Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2006-4-241 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 07-14/120-39
Karar Tarihi : 15.2.2007
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
10
Başkan : Mustafa PARLAK
Üyeler : Prof. Dr. Zühtü AYTAÇ, Rıfkı ÜNAL,
Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI, M. Sıraç ASLAN,
Süreyya ÇAKIN, Mehmet Akif ERSİN
B. RAPORTÖRLER : Murat AYBER, Evren SESLİ
C. ŞİKAYET EDEN : Gizlilik talebi vardır.
D. HAKKINDA ÖNARAŞTIRMA 20
YAPILAN : Axa-Oyak Sigorta A.Ş.
Meclis-I Mebusan Cd. No:81 Salıpazarı 34427 İstanbul
E. DOSYA KONUSU : Axa Oyak Sigorta A.Ş. (Axa Oyak)’nin, araçlarını
kasko sigortası kapsamında şikayetçinin işyerinde tamir ettirmek isteyen
tüketicileri, dosya açmamak, bu servis istasyonuna eksper yollamamak gibi
uygulamalarla başka servislere yönlendirdiği iddiası.
F. İDDİALARIN ÖZETİ: Şikayet dilekçesinde, Axa-Oyak’ın araçlarını şikayetçinin
işyerinde tamir ettirmek isteyen -kasko sigortası bulunan- müşterileri dosya 30
açmamak, bu servis istasyonuna eksper yollamamak gibi eylemlerle başka
servislere yönlendirerek, şikayetçiye “boykot” uyguladığı hususlarına yer
verilmiştir.
G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 22.11.2006 tarih, 7858 sayı ile giren
başvuru üzerine hazırlanan 20.12.2006 tarih, 2006-4-241/İİ-06-MA sayılı İlk
İnceleme Raporu, 28.12.2006 tarih, 06-95 sayılı Kurul toplantısında görüşülmüş
ve 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. ve 6. maddelerinin
ihlaline ilişkin bir soruşturma açılmasına gerek olup olmadığının belirlenmesi
amacıyla, Kanun'un 40/1. maddesi uyarınca önaraştırma yapılmasına 06-40
95/1199-M sayı ile karar verilmiştir.
İlgili karar uyarınca düzenlenen 8.2.2007 tarih 2006-4-241/ÖA-07-MA sayılı
Önaraştırma Raporu 12.2.2007 tarih, REK.0.08.00.00-110/48 sayılı Başkanlık
önergesi ile 07-14 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.
07-14/120-39
2
H. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili raporda;
- Axa Oyak tarafından şikayet edene yönelik olarak, dosya açmama ve eksper
görevlendirmeme eylemlerinin icra edildiğinin belirlendiği,
- Ancak eylemin tek bir teşebbüs tarafından icra edildiği dikkate alındığında 4054 50
sayılı “Rekabetin Korunması Hakkında Kanun”un 4. maddesi ile belirlenen temel
unsurlardan teşebbüsler arası anlaşma, uyumlu eylem yahut teşebbüs birliği
kararının bulunmadığı,
- Şikayet konusu eyleme ilişkin olarak 4054 sayılı Kanun kapsamında soruşturma
açılmasına gerek bulunmadığı
görüşlerine yer verilmiştir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. İlgili Pazar 60
I.1.1. İlgili Ürün Pazarı
İlgili ürün pazarı, hakkında önaraştırma yürütülen teşebbüsün ticari faaliyet alanı
olan “Motorlu kara nakil taşıtlarının zorunlu ve ihtiyari sigortaları pazarı” olarak
tespit edilmiştir. Teşebbüsün yürütmekte olduğu anlaşmaların kümülatif
sonuçlarından etkilenen pazar ise “Otomobil yedek parça ve servis hizmetleri
pazarı”dır.
I.1.1. İlgili Coğrafi Pazar
Sigorta şirketinin şikayete konu faaliyetlerinin Ankara’da gerçekleştiği dikkate 70
alınarak, ilgili coğrafi pazar “Ankara ili” olarak belirlenmiştir.
I.2. Yapılan Tespitler ve Deliller
I.2.1. Axa Oyak Sigorta A.Ş.
Axa Oyak, 5.2.1999 tarihinde AXA ve OYAK Grupları’nın Türkiye'deki sigortacılık
faaliyetlerini tek bir çatı altında toplamaya karar vermesiyle kurulmuştur. Bu karar
çerçevesinde, AXA ve OYAK'ın Türkiye'de ortak oldukları şirketlerin hisseleri Axa
Oyak Holding’e devredilmiştir. AXA Grubu, finansal koruma ve fon yönetimi 80
alanında faaliyet göstermektedir. Grubun “Finansal Koruma” konusundaki
faaliyetleri sigorta, kişisel koruma, birikim ve gayrimenkul planlama alanlarını
kapsamaktadır.
1961 yılında kurulan OYAK ise Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarının
yardımlaşma ve emeklilik fonudur. Finansal hizmetler, sanayi ve hizmet
alanlarında faaliyet gösteren bugün itibariyle yaklaşık 60 iştirak OYAK Grubu'nu
oluşturmaktadır.
07-14/120-39
3
I.2.2. Kasko Sigortacılığına İlişkin Genel Bilgiler
Sigorta Murakabe Kanunu’nun 7. maddesine göre hayat sigortaları ve hayat dışı 90
sigorta olmak üzere iki ana gruba ayrılan sigortacılık faaliyetleri arasında kasko
sigortası, hayat dışı sigortalardan biri olan kaza sigortasının alt dallarından biridir.
1.1.2004’te yürürlüğe giren Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları’na göre
kasko sigortasının konusu şu şekilde ifade edilmiştir;
“Bu sigorta ile sigortacı, sigortalının, karayolunda kullanılabilen motorlu, motorsuz
taşıtlardan, römork veya karavanlar ile iş makinelerinden ve lastik tekerlekli
traktörlerden doğan menfaatinin aşağıdaki tehlikeler dolayısıyla uğrayacağı
maddi zararları temin eder.
a) Gerek hareket halinde gerek durma halinde iken sigortalının veya aracı
kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya 100
hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, müsademesi,
devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile üçüncü kişilerin kötü niyet veya
muziplikle yaptıkları hareketler,
b) Aracın yanması,
c) Aracın çalınması veya çalınmaya teşebbüs”
Prim üretimi açısından sigorta dalları arasında en büyük payı kaza branşının
aldığı görülmektedir. Kaza ve trafik branşında üretilen primler toplam primlerin
yaklaşık yarısına tekabül etmektedir. Aşağıdaki tabloda 2005 yılında sigorta
dallarının prim üretimi açısından paylarına yer verilmiştir:
Sigorta Branşı Oran (%)
Yangın 14,54
Nakliyat 3,72
Kaza 31,18
Ferdi Kaza 3,00
Sağlık 10,22
Koruma 0,28
Kredi 0,06
Makine Montaj 4,12
Trafik 16,40
Dolu 0,37
Hayvan Ölümü 0,24
Hayat 15,87
Toplam 100
Sigorta dalları içinde prim üretimi açısından % 31,18 ile ilk sırada yer alan kasko 110
sigortasının hasar prim oranları açısından dalgalı bir seyir izlediği görülmektedir.
Uygulanan istikrar programları ile faiz oranlarında meydana gelen düşüş ile mali
gelirlerin azalması ve özellikle son yıllarda düşen otomobil fiyatları nedeniyle
primlerde gerçekleşen düşüşün bu seyirde etkili olduğu kanaatine varılmıştır.
Aşağıdaki grafikte kaskonun en büyük alt dal olduğu kaza sigortası branşındaki
hasar prim oranları yer almaktadır:
07-14/120-39
4
Yıllar Oran (%)
2000 69,2
2001 73,7
2002 70
2003 84,9
2004 79
2005 87,9
Ülkemizde hâlihazırda kasko branşında hizmet veren yaklaşık 25 şirket
bulunmaktadır. 1.1.2006-31.12.2006 tarihleri arasındaki dönemde prim üretimleri 120
bakımından ilk beşte yer alan sigorta şirketlerine aşağıdaki tabloda yer verilmiştir.
Sigorta Şirketi Prim Üretimi (Bin YTL) Pazar Payı (%)
Anadolu Sigorta (………) (….)
Axa Oyak (………) (….)
Ak Sigorta (………) (….)
Ergo İsviçre (………) (….)
Koç Allianz (………) (….)
Tablodan da anlaşılacağı üzere, önaraştırma tarafı Axa Oyak kasko branşında
2006 yılında gerçekleştirdiği (……………...) YTL’lik prim üretimi ile pazarda %(….)
paya sahip olup Anadolu Sigorta’nın ardından ikinci sırada bulunmaktadır. İlk iki
şirket arasında 2006 yılı verilerine göre yalnızca %(….)’lik bir fark olup, ilk beş
şirketin pazardaki toplam payı ise %(….)’yi bulmaktadır.
Sigortacılığın tam anlamıyla rekabete açılması zorunlu trafik sigortası
poliçelerinin fiyatlarının serbest piyasa koşullarında belirlenmesini sağlayacak
yasa değişikliğinin yürürlüğe girmesinden sonra gerçekleşecektir. Dosya
mevcudu bilgilere göre, tahmini bir tarih olarak Temmuz 2007’den itibaren yasa 130
değişikliği yürürlüğe girecek ve zorunlu trafik sigorta poliçeleri serbest piyasa
koşullarında fiyatlandırılacaktır. Mevcut durumda sigorta şirketleri zorunlu trafik
sigortası branşında fiyatları veri olarak almaktadır. Yakın tarihe kadar anılan
branşta sigortalayanların zarar etmesi kaçınılmaz iken, bu zarar kasko
sigortacılığından elde edilen kazanç ile finanse edilmiştir. Ancak 2006 yılında
geçerli poliçe bedelleri ve teminat hadlerinin belirlenmesi için yürütülen çalışmalar
esnasında sigorta şirketlerinin yetkili kurum nezdinde girişimde bulunması
neticesi poliçe bedelleri teminat hadlerinden daha fazla artırılarak bu branşın hiç
değilse daha az zarar edilen bir faaliyet olması sağlanmıştır. Mevcut durumda
kaza ve hasar oranının çok yüksek düzeylerde gerçekleştiği Ankara ve İstanbul 140
İllerinde karşılaşılan zararın kaza oranı düşük diğer illerde kaydedilen kazançla
finanse edilmesi sayesinde faaliyetlerin sürmesi sağlanmaktadır.
I.2.3. Axa Oyak’ın 2005-2006 Yıllarında Ankara’da En Yüksek Miktarda
Ödeme Yaptığı Servisler
Aşağıdaki tabloda Axa Oyak’ın kasko sigortası dahilinde onarılacak araçların
tamirini yapan anlaşmalı yetkili servisler ile anlaşmalı özel servislerden 2005-
2006 yıllarında en yüksek miktarda ödeme yapılanların listesine yer verilmiştir.
07-14/120-39
5
2005 2006
Servis Adı
Adet Toplam Adet Toplam
Servis Türü
(………………….) (……) (……) (……) (……) Yetkili
(………………….) (……) (……) (……) (……) Yetkili
(………………….) (……) (……) (……) (……) Yetkili
(………………….) (……) (……) (……) (……) Yetkili
(………………….) (……) (……) (……) (……) Özel
(………………….) (……) (……) (……) (……) Yetkili
(………………….) (……) (……) (……) (……) Yetkili
(………………….) (……) (……) (……) (……) Yetkili
(………………….) (……) (……) (……) (……) Yetkili
(………………….) (……) (……) (……) (……) Yetkili
(………………….) (……) (……) (……) (……) Yetkili
(………………….) (……) (……) (……) (……) Yetkili
(………………….) (……) (……) (……) (……) Yetkili
(………………….) (……) (……) (……) (……) Yetkili
(………………….) (……) (……) (……) (……) Yetkili
(………………….) (……) (……) (……) (……) Yetkili
(………………….) (……) (……) (……) (……) Özel
(………………….) (……) (……) (……) (……) Yetkili
(………………….) (……) (……) (……) (……) Yetkili
I.2.4. Hasarlı Araçların Yetkili ve Özel Servisler Arasındaki Dağılımı (2005-
2006) 150
Aşağıdaki tabloda, kasko branşında prim üretimi açısından 2006 yılı verilerine
göre 1. sırada bulunan (………………) tarafından sigortalanan araçların yetkili ve
özel servis arasındaki dağılıma yer verilmiştir.
Servis Türü 1.1–21.05.2005 21.5–31.12.2005 2005 2006
Yetkili % 60,02 % 61,54 % 61,03 % 60,24
Özel % 39,98 % 38,46 % 38,97 % 39,76
2005 yılı verileri dikkate alındığında, (………………)’nın yedek parça tedarikine
yönelik anlaşma yapmaya başladığı 21.5.2005 tarihi sonrasındaki dönem ile bu
tarih öncesindeki dönem arasında hasarlı araçların yetkili ve özel servisler
arasındaki dağılımında kayda değer bir farklılık gözlenmemektedir. 2005 yılında 3
marka ile başlayan parça tedariki anlaşmalarının 11 markaya yükseldiği 2006 yılı
içinde benzer bir yorum yapmak mümkündür. Sektör lideri konumundaki 160
07-14/120-39
6
(………………)’nın İstanbul ili için hazırlamış olduğu verilere göre, 2005 ve 2006
yıllarında yetkili servislerin tercih edilme oranı yaklaşık %60 iken, özel servisler
için bu oran yaklaşık %40 olarak gerçekleşmiştir.
J. GEREKÇE ve HUKUKİ DAYANAK
J.1. Kasko Sigortacılığı Faaliyetinin İşleyişi
Kasko poliçesinin satın alınmasından olası bir kaza sonrası aracın onarılmasına
kadar geçen zaman zarfında birden fazla ticari süreç vardır ve esas olan bu
süreçlerin her birinde Rekabet Kanunu hükümlerine uyulmasıdır. Her bir 170
müşterinin (bireysel tüketiciler ve araç filosu sahipleri) satın alacakları motorlu
taşıtları tercih etmelerine yönelik süreçte (pazarlama, satış, vb.) rekabet
mekanizması tam olarak işlemektedir. Aynı şekilde, satın alınan motorlu taşıtlar
için kasko sigorta poliçesi satın alınması sürecinde de sayıları yaklaşık 25 olan
sigorta şirketi rekabet halindedir ve belirlenen herhangi bir rekabet ihlali yoktur.
Buna karşılık, kasko sigortası dahilinde onarılacak araçların tamirinde
kullanılacak yedek parça ve işçilik hizmetleri pazarlarındaki rekabete koşullarının
kasko sigortası satan teşebbüsler tarafından müdahale edildiği anlaşılmaktadır.
Kasko sigortasının konusu, 1.1.2004’te yürürlüğe giren “Kara Taşıtları Kasko
Sigortası Genel Şartları”nda, “Bu sigorta ile sigortacı, sigortalının, karayolunda 180
kullanılabilen motorlu, motorsuz taşıtlardan, römork veya karavanlar ile iş
makinelerinden ve lastik tekerlekli traktörlerden doğan menfaatinin aşağıdaki
tehlikeler dolayısıyla uğrayacağı maddi zararları temin eder.” olarak ifade
edilmiştir.
Bu hükme göre, aracın onarılması durumunda ticari akit araç sahibi ile aracı
onaran teşebbüs (servis istasyonu) arasındadır ve Rekabet Kanunu ile yürürlük
kazanan bütün hükümler bu ticari işlemde geçerlidir. Aracın muhtelif nedenlerle
hasar görmesi ve kasko kapsamında onarılacak olması halinde araç sahibinin
önünde temel olarak iki seçenek bulunmaktadır. Bu seçeneklerden ilki, aracın
tamirini yetkili serviste yaptırmak iken ikincisi özel servisleri tercih etmektir. 190
Kabaca yetkili servisler ile özel servisler olarak tanımlanan iki kategoriden birine
dahil olan teşebbüsler hem birbirleri ile hem de diğer kategoridekiler ile rekabet
halindedirler. Son yıllarda Avrupa Birliği’nde uygulanmakta olan ve Ülkemizde de
1.1.2007’dan beri yürürlükte bulunan 2005/4 sayılı “Motorlu Taşıtlar Sektöründeki
Dikey Anlaşmalar ve Uyumlu Eylemlere İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği” temel
olarak her iki kategoride yer alan teşebbüslerin etkin rekabete eşit koşullarda
başlamasını sağlamak üzere tasarlanmıştır.
Kasko sigortacılığı işinde ticari teamüller sigortacı şirketler ile yetkili ve özel
servisler arasında anlaşmalar akdedilmesini gerektirmektedir. Bu anlaşmalar
çerçevesinde poliçe sahibi önce aracını tamir ettirip bedelini ödemek ardından 200
hasar bedelini sigortalayandan tahsil etmek külfetinden kurtulmaktadır. Buna
karşılık, servis istasyonu sigorta şirketine liste fiyatları üzerinden belirli oranlarda
indirim yapmayı taahhüt etmektedir.
07-14/120-39
7
Araç sahibinin hasarlı aracını bir yetkili serviste tamir ettirmeyi seçmesi
durumunda, yetkili servis aynı zamanda yetkili yedek parça satış noktası olarak
da faaliyet gösteriyorsa gereken parçaları kendisi temin etmek ve/veya ana
bayiden tedarik etmek suretiyle aracı onaracak ve yedek parça bedelleri ile işçilik
ücretini araç sahibinden alacaktır. Yetkili servislerin tamamına yakını çok sayıda
sigorta şirketi ile anlaşmalı olduklarından bu anlaşma uyarınca servis istasyonu
parça ve hizmet bedelini doğrudan sigorta şirketinden tahsil edebilmektedir. 210
Başvuru konusu yedek parça temini uygulamasının yetkili servisler için geçerli
olmaması nedeniyle yukarıda özetlenen süreç hâlihazırda da bu şekilde devam
etmektedir. Sonuç olarak, yetkili servis istasyonlarının birbiri ile olan rekabeti
sigorta şirketlerinin uygulamasını yaygınlaştırdıkları yedek parça tedarik
anlaşmalarından etkilenmemiştir.
Araç sahibinin hasarlı aracını bir özel serviste tamir ettirmeyi seçmesi
durumunda, özel servis aynı zamanda yedek parça satış noktası ise gereken
parçaları kendisi temin ederek; yedek parça satış noktası değil ise, yetkili satış
noktaları ya da ana bayilerden tedarik ederek aracı onarıp, yedek parça bedelleri
ile işçilik ücretini alacaktır. Otomotiv sanayinde faal yerleşik teşebbüslerce 220
uygulana gelen ticari politikalar doğrultusunda Ülkemizde yedek parça kar hadleri
olağan üstü ölçüde yüksektir. Örnek olarak liste fiyatı üzerinden %20 iskonto ile
sağlanan bir parçanın 80 birim fiyattan alınıp 100 birim fiyattan satılması
durumunda brüt kar marjı %25 olarak ortaya çıkmaktadır. Ülkemizde yaygın
olarak bulunan markalara ait yedek parçalarda uygulanan ıskonto oranları % 18
ile % 26 arasında değişmektedir. Yerinde incelemelerde özellikle (……-……),
(……..) gibi bazı satış hacimleri yüksek markaların yedek parçalarda uyguladıkları
iskonto oranlarında %1 ila %3 arasında indirime gitmeyi planladıkları bilgisi
edinilmiştir. Ülkemizde 4054 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden evvel yerleşik
imalatçılar tarafından izlenen bu ticari prensibin uzun süre pazara yeni girişleri 230
engellediği açıktır. Bu uygulama neticesi çok az adetlerde satış yapsa dahi ticari
kazanç sağlayacağını öngören küçük ölçekli girişimciler bu yerleşik markaların
yedek parça yeniden satıcılığına talip olmuş, pazara yeni giren/girecek otomobil
markaları uzun bir süre yedek parça yeniden satıcısı bulmakta güçlük
çekmişlerdir. 4054 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesi ve eş zamanlı olarak küçük
ve orta ölçekli girişimci adedinin artması nedenleriyle günümüzde her marka
motorlu taşıtın yedek parçasının tüketiciye sunulması mümkün olmuştur. Yine
Kanun’un sonucu olarak, sayıları büyük şehirlerde yüzlerle ifade edilen yeniden
satıcıların ürünleri liste fiyatlarından satmaları imkânı ortadan kalkmış ve
tüketicilere liste fiyatları üzerinden yüksek oranda indirimler yansıtılmıştır. Ancak, 240
otomotiv sektöründe rekabetin yoğun olmadığı dönemlerden beri uygulana gelen
iskonto oranları belirli markaların yedek parçalarını pazarlayan çok sayıda
teşebbüsün faaliyette olması sonucunu doğurmuştur.
Sigorta şirketlerinin yedek parça tedarik anlaşmalarını uygulamaları sırasında
görülen farklılıklar bu anlaşmaların etkilenen pazar üzerindeki tesirlerini
belirlemektedir. Türkiye’nin en çok kasko sigortası primi satan teşebbüsü
(………………) tarafından sağlanan istatistikî veriler bu teşebbüsün yedek parça
tedarik anlaşması uygulamasının yetkili servisler ile özel servisler arasındaki
rekabeti ihmal edilebilir oranda etkilediğini göstermektedir. Buna karşılık Axa
07-14/120-39
8
Oyak tarafından uygulanan anlaşmaların tüketicinin özel servislerden yetkili 250
servislere yönelmesine yol açtığı görülmektedir. Nitekim Axa Oyak tarafından
ödeme yapılan Ankara İlindeki ilk yirmi istasyondan on sekiz adedi muhtelif
markaların yetkili servisleridir.
Özel ve yetkili servis istasyonlarının birbirleriyle olan rekabetlerinde 4054 sayılı
Kanun anlamında “müşteri” araç sahibi olsa bile sigortalayanların ticari işlemde
fiili bir belirleyici güçleri mevcuttur. Şöyle ki, özel ve yetkili servis ile sigorta şirketi
arasında oluşabilecek bir anlaşmazlık durumunda itirazların mahkemeye poliçe
sahibi tarafından yapılmasına ilişkin hukuki bir zorunluluk bulunduğundan,
servisler ancak poliçe sahibinin vekâlet vermesi halinde sigorta şirketini dava
edebilmektedir. Servis istasyonunun poliçe sahibinden mahkemeye başvurmak 260
üzere vekâletname alması gereklidir ki her poliçe sahibinin bu amaçla
vekâletname vermek istemeyeceği aşikârdır. Sonuç olarak, sigorta şirketlerinin
yedek parça tedarik anlaşmaları ile araç sahiplerinin yetkili servis/özel servis
tercihlerini etkileyebildiği gözlenmektedir.
J.2. Dosya Açmamak ve Servis İstasyonuna Eksper Yollamamak
Eylemlerinin 4054 Sayılı Kanun’un 4. Maddesine Göre Durumu
Başvuruda, Axa Oyak’ın araçlarını kasko sigortası kapsamında (…………………)’de
tamir ettirmek isteyen müşteriler için dosya açmamak ve bu özel servise eksper
yollamamak gibi eylemleri şikâyetçi tarafından “boykot” olarak nitelenmektedir.
4054 sayılı Kanun’un “Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar” 270
başlıklı 4. maddesinin genel hükmü, “Belirli bir mal veya hizmet piyasasında
doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını
taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler
arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve
eylemleri hukuka aykırı ve yasaktır.” şeklinde düzenlenmiştir. Genel hükmün yanı
sıra takip eden fıkrada uygulamada sıkça görülen rekabete aykırı davranış
biçimleri örnek olarak sayılmıştır. Bu davranış biçimlerinden biri olan “boykot”
eylemi de aynı maddenin (d) bendinde; “Rakip teşebbüslerin faaliyetlerinin
zorlaştırılması, kısıtlanması veya piyasada faaliyet gösteren teşebbüslerin boykot
ya da diğer davranışlarla piyasa dışına çıkarılması yahut piyasaya gireceklerin 280
engellenmesi” şeklinde yer almaktadır. Bu ifadeye göre “boykot” eyleminin kanun
ihlali olarak kabul edilmesi için rakip teşebbüslere yönelik olması gerekli değildir.
Nitekim 4. maddenin (d) bendinde yasaklanan fiillerin “Rakip teşebbüslerin
faaliyetlerinin zorlaştırılması, kısıtlanması veya piyasada faaliyet gösteren
teşebbüslerin boykot ya da diğer davranışlarla piyasa dışına çıkarılması yahut
piyasaya gireceklerin engellenmesi” şeklinde aynı cümlede birbirinden ayrı ifade
edildiği görülmektedir. Buna göre, başka teşebbüsün faaliyetlerinin zorlaştırılması
yahut kısıtlanması eylemi tarafların rakip olduğu durumlarda yasak sayılırken,
“boykot” eylemi taraflar rakip olsun olmasın yasaklanmaktadır.
Önaraştırma sürecinde şikayetçi ile yapılan görüşmede, firma yetkilileri Axa 290
Oyak’ın servislerini tercih eden poliçe sahipleri için dosya açmamak ve eksper
yollamamak suretiyle kendilerini boykot ettiği iddialarına ilişkin olarak ibraz
ettikleri gider pusulaları ile konuyu mahkemeye taşıdıklarını ve mahkemenin de
07-14/120-39
9
bilirkişiye başvurduğunu ortaya koymuşlardır. Mahkeme ve bilirkişi tayini
süreçlerinin araç başına 250 YTL ve üzerinde bir maliyete yol açtığı
görülmektedir. Ayrıca, özel ve yetkili servis ile sigorta şirketi arasında
oluşabilecek bir anlaşmazlık durumunda itirazların mahkemeye poliçe sahibi
tarafından yapılmasına ilişkin hukuki bir zorunluluk bulunduğundan, servisler
ancak poliçe sahibinin vekâlet vermesi halinde sigorta şirketini dava
edebilmektedir. Bu tür ek maliyetlerin tam rekabete yakın rekabet koşullarının 300
oluştuğu araç onarım hizmeti pazarında faal bir teşebbüsün ticari varlığını
sürdürmesini zorlaştıracağı değerlendirilmektedir.
Buna karşın, “boykot” eyleminin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinde
düzenleniyor olması nedeniyle, eylemin anılan Kanun maddesinin genel
hükmünde yer alan temel unsurları da ihtiva etmesi gerektiği düşünülmektedir.
Yerinde incelemeler esnasında yapılan tespitler şikâyet konusu uygulamanın tek
bir teşebbüs tarafından icra edildiği yönündedir. Buna göre, 4. maddenin temel
unsurları olan teşebbüsler arası anlaşma, uyumlu eylem yahut teşebbüs birliği
kararına rastlanmamaktadır. Bu durumda, şikayetçi firmaya eksper
gönderilmemesi ve dosya açılmaması şikayet edilen haricinde bir başka 310
teşebbüs tarafından uygulanan bir eylem olmayıp, farklı pazarlarda faal iki
teşebbüs arasındaki ticari bir ihtilaf olarak kalmaktadır.
Diğer taraftan, kasko sigortacılığı ile iştigal etmekte olan teşebbüslerin
uygulamaya koydukları ve giderek yaygınlaşan yedek parça tedarik anlaşmaları
ile otomobil yedek parça pazarında tam anlamıyla bir “yeniden yapılanma” süreci
başlamıştır. Anlaşmaların yaygınlaştığı illerde kapsam dahilindeki markaların
yedek parçalarının yeniden satıcılığı pazarında kayda değer bir yoğunlaşma
yaşanmaktadır. Bunun sonucu olarak, 2006 yılı boyunca Ankara’da bin kadar
yedek parça yeniden satıcısının piyasa dışına çıkarak ticari faaliyetlerine son
verdiği pazarda hâlihazırda faaliyet gösteren teşebbüs sahipleri tarafından ifade 320
edilmektedir. Buna karşılık, birden fazla sigorta şirketinin yedek parça tedarik
anlaşması yaptığı teşebbüslerin, pazardaki güçlerinin ve paylarının kayda değer
ölçüde artmasıyla ilgili pazardaki rekabetçi yapı yerini yoğunlaşmaya
bırakmaktadır. Konunun Rekabet Kurulu tarafından ele alınıyor olmasının
öncelikli nedeni, piyasada yaşanan yoğunlaşma ve piyasa dışına çıkmaların ticari
hayatın olağan akışından kaynaklanmaması, ancak poliçe sattığı müşterisinin
maliyetini karşılamakla yükümlü teşebbüslerin birbirine benzer davranışlarla bu
sonucu doğuruyor olmalarıdır. Yedek parça tedarik anlaşmaları bir diğer yönden
de ilgili pazarda rekabetin etkinliğini yitirmesine yol açmaktadır ki bu, “sigorta
şirketlerinin tamamının fiilen uygulamadan muaf tuttukları yetkili servislerin pazar 330
paylarını artırmaları sonucunun doğması” olarak ifade edilebilir. Ancak, yedek
parça tedariki anlaşması yapan sigorta şirketlerinin uygulamalarının ve
dolayısıyla bu uygulamaların sonuçlarının da birbirinden farklı olduğunun
belirtilmesi gerekmektedir. Nitekim, prim üretimi açısından pazarda ilk sırada yer
alan Anadolu Sigorta’nın yedek parça tedariki anlaşması yaptığı dönem ile bu
dönem öncesindeki yetkili ve özel servis dağılımında kayda değer bir farklılık
gözlemlenmezken, pazarın ikincisi konumundaki Axa Oyak için uygulamanın
sonuçlarının yetkili servisler lehine daha farklı olduğu anlaşılmaktadır.
07-14/120-39
10
K. SONUÇ 340
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre; şikayet konusu iddialar
ile ilgili olarak 4054 sayılı Kanun çerçevesinde soruşturma açılmasına gerek
olmadığına, şikayetin reddine OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy