Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2006-4-270 (Özelleştirme Nihai Bildirim)
Karar Sayısı : 06-72/951-273
Karar Tarihi : 9.10.2006
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Mustafa PARLAK 10
Üyeler : Rıfkı ÜNAL, Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI,
Süreyya ÇAKIN, Mehmet Akif ERSİN.
B.RAPORTÖRLER : M. Haluk ARI, Evren SESLİ
C. BİLDİRİMDE
BULUNAN : Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu
D. TARAFLAR : - Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu
Büyükdere Cd. No:14334394 Esentepe/İstanbul 20
- Akdeniz Liman İşletmeleri A.Ş.
Rıhtım Cd. No:57 34425 Karaköy/İstanbul
- IC İçtaş Hava Limanı Yatırım İşletme ve Ticaret A.Ş.
Kızılırmak Sk. No:31 Kızılay/Ankara
E. DOSYA KONUSU: Ortadoğu Antalya Liman İşletmeleri A.Ş. (Antalya Limanı)’nin
%99 oranındaki hissesinin, TMSF tarafından açılan ihalede en yüksek teklifleri
veren Akdeniz Liman İşletmeleri A.Ş. (Akdeniz A.Ş.) ve IC İçtaş Hava Limanı
Yatırım İşletme ve Ticaret A.Ş. (IC İçtaş)’den herhangi birisine devri işlemine izin
verilmesi talebi. 30
F. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 27.12.2005 tarih ve 9220 sayı ile giren
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF)'nun ön bildiriminde, Antalya Limanı’nın %99
oranındaki hissesinin satışına ilişkin olarak, 1998/4 sayılı "Özelleştirme Yoluyla
Devralmaların Hukuki Geçerlilik Kazanabilmeleri İçin Rekabet Kurumu'na yapılacak Ön
Bildirimlerde ve İzin Başvurularında Takip Edilecek Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ"in
4. maddesi uyarınca Rekabet Kurulu'nun görüşü talep edilmiştir.
8.2.2006 tarih, REK.0.08.00.00-140/77 sayılı mesleki daire görüşü ile 10.3.2006 tarih,
1478 sayı ile Kurum kayıtlarına intikal eden TMSF'nin görüşü, 23.3.2006 tarihli Kurul 40
toplantısında görüşülerek, ek çalışma yapılmasına karar verilmiştir.
Bu defa, mesleki daire görüşü, TMSF'nin görüş yazısı ve ek çalışmayı içeren Bilgi Notu
dikkate alınarak, 17.4.2006 tarih ve 06-28/345-M sayılı karar ile konuya ilişkin Rekabet
Kurulu Görüşü oluşturulmuş ve anılan İdare'ye bildirilmiştir.
06-72/951-273
2
Kurum kayıtlarına en son 4.9.2006 tarih, 5911 sayı ile giren TMSF'nin izin başvurusu
üzerine, 4054 sayılı “Rekabetin Korunması Hakkında Kanun”un 7. maddesi ile 1997/1
sayılı "Rekabet Kurulu'ndan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında
Tebliğ" ve 1998/4 sayılı Tebliğ’in ilgili hükümleri uyarınca yapılan inceleme sonucunda
düzenlenen 15.9.2006 tarih, 2005-4-270/ÖN-06-MHA sayılı Özelleştirme Nihai Bildirim 50
Raporu, 15.9.2006 tarih, REK.0.08.00.001-120/247 sayılı Başkanlık önergesi ile
19.9.2006 tarihli Kurul toplantısında görüşülmüş olup, 06-66/884-M sayıyla, dosya
konusunun Hukuk Müşavirliği’nin mütalaası ve konuya ilişkin yargı kararları ile birlikte
sunulmak üzere incelemeye alınmasına karar verilmiştir.
Bildirime konu satış işlemi, 4.10.2006 tarih, REK.0.03.00.00-120/2461 sayılı Başkanlık
önergesi ile 06-72 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.
G. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda;
- bildirimi yapılan işlemin 4054 sayılı Kanun kapsamında izne tabi olduğu, 60
- yapılan ihalede en yüksek teklifleri veren Akdeniz A.Ş. ve IC İçtaş’tan herhangi birisinin
Antalya Limanı’nın %99 oranındaki hissesini devralması işlemine izin verilmesinin
yerinde olacağı
görüşlerine yer verilmiştir.
H. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
H.1. İlgili Pazar
H.1.1. İlgili Ürün Pazarı 70
Antalya Limanı; dökme kuru ve sıvı yük, genel kargo, Ro-Ro, konteyner ve yolcu
gemilerine hizmet veren çok amaçlı bir liman durumundadır. Limana gelen yolcu
gemileri ise esas itibarıyla kruvaziyer gemileridir. Dolayısıyla, ilgili ürün pazarı “dökme
kuru ve sıvı yük, genel kargo, konteyner elleçleme ve kruvaziyer limanı hizmetleri
pazarı” olarak tespit edilmiştir.
H.1.2. İlgili Coğrafi Pazar
Antalya Limanı’nın ağırlıklı olarak hinterlant trafiğine hizmet eden bir liman olduğu göz
önüne alınarak; dökme kuru ve sıvı yük, genel kargo ve konteyner elleçleme hizmetleri 80
için ilgili pazar ”Batı Akdeniz Bölgesi” olarak belirlenmiştir. Öte yandan, özellikle
kruvaziyer hatlarının uğrak yeri belirlerken sahip oldukları esneklik dikkate alındığında,
kruvaziyer limanı hizmetleri bakımından ilgili coğrafi pazar “Türkiye Cumhuriyeti
sınırları”dır.
06-72/951-273
3
H.2. TARAFLAR 90
H.2.1. Akdeniz Liman İşletmeciliği A.Ş. (Akdeniz A.Ş.)
Akdeniz A.Ş., %50 hisse ile Global Altyapı Hizmetleri ve İşletmecilik A.Ş. (Global
Altyapı) ve %50 hisse ile Çelebi Yatırım Danışmanlık ve İşletme A.Ş. (Çelebi Yatırım)
tarafından Ortadoğu Antalya Liman İşletmeleri A.Ş. ihalesi için kurulmuştur. Şirketin 4
üyeden oluşan yönetim kurulunda her ortağın 2 üyesi görev almaktadır. Akdeniz A.Ş.nin
yönetim kurulu üyelerine aşağıdaki tabloda yer verilmiştir.
Tablo-1: Akdeniz A.Ş.’nin Yönetim Kurulu Üyeleri
Üye Adı Görevi Şirket
Can ÇELEBİOĞLU Başkan Çelebi Yatırım
Mehmet KUTMAN Başkan Yardımcısı Global Altyapı
Uğur Tevfik DOĞAN Üye Çelebi Yatırım
Gregory Michael Kiez Üye Global Altyapı
100
Global Altyapı, finans, enerji ve altyapı sektörlerinde faaliyette bulunan Global Yatırım
Holding A.Ş.’nin altyapı işletmeciliği ve gayrimenkul geliştirme alanlarında faaliyet
gösteren iştirakidir. Global Yatırım Holding A.Ş., Global Menkul Değerler A.Ş. unvanlı
şirketin faaliyet alanı ve unvanı değiştirilerek yeniden yapılandırılması neticesinde
1.10.2004 tarihinde holding olarak faaliyete geçmiştir. Global Yatırım Holding A.Ş.’nin
başlıca iştirakleri; finans alanında Global Menkul Değerler A.Ş., Hedef Menkul Değerler
A.Ş., Global Portföy Yönetimi A.Ş., Global Hayat Sigorta A.Ş.; enerji alanında Enerji
Yatırım Holding A.Ş., Gaznet Şehir Doğalgaz Dağıtım A.Ş. (Konya doğalgaz lisansına
sahip), Çorum Gaz A.Ş. (Çorum doğalgaz lisansına sahip), Dodaş Doğalgaz Dağıtım
A.Ş.; alt yapı alanında ise Global Altyapı Hizmetleri ve İşletmecilik A.Ş.’dir. 110
Akdeniz A.Ş. ortaklarından Global Yatırım aynı zamanda Kuşadası Limanı’nı işletmekte
olan Ege Liman İşletmeleri A.Ş.’nin %65 oranında hissesine sahiptir. Ege Liman
İşletmeleri A.Ş.’nin diğer ortakları %27,5 ile Royal Caribbean Cruises Limited ve %7,5 ile
Marvel Investment S.A’dır.
1958 yılından beri yer hizmetleri, güvenlik, turizm, personel taşımacılığı ve araç
kiralama, fast-food, antrepo işletmeciliği, havaalanlarında terminal İşletmeciliği gibi çeşitli
alanlarda hizmet veren Çelebi Grubu 1995 yılından Çelebi Holding A.Ş. adı altında
faaliyetlerine devam etmektedir. Holding bünyesinde yer alan Çelebi Yatırım ise kara, 120
hava, deniz ve demiryolu terminal binalarını işletmek veya işlettirmek, söz konusu
alanlarda danışmanlık hizmeti vermek amacıyla kurulmuştur.
H.2.2. IC İçtaş Hava Limanı Yatırım İşletme ve Ticaret A.Ş. (İçtaş)
Faaliyetlerine 1969 yılında kurulan İbrahim Çeçen şahıs firması ile başlayan ve
halihazırda inşaat, turizm, enerji, tarım, liman ve havaalanı işletmeciliği gibi değişik
sektörlerde 11 firmaya sahip olan IC Holding A.Ş.’nin bünyesinde faaliyet gösteren İçtaş,
2004 yılında havalimanı, liman işletimi konusunda uzmanlaşmak için kurulmuştur.
06-72/951-273
4
130
Holding bünyesinde bulunan inşaat firmasının liman, havalimanı ve benzer projeler ile
ilgili aldığı işlerin hem yatırım hem de işletme dönemlerinin yürüten İçtaş faaliyetlerine
7.4.2005 tarihinde hizmete giren Antalya AYT Terminali işletmesi ile başlamıştır. İçtaş,
Çelebi Holding A.Ş. ile halen Antalya Dış Hatlar 2 No’lu terminalini işletmekte olan
şirketin %50 hissesine sahiptir. İçtaş’ın sermaye yapısına aşağıdaki tabloda yer
verilmiştir:
Tablo-2: İçtaş’ın Sermaye Yapısı
Hissedar Hisse Oranı (%)
Murat ÇEÇEN 24,5
Fırat ÇEÇEN 24,5
Serhat ÇEÇEN 24,5
Salih ÇEÇEN 24,5
Yıldırım AKDEMİR 2
İçtaş’ın yönetim ve denetim kurulu üyeleri ise aşağıdaki tabloda yer almaktadır: 140
Üye Adı Görevi
Fırat ÇEÇEN Başkan
Serhat ÇEÇEN Başkan Yardımcısı
Yıldırım AKDEMİR Üye
Serkan KOÇAK Denetçi
H.3. YAPILAN TESPİTLER VE HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bildirimin konusu, Antalya Limanı’nin %99 oranındaki hissesinin, TMSF tarafından
açılan ihalede en yüksek teklifleri veren Akdeniz A.Ş. ve IC İçtaş’tan herhangi birisine
devri işlemine izin verilmesi talebinden ibarettir.
TMSF, 1998/4 sayılı Tebliğ’in 3. maddesinde düzenlenen pazar payı eşiği aşıldığından
işlem hakkında Kuruma ön bildirimde bulunmuş olup, aynı Tebliğ’in “İzin Başvurusuna 150
Tabi Özelleştirme Yolu ile Devralmalar” başlıklı 5. maddesi uyarınca, Rekabet
Kurumu’na ön bildirimde bulunulması zorunlu olan özelleştirme yolu ile devralma
işlemleri için izin alınması da zorunlu olduğundan, dosya konusu işlemin izne tabi olduğu
anlaşılmıştır.
Dosya mevcudu bilgilerden, bildirimi yapılan işlem sonucunda Antalya Limanı’nın
kontrolü el değiştireceğinden, işlem 1997/1 sayılı Tebliğ’in 2. maddesi anlamında bir
devralma işlemidir.
Öte yandan, Tebliğ’in 4. maddesinde “bir birleşme veya devralma sonucunda birleşmeyi
veya devralmayı gerçekleştiren teşebbüslerin, ülkenin tamamında veya bir bölümünde
ilgili ürün piyasasında, toplam pazar paylarının, piyasanın % 25’ini aşması halinde veya 160
bu oranı aşmasa bile toplam cirolarının yirmi beş trilyon Türk Lirası’nı aşması halinde
Rekabet Kurulu’ndan izin almaları zorunludur” ifadesi yer almaktadır.
06-72/951-273
5
Antalya Limanı’nın pazar paylarının dökme kuru yükte %100, dökme sıvı yükte %51,67,
genel kargoda %79,24 ve konteyner elleçlemede %100 olması nedeniyle devir işlemi
anılan Tebliğ’in 4. maddesi uyarınca izne tabi bir işlemdir.
Bildirim konusu işlem ile ilgili olarak pazardaki rekabetin nasıl etkileneceği, bu bağlamda
da devralma işleminin pazarda bir hakim durum yaratıp yaratmayacağı ve/veya var olan
bir hakim durumun kötüye kullanılmasına yol açıp açmayacağına ilişkin
değerlendirmenin yük ve yolcu limanları açısından ayrı ayrı yapılması gereklidir. Zira
devralmanın muhtemel taraflarından biri olan Akdeniz A.Ş.’nin ortaklarından Global 170
Yatırım, halihazırda Türkiye’nin en büyük kruvaziyer limanı olan Kuşadası Limanı’nın
büyük ortağı konumundadır.
H.3.1. Dökme Kuru ve Sıvı Yük, Genel Kargo, Konteyner Elleçleme Hizmetlerine
İlişkin Değerlendirme
Antalya Limanı ülkemizin en büyük ilk on kamu limanından biridir. Ancak, konteyner
elleçleme bakımından Antalya Limanı 100.000 TEU kapasite ve 2004 yılında elleçlenen
18.387 TEU’luk miktarla kendisine coğrafi olarak en yakın iki liman olan İzmir Alsancak
(804.565 TEU) ve Mersin (532.999 TEU) limanları ile mukayese edilemeyecek ölçüde
küçük bir pazar payına sahiptir. 180
Diğer taraftan, dökme kuru yük elleçlemeleri bakımından Antalya Limanı %6’lık payı ile
İzmir (%24), Mersin (%17), Samsun (%15), Bandırma (%15) ve Güllük (%14)
limanlarının ardından gelmektedir. Antalya Limanı’nı %5 ile Derince ve %4 ile
İskenderun limanları takip etmektedir. Bununla birlikte, ilgili coğrafi pazar olarak
belirlenen Batı Akdeniz Bölgesi’nde dökme kuru yük elleçlemelerinin tamamı Ortadoğu
Antalya Limanı’nda yapılmaktadır.
Genel kargo hizmetleri bakımından kapasitesi 1.500.000 ton olan Antalya Limanı’nda
2004 yılında gerçekleşen elleçleme miktarı ise 575.000 tondur. TCDD limanları arasında 190
%19 paya sahip olan Antalya Limanı’nın Batı Akdeniz Bölgesi’ndeki payı ise %79,24
olup, aynı limanda faaliyet gösteren Antalya Limanı Serbest Bölge Rıhtımı %20,76 ile
ikinci sıradadır.
Dökme kuru yük ve genel kargo elleçlemelerinin birlikte ele alınması (bu iki yük türünün
taşınmaları için aynı tip gemiler kullanılmaktadır) halinde hesaplanan toplam kuru yük
elleçlemelerinde ise Antalya Limanı %8’lik payı ile İzmir (%24), Mersin (%19), Samsun
(%13), Bandırma (%13) ve Güllük (%12) limanlarının ardından gelmekte olup, Antalya
Limanı’nı %7 ile Derince ve %4 ile İskenderun limanları takip etmektedir.
200
Öte yandan, dökme sıvı yük kapasitesi 2.000.000 ton alan Antalya Limanı’nda 2004
yılında gerçekleşen elleçleme miktarı 1.194.500 tondur. Antalya Liman Başkanlığı
bölgesinde bulunan, bir rıhtıma bağlı olmaksızın deniz dibi boru hatları aracılığıyla
tankerlerden yakıt boşaltımı yapılan dört adet şamandıra bulunmaktadır. Söz konusu
şamandıralar özel teşebbüs hizmetlerinde kullanılmakta ve üçüncü şahıslara hizmet
vermemektedirler. Antalya Limanı dökme sıvı yük elleçleme kapasitesi ve elleçleme
06-72/951-273
6
miktarı başlıkları altında görülen büyüklükler, bu şamandıralar tarafından gerçekleştirilen
dökme sıvı yük elleçlemeleridir. Liman İşleticisi teşebbüsün bu çerçevedeki başlıca
katkısı, tankerlere verilen kılavuzluk ve römorkaj hizmetlerinden ibarettir. Anılan
şamandıralardan gerçekleştirilen dökme sıvı yük elleçlemesi, kabotaj hatlarında 210
gerçekleştirilen yakıt taşımalarından oluşmaktadır.
Dosya mevcudu veriler çerçevesinde, Antalya Limanı’nın Türkiye’nin en yüksek yük
hacimli limanları ve en yüksek yük hacimli kuru yük limanları sıralamasında ilk 20 liman
arasında yer almadığı da görülmektedir. Bu nedenle, Antalya Limanı’nın ilgili hizmet
pazarlarında herhangi bir faaliyeti bulunmayan Akdeniz A.Ş. veya IC İçtaş tarafından
devralınmasının herhangi bir sakınca doğurmayacağı kanaatine varılmıştır.
H.3.2. Kruvaziyer Hizmetlerine İlişkin Değerlendirme
220
Antalya Limanı ile ilgili olarak dosya kapsamında değerlendirilmesi gereken ikinci ve
daha önemli olan husus ise, Liman’ın en yüksek teklif sahibi Akdeniz A.Ş. tarafından
devralınması halinde kruvaziyer limanı işletmeciliği pazarında meydana gelebilecek
olası etkilerdir. Türkiye’de İstanbul, İzmir, Kuşadası, Antalya, Alanya ve Marmaris
limanları olmak üzere halen başlıca 6 tane kruvaziyer limanı bulunmaktadır. Bu
limanların yanında Fethiye, Dikili ve mevcut iskelesiyle Bodrum Limanları da kruvaziyer
limanı olarak anılsa da rıhtım uzunluklarının yetersiz olması nedeniyle orta ve büyük boy
kruvaziyer gemileri yanaşamadığı için dikkate değecek ölçüde bir pazara sahip
bulunmamaktadırlar. 2005 yılı itibarıyla Antalya Limanı Türkiye kruvaziyer limanları
arasında yanaşan gemi adedi bakımından %4,23 ve yolcu sayısı bakımından %4,01’lik 230
pazar payı ile sonuncu sıradadır. Buna karşılık Akdeniz A.Ş. ortaklarından Global
Yatırım’ın %65 ile büyük hissedarı olduğu Ege Liman İşletmeleri A.Ş. tarafından işletilen
Kuşadası Limanı gemi adedi bakımından %46,62 ve yolcu sayısı bakımından %37,80
pazar payı ile pazardaki en önemli liman olarak öne çıkmaktadır.
Devralma işleminin pazar üzerindeki etkisinin görülebilmesi için yoğunlaşma oranlarının
bilinmesine ihtiyaç duyulmaktadır. Yoğunlaşma oranı başlıca iki yöntem kullanılarak
ölçülmektedir. Bunlardan birincisi ilk dört firmanın pazar paylarının esas alındığı CR4
olarak adlandırılan yöntemdir. İkincisi ise pazarda yer alan bütün teşebbüslerin pazar
paylarının kareleri toplanarak hesaplanan HHI endeksidir. Bu şekilde firmaların pazar 240
payları kendileriyle çarpılarak ağırlıklandırılmakta, yüksek pazar payına sahip firmalar
indeksi daha fazla artırırken düşük paylı firmaların indeks üzerindeki etkisi daha düşük
kalmaktadır. HHI, dört firmalı yoğunlaşma oranından (CR 4) farklı olarak, sadece en
büyük dört firmanın durumu hakkında değil pazarın geri kalanı hakkında da bilgi sahibi
olunmasını sağlamakta ve aynı zamanda büyük firmaların paylarına daha fazla ağırlık
vererek bunların piyasadaki önemlerini de vurgulamış olmaktadır.
HHI testinde, hem birleşme sonrası pazarda oluşan yoğunlaşma oranı hem de
birleşmeden dolayı yoğunlaşma oranında meydana gelen artış göz önünde
bulundurulmaktadır. Değerlendirme aşağıdaki çerçevede yapılmaktadır1: 250
1 HHI endeksi hem ABD hem de AB tarafından kullanılmakla birlikte, AB’de yoğunlaşma eşiği 2000 ve
delta (Δ), yani değişim oranı 150 olarak alınmaktadır.
06-72/951-273
7
Birleşme sonrası HHI edilmekte ve bu durumdaki piyasalarda meydana gelecek birleşmelerin rekabeti
engelleyici etkiler taşımadığı düşünülmektedir.
Birleşme sonrası HHI 1000 ile 1800 arasında: Bu aralıkta yer alan piyasalar orta
derecede yoğunlaşmış olarak değerlendirilmekte, HHI’da meydana gelen 100 birimden
az bir artış (Δ) rekabeti sınırlamayacak nitelikte kabul edilmektedir.
Birleşme sonrası HHI > 1800: Bu eşiğin üzerindeki piyasalar yüksek ölçüde
yoğunlaşmış olarak kabul edilmektedir. Bu ölçüde yoğunlaşmış piyasalarda birleşme
sonrasında indekste meydana gelecek artış 100 birimden fazla olursa, birleşmenin 260
pazar gücü yaratma ya da güçlendirme etkisi doğuracağı kabul edilmektedir.
İnceleme konusu açısından 2005 yılı pazar payı verileri kullanılarak yapılan
hesaplamada HHI endeksi değeri, işlem öncesinde 3005 olarak belirlenmiştir. Bu değer
yüksek ölçüde yoğunlaşmış bir pazar yapısına işaret etmektedir. HHI’daki değişim
oranının (Δ) 394 olduğu ve bu rakamın da öngörülen değişim oranı olan 100’ün çok
üzerinde olduğu dikkate alındığında (söz konusu değer için endekste meydana gelecek
artış 100 birimden fazla olursa, birleşmenin pazar gücü yaratma ya da güçlendirme
etkisi doğuracağı kabul edilmektedir) işlemin ve pazarın özel koşulları üzerinde bir
değerlendirme yapmak büyük önem taşımaktadır. 270
İlk olarak Antalya Limanı’nın bir kruvaziyer limanı olarak özelliklerinin ortaya konulması
faydalı olacaktır. Limanın toplam 9 iskelesinden 9.20 metre derinliğe, 170 ve 140 metre
uzunluğa sahip 8 ve 9 no’lu rıhtımlar kruvaziyer gemilerine ayrılmıştır. Raportörlerin
Antalya Limanı Genel Müdür Vekili ile yapmış oldukları görüşmede yolcu gemisi
rıhtımlarının derinliğinin yeterli olmaması sebebiyle Antalya Limanı’na gelen kruvaziyer
gemilerinin genel olarak 1500 kişi kapasiteye sahip küçük gemiler olduğu ve 2500-3000
kişilik kruvaziyer gemilerinin limana gelemediği ifade edilmiştir. Ayrıca, denizin taranması
suretiyle limanı derinleştirmenin mümkün olduğu, ancak söz konusu yatırımların
maliyetinin oldukça yüksek olduğu belirtilmiştir. Diğer taraftan, Antalya Limanı’nın rıhtım 280
uzunluğunun 140-170 metre olması limanın gemi kabul kapasitesini sınırlandırmaktadır
(Türkiye’nin halihazırda en büyük kruvaziyer limanı özelliğindeki Kuşadası Limanı’nda
rıhtım uzunlukları 183 ila 264 metre arasındadır). Antalya Limanı’na benzer şekilde
rıhtım uzunluğu 132 metre olan Dikili Limanı ve 160 metre olan Çeşme Limanı da büyük
kruvaziyer gemilerinin yanaşamadığı bu yüzden kruvaziyer turizminde ağırlık
kazanamayan diğer limanlardır. Diğer taraftan söz konusu rıhtımların Toprak Mahsulleri
Ofisi (TMO) ve Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından kullanılan alanların arasında yer
alması, kruvaziyer gemilerine yönelik olarak limanda yapılacak genişletme çalışmalarını
fiziksel olarak kısıtlayacaktır.
290
Antalya Limanı’nın kruvaziyer turizmi alanında öne çıkamamasının bir başka nedeni ise
limanın popüler rotalara olan uzaklığı olarak görülmektedir. Doğu Akdeniz’i
güzergahlarına alan büyük kruvaziyer gemileri esas olarak Yunanistan ve Türkiye’nin
Ege Denizi’nde yer alan Kuşadası, İzmir, Marmaris gibi limanlarında duraklama yapmayı
tercih etmektedirler. Gemilerin Antalya tarafına geçmesi güzergahı uzatmakta, açık
denizde gündüz yolculuğu herhangi bir manzara izlenmesine elvermediği için kruvaziyer
06-72/951-273
8
yolcuları tarafından tercih edilmemektedir. Bu nedenle Antalya Limanı esas olarak
uçakla Antalya’ya gelerek buradan Lübnan, Mısır, İsrail, Kıbrıs Rum Kesimi gibi kısa
Doğu Akdeniz seyahati yapan kruvaziyer gemileri yolcuları tarafından tercih edilmektedir
(Home port). Dolayısıyla, Antalya için kruvaziyer turizminin niteliği Kuşadası, İzmir, 300
Marmaris ve İstanbul gibi Doğu Akdeniz’in yakın ve popüler güzergahlarında yer alan
Yunanistan ve İtalya’yı kapsayan turlar için olanlardan biraz daha farklı bir nitelik
taşımaktadır.
Değerlendirmede dikkate alınması gereken bir başka önemli husus ise kruvaziyer
hatlarının uğrak yeri belirlerken oldukça esnek olmalarıdır. Başka bir deyişle, kruvaziyer
hattı işletmecilerinin uğradıkları bir limanda birtakım olumsuzluklarla karşılaşmaları
durumunda, basit bir güzergâh değişikliği ile koşulları uygun başka bir limanı uğrak
limanı yapabildikleri dikkate alındığında; bu sektörde pazar paylarının zamanla büyük
değişiklikler gösterebileceği değerlendirilmektedir. İzmir Limanı’nın yolcu sayısına göre 310
pazar payının 2003 yılında %0,63’ten 2005 yılında %8,67’ye yükselmesi veya gemi
sayısına göre Antalya Limanı’nın pazar payının 2003 yılında %11,99’dan %4,23’e
düşmesi de bu değerlendirmeyi destekler niteliktedir. Bunların yanı sıra, turizmde
giderek yükselen bir değer olarak nitelenen kruvaziyer gemilerine hizmet etmek üzere
ülkemizde yeni kruvaziyer limanları inşa edilmektedir. Çanakkale’de bulunan ve henüz 6
ay önce faaliyet göstermeye başlayan Kepez Limanı, Bodrum’da yapımı süren ve
2007’de açılması planlanan Bodrum Limanı ile Antalya Lara’da yapılması planlanan
kruvaziyer limanının hâlihazırda faaliyet gösteren kruvaziyer limanlarına güçlü birer rakip
olacağı değerlendirilmektedir. Bu limanların Türkiye’yi uğrak yeri olarak belirlemiş
kruvaziyer hatlarını gerek liman hizmet fiyatlarının düşüklüğü gerek hizmet kalitesi 320
gerekse sağladıkları diğer avantajlarla cezbetmeleri durumunda, yukarıda 2005 yılına
ilişkin olarak verilen pazar paylarında ciddi değişikliklerin olabileceği öngörülmektedir.
Bununla birlikte, kruvaziyer gemileri bakımından Ortadoğu Antalya Limanı’nın özellikle
Alanya İskelesi’nden kaynaklanan rekabetçi baskı altında olduğunun belirtilmesi
gerekmektedir. Antalya ilinde 2004 yılı verilerine göre Ortadoğu Antalya Limanı 54.117
yolcu ve %40,43 pazar payı ile 70.000 yolcu ve %52,30 pazar payına sahip Alanya
İskelesi’nin ardından ikinci sıradadır. Ayrıca, Ortadoğu Antalya Limanı Genel Müdür
Vekili tarafından Raportörlere Ağustos 2006 tarihine kadar kruvaziyer gemiler tarafından
Ortadoğu Antalya Limanı’na 30, Alanya İskelesi’ne ise 90 sefer düzenlendiğini ifade 330
edilmiştir.
Yukarıda yer verilen bilgilerden Ortadoğu Antalya Limanı’nın en yüksek teklifi veren
Akdeniz A.Ş. tarafından alınması ve toplam pazar payının %50,85’e ulaşması halinde
kruvaziyer hizmetlerine ve limanın özelliklerine ilişkin bilgiler çerçevesinde 4054 sayılı
Kanun’un 7. maddesi bağlamında bir sakınca oluşmayacağı anlaşılmaktadır. Diğer
taraftan, ikinci yüksek teklif sahibi olan İçtaş’ın kruvaziyer hizmetlerine ilişkin olarak
herhangi bir faaliyetinin olmaması sebebiyle Ortadoğu Antalya Limanı’nın İçtaş
tarafından devralınmasının sakınca doğurmayacağı sonucuna ulaşılmıştır.
340
06-72/951-273
9
I. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre;
Ortadoğu Antalya Liman İşletmeleri A.Ş.’nin %99 oranındaki hisselerinin Tasarruf
Mevduatı Sigorta Fonu tarafından satışı ihalesinde en yüksek teklif sahipleri Akdeniz
Liman İşletmeciliği A.Ş. ile IC İçtaş Hava Limanı Yat. İşl. Ve Tic. A.Ş.’den herhangi birine 350
devredilmesi işleminin; Ortadoğu Antalya Limanı İşletmeleri A.Ş.’nin hisselerinin
satılması işleminin;
1. 1998/5 sayılı Tebliğ ile değişik 1998/4 sayılı “Özelleştirme Yoluyla
Devralmaların Hukuki Geçerlilik Kazanabilmeleri İçin Rekabet Kurulu’na Yapılacak
Önbildirimlerde ve İzin Başvurularında Takip Edilecek Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ”
kapsamında izne tabi bir işlem olduğuna,
2. 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi ve bu Kanun’a dayanılarak çıkarılan 1997/1
sayılı “Rekabet Kurulu’ndan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında 360
Tebliğ” kapsamında hakim durum yaratılması ya da mevcut hakim durumun
güçlendirilmesine ve böylece rekabetin önemli ölçüde azaltılmasına yol açmayacağına,
bu nedenle işleme izin verilmesine
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy