Rekabet Kurumu Başkanlığından,
(Danıştay’ın İptal Kararı Üzerine Verilen)
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2003-1-7 (Soruşturma)
Karar Sayısı : 07–13/101-30
Karar Tarihi : 8.2.2007
10
A- TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER:
Başkan : Mustafa PARLAK
Üyeler : Tuncay SONGÖR, Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI,
M. Sıraç ASLAN, Süreyya ÇAKIN, Mehmet Akif ERSİN.
B- RAPORTÖRLER: M. Ömür PAŞAOĞLU, Harun ULU
C- ŞİKAYET EDEN: - Enerjisa Enerji Üretim A.Ş. (Enerjisa)
Kentsa 41220 Alikahya/Kocaeli
- Toros Enerji Üretimi Otoprodüktör Grubu A.Ş. (Toros) 20
Toros Binası, Akatlar 80630 İstanbul
D- HAKKINDA SORUŞTURMA YAPILAN:
- Çukurova Elektrik A.Ş. (ÇEAŞ)
Fuzuli Cad. No:75 Güler Sitesi A Blok K:1 D:2 Adana
E. DOSYA KONUSU: Rekabet Kurulu’nun 10.11.2003 tarih, 03-72/874-373 sayılı
kararının iptaline ilişkin Danıştay 13. Dairesi’nin 26.12.2006 tarih, 2005/5050 E.
2006/4942 K. Sayılı Kararı üzerine, Çukurova Elektrik A.Ş.’nin, Enerjisa Enerji 30
Üretim A.Ş.’nin otoprodüktör santralinde üreteceği elektriğin nakli için gerekli
sözleşmeyi ve ulusal iletim ve dağıtım hattına ulaşım için gerekli bağlantıyı
yapmadığına; Toros Enerji Üretimi Otoprodüktör Grubu A.Ş.’ye ait otoprodüktör
tesislerinde üretilen elektriği taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı bir biçimde
satın almadığına ve Toros’un ortaklarına enerji nakli yapmasını engellediğine
ilişkin iddiaların yeniden değerlendirilmesi.
F- İDDİALARIN ÖZETİ:
ÇEAŞ’ın, Enerjisa’nın otoprodüktör santralinde üreteceği elektriğin nakli için gerekli
sözleşmeyi ve ulusal iletim ve dağıtım hattına ulaşım için gerekli bağlantıyı yapmadığı;
yine aynı teşebbüsün Toros’a ait otoprodüktör tesislerinde üretilen elektriği taraflar 40
arasındaki sözleşmeye aykırı bir biçimde satın almadığı ve Toros’un ortaklarına naklini
engellediği; bu eylemleriyle ÇEAŞ’ın bölgedeki hakim durumunu kötüye kullandığı iddia
edilmektedir.
G- DOSYA EVRELERİ:
Enerjisa’nın Kurum kayıtlarına 9.4.2002 tarih ve 1653 sayıyla giren şikayetine yönelik
olarak hazırlanan 12.4.2002 tarih ve 2002-1-42/BN-02-YA sayılı Bilgi Notu, 30.4.2002
07-13/101-30
2
tarih ve 01-26 sayılı Kurul toplantısında görüşülmüş, dosya konusu şikayetteki iddiaların
açıklığa kavuşturulabilmesi amacıyla 4054 sayılı Kanun’un 40/1. maddesi uyarınca
ÇEAŞ hakkında önaraştırma yapılmasına ve Enerjisa’nın tedbir talebinin önaraştırma
sürecinde değerlendirilmesine karar verilmiştir. 50
Başkanlıkça görevlendirilen Kurum Uzmanlarının 16.5.2002 tarihinde ÇEAŞ’ta yerinde
inceleme yapması ÇEAŞ yetkilileri tarafından engellenmiştir. Bu durum, teşebbüsün
konuya ilişkin görüşlerine de yer veren bir tutanakla tespit edilmiştir. Söz konusu
tutanak, 16.5.2002 tarih ve 02-201 sayılı Kurul toplantısında görüşülmüş ve yerinde
inceleme yapılmasına ilişkin yazılı bir davet gönderilinceye kadar, Kararın tebliğinden
başlamak üzere ÇEAŞ’a her gün için 581.610.000 TL. süreli idari para cezası
uygulanmasına karar verilmiştir.
ÇEAŞ’ın Kurum kayıtlarına 21.5.2002 tarih ve 2300 sayı ile giren dilekçesinde, yazılı bir
davet yer almadığından ve Kurul’un süreli idari para cezası kararına dayanak teşkil eden
16.5.2002 tarihli tutanakta yer verilen görüşlerden farklı bir husus bulunmadığından, söz 60
konusu dilekçe bir davet olarak değerlendirilmemiştir.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na (Bakanlık) gönderilen 23.5.2002 tarih ve 1162
sayılı yazı ile; soruşturma sürecinde değerlendirilmek üzere bazı bilgi ve belgeler
istenilmiştir. Bakanlık 4.6.2002 tarih ve 8766 sayılı yazı ile ilgili belgeleri göndermiştir.
Önaraştırma sonucunda hazırlanan 6.6.2002 tarih ve 2002-1-42/ÖA-02-MÖP sayılı
Önaraştırma Raporu, 4.7.2002 tarih ve 02-42 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek,
ÇEAŞ hakkında soruşturma açılmasına ve Enerjisa’nın ihtiyati tedbire ilişkin talebinin
soruşturma aşamasında değerlendirilmesine karar verilmiştir.
ÇEAŞ’a gönderilen 15.7.2002 tarih ve 1559 sayılı yazı ile, hakkında soruşturma açıldığı
bildirilmiş ve konuyla ilgili ilk yazılı savunmasını 30 gün içerisinde Kurum’a göndermesi 70
istenilmiştir. Ayrıca, 15.7.2002 tarih ve 1557 sayılı yazı ile Enerjisa’ya soruşturmanın
açıldığına ve geçici tedbir talebinin soruşturma aşamasında değerlendirileceğine dair
bilgi verilmiştir.
Toros’un Kurum kayıtlarına 24.6.2002 tarih ve 2748 sayı ile intikal eden şikayetine
yönelik olarak hazırlanan 2.7.2002 tarih ve 2002-1-75/BN-02-MÖP sayılı Bilgi Notu,
4.7.2003 tarih ve 02-42 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek ÇEAŞ hakkında
önaraştırma açılmasına karar verilmiştir. Önaraştırma sonucunda hazırlanan 18.7.2002
tarih ve 2002-1-75/ÖA-02-MÖP sayılı Önaraştırma Raporu, 25.7.2002 tarih ve 02-45
sayılı toplantısında görüşülerek, ÇEAŞ hakkında soruşturma açılmasına ve bu
soruşturmanın ÇEAŞ hakkında yürütülen mevcut soruşturma ile birleştirilerek 80
yürütülmesine karar verilmiştir.
ÇEAŞ’ın temsilcisi tarafından gönderilen ve Kurum kayıtlarına 23.7.2002 tarih ve 3254
sayı ile giren dilekçede; Enerjisa’nın başvurusu sonucu açılan soruşturma ile ilgili
savunma süresinin 30 günden 60 güne uzatılması ve ilgili dosyadaki tüm belgelerin
kendilerine verilmesi talep edilmiştir. ÇEAŞ’ın ilk savunma süresinin uzatılması talebi
1.8.2002 tarih ve 02-46 sayılı Kurul toplantısında reddedilmiştir. Bu durum, 5.8.2002
tarih ve 1715 sayılı yazı ile bildirilmiş ve ilgili dosyadaki diğer belgelerin birer kopyası
6.8.2002 tarihinde ÇEAŞ temsilcisine teslim edilmiştir.
07-13/101-30
3
Kurum kayıtlarına 29.7.2002 tarih ve 3362 sayı ile intikal eden dilekçede, Toros, grup
ortaklarına enerji naklinin ÇEAŞ tarafından engellemesinin önlenmesi ile ilgili ihtiyati 90
tedbir talebinde bulunmuştur.
ÇEAŞ’a gönderilen 6.8.2003 tarih ve 1733 sayılı yazı ile, Toros’un başvurusu üzerine
yürütülmekte olan soruşturma kapsamının genişletildiği bildirilmiş ve konuyla ilgili ilk
yazılı savunmasını 30 gün içerisinde göndermesi istenilmiştir.
ÇEAŞ’ın, Enerjisa’nın şikayeti üzerine açılan soruşturma ile ilgili ilk savunması
19.8.2002 tarih ve 3634 sayı ile Kurum kayıtlarına intikal etmiştir.
Enerjisa, Kurum kayıtlarına 12.8.2002 tarih ve 3538 sayı ile giren dilekçesinde ihtiyati
tedbir talebini yinelemiştir.
Toros’un şikayeti ile ilgili olarak hazırlanan Önaraştırma Raporu ve ekleri 26.8.2002
tarihinde ÇEAŞ temsilcisi tarafından incelenmiş ve talep ettiği belgelerin bir kopyası 100
kendisine teslim edilmiştir.
ÇEAŞ’ın, Toros’un şikayeti üzerine açılan soruşturmaya ilişkin yazılı savunması
9.9.2002 tarih ve 3947 sayı ile Kurum kayıtlarına intikal etmiştir.
ÇEAŞ tarafından gönderilen ve değerlendirilmeye alınması istenen, İdare Hukuku
öğretim üyelerinden Prof. Dr. Tekin Akıllıoğlu’nun dosya konusu ile ilgili hukuki
mütalaası Kurumumuz kayıtlarına 19.11.2002 tarih ve 4957 sayı ile intikal etmiştir.
Soruşturma Heyeti’nin talebi üzerine soruşturma süresinin, 4.1.2003 tarihinden itibaren 6
ay uzatılmasına 26.12.2002 tarih ve 02-81 sayılı Kurul toplantısında karar verilmiş ve
taraflar bilgilendirilmiştir.
Enerjisa’nın Kurum kayıtlarına 20.1.2003 tarih ve 246 sayı ile giren yazısında; ÇEAŞ’la 110
varılan anlaşma sonrası otoprodüktör santralinin geçici kabulünün yapıldığı ve
1.10.2002 tarihinde faaliyete geçtiği belirtilmiştir.
31.1.2003 tarihinde, ÇEAŞ’a bir kez daha gidilerek yerinde inceleme yapılmıştır. Ancak,
yerinde inceleme sırasında talep edilen bazı belgelerin temin edilememesi ve teşebbüs
yetkililerinin bu belgelerin hazırlanması için süre talep etmesi üzerine, Kurum
uzmanlarınca istenilen belgeler bir tutanağa bağlanarak teşebbüsün söz konusu
belgelerin 26.2.2003 tarihine kadar Kuruma gönderilmesi talep edilmiştir. Söz konusu
belgeler, Kurum kayıtlarına 3.3.2003 tarih ve 848 sayı ile intikal etmiştir.
Kurulun 6.3.2003 tarih ve 03-16 sayılı toplantısında, Soruşturma Heyeti Başkanlığı’na,
görev süresi dolan Dr.Kemal EROL’un yerine Rekabet Kurulu Üyesi Rıfkı ÜNALl’ın 120
getirilmesine karar verilmiştir.
3.4.2003 tarih ve ve 03-22 sayılı Kurul toplantısında, ÇEAŞ’ta yapılmak istenen yerinde
incelemenin engellenmesi ile ilgili olarak; 18.5.2003 tarihinden incelemenin
gerçekleştirildiği 31.1.2003 tarihine kadar geçen süre için ÇEAŞ’a toplam
160.349.850.000 TL . süreli idari para cezası tahakuk ettirilmesine karar verilmiştir.
Danıştay 10. Dairesi, Ankara 1. İdare Mahkemesi ve Ankara 5. İdare Mahkemesi’ne
28.1.2003 tarihinde gönderilen yazılarla konuya ilişkin devam etmekte olan davalar
hakkında bilgi talep edilmiştir. Danıştay 10. Dairesi’nin cevabi yazısı 26.2.2003 tarih ve
795 sayıyla, Ankara 1. No’lu İdare Mahkemesi’nin yazısı 31.1.2003 tarih ve 453 sayıyla,
Ankara 5. İdare Mahkemesi’nin yazısı ise 3.4.2003 tarih ve 1412 sayıyla Kurum 130
kayıtlarına intikal etmiştir.
07-13/101-30
4
Soruşturma Heyetince hazırlanan 30.6.2003 tarih, 2003-1-7/SR-03-MÖP sayılı
Soruşturma Raporu, 4054 sayılı Kanun’un 45. maddesinin birinci fıkrası ve “Rekabet
Kurumu Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik”in 62. maddesi uyarınca
ÇEAŞ’a ve Kurul Üyelerine 2.7.2003 tarihinde, Enerjisa ve Toros’a 3.7.2003 tarihinde
tebliğ edilmiştir.
ÇEAŞ temsilcisinin, 23.7.2003 tarihinde Kurumumuza intikal eden dilekçesinde yer alan
savunma süresinin uzatılması talebi, Kurulun 30.7.2003 tarihli toplantısında görüşülmüş
ve ÇEAŞ’ın savunma süresinin 30 gün uzatılmasına karar verilmiştir.
ÇEAŞ’ın Soruşturma Raporuna ilişkin savunması 1.9.2003 tarihinde, Enerjisa’nın 140
Soruşturma Raporu ile ilgili görüşleri ise 11.8.2003 tarihinde Kurum kayıtlarına intikal
etmiştir.
Kanun’un 45. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Soruşturma Heyeti’nce hazırlanan Ek
Görüş, ÇEAŞ’a 16.9.2003 tarihinde gönderilmiş; söz konusu Ek Görüş’e ÇEAŞ’ın cevabi
savunması ise 17.10.2003 tarihinde Kurum kayıtlarına intikal etmiştir.
ÇEAŞ’ın sözlü savunma talebinin olmaması ve sözlü savunma toplantısına gerek
görülmemesi nedeniyle Kurul 10.11.2003 tarihinde 03-72/874-373 sayılı nihai kararını
vermiştir. Bu Karar gereğince nihai kararın tefhimi Kurumumuz adresinde 17.11.2003
tarihinde yapılmıştır.
Anılan Kurul kararı, ÇEAŞ’ın iptal istemli açtığı davada, Danıştay 13. Dairesi’nin 150
26.12.2006 tarih, 2005/5050 E. 2006/4942 K. sayılı Kararı ile soruşturma heyeti başkanı
Kurul üyesinin nihai karar toplantısına katılıp oy kullanması gerekçesiyle iptal edilmiştir.
Kurul’un konu ile ilgili almış olduğu kararın gereği olarak dosya üzerinde yeniden yapılan
değerlendirmeler ışığında düzenlenen 2.2.2006 tarihli Bilgi Notu, 2.2.2006 tarih ve
REK.0.05.00.00-110/18 sayılı Başkanlık Önergesi ile 07-13 sayılı Kurul toplantısında
görüşülmüş ve 2003 yılında görev yapan Kurul’un yapısı da değişmiş olduğu dikkate
alınarak önaraştırma ve soruşturmaya ait tüm savunma, ek savunma, sözlü savunma
tutanakları, sözlü savunma toplantısının ses kayıtlarının yazılı açılımı, raporlar,
Danıştay’ın iptal kararları, tüm dosya münderecatında yer alan bütün bilgi ve belgelerin
incelenmesi sonucu karara bağlanmıştır. 160
13.7.2005 tarih, 25874 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 5388 sayılı “Rekabetin
Korunması Hakkında Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine Dair Kanun”un 5.
maddesinde yer alan “…Soruşturma yapılmasına karar verildiği takdirde Kurul ilgili daire
başkanının gözetiminde soruşturmayı yürütecek raportör veya raportörleri belirler.”
hükmü uyarınca alınan 13.7.2005 tarih, 05-46/667 sayılı Kurul kararırının “Soruşturma
Heyeti Başkanı olarak belirlenmiş bulunan Rekabet Kurulu Üyelerinin söz konusu
dosyalara ilişkin nihai kararın alındığı toplantılara katılmaması gerektiğine” ilişkin 3.
maddesi doğrultusunda, mevcut soruşturmanın Heyet Başkanlığını yürüten Kurul Üyesi
Rıfkı ÜNAL nihai karar toplantısına katılmamıştır.
H- RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: 170
İlgili rapor ve bilgi notunda;
- ÇEAŞ’ın zorunlu unsuru elinde bulundurduğu ve altyapı hizmeti pazarında hakim
durumda olduğu, ÇEAŞ’ın, şikayetçi teşebbüslerin altyapıya erişimlerini engellediği,
bunu yaparken de öne sürmüş olduğu gerekçelerin, engellemeyi haklı kılacak hukuki
ve teknik dayanaklardan yoksun olduğu,
07-13/101-30
5
- Enerjisa’nın şikayeti ile ilgili olarak ihlalin, Aralık 2001 ve Ağustos 2002 tarihleri
arasındaki dönemi kapsadığı, bu dönem boyunca, Enerjisa’nın sisteme bağlantı
talebinin çeşitli gerekçelerle ÇEAŞ tarafından reddedildiği,
- ÇEAŞ’ın, Toros’un sisteme erişimini engellemeye yönelik tedbirleri Mayıs 2002
tarihinden itibaren almaya başladığı, bu tarihten sonra, Toros tarafından verilen 180
enerjinin ortaklara naklinin sisteme ÇEAŞ tarafından konulan ters rölelerle
engellendiği, ters rölelerin Ağustos 2002 tarihi itibarıyla Mersin Asliye Ticaret
Mahkemesi’ nin ihtiyati tedbir kararıyla kaldırıldığı, dolayısıyla, ortaklara yapılan
enerji naklinin yeniden başlatıldığı; ancak, fazla enerjinin satışı konusunda ÇEAŞ’ın
baskısının bu tarihten sonra da devam ettiği,
- Nitekim Toros ile ÇEAŞ arasında 17.3.2003 tarihinde imzalanan Sözleşme’de,
Toros’un ortakları dışında hiç kimseye hiçbir şart altında enerji nakli
yapamayacağına ilişkin hükümlerin yer aldığı, bahsi geçen hükümlerin Toros’a
ÇEAŞ’ın baskısıyla kabul ettirildiği, dolayısıyla ihlalin kısmen devam ettiği,
- İhlale tümüyle son verilmesi için, 4054 sayılı Kanun’un 9. maddesinin birinci fıkrası 190
uyarınca, Toros’un fazla enerjisini üçüncü taraflara satışını engellemeye yönelik
Sözleşme hükümlerinin iptal edilmesini ve mevcut Sözleşme’de Toros’un üçüncü
taraflarla anlaşması ve mevzuatta gösterilen nakil bedellerini ÇEAŞ’a ödemesi
koşuluyla söz konusu enerjinin ÇEAŞ’ça nakledilmesine yönelik düzenlemelere yer
verilmesini sağlayacak bir tedbirin Rekabet Kurulu’nca alınmasının yerinde olacağı,
- ÇEAŞ’ın hakim durumunu kullanarak şikayetçi teşebbüslerin zorunlu unsura erişimini
engellemeye ve zorlaştırmaya yönelik eylemlerinin, Kanun’un “Ticari faaliyet alanına
başka bir teşebbüsün girmesine doğrudan veya dolaylı olarak engel olunması ya da
rakiplerin piyasadaki faaliyetlerinin zorlaştırılmasını amaçlayan eylemler” şeklindeki
6(a) maddesi anlamında bir kötüye kullanma halini teşkil ettiği, 200
- Söz konusu uygulamalar ile, ÇEAŞ’ın, kendisine bölgede tanınan imtiyazları
kullanarak, üretimde tekelleşmeye yönelik amacını açıkça gösterdiği, bu yönüyle alt
pazardaki hakim durumunu kullanarak, bölgede fiili ve potansiyel rekabeti
engellediği, bu çerçevede, ÇEAŞ’ın tutum ve davranışlarının aynı zamanda
Kanun’un 6(d) maddesinde yer alan “Belirli bir piyasadaki hakimiyetin yaratmış
olduğu finansal, teknolojik ve ticari avantajlardan yararlanarak başka bir mal veya
hizmet piyasasındaki rekabet koşullarını bozmayı amaçlayan eylemler” kapsamında
değerlendirilmesi gerektiği,
- Bu nedenlerle, ÇEAŞ’ın Kanun’un 16. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca idari para
cezası ile cezalandırılmasının gerektiği 210
ifade edilmektedir.
I. İNCELEME ve DEĞERLENDİRME
I.1. ŞİKAYETÇİLERİN İDDİALARI VE ÇEAŞ’IN SAVUNMALARI
I.1.1. Enerjisa’nın İddiaları
Enerjisa’nın şikayet dilekçelerinde özetle;
- Enerjisa’nın, 3096 sayılı “Türkiye Elektrik Kurumu Dışındaki Kuruluşların Elektrik
Üretimi, İletimi, Dağıtımı ve Ticareti ile Görevlendirilmesi Hakkında Kanun” (3096
sayılı Kanun) ve bu Kanun’a dayalı olarak çıkarılan yönetmelikler çerçevesinde,
07-13/101-30
6
Adana ili Tarsus yolu üzerinde toplam 120 MW (3x40) gücünde otoprodüktör üretim
tesisi kurmak üzere 24.5.2000 tarihinde Bakanlığa ön müracaatta bulunduğu, 220
- Enerjisa’nın, mevzuat gereği teslim etmesi gereken fizibilite raporunu 21.8.2000
tarihinde Bakanlığa gönderdiği; söz konusu raporun ilgili kuruluşlarca
değerlendirilmesinin ardından Bakanlık ile Enerjisa arasında “Otoprodüktör
Statüsünde Üretim Tesisi Kurulması, İşletilmesi ve Enerji Fazlasının Satışına İlişkin
Sözleşme”nin (İzin Sözleşmesi) 9.10.2000 tarihinde imzalandığı,
- 4.12.2001 tarihi itibarıyla, tesisin tamamen kabule hazır halde bekletildiği,
- Adana Asliye Ticaret Mahkemesi’ne verilen 29.1.2002 tarihli Bilirkişi Raporu ile
santralin gaz türbini ve jeneratörü kısmının tamamlandığı, gaz türbinlerinin
işletilmeye hazır olduğu, ancak, iletim bağlantısı yapılmadığı için boşta döndüğü;
santralin Bakanlık ile Enerjisa arasındaki 9.10.2000 tarihli sözleşme eki fizibilite 230
raporundaki hususlara ve Türkiye Elektrik Üretim İletim A.Ş. (TEAŞ) tarafından tespit
edilmiş ulusal işletme esaslarına uygun olarak inşa edildiği; 154 kV’luk şalt tesisine
ÇEAŞ tarafından gerilim uygulanmadığının tespit edildiği,
- Adana Üçüncü Sulh Hukuk Mahkemesi’ne verilen 13.3.2002 tarihli Bilirkişi Raporu ile
teknik olarak, tesisin işletilmesine ilişkin herhangi bir engel bulunmadığının tespit
edildiği,
- Mevcut mevzuat uyarınca, anılan tesisin devreye alınabilmesi için projelerinin onayı
ve onaylı projelere göre de Bakanlık başkanlığındaki bir kabul heyeti tarafından kabul
işlemlerinin tamamlanması, ancak, bunun için de öncelikle, Bakanlık ve Enerjisa
arasında imzalanan sözleşme ve ilgili mevzuat uyarınca, santralin sisteme bağlantı 240
detaylarını içeren bir “Enerji Alış ve Enerji Nakline İlişkin Sözleşme”nin (Alış ve Nakil
Sözleşmesi) şikayetçi olunan ÇEAŞ ile imzalanması gerektiği,
- Enerjisa’nın, 19.12.2000, 25.9.2001, 31.10.2001, 24.11.2000 tarihli yazılarla nakil
hattına bağlantı sağlaması ve gerekli sözleşmenin hazırlanarak imzalanması için
ÇEAŞ’a başvurduğu; bu taleplerini birçok kez Bakanlığa da bildirdiği,
- Bakanlığın, 26.10.2001 ve 14.11.2001 tarihli yazıları ile ÇEAŞ’ı, Enerjisa ile Elektrik
Satış Anlaşması (ESA) imzalayarak, bir nüshasını Bakanlığa göndermesi hususunda
talimatlandırdığı,
- ÇEAŞ’ın çeşitli gerekçelerle söz konusu taleplere olumsuz cevap verdiği,
- ÇEAŞ ile “Sisteme Bağlantı ve Enerji Nakil Şartlarını Belirleyen Sözleşme’nin” 250
17.8.2002 tarihinde imzalandığı, anılan Sözleşme’nin imzalanmasından sonra tesise
gerilim uygulanmasına yönelik 10.9.2002 tarihli bir “Uygulama Zabtı” nın
düzenlendiği, santralin geçici kabulünün 28.9.2002 tarihinde yapıldığı ve 1.10.2002
tarihinde de faaliyete geçtiği,
- Daha önce imzalanan Sözleşme ile ÇEAŞ’a teklif edilen “Sisteme Bağlantı ve Enerji
Nakil Şartlarını Belirleyen Sözleşme” taslağı arasında özü itibarıyla hiçbir fark
bulunmadığı,
- İmzalanan Sözleşme ile teklif olunan Sözleşme arasındaki farklılığın sadece teknik
detaylarda görülebileceği, ancak bu farklılıkların ÇEAŞ açısından bir avantaj ya da
dezavantaj oluşturmasının söz konusu olmadığı, bu tür teknik farklılıkların giderilmesi 260
için 10 ay beklenilmesinin gerekmediği,
07-13/101-30
7
- ÇEAŞ’ın 17.8.2002 tarihli Sözleşme’yi imzalamasının, daha önce teklif edilen
Sözleşme’ye oranla daha uygun koşulların oluşmasından ya da şartların
olgunlaşmasından kaynaklanmadığı, ÇEAŞ’ın, hukuka aykırı ve hakim durumunu
kötüye kullanması halini teşkil eden tutumunun, aynı zamanda Bakanlıkla imzalamış
olduğu İmtiyaz Sözleşmesi’nin iptal sebebi olduğunu farketmesinden kaynaklandığı,
- Bir an için ihlalin 17.8.2002 tarihli Sözleşme’nin imzalanması ile ortadan kalktığı
düşünülecek olsa dahi, santralin üretim ve kabule hazır olduğu 4.12.2001 tarihi ile
söz konusu sözleşme tarihi arasında ihlalin oluştuğu, kesintisiz devam ettiği ve bu
çerçevede telafisi güç zararların meydana geldiği, 270
- Şikayetin devamından bahisle ÇEAŞ’ın bu tutumunun cezalandırılması gerektiği
ifade edilmektedir.
I.1.2. ÇEAŞ’ın Enerjisa’nın İddialarına Yönelik Savunması
ÇEAŞ’ın, ilk savunmasında özetle;
- T.C. Hükümeti adına hareket eden Bayındırlık Vekaleti ile 23.12.1953 tarihinde
yapılan sözleşme ile elektrik üretim, iletim, dağıtım ve ticaretine ilişkin bölgesel
imtiyaz verilen ÇEAŞ’ın 3096 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesi doğrultusunda
Bakanlar Kurulu’nun 26.9.1988 tarihli Kararı ile “görevli şirkete” dönüştüğü,
- ÇEAŞ’a verilen imtiyaza karşılık külfetlerin yüklendiği, bu doğrultuda ÇEAŞ’ın görev
bölgesinde birçok elektrik üretim, iletim ve dağıtım tesisleri inşa ettiği ve bu 280
yatırımların tamamının devletten hiçbir yardım alınmaksızın yapıldığı, Adana 3.
Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 3.4.2000 tarihli tespitine göre bu yatırımların değerinin
3.221.304.309 ABD Doları olduğu,
- ÇEAŞ’ın özkaynakları ile yaptığı hidrolik santraller ve son olarak Berke Hidroelektrik
Santrali’nin (HES) devreye alınmasıyla Mayıs 2002 döneminde bölgenin ihtiyacının
üzerinde enerji üretildiği ve fazla enerjiyi Türkiye Elektrik Taahhüt ve Ticaret A.Ş.’ye
(TETAŞ) satarak dövizin enerji gideri olarak yurt dışına çıkmasının önlendiği,
- Görev sözleşmesine göre, ÇEAŞ’ın kendi öz kaynakları ile yaptığı tüm tesislerin
işletme hakkının sözleşme süresinin sonunda (2058 yılında) Bakanlığa ve Bakanlığın
gösterdiği kuruluşlara devredilecek olduğu, 290
- Görev sözleşmesinin iptali istemiyle açılan davada Danıştay 10. Daire’nin 4.10.2000
tarihli 1998/4917 E. ve 1998/4828 E. sayılı kararlarında; sözleşmede nimet/külfet
dengesinin kurulduğuna işaret edilerek davanın reddedildiği,
- Şikayetçi Enerjisa’nın hiçbir külfet yüklenmeden, hiçbir enerji alt yapı yatırımı
yapmaksızın, başka şirketlerin kendi öz kaynakları ile yaptığı iletim ve dağıtım
hatlarını kullanarak imtiyaz hukukuna tabi enerji ticareti yapmak istediği, bu
bakımdan ÇEAŞ’ın hukuki imtiyazının hakim durumun kötüye kullanılması olarak
nitelendirilemeyeceği,
- Adana Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2002/43 D. iş sayılı dosyası ile yaptırdığı tespitte,
Enerjisa’nın ortaklarının ÇEAŞ’ın büyük müşterilerinden olduğu Enerjisa’nın 300
santrallerinin devreye girmesiyle 2001 yılı itibarıyla ÇEAŞ’ın %9.38 oranında daha az
enerji satacağının belirtildiği, bu bakımdan nimet/külfet dengesinin ÇEAŞ aleyhine
bozulduğu hususlarına yer verildiği,
07-13/101-30
8
- ÇEAŞ’ın bir kamu hizmeti gördüğü, özel bir kişi tarafından görülüyor olsa bile
hizmetin kamusal niteliğini yitirmeyeceği, bir kamu hizmeti ve kamu imtiyazı söz
konusu olduğunda, sözleşmede öngörülmemiş olsa bile idarenin, imtiyaz sahibinin
tekel hakkını korumak yükümlülüğü altında olduğu,
- İdarenin imtiyaz sahibini, kamu hizmetinin niteliği gereği, rekabete karşı koruma
yükümlülüğü altında olduğu, çünkü, yatırım yapması ve bunun uzun bir süreye yayılı
olarak tahsilinin güvence altına alınması durumunda olduğu, ancak, Enerjisa’nın 310
otoprodüktör maskesi altında kamu imtiyazı konusu olan elektrik ticaretini istediği
şartlarda yapma arayışında olduğu,
- Enerjisa santrallerinin kurulurken, ilgili mevzuat doğrultusunda alınması gereken DPT
görüşünün alınmadığı, bu bakımdan Enerjisa’nın yasal bir piyasa aktörü olmadığı,
- 17.4.1996 tarih ve 22614 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmeliğin 3.
maddesinde değişiklik yapan 1. maddesinde otoprodüktör grubunun kendi faaliyet
alanlarının enerji ihtiyacını karşılamak üzere kurulacağının belirtildiği, Enerjisa’nın
santrallerinin kendi şirketlerinin ihtiyacının çok üzerinde, Seyhan Barajı ve HES
Barajı’nın 3 katı kapasiteye sahip olduğu, otoprodüktör değil, prodüktör olarak
planlanıp kurulduğu, bunun altında ise hiçbir külfete girmeksizin kar amaçlı olarak 320
ticaret yapma imtiyazı elde etme isteğinin yattığı,
- ÇEAŞ’ın bir çok yatırım yapma ve birçok yere bedelsiz elektrik verme yükümlülüğü
mevcut iken, Enerjisa’nın hiçbir kamu hizmeti yatırımı yapmadan elektrik üreten ve
ürettiği elektriği ÇEAŞ’a ilettiren ve ÇEAŞ abonelerine ÇEAŞ aracılığı ile satan,
kamu hukukundan yararlanarak oluşan ama kamu yükümlülüklerine tabi olmayan bir
özel hukuk kişisi olduğu,
- Kendi ihtiyacının çok üstünde üretim yapan Enerjisa’ya verilen imkanın otoprodüktör
işlevi değil, örtülü ve tüm ülke üzerinde kullanabileceği bir imtiyaz hakkı devri olduğu,
bu imtiyaz hakkının ise Bakanlar Kurulu Kararı ve Danıştay incelemesi olmaksızın
verildiği, 330
- Kanuna karşı kurulan bu otoprodüktör tesisleri ile ilgili olarak Ankara 5. İdare
Mahkemesi’nde 2002/349 E. ve Ankara 1. İdare Mahkemesi’nde 2002/24 ve
2002/37 E. sayılı davalarının devam ettiği,
- Enerjisa’ya karşı, bölgedeki diğer otoprodüktör şirketlerden farklı muamele yapıldığı
iddiasının doğru olmadığı, Enerjisa’ya verilen iznin hukuka uygunluğunun tartışmalı
olduğu, diğer otoprodüktörlerin toplam üretim kapasitesinin Enerjisa’ya verilen
elektrik üretim ve iletim şeklinde özetlenebilecek örtülü imtiyaz kapasitesinin yarısına
bile ulaşamadığı,
- Bakanlığın Rekabet Kurumu’na gönderdiği 4.6.2002 tarih ve 2624 sayılı yazıda,
ÇEAŞ aleyhine, şikayetçi lehine açık bir tutum sergilenmiş olduğu, şöyle ki; ÇEAŞ ile 340
Enerjisa arasında imzalanması istenen sözleşmenin ileri sürülen bir takım iddialar
nedeniyle bugüne kadar imzalanmadığı belirtilmekle birlikte, bu iddiaların ne olduğu
hususuna yer verilmemiş olduğu,
- ÇEAŞ’ın sözleşme yapmaya hazır olduğu, ancak bu sözleşmelerin koşullarının
Enerjisa tarafından tek taraflı olarak değil, tarafların teknik, mali ve hukuki konuların
karşılıklı görüşülerek belirlenmesi gerektiği,
07-13/101-30
9
- Bakanlığın talebi üzerine, Enerjisa’ya sözleşme yapmaya hazır olduklarının
bildirildiği, ancak Enerjisa’nın ÇEAŞ’ı teknik ve mali konularda tek taraflı olarak
hazırladığı bir sözleşme metnini kabule zorladığı, buna karşılık, ÇEAŞ’ın tarafların
asgari hak ve yükümlülükleri ile hizmet gereklerini dikkate alarak mevzuat 350
hükümlerine uygun olarak hazırladığı sözleşmeyi ihtirazi kayıtla imzalayıp Enerjisa’ya
ve idareye gönderdiği (ÇEAŞ’ın bu tutumu sayesinde sözleşmenin imzalandığı),
- Enerjisa’nın gönderilen sözleşmeyi imzalaması nedeniyle, şikayet konusunun
ortadan kalktığı, diğer yandan sözleşmenin imzalanamamış olmasında kusurun
Enerjisa’da olduğunun ortaya çıktığı
ifade edilmektedir.
I.1.3. Toros’un İddiaları
Toros’un şikayet başvurularında özetle;
- Bakanlar Kurulu’nun 26.9.1998 tarih ve 88/13314 sayılı Kararı uyarınca ve
Bakanlıkla akdettiği 9.3.1998 tarihli İmtiyaz Sözleşmesi gereği, Çukurova bölgesinde 360
elektrik üretimi, iletimi, dağıtımı ve ticareti konularında imtiyaza sahip özel hukuk
sermaye şirketi olan ÇEAŞ’ın anılan bölgede iletim konusunda fiili ve akdi bir tekele
sahip olduğu,
- ÇEAŞ’ın Bakanlıkla imzaladığı İmtiyaz Sözleşmesi’nin yükümlülüklere ilişkin 6.
maddesinin (b) bendinde “hizmet bölgesindeki talepleri hiç bir aksaklığa meydan
vermeden yerine getirmekle yükümlüdür.”, aynı maddenin (h) bendinde ise
“müşterilerle arasındaki ilişkileri düzenleyen ve Bakanlık tarafından yürürlüğe
konulmuş ve konulacak yönetmeliklere aynen uyacaktır.” hükümlerinin bulunduğu,
- Ortaklarının enerji ihtiyacını karşılamak üzere, ilgili yönetmelik uyarınca Bakanlıktan
aldığı izin ve bu doğrultuda Bakanlık ile imzaladığı Sözleşme çerçevesinde elektrik 370
üretmek üzere otoprodüktör grubu statüsünde kurulmuş bir şirket olan Toros’un,
Ceyhan tesisleri ile Mersin Akgübre tesislerinde ürettiği elektrik enerjisi nedeniyle
ÇEAŞ’ın doğrudan rakibi durumunda olduğu,
- Enerji üretim tesisi olmayan grup şirketlerinin ÇEAŞ dışındaki tek alternatifinin söz
konusu otoprodüktör grubunun olduğu,
- İmtiyaz Sözleşmesi ve Enerji Nakil ve Satışına İlişkin Sözleşmeler gereği Toros’un
ihtiyaç fazlası enerjiyi ÇEAŞ’a satmak durumunda olduğu; bu durumun ÇEAŞ’ın
hukuki ve fiili tekel olmasından ve Toros’un ürettiği enerjinin ÇEAŞ olmaksızın
başkalarına satışının mümkün olmamasından kaynaklandığı,
- İlgili pazarın Çukurova bölgesindeki elektrik üretimi, satışı ve nakli hizmetleri pazarı 380
olduğu,
- ÇEAŞ’ın bölgedeki tekeli nedeniyle, Toros’un, ürettiği enerjinin grup ortaklarına nakli
için ÇEAŞ’tan ücreti mukabili hizmet almak ve ihtiyaç fazlası enerjiyi de yine ÇEAŞ’a
satmak durumunda bulunduğu,
- Toros ile ÇEAŞ arasında, Toros’un’ Adana ve Mersin tesislerinde üretilen elektriğin
grup ortaklarına nakli ve ihtiyaç fazlası elektriğin satın alınması hususunda 26.7.1999
tarihinde Enerji Alış-Satışına ve Enerji Nakline İlişkin Enerji Sözleşmesi (ESA)
akdedildiği; Toros’un otoprodüktör tesislerine ilave yapılması nedeniyle ESA’nın
18.4.2001 tarihinde revize edildiği,
07-13/101-30
10
- Taraflar arasında imzalanan ESA’da; 390
a) ÇEAŞ’ın, Toros’un ürettiği elektriği grup ortaklarına nakletmekle yükümlü
olduğu, bunun karşılığında Toros’un sözleşmede belirtilen oranda bir nakil bedeli
ödeyeceği (m.17.4),
b) Toros’un ürettiği ihtiyaç fazlası elektriği ÇEAŞ’a satacağı, tesislerinin ihtiyacı
olduğu takdirde de ÇEAŞ’tan elektrik satın alacağı (m.21),
c) Toros ile ÇEAŞ’ın, karşılıklı olarak alıp verdikleri enerji miktarları için kW/saat
bazında mahsuplaşma yapacakları (13.9.1999 tarihli ek sözleşme m.14.1),
d) Enerji nakli yapılacak grup şirketlerinin mevcut abone sözleşmelerini iptal
ederek, ÇEAŞ’la tek terimli tarife üzerinden yeni abonelik sözleşmesi akdedecekleri
(m.17.3); Toros’a ait Mersin ve Ceyhan tesislerinin ise çift terimli tarifeye tabi 400
olacağı (m.8.2.b.1) hususlarının yer aldığı,
- Nisan 2002 ayında, Berke HES’in inşaatının bitmesini takiben ÇEAŞ’ın İmtiyaz
Sözleşmesi’ne ve ESA’ya aykırı uygulamalara başladığı; Toros’un üretimini
durdurmaya ve kendi enerjisini almaya zorladığı,
- ÇEAŞ’ın ilk defa 8.4.2002 tarih ve 7096 sayı ile 15.5.2002 tarih ve 9406/9407 sayılı
ihtarnamelerle Toros’un sisteme enerji vermesini önlemek üzere teknik çalışmalar
başlattığını bildirdiği,
- ÇEAŞ yetkililerinin 17.5.2002 tarihinde Toros’a şifahen tesislerinden enerji akışını
önlemek üzere ters röleler takmakta olduklarını ve enerji verilmesi halinde söz
konusu tesislerin ulusal şebeke dışında kalacaklarını belirttikleri, 410
- ÇEAŞ’a ve Bakanlığa gönderilen 17.5.2002 tarihli yazıya cevaben, Bakanlığın
ÇEAŞ’a gönderdiği 31.5.2002 tarih ve 2595 sayılı yazıda Toros’un enerji nakletme
hakkı olduğunu ve ÇEAŞ’ın enerji nakline engel olmaması gerektiğini bildirdiği,
- ÇEAŞ’ın 21.5.2002 tarih ve 5199/5200 sayılı yazıları ile Toros’un grup ortaklarına
nakil yapılmayacağını belirttiği ve ücreti mukabilinde naklettiği enerji için kendi
enerjisiymiş gibi fatura tanzim ederek ödenmesini istediği,
- Söz konusu faturalara 29.5.2002 tarih ve 2083 sayılı, 30.5.2002 tarih ve 27102 sayılı
ihtarnamelerle itiraz edildiği ve faturaların iade edildiği,
- ÇEAŞ’ın, Toros ile akdettiği ESA gereğince mahsuplaşma yapmak ve Mersin İLE
Ceyhan tesisleri için %15 oranında güç bedeli tahakkuk ve fatura etmek durumunda 420
olduğu, ancak, 21.5.2002 tarih ve 5191/5192 sayılı yazıları ile mahsuplaşmaya itiraz
ettiği ve keyfi olarak tek terimli tarifeden ve %15 yerine %100 güç bedeli üzerinden
fatura tanzim ederek Toros’u haksız bir ödemeye zorladığı,
- ÇEAŞ’ın söz konusu yazılarına 29.5.2002 tarih ve 26870, 26868, 26869 sayılı
yazılarına noter vasıtasıyla itiraz edildiği ve faturaların iade edildiği,
- ÇEAŞ’ın 7.6.2002 tarih ve 5920, 5921, 5922 ve 5923 sayılı yazıları ile haksız olduğu
iddia edilen fatura bedellerinin 17.6.2002 tarihine kadar ödenmesini istediği, aksi
takdirde bir ihtara hacet kalmadan Toros’un elektriğinin kesileceğini ihbar ettiği;
- Ceyhan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2002/191 D. iş sayılı dosyasından 21.6.2002
tarihinde yapılan keşifte; Toros’a ait Ceyhan tesislerinden sisteme enerji verildiğinde 430
bir süre sonra bağlantının kesildiği, ÇEAŞ’ın tesislerinde yapılan incelemede ters güç
07-13/101-30
11
rolelerinin takılı olduğu, ÇEAŞ çalışanının beyanına göre 18.4.2002 tarihinde ters
güç rölesi takılarak ve 20.5.2002 tarihinde devreye alındığı hususlarının tespit
edildiği,
- Mersin 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2002/191 D. iş sayılı dosyası ile 21.6.2002
tarihinde yapılan bilirkişi incelemesinde Toros’un Mersin Akgübre tesislerinde ürettiği
enerjinin nakli için ÇEAŞ’ın kontrolündeki trafo merkezindeki fiderlere ters güç roleleri
bağlandığı hususunun tespit edildiği,
- İtirazlara rağmen, ÇEAŞ’ın haksız fatura bedellerini talep etmeye devam ettiği,
- Bakanlığın son kez 25.6.2002 tarihli yazısı ile, ÇEAŞ’ı yönetmelik ve ESA’ya aykırı 440
uygulamalara son vermesi hususunda uyardığı,
- Buna karşılık, ÇEAŞ’ın, Ceyhan tesislerinin elektriğini 9.7.2002 tarihi itibari ile
keserek enerji akışını bu tarihten itibaren durdurduğu; bu durumun Ceyhan 1. Asliye
Hukuk Mahkemesi tarafından 2002/210 D. iş sayılı dosya ile tespit edildiği,
- ÇEAŞ’ın, çeşitli bankalardan verilen teminat mektuplarını Toros’un itirazlarına
rağmen haksız yere nakde çevirdiği,
- ÇEAŞ’ın ESA eklerini, (a) Bakanlığın, otoprodüktör grubunun üretip ÇEAŞ’a sattığı
ihtiyaç fazlası enerjinin satış fiyatını belirleme yetkisinin olmadığı ve bu fiyatın
TEAŞ’ın ÇEAŞ’a enerji satış fiyatından yüksek olamayacağını; (b) Kanun’un,
otoprodüktör grubunun ÇEAŞ’a verdiği enerji ile ÇEAŞ’tan aldığı enerjinin kw/saat 450
bazında mahsuplaşılmasına izin vermediğini ileri sürerek, ihtirazi kayıtla ödediği;
ancak buna rağmen Borçlar Kanunu’nun 31. maddesinde öngörülen sürede ÇEAŞ
tarafından bir hükümsüzlük davası açılmadığı,
- ÇEAŞ’ın, Toros’un ürettiği elektriği grup ortaklarına nakli konusunda herhangi bir
itirazının bulunmadığı halde bu hususa ilişkin haksız uygulamalara giriştiği,
- ÇEAŞ’ın tüm bu uygulamalara, Toros’un mevzuata uygun olarak kurduğu
otoprodüktör tesislerini atıl kılmak, kendi ihtiyacı olan enerjiyi üretmesini engellemek
ve ÇEAŞ’tan enerji almaya zorlamak amacıyla giriştiği, bu durumun 4054 sayılı
Kanun kapsamında hakim durumun kötüye kullanılması olarak değerlendirilmesi
gerektiği 460
ifade edilmektedir.
I.1.4. ÇEAŞ’ın Toros’un İddialarına Yönelik Savunması
ÇEAŞ’ın savunmasında özetle;
- İlgili pazarın kamu hizmeti niteliği taşıması ve imtiyaz usulüne dayalı olarak çalışması
nedeniyle bu pazarda ticaret yapmak isteyen bir şirketin ilgili mevzuata uygun
statüsünün olup olmadığının rekabet hukuku bakımından da öncelikle
değerlendirilmesi gerektiği,
- Toros’un Mersin’de tesis edip çalıştırdığı 4,7 MW kurulu gücündeki otoprodüktör
santrali ile ilgili olarak 5.11.1998 tarihinde Bakanlık ile şirket arasında otoprodüktör
sözleşmesi imzalandığı ve bu santralın 13.11.1999 tarihinde işletmeye açıldığı, daha 470
sonra Toros’un yeni yatırımlar sonucu artacak enerji ihtiyacını karşılamak amacıyla
7,4 MW kurulu gücünde ilave bir prodüktör santralı tesis edip işletmek üzere
07-13/101-30
12
Bakanlığa müracaat ettiği ve Toros’un bu talebinin Bakanlık Enerji İşleri Genel
Müdürlüğü’nce uygun bulunduğu,
- Toros’un mevcut 4,7 MW kurulu güçteki santralına ek olarak kurulu gücü 7,4 MW
olan ikinci bir santral işletmeye alınmasına gerekçe olarak, şirketin yeni yatırımlar
sonucu artacak enerji ihtiyacının karşılanmasını gösterdiği, gerçekte Toros’un enerji
ihtiyacının artmadığı, söz konusu yeni santralı ÇEAŞ’a elektrik satmak amacıyla
kurduğu, bu bakımdan Toros’un kendi ihtiyacına yönelik kullanmaktan çok satmak
için elektrik ürettiği, bu durumun anılan şirketin Bakanlığa gönderdiği 14.7.2000 tarihli 480
yazısından da açık olarak anlaşıldığı,
- Öte yandan, şikayetçi şirketin 7,4 MW güçteki santral için Bakanlık’tan izin alırken
yeni bir tesis kurma mecburiyetine uymadığı ve 1969 yılında kurulan bir tesisi kısmen
iyileştirerek bu tesis için otoprodüktör izni aldığı, bu durumun hukuka aykırılık dışında
teknik zorluk ve uyumsuzlukları da beraberinde getirdiği,
- Bakanlığın Ankara 5. İdare Mahkemesinde devam etmekte olan E.2002/7 sayılı
dosyaya verdiği 18.3.2002 tarih ve 2002-27-910 sayılı cevap dilekçesinde; “Toros
Enerji ile yapılan sözleşmenin enerji ve ticaret amaçlı olmayıp 3096 sayılı Yasa ve
ilgili yönetmelik hükümleri çerçevesinde yapılmış ve sadece kendi enerji ihtiyacının
karşılamasına yönelik bir sözleşme olduğu, Toros’un kendi ihtiyacı dışında atıl 490
bulunan kapasitesi doğrultusunda üreteceği enerjinin Bakanlık, TEAŞ, Türkiye
Elektrik Dağıtım A.Ş. (TEDAŞ) veya görevli şirketin alması zorunluluğu
bulunmadığını” belirttiği, Bakanlığın mahkemeye verdiği bu dilekçeden de
anlaşılacağı üzere, görevli şirketin otoprodüktör şirketin ürettiği enerjinin kendi
ihtiyacını aşan kısmını satın almak zorunda olmadığının açıkça anlaşıldığı,
- Ortadaki ihtilafın Toros’un, kamu hizmeti yükümlülüğü olmayan, Danıştay
incelemesinden geçmeyen, Bakanlar Kurulu kararı gerektirmeyen, sadece Genel
Müdür teklifi ve Bakan onayı ile usulüne aykırı bir imtiyaz elde ederek hazır
müşteriye, hiçbir pazarlama güçlüğü çekmeden satış yapmak isteğinden ileri geldiği,
bu pazarın kamu hizmeti niteliği ve özelliği dikkate alınmadan alt pazar tanımı 500
yapılması ve zorunlu unsurun değerlendirilebilmesi için, hak sahibi olduğunu iddia
eden tüzel kişinin kanunun gereklerini yerine getirerek kamu hizmeti yükümlülükleri
alması, eşit külfetler ve hukuki kayıtlar ile yasal bir piyasa aktörü statüsünde
bulunması gerektiği, bu bakımdan ÇEAŞ’la aynı hukuki kapsamda ve aynı pazarda
olduğunun söylenemeyeceği,
- Adana 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne sunulan Bilirkişi Raporu’nda;
a. Toros’un otoprodüktör şirket olmaktan çok üretici şirket gibi faaliyet
gösterdiği, ancak bu pazara girmek için gerekli ve yeterli hukuki şartlara sahip
olmadığı, Toros’un faaliyetlerinin ÇEAŞ’ı ekonomik yönden olumsuz
etkileyeceği gibi kurulu şebekede de teknik yönden sorunlar çıkaracağı, bu 510
tartışmalar bir yana, “elektrik nakli” hususunun şebeke sistemi içerisinde
teknik olarak mümkün olamayacağı,
b. Toros Grubu’nun, ÇEAŞ’ın bölgede bulunan en büyük müşterilerinden
olup, anılan grubun otoprodüktör adı altında üretim tesisi kurarak işletme
altına almasının ÇEAŞ’ın satışlarında yaklaşık %0.67 oranında azalmaya yol
açacağı, bölgede mevcut ve gelecekteki enerji tüketimlerini hesaplayarak
İmtiyaz Sözleşmesi imzalayan ve bu doğrultuda inşaa ettiği enerji üretim,
07-13/101-30
13
iletim ve dağıtım alt yapı tesislerini imtiyaz süresi sonunda Bakanlığa veya
Bakanlığın göstereceği şirkete devretme yükümlülüğündeki ÇEAŞ’ın
ekonomik kayıplara uğrayacağı, 520
c. 3096 sayılı Kanun’un 4. maddesi uyarınca üretim şirketi kurulabilmesi ile
ilgili sözleşmenin imzalanması için Bakanlıkça DPT’den olumlu görüş alınması
gerektiği, ancak, Toros’la imzalanan sözleşme için DPT görüşü alınmadığı ve
bu durumun idari yargı alanına giren bir iptal davasının konusunu teşkil
edeceği,
d. “Nakil’’in bir yerden başka bir yere taşıma anlamına geldiği, enerji
naklinden bahsedebilmek için otoprodüktör şirket tarafından sisteme verilen
enerjinin aynı anda ve miktarda karşı taraftan çekilmesinin şart olduğu, şirket
kayıtlarının tetkikinde, Toros tarafından sisteme verilen enerjinin aynı zaman
ve miktarda çekilmediği, hatta, sisteme enerji verilmeden dahi enerji 530
çekildiğinin tespit edildiği, bu durumda enerji naklinden bahsetmenin mümkün
olmadığı, yapılan işlemin olsa olsa enerji mahsuplaşması/takas işlemi olduğu,
mahsup işleminin ise karşılıklı alım/satımlarda söz konusu olacağı, ancak
ÇEAŞ’ın Toros’a 12.3.2002 tarih ve 2440/2439 sayılı yazılarla enerji satın
almaya ihtiyacı bulunmadığını açıkça belirterek, sattığı enerjinin bedelini talep
edebileceği, enerji satın almadığı için ise mahsuptan söz edilemeyeceği,
e. Birebir üretim ve tüketim sağlayamayan otoprodüktörlere izin verilmesi,
bunlara enerji üretim ve ticareti imtiyazının da verilmesi anlamına geldiği, diğer
yandan, uygulanmaya çalışılan sistemde otoprodüktör tarafından sisteme
verilen enerjide meydana gelen kayıp/kaçakların ÇEAŞ uhdesinde kalacağı, 540
f. Toros’un kayıtlarından, talebin az olduğu saatlerde sisteme enerji verildiği,
talebin çok olduğu zamanlarda ise enerji çekildiğinin anlaşıldığı, oysa
enerjinin sisteme verildiği ve çekildiği saatlerin birim fiyat açısından büyük
önem arz ettiği, enerji tüketiminin az olduğu ve göl kotunun yüksek olduğu
zamanlarda göl kotunun düşürülmesi ve enerji üretilmesi gerektiği, böyle bir
zamanda otoprodüktör şirketin herhangi bir kısıtlamaya tabi olmaksızın
sisteme enerji verebildiği, buna bağlı olarak, ÇEAŞ’ın arz talep dengesine
göre birkaç üretim ünitesini devre dışı bırakarak enerji üretmediği, buna
karşın, göl kotunu düşürmek amacı ile boşa su atmak zorunda kaldığı, bu
durumda ÇEAŞ’ın kendi özkaynağı ile yaptığı sisteme, hak sahibi olmasına 550
rağmen öncelikle enerji veremediği,
g. Otoprodüktör santrallerde üretilen elektriğin planlı ve kontrollü olmadığı için
gerilim dalgalanmaları ve darbelere sebep olduğu, bunun da voltaj düşüklüğü
yarattığı ve teçhizat hasarına neden olduğu hususlarına yer verildiği,
- İlgili pazarda faaliyet göstermek için gerekli hukuki şartları taşımasa da, ürettiği
elektriği ortaklarına nakledebilmesine yönelik olarak Toros’la 26.7.1999 tarihli bir
sözleşme yapıldığı, ilave santral dolayısıyla da 18.4.2001 tarihinde ihtirazi kayıtla bu
sözleşmenin revize edilmeye çalışıldığı, ancak, anılan şirketin ihtirazi kayıtlı
sözleşmeyi imzalamaktan kaçındığı,
- ÇEAŞ’ın Bakanlığa gönderdiği 27.11.2000 tarih ve 10695 sayılı yazıda; Bakanlığın 560
Toros’un 4,7 MW kurulu gücündeki santrale ilave olarak 7,4 MW kurulu güçteki
santralle ilgili fizibilitenin uygun bulunduğu, bu nedenle, 26.7.1999 tarihli ESA’nın
07-13/101-30
14
revize edilmesini istediğini, ancak, Toros’un eski ve yeni santrallerinde elektrik
üretimi için kullanılacak yakıtların farklı olduğunu, enerjinin ÇEAŞ sistemine aynı
baradan verileceği ve ölçümlerin bu baradan yapılacağı, bu nedenle farklı yakıtlardan
elde edilen elektrik için tespit edilmiş olan otoprodüktör satış fiyatının nasıl
uygulanacağına ilişkin 13.11.2000 tarih ve 22941 sayılı Bakanlık yazısı ile 5.11.1998
tarihli İzin Sözleşmesinin revize edilmesi gerektiğinin belirtildiği, bu yazıda ayrıca,
Toros’la yapılan 26.7.1999 tarihli ESA’nın Kanun’dan ve İmtiyaz Sözleşmesi’nden
doğan haklarını mahfuz etmek suretiyle revize etmek istemenin imzadan imtina 570
olarak nitelendirilemeyeceği, evvelce belirtildiği üzere ilgili ESA’yı ihtirazi kayıtla
imzalamaya hazır olduklarının ifade edildiği,
- Yukarıda yer verilen delillerin, ÇEAŞ’ın Toros’un grup ortaklarına enerji naklini
engelleme gibi bir amacının olmadığını, sorunun Toros’un enerji fazlasını satışına
ilişkin ihtilaftan doğduğunu açıkça ortaya koyduğu,
- Toros’un ürettiği fazla elektriği almak zorunda olmadığı, Bakanlığın 28.2.2002 tarih
ve 3591 sayılı yazısıyla 1.4.2002 tarihinden itibaren otoprodüktörlerin kendi
ihtiyaçları dışında kalan ve TETAŞ, TEDAŞ ile görevli şirketlere satacakları ihtiyaç
fazlası enerji bedelinin, yürürlükteki 85/9799 sayılı Yönetmelik’te belirlenen üst
limitleri geçmeyecek şekilde, taraflar arasında serbestçe belirlenerek uygulanması 580
esasının getirilmesi üzerine, 12.3.2002 tarih, 2440 ve 2439 sayılı yazılarla ÇEAŞ’ın
Toros’tan enerji alma ihtiyacı bulunmadığı ve kendileriyle anlaşma temin edilmeden
sisteme 1.4.2002 tarihinden sonra enerji verilmemesi gerektiği hususlarını Toros’a
bildirdiği,
- Toros’un talepleri doğrultusunda, herhangi bir yargı kararı beklenmeden, ürettiği
enerjinin iletim hattına kabulünün devam ettiği, ancak bunun enerji nakline ilişkin
olduğu, bu doğrultuda Enerjisa ile imzalanan sözleşmenin bir benzerinin Toros’a
gönderilerek imzalanması hususunda gerekli girişimlerde bulunulduğu, bu bakımdan
Toros’un şikayetinin geçerliliği kalmadığı ve tedbir gerektiren bir durumun da söz
konusu olmadığı 590
belirtilmektedir.
I.2. OLAYLARIN GELİŞİMİ
I.2.1. Enerjisa’nın Şikayeti İle İlgili Gelişmeler
Dosya mevcudu bilgi ve belgelerden, Enerjisa’nın şikayeti ile ilgili olarak olayların
aşağıdaki şekilde geliştiği tespit edilmiştir.
Enerjisa’nın Adana ilinde bulunan ortaklarının enerji ihtiyaçlarını karşılamak için kurmayı
planladığı 120 MW kurulu gücündeki nafta ve doğalgaz yakıtlı otoprodüktör santraline
ilişkin hazırlamış olduğu 22.5.2000 tarihli Ön Başvuru (fizibilite) Raporu’nun Bakanlık
tarafından 1.6.2000 tarih ve 2718 sayılı bir yazı ile ÇEAŞ’a gönderildiği; başvuru
gerekçelerinin, kurulması planlanan tesisin özelliklerinin ve yatırımın mali ve teknik 600
yönlerine ilişkin açıklamaların yer aldığı söz konusu rapor ile ilgili ÇEAŞ’ın görüşlerinin
talep edildiği belirlenmiştir.
ÇEAŞ’ın bahsi geçen ön başvuru raporuna ilişkin görüşünü Bakanlığa 12.6.2000 tarih ve
4862 sayılı bir yazı ile ilettiği, söz konusu görüşte ÇEAŞ’ın özetle;
- 3096 sayılı Kanun’un, kendi ihtiyacını karşılamak amacıyla üretim tesisi kurulmasına
cevaz veren herhangi bir hüküm içermediğini, kanunla düzenlenmesi gereken bir
07-13/101-30
15
konunun idari birer işlem olan yönetmeliklerle düzenlemiş olmasının hukuka aykırılık
teşkil ettiğini,
- Sabancı Grubu’nun Ön Başvuru Raporu’nda iddia ettiğinin aksine, bölgede ulusal
sistemden kaynaklanan arızalar dışında arz yetersizliği ve kalite sorunu 610
bulunmadığını,
- İmtiyaz Sözleşmesi’nin 2. maddesine göre görev bölgesi içerisindeki enerji ticareti
işinin, ÇEAŞ’ın hak ve imtiyazında olduğunu,
- ÇEAŞ’ın, imtiyazın sona ereceği 2058 yılına kadar bölgenin enerji tüketim
potansiyelini ve muhtemel geliri hesaplayarak bu işe girdiğini, bu doğrultuda da
üretim, iletim ve dağıtım alt yapı tesisleri yapma külfetini ve yaptığı tesisleri bedelsiz
Bakanlığa yahut Bakanlığın göstereceği şirkete devretme taahhüdünü üstlendiğini;
buna karşılık anılan otoprodüktör grubunun kurulmasına müsaade edilmesi halinde
yaklaşık %20 oranında enerji satışı kaybına ve dolayısıyla, kar kaybına maruz
kalınacağını; bu nedenle, ÇEAŞ’ın uğrayacağı zararların telafi edilmesi gerektiğini, 620
aksi halde, bu durumun İmtiyaz Sözleşmesi’nin ihlali anlamına geleceğini
ileri sürerek Enerjisa’nın başvurusuna itiraz ettiği görülmektedir.
Enerjisa tarafından Bakanlığa gönderilen 23.6.2000 tarihli yazıda özetle;
- 1999 yılı itibarıyla Sabancı Holding ile yabancı bir teşebbüs olan Du Pont arasında
stratejik bir ortaklığa gidilerek Avrupa’nın en büyük polyester hammadde üreticisi
konumuna ulaşan bir ortak girişim kurulduğu; bu oluşum içerisinde en önemli tesis
olan Sasa Adana fabrikasının elektrik girdisinin garanti altına alınabilmesi
bakımından otoprodüktör tesisinin önem arz ettiği,
- Bölgenin iklim özelliklerinden kaynaklanan elektrik kesintilerinin, frekans ve voltaj
dalgalanmalarının, üretim prosesinin son derece duyarlı olmasından dolayı Sasa’yı 630
son derece olumsuz etkilediği,
- Başvuruya izin verilmesi halinde 2001 yılının son çeyreğinde santralin işletmeye
alınabileceği
ifade edilmiştir.
Enerjisa’nın Bakanlığa göndermiş olduğu 18.7.2000 tarihli yazıda ise santralin kurulması
halinde elektrik kayıplarında 11 MW’lık bir azalma gerçekleşeceği ve bunun yıllık 5.9
milyon ABD Doları tutarında bir mali kazanç sağlayacağı belirtilmiştir.
TEDAŞ’ın, 11.9.2000 tarih ve 1170 sayılı bir yazı ile Enerjisa’nın başvurusu hakkındaki
görüşünü ilettiği; bölgede elektrik üretimi, iletimi, dağıtımı ve ticareti yetkisinin ÇEAŞ’ta
olması nedeniyle ÇEAŞ’ın görüşünün de alınması gerektiğini bildirdiği görülmüştür. 640
ÇEAŞ’ın Bakanlığa hitaben 11.9.2000 tarih ve 817 sayılı yazısında, 12.06.2000 tarihli
yazısındaki görüşlerine ilave olarak;
- Mersin’de kurulması planlanan 60 MW gücündeki santralin, ÇEAŞ sistemindeki 154
kV Mersin, Yakaköy 154 kV Trafo Merkezi (TM) Mersin elektrik nakil hattına bağlantı
şeklinin uygun görülmediği,
- Yalnızca, Çimsa fabrikasını beslemek üzere tesis edilen Yakaköy trafo merkezinin 4
milyon ABD Doları değerinde olduğu ve bu yatırımın atıl hale geleceği; ayrıca, arıza
ve bakım hallerinde yılda birkaç kez otoprodüktör santrale elektrik verilmesi
07-13/101-30
16
zorunluluğundan 180 MW gibi büyük miktarda bir rezerv gücün bekletilmek zorunda
kalınacağı 650
hususlarına yer verilmiştir.
Enerjisa’nın başvurusunun, 9.10.2000 tarihinde Bakanlık tarafından uygun görüldüğü ve
Bakanlık ile Enerjisa arasında İzin Sözleşmesi’nin bu tarihte imzalandığı, söz konusu
sözleşmenin bir nüshasının ÇEAŞ’a 25.10.2000 tarihinde gönderildiği anlaşılmıştır.
“Türkiye Elektrik Üretim, İletim A.Ş. ve Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. Dışındaki
Kuruluşlara Elektrik Enerjisi Üretim Tesisi Kurma ve İşletme İzni Verilmesi Esaslarını
Belirleyen Yönetmelik” ile 8.10.2000 tarih ve 24194 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan
“Türkiye Elektrik Üretim İletim Anonim Şirketi ve Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi
Dışındaki Kuruluşlara Elektrik Enerjisi Üretim Tesisi Kurma ve İşletme İzni Verilmesi
Esaslarını Belirleyen Yönetmelikte Değişiklik Yapılması Hakkındaki Yönetmelik”in iptali 660
ve karar verilinceye kadar yürütmenin durdurulması talebiyle, ÇEAŞ tarafından
Danıştay’da Bakanlık aleyhine 5.12.2000 tarihinde bir dava açılmıştır.
Enerjisa’nın ÇEAŞ’a hitaben 24.11.2000 tarih ve 316 sayılı yazısında; Bakanlık ile
imzalanmış olan İzin Sözleşmesi uyarınca, kurulacak santralin Ulusal Elektrik Sistemi ile
paralel çalışmasının, ÇEAŞ’a ait 154 kV Zeytinli iletim hattı ile bağlantılı olan Adana
Sasa Fabrikası’nın 154 kV trafo merkezine yapılacak ilave fiderler vasıtasıyla mümkün
olacağı belirtilmiş; bu çerçevede, ÇEAŞ’tan, Bakanlık tarafından onaylanacak projelere
esas olacak teknik hususların kendilerine bildirilmesi ve ESA için gerekli hazırlıkların
başlatılması talep edilmiştir.
Enerjisa’nın ÇEAŞ’a yönelik talepleri, 19.12.2000 tarihinde bir kez daha yinelenmiştir. 670
Enerjisa’nın Bakanlığa hitaben 25.1.2001 tarihli yazısında Adana ilindeki otoprodüktör
santralinden beslenecek ilave ortakların bir listesi verilmiştir.
25.1.2001 tarihinde Enerjisa tarafından ÇEAŞ’a, Bakanlık ile İzin Sözleşmesi’nin
imzalandığı ve otoprodüktör grubuna yeni ortakların dahil edildiği hatırlatılmış ve
gereken sözleşmelerin hazırlanarak gönderilmesi talep edilmiştir.
İlgili yönetmeliklerin iptali ve yürütmenin durdurulması amacıyla ÇEAŞ tarafından açılan
2000/6066 E. sayılı davada Danıştay, yürütmenin durdurulması isteminin davalı idarenin
(Bakanlığın) savunmasının alınmasından sonra incelenmesine 7.2.2001 tarihinde karar
vermiştir.
2.10.2001 ve 15.10.2001 tarihlerinde dönemin Bakanı ve ilgili Genel Müdürü’ne hitaben 680
Enerjisa tarafından yazılan dilekçelerde, Aralık 2001’de üretime geçmesi planlanan
santralin işletilebilmesi için ÇEAŞ ile imzalanması gereken ESA’nın söz konusu
teşebbüsün tutumu yüzünden imzalanamadığı, bu nedenle de proje dosyalarının
Bakanlıkça onaylanamadığı belirtilerek, Bakanlık’tan konuya acilen çözüm getirilmesi
istenilmiştir.
Enerjisa’nın Bakanlığa hitaben 16.10.2001 tarihli yazısında ise TETAŞ’ın bölünmesi ve
ÇEAŞ’ın direnci nedeniyle ESA’nın imzalanamadığı, dolayısıyla proje dosyaları hazır
olmasına rağmen, Bakanlıkça onaylanmadığı ifade edilmiş; proje dosyalarının mevcut
haliyle kabulü veya sürenin uzatılması talep edilmiştir.
Bakanlığın ÇEAŞ’ a gönderdiği 26.10.2001 tarihli yazıda, ÇEAŞ’a, Enerjisa ile acilen 690
ESA’yı imzalaması ve bir nüshasını Bakanlığa göndermesi gerektiği bildirilmiştir.
07-13/101-30
17
Enerjisa’nın ÇEAŞ’a göndermiş olduğu 31.10.2001 tarihli yazıda, ÇEAŞ’tan ESA
taslağının görüşülmesi amacıyla toplantı tarihi ve yerinin bildirilmesi talep edilmiştir.
Enerjisa’nın Bakanlığa göndermiş olduğu 5.11.2001 tarihli yazıda, ÇEAŞ’ın tutumu
nedeniyle;
- Projelerin onaylanamadığı ve bu nedenle kabul sürecinin başlatılamadığı,
- Deneme işletmesi için gerekli nafta ve motorin kullanım izninin alınmadığı,
- ÇEAŞ ile imzalanacak ESA’ya bağlı olarak, TETAŞ ile ESA yapılamadığı
ifade edilmektedir.
Bakanlığın, dağıtımı ÇEAŞ ve Enerjisa’ya yapılan 14.11.2001 tarihli yazısında, taraflara 700
daha evvelki talimatlar da hatırlatılarak ESA’nın ivedilikle imzalanması gerektiği
bildirilmiştir.
Enerjisa, 16.11.2001 tarihinde ÇEAŞ ile ESA imzalanmasına yönelik Bakanlık’ça bir
toplantı organize edilmesini talep etmiş; Bakanlığın 20.11.2001 tarihli yazısı ile yer ve
saati bildirilen toplantıya ÇEAŞ’ın iştarikini istemiştir.
Enerjisa’nın 23.11.2001 tarihli yazısında ÇEAŞ’a, santral ile ÇEAŞ iletim hattı arasındaki
enerji alış-verişini ölçmeye yönelik istenilen nitelikteki sayaçların temin edildiği bildirilmiş
ve ÇEAŞ’tan montaj yeri ve zamanının bildirilerek gerekli işlemlerin başlatılması talep
edilmiştir.
Enerjisa’nın Bakanlığa hitaben 30.11.2001 tarihli yazısında, Adana Kojenerasyon 710
Santrali’nin 1 no’lu türbin ve jeneratörünün geçici kabule hazır hale geldiği; ÇEAŞ ile
ESA imzalanmasına yönelik işlemlerin tamamlanması ve Geçici Kabul Heyeti’nin
görevlendirilmesi hususlarında Bakanlık talimat ve izinlerinin beklendiği ifade edilmiştir.
Enerjisa’nın 6.12.2001 tarihli yazısında, Adana santralinin 1 no’lu türbininin çalışabilecek
duruma geldiği, ancak, sayaçların bağlanmasına ilişkin taleplerine ÇEAŞ’tan cevap
gelmediği ve bu nedenle, ÇEAŞ Zeytinli TM’ye bağlantı yapılamadığı Bakanlığa
bildirilmiş; ÇEAŞ’a bu konuda talimat verilmesi ve söz konusu işlemlerin uzaması
nedeniyle, Türkiye Elektrik İletim A.Ş.’nin (TEİAŞ), santralin 154 kV’luk şaltının geçici
kabulü için görevlendirilmesi talep edilmiştir.
Bakanlığın ÇEAŞ’a göndermiş olduğu 10.12.2001 tarihli yazı ile, Enerjisa ile ESA 720
imzalanması hususunda ÇEAŞ’tan cevap alınamadığı belirtilmiş; konunun
neticelendirilmesi bir kez daha talep edilmiştir.
Bakanlığın, dağıtımı ÇEAŞ, Enerjisa ve TEİAŞ’a gönderilen 12.12.2001 tarihli yazısında,
Enerjisa’nın, yapımı biten santral ünitesinin test edilebilmesi için 154 kV şalt tesisine
gerilim uygulanması hususundaki talebinin uygun görüldüğü ifade edilmiştir.
ÇEAŞ’ın 20.12.2001 tarih ve 13382 sayılı yazısında; Enerjisa’nın Adana’da 1. ünitesi
biten otoprodüktör santraline deneme işletmesi yapılabilmesi için 154 kV’luk şalt tesisine
gerilim uygulanması ve Enerjisa ile ESA imzalanması konusundaki Bakanlık yazılarına
cevaben özetle;
- ÇEAŞ’ın, santralin tesisine ve işletilmesine yönelik olumsuz görüşlerine rağmen 730
Bakanlığın İzin Sözleşmesi’ni imzaladığı,
07-13/101-30
18
- 3096 sayılı Kanun’un 4. maddesine göre, konu ile ilgili DPT görüşünün alınması
gerekirken alınmadığı,
- Elektrik Tesisleri Kabul Yönetmeliği hükümlerine göre, iş yaptıran kuruluş, enerji
sağlayan kuruluş ve yüklenici kuruluş temsilcilerinden oluşan Kabul Kurulu
oluşturulmadan ve bu Kurul tarafından gerekli kontrol ve incelemeler yapılmadan
gerilim uygulanamayacağı ve enerji satış/nakline yönelik ESA yapılamayacağı
ileri sürülmüş ve konunun Bakanlık tarafından yeniden değerlendirilmesi talep edilmiştir.
Enerjisa tarafından Bakanlığa gönderilen 20.12.2001 tarihli yazıda özetle;
- Türkiye’deki santral yatırımları için KfW’den (Almanya) 169.650.000 Euro tutarında 740
dış kredi temin edildiği, ancak teknik olarak hazır durumdaki Adana santralinin
devreye alınamadığı ve bu nedenle, KfW nezdinde taahhütlerde kusurlu hale
düşüldüğü,
- ÇEAŞ’ın kayıtsızlığı nedeniyle, yatırım maliyetinin giderek yükseldiği; Türkiye’deki
enerji kısıtları dikkate alındığında, Adana santralinin atıl olarak bekletilmesinin ülkeyi
de ekonomik zarara soktuğu,
- Bu nedenle, ÇEAŞ’a kesin ve süreli talimat verilmesi ve bunlara uymaması halinde
uygulanacak yaptırımların hatırlatılması gerektiği
belirtilmiştir.
Bakanlığın organize ettiği ve Enerjisa ile ÇEAŞ yetkililerinin de katıldığı 16.1.2002 tarihli 750
toplantıda, Enerjisa ile ÇEAŞ arasında ESA yerine Enerji Alış ve Enerji Nakline İlişkin
Sözleşme yapılması ve ÇEAŞ’ın, bu hususa ilişkin kesin görüşlerini 21.1.2002 tarihine
kadar Bakanlığa bildirmesine yönelik taraflar arasında mutakabata varılmıştır.
ÇEAŞ’ın Ankara 1. İdare Mahkemesi’ne 29.1.2002 tarihinde verdiği dava dilekçesinde;
- Enerjisa’ya ait santralin yapımı ve işletilmesine izin verilmeden önce 3096 sayılı
Kanun’un 4. maddesine göre DPT’nin onayının alınması gerektiği,
- Söz konusu otoprodüktör şirketin kurulu gücü dikkate alındığında, gerçekte bir
otoprodüktör değil, bir üretim tesisi niteliğinde olduğu ve bunun da ÇEAŞ’ın imtiyaz
haklarına aykırı olduğu,
- Tam rekabet piyasanın varlığı açısından kurulacak tesisle ilgili Rekabet Kurulu 760
tarafından verilmiş herhangi bir kararın bulunmadığı,
- DPT ve Rekabet Kurulu’ndan konuyla ilgili görüşlerinin sorulması ve hukuka aykırı
olduğu iddia edilen 9.10.2000 tarihli İzin Sözleşmesi’nin iptali
talep edilmiştir.
Enerjisa’nın talebiyle, 2002/152 D. İş. sayılı dosya kapsamında Adana Asliye Ticaret
Mahkemesi’ne verilen 29.1.2002 tarihli Bilirkişi Tespit Raporu’nda, 23.1.2002 itibarıyla;
- Enerjisa Adana Kojenerasyon santrali kapsamındaki gaz türbini ve jeneratörü
kısmının tamamlandığı,
- 80 MW’lık gaz türbinlerinin işletmeye alınmaya hazır olduğu ve boşta döndüğü,
07-13/101-30
19
- Santralin, Bakanlık ile Enerjisa arasındaki 9.10.2000 tarihli sözleşme eki fizibilite 770
raporundaki hususlara ve TEİAŞ tarafından tespit edilmiş ulusal işletme esaslarına
uygun olarak projelendirilerek inşa edildiği,
- 154 kV’luk şalt tesisine ÇEAŞ tarafından gerilim uygulanmadığı
tespit edilmiştir.
Enerjisa’nın Bakanlığa göndermiş olduğu 11.2.2002 tarihli yazıda, Adana santralindeki
gaz türbinlerinin 4.12.2001 tarihinden itibaren (70 gündür), kabul işlemine hazır olduğu
ve boşta döndüğü belirtilmiş, ESA’nın imzalanarak 154 kV’luk şalt tesisine gerilim
uygulanması için ÇEAŞ’a kesin ve süreli talimat verilmesi talep edilmiştir.
ÇEAŞ’ın Adana Asliye Ticaret Mahkemesi’ne vermiş olduğu 15.2.2002 tarihli yazıda;
- 29.1.2002 tarihli Bilirkişi Raporu’nu veren bilirkişilerin ehliyetsiz oldukları, 780
- Söz konusu otoprodüktör santralin tesisi için DPT görüşünün alınmadığı yönünde
istihbari bilgilerin bulunduğu,
- Bakanlık ile Enerjisa arasında imzalanan İzin Sözleşmesi’nin hukuka aykırılığı
iddiasıyla iptali için Danıştay 10. Dairesi’de dava açıldığı ve davanın derdest olduğu,
- Elektrik tesisine gerilim uygulanması işleminin Geçici Kabul Heyeti Başkanı’nın yazılı
onayı ile mümkün olabileceği, ancak, böyle bir onayın olup olmadığına bakılmaksızın
bahsi geçen bilirkişilerce yanlı bir rapor verildiği
belirtilerek yukarıda özetine yer verilen bilirkişi tespitlerine itiraz edilmiştir.
Adana 1. Sulh Hakimliği’nden DPT’ye gönderilen 19.2.2002 tarihli bir yazı ile,
Enerjisa’nın Adana’da tesis edilip işletilmesi planlanan nafta/doğal gaz yakıtlı üretim 790
tesisi ile ilgili 3096 sayılı Kanun’un 4. maddesi çerçevesinde herhangi bir başvuruda
bulunulup bulunulmadığı sorulmuştur.
ÇEAŞ’ın talebiyle Adana 1. Sulh Mahkemesi’ne verilen ve ÇEAŞ kayıtları dikkate
alınarak hazırlanan 21.2.2002 tarihli Bilirkişi Raporu’nda;
- Enerjisa’nın tesisinin devreye girmesi halinde, 2001 yılı tüketim ve satışları esas
alınarak yapılan hesaplamada, tespit isteyen ÇEAŞ’ın doğrudan ve dolaylı olarak, bir
yılda 729.842.221 kW/saat daha az enerji satacağı, bu rakamın ÇEAŞ satışlarının
%9.38’ine tekabül ettiği,
- Şirket kayıtlarında konu ile ilgili DPT’nin onayına rastlanmadığı,
- Bahsi geçen tesisin işletmeye alınabilmesi için teşkil edilmesi gereken kabul 800
heyetlerinin oluşturulduğuna dair Şirket kayıtlarında herhangi bir belgenin mevcut
olmadığı
tespit edilmiştir.
ÇEAŞ tarafından 27.2.2002 tarihinde Bakanlığa, T.C. Başbakanlık Teftiş Kurulu’na ve
T.C. Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği’ne gönderilen yazılarda özetle;
- Enerjisa’nın Adana’da tesis edilip işletilmesi planlanan 120 MW kurulu gücündeki
nafta/doğalgaz yakıtlı santralinin devreye alınması halinde ÇEAŞ’ın %9.38 oranında
bir satış ve dolayısıyla kar kaybına uğrayacağı,
07-13/101-30
20
- 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun yürürlüğe girmesi nedeni ile, Enerjisa’nın
Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu’ndan (EPDK) otoprodüktör ve otoprodüktör lisansı 810
alması gerektiği, ancak böyle bir lisansın mevcut olmadığı ve EPDK’ya ait bir yetkinin
Bakanlıkça kullanılmasının hukuka aykırılık teşkil ettiği,
- Bahsi geçen santrale ilişkin DPT’nin olumlu görüşünün alınmadığı,
- Bakanlık ve Enerjisa arasında imzalanmış İzin Sözleşmesi’nin hukuka aykırı olduğu
ve iptali için Danıştay’da dava açıldığı,
- Dönemin Bakanlık Müsteşar Yardımcısının Enerjisa lehine ve haksız yere yanlı
olarak ÇEAŞ üzerinde baskı tesis ettiği
ifade edilmiştir.
DPT Müsteşarlığı’nın Adana 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’ne göndermiş olduğu 5.3.2002
tarihli yazıda, Adana’da tesisi planlanan proje ile ilgili herhangi bir kayıt ve müracaata 820
rastlanmadığı bildirilmiştir.
Enerjisa’nın Bakanlığa göndermiş olduğu 8.3.2002 tarihli yazıda, otoprodüktör tesisinin
üç aydır atıl vaziyette bekletildiği, bu mağduriyetin giderilmesi için gerekli işlemlerin
yapılması bir kez daha talep edilmiştir.
Enerjisa’nın tespit talebi üzerine, Adana 3.Sulh Mahkemesi’ne verilen 13.3.2002 tarihli
Bilirkişi Tespit Raporu’nda; Enerjisa Adana santralinin, Sasa fabrikasının yanında
bulunan 154 kV Sasa trafo merkezinin 154 kV barasına bağlanabilecek durumda olduğu
ve bağlantı için gerekli cihazların standartlara uygun olarak tesis edildiği tespit edilmiştir.
Enerjisa’nın Bakanlığa göndermiş olduğu 14.3.2002 tarihli yazıda; Adana santralinin
ÇEAŞ’ın ESA’yı imzalamaması nedeniyle kabul işlemleri tamamlanamadığından 100 830
gündür kabule hazır halde bekletildiği; proje onayına esas teknik unsurların Adana
3.Sulh Mahkemesi’ne verilen 13.3.2002 tarihli Bilirkişi Raporu’nda tespit edildiği; bu
çerçevede, projelerin onaylanması, Geçici Kabul Heyeti’nin teşkili ve enerji sağlayan
kuruluştan katılacak temsilcinin davet edilmesi, tesise gerilim uygulanarak geçici
kabülün yapılması hususlarında gereğinin yapılması talep edilmiştir.
Türkiye Elektrik Ticaret ve Taahhüt A.Ş.’nin (TETAŞ) 26.3.2002 tarihli yazısı ve eki ile,
TETAŞ ile Enerjisa arasında 22.3.2002 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere
imzalanan Enerji Nakli ve Fazla Enerjinin Satılmasına İlişkin Sözleşme sureti Bakanlığa
sunulmuştur.
ÇEAŞ’ın Bakanlığa göndermiş olduğu 19.4.2002 tarihli yazıda; “…Bakanlık ile Enerjisa 840
arasında Otoprodüktör Tesisi Kurulmasına İzin Verilmesine İlişkin Sözleşme’nin ve
TETAŞ Genel Müdürlüğü ile ESA’nın imzalandığı; ÇEAŞ tarafından konunun yargıya
intikal ettirildiğinden bahisle, herhangi bir sonuç alınamadığı; ilgili mevzuatlar gereğince,
Enerjisa ile ESA’nın bugüne kadar imzalanmadığı; bugüne kadar herhangi bir
yürütmenin durdurulması kararının alınmamış olduğu; Enerjisa tarafından Bakanlığa
verilen projelerin uygun görüldüğü; Enerjisa tarafından hazırlanan fizibilite ve projelerde,
santralin Ulusal Şebeke sistemine bağlantısının, ÇEAŞ tarafından işletilmekte olan
Zeytinli Trafo Merkezinden yapılacağının belirlendiği; ölçme sistemine ait sayaçların yeri,
karakteristikleri ve diğer teknik hususların, Bakanlığa 22.4.2002 tarihinine kadar
iletilmemesi halinde; santralin Ulusal Şebeke Sistemine bağlantısı konusunda teknik bir 850
sakınca bulunmadığı hususunda ÇEAŞ tarafından olumlu görüş verildiğinin kabul
edileceği…” şeklindeki Bakanlık görüşlerine cevaben;
07-13/101-30
21
Bakanlığın, Enerjisa tarafından yaptırılan tek yanlı Mahkeme tespitlerini kullanarak,
3096 sayılı Kanun’a aykırı olarak imzalanan İzin Sözleşmesi’ni hayata geçirmek için
teamüllere aykırı olarak, yazı ve telefon trafiği ile ÇEAŞ’a baskı tesis ettiği,
- Adana 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’ne DPT tarafından gönderilen 5.3.2002 tarihli
yazıya göre, Adana’daki projeye ilişkin DPT’ye herhangi bir başvuruda
bulunulmadığı,
- İmtiyaz Sözleşmesi’nin ÇEAŞ’a yüklediği külfetler dikkate alınmadan söz konusu
projeye izin verilmesinin ÇEAŞ’ın kar kaybına yol açtığı ve bu durumun ÇEAŞ’ın 860
ticaret yapma imtiyazını zedelediği,
- Geçici Kabul Heyeti oluşturulmadan ve herhangi bir kabul işlemi yapılmadan söz
konusu santralin işletmeye alınmak istendiği, bu durumun ilgili Yönetmelik
hükümlerine aykırı olduğu,
- İmtiyaz Sözleşmesi’nde Enerjisa ile ESA imzalanmasını gerektirecek zorunlu bir
hüküm bulunmadığı,
- Söz konusu tesise Bakanlık tarafından verilen izin ile ilgili, ÇEAŞ tarafından Ankara
1. ve 5. İdare Mahkemeleri’nde iki dava açıldığı, İzin Sözleşmesi uygulanması için
öncelikle bu dava sonuçlarının beklenmesi gerektiği,
- İhtilaf konusu İzin Sözleşmesi’nin, 3096 sayılı Kanun’a, Elektrik Tesisleri Kabul 870
Yönetmeliği’ne ve İmtiyaz Sözleşmesi hükümlerine aykırılık teşkil ettiği
ifade edilmektedir.
TETAŞ ile Enerjisa arasında imzalanan 27.11.2001 tarihli ESA, TETAŞ Genel
Müdürlüğü tarafından Adana 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’ne 1.5.2002 tarihli yazı ile
gönderilmiştir.
ÇEAŞ’ın Bakanlığa göndermiş olduğu 3.6.2002 tarihli yazıda;
- Berke HES’in deneme üretimine başladığı, söz konusu tesislerde üretilecek enerjinin
Ceyhan 2 TM üzerinden Seyhan TM ve Zeytinli TM’ne akacağı, belirtilen her iki
noktadan ve buna ilaveten Enerjisa’dan Zeytinli TM’ye enerji akması ve Zeytinli
TM’nin tüketiminin az olması nedeniyle, yük akışı ve iletim hatları yönünden Zeytinli 880
TM’ye bağlantı yapılmasının mümkün olmadığı,
- Otoprodüktör tesisinden üretilip, sisteme verilecek enerjinin, planlı ve kontrollü
olamayacağı, bunun gerilim dalgalanmalarına, buna bağlı olarak darbelere neden
olacağı ve mevcut sisteme zarar vereceği,
- İmtiyaz Sözleşmesi’ne göre, enerji ticareti yapma imtiyazının 2058 yılına kadar
ÇEAŞ’a ait olduğu, buna karşılık bölgenin muhtemel tüketimlerini, dolayısıyla elde
edeceği karı hesaplayan ÇEAŞ’ın, bölgenin enerji altyapı yatırımlarını kendi öz
kaynakları ile yapmak ve belirtilen süre sonunda bunları Hazine’ye bedelsiz olarak
devretme yükümlülüğü altına girdiği, bölgede ÇEAŞ açısından büyük enerji
müşterilerinin azalmasına sebep olan otoprodüktör üretim tesislerinin kurulup 890
işletilmesinin; esas itibarıyla, Yasa’ya ve İmtiyaz Sözleşmesi’ne aykırı olduğu,
- Enerjisa’nın projesi ile ilgili olarak 3096 sayılı Kanun’un 4. maddesi gereğince DPT
Müsteşarlığı’nın olumlu görüşünün alınmadığı,
07-13/101-30
22
- 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun geçici 4 ve 8. maddeleri ile ilgili olarak
Anayasa Mahkemesi tarafından verilen 13.2.2002 tarih ve 2001/293E., 2002/28K. ve
aynı tarihli 2001/389E., 2002/29K. sayılı karar gerekçelerinde yer alan “…daha önce
düzenlenmiş ve tarafların özgür iradeleri sonucunda belli koşullara bağlanmış olan
sözleşmeler yasayla hükümsüz kılınmaktadır. Oysa, sözleşmelerin sona erdirilmesi
veya diğer koşullarla ilgili uyuşmazlıkların çözümü sözleşmelerde belirtilen usul ve
esaslara ya da bu konuda hüküm bulunmayan hallerde genel hukuk kurallarına 900
bağlıdır.” şeklindeki hükümler dikkate alındığında, 4628 sayılı Kanun’un 3096 sayılı
Kanun’u ve bu çerçevede akdedilmiş sözleşmeleri ortadan kaldırmadığı, dolayısıyla,
ÇEAŞ’ın imtiyaz haklarının yeni Yasa’ya dayanılarak ortadan kaldırılamayacağı,
- İmtiyaz Sözleşmesi’nin herhangi bir kuruluş ile enerji bazında mahsuplaşma yapmak
suretiyle iş-hizmet yapılmasına imkan vermediği, son on yıl içerisindeki uygulamada
TEK, TEAŞ ve TEDAŞ ile yapılan karşılıklı enerji alışverişlerinde hiçbir zaman
mahsuplaşma işleminin yapılmadığı,
- Otoprodüktör şirketlerinin elektrik üretimlerini kendi ortaklarına yönelik
yapmalarından dolayı, KDV, TRT payı, Elektrik Enerji Altyapı Yatırımlarına Katkı Payı
ile Belediye Tüketim Vergisi gibi vergilerin söz konusu şirketlerden tahsil edilemediği, 910
bu durumun kamu yararına aykırı bir şekilde vergi kaybına yol açtığı,
- Gerçekte, Enerjisa’ya Danıştay onayı olmadan, kanuna karşı hile kullanılmak
suretiyle, gizli bir şekilde enerji üretim ve ticaret imtiyazı verildiği,
- ÇEAŞ ile ESA imzalanmadan Enerjisa santralinin kabul işlemlerinin yapılamayacağı,
Enerjisa tarafından Adana Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2002/152 D. İş sayılı
dosyası kapsamında yaptırılan tespitte, Bilirkişi Raporu’nda Elektrik Tesisleri Kabul
Yönetmeliği’nin 11. maddesinde; geçici kabule başlanabilmesi için “tesisatın 5.
maddede yazılı onaylı proje, yürürlükte bulunan yasal uygulamalar (kanun, tüzük,
yönetmelik vb.), esas sözleşme ve enerji sağlayan kuruluşla yapılmış tesis
sözleşmesi ile bunların eklerine ve diğer belgelere tam uygun şekilde yapılmış 920
olduğunun bir tutanakla belirlenmiş olması durumunda mümkündür” denildiği ve 5.
maddede açıklandığı gibi, onaylı projesi bulunmayan kabul işlemlerinin
yapılamayacağının belirtildiği; ayrıca, “Bakanlıkça onaylı projelerden sonra kabule
başlanılacağından ve nihai projelerin son şeklinin alınması ESA ile
belirleneceğinden, öncelikle Görevli Şirket (ÇEAŞ) ile Enerjisa arasında ESA
imzalanması gerekmektedir.” şeklindeki ifadeler dikkate alındığında, projeleri nihai
şekle ulaşmamış bir tesisin kabul işlemlerinin yapılmasının mümkün görülemeyeceği,
- TETAŞ ile Enerjisa arasında imzalanan 27.11.2001 tarihli ESA’nın 20. maddesinde
yer alan “Bu sözleşme 20 maddeden ibaret olup, taraflarca imzalanmasını müteakip,
Şirket, ÇEAŞ ile 4 maddede belirtilen sözleşmeleri imzalayarak birer suretini 930
TETAŞ’a teslim ettiği tarihten itibaren yürürlüğe girecektir.” şeklindeki hükmü dikkate
alındığında, gerçekte TETAŞ ile yürürlükte olan bir ESA’nın mevcut olmadığı ve bu
nedenle ihtilaf konusu tesislerin kabul işlemlerinin yapılamayacağı
ifade edilmektedir.
ÇEAŞ’ın Bakanlığa göndermiş olduğu 4.6.2002 tarihli yazıda, daha evvelki yazılarda
açıklanan teknik, mali ve hukuki gerekçeler nedeniyle geçici kabul işleminin
yapılamayacağı ve geçici kabul işlemi için herhangi bir heyetin gönderilmemesi gerektiği
belirtilmiştir.
07-13/101-30
23
Bakanlığın ÇEAŞ’a çekmiş olduğu 24.7.2002 tarih ve 34427 no’lu ihtarnamede, olayın
gelişimi aktarılarak, yürürlükteki mevzuat ve İmtiyaz Sözleşmesi’nin 6. maddesinin (h) 940
bendine rağmen, bölgede kurulan otoprodüktör tesisinin ulusal sisteme bağlantısının
ÇEAŞ tarafından yapılmadığı ve üretilecek enerjinin Enerjisa’nın grup ortaklarına
naklinin engellendiği belirtilmiş; ÇEAŞ ile Enerjisa arasında yapılması gereken ve tesisin
Ulusal Sisteme bağlantı ve elektrik enerjisinin nakil şartlarını belirleyecek olan ESA’nın,
ihtarnamenin tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde imzalanması ve anlaşma
hükümlerinin ivedilikle yerine getirilmesi gerektiği, aksi takdirde İmtiyaz Sözleşmesi’nin
19. maddesine göre işlem yapılacağı bildirilmiştir.
ÇEAŞ’ın Bakanlığa ve Enerjisa’ya çekmiş olduğu 7.8.2002 tarih, 15399 ve 15429 sayılı
ihtarnamelerde, yasadan ve İmtiyaz Sözleşmesinden doğan haklarını, uğranılan ve
uğranılacak zararları talep ve dava etme hakkını mahfuz tutmak kaydıyla, “Sistem 950
Bağlantı ve Enerji Nakil Şartlarını Belirleyen Sözleşme”nin imzalanacağı bildirilmiş,
ihtarname ekindeki sözleşme taslağının 4 gün içinde imzalanarak ÇEAŞ’a teslimi talep
edilmiştir.
ÇEAŞ’ın Enerjisa’ya çekmiş olduğu 13.8.2002 tarih ve 15732 no’lu ihtarnamede,
yukarıda yer verilen ihtarnameye süresi içinde cevap verilmediği, bu kez ÇEAŞ
tarafından imzalanarak gönderilen ihtarname ekindeki sözleşme taslağına yönelik bir
cevabın verilmemesinin, muhatap taraf Enerjisa’nın sözleşmeyi imzalamaktan imtina
ettiğinin kabulü anlamına geleceği belirtilmiştir.
Enerjisa’nın Kurumumuz kayıtlarına 20.1.2003 tarih ve 246 sayı ile intikal eden
yazısında “Sisteme Bağlantı ve Enerji Nakil Şartlarını Belirleyen Sözleşme”nin, 960
17.8.2002 tarihinde imzalandığı bildirilmiştir.
Gerilim Uygulama Zaptı 10.9.2002 tarihinde, Geçici Kabul Tutanağı ise 28.9.2002
tarihinde taraflarca imzalanmıştır.
Ankara 5. İdare Mahkemesi’nin, ÇEAŞ’ın, 3096 sayılı Kanun’da enerji fazlasının satışına
yönelik tesis izni verileceğine dair bir hükme yer verilmediği, aynı Yasanın 4.
maddesinde öngörülen otoprodüktör sözleşmesi için DPT’nin olumlu görüşü alınması
zorunluluğuna uyulmadığı, ayrıca dava konusu sözleşme ile kurulacak tesisin kendi
İmtiyaz Sözleşmesi görev alanı içinde bulunduğu, bu alan içinde 2058 yılına kadar enerji
üretim, dağıtım ve iletim görevinin kendilerine verildiği iddialarıyla Bakanlık ile Enerjisa
arasında 9.10.2000 tarihinde imzalanan İzin Sözleşmesi’nin iptalinin istemine yönelik 970
olarak 18.10.2002 tarihinde vermiş olduğu Karar’da;
- 3096 sayılı Kanun ve bu Kanun’a dayanılarak çıkarılan “Türkiye Elektrik Üretim İletim
Anonim Şirketi ve Türkiye Dağıtım Anonim Şirketi Dışındaki Kuruluşlara Elektrik
Enerjisi Üretim Tesisi Kurma ve İşletme İzni Verilmesi Esaslarını Belirleyen
Yönetmelik” hükümleri gereği, kendi faaliyet alanlarının enerji ihtiyacını karşılamak
üzere otoprodüktör statüsünde enerji üretim tesisi kurma ve işletme izni verilmesi
konusunda Bakanlığa kamu yararı ile sınırlı olmak üzere takdir yetkisi tanındığı,
- Söz konusu yönetmelikte tanımlandığı üzere otoprodüktör grubunun ticaret yapmak
amacıyla değil, yalnızca kendi faaaliyet alanlarında enerji ihtiyacını karşılamak
amacıyla kurulduğu; bu itibarla, otoprodüktör üretim tesisinin kendisine imtiyaz hakkı 980
tanınan herhangi bir görevli şirketin görev bölgesi içinde faaliyet göstermesinin,
imtiyazlı duruma herhangi bir şekilde müdahale olmadığı,
07-13/101-30
24
- Yurt içindeki üretim olanakları yeterli olmadığından, enerji ihtiyacının bir kısmını yurt
dışından karşılamak zorunda kalan ülkemizde, bu tür tesislerin gerek kendi
ihtiyaçlarına yönelik üretimi, gerekse ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde ürettiği
ihtiyaç fazlası enerjiyi Bakanlıkça belirlenen tarifeye göre TEAŞ, TEDAŞ veya görevli
şirkete satabilmesi nedeniyle kamu yararına uygun oldukları,
- Bu durumda, dava konusu İzin Sözleşmesi’nde mevzuata ve kamu yararına aykırılık
bulunmadığı,
- Her ne kadar, 3096 sayılı Kanun’un 4. maddesinde DPT’nin olumlu görüşünün 990
alınması zorunlu kılınmışsa da, Yasa hükmü incelendiğinde açıkça görüleceği üzere
bu zorunluluğun ticari amaçla elektrik üretimi yapan sermaye şirketleri için getirilmiş
olduğu, otoprodüktörler için bu zorunluluktan söz edilemeyeceği,
- Öte yandan ilgili Yönetmeliğin otoprodüktör üretim tesisinin kuruluşuna imkan
tanıyan 4. maddesinin (f) bendinde, kuruluş esnasında DPT’nin olumlu görüşünün
alınmasını zorunlu kılan bir kurala da yer verilmediği
gerekçeleriyle davacı ÇEAŞ’ın iptal istemi reddedilmiştir.
I.2.2. Toros’un Şikayeti ile İlgili Gelişmeler
Dosya mevcudu bilgi ve belgelerden, Toros’un şikayeti ile ilgili olarak olayların aşağıdaki
şekilde geliştiği tespit edilmiştir. 1000
17.4.1996 tarih ve 22614 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmelik dikkate
alınarak, 14.5.1996 tarihinde ÇEAŞ, TEDAŞ, TEAŞ, Kepez A.Ş., Aktaş ve Kayseri ve
Civarı T.A.Ş. arasında enerji nakli ile ilgili uygulama esaslarına ilişkin bir protokol
imzalanmıştır. Bu protokole göre, ÇEAŞ ve Kepez’in görev bölgesi dışında kurulan
otoprodüktör santrallerinde üretilen ve dağıtım sistemine verilen enerjinin tamamını
TEAŞ alacak, ÇEAŞ ve Kepez’e ait iletim hattını kullanarak enerji nakledecek kuruluşlar
ise nakil bedelini söz konusu şirketlere ödeyecektir. ÇEAŞ bu protokolü aşağıdaki
ihtirazi kayıtlarla imzalamıştır:
- “Otoprodüktör grubunun görevli şirketlere sattığı üretim fazlası enerjinin alış fiyatı,
her durumda TEAŞ’ın bu şirketlere sattığı enerji fiyatını geçemez. 1010
- Görev bölgesinde otoprodüktör grubu tüketici şirketlerine mevcut elektrik satış
sözleşmesine göre uygulanan tarife fiyatından enerji satamaması nedeniyle,
ÇEAŞ’ın uğradığı zararı TEAŞ, Bakanlık ve diğer ilgili şirketlerden talep hakkı
saklıdır”.
Bakanlık ile Toros arasında 5.11.1998 tarihinde imzalanan İzin Sözleşmesi’nin gereği
olarak, Toros’un Adana ve Mersin’de kurulu 4.7 MW gücündeki tesislerine ilişkin Toros
ile ÇEAŞ arasında 26.7.1999 tarihinde iki ESA imzalanmıştır.
Bakanlığın talimatı doğrultusunda, 13.9.1999 tarihinde Toros ve ÇEAŞ, enerji alış-satışı
konusunda mahsuplaşma yapılacağına ilişkin ek bir sözleşme imzalamıştır. ÇEAŞ bu
sözleşmeyi, enerji mahsuplaşması ve uygulanacak enerji alış-satış fiyatına ilişkin 1020
hükümlerde talep ve dava hakkı saklı kalmak üzere ihtirazi kayıtla imzalamıştır.
Toros’un yeni ortaklarına enerji nakli talebinde bulunması üzerine, Toros ile ÇEAŞ
arasında 26.7.1999 tarihli sözleşmeye ek olarak 15.12.1999 tarihinde yeni bir sözleşme
daha yapılmıştır.
07-13/101-30
25
ÇEAŞ, Toros’a gönderdiği 21.12.1999 tarihli ihtar yazısında; mahsuplaşmanın İmtiyaz
Sözleşmesine ve KDV Kanunu’nun 2/5. maddesine aykırı olduğu ve Toros’un satış
fiyatının, ÇEAŞ’ın TEAŞ’tan enerji alış fiyatının üstünde olduğu hususlarını ileri sürerek,
Toros’un Kasım 1999 dönemine ilişkin hazırladığı faturaya itiraz etmiş ve Toros’a
faturayı iade etmiştir. Aynı yazıda, Bakanlık talimatı ile taraflar arasında imzalanan
ESA’da belirtilen bazı hususlara ÇEAŞ tarafından ihtirazi kayıt konulduğu, ayrıca 1030
Kanuna ve İmtiyaz Sözleşmesi’ne aykırı Yönetmeliğin ilgili hükümlerinin iptali için
Danıştay’da dava açıldığı ifade edilmiştir.
Toros, ÇEAŞ’ın 21.12.1999 tarihli ihtar yazısına cevaben Beşiktaş 6. Noterliği’nden
gönderdiği 19.1.2000 tarihli ihtarnamede, ÇEAŞ’ın öne sürdüğü hususların dayanaksız
ve aralarındaki sözleşmelere aykırı olduğunu ifade etmiştir.
ÇEAŞ, Adana 7. Noterliği yoluyla Toros’a gönderdiği 10.3.2000 tarihli yazısında;
Toros’un Şubat 2000 dönemine ilişkin hazırladığı faturaya, mahsuplaşmanın İmtiyaz
Sözleşmesi’ne ve KDV Kanunu’nun 2/5. maddesine aykırılığını ve Toros’un satış
fiyatının ÇEAŞ’ın TEAŞ’tan enerji alış fiyatından yüksek olduğunu ileri sürerek itiraz
etmiş, bu doğrultuda faturanın ihtirazi kayıtla ödeneceğini bildirmiştir. 1040
ÇEAŞ, Bakanlığa yönelik 27.11.2000 tarihli yazısında, Toros’un Mersin’de kurduğu 7,4
MW güçteki ek santral için 26.7.1999 tarihli ESA’nın revize edilmesi yönündeki Bakanlık
talimatını, yasal haklarını mahfuz tutmak suretiyle yerine getireceğini bildirmiştir.
ÇEAŞ, Toros’a gönderdiği 15.1.2001 tarihli yazıda; Toros’un Aralık 2000 dönemine
ilişkin hazırladığı faturaya, mahsuplaşmanın İmtiyaz Sözleşmesi’ne ve KDV Kanunu’nun
2/5. maddesine aykırı olduğunu, diğer yandan Toros’un satış fiyatının ÇEAŞ’ın
TEAŞ’tan enerji alış fiyatından yüksek olduğunu ileri sürerek itiraz etmiş ve faturayı
düzeltilmesi için Toros’a iade etmiştir.
ÇEAŞ, Toros’a yönelik 28.5.2001 tarih ve 5281 sayılı yazısında; Toros’un Mersin’de
kurduğu 7,4 MW gücündeki buhar türbinli ilave güç santrali ile ilgili olarak 18.4.2001 1050
tarihinde imzalanan ikinci Ek ESA’nın, bu tesislerde üretilen enerjiden sadece ihtiyaç
fazlasının ÇEAŞ sistemine verilmesi kaydıyla, 1.6.2001 tarihinden itibaren yürürlüğe
gireceğini bildirmiştir.
Bakanlık, ÇEAŞ’a gönderdiği 28.2.2002 tarih ve 3591 sayılı yazıda, 1.4.2002 tarihinden
itibaren otoprodüktörlerin kendi ihtiyaçlarının dışında kalan ve TETAŞ, TEDAŞ ile
Görevli şirketlere satacakları ihtiyaç fazlası enerji bedelinin, yürürlükteki yönetmelikte
belirlenen üst limitleri geçmeyecek şekilde taraflar arasında serbestçe belirlenmesi
esasının getirildiğini belirtmiştir.
ÇEAŞ’ın Toros’a gönderdiği 12.3.2002 tarihli yazıda;
- Toros’un Mersin’de kurulu olan 4.736 MW güçteki tesisi için 26.7.1999 tarihinde ESA 1060
imzalandığı, bunu müteakiben, Bakanlığın baskı ve talimatı doğrultusunda 13.9.1999
tarihinde Ek-Sözleşme imzalandığı, ayrıca, Bakanlığın daha önce kurulu olan ve
enerji üreten 7,4 MW gücündeki santrale sanki yeni bir tesismiş gibi, Yasaya aykırı
şekilde izin verdiği ve ÇEAŞ ile Toros arasında imzalanan ESA’nın yeni güce
(4.7+7,4=12.1 MW) göre revize edilmesini istediği, bunun üzerine, 18.4.2001 tarihli
ikinci Ek-ESA’nın taraflarca imzalandığı,
- ÇEAŞ’ın imzalanan sözleşmeler ile tüm yazışmalarda, Toros’tan enerji almaya
zorlanamayacağını ve enerji alış fiyatının TETAŞ enerji birim fiyatının üstünde
07-13/101-30
26
olamayacağını belirttiği, sözleşmelerin tamamının belirtilen hususlarda dava ve talep
hakkının korunması suretiyle ihtirazi kayıtla imzalandığı, 1070
- Bakanlığın 28.2.2002 tarihli yazısı gereğince, 1.4.2002 tarihinden sonraki dönemde
enerji fiyatlarının taraflarca serbestçe belirleneceği, 1.4.2001 tarihinden sonraki
dönemde ÇEAŞ’ın TETAŞ’tan satın aldığı enerji birim fiyatının üstünde bir fiyat ile
Toros’tan enerji almayacağı, ÇEAŞ’la görüşme yapılması ve fiyatta anlaşma temin
edilmeden bu tarihten sonra sisteme Toros tarafından enerji verilmemesinin
gerektiği, aksi halde herhangi bir ödeme yapılmayacağı
belirtilmiştir.
Toros’un, ÇEAŞ’ın 12.3.2002 tarihli yazısına cevaben gönderdiği 1.4.2002 tarihli
yazısında; önceden akdedilmiş olan ESA’nın aynen yürürlükte olduğu, ÇEAŞ’ın
otoprodüktör tesislerinde üretilen fazla enerjiyi mevcut ESA şartlarına göre almak ve 1080
bedel ödemekle yükümlü olduğu, ÇEAŞ’ın TETAŞ-ÇEAŞ fiyatı üzerinden enerji bedeli
ödemek zorunda olduğu, bu bakımdan Toros’un normal faaliyetini sürdüreceği ve ihtiyaç
fazlası enerjiyi 1.4.2002 tarihinden sonra da sisteme vermeye devam edeceği ifade
edilmiştir.
ÇEAŞ, Toros’a Adana 7. Noterliği yoluyla gönderdiği 8.4.2002 tarihli yazıda, önceki
taleplerini yineleyerek anlaşma temin edilmeden sisteme enerji verilmesinin, Toros’un
paralellikten çıkarılmak suretiyle önleneceğini ve bu sebeple nakil yapılmaması da dahil
meydana gelecek her türlü zarardan Toros’un sorumlu olacağını belirtmiştir.
ÇEAŞ’ın, Adana 7. Noterliği vasıtasıyla Toros’a gönderdiği 15.5.2002 tarihli yazıda,
Toros’un ÇEAŞ’ın rızası hilafına sisteme verdiği 20.016 kW/saat’lik enerji sebebiyle, 1090
30.4.2002 tarihli bir fatura düzenlediği, ancak mahsuplaşma işleminin elektrik ticaretinde
teknik bakımdan mümkün olmadığı ve ÇEAŞ’ın bu faturayı ödemek zorunda olmadığı
belirtilmiş, Toros’un sisteme enerji vermesinin önlenmesi için teknik yönden önlemlerin
alınmaya başlandığı bildirilmiştir.
Toros’un ÇEAŞ’a yönelik 17.5.2002 tarihli yazısından; ÇEAŞ’ın Toros’un sisteme
bağlantı noktalarına ters röleler koyduğunu ve nakletmek amacı ile dahi olsa sisteme
enerji verilmemesi konusunda uyarıda bulunduğunu, Toros’un ise kendi şirketlerinin
ihtiyacı kadar enerji ürettiği ve bu enerji naklinin yalnızca ÇEAŞ sistemi ile
gerçekleştirilebileceğini, aksi halde, ortak şirketlerin faaliyetlerinin kesintiye uğrayacağını
belirttiği anlaşılmaktadır. 1100
Toros, 17.5.2002 tarihli yazıyla, Bakanlığı, ÇEAŞ’ın iletim hatlarına enerji naklini
engelleyecek ters röleler monte ettiği konusunda bilgilendirerek, enerji nakil hizmetinin
kesintisiz olarak verilmesini teminen gerekli önlemlerin alınmasını talep etmiştir.
ÇEAŞ’ın Toros’un ortakları Toros Gübre ve Kimya Endüstrisi A.Ş. (Toros Gübre A.Ş.) ve
TST Teknik Servis ve Ticaret A.Ş.’ye gönderdiği 21.5.2002 tarihli yazılarda; nakil
yapılmadığından 2002 Nisan ayı için düzenlenen faturalarda ilave olarak enerji satış
faturaları tahakkuk ettirildiği bildirilmiştir.
ÇEAŞ’ın, Toros’a yönelik 21.5.2002 tarihli yazısında; 2002 Nisan ayına ilişkin
düzenlediği mahsuplaşma faturasının iptal edilerek yerine çift terimli sanayi tarifesinden
ilave tüketim faturası tahakkuk ettirildiği ve güç tarifesinin %15’i üzerinden düzenlenen 1110
faturaya %85’lik bir güç bedelinin ilave edildiği belirtilerek, 2002 Nisan ayı için
düzenlenen 456671 ve 456695 no’lu faturaların ödenmesi istenilmiştir.
07-13/101-30
27
Toros’un Bakanlığa yönelik 23.5.2002 tarihli yazısında; ÇEAŞ’ın yazıları neticesinde
Toros’un üretimi kısma ve ihtiyacı kadar enerji üretme kararı aldığı ve enerji satışını
sıfırladığı, ancak ÇEAŞ’ın, Toros’un ortaklarına enerji nakline engel olmak için sisteme
ters güç röleleri taktığı, mahsuplaşma faturalarını iade ederek ortaklara yapılan enerji
naklini yok saydığı ve %15 üzerinden ödenecek güç bedelini Nisan 2002 ayında %100
olarak belirleyerek ilgili faturaların ödenmesini istediği ifade edilmiş ve Bakanlık’la
yapılan sözleşmeler, ESA ve ilgili mevzuat çerçevesinde konuya çözüm getirilmesi talep
edilmiştir. 1120
Toros’un, ÇEAŞ’ın 15.5.2002 tarihli yazısına cevaben, Beşiktaş 6. Noterliği vasıtasıyla
gönderdiği 29.5.2002 tarih ve 26868 sayılı yazıda; Toros Gübre A.Ş. tesislerinden
verilen enerji sebebi ile düzenlenen faturanın ÇEAŞ tarafından iade edilmesinin hukuka
aykırı olduğu, karşılıklı olarak alınıp verilen enerjinin mahsuplaşılmasının ESA ve
mevzuat gereği olduğu, ESA’nın ihtirazi kayıtla imzalanmış olmasının ÇEAŞ ile Bakanlık
arasındaki bir sorun olduğu, Toros’un ihtilaf çözülene dek üretimini kıstığı ve kendi
ihtiyacı kadar enerji üretimi kararı aldığı, ancak küçük miktarlarda da olsa ortaya çıkan
enerji fazlasının mahsuplaşma yapılmayarak ÇEAŞ tarafından bedelsiz olarak el
konulmasının kabulünün hukuken mümkün olmadığı belirtilmiştir.
ÇEAŞ’ın 21.5.2002 tarihli yazılarına karşılık Toros’un Beşiktaş 6. Noterliği vasıtası ile 1130
gönderdiği 29.5.2002 tarih, 26870 sayılı yazı ile Ceyhan 1. Noterliği vasıtası ile
gönderdiği 2082 sayılı yazıda; ÇEAŞ’ın Mersin ve Adana tesislerine ilişkin 2002 Nisan
ayına ait mahsuplaşma faturasını iptal etmesi ve %15 yerine %100 üzerinden güç bedeli
tahakkuk ettirmesinin, aralarında imzalanmış ESA’ya aykırı olduğu ve hukuki dayanağı
bulunmadığı, bu bakımdan ÇEAŞ tarafından gönderilen 456671 ve 456695 no’lu
faturaların iade edileceği belirtilmiştir.
Toros’un ortaklarından Toros Gübre A.Ş.’nin ÇEAŞ’a yönelik 29.5.2002 tarihli yazısında,
ÇEAŞ’ın 21.5.2002 tarihli yazısının hukuka aykırı olduğu bildirilmiş ve ÇEAŞ tarafından
düzenlenen 456665 no’lu fatura iade edilmiştir.
Toros ortaklarından TST Teknik Servis ve Tic. A.Ş.’nin ÇEAŞ’a yönelik 30.5.2002 tarihli 1140
yazısında, ÇEAŞ’ın 21.5.2002 tarihli yazısının hukuka aykırı olduğu bildirilmiş ve ÇEAŞ
tarafından düzenlenen 456667 no’lu fatura iade edilmiştir.
Toros’un, Bakanlığa gönderdiği 30.5.2002 tarihli yazısında; ÇEAŞ’ın önceki yazılarda
belirtilen taleplerinin hukuka aykırı olduğu ve İmtiyaz Sözleşmesi’nden kaynaklanan
tekel durumunu kullanarak otoprodüktör grubunun üretim yapmasını tamamen
durdurmak amacını taşıdığı, Toros’un mevcut sözleşmelere göre hareket edeceği,
bunun dışındaki talepleri kabul etmeyeceği ve enerji kesintisinden doğacak zararlardan
ÇEAŞ’ın sorumlu olacağı belirtilmiş ve ÇEAŞ’ın ESA’dan doğan yükümlülüklerini yerine
getirmesini teminen gereği talep edilmiştir.
Bakanlığın, ÇEAŞ’a hitaben 31.5.2002 tarihli yazısında; Toros’un ortaklarına enerji nakli 1150
yapmasına engel olunmaması, ülke genelinde uygulamada birlikteliğin sağlanması
açısında otoprodüktör şirketleri ile enerji alış-satış ve nakli konusundaki uygulamaların
mevcut ESA hükümleri ve TETAŞ ileTEDAŞ Genel Müdürlüğü uygulamaları paralelinde
yapılması gerektiği belirtilmiştir.
ÇEAŞ’ın, Bakanlığın 31.5.2002 tarihli yazısına cevaben gönderdiği 7.6.2002 tarihli
yazısında;
07-13/101-30
28
- ÇEAŞ’ın 1. Görev Bölgesi’nde görevli/imtiyazlı şirket olduğu ve otoprodüktör
şirketlerin kurulmasına izin verilmesinin İmtiyaz Sözleşmesi’ne aykırı olduğu, bu
imtiyazın sonradan çıkarılan Yasa ve yönetmeliklerle tek taraflı olarak
değiştirilemeyeceği, 1160
- Bu şirketlerin kurulması esnasında DPT’nin görüşünün alınmadığı,
- Toros’un, sonradan ESA kapsamına alınan 7,4 MW’lık santralinin eski bir tesis iken
yeni kurulmuş bir tesis gibi gösterildiği ve Bakanlığın bu tesise Yasa’ya aykırı bir
biçimde elektrik ticareti yapma izni verdiği,
- Otoprodüktör tesislerinde üretilip sisteme verilen elektrik enerjisinin planlı ve kontrollü
olmaması nedeniyle gerilim dalgalanmalarına ve darbelere sebep olduğu ve mevcut
ÇEAŞ sistemine büyük zararlar verdiği,
- İmtiyaz Sözleşmesi’ne göre, otoprodüktör şirketlerle mahsuplaşma yapmanın
mümkün olmadığı, diğer yandan mahsuplaşma işleminin vergi ziyanına neden
olduğu, 1170
- ÇEAŞ’ın %100 rezerv gücü kullanmaya mecbur tutulmasına karşılık %15 oranında
güç bedeli almasının yönetmeliğe ve hakkaniyete aykırı olduğu
hususlarına yer verilmiştir.
ÇEAŞ’ın Toros ve Toros ortakları TST Teknik Servis ve Tic. A.Ş., Toros Gübre A.Ş.’ye
gönderdiği 7.6.2002 tarihli yazılarda; Nisan 2002 ayına ilişkin faturaların ödenmemiş
olduğu, bu borçların 10 gün içinde ödenmemesi halinde enerjilerinin 17.6.2002 tarihinde
kesileceği ifade edilmiş, bu durum Toros tarafından 10.6.2002 tarihli yazısı ile Bakanlığa
bildirilmiştir.
ÇEAŞ’ın, Toros’a hitaben Adana 7. Noterliği vasıtasıyla gönderdiği 11.6.2002 tarih
11116 sayılı yazısında; 26.7.1999 tarihli, ihtirazi kayıtla imzalanan ESA’nın bitim 1180
tarihinde yürürlükten kaldırılacağı ve yenilenmeyeceği bildirilmiştir.
TST Teknik Servis ve Tic.A.Ş. ve Toros Gübre A.Ş., ÇEAŞ’a yönelik 12.6.2002 tarihli
yazılarında, elektrik kesilmesi tehdidi karşısında Mayıs 2002 dönemine ilişkin faturaların
ihtirazi kayıt ile ödeneceğini bildirmiştir.
Toros’un, ÇEAŞ’a yönelik 14.6.2002 tarihli yazısında; muhatabın Mayıs 2002 dönemi
için düzenleyerek gönderdiği 31.5.2002 tarih 461804 ve 461803 no’lu faturaların ESA’ya
aykırı olduğu belirtilerek, anlaşmaya uyumsuz olan aradaki fark 31.5.2002 tarih ve
59539, 59540 no’lu faturalarla ÇEAŞ’a iade edilmiştir.
ÇEAŞ’ın, Toros’a gönderdiği 18.6.2002 tarihli yazısında, enerji faturasının son ödeme
günü olan 17.6.2002 tarihine kadar Toros’un ödeme yapmadığı, ilgili borcun 10 gün 1190
içerisinde ödenmemesi halinde uyarı ve ihbara gerek olmaksızın 28.6.2002 tarihinde
enerjilerinin kesileceği ihtar edilmiştir.
Toros’un talebi üzerine, Ceyhan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce, 2002/113 sayılı dosya
kapsamında yapılan 21.6.2002 tarihli tespitte Toros’un ÇEAŞ sistemine bağlantı
noktasına ters güç rölelerinin takılı olduğu belirtilmiştir.
Bakanlığın, ÇEAŞ’a hitaben gönderdiği 25.6.2002 tarihli yazısında; Bakanlıkla ÇEAŞ
arasında imzalanan 9.3.1998 tarihli Sözleşmenin 6(h) maddesinde ÇEAŞ’ın Bakanlık
tarafından yürürlüğe konulan yönetmeliklere uyacağı hükmünün yer aldığı, bu nedenle
07-13/101-30
29
otoprodüktör şirketleri ile enerji alış-satış ve nakli konusundaki uygulamalarda,
17.4.1996 tarih ve 22614 sayı ile Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmelik değişikliğinin 1200
enerji nakline ilişkin 6. maddesi ile 5.7.2000 tarih ve 24100 sayılı Resmi Gazete’de
yayımlanan Yönetmelik değişikliğinin mahsuplaşmaya ilişkin 1. maddesine ve ESA
hükümlerine titizlikle uyulması gerektiği belirtilerek, Toros ile olan ihtilafların acilen
çözüme kavuşturulması ve Bakanlığın bilgilendirilmesi talep edilmiş, aksi halde, doğacak
tüm zarardan ÇEAŞ’ın sorumlu olacağı ifade edilmiştir.
Toros’un Kurumumuza yönelik 21.6.2002 tarihli yazısında; ilgili bölgede elektrik iletimi ve
dağıtımı konusunda tekel olan ÇEAŞ’ın imzalanan ESA’ya aykırı davranarak elektrik
satışı ve naklini engellemek suretiyle hakim durumunu kötüye kullandığı, bu bakımdan,
ÇEAŞ’ın 4054 sayılı Kanun’u ihlal eden davranışlarının durdurulması talep edilmiştir.
Toros’un talebi üzerine, Mersin 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce 2002/191 D. sayılı 1210
dosyadan 21.6.2002 tarihinde yaptırılan tespitte sunulan Bilirkişi Raporu’nda; Toros
Gübre A.Ş.’nin ÇEAŞ sistemine bağlandığı noktaya ters güç röleleri yerleştirilmiş olduğu
hususuna yer verilmiştir.
ÇEAŞ’ın, Bakanlığın 25.6.2002 tarihli yazısına cevaben gönderdiği 1.7.2002 tarihli
yazısında;
- Otoprodüktör şirketlerinin kurulmasının İmtiyaz Sözleşmesi’ndeki nimet/külfet
dengesini bozduğu, İmtiyaz Sözleşmesi’nde yer alan elektrik üretim, iletim, dağıtım
ve ticareti imtiyazının çıkarılan Yasa ve yönetmeliklerle tek taraflı olarak
değiştirilmesinin Anayasa’ya aykırı olduğu,
- Toros’a hukuka aykırı şekilde, imtiyaz hukukuna tabi enerji üretim ve satışı izni 1220
verildiği,
- Otoprodüktör üretim tesislerinde üretilip sisteme verilen elektrik enerjisinin, planlı ve
kontrollü olmadığı, bu nedenle gerilim dalgalanmalarına ve darbelere sebep olduğu,
- Elektrik naklinden bahsedebilmek için sisteme verilecek enerjinin aynı anda ve
miktarda karşı tarafça çekilmesi gerektiği, aksi takdirde nakilden söz edilemeyeceği,
dolayısıyla mevcut uygulamaların elektrik nakli olmadığı,
- İmtiyaz Sözleşmesi’ne göre mahsuplaşmanın mümkün olmadığı, bunun yanında
mahsuplaşma işleminin vergi ziyanı ve vergi kaçırılmasına yol açtığı,
- Toros ile ÇEAŞ arasındaki ESA’nın ÇEAŞ’ın yasal hakları mahfuz tutulmak suretiyle
ihtirazi kayıtla imzalandığı, bu nedenle hür irade ile imzalanmayan bir sözleşmenin 1230
ÇEAŞ yönünden bağlayıcı olmadığı
hususları ifade edilmiştir.
Toros’un ÇEAŞ’a yönelik 5.7.2002 tarihli yazısında; muhatabın Haziran 2002 dönemi
için düzenleyerek gönderdiği 30.6.2002 tarihli 465901 ve 465900 no’lu faturaların
ESA’ya aykırı olduğu belirtilmiş ve bunlardaki uyumsuz farklar 30.6.2002 tarihli 59550 ve
59551 no’lu faturalarla iade edilmiştir.
Mersin 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2002/245 sayılı dosyası kapsamında 11.7.2002
günü yapılan tespitte ve 17.7.2002 tarihli Bilirkişi Raporu’nda, Toros’tan ÇEAŞ’a elektrik
verildiğinde, verilen enerjinin 1430 KW’ya geldiğinde sistemle bağlantısının otomatik
olarak kesildiği tespit edilmiştir. 1240
07-13/101-30
30
Toros’un Beşiktaş 6. Noterliği vasıtasıyla ÇEAŞ‘a gönderdiği 16.7.2002 tarihli
ihtarnamede; ÇEAŞ’ın imtiyazını, mevzuat ve görevlendirme sözleşmesine aykırı olarak
suistimal ettiği, haksız ve keyfi davranışlar içine girdiği, öyle ki; Toros’un ürettiği elektriği
gasp ettiği, ESA altında Toros’a karşı taahhütlerini yerine getirmediği, Toros’un sistemle
olan bağlantısını kestiği, Bakanlık uyarılarına rağmen ESA hükümlerini açıkça ihlal
etmeye devam ettiği belirtilerek, ESA’ya aykırı davranışlara son verilmesi ihtar edilmiştir.
Toros’un Bakanlığa gönderdiği 17.7.2002 tarihli yazıda ÇEAŞ’ın Toros Ceyhan
Tesislerinin ulusal şebeke bağlantısını 9.7.2002 tarihinde kestiği, tesislerin kendi ürettiği
enerji ile şimdilik kendini idame etmeye çalıştığı, ancak kendi üretiminde olabilecek bir
aksaklık halinde amonyak tanklarının patlaması tehlikesinin bulunduğu ifade edilmiştir. 1250
ÇEAŞ, 17.7.2002 tarihli yazıları ile, Toros’a ait, İşbankası A.Ş.’den toplam
53.568.000.000 TL., Tekfenbank’tan da toplam 79.032.000.000 TL. değerindeki süresiz
kesin teminat mektuplarının nakde çevrilmesini talep etmiştir.
Toros’un Bakanlık, EPDK ve Rekabet Kurumu’na yönelik 18.7.2002 tarihli yazılarında;
ÇEAŞ’ın kanunsuz ve haksız olarak, kendisine verilen teminat mektuplarını nakde
çevirdiği ifade edilmiş ve ÇEAŞ’ın haksız davranışlarına engel olunması talep edilmiştir.
Toros’un 16.7.2002 tarihli ihtarnamesine karşılık ÇEAŞ’ın gönderdiği 26.7.2002 tarihli
cevabi ihtarnamede; mevcut ESA’nın baskı sonucu ihtirazi kayıtla imzalanmış olduğu,
bu bakımdan ÇEAŞ’ı bağlayıcı olmadığı, Toros’un tesislerinin kurulmasının ve işletme
izni verilmesinin İmtiyaz Sözleşmesi’ne ve mevzuata aykırı olduğu, Toros’tan elektrik 1260
alınmayacağının önceden bildirildiği ifade edilerek, mahsuplaşma ve nakil konusunda
daha önce belirttiği görüşler tekrarlanmıştır.
ÇEAŞ’ın, Adana 7. Noterliği yoluyla Toros’a gönderdiği 7.8.2002 tarihli ihtarnamede;
dava ve talep hakkı mahfuz kalmak kaydıyla, Bakanlığın 24.7.2002 tarihli talimatı
doğrultusunda 7.8.2002 tarihinde ters güç rölelerinin kaldırılarak Toros’un grup
ortaklarına enerji nakletmesinin olanaklı hale getirildiği ve Yönetmelik hükümlerine göre
kesilen elektrik enerjisinin tekrar verildiği, sözleşme gücünün %15’i üzerinden güç bedeli
tahakkuk ettirildiği, ancak, daha önceki yazıları doğrultusunda ÇEAŞ’ın yasalardan ve
İmtiyaz Sözleşmesinden doğan haklarının mahfuz olduğu belirtilmiştir. Aynı yazıda;
ÇEAŞ’ın Toros’tan elektrik satın almayacağı, bu nedenle, Adana ve Mersin 1270
santrallerinden sisteme satmak amacı ile elektrik verilmemesi gerektiği ifade edilerek
Bakanlık talimatlarına uygun olarak tanzim edilen ve yazı ekinde gönderilen “Sisteme
Bağlantı ve Enerji Nakil Şartlarını Belirleyen Sözleşme”nin imzalanarak bir nüshasının
ÇEAŞ’a ulaştırılması istenilmiştir.
Toros’un ihtiyati tedbir talebi üzerine, Mersin Asliye Ticaret Mahkemesi, 7.8.2002
tarihinde ve 2002/943 sayılı dosya kapsamında;
- ÇEAŞ’ın Toros’un elektrik üretmesi ve grup ortaklarına nakletmesine engel olmasının
önlenmesi ve enerji naklinin kesintisiz sürmesi,
- Toros’un ulusal elektrik şebekesine bağlantısının engellemesine yönelik ÇEAŞ
tarafından konulan fiziki engellerin kaldırılması, 1280
- Toros’un %15 teminat yatırması halinde teminat mektuplarının ÇEAŞ tarafından
nakde çevrilmesinin önlenmesi
konularında ihtiyati tedbir kararı vermiştir.
07-13/101-30
31
ÇEAŞ’ın, Bakanlığa yönelik 12.8.2002 tarihli yazısında;
- Toros’un Adana santrali ile ilgili olarak, Ceyhan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin
2002/128 sayılı dosyasında 8.8.2002 tarihinde yapılan tespit ile, Yumurtalık TM’de
bulunan ters güç rölelerinin söküldüğü ve otoprodüktör tesisinde üretilen enerji
naklinin olanaklı hale geldiği,
- Mersin 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2002/276 sayılı dosyasında 8.8.2002
tarihinde yaptırdığı tespit ile; Mersin Termik TM’ne Toros tarafından enerji verildiği ve 1290
daha önce sistemde bulunan 2 adet ters güç rölesinin söküldüğü
ifade edilmiştir.
Toros, Beşiktaş 6. Noterliği yoluyla ÇEAŞ’a gönderdiği 7.8.2002 tarihli ihtarnamede;
ÇEAŞ’ın gecikme zammı adı altında düzenleyerek Toros tesislerine gönderdiği
29.7.2002 tarihli faturaların ESA’ya aykırı olduğunu ileri sürerek, iade etmiştir. ÇEAŞ’ın,
Toros’a gönderdiği 16.8.2002 tarihli yazısında; Temmuz 2002 ayına ilişkin elektrik
faturasının ödenmediği, 10 gün içinde ödeme yapılmaması halinde 26.8.2002 tarihinde
ihbara gerek olmaksızın enerjinin kesileceği ve alacakların tahsili için yasal yollara
başvurulacağı ifade edilmiştir.
EPDK’nın, Toros’un 18.7.2002 tarihli yazısına cevaben gönderdiği 20.8.2002 tarihli 1300
yazıda; Elektrik Piyasası Kanunu’nda tanımlanan hazırlık döneminin sona erdiği tarihten
itibaren 30 gün içerisinde çıkarılacak bir yönetmeliğe göre iletim faaliyetine ilişkin usul ve
esasların belirleneceği, adı geçen yönetmeliğin yürürlük tarihine kadar ÇEAŞ’la olan
ihtilafların yürürlükte bulunan sözleşme hükümleri doğrultusunda çözümlenmesi
gerektiği belirtilmiştir.
Toros’un Beyoğlu 34. Noterliği yoluyla ÇEAŞ’a gönderdiği 21.8.2002 tarihli yazıda;
Mersin Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 7.8.2002 tarihli tedbir kararı hatırlatılarak, ÇEAŞ’ın
16.8.2002 tarihli yazısını 3 gün içerisinde geri alması ihtar edilmiştir.
ÇEAŞ’ın Adana 7. Noterliği vasıtasıyla 7.8.2002 tarihli ihtarnamesine Toros’un cevaben
gönderdiği 22.8.2002 tarihli yazısında; 1310
- ÇEAŞ’ın göndermiş olduğu, Sisteme Bağlantı ve Enerji Nakil Şartlarını Belirleyen
Sözleşme Taslağının 4628 sayılı Yasa ile TEİAŞ’ın tekeline bırakılmış olan elektrik
enerjisi iletimi faaliyeti ile ilgili olduğu ve TEİAŞ’ın 4628 sayılı Yasa çerçevesinde
Toros ile imzalayacağı Bağlantı ve Sistem Kullanım anlaşmalarının konusunu
içerdiği,
- 4628 sayılı Yasa’nın hazırlık döneminin 3.9.2002 tarihinde sona ereceği, hazırlık
döneminin sona ermesinden sonra ÇEAŞ’ın imtiyaz bölgesinde elektrik iletimi
yapmasının olanaklı olmadığı, bu yetkinin TEİAŞ’a verildiği, dolayısıyla ÇEAŞ’ın
enerji nakli ve sisteme bağlantı anlaşması yapması yetkisi ve imkanının olmayacağı,
bu bakımdan Taslağın kabulünün mümkün olmadığı, 1320
- ÇEAŞ’ın, TEAŞ ve TEDAŞ Dışındaki Kuruluşlara Elekrik Üretim Tesisi Kurma ve
İşletme İzni Verilmesi Esaslarını Belirleyen Yönetmeliğin 17.10.1997 tarih ve 23143
sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan değişik 4(h) maddesi ile 1.12.1998 tarih ve
23540 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan değişik 4(g) maddesinin iptali için açmış
olduğu davanın reddedilmesi karşısında ESA’ya konulan ihtirazi kayıtların iptalinin
zorunlu olduğu,
07-13/101-30
32
- Bu nedenlerden dolayı, mevcut ve 31.12.2002 tarihine kadar yürürlükte olan ESA ve
eklerinin, ihtirazi kayıtlar kaldırılarak uzatılmasının makul olacağı
ifade edilmiştir.
Toros’un, Bakanlığa hitaben 22.8.2002 tarihli yazısında; ÇEAŞ’ın 31.12.2002 tarihinden 1330
itibaren ESA’yı yenilemeyeceğini bildirdiği, bu nedenle ESA’nın, cevabi yazılarında
belirttiği esaslar çerçevesinde kısmen tadil edilerek uzatılması konusunda ÇEAŞ’a
talimat verilmesi talep edildiği anlaşılmıştır.
Toros’un, EPDK’ya yönelik 27.8.2002 tarihli yazısında; ÇEAŞ ile aralarındaki ihtilafın
gelişimi hakkında bilgi verilerek, 4628 sayılı Yasaya dayanılarak çıkarılan Elektrik
Piyasası Lisans Yönetmeliği kapsamında otoprodüktör lisansı için yapılacak başvurunun
ÇEAŞ’ın mevcut ESA’yı yenilemeyeceğini bildirdiği 31.12.2002’den sonraki bir tarihte
gerçekleştirileceği, belirsizlik içeren bir dönemin söz konusu olmaması bakımından
ÇEAŞ’ın fesih bildiriminin geri alınması konusunda Kurulun görüş, destek ve
talimatlarına ihtiyaç duyulduğu belirtilmiştir. 1340
Toros’un 22.8.2002 tarihli ihtarnamesine karşılık ÇEAŞ’ın Adana 7. Noterliği vasıtasıyla
gönderdiği 2.9.2002 tarihli cevabi ihtarnamede; İmtiyaz Sözleşmesi hükümlerine göre
bölgede elektrik üretimi, dağıtımı ve ticareti yapma imtiyazının ÇEAŞ’a ait olduğu, bunun
sonradan çıkarılan bir kanunla alınamayacağı, bu bakımdan Toros’un ihtarnamesinde
yer alan iddiaların mesnetsiz olduğu belirtilerek, ESA’nın süresinin bitim tarihinde
yürürlükten kaldırılacağı ve yenilenmeyeceği, bu bakımdan Toros’un yeni sözleşme
yapıp yapmamakta serbest olduğu ihtar edilmiştir.
Toros’un Beşiktaş 6. Noterliği vasıtasıyla ÇEAŞ’a gönderdiği 3.9.2002 tarihli yazıda;
ÇEAŞ’ın Haziran 2002 dönemi fark faturası altında düzenleyerek gönderdiği 23.8.2002
tarih, 473547 no’lu ve 23.8.2002 tarih, 473548 no’lu faturaların münderacatının ESA 1350
sözleşmesine aykırı olduğu belirtilmiş ve sözleşmeye uyumsuz farklar, 29.8.2002 tarihli,
59560 59561 no’lu faturalarla ÇEAŞ’a iade edilmiştir.
Toros’un, Beşiktaş 6. Noterliği marifetiyle ÇEAŞ’a gönderdiği 6.9.2002 tarihli yazısında,
ÇEAŞ’ın Ceyhan ve Mersin tesislerine gönderdiği 31.8.2002 tarihli 471862 ve 480981
no’lu faturaların münderacatının gerek ESA’ya gerekse Elektrik Tarifeleri
Yönetmeliği’nde Değişiklik Yapılması Hakkında Yönetmeliğin 2(f) maddesine aykırı
olduğu belirtilerek, 31.8.2002 tarihli ve 59569, 59571 no’lu iade faturaları yazının ekinde
ÇEAŞ’a gönderilmiştir.
Toros’un, Bakanlığa gönderdiği 10.9.2002 tarihli yazısında, ÇEAŞ’ın sisteme bedelsiz
olarak verilen reaktif enerjiye bedel talep ettiği ve 720 kW/saat’lik mahsuplaşma maksatlı 1360
miktarın ÇEAŞ tarafından kabul edilmeyerek yok sayıldığı ifade edilmiştir.
ÇEAŞ’ın, Toros’un 3.9.2002 tarihli yazısına cevaben gönderdiği 13.9.2002 tarihli yazısı
ile, Toros’un göndermiş olduğu 29.8.2002 tarihli faturalar iade edilmiştir. Söz konusu
yazıda ÇEAŞ, enerji nakli ve satışı ile güç bedelleri hakkında daha önce öne sürdüğü
iddiaları yineleyerek, Toros’a gönderilmiş olan Haziran 2002 dönemine ait 23.8.2002
tarihli faturaların ödenmesini ihtar etmiştir.
Toros’un 6.9.2002 tarihli yazısına cevaben, ÇEAŞ’ın Adana 7. Noterliği yoluyla
gönderdiği 19.9.2002 tarihli yazıda; muhatabın göndermiş olduğu 31.8.2002 tarihli
faturaların kabul edilmeyerek iade edileceği bildirilmiş ve Ceyhan ile Mersin tesislerinin
Ağustos 2002 dönemine ait borçlarının ödenmesi ihtar edilmiştir. 1370
07-13/101-30
33
Toros’un, Beşiktaş 6. Noterliği marifetiyle ÇEAŞ’a gönderdiği 10.10.2002 tarihli
yazısında; ÇEAŞ’ın Eylül 2002 dönemine ilişkin olarak Ceyhan ve Mersin tesislerine
gönderdiği 30.9.2002 tarihli, 480988 ve 480985 no’lu faturaların mündericatının gerek
ESA’ya, gerekse Elektrik Tarifeleri Yönetmeliği’ne aykırı olduğu belirtilerek, 30.9.2002
tarihli 59577 ve 26568 no’lu iade faturaları yazı ekinde ÇEAŞ’a gönderilmiştir.
Toros’un 10.10.2002 tarihli yazısına cevaben, ÇEAŞ’ın Adana 7. Noterliği yoluyla
gönderdiği 17.10.2002 tarihli yazıda; muhatabın göndermiş olduğu 30.9.2002 tarihli
faturaların kabul edilmeyerek iade edileceği bildirilmiş ve Ceyhan ile Mersin tesislerinin
Eylül 2002 dönemine ait borçlarının ödenmesi ihtar edilmiştir.
Toros’un, Beşiktaş 6. Noterliği marifetiyle ÇEAŞ’a gönderdiği 7.11.2002 tarihli yazısında; 1380
ÇEAŞ’ın Ekim 2002 dönemine ilişkin olarak Ceyhan ve Mersin tesislerine gönderdiği
31.10.2002 tarihli 480991 ve 480994 no’lu faturaların mündericatının gerek ESA’ya
gerekse Elektrik Tarifeleri Yönetmeliği’ne aykırı olduğu belirtilerek, 31.10.2002 tarihli
59584 ve 448848 no’lu iade faturaları yazı ekinde ÇEAŞ’a gönderilmiştir. ÇEAŞ ise, bu
yazıya cevaben gönderdiği 18.11.2002 tarihli yazısında; Toros’un gönderdiği faturaları
kabul etmediğini bildirerek, Ekim 2002 dönemine ait borçların ödenmesini ihtar etmiştir.
Toros, ÇEAŞ’a Beşiktaş 6. Noterliği yoluyla gönderdiği 4.12.2002 tarihli yazıda;
ÇEAŞ’ın, Toros Ceyhan ve Mersin tesislerine gönderdiği Kasım 2002 dönemine ait
30.11.2002 tarihli 480999 ve 489756 sayılı faturaların haksız düzenlendiği ileri
sürülerek, 30.11.2002 tarihli iki adet iade faturasını ÇEAŞ’a göndermiştir. 1390
Toros’un Beşiktaş 6. Noterliği marifetiyle ÇEAŞ’a gönderdiği 9.12.2002 tarihli yazıda;
ÇEAŞ’ın 7.8.2002 tarihli ihtarnamesinin ekinde yeni bir “Sisteme Bağlantı ve Enerji Nakil
Şartlarını Belirleyen Sözleşme“ taslağını gönderdiği ve imzalanmasını ihtar ettiği, bu
ihtarnamede Toros’un ortaklarına enerji nakil hizmetleri vermeye devam edeceğini teyit
ettiği, bu nedenle söz konusu yazının aynı zamanda Toros ile ÇEAŞ arasındaki
sözleşmenin mevcut ESA’nın, sadece enerji satışına ilişkin hükümleri dışında bırakılarak
yürütülebileceğinin teyidi mahiyetinde olduğu, bu bakımdan mevcut enerji naklini de
düzenleyen ve halen yürürlükte olan ESA’nın adı da değiştirilmek ve ihtiyaç fazlası enerji
satışına ilişkin hükümleri iptal edilmek suretiyle uygulanmasının uygun ve makul olacağı
ifade edilmiş, bu husustaki ÇEAŞ görüşünün en kısa zamanda bildirilmesi istenmiştir. 1400
Toros’un, Beşiktaş 6. Noterliği marifetiyle ÇEAŞ’a gönderdiği 6.1.2003 tarihli yazısında;
ÇEAŞ’ın Aralık 2002 dönemine ilişkin olarak Ceyhan ve Mersin tesislerine gönderdiği
31.12.2002 tarihli 489773 ve 489769 no’lu faturaların münderacatının gerek ESA’ya
gerekse Elektrik Tarifeleri Yönetmeliği’ne aykırı olduğu belirtilerek, 31.12.2002 tarihli ve
59596 59600 no’lu iade faturaları yazının ekinde ÇEAŞ’a gönderilmiştir.
ÇEAŞ’ın, Adana 7. Noterliği vasıtasıyla Toros’a gönderdiği 7.1.2003 tarihli yazısında;
26.7.1999 tarihli ESA’nın 31.12.2002 tarihi itibarıyla fesh edildiği, Bakanlığın
talimatlarına uygun olarak düzenlenen ve başka bir otoprodüktör ile de imzalanan
“Sisteme Bağlantı, Enerji Nakil Şartları ve ÇEAŞ’tan Enerji Satın Alma Şartlarını
Belirleyen Sözleşme”nin imzalanmak üzere 2 nüsha olarak gönderildiği, bu sözleşmenin, 1410
yazının tebliğ tarihinden itibaren 3 gün içerisinde imzalanarak ÇEAŞ’a teslim edilmemesi
halinde Elektrik Tarifeleri Yönetmeliği’nin ilgili maddeleri uyarınca 23.1.2003 tarihinden
itibaren Ceyhan ve Mersin otoprodüktör santrallerinin enerjilerinin kesileceği ihtar
edilmiştir.
07-13/101-30
34
ÇEAŞ’ın, Toros’un 6.1.2003 tarihli yazına cevaben, Adana 7. Noterliği yoluyla
gönderdiği 14.1.2003 tarihli yazısında, muhatabın göndermiş olduğu 31.12.2002 tarihli
iade faturalarının kabul edilmeyerek iade edileceği bildirilmiş ve Ceyhan ile Mersin
tesislerinin Aralık 2002 dönemine ait borçlarının ödenmesi ihtar edilmiştir.
Toros’un, ÇEAŞ’a gönderdiği 15.1.2003 tarihli yazısında; muhatabın 7.1.2003 tarihli
yazısının ekinde yer alan “Sisteme Bağlantı, Enerji Nakil Şartları ve ÇEAŞ’tan Enerji 1420
Satın Alma Şartlarını Belirleyen Sözleşmenin” genel olarak benimsendiği, ancak bazı
düzeltme ve ilaveler yapıldığı belirtilerek, yazı ekinde gönderilen bu sözleşmenin 3 gün
içerisinde ÇEAŞ tarafından imzalanması istenilmiştir.
ÇEAŞ’ın Toros’a yönelik 16.1.2003 tarihli yazısında, Toros’un Aralık 2002 dönemine
ilişkin borcunun ödenmediğinin tespit edildiği, 10 gün içerisinde bu borcun ödenmemesi
halinde Elektrik Tarifeleri Yönetmeliği’nin ilgili hükümleri gereğince enerjinin 26.1.2003
tarihinde kesileceği ihtar edilmiştir.
Toros’un 15.1.2003 tarihli yazısına cevaben ÇEAŞ’ın gönderdiği 20.1.2003 tarihli
yazıda; muhatabın sözleşmede yaptığı deşikliklerin kabul edilmediği belirtilerek, ekte
gönderilen sözleşmenin 2 gün içerisinde imzalanması, aksi takdirde, Yumurtalık ve 1430
Mersin santrallerinin elektriğinin kesileceği ihtar edilmiştir.
ÇEAŞ’ın Bakanlığa gönderdiği 20.1.2003 tarihli yazıda; “Sisteme Bağlantı, Enerji Nakil
Şartları ve ÇEAŞ’tan Enerji Satın Alma Şartlarını Belirleyen Sözleşme”nin üç gün
içerisinde imzalanmak üzere 1.7.2003 tarihinde Toros’a gönderildiği, ancak Toros’un bu
sözleşmeyi imzalamak yerine Elektrik Tarifeleri Yönetmeliği’ne aykırı olarak tanzim
edilmiş yeni bir sözleşmeyi 15.1.2003 tarihinde ÇEAŞ’a gönderdiği, bunun üzerine
Bakanlığın istek ve talimatlarına uygun olarak hazırlanmış sözleşmenin tekrar Toros’a
gönderildiği ve 2 gün içerisinde imzalanmaması halinde 23.1.2003 tarihinden itibaren
enerjilerinin kesileceğinin ihtar edildiği belirtilmiştir.
ÇEAŞ’ın 16.1.2003 tarihli yazısına cevaben Toros’un gönderdiği 24.1.2003 tarihli 1440
yazıda; iki şirket arasında ESA’nın yorumlanmasında anlaşmazlık olduğu ve konunun
mahkemeye intikal ettiği, Elektrik Tarifeleri Yönetmeliği’nin 52. maddesine göre bu
anlaşmazlık giderilene kadar ÇEAŞ’ın elektrik vermeye zorunlu olduğu belirtilmiş, bu
doğrultuda muhatabın 16.1.2003 tarihli ihtarını üç gün içerisinde geri alması ihtar
edilmiştir.
Toros’un, Beşiktaş 6. Noterliği marifetiyle ÇEAŞ’a gönderdiği 27.1.2002 tarihli yazıda;
muhatabın 20.1.2003 tarihli yazısı ekindeki sözleşmenin genel olarak benimsendiği,
ancak bedelsiz verilecek reaktif enerjiye ceza tahakkuku ile ilgili kısımda anlaşma
sağlanamadığı için sözleşmenin bu konuda talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla
imzalanacağı, diğer yandan 5.3. maddede öngörülen teminat verme hükmünün 12. 1450
maddeye eklenen şartla kabul edildiği ifade edilmiştir.
Taraflar arasındaki yazışmalar neticesinde, “Sisteme Bağlantı, Enerji Nakil Şartları ve
ÇEAŞ’tan Enerji Satın Alma Şartlarını Belirleyen Sözleşme” 17.3.2003 tarihinde ÇEAŞ
ve Toros arasında imzalanmıştır.
I.3. İLGİLİ PAZAR
I.3.1. İlgili Ürün Pazarı
Genel anlamda, elektrik sektörü; elektrik üretimi, iletimi ve dağıtımı olmak üzere üç
bölümden oluşmaktadır.
07-13/101-30
35
Elektrik üretimi, ısı enerjisi veya sudaki potansiyel enerji gibi başka formdaki enerjinin
elektriğe çevrilmesi işlemidir. Üretim teknolojilerinde gözlenen ilerlemeler sonucunda, 1460
nispi olarak küçük, fakat etkin çalışan ve firmalara elektrik arzında kontrol olanağı
sağlayan üretim yöntemleri geliştirilmiştir. Böylece, daha büyük güçteki jeneratörlerin
daha etkin çalıştığı fikri tamamen terk edilmemekle beraber, daha çok sayıda üreticinin
piyasaya girişi mümkün hale gelmiştir. Bu çerçevede, ülkemizde özellikle
otoprodüktörlerin üretime katkılarında yıllar itibarıyla bir artış gözlemlenmektedir.
Otoprodüktörler, herhangi bir hizmet veya sanayi iş kolunda faaliyet gösterirken kendi
hizmet ya da mamul üretimi için gerekli ısıyı, buharı veya bir başka enerjiyi üretmek
zorunda olan ve bu enerjisini kendi prosesinde kullandıktan sonra atık ısı-buhar vb.
enerjisini elektrik enerjisine dönüştürebilecek yapı ile donatılmış tesisleri kuran ve işleten
tüzel kişileri ifade etmektedir. Herhangi bir elektrik kesintisinden büyük zarar görebilecek 1470
olan, özellikle petrol, tekstil, maden gibi alanlarda çalışan şirketler, bu şekilde kendi
elektrik ihtiyaçlarını karşılamanın yanı sıra, ellerindeki üretim fazlasını satarak sisteme
dahil olmaktadırlar.
Üretilen ve yüksek voltajlı olduğu için doğrudan kullanıma uygun olmayan enerjinin iletim
hatlarıyla voltajın düşürüldüğü dağıtım merkezlerine ulaştırılması gerekmektedir. Elektrik
santrallerinin birbirlerine ve trafo merkezlerine bağlantılarını sağlayan sistem, iletim
sistemidir.
Üretim ve iletimin koordinasyonu, “enterkonnekte sistem” aracılığı ile sağlanmaktadır. İki
ya da daha çok şebekenin bir ya da daha çok hat tarafından bağlantı ekipmanları ile
birbirine bağlanmasına “enterkonneksiyon” denilmektedir. 1480
İletim hatlarındaki çok yüksek voltajlı elektrik doğrudan kullanıma müsait olmadığından,
tüketicilere ulaşmadan önce trafo merkezlerinde düşük voltaja indirilmektedir. 36 kV ve
aşağı gerilim kademelerinde yer alan bu trafo merkezleri ve dağıtım şebekeleri elektrik
dağıtım sistemini oluşturmaktadır.
Elektrik pazarını diğer ürün pazarlarından ayıran en önemli özellik yukarıda yer verilen
nakil sistemidir. Depolanamayan ve bu nedenle üretildiği anda tüketilmesi gereken bir
ürün olması nedeniyle, elektriğin nakli büyük önem arz etmektedir. Bu bakımdan iletim
ve dağıtım hatlarına erişim, zorunlu bir unsur olarak ortaya çıkmaktadır.
Elektrik sektörünün temel olarak üç ayrı ürün pazarını kapsadığı görülmekle beraber,
rekabet hukuku bakımından doğal tekel niteliğinde olan elektrik iletim ve dağıtım 1490
hizmetlerinin üretimden oldukça farklı özelliklere sahip olması nedeniyle, sektördeki ürün
pazarları “elektrik üretim pazarı” ile iletim ve dağıtım hatları üzerinden elektrik naklini
kapsayan “elektrik nakil pazarı” olarak tanımlanmıştır.
ÇEAŞ, İmtiyaz Sözleşmesi gereği 1 No’lu Görev Bölgesi’nde elektrik üretimi, iletimi,
dağıtımı ve ticareti ile iştigal etmektedir. Üretim seviyesinde Seyhan1-2, Kadıncık 1-2,
Sır ve Berke baraj ve hidroelektrik santrallerini işleten ÇEAŞ, bölgede aynı zamanda
tüm iletim hatlarının ve 66kV ile 144 kV’lık iletim trafo merkezlerinin de işleticisi
konumundadır. Dosya mevcudu bilgilere göre, TEDAŞ ile ÇEAŞ arasında, mülkiyeti
kamuya ait dağıtım tesislerinin işletme haklarının ÇEAŞ’a devri konusunda İşletme
Hakkı Devir Sözleşmesi 29.5.1998 tarihinde imzalanmıştır. Ancak 3096 sayılı Kanun’un 1500
9. maddesinde ve İmtiyaz Sözleşmesi’nin 12. maddesinde belirlenen tarife yapısına
uygun Enerji Satış Anlaşması’nın mülga TEAŞ Genel Müdürlüğü ile ÇEAŞ arasında
imzalanamaması, elektrik enerjisi kayıp-kaçak oranlarının tespit edilememesi, TEDAŞ
07-13/101-30
36
Genel Müdürlüğü’nden kiralanacak taşınmazlarla ilgili olarak taraflar arasında kira
anlaşmalarının imzalanamaması nedenleriyle, dağıtım tesislerinin devir çalışmaları
7.9.1998 tarihinde, Bakanlık ile ÇEAŞ arasında imzalanan Protokol gereği
durdurulmuştur. Buna karşılık ÇEAŞ, 10.6.1910 tarihli “Menafi-i Umumiyeye Müteallik
İmtiyazat Hakkındaki Kanun”a dayanılarak 23.12.1953 tarihinde verilen imtiyaz
kapsamında, kurulu gücü 500 kW ve üzerindeki tüketicilere enerji dağıtımı ve satışı
yapmaktadır. Dosya mevcudu bilgiler çerçevesinde, bölgedeki kurulu gücü 500 kW’ın 1510
üzerindeki müşterilere yönelik dağıtım tesislerinin ÇEAŞ, bu miktarın altında kalan
tüketicilere yönelik dağıtım tesislerinin ise TEDAŞ tarafından işletildiği anlaşılmaktadır.
Teşebbüsün beyanına göre ÇEAŞ, 154 kV’luk, 66 kV’luk, 30 kV’luk, 15 kV’luk ve 6,3
kV’luk olmak üzere toplam 3524 km uzunluğunda enerji nakil hattına sahiptir. Şikayetçi
teşebbüslerin enterkonnekte sisteme bağlantı noktalarını oluşturan iletim ve dağıtım
tesisleri de ÇEAŞ’ın işletme sorumluluğu altında bulunmaktadır1.
Bu çerçevede, şikayetçi Enerjisa ve Toros’un, elektrik piyasasının üretim seviyesinde,
ÇEAŞ’ın ise elektrik üretimi, iletimi, dağıtımı ve ticareti konusunda faaliyet gösterdikleri
dikkate alınarak, ilgili ürün pazarları, elektrik üretim pazarı ve nakil pazarı olarak
belirlenmiştir. 1520
I.3.2. İlgili Coğrafi Pazar
Elektriğin iletimi ve dağıtımı pazarlarının doğal tekel yapısında olması, iletim ve dağıtım
hatlarının ulusal ya da bölgesel bazda tek bir teşebbüs tarafından işletilmesini zorunlu
kılmaktadır. 4.12.1984 tarih ve 3096 sayılı Kanun’a dayanılarak çıkarılan ve 16.8.1985
tarih ve 9800 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe giren “TEK Dışındaki
Kuruluşların Görevlendirilecekleri Bölgeleri Gösteren Yönetmelik”te ülkemizdeki bölgesel
ulaşıma ilişkin teknik zorunluluklar ile bölgelerin enerji tüketimleri dikkate alınarak,
dağıtım tesislerine yönelik 33 ayrı görev bölgesi belirlenmiştir. Anılan Yönetmeliğin 2.
maddesine göre, “Adana-Mersin-Hatay-Osmaniye illerinin tamamı ile Kahramanmaraş
ilinin Merkez ilçesi Merkez bucağına bağlı Küçüksır ve Yeşildere köyleri ile Merkez ilçe 1530
Yeniköy bucağına bağlı Kısıklı köyü sınırlarının içinde kalan bölge” 1. Görev Bölgesi
olarak tanımlanmış olup; söz konusu bölgedeki iletim ve dağıtım hizmetlerinin
yürütülmesi görevi, Bakanlık ile ÇEAŞ arasında 9.3.1998 tarihinde imzalanan “Adana,
Mersin, Hatay, Osmaniye İlleri Kahramanmaraş İlinin Üç Köyünde Elektrik Üretim, İletim,
Dağıtım ve Ticareti Hizmetlerinin Yapılması İçin Görev Verilmesine İlişkin İmtiyaz
Sözleşmesi” (İmtiyaz Sözleşmesi) gereğince 2058 yılına kadar ÇEAŞ’a verilmiştir. Enerji
Naklinin yapılmasını isteyen şikayetçi teşebbüslere ait tesisler bu bölge dahilinde
olduğundan, ilgili coğrafi pazar, söz konusu Yönetmelik ve İmtiyaz Sözleşmesi’nde
tanımlanan 1 No’lu Görev Bölgesi olarak tespit edilmiştir.
1 Enerjisa’nın üretim tesisleri ÇEAŞ’ın işletmekte olduğu Zeytinli Trafo Merkezindeki (TM) 154kv’luk baraya 1575 ve
1585 no’lu enerji nakil hatları aracılığı ile bağlanmaktadır. Toros’un Adana-Yumurtalık üretim tesisi, ÇEAŞ’ın işletme
sorumluluğu altında olan Yumurtalık TM’deki 30 kV’lık 3500 no’lu fider, Mersin üretim tesisi ise, yine ÇEAŞ’ın kontrolü
altında bulunan Mersin TM’deki 66 kV’luk 635 ve 645 no’lu fiderler vasıtasıyla sisteme bağlanmaktadır.
07-13/101-30
37
I.4. DOSYA KONUSU ŞİKAYETLERLE İLGİLİ MEVZUAT 1540
I.4.1. 3096 Sayılı Türkiye Elektrik Kurumu Dışındaki Kuruluşların Elektrik Üretimi,
İletimi, Dağıtımı ve Ticareti ile Görevlendirilmesi Hakkında Kanun
Bu Kanun ile Türkiye Elektrik Kurumu (TEK) dışındaki özel hukuk hükümlerine tabi
sermaye şirketleri statüsüne sahip yerli ve yabancı şirketlerin elektrik üretimi, iletimi,
dağıtımı ve ticareti ile görevlendirilmeleri düzenlenmiştir.
3096 sayılı Kanun’un “Görevin Verilmesi” başlığını taşıyan 3. ve “Elektrik Üretimi
Müsaadesi Verilmesi” üst başlığını taşıyan 4. maddesi aşağıda sunulmuştur:
“Madde 3- Elektrikle ilgili hizmet vermek üzere kurulmuş olan sermaye şirketlerine;
Devlet Planlama Teşkilatının görüşünü havi, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının
teklifi üzerine, Bakanlar Kurulu, önceden yönetmelikle belli edilmiş görev 1550
bölgelerinde, elektrik üretim, iletim ve dağıtım tesisleri kurulması ve işletilmesi ile
ticaretinin yaptırılmasına karar verebilir.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenen çerçeve
içerisinde ilgili görevli şirketle sözleşme akdeder.”
Madde 4- Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Devlet Planlama Teşkilatının olumlu
görüşünü almak suretiyle sadece, elektrik üretmek amacı ile kurulacak sermaye
şirketlerine, elektrik üretimi yapacak tesisi kurma ve tesisi işletme müsaadesi
verebilir.
Bu tesiste üretilecek elektrik enerjisi, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığınca tespit
olunacak tarifeye göre bölgelerinde Türkiye Elektrik Kurumuna veya o bölgede 1560
faaliyet gösteren görevli şirkete satılır.”
Söz konusu Kanun’un 10. maddesi ise, bu Kanunun uygulanması ile ilgili hususları
düzenleyen yönetmeliğin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nca hazırlanacağını ve
Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe konulacağını belirtmektedir.
3096 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesine göre bu Kanunun yayımı tarihinde mevcut
elektrik üretim, iletim, dağıtım ve ticaret imtiyazına sahip şirketlerin diledikleri takdirde,
Kanunun yayımı tarihinden itibaren bir yıl içerisinde Bakanlığa müracaat etmek suretiyle,
3. maddede anılan görev şirketine dönüşmelerini istedikleri takdirde, adı geçen Kanunun
yayımı tarihinden itibaren bir yıl içerisinde Bakanlar Kurulu kararıyla kendilerine bu
Kanun esasları içerisinde 99 yıla kadar süreli bir görevlendirme hakkı verilebileceğini 1570
hükme bağlanmıştır.
I.4.2. TEAŞ ve TEDAŞ Dışındaki Kuruluşlara Elektrik Enerjisi Üretim Tesisi Kurma
ve İşletme İzni Verilmesi Esaslarını Belirleyen Yönetmelik (85/9799 Sayılı
Yönetmelik)
3096 sayılı Kanuna dayandırılarak çıkarılan 85/9799 sayılı Yönetmelik TEAŞ ve TEDAŞ
dışındaki kuruluşlara elektrik enerjisi üretim tesisi kurma ve işletme izni verilmesinin
esaslarını belirlemektedir.
Söz konusu Yönetmeliğin izin verme esaslarına ilişkin 4. maddesinin (f), (g), (h) ve (j)
bendlerine aşağıda yer verilmektedir:
“(f) (Değişik: 6/11/1998 - 98/11982 K.) Otoprodüktörlere, tesisin bulunduğu bölgeye 1580
bağlı olarak Türkiye Üretim İletim Anonim Şirketi ve Türkiye Dağıtım Anonim Şirketi
07-13/101-30
38
ile görevli şirketin görüşü alınmak suretiyle, Bakanlık tarafından üretim tesisi kurma
ve işletme izni verilebilir.
(g) (Değişik: 6/11/1998 - 98/11982 K.) Otoprodüktör veya otoprodüktör grubu
şirketi, otoprodüktör statüsünde üretim tesisi kurup işletme izni almak amacıyla
Bakanlığa başvurur…
Otoprodüktör veya otoprodüktör grubu şirketlerin ürettiği ihtiyaç fazlası enerjiyi
TEAŞ, TEDAŞ veya görevli şirketlere satıp, satmamasına bakılmaksızın
enterkonnekte sisteme bağlantısı bulunması halinde şirket, "otoprodüktör
statüsünde üretim tesisi kurulması, işletilmesi ve enerji fazlasının TEAŞ, TEDAŞ ve 1590
bağlı ortaklıkları veya görevli şirketlere satışına izin verilmesine ilişkin sözleşme"yi
Bakanlık ile imzalar…
Bu tür elektrik üretim tesislerinde üretilen enerji, üretildiği yerde tüketilmeyip,
TEAŞ/TEDAŞ, bunların bağlı ortaklıkları, dağıtım şirketleri ve/veya görevli
şirketlere ait enerji iletim ya da dağıtım hatları üzerinden nakil yapıldıktan sonra
tüketilecekse, Bakanlık ile Otoprodüktör Sözleşmesi ve TEAŞ/TEDAŞ, bunların
bağlı ortaklıkları, dağıtım şirketleri ve/veya görevli şirketler ile Elektrik Satış
Anlaşması (ESA) yapılır...
(Değişik: 18/5/2000 - 2000/743 K.) Otoprodüktör ve/veya otoprodüktör grubu
şirketler faaliyet gösterdikleri bölge içerisinde TEAŞ, TEDAŞ, bağlı ortaklıkları veya 1600
görevli şirketler ile Enerji Satış Anlaşması imzalarlar. Otoprodüktör ve/veya
otoprodüktör grubu şirketler TEDAŞ, TEAŞ bağlı ortaklıklar veya görevli şirketler
enerji alış-verişi konusunda enerji mahsuplaşması yaparlar. Mahsuplaşılan enerji
için taraflar Bakanlıkça belirlenen otoprodüktör enerji satış fiyatı üzerinden karşılıklı
olarak fatura düzenlerler…
h) (Değişik: 29/9/1997 - 97/10059 K.) Otoprodüktör ve/veya otoprodüktör grubu
üretim tesisleri, ihtiyacının üzerinde üretilen elektrik enerjisinin satış fiyatı, enerji
dağıtımı yapan kuruluşların ülke geneline nihai tüketiciye uyguladıkları ortalama
enerji satış fiyatından fonlar ve paylar düşüldükten sonra kalan kısmın %85'ini
geçmeyecek şekilde Bakanlıkça belirlenir. Şirket ihtiyacının üzerindeki enerjiyi 1610
santralın enerji bağlantısını yaptığı kuruluşa satar.
j) (Ek: 14/7/1997-97/9670 K., Değişik : 6/11/1998 – 98/11982 K., Değişik birinci
paragraf: 29/9/2000 – 2000/1307 K.) Otoprodüktör ve/veya otoprodüktör grubu
şirketler ürettikleri elektrik enerjisini ortaklarına; TEAŞ, TEDAŞ ve bunların bağlı
ortaklıkları ve/veya görevli şirketlerin iletim ve dağıtım tesislerinden yararlanmak
üzere nakledebilirler.”
Yönetmeliğin çeşitli maddelerinde (Ek madde 2, geçici madde 1), otoprodüktör
gruplarının kendi ortaklarına TEAŞ, TEDAŞ ve bağlı ortaklıkları ve/veya görevli
şirketlerin iletim ve/veya dağıtım hatları yoluyla elektrik enerjisi nakletmeleri için söz
konusu teşebbüslere ödeyecekleri nakil bedelleri düzenlenmektedir. 1620
I.4.3. Elektrik Tesisleri Kabul Yönetmeliği
Amacı, kamu görevi yapan Devlet, il, belediye ve köy idareleri ile gerçek ve tüzel kişiler
tarafından elektrik enerjisi üretmek, iletmek ve/veya dağıtmak üzere kurulacak
tesislerinin kabul işlemlerini düzenlemek olan Elektrik Tesisleri Kabul Yönetmeliği’nin 2,
5, 6, 7, 8, 11, 12 ve 20. maddelerine aşağıda yer verilmiştir:
07-13/101-30
39
“Madde 2- Herhangi bir Tesisin bu Yönetmelik kapsamına girip girmeyeceği
konusunda ve kabul işlemleri ile ilgili konularda bir kararsızlık veya anlaşmazlık
ortaya çıkarsa, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın bu konuda vereceği karar
geçerlidir…
Madde 5- Elektrik Tesislerinin geçici ve kesin kabul işlemleri, o tesisin Bakanlıkça 1630
veya Bakanlığın yetkili kıldığı kuruluşça onaylı projesi, sözleşmesi, yürürlükteki ilgili
tüzük, yönetmelik ve Türk Standartları, bu konudaki Türk standartları henüz
hazırlanmamışsa, tanınan ilgili yabancı standartların yürürlükteki hükümleri ve bu
Yönetmelik esaslarına göre yapılır. Onaylı Projesi bulunmayan tesislerin kabul
işlemleri yapılmaz…
Madde 6- Tesisin geçici veya kesin kabule hazır olduğu, yüklenicinin veya tesisi
yapan kimsenin tesis sahibi kuruluşa veya kişiye yazılı başvurusu üzerine; tesis
sahibi, yüklenici veya onun bulunamaması durumunda vekilinin katılması ile tesisin
durumu incelenerek kabule hazır olup olmadığı, hazır ise bu duruma en son hangi
tarihte getirildiği bir tutanakla saptanır… 1640
Tesisin kabule hazır olduğu sözleşmede yer alan işlerin tümünün sözleşme ve
eklerine, onaylı projelerine, bu konuda yürürlükte bulunan tüzük, yönetmelik ve
şartnamelere tamamen uygun bir şekilde yapılmış olduğu belirlenerek saptanır…
Madde 7- Tesisin kabule hazır olduğu belirlendikten sonra, durum Bakanlığa veya
yetkili kuruluşa iletilerek kabulün yapılması istenir…
Kabul işlemleri Bakanlık veya yetkili kuruluşlarca görevlendirilecek kişi veya kişiler,
iş yaptıran kuruluş ve enerji sağlayan kuruluş ile yüklenici veya temsilcisinden
oluşan Kabul Kurulu tarafından yapılır...
Kabul Kurulunda yer alan üyelerden kabule katılamayacak olanların, katılamama
nedenlerini belirterek kabul tarihinden önce Bakanlığa veya yetkili kuruluşa 1650
bildirmeleri gerekir.
Davet edildiği halde yüklenici veya vekilinin kabule katılamaması, kabulün
yapılmasını engellemez…
Madde 8-…Kabul Kurulunun toplanma tarihi Bakanlıkça veya yetkili kuruluşça
belirlenir. Kabul Kurulunda görev alan başkan ve üyeler belirlenen tarihte kabulü
yapılacak tesisin yerinde bulunmak zorundadırlar. Bu tarihte kabul yerinde
bulunamayacak olanlar, zamanında Bakanlığa veya yetkili kuruluşa yazılı olarak
bilgi vermelidirler. Kabul Kurulu listesinde bulunmasına rağmen kabule katılmayan
veya katılamayan eleman Kabul Kurulu listesinden çıkarılır…
Herhangi bir nedenle Kabul Kurulu belirlenen tarihten başlamak üzere iki gün 1660
içerisinde tesis yerinde toplanmazsa, Kurul başkanı durumu Bakanlığa veya yetkili
kuruluşa yazı ile bildirir ve Bakanlığın veya yetkili kuruluşun bu konudaki kararına
göre hareket edilir…
Madde 11- Elektrik tesislerinin geçici kabulünün yapılması, tesisatın tamamının 5.
maddede yazılı onaylı proje, yürürlükte bulunan yasal uygulamalar (kanun, tüzük,
yönetmelik ve benzeri), esas sözleşme ve enerji sağlayan kuruluş ile yapılmış tesis
sözleşmesi ile bunların eklerine ve diğer belgelere tanı uygun şekilde yapılmış
olduğunun bir tutanakla belirlenmiş olması halinde mümkündür…
07-13/101-30
40
Madde 12- Geçici kabulden önce kabul ön hazırlıkları sırasında tesis sahibi
kuruluşun yazılı istekte bulunması durumunda ilgili kuruluş (TEAŞ, TEDAŞ, görev 1670
şirketi, otoprodüktör grubu veya üretim şirketi ve benzeri) tesise gerilim uygulamak
zorundadır.
Geçici kabul işlemi sırasında yapılan muayene ve incelemelerden sonra tesise
kesinlikle gerilim uygulanmalıdır. Geçici Kabul Kurulu başkanının yazılı isteği
üzerine enerji sağlayan kuruluş elektrik tesisine gerilim uygulamak zorundadır.
Madde 20- Tesisin tümünün veya kısmi kabulü yapılan bölümlerinin teknik ve idari
bakımdan ticari işletmeye açılmasında sakınca görülmemesi durumunda, Kabul
Kurulunun kararı Kurul başkanınca ekli form (Ek Form 3) uygun bir yazı ile mahallin
en büyük mülki amirine bildirilir. Bu bildirim üzerine tesis geçici olarak ticari
işletmeye açılabilir. Geçici işletme durumu, geçici kabul tutanakları onaylanıncaya 1680
kadar devam eder. Onay işlemi bir ay içinde sonuçlandırılır. Onaydan sonra tesis
sürekli olarak işletilebilir…”
I.4.4. 4628 Sayılı Elektrik Piyasası Kanunu
3.3.2001 tarih ve 24335 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 4628
sayılı Elektrik Piyasası Kanunu (4628 sayılı Kanun) ile elektrik piyasasına yeni
düzenlemeler getirilmiştir. Söz konusu Kanun ile rekabetin sağlanması amaçlanmış ve
rekabet ortamında özel hukuk hükümlerine göre işleyecek bir elektrik piyasasının
oluşturulması amaçlanmıştır. Bu husus Kanunun “Amaç, kapsam ve tanımlar” başlığını
taşıyan 1. maddesinde aşağıdaki şekilde ifade edilmiştir:
“Bu kanunun amacı; elektriğin yeterli, kaliteli, sürekli, düşük maliyetli ve çevreyle 1690
uyumlu bir şekilde tüketicilerin kullanılmasına sunulması için, rekabet ortamında
özel hukuk hükümlerine göre faaliyet gösterebilecek, mali açıdan güçlü, istikrarlı ve
şeffaf bir elektrik enerjisi piyasasının oluşturulması ve bu piyasada bağımsız
düzenleme ve denetimin sağlanmasıdır…”
4628 sayılı Kanun ile elektrik piyasasına yeni düzenlemeler getirilmiştir. Kanun’un 1.
maddesinde belirtilen rekabet ortamının sağlanması için elektrik piyasasında dikey
ayrıştırma öngörülmüş ve üretim, iletim ve dağıtım hizmetleri birbirinden ayrılmıştır.
Kanun’un 2. maddesinde üretim, iletim ile dağıtım faaliyetleri ayrı ayrı düzenlenerek, her
bir faaliyet için ayrı lisans zorunluluğu getirilmiştir. Söz konusu Kanun’la 18-24 aylık bir
hazırlık dönemi öngörülmüştür. Bu hazırlık döneminde esas olarak Elektrik Piyasası 1700
Düzenleme Kurumu’nun2 teşkilatlandırılması ve oluşturulan Kurumun ikincil mevzuat
çalışmalarını gerçekleştirmesi öngörülmüştür. Kurum, 24 aylık süre içerisinde elektrik
sektöründe gerekli ikincil mevzuatı hazırlayarak yürürlüğe girmesini sağlamış ve elektrik
piyasası 3.3.2003 itibarıyla serbest piyasa ortamında faaliyete geçmiştir. Hazırlık
döneminin sona ermesi ile piyasada faaliyet gösteren teşebbüsler lisans başvurusunda
bulunmuşlar, söz konusu lisans başvurularının çoğu karara bağlanarak ilgili
teşebbüslerin lisans sahibi olmaları sağlanmıştır. EPDK’nın, Toros’un 18.7.2002 tarihli
yazısına cevaben gönderdiği 20.8.2002 tarihli yazısında, Elektrik Piyasası Kanunu’nda
tanımlanan hazırlık döneminin sona erdiği tarihten itibaren 30 gün içerisinde çıkarılacak
bir yönetmelik hükümlerine göre iletim faaliyetine ilişkin usul ve esasların belirleneceği, 1710
2 Doğal Gaz Piyasası Kanunu ile Elektrik Piyasası Düzenleme Kurumu’nun adı ‘Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu
(EPDK)’ olarak değiştirilmiş ve yetkileri arasına doğal gaz piyasası da eklenmiştir.
07-13/101-30
41
adı geçen yönetmeliğin yürürlük tarihine kadar ÇEAŞ’la olan ihtilafların yürürlükte
bulunan sözleşme hükümleri doğrultusunda çözümlenmesi gerektiği belirtilmiştir.
Kanun’un 2. maddesinin (b) bendinde iletim faaliyetlerinin sadece TEİAŞ tarafından
yürütülebileceği belirtilerek “Kamu mülkiyetindeki tüm iletim tesislerini devralmak,
kurulması öngörülen yeni iletim tesisleri için iletim yatırım planı yapmak, yeni iletim
tesislerini kurmak ve işletmek, TEİAŞ’ın görevidir” denilmektedir:
4628 sayılı Kanun’un 3(c)(1). maddesinde üretim şirketlerinin elektrik enerjisi üretimi ve
satışı faaliyetleri dışında herhangi bir faaliyette bulunamayacağı ancak, üretim
şirketlerinin, dağıtım şirketleri ile kontrol oluşturmaksızın iştirak ilişkisine girebileceği
belirtilmiştir. Kontrol kavramı ise Kanun’un 1. maddesindeki “Bir tüzel kişi üzerinde 1720
doğrudan veya dolaylı olarak o tüzel kişinin sermayesinin ya da ticari mal varlığının
yarısından fazlasını kullanma hakkı ya da denetim kurulu, yönetim kurulu veya tüzel
kişiyi temsile yetkili organların üyelerinin yarıdan fazlasını atama hakkı ya da işleri idare
etme hakkı” olarak tanımlanmıştır.
Dağıtım lisansı alarak faaliyette bulunabilecek dağıtım şirketlerine ilişkin olarak
Kanun’un 3(c)(3). maddesinde, “Özel sektör dağıtım şirketleri, dağıtım ve perakende
satış faaliyeti dışında, lisanslarında belirtilen bölgelerde üretim lisansı almak kaydıyla ve
yıllık elektrik enerjisi üretimi bir önceki yılda bölgelerinde tüketime sunulan yıllık toplam
elektrik enerjisi miktarının yüzde yirmisinden fazla olmamak üzere üretim tesisi kurabilir.
Dağıtım şirketleri sahibi olduğu veya iştirak ilişkisinde bulunduğu üretim şirketi veya 1730
şirketlerinden, bölgelerinde bir önceki yılda dağıtımını yaptıkları yıllık toplam miktarın
yüzde yirmisinden fazla elektrik enerjisi satın alamaz” hükmü bulunmaktadır:
Aynı maddede, bölgelerinde mevcut sözleşmeleri kapsamında işletme hakkı devri
yoluyla dağıtım hizmeti yapma hakkı elde etmiş özel sektör dağıtım şirketlerinin bu
Kanunda belirlenmiş serbest rekabet koşullarını sağlayacak şekilde sözleşmelerini tadil
edip yeni düzenlemelere geçmedikleri sürece, üretim lisansı alarak üretim tesisi kurma
hakkından yararlanamayacağı ve üretim faaliyetiyle uğraşan tüzel kişilerle iştirak
ilişkisine giremeyeceği düzenlenerek, 4628 sayılı Kanun’dan önce imzalanan
sözleşmeler yoluyla görevli kılınan şirketler de Kanun kapsamına alınmıştır.
4628 sayılı Kanun ile oluşturulmak istenen serbest rekabet ortamının sağlanmasına 1740
yönelik bir hüküm de Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği’nin 9. maddesinin (c)
bendinde görülmektedir. Bu maddede, EPDK’nın tüm lisanslar açısından “tüketici
haklarının korunması ile rekabetin ve piyasanın gelişimine olan etki”’yi göz önünde
bulunduracağı öngörülmüştür.
Üretim şirketlerinin ve otoprodüktörlerin faaliyet alanlarının çerçevesi, 4628 sayılı
Kanun’un “Elektrik Piyasası Faaliyetleri” başlıklı 2. maddesinde belirlenmiştir. Buna
göre, üretim şirketleri lisansları uyarınca gerçek ve tüzel kişilere elektrik enerjisi ve/veya
kapasite satışı yapabilmektedir. Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği’nde bu husus daha
ayrıntılı olarak ele alınmış ve 17. maddenin ilk fıkrasında üretim lisansı sahibi tüzel
kişilerin ürettikleri elektrik enerjisini müşterilere satabilecekleri hükme bağlanmış ve aynı 1750
Yönetmeliğin “Tanımlar ve kısaltmalar” başlıklı 4. maddesinde müşteri tanımının, “toptan
satış şirketleri, perakende satış şirketleri, perakende satış lisansı sahibi dağıtım
şirketlerini ve serbest tüketicileri” kapsadığı ifade edilmiştir.
07-13/101-30
42
Otoprodüktör tanımına 4628 sayılı Kanun’un 1. maddesinde “Esas olarak kendi elektrik
enerjisi ihtiyacını karşılamak üzere elektrik üretimi ile iştigal eden tüzel kişiyi ifade eder”
şeklinde yer verilmiştir.
Otoprodükterlerin faaliyet çerçevesi ise 4628 sayılı Kanun’un 2(a)(3). maddesinde
belirlenmiştir:
“Bir otoprodüktör ya da otoprodüktör grubu, ürettiği elektrik enerjsinin, bir takvim
yılı içinde yüzde yirmisini aşmamak kaydıyla Kurul tarafından belirlenecek orandaki 1760
miktarını rekabet ortamında satabilir.(...) Bir takvim yılı içinde Kurulca belirlenen
orandan daha fazla elektrik enerjisinin satılması halinde üretim lisansı alınması
zorunludur.”
Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği’nin 33. maddesinin ilk fıkrası, otoprodüktör sahibi
tüzel kişilerin üretim fazlası olması durumunda fazla enerjiyi müşterilere, bir başka
deyişle toptan satış şirketlerine, perakende satış şirketlerine, perakende satış lisansı
sahibi dağıtım şirketlerine ve serbest tüketicilere satabileceklerini; aynı maddenin
dördüncü fıkrası da söz konusu müşterilere yapılacak satışta, enerji satış fiyatının
taraflar arasında yapılacak ikili anlaşmalar kapsamında serbestçe müzakere edilerek
belirlenebileceğini hükme bağlamıştır. 1770
Söz konusu düzenlemelerle otoprodüktörlerin de enerji fazlalarını serbestçe satarak,
rekabet esasına dayalı bir elektrik piyasasının gelişimine katkıda bulunmaları
öngörülmüştür. Buna getirilen tek sınırlama ise, otoprodüktör grubunun ürettiği elektrik
enerjisinin bir takvim yılı içerisinde yüzde yirmisini aşmamak kaydıyla Enerji Piyasası
Düzenleme Kurulu tarafından belirlenen bir orandaki miktarını satabileceği, bu orandan
daha fazla elektrik enerjisinin satılması halinde ise üretim lisansının alınmasını zorunlu
kılan hükümdür.
Otoprodüktörlerin satacağı fazla elektrik enerjisinin nakline ilişkin olarak Yönetmeliğin 35
(j) maddesinde aşağıda yer verilen hüküm bulunmaktadır:
“Müşterileri ve/veya ortaklarına yapılan elektrik enerjisi naklinde, TEİAŞ ve/veya 1780
dağıtım sistemini veya sistemlerini işleten tüzel kişilere, Elektrik Piyasası Tarifeler
Yönetmeliğinde yer alan usul ve esaslara göre belirlenen iletim tarifesi ve/veya
dağıtım tarifleri üzerinden ücret ödeneceği…”
4628 sayılı Kanun’un ve Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği’nin yukarıda açıklanan ilgili
maddeleri uyarınca, oluşturulacak elektrik piyasasında rekabet ortamının yaratılmasının
amaçlandığı, bu çerçevede dikey ayrıştırmaya yönelik olarak teşebbüslerin üretim,
dağıtım ve iletim faaliyetlerinin farklı lisanslara tabi kılındığı görülmektedir.
I.5. TARAFLAR ARASINDAKİ SÖZLEŞMELER
Enerjisa’nın şikayeti ile Toros’un şikayeti arasındaki fark bulunmaktadır. Toros’un
şikayeti, uygulanmakta olan sözleşme hükümlerine ÇEAŞ’ın uymaması gerekçesine 1790
dayanmaktadır. Enerjisa’nın şikayeti ise esasen tesis edilen santralin ulusal iletim
sistemine bağlantısının sağlanmasına yönelik ÇEAŞ ile imzalanması gereken Enerji Alış
ve Nakil Sözleşmesi’nin ÇEAŞ tarafından zamanında yapılmaması ve geciktirilmesine
yöneliktir.
Enerjisa’nın 20.1.2002 tarih ve 246 sayı ile Kurum kayıtlarına intikal eden yazısında;
gerçekte ÇEAŞ’a teklif edilen sözleşme taslağı ile 17.8.2002 tarihinde imzalanan
sözleşme arasında özü itibarıyla bir fark bulunmadığı, bu durumun geciktirmenin
07-13/101-30
43
keyfiliğini ve hakim durumun kötüye kullanılmasını açık bir şekilde gösterdiği ifade
edilmekte; taslak ile imzalanan sözleşme arasında bir fark bulunmadığının Rekabet
Kurulu’nca tespiti istenilmektedir. Bu nedenle, Toros’un şikayetinden farklı olarak, 1800
Enerjisa’nın şikayetinin değerlendirilmesi bakımından sözleşme hükümlerinin yanı sıra
ilgili taslak hükümlerine ve Bakanlıkla Enerjisa arasında imzalanan “Otoprodüktör
Statüsünde Üretim Tesisi Kurulması, İşletilmesi ve Enerji Fazlasının Satışına İzin
Verilmesine İlişkin Sözleşme”ye de yer verilmiştir.
I.5.1. Enerjisa ile Bakanlık Arasında İmzalanan İzin Sözleşmesi ve Enerjisa ile
ÇEAŞ Arasındaki İmzalanan ESA Taslakları ile Enerji Alış ve Nakline İlişkin
Sözleşme
I.5.1.1. Enerjisa ile Bakanlık Arasında İmzalanan İzin Sözleşmesi
Enerjisa ile Bakanlık arasında 9.10.2000 tarihinde İzin Sözleşmesi imzalanmıştır. Söz
konusu Sözleşme ile, Enerjisa’ya 120 MW’lık otoprodüktör santralı tesis etme, işletme, 1810
Enerjisa’nın ortaklarının elektrik ihtiyaçlarını karşılama, ÇEAŞ’ın iletim ve dağıtım
hatlarını kullanma ve fazla enerjiyi satma yetkileri verilmiştir.
Söz konusu Sözleşme’nin “Yetki” başlıklı 4. maddesinde Enerjisa’nın yetkileri arasında;
“dağıtım şebekesine ihtiyaç gösteren Şirket Ortaklarına enerji nakli için ESA’da belirtilen
belli kira karşılığında TEAŞ, TEDAŞ, bağlı ortaklık, dağıtım şirketleri veya görevli
şirketlerin enerji iletim ve dağıtım hatlarının kullanılması” ve “ihtiyaç fazlası elektrik
enerjisinin TEAŞ, TEDAŞ, bağlı ortaklık, dağıtım şirketleri ve/veya görevli şirketlere
satılması” sayılmaktadır.
Ayrıca Sözleşme’nin ‘İmzalanacak Diğer Sözleşmeler’ başlıklı 13. maddesinde; “Şirket
(Enerjisa), ürettiği elektrik enerjisi fazlasının satışı için TEAŞ, TEDAŞ, bağlı ortaklık, 1820
dağıtım şirketleri ve/veya görevli şirketlerle ESA imzalayacaktır. Bu ESA aynı zamanda
şirketin ürettiği elektrik enerjisinin ulusal elektrik sistemine ulaşması için gerekli enerji
nakli hattı, üretilen elektrik enerjisinin dağıtım şebekesine ihtiyaç gösteren şirket
ortaklarına nakledilmesinde; TEDAŞ, TEAŞ, bağlı ortaklık, dağıtım şirketleri ve/veya
görevli şirketlere ait sistemlerden ne şekilde yararlanacağı ve diğer tesislerin yapılması
konularını da kapsayacaktır.” denilmektedir.
Enerji fazlasının alış-verişine ilişkin 14. maddede ise “Şirket üreteceği ihtiyaç fazlası
elektrik enerjisini TEAŞ, TEDAŞ, bağlı ortaklık, dağıtım şirketleri ve/veya görevli
şirketlerden (şirketlere) işbu sözleşmenin esasları doğrultusunda ESA hükümlerine göre
satacaktır… Şirket, ihtiyacı olan elektrik enerjisini TEAŞ, TEDAŞ, bağlı ortaklık, dağıtım 1830
şirketleri ve/veya görevli şirketlerden aşağıda belirtilen tarife esasları doğrultusunda
satın alacaktır…” hükümlerine yer verilmektedir.
I.5.1.2. Enerjisa’nın ÇEAŞ’a Gönderdiği Enerji Alış ve Enerji Nakline İlişkin
Sözleşme Taslağı
Enerjisa’nın Kurumumuz kayıtlarına 9.4.2002 tarih ve 1653 sayıyla giren şikayeti ekinde
yer alan “Alış ve Nakil Sözleşmesi” taslağının “Sözleşmenin Konusu” başlığını taşıyan 2.
maddesi aşağıda sunulmuştur:
“Bu sözleşmenin konusu,
a) Enerjisa’nın Adana’da tesis ederek işleteceği 120 MW kurulu gücündeki
otoprodüktör santralinde üreteceği enerjinin, otoprodüktör ortaklarına mevcut 1840
iletim ve dağıtım hatlarının kira karşılığında kullanılması ile nakledilmesi,
07-13/101-30
44
b) Enerjisa’nın ihtiyacı olduğu takdirde, ÇEAŞ’tan elektrik enerjisi satın alması
esaslarının belirlenmesidir…
Enerjisa Adana Santrali’nden sisteme vereceği aktif enerjinin ortaklarına
yapacağı enerji naklinden arta kalanın, (TETAŞ) tarafından satın alınacağına
dair sözleşme Enerjisa ile TETAŞ arasında 27.11.2001 tarihinde
imzalanmıştır.”
Bu sözleşme taslağının 5. maddesinde Enerjisa’ya tahsis edilen güç (sözleşme
gücü=rezerv güç) 40.000 kW olarak belirlenmiştir. Ayrıca bu maddeye göre, Enerjisa’nın
ÇEAŞ’tan satın alacağı elektrik enerjisi için İzin Sözleşmesi’nin 14. maddesinde belirtilen 1850
esaslar ve Enerjisa’nın ÇEAŞ’tan alacağı elektrik enerjisi için yürürlükteki “Çift Terimli
Puant Tarife” uygulanacak, Enerjisa tarafından belirlenecek olan rezerv olacak güç
miktarı esas alınarak, yürürlükteki elektrik enerjisi tarifesinde ait olduğu grubun güç
bedelinin % 15’i üzerinden aylık güç bedeli ödeyecektir. Taslağın 8. maddesi ile
Enerjisa’nın enerji nakli yapacağı ortakları gösterilmiş, Enerjisa’nın Bakanlık tarafından
onay verilen ortaklarının otoprodüktör grubu listesine dahil edilmiş addedileceği hükme
bağlanmıştır.
Taslağın “Sözleşmenin Yürürlüğe Girmesi ve Süresi” üst başlığını taşıyan 10. maddesi
aşağıdaki şekildedir:
“Bu Sözleşme, taraflarca sözleşmenin imzalanması ve Enerji ve Tabii Kaynaklar 1860
Bakanlığı tarafından oluşturulan Kabul Heyetinin kabul işlemlerini tamamlaması ve
Enerjisa Adana Santralinin işletmeye açılmasında teknik yönden bir sakınca
bulunmadığını beyan eden kabul tutanağının ÇEAŞ’a gönderildiği tarihten itibaren
yürürlüğe girer.
Bu sözleşmenin süresi yürürlük tarihinden itibaren 1(bir) yıl olup, sürenin bitiminden
en az bir ay önce taraflardan birisi Sözleşmenin yürürlükten kaldırılması veya
değiştirilmesi için yazılı olarak başvurmazsa Sözleşme kendiliğinden aynı
koşullarla bir yıl daha uzatılmış sayılır.”
Enerjisa tarafından gönderilen bu taslak 26.12.2001 tarihli Bakanlık yazısı ile ÇEAŞ’a
iletilmiş ve Enerjisa Santrali’nin proje onayı ve kabul işlemlerinin yapılıp, devreye 1870
alınabilmesi için imzalanması gereken Alış ve Nakil Sözleşmesi taslağının, Enerjisa ile
uzlaşmaya varılarak imzalanması istenmiştir.
I.5.1.3. Enerjisa’nın ÇEAŞ’a Gönderdiği Enerji Alış ve Enerji Nakline İlişkin
Sözleşme
Enerjisa ve ÇEAŞ arasında 17.8.2002 tarihinde imzalanan “Çukurova Elektrik A.Ş. ile
Enerjisa Enerji Üretim A.Ş. arasında Adana Otoprodüktör Santralı ile İlgili Sisteme
Bağlantı ve Enerji Nakil Şartlarını Belirleyen Sözleşme” ile taraflar arasında enerji alış
verişi ve nakli konusunda anlaşma sağlanmıştır. Söz konusu sözleşmenin “Sözleşmenin
Konusu” başlığını taşıyan 2. maddesiyle, Enerjisa’nın 120 MW kurulu gücündeki
otoprodüktör santralinin ÇEAŞ’ın kendi iletim sistemine bağlanması, Enerjisa’nın 1880
Adana’daki santralinde üretilecek enerjinin ÇEAŞ’ın görev/imtiyaz bölgesinde
otoprodüktör grubu firmalara “sisteme bağlantı ve nakil işinin” öngörülen bir bedel
karşılığında yapılması, ÇEAŞ bölgesindeki Enerjisa’ya ortak olan otoprodüktör grubu
ortaklarının ihtiyacı olduğu takdirde ÇEAŞ’tan elektrik enerjisi satın alması kabul
edilmiştir. Bu maddenin (c) bendinde Enerjisa’nın TETAŞ’a satacağı enerjinin naklinin
ÇEAŞ tarafından yapılacağı ve nakil bedelinin ÇEAŞ’a ödeneceği, TETAŞ tarafından
07-13/101-30
45
kabul edilmeyen enerji için ise Enerjisa’nın ÇEAŞ’tan bir bedel talep edemeyeceği
hükmü bulunmaktadır.
Sözleşmenin 5. maddesinde ÇEAŞ tarafından nakli yapılacak enerjinin nakil fiyatının ne
olacağı belirlenmiştir. Buna göre, nakil bedeli dağıtım hatlarında (35 kV’da) nakledilen 1890
enerjinin %6,5 ile çarpılması, iletim hatlarında ise (66 ve 154 kV’da) nakli yapılacak
enerjinin kuş uçuşu mesafesi; 0-100 km için %3, daha sonraki her 100 km için bu orana
%1,5 ilavesi ile çarpılması sonucu bulunacaktır. Bu maddeye göre 4628 sayılı Kanun
gereğince göre EPDK tarafından yapılacak tarifeler yukarıdaki fiyatların yerini alacaktır.
Sözleşmenin “Nakli yapılacak enerji miktarı ile ilgili uygulanacak esaslar” başlığını
taşıyan 6. maddesinde;
“ÇEAŞ iletim ve dağıtım hatlarına nakil için Enerjisa Adana Santrali tarafından
verilecek enerji miktarı toplamı; madde 8’de belirtilen ve ÇEAŞ’ın İmtiyaz
Bölgesindeki otoprodüktör grup şirketleri tarafından tüketilen/çekilen enerji
miktar/zamanı paralellik arz edecektir. Günde üç zaman diliminde (06:00-17:00; 1900
17:00-22:00, 22:00-06:00) nakli yapılan enerji ile otoprodüktör grupları tarafından
çekilen enerji aynı miktarda olacaktır. Aksi halde, nakil için fazla verilen enerji aylık
hesaba katılmayacak ve herhangi bir bedel ödenmeyecektir.
Enerjisa kendine bağlı otoprodüktör grubu firmalarının; ÇEAŞ’tan çektikleri enerji
miktarı kadar günde üç zaman diliminde (06:00-17:00; 17:00-22:00, 22:00-06:00)
Adana tesislerinden sisteme nakil yapılmak üzere enerji vereceğini taahhüt eder…
Sisteme nakledilmek üzere verilen enerji miktarı, otoprodüktör ortaklarının tükettiği
enerji miktarından az ise; ÇEAŞ bu abonelere bağlı bulunduğu abone grubundan
abonelik şartlarına göre fatura tanzim edecektir.”
hükümlerine yer verilmiştir. 1910
Sözleşmenin “Sözleşmenin Yürürlüğe Girmesi ve Süresi” başlığını taşıyan 10. maddesi
aşağıdaki şekildedir:
“Bu sözleşme taraflarca sözleşmenin imzalanması ve ETKB tarafından oluşturulan
Kabul Heyetinin kabul işlemlerini tamamlaması ve Enerjisa Adana Santralinin
işletmeye açılmasında teknik yönden bir sakınca bulunmadığını beyan eden Kabul
Tutanağının ÇEAŞ’a gönderildiği tarihten itibaren yürürlüğe girer.
Bu Sözleşmenin yürürlük süresi yürürlük tarihinden itibaren 1 (bir) yıldır.
Taraflardan yürürlük tarihinin sona ermesinden 90 gün önce Sözleşmenin
değiştirilmesi konusunda bir istek gelmediği taktirde Sözleşme süresi bir yıl
uzatılmış kabul edilir. 1920
Sözleşme süresi tamamlanmadan 90 gün önce Taraflardan değişiklik yapılması
konusunda istek geldiği takdirde değişiklik konusunda mutabakat sağlanması
halinde Sözleşme yeni şekliyle bir yıl uzatılır. 3096 ve 4628 sayılı yasalar ve
bunlara dayanılarak çıkarılan ve çıkarılacak olan yönetmeliklerle düzenlenen
hususların dışındaki nedenlerle mutabakat sağlanamaması halinde Sözleşme sona
erer.”
Taraflar, Sözleşmenin 13. maddesi ile doğabilecek anlaşmazlıkların çözüm mercii olarak
Adana Mahkemeleri ve İcra Dairelerini göstermiştir.
07-13/101-30
46
I.5.2. Toros ile ÇEAŞ Arasındaki Enerji Satın Alma ve Nakil Sözleşmeleri (ESA)
I.5.2.1. Adana-Yumurtalık İlçesi Toros Gübre Tesislerindeki Otoprodüktör için 1930
Yapılan ESA ve Ek Sözleşmeler
26.7.1999 tarihinde Toros ile ÇEAŞ arasında imzalanan bu sözleşme ile Toros’un
Adana ili, Yumurtalık ilçesinde Toros Gübre tesislerinde kurulmuş olan 4,7 MW kurulu
gücündeki otoprodüktör tesisinin ihtiyacı üzerinde ürettiği elektrik enerjisinin satılması ve
bu tesislerin ihtiyacı olduğu takdirde ÇEAŞ’tan elektrik enerjisi satın alınması konuları
düzenlenmiştir. Sözleşmenin 2. maddesinde; Toros’un otoprodüktör tesislerinde
üreteceği ihtiyaç fazlası enerjiyi Bakanlık ile Toros arasında 5.11.1998 tarihinde
imzalanan İzin Sözleşmesi uyarınca ÇEAŞ’a satacağı, Toros’un otoprodüktör grubu
ortaklarına naklinin ise mevcut iletim ve dağıtım hatlarının kira karşılığında kullanılması
ile mümkün olacağı belirtilmiştir. 1940
Toros’un ÇEAŞ’a satacağı fazla enerji konusu, bu sözleşmenin 7. maddesinde
düzenlenmiştir. Buna göre, ÇEAŞ sadece satın aldığı aktif enerjiye ödeme yapacak ve
Toros tarafından verilen reaktif enerjiye hiçbir ödemede bulunmayacaktır. Ayrıca Toros
ÇEAŞ’tan güç tahsis bedeli talep etmeyecektir. Bu anlaşmada ÇEAŞ tarafından tahsis
edilen güç (sözleşme gücü) 3.840 kW olarak belirlenmiştir (madde 8.2.a). Toros’un
ÇEAŞ’tan alacağı elektrik enerjisi için Bakanlık ile Toros arasında yapılan İzin
Sözleşmesi’nin 13. maddesinde belirtilen enerji alış-veriş ve tarife esasları
uygulanacaktır. Toros’un ÇEAŞ’tan alacağı elektrik enerjisi için yürürlükteki çift terimli
tarife uygulanacaktır.
Sözleşmenin 8(2)(b)(2) maddesine göre, Toros otoprodüktör grubu genel olarak grup 1950
ortaklarına enerji verecek ve sadece arıza, bakım vb. gibi durumlarda ÇEAŞ’tan enerji
alacaktır. Toros’un kendisi tarafından belirlenecek rezerv güç miktarı esas alınarak,
yürürlükteki enerji tarifesinde ait olduğu grubun güç bedelinin %15’i üzerinden aylık güç
bedeli ödeyeceği kararlaştırılmıştır. Yine aynı maddede, Toros’un, ÇEAŞ’dan alacağı
enerjinin her bir kW/saati için yürürlükteki enerji tarifesinde ait oldukları grubun çift terimli
aktif enerji fiyatı üzerinden ödeme yapacağı belirtilmiştir.
Bu sözleşmenin “Alış-Satış” tarifesi başlığını taşıyan 14. maddesiyle Toros’un üretim
tesislerinde ihtiyacının üzerinde ürettiği ve ÇEAŞ’a satacağı beher kW/saat aktif
enerjinin fiyatının, 17.4.1996 tarih ve 22614 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 96/8007
sayılı Yönetmeliğin 3. maddesinin (h) bendine göre Bakanlığın otoprodüktörler için her 1960
tarife döneminde belirlemiş olduğu fiyat tarifesinden olacağı ve bu tarife fiyatının hiçbir
zaman ÇEAŞ-TEAŞ alış- satış fiyatından fazla olamayacağı, fazla olması halinde,
ÇEAŞ-TEAŞ alış- satış fiyatının uygulanacağı kararlaştırılmıştır. Aynı maddeye göre,
Toros’un ÇEAŞ’tan alacağı elektrik enerjisi için Bakanlık ile Toros arasında imzalanan
İzin Sözleşmesi’nin 13. maddesindeki tarife esaslarının uygulanacağı belirtilmiştir.
Toros’un üreteceği fazla enerjinin nakli konusunda ise sözleşmenin 17. maddesinde
hükümler bulunmaktadır. Bu madde uyarınca, Toros’un, otoprodüktör grubu içinde yer
alan kuruluşlara enerji nakli, 96/8007 sayılı Yönetmelik dikkate alınarak hazırlanmış olan
“Enerji Nakli ile İlgili Uygulama Esasları Protokolü”ne uygun olarak yapılacağı
kararlaştırılmıştır. Söz konusu maddeye göre, ÇEAŞ abonesi olan Toros Gübre ve 1970
Kimya Endüstrisi A.Ş. ile Toros Adana Yumurtalık Serbest Bölgesi Kurucu ve İşleticisi
A.Ş.’ye (TAYSEB) enerji nakledileceği kabul edilmiştir.
07-13/101-30
47
Sözleşmenin 17.3. maddesinde; enerji nakledilen kuruluşların tek terimli tarifeden enerji
almalarının esas olduğu, Elektrik Tarifeleri Yönetmeliği gereği çift terimli tarifeden enerji
almaları zorunlu olan kuruluşlara enerji naklinin yapılamayacağı, bu nedenle Toros
Gübre ve Kimya Endüstrisi A.Ş.’nin, sözleşmenin yürürlüğe gireceği tarihe kadar, çift
terimli tarifeden, tek terimli tarifeye geçmek üzere, ÇEAŞ ile ESA’nın yenilemesi
gerekeceği belirtilmiştir.
Sözleşmenin 19. maddesinde; sözleşmenin 31.12.1999 tarihine kadar geçerli olacağı,
sürenin bitiminden en az bir ay önce taraflardan birisinin sözleşmenin kaldırılması için 1980
yazılı olarak başvurmaması durumunda, sözleşmenin kendiliğinden aynı koşullarla ve bir
yıl için uzatılmış sayılacağı, başvurması halinde ise sözleşmenin, geçerlilik süresinin
bitiminde yürürlükten kaldırılacağı ve Toros’un elektriğinin kesileceği belirtilmiştir.
Taraflar sözleşmenin yürürlükten kaldırılması konusunda ise, 21. maddedeki şekilde
anlaşmışlardır: “Taraflardan biri bu sözleşmenin hükümlerine uymazsa, diğer taraf 15
gün önceden yazılı olarak sözleşmenin yürürlükten kaldırılacağı hususunda bilgi verir ve
sözleşmenin yürürlükten kaldırılması için ileri sürülen nedenler bu süre içinde ortadan
kaldırılmazsa, elektrik alış verişine son verilir”. Sözleşme tarafları bu sözleşmeden
doğabilecek anlaşmazlıkların giderilmesinde yetkili mercii olarak, 22. maddede Adana
Mahkemeleri ve İcra Dairelerini belirlemişlerdir. 1990
Toros ve ÇEAŞ arasında imzalanan bu sözleşmeye ek olarak 13.9.1999 tarihinde
Bakanlığın talimatı doğrultusunda “Ek Sözleşme” yapılmıştır. Bu sözleşme ÇEAŞ
tarafından enerji mahsuplaşması ve uygulanacak enerji alış-veriş fiyatına ilişkin
hükümler talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla ihtirazi kayıt ile imzalanmıştır.
Sözleşmenin 14. maddesiyle Toros ve ÇEAŞ arasında gerçekleşecek enerji alış-verişi
konusunda mahsuplaşmada bulunacakları ve bunun enerji bazında kW/saat olarak
yapılacağı kabul edilmiştir (m.14). Toros’un ürettiği ihtiyaç fazlası ve ÇEAŞ’a satacağı
beher kW/saat aktif enerjinin fiyatı, 96/8007 sayılı Yönetmeliğin 3. maddesinin (h)
bendine göre Bakanlığın otoprodüktör için her tarife döneminde belirtilmiş olduğu fiyat
tarifesinden olacaktır. Sözleşmenin 26. maddesinde “Ek Sözleşme”de yer alan enerji 2000
mahsuplaşması, enerji alınması ve uygulanacak enerji alış-veriş birim fiyatına ilişkin
hükümlerin, Bakanlık talimatı sebebiyle, talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla
ihtirazi kayıtla ÇEAŞ tarafından imzalanmış olduğu hükmü yer almıştır.
Toros tarafından nakil yapılan otoprodüktör grubu ortaklarından TAYSEB’in kurmuş
bulunduğu ilave tesisten kendi bünyesindeki sanayi kuruluşuna enerji satmak istemesi
üzerine, Toros ve ÇEAŞ arasındaki ESA anlaşmasının enerji nakline yönelik 17.2.
maddesinin revize edilmesi ile ilgili olarak taraflar arasında 15.12.1999 yılında “İkinci Ek
Sözleşme” imzalanmıştır. İkinci ek sözleşme ile Toros’un otoprodüktör grubu şirketlerine
enerji nakli konusunda ilk sözleşmedeki 17.2. maddesi revize edilmiştir. 1.6.2001
tarihinde TAYSEB’in besleme yeri değişikliği nedeniyle enerji nakli konusundaki 17.4. 2010
maddeyi revize eden üçüncü bir ek sözleşme yapılmıştır.
I.5.2.2. Akdeniz Gübre Tesislerinde Kurulu Otoprodüktör için Yapılan ESA
Bu sözleşme 26.7.1999 tarihinde İçel ilinde Akdeniz Gübre Sanayi tesislerinde bulunan
4,7 kW/saat kurulu gücündeki otoprodüktör tesisinin ihtiyacının üzerinde ürettiği elektrik
enerjisinin, bölgedeki görevli şirket olan ÇEAŞ’a satılması ve tesislerin ihtiyacı olduğu
takdirde, ÇEAŞ’tan enerji satın alınması konuları düzenlenmiştir. Bu sözleşme, Bakanlık
ile Toros A.Ş. arasında 5.11.1998 tarihinde imzalanan sözleşmenin gereği olarak
imzalanmıştır.
07-13/101-30
48
Taraflar sözleşme ile, Toros’un ürettiği ihtiyaç fazlası elektrik enerjisini ÇEAŞ’a satacağı,
Toros’un otoprodüktör grubu ortaklarına nakil yapmasının ise ÇEAŞ’a ait olan mevcut 2020
iletim ve dağıtım hatlarının kira karşılığında kullanılması ile mümkün olacağı konusunda
anlaşmışlardır.
Sözleşmenin 7. maddesinde, ÇEAŞ’ın sadece satın aldığı aktif enerjiye ödeme
yapacağı, Toros tarafından satılan reaktif enerjiye hiçbir bedel ödenmeyeceği ve
Toros’un güç tahsisi bedeli talep edemeyeceği hükümleri bulunmaktadır.
Bu sözleşmenin (8)(2)(a) maddesinde Toros’a tahsis edilecek güç (sözleşme
gücü=rezerv güç) 4,7 kW/saat olarak belirlenmiştir. Sözleşmenin “Enerji Nakli ve
Uygulama Esasları” başlığını taşıyan 17. maddesinde, Toros’un bu sözleşme
kapsamında, TST Teknik Servis ve Ticaret A.Ş.’ye enerji nakledeceği kararlaştırılmıştır.
Enerji nakledilen kuruluşların tek terimli tarifeden enerji alması esas olduğu için en geç 2030
bu sözleşmenin yürürlüğe gireceği tarihe kadar TST Teknik Servis ve Ticaret A.Ş.’nin,
tek terimli tarifeye geçmek üzere ÇEAŞ’a başvurması ve ÇEAŞ’la olan ESA’nın
yenilemesi konusunda taraflar anlaşmaya varmışlardır.
“Sözleşmenin Yürürlükten Kaldırılması” başlığını taşıyan sözleşmenin 20. maddesine
göre, taraflardan birinin bu sözleşmenin hükümlerine uymaması durumunda, diğer
tarafın 15 gün önceden yazılı olarak sözleşmenin yürürlükten kaldırılacağı hususunda
bilgi vereceği ve sözleşmenin yürürlükten kaldırılması için ileri sürülen nedenler bu süre
içinde ortadan kaldırılmazsa, elektrik alış-verişine son verileceği hükmü bulunmaktadır.
Ayrıca sözleşme, yukarıda yer verilen “Toros Adana-Yumurtalık Toros Gübre Tesisleri
ESA Anlaşması”yla aynı hükümleri içermektedir. İkinci sözleşmede de, sözleşmenin 2040
31.12.1999 tarihine kadar geçerli olduğu belirtilmiş ve sözleşme süresinin kendiliğinden
uzamasıyla ilgili yukarıda yer verilen düzenleme kabul edilmiştir.
Bakanlığın talimatları nedeniyle, bu sözleşmeye ek olarak yapılan 13.9.1999 tarihli “ek
sözleşme”yle, taraflar arasındaki ESA’nın alış-satış tarifesini düzenleyen 14. maddesi
revize edilmiş ve Toros ile ÇEAŞ’ın enerji alış-verişi konusunda mahsuplaşma
yapacakları ve bu mahsuplaşmanın enerji bazında, kW/saat olarak yapılacağı, Toros’un
ÇEAŞ’a satacağı beher kW/saat aktif enerjinin fiyatının 96/8007 sayılı Yönetmeliğin 3.
maddesinin (h) bendine göre Bakanlığın otoprodüktörler için her tarife döneminde
belirleyeceği fiyat tarifesi üzerinden olacağı kararlaştırılmıştır. Toros’un ÇEAŞ’tan satın
alacağı elektrik enerjisi için Bakanlık ile Toros arasında yapılan İzin Sözleşmesi’nin 13. 2050
maddesindeki tarife esaslarının uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Bu sözleşmede yer
alan, enerji alınması ve uygulanacak enerji alış-veriş birim fiyatına ilişkin hükümleri
ÇEAŞ, Bakanlık talimatı ile talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla ihtirazi kayıtla
imzalamıştır.
Toros, 4,7 MW kurulu gücündeki otoprodüktör santrali için 9.10.2000 tarihinde
imzalanmış olan ESA anlaşmasının 12,1 MW kurulu güç (4,736+7,4=12,136 MW) için
revize edilmesi talebinde bulunmuş ve Bakanlık oluru ile sözleşme revize edilmiştir.
Bakanlığın talimatı doğrultusunda, 18.4.2001 tarihinde ikinci ek sözleşme taraflar
arasında imzalanmış ve bu sözleşmeyle taraflar arasında ilk sözleşmede belirlenmiş
olan tahsis edilen güç (sözleşme gücü=rezerv güç) 5000 kW/saat’ e çıkarılmıştır. Bu 2060
sözleşmeyi de ÇEAŞ, Toros’un kurulu güç artışına ve buna bağlı olarak yapılan rezerv
güç artışına karşı sahip olduğu talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, ihtirazi
07-13/101-30
49
kayıtla imzalamıştır. İkinci ek sözleşmenin 31.12.2001 tarihine kadar geçerli olduğu
hükme bağlanmıştır.
Toros otoprodüktör grubunun ortakları olan, Toros Gübre A.Ş. (8.11.1999 tarihli), TST
Teknik Servis ve Ticaret A.Ş. (23.11.1999 tarihli) ve TAYSEB (4.10.1991 tarihli) ile
ÇEAŞ arasında elektrik satışına ilişkin sözleşmeler bulunmaktadır.
Taraflar arasında yukarıda ayrıntılı olarak açıklanan sözleşmeler çerçevesinde enerji
alış-verişi ve enerji nakli devam etmekteyken, ÇEAŞ tarafından yapılan Adana 7.
Noterliği’nin 11.6.2002 tarih, 11115 ve 11116 no’lu ihtarnameler ile taraflar arasındaki 2070
ESA’nın 31.12.2002 tarihinden itibaren yenilenmeyeceği belirtilerek, feshi ihbarda
bulunulmuştur. Toros ise bu ihtarnamelere cevap olarak gönderdiği Beşiktaş 6.
Noterliği’nin 20.8.2002 tarih ve 40460 sayılı yazısı ile ÇEAŞ’ın görevli şirket olması
nedeniyle Bakanlık oluru olmadan sözleşmeleri feshedemeyeceğini ve aynı şartlarla
sözleşmelerin uzatılması gerektiğini belirtmiştir.
ÇEAŞ tarafından Adana 7. Noterliği’nin 7.8.2002 tarih ve 15398 no’lu ihtarname ekinde,
yeni bir “Sisteme Bağlantı ve Enerji Nakil Esaslarını Belirleyen Sözleşme” taslağı
gönderilmiş ve imzalanması ihtar edilmiştir. Bu ihtarname ile, ÇEAŞ’ın Bakanlığın
29.7.2002 tarihinde kendilerine tebliğ edilen talimatı doğrultusunda 7.8.2002 tarihinde
ters güç rölelerinin kaldırıldığı ve Toros’un otoprodüktör ortaklarına enerji 2080
iletip/nakletmesinin mümkün hale geldiği, kesilen enerjinin tekrar verildiği ve bundan
böyle Toros’a sözleşme gücünün %15’i üzerinden güç bedeli faturası çıkarılacağı
bildirilmiştir.
Bu sözleşme taslağına cevaben, Toros tarafından Beşiktaş 6. Noterliği’nin 10.11.2002
tarih ve 57309 no’lu yazısı ile tarafların aralarında yer alan mevcut ESA’nın, enerji
satışına ilişkin hükümlerinin dışarıda bırakılarak yürütülmesinin sağlanabileceği
bildirilmiş ve ÇEAŞ’ın gönderdiği sözleşme taslağına ilişkin değişiklik önerileri ile birlikte
yeni taslak ÇEAŞ’a gönderilmiştir.
Buna cevaben ÇEAŞ, Adana 7. Noterliği’nin 7.1.2003 tarih ve 307 sayılı ihtarnamesini
Toros’a göndererek, aralarındaki ESA sözleşmesinin 31.12.2002 tarihi itibariyle 2090
feshedildiğini, 17.8.2002 tarihinde başka bir otoprodüktör şirketi (Enerjisa) ile Bakanlık
talimatlarına uygun “Sisteme Bağlantı ve Enerji Nakil Şartlarını Belirleyen Sözleşmeyi”
imzaladıklarını bildirerek, ihtarname ekinde gönderdiği “Sisteme Bağlantı, Enerji Nakil
Şartları ve Çeaş’tan Enerji Satın Alma Şartlarını Belirleyen Sözleşme”nin 3 gün içinde
imzalanmasını aksi takdirde, 23.1.2003 tarihinden itibaren “Elektrik Tarifeleri
Yönetmeliği” uyarınca Toros’un Yumurtalık ve Mersin otoprodüktör santrallerinin
elektriğinin kesileceğini belirtmiştir.
Toros bu ihtarnameye Beşiktaş 6. Noterliği’nin 15.1.2003 tarih ve 2867 no’lu yazısı ile
cevap vermiş ve genel olarak ÇEAŞ tarafından gönderilen sözleşme taslağını
benimsediklerini ancak, bazı düzeltmeler ve eklemeler yaptıklarını belirterek imzalanmak 2100
üzere ÇEAŞ’a göndermişlerdir.
Toros tarafından gönderilen bu yazıya ÇEAŞ, Adana 7. Noterliği’nin 20.1.2003 tarihli ve
1039 sayılı ihtarnamesi ile cevap vermiştir. Bu ihtarnamede Toros’un değişiklik önerileri
ve eklemelerine ilişkin olarak; sözleşme başlığına, ölçü düzeneklerine, reaktif (endüktif,
kapasitif) enerjiye ve depozito bedellerine yönelik açıklamalar yer almaktadır.
07-13/101-30
50
Toros, Beşiktaş 6. Noterliği’nin 28.1.2003 tarih ve 5430 sayılı yazısı ile ÇEAŞ’ın
göndermiş olduğu “Sisteme bağlantı, Enerji Nakil Şartları ve ÇEAŞ’tan Enerji Satın Alma
Şartlarını Belirleyen Sözleşmeyi” genel olarak kabul ettiğini ancak tesislerde enerji
kabloları nedeniyle üretilecek reaktif enerjiye ÇEAŞ tarafından ceza tahakkuk ettirilmesi
konusunda anlaşma sağlanamadığını ve bu yüzden söz konusu sözleşmeyi bu konudaki 2110
talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla ihtirazi olarak imzalayacağını bildirmiştir.
Taraflar arasındaki yazışmalar neticesinde, “Sisteme Bağlantı, Enerji Nakil Şartları ve
ÇEAŞ’tan Enerji Satın Alma Şartlarını Belirleyen” yeni bir sözleşme 17.3.2003 tarihinde
ÇEAŞ ve Toros arasında imzalanmıştır.
I.5.2.3. 17.3.2003 Tarihli Sisteme Bağlantı, Enerji Nakil Şartları ve ÇEAŞ’tan Enerji
Satın Alma Şartlarını Belirleyen Son Sözleşme
Taraflar arasında yapılan müzakerelerin sonucunda 17.3.2003 tarihinde “Sisteme
Bağlantı, Enerji Nakil Şartlarını ve ÇEAŞ’tan Enerji Satın Alma Şartlarını Belirleyen
Sözleşme” imzalanmıştır. Bu sözleşmeyle, Toros’un Yumurtalık-Adana ve Mersin’deki
4,7 MW ve 12.1 (4,7 +12.1) MW kurulu gücündeki otoprodüktör santrallerinin sisteme 2120
bağlantısı, ortaklara enerji nakli ve ÇEAŞ’tan gerektiğinde enerji satın alma işinin
yapılması kararlaştırılmıştır.
Sözleşmenin 2. maddesinin (d) bendinde Toros’un otoprodüktör grubu ortakları dışında
hiç bir şekilde, hiç bir kimseye veya kuruluşa doğrudan veya dolaylı olarak elektrik
enerjisi nakledemeyeceği belirtilmiştir.
ÇEAŞ tarafından Toros Yumurtalık tesisine tahsis edilen güç (sözleşme gücü=rezerv
güç) 3840 KW, Mersin tesisine tahsis edilen güç (sözleşme gücü=rezerv güç) 5000 KW
olarak sözleşmenin 5(2)(a) maddesinde belirlenmiştir. Sözleşmeye göre, Toros’un
ÇEAŞ’tan alacağı elektrik enerjisi için yürürlükteki çift terimli tarife uygulanacaktır
(madde 5.2.b.1.). Toros, kendisi tarafından belirlenecek ve rezerv olacak güç miktarı 2130
esas alınarak, yürürlükteki enerji tarifesinde ait olduğu grubun güç bedelinin %15’i
üzerinden aylık güç bedeli ödeyecektir (madde 5(2)(b)(2)).
Sözleşmenin, nakil yapılacak enerji ile ilgili hususlarının düzenlendiği 6. maddesi
aşağıdaki şekildedir:
“ÇEAŞ iletim ve dağıtım hatlarına nakil için Toros Yumurtalık ve Mersin
otoprodüktör üretim tesisleri tarafından verilecek enerji miktarı, madde 8’de
belirtilen ve ÇEAŞ’ın imtiyaz bölgesindeki otoprodüktör grubu ortakları tarafından
çekilecek enerji miktarından fazla olamaz.
Toros’un, ÇEAŞ sistemine verdiği enerji, madde 6.1.’de belirtilen otoprodüktör
grubu ortaklarının kullanımından fazla olur ise, Toros ÇEAŞ’tan herhangi bir enerji 2140
bedeli talebinde bulunamaz.
Herhalükarda otoprodüktör üretim tesislerinden sisteme nakil için verilen enerji
miktar/zamanı ile işbu sözleşmenin 8. maddesinde belirtilen otoprodüktör grubu
ortakları tarafından tüketilen/çekilen enerji miktar/zamanı paralellik arz edecektir.
Günde üç zaman diliminde (06:00-17:00, 17:00-22:00 ve 22:00-06:00) nakil yapılan
enerji ile otoprodüktör grubu ortakları tarafından çekilen enerji aynı miktarda
olacaktır. Aksi halde, nakil için fazla verilen enerji aylık hesaba katılmayacak ve
herhangi bir bedel ödenmeyecektir.
07-13/101-30
51
Toros kendine bağlı otoprodüktör grubu ortaklarının; ÇEAŞ’tan çektikleri enerji
miktarı kadar, günde üç zaman diliminde (06:00-17:00, 17:00-22:00 ve 22:00-2150
06:00) Yumurtalık ve Mersin tesislerinden sisteme nakil yapılmak üzere enerji
vereceğini taahhüt eder.
Sisteme nakledilmek üzere verilen enerji miktarı, otoprodüktör grubu ortaklarının
tükettiği enerji miktarından az ise; ÇEAŞ bu abonelere bağlı bulunduğu abone
grubundan abonelik şartlarına göre fatura tanzim edecektir.”
Sözleşmenin 10. maddesinde, sözleşme süresinin yürürlük tarihinden itibaren bir yıl
olduğu ve sürenin bitiminden en az bir ay önce taraflarca, sözleşmenin değiştirilmesi
konusunda istek gelmediği takdirde, sözleşme süresinin bir yıl uzatılmış kabul edileceği
belirtilmiştir. Aynı maddeye göre, sözleşme süresi tamamlanmadan bir ay önce
taraflardan değişiklik yapılması konusunda istek geldiği taktirde, değişiklik konusunda 2160
mutabakat sağlanması halinde, sözleşmenin yeni şekliyle bir yıl uzatılacağı, 3096 ve
4628 sayılı Kanunlar ve bunlara dayanılarak çıkarılan ve çıkarılacak olan yönetmeliklerle
düzenlenen hususların dışındaki nedenlerle mutabakat sağlanamaması halinde
sözleşmenin sona ereceği kabul edilmiştir.
ÇEAŞ bu sözleşmeyi de otoprodüktör tesislerinin kurulması konusunda görev
verilmesine ilişkin İmtiyaz Sözleşmesinden doğan tüm talep ve dava haklarını saklı
tutarak imzalamıştır. Toros ise iki konuda ihtirazi kayıtla sözleşmeyi imzalamıştır.
Toros’un ilk ihtirazi kayıtı reaktif enerji konusundadır. İkincisi ise Toros tarafından
sözleşmenin 5.3. maddesinde öngörülen depozito bedellerine İlişkindir. Buna göre,
Toros sözleşmenin 5.3. maddesinde öngörülen depozito bedelleri karşılığı teminat 2170
vermeyi, sözleşmenin yürürlüğe girmesinden sonra bu sözleşmeden doğabilecek borç
ve yükümlülüklerin teminatı olmak ve ÇEAŞ’ın daha önceki tarihlerle ilgili taleplerinin
kabulü anlamına gelmemek kayıt ve şartı ile kabul ettiğini, bu sözleşme gereği verilen
teminatların önceki talepler nedeniyle paraya çevrilemeyeceğini belirtmiştir.
I.6. İLGİLİ MEVZUAT VE OLAYLARIN GELİŞİMİ ÇERÇEVESİNDE YAPILAN HUKUKİ
DEĞERLENDİRME
I.6.1. Otoprodüktör Tesisinin Kurulmasına ve İşletilmesine İlişkin Değerlendirme
Enerjisa’nın otoprodüktör tesisleri, 3096 sayılı Kanun ve bu Kanun’a dayanılarak
çıkarılan yönetmelik hükümlerine göre kurulmuştur. Bir otoprodüktör tesisinin üretime
geçebilmesi ve enterkonnekte sisteme bağlantısının yapılabilmesi için, iletim ve dağıtım 2180
hatlarını işleten görevli şirketle ESA imzalaması gerekmektedir. ÇEAŞ ile Enerjisa
arasındaki uyuşmazlığın temelinde, Enerjisa’nın sözleşme talebinin uzunca bir süre
ÇEAŞ tarafından reddedilmesi yatmaktadır. Bu süre içerisinde Enerjisa tesisleri faaliyete
geçememiştir.
3096 sayılı Kanun’da TEK dışındaki özel hukuk hükümlerine tabi yerli ve yabancı
şirketlerin elektrik üretimi, iletimi, dağıtımı ve ticareti konularında faaliyetlerine yönelik
düzenlemeler yer almaktadır. Bu Kanun’un geçici 2. maddesinde, Kanun’un yayımı
tarihinde mevcut elektrik üretim, iletim, dağıtım ve ticaret imtiyazına sahip şirketlerin
diledikleri takdirde, Kanun’un yayımından itibaren bir yıl içinde Bakanlar Kurulu kararıyla
kendilerine 99 yıla kadar süreli bir görevlendirme hakkı verilebileceği hükme bağlanmış, 2190
bu çerçevede 9.3.1998 tarihinde ÇEAŞ ile Bakanlık arasında “Görev Verilmesine İlişkin
İmtiyaz Sözleşmesi” ve 29.5.1998 tarihinde de “İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi”
07-13/101-30
52
imzalanmıştır. Anılan bu sözleşmeler ile, ÇEAŞ 3096 sayılı Kanunun 3. maddesi
anlamında bir görevli şirkete dönüşmüştür.
Söz konusu Kanun maddesine göre, DPT görüşünü içeren Bakanlık teklifi üzerine
Bakanlar Kurulu, önceden yönetmelikle belirlenmiş görev bölgelerinde elektrik üretim,
iletim ve dağıtım tesisleri kurulması ve ticaretinin yaptırılması için karar alabilmekte ve
bu çerçeve içinde Bakanlık ile görevli şirket arasında sözleşme imzalanmaktadır. Aynı
Kanun’un 4. maddesinde, DPT görüşü alınmak suretiyle Bakanlığın sadece, elektrik
üretimi yapmak üzere kurulacak şirketlere üretim yapacak tesisleri kurma ve tesisi 2200
işletme müsaadesi verilebileceği hükme bağlanmıştır.
Yukarıdaki hükümlerden, 3096 sayılı Kanun’un 3. maddesi anlamında görevli şirket olan
ÇEAŞ’ın görev bölgesinde, Bakanlığın, aynı Kanunun 4. maddesi uyarınca üretim
şirketlerine elektrik üretimi yapacak tesisleri kurma ve işletme müsaadesi verebileceği
anlaşılmaktadır.
Bu Kanuna dayanılarak çıkarılan 85/9799 sayılı Yönetmelik ile, TEAŞ ve TEDAŞ
dışındaki kuruluşların elektrik enerjisi üretim tesisi kurma ve işletme esasları
belirlenmiştir. Otoprodüktör tanımı ilk defa bu Yönetmelikle yapılmıştır. Yönetmeliğin 4(f)
maddesine göre Bakanlık, otoprodüktörlere tesisin bulunduğu bölgeye bağlı olarak
TEAŞ ve TEDAŞ ile görevli şirketin görüşü alınmak suretiyle üretim tesisi kurma ve 2210
işletme izni verebilmektedir. Aynı yönetmeliğin 4(g) maddesine göre, otoprodüktör veya
otoprodüktör grubu şirketlerin, ürettikleri ihtiyaç fazlası enerjiyi TEAŞ, TEDAŞ veya
görevli şirketlere satıp satmamasına bakılmaksızın enterkonnekte sisteme bağlantısının
yapılması amacıyla Bakanlık ile İzin Sözleşmesi imzalaması gerektiği anlaşılmaktadır.
Eğer otoprodüktörler tarafından üretilecek enerji, üretildiği yerde tüketilmeyip,
TEAŞ/TEDAŞ, bunların bağlı ortaklıkları, dağıtım şirketleri ve/veya görevli şirketlere ait
enerji iletim ya da dağıtım hatları üzerinden nakil yapıldıktan sonra tüketilecekse,
Bakanlık ile imzalanacak İzin Sözleşmesi’ne ilave olarak; TEAŞ/TEDAŞ, bunların bağlı
ortakları, dağıtım şirketleri ve/veya görevli şirketler ile de ESA yapılması gerektiği söz
konusu yönetmeliğin 4(g) maddesiyle hükme bağlanmıştır. Yönetmelikte, 2220
otoprodüktörler ve/veya otoprodüktör grubu şirketlerinin faaliyet bölgeleri içinde yer alan
TEAŞ, TEDAŞ, bağlı ortaklıkları veya görevli şirketler ile ESA imzalayacağı ve
otoprodüktör ve/veya otoprodüktör grubu şirketlerin bu şirketler ile enerji alış-verişi
konusunda enerji mahsuplaşması yapacağı belirtilmiştir.
Otoprodüktörlerin ihtiyaçları üzerinde üretecekleri elektrik enerjisinin satış fiyatı ve bu
enerjinin kime satılacağı konusunda ise Yönetmeliğin 4(h) maddesi ile getirilen
düzenleme uyarınca; otoprodüktör ve/veya otoprodüktör grubu üretim tesislerinin
üreteceği fazla elektrik enerjisinin satış fiyatının, enerji dağıtımı yapan kuruluşların ülke
genelinde nihai tüketiciye uyguladıkları ortalama enerji fiyatından fonlar ve paylar
düşüldükten sonra kalan kısmının %85’ini geçmeyecek şekilde Bakanlıkça belirleneceği 2230
ve otoprodüktör şirketinin bu enerjiyi santralin bağlantısını yaptığı kuruluşa satacağı
görülmektedir.
Otoprodüktör santrallerinin faaliyete geçebilmesi için ayrıca, 7.5.1995 tarihli ve 22280
sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Elektrik Tesisleri Kabul Yönetmeliği uyarınca kabul
işlemlerinin yapılması gerekmektedir. Bu yönetmeliğin amacı elektrik enerjisi üretmek,
iletmek ve/veya dağıtmak üzere kurulacak tesislerin kabul işlemlerini yapmaktır.
07-13/101-30
53
Yönetmeliğin 5. maddesinde; “Elektrik Tesislerinin geçici ve kesin kabul işlemlerinin, o
tesisin Bakanlıkça veya Bakanlığın yetkili kıldığı kuruluşça onaylı projesi, sözleşmesi,
yürülükteki ilgili tüzük, yönetmelik ve Türk Standartları, bu konudaki Türk Standartları
henüz hazırlanmamışsa tanınan ilgili yabancı standartların yürürlükteki hükümleri ve bu 2240
yönetmelik esaslarına göre yapılır. Onaylı projesi bulunmayan tesislerin kabul işlemleri
yapılmaz” hükmü bulunmaktadır. Yönetmeliğin 6. maddesinde kabul için ön hazırlık ve
başvurma şekli, 7. maddesinde kabul heyetinin oluşturulması ve 11. maddesinde geçici
kabul işlemleri düzenlenmiştir. Kabul işlemleri ile ilgili konularda anlaşmazlık çıkması
halinde sorunun nasıl çözümleneceği Yönetmeliğin 2. maddesinde belirtilmiştir. Anılan
maddenin son fıkrasında; “Herhangi bir tesisin bu Yönetmelik kapsamına girip
girmeyeceği konusunda ve kabul işlemleri ile ilgili konularda bir kararsızlık veya
anlaşmazlık ortaya çıkarsa, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın bu konuda vereceği
karar geçerlidir” denerek uyuşmazlıkların nihai çözümünde Bakanlık yetkili kılınmıştır.
Yukarıda yer verilen Yönetmelik hükümleri çerçevesinde, otoprodüktör tesislerinin 2250
Bakanlığa projelerini (fizibilite raporlarını) sunacakları, onaylanan bu projeler ve ilgili
mevzuat ve yönetmelik hükümlerine göre tesislerin kabul işlemlerinin yapılarak,
tesislerin işletilmeye başlanacağı ve kabul işlemleri konusunda anlaşmazlık çıkması
halinde Bakanlığın vereceği kararın geçerli olacağı anlaşılmaktadır.
Olayların gelişiminden, Enerjisa’nın, ÇEAŞ’ın görev bölgesinde kurulması planlanan 120
MW kurulu gücündeki nafta ve doğal gaz yakıtlı otoprodüktör santraline ilişkin ön
başvuru (fizibilite) raporunu 22.5.2000 tarihinde Bakanlığa sunduğu ve Bakanlığın bu
başvuruyu 1.6.2000 tarihinde 2718 sayılı yazı ile ÇEAŞ’a gönderdiği anlaşılmaktadır.
Bakanlık Enerjisa’nın başvurusunu, 9.10.2000 tarihinde uygun bulmuş ve Enerjisa ile
“Otoprodüktör Statüsünde Üretim Tesisi Kurulması, İşletilmesi ve Enerji Fazlasının 2260
Satışına İzin Verilmesine İlişkin Sözleşme” imzalamıştır. Bu sözleşmenin bir örneği
25.10.2000 tarihinde ÇEAŞ’a gönderilmiştir. Enerjisa 24.11.2000 tarih ve 316 sayılı yazı
ile ÇEAŞ’tan, Bakanlık ile imzaladığı İzin Sözleşmesi’ne atıf yaparak Enerjisa tesisinin
Ulusal Elektrik Sistemi ile bağlantılı çalışması ve ESA için gereken hazırlıkların
yapılmasını talep etmiştir. Enerjisa’nın Bakanlığa yazdığı 30.11.2001 tarihli yazısında,
Adana Kojenarasyon Santrali’nin 1 no’lu türbin ve jeneratörünün geçici kabule hazır hale
geldiği belirtilerek, ÇEAŞ ile ESA imzalanmasına yönelik işlemlerin tamamlanması ve
Geçici Kabul Heyeti’nin görevlendirilmesi hususlarında Bakanlık talimat ve izinlerinin
beklendiği ifade edilmiştir. Bakanlığın ÇEAŞ’a gönderdiği 12.12.2001 tarihli yazıda,
Enerjisa’nın yapımı biten santral ünitesini test edebilmesi için 154 kV’luk şalt tesisine 2270
gerilim uygulanması hususundaki talebinin uygun görüldüğü belirtilmiştir. Enerjisa
talebiyle açılan Adana Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2002/152 D.İş sayılı dosyası
kapsamında, 23.1.2002 tarihli Bilirkişi Tespit Raporu’nda; Enerjisa Adana Kojenerasyon
Santrali kapsamındaki gaz türbini ve jenaratörü kısmının tamamlandığı, Enerjisa Adana
Santrali’ndeki gaz türbinlerinin işletilmeye hazır olduğu ve boşa döndüğü, Santral’in,
Bakanlık ile Enerjisa arasındaki 9.10.2000 tarihli sözleşme eki fizibilite raporundaki
hususlara ve Türkiye Elektrik İletim A.Ş. tarafından tespit edilmiş ulusal işletme
esaslarına uygun olarak projelendirilerek inşa edildiği ve ÇEAŞ’ın 154 kv’lık şalt tesisine
gerilim uygulamadığı tespit edilmiştir.
Enerjisa ve Bakanlığın ESA imzalanmasına ve tesislerin geçici kabulünün yapılarak 2280
işletilmesine başlanabilmesine ilişkin taleplerini daha sonraki tarihlerde de çeşitli
yazılarla yinelemesine rağmen, ÇEAŞ tarafından bu taleplerin uzun bir süre kabul
edilmediği anlaşılmaktadır. Bakanlık, ÇEAŞ ve Enerjisa arasındaki çok sayıdaki
07-13/101-30
54
yazışmanın neticesinde, Enerjisa ile ÇEAŞ arasında “Sisteme Bağlantı ve Enerji Nakil
Şartlarını Belirleyen Sözleşme” 17.8.2002 tarihinde imzalanmış; taraflar arasında
Gerilim Uygulama Zaptı 10.9.2002 tarihinde, Geçici Kabul Tutanağı ise 28.9.2002
tarihinde düzenlenmiştir.
I.6.2. Nakil ve Enerji Satış Şartlarına İlişkin Değerlendirme
Toros ile ÇEAŞ arasındaki ihtilafın, Toros’un otoprodüktör grubu ortaklarına nakil
yapması ve ürettiği fazla enerjinin satışı konularında ortaya çıktığı, ayrıca Enerjisa’nın 2290
şikayetinden farklı olarak aralarındaki mevcut sözleşmenin uygulanmasından
kaynaklandığı görülmektedir. Toros ile ÇEAŞ arasındaki ESA’ya rağmen, Bakanlık
tarafından belirlenen fazla enerji fiyatları ve enerji mahsuplaşması konularında çıkan
uyuşmazlıklar nedeniyle, Toros’un Ulusal Enterkonnekte Sistem’le olan bağlantısının bir
süre için ÇEAŞ tarafından kesildiği; bu sürenin sonunda da anlaşmazlıkların sürdüğü ve
nihayetinde tarafların yeni bir sözleşmeyi 17.3.2003 tarihinde imzaladığı tespit edilmiştir.
17.4.1996 tarih ve 22614 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan yönetmelik dikkate
alınarak, ÇEAŞ, TEDAŞ, TEAŞ, Kepez A.Ş., Aktaş ve Kayseri ve Civarı T.A.Ş. arasında
enerji nakli ile ilgili uygulama esaslarına ilişkin imzalanan 14.5.1996 tarihli protokolde,
ÇEAŞ ve Kepez’in görev bölgesi dışında kurulan otoprodüktör santralinde üretilen ve 2300
dağıtım sistemine verilecek enerjinin tamamını TEAŞ’ın alacağı ve ÇEAŞ ile Kepez’e ait
iletim hattını kullanarak enerji nakledecek kuruluşların bu kuruluşlara nakil bedeli
ödeyeceği kararlaştırılmıştır.
Bakanlık ile Toros arasında 5.11.1998 tarihinde “Otoprodüktör Statüsünde Üretim Tesisi
Kurulması, İşletilmesi ve Enerji Fazlası Satışına İzin Verilmesine İlişkin Sözleşme”
imzalanmıştır. İmzalanan bu sözleşmenin gereği olarak 26.7.1999 tarihinde Toros’un
Adana ve Mersin’de kurulu tesislerine ilişkin Toros ve ÇEAŞ arasında iki adet ESA
imzalanmıştır. Bu sözleşmeleri ÇEAŞ, enerji mahsuplaşması ve uygulanacak enerji alış-
veriş fiyatına ilişkin hükümlere yönelik olarak talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla
ihtirazi olarak imzalamıştır. Yine Bakanlık talimatı üzerine 13.9.1999 tarihinde ÇEAŞ ile 2310
Toros arasında enerji alışveriş konusunda mahsuplaşma yapılacağına dair bir ek
sözleşme düzenlenmiştir. 18.4.2001 tarihinde ÇEAŞ ile Toros arasında Akdeniz Gübre
tesislerine ilişkin ek bir sözleşme yapılmıştır. Bu sözleşme, Akdeniz Gübre otoprodüktör
tesisinin kapasitesinin kurulu güç kapasitesinin ve revize güç artışına ilişkin hükümleri
içermekte olup ve ÇEAŞ tarafından buna dair açılan/açılacak dava sonucuna göre tüm
yasal hakları mahfuz kalmak kaydıyla ihtirazi kayıtla imzalanmıştır.
3096 sayılı Kanun’un 4. maddesinin ikinci fıkrasında; kurulacak üretim şirketlerinin
tesislerinde üretilecek elektrik enerjisinin, Bakanlıkça tespit olunacak tarifeye göre,
bölgelerindeki TEK veya o bölgede faaliyet gösteren görevli şirkete satılacağı
belirtilmiştir. Bu Kanun’a dayanılarak çıkarılan 85/9799 sayılı Yönetmeliğin 4(g) 2320
maddesiyle otoprodüktör ve/veya otoprodüktör grubu şirketlerin faaliyet gösterdikleri
bölge içerisinde TEAŞ, TEDAŞ, bağlı ortaklıkları veya görevli şirketler ile ESA
imzalayacağı ve otoprodüktör ve/veya otoprodüktör grubu şirketlerin TEDAŞ, TEAŞ,
bağlı ortaklıklar veya görevli şirketler ile enerji alış-verişi konusunda enerji
mahsuplaşması yapacağı ve mahsuplaşılan enerji için tarafların Bakanlıkça belirlenen
otoprodüktör enerji satış fiyatı üzerinden karşılıklı olarak fatura düzenleyeceği hükme
bağlanmıştır.
07-13/101-30
55
Söz konusu Yönetmeliğin 4(h) maddesinde, otoprodüktörler tarafından üretilecek fazla
enerji fiyatının nasıl tespit edileceği; 4(j) maddesinde otoprodüktörlerin ürettikleri
enerjinin nakli ve diğer bazı maddelerinde enerji naklinde TEAŞ, TEDAŞ ve bağlı 2330
ortaklıklar ve/veya görevli şirketlere ödeyecekleri nakil bedelleri düzenlenmiştir.
Söz konusu hükümler uyarınca, şikayet konusu bölgede görevli şirket olan ÇEAŞ’ın
otoprodüktör şirketlerinin ürettiği enerjiyi ortaklarına nakletmekle yükümlü olduğu
anlaşılmaktadır. Aynı hükümler çerçevesinde, Toros’un ürettiği fazla enerjiyi ÇEAŞ’a
satma hakkı olduğu ve bunun bedelinin de Bakanlıkça belirleneceği görülmektedir.
ÇEAŞ ile Toros’un Adana-Yumurtalık ve Mersin otoprodüktör tesisleri için imzalanan
29.11.1999 tarihli ESA sözleşmelerinde, Toros’un tesislerinde üreteceği fazla elektrik
enerjisinin ÇEAŞ’a satılması, Toros tesislerinin ihtiyacı olması halinde ÇEAŞ’tan enerji
alması hususları ve ÇEAŞ’a ait mevcut iletim ve dağıtım hatlarını kullanarak, Toros’un
otoprodüktör grubu ortaklarına yapacağı enerji nakli için ödeyeceği bedeller 2340
düzenlenmiştir. Bu anlaşmalarla Toros’un, ÇEAŞ’a tesislerinde üreteceği fazla enerjiyi
satacağı (madde 7), Toros’un ÇEAŞ’a satacağı enerji fiyatının Yönetmeliğin 3.
maddesinin (h) bendinde belirtildiği üzere, Bakanlığın otoprodüktörler için her tarife
döneminde belirleyeceği fiyat tarifesinden olacağı; Toros’un üreteceği ve ortaklarına
nakledeceği fazla enerjinin nakli hususunun ise Yönetmelik dikkate alınarak hazırlanmış
olan “Enerji Nakli ile İlgili Uygulama Esasları Protokolüne” uygun olarak yapılacağı
kararlaştırılmıştır. Bu sözleşmelere ek olarak yapılan 13.9.1999 tarihli sözleşmeler ile
taraflar, enerji alış-verişi hususunda mahsuplaşma ve bunun kW/saat bazında olması
hususlarında uzlaşmışlardır.
ÇEAŞ ile Toros arasındaki sözleşmelerde, bu sözleşmelerin nasıl yürürlükten 2350
kaldırılabileceği ve sözleşmeden doğacak ihtilafların nasıl ve hangi yetkili mercilerce
çözüme bağlanacağı konusunda hükümler bulunmaktadır. ÇEAŞ, Toros’un kuruluşunun
İmtiyaz Sözleşmesi’ni ihlal ettiği, kuruluşu sırasında DPT onayı alınmadığı yönündeki
savunmalarını, ancak İmtiyaz Sözleşmesi’nin diğer tarafı olan Bakanlığa karşı öne
sürebilecektir. Bunun dışında Toros ile imzaladığı ESA sözleşmelerine uyması ve
sözleşmelerden doğan yükümlülüklerini yerine getirmesi gerekmektedir. ÇEAŞ’ın,
Toros’la arasında ihtilaf kaynağı olan fazla enerjinin alınması ve bunun fiyatı ile ilgili
sorunları yargı yoluyla çözmek yerine, ters güç rölelerini sisteme yerleştirerek Toros’un
otoprodüktör grubu ortaklarına enerji nakli yapmasını engellediği ve böylelikle yasal
mevzuat ve ESA’dan doğan yükümlülüklerini yerine getirmediği görülmektedir. 2360
I.6.3. Enerjisa’nın “İmzalanan Sözleşme İle Teklif Edilen Sözleşme Arasında Bir
Fark Bulunmadığı İddiası”’nın Değerlendirilmesi
ÇEAŞ ile Enerjisa arasında 17.8.2002 tarihinde “Sisteme Bağlantı ve Enerji Nakil
Şartlarını Belirleyen Sözleşme” imzalanmıştır. Bu sözleşmenin imzalanmasından sonra
10.9.2002 tarihli “Uygulama Zaptı” imzalanmış ve 28.9.2002 tarihli “Geçici Kabul
Tutanağı” uyarınca, 1.10.2002 tarihinde santral faaliyete geçmiştir.
Enerjisa ile ÇEAŞ arasında imzalanan 17.8.2002 tarihli “Sisteme Bağlantı ve Enerji Nakil
Şartlarını Belirleyen Sözleşme” konusunu, Enerjisa Adana’da tesis edilen Enerjisa’nın
120 MW kurulu gücündeki otoprodüktör santralinin ÇEAŞ’ın iletim sistemine
bağlanması, ÇEAŞ’ın görev/imtiyaz bölgesinde Sözleşme’nin 8. maddesinde belirtilen 2370
otoprodüktör grubu firmalara sisteme bağlantı ve nakli işinin bir bedel karşılığında
yapılması, Enerjisa’ya ortak olan ÇEAŞ bölgesindeki otoprodüktör grubu ortaklarının
07-13/101-30
56
ihtiyacı olduğu takdirde ÇEAŞ’tan elektrik enerjisi satın alması oluşturmaktadır. Bu
sözleşmeye göre, Enerjisa otoprodüktör üretim tesisinin 154 kV açık şalt tesisinden;
ÇEAŞ’a ait, Zeytinli Trafo Merkezindeki 154 kV’luk baraya 1575 ve 1585 no’lu enerji
nakil hatları (ENH) aracılığıyla bağlanacağı kabul edilmiştir.
17.8.2002 tarihli Sözleşme’de, Enerjisa’nın enerji fazlasını ÇEAŞ’a satmasıyla ilgili bir
hüküm bulunmamaktadır. Enerjisa, ÇEAŞ ile imzaladığı bu sözleşmeden önce Bakanlık
aracılığıyla teklif ettiği “Sisteme Bağlantı ve Enerji Nakil Şartlarını Belirleyen
Sözleşme”’nin de fazla enerjinin ÇEAŞ’a satışıyla ilgili bir husus içermediğini, her iki 2380
sözleşme arasında büyük bir fark olmadığını, sadece teknik konulara ilişkin farklılıklar
olabileceğini ancak bunun da ÇEAŞ açısından bir avantaj ya da dezavantaj teşkil
etmeyeceğini belirterek, ÇEAŞ’ın bu sözleşmeyi 10 ay bekletmesinin ardından Enerjisa
ile imzalamasının nedeninin ise hukuka, kanuna aykırı, hakim durumunun kötüye
kullanılmasını teşkil eden bu durumun, Bakanlıkla imzaladığı görev sözleşmesinin iptal
sebebi olduğunu farketmesinden kaynaklandığını iddia etmektedir. Enerjisa kendisinin
teklif ettiği sözleşme ile ÇEAŞ’ın imzaladığı sözleşmeler arasında fark bulunmamasının
ÇEAŞ’ın kötü niyetli ve hakim durumunu kötüye kullanır nitelikteki tutumunun varlığını
ispatladığını ifade etmektedir.
Enerjisa’nın teklifine ve Bakanlık talimatlarına rağmen taraflar arasında ESA 17.8.2002 2390
tarihinde imzalanmıştır. ÇEAŞ, Bakanlığın gönderdiği çeşitli yazılara Enerjisa ile ESA
anlaşması imzalanmasına yönelik isteklerine ilişkin olarak 3.6.2002 tarihli yazısı ile
cevap vermiş ve bu yazıda; “Berke HES’in deneme üretimine başladığı, söz konusu
tesislerde üretilecek enerjinin Ceyhan 2 Trafo Merkezi (TM) üzerinden Seyhan TM ve
Zeytinli TM’ne akacağı, belirtilen her iki noktadan ve buna ilaveten, Enerjisa’dan Zeytinli
TM enerji akması ve Zeytinli TM’nin tüketiminin az olması nedeniyle, yük akışı ve iletim
hatları yönünden Zeytinli TM’ye bağlantı yapılmasının mümkün olmadığı” belirtilmiştir.
Oysa taraflar arasında imzalanan 17.8.2002 tarihli ESA anlaşmasında Enerjisa
otoprodüktör tesisinin bağlantı noktası olarak; “Zeytinli Trafo Merkezindeki 154 kV’luk
baraya 1575 ve 1585 no’lu ENH’ları belirlenmiştir. Bu bağlantı yeri, Enerjisa tarafından 2400
teklif edilen taslakta bağlantı yapılması istenen noktadır.
Enerjisa tarafından teklif edilen anlaşma taslağında da, 17.8.2002 tarihinde taraflar
arasında imzalanan anlaşmada da Enerjisa tesislerinde üretilecek fazla enerjinin
satışına ilişkin hükümler bulunmamaktadır. İmzalanan 17.8.2002 tarihli anlaşmada ve
Enerjisa taslağında esas olarak, Enerjisa tesislerinin ÇEAŞ sistemine bağlantısının
yapılması, gerektiğinde ÇEAŞ’tan elektrik enerjisi satın alınması ve Enerjisa’nın
otoprodüktör grubu ortaklarına enerji nakli yapması hususları bulunmaktadır. ÇEAŞ,
Enerjisa taslağını reddederken kimi zaman yukarıda açıklandığı gibi teknik nedenler öne
sürmüş ve bağlantı yapılmasının mümkün olmadığını belirtmiş, kimi zaman da,
Enerjisa’nın DPT onayı olmadan kurulmasının, İmtiyaz Sözleşmesine ve hukuka aykırı 2410
olduğunu, büyük müşterilerinin azalmasına sebep olan otoprodüktör tesislerinin kurulup,
işletilmesinin, İmtiyaz Sözleşmesi’ni ihlal ettiğini ve Enerjisa’ya kanuna aykırı olarak gizli
bir enerji üretim ve ticaret imtiyazı verildiğini belirtmiştir. Söz konusu teklif ile imzalanan
sözleşme tarihleri arasında geçen sürede, ÇEAŞ’ın sözleşmeyi geciktirme gerekçelerini
ortadan kaldıran bir yasal değişiklik ya da Bakanlık talimatı tespit edilememiştir.
Esasen ÇEAŞ’ın öne sürdüğü bu gerekçelere rağmen, Bakanlık 24.7.2002 tarih ve
34427 sayılı ihtarnamesinde, ÇEAŞ’a İmtiyaz Sözleşmesinde yer alan 6(h)
maddesindeki “Şirket (ÇEAŞ), müşterilerle arasındaki ilişkileri düzenleyen ve Bakanlık
07-13/101-30
57
tarafından yürürlüğe konulmuş veya konulacak yönetmeliklere aynen uyacaktır”
hükmünü hatırlatarak, bu ihtarnamenin tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde Enerjisa 2420
tesisinin ulusal sisteme bağlantı ve elektrik enerjisinin nakil şartlarını belirleyecek olan
ESA’yı imzalamadığı takdirde İmtiyaz Sözleşmesi’nin “Şirket kusuru nedeniyle
Sözleşmenin feshi” başlığını taşıyan 19. maddesine göre işlem yapacağını bildirmesi
üzerine, ESA’yı imzalama yoluna gittiği anlaşılmaktadır.
Yukarıda yer verilen bilgiler çerçevesinde, Enerjisa tarafından teklif edilen taslakla,
taraflar arasında 17.8.2002 tarihinde imzalanan sözleşme arasında, fazla enerjinin
ÇEAŞ’a satışı, üretilen enerjinin nakli ve tesislerin ÇEAŞ sitemine bağlantısının
yapılması ve gerektiğinde ÇEAŞ’tan enerji alması konularında bir farklılık bulunmadığı
ve temel olarak benzer hükümler içerdiği görülmektedir.
I.7. Şikayet Konusunun 4054 Sayılı Kanun’un 6. Maddesi Çerçevesinde 2430
Değerlendirilmesi
4054 sayılı Kanun’un 6. maddesinde, bir veya birden fazla teşebbüsün ülkenin
bütününde ya da bir bölümünde bir mal veya hizmet piyasasındaki hakim durumunu tek
başına yahut başkaları ile yapacağı anlaşmalar ya da birlikte davranışlar ile kötüye
kullanması yasaklanmaktadır.
Söz konusu maddede sayılan başlıca kötüye kullanma halleri arasında zorunlu unsura
ilişkin açık hükümler bulunmamakla beraber, zorunlu unsur kavramının altında yatan
temel varsayımların bir kötüye kullanma haline işaret ettiği görülmektedir.
Zorunlu unsur doktrini, hakim durumdaki teşebbüslere anlaşma yapma yükümlülüğünün
getirilmesi bağlamında ortaya çıkan özel bir uygulamadır. Zorunlu unsur doktrini 2440
genellikle, dikey olarak bütünleşmiş piyasalarda söz konusu olmaktadır. Bu doktrinle,
birbirleriyle bağlantılı olan pazarlardan birisinde hakim durumda olan bir teşebbüsün
sahip olduğu imkan/tesis/altyapı gibi bir unsurun bağlantılı pazardaki rekabetçi yapı için
vazgeçilmez olduğu ve bu unsurun alternatifinin oluşturulmasının hukuki, teknik veya
ekonomik olarak mümkün olmadığı durumlarda, teşebbüse sahip olduğu bu unsuru alt
piyasalardaki rakip teşebbüslerin kullanımına açma zorunluluğu getirilmektedir. Bu
doğrultuda doktrinin uygulama alanı enerji (elektrik, gaz), telekomünikasyon gibi
şebekelerin önemli rol oynadığı sektörler ile ulaşım (demiryolu, liman, havayolu)
alanlarında ortaya çıkmaktadır.
Zorunlu unsur; hakim durumdaki bir teşebbüs tarafından sahip olunan, aynısının 2450
yapılması başka teşebbüsler için teknik, hukuki veya ekonomik olarak mümkün olmayan
veya rasyonel olarak çok zor olan ve bağlantılı bir piyasadaki rekabetçi yapı için
olmazsa olmaz bir özellik sergileyen bir unsurdur. Bu unsurun talepte bulunan
teşebbüslere geçerli bir teknik veya ticari objektif gerekçe göstermeksizin
kullandırılmaması hakim durumun kötüye kullanılmasını teşkil etmektedir.
Bu çerçevede, zorunlu unsur doktrinini uygulayabilmek için;
1) Zorunlu unsurun tekel ya da hakim durumda bulunan bir teşebbüs tarafından
kontrolü,
2) Zorunlu unsurun başka bir teşebbüsce yeniden tesisinin ya da üretiminin makul
şartlar altında mümkün olmaması, 2460
Bir kötüye kullanma halinin varlığını belirleyebilmek için ise,
07-13/101-30
58
1) Hakim durumdaki teşebbüsün zorunlu unsuru kullandırmayı reddetmesi ya da
kullanımı engellemesi,
2) İlgili zorunlu unsurdan faydalanmanın imkanlar dahilinde olması, bir başka
deyişle, söz konusu reddetme eyleminin objektif gerekçelere dayanmıyor olması,
koşullarının mevcut olması gerekmektedir.
Bu aşamada söz konusu dört koşulun söz konusu şikayetlerde mevcut olup olmadığının
tespiti önem kazanmaktadır.
I.7.1. ÇEAŞ’ın Hakim Durumu ve Zorunlu Unsur
İlgili coğrafi pazarın, Adana-Mersin-Hatay-Osmaniye illerinin tamamını kapsayan 1 no’lu 2470
Görev Bölgesi olduğu ve Bakanlık ile ÇEAŞ arasında 9.3.1998 tarihinde imzalanan
İmtiyaz Sözleşmesi gereğince bu bölgedeki iletim ve dağıtım hizmeti görevinin ÇEAŞ’a
verildiği dikkate alındığında, ÇEAŞ’ın “elektrik nakil” pazarında (alt pazar) hakim
durumda olduğu görülmektedir.
Elektriğin depolanamayan bir ürün olması nedeniyle enterkonnekte sistemin (elektrik
iletimi ve dağıtımı) üretim sürecinde çok önemli bir payı bulunmakta ve bu bakımdan
elektriğin nakli, üretim sürecinin zorunlu bir unsuru olarak ortaya çıkmaktadır. Başvuru
konusu şikayetlere ilişkin olarak alt pazarda hakim durumdaki ÇEAŞ, zorunlu unsuru bir
başka deyişle, elektriğin nakline yönelik altyapıyı elinde bulundurmaktadır.
Elektriğin iletimi ve dağıtımına ilişkin altyapı doğal tekel niteliğindedir; iktisadi etkinlik 2480
açısından söz konusu altyapıyı yalnızca tek bir teşebbüsün işletmesi gerekmektedir.
Ölçek ekonomisi gereği ilgili coğrafi pazarda ikinci bir enterkonnekte sistemin
oluşturulamayacağı dikkate alındığında, zorunlu unsurun şikayetçi teşebbüsler
tarafından yeniden tesisinin ya da üretiminin makul şartlar içerisinde mümkün olmadığı
açıktır.
I.7.2. Zorunlu Unsura Erişimin ÇEAŞ Tarafından Reddedilmesi ve Engellenmesi
I.7.2.1. Enerjisa’nın Zorunlu Unsura Erişiminin Reddedilmesi ve Geciktirilmesi
Olayların gelişimine göre, 4.12.2001 tarihinden önce ESA imzalanmasına yönelik
Enerjisa’nın taleplerine ve Bakanlık talimatlarına ÇEAŞ’ın cevap vermediği, Enerjisa’nın
ilk üretim ünitesinin 4.12.2001 tarihi itibarıyla işletmeye alınabilecek duruma geldiğini 2490
beyan ettiği ve ÇEAŞ’ın 20.12.2001 tarihli ilk yazısında da Bakanlığın gerilim
uygulaması talimatına olumsuz cevap verdiği dikkate alındığında, ÇEAŞ’ın nakli
engellemeye yönelik eyleminin fiilen Aralık 2001 tarihinden itibaren başladığı
görülmektedir.
Söz konusu tarihten sonra da ÇEAŞ’ın bazı gerekçeler öne sürerek Enerjisa’nın
taleplerini reddettiği anlaşılmaktadır.
Olayların gelişiminden, Bakanlığın ÇEAŞ’a gönderdiği 24.7.2002 tarihli yazı ile ÇEAŞ’ın
Enerjisa’nın grup ortaklarına enerji naklini engellediğini belirttiği, ilgili ESA’nın 15 gün
içerisinde imzalanması, aksi takdirde, İmtiyaz Sözleşmesi’nin “Şirket Kusuru Nedeniyle
Sözleşmenin Feshi” başlığını taşıyan 19. maddesine göre işlem yapılacağını ihtar ettiği; 2500
bu yazıdan sonra, ÇEAŞ’ın, Enerjisa’ya çekmiş olduğu 7.8.2002 tarihli ihtarnamede,
talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla ekte gönderilen sözleşmenin imzalanmasını
talep ettiği ve taraflar arasında müzakerelerin başladığı görülmektedir.
07-13/101-30
59
Müzakereler sonucunda, Enerjisa ile ÇEAŞ arasında, 17.8.2002 tarihinde “Sisteme
Bağlantı ve Enerji Nakil Şartlarını Belirleyen Sözleşme”nin, 10.9.2002 tarihinde Adana
Santraline gerilim uygulanmasına ilişkin zaptın, 28.9.2002 tarihinde ise geçici kabul
tutanağının imzalandığı anlaşılmıştır.
ÇEAŞ’ın Enerjisa tesislerine gerilim uygulaması 10.9.2002 tarihinde gerçekleşmiş,
ancak bu tarihten önce, 7.8.2002 tarihinde ÇEAŞ Enerjisa’ya imzalanmak üzere ESA’yı
göndermiş ve anılan ESA Enerjisa tarafından 17.8.2002 tarihinde imzalanmıştır. 2510
ESA’nın imzalanmasıyla gerilim uygulanması arasında kısa bir sürenin geçmiş olması,
tarafların mutabık kaldığı bir ESA’nın imzalamasının Enerjisa’nın zorunlu unsura
erişiminin önündeki engellerin kaldırılması niyetinin bir göstergesi olarak alınmasını
gerektirmektedir.
Bu durumda, ÇEAŞ’ın, Bakanlık talimatlarına ve Enerjisa’nın taleplerine rağmen, Aralık
2001 tarihinden Ağustos 2002 tarihine kadar Enerjisa’nın zorunlu unsura erişimini
engellediği anlaşılmıştır.
I.7.2.2.Toros’un Zorunlu Unsura Erişiminin Engellenmesi
ÇEAŞ’ın Toros’a gönderdiği 12.3.2002 tarihli yazıda; 26.7.1999 ve 15.12.1999 tarihli
ESA’ların Bakanlığın baskısı ile imzalandığı belirtilerek 1.4.2002 tarihinden itibaren 2520
ÇEAŞ’ın Toros’tan enerji satın almayacağı ve anlaşma temin edilmeden sisteme bu
tarihten sonra verilen enerji için bedel ödemeyeceği belirtilmiştir. ÇEAŞ, Toros’u
8.4.2002 tarihli yazısıyla sisteme enerji vermemesi, aksi halde, bunun Toros’un
sistemden çıkarılmak suretiyle önleneceği konusunda uyarmıştır. 15.5.2002 tarihinde,
Toros’un sistemle olan bağlantısını kesmeye yönelik girişimlere başladığını bildirerek
ÇEAŞ, Toros’un zorunlu unsura erişimini engelleme yönündeki amacını kesin olarak
ifade etmiştir.
17.5.2002 tarihinde ÇEAŞ, Toros’un sistemle bağlantı noktalarına ters röleler koyarak
sistemle olan bağlantısını kesmiş, dolayısıyla, Toros’un grup ortaklarına enerji
nakletmesi ve ÇEAŞ’a enerji fazlasını gönderme olasılığı ortadan kalkmıştır. 2530
ÇEAŞ’ın Bakanlığa gönderdiği, yıl sonunda ESA’nın feshedileceğini bildiren 11.6.2002
tarihli ihtarname, taraflar arasındaki ihtilafın sadece fazla enerji satışından
kaynaklanmadığının, ÇEAŞ’ın amacının ESA’nın feshi yoluyla Toros’un zorunlu unsura
erişimini engellemek ve Toros’u pazardan çıkarmak olduğunun açık bir delilini teşkil
etmektedir.
ÇEAŞ, Bakanlığa gönderdiği 1.7.2002 tarihli yazısında, Toros ile ÇEAŞ arasındaki
ESA’nın ihtirazi kayıtla imzalandığını, bu nedenle hür irade ile imzalanmayan bir
sözleşmenin ÇEAŞ yönünden bağlayıcı olmadığını ifade etmiştir. Daha sonra gerek
Bakanlığa, gerekse Toros’a göndermiş olduğu yazılarda mevcut ESA’nın kendisini
bağlayıcı olmadığını bildiren ÇEAŞ’ın bu tutumu, Toros’u sistemle bağlantısını kesmek 2540
suretiyle pazar dışına çıkarma amacını taşıdığının diğer bir delilini oluşturmaktadır.
Şirketler arasındaki fatura ihtilaflarına ilişkin karşılıklı yazışma ve ihtarnameler
sonucunda 9.7.2002 tarihinde, ÇEAŞ Toros Ceyhan tesislerinin ulusal şebeke
bağlantısını, başka bir ifade ile elektriğini kesmiş ve 17.7.2002 tarihinde de Toros’un 4
teminat mektubunu nakde çevirmiştir.
Toros’un ihtiyati tedbir talebi üzerine, Mersin Asliye Ticaret Mahkemesi, 7.8.2002
tarihinde ve 2002/943 sayılı dosya kapsamında;
07-13/101-30
60
- ÇEAŞ’ın Toros’un elektrik üretmesi ve grup ortaklarına nakletmesine engel olmasının
önlenmesi ve enerji naklinin kesintisiz sürmesi,
- Toros’un ulusal elektrik şebekesine bağlantısını engellemesine yönelik ÇEAŞ 2550
tarafından konulan fiziki engellerin kaldırılması,
- Toros’un %15 teminat yatırması halinde teminat mektuplarının ÇEAŞ tarafından
nakde çevrilmesinin önlenmesi konularında ihtiyati tedbir kararı vermiştir.
8.8.2002 tarihinde, Ceyhan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin Toros’un Yumurtalık TM,
Mersin 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ise Mersin Termik TM tesislerinde yaptırdıkları
tespitlerde daha önce sistemde bulunan 2 adet ters güç rölesinin söküldüğü
belirlenmiştir.
Bakanlığın İmtiyaz Sözleşmesi’nin “Şirket Kusuru Nedeniyle Sözleşmenin Feshi”
başlığını taşıyan 19. maddesini işleteceğine ilişkin 7.8.2002 tarihli uyarısından sonra
ÇEAŞ, Toros’a gönderdiği 7.8.2002 tarihli ihtarnamede, Bakanlığın talimatı 2560
doğrultusunda 8.8.2002 tarihinde ters güç rölelerinin kaldırılarak Toros’un ortaklarına
enerji nakletmesinin olanaklı hale getirildiği ve Yönetmelik hükümlerine göre kesilen
elektrik enerjisinin tekrar verildiğini belirterek, ekte gönderilen “sisteme bağlantı ve enerji
nakil şartlarını belirleyen sözleşmenin” imzalanmasını ihtar etmiştir. Toros ise 22.8.2002
tarihli yazısında, ÇEAŞ’ın göndermiş olduğu sözleşme taslağının 4628 sayılı Kanun ile
TEİAŞ’ın tekeline bırakılmış olan elektrik iletimi faaliyeti ile ilgili olduğunu ve bu Kanunun
hazırlık döneminin sona ermesinden sonra ÇEAŞ’ın imtiyaz bölgesinde elektrik nakli
yapma yetkisinin olmayacağını, bu bakımdan taslağın kabulünün mümkün olmadığını
ifade etmiştir. ÇEAŞ ise Toros’a gönderdiği cevabi yazıda, İmtiyaz Sözleşmesine göre
bölgede elektrik üretimi, iletimi, dağıtımı ve ticareti yapma imtiyazının ÇEAŞ’a ait 2570
olduğunu, bunun sonradan çıkarılan bir kanunla alınamayacağını, bu bakımdan
Toros’un iddialarının mesnetsiz olduğunu belirterek ESA’nın süresinin bitim tarihinde
yürürlükten kaldırılacağı ve yenilenmeyeceğini, Toros’un yeni sözleşme yapıp
yapmamakta serbest olduğunu ifade etmiştir.
Taraflar arasındaki yazışmalar sonucu, nakil sözleşmesi 17.3.2003 tarihinde ÇEAŞ’la
Toros arasında imzalanmıştır.
Olayların gelişimi çerçevesinde, ÇEAŞ’ın bölgede otoprodüktörlerin kurulmasına izin
verilmesine devamlı olarak itiraz ettiği anlaşılmıştır. Ancak, önemli olan husus, yukarıda
da yer verildiği gibi ÇEAŞ’ın evvelce yazılı olarak itiraz ettiği konularda eyleme geçerek,
Bakanlık talimatlarına aykırı bir şekilde Toros’un önce ortaklarına naklini engellemek 2580
üzere sisteme ters röleler yerleştirmesi daha sonra şirketin elektriğini tümden kesmesi,
ESA’nın 31.12.2002 tarihinden sonra yenilenmeyeceğini Toros’a bildirmesi ve ayrıca
mevcut ESA’nın kendisini bağlayıcı olmadığını iddia etmesidir. Bu doğrultuda, ÇEAŞ,
Toros’un zorunlu unsura erişimini kesmiş, sonrasında ESA’nın feshine yönelik
çalışmalar başlatmıştır.
Dosya mevcudu bilgi ve belgeler ışığında, ÇEAŞ’ın, Enerjisa’nın altyapıya erişim talebini
geciktirdiği; Toros’a yönelik enerji naklini engellediği ve mevcut ESA’yı değiştirme
girişimlerine başladığı anlaşılmaktadır.
I.7.3. Reddetme ve Engelleme Eyleminin Gerekçelerinin Değerlendirilmesi
İlgili zorunlu unsurdan faydalanmanın imkanlar dahilinde olması, bir başka deyişle, söz 2590
konusu reddetme eyleminin objektif gerekçelere dayanmıyor olması, hakim durumun
07-13/101-30
61
kötüye kullanıldığına işaret etmektedir. Bu çerçevede, soruşturma kapsamında ÇEAŞ’ın
gerek gönderdiği savunmalar, gerekse Bakanlık ve şikayetçi taraflarla yaptığı
yazışmalarda ileri sürmüş olduğu iddialar dikkate alınmıştır. ÇEAŞ’ın savunmaları ve
iddiaları, bir başka deyişle soruşturmaya konu eylemlerinin gerekçeleri, niteliğine göre
tasnif edilerek Enerjisa ve Toros’un şikayetlerine yönelik olarak iki ayrı bölüm halinde ele
alınmıştır.
I.7.3.1. Çeaş’ın, Enerjisa’nın Şikayetine İlişkin Gerekçeleri ve Değerlendirme
ÇEAŞ’ın Savunması 1: ÇEAŞ’ın, Bakanlık ile imzaladığı İmtiyaz Sözleşmesi
çerçevesinde, 1 No’lu Görev Bölgesinde elektriğin üretimi, iletimi ve dağıtımı 2600
konularında imtiyazlı bir şirket olarak faaliyet gösterdiği, bu faaliyet konularına ilişkin
devletten yardım almaksızın yatırım yaptığı, kendi özkaynakları ile yaptığı tesislerin
işletme hakkının sözleşme süresi sonunda (2058 yılı) Bakanlığa ya da Bakanlığın
gösterdiği kuruluşa devredileceği; ÇEAŞ’ın bir kamu hizmeti gördüğü, özel bir kişi
tarafından görülüyor olsa bile hizmetin kamusal niteliğini yitirmeyeceği, bu nitelikten
dolayı sözleşmede öngörülmemiş olsa bile idarenin, imtiyaz sahibini rekabete karşı
koruma yükümlülüğü altında olduğu; şikayetçi Enerjisa’nın ise hiçbir külfet yüklenmeden
otoprodüktör maskesi altında ÇEAŞ’ın iletim ve dağıtım hatlarını kullanarak gerçekte
imtiyaz hukukuna tabi olan enerji ticaretini istediği şartlarda yapmak arayışında olduğu,
bu nedenle ÇEAŞ’ın hukuki imtiyazının hakim durumun kötüye kullanılması olarak 2610
yorumlanamayacağı; Önaraştırma Raporu’nun, kamu hizmetinin özel hukuk kişileri
tarafından görülme usullerine ilişkin hukuki rejiminin ve kamu hizmetinin söz konusu
olduğu alanlarda Rekabet Hukuku ilke ve kavramlarının irdelenmeden hazırlanmış
olduğu belirtilmektedir.
Değerlendirme 1: ÇEAŞ’ın imtiyaz hukuku konusundaki savunması imtiyazın ve kamu
hizmeti kavramının bir tekel hakkına işaret ettiği ve rekabet mevzuatının söz konusu
olay bazında uygulanamayacağı varsayımına dayanmaktadır. Bu bakımdan öncelikle,
kamu hizmeti ve bu hizmetin görülüş usullerinin kısaca incelenmesi verilmesi,
sonrasında ise, 3096 sayılı Kanun ve ÇEAŞ’ın Bakanlıkla imzalamış olduğu İmtiyaz
Sözleşmesi çerçevesinde ÇEAŞ’a tanınmış hakların bir tekel hakkı içerip içermediği 2620
hususunun değerlendirilmesi gerekmektedir.
Kamu hizmeti kavramının teoride ve mahkeme kararlarında çeşitli tanımlamalar
bulunmaktadır. Bir tanıma göre kamu hizmeti, giderilmesinde kamu yararı bulunan bir
toplumsal gereksinmeyi karşılamak amacıyla kamu tüzel kişileri ya da onların gözetim ve
denetimi altında özel girişim tarafından, özel bir hukuksal düzen içinde yürütülen
etkinliklerdir. Başka bir tanıma göre ise, toplumda ortak ve genel bir ihtiyacın belirmesi,
bunun süreklilik taşıması yani giderilmekle tükenmemesi, her gün yenilenmesi ve tatmin
edilmemesi halinde de huzursuzluk doğacağı ihtimalinin bulunması durumunda, böyle
bir ihtiyacı tatmine yönelik etkinlikler kamu hizmeti olarak nitelendirilmektedir. Diğer bir
tanımlamaya göre ise, kamu hizmeti, devlet ya da diğer kamu tüzel kişileri tarafından ya 2630
da bunların gözetim ve denetimleri altında, genel ve ortak gereksinmeleri karşılamak,
kamu yararı ya da çıkarını sağlamak için yapılan ve topluma sunulan sürekli ve düzenli
etkinliklerdir3.
3 Anayasa Mahkemesi’nin 23.6.1996 tarih, 1994/71 E., 1995/23 K. sayılı kararı; Resmi Gazete tarihi 20.03.1996, sayı
22586
07-13/101-30
62
Anayasa’nın 47. maddesine göre, kamu hizmetleri, Devlet yanında birer kamu tüzel
kişisi olan kamu kurumları, yerel yönetimler, kamusal-özel karma kuruluşlar, Devletle
özel girişimin kurduğu ortaklıklar aracılığıyla veya özel hukuk sözleşmeleri ile özel hukuk
kuralları uyarınca yürütülebilir. Dolayısıyla, kamu hizmeti bir kamu tüzel kişisi tarafından
yürütülebileceği gibi özel hukuk kişilerince de yürütülebilmektedir. Kamu hizmetleri nasıl
ve kimin tarafından yerine getirilirse getirilsin, hizmetin görülmesinde uyulması gereken
ilkeler vardır. Bunlara kamu hizmetinin genel ilkeleri de denir. Bu ilkeler, süreklilik, eşitlik, 2640
değişkenlik ve uyumdur.
Eşitlik ilkesi uyarınca idare kamu hizmetini dilediğine sunmakta özgür olmadığı gibi, eşit
durumda bulunanlara eşit, farklı konumda bulunanlara da farklı biçimde sunmak
durumundadır. Hatta, yararlananların “akdi” bir ilişki içinde bulundukları endüstriyel ve
ticari kamu hizmetlerinde, idarenin gereken koşulları yerine getirerek hizmetten
yararlanmak isteyenle sözleşme yapmak zorunda olduğu kabul edilmektedir.
İdari kamu hizmetleri, ulusal savunma, tapu ve kadastro gibi geleneksel olarak sadece
Devlet tarafından yürütülmesi kabul edilen kamu hizmetleridir. Bu kamu hizmetleri gerek
iç ilişkileri, gerek idare edilenlerle ilişkileri açısından Kamu Hukuku kurallarına ve
yöntemlerine göre yerine getirilirler. 2650
Ticari ve endüstriyel nitelikli kamu hizmetlerinin hukuksal düzeni ise, kural olarak özel
hukuk düzenidir. Ticari ve endüstriyel nitelikli kamu hizmetleri, özel girişimler gibi, aynı
konuda ve aynı yöntemlerle yürütülmektedir. Aynı alanda, özel girişimin ve Devletin
etkinliği de birlikte devam etmektedir. Ancak kamu hizmeti gören özel teşebbüsler,
kuruluş amaçları, denetimleri, kanunla kurulmaları, malvarlıklarının Devlet tarafından
sağlanması ve kamu yararını gerçekleştirmeye yönelik faaliyetleri nedeniyle Kamu
Hukuku kurallarına bağlı olmaktadır. Bu nedenle ticari ve endüstriyel nitelikli kamu
hizmetleri, bir yandan özel hukuk kurallarına, öte yandan, kamu hukuku kurallarına konu
olabilmektedir.
Kamu hizmetinin ilgili İdare ile aralarında imzalanmış bulunan bir sözleşmeye dayalı 2660
olarak Türk hukuk düzenine göre anonim şirket statüsündeki bir özel hukuk kişisi
tarafından görülmesine imtiyaz usulü denmektedir. Danıştay’a göre imtiyaz, “İdarenin
gerçek ve genel olarak sermaye şirketi olan bir tüzel kişiyle yaptığı sözleşmeyle, bir
kamu hizmetinin belirli ve uzun süre içinde kurulması ve işletilmesinin karşılığında
hizmetten yararlananlardan ücret ya da bedel alınmak ve giderleriyle kâr ve zararı özel
girişimciye ait olmak üzere idarenin kendi buyruğu ve sorumluluğu altında sağladığı bir
yönetim biçimidir (Danıştay, 1.D; 24.9.1992, E. 992/232-K.992/294.)”. İmtiyaz, kamu
hizmeti imtiyaz sözleşmesi olarak adlandırılan idari bir sözleşme ile verilmekte ve bu
sözleşme ya belli bir kamu hizmetinin kurulması ve belli bir süre işletilmesi ya da
kurulmuş bulunan bir kamu hizmetinin sadece işletilmesi için yapılmaktadır. İmtiyaz 2670
sözleşmesi tarafların hak ve borçlarını öngörürken, hizmetin kuruluş ve işleyişini
düzenleyen şartnameden oluşmaktadır. Bu usulde kamu hizmetinin masrafları, kâr ve
zararı özel kişiye aittir. İdareye imtiyaz veren, hizmeti gören özel hukuk kişisine ise
imtiyaz sahibi veya imtiyazcı denilmektedir.
İdare, imtiyaz sahibinin üstlendiği yükümlülüklerini yerine getirişini denetleme ve
gerektiğinde yaptırım uygulama yetkisine sahiptir. Hatta, sözleşme ve şartnamede bu
yetkiler açıkça belirtilmemiş olsa dahi, idarenin bu gibi yetkilere sahip olduğu kabul
edilmektedir. İmtiyaz sahibinin ağır kusuru bulunması halinde idare, bir yaptırım olarak
sözleşmeyi tek yanlı olarak feshetme hakkına sahiptir.
07-13/101-30
63
İdari bir sözleşme olan imtiyaz sözleşmesinin uygulanmasında idare ile imtiyaz sahibi 2680
arasında çıkan uyuşmazlıklar Danıştay Kanunu’nun 24. maddesi gereğince Danıştay’da
çözülmekte iken, 4446 sayılı “Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerini
Değiştiren Kanunla” Anayasa’nın 125. maddesinin birinci fıkrası sonuna eklenen “kamu
hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinde bunlardan doğan
uyuşmazlıkların milli veya milletlerarası tahkim yoluyla çözülmesi öngörülebilir.
Milletlerarası tahkime ancak yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklar için gidilebilir.”
hükmü nedeniyle artık tahkim yoluyla da çözümlenebilecektir. Ayrıca Anayasanın 47.
maddesinde yapılan değişiklikle de yasama organına, ne tür kamu hizmetlerinin özel
hukuk kuralları ile gerçek ve tüzel kişilere gördürülebileceğini belirleme yetkisi de
verilmiştir. Böylelikle bugüne kadar Anayasa Mahkemesi’nce imtiyaz olarak nitelendirilen 2690
bazı hizmetlerin, idare hukuku yerine özel hukuk hükümlerine tabi olması imkanı
getirilmiştir.
İmtiyaz sahibi şirket ile hizmetten yararlananlar arasındaki uyuşmazlıklar, endüstriyel
ticari kamu hizmeti söz konusu olduğunda adli yargının görev alanına girmektedir.
İmtiyazlı şirket uygulamalarından birisi de ÇEAŞ uygulamasıdır. ÇEAŞ ile T.C. Hükümeti
adına hareket eden Bayındırlık Vekaleti arasında “Seyhan Barajı Hidroelektrik
Santralinde Enerji Üretilmesi, Bunun İstihlak Merkezlerine Nakli ve Toptan Satışına Dair
İmtiyaz Sözleşmesi” ile “Seyhan Barajı Hidroelektrik Santralinde Enerji Üretilmesi,
Bunun İstihlak Merkezlerine Nakli ve Toptan Satışına Dair Bayırdırlık Vekaleti ile
Çukurova Elektrik Türk Anonim Ortaklığı Arasında Akdolunan İmtiyaz Sözleşmesine 2700
Bağlı Şartlaşma” Devlet Şurası, 3. Dairenin, E. No. 53/32, K. No. 53/37 sayılı kararı ve
Bakanlar Kurulu’nun 25.06.1953 gün ve 4/1017 sayılı Kararnamesine istinaden
hazırlanmış; 21.11.1953 tarih ve 7622 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış ve
Sözleşme, 23.12.1953 tarihinde imzalanmıştır. İmtiyaz Sözleşmesi gereğince, Adana ve
İçel illerinin enerji üretimi, nakli ve satış imtiyazı 49 yıl sonunda Devlete devredilmek
üzere ÇEAŞ’a verilmiştir. ÇEAŞ İmtiyaz Sözleşmesi’nde belirtilen bölgelerde santral
kurma ve bu santrallerde üretilen elektriği belediyelere bağlı işletmelere toptan satış
yoluyla verme ve imtiyaz bölgeleri içinde faaliyet gösteren ve kurulu gücü 500 kW’ı aşan
tesislere doğrudan elektrik satma imtiyazına sahip olmuştur.
19.11.1984 tarih ve 18610 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 3096 sayılı “Türkiye 2710
Elektrik Kurumu Dışındaki Kuruluşların Elektrik Üretimi, İletimi, Dağıtımı ve Ticareti İle
Görevlendirilmesi Hakkında Kanun” yayımlandıktan sonra ÇEAŞ bu Kanun’un geçici 2.
maddesi doğrultusunda 30.9.1985 tarihinde Bakanlığa başvurarak “görevli şirkete”
dönüşme isteminde bulunmuştur. 26.09.1988 tarih ve 88/13314 sayılı Bakanlar Kurulu
kararı uyarınca bu istem kabul edilmiş, Danıştay 1. Dairesi’nce uygun bulunmuş ve bu
karar Danıştay İdari İşler Kurulu tarafından, 1998/1 E., 1998/7 sayılı kararı ile
onanmıştır. Bakanlar Kurulu’nun 23.6.1989 tarih ve 89/14505 sayılı kararıyla, ÇEAŞ’ın
görev bölgesinde olan kamu kurum ve kuruluşlarına ait elektrik üretim, iletim ve dağıtım
tesislerinden üzerinde mutabakata varılanların işletme haklarının, ÇEAŞ’a verilmesi
kararlaştırılmış, 9.3.1998 tarihinde “İmtiyaz Sözleşmesi”, 29.5.1998 tarihinde de “İşletme 2720
Hakkı Devir Sözleşmesi” imzalanmıştır. Bu sözleşmeler ile ÇEAŞ’a kendi görev bölgesi
olan 1. Bölgeye dahil, Adana, Mersin, Hatay ve Osmaniye il sınırları içinde 2058 yılına
kadar 99 yıl süreyle elektrik üretimi, iletimi, dağıtımı ve ticareti yapma görevi verilmiştir.
ÇEAŞ’ın yaptığı faaliyet olan elektrik üretimi, iletimi ve dağıtımının kamu hizmeti olup
olmadığı konusunda Anayasa Mahkemesi’nin almış olduğu Karar’da, “Elektrik üretimi,
07-13/101-30
64
iletimi ve dağıtımı ile ilgili etkinlikler kamu hizmetidir. Çünkü bu etkinlikler, kamu yararına
dönük, toplumun ortak gereksiniminin karşılanmasına yönelik, düzenli ve sürekli
etkinliklerdir. Nitekim Anayasa Mahkemesinin 26.3.1974 günlü, Esas 1973/32, Karar
1974/11 sayılı kararında “...kişilerin su, elektrik, havagazı gibi ihtiyaçların karşılanması
önemli kamu hizmetlerindendir.” denilerek, elektrik hizmetlerinin kamu hizmeti olduğu 2730
açıkça vurgulanmıştır. Buna göre, ÇEAŞ’ın yaptığı hizmet imtiyaz yolu ile görülen bir
kamu hizmetidir.
Ancak, yukarıda yer verilen bilgilerden de anlaşılacağı üzere, kamu hizmeti kavramının
bir tekel hakkını barındırdığına ilişkin yargıya varmak mümkün görünmemektedir.
Nitekim, Yüksek Yargı organlarının kararlarında kamu hizmetinin bir tekel hakkını
içerdiği ya da bu hizmetin görülüş usulleri kapsamında hizmetin bir tekel aracılığı ile
yürütülmesi gerektiği yönünde herhangi bir hükme de rastlanılmamıştır. Bu aşamada,
3096 sayılı Kanun’un ve bu Kanun’a dayanılarak ÇEAŞ ile Bakanlık arasında imzalanan
İmtiyaz Sözleşmesi’nin bir tekel hakkı içerip içermediği hususunun açıklığa
kavuşturulması önem kazanmaktadır. 2740
3096 sayılı Kanun’un 3. maddesinde “Elektrikle ilgili hizmet vermek üzere kurulmuş olan
sermaye şirketlerine; Devlet Planlama Teşkilatının görüşünü havi Enerji ve Tabii
Kaynaklar Bakanlığının teklifi üzerine, Bakanlar Kurulu, önceden yönetmelikle belli
edilmiş görev bölgelerinde, elektrik üretim, iletim ve dağıtım tesisleri kurulması ve
işletilmesi ile ticaretinin yaptırılmasına karar verebilir. Enerji ve Tabii Kaynaklar
Bakanlığı, Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenen çerçeve içerisinde ilgili görevli şirketle
sözleşme akdeder.” denilmektedir. ÇEAŞ ile Bakanlık arasındaki İmtiyaz Sözleşmesi bu
hükme dayanılarak imzalanmış ve bu yolla ÇEAŞ, görevli şirket olarak belirlenmiştir.
Aynı Kanun’un “Elektrik Üretimi Müsaadesi Verilmesi” başlığını taşıyan 4. maddesinin
birinci fıkrasında; “Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Devlet Planlama Teşkilatının 2750
olumlu görüşünü almak suretiyle sadece, elektrik üretmek amacıyla kurulacak sermaye
şirketlerine, elektrik üretimi yapacak tesisi kurma ve tesis işletme müsaadesi verebilir”;
ikinci fıkrasında ise “Bu tesiste üretilecek elektrik enerjisi, Enerji ve Tabii Kaynaklar
Bakanlığınca tespit olunacak tarifeye göre bölgelerinde Türkiye Elektrik Kurumuna veya
o bölgede faaliyet gösteren görevli şirkete satılır.” hükümlerine yer verilmiştir. Bu
maddeden anlaşılacağı üzere, endüstrinin üretim seviyesinde, tekel hakkı bir yana, aynı
görev bölgesi içinde birden fazla teşebbüsün üretim yapabileceği bir pazar yapısı
öngörülmüştür. Nitekim, literatürde; “Esasen kamu hizmeti imtiyazında tekel oluşturma
düşüncesi değil, serbest rekabet fikri hakimdir. İmtiyaz veren imtiyaz sahibine rakip
olmak üzere diğer bir talibe tesisat ve işletme için imtiyaz vermek hakkına sahiptir. 2760
Ancak imtiyaz veren ile imtiyaz sahibi arasında, imtiyaz sahibi ile rekabet edebilecek bir
başkasına imtiyaz verilmeyeceği hususu kararlaştırılmışsa, o konuda başka bir imtiyaz
verilemez.” yönünde görüşler mevcuttur. Bir başka deyişle, 3096 sayılı Kanun’un üretim
seviyesinde öngörmediği bir tekel hakkının, ÇEAŞ’a tanınıp tanınmadığının
anlaşılabilmesi için, mevcut İmtiyaz Sözleşmesi hükümlerinin incelenemsi
gerekmektedir.
İmtiyaz Sözleşmesi, ilk fıkrasından da açıkça anlaşılacağı üzere, Bakanlık ile ÇEAŞ
arasında, bölgedeki elektrik üretim, iletim, dağıtım ve ticareti hizmetlerinin yapılması
koşullarını belirlemek üzere düzenlenmiştir. İmtiyaz Sözleşmesi’nin “Sözleşmenin
Konusu” başlığını taşıyan 2. maddesi aşağıdaki şekildedir: 2770
07-13/101-30
65
“Sözleşmenin konusu, Çukurova Elektrik Anonim Şirketince, Adana, Mersin, Hatay,
Osmaniye İllerinin tamamı, Kahramanmaraş İlinin Merkez İlçesi Merkez Bucağı
Küçükasır ve Yeşildere Köyleri ve Merkez İlçe Yeniköy Bucağına bağlı Kısıklı Köyünün
sınırladığı görev Bölgesi içinde bulunan Seyhan I-II, Kadıncık I-II, Yüreğir ve Sır
Hidroelektrik Santralleri ile yapımı devam etmekte olan Berke Hidroelektrik Santralinin
İşletilmesi, aynı bölgedeki TEDAŞ uhdesinde bulunan dağıtım tesislerinin işletme
haklarının Şirkete devri, yeni üretim ve dağıtım tesislerinin yapımı, görev bölgesi
içerisinde enerji ticareti yapılması ve sözleşme süresinin sonunda söz konusu tesislerin
Şirket tarafından Bakanlığa veya Bakanlığın göstereceği Kuruluşa devredilmesidir”.
Söz konusu hükümlerden de anlaşılacağı üzere, ÇEAŞ yukarıda belirtilen santralleri 2780
işletme ve yeni üretim tesislerini yapma yetkisine sahiptir. Ancak ne bu maddede, ne de
İmtiyaz Sözleşmesinin takip eden bölümlerinde üretimde bir tekel hakkı tanıyan ya da
görev bölgesi içerisine başka bir üretim şirketinin girmesini ve faaliyet göstermesini
engelleyen nitelikte bir hükme rastlanılmamıştır. Söz konusu iddianın aksine, İmtiyaz
Sözleşmesinin diğer hükümleri ÇEAŞ’a üretim seviyesinde tanınmış bir tekel hakkının
söz konusu olmadığını göstermektedir. Sözleşmenin 6. maddesinin (g) bendinde yer
alan “Şirket, görev bölgesi içerisinde üretim tesisi kurma ve işletme izni verilen üretim
şirketlerince üretilecek enerjiye gereksinim duyması halinde, bu enerjiyi Bakanlıkça
onaylanan tarifeye göre satın alabilecektir.” şeklindeki hükümden, 3096 sayılı Kanunda
da yer aldığı gibi, birden fazla üretim şirketinin Bakanlık’tan izin alarak ÇEAŞ’ın görev 2790
bölgesinde faaliyet gösterebileceği anlaşılmaktadır.
Tüm bu düzenlemeler dikkate alındığında, kamu hizmeti kavramının ve imtiyaz hakkının
bir tekel hakkı içerdiği, bu nedenle de imtiyazcının rekabete karşı korunması gerektiği
görüşünün doğru olmadığı anlaşılmaktadır. Bu çerçevede, Enerjisa’nın, ister
otoprodüktör, ister üretim şirketi statüsünde olsun, pazara girişini engelleyen yasal bir
düzenlemenin söz konusu olmadığı; bir başka deyişle, imtiyaz hakkının bir tekel hakkına
işaret ettiği görüşüne dayanarak, Enerjisa’nın pazara girişinin kısıtlanamayacağı
kanaatine varılmıştır.
ÇEAŞ’ın Savunması 2: ÇEAŞ’ın özkaynakları ile yaptığı hidroelektrik santraller
sayesinde ve son olarak Berke HES’in devreye alınmasıyla Mayıs 2002 döneminde 2800
bölgenin ihtiyacının üstünde enerji üretildiği; buna karşılık, Enerjisa’nın, ortaklarının
ihtiyacının çok üzerinde, Seyhan HES’in üç katı büyüklüğünde elektrik üretecek bir
kapasiteye sahip olduğu, bu durumun altında, anılan şirketin otoprodüktör statüsüne
değil, örtülü bir imtiyazla elektrik ticareti yapma olanağına kavuşacak bir üretim şirketi
statüsüne sahip olma isteğinin yattığı; Adana 1. Sulh Mahkemesi Hakimliği’ne verilen ve
ÇEAŞ kayıtları dikkate alınarak hazırlanan 21.2.2002 tarihli Bilirkişi Raporu’nda,
Enerjisa’nın tesisinin devreye girmesi halinde, 2001 yılı tüketim ve satışları esas alınarak
yapılan hesaplamada, tespit isteyen ÇEAŞ’ın doğrudan ve dolaylı olarak, bir yılda
729.842.221 kW/saat daha az enerji satacağı, bu rakamın ÇEAŞ satışlarının %9.38’ine
tekabül ettiği; kamu yükümlülüklerine tabi olmayan söz konusu şirketin faaliyete geçmesi 2810
halinde, ÇEAŞ’ın bu oranda bir kar kaybına uğrayacağı iddia edilmektedir.
Değerlendirme 2: ÇEAŞ’ın yukarıdaki savunması, Enerjisa’nın kurulması sonucunda ve
Enerjisa ortaklarının yüksek bir tüketim miktarına sahip olması nedeniyle ÇEAŞ’ın
portföyünde bir kayıp yaşanacağı; bununla birlikte, Enerjisa’nın kendi ortaklarının
üzerinde bir kapasiteye sahip olduğu ve amacının enerji ticareti yapmak olduğu, oysa ki
07-13/101-30
66
bölgede bir arz fazlası yaşandığı temel noktalarına dayanmaktadır. Bu çerçevede,
öncelikle savunmanın esasını teşkil eden verilerin değerlendirilmiştir.
ÇEAŞ’ın 2001 yılı faaliyet raporunda, işletmekte olduğu hidroelektrik santrallerin üretim
kapasitesi ve kurulu güçleri aşağıdaki şekilde verilmiştir:
Tablo 1- ÇEAŞ’ın Hidroelektrik Santrallerinin Üretim Kapasitesi 2820
Santraller Santral Yeri İşletmeye Alınış Tarihi
Kurulu Güç
(KW)
Yıllık Üretim
Kapasitesi
(kW/saat)
SEYHAN Adana Nisan 1956 60.000 350.000.000
KADINCIK 1 Tarsus Temmuz 1971 70.000 315.000.000
YÜREĞİR Adana Nisan 1972 6.000 20.000.000
KADINCIK 2 Tarsus Şubat 1974 56.000 307.000.000
SIR K.Maraş Nisan 1991 283.500 725.000.000
SEYHAN 2 Adana Ocak 1992 7.552 33.000.000
BERKE HES K. Maraş Osmaniye Ocak 2002 510.000 1.672.000.000
TOPLAM 993.072 3.422.000.000
Yukarıdaki verilere göre, ÇEAŞ’ın işletmekte olduğu toplam kurulu güç 993MW’tır. Buna
karşılık, Bakanlıkça Enerjisa’ya tesis izni verilen santralin toplam 120 Mw’lık kurulu güce
sahip olduğu bilinmektedir. Bu durumda Enerjisa’nın kurulu gücünün ÇEAŞ’ın toplam
kurulu gücünün yaklaşık sekizde birine eşit olduğu görülmektedir.
Öte yandan, ÇEAŞ’ın savunmasında, Mayıs 2002 yılında bölge ihtiyacının üzerinde
üretim yapıldığı ifade edilmekle birlikte, söz konusu bölgede ne kadar üretim ve
tüketimin gerçekleştiğine ilişkin verilere ve belgelere yer verilmemiştir. Buna karşılık,
yıllar itibarıyla ÇEAŞ üretiminin bölge tüketiminin tamamını karşılayamadığına ilişkin
bulgulara rastlanılmıştır. Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu’nun 2001/92 E. ve
2001/505 K. sayılı kararında, ÇEAŞ’ın 1993 yılı itibarıyla görev bölgesinde sattığı 2830
enerjinin %43’ünü kendi üretimi ile, %57’lik bölümünü ise TEAŞ şebekelerinden
karşıladığı belirtilmektedir. Yine ÇEAŞ’ın 2001 yılı Faaliyet Raporu’nda, konuyla ilgili
aynen şu ifadelere yer verildiği görülmektedir:
“Şirketimiz, 2001 yılında 1.044.709.000 kW/saat elektrik enerjisi üretmiştir. Bölgemize
2001 yılında gelen suların, bir önceki yıla ve uzun yıllar ortalamasına göre azalması
nedeniyle 2001 yılı enerji üretimi de bir önceki yıla göre %34.3 oranında bir azalış
göstermiştir. Toplam satış %6 azalmış olup, bölgemiz enerji ihtiyacının %13.43’ü
Şirketimizin öz üretimi ile karşılanmıştır. Şirket olarak öncelikli hedefimiz, bölgemiz enerji
ihtiyacının %60-70’inin kendi üretim tesislerimizce karşılanmasıdır. Bu nedenle 2001
yılında şirketimiz, üretim kapasitesini iki katına çıkaracak olan Berke HES inşaatının 2840
bitirilmesine hız vermiştir.”
2001 yılında yağışların azalmış olması koşulu dikkate alınsa dahi, Berke HES’in devreye
girmesiyle birlikte hedeflenen oranın bölge ihtiyacının %60-70’ini geçemediği,
dolayısıyla, ÇEAŞ’ın yıllık üretiminin bölge ihtiyacını karşılamaktan uzak olduğu, arz
açığının önemli bir kısmının mülga TEAŞ tarafından karşılandığı görülmektedir. Bu
çerçevede, Enerjisa’nın kendi ortaklarına yönelik enerji üretiminin, esasen bölge
üretimine bir katkı sağlayacağı anlaşılmaktadır.
ÇEAŞ’ın, Enerjisa’nın başvurusunun altında, bir otoprodüktör olmaktan ziyade bir üretim
şirketi gibi faaliyet gösterme isteği yattığına ilişkin iddiası ise Enerjisa tarafından
07-13/101-30
67
reddedilmektedir. Enerjisa, söz konusu iddiaya, gerçekte hiçbir zaman enerji fazlasını 2850
ÇEAŞ’a satmak gibi bir amacı olmadığını, taleplerinin yalnızca ortakları için üretilecek
enerjinin nakli olduğunu, bu durumun ÇEAŞ’a teklif edilen ve Bakanlığa da gönderilen
Alış ve Nakil Sözleşmesi taslağının incelenmesiyle anlaşılacağını öne sürerek cevap
vermektedir. Kurum kayıtlarına intikal eden şikayet dilekçesi ekindeki söz konusu Alış ve
Nakil Sözleşmesi taslağının “Sözleşmenin Konusu” başlığını taşıyan 2. maddesi şu
şekildedir:
“Bu sözleşmenin konusu,
a) Enerjisa’nın Adana’da tesis ederek işleteceği 120 MW kurulu gücündeki
otoprodüktör santralinde üreteceği enerjinin, otoprodüktör ortaklarına mevcut
iletim ve dağıtım hatlarının kira karşılığında kullanılması ile nakledilmesi, 2860
b) Enerjisa’nın ihtiyacı olduğu taktirde, ÇEAŞ’tan elektrik enerjisi satın alması
esaslarının belirlenmesidir.
Enerjisa Adana Santralinden sisteme vereceği aktif enerjinin ortaklarına yapacağı enerji
naklinden arta kalanın, Türkiye Elektrik Taahhüt ve Ticaret A.Ş. (TETAŞ) tarafından
satın alınacağına dair sözleşme Enerjisa ile TETAŞ arasında 27.11.2001 tarihinde
imzalanmıştır.”
Söz konusu maddede ve taslağın takip eden bölümlerinde, Enerjisa’nın ürettiği enerji
fazlasının ÇEAŞ’a satışı konusunda herhangi bir hükme rastlanmamaktadır. Kaldı ki,
“TEAŞ ve TEDAŞ Dışındaki Kuruluşlara Elektrik Enerjisi Üretim Tesisi Kurma ve İşletme
İzni Verilmesi Esaslarını Belirleyen Yönetmelik’in” 4. maddesinin değişik: 29/9/1997 - 2870
97/10059 K. (h) bendinde yer alan
“Otoprodüktör ve/veya otoprodüktör grubu üretim tesisleri, ihtiyacının üzerinde
üretilen elektrik enerjisinin satış fiyatı, enerji dağıtımı yapan kuruluşların ülke
geneline nihai tüketiciye uyguladıkları ortalama enerji satış fiyatından fonlar ve
paylar düşüldükten sonra kalan kısmın %85'ini geçmeyecek şekilde Bakanlıkça
belirlenir. Şirket ihtiyacının üzerindeki enerjiyi santralın enerji bağlantısını yaptığı
kuruluşa satar.”
şeklindeki hükümlerden de anlaşılacağı üzere, mevzuata göre Enerjisa’nın enerji
fazlasını görevli şirkete (ÇEAŞ’a) satma hakkı bulunmaktadır.
Esasen, rekabet mevzuatı çerçevesinde önemli olan husus, erişimin engellenip 2880
engellenmediği, pazara girişin kısıtlanıp kısıtlanmadığıdır. Enerjisa’nın aslında bir üretim
şirketi olarak faaliyet göstereceğine ilişkin ÇEAŞ savunmalarının değerlendirilmesinin
temel amacı, naklin engellenmesine izin veren bir yasal ve maddi dayanağın olup
olmadığının tespitidir ki, yukarıda yer verilen bilgilerden de anlaşılacağı üzere ÇEAŞ’ın
iddialarını destekleyen bir kanıya varmak mümkün görülmemektedir.
ÇEAŞ’ın Savunması 3: ÇEAŞ’ın yatırım yapma ve birçok yere bedelsiz elektrik verme
yükümlülüğünde iken, Enerjisa’nın hiçbir kamu hizmeti yatırımı yapmadan elektrik
üreten, ürettiği elektriği ÇEAŞ’a ilettiren ve ÇEAŞ abonelerine satan, buna karşılık kamu
yükümlüklerine tabi olmayan bir özel hukuk kişisi olduğu; kamu hizmeti görevinin ifası
bakımından bir rakip anlayışının olamayacağı belirtilmektedir. 2890
Değerlendirme 3: ÇEAŞ’ın savunması, bir kamu hizmeti gördüğü ve yükümlülükleri
gereği rekabet mevzuatı çerçevesinde otoprodüktör teşebbüsler ile bir rakip kavramı ile
değerlendirelemeyeceği varsayımına dayanmaktadır.
07-13/101-30
68
Herşeyden önce ÇEAŞ’ın borsada işlem gören bir özel sermaye şirketi olduğunu
belirtmek yerinde olacaktır. Bu çerçevede, ÇEAŞ, söz konusu hizmetlerin ifası
esnasında elde edeceği kâr ve karşılaşacağı zarardan bizatihi kendisi sorumludur ki, bu
durum Yüksek Yargı organlarının kararlarında da açıkça teyit edilmiştir.
İkinci olarak, ÇEAŞ’ın yükümlükleri ve haklarının çerçevesi İmtiyaz Sözleşmesi’nde
belirlenmiştir. İmtiyaz Sözleşmesi hükümlerinde ÇEAŞ’a yüklenilen külfetlerin bir
ekonomik karşılığı olduğu, dolayısıyla ÇEAŞ’a rekabet mevzuatının uygulamasından 2900
muaf tutulmasını sağlayacak nitelikte bir sorumluluğun yüklenmediği görülmektedir. Bu
durum, aşağıda yer verildiği üzere, İmtiyaz Sözleşmesi’nin “Tarife” başlıklı 12.
maddesinden açıkça anlaşılmaktadır:
“Elektrik enerjisi satış tarifeleri, yürürlükteki mevzuat hükümleri ve aşağıdaki hususlar
gözönünde bulundurulmak suretiyle hazırlanarak, Şirket’in önerisi ve Bakanlığın
onayıyla yürürlüğe girecektir.
Tarifelerin tespitinde;
a) Yakıt ve malzeme masrafları: kullanılan her çeşit yakıt, yağ ve işletme
malzemesinin tutarı,
b) Su masrafları: Hidroelektrik santrallerde kullanılan su bedeli, 2910
c) Dışarıdan alınan enerji bedeli: Şirketin kendi üretimi olmayıp dışarıdan aldığı
elektrik enerjisi için ödeyeceği meblağ,
d) Personel masrafları: Her türlü işçi ve personele yapılan masraflarla yönetim ve
denetim giderleri,
e) Bakım ve onarım masrafları: Bina, makina ve tesisatla, nakil vasıtaları ve
demirbaşların bakım ve onarımı için yapılan masraflar,
f) Vergi, resim ve harçlar: Üretilen enerjinin taşıdığı vergi, resim ve harçlar,
g) Kanuni ihtiyatlar,
h) Fonlar,
i) Teknik ve sermaye amortismanları, 2920
j) Yatırımlar için sağlanan kredilere ait faizler, ana para ile bunlara ilişkin kur
farkları,
k) Çeşitli masraflar: Görev konusu işlerle Bakanlık tarafından verilecek sokak
aydınlatması ve benzeri görevlerin ifa, idame ve idaresi için lüzumlu her türlü
masraflar,
l) İşletme hakkı devir bedeli,
m) Şirketin yeniden değerlendirilmiş, ödenmiş sermayesine ve piyasa koşullarına
göre makul oranda bir temettü
gözönünde bulundurulacaktır.”
Madde kapsamından, ÇEAŞ’ın, Bakanlığın yüklediği bedelsiz hizmetler de dahil olmak 2930
üzere, herhangi bir teşebbüs gibi her türlü maliyetini fiyatlara yansıtabildiği
görülmektedir. Kamu hizmeti kavramı işin niteliğinin kamusal bir yarar içermesini ifade
etmekte olup, bu hizmeti gören özel teşebbüs açısından, aksi görev sözleşmesinde
belirtilmedikçe, bedeli olmayan bir yükümlülük getirmemektedir. Bu çerçevede, ÇEAŞ’ın
rekabet mevzuatından muaf tutulmasını gerektiren türden bir sorumluluğuna
rastlanmamıştır.
07-13/101-30
69
4054 sayılı Kanun’un 3. maddesinde de teşebbüs, “piyasada mal veya hizmet üreten,
pazarlayan, satan gerçek ve tüzel kişilerle, bağımsız karar verebilen ve ekonomik
bakımdan bir bütün teşkil eden birimler” olarak tanımlanmıştır. Bu çerçevede ÇEAŞ,
ekonomik faaliyet gösteren bir özel sermaye şirketi olarak 4054 sayılı Kanun 2940
bakımından bir teşebbüstür. 4054 sayılı Kanun’un kapsam maddesi olan 2. maddesinde
de, “Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde mal ve hizmet piyasalarda faaliyet gösteren ya
da bu piyasaları etkileyen her türlü teşebbüsün aralarında yaptığı rekabeti engelleyici,
bozucu ve kısıtlayıcı anlaşma, uygulama ve kararlar ile piyasaya hakim olan
teşebbüslerin bu hakimiyetlerini kötüye kullanmaları ve rekabeti önemli ölçüde azaltacak
birleşme ve devralma niteliğindeki her türlü hukuki işlem ve davranışlar, rekabetin
korunmasına yönelik tedbir, tespit, düzenleme ve denetlemeye ilişkin işlemler bu Kanun
kapsamına girer.” denilerek, mal ve hizmet üreten her türlü teşebbüsün rekabete aykırı
davranış ve işlemlerinin Kanun kapsamı dahilinde olduğu belirtilmiştir. Bu nedenle,
ÇEAŞ’ın İmtiyaz Sözleşmesi ile görevlendirilmiş bir şirket olması, 4054 sayılı Kanun’un 2950
uygulanmasına engel teşkil etmemektedir.
Yukarıda yer verilen değerlendirmeler çerçevesinde, ÇEAŞ’ın Enerjisa ile aynı coğrafi
pazarda üretim faaliyeti gösterdiği dikkate alındığında, gerçekte her iki teşebbüsün
dolaylı olarak rakip durumunda olduğu görülmektedir. Enerjisa ortaklarının, bölgede
Enerjisa dışındaki tek tedarik alternatifi ÇEAŞ’tır. ÇEAŞ’ın “Enerjisa’nın hiçbir kamu
hizmeti yatırımı yapmadan elektrik üreten, ürettiği elektriği ÇEAŞ’a ilettiren ve ÇEAŞ
abonelerine satan, buna karşılık kamu yükümlüklerine tabi olmayan bir özel hukuk kişisi
olduğu ve faaliyete geçmesi ile ÇEAŞ’ın %9 civarında bir kar kaybına uğrayacağı”
şeklindeki görüşleri de, gerçekte Enerjisa’nın ÇEAŞ’ın rakibi durumunda olduğuna işaret
etmektedir. 2960
4628 sayılı Kanun’un 2(a)(3). maddesinde de bir otoprodüktör ya da otoprodüktör
grubunun, ürettiği elektrik enerjsinin, bir takvim yılı içinde %20’sini aşmamak kaydıyla
Kurul tarafından belirlenecek orandaki miktarını rekabet ortamında satabileceği, bir
takvim yılı içinde Kurulca belirlenen orandan fazla enerjinin satılması halinde ise üretim
lisansı almaları gerektiğini hükme bağlamıştır. Bu Kanun’a dayalı olarak çıkarılan Lisans
Yönetmeliği’nin 33. maddesine göre de otoprodüktörler tarafından müşterilere serbestçe
yapılacak satışlarda, enerji satış fiyatının taraflar arasında yapılacak ikili anlaşmalar
yoluyla serbestçe müzakere edilerek belirlenebileceği görülmektedir. Söz konusu
hükümler, otoprodüktörlerin elektrik üretim piyasasındaki üretim şirketlerine rakip
oldukları hususunu açıkça destekler niteliktedir. 2970
ÇEAŞ’ın Savunması 4: Enerjisa ile sözleşmenin imzalanması nedeniyle, şikayet
konusunun ortadan kalktığı; Enerjisa’nın tesisi ile ilgili 3096 sayılı Kanun’un 4.
maddesine göre DPT’nin olumlu görüşünün alınması gerektiği ancak, böyle bir görüşün
alınmadığının Mahkemece tespit edildiği; ESA’nın imzalanmasından önce kendilerine
onaylı projenin gönderilmesi ve Geçici Kabul Kurulu’nun oluşturulması gerektiği halde
söz konusu hususların yerine getirilmediği; sonuç olarak, Enerjisa’nın projesiyle ilgili
hukuka aykırı hususların bulunduğu ve bu nedenle sözleşmenin gecikmesinde
Enerjisa’nın kusuru bulunduğu ileri sürülmektedir.
Değerlendirme 4: ÇEAŞ, konuyla ilgili tüm yazışmalarında 3096 sayılı Kanun’un 4.
maddesine göre üretim şirketlerine Bakanlığın izin verilmesinden önce DPT’nin 2980
görüşünün alınması gerektiğini ileri sürmüş ve bu nedenle Enerjisa’nın başvurusuna
Bakanlıkça doğrudan izin verilmesini önemli bir hukuki eksiklik olarak değerlendirmiştir.
07-13/101-30
70
ÇEAŞ tarafından gönderilen ve değerlendirilmeye alınması istenen, Prof.Dr.Tekin
Akıllıoğlu’nun konuyla ile ilgili hukuki mütalaalarında da şu görüşlere yer verilmiştir:
“1. Dosyadaki bilgilerden anlaşıldığına göre ÇEAŞ 25.12.2000 tarihinde Ankara 5.
İdare Mahkemesine Enerjisa’nın Enerji Bakanlığı ile yapmış olduğu otoprodüktör
sözleşmesinin iptali için dava açmış (E.2002/349) olup, halen bu davaya
bakılmaktadır. ÇEAŞ Enerjisa’nın Rekabet Kurulu’na şikayetinden (15.7.2002) bir
süre sonra 17.8.2002 tarihinde Enerjisa ile “Sisteme Bağlantı ve Enerji Nakil
Şartlarını Belirleyen” Sözleşme’yi imzalamıştır. ÇEAŞ Sözleşme yapmaya 2990
zorlanmasından doğan zararı ayrıca talep etme hakkını saklı tutmuştur. Başka bir
deyişle ÇEAŞ Sözleşme yapmakla Enerjisa iddialarını kabul, bu arada hakim
durumu kötüye kullandığını ikrar etmiş olmadığını vurgulamaktadır.
2. Anılan sözleşmenin ÇEAŞ tarafından imzalanmasıyla şikayet, 17.8.2002
itibarıyla konusuz kalmış bulunmaktadır. Bu nedenle, hakim durumun kötüye
kullanıldığı iddiası bu tarihten önceki dönem bakımından mevcut mudur sorusuna
yanıt aranmalıdır. Bu sorunun yanıtı tamamen Ankara 5. İdare Mahkemesi
önündeki işin sonuçlanmasına bağlı görünmektedir…”
Ankara 5. Bölge İdare Mahkemesi yukarıda bahsi geçen konuyla ilgili kararını (2002/349
E. , 2002/1325K) 18.10.2002 tarihinde vermiştir. 3000
Buna göre; Ankara 5. Bölge İdare Mahkemesi’nin, ÇEAŞ’ın, Bakanlık ile Enerjisa
arasında 9.10.2000 tarihinde imzalanan İzin Sözleşmesi’nin, 3096 sayılı Kanun’da enerji
fazlasının satışına yönelik tesis izni verileceğine dair bir hükme yer verilmediği, aynı
yasanın 4. maddesinde öngörülen otoprodüktör sözleşmesi için DPT’nin olumlu görüşü
alınması zorunluluğuna uyulmadığı, ayrıca, dava konusu sözleşme ile kurulacak tesisin
kendi İmtiyaz Sözleşmesi görev alanı içinde bulunduğu, bu alan içinde de 2058 yılına
kadar enerji üretim, dağıtım ve iletim görevinin kendilerine verildiği iddialarıyla iptalinin
istemine yönelik olarak vermiş olduğu Karar’da;
“- 3096 sayılı Kanun ve bu Kanun’a dayanılarak çıkarılan “Türkiye Elektrik Üretim
İletim Anonim Şirketi ve Türkiye Dağıtım Anonim Şirketi Dışındaki Kuruluşlara 3010
Elektrik Enerjisi Üretim Tesisi Kurma ve İşletme İzni Verilmesi Esaslarını Belirleyen
Yönetmelik” hükümleri gereği, kendi faaliyet alanlarının enerji ihtiyacını karşılamak
üzere otoprodüktör statüsünde enerji üretim tesisi kurma ve işletme izni verilmesi
konusunda Bakanlığa kamu yararı ile sınırlı olmak üzere takdir yetkisi tanındığı,
- Yönetmelikte tanımlandığı üzere otoprodüktör grubunun ticaret yapmak amacıyla
değil, yalnızca kendi faaliyet alanlarında enerji ihtiyacını karşılamak amacıyla
kurulduğu; bu itibarla, otoprodüktör üretim tesisinin kendisine imtiyaz hakkı tanınan
herhangi bir görevli şirketin görev bölgesi içinde faaliyet göstermesinin, imtiyazlı
duruma herhangi bir şekilde müdahale olmadığı,
- Yurt içindeki üretim olanakları yeterli olmadığından, enerji ihtiyacının bir kısmını 3020
yurtdışından karşılamak zorunda kalan ülkemizde, bu tür tesislerin gerek kendi
ihtiyaçlarına yönelik üretimi, gerekse ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde ürettiği
ihtiyaç fazlası enerjiyi Bakanlıkça belirlenen tarifeye göre TEAŞ, TEDAŞ veya
görevli şirkete satılabilmesi nedeniyle kamu yararına uygun oldukları,
- Bu durumda dava konusu İzin Sözleşmesi’nde mevzuata ve kamu yararına
aykırılık bulunmadığı,
07-13/101-30
71
- Her ne kadar 3096 sayılı Kanun’un 4. maddesinde DPT’nin olumlu görüşünün
alınması zorunlu kılınmışsa da, yasa hükmü incelendiğinde açıkça görüleceği
üzere bu zorunluluğun ticari amaçla elektrik üretimi yapan sermaye şirketleri için
getirilmiş olduğu, otoprodüktörler için bu zorunluluktan söz edilemeyeceği, 3030
- Öte yandan ilgili Yönetmeliğin otoprodüktör üretim tesisinin kuruluşuna imkan
tanıyan 4(f) maddesinde kuruluş esnasında DPT’nin olumlu görüşünün alınmasını
zorunlu kılan bir kurala da yer verilmediği”
gerekçeleriyle davacı ÇEAŞ’ın iptal istemi reddedilmiştir.
Bu çerçevede, DPT’nin olumlu görüş şartı bulunmamasının, Enerjisa tesislerinin sisteme
bağlantısını engellemeye yönelik bir dayanak teşkil edemeyeceği yargı kararınca hükme
bağlanmış olup, ÇEAŞ’ın bu yöndeki savunması da dayanaksız kalmıştır.
ÇEAŞ’ın hukuka aykırılığa ilişkin ikinci iddiası, ESA’nın geçici kabul yapıldıktan ve
Bakanlığın proje onayından sonra imzalanması gerektiği; Elektrik Tesisleri Kabul
Yönetmeliği hükümlerine göre, iş yaptıran kuruluş, enerji sağlayan kuruluş ve yüklenici 3040
kuruluş temsilcilerinden oluşan Kabul Kurulu oluşturulmadan ve bu Kurul tarafından
gerekli muayene ve incelemeler yapılmadan gerilim uygulanamayacağı ve enerji
satış/nakline yönelik ESA yapılamayacağı yönündedir. Ancak ÇEAŞ Bakanlığa
göndermiş olduğu 03.06.2002 tarihli yazıda tam tersini savunmuş ve bu kez ÇEAŞ ile
ESA imzalanmadan Enerjisa santralinin kabul işlemlerinin yapılamayacağını öne
sürmüştür. Bir gün sonra da ÇEAŞ’ın Bakanlığa göndermiş olduğu 04.06.2002 tarihli
yazıda, daha evvel ki yazılarda açıklanan teknik, mali ve hukuki gerekçeler nedeniyle
geçici kabul işleminin yapılamayacağı ve geçici kabul işlemi için herhangi bir heyetin
gönderilmemesi gerektiği belirtilmiştir. Bu gelişmelerden de anlaşılacağı üzere, ÇEAŞ’ın
tesisin kabulüne ilişkin iddialarında çelişkiler söz konusudur. 3050
Buna karşılık, kabule ilişkin ihtilafların nasıl çözümleneceğine yönelik olarak Elektrik
Tesisleri Kabul Yönetmeliği’nin “Kapsam” başlıklı 2. maddesinin son fıkrasında
“Herhangi bir tesisin bu Yönetmelik kapsamına girip girmeyeceği konusunda ve kabul
işlemleri ile ilgili konularda bir kararsızlık veya anlaşmazlık ortaya çıkarsa, Enerji ve Tabii
Kaynaklar Bakanlığı’nın bu konuda vereceği karar geçerlidir.” denerek, çözüm mercii
gösterilmiştir. Bakanlığın, ÇEAŞ’ı ESA’yı imzalaması konusunda defalarca uyardığı,
ayrıca Enerjisa’nın fizibilite raporunu onaylayarak 9.10.2000 tarihinde Bakanlık ile
Enerjisa arasında İzin Sözleşmesi’nin imzalandığı dikkate alındığında, ihtilafın gerçekte
ÇEAŞ’ın tutumundan kaynaklandığı görülmektedir.
Ayrıca, şu an faaliyette bulunan Enerjisa tesislerine gerilim uygulamasının ve bu 3060
tesislerin kabul işleminin Enerjisa ile ÇEAŞ arasında nakle ilişkin sözleşmenin
imzalanmasından sonra gerçekleştirildiği hususu da dikkate alınmalıdır.
ÇEAŞ’ın Savunması 5 : Berke HES’in deneme üretimine başladığı, söz konusu
tesislerde üretilecek enerjinin Ceyhan 2 TM üzerinden Seyhan TM ve Zeytinli TM’ye
akacağı, belirtilen her iki noktadan ve buna ilaveten Enerjisa’dan Zeytinli TM’ye enerji
akması ve Zeytinli TM’nin tüketiminin az olması nedeniyle, yük akışı ve iletim hatları
yönünden Zeytinli TM’ye bağlantı yapılmasının mümkün olmadığı, otoprodüktör
tesisinden üretilip, sisteme verilecek enerjinin, planlı ve kontrollü olamayacağı, bu
sebeple gerilim dalgalanmalarına, buna bağlı olarak darbelere neden olacağı ve mevcut
sisteme zarar vereceği ifade edilmektedir. 3070
07-13/101-30
72
Değerlendirme 5: Dosya mevcudu belgelerde, ÇEAŞ’ın söz konusu iddiasını
destekleyen yönde bir mahkeme kararı ya da Bakanlığın bu konuda bir tespitine
rastlanılmamıştır. Nitekim, Enerjisa ile ÇEAŞ arasında 17.8.2002 tarihinde imzalanan
sözleşmede de ÇEAŞ’a ait Zeytinli TM merkezindeki 154 kV’luk baraya bağlanacağı
(madde 4.3) hükme bağlanmıştır.
Bakanlığın Enerjisa ile imzaladığı İzin Sözleşmesi de, esasen teknik açıdan bağlantının
yapılmasında herhangi bir sakınca bulunmadığını göstermektedir. Dolayısıyla, ÇEAŞ’ın
söz konusu görüşünün, sadece bir iddia olarak kaldığı anlaşılmaktadır.
I.7.3.2. ÇEAŞ’ın, Toros’un Şikayetine İlişkin Gerekçeleri ve Değerlendirme
ÇEAŞ, Toros’un şikayeti ile ilgili olarak gönderdiği ilk yazılı savunmasında, açıklanan 3080
konulara ilave olarak, Enerjisa’nın şikayeti ile ilgili olarak yapılan savunmanın bu
savunma için de geçerli olduğunu belirtmiştir. Bu bölümde ÇEAŞ’ın Toros ile ilgili ilk
yazılı savunmasının yanısıra, Toros ve Bakanlık’la olan yazışmalarında yer alan önemli
iddia ve savunmaları değerlendirilmiştir.
ÇEAŞ’ın Savunması 1: ÇEAŞ’ın görev bölgesi’nde görevli/imtiyazlı şirket olduğu ve
otoprodüktör şirketlerin kurulmasına izin verilmesinin İmtiyaz Sözleşmesine aykırı
olduğu, bu imtiyazın sonradan çıkarılan Kanun ve yönetmeliklerle tek taraflı olarak
değiştirilemeyeceği, Toros’un bir otoprodüktör şirketten çok ÇEAŞ’a elektrik satmak
amacı ile kurulan kamu hizmeti yükümlülüğü olmayan bir üretim şirketi olduğu ve ÇEAŞ
satışlarında yaklaşık %0.67 oranında bir azalmaya yol açacağı öne sürülmektedir. 3090
Değerlendirme 1: İmtiyaz sözleşmesinin ÇEAŞ’a ilgili bölgede tekel hakkı verip
vermediği hususu daha önce açıklandığından tekrar değerlendirilmemiştir.
Otoprodüktör şirketlerinin kurulması, 85/9799 sayılı Yönetmeliğin 4.4.1996 tarihli
96/8007K ile değişik 3. maddesine dayanmaktadır. Bu çerçevede, otoprodüktör
şirketlerin kurulması 9.3.1998 tarihinde imzalanan İmtiyaz Sözleşmesi’nden önce
çıkarılan Yönetmelik’te dayanak bulmaktadır. Bu bakımdan ÇEAŞ’ın İmtiyaz
Sözleşmesinin sonradan çıkarılan yönetmelikle değiştirildiği iddiasının gerçeği
yansıtmadığı görülmektedir. Kaldı ki; İmtiyaz Sözleşmesi’nin 6(h) maddesine göre,
ÇEAŞ, müşterilerle arasındaki ilişkileri düzenleyen ve Bakanlık tarafından yürürlüğe
konulmuş ve konulacak yönetmeliklere uygun davranmak yükümlülüğü altındadır. 3100
Diğer yandan, otoprodüktörlere fazla enerjiyi satma hakkı anılan Yönetmeliğin 29.9.1997
tarihli değişik 4(h) maddesi ile verilmiştir. Bu bakımdan tekel hakkı öngörmeyen, aksine
rekabetçi kayıtlar taşıyan bir İmtiyaz Sözleşmesi imzalamış olan ÇEAŞ’ın, piyasanın
yapısında meydana gelen değişikliğe bağlı olarak satış ve kâr miktarının düşmesini,
Toros’un sisteme erişimini engellemek için gerekçe olarak göstermesi kabul edilemez bir
savunmadır.
Toros’un otoprodüktör veya üretim şirketi olması, konunun 4054 sayılı Kanun açısından
ele alınışında bir farklılığa yol açmayacaktır. Burada önemli olan husus, ister kendi
gereksinimi için isterse ticaretini yapmak için olsun, elektrik üreten, diğer bir ifadeyle
pazarın üretim seviyesinde yer alan bir teşebbüsün sisteme erişiminin engellenmesinin 3110
söz konusu olup olmadığıdır.
ÇEAŞ’ın Savunması 2: ÇEAŞ’ın otoprodüktörlerin fazla enerjisini almak zorunda
olmadığı ve otoprodüktörlerden enerji alınması durumunda bunun fiyatının TEAŞ
fiyatının üzerinde olamayacağı iddia edilmektedir.
07-13/101-30
73
Değerlendirme 2: Otoprodüktörlerin ihtiyacının üzerindeki enerjiyi satması ve
uygulanacak fiyatla ilgili hükümlere, 85/9799 sayılı Yönetmeliğin 29.9.1997 tarihli değişik
4(h) maddesinde yer verilmiştir. Otoprodüktörlerin enerji satış fiyatlarının Bakanlıkça
belirleneceği hususunun belirtildiği bu maddede, “Şirket ihtiyacının üzerindeki enerjiyi
santralin bağlantısını yaptığı kuruluşa satar.” şeklinde emredici bir hükmün yer aldığı
görülmektedir. Bu bakımdan ÇEAŞ’ın, otoprodüktörlerin satacağı fazla enerjiyi 3120
Bakanlığın belirlediği fiyattan almak zorunda olduğu anlaşılmaktadır.
ÇEAŞ’ın Savunması 3: Şikayetçi teşebbüslerin sadece elektrik satmak için kurulduğu,
hiç bir kamu yükümlülüğü taşımadıkları, ÇEAŞ’ın ise yatırım yapma ve sokak
aydınlatması gibi kamu yükümlülükleri taşıdığı, bu bakımdan diğer şirketlerle ÇEAŞ’ın
karşılaştırılmasının yapılamayacağı ve bu teşebbüslerle aynı pazarda olmadığı ileri
sürülmektedir.
Değerlendirme 3: ÇEAŞ’ın, İmtiyaz Sözleşmesi’ne göre yatırım yapmakla ve sokak
aydınlatması gibi görevleri ifa etmekle yükümlü olduğu, ancak söz konusu sözleşmesinin
tarife ile ilgili hükümleri dikkate alındığında, yaptığı hizmetlerin karşılığı olan maliyetleri
fiyata yansıtma hakkına sahip olduğu, bu nedenle de kamu hizmeti yükümlülüğüne 3130
ilişkin savunmasının dayanaksız kaldığı hususlarına önceki bölümlerde yer verilmiştir.
Bu hususa ilave olarak, ÇEAŞ’ın savunmalarında bazı çelişkili iddiaların bulunduğu
görülmektedir. ÇEAŞ bir yandan Toros ile aynı pazarda olmadığını iddia ederken, bir
yandan da Toros’un üretim şirketi gibi faaliyet gösterdiğini ileri sürmektedir. Daha önce
de ifade edildiği gibi, Toros ister otoprodüktör, isterse üretim şirketi olsun, pazarın üretim
seviyesinde yer almakta ve ürettiği elektriği ÇEAŞ’ın eski müşterisi konumundaki kendi
şirketlerine vermektedir. Bu bakımdan, ÇEAŞ ve Toros, aynı pazarda olmadıkları
yönündeki savunmanın aksine, gerçekte rakip konumundadır. Bölgedeki Toros
ortaklarının Toros dışındaki tek alternatifinin ÇEAŞ olduğu dikkate alındığında bu husus
netlik kazanmaktadır. 3140
ÇEAŞ’ın Savunması 4: Toros santralleri kurulurken alınması gereken DPT görüşünün
alınmadığı, Toros’un sonradan ESA kapsamına alınan, kurulu gücü 7,4 MW olan
santralinin hukuka aykırı olarak tesis edildiği, söz konusu santralin teknik zorluk ve
uyumsuzlukları beraberinde getirdiği belirtilmektedir.
Değerlendirme 4: Ankara 5. İdare Mahkemesi’nin 18.10.2002 tarihli kararında
otoprodüktör santraller için DPT görüşünün alınmasının zorunlu olmadığı yönündeki
hükmüne önceki bölümlerde yer verilmiştir.
ÇEAŞ, Bakanlığın, “Toros’un 4,7 MW kurulu gücündeki santraline ilave edilen 7,4 MW
gücündeki santralle ilgili fizibilitesini uygun bulduğu ve bu doğrultuda Toros ile yapılan
ESA’nın revize edilmesi yönündeki talebine” cevaben gönderdiği yazıda, iki santralin 3150
değişik yakıtlar kullanması nedeniyle satış fiyatının belirlenmesi konusundaki belirsizliğe
dikkat çekmiş ve 5.11.1998 tarihli ESA’nın revize edilmesi gerektiğini belirtmiş, bunun
dışında söz konusu santralin hukuka aykırı olarak kurulduğu, teknik zorluk ve
uyumsuzlukları beraberinde getirdiği hususlarına değinmemiştir.
Dosya mevcudu belgelerden, ÇEAŞ’ın, söz konusu tesisin yasaya aykırı olarak
kurulduğunu 18.4.2001 tarihli ESA’nın imzalanmasından bir yıl sonra, Toros’a
gönderdiği 12.3.2002 tarihli yazıda dile getirdiği anlaşılmaktadır. Diğer yandan,
otoprodüktör santrallerin kurulması için alınacak izin ve bunun için gerekli işlem ve
esaslar 85/9799 sayılı Yönetmelik’te düzenlenmektedir. Toros’un 7,4 MW güçteki
07-13/101-30
74
santralin fizibilitesi de Bakanlıkça uygun bulunmuş ve sisteme bağlanmasına izin 3160
verilmiştir.
ÇEAŞ’ın Savunması 5: Mahsuplaşmanın İmtiyaz Sözleşmesi’ne aykırı olduğu iddia
edilmektedir.
Değerlendirme 5: Otoprodüktörler ile TEAŞ, TEDAŞ, bağlı ortaklıklar veya görevli
şirketler arasında mahsuplaşma yapılacağı hükmüne, 85/9799 sayılı Tebliğin 4(g)
maddesinde yer verilmiştir. ÇEAŞ’ın, İmtiyaz Sözleşmesinin 6(h) maddesi uyarınca
müşterileriyle aralarındaki ilişkileri düzenleyen ve Bakanlık tarafından
çıkarılan/çıkarılacak yönetmeliklere uyma yükümlülüğü altında olduğu ve İmtiyaz
Sözleşmesi’nde mahsuplaşma yapmayı engelleyici bir hüküm olmadığı dikkate
alındığında, ÇEAŞ’ın savunmasının yerinde olmadığı görülmektedir. Ayrıca; ÇEAŞ’ın 3170
85/9799 sayılı Yönetmeliğin bazı maddelerinin iptali için açtığı dava, Danıştay 10.
Dairenin 26.12.2001 tarih ve 2001/4978 sayılı kararı ile reddedilmiştir. Bu davada
Danıştay, görevli şirketle otoprodüktör şirket arasından imzalanan ESA kapsamında
mahsuplaşma yapılması ve satış fiyatının Bakanlık tarafından belirlenmesinin, her ne
kadar İmtiyaz Sözleşmesinde yer almasa da, 3096 sayılı Kanun ve bu Kanunun
uygulanmasına ilişkin Yönetmeliğe uygun olduğuna karar vermiştir.
Danıştay anılan kararında aşağıdaki değerlendirmelere yer vermiştir:
“01.12.1998 tarih ve 23540 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmelik
değişikliğiyle 4(g) maddesi yeniden düzenlenmiştir. Maddenin davacının iptalini
istediği 7. bendinde, otoprodüktör ve/veya otoprodüktör grubu şirketlerinin, faaliyet 3180
gösterdikleri bölge içerisinde TEAŞ, TEDAŞ, bağlı ortaklıkları veya görevli şirketler
ile Enerji Satış Anlaşması imzalayacakları, otoprodüktör ve/veya otoprodüktör
grubu şirketlerin TEAŞ, TEDAŞ, bağlı ortaklıkları veya görevli şirketler enerji
alışverişi konusunda enerji mahsuplaşması yapacakları, enerji mahsuplaşmasının
enerji bazında kW/saat olarak yapılacağı kurala bağlanmıştır.
Anılan dava konusu düzenleme, 5.7.2000 tarih ve 24100 sayılı Resmi Gazete’de
yayımlanan yönetmelik değişikliği ile yeniden kurala bağlanmıştır. Yeni
düzenlemeye göre, otoprodüktör ve/veya otoprodüktör grubu şirketlerin faaliyet
gösterdikleri bölge içerisinde TEAŞ, TEDAŞ, bağlı ortaklıklar veya görevli şirketler
ile Enerji Satış Anlaşması imzalayacakları, bu şirketlerin TEAŞ, TEDAŞ, bağlı 3190
ortaklıklar veya görevli şirketler (ile) enerji alış verişi konusunda enerji
mahsuplaşması yapacakları, mahsuplaşılan enerji için taraflar Bakanlıkça
belirlenen otoprodüktör enerji satış fiyatı üzerinden karşılıklı olarak fatura
düzenleyecekleri yönündedir.
1.12.1998 tarih ve 23540 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan dava konusu
yönetmeliğin değişik 4(g)(7) maddesinin yukarıda anılan düzenleme ile
kaldırıldığından, işin esasının incelenmesi olanağı görülmemiştir.
Diğer yandan, davacı şirketin görevlendirilmesine ilişkin İmtiyaz Sözleşmesinin 6(g)
maddesindeki görevli şirketin, görev bölgesi içerisinde üretim tesisi kurma ve
işletme izni verilen üretim şirketlerince üretilecek enerjiye gereksinim duyması 3200
halinde, bu enerjinin Bakanlıkça onaylanan tarifeye göre satın alınabileceği
yönündeki düzenlemesi karşısında, davacının, enerji bazında mahsuplaşma ve
şirketin alacağı enerji fiyatının belirlenmesi konusunda İmtiyaz Sözleşmesinde bir
hüküm bulunmadığı yönündeki savları yerinde görülmemiştir.”
07-13/101-30
75
ÇEAŞ’ın Savunması 6: Naklin bir yerden bir yere taşınma anlamı taşıdığı, elektrik iletim
sisteminde sisteme verilen ve sistemden çekilen enerjinin bire bir eşleşmemesi
nedeniyle naklin mümkün olmadığı, diğer yandan otoprodüktör şirketlerin talebin az
olduğu saatlerde sisteme enerji verdiği, talebin yüksek olduğu zamanlarda enerji çektiği,
bu durumun da ÇEAŞ’ı zarara uğrattığı öne sürülmektedir.
Değerlendirme 6: ÇEAŞ’ın bu savunması, diğer savunmalarında olduğu gibi imzalanan 3210
ESA anlaşmalarındaki hükümlerin adil olmadığı, ÇEAŞ aleyhine işlediği iddiasına
dayanmaktadır. Toros ise enerji üretiminin, ortaklarının enerji ihtiyaçlarına göre
planlandığını, ürettikleri miktarın sistemi etkileyebilecek büyüklükte olmadığını, gerçekte
ÇEAŞ sisteminden kaynaklanan darbeler neticesinde büyük ekonomik kayıplara
uğranıldığını ileri sürmektedir. Söz konusu sorun, tarafların kendi arasında yapacakları
düzenlemeye veya Bakanlık talimatlarına göre ya da konunun yargıya intikal ettirilerek
karara bağlanmasıyla çözülebilecek niteliktedir. Nitekim, Toros ile ÇEAŞ arasında
imzalanan 17.3.2003 tarihli ESA’nın 6.3. maddesinde günün elektrik tarifelerinin değiştiği
üç zaman diliminde (06:00-17:00, 17:00-22:00, 22:00-06:00) Toros’un sisteme verdiği
enerjinin çekilen enerjiden az olmayacağı, eğer fazla enerji çekilirse aradaki farkın 3220
ÇEAŞ satış fiyatı üzerinden fatura edileceği hükmüne yer verilmiştir. Ancak, bu anlaşma
sağlanmadan önce ÇEAŞ, yargı kararı olmaksızın Toros’un sistemle olan bağlantısını
kesme yoluna gitmiştir ki; bu durum sahip olduğu pazar gücünü keyfi olarak kullanmayı
ifade etmektedir.
ÇEAŞ’ın Savunması 7: Bakanlığın 1.4.2002 tarihinden sonraki dönemde enerji
fiyatlarının taraflarca serbestçe belirlenmesini öngören yazısını takiben, Toros’a ihtar
çekildiği ve bu ihtarda fiyatta anlaşma temin edilmeden 1.4.2002 tarihinden sonra Toros
tarafından sisteme enerji verilmemesinin talep edildiği, sorunun fazla enerji satışı
konusundan kaynaklandığı ve kötüye kullanma durumunun söz konusu olmadığı
belirtilmektedir. 3230
Değerlendirme 7: ÇEAŞ, Toros ile olan ihtilafın fazla enerji satışı ve bunun fiyatı ile ilgili
konulardan ortaya çıktığını ileri sürmektedir. Yukarıda yer verildiği üzere, ilgili mevzuat
ve mahkeme kararları çerçevesinde ÇEAŞ’ın bu itirazlarının dayanağı bulunmamaktadır.
ÇEAŞ’ın, Bakanlığın 1.4.2002 tarihinden itibaren otoprodüktörlerin ihtiyaç fazlası enerji
satışında uygulanacak fiyatların taraflar arasında serbestçe belirlenmesini öngören
28.2.2002 tarihli yazısından sonra Toros’a gönderdiği ihtarnamede; Toros’tan elektrik
alınmayacağı ve fiyatta anlaşma yapılmadan 1.4.2002 tarihinden sonra sisteme fazla
enerji verilmemesi gerektiği ifade edilmiştir. Ancak, fiyatların serbest bırakılma
uygulaması çok kısa sürmüş, Bakanlık, ÇEAŞ’a yönelik 29.4.2002 tarihli yazısında ilgili
yönetmelik uyarınca 2002 yılı Nisan ayı için uygulanacak otoprodüktör satış fiyatını 3240
bildirmiştir. Bu açıklamalardan da anlaşılacağı gibi, 1.4.2002 tarihinde başlayan
otoprodüktör enerji satış fiyatının serbestçe belirlenmesi uygulaması 29.4.2002 tarihli
Bakanlık yazısı ile son bulmuş ve bu yazıda, fiyatların 1.4.2002 tarihinden itibaren
uygulanacağı belirtilmiştir. Bu doğrultuda, otoprodüktörlerin enerji satış fiyatlarının
serbest bırakılması ÇEAŞ ve Toros arasında bir ihtilafa neden oluyorsa, bu ihtilafın
Bakanlığın tekrar fiyat belirlemeye başladığı 29.4.2002 tarihinde sona ermesi
gerekmektedir. Bu tarihten sonra da ÇEAŞ’ın 15.5.2002 tarihinde Toros’un sistemle olan
bağlantısını keseceğini ifade etmesi, 11.6.2002 tarihinde de ESA’nın yıl sonunda
feshedeceğini bildirdiği dikkate alındığında; ÇEAŞ’ın Toros’u tamamen sistem dışına
itmeye çalıştığı ve söz konusu savunmasının dayanaksız kaldığı görülmektedir. 3250
07-13/101-30
76
Öte yandan, Bakanlığın fiyatın serbestçe belirleneceğine ilişkin talimatı, ÇEAŞ’ın
Toros’un sistemle bağlantısını kesmesine bir dayanak oluşturmamaktadır. Zira,
sözleşmelerin tadilinin veya feshinin hangi şartlarda yapılacağı tarafların iradesine
bırakılmış olup, mevcut sözleşme şartları üzerinde ortaya çıkan anlaşmazlıkların
giderilmesi için yargı yoluna başvurulması gerektiği açıktır.
Yukarıda yer verilen değerlendirmeler ışığında, ÇEAŞ’ın, Enerjisa’nın sisteme erişim
talebini engellemeye ve geciktirmeye yönelik, Toros’un ise sisteme erişimini durdurmaya
yönelik öne sürmüş olduğu hukuki ve teknik görüşlerinin, objektif gerekçeler olarak ele
alınamayacağı anlaşılmaktadır. Bu çerçevede, zorunlu unsur doktrininin uygulanabilmesi
için gerekli tüm şartların mevcut olduğu kanaatine ulaşılmıştır. 3260
I.8. İHLALİN KAPSAMI VE SÜRESİ
Dosya mevcudu bilgi ve belgeler çerçevesinde;
- ÇEAŞ’ın zorunlu unsuru elinde bulundurduğu ve altyapı hizmeti pazarında hakim
durumda olduğu,
- Toros’un ve Enerjisa’nın benzer bir altyapıyı tesis etmesinin makul şartlar
çerçevesinde mümkün olmadığı,
- ÇEAŞ’ın, şikayetçi teşebbüslerin altyapıya erişimlerini engellediği,
- Bunu yaparken de öne sürmüş olduğu gerekçelerin, engellemeyi haklı kılacak hukuki
ve teknik dayanaklardan yoksun olduğu
ve bu nedenle anılan teşebbüsün hakim durumunu kötüye kullandığı kanaatine 3270
varılmıştır.
Olayların gelişiminden, ÇEAŞ’ın, Enerjisa’nın erişim talebini reddederek söz konusu
teşebbüsü üretim pazarı dışında tutmaya çalıştığı; mevcut sözleşmeyi ise ancak,
Bakanlığın ısrarlı talimatları sonucunda imzaladığı anlaşılmaktadır. Aynı şekilde Toros
ile olan ihtilafında, aralarında mevcut sözleşme hükümlerini, tarafların karşılıklı fesih
konusunda bir uzlaşması olmaksızın ya da yargı kararı bulunmaksızın tek taraflı olarak
değiştirmeye çalıştığı; buna yönelik olarak da ortaklara enerji naklinin engellenmesi de
dahil Toros’u pazar dışına çıkaracak çeşitli uygulamaları yürürlüğe koyduğu
görülmektedir.
ÇEAŞ’ın, eski müşterileri konumundaki Enerjisa ve Toros’un ortaklarını kendi ürettiği 3280
elektriği almaya mecbur bırakmaya ve ilgili pazarda alternatif arz kaynağını kısıtlamaya
yönelik uygulamaları, İmtiyaz Sözleşmesi ile verilen yetkilerini üretimde tekelleşme
amacıyla kullandığına işaret etmektedir. Nitekim, anılan teşebbüsün savunmasının
önemli bir bölümü, kamu hizmeti ifasına yönelik teşebbüse tanınan imtiyazın bir tekel
hakkı içerdiği savına dayanmaktadır. Yapılan incelemeler sonucunda ise, kamu hizmeti
kavramının kendiliğinden bir tekel hakkına işaret
etmediği, gerek teşebbüsün taraf olduğu İmtiyaz Sözleşmesinin gerekse Sözleşmenin
yasal dayanağını teşkil eden 3096 sayılı Kanun’un bu tür bir hak tanımadığı, aksine
bahsi geçen Kanun ve Sözleşme’de yer alan hükümlerin “birden fazla üretim şirketinin
Bakanlığın izni doğrultusunda aynı bölgede faaliyet göstermesine” cevaz verdiği tespit 3290
edilmiştir. Esasen teşebbüsün konuya ilişkin söz konusu savunması da bölgede üretim
seviyesindeki tekelleşme gayesini ortaya koymaktadır. ÇEAŞ’ın alt pazardaki hakim
durumunu üst pazarda kötüye kullanması yalnızca fiili rekabeti değil, aynı zamanda olası
07-13/101-30
77
yeni üretim şirketlerinin veya otoprodüktörlerin pazara girişini caydırmakta ve bu yönüyle
potansiyel rekabeti de engellemektedir.
4054 sayılı Kanun bakımından, başvuru konusu ihlal, şikayetçi teşebbüslerin ürettiği
elektriğin ÇEAŞ tarafından naklinin engellenmesini kapsamaktadır.
Enerjisa’nın şikayeti ile ilgili ihlal, ÇEAŞ ile 17.8.2002 tarihinde imzalanan Enerji Alış ve
Enerji Nakline İlişkin Sözleşme’nin imzalanmasıyla sona ermiş olup, şikayetçi teşebbüs
tarafından yapılan geçici tedbir talebi de bu tarih itibarıyla konusuz kalmıştır. Enerjisa’nın 3300
ilk üretim ünitesinin 4.12.2001 tarihi itibarıyla geçici kabule hazır hale geldiği yönündeki
beyanı ve ÇEAŞ’ın Bakanlığın tesislere gerilim uygulanması talimatını 20.12.2001
tarihinde verdiği cevabi yazıda, yukarıda incelenen gerekçeleri öne sürerek reddettiği
dikkate alındığında, ihlalin, Aralık 2001 ile Ağustos 2002 tarihleri arasındaki süreyi
kapsadığı görülmektedir.
Toros’un şikayetine ilişkin olarak ise ÇEAŞ’ın, Toros’un sisteme bağlantı noktalarına ters
röleler yerleştirerek, söz konusu teşebbüsün sisteme erişimini, dolayısıyla ortaklarına
enerji naklini engellediği hususunun 21.6.2002 tarihli Ceyhan 2. Asliye Hukuk
Mahkemesi Bilirkişi Raporu ile saptandığı; ters rölelerin, 7.7.2002 tarihinde Mersin Asliye
Ticaret Mahkemesi’nin almış olduğu ihtiyati tedbir kararının ardından, 8.8.2002 tarihinde 3310
kaldırıldığı; bu tarih itibarıyla şikayetçinin geçici tedbir talebinin konusuz kaldığı;
dolayısıyla, Toros’un şikayetine ilişkin ihlalin 21.6.2002-8.8.2002 tarihleri arasındaki
dönemi kapsadığı görülmektedir.
K. SONUÇ
Önaraştırma ve soruşturmaya ait tüm savunma, ek savunma, raporlar, Danıştay’ın iptal
kararları, tüm dosya münderecatında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda;
1- Rekabet Kurulu’nun 15.08.2005 tarihli ve 05-41/785-M sayı ile
“ soruşturmayı yürüten Kurul üyesinin nihai karar toplantısına katılarak oy kullanmasının
hukuka aykırı olduğu gerekçesine dayanan ve Kurumumuzca tebellüğ edilen ve Danıştay
13. Dairesi ve İdari Dava Daireleri Genel Kurulunun değişik kararıyla yerleşik hale gelen 3320
mahkeme kararlarının bugünkü tarihten itibaren temyiz edilmemesine ve yürütmenin
durdurulması kararı verilenler açısından itiraz edilmemesine; gelecekte de bu nitelikteki bir
gerekçeyle Kurumumuza tebliğ edilecek tüm kararların temyiz edilmemesine ve
yürütmenin durdurulması kararı verilenler açısından itiraz edilmemesine”
şeklinde alınan kararı uyarınca ilgili Danıştay kararının temyiz edilmeksizin dosyanın
yeniden değerlendirilebileceğine OYÇOKLUĞU ile,
2- 4.12.1984 tarih ve 3096 sayılı “Türkiye Elektrik Kurumu Dışındaki Kuruluşların Elektrik
Üretimi, İletimi, Dağıtımı ve Ticareti ile Görevlendirilmesi Hakkında Kanun”a dayanılarak
çıkarılan ve 16.8.1985 tarih ve 9800 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe giren “TEK
Dışındaki Kuruluşların Görevlendirilecekleri Bölgeleri Gösteren Yönetmelik” çerçevesinde 3330
belirlenen ve Bakanlık ile ÇEAŞ arasında 9.3.1998 tarihinde imzalanmış “Adana, Mersin,
Hatay, Osmaniye İlleri Kahramanmaraş İlinin Üç Köyünde Elektrik Üretim, İletim, Dağıtım
ve Ticareti Hizmetlerinin Yapılması İçin Görev Verilmesine İlişkin İmtiyaz Sözleşmesi”nde
gösterilen 1 No’lu Görev Bölgesi’nde, ÇEAŞ’ın zorunlu unsuru elinde bulundurduğu ve
elektrik nakil pazarında hakim durumda olduğu, şikayetçi teşebbüslerin altyapıya
erişimlerini engellediği, bunu yaparken öne sürdüğü gerekçelerin, engellemeyi haklı
kılacak hukuki ve teknik dayanaklardan yoksun olduğu,
07-13/101-30
78
- ÇEAŞ tarafından Enerjisa’nın tesislerinin kabule hazır hale geldiği Aralık 2001
tarihinden “Enerji Alış ve Enerji Nakline İlişkin Sözleşme”nin imzalandığı Ağustos 2002
tarihine kadar, Enerjisa’nın sisteme bağlantı taleplerinin ÇEAŞ tarafından çeşitli 3340
gerekçelerle reddedildiği; bu nedenle, Enerjisa’nın şikayetine ilişkin ihlalin Aralık 2001-
Ağustos 2002 tarihleri arasındaki dönemi kapsadığı,
- ÇEAŞ’ın, Toros’un sisteme bağlantı noktalarına ters röleler yerleştirerek, söz konusu
teşebbüsün sisteme erişimini, dolayısıyla ortaklarına enerji naklini engellediği hususunun
21.6.2002 tarihli Ceyhan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi Bilirkişi Raporu ile saptandığı; ters
rölelerin, 7.7.2002 tarihinde Mersin Asliye Ticaret Mahkemesinin almış olduğu ihtiyati
tedbir kararının ardından, 8.8.2002 tarihinde kaldırıldığı; dolayısıyla, Toros’un şikayetine
ilişkin ihlalin 21.6.2002-8.8.2002 tarihleri arasındaki dönemi kapsadığı,
- Bu çerçevede, ÇEAŞ’ın bölge elektrik üretiminde tekelleşmeye yönelik olarak, alt
pazardaki (elektrik nakil pazarı) hakim durumunu kullanarak, üst pazardaki (elektrik üretim 3350
pazarı) fiili ve potansiyel rekabeti engellediği, dolayısıyla 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi
bağlamında hakim durumunu kötüye kullandığı,
sonucuna ulaşıldığından ÇEAŞ’a, Kanun’un 16. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, 2001
yılı net satışları üzerinden takdiren %2 oranında olmak üzere 9.557.363,02 YTL idari para
cezası verilmesine;
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
07-13/101-30
79
(8.2.2007 tarihli ve 07–13/101-30 sayılı Kurul Kararı’na)
KARŞI OY GEREKÇESİ
Danıştay 13. Dairesi’nin “soruşturmayı yürüten Kurul üyesinin nihai
karar toplantısına katılarak oy kullanmasının hukuka aykırı olduğu”
gerekçesiyle iptal edilen kararlar üzerine, Rekabet Kurulu’nun 15.8.2005 tarih
ve 05-51/785-M sayılı kararı ile alınan “Danıştay 13. Dairesi ve İdari Dava
Daireleri Genel Kurulu’nun değişik kararları ile yerleşik hale gelen mahkeme
kararlarının temyiz edilmemesine ve yürütmenin durdurulması kararı verilenler
açısından itiraz edilmemesine, gelecekte de bu nitelikteki bir gerekçeyle
Kurumumuza tebliğ edilecek tüm kararların temyiz edilmemesine ve
yürütmenin durdurulması karar verilenler açısından itiraz edilmemesine” dair
karar ile ortaya çıkan ve bu nedenden dolayı iptal edilen kararların süresinde
temyiz edilmemesine ilişkin karara katılmıyorum.
Gidilecek yargı yolu yönünden itiraz veya temyiz imkanı bulunan dosya
ya da davalar hakkında sahip olunan tüm yargı yollarının ve haklarının
süresinde kullanılmak suretiyle tüketilmesi gerektiğini düşünüyorum.
Rekabet Kurulu kararlarının ilk derece mahkemesi sıfatıyla Danıştay
ilgili dairesinde görüşülerek verilen kararlar, Rekabet Kurulu’nun alacağı diğer
kararlar yönünden emsal karar olması niteliğini taşımaması gerekir. İdari Dava
Daireleri Genel Kurulu tarafından verilen kararlar ise Rekabet Kurulu
yönünden temyiz niteliğinde olduğundan hem Danıştay ilgili dairesi tarafından
hem de Rekabet Kurulu tarafından emsal olarak kabul edilmelidir.
Henüz temyiz edilerek İdari Dava Daireleri Genel Kurulu’na
götürülmeyen bir dava hakkında, Danıştay 13. Dairesi’nin kararı bütün
dosyalar için emsal kabul edilerek, itiraz ya da temyiz imkanı bulunan dosyalar
yönünden ve hatta geleceğe de yönelik olarak yargı yolunu kapatırcasına alınan
kararın hukuka uygun olmadığı görüşündeyim.
Kaldı ki, Rekabet Kurulu kararlarının, 4054 sayılı Kanun’un 56 vd.
maddelerinde yer verilen “Özel Hukuk Alanındaki Sonuçları” nedeniyle
tarafların bu yöndeki haklarını mahkemelerde kullanabileceği de göz önüne
07-13/101-30
80
alındığında, sahip olunan yasal yolları kullanmaktan vazgeçmenin sorumluluğu
ve önemi daha da açığa çıkmaktadır.
Çukurova Elektrik A.Ş.(ÇEAŞ)’ne ait iptal kararının Kuruma tebliği,
16.1.2007 tarihinde yapılmış olup bu kararın temyiz süresi henüz geçmemiştir.
Yukarıda yer alan nedenlerden dolayı bu teşebbüse ilişkin iptal kararının
henüz temyiz süresi dolmadığından öncelikle temyiz başvurusunun yapılması
gerektiğini düşündüğümden, kararın birinci bendinde yer alan çoğunluk
görüşüne katılmıyorum.
Tuncay SONGÖR
İkinci Başkan
Full & Egal Universal Law Academy