Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : D4/1/M.Y.-00/1 (Soruşturma)
Karar Sayısı : 07-01/1-1
Karar Tarihi : 11.1.2007
A- TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
10
Başkan : Mustafa PARLAK
Üyeler : Prof. Dr. Zühtü AYTAÇ, Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
M. Sıraç ASLAN, Süreyya ÇAKIN, Mehmet Akif ERSİN
B- RAPORTÖRLER : Kerem TOMUR, Hale SAĞLAM
C- ŞİKAYET EDEN : Murat ERŞAN
T.C. Enerji Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı
ANKARA
20
D- KARŞI TARAF : İzmir Otobüs ve Terminal işletmeleri A.Ş.
İZMİR
E- DOSYA KONUSU: Rekabet Kurulu’nun 5.6.2001 tarih, 01-26/256-72
sayılı kararının iptaline ilişkin Danıştay 13. Dairesi’nin 11.10.2006 tarih,
2005/135 E. 2006/3902 K. Sayılı kararı üzerine. İzmir Otobüs ve Terminal
İşletmeleri A.Ş.’nin (İZOTAŞ) şehirlerarası otobüs seyahat ücretlerine alt
sınır getirilmesine yönelik fiyat protokolleri yapılması ve denetlenmesinde
öncü olmak suretiyle rekabeti ihlal ettiği iddiasının yeniden
değerlendirilmesi. 30
F- İDDİALARIN ÖZETİ: Şikayetçinin Kuruma verdiği 27.12.1999 tarihli şikayet
dilekçesinde özetle; İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin, İzmir şehirlerarası otobüs
terminalinin isletmesini devretmiş olduğu İZOTAŞ’ın, rekabeti engelleyici
kararlar alarak şehirlerarası otobüs seyahat ücretlerine güzergahlara göre alt
sınırlar belirlediği, bu kararlara uymayan teşebbüslere ceza verdiği, hatta karara
uymayan şirketlerin terminalde bulunan bankolarının elektrik ve suyunu kestiği,
İZOTAŞ’ın seyahat firmalarına bildirmiş olduğu yolcu taşıma ücretlerine
uygulanıp uygulanmadığını terminalin çıkısındaki trafik noktasında bulunan
personeli vasıtası ile yolcu biletlerini kontrol ederek denetlediği, ileri 40
sürülmüştür.
Rekabet Kurumu raportörlerinin ilk incelemeyi takiben yaptığı önaraştırma
sonucunda şikayet yerinde görülerek; İZOTAŞ hakkında 4054 sayılı Kanun’un
6. maddesinin ihlaline yönelik iddialar kapsamında ve aynı Kanun’un 41.
maddesi uyarınca soruşturma açılmıştır.
07-01/1-1
2
G- DOSYA EVRELERI
1. İZOTAŞ’ın “şehirlerarası otobüs seyahat ücretlerine alt sınır getirilmesine 50
yönelik fiyat protokolleri yapılması ve denetlenmesi”nde öncü olmak suretiyle
rekabeti ihlal ettiğine ilişkin şikayet dilekçesi, Rekabet Kurumu kayıtlarına
27.12.1999 tarihinde intikal etmiş ve söz konusu başvuru çerçevesinde ilk
inceleme yapılmıştır.
2. Rekabet Kurulunca, şikâyet konusunu oluşturan iddianın gerçekliğinin ve
niteliğinin açıklığa kavuşturulması, dolayısıyla bir soruşturma açılmasına gerek
olup olmadığının belirlenmesi amacıyla önarastırma yapılmasına, 29.2.2000
tarihinde karar verilmiştir.
60
3. İZOTAŞ’ın faaliyet gösterdiği İzmir ili şehirlerarası otobüs terminali
işletmeciliği ilgili pazarı ve etkilenen pazar olan şehirlerarası yolcu taşımacılığı
hizmetlerinde 4054 sayılı Kanun’un ihlal edilip edilmediği ve soruşturma
açılmasına gerek olup olmadığını belirlemek amacıyla Kurum raportörleri
tarafından hazırlanan 9.5.2000 tarih ve D4/2/M.Y.-00/3 sayılı Önaraştırma
Raporu aynı tarihte Rekabet Kurulu’na sunulmuştur.
4. Rekabet Kurulu söz konusu raporu değerlendirerek 30.5.2000 tarihinde
soruşturma kararı almıştır.
70
5. Soruşturma Kararı, 4054 Kanun’un 43/2. maddesi uyarınca hakkında
soruşturma açılan teşebbüse bildirilmiş ve 30 gün içerisinde ilk yazılı
savunmasını göndermesi istenmiştir. Söz konusu bildirime cevaben gönderilen
ilk yazılı savunma yasal süre içerisinde Kurum kayıtlarına girmiştir.
6. Soruşturma Heyeti’nce tamamlanan 29.11.2000 tarih ve SR/00-14 sayılı
Soruşturma Raporu, Kanun'un 45/1. maddesi uyarınca tüm Kurul Üyeleri ile ilgili
tarafa gönderilmiş ve aynı maddenin ikinci fıkrası gereğince hakkında
soruşturma yapılan teşebbüsten 30 gün içinde ikinci yazılı savunmasını
göndermesi istenmiştir. 80
7. Soruşturma Heyetinin hazırladığı 19.2.2001 tarihli "Ek Yazılı Görüş",
Kanun'un 45/2. maddesi uyarınca, tüm Kurul Üyeleri ve ilgili tarafa
gönderilmiştir.
8. Hakkında soruşturma yapılan teşebbüsün ek yazılı görüşe karşı cevapları
yasal süresi içinde Rekabet Kurumu kayıtlarına girmiştir.
9. Hakkında soruşturma yürütülen tarafın talebi üzerine, Rekabet Kurulu'nun
10.4.2001 tarih ve 01-18/168-M sayılı toplantısında, yürütülen soruşturma ile 90
ilgili olarak 24.5.2001 tarihinde sözlü savunma toplantısı yapılmasına karar
verilmiş ve sözlü savunma toplantısı davetiyesi, Kanun'un 46/2. maddesi
uyarınca ilgili tarafa gönderilmiştir.
07-01/1-1
3
10. 24.5.2001 tarihinde yapılan sözlü savunma toplantısında İZOTAŞ son
savunmasını yapmıştır.
11. Rekabet Kurulu 18.2.2001 tarihinde nihai kararını vermiştir.. Verilen kararın
28.2.2001 tarihinde soruşturma tarafına tefhim edilmesi öngörülmüş olmakla
birlikte, ilgili tarafın tefhim günü bulunmaması nedeniyle kararın sadece yazılı 100
olarak bildirilmesi yoluna gidilmiştir.
Gerekçeli karar soruşturma tarafına 15.12.2003 tarihinde tebliğ edilmiştir. Taraf
gerekçeli kararı 17.12.2003 tarihlerinde tebellüğ etmiş ve Danıştay’da süresi
içinde dava açmıştır. Danıştay 13. Dairesi, İZOTAŞ’ a ilişkin 11.10.2006 tarih ve
2005/135 E. ve 2006/3902 K. sayılı Kararları’nda; soruşturmayı yürüten Kurul
üyesinin nihai karar toplantısına katılarak oy kullanmasının hukuka aykırı
bulunması gerekçesiyle, 25.2.2003 tarih, 03-12/135-63 sayılı Rekabet Kurulu
Kararı’nın davacıya ilişkin kısımlarının iptalini hükme bağlamıştır.
110
Kurul’un konu ile ilgili almış olduğu kararın gereği olarak dosya üzerinde yapılan
değerlendirmeler ışığında düzenlenen 27.12.2006 tarihli Bilgi Notu ve 5.1.2007
tarih ve REK.0.08.00.00-110/2 sayılı Başkanlık Önergesi ile, Rekabet
Kurulu’nun soruşturmaya ait tüm savunma, ek savunma, sözlü savunma
tutanakları, raporlar, Danıştay’ın iptal kararları, tüm dosya münderecatında yer
alan bilgi ve belgeleri inceleyerek, Rekabet Kurulu 11.1.2007 tarih ve 07-01
sayılı toplantısında nihai kararını vermiştir.
2.7.2005 tarih ve 5388 sayılı “Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun Bazı
Maddelerinin Değiştirilmesine Dair Kanun”un 5. maddesinde yer alan 120
“Soruşturma yapılmasına karar verildiği takdirde Kurul ilgili daire başkanının
gözetiminde soruşturmayı yürütecek raportör veya raportörleri belirler.” hükmü
uyarınca alınan 13.7.2005 tarih, 05-46/667 sayılı Kurul kararının “Soruşturma
heyeti Başkanı olarak belirlenmiş bulunan Rekabet Kurulu Üyelerinin, söz
konusu dosyalara ilişkin nihai kararın alındığı toplantılara katılmaması gerektiği”
hükmünü içeren 3. maddesi doğrultusunda, 2002 yılında görev yapan Kurul
yapısının değişmiş olduğu da dikkate alınmıştır. Esasen, o tarihte mevcut
soruşturmanın Heyet Başkanlığını yürüten Kurul Üyesi Dr. Kemal EROL görev
süresinin dolması nedeniyle kurul üyeliğinden ayrıldığından nihai karar
toplantısında bulunmamıştır. 130
H. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ:
İZOTAŞ’ın, İzmir ili Şehirlerarası otobüs terminali işletmeciliği pazarında hakim
durumda bulunduğu ve bu konumunu 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesinin ikinci
fıkrasının (d) bendindeki örneğe uygun olarak kötüye kullanmış olması sonucu
aynı maddenin birinci fıkrasını ihlal etmesi nedeniyle, 4054 sayılı Kanun’un 16.
maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2.433.600.000 TL’den az olmamak üzere bir
07-01/1-1
4
önceki yıl sonunda oluşan yıllık gayrisafi gelirinin %10’una kadar para cezası ile
cezalandırılması gerektiği, düşüncesi raportörlerce ifade edilmiştir. 140
I- İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. İlgili Pazar
I.1.1. İlgili Ürün Pazarı
Karayolları trafiğini düzenleyen 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun
tanımlar baslıklı 3. maddesinde terminal tanımı; “İnsan veya eşya
taşımalarında, araçların indirme, bindirme, yükleme, aktarma yaptıkları ve 150
ayrıca bilet satısı ile bekleme, haberleşme, şehir ulaşımı ve benzeri hizmetlerin
yapıldığı yerdir” şeklinde yapılmaktadır.
Adı geçen Kanun’un 17 ve 18. maddelerinin birlikte değerlendirilmesinden,
belediye sınırları içerisinde karayolları kenarında yapılacak veya açılacak
terminaller için belediyelerden izin alınmasının gerektiği ve bu izin alınırken de
karayolu yetkili birimlerinin onayının da bulunması gerektiği anlaşılmaktadır.
Soruşturma konusu olayın değerlendirilmesi sonucunda, şehirlerarasında
karayolu ile yolcu taşımacılığı yapan otobüs firmaları ve bu firmalara bağlı
otobüslerin ilk kalkış ve sefere başlangıç hizmetlerinde kullandıkları terminal 160
hizmetinin talep yönünden başka bir ürünle karşılanamaması ve getirilen yasal
düzenlemelerle hizmetin veriliş sekli ve yerlerinin sınırlanmış olması
nedenleriyle ilgili ürün pazarı, “Şehirlerarası otobüs terminali işletmeciliği pazarı”
olarak tespit edilmiştir.
I.1.2. İlgili Coğrafi Pazar
Şehirlerarası karayolu ile yolcu taşıma hizmetleri niteliği gereği iller arası
seferler seklinde gerçekleştirilmektedir. Karayolu ile yolcu taşıması yapan
otobüslerin terminal hizmetlerini sağladıkları coğrafi bölgeler, seferlerin 170
başlangıcının yapıldığı veya sona erdiği il ve ilçe merkezleri olarak ortaya
çıkmaktadır. Bir başka deyişle terminal hizmetlerinin arz edilmesinde komşu
bölgelerden rekabet şartları bakımından tamamen farklı olan coğrafi bölgeler,
idari sistem içerisinde bütünlük arz eden ve karayolu ile yolcu taşımacılığında
seferlerin başlangıç ve bitiş noktasını oluşturan il ve ilçe merkezleridir.
Şikayete konu faaliyetler ile rekabetin ortadan kaldırıldığı ilgili hizmetler İzmir
ilinde gerçekleştirilmektedir. Bu çerçevede “İzmir ili” coğrafi pazar olarak tespit
edilmiştir.
180
I.2. Yapılan İnceleme ve Tespitler
Soruşturma kapsamında yapılan incelemeler sonucunda elde edilen,
soruşturma konusu olaya ilişkin tespitler özetle aşağıdaki şekildedir.
07-01/1-1
5
“Yeni İzmir Şehirlerarası Otobüs Terminali Kiracılık Sözleşmesinin” 8.16.
maddesinde aşağıdaki hüküm bulunmaktadır, "Kiracı İZOTAŞ’ın otobüs
işletmeciliği ve taşımalara ilişkin olarak belirleyeceği esaslara ve ücret
tarifelerine kesinlikle uymayı kabul, beyan ve taahhüt eder."
Buna paralel olarak, İZOTAŞ’ın yolcu taşıma fiyatlarını kontrol ettiğini gösteren 190
belge ve ifadeler ele geçirilmiştir. Söz konusu belgelerde seyahat firmalarının
İzmir terminalinden gidecekleri mesafeye uygulanacak fiyat tarifelerinin
yönetmelik ve Sözleşmeler gereği İZOTAŞ’la birlikte belirleneceği, bu fiyatlar
üzerinden yalnızca firmaların abone kartı sahibi olan müşterilerine %15 özel
indirim uygulanabileceği ifade edilmektedir. İZOTAŞ yetkilileri söz konusu
belgelerin bağlayıcılığı olmayan nitelikte olduğunu iddia etmiştir.
Soruşturma dosyasında mevcut olan belge ve bilgilere göre İZOTAŞ nezdinde
yürütülen fiyat belirleme toplantılarında her seyahat firmasından bir temsilci
bulunmakta, her hat için uygun fiyat belirlenmekte ve bu toplantıların 200
başkanlığını İZOTAŞ otogar müdür yardımcısı yapmaktadır. Bilet ücretleri
terminal çıkısında İZOTAŞ görevlileri tarafından denetlenmekte ve belirlenen
bilet ücretlerini uygulamayanların önce elektriği ve suyu kesilmekte, daha sonra
para cezası uygulanmaktadır. Düşük fiyatla bilet kesen firmaların İZOTAŞ
tarafından cezalandırıldığına ilişkin belgeler Kurum raportörlerince elde
edilmiştir. Bunlardan biri İZOTAŞ’ta 13.4.2000 tarihinde yapılan yerinde
inceleme sırasında tespit edilen ve terminalde faaliyet gösteren firmaların
1.2.1999–1.5.1999 tarihleri arasında İZOTAŞ’tan aldıkları ceza ve ihtarları
gösteren bir tablodur. Belgeye göre Pamukkale, Metro gibi firmalar düşük fiyatla
bilet sattıkları için terminal yönetimince cezalandırılmışlardır. Bir diğeri 210
14.2.2000 tarihli ve İZOTAŞ görevlisi Abdullah EROGLU imzalı yazıdır. Yazının
11 ve 12. maddelerinde, “Düşük bileti kontrol edebilmek amacı ile şehir içi
yazıhanelerin gezildiği ve hiçbir yerden düşük fiyat verilmediği, düşük fiyat
kontrollerinin aralıksız sürdürüleceği” ifade edilmiştir.
İZOTAŞ yetkilileri de yukarıdaki hususları doğrulayarak, yıkıcı rekabeti önlemek
ve farklı bilet ücretlerini kaldırmak için firmaların kendi aralarında zaman zaman
centilmenlik anlaşmaları yaptıklarını, bu anlaşmalara uymayanlara karsı
İZOTAŞ'ın, firma yazıhanelerinin elektrik ve suyunu kesme, daha ileri boyutlu
“anlaşmalara uymama” durumunda ise bilet başına 100 ABD. Doları para 220
cezası uygulama yoluna gittiğini, bilet ücretleri konusunda gerekli denetimleri
yaptığını, her güzergah için ayrı anlaşma yapılmasının sağlandığını, otobüsler
terminalden hareket etmeden önce iki İZOTAŞ görevlisinin bilet kontrolü
yaptığını, belirlenen fiyatlara uyulmadığı takdirde gerekli cezaların aşama
aşama uygulandığını, fiyat belirleme amacının zararlı rekabeti ortadan
kaldırmak olduğunu, bunu halihazırda sağlayanın da çıkıştaki bilet kontrolleri
yoluyla İZOTAŞ olduğunu belirtmişlerdir.
07-01/1-1
6
I.3. İzmir Otobüs ve Terminal İşletmeleri A.Ş.nin Hakim Durumunun
Saptanması ve Kötüye Kullanma Oluşturan Karar ve Davranışlarının 230
Değerlendirilmesi
I.3.1. İZOTAŞ’ın Hakim Durumunun Saptanması
Şehirlerarası otobüs terminali işletmeciliği; 3030 sayılı Büyükşehir Belediyeleri
Kanunu’na göre Büyükşehir belediyesi görevleri arasında, yapmak veya
yaptırmak seklinde sayılmaktadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu
düzenlemelerine göre de belediye sınırları içerisinde terminal kurmak ve
işletmek yine Belediye’nin iznine tabi bulunmaktadır. İzmir ilinde faaliyet
gösteren terminal, Büyükşehir belediyesi ile Ege Bölgesi Otobüsçüleri Derneği 240
(EBOD) arasındaki özel hukuka dayalı Yap-İslet-Devret Sözleşmesi uyarınca
dernek üyeleri tarafından yaptırılmıştır. Terminalin isletilmesi hususunda ise
dernek statüsünün yeterli olmaması nedeniyle, İZOTAŞ kurulmuş
bulunmaktadır. İzmir ilinde Belediye’den izin alarak faaliyette bulunan bir başka
terminal bulunmamaktadır. Varan ve Ulusoy gibi firmaların özel terminalleri,
Şehirlerarası otobüs terminali işletmeciliği pazarında sadece kendi otobüslerine
yönelik hizmet sunmakta ve diğer firmalar için bir alternatif oluşturmamaktadır.
Tüm bu yasal ve Sözleşmelere dayalı hukuki çerçeve içerisinde İZOTAŞ’ın
İzmir şehirlerarası otobüs terminali işletmeciliği pazarında gerçek anlamda tek 250
terminal isletmecisi olduğu, İzmir’de faaliyet gösteren özel terminallerin
kendisine alternatif teşkil etmediği, ilgili ürün pazarında hukuki ve fiili tekel
niteliği ile hakim konumda bulunduğu sonucuna ulaşılmaktadır.
İZOTAŞ’ın rekabet hukuku anlamında hakim durum kıstasları olan;
rakiplerinden, müşterilerinden ve tüketicilerden bağımsız hareket edebilmesi
unsurları açısından değerlendirilmesi sonucunda, hukuki anlamda faaliyet izni
bulunan bir rakibinin bulunmamasının, teşebbüsün rakiplerinden tamamen
bağımsız davranma imkanını sağladığı anlaşılmıştır. Şirketin terminal
hizmetlerinin müşterisi konumundaki seyahat firma ve acentelerinden de 260
bağımsız olarak fiyat belirleme yetkisi bulunmaktadır. Rekabet hukukunda
hakim konum değerlendirmelerinde esas alınan niteliksel ve niceliksel
özelliklerin olayda varit olduğu, bu nedenle İZOTAŞ’ın ilgili ürün ve coğrafi
pazarda hakim konumda bulunduğu anlaşılmaktadır.
I.3.2. Kötüye Kullanma Oluşturan Karar ve Davranışların Değerlendirilmesi
İZOTAŞ’ın hakim durumunu, bir başka pazardaki rekabeti bozmak amacıyla
kötüye kullanmasının değerlendirilmesinde, öncelikle rekabetin bozulduğu
“karayolu ile şehirlerarasında yolcu taşımacılığı” pazarının özelliklerinin özetle 270
incelenmesi gerekmektedir.
Soruşturma konusu ilgili pazarda, 1998 yılı itibarıyla 150’den fazla teşebbüs
İzmir terminalinde çalışmaktadır. İlgili pazara önemli sayılabilecek giriş engelleri
07-01/1-1
7
bulunmamaktadır. Firmaların maliyet yapılarının büyük ölçüde benzer olduğunu
söylemek zordur. Özellikle Türkiye çapında faaliyetlerini sürdürmekte olan
firmalar ile yerel/bölgesel ölçüde çalışan firmaların maliyet unsurları farklılık
göstermektedir. Pazarda faaliyet gösteren teşebbüsler arasında yolcu bilet
fiyatlarının belirlenmesinde bilgi akışının bulunduğu bir gerçektir ve bu durum
pazarın yapısından kaynaklanmaktadır. Ancak firmaların fiyat tarifelerinin farklı 280
zamanlarda onaylattıkları düşünüldüğünde, firmalar arasında koordinasyonun
kolaylıkla sağlanamayacağı anlaşılmaktadır.
Yukarıda yer verilen bilgi ve açıklamalar göz önüne alındığında, karayolu ile
Şehirlerarasında yolcu taşımacılığı pazarında rekabetini sınırlayıcı anlaşmaların
kolaylıkla yapılamayacağı, bu türde anlaşmaların akdedilmeleri durumunda dahi
sürdürülebilmelerinin zor olduğu açıktır. Bu noktada İZOTAŞ’ın konumu önem
taşımaktadır. İZOTAŞ’ın kurduğu denetim ağıyla “anlaşmalara” uyulup
uyulmadığını otogar çıkışlarında ve satış noktalarında kontrol ettiği tespit
edilmiştir. 290
Ayrıca, İZOTAŞ bünyesindeki kurulmuş olan denetim organı düzenli raporlarla
bu bilgileri şirket yönetimine iletmekte ve anlaşmayı bozan firmalara çeşitli
cezalar uygulanmaktadır. Yine soruşturmaya taraf teşebbüslerin yetkilileri ile
yapılan görüşmelerden İZOTAŞ’ın “protokollerin” yapılmasında,
uygulanmasında ve denetlenmesinde en önemli unsur olduğu açıkça
anlaşılmaktadır. İZOTAŞ yönetimi, terminalde faaliyet gösteren firmaları
6.12.1999 tarihinde İZOTAŞ isletme binasında yapılacak bir toplantıya
katılmaya zorlamıştır. Soruşturmaya konu fiyat anlaşmaları bu toplantıyı takip
eden, 8.12.1999, 13.12.1999 ve 14.12.1999 tarihlerinde imzalanmıştır. Ayrıca, 300
İZOTAŞ’ın 27.11.998 tarihli bir bildirisinde firmaların yolcu bileti ücretlerini,
Sözleşmeler gereği, kendileriyle birlikte belirleyecekleri ifade edilmektedir.
İZOTAŞ, fiyat anlaşmalarının akdedilmesinde, denetlenmesinde ve
uygulanmasında asli bir rol oynamıştır. İZOTAŞ bunu gerçekleştirirken hem
İzmir Şehirlerarası otobüs terminali işletmeciliği pazarındaki hakim durumundan
yararlanmakta, hem de “Kiracılık Sözleşmesinin” hükümlerinden güç almaktadır.
I.4. İZOTAŞ’ın Soruşturma Sürecinde Getirdiği Delil ve Savunmaların
Değerlendirilmesi
310
İZOTAŞ adına vekili tarafından soruşturma aşamalarında sunulan yazılı ve
sözlü savunmalarda getirilen esaslar aşağıdaki başlıklar halinde özetlenebilir:
a) İZOTAŞ’ın “Karayolu ile Şehirlerarası Yolcu Taşımaları Hakkında
Yönetmelik” hükümlerini uygulamaya çalıştığı,
b) Anlaşmaların ilgili pazarda “Karayolu ile Şehirlerarası Yolcu Taşımaları
Hakkında Yönetmelik” hükümleri sebebiyle etkisinin olmayacağı,
07-01/1-1
8
c) Pazarda karşılaşılan atıl kapasite, yıkıcı rekabet, yüksek maliyetler benzeri 320
ekonomik sorunların varlığı,
d) İZOTAŞ hakkında soruşturma açılması kararına dayanak oluşturan bazı
tespitlerin yanlış değerlendirildiği,
e) ”Hakim Durumun Kötüye Kullanılması” konusunda fayda sağlanmadığı,
gerekçe bulunmadığı.
Yukarıda özetlenen savunma unsurlarının değerlendirilmesinde aşağıdaki
sonuçlara ulaşılmaktadır. 330
Soruşturma yürütüldüğü tarihte geçerli olan “Karayolu ile Şehirlerarası Yolcu
Taşımaları Hakkında Yönetmelik”in (Yönetmelik) 40. maddesi “Taşımalar,
taşımacılar, acenteler ve taşıma işlerinde çalışanlar, yolcu terminalleri ve
bunlarla ilgili iş ve hizmetler Bakanlığın denetimine tabidir. Bakanlığın denetimi
yanında, çalışma şartları ve trafik güvenliği yönünden, ilgili kuruluşlar, mevzuat
çerçevesinde her türlü denetimi yaparlar.” ifadelerini içermektedir. Bu
ifadelerden de anlaşılacağı üzere, yönetmelikten kaynaklanan denetim yetkisi
ve yönetmeliğin uygulanması görevi Ulaştırma Bakanlığı’na aittir. 40. maddenin
ikinci cümlesi ve devamında sözü edilen “ilgili kuruluşlar” ile kastedilen, hiç 340
kuskusuz kamu kuruluşlarıdır. Özetle, terminal isletmecisi İZOTAŞ’ın,
Yönetmelik hükümlerinin uygulanmasını temin etmek amacıyla fiyat anlaşmaları
yapılması hususunda baskı kurması yönetmelik hükümleriyle bağdaşmaz.
İZOTAŞ savunmalarında anılan Yönetmeliğin; “Uygulamaya konulan taşıma
fiyatları, taşımanın başlangıç ve bitiş noktaları arasında gidiş-dönüşte aynı
olacaktır. Değişik fiyat tarifesi uygulanamaz. Onaylanmış fiyat tarifelerinin
üzerinde ücret alınamaz. Ancak taşımacılar, tespit edeceği esaslara göre
Onaylanmış fiyat tarifelerinin %25’ine kadar indirim uygulayabilirler” seklindeki
18 inci maddesine atıf yaparak, firmalar arasında akdedilen anlaşmaların 350
rekabeti engelleme sonucu doğurmayacağını iddia etmektedir. Ancak,
Yönetmelik’le firmalara fiyat belirlenmesi aşamasında getirilen sınırlama, yatay
düzeyde rekabet eden teşebbüsler arasındaki rekabeti engelleme amaçlı
eylemleri destekleyen bir uygulama değildir. Bu düzenlemeyle, talebin arttığı
dönemlerde tüketici zararına olarak firmaların yüksek tasıma bedelleri
belirlemesinin ve talebin yetersiz kaldığı durumlarda ise firmaların maliyetlerinin
altında bilet fiyatları belirleyerek iktisadi zarar görmelerinin engellenmesi
amaçlanmaktadır. Oysa İZOTAŞ’ın kontrolü, yönetmelik hükümlerine uygun
olmayan fiyatlarla sınırlı değildir. Doğrudan liste fiyatına uymayı (%25’in altına
inilmemiş olsa bile) garanti etmeye yöneliktir ki, bu da şehirlerarası karayolu ile 360
yolcu tasıma hizmetleri piyasasında faaliyette bulunan teşebbüslerin yatay
anlaşma yapabilmelerine zemin hazırlayan bir durum olarak ortaya çıkmaktadır.
Bu eylem sayesinde firmaların birbirleriyle fiyat rekabeti yapmaları iki şekilde
engellenmektedir. Birincisi daha önce firmalar özgür iradeleri ile kendi fiyatlarını
07-01/1-1
9
kendileri belirlemiş ve bağlı oldukları Ulaştırma Bakanlığı Bölge Müdürlüğü’ne
bildirmiş olsalar bile, onların bu fiyattan Yönetmeliğin izin verdiği %25 indirim
yapma imkanları ortadan kaldırılmaktadır. İkinci olarak da İZOTAŞ tarafından,
firmalar listelerini düzenlerken bir araya gelmeye zorlanmaktadır.
İZOTAŞ hakkında soruşturma açılması kararına dayanak oluşturan bazı 370
tespitlerin yanlış değerlendirildiği şeklindeki savunmalarda; Terminal Kiracılık
Sözleşmesi’nin 8.16. maddesinin, taraflar arasında “kapı çıkış ücretlerinin”
belirlenmesi ile ilgili olduğu iddia edilmektedir. Bu iddianın gerçek durumu
yansıttığını kabul etmek mümkün değildir. Şöyle ki, ilgili madde, “Kiracı, EBOD
ve İZOTAŞ’ın otobüs işletmeciliği ve taşımalara ilişkin olarak belirleyeceği
esaslara ve ücret tarifelerine kesinlikle uymayı kabul, beyan ve taahhüt eder"
seklindedir.
Ayrıca, İZOTAŞ’ın 27.11.1998 tarihli bir bildirisinde özetle: “….Firmaların
terminalimizden gidecekleri mesafeye uygulayacakları fiyat tarifesi yönetmelik 380
ve Sözleşmeler gereği şirketimizle birlikte belirlenecektir bu fiyatlar üzerinden
yalnızca firmaların abone kartı ile abone olan müşterilerine %15 özel indirim
uygulayabileceklerine oybirliği ile karar verilmiştir” denilmektedir. Bu ifadelerden
“kiracılık Sözleşmelerinde” kastedilen “ücret tarifelerine ilişkin esasların”, bilet
fiyatlarının belirlenmesine ilişkin olduğu açıkça anlaşılmaktadır.
İZOTAŞ adına vekili sözlü ve yazılı savunmalarında, İZOTAŞ Yönetim Kurulu
Başkanının 3.12.1999 tarihinde terminalde faaliyet gösteren firma yetkililerine
gönderdiği bir bildirim ve İZOTAŞ yönetimince 6.12.1999 tarihinde toplantıda
alınan kararlara uyulmaması durumunda uygulanacak ceza ve yaptırımların 390
açıklandığı bir başka yazıdan oluşan tespitlerin soruşturma heyetince yanlış
değerlendirildiğini de iddia etmişlerdir.
İZOTAŞ’a gönderilen tebligatın 11 ve 12. sayfalarında yer verilen tespitler,
Soruşturma Raporu’nda etraflıca açıklanmıştır. Buna göre, 6.12.1999 tarihli
yazıda İZOTAŞ işletme binasında bir toplantının düzenleneceği belirtilmekte,
firma ve acente yetkilileri bu toplantıya katılmaya zorlanmaktadır. Daha önce
açıklandığı üzere “protokoller” 8.12.1999, 13.12.1999 ve 14.12.1999 tarihlerinde
imzalanmıştır. Adı geçen “protokollerin imzalanmasının, İZOTAŞ yönetim
binasında yapılan toplantıdan hemen sonraki tarihlerde gerçekleşmesinin 400
rastlantısal olamayacağı açıktır. Ayrıca toplantıya katılan teşebbüs
temsilcilerinin ve taşımacı firma yetkililerinin ifadelerinden 6.12.1999 tarihli ve
benzeri toplantılarda bilet fiyatlarını belirleme amaçlı anlaşmaların yapıldığı
açıkça anlaşılmaktadır.
İZOTAŞ vekili, 6.12.1999 tarihinde İZOTAŞ yönetimince terminalde faaliyet
gösteren firma ve acente yetkililerine gönderilen bir başka yazının da yanlış
değerlendirildiğini savunmaktadır. Ancak bu yazıdan İZOTAŞ yönetim binasında
yapılan toplantıda alınan kararların aynı gün duyurulmakta olduğu ve bu
kararlara uyulmaması durumunda uygulanacak ceza ve yaptırımların 410
07-01/1-1
10
açıklandığı anlaşılmaktadır. Alınan kararlara uymayanlara ilişkin olarak,
toplantının hemen ertesi günü itibarıyla yürürlüğe konduğu anlaşılan ceza
maddelerinde; ilk hatada 2 gün boyunca yazıhanenin elektrik ve suyunun
kesileceği, ikinci hatada firmanın otobüs ve servis araçlarının 3 gün süre ile
terminale sokulmayacağı, hatanın üçüncü kez tekrarlanması halinde
yazıhanenin 10 gün süre ile kapatılacağı, bunlara rağmen kararlara
uyulmamaya devam edilirse yazıhanenin akde aykırılık sebebiyle tahliye
edileceği hükme bağlanmıştır.
Hakim durumda olan teşebbüsün kendine yarar sağlamadığı karar ve eylemleri 420
gerçekleştiremeyeceği savunmasının, soruşturma raporu ve ek görüşte detaylı
şekilde aktarıldığı üzere, İZOTAŞ’ın eylemlerinin etkisinin rekabeti sınırlayıcı
nitelikte olması sonucu kabulü mümkün değildir. 4054 sayılı Kanun’un 6.
maddesine göre, hakim durumdaki teşebbüsün bu hakim durumunu kötüye
kullanması için bundan doğrudan kendisinin yarar sağlaması gerekmemektedir.
Bu itibarla, 6. madde bağlamında bir ihlalin varlığının ispatı ve ispatın vukuu
halinde teşebbüsün cezalandırılması bakımından, hakim durumun kötüye
kullanılma gerekçesinin tahlil ve tespiti zorunlu bir unsur değildir.
J- GEREKÇE VE HUKUKI DAYANAK 430
1. İZOTAŞ İzmir ili Şehirlerarası otobüs terminali işletmeciliği pazarında hakim
durumda bulunmaktadır.
2. İZOTAŞ’ın İzmir ili Şehirlerarası otobüs terminali işletmeciliği pazarındaki
hakim durumundan yararlanarak;
- Otobüs Terminali Kiracılık Sözleşmeleri’nin 8.16. maddesine; “Kiracı, EBOD
ve İZOTAŞ’ın otobüs işletmeciliği ve taşımalara ilişkin olarak belirleyeceği
esaslara ve ücret tarifelerine kesinlikle uymayı kabul, beyan ve taahhüt eder” 440
şeklindeki hükmü koymak,
- Kiracılık Sözleşmelerinin yukarıda yer verilen hükmünden yararlanarak,
karayolu ile şehirlerarası yolcu taşımacılığı pazarında faaliyet gösteren
teşebbüsleri, aralarındaki fiyat rekabetini ortadan kaldırır mahiyette anlaşmalar
yapmaya zorlamak,
- Terminal bünyesinde kurduğu denetim sistemiyle bu anlaşmalara uyulup
uyulmadığını denetlemek ve
450
- Seyahat firmalarına anlaşmalara uyulmaması durumunda cezai müeyyideler
uygulamak suretiyle,
07-01/1-1
11
4054 sayılı Kanun’un 6. maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendinde
örneklendirilen kötüye kullanma hallerinden “Belirli bir piyasadaki hakimiyetin 460
yaratmış olduğu finansal, teknolojik ve ticari avantajlardan yararlanarak başka
bir mal veya hizmet piyasasındaki rekabet koşullarını bozmayı amaçlayan
eylemleri” gerçekleştirmiştir.
3. Belirtilen kötüye kullanma davranışlarını gösteren İZOTAŞ’ın 4054 sayılı
Kanun’un 6. maddesinin birinci fıkrası hükmünü ihlal ettiği sonucuna ulaşılmakla
İZOTAŞ’ın 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca para
cezası ile cezalandırılması gerekmektedir.
4. İzmir Şehirlerarası Otobüs Terminali’ne ilişkin İZOTAŞ ile kiracıları arasında 470
akdedilen Kira Sözleşmelerinin 8.16. maddesinde yer alan ve kiracı tasıma
teşebbüslerinin belirlenmiş esaslara ve ücret tarifelerine kesinlikle uymayı
taahhüt etmelerini öngören hükmün ve bu hüküm doğrultusunda İZOTAŞ
tarafından yapılan zorlama ve yaptırım uygulamalarının, İZOTAŞ’ın hakim
durumunu kötüye kullanma eylemlerinin bir sonucu olması nedeniyle, 4054
sayılı Kanun’un 4. maddesi çerçevesinde Kira Sözleşmeleri için ayrıca bir işlem
yapılmasına gerek bulunmamaktadır.
K- SONUÇ
480
Öanaraştırma ve soruşturmaya ait tüm savunmaya, ek savunma tutanakları,
raporlar, Danıştay’ın iptal kararları, tüm dosya münderecatında yer alan bilgi ve
belgelerin incelenmesi sonucunda;
1. İzmir Otobüs ve Terminal İşletmeleri A.Ş.’nin (İZOTAŞ) İzmir şehirlerarası
otobüs terminali işletmeciliği pazarında 4054 sayılı Rekabetin Korunması
Hakkında Kanun’un 3. maddesinde tanımlanan şekilde hakim durumda
olduğuna,
2. İZOTAŞ’ın ilgili pazardaki hakim durumunu;”şehirlerarasında karayolu ile
yolcu taşımacılığı pazarında” faaliyet gösteren teşebbüslerin aralarındaki fiyat 490
rekabetini ortadan kaldırır mahiyette anlaşmalar yapmaya zorlamak, bu
anlaşmalara uyulmasını denetlemek ve taşımacı teşebbüslere anlaşmalara
uyulmaması durumunda cezai müeyyideler uygulamak suretiyle 4054 sayılı
Kanun’un 6. maddesinin (d) bendinde örneklendirilen şekilde kötüye
kullandığına,
3. Yukarda belirtilen karar ve eylemleri gerçekleştiren İZOTAŞ’ın 4054 sayılı
Kanun’un 16. maddesinin ikinci fıkrası gereğince 1999 yılı net satışlarının
takdiren %2’si oranında olmak üzere 39.359,84 YTL tutarında idari para cezası
ile cezalandırılmasına
500
07-01/1-1
12
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy