Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2006-4-20 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 06-32/390-100
Karar Tarihi : 4.5.2006
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
10
Başkan : Mustafa PARLAK
Üyeler : Prof. Dr. Zühtü AYTAÇ, Rıfkı ÜNAL,
Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI, M. Sıraç ASLAN,
Süreyya ÇAKIN, Mehmet Akif ERSİN
B. RAPORTÖRLER : Murat AYBER, Metin HASSU, Evren SESLİ
C. ŞİKAYET EDEN : Uğur Otomotiv Ticaret Ltd. Şti.
Altayçeşme Mh. İstiklal Cd. E-5 Karayolu Üzeri 20
Maltepe/İstanbul
D. HAKKINDA ÖNARAŞTIRMA
YAPILANLAR : - Ak Sigorta A.Ş.
Meclis-i Mebusan Cd. No:147 Fındıklı/İSTANBUL
- Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi
Büyükdere Cd. İş Kuleleri Kule-2 Kat::23-26
4. Levent/İSTANBUL
- Axa Oyak Sigorta A.Ş.
Meclis-i Mebusan Cd. Oyak İşhanı No:81 30
Salıpazarı/İSTANBUL
- Aviva Sigorta A.Ş.
Fahrettin Kerim Gökay Cd. No:72-74 CU Binaları
K.Çamlıca/İSTANBUL
- AIG Sigorta A.Ş.
Atatürk Cd. Esin Sk. No:3 Kozyatağı/İSTANBUL
- Ankara Anonim Türk Sigorta Şirketi
Abide-i Hürriyet Cd. Balkan Center A Blok No:285
Kat:2-3-4 Şişli/İSTANBUL
- Batı Sigorta A.Ş. 40
Bankalar Cd. Tütün Han. No:14 Karaköy/İSTANBUL
- Başak Sigorta A.Ş.
Halaskargazi Cd. No:15 Harbiye/İSTANBUL
06-32/390-100
2
- Birlik Sigorta A.Ş.
Ankara Cd. No:26/B Sirkeci/İSTANBUL
- Demir Sigorta A.Ş.
Büyükdere Cad. Özsezen İş Merkezi No:122/B Kat:1
Esentepe/İSTANBUL
- Ege Sigorta A.Ş.
Yıldız Posta Cad. No:17 Gayrettepe/İSTANBUL 50
- Finans Sigorta A.Ş.
Rüzgarlıbahçe Mh. Cumhuriyet Cd. No:10 Acarlar İş
Merkezi C Blok Kavacık/İSTANBUL
- Garanti Sigorta A.Ş.
Mete Cd. Park Han No:40 Taksim/İSTANBUL
- Güneş Sigorta A.Ş.
Güneş Plaza Büyükdere Cd. No:110
Esentepe/İSTANBUL
- Güven Sigorta T.A.Ş.
Bankalar Cd. No:81 Karaköy/İSTANBUL 60
- Hür Sigorta A.Ş.
Büyükdere Cd. 15-A Hür Han Şişli/İSTANBUL
- İhlas Sigorta A.Ş.
29 Ekim Cd. İhlas Holding Merkez Binası No:23
Yenibosna/İSTANBUL
- İnter Sigorta A.Ş.
Büyükdere Cd. Tevfik Erdönmez Sk. Kat:7 D:41
Esentepe/İSTANBUL
- Işık Sigorta A.Ş.
Gülsuyu Fevzi Çakmak Cd. Doğan Sk. No:8 70
Maltepe/İSTANBUL
- İsviçre Sigorta A.Ş
Kısıklı Cd. No:30 Altunizade/İSTANBUL
- Koç Allianz Sigorta A.Ş.
Bağlarbaşı, Kısıklı Cd. No:11 Altunizade/İSTANBUL
- Merkez Sigorta A.Ş.
Cevizli, Tugay Yolu No:6 Maltepe/İSTANBUL
- Ray Sigorta A.Ş.
Haydar Aliyev Cd. No:35 Sarıyer/İSTANBUL
- Şeker Sigorta A.Ş. 80
Meclis-i Mebusan Cd. No:87 Salıpazarı/İSTANBUL
- TEB Sigorta A.Ş.
Meclis-i Mebusan Cd. No:127/6 Salıpazarı/İSTANBUL
06-32/390-100
3
- Ticaret Sigorta A.Ş.
Teşvikiye Cd. No:119 Nişantaşı/İSTANBUL
- Toprak Sigorta A.Ş.
Yıldız Posta Cd. No:17 Cerrahoğulları İş Merkezi
Esentepe/İSTANBUL
- Türkiye Genel Sigorta A.Ş.
Meclis-i Mebusan Cd. No:91 Salıpazarı/İSTANBUL 90
- Yapı Kredi Sigorta A.Ş.
Büyükdere Cd. Yapı Kredi Plaza A Blk.
Levent/İSTANBUL
E. DOSYA KONUSU: Özel servislerin hasar görmüş araçlarda kullanacakları
yedek parçaların sigorta şirketleri tarafından belirlenen tedarikçiden almaya
zorlanması suretiyle özel servisler ile yetkili servisler arasındaki ve yedek
parça tedarikçilerinin kendi aralarındaki rekabetin bozulduğu iddiası.
F. İDDİALARIN ÖZETİ: İlgili dilekçede, bazılarının isimleri örnek olarak verilen 100
sigorta şirketlerinin özel ve yetkili servisler arasında ayrımcılık yapmaları ve son
altı aydır sigorta şirketlerinin özel servis istasyonlarına tamir bedellerini
ödeyecekleri hasar görmüş araçlarda kullanılacak yedek parçaların kendilerince
belirlenen bir tedarikçiden satın alınması koşulunu tek taraflı olarak yüklemeleri,
buna uyulmaması halinde eksik ve/veya geç ödeme yapmaları şikayet
edilmektedir. Şikayetçiye göre, ayrımcılık yapılmak suretiyle özel servisler ile
yetkili servisler arasındaki ve yedek parça tedarikçilerinin kendi ararlarındaki
rekabet bozulmaktadır.
G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 3.2.2006 tarih, 673 sayı ile giren 110
başvuru üzerine hazırlanan 3.3.2006 tarih, 2006-4-20/İİ-06-MA sayılı İlk İnceleme
Raporu, 9.3.2006 tarih, 06-18 sayılı Kurul toplantısında görüşülmüş ve 4054
sayılı “Rekabetin Korunması Hakkında Kanun”un 4. ve 6. maddelerinin ihlaline
ilişkin bir soruşturma açılmasına gerek olup olmadığının belirlenmesi amacıyla,
Kanun'un 40/1. maddesi uyarınca önaraştırma yapılmasına 06-18/218-M sayı ile
karar verilmiştir.
İlgili karar uyarınca düzenlenen 25.4.2006 tarih 2006-4-20/ÖA-06-MA sayılı
Önaraştırma Raporu 1.5.2006 tarih, REK.0.08.00.00-110/97 sayılı Başkanlık
Önergesi ile 06-32 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır. 120
H. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili Rapor’da;
- Kasko sigortası yapan sigorta şirketlerinin birbirinden bağımsız olarak ve salt
parça bedellerinin gerçekçi ve rekabetçi düzeylere çekilmesini sağlama amacıyla
“parça tedariki” uygulaması yürütmelerinin kümülatif etkiler yönüyle yedek parça
yeniden satıcılığı pazarındaki rekabet koşullarını bir ölçüde kısıtladığı; ancak bu
nitelikteki anlaşmaların kasko sigortası yapan sigorta şirketlerinin hasar tazmin
06-32/390-100
4
bedellerini “gerçekçi” seviyelere indirmekle prim bedellerinin görece düşük
kalmasını temin ederek sigortacılık hizmetinin sunulmasında ekonomik gelişmeye 130
katkı sağlayacağı;
- Sonuçları etkilenen pazardaki rekabet koşullarını orantısız ölçüde kısıtlamadığı
ve kasko sigortacılığı hizmeti pazarındaki mevcut yoğun rekabet devam ettiği
sürece söz konusu uygulamanın 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi ile belirlenen
muafiyet koşullarını sağlamış olacağı;
- Mezkur kanun maddesi ile belirlenen bireysel muafiyet koşullarının
sürdürülmesini teminen:
140
a) Sigorta şirketlerinin hasarlı araçta kullanılacak yedek parça kalemlerinde
anlaşmalı olduğu parça tedarikçisinden sağladığı azami iskonto oranları hakkında
tamirat başlamadan evvel aracı onaracak servisi bilgilendirmesinin doğru olacağı,
parça tedarikçisinden temin zorunluluğunun ise ilgili servisin bu indirim oranlarını
temin edemediği hallerde ve yalnızca söz konusu iskontonun uygulanmadığı
kalemler için geçerli olmak üzere yürütülmesinin gerektiği;
b) (a) bölümünde belirlenen koşulun uygulanmaması ya da uygulanmasının fiili
olarak imkânsızlaştırılması durumlarında yedek parça tedariki pazarındaki
rekabetin kısıtlanabileceğinden hareketle ilgili sigortalayan teşebbüsün parça 150
tedariki uygulamasının Kanun’un 4. maddesi çerçevesinde araştırılmasının
gerekeceği;
- Rekabet Kurulunca belirlenerek tebliğ edilecek şart ve yükümlülükler ile uyumlu
parça tedariki anlaşma ve uygulamalarına Kanunun 5. maddesi çerçevesinde iki
yıllık bireysel muafiyet tanınmasının ve muafiyet koşullarının kasko sigortacılığı
pazarındaki tüm teşebbüslere tebliğ edilmesinin yerinde olacağı
görüşlerine yer verilmiştir.
160
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. İlgili Pazar
I.1.1. İlgili Ürün Pazarı
İlgili ürün pazarları, haklarında önaraştırma yürütülen teşebbüslerin ticari faaliyet
alanı olan “motorlu kara nakil taşıtlarının zorunlu ve ihtiyari sigortaları” ile; bu
pazarda faal teşebbüslerin yürütmekte oldukları anlaşmaların kümülatif
sonuçlarından etkilenen “otomobil yedek parça ve servis hizmetleri” olarak tespit 170
edilmiştir.
06-32/390-100
5
I.1.1. İlgili Coğrafi Pazar
Sigorta şirketlerinin şikayete konu faaliyetlerini halihazırda sadece İstanbul,
Ankara ve İzmir’de gerçekleştirmelerine rağmen önaraştırma konusu eylemin
zamanla tüm Türkiye’de uygulanabilecek nitelikte olduğu göz önüne alınarak, ilgili 180
coğrafi pazar “Türkiye Cumhuriyeti Sınırları” olarak belirlenmiştir.
I.2. Yapılan Tespitler ve Değerlendirme
Dosya mevcudu bilgilere göre, kasko sigortası yapan sigorta şirketlerinin bir
bölümü, Türkiye’nin bazı bölgelerinde 2005 yılının ikinci yarısından itibaren kasko
sigortası kapsamında tamir görecek araçlarda kullanılacak yedek parçaların
kendilerince belirlenen bir tedarikçiden satın alınması koşulunu getirmiş olup, bu
koşulu yerine getirmeyen servis istasyonlarına caydırıcı müeyyideler
uygulamaktadırlar. Parça tedariki uygulamasının varlığı sigorta şirketleri 190
tarafından da kabul edilmektedir. Uygulamanın coğrafi kapsamı, 3.4.2006 tarihi
itibarıyla İstanbul, Ankara ve İzmir olarak tespit edilmiştir. Yine belirtilen tarih
itibarıyla, uygulamanın sadece özel servisleri içerdiği ve sigorta şirketleri
tarafından yetkili servislerin yedek parça tedarikleri ile ilgili bir kısıtlama
getirilmediği görülmüştür. Parça tedariki uygulamasına yerinde inceleme tarihinde
başlamamış olan teşebbüslerden Başak Sigorta A.Ş. yetkilileri de uygulamayı
takip ettiklerini ve gerekli hallerde kendilerinin de benzer uygulamalara
başlayabileceklerini ifade etmişlerdir.
Ticari teamül çerçevesinde, sigorta şirketleri ile yetkili ve özel servis istasyonları 200
arasında ikili anlaşmalar bulunabilmektedir. Sigorta şirketleri aynı marka için aynı
coğrafi bölgede birden fazla servis istasyonu ile anlaşmaya varabildikleri gibi
servis istasyonları da birden fazla sigorta şirketi ile anlaşma imzalamaktadır.
Sigorta şirketlerinin ya da servis istasyonlarının birinin diğerine rakipleriyle
anlaşma yapmama (münhasırlık) koşulu getirdiğine ilişkin herhangi bir duyum
yahut delil bulunmamaktadır. Ayrıca, sözleşmelerde sigortalayanlar ve servislerin
ekonomik kararlarını özgürce almalarını kısıtlayan hükümler görülmemektedir. Bu
sözleşmeler çoğunlukla birbirinden farklı oranlarda iskonto oranları ihtiva
etmektedir.
210
Diğer taraftan, yedek parçanın belirlenen tedarikçiden sağlanmaması halinde
uygulanan yaptırım sigorta şirketlerinin her biri için farklıdır. Hasarlı araçta
kullanılacak parça bedelinin eksik ödenmesi sıklıkla kullanılan bir yöntemdir.
Sigortacılık hizmetinin kendine özgü özellikleri nedeniyle yedek parça bedelinin
kısmen ödenmesi servis istasyonları üzerinde son derece etkili bir müeyyide
haline gelmektedir. Servis istasyonu ile sigorta eden arasındaki ilişki ilgili kanun
ve yönetmelikler ile düzenlenmekte olup, servis istasyonunun eksik ödenen tutarı
sigortalayandan mahkeme yoluyla talep edebilmesi ancak sigortalının rızası ile
mümkündür. Bu koşulda, başkaca bir hizmet piyasasında olması halinde “ticaret
mahkemeleri nezdinde çözümlenmesi gereken bir ticari ihtilaf” olarak 220
06-32/390-100
6
tanımlanacak olan eylem, bu hizmet piyasasında “parça tedariki anlaşmalarının
anlaşmalara taraf olmayan servis istasyonlarına dayatılmasını kesin olarak
sağlayan tam anlamıyla caydırıcı bir ticari müeyyide” halini almaktadır.
I.2.1. Parça Tedariki Anlaşmalarının Kapsamı
Görevli raportörlerce yapılan yerinde incelemelerde, sigorta şirketlerinin özel
servislere yedek parça tedariki ile ilgili olarak farklı uygulamalar içerisinde
oldukları belirlenmiştir.
230
Diğer taraftan, konuyla ilgili olarak Hazine Müsteşarlığı’na da şikayet gelmesi
üzerine, Sigorta Denetleme Kurulu sigorta şirketlerinden 7.3.2006 tarihli yazı ile
bilgi talep etmiştir. Hazine’nin yazısında ek yapılan ve Gürkar Otomotiv
tarafından gönderilmiş olan şikayet dilekçesinde, sigorta şirketlerinin son
zamanlarda kendileri ile anlaşması olmayan özel servislerden yedek parça
konusunda yüksek miktarlarda iskonto uygulanmasını ya da kendi anlaşmalı
oldukları yedek parça tedarikçilerinden yedek parça temin edilmesini istedikleri
hususları belirtilmektedir.
Anadolu Sigorta tarafından Hazine Müsteşarlığı’na gönderilen cevabi yazıda, 240
araçların onarımını yapan tamirhane/özel servislerde araçlara orijinal parça
yerine yan sanayi, muadil, çıkma parçaların takılmakta olduğunun gerek
eksperlerden alınan bilgilerden gerekse acente/müşteri şikayetlerinden
anlaşıldığı, ayrıca Anadolu Sigorta hasar denetim elemanlarının da bahse konu
uygulamalarla sıkça karşılaştığı belirtilmektedir. Yazının devamında, hiçbir
tamirhane/özel servise yedek parçanın gönderilmesi konusunda baskı
yapılmadığı, yalnızca istenilen iskonto oranını uygulayamayacağını belirten özel
servislere yedek parça gönderimi yapıldığı ifade edilmiştir. Uygulamanın yetkili
servisler için geçerli olmamasının nedeni ise, yetkili servislerin yedek parça
konusunda bir yıl garantili hizmet vermesi ve servis ağı içerisinden yedek parça 250
tedarik etmeleri olarak açıklanmaktadır.
Aviva Sigorta tarafından Müsteşarlığa gönderilen cevabi yazıda ise; Anadolu
Sigorta ile benzer açıklamalara ilave olarak, TTK’nın 1283. maddesinin
sigortacıyı sigortalının gerçek hasarını ödemekle yükümlü tuttuğu, bu nedenle
özel servislere orijinal yedek parça temini yapıldığından bahisle böylece tamiratın
sağlıklı ve müşteri memnuniyetini artırıcı olduğu belirtilmektedir.
I.2.2. Parça Tedariki Anlaşmalarının Amacı
260
Sigorta şirketlerinin yetkililerinin yerinde incelemeler esnasındaki beyanları ile
şirketlerin Hazine Müsteşarlığı ile yazışmalarının tahlil edilmesi sonucu söz
06-32/390-100
7
konusu anlaşmaların amacının üç başlık altında sınıflandırılabileceği
görülmektedir:
I.2.2.1. Makro Ekonomik Değişiklikler 270
Faiz hadlerinin ekonomik konjonktür nedeniyle yüksek seviyelerde seyrettiği
yıllarda kasko sigortacılığı kazançlı bir ticari faaliyet olarak sigorta şirketlerinin
odaklandıkları sigortacılık dalı olmuştur. 2003 yılından itibaren faiz
seviyelerindeki hızlı düşüş bu sigortacılık dalında faiz gelirlerini aşağı çekmiş ve
faaliyet dışı karlılık azalmıştır. Otomobil fiyatlarındaki artışın da durması
nedeniyle kasko primi artışı son bulmuştur. Buna karşılık, yedek parça
fiyatlarındaki yükseliş devam etmiş ve trafik kazası oranındaki artışın da etkisiyle
sigorta şirketlerinin hasar ödemeleri prim gelirlerini aşmaya başlamıştır.
280
I.2.2.2. Piyasa Aksaklığı
Sigorta şirketleri yetkililerinin işaret ettikleri önemli bir konu otomobil
tedarikçilerinin uyguladıkları yedek parça fiyatlarının gerçekçi olmaktan uzak
olduğudur. Bir sigorta şirketinin temsilcisinin ifadesiyle “yedek parçaların bir
otomobil oluşacak şekilde bir araya getirilmesi için gereken satın alma maliyeti,
işçilik ve vergiler hariç tutulduğunda dahi, otomobilin satış fiyatının altı kat
üzerinde bulunmaktadır”. Nitekim yedek parça fiyat listelerinde yer alan bedeller
nerede ise hiç uygulanmamakta, cüzi miktarda alım yapan yeniden satıcılara dahi
ilk etapta % 10 kadar iskonto uygulanmaktadır. Alım miktarının artmasıyla iskonto 290
oranları % 20 seviyelerini aşabilmektedir. Görüşülen tarafların tümünün ifade
ettikleri üzere, kasko sigortacılığının kazançlı olduğu dönemlerde sigorta şirketleri
bu parçaların bedellerini liste fiyatları üzerinden ödemekte iken ticari karlılığın
azalarak zarara dönüşmeye başlaması üzerine gider kalemlerinde tasarruf etme
arayışı içine girmişlerdir. İskonto oranlarının yeniden satıcılar arasında ciddi
farklılıklar arz etmesi ise parça tedariki anlaşmalarının cazibesini artırmaktadır.
Uygulama çerçevesinde; sigorta şirketlerinin her biri, her bir otomobil markası için
bir yeniden satıcı ile anlaşmakta, bu yeniden satıcının alım miktarı arttığı için
sağlayıcıdan aldığı indirim oranı da azami düzeye yükselmekte, sonuçta parça
alımı sigorta şirketine daha az maliyet getirmektedir. 300
Gerçekçi olmaktan uzak parça fiyat listeleri, ekonomik anlamda “piyasa aksaklığı”
olarak tanımlanabilecek bir olguya işaret etmektedir. Serbest piyasa
mekanizmasının tam anlamıyla çalıştığı bir ekonomide otomobil tedarikçileri
parça bedeli listelerini “gerçekçi” düzeyde belirleme eğilimindedir. Kasko sigortası
yapan sigorta şirketleri de araçların prim bedellerini belirlerken öncelikle bu parça
fiyatlarının seviyesini dikkate alırlar. Hangi otomobili satın alacağına karar verme
aşamasındaki bir tüketici de kasko prim bedelleri birbirinden farklı olan eşdeğer
donanım ve fiyat seviyesindeki otomobiller arasında seçimini yaparken bu prim
bedellerini bir etken olarak dikkate alır; sonuçta, parça bedelleri daha aşağı 310
seviyelerde belirlenen otomobillerin tüketici tarafından tercih edilirliği artar.
Görüşleri alınan sigorta şirketi temsilcilerinin tamamı kasko prim bedellerinin
06-32/390-100
8
belirlenmesi aşamasında parça fiyatlarını ilk planda dikkate aldıklarını beyan
etmişlerdir. Yine de, Kuzey Amerika ve Avrupa Ülkelerinde sorunsuz olarak
işleyen bu mekanizma Ülkemiz koşullarında tam anlamıyla işlememekte ve sözü
edilen piyasa aksaklığı ortaya çıkmaktadır.
I.2.2.2. Meşru Ticari Menfaatin Korunması
Sigorta şirketleri yetkilileri ayrıca ticari ahlakla bağdaşmayabilen bir takım 320
davranışları da bu uygulama ile sonlandırdıklarını vurgulamaktadırlar. Bu iddiaya
göre; “bazı otomobil servisleri, sigortalayanların yedek parça bedellerini liste
fiyatları üzerinden ödediği, dolayısıyla parça değişiminin olağanüstü kazançlı
olduğu dönemlerde, değişmesi gerekli olmayan parçaları dahi değiştirerek hasar
bedellerini olağanüstü seviyelere yükseltmekte iken uygulamanın başlamasıyla
bu davranışlarına son vermiş bulunuyorlar”. Bu savın diğer bir unsuru da, parça
tedariki uygulamasından önce bir takım servis istasyonlarının (özellikle özel
servislerin) orijinal yerine taklit yahut çıkma parça kullanıyor olmaları, bu tutumun
da parça temini uygulamasıyla son bulduğudur.
330
Kamu otoritesinin (Hazine Müsteşarlığı), sigortalayanların ve servis istasyonu
yetkililerinin fikir birliği içinde oldukları husus, onarım giderlerinin sigortalayan
tarafından ödeneceği durumlarda servis işletmeciliğinin “kötü niyetli girişimlere
açık bir hizmet alanı” olduğu yönündedir. Sigortalayan konumundaki
teşebbüslerin kötü niyetli girişimlere karşı ticari menfaatlerini korumaları son
derece kabul edilir bir davranış olmakla birlikte parça tedariki uygulamasının kötü
niyetli girişimlere son verdiği yönündeki sav halen ispata muhtaçtır. Nitekim
servis istasyonunun sigortalayana orijinal yedek parça bedeli fatura edip araca
çıkma parça yahut daha ucuza tedarik edilmiş parça takması suç olmakla birlikte,
parça tedariki uygulamasının bu davranışı caydırma potansiyeli görülmemektedir. 340
Buna karşılık, Hazine Müsteşarlığı yetkililerinin de teyit ettikleri üzere, Ülkemizde
geçerli mevzuat sigorta şirketlerinin riskin gerçekleşmesi halinde hasarlı aracın
belirli istasyonlarda onarılması koşulunu içeren kasko sigorta poliçesi satmalarına
icazet vermektedir. Bu halde, sigorta şirketlerinin hem mesleki etik kurallara
uyduğundan emin oldukları hem de aksi davranışın tespiti halinde sözleşmelerini
feshederek yaptırım uygulayabilecekleri servis istasyonları ile çalışmaları
mümkündür. Kaldı ki, yürürlükteki yasal mevzuat çerçevesinde tarafların meşru
menfaatlerinin olası bir kötüye kullanımına karşı korunması için eksperlik sistemi
mevcuttur.
350
Açıklanan nedenlerle, sigorta şirketlerinin Makro ekonomik değişiklikler ve piyasa
aksaklıkları başlıkları altında değerlendirilen savları “kabul edilebilir” bulunurken
meşru ticari menfaatin korunması başlığıyla incelenen açıklamaları geçerli
görülmemektedir.
I.2.3. Parça Tedariki Anlaşmalarının Sonuçları
06-32/390-100
9
Kasko kapsamında onarılacak hasarlı araçlarda kullanımı öngörülen yedek 360
parçaların sigorta şirketi tarafından işaret edilen yeniden satıcılardan alınmasının
dayatılması sonucunda yedek parça yeniden satıcılığı pazarında belli bir ölçüde
yoğunlaşma olması beklenebilir. Parça temini anlaşmaları ortaya çıkmadan önce
servis istasyonlarının çoğu ağırlıklı olarak çalıştıkları marka ya da markaların aynı
zamanda yedek parça yeniden satıcılığını yaparlarken artık kendi servislerinde
onarılan araçlarda kullanacakları yedek parçayı dahi doğrudan imalatçıdan değil
sigorta şirketince belirlenecek tedarikçiden alacaklardır. Bu çerçevede, sigorta
şirketleri ile parça tedariki anlaşması yapan yeniden satıcıların ölçeklerini ve satış
rakamlarını artıracakları, söz konusu anlaşmalara taraf olmayanların ise faaliyet
alanlarının daralacağı öngörülebilir. 370
Şüphesiz, ticari ve ekonomik koşullardaki değişimlerin doğrudan sonucu olarak
bazı faaliyet alanlarında yapısal değişimlerin yaşanması olağandır ve rekabet
otoritelerinin bu seyre müdahale etmeleri umulmaz. Ancak, araştırma konusu
somut olayda yedek parça yeniden satıcılığı hizmeti alanındaki yapısal değişim
ticaretin hukuki tarafları (sağlayıcı, yeniden satıcı, müşteri) dışındaki bir aktörün
(Sigorta Kanununa istinaden gerçekleşen riskin verdiği hasarı tazmin eden
sigortalayan) tasarrufundan kaynaklanmaktadır. Bu görüşten hareketle, rekabet
kavramının özüne aykırı unsurlar içeren, etkilenen hizmet pazarında
yoğunlaşmaya yol açan ve 2005/4 sayılı “Motorlu Taşıtlar Sektöründeki Dikey 380
Anlaşmalar ve Uyumlu Eylemlere İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği”nin yürütülmesini
fiilen güçleştirme potansiyeli olan uygulamanın sürdürülmesine, ancak 4054
sayılı Kanun 5. maddesi hükümleri ile uyumlu olması halinde izin verilmesinin
yerinde olacağı kanaati oluşmaktadır.
I.2.4. Hukuki Değerlendirme
I.2.4.1. 4054 Kanun’un 4. Maddesi Hükümleri Kapsamında Sigortacılık 390
Hizmeti Pazarında Değerlendirme
Sigorta şirketleri arasında bir anlaşmanın bulunduğuna ilişkin herhangi bir
bulguya rastlanmadığı gibi uygulamaya başlanan tarihlerin ve coğrafi kapsam ile
niteliklerinin önemli farklılıklar arz etmesi nedeniyle bu yönde bir anlaşmanın
mevcut olmadığı kanaatine varılmıştır.
I.2.4.2. 4054 sayılı Kanun’un 4. Maddesi Hükümleri Kapsamında Otomobil
Yedek Parça Pazarında Değerlendirme
400
Dosya mevcudu bilgilere göre, bu konuda çok kesin rakamlar bulunmamakla
birlikte, Türkiye’de hasar nedeniyle onarım gören araçların üçte ikisi zorunlu trafik
ya da kasko sigortası kapsamında tamir edilmekte, parça ve işçilik bedelleri
sigorta şirketlerince karşılanmaktadır. Bu koşulda, büyük şehirlerde sayıları
06-32/390-100
10
yüzün üzerinde bulunan yedek parça yeniden satıcılarından bir sigorta şirketi ile
parça tedariki anlaşmasına girmeyenlerin ticari faaliyetlerini sürdürebilmeleri çok
zordur. Esasen, parça tedariki uygulaması sonucu, tam rekabetçi piyasa yapısı
sunan yedek parça yeniden satıcılığı pazarının oligopol bir yapıya dönüşmesi
kaçınılmaz görülmektedir.
410
I.2.4.3. Parça Tedariki Anlaşmalarının Ekonomik ve Ticari Sonuçlarının 4054
sayılı Kanun’un 5. Maddesine Göre Değerlendirmesi
I.2.4.3.1. 5. Madde’nin (a) ve (b) Bentleri
Parça tedariki uygulaması ile sigorta şirketleri gerçekçi parça fiyatı uygulamasını
garanti altına almış olmaktadırlar; şöyle ki, görece büyük ölçekli yedek parça
toptancıları sigorta şirketlerine, parça tedarikçisi olmak için, azami oranda iskonto
uygulamayı önermekte, oluşan fiyatlar minimal düzeyde ticari kar içermektedir.
Kasko sigortacılığı piyasasında yaşanan yoğun rekabet nedeniyle, kasko 420
şirketlerince elde edilen söz konusu indirimler primlerin yükseltilmemesi hatta
düşürülmesi yoluyla tüketicinin lehine bir fiyat seyri ile sonuçlanmaktadır.
Parça tedariki uygulamasının tüketici lehine sağladığı iyileştirmenin yanında
rekabeti olumsuz etkileme potansiyeli içeren bazı yönleri de dikkat çekmektedir.
En önemlisi, tam rekabetçi yapısı sona erdirilen yedek parça yeniden satıcılığı
pazarında oluşacak oligopolist yapı 2005/4 sayılı Tebliğ’in uygulanırlığını
güçleştirecektir. Tebliğin uygulanırlığı yedek parça yeniden satıcılarının ve özel
servislerin kendi aralarında ve yetkili satıcılar/servisler ile etkin rekabetlerine
bağlıdır. Parça tedariki uygulaması yukarıda belirtilen yararları sağlayacak olsa 430
da Tebliğin uygulanırlığını güçleştirdiği ölçüde orta ve uzun vadede ilgili
pazardaki rekabeti olumsuz etkileyecektir. Buna göre, uygulamanın mevcut
haliyle sürdürülmesi yerine, alınacak bazı önlemler ile rekabetin sayılan
ekonomik ve ticari menfaatleri sağlamak için zorunlu olandan fazla
kısıtlanmamasının sağlanması gerekecektir.
I.2.4.3.1. 5. Madde’nin (c) ve (d) Bentleri
Uygulamanın Kanun’un 5. maddesi ile belirlenen koşulları sağladığının kabul
edilmesinde esas alınacak en önemli ölçüt “parça tedarikinde, sigorta şirketinin 440
anlaştığı teşebbüsün sağladığı en iyi fiyatı ya da en yüksek iskonto oranını kabul
eden servis istasyonuna aleyhte muamelenin olmaması”dır. Buna göre, kendisine
bildirilen koşullarda yedek parça sağlayan özel servise, sigortalayanca belirlenen
yeniden satıcıdan parça alımına yönelik bir zorlama yapılması halinde
uygulamanın meşru olan amacı aşılmış olacaktır.
Bu kapsamda değerlendirilmesi gereken önemli bir nokta, parça tedariki
anlaşmalarının önaraştırmanın tamamlandığı andaki etkilerinin yanıltıcı
olabileceğidir. Sigorta şirketlerinin her birinin farklı yeniden satıcılarla anlaşmış
olmaları nedeniyle uygulamanın sonuçları kısıtlı ölçüde gözlemlenebilmektedir. 450
06-32/390-100
11
Sigorta şirketlerinin anlaşmalarını yenilerlerken anlaşmaya dahil yeniden satıcı
adedinin azalması veya ölçek ekonomisinden yararlanan anlaşma dahilindeki
yeniden satıcıların ekonomik güçlerini artırarak rakiplerini piyasa dışına çıkarması
gibi nedenlerle, yedek parça yeniden satıcılığı pazarındaki rekabetin koşullarının
seyrine bağlı olarak, rekabetin ciddi ve telafi edilemez ölçüde kısıtlanması söz
konusu olabilir. Yedek parça yeniden satıcılarının sayısındaki azalma, yedek
parça pazarının yanında sarf malzemesi pazarını da etkileyecektir. Bu
doğrultuda, parça tedariki uygulamasının yedek parça yeniden satıcılığı
pazarındaki sonuçlarının izlenerek analiz edilebilmesi ve rekabet üzerindeki
kısıtlamanın tüketici lehine sağlanan yararı aştığı yerde zamanında müdahale 460
edilebilmesi için uygulamanın bir süreliğine Kanun’un 4. maddesi hükümlerinden
muaf tutulması, bu sürenin sonunda bir kez daha değerlendirilmesi yerinde
olacaktır.
K. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre,
1. Kasko sigortası yapan sigorta şirketlerinin birbirinden bağımsız olarak ve salt
parça bedellerinin gerçekçi ve rekabetçi düzeylere çekilmesini sağlamak 470
amacıyla “parça tedariki” uygulaması yürütmelerinin kümülatif etkiler yönüyle
yedek parça yeniden satıcılığı pazarındaki rekabet koşullarını bir ölçüde
kısıtladığına; ancak bu nitelikteki anlaşmaların kasko sigortası yapan sigorta
şirketlerinin hasar tazmin bedellerini “gerçekçi” seviyelere indirmekle, prim
bedellerinin görece düşük kalmasını temin ederek, sigortacılık hizmetinin
sunulmasında ekonomik gelişmeye katkı sağlayacağına;
2. Sonuçları etkilenen pazardaki rekabet koşullarını orantısız ölçüde kısıtlamadığı
ve kasko sigortacılığı hizmeti pazarındaki mevcut yoğun rekabet devam ettiği
sürece söz konusu uygulamanın 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi ile belirlenen 480
muafiyet koşullarını sağlamış olacağına;
3. 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi ile belirlenen bireysel muafiyet koşullarının
sürdürülmesini teminen, sigorta şirketlerinin hasarlı araçta kullanılacak yedek
parça kalemlerinde anlaşmalı olduğu parça tedarikçisinden sağladığı azami
iskonto oranları hakkında tamirat başlamadan evvel aracı onaracak servisi
bilgilendirmesinin mecburi olduğuna, parça tedarikçisinden temin zorunluluğunun
ise ilgili servisin bu indirim oranlarını temin edemediği hallerde ve yalnızca söz
konusu iskontonun uygulanmadığı kalemler için geçerli olmak üzere
getirilmesinin gerektiğine; 490
4. Yukarıda belirlenen şartlarla uyumlu parça tedariki anlaşma ve uygulamalarına
4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi çerçevesinde iki yıllık bireysel muafiyet
tanınmasının ve muafiyet koşullarının kasko sigortacılığı pazarındaki tüm
teşebbüslere tebliğ edilmesinin yerinde olacağına;
06-32/390-100
12
5. Yukarıda belirlenen şartların uygulanmaması ya da uygulanmasının fiili olarak
imkansızlaştırılması durumlarında yedek parça tedariki pazarındaki rekabet
kısıtlanacağından, ilgili sigortalayan teşebbüsün parça tedariki uygulaması
hakkında 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi çerçevesinde işlem yapılacağına 500
OYÇOKLUĞU ile karar verilmiştir.
06-32/390-100
13
4.5.2006 tarih ve 06-32/390-100 Sayılı Kurul Kararı’na
KARŞI OY GEREKÇESİ
Kasko sigortası yapan sigorta şirketlerinin birbirlerinden bağımsız olarak
yedek parça tedarikçileri ile yapmış oldukları tedarik anlaşmalarına iki yıl süreyle
bireysel muafiyet tanınmasına ilişkin çoğunluk görüşüne aşağıdaki nedenlerden
dolayı karşıyım.
Sağlıklı ve doğru bir değerlendirme yapabilmek için her şeyden önce
olayın ne olduğunun iyi tespit edilmesi gerekmektedir. Önaraştırma Raporu ve
Kararda da belirtildiği üzere; kasko sigortası yapan sigorta şirketlerinin bir bölümü
(tamamı değil), birbirlerinden bağımsız olarak ve salt parça bedellerinin gerçekçi
ve rekabetçi düzeylere çekilmelerini sağlamak amacıyla, Türkiye’nin bazı
bölgelerinde (Kararda İstanbul, Ankara ve İzmir olduğu belirtilmektedir), 2005 yılı
ikinci yarısından itibaren kasko sigortası kapsamında özel servislerde (yetkili
servisler bu kapsamda değildir) tamir görecek araçlarda kullanılacak yedek
parçaların kendilerince belirlenen bir tedarikçiden satın alınması koşulunun
getirildiği anlaşılmaktadır. Bu kapsamda sigorta şirketlerinin yedek parça
satıcıları ile ‘parça tedarik anlaşmaları’ yaptığı görülmektedir. Yine Rapor ve
Kararda parça tedarik anlaşmalarının amacı olarak; enflasyon ve faiz hadlerinin
düşmesi ile makro ekonomik değişikliklerin sigortacılığı kazançlı bir ticari faaliyet
olmaktan çıkardığı, otomotiv tedarikçilerinin ardıl pazarlardaki güçleri nedeniyle
uyguladıkları yedek parça fiyatlarının gerçekçi olmaktan uzak olduğu, ticari
ahlakla bağdaşmayan bir takım davranışların olduğu, tüm bu olumsuzlukları
asgariye indirmek amacıyla böyle bir yola başvurdukları dile getirilmiştir.
Bu açıklamalar Kurulca da kabul edilmekle beraber, sigorta şirketlerinin
tek tek yaptıkları bu anlaşmaların kümülatif etkilerinin yedek parça yeniden
satıcılığı pazarındaki rekabet koşullarını bir ölçüde kısıtladığı gerekçesiyle iki
yıllık bireysel muafiyet tanınmasına karar verilmiştir.
Öncelikle, sigorta şirketleri bir hasar vukuunda poliçede belirtilen miktara
kadar meydana gelen zararı tazmin etmekle yükümlü olduğundan bu olayın
dışında kalan aktörler olarak değerlendirilmemelidir. Araçta bir hasarın ortaya
çıkması durumunda, tüketici aracını yetkili veya özel servise götürmekte aracın
tamiri için gerekli olan yedek parça ya bizzat aynı zamanda yedek parça satıcısı
olan servis tarafından veya dışarıdan bağımsız yeniden satıcılardan temin
edilmektedir. Ortaya çıkan bu zararı tazmin etme yükümlülüğünde olan sigorta
şirketinin zararın mümkün olduğu kadar en düşük maliyetle karşılamasını
istemesinden daha doğal bir durum olmayacağı aşikârdır. Sigorta şirketinin her
bir hasar için tek tek yedek parça yeniden satıcıları ile muhatap olmak yerine, yıl
içinde oluşan hasarları karşılamak için, sahip olduğu alım gücünü kullanarak
06-32/390-100
14
yedek parça yeniden satıcıları ile daha uygun koşullarda tedarik anlaşması
yapması ekonomik anlamda da rasyonel bir davranış olarak görülmektedir.
Sigorta şirketi ile yeniden satıcılar arasında yapılan parça tedarik
anlaşmaları, bölge ve müşteri münhasırlığı, rekabet yasağı gibi rekabeti
sınırlayıcı hiçbir hüküm taşımaması nedeniyle ne bireysel muafiyet, ne de grup
muafiyetinin konusu olabilecek anlaşmalardır. Daha açık bir ifade ile bu
anlaşmalar rekabet kuralları ile çelişen hiçbir yönü bulunmayan alelade tedarik
anlaşmalarıdır. Rapor ve Kararda, her bir sigorta şirketinin bu şekilde davranması
halinde, bu anlaşmalarının kümülatif etkilerinin yedek parça yeniden satıcılığı
pazarında bazı aktörlerin piyasa dışına çıkarak yoğunlaşmaya yol açabileceği,
dolayısıyla rekabeti olumsuz etkileyebileceği öngörülmektedir.
Teorik ve pratik olarak, bir piyasada çok sayıda aktörün bulunması her
zaman için o piyasanın rekabetçi bir yapıda olduğunu göstermeyeceği gibi, az
sayıda aktör olması da o piyasada rekabetçi bir yapı bulunmadığı anlamına
gelmez. Kaldı ki, yedek parça yeniden satıcılığı pazarında az sayıda tedarikçinin
bulunması, bu pazarın en önemli alıcıları olan sigorta şirketlerinin de tercih
edeceği bir durum değildir. Bunun sonucu olarak hiçbir sigorta şirketi piyasada
tek tedarikçiye bağımlı kalmak istemeyecektir. Dolayısıyla, piyasa mekanizması
piyasa dışı herhangi bir müdahaleye gerek kalmaksızın, optimum sayıda
tedarikçinin faaliyet göstermesini temin edecektir.
Bu itibarla, Kararın sonuç bölümünde yer alan koşullara ve iki yıllık
bireysel muafiyete gerek olmadığı ve esasen sigorta şirketlerinin bu
uygulamalarının rekabet kuralları ile çelişen bir yönünün olmadığını düşündüğüm
için çoğunluk görüşüne iştirak etmem mümkün olamamıştır.
Mehmet Akif ERSİN
Kurul Üyesi
Full & Egal Universal Law Academy