Rekabet Kurumu Başkanlığından,
(Danıştay'ın İptal Kararı Üzerine Verilen)
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2002-1-48 (Soruşturma)
Karar Sayısı : 07-19/185-59
Karar Tarihi : 8.3.2007
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER 10
Başkan : Mustafa PARLAK
Üyeler : Prof. Dr. Zühtü AYTAÇ, Rıfkı ÜNAL,
Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI, M. Sıraç ASLAN,
Süreyya ÇAKIN, Mehmet Akif ERSİN.
B. RAPORTÖRLER: Abdulgani GÜNGÖRDÜ, Hakan Deniz KARAKOÇ,
M. Oğuzcan BÜLBÜL
C. ŞİKAYET EDEN: - Emek Alçı Tah. San. ve Tic. Ltd. Şti.
İkbaliye Mah. Uzunçayır Cad., No:21 20
Hasanpaşa-Kadıköy/İstanbul
D. KARŞI TARAF: - ABS Alçı ve Blok Sanayii A.Ş.
Soyak Sitesi 15. Blok Daire: 281-283 Küçükçamlıca/İstanbul
- Temsilcisi: Av. Tezcan ÇAKIR
Meşrutiyet Cad. No:3/14 Kızılay/Ankara
E. DOSYA KONUSU: Rekabet Kurulu’nun 24.11.2005 tarih, 05-79/1085-311 sayılı
Kararının Danıştay 13. Dairesinin 22.11.2006 tarih, 2006/883 E. 2006/4435 K.
sayılı kararı üzerine, alçı sektöründe faaliyet gösteren ABS Alçı ve Blok Sanayii 30
A.Ş., Tepe-Knauf İnşaat ve Yapı Elemanları Sanayi ve Ticaret A.Ş., Dalsan Alçı
Sanayi ve Ticaret A.Ş., BPB Gypsum Üretim ve Tic. Ltd. Şti. ile Doğantaş
Turizm İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin toz alçı pazarında birlikte hareket
etmek suretiyle 4054 sayılı Kanun’u ihlal edip etmediklerinin tespiti.
F. İDDİALARIN ÖZETİ: Alçı sektöründe faaliyet gösteren Emek Alçı Tah. San. ve
Tic. Ltd. Ş.’nin (Emek Alçı) bayisi olduğu ABS Alçı ve Blok Sanayii A.Ş. ile arasındaki
bayilik sözleşmesinin tek taraflı olarak fesih edildiği ve daha sonra ABS Alçı ve Blok
Sanayii A.Ş’nin Tepe-Knauf İnşaat ve Yapı Elemanları Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile
Dalsan Alçı Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ye baskı uygulamak suretiyle ve bu teşebbüslerle 40
olan yakın ilişkilerini de kullanarak Emek Alçı’ya bayilik verilmesini engellediği, ayrıca
sektördeki ürün satış fiyatlarının diğer üreticiler ile beraber belirlendiği iddia
edilmektedir.
G. DOSYA EVRELERİ: İlk inceleme sonucu hazırlanan 2.8.2002 tarih ve 2002-1-
48/BN-02-İAY bilgi notu 8.8.2002 tarih ve 02-47 sayılı Kurul toplantısında görüşülmüş
ve şikayet konusu iddialarla ilgili bir soruşturma açılmasına gerek olup olmadığının
belirlenebilmesi amacıyla önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir. 6.9.2002 tarih ve
2002-1-48/ÖA-02-İAY sayılı Önaraştırma Raporu 19.9.2002 tarih ve 02-56 sayılı
Kurul toplantısında görüşülmüş ve dosya konusunun incelemeye alınmasına karar
verilmiştir. 27.9.2002 tarih 02-57 sayılı Kurul toplantısında; 50
- ABS Alçı ve Blok Sanayi A.Ş. (ABS)
07-19/185-59
2
- Dalsan Alçı Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Dalsan)
- Tepe-Knauf İnşaat ve Yapı Elemanları Sanayi ve Ticaret A.Ş.(Tepe-Knauf)
- BPB Gypsum Üretim ve Tic. Ltd. Şti. (BPB)
haklarında 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca soruşturma açılmasına; BPB
tarafından malvarlığı Ağustos 2001’de devralınan ve bu tarihten önceki dönemde
olası bir rekabet ihlaline katılmış olabileceği raportörlerce ifade olunan Doğantaş
Turizm İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin (Doğan Alçı) de açılan soruşturma
kapsamına alınmasına 02-57/728-M sayı ile karar verilmiştir. 8.10.2002 tarihinde
Kanun’un 43/2. maddesi uyarınca ilgili teşebbüslere soruşturma açıldığına dair 60
bildirimde bulunularak, 30 gün içinde ilk yazılı savunmalarını göndermeleri
istenmiştir. Soruşturma kapsamındaki teşebbüslerin ilk yazılı savunmaları yasal
süresi içinde Kurum kayıtlarına girmiştir. Rekabet Kurulu’nun 20.3.2003 tarih ve 03-
18 sayılı toplantısında alınan karar gereği soruşturmanın süresi 27.3.2003 tarihinden
itibaren 6 ay uzatılmıştır. Soruşturma Heyetince tamamlanan 25.9.2003 tarih ve
SR/03-12 sayılı Soruşturma Raporu, Kanun'un 45/1. maddesi uyarınca tüm Kurul
Üyeleri ile soruşturma kapsamındaki teşebbüslere tebliğ edilmiş ve aynı maddenin
ikinci fıkrası gereğince, taraflardan 30 gün içinde yazılı savunmalarının gönderilmesi
istenmiştir. Tarafların savunmaları yasal süresi içinde Kurum kayıtlarına girmiştir.
Soruşturma Heyetinin hazırladığı ek yazılı görüş, Kanun'un 45/2. maddesi uyarınca 70
9.12.2003 tarihinde tüm Kurul Üyelerine ve taraflara tebliğ edilmiştir. Doğan Alçı hariç
tarafların savunmaları yasal süresi içinde Kurum'a intikal etmiştir. 13.2.2004 tarih ve
04-11/116-M sayılı Kurul toplantısında sözlü savunma toplantısının 31.3.2004
tarihinde yapılmasına karar verilmiştir. 31.3.2004 tarihinde yapılan sözlü savunma
toplantısının ardından Kurul, 8.4.2004 tarih ve 04-25/279-61 sayı ile nihai kararını
vermiş ve 15.4.2004 tarihinde karar taraflara tefhim edilmiştir. Anılan Kurul kararı
hakkında soruşturma yürütülen teşebbüslerden ABS tarafından iptal istemli açılan
dava, Danıştay 13. Dairesi'nin 28.9.2005 tarih, 2005/5953 E.-2005/4786 K. sayılı
kararlarıyla, soruşturmayı yürüten Kurul üyesinin karar oylamasına katılması
nedeniyle iptal edilmiştir. Karar’ın verildiği tarih olan 2004 yılında mevcut olan 80
Kurul’un yapısının değişmiş olduğu da dikkate alınarak, önaraştırma ve soruşturmaya
ait tüm savunma, ek savunma, sözlü savunma tutanakları, raporlar, Danıştay’ın iptal
kararları, tüm dosya münderecatında yer alan bütün bilgi ve belgeler 24.11.2005
tarih, 05-79 sayılı Kurul toplantısında yeniden incelenmiş ve bu incelemeler
sonucunda karara bağlanmıştır. Söz konusu Karar’a karşı ABS tarafından iptal
istemiyle açılan dava, Danıştay 13. Dairesi’nin 22.11.2006 tarih, 2006/883 E. ve
2006/4435 K. sayılı iptal kararıyla 24.11.2005 tarih, 05-79 sayılı Rekabet Kurulu
Kararı’nın sekiz üyeyle alınması nedeniyle iptal edilmiştir. Bu çerçevede Kurul’un
konu ile ilgili almış olduğu kararın gereği olarak dosya üzerinde yapılan yeniden
değerlendirmeler ışığında düzenlenen 2.8.2007 tarihli Bilgi Notu, 2.3.2007 tarih ve 90
REK.0.05.00.00-110/34 sayılı Başkanlık önergesi ile Rekabet Kurulu, önaraştırma ve
soruşturmaya ait tüm savunma, ek savunma, sözlü savunma tutanakları, sözlü
savunma toplantısının ses kayıtlarının yazılı açılımı, raporlar, Danıştay’ın iptal
kararları, tüm dosya münderecatında yer alan bütün bilgi ve belgeleri inceleyerek
8.3.2007 tarih, 07-19 sayılı kararını vermiştir.
H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda;
1) ABS ve Tepe-Knauf’un ortak fiyat tespit etmek suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4.
maddesini ihlal ettikleri, bu nedenle adı geçen teşebbüslere aynı Kanun’un 16/2.
maddesi uyarınca para cezası uygulanması gerektiği,
2) ABS “Yetkili Satıcılık Sözleşmesin”de yer alan düzenlemelerin 2002/2 sayılı Dikey 100
Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği kapsamı dışında kaldığı ve 4054 sayılı
07-19/185-59
3
Kanun’un 4. maddesine aykırılık teşkil ettiği, bu nedenle ABS hakkında; 4054 sayılı
Kanun’un 16/2. maddesinde yer alan para cezasının uygulanması gerektiği,
ifade edilmektedir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. İlgili Pazar
I.1.1. İlgili Ürün Pazarı
Alçı, hammaddesi alçıtaşı olan bir üründür. Alçıtaşının yüksek sıcaklıklarda
pişirilmesi sonucu toz alçı elde edilir. Doğada bulunan alçıtaşı minerallerinden jips,
toz alçı üretiminde kullanılmaya en uygun olanıdır. Toz alçı, su ile karıştırıldığında 110
katılaşma özelliği gösteren inorganik esaslı bir yapı malzemesidir.
Alçı ve alçıdan mamul ürünlerin, sıhhatli ve ekonomik olmaları nedeniyle kullanımları
giderek artmaktadır. Yüksek oranda ısı yalıtımı sağlaması, ateşe dayanıklılık, nem ve
ses düzenleyiciliği özelliklerine sahip bir ürün olan alçı, Türkiye’de Yapı sektöründe
yakın zamanda kullanımı yaygınlaşmış bir üründür.
Alçı sektöründe pek çok ürün çeşidi vardır. Bunların başlıcalarına aşağıda yer
verilmiştir:
i) Kalıp Alçıları
- Teksir kalıbı alçısı
- Porselen kalıp alçısı 120
- Seramik kalıbı alçısı
- Kiremit kalıbı alçısı
ii) Tıpta Kullanılan Alçılar
- Diş alçısı
- Ortopedik alçı
iii) İnşaat sektöründe kullanılan alçılar ve türevleri
- İnşaat alçısı
- Kartonpiyer alçısı
- Saten perdah alçısı
- Perlitli sıva alçısı 130
- Makine sıva alçısı
- Derz dolgu alçısı
- Yapıştırma alçısı (alçı plaka, duval blok)
- Dolu gövdeli duvar blok
- İki yüzü kartonlu alçı plaka
iv) Alçı taşı
- Tüvenan alçıtaşı
- Mikronize edilmiş alçıtaşıdır.
Bu ürünler içerisinde soruşturmanın konusunu teşkil edenler; “İnşaat sektöründe
kullanılan alçılar ve türevleri” sınıfında yer alan ürünlerdir. Toz alçı doğrudan ya da 140
dolaylı olarak inşaat sektörüne hitap etmektedir. Toz alçı, duvar sıvası olarak
kullanılmasının yanı sıra seramik kalıbı alçısı, kiremit kalıbı alçısı, blok yapıştırıcı
alçısı, alçı blok dolgu alçısı, alçı plaka dolgu alçısı, alçı plaka yapıştırıcısı, perdah
alçısı ve kartonpiyer alçısı gibi duvar sıvası olarak kullanılan yan ürünlerinin
hammaddesini de teşkil etmektedir.
07-19/185-59
4
Dolu gövdeli blok ve kartonlu alçı plaka ise bölme duvarı yapımında
kullanılmaktadırlar. Bu ürünlerin yerine briket veya gazbeton da kullanılabilmektedir.
Çok yaygın olarak asma tavan yapımında kullanılan kartonlu alçı plaka yerine metal
ve cam yünü esaslı plakalar da tercih edilebilmektedir.
Yukarıdaki değerlendirmeler çerçevesinde ilgili ürün pazarı “toz alçı ve türev ürünleri” 150
olarak belirlenmiştir.
I.1.2. İlgili Coğrafi Pazar
Dosya mevcudu bilgiler çerçevesinde ilgili coğrafi pazar, “Türkiye Cumhuriyeti
sınırları” olarak belirlenmiştir.
I.2. Yapılan Tespitler ve Elde Edilen Deliller
I.2.1. Pazarın Yapısına İlişkin Bilgiler
Toz alçının hammaddesi olan alçıtaşının bol miktarda bulunması ve Türkiye’deki
mevcut rezervlerin kaliteli olması sebebiyle alçı sektörü kısa zamanda hızlı bir
gelişme göstermiştir. Özellikle inşaat sektörü ile ihracat olanaklarının gelişmişliği, alçı
sektöründe dünyanın en büyük teşebbüslerinin yerli kuruluşlarla ortaklık yapmak 160
suretiyle Türkiye pazarına girmesine neden olmuştur. Alman firması olan Knauf,
Tepe Grubu’nun alçı faaliyetlerini devralarak Tepe-Knauf ismiyle faaliyet gösterirken,
Fransız firması olan Lafarge ise yerli sermaye teşebbüsleri olan Dalsan Alçı ile
Dalsan-Lafarge, Entegre ile ise Entegre-Lafarge unvanları altında pazara girmiştir.
Son dönemde ise İngiliz firması olan BPB, Doğan Alçı’nın üretim tesislerini
devralarak BPB Gypsum Üretim ve Tic. Ltd. Şti. unvanıyla faaliyete geçmiştir.
Bunların dışında yerli teşebbüsler de pazarda faaliyet göstermektedirler.
Pazar payları açısından değerlendirildiğinde, ilgili pazarda önemli bir yere sahip olan
Dalsan, Tepe-Knauf ve ABS toz alçı pazarında toplam %60, kartonlu alçı plaka
pazarında toplam %90 ve dolu gövdeli alçı blok pazarında da %100’lük (bu pazarda 170
üretim yapan tek teşebbüs ABS’dir.) pazar paylarına sahiptirler. Toz alçı pazarında,
az sayıda büyük ölçekli teşebbüs bulunmakta, bunun yanında göreceli olarak düşük
kapasitelere sahip, piyasa üzerinde önemli bir etkisi olmayan ve yerel pazarlara
yönelik üretim yapan teşebbüsler de faaliyet göstermektedirler. Piyasanın, pazar
payları açısından önemli sayılabilecek teşebbüsleri; ABS, Dalsan, Tepe Knauf, BPB
ve Barit Maden Türk A.Ş.’dir.
Yapılan incelemelerde, toz alçı ürünlerinin genellikle homojen olduğu, eski
alışkanlıklardan dolayı bazı markaların ön plana çıkabilmekle birlikte, ürünler
arasında önemli bir kalite farklılığı bulunmadığı tespit edilmiştir.
I.2.2. Şikayetçi 180
Emek Alçı tarafından gerek şikayet dilekçesinde ve gerekse soruşturma kapsamında
yapılan görüşmelerde özetle;
- Emek Alçı’nın, 13-15 senedir ABS’nin bayisi olduğu, ancak yaklaşık 2 yıl önce,
Emek Alçı’nın ABS’nin rakibi olan firmalardan da (Tepe-Knauf ve Dalsan) mal alıp
satmaya başlaması sonucu ABS ile sorunların başladığı,
- Bazı bayilere Emek Alçı’dan da önce rakip firmaların mallarını satmalarına rağmen
göz yumulduğu, Emek Alçı’nın da bu tür bir uygulama yapıldığını gördükten sonra
rakip firmaların mallarını da (ABS’nin malları yanında) satmaya yönelmesi nedeniyle
ABS tarafından tepkiyle karşılandığı ve ciro priminin verilmediği,
07-19/185-59
5
- Emek Alçı’nın, ABS ile bayilik anlaşması bittikten sonra Tepe-Knauf ve Dalsan’a 190
bayilik için başvurduğu, ancak ABS’nin bu firmalara baskı yapması sonucu
kendilerine bayilik verilmediği,
- ABS, Dalsan, Tepe-Knauf ve BBP yetkililerinin düzenli olarak Bolu Koru Otel’de
toplandığı ve fiyat ayarlamaları, ıskonto oranları, vade koşulları gibi üretim ve satışa
ilişkin konularda ortak kararlar aldıkları; alınan bu kararlara uyulmaması durumunda,
toplantıya katılan diğer firmalar tarafından fiyat kırma, bayilik ıskontolarını yükseltme
gibi yöntemlerle, alınan kararlara uymayan firmaya mal sattırmama yoluna gidileceği
yönünde karar alındığı ve sektördeki en büyük dört firmanın, bu tür toplantılar
sayesinde, piyasadaki rekabeti önemli ölçüde kısıtladığı ve bu şekilde yüksek kar
marjları ile çalıştıkları, 200
ifade edilmiştir.
I.3. İddialar
Rekabet Kurulu’nun 27.9.2002 tarih ve 02-57/728-M sayılı kararı gereği haklarında
soruşturma yürütülen teşebbüslerle ilgili iddialar,
1) Ortak hareket ederek Emek Alçı’nın faaliyetlerini zorlaştırmak
2) Birlikte fiyat tespit etmek
şeklindedir.
I.3.1. Ortak Hareket Ederek Emek Alçı’nın Faaliyetlerini Zorlaştırmak İddiası
ABS, Tepe-Knauf ve Dalsan’ın Emek Alçı’ya karşı ortak bir pazar stratejisi
çerçevesinde hareket ederek faaliyetlerini zorlaşdığı iddiası ile ilgili olarak, Emek Alçı 210
ve ABS arasında yapılan yazışmalar ile Rekabet Kurumu’na yapılan şikayet
başvurusu ve görüşme tutanakları incelendiğinde, şikayetin önemli bir kısmının Emek
Alçı ile ABS arasındaki ticari sorunlara ilişkin olduğu görülmüştür. Önaraştırma
yapılmasına ilişkin Rekabet Kurulu’nun 8.8.2002 tarihli ve 02-47/585-M sayılı Kurul
kararında aşağıdaki ifadeler kullanılmıştır:
“Alçı sektöründe faaliyet gösteren Emek Alçı’nın bayisi olduğu ABS Alçı ve Blok
Sanayii A.Ş.’nin, bayilik sözleşmesini tek taraflı olarak feshettiği, fesih tarihine kadar
tahakkuk etmiş olan primleri ödemediği ve sektörde faaliyet göstermekte olan Tepe-
Knauf İnşaat ve Yapı Elemanları Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Tepe-Knauf) ile Dalsan
Alçıtaşı Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Dalsan)’ne baskı uygulamak suretiyle, bu 220
teşebbüslerle olan yakın ilişkilerini de kullanarak, Emek Alçı’ya bayilik verilmesini
engellediği ilgili şikayet dilekçesinde ifade edilmektedir. Başvuru bu yönüyle, taraflar
arasındaki bayilik ilişkisi dolayısıyla bayilik sözleşmesinden doğan, özel hukuk
hükümlerine tabi bir uyuşmazlık olduğu kanaatini uyandırmaktadır.”
Raportörlerce önaraştırma ve soruşturma sürecinde yapılan incelemelerde elde
edilen bilgi ve belgeler bu kanaati doğrular niteliktedir. Konuyla ilgili tespitlere
aşağıda yer verilmiştir:
1. Emek Alçı tarafından ABS’ye gönderilen 8.2.1999 tarihli yazıda firmanın yaşadığı
sıkıntılar nedeniyle ödeme konusunda daha uzun vade talep edilmektedir:
“Ortağı bulunduğumuz Karakaşlar Ltd. Şti.’nin diğer ortağımıza Doğan Alçı tarafından 230
hem fiyat hem de vade olarak yapılan cazip teklifler nedeniyle ortaklığımıza son
vermiş bulunuyoruz. Bundan dolayı düşmüş olduğumuz maddi ve manevi
sıkıntılarımızı aşmak için Nisan 99 sonuna kadar tarafınızdan tavizli malzeme
istemekteyiz.
07-19/185-59
6
Yani; ayın 01-15’i arasında aldığımız malzemelerin ödemesini ayın 15’inde; 15-30’u
arasında aldığımız malzemelerin ödemesini ayın 30’unda ve 25+15 ıskontolu fiyattan
fatura edilmesini talep ediyoruz.
Yukarıda kısaca anlatmaya çalıştığımız sıkıntılarımızla ilgili gerekli anlayışı
göstereceğinizi umar çalışmalarınızda başarılar dileriz.”
2. Emek Alçı tarafından ABS’ye gönderilen 16.5.2000 tarihli yazıda aşağıdaki ifadeler 240
bulunmaktadır:
“…Bayim diye bahsederken böbürleniyorsunuz. Ama icraata geldiğinde hiçbir çaba
sarf etmiyorsunuz. Bu şartlarda tek taraflı bayilik sözleşmesi imzalamış oluyoruz.
- Yabancı marka satamazsınız.
- İnşaat bulun özel fiyat vereyim yalnız bir şartla ihtiyacım olursa veririm
ihtiyacım olmazsa vermem
- İstediğiniz yere iznim olmadan bayilik açamazsınız
- Ödeme vermezseniz ödemenin günü bir gün dahi olsa geçerse malı
keserim.
- Teminat yetmezse malı keserim v.s. gibi 250
Bayiler rakip firmaların ağzının içine bakarak onların lütfedip zam yapmasını
bekleyecekler. Sonra ancak mal satacak, çıkarabilirse hem masraflarını çıkarıp sayın
ABS Alçı Blok Sanayi A.Ş.’ye para yetiştirecek; inşaat bulacak rakipleri hem fiyattan
hem vadeden fiyatları geri çekecek ABS’de lütfederse (o da belgelerle) ispatlarsa bir
fiyat verebilecek o da bayiler müneccim olduğundan ABS’nin ne zaman ihtiyacı
olduğunu anlayacak; istediğimiz yere bayi açamayız ama ABS yirmi metre yanımıza
bayilik verebilir…”
3. Emek Alçı’nın ABS’ye gönderdiği 17.6.2000 tarihli yazıda aşağıdaki ifadeler yer
almaktadır:
“…Yakında benden kurtulacaksın. 25.12.2000 tarihinde jübilemi yapıp kesinlikle ABS 260
camiası içinde olmayacağım. Tek taraflı çabanın bir işe yaramadığını geçte olsa
anladım ve kararım verdim….”
4. Emek Alçı tarafından ABS Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet BALDUDAK’a
gönderilen 19.10.2000 tarihli ve “Son Tango” konulu yazıda aşağıdaki ifadeler yer
almaktadır:
“…ABS’nin daha doğrusu benim ve firmam için yetkili bayilik bitmiştir. Malzeme
verirseniz alacağım. Vermezseniz zorla güzellik olmaz. Sizlerle olan uzun süreli
beraberliğimiz buraya kadarmış… ”
5. ABS Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet BALDUDAK tarafından Emek Alçı’ya
gönderilen 23.10.2000 tarihli yazıda aşağıdaki ifadeler yer almaktadır: 270
“…Sayın Şağban, ABS Yetkili Satıcılığını tek taraflı olarak fesih etmiş olduğunuzu
belirtmenizden üzüntü duydum. Tamamen duygusal olarak verdiğinize inandığım bu
kararınızı tekrar gözden geçirmenizi dilerim. Kararınızda kararlı olmanız halinde buna
saygı duyacağımızı bilmelisiniz.”
6. ABS tarafından Emek Alçı’ya gönderilen 28.2.2001 tarihli yazıda aşağıdaki ifadeler
yer almaktadır:
“Bir süredir yapılan piyasa araştırmalarında, özellikle alçı plaka ve kısmen de toz alçı
olarak diğer marka ürünlerini sattığınız gözlenmiş ve üzüntüyle karşılanmıştır.
07-19/185-59
7
Geçmiş dönemlerde de yaşanan benzeri olumsuzlukların verilen sözler
doğrultusunda artık yaşanmayacağı umudu ile 2001 yılına başlamıştık. Halen bu 280
umudumuzu muhafaza etmek gayretindeyiz...”
7. ABS tarafından Emek Alçı’ya gönderilen 17.4.2001 tarihli Noter İhtarnamesinde
aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“Emek Alçı Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. olarak, ABS Alçı ve Blok Sanayi A.Ş.
ile 02.01.2001 tarihinde Yetkili Satıcılık Sözleşmesi imzaladınız.
Yapılan tespitlerde antetli evraklarınızda;
1- Emek - Karakaş Alçı Taahhüt ve Ticaret Ltd. Şti gibi farklı bir unvan kullandığınız,
2- Yetkili Satıcılık sözleşmesi gereği “YETKİLİ SATICI” olması gereken unvanınız
yerine ABS MARMARA BÖLGE BAŞ BAYİİ gibi bir unvan kullandığınız tespit
edilmiştir. 290
Bu bildirimden itibaren üç gün içerisinde evraklarınızda gerekli düzeltmeleri
yapmanızı, aksi takdirde tarafınıza tazminat talebinde bulunacağımızı bilgilerinize
sunarız.”
8. Emek Alçı tarafından ABS’ye gönderilen 5.7.2001 tarihli yazıda aşağıdaki ifadeler
yer almaktadır:
“Karşılıklı yapılan görüşme sonucunda en doğal hakkımız olan ciro primimizin (%2)
başka marka malzeme sattığımız gibi haksız bir gerekçeyle verilemeyeceğini
öğrendik. Aynı uygulamanın başka markalar satan diğer bayilerinize de yapılıp
yapılmadığını bilmenin hakkımız olduğunu düşünerek, bu konuda bizleri en kısa
zamanında bilgilendirmenizi rica eder, çalışmalarınızda başarılar dileriz.” 300
9. Emek Alçı tarafından ABS yöneticilerine gönderilen 27.8.2001 tarihli yazıda Emek
Alçı’nın ABS bayiliğini bırakma gerekçelerine yer verilmiştir:
“…Sayın yönetim sizi bırakma sebeplerim:
...
Sözleşmeye uymadınız. 50 metre ilerime bayilik verdiniz. Ayhan İnşaat’a şu an
Lafarge satıyor. Eştiğiniz kuyuya kendiniz düştünüz.
Sözleşme gereği hak etmiş olduğum ciro primini gasp ettiniz...”
10. Raportörlerce 27.5.2003 tarihinde yapılan görüşmede ABS Genel Müdürü
aşağıdaki hususları ifade etmiştir:
“Emek Alçı’ya 1990’da ABS bayiliği verildi. Emek Alçı çok iyi mal sattı ve çok çabuk 310
büyüdü. İstanbul’daki ABS alçılarının %20’sini satar hale geldi ve İstanbul’un bir
numaralı bayisi oldu. Bu duruma gelince kendisini çok büyük gördü ve ABS’den,
diğer bayilere uygulanan ıskontolardan daha fazlası veya daha uygun ödeme şartları
gibi farklı şeyler istemeye başladı.
Abdülkadir ŞAĞBAN, bizim İstanbul’daki bazı bayilerimizin karşısına yeni dükkanlar
açmaya başladı. Buradaki amaç, söz konusu ABS bayilerini yok etmekti. Kendisini
ABS Marmara Baş Bayi ilan ederek bu unvanı kullanmaya başladı.
Abdülkadir ŞAĞBAN’ın Emek Alçı’nın Genel Müdürü diye tanıttığı Eyüp isminde bir
Emek Alçı çalışanı, kendisine paralı bir ortak bulup, Lafarge Dalsan’ın bayiliğini aldı
ve Emek’in karşısına bayilik açtı. Bizden mal alamayınca, bir dönem BMT ve 320
Atışkan’ın fabrikalarından toz alçı ve Knauf’ın bir bayisinden plaka alarak sattı.
07-19/185-59
8
Bir ara ABS bayileri toplanıp geldiler ve Emek Alçı için, bu adama nasıl bir fiyatla mal
veriyorsun, Ona daha mı ucuz veriyorsun, Ona ne yapıyorsun dediler. Böylece tüm
ABS İstanbul bayileri huzursuz olmaya ve bayilik sistemimiz bozulmaya başladı.”
11. 30.7.2003 tarihinde raportörlerce Dalsan Genel Müdürü ile yapılan görüşme
tutanağı aşağıdaki şekildedir:
“...1. Emek Alçı’nın ABS Alçı ile bayilik ilişkisinin sona ermesini müteakip Lafarge
Dalsan’a herhangi bir bayilik başvurusu oldu mu? Eğer olduysa bu başvuruya
cevabınız ne oldu?
2. Emek Alçı’ya bayilik verilmemesi hususunda ABS tarafından herhangi bir baskıya 330
maruz kaldınız mı?”
soruları sorulmuş ve Bahattin DALOĞLU tarafından aşağıdaki cevaplar verilmiştir.
1. “Hayır olmadı.
2. Hayır, Emek Alçı’nın herhangi bir bayilik talebi olmadığı için Emek Alçı’ya
bayilik verilmemesi hususunda ABS’nin herhangi bir talebi olmadı”
12. 30.7.2003 tarihinde raportörlerce Tepe-Knauf Genel Müdürü ile yapılan görüşme
tutanağı aşağıdaki şekildedir:
“...1. Emek Alçı’nın ABS Alçı ile bayilik ilişkisinin sona ermesini müteakip Tepe
Knauf’a herhangi bir bayilik başvurusu oldu mu? Eğer olduysa bu başvuruya
cevabınız ne oldu? 340
2. Emek Alçı’ya bayilik verilmemesi hususunda ABS tarafından herhangi bir baskıya
maruz kaldınız mı?
soruları sorulmuş ve Mehmet ÖZAYDIN tarafından aşağıdaki cevaplar verilmiştir.
“...1. Yazılı bir başvurusu olmadı. Ama biz Emek Alçı’ya ne zaman isterse mal
verdik. Emek Alçı’yı bizimle çalışması için ikna etmeye çalıştık. Çünkü Emek
Alçı’nın satışlarının iyi olduğunu düşünüyorduk. Kendisine bir bayimiz üzerinden
yine kendi bayilerimize verdiğimiz şartlarla mal verdik ve piyasada bizim
ürünlerimizi satmasını sağlamaya çalıştık.
2. Hayır ama ABS’nin bayisi olan Emek Alçı’ya bizimde bayilik teklif etmemiz söz
konusu değildi. Ancak Emek Alçı’ya mal verip kendisini bizim tarafımıza 350
geçirmeye çalıştık. Ayrıca Emek Alçı’nın ABS ile olan ilişkileri ve bayilik statüsü
hakkında ayrıntılı bir bilgimiz de yoktu. Ama satışları iyi olduğu için kendisine
istediği zamanlarda mal verdik....”
13. 15.8.2002 tarihinde raportörlerce Emek Alçı şirketinin Müdürü ile görüşme
yapılmıştır. Görüşme tutanağının ilgili bölümü aşağıdaki şekildedir:
“Baskı yoluyla bayilik alması engellenmesine rağmen Emek Alçı’nın, BMT
firmasından aldığı toz alçının yanında, “el altından” Tepe-Knauf ve Lafarge
Dalsan’dan alçı plaka almakta olduğu belirtilmiştir. Bu uygulamanın nedeni ise, Emek
Alçı’nın çok büyük satış hacmine sahip olması dolayısıyla, kendileriyle ABS firması
tehdidi yüzünden resmi bir bayilik ilişkisine girmeyen rakip firmaların, aslında Emek 360
Alçı ile çalışmaya çok istekli olmalarının sonucu olduğu ifade edilmiştir.”
Yukarıda yer verilen bilgi ve belgeler ile şikayetçiyle yapılan görüşme tutanağı birlikte
değerlendirildiğinde, şikayetçi tarafından öne sürülen iddiaların birbirleriyle tutarlı
olmadığı, ABS, Tepe-Knauf ve Dalsan’ın Emek Alçı’ya karşı ortak bir pazar stratejisi
çerçevesinde hareket ederek faaliyetlerini zorlaştırmak suretiyle 4054 sayılı Kanun’un
07-19/185-59
9
4. maddesini ihlal ettikleri iddiasını ispatlamaya yeterli delil bulunmadığı sonucuna
ulaşılmıştır.
I.3.2. Birlikte Fiyat Tespiti İddiası
Şikayet dilekçesinde, toz alçı pazarında faaliyet gösteren ABS Alçı, Tepe-Knauf,
Dalsan, BPB ve Doğan Alçı’nın aralarında anlaşmak suretiyle toz alçı ve türev 370
ürünlerinin fiyatlarını belirledikleri de iddia edilmiştir. Soruşturma sürecinde yapılan
tespitler ve değerlendirmeler çerçevesinde, “fiyat tespiti iddiası” iki başlık altında
incelenmiştir.
I.3.2.1. ABS ve Tepe-Knauf Arasında Ortak Fiyat Tespiti
I.3.2.1.1. Belgeler
Bu iddiaya ilişkin olarak tespit edilen belgeler aşağıda yer almaktadır:
1. Tepe-Knauf Genel Müdürü ve Genel Müdür Yardımcısı tarafından 7.10.1997
tarihinde Tepe-Knauf Yönetim Kurulu Üyesi’ne yollanan ve konusu “ABS Firması
Yöneticileri ile Bolu’da Yapılan Toplantı” şeklinde özetlenen “Memorandum” başlıklı
yazıda aşağıdaki ifadeler yer almaktadır: 380
“...2 Ekim 1997 günü, Bolu’da, ABS Firması yöneticileri ile her iki firmanın fiyat ve
piyasa politikalarının tartışılması amacıyla toplanıldı. Toplantıda görüşülen ana
konular, bilgi edinmeniz amacıyla aşağıda sunulmuştur:
1- Tüm alçı ürünlerine ay sonunda %10’dan fazla zam yapılmasına karar
verildi. 01.01.1997’den, 01.10.1997’ye kadar, bazı döviz ve ürünlerde ki % artışlar şu
şekildedir;
(a)- Alman Markı % 41
(b)- Amerikan Doları % 60
(c)- İngiliz Poundu % 51 390
(d)- Doğal Gaz % 50 [% 70 (1 yıl)]
(e)- Elektrik % 24 [% 50 “ ]
(f)- Alçı Plaka % 52 ( Tepe Knauf’un % artışı)
(g)- Alçı % 94
(h)- Çimento % 63
(i)- Enflasyon % 61 ( Toptan Eşya Tükentici Endeksi)
2- ABS Adana tesisinin, 1998’in ilk yarısında faaliyete geçeceği belirtildi.
Firmanın toz alçı liderliğini kaybetmekten çekinmesi ve alçı plakadan çok, toz alçı
konusundaki yatırımlarını genişletmek niyeti, BPB ile yaptıkları görüşmelerin
sonuçsuz kaldığı fikrini verdi. 400
…
5- ABS bu yıl, şu ana kadar 270.000 ton toz alçı, 3.000.000 m2 alçı plaka
satmış durumdadır. 1997 yılı tahmini toplam satış miktarları;
Toz alçı (ton) Alçı Plaka ( milyon m2)
ABS 300.000 3.5 – 4
TEPE KNAUF 105.000 9
1996 yılı satış rakamları ise şu şekildedir;
ABS 300.000 2.2 (8 aylık)
TEPE KNAUF 40.000 6.6
07-19/185-59
10
410
6- 1997 sonu itibari ile planlanan fiyat artışları şu şekildedir;
Toz Alçı % 120
Alçı Plaka % 80
Yukarıda bilgilerinize sunulan başlıkların, yaptığımız toplantı hakkında, fikir sahibi
olmanıza yardımcı olacağını umuyoruz...”
2. Tepe-Knauf Pazarlama ve Tanıtım Müdürü tarafından ABS Genel Müdürü’ne
gönderilen 19.9.1998 tarihli bir faks metninde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“Sayın Ümit GÜRBÜZ,
Görüşmelerimiz sırasında iddia etmiş olduğunuz, düşük fiyatlı ALÇIPAN satan (…..)
YAPI ile ilgili tarafımızca araştırma yapılmış olup, ekteki fatura ve konu hakkındaki 420
detay bilgilerinize rica olunur.
BİLGİ,
(……) METAL’in (…..) YAPI’ya sipariş açma tarihi …/…/6/1998’dir. Sipariş toplamı
10.000 m2’dir. Bu siparişe ilişkin (..…) METAL cirolu, (…………….) şahsi çeki ile
03/08/1998 tarihine ödeme alınmıştır. Verilen çek gününde ödenmiş olup,
malzemenin tamamı çekilmediğinden, bahsini etmiş olduğunuz fiyatla (…….)
METAL’e (…..) YAPI tarafından mal sevk edilmektedir.”
Bu belgedeki ifadelerden Tepe-Knauf’un bayisi olan Tet Yapı’nın uygulamaları ile ilgili
olarak rakibi ABS’ye açıklama yapma ihtiyacı hissettiği anlaşılmaktadır.
3. Tepe-Knauf Genel Müdürü tarafından, ABS Genel Müdürü’ne gönderilen 430
20.2.2001 tarihli bir elektronik postada şu ifadeler yer almaktadır:
“Tarafımca 05/02/2001 tarihinde bölge satış elemanlarından, Pazar fiyatları ve
Pazarın içinde bulunduğu durumu görebilmek için “Pazar Fiyatları Araştırma Raporu”
istenmiştir. Elemanlarımızdan gelen bu raporlarda bir hayli ilginç ve bir o kadar da
düşündürücü fiyatlarla karşılaşılmıştır.
Seninle olan görüşmelerimde de ifade ettiğim gibi fiyat artışı konusunda pazar
açısından en uygun dönemi beklemekteydik. Bu düşünceler içerisinde beklerken, bu
sonuçlarla karşılaşmak bana çok şaşırtıcı geldi.
Konuyu uygun bir platformda konuşabilmek için sana ulaştırmayı amaçladığım
raporlar karşılığında senden gelen yazı neticesinde, gece boyunca bölge bayilerimiz 440
ile de görüşülmüştür. Şahsına olan inancımı ifade ederek raporlarda yazılanları bir
kez de ben açıklamak istiyorum:
...
...Fakat İzmir’de bütün firma bayileri kendi aralarında anlaşmış olup, tek fiyattan
satma kararı almışlardır. Bu durum yaklaşık 1 ay’dır şahsımca da bilinmektedir.
Ayrıca üretici kuruluşların İzmir’deki bütün satıcı bayilerinin fiyatını araştırırsan
700.000.-TL/m2 olduğunu senin de tespit edeceğinden şüphem yoktur.
…
Sevgili Ümit, şahsına ve açıklamalarına olan inancımı bir kez daha ifade ederek, beni
kandırmak gibi bir düşüncede olmadığını fakat bayilerin ve piyasa üzerindeki ABS 450
fiyatları ile ilgili dalgalanmanın tedbirini ancak senin alabileceğini düşündüğüm için
bunları açıklamam gerektiğini bilmeni istiyorum.
07-19/185-59
11
TEPE KNAUF fiyatları senin de belirttiğin gibi aynen ABS sirkülerinde olduğu gibidir.
Ama bir farkla; ne büyük ne de küçük siparişlerde rakiplerimizin fiyatını esas
almamaktayız. Rakip fiyatları esas almak için fiyatlarda farklılık olması gerekliliği var
gibi geliyor bana. Halbuki ben fiyat sirkülerinde olduğu gibi küçük veya büyük
ayırmaksızın fiyat ve koşul eşitliğinde olduğumuzu düşünüyordum.
Ayrıca, ortada herhangi bir güvensizlik ortamı yoktur. Yalnızca düşündürücü ve
çarpıcı fiyatlar vardır. Bu durumunda önlemini senin alabileceğine ve fiyat
dengelerinin bozulmamasına yardımcı olabileceğine inanıyorum. Ayrıca bahsetmiş 460
olduğun “diğer adımlar” konusundaki inancın ile ilgili kararın ne olursa olsun, benim
de aynı karar doğrultusunda hareket edeceğimi bilmeni rica eder, kararının
sektörümüz ve şahsımız açısından olumlu sonuçlar vermesini dilerim...”
Yukarıda yer verilen belgeler, sektörün iki büyük teşebbüsü olan ABS ve Tepe-Knauf
arasındaki ortak fiyat tespitine yönelik anlaşmanın varlığını ortaya koymaktadır. 4054
sayılı Kanun’un 4. maddesinde, rekabetin sınırlanması amacını taşıyan işlemler ile
bu etkiyi doğuran veya doğurabilecek nitelikteki anlaşmalar yasaklanmaktadır. Söz
konusu madde uyarınca, piyasada açık bir etki göstermese dahi yapılan anlaşma
rekabeti sınırlayıcı bir amaç taşıyorsa veya rekabeti sınırlayıcı bir etki doğurabilecek
nitelikte ise, ihlalin varlığı kabul edilecektir. 470
I.3.2.1.2. Savunmalar ve Bu Savunmalara İlişkin Değerlendirmeler
Teşebbüslerin savunmalarında yer verdikleri hususlar ve bunlara ilişkin
değerlendirmeler aşağıdaki şekildedir:
- Soruşturma raporunda yer alan belgelerin eski soruşturmada (Madinsan
Soruşturması) elde edilmesi nedeniyle bu soruşturmada kullanılamayacağı ifade
edilmektedir.
Fiyat tespiti konusunda anlaşmayı ortaya koyan üç ana belge, önaraştırma
çerçevesinde yapılan yerinde incelemelerde elde edilmiştir. Başka bir soruşturmada
bulunan belgelerin kullanılması söz konusu değildir. Kaldı ki söz konusu belgeler
Madinsan Soruşturması’nda tespit edilmiş olsa dahi başka bir soruşturmada 480
kullanılabilmesinde hukuki bir engel bulunmamaktadır.
- Soruşturmanın altı ay ya da bir yıl içinde bitirilmesi gerekirken, bu sürede ancak
soruşturma raporunun tebliğ edildiği, bu nedenle soruşturmanın süresi içinde
tamamlanamadığı ifade edilmektedir.
Kanun’un 45. maddesinde belirtilen “soruşturma safhası” kavramı soruşturma
raporunun taraflara tebliğ edilmesiyle biten “soruşturma dönemi”ni; 46. maddede
belirtilen “soruşturma safhası” kavramı ise tarafların bütün yazılı savunma haklarını
kullandıkları dönemi belirtmektedir. Bu anlamda 43. madde uyarınca öngörülen
sürelerin tarafların yazılı savunmalarını da içeren soruşturma safhası için geçerli
olduğunun ileri sürülmesi tarafların savunma sürelerinin kısalmasına yol açabilecek 490
bir yorumdur. Bu bakımdan Rekabet Kurulu, mevcut uygulamada Kanun’un ilgili
hükümlerini savunma hakkının kısıtlanmamasına azami özen göstermek şeklindeki
genel tutumu doğrultusunda uygulamaktadır. Sonuç olarak, ilgili dosya bakımından
Kanun’da öngörülen “soruşturma dönemi”ne ilişkin süre aşılmamıştır.
- 7 Ekim 1997 tarihli Memorandum başlıklı belgenin Rekabet Kurulu’nun faaliyete
geçmesinden önce hazırlandığı ifade edilmektedir.
Açık bir fiyat anlaşması niteliğindeki 7 Ekim 1997 tarihli belgede anlaşma sadece o
tarih için veya Rekabet Kurulu faaliyete başlayana kadar yapılmamış, doğal olarak
yapıldığı tarihten itibaren geleceğe dönük olarak yapılmıştır. Belgede yer alan
07-19/185-59
12
500
“...1997 sonu itibari ile planlanan fiyat artışları şu şekildedir;
Toz Alçı % 120
Alçı Plaka % 80”
ifadesi anlaşma hükümlerinin Rekabet Kurulu’nun faaliyette olduğu 1997 yılı sonu
için de geçerli olduğunu göstermektedir. Esasen bu belge, yukarıda yer verilen
sonraki tarihli belgelerle birlikte değerlendirildiğinde, her iki teşebbüs arasındaki fiyat
tespitine yönelik anlaşmanın 1997’den beri süregeldiği anlaşılmaktadır.
- 20.2.2001 tarihli belgede mutabakattan söz edilmediği, aynı işi yapan firmaların
pazar durumu hakkında birbirlerine endişe belirtmelerinden ibaret ve tek taraflı irade
beyanları olduğu, anlaşmanın var olması için karşılıklı iradelerin birleşmesi gerektiği 510
ifade edilmektedir.
Söz konusu belgenin yukarıda yer verilen kısımlarındaki ifadeler, her iki teşebbüsün
arasındaki fiyat anlaşmasının pazarda uygulanmasına yönelik beyanlardır ve
aralarında daha önce bir irade birlikteliğinin oluştuğunu göstermekte, fiyat tespiti
konusundaki anlaşmayı açıkça ortaya koymaktadır.
4054 sayılı Kanun’un gerekçe kısmına baktığımızda, “Maddenin amacı bakımından
anlaşma, medeni hukukun geçerlilik koşullarına uyulmasa bile tarafların kendilerini
bağlı hissettikleri her türlü uzlaşma ya da uyuşma anlamında kullanılmıştır.
Anlaşmanın yazılı veya sözlü olmasının önemi yoktur.” şeklindeki ifade ile anlaşma
kavramının nasıl anlaşılması gerektiği açıkça ortaya konulmuştur. 520
19.9.1998 tarihli faks metninin, ABS ve Tepe-Knauf arasında daha önce yapılmış
olduğu anlaşılan fiyat anlaşmasının bozulmasına ve belirlenen fiyatlara
uyulmamasına ilişkin şikayet üzerine hakkındaki iddiaları çürütmek için Tepe-Knauf
Pazarlama ve Tanıtım Müdürü Savaş GÜZELKÜÇÜK tarafından ABS Genel Müdürü
Ümit GÜRBÜZ’e çekilmiş olduğu görülmektedir.
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesindeki “…amacını taşıyan...” ifadesi de göz önüne
alındığında yapılan anlaşma ile söz konusu maddenin ihlal edildiği kanaatine
varılmıştır. Yukarıda yer verilen ve karşılıklı mutabakatı yansıtan beyanlar her iki
firmanın fiyat tespiti konusunda anlaşma içersinde oldukları ve bu durumun, 4054
sayılı Kanun’un 4. maddesine aykırı olduğu ve bu nedenle Kanun’un 16. maddesinin 530
2. fıkrası uyarınca adı geçen teşebbüslere para cezası uygulanması gerektiği
sonucuna ulaşılmıştır.
I.3.2.2. Dikey Kısıtlamalar
I.3.2.2.1. ABS
I.3.2.2.1.1. Belgeler
ABS Alçı ve Blok Sanayi A.Ş.’nin yetkili satıcılık sözleşmesinde aşağıdaki hükümler
bulunmaktadır:
“Madde 2- Yetkili Satıcılığın Merkezi
Yetkili Satıcılığın Satış Bölgesi, iş bu sözleşmenin 17. maddesinde belirtilen
ticarethane adresinin olduğu il sınırları içinde olup; Yetkili Satıcı, Şirketin onayını 540
almadan satış bölgesi dışında ABS ile ilgili tali bayilik, şube veya buna benzer bir
satış yeri açamaz. Aktif satış faaliyetinde bulunamaz..
....
07-19/185-59
13
Madde 8- Başka Satıcılık
İş bu Yetkili Satıcılık Sözleşmesi, Şirketin bu Yetkili Satıcılık Bölgesinde başka Yetkili
Satıcılık ihdas etme hakkını engellemez.
…
Madde 14- Fiyat 550
...Yetkili Satıcının bölgesi dışındaki diğer bir bölgeye aktif satış yapması halinde,
Şirketten evvelce bu konuda mutabakat alınmamışsa, Şirket tek taraflı olarak Yetkili
Satıcının haklarını indirmek veya tamamen kaldırmak veya bu hakkı bir Bölge Yetkili
Satıcısına vermek hakkına sahiptir.”
12.3.2003 tarihinde raportörlerce yapılan görüşmede ABS Genel Müdürü, bayilere
yönelik uygulamalar konusunda aşağıdaki hususları ifade etmiştir:
“...Satışlarımızı bölge müdürlüklerimiz vasıtasıyla yapmaktayız. 5 adet bölge
müdürlüğümüz bulunmaktadır. Bunlar; İstanbul, Ankara, İzmir, Erzurum (yakında
açılacak) ve Adana (Tarsus)’dır. Yetkili satış sözleşmesi tüm bayilerimize
uygulanmaktadır. Türkiye çapında 200 kadar bayimiz vardır. Hepsi için aynı şartlar 560
geçerlidir. Bayilerimiz sadece ABS Alçı Ürünleri satabilirler. Farklı şirketlerin bayileri
ile aralarında rekabet olduğu gibi kendi bayilerimiz arasında da rekabet mevcuttur.
Bayilerimizin faaliyet gösterdikleri bölgedeki (yukarıda sayılan 5 bölge) iller, satış
bölgesini oluşturmaktadır. Bayilerin bölgeleri dışındaki yerlere aktif satış yapmaları ya
da başka bölgede şube açmaları bizim onayımıza bağlıdır ancak, başka bölgelerden
mal talebi olduğunda pasif satış yapmakta serbesttirler. Bölge dışına satışların izne
bağlanmasının nedenleri şunlardır: Bölgeye yapılan satış miktarına bağlı olarak ciro
primi verilmesi. Bölgelerdeki bayi sayısı bölgenin tüketim miktarı ile bağlantılı
olduğundan, bölge dışındaki bir bayinin şube açarak veya aktif satış yaparak, ilgili
bölgedeki bayileri zor durumda bırakması. Bunun anlamı bölgedeki bayilere belli bir 570
tüketim potansiyeli ile yaşam alanı bırakılmasıdır...”
ABS Yetkili Satıcılık Sözleşmesi’ndeki düzenlemeler ve görüşme tutanağı
değerlendirildiğinde; bayilik sözleşmelerinde bir yandan münhasırlık tesis edilerek
bayilere aktif satış yasağı getirildiği, diğer yandan ABS’ye verilen “Yetkili Satıcılık
Bölgesinde başka yetkili satıcılık ihdas etme hakkı” nedeniyle münhasırlığın ortadan
kaldırıldığı ve buna rağmen aktif satış yasağının devamının söz konusu olduğu
anlaşılmaktadır. Bu nedenle ABS yetkili satıcılık sözleşmesi 2002/2 sayılı Dikey
Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği kapsamı dışında kaldığı ve 4054 sayılı
Kanun’un 4. maddesine aykırılık teşkil ettiği kanaatine varılmıştır.
I.3.2.2.1.2. Savunmalar ve Savunmalara İlişkin Değerlendirmeler 580
Savunmalarda,
- Aynı bölgede ikinci bayilik verilmesinin münhasırlığı ortadan kaldırmadığı,
münhasırlık ortadan kalksa bile marka içi rekabetin arttığı, sadece aktif satışın
yasaklandığı, pasif satışın yasaklanması söz konusu olmadığı ifade edilmektedir.
2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliğ’in “Anlaşmaları Grup
Muafiyeti Kapsamı Dışına Çıkaran Sınırlamalar” başlıklı 4. maddesinin (b) bendinde
“Aşağıdaki haller dışında, alıcının sözleşme konusu mal veya hizmetleri satacağı
bölge veya müşterilere ilişkin kısıtlamalar getirilmesi” halinde anlaşmanın muafiyetten
yararlanamayacağı belirtildikten sonra istisnaların (1) numaralı bendinde ”Alıcının
müşterilerince yapılacak satışları kapsamaması kaydıyla, sağlayıcı tarafından 590
07-19/185-59
14
kendisine veya bir alıcıya tahsis edilmiş münhasır bir bölgeye ya da müşteri grubuna
yapılacak aktif satışların kısıtlanması” durumunda anlaşma muafiyetten
yararlanacaktır. Buna göre bir alıcıya tahsis edilen bir münhasır bölge varsa ancak o
zaman o bölgeye yapılacak satışlar kısıtlanabilecektir. Bir bölge birden çok alıcıya
tahsis edildiği taktirde aktif satış yasağı getirilemeyecektir.
Nitekim, 2002/2 sayılı Tebliğ’in açıklanmasına ilişkin 9.9.2003 tarih, 25194 sayılı
Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Kılavuz’un “Bölge ve Müşteri
Sınırlaması” başlıklı 2.2 no’lu maddesinin 24. bendine göre; alıcıların satış yaptığı
bölge veya müşteri grubunun münhasır olarak değerlendirilmesi için o bölge veya
müşteri grubuna sadece tek bir alıcının veya sadece sağlayıcının aktif satış yapıyor 600
olması gerektiği belirtilmiştir. Bu hale göre, bir dikey anlaşma yapan sağlayıcı,
münhasır bölge yaratmak suretiyle faaliyette bulunacak ise, aktif satış yasağı
getirilebilmesi için münhasırlık getirdiği bölgeyi bir alıcıya (yetkili satıcıya) tahsis
etmelidir. Bölgede birden çok alıcı faaliyet gösterecek ise aktif satış yasağı
getiremeyecektir.
Bu çerçevede yetkili satıcılık sözleşmesindeki “İş bu Yetkili Satıcılık Sözleşmesi,
Şirketin bu Yetkili Satıcılık Bölgesinde başka Yetkili Satıcılık ihdas etme hakkını
engellemez.” şeklinde düzenlenme ile herhangi bir bayiye tahsis edilen bölgede,
ABS’nin yeni bayilikler ihdas edebilmesi nedeniyle münhasırlığın ortadan kalkması
söz konusu olmaktadır. Ayrıca Emek Alçı tarafından ABS’ye gönderilen yazılarda yer 610
alan; “...istediğimiz yere bayi açamayız ama ABS yirmi metre yanımıza bayilik
verebilir...” ve “Sözleşmeye uymadınız. 50 metre ilerime bayilik verdiniz..” ifadeleri de
bu uygulamayı doğrulamaktadır. ABS’nin Türkiye genelindeki bayi teşkilatı
incelendiğinde de aynı bölgede birden fazla bayinin bulunduğu görülmektedir.
Yetkili satıcılık sözleşmesinde münhasırlığın ortadan kalkmasından sonra aktif satış
yasağının devam etmesi nedeni ile anılan sözleşmenin 2002/2 sayılı Tebliğ kapsamı
dışında kaldığı ve dolayısıyla bu durumun 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesine
aykırılık teşkil ettiği sonucuna varılmıştır.
Bu çerçevede, Yetkili Satıcılık Sözleşmesinde yer alan düzenlemeler ve uygulamalar
nedeniyle ABS’nin; 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi ihlal ettiği, bu nedenle aynı 620
Kanun’un 16/2. maddesinde yer alan para cezasının uygulanması gerektiği kanaatine
varılmıştır.
J. GEREKÇE VE HUKUKİ DAYANAK
Yukarıda delilleri gösterilmek ve değerlenirilmek suretiyle açıklandığı üzere;
- ABS ile Tepe-Knauf’un fiyat tespiti konusunda anlaşma içinde oldukları ve böylece
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettikleri, dolayısıyla aynı Kanun’un 16.
maddesinin 2. fıkrası uyarınca para cezası uygulanması gerektiği;
- ABS Yetkili Satıcılık Sözleşmesinde yer alan düzenlemelerin 2002/2 sayılı Dikey
Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği kapsamı dışında kaldığı ve 4054 sayılı
Kanun’un 4. maddesine aykırılık teşkil ettiği, bu nedenle ABS hakkında; 4054 sayılı 630
Kanun’un 16/2. maddesinde yer alan para cezasının uygulanması gerektiği,
sonucuna varılmıştır.
07-19/185-59
15
ABS ve Tepe-Knauf’un sabit görülen fiyat tespitine yönelik eylemlerinin piyasada tam
bir etki göstermemesi göz önünde bulundurularak, soruşturmanın başladığı tarihten
bir önceki yıl olan 2001 yılı cirolarının %0.5 oranında ceza tayini gerektiği takdir
olunmuştur.
Yine ABS’nin dikey anlaşmalardaki ihlal içeren hükümlerinin de piyasada etkin bir
şekilde uygulanmadığı göz önünde tutularak asgari oranda ceza takdir olunmuştur.
640
K. SONUÇ
Önaraştırma ve soruşturmaya ait tüm savunma, ek savunma, sözlü savunma
tutanakları, sözlü savunma toplantısının ses kayıtlarının yazılı açılımı, raporlar,
Danıştay’ın iptal kararları, tüm dosya münderacatında yer alan bilgi ve belgelerin
incelenmesi sonucunda;
A- Rekabet Kurulu’nun 8.3.2007 tarihli ve 07-19/185-M sayı ile
“Sekiz üyenin toplantıya katılımı ile alınan Rekabet Kurulu kararlarının hukuka aykırı
olduğu gerekçesine dayanan ve Kurumumuzca tebellüğ edilen mahkeme 650
kararlarının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca da karara bağlanmış olması
karşısında bugünkü tarihten itibaren temyiz edilmemesine ve yürütmenin
durdurulması kararı verilenler açısından itiraz edilmemesine; gelecekte de bu
nitelikteki bir gerekçeyle Kurumumuza tebliğ edilecek tüm kararların temyiz
edilmemesine ve yürütmenin durdurulması kararı verilenler açısından itiraz
edilmemesine, temyiz edilmiş olanlar bakımından da temyizden feragat edilmesine”
şeklinde alınan kararı uyarınca dosyanın yeniden değerlendirilebileceğine ve 5538
sayılı Kanun ile 4054 sayılı Kanun’a eklenen Geçici 5. madde uyarınca Başkan
tarafından belirlenen yöntem ile bir Kurul üyesinin Kurul toplantısına katılmamasında
sakınca bulunmadığına OYÇOKLUĞU ile, 660
B-1) a) ABS Alçı ve Blok San. A.Ş.’nin Tepe-Knauf İnşaat ve Yapı Elemanları San.
ve Tic. A.Ş. ile birlikte fiyat tespiti konusunda anlaşma içinde olduğuna ve böylece
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiğine,
b) Bu nedenle, aynı Kanun’un 16. maddesinin ikinci fıkrası ile son fıkrası uyarınca
2001 yılı net satışlarının takdiren %0.5'i (yüzde yarım) oranında olmak üzere; ABS
Alçı ve Blok San. A.Ş.'ye 133.582,47 YTL. idari para cezası verilmesine,
2) ABS Alçı ve Blok San. A.Ş.'nin "Yetkili Satıcılık Sözleşmesi"nde yer alan 670
düzenlemelerin 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği
kapsamı dışında kaldığına ve 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesine aykırılık teşkil
ettiğine ve bu nedenle, 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin ikinci fıkrası ile son
fıkrası ve 2007/1 sayılı Tebliğ uyarınca adı geçen teşebbüse takdiren 6.864 YTL.
para cezası verilmesine,
3) 5388 sayılı Kanun’un 2. maddesi ile 4054 sayılı Kanun kapsamında bulunan
anlaşmaların bildirilmesi yükümlülüğü kaldırıldığından, bu konuda karar verilmesine
gerek olmadığına,
07-19/185-59
16
4) 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal eden eylemlerinden dolayı, rekabetin tesisi 680
ve ihlalden önceki durumun korunmasını teminen yerine getirilmesi ya da kaçınılması
gereken davranışların ve ihlale son verilmesi gereğinin, aynı Kanun’un 9. maddesi
uyarınca, ilgili teşebbüse bildirilmesine
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
07-19/185-59
17
KARŞI OY GEREKÇESİ
(08.03.2007 tarih ve 07-19/185-59 sayılı Kurul Kararı)
Danıştay 13. Dairesinin “soruşturmayı yürüten Kurul Üyesi’nin nihai
karar toplantısına katılarak oy kullanmasının hukuka aykırı olduğu”
gerekçesiyle ortaya çıkan iptal kararlarının ve Danıştay İdari Dava Daireleri
Genel Kurulu’nun değişik kararlarıyla yerleşik hale gelen mahkeme
kararlarının temyiz edilmemesine ve yürütmenin durdurulması kararı verilenler
yönünden itiraz edilmemesine, gelecekte de bu tür tüm kararların temyiz
edilmemesine ve yürütmenin durdurulması kararı verilenler açısından itiraz
edilmemesine dair çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.
Gidilecek yargı yolu yönünden itiraz veya temyiz imkânı bulunan dosya
ya da davalar hakkında sahip olunan tüm yargı yollarının ve hakkının
süresinde kullanılmak suretiyle tüketilmesi gerektiğini düşünüyoruz.
Rekabet Kurulu kararlarının ilk derece mahkemesi sıfatıyla Danıştay
ilgili dairesinde görülüyor olması nedeniyle verilen kararlar, bir başka dosya
için emsal karar olması niteliğini taşımaması gerekir. İdari Dava Daireleri
Genel Kurulu tarafından verilen kararlar, Rekabet Kurulu kararları yönünden
temyiz niteliğinde olduğundan, Danıştay’ın ilgili dairesi tarafından emsal
olarak kabul edilmelidir. O halde itiraz ya da temyiz imkânı bulunan dosyalar
yönünden ve hatta geleceğe de yönelik olarak bu yargı yolunu kapatırcasına
alınan kararın uygun olmadığı görüşündeyiz. Kaldı ki, Rekabet Kurulu
kararlarının, 4054 sayılı Kanun’un 56 vd. maddelerinde yer verilen “Özel
Hukuk Alanındaki Sonuçları” nedeniyle tarafların bu yöndeki haklarını
mahkemelerde kullanabileceği göz önüne alındığında, sahip olunan yasal
yolları kullanmaktan vazgeçmenin sorumluluğu ve önemi daha da açığa
çıkmaktadır.
Prof. Dr. Zühtü AYTAÇ Rıfkı ÜNAL
Kurul Üyesi Kurul Üyesi
07-19/185-59
18
(Rekabet Kurulu’nun 8.3.2007 Tarih ve 07-19/185-59 sayılı Kararı’na)
KARŞI OY GEREKÇESİ
5538 sayılı Kanun’un 13. maddesiyle (Geçici Madde 5) Başkan’a
verilen sıra ile toplantıya bir üyenin iştirak ettirilmemesi yetkisi, Kanun’da
nesnel bir ölçüte atıf yapılmadan, yöntem ve kriter belirlenmeden
düzenlenmiştir. Öte yandan, Kurul Başkanı ve İkinci Başkan dahil, hepsi
Rekabet Kurulu Üyesi olarak atanmış üyelerin, Başkanca belirlenen bir
düzenleme ile Kurul toplantılarına iştirak ettirilmemesi amacıyla sıranın kura
çekilerek belirlenmesi yönteminde, Başkan’ın, kendisini kuraya iştirak
ettirmemesi; hem 4054 sayılı Kanun, hem de 5538 sayılı Kanun’un
öngörmediği Geçici Madde-5’te hükmedilmeyen, dayanağı bulunmayan;
subjektif, hukuka aykırı, istisnailik sonucunu yaratan ve geçici madde
düzenlemesindeki nesnel ölçüt eksikliğini açıkça ortaya koyan bir
uygulamadır. Bu nedenlerle karara usul yönünden karşıyız.
Rıfkı ÜNAL Süreyya ÇAKIN
Kurul Üyesi Kurul Üyesi
Full & Egal Universal Law Academy