Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2006-3-165 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 07-01/9-4
Karar Tarihi : 11.1.2007
A.TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Mustafa PARLAK
Üyeler : Prof. Dr. Zühtü AYTAÇ, Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI,
M.Sıraç ASLAN, Süreyya ÇAKIN, Mehmet Akif ERSİN
B.RAPORTÖRLER : Ali İhsan ÇAĞLAYAN, Ussal ŞAHBAZ
C. BAŞVURUDA
BULUNAN : Gizlilik talebi vardır.
D. HAKKINDA ÖNARAŞTIRMA YAPILAN:
Trakya Yağlı Tohumlar Tarım Satış Kooperatifleri Birliği
1. Murat Mah. Zübeyde Hanım Cad. No:2 22030 Edirne
E. DOSYA KONUSU: Trakya Yağlı Tohumlar Tarım Satış Kooperatifleri Birliği
(Trakyabirlik)’nin kendisinden gübre almayan ortaklarından ayçiçeği
almayacağını belirterek kimyevi gübre satışı pazarındaki rekabeti bozduğu
iddiası.
F. İDDİALARIN ÖZETİ: Şikayetçinin dilekçesinde özetle, Trakyabirlik’in kendisinden
gübre almayan ortaklarından ayçiçeği almayacağını belirterek, tüm ortaklarını
kendisinden gübre almaya zorladığı iddia edilmektedir.
G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 17.7.2006 tarih, 4824 sayı ile giren
başvuru üzerine hazırlanan 3.11.2006 tarih ve 2006-1-106/İİ-06-ECG sayılı İlk
İnceleme Raporu, Rekabet Kurulu’nun 10.11.2006 tarih ve 06-83 sayılı toplantısında
görüşülmüş ve 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun çerçevesinde bir
soruşturma açılmasına gerek olup olmadığının belirlenmesi amacıyla, Kanun’un 40/1.
maddesi uyarınca önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir. İlgili karar uyarınca
yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 5.1.2007 tarih ve 2006-3-165/ÖA-07-AİÇ
sayılı Önaraştırma Raporu 5.1.2007 tarih, REK.0.07.00.00-110/4 sayılı Başkanlık
önergesi ile 07-01 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.
H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda; Trakyabirlik hakkında ileri sürülen,
Birliğin kendisinden gübre almayan ortaklarından ayçiçeği almayacağını belirterek
kimyevi gübre satışı pazarındaki rekabeti bozduğu iddiasına ilişkin olarak yapılan
önaraştırma sonucunda, kötüye kullanma eyleminin oluşmadığı, dolayısıyla 4054
sayılı Kanun’un 6. maddesi kapsamında bir ihlalin gerçekleşmediği anlaşıldığından,
soruşturma açılmasına gerek olmadığı ve şikayetin reddinin gerektiği sonucuna
ulaşıldığı ifade edilmiştir.
07-01/9-4
2
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. Tarım Satış Kooperatifleri Ve Birlikleri Hakkında Genel Bilgiler
Türkiye’de ilk tarım satış kooperatifi 1913 yılında incir üreticileri tarafından
kurulmuştur. 1935 tarih ve 2834 sayılı yasa ile yasal zemin sağlanmıştır. Bu kuruluşlar
ile:
Üreticilerin bir çatı altında örgütlenmesi,
Üreticilerin ürünlerine devamlı alıcı bulunması,
İç ve dış pazardaki rekabet koşullarının iyileştirilmesi,
Fiyatlardaki spekülatif dalgalanmaların önüne geçilmesi ve piyasaların
düzenlenmesi,
Üreticilerin girdi maliyetinin düşürülmesi,
amaçlanmıştır.
Zaman içinde kooperatif ve birlikler özellikle 1960’dan sonra tarımsal destekleme
politikasının bir aracı olarak görülmüş, devletin bu kuruluşlarda ağırlığı giderek artmış
ve yarı kamusal kuruluşlar haline gelmişlerdir. Günümüzde çok farklı tarım
ürünlerinde örgütlenmiş olan 14 birlik ve bunlara bağlı yüzlerce kooperatif vardır.
Kooperatif ve birlikler:
Arz esnekliği bulunmayan tarımsal ürün piyasalarında, arz fazlası ürünü
stoklayarak, ürün piyasalarına müdahale edip, fiyatların düşmesini önlemişler,
Fiyatlarda aşırı düşüşlerin yaşandığı dönemlerde piyasaların üretici lehine
yönlendirilmesini sağlamışlar,
Küçük ölçekli üretici ortakların ve gerektiğinde diğer üreticilerin tek tek
pazarlama imkanı bulamadıkları ürünlerini almış, işlemiş ve uygun pazarlar
bularak satmışlar, satamadıklarının stok maliyetlerini üstlenmişler,
Tohum ve diğer tarımsal girdileri temin etmişlerdir.
Bununla beraber neredeyse sürekli zarar eden, etkin olmayan bir yapıyla yapısal
sorunlar devam etmiştir.
Devlet destekleme alımlarının kaldırıldığı 1994 sonrasında, bu kuruluşlar Destekleme
ve Fiyat İstikrar Fonu (DFİF) kaynaklarından sağlanan düşük faizli kredilerle
desteklenmişlerdir. Ancak yapısal sorunların çözüme kavuşturulamaması ve
hükümetlerin yönlendirmesiyle sosyal fonksiyonlarının hep ön planda tutulması,
beklenen olumlu sonuçları vermemiştir.
Bu nedenle, kooperatif ve birliklerin;
Özerk,
Yeterli kaynağa sahip, mali yönden güçlü ve bağımsız,
Kar-zarar esasına göre işleyen,
Piyasa koşullarında rekabet edebilir,
Ticari gerekler ile sosyal fonksiyonlarının dengelendiği bir yapıya
ulaştırılabilmeleri için,
sorunların çözüme kavuşturulması acil bir ihtiyaç haline gelmiştir.
Tarım sektörünün iyileştirilmesi için tarım reformu uygulamaya konulmuş ve bu
amaçla Dünya Bankası destekli Tarım Reformu Uygulama Projesi (TRUP)
07-01/9-4
3
geliştirilmiştir. TRUP kapsamında tarım satış kooperatif ve birliklerinin1 yeniden
yapılandırılmasına yönelik önemli bir adım atılmış ve mevcut sorunların çözülmesi için
16.6.2000 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak 4572 sayı ile yürürlüğe giren “Tarım
Satış Kooperatif ve Birlikleri Hakkında Kanun” ile yasal bir çerçeve oluşturulmuştur.
Kabul edilen yasa ile birliklerin yeniden yapılandırılması sürecinde birliklerin görüşleri
doğrultusunda yeni bir ortak ana sözleşme hazırlanmış ve bu ana sözleşme Bakanlar
Kurulu'nca kabul edilmiştir. Anılan Kanunla çok önemli yapısal değişiklikler ve
yenilikler getirilmiştir:
Birlikler bundan sonra, piyasa koşullarında işleyip pazarlayabilecekleri kadar
ürün alacaklardır. Çiftçiyi doğrudan desteklemek amacı ile piyasa fiyatından
fazla bedelle ürün alımı yapamayacaklardır. Dolayısıyla, sosyal amaçtan çok,
ticari amaç hedef alınacaktır. Kooperatif ve birliklerin esas olarak 1163 sayılı
Kooperatifler Kanunu hükümleri çerçevesinde faaliyet göstermeleri
öngörülmüştür.
Birlikler, devletin etki alanı dışına çıktıklarından kendi kendilerini yönetir bir
konumda olacaklar ve sosyal amaçları yanında basiretli bir tüccar gibi hareket
edeceklerdir.
Devlet geçmişte, sosyo-ekonomik hedefler doğrultusunda birliklere özel bir
destek sağlamıştır. Bu tür politikalar birliklerin performansı ve mali durumları
üzerinde olumsuz etki yarattığından, bu yapısal değişim ile özel destekleme
misyonu ortadan kaldırılmaktadır.
Çiftçilerin kooperatifleri aracılığı ile oluşturduğu birlikler, bundan böyle çiftçilerin
refahı ve ürünlerinin geliştirilmesi ve pazarlanması üzerine odaklanacaklardır.
Yasayla birlikte kooperatiflerin ortak sayısını doğrudan etkiyebilecek bir düzenleme
yapılmıştır. Bir üreticinin kooperatife ortak olabilmesi için diğer bazı şartların yanında
“kooperatifin çalıştığı ürünler üzerinde ticaret ve komisyon işi yapmaması, bu ürünler
üzerinde çalışan bir şirketin yönetici olmaması, faizle para veya mal olarak kredi
vermemesi” gerekmektedir. Bu şartla birlikte kooperatif ve birliklerin imkanlarından
gerçek üreticilerin yararlanması amaçlanmıştır.
Diğer yandan, kooperatifler ve birliklerin mevcut sorunlarına çözüm oluşturulması ve
bu kuruluşların yeniden yapılandırılarak, ekonomik etkinlik ve verimlilik ilkeleri
çerçevesinde faaliyetlerini sürdürebilir bir yapıya kavuşturulabilmesi amacıyla, geçici
süreyle çalışma, inceleme ve önerilerde bulunmak üzere yedi üyeden oluşan bir
Yeniden Yapılandırma Kurulu (YYK) oluşturulmuştur.
Sonuç olarak tarım satış kooperatif ve birlikleri 2000 yılına kadar devlet tarafından
kaynak transferi yaparak desteklenmiş, sonrasında ise verilen destekler kısılarak
DFİF’in döner fon olarak kullanılmasıyla kooperatif ve birliklerin kendi ayakları
üzerinde durabilmeleri hedeflenmiştir. Birliklerin bugüne kadar “satış kooperatifleri
birliği” olmalarına rağmen, daha çok “alım kooperatifleri birliği” gibi hareket etmeleri,
bazı birliklerin alım yaptıkları ürünleri işleyerek ”sanayici” gibi nihai ürün piyasasında
da faaliyet göstermeleri sonucu “nihai ürün pazarlarında” rekabeti olumsuz
etkileyebilecek uygulamalarda bulunmaları; birliklerin birbiriyle çelişen amaçlar
peşinde koşmalarına neden olmuştur. Yeniden yapılandırma sonrasında birliklerin
1 Yasaya göre en az 30 üretici bir araya gelerek tarım satış kooperatifi, aynı ürün konusunda faaliyet
gösteren en az 3 kooperatif de birlik kurabilir.
07-01/9-4
4
satacağı kadar ürün alan, hedefi karlılık olan, riski kooperatifleriyle paylaşan satış
kooperatif birlikleri olmaları amaçlanmaktadır.
I.2. Trakya Yağlı Tohumlar Tarım Satış Kooperatifleri Birliği (Trakyabirlik)
Faaliyetlerini öncelikli olarak 4572 sayılı Tarım Satış Kooperatif ve Birlikleri Hakkında
Kanun çerçevesinde yürüten Trakyabirlik, ortaklarının ayçiçeği ürünlerini satın alıp,
mamul ya da hammadde olarak yeniden satmak suretiyle değerlendirmektedir2.
Ayrıca Birlik ortaklarının ayçiçek üretiminde verimliliklerini arttırmak amacıyla kimyevi
gübre, tohum, tarımsal ilaç gibi girdilerin tedarikini sağlamaktadır.
Trakyabirlik’e üye 48 kooperatif bulunmaktadır. Dosya mevcudu bilgi ve belgeden,
Birlik’in toplam ortak sayısının 82 bin civarında olmakla beraber bunların 55 bininin
aktif olduğu anlaşılmaktadır. Birlik üyesi kooperatifler, ayçiçeği alımının
Karadenizbirlik tarafından yapıldığı Karadeniz bölgesi dışında 13 ile yayılmış
durumdadır. Ancak, Birlik’in faaliyetleri ağırlıklı olarak ülkemizde en yoğun ayçiçeği
ekilen bölge olan Trakya bölgesinde yoğunlaşmıştır.
Trakyabirlik, ortak kooperatiflerin temsilcileri arasından Birlik Genel Kurulu tarafından
üç yılda bir seçilen dört üye ile Birlik Genel Müdürü ya da vekilinden oluşan bir
yönetim kurulu tarafından idare edilmektedir.
I.3. İlgili Pazar
I.3.1 İlgili Ürün Pazarı
Söz konusu dosyada ayçiçeği alım faaliyetleri ile ilgili olarak ilgili ürün pazarı “ayçiçeği
alım pazarı”, gübre satışı faaliyeti açısından ilgili ürün pazarı “perakende gübre satış
pazarı” olarak tespit edilmiştir.
I.3.2 İlgili Coğrafi Pazar
Şikayetçinin faaliyetlerini yürüttüğü ilçe Edirne il merkezine 30 km uzaklıktadır. Her iki
faaliyet açısından da çiftçilerin yaşadıkları yerleşim merkezinin çok uzağındaki alıcı ya
da satıcılarla iş yapmaları, ulaşım ve stok maliyetleri açısından imkan dahilinde
görülmemektedir. Bu bakımdan ilgili coğrafi pazar her iki faaliyet için de “Edirne il
merkezi ve çevre ilçeleri” olarak belirlenmiştir.
I.3. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
Şikayetçi, gerek ilk inceleme raporuna esas teşkil eden şikayetinde, gerekse
önaraştırma çerçevesinde kendisiyle Raportörlerce yapılan görüşmede Trakyabirlik’in
kendisinden gübre almayan üyelerinin mahsulünü daha ucuza satın aldığını ve bu
yolla gübre pazarında rekabeti olumsuz yönde etkilediğini iddia etmiştir.
Trakyabirlik bölgedeki en önemli ayçiçeği alıcısı konumundadır. Ayçiçeği üretimi
yapan çiftçilerin tamamına yakını Trakyabirlik üyesidir. Çiftçiler üretmiş oldukları
ayçiçeğini ya Trakyabirlik’e ya da bağımsız tüccarlara satarak piyasaya arz
2 Genel olarak Tarım Satış Kooperatif ve Birlikleri 4572 sayılı yasada belirtilmeyen hususlarda 1163
sayılı Kooperatifler Kanunu ve duruma göre Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tabidir.
07-01/9-4
5
etmektedir. Bağımsız tüccarların fiyatları genelde Trakyabirlik’in fiyatından düşük
olmakla beraber, ödemeyi ürünü değerlendirince tamamlayan Trakyabirlik’in aksine,
tüccarlar ürün bedelini peşin ödemektedirler. Dolayısıyla, bu yöntem genelde nakit
ihtiyacı olan çiftçiler tarafından tercih edilmektedir. Nakde sıkışık olmayan çiftçiler ise
ürünlerini Trakyabirlik’e satmaktadır. Her sezon Türkiye’de üretilen ayçiçeğinin
yarısını veya yarıdan biraz daha fazlasını satın alan Trakyabirlik, bölgede kurmuş
olduğu kuvvetli depo ve lojistik sistemi, çiftçilerle olan uzun süreli ilişkileri, çiftçilerin
üretim seviyeleri hakkındaki bilgi birikimi gibi faktörler sayesinde bölgede bir başka
alıcının sahip olamayacağı avantajları elinde bulundurmaktadır.
Edirne bölgesinde, Meriç nehri boyunca çeltik ekilen araziler istisna tutulacak olursa,
çiftçilerin tamamına yakını ayçiçeği ve buğday ekmektedir. Bu iki ürün çiftçiler
tarafından her yıl arazilerinin belirli bölümlerine dönüşümlü olarak ekilmekte,
dolayısıyla yöredeki çiftçilerin tamamına yakını her yıl ayçiçek ekimi yapmaktadır.
Gerek Trakyabirlik, gerekse bölgede yapılan diğer görüşmelerden edinilen bilgiye
göre ayçiçek eken çiftçilerin tamamına yakını3 Trakyabirlik’in ortağıdır. Buradan yola
çıkarak, Edirne bölgesinde çiftçilerin çok büyük bir bölümünün Trakyabirlik’in ortağı
olduğu söylenebilir.
Trakyabirlik’in sermaye ihtiyacını karşılamak üzere, ortakların sattıkları ürün
üzerinden %5 ile %3 arasında değişen tutarlarda sermaye kesintisi yapılmaktadır. Bu
oranın %3’e kadar indirilmesi Trakyabirlik yönetim kurulunun yetkisi dahilindedir.
Ortaklardan ürün alımında yapılabilecek bir fiyat farklılaştırmasının aracını da esasen
bu sermaye kesintisi oluşturmaktadır.
Trakyabirlik, ortaklarının ürünlerinin alımı ve değerlendirilmesinin yanı sıra, kooperatif
anasözleşmesinin 8/b maddesi çerçevesinde “ortakların ve gerektiğinde ortak
olmayan üreticilerin tarımsal üretim faaliyeti ile ilgili girdi niteliğindeki her türlü
ihtiyaçlarını yurt içinden ve yurt dışından tedarik etmek, bu amaçla bayilik almak,
dağıtmak, kiralamak ve benzeri yöntemlerle karşılamak, gerektiğinde ortaklarını kredi
ile desteklemek” konusunda da faaliyet göstermektedir. Trakyabirlik’in ortaklarına
tedarik ettiği tarımsal girdiler arasında kimyevi gübre, tarımsal ilaç, tohum ve yem
sayılabilir.
Şekil 1. Gübre Piyasasındaki Oyuncular
3 Birlik anasözleşmesinin 13/b maddesine göre ayçiçek ticaret ve komisyonculuğu yapanlar, yani aynı zamanda
tüccar konumunda olan üreticiler üyeliğe kabul edilmemektedir.
ÇİFTÇİLER
Diğer gübre bayileri TRAKYABİRLİK Tarım Kredi Koop
DİĞER
ÜRETİCİLER TOROS BAGFAŞ
07-01/9-4
6
Şikayete konu olan gübre piyasasında üç yıl öncesine kadar sezon başında ihaleyle
gübre alıp, daha sonra ortaklarına gübre satışı yapan Trakyabirlik 2003/2004
sezonundan itibaren bayilik sistemine geçmiştir. Bayilik sisteminde, ülkemizdeki
başlıca gübre üretici ve tedarikçilerinin (Toros, Bagfaş, İgsaş, vb.) bayiliğini alan
Trakyabirlik, sene içinde avantajlı fiyat bulduğu üreticilerden alım yaparak4, aldığı
gübreyi üreticilerine satmaktadır. Trakyabirlik bu faaliyetiyle, bayi seviyesinde Tarım
Kredi Kooperatifleri, diğer birlikler ve şikayetçinin de aralarında bulunduğu diğer
gübre bayileriyle rekabet etmektedir (Şekil 1). Dosya mevcudu bilgi ve belgeden,
Trakyabirlik’in gübre satışlarının bayilik yönetimine geçildikten sonra hissedilir
biçimde arttığı anlaşılmıştır.
Bu noktada, gübrenin üretici birlikleri tarafından temin edilmesinin etkinlik açısından
çeşitli olumlu yanları bulunduğuna işaret edilmesi yerinde olacaktır. Gübre çiftçinin
ekim yaptığı sınırlı bir dönemde yüksek miktarlarda tedarik edilmesi gereken bir
üründür. Raportörlerce yapılan görüşmelerden5 edinilen bilgiye göre, birçok üretici
gübre alımının tamamını üç aylık bir dönemde gerçekleştirmektedir. Bu dar zaman
diliminde, gerek iç gerekse dış piyasada yaşanabilen çalkantılar, küçük bayilerin
istikrarlı biçimde tedarik sağlamalarını önleyebilmekte, bu nedenle perakende gübre
fiyatlarında yaşanan dalgalanmalar çiftçiyi olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Ayrıca,
tek tek bayilerin gübre üreticisi teşebbüsler karşısında alım güçlerinin düşük olması,
bunların üretici birliğine kıyasla daha yüksek fiyata alım yapmaları sonucunu
doğurmaktadır. Birliklerin ise ortaklarının üretim miktarları ve gübre ihtiyaçları
hakkında yıllar boyunca sahip oldukları bilgi birikimi sayesinde planlı ve tek elden
alım yapmaları mümkün olmaktadır. Son olarak, işletme sermayeleri yetersiz olduğu
için peşin satış yapmak durumunda olan bayilerin aksine, birliklerin gübreyi ürün
parasını alıncaya kadar kredilendirerek satmaları, hem nakit sıkıntısını gideren çiftçi,
hem de çiftçiyi kendisine borçlandırmak suretiyle alım yapacağı miktarı öngörebilen
ve böylece daha etkin planlama yapan birlikler açısından etkinlik sağlayan bir
durumdur. Gübrenin küçük ölçekli bayiler tarafından tedariki eş ölçüde etkin bir
sistem olmadığı gibi, çoğu zaman gübre bayiinin salt bu faaliyet ile hayatta kalmasına
yetecek bir kazanç yaratamamaktadır. Nitekim dosya mevcudu bilgi ve belgeden
şikayetçi gübre bayiinin de aynı zamanda başka alanlarda faaliyet göstererek ayakta
kaldığını ifade ettiği anlaşılmıştır.
1.6.2000 tarihli, 4572 sayılı Kanun çerçevesinde yürütülen üretici birliklerinin yeniden
yapılandırılması sürecinde, birliklerin ortaklarıyla daha yakın ilişkiler kurarak, girdi
tedarikinden son alıma kadar üretim sürecinin planlanmasında aktif rol alarak daha
etkin çalışmaları ve bu suretle kamudan ayrıca destek almaksızın kendi ayakları
üzerinde durabilmeleri hedeflenmektedir. Dosya mevcudu bilgi ve belgeden,
Trakyabirlik yöneticilerinin, şikayete konu olan uygulamanın, söz konusu süreç
kapsamında kurulan Yeniden Yapılandırma Kurulu’nun “Trakyabirlik Yeniden
Yapılandırma ve Tasarım Raporu”nda yer alan “ortakların kendi kooperatiflerini daha
fazla sahiplenmelerini ve kooperatif faaliyetlerine daha fazla katılmalarını sağlamak”
yönündeki tavsiyeleri doğrultusunda, Birlik ile sezon sonunda avantajlı fiyattan ürün
satmak dışında hiçbir ilişki kurmayan ortakları sistemin içine çekmek amacıyla
oluşturulmuş bir teşvik mekanizması olduğunu ifade ettikleri anlaşılmıştır. Bu
doğrultuda, Trakyabirlik Yönetim Kurulu’nun 31.7.2006 tarih ve 36/12 sayılı
4 Gübre endüstrisinde bir bayi birçok gübre üreticisinin/tedarikçisinin bayiliğini aynı anda yapabilmektedir.
5 Önaraştırma kapsamında gübre üreticisi ve tedarikçisi teşebbüslerden Toros, Bagfaş ve İgsaş ile görüşülmüştür.
07-01/9-4
7
oturumunda, 2005/2006 sezonunda normal koşullarda tüm ortaklar için %3 olarak
uygulanması kararlaştırılan sermaye kesintisinin, gübre, ilaç, tohum girdilerinden bir
tanesini dahi Trakyabirlik’ten satın almayan ortaklar için %4 oranında uygulanması
kararlaştırılmıştır. Ayrıca yine bu girdileri Birlik’ten temin etmeyen ortaklardan %1
Yatırımları Yenileme Fonu kesintisi yapılması da karara bağlanmıştır. Nitekim yerinde
inceleme sırasında Trakyabirlik’ten alınan 23.8.2006 tarihinde Birlik merkezinden tüm
kooperatiflere gönderilen yazıda aşağıda yer alan ifadelerin bulunduğu anlaşılmıştır.
[] (………………..TİCARİ SIR………………..)
Dosya mevcudu bilgi ve belgeden, benzer ifadelere Birlik merkezinden kooperatiflere
27.11.2006 tarihinde gönderilen bir başka yazıda da yer verildiği anlaşılmıştır.
Bu uygulama sonucunda Trakyabirlik’in 81.515 üyesinden ’si (yaklaşık %[10-20]’si)
birlikten hiçbir girdi almadığı için %4 oranında kesintiyle karşılaşmıştır. Birlikten gübre
almayan ortakların toplam ortak sayısı ise ’dır (toplam ortak sayısının yaklaşık
%[50-60]’i). Trakyabirlik'in gerek 2003/2004, gerekse 2004/2005 sezonlarında gübre
satışlarının toplam satışlarına oranı %[10-20] seviyesinde kalmıştır (Tablo 1). Bu
veriler gübre satışının Trakyabirlik’in ortaklarına destek sağlamanın ötesinde başlıca
faaliyet alanını oluşturmadığını ve ortakların Trakyabirlik’ten gübre almaya
zorlanmadığını ortaya koymaktadır.
Tablo 1. Trakyabirlik’in Gübre Satışları ve Toplam Satışları
Sezon Net gübre satışı
(YTL)
Toplam net satış
(YTL)
Gübre satışı / Toplam
satış
2003/2004 []
[]
[]
2004/2005 []
[]
[]
Trakyabirlik’in şikayete konu olan uygulaması ile ortaklarına sunduğu teşvik, sadece
ortakları gübre (ya da bir başka girdi) alarak Trakyabirlik ile ilişkiye geçirme amacı
gütmekte olup, ortakların tüm gübre ihtiyaçlarını Trakyabirlik’ten karşılamaya zorlama
sonucunu doğurmamaktadır. Ayrıca, şikayette belirtilenin aksine Trakyabirlik’in
ortaklarını kendisinden gübre almaması halinde ürününün alımını reddetmesi gibi bir
uygulamasının olmadığı görülmektedir. Uygulama ile bazı ortaklardan fazladan
yapılan sermaye kesintisi kooperatif sermayesine eklendiği için ortaklıktan çıkma,
çıkarılma ya da kooperatifin tasfiyesi hallerinde ilgili ortağa geri ödenecektir
(Kooperatif Anasözleşmesinin 17. mad.). Daha önce açıklanan gübrenin Trakyabirlik
tarafından temini ile sağlanan etkinlik avantajları da dikkate alındığında,
Trakyabirlik’in önaraştırmaya konu olan uygulamasının gübre piyasasında rekabeti
bozduğunu iddia etmek mümkün değildir. Bu nedenle, söz konusu ilgili pazarda bir
kötüye kullanma eylemi oluşmadığı kanaatine ulaşılmıştır.
J. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre; şikayet konusu iddialar ile
ilgili olarak 4054 sayılı Kanun çerçevesinde soruşturma açılmasına gerek olmadığına,
şikayetin reddine OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy