REKABET KURUMU BAŞKANLIĞINDAN
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2006-4-130 (Geçici Tedbir Kararı)
Karar Sayısı : 06-81/1036- 300
Karar Tarihi : 6.11.2006
A- TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
10
Başkan : Mustafa PARLAK
Üyeler : Tuncay SONGÖR Prof. Dr. Zühtü AYTAÇ, Rıfkı ÜNAL,
M. Sıraç ASLAN, Süreyya ÇAKIN, Mehmet Akif ERSİN
B- RAPORTÖRLER : Cihan AKTAŞ, Hale SAĞLAM
C- ŞİKAYET EDEN : NTSR Uluslararası Fuar ve Gösteri Hizmetleri Ltd. Şti.
Temsilcisi Av. Mehmet GÜN
Ekinciler Cad. Ertürk Sok. M. Özçelik Plaza No. 5 Kat. 3
Kavacık 34810 Beykoz İSTANBUL 20
D- ŞİKAYET EDİLEN: CNR Uluslararası Fuarcılık ve Ticaret A.Ş.
Atatürk Hava Limanı Karşısı Yeşilköy İSTANBUL
E- DOSYA KONUSU: CNR Uluslararası Fuarcılık ve Ticaret A.Ş.’nin NTSR
Uluslararası Fuar ve Gösteri Hizmetleri Ltd. Şti. (NTSR)’ye yönelik
eylemleri dolayısıyla 4054 sayılı Kanun’u ihlal ettiği iddiası ve bu
eylemlere yönelik geçici tedbir kararı verilmesi talebi. 30
F- İDDİALARIN ÖZETİ: Şikayet edilen CNR Uluslar arası Fuarcılık A.Ş.(CNR)
ile şikayet eden NTSR Fuar ve Gösteri Hizmetleri Ltd.(NTSR) arasında 13 yıldır
süregelen bir kira akdi bulunmaktayken, CNR firmasının Uluslararası İstanbul
Boat Show (Boat Show) için 2007 kira sözleşmesine kabul edilmesi mümkün
olmayan şartlar öne sürmek yoluyla NTSR’ nin faaliyetlerini imkansız hale
getirerek 4054 sayılı kanunun 6. maddesi kapsamında rekabeti ihlal ettiği iddia
edilmekte ve geçici tedbir kararı alınması talebinde bulunulmaktadır.
G- DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 14.7.2006 tarih ve 4811 sayı ile 40
intikal eden başvuru üzerine düzenlenen 10.8.2006 tarih ve 2006-4-130/
İİ.06.C.A. sayılı İlk İnceleme Raporu doğrultusunda Rekabet Kurulu’nun aldığı
24.8.2006 tarih ve 06-59/778-M sayılı Kararı üzerine yapılan ön araştırma
neticesinde hazırlanan 26.10.2006 tarih ve 2006-4-130/ÖA-06-CA sayılı ön
araştırma raporunun 6.11.2006 tarihli Rekabet Kurulu toplantısında görüşülmesi
sonucunda CNR hakkında 06-81/1035-M sayılı Kurul kararı ile soruşturma
06-81/1036-300
2
açılmış ve 06-81/1036-300 sayılı Kurul kararı ile geçici tedbir kararı alınması
kararlaştırılmıştır.
H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: Raportörler tarafından; açılacak bir 50
soruşturma ile hem sektör hem de şikâyet hakkında daha detaylı
değerlendirmeler yapılacak olması ve talep edilen tedbir kararının fiilen
uygulanmasının güçlüğü nedenleriyle, şikâyetçi tarafından talep edilen geçici
tedbir talebinin, bu aşamada reddedilmesi gerektiği görüşüne yer verilmiştir.
I- İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
Şikâyetçi taraf olan NTSR firması, 4054 sayılı Kanun’un “İhlale Son Verme”
başlıklı 9. maddesinin “Kurul, nihaî karara kadar ciddî ve telafi olunamayacak 60
zararların ortaya çıkma ihtimalinin bulunduğu durumlarda, ihlalden önceki
durumu koruyucu nitelikte ve nihai kararın kapsamını aşmayacak şekilde geçici
tedbirler alabilir” şeklindeki son fıkrası uyarınca Rekabet Kurulu’nun NTSR’nin
pazar dışına itilmesi gibi telafisi mümkün olmayan zararı göz önüne alarak,
CNR’nin rekabeti kısıtlayıcı davranışlarına karşı geçici tedbir kararı almasını
talep etmiştir. Talebin çerçevesi, Rekabet Kurulu’nun, CNR’nin Boat Show için
2007 yılı kira sözleşmesini makul olan eski koşullarla imzalaması yönünde bir
geçici tedbir kararı alması yönündedir.
Dosya mevcudu bilgi ve belgelerden; CNR tarafından İDTM’den kiralanan 8
adet salondan oluşan fuar alanının CNR EXPO adı altında işletilmekte olduğu, 70
Avrasya’nın en büyük fuar alanı olarak ifade edildiği, CNR EXPO’nun, konumu,
ulaşım-iletişim olanakları, kapalı-açık alan büyüklüğü, teknik ve teknolojik
donanımı ve yönetimiyle dünyanın sayılı fuar merkezlerinden biri olarak
gösterildiği, CNR salonlarının yatların yanaştığı Ataköy Marina’ya olan yakınlığı,
katılımcılar açısından ulaşım-iletişim olanaklarının kolaylığı, büyük yatların da
sergilenmesine olanak veren kapalı alan büyüklüğü ve salon yüksekliği gibi
teknik sebeplerden dolayı alternatifsiz olduğu, dolayısıyla CNR tarafından fahiş
fiyat istenmek suretiyle dolaylı yoldan salonların kiraya verilmesinin
reddedilmesinin NTSR’yi ticari açıdan çok zor durumda bırakabileceği
anlaşılmıştır. Ayrıca CNR tarafından fuar kirası olarak talep edilen fahiş bedel 80
neticesinde Boat Show fuarını CNR tarafından işletilmekte olan salonlardan
daha küçük olan ve İDTM tarafından işletilen 9. ve 10. salonlarda düzenlemek
zorunda kalan NTSR’nin fuarın ticari başarısının düşmesi, hatta ileriki yıllarda
NTSR’nin Boat Show fuarından elde ettiği cironun şirketin bütün faaliyetlerinden
elde ettiği gelirin yarısından fazlasını oluşturduğu göz önünde
bulundurulduğunda, NTSR’nin ilgili pazar dışına itilmesi sonucunun
doğabileceği kanaatine ulaşılmıştır.
90
06-81/1036-300
3
J- SONUÇ
Düzenlenen rapora ve dosya kapsamına göre; 4054 sayılı Kanun’un 9.
maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, 6.11.2006 tarihinde 06-81/1035-M sayılı
karar ile açılan soruşturma sonucunda alınacak nihai karara kadar “ciddi ve
telafi olunamayacak zararların ortaya çıkma ihtimali” bulunması nedeniyle, 9-
25 Şubat 2007 tarihleri arasında taraflarca belirlenecek fuar sürecine yönelik
olarak 1 ve 2 nolu holler için diğer salonların 2007 yılı kiralamasında dikkate 100
alınan ekonomik ölçütlerin emsal alınmasına, ihlalden önceki durumu koruyucu
geçici tedbir niteliğinde olmak üzere Kurul Üyeleri Prof. Dr. Zühtü AYTAÇ ve
Rıfkı ÜNAL’ın farklı gerekçeleri ve OYÇOKLUĞU ile karar verilmiştir.
06-81/1036-300
4
(6.11.2006 tarihli, 06-81/1036-300 sayılı Kurul Kararına ilişkin)
KARŞI OY GEREKÇESİ
Karar, Kurulun CNR Uluslararası Fuarcılık ve Ticaret A.Ş.’nin NTSR Uluslar
arası Fuar ve Gösteri Hizmetleri Ltd. Şti.’ye yönelik eylemleri dolayısıyla Kanunun 9/4.
maddesi uyarınca “geçici tedbir” alınmasına ilişkindir. Aşağıda belirtilecek nedenlerden
dolayı çoğunluğun görüşüne katılmamız mümkün olmamıştır.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, 4054 sayılı Kanun’un 9/4. maddesinde belirtilen
“geçici tedbir” kararının alınabilmesi için; ortada nihai karara kadar ciddi ve telafi
olunamayacak zararların ortaya çıkma ihtimalinin bulunması gerekir. Olaya
baktığımızda ise; bugün itibariyle bir zarar doğmuşsa doğmuş bulunmaktadır. Aşağıda
gösterileceği üzere geçici tedbir kararı ile de bu durumun telafi edilemeyeceği
düşünülmektedir.
Bilindiği üzere; uluslar arası ihtisas fuarları organizasyonu belirli bir takvim
çerçevesinde yapılmaktadır. Fuar organize eden teşebbüsler bu organizasyonlarına
neredeyse bir yıl öncesinden başlamaktadır. Fuarın yapılma tarihine üç ay gibi kısa bir
süre kalmışken ve bu arada birtakım sözleşmeler karşılıklı olarak akdedilmişken bu
tarihten sonra alınabilecek bir geçici tedbir kararının uygulama imkânının olamayacağı
ortadadır.
Fuarcılık piyasasında iki pazardan söz edilebilir: Birincisi, fuar alanları pazarı;
ikincisi de fuar organizasyonu pazarı. Raporda da ifade edildiği üzere CNR, fuar
organizasyonu pazarında değil, fuar alanları pazarında hakim durumda görülmektedir.
CNR’nin fuar alanları pazarında hâkim durumda olduğu konusunda güçlü emareler
olmakla birlikte şu an itibariyle bunu kesin olarak söylemek mümkün değildir. Esasen
önaraştırma aşamasında ayrıntılı bir hâkim durum analizine de gerek bulunmamaktadır.
Ama CNR’nin hâkim durumda olduğuna dair güçlü emareler bulunduğundan CNR’nin
NTSR’ye yönelik faaliyetlerinin Kanunun 6. maddesine aykırılık teşkil edebileceği
gerekçesiyle soruşturma açılmasına karar verilmiştir.
CNR’nin fuar organizasyonu pazarında özellikle de, “yatçılık ve su sporlarına
yönelik uluslar arası nitelikteki ihtisas fuarları” pazarında hâkim durumda olduğuna
dair ise hiçbir iddia ve tespit bulunmamaktadır.
Nitekim, CNR Haziran 2006 ayında, 9-18 Şubat 2007 tarihinde “Avrasya
Boatshow” fuarını düzenleyeceğini basın duyuruları ile kamuoyuna ve sektör
temsilcilerine duyurmuş, anılan fuarı desteklemesi için Deniz Turizmini ve Denizciliği
Geliştirme Derneği (Den-Tur) ile de anlaşma yolları aramaya başlamıştır. Bu arayışlar
21/07/2006 tarihinde imzalanan sözleşme ile kurumsal bir nitelik kazanmıştır.
Dolayısıyla, CNR, sektör derneğinin de desteğini alarak, geleneksel olarak düzenlenen
salonlarda “Avrasya Boatshow” düzenleyecektir.
NTSR firması da, 25 yıldır düzenlediği fuarın organizatörlüğünden
vazgeçmeyerek alternatif arayışlarına girmiş, 25/08/2006 tarihinde İDTM’nin işletmiş
olduğu 9 ve 10. salonları, 12-26 Şubat tarihleri arasında kiralama yoluna gitmiştir.
06-81/1036-300
5
Dolayısıyla NTSR de kamuoyuna duyurduğu şekilde 18-25 Şubat 2007 tarihleri
arasında, İDTM’nin işlettiği 9 ve 10. salonlarda “İstanbul Boatshow” düzenleyecektir.
CNR ayrıca 3 Temmuz 2006 tarihinde büyük gazetelere verdiği ilanla, 21-30
Aralık 2006 tarihleri arasında “2. El Oto” ve “Hediyelik Eşya” fuarları, 9-18 Şubat
2007 tarihinde “Euroasia Boatshow”, 21-25 Şubat 2007 tarihinde de “Woodworking
Show” düzenleyeceğini duyurmuştur. Fuar takvimine göre, CNR fuar alanları,
boatshow benzeri bir fuar alanının en az iki hafta için kullanılacağını varsayarsak,
anılan takvim için dolu olduğu gözükmektedir.
Dolayısıyla, bugün itibariyle, CNR, kendi işlettiği alanlarda (1-2-3 ve
muhtemelen 4. holde) 9-18 Şubat 2007 tarihinde, NTSR ise 17-25 Şubat 2007 tarihinde
Dünya Ticaret Merkezi A.Ş.’nin işlettiği 9 ve 10. holde aynı içerikli, yatçılık ve su
sporlarına yönelik uluslararası fuar düzenlemektedir.
Başka açılardan bir dizi sakıncası sıralanabilecek olsa bile, rekabet hukuku
bakımından “yatçılık ve su sporlarına yönelik uluslar arası nitelikteki ihtisas fuarları”
konusunda birden fazla fuar organize etmenin, üstelik bunları aynı tarihlerde yapmanın
bir sakıncası bulunmamaktadır. Hatta dar bir rekabetçi perspektiften bakıldığında bu
durumun fuar organizasyonu pazarında rekabeti artıracağı bile söylenebilir. Dolayısıyla,
CNR’nin Avrasya Boatshow adı altında bir fuar düzenlemesine kimsenin söyleyecek bir
şeyi olmamak gerekir.
Ancak, “geçici tedbir” kararında 9-25 Şubat 2007 tarihleri arasında 1 ve 2
numaralı salonların NTSR’ye tahsisinin talep edilmesi, fuar takviminin çakışması
nedeniyle, CNR’nin 9-18 Şubat 2007 tarihinde “Avrasya Boatshow” adlı organizasyonu
yapamaması anlamına gelmektedir. Kurulun CNR’ye ‘aynı içerikli fuar organizasyonu
yapamazsın’ anlamına gelecek böyle bir geçici tedbir kararı alamayacağını
düşünüyorum.
Kurul CNR’nin benzer nitelikli fuar organizasyonu yapmasında bir sakınca
olmadığını düşünüyorsa ve 1 numaralı salonun kullanılması böyle bir fuar için olmazsa
olmaz nitelikteyse bu durumda iki farklı fuarın düzenlenebilmesi aynı tarihlerde değil,
ancak farklı tarihlerde olabilir. O halde, sorun zamanlama sorunu ise, şu sorunun
cevabının Kurulca verilebilmesi gerekir: CNR neden Kurul kararında belirtilen
tarihlerde hem de kendi düzenlediği fuarı iptal ederek belirtilen salonları NTSR’ye
tahsis etmek zorunda kalsın? Hem CNR’nin hem de NTSR’nin fuarlarını yapabileceği
başka bir tarih neden olmasın? Görüleceği üzere, Kurul kararı hem amacını hem de
kapsamını aşan sonuçlar doğuracak niteliktedir.
Şikayetçinin talebi açısından da, görüşülen raporun bir önaraştırma raporu
olması ve hakkında tedbir kararı istenen teşebbüs hakkında kati suçlamalardan ziyade
iddialar olması nedeniyle, Kurul tarafından alınacak nihai kararın kapsamı net değildir.
Bu yönüyle, herne kadar şikayetçi tarafın 2007 fuarını önceki senelerdekine benzer
büyüklükte yapamayacak olması dolayısıyla ciddi ve telafi olunamayacak zararları olsa
da, bu zararın iddia edilen rekabet ihlalinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı konusu
henüz netleştirilmediğinden, bugün itibariyle, talep edilen geçici tedbir kararının
uygulanabilir olmadığı düşünülmektedir.
06-81/1036-300
6
Sonuç olarak, açılacak bir soruşturma ile hem sektör hem de şikayet hakkında
daha detaylı değerlendirmeler yapılacak olması, talep edilen tedbir kararının fiili olarak
uygulanamayacak olması nedeniyle, şikayetçi tarafından talep edilen geçici tedbir
talebinin, bu aşamada reddedilmesi gerektiği düşüncesiyle çoğunluğun görüşüne iştirak
etmemiz mümkün olamamıştır.
Mustafa PARLAK Mehmet Akif ERSİN
Başkan Kurul Üyesi
06-81/1036-300
7
(Rekabet Kurulu’nun 06.11.2006 tarih ve 06-81/1036-300 sayılı Kararı)
FARKLI GEREKÇE
CNR Uluslararası Fuarcılık ve Ticaret A.Ş.’nin NTSR Uluslararası Fuar ve Gösteri
Hizmetleri Ltd.Şti.’ne yönelik eylemleriyle 4054 sayılı Kanun’u ihlal etmesi sebebiyle CNR’a
geçici tedbir uygulanması tespitini konu alan Kurul Kararının sonucuna esas itibariyle,
katılmama rağmen dosyanın işlemleri sırasında aşağıdaki üç konu başlığı altında idari ve usul
hatası yapıldığı kanaatine sahibim.
1) Dosya kapsamında bulunan, 14.07.2006 tarih ve 4811 sayı ile Kurum kayıtlarına intikal
eden şikayetçi vekili Gün Hukuk Bürosu adına Av.Mehmet Gün imzalı şikayet dilekçesi ve diğer
yazışma evrakları çerçevesinde konunun, vekil hukuk bürosu adına takip ve evrak hazırlıklarının
halen bu hukuk bürosunda çalışan, istifa ederek Rekabet Kurumu’ndan ayrılan eski bir Kurum
çalışanı (rekabet uzmanı) olan Özge İçöz tarafından yapıldığı anlaşılmıştır. Geçici tedbir talebini
de içeren müracaat evrakının içerik ve formatının Kurumun kullandığı şablona benzerliği
sebebiyle, konunun Rekabet Kurulu gündemli toplantısında görüşülmesi sırasında durum, 4.
Daire Başkanlığı Uzmanı Cihan Aktaş tarafından evrakın Kurum eski uzmanı olan Özge İçöz
tarafından hazırlandığı ve aynı kişi tarafından takip edildiği ve konu ile ilgili olarak kendisi ile de
görüşüldüğü ifade edilmiştir.
Rekabet Kurulu’nun 15.06.2006 tarih ve 06-44/549-147 sayılı Kararı için yazılan farklı
gerekçede belirtildiği üzere benzer şekilde, başka bir eski Kurum uzmanının, 2531 sayılı
Kanun’a aykırı olarak ayrılış tarihinden itibaren Rekabet Kurumu’nda iş takibi yaptığı tespiti
yapılmıştır.
Bu dosyada olduğu gibi, önceki dosya işlemleri sırasında da Başkanlık ve idarece
durum bilinmesine rağmen hiçbir işlem yapılmadığı ancak, Kurul toplantısı sırasında yapılan
tartışma ve bazı Kurul üyelerinin talebi üzerine, Başkanlık’ça ilgili eski personel ile ilgili olarak
Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunulduğu da dikkate alındığında, 2531 sayılı
Kanun’a rağmen, Kurum yetkililerince durumun görmezden gelinerek ihmal edildiği
gözlenmektedir.
Bir kurul üyesinin doğrudan görev ve bilgisi içinde olmayan bu ve benzeri haller, yasaya
aykırılığı dışında, ahlaki sorun yaratmakta, çalışan Kurum personelinin motivasyonunu
etkileyerek dikkatini çekmekte ve alınan Kurul kararlarının tartışmalı hale gelmesine sebep
olarak (insider trading) sakatlanmalarına yol açabilecektir.
Rekabet Kurumu Başkanlığı ve İstanbul Temsilciliği’nden istifa v.b. yollarla ayrılan bazı
eski Kurum personelinin aynı şekilde, 2531 sayılı Kanun’a rağmen Kurum’un görev alanlarında
çalışmakta olduğu açıkça ifade edilip bilinmesine ve Kurumda yaygın olarak dillendirilmesine
rağmen Başkanlık ve idarenin hiçbir işlem yapmadan duruma göz yumması ve ancak, ve
konudan bilgisi olmayan ve hiçbir şekilde idari sorumluluğu bulunmayan Kurul üyeleri ve Kurum
personelinin talepleri sonucunda idarenin zorla hareket etmesi şeklinde ortaya çıkan yönetim
tavrı dikkat çekicidir. Aynı bağlamda Başkanlık, tarafımızdan yapılan 27.09.2006 tarih ve 783
sayılı yazılı müracaat ile tenkit edilmiş, görev ihmali içinde bulunulmaması için uyarılarak, konu
ile ilgili bilgi istenmiş olmasına rağmen, uygulamada herhangi bir değişikliğe gidilmeden ve
yazılı talebimize cevap verilmeyerek, ileride Kurumsal açıdan telafisi mümkün olmayan
olumsuzluklar için herhangi bir endişe duyulmamaktadır.
2) Ön araştırma yapılması ve soruşturma açılmasına dair Kurul Kararlarının derhal
uygulamaya konulması; uzmanların görevlendirilmesi, başta Kanun’un 14 ve 15. maddeleri
yoluyla kendisine verdiği görevleri yerine getirirken her türlü bilgiyi teşebbüslerden istemesi ve
yerinde incelemelerde bulunması, Kanun’un 40-44 maddelerinde belirlendiği şekilde bu
06-81/1036-300
8
süreçlerin sürdürülmesi esas olmasına ve bu işlemlerin hızla yerine getirilmesi Başkanlığın asli
görevi olmasına rağmen uzun zamandır, önemli dosyalarda bu görevin yerine getirilmesinde
gecikmeler ve eksiklikler gözlenmektedir. Kanun çerçevesinde Kurul ve Kurum’un
sorumluluklarını yerine getirmesinde zafiyete yol açan bu gecikme ve aksaklıklara Kurul
üyelerince her Kurul toplantısında işaret edilmesine rağmen, Başkanlık’ça tedbir alınamamakta,
neredeyse bu olumsuzluklar alışkanlık halini almaktadır.
Yukarıda belirttiğimiz, önemli sorunlara yol açan gecikmeye bu dosya örneğinde de
tanık olmaktayız. Şikayetçi tarafından 14.07.2006 tarihinde rekabet ihlaline dair müracaat
yapılmasına, müracaat ile iddia edilen eylemlerin ciddi olması ve telafisi mümkün olmayacak
zararların önlenmesi sebebiyle “geçici tedbir kararı” talep edilmesine karşın, gecikmeleri hem ön
araştırma açılması hem de ön araştırma açılmasından sonraki işlemlerde görmekteyiz.
Rekabet Kurulu’nun 24.08.2006 tarihinde aldığı 06-59/778-M sayılı Kararına rağmen
Başkanlık’ça Kararın uygulanması ile ilgili işlemleri daha önce ifade ettiğimiz gibi Kurul
toplantılarında karşı oy ve farklı gerekçelerde hatta, Başkanlığa yazılan yazılarla benzer birçok
dosyada olduğu gibi ifade edip eleştirmemize rağmen, bu Kurul Kararında da gecikmeler
yaşanmıştır. 4054 sayılı Kanun’a da uygun olmayan bu tür uygulamalar rekabet ihlallerine
zamanında müdahale edememe, ihlallerin sürmesine sebebiyet verme, yerinde incelemelere
geç gidilmesi sebebiyle, delil ve belgelerin elde edilememesi veya delillerin karartılmasına yol
açabilmektedir. Kurum’un yasası ile verilen görevleri yapmasında zafiyete sebep olunabilecek
ve Kurum performansının olumsuz etkilenebileceği düşüncesiyle, gecikmelerin sakıncalarını
daha önceki sözlü, yazılı talepler ile farklı ve karşı oy gerekçelerimizle ifade etmemize karşın,
Başkanlıkça dikkate alınmayıp, herhangi bir işlem yapılmadığını gözlemlememize rağmen, bu
dosyadaki olay bazında gecikmenin sebep ve sorumlularının yapılacak idari inceleme ile
araştırılması, gerektiğinde soruşturma açılması gerektiğini düşünmekteyiz.
3) Rekabet Kurulu’nun üye sayısı, 4054 sayılı Kanun’un 02.07.2005 tarih ve 5388/3
maddesi ile “Rekabet Kurulu biri Başkan biri İkinci Başkan olmak üzere toplam 7 üyeden
teşekkül eder” ifadesi ile yedi kişi olarak belirlenmesine ve mevcut üye sayısı 7’ye düşünceye
kadar atama yapılmaması yasayla belirlenmiş olmasına karşın, hali hazırda Kurul’da 8 atanmış
üye bulunması ve Danıştay’ın 8 üyeyle verilen Rekabet Kurulu kararlarını usul yönüyle bozması
sebebiyle, 01.07.2006 tarihinde 5538 sayılı Kanunda aşağıda yer alan düzenleme yapılmıştır.
Bu düzenleme ile, “Toplantı ve Karar Yeter Sayısı” başlığı altında Geçici Madde 5-
“Kurul, en çok yedi üye ile toplanabilir ve karar alabilir. Kurul üye sayısının yediden fazla olması
halinde, toplantıya sırasıyla hangi üyenin iştirak ettirilmeyeceğini Başkan belirler” hükmü
eklenmiştir.
Değişiklik tarihinden sonra, 8 üyenin iştirak ettiği 06.11.2006 tarihli ilk toplantıda
Rekabet Kurulu Başkanı Sn.Mustafa Parlak tarafından Rekabet Kurumu Hukuk Müşavirliği’ne
hazırlatılan ve 23.08.2006 tarihinde Kurul üyelerine “4054 Sayılı Kanun’un Geçici 5. Maddesinin
Uygulanması İle İlgili Açıklama” başlığı ile dağıtılan yazı çerçevesinde, Başkan tarafından bahse
konu Kurul Kararının dip notunda belirtilen aşağıdaki ifade ile tanımlanan düzenleme
yapılmıştır.
[4054 Sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunu’un Geçici 5. Maddesinde yer alan
“Kurul en çok yedi üye ile toplanabilir ve karar alabilir, Kurul üye sayısının yediden fazla olması
halinde toplantıya sırasıyla hangi üyenin iştirak ettirilmeyeceğini Başkan belirler” hükmü
çerçevesinde Başkan tarafından belirlenen yöntem uyarınca, Kurul Üyesi Prof. Dr.Nurettin
Kaldırımcı kura usulüyle Toplantıya iştirak etmemiştir.]
5538 sayılı Kanun’a dayanılarak Başkan’ca yapılan, kura çekimini esas alan düzenleme
ve sonucunda bir üyenin toplantıya iştirak ettirilmemesi işlemi, kanaatimce aşağıda ifade edilen
hususlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, 4054 sayılı yasanın genel mantığı ile çelişmekte
ve hukuka aykırılık teşkil etmektedir.
06-81/1036-300
9
a) Esas itibariyle, 5538 sayılı Kanun’un 13. maddesiyle (Geçici Madde 5) Başkana verilen
yetkinin herhangi bir nesnel ölçütü yoktur. Sadece “sırasıyla” sınırlaması vardır ve bu
sıralamanın hangi ölçütlerle, nasıl belirleneceği ortaya konulmamıştır. Başkan’a verilen sıra ile
toplantıya bir üyenin iştirak ettirilmemesi yetkisi, Kanun’da nesnel bir ölçüte atıf yapılmadan,
yöntem ve kriter belirlenmeden düzenlenmiş olduğundan, görüldüğü üzere, Başkanın tasarrufu
ile bir üyenin toplantıya katılması engellenirken getirilen düzenlemenin objektif olmadığı ve
nesnel ölçütten yoksun olduğu görülmüştür. Böylece kanunla düzenleme yapılmış olması
gereken bir konuda aslında, 4054 sayılı Kanun’un 22. maddesine göre hepsi Rekabet Kurulu
Üyesi olarak seçilmiş 7 kişiden 1’inin diğerlerini sırasıyla Kurul toplantılarına sokmaması sonucu
çıkmıştır.
4054 sayılı Yasanın 22-28’inci maddeleri çerçevesinde tanımlanan Rekabet Kurulu
üyeliği asli ve sürekli bir kamu görevi olduğundan, bir üyenin toplantıya katılmama ve
toplantıdan men edilme hali söz konusu değildir. Ülkemizde kural koyan, denetleyen ve yaptırım
uygulayan bağımsız idari otoritelerin yasalarında olduğu gibi, 4054 sayılı Kanunda da
bağımsızlık ve tarafsızlıkları yasa koyucu tarafından her zaman güvence altına alınmaya
çalışılmış, bu görev ve yetkileri yerine getiren Kurul üyelerinin bağımsızlık ve tarafsızlığını temin
eden görevden alınamama gibi güvenceler tanınarak Kurul’a hiçbir organ, makam, merci ve
kişinin emir ve talimat verememesi hükmü yasaya konulmuştur.
Kanaatimce, Kurul üyesinin karar verme bağımsızlığı dışsal etkilerden olduğu kadar
Kurum içi “hiyerarşik yapıdan bağımsızlığı”nı da kapsamaktadır. Yani, Kurul üyeleri Kurul
Başkanı’nın talimat ve yönlendirmeleriyle değil kendi vicdani kanaatleriyle hareket ederler.
Bahse konu düzenleme ile yapılan, nesnel ölçütlerden yoksun, kanunla düzenlenmemiş,
Başkan’ın kura esaslı uygulaması Anayasanın 123’üncü maddesinde yer alan “idare, kuruluş ve
görevleriyle bir bütündür ve kanunla düzenlenir” hükmüne ve yine Anayasanın 2’inci
maddesinde ifadesini bulan “hukuk devleti” ilkesine aykırı bir uygulama olmaktadır.
b) Diğer taraftan, yukarıda kısmen ifade edildiği üzere esasen, Kurul Başkanı ve İkinci
Başkan dahil, hepsi Rekabet Kurulu Üyesi olarak atanmış üyelerin, Başkanca belirlenen bir
düzenleme ile Kurul toplantılarına iştirak ettirilmemesi amacıyla sıranın kura çekilerek
belirlenmesi yönteminde, Başkan’ın, kendisini kuraya iştirak ettirmemesi; hem 4054 sayılı
Kanun, hem de 5538 sayılı Kanun’un öngörmediği Geçici Madde-5’te hükmedilmeyen, dayanağı
bulunmayan; subjektif, hukuka aykırı, istisnailik sonucunu yaratan ve geçici madde
düzenlemesindeki nesnel ölçüt eksikliğini açıkça ortaya koyan bir uygulamadır.
Rıfkı ÜNAL
Kurul Üyesi
Full & Egal Universal Law Academy