Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2007-3-6 (Muafiyet)
Karar Sayısı : 07-14/128-44
Karar Tarihi : 15.2.2007
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Mustafa PARLAK 10
Üyeler : Rıfkı ÜNAL, Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI, M. Sıraç ASLAN,
Süreyya ÇAKIN, Mehmet Akif ERSİN
B. RAPORTÖRLER: Tarkan ERDOĞAN, Neşe Nur ONUKLU, Nazlı UĞURLU
C. BİLDİRİMDE
BULUNAN : Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü
Temsilcisi: Avukat Hasip ERSOY
Adnan Menderes Bulvarı - Rize
D. TARAFLAR : Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü
Adnan Menderes Bulvarı - Rize
Altıyıldız Toptan Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.
Bursa Gıda Top. Çarşısı B Blok No:11 Nilüfer - Bursa
Cevdet YAMANER - Yamaner Ticaret
Bucak Mah. 24. Sokak No:24 – Ordu
E. DOSYA KONUSU: Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü ile bayileri arasında
imzalanan ve halen yürürlükte olan bayilik sözleşmeleriyle bayilerin 20
toptancılara yapacakları satışlara sınırlama getirilmesi uygulamasına menfi
tespit belgesi verilmesi, bu talebin reddi halinde söz konusu kısıtlamanın
yönetmelik hükümlerine dayandığının düşünülmesi nedeniyle bu yönde bir
tespit kararı alınması, bu isteğin de reddedilmesi halinde Altıyıldız Toptan Gıda
San. ve Tic. Ltd. Şti. ile akdedilen, yeniden düzenlenmiş “Yetkili Bayilik
Sözleşmesi”ne muafiyet tanınması talebi.
F. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 22.1.2007 tarih 582 sayı ile intikal eden
başvuru üzerine 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. ve 5.
maddeleri ile 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebiği’nin ilgili
hükümleri uyarınca yapılan inceleme sonucu düzenlenen 8.2.2007 tarih ve 2007-3-30
6/MM-07-TE sayılı Muafiyet Ön İnceleme Raporu, 9.2.2007 tarih ve REK.0.07.00.00-
130/27 sayılı Başkanlık Önergesi ile 07-14 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek
karara bağlanmıştır.
G. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda;
- Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü ile bayileri arasında imzalanan ve halen
yürürlükte olan bayilik sözleşmeleriyle, bayilerin toptancılara yapacakları satışlara
sınırlama getirilmesi uygulamasına 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında
bir uygulama olması nedeniyle menfi tespit belgesi verilemeyeceği,
07-14/128-44
2
- “Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü Mamullerin Toptan Satışıyla İlgili Yönetmelik”te 40
bayilerin toptancılara satışlarının kısıtlanmasına imkan tanıyan nitelikte herhangi
bir düzenleme bulunmadığı, dolayısıyla anılan Yönetmelik’e dayanarak
toptancılara satışlara kısıtlama getirilmesinin mümkün olmadığı,
- Altıyıldız Toptan Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. ile akdedilen ve toptancılara yapılacak
satışlara ilişkin kota sınırlaması içeren, yeniden düzenlenmiş “Yetkili Bayilik
Sözleşmesi”ne, 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde öngörülen koşulları taşıması
nedeniyle, aynı madde uyarınca bireysel muafiyet tanınabileceği
ifade edilmiştir.
H. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME 50
H.1. Taraflar
H.1.1. Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü (Çay-Kur)
Bildirimde bulunan Çay-Kur, 440 sayılı “İktisadi Devlet Teşekkülleri, Müesseseleri ve
İştirakleri Hakkında Kanun”a dayanılarak 6.12.1971 tarih ve 1497 Sayılı “Çay Kurumu
Kanunu” ile kurulmuştur. Yapılan kanun değişiklikleri sonrasında Tarım ve Köyişleri
Bakanlığının ilgili kuruluşu haline gelen Çay-Kur 233 sayılı KHK çerçevesinde
faaliyetlerini yürütmekte olan, tüzel kişiliği haiz, faaliyetlerinde özerk, sorumluluğu
sermayesiyle sınırlı, sermayesinin tamamı devlete ait bir iktisadi devlet teşekkülüdür.
Çay-Kur’un faaliyet konuları; çay yapraklarının satın alımı, işlenmesi, iç ve dış pazar
isteklerini karşılanmak üzere kuru çay üretimi ve satışı, bu faaliyetlerle ilgili olarak
gerekli tesislerin kurulması ve teknolojik yatırımın yapılması olarak 20.12.1996 tarih
ve 22853 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü Ana
Statüsü’nde belirlenmiştir. Çay-Kur, faaliyetlerinde özerk, özel hukuk hükümlerine
tabi, bağımsız karar verebilen bir tüzel kişilik olarak 30.9.2004 tarih, 04-63/930-222
sayılı Kurul Kararında da belirtildiği gibi, teşebbüs niteliğini haizdir.
H.1.2. Altıyıldız Toptan Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.
Bursa’da faaliyet göstermekte olan şirket Çay-Kur’un bir bayisidir. 22.11.2006 tarihli
yeni sözleşmenin tarafıdır.
H.1.3. Cevdet Yamaner - Yamaner Ticaret
Ordu’da faaliyet göstermekte olan firma Çay-Kur’un 5.12.2001 tarihinden beri
bayisidir. Menfi tespit başvurusuna konu olan sözleşmenin tarafıdır.
H.2. İlgili Pazar
H.2.1. Sektöre İlişkin Bilgiler
19.12.1984 tarih, 18610 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan, Türkiye’de çay üretimini 60
devlet tekelinden çıkaran 3092 sayılı Çay Kanunu’na göre, çay tarım alanları
Bakanlar Kurulunca tespit edilmekte ve tespit edilen alanlarda üretim yapmak
isteyenlere ruhsatname verilmektedir. Belirlenen alanlar dışında ve ruhsatsız, çay
tarımı yapmak yasaktır. 2005 yılı itibarıyla ham çay üretimi yapılan 766.243 dekar
alan ve üretimi gerçekleştiren 202.698 üretici bulunmaktadır.
Yaş çayın üretimdeki düzenlemelerin yanı sıra siyah çay paketleme pazarına
girebilmek için de Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı’ndan Üretim İzin Sertifikası almak
07-14/128-44
3
gerekmektedir. Ruhsatlı çay yaprağı üreticilerinden, yaş çay yaprakları temininde bir
zorluk bulunmamaktadır. Çay-Kur tarafından ne hammadde tedarikinde ne de ürünün 70
dağıtımını yapacak bayi temininde herhangi zorluk bulunmadığı ifade edilmektedir.
Ham çayın işlenmesi ve paketlenmesi önemli bir araştırma geliştirme gideri
gerekmeden küçük atölye tipi işletmelerde yapılabilmektedir. Bildirim formunda, yeni
firmaların 100.000 YTL ile 2.000.000 YTL arasında değişen tutarlarda yatırım
yaparak pazara girmesinin mümkün olduğu belirtilmektedir. Çay-Kur’un 2005 yılı
faaliyet raporunda; pazarda 300 civarında teşebbüsün faaliyet gösterdiği
belirtilmekte, bununla beraber pazarda ruhsatsız ve izinsiz olarak çalışan pek çok
firma olduğu ifade edilmektedir. Yukarıda yer verilen bilgiler ışığında pazara giriş
engellerinin yüksek olmadığı kanaatine varılmıştır.
80
Dosya mevcudu bilgi ve belgeden, Rize Ticaret Borsası’ndan elde edilen verilere
göre Çay-Kur’un 2003, 2004, 2005 yıllarına ait pazar payının sırasıyla %(…,..),
%(…,..), %(…,..) olduğu anlaşılmıştır.
H.2.2. İlgili Ürün Pazarı
İlgili ürün pazarının tespitinde; tüketicinin gözünde fiyatı, kullanım amaçları ve
nitelikleri bakımından aynı sayılan mal ve hizmetlerden oluşan pazar dikkate
alınmakta, ayrıca tespit edilen pazarı etkileyebilecek diğer unsurlar da
değerlendirilebilmektedir. 90
Siyah çay Türkiye’de yaygın olarak tüketilen ve gelenekselleşmiş bir ürün olarak
diğer ticari içeceklerden ayrılmaktadır. Kurul’un yukarıda yer verilen 30.9.2004 tarih,
04-63/930-222 sayılı Kararı’nda ilgili ürün pazarı “siyah çay pazarı” olarak
belirlenmiştir. Kararda ilgili ürün pazarına ilişkin olarak;
“günlük tüketim içinde ağırlıklı olarak kahvaltıda ve öğün aralarında da sıklıkla
tüketilen çay, diğer ticari içeceklere nispetle farklı kullanım amacına hitap etmektedir.
Buna ek olarak çay tüketiminin, Türkiye’de son derece yaygın ve gelenekselleşmiş
bir özelliğe sahip olduğu da ilgili ürün pazarının tespitinde göz önünde 100
bulundurulmalıdır.”
değerlendirmesi yapılmıştır. Bu bağlamda, ilgili ürün pazarı “siyah çay pazarı” olarak
tespit edilmiştir.
H.2.3. İlgili Coğrafi Pazar
Dosya konusu şirketlerin ürünlerinin satış ve dağıtımının ülke çapında yapılmasından
ve ilgili ürün pazarındaki rekabet koşulları açısından farklılık gösteren bölgeler
bulunmamasından dolayı coğrafi pazar “Türkiye Cumhuriyeti sınırları” olarak
belirlenmiştir.
H.3. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
110
Bildirimde Çay-Kur tarafından bayilerinin toptancılara yapacakları satışlara bazı
sınırlamalar getirilmesinin planlandığı belirtilerek üç ayrı talepte bulunulmaktadır.
Bunlardan ilki, Çay-Kur ile bayileri arasında akdedilen ve şu an yürürlükte olan, Çay-
Kur yetkililerince bayilerinin toptancılara yapacakları satışlara sınırlama
07-14/128-44
4
getirebilmelerine olanak verdiği düşünülen “Yetkili Bayilik Sözleşmesi”ne menfi tespit
verilmesi talebidir. İkinci olarak, menfi tespit talebinin reddedilmesi halinde bayilik
sözleşmesinin Çay-Kur Mamullerinin Toptan Satışı İle İlgili Yönetmelik’e dayanarak
çıkarılmış olmasından ve bu Yönetmelik’in de “sıcak satış”ı hedefliyor olmasından
hareketle, idari bir uygulama olarak toptancılara satışa sınırlama getirilmesinde
sakınca olmayacağına dair Kurul tarafından bir tespit kararı talep edilmektedir. Bu 120
taleplerin reddedilmesi halinde, yeniden düzenlenmiş ve taraflarca imzalanmış olan
“Yetkili Bayilik Sözleşmesi”nin muafiyet bildirimi olarak değerlendirilmesi talep
edilmektedir.
H.3.1. Çay-Kur Satış Sistemi
Çay-Kur markasıyla piyasaya sunulan ürünler 1995 yılında bayilik sistemi ile
pazarlanmaya başlanmış, daha sonra, 1998 yılından itibaren, sistemi daha etkin
kılmak amacıyla; “Dar Bölgede Sıcak Satış” esasına dayalı satış sistemi
benimsenmiştir. Sistemin hukuki çerçevesini, 130
- “Çay-Kur Mamullerinin Toptan Satışı İle İlgili Yönetmelik” (Yönetmelik),
- yetkili bayiler ile akdedilen “Çay-Kur Yetkili Bayilik Sözleşmesi” (Bayilik
Sözleşmesi),
- zincir marketler ile akdedilen “Çay-Kur Sabit Bayilik Sözleşmesi”,
- TEKEL ile akdedilen “Çay Satış Protokolü”
teşkil etmektedir. Söz konusu dosya çerçevesinde, bildirim konusunu oluşturan
bayiler ile ilişkileri düzenleyen Yönetmelik ve bayilik sözleşmesi üzerinde
durulmuştur.
Çay-Kur’un tüm Türkiye çapında her birinin başında bir bölge pazarlama müdürünün 140
bulunduğu toplam dokuz Bölge Pazarlama Müdürlüğü mevcuttur. Söz konusu bölge
müdürlüklerinin bulunduğu iller Ankara, Diyarbakır, Erzurum, İstanbul, İzmir, Kayseri,
Mersin, Rize ve Samsun’dur. Bölge Müdürlükleri, Çay-Kur merkez ile bayiler
arasındaki koordinasyonu sağlamakta, merkezden gönderilen tüm yazışmalar
bayilere bölge müdürlükleri vasıtasıyla ulaştırılmaktadır.
Çay-Kur’un satış sisteminin esas olarak bayi odaklı bir sistem olduğu anlaşılmaktadır.
Bayiler, sözleşme hükümleri uyarınca, kendilerine tahsis edilen bölgede, “sıcak satış”
yöntemiyle (nihai satış noktalarına kendi araçlarıyla düzenli olarak ürün temin
ederek) ürün pazarlamaktadır. Bayilerin sıcak satış yapabilmeleri ve bu amaçla nihai 150
satış noktalarının bulunduğu yere kadar hizmet götürebilmeleri; araç alımı, belli
ölçütlere uygun depolar kurulması, personelin eğitilmesi, bilgisayar sistemi kurulması
gibi yatırımların yapılmasına bağlıdır. Yapılan yatırımlar ile ürünlerin tüketiciye daha
hızlı ulaşabilmesi, zamandan tasarruf sağlanması, satışların artırılması ve dağıtımın
daha rasyonel biçimde gerçekleştirilmesi amaçlanmaktadır. Bayilerin nihai satış
noktalarına düzenli ziyaretler yapmaları tüketici talebinin zamanında karşılanabilmesi
sonucunu doğurmaktadır.
Bayiler kendilerine tanınan kota çerçevesinde satışlarını gerçekleştirmektedirler. Kota
uygulamasının amacı bayilere satış hedefleri belirleyerek satışları arttırma ve bayileri 160
de kota miktarının yakalanması ile hak edilen primden yararlandırma suretiyle
sistemin etkin bir şekilde işlemesini sağlamaktır.
Çay-Kur yetkilileri ile raportörlerce yapılan görüşmelerden ve bildirim formunda yer
verilen bilgilerden Çay-Kur’un firma olarak öncelikli politikasının bayilerinin sıcak
07-14/128-44
5
satışa yoğunlaşmasını sağlayarak, her bölgede her bir satış noktasında ürünlerini
sergilemek olduğu anlaşılmaktadır. Nitekim Çay-Kur sıcak satışı teşvik etmek
amacıyla bayilerine sıcak satış iskontosu sağlamaktadır.
Çay-Kur satış sistemi içinde yer almamakla birlikte, Çay-Kur mamullerinin
perakendecilere satışının gerçekleştiği bir diğer kanal toptancı kanalıdır. Çay-Kur’un 170
1995 yılında bayilik sistemine geçmesinden önce oldukça aktif olan ancak bayilik
sistemi ile satışları yıllar içinde azalan toptancılar, ürünleri bayilerden, uygun fiyatla
almakta ve son satış noktalarına satış gerçekleştirmektedirler. Söz konusu
toptancılar ayrıca farklı bölge bayileri arasındaki fiyat farklılığından yararlanmak
suretiyle bir bölgeden temin ettikleri ürünü başka bölgelerde daha uygun fiyatlarla
son satış noktalarına sağlayabilmektedirler. Bu durum genellikle kota açığı bulunan
bayilerin, kota primini elde etmek amacıyla ellerinde bulunan malı toplu olarak ve
uygun fiyatlarla toptancıya sağlamaları ile gerçekleşmektedir.
H.3.2.Yürürlükte Olan Bayilik Sözleşmesinin Değerlendirilmesi 180
Çay-Kur ile bayileri arasında çay ticareti ilişkisini düzenleyen ve hakkında menfi tespit
incelemesi yapılması talep edilen bayilik sözleşmesi daha önce rekabet mevzuatı
çerçevesinde değerlendirilmiş ve 30.9.2004 tarih, 04-63/930-222 sayılı Kurul Kararı
ile sözleşmenin rekabet etmeme yükümlülüğünü düzenleyen hüküm hariç olmak
üzere 2002/2 sayılı Tebliği kapsamında grup muafiyetinden yararlandığı belirtilmiştir.
Çay-Kur, bayilerinin toptancılara gerçekleştirdiği yüklü miktarda satışlar nedeniyle
dağıtım sisteminde sorunlar yaşamaktadır. Bu nedenle, dosya çerçevesinde talep
edilen husus, grup muafiyetinden yararlanmakta olan mevcut sözleşme ile bayilerin 190
toptancılara gerçekleştirecekleri satışlara sınırlama getirilmesi uygulamasına menfi
tespit belgesi verilmesidir.
Bildirim formunda Çay-Kur yetkililerince, Kurul’un 24.11.1999 tarih ve 99-53/575-365
sayılı İGTOD kararında bayilerin toptancılara yapacakları satışların kısıtlanmasının 4.
maddenin ihlali olarak değerlendirilmemesinden ve anılan karara ilişkin Danıştay’ın
2001/2278 Esas ve 2003/4479 sayılı kararından hareketle, halen yürürlükte olan
sözleşmeleri ile bayilerin toptancılara yapacakları satışlara sınırlama getirmelerinin
mümkün olabileceği ifade edilmektedir. Öncelikle belirtilmelidir ki, bayilerin
toptancılara yapacakları satışların kısıtlanması teşebbüsler arasında mal veya hizmet 200
piyasalarının bölüşülmesi niteliğinde bir eylem olması nedeniyle 4054 sayılı Kanun’un
4(b). maddesi kapsamında yer almaktadır. Menfi tespit belgesi 4054 sayılı Kanun’un
8. maddesi çerçevesinde, herhangi bir anlaşma ya da işlemin Kanun’un 4, 6 ve 7.
maddelerine aykırı olmaması halinde verilmektedir. Bu nedenle Çay-Kur tarafından
bayilerin toptancılara yapacakları satışların sınırlanmasına Kanun’un 4. maddesi
kapsamında bir eylem olması nedeniyle menfi tespit belgesi verilmesi mümkün
değildir.
Çay-Kur yetkililerince dile getirilen diğer husus, bayilik sözleşmesinin “Çay İşletmeleri
Genel Müdürlüğü Mamullerinin Toptan Satışı ile İlgili Yönetmelik”e dayanılarak 210
hazırlandığı ve idarelerin yürürlükte oldukları sürece yönetmeliklere uymakla yükümlü
olmaları nedeniyle, Çay-Kur’un söz konusu Yönetmelik’e istinaden bayilerin
toptancılara yapacakları satışları kısıtlayabileceğidir. Çay-Kur yetkilileri tarafından,
bayilik sözleşmesinin ve Yönetmelik’in “dar bölge/sıcak satış” sistemini esas aldığı ve
07-14/128-44
6
bu durumun da doğal olarak bayilerin doğrudan son satış noktalarına satış yapması
anlamına geldiğini, bu nedenle Çay-Kur’un halihazırda bayilerinin toptancılara
satışlarını kısıtlamaya yetkili olduğu ifade edilmektedir. Yukarıda değinildiği üzere,
Çay-Kur ile bayileri arasında akdedilen ve halen yürürlükte olan sözleşme, rekabet
etmeme yükümlülüğünü düzenleyen hüküm hariç olmak üzere 2002/2 sayılı Tebliğ
kapsamında sağlanan muafiyetten yararlanmaktadır. Ancak, anılan sözleşmede 220
bayilerin toptancılara gerçekleştirecekleri satışlara sınırlama getiren herhangi bir
hüküm mevcut değildir. Başka bir ifadeyle, bu sözleşmede bayinin esas
yükümlülüğünün sıcak satış yapmak olduğu belirtilmekte ancak toptancılara satış
yapılmaması ya da sınırlı miktarda satış yapılması şeklinde bir düzenleme
öngörülmemektedir.
“Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü Mamullerinin Toptan Satışıyla ilgili Yönetmelik” ise
dağıtım sistemine ilişkin genel bir düzenleme olup, bayilerle imzalanan
sözleşmelerde yer alması gereken esas unsurları belirtmektedir. Söz konusu
Yönetmelik’te “Bayi Olma Şartları” başlıklı bölümde bayilerin sıcak satışla ilgili 230
referansının bulunması talep edilmekte ancak bayilerin ürünü hangi müşterilere
pazarlayacaklarına ilişkin herhangi bir hüküm düzenlenmemektedir. Başka bir
ifadeyle, anılan yönetmelikte bayilerin toptancılara satışlarının kısıtlanmasına imkan
tanıyan nitelikte herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır.
Kaldı ki, halen yürürlükte olan sözleşme ile toptancılara satışın kısıtlanabileceği kabul
edilirse, söz konusu bayilik sözleşmesi 2002/2 sayılı Tebliğ ile sağlanan muafiyetten
yararlanamayacaktır. Anılan Tebliğ’e göre, sağlayıcının alıcıya Tebliğ’in 4(b)
maddesinde belirtilenler dışında mal/hizmetleri satacağı bölge ya da müşterilere
ilişkin kısıtlamalar getirmesi anlaşmayı muafiyet kapsamı dışına çıkarmaktadır. 240
Bu bilgiler ışığında, mevcut bayilik sözleşmesi ve yönetmeliğin bayilerin toptancılara
yapacakları satışlara sınırlama getirilmesine olanak veren herhangi bir hüküm
içermediği kanaatine varılmıştır.
H.3.3. Yeni Bayilik Sözleşmesi’nin Değerlendirilmesi
H.3.3.1. Yeni Bayilik Sözleşmesi’nin 2002/2 Sayılı Tebliğ Çerçevesinde
Değerlendirilmesi
“Yetkili Bayilik Sözleşmesi” Çay-Kur ile kendisine tanınan bölgede Çay-Kur 250
mamullerinin sıcak satışını yapmakla görevlendirilen bayi arasında imzalanan bir
dağıtım sözleşmesi olduğundan 2002/2 sayılı Tebliğ’in kapsam başlıklı 2. maddesi
bağlamında bir “dikey anlaşma”dır.
Anılan sözleşmenin değerlendirilmesi neticesinde, sözleşme ile bayilere münhasır
olarak satış yapabilecekleri bir bölge tanımlandığı ve bu bölge dışına aktif satış
yapmalarının yasaklandığı görülmüştür. Ayrıca, bayie sözleşme süresince (3 yıl)
rakip malları satmama yükümlülüğü getirilmektedir. Yukarıda değinilen sınırlamalar
2002/2 sayılı Tebliğ çerçevesinde 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi uygulamasından
muaf tutulan nitelikte sınırlamalardır. Buna ek olarak, tebliğ kapsamı dışında kalan 260
sınırlamalar olarak değerlendirilen, fiyat tespiti ya da pasif satış yasağı gibi
kısıtlamaların sözleşmede bulunmadığı görülmektedir.
Ancak yeni bayilik sözleşmesinin 3(c) maddesi ile bayinin toptancılara yapacağı
satışlara kısıtlama getirilmektedir.
07-14/128-44
7
2002/2 sayılı Tebliğ’in 4(b) maddesinde “alıcının sözleşme konusu mal veya
hizmetleri satacağı bölge veya müşterilere ilişkin kısıtlamalar getirilmesi”nin
anlaşmayı grup muafiyeti kapsamından çıkaracağı belirtilmiş ve aynı hükmün
istisnaları da maddenin izleyen bölümünde düzenlenmiştir. Ancak alıcının
toptancılara gerçekleştireceği satışlara sınırlama getirilmesi, söz konusu maddede 270
yer verilen istisnalardan biri değildir. Dolayısıyla söz konusu sınırlama, bayilik
sözleşmesinin 2002/2 sayılı Tebliğ ile sağlanan muafiyetten yararlanmasını engeller
niteliktedir.
H.3.3.2. Yeni Bayilik Sözleşmesi’nin 5. Madde Çerçevesinde Değerlendirilmesi
4054 sayılı Kanun'un 4. maddesi kapsamındaki anlaşma, uyumlu eylem ve teşebbüs
birliği kararlarına muafiyet tanınmasına ilişkin koşulları düzenleyen 5. maddesinde iki
olumlu ve iki olumsuz koşul sayılarak, muafiyet verilecek olan anlaşma, eylem ya da
kararın söz konusu dört koşulu birden sağlaması gerektiği hükme bağlanmıştır. 280
Olumlu koşullardan ilki, malların üretim ve dağıtımında iyileşme ya da ekonomik veya
teknik gelişme sağlama zorunluluğudur. Bu şartı, teşebbüsler arası birlikte davranış
sonucu elde edilecek ekonomik fayda ve iyileşme, rekabetin sınırlanmasından dolayı
oluşan zarardan daha ağır basmalıdır şeklinde özetlemek mümkündür. Üretim veya
dağıtım maliyetlerini düşüren, kaliteyi arttıran, piyasaya yeni girişleri kolaylaştıran ve
yeni üretim tekniklerinin gelişmesine katkıda bulunan anlaşmaların genellikle bu ilk
kriteri sağladığı kabul edilebilir.
Dağıtım anlaşmaları da benzer bir şekilde, gerek üretici firmanın dağıtım maliyetlerini 290
azaltmaları gerekse de, ürünlerin daha geniş bir alanda ve daha etkin bir şekilde
sunulmasını sağlamaları bakımından genellikle bu ilk koşulu sağlamaktadırlar.
Dolayısıyla Çay-Kur ile bölgesel olarak konumlandırılmış bayileri arasında, ürünlerin
son satış noktalarına dağıtımı amacıyla akdedilen bayilik sözleşmesinin Kanun’un 5.
maddesinde belirtilen ilk koşulu karşıladığı kanaatine varılmıştır.
Bir anlaşmaya muafiyet tanınabilmesi için yerine getirilmesi gereken ikinci olumlu
koşul malların üretimi veya dağıtımında sağlanan iyileşmeden elde edilen faydanın
tüketicilere yansıtılmasıdır. Dağıtım anlaşmaları üreticinin dağıtım maliyetlerini
azaltarak ürünlerin tüketiciye daha düşük fiyatlarla sunulmasını sağlamakta ayrıca, 300
bölgesel olarak yerleşik bayiler ile ürünlerin her bir satış bölgesine daha etkin bir
şekilde ulaştırılmasını temin etmektedir. Bu şekilde tüketiciler üreticinin dağıtım işini
üstlenmesi halinde ortaya çıkabilecek fiyat artışlarından korunmakta ve ürünleri
aradıkları bir çok satış noktasında bulabilmektedirler. Bu nedenlerle Çay-Kur bayilik
sözleşmesi 5. maddede belirtilen ikinci koşulu da sağlamaktadır.
Anlaşma, karar veya uyumlu eylem neticesinde ilgili piyasanın önemli bir bölümünde
rekabetin ortadan kalkmaması ve rekabetin yukarıda yer verilen iki koşulun
sağlanması için zorunlu olandan fazla sınırlanmaması 5. maddede belirtilen son iki
şarttır. 310
Yeni bayilik sözleşmesinin 3(c) maddesinde bayinin kendi bölgesindeki toptancılara
yapacağı aktif satışlar ile başka bölgedeki toptancılara yapacağı pasif satışların
07-14/128-44
8
toplamının, bayie aylık ve yıllık olarak tahsis edilen kotanın %10’unu geçemeyeceği
belirtilmektedir.
Toptancılar Çay-Kur dağıtım sistemi içinde yer almamakla birlikte Çay-Kur ürünlerinin
yoğun olarak ticaretini yapmaktadırlar. Söz konusu teşebbüsler, bir bölgedeki Çay-
Kur bayiinden aldığı ürünü başka bir bölgede aktif olarak pazarlamakta, başka bir
ifadeyle diğer ürünlerin yanında aynen bir Çay-Kur bayii gibi son satış noktalarına 320
Çay-Kur ürünlerini de satmaktadırlar. Toptancıların bayilerden çay alması, kotasını
doldurmakta zorlanan ya da sıcak satışın getireceği masraflardan kaçınmak isteyen
bayilerin ürünü toplu bir miktarda satmayı tercih etmeleriyle mümkün olmaktadır.
Çay-Kur bayileri aylık olarak kendilerine belirlenen kotayı doldurarak vaat edilen
ıskontoyu alabilmek amacıyla, ürünleri son satış noktalarına ulaştırma maliyetinden
kaçınarak, doğrudan toptancılara satış gerçekleştirmektedirler.
Bildirim formunda, Çay-Kur yetkililerince bayilerin toptancılara büyük miktarlarda
satış yapmalarının dağıtım sistemini zafiyete uğrattığı ve bu durum hakkında bir
önlem alınması gerekliliğinin gündeme geldiği belirtilmektedir. Bayilerin kota 330
tutturabilmek amacıyla, çoğunlukla aktif olarak, diğer bölgelerden toptancılara satış
yaptıkları, bu satışları, aktif mi yoksa pasif olarak mı gerçekleştirildiklerinin
belirlenememesi ve Rekabet Kurulu’nca pasif satışların engellenmesi şeklinde
yorumlanabilecek olması nedeniyle Çay-Kur tarafından müdahale edilmediği
belirtilmektedir. Ancak, toptancılara yüklü miktarlarda satış yapılmasının bayilerin
kendi bölgelerinde sıcak satışa önem vermemelerine ve bu yolla satış yapılan
bölgelerdeki bayilerde de kota tutturamama sorununa yol açtığı, bu durumun da
dağıtım sistemini tehdit ettiği belirtilmektedir. Kota sisteminin bayilerin kendi
bölgelerinde sıcak satışa yoğunlaşarak ürünün bölgedeki her bir satış noktasının
tezgahına kadar ulaştırılması ve bu yolla satışlarını arttıran bayinin ödüllendirilmesi 340
amacıyla oluşturulduğu fakat, toptancılara yapılan yüklü miktardaki satışların sıcak
satış amacına zarar verdiği ifade edilmektedir. Sıcak satış sisteminin esasen ürünün
bulunabilirliğini sağlaması bakımından markalar arası rekabeti güçlendirdiği ancak
toptancılara satış yapılmasının bayilerin kendi bölgelerindeki faaliyetlerini zafiyete
uğratarak bu durumu engellediği ifade edilmektedir.
Münhasır bölge tahsisi içeren dağıtım anlaşmaları ile bayie sadece kendisinin aktif
olarak satış yapacağı bir bölge tanımlanmakta ve bu şekilde bayinin başka bayilerin
yaratacağı rekabetten korunarak, tüm satış çabalarını ürüne daha iyi yönlendirmesi
ve daha etkin olarak faaliyette bulunması hedeflenmektedir. Bu şekilde bayinin 350
münhasır bölge içinde daha verimli çalışacağı, bu durumun tüketicilere gerek
maliyetlerde azalma gerekse daha etkin ve yaygın bir dağıtım ağı sayesinde faydalı
olacağı ve sonuçta söz konusu ürünün markalar arası rekabette öne çıkma
ihtimalinin artacağı varsayılmaktadır.
Münhasır bölge tahsisi ile hedeflenen tüm bu faydalar ancak bayinin kendisine tahsis
edilen bölgede aktif olarak satış yapan tek satıcı olarak bulunması halinde
mümkündür. Başka bir ifadeyle, bölgede başka teşebbüslerin de aynen bir bayi gibi
satış yapması durumunda, münhasır sistem ortadan kalkacak ve sistemden beklenen
faydalar da elde edilemeyecektir. 360
Çay-Kur yetkilileri tarafından belirtildiği üzere bayiler kota tutturma gayesi ile bölge
dışında bir toptancıya bayi alım fiyatına hatta daha da düşük fiyatlarla mal
07-14/128-44
9
sağlayabilmektedirler. Böyle bir durumda bölge bayisi, sıcak satışın getirdiği
maliyetlere katlanarak satış yapmaktayken, toptancı herhangi bir maliyete
katlanmadan bölgede ürünleri aktif olarak pazarlayabilmekte ve sistemin münhasır
yapısına zarar verebilmektedir. Üstelik Çay-Kur ürünlerinin marka bilinirliğinin yüksek
olması nedeniyle toptancılar ürünü düşük fiyatla almış olsalar dahi piyasa fiyatıyla
satmakta ve bu durumda da aradaki fark toptancıya kalmakta, tüketici düşük fiyattan
yararlanamamaktadır. Ayrıca bayinin toptancılara satış yaparak sıcak satışı ikinci 370
plana itmesi neticesinde ürünün bulunabilirliği azalmakta ve hem Çay-Kur hem de
tüketici bu durumdan zarar görmektedir.
Her ne kadar münhasır bölge sisteminde sorun yaratsa da toptancılara yapılacak
satışlara devam edilmesinin, sistem içinde pasif satışların gerçekleştirilmesini
kolaylaştırması nedeniyle faydalı olduğu düşünülebilir. Burada önemli olan husus,
sistem içerisinde hâlihazırda pasif satışların gerçekleşmekte olduğudur. Çay-Kur
sisteminin dar bölge esasına dayalı olması nedeniyle bayilerden birinin fiyat ya da
hizmet avantajı sağlaması halinde diğer bölgedeki müşteriler kolaylıkla bu durumdan
haberdar olmakta ve düşük fiyat öneren bayi bölge dışına pasif satış 380
gerçekleştirmektedir. Toptancıların sistem içindeki varlığı pasif satışları
kolaylaştırmamakta, aksine münhasır sisteme zarar vererek bu sistemden elde
edilecek faydaları tehlikeye atmaktadır.
Çay-Kur yetkilileri, bayi ile toptancı arasında bir alışveriş ilişkisi oluşturulduktan sonra
aktif/pasif satış ayrımının belirsiz hale geldiğini ve bayilerin kota tutturmak amacıyla
düzenli olarak bölgesi dışındaki belirli toptancılara mal sağladığını ifade
etmektedirler. Dolayısıyla, bayi ile toptancı arasındaki ilişki, genel olarak bilindiği
şekliyle bölgeler arası fiyat farkı nedeniyle ortaya çıkan ticaret imkânının
değerlendirilmesi şeklindeki pasif satışa değil, bayinin ürünleri sıcak satıştan 390
kaçınarak kota tutturma amacıyla, görece düşük fiyatla toptancıya sağlamasına
dayanmaktadır. Başka bir ifadeyle, toptancıya satış pasif satışlarda olduğu gibi bir
istisna olarak ortaya çıkmamakta, bayilerin kota sistemini suiistimal etmeleri
nedeniyle sistemin esası haline gelmektedir. Sonuç olarak da, münhasır bölge ve
sıcak satış sistemi zarar görmekte ve bu durum da Çay-Kur’u markalar arası
rekabette dezavantajlı konuma getirmektedir.
Yukarıda yer verilen bilgiler ışığında toptancılara satışın bayi kotasının %10’u ile
sınırlandırılması uygulamasının, bayilerin kendi bölgelerine yönelmelerini sağlamak
suretiyle sıcak satış sistemini canlandıracağı, münhasır bölge tahsisiyle hedeflenen 400
faydaların elde edilebileceği ve bu durumun da sonuç olarak Çay-Kur’u markalar
arası rekabette güçlendireceği anlaşılmaktadır.
Bu çerçevede, yeni bayilik sözleşmesi 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde belirtilen,
anlaşmalara muafiyet tanınması için gerekli üçüncü koşul olan, ilgili piyasanın önemli
bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmaması koşulu bakımından
değerlendirildiğinde, sistemde müşteriler kanalıyla gerçekleştirilen pasif satışların
devam etmekte olduğu ve toptancıların sistemdeki varlığının tamamen ortadan
kaldırılmadığı, kotanın %10’u ölçüsünde mal temin edebilecek oldukları
görülmektedir. Dolayısıyla marka içi rekabet, pasif satış yoluyla bayiler arasındaki 410
rekabetin devam etmesi ve toptancıların sistemdeki varlığının korunması nedeniyle
önemli ölçüde sınırlanmayacaktır. Dolayısıyla bayilik sözleşmesi 5. maddede
belirtilen üçüncü koşulu da sağlamaktadır.
07-14/128-44
10
Münhasır bölge ve sıcak satış sistemi doğru olarak çalıştığında bayiler zaten
kotalarının ancak %5’ini toptancıya satış için ayırabileceklerdir. Dolayısıyla bayilik
sözleşmesi ile belirlenen %10 oranı toptancıların sistem içerisinde ticaret
yapmalarına müsaade eder niteliktedir. Ayrıca bildirim formunda, uygulamada %10
sınırlamasının etkili olmayacağı ve yakınlarına kesilen faturalarla toptancıların bu
miktardan daha fazla mal temin edebilecekleri, bu sınırlamanın sadece bayiler 420
üzerinde caydırıcı bir etki yaratmasının planlandığı ifade edilmektedir. Dolayısıyla,
yeni bayilik sözleşmesi 5. maddede belirtilen son koşul olan, rekabetin ilk iki bentteki
amaçların elde edilmesi için zorunlu olandan fazla sınırlanmaması koşulunu da
sağladığı kanaatine varılmıştır.
I. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre;
1. Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü ile bayileri arasında imzalanan ve halen
yürürlükte olan bayilik sözleşmeleriyle, bayilerin toptancılara yapacakları satışlara 430
sınırlama getirilmesi uygulamasına 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında
bir uygulama olması nedeniyle menfi tespit belgesi verilemeyeceğine,
2. “Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü Mamullerin Toptan Satışıyla İlgili Yönetmelik”te
bayilerin toptancılara satışlarının kısıtlanmasına imkan tanıyan nitelikte herhangi
bir düzenleme bulunmadığı, dolayısıyla anılan Yönetmelik’e dayanarak
toptancılara satışlara kısıtlama getirilmesinin mümkün olmadığı,
3. Altıyıldız Toptan Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. ile akdedilen ve toptancılara yapılacak
satışlara ilişkin kota sınırlaması içeren, yeniden düzenlenmiş “Yetkili Bayilik
Sözleşmesi”ne, 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde öngörülen koşulları taşıması
nedeniyle, aynı madde uyarınca 22.11.2006 tarihinden itibaren bireysel muafiyet 440
tanınmasına
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy