Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2006-4-161 (Muafiyet)
Karar Sayısı : 06-63/861-251
Karar Tarihi : 14.9.2006
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
10
Başkan : Mustafa PARLAK
Üyeler : Tuncay SONGÖR, Rıfkı ÜNAL, Prof. Dr. Nurettin
KALDIRIMCI, Süreyya ÇAKIN, Mehmet Akif ERSİN
B. RAPORTÖRLER : M.Haluk ARI, Esin ÇERÇİOĞLU
C. BAŞVURUDA
BULUNAN : - Türkiye Garanti Bankası A.Ş.
Levent Nispetiye Mh. Aytar Cd. No:2 Beşiktaş/İstanbul
- Türk Ekonomi Bankası A.Ş. 20
Meclis-i Mebusan Cd. No:35 Fındıklı/İstanbul
D. TARAFLAR : - Türkiye Garanti Bankası A.Ş.
- Türk Ekonomi Bankası A.Ş.
E. DOSYA KONUSU: Türkiye Garanti Bankası A.Ş. (Garanti Bankası) ve
Türk Ekonomi Bankası A.Ş. (TEB) arasında 2.8.2006 tarihinde imzalanan
Bonus Kredi Kartı Program Sözleşmesi’ne menfi tespit belgesi verilmesi
veya muafiyet tanınması talebi.
30
F. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 15.8.2006 tarih, 5599 sayı ile giren
başvuru üzerine düzenlenen 8.9.2006 tarih, 2006-4-161/MM-06-MHA sayılı
Muafiyet Ön İnceleme Raporu 11.9.2006 tarih, REK.0.08.00.00-130/238 sayılı
Başkanlık önergesi ile 06-63 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara
bağlanmıştır.
G. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili Raporda,
- Taraflar arasında akdedilen Bonus Kredi Kartı Program Sözleşmesi’nin çeşitli
hükümlerinin 4054 sayılı “Rekabetin Korunması Hakkında Kanun”un 4.
maddesine aykırılık teşkil etmesi nedeniyle bu sözleşmeye menfi tespit belgesi 40
verilemeyeceği,
- Anılan Sözleşme’ye taraf teşebbüslerin rakip teşebbüsler olmaları nedeniyle,
Sözleşme’nin 2002/2 sayılı “Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği”
kapsamında grup muafiyetinden yararlanamayacağı,
06-63/861-251
2
- Sözleşme’ye 4054 sayılı Kanun'un 5. maddesinin ikinci fıkrası çerçevesinde
imza tarihi olan 20.6.2006 tarihinden itibaren muafiyet tanınması gerektiği
görüşlerine yer verilmiştir.
H. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
50
H.1. İlgili Pazar
H.1.1. Ürün Pazarı
Bildirimin konusu dikkate alınarak, ilgili ürün pazarı “çok markalı kredi kartları
ihracı pazarı” (issuing) ve “üye işyeri edinme pazarı” (acquiring) olarak
belirlenmiştir.
H.1.2. Coğrafi Pazar
Dosya mevcudu bilgiler çerçevesinde, ilgili coğrafi pazar “Türkiye Cumhuriyeti
Sınırları” olarak tespit edilmiştir. 60
H.2. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
H.2.1. Menfi Tespit Değerlendirmesi
Sözleşme’nin tarafları, bankacılık hizmetleri ve inceleme konusu bakımından ilgili
ürün pazarı olarak belirlenen kredi kartları pazarında birbirlerine rakip
durumdadırlar. 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi “Belirli bir mal veya hizmet
piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da
kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran veya doğurabilecek nitelikte
olan teşebbüsler arası anlaşmalar…hukuka aykırı ve yasaktır.” hükmünü haizdir. 70
Dolayısıyla aynı piyasada faaliyet gösteren ve birbirine rakip olan iki teşebbüsün
bir kredi kartı programını paylaşmak üzere akdettikleri bir sözleşme rekabeti
kısıtlayıcı nitelikte olup, 4. madde yasağına tabidir. Bu durumda da bildirime konu
Sözleşme’ye Kanun’un 8. maddesi çerçevesinde menfi tespit belgesi verilmesi
mümkün bulunmamaktadır.
H.2.2. Grup Muafiyeti Değerlendirmesi
Esasen, mal veya hizmetlerin alımı, satımı veya yeniden satımı konulu dikey
anlaşmaları kapsayan 2002/2 sayılı Tebliğ, rakip teşebbüsler arasında yapılan
dikey anlaşmalara uygulanamamaktadır. Rakip teşebbüsler Tebliğ’in “Tanım” 80
maddesinde, aynı ürün pazarında faaliyette bulunan veya bulunma potansiyeline
sahip sağlayıcılar olarak tanımlanmıştır.
Garanti Bankası ve TEB çok markalı kredi kartları pazarında birbirlerine rakip
teşebbüslerdir. TEB’in kendine ait bir markayla taksit/ödül imkanı tanıyan bir kartı
mevcut olmamakla birlikte, Visa ve Mastercard’ın ülkemize özgü olarak verdiği
izinle TEB kredi kartları da slip bölme olarak adlandırılan yöntemle taksitli
alışverişlerde kullanılabilmektedir. Diğer taraftan gerekli altyapıyı tesis etmek
suretiyle TEB de yeni bir marka ile çok markalı kredi kartı çıkarabilecek
06-63/861-251
3
potansiyel bir rakiptir. Bu hususlar dikkate alındığında bildirime konu anlaşmaya
taraf olan teşebbüsler rakip konumda oldukları için 2002/2 sayılı Tebliğ’in 90
incelemeye konu Sözleşme’ye uygulanma kabiliyetini haiz olmadığı sonucuna
ulaşılmıştır.
H.2.3. Bireysel Muafiyet Değerlendirmesi
4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi kapsamında muafiyet tanınabilmesi için, 4.
madde kapsamına giren anlaşmaların iki olumlu, iki olumsuz koşulu birlikte
sağlaması gerekir:
H.2.3.1. Malların Üretim veya Dağıtımı ile Hizmetlerin Sunulmasında Yeni
Gelişme ve İyileşmelerin ya da Ekonomik veya Teknik Gelişmenin 100
Sağlanması
Muafiyet tanınması için aranan ilk olumlu şart, ekonomik açıdan bir
değerlendirme yapılmasını gerektirmektedir. Hangi hallerin ekonomik yarar
sağladığının somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmesi gerekmekle birlikte,
genel olarak üretim ve dağıtım maliyetlerinin düşürülmesi, kalitenin artırılması,
malın arzında devamlılığın sağlanması, yeni piyasalara girişin kolaylaştırılması ve
yeni ürünlerin ya da üretim tekniklerinin bulunması gibi hallerin varlığı halinde
ekonomik yararın sağlandığı kabul edilmektedir.
Çok markalı kredi kartlarına yönelik üye işyeri edinme pazarında, “Bonus Kredi
Kartı Program Sözleşmesi” sonucunda kapalı ağ olarak faaliyet gösteren Bonus 110
üye işyeri ağı TEB’e açılmış olacak ve TEB yeni bir üye işyeri ağı oluşturmasına
gerek kalmaksızın mevcut ağda ihraç ettiği kartları kullandırma imkanına sahip
olacaktır. TEB yeni üye işyeri anlaşmaları yapmasa dahi, mevcut üye işyeri
ağından faydalanacak ve güçlü bir marka ile beraber çok markalı kredi kartları
piyasasında faaliyet gösterecektir.
Diğer yandan sözleşmeye taraf bankaların program kullanımına yönelik söz
konusu sözleşme, dolaylı olarak çok markalı kredi kartları hizmetinin
sunulmasında gelişme ve iyileşme sağlanması amacına da hizmet etmektedir.
TEB yeni bir altyapı yatırımı ile yeni bir üye işyeri ağı kurmak yerine mevcut
ağdan faydalanabilecek; yeni POS maliyeti üstlenmeyecek; mevcut ağa isterse 120
yeni üye işyerleri eklemek suretiyle faaliyet gösterecektir. Böylece TEB
müşterileri açısından bankacılık hizmetlerinin önemli parçalarından biri olan kredi
kartları pazarında hizmet alımında iyileşme sağlanması söz konusu olacaktır.
Bundan başka, Sözleşme’nin 6. maddesinin (a) fıkrasına göre, taraflar, web
üyelerine tahsis edilecek POS terminallerinin uluslararası kredi kartı
kuruluşlarınca belirlenen EMV 2000 standartlarını ve uluslararası kredi kartı
kuruluşlarınca gelecekte belirlenecek olan EMV akıllı kart standartlarını
destekleyeceğini kabul ve taahhüt etmektedir. Bildirim formunda, bu yükümlülük
neticesinde, tarafların POS terminallerinin standartlarını yükselteceği ve
tüketicilere daha kaliteli ve güvenli hizmet verilebileceği açıklanmıştır. 130
06-63/861-251
4
H.2.3.2. Tüketicinin Bundan Yarar Sağlaması
4. madde anlamında rekabeti sınırlayıcı etkileri olan bir anlaşmanın muafiyet
alabilmesi için, yukarıda değinilen malların dağıtımı veya hizmetlerin
sunulmasından elde edilen iyileşmenin tüketiciye yansıtılması gerekmektedir.
Kanun'da tüketicinin ekonomik gelişmeden yarar sağlaması gerektiği belirtilmekle
birlikte, yararlanmanın ölçüsü ve kapsamı hususunda herhangi bir ifade yer
almamaktadır. Tüketicinin yarar sağlaması açısından beklenen genellikle fiyatlar
seviyesindeki düşüş olmakla birlikte, satış sonrası etkin hizmetler, ürün 140
çeşitliliğinin artması, tüketicinin ürüne daha kolay ulaşabilmesi, malın arzında
devamlılığın sağlanması gibi koşullar da tüketicinin elde edeceği menfaat
kapsamında değerlendirilebilmektedir.
İnceleme konusu dikkate alındığında, tüketici yararı açısından ilk bakılması
gereken TEB müşterilerinin durumunda meydana gelebilecek olası değişmelerdir.
Bu bağlamda incelemeye konu anlaşma vasıtasıyla kredi kartları pazarında
halihazırdaki TEB kredi kartı hamillerinin de çok markalı kredi kartı hizmetinin
sağladığı avantajlardan yararlanması yoluyla; tüketicilerin güvenli hizmet almaları
ve yaygın bir üye işyeri ağına sahip olan Bonus Kart’ın sağladığı ödül/puan
uygulamasından faydalanmaları sağlanmış olmaktadır. Bu açıdan, TEB 150
müşterilerinin Türkiye’nin en yaygın üye işyeri ağlarından birine dahil olarak
alışveriş yapma imkanına sahip olmaları tüketici yararı açısından en dikkate
değer husustur. Diğer taraftan, bu koşul anlamında tüketicinin sadece nihai
tüketiciyi değil ara kullanıcıları da içerdiği malumdur. Bu bağlamda Bonus üye
işyerlerinin de TEB kredi kartı sahiplerinin sisteme dahil olmalarıyla genişleyen
müşteri portföyünden yararlanabilecekleri söylenebilir. Bu çerçevede, muafiyet
verilmesinin ikinci koşulunun da karşılandığı anlaşılmıştır.
H.2.3.3. İlgili Piyasanın Önemli Bir Bölümünde Rekabetin Ortadan
Kalkmaması 160
Muafiyet kararı verilmesinde aranan bu ilk olumsuz şarta göre, muafiyete konu
anlaşma ilgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmasına
neden olmamalı, bir başka deyişle sağlanan ekonomik gelişme veya fayda ile
tüketicinin bundan yarar sağlaması rekabetin ortadan kaldırılması sonucunda
elde ediliyor olmamalıdır.
Bildirim Formu’nda verilen bilgiler çerçevesinde kart sayısına göre hesaplanan
pazar payları bakımından Mart 2006 sonu itibarıyla Garanti Bankası’nın %(……),
TEB’in ise %(……) pazar payı olduğu görülmektedir. Dosya mevcudu bilgilerden,
kart sayısına göre pazar payı bakımından Yapı Kredi Bankası’nın %(……),
Türkiye İş Bankası’nın %(……), Akbank’ın %(......) ve Finansbank’ın %(……) ve 170
HSBC’nin %(…….) pazar payına sahip olduğu anlaşılmıştır. Buna göre bildirime
konu işlem taraflarının toplam pazar payları %(…….) olacaktır. Diğer taraftan,
kredi kartlarından elde edilen ciroya göre hesaplanan pazar payı bakımından ise
2006 yılının ilk üç ayı itibarıyla Garanti Bankası’nın payı %(…….) olurken, TEB’in
payı % (…….) olarak gerçekleşmiştir.
06-63/861-251
5
Yukarıdaki bilgiler çerçevesinde, bildirime konu anlaşma sonucunda ilgili pazarın
önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmayacağı ve muafiyetin bu
koşulunun sağlandığı sonucuna ulaşılmıştır.
H.2.3.4. Rekabetin (a) ve (b) Bentlerindeki Amaçların Elde Edilmesi İçin 180
Zorunlu Olandan Fazla Sınırlanmaması
Kanun’un 5. maddesinde öngörülen bu son koşula aykırılık ya izlenen amacın
elde edilmesi için rekabetin gereğinden fazla sınırlanmaması ya da rekabetin
sınırlanmasının gereğinin dahi bulunmaması halinde olabilir. Teşebbüsler prensip
olarak anlaşma ile amaçladıkları ekonomik yararların gerçekleştirilmesinde
rekabeti en az sınırlayıcı yöntemi tercih etmekle yükümlüdürler.
Bu bakımdan Bonus Kredi Kartı Program Sözleşmesi’nin, TEB tarafından
çıkartılacak olan TEB Bonus kredi kartlarına TEB tarafından uygulanacak olan
Bonus oranlarının, Garanti Bankası tarafından belirlenen ve sözleşme ekinde yer
alan sektör bazında önerilen oranların altına düşemeyeceğini düzenleyen 5.3. 190
maddesinin (a) fıkrasında yer alan ifadelerin ve sözleşmenin 5.2. maddesinde,
tarafların diğer tarafa ait mevcut Bonus Kartlarını kendilerine çekmek amacı ile
kampanya düzenlemeyeceklerine, kendileri tarafından verilen Bonus Kartlarının
daha avantajlı olduğunu belirtmek suretiyle reklam, tanıtım yapmayacaklarını
beyan ve taahhüt edeceklerine ilişkin olarak yer alan ifadeler, değerlendirilmesi
gereken rekabet kısıtlamalarıdır.
Garanti Bankası, taksitli/ödüllü kartların yaygınlaşması üzerine “Bonus Kart”
markası ile pazara giriş yapmış ve yaygın bir üye işyeri ağı kurmuştur.
Sözleşme’nin uygulanması neticesinde TEB kart hamilleri, yaygın bir ağ
oluşturan Bonus üye işyerlerinden taksitli/ödüllü alışveriş yapma imkanına sahip 200
olmakta, TEB ise benzer bir ağı oluşturmanın maliyetlerinden tasarruf etmektedir.
Bununla birlikte genel olarak tüketici birden fazla karta sahiptir ve kolayca
ödül/taksit oranı ile ödeme koşulları kendisine daha uygun gelen bankanın kartını
kullanmaya başlayabilmektedir. Bu nedenle rekabetçi bir yapıya sahip olan bu
pazarda, tüketicilere sağlanan avantajların dolayısıyla marka imajının korunması
önem arz etmektedir. Bu hususlar dikkate alınarak, bildirime konu anlaşma ile
getirilen kısıtlamanın ortaya çıkan yararla kıyaslandığında rekabeti zorunlu
olandan fazla kısıtlamadığı kanaatine varılmıştır.
I. SONUÇ 210
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre;
1. Türkiye Garanti Bankası A.Ş. ve Türkiye Ekonomi Bankası A.Ş. arasında
imzalanan “Bonus Kredi Kartı Program Sözleşmesi”nin çeşitli hükümlerinin 4054
sayılı “Rekabetin Korunması Hakkında Kanun”un 4. maddesine aykırılık teşkil
etmesi nedeniyle bu sözleşmeye menfi tespit belgesi verilemeyeceğine,
2. “Bonus Kredi Kartı Program Sözleşmesi”ne taraf teşebbüslerin rakip
teşebbüsler olmaları nedeniyle, sözleşmenin 2002/2 sayılı “Dikey Anlaşmalara
İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği” kapsamında grup muafiyetinden
yararlanamayacağına,
06-63/861-251
6
3. 4054 sayılı Kanun'un 5. maddesi çerçevesinde yapılan değerlendirme 220
sonucunda; anılan maddede belirtilen şartların bulunduğu göz önüne alınarak,
söz konusu Sözleşme’ye imza tarihi olan 20.6.2006 tarihinden itibaren muafiyet
tanınmasına
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy