Rekabet Kurumu Başkanlığından,
(Danıştay’ın İptal Kararı Üzerine Verilen)
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : D3/1/P.U.-99/2 (Soruşturma)
Karar Sayısı : 06-41/519-139
Karar Tarihi : 7.6.2006
A- TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Mustafa PARLAK. 10
Üyeler : Tuncay SONGÖR, Prof.Dr. Zühtü AYTAÇ, Rıfkı ÜNAL,
Prof.Dr. Nurettin KALDIRIMCI, Süreyya ÇAKIN, Mehmet
Akif ERSİN
B- RAPORTÖRLER: Orçun SENYÜCEL, Burak BÜYÜKKUŞOĞLU, Onur Yelda
YÜKSEL
C- ŞİKAYET EDEN
T.C. Çivril Ziraat Odası Başkanlığı
Çivril Ziraat Odası, Çivril/Denizli
D- HAKKINDA SORUŞTURMA YAPILANLAR
Ersu Meyve ve Gıda Sanayi A.Ş. (Ersu A.Ş.) 20
Uğur Mumcu Cad., No:19, Gaziosmanpaşa/Ankara
Temsilcisi: Av. Nejat ÖZEN
Strazburg Cad., No: 12/10, Sıhhıye/Ankara
Golden Meyve Suyu ve Gıda Sanayi A.Ş. (Golden A.Ş.)
Uğur Mumcu Cad., No:19, Gaziosmanpaşa/Ankara
Temsilcisi: Av. Nejat ÖZEN
Strazburg Cad., No: 12/10, Sıhhıye/Ankara
E- DOSYA KONUSU: Rekabet Kurulu’nun 4.12.2001 tarihi 01-58/599-155 sayılı
kararının iptaline ilişkin Danıştay 13. Dairesi’nin 1.11.2005 tarih, 2005/1764 E. 30
2005/5358 K.; 2005/1760 E. 2005/5357 K. Sayılı kararları üzerine, meyve suyu
konsantresi sektöründe faaliyet gösteren teşebbüslerin elma, vişne, kayısı ve
şeftali alım fiyatlarını birlikte tespit ederek 4054 sayılı Kanun’u ihlal ettikleri
iddiasının yeniden değerlendirilmesi.
F- İDDİALARIN ÖZETİ
Çivril Ziraat Odası Başkanı’na ait şikayet dilekçesinde;
- konsantre meyve suyu fabrikalarının her yıl toplanarak üreticiden alacakları
sanayi elmasının fiyatını belirledikleri,
06-41/519-139
2
- sadece kendi bölgelerinde değil, alım yaptıkları Türkiye’deki tüm bölgelerde 40
düşük fiyatla alım politikalarını uyguladıkları,
- 1997 yılında aralarında anlaşarak fiyat tespit ettikleri ve alınan karara
uymayan fabrika sahiplerine baskı yoluyla belirlenen fiyatı kabul ettirdikleri,
- 1998 yılında yine anlaşarak bu fiyat üzerinden alım yaptıkları,
- 1999 yılında kendilerine bu durumu Rekabet Kurumu’na şikayet edeceklerini
söylemelerine rağmen yine alım fiyatını 15,000 TL olarak belirledikleri, ancak
bir firmanın buna uymayarak fiyatı 18,000 TL’den açıklaması üzerine yeniden
anlaşarak fiyatı 34,000 TL’ye yükselttikleri ve daha sonra fiyatın 25,000 TL’ye
çekilmesi yönünde karar verdikleri (fiyatın 25,000 TL’ye düşürülmesinin
kararlaştırıldığı toplantıya Penkon A.Ş., Konfrut A.Ş., Meykon A.Ş., Elma-Su 50
A.Ş., Asya A.Ş., Elmataş A.Ş. ve Aroma A.Ş. firmalarının katıldığı),
- dolayısıyla hem Çivril ilçesindeki hem de Türkiye genelindeki elma üreticilerini
zor duruma düşürdükleri
iddialarına yer verilmiştir.
G- DOSYA EVRELERİ
Çivril Ziraat Odası Başkanının elma alım fiyatlarının tespit edilmesiyle ilgili
8.10.1999 tarih ve 3267 sayılı şikayet dilekçesi üzerine hazırlanan 20.12.1999
tarih ve D3/1/P.U.-99/2 sayılı İlk İnceleme Raporu’nun görüşülmesi sonucunda;
25.1.2000 tarih ve 00-4/35-17 sayılı Rekabet Kurulu Kararı ile, Penkon A.Ş.,
Konfrut A.Ş., Meykon A.Ş., Elma-Su A.Ş., Asya A.Ş., Puccinelli Elmataş Göller 60
Bölgesi Meyve ve Sebze Değerlendirme A.Ş. ve Aroma A.Ş. teşebbüsleri
hakkında konuya ilişkin önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir.
Yapılan önaraştırma sonucunda Kurum raportörleri tarafından hazırlanan
9.5.2000 tarih ve D3/2/K.Ü.-00/2 sayılı Önaraştırma Raporu Rekabet Kurulu’nun
30.5.2000 tarihli toplantısında görüşülmüş ve 00-20/199-108 sayılı karar ile;
- sanayi tipi elma alım fiyatlarının tespiti ile ilgili olarak; Penkon A.Ş., Konfrut
A.Ş., Elma-Su A.Ş., Meykon A.Ş., Asya A.Ş., Aroma A.Ş., Arısu A.Ş., Golden
A.Ş., Ersu A.Ş., Tamek A.Ş., Dimes A.Ş., Özgü A.Ş. (Etap’ın eski ticaret
unvanı), Etap A.Ş., Targıd Ltd. Şti., Nimsa A.Ş., Yummy Ltd Şti. teşebbüsleri
hakkında, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin ihlal edildiğine dair iddiaların 70
ciddi bulunmasından dolayı, aynı yasanın 41. maddesi uyarınca soruşturma
açılmasına,
- vişne, kayısı, şeftali alım fiyatlarının tespiti ile ilgili olarak; Elma-Su A.Ş.,
Konfrut A.Ş., Asya A.Ş., Aroma A.Ş., Kerevitaş A.Ş., Meykon A.Ş., Golden
A.Ş., Ersu A.Ş., Tamek A.Ş., Dimes A.Ş., Özgü A.Ş. ve Targıd Ltd. Şti.
teşebbüsleri hakkında, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin ihlal edildiğine
dair iddiaların ciddi bulunmasından dolayı, aynı yasanın 40/1. maddesi
uyarınca doğrudan soruşturma açılmasına,
- anılan soruşturmaların birleştirilerek yürütülmesine,
06-41/519-139
3
- Puccinelli Elmataş Göller Bölgesi Meyve ve Sebze Değerlendirme A.Ş.’nin 80
ilgili ürün pazarı olarak tespit edilen sanayi elması alım pazarında satın alma
faaliyetlerinde bulunmadığı yapılan önaraştırma çerçevesinde
belirlendiğinden, bu teşebbüs hakkında soruşturma açılmasına gerek
olmadığına,
karar verilmiştir.
Soruşturma kararı üzerine Kanun’un 43/2. maddesi uyarınca, 14.6.2000 tarihinde
haklarında soruşturma açılan teşebbüslere bildirimlerde bulunulmuş ve tarafların
ilk yazılı savunmaları alınmıştır.
Kurul 16.11.2000 tarih ve 00-45 sayılı kararı ile; yürütülmekte olan soruşturmanın
30.11.2000 tarihinde sona eren süresinin, 4054 sayılı Kanun’un 43/1. maddesi 90
çerçevesinde 6 ay uzatılmasına karar vermiştir.
Soruşturma Heyetince tamamlanan 30.5.2001 tarih ve SR/01-3 sayılı Soruşturma
Raporu, Kanun’un 45/1. maddesi uyarınca Başkanlıkça tüm Kurul Üyeleri ile ilgili
taraflara 30.5.2001 tarihinde tebliğ edilmiş ve aynı maddenin ikinci fıkrası
gereğince taraflardan 30 gün içinde yazılı savunmalarını göndermeleri
istenilmiştir.
Soruşturma Heyeti’nin hazırladığı “Ek Yazılı Görüş”, Kanun’un 45/2. maddesi
uyarınca, 28.8.2001 tarihinde tüm Kurul Üyeleri ve ilgili taraflara tebliğ edilmiştir.
Rekabet Kurulu’nun 16.10.2001 tarih ve 01-49/502-M sayılı toplantısında,
yürütülen soruşturma ile ilgili olarak 21.11.2001 tarihinde sözlü savunma 100
toplantısı yapılmasına karar verilmiş ve sözlü savunma toplantısı davetiyeleri,
Kanun’un 46/2. maddesi uyarınca ilgililere gönderilmiştir. Sözlü savunma
sonrasında, Rekabet Kurulu 4.12.2001 tarihinde nihai kararını vermiş ve karar
5.12.2001 tarihinde tefhim edilmiştir. Gerekçeli karar taraflara 4.6.2004.tarihinde
tebliğ edilmiştir. Taraflar gerekçeli kararı 7.6.2004 tarihinde tebellüğ etmiştir.
Ersu A.Ş. ve Golden A.Ş., Danıştay’da Kurul kararına karşı dava açarken diğer
teşebbüsler bu yolu benimsememiştir. Danıştay 13. Dairesi 1.11.2005 tarih ve
2005/1764 E. 2005/5358 K., 2005/1760 E. 2005/5357 K sayılı Kararları’nda;
soruşturmayı yürüten Kurul üyesinin nihai karar toplantısına katılarak oy 110
kullanmasının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle, 4.12.2001 tarihli, 01-58/599-
155 sayılı Rekabet Kurulu Kararı’nın davacılara ilişkin kısımlarının iptalini hükme
bağlamıştır. Kurul bunun üzerine mevcut dosya üzerinden yeniden karar
verilmesini teminen gerekli hazırlık çalışmalarının yapılmasına ve konunun Kurul
gündemine getirilmesine karar vermiştir. Dosya üzerinde yapılan
değerlendirmeler ışığında düzenlenen yönetici özeti, 5.6.2006 tarihli,
REK.00.7.00.00-110/135 sayılı Başkanlık önergesi ile Rekabet Kurulu ilk
inceleme, önaraştırma ve soruşturmaya ait tüm savunma, ek savunma, sözlü
savunma tutanakları, sözlü savunma toplantısının ses kayıtlarının yazılı açılımı,
raporlar, Danıştay’ın iptal kararı, tüm dosya münderecatında yer alan bilgi ve 120
belgeleri inceleyerek 7.6.2006 tarih ve 06-41/519-139 sayılı nihai kararını
vermiştir.
06-41/519-139
4
H- RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ
İlgili yönetici özetinde; Soruşturma Raporu’nda verilen sonuçlarda herhangi bir
değişikliğe gidilmesine gerek olmadığı ifade edilmektedir.
I- İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. İLGİLİ PAZAR
I.1.1. İlgili Ürün Pazarı 130
İlgili ürün pazarının tespitinde; satın alanların gözünde fiyatı, kullanım amaçları,
fiziksel özellikleri ve nitelikleri bakımından aynı sayılan ya da yüksek ikame
edilebilirliği olan mal ve hizmetlerden oluşan pazarın dikkate alınması
gerekmektedir.
Meyve suyu konsantresi üreticisi firmalar tarafından alımı yapılarak üretim
sürecinde işlenen meyveler genellikle “sanayi tipi meyveler” olarak
adlandırılmaktadır. Ülkemizdeki meyve yetiştiriciliği hemen hemen tümüyle
doğrudan tüketime sunulan taze meyve (sofralık meyve) alanındadır ve özellikle
sanayiye yönelik olarak yetiştirilen meyve miktarı yok denecek kadar azdır.
Dolayısıyla, sanayi tipi meyveler; sofralık meyve kalitesinde olmayan, dökülmüş, 140
ezilmiş, rüzgar ya da don nedeniyle yıpranmış, lekeli, yaralı, kaliteleri son derece
düşük olan “ıskarta” ya da “çıkma” olarak adlandırılan, kısacası ayrı bir pazar
oluşturan meyvelerdir.
Sanayi tipi meyvelerden elma, vişne, kayısı ve şeftaliden herhangi birinin alım
fiyatının artmasıyla bir diğerinin talebinde bu nedenden kaynaklanan bir artış
olmaması (çapraz fiyat esnekliğinin düşük olması), alıcı firmaların çeşitli ticari
bağlantıları nedeniyle yalnızca hedeflenen ürünü almak zorunda olması ve
esasen konsantre üretiminde kullanım açısından farklı ürünler olmaları nedeniyle
pazarın sanayi tipi meyve çeşitleri temelinde yani her meyvenin ayrı bir pazar
olarak ele alınması gerekmektedir. 150
Yukarıda yer verilen bilgiler ışığında ve şikayet konusu fiyat tespiti anlaşmalarının
belirli bir ürüne yönelik alımları kapsadığı da göz önünde bulundurulursa; ilgili
ürün pazarı "sanayi tipi elma pazarı", "sanayi tipi vişne pazarı", "sanayi tipi kayısı
pazarı" ve "sanayi tipi şeftali pazarı” olarak ayrı pazarlar şeklinde belirlenmiştir.
I.1.2. İlgili Coğrafi Pazar
Teşebbüslerin faaliyet gösterdikleri alanın, rekabet koşullarının yeterli derecede
homojen ve özellikle rekabet koşullarının komşu bölgelerden hissedilir derecede
farklı olması; ilgili coğrafi pazarın tespitinde büyük bir önem taşımakta ve
belirleyici olmaktadır.
Bu çerçevede; elma, vişne, kayısı ve şeftalinin ülkenin hemen hemen her yerinde 160
üretilmesi ve firmaların taşıma maliyetlerine katlanarak her bölgeden gerek
doğrudan gerekse aracılar vasıtasıyla meyve alımında bulunmaları nedeniyle ilgili
coğrafi pazar “Türkiye Cumhuriyeti sınırları” olarak belirlenmiştir.
06-41/519-139
5
I.2. Hakkında Soruşturma Yapılan Teşebbüsler
I.2.1. Ersu A.Ş.
1969 yılında kurulan şirket 1984 yılından itibaren Ersu A.Ş. adıyla meyve suyu,
meyve suyu konsantre ve püreleri, salça ve plastik varil üretimi alanlarında
faaliyet göstermektedir. Akman Holding bünyesinde faaliyet gösteren ve merkezi
Ankara’da bulunan şirketin konsantre meyve suyu üretimi Ereğli ve Niğde’de
bulunan tesislerinde gerçekleştirilmektedir. Ayrıca, Akman Holding’in Golden 170
Meyve Suyu ve Gıda Sanayi A.Ş. adında meyve suyu konsantresi üretimi
konusunda faaliyet gösteren bir şirketi daha bulunmaktadır.
Şirketin ortaklık yapısına Tablo 1'de yer verilmiştir.
Tablo 1- Ersu A.Ş. Ortaklık Yapısı
Pay Sahibinin Adı/Unvanı Pay Tutarı (TL)
Pay Oranı
(%)
Akman Holding A.Ş. 375,000,000 31.25
Akman Dış Tic. A.Ş. 374,629,000 31.22
Ali AKMAN 246.235,000 20.52
Halka arz edilen 200,000,000 16.66
Diğer 4,136,000 0.35
Toplam 1,200,000,000 100.00
Şirket Yönetim Kurulu; Kemal Akman (Yön. Kur. Bşk.), Ali Akman (Yön. Kur.
Bşk.V.), S. Saba Akman ve Betül Bayazıt'dan oluşmaktadır:
Şirketin 1997-1999 yıllarında gerçekleşen ciroları Tablo 2'de sunulmuştur.
180
Tablo 2- Ersu A.Ş. 1997-1999 Yıllarına Ait Ciroları
Yıllar 1997 1998 1999
Ciro (TL) 3,062,221,040 4,285,790,940,597 6,429,070,125,224
I.2.2. Golden A.Ş.
1988 yılında kurulan şirket ağırlıklı olarak meyve suyu ve meyve suyu
konsantresi üretimi alanlarında faaliyet göstermektedir. Akman Holding
bünyesinde faaliyet gösteren ve merkezi Ankara’da bulunan şirketin konsantre
meyve suyu üretimi Antalya-Korkuteli ve Afyon-Dereçine’de bulunan tesislerinde
gerçekleştirilmektedir.
190
Şirketin ortaklık yapısına Tablo 3'te yer verilmiştir.
Tablo 3-Golden A.Ş. Ortaklık Yapısı
Pay Sahibinin Adı/Unvanı Pay Tutarı ( TL)
Pay Oranı
(%)
Akman Holding A.Ş. 139,742,000,000 69.87
Ali AKMAN 56,013,000,000 28.01
06-41/519-139
6
Kemal AKMAN 2,685,000,000 1.34
Saba AKMAN 520,000,000 0.26
Betül BAYAZIT 520,000,000 0.26
Birsen AKMAN 520,000,000 0.26
Toplam 200,000,000,000 100.00
Şirketin Yönetim Kurulu; Kemal Akman (Yön. Kur. Bşk.), Ali Akman (Yön. Kur.
Bşk.V.), S. Saba Akman ve Betül Bayazıt'dan oluşmaktadır.
Şirketin 1997-1999 yıllarında gerçekleşen ciroları Tablo 4'te gösterilmiştir.
Tablo 4- Golden A.Ş. 1997-1999 Yıllarına Ait Ciroları
Yıllar 1997 1998 1999
Ciro (TL) 1,165,806,825,443 1,284,794,288 2,143,584,459
I.3. Yapılan Tespitler ve Deliller 200
I.3.1.Elma Alımına İlişkin Tespitler
I.3.1.1. 11 Eylül 1997 Tarihli Toplantıya İlişkin Belge
Aroma A.Ş.’de tespit edilen, 13.9.1997 tarihinde Elmataş A.Ş. tarafından Aroma
A.Ş.’ye gönderilen 11.9.1997 tarihli ORKAV’da düzenlenen toplantıya ilişkin faks
mesajından; toplantıya Elma-Su A.Ş.’den Yönetim Kurulu Başkanı, Genel Müdür
ve Fabrika Müdürü'nün; Aroma A.Ş.’den Yönetim Kurulu Başkanı'nın; Konfrut
A.Ş.’den Genel Müdür ve Yönetim Kurulu Üyesi'nin; Meykon A.Ş.’den Genel
Müdür'ün katıldığı anlaşılmaktadır. Ayrıca aynı yazıda Asya A.Ş.’den Genel
Müdür'ün ve Akman Grubu’ndan Ersu A.Ş. ve Golden A.Ş. Yönetim Kurulu 210
Başkan Vekili'nin toplantıya telefonla katıldıkları belirtilmektedir.
Anılan belgede; “…KONSANTRELİK ELMA ALIM SEZONUNUN BAŞLAMASI
VE FİRMALARIN KENDİ ARALARINDAKİ ZARARLI OLABİLECEK REKABETİ
ÖNLEMEK AMACIYLA DÜZENLENMİŞ OLUP…” ifadesinin ardından Asya
A.Ş’nin fabrika teslimi elma fiyatını 15,000 TL/kg. olarak verdiği, firmaların elma
alımı ile ilgili olarak Eğirdir ve Gelendost bölgesinde alım merkezlerinde 15,000
TL/kg. diğer yerlerde 13,303 TL/kg (stopaj dahil) fiyatından hareket etmelerinin
uygun görüldüğü belirtilmektedir. Diğer bölgelerden Yalova, Çanakkale ve
Adapazarı’nda elma alım fiyatının 11,000 TL/kg. olabileceğinin Aroma A.Ş.'nin 220
Yönetim Kurulu Başkanı tarafından söylendiği, firmaların Çivril’de alım
merkezlerinde elma alım fiyatını 11,000 TL/kg. olarak belirledikleri ve diğer
masrafların mesafesine göre firmalarca karşılanacağı da söz konusu toplantı
metninde yer almaktadır. Ayrıca elma alım fiyatlarına ilişkin hesaplamalarda ve
tespitlerde kantar, komisyon ve yükleme bedelleri toplamının 2500 TL/kg. olarak
öngörüldüğü görülmektedir.
I.3.1.2. Diğer Bulgular
Yapılan yerinde incelemelerde tespit edilen diğer belge ve bulgulara aşağıda yer
verilmiştir. 230
06-41/519-139
7
- Ersu A.Ş.’de Tespit Edilen 1997 Yılına İlişkin Rapor: Ersu A.Ş.'de yapılan yerinde
incelemede tespit edilen Golden A.Ş.’den Ersu A.Ş.’ye gönderilen 1997 yılına
ilişkin raporun "Mübayaa Esnasındaki Sorunlar" başlıklı bölümünde; koşulların
fabrikaları ortak fiyat belirleme eğilimine itmiş olmasına rağmen rakip firmalardan
bazılarının buna uymadığı belirtilmektedir.
- Ersu A.Ş.’de Tespit Edilen 12.9.1999 Tarihli İç Yazışma: Ersu A.Ş.'de yapılan
yerinde incelemede tespit edilen Fabrika Müdürü tarafından Ersu A.Ş. ve Golden
A.Ş. Yönetim Kurulu Başkan Vekili'ne gönderilen, üzerinde 12.9.1999 tarihi 240
bulunan yazıda; "…Aromadan Ömer Bey Size ulaşamamış Elma toplantısı ile
notu Size ulaştırmak üzere bana aktarmıştır...” denilmekte, 17.9.1999 tarihine
kadar geçerli olacak elma alım fiyatı ve bu fiyatı oluşturan unsurlar hakkında
detaylı bilgi verilmektedir.
- Ersu A.Ş.’de Tespit Edilen 1999 Yılına İlişkin Rapor: Ersu A.Ş.'de yapılan yerinde
incelemede tespit edilen Golden A.Ş.’den Ersu A.Ş.’ye gönderilen 1999 yılına ait
raporun "Mübayaa Esnasında Yaşanan Sorunlar, Önlemler ve Tavsiyeler"
bölümünde; fabrikalar arasında centilmenlik anlaşmalarında varılan net elma
fiyatı tespitinde kendi fiyatlarının yüksek olduğu gibi gerçek olmayan bir 250
suçlamaya maruz kaldıkları ve diğer firmaların centilmenlik anlaşmasına uymak
maksadıyla net elma fiyatını sabit tutarken diğer maliyetleri yüksek tutarak alım
yapmakta oldukları ifade edilmektedir.
I.3.2.Vişne, Kayısı ve Şeftali Alımına İlişkin Tespitler
I.3.2.1. Temmuz 1997 Tarihli Toplantıya İlişkin Belge
İlk olarak Aroma A.Ş.’de tespit edilen, 7.7.1997 tarihli Elmataş A.Ş. tarafından
Aroma A.Ş.’ye gönderilen ve 5.7.1997 tarihli ORKAV A.Ş.- Isparta adresinde
yapılan 97- Vişne sezonu ile ilgili toplantıda Elma-Su A.Ş. tarafından kaleme 260
alınan toplantı tutanağını içeren faks mesajından; toplantıya Elma-Su A.Ş.’den
Yönetim Kurulu Başkanı, Yönetim Kurulu Üyesi, Genel Müdür, Fabrika Müdürü;
Aroma A.Ş’den Yönetim Kurulu Başkanı; Akman Grubu’ndan Yönetim Kurulu
Başkan Vekili; Asya A.Ş.’den Genel Müdür; Meykon A.Ş.’den Genel Müdür;
Özgü A.Ş. (yeni adıyla Etap A.Ş.)’den Fabrika Müdürü ve Targıd Ltd. Şti.’den
Satın Alma Sorumlusu düzeyinde katılım olduğu anlaşılmaktadır.
Daha sonraki tarihlerde Etap A.Ş., Targıd Ltd. Şti. ve Dimes A.Ş.’de yapılan
incelemelerde de tespit edilen aynı belgenin önemli bölümleri şöyledir:
270
“… SN. ŞEVKET DEMiREL BEY’iN 5.7.1997 tarihinde ISPARTA-ORKAV
A.Ş.’de verdiği öğle yemeğinde, 97-VİŞNE sezonu ile ilgili toplantıda özet olarak,
aşağıdaki hususlar konuşulmuştur:
-Vişne sezonunda çalışan fabrikalar arasında sürekli iletişim sağlamak
amacıyla, bu görevi SN. GÜREL COŞAR BEY (MEYKON A.Ş.) üstlenmiştir…”.
06-41/519-139
8
“-Fabrikalar gerektiği durumlarda, haberleşerek toplanması uygun
görülmüştür.
280
-Toplantıya telefon ve fax ile A. RIZA DİREN (DİMES A.Ş.)’de iştirak etmiş
ve görüşleri toplantıda konuşulmuştur.
5/7/1997 ISPARTA’DA yapılan toplantıya iştirak eden firmalar:
ELMASU SN. ŞEVKET DEMİREL
SN. NİHAN ATASAGUN
SN. YILMAZ KASAP
SN. VEHBİ GÜNEŞ
290
AROMA A.Ş SN. ÖMER DURUK
AKMAN A.Ş. SN. ALİ AKMAN
ASYA A.Ş. SN. KAYA SERT
MEYKON A.Ş. SN. GÜREL COŞAR
ÖZGÜ A.Ş. (Etap A.Ş.) SN. NEJAT SERİM
300
TARGID A.Ş. SN. SERDAR DİNÇER
-TOKAT ve HONAZ sezonun ilk açılan vişne bölgeleri olup, turfanda
olduğu için 50.000 TL/KG uygun görülmüştür.
-Sezonun pik döneminde, esas bölgeler başladığında, fabrikaların
toplanarak, istikrarlı bir fiyat ayarlaması yapılmasının uygun olacağı, 40.000
TL/KG görüşü benimsenmiş olup, 9/7/1997 tarihinde MERKO A.Ş.’nin İstanbul’da
düzenlediği toplantıda tekrar konuşulacaktır.
310
-ŞEFTALİNİN maksimum 30.000 TL/KG’dan alınmasının uygun olacağı
katılan firmalar tarafından benimsenmiştir.
-KAYISININ 30.000 TL/KG alımının normal fiat olduğu belirtilmiştir.
-ELMA fiatı ise 25-30 Ağustos 1997 tarihlerinde toplanarak
kararlaştırılması, katılan firmalar tarafından uygun görülmüştür.
-VİŞNE sezonunda
KANTAR: 2.000 TL 320
YÜKLEME : 500 TL
KOMİSYON: 3.000 TL-MAX
06-41/519-139
9
Rakamları söylenmiş olup, bu rakamlar firmalar arasında tekrar
görüşülecektir.
ÖDEMELERDE;
PEŞİN %…?
VADELİ %…? Oranları görüşülecektir…” 330
I.3.2.2. Diğer bulgular
Yapılan yerinde incelemelerde, firmalar arasında geçmiş yıllardan bu yana
yapılan vişne, kayısı ve şeftali alımlarına ilişkin görüşme ve toplantılarla ilgili
tespit edilen bulgulara aşağıda yer verilmiştir:
- Dimes A.Ş.’de Tespit Edilen 5.7.1997 Tarihli Yazı: Dimes A.Ş.’de yapılan yerinde
incelemede tespit edilen, Yönetim Kurulu Başkan Vekili’nin Elmasu A.Ş. Genel
Müdürü’ne gönderdiği 5.7.1997 tarihli yazıda; 1995 yılındaki vişne alım 340
fiyatlarındaki aşırı artıştan sonra 1996 yılında fiyatın düşürülmüş olmasının
sektörün bir ayıbı olduğu, aynı hataların yapılmaması gerektiği ancak Tokat
bölgesinde 1.7.1997 tarihinde Aroma, Tamek, Dimes, Özgü, Asya ve Ersu
tarafından 40.000-TL/kg olarak açılan piyasanın 3.7.1997 tarihinde bir firma
tarafından mal alamadığı gerekçesiyle 50.000-TL/kg olarak artırıldığı
belirtilmektedir.
- Akman Holding’de Tespit Edilen 2.7.1998 Tarihli İç Yazışma: Akman Holding’de
yapılan yerinde incelemede tespit edilen Ersu A.Ş.’den 2.7.1998 tarihinde
gönderilen faksta; Tokat-Amasya bölgesinde vişnenin üreticiden alım fiyatının 350
130.000 TL olduğu, bütün firmaların bu fiyatla alıma devam etmekte oldukları ve
firma olarak bu fiyata uydukları belirtilmektedir.
- Ersu A.Ş.’de Tespit Edilen İç Yazışma: Ersu A.Ş.'de yapılan yerinde incelemede
tespit edilen Fabrika Müdürü’nden Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili’ne
gönderilen üzerinde tarih bulunmayan yazıda; Tokat ve Amasya bölgesindeki
vişne alım fiyatının Dimes A.Ş. tarafından açıldığı, aynı firmanın diğer fabrikalara
duyuru yaptığı ve fiyatlarda tırmanışa neden olunmaması konusunda ortak
hareket edileceği belirtilmektedir.
360
I.4. Savunmalar ve Bunlara İlişkin Değerlendirmeler
—Hakkında soruşturma yapılan teşebbüsler genel olarak; fiyatların bir anlaşma
ya da uyumlu eylem sonucu oluşmasının imkansız olduğunu, ilgili ürünlerin
üretim miktarının, verimlilik ve kalite gibi özelliklerinin doğa koşullarına bağlı
olması dolayısıyla arz esnekliğinin düşük olması, piyasada alternatif alıcıların
bulunması, hammadde talebinin arzından fazla olması ve atıl kapasitenin varlığı
gibi nedenlerle aralarında fiyat tespiti yapmalarının mümkün olmadığını, bunun
06-41/519-139
10
sonucunda hammadde fiyatlarının meyve suyunun ihraç fiyatına ve o yılkı
rekolteye bağlı olarak serbest piyasa koşulları çerçevesinde oluştuğunu 370
belirtmekte ve sezon başı ile sonu arasında meyve alım fiyatlarında % 60
oranında artışın olması ve aynı firmanın çok farklı fiyatlardan alım yapmasının
bunun göstergesi olduğunu ifade etmişlerdir.
Soruşturmaya taraf olan teşebbüslere yöneltilen iddia alım fiyatının bir kez
belirlendiği ve herkesin buna uyduğu yönünde değildir. Mevcut bilgi ve
belgelerden tarafların asıl amacının mutlak fiyat uyumundan ziyade, kıt olan
ürünlerin alım fiyatlarındaki artışı olanaklar el verdiğince düşük tutmak, fiyatları
kontrollü bir şekilde yükselterek, mümkün olabilecek en düşük fiyattan en yüksek
miktarda ürünün alınabilmesini sağlamak olduğu anlaşılmaktadır. Bu çerçevede 380
serbest piyasa koşullarına göre oluşan fiyatların firmalar açısından zararlı
sonuçlar doğurması, firmaları alımlar konusunda birlikte hareket etmeye
yönlendirmektedir. Buna ek olarak sanayi elması alım fiyatlarının yurtdışı
konsantre fiyatlarıyla bağlantılı olduğu bilinmekle birlikte, bu iki unsur arasında
mutlak bir paralellik bulunmamaktadır. Nitekim firmalar zaman zaman kâr
marjlarını düşürmek hatta zararına satış yapmak pahasına taahhütlerini yerine
getirebilmek için alım yapabilmektedirler. Esasen sezon başı toplantılarının
yıllardan beri düzenlenmesi, toplantılardan beklenen faydanın belli bir düzeyde
de olsa elde edildiğini düşündürmektedir.
390
Ayrıca hammadde arzının talebinden az olması ve firmaların düşük kapasite ile
çalışmaları da fiyatların mümkün olduğu kadar az yükselmesini sağlamak
amacıyla firmaların birlikte hareket etmelerini teşvik etmektedir. Özellikle sanayi
meyvesinin Türkiye'de arz esnekliği (asıl üretim sofralık meyve için
yapıldığından) sıfıra yakındır. Arz esnekliğinin olmadığı bir durumda fiyatın
belirlenmesinde talep ön plana çıkmaktadır. Bu sebeple talep sahiplerinin fiyat
belirlenmesine yönelik ortak hareketleri normalden çok daha etkili olacaktır.
Diğer yandan konserve üreticisi, dondurulmuş ve kurutulmuş gıda üreticileri gibi
alternatif alıcıların fiyatlar üzerinde söz sahibi olabilecek pazar güçleri 400
bulunmadığı gibi, bu alıcıların aldıkları ürünlerin daha kaliteli olması gerekliliği
nedeniyle bunların sözü edilen pazarda rakip olarak nitelendirilmeleri de mümkün
değildir. Aksi düşünülse bile, fiyat tespiti toplantılarına katılan firmalar sektörün en
büyükleri olup, az miktarda alım yapan anılan alternatif alıcıların varlığı sonucu
etkilememektedir.
—Firmalar savunmalarında, söz konusu toplantılarda hazır bulunduklarını
bununla birlikte alınan kararlara katılmadıklarını ve onay vermediklerini, bu
kararların temenni niteliğinde olduğunu ve bu kararlara firmalarca hiçbir şekilde
uyulmadığını, bu durumun faturalar incelendiğinde görülebileceğini ileri 410
sürmüşlerdir.
Elde edilen toplantı tutanaklarında, tespit edilen meyve fiyatlarının belirtildiği ve
de cümlelerin, “uygun görülmüştür, benimsenmiştir” gibi, katılanların iradelerini
06-41/519-139
11
yansıtan ifadelerle bitirilmiş olduğu, üstelik tespit edilen bu fiyatlara firmalarca
herhangi bir itirazda bulunulmadığı görülmektedir. Nitekim anılan toplantılarda
farklı görüşlerin olması durumunda bu görüşlere tutanaklarda yer verilmektedir.
Soruşturma sürecinde söz konusu toplantılarda alınan kararlara uyumun olup
olmadığı incelenirken kısa süreli bir uyumun olduğu ancak uyumun uzun sureli 420
olmadığı anlaşılmıştır. Nitekim Dimes’in Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Rıza
Diren tarafından yazılan mektupta da kısa süreli uyumların olduğu belirtilmiş,
hatta fiyatların önce yükselip sonra düşürülmesi tarihe geçecek bir ayıp olarak
nitelenmiştir. Diğer yandan fiyatlara uyumun olup olmadığının incelenebileceği
tek belge olan alım makbuzlarının, firmaların birçok yerden alım yapması, bazı
firmaların bu makbuzlara alım yaptıkları bölgeyi yazmamaları, belli bir dönemi
içeren alım fiyatlarının ortalaması alınarak tek bir makbuz kesiliyor olması
nedenleriyle somut kanıt olarak değerlendirilmesi güçleşmiştir. Ancak anılan
toplantı tutanakları incelendiğinde firmaların amacının meyve alım fiyatlarını
belirlemek olduğu görülmektedir. Buna ek olarak 11.9.1997 tarihli toplantı 430
tutanağındaki “Konsantrelik elma alım sezonunun başlaması ve firmaların kendi
aralarındaki zararlı olabilecek rekabeti önlemek amacıyla düzenlenmiş olup...”
ifadesi firmaların amacını ortaya koymaktadır. 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi
uyarınca dolaylı veya doğrudan rekabeti bozma, engelleme ya da kısıtlama
amacı taşıyan anlaşmalar ise ihlal kapsamındadır.
—Taraflar, ülkemizde sanayiye yönelik meyve üretiminin yapılmaması ve
hammadde olarak kullandıkları meyvelerin hal ve pazarlarda satılma imkanı
olmayan, artık denebilecek, düşük kaliteli, meyve suyu fabrikalarında
işlenmemesi halinde tüketim imkanı olmayan türde meyveler olması nedeniyle 440
ekonomik değerinin olmadığını dile getirmişlerdir.
Ülkemizde özellikle sanayiye yönelik olarak meyve üreticiliği yapılmamakta ve
sofralık tüketim için ayrılan meyveler dışındaki ikinci kalite meyveler sanayi
meyvesi olarak değerlendirilmektedir. Bilindiği üzere piyasalarda fiyatlar arz ve
talep dengesine göre belirlenir ve arzı olan bir ürüne eğer talep varsa o ürünün
fiyatı oluşur. Ekonomik değeri olmayan bir malın bedelsiz alınabiliyor olması
gerekmektedir. Bu çerçevede doğrudan o kalitede ve nitelikte ürüne ilişkin üretim
yapılıp yapılmaması önemli olmayıp, düşük kaliteli ürünlerin başka amaçlara
yönelik olarak kullanımında belli bir ekonomik değer ve piyasa söz konusudur. 450
—Taraflar, toplantıların meyve alım fiyatlarının tespitine yönelik olarak
düzenlenmediğini, yapılan toplantıların amacının sektörün sorunlarını tartışmak,
gelişmeleri ve ihracat olanaklarını takip etmek olduğunu, birkaç toplantıda amaç
dışı ve rekabet kültürü noksanlığından kaynaklı olarak fiyatların görüşülmüş
olmasından hareketle rekabetin bozulmuş olduğu sonucuna ulaşmanın yanıltıcı
olacağını ileri sürmektedirler.
Yapılan toplantılarda zaman zaman sektör sorunlarının da ele alındığı kabul
edilmekle birlikte, toplantı tarihlerinin hep meyve alım sezonlarına denk gelmesi, 460
06-41/519-139
12
elde edilen tutanak niteliğindeki belgeler incelendiğinde görüşülen konunun
büyük oranda meyve alım fiyatları olması, toplantı gündemlerinin en önemli
maddesini fiyatların oluşturduğunu göstermektedir.
—Taraflar savunmalarında, sektörde faaliyet gösteren firmaların birbirlerinden
üretim kapasitesi, coğrafi bölge, ürününü sattığı pazar, ürün çeşitliliği ve
standardı gibi özellikler yönünden farklı oluşlarının bir uyumlu eylem ya da
anlaşma yapılmasını mümkün kılmadığını dile getirmektedirler.
Sektördeki firmalar arasında ürün çeşitliliği ve standardı, ürün satılan pazar, 470
üretim kalitesi açısından ciddi bir fark bulunmamaktadır. Coğrafi bölge açısından
ise, ülkemizde meyve suyu konsantresi üreten fabrikaların öncelikle kendi
bölgelerindeki meyveleri satın almakta oldukları, ancak çoğu zaman arzın talebe
oranla az olması nedeniyle gerektiğinde başka bölgelerden de alım yaptıkları
bilinmektedir. Bu nedenle Türkiye genelinde birçok yerde yapılan alımlarda
firmalar birbirlerine rakip olmaktadırlar.
—Bir başka savunmada, söz konusu toplantılarda alınan kararların altına imza
atılmadığı için bunların şirketleri bağlamayacağı, ayrıca toplantılara katılan
şahısların teşebbüsleri temsil etmediği ve bu kişilere şirket yetkili organlarınca 480
verilmiş bir temsil yetkisinin bulunmadığı yönündedir.
Rekabet hukuku uygulamalarında anlaşmaların yazılı ve imzalı olması
aranmadığı gibi teşebbüsleri ilzam ve temsil yetkisine sahip olmayan personelin
dahi rakip teşebbüslerle ulaştığı yazılı veya sözlü mutabakatları, eğer
teşebbüslerin bilgileri veya yönlendirmeleri doğrultusunda olmuşsa ya da rekabeti
sınırlayıcı etkiler doğurmuşsa anlaşma olarak kabul edilmektedir.
—5.7.1997 tarihli toplantıda belirlenen 40.000 TL'lik fiyatın bu fiyatın piyasada
önceden belirlenmiş olması nedeniyle durumun bir anlaşmadan çok malumun 490
ilanı olduğu ve bu nedenle rekabet ihlalinin söz konusu olmadığı dile getirilen
diğer bir savunmadır.
Soruşturma konusu ilgili ürün pazarında, pazarın yapısı gereği fiyatların sezon
başından sezon sonuna kadar sabitlenmesi pek mümkün gözükmemektedir.
Fiyatların kaçınılmaz olarak artacağı bilinmekte, ancak firmalar artışı olanaklar
elverdiğince düşük tutmaya çalışmaktadırlar. Bu nedenle anılan toplantı da dahil
olmak üzere bütün toplantılarda belirlenen fiyatları malumun ilanı olarak değil,
mümkün olduğu kadar uzun bir süre geçerli tutulacak bir başlangıç fiyatı olarak
algılamak daha doğru bir yaklaşımdır. Bu durum ise fiyat tespiti kavramının 500
kapsamında olduğu için 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin (a) bendine aykırılık
teşkil etmektedir.
06-41/519-139
13
—Taraflar savunmalarında satın aldıkları elmayı işledikten sonra yurtdışı
pazarlara sattıklarını bu nedenle ülke içindeki tüketicilere söz konusu toplantıların
bir zarar vermediğini dolayısıyla da 4054 sayılı Kanun'un ihlal edilmediğini dile
getirmişlerdir.
4054 sayılı Kanun tüketicinin korunmasına yönelik bir kanun olmayıp, Kanun'un
amacı rekabetin korunmasıdır. Bu çerçevede gerek hammadde alımında gerekse 510
de nihai ürünün satımında rekabetin tesis edilmesi amacı gözetilmektedir.
—Üretici ile karşı karşıya gelmedikleri, ürünün kantarcı tabir edilen kişilerle
komisyoncu gibi esnaf tarafından toplandığı ve ürünleri bu kişilerden aldıkları bu
nedenle herhangi bir fiyat saptaması ve uygulamasının mümkün olmadığı
taraflarca ifade edilen diğer bir savunmadır.
Yapılan incelemelerde kantarcıların pazarda fiyat belirleyecek güce sahip
olmadıkları görülmüştür. Nitekim çeşitli toplantılarda, meyve alım fiyatının
tespitinin yanı sıra kantarcı fiyatlarının da sabitlenmesine yönelik tartışmaların 520
olduğu ortada olup buna örnek olarak 5.7.1997 tarihli toplantı verilebilir. Bu tip
örnekler kantarcıların pazar gücüne sahip olmadıklarını, meyve fiyatlarını
belirleyemeyeceklerini açıkça göstermektedir. Bu sebeple ürünün kantarcı gibi
çeşitli aracılardan alınması, fiyat belirlenmesini engellememektedir. Kaldı ki
kantarcılar firmaların satın alma elemanı gibi faaliyet göstermektedirler.
—Taraflar savunmalarında, bazı toplantılara katılmalarına karşın toplantılarda
alınan kararlarla kendilerini hiçbir zaman bağlı hissetmediklerini ve bu kararlara
uymadıklarını, tarafların kendilerini bağlı hissetmedikleri bir kararın Kanunun 4.
maddesi anlamında bir anlaşma olarak kabul edilemeyeceğini belirtmişlerdir. 530
Bilindiği gibi her hukuk dalı kendi kavramlarını diğer hukuk dallarından farklı
olarak yaratabilmektedir. Rekabet hukuku anlamında "anlaşma" kavramı da
bunlardan biri olup, diğer kanunlarla getirilen "anlaşma" kavramından farklıdır.
Rekabet hukukunda bir anlaşmanın varlığından bahsedebilmek için tarafların
pazarda belli bir şekilde davranmak yolundaki ortak iradelerini açıklamaları yeterli
görülmektedir.
—Firmaların kartel oluşturarak meyve üreticilerini mağdur etmelerinin bindikleri
dalı kesmeleri anlamına geleceği, üreticinin ıskarta elmanın fiyatını düşük 540
bulması halinde sanayiciye satmayacağı, bu nedenle de sanayicilerin düşük fiyat
tespiti gibi bir girişimde bulunamayacakları firmalar tarafından getirilen diğer bir
savunmadır.
Sanayi için meyve üretimi yapılmadığından, fiyatlar ne kadar düşük olursa olsun
üretici sofralık olmayan meyveyi sanayiciye satmaktadır. Iskarta elma sofraya
gitmeyen elma olup, satılmayarak ağaç dibinde bırakıldığında asidiyle ağaçlara
zarar vermektedir. Bu nedenle belli bir maliyete katlanılarak ürünlerin toplatılması
06-41/519-139
14
gerekmektedir. Böylelikle bu ürünlerin satılmasının üreticiye iki yönlü ek kazancı
olmaktadır. 550
—Taraflar Rekabet Kurulu’nun almış olduğu Özel Okullar ile ilgili karara atıfta
bulunarak ücret toplantısı adı altında yapılan toplantıların uzun süredir yapılıyor
olmasına rağmen, özel okul fiyatlarında paralellik bulunmaması nedeniyle
Kanun’un ihlal edilmediği sonucuna varıldığını söyleyip bu kararın ilgili
soruşturmada emsal teşkil etmesini talep etmişlerdir.
Rekabet Kurulu’nun almış olduğu ilgili kararda fiyatların görüşüldüğüne dair bir
kanıt elde edilmediği ifade edilmektedir. Diğer yandan soruşturma konusu
dosyada tarafların alım fiyatlarını görüşmek üzere bir araya geldikleri yönünde 560
açık ve ciddi belgeler bulunmuş olup teşebbüslerin bu niyetleri toplantı
tutanaklarına yansımıştır. Bu durum karşısında Özel Okullar ile ilgili
soruşturmanın sonuçlarının bu soruşturmaya emsal oluşturması mümkün
görülmemektedir.
—Savunmalarda atıfta bulunulan bir diğer karar Kurul'un Havaş Havaalanı Yer
Hizmetleri ile ilgili kararıdır. Bu kararda maliyet-kâr hesaplamaları üzerinde
durulduğu, adı geçen firma tarafından aşırı fiyat uygulanmadığı ve aşırı kâr elde
edilmediği için anılan teşebbüse soruşturma açılmamasına karar verildiği
belirtilmiş, ilgili dosya için bu kararın emsal olarak ele alınması talep edilmiştir. 570
Anılan kararın soruşturma konusu dosyayla ortak bir yanı bulunmamaktadır. Söz
konusu ön araştırma dosyasında tekel olan bir teşebbüsün bu durumunu kötüye
kullanmak suretiyle aşırı fiyat uygulayıp uygulamadığı incelenmektedir. Bu
nedenle de inceleme Kanun’un 6. maddesi çerçevesinde yapılmıştır. Aşırı fiyat
konusu araştırılırken de doğal olarak maliyet kâr analizine girilmesi
gerekmektedir.
—Taraflar savunmalarında Rekabet Kurumu'nun soruşturma açıldığına ilişkin
bildirim yazısının soyut anlatımlı olduğunu, oysa Kanun'un 43’üncü maddesinde 580
yer alan "…iddiaların türü ve niteliği hakkında yeterli bilgi…" ifadelerinin iddianın
içeriği anlamına geldiğini, bu çerçevede kendilerine bilgiyi oluşturan delillerin de
gönderilmiş olması gerektiğini belirtmişlerdir.
Kanun’un 43/2. maddesi metninden açıkça anlaşılacağı üzere; Kurul’un taraflara,
ilk yazılı savunmalarını göndermeleri gerektiğini bildiren yazısı ile taraflara
gönderilecek olan, Kurul’un kararındaki iddiaların türü ve niteliğine ilişkin yeterli
bilgidir. Bu durum, tarafların ilk yazılı savunmaları olmasından
kaynaklanmaktadır. Kanun’un 44. maddesinde belirtilen belgelerin tamamı, aynı
Kanun’un 45. maddesi çerçevesinde soruşturma safhası sonunda gönderilmiş ve 590
tarafların konuya ilişkin savunma hakları korunmuştur.
06-41/519-139
15
—Ayrıca bir anlaşmanın rekabeti kısıtlayıcı olup olmadığı incelenirken amacının
rekabeti kısıtlayıp kısıtlamadığının ve anlaşma sonucunda alınan kararlara
uyulup uyulmadığının, diğer bir deyişle bu iki unsurun birlikte varlığının dikkate
alınması gerektiği belirtilerek, alınan kararlara uyulmaması nedeniyle rekabetin
ihlal edilmediği ileri sürülmektedirler.
Rekabet hukukunda bir anlaşmanın ihlal oluşturup oluşturmadığı incelenirken
rekabeti kısıtlama amacı taşıyıp taşımadığı ya da bu etkiyi doğuran veya 600
doğurabilecek nitelikte sonuçlarının olup olmadığı belirleyici olmaktadır. Bu
ölçütler birbirlerinin tamamlayıcısı ya da olmazsa olmaz şartı olmayıp incelenen
olayda herhangi birinin mevcut olması, gerek 4054 sayılı Kanun gerekse rekabet
hukuku uygulamalarında rekabet ihlalinin varlığına hükmetmek için yeterli
sayılmaktadır. Soruşturma konusu anlaşmalar incelendiğinde bu anlaşmaların
firmalar arası rekabeti kısıtlama amacı taşıdığı açıktır.
—Taraflar kendi şirketlerinde yapılan yerinde incelemede belge bulunamaması
nedeniyle rekabet ihlali ile suçlanamayacaklarını ifade etmektedirler.
610
Rekabet hukuku çerçevesinde bir firmada belge bulunamaması söz konusu
teşebbüsün rekabeti ihlal etmediği anlamına gelmemekte olup, dosyayla ilgili
olarak başka şirketlerde elde edilen belgeler de söz konusu teşebbüs aleyhine
delil teşkil edebilmektedir.
J. GEREKÇE VE HUKUKİ DAYANAK
Soruşturma Heyeti hazırladığı raporda, 11.9.1997 tarihli elma ve 5.7.1997 tarihli
vişne, kayısı, şeftali alımlarıyla ilgili belgelerin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi
anlamında ihlal niteliğinde birer anlaşma olarak nitelendirilmesi gerektiğini 620
belirtmiştir.
Kanun’un 4. maddesi ile belirli bir mal ve hizmet piyasasında doğrudan veya
dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya
bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar
hukuka aykırı bulunarak yasaklanmıştır.
4054 sayılı Kanun’da, Medeni Hukuk ve Borçlar Hukuku mevzuatında kullanılan
“sözleşme” ya da “akit” terimleri yerine “anlaşma” terimi olarak kullanılmıştır.
Kanun’un 4. maddesinin gerekçesi de dikkate alınırsa, anlaşmada Medeni 630
Hukuk’un geçerlilik koşullarına uyma ölçütünün aranmadığı ortaya çıkmaktadır.
Dolayısıyla, taraflar arasındaki danışıklı ilişki ya da irade uyuşmalarının anlaşma
olarak değerlendirilmesinde hukuki geçerlilik ve bağlayıcılık şartı aranmamalıdır.
Bu nedenle, soruşturma konusu anlaşma belgelerinin taraflar açısından herhangi
bir hukuki bağlayıcılık içermemesi ve bazılarının imzasız olması gibi özellikler,
söz konusu belgelerin anlaşma olarak değerlendirilmesine engel
06-41/519-139
16
oluşturmamaktadır. Hatta teşebbüsleri ilzam ve temsil yetkisine sahip olmayan
personelin rakip teşebbüslerle ulaştığı yazılı veya sözlü mutabakatlar, eğer
teşebbüslerin bilgileri dahilinde veya yönlendirmeleri doğrultusunda olmuşsa ya 640
da rekabeti sınırlayıcı etkiler doğurmuşsa bunlar da anlaşma olarak
değerlendirilmektedir. Nitekim Rekabet Kurulu 26.11.1998 tarih ve 93/750-159
sayılı Kararı ile; “Rekabet Hukuku açısından anlaşmalarda şekil şartının
aranmadığı, dolayısıyla Gaziantep Tilmen Oteli’nde yapılan toplantıya katılan
şahısların ilgili firmaları temsile yetkili olmadığı ve adı geçen anlaşmada
imzalarının bulunmadığı yönündeki savunmaların 4054 sayılı Kanun’a aykırı bir
anlaşmanın varlığını ortadan kaldırmadığı” sonucuna ulaşmıştır.
Sonuç olarak; 11.9.1997 tarihli elma alımı ve 5.7.1997 tarihli vişne, kayısı ve
şeftali alımıyla ilgili toplantıların sonucunda düzenlenen belgelerin Kanun’un 4. 650
maddesi anlamında birer anlaşma sayılmasında şekil şartları açısından herhangi
bir engel bulunmamaktadır.
4054 sayılı Kanun, bir anlaşmanın hukuka aykırı bulunması için rekabeti
sınırlayıcı amaçlı olmasını tek başına yeterli saymaktadır. Başka bir deyişle; bir
anlaşma, rekabeti sınırlayıcı etkileri fiilen doğurmasa, uygulanmasa ya da
uygulanamamış olsa dahi hükümlerinden rekabeti sınırlayıcı amaçlı olduğu
anlaşılıyorsa doğrudan yasaklanmaktadır. Anlaşmanın amacının belirlenmesinde
ise, tarafların sübjektif amaçlarından öte anlaşmanın genelinden ya da
hükümlerinden çıkarılabilen objektif amaç dikkate alınmaktadır. 660
Özetle, anlaşmalarda tarafların pazarda belirli bir şekilde davranmaya yönelik
olarak ortak ve karşılıklı iradelerini herhangi bir şekilde beyan etmeleri
durumunda, bu açıklamadan objektif olarak çıkarılması gereken anlamın
anlaşmanın amacı olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu bakımdan
11.9.1997 tarihli elma alımı ve 5.7.1997 tarihli vişne, kayısı ve şeftali alımıyla ilgili
anlaşmaların Kanun’un 4. maddesi anlamında rekabeti sınırlama amacı taşıdığı
konusunda herhangi bir kuşku bulunmamaktadır. Nitekim bu amaç, 11.9.1997
tarihli anlaşmada teşebbüsler tarafından açıkça belirtilmiştir.
670
Anlaşma metinlerinde toplantıya katıldıkları görülen teşebbüsler anlaşmanın
tarafı olarak kabul edilmiştir. Her ne kadar 11.9.1997 tarihli anlaşmada Yalova,
Çanakkale ve Adapazarı’nda elma alım fiyatının Aroma A.Ş. tarafından
önerilmesi ve 5.7.1997 tarihli anlaşmada vişne alımları için söylenen kantar,
komisyon ve yükleme bedellerinin tekrar görüşülecek olması gibi tam uzlaşma
içermeyen ifadeler kullanılmış olsa dahi, anlaşmalarda yer alan diğer kayıtların
rekabeti sınırlayıcı olması tarafları doğrudan bağlamaktadır.
Sonuç olarak; anılan anlaşmaların bazılarında üzerinde açıkça anlaşmaya
varılmayan noktalar olsa da rekabeti sınırlayıcı diğer konulardaki uzlaşma söz 680
konusu teşebbüslerin anlaşmaya taraf kabul edilmesi için yeterli görülmüştür.
06-41/519-139
17
4054 sayılı Kanun delil ve ispat araçları ile ilgili bir sınır öngörmemektedir.
Dolayısıyla hukuka uygun olarak elde edilmiş her türlü delil ve ispat araçlarının
anlaşmaların varlığını kanıtlamak amacıyla kullanılmasında bir sakınca
bulunmamaktadır. Bu bakımdan, 11.9.1997 tarihli elma alımı ve 5.7.1997 tarihli
vişne, kayısı ve şeftali alımıyla ilgili toplantı tutanağı niteliğindeki belgelerin ayrı
birer anlaşma olarak değerlendirilmesi açısından delil niteliğinde olduğu; yapılan
yerinde incelemelerde tespit edilen diğer bulguların ise, bu açıdan ve
teşebbüslerin karşılıklı mutabakatlarını yansıtması açısından tek başına yeterli 690
olmadığı ancak bazılarının anılan anlaşma belgelerini destekleyici nitelikte olduğu
sonucuna ulaşılmıştır.
Öte yandan raportörlerce önaraştırma ve soruşturma döneminde yapılan
görüşmelerde; gerek meyve alım fiyatlarının tespiti gerek diğer konularda firmalar
arası görüş alışverişinde bulunulmasına yönelik olarak geçmiş yıllardan bu yana
çeşitli toplantılar düzenlendiği belirtilmiştir. Bu bilgiler de söz konusu anlaşmaların
yapıldığı kanısını güçlendirmektedir.
4054 sayılı Kanun, bir anlaşmanın hukuka aykırı sayılması için rekabeti sınırlayıcı 700
amaçlı olmasını yeterli görmekle birlikte aynı Kanun tarafından öngörülen diğer
bir ölçüt ise, anlaşmaların rekabeti sınırlayıcı etkisi yani uygulanma sonuçlarıdır.
Soruşturma döneminde elde edilen firmaların aracı (komisyoncu ya da tüccar) ve
üreticilerden almış olduğu alım belgeleri üzerinde yapılan incelemede 11.9.1997
tarihli elma alımına ilişkin anlaşmalarda belirlenen fiyatlara anlaşma tarafı
firmaların ya da diğer firmaların uyduklarına ilişkin kesin bulgulara
rastlanılmamıştır.
Ancak Dimes A.Ş.’de yapılan yerinde incelemede tespit edilen Elmasu A.Ş.’ye 710
gönderilen 5.7.1997 tarihli yazıda; Tokat bölgesinde 1.7.1997 tarihinde Aroma,
Tamek, Dimes, Özgü, Asya ve Ersu tarafından 40.000-TL/kg olarak açılan
piyasanın 3.7.1997 tarihinde bir firma tarafından mal alamadığı gerekçesiyle
50.000-TL/kg olarak artırıldığı belirtilmektedir. Bu bakımdan kısa süreli bir
uyumun söz konusu olduğu söylenebilecektir.
Diğer yandan, meyve alım fiyatlarının belirlenmesine yönelik olarak düzenlenen
toplantıların süreklilik göstermesi anılan toplantılardan beklenen yararın kısmen
de olsa elde edildiğini ortaya koymaktadır. Meyve suyu konsantresi üretiminde
ana ham madde olan meyve, firmaların en önemli maliyet kalemini 720
oluşturmaktadır. Bu nedenle, meyve alımı konusundaki toplantılar düzenli olarak
yapılmakta ve söz konusu toplantılara genellikle firmaların sahipleri ya da genel
müdürleri katılmaktadır. Katılımın bu şekilde olması da firmalar için konunun
önemini kanıtlamaktadır.
Anılan toplantılardaki fiyat tespitinin amacı, özellikle elma ve vişne gibi talebin
arza göre daha fazla olduğu ürünlerde yükselmesi kaçınılmaz olan fiyatı mümkün
olduğu kadar az ve kontrollü bir şekilde yükseltmek ve alınacak ürünün en fazla
06-41/519-139
18
miktarını olabildiğince en düşük fiyattan almaya çalışmaktır. Toplantılara katılan 730
teşebbüsler alımlarda aralarında yaşanacak olan kıyasıya rekabetin kendilerine
vereceği zararın bilincinde olup bu rekabeti mümkün olduğu kadar düşük bir
seviyede tutmak istemektedirler. Firmaların birlikte davranmak suretiyle meyve
alım fiyatlarını koşullar elverdiği ölçüde düşürme çabası ise anlaşmaların
piyasayı bozucu etkiler doğurabilmesine olanak tanımaktadır.
Yukarıda yer verilen değerlendirmeler ışığında; 11.9.1997 tarihli elma alımıyla
ilgili toplantı tutanaklarının Kanun’un 4. maddesi anlamında rekabeti sınırlama
amacı taşıyan birer anlaşma olduğu ve anlaşmaya taraf olan teşebbüslerin 4054
sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettikleri sonucuna ulaşılmıştır. Buna ek olarak 740
1998 yılı ve sonrasına ilişkin ayrı ayrı bulguların tek başına aynı yönde rekabet
ihlallerinin yapıldığını kanıtlayıcı nitelikte yeterli delil oluşturmadığı sonucuna
varılmıştır.
K SONUÇ
Önaraştırma ve soruşturmaya ait tüm savunma, ek savunma, sözlü savunma
tutanakları, sözlü savunma toplantısının ses kayıtlarının yazılı açılımı, raporlar,
Danıştay’ın iptal kararları, tüm dosya münderecatında yer alan bilgi ve belgelerin
okunup incelenmesi sonucunda; 750
1. Ersu A.Ş. ve Golden A.Ş.’nin, Elma-Su A.Ş., Aroma A.Ş., Konfrut A.Ş.,
Meykon A.Ş., Asya A.Ş. teşebbüsleri ile birlikte, 11 Eylül 1997 tarihli
toplantıda elma alım fiyatını ve bu fiyatı oluşturan unsurları aralarında
anlaşma yapmak suretiyle tespit ettiklerine;
2. Ersu A.Ş. ve Golden A.Ş.’nin, Elma-Su A.Ş., Aroma A.Ş., Asya A.Ş., Meykon
A.Ş., Etap A.Ş., Dimes A.Ş. ve Targıd Ltd. Şti. teşebbüsleri ile birlikte, 5
Temmuz 1997 tarihli toplantıda vişne, kayısı ve şeftali alım fiyatlarını
aralarında anlaşma yapmak suretiyle tespit ettiklerine;
3. Bu anlaşmalar 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. 760
maddesi açısından ihlal oluşturmakla birlikte, Danıştay 13. Dairesi’nin
1.11.2005 tarih, 2005/1764 E. 2005/5358 K.; 2005/1760 E. 2005/5357 K.
sayılı kararları ile iptal edilen 4.12.2001 tarih, 01-58/599-155 sayılı Rekabet
Kurulu kararında ceza öngörülmemesi nedeniyle, bu kararın aşılarak ceza
tayini yapılamayacağından, Ersu A.Ş. ve Golden A.Ş.’ye ceza verilmesine
gerek olmadığına
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
770
Full & Egal Universal Law Academy