Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2006-1-17 (Menfi Tespit)
Karar Sayısı : 06-95/1202-365
Karar Tarihi : 28.12.2006
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
10
Başkan : Mustafa PARLAK
Üyeler : Tuncay SONGÖR, Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI,
M. Sıraç ASLAN, Süreyya ÇAKIN, Mehmet Akif ERSİN
B. RAPORTÖRLER: Harun ULU, Mehmet Selim ÜNAL, Cumhur Atalay HATİPOĞLU
C. BİLDİRİMDE
BULUNAN : - BP Petrolleri A.Ş.
Temsilcisi Av. Eda UZEL ÖZOĞUL
Sarı Kanarya Sk. No:14 K2 Plaza Kat: 4-12 Kadıköy 81090 20
İstanbul
- Mobil Oil Türk A.Ş.
Temsilcisi Av. Gönenç GÜRKAYNAK
Çitlenbik Sk. No:12 Yıldız Mh. Beşiktaş 34349 İstanbul
- The Shell Company of Turkey Limited
Temsilcisi Av. N. Ebru TUKUR
Kocayol Cd. İbrahimağa Sk. No:7 Bostancı İstanbul
D. TARAFLAR : - BP Petrolleri A.Ş.
Sarı Kanarya Sk. No:14 K2 Plaza Kat: 4-12 Kadıköy 81090 30
İstanbul
- Mobil Oil Türk A.Ş.
Pakpen Plaza Sahrayıcedid Mh. Halk Sk. No: 40-44 81080
Kozyatağı İstanbul
- The Shell Company of Turkey Limited
Kocayol Cd. İbrahimağa Sk. No:7 Bostancı İstanbul
E. DOSYA KONUSU: BP Petrolleri A.Ş., Mobil Oil Türk A.Ş. ve The Shell
Company of Turkey Limited arasında imzalanan “Türk Hava Meydanlarında
Depolama ve Uçaklara Yakıt İkmali İçin Ortak Havacılık Operasyon 40
Sözleşmesi”ne menfi tespit verilmesi talebi.
F. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 1.2.2006 tarih ve 628 sayı ile giren bildirim
üzerine, söz konusu devralmaya ilişkin olarak talep edilen ek bilgi ve belgeler, Kurum
kayıtlarına 16.11.2006 tarih ve 7640 sayılı, 17.11.2006 tarih ve 7688 sayılı,
29.11.2006 tarih ve 8145 sayılı yazılarla tamamlanmıştır. 4054 sayılı Rekabetin
Korunması Hakkında Kanun'un 4., 6., 7. ve 8. maddeleri ile 1997/1 sayılı “Rekabet
Kurulu'ndan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ”in ilgili
hükümleri uyarınca yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 22.12.2006 tarih, 2006-
05-01/3-3
2
1-17/MM-06-HU sayılı Menfi Tespit/Muafiyet Ön İnceleme Raporu, 25.12.2006 tarih, 50
REK.0.05.00.00-130/253 sayılı Başkanlık önergesi ile 06-95 sayılı Kurul toplantısında
görüşülerek karara bağlanmıştır.
G. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda; BP Petrolleri A.Ş., Mobil Oil Türk A.Ş.
ve The Shell Company of Turkey Limited arasında akdedilen “Türk Hava
Meydanlarında Depolama ve Uçaklara Yakıt İkmali İçin Ortak Havacılık Operasyon
Sözleşmesi”nin 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. ve 6.
maddelerine aykırı olmadığı, bu kapsamda anılan sözleşmeye aynı Kanun’un 8.
maddesi uyarınca menfi tespit belgesi verilmesinin yerinde olacağı ifade edilmektedir.
60
H. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
H.1. Taraflar
H.1.1. BP Petrolleri A.Ş. (BP)
Türkiye'de akaryakıt dağıtım ve pazarlama, madeni yağ üretim ve dağıtım
faaliyetlerinin yanı sıra, LPG, Ticari ve Endüstriyel Yakıtlar gibi iş kollarıyla iştigal
eden BP, uluslararası iş kolları arasında yer alan havacılık operasyonları, kimyevi
maddeler ve deniz yakıtları alanlarında da Türkiye’de faaliyet göstermektedir.
H.1.2. The Shell Company of Turkey Limited (Shell) 70
Akaryakıt dağıtım ve pazarlama, madeni yağ üretim ve dağıtım faaliyetlerinin
yanısıra, LPG, Ticari ve Endüstriyel Yakıtlar, doğalgaz gibi iş kollarıyla iştigal eden
Shell, uluslararası iş kolları arasında yer alan havacılık operasyonları, kimyevi
maddeler ve deniz yakıtları alanlarında da Türkiye’de faaliyet göstermektedir.
H.1.3. Mobil Oil Türk A.Ş. (Mobil)
1999 yılında Exxon ve Mobil, Exxonmobil ismi altında birleşmişlerdir. Bunun
yansıması olarak da Mobil A.Ş. türkiye’deki akaryakıt dağıtım pazarından çıkmıştır. 80
Mobil halihazırda ExxonMobil’e bağlı bir şirket olup Türkiye’de madeni yağ ve
havacılık yakıtları konusunda faaliyet göstermektedir.
H.2. Yapılan İnceleme ve Tespitler
Bildirilen anlaşma, havacılık yakıtları pazarında rakipler arası ortak bir operasyon
anlaşması niteliğindedir. Bu nedenle, dosyada yer alan bilgiler doğrultusunda söz
konusu pazar hakkında aşağıdaki özet bilgilere yer verilmiştir:
H.2.1. Havacılık Yakıtları Pazarı Hakkında Bilgi 90
Dosya mevcudu bilgilere göre; havacılık yakıtları “Avgas (aviation gas)” ve “Jet A1”
isimleri altında ikiye ayrılmaktadır. Avgas, yüksek oktanlı bir benzin türü olup
pervaneli (içten yanmalı) motorlara sahip uçaklarda kullanılmaktadır. Jet A1 ise, jet
motorlu uçaklarda yakıt olarak kullanılmaktadır. Her iki yakıt türü de ham petrolün
rafine edilmesi suretiyle elde edilmektedir. Benzin niteliğinde olan Avgas ile gazyağı
türevi sayılan Jet A1’in üretim süreçlerinde bazı farklılıklar bulunmakla birlikte, rafineri
çıkış fiyatları bakımından diğer benzin türevlerine yakın bir bedelle satılmaktadır.
05-01/3-3
3
Pervaneli uçak sayısının azalmasına bağlı olarak, havacılık yakıtları pazarının büyük 100
bölümünü Jet A1 oluşturmaktadır. Buna bağlı olarak çoğu rafineri Jet A1 üretmekte,
nispeten küçük bir pazar oluşturan Avgas üretimi için yeni bir benzin zenginleştirme
tesisi kurmamaktadırlar.
Tedarik zinciri: Havacılık yakıtları pazarı, ikmal zinciri bakımından, akaryakıt
pazarından farklılık arz etmektedir. Akaryakıt pazarında “rafineri- dağıtım şirketi- bayi-
tüketici” şeklide bir ikmal zinciri varken, havacılık yakıtları pazarındaki zincir, “rafineri-
tedarikçi - tüketici” şeklindedir. Buradaki tedarikçiler de genelde uluslar arası çaptaki
petrol şirketleridir. Pazarın yapısı itibarıyla bu pazarda bayilik sistemi bulunmamakta,
bu şirketler doğrudan nihai kullanıcıya satış yapmaktadırlar. Avrupa’daki önemli 110
havaalanlarında hizmet veren şirketlere bakıldığında, bunların Shell, BP, TotalFinaElf,
Statoil, Exxon Mobil gibi şirketler olduğu görülmektedir. Genelde bu şirketlerin
havacılık faaliyetleri, diğer faaliyetlerinden ayrı bir şekilde yürütülmektedir.
Havaalanlarında uçaklara yakıt ikmali iki şekilde olmaktadır. Bunlardan birincisi, peron
(körük) bulunmayan havaalanlarındaki ikmaldir. Bu havaalanlarında, sağlayıcı şirket,
depodan tanker araçlara (dispenser) doldurduğu yakıtı park alanında bekleyen uçağa
götürerek burada ikmal yapmaktadır. Peron bulunan modern havaalanlarında ise
uçaklara ikmal, “hidrant” denilen bir sistemle yapılmaktadır. Hidrant, sağlayıcı
şirketlerinin depolarından başlayıp peronların altından geçen ve her peronda uçağa 120
ikmal imkanı sağlayan, bütün yakıt satıcılarının kullandığı, merkezi bir sistemdir.
Fiyatlama: Havayolu şirketleri yıllık yakıt ihtiyaçlarını ihale yoluyla karşılamaktadırlar.
Bu durum bazen tüm ülke çapında ihaleye çıkılabileceği gibi, havaalanı bazında da
ihaleye çıkılabilmektedir. İhalede belirlenen fiyatlar bir yıllık süre için geçerli
olacağından, havacılık yakıtları pazarındaki rekabet bu ihalelerde oluşmaktadır. Bu
nedenle, bir sonraki yıl için havayolu şirketlerinin hangi fiyata, nereden ve ne kadar
yakıt alacakları ihaleler sonucu belli olduktan sonra, yıl içerisinde havayollarına yakıt
satan teşebbüsleri fiyat ve satış koşulları gibi unsurlarla piyasada rekabet etmeleri
söz konusu olmamaktadır. İhaleler sonucu yapılan kontratlar dışında plansız-spot 130
satışlar ancak kargo uçakları ile rotası dışında farklı bir havaalanına inmek zorunda
kalan uçaklar bakımından söz konusu olmaktadır.
Yakıt ihalelerinde fiyatların nasıl belirlendiğine ilişkin genel geçerli bilgilere aşağıda
yer verilmiştir.
Petrol ürünlerinin (akaryakıt, lpg, jet A1 vs) rafineri çıkış fiyatlarının belirlenmesine
ilişkin dünya çapında kabul edilmiş genel kurallar bulunmaktadır. Buna göre çok
sayıda rafinerinin bulunduğu, nihai ürün arzının bol olduğu ve uluslar arası ticarete
konu olduğu bölgelerde fiyat serbest piyasa koşullarına göre belirlenmektedir. 140
Örneğin İtalya ve Singapur limanlarında nihai ürün fiyatları serbest piyasa koşullarına
göre belirlenmektedir. Rekabetçi piyasalar dışında kalan münferit rafinerilerin nihai
ürün satış fiyatları ise en yakın rekabetçi piyasada oluşan fiyatlara bir formül suretiyle
bağlanmaktadır. Bu kapsamda rafineriler bir sonraki yıl için uygulayacakları fiyat
formüllerini önceden ilan etmekte ve dağıtım şirketlerinin buna göre yıllık taleplerini
almaktadırlar. Örneğin, ülkemizde Türkiye Petrol Rafineleri A.Ş. (Tüpraş), 1998
yılından bu yana akaryakıt ürünlerinin her birinin rafineri çıkış fiyatlarını “İtalya
limanlarında oluşan ortalama fiyat + %3” şeklinde ilan etmektedir1.
1 Uygulanan formül daha kapsamlı olmakla birlikte, burada basitleştirilmiş haline yer verilmiştir.
05-01/3-3
4
Havacılık yakıtlarının rafineri çıkış fiyatları da yukarıda özetlenen şekilde 150
belirlenmektedir. Yakıtı rafineriden alarak uçağa ikmal yapan sağlayıcının satış fiyatı
ise rafineri fiyatına kendi katlandığı maliyetler ve kardan oluşan bir bedel
eklenmesiyle oluşmaktadır. Bu çerçevede, havacılık yakıtları pazarında nihai
tüketiciye uygulanan fiyatın iki segmenti bulunmaktadır. Bunlar;
- yakıt bedeli (jet A1’in, erişilebilir dünya piyasalarındaki rafineri satış fiyatına
bağlı fiyatı)
- hizmet bedeli (sağlayıcının jet A1’i rafinerilerden alıp uçağın deposuna
doldurulmasına kadar olan hizmetleri için ödenecek bedel)
160
Havayollarının ihalelerinde, sağlayıcılar sadece hizmet bedeli için teklif
vermektedirler. Yakıt bedelinin belirlenmesinde, ikmal yapılacak havaalanlarına en
yakın erişilebilir dünya piyasasında oluşan fiyatlar veri alınmakta olup ihalede bu
konuda fiyat verilmemektedir. Örneğin, Akdeniz havzasında yer alan ülkelerde
genelde İtalya limanlarında oluşan nihai ürün fiyatları dikkate alınmaktadır (Platt’s
İtalya). Bu pazarda her gün jet A1 için rafineri satış fiyatı açıklanmaktadır. Akdeniz
havzasında yer alan ülkelerdeki havaalanları için yapılacak sözleşmelerde ürün
bedeli, bir ay önceki platts İtalya ortalama satış fiyatları olarak belirlenmektedir. Bu
bedel, pazardaki fiyat değişikliklerine bağlı olarak her ay için değişmektedir. Hizmet
bedeli ise, havaalanının en yakın rafineriye uzaklığı, nakliye şartları, direkt boru 170
hattının bulunup bulunmadığına ve rekabet şartlarına göre değişmektedir. Örneğin
Atatürk Havaalanı ve Van Havaalanı için bir sağlayıcının uygulayacağı yakıt bedeli
aynıdır. Atatürk Havaalanı’na yakıt İzmit Rafinerisi’nden, Van'a Ankara
Rafinerisi’nden gitmektedir. Aradaki nakliye maliyetleri nedeniyle sağlayıcın Van
Havaalanı için Atatürk Havaalanı’na göre daha yüksek bir hizmet bedeli isteyecek,
dolayısıyla bu iki alandaki yakıt fiyatları farklılaşacaktır.
Havacılık yakıtları pazarının bir diğer özelliği de, uçakların mecburi kalmadıkça tek
yönlü sefere yetecek kadar yakıt almalarıdır. Bir uçağın kalkıştan önce alacağı yakıt
miktarı; 180
- yolcu sayısı ve kargo miktarına,
- kalkılacak ve inilecek pistin uzunluğu ve kabul edebileceği ağırlığına,
- inilecek pistin uzaklığına,
- hava durumuna
- uçuş yüksekliğine
- acil durumlarda inebileceği en yakın havaalanına
göre değişmektedir. Bu çerçevede, kural olarak uçaklar fazla yakıtın neden olduğu
ağırlık yakıt sarfiyatını artırdığı ve inişlerde meydana gelen kazalarda can kaybına yol
açtığı için, kısa mesafeli de olsa, yalnızca sefer yapacağı havaalanına gitmeye 190
yetecek kadar yakıt ikmali yapmaktadır. Bu durum pahalı yakıt satılan bir meydana
uçacak uçağın ucuz olan meydandan daha fazla yakıt alması gibi bir seçeneği
ortadan kaldırmakta ve her havaalanında ikmal tesisleri ve/veya ikmal araçlarının
bulunmasını zorunlu kılmaktadır.
Havacılık yakıtları pazarında yakıt fiyatları “gümrüklü” ve “gümrüksüz” satışlar olarak
ikiye ayrılmaktadır. Gümrüklü satışlar, ülke içerisindeki uçuşlar için uygulanan fiyatlar
olup o ülkenin mevzuatına göre vergilendirilmektedir. Gümrüksüz satışlar ise yurt
dışına sefer yapacak ulusal uçaklar veya yurtdışından gelip yine yurt dışına gidecek
05-01/3-3
5
yabancı uçaklar için uygulanan, vergisiz fiyatlardır. Ülkemizde, gümrüklü satışlar 200
üzerinde ÖTV bulunmamakta, vergi olarak sadece rafineri satış fiyatı üzerinden %18
oranında KDV alınmaktadır.
Tüpraş ülkemizde Jet A1 üreten tek teşebbüs konumundadır. Tüpraş’ın avgas
üretmemesi nedeniyle, bu ürüne yönelik talebin tamamı ithalat yoluyla
karşılanmaktadır. Öte yandan, Tüpraş üretiminin iç talebi de karşılayamaması
nedeniyle bazı mevsimlerde Jet A1 ithalatı da yapılmaktadır.
Halihazırda Türkiye’de 30 havaalanına sefer yapılmakta olup bu pazardaki en büyük
oyuncu ve akaryakıt müşterisi Türk Hava Yolları’dır (THY). Yurt içindeki en büyük 210
sağlayıcı ise POAŞ’tır. POAŞ’ın İzmit rafinerisinden çıkan ve Trakya’ya uzanan Nato
Boru Hattına eklenen boru hattıyla doğrudan Atatürk havaalanındaki depolarına ürün
sevk etmektedir. Bu havaalanındaki BP, Shell ve Mobil’in böyle bir imkanı
bulunmamaktadır. Bu şirketler İzmit Rafinerisi’nden temin ettikleri yakıtı deniz yoluyla
İstanbul Avrupa yakasındaki depolama tesislerine getirip buradan karayoluyla Atatürk
Havaalanındaki tesislerine sevk etmektedir. Bu bakımdan bu alandaki maliyetleri
POAŞ’a göre yüksek seviyededir. THY, her yıl tüm havaalanları için toplu olarak
ihaleye çıkmaktadır. POAŞ THY’nin en büyük ikmal noktası olan Atatürk
Havaalanında rakiplerine göre daha iyi teklifler sunabildiği için bu güne kadar THY’nin
tüm ihalelerini kazanmıştır. Bu durumda, diğer şirketlerin depolama kapasitelerinin 220
küçük olması, yurt genelinde bütün havaalanlarında faaliyette bulunmamaları gibi
faktörlerin de rolü bulunmaktadır.
POAŞ, Sabiha Gökçen ve Uşak Havaalanları dışındaki bütün meydanlarda
bulunmaktadır. Mobil ise Çorlu, Kayseri, Ankara, Dalaman, Nevşehir ve Adana
Havaalanlarında faaliyet göstermektedir. Bu havaalanları dışındaki önemli
havaalanlarında faaliyet gösteren oyuncular şu şekildedir:
Antalya: POAŞ, BP, Mobil, Shell
Bodrum: POAŞ, BP, Mobil, Shell 230
İzmir: POAŞ, BP, Mobil, Shell
Ankara: POAŞ, Mobil
Önemli havaalanlarındaki teşebbüslerin 2005 yılına ilişkin pazar paylarına aşağıdaki
tabloda yer verilmiştir:
( %)
Atatürk Antalya İzmir Bodrum
POAŞ (…) (…) (…) (…)
BP (…) (…) (…) (…)
Mobil (…) (…) (…) (…)
Shell (…) (…) (…) (…)
H.2.2. Başvuru Konusu İşlem
Bildirme konu olan sözleşme, BP, Mobil ve Shell’in İstanbul Atatürk, Antalya, İzmir 240
Adnan Menderes ve Bodrum Havaalanı’ndaki münferit depolama tesislerini bir çatı
altında toplayarak, tarafların depolama ve uçaklara ikmal hizmetlerini kapsayan
faaliyetlerinin tek elden yürütülmesine yöneliktir. Taraflar bildirim formunda, bu ortak
operasyonun sadece depolama ve ikmal hizmetlerini kapsayacağı, tarafların müşteri
bulma, fiyatlandırma ve stratejik kararlarında serbest olacağını ifade ederek,
sözleşmenin herhangi bir rekabet sorunu yaratmayacağını ifade etmektedirler.
05-01/3-3
6
Bildirim formunda yer alan beyanlara göre, bildirilen sözleşmeyle; havaalanlarında
akaryakıt depolaması için gerekli arazilerin sınırlı olması nedeniyle, anlaşma
taraflarının havacılık ürünlerini ortak olarak depolamasına ve ortak bir operasyonla 250
uçaklara ikmaline imkan tanıması, bu ortak operasyon sonucu masrafların kısılarak
maliyetlerin azaltılması, Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) tarafından tahsis
edilen sınırlı alanın verimli kullanılması, risklerin minimize edilmesi, çevre kirliliği
oluşturabilecek durumların en aza indirgenmesi amaçlanmıştır.
Bunların yanı sıra, petrol şirketlerinin farklı standartlara sahip olması nedeniyle ortaya
çıkan teknik karışıklıkların önlenmesi amacıyla Joint Inspection Guidelines (JIG)
başlığı altında havacılık yakıtları nakliye, elleme, stoklama ve genel operasyonlar için
minimum standartlar, dünyanın önde gelen petrol şirketleri tarafından belirlenmiştir.
Söz konusu standartlar, periyodik olarak geliştirilmiş ve geliştirilen teknikler dünyada 260
da birçok örneği bulunan bildirim konusu ortak operasyonlar tarafından kullanılmıştır.
Taraflar, söz konusu sözleşme ile JIG kurallarına uyum amaçlandığını
belirtmektedirler.
Bu çerçevede taraflar arasında 30.12.2005 tarihli, “Türk Hava Meydanlarında
Depolama ve Uçaklara Yakıt ikmali İçin Ortak Havacılık Operasyon Sözleşmesi”
ismiyle bir sözleşme yapılmıştır.
H.3. Değerlendirme
270
Bildirim formunda, Avrupa’nın birçok havaalanında, havacılık yakıtları depolama ve
ikmalinin bildirilen sözleşmeye benzer sözleşmelerle oluşturulan ortak operasyonlarla
yürütüldüğü ifade edilerek, bu konudaki örneklere yer verilmiştir: Amsterdam
Havaalanı’nda Shell, BP, ExxonMobil, TotalfinaElf, StatOil ve Texaco’nun ikmal
konusunda ortak operasyon yürüttükleri belirtilmektedir. Raportörlerce taraflarla
yapılan görüşmede, benzer ortak operasyonlar için AB Komisyonu’na başvuru yapılıp
yapılmadığı sorulmuş, taraflar böyle bir başvurunun yapılmadığını belirtmişlerdir. AB
Komisyonu’nun internet sayfasında yapılan araştırmalarda bu konuda Komisyon
tarafından verilen bir karara rastlanmamıştır.
280
Bildirim formunda, 4054 sayılı Kanun’un 8. maddesi çerçevesinde bildirilen
sözleşmenin aynı Kanun’un 4. ve 6. maddelerine aykırı olmadığına ilişkin menfi tespit
belgesi verilmesi talep edilmektedir. Ancak, Kanun’un 4. ve 6. maddesinden önce, 7.
maddesi kapsamında değerlendirme yapılması gerekmektedir. Başka bir ifade ile
tarafların bazı faaliyetlerini ortak yürütmesinin Kanun’un 7. maddesi anlamında bir
yoğunlaşma doğurucu işlem olup olmadığının incelenmesi gerekmektedir.
H.3.1. 7. Madde Değerlendirmesi
Bildirilen sözleşmenin, herhangi bir bağımsız teşebbüsün veya hisselerinin devri söz 290
konusu olmaması nedeniyle, 1997/1 sayılı Tebliğ’in (a) ve (b) bentlerinde sayılan
haller kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. Bu noktada, sözleşme
kapsamında tarafların ortak operasyon yürütmek amacıyla depolarını ve tesislerini
ortak bir çatı altında toplamalarının (c) bendi kapsamında bir ortak girişim olarak
kabul edilip edilemeyeceği hususu önem kazanmaktadır. Bildirilen sözleşme
incelendiğinde, ortak operasyon için belirli bir malvarlığı ortaya konularak adi şirket
statüsünde bir şirket kurulduğu, ancak bu şirketin yapacağı hizmetler için hiçbir ücret
05-01/3-3
7
almayacağı, sadece masraflarının katılımcılar tarafından karşılanacağı ve
münhasıran katılımcılara hizmet vereceği dikkate alındığında, bu şirket, taraflardan
bağımsız olmaması nedeniyle bir ortak girişim olarak değerlendirilemeyecektir. 300
Bu çerçevede bildirilen sözleşmenin, yoğunlaşma doğurmaması nedeniyle, 4054
sayılı Kanun’un 7. maddesi kapsamında değerlendirilebilecek bir yanı
bulunmamaktadır.
H.3.2. 6. Madde Değerlendirmesi
Bildirilen sözleşmenin, hakim durumun kötüye kullanılmasıyla ilgili bir yönünün
olmaması nedeniyle, 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi kapsamında
değerlendirilebilecek bir yanı bulunmamaktadır. 310
H.3.3. 4. Madde Değerlendirmesi
İlk olarak belirtmek gerekir ki; sözleşmede taraflar arasında rekabeti kısıtlayıcı açık
hiçbir hüküm bulunmamaktadır. Bu noktada, sözleşmede açık hüküm bulunmamakla
birlikte, öngörülen ortak operasyonun kendisinin Kanun’un 4. maddesi anlamında
rekabeti kısıtlayıcı bir etki doğurup doğurmayacağı, taraflar arasında rekabete duyarlı
bilgilerin değişimi yoluyla rekabetçi davranışların koordinasyonuna neden olup
olmayacağına bakılması gerekmektedir.
320
Sözleşme kapsamında düzenlenen ortak operasyon sadece yakıtın havaalanlarında
depolanması, müşterinin uçağı geldiğinde buna ikmal yapılması ve buna ilişkin
kayıtların tutulmasına yöneliktir. Bu ikmal safhasına kadar katılımcının, bir müşteri
bulması, bu müşteriyle fiyat, uçuş saatleri, ikmal miktarı gibi hususları içeren bir
kontrat yapması; sonrasında günlük planlarına göre rafineriden/başka bir depodan
yerli ürün alıp ortak operasyonun yapılacağı depolama tesislerine getirmesi
gerekmektedir. Katılımcı yakıtı tesis arazisine getirmesine kadar geçen bu süreçte
sözleşmeyi ilgilendiren husus bulunmamakta, yakıt tesis arazisine girdikten sonra
sözleşme hükümleri işlemeye başlamaktadır. Bundan sonra tesis işleticisi, ürünü tahlil
ettikten sonra depolayacak; kendisine bildirilen program dahilinde, katılımcının 330
müşterisi geldiğinde belirlenen miktardaki yakıtın ikmalini yapacak, ikmali yapılan
yakıtın fiyat ve satış koşulları ile ilgili hiçbir bilgisi ve inisiyatifi bulunmayacaktır. Bu
şekilde özetlenen işlem ve havacılık yakıtları pazarının özellikleri dikkate alındığında,
rakiplerin ortak ikmal operasyonu yürütmesinin Kanun’un 4. maddesi kapsamında
rekabetin kısıtlanmasına yol açmayacaktır. Şöyle ki; katılımcıların satış fiyatları ve
tahmini satış miktarları gibi hususlar piyasadaki rekabeti tesis eden ihalelerle önceden
belirlenmiş olup, sözleşme çerçevesinde yürütülen ortak operasyonun bu süreçte
taraflar arasındaki rekabeti kısıtlayıcı bir amaca hizmet etmeyeceği gibi böyle bir
etkiye de yol açabilecek nitelikte olmadığı görülmektedir.
340
Bilgi değişimi konusuna gelindiğinde, söz konusu ortak operasyon kapsamında
tarafların, fiyat ve satış koşulları ortak operasyonla ilgili olmadığından, sadece
birbirlerinin satış miktarları konusunda bilgi sahibi olmaları söz konusu olabilecektir.
Havacılık yakıtları pazarının yukarıda açıklanan genel özellikleri dikkate alındığında,
rakiplerin güncel satış miktarı bilgilerinin rekabete duyarlı bilgiler olarak kabul
edilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle ortak operasyon kapsamında katılımcıların
bu bilgileri elde etmesin rekabeti kısıtlayıcı bir sonuca yol açmayacağı anlaşılmıştır.
05-01/3-3
8
Bu çerçevede, bildirilen sözleşmenin 4054 sayılı Kanun’u ihlal eden bir yönü
bulunmamaktadır. 350
I. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre,
BP Petrolleri A.Ş., Mobil Oil Türk A.Ş. ve The Shell Company of Turkey Limited
arasında imzalanan “Türk Hava Meydanlarında Depolama ve Uçaklara Yakıt İkmali
İçin Ortak Havacılık Operasyon Sözleşmesi”ne 4054 sayılı Kanun’un 8. maddesi
uyarınca menfi tespit belgesi verilmesine OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy