altında olursa olsun aktif ticaret faaliyetlerinde bulunmayacağını, müşteri
aramayacağını ve muvazaa oluşturacak biçimde bu yükümlülüğüne başka fertlerle
vesair biçimde ihlal etmeyeceğini,…
B- Dağıtıcı sözleşme konusu ürünleri ÇANKIRI MERKEZ, ŞABANÖZÜ VE 2750
ORTA ilçe sınırları içerisinde satabilecektir. Dağıtıcı her ne şekilde olursa olsun
yukarıda belirtilen sınırların dışına BÇS onay vermedikçe satış yapamaz...
5- CEZAİ ŞART:
A- DAĞITICI’nın sözleşme süresi içerisinde BÇS ile mutabakata varmadan
yeniden satıcılığı bırakması veya işbu sözleşme hükümlerinden herhangi birine aykırı
hareket etmesi halinde 5.000.000.000 TL (beş milyarlık) cezai şartı bankalarca
uygulanan en yüksek kredi faizi ile birlikte hiçbir ihtara hacet kalmadan BÇS’ye
nakden ve defaten ödemeyi DAĞITICI kabul ve taahhüt etmiştir.
B- DAĞITICI, işbu taahhüdüne karşılık 5.000.000.000 TL. tutarında şahsi
çekini teminat olarak BÇS’ye vermiş olup, sözleşmeyi ihlali halinde, söz konusu 2760
teminatın BÇS tarafından nakde çevrilip irad kaydedilmesine hiçbir itirazının
olmayacağını kabul ve taahhüt etmiştir.
C- İşbu sözleşme şartlarının DAĞITICI tarafından kısmen veya tamamen ihlal
edilmesi halinde BÇS tarafından DAĞITICI’nın tahsisi iptal edilecek ve işbu sözleşme
fesh edilecektir. Bu durumda BÇS her türlü zarar ve ziyanının tazminini talep edebilir.
Tazminat cezai nakdiden takas ve mahsup edilemez.”
5. Görüldüğü üzere, BÇS 1998 yılından itibaren, Tek Elden Satın Alma ve Tek
Elden Dağıtım Anlaşmaları yapmaya başlamıştır. Ancak yerinde incelemeler
sırasında, bu anlaşmalardan farklı bayilik protokollerine de rastlanmıştır. Örnek 2770
olarak, 09.2.1999’da, BÇS ile Pelenkoğlu Ltd.Şti. arasında imzalanan protokol
söylenebilir. Protokolün 7. maddesindeki, “Bayi aldığı dökme çimentoyu Karabük
bölgesi dışında satamayacaktır. Doğabilecek anlaşmazlıklarda şirketin koyacağı usul
ve prensipler geçerli olacaktır” düzenlemesi dikkat çekicidir.
6. 2000 yılı için imzalanan Tek Elden Dağıtım Anlaşmaları (TEDA) ise, 1998 yılı
anlaşmalarıyla büyük benzerlik gösterse de, aşağıdaki husus, önemli bir farklılık
arzetmektedir:
“...6- CEZAİ ŞART: 2780
A- DAĞITICI’nın sözleşme süresi içerisinde BÇS ile mutabakata varmadan
yeniden satıcılığı bırakması veya işbu sözleşme hükümlerinden herhangi birine aykırı
hareket etmesi halinde 10.000.000.000 TL (on milyarlık) cezai şartı bankalarca
uygulanan en yüksek kredi faizi ile birlikte hiçbir ihtara hacet kalmadan BÇS’ye
nakden ve defaten ödemeyi DAĞITICI kabul ve taahhüt etmiştir. Dağıtıcının kendi
bölgeleri dışında, diğer dağıtıcı ve satıcıların bölgesine çimento satışı yapması
halinde; BÇS dağıtıcıya 1.000.000.000 TL ile 5.000.000.000 TL arasında ceza
uygulanacaktır. Tekrarı halinde ise BÇS sözleşmeyi fesh edebilecektir. BÇS
dağıtıcıya uyguladığı cezanın yarısına kadar olan meblağı bölgesi bozulan satıcılara
ödenmek üzere dağıtıcıdan tahsil edebilecektir...” 2790
06-29/354-86
61
Görüldüğü üzere, 1998 yılında akdedilen TEDA’lardan farklı olarak, tek elden
dağıtıcının kendi bölgesi dışına hiçbir suretle satış yapamamasını sağlamak üzere
yaptırımlar ağırlaştırılmış; bölgesine satış yapılan satıcılara da belli bir kısmı verilmek
üzere para cezası getirilmiştir.
BÇS’de yapılan yerinde incelemede, TEDA başlıklı sözleşmelerin uygulanmasına
dair, birçok belge bulunmuştur:
7. 1) 15.6.1998’de, BÇS Ticaret Müdürü M. Ali ONSEKİZOĞLU’nun, Genel 2800
Müdürlük makamına yazdığı yazıda, “17081 dosya nolu müşterimiz Muhammet
GÜMÜŞTAŞ TEDA bayisi olarak Bartın bölgesine almış olduğu çimentolar,
Yeniçağa’da Cami-Atik mahallesinde Kemal Battal’a ait inşaatta görülmüştür. Bu
nedenle adı geçen bayimize protokol gereği olarak 1.000.000.000 TL sı ceza
verilmesini tensiplerinize arz ederim” denilmektedir.
2) 08.07.1998’de, benzer bir yazıda, “17081 dosya nolu müşterimiz Muhammet
GÜMÜŞTAŞ TEDA bayisi olarak Bartın bölgesine 26.06.1998 tarihinde 34 MPE 38
plakalı araçla almış olduğu çimentoyu, Karabük’e boşalttığı görülmüştür. Bu nedenle
adı geçen bayimize protokol gereği olarak 1.000.000.000 TL+KDV ceza verilmesini 2810
tensiplerinize arz ederim” denilmektedir.
3) 25.11.1998’de, yeni Ticaret Müdürü Selim ÖZTÜRK’ün, Genel Müdürlük
makamına yazdığı yazıda, “17081 dosya müşterimiz GÜMÜŞTAŞ LTD.ŞTİ.nin
24.11.1998 tarihinde Bartın bölgesi olarak 74 AT 747 plakalı araca yaptırmış olduğu
20 ton ambalajlı çimentoyu Çayırhan’da Fikri Güneş’e, yine aynı tarihte 67 AE 127
plakalı araca yaptırmış olduğu 25 ton ambalajlı çimentoyu Hendek’te mukim Ali
Bostancı’ya sevk ettiği tespit edilmiştir. Bu nedenle adı geçen bayimize protokol
gereği olarak bölgesi dışına mal satmış olduğundan para cezası verilmesini, araba
başına 1.000.000.000 TL+KDV olmak üzere toplam 2.000.000.000 TL+KDV ceza 2820
kesilebilmesini; Aynı zamanda da bahse konu araçlara 60’şar gün satış
yapılmamasını tensiplerinize arz ederim” denilmektedir.
4) BÇS’nin bayilerinden Kısmet CİN’in, BÇS’ye gönderdiği bir ihbar yazısında, “Bolu
Çimento Fabrikamızdan, 12.02.1999 günü Çaycuma Çimento Satışı yapılan, Kaptan
Ticaret’e ait 67 ZA 996 plakalı kamyon, Devrek ilçemiz sınırları dahilindeki, Tabaklar
(Gürçeşme) köyüne Bolu Çimento boşaltmıştır. Kaptan Ticaret’in çimento yüklü
kamyonu Devrek içinde yüklü olarak tespit edilmiş, pazarlama elemanımız tarafından
takip edilerek, çimentoyu boşaltırken Devrek’teki Nağme Color fotoğrafçısına bütün
olayı görüntüleyen fotoğraflar çektirilmiş, yazımız ekinde tarafınıza 2830
gönderilmektedir…” denilmektedir. Bu şikayet üzerine, Ticaret Müdürü Selim
ÖZTÜRK, 16.2.1999’da, Genel Müdürlük makamına yazdığı yazıda, “17081 dosya
nolu Bartın-Zonguldak bölgesi bayimiz Muhammet GÜMÜŞTAŞ, 12.02.1999 tarihli ve
5485 irsaliye ile Çaycuma satışı yapılan 67 ZA 996 plakalı aracının Devrek ilçesi
sınırları içinde Tabaklar (Gürçeşme) köyüne çimentoyu boşalttığı, Devrek bölgesi
06-29/354-86
62
bayimiz Kısmet CİN tarafından ilişikte sunulan fotoğraf ve yazı ile tespit edilmiştir. Bu
nedenle adı geçen bayimize protokol gereği olarak 1.500.000.000 TL’sı+KDV ceza
verilmesini, Devrek bölgesi bayimiz Kısmet Cin şirketimizi bilgilendirdiği için kesilen
cezanın 500.000.000 TL’sı hesabına alacak kaydedilmesini tensiplerinize arz ederim”
şeklinde talepte bulunmuştur. Nitekim, bu talep üzerine, BÇS’den, Muhammet 2840
GÜMÜŞTAŞ’a, 16.2.1999’da gönderilen yazıda, “12.02.1999 tarihinde Bartın bölgesi
olarak 5485 irsaliye ile 25 ton satış yapılan 67 ZA 996 plakalı araç, bahse konu
çimentoyu Devrek Tabaklar köyüne sevkedildiği tespit edildiğinden, protokol gereği
olarak 1.500.000.000 TL’sı+KDV ceza tahakkuk ettirilmiştir. Bundan böyle bölgesi
dışında çimento sevkıyatı yapıldığında, bayilik bağlantınız iptal edilerek, şirketinizde
mevcut bağlantı teminatınız irad kaydedilecektir” denilmektedir.
5) Muhammet GÜMÜŞTAŞ’a, 16.3.1999’da da, 11.3.1999 tarihinde Bolu SSK
Hastanesi arkasındaki bir inşaatta yapılan incelemede Zonguldak bölgesine ait
çimento bulunduğu tespit edildiğinden 1.500.000.000 TL+KDV ceza tahakkuk 2850
ettirilmiştir. Ayrıca BÇS’yi bilgilendirdiği için bu cezanın 500.000.000 TL’si Bolu
bölgesi bayisi Abdullah SEYMEN hesabına alacak kaydedilmiştir. Bu cezanın
verilmesine esas teşkil eden şikayet dilekçesi ve tutanak konumuz itibarıyla
önemlidir. Abdullah Seymen, 11.3.1999’da gönderdiği dilekçede, “Bolu SSK
Hastanesi arkasında, üzerinde Zonguldak yazan çimentolar gördüğünü”
söylemektedir. Bunun üzerine, BÇS’nin Pazarlama Şefi Nazım ULUSOY tarafından
hazırlanan tutanak, “Bolu bayimiz Abdullah Seymen’in dilekçesine istinaden, adı
geçen bayimiz ile SSK hastanesi arkasındaki bir inşaata gidildi. İnşaatta üzerinde
ZONGULDAK yazan çimento torbaları tespit edildi. 2/1999 tarihli çimento torbalarının
tespit edilmesi neticesinde işbu tutanak tutulmuştur. 11.03.1999” şeklindedir. 2860
6) Muhammet Gümüştaş’a, benzer içerikli bir başka yazı, 24.03.1999 tarihinde
gönderilmiştir. Yazıda, “Teda bayilik sözleşmeniz gereği Zonguldak-Çaycuma-Bartın
olmak üzere belirli bir bölgeye çimento satışı yapmanız gerekmektedir. Özellikle Mart
ayında sık sık sözlü uyarılarımıza rağmen Devrek bölgesine, Özdemir Ticaret’e
17.03.1999 günü 67 NS 738, 67 NP 924 plaka nolu araçlar ile, Gökçebey’de İnan
Tic.e 14 ER 789 plakalı araç ile 17.03.1999 günü, Karacalar Tic.e ait 67 ZA 525
plakalı araçla Devrek-Çolakpehlivan köyüne sevkıyat yaptığınız tespit edilmiştir.
Yapılan sözleşme gereği beher araç için şirketinize ceza uygulamamız
gerekmektedir. Anlaşılan odur ki, daha önce de para cezası verilmesine rağmen bu 2870
yanlış uygulamaya devam ettiğiniz görülmektedir. Para cezaları saklı kalmak üzere
şirketinizi son kez uyardığımızı bildirir, bu araçlara Çaycuma satışının 1999 yılı
boyunca bundan böyle yapılmayacağını bildirir, tekerrüründe bayiliğinizin iptal edilip,
bağlantı teminatınızın şirketimiz hesabına irad kaydedileceğini bildiririz”
denilmektedir.
7) Muhammet GÜMÜŞTAŞ hakkında bir başka şikayet, 17.5.1999 tarihinde, BÇS
İstanbul bölgesi bayisi Doğa Ltd.Şti. tarafından yapılmıştır. BÇS Genel Müdürlüğü’ne
gönderilen şikayet dilekçesinde “Firmamızca yapılan piyasa takibinde 67 NS 738
plakalı aracın, Özdemir İnş. Sultanbeyli adresine çimento boşalttığı; bu aracın diğer 2880
bir başka bölge için çimento aldığı ve İstanbul bölgesine kaçak olarak getirdiği ve bu
tip olayların düzenli olarak yapıldığı tarafımızdan tespit edilmiştir” denilmektedir.
Nitekim gerek bu şikayetin gerekse de Gökçebey bölgesi bayisi Kısmet Cin ve
06-29/354-86
63
Gerede bölgesi bayisi İmat Ltd.Şti.’nin şikayetleri neticesinde, Muhammet
GÜMÜŞTAŞ’, bölgesi haricinde çimento sevkıyatı yaptığı için, 18.5.1999’da,
4.500.000.000 TL+KDV ceza faturası kesilmiştir.
8) Muhammet GÜMÜŞTAŞ ise, BÇS’ye iki kez şikayet dilekçesi göndermiştir.
11.3.1999 tarihli dilekçede, “bölgemize ait olan Çaycuma bölgesine Devrek bölge
bayisinin defalarca çimentosu satılmaktadır. Şifaen söylememize rağmen yine devam 2890
etmektedir. Yapılan tespit sonucu İstasyon Caddesindeki inşaaatlarda çimentosu
tespit edilmiş olup, tarafınıza bildirilmektedir” yazmaktadır. 22.3.1999 tarihli yazısında
ise, “bölgemiz olan Zonguldak bölgesine Karaman ve Beycuma’ya gelen Devrek
bayilerine ait çimentoların Zonguldak merkezine ve Kozlu bölgesindeki inşaatlara
boşaldığı tarafımızdan tespit edilmiş olup durumu bilgilerinize arz ederim”
denilmektedir.
9) Bu noktada, Muhammet GÜMÜŞTAŞ’ın bayilik yaptığı Bartın-Zonguldak
bölgesinin özelliğini ortaya koyan aşağıdaki iki belgeye, açıklamaları ileride yapılmak
üzere değinmek yerinde olacaktır: 2900
a) “Bolu Çimento Sanayii A.Ş.’nin Tüketiciyi Koruma ve Rekabetin Korunması
Hakkındaki Kanunlar İle İlgili Görüş ve Düşünceleri” başlıklı yazıda, “…bazı Çimento
gruplarının (örneğin; Uzanlar) Çimento sektörünün yanında daha öne çıkartmaya
çalıştıkları bankacılık sektörüne kaynak sağlamak üzere maliyet fiyatlarına çimento
satmaları BÇS’nin ve diğer fabrikaların bu ortak hinterlandda çimento satışlarında
sıkıntılar yaratmaktadır. Bu tip yerlerde tüketiciyi ve rekabeti koruma kanunları
yönünden problemler çıkabileceği düşünülmektedir. Ayrıca BÇS, Bolu’dan
uzaklaştıkça yukarıdaki nedenlerle fiyatlarında nakliye fiyat farklarını karşılamaktadır.
Bu durumda da tabi olarak örneğin bant çıkışı fiyatlar bazında Bolu, Düzce, Gerede 2910
fiyatları en yüksek, Kastamonu fiyatları ise en düşük fiyatlar olmaktadır. Bu da
tüketiciyi koruma kanunu açısından sakınca yaratabilir düşüncesindeyiz”
denilmektedir.
b) Raportörler tarafından yöneltilen “Bartın bölgesi fiyatlarınızın genellikle diğer bölge
fiyatlarınızdan daha düşük olması neden kaynaklanmaktadır?” sorusuna, BÇS Genel
Müdürü ve Genel Müdür Yardımcısı, “Bu bölgede faaliyet gösteren ana fabrika, ABD
Doları üzerinden fiyat belirlemektedir. Bu nedenle geçtiğimiz senelerde ilgili bölge
fiyatları çok düşük kalmıştır” cevabını vermiştir.
2920
8. 1) BÇS, aynı gerekçelerle başka bayilerine de ceza uygulamıştır. Örneğin,
BÇS bayilerinden, Semercioğlu Nak.Tic.Ltd.Şti.’nin 30.4.1999’daki ihbar yazısında,
“Sayın şirketinizin Alaplı-Ereğli bölgeleri bayisiyim. 29.04.1999 tarihinde Ereğli’ye
Devrek bölge bayisi olan Kısmet Cin’e ait olan satışla 67 EY 115 plakalı araba ile 25
ton çimento yıkılmıştır. Görgü şahidine ait tutanak ekte sunulmuştur. Gerekli işlemin
yapılmasını emir ve müsaadelerinize arz ederim” denilmektedir. Bu ihbar üzerine,
BÇS’den, 4.5.1999’da, Kısmet Cin’e 1.500.000.000 TL+KDV ceza verildiğine dair
yazı gönderilmiş; yazıda ayrıca, “Teda bayilik sözleşmesi gereği Devrek-Beycuma
bölgesine satış yapılması gerektiği; bundan böyle satışların bölge dışında
06-29/354-86
64
yapılmamasına titizlik gösterilmesi” istenmiştir. Kısmet CİN, bu ceza üzerine, 2930
05.05.1999’da BÇS’ye gönderdiği yazıda, “sevkedilen malzemenin, Bolu’dan
doğrudan Karadeniz Ereğli’ye sevk edilmediğini; ekteki 29.04.1999 tarih, 2962 nolu
sevk irsaliyesi ile, Beycuma’dan satıcının kendi deposundan yükleyip Karadeniz
Ereğli’ye naklettiğini; firma olarak Bolu Çimento Fabrikası’ndan yapılan
sevkıyatlardan sorumlu olmaları gerektiğini; satıcıların kendi deposuna indirdiği
çimentoyu sattığı yeri devamlı kontrol etmelerinin mümkün olmadığını” belirtmiştir. Bu
yazıya, 18.5.1999’da, BÇS ‘den verilen “29.04.1999 günü 67 EY 115 plaka nolu
aracın fabrikamızdan ayrılış saati 10.25 olarak kayıtlarımızda mevcuttur. Söz konusu
araç 15.00’de Beycuma için almış olduğu çimentoyu Kdz.Ereğli’ye fabrikamızdan
almış olduğu gibi 25 ton olarak boşaltmıştır. Söz konusu edilen çimentonun 2940
Karaman’da bulunan depoya yıkıldığı, oradan da Ereğli’ye götürüldüğü savı uygun
değildir. Kaldı ki, o şekilde bile çimentonun taşınması şirketinizi bağlı
kılacaktır...Sonuç olarak kesilen cezanın iptal edilmesi mümkün değildir. Ödenmesini
ve bu tip sevkıyatların engellenmesini önemle rica ederiz” şeklindeki cevap ilginçtir.
2) Kısmet CİN’e, benzer içerikte bir yazı 30.7.1999 tarihinde de gönderilmiştir.
9. BÇS’nin, bölge haricinde çimento sevkıyatı yapıldığı için, ceza kestiği bir diğer
örnek, 22.7.1999 tarihinde İmat Ltd.Şti.’ne verilen cezadır. Bolu bölgesi bayisi
Abdullah SEYMEN’in 19.7.1999’daki ihbarı üzerine, BÇS Satış Memuru Erol Usta, 2950
19.7.1999’da tutanak hazırlamıştır. Bu tutanakta; “Bolu bayimiz Abdullah Seymen’in
ihbarını değerlendirmek üzere ben satıştan Erol Usta ve bayimiz Abdullah Seymen’le
birlikte Gerede’nin Macarlar köyünde bulunan inşaatta yerinde tespit yapılmıştır.
Tespitimizde çimentonun Çerkeş çimentosu olduğu (üzerinde yazılı kısaltmadan
anlaşılmıştır) ve buranın Bolu il sınırları içinde olduğu tespit edilmiştir. Tarafımızdan
sayımı yapılmış takribi 240 torbadır” yazmaktadır. Bunun üzerine, BÇS Ticaret
Müdürü Selim Öztürk, 20.7.1999’da, İmat Ltd.Şti.’ne 1.500.000.000 TL+KDV ceza
verilmesini, Abdullah Seymen hesabına da şirketi bilgilendirdiği için 500.000.000 TL
alacak kaydedilmesini talep etmiştir. Nitekim, 22.07.1999’da, İmat Ltd.Ş, Çerkeş
bölgesine ait çimentoları Gerede ilçesine bağlı Macarlar köyüne boşalttığı için, 2960
protokol gereği olarak 1.500.000.000 TL+KDV ceza faturası kesilmiş ardından da geri
alınmıştır. Bunun sebebi, 14 KD 108 plakalı aracın, önce Çerkeş satışı yüklemesi,
ardından kapı çıkış pusulasını Gerede için değiştirmesidir. Bu değişikliğe istinaden
ceza geri alınmıştır.
10. 1) Benzer gerekçelerle ceza yazılan bir diğer bayi, BÇS’nin Gebze-Gölcük-
Yalova-Karamürsel bayisi Albayrak Ltd.Şti.dir. BÇS tarafından, bu şirkete,
2.2.1999’da gönderilen yazıda, 07.01.1999 tarihinde, İstanbul bölgesi olarak satışı
yapılan bir araç çimentonun, Bolu’daki Filiz Gıda San. A.Ş.ye yıkıldığı tespit
edildiğinden 1.500.000.000 TL+KDV ceza tahakkuk ettirildiği belirtilmektedir. İhbarı 2970
yapan Bolu bölgesi bayisi Abdullah Seymen hesabına da 500.000.000 TL alacak
kaydedilmiştir.
2) Aynı şirkete, 2.8.1999’da, BÇS tarafından, 14 ET 074 plakalı araç
Tuzla/Bayramoğlu mevkiinde görüldüğünden, bölge haricinde satış yapılmamasına
ilişkin olarak uyarıda bulunulmuştur.
06-29/354-86
65
3) 5.8.1999’da ise, 4.8.1999 tarihinde Bolu Kültür mahallesinde bulunan Tabakoğlu
inşaatta yapılan tetkikte Gebze çimentosu olduğu tespit edildiğinden ceza verilmiştir.
Albayrak Ltd.Şti.nin, bu son cezaya, 27.8.1999’da yaptığı “28.07.1999 tarihinde 14 2980
ED 889 plakalı aracımızdaki 16 tonluk GEBZE satışının BOLU’ya yıkıldığını
05.08.1999 tarihli yazınızdan öğrendik. Şirketimiz malzeme satış elemanı Yusuf
Çidem tarafından araç şoförüne, fabrikada yapılmış olup alınmayan Gebze satışını,
Bolu satışı olarak, satışta değiştirilip Bolu Kültür Mahallesinde bulunan müşterimiz
Tabakoğlu İnşaata boşaltması söylenmiş, araba boşaltılmış ve araç orada kalmış,
şoför de işten ayrılmış olduğundan arabada bulunan çimento kapı fişi gelmemiştir.
Dolayısı ile satışın değişmediği bilinmemiş; ancak BÇS yetkililerinden durum
öğrenilmiştir...Bu olay yanlışlıkla olduğundan ve şirketimizin bilerek bu işi
yapmadığından dolayı 3495 nolu ceza faturasının iptal edilmesi için gereğini emir ve
müsadelerinize arz ederiz” şeklindeki itiraz, BÇS’nin satış uygulamalarında kapı çıkış 2990
fişinin (pusulasının) önemini ortaya koyması bakımından ilginçtir. Albayrak Ltd.Şti.’nin
bu itirazına rağmen, BÇS’den 02.09.1999’da gönderilen yazıda, cezanın
affedilmesinin mümkün olmadığı belirtilmiştir.
11. BÇS’nin benzer bir cezayı uygulamasının diğer bir örneği, Devrek bölgesi
bayisi İbrahim Saraç’a ait 67 NR 850 plakalı aracın, 2.6.1999 tarihinde Mengen ilçesi
Aktepe köyü Şıhlar Mahallesine, bölgesi haricinde çimento boşalttığı için
10.6.1999’da verilen 1.500.000.000 TL+KDV cezadır. BÇS’yi bilgilendirdiği için,
Gerede bölgesi bayisi İmat Ltd.Şti. hesabına, 500.000.000 TL., alacak olarak
kaydedilmiştir. 3000
12. Bir diğer örnek, BÇS Akçakoca bölge bayisi Nasuhoğlu Tic.’e ilişkindir. Bu
şirkete, BÇS’den 6.10.1999’da gönderilen yazıda, “(Üçler Nakl.Ltd.Şti.nin ihbarı
üzerine) 01.10.1999 tarihinde fabrikamızdan Akçakoca satışı yükleyen 14 DV 475
plakalı araç 02.10.1999 tarihinde Alaplı’da Balcılar inşaatta, 14 DT 717 plakalı araç
ise aynı tarihte Kdz. Ereğli’de Balcılar inşaatta çimentoyu boşalttıkları saptanmıştır.
Firmanızla iş ilişkilerimizin bugüne dek iyi olması ve bu şekilde bir olayın ilk defa
görülmesi nedeniyle tarafınıza cezai müeyyide uygulanmamıştır. Ancak tekrarı
durumunda bu olay da göz önünde bulundurularak, protokolde bulunan ilgili madde
gereği her bir araç için 1.500.000.000 TL+KDV ceza kesilecektir” denilmektedir. 3010
13. 1) Başka bir örnek, H.Hüseyin ERTOZAN’a verilen cezalardır. 17.8.1998’de
M.Ali ONSEKİZOĞLU’nun “Genel Müdürlük Makamına” yazdığı yazıda “17021 dosya
no’lu müşterimiz H.Hüseyin ERTOZAN’ın Çaycuma bölgesine almış olduğu
çimentolar BOLU’da Beypiliç’e ait inşaatta ve Akay İnş. (Üniversite binaları) ta
görülmüştür. Bu nedenle adı geçen bayimize protokol gereği olarak 1.000.000.000
TL+KDV ceza verilmesini tensiplerinize arz ederim” denilmektedir.
2) Aynı şahsa, 21.09.1998 tarihinde, Selim ÖZTÜRK’ün, “17021 dosya
müşterimiz H.Hüseyin ERTOZAN 17.09.1998 tarihinde Çaycuma bölgesi olarak 78 3020
AD 336 plakalı araca yaptırmış olduğu 15 ton ambalajlı çimentoyu Eskipazar
Lisesi’ne sevk ettiği tespit edilmiştir. Bu nedenle adı geçen bayimize protokol gereği
06-29/354-86
66
olarak 1.000.000.000 TL+KDV ceza verilmesini tensiplerinize arz ederim” şeklindeki
yazısı uyarınca yine ceza verilmiştir.
14. BÇS Ankara Tesisi bayilerine de benzer cezalar uygulanmıştır. 24.8.1998’de,
M. Ali ONSEKİZOĞLU’nun, Genel Müdürlük makamına yazdığı yazıda, “17037
dosya müşterimiz LİMİT İNŞ.SAN. ve TİC.LTD.ŞTİ. Beypazarı bölgesine
24.08.1998 tarihinde yaptırmış olduğu aşağıda plakası yazılı 06 YUE 85 araca ait
çimentoları İvedik Cd.No:614 Yahyalar/ANKARA adresine sevk ettiği tespit edilmiştir. 3030
Bu nedenle adı geçen bayimize protokol gereği olarak 1.000.000.000 TL+KDV ceza
verilmesini tensiplerinize arz ederim” ifadeleri yer almaktadır. Hemen belirtmek
gerekir ki, yukarıdaki ceza, Selim ÖZTÜRK’ün 14.09.1998 tarihli “Ankara Bölgesi
bayimiz LİMİT İNŞ.SAN. ve TİC.LTD.ŞTİ.ne 24.08.1998 tarihinde 06 YUE 85 plakalı
aracın Beypazarı satışını Ankara’ya boşalttığından protokol gereği KDV dahil
1.150.000.000 TL ceza faturası kesilmiştir. İlişikte sunulan dilekçeyle mazeretini
belirtmiş aracın arızasından dolayı Ankara’ya yıkılması gerekmiştir. Bu nedenle
cezanın bayimizin keseceği iade faturası ile geri alınabilmesi hususunu tensiplerinize
arz ederim” şeklindeki yazısıyla geri alınmıştır.
3040
BÇS’nin dikey kısıtlamalarına ilişkin diğer kanıtlar aşağıdadır:
15. 1) M. Ali ONSEKİZOĞLU’nun, Genel Müdürlük makamına yönelik 26.01.1998
tarihli yazısında, “Çimento piyasasındaki gelişmeler ve maliyetlerimizde oluşan yeni
artışlar nedeniyle, Bartın, Zonguldak, Çaycuma ve Devrek bölgesi çimento
fiyatlarımızın artırılması gereği doğmuştur. Bu nedenle; Bartın, Zonguldak bölgesine
satış yapmak üzere bayilik verilen Muhammet Gümüştaş’a günlük 200 ton için
7.500.000.000 TL/Ton+KDV, günlük ikinci 75 ton için 7.750.000 TL/Ton+KDV ve
günlük üçüncü 75 ton için 8.000.000 TL/Ton+KDV fiyat ile sadece Bartın ve
Zonguldak bölgelerinde satılmak üzere...26.01.1998 tarihinden geçerli olmak üzere 3050
yukarıda belirtilen fiyatlarla çimento satışına devam edilmesini emir ve
müsaadelerinize arz ederim” denilmektedir.
2) M. Ali ONSEKİZOĞLU’nun, 10.2.1998 tarihli yazısında ise, “Çimento
piyasasındaki gelişmeler ve maliyetlerimizde oluşan yeni artışlar nedeniyle, Bartın,
Zonguldak, Çaycuma ve Devrek bölgesi çimento fiyatlarımızın artırılması gereği
doğmuştur. Bu nedenle; Bartın, Zonguldak bölgesine satış yapmak üzere bayilik
verilen Muhammet Gümüştaş’a günlük 200 ton için 7.800.000.000 TL/Ton+KDV,
günlük ikinci 75 ton için 8.050.000 TL/Ton+KDV ve günlük üçüncü 75 ton için
8.300.000 TL/Ton+KDV fiyat ile sadece Bartın ve Zonguldak bölgelerinde satılmak 3060
üzere...11.02.1998 tarihinden geçerli olmak üzere yukarıda belirtilen fiyatlarla
çimento satışına devam edilmesini emir ve müsaadelerinize arz ederim”
denilmektedir.
16. M. Ali ONSEKİZOĞLU’nun, Genel Müdürlük makamına yönelik 16.3.1998
tarihli yazısında, “…Çankırı bayimiz Yurdakul Ticaret’e Ankara tesisimizden Çankırı
bölgesi için 7.200.000 TL/Ton+KDV fiyattan peşin bedelle çimento verilebilmesini,
torbaların üzerine bölgesinin (ÇANKIRI) yazılmasını ve de kredili alımlarda şu andaki
fiyatlara devam edilmesini tensiplerinize arz ederim” denilmektedir.
3070
06-29/354-86
67
17. BÇS Satış Şefi Nazım ULUSOY’un, Genel Müdürlük makamına yönelik
21.5.1998 tarihli yazısında, “24.03.1998 tarihli ilgili OLUR’la Ankara bayimiz
TELLİOĞLU LTD.ŞTİ.’ne Beypazarı Belediyesi ve Beypazarı bölgesine pazarlamak
üzere 7.500.000.000 TL/Ton bedeli peşin alınmak şartıyla bağlantı yapılmış olup,
30.04.1998 tarihine kadar çimentoyu teslim alma süresi verilmiştir. Ancak bayi
istenilen sürede çimentoyu teslim almamış ve de çimento fiyatlarının artması
dolayısıyla fiyat düşük kalmıştır. Bu sebeple bakiye alacağının 01.05.1998 tarihinden
itibaren (TON) 8.500.000 TL/Ton+KDV bant teslimi fiyat uygulanması, çimentoyu en
kısa zamanda bağlantı yaptığı bölge dışında da pazarlayabilmesi hususunu
tensiplerinize arz ederim” denilmektedir. 3080
18. BÇS Genel Müdürü Çevik PERKER’e, Şevket Maden imzası ile gönderilen
“İstanbul Anadolu yakasında gri çimento, Marmara bölgesinde beyaz çimento
pazarlaması ve satışı ile ilgili görüş ve düşünceler” başlıklı yazıya ek olarak, BÇS
Ticaret Müdürü Selim Öztürk tarafından hazırlanan “Yapılan Piyasa Araştırmasına Ek
Görüş ve Düşünceler” başlıklı yazıdaki, “piyasalarda bölge bölge satış fiyatlarında
farklılıklar mevcuttur. Eğer direkt fabrikadan bant teslimi çimento alınarak
pazarlanması organizasyonuna gidilecekse, bu farklı bölge fiyatlarından dolayı
İstanbul Anadolu yakasına gidecek çimentonun başka bölgelere gönderilmesini
önlemek için kontrol mekanizmasını kurmak gerekmektedir…” ifadesi dikkat çekicidir. 3090
19. Oyak Genel Müdürlüğü’nden, BÇS Genel Müdürlüğü’ne, 1.11.1999 tarihinde,
2000 yılı bütçe mesajı hakkında gönderilen yazıda, “...Rekabeti Koruma Yasası’na
uygun olarak bayilik sistemlerinde denetim artırılacak ve fiyat rekabetine neden olan
bölge dışına kaçış ve sızıntılar önlenecektir. Bayilik sözleşmeleri, bu amaçla gözden
geçirilecek ve cezai yaptırımlar ağırlaştırılacaktır…” ifadesi yer almaktadır.
Belgelerin ardından, BÇS’nin satış sisteminin değerlendirilmesine geçilebilir:
BÇS ile Kenan SALINDIRMA arasında imzalanan sözleşmenin 6. maddesinde, 3100
bayinin, aldığı malı, satışın yapıldığı bölge dışına çıkarması kesinlikle yasaklanmakta
ve para cezası yanında bayiliğin iptali yaptırımı da uygulanmaktadır. Bu şekilde bir
düzenlemenin, bölgeler arası ticareti tamamen ortadan kaldıran yapısıyla, “yeniden
satış fiyatının belirlenmesi” gibi, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin açık bir ihlali
olduğu söylenebilir.
Gizlice yeniden satış fiyatını belirleyen 7’nci madde ise, açık bir rekabet ihlali
olmasının yanında, bayiler vasıtasıyla sektöre getirilecek rekabetin engellenebilmesi
için bir teminat niteliğindedir. BÇS ile Sel-Ni Ltd.Şti. arasında imzalanan anlaşmadaki
“...Bayi satışlarının % 80’ini peşin olarak, % 20 sini ise vadeli olarak yapabilecektir...” 3110
ifadesi de aynı amaca hizmet etmektedir.
BÇS ile Albayrak Ltd.Şti. arasında imzalanan ek protokolde de, 4. maddede yapılan
düzenlemeyle bölgeler arası ticaret tamamen engellenerek açık bir rekabet ihlali
yapılmaktadır. Ayrıca ek protokolün, 2. maddesinde yapılan düzenleme, “dikey
06-29/354-86
68
kısıtlamalar-bayilerin sektöre getirebileceği rekabet ilişkisi” hakkındaki görüşümüzü
destekler niteliktedir.
BÇS, Kurul’un faaliyetlerine başlamasından sonra, bu açık rekabet ihlallerini tek tip
tek elden dağıtım ve tek elden satın alma sözleşmeleri ile “gizlemek” istemiştir. 3120
Ancak, BÇS’nin 1998 yılından itibaren uygulamaya koyduğu münhasır bölge
anlaşmaları da, salt metne bakılıp uygulanması gözardı edilse bile, 2002/2 sayılı
Tebliğ’in kapsamı dışındadır. Çünkü bu sözleşmenin “Dağıtıcının Temel
Yükümlülükleri” başlıklı 2. maddesinde yapılan “Dağıtıcı sözleşme konusu ürünleri ...
sınırları içerisinde satabilecektir. Dağıtıcı her ne şekilde olursa olsun yukarıda
belirtilen sınırların dışına BÇS onay vermedikçe satış yapamaz” şeklindeki
düzenleme, pasif satış dahil, tek elden dağıtıcının anlaşma bölgesi dışına yapacağı
tüm satışları sağlayıcının iznine tabi kılmaktadır. 2002/2 sayılı Tebliğ’in izin verdiği
sınırlamanın çok ötesine giden bu düzenlemenin, BÇS’nin uyguladığı TEDA’ları grup
muafiyeti kapsamı dışına çıkardığı ve per se rekabet ihlali teşkil ettiği açıktır. 3130
BÇS’nin 2000 yılı için yaptığı TEDA’lardaki ihlal “Cezai Şart” başlıklı 6’ncı madde ile
daha da ileri götürülmüştür. Bu maddedeki, “...Dağıtıcının kendi bölgeleri dışında,
diğer dağıtıcı ve satıcıların bölgesine çimento satışı yapması halinde; BÇS dağıtıcıya
1.000.000.000 TL ile 5.000.000.000 TL arasında ceza uygulanacaktır. Tekrarı
halinde ise BÇS sözleşmeyi fesh edebilecektir. BÇS dağıtıcıya uyguladığı cezanın
yarısına kadar olan meblağı bölgesi bozulan satıcılara ödenmek üzere dağıtıcıdan
tahsil edebilecektir” düzenlemesi, diğer cezai yükümlülüklerle birlikte, yeniden satış
sonrasında bölgeler arası ticaretin gerçekleşmesini imkansız hale getirmekte ve açık
bir ihlal teşkil etmektedir. 3140
Hemen belirtmek gerekir ki, BÇS’nin 1998 sonrasında, tek tip sözleşmelerin dışında
da bayilik anlaşmaları yaptığı bilinmektedir ve bunlarda da rekabeti kısıtlayıcı
hükümler bulunmaktadır. Örneğin, Pelenkoğlu Ltd.Şti. ile yapılan protokolde, “bayinin
aldığı dökme çimentoyu Karabük bölgesi dışında satamayacağı, doğabilecek
anlaşmazlıklarda şirketin koyacağı usul ve prensiplerin geçerli olacağı” düzenlemesi
yapılmıştır. Anılan protokol münhasır bölge belirlenmediğinden 2002/2 sayılı
Tebliğ’den yararlanamaz. Kaldı ki, alıcı üzerine, “anlaşmada belirlenen bölge dışında
anlaşma konusu malı hiçbir şekilde satamayacağına” dair yükümlülük getirmek,
2002/2 sayılı Tebliğ’in de izin verdiğinin ötesinde bir sınırlamadır ve önemli bir 3150
rekabet ihlali oluşturmaktadır.
BÇS’nin yukarıda değinilen anlaşmalarının, salt metin olarak bile, 4054 sayılı Kanun
ve ilgili Tebliğlere aykırı olduğunu düşünsek de, uygulamaya bakmak yerinde
olacaktır. Gerek anlaşma hükümlerinden faydalanarak gerekse de başka yöntemlerle
BÇS, bölgeler arası ticareti tamamen ortadan kaldırmaya yönelik faaliyetlerde
bulunmaktadır:
1- Para Cezası: BÇS’den, belli bir bölgenin fiyatından mal alan bayinin, çimentoyu
mutlaka o bölgeye boşaltması istenmektedir. Aksi takdirde, öncelikle, yapılan 3160
tek elden dağıtım anlaşmasının 6’ncı maddesi uyarınca para cezası
06-29/354-86
69
verilmektedir. Nitekim, Muhammet Gümüştaş’a, Kısmet Ticaret’e, Albayrak
Ltd.Ş, İbrahim Saraç’a ve H.Hüseyin Ertozan’a uygulanan para
cezalarından bahsedilmiştir.
2- Mal Verilmemesi: Diğer bir yaptırım, bayilere mal verilmemesidir. Buna örnek
olarak, 24.03.1999’da BÇS’den, Muhammet Gümüştaş’a gönderilen yazı
gösterilebilir. Bu yazıda; “Teda bayilik sözleşmeniz gereği Zonguldak-Çaycuma-
Bartın olmak üzere belirli bir bölgeye çimento satışı yapmanız gerekmektedir.
Özellikle Mart ayında sık sık sözlü uyarılarımıza rağmen Devrek bölgesine,
Özdemir Ticaret’e 17.03.1999 günü 67 NS 738, 67 NP 924 plaka nolu araçlar 3170
ile, Gökçebey’de İnan Tic.e 14 ER 789 plakalı araç ile 17.03.1999 günü,
Karacalar Tic.e ait 67 ZA 525 plakalı araçla Devrek-Çolakpehlivan köyüne
sevkıyat yaptığınız tespit edilmiştir. Yapılan sözleşme gereği beher araç için
şirketinize ceza uygulamamız gerekmektedir. Anlaşılan odur ki, daha önce de
para cezası verilmesine rağmen bu yanlış uygulamaya devam ettiğiniz
görülmektedir. Para cezaları saklı kalmak üzere şirketinizi son kez uyardığımızı
bildirir, bu araçlara Çaycuma satışının 1999 yılı boyunca bundan böyle
yapılmayacağını bildirir, tekerrüründe bayiliğinizin iptal edilip, bağlantı
teminatınızın şirketimiz hesabına irad kaydedileceğini bildiririz” denilmektedir.
3- Sözleşmenin Feshi: BÇS’nin belli bir bölgenin fiyatından mal alıp, doğrudan 3180
veya dolaylı olarak, malı o bölgeye boşaltmayan bayilerine uygulayabileceği son
yaptırım; tek elden dağıtım anlaşmasının 6. maddesi uyarınca sözleşmenin
feshidir. Fesih halinde, bayinin anlaşma yapılırken verdiği 10.000.000.000 TL’lik
teminat çekinin BÇS’ce nakde çevrilip irad kaydedilmesinin yanında, BÇS’nin
her türlü zarar ve ziyanını talep edebilecek olması, bu yaptırımı daha da
ağırlaştırmaktadır.
4- BÇS’yi Bilgilendiren Bayiye Ödül Verilmesi: BÇS kurduğu sistemin işleyebilmesi
için, tek elden dağıtım anlaşmasının 6. maddesinde “BÇS, dağıtıcıya uyguladığı
cezanın yarısına kadar olan meblağı bölgesi bozulan satıcılara ödenmek üzere
dağıtıcıdan tahsil edebilecektir” düzenlemesini yapmıştır. Nitekim, BÇS’yi 3190
bilgilendirdiği için, Kısmet CİN’in, Abdullah Seymen’in, İmat Ltd.Şti.’nin ve Doğa
Ltd.Şti.’nin hesaplarına, haber verdikleri her olayda, 500.000.000 TL alacak
kaydedilmiştir.
5- Farklı Ambalajlar: BÇS’nin, bölgeler arası ticareti engelleyebilmek için kullandığı
diğer bir tamamlayıcı yöntem; çimentonun gideceği bölgeye göre farklı
ambalajlara konulması, daha açık bir deyişle, çimento torbasının üzerine
gideceği bölgenin isminin yazılmasıdır. Buna örnek olarak, 16.03.1998’de, M.
Ali ONSEKİZOĞLU’nun, Genel Müdürlük makamına yazdığı bir yazıdaki
“...Çankırı bayimiz Yurdakul Ticaret’e Ankara tesisimizden Çankırı bölgesi için
7.200.000 TL/Ton+KDV fiyattan peşin bedelle çimento verilebilmesini, torbaların 3200
üzerine bölgesinin (ÇANKIRI) yazılmasını ... tensiplerinize arz ederim” ifadesini;
Bolu bayisi Abdullah SEYMEN’in, 11.3.1999’da BÇS’ye gönderdiği ihbar
dilekçesinde, “Bolu SSK Hastanesi arkasında, üzerinde Zonguldak yazan
çimentolar gördüğünü” söylemesini, nitekim, bu ihbar üzerine, Pazarlama Şefi
Nazım ULUSOY tuttuğu tutanakta “inşaatta üzerinde ZONGULDAK yazan
çimento torbaları tespit edildi. 2/1999 tarihli çimento torbalarının tespit edilmesi
neticesinde işbu tutanak tutulmuştur. 11.03.1999” yazmasını; ve nihayet, BÇS
Satış Memuru Erol Usta’nın, 19.07.1999’da “...Tespitimizde çimentonun Çerkeş
çimentosu olduğu (üzerinde yazılı kısaltmadan anlaşılmıştır)...” şeklinde tutanak
hazırlamasını gösterebiliriz. 3210
06-29/354-86
70
6- Satış Ordinosu ve Sevk İrsaliyesi: Bir diğer tamamlayıcı yöntem, satış ordinosu
ve buna göre düzenlenen sevk irsaliyesidir. BÇS, bayilerinden, satış ordinosu-
kapı çıkış pusulasındaki, “yukarıda plakası belirtilen araçla, belirtilen tonajdaki
çimentoyu bildirilen adrese sevkedeceğimi, sevkıyatın farklı adrese yapılması
durumunda; yine yukarıda belirtilen aracın tonaj fazlası nedeniyle gelecek olan
ceza ve uygulamaları peşinen kabul ettiğimi taahhüt ederim” yazısını kaşeleyip
imzalayarak onaylamasını istemektedir.
7- Miktar Kısıtlaması: BÇS’nin kullandığı tamamlayıcı yöntemlerden biri de,
bayilerinin Şirket’ten çektiği çimento miktarı arttıkça fiyatı artırması yani dolaylı
olarak miktar kısıtlaması getirmesidir. Buna örnek olarak, 26.01.1998’de, M. Ali 3220
ONSEKİZOĞLU’nun, Genel Müdürlük makamına yazdığı yazıda, “Bartın,
Zonguldak bölgesine satış yapmak üzere bayilik verilen Muhammet Gümüştaş’a
günlük 200 ton için 7.500.000.000 TL/Ton+KDV, günlük ikinci 75 ton için
7.750.000 TL/Ton+KDV ve günlük üçüncü 75 ton için 8.000.000 TL/Ton+KDV
fiyat ile sadece Bartın ve Zonguldak bölgelerinde satılmak üzere çimento
verilmesi” talebinde bulunmasını; yine M. Ali ONSEKİZOĞLU’nun,
10.02.1998’de, Genel Müdürlük makamına yazdığı bir diğer yazıda “Muhammet
Gümüştaş’a günlük 200 ton için 7.800.000.000 TL/Ton+KDV, günlük ikinci 75
ton için 8.050.000 TL/Ton+KDV ve günlük üçüncü 75 ton için 8.300.000
TL/Ton+KDV fiyat ile sadece Bartın ve Zonguldak bölgelerinde satılmak üzere 3230
çimento verilmesi” isteğini söyleyebiliriz. BÇS’nin satın alınan çimento arttıkça
uygulanan fiyatı da artırmasındaki amacının, düşük fiyatla satılan çimentonun
gittiği bölgedeki talepden fazla malın, fiyatın yüksek olduğu bölgelere
gönderilmesini engellemek olduğu kanaatine varılmıştır.
Bu belgelere rağmen sürdürülen, “yukarıdaki uygulamaların, yalnızca, anlaşma
konusu bölge dışında ‘aktif’ satışı engellemek için yapıldığı” savunması, aşağıdaki
belgelerle de çürütülebilir:
Devrek bayisi Kısmet CİN’in, bayilik bölgesi dışına çimento satmasından dolayı 3240
verilen ceza üzerine, 5.5.1999’da yaptığı “sevkedilen malzemenin, Bolu’dan
doğrudan Karadeniz Ereğli’ye sevk edilmediği; ekteki 29.04.1999 tarih, 2962 nolu
sevk irsaliyesi ile, Beycuma’dan satıcının kendi deposundan yükleyip Karadeniz
Ereğli’ye naklettiği; firma olarak Bolu Çimento Fabrikası’ndan yapılan sevkıyatlardan
sorumlu olmaları gerektiği; satıcıların kendi deposuna indirdiği çimentoyu sattığı yeri
devamlı kontrol etmelerinin mümkün olmadığı” şeklindeki savunmasına,
18.5.1999’da, BÇS’den “...o şekilde bile çimentonun taşınması şirketinizi bağlı
kılacaktır...” cevabı verilmiştir.
21.5.1998’de, Nazım ULUSOY’un, Genel Müdürlük Makamına yazdığı yazıda, 3250
Ankara bayisi Tellioğlu Ltd.Şti.’ne, “Beypazarı Belediyesi ve Beypazarı bölgesine
pazarlamak üzere aldığı çimentoyu bölge dışında da pazarlayabilmesi için izin
verilmesi” talep edilmiştir.
M. Ali Onsekizoğlu’nun, 26.1.1998 ve 10.2.1998’de Genel Müdürlük makamına
yazdığı yazılarla Bartın-Zonguldak bayisi Muhammet Gümüştaş’a “sadece Bartın ve
Zonguldak bölgelerinde satılmak üzere” çimento verilmesi talep edilmiştir.
06-29/354-86
71
22.7.1999’da, Gerede bayisi İmat Ltd.Ş, Çerkeş bölgesine ait çimentoları Gerede
ilçesine bağlı Macarlar köyüne boşalttığı için, protokol gereği olarak verilen 3260
1.500.000.000 TL+KDV ceza daha sonra geri alınmıştır. Bunun sebebi, bayinin
aracının, önce Çerkeş satışı yüklemesi, ardından kapı çıkış pusulasını Gerede için
değiştirmesidir. Bu kapı çıkış pusulasına istinaden ceza geri alınmıştır. Dikkat
edileceği üzere, bu olayda, Gerede bölgesi bayisi İmat Ltd.Ş, kendi bölgesine
mal sattığı için ceza uygulanması şeklinde bir çelişki ortaya çıkmaktadır. Bu hareket
aynı zamanda bölgeler arası ticaretin engellenmesinde kapı çıkış pusulası-satış
ordinosunun önemini de ortaya koymaktadır.
Bir diğer belge, BÇS Ankara bayisi Limit Ltd.Şti.’ne, Beypazarı için almış olduğu
çimentoyu Ankara’ya boşalttığı için verilip ardından geri alınan cezadır. Oysa, Limit 3270
Ltd.Şti. BÇS’nin TESA bayisidir.
BÇS’nin satış sisteminin şu üç amacı gerçekleştirdiği düşünülmektedir:
BÇS’nin, hakim durumu ve sektörde uygulanan fiyat sistemine bağlı olarak en yüksek
fiyatla satış yaptığı dolayısıyla en büyük kar marjına sahip olduğu bölge Bolu
pazarıdır. Mevcut dikey kısıtlamalar, BÇS’nin pazar gücünün olduğu piyasa ile bu
gücün azaldığı ya da olmadığı piyasalar arasında fiyat farklılaştırması yapabilmesine
imkan sağlamaktadır. Bu durum iktisadi etkinlikten uzaklaşılmasına yol açmaktadır.
3280
Keza, rakip teşebbüslerle belli bir bölgedeki fiyat için yapılan anlaşmanın
uygulanabilmesi de, farklı fiyatlı bölgelerden bu bölgeye ürün gelmemesine bağlıdır.
Bu nedenle de, paralel ticaretin engellenmesi büyük önem taşımaktadır. Nitekim, bir
örnek olarak, TÇMB üyesi olmayan Uzan Grubuna ait Bartın fabrikasının bu bölgede
oluşturduğu fiyat seviyesinin, Ankara bölgesindeki anlaşma ile belirlenen fiyat
seviyesini tehlikeye düşürdüğü söylenebilir. Benzer şekilde, Selim ÖZTÜRK’ün
“Yapılan Piyasa Araştırmasına Ek Görüş ve Düşünceler” başlıklı yazısındaki,
“piyasalarda bölge bölge satış fiyatlarında farklılıklar mevcuttur. Eğer direkt
fabrikadan bant teslimi çimento alınarak pazarlanması organizasyonuna gidilecekse,
bu farklı bölge fiyatlarından dolayı İstanbul Anadolu yakasına gidecek çimentonun 3290
başka bölgelere gönderilmesini önlemek için kontrol mekanizmasını kurmak
gerekmektedir” ifadesi bu tespiti desteklemektedir.
Üçüncü amaç ise, yukarıda açıklandığı üzere, bayiler vasıtasıyla sektöre gelebilecek
rekabetin engellenmesidir. Nitekim, OYAK Genel Müdürlüğü’nden, BÇS Genel
Müdürlüğü’ne, 1.11.1999’da, 2000 yılı bütçe mesajı hakkında gönderilen yazıdaki
“...Rekabeti Koruma Yasası’na uygun olarak bayilik sistemlerinde denetim artırılacak
ve fiyat rekabetine neden olan bölge dışına kaçış ve sızıntılar önlenecektir. Bayilik
sözleşmeleri, bu amaçla gözden geçirilecek ve cezai yaptırımlar ağırlaştırılacaktır...”
ifadesi bu tespiti desteklemektedir. 3300
06-29/354-86
72
Bu noktada değinilmesi gereken, üçüncü amaçla da ilişkili bir husus, BÇS’nin rakip
fabrika merkezlerine girebilme olanağına rağmen bunu kullanmamasıdır. Bu durum,
“BÇS’nin satış sisteminin, sektöre getirdiği rekabetçi etkiler dolayısıyla
hoşgörülebileceği” şeklinde bir değerlendirme yapılmasına engeldir.
I.2.8.7.2. Savunmalar ve Bu Savunmalara İlişkin Değerlendirmeler
BÇS’nin, yukarıda yer verilen tespitlere ilişkin olarak yaptığı genel nitelikli 3310
savunmalar, "I.2.5. Çimento Sektöründe Dikey Kısıtlamalar” başlığı altında
değerlendirilmiştir. BÇS, bunun dışında, “ilgili TEDA anlaşmalarının kapsamının,
‘Sözleşmenin Kapsamı’ başlıklı 1’inci madde ile, ‘BÇS ürünlerinin DAĞITICI
tarafından aktif olarak dağıtılmasına ilişkin karşılıklı hak ve yükümlülükler’ şeklinde
sınırlandığını; bir sözleşmenin kapsamadığı alanlarda hüküm istihsal ederek
aykırılığa yol açmasının ise mümkün olamayacağını” söylemiştir.
Bu savunmaya ilişkin olarak verilebilecek cevaplardan birincisi, sözleşmelerin tüm
maddelerinin değerlendirilmesi gerektiğidir. Kaldı ki, savunmaya esas teşkil eden
anlaşma maddesi, bayilerin bölgeler arası ticaretinin engellenmesini de önleyici 3320
nitelikte değildir. Keza, “her ne şekilde olursa olsun” ifadesi, her ne şekilde olursa
olsun bayilerin bölgeler arası ticaretini engelleyicidir. Üstelik, anılan anlaşmaların
uygulanmasına da bakılmış ve BÇS’nin, sözleşmelerinin lafzında yer aldığı gibi
2002/2 sayılı Tebliğ çerçevesinde bir dağıtım sistemi kurmadığı tespit edilmiştir. Bu
durum, sözleşme uyarınca bir bayiye bırakılan bölgede başka satıcılara da mal
verilmesi, sözleşme bölgesinde satış yaptığı için ilgili bayiye ceza verilmesi gibi
birçok örnekle ortadadır. Son olarak, BÇS’nin savunma konusu anlaşmaların
dışındaki sözleşmelerle de bayilerinin bölgeler arası ticaretini engellediğine dikkat
edilmelidir.
3330
Bu belge ve analizler çerçevesinde, BÇS’nin bayilik anlaşmalarının ve
uygulamalarının, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinde yasaklanan bayilerin bölgeler
arası ticaretini engelleyici rekabet ihlalleri olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
I.2.9. Oysa Niğde Çimento Sanayii ve Ticaret A.Ş.12
I.2.9.1. OYSA Niğde ve OYSA İskenderun’un, Kurucu Taraflar Arasındaki ve
Kurucu Taraflarla Kendileri Arasındaki Rekabeti Sınırlayıcı Amaç ve
Etkisi 3340
I.2.9.1.1. Delil ve Tespitler
I.2.9.1.1.1. OYSA Niğde’nin Hukuki Niteliği
OYSA Niğde ana sözleşmesinde “Genel Kurul toplantılarında her hissenin bir oy
hakkının bulunduğu ve bu toplantıların, toplantı ve karar nisabının Türk Ticaret
12 Oysa Niğde Çimento ve Oysa İskenderun Çimento Şirketleri, yaklaşık 10 yıl ayrı ayrı faaliyet
gösterdikten sonra Mart 2003 itibariyle OYSA Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. adı altında
birleşmişlerdir.
06-29/354-86
73
Kanunu hükümlerine tabi olduğu” düzenlemesi yapılmıştır. Şirket sermaye
dağılımının, Çimsa %46,75; OYAK Adana %19,19; Ordu Yardımlaşma Kurumu %10;
OYAK Mardin Çimento %9,06 ve halka açık %15 şeklinde olduğu düşünülürse, 3350
Genel Kurul’da hiçbir gerçek ve tüzel kişinin tek başına istediği kararı alamayacağı
ortaya çıkmaktadır.
Yine ana sözleşmede belirtildiği üzere, şirket yönetim kurulu 7 kişiden oluşmaktadır.
Bu 7 kişiden 4’ü, şirketin %46,75’ine sahip Çimsa tarafından belirlenirken; 3’ü de,
doğrudan veya dolaylı olarak şirketin %38,25 hissesine sahip Ordu Yardımlaşma
Kurumu tarafından seçilmektedir. Ana sözleşmenin “Yönetim Kurulu Toplantıları”
başlıklı 16. maddesi uyarınca, yönetim kurulu, şirketin işleri gerektirdikçe ve her
halde en az ayda bir defa toplanmaktadır. Toplantının yapılabilmesi için en az 5
üyenin iştiraki gereklidir; karar ise ekseriyetle alınmaktadır. Ancak “Ana Sözleşme 3360
tadili; sermaye artırımı ve azalması (çıkarılmış sermayenin artırılması dahil); kar
tevzii; Şirket adına gayrimenkul alınması veya satılması veya üzerinde her türlü ayni
hak ve tesisi; tahvil ihracı; yıllık ve daha uzun süreli plan ve programların
onaylanması; Genel Müdür, Genel Müdür Yardımcıları, Mali İşler Müdürü ve Mali
İşler Müdür Yardımcısı’nın tayin ve azli; bankalar ve diğer kredi kurumlarından
sağlanacak krediler ve her türlü işlem için teminat ve kredi verilmesi; personel ücret
ve kadrolarının tespiti; bir takvim yılı içinde toplam gider ve yatırım bütçeleri
toplamının % 5’ini aşan ek harcamalar; Şirket adına imza verilecek kişilerin tespiti ve
yetki verilmesi” şeklinde belirlenen en önemli mevzularda, asgari 5 üye ile toplanma
ve yine asgari 5 üyenin mutabakatı ile karar alma düzenlemesi yapılmıştır. Bu 3370
düzenleme ile de, şirketin yönetiminde ortak kontrol sağlanmaktadır.
1957’de kurulmuş; 1964’de işletmeye alınmış ve 30.3.1989’da özelleştirme
kapsamına alındıktan sonra, 13.03.1992’de özelleştirilmiş fabrikanın, toplam 150
çalışanı ile amaçlarını gerçekleştirmek üzere yeterli işgücü ve malvarlığına sahip
olduğu da düşünülmektedir.
Bütün bunlar, OYSA Niğde’nin, bağımsız bir iktisadi varlık olduğuna işaret etse de,
ilerleyen bölümlerde değinilecek hususlar, OYSA Niğde’nin gerek kurucu taraflar
arasında gerekse de bu kurucu taraflarla kendileri arasında rekabetçi davranışların 3380
koordinasyonunu sağladığını; dolayısıyla, 1997/1 sayılı “Rekabet Kurulu’ndan İzin
Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ”in 2. maddesi
çerçevesinde, “yoğunlaşma doğurucu bir ortak girişim” şeklinde değil de; 4054 sayılı
Kanun’un 4. maddesi kapsamında, “işbirliği doğurucu bir anlaşma” olarak
değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir.
I.2.9.1.1.2. OYSA İskenderun’un Hukuki Niteliği
OYSA İskenderun'un ana sözleşmesinde “Şirket Genel Kurul toplantılarında Türk
Ticaret Kanunu’nun 369’uncu maddesinde yazılı hususlar müzakere edilerek gerekli 3390
kararlar alınır. Genel Kurul, şirket sermayesinin en az üçte ikisine malik olan pay
sahiplerinin veya temsilcilerin hazır bulunması ile toplanır ve şirket sermayesinin en
az üçte ikisi oranındaki çoğunlukla karar verilir” düzenlemesi yapılmıştır. Şirket
sermaye dağılımının, Ordu Yardımlaşma Kurumu %13,5; OYAK Adana %25,5;
OYAK Mardin Çimento %11; Çimsa %49.99 ve Tursa Sabancı %0.01 şeklinde
06-29/354-86
74
olduğu düşünülürse, Genel Kurul’da hiçbir gerçek ve tüzel kişinin tek başına istediği
kararı alamayacağı ortaya çıkmaktadır.
Yine ana sözleşmede belirtildiği üzere, şirket yönetim kurulu 6 kişiden oluşmaktadır.
Bu 6 kişiden 3’ü, şirketin %50’sine sahip Çimsa tarafından belirlenirken; 3’ü de, 3400
doğrudan veya dolaylı olarak şirketin %50 hissesine sahip OYAK Grubu tarafından
seçilmektedir. Ana sözleşmenin “Yönetim Kurulu Toplantıları” başlıklı 16. maddesi
uyarınca, Yönetim Kurulu Şirketin işleri gerektirdikçe ve her halde en az ayda bir defa
toplanmaktadır. İlgili maddede, asgari 4 üye ile toplanma ve yine asgari 4 üyenin
mutabakatı ile karar alma düzenlemesi yapılmıştır. Bu düzenleme ile de, şirketin
yönetiminde ortak kontrol sağlanmaktadır.
1974 yılında kurulmuş olan fabrikanın toplam 110 çalışanı ile amaçlarını
gerçekleştirmek üzere yeterli işgücü ve malvarlığına sahip olduğu da
düşünülmektedir. 3410
Bütün bunlar, OYSA İskenderun’un, bağımsız bir iktisadi varlık olduğuna işaret etse
de, ilerleyen bölümlerde değinilecek hususlar, OYSA İskenderun’un gerek kurucu
taraflar arasında gerekse de bu kurucu taraflarla kendileri arasında rekabetçi
davranışların koordinasyonunu sağladığını; dolayısıyla, 1997/1 sayılı Tebliğ’in 2.
maddesi çerçevesinde, “yoğunlaşma doğurucu bir ortak girişim” şeklinde değil de;
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında, “işbirliği doğurucu bir anlaşma” olarak
değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir.
I.2.9.1.1.3. 4054 Sayılı Kanun’un 4. Maddesi Çerçevesinde Yapılan 3420
Değerlendirme
Bilindiği üzere, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi ile, doğrudan veya dolaylı olarak,
rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran
yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar ve uyumlu eylemlerin
hukuka aykırı ve yasak olduğu kabul edilmiştir. Aşağıdaki belgeler, OYSA Niğde ve
OYSA İskenderun’un, gerek kurucu taraflar arasında gerekse de bu kurucu taraflarla
kendileri arasındaki rekabeti sınırlama amacını, rekabetin kısıtlanması etkisi
doğurabilecek niteliğini, hatta böyle bir etkiyi doğurduğunu göstermektedir.
3430
I.2.9.1.1.3.1. OYSA Niğde ve OYSA İskenderun’un, Gerek Kurucu Taraflar
Arasında Gerekse de Bu Kurucu Taraflarla Kendileri Arasında
Rekabeti Sınırlama Amacını veya Rekabetin Kısıtlanması Etkisi
Doğurabilecek Niteliğini Gösteren Belgeler
1. 1) “Sabancı-OYAK Ortaklığı H.Ö.Sabancı Holding A.Ş. Eylül 1999” başlıklı
belgede yer alan aşağıdaki ifadeler dikkat çekicidir:
“AMAÇ
OYSA Niğde ve OYSA İskenderun şirketlerini çimento sektörünün Türkiye’deki 3440
durumunu, Sabancı ve Oyak gruplarının çimento sektöründen beklentilerini dikkate
alarak yeniden yapılandırmak, ve her iki grup arasındaki işbirliğini daha da
güçlendirmek...
06-29/354-86
75
II. MUHTEMEL ALTERNATİFLER
ALTERNATİF I
OYSA ŞİRKETLERİNİN ORTAKLAR TARAFINDAN PAYLAŞILMASI:
OYSA NİĞDE SABANCI
OYSA İSKENDERUN OYAK
AVANTAJLAR:
İskenderun tüm klinker ihtiyacını Adana Çimento’dan alacaktır. 3450
Adana Çimento İskenderun’a verdiği kadar klinker ihracatını azaltacaktır.
Kayseri’nin klinker ihtiyacı mümkün olduğunca Niğde’den karşılanacaktır.
DEZAVANTAJLAR:
Ortaklığın Sona Ermesi
Şirket Değerleri...
ALTERNATİF II
OYSA NİĞDE ŞİRKETİNİN ÇİMSA İLE, OYSA İSKENDERUN ŞİRKETİNİN İSE
ADANA ÇİMENTO İLE BİRLEŞTİRİLMESİ
AVANTAJLAR:
İskenderun tüm klinker ihtiyacını Adana Çimento’dan alacaktır. 3460
Adana Çimento İskenderun’a verdiği kadar klinker ihracatını azaltacaktır.
Kayseri’nin klinker ihtiyacı mümkün olduğunca Niğde’den karşılanacaktır.
Tarafların ortak olarak devam etmeleri sağlanmış olacaktır.
İşbirliğinin daha da ileriye götürülmesine basamak teşkil etmektedir.
DEZAVANTAJLAR:
YOK”
2) “Sabancı-OYAK Ortaklığı H.Ö.Sabancı Holding A.Ş. Ekim 1999” başlıklı
belgede yapılan değerlendirmeler, Eylül 1999 tarihli belge ile tamamen aynıdır.
Sadece, “Alternatif I’in Dezavantajları” arasında, “ortaklığın sona ermesi ve şirket 3470
değerleri”ne ilave olarak, “amaca aykırı” ifadesi kullanılmıştır. “Amaç” başlığı
altında, “Sabancı ve OYAK grupları arasındaki işbirliğini güçlendirmek” ifadesinin
yer aldığı ve ortaklığı sona erdirecek bu alternatifin “amaca aykırı” şeklinde
nitelendirildiği göz önünde bulundurulduğunda, OYSA şirketlerinin, kurucu ortaklar
arasında işbirliğini sağlamak için kurulduğu ortaya çıkmaktadır.
Yapılan incelemelerde, yukarıdakiler dışında, gerek kurucu taraflar gerekse de bu
taraflarla ortak girişim arasında rekabetçi davranışların koordinasyonu amacına
yönelik veya rekabetçi davranışların koordinasyonunu doğurabilecek nitelikteki bilgi
değişimi ve toplantılara ilişkin pek çok belge bulunmuştur: 3480
I.2.9.1.1.3.1.1. OYSA Niğde-Çimsa Arasında Rekabetçi Davranışların
Koordinasyonu Amacına Yönelik veya Rekabetçi Davranışların
Koordinasyonunu Doğurabilecek Nitelikteki Bilgi Değişimi ve
Toplantılar
06-29/354-86
76
2. Sabancı Holding Çimento Grubu Başkanı Ayduk ÇELENK’in imzasıyla OYSA
Niğde Genel Müdürü Adil EROL’a, Aralık 1997’de gönderilen “Hacı Ömer Sabancı
Holding A.Ş. Çimento Grubu 5 Yıllık Faaliyet Planları; Yıllık İşletme ve Yatırım
Bütçelerinin Hazırlanması ve İzlenmesinde Kullanılacak Formlar” başlıklı belgenin 3490
“Giriş” bölümünde şu ifadeler bulunmaktadır:
“Bilindiği üzere Hacı Ömer Sabancı Holding A.Ş. bünyesinde gerçekleştirilen
yeniden yapılanma çalışmaları sonucunda Grubumuzda da yeniden bir düzenleme
yapılmıştır. Bu bağlamda, faaliyet planlarının ve yıllık yatırım ve işletme bütçelerinin
oluşturularak, belirli sürelerde izlenmesi konusunda, öncelikle Şirketlerimizden bu
konularda gelen bilgileri tek tipe indirgeyerek, sadece izlenmesi gerekenlerin
tarafımıza gelmesini sağlamak amacına yönelik olarak, bir çalışma yapılmıştır ve bu
çalışma kapsamında oluşturulan formatlara, Şirket yöneticileri ile tartışılarak son şekli
verilmiştir. Bu formatlar, belirli bir zaman sürecinde kurulması planlanan entegre bir 3500
raporlama sisteminin mali konulara ilişkin alt-sisteminin başlangıcını oluşturacak olup
uygulama aşamasında ihtiyaç olur ise özellikle yapılabilirlik etüdlerinin hazırlanması
konusunda Grubumuzca gerekli eğitim sağlanabilecektir.
Bu düzenleme 1998 yılı başından itibaren uygulamaya konulacaktır. Dolayısı
ile daha önceki standartlara uygun olarak düzenlenen 1998 yılı işletme ve yatırım
bütçelerinin izlemeleri ve gerektiğinde revize edilmeleri yeni düzenlemeye uygun
olarak yürütülecektir. Böylece aylık olarak hazırlanacak değerlendirme raporları
şirketler ile paylaşılacak ve belirli sürelerde yapılacak olan koordinasyon
toplantılarında tartışılacaktır. 1999 yılında ise bu düzenleme tümüyle uygulamaya
konulacak olup, 1999 yılı faaliyet planlarının ve bütçelerinin hazırlanması, izlenmesi 3510
ve revize edilmesi belirlenen sistematik içinde ve belirlenen tarihlerde yapılacaktır.
İlişikte yeni düzenlemeye ilişkin ayrıntılar verilmektedir. Şirketlerimizin
Grubumuza gönderecekleri belirtilen konuya ilişkin bilgileri yukarıda belirlenen
çerçevede göndermeleri hususunda gerekli özeni göstermelerini rica ederim.”
Bu giriş yazısının yanında, 5 Yıllık Faaliyet Planlarının ve Yıllık İşletme ve Yatırım
Bütçelerinin hazırlanması ve izlenmesinde kullanılacak formlar da, açıklamaları ile
beraber, gönderilmiştir. Gerek 5 Yıllık İşletme Programlarının ve Yıllık İşletme
Bütçelerinin hazırlanmasında gerekse de bu bütçelerin izlenmesinde kullanılmak
üzere doldurulacak tablolar; “Satış Miktarları (Çimento)13, Satış Fiyatları (Çimento)14, 3520
Satış Tutarları (Çimento)15, Satış Miktarları (Hazır Beton), Satış Fiyatları (Hazır
Beton), Satış Tutarları (Hazır Beton), Üretim (Çimento)16, Üretim (Hazır Beton),
Personel (Çimento), Personel (Hazır Beton), Maliyetler (Çimento), Maliyetler (Hazır
Beton), Faaliyet Karı (Hazır Beton), Gelir-Gider, Nakit Akımı, Bilanço-Aylık Satış
Gerçekleşmeleri İzleme Formu17”dur.
Hacı Ömer Sabancı Holding Çimento Grup Başkanlığı, Şirketlerden ilk önce, Grup
Başkanlığı’nca sağlanacak Türkiye pazarı ile ilgili genel projeksiyonlar doğrultusunda,
13 Tablonun açıklamasında, “Her şirket satış yaptığı coğrafik bölgeler, ürün grupları ve tipleri itibarı ile tabloyu dolduracak
olup var ise satış yapılan tesislerini de ayrı tablolarda bölge ve ürün grup ve tipleri itibarı ile belirtecektir” denilmektedir.
14 Tablonun açıklamasında, “Her şirket ilgili olduğu coğrafik bölge ve ürün cinsi itibarı ile dolduracak ...” denilmektedir.
15 Tablonun açıklamasında, “Her şirket satış yaptığı coğrafik bölgeler, ürün grupları ve tipleri itibarı ile tabloyu dolduracak
olup satış yapılan tesislerini de ayrı tablolarda bölge ve ürün grup ve tipleri itibarı ile belirtecektir. Satış tutarları brüt
olarak verilecektir” denilmektedir.
16 Tablonun açıklamasında, “Her fabrika üretiminden sorumlu olduğu ürün cinsleri itibarı ile doldurulacaktır”
denilmektedir.
17 Adından da anlaşılacağı üzere, bu tablo yalnızca Yıllık İşletme Bütçeleri’nin izlenmesinde kullanılmaktadır.
06-29/354-86
77
yukarıdaki tabloları doldurup, 5 yılda ulaşılmak istenen pazar payları; birim maliyetler
ve/veya verimlilik ölçütleri gibi 5 yıllık hedeflerini belirlemesini istemiştir. 3530
İlgili yazıda, 5 Yıllık Planın yapılmasına dair bilgi verildikten sonra, Yıllık Faaliyet
Planları ve İşletme Bütçeleri’nin hazırlanma ve kabul prosedürü de belirtilmektedir.
Buna göre, Şirketlerden, “iyimser”, “en muhtemel” ve “kötümser” şeklinde 3 alternatifli
olarak Yıllık İşletme Bütçelerini hazırlayıp, Ekim ayı başında Grup Başkanlığı’na
göndermeleri istenmiş; bütçelerin, Grup Başkanlığınca onaylanmasından sonra,
Şirket Genel Müdürleri tarafından, Yönetim Kurulu kabulüne sunulacağı belirtilmiştir.
Bu şekilde hazırlanan yıllık işletme bütçelerinin izlenmesi ise, Şirketlerin aylık
gerçekleşmeleri yukarıda belirtilen tablolara işleyip, izleyen ayın 15’ine kadar Grup
Başkanlığı’na göndermeleri ile sağlanacaktır. Belgede, “Şirketlerin her yılın ilk altı 3540
ayında alınan sonuçlara göre yıllık işletme bütçelerini gerekirse revize edebilecekleri
de” söylenmektedir. Revize bütçeler ilk 6 aylık gerçekleşmeler de yazılarak aylık
olarak hazırlanacak ve Ağustos 15’e kadar Grup Başkanlığı’na gönderilecektir.
İlgili belgede, Yatırımların Programlanmasında İzlenecek Yöntem de belirlenmiştir.
Buna göre, şirketler tarafından hazırlanan program teklifleri her yıl Eylül ayı başına
kadar Grup Başkanlığı’na gönderilecektir. Grup Başkanlığı’nca 15 Eylüle kadar, teklif
listesinde ilk inceleme yapılacak ve yapılabilirliği olan muhtemel projeler listesi
hazırlanacaktır. Ardından, 25 Ekime kadar, Grup Başkanlığı tarafından Şirketler ile
koordineli olarak muhtemel projelerin teşvik ve finansman durumları da belirlenerek 3550
yapılabilirlik etüdleri geliştirilecektir. Bütün bunların ardından ise, Kasım sonuna
kadar, Çimento Grup Başkanı’nın son şeklini verip onaylayacağı yatırımlar listesinin
ilgili Şirket Genel Müdürleri tarafından Yönetim Kurulu’na götürülmesi ve Kurul
kararının alınması aşaması gelmektedir. Yönetim Kurulu onayından sonra,
yatırımların, süreleri içinde en düşük maliyet ile gerçekleştirilmesi sorumluluğu ilgili
şirkete ait olmaktadır. Şirketler tarafından gerçekleştirilecek yatırım projeleri nakdi ve
fiziki olarak aylık bazda Çimento Grup Başkanlığı tarafından izlenecektir. Yatırım
programlarının revize edilmesi de Çimento Grup Başkanı’nın onayından sonra Şirket
Yönetim Kurulu’nca karara bağlanması halinde mümkündür.
3560
“5 Yıllık Faaliyet Planları; Yıllık İşletme ve Yatırım Bütçelerinin Hazırlanması ve
İzlenmesinde Kullanılacak Formlar” başlıklı bu metnin gönderildiği şirketler ise,
belgenin 29’uncu sayfasındaki “Şirket Kodu” başlığından anlaşılabilmektedir. Buna
göre, formları doldurması istenenler; “Akçansa Merkez, Akçansa Büyükçekmece,
Akçansa Çanakkale, Akçansa Ambarlı, Akçansa Aliağa, Karçimsa, Betonsa
Marmara, Betonsa Ege, Çimsa Merkez, Çimsa Fabrika, Çimsa Kayseri, Çimsa
Antalya Paketleme, Çimsa Malatya Paketleme, Çimsa Hazır Beton, OYSA Niğde
Merkez, OYSA Niğde Fabrika, OYSA Niğde Hazır Beton, OYSA İskenderun Merkez,
OYSA İskenderun Fabrika, OYSA İskenderun Hazır Beton ve ORALİTSA”dır.
3570
3. “Hacı Ömer Sabancı Holding A.Ş. Çimento Grubu 5 Yıllık Faaliyet Planları;
Yıllık İşletme ve Yatırım Bütçelerinin Hazırlanması ve İzlenmesinde Kullanılacak
Formlar” başlıklı yazının gereklerinin yerine getirildiği, Sabancı Holding’de yapılan
yerinde incelemede bulunan, “OYSA Niğde … Faaliyetlerinin Özet Değerlendirmesi”
başlıklı belgelerden anlaşılmıştır. Bu belgelerde, ilgili yazı ile istenen, “Satış Miktarları
06-29/354-86
78
(Çimento), Satış Fiyatları (Çimento), Satış Tutarları (Çimento), Satış Miktarları (Hazır
Beton), Satış Fiyatları (Hazır Beton), Satış Tutarları (Hazır Beton), Üretim (Çimento),
Üretim (Hazır Beton), Personel (Çimento), Personel (Hazır Beton), Maliyetler
(Çimento), Maliyetler (Hazır Beton), Faaliyet Karı (Hazır Beton), Gelir-Gider, Nakit
Akımı, Bilanço-Aylık Satış Gerçekleşmeleri İzleme Formları”nın, örneği alınan 1998 3580
Ocak-2000 Eylül döneminde, OYSA Niğde yetkililerince aylık olarak doldurulup
gönderildiği anlaşılmaktadır.
4. Sabancı Holding’de yapılan yerinde incelemede, aşağıda isimleri belirtilen
çalışmalar bulunmuştur:
- OYSA Niğde Çimento Sanayii ve Ticaret A.Ş. 1999-2003 Yılları 5 Yıllık Plan
Öngörüsü-Aralık 1998,
- OYSA Niğde Çimento Sanayii ve Tic. A.Ş. 2000-2002 Yılları Planı,
- OYSA Niğde Çimento Sanayii ve Ticaret A.Ş. 2000 Yılı Bütçesi (24.12.1999 3590
Tarihli Yönetim Kurulu Toplantısında kabul edilmiştir),
- OYSA Niğde Genel Müdürü Adil Erol imzası ile OYSA Niğde Yönetim Kurulu
Başkanlığı’na sunulan 2001 yılı bütçe önerisi,
- OYSA Niğde Çimento Sanayii ve Ticaret A.Ş. 2001 Yılı Bütçesi.
Bu belgelerden de anlaşılacağı üzere, OYSA Niğde’den kurucu ortağa yapılan veri
aktarımı, yalnızca geçmişe değil geleceğe de, başka bir deyişle Şirket planlarına da
yöneliktir. Kaldı ki bu belgelerden, OYSA Niğde’de yapılan yerinde incelemede
bulunan, “Hacı Ömer Sabancı Holding A.Ş. Çimento Grubu 5 Yıllık Faaliyet Planları;
Yıllık İşletme ve Yatırım Bütçelerinin Hazırlanması ve İzlenmesinde Kullanılacak 3600
Formlar” başlıklı yazıda belirtilen, “bütçelerin, Grup Başkanlığınca onaylanmasından
sonra, Şirket Genel Müdürleri tarafından, Yönetim Kurulu kabulüne sunulacağı”
yükümlülüğünün de yerine getirildiği anlaşılmaktadır. Bir teşebbüsün geleceğe
yönelik hedeflerinin, aynı pazarda yer alan ve rakip olması gereken teşebbüse
gönderilmesi ve bunun da ötesinde, onayına sunulmasının rekabeti kısıtlayacağı
açıktır.
5. Sabancı Holding A.Ş. Çimento Grubu Veri Ambarı Projesinin içeriği ve
amacına dair belgede, “Veri Ambarı Projesi”nin içeriği ve amacı, “Holding Çimento
Grubu’nun ihtiyacına yönelik olarak AKÇANSA A.Ş., ÇİMSA A.Ş., OYSA Niğde 3610
Çimento A.Ş. ve OYSA İskenderun Çimento A.Ş.’nin Satış, Finans, Üretim, Maliyet,
İnsan Kaynakları ve Proje bilgileri ile dış kaynaklardan sağlanan sektöre yönelik
bilgilerin depolanacağı bir Veri Ambarının oluşturulması; oluşturulan Veri Ambarının
güncel olarak veri kaynaklarından beslenmesinin sağlanması; Veri Ambarında
depolanan bilgilere hızlı ve etkin kararlar alınması amacıyla, bir raporlama ve analiz
aracıyla erişilerek istenen sorgulama, raporlama ve analizlerin yapılması için gerekli
ortamın hazırlanması ve kullanıma açılması” şeklinde özetlenmektedir.
6. Sabancı Holding’de yapılan yerinde incelemede, OYSA Niğde Yönetim Kurulu
üyelerine sunulmak üzere hazırlanan, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz, 3620
Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım, Aralık 1998, Ekim, Kasım, Aralık 1999, Ocak, Şubat,
Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık 2000
06-29/354-86
79
dönemlerine ait faaliyetlerin görüşüldüğü ve Şirkete ilişkin alınması gereken
kararların belirlendiği Yönetim Kurulu gündemleri bulunmuştur. Bu metinlerde, OYSA
Niğde’nin klinker ve çimento üretim, stok, satış verileri, bilanço, gelir, nakit akım,
maliyet analiz, yatırım tabloları, kredileri, personel hareketleri vb. bilgiler aylık ve
kümülatif olarak yer almakta; bu bilgilerin bütçe öngörüleri ile farklılık göstermesi
halinde, farklılığın nedenleri de açıklanmaktadır.
Metinlerin önemli bir diğer özelliği de, OYSA Niğde Yönetim Kurulu toplantılarının 3630
bazılarının, OYSA Niğde merkezinin yani Niğde’nin dışında yapıldığını göstermesidir.
28.4.1998, 28.1.1999, 25.11.1999, 25.2.2000, 22.6.2000 ve 28.9.2000 tarihli
toplantılar Çimsa Mersin’de; 26.5.1998, 24.7.1998, 24.11.1998, 23.12.1998,
24.4.2000, 30.10.2000, 14.12.2000 ve 22.1.2001 tarihli toplantılar Sabancı
Center’da; 30.09.1998 tarihli toplantı OYAK Mardin Çimento’da ve 20.11.2000 tarihli
toplantı OYAK İnşaat-Ankara adresinde yapılmıştır.
7. “Hacı Ömer Sabancı Holding Çimento Grubu Planlama Değerlendirme ve
Proje Finansman Direktörlüğü Sunuş Nisan’98” başlıklı belgede, “Son 5 Yılın (93-97)
Değerlendirmesi”, “Pazar Payları ve Mali Oranlar 94-97” ve “Şubat’98 Sonu Mali 3640
Sonuçlarının Değerlendirilmesi” ana başlıkları altında, Çimsa, OYSA Niğde ve OYSA
İskenderun’a ilişkin olarak, net satışlar, satılan malın maliyeti, esas faaliyet karı, net
kar, net fon, pazar payı, cari oran, özkaynak karlılığı, varlık karlılığı, kaldıraç oranı,
satışların karlılığı, birim satış gelirleri, birim değişken maliyet ve birim marjinal gelir
veri ve tabloları yer almaktadır.
8. OYSA Niğde’de yapılan yerinde incelemede, “Fabrika Bakım Sözleşmesi” için
yapılan bir araştırma bulunmuştur. Bağımsız müteahhitlere yaptırılan bu iş için
yapılmış araştırmada, Bolu Çimento, Adana Çimento, Mardin Çimento, Çimsa A.Ş.
ve Arçim Ltd.Şti. için ayrı ayrı olmak üzere “Sözleşme Tarihi, Sözleşme Fiyatı, Şu 3650
Andaki Fiyatı, Eleman Sayısı, 1 Kişi Ücreti TL/AY, Fazla Mesai Ücreti ve Yemek”
başlıkları altında, bu şirketlerin imzaladıkları Fabrika Bakım Sözleşmeleri’nin tüm
ayrıntıları yer almaktadır.
9. Sabancı Holding A.Ş. Çimento Grubu Koordinasyon Toplantıları:
1) 24.4.1998’de, Sabancı Holding Çimento Grubu Başkanı Ayduk ÇELENK
tarafından, Grup Direktörleri ve Genel Müdürlerine gönderilen yazıda, “16 Nisan’98
tarihinde ÇİMSA’da yapılan II. Koordinasyon toplantısında görüşülen konulara ilişkin
alınan kararlar ilişikte gönderilmektedir” denmektedir. İlişikte yer alan metinden, ilgili 3660
toplantının, 16.4.1998’de Mersin-Çimsa’da, Sabancı Holding Çimento Grubu,
Akçansa, Çimsa (Mersin ve Kayseri), OYSA Niğde, OYSA İskenderun, Betonsa ve
Oralitsa yetkililerinin katılımlarıyla gerçekleştirildiği; toplantıda, “Mart’98 Sonu İtibarı
İle Üretim ve Satış Miktarlarının Değerlendirilmesi”, “Holding Yetkililerince Yapılan
Sunum”, “Son 5 Yıllık ve Şubat’98 Mali Sonuçlarının Değerlendirilmesi” ve “Gelecek
Toplantının Yeri ve Tarihi” başlıkları altında görüşmeler yapıldığı anlaşılmaktadır.
2) 1998 yılı Sabancı Holding A.Ş. Çimento Grubu Koordinasyon Toplantılarının
üçüncüsü, 4-5.8.1998’de OYSA Niğde’de yapılmıştır. Sabancı Holding Çimento
06-29/354-86
80
Grubu, Akçansa, Çimsa (Mersin ve Kayseri), OYSA Niğde ve OYSA İskenderun 3670
yetkililerinin katılımlarıyla gerçekleştirilen toplantıda, “Holding Yetkililerince Yapılan
Sunum”, “Şirketlerin Faaliyetlerinin Değerlendirilmesi”, “Hammadde Rezervlerinin
Durumlarının Değerlendirilmesi”, “Agrega Tesislerinin Değerlendirilmesi”, “Şirketlerde
Oluşan Fonların Değerlendirilmesi”, “Gelecek Koordinasyon Toplantısının Yeri ve
Tarihi” başlıkları altında görüşmelerde bulunulmuştur.
3) 1998 yılı Sabancı Holding A.Ş. Çimento Grubu Koordinasyon Toplantılarının
dördüncüsü, 4-5.11.1998’de Akçansa Çanakkale tesislerinde yapılmıştır. Sabancı
Holding Çimento Grubu, Akçansa, Çimsa (Mersin ve Kayseri), OYSA Niğde ve OYSA
İskenderun yetkililerinin katılımlarıyla gerçekleştirilen toplantıda, “Prof.Dr.Erbil 3680
Öztekin Tarafından ‘Türkiye’de ve Dünya’da Çimento ve Hazır Beton Uygulamalarına
Genel Bakış’ Konusunda Yapılan Sunum”, “Şirketlerin Hazır Beton Faaliyetlerinin
Değerlendirilmesi”, “Şirket Faaliyetlerinin 9 Aylık Değerlendirilmesi”, “İzlemeye İlişkin
Oluşturulan Raporlama Sisteminin Değerlendirilmesi”, ’99 Yılı Şirket Hedef ve
Politikalarının Tartışılması”, “II. Ve III. Koordinasyon Toplantılarında Görüşülen
.Konulara İlişkin Gelişmelerin Değerlendirilmesi”, “Gelecek Koordinasyon
Toplantısının Yeri ve Tarihi” başlıkları altında görüşmelerde bulunulmuştur.
4) 1999 yılı Sabancı Holding A.Ş. Çimento Grubu Koordinasyon Toplantılarının
birincisi, 14.4.1999’da İskenderun’da yapılmıştır. Sabancı Holding Çimento Grubu 3690
yetkilileri ile Genel Müdür ve Genel Müdür Yardımcılarının katılımlarıyla
gerçekleştirilen toplantının programı, “Zeynep Ergün’ün ‘Rekabet Yasası’ndaki Son
Gelişmeler’ Konulu Sunumu”, “Fügen Fındıkoğlu’nun ‘98 Yılı Faaliyetlerinin
Değerlendirilmesi’ Konulu Sunumu”, “Sevda Peker’in ‘Türkiye’de Üretilen
Çimentonun Kullanım Alanlarının Analizi’ Konulu Sunumu”, “Mehmet Tunaman ve
Murat Seferoğlu’nun ‘Hazır Beton Faaliyetlerinin Değerlendirilmesi’ Konulu Sunumu”
ve “I. Koordinasyon Toplantısı Devamı-Tartışma” şeklinde belirlenmiştir.
5) 1999 yılı Sabancı Holding A.Ş. Çimento Grubu Koordinasyon Toplantılarının
ikincisinin ise, 19-21.11.1999’da yapıldığı, Sabancı Holding Çimento Grubu’ndan 3700
Fügen Fındıkoğlu’nun, 9.11.1999’da, OYSA Niğde, OYSA İskenderun, Çimsa ve
Akçansa Genel Müdürlerine gönderdiği faksdan anlaşılmaktadır.
10. 10.11.1998’de, Sabancı Holding Çimento Grubu Başkanı Ayduk ÇELENK
tarafından, OYSA Niğde, OYSA İskenderun, Çimsa ve Akçansa Genel Müdürlerine
gönderilen yazıda şöyle denmektedir:
“Grubumuz ’99 yılı bütçeleri 22 Aralık ’98 Salı günü saat 11:00 – 12:00 arası İcra ve
Strateji Komitesi’ne sunulacaktır. Bu bağlamda, tüm şirketler;
’99 yılı hedeflerini de içeren bütçelerini, Genel Koordinatörlüğe zamanında 3710
iletilmelerini teminen en geç 24 Kasım ’98,
Sunumda kullanılmak üzere ilişikte belirtilen bilgileri en geç 10 Aralık ’98,
tarihlerine kadar Grup Başkanlığı’na göndereceklerdir.
06-29/354-86
81
Toplantıya Genel Müdürler, finansmandan sorumlu Genel Müdür Yardımcıları ve
gerek görülüyor ise konu ile ilgili diğer yöneticiler katılacaklardır. Konuya ilişkin
çalışmaların zamanında tamamlanarak Grup Başkanlığına iletilmesini önemle rica
ederim.”
Şirketlerden, “ilişikte belirtilen bilgiler” ifadesi ile istenen ise, 1998 yıl sonu beklenen
“Satış Miktarları (Gri-Beyaz Çimento; Hazır Beton), Net Satışlar, Amortisman Hariç 3720
Faaliyet Karı (Net Satışlar-Satılan Malın Maliyeti-Dönem Giderleri), Amortisman Dahil
Faaliyet Karı, Net Kar, Net Fon, Dış Satışı Olan Şirketler İçin İhracat (Miktar-Tutar);
Yatırım Harcamaları, Öz Kaynak Toplamı, Toplam Borç, Varlık Toplamı, Personel
Sayısı”dır.
I.2.9.1.1.3.1.2. OYSA Niğde-OYAK Adana Arasında Rekabetçi Davranışların
Koordinasyonu Amacına Yönelik veya Rekabetçi Davranışların
Koordinasyonunu Doğurabilecek Nitelikteki Bilgi Değişimi ve
Toplantılar
3730
Bu başlık altında, OYSA Niğde’de bulunan ve yukarıda değinilen, “Fabrika Bakım
Sözleşmesi” için yapılmış araştırma dışında, aşağıdaki belgelere yer verilebilir:
11. 4.7.1994’de OYAK Genel Müdürlüğü’nde, OYAK Yat. ve İst. Genel Müdür
Yardımcısı Dr. Cafer FINDIKOĞLU’nun başkanlığında, OYAK Çimento Grubu
Müdürü Hasan IŞIK, Adana Çimento Genel Müdürü Güngör TÜNER, Bolu Çimento
Genel Müdürü Hikmet DİZDAROĞLU, Ünye Çimento Genel Müdürü Ergin
YILIKOĞLU, Mardin Çimento Genel Müdürü Kudret ECEVİT, OYSA-Niğde Çimento
Genel Müdürü Adil EROL, OYSA-İskenderun Çimento Genel Müdürü Çevik PERKER
ve OYAK Çimento Grubu Müdürlüğü Uzmanı Mustafa TURGUT’un katılımlarıyla 3740
OYAK Çimento İştirakleri Koordinasyon Toplantısı yapılmıştır. Bu toplantıya ilişkin
tutanakta aşağıdaki hususlar yer almaktadır:
“...Kurumumuzun çimento sektöründeki iştiraklerinin, OYAK Çimento Grup
Müdürlüğü’nün koordinatörlüğünde, bir grup anlayışı içerisinde birbirleriyle olan
ilişkilerinin geliştirilmesi, mali, idari ve teknik konularda bilgi akışının sağlanması, bu
konularda ortaya çıkan sorunların tartışılması, bu sorunların çözümleri için
yöntemlerin belirlenmesi, her iştirakin bölgesel sorunlarının görüşülmesi, mali, idari
ve teknik konularda görüş birliğine varılarak uygulanmasına karar verilen konuların
tespit edilmesi ve çimento sektöründeki ekonomik ve teknik gelişmelerin 3750
değerlendirilmesi amacıyla, OYAK Yatırım ve İştirakler Genel Müdür Yardımcısı
Sayın Dr. Cafer Fındıkoğlu başkanlığında, aşağıdaki gündemi görüşmek üzere
çimento sektörü Kurum iştirakleri ile koordinasyon toplantısı yapılmıştır.
GÜNDEM
1- 1994 yılı 1. 6 aylık fiili durum değerlendirmesi,
2- 1994 yılı 2. 6 aylık programın değerlendirilmesi,
3- Çimento sektöründe pazar durumu ve fiyat konusunun değerlendirilmesi,
4- Görüş ve öneriler
VARILAN SONUÇLAR…”
06-29/354-86
82
3760
12. BÇS’den alınan 18.11.1996 tarihli belgede, maliyet unsurlarının tanımı
yapılarak, OYAK (Adana, Bolu, Elazığ, Mardin ve Ünye) ve OYSA (Niğde ve
İskenderun) fabrikalarının, bu maliyet unsurlarına göre karşılaştırılması yapılmıştır.
13. 2.8.1999 tarihli Oyak Çimento Koordinasyon Toplantı Tutanağı’nda yapılan
incelemeden, OYAK Genel Müdürü Nihat ÖZDEMİR ile Adana, Bolu, Ünye, Mardin,
Elazığ, OYSA Niğde ve OYSA İskenderun Çimento yetkililerinin katılımı ile
gerçekleştirilen toplantıda, faaliyet kar marjları, kapsam dışı personel ücretleri, yeni
ocak araştırmaları ve Adana Çimento’nun verimlilik hesaplamaları gibi konuların
görüşüldüğü ve geleceğe yönelik hedef ve ilkelerin belirlendiği anlaşılmaktadır. 3770
14. 27.10.1999 tarihinde, Elazığ Çimento’da yapılacak OYSA Niğde Yönetim
Kurulu Toplantısı için hazırlanan Faaliyet Raporu’nda OYSA Niğde Genel Müdürü
Adil EROL’un şu ifadeleri dikkat çekicidir:
“Yönetim Kurulu Başkanlığı’na,
Şirketimiz bir önceki yönetim kurulunda alınan kararlarla yapılan işler aşağıda
sunulmuştur:
- Şirketimizin öneri 2000 yılı bütçesi ile 2000-2004 yılları planı hazırlanmış;
Sabancı ve OYAK Çimento Gruplarına gönderilmiştir. 3780
Bilgilerinize arz ederim.”
15. OYSA Niğde Genel Müdürü Adil EROL tarafından, 11.02.2000’de OYAK
yetkililerine sunulmak üzere hazırlanan OYSA Niğde Çimento Sanayii ve Ticaret A.Ş.
Brifing Raporu’nda, OYSA Niğde’nin, “Örgüt ve Kadro Yapısı, Üretim ve Satış
Miktarları, Karlılığı, Yatırımları ve 2000 Bütçesi Öngörüleri”ne ilişkin bilgiler
bulunmaktadır.
I.2.9.1.1.3.1.3. OYSA İskenderun-Çimsa Arasında Rekabetçi Davranışların
Koordinasyonu Amacına Yönelik veya Rekabetçi Davranışların 3790
Koordinasyonunu Doğurabilecek Nitelikteki Bilgi Değişimi ve
Toplantılar
Bu başlık altında yukarıdaki “Hacı Ömer Sabancı Holding A.Ş. Çimento Grubu 5
Yıllık Faaliyet Planları, Yıllık İşletme ve Yatırım Bütçelerinin Hazırlanması ve
İzlenmesinde Kullanılacak Formlar; Sabancı Holding A.Ş. Çimento Grubu’nun Veri
Ambarı Projesinin İçeriği ve Amacı; Hacı Ömer Sabancı Holding Çimento Grubu
Planlama Değerlendirme ve Proje Finansman Direktörlüğü Sunuş Nisan’98; Sabancı
Holding A.Ş. Çimento Grubu Koordinasyon Toplantıları; Sabancı Holding A.Ş.
Çimento Grubu 1999 Bütçe Toplantısı” başlıklı belgeler dışında, aşağıdakilere yer 3800
verilebilir:
16. OYSA Niğde’de yapılan yerinde incelemede bulunan, “Hacı Ömer Sabancı
Holding A.Ş. Çimento Grubu 5 Yıllık Faaliyet Planları; Yıllık İşletme ve Yatırım
06-29/354-86
83
Bütçelerinin Hazırlanması ve İzlenmesinde Kullanılacak Formlar” başlıklı yazının
gereklerinin yerine getirildiği, Sabancı Holding’de yapılan yerinde incelemede
bulunan, “OYSA İskenderun … Faaliyetlerinin Özet Değerlendirmesi” başlıklı
belgelerden anlaşılmıştır. Bu belgelerde, ilgili yazı ile istenen, “Satış Miktarları
(Çimento), Satış Fiyatları (Çimento), Satış Tutarları (Çimento), Satış Miktarları (Hazır
Beton), Satış Fiyatları (Hazır Beton), Satış Tutarları (Hazır Beton), Üretim (Çimento), 3810
Üretim (Hazır Beton), Personel (Çimento), Personel (Hazır Beton), Maliyetler
(Çimento), Maliyetler (Hazır Beton), Faaliyet Karı (Hazır Beton), Gelir-Gider, Nakit
Akımı, Bilanço-Aylık Satış Gerçekleşmeleri İzleme Formları”nın, örneği alınan 1998
Temmuz-Aralık; 1999 Mart-Aralık ve 2000 Şubat-Eylül döneminde, OYSA İskenderun
yetkililerince aylık olarak doldurulup gönderildiği anlaşılmaktadır.
Ayrıca yine Sabancı Holding’de yapılan yerinde incelemede alınan, “OYSA
İskenderun Çimento Sanayii ve Ticaret A.Ş. 1997 Yılı Faaliyet Özetleri” başlıklı
belgenin de, yukardaki tabloların doldurulması ile hazırlandığı anlaşılmıştır.
3820
17. Sabancı Holding’de yapılan yerinde incelemede, aşağıda isimleri belirtilen
çalışmalar bulunmuştur:
- OYSA İskenderun Çimento Sanayii ve Ticaret A.Ş. 1999 Yılı Bütçesi (24.11.1998
tarihindeki Yönetim Kurulu Toplantısı’nda kabul edilmiştir),
- OYSA İskenderun Çimento Sanayii ve Ticaret A.Ş. 2000 Yılı Bütçesi (25.11.1999
tarihindeki Yönetim Kurulu Toplantısı’nda kabul edilmiştir),
- OYSA İskenderun Çimento Sanayii ve Ticaret A.Ş. 2001 Yılı Bütçesi (30.11.2000
tarihindeki Yönetim Kurulu Toplantısı’nda kabul edilmiştir).
3830
Bu belgelerden de anlaşılacağı üzere, OYSA İskenderun’dan kurucu ortağa yapılan
veri aktarımı, yalnızca geçmişe değil geleceğe de, başka bir deyişle Şirket planlarına
da yöneliktir. Bir teşebbüsün geleceğe yönelik hedeflerinin, aynı pazarda yer alan ve
rakip olması gereken teşebbüse gönderilmesi ve bunun da ötesinde, onayına
sunulmasının rekabeti kısıtlayacağı açıktır.
18. Sabancı Holding’de yapılan yerinde incelemede, OYSA İskenderun’dan
Sabancı Holding Çimento Grubu’na gönderilen “… Ayı Faaliyet Raporu” başlıklı
belgeler bulunmuştur. Bu belgelerden, OYSA İskenderun’un “Çimento Üretimi,
Çimento İç Satışı, Çimento Dış Satışı, Çimento Top.Satışı” verilerinin, aylık ve 3840
kümülatif olarak hazırlanıp, takip eden ayın başında Sabancı Holding’e gönderildiği
tespit edilmiştir.
19. Sabancı Holding’de yapılan yerinde incelemede, OYSA İskenderun Yönetim
Kurulu üyelerine sunulmak üzere hazırlanan, Mart, Ekim, Kasım, Aralık 1998; Şubat,
Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz, Eylül, Ekim 1999; Mart, Nisan, Mayıs,
Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık 2000 dönemlerine ait
faaliyetlerin görüşüldüğü ve Şirkete ilişkin alınması gereken kararların belirlendiği
Yönetim Kurulu gündemleri bulunmuştur. Bu metinlerde, OYSA İskenderun’un klinker
ve çimento üretim, stok, satış verileri, bilanço, gelir, nakit akım, maliyet analiz, yatırım 3850
06-29/354-86
84
tabloları, kredileri, personel hareketleri vb. bilgiler aylık ve kümülatif olarak yer
almakta; bu bilgilerin bütçe öngörüleri ile farklılık göstermesi halinde, farklılığın
nedenleri de açıklanmaktadır.
Metinlerin önemli bir diğer özelliği de, OYSA İskenderun Yönetim Kurulu
toplantılarının bazılarının, OYSA İskenderun merkezinin yani İskenderun’un dışında
yapıldığını göstermesidir. 28.4.1998 ve 28.1.1999 tarihli toplantılar Çimsa Mersin’de;
24.11.1998, 23.12.1998, 29.7.1999, 26.8.1999, 30.11.2000 ve 22.1.2001 tarihli
toplantılar Sabancı Center’da; 27.10.1999 tarihli toplantı OYAK Elazığ Çimento’da ve
25.10.2000 tarihli toplantı OYAK Genel Müdürlüğü-Ankara adresinde yapılmıştır. 3860
I.2.9.1.1.3.1.4. Oysa İskenderun-OYAK Adana Arasında Rekabetçi
Davranışların Koordinasyonu Amacına Yönelik veya Rekabetçi
Davranışların Koordinasyonunu Doğurabilecek Nitelikteki Bilgi
Değişimi ve Toplantılar
Bu başlık altında, içeriklerine yukarıda değinilen “4.7.1994 tarihli Oyak Çimento
İştirakleri Koordinasyon Toplantısı Tutanağı; BÇS’den alınan 18.11.1996 tarihli belge
ve 2.8.1999 tarihli Oyak Çimento Koordinasyon Toplantı Tutanağı”na yer verilebilir.
3870
I.2.9.1.1.3.1.5. Çimsa-OYAK Adana Arasında Rekabetçi Davranışların
Koordinasyonu Amacına Yönelik veya Rekabetçi Davranışların
Koordinasyonunu Doğurabilecek Nitelikteki Bilgi Değişimi ve
Toplantılar
20. Sabancı Holding’de yapılan yerinde incelemede, OYAK Adana’dan, bu şirketin
yönetim kurulu üyesi olan ama aynı zamanda da Sabancı Holding Çimento Grubu
Başkanlığı, Çimsa Yönetim Kurulu Başkan Vekilliği, OYSA Niğde Yönetim Kurulu
Başkanlığı ve OYSA İskenderun Yönetim Kurulu Başkan Vekilliği görevlerini
sürdüren Ayduk ÇELENK’e gönderilen Yönetim Kurulu Toplantı Gündemleri 3880
bulunmuştur. Kopyası alınan örneklerden, toplantı tarih ve yerlerinin, 31.3.1997
(Adana-Şirket Merkezi), 24.4.1997 (Adana-Şirket Merkezi), 28.5.1997 (Adana-Şirket
Merkezi), 20.6.1997 (Adana-Şirket Merkezi), 15.7.1997 (Adana-Şirket Merkezi),
29.8.1997 (Adana-Şirket Merkezi), 29.9.1997 (Adana-Şirket Merkezi), 15.10.1997
(Bolu Çimento Ankara Öğütme Tesisleri), 20.11.1997 (Adana-Şirket Merkezi),
12.12.1997 (Adana-Şirket Merkezi) ve 06.1.1998 (Ankara-OYAK Genel Müdürlüğü)
olduğu anlaşılmıştır. Bu yönetim kurulu toplantılarının gündemleri incelendiğinde,
OYAK Adana’ya ilişkin ticari sır niteliğindeki konuların görüşüldüğü anlaşılmıştır.
Bu noktada, Çimsa, OYAK Adana, OYSA İskenderun ve OYSA Niğde’ye gönderilen 3890
bilgi isteme yazılarına verilen cevaplarla ortaya çıkan ilgili şirketlerin idari
yapılanmasına değinmekte yarar vardır. Talep edilen 1997-1998-1999 ve 2000 yılları
yönetim kurulu üyelerinin isimleri ve çimento sektöründe faaliyet gösteren diğer
teşebbüslerdeki görevleri incelendiğinde, aynı anda bu dört teşebbüsün yönetim
kurulları ve diğer mercilerinde faaliyet gösteren pek çok kişinin bulunduğu göze
çarpmaktadır. Bunlardan Ayduk ÇELENK’in durumuna yukarıda değinilmişti. Bir diğer
önemli örnek ise, OYAK Adana Genel Müdürü Güngör TÜMER’dir. Güngör TÜMER,
06-29/354-86
85
1997 yılında bu görevinin yanında, Çimsa ve OYSA İskenderun Yönetim Kurulu
üyeliğinde de bulunmuştur.
3900
21. 3.4.2000’de, Sabancı Holding Çimento Grubu Direktörü Erhan KAMIŞLI ve
Strateji ve İş Geliştirme Direktörü Ahmet PEKİN’in, OYAK Gn.Md.Yrd. Hasan IŞIK’a
gönderdiği faksta, “…Şirketin yönetim faaliyetlerinde büyük ortaklar olarak
katkılarımızın artırılmasını temin açısından her iki tarafın da şirketle yapacağı
yazışmaların bir kopyasını diğer ortağa otomatik olarak göndermesini teklif ediyoruz.
Bu uygulamanın yerleşmesi halinde ortaklar arası koordinasyonun artacağı, Şirket
Yönetimi’nin daha etkin bir şekilde çalışacağı, bazı hallerde ortaya çıkması muhtemel
tekrarların ve haberleşme eksikliklerinin önlenebileceği kanaatindeyiz…” ifadesi yer
almaktadır.
3910
Aynı pazarda yer alan Çimsa ve OYAK Adana gibi iki bağımsız teşebbüsün, gerek
birbirlerinin yönetim kurullarında karşılıklı üye bulundurarak gerekse de OYSA
İskenderun ve OYSA Niğde yönetim kurulu toplantılarıyla dolaylı biçimde periyodik
olarak bir araya gelmelerinin ve ticari sır niteliğindeki bilgilere sahip olmalarının
rekabeti sınırlayacağı açıktır. Benzer ifadeler, OYSA İskenderun ve OYSA Niğde’ye
ilişkin olarak da kullanılabilir.
I.2.9.1.1.3.2. OYSA Niğde ve OYSA İskenderun’un, Gerek Kurucu Taraflar
Arasında Gerekse de Bu Kurucu Taraflarla Kendileri Arasında
Rekabetin Kısıtlanması Etkisini Doğurduğunu Gösteren Belgeler 3920
Yukarıdaki belgeler, OYSA Niğde ve OYSA İskenderun’un, gerek kurucu taraflar
arasında gerekse de bu kurucu taraflarla kendileri arasında rekabetçi davranışların
koordinasyonu şeklinde bir ihlal oluşturduğu iddiasını ispatlamaya yeterli olsa da,
aşağıda, mevcut yapının doğurduğu rekabeti kısıtlayıcı etkiler de ortaya konulacaktır.
I.2.9.1.1.3.2.1. OYSA Niğde ile Çimsa Kayseri’nin Pazar Paylaşımı
22. Sabancı Holding’de yapılan yerinde incelemede, “Bilgi Notu” başlıklı şu belge
bulunmuştur: 3930
“Şirketimizin özelleştirilerek Oyak ve Sabancı Kurumları tarafından satın
alınmasından sonra ve klinker satışı ile ilgili hususlar aşağıdaki şekilde belirlenmiş ve
uygulanmıştır.
- Kayseri ve Nevşehir fabrikalarının üretime ve satışa başlamaları nedeniyle,
Şirketimiz Kayseri bölgesi içinden, Afşin, Elbistan ve önemli oranda Nevşehir’den,
Kayseri fabrikamız lehine çekilmiş, Erciyes Dağının Niğde’ye bakan yüzünden
itibaren; Yahyalı, Develi, Yeşilhisar bölümleri Niğde Çimentoya bırakılmış, bu
nedenle küçülen pazarımız karşılığında Niğde Çimento Fabrikası klinkerinin
öncelikle, Kayseri tarafından alınacağı fiyatının da bölgede satılan çimento fiyatının 3940
%66’sı civarında olacağı ve ihtiyaç halinde de Oyak fabrikalarına verilebileceği üst
yönetimce kararlaştırılarak Şirketimize bildirilmiştir.
Buna göre genel olarak;
06-29/354-86
86
- Akçimento Kayseri’ye 1993 yılında 8.142 ton FOB 275.000 TL/ton
1993 yılında 14.503 ton FOB 465.000 TL/ton
(Prensip çimento satış fiyatının %66’sı olarak alındı)
- Akçimento Kayseri’ye 1994 yılında C+F 35 $/ton 8.201 ton ve C+F 28 $/ton
99.483 ton
- 1995 yılında C+F 28 $/ton, C+F 29 $/ton ve C+F 33 $/ton fiyatlarla Akçimento
Kayseri’ye 101.384 ton ve C+F 28 $/ton fiyatla Oysa İskenderun’a 1.242 ton 3950
- 1996 yılında C+F 27 $/ton ve FOB 21 $/ton fiyatlarla Çimsa Kayseri’ye 54.421
ton ve C+F 31 $/ton ve 32,5 $/ton fiyatlarla Bolu Çimento’ya 22.158 ton
- 1997 yılında C+F 30 $/ton fiyatla ÇİMSA A.Ş. Kayseri’ye 57.558 ton FOB 26
$/ton fiyatla Bolu Çimento’ya 16.921 ton
- 1998 yılında FOB 26 $/ton ve C+F 30 $/ton fiyatlarla ÇİMSA A.Ş. Kayseri’ye
58.999 ton, FOB 26 $/ton fiyatla Bolu Çimento’ya 4.742 ton
- 1999 yılında FOB 26 $/ton ve C+F 29 $/ton fiyatlarla ÇİMSA A.Ş.’ye 30.819 ton,
Bolu Çimento’ya FOB 26 $/ton fiyatla 19.999 ton
Klinker satılmıştır.”
3960
Yapılan incelemelerde, yukarıdaki pazar paylaşımına ilişkin belgenin gerçeği
yansıttığı tespit edilmiştir. OYSA Niğde’nin Kayseri Merkez’e satışı bulunmadığı gibi,
Çimsa Kayseri’nin de Niğde’ye satışı bulunmamaktadır. Yine belgede belirtildiği
üzere, OYSA Niğde’nin bu bölgede satış yaptığı merkezler, Yahyalı, Yeşilhisar ve
Develi’dir ve bu merkezlerden ilk ikisine Çimsa Kayseri girmemektedir. OYSA Niğde
ve Çimsa Kayseri’nin yegane kesişen bölgesi Develi’dir. Ancak bayilik listelerinde
yapılan incelemeden, her iki şirketin de aynı bayiyle yeniden satışı gerçekleştirdiği
tespit edilmiştir.
Bu noktada OYSA Niğde’nin savunmasındaki “hiçbir teşebbüs–klinker kapasite 3970
fazlalığı yoksa-doğal hinterlandı dışındaki pazarlara yönelmek durumunda değildir”
ifadesi üzerinde durmak yerinde olacaktır. Yukarıdaki belgedeki, “OYSA Niğde’nin,
üst yönetimin kararı doğrultusunda, Kayseri bölgesi içinden, Afşin, Elbistan ve önemli
oranda Nevşehir’den, Çimsa Kayseri fabrikası lehine çekildiği; bu nedenle küçülen
pazarı nedeniyle ortaya çıkan klinker fazlalığını ise Çimsa Kayseri ve OYAK
fabrikalarına satmaya başladığı” şeklindeki ifade, ilgili savunmaya, başka bir söz
söylemeksizin, cevap niteliğindedir.
Bilgi isteme yazılarına cevaben Kurumumuza gönderilen fiyat listesi, fatura, maliyet
tablosu gibi bilgilere, yerinde incelemelerde bulunan belgelere ve teşebbüs 3980
yetkililerinin tutanağa geçen ifadelerine dayanan aşağıdaki analiz de, OYSA Niğde ile
Çimsa Kayseri’nin mevcut maliyet yapıları ve fiyat seviyeleri ile birbirlerinin ana
hinterlandlarına her zaman için satış yapabileceğini göstermektedir:
Tarih
OYSA Niğde
Değişken
Maliyet
Niğde-Kayseri
Nakliye Maliyeti
Çimsa Kayseri
Merkez
Fiyatı + 2 $
OYSA Niğde
Dağıtım
Maliyeti
OYSA Niğde
Potansiyel
Kar($/ton)
01/01/98 (……) (……) (……) (……) 25
02/01/98 (……) (……) (……) (……) 23
06-29/354-86
87
03/01/98 (……) (……) (……) (……) 21
04/01/98 (……) (……) (……) (……) 21
05/01/98 (……) (……) (……) (……) 25
06/01/98 (……) (……) (……) (……) 27
07/01/98 (……) (……) (……) (……) 29
08/01/98 (……) (……) (……) (……) 28
09/01/98 (……) (……) (……) (……) 28
10/01/98 (……) (……) (……) (……) 30
11/01/98 (……) (……) (……) (……) 29
12/01/98 (……) (……) (……) (……) 27
01/01/99 (……) (……) (……) (……) 33
02/01/99 (……) (……) (……) (……) 31
02/02/99 (……) (……) (……) (……) 31
03/01/99 (……) (……) (……) (……) 24
04/01/99 (……) (……) (……) (……) 24
05/01/99 (……) (……) (……) (……) 27
06/01/99 (……) (……) (……) (……) 29
07/01/99 (……) (……) (……) (……) 29
08/01/99 (……) (……) (……) (……) 26
09/01/99 (……) (……) (……) (……) 24
10/01/99 (……) (……) (……) (……) 26
11/01/99 (……) (……) (……) (……) 24
12/01/99 (……) (……) (……) (……) 23
Tarih
Çimsa Kayseri
Değişken
Maliyet
Kayseri-Niğde
Nakliye Maliyeti
OYSA Niğde
Merkez
Fiyatı + 2 $
Çimsa Kayseri
Dağıtım
Maliyeti
Çimsa Kayseri
Potansiyel Kar
($/ton)
01/01/98 (……) (……) (……) (……) 20
02/01/98 (……) (……) (……) (……) 19
03/01/98 (……) (……) (……) (……) 10
04/01/98 (……) (……) (……) (……) 14
05/01/98 (……) (……) (……) (……) 17
06/01/98 (……) (……) (……) (……) 22
07/01/98 (……) (……) (……) (……) 18
08/01/98 (……) (……) (……) (……) 17
09/01/98 (……) (……) (……) (……) 19
10/01/98 (……) (……) (……) (……) 22
11/01/98 (……) (……) (……) (……) 22
12/01/98 (……) (……) (……) (……) 24
01/01/99 (……) (……) (……) (……) 24
02/01/99 (……) (……) (……) (……) 26
03/01/99 (……) (……) (……) (……) 14
04/01/99 (……) (……) (……) (……) 19
05/01/99 (……) (……) (……) (……) 22
06/01/99 (……) (……) (……) (……) 22
07/01/99 (……) (……) (……) (……) 20
08/01/99 (……) (……) (……) (……) 14
09/01/99 (……) (……) (……) (……) 11
10/01/99 (……) (……) (……) (……) 12
11/01/99 (……) (……) (……) (……) 18
12/01/99 (……) (……) (……) (……) 20
06-29/354-86
88
I.2.9.1.1.3.2.2. Çimsa Mersin, OYAK Adana ve OYSA İskenderun’un Doğu
Akdeniz Pazarında Birlikte Fiyat Tespiti
3990
Doğu Akdeniz pazarında, zaman zaman Gaziantep ve Adıyaman çimento
fabrikalarının, özellikle İskenderun çevresine satışı bulunsa da, temel olarak üç
üretici faaliyet göstermektedir; Çimsa Mersin, OYAK Adana ve OYSA İskenderun.
Bunların, ana çimento tüketim merkezlerine uzaklıkları aşağıdadır:
OYAK Adana, Çimsa ve OYSA İskenderun'un ana çimento
tüketim merkezlerine olan uzaklıkları (km)
Merkez OYAK Adana Çimsa OYSA İskenderun
Adana 15 55 115
Mersin 85 15 185
İskenderun 115 185 15
Bu üç fabrikanın birbirlerine olan uzaklıkları ise yaklaşık olarak şu şekildedir:
4000
OYAK Adana - Çimsa Mersin : 70 km
OYAK Adana - OYSA İskenderun : 100 km
Çimsa Mersin - OYSA İskenderun : 170 km
Analizi yapılan 1998-1999 döneminde Doğu Akdeniz pazarındaki fiyat hareketleri
aşağıdaki şekilde olmuştur18:
Tarih
OYAK Adana
Adana Satış
Fiyatları
Çimsa - Mersin
Satış Fiyatları
OYSA İskenderun
İskenderun Satış
Fiyatları
1/1/98 8,000 7,950 8,650
1/5/98 8,400
1/21/98
1/26/98 8,200
2/2/98 8,400
2/9/98 8,200
2/11/98 8,000
3/9/98 8,500 8,400 8,700
3/21/98 9,100
3/23/98 9,400
3/30/98 9,000
4/1/98 8,700
4/30/98 9,700
5/1/98 10,000
5/2/98 9,300
5/11/98 9,300
5/15/98 9,850 10,050
6/2/98 10,650 10,800
6/3/98 10,850
6/23/98 10,250
6/24/98 10,450
8/13/98 11,450
18 Analizlerde, bir ton PKÇ veya KZÇ 32,5 torbalı çimentonun KDV hariç vadeli bant satış fiyatı kullanılmıştır.
06-29/354-86
89
8/14/98 11,800
8/15/98 11,250
10/1/98 12,250 12,800
10/2/98 12,450
11/11/98 13,000 13,300
12/28/98 12,400
1/1/99 12,800
2/1/99 13,500 13,500 13,400
3/1/99 14,200 14,200 14,200
4/5/99 14,800
4/6/99 14,700 14,700
5/1/99 15,700 15,600
5/3/99 15,700
5/27/99 17,200
5/28/99 17,200
6/1/99 17,100
6/23/99 18,700 18,400
6/25/99 18,700
7/31/99 19,700
8/2/99 19,700
8/9/99 19,500
10/21/99 18,000
11/1/99 20,150
11/2/99 20,700
11/3/99 20,700
11/22/99 19,900
12/14/99 22,000
12/15/99 22,000 21,200
12/27/99 24,000
12/29/99 24,000
12/30/99 24,400
Yukarıdaki tablodan da görüleceği üzere iki yıllık dönemde pek çok birlikte fiyat artışı
bulunmaktadır. Bunlardan 1998 yılı içerisinde gerçekleştirilenler; 4010
- 9 Mart’ta OYAK Adana, Çimsa Mersin ve OYSA İskenderun;
- 21 Mart’ta Çimsa Mersin, 23 Mart’ta OYSA İskenderun;
- 30 Nisan’da Çimsa Mersin, 1 Mayıs’ta OYSA İskenderun ve 2 Mayıs’ta
OYAK Adana;
- 15 Mayıs’ta OYAK Adana ve Çimsa Mersin;
- 2 Haziran’da OYAK Adana ve OYSA İskenderun, 3 Haziran’da Çimsa
Mersin;
- 13 Ağustos’ta Çimsa Mersin, 14 Ağustos’ta OYSA İskenderun, 15 Ağustos’ta
OYAK Adana; 4020
- 1 Ekim’de OYAK Adana ve OYSA İskenderun, 2 Ekim’de Çimsa Mersin;
- 11 Kasım’da OYAK Adana ve Çimsa Mersin;
şeklindedir.
1999 yılında gerçekleştirilenlerse;
06-29/354-86
90
- 1 Şubat’ta OYAK Adana, Çimsa Mersin ve OYSA İskenderun;
- 1 Mart’ta OYAK Adana, Çimsa Mersin ve OYSA İskenderun;
- 5 Nisan’da OYSA İskenderun, 6 Nisan’da OYAK Adana ve Çimsa Mersin;
- 1 Mayıs’ta Çimsa Mersin ve OYSA İskenderun, 3 Mayıs’ta OYAK Adana; 4030
- 27 Mayıs’ta OYAK Adana, 28 Mayıs’ta Çimsa Mersin, 1 Haziran’da OYSA
İskenderun;
- 23 Haziran’da OYAK Adana ve OYSA İskenderun, 25 Haziran’da Çimsa
Mersin;
- 31 Temmuz’da Çimsa Mersin, 2 Ağustos’ta, OYAK Adana, 9 Ağustos’ta
OYSA İskenderun;
- 1 Kasım’da OYSA İskenderun, 2 Kasım’da Çimsa Mersin, 3 Kasım’da OYAK
Adana;
- 14 Aralık’ta OYAK Adana, 15 Aralık’ta Çimsa Mersin ve OYSA İskenderun;
- 27 Aralık’ta, Çimsa Mersin, 29 Aralık’ta OYAK Adana, 30 Aralık’ta OYSA 4040
İskenderun;
şeklindedir.
Bu fiyat hareketleri, yukarıdaki belgelerle birlikte değerlendirildiğinde, Çimsa Mersin,
OYAK Adana ve OYSA İskenderun’un Doğu Akdeniz pazarında birlikte fiyat tespit
ettiğini ortaya koymaktadır.
I.2.9.1.1.4. Değerlendirme
“Değerlendirme” bölümüne, Kurul’un bu konuyla yakından ilişkili kararlarından 4050
alıntılarla başlamak yerinde olacaktır:
Kurul, 19.3.1998 tarih ve 57/424-52 sayılı “Metro/Migros” kararında, “gıda ağırlıklı
perakende ticaret piyasasında fiili durumda yaşanan yoğun rekabet(e), pazara giriş
engellerinin önemsenmeyecek seviyelerde olması(na) ve bu pazardan büyük ölçekli
perakendeci kuruluşların aldıkları payın gittikçe artan bir trend göstermesinin getirdiği
potansiyel rekabet olanakları(na rağmen), her iki ana şirketin (Metro AG-Migros
T.A.Ş.), Şok Ucuzluk Marketleri A.Ş., Real Market A.Ş. ve Metro Grossmarket
Bakırköy Alışveriş Hizmetleri Ltd.Şti. üzerinde oluşturacakları 3 ayrı ortak girişimle
aynı coğrafi pazarda (il ve ilçe merkezleri) yer almasının, bu ortak girişimi rekabeti 4060
sınırlayan, işbirliği doğurucu bir anlaşmaya dönüştüreceği(ne), bu nedenle Metro AG-
Migros T.A.Ş. ortak girişim işlemlerine, söz konusu ortak girişim anlaşması yürürlükte
kaldığı sürece, her iki ana şirketin (Metro-Migros) ortak girişimle beraber aynı coğrafi
pazarda doğrudan veya dolaylı ilgili ürün piyasasına girmemesi; diğer bir ifadeyle,
Metro AG veya Migros Türk T.A.Ş.’den ancak yalnızca birinin ortak girişimle
Türkiye’de herhangi bir il veya ilçe merkezindeki ilgili ürün piyasasında faaliyet
gösterebilmesi koşuluyla izin verilmesine; bu koşula uygun hareket edilmemesi
halinde, aykırılığın gerçekleştiği tarihten itibaren söz konusu ortak girişimin 4054
sayılı Kanun’un 4’üncü maddesi kapsamında rekabeti sınırlayan bir anlaşma
sayılacağı ve re’sen ön araştırma ve/veya soruşturma açılacağının bildirilmesine” 4070
hükmetmiştir.
28.4.1999 tarih ve 99-21/173-92 sayılı kararında ise, Kurul, “(Yibitaş Holding A.Ş. ile
Lafarge Grubu arasında) 15 Nisan 1994 tarihinde akdedilen ortak girişim
anlaşmasına, üretim zincirinin aynı seviyesinde yer alan rakip teşebbüsler tarafından
06-29/354-86
91
gerçekleştirilmiş ve ortak girişim şirketinin de ana işletmelerle aynı ilgili ürün
pazarında faaliyet gösteriyor olması dolayısıyla; 4054 sayılı RKHK’nin 4’üncü
maddesi kapsamında yer alması sebebiyle menfi tespit belgesi verilmesinin uygun
olmayacağına” hükmetmiştir.
4080
27.5.1999 tarih ve 99-26/230-138 sayılı “LPG Ortak Girişim” kararında, “2. Ortak
Girişimin İkinci Unsuru: Taraflar Arasındaki veya Taraflarla Ortak Girişim Arasındaki
Rekabeti Sınırlayıcı Amacı veya Etkisi Olmaması” başlığı altında, “Dosya mevcudu
bilgi ve belgelerden, ortak girişime ilişkin düzenlemelerin rekabeti sınırlandırıcı bir
amaçla düzenlenmediği anlaşılmakla birlikte, etkisi itibariyle rekabet koşullarını
olumsuz anlamda önemli ölçüde değiştirebilecek nitelikte olduğu anlaşılmaktadır. Bu
çerçevede, ekonomik olarak LPG tedariğini münferiden sağlayabilecek taraflar ile
ortak girişim şirketinin tedarik pazarında birlikte faaliyet gösterecek olması, bu
pazarda söz konusu taraflar arasında LPG’nin üretimi, ithali, toptan dağıtımı, ticareti
ve pazarlanması gibi çok geniş bir faaliyet alanında rekabeti sınırlayıcı bir işbirliği 4090
ihtimalini beraberinde getirmektedir. Her ne kadar bildirim formunda, ortak girişimin,
LPG dağıtım pazarında faaliyet göstermeyeceği ve perakende satış yapmayacağı
ifade edilmiş olsa da, büyük grupların karar alma mekanizmasındaki hakimiyetleri ve
tedarik pazarının alt pazarı olan dağıtım pazarındaki toplam %77,33’lük payları
dikkate alındığında, bu tür bir işbirliğinin söz konusu alt pazarda da yansımaları
olacağı anlaşılmaktadır...(Metro/Migros) karar(ın)dan da anlaşılacağı üzere
Kurulumuz tüm tarafların ortak girişimle aynı pazarda bulunmasını rekabeti
sınırlandırıcı nitelikte bir işbirliği anlaşması olarak kabul etmiştir. Bu husus, mevzuatı
4054 sayılı Kanun’a emsal teşkil eden Avrupa Birliği’nin rekabet otoritesi olan Avrupa
Komisyonu’nun bir çok kararında da yer almaktadır” ifadeleri bulunmaktadır. 4100
23.5.2000 tarih ve 00-19/188-100 sayılı “Çimento Ortak Girişim” kararında ise,
“Mezkur başvuruda yer alan ortak girişimin kurucu firmalarla ilişkileri incelenecek
olursa, kurucu firmaların ortak girişimin faaliyet alanı olan ihracat piyasalarından
tamamen çekilecek olmalarına rağmen, ortak girişimin pazarlayacağı ihraç
ürünlerinin kurucu firmalar tarafından sağlanacağı dikkate alındığında, kurucu
firmaların ortak girişimin üst pazarında faaliyetlerine devam edeceği ve üstelik ortak
girişimin Avrupa pazarlarında yapacağı dağıtım ve pazarlama işlerinde esas olarak
kurucu firmaların mallarını satacağı, dolayısıyla ortak girişim ile kurucu firmalar
arasındaki dikey ilişkilerin devam edeceği anlaşılmaktadır. Bu durumda kurulacak 4110
olan ortak girişimin, kurucu firmaların kendi aralarındaki rekabetçi davranışları
koordine etmeye yönelik bir işlevi ortaya çıkabilecektir...Yukarıda da belirtildiği üzere,
ortak girişim şirketi kurulduktan sonra da çimento pazarında faaliyet gösteren dört
teşebbüsün yine rakip olarak faaliyetlerine devam edecekleri görülmektedir. Bu
nedenle söz konusu ortak girişim, kurucu firmaların arasında üretim miktarları,
depolama kapasiteleri ve hatta fiyatlar gibi konularda bilgi akışını sağlayabilecek,
tarafların rekabetçi davranışlarını koordine edebilecektir...Dolayısıyla söz konusu
ortak girişim işlemi sonucunda, 4054 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesi çerçevesinde
rekabetin bozulacağı görülmektedir. Bu nedenle anılan ortak girişim işlemine menfi
tespit belgesi verilmesi mümkün değildir” ifadeleri yer almaktadır. 4120
Kurul, 17.7.2000 tarih ve 00-26/292-162 sayılı “BİRYAY I” kararında ise,
14.5.1996’da imzalanmış BİRYAY Ana Sözleşmesi için, 4.5.1998 tarihinde yapılan
menfi tespit/muafiyet başvurusuna ilişkin olarak şu değerlendirmeyi yapmıştır;
“BİRYAY’ın ‘taraflar arasındaki veya taraflarla kendisi arasındaki rekabeti sınırlayıcı
06-29/354-86
92
amacı veya etkisi olmadığı’ iddia edilemez. Kararın önceki kısımlarında değinildiği
üzere, tarafların BİRYAY’ı kurma amacı, gazete ve dergi dağıtımı piyasası ve müşteri
yayınlarının paylaşılması ve müşteri yayınevlerinden alınacak komisyon oranlarının
tespitidir. Ana sözleşmenin bu hususlara ilişkin olan 38 ve 39’uncu maddeleri
olmasaydı dahi, 3’üncü maddesi nedeniyle, bu iki rakip şirketin kendileri ile aynı 4130
pazarda olan ortak girişimle etkin bir şekilde rekabete girmeleri, ya ortak girişimin ya
da kurucuların aleyhine olacaktır. Keza kurucuların birbirleriyle olan rekabeti de
kendileri ile aynı pazarda olan ortak girişimi, dolayısıyla da kurucuların çıkarlarını
zedeleyecektir.”
Şu ana kadar yapılan alıntı ve açıklamalardan anlaşılacağı üzere, yalnızca “aynı
pazarda faaliyette bulunma” kriterinden bile hareketle, OYSA Niğde ve OYSA
İskenderun’un, gerek kurucu taraflar arasında gerekse de bu kurucu taraflarla
kendileri arasında rekabeti kısıtlayıcı etkiler doğurabilecek nitelikte olduğu
söylenebilir. Kaldı ki yukarıda, rekabeti kısıtlayıcı amaç ve etkiler de ortaya 4140
konmuştur. Bu nedenle, OYSA Niğde ve OYSA İskenderun’un, 1997/1 sayılı Tebliğin
2. maddesi çerçevesinde, “yoğunlaşma doğurucu bir ortak girişim” değil de; 4054
sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında, “işbirliği doğurucu bir anlaşma” olduğu
sonucuna ulaşılmış ve 16. maddenin ikinci fıkrası gereğince para cezası verilmiştir.
Bu noktada, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. ve 56.
maddelerinde getirilen düzenlemelere değinmek de yerinde olacaktır:
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinde, “belirli bir mal veya hizmet piyasasında
doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını 4150
taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası
anlaşmaların hukuka aykırı ve yasak olduğu” düzenlenmiştir. Mezkur Kanun’un 56.
maddesinde ise, “bu Kanunun 4’üncü maddesine aykırı olan her türlü anlaşmanın
geçersiz olduğu” vurgulanmıştır. Kurul’un, “OYSA Niğde ve OYSA İskenderun’un
rekabetçi davranışların koordinasyonu şeklinde bir ihlal oluşturduğu” yönündeki
tespiti, 4054 sayılı Kanun’un anılan maddeleriyle birlikte değerlendirildiğinde; bu
teşebbüslerin “geçersizliği” anlamına da gelmektedir.
Aksi bir yorumla bu teşebbüslerin hukukiliğinin kabulü, ilgili olaya, “farklı zaman
dilimlerinde gerçekleşen ihlal” muamelesi yapılmasına; dolayısıyla da teşebbüslerin, 4160
gerçekte aynı ihlali yapmalarına rağmen, birkaç defa ceza almasına da yol
açabilecektir. Çünkü Kurul’un BİRYAY kararındaki yukarıda değinilen tespiti
çerçevesinde, ilgili pazarda rekabetçi ekonomik parametrelerin oluşamayacağı
düşünülmektedir. Bu nedenle yapılan her soruşturma neticesinde ilgili teşebbüslere,
4054 sayılı Kanunun 16. maddesi gereğince, yıllık gayri safi gelirlerinin %10’una
kadar para cezası verilmesi ihtimali bulunmaktadır. Sonuç olarak, tarafların, Rekabet
Hukuku uygulamaları bakımından süreklilik arz edecek bu ihlali ortadan
kaldırabilmeleri için de, bir çözüm bulmaları doğru ve yerinde olacaktır.
Buna karşılık ilgili olayda, ortaklık sözleşmeleri ile şirket ana sözleşmelerinde 4170
rekabeti kısıtlayıcı hüküm olmaması ve daha da önemlisi, bu sözleşmelerin 4054
sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden önce, özelleştirme uygulamaları çerçevesinde
bağıtlandığı göz önünde bulundurularak, anılan sözleşmelerin bildirilmesinin
gerekmediği sonucuna ulaşılmıştır. Başka bir deyişle, OYSA Niğde ve OYSA
İskenderun’un rekabetçi davranışların koordinasyonu şeklinde oluşturduğu ihlal,
06-29/354-86
93
taraflar arasındaki ortak girişim sözleşmelerinin kaçınılmaz bir sonucu olmadığından,
bu sözleşmelerin bildirilmesi gerekmemektedir.
I.2.9.1.2. Savunmalar ve Bu Savunmalara İlişkin Değerlendirmeler
4180
I.2.9.1.2.1. Genel Nitelikli Savunmalar ve Bu Savunmalara İlişkin
Değerlendirmeler
İlgili teşebbüslerin, yukarıda yer verilen delil ve tespitlere ilişkin olarak yaptığı
savunmalardan ilki, “Türkiye’nin o dönemdeki özelleştirme politikası çerçevesinde
satışa çıkarılan Niğde ve İskenderun fabrikalarının, Sabancı ve OYAK grupları
tarafından ortaklaşa devralındığı; 4054 sayılı Kanun’un ve 1997/1 sayılı Tebliğ’in
yürürlüğe girmesinden önce gerçekleşen bu devralma işlemlerinin hukuka uygun
olduğu; daha da önemlisi, taraflar açısından kazanılmış hak sayıldığı” şeklindedir.
4190
OYSA Niğde ve OYSA İskenderun’un gerek kurucu taraflar arasında gerekse de bu
kurucu taraflarla kendileri arasında rekabetçi davranışların koordinasyonunu
sağladığı; dolayısıyla, 1997/1 sayılı Tebliğ’in 2’nci maddesi çerçevesinde,
“yoğunlaşma doğurucu bir ortak girişim” şeklinde değil de; 4054 sayılı Kanun’un 4.
maddesi kapsamında, “işbirliği doğurucu bir anlaşma” olarak değerlendirilmesi
gerektiği ortaya konmuştur. 4054 sayılı Kanun’un gerek 4. gerekse de 56.
maddelerinde ise, doğrudan veya dolaylı olarak, rekabeti engelleme, bozma ya da
kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan
teşebbüsler arası anlaşmalar ve uyumlu eylemlerin hukuka aykırı ve yasak olduğu
kabul edilmiştir. 4200
İkinci savunma ise, “eğer bir işbirliği anlaşmasından söz edilecekse, bunun temelini,
ortaklık sözleşmeleri ile şirket ana sözleşmelerinin oluşturması gerektiği; oysa bu
sözleşmelerde, rekabet hukukunu ilgilendiren tek bir hükmün bile bulunmadığı”
şeklindedir.
Teşebbüsler, anılan sözleşmeleri yapmadan ya da bu sözleşmelerde bir hüküm
bulunmadan da, ilgili olayda olduğu gibi, rekabetçi davranışlarını koordine edebilir.
Dolayısıyla, ortak girişimler başta olmak üzere, rekabeti kısıtlayıcı hiçbir anlaşmaya
müdahale edilememesi sonucunu doğuracak bu savunmanın kabulü mümkün 4210
değildir.
I.2.9.1.2.2. OYSA Niğde ve OYSA İskenderun’un, Gerek Kurucu Taraflar
Arasında Gerekse de Bu Kurucu Taraflarla Kendileri Arasında
Rekabeti Sınırlama Amacını veya Rekabetin Kısıtlanması Etkisi
Doğurabilecek Niteliğini Gösteren Belgelere Yönelik Savunmalar
ve Bu Savunmalara İlişkin Değerlendirmeler
İlgili teşebbüsler, “‘Sabancı-OYAK Ortaklığı H.Ö.Sabancı Holding A.Ş.’ başlığını
taşıyan Eylül ve Ekim 1999 tarihli belgelerde, Sabancı-OYAK ortaklığının yeniden 4220
yapılandırılmasını hedefleyen iki alternatifin değerlendirildiğini; her iki alternatifte de
yer alan ‘İskenderun tüm klinker ihtiyacını Adana Çimento’dan alacaktır. Adana
Çimento İskenderun’a verdiği kadar klinker ihracatını azaltacaktır. Kayseri’nin klinker
ihtiyacı mümkün olduğunca Niğde’den karşılanacaktır’ ibarelerinin rekabeti sınırlayıcı
amaç olarak nitelendirilemeyeceğini; şirket devralma projeleri 1997/1 sayılı Tebliğ
06-29/354-86
94
kapsamında olmadığına göre, bu tür projeksiyonların çok önemli bir bulguymuş gibi
değerlendirilmesinin anlaşılamadığını” ifade etmiştir.
Söz konusu belgenin delil niteliği, savunmanın alıntı yaptığı ibarelerden
kaynaklanmamaktadır. Belgenin hangi nedenlerle delil niteliği kazandığı ise yukarıda 4230
açıklanmıştır.
Diğer bir savunma ise, “işbirliği anlaşmasının varlığına dayanak olarak kullanılan tek
husus bilgi değişimidir. Salt bilgi değişimi rekabeti sınırlayıcı sayılmaz. Kaldı ki,
gerçekleştiği kadarıyla bilgi değişimi bir anlaşmadan değil, doğrudan doğruya Türk
Ticaret Kanunu [TTK] ve Borçlar Kanunu [BK] hükümlerinden doğmakta olup, bunun
da 4054 sayılı Yasayı ihlal eden hiçbir yönü bulunmamaktadır” şeklindedir.
Bu savunmaya cevaben, öncelikle, Kurul’un işbirliği doğurucu bir anlaşmanın varlığı
sonucuna ulaşırken dayandığı tek hususun bilgi değişimi olmadığı; bunun yanında, 4240
pek çok delilin de kullanıldığı söylenmelidir.
Çimento sektöründe bilgi değişiminin önemine ve bilgi değişimine rekabet hukukunun
bakışına, ilgili başlık altında ayrıntılı biçimde değinilmiştir. Nitekim, Avrupa Birliği
uygulamasında, bilgi değişimini yasaklayan birçok karar bulunmakta; ABD’de ise,
bilgi değişimi, per se ihlal teşkil eden eylemler bakımından önemli bir delil teşkil
etmektedir. Nitekim bilgi değişiminin rekabeti sınırlayabileceği, OYAK Adana’nın
savunmasında, “Rekabet Hukuku’nda rekabetin şeffaf olması bir ihlal nedeni olarak
görülür. Bunda şüphe yoktur” ifadeleriyle de kabul edilmiştir.
4250
Benzer değerlendirmeler “interlocking directorate (yönetim kurullarına çapraz biçimde
yönetici atanması)” için de yapılabilir. Öyle ki, interlocking directorate, rekabeti
sınırlayıcı anlaşmalar yapmak ve uygulamak için en etkili yöntemlerden biri
olduğundan, ABD’de 1914 tarihli Clayton Yasası ile yasaklanmıştır. Nitekim bu
durumun yarattığı rekabetçi sakıncaların, OYAK Adana’nın savunmasındaki,
“OYSA’lar ve Çimsa ile ilgili olarak Yönetim Kurulları’nda Ayduk Çelenk’in
bulunmasına karşılık Rekabet Kurulu Başkanlığı’nın uyarısı üzerine OYAK temsilcisi
Hasan Işık bu görevlerinden istifa etmiştir. Sabancı Grubu, Başkanlığınızın bu
tavsiyesini göz önünde bulundurmamıştır” ifadeleriyle kabul edildiği de söylenebilir.
4260
Rekabet üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceği, ilgili teşebbüslerden bir bölümü
tarafından da kabul edilen, bilgi değişimi ve yönetim kurullarına çapraz biçimde
yönetici atanmasına ilişkin temel savunma olan, bunların TTK ve BK gereği olduğu
iddiası ise, rekabet hukukunun ilkeleri ile bağdaşmamaktadır. Genelde tüm rekabet
otoritelerinin, özelde de Kurul’un müdahalelerine sebep olan husus, bizatihi bu gereği
doğuran -ki gereklilik olduğu da tartışılabilir- ortaklık ilişkisidir. Başka bir deyişle,
savunmanın Kanun gereği olduğunu söylediği, ilgili olaydaki sonuçları doğuran ve
kurumsallaştıran bir yapının mevcudiyeti engellenmektedir. Bu açıklamalar
çerçevesinde, rekabeti sınırlayıcı anlaşmaların, ortaklık kurmak, yönetim kurullarına
06-29/354-86
95
çapraz biçimde yönetici atamak gibi yollarla gerçekleştirilmesine imkan verecek ilgili 4270
savunmanın kabulü mümkün değildir.
I.2.9.1.2.3. OYSA Niğde ve OYSA İskenderun’un, Gerek Kurucu Taraflar
Arasında Gerekse de Bu Kurucu Taraflarla Kendileri Arasında
Rekabetin Kısıtlanması Etkisini Doğurduğunu Gösteren Belgelere
Yönelik Savunmalar ve Bu Savunmalara İlişkin Değerlendirmeler
I.2.9.1.2.3.1. OYSA Niğde ile Çimsa Kayseri’nin Pazar Paylaşımını Gösteren
Belgelere Yönelik Savunmalar ve Bu Savunmalara İlişkin
Değerlendirmeler 4280
Konuya ilişkin olarak yapılan savunmalardan ilki, “Sabancı Holding’de yapılan
yerinde incelemede bulunan, ‘Bilgi Notu’ başlıklı belgenin, soruşturma konusu
dışındaki klinkere ilişkin olduğu ve çimento pazarının paylaşıldığı iddiasına kanıt
olarak gösterilemeyeceği” şeklindedir.
Çimento pazarına ilişkin paylaşımdan dolayı klinker konusunun gündeme geldiğini,
anılan belge açıkça ortaya koymaktadır.
İkinci olarak, “ilgili belgedeki yazılı mutabakatın 1992 ya da 1993 yıllarına ait, eski 4290
tarihli bir mutabakat olduğu” söylenmiştir.
Belgede, 1999’a ilişkin bilgiler yer aldığından; düzenlenme tarihinin en erken 2000 yılı
olduğu açıktır. Dolayısıyla yazılı mutabakatın kabulü, ihlalin de ikrarı anlamına
gelmektedir.
Üçüncü olarak, “OYSA Niğde’nin ‘Bilgi Notu’ başlıklı belgede belirtilen pazarlara
ekonomik ve karlı olduğu sürece satış yaptığı” belirtilmiştir. Bu çerçevede, “Kayseri
bölgesi satış miktarlarının Kurum uzmanlarına verildiği halde dikkate alınmadığı;
bölgedeki bayiler aracılığıyla yapılan bu satışların yanında, diğer bayilerin de münferit 4300
satışlarının olduğu; Kayseri’nin, klinker pazarı olarak da görüldüğüne dikkat edilmesi
gerektiği; OYSA Niğde’nin Develi ilçesinde Tokerler Ticaret adındaki başka bir bayi
kanalıyla da satışının bulunduğuna Soruşturma Raporu’nda değinilmediği; Nevşehir
bölgesine de azımsanmayacak miktarda satış yapıldığı; yaklaşık 350 km. uzaklıktaki
Afşin-Elbistan pazarına 1994’e kadar yapılan satışlardan ise, Adıyaman fabrikasının
özelleştirilmesi ve bu bölgeye yakın çevresinden yeterli miktarda mal gelmesi
gerekçeleriyle vazgeçildiği” söylenmiştir.
OYSA Niğde’nin, Kurul’un bilgi isteme yazılarına cevaben gönderdiği hiçbir belgede
Kayseri satışı gözükmemektedir. OYSA Niğde’nin savunmasına dayanak teşkil eden 4310
veriler, bu belgeler çerçevesinde incelenmiş ve Kayseri’ye yapıldığı iddia edilen
satışların, Yahyalı-Develi-Yeşilhisar satışlarının toplamı olduğu tespit edilmiştir.
Başka bir deyişle, “Bilgi Notu” başlıklı belgede OYSA Niğde’ye bırakıldığı açıkça
belirtilen bu bölge satışlarının, “Kayseri satışı” şeklinde gösterilmesi yanıltıcıdır.
OYSA Niğde’nin Kayseri’de bayisinin olmadığı da, yine Kurul’un bilgi isteme
yazılarına cevaben gönderilen belgelerden tespit edilmiştir. Dolayısıyla, “OYSA
Niğde’nin Kayseri’deki bayileri aracılığıyla satış yaptığı” şeklindeki savunma da,
06-29/354-86
96
yanıltıcıdır. “Kayseri bölgesi civarındaki bayilerin de bu bölgeye münferit olarak
satışlarının bulunduğu” yönündeki savunmanın kabulü ise, OYSA Niğde’nin ileride 4320
değinilecek bayilerinin bölgeler arası ticaretini engelleyici nitelikteki anlaşma ve
uygulamalarından dolayı, mümkün değildir. Daha da önemlisi, bayilerin münferit
satışları, OYSA Niğde’nin satışı olarak değerlendirilemez.
“OYSA Niğde’nin Kayseri’yi, çimento pazarının yanında ayrıcalıklı ve öncelikli
biçimde klinker pazarı olarak gördüğü” savunmasının da kabulü mümkün değildir.
“Klinker pazarı” şeklindeki bir tanımın hangi argümanlara dayandığının belli
olmaması bir yana, OYSA Niğde’nin Kayseri’yi, kendi ifadeleri ile “klinker pazarı
olarak görmesinin” sebebi, zaten ilgili belgede yer almaktadır.
4330
OYSA Niğde’nin Develi’de Tokerler Ticaret kanalıyla da satışlarının bulunması, ki bu
satışlara ilgili savunmalarda da kabul edildiği üzere 2000 yılında yani çimento
sektörüne yönelik önaraştırmanın açıldığı dönemde başlanmıştır, Çimsa’nın Develi
satışlarını, OYSA Niğde bayisiyle yaptığı gerçeğini değiştirmemektedir.
“Bilgi Notu” başlıklı belgede OYSA Niğde’nin Nevşehir’e hiçbir şekilde satış
yapmayacağına dair bir ifade zaten yer almamaktadır. Bu çerçevede, OYSA
Niğde’nin Nevşehir satışlarındaki değişim, talep artışına bağlı doğal bir gelişme
şeklinde açıklanabilir.
4340
Son olarak, ilgili teşebbüslerin savunmalarında, OYSA Niğde’nin satışının
bulunmadığı Afşin-Elbistan’a, Çimsa’nın satış yaptığının kabul edildiği; bunun da,
“Bilgi Notu” başlıklı belgenin teyidi niteliğinde olduğu söylenmelidir.
Savunmadaki dördüncü nokta, “OYSA Niğde ile Çimsa Kayseri’nin mevcut maliyet
yapıları ve fiyat seviyeleri ile birbirlerinin ana hinterlandlarına her zaman için satış
yapabileceğini gösteren analizlerin hatalı olduğu” yönündedir.
Bu savunmaya cevaben, öncelikle, yukarıdaki açık belgelerin varlığında bu analizlere
zaten ihtiyaç bulunmadığı, ancak tali bir delil olması bakımından bunlara yer verildiği 4350
söylenmelidir.
Yapılan analizlerde sabit maliyetlerin kullanılmamasının sebebi, bu maliyetlerin farklı
bölgelere girilmesini engelleyici nitelikte olmamasıdır. Aksine satış yapılan bölgeler
arttıkça sabit maliyetler azalacaktır. Nitekim dikey kısıtlamalara ilişkin temel
savunmalardan biri de bu yöndedir. Örneğin Çimsa, “mevcut dikey kısıtlamalardaki
amacın, coğrafi satış pazarının sınırlarını genişleterek üretim kapasitesinin
kullanımını sağlamak olduğunu; kapasite kullanılmadığı takdirde, sabit maliyetler
sebebi ile karlı bir faaliyette bulunulmasının zorlaşacağını” söylemiştir. Kaldı ki, ilgili
analizlerde değişken maliyet yerine toplam maliyet kullanıldığında bile ana 4360
hinterlandlara her zaman için satış yapılabileceği, bizzat OYSA Niğde’nin
savunmasında yer alan tablolarla da ortadadır.
Nakliye maliyetinin hesaplanmasında kullanılan formülün ortaya koyduğu sonucu
değiştirebilecek etkenler olduğu, çift yönlü nakliye nedeniyle nakliye maliyetlerinin
düşebileceğini ifade eden OYSA Niğde savunması ve OYSA Niğde Genel Müdür
Yardımcısı Şefik ÖĞRETEN ve Satış Şefi Adnan YILMAZ’ın tutanağa geçen
beyanlarının da içinde yer aldığı yukarıda değinilen pek çok belge çerçevesinde,
06-29/354-86
97
Kurul tarafından da kabul edilmektedir. Dolayısıyla anılan analizdeki nakliye
maliyetinden daha düşük bir maliyetten bile söz edilebilir. Kaldı ki, ilgili teşebbüslerin 4370
savunmalarında iddia edilen nakliye maliyeti bedellerinin kabulü halinde bile, ana
hinterlandlara her zaman için satış yapılabileceği ortadadır.
Savunmadaki beşinci nokta ise, “yeni bir pazara girmek için karlılığın tek başına bir
gösterge olamayacağı; zira teşebbüslerin bireysel hareketlerinin çimento gibi oligopol
bir piyasayı doğrudan etkilediği; bu durumu dikkate alan firmaların, fiyat savaşına
girmekten kaçınmak için bazı bölgelere girmek istememesinin doğal olduğu”
şeklindedir.
Kurul, “oligopolistik bağımlılık” savunmasını kabul etmektedir. Zaten bu savunmayı 4380
kabul ettiğinden, rakip teşebbüslerin mevcut maliyet yapıları ve fiyat seviyeleri ile
birbirlerinin ana hinterlandlarına satış yapabileceğini gösterdiği durumlarda bile,
uyumlu eylem karinesine başvurmadan, teşebbüsler arasındaki koordinasyonu
gösteren delillerin varlığını aramıştır. Başka bir deyişle, yalnızca iktisadi analizlerin
bulunduğu durumlarda, “uyumlu eylem karinesi”ne bile başvurmadan, ihlalin
bulunmadığı sonucuna ulaşmıştır. Buna karşılık, teşebbüsler arasındaki
koordinasyonu gösteren yukarıdaki gibi açık belgelerin varlığında, “oligopolistik
bağımlılık” savunması kabul edilemez; aksine, teşebbüslerin yaptıkları diğer
savunmaların çürütülmesinde kullanılabilecek bir delil haline gelir.
4390
I.2.9.1.2.3.2. Çimsa Mersin, OYAK Adana ve OYSA İskenderun’un Doğu
Akdeniz Pazarında Birlikte Fiyat Tespitini Gösteren Belgelere
Yönelik Savunmalar ve Bu Savunmalara İlişkin Değerlendirmeler
Çimsa Mersin, OYAK Adana ve OYSA İskenderun’un birlikte fiyat tespit ettiğini
gösteren belgelere yönelik olarak, “fiyat hareketlerindeki uyumun fazla olmadığı;
maliyetlerin aynı olduğu; oligopol pazarlardaki fiyat paralelliklerinin doğal
karşılanması gerektiği, özellikle de OYSA İskenderun’un, klinker üretememesinden
kaynaklanan sınırlı rekabet gücünden dolayı ‘fiyat takipçisi’ şeklinde 4400
nitelendirilebileceği” savunması yapılmıştır.
Analiz döneminde pek çok birlikte fiyat artışının bulunduğu yukarıdaki tablolarda
gösterilmiştir.
Çimento üreticilerinin maliyetlerinin birbirlerinden önemli ölçüde farklılaştığı,
gerekçeleri ile birlikte "I.2.1. Çimento Sektöründe Maliyetler” başlıklı bölümde ortaya
konmuştur. Nitekim bu bölümde söylenenler, Çimsa’nın savunmasında şu ifadelerle
özetlenmiştir; “Üretim maliyetleri, fabrikaların sahip oldukları teknolojilerin,
kapasitelerinin, entegre tesisi olması / olmaması (klinker üretimi yapabilmesi veya 4410
sadece öğütme tesislerine sahip olması), enerji tasarrufuna yönelik yatırım yapılmış /
yapılmamış olması, hammadde kaynaklarına yakınlık, vs. gibi nedenlerden dolayı
farklılık göstermektedir.”
Uyumlu hareketlerin homojen bir malın söz konusu olduğu oligopol pazarların zorunlu
bir sonucu olmadığı da yukarıda ortaya konulmuştur. Buna karşılık Kurul,
“oligopolistik bağımlılık” savunmasını kabul etmektedir. Zaten bu savunmayı kabul
ettiğinden, fiyat hareketlerinin maliyetlerden bağımsız paralelliğini gösterdiği
06-29/354-86
98
durumlarda bile, uyumlu eylem karinesine başvurmadan, teşebbüsler arasındaki
koordinasyonu gösteren delillerin varlığını aramıştır. Başka bir deyişle, yalnızca 4420
iktisadi analizlerin bulunduğu durumlarda, “uyumlu eylem karinesi”ne bile
başvurmadan, ihlalin bulunmadığı sonucuna ulaşmıştır. Buna karşılık, teşebbüsler
arasındaki koordinasyonu gösteren yukarıdaki gibi açık belgelerin varlığında,
“oligopolistik bağımlılık” savunması kabul edilemez; aksine, teşebbüslerin yaptıkları
diğer savunmaların çürütülmesinde kullanılabilecek bir delil haline gelir.
Bu belge ve analizler çerçevesinde, OYSA Niğde ve OYSA İskenderun’un gerek
kurucu taraflar olan Çimsa ve OYAK Adana arasında gerekse de bu kurucu taraflarla
kendileri arasında rekabetçi davranışların koordinasyonu şeklinde bir ihlal
oluşturduğu sonucuna ulaşılmıştır. 4430
I.2.9.2. OYSA Niğde ile Konya Çimento’nun Karaman PKÇ 32,5 Torbalı
Çimento Pazarında Fiyat Tespiti Konusunda Uyumlu Eylem İçinde
Oldukları İddiası
17.12.1996’daki bir toplantıda yapıldığı anlaşılan ve 1997 yılında, İç Anadolu
pazarında faaliyet gösteren üreticilerin kendi bölgeleri içinde ve dışında ne kadar
satış yapacaklarının tespit edildiği “1997 Yılı Üretim ve Satış Projeksiyonu
Bölgelerarası Toplantı Programı” başlıklı belgede şu ifadeler yer almaktadır:
4440
“B) İÇ ANADOLU BÖLGESİ
Satış
Fabrika Miktarı (Ton)
SET ANKARA 636.000
BAŞTAŞ 640.000
NİĞDE 480.000
KONYA 880.000
ESKİŞEHİR 710.000
AFYON 463.000
YOZGAT 345.000
SİVAS 370.000
TOPLAM 4.524.000
b) Bölge dışı fabrikaların bölge içine aşağıdaki miktarları sattıkları tespit
edilmiştir.
BOLU (Ankara) 240
ÇORUM (Ankara, Çankırı) 70
06-29/354-86
99
GÖLTAŞ (Afyon, Akşehir, Konya) 100
TOPLAM 410
Bölge dışından gelen miktarları ve bölgedeki satış fiyatlarını fabrikalar kendi
arasında tespit edeceklerdir.” 4450
Akçansa’da bulunan yukarıdaki içeriğe sahip anlaşmaların, 1998 yılına kadar
yapıldığının soruşturma kapsamındaki teşebbüslerin bazıları tarafından kabul
edildiğine “Sektöre İlişkin Genel Bilgiler” başlığı altında değinilmişti. Nitekim Kurul da
Ege Bölgesi Çimento Kararı’nda benzer nitelikteki belgeleri anlaşma olarak kabul
etmiştir. Ancak bu belgeyi destekleyici başka bir delil bulunamamıştır. Analizi yapılan
1998-1999 döneminde Konya Çimento ile OYSA Niğde’nin fiyat hareketlerinin
genellikle uyumlu olmadığı da tespit edilmiştir. Dolayısıyla bu belge ve analizlerin,
Konya Çimento ile OYSA Niğde’nin fiyat tespiti konusunda uyumlu eylem içinde
bulundukları iddiasını ispatlamaya yeterli olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. 4460
I.2.9.3. OYSA Niğde ile Konya Çimento’nun Çimento Arzının Kontrolü
Konusunda Uyumlu Eylem İçinde Oldukları İddiası
Konya Çimento ile OYSA Niğde arasında çimento arzının kontrolü konusundaki uyumlu
eylem iddiasına ilişkin olarak, “1997 Yılı Üretim ve Satış Projeksiyonu Bölgelerarası
Toplantı Programı” başlıklı belge bulunmuştur. Ancak, yukarıda yapılan açıklamalar
çerçevesinde, bu belgenin iddiayı ispatlamak bakımından yeterli olmadığı sonucuna
ulaşılmıştır.
4470
I.2.9.4. OYSA Niğde ile YL Nevşehir’in Nevşehir PKÇ 32,5 Torbalı Çimento
Pazarında Fiyat Tespiti Konusunda Uyumlu Eylem İçinde Oldukları
İddiası
OYSA Niğde ile YL Nevşehir’in fiyat tespiti konusunda uyumlu eylem içinde
bulundukları iddiasını ispatlamaya, analizi yapılan 1998-1999 döneminde fiyat
hareketleri genellikle uyumlu olmadığı için, yeterli delil olmadığı sonucuna
ulaşılmıştır.
I.2.9.5. OYSA Niğde ile YLOAÇ’ın Çimento Arzının Kontrolü Konusunda 4480
Uyumlu Eylem İçinde Oldukları İddiası
17.12.1996’daki bir toplantıda yapıldığı anlaşılan ve 1997 yılında, İç Anadolu
pazarında faaliyet gösteren üreticilerin kendi bölgeleri içinde ve dışında ne kadar
satış yapacaklarının tespit edildiği “1997 Yılı Üretim ve Satış Projeksiyonu
Bölgelerarası Toplantı Programı” başlıklı belgede şu ifadeler yer almaktadır:
“B) İÇ ANADOLU BÖLGESİ
Satış
Fabrika Miktarı (Ton)
SET ANKARA 636.000
BAŞTAŞ 640.000
06-29/354-86
100
NİĞDE 480.000
KONYA 880.000
ESKİŞEHİR 710.000
AFYON 463.000
YOZGAT 345.000
SİVAS 370.000
TOPLAM 4.524.000
b) Bölge dışı fabrikaların bölge içine aşağıdaki miktarları sattıkları tespit 4490
edilmiştir.
BOLU (Ankara) 240
ÇORUM (Ankara, Çankırı) 70
GÖLTAŞ (Afyon, Akşehir, Konya) 100
TOPLAM 410
Bölge dışından gelen miktarları ve bölgedeki satış fiyatlarını fabrikalar kendi
arasında tespit edeceklerdir.”
Akçansa’da bulunan yukarıdaki içeriğe sahip anlaşmaların, 1998 yılına kadar
yapıldığının soruşturma kapsamındaki teşebbüslerin bazıları tarafından kabul 4500
edildiğine “Sektöre İlişkin Genel Bilgiler” başlığı altında değinilmişti. Nitekim Kurul da
Ege Bölgesi Çimento Kararı’nda benzer nitelikteki belgeleri anlaşma olarak kabul
etmiştir. Ancak bu belgeyi destekleyici başka bir delil bulunamamıştır. Bu bakımdan
ilgili belgenin, OYSA Niğde ile YLOAÇ arasındaki arz kontrolü iddiasını ispatlamak
bakımından yeterli olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
I.2.9.6. OYSA Niğde’nin Niğde Pazarında Aşırı Fiyat Uygulayarak Hakim
Durumunu Kötüye Kullanması İddiası
Hakim durumun kötüye kullanılmasına ilişkin davalarda, önce ilgili pazarın çizildiği, 4510
sonra çizilen pazarda hakim durumdaki bir teşebbüsün varlığının ortaya konulduğu
ve son olarak da, bu teşebbüsün, hakim durumunu kötüye kullanıp kullanmadığının
tespit edildiği bilinmektedir. Bu sıra çerçevesinde, ilgili ürün pazarı, çimento; ilgili
coğrafi pazar ise, Niğde’dir.
Gerek pazarın tanımlanmasında gerekse de tanımlanan pazarda OYSA Niğde’nin
hakim durumda olduğunun düşünülmesinde etkili olan belgeler soruşturma
kapsamındaki teşebbüslerin Kurumumuza gönderdiği satış miktarı verileri ve fiyat
listeleridir. Gerçekten de, analiz konusu 1998-1999 döneminde, bu bölgeye satış,
Niğde il merkezine yapıldığı açık olmamakla birlikte yalnızca Konya Çimento 4520
tarafından yapılmıştır. Aşağıda bu 2 teşebbüsün Niğde pazarına 1998 ve 1999 yılları
itibarıyla satış rakamları ve pazar payları yer almaktadır:
1998 1999
OYSA Niğde 169.683 (%78) 130.491 (%74)
Konya Çimento 47.414 (%22) 46.169 (%26)
06-29/354-86
101
Son olarak, OYSA Niğde’nin hakim durumda olduğu düşünülen Niğde pazarında,
“aşırı fiyat” uygulamak suretiyle bu konumunu kötüye kullanıp kullanmadığı
sorusunun cevaplanması gereklidir. Yapılan incelemeler neticesinde, OYSA
Niğde’nin hakim durumu ve sektörde uygulanan fiyat sistemine bağlı olarak, en
yüksek fiyatla satış yaptığı dolayısıyla en büyük kar marjına sahip olduğu bölgenin
Niğde pazarı olduğu tespit edilmiştir. 4530
Ancak yukarıdaki belge ve analizlere rağmen, Kurul, herhangi bir doğal ya da hukuki
tekelin bulunmadığı çimento pazarında, OYSA Niğde’nin hakim durumda olduğu
Niğde pazarında diğer bölgelere oranla daha yüksek fiyat uygulamasının, hakim
durumun kötüye kullanılması şeklinde değerlendirilemeyeceği sonucuna ulaşmıştır.
I.2.9.7. OYSA Niğde’nin, Bayilerinin Bölgeler Arası Ticaretini Engellemesi
İddiası
I.2.9.7.1. Delil ve Tespitler 4540
1. OYSA Niğde’nin, Gökhanlar Ltd.Şti. ile 1.3.2000’de imzaladığı Tek Elden
(Çimento) Dağıtım Anlaşması’nın 4. maddesinde, yeniden satıcının faaliyet bölgesi,
“Ermenek” olarak belirlenmiştir. Sözleşmenin, “Malların Teslim Şekli” başlıklı 9.
maddesinde, “yeniden satıcının, kendi bölgesinde yeniden satmak amacıyla şirketten
satın alacağı malları, fabrikada ya da şantiyede teslim olmak üzere iki şekilde teslim
alabileceği; şantiyede teslimin, yeniden satıcının kendi faaliyet bölgesinde bildireceği
adrese nakliye bedeli şirkete ait olmak üzere kamyon üzerinde ve/veya vagonla
teslim alınacağı bildirilen DDY istasyonunda teslim şeklini ifade ettiği” düzenlemesi
yapılmıştır. 4550
2. OYSA Niğde’nin, İtimat Ticaret ile 1.3.2000’de imzaladığı Tek Elden (Çimento)
Satınalma Anlaşması’nın “Miktar Ve Süre” başlıklı 3. maddesinde, “Sözleşmenin
konusunu teşkil eden mal miktarı yeniden satıcının talep edeceği ve şirketin ... yılı
içerisinde, imkanlarınca teslim edebileceği miktar kadardır. Ancak, her yıl sonunda
aksi bir talep olmadıkça veya tarafların mutabakatı halinde sözleşme uzatılır ve
aynen geçerli olur” düzenlemesi yapılmıştır.
3. OYSA Niğde Genel Müdürü Adil EROL, “…Satışlarımızın (99 yılında) 70.000
tonu demiryoluyla yaptık. Demiryolu güzergahı Ereğli, Karaman, Konya ve Kayseri, 4560
Sivas etekleri, Kırıkkale ve Ankara şeklinde gider. Demiryoluyla nakliye, karayoluna
göre daha ucuz. Demiryoluyla satışta, mal nereye gidecekse ordan başka bir yerde
boşaltılmaz...” şeklinde bir ifadede bulunmuştur.
4. OYSA Niğde bayisi (…………...), yapılan görüşmede, “OYSA Niğde Çimento
San.Tic.A.Ş.’nin bayisi olduğunu, bayilik sözleşmesi yaptıklarını ancak sözleşmenin
içeriğinin ne olduğu konusunda bilgilerinin olmadığını, hatta sözleşmelerinin
yanlarında olmadığını” ifade etmiştir.
06-29/354-86
102
5. OYSA Niğde eski bayisi (…………...), “1999 yılında OYSA Niğde Çimento 4570
bayiliğini bıraktım. Bayiliğim sırasında bölgem Ereğli idi. Bölgenin dışına mal satışı
yasaktı. Cezası sözleşmede belirtilir. Ama sözleşme bize verilmez, orada kalır. Biz
gideriz, önümüze ne konursa imzalarız. Bölgeler arası satışı engellemek için çimento
torbalarının rengi değiştirilir...Yanlış hatırlamıyorsam 1998 yılında Antalya'da bir
toplantı yapıldı. ‘Rekabet uzmanları gelirse sakın bundan bahsetmeyin’
denildi...Konya da Niğde de (A.Ş.) farklı bölgelere satış yapılırsa, o bölgenin fiyatını
uygulayarak ceza uyguluyor (malın dağıtıldığı bölgenin fiyatları). Eğer bölge ayrımı
yapılmazsa; herkese aynı fiyat uygulanırsa bu bayiler için daha iyi olur. Daha sağlıklı
bir sistem olur. Bölge dışına satışın güvenle ilgisi yok. Peşin para getiren herkese
mal satılır. O yüzden güvenseniz de güvenmeseniz de bölge dışından gelen şahsa 4580
mal satılır; peşin para veriyorsa…1998 yılında Antalya’da yapılan toplantıda OYSA
Niğde Genel Müd.Yrd.Şefik Bey; ‘Rekabet Kurulu kuruldu, dikkatli olun’ dedi”
şeklinde bir ifadede bulunmuştur.
6. OYSA Niğde bayisi (…………...), “Ben Karaman’da satış yapıyorum. Karaman
dışına satış yapmam fabrikayla (OYSA Niğde) yaptığımız bayilik anlaşmasına aykırı
olur. Fabrika bize bayiliği verirken Karaman’da satış yapacaksın dedi, dışarıya satış
yapmıyoruz bu yüzden. Yaptığımız bayilik anlaşmasını fabrikada parafladık, orda
kaldı; bende bir örneği yok…Karaman’da OYSA Niğde çimentonun mavi torbası
satılıyor. Siyah torba Niğde merkezde, Aksaray, Konya’da kırmızı torba 4590
satılıyor…1998 yılı sonlarında Antalya’da Oysa’nın yaptığı toplantıda bize Rekabet
Kurumu’ndan bahsetmişlerdi. Bizim isteğimiz tüm bayilere aynı fiyattan satılsın”
şeklinde bir ifadede bulunmuştur.
7. OYSA Niğde’nin savunmasında, “…Bölgelerarası ticaret ancak belli boyutlarda
olabilmektedir. Bunun en önemli nedeni ise bazı bölgelerdeki aşırı üretim fazlasının
kısmen eritilmesi ve en önemlisi herhangi bir bölgeye başka amaçla zaten giden
ulaşım araçlarının daha ekonomik kullanım için bir nevi pasif satış şeklindeki
tamamlayıcı ticarettir. Örneğin ticaretin yoğun olduğu bölgelerden gelen ya da bu
bölgelere giden taşımacılar ulaşım maliyetini düşürmek için bu bölgelere çimento 4600
götürebilmektedir…” denilmektedir.
8. OYSA Niğde Genel Müdür Yardımcısı Şefik ÖĞRETEN ve Satış Şefi Adnan
YILMAZ, “...bölgemizdeki çimento bayileri aynı zamanda diğer inşaat malzemelerinin
de satıcılarıdır. Kamyon sahibi olan bu satıcılar nakliyecilik hizmeti de yapmaktadır.
Söz konusu satıcılar çimentoyu götürdükleri yerden sebze, buğday, briket gibi
ürünleri kamyonlarına doldurup çift yönlü nakliye avantajına sahip olmaktadır. Bu da
torbalı çimentonun daha uzak bölgelere satılabilmesini sağlamaktadır” şeklinde bir
ifadede bulunmuştur.
4610
Belgelerin ardından, OYSA Niğde’nin satış sisteminin değerlendirilmesine geçilebilir:
OYSA Niğde’nin, Tek Elden (Çimento) Dağıtım Anlaşmalarında yer alan 9’uncu
madde ile, 2002/2 sayılı Tebliğ’de izin verilenin ötesine gidilmiş; satıcıların, anlaşma
bölgesi dışında, aktif olarak müşteri aramadan bulabileceği alıcıların “şantiyesinde
06-29/354-86
103
teslim” satış yapabilmesi, zorlaştırılmış hatta engellenmiştir. Kaldı ki, aşağıda
değinilecek uygulamalar da, 2002/2 sayılı Tebliğ’in izin verdiğinin ötesinde
sınırlamalar getirmektedir.
Tek Elden (Çimento) Satınalma Anlaşmalarında yer alan 3. madde ise, anlaşmayı 4620
2002/2 sayılı Tebliğ’in kapsamı dışına çıkarmaktadır. 2002/2 sayılı Tebliğ’in 5.
maddesinin “a” bendine göre, tek elden satın alma anlaşmasının “belirsiz bir süre için
veya beş yıldan daha uzun bir süre için yapılması” halinde, muafiyet hükümleri
uygulanamayacaktır.
Konu 2002/2 sayılı Tebliğ’in açıklanmasına dair klavuzda da şöyle açıklanmaktadır:
“34) Alıcıya getirilen rekabet etmeme yükümlülüğünün süresi büyük önem
taşımaktadır. Süresi beş yıldan uzun olan rekabet etmeme yükümlülüğünün grup
muafiyetinden yararlanması 38 inci paragrafta belirtilen istisnalar dışında mümkün
değildir. Şayet alıcıya getirilen rekabet etmeme yükümlülüğünün süresi belirsiz ise 4630
yine grup muafiyeti uygulanamayacaktır. Beş yıllık süreyi aşacak şekilde zımnen
yenilenebilen rekabet etmeme yükümlülükleri de grup muafiyeti kapsamında değildir.
...”
Bu açıklamalar çerçevesinde, yıl bölümü boş bırakılan ve her yıl sonunda aksi bir
talep olmadıkça uzayıp, aynen geçerli olacağı belirtilen yukarıdaki anlaşmanın
2002/2 sayılı Tebliğe aykırı olduğu söylenebilir. Burada, çelişki yaratan husus,
“...veya tarafların mutabakatı halinde...” bölümüdür. Ancak, kanaatimizce, bu ek
ifade, sözleşmeyi belirsiz bir süre için yapılmış olmaktan çıkarmamaktadır.
4640
OYSA Niğde’nin dikey kısıtlamalarının asıl olarak, bayilik anlaşmalarında yer
almayan yöntemlerle uygulamada şekillendiği düşünülmektedir. OYSA Niğde,
herşeyden önce, imzalanan sözleşmelerin birer nüshasını bayilerine vermeyerek
onların haklarını bilmelerini engellemekte; ardından da, bayileri bölgeleri dışına satış
yapmamaları konusunda uyarmaktadır. Bu kuralın kontrolü, farklı ambalaj
uygulaması ile yapılmakta; malın alınan bölgeden farklı bir yere gitmesi halinde, ilgili
satıcı tespit edilebilmektedir. Böylece, çimentonun alınan bölge dışına götürülmesinin
önüne geçilmektedir ancak buna rağmen çıkış olursa, malın götürüldüğü bölgenin
fiyatları üzerinden, bayiye fatura kesilmektedir. OYSA Niğde bu satış sistemine ilişkin
olarak Kurula bilgi verilmemesi hususunda da bayilerini uyarmıştır. Başka bir deyişle, 4650
OYSA Niğde, bir bölge fiyatıyla alınan malın mutlaka o bölgede satılmasını istemekte
(kural); bunun denetimi için başta farklı ambalaj olmak üzere çeşitli kontrol vasıtaları
kullanmakta (denetim); bunlara rağmen malın alındığı bölge dışına satılması halinde
de, satılan bölgenin alış fiyatından fatura keserek ceza uygulamaktadır (yaptırım).
Mevcut sistemde, alıcılar üzerine, aktif-pasif satış ayrımı gözetmeksizin malın
yalnızca satın alındığı bölgede satılması yükümlülüğünün getirilmesi, 2002/2 sayılı
Tebliğ’in izin verdiğinin ötesinde bir sınırlamadır ve önemli bir rekabet ihlali teşkil
etmektedir.
06-29/354-86
104
Konuya ilişkin nihai değerlendirmenin ise, aşağıdaki analizlerden sonra yapılması 4660
doğru olacaktır. OYSA Niğde’nin satış sisteminin şu üç amacı gerçekleştirdiği
kanaatine varılmıştır:
OYSA Niğde’nin, hakim durumu ve sektörde uygulanan fiyat sistemine bağlı olarak
en yüksek fiyatla satış yaptığı dolayısıyla en büyük kar marjına sahip olduğu bölge
Niğde pazarıdır. Mevcut dikey kısıtlamalar, OYSA Niğde’nin pazar gücünün olduğu
piyasa ile bu gücün azaldığı ya da olmadığı piyasalar arasında fiyat farklılaştırması
yapabilmesine imkan sağlamaktadır. Bu durum iktisadi etkinlikten uzaklaşılmasına
yol açmaktadır.
4670
Keza, rakip teşebbüslerle pazar paylaşımı için yapılan anlaşmanın uygulanabilmesi
de, farklı bölgelerden ürün gelmemesine bağlıdır. Bu nedenle de, paralel ticaretin
engellenmesi büyük önem taşımaktadır. Nitekim, demiryoluyla satış yapılmasına yani
malın yolda boşaltılması imkanı olmamasına rağmen, Karaman bölgesi bayisine
“bölgenin dışına satış yapmayacaksın” denilmesi ve kontrol için farklı ambalaj
uygulamasının yapılması bunun açık bir örneğidir.
Üçüncü amaç ise, yukarıda açıklandığı üzere, bayiler vasıtasıyla sektöre gelebilecek
rekabetin engellenmesidir. Yukarıda değinilen savunma ve Genel Müdür Yardımcısı
Şefik ÖĞRETEN ile Satış Şefi Adnan YILMAZ’ın ifadeleri, eski bayi (…………...)’un 4680
“Bölge dışına satışın güvenle ilgisi yok. Peşin para getiren herkese mal satılır. O
yüzden güvenseniz de güvenmeseniz de bölge dışından gelen şahsa mal satılır;
peşin para veriyorsa” şeklindeki beyanı ile birleştirildiğinde, OYSA Niğde’nin dikey
kısıtlamalarının, ulaşım maliyetini düşürmek için bölgeler arasında
gerçekleştirilebilecek ve böylece sektöre rekabetçi etkiler getirebilecek çimento
ticaretini engellemek amacına yöneldiği söylenebilir.
Bu noktada değinilmesi gereken, üçüncü amaçla da ilişkili bir husus, OYSA Niğde’nin
rakip fabrika merkezlerine girebilme olanağına rağmen bunu kullanmamasıdır. Bu
durum, “OYSA Niğde’nin satış sisteminin, sektöre getirdiği rekabetçi etkiler 4690
dolayısıyla hoşgörülebileceği” şeklinde bir değerlendirme yapılmasına engeldir.
I.2.9.7.2. Savunmalar ve Bu Savunmalara İlişkin Değerlendirmeler
OYSA Niğde’nin, yukarıda yer verilen tespitlere ilişkin olarak yaptığı savunmalar,
"I.2.5. Çimento Sektöründe Dikey Kısıtlamalar” başlığı altında değerlendirilmiştir.
Bu belge ve analizler çerçevesinde, OYSA Niğde’nin bayilik anlaşmalarının ve
uygulamalarının, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinde yasaklanan bayilerin bölgeler
arası ticaretini engelleyici rekabet ihlalleri olduğu sonucuna ulaşılmıştır. 4700
06-29/354-86
105
I.2.10. Afyon Çimento Sanayii T.A.Ş.
I.2.10.1. Set Afyon, Denizli Çimento, Esçim ve Göltaş’ın Kütahya PKÇ 32,5
Torbalı Çimento Pazarında Fiyat Tespiti Konusunda Uyumlu Eylem
İçinde Oldukları İddiası
Bu iddiaya ilişkin olarak aşağıdaki belgeler tespit edilmiştir: 4710
1. Esçim Satış Müdürü Nafi Makaroç’un ajandasının 14-15-16.05.1999 tarihli
sayfalarında şu ifadeler yer almaktadır:
“1) Göltaş fb.çıkış 16.000 TL/Ton
60 gün vade
peşin yatırmaları halinde %18 indirim uyguluyor
Dökme: KÇ 14.600 PÇ 16.600
2) İzmir Merkez 17.000,
Taşra 15.000, 4720
Alınan Karar 30 gün vade 17.000,
İndirim + - ilave veya indirme %8
TÇ-KÇ Farkı 500.000 TL
…0 gün Dökme 30 gün Torbalının fiatında
…alamana göltaş 16.600 şantiye teslimi
Göltaş ADO’ya 28 USD klinker veriyor
1) BATI ÇİM
Necip Bey Genel Md.
Hakan Bey Genel Md.Yrd.
Cavit Bey Pazarlama Md. 4730
Seyhan Bey Pazarlama Md.Yrd.
2) ÇİMENTAŞ
Ergun Bey Genel Md.
Ali Bey Genel Koordinatör
Bahri Bey Pazarlama Md.
(0.232.4362445-4362462)
3) Göltaş
Yılmaz Kasap Genel Md.
Cahit Bey Pazarlama Md.
Nuri Bey Pazarlama Şefi 4740
4) Denizli
06-29/354-86
106
Mehmet Bey Genel Md.
İbrahim Bey Tic. Md.
5) ADO Çim.
Cem Sak Patron
Tarık Bey Tic. Md.
6) Balıkesir Çim.
Satış Md. Yalçın Bey
7) Afyon Çim.
Satış Md. Güvenç Bey 4750
8) Eskişehir Çim.
N. Makaroç
NİSAN 99 Ayı Satışları
Batı Çimento 87.000 TON
Çimentaş 97.000 TON
Göltaş 80.000 TON
Denizli 68.000 TON
Söke 66.000 TON
Eskişehir 67.000 TON”
4760
2. Set Afyon Pazarlama ve Satış Müdürü Güvenç Ceyhan’ın 1999 yılı
ajandasının 26.4.1999 tarihli sayfasında, “Fatih Bey’le görüşülecek; Nafi Bey’le
görüşülecek”; 3.5.1999 tarihli sayfasında19, “Göltaş 20’sine kadar zam yapmayacak
(Konya-Çimsa-Ado); Nafi Bey’le görüşülecek; Fatih Bey’le görüşülecek; İbrahim
Bey’le görüşülecek; Cahit Bey’le görüşülecek; Basri Bey’le görüşülecek”; 4.5.1999
tarihli sayfasında ise, “Eski fiyatlarla satışa devam edilmesi konusunda Ertan Bey’e
yazı yazılacak” ifadeleri bulunmaktadır.
Analizi yapılan 1998-1999 döneminde, Set Afyon, Denizli Çimento, Esçim ve
Göltaş’ın fiyat hareketlerinin genellikle uyumlu olmadığı tespit edilmiştir. Bu 4770
çerçevede, yukarıdaki belge ve analizlerin, Set Afyon, Denizli Çimento, Esçim ve
Göltaş’ın fiyat tespiti konusunda uyumlu eylem içinde bulundukları iddiasını
ispatlamaya yeterli olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
19 Güvenç Ceyhan’ın bilgisi dahilinde, ilgili sayfanın daksille kapatılan kısım silinmiş ve “Göltaş 20’sine kadar zam
yapmayacak (Konya-Çimsa-Ado); Nafi Bey’le görüşülecek; Fatih Bey’le görüşülecek; İbrahim Bey’le görüşülecek; Cahit
Bey’le görüşülecek; Basri Bey’le görüşülecek” şeklindeki ifade tespit edilmiştir. Güvenç Ceyhan, “İbrahim Bey’in
Kumcuoğlu Hazır Beton’dan bir yetkili; Cahit Bey’in Devlet Demir Yolları’ndan bir yetkili; Basri Bey’in naylon alınan bir
satıcı; Nafi Bey ve Fatih Bey’in ise üniversiteden arkadaşları olduğunu” beyan etmiştir. Buna karşılık, Kurul, bu
şahısların, Esçim Satış Müdürü Nafi MAKAROÇ; Bursa Çimento Satış Müdürü Fatih ARGÜDEN; Denizli Çimento Satış
Müdürü İbrahim CANKAN; Göltaş Satış Müdürü Cahit GEZGİÇ ve Konya Çimento Satış Müdürü Basri ERYİĞİT
olduğunu düşünmektedir.
06-29/354-86
107
I.2.10.2. Set Afyon ile Denizli Çimento’nun Pazar Paylaşımı Konusunda
Uyumlu Eylem İçinde Oldukları İddiası
Bu iddiaya ilişkin olarak, fiyat tespitine ilişkin bölümdeki belgeler dışında, “Çimento
Sektöründe Nakliye Maliyetleri” başlığı altında değinilen, üretim ve nakliye maliyetleri
ile birlikte mikro marketler ölçeğinde Set Afyon ve rakiplerinin değerlendirildiği 4780
çalışma bulunmuştur. Yapılan analizler, Set Afyon ile Denizli Çimento’nun 32 ABD
Doları/tona varan karlarla girebilecekleri birbirlerinin ana hinterlandlarına satışlarının
bulunmadığını göstermektedir. Ancak bu belge ve analizlerin, Set Afyon ile Denizli
Çimento’nun pazar paylaşımı konusunda uyumlu eylem içinde bulundukları iddiasını
ispatlamaya yeterli olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
I.2.10.3. Set Afyon ile Esçim’in Pazar Paylaşımı Konusunda Uyumlu Eylem
İçinde Oldukları İddiası
Bu iddiaya ilişkin olarak, fiyat tespitine ilişkin bölümdeki belgeler bulunmuştur. 4790
Yapılan analizler, Set Afyon ile Esçim’in 32 ABD Doları/tona varan karlarla
girebilecekleri birbirlerinin ana hinterlandlarına satışlarının bulunmadığını
göstermektedir. Ancak bu belge ve analizlerin, Set Afyon ile Esçim’in pazar paylaşımı
konusunda uyumlu eylem içinde bulundukları iddiasını ispatlamaya yeterli olmadığı
sonucuna ulaşılmıştır.
I.2.10.4. Set Afyon ile Göltaş’ın Pazar Paylaşımı Konusunda Uyumlu Eylem
İçinde Oldukları İddiası
Bu iddiaya ilişkin olarak, fiyat tespitine ilişkin bölümdeki belgeler dışında, “Çimento 4800
Sektöründe Nakliye Maliyetleri” başlığı altında değinilen, üretim ve nakliye maliyetleri
ile birlikte mikro marketler ölçeğinde Set Afyon ve rakiplerinin değerlendirildiği
çalışma bulunmuştur. Analizi yapılan 1998-1999 döneminde Set Afyon’un Isparta’ya
satışı bulunmamaktadır. Göltaş ise, Afyon il sınırları içine cüz’î miktarda çimento
göndermiştir20. Yapılan analizler, Set Afyon ile Göltaş’ın birbirlerinin ana
hinterlandlarına her zaman için satış yapabileceğini göstermektedir. Ancak bu belge
ve analizlerin, Set Afyon ile Göltaş’ın pazar paylaşımı konusunda uyumlu eylem
içinde bulundukları iddiasını ispatlamaya yeterli olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
I.2.10.5. Set Afyon ile Konya Çimento’nun Akşehir PKÇ 32,5 Torbalı Çimento 4810
Pazarında Fiyat Tespiti Konusunda Uyumlu Eylem İçinde Oldukları
İddiası
Set Afyon Pazarlama ve Satış Müdürü Güvenç Ceyhan’ın 1999 yılı ajandasının
3.5.1999 tarihli sayfasında21, “Göltaş 20’sine kadar zam yapmayacak (Konya-Çimsa-
Ado); Nafi Bey’le görüşülecek; Fatih Bey’le görüşülecek; İbrahim Bey’le görüşülecek;
20 Bu satışların ne kadarlık kısmının Afyon Merkez’e yapıldığı bilinmemektedir.
21 Güvenç Ceyhan’ın bilgisi dahilinde, ilgili sayfanın daksille kapatılan kısım silinmiş ve “Göltaş 20’sine kadar zam
yapmayacak (Konya-Çimsa-Ado); Nafi Bey’le görüşülecek; Fatih Bey’le görüşülecek; İbrahim Bey’le görüşülecek; Cahit
Bey’le görüşülecek; Basri Bey’le görüşülecek” şeklindeki ifade tespit edilmiştir. Güvenç Ceyhan, “İbrahim Bey’in
Kumcuoğlu Hazır Beton’dan bir yetkili; Cahit Bey’in Devlet Demir Yolları’ndan bir yetkili; Basri Bey’in naylon alınan bir
satıcı; Nafi Bey ve Fatih Bey’in ise üniversiteden arkadaşları olduğunu” beyan etmiştir. Buna karşılık, Kurul, bu
şahısların, Esçim Satış Müdürü Nafi MAKAROÇ; Bursa Çimento Satış Müdürü Fatih ARGÜDEN; Denizli Çimento Satış
Müdürü İbrahim CANKAN; Göltaş Satış Müdürü Cahit GEZGİÇ ve Konya Çimento Satış Müdürü Basri ERYİĞİT
olduğunu düşünmektedir.
06-29/354-86
108
Cahit Bey’le görüşülecek; Basri Bey’le görüşülecek”; 20.5.1999 tarihli sayfasında ise,
“Konya’ya çimento kesinlikle gönderilmeyecek. İstanbul fabrikaları cezalandırmak için
oraya çimento gönderilmek isteniyor. (anlaşılamayan bir cümle). Kesinlikle olmaz”
ifadeleri bulunmaktadır. Ancak analizi yapılan 1998-1999 döneminde Konya Çimento 4820
ile Set Afyon’un fiyat hareketlerinin genellikle uyumlu olmadığı tespit edilmiştir. Bu
çerçevede, yukarıdaki belge ve analizlerin, Konya Çimento ile Set Afyon’un fiyat
tespiti konusunda uyumlu eylem içinde bulundukları iddiasını ispatlamaya yeterli
olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
I.2.10.6. Set Afyon ile Konya Çimento’nun Pazar Paylaşımı Konusunda Uyumlu
Eylem İçinde Oldukları İddiasına İlişkin Delil ve Tespitler
Bu iddiaya ilişkin olarak, Güvenç Ceyhan’ın 1999 yılı ajandasında yer alan yukarıdaki
notlar dışında, “Çimento Sektöründe Nakliye Maliyetleri” başlığı altında değinilen, 4830
üretim ve nakliye maliyetleri ile birlikte mikro marketler ölçeğinde Set Afyon ve
rakiplerinin değerlendirildiği çalışma bulunmuştur. Yapılan analizler, Konya Çimento
ile Set Afyon’un 36 ABD Doları/tona varan karlarla girebilecekleri birbirlerinin ana
hinterlandlarına satışlarının bulunmadığını göstermektedir. Ancak bu belge ve
analizlerin, Konya Çimento ile Set Afyon’un pazar paylaşımı konusunda uyumlu
eylem içinde bulundukları iddiasını ispatlamaya yeterli olmadığı sonucuna
ulaşılmıştır.
I.2.10.7. Set Afyon ile Baştaş’ın Pazar Paylaşımı Konusunda Uyumlu Eylem
İçinde Oldukları İddiası 4840
Bu bölüme ilişkin değerlendirmeler, “I.2.7.4.” bölümde yapılmıştır.
I.2.10.8. Set Afyon’un Afyon Merkez Pazarında Aşırı Fiyat Uygulayarak Hakim
Durumunu Kötüye Kullanması İddiası
Hakim durumun kötüye kullanılmasına ilişkin davalarda, önce ilgili pazarın çizildiği,
sonra çizilen pazarda hakim durumdaki bir teşebbüsün varlığının ortaya konulduğu
ve son olarak da, bu teşebbüsün, hakim durumunu kötüye kullanıp kullanmadığının 4850
tespit edildiği bilinmektedir. Bu sıra çerçevesinde, ilgili ürün pazarı, çimento; ilgili
coğrafi pazar ise, Afyon Merkez’dir.
Gerek pazarın tanımlanmasında gerekse de tanımlanan pazarda Set Afyon’un hakim
durumda olduğunun düşünülmesinde etkili olan belgeler şunlardır:
1. Set Afyon Pazarlama ve Satış 3 Yıllık Plan Sunumu-Kuvvetli ve Zayıf Yönler
Analizi çalışmasında, “Set Afyon 1998 Hinterlandı” başlıklı bir harita yer almaktadır.
Bu haritada, Afyon ili üçe bölünmüştür. Afyon-Merkez, Çobanlar, İhsaniye, İscehisar,
Sincanlı ve Şuhut’u kapsayan birinci bölgede, fabrikanın pazar payı, 1997’de, 4860
150.000 ton satışla %85 ve 1998’de, 147.500 ton ile %96 olarak gösterilmiştir.
Belgede, haritanın ardından, “Afyon Fabrikası’nın Kuvvetli ve Zayıf Yönleri Analizi”
yapılmıştır. “Pazar ve Çevre” başlığı altında, fabrikanın kuvvetli yönlerinin, “merkez
pazar hakimiyeti, fiyatların yükselmesi ve merkez piyasada, pazar payının artması”
olduğu söylenmektedir. “Fiyatlar” başlığı altında, zayıf yönlerden birinin, “bazı yerel
06-29/354-86
109
gazetelerde fiyatlarımızın rakiplerimizden yüksek olduğunun yazılması,
müşterilerimizi diğer markalara yöneltmektedir” olarak belirtilmesi dikkat çekicidir. Bu
başlık altında, kuvvetli noktalar, “Afyon’da pazar hakimiyetini büyük ölçüde elimize
geçirdik; risklerin tamamen kontrol altına alınması, bayilere karşı olan yaptırım
gücümüzü artırmıştır” olarak belirtilmiştir. “Tehditler ve Fırsatlar Analizi” başlığı 4870
altında, “Tehditler” arasında, “yüksek fiyatlı ve kısa vadeli satışların yapıldığı
pazarımız rakipler için çekicidir” ifadesinin yer alması dikkat çekicidir.
2. Bu noktada, “Fiyatlar” başlığı altında zayıf yön olarak belirtilen, “bazı yerel
gazetelerde fiyatlarımızın rakiplerimizden yüksek olduğunun yazılması,
müşterilerimizi diğer markalara yöneltmektedir” ifadesinin neden kullanıldığını
açıklamak için, aşağıdaki gazete haberlerine yer verilmelidir:
1) Afyon Odak Gazetesi’nde, 30.6.1998’de, Avukat Mehmet ÇELİKÖRS’ün “Tek-Set”
başlıklı ve Set Afyon’u fiyat uygulamalarından dolayı eleştiren yazısının ardından; 4880
aynı gazetede 1.7.1998’de çıkan “Rekabete İzin Yok” başlıklı haberde, “Set Çimento
Afyon’da rekabetin olmadığını kabul ettiler. Uşak ve diğer vilayetlerdeki düşük fiyatlı
satışların, o illerdeki bayiler arasında rekabetten kaynaklandığını belirterek Afyonda
fiyatları düşürme gibi bir politikalarının olmadığını, ancak 10 milyon ABD doları
tutarında yeni yatırım yapacaklarını söylediler...” denilmektedir.
2) Afyon Kocatepe Gazetesi’nde, Şükrü KÜÇÜKKURT’un “Cevap Bekleyen Sorular”
başlıklı ve 20.7.1998 tarihli yazısında, “Bu yazımız üzerine, beni arayan çok sayıda
hemşehrimiz olayın doğru olduğunu, yazımız üzerine çimento fiyatlarının bir miktar
düşürüldüğünü söylediler ve bu konuda daha duyarlı davranılması gerektiğini 4890
söylediler. Cuma günü 800 bin liradan sattıkları bir torba çimentoyu, Cumartesi günü
750 bin liradan satan Afyon SET Çimento Fabrikası’nın bu fiyat indirimini yeterli
görmeyen hemşehrilerimiz; “…Afyon SET Çimento Fabrikası’nda üretilen çimento
Uşak’ta ve Kütahya’da 700.000 liraya nasıl satılıyor?” diye soruyorlar…Şehrimize
dışarıdan çimento getirerek, sizden daha ucuza çimento satan hemşehrilerimizin,
çimento aldıkları fabrikalara telefon ederek çimento getiren bu hemşehrilerimizi
kötüleyerek çimento vermemeleri için baskı yaptığınız doğrumudur? İzmir, Söke ve
Nuh Çimento Fabrikalarına telefon ederek, Afyon’dan çimento talebinde bulunanlara
çimento vermeyin dediğinizi iddia eden hemşehrilerimizin dedikleri doğruysa eğer,
bunu hangi ticari ahlakla bağdaştırabilirsiniz?” ifadeleri yer almaktadır. 4900
3. Set Afyon-December 1999 başlıklı belgede, Afyon ili üçe bölünmüştür. Afyon-
Merkez, Çobanlar, İhsaniye, İscehisar, Sincanlı ve Şuhut’u kapsayan birinci bölgede,
fabrikanın pazar payı, 1999’da, 200.000 ton satışla %94 olarak gösterilmiştir. Aynı
belgede, KÇ 32,5 torbalı-dökme; PKÇ/A-32,5 torbalı-dökme ve PÇ 42,5 dökme
çimentonun, 1999 yılı itibarıyla, iç ve dış pazarlar (Uşak, Kütahya, Akşehir, Kula,
Selendi, İstanbul ve Ankara ‘dış pazar’ olarak gösterilmiştir) için ayrı ayrı olmak
üzere, “satış miktarı, birim değişken maliyet, birim satış fiyatı, vade, reel fiyat ve reel
kar” gibi verileri de verilmiştir:
4910
06-29/354-86
110
ÜRÜN PAZAR
SATIŞ
MİKTARI
(ton)
BİRİM
DEĞİŞKEN
MALİYET
BİRİM SATIŞ
FİYATI ($/T)
$/TON
FARKI
NORMAL
ÖDEME
VADESİ
NAKİT
ÖDEME
DEĞERİ
REEL
FARK
KÇ 32,5
TORBALI
İÇ
DIŞ
7.827
23.216
(…..)
(…..)
35,14
36,75
(…..)
(…..)
17
27
34,06
35,03
(…..)
(…..)
KÇ 32,5
DÖKME
İÇ
DIŞ
1.194
1.275
(…..)
(…..)
38,97
34,44
(…..)
(…..)
35
51
36,61
31,42
(…..)
(…..)
PKÇ/A-32,5
TORBALI
İÇ
DIŞ
160.093
105.870
(…..)
(…..)
34,90
34,64
(…..)
(…..)
6
20
34,53
33,40
(…..)
(…..)
PKÇ/A-32,5
DÖKME
İÇ
DIŞ
12.294
16.514
(…..)
(…..)
38,53
36,51
(…..)
(…..)
32
45
36,36
33,68
(…..)
(…..)
PÇ 42,5
DÖKME
İÇ
DIŞ
92.098
21.698
(…..)
(…..)
42,62
33,71
(…..)
(…..)
17
54
41,32
30,61
(…..)
(…..)
ORTALAMA 442.078 (…..)
36,67 (…..)
18 35,51 (…..)
4. Set Afyon-March 2000 adlı belgede de Afyon ili üçe bölünmüştür. Afyon-
Merkez, Çobanlar, İhsaniye, İscehisar, Sincanlı ve Şuhut’u kapsayan birinci bölgede,
fabrikanın pazar payı, 2000 Mart ayı itibarıyla, 7600 ton satışla %96 olarak
gösterilmiştir. Aynı belgede, yukarıda değinilen tablonun Mart 2000 itibarıyla yani üç
aylık verilerle hazırlanmış olanı da yer almaktadır. Bunda da, iç ve dış pazar ayrımı
yapılmış; Uşak, Kütahya, Akşehir, Kula, Selendi, İstanbul ve Ankara’nın dış pazar
olduğu belirtilmiştir: 4920
ÜRÜN PAZAR
SATIŞ
MİKTARI
(ton)
BİRİM
DEĞİŞKEN
MALİYET
BİRİM SATIŞ
FİYATI ($/T)
$/TON
FARKI
NORMAL
ÖDEME
VADESİ
NAKİT
ÖDEME
DEĞERİ
REEL
FARK
PKÇ/A-32,5
TORBALI
İÇ
DIŞ
9.226
8.281
(…..)
(…..)
36,02
34,89
(…..)
(…..)
7
17
35,60
33,94
(…..)
(…..)
PKÇ/A-32,5
DÖKME
İÇ
DIŞ
217
216
(…..)
(…..)
38,78
38,37
(…..)
(…..)
0
45
38,78
35,66
(…..)
(…..)
PÇ 42,5
DÖKME
İÇ
DIŞ
3.845
2.989
(…..)
(…..)
45,79
40,77
(…..)
(…..)
12
52
44,91
37,47
(…..)
(…..)
ORTALAMA 24.773 (…..)
37,78 (…..)
17 36,76 (…..)
5. Set Afyon’dan, Set Group’a gönderilen bir yazıda, “Göltaş Fabrikası’nın
bölgemiz için stratejik bir nokta olan ÇAY bölgesinde Hazır Beton kurma
çalışmalarıyla ilgili fizibilite çalışmaları tamamlanmış olmalı ki, 01.10.1998 günü yer
tahsisiyle ilgili olarak Belediye’ye başvurmuşlardır...Afyon bölgesinde, beton
fiyatlarının Antalya yöresine göre %40 daha fazla fiyat ve kendilerinin 90 günlük
vadeleri yerine 30 gün vade olduğunu göreceklerdir...” ifadeleri yer almaktadır.
6. Set Ankara’nın savunmasında, “10.03.2000 tarihli doküman: Daha önceki 4930
açıklamalarımızda olduğu gibi, fabrikamıza yakın çevrelerden biri olan Beypazarı
bölgesine harita üzerinden bakıldığında, uzmanların da vurguladığı gibi, bölgede üç
fabrikanın satış yapması normaldir. Fakat ilgili fabrikaların bölgeye karayolu ulaşım
imkanları incelendiğinde, en uygun fiziki şartlara fabrikamızın sahip olduğu tespit
edilecektir. Beypazarı’nın Eskişehir’e işlek bir bağlantılı yolu mevcut değildir. Benzeri
durum Bolu çimento fabrikası içinde geçerlidir. Ayrıca, hakim durumda olmamıza
rağmen adı geçen bölge için fabrikamızca, yoğun rekabetin yaşandığı Kızılcahamam,
06-29/354-86
111
Gölbaşı, Çubuk gibi bölgelere uygulanan birim fiyat aynen uygulanmıştır…”
denilmektedir. Set Ankara’nın hakim durumda olduğunu, gerek yerinde incelemede
alınan belgede gerekse de savunmasında kabul ettiği Beypazarı bölgesindeki pazar 4940
payı %60’dır. Set Grubun diğer bir fabrikası Set Afyon’un ise Afyon Merkez
pazarındaki pazar payı, %90’ın üzerindedir. Dolayısıyla yukarıdaki savunma, Set
Afyon’un belirtilen bölgedeki hakim durumunu ortaya koymaktadır.
Yukarıda bizzat Set Afyon tarafından ortaya konulan pazar tanımı ve hakim durum,
soruşturma kapsamındaki teşebbüslerin Kurumumuza gönderdiği satış miktarı verileri
ile de desteklenmektedir. Analiz konusu 1998-1999 döneminde, bu bölgeye satış,
Afyon il merkezine yapıldığı açık olmamakla birlikte yalnızca Göltaş tarafından
yapılmıştır.
4950
Son olarak, Set Afyon’un hakim durumda olduğu düşünülen Afyon Merkez pazarında,
“aşırı fiyat” uygulamak suretiyle bu konumunu kötüye kullanıp kullanmadığı
sorusunun cevaplanması gereklidir. Yapılan incelemeler neticesinde, Set Afyon’un
hakim durumu ve sektörde uygulanan fiyat sistemine bağlı olarak, en yüksek fiyatla
satış yaptığı dolayısıyla en büyük kar marjına sahip olduğu bölgenin Afyon Merkez
pazarı olduğu tespit edilmiştir. Bu durum, Set Afyon’un yukarıdaki belgelerinde de
ortaya konulmaktadır.
Ancak bu belge ve analizlere rağmen, Kurul, herhangi bir doğal ya da hukuki tekelin
bulunmadığı çimento pazarında, Set Afyon’un hakim durumda olduğu Afyon Merkez 4960
pazarında diğer bölgelere oranla daha yüksek fiyat uygulamasının, hakim durumun
kötüye kullanılması şeklinde değerlendirilemeyeceği sonucuna ulaşmıştır.
I.2.10.9. Set Afyon’un, Bayilerinin Bölgeler Arası Ticaretini Engellemesi İddiası
I.2.10.9.1. Delil ve Tespitler
1. Set Afyon’un, Koru Ltd.Şti. ile 1.1.1998’de imzaladığı Tek Elden Dağıtım
Anlaşması’nın “Tanımlar” başlıklı 1. maddesinde, anlaşma bölgesi belirlenmiş ve 4. 4970
maddenin “c” bendi uyarınca da dağıtıcıya, “bu bölge dışında anlaşma konusu
ürünlerle ilgili hiçbir surette müşteri aramaması, herhangi bir şube açmaması ve
dağıtım deposu kurmaması” yükümlülüğü yüklenmiştir. Sözleşmenin, “Cezai Şart”
başlıklı 10. maddesinin “a” bendinde, “Dağıtıcı bu anlaşmada yer alan ve özellikle
anlaşmanın 4’üncü maddesinde zikredilen yükümlülüklerinden herhangi birisini
kısmen veya tamamen yerine getirmediği takdirde Üreticiye ortalama olarak 17 Ton
kapasiteli bir kamyonun alabileceği kadar olan çimento torbalarının toplamının ihlal
tarihindeki cari maddi değeri üzerinden ceza ödeyecektir”; “b” bendinde ise, “Dağıtıcı,
1. Maddede belirlenen bölge için aldığı çimentoyu bölge dışına satması ve üretici
tarafından tespit edilmesi halinde, fatura değeri kadar meblağda ceza üretici 4980
tarafından müşteriye fatura edilecektir” düzenlemesi yapılmıştır.
06-29/354-86
112
2. Set Afyon, “Tek Elden Dağıtım Anlaşması” başlığına rağmen, aynı bölge
içerisinde birden fazla bayiyi görevlendirmektedir:
1) “1998 Yılı Bayi Talep ve Satış Miktarlarının Karşılaştırılması” başlıklı
belgede, bayilerin faaliyet bölgeleri şu şekilde gösterilmiştir:
BAYİ ADI-ÜNVANI BÖLGESİ
Koru Kardeşler Ltd.Şti. Afyon Merkez
Afyon Birlik Ltd.Şti. Afyon Merkez
Korular Ltd.Şti. Sandıklı-Dinar-Hocalar
Koru gida Ltd.Şti. Bolvadin-Emirdağ-Çay
Atil inş.malz. Ltd.Şti. Kütahya Bölgesi
Özkaralar Ltd.Şti. Tavşanlı Bölgesi
Üçler Ltd.Şti.22 Uşak Bölgesi
Yörükoğlu Ltd.Şti. Afyon Merkez-Akşehir
Güneller Ltd.Şti. Afyon Merkez
Hatipoğlu Ltd.Şti. Sincanlı
Sabri şemşimoğlu Afyon Merkez (İptal Edildi)
Afçim Ltd.Şti. Afyon Merkez (İptal Edildi)
Set Afyon’un, Kurul’un bilgi isteme yazısına gönderdiği cevaptan, yukarıda iptal 4990
edildiği belirtilenler dışındaki bayiliklerin devam ettiği ve ayrıca, Uşak bölgesinde
Çetin Seyrek’in; Gediz’de de Dalyanoğlu Ltd.Şti.nin faaliyet gösterdiği
anlaşılmaktadır.
2) “1998 ve 1999 Yılı Satışlarının Bölgelere Göre Dağılımı” başlıklı belgede
ise, bayilerin faaliyet bölgeleri şu şekilde gösterilmiştir:
- AFYON BÖLGESİ; Afyon Merkez-Şuhut-Sincanlı (Yukarıdaki bayilerden Koru
Kardeşler Ltd.Şti., Afyon Birlik Ltd.Şti., Yörükoğlu Ltd.Şti., Güneller Ltd.Ş
Hatipoğlu Ltd.Şti.’nin isimleri verilmiştir), 5000
- AFYON DOĞU BÖLGESİ; Bolvadin-Emirdağ-Çay-Sultandağ (Yukarıdaki
bayilerden Koru Gıda Ltd.Şti.’nin ismi verilmiştir),
- AFYON GÜNEY BÖLGESİ; Sandıklı-Dinar-Hocalar (Yukarıdaki bayilerden
Korular Ltd.Şti.’nin ismi verilmiştir),
- AFYON 2. DOĞU BÖLGESİ; Akşehir-Ilgın-Yunak (Yukarıdaki bayilerden
Yörükoğlu Ltd.Şti.’nin ismi verilmiştir),
- KÜTAHYA BÖLGESİ; Kütahya Merkez ve İlçeleri (Yukarıdaki bayilerden Afyon
Birlik Ltd.Şti., Atıl Ltd.Şti. ve Özkaralar Ltd.Şti.’nin isimleri verilmiştir),
- UŞAK BÖLGESİ; Uşak Merkez ve İlçeleri (Yukarıdaki bayilerden Üçler
Ltd.Şti.’nin ismi verilmiştir), 5010
- DİĞER BÖLGELER; Ankara-Isparta-İstanbul (Anadolu Çimento A.Ş., Set Beton
A.Ş., Nuh Çimento A.Ş. ve diğer müşterilere satış yapılmıştır).
3. Set Group’tan, Set Afyon’a, 13.8.1998’de gönderilen yazıda şu ifadeler yer
almaktadır:
22 Uşak bayisi Üçler Ltd.Şti.’nin bayiliği 1999 yılında iptal edilmiştir.
06-29/354-86
113
“Aşağıdaki konularda acil tedbir almanızı rica ediyorum.
1) Bayilik sözleşmelerinde açıkça belirtildiği gibi her bayinin satış yapacağı
bölge bellidir. Bölge dışına satış yapanlar için uygulanacak cezalar da sözleşmelerde
belirtilmiştir. Bu cezaların istisnasız uygulanması için lütfen gereğini yapınız. 5020
2) …
3) Bolvadin-Çay-Sultandağ ve Sandıklı-Dinar bölgeleri için görevlendirdiğimiz
iki bayimiz, Merkez’de kalan eski müşterilerine direkt ya da endirekt satış/pazarlama
yapamaz. Bu müşterilerle ilişkilerini kesmelidir. Hatta bu iki bayinin ofislerini görevli
oldukları bölgelere taşımaları istenmelidir.
4) Ayrıca bir bölge bayisinin başka bir bölgede satış yapabilme izni
Direktörlüğün onayına tabidir…”
4. 24.5.1999’da, Set Afyon Pazarlama ve Satış Müdürü Güvenç CEYHAN
tarafından, Set Group’a gönderilen yazıda, “1998 yılı Şubat ayından itibaren, 5030
bayilerimizin satış yapacakları bölgeler belirlenmiştir. Bayilerimizle yapılan Tek Elden
Dağıtım Anlaşması’nın 2. Maddesinde de açıkça belirtildiği gibi, bayinin kendisine
tanımlanan bölge dışında müşteri aramamak kayıt ve şartıyla satış yapabilir. Ayrıca
aynı durum sözleşmenin 4. Maddesinin c bendinde de belirtilmiştir. Yukarıda belirtilen
duruma uymayan bayilerimizden, Üçler Ltd.Şti, Korular Ltd.Şti. ve Koru Gıda
Ltd.Şti’ne, Tek Elden Dağıtım Anlaşması’nın 10. Maddesinde belirtilen 17 ton
çimento bedeli olan KDV dahil 342.125.000 TL’nin ceza olarak tahsil edilmesi
hususunu olurlarınıza arz ederiz” denilmektedir. Nitekim, alınan “olur” çerçevesinde,
26.5.1999’da, Korular Ltd.Şti., Koru Gıda Ltd.Şti. ve Üçler Ltd.Şti.’ne, “tazminat ve
ceza geliri” olarak kaydedilmek üzere, ayrı ayrı 342.125.000 TL ceza uygulanmıştır. 5040
Durum ilgili bayilere, 27.5.1999’da bildirilmiş ve “iyi ilişkilerin devamı için sözleşme
şartlarına uyulması” istenmiştir.
5. Bir başka ceza uygulaması, 7.6.1999’da gerçekleşmiştir. Koru Ltd.Şti.,
7.6.1999’da, Set Afyon’a gönderdiği yazıda, Yörükoğlu Şirketi’ne ait 03 EH 935
plakalı arabanın, bölgesi Sultandağ’daki Aydoğmuş Ticaret’e, 5.6.1999’da, çimento
indirdiğini belirterek; fabrikadan kendisinden daha ucuza aldığı çimentoyu bölgesine
düşük fiyatla pazarladığı için bölge ihlali olduğunu ve gereğinin yapılmasını istemiştir.
Bu şikayet üzerine, Güvenç Ceyhan, 7.6.1999’da, “Bölge Uygulaması Hakkında”
başlıklı bir yazı ile, Yörükoğlu Ltd.Şti.’nden Tek Elden Dağıtım Sözleşmesi’nin cezai 5050
şartlar maddesinde belirtilen 17 ton çimento bedeli olan KDV dahil 342.125.000
TL’nin tahsil edilebilmesi için “olur” istemiştir. Set Group Pazarlama ve Satış
Koordinatörü Can Taze’nin gönderdiği cevaptaki, “Telefonda daha önce bazı diğer
bayilere de ceza uygulandığını belirtmiştiniz. Tutarlı davranışınızı sürdürmeniz
gerekir. Uygundur” ifadesi üzerine, Yörükoğlu İnş.Malz.Ltd.Şti.’ne “tazminat ve ceza
geliri” olarak kaydedilmek üzere 342.125.000 TL ceza uygulanmıştır. Yörükoğlu
Ltd.Ş fatura ile birlikte gönderilen yazıda “Fabrikamızla yapmış olduğunuz Tek
Elden Dağıtım Anlaşması’nın 2. Maddesinde açıkça belirtildiği gibi, bayi kendisine
tanımlanan bölge dışında müşteri aramamak kayıt ve şartıyla satış yapabilir
denmektedir. Ayrıca aynı durum sözleşmenin 4. Maddesinin c bendinde de 5060
belirtilmiştir. 05.06.1999 tarihinde şirketinize ait 03 EH 935 plakalı vasıta Akşehir
bölgesi için almış olduğu çimentoyu Sultandağ ilçesindeki Aydoğmuş Ticaret’e
boşalttığı tespit edilmiştir. Bu durum sözleşmenin yukarıda belirtilen maddelerine
06-29/354-86
114
uymadığından, aynı sözleşmenin 10. maddenin a bendi tarafınıza uygulanmış ve
ceza faturanız ekte sunulmuştur. Aramızdaki iyi ilişkilerin devamı bakımından,
sözleşme şartlarına uyulmasını önemle rica eder, bilvesile hayırlı işler dileriz”
denilmektedir. Yörükoğlu Ltd.Şti.’nden, Set Afyon’a, 10.6.1999’da gönderilen itiraz
yazısındaki, “İlgi yazınızda belirtilen Tek Elden Dağıtım Anlaşması bugüne kadar
tarafımıza intikal ettirilmemiştir. Anlaşmanın 2. maddesinde belirtilen ‘bayi kendisine
tanımlanan bölge dışında müşteri aramamak kayıt ve şartıyla satış yapabilir’ 5070
ibaresine firmamız bugüne kadar kesinlikle uymuştur. 05.06.1999 tarihinde
şirketimize ait 03 EH 935 plakalı vasıta Akşehir Şubemize çimento götürmüştür.
Yazıda söz konusu edilen Aydoğmuş Ticaret de Akşehir’deki şubemizden çimento
satın almıştır. Bu çimentonun bir kısmını Akşehir’e yakın köylerden birine indirmiş, bir
kısmını da deposuna götürdüğü tarafımızdan da tespit edilmiştir...Yukarıda
belirttiğimiz nedenlerle fabrika tarafından kesilen ceza faturasını kabul etmemiz
mümkün değildir” ifadeleri dikkat çekicidir. Yerinde incelemede, bu itiraza verilen
cevaba dair bir belgeye rastlanmamıştır.
6. Güvenç CEYHAN’ın, “…Bölgede bayimizin aktif olarak çalışabilmesi 5080
bakımından uygulamakta olduğumuz 14.000.000 TL/TON+KDV PKÇ/A-32,5 torbalı
çimento fiyatımızın vadesi aynı kalmak suretiyle 22.06.1999 tarihinden itibaren
13.000.000 TL/Ton+KDV olarak uygulanması tarafımızca uygun görülmektedir.
Konuyu görüş ve olurlarınıza arz ederiz” şeklindeki yazısına, Can TAZE tarafından,
22.6.1999’da verilen cevaptaki şu ifade ilginçtir; “Sn. G. CEYHAN. Çimentonun diğer
bölgelere gitmemesi için hassas ve kontrollü olalım lütfen. Uygundur.”
7. Raportörler tarafından yöneltilen “Farklı ambalaj uygulamanız bulunmakta
mıdır? Bir bölge fiyatı ile satışını yaptığınız çimentonun başka bir bölgeye gidip
gitmediğinin tespitini nasıl yapıyorsunuz?” sorusuna, Fabrika Direktörü Nuri 5090
YEŞİLYURT ve Pazarlama ve Satış Müdürü Güvenç CEYHAN, “Evet farklı ambalaj
uygulamamız bulunmaktadır. Afyon merkez için kırmızı torba, diğer bölgeler için mavi
torba kullanıyoruz. Bir bölge fiyatlı malın başka bir bölgeye gittiğinin tespiti
bayilerimizce yapılmaktadır. Bölgesi dışında çimento satan bayilere geçmiş
dönemlerde birkaç kez ceza uyguladığımız olmuştur. Ancak son dönemde bu tür
uygulamalarda bulunan bayimizi sadece ikaz ediyoruz” cevabını vermiştir.
Belgelerin ardından, Set Afyon’un satış sisteminin değerlendirilmesine geçilebilir:
Set Afyon, bir bölge fiyatıyla alınan malın mutlaka o bölgede satılmasını istemekte 5100
(kural); bunun denetimi için başta farklı ambalaj olmak üzere çeşitli kontrol vasıtaları
kullanmakta (denetim); bunlara rağmen malın alındığı bölge dışına satılması halinde
de, “Tek Elden Dağıtım” başlıklı anlaşmanın 10. maddesi çerçevesinde para cezası
uygulamaktadır (yaptırım). Set Afyon’un satış sisteminin, aynı bölge içerisinde birden
fazla bayi görevlendirildiğinden 2002/2 sayılı Tebliğ’den yararlanması mümkün
değildir. Kaldı ki, mevcut sistemde, alıcılar üzerine, aktif-pasif satış ayrımı
gözetmeksizin malın yalnızca satın alındığı bölgede satılması yükümlülüğünün
getirilmesi, 2002/2 sayılı Tebliğ’in de izin verdiğinin ötesinde bir sınırlamadır ve
önemli bir rekabet ihlali teşkil etmektedir.
5110
06-29/354-86
115
Konuya ilişkin nihai değerlendirmenin ise, aşağıdaki analizlerden sonra yapılması
doğru olacaktır. Set Afyon’un satış sistemi şu iki amacı gerçekleştirmektedir:
Set Afyon’un, hakim durumu ve sektörde uygulanan fiyat sistemine bağlı olarak en
yüksek fiyatla satış yaptığı dolayısıyla en büyük kar marjına sahip olduğu bölge
Afyon pazarıdır. Mevcut dikey kısıtlamalar, Set Afyon’un pazar gücünün olduğu
piyasa ile bu gücün azaldığı ya da olmadığı piyasalar arasında fiyat farklılaştırması
yapabilmesine imkan sağlamaktadır. Bu durum iktisadi etkinlikten uzaklaşılmasına
yol açmaktadır.
5120
İkinci amaç ise, yukarıda açıklandığı üzere, bayiler vasıtasıyla sektöre gelebilecek
rekabetin engellenmesidir.
Bu noktada değinilmesi gereken, ikinci amaçla da ilişkili bir husus, Set Afyon’un rakip
fabrika merkezlerine girebilme olanağına rağmen bunu kullanmamasıdır. Bu durum,
“Set Afyon’un satış sisteminin, sektöre getirdiği rekabetçi etkiler dolayısıyla
hoşgörülebileceği” şeklinde bir değerlendirme yapılmasına engeldir.
I.2.10.9.2. Savunmalar ve Bu Savunmalara İlişkin Değerlendirmeler
5130
Set Afyon’un, yukarıda yer verilen tespitlere ilişkin olarak yaptığı savunmalar, "I.2.5.
Çimento Sektöründe Dikey Kısıtlamalar” başlığı altında değerlendirilmiştir.
Bu belge ve analizler çerçevesinde, Set Afyon’un bayilik anlaşmalarının ve
uygulamalarının, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinde yasaklanan bayilerin bölgeler
arası ticaretini engelleyici rekabet ihlalleri olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
I.2.11. SET ÇİMENTO SAN. VE TİC. A.Ş. ANKARA FABRİKASI
I.2.11.1. Set Ankara, Baştaş, BÇS ve YL Hasanoğlan’ın Ankara PKÇ 32,5 Torbalı 5140
Çimento Pazarında Fiyat Tespiti Konusunda Uyumlu Eylem ve Anlaşma
İçinde Oldukları İddiası
Bu bölüme ilişkin değerlendirmeler, “I.2.7.1.” bölümde yapılmıştır.
I.2.11.2. Set Ankara ile Baştaş’ın Pazar Paylaşımı Konusunda Uyumlu Eylem
İçinde Oldukları İddiası
Bu bölüme ilişkin değerlendirmeler, “I.2.7.5.” bölümde yapılmıştır.
5150
I.2.11.3. Set Ankara ile BÇS’nin Pazar Paylaşımı Konusunda Uyumlu Eylem
İçinde Oldukları İddiası
Bu bölüme ilişkin değerlendirmeler, “I.2.8.4.” bölümde yapılmıştır.
06-29/354-86
116
I.2.11.4. Set Ankara ile Esçim’in Pazar Paylaşımı Konusunda Uyumlu Eylem
İçinde Oldukları İddiası 5160
Analizi yapılan 1998-1999 döneminde Set Ankara’nın, Eskişehir’e satışı
bulunmamaktadır. Esçim ise, Ankara’ya hepsi torbalı olmak üzere 1998’de 4149 ton,
1999’da ise yalnızca Temmuz ayına kadar 821 ton çimento göndermiştir. Yapılan
analizler, Esçim ile Set Ankara’nın birbirlerinin ana hinterlandlarına 33 ABD
Doları/tona varan karlarla satış yapabileceğini göstermektedir. Ancak bu analizin,
Esçim ile Set Ankara’nın pazar paylaşımı konusunda uyumlu eylem içinde
bulundukları iddiasını ispatlamaya yeterli olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
I.2.11.5. Set Ankara ile YLOAÇ’ın Pazar Paylaşımı Konusunda Uyumlu Eylem 5170
İçinde Oldukları İddiası
Set Ankara’nın karlı bir şekilde girebileceği Yozgat, Çorum ve Nevşehir bölgelerine
satışı bulunmamaktadır. Ancak bu analizin, Set Ankara ile YLOAÇ’ın pazar paylaşımı
konusunda uyumlu eylem içinde bulundukları iddiasını ispatlamaya yeterli olmadığı
sonucuna ulaşılmıştır.
I.2.11.6. Set Ankara’nın, Bayilerinin Bölgeler Arası Ticaretini Engellemesi İddiası
I.2.11.6.1. Delil ve Tespitler 5180
1. Set Ankara’nın, Arslan Ltd.Şti. ile 1.1.1998’de imzaladığı Tek Elden Dağıtım
Anlaşması’nın “Tanımlar” başlıklı 1. maddesinde, anlaşma bölgesi belirlenmiş ve
m.4/c uyarınca da dağıtıcıya, “bu bölge dışında anlaşma konusu ürünlerle ilgili hiçbir
surette müşteri aramaması, herhangi bir şube açmaması ve dağıtım deposu
kurmaması” yükümlülüğü yüklenmiştir. Sözleşmenin, “Cezai Şart” başlıklı 10.
maddesinin “b” bendinde ise, “Dağıtıcı, 1. Maddede belirlenen bölge için aldığı
çimentoyu bölge dışına satması ve üretici tarafından tespit edilmesi halinde, fatura
değeri kadar meblağda ceza üretici tarafından müşteriye fatura edilecektir”
düzenlemesi yapılmıştır. 5190
2. Set Ankara, “Tek Elden Dağıtım Anlaşması” başlığına rağmen, aynı bölge
içerisinde birden fazla bayiyi görevlendirmektedir. Nitekim hepsi 1.1.1998’de
imzalanan diğer bayi sözleşmelerinde, bölge tanımları şu şekilde yapılmıştır:
- Yalçın İnşaat Yapı Malz.Ltd.Şti.; Ankara Merkez, Sincan, Polatlı, Beypazarı.
- Cangül İnş.Malz.San. ve Ltd.Şti.; Ankara Merkez, Polatlı, Beypazarı, Ayaş.
- Yıldırımer A.Ş.; Ankara Merkez, Çubuk, Polatlı, Eskişehir.
- Evren Yapı Malz.İnş.Ltd.Şti.; Ankara Merkez, Çubuk, Gölbaşı.
- Kandemir İnş.San. ve Tic.Ltd.Şti.; Ankara Merkez, Gölbaşı. 5200
- Söyler Ltd.Şti.; Ankara Merkez, Çubuk.
- Pelenkoğlu Nak.San. ve Tic.Ltd.Şti.; Ankara Merkez, Kızılcahamam, Çankırı,
Kastamonu.
06-29/354-86
117
Görüldüğü üzere, Ankara Merkez’de 7; Polatlı’da 3; Çubuk’da 3; Beypazarı’nda 2 ve
Gölbaşı’nda 2 bayi, aynı anda “tek elden dağıtıcı” olarak görevlendirilmiştir.
Buna karşılık, Gözde Ltd.Şti. ile 1.1.1998’de imzalanmış “Tek Elden Dağıtım
Anlaşması”nda, bölge tanımının yapılmadığı tespit edilmiştir.
5210
3. 23.10.1998’de, Set Ankara Pazarlama ve Satış Müdürü Sinan SEVDİN’in,
“Polatlı bölgesinde yaptığımız araştırmalar sonucunda bölgeye, yöresinde yaşanan
piyasa şartları nedeni ile düşük birim fiyatlı satış yapan Eskişehir Çimento hakim
olmuştur. Bu nedenle, bölgede rekabet edebilmemiz amacıyla 13.750.000 TL/ton
olan bölge fiyatının 13.250.000 TL/tona indirilmesi gerekmektedir. Pazarda yer
alabilmemiz için bölgeye uygulamayı planladığımız önerimizi görüş ve onaylarınıza
arz ederiz” şeklindeki yazısına; Set Group’tan, “Mal başka bölgeye kaçmayacaksa
UYGUNDUR” cevabı verilmiştir.
4. Raportörler tarafından yöneltilen “Bir bölge fiyatı ile satışını yaptığınız 5220
çimentonun başka fiyatlı bir bölgeye gidip gitmediğinin tespitini nasıl
yapabiliyorsunuz?” sorusuna, Set Ankara Fabrika Direktörü Atilla YILDIZ ve
Pazarlama ve Satış Müdürü Sinan SEVDİN, “Bir bölge fiyatı ile satışını yaptığınız
çimentonun başka fiyatlı bir bölgeye gidip gitmediği bayilerimizce tespit edilmektedir.
Her şeyden önce bayiler birbirini takip eder. Yapılan sözleşme gereği bayilerin bayilik
bölgesi fiyatıyla aldığı çimentoyu o bölgeye götürmesi gerekmektedir. Buna aykırı
hareket edip bayilik bölge fiyatıyla aldığı çimentoyu başka bölgelere götüren bayilere
sözleşme hükümleri çerçevesinde gerekli uyarılar yapılır. Ancak cezai uygulama söz
konusu değildir” cevabını vermiştir.
5230
Belgelerin ardından, Set Ankara’nın satış sisteminin değerlendirilmesine geçilebilir:
Set Ankara, bir bölge fiyatıyla alınan malın mutlaka o bölgede satılmasını istemekte
(kural); bunun denetimi için çeşitli kontrol vasıtaları kullanmakta (denetim); bunlara
rağmen malın alındığı bölge dışına satılması halinde de, “Tek Elden Dağıtım” başlıklı
anlaşmanın 10’uncu maddesi çerçevesinde para cezası uygulamaktadır (yaptırım).
Set Ankara’nın satış sisteminin, aynı bölge içerisinde birden fazla bayi
görevlendirildiğinden 2002/2 sayılı Tebliğ’den yararlanması mümkün değildir. Kaldı
ki, mevcut sistemde, alıcılar üzerine, aktif-pasif satış ayrımı gözetmeksizin malın
yalnızca satın alındığı bölgede satılması yükümlülüğünün getirilmesi, 2002/2 sayılı 5240
Tebliğ’in de izin verdiğinin ötesinde bir sınırlamadır ve önemli bir rekabet ihlali teşkil
etmektedir.
Konuya ilişkin nihai değerlendirmenin ise, aşağıdaki analizlerden sonra yapılması
doğru olacaktır. Set Ankara’nın satış sisteminin şu üç amacı gerçekleştirdiği
düşünülmektedir:
Yapılan incelemeler neticesinde Set Ankara’nın en yüksek pazar payının Ankara’da
olduğu tespit edilmiştir. Bu pazar payına bağlı pazar gücü ve sektörde uygulanan
fiyat sistemine bağlı olarak Set Ankara’nın en yüksek fiyatla satış yaptığı dolayısıyla 5250
en büyük kar marjına sahip olduğu bölge Ankara pazarıdır. Mevcut dikey kısıtlamalar,
Set Ankara’nın pazar gücünün olduğu piyasa ile bu gücün azaldığı ya da olmadığı
piyasalar arasında fiyat farklılaştırması yapabilmesine imkan sağlamaktadır. Bu
durum iktisadi etkinlikten uzaklaşılmasına yol açmaktadır.
06-29/354-86
118
Keza, rakip teşebbüslerle belli bir bölgedeki fiyat için yapılan anlaşmanın
uygulanabilmesi de, farklı fiyatlı bölgelerden bu bölgeye ürün gelmemesine bağlıdır.
Bu nedenle de, paralel ticaretin engellenmesi büyük önem taşımaktadır. Nitekim, bir
örnek olarak, TÇMB üyesi olmayan Uzan grubuna ait Bartın fabrikasının bu bölgede
oluşturduğu fiyat seviyesinin, Ankara bölgesindeki anlaşma ile belirlenen fiyat 5260
seviyesini tehlikeye düşürdüğü söylenebilir. Benzer şekilde, Polatlı’daki rekabetin
başta Ankara olmak üzere diğer bölgeleri etkilememesi, ancak “mal başka bölgeye
kaçmayacaksa” mümkündür.
Üçüncü amaç ise, yukarıda açıklandığı üzere, bayiler vasıtasıyla sektöre gelebilecek
rekabetin engellenmesidir.
Bu noktada değinilmesi gereken, üçüncü amaçla da ilişkili bir husus, Set Ankara’nın
rakip fabrika merkezlerine girebilme olanağına rağmen bunu kullanmamasıdır. Bu
durum, “Set Ankara’nın satış sisteminin, sektöre getirdiği rekabetçi etkiler dolayısıyla 5270
hoşgörülebileceği” şeklinde bir değerlendirme yapılmasına engeldir.
I.2.11.6.2. Savunmalar ve Bu Savunmalara İlişkin Değerlendirmeler
Set Ankara’nın, yukarıda yer verilen tespitlere ilişkin olarak yaptığı savunmalar, "I.2.5.
Çimento Sektöründe Dikey Kısıtlamalar” başlığı altında değerlendirilmiştir.
Bu belge ve analizler çerçevesinde, Set Ankara’nın bayilik anlaşmalarının ve
uygulamalarının, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinde yasaklanan bayilerin bölgeler
arası ticaretini engelleyici rekabet ihlalleri olduğu sonucuna ulaşılmıştır. 5280
I.2.12. Yibitaş Lafarge Orta Anadolu Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş.
I.2.12.1. YL Hasanoğlan, Baştaş, BÇS ve Set Ankara’nın Ankara PKÇ 32,5
Torbalı Çimento Pazarında Fiyat Tespiti Konusunda Uyumlu Eylem ve
Anlaşma İçinde Oldukları İddiası
Bu bölüme ilişkin değerlendirmeler, “I.2.7.1.” bölümde yapılmıştır.
5290
I.2.12.2. YL Nevşehir ile Çimsa Kayseri’nin Kayseri PKÇ 32,5 Torbalı Çimento
Pazarında Fiyat Tespiti Konusunda Uyumlu Eylem İçinde Oldukları
İddiası
YL Nevşehir ile Çimsa Kayseri’nin fiyat tespiti konusunda uyumlu eylem içinde
bulundukları iddiasını ispatlamaya, analizi yapılan 1998-1999 döneminde fiyat
hareketleri genellikle uyumlu olmadığı için, yeterli delil olmadığı sonucuna
ulaşılmıştır.
I.2.12.3. YL Nevşehir ile OYSA Niğde’nin Nevşehir PKÇ 32,5 Torbalı Çimento 5300
Pazarında Fiyat Tespiti Konusunda Uyumlu Eylem İçinde Oldukları
İddiası
Bu bölüme ilişkin değerlendirmeler, “I.2.9.4.” bölümde yapılmıştır.
06-29/354-86
119
I.2.12.4. YLOAÇ ile OYSA Niğde’nin Çimento Arzının Kontrolü Konusunda
Uyumlu Eylem İçinde Oldukları İddiası
Bu bölüme ilişkin değerlendirmeler, “I.2.9.5.” bölümde yapılmıştır.
5310
I.2.12.5. YLOAÇ ile Baştaş’ın Pazar Paylaşımı Konusunda Uyumlu Eylem İçinde
Oldukları İddiası
Bu bölüme ilişkin değerlendirmeler, “I.2.7.6.” bölümde yapılmıştır.
I.2.12.6. YLOAÇ ile Esçim’in Pazar Paylaşımı Konusunda Uyumlu Eylem İçinde
Oldukları İddiası
Analizi yapılan 1998-1999 döneminde YL’nin, Eskişehir’e satışı bulunmamaktadır.
Esçim ise, YL Hasanoğlan fabrikasının bulunduğu Ankara’ya hepsi torbalı olmak 5320
üzere 1998’de 4149 ton, 1999’da ise yalnızca Temmuz ayına kadar 821 ton çimento
göndermiştir. Yapılan analizler, Esçim ile YL Hasanoğlan’ın birbirlerinin ana
hinterlandlarına 25 ABD Doları /tona varan karlarla satış yapabileceğini
göstermektedir. Ancak bu analizin, Esçim ile YL Hasanoğlan’ın pazar paylaşımı
konusunda uyumlu eylem içinde bulundukları iddiasını ispatlamaya yeterli olmadığı
sonucuna ulaşılmıştır.
I.2.12.7. YLOAÇ ile Set Ankara’nın Pazar Paylaşımı Konusunda Uyumlu Eylem
İçinde Oldukları İddiası
5330
Bu bölüme ilişkin değerlendirmeler, “I.2.11.5.” bölümde yapılmıştır.
I.2.12.8. YLOAÇ’ın, Bayilerinin Bölgeler Arası Ticaretini Engellemesi İddiası
I.2.12.8.1. Delil ve Tespitler
1. YLOAÇ’ın “Çimento Talep ve Satıcı Taahhütnameleri”nde, “Fabrikanızdan
satın alarak pazar içinde satışını yapacağım çimentolar için fabrikanın ticari
faaliyetlerini engelleyici şekilde herhangi bir davranış içinde bulunmayacağım” ifadesi
yer almaktadır. 5340
2. Raportörler tarafından yöneltilen “Bir bölge fiyatı ile satışını yaptığınız
çimentonun başka fiyatlı bir bölgeye gitmesi halinde nasıl bir politika izliyorsunuz?”
sorusuna, YLOAÇ Pazarlama ve Satış Koordinatörü Kadir BÜYÜKKARA,
“Bayilerimizle yapmış olduğumuz tek elden dağıtım anlaşmalarının gereği olarak,
bayilerin, bu anlaşmalarla belirlenen bölgede satış yapmaları gerekmektedir. Bu
nedenle, bir bölge fiyatı ile satışını yaptığımız çimentonun, başka fiyatlı bir bölgeye
gitmesi halinde bu durum hoş karşılanmaz ve ilgili bayi, satış müdürlerimiz
tarafından, bölgesi dahilinde satması hususunda uyarılır” cevabını vermiştir.
5350
3. Kadir BÜYÜKKARA’nın ifade ettiği uyarının örnekleri aşağıdadır:
06-29/354-86
120
1) 13.4.2000’de, YLOAÇ Yozgat Fabrikası Satış Müdürü Naci ŞENGÜL ve
Satış Şefi Mustafa ERASLAN imzası ile bayilere gönderilen yazıda, “Kırıkkale
müşterilerimizden bazılarının, Yozgat ve yöresine düşük fiyattan çimento teklif
ettikleri yönünde duyumlarımız olmuştur. Düşük fiyattan teklif edenlerin tarafımızdan
tespit edilmesi durumunda, tespit edilen tonaj Yozgat’taki afişe fiyattan (26.000.000
TL/TON +KDV) fatura edilecektir. Bilgilerinize rica ederiz” denilmektedir.
2) 8.6.2000’de, YLOAÇ Yozgat Fabrikası Satış Müdürü Naci ŞENGÜL ve 5360
Satış Şefi Mustafa ERASLAN imzası ile, Kırıkkale bayileri Bülbüller Tic., Özeroğlu
İnş, İmtan İnş. ve Yıldırımlar Ltd.Şti.’ne gönderilen yazıda ise, “Kırıkkale
müşterilerimizden bazılarının, defalarca ikaz etmemize rağmen, Yozgat ve yöresine
düşük fiyattan çimento teklif ettikleri yönünde duyumlarımız olmuştur. Düşük fiyattan
teklif edenlerin tarafımızdan tespit edilmesi durumunda, tespit edilen tonaj, kesinlikle
Yozgat’taki afişe fiyattan (30.250.000 TL/TON +KDV) fatura edilecektir. Mağdur
olunmaması için dikkat edilmesi gerekmektedir. Bilgilerinize rica ederiz”
denilmektedir.
3) Bu yazıların muhatabı olan teşebbüslerden Özeroğlu İnş. ile Yıldırımlar 5370
Ltd.Şti.nin “Çimento Talep ve Satıcı Taahhütnameleri” incelenmiş; her ikisinin
sözleşmesinde de, satış alanlarının “Kırıkkale” şeklinde belirlendiği tespit edilmiştir.
4. YLOAÇ’ın satış sisteminin değerlendirilmesi bakımından aşağıdaki belgeler de
önem arz etmektedir:
1) 29.4.1998 tarihli Lafarge Turkey Central Anatolia Stratejic Review
çalışmasının, “YLOAC Real vs Theoretical Market Shares–1997” başlıklı sayfasında,
YLOAÇ’ın, Yozgat’ta %100; Çorum’da ise %79 pazar payına sahip olduğu
belirtilmektedir. 5380
2) 27.10.1999 tarihli Preliminary Budget 2000 çalışmasının, “STRENGTHS”
başlıklı sayfasında, “İç Anadolu’da İyi Pazar Pozisyonu” denilerek, YLOAÇ’ın pazar
payları, Yozgat’ta %88; Çorum’da ise %91 olarak gösterilmiştir.
3) TOP 2000 YLOAÇ Strategic Presentation çalışmasının, “Market
Attractiveness (Current Portfolio)” başlıklı sayfasında aşağıdaki tablo yer almaktadır:
BÖLGE YORUMLAR
YOZGAT/NEVŞEHİR
KIRŞEHİR/POLATLI
AMASYA/ÇORUM
YLOAÇ Çimento hazır beton pazarında güçlü lider ve bazı
bölgelerde çok az rakibi var.
Dört bölgede YLOAÇ (çimento) yalnız.
Bu bölgede bulunmuyoruz (stratejik olarak).
4) 9.3.2000 tarihli “YLOAÇ Toplantı Notları” başlıklı metinde, YLOAÇ 5390
fabrikalarının pazar payları, Çorum için %86 olarak gösterilmiş; Kırıkkale’deki hedef
ise “bölgedeki tek sağlayıcı olmak” şeklinde belirlenmiştir.
06-29/354-86
121
5) Set Ankara’nın rakiplerine ve pazarına ilişkin, 27.06.2000 tarihli
çalışmasında, Yozgat Fabrikası’nın kuvvetli yönlerinden biri, “Dış pazardan
etkilenmiyor” şeklinde belirtilmiştir.
6) Yukarıda bizzat YLOAÇ tarafından ortaya konulan pazar tanımı ve gücü,
soruşturma kapsamındaki teşebbüslerin Kurumumuza gönderdiği satış miktarı verileri
ile de desteklenmektedir. Gerçekten de, analiz konusu 1998-1999 döneminde Yozgat 5400
ve Çorum il merkezine rakip fabrikaların satışı bulunmamaktadır.
Belgelerin ardından, YLOAÇ’ın satış sisteminin değerlendirilmesine geçilebilir:
YLOAÇ’ın “Çimento Talep ve Satıcı Taahhütnameleri”ndeki, “Fabrikanızdan satın
alarak pazar içinde satışını yapacağım çimentolar için fabrikanın ticari faaliyetlerini
engelleyici şekilde herhangi bir davranış içinde bulunmayacağım” düzenlemesi, ilgili
Tebliğler ile izin verilen sınırlamaların ötesinde yükümlülük getirmiştir ve önemli
rekabet kısıtlamalarına imkan sağlayacak niteliktedir. YLOAÇ’ın dikey
kısıtlamalarının asıl olarak, bayilik anlaşmalarında yer almayan yöntemlerle 5410
uygulamada şekillendiği düşünülmektedir. YLOAÇ, bir bölge fiyatıyla alınan malın
mutlaka o bölgede satılmasını istemekte (kural); bunun denetimi için çeşitli kontrol
vasıtaları kullanmakta (denetim); bunlara rağmen malın alındığı bölge dışına
satılması halinde de, satılan bölgenin alış fiyatından fatura keserek ceza
uygulamaktadır (yaptırım). YLOAÇ’ın satış sisteminin, aynı bölge içerisinde birden
fazla bayi görevlendirildiğinden 2002/2 sayılı Tebliğ’den yararlanması mümkün
değildir. Kaldı ki, mevcut sistemde, alıcılar üzerine, aktif-pasif satış ayrımı
gözetmeksizin malın yalnızca satın alındığı bölgede satılması yükümlülüğünün
getirilmesi, 2002/2 sayılı Tebliğ’in de izin verdiğinin ötesinde bir sınırlamadır ve
önemli bir rekabet ihlali teşkil etmektedir. 5420
Konuya ilişkin nihai değerlendirmenin ise, aşağıdaki analizlerden sonra yapılması
doğru olacaktır. YLOAÇ’ın satış sistemi şu üç amacı gerçekleştirmektedir:
YLOAÇ’ın, pazar payına bağlı pazar gücü ve sektörde uygulanan fiyat sistemine
bağlı olarak en yüksek fiyatla satış yaptığı dolayısıyla en büyük kar marjına sahip
olduğu bölgeler fabrikalarının bulunduğu il merkezleridir. Mevcut dikey kısıtlamalar,
YLOAÇ’ın pazar gücünün olduğu piyasa ile bu gücün azaldığı ya da olmadığı
piyasalar arasında fiyat farklılaştırması yapabilmesine imkan sağlamaktadır. Bu
durum iktisadi etkinlikten uzaklaşılmasına yol açmaktadır. 5430
Keza, rakip teşebbüslerle belli bir bölgedeki fiyat için yapılan anlaşmanın
uygulanabilmesi de, farklı fiyatlı bölgelerden bu bölgeye ürün gelmemesine bağlıdır.
Bu nedenle de, paralel ticaretin engellenmesi büyük önem taşımaktadır. Nitekim, bir
örnek olarak, TÇMB üyesi olmayan Uzan grubuna ait Bartın fabrikasının bu bölgede
oluşturduğu fiyat seviyesinin, Ankara bölgesindeki anlaşma ile belirlenen fiyat
seviyesini tehlikeye düşürdüğü söylenebilir.
06-29/354-86
122
Üçüncü amaç ise, yukarıda açıklandığı üzere, bayiler vasıtasıyla sektöre gelebilecek
rekabetin engellenmesidir. 5440
Bu noktada değinilmesi gereken, üçüncü amaçla da ilişkili bir husus, YLOAÇ’ın rakip
fabrika merkezlerine girebilme olanağına rağmen bunu kullanmamasıdır. Bu durum,
“YLOAÇ’ın satış sisteminin, sektöre getirdiği rekabetçi etkiler dolayısıyla
hoşgörülebileceği” şeklinde bir değerlendirme yapılmasına engeldir.
I.2.12.8.2. Savunmalar ve Bu Savunmalara İlişkin Değerlendirmeler
YLOAÇ’ın, yukarıda yer verilen tespitlere ilişkin olarak yaptığı savunmalar, "I.2.5.
Çimento Sektöründe Dikey Kısıtlamalar” başlığı altında değerlendirilmiştir. 5450
Bu belge ve analizler çerçevesinde, YLOAÇ’ın bayilik anlaşmalarının ve
uygulamalarının, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinde yasaklanan bayilerin bölgeler
arası ticaretini engelleyici rekabet ihlalleri olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
I.2.13. Çimsa Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. Kayseri Öğütme ve Paketleme
Tesisi
I.2.13.1. OYSA Niğde ve Oysa İskenderun’un, Kurucu Taraflar Arasındaki ve
Kurucu Taraflarla Kendileri Arasındaki Rekabeti Sınırlayıcı Amaç ve 5460
Etkisi
Bu bölüme ilişkin değerlendirmeler, “I.2.9.1.” bölümde yapılmıştır.
I.2.13.2. Çimsa Kayseri ile YL Nevşehir’in Kayseri PKÇ 32,5 Torbalı Çimento
Pazarında Fiyat Tespiti Konusunda Uyumlu Eylem İçinde Oldukları
İddiası
Bu bölüme ilişkin değerlendirmeler, “I.2.12.2.” bölümde yapılmıştır.
5470
I.2.13.3. Çimsa Kayseri’nin, Bayilerinin Bölgeler Arası Ticaretini Engellemesi
İddiası
I.2.13.3.1. Delil ve Tespitler
1. Raportörler tarafından yöneltilen “Bölgelere göre çimentoyu farklı ambalajla
satma uygulaması ne zaman başladı? Bu uygulama nasıl ve neden yapılmakta?”
sorusuna, Çimsa Genel Müdür Yardımcısı ve Kayseri Öğütme ve Paketleme Tesisi
Müdürü Necmi ÖZÇELİK ve Muhasebe Şefi Sadık ALTEKİN, “İç piyasa kabul
ettiğimiz Kayseri’ye ‘şeritli’ torba ile, bunun dışındaki bölgelere ise ‘şeritsiz’ torba ile 5480
çimento satışı yapılmaktadır. Bu uygulama, tesisin kurulduğu günden beri yapılıyor.
Bu uygulamanın amacı, Kayseri bölgesinin dışına giden malları bir çeşit takiptir.
06-29/354-86
123
Alıcının, aldığı çimentonun, o bölgenin koşulları ile aldığının bilmesi istenilmektedir.
Uygulama, yalnızca Kayseri ile dış piyasa arasında fiyat farkı olduğu zamanlarda
değil; olmadığı zamanlarda da yapılmaktadır. Bayinin aldığı çimentoyu iç piyasa
dediğimiz Kayseri’ye satması halinde, bayiye ‘bunu neden yaptığını’ sorarız. Çünkü
bayiler, uzun süredir birlikte çalıştığımız insanlar. Zaten genelde de yapılmaz”
cevabını vermiştir.
2. Çimsa’nın savunmasında, “Çimsa, bayileriyle ‘Tek Elden Satın Alma’ veya 5490
‘Tek Elden Dağıtım’ anlaşması yapmamaktadır. Dolayısıyla yasaya aykırı
sözleşmeler yapmış olması söz konusu değildir. Münhasır bayilik verilmemektedir.
Bayilerin tümü yeniden satıcı niteliğindedir ve bölge sınırlamasına tabi olmadan
faaliyetlerini sürdürmektedirler. Grup Muafiyeti Tebliğlerine uymak koşulu ile Tek
Elden Dağıtım Sözleşmesi yapmak bir teşebbüsün yasal ve en doğal hakkıdır. Çimsa
bunu dahi yapmaya gerek görmemiştir. Hakkı olduğu halde bölge dışı aktif satışları
dahi sınırlamaya gerek görmeyen bir Şirketi suçlamak mantıklı olamaz”
denilmektedir.
Belgelerin ardından, Çimsa’nın satış sisteminin değerlendirilmesine geçilebilir: 5500
Çimsa, bir bölge fiyatıyla alınan malın mutlaka o bölgede satılmasını istemekte
(kural); bunun denetimi için başta farklı ambalaj olmak üzere çeşitli kontrol vasıtaları
kullanmakta (denetim); bunlara rağmen malın alındığı bölge dışına satılması halinde
de, bayilerden açıklama istenmektedir (yaptırım). Çimsa’nın satış sisteminin,
münhasır satış bölgeleri belirlenmediği için 2002/2 sayılı Grup Muafiyeti Tebliği’nden
yararlanması mümkün değildir. Kaldı ki, mevcut sistemde, alıcılar üzerine, aktif-pasif
satış ayrımı gözetmeksizin malın yalnızca satın alındığı bölgede satılması
yükümlülüğünün getirilmesi, 2002/2 sayılı Tebliğ’in de izin verdiğinin ötesinde bir
sınırlamadır ve önemli bir rekabet ihlali teşkil etmektedir. 5510
Konuya ilişkin nihai değerlendirmenin ise, aşağıdaki analizlerden sonra yapılması
doğru olacaktır. Çimsa’nın satış sisteminin şu üç amacı gerçekleştirdiği
düşünülmektedir:
Yapılan incelemeler neticesinde Çimsa Kayseri’nin en yüksek pazar payının
Kayseri’de olduğu tespit edilmiştir. Bu pazar payına bağlı pazar gücü ve sektörde
uygulanan fiyat sistemine bağlı olarak Çimsa Kayseri’nin en yüksek fiyatla satış
yaptığı dolayısıyla en büyük kar marjına sahip olduğu bölge Kayseri pazarıdır.
Mevcut dikey kısıtlamalar, Çimsa’nın pazar gücünün olduğu piyasa ile bu gücün 5520
azaldığı ya da olmadığı piyasalar arasında fiyat farklılaştırması yapabilmesine imkan
sağlamaktadır. Bu durum iktisadi etkinlikten uzaklaşılmasına yol açmaktadır.
Keza, rakip teşebbüslerle pazar paylaşımı için yapılan anlaşmanın uygulanabilmesi
de, farklı bölgelerden ürün gelmemesine bağlıdır. Bu nedenle de, paralel ticaretin
engellenmesi büyük önem taşımaktadır.
06-29/354-86
124
Üçüncü amaç ise, yukarıda açıklandığı üzere, bayiler vasıtasıyla sektöre gelebilecek
rekabetin engellenmesidir. Nitekim, “fiyat farkı olmadığı zamanlarda dahi farklı
ambalaj uygulamasının yapılması”, bu düşüncemizi desteklemektedir. 5530
Bu noktada değinilmesi gereken, üçüncü amaçla da ilişkili bir husus, Çimsa’nın rakip
fabrika merkezlerine girebilme olanağına rağmen bunu kullanmamasıdır. Bu durum,
“Çimsa’nın satış sisteminin, sektöre getirdiği rekabetçi etkiler dolayısıyla
hoşgörülebileceği” şeklinde bir değerlendirme yapılmasına engeldir.
I.2.13.3.2. Savunmalar ve Bu Savunmalara İlişkin Değerlendirmeler
Çimsa’nın, yukarıda yer verilen tespitlere ilişkin olarak yaptığı savunmalar, "I.2.5.
Çimento Sektöründe Dikey Kısıtlamalar” başlığı altında değerlendirilmiştir. 5540
Bu belge ve analizler çerçevesinde, Çimsa’nın, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinde
yasaklanan bayilerinin bölgeler arası ticaretini engelleyici uygulamalarda bulunduğu
sonucuna ulaşılmıştır.
I.2.14. Batıçim Batı Anadolu Çimento Sanayi A.Ş. Çavdır Çimento Fabrikası
I.2.14.1. Batıçim Çavdır, Ado Çimento, Çimsa Antalya, Denizli Çimento ve
Göltaş'ın Antalya PKÇ 32,5 Torbalı Çimento Pazarında Fiyat Tespiti
Konusunda Uyumlu Eylem İçinde Oldukları İddiası 5550
Bu iddiaya ilişkin olarak aşağıdaki belgeler tespit edilmiştir:
1. Göltaş’tan alınan bir belgede şu ifadeler yer almaktadır:
“
Göltaş
Afyon
Denizli
Eskişehir
Konya
B.Çim
B.Söke
Çimentaş
Niğde
Ado
Çimsa
118,650 ton
52,000 ton
88,000 ton
79,000 ton
111,671 ton
126,000 ton
90,000 ton
133,000 ton
70,000 ton
20,044 ton
97,200 ton
Bölge 10.250.000
01.07.1998 Fiyatları
Batıçim İzmir 12,500-13,000
13,000
Batısöke 12,500
Denizli 12,500-13,000
Afyon 13,500 Merkez
13,000 Çay ile ilçeler
12,500 Uşak-Kütahya
Eskişehir 12,500 Merkez
Çimentaş 12,000 İzmir
* 02.07.1998 İzmir Batıçim’de Bölge fiatlarının tesbiti ile
ilgili toplantı var. Saat 10.– – “
06-29/354-86
125
Batı Akdeniz pazarında faaliyet gösteren teşebbüslere ilişkin satış miktar ve
fiyatlarının gerçeği yansıttığı Kurul tarafından tespit edilmiştir.
2. Esçim Satış Müdürü Nafi MAKAROÇ’un ajandasının 14-15-16.5.1999 tarihli 5560
sayfalarında şu ifadeler yer almaktadır:
“1) Göltaş fb.çıkış 16.000 TL/Ton
60 gün vade
peşin yatırmaları halinde %18 indirim uyguluyor
Dökme: KÇ 14.600 PÇ 16.600
2) İzmir Merkez 17.000,
Taşra 15.000,
Alınan Karar 30 gün vade 17.000,
İndirim + - ilave veya indirme %8 5570
TÇ-KÇ Farkı 500.000 TL
…0 gün Dökme 30 gün Torbalının fiatında
…alamana göltaş 16.600 şantiye teslimi
Göltaş ADO’ya 28 USD klinker veriyor
9) BATI ÇİM
Necip Bey Genel Md.
Hakan Bey Genel Md.Yrd.
Cavit Bey Pazarlama Md.
Seyhan Bey Pazarlama Md.Yrd.
10) ÇİMENTAŞ 5580
Ergun Bey Genel Md.
Ali Bey Genel Koordinatör
Bahri Bey Pazarlama Md.
(0.232.4362445-4362462)
11) Göltaş
Yılmaz Kasap Genel Md.
Cahit Bey Pazarlama Md.
Nuri Bey Pazarlama Şefi
12) Denizli
Mehmet Bey Genel Md. 5590
İbrahim Bey Tic. Md.
13) ADO Çim.
Cem Sak Patron
06-29/354-86
126
Tarık Bey Tic. Md.
14) Balıkesir Çim.
Satış Md. Yalçın Bey
15) Afyon Çim.
Satış Md. Güvenç Bey
16) Eskişehir Çim.
N. Makaroç 5600
NİSAN 99 Ayı Satışları
Batı Çimento 87.000 TON
Çimentaş 97.000 TON
Göltaş 80.000 TON
Denizli 68.000 TON
Söke 66.000 TON
Eskişehir 67.000 TON”
Batı Akdeniz pazarında faaliyet gösteren teşebbüslere ilişkin satış miktar ve
fiyatlarının gerçeği yansıttığı Kurul tarafından tespit edilmiştir. 5610
3. Ado Çimento Genel Müdürü Cem SAK'ın 28.7-6.12.1999 tarih aralığına ait
notlarında şu ifadeler yer almaktadır:
"Tem
Gölt 83,500
D Ç 58,200
Çiment 98,000
Bat 98,000
Söke-... 60,000 5620
Afyon 42,000
Konya 126,000"
Batı Akdeniz pazarında faaliyet gösteren teşebbüslere ilişkin satış miktarlarının
gerçeği yansıttığı Kurul tarafından tespit edilmiştir.
4. Ado Çimento Genel Müdürü Cem SAK'ın 28.7-6.12.1999 tarih aralığına ait
notlarında şu ifadeler yer almaktadır:
“Zam – 1,000,000 TL/ton -Yılmaz Külcü23 11.10.1999 5630
- Çavdır
- Göltaş
- Ado
- Mersin ? "
23 Çimsa Genel Müdürü.
06-29/354-86
127
Batıçim Çavdır'ın 11.10.1999’da; Göltaş'ın 12.10.1999’da; Çimsa Antalya'nın
13.10.1999’da; Ado Çimento'nun 14.10.1999’da; Denizli Çimento'nun da ilgili fatura
dönemi içerisinde fiyatlarını 1.000.000 TL/ton artırdığı tespit edilmiştir.
5. Ado Çimento’nun Garanti Bankası’na yönelik 14.1.2000 tarihli yazısında, 5640
"Antalya Merkezi Fabrikaların Pazar Paylaşımları (1999 yılı)" başlıklı şu tablo yer
almıştır:
1999 yılı tahmini satışları Antalya merk. Antalya merk. dışı
Fabrika ton/yıl yıl % yıl
1 Göltaş 1,000,000 185,000 27 815,000
2 Ado 230,000 230,000 34 -
3 Çimsa 201,000 120,000 18 81,000
4 Çavdır 250,000 50,000 7 200,000
5 Özgür 150,000 88,000 13 62,000
6 Konya - - - -
7 Adana - - - -
1,831,000 673,000 100 1,158,000
2,243.33 ton/gün
Batı Akdeniz pazarında faaliyet gösteren teşebbüslere ilişkin satış miktarlarının
gerçeği yansıttığı Kurul tarafından tespit edilmiştir.
6. Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa İssi,
“Antalya’ya yönelik satış yapan çimento fabrikalarının çimento fiyatlarını ortak
belirleyip, satış yaptıklarını, fiyat listeleri incelendiğinde, fiyatların birbirine çok yakın 5650
olduğunun görüleceğini; çimento firmalarının aralarında fiyat anlaşması
imzaladıklarına dair bilgileri olduğunu, ancak söz konusu anlaşma belgesine henüz
ulaşamadıklarını” ifade etmiştir.
7. Tüketiciyi Koruma Derneği (TÜKODER) Antalya Şubesi Merkez Yönetim
Kurulu Üyesi Ali Ulvi BÜYÜKNOHUTÇU ile yapılan görüşmede;
“- Antalya iline satış yapan çimento fabrikalarının kendi aralarında fiyat karteli
oluşturdukları, bu şekilde Antalya çimento pazarında rekabeti ortadan kaldırdıkları,
- ATSO’da 1998 yılı ilkbaharında, ATSO’nun talebi üzerine çimento 5660
üreticilerinden Çimsa, Göltaş, Ado Çimento ve adının hatırlanamadığı dördüncü bir
firma, TÜKODER ve Antalya’da bulunan iki büyük yapı kooperatifinin katılımı ile bir
toplantı düzenlendiği, söz konusu toplantıda TÜKODER ve Antalya’da bulunan iki
büyük yapı kooperatifince, çimento ve hazır beton piyasasında rekabetin bozulduğu,
fiyatların ortak tespit edildiği ve bölgesel pazar paylaşımı yapıldığı hususlarının dile
getirildiği ve firmalardan bu duruma son verilmesinin istenildiği ifade edilmiş, firma
temsilcilerinin rekabetin bozulduğunu kabul ettikleri ancak, kış aylarında düzenlenen
kampanyalarla rekabet ettiklerini, çimentonun yoğun olarak satıldığı yaz döneminde
ise rekabet etmediklerini, buna ihtiyaç duymadıklarını ileri sürdükleri, hatta söz
konusu firmaların bölgesel pazar paylaşımını kabul ettikleri, bunu da nakliyeye 5670
bağladıkları, nakliyenin eklenmesi durumunda dışarıdan gelen ürünün aynı fiyata
geldiğini söyledikleri,
- Toplantıya katılan dernek ve birlik temsilcilerince, çimento ve hazır betonda,
ortak fiyat tespiti ve coğrafi pazar paylaşımına son verilerek rekabetin tesis
edilmemesi durumunda, bu ürünlerin bir ay süre ile boykot edileceğinin belirtilmesi
06-29/354-86
128
üzerine, firma temsilcilerinin böyle bir boykotun öneminin ya da etkisinin
olamayacağını, çimentonun inşaatlar için zaruri olduğunu, alternatif temin kaynağının
bulunmadığından böyle bir boykotun inşaatların durmasından başka bir sonuca yol
açmayacağını söyledikleri,
- Firmaların genel müdürler düzeyinde temsil edildiği bu toplantının istenilen 5680
etkiyi doğurmaması üzerine, Antalya’daki müteahhitlerce bir ay boyunca boykot
yapılarak çimento alınmadığı, bunun sonucunda fiyatların çok az bir düşüş gösterdiği,
ancak bu düşüşün dahi çimento üreticisi firmaların ortak hareket etmeleri ile birlikte
gerçekleştirildiği, kısa bir süre sonra da tekrar birlikte yükseltildiği,”
hususları ifade edilmiştir.
8. Antalya İnşaat Müteahhitleri Derneği Başkanı Faruk SAYIN ile yapılan
görüşmede;
5690
“- ATSO’da 1998 yılı ilkbaharında ATSO’nun talebi doğrultusunda Çimsa,
Göltaş ve Ado Beton’la birlikte Tükoder ve Antalya’da bulunan iki büyük yapı
kooperatifinin dahil olduğu (Antkoop’dan Şekip Dinçer, ATSO 26. Meslek Grubundan
Mustafa İssi) toplantıda, çimento ve hazır beton piyasasında rekabetin bozulduğu,
fiyatların ortak tespit edildiği ifade edilerek firmalardan buna son verilmesinin talep
edildiği,
- Firma temsilcilerinin ise rekabetin bozulduğunu kabul etmekle birlikte, kış
aylarında düzenlenen kampanyalarla rekabet ettiklerini ileri sürdükleri, çimentonun en
çok satıldığı yaz dönemlerinde rekabet etmediklerini, buna ihtiyaç da duymadıklarını
ifade ettikleri, aynı zamanda bu toplantıda bölgesel pazar paylaşımını kabul ederek, 5700
bunu da nakliyeye bağladıkları, nakliye maliyeti eklendiğinde dışarıdan gelen ürünün
aynı fiyata geldiğinin belirtildiği,
- Toplantıya katılan birlik ve dernek temsilcilerince, çimento ve hazır betonda,
ortak fiyat tespiti ve coğrafi pazar paylaşımına son verilerek rekabetin tesis
edilmemesi durumunda, bu ürünlerin bir ay süreyle boykot edileceğinin ifade edilmesi
karşılığında firma temsilcilerinden, böyle bir boykotun önem arz etmeyeceği,
çimentonun inşaatlar için zaruri olduğu, alternatif temin kaynakları olmadığından, bu
durumun inşaatların durmasından başka bir şeye yol açmayacağı şeklinde cevap
aldıkları,
- Firmaların genel müdürlerinin katıldığı bu toplantının etkili bir sonucunun 5710
olmadığı, bunun üzerine bir aylık bir boykot yapıldığı, boykot sonucunda fiyatların çok
az düştüğü, ancak rekabeti getirmediği, firmaların ortak harekete devam ettikleri,”
ifade edilmiştir.
9. İsminin gizli tutulmasını talep eden bir bayi ile yapılan görüşmede;
“- Fabrikaların önceki yıllarda uygulayacakları fiyat politikasını, aralarında aleni
bir şekilde anlaşarak belirledikleri, ancak Ege Bölgesi’ndeki fabrikaların ceza
almasından sonra, bir araya geldiklerinin açıkça duyulmadığı, 5720
- Geçen yıl verilen cezadan sonra fiyatların biraz düşme eğilimine girdiği,
ancak yılbaşına kalmadan tekrar artmaya başladığı,
- Yılbaşından hemen önce ve ona yakın dönemde fabrikaların kar
edemedikleri gerekçesiyle fiyatları önemli oranda artırdıkları, ancak bunun arkasında
06-29/354-86
129
yatan asıl nedenin, istikrar programları çerçevesinde 2000 yılındaki fiyat artışlarının
yüksek görünmemesi kaygısı olduğu, böylelikle yeni yıla yüksek fiyatlarla
girildiğinden yapılacak yeni artışların fazla büyük olmasına gerek kalmayacağı,
- Önceki dönemlerde, fabrika müdürlerinin her zam öncesi sırasıyla birinin
fabrikasında toplanıp karar aldıkları, hatta bunu fabrika müdürlerinin bayilere açıkça
söyledikleri, ancak verilen cezadan sonra, bu tür duyumların kesildiği, fakat her şeye 5730
rağmen fabrikaların aralarında bir şekilde anlaştıklarının piyasada gözlemlenen
koşullardan belli olduğu,”
ifade edilmiştir.
10. Antalya İnşaat Müteahhitleri Derneği’nden gelen bir dilekçede, Antalya ve
çevresinde çimento firmalarının, aralarında anlaşarak 1999 yılının son döneminde
önemli fiyat artışlarına gittikleri, fiyatta kartel oluşturdukları ifade edilmiştir.
Ancak yukarıdaki belge ve analizlerin, Ado Çimento, Batıçim Çavdır, Çimsa Antalya, 5740
Denizli Çimento ve Göltaş’ın Antalya PKÇ 32,5 torbalı çimento pazarında fiyat tespiti
konusunda uyumlu eylem içinde oldukları iddiasını ispatlamaya, analizi yapılan 1998-
1999 döneminde fiyat hareketleri genellikle uyumlu olmadığı için, yeterli olmadığı
sonucuna ulaşılmıştır.
I.2.14.2. Batıçim Çavdır’ın, Bayilerinin Bölgeler Arası Ticaretini Engellemesi
İddiası
I.2.14.2.1. Delil ve Tespitler
5750
1. Batıçim Pazarlama Müdürü Sait GÜRSOY ve Çavdır Satış Şefi Mehmet
ÖZKAYA, "Çavdır’ın; Antalya merkez, Kaş, Kalkan, Tekirova, Burdur gibi çeşitli
bölgelerde bölgesel bayileri bulunmaktadır. Her bayi kendi bölgesine mal
satmaktadır. Bayinin bölgesine göre nakliye sübvansiyonu söz konusu olmaktadır. Bir
bölgedeki bayi, başka bir bayinin bölgesine mal satamamaktadır. Bunun takibi bayiler
aracılığıyla olmaktadır. Bir bayinin bölgesi dışına mal sattığının tespit edilmesi
durumunda, bayi uyarılmakta ve sattığı bölgenin fiyatı uygulanmaktadır. Şikayet de
öncelikli olarak menfaati zedelenen bayi tarafından yapılmaktadır" şeklinde bir ifade
de bulunmuştur.
5760
Belgenin ardından, Batıçim Çavdır'ın satış sisteminin değerlendirmesine geçilebilir:
Batıçim Çavdır, bir bölge fiyatıyla alınan malın mutlaka o bölgede satılmasını
istemekte (kural); bunun denetimi için çeşitli kontrol vasıtaları kullanmakta (denetim);
bunlara rağmen malın alındığı bölge dışına satılması halinde de, satılan bölgenin alış
fiyatından fatura keserek ceza uygulamaktadır (yaptırım). Batıçim Çavdır'ın satış
sisteminin, münhasır satış bölgeleri belirlenmediği için 2002/2 sayılı Grup Muafiyeti
Tebliği’nden yararlanması mümkün değildir. Kaldı ki, mevcut sistemde, alıcılar
üzerine, aktif-pasif satış ayrımı gözetmeksizin malın yalnızca satın alındığı bölgede
satılması yükümlülüğünün getirilmesi, 2002/2 sayılı Tebliğ’in de izin verdiğinin 5770
ötesinde bir sınırlamadır ve önemli bir rekabet ihlali teşkil etmektedir. Batıçim
Çavdır'ın satış sisteminin, yukarıda açıklandığı üzere, “bayiler vasıtasıyla sektöre
gelebilecek rekabetin engellenmesi” amacını gerçekleştirdiği düşünülmektedir.
06-29/354-86
130
Nitekim, “fiyat farklılığı fazla olmamasına rağmen yapılan uygulamalar” bu
düşüncemizi desteklemektedir.
I.2.14.2.2. Savunmalar ve Bu Savunmalara İlişkin Değerlendirmeler
Batıçim Çavdır'ın, yukarıda yer verilen tespitlere ilişkin olarak yaptığı savunmalar,
"I.2.5. Çimento Sektöründe Dikey Kısıtlamalar” başlığı altında değerlendirilmiştir. 5780
Bu belge ve analizler çerçevesinde, Batıçim Çavdır'ın, 4054 sayılı Kanun’un 4.
maddesinde yasaklanan bayilerinin bölgeler arası ticaretini engelleyici uygulamalarda
bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır.
I.2.15. Çimsa Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. Antalya Terminali
I.2.15.1. Çimsa Antalya, Ado Çimento, Batıçim Çavdır, Denizli Çimento ve
Göltaş'ın Antalya PKÇ 32,5 Torbalı Çimento Pazarında Fiyat Tespiti 5790
Konusunda Uyumlu Eylem İçinde Oldukları İddiası
Bu bölüme ilişkin değerlendirmeler, “I.2.14.1.” bölümde yapılmıştır.
I.2.16. Adana Çimento Sanayii T.A.Ş.
I.2.16.1. OYSA Niğde ve OYSA İskenderun’un, Kurucu Taraflar Arasındaki ve
Kurucu Taraflarla Kendileri Arasındaki Rekabeti Sınırlayıcı Amaç ve
Etkisi 5800
Bu bölüme ilişkin değerlendirmeler, “I.2.9.1.” bölümde yapılmıştır.
I.2.16.2. AÇS’nin, Bayilerinin Bölgeler Arası Ticaretini Engellemesi İddiası
I.2.16.2.1. Delil ve Tespitler
1. AÇS’nin “Tek Elden Dağıtım” başlıklı tek tip sözleşmelerinde önemli görülen
hususlar aşağıdadır:
5810
“1-Sözleşmenin Kapsamı:
İşbu sözleşme ile AÇS’nin ürettiği (Türk Standartlarına uygun TS 26 TÇ-32,5
TS 19 PÇ-42,5 TS 12142 KZÇ/A 32,5 R TS 12143 PKÇ/B 32,5 R) çimento
ürünlerinin, Dağıtıcı tarafından yalnızca AÇS’den satın alınarak kendisine ihdas
edilmiş bölge içerisinde YENİDEN SATICILARA ve tüketicilere aktif olarak
dağıtmasına ilişkin karşılıklı hak ve yükümlülükler belirlenmiştir.
2-Dağıtıcının Temel Yükümlülükleri:
A. DAĞITICI aşağıda tadad edilen yükümlülüklerinden herhangi birine riayet
etmemesi halinde hiç bir ihtar ve ihbarı gerektirmeden tüm sevkiyatların
durdurulacağını ve işbu sözleşmenin AÇS tarafından tek taraflı olarak fesh 5820
edileceğini, bu durumun DAĞITICI'ya hiç bir tazminat hakkı doğurmayacağını
peşinen beyan ve kabul eder...
06-29/354-86
131
c) Sözleşme konusu ürünleri yalnızca AÇS tarafından tek dağıtıcı olarak
yetkilendirildiği bölge hudutları dahilinde aktif olarak pazarlayacağını ve dağıtacağını
ve yine sözleşme konusu ürünlerin bu bölge dışında hiçbir surette bayi, depo, acenta
veya her ne nam ve ünvan altında olursa olsun aktif ticaret faaliyetlerinde
bulunmayacağını, müşteri aramayacağını ve muvazaa oluşturacak biçimde bu
yükümlülüğünü başka fertlerle ve sair biçimde ihlal etmeyeceğini,…
B. DAĞITICI Sözleşme Konusu Ürünleri ... hudutları içerisinde satabilecektir.
DAĞITICI her ne şekilde olursa olsun yukarıda belirtilen hudutları dışına AÇS onay 5830
vermedikçe satış yapamaz. AÇS, DAĞITICI’nın bölgesi dışına satış yaptığını tespit
ettiği takdirde sözleşmeyi tek taraflı feshe yetkilidir.
6-Cezai Şart:
A. DAĞITICI, sözleşme süresi içerisinde AÇS ile mutabakata varmadan
dağıtıcılığı bırakırsa veya işbu sözleşme hükümlerinden birine aykırı hareket eder de
bu yüzden sözleşme fesh edilirse yukarıda 2. maddenin (c) bendinde yazılı olan
miktardan kalan kakiye üzerinden cezai şart talep edilecektir.Bu durumda
uygulanacak ceza çimentonun sözleşmenin fesih tarihindeki cari satış fiyatının
%5'idir...Bu durumda ayrıca cezanın tahsilinde gecikme olursa, bankalarca
uygulanan en yüksek kredi faizi'de ceza ile birlikte tahsil edilir. DAĞITICI gerek 5840
cezayı gerekse gecikme faizini hiç bir ihtar ve kanuni merasime hacet kalmadan
AÇS’ye nakden ve defaten ödemeyi kabul ve taahhüt eder.
B. DAĞITICI, işbu taahhüdüne karşılık ... TL. tutarlı Emre Muharrer Senet
(Bono) teminat olarak AÇS’ye vermiş olup, sözleşmeyi ihlali halinde söz konusu
teminatın AÇS tarafından nakde çevrilip irad kaydedilmesine hiçbir itirazının
olmayacağını, ayrıca ihtilaf halinde cazai şartın indirimini talep etmeyeceğini
DAĞITICI öncelikle kabul ve taahhüt etmiştir. AÇS isterse Vadeli alımlar için
DAĞITICI TARAFINDAN verilen banka teminat mektubunu da uygun bakiyenin
mevcut olması dahilinde bu amaçla kullanabilir.
C. İşbu sözleşme şartlarının DAĞITICI tarafından kısmen veya tamamen ihlal 5850
edilmesi halinde AÇS tarafından DAĞITICI’nın tahsisi iptal edilecek ve işbu sözleşme
fesh edilecektir. Bu durumda AÇS DAĞITICI'dan tazminat isteyip istememekte
tamamen serbest olacaktır. Bu maddenin takibinden dolayı DAĞITICI AÇS'den hiçbir
nam altında hak ve tazminat talebinde bulunamaz.”
Belgenin ardından, AÇS'nin satış sisteminin değerlendirmesine geçilebilir:
AÇS’nin Tek Elden Dağıtım Anlaşmaları 2002/2 sayılı Tebliğ’in kapsamı dışındadır.
Çünkü bu sözleşmenin “Dağıtıcının Temel Yükümlülükleri” başlıklı 2. maddesinde
yapılan, “DAĞITICI Sözleşme Konusu Ürünleri ... hudutları içerisinde satabilecektir. 5860
DAĞITICI her ne şekilde olursa olsun yukarıda belirtilen hudutları dışına AÇS onay
vermedikçe satış yapamaz” şeklindeki düzenleme, pasif satış dahil, tek elden
dağıtıcının anlaşma bölgesi dışına yapacağı tüm satışları sağlayıcının iznine tabi
kılmaktadır. 2002/2 sayılı Tebliğ’in izin verdiği sınırlamanın çok ötesine giden bu
düzenlemenin, yukarıda açıklandığı üzere, AÇS’nin uyguladığı TEDA’ları grup
muafiyeti kapsamı dışına çıkardığı ve per se rekabet ihlali teşkil ettiği açıktır.
06-29/354-86
132
I.2.16.2.2. Savunmalar ve Bu Savunmalara İlişkin Değerlendirmeler 5870
AÇS’nin, yukarıda yer verilen tespitlere ilişkin olarak yaptığı genel nitelikli
savunmalar, "I.2.5. Çimento Sektöründe Dikey Kısıtlamalar” başlığı altında
değerlendirilmiştir. AÇS, bunun dışında, “ilgili TEDA anlaşmalarının kapsamının,
‘Sözleşmenin Kapsamı’ başlıklı 1’inci madde ile, ‘AÇS ürünlerinin DAĞITICI
tarafından aktif olarak dağıtılmasına ilişkin karşılıklı hak ve yükümlülükler’ şeklinde
sınırlandığını; bir sözleşmenin kapsamadığı alanlarda hüküm istihsal ederek
aykırılığa yol açmasının ise mümkün olamayacağını” söylemiştir.
Bu savunmaya ilişkin olarak verilebilecek cevaplardan birincisi, sözleşmelerin tüm 5880
maddelerinin değerlendirilmesi gerektiğidir. Kaldı ki, savunmaya esas teşkil eden
anlaşma maddesi, bayilerin bölgeler arası ticaretinin engellenmesini de önleyici
nitelikte değildir. Keza, “her ne şekilde olursa olsun” ifadesi, her ne şekilde olursa
olsun bayilerin bölgeler arası ticaretini engelleyicidir.
Bu belge ve analizler çerçevesinde, AÇS’nin bayilik anlaşmalarının ve
uygulamalarının, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinde yasaklanan bayilerin bölgeler
arası ticaretini engelleyici rekabet ihlalleri olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
5890
I.2.17. Çimsa Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş.
I.2.17.1. OYSA Niğde ve OYSA İskenderun’un, Kurucu Taraflar Arasındaki ve
Kurucu Taraflarla Kendileri Arasındaki Rekabeti Sınırlayıcı Amaç ve
Etkisi
Bu bölüme ilişkin değerlendirmeler, “I.2.9.1.” bölümde yapılmıştır.
I.2.18. Oysa İskenderun Çimento Sanayii ve Ticaret A.Ş.24
5900
I.2.18.1. OYSA Niğde ve OYSA İskenderun’un, Kurucu Taraflar Arasındaki ve
Kurucu Taraflarla Kendileri Arasındaki Rekabeti Sınırlayıcı Amaç ve
Etkisi
Bu bölüme ilişkin değerlendirmeler, “I.2.9.1.” bölümde yapılmıştır.
I.2.19. Akçansa Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş.
I.2.19.1. Akçansa, Bursa Çimento, Lafarge Aslan, Marmara Çimento, Nuh 5910
Çimento, Rota, Set Çimento ve Set Anadolu’nun Marmara Bölgesi
Pazarının Bölüşülmesi ve Arz Miktarının Kontrolü Konusunda Anlaşma
İçinde Oldukları İddiası
Bu iddiaya ilişkin olarak aşağıdaki belgeler tespit edilmiştir:
24 Oysa Niğde Çimento ve Oysa İskenderun Çimento Şirketleri, yaklaşık 10 yıl ayrı ayrı faaliyet
gösterdikten sonra Mart 2003 itibariyle OYSA Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. adı altında
birleşmişlerdir.
06-29/354-86
133
1. Akçansa’da yapılan yerinde incelemede bulunan, 4.11.1996 tarihli, Marmara
Bölgesi’ndeki teşebbüslerin iç satış mutabakatına ilişkin belge:
Aşağıda yazılı Marmara Bölgesi üretici fabrikalarının aralarında mutabık oldukları 5920
yaklaşık 11 Milyon Ton/yıl iç satış hesabına göre 1997 yılı için pazar payları
aşağıdaki gibidir:
Pazar Payı Zorunlu İhracat (000 ton)
Akçansa 35.4 % 630
Nuh 21.3 % 275
Darıca 13.4 %
Anadolu 5.3 %
Pınarhisar 7.9 %
Balıkesir 4.3 %
Bursa 12.4 % 340
** Mevsime bağlı tonaj değişiklikleri ve yıllık bölge tüketim değişmelerinde her üretici
yüzdeleri oranında satış yapacaktır.
*** Bu durumda iç tüketimden doğan fazlalık fabrikalarca tespit edilecek esaslar
dahilinde ihraç edilecektir.
**** Dışarıdan klinker alımı olmayacağı kabul edilmiştir.
***** Her yıl için halen artmış klinker kapasiteleri % 25
esasına göre ilave edilmektedir.
****** Bolu ve Rota için sirkülasyon yapılacaktır. %4'ü Boluya 5930
11 Milyon Ton/yıl esasına göre:
440
Bolu’nun 400,000 ton/yıl
Rota’nın 510,000 ton/yıl
Bölgede satış yapacakları esas alınmıştır.
Bölgedeki iç tüketim artış ve azalışında bu rakam aynı oranda değişecektir.
(000 ton) Satış İkmal
Bolu 400 440
250 ton PÇ 42.5 Rota’ya
290
150 ton PÇ 42.5
Direk Bölgeye
Rota 510 250 ton PÇ 42.5 Bolu’dan 260ton TÇ32.5/CÇ32.5 Bölgede üretici fabrikadan
Bölge üreticileri 260,000 ton/yıl (TÇ 32.5 veya CÇ 32.5) çimentoyu kapasiteleri
oranında aşağıdaki miktarlarda vereceklerdir:
1997 yılı için iç sirkülasyon hesaplama detayları
1997 Üretim
Kapasitesi
Ürt. Kapasitesine
Göre Pay %
Fab. Başına TÇ 32.5+CÇ 32.5 İç
Sirkülasyon Tonajı
Akçansa 3,900 42.5 % 110
Nuh 2,350 25.6 % 67
Darıca 1,470 16.1 % 42
06-29/354-86
134
Anadolu 580 6.3 % 16
Pınarhisar 870 9.5 % 25
Toplam 9,170 100.0 % 260 220
2. Akçansa’da yapılan yerinde incelemede bulunan “MARMARA KASIM 5940
TOPLANTI NOTLARI” başlıklı metin:
1997 Marmara İç
Pazar
1997’de Beklenen
Satış Miktarına Göre Kapasite
Genel
Pazar
Payı Klinker Çimento
1997
Marmara
İç Pazar
Payı
1997
Fazla
Klinker
Zorunlu
İhraç
Çimento İç Satış İlave İhracat
Akçansa 3,300 35.9 % 2,925 3,900 35.4 % 600 630 3.470 430
Nuh 2,010 21.9 % 1,763 2,350 21.3 % 262 275 2.087 263
Darıca 1,100 12.0 % 1,100 1,470 13.4 % 1.313 157
Anadolu 430 4.7 % 430 580 5,3 % 519 61
Pınarhisar 650 7.1 % 650 870 7.9 % 774 96
Balıkesir 350 3.8 % 350 470 4.3 % 421 49
Bursa 1,35 14.7 % 1,030 1,375 12.4 % 320 340 1.215 160
Toplam 9,190 100.0 % 8,248 11,015 100.0 % 1.182 1.245 9.800 1.216
Bolu 440 392 48
Toplam 11,455 10,192 1,264
1997 % 5 artışına göre toplam ihracat: 1.245 + 1.264 = 2.509 tondur.
* Artan kapasiteler her sene % 25 esasına göre pazara verilecektir.
** İç tüketim fazlası kapasite oranları da birlikte tespit edilecek esaslar ile ihraç
edilecektir.
3. Akçansa’da yapılan yerinde incelemede bulunan, 11.12.1996 tarihli bir
toplantıda yapıldığı anlaşılan, “1997 Yılı Üretim ve Satış Projeksiyonu Bölgelerarası
Toplantı Programı” başlıklı metin: 5950
A) MARMARA BÖLGESİ
a)Satış
Fabrika Pazar Payı (%) Satış Miktarı (Ton)
AKÇANSA 35.4 3,505
NUH 21.3 2,110
DARICA 13.4 1,327
ANADOLU 5.3 525
PINARHİSAR 7.9 780
BALIKESİR 4.3 425 5960
BURSA 12.4 1,230
TOPLAM 100 9,902
06-29/354-86
135
b) Bölge dışı fabrikaların, bölge içinde aşağıdaki miktarları sattıkları tespit edilmiştir.
BOLU 440* 396,000 Sakarya
410* 368,000 İstanbul
ESKİŞEHİR 220* 220,000 Bilecik, Sakarya
TOPLAM 1,012,000
1070...
4. Akçansa’da yapılan yerinde incelemede bulunan “Marmara Bölgesi” başlıklı 5970
metin:
Pazar Payı
Satış
11,455,0
00 olursa
Kendi
İhracat
Satış
10,40
0
olursa
+
İlave
İhraca
t
1996
Beklene
n Satış
1997
+%5
Satış
+
İlave
İhraca
t
Toplam
İlave
İhracat
Akçansa 35.4
%
3,900 630 3,540 360 3,200 3,470 70 430
Nuh 21.3 2,350 275 2,130 220 1,700 2,087 43 263
Darıca 13.4 1,470 - 1,340 130 1,200 1,313 27 157
Anadolu 5.3 580 - 530 50 530 519 11 61
Pınarhisar 7.9 870 - 790 80 680 774 16 96
Balıkesir 4.3 470 - 430 40 450 421 9 49
Bursa 12.4
1,375
340
1,240
1350
1,250
1,215 25 160
11,015 1,245 10,00
0
9,010
9,800
Bolu
440
400
40
+100
+200 392
8
48
11,455 10,40
0
1,055 9,330 9,800
~
209 1,264
1997
% 5 satış artışına göre İHRACAT 1,245 + 1,264 = 2,509”
5. Akçansa’da yapılan yerinde incelemede bulunan pazar paylaşımı ve
uygulamalarına ilişkin açıklamaların yer aldığı bir başka tablo:
Klinker Çimento Üretim Pazar Zorunlu
Kapasitesi Kapasitesi Payı İhracat PÇ 5980
Akçansa 3,750 5,000 35.4 % 630
(3,900)
Nuh 2,010 2,680 21.3 % 275
(1,760) (2,350)
Darıca 1,100 1,470 13.3 %
Anadolu 430 580 5.3 %
Pınarhisar 650 870 7.9 %
06-29/354-86
136
Bursa 1,350 1,800 12.5 % 340
(1,030) (1,375)
Balıkesir 350 470 4.3 % 5990
Toplam 11,015 100.0 %
Pazar ~ % 10 Düşerse
İç Satış İhracat
Akçansa 3,540 360
Nuh 2,130 220
Darıca 1,330 140
Anadolu 530 50
Pınarhisar 790 80
Bursa 1,250 125
Balıkesir 430 40 6000
Toplam 10,000
*11.015 tonluk toplam satış dağılımı üzerinden pazar payları yukarıdaki gibidir.
Yukarıdaki Akçimento değeri Akçimento toplam iç satışından Ege satışı düşülmüş
değerdir.
* Bolu ve Rota:
# Bolu ve Rota için hesaplanan 400 ve 500 tonluk değerler toplam 11.015 ton satış
dağılımına göre hesaplanmıştır. Değerler aşağı veya yukarı oynayabilir.
Bolu 150 Bölgeye + 250 PÇ 42.5 Rota’ya = 400
Rota 510 Satış, 250 Rota + 260** = 510
(**) İç satışlardan 260,000 ton TÇ 32.5 sirkülasyon prensibine göre fabrika başına 6010
düşen tonajlar aşağıdaki gibidir.
1997 Yılı İçin İç Sirkülasyon Hesaplama Detayları
1997 Üretim Ürt. Kapasitesine Fab. Başına TÇ 32.5 +
Kapasitesi Göre Pay % CÇ 32.5 İç Sirk. Tonajı
Akçansa 3,900 42.5 110
Nuh 2,350 25.6 67
Darıca 1,470 16.1 42
Anadolu 580 6.3 16
Pınarhisar 870 9.5 25
Toplam 9,170 100.0 260 6020
Diğer Prensipler:
1. İhracatta yardımlaşma
2. İthal ve dışarıdan klinker alımı yok
3. Fiat >= 50-55 $ esası”
6. Akçansa’da yapılan yerinde incelemede bulunan “1997 VE 1998 YILI
MARMARA BÖLGESİ TÜKETİMİ” başlıklı metin:
1996 1997 % Artış
TEMMUZ KÜMÜLATİF 5,080,000 5,370,000 5.71 %
SON 5 Ay 4,420,000 4,641,000 5.00 %
Toplam 9,500,000 10,011,000 5.38 %
* Rakamlardan tahmini beyaz çimento satışları düşülmüştür.
** 1997 Bolu tahmini satışı: 450,000 ton 6030
06-29/354-86
137
* 1997 yılı tahmini Marmara tüketimi = 10,011,000 ton
*** % 5 artışla 1998 yılı tahmini Marmara tüketimi = 10,984,000 ton
1998 Yılı Mutabakat Dışı Satışlar
Lalapaşa 528,000
İkon 93,000
Marmara Çİm. 225,000
Toplam 846,000
** Marmara Çim. İç sirkülasyon olarak satış yapacaktır.
** 1998 yılı mutabakattaki fabrikaların tahmini satışı = 10,984,000 – 846,000 =
10,138,000 ton
* Marmara Çimento’nun 225,000 tonluk satışı iç sirkülasyon şeklinde olacaktır.
1998 yılı Akçansa mutabakat pazar payı = % 34.26
** Akçansa’nın Marmara Çim.’e vereceği klinker karşılığı çimento = 225,000 * %
34.26 = 77,000 ton 6040
Akçansa 1998 yılı Marmara Bölgesi satışı = (10,138,000 * % 34.26) + 77,000 =
3,550,000 ton
Akçansa 1998 Marmara Bölgesi Satışı = 3,550,000 ton
7. Akçansa’da yapılan yerinde incelemede bulunan “1998 Marmara Pazarı”
başlıklı belge:
06-29/354-86
138
1998 MARMARA PAZARI
1998 Yılı Marmara İç
Pazar
1998’de beklenen satış miktarına göre
(Marmara Çimento’nun 225.000 tonu hesaba
katılarak)
Kapasite Genel
Pazar
Payı
Klinker Çimento
1998
Marmara
İç Pazar
Payı
Bolu Dahil
1998
Marmara
İç Pazar
Payı
1998
Fazla
Klinker
Zorunlu
İhraç PÇ
Çimento
İç Satış Marmara Çim.
Klinker
PC İlave
İhracat
Akçansa 3.300 35,9% 3.050 4.067 35,58% 34,26% 350 368 3.550 58 347
Nuh 2.010 21,9% 1.845 2.460 21,52% 20,73% 165 174 2.147 35 210
Darıca 1.100 12,0% 1.100 1.470 12,86% 12,38% 1.283 21 126
Set Ambarlı 430 4,7% 430 580 5,08% 4,89% 507 8 50
Pınarhisar 650 7,1% 650 870 7,61% 7,33% 759 12 74
Balıkesir 350 3,8% 350 470 4,11% 3,96% 411 7 39
Bursa 1.350 14,7% 1.135 1.513 13,24% 12,75% 215 226 1.321 22 129
Toplam 9.190 100% 8.650 11.429 100,00% 96,29% 730 768 9.977 162 976
Bolu 330 440 3,71% 383 6 38
Toplam 8.890 11.869 100,0% 10.360 169 1.014
6050
* 1998 yılında %5 satış artışına göre toplam ihracat : 768.000 + 1.014.000 = 1.782.000 ton PÇ dir.
1. Marmara Çimento’nun Ambarlı’da yapması beklenen 225.000 tonluk satışı için herkes pazar payı oranında klinker verecektir.
2. Set Ambarlı Kartal fabrikasının kapasitesi kadar satacaktır.
3. Artan kapasiteler her sene %25 esasına göre pazara verilmektedir.
4. İç tüketim fazlası kapasite oranları da birlikte tespit edilecek esaslar ile ihraç edilecektir.
5. Akçansa iç satışlarından Ege satış değerler düşülmüştür.
6. Çimento üretim kapasiteleri 1/0.75 hesabına göre yapılmıştır.
06-29/354-86
139
8. Nuh Çimento’ya ait 09.08.1999 tarihli bir iç yazışmada, “Görüşmeler sonucu
elde edilen en önemli bilgi ise Set Çimento’nun İstanbul’a trenle getirdiği çimentonun
miktarı olmuştur. Set’in sadece Afyon’dan değil, Ankara ve Balıkesir’den de Pendik’e
çimento getirdiği bildirildi. Getirilen miktarın ise Set’ten Adnan İğnebekçili’nin belirttiği
gibi 200 ton değil, günde 500-750 ton civarında 20-30 vagon yükü olduğu
anlaşılmaktadır. Daha önce Tuzla’ya getirilmekte olan malın çok artması sonucu, Set
Çimento TCDD’ye özel müracaat etmiş ve normalde yükleme boşaltmaya açık
olmayan Pendik İstasyonu’nun yükleme boşaltmaya açılmasını sağlamış...Bu
miktarın sağlıklı bir şekilde takip edilmesi ve fabrikalar arası satış miktarı hesaplarına
dahil edilmesinin sağlanması yerinde olacaktır. Miktardan haberdar olduğumuzu da
karşı tarafa bildirmeliyiz diye düşünüyorum. Önlem olarak malın geldiği Afyon ve
Ankara’ya aynı şekilde mal gönderilmesi düşünülebilir. Özellikle Afyon’a gönderilecek
az miktarda ucuz mal, Afyon ve civarını tekelinde bulunduran ve orada dar pazarda
büyük ihtimalle yüksek fiyat uygulaması yapan Set’i olumsuz yönde etkileyecektir.
Uygulama yapılmasa bile tehdit unsuru olarak kullanılabilir ve Afyon’dan İstanbul’a
gönderdiği malı sınırlaması veya fiyatını yükseltmesi istenebilir” ifadeleri
bulunmaktadır.
Ancak yukarıdaki belge ve analizlerin, Akçansa, Bursa Çimento, Lafarge Aslan,
Marmara Çimento, Nuh Çimento, Rota, Set Çimento ve Set Anadolu’nun Marmara
Bölgesi pazarının bölüşülmesi ve arz miktarının kontrolü konusunda anlaşma içinde
oldukları iddiasını ispatlamaya, Marmara Çimento ve Rota’nın belgelerin
hazırlanması ve uygulanmasına katılmadığı; diğer teşebbüslerin gerçekleşen satış
miktarlarının ise, belgelerde yer alan verileri kısmen yansıttığı göz önünde
bulundurulduğunda, yeterli olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
I.2.19.2. Akçansa, Bursa Çimento ve Set Çimento’nun Güney Marmara Pazarının
Paylaşımı Konusunda Anlaşma İçinde Oldukları İddiası
I.2.19.2.1. Delil ve Tespitler
1. Akçansa’da yapılan yerinde incelemede bulunan 1.1.1997 tarihli belgede,
Çanakkale, Balıkesir ve Bursa illerinden oluşan bir Güney Marmara haritası çizilmiş
ve sınırlar yapılmak suretiyle pazar, Akçansa, Bursa Çimento ve Set Çimento
arasında bölüşülmüştür. Set Çimento Yönetim Kurulu Başkanı Adnan İğnebekçili ve
Bursa Çimento Genel Müdürü Burhan Evcil’in imzalarının bulunduğu belgede şu
ifadeler de yer almaktadır:
“1. Her il oradaki fabrikanın
2. Ege, Çanak, Balıkesir
- Edremit
- Soma, Akhisar vs.
Tampon bölgeler mutabakatı
3. a) Bursa’nın Bandırma’da bir beton
b) Balıkesir, Bursa bir beton
Fabrikaların kendi ihtiyacı çimento verebilir.”
06-29/354-86
140
2. Analizi yapılan 1997-2000 yıllarında, söz konusu anlaşmanın, Çanakkale-
Balıkesir ve Balıkesir-Bursa il merkezleri birbirine çok yakın olmasına rağmen
(sırasıyla 206 ve 146 km) katı biçimde uygulandığı saptanmıştır. Akçansa Çanakkale,
Bursa Çimento ve Set Balıkesir, belgede belirlendiği üzere, rakip teşebbüslerin
bulunduğu il merkezleri ve bazı ilçelerine, kendi beton tesisleri haricinde satış
yapmamıştır; bu il merkezlerinde bayileri de bulunmamaktadır. Tek istisna,
Akçansa’nın Bursa il merkezine yönelik, 1999 yılında 35.077; 2000’de ise 13.757 ton
çimento satışıdır. Akçansa’nın TÇMB’ye gönderdiği verilere göre, 1999 yılı toplam
yurt içi satışları, 2.833.835 ton; 2000 yılı toplam yurt içi satışları ise, 2.793.664
tondur.
I.2.19.2.2. Savunmalar ve Bu Savunmalara İlişkin Değerlendirmeler
İlgili teşebbüslerin, yukarıda yer verilen delil ve tespitlere ilişkin olarak yaptığı
savunmalardan ilki, “rakip teşebbüslerin bulunduğu illere yapılan satış miktarlarının
Kurum uzmanlarına verildiği halde dikkate alınmadığı; bölgedeki bayiler aracılığıyla
yapılan bu satışların yanında, diğer bayilerin de münferit satışlarının olduğu”
şeklindedir.
İlgili teşebbüslerin, Kurul’un bilgi isteme yazılarına cevaben gönderdiği hiçbir
belgede, 1999 ve 2000 yıllarına ilişkin yukarıda değinilen istisna haricinde, rakip
teşebbüslerin bulunduğu il merkezine satış gözükmemektedir. Savunmalara dayanak
teşkil eden veriler, bu belgeler çerçevesinde incelenmiş ve rakip il merkezlerine
yapıldığı iddia edilen satışların, bizzat anlaşmada belirlenen tampon bölgelere ve
teşebbüslerin hazır beton santrallerine yapıldığı tespit edilmiştir. Başka bir deyişle,
1.1.1997 tarihli belgedeki anlaşma konusu satışların, “rakip il merkezine satış”
şeklinde gösterilmesi yanıltıcıdır.
İlgili teşebbüslerin, rakip fabrikaların bulunduğu il merkezlerinde bayisinin olmadığı
da, yine Kurul’un bilgi isteme yazılarına cevaben gönderilen belgelerden tespit
edilmiştir. Dolayısıyla, “rakip il merkezindeki bayiler aracılığıyla satış yapıldığı”
şeklindeki savunma da yanıltıcıdır. “Diğer bayilerin münferit olarak satışlarının
bulunduğu” yönündeki savunmanın kabulü ise, Akçansa ve Set Çimento’nun ileride
değinilecek bayilerinin bölgeler arası ticaretini engelleyici nitelikteki anlaşma ve
uygulamalarından dolayı, mümkün değildir. Daha da önemlisi, bayilerin münferit
satışları, ilgili teşebbüslerin satışı olarak değerlendirilemez.
Diğer bir savunma ise, “ilgili teşebbüslerin 01.01.1997 tarihli belgede belirtilen
pazarlara ekonomik ve karlı olduğu sürece satış yaptığı; kaldı ki yeni bir pazara
girmek için karlılığın tek başına bir gösterge olamayacağı; zira teşebbüslerin bireysel
hareketlerinin çimento gibi oligopol bir piyasayı doğrudan etkilediği; bu durumu
dikkate alan firmaların, fiyat savaşına girmekten kaçınmak için bazı bölgelere girmek
istememesinin doğal olduğu” şeklindedir.
Kurul, “oligopolistik bağımlılık” savunmasını kabul etmektedir. Zaten bu savunmayı
kabul ettiğinden, rakip teşebbüslerin mevcut maliyet yapıları ve fiyat seviyeleri ile
birbirlerinin ana hinterlandlarına satış yapabileceğini gösterdiği durumlarda bile,
uyumlu eylem karinesine başvurmadan, teşebbüsler arasındaki koordinasyonu
06-29/354-86
141
gösteren delillerin varlığını aramıştır. Başka bir deyişle, yalnızca iktisadi analizlerin
bulunduğu durumlarda, “uyumlu eylem karinesi”ne bile başvurmadan, ihlalin
bulunmadığı sonucuna ulaşmıştır. Buna karşılık, teşebbüsler arasındaki
koordinasyonu gösteren yukarıdaki gibi açık belgelerin varlığında, “oligopolistik
bağımlılık” savunması kabul edilemez; aksine, teşebbüslerin yaptıkları diğer
savunmaların çürütülmesinde kullanılabilecek bir delil haline gelir.
Bu belge ve analizler çerçevesinde, Akçansa, Bursa Çimento ve Set Çimento’nun
Güney Marmara pazarının paylaşımı konusunda anlaşma içinde olduğu sonucuna
ulaşılmıştır.
I.2.19.3. Akçansa, BÇS, Bursa Çimento, Lafarge Aslan, Marmara Çimento, Nuh
Çimento, Rota, Set Çimento ve Set Anadolu’nun Birlikte Fiyat Tespit
Ettikleri İddiası
Bu iddiaya ilişkin olarak aşağıdaki belgeler tespit edilmiştir:
1. Set Group’da yapılan yerinde incelemede bulunan 03.06.1996 ve 22.06.1996
tarihli yazılar:
“1) 03-06-96 İTİBARIYLE , 10 GÜN ÖDEMELİ TORBA FİATLARI (TÇ+KÇ)
AK 3,250 PIN 3.150 (2.950)
CAN 3,250
DAR 3,250 (3.150)
AMB/SET 3,250
KARTAL 3,300 (3.250) -? 3200
NUH 3,170 (3.020)-? 3070
(*) PARANTEZ İÇİ DEĞERLER TRAKYA ÇIKIŞ FİATIDIR
VADE FARKI HER 10 GÜN İÇİN İLAVE 100.000 TL
2)DÖKME FİATLARI 03-06-96’Dan İTİBAREN
PÇ 42.5 + PÇ 32.5
AK : 3.600 PIN :3500 (3300)
CAN : 3.600
DAR : 3.600 (3.500)
KAR : 3.650 (3.600) 3550
AMB/SET : 3,600
NUH 3520 : 3.430 (3.280) 3420
(*) PARANTEZ İÇİ DEĞERLER TRAKYA/İSTANBUL BATI YAKASI ÇIKIŞ
FİATLARI VADE 45 GÜN. VADE FARKI BEHER 10 GÜN İÇİN 100,000 TL.
3) 4 FİRMA SATIŞ PAYLARINA RİAYET EDİLECEK. UYGULAMA
KESİNLİKLE 03-06-96 GÜNÜ BAŞLATILACAK.
4) UYGULAMADA RAHATSIZLIK DURUMUNDA MUTLAKA TOPLANTIYA
ÇAĞRILACAK. BAYİ BİLGİLERİNE GÖRE RESEN HAREKET EDİLMEYECEK
5) 21 HAZİRAN 1996 GÜNÜ YENİDEN MUHASEBESİ YAPILACAK
5) 15-05-96 TARİHİNDEN İTİBAREN NUH’UN BOLU’YA GÖNDERDİĞİ GÜNLÜK
AZAMİ 500 TON TUTARINDAKİ MALZEME;
06-29/354-86
142
a- HEREKE PAZAR NİSPETLERİNDE MAZ. YÜK DAĞITIMI İLE TELAFİ
EDİLECEK
b- VEYA, BU TONAJ PAZAR PAYI HESABINDA DİKKAT ALINMAYACAK.
6) DÖKME SATIŞLARINDA MÜŞTERİ TAHSİSİ YAPILACAK. YEK DİĞERİNİN
MÜŞTERİSİNE KESİNLİKLE GİDİLMEYECEK.
1. 22.HAZ.1996 İTİBARIYLA , 10 GÜN ÖDEMELİ TORBA FİYATLARI
(TÇ+KÇ)
AK : 3.850
ÇAN : 3.850
DAR : 3.850
AMB/SET : 3.850 (3.750)
KARTAL : 3.900 (3.800)
NUH : 3.770 (3.670)
PIN : 3.750 (3.550)
PARANTEZ İÇİ DEĞERLER TRAKYA GİRİŞ FİATLARIDIR
VADE FARKI İLAVE HER 10 GÜN İÇİN 100.000 TL/10 gündür
2. DÖKME FİATLARI (PÇ 32.5+42.5)
AK : 4.200
ÇAN : 4.200
DAR : 4.200 (4,100)
KART : 4.250 (4 150)
AMB/SET : 4.200
NUH : 4.120 (4.020)
PIN : 4.100 (3.900)
PARANTEZ İÇİ DEĞERLER TRAKYA / İST BATI YAKASI FİATLARIDIR.
VADE 45 GÜN. VADE FARKI BEHER 10 GÜN İÇİN 100.000 TL/10 günDÜR.”
2. Akçansa’da yapılan yerinde incelemede bulunan 11.11.1996 tarih ve “1997
Fiat Prensibi” başlıklı belgede şu ifadeler yer almaktadır:
“PÇ-42.5 NET ≥ 59 $
KÇ-32.5-CÇ 32.5 NET ≥ 53 $
TÇ-32.5-CÇ 32.5 NET ≥ 50$
* FİATLAR KUR DEĞİŞİMİNE BAĞLI HER AY AYARLANACAK
**DÖKME VADE 45-60 GÜN
TORBALI VADE 10 GÜN
***DARICA – AKÇANSA FİATLARIDIR
DİĞER FABRİKALAR MEVCUT UYGULAMAYA GÖRE
MİSAL : NUH BUNDAN 100.000 TL/TON EKSİK”
3. Esçim Satış Müdürü Nafi MAKAROÇ’un ajandasının 25.3.1999 tarihli
sayfalarında şu ifadeler yer almaktadır:
“3- YALOVA (Nuh + Bursa beraber belirlediler)
TÇ Torba = 14.000.- + KDV
KÇ Torba = 14.500.-+ KDV
PÇ Torba = 18.600.- + KDV
06-29/354-86
143
60 gün Vade”
Analizi yapılan 1998-1999 döneminde, ilgili teşebbüslerin fiyat hareketlerinin
genellikle uyumlu olmadığı tespit edilmiştir. Bu çerçevede, yukarıdaki belge ve
analizlerin, Akçansa, BÇS, Bursa Çimento, Lafarge Aslan, Marmara Çimento, Nuh
Çimento, Rota, Set Çimento ve Set Anadolu’nun birlikte fiyat tespit ettikleri iddiasını
ispatlamaya yeterli olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
I.2.19.4. Akçansa’nın, Bayilerinin Bölgeler Arası Ticaretini Engellemesi İddiası
I.2.19.4.1. Delil ve Tespitler
1. Akçansa Pazarlama ve Planlama Müdürü Cenk EREN, “Torbalı çimentoda
farklı fiyat uygulanan yerler için münhasır bayilik anlaşması yapılıyor. Çanakkale ve
Büyükçekmece’de münhasır bayilere giden mallarda bölge torbası olarak şerit
uygulaması yapılmaktadır. Bölge torbalarının yan tarafları lacivert olarak
basılmaktadır. Kendi bölgesi dışına aktif olarak satış yapan bayiler otokontrol
sistemiyle hemen ortaya çıkar, bunların hepsini tespit etmemiz mümkün
olmamaktadır. Böyle bir tespitimiz olduğunda uyarıda bulunuruz. Bu konuya ilişkin
herhangi bir açık kural bulunmamaktadır...” şeklinde bir ifadede bulunmuştur.
Belgenin ardından, Akçansa’nın satış sisteminin değerlendirilmesine geçilebilir:
Akçansa, bir bölge fiyatıyla alınan malın mutlaka o bölgede satılmasını istemekte
(kural); bunun denetimi için başta farklı ambalaj olmak üzere çeşitli kontrol vasıtaları
kullanmakta (denetim); bunlara rağmen malın alındığı bölge dışına satılması halinde
de, bayiler uyarılmaktadır (yaptırım). Mevcut sistemde, alıcılar üzerine, aktif-pasif
satış ayrımı gözetmeksizin malın yalnızca satın alındığı bölgede satılması
yükümlülüğünün getirilmesi, 2002/2 sayılı Tebliğ’in izin verdiğinin ötesinde bir
sınırlamadır ve önemli bir rekabet ihlali teşkil etmektedir.
Konuya ilişkin nihai değerlendirmenin ise, aşağıdaki analizlerden sonra yapılması
doğru olacaktır. Akçansa’nın satış sisteminin şu üç amacı gerçekleştirdiği
düşünülmektedir:
Yapılan incelemeler neticesinde Akçansa’nın en yüksek pazar payının fabrikalarının
bulunduğu il merkezlerinde olduğu tespit edilmiştir. Bu pazar payına bağlı pazar gücü
ve sektörde uygulanan fiyat sistemine bağlı olarak Akçansa’nın en yüksek fiyatla
satış yaptığı dolayısıyla en büyük kar marjına sahip olduğu bölgeler de bunlardır.
Mevcut dikey kısıtlamalar, Akçansa’nın pazar gücünün olduğu piyasalar ile bu gücün
azaldığı ya da olmadığı piyasalar arasında fiyat farklılaştırması yapabilmesine imkan
sağlamaktadır. Bu durum iktisadi etkinlikten uzaklaşılmasına yol açmaktadır.
06-29/354-86
144
Keza, rakip teşebbüslerle pazar paylaşımı için yapılan anlaşmanın uygulanabilmesi
de, farklı bölgelerden ürün gelmemesine bağlıdır. Bu nedenle de, paralel ticaretin
engellenmesi büyük önem taşımaktadır.
Üçüncü amaç ise, yukarıda açıklandığı üzere, bayiler vasıtasıyla sektöre gelebilecek
rekabetin engellenmesidir.
Bu noktada değinilmesi gereken, üçüncü amaçla da ilişkili bir husus, Akçansa’nın
rakip fabrika merkezlerine girebilme olanağına rağmen bunu kullanmamasıdır. Bu
durum, “Akçansa’nın satış sisteminin, sektöre getirdiği rekabetçi etkiler dolayısıyla
hoşgörülebileceği” şeklinde bir değerlendirme yapılmasına engeldir.
I.2.19.4.2. Savunmalar ve Bu Savunmalara İlişkin Değerlendirmeler
Akçansa’nın, yukarıda yer verilen tespitlere ilişkin olarak yaptığı savunmalar, "I.2.5.
Çimento Sektöründe Dikey Kısıtlamalar” başlığı altında değerlendirilmiştir.
Bu belge ve analizler çerçevesinde, Akçansa’nın, 4054 sayılı Kanun’un 4.
maddesinde yasaklanan bayilerinin bölgeler arası ticaretini engelleyici uygulamalarda
bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır.
I.2.20. Set Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş.
I.2.20.1. Set Çimento, Akçansa, Bursa Çimento, Lafarge Aslan, Marmara
Çimento, Nuh Çimento, Rota ve Set Anadolu’nun Marmara Bölgesi
Pazarının Bölüşülmesi ve Arz Miktarının Kontrolü Konusunda Anlaşma
İçinde Oldukları İddiası
Bu bölüme ilişkin değerlendirmeler, “I.2.19.1.” bölümde yapılmıştır.
I.2.20.2. Set Çimento, Akçansa ve Bursa Çimento’nun Güney Marmara Pazarının
Paylaşımı Konusunda Anlaşma İçinde Oldukları İddiası
Bu bölüme ilişkin değerlendirmeler, “I.2.19.2.” bölümde yapılmıştır.
I.2.20.3. Set Çimento, Akçansa, BÇS, Bursa Çimento, Lafarge Aslan, Marmara
Çimento, Nuh Çimento, Rota ve Set Anadolu’nun Birlikte Fiyat Tespit
Ettikleri İddiası
Bu bölüme ilişkin değerlendirmeler, “I.2.19.3.” bölümde yapılmıştır.
06-29/354-86
145
I.2.20.4. Set Balıkesir’in, Bayilerinin Bölgeler Arası Ticaretini Engellemesi
İddiası
I.2.20.4.1. Delil ve Tespitler
1. Set Balıkesir’in, Dursunbey Ltd.Şti. ile 1.1.1999’da imzaladığı Tek Elden
Dağıtım Anlaşması’nın 10/b maddesinde, “Dağıtıcı, düşük bölge fiyatıyla aldığı
çimentoyu yüksek fiyatla çıkış yapılan diğer bölgelerde sattığı üretici tarafından tespit
edildiği takdirde, aldığı çimentonun fatura değeri kadar meblağda ceza ödeyecektir”
düzenlemesi yapılmıştır.
Belgenin ardından, Set Balıkesir’in satış sisteminin değerlendirilmesine geçilebilir:
Set Balıkesir, bir bölge fiyatıyla alınan malın mutlaka o bölgede satılmasını istemekte
(kural); bunun denetimi için çeşitli kontrol vasıtaları kullanmakta (denetim); bunlara
rağmen malın alındığı bölge dışına satılması halinde de, “Tek Elden Dağıtım” başlıklı
anlaşmanın 10’uncu maddesi çerçevesinde para cezası uygulamaktadır (yaptırım).
Set Balıkesir’in satış sisteminin, münhasır satış bölgeleri belirlenmediği için 2002/2
sayılı Grup Muafiyeti Tebliği’nden yararlanması mümkün değildir. Kaldı ki, mevcut
sistemde, alıcılar üzerine, aktif-pasif satış ayrımı gözetmeksizin malın yalnızca satın
alındığı bölgede satılması yükümlülüğünün getirilmesi, 2002/2 sayılı Tebliğ’in de izin
verdiğinin ötesinde bir sınırlamadır ve önemli bir rekabet ihlali teşkil etmektedir.
Konuya ilişkin nihai değerlendirmenin ise, aşağıdaki analizlerden sonra yapılması
doğru olacaktır. Set Balıkesir’in satış sisteminin şu üç amacı gerçekleştirdiği
düşünülmektedir:
Yapılan incelemeler neticesinde Set Balıkesir’in en yüksek pazar payının Balıkesir’de
olduğu tespit edilmiştir. Bu pazar payına bağlı pazar gücü ve sektörde uygulanan
fiyat sistemine bağlı olarak Set Balıkesir’in en yüksek fiyatla satış yaptığı dolayısıyla
en büyük kar marjına sahip olduğu bölge Balıkesir pazarıdır. Mevcut dikey
kısıtlamalar, Set Balıkesir’in pazar gücünün olduğu piyasa ile bu gücün azaldığı ya
da olmadığı piyasalar arasında fiyat farklılaştırması yapabilmesine imkan
sağlamaktadır. Bu durum iktisadi etkinlikten uzaklaşılmasına yol açmaktadır.
Keza, rakip teşebbüslerle pazar paylaşımı için yapılan anlaşmanın uygulanabilmesi
de, farklı bölgelerden ürün gelmemesine bağlıdır. Bu nedenle de, paralel ticaretin
engellenmesi büyük önem taşımaktadır.
Üçüncü amaç ise, yukarıda açıklandığı üzere, bayiler vasıtasıyla sektöre gelebilecek
rekabetin engellenmesidir.
Bu noktada değinilmesi gereken, üçüncü amaçla da ilişkili bir husus, Set Balıkesir’in
rakip fabrika merkezlerine girebilme olanağına rağmen bunu kullanmamasıdır. Bu
durum, “Set Balıkesir’in satış sisteminin, sektöre getirdiği rekabetçi etkiler dolayısıyla
hoşgörülebileceği” şeklinde bir değerlendirme yapılmasına engeldir.
06-29/354-86
146
I.2.20.4.2. Savunmalar ve Bu Savunmalara İlişkin Değerlendirmeler
Set Balıkesir’in, yukarıda yer verilen tespitlere ilişkin olarak yaptığı savunmalar,
"I.2.5. Çimento Sektöründe Dikey Kısıtlamalar” başlığı altında değerlendirilmiştir.
Bu belge ve analizler çerçevesinde, Set Balıkesir’in bayilik anlaşmalarının ve
uygulamalarının, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinde yasaklanan bayilerin bölgeler
arası ticaretini engelleyici rekabet ihlalleri olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
I.2.21. Anadolu Çimentoları T.A.Ş.
I.2.21.1. Set Anadolu, Akçansa, Bursa Çimento, Lafarge Aslan, Marmara
Çimento, Nuh Çimento, Rota ve Set Çimento’nun Marmara Bölgesi
Pazarının Bölüşülmesi ve Arz Miktarının Kontrolü Konusunda Anlaşma
İçinde Oldukları İddiası
Bu bölüme ilişkin değerlendirmeler, “I.2.19.1.” bölümde yapılmıştır.
I.2.21.2. Set Anadolu, Akçansa, BÇS, Bursa Çimento, Lafarge Aslan, Marmara
Çimento, Nuh Çimento, Rota ve Set Çimento’nun Birlikte Fiyat Tespit
Ettikleri İddiası
Bu bölüme ilişkin değerlendirmeler, “I.2.19.3.” bölümde yapılmıştır.
I.2.21.3. Set Anadolu’nun, Bayilerinin Bölgeler Arası Ticaretini Engellemesi
İddiası
I.2.21.3.1. Delil ve Tespitler
1. Set Anadolu’nun, Gürbüzler Koll.Şti. ile 1.4.1998’de imzaladığı Tek Elden
Dağıtım Anlaşması’nın 10/b maddesinde, “Dağıtıcı, Doğu İstanbul’da satılmak
kaydıyla Doğu İstanbul çıkış fiyatlarıyla Set-Ambarlı Terminalinden aldığı çimentoyu
Batı İstanbul’da sattığı, üretici tarafından tespit edildiği takdirde aldığı çimento fatura
değeri kadar meblağda ceza ödeyecektir” düzenlemesi yapılmıştır.
Belgenin ardından, Set Anadolu’nun satış sisteminin değerlendirilmesine geçilebilir:
Set Anadolu, bir bölge fiyatıyla alınan malın mutlaka o bölgede satılmasını istemekte
(kural); bunun denetimi için çeşitli kontrol vasıtaları kullanmakta (denetim); bunlara
rağmen malın alındığı bölge dışına satılması halinde de, “Tek Elden Dağıtım” başlıklı
anlaşmanın 10’uncu maddesi çerçevesinde para cezası uygulamaktadır (yaptırım).
Set Anadolu’nun satış sisteminin, münhasır satış bölgeleri belirlenmediği için 2002/2
06-29/354-86
147
sayılı Grup Muafiyeti Tebliği’nden yararlanması mümkün değildir. Kaldı ki, mevcut
sistemde, alıcılar üzerine, aktif-pasif satış ayrımı gözetmeksizin malın yalnızca satın
alındığı bölgede satılması yükümlülüğünün getirilmesi, 2002/2 sayılı Tebliğ’in de izin
verdiğinin ötesinde bir sınırlamadır ve önemli bir rekabet ihlali teşkil etmektedir.
I.2.21.3.2. Savunmalar ve Bu Savunmalara İlişkin Değerlendirmeler
Set Anadolu’nun, yukarıda yer verilen tespitlere ilişkin olarak yaptığı savunmalar,
"I.2.5. Çimento Sektöründe Dikey Kısıtlamalar” başlığı altında değerlendirilmiştir.
Bu belge ve analizler çerçevesinde, Set Anadolu’nun bayilik anlaşmalarının ve
uygulamalarının, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinde yasaklanan bayilerin bölgeler
arası ticaretini engelleyici rekabet ihlalleri olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
I. GEREKÇE VE HUKUKİ DAYANAK
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinde, “belirli bir mal veya hizmet piyasasında
doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını
taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası
anlaşmaların hukuka aykırı ve yasak olduğu” düzenlenmiştir. Bu hüküm, bütün
teşebbüsler arası anlaşma, karar ve uyumlu eylemlere geniş bir şekilde
uygulanmakta olup, temel amacı, her bir teşebbüsün kendi ticari politikalarını ve
piyasadaki faaliyetlerini tek başına, diğerlerinden bağımsız olarak belirlemesidir.
Rekabet Hukuku açısından fiyat tespitine ve pazar paylaşımına yönelik anlaşmalar
en ciddi rekabete aykırılık halleri arasında değerlendirilmiş ve çok açık bir biçimde
yasaklanmıştır.
Bir anlaşmada, rekabeti sınırlama amacı açıksa, anlaşmanın kendisi veya en
azından rekabeti bozucu hükümleri, “per se” bir rekabet ihlali oluşturur. Bu durumda
anlaşmanın rekabet üzerindeki etkilerinin incelenmesine gerek yoktur. Rekabeti
bozucu nitelikte olan anlaşmalar, tarafların kendi bağımsız rekabetçi faaliyetlerini
ortak çıkarlar adına gözden çıkardıkları bir yapısal çerçeve yaratır. Bu sebepten
dolayı, sadece rekabete aykırı bir anlaşmaya taraf olmak, anlaşma etkilerini
gerçekleştirmemiş olsa dahi yasaktır.
Öte yandan, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin gerekçesinde, “Bu Kanunun amacı
rekabetin korunması olduğuna göre, rekabeti engelleyici, kısıtlayıcı veya bozucu
teşebbüsler arası anlaşma ve uygulamaların yasaklanması gerekir. Maddenin amacı
bakımından anlaşma, hukuki şekil şartlarına uymasa bile tarafların kendilerini bağlı
hissettikleri her türlü uzlaşma ya da uyuşma anlamında kullanılmıştır. Anlaşmanın
yazılı veya sözlü olmasının önemi yoktur. Teşebbüsler arasında bir anlaşmanın
varlığı tespit edilemese bile teşebbüsler arasında kendi bağımsız davranışları yerine
geçen bir koordinasyon veya pratik işbirliği sağlayan, doğrudan veya dolaylı ilişkiler
de, eğer aynı sonucu doğuruyorsa, yasaklanmıştır. Böylece teşebbüslerin Kanuna
karşı hile yolu ile rekabeti sınırlayıcı uygulamaları meşru göstermeleri engellenmek
istenmiştir” denilerek, anlaşma kavramının, sözleşmelerden çok daha geniş bir irade
06-29/354-86
148
birlikteliği niteliğinde olduğu açıklanmıştır. Sözleşme olmaksızın da rekabet ortamını
bozan her türlü ilişkinin uygulamaya sokulması da anlaşma niteliğindedir. Ayrıca,
rekabeti kısıtlayıcı, sınırlayıcı, ya da ortadan kaldırıcı etkileri nedeniyle, "centilmenlik
anlaşmaları" ve "sözlü anlaşmalar" da 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında
değerlendirilmektedir.
Yukarıda yer verilen değerlendirmeler ışığında;
- Baştaş, BÇS, Set Ankara ve YL Hasanoğlan’ın Ankara PKÇ 32,5 torbalı çimento
pazarında fiyat tespiti konusunda anlaşma içinde olduğu,
- OYSA Niğde ve OYSA İskenderun’un gerek kurucu taraflar olan Çimsa ve OYAK
Adana arasında gerekse de bu kurucu taraflarla kendileri arasında rekabetçi
davranışların koordinasyonu şeklinde bir ihlal oluşturduğu,
- Akçansa, Bursa Çimento ve Set Çimento’nun Güney Marmara pazarının
paylaşımı konusunda anlaşma içinde olduğu,
- Baştaş, BÇS, OYSA Niğde, Set Afyon, Set Çimento, YL, Çimsa, Batıçim, OYAK
Adana, Akçansa ve Set Anadolu’nun, bayilik anlaşmalarının ve uygulamalarının,
bayilerinin bölgeler arası ticaretini engellediği,
tespit edilmiş; bu eylemlerin, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un
“Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar” başlıklı 4. maddesinin,
“Belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti
engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut
doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve
teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemleri hukuka aykırı ve yasaktır” şeklindeki
genel hükmünü ve özellikle de, “Mal veya hizmetlerin alım ya da satım fiyatının, fiyatı
oluşturan maliyet, kar gibi unsurlar ile her türlü alım yahut satım şartlarının tespit
edilmesi” hükmünü içeren (a) ve “Mal veya hizmet piyasalarının bölüşülmesi ile her
türlü piyasa kaynaklarının veya unsurlarının paylaşılması ya da kontrolü” hükmünü
içeren (b) bendini açıkça ihlal eder nitelikli olduğu, görüşüne ulaşılmıştır.
4054 sayılı Yasanın 16. maddesinin ikinci fıkrası, “bu Kanunun 4. ve 6. maddesinde
yasaklanmış olan davranışları gerçekleştirdiği Kurul kararı ile sabit olanlarla bu
Kanunun 11 inci maddesinin (b) bendinde yazılı davranışlarda bulunan teşebbüs
niteliğindeki gerçek ve tüzel kişiler ile teşebbüs birlikleri ve/veya bu birliklerin
üyelerinin bir yıl önceki mali yılsonunda oluşan ve Kurul tarafından saptanacak olan
yıllık gayri safi gelirinin yüzde onuna kadar para cezası verilebileceğini” hükme
bağlamaktadır. Bu bağlamda, Kurul tarafından takdir olunan idari para cezasının
belirlenmesinde, ilgili teşebbüslerin, 1999 mali yıl sonunda oluşan yıllık gayri safi
gelirleri esas alınmıştır.
4054 sayılı Kanun’un, 13.7.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5388 sayılı Kanun’la
değişmesinden önceki “Anlaşma, Birleşme ve Devralmaların Kurula Bildirilmesi”
başlıklı 10 uncu maddesinde yer alan, “4 üncü madde kapsamına giren anlaşma,
uyumlu eylem ve kararlar yapıldıkları tarihten itibaren bir ay içinde Kurula bildirilir”
ifadesi, bu tür anlaşmalara bildirim yükümlülüğü getirmekte; bildirilmemiş
anlaşmalara 16. maddenin birinci fıkrası (c) bendi ve üçüncü fıkrası hükümleri
uyarınca para cezası verilmesi öngörülmektedir. Ancak 5388 sayılı Kanun’un 2.
maddesi ile 4054 sayılı Kanun kapsamında bulunan anlaşmaların bildirilmesi
yükümlülüğü kaldırılmıştır.
06-29/354-86
149
J. SONUÇ
Önaraştırma ve soruşturmaya ait tüm savunma, ek savunma, sözlü savunma tutanakları,
sözlü savunma toplantısının ses kayıtlarının yazılı açılımı, raporlar, Danıştay’ın iptal
kararları, tüm dosya münderecatında yer alan bilgi ve belgelerin okunup incelenmesi
sonucunda;
J.1. Baştaş Başkent Çimento Sanayii ve Ticaret A.Ş.
J.1.1. BAŞTAŞ Başkent Çimento Sanayii ve Ticaret A.Ş., Bolu Çimento Sanayii A.Ş.,
Set Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve Yibitaş Lafarge Orta Anadolu Çimento Sanayi
ve Ticaret A.Ş.’nin Ankara PKÇ 32,5 torbalı çimento pazarında 16.12.1999 tarihinden
itibaren fiyat tespiti konusunda anlaşma içinde olduklarına OYBİRLİĞİ ile,
J.1.2. BAŞTAŞ Başkent Çimento Sanayii ve Ticaret A.Ş.’nin, 4054 sayılı Kanun'un 4.
maddesinde yasaklanan bayilerinin bölgeler arası ticaretini engelleyici anlaşma
niteliğindeki uygulamalarda bulunduğuna OYBİRLİĞİ ile,
- BAŞTAŞ Başkent Çimento Sanayii ve Ticaret A.Ş.’ye, 4054 sayılı Kanun’un 16.
maddesinin 2. fıkrası uyarınca,
J.1.3. Bolu Çimento Sanayii A.Ş., Set Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve Yibitaş
Lafarge Orta Anadolu Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile 16.12.1999’dan itibaren
fiyat tespiti konusunda anlaşma içinde olmasından dolayı, 1999 yılı net satışlarının
takdiren %3’ü oranında, 466.579,64 YTL idari para cezası verilmesi gerektiğine,
ancak Rekabet Kurulu’nun vermiş olduğu 1.2.2002 tarihli ve 02-06/51-24 sayılı karar,
Danıştay tarafından hakkında karar tesis edilen teşebbüs lehine bozulduğundan ve
önceki kararda verilen para cezasından daha fazla miktarda para cezası
verilemeyeceğinden, teşebbüse 1999 yılı net satışları dikkate alınarak 155.526,54
YTL para cezası verilmesine OYBİRLİĞİ ile,
J.1.4. 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinde yasaklanan bayilerinin bölgeler arası
ticaretini engelleyici anlaşma niteliğindeki uygulamalarda bulunmasından dolayı,
1999 yılı net satışlarının takdiren %1’i oranında, 155.526,55 YTL idari para cezası
verilmesi gerektiğine, ancak Rekabet Kurulu’nun vermiş olduğu 1.2.2002 tarihli ve
02-06/51-24 sayılı karar, Danıştay tarafından hakkında karar tesis edilen teşebbüs
lehine bozulduğundan ve önceki kararda verilen para cezasından daha fazla
miktarda para cezası verilemeyeceğinden, teşebbüse 1999 yılı net satışları dikkate
alınarak 31.105,30 YTL para cezası verilmesine OYBİRLİĞİ ile,
J.1.5. 5388 sayılı Kanun’un 2. maddesi ile 4054 sayılı Kanun kapsamında bulunan
anlaşmaların bildirilmesi yükümlülüğü kaldırıldığından, anlaşmaların
bildirilmemesinden dolayı, BAŞTAŞ Başkent Çimento Sanayii ve Ticaret A.Ş.
hakkında karar verilmesine gerek olmadığına OYBİRLİĞİ ile,
06-29/354-86
150
J.2. Bolu Çimento Sanayii A.Ş.
J.2.1. Bolu Çimento Sanayii A.Ş., BAŞTAŞ Başkent Çimento Sanayii ve Ticaret A.Ş.,
Set Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve Yibitaş Lafarge Orta Anadolu Çimento Sanayi
ve Ticaret A.Ş.’nin Ankara PKÇ 32,5 torbalı çimento pazarında 16.12.1999 tarihinden
itibaren fiyat tespiti konusunda anlaşma içinde olduklarına OYBİRLİĞİ ile,
J.2.2. Bolu Çimento Sanayii A.Ş.’nin bayilik anlaşmalarının ve uygulamalarının, 4054
sayılı Kanun'un 4. maddesinde yasaklanan bayilerin bölgeler arası ticaretini
engelleyici rekabet ihlalleri olduğuna OYBİRLİĞİ ile,
- Bolu Çimento Sanayii A.Ş.’ye, 4054 sayılı Kanun’un 16’ncı maddesinin 2. fıkrası
uyarınca,
J.2.3. BAŞTAŞ Başkent Çimento Sanayii ve Ticaret A.Ş., Set Çimento Sanayi ve
Ticaret A.Ş. ve Yibitaş Lafarge Orta Anadolu Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile
16.12.1999’dan itibaren fiyat tespiti konusunda anlaşma içinde olmasından dolayı,
1999 yılı net satışlarının takdiren %3’ü oranında, 1.026.279,17-YTL idari para cezası
verilmesi gerektiğine, ancak Rekabet Kurulu’nun vermiş olduğu 1.2.2002 tarihli ve
02-06/51-24 sayılı karar, Danıştay tarafından hakkında karar tesis edilen teşebbüs
lehine bozulduğundan ve önceki kararda verilen para cezasından daha fazla
miktarda para cezası verilemeyeceğinden, teşebbüse 1999 yılı net satışları dikkate
alınarak 342.093,06-YTL para cezası verilmesine OYBİRLİĞİ ile,
J.2.4. Bayilik anlaşmalarının ve uygulamalarının, 4054 sayılı Kanun'un 4.
maddesinde yasaklanan bayilerin bölgeler arası ticaretini engelleyici rekabet ihlalleri
olmasından dolayı, 1999 yılı net satışlarının takdiren %1’i oranında, 342.093,06 YTL
idari para cezası verilmesi gerektiğine, ancak Rekabet Kurulu’nun vermiş olduğu
1.2.2002 tarihli ve 02-06/51-24 sayılı karar, Danıştay tarafından hakkında karar tesis
edilen teşebbüs lehine bozulduğundan ve önceki kararda verilen para cezasından
daha fazla miktarda para cezası verilemeyeceğinden, teşebbüse 1999 yılı net
satışları dikkate alınarak 68.418,61 YTL para cezası verilmesine OYBİRLİĞİ ile,
J.2.5. 5388 sayılı Kanun’un 2. maddesi ile 4054 sayılı Kanun kapsamında bulunan
anlaşmaların bildirilmesi yükümlülüğü kaldırıldığından, anlaşmaların
bildirilmemesinden dolayı, Bolu Çimento Sanayii A.Ş. hakkında karar verilmesine
gerek olmadığına OYBİRLİĞİ ile,
J.3. Oysa Niğde Çimento Sanayii ve Tic. A.Ş.
J.3.1. OYSA Niğde Çimento Sanayi. ve Tic. A.Ş. ve OYSA İskenderun Çimento
Sanayii ve Ticaret A.Ş.’nin gerek kurucu taraflar olan Çimsa Çimento Sanayi ve
Ticaret A.Ş. ve Adana Çimento Sanayii T.A.Ş. arasında gerekse de bu kurucu
06-29/354-86
151
taraflarla kendileri arasında rekabetçi davranışların koordinasyonu şeklinde bir ihlal
oluşturduğuna OYBİRLİĞİ ile,
J.3.2. OYSA Niğde Çimento Sanayii ve Tic. A.Ş.’nin bayilik anlaşmalarının ve
uygulamalarının, 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesinde yasaklanan bayilerin bölgeler
arası ticaretini engelleyici rekabet ihlalleri olduğuna OYBİRLİĞİ ile,
- OYSA Niğde Çimento Sanayii ve Tic. A.Ş.’ye, 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin
2. fıkrası uyarınca,
J.3.3. OYSA Niğde Çimento Sanayii ve Tic. A.Ş. ve OYSA İskenderun Çimento
Sanayii ve Ticaret A.Ş.’nin gerek kurucu taraflar olan Çimsa Çimento Sanayi ve
Ticaret A.Ş. ve Adana Çimento Sanayii T.A.Ş. arasında gerekse de bu kurucu
taraflarla kendileri arasında rekabetçi davranışların koordinasyonu şeklinde bir ihlal
oluşturmasından dolayı, 1999 yılı net satışlarının takdiren %3’ü oranında, 284.506,95
YTL idari para cezası verilmesi gerektiğine, ancak Rekabet Kurulu’nun vermiş olduğu
1.2.2002 tarihli ve 02-06/51-24 sayılı karar, Danıştay tarafından hakkında karar tesis
edilen teşebbüs lehine bozulduğundan ve önceki kararda verilen para cezasından
daha fazla miktarda para cezası verilemeyeceğinden, teşebbüse 1999 yılı net
satışları dikkate alınarak, 94.835,65 YTL para cezası verilmesine OYBİRLİĞİ ile,
J.3.4. Bayilik anlaşmalarının ve uygulamalarının, 4054 sayılı Kanun'un 4.
maddesinde yasaklanan bayilerin bölgeler arası ticaretini engelleyici rekabet ihlalleri
olmasından dolayı, 1999 yılı net satışlarının takdiren %1’i oranında, 94.835,65 YTL
idari para cezası verilmesi gerektiğine, ancak Rekabet Kurulu’nun vermiş olduğu
1.2.2002 tarihli ve 02-06/51-24 sayılı karar, Danıştay tarafından hakkında karar tesis
edilen teşebbüs lehine bozulduğundan ve önceki kararda verilen para cezasından
daha fazla miktarda para cezası verilemeyeceğinden, teşebbüse 1999 yılı net
satışları dikkate alınarak 18.967,13-YTL para cezası verilmesine OYBİRLİĞİ ile,
J.3.5. 5388 sayılı Kanun’un 2. maddesi ile 4054 sayılı Kanun kapsamında bulunan
anlaşmaların bildirilmesi yükümlülüğü kaldırıldığından, anlaşmaların
bildirilmemesinden dolayı, OYSA Niğde Çimento Sanayii ve Tic. A.Ş. hakkında karar
verilmesine gerek olmadığına,
J.4. Afyon Çimento Sanayii A.Ş.
J.4.1. Afyon Çimento Sanayii T.A.Ş.’nin bayilik anlaşmalarının ve uygulamalarının,
4054 sayılı Kanun'un 4. maddesinde yasaklanan bayilerin bölgeler arası ticaretini
engelleyici rekabet ihlalleri olduğuna OYBİRLİĞİ ile,
J.4.2. Afyon Çimento Sanayii T.A.Ş.’ye, 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin 2.
fıkrası uyarınca, bayilik anlaşmalarının ve uygulamalarının, aynı Kanun'un 4.
maddesinde yasaklanan bayilerin bölgeler arası ticaretini engelleyici rekabet ihlalleri
olmasından dolayı, 1999 yılı net satışlarının takdiren %1’i oranında, 74.332,03 YTL
idari para cezası verilmesi gerektiğine, ancak Rekabet Kurulu’nun vermiş olduğu
1.2.2002 tarihli ve 02-06/51-24 sayılı karar, Danıştay tarafından hakkında karar tesis
edilen teşebbüs lehine bozulduğundan ve önceki kararda verilen para cezasından
daha fazla miktarda para cezası verilemeyeceğinden, teşebbüse 1999 yılı net
satışları dikkate alınarak 14.866,41 YTL para cezası verilmesine OYBİRLİĞİ ile,
06-29/354-86
152
J.4.3. 5388 sayılı Kanun’un 2. maddesi ile 4054 sayılı Kanun kapsamında bulunan
anlaşmaların bildirilmesi yükümlülüğü kaldırıldığından, anlaşmaların
bildirilmemesinden dolayı, Afyon Çimento Sanayii T.A.Ş. hakkında karar verilmesine
gerek olmadığına OYBİRLİĞİ ile,
J.5. Set Çimento San. ve Tic. A.Ş.
J.5.1. Set Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş., BAŞTAŞ Başkent Çimento Sanayii ve
Ticaret A.Ş., Bolu Çimento Sanayii A.Ş. ve Yibitaş Lafarge Orta Anadolu Çimento
Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin Ankara PKÇ 32,5 torbalı çimento pazarında 16.12.1999
tarihinden itibaren fiyat tespiti konusunda anlaşma içinde olduklarına OYBİRLİĞİ ile,
J.5.2. Set Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. Ankara Fabrikası’nın bayilik
anlaşmalarının ve uygulamalarının, 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesinde yasaklanan
bayilerin bölgeler arası ticaretini engelleyici rekabet ihlalleri olduğuna OYBİRLİĞİ ile,
J.5.3. Set Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş., Akçansa Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş.
ve Bursa Çimento Fabrikası A.Ş.’nin güney Marmara pazarının paylaşımı konusunda
anlaşma içinde olduklarına OYBİRLİĞİ ile,
J.5.4. Set Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. Balıkesir Fabrikası'nın bayilik
anlaşmalarının ve uygulamalarının, 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesinde yasaklanan
bayilerin bölgeler arası ticaretini engelleyici rekabet ihlalleri olduğuna OYBİRLİĞİ ile,
– Set Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ye, 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin
ikinci fıkrası uyarınca,
J.5.5. BAŞTAŞ Başkent Çimento Sanayii ve Ticaret A.Ş., Bolu Çimento Sanayii A.Ş.
ve Yibitaş Lafarge Orta Anadolu Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile 16.12.1999’dan
itibaren fiyat tespiti konusunda anlaşma içinde olmasından dolayı, 1999 yılı net
satışlarının takdiren %3’ü oranında, 1.020.590,37 YTL idari para cezası verilmesi
gerektiğine, ancak Rekabet Kurulu’nun vermiş olduğu 1.2.2002 tarihli ve 02-06/51-24
sayılı karar, Danıştay tarafından hakkında karar tesis edilen teşebbüs lehine
bozulduğundan ve önceki kararda verilen para cezasından daha fazla miktarda para
cezası verilemeyeceğinden, teşebbüse 1999 yılı net satışları dikkate alınarak
340.196,79 YTL para cezası verilmesine OYBİRLİĞİ ile,
J.5.6. Akçansa Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve Bursa Çimento Fabrikası A.Ş. ile
Güney Marmara pazarının paylaşımı konusunda anlaşma içinde olmasından dolayı,
1999 yılı net satışlarının takdiren %3’ü oranında, 1.020.590,37 YTL idari para cezası
verilmesi gerektiğine, ancak Rekabet Kurulu’nun vermiş olduğu 1.2.2002 tarihli ve
02-06/51-24 sayılı karar, Danıştay tarafından hakkında karar tesis edilen teşebbüs
lehine bozulduğundan ve önceki kararda verilen para cezasından daha fazla
miktarda para cezası verilemeyeceğinden, teşebbüse 1999 yılı net satışları dikkate
alınarak 340.196,79 YTL para cezası verilmesine OYBİRLİĞİ ile,
06-29/354-86
153
J.5.7. Ankara Fabrikası'nın bayilik anlaşmalarının ve uygulamalarının, 4054 sayılı
Kanun'un 4. maddesinde yasaklanan bayilerin bölgeler arası ticaretini engelleyici
rekabet ihlalleri olmasından dolayı, 1999 yılı net satışlarının takdiren %1’i oranında,
340.196,79 YTL idari para cezası verilmesi gerektiğine, ancak Rekabet Kurulu’nun
vermiş olduğu 1.2.2002 tarihli ve 02-06/51-24 sayılı karar, Danıştay tarafından
hakkında karar tesis edilen teşebbüs lehine bozulduğundan ve önceki kararda verilen
para cezasından daha fazla miktarda para cezası verilemeyeceğinden, teşebbüse
1999 yılı net satışları dikkate alınarak 68.039,36 YTL para cezası verilmesine
OYBİRLİĞİ ile,
J.5.8. Balıkesir Fabrikası'nın bayilik anlaşmalarının ve uygulamalarının, 4054 sayılı
Kanun'un 4. maddesinde yasaklanan bayilerin bölgeler arası ticaretini engelleyici
rekabet ihlalleri olmasından dolayı, 1999 yılı net satışlarının takdiren %1’i oranında,
340.196,79 YTL idari para cezası verilmesi gerektiğine, ancak Rekabet Kurulu’nun
vermiş olduğu 1.2.2002 tarihli ve 02-06/51-24 sayılı karar, Danıştay tarafından
hakkında karar tesis edilen teşebbüs lehine bozulduğundan ve önceki kararda verilen
para cezasından daha fazla miktarda para cezası verilemeyeceğinden, teşebbüse
1999 yılı net satışları dikkate alınarak 68.039,36 YTL para cezası verilmesine
OYBİRLİĞİ ile,
J.5.9. 5388 sayılı Kanun’un 2. maddesi ile 4054 sayılı Kanun kapsamında bulunan
anlaşmaların bildirilmesi yükümlülüğü kaldırıldığından, anlaşmaların
bildirilmemesinden dolayı, Set Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. hakkında karar
verilmesine gerek olmadığına OYBİRLİĞİ ile,
J.6. Yibitaş Lafarge Orta Anadolu Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş.
J.6.1. Yibitaş Lafarge Orta Anadolu Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş., BAŞTAŞ
Başkent Çimento Sanayii ve Ticaret A.Ş., Bolu Çimento Sanayii A.Ş. ve Set Çimento
Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin Ankara PKÇ 32,5 torbalı çimento pazarında 16.12.1999
tarihinden itibaren fiyat tespiti konusunda anlaşma içinde olduklarına OYBİRLİĞİ ile,
J.6.2. Yibitaş Lafarge Orta Anadolu Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin bayilik
anlaşmalarının ve uygulamalarının, 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesinde yasaklanan
bayilerin bölgeler arası ticaretini engelleyici rekabet ihlalleri olduğuna OYBİRLİĞİ ile,
- Yibitaş Lafarge Orta Anadolu Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ye, 4054 sayılı
Kanun’un 16. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca,
J.6.3. BAŞTAŞ Başkent Çimento Sanayii ve Ticaret A.Ş., Bolu Çimento Sanayii A.Ş.
ve Set Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile 16.12.1999’dan itibaren fiyat tespiti
konusunda anlaşma içinde olmasından dolayı, 1999 yılı net satışlarının takdiren %3’ü
oranında, 1.130.952,21 YTL idari para cezası verilmesi gerektiğine, ancak Rekabet
06-29/354-86
154
Kurulu’nun vermiş olduğu 1.2.2002 tarihli ve 02-06/51-24 sayılı karar, Danıştay
tarafından hakkında karar tesis edilen teşebbüs lehine bozulduğundan ve önceki
kararda verilen para cezasından daha fazla miktarda para cezası
verilemeyeceğinden, teşebbüse 1999 yılı net satışları dikkate alınarak 376.984,07
YTL para cezası verilmesine OYBİRLİĞİ ile,
J.6.4. Bayilik anlaşmalarının ve uygulamalarının, 4054 sayılı Kanun'un 4.
maddesinde yasaklanan bayilerin bölgeler arası ticaretini engelleyici rekabet ihlalleri
olmasından dolayı, 1999 yılı net satışlarının takdiren %1’i oranında, 376,984.07 YTL
idari para cezası verilmesi gerektiğine, ancak Rekabet Kurulu’nun vermiş olduğu
1.2.2002 tarihli ve 02-06/51-24 sayılı karar, Danıştay tarafından hakkında karar tesis
edilen teşebbüs lehine bozulduğundan ve önceki kararda verilen para cezasından
daha fazla miktarda para cezası verilemeyeceğinden, teşebbüse 1999 yılı net
satışları dikkate alınarak 75.396,81 YTL para cezası verilmesine OYBİRLİĞİ ile,
J.6.5. 5388 sayılı Kanun’un 2. maddesi ile 4054 sayılı Kanun kapsamında bulunan
anlaşmaların bildirilmesi yükümlülüğü kaldırıldığından, anlaşmaların
bildirilmemesinden dolayı, Yibitaş Lafarge Orta Anadolu Çimento Sanayi ve Ticaret
A.Ş. hakkında karar verilmesine gerek olmadığına OYBİRLİĞİ ile,
J.7. Çimsa Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş.
J.7.1. OYSA Niğde Çimento Sanayii ve Tic. A.Ş. ve OYSA İskenderun Çimento
Sanayii ve Ticaret A.Ş.’nin gerek kurucu taraflar olan Çimsa Çimento Sanayi ve
Ticaret A.Ş. ve Adana Çimento Sanayii T.A.Ş. arasında gerekse de bu kurucu
taraflarla kendileri arasında rekabetçi davranışların koordinasyonu şeklinde bir ihlal
oluşturduğuna OYBİRLİĞİ ile,
J.7.2. Çimsa Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin, 4054 sayılı Kanun'un 4.
maddesinde yasaklanan bayilerinin bölgeler arası ticaretini engelleyici anlaşma
niteliğindeki uygulamalarda bulunduğuna OYBİRLİĞİ ile,
- Çimsa Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ye, 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin
ikinci fıkrası uyarınca;
J.7.3. OYSA Niğde Çimento Sanayii ve Tic. A.Ş. ve OYSA İskenderun Çimento
Sanayii ve Ticaret A.Ş.’nin gerek kurucu taraflar olan Çimsa Çimento Sanayi ve
Ticaret A.Ş. ve Adana Çimento Sanayii T.A.Ş. arasında gerekse de bu kurucu
taraflarla kendileri arasında rekabetçi davranışların koordinasyonu şeklinde bir ihlal
oluşturmasından dolayı, 1999 yılı net satışlarının takdiren %3’ü oranında,
1.462.696,98 YTL idari para cezası verilmesi gerektiğine, ancak Rekabet Kurulu’nun
vermiş olduğu 1.2.2002 tarihli ve 02-06/51-24 sayılı karar, Danıştay tarafından
hakkında karar tesis edilen teşebbüs lehine bozulduğundan ve önceki kararda verilen
para cezasından daha fazla miktarda para cezası verilemeyeceğinden, teşebbüse
06-29/354-86
155
1999 yılı net satışları dikkate alınarak 487.565,66 YTL para cezası verilmesine
OYBİRLİĞİ ile,
J.7.4. 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinde yasaklanan bayilerinin bölgeler arası
ticaretini engelleyici anlaşma niteliğindeki uygulamalarda bulunmasından dolayı,
1999 yılı net satışlarının takdiren %1’i oranında, 487.565,66 YTL idari para cezası
verilmesi gerektiğine, ancak Rekabet Kurulu’nun vermiş olduğu 1.2.2002 tarihli ve
02-06/51-24 sayılı karar, Danıştay tarafından hakkında karar tesis edilen teşebbüs
lehine bozulduğundan ve önceki kararda verilen para cezasından daha fazla
miktarda para cezası verilemeyeceğinden, teşebbüse 1999 yılı net satışları dikkate
alınarak 97.513,13 YTL para cezası verilmesine OYBİRLİĞİ ile,
J.7.5. 5388 sayılı Kanun’un 2. maddesi ile 4054 sayılı Kanun kapsamında bulunan
anlaşmaların bildirilmesi yükümlülüğü kaldırıldığından, anlaşmaların
bildirilmemesinden dolayı, Çimsa Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. hakkında karar
verilmesine gerek olmadığına OYBİRLİĞİ ile,
J.8. Batıçim Batı Anadolu Çimento Sanayi A.Ş.
J.8.1. Rekabet Kurulu’nun 15.8.2005 tarihli ve 05-51/785-M sayı ile
“soruşturmayı yürüten Kurul üyesinin nihai karar toplantısına katılarak oy
kullanmasının hukuka aykırı olduğu gerekçesine dayanan ve Kurumumuzca tebellüğ
edilen ve Danıştay 13. Dairesi ve İdari Dava Daireleri Genel Kurulunun değişik
kararlarıyla yerleşik hale gelen mahkeme kararlarının bugünkü tarihten itibaren
temyiz edilmemesine ve yürütmenin durdurulması kararı verilenler açısından itiraz
edilmemesine; gelecekte de bu nitelikteki bir gerekçeyle Kurumumuza tebliğ edilecek
tüm kararların temyiz edilmemesine ve yürütmenin durdurulması kararı verilenler
açısından itiraz edilmemesine”
şeklinde alınan kararı uyarınca ilgili Danıştay kararının temyiz edilmeksizin dosyanın
yeniden değerlendirilebileceğine OYÇOKLUĞU ile,
J.8.2. Batıçim Batı Anadolu Çimento Sanayi A.Ş.’nin 4054 sayılı Kanun'un 4.
maddesinde yasaklanan bayilerin bölgeler arası ticaretini engelleyici anlaşma
niteliğindeki uygulamalarda bulunduğuna OYBİRLİĞİ ile,
J.8.3. Batıçim Batı Anadolu Çimento Sanayi A.Ş.'ye, 4054 sayılı Kanun’un 16.
maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinde yasaklanan
bayilerinin bölgeler arası ticaretini engelleyici anlaşma niteliğindeki uygulamalarda
bulunmasından dolayı, 1999 yılı net satışlarının takdiren %1’i oranında, 425.242,87
YTL idari para cezası verilmesi gerektiğine, ancak Rekabet Kurulu’nun vermiş olduğu
1.2.2002 tarihli ve 02-06/51-24 sayılı karar, Danıştay tarafından hakkında karar tesis
edilen teşebbüs lehine bozulduğundan ve önceki kararda verilen para cezasından
06-29/354-86
156
daha fazla miktarda para cezası verilemeyeceğinden, teşebbüse 1999 yılı net
satışları dikkate alınarak 85.048,57 YTL para cezası verilmesine OYBİRLİĞİ ile,
J.8.4. 5388 sayılı Kanun’un 2. maddesi ile 4054 sayılı Kanun kapsamında bulunan
anlaşmaların bildirilmesi yükümlülüğü kaldırıldığından, anlaşmaların
bildirilmemesinden dolayı, Batıçim Batı Anadolu Çimento Sanayi A.Ş. hakkında karar
verilmesine gerek olmadığına OYBİRLİĞİ ile,
J.9. Adana Çimento Sanayii T.A.Ş.
J.9.1. Rekabet Kurulu’nun 15.8.2005 tarihli ve 05-51/785-M sayı ile
“soruşturmayı yürüten Kurul üyesinin nihai karar toplantısına katılarak oy
kullanmasının hukuka aykırı olduğu gerekçesine dayanan ve Kurumumuzca tebellüğ
edilen ve Danıştay 13. Dairesi ve İdari Dava Daireleri Genel Kurulunun değişik
kararlarıyla yerleşik hale gelen mahkeme kararlarının bugünkü tarihten itibaren
temyiz edilmemesine ve yürütmenin durdurulması kararı verilenler açısından itiraz
edilmemesine; gelecekte de bu nitelikteki bir gerekçeyle Kurumumuza tebliğ edilecek
tüm kararların temyiz edilmemesine ve yürütmenin durdurulması kararı verilenler
açısından itiraz edilmemesine”
şeklinde alınan kararı uyarınca ilgili Danıştay kararının temyiz edilmeksizin dosyanın
yeniden değerlendirilebileceğine OYÇOKLUĞU ile,
J.9.2. OYSA Niğde Çimento Sanayii ve Tic. A.Ş. ve OYSA İskenderun Çimento
Sanayii ve Ticaret A.Ş.’nin gerek kurucu taraflar olan Çimsa Çimento Sanayi ve
Ticaret A.Ş. ve Adana Çimento Sanayii T.A.Ş. arasında gerekse de bu kurucu
taraflarla kendileri arasında rekabetçi davranışların koordinasyonu şeklinde bir ihlal
oluşturduğuna OYBİRLİĞİ ile,
J.9.3. Adana Çimento Sanayii T.A.Ş.’nin bayilik anlaşmalarının ve uygulamalarının,
4054 sayılı Kanun'un 4. maddesinde yasaklanan bayilerin bölgeler arası ticaretini
engelleyici rekabet ihlalleri olduğuna OYBİRLİĞİ ile,
J.9.4. Adana Çimento Sanayii T.A.Ş.’ye, 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin 2.
fıkrası uyarınca, OYSA Niğde Çimento Sanayii ve Tic. A.Ş. ve OYSA İskenderun
Çimento Sanayii ve Ticaret A.Ş.’nin gerek kurucu taraflar olan Çimsa Çimento Sanayi
ve Ticaret A.Ş. ve Adana Çimento Sanayii T.A.Ş. arasında gerekse de bu kurucu
taraflarla kendileri arasında rekabetçi davranışların koordinasyonu şeklinde bir ihlal
oluşturmasından dolayı, 1999 yılı net satışlarının takdiren %3’ü oranında,
1.485.537,98 YTL idari para cezası verilmesi gerektiğine, ancak Rekabet Kurulu’nun
vermiş olduğu 1.2.2002 tarihli ve 02-06/51-24 sayılı karar, Danıştay tarafından
hakkında karar tesis edilen teşebbüs lehine bozulduğundan ve önceki kararda verilen
para cezasından daha fazla miktarda para cezası verilemeyeceğinden, teşebbüse
06-29/354-86
157
1999 yılı net satışları dikkate alınarak 495.179,33 YTL para cezası verilmesine
OYBİRLİĞİ ile,
J.9.5. Bayilik anlaşmalarının ve uygulamalarının, 4054 sayılı Kanun'un 4.
maddesinde yasaklanan bayilerin bölgeler arası ticaretini engelleyici rekabet ihlalleri
olmasından dolayı, 1999 yılı net satışlarının takdiren %1’i oranında, 495.179,33 YTL
idari para cezası verilmesi gerektiğine, ancak Rekabet Kurulu’nun vermiş olduğu
1.2.2002 tarihli ve 02-06/51-24 sayılı karar, Danıştay tarafından hakkında karar tesis
edilen teşebbüs lehine bozulduğundan ve önceki kararda verilen para cezasından
daha fazla miktarda para cezası verilemeyeceğinden, teşebbüse 1999 yılı net
satışları dikkate alınarak 99.035,87 YTL para cezası verilmesine OYBİRLİĞİ ile,
J.9.6. 5388 sayılı Kanun’un 2. maddesi ile 4054 sayılı Kanun kapsamında bulunan
anlaşmaların bildirilmesi yükümlülüğü kaldırıldığından, anlaşmaların
bildirilmemesinden dolayı, Adana Çimento Sanayii T.A.Ş. hakkında karar verilmesine
gerek olmadığına OYBİRLİĞİ ile,
J.10. Oysa İskenderun Çimento Sanayii ve Ticaret A.Ş.
J.10.1. OYSA Niğde Çimento Sanayii ve Tic. A.Ş. ve OYSA İskenderun Çimento
Sanayii ve Ticaret A.Ş.’nin gerek kurucu taraflar olan Çimsa Çimento Sanayi ve
Ticaret A.Ş. ve Adana Çimento Sanayii T.A.Ş. arasında gerekse de bu kurucu
taraflarla kendileri arasında rekabetçi davranışların koordinasyonu şeklinde bir ihlal
oluşturduğuna OYBİRLİĞİ ile,
- OYSA İskenderun Çimento Sanayii ve Ticaret A.Ş.’ye, 4054 sayılı Kanun’un 16.
maddesinin ikinci fıkrası uyarınca,
J.10.2. OYSA Niğde Çimento Sanayii ve Tic. A.Ş. ve OYSA İskenderun Çimento
Sanayii ve Ticaret A.Ş.’nin gerek kurucu taraflar olan Çimsa Çimento Sanayi ve
Ticaret A.Ş. ve Adana Çimento Sanayii T.A.Ş. arasında gerekse de bu kurucu
taraflarla kendileri arasında rekabetçi davranışların koordinasyonu şeklinde bir ihlal
oluşturmasından dolayı, 1999 yılı net satışlarının takdiren %3’ü oranında, 305.343,76
YTL idari para cezası verilmesi gerektiğine, ancak Rekabet Kurulu’nun vermiş olduğu
1.2.2002 tarihli ve 02-06/51-24 sayılı karar, Danıştay tarafından hakkında karar tesis
edilen teşebbüs lehine bozulduğundan ve önceki kararda verilen para cezasından
daha fazla miktarda para cezası verilemeyeceğinden, teşebbüse 1999 yılı net
satışları dikkate alınarak 101.781,25 YTL para cezası verilmesine OYBİRLİĞİ ile,
J.11. AKÇANSA ÇİMENTO SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
J.11.1. Rekabet Kurulu’nun 15.8.2005 tarihli ve 05-51/785-M sayı ile
06-29/354-86
158
“soruşturmayı yürüten Kurul üyesinin nihai karar toplantısına katılarak oy
kullanmasının hukuka aykırı olduğu gerekçesine dayanan ve Kurumumuzca tebellüğ
edilen ve Danıştay 13. Dairesi ve İdari Dava Daireleri Genel Kurulunun değişik
kararlarıyla yerleşik hale gelen mahkeme kararlarının bugünkü tarihten itibaren
temyiz edilmemesine ve yürütmenin durdurulması kararı verilenler açısından itiraz
edilmemesine; gelecekte de bu nitelikteki bir gerekçeyle Kurumumuza tebliğ edilecek
tüm kararların temyiz edilmemesine ve yürütmenin durdurulması kararı verilenler
açısından itiraz edilmemesine”
şeklinde alınan kararı uyarınca ilgili Danıştay kararının temyiz edilmeksizin dosyanın
yeniden değerlendirilebileceğine OYÇOKLUĞU ile,
J.11.2. Akçansa Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş., Set Çimento Sanayi ve Ticaret
A.Ş. ve Bursa Çimento Fabrikası A.Ş.’nin Güney Marmara pazarının paylaşımı
konusunda anlaşma içinde olduklarına OYBİRLİĞİ ile,
J.11.3. Akçansa Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin, 4054 sayılı Kanun'un 4.
maddesinde yasaklanan bayilerinin bölgeler arası ticaretini engelleyici anlaşma
niteliğindeki uygulamalarda bulunduğuna OYBİRLİĞİ ile,
– Akçansa Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ye, 4054 sayılı Kanun’un 16.
maddesinin ikinci fıkrası uyarınca,
J.11.4. Set Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve Bursa Çimento Fabrikası A.Ş. ile
Güney Marmara pazarının paylaşımı konusunda anlaşma içinde olmasından dolayı,
1999 yılı net satışlarının takdiren %3’ü oranında, 2.663.552,40 YTL idari para cezası
verilmesi gerektiğine, ancak Rekabet Kurulu’nun vermiş olduğu 1.2.2002 tarihli ve
02-06/51-24 sayılı karar, Danıştay tarafından hakkında karar tesis edilen teşebbüs
lehine bozulduğundan ve önceki kararda verilen para cezasından daha fazla
miktarda para cezası verilemeyeceğinden, teşebbüse 1999 yılı net satışları dikkate
alınarak 887.850,80 YTL para cezası verilmesine OYBİRLİĞİ ile,
J.11.5. 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinde yasaklanan bayilerinin bölgeler arası
ticaretini engelleyici anlaşma niteliğindeki uygulamalarda bulunmasından dolayı,
1999 yılı net satışlarının takdiren %1’i oranında, 887.850,80 YTL idari para cezası
verilmesi gerektiğine, ancak Rekabet Kurulu’nun vermiş olduğu 1.2.2002 tarihli ve
02-06/51-24 sayılı karar, Danıştay tarafından hakkında karar tesis edilen teşebbüs
lehine bozulduğundan ve önceki kararda verilen para cezasından daha fazla
miktarda para cezası verilemeyeceğinden, teşebbüse 1999 yılı net satışları dikkate
alınarak 177.570,16 YTL para cezası verilmesine OYBİRLİĞİ ile,
J.11.6. 5388 sayılı Kanun’un 2. maddesi ile 4054 sayılı Kanun kapsamında bulunan
anlaşmaların bildirilmesi yükümlülüğü kaldırıldığından, anlaşmaların
bildirilmemesinden dolayı, Akçansa Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. hakkında karar
verilmesine gerek olmadığına OYBİRLİĞİ ile,
06-29/354-86
159
J.12. Anadolu Çimentoları T.A.Ş.
J.12.1. Anadolu Çimentoları T.A.Ş.’nin, bayilik anlaşmalarının ve uygulamalarının
4054 sayılı Kanun'un 4. maddesinde yasaklanan bayilerin bölgeler arası ticaretini
engelleyici rekabet ihlalleri olduğuna OYBİRLİĞİ ile,
J.12.2. Anadolu Çimentoları T.A.Ş.’ye, 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin ikinci
fıkrası uyarınca, bayilik anlaşmalarının ve uygulamalarının 4054 sayılı Kanun’un 4.
maddesinde yasaklanan bayilerin bölgeler arası ticaretini engelleyici rekabet ihlalleri
olmasından dolayı, 1999 yılı net satışlarının takdiren %1’i oranında, 121.047,01 YTL
idari para cezası verilmesi gerektiğine, ancak Rekabet Kurulu’nun vermiş olduğu
1.2.2002 tarihli ve 02-06/51-24 sayılı karar, Danıştay tarafından hakkında karar tesis
edilen teşebbüs lehine bozulduğundan ve önceki kararda verilen para cezasından
daha fazla miktarda para cezası verilemeyeceğinden, teşebbüse 1999 yılı net
satışları dikkate alınarak 24.209,40 YTL para cezası verilmesine OYBİRLİĞİ ile,
J.12.3. 5388 sayılı Kanun’un 2. maddesi ile 4054 sayılı Kanun kapsamında
bulunan anlaşmaların bildirilmesi yükümlülüğü kaldırıldığından, anlaşmaların
bildirilmemesinden dolayı, Anadolu Çimentoları T.A.Ş. hakkında karar verilmesine
gerek olmadığına OYBİRLİĞİ ile,
J.13. 4054 sayılı Kanun’un 9. maddesi uyarınca, yukarıda belirtilen ihlal eylemlerine
son verilmesi ve ihlalden önceki rekabet ortamının sağlanması gereğinin, ilgili
teşebbüslere bildirilmesine OYBİRLİĞİ ile,
karar verilmiştir.
06-29/354-86
160
(24.04.2006 tarihli ve 06–29/354-86 sayılı Kurul Kararı’na)
KARŞI OY GEREKÇESİ
Danıştay 13. Dairesi’nin “soruşturmayı yürüten Kurul üyesinin nihai karar
toplantısına katılarak oy kullanmasının hukuka aykırı olduğu” gerekçesiyle iptal
edilen kararlar üzerine, Rekabet Kurulu’nun 15.8.2005 tarih ve 05-51/785-M
sayılı kararı ile alınan “Danıştay 13. Dairesi ve İdari Dava Daireleri Genel
Kurulunun değişik kararları ile yerleşik hale gelen mahkeme kararlarının
temyiz edilmemesine ve yürütmenin durdurulması kararı verilenler açısından
itiraz edilmemesine, gelecekte de bu nitelikteki bir gerekçeyle Kurumumuza
tebliğ edilecek tüm kararların temyiz edilmemesine ve yürütmenin
durdurulması karar verilenler açısından itiraz edilmemesine” dair karar ile
ortaya çıkan ve bu nedenden dolayı iptal edilen kararların süresinde temyiz
edilmemesine ilişkin karara katılmıyoruz.
Gidilecek yargı yolu yönünden itiraz veya temyiz imkanı bulunan dosya
ya da davalar hakkında sahip olunan tüm yargı yollarının ve haklarının
süresinde kullanılmak suretiyle tüketilmesi gerektiğini düşünüyoruz.
Rekabet Kurulu kararlarının ilk derece mahkemesi sıfatıyla Danıştay ilgili
dairesinde görüşülerek verilen kararlar, Rekabet Kurulu’nun alacağı diğer
kararlar yönünden emsal karar olması niteliğini taşımaması gerekir. İdari Dava
Daireleri Genel Kurulu tarafından verilen kararlar ise Rekabet Kurulu
yönünden temyiz niteliğinde olduğundan hem Danıştay ilgili dairesi tarafından
hem de Rekabet Kurulu tarafından emsal olarak kabul edilmelidir.
Henüz temyiz edilerek İdari Dava Daireleri Genel Kurulu’na
götürülmeyen bir dava hakkında, Danıştay 13. Dairesi’nin kararı bütün
dosyalar için emsal kabul edilerek, itiraz ya da temyiz imkanı bulunan dosyalar
yönünden ve hatta geleceğe de yönelik olarak yargı yolunu kapatırcasına
alınan kararın hukuka uygun olmadığı görüşündeyiz.
Kaldı ki, Rekabet Kurulu kararlarının, 4054 sayılı Kanun’un 56 vd.
maddelerinde yer verilen “Özel Hukuk Alanındaki Sonuçları” nedeniyle
tarafların bu yöndeki haklarını mahkemelerde kullanabileceği de göz önüne
alındığında, sahip olunan yasal yolları kullanmaktan vazgeçmenin sorumluluğu
ve önemi daha da açığa çıkmaktadır.
Hakkında karar verilen teşebbüslerden ;
Batıçim Batı Anadolu Çimento San. ve Tic. A.Ş ,
Akçansa Çimento San. ve Tic. A.Ş. ,
Adana Çimento Sanayi Tic. A.Ş’ye
06-29/354-86
161
ait iptal kararlarının Kuruma tebliği 05.04.2006 tarihinde yapılmış olup
bu kararların temyiz süreleri henüz geçmemiştir.
Yukarıda yer alan nedenlerden dolayı bu teşebbüslere ilişkin iptal
kararlarının henüz temyiz süreleri dolmadığından öncelikle temyiz
başvurusunun yapılması gerektiğini düşündüğümüzden, kararın 8.1, 9.1 ve
11.1 bendlerinde yer alan çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.
Tuncay SONGÖR Rıfkı ÜNAL
İkinci Başkan Kurul Üyesi
Full & Egal Universal Law Academy