Rekabet Kurumu Başkanlığından,
(Danıştay’ın İptal Kararı Üzerine Verilen)
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2003-4-200 (Soruşturma)
Karar Sayısı : 07-19/192- 63
Karar Tarihi : 8.3.2007
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER 10
Başkan : Mustafa PARLAK
Üyeler : Prof. Dr. Zühtü AYTAÇ, Rıfkı ÜNAL, Prof. Dr. Nurettin
KALDIRIMCI, M. Sıraç ASLAN, Süreyya ÇAKIN, Mehmet
Akif ERSİN
B. RAPORTÖRLER: Kerem TOMUR, Bekir KOCABAŞ
C. ŞİKAYET EDEN : - Altındağ Belediye Başkanı M. Ziya KAHRAMAN
Altındağ Belediye Sarayı, Talatpaşa Bulvarı, 20
06320 Ankara
D. HAKKINDA SORUŞTURMA YAPILAN:
- Warner Bros. Film ve Video Sanayi ve Ticaret A.Ş.
Cumhuriyet Caddesi No.26 Kat 5 80200, Harbiye\İstanbul
E. DOSYA KONUSU: Rekabet Kurulu’nun 24.3.2005 tarih, 05-18/224-66 sayılı
kararının iptaline ilişkin Danıştay 13. Dairesi’nin 14.11.2006 tarih, 2006/873
E. 2006/4332 K.; 2006/977 E. 2006/4333 K., 2006/874 E. 2006/4334 K. sayılı
kararları üzerine, Warner Bross Film ve Video San. ve Tic. A.Ş. (WB) ticaret 30
unvanlı sinema filmleri dağıtım şirketinin, sinemalarda gösterilen filmleri
piyasaya sürerken, nihai tüketiciye uygulanacak bilet fiyatlarını salon sahibi
teşebbüslere dikte ederek, yeniden satış fiyatını belirlemek suretiyle 4054
sayılı Kanun’u ihlal ettiği iddiasına yönelik soruşturmanın yeniden
değerlendirilmesi.
F. İDDİALARIN ÖZETİ: Rekabet Kurumu’na intikal eden başvuru yazısında yer
alan hususların ve yapılan önaraştırma sürecinde edinilen bilgi, belge ve
bulguların incelenmesi neticesinde Rekabet Kurulu’nun aldığı soruşturma
açılması kararına dayanak teşkil eden iddialar aşağıdaki şekildedir. 40
- 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi kapsamındaki ihlal iddiaları
Warner Bros. Film ve Video Ticaret A.Ş.nin “Türkiye genelinde filmlerin
sinemalarda gösterimi amacıyla dağıtımı” ilgili pazarında 4054 sayılı Kanun’un 3.
maddesinde tanımlanan şekilde hakim durumda olduğu,
07-19/192- 63
2
WB’nin ilgili pazardaki hakim durumunu;
- filmlerden önce gösterilecek fragman ve diğer reklamlara ilişkin şartları alıcısı 50
konumundaki sinema salonlarına dikte etmek suretiyle 4054 sayılı Kanun’un
6. maddesinin “Bir mal veya hizmetle birlikte, diğer mal veya hizmetin satın
alınmasını veya aracı teşebbüsler durumundaki alıcıların talep ettiği bir malın
veya hizmetin, diğer bir mal veya hizmetin de alıcı tarafından teşhiri şartına
bağlanması ya da satın alınan bir malın belirli bir fiyatın altında satılamaması
gibi tekrar satış halinde alım satım şartlarına sınırlamalar getirilmesi”
şeklindeki (c) ,
- sinema salonlarınca uygulanan film bilet ücretlerini bazı durumlarda
belirlemek ve/veya onaylamak, bu bedelleri ülke genelindeki sinemalarda
kontrol etmek veya yasaklamak şeklinde gerçekleştirdiği eylemler sonucunda, 60
bir başka hizmet piyasası olan “filmlerin sinemalarda gösterimi” pazarındaki
rekabet koşullarını bozmak suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesinin
“Belirli bir piyasadaki hakimiyetin yaratmış olduğu finansal, teknolojik ve ticari
avantajlardan yararlanarak başka bir mal veya hizmet piyasasındaki rekabet
koşullarını bozmayı amaçlayan” şeklindeki (d) bentlerinde,
örneklendirilen tarzda kötüye kullandığı iddia edilmiştir.
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamındaki ihlal iddiası
Türkiye genelinde filmlerin sinemalarda gösterimine yönelik dağıtımı ilgili
pazarında faaliyet gösteren WB’nin;
- dağıtımını yaptıkları filmlerin tüketiciye gösterimi hususunda sinema salonları 70
ile arasında bulunan “dikey anlaşmalar” vasıtasıyla sinemalarca uygulanan
bilet ücretlerine değişen şekil ve ölçülerde müdahale etmek suretiyle 4054
sayılı Kanun’un 4. maddesinin “Mal veya hizmetlerin alım ya da satım
fiyatının, fiyatı oluşturan maliyet, kar gibi unsurlar ile her türlü alım yahut satım
şartlarının tespit edilmesi” şeklindeki (a)
bendinde yasaklanan faaliyetleri gerçekleştirdiği iddia edilmiştir.
G. DOSYA EVRELERİ : Altındağ Belediye Başkanlığı’nın Kurum kayıtlarına
23.10.2003 tarih ve 5151 sayıyla giren başvurusu üzerine hazırlanan 18.11.2003
tarihli bilgi notu, Rekabet Kurulu'nun 18.12.2003 tarih ve 03-78 sayılı 80
toplantısında görüşülerek 4054 sayılı Kanun’un 40/1. maddesi uyarınca
önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir.
Karar gereği yürütülen önaraştırma sonucunda Kurum raportörlerince
düzenlenen 26.3.2004 tarih ve 2003-4-200/Ö.A.-04-K.T. sayılı Önaraştırma
Raporu Rekabet Kurulu’nun 1.4.2004 tarih ve 04-23 sayılı toplantısında
görüşülerek, 04-23/254-M sayı ile, WB, United International Pictures Filmcilik ve
Ticaret Limited Şirketi (UIP) ve Özen Film Filmcilik ve Sinemacılık T.A.Ş. (Özen
07-19/192- 63
3
Film) hakkında soruşturma açılmasına karar vermiştir. Rekabet Kurulu’nun anılan
kararı sonucunda, 4054 sayılı Kanun’un 43/2. maddesi uyarınca hakkında 90
soruşturma açılan teşebbüsler ve şikayetçiye soruşturma açıldığına dair bildirim
yapılmış ve söz konusu bildirime cevaben gönderilen ilk yazılı savunmalar
alınmıştır.
Soruşturma süreci sonunda hazırlanan SR/04-17 sayı ve 24.8.2004 tarihli
soruşturma raporu Kanun’un 45/1. maddesi uyarınca tüm Kurul üyeleri ile ilgili
taraflara tebliğ edimiş ve aynı maddenin ikinci fıkrası gereğince taraflardan 30
gün içinde ikinci yazılı savunmaları talep edilmiştir. Soruşturma raporunun tebliğ
edilmesini takiben, hakkında soruşturma yürütülen WB tarafından gönderilen ve
8.10.2004 tarih ve 5606 sayıyla intikal eden yazıda, ikinci savunma için 30 gün ek 100
süre talep edilmiş, Kurulu 19.10.2004 tarih ve 0466 sayılı kararıyla ilgili tarafa 15
gün ek süre tanımıştır. İkinci yazılı savunmanın yasal süre içinde, 7.11.2004
tarihinde Kuruma intikal etmesini takiben Soruşturma Heyeti tarafından
hazırlanan, ikinci yazılı savunmaya yönelik ek görüş 3.12.2004 tarihinde WB
tarafından tebellüğ edilmiştir.
WB’nin, 8.12.2004 tarihinde Rekabet Kurumu’na gönderdiği yazı ile son yazılı
savunmanın hazırlanması için 30 gün ek süre talep edilmiş, söz konusu talebin
Kurul’un 9.12.2004 tarih ve 04-78/1141-M sayılı Kararıyla kabul edilmesini
takiben WB tarafından hazırlanan “Ek Görüşe Cevap” süresi içinde Kuruma 110
intikal etmiştir.
Hakkında soruşturma yürütülen taraflardan WB’nin talebi üzerine Kurul’un
3.2.2005 tarih ve 05-07/78-M sayılı Kararıyla, 23.3.2005 tarihinde sözlü savunma
toplantısı yapılmasına karar verilmiş, yapılan sözlü savunma toplantısını takiben
Rekabet Kurulu, 24.3.2005 tarih ve 05-18/224-66 sayı ile nihai kararını vermiştir.
Anılan Karar, “Soruşturmayı yürüten Kurul üyesinin nihai karar toplantısına
katılarak oy kullanmasının hukuka aykırı olduğu” gerekçesiyle Danıştay 13.
Dairesi’nin 14.11.2006 tarih, 2006/873 E. 2006/4332 K.; 2006/977 E. 2006/4333 120
K., 2006/874 E. 2006/4334 K. sayılı kararları ile iptal edilmiştir. Danıştay Kararları
sırasıyla 12.2.2007, 14.2.2007, 14.2.2007 tarihlerinde Kurum tarafından tebellüğ
edilmiştir.
Rekabet Kurulu’nun 8.3.2007 tarih ve 07-19/192-63 sayılı toplantısında, ilk
inceleme ve soruşturmaya ait tüm savunma, ek savunma, sözlü savunma
tutanakları, raporlar, Danıştay’ın iptal kararları, tüm dosya münderecatında yer
alan bütün bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda dosya konusu karara
bağlanmıştır.
2.7.2005 tarih ve 5388 sayılı “Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun Bazı 130
Maddelerinin Değiştirilmesine Dair Kanun”un 5. maddesinde yer alan
“Soruşturma yapılmasına karar verildiği takdirde Kurul ilgili daire başkanının
gözetiminde soruşturmayı yürütecek raportör veya raportörleri belirler.” hükmü
uyarınca alınan 13.7.2005 tarih, 05-46/667 sayılı Kurul kararının “Soruşturma
07-19/192- 63
4
heyeti Başkanı olarak belirlenmiş bulunan Rekabet Kurulu Üyelerinin, söz konusu
dosyalara ilişkin nihai kararın alındığı toplantılara katılmaması gerektiği”
hükmünü içeren 3. maddesi doğrultusunda, 2005 yılında görev yapan Kurul
yapısının değişmiş olduğu da dikkate alınmıştır. Esasen, o tarihte mevcut
soruşturmanın Heyet Başkanlığını yürüten Kurul Üyesi R. Müfit SONBAY, görev
süresinin dolması nedeniyle kurul üyeliğinden ayrıldığından nihai karar 140
toplantısında bulunmamıştır.
H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞLERİ: Raportörler tarafından;
1. “Türkiye genelinde filmlerin sinemalara yönelik dağıtımı” ilgili pazarında 4054
sayılı Kanun’un 3. maddesinde tanımlanan şekilde hakim durumda olan
WB’nin;
dağıtımını yaptığı bazı filmlerden önce gösterilecek fragmanları belirlemek
suretiyle ilgili pazardaki hakim durumunu 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesinin
birinci fıkrası ve özelikle de anılan maddenin (c) bendinde örneklendirilen 150
şekilde kötüye kullandığının,
sinema salonlarınca uygulanan bilet ücretlerini belirlemek ve/veya
denetlemek, bu bedelleri birbirinin rakibi konumundaki sinema salonları
arasında eşitlemek şeklinde gerçekleştirdiği eylemler suretiyle bir başka
hizmet piyasası olan “filmlerin sinemalarda gösterimi” pazarındaki rekabet
koşullarını bozma amaçlı veya bu etkiyi doğurur tarzda, dolayısıyla 4054
sayılı Kanun’un 6. maddesi ve özellikle de aynı maddenin (d) bendinde
örneklendirilen şekilde kötüye kullandığının,
sinema salonları ile arasında bulunan “dikey anlaşmalar” vasıtasıyla sinema
salonlarınca uygulanan bilet fiyatlarını belirlemek ve/veya müdahale etmek 160
suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi ve özellikle de aynı maddenin (a)
bendinde yasaklanan faaliyetleri gerçekleştirdiğinin
tespit edildiği;
bu ihlalleri gerçekleştiren WB’nin 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin ikinci
fıkrası uyarınca 2003 yılı sonunda oluşan yıllık gayri safi gelirinin %10’una kadar
para cezası ile cezalandırılması gerektiği,
2. Ceza miktarı belirlenirken 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin dördüncü
fıkrası gereği ve takdirleri Rekabet Kurulu’nda olmak üzere,
WB’nin, hakkında yürütülen soruşturmaya ilişkin Rekabet Kurulu’nun nihai
kararını beklemeden, yaptığı değişiklikler ve düzenlemeler sonucunda ihlale 170
son verdiğinin,
WB’nin kendisi ile ilgili soruşturma açılması tebligatını 4054 sayılı
Kanun’un 9. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca “ihlale son verilmesine ilişkin
görüş yazısı” olarak kabul ettiği ve buna uygun bir biçimde davrandığının,
WB’nin soruşturma heyeti ile sürdürdüğü iyi niyetli işbirliği ve Rapor’da yer
verilen beyan ve taahhütlerinin,
07-19/192- 63
5
göz önünde bulundurulması gerektiği,
3. 13.7.2005 tarih, 25874 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 5388 sayılı
“Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine
Dair Kanun”un 2. maddesi ile 4054 sayılı Kanun kapsamında anlaşmaların 180
bildirilmesi yükümlülüğünün kaldırıldığından, bu konuda karar verilmesine gerek
bulunmadığı,
ifade edilmiştir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. İlgili Pazar
I.1.1. İlgili Ürün Pazarı
Genel olarak sinema filmi dağıtıcısı teşebbüslerin, sinema salonlarına yönelik
dağıtım, DVD ve video dağıtımı ve son olarak televizyonda yayın için dağıtım 190
şeklindeki dört alanda faaliyet gösterdikleri görülmektedir. Bu anlamda sinema
filmi eserlerinin ticari amaçlı dağıtımı pazarı yukarıda değinilen dört dağıtım
şeklini de kapsamaktadır. Sektörde faaliyet gösteren WB, UIP, Özen Film ve
diğer küçük firmaların tamamı da sinema salonlarda gösterime yönelik dağıtım
yapmaktadır. Adı geçen üç teşebbüsün yabancı yapımcı firmalar ile aralarındaki
sözleşmelerin incelenmesinden WB’nin yapımcı Warner ile sözleşmesinin DVD
ve video dağıtımını da kapsadığı, UIP ve Özen Film’in sözleşmelerinin ise
sadece “sinema gösterim haklarına” ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Televizyonda
gösterime yönelik dağıtım her üç teşebbüsün de faaliyet alanında
bulunmamaktadır. 200
Filmlerin sinemalarda gösterime yönelik dağıtımı pazarında, birinci vizyon ve
ikinci vizyon olarak bir ayrım yapılmaktadır. Buna göre, bazı sinema filmleri,
özellikle büyük şehirlerde bulunan sinema salonlarında gösterimden kaldırıldıktan
sonra, aynı şehirde yer alan başka sinemalarda ikinci kez gösterime
sokulmaktadır. Bu tür sinemalar, daha çok gelir seviyesinin düşük olduğu semt ve
şehirlerde yer almakta, filmler büyük sinemalarda gösterimden çıkınca kullanılmış
kopyaları dağıtıcılardan temin edip aynı filmi kendi sinemalarında gösterime
sokmaktadırlar.
Böylelikle, birinci vizyon ve ikinci vizyonda gösterime yönelik dağıtım arasında bir
ayrım yapılıp yapılmaması gerektiği, diğer bir deyişle bunların ayrı ürün pazarları 210
olup olmadığının incelenmesi gerekliliği ortaya çıkmaktadır.
UIP tarafından, bir sinemanın bulunduğu lokasyon, perde sayısı, demografik
yapı, filmin karakteristiği ve o sırada vizyona giren veya yakın gelecekte vizyona
girecek filmleri dikkate alarak farklı filmleri birinci veya ikinci vizyonda gösterime
sokabileceği, aynı sinemanın hem birinci vizyon hem de ikinci vizyon film
alabileceği belirtilmektedir.
07-19/192- 63
6
Diğer taraftan Türkiye’de faaliyet gösteren ve birden fazla sinema salonu işleten
bazı büyük sinema zincirleri, sinema salonunun lokasyonu ve hasılat
potansiyeline bağlı olarak filmleri birinci veya ikinci vizyonda gösterime
alabilmektedir. Yine bir çok sinema işletmecisi filmlerin popülaritesi, yerel halkın 220
beğenisi gibi kriterleri göz önünde bulundurarak bazı filmlerin birinci vizyon
diğerlerinin ise ikinci vizyonda gösterime sokulmasını tercih ettiklerini ifade
etmektedir.
Bütün bu hususların değerlendirilmesi sonucunda, birinci ve ikinci gösterime
yönelik dağıtım arasında, farklı pazarlar olarak değerlendirilmelerini gerektirecek
esaslı bir ayrım bulunmadığı, sinemalar için birinci gösterim ve ikinci gösterim
arasında ikame olduğundan hareketle ilgili ürün pazarı “filmlerin sinemalarda
gösterimi amacıyla dağıtımı” olarak tespit edilmiştir.
I.1.2. İlgili Coğrafi Pazar 230
Soruşturma konusu uygulamaları gerçekleştiren teşebbüsler, film bazında
değişmekle beraber, Türkiye genelinde faaliyet gösteren sinema salonlarına
yönelik dağıtım yapmaktadır. Ancak sinema salonları ülkemizin tüm şehir
merkezlerinde bulunmamakta, söz konusu işletmeler özelikle İstanbul, Ankara,
İzmir, Adana, Bursa ve Antalya gibi merkezlerde yoğunlaşmaktadır. Bu bağlamda
ilk bakışta örneğin sürekli aktif bir sinema salonunun bulunmadığı Siirt veya
Hakkari şehirlerinin ilgili coğrafi pazarda yer almamaları gerektiği düşünülebilir.
Ancak halihazırda sinema salonu bulunmayan merkezlerde gelecekte bir
sinemanın faaliyete geçmesi halinde Türkiye genelinde geçerli olan rekabet
şartları bu teşebbüsler için de geçerli olacaktır. Bir başka deyişle Türkiye 240
genelindeki her hangi bir bölgeyi bir diğerinden filmlerin sinemalarda gösterime
yönelik dağıtımı pazarındaki rekabet şartları açısından ayırt edilebilir kılan bir
özellik bulunmamaktadır. Bu çerçevede ilgili coğrafi pazar “Türkiye Cumhuriyeti
Sınırları” olarak tespit edilmiştir.
I.2. Warner Bros. Film ve Video Sanayi ve Ticaret A.Ş.
WB’nin temel faaliyet alanını yabancı yapımcı firmalar olan Warner ve Columbia
şirketlerinin filmlerinin Türkiye pazarında sinema salonlarına dağıtımı
oluşturmaktadır. WB ayrıca, Türk yapımı film dağıtımı da yapmaktadır. Adı geçen
şirket Türkiye genelindeki yaklaşık 300 sinema salonuna film dağıtımı yapmakta,
ancak bu sayı dağıtımı yapılan filme göre değişebilmektedir. 250
WB’nin %99 hissesini ABD’de kurulmuş Warner Bros Entertainment Inc. şirketi
elinde bulundurmaktadır. Şirketin 2003 yılı Türkiye cirosu (……………..) YTL,
olarak gerçekleşmiştir.
I.3. Yapılan Tespitler ve Elde Edilen Deliller
I.3.1. WB şirketi yetkilileri ile yapılanı görüşmelerde edinilen bilgilere göre WB
2001, 2002 ve 2003 yılları itibarıyla ortalama %(….) pazar payıyla sektördeki en
büyük teşebbüstür. WB dağıtımcılık dışında sinema salonu işletmeciği
07-19/192- 63
7
yapmamaktadır. Yapılan görüşemelerde, sinema filmi dağıtımı pazarının işleyişi
konusunda bilgiler edinilmiştir. Buna göre, dağıtıcı firmaların sinema salonu
işletmecileri ile çalışmaları temel olarak “hasılat paylaşımı” (pursantaj) sistemi 260
çerçevesinde yürümekte, bu sistemde, sinema filmlerinden elde edilen rüsum
vergisi ve KDV sonrası hasılat sinema salonları ile dağıtıcılar arasında yarı yarıya
paylaşılmaktadır. Diğer taraftan, sektörde faaliyet gösteren tüm dağıtıcı firmalar
yukarıda açıklanan sistem çerçevesinde hasılattan %50 pay alma esasıyla
faaliyet göstermektedir.
I.3.2. Garanti Parası Uygulamasına İlişkin Tespitler
Bir takım sinema işletmeleri tarafından, soruşturmaya taraf dağıtıcıların dağıtımını
yaptıkları filmler için “garanti parası” adı altında bir maktu bedel talep etmelerinin
şikayet konusu yapıldığı görülmüştür. Yapılan yerinde incelemeler kapsamında
“garanti parası” uygulamasına ilişkin edinilen belgelere aşağıda yer verilmektedir. 270
I.3.2.1. WB ve sektörde faaliyet gösteren diğer teşebbüsLer, film sağladıkları
sinema salonu işletmecilerinden zaman zaman “garanti parası“ olarak tanımlanan
bir sabit ücret almaktadır. Yapılan açıklamalara göre bazı sinema salonu
işletmecileri, filmlerden elde ettikleri hasılatları kasıtlı olarak düşük göstermekte ya
da düşük izleyici sayısı nedeniyle dağıtıcının o filmden beklediği geliri elde
edememesine yol açmakta ya da filmlerin kopya, reklam gibi maliyetlerini
karşılayamamakta, bu nedenle dağıtıcı firmalar bu tür dağıtıcılardan garanti parası
adı altında bir maktu bedel talep etmektedir. Garanti parası alınması, hasılattan
%50 pay üzerine anlaşılmasını etkilememektedir. 280
I.3.2.2. Yapılan incelemelerde, film dağıtıcılarının sinemalardan talep ettikleri
garanti bedellerine ilişin yazışmalar elde edilmiştir. Örneğin WB tarafından 2003
yılı Eylül ayında İstanbul Büyükçekmece’de bulunan Favori Sinema Merkezi’ne
gönderilen faks mesajında 19.12.2003 tarihinde gösterime girecek olan “Lord of
the Rings” filminin garanti miktarının 7500 ABD Doları + KDV olarak belirlendiği,
filmin minimum gösterim süresinin 4 hafta olduğu yer almaktadır. Aynı faks
mesajında “bu film için uygulanacak bilet fiyatı aynı bölgede oynayan diğer bir
sinemadan daha düşük olamayacaktır” ifadesi yer almaktadır.
290
I.3.2.3. Sine Ankara Sinemaları’ndan WB’ye gönderilen bir faks mesajında,
25.8.2003 tarihli WB faksında belirtilen “Asmalı Konak” filmi için 8500 ABD
Doları+KDV ve “Matrix Revolutions” filmi için 7500 ABD Doları+KDV garanti
miktarlarının kabul edildiği belirtilmektedir.
I.3.2.4. WB tarafından 2003 Temmuz ve Ağustos aylarında New Films/Avcılar,
Ereğli Erdemir AKM, İzmit Özdilek, Kırklareli Cine Plaza, Urfa Emek, Edirne
Carmen, Adapazarı Abasıyanık, Mersin Cep ve Aksaray Afra sinemalarına
gönderilen faks mesajlarında, “Matrix Revolutions” ve “Asmalı Konak” filmleri için
talep edilen “garanti parası” miktarları ve gösterim süreleri yer almaktadır. Anılan 300
yazışmaların incelenmesinden WB’nin dağıtım yaptığı tüm sinema salonu
07-19/192- 63
8
işletmelerinden aynı miktarlarda garanti parası (7500 ABD Doları+KDV, 8500
ABD Doları+KDV) talep ettiği anlaşılmaktadır.
I.3.2.5. WB tarafından 2002 Haziran ayında New Films/Avcılar, Bağcılar Site ve
Şişli Atlantis sinemalarına gönderilen faks mesajları ile cevabi yazıların
incelenmesinden WB’nin dağıtımını yaptığı “Spider Man 1” filminde aynı miktarda
(3500 ABD Doları+KDV) garanti parası talep ettiği anlaşılmaktadır.
I.3.2.6. WB tarafından 24 ve 28 Temmuz 2003 tarihlerinde Bakırköy 74 ve
Bakırköy İncirli sinemalarına gönderilen “Eylül-Ekim 2003 Programları” başlıklı 310
faks mesajlarında dağıtımı planlanan 6 film için talep edilen “garanti parası” ve
gösterim süreleri düzenlenmektedir. Faks mesajlarının incelenmesinden garanti
parası miktarlarının her iki sinema için de eşit olduğu anlaşılmaktadır. Her iki faks
mesajında da sinema salonu işletmeleri dağıtımı yapılan filmleri bir paket halinde
almaya zorlanmamaktadır.
I.3.2.7. WB’nin ilk yazılı savunması ekinde adı geçen firma ile Edirne Carmen,
Bayrampaşa Cinebay ve Büyükçekmece Favori sinemaları arasında “Matrix
Revolutions” filminin garanti parası miktarında indirim yapılmasına ilişkin yazışma
ve fatura örnekleri bulunmaktadır. Yapılan inceleme neticesinde adı geçen film
için önceden talep edilen 10.500.000.000 TL. garanti parasının WB tarafından 320
7.000.000.000 TL’ye indirildiği anlaşılmıştır.
I.3.2.8. WB’nin ilk yazılı savunması ekinde anılan firma ile Bakırköy 74, Bağcılar
Site ve Denizli AFM sinemaları arasında “Mustafa Hakkında Herşey” filminin
garanti parası miktarında indirim yapılmasına ilişkin yazışma ve fatura örnekleri
bulunmaktadır. Yapılan inceleme neticesinde adı geçen film için önceden talep
edilen 4.550.000.000 TL. garanti parasının WB tarafından 2.600.000.000 TL.’sine
indirildiği anlaşılmıştır.
I.3.2.9. WB tarafından dağıtımı yapılan “Vizontele Tuuba” filminden talep edilen
8500 ABD Doları garanti parası miktarı ile oluşan sinema salonu hasılatlarının
karşılaştırıldığı tabloda Türkiye genelindeki 67 sinema salonu işletmesine ilişkin 330
veriler bulunmaktadır. Anılan tablonun incelenmesinden tüm sinema salonu
işletmelerinin hasılat payları ile garanti parası miktarını karşıladıkları
anlaşılmaktadır.
I.3.3. WB’nin Bilet Fiyatlarına Müdahale Etmesine İlişkin Tespitler
I.3.3.1. WB yetkilileri tarafından, sinema filmi bilet ücretlerinin birbirlerine yakın
yerlerde ve aynı kalitedeki sinema salonları arasında farklılaşmaması gerektiği
ilkesini benimsediklerini, bu yönde bir farklılaşmaya izin vermeleri halinde bizzat
kendi elleriyle müşterileri konumunda bulunan sinema salonu işletmecileri 340
arasında haksız rekabete yol açabilecekleri endişesinden hareket ettiklerini bu
sebeple geçmişte belirli bazı sinema salonu işletmecilerini bilet fiyatları
konusunda uyardıklarını belirtilmiştir.
07-19/192- 63
9
I.3.3.2. WB firmasının merkezinde ve bir takım sinema işletmelerinde yapılan
yerinde incelemelerde, adı geçen firmanın sinemaların uyguladıkları bilet
fiyatlarına rekabeti bozucu bir şekilde müdahale ettiğine dair net ifadeler içeren
belgelere rastlanmıştır. Buna göre;
22.4.2003 tarihinde Batı Sinemaları’ndan WB’ye gönderilen faks mesajında aynen
aşağıdaki ifadeler yer almaktadır: 350
“… Ayrıca 18.4.2003 de belediyeye başvurarak Sine Ankara bilet fiyatlarını
sizinde isteğiniz üzerine zamlandırmaya çalıştık ve tam bilet fiyatı 4.000.000 TL,
talebe bilet fiyatı 3.500.000 TL, ve halk matinesi bilet fiyatları 3.000.000 TL
fiyatlandırılarak 21.04.2003 itibaren geçerli olmak üzere uygulanmaya
başlanmıştır.”
I.3.3.3. WB Satış Direktörü Yalçın KÜÇÜKÖZCAN tarafından 10.3.2003 tarihinde
Tüze Grup Sinemaları Genel Müdürü Ercüment EKŞİ’ye gönderilen bir faks
mesajında, “ Ömerçip ” ve “Matrix Reloaded” filmlerinde hiçbir indirimli bilet ve
promosyon kabul edilmeyeceği belirtilerek, bu filmler için en düşük bilet fiyatının 360
4.000.000. TL. olabileceği ifade edilmektedir. Söz konusu faks mesajı Tüze
Grubu’nun Ankara’da yer alan sinemaları ile ilgili olup, aynı ifadeleri içeren bir
diğer faks mesajı da 11.3.2003 tarihinde Tüze Grup Bursa sinemaları programı ile
ilgili olarak gönderilmiştir.
I.3.3.4. 3.6.2003 tarihinde Tüze Grup’tan WB’ye gönderilen bir faks mesajında,
Sheraton Açıkhava Sineması (Ankara) bilet fiyatının 5.000.000 TL olması
konusunda Yalçın KÜÇÜKÖZCAN’ın onayı istenmektedir.
I.3.3.5. 28.4.2003 tarihinde Yalçın KÜÇÜKÖZCAN tarafından Cinevip Grup 370
(Ankara) Genel Müdürü Volkan PEKTAŞ’a gönderilen bir faks mesajında aynen
aşağıdaki ifadelere yer verilmektedir:
“Tarafımıza gelen ilanlarınızda ‘Haftanın Filmi’ uygulamasıyla düşük fiyattan bilet
sattığınız görülmektedir. Haftanın filmi gibi uygulamalara karşı değiliz, fakat her
türlü tarife dışı indirimli uygulamalar için mutlak surette bizden onay alınması icap
etmektedir.”
I.3.3.6. Sine Ankara Sinemaları’ndan WB’ye gönderilen bir faks mesajında adı
geçen sinema işletmesinin tam bilet için 5.000.000 TL, öğrenci için ise 4.000.000
TL. şeklindeki bilet ücretlerini Altındağ Belediyesi’ne onaylatabildiği, bunun 380
üzerindeki bilet ücretlerinin Belediye’ce halihazırda kabul edilmediği, bu konudaki
encümen kararının beklendiği ifade edilmektedir.
I.3.3.7. WB tarafından Türkiye genelinde film dağıtımı yaptığı sinema salonlarına
gönderilen “Önemli” başlıklı faks mesajında, 17.10.2003 tarihinde vizyona giren
“Asmalı Konak” filmine ilişkin uyulması gereken şartlar belirtilmektedir. Söz
konusu yazıda, filmin gösterildiği aynı bölge ve şehirler içerisinde bilet fiyatlarının
diğer sinemalar ile eşit olması gerektiği, kendilerinin kabul ettiği dışında hiç bir
indirimli bilet fiyatı ve promosyon kabul edilmeyeceği, filmin ilk iki haftasında hiç
07-19/192- 63
10
bir indirimli gösterim kabul edilmeyeceği yer almakta ve ayrıca toplu gösterim için 390
uygulanacak bilet fiyatının, tam bilet fiyatının maksimum %25 altında ve 4.000.000
TL den az olmaması gerektiği belirtilmektedir.
I.3.3.8. WB tarafından Türkiye genelinde film dağıtımı yaptığı sinema salonlarına
gönderilen faks mesajında 23.1.2003 tarihinde vizyona giren “Vizontele Tuuba”
filmine ilişkin uyulması gereken şartlar belirtilmektedir. Yazıda, filmin gösterildiği
aynı bölge ve şehirler içerisinde bilet fiyatlarının diğer sinemalarla eşit olması
gerektiği, Türkiye genelinde uygulanabilecek en düşük bilet fiyatı 4.000.000 TL,
ortalama bilet fiyatının 4.500.000 ise TL’nin altında olmaması gerektiği yer
almaktadır. Aynı zamanda, gösterimin ilk iki haftasında indirimli gösterim kabul 400
edilmeyeceğinin bildirildiği yazıda, Warner Bros. tarafından kabul edilmiş
tarifelerin dışında hiç bir indirimli bilet fiyatının kabul edilmeyeceğinin de altı
çizilmektedir.
I.3.3.9. WB’nin Türkiye genelinde film dağıtımı yaptığı sinema salonlarına
gönderdiği faks mesajında, 5.11.2003 tarihinde gösterime giren “Matrix
Revolutions” filmine ilişkin uyulması gereken şartlar belirtilmektedir. Söz konusu
yazıda özetle; filmin gösterildiği aynı bölge ve şehirdeki sinema salonlarında bilet
fiyatlarının eşit olması ve bilet ücretlerinin WB tarafından onaylanması gerektiği,
ayrıca, herhangi bir indirimin veya promosyonun kabul edilmeyeceği ifade 410
edilmektedir.
I.3.3.10. WB’nin Türkiye genelinde film dağıtımı yaptığı sinema salonlarına
gönderdiği faks mesajında 21.12.2001 tarihinde vizyona giren “Lord of the Rings”,
11.1.2002 tarihinde vizyona giren “Son” ve 1.2.2002 tarihinde vizyona giren “Harry
Potter” filmlerinin gösterim şartları yer almaktadır. Mesajda, söz konusu filmlerin
ilk 2 haftalarında mutlaka en büyük salonda oynatılması, ilk iki hafta hiç bir şekilde
davetli kabul edilmemesi ve WB’ye bilgi verilmeden hiç bir promosyon çalışması
yapılmaması gerektiği belirtilmekte ve yazının devamında “Özellikle bilet fiyatlarını
aşağı çekecek hiç bir çalışma tarafımızdan kabul edilmeyecektir” ifadesine yer 420
verilmektedir.
I.3.3.11. 10.3.2003 tarihinde WB Satış Direktörü Yalçın Küçüközcan tarafından
Kayseri Kasseria Sineması’na gönderilen faks mesajında, bir süre sonra
gösterime girecek bir “Matrix Reloaded” filmi için 7500 ABD Doları + KDV garanti
bedeli talep edilmekte, Onay Sineması’nın da filmi aynı şartlarla filmi göstereceği
bildirilmekte ve anılan sinemanın bilet fiyatlarının 4.000.000- 5.000.000 TL olacağı
bildirilerek Kasseria sinemasının bu şartları kabul etmesi halinde filmi
oynatabileceği bildirilmektedir.
430
I.3.3.12. Akabinde, 14.3.2003 tarihinde, WB Satış Direktörü Yalçın Küçüközcan
tarafından Kayseri Onay Sineması’na gönderilen faks mesajında, “Matrix
Reloaded” filmini adı geçen sinemanın 7500 ABD Doları+KDV garantili pursantaj
sistemi ile gösterime sokabileceği belirtilmektedir. Devamında Kayseri Kasseria
Sineması’nın da aynı şartlarla film gösterebileceğinin bildirildiği yazıda, bilet
fiyatlarının 4.000.000 - 5.000.000 TL. olması gerektiği de vurgulanmaktadır.
07-19/192- 63
11
I.3.3.13. 11.3.2003 tarihinde WB tarafından Mersin Metro Sineması yetkilisi
Mehmet ÜNALAN’a gönderilen faks mesajında gösterime girecek olan “Ömerçip”
ve “Matrix Reloaded” filmlerinde hiçbir indirimli bilet ve promosyon kabul
edilmeyeceği belirtilerek, bu filmler için en düşük indirimli biletin 4.000.000 TL. 440
olabileceği ifade edilmektedir.
I.3.3.14. 23.2.2004 tarihinde Mersin Beymen Sineması’ndan WB’ye gönderilen
faks mesajında adı geçen sinema salonu işletmecisi, “Yüzüklerin Efendisi” filminin
hafta içi günlerdeki bilet fiyatlarının 5.000.000 TL, hafta sonları ise öğrenci için
6.000.000 TL, tam bilet için de 7.000.000 TL olarak belirlenmesi konusunda WB
yetkililerinin onayını istemektedir. Aynı faks mesajında WB yetkilisinin 24.2.2004
tarihli onayı da yer almaktadır.
I.3.3.15. 28.3.2003 tarihinde Mersin Metro Sineması yetkilisi Mehmet ÜNALAN 450
tarafından WB’ye gönderilen faks mesajında adı geçen sinema salonunda bilet
fiyatlarının tam 6.000.000 TL, öğrenci 5.000.000 TL ve salı-perşembe günleri
arasında 4.250.000 TL olarak belirlendiği ifade edilmektedir. Yazının devamında
aynen aşağıdaki ifadeler bulunmaktadır:
“Sizden ricam beraber oynadığımız sinemanın rakamlarının bu fiyatlara
çekilmesine yardımcı olmanızdır.”
I.3.3.16. 8.10.2003 tarihinde WB tarafından Sine-Ankara Sineması Genel Müdürü
Can GÜRER’e gönderilen faks mesajında WB tarafından daha önce bildirilen,
filmin gösterildiği aynı bölge ve şehirler içerisinde bilet fiyatlarının diğer 460
sinemalarla eşit olması şartına rağmen, söz konusu sinemanın bilet fiyatlarını
4.000.000 TL. ve 3.500.000 TL olarak belirlediği bildirilmekte ve sinemadan bilet
fiyatlarını tekrar düzenlemesi talep edilmektedir.
Bu yazıya sinema işletmesi tarafından verilen cevapta, söz konusu sinemanın yer
aldığı semtteki gelir seviyesinin düşük olduğu ve bilet fiyatlarının yüksek
seviyelerde tutulmasının müşteri kaybına neden olduğu bildirilmekte, yazının
devamında da Ankara’da faaliyet gösteren diğer bir takım sinemaların bilet
fiyatlarının da WB tarafından belirlenen fiyattan farklı olduğu vurgulanmaktadır.
Son olarak WB tarafından verilen cevapta, en düşük bilet fiyatının tam bilette
6.000.000 TL, indirimli bilette ise 5.000.000 TL. olduğu ifade edilmektedir. 470
I.3.3.17. 16.1.2004 tarihinde Karabük Yenişehir Sineması yetkilisi Adnan ÇEBİ
tarafından WB’ye gönderilen faks mesajında Safranbolu Atamerkez Sineması’nın
“Vizontele Tuuba” filmi için bilet fiyatını 2.000.000 TL.’ye indirdiği belirtilerek, bu
şartlarda filmi gösterime almalarının mümkün olmadığı belirtilmektedir.
16.1.2004 tarihinde yukarıda yer verilen mesaja cevaben WB tarafından
gönderilen yazıda, Safranbolu Atamerkez Sineması’nın geçmişte herhangi bir WB
filmi biletini 2.000.000 TL. fiyatla satmadığı belirtilerek, devamında söz konusu
film için minimum bilet fiyatının 4.500.000 TL. olduğu ve bunun altında bilet fiyatı
kabul edilmeyeceği vurgulanmaktadır. 480
I.3.3.18. 9.3.2004 tarihinde yapılan görüşmede, Sine Ankara sinemasının bir
yetkilisi, WB’den aldıkları filmlerin bilet fiyatları, gösterim süreleri, filmlerden önce
07-19/192- 63
12
gösterime sokulacak reklamlar ve diğer gösterim şartlarının WB tarafından tek
taraflı olarak belirlendiğini belirtmiş, bu şartları kabul etmemeleri durumunda söz
konusu dağıtıcıdan film temin etmekte zorluk çekebileceklerini, bunun ise
faaliyetlerini sonlandırma anlamına geleceğini bildirmiştir.
I.3.3.19. 15.11.2002 tarihinde WB tarafından Tüze Grup’a gönderilen bir faks
mesajında, söz konusu grubun işlettiği Ankara Armada Sinemaları’nda 11-14
Kasım tarihleri arasında tüm seanslarda indirimli fiyat uygulandığı belirtilerek
devamında, indirim uygulamaları için WB’den izin alınması gerektiği 490
belirtilmektedir.
I.3.3.20. WB tarafından Tüze Grup’a gönderilen 1.1.2003 tarihli bir faks
mesajında, söz konusu grup tarafından yakın zamanda girişilen ve bedava bilet
dağıtılan bir promosyondan bahsedilmekte ve hiç bir zaman indirimli bilet
satılmaması gerektiği hatırlatılmaktadır.
I.3.3.21. WB tarafından Tüze Grup’a ve “Yüzüklerin Efendisi: İki Kule” filminin
dağıtımını yaptığı diğer sinema salonlarına gönderilen bir faks mesajında bilet
fiyatları, toplu indirim ve diğer promosyon çalışmaları, misafir sayıları, ek
seanslar, korsan yayınlara karşı güvenlik önlemleri ve filmden önce gösterilecek
fragmanlara ilişkin WB’nin uyarı ve şartlarının sağlanmasının yanısıra, adı geçen 500
filmin ilk iki haftasında mutlak surette en büyük salonda gösterilmesi şartı da yer
almaktadır.
I.3.3.22. 2.10.2003 tarihinde WB tarafından Bursa’da faaliyet gösteren Megapol,
Prestige ve Burç sinemalarına gönderilen “bilet fiyatları” konulu faks mesajında,
aynı bölge ve şehir içerisinde bilet fiyatlarının eşit olması gerektiği ve halk günü
bilet fiyatının 5.000.000 TL’ye çekilmesi talep edilmektedir.
I.3.3.22. 29.4.2003 tarihinde WB tarafından Tüze Grup ve “Matrix Reloaded”
filminin gösterime girdiği Türkiye genelindeki sinema salonlarına gönderilen faks
mesajında en düşük indirimli bilet fiyatının 4.000.000 TL olması talep
edilmektedir. 510
I.3.3.23. AFM tarafından 2002 yılında, sinekolik adı altında, üyelerine standart
bilet fiyatlarından daha düşük fiyatlarla film seyretme imkanı sağlayan bir proje
başlatılmıştır. Bu proje dahilinde sinekolik adı verilen karta, kart hamili tarafından
aylık olarak para yüklenmekte ve bunun karşılığında kart sahibi o ay için istediği
sayıda film seyredebilmektedir.
AFM’nin konuya ilişkin yazısında “projenin” ilk olarak anılan şirketin Bursa’daki
sinemalarında denendiği ve bu sinemaya gelen seyirci sayısında bir artış
sağladığı belirtilmektedir. Kart sahipleri ayda 15.000.000 TL ödeyerek istedikleri
kadar film seyredebilmekte, bununla birlikte projenin deneme aşamasında kart
hamillerinin ayda ortalama 6 kere sinemaya gelmesinden dolayı firma başına 520
ücret yaklaşık 2.000.000 TL olarak gerçekleşmektedir. AFM, bu fiyatın Bursa’daki
en ucuz bilet fiyatına eşit olduğunu dağıtıcı firmalara gönderdiği tanıtıcı yazılarda
açıklamakta ve miktarın zamanla daha artacağını bildirmektedir. Kartta kullanılan
07-19/192- 63
13
teknoloji sayesinde kart sahibinin hangi zamanda hangi filme gittiği takip
edilebilmekte, bu da promosyon çalışmalarında dağıtıcıların en büyük endişesini
oluşturan seyircinin hangi dağıtıcıya ait filme gittiği, dolayısıyla hangi dağıtıcının
hasılattan pay alacağını açıklığa kavuşturmaktadır. Ancak sinekolik sistemi
çerçevesinde abone olan müşterilerden tahsil edilen ön ödemelerden dağıtım
firmalarına pay aktarılmamakta, sistem uyarınca satılan indirimli biletlerin maliyeti
ise dağıtıcı ve sinema arasında paylaşılmaktadır. 530
AFM ve WB arasında yapılan görüşmeler sonucunda dağıtıcı firma kart
uygulamasını kabul etmemiş ve proje hayata geçirilememiştir.
I.3.3.24. 4.6.2004 tarihinde yapılan görüşmede Bakırköy 74 sinemasının bir
yetkilisi sinema salonu işletmelerinin dağıtım firmalarına karşı bir pazarlık
güçlerinin olmadığını belirterek; filmlerin gösterim süreleri, uygulanan bilet
fiyatları ve gösterime ilişkin diğer koşulların dağıtım firmalarınca tespit edildiğini
ifade etmiştir.
I.3.4. WB’nin Pursantaj Arttırma Çabalarıyla İlgili Tespitler
540
I.3.4.1. Raportörler 27.2.2004 tarihinde Beşiktaş Kültür Merkezi Ltd. Şti. (BKM)
şirketinde genel müdür Necati AKPINAR ve BKM Film genel koordinatörü Ali
Hakan KETE ile görüşmüşlerdir. Edinilen bilgilere göre BKM, “Vizontele Tuuba”
filminin dağıtımı aşamasında çekim maliyetlerinin çok yüksek olması sebebiyle
dağıtıcı firma WB vasıtasıyla sinema salonu işletmeleriyle hasılattan %52,5 pay
alabilmek için anlaşmaya çalışmıştır. WB’den BKM yetkililerine verilen bilgilere
göre Türkiye genelindeki salonların büyük çoğunluğu bu talebi kabul etmiş, ancak
özellikle kurumsal nitelikte olan diğer sinemaların karşı çıkması sebebiyle
uygulamadan vazgeçilmiştir.
550
Adı geçen şirket yetkilileri yapımcı olarak “Vizontele Tuuba” filmini bizzat
kendilerinin dağıtmayı düşünmediklerini, çünkü dağıtım işinin ayrı bir iş kolu
olduğunu belirterek devamında, “Vizontele Tuuba”nın dağıtımı öncesinde WB ve
UIP’den teklifler aldıklarını, tekliflerin değerlendirilmesi sonucunda WB ile
filmlerinin Türkiye’de sadece sinema salonlarına dağıtımı amaçlı münhasır bir
anlaşma imzaladıklarını ifade etmişlerdir. BKM yöneticilerine göre, dağıtıcı
firmalarca belirlenen minimum gösterim süresi ve filmin gösterimine ilişkin diğer
şart/uygulamalar tamamen kendilerinin dışında gerçekleşmekte, bu konularda
dağıtıcı firma gerekli gördüğü takdirde yapımcı firmayı bilgilendirmektedir.
560
I.3.4.2. 11.11.2003 tarihinde WB tarafından Cinevip Grup Genel Müdürü Volkan
PEKTAŞ’a gönderilen bir faks mesajında, “Vizontele Tuuba” filminde dağıtıcı
hissesinin %52.5 olarak belirlendiği ifade edilmektedir. Aynı yazıda, “Vizontele
Tuuba” filmi gösterime girmeden önce Türkiye genelinde tüm sinema salonlarına
gönderilen WB Genel Müdürü Haluk KAPLANOĞLU imzalı yazıda, söz konusu
fikmin yapmıcısı BKM şirketinin sinema sektörüne sürekli olarak film üretebilmesi
ve potansiyeli yüksek filmlerin desteklenmesi amacı ile “Vizontele Tuuba” filmi
07-19/192- 63
14
için pursantaj miktarının % 52.5 olarak belirlendiği, belirlenen pursantajı kabul
etmeyen sinemalara program yapılmayacağı bildirilmektedir.
570
I.3.5. WB’nin Dağıtımını Yaptığı Filmlerin Yapımcı Firmalarıyla Olan Hukuki
İlişkisi
I.3.5.1. WB ile Warner Bros. Distributors LTD (WBD) ve Warner Home Video UK
LTD (WHV) arasında 1.1.1991 tarihinde bir “distribütörlük anlaşması”
imzalanmıştır. Anılan anlaşmanın 2.a. maddesine göre WBD distribütöre Türkiye
(ve Kuzey Kıbrıs) genelinde sinema filmlerinin dağıtımı, lisansının verilmesi ve
gösterim haklarından oluşan “sinema haklarını” münhasır olarak vermiştir.
Anlaşmanın 2.h. maddesine göre WB’ye, Warner filmlerine ek olarak Disney ve
Touchstone tarafından yapımı gerçekleştirilen bazı sinema filmlerine ilişkin olarak 580
sadece “sinema hakları” tanınmıştır. Yine anlaşmanın 2.i maddesi uyarınca
Warner Bros.’a Columbia Pictures Inc., Columbia Tri-Star Film Distributors Inc.
ve Weintraub Entertainment Group tarafından yapımı gerçekleştirilen bazı
seçilmiş sinema filmlerinin sadece “sinema hakları” tanınmıştır.
Anlaşmanın “WBD’ye ödenecek Royaltiler” başlıklı 6. maddesinde WB tarafından
bölge genelinde dağıtımı yapılan sinema filmlerinin brüt hasılatlarının Warner ve
WB arasında paylaşım esas ve oranları düzenlenmektedir. Buna göre Warner
Bros tarafından dağıtımı yapılan anlaşma konusu tüm sinema filmlerinin brüt
hasılatları birikmiş olarak yıllık temelde hesaplanmaktadır. 590
I.3.5.2. 17.10.2003 tarihinde WB ile sinema filmi yapımcısı ANS şirketi arasında
“Asmalı Konak” filminin Türkiye genelindeki “gösterim haklarına” ilişkin bir dağıtım
anlaşması imzalanmıştır. Anlaşmanın 3.2 maddesinde “gösterim hakları”, Asmalı
Konak filminin giriş ücreti alınmak suretiyle sinema salonlarında seyircilere
sergilenme hakkı olarak tanımlanmaktadır. Aynı anlaşmanın 7. maddesine göre
yapımcı, filmin pazarlama, reklam ve tanıtım masraflarını karşılamaktadır.
Anlaşmanın “Warner’ın Ücreti Tablosu” başlıklı B Ekinde toplam brüt sinema
hasılatının yapımcı ve dağıtıcı arasında paylaşım esas ve oranları
düzenlenmektedir. 600
I.3.6. WB’nin Hakim Durumda Bulunduğuna Dair Tespitler
I.3.6.1. 10.3.2004 tarihinde TÜZE Sinemaları yetkilisiyle görüşme yapılmıştır.
Edinilen bilgilere göre söz konusu sinema işletmesi çok sayıda salonu
bulunduğundan, büyük film dağıtıcısı firmaların yanı sıra bağımsız film dağıtıcıları
ile de çalışabilmektedir. Ancak özellikle Anadolu’da faaliyet gösteren veya bir ya
da iki salonu bulunan sinemaların WB veya UIP gibi dağıtıcılar dışındaki firmalar
ile çalışmaları mümkün değildir. Şirket yetkilisi bu durumun örneğin, “Vizontele
Tuuba” gibi hasılatının iyi olacağı önceden belli olan bir filmi dahi yapımcısı
BKM’nin WB aracılığıyla dağıttırmasından, benzer şekilde “Yüzüklerin Efendisi”
filminin, dağıtım pazarında faaliyet gösteren ve filmin dağıtım haklarına sahip 610
olan Umut Sanat firması tarafından değil, WB tarafından dağıtılmasından da
anlaşılabileceğini belirtmiştir. Bu sebeple başta WB olmak üzere UIP ve Özen
07-19/192- 63
15
Film’in piyasadaki güçleri geniş film seçeneklerine ve dolayısıyla kuvvetli bir
dağıtım ağına sahip olmalarına dayanmaktadır.
Öte yandan söz konusu yetkili, dağıtıcı firmalarla, hasılattan pay sistemi bazında
çalıştıklarını, sinemacı payının bütün filmler ve sinema salonları için dağıtıcı
firmalar tarafından %50 olarak belirlendiğini, %50 hasılat paylaşımı uygulamasının
sektörde bir gelenek haline geldiğini ifade etmiştir.
I.3.6.2. 11.3.2004 tarihinde, birden fazla sinema salonu işleten başka bir 620
işletmeciyle görüşme yapılmıştır. Söz konusu yetkili tarafından sunulan bilgilere
göre, işlettikleri sinemalarda gösterime giren filmlerin dağıtıcılara göre dağılımı,
Türkiye genelindeki pazar payları ile uyuşmaktadır. Şöyle ki, en çok WB’nin,
devamında UIP, Özen Film ve mümkün olan durumlarda diğer küçük dağıtıcıların
filmleri gösterilmektedir. Anılan şirket yetkilisi özellikle Warner Bros’un geniş film
seçeneklerinin bulunduğunu, son yıllarda Türk yapımcıların da dağıtım için WB
ile çalışmaya başladıklarını, bu durumun da, büyük dağıtıcıların güçlerini
arttırdığını ifade etmiştir.
I.3.6.3. 1.6.2004 tarihinde, sinema salonu işletmeciliği ve film dağıtımı 630
sektörlerinde faaliyet gösteren Avşar Film’in bir yetkilisi ile görüşülmüştür. Şirket
yetkilisi, dağıtımını yaptıkları filmlerde, gerek gösterim süreleri gerek büyük salon
tercihleri gibi konularda sinema salonları ile pazarlık yaptıklarını, bu gibi
konularda kendilerinin herhangi bir tek taraflı taleplerinin olamayacağını, olsa da
kabul edilmeyeceğini, ancak büyük dağıtıcıların sürekli film akışı sağlayabilmeleri
sebebiyle isteklerini kabul ettirebilmelerinin mümkün olduğunu ifade etmiştir. Söz
konusu yetkili WB’nin pazar payındaki son yıllardaki artışın, UIP ve Özen Film’in
anlaşmalı oduğu yapımcı firmaların daha az sayıda ve düşük nispeten hasılat
getiren filmler üretmesine, buna karşın WB’nin film kaynaklarının daha güçlü
olmasına bağlamaktadır. 640
I.3.6.4. 1.3.2004 tarihinde, film dağıtımı ve sinema salonu işletmeciliği alanlarında
faaliyet gösteren Umut Sanat firması yetkilileri ile bir görüşüme yapılmıştır.
Edinilen bilgilere göre söz konusu dağıtıcı, sinema sektörünün yapımcı, dağıtımcı
ve sinema salonu işletmeciliği şeklindeki her 3 aşamasında da faaliyet
göstermekte, halihazırda sinema salonunu işletmektedir. Adı geçen şirket
yetkilileri tarafından, Türkiye dağıtım haklarına sahip oldukları ve çok yüksek
hasılat yapan bir filmin dağıtımını, kendilerinin de dağıtım faaliyetleri olmasına
rağmen, WB’ye verdikleri ifade edilmiş, genel olarak hasılat beklentisi yüksek
olan ticari filmlerin dağıtımında WB veya UIP gibi dağıtım şirketlerini tercih 650
ettikleri dile getirilmiştir.
Sinema yetkilileri tarafından verilen bilgilere göre, bir sinema salonu kompleksinin
yılda ortalama 30 filmi gösterime sokması gerekmektedir. Bu da sinema salonu
işletmelerinin WB veya UIP gibi geniş film seçeneklerine sahip dağıtıcılarla
çalışma zorunluluğunu getirmektedir. Örneğin Umut Sanat’ın tek başına dağıtıcı
olarak yılda getirebileceği sınırlı sayıdaki film ile bu ölçüdeki bir talebi karşılaması
mümkün olmayacaktır. Şirket yetkililerine göre, dağıtıcı firmalar yıl içerisinde
07-19/192- 63
16
gösterime sokacakları filmleri bir paket olarak ilan etmekte, sinema salonu
işletmelerinin ise bu noktada çok fazla pazarlık güçleri bulunmamaktadır. Bunun 660
temel sebebi kurumsallaşmış zincir sinema salonu işletmelerinin henüz
ülkemizde yaygın olmamasıdır. Örneğin %50 sinema salonu payı Avrupa
ülkelerinde film veya sinema salonu bazında değişebilmekte, ancak ülkemizde
alıcı konumundaki sinema salonu işletmecilerinin pazarlık gücü yeterli
olmadığından bu konu tartışılmamaktadır.
I.3.7. WB’nin Filmlerin Gösterim Salonları ve Süreleri ile İlgili Taleplerine
İlişkin Tespitler
I.3.7.1. 17.7.2003 tarihinde WB tarafından Tüze Grup sinemalarına gönderilen 670
faks mesajı ve cevabında WB’nin Eylül-Ekim, 2003 tarihlerinde dağıtacağı filmler
ile gösterim sürelerine ilişkin yazışmalar bulunmaktadır. Yazıların
incelenmesinden Tüze Grubun WB filmlerinin bazılarının gösterimini kabul ettiği
ve ilk başta önerilen hafta koşullarının değiştirildiği anlaşılmaktadır.
I.3.7.2. WB’nin ilk yazılı savunması ekinde Antalya Ak-Sin, İstanbul Shop & Miles,
Şaşkınbakkal Beko ve Cinevip Grup sinemalarının 2004 Nisan-Haziran haftalık
film ve seans programlarına ilişkin bilgiler bulunmaktadır. Buna göre adı geçen
sinema salonu işletmeleri aynı salonlarda, farklı dağıtım firmalarından gelen
filmleri ayrı seanslar şeklinde gösterime sunabilmektedir.
I.3.8. WB’nin Film Fragman Gösterimleri İle İlgili Taleplerine İlişkin Tespitler 680
I.3.8.1. 13.10.2003 tarihinde WB tarafından Türkiye genelinde film dağıtımı
yaptığı sinemalara gönderilen yazıda aşağıda yer verilen ifadeler bulunmaktadır:
“Asmalı Konak filmi ile aşağıda belirtilen film fragmanlarını oynamanız sadece
gelecek filmlere ait ilgiyi arttırmayacak, ayrıca film çeşitliliğini seyirciye sunarak,
son zamanlarda azalan seyirci sayımızı tekrar arttırabilmemiz için en önemli
fırsatlardan biri olacaktır.
a) Mutlaka gösterilmesi gereken fragmanlar; “Gizemli Nehir”, “Matrix
Revolutions”, “Güneşin Gözyaşları”, “İnşaat”, “Yüzüklerin Efendisi 3”, “Vizontele
Tuuba”
b) Eğer imkanınız var ise gösterilmesi gereken diğer fragmanlar; “Matchstick 690
Man”, “Swat”, “La Finestra de Fronte”, “Mona Lisa Smile”.
Doğal olarak yukarıda belirtilen filmlerden, programları sinemanız için yapılmamış
olanların fragmanlarını oynatmanızı talep etmiyoruz.
(a) Grubunda belirtilen ve sinemanızda programlanan film fragmanlarının
oynamaması durumunda, fragmanı oynatılmayan filmin programı kesinlikle
sinemanız programından çıkartılacaktır. Söz konusu fragmanların tamamı
“Asmalı Konak” filmini göstermiş olduğunuz en büyük salonda ve reklamlardan
sonra film başlamadan gösterilmelidir.”
07-19/192- 63
17
700
I.3.9. Belediyelerin Sinema Bilet Ücretlerine İlişkin Uygulamaları
I.3.9.1. Sinema salonlarınca uygulanan bilet ücretlerinin belirlenmesi ve
uygulanması aşamalarında ilgili belediyelerce yürütülen çalışmalar 3.4.1930 tarih
ve 1580 sayılı “Belediye Kanunu”nun1 15/3 maddesinin;
“Umumun yiyip içmesine, yatıp kalkmasına, taranıp temizlenmesine,
eğlenmesine mahsus lokanta, birahane, gazino, kahvehane, kıraathane,
meyhane, han, otel, hamam, sinema, tiyatro, bar, dansing ve emsali yerlerin ve
bu mahallerde satılan ve kullanılan şeylerin temizliğine, sıhhiliğine ve
sağlamlığına dikkat etmek ve kanun ve talimatname mucibinde bu gibi yerlerin
işletilmeleri için gece ve gündüz açık kalmalarına ve inzibati sebeplere nazaran 710
zabıtaca verilecek ruhsat üzerine sınıflarına ve tarifelerine göre bunlar için
ruhsatname vermek ve açık ve kapalı bulunacağı saatleri mahalli en büyük
mülkiye amirinin de muvaffakatı alındıktan sonra tayin eylemek, ücret tarifelerini
tanzim ve tasdik etmek,…”
şeklindeki hükmüne dayanmaktadır. Gerek önaraştırma gerekse de soruşturma
aşmalarında edinilen bilgilere göre, ülkemiz genelindeki Belediyelerin bazıları
1580 sayılı Kanun’un yukarıda yer verilen maddesinde yer alan hükmü, sinema
salonu işletmelerinin ticari karar ve eylemlerinde serbestçe karar verebilmelerini
teminen sadece sinema bilet fiyatlarını onaylamak şeklinde uygulamakta, diğer
bir kısım Belediyeler ise görev alanlarında bulunan sinema salonu 720
işletmelerinden gelen tarife artışı taleplerine yönelik değerlendirme ve düzenleme
yapmaktadır. Ayrıca WB’nin ilk yazılı savunmasında özellikle Ankara ve İzmir’de
bulunan bazı ilçe belediyelerinin bölgeleri sınırlarında faaliyet gösteren sinema
salonlarınca uygulanan bilet ücretlerine aktif bir biçimde müdahale ettikleri, bu
sebeple bu bölgelerde bulunan sinemaların bilet fiyatları konusunda serbest
olmadıkları, dolayısıyla WB’nin bilet ücretlerine müdahale etmesinin pratikte
anlamlı olmadığı öne sürülmektedir. Bu çerçevede yürütülen soruşturma
kapsamında aşağıda yer verilen sorular İstanbul, Ankara ve İzmir’de bulunan bir
ksım ilçe belediyelerine gönderilmiştir.
730
- 1580 sayılı Kanun’un 15/3 maddesindeki hüküm, sinema salonu işletmelerince
tarafınıza bildirilen bilet tarifeleri hususunda ne şekilde uygulanmaktadır? Bu
bağlamda Belediyenize bildirilen bilet ücreti tarifelerini onaylamak dışında,
örneğin söz konusu bedelleri düzenlemek gibi, işlemler yapılmakta mıdır?
- Belediyenizce onaylanan bilet tarifeleri sinema salonu işletmelerinin
uygulayabileceği azami ücretleri mi oluşturmaktadır? Buna göre, sinema
salonlarının bilet fiyatları konusunda indirim yapabilmeleri mümkün müdür?
1 Söz konusu kanun, 7.10.2004 tarih ve 5272 sayılı “Belediye Kanunu ile yürürlükten kaldırılmıştır.
07-19/192- 63
18
- Bölgenizde faaliyet gösteren sinema salonu işletmelerinden kendilerine film 740
temin eden dağıtıcı şirketler aleyhine her hangi bir şikayet Belediyenize iletilmiş
midir? Özelikle sinema salonu işletmelerinden bilet ücretlerinin arttırılması
konusunda dağıtıcı firmalarca kendilerine baskı yapıldığına dönük bir şikayet
tarafınıza yapılmış mıdır?
- Bilet tarifeleri ve sinema salonu işletmeleri ile ilgili diğer konularda aynı şehirde
görev yapan Belediyeler arasında koordineli bir çalışma yürütülmekte midir?
I.3.9.2. İstanbul’un Üsküdar, Kadıköy, Beyoğlu, Beşiktaş, Bakırköy ve Şişli
Belediyeleri’nden gelen cevabi yazılarda adı geçen ilçe belediyelerinin bilet
ücretlerine ilişkin her hangi bir düzenleme yapmadıkları sadece tasdik ettikleri, 750
tasdik edilen bilet ücretlerinin azami bedeller olduğu dolayısıyla sinema
salonlarının indirim yapabilecekleri ifade edilmektedir. Ayrıca anılan yazılarda
İstanbul’da bulunan diğer belediyeler ile koordineli bir çalışma yürütülmediği, adı
geçen belediyelere intikal etmiş her hangi bir şikayet bulunmadığı bilgisi yer
almaktadır.
I.3.9.3. İzmir’de yer alan Karşıyaka, Konak ve Çiğli Belediyeleri’nin cevabi
yazılarının incelenmesinden, 4.2.2003 tarihinden itibaren bilet fiyatlarının Türkiye
Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu tarafından (TESK’e bağlı İzmir
Fotoğrafçılar Odası) tespit edildiği, bu sebeple adı geçen belediyelerin bilet
fiyatlarının belirlenmesinde müdahil olmadıkları, dağıtım firmaları hakkında 760
kendilerine intikal etmiş her hangi bir şikayet bulunmadığı anlaşılmaktadır.
I.3.9.4. İzmir’de yer alan Balçova Belediye Başkanlığı’nın cevabi yazısında;
sinema salonu işletmelerinin fiyat tarifelerinin belediye encümenince tanzim ve
tasdik edildiği, onaylanan bilet ücretlerinin azami bedeller olduğu dolayısıyla
sinema salonlarının indirim yapabilecekleri ifade edilmektedir. Ayrıca anılan
yazıda İzmir’de bulunan diğer belediyeler ile koordineli bir çalışma yürütülmediği,
kendilerine intikal etmiş her hangi bir şikayet bulunmadığı bilgisi yer almaktadır.
I.3.9.5. Ankara’da yer alan Çankaya Belediyesi’nin cevabi yazısının incelenmesi
Ineticesinde, adı geçen belediyenin ilçe sınırları dahilinde bulunan sinema salonu
işletmelerinin uyguladığı bilet ücretlerini tespit ettiği, onaylanan bilet tarifelerinin 770
azami bedeller olduğu ve sinemaların indirim yapabileceği, “halk günü”
uygulamasının da bu amaca hizmet ettiği ifade edilmektedir. Cevap yazısının
ekinde, Çankaya ilçesi sınırları içerisinde faaliyet gösteren Tüze Grup,
Kavaklıdere, Mithatpaşa ve Kızılırmak sinemalarının 9.10.2003 tarihinde tarife
artışı talebi ile Belediye’ye yaptıkları başvuru ve buna ilişkin 17.11.2003 tarihli
encümen kararı bulunmaktadır.
I.3.9.6. Ankara’da yer alan Yenimahalle Belediyesi’nin cevap yazısında bilet
ücretlerinin ilgili sinemaların talepleri doğrultusunda, belediye encümenince
tasdik edildiği, onaylanan fiyat tarifelerinin azami ücretler olduğu, sinemaların bu
bedellerin altında satış yapabilecekleri ifade edilmektedir. 780
07-19/192- 63
19
I.3.10. Sinemalarla Yapılan Anket Çalışmaları
Soruşturma çerçevesinde, sinema işletmelerinin sorunlarını saptamak amacıyla
anket formunda kapsamlı bir bilgi isteme yazısı hazırlanarak Türkiye’nin birçok
ilindeki sinema salonlarına gönderilmiştir. Ankette, münhasırlık, bilet fiyatları,
gösterim süresi, garanti parası ve sinema salonlarının ticari riskleri başlıkları
altında sorular sorulmuştur.
I.3.10.1. AFM Sinemaları’nın cevabi yazısı:
AFM sinemaları, birçok ilde toplam 72 salon ve 12.100 koltukla faaliyet gösteren
Türkiye’nin en önemli kurumsal sinema zincirlerinden biridir. AFM Soruşturma 790
Heyeti tarafından gönderilen ankete cevaben 10 sayfalık, “Türkiye Sinema
Endüstrisinde Rekabetin Korunması ile İlgili Rapor” başlıklı bir rapor hazırlayıp
Kuruma intikal ettirmiştir. Anılan raporda özetle aşağıda yer verilen hususlar
aktarılmaktadır.
- Dağıtıcılar, uygulanmak istenen bir takım promosyon faaliyetlerine, indirim
kampanyalarına ve toplu gösterimlerden indirim uygulanmasına izin
vermemektedir.
- Garanti paralarının belirlenmesinde filmin kopya ve diğer maliyetlerinden
ziyade, beklenen gelir unsuru dikkate alınmaktadır. Bir sinemadan garanti parası
talep edildiği durumlarda bile, sinemanın bilet fiyatına ve seans sayısına 800
karışılabilmektedir. Hasılat pek çok durumda garanti paralarının altında kalmakta
ve sinema işletmecisi zarar etmektedir.
- Sinema işletmeciliği riskli bir iş alanıdır. AFM bazı sinemalarında koltuk başına
1000 ABD Doları yatırım yapmış olup, zaman zaman gelirlerin bu yatırımı
çıkaramaması nedeniyle zarar edilmektedir.
- Dağıtıcı firmalarca, AFM’nin Anadolu’da büyüme stratejileri karşısında, sizin
büyümenize izin vermektense alternatiflerimizin oluşmasını tercih ederiz
rakiplerinize destek vereceğiz denilmektedir.
I.3.10.2. Mars Entertainment Group (Cinebonus Sinemaları)
Anılan şirketin yetkilileri tarafından şu hususlar dile getirilmiştir: 810
- Zaman zaman film dağıtıcıları bilet fiyatlarının belirli bir seviyenin altına
düşmemesi için yazılar göndermekle birlikte, istenen bilet fiyatları Cinebonus
tarafından uygulanan fiyatların zaten altında kalmaktadır.
- Dağıtıcılar genel olarak haber verilmesi kaydıyla promosyon faaliyetlerine izin
vermektedirler.
07-19/192- 63
20
I.3.10.3. Odeon Cineplex
WB, geçmişte toplu satış ve promosyon fiyatlarına müdahale etmiş ve asgari
dağıtıcı hissesi talep etme veya film vermeme tehdidinde bulunmuştur. Odeon’un
Gima T.A.Ş. ile yaptığı ve asgari 5000 bilet satışını kapsayan mutabakat 820
çerçevesinde satılan indirimli toplu satış WB tarafından kabul edilmemiştir. Yine
Card Finans müşterilerine yönelik indirimli bilet satışları da WB tarafından
reddedilmiştir.
I.3.10.4. Tepe Cinemaxx
Tepe Cinemaxx’ın bilet fiyatlarının zaten şehir ortalamasının üstünde olması
nedeniyle dağıtıcılar tarafından bu konuda bir baskı uygulanmamıştır. Ancak
hayata geçirilmek istenen bir takım indirimler dağıtıcı firmalar tarafından kabul
edilmemektedir. Promosyon faaliyetleri gündeme geldiğinde, dağıtıcılar 830
tarafından, sinemanın payından indirim yapması talep edilmektedir.
Film sektöründe riski yapımcılar ve sinema salonları üstlenmektedir. Yapımcılar
büyük paralar harcayarak ürettikleri filmlerin başarılı olmaması, sinema salonları
ise sabit giderlerini bile karşılayacak derecede iş yapamamak riskleriyle karşı
karşıyadırlar. Tepe Cinemaxx modern bir sinema kompleksinde koltuk başına
yapım maliyetlerinin 1500-2000 ABD Doları’na ulaştığını ifade etmektedir.
I.3.10.5. Anket ile İlgili Genel Değerlendirme.
Anket toplam 33 sinema işletmecisi tarafından yanıtlanmıştır. İlk olarak, sadece 6
sinema, bir dağıtıcı ile münhasır olarak çalıştığını ifade etmiştir. Bunlardan 5’i WB
ile, 1’i ise Özen Film ile münhasır olarak çalışmış veya çalışmaktadır. 840
Genel olarak kurumsal sinemaların dağıtıcıların uygulamalarından daha fazla
şikayetçi oldukları görülmektedir. Bir çok kurumsal sinemacı, dağıtıcıların
minimum gösterim süresi ile ilgili taleplerinden şikayetçi olduklarını bildirmekte,
küçük salonlar arasında ise bu tür şikayetleri olanların oranının daha az olduğu
dikkat çekmektedir.
Ankete cevap veren 33 sinema içerisinde 11 tanesi dağıtıcılar tarafından bilet
fiyatlarına müdahale edildiğini, 2 tanesi promosyon faaliyetlerine dağıtıcılar
tarafından izin verilmediğini, 13’ü ise izin almak kaydıyla promosyon faaliyetlerine
sınırlı da olsa izin verildiğini aktarmaktadır
Sinema işletmelerinin en fazla şikayet ettikleri konulardan birisi olan asgari 850
gösterim süreleri ile ilgili olarak 13 sinema işletmecisi dağıtıcılarla pazarlık
edemediklerini, 6 tanesi seans azaltamadıklarını, 3 tanesi de sadece aynı
dağıtıcının başka filmleri ile birleştirilmek üzere seans azaltabildiklerini
bildirmektedir. Yazıya cevap veren sinemalardan 15’i filmleri birinci vizyon olarak
aldıklarını, 9’u hem birinci hem ikinci vizyon aldıklarını 6’sı ise hiç bir zaman
birinci vizyon almadıklarını ifade etmişler, diğerleri bu soruya cevap
vermemişlerdir.
07-19/192- 63
21
Ankete katılan sinemalardan 18’i hiç bir zaman garanti parası ödemediklerini, 6’sı
zaman zaman ödemek durumunda kaldıklarını, 5’i ise her zaman garanti parası
ödemek durumunda kaldıklarını ifade etmişlerdir. 8 sinema, garanti parası 860
uygulamasında ayrımcılık ve haksızlık yapıldığını ileri sürmektedir.
I.4. Savunmalar
I.4.1. WB’nin Savunması
WB tarafından soruşturma süresince yapılan savunmalar ve getirilen açıklamalar
aşağıdaki gibidir:
I.4.1.1. WB’nin İlgili Pazarda Hakim Durumda Olmadığı
WB vekilleri tarafından, geçmiş 3 yılın pazar paylarını göz önüne alınarak hakim
durum değerlendirilmesi yapılmasının yanıltıcı olacağı zira sektörün yapısı gereği
pazar payı düşük olan örneğin UIP gibi bir firmanın ilerde iyi filmler getirerek 870
pazar payını yüksek oranda arttırabileceği, bu nedenle Warner Bros.’un pazar
payının azalabileceği bildirilmektedir. WB tarafından, pazardaki belirsizliklere
kaynak olarak iki önemli etken öne sürülmektedir.
Bunlardan ilki, filmlerin seyirci potansiyellerinin belirsiz olması, bunun da
dağıtıcıların gelecekteki performansları konusunda belirsizlik yaratmasıdır. Diğer
bir deyişle bugün getirdiği filmlerin gişe başarısı nedeniyle yüksek pazar payına
sahip bir firma, ileride filmlerinin başarısızlığı nedeniyle pazar payını kaybedebilir.
WB’ye göre, pazar paylarının hakim durumun ispatına ilişkin kullanılamamasına
ilişkin diğer neden, bu şirketin pazar payının önemli bir bölümünün bağımsız ve
yerli yapımcıların filmlerinin dağıtılmasından kaynaklanmasıdır. 880
Savunmada verilen bilgilere göre, bu tür yapımlar, WB’nin pazar payının
yarısından fazlasını oluşturmaktadır. Diğer bir deyişle, şirketin ABD’deki
sağlayıcılarından sürekli olarak temin ettiği ve Türkiye’deki ticari faaliyetlerinin
devamını sağlayan filmler kadar, diğer kaynaklardan sağlanan ve ileride de
sağlanabileceği kesin olmayan filmler de, WB’nin Türkiye faaliyetlerinde önemli
yer tutmaktadır. Bu tür filmler ise, yapımcılar tarafından girişilen ihale süreçleri
aracılığıyla dağıtıcılara verilmektedir. WB’ye göre, rekabetin pazar içinde değil,
pazar için olduğu ihale pazarlarında belli bir zamanda tespit edilmiş olan pazar
payları ilgili teşebbüsün pazar gücüne ilişkin önemli bir gösterge olamaz; zira bu
pazar payı anılan şirketin ilerdeki ihalelerdeki başarı ihtimaline ilişkin herhangi bir 890
gösterge oluşturmamaktadır. Örneğin UIP de, ilerde bağımsız ve yerli
yapımcıların filmlerin dağıtım hakkını alıp bunlara dayalı olarak pazar payını
yükseltebilir. WB ayrıca kendisinin pazar payının UIP’den yüksek olmasının
yanıltıcı olduğunu, zira UIP’nin dağıtım anlaşması olan yapımcı firmaların WB’nin
anlaşmalı olduğu şirketlerden daha fazla film ürettiğini, bunun ise WB’nin yerli
yapımcıların filmlerine önem veren stratejisinin bir sonucu olduğunu
vurgulamaktadır.
07-19/192- 63
22
WB’ye göre WB’nin dağıtım ağı 6 kişilik bir personelden oluşmakta olup başka
herhangi bir potansiyel dağıtıcının da dağıtım ağı kurmak için büyük bir yatırım
yapmaya ihtiyacı bulunmamaktadır. 900
Savunmada ifade edilen bir diğer nokta da, pazara giriş yapmak isteyen bir
dağıtıcının, yurtdışından, büyük yapımcılardan dağıtım hakkı almaksızın sadece
bağımsız/yerli yapımcıların filmlerin kullanarak yüksek pazar paylarına
ulaşabileceği ve bu nedenle pazara girişin sanıldığı kadar zor olmadığıdır.
WB tarafından verilen bilgilere göre sinema gösterimi pazarında en önemli
teşebbüslerden biri durumundaki AFM, Plato isimli bir teşebbüs, “Vizontele” ile
“Vizontele Tuuba”’nın yapımcısı BKM ve medya pazarlama şirketi olan Enerji bir
araya gelerek Kenda adında bir film dağıtım şirketi kurmuşlardır. WB, Kenda’nın
kurucularının Türk sinema pazarını iyi bilmeleri nedeniyle önemi bir rakip
olduklarını ve bu yeni firmanın pazara girmesinin potansiyel rekabetin yüksek 910
olduğunu gösterdiğini ifade etmektedir.
Son olarak WB, “Vizontele Tuuba” filmi için hasılat payını %50’den %52,5’e
çıkarmak istemesine rağmen sinema işletmelerinin baskısı nedeniyle başarılı
olamamasını, pazarda diğer teşebbüslerden bağımsız olarak hareket etmediğinin
ve hakim durumda bulunmadığının kanıtı olarak sunmaktadır.
I.4.1.2. Gelir Paylaşımı Sistemi Gereği WB’nin Bilet Fiyatlarını Takip
Etmesinin Haklı Gerekçelere Dayandığı
WB, gelir paylaşımı sisteminin, film dağıtımı pazarında olduğu gibi riskin
paylaşılması gereken durumlarda yaygın olarak kullanılan bir sistem olduğunu,
dağıtıcıların gelirlerinin bilet fiyatlarına bağlı olmasının haklı olarak bilet fiyatlarına 920
“etki” edilmesine neden olduğunu vurgulamakta, zaten Belediyelerin 1580 sayılı
Belediyeler Kanunu’na dayanarak bilet fiyatlarına müdahale ettiğini, bu nedenle
salonların kendi bilet fiyatlarını belirlemekte gerçekten de serbest olmadıklarını
belirtmektedir. WB, diğer pazarlarda perakendecilerin karşılıklı olarak yapılmış bir
anlaşmanın bulunmadığı hallerde, ürünün dağıtıcısına ödenecek olan bedelin
azalmasına yol açacak şekilde fiyat indirimine gidemeyeceğini, dağıtıcı
gelirlerinin bilet fiyatlarına bağlı olması nedeniyle sinemaların dağıtıcılara
danışmadan fiyat indirimi yapmalarının kabul edilemez olduğunu ileri
sürmektedir.
Ayrıca, bir sinema işletmesinin, bilet fiyatlarını düşürmek suretiyle izleyici sayısını 930
arttırarak bilet dışındaki gelirlerini, örneğin büfe gelirlerini arttırabileceğinin ancak
bu artan gelirlerden dağıtıcının herhangi bir yarar görmeyeceğinin belirtildiği
savunmada film dağıtıcılarının salonların uyguladıkları fiyatlar konusunda
fikirlerini bildirme ve fiyatlara etki etmelerinin, promosyon faaliyetlerine
karışmalarının sektörün kendine özgü yapısı nedeniyle gerekli olan uygulamalar
olduğu aktarılmaktadır.
Savunmada değinilen diğer bir konu, dağıtıcı ile sinema salonu arasındaki
ilişkinin özünde bir fikri mülkiyet lisansı olduğu, film dağıtıcılarının film üzerindeki
07-19/192- 63
23
hukuki haklarının devam ettiği, bu çerçevede dağıtımcı-sinemacı ilişkisinin klasik
anlamda bir dikey ilişki teşkil etmediğidir. Buna göre filmlerin gösterim haklarının 940
sinema salonlarına verilmesi sinema salonlarına herhangi bir risk yüklememekte
ve film dağıtıcılarının fikri mülkiyet lisansı gereğince salonların uyguladıkları bilet
fiyatlarını takip etmelerinin haklı gerekçeleri bulunmaktadır.
I.4.1.3. Bilet fiyatlarındaki farklılaşmanın “yeniden satış fiyatı belirlenmesi”
iddiasına uymadığı
WB, sinema salonları ile yapılan yazışmaların aslında bilet fiyatlarına bir etkisi
olmadığını göstermek maksadıyla, bir ekonomi danışmanlık şirketi yardımıyla bir
çalışma hazırlatmıştır. Çalışmada “Matrix Reloaded”, “Asmalı Konak” ve
“Vizontele Tuuba” filmleri için uygulanmış bilet fiyatları ile bahsi geçen
yazışmalarda WB tarafından teklif edilen bilet fiyatları bütün sinema salonları 950
açısından karşılaştırılmıştır. WB bu çalışmanın sonuçlarından hareketle, 94
vakanın sadece 5’inde sinema işletmecilerinin yazışmalardaki fiyat paralelinde
fiyatlandırma yaptıkları sonucuna ulaşmaktadır. Bu 5 durumda da sinema
salonlarının kendi çıkarları çerçevesinde hareket ederek fiyat belirlediklerini
savunmaktadır.
I.5. Deliller ve Savunmaların Değerlendirilmesi
I.5.1. WB’nin İlgili Pazardaki Konumunun Değerlendirilmesi
4054 sayılı Kanun’un 3. maddesinde “Hakim Durum”; “Belirli bir piyasadaki bir
veya birden fazla teşebbüsün, rakipleri ve müşterilerinden bağımsız hareket
ederek fiyat, arz, üretim ve dağıtım miktarı gibi ekonomik parametreleri 960
belirleyebilme gücü” olarak tanımlanmaktadır. WB’nin ilgili pazarda hakim
durumda olduğunun tespitinde kullanılan niceliksel ve niteliksel ölçütler ile bu
yöndeki savunmaların değerlendirilmesi aşağıda yer almaktadır.
I.5.1.1. Warner Bros’un İlgili Pazardaki Payı
Bir teşebbüsün hakim durumunun değerlendirilmesinde kullanılan kriterlerden
başlıcası pazar payıdır. Soruşturma sırasında ilgili pazarda faaliyet gösteren
firmaların 2000 yılından 2003 yılına kadarki pazar payları incelenmiştir. WB, 2000
yılında sahip olduğu yaklaşık % (…)’luk pazar payını, sonraki 4 yıl boyunca
istikrarlı bir şekilde arttırarak nihayet 2003 yılında % (…)’lık pazar payına
ulaşmıştır. Aynı dönemde UIP’nin ve Özen Film’in payları sürekli olarak azalmış, 970
ayrıca bağımsız tabir edilen küçük dağıtıcı firmaların toplam payı .% (…)’den %
(…)’e gerilemiştir.
2004 yılında da WB, diğer birçok önemli Türk filminin olduğu gibi “GORA” filminin
de dağıtıcılığını üstlenmiş ve pazar payını daha da arttıracağının sinyalini
vermiştir. WB’nin pazar payındaki bu istikrar, potansiyel rekabet olduğu
savunmasıyla çelişmektedir. Kaldı ki, potansiyel rakipler bir yana, gerçek bir rakip
olan Umut Sanat firması bile “Yüzüklerin Efendisi” gibi iddialı bir filmi WB
aracılığıyla dağıtmıştır.
07-19/192- 63
24
Diğer taraftan, en çok hasılat yapan ilk 20 fimin gerek dağıtım şirketleri gerekse
de sinema salonu işletmeleri açısından ayrı bir önemi bulunmaktadır. Zira 980
sektörde faaliyet gösteren teşebbüslerin yetkililerinden edinilen bilgilere göre,
sinema salonları bir yıl içerisinde gösterime sundukları filmlerin bazılarında
salonun kira, ücret, elektrik gibi giderlerinin film hasılatları ile
karşılanamamasından dolayı zarar edebilmektedir. Ayrıca bazı sinema salonları
filmleri ancak dağıtıcı firmalara önceden ödedikleri “garanti paraları” karşılığında
temin edebilmekte, böylelikle sinema salonunun önceden ödediği parayı
hasılattan çıkartamama riski oluşmaktadır. Bu sebeplerle yüksek hasılat yapan
filmlerdeki pazar payları, dağıtıcı firmaların, sinema salonları nezdindeki gerçek
pazar güçlerini yansıtmaktadır. WB, UIP ve Özen Film’in en çok hasılat yapan ilk
20 film alt kategorisindeki pazar payları 2002 ve 2003 yıllarında sırasıyla % (…)- 990
% (…), % (…-…) ve % (…)- % (…) şeklinde gerçekleşmiş olup WB’nin söz
konusu filmler için rakiplerinden genel pazar paylarına göre daha da büyük
farklarla önde olduğu görülmektedir.
WB’nin savunmalarında sinema filmi dağıtımı sektöründeki “hakim durum”
analizlerinde geçmiş dönemlerde ulaşılan pazar paylarının belirleyici
olamayacağı iddia edilmiştir. Buna göre halihazırda filmlerin gişe başarısı
nedeniyle yüksek pazar payına sahip bir firma, ileride filmlerinin başarısızlığı
nedeniyle pazar payını kaybedebilir. Bu yönde getirilen açıklama ve savunmalara
katılmak mümkün değildir. “Hakim durum” tespiti geleceğe dönük bir öngörü
değil, ilgili pazardaki bir teşebbüsün halihazırdaki konumunu 4054 sayılı 1000
Kanun’un 3. maddesinde getirilen tanım çerçevesinde tespit edilmesidir.
Dolayısıyla, esas olan WB’nin ilgili pazarda rekabetin sınırlandığı ve/veya
etkilendiği dönemdeki durumudur.
Sinemalara yönelik film dağıtımı pazar paylarının incelenmesinden WB’nin
rakiplerinden, sahip olduğu yüksek paylar ve özelikle de bu payları düzenli ve
kesintisiz olarak arttırması sebebiyle, farklı bir konuma sahip olduğu anlaşılmıştır.
Bir teşebbüsün faaliyette bulunduğu piyasada önemli ölçüde pazar gücüne sahip
olması bu pazarda sahip olduğu yüksek ve sürekli paylar ile yakından ilişkilidir.
Ayrıca WB’nin en yakın rakibi UIP ile arasında oluşan ve yıllara göre artan pazar
payı farkı (2003 yılında % …. ) ile en çok hasılat yapan ilk 20 filmde sahip olduğu 1010
% ….’lik pay, adı geçen teşebbüsün ilgili pazarda sahip olduğu güçlü konumu
desteklemektedir.
I.5.1.2. İlgili Pazarın Yapısı ve Pazara Giriş Engelleri
Hakim durum incelemesi açısından, WB’nin ilgili pazarda sahip olduğu yüksek
paylar anılan teşebbüsün “hakim durumda” olduğunun tespitinde yeterli değildir;
aynı zamanda pazardaki giriş engellerinin incelenmesi ve piyasada halihazırda
lider konumunda bulunan WB’nin potansiyel rekabet baskısı ile karşı karşıya
bulunup bulunmadığının araştırılması gerekmektedir.
Genel olarak sinema filmi eserlerinin ticari amaçlı dağıtımı ve bu pazarın alt
segmenti olan filmlerin sinemalarda gösterimine yönelik dağıtımı ilgili ürün 1020
07-19/192- 63
25
pazarına yeni teşebbüslerin girişini engelleyen veya zorlaştıran yasal engeller
bulunmamaktadır. Film ithalatçısı olarak faaliyete geçmek isteyen bir teşebbüs
T.C. Turizm ve Kültür Bakanlığı’ndan ithalatçı belgesi almalıdır. Bunun dışında
WB’nin savunmalarında da belirtildiği gibi, yeni bir dağıtım firması kurmak büyük
sabit yatırım gerektiren bir işlem değildir. Ancak burada değinildiği şekliyle yeni
girişlerde mevzuata ve sermaye yatırımlarına dayanan giriş engellerinin
bulunmaması, ilgili pazara giriş engelleri olmadığı anlamına gelmemektedir.
Şöyle ki pazarda halihazırda faaliyet gösteren WB, UIP ve Özen Film’in yabancı
yapımcı firmalar Warner, Columbia, Universal, Paramount ve Fox ile ürünlerinin
dağıtımı amaçlı distribütörlük anlaşmaları bulunmaktadır. WB ve UIP bizzat 1030
anılan ilk dört çokuluslu film yapımcı ve dağıtıcısı firmanın Türkiye’deki yerel
şubeleridir.
Dünya genelinde sinema filmi temin edilebilecek stüdyo sayısının -özellikle de
hasılat beklentisi yüksek filmler için- sınırlı olduğu gerçeğinden hareketle dağıtım
pazarına yeni girecek bir teşebbüsün sadece Türkiye’de değil her hangi bir
ülkede pazara girebilmesi kolay değildir. Bu tespit son yıllarda pazarda sadece
bir yeni teşebbüsün faaliyete başlaması gerçeği ve üç büyük dağıtıcının sahip
olduğu yaklaşık % 99’luk pay ile de desteklenmektedir.
Bu noktada yabancı film kaynakları dışındaki tek alternatif olan Türk filmlerinin
durumu önem kazanmaktadır. Özelikle de son yıllarda, Türk yapımcıların 1040
filmlerinin büyük talep görmesi, yerli sinema filmlerinin en çok hasılatı yapmasına
sebep olmakta, bu da ilgili pazardaki payları belirleyen asıl etken olarak ortaya
çıkmaktadır. Bu çıkarımdan hareketle pazara yeni giren bir teşebbüsün Türk
yapımcılar ile anlaşabileceği ve piyasada başarılı biçimde faaliyet gösterebileceği
düşünülebilir. Ancak günümüze kadarki uygulama bu yönde bir yorumu
desteklememektedir. Zira Warner Bros, örneğin “Vizontele Tuuba” filmi gibi
hasılat potansiyeli yüksek filmlerin dağıtımını süreki olarak yapmakta ve pazar
payını geliştirmektedir.
Yine “Yüzüklerin Efendisi” serisinin ithalatçısı ve aynı zamanda kendisi de 1050
dağıtıcı olan Umut Sanat şirketinin yetkililerinin verdiği bilgilere göre, sinema
salonu işletmelerinin geniş film seçeneklerine sahip dağıtıcılar ile çalışmaları
zorunludur. Örneğin Umut Sanat’ın bir sezonda getirebileceği sınırlı sayıda film
ile bu ölçüde talebi karşılaması mümkün değildir. Ayrıca başka sinema işletmesi
yetkilileri tarafından da sinema salonlarının, özelikle geniş film seçeneklerinin
bulunması ve sürekli film akışını sağlayabilmeleri sebebiyle, başta Warner Bros..
olmak üzere büyük dağıtıcılar ile çalışmaya zorunlu oldukları ifade edilmiştir.
WB’nin film dağıtımı pazarındaki hakim durumu ile dağıtım haklarını almak
konusundaki başarısı arasında gerçekten de bir ilişki olabilir. Fakat bu ilişki, 1060
savunmada iddia edildiği gibi dağıtım haklarını alma konusundaki başarının
dağıtım pazarındaki gücü açıklaması şeklinde değildir. Tam tersine, WB’nin
dağıtım pazarındaki hakim durumu, film dağıtım haklarını elde etmesinde bir
avantaj yaratmaktadır. Nitekim Türk fiim yapımcılarının filmlerinin dağıtım hakkı
07-19/192- 63
26
için WB’yi tercih etmelerinin başlıca sebeplerinden birisi bu firmanın dağıtım
pazarında sahip olduğu pazar payı ve geniş dağıtım ağıdır.
WB, sinema işletmelerinin toplam gösterimlerinde diğer dağıtıcılara göre oldukça
yüksek bir paya sahip olduğu için dağıtımını yaptığı her film için geniş gösterim
süreleri alabilmekte, bu da Türk filmlerinin dağıtıcılığını almasını
kolaylaştırmaktadır. Diğer bir deyişle, WB üst pazarda da dağıtım pazarındaki 1070
hakim durumundan kaynaklanan bir pazar gücüne sahip olmakta ve böylelikle
Türk filmlerinin dağıtıcılığını üstlenmek konusunda elde ettiği avantajı diğer
dağıtıcılara karşı kullanmaktadır. Nitekim ikinci savunmada da verilen bilgilere
göre 2001-2003 yılların kümülatif verilerinde WB’nin yerli/bağımsız filmlerden
kaynaklanan payı yaklaşık %(...) iken en yakın rakibi UIP ve Özenfilm’in toplam
yaklaşık %(…)’dir.
Diğer taraftan ikinci savunmada da belirtildiği üzere Türkiye’de az sayıdaki
sinema perdesinde, büyük dağıtıcılardan fırsat bulup film göstermek yeni bir
dağıtıcı için oldukça zor hatta imkansız olabilir. Hem dağıtımı yapılacak film
bulmanın, hem de dağıtılan filmler için salon bulmanın zorluğu pazarda bu üst ve 1080
alt pazarlardan kaynaklanan bir kapama etkisi yaratmakta, bu da pazara girişleri
zorlaştırmaktadır.
WB’nin savunmalarında kurulduğu belirtilen “Kenda” isimli şirketin ticari
faaliyetlerinin boyutlarının ne olacağı, ne kadar pazar payına sahip olacağı, diğer
dağıtıcılara ve özellikle WB’ye rakip olup olamayacağı, WB’nin hakim durumunu
zayıflatıp zayıflatmayacağı konusunda herhangi bir öngörü yapmak mümkün
değildir. Bu nedenle Kenda’nın kuruluşunun WB’nin pazardaki konumunu
zayıflatacağı iddiasını herhangi sağlam dayanağa bağlamak olanaklı değildir.
Unutulmaması gereken bir husus New Films dağıtım şirketinin de pazara iddialı
olarak giriş yaptığı, ancak izleyen dönemde başarılı olamadığıdır. Bu sebeple 1090
dağıtım şirketi kurarak pazara girmenin görece kolay olması, piyasada ticari
faaliyetlerin başarılı sürdürüleceğinin göstergesi değildir. Zaten dağıtım pazarının
aşırı yoğunlaşmış yapısı bu gerçeğin kanıtıdır.
I.5.1.3. “Hakim Durum” Tespitinde Değerlendirilen Fonksiyonel Kriterler
4054 sayılı Kanun’un 3. maddesinde “hakim durum”; “Belirli bir piyasadaki bir
veya birden fazla teşebbüsün, rakipleri ve müşterilerinden bağımsız hareket
ederek fiyat, arz, üretim ve dağıtım miktarı gibi ekonomik parametreleri
belirleyebilme gücü” olarak tanımlanmıştır. Dolayısıyla “hakim durum” tespitinde
ilgili işletmenin alıcı ve rakiplerinin ifadelerinin, ayrıca hakim durumda olduğu
düşünülen teşebbüsün gerçekleştirdiği bazı faaliyetlerin de incelenmesi 1100
gerekmektedir.
WB‘nin ilgili pazarda sahip olduğu gücü gösteren önemli kanıtlardan biri bazı
sinema salonlarının münhasır olarak WB ile çalışarak ticari faaliyetlerini devam
ettirebilmeleri, buna karşın hemen hemen yok denecek kadar sinemanın diğer
dağıtıcılarla münhasır olarak çalışmayı tercih etmesidir. Ankete katılan
07-19/192- 63
27
sinemalardan, başta Beyoğlu/Emek ve Kadıköy/Süreyya sinemaları olmak üzere
4 tanesi sadece WB ile çalışmakta, buna karşın UIP ile münhasır çalışan bir
sinema bulunmamaktadır. Özen Film ile münhasır çalışan Trabzon Saray
Sineması da önce WB ile münhasır çalışmak istemiş, fakat WB’nin Trabzon’da 1110
faaliyet gösteren diğer sinema olan Royal Sineması’nı tercih etmesi sonucunda
Özen Film ile çalışmak durumunda kalmıştır. Görüldüğü üzere WB tarafından
dağıtımı yapılan filmlerin diğer dağıtıcılarınkine göre hem sayı hem de gelir
açısından üstün olması, sinema işletmecilerini sürekli olarak film temin edebilmek
amacıyla WB’ye yönlendirmektedir.
WB’nin pazardaki hakim durumunu gösteren başka bir kanıt da garanti parası
miktarlarıdır. Gerçekten de WB benzer nitelikte filmler için diğer dağıtıcılara göre
sinemalardan daha fazla garanti parası talep edebilmektedir. Örneğin UIP
dağıtımını üstlendiği “Neredesin Firuze” filmi için sinemalardan 6000 ABD Doları
garanti parası talep ederken, WB benzer seyirci potansiyeline sahip “Asmalı 1120
Konak” filmin için 8500 ABD Doları garanti parası talep edebilmektedir. Diğer bir
deyişle WB, rakiplerinin belirledikleri garanti bedellerinden etkilenmeden,
rakipleriyle benzer nitelikte ve benzer hasılat potansiyeline sahip filmler için daha
yüksek garanti bedeli belirleyebilmekte, bu da söz konusu şirketin 4054 sayılı
Kanun’un 3. maddesindeki “hakim durum” tanımında yer alan, “Belirli bir
piyasadaki bir veya birden fazla teşebbüsün, rakipleri ve müşterilerinden
bağımsız hareket ederek fiyat, arz, üretim ve dağıtım miktarı gibi ekonomik
parametreleri belirleyebilme gücünü” haiz olduğunu göstermektedir.
Diğer taraftan WB, önemli Türk filmlerinin dağıtımı konusunda diğer 1130
dağıtıcılardan daha önde gelmektedir. WB’nin 2003 yılı içinde elde ettiği %(…)’lık
pazar payının %(…)’si Türk filmlerinden kaynaklanmakta, UIP ve Özen Film için
ise bu oran toplamda %(…)’de kalmaktadır. “Vizontele Tuuba” örneğinde,
yapımcı BKM’nin yetkilileri filmin dağıtımı için WB’yi tercih etmelerinin nedenini
“geniş ve etkili dağıtım ağı” olarak ifade etmişlerdir. Filmlerinin dağıtımında WB’yi
tercih eden sadece Türk yapımcılar değildir. Umut Sanat da, Türkiye’deki
gösterim haklarına sahip olduğu “Yüzüklerin Efendisi” üçlemesini aslen kendisi
de dağıtım alanında faaliyet göstermesine rağmen WB’ye dağıttırmıştır. Zaten
geniş bir dağıtım ağına sahip olan WB bu ağın verdiği avantajla önemli filmlerin
dağıtımını üstlenmekte, bu filmleri dağıttıkça dağıtım ağı genişlemekte ve pazar 1140
payı artmakta, bu durum ise kendini besleyen bir döngü içinde WB’nin ilgili
pazarda giderek büyümesine yol açmaktadır.
WB’nin dağıtım pazarında hakim duruma gelmesinde etkili olan diğer bir faktör
de, diğer dağıtıcıların dağıtımını yaptıkları filmlerin nispeten başarısız olmasıdır.
UIP’nin film kaynaklarının azalması ve getirdiği filmlerin izleyici sayısının düşük
kalması nedeniyle pazar payının düşmesi, ayrıca yine Özen Film’e film veren
Fox’un da az sayıda film yapması yüzünden adı geçen firmaların pazar payları
azalmış, WB, rakiplerinin bu zaafiyetlerinden yararlanarak pazar payını istikrarlı
olarak arttırarak bugünkü güçlü durumuna gelmiştir. 1150
07-19/192- 63
28
Savunmalarda WB’nin dağıtıcı payını “Vizontele Tuuba” filminde istediği gibi
%52,5’a çıkaramamış olması anılan teşebbüsün rakiplerinden ve müşterilerinden
bağımsız hareket edemediğinin dolayısıyla hakim durumda kabul edilmemesi
gerektiğinin delili olarak sunulmuştur. Ancak anılan olayda WB’nin istediği artış
oranını elde edememesinin nedenini, hakim durumda olmaması değil sinema
işletmecilerinin büyük bir bölümünün bir araya gelip WB’nin talep ettiği bu artışa
karşı direnmeleri oluşturmaktadır. Bu nedenle söz konusu hadise normal pazar
koşullarında gerçekleşmemiş olup WB’nin pazar gücünün olmadığı yönünde
herhangi bir kanıt oluşturmamaktadır. 1160
I.5.1.4. “Hakim Durum” Tespitine İlişkin Genel Değerlendirme
Yukarıda yer verilen bilgi ve değerlendirmeler ışığında, WB’nin ilgili pazar ve alt
segmentlerinde sahip olduğu yüksek ve artan paylar, genel olarak faaliyette
bulunduğu piyasaya ciddi giriş engellerinin bulunması, ürünlerinin alıcısı
konumundaki sinema salonu işletmelerinin talep ettiği miktar ve süreklilikte filmi
temin edebilmesi, yaygın ve geniş dağıtım ağına sahip olması ve finansal açıdan
güçlü çokuluslu bir şirketin parçası olması sebebiyle sahip olduğu mali avantajlar
gibi nedenlerle, Türkiye genelinde filmlerin sinemalarda gösterimine yönelik
dağıtımı ilgili pazarında 4054 sayılı Kanun’un 3. maddesi anlamında “hakim 1170
durumda” olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
I.5.2. Dağıtım Firmaları ile Sinema Salonu İşletmeleri Arasındaki Ticari
İlişkinin Niteliğinin Değerlendirilmesi
WB hakkında yürütülen soruşturmaya ilişkin en başta gelen rekabet ihlali iddiası
adı geçen teşebbüsün dağıtımını gerçekleştirdiği filmlerde, sinema salonlarınca
uygulanan bilet fiyatlarına ve indirim/promosyonlara müdahale etmesi, ayrıca
filmlerin gösterim süreleri, sinemaların hangi salonlarının kullanılacağı gibi sair
şartları değişen ölçülerde olmak üzere sinema salonu işletmelerine dikte etmesi
çerçevesindedir. Sözkonusu iddiaların 4054 sayılı Kanun kapsamında 1180
değerlendirilebilmesi için öncelikle ilgi pazardaki dağıtım firmaları ile sinema
salonu işletmeleri arasındaki ticari ilişkinin niteliğinin açıklığa kavuşturulması
gerekmektedir. Zira, sinema salonlarının dağıtım firmalarının bir “acentesi”
olduğu kabul edilirse, başta sinema bilet ücretleri olmak üzere filmlerin
gösterimine ilişkin tüm koşulların dağıtım firmalarınca belirlenmesi 4054 sayılı
Kanun kapsamında bir rekabet ihlali olarak kabul edilemeyecektir. Çünkü böyle
bir durumda sinema salonu işletmeleri 4054 sayılı Kanun’un 3. maddesinde
tanımlanan şekilde bir “teşebbüs” olarak nitelendirilmeyecektir.
Türk Ticaret Kanunu’nun 116. maddesinde acente “Ticari mümessil, ticari vekil,
satış memuru veya müstahdem gibi tabi sıfatı olmaksızın bir mukaveleye 1190
dayanarak muayyen bir yer veya bölge içinde daimi bir surette ticari bir işletmeyi
ilgilendiren akitlere aracılık etmeyi veya bunları o işletme adına yapmayı meslek
edinen kimse” olarak tanımlanmaktadır. Rekabet Kurulu’nun 2002/2 sayılı Dikey
Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nin açıklanmasına Dair Kılavuz’da
07-19/192- 63
29
(Kılavuz) Acentelik sözleşmelerine değinilmekte ve bu sözleşmelerin Rekabet
Hukuku açısından değerlendirilmesi yapılmaktadır.
Kılavuz’da, teşebbüsler arasındaki ilişkinin Kanun’un 4. maddesi kapsamında
olup olmadığını belirleyen faktörün, acentenin müvekkil tarafından atandığı
faaliyetlerle ilgili olarak ticari veya mali bir risk alıp almadığı olduğu, acentenin bir
mali veya ticari risk taşımaması durumunda faaliyetlerinin müvekkil teşebbüsün 1200
faaliyetlerinin bir parçası olarak değerlendirileceği, aksi halde, yani acentenin risk
üstlenmesi durumunda, kendi yapmış olduğu yatırımların geri dönüşünü
sağlayabilmesi için pazarlama stratejisini özgürce belirleyebilmesi gerektiği ve bu
durumda, söz konusu sözleşmenin Kanun’un 4. maddesi kapsamına girebileceği
ifade edilmektedir.
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağında belirleyici
faktör olan risk konusunda ise Kılavuz’da, her bir olayın kendi özellikleri göz
önünde bulundurularak değerlendirileceği belirtilmekte olup, ayrıca bir acente ve
müvekkil arasındaki ilişkide acentenin risk üstlendiği ve bu nedenle anlaşmanın
Kanun’un 4. maddesine girdiği durumlara örnekler verilmektedir. Verilen örnekler 1210
arasında,
“Acentenin, söz konusu pazarda faaliyet gösterebilmek bakımından gerekli
olabilecek ve sadece bu pazarda kullanılabilecek yatırımlar yapmak zorunda
bırakılması”
durumu yer almaktadır.
Sinema işletmeleri koltuk, film makinesi, ses sistemleri gibi kalemlere önemli
yatırımlar yapmaktadır. Bu yatırımların sinema işletmesi tarafından başka bir
alanda değerlendirilmesi veya sinemanın iş yapmaması durumda makul bir fiyatla
elden çıkarılması mümkün değildir. Nitekim sinema salonu işletmelerine yollanan
ankete gelen cevapların hemen hepsinde sinemalar gösterime soktukları 1220
filmlerden zararlar edebildiklerini, faaliyetleriyle ilgili risk üstlendiklerini dile
getirmektedir.
Örnek olarak AFM tarafından sinema işletmelerinin riskleri iki gider başlığı altında
toplanmaktadır. Bunların ilki yatırımın geri ödenmesi ile ilgili olan risklerdir. AFM
tarafından verilen bilgilere göre bu teşebbüs tarafından yapılan yatırımlar koltuk
başına 1000 ABD Doları seviyesine ulaşmakta, örneğin 2000 koltuklu ve
2.000.000 ABD Doları’na malolan bir sinemanın 2 senede yatırımını
çıkarabilmesi için yıllık ortalama 1.600.000 seyirci toplaması gerekmektedir.
AFM, Bursa Carrefour ve Ümraniye Carrefour’un benzer şekilde finanse edildiğini
ve bu sinemalara yılda 250-300 bin kişinin geldiğini bildirmektedir. Diğer riskler 1230
ise kira, genel giderler ve personel giderlerinden oluşmakta olup bunlar sinemaya
gelen seyirci sayısına bağlı olmayan sabit giderlerdir.
Diğer taraftan, WB tarafından sunulan savunmalarda, sinema sektöründeki riskin
fazlalığından ve bu riskin paylaşılması için gelir paylaşımı sisteminin
07-19/192- 63
30
uygulandığından bahsedilmektedir. Esasında, sinema işletmecileri dağıtıcılarla
yaptıkları anlaşmalarla asgari gösterim süresi boyunca, masrafları çıkartacak
hasılat yapamasa bile filmi gösterimden çıkarmama yükümlülüğünü üstlenmekte,
bu nedenle sık sık zarar edebilmektedir. Bu bağlamda sinema işletmecilerinin de
dağıtıcılar gibi film gösterimine ilişkin riskler aldığı hususunda hiç bir tereddüt
bulunmamaktadır. 1240
Yukarıda yer verilen değerlendirme ve gerekçelerin ışığında, sinema salonlarının
dağıtım firmaları adına komisyon karşılığında çalışan bir “acente” oldukları, bu
sebeple 4054 sayılı Kanun anlamında “teşebbüs” olarak kabul edilemeyecekleri
yönündeki bir savın kabul edilmesi mümkün değildir.
WB ile dağıtımını yaptığı filmlerde alıcı konumunda bulunan sinema salonu
işletmeleri arasında “dikey” bir ilişki bulunmakta, bu şirketler sinema salonları ile
ticari faaliyetlerini aralarında bulunan “dikey anlaşmalar” yoluyla devam
ettirmektedir.
Dağıtıcılar ve sinema salonları arasında bulunan “dikey anlaşmalar” bir fikri
mülkiyet lisansı ilişkisini de içermektedir. Sinema işletmesi, kopyası dağıtıcı 1250
tarafından tahsis edilen bir filmi belirli bir süre ile sinemasında göstermekte,
hasılatın belirli bir bölümünü (Türkiye uygulamasında % 50’si) almakta, sonra
kopyalar ya imha edilmekte ya da dağıtıcı firmaya geri verilmektedir. Dağıtıcılar
ise dağıtımını gerçekleştirdikleri kopyaların bedeli olarak, oluşan toplam hasılatın
belirli bir bölümünü yapımcılar ile aralarında bulunan anlaşmalar çerçevesinde
geri ödemektedir. Bu süreçte sinema filmlerine ilişkin fikri mülkiyet hakları zincirin
en üst basamağında bulunan yapımcıların elinde kalmaktadır.
Ancak yapımcı-dağıtıcı-sinema ilişkisinde anlaşma konusu filmlerin fikri mülkiyet
hakları içermeleri, bu sebeple ürünün sahipliğinin el değiştirmemesi, dolayısıyla
yeniden satışa konu olan bir mal veya hizmetin ortaya çıkmaması, dağıtım 1260
firmaları ile sinema salonları arasında “dikey anlaşmalar” bulunduğu ve söz
konusu anlaşmalar vasıtasıyla rekabetin ihlal edilebileceği gerçeğini değiştirmez.
Film endüstrisinin vatanı, ABD’de 1948 yılında Yüksek Mahkeme tarafından
alınan ve sektörü hala düzenleyen çok önemli bir karar olan “United States v.
Paramount Pictures” kararında inceleme açısından örnek mahiyetinde hükümler
bulunmaktadır. Söz konusu kararda Yüksek Mahkeme, dağıtıcı ve salonlar
arasında bir fikri mülkiyet lisansı ilişkisinin olmasının, dağıtıcılara sinema
salonları arasındaki rekabeti kısıtlama hakkı vermeyeceğine ve bu nedenle
dağıtıcılar tarafından sinema salonlarının bilet fiyatlarına müdahale edilmesinin
Sherman Kanunu’nu ihlal ettiğine hükmetmiştir. Anılan Karar’da, aynı dağıtıcının 1270
farklı sinemalarla yaptığı sözleşmelerle minimum fiyat belirlemesinin, sinemaların
birbirleriyle rekabet etmelerini engellediği ve bir kopya hakkının, hakkı verenler
tarafından, devralanlar arasında rekabeti bozarak kazanç elde etme amaçlı
kullanılamayacağı tespit edilmektedir.
ABD Yüksek Mahkemesi’nin anılan kararı WB hakkında yürütülen soruşturma
açısından, ihlal iddialarının benzerliği sebebiyle, özelikle önemlidir. Soruşturma
07-19/192- 63
31
konusu ihlal iddialarının en kapsamlı olanı WB’nin değişen ölçü ve şekillerde
sinema salonlarınca uygulanan bilet fiyatlarına ve promosyon/indirim
kampanyalarına müdahale ettiği şeklindedir. WB’nin sinema salonları ile arasında
bulunan “dikey anlaşmalar” vasıtasıyla bilet ücretlerini belirlemesi, filmlerin 1280
gösterimi pazarındaki (sinema salonları arasındaki) rekabeti pratikte ortadan
kaldırabilir. Bu sebeple anlaşma konusu malların özünde fikri mülkiyet hakları
içermesi rekabetin sınırlanması veya ortadan kaldırılmasının gerekçesi olarak
görülemez.
I.5.3. WB’nin Sinema Salonlarınca Uygulanan Bilet Fiyatını Belirlediği
Şeklindeki İddialar ile Delil ve Savunmaların Değerlendirilmesi
Tespitler bölümünde WB tarafından Türkiye genelinde film dağıtımı yaptığı bir
çok sinema salonuna gönderilen, bilet fiyatları ve indirim/promosyon
uygulamalarına ilişkin koşulların belirlendiği örnek yazışmalar bulunmaktadır. Bu
yazışmalar WB tarafından, promosyon/indirim kampanyaları gerçekleştiren ve 1290
önceden belirlenen bilet fiyatlarını düşüren belirli sinema salonlarına uyarı,
sinema salonlarından gelen bilet fiyatı onay istekleri, aynı şehir veya bölgede
faaliyet gösteren sinemaların bilet fiyatlarını eşitleme, sinema salonlarından gelen
rakip sinemaların bilet fiyatlarının yükseltilmesi talepleri şeklinde
gruplandırılmaktadır.
Yukarıda özetlenen şekliyle belirli bazı sinema salonlarına spesifik bir şart getiren
yazışmalar dışında, bir de özellikle hasılat beklentisi yüksek olan “Asmalı Konak”,
“Vizontele Tuuba”, “Yüzüklerin Efendisi-1”, “Yüzüklerin Efendisi-2”, “Matrix
Reloaded” ve “Matrix Revolutions” gibi filmlerin dağıtımı öncesinde tüm sinema
salonlarına gönderilen ve uygulanacak bilet fiyatları gibi konularda kesin şartlar 1300
getiren genel talimatnameler bulunmaktadır. Ayrıca sektörde faaliyet gösteren
sinema salonu işletmecilerinin verdiği bilgiler WB’nin bilet fiyatları, indirim
uygulamaları ve filmin nihai tüketiciye dönük diğer parasal gösterim esaslarını
belirlediği şeklindedir. Son olarak bizzat WB Satış Direktörü Yalçın
KÜÇÜKÖZCAN bilet fiyatlarının aynı bölgede bulunan ve birbirine yakın kalitede
bulunan sinema salonları arasında farklılaşmasına izin veremeyeceklerini, bu
konuda geçmişte müdahale ettiklerini ifade etmiştir.
Elde edilen deliller sinema filmi bilet ücretlerinin bazı durumlarda WB tarafından
belirlenmesi veya onaylanması, bu bedellerin ülke genelindeki sinemalarda
kontrol edilmesi, birbirinin rakibi olması beklenen sinema salonları arasında 1310
eşitlenmesi, indirim/promosyon uygulamalarına müdahale edilmesi ve
yasaklanması veya bu konularda onay verilmesi gibi eylemlerin anılan dağıtıcı
şirket tarafından, Rekabet Kurulu’nun aldığı soruşturma açılması kararından
önceki dönemde yaygın ve sürekli biçimde uygulandığını göstermektedir.
WB’nin ilk yazılı savunmasında da sinemalarca uygulanan bilet fiyatlarına
müdahale edildiği kabul edilmekte, bu durumun ise haklı ve mantıklı ticari
gerekçelerden kaynaklandığı belirtilmektedir.
07-19/192- 63
32
Bu sebeple Warner Bros’un gerçekleştirdiği iddia edilen rekabet ihlalleri 4054
sayılı Kanun’un 4. maddesinin, “Belirli bir mal veya hizmet piyasasından
doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını 1320
taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler
arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve
eylemleri hukuka aykırı ve yasaktır” şeklindeki birinci fıkrası ve özelikle de anılan
maddenin “Mal veya hizmetlerin alım yada satım fiyatının, fiyatı oluşturan maliyet,
kar gibi unsurlar ile her türlü alım yahut satım şartlarının tespit edilmesi”
şeklindeki (a) bendinde yer alan düzenlemeler çerçevesinde değerlendirilmiştir.
WB aynı zamanda “Türkiye genelinde filmlerin sinemalarda gösterimine yönelik
dağıtımı” ilgili pazarında hakim durumdadır. WB’nin sinema salonlarınca
uygulanan bilet fiyatlarını belirlemesi ile bu işletmelerce gerçekleştirilen
indirim/promosyonlara müdahale etmesi sonucunda bir başka hizmet piyasası 1330
olan, “filmlerin sinemalarda gösterimi” pazarındaki rekabet sınırlanmaktadır. Bu
sebeple WB ile ilgili iddialar 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesinin, “Belirli bir
piyasadaki hakimiyetin yaratmış olduğu finansal, teknolojik ve ticari avantajlardan
yararlanarak başka bir mal veya hizmet piyasasındaki rekabet koşullarını
bozmayı amaçlayan eylemler” şeklindeki (d) bendi kapsamında kabul edilmiştir.
WB’nin sinema salonları ile arasında bulunan dikey anlaşmalar vasıtasıyla film
bilet ücretlerini belirlediği ve/veya müdahale ettiği açıkça tespit edilmiştir. Ancak
bu davranışların altında yatan ekonomik mantık ve gerekçenin incelenmesi, 4054
sayılı Kanun’un 4. maddesinde yer alan “rekabeti, bozma ya da kısıtlama
amacını taşıyan“ ifadesinin soruşturma konusu olayda var olup olmadığının 1340
tespiti açısından önemlidir.
WB’nin yazılı savunmasında, temel olarak hasılat paylaşımı sistemi gereği adı
geçen şirketin bilet fiyatlarını takip etmesinin haklı gerekçelere dayandığı ifade
edilmektedir. WB vekilleri, gelir paylaşımı sisteminin, film dağıtımı pazarında
olduğu gibi riskin paylaşılması gereken durumlarda yaygın olarak kullanılan bir
sistem olduğunu, dağıtıcıların gelirlerinin bilet fiyatlarına bağlı olmasının haklı
olarak bilet fiyatlarına “etki” edilmesine neden olduğunu vurgulamaktadır. Ayrıca,
bir sinema işletmesinin, bilet fiyatlarını düşürmek suretiyle izleyici sayısını
arttırarak bilet dışındaki gelirlerini, örneğin büfe gelirlerini arttırabileceği, ancak bu
artan gelirlerden dağıtıcının herhangi bir yarar görmeyeceğinin belirtildiği 1350
savunmada, film dağıtıcılarının salonların uyguladıkları fiyatlar konusunda
fikirlerini bildirme ve fiyatlara etki etmelerinin, promosyon faaliyetlerine
karışmalarının sektörün kendine özgü yapısı nedeniyle gerekli olan uygulamalar
olduğu aktarılmaktadır. Diğer taraftan WB’nin ikinci savunmasında, teşebbüsün
bir ekonomi danışmanlık şirketine yaptırdığı araştırmaya atfen; bilet fiyatlarındaki
farklılaşmanın “yeniden satış fiyatının tespiti” iddiasına uymadığı ileri
sürülmektedir.
WB’nin yaptırdığı araştırma sonuçlarında farklı fiyatların bulunması, bu
teşebbüsün ilgili pazarda rekabeti bozucu amaçta dikey anlaşmalar yaptığı
gerçeğini değiştirmemektedir. Özellikle sınırlı sayıda sinemanın bulunduğu 1360
07-19/192- 63
33
Anadolu şehirlerinde WB tarafından bilet ücretlerine yapılan müdahaleler
sonucunda “filmlerin sinemalarda gösterimi” pazarındaki rekabetin sınırlandığı,
dolayısıyla etkilendiği açıktır. WB, aynı bölgeler içinde yer alan sinemaların bilet
fiyatlarının birbirleriyle eşit olmasını istemekte, bu yönde sinema işletmelerine
telkinlerde bulunmaktadır. WB’nin bu müdahalelerle amaçladığı sinema salonları
arasındaki fiyat rekabetini önleyerek gelirini yükseltmektir. Zira bir sinemanın bilet
fiyatlarını düşürerek seyirci çekmesi izleyicilerin bu sinemayı tercih etmesine yol
açacak, izleyicilerin daha yüksek fiyattan bilet satan sinemalardan ucuz
sinemalara kayması hasılat paylaşımı çerçevesinde dağıtıcı açısından daha
düşük gelir anlamına gelecektir. 1370
Soruşturma sürecinde değerlendirilen bilgi, belge, taraf ifadeleri ve savunmaların
sonucunda WB’nin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrası ve özelikle
de aynı maddenin “Mal veya hizmetlerin alım yada satım fiyatının, fiyatı oluşturan
maliyet, kar gibi unsurlar ile her türlü alım yahut satım şartlarının tespit edilmesi”
şeklindeki (a) bendinde yasaklanan faaliyetleri gerçekleştirdiği ve aynı zamanda
ilgili pazardaki hakim durumunu 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesinin birinci fıkrası
ve özelikle de aynı maddenin “Belirli bir piyasadaki hakimiyetin yaratmış olduğu
finansal, teknolojik ve ticari avantajlardan yararlanarak başka bir mal veya hizmet
piyasasındaki rekabet koşullarını bozmayı amaçlayan eylemler” şeklindeki (d)
bendinde örneklendirilen şekilde kötüye kullandığı tespit edilmiştir. 1380
I.5.4. WB’nin Filmlerden Önce Gösterilecek Fragmanları Belirlediği
İddiasının Değerlendirilmesi
Soruşturma dahilinde incelenen bir diğer iddia da, WB tarafından, anılan
teşebbüsün dağıtımını yaptığı filmlerden önce gösterilecek fragman ve diğer
reklamlara ilişkin şartları alıcıları konumundaki sinemalara dikte ettiğidir. Yapılan
incelemelerde kendileri ile görüşme yapılan bazı sinema salonu işletmelerince
filmlerden önce gösterilecek fragmanların dağıtım firmalarınca belirlendiği ifade
edilmiştir. Yapılan yerinde incelemelerde WB’nin Türkiye genelinde çalıştığı
sinemalara gönderdiği bir takım yazılarda belirli bazı filmlerden önce gösterilecek
fragmanları tespit ettiği anlaşılmıştır. 1390
WB “Türkiye genelinde filmlerin sinemalarda gösterimine yönelik dağıtımı” ilgili
pazarında hakim durumda tespit edilmiştir. Bu sebeple WB’nin yukarıda
özetlenen tarzda gerçekleştirdiği uygulamaları 4054 sayılı Kanun’un 6.
maddesinin “Bir mal veya hizmetle birlikte, diğer mal veya hizmetin satın
alınmasını veya aracı teşebbüsler durumundaki alıcıların talep ettiği bir malın
veya hizmetin, diğer bir mal veya hizmetin de alıcı tarafından teşhiri şartına
bağlanması ya da satın alınan bir malın belirli bir fiyatın altında satılamaması gibi
tekrar satış halinde alım satım şartlarına sınırlamalar getirilmesi” şeklindeki (c)
bendi kapsamında değerlendirilecektir.
WB tarafından bazı sinemalara gönderilen bir yazıda, dağıtımı söz konusu 1400
firmaca yapılan “Asmalı Konak” filminden önce gösterilmesi gereken film
fragmanları belirtilmekte, bu filmlerin sinemanın programında olması ve
fragmanının gösterilmemesi halinde WBnin ilgili filmi geri çekeceği ifade
07-19/192- 63
34
edilmektedir. Yazıda ayrıca WB’nin talebinin sadece programında bu filmler olan
sinemalar için bağlayıcı olduğu, konuya ilişkin görüşlerin bildirilmesi gerektiği
açıklanmaktadır.
WB’nin “fragman gösterimi” konusunu içeren ilgili yazılarından bir diğerinde,
kendisi dışındaki dağıtım firmalarının filmlerine ilişkin fragmanların gösteriminin
yasak olduğu yönünde bir kayıt yer almaktadır. Söz konusu yazıda 2002 tarihinde
vizyona giren “Yüzüklerin Efendisi 2” filminden önce gösterilmesi gereken 8 adet 1410
fragman belirtilmiş, bunların dışında kalan filmlerin fragmanlarının gösterilmemesi
talep edilmiştir.
WB savunmalarında sinema salonlarının hangi fragmanları göstereceğini
belirlemek gibi bir amacı olmadığını, aksine soruşturma raporunda atıf yapılan bir
yazışmadaki “lütfen bu yazıyı aldığınızı teyit edin ve varsa görüşlerinizi bildirin”
ifadesinden de anlaşılacağı üzere sinemaların görüşlerini aldığını ifade etmekte
ve WB’nin hiç bir zaman istediği fragmanları gösterime sokmayan bir sinema
salonuna herhangi bir yaptırım uygulamadığını iddia etmektedir. Diğer taraftan,
WB tarafından bir takım filmlere ilişkin gönderdiği bir mektupta yer alan “burada
belirtilenlerin dışında başka hiç bir fragman gösterilmeyecektir” ifadesinin, 1420
herhangi bir anda bir sinemanın elinde bulunan WB’ye ait bir çok fragmandan
hangilerinin gösterilmesinin gerektiğine yönelik olduğu ve diğer dağıtıcıların
fragmanları ile ilgili olmadığı, ayrıca hiç bir zaman diğer dağıtım şirketlerinin
fragmalarının engellemesinin amaçlanmadığı ifade edilmektedir. WB, diğer
dağıtım şirketlerine ait fragmanların da düzenli olarak kendi filmleriyle birlikte
gösterildiğini iddia etmektedir.
Soruşturma safhasında elde edilen bilgilerin incelenmesinden WB’nin
fragmanlarla ilgili yazılarının bir tavsiye değil talep niteliğinde olduğu
anlaşılmaktadır. Özellikle WB tarafından gönderilen bir mektupta yer alan
“burada belirtilenlerin dışında başka hiç bir fragman gösterilmeyecektir” ifadesinin 1430
sadece tavsiye niteliğinde olduğunu, diğer dağıtıcıların filmlerinin gösterilmesine
engel olmadığını kabul etmek mümkün değildir.
Öte yandan savunmada dile getirilen, gösterilen fragman sayısının gerçekte
sadece 4-5 olduğu, sürelerinin kısa olduğu hususları bu eylemin bir ihlal olduğu
gerçeğini değiştirmemektedir. Nitekim 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesinin (c)
bendinde “Bir mal veya hizmetle birlikte, diğer mal veya hizmetin satın alınmasını
veya aracı teşebbüsler durumundaki alıcıların talep ettiği bir malın veya hizmetin,
diğer bir mal veya hizmetin de alıcı tarafından teşhiri şartına bağlanması ya da
satın alınan bir malın belirli bir fiyatın altında satılmaması gibi tekrar satış halinde
alım satım şartlarına ilişkin sınırlamalar getirilmesi” rekabete aykırı sayılan ve 1440
yasaklanan uygulamalar arasında yer almaktadır. İnceleme konusu olayda da
WB, fragmanların gösterilmesini dağıtımını yaptığı filmlerin gösterimine koşul
olarak sürmekte ve bu şekilde Kanun’un 6. maddesinin (c) bendinde yasaklanan
eylemleri gerçekleştirmektedir.
07-19/192- 63
35
Sonuç olarak, WB’nin dağıtımını yaptığı filmlerden önce gösterilecek fragmanları
belirlemek suretiyle ilgili pazardaki hakim durumunu 4054 sayılı Kanun’un 6.
maddesinin birinci fıkrası ve özelikle de anılan maddenin (c) bendinde
örneklendirilen şekilde kötüye kullandığı tespitine ulaşılmıştır.
J. GEREKÇE VE HUKUKİ DAYANAK 1450
Türkiye genelinde filmlerinin sinemalarda gösterimine yönelik dağıtımı ilgili
pazarında faaliyet gösteren WB, UIP, Özen Film ve diğer küçük dağıtıcı firmalar,
sinema salonları ile dağıtım konusu filmin hasılatının aralarında paylaşımı
esasına göre çalışmaktadır. Yürütülen soruşturma kapsamında sinema salonları
ile dağıtım firmaları arasında oluşan ticari ilişki değerlendirilmiş, buna göre
sinema salonu işletmelerinin 4054 sayılı Kanun’un 3. maddesinde tanımlanan
şekilde bir “teşebbüs” olarak kabul edilip edilemeyecekleri tespit edilmiştir. Bu
bağlamda sinema salonlarının dağıtım firmalarının nam ve hesabına çalışan bir
“acente” oldukları savları değerlendirilmiştir. 1460
Türk Ticaret Kanunu’nun 116. maddesinde acente “Ticari mümessil, ticari vekil,
satış memuru veya müstahdem gibi tabi sıfatı olmaksızın bir mukaveleye
dayanarak muayyen bir yer veya bölge içinde daimi bir surette ticari bir işletmeyi
ilgilendiren akitlere aracılık etmeyi veya bunları o işletme adına yapmayı meslek
edinen kimse” olarak tanımlanmaktadır. Rekabet Kurulu’nun 2002/2 sayılı Dikey
Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nin açıklanmasına Dair Kılavuz’da
(Kılavuz) Acentelik sözleşmelerine değinilmekte ve bu sözleşmelerin Rekabet
Hukuku açısından değerlendirilmesi yapılmaktadır.
Kılavuz’da, teşebbüsler arasındaki ilişkinin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi
kapsamında olup olmadığını belirleyen faktörün, acentenin müvekkil tarafından 1470
atandığı faaliyetlerle ilgili olarak ticari veya mali bir risk alıp almadığı olduğu,
acentenin bir mali veya ticari risk taşımaması durumunda faaliyetlerinin müvekkil
teşebbüsün faaliyetlerinin bir parçası olarak değerlendirileceği, aksi halde, yani
acentenin risk üstlenmesi durumunda, kendi yapmış olduğu yatırımların geri
dönüşünü sağlayabilmesi için pazarlama stratejisini özgürce belirleyebilmesi
gerektiği ve bu durumda, söz konusu sözleşmenin 4054 sayılı Kanun’un 4.
maddesi kapsamına girebileceği ifade edilmektedir.
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağında belirleyici
faktör olan risk konusunda ise Kılavuz’da, her bir olayın kendi özellikleri göz
önünde bulundurularak değerlendirileceği belirtilmekte olup, ayrıca bir acente ve 1480
müvekkil arasındaki ilişkide acentenin risk üstlendiği ve bu nedenle anlaşmanın
Kanun’un 4. maddesine girdiği durumlara örnekler verilmektedir. Verilen örnekler
arasında,
07-19/192- 63
36
“Acentenin, söz konusu pazarda faaliyet gösterebilmek bakımından gerekli
olabilecek ve sadece bu pazarda kullanılabilecek yatırımlar yapmak zorunda
bırakılması”
durumu yer almaktadır.
Sinema işletmeleri koltuk, film makinesi, ses sistemleri gibi kalemlere önemli
yatırımlar yapmaktadır. Bu yatırımların sinema işletmesi tarafından başka bir
alanda değerlendirilmesi veya sinemanın iş yapmaması durumunda makul bir 1490
fiyatla elden çıkarılması mümkün değildir. Sinema işletmelerinin riskleri iki gider
başlığı altında toplanmaktadır. Bunların ilki yatırımın geri ödenmesi ile ilgili olan
risklerdir. Diğer riskler ise kira, genel giderler ve personel giderlerinden
oluşmakta olup, bunlar sinemaya gelen seyirci sayısına bağlı olmayan sabit
giderlerdir.
Diğer taraftan WB tarafından sunulan ilk yazılı savunmalarda, sinema
sektöründeki riskin fazlalığından ve bu riskin paylaşılması için “hasılat paylaşımı
sisteminin” uygulandığından bahsedilmektedir. Esasen sinema işletmecileri
dağıtıcılarla yaptıkları anlaşmalarla asgari gösterim süresi boyunca, masrafları
çıkartacak hasılat yapamasa bile filmi gösterimden çıkarmama yükümlülüğünü 1500
üstlenmekte, bu nedenle zarar edebilmektedir. Bu bağlamda sinema
işletmecilerinin de dağıtıcılar gibi film gösterimine ilişkin riskler aldığı hususunda
hiç bir tereddüt bulunmamaktadır.
Yukarıda yer verilen değerlendirme ve gerekçelerin ışığında, sinema salonlarının
dağıtım firmaları adına komisyon karşılığında çalışan bir “acente” oldukları, bu
sebeple 4054 sayılı Kanun anlamında “teşebbüs” olarak kabul edilemeyecekleri
savı muteber kabul edilmemiştir.
WB ile dağıtımını yaptığı filmlerde alıcı konumunda bulunan sinema salonu
işletmeleri arasında “dikey” bir ilişki bulunmakta, bu şirketler sinema salonları ile
ticari faaliyetlerini aralarında bulunan “dikey anlaşmalar” yoluyla devam 1510
ettirmektedir.
Dağıtıcılar ve sinema salonları arasında bulunan “dikey anlaşmalar” bir fikri
mülkiyet lisansı ilişkisini de içermektedir. Sinema işletmesi, kopyası dağıtıcı
tarafından tahsis edilen bir filmi belirli bir süre ile sinemasında göstermekte,
hasılatın belirli bir bölümünü almakta, sonra kopyalar ya imha edilmekte ya da
dağıtıcı firmaya geri verilmektedir. Dağıtıcılar ise dağıtımını gerçekleştirdikleri
kopyaların bedeli olarak, oluşan toplam hasılatın belirli bir bölümünü yapımcılar
ile aralarında bulunan anlaşmalar çerçevesinde geri ödemektedir. Bu süreçte
sinema filmlerine ilişkin fikri mülkiyet hakları zincirin en üst basamağında bulunan
yapımcıların elinde kalmaktadır. 1520
Ancak yapımcı-dağıtıcı-sinema ilişkisinde anlaşma konusu filmlerin fikri mülkiyet
hakları içermeleri, bu sebeple ürünün sahipliğinin el değiştirmemesi, dolayısıyla
yeniden satışa söz konusu bir mal veya hizmetin ortaya çıkmaması, dağıtım
firmaları ile sinema salonları arasında “dikey anlaşmalar” bulunduğu ve söz
07-19/192- 63
37
konusu anlaşmalar vasıtasıyla rekabetin ihlal edilebileceği gerçeğini değiştirmez.
Anlaşma konusu malların özünde fikri mülkiyet hakları içermesi rekabetin
sınırlanması veya ortadan kaldırılmasının gerekçesi olarak görülemez.
Dağıtım firmalarının filmlerin sinemalardaki gösterimi ile ilgili uygulamalarının,
4054 sayılı Kanun kapsamında olduğunun tespiti yapıldıktan sonra, dağıtıcılar ve
sinema salonları arasındaki “dikey anlaşmaların” 2002/2 sayılı Rekabet Kurulu 1530
Tebliği’nde sağlanan muafiyet koşullarını taşıyıp taşımadığı belirlenmiştir. Söz
konusu Tebliğ’e ilişkin Kılavuz’da fikri mülkiyet devri içeren sözleşmelerin tebliğ
kapsamında olma, dolayısıyla Kanun’un uygulanmasından muaf tutulma koşulları
tespit edilmiştir.
2002/2 sayılı “Dikey Anlaşmalar” Tebliği’nin 2. maddesinde;
“ Mal veya hizmetlerin alımı, satımı veya yeniden satımına ilişkin düzenlemelerle
birlikte fikri hakların alıcıya devri veya alıcı tarafından kullanımıyla ilgili hükümler
içeren dikey anlaşmalar da, söz konusu fikri hakların anlaşmanın asli konusunu
oluşturan mal veya hizmetlerin alıcı veya alıcının müşterileri tarafından kullanımı,
satımı veya yeniden satımı ile doğrudan ilgili olması ve bu fikri hakların devri 1540
veya kullanımının anlaşmanın esas amacını oluşturmaması kaydıyla, bu
Tebliğ’de öngörülen grup muafiyetinden yararlanır. Ancak bu muafiyet, anlaşma
konusu mallarla veya hizmetlerle ilgili olarak, söz konusu haklara ilişkin
hükümlerin bu Tebliğ ile muaf tutulmayan dikey sınırlamalarla aynı amaç veya
etkilere sahip rekabet sınırlamaları içermemesi şartıyla uygulanır.” düzenlemesi
getirilmektedir.
Sinema filmlerinin özünde yapımcılarına ait fikri mülkiyet hakları içermeleri,
dağıtım firmaları ile sinema salonları arasındaki “dikey anlaşmaların” esas
amacının ise filmlerin gösterimi-kullanımı olduğundan hareketle, bu türdeki
anlaşmaların 2002/2 sayılı Tebliğ’in kapsamına girmediklerine karar verilmiştir. 1550
WB ve diğer film dağıtım şirketleri sinema salonlarına yönelik film dağıtımını, bu
işletmeler ile aralarında bulunan dikey anlaşmalar vasıtasıyla yapmaları
sebebiyle, sinema filmi bilet ücretlerinin belirlenmesi kapsamındaki rekabet
ihlalleri 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin, “Belirli bir mal veya hizmet
piyasasından doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da
kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte
olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu
tür karar ve eylemleri hukuka aykırı ve yasaktır” şeklindeki birinci fıkrası ve
özelikle de anılan maddenin “Mal veya hizmetlerin alım ya da satım fiyatının, 1560
fiyatı oluşturan maliyet, kar gibi unsurlar ile her türlü alım yahut satım şartlarının
tespit edilmesi” şeklindeki (a) bendinde yer alan düzenlemeler çerçevesinde
değerlendirilmiştir.
WB’nin aynı zamanda “Türkiye genelinde filmlerin sinemalarda gösterimine
yönelik dağıtımı” ilgili pazarında hakim durumda olduğu tespit edilmiştir. WB’nin
sinema salonlarınca uygulanan bilet fiyatlarını belirlemesi sonucunda bir başka
07-19/192- 63
38
hizmet piyasası olan, “filmlerin sinemalarda gösterimi” pazarındaki rekabet
sınırlanmaktadır. Bu sebeple WB ile ilgili iddialar 4054 sayılı Kanun’un 6.
maddesinin, “Belirli bir piyasadaki hakimiyetin yaratmış olduğu finansal, teknolojik
ve ticari avantajlardan yararlanarak başka bir mal veya hizmet piyasasındaki 1570
rekabet koşullarını bozmayı amaçlayan eylemler” şeklindeki (d) bendi
kapsamında değerlendirilmiştir.
WB dağıtımını yaptığı bazı filmlerde sinema salonu işletmelerinin gösterimden
önce yayınlayacakları film fragmanlarını tek taraflı olarak belirlemektedir. WB’nin
bu şekilde özetlenen tarzda gerçekleştirdiği uygulamaları 4054 sayılı Kanun’un 6.
maddesinin “Bir mal veya hizmetle birlikte, diğer mal veya hizmetin satın
alınmasını veya aracı teşebbüsler durumundaki alıcıların talep ettiği bir malın
veya hizmetin, diğer bir mal veya hizmetin de alıcı tarafından teşhiri şartına
bağlanması ya da satın alınan bir malın belirli bir fiyatın altında satılamaması gibi
tekrar satış halinde alım satım şartlarına sınırlamalar getirilmesi” şeklindeki (c) 1580
bendi kapsamında değerlendirilmiştir.
K. SONUÇ
Önaraştırma ve soruşturmaya ait tüm savunma, ek savunma, sözlü savunma
tutanakları, raporlar, Danıştay’ın iptal kararları, tüm dosya münderecatında yer
alan bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda;
A- Rekabet Kurulu’nun 15.8.2005 tarihli ve 05-51/785-M sayı ile,
1590
“soruşturmayı yürüten Kurul üyesinin nihai karar toplantısına katılarak oy
kullanmasının hukuka aykırı olduğu gerekçesine dayanan ve Kurumumuzca
tebellüğ edilen ve Danıştay 13. Dairesi ve İdari Dava Daireleri Genel Kurulunun
değişik kararlarıyla yerleşik hale gelen mahkeme kararlarının bugünkü tarihten
itibaren temyiz edilmemesine ve yürütmenin durdurulması kararı verilenler
açısından itiraz edilmemesine; gelecekte de bu nitelikteki bir gerekçeyle
Kurumumuza tebliğ edilecek tüm kararların temyiz edilmemesine ve yürütmenin
durdurulması kararı verilenler açısından itiraz edilmemesine”
şeklinde alınan kararı uyarınca ilgili Danıştay kararının temyiz edilmeksizin 1600
dosyanın yeniden değerlendirilebileceğine ve 5538 sayılı Kanun ile 4054 sayılı
Kanun’a eklenen Geçici 5. madde uyarınca Başkan tarafından belirlenen yöntem
ile bir Kurul üyesinin Kurul toplantısına katılmamasında sakınca bulunmadığına
OYÇOKLUĞU ile,
B- 1- Warner Bros.’un, “Türkiye genelinde filmlerin sinemalara yönelik dağıtımı”
ilgili pazarında 4054 sayılı Kanun’un 3. maddesinde tanımlanan şekilde
hakim durumda olduğuna OYÇOKLUĞU ile,
2- WB’nin hakim durumunu 1610
07-19/192- 63
39
a. dağıtımını yaptığı bazı filmlerden önce gösterilecek fragmanları
belirlemek suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesinin birinci fıkrası ve
özellikle de anılan maddenin (c) bendinde örneklendirilen şekilde kötüye
kullandığına OYÇOKLUĞU ile,
b. sinema salonlarınca uygulanan bilet ücretlerini belirlemek ve/veya
denetlemek, bu bedelleri birbirinin rakibi konumundaki sinema salonları
arasında eşitlemek şeklinde gerçekleştirdiği eylemler suretiyle bir başka
hizmet piyasası olan “filmlerin sinemalarda gösterimi” pazarındaki rekabet
koşullarını bozma amaçlı veya bu etkiyi doğurur tarzda, dolayısıyla 4054
sayılı Kanun’un 6. maddesi ve özellikle de aynı maddenin (d) bendinde 1620
örneklendirilen şekilde kötüye kullandığına OYÇOKLUĞU ile,
3- WB’nin sinema salonları ile arasında bulunan “dikey anlaşmalar”
vasıtasıyla sinema salonlarınca uygulanan bilet fiyatlarını belirlemek
ve/veya müdahale etmek suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi ve
özellikle de aynı maddenin (a) bendinde yasaklanan faaliyetleri
gerçekleştirdiğine OYÇOKLUĞU ile,
4- Yukarıda belirtilen ihlalleri gerçekleştirdiği tespit edilen WB’nin; hakkında
yürütülen soruşturmaya ilişkin Rekabet Kurulu’nun nihai kararını
beklemeden yaptığı değişiklikler ve düzenlemeler sonucunda ihlale son 1630
vermesinin ve soruşturma heyeti ile sürdürdüğü iyi niyetli işbirliği ve
Rapor’da yer verilen beyan ve taahhütlerinin hafifletici neden olarak göz
önünde bulundurularak 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin ikinci fıkrası
uyarınca 2003 yılı sonunda oluşan yıllık gayri safi gelirinin takdiren %1’i
oranında, 152.432,19 YTL idari para cezası ile cezalandırılmasına
OYBİRLİĞİ ile,
5- 5388 sayılı Kanun’un 2. maddesi ile 4054 sayılı Kanun kapsamında
bulunan anlaşmaların bildirilmesi yükümlülüğü kaldırıldığından, bu konuda
karar verilmesine yer olmadığına OYBİRLİĞİ ile, 1640
6- WB’ye 4054 sayılı Kanun’un 9. maddesinin birinci fıkrası gereğince,
Kanun’da yasaklanmış eylemlerden olduğu tespit edilen,
a. sinema işletmecilerinin uyguladıkları bilet fiyatlarına müdahale etmeye
ve sinemalar arasındaki bilet fiyatlarını eşitlemeye,
b. sinema işletmecilerinin filmlerden önce gösterdikleri fragmanlar
konusunda sınırlamalar getirerek başka dağıtıcıların filmlerinin
fragmanlarının gösterilmesini engellemeye
yönelik faaliyetlerine son vermesi gerektiğinin bildilmesine OYBİRLİĞİ
karar verilmiştir. 1650
07-19/192- 63
40
KARŞI OY GEREKÇESİ
(08.03.2007 tarih ve 07-19/192-63 sayılı Kurul Kararı)
Danıştay 13. Dairesinin “soruşturmayı yürüten Kurul Üyesi’nin nihai karar
toplantısına katılarak oy kullanmasının hukuka aykırı olduğu” gerekçesiyle ortaya
çıkan iptal kararlarının ve Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu’nun değişik
kararlarıyla yerleşik hale gelen mahkeme kararlarının temyiz edilmemesine ve
yürütmenin durdurulması kararı verilenler yönünden itiraz edilmemesine,
gelecekte de bu tür tüm kararların temyiz edilmemesine ve yürütmenin
durdurulması kararı verilenler açısından itiraz edilmemesine dair çoğunluk
görüşüne katılmıyoruz.
Gidilecek yargı yolu yönünden itiraz veya temyiz imkânı bulunan dosya ya
da davalar hakkında sahip olunan tüm yargı yollarının ve hakkının süresinde
kullanılmak suretiyle tüketilmesi gerektiğini düşünüyoruz.
Rekabet Kurulu kararlarının ilk derece mahkemesi sıfatıyla Danıştay ilgili
dairesinde görülüyor olması nedeniyle verilen kararlar, bir başka dosya için emsal
karar olması niteliğini taşımaması gerekir. İdari Dava Daireleri Genel Kurulu
tarafından verilen kararlar, Rekabet Kurulu kararları yönünden temyiz niteliğinde
olduğundan, Danıştay’ın ilgili dairesi tarafından emsal olarak kabul edilmelidir. O
halde itiraz ya da temyiz imkânı bulunan dosyalar yönünden ve hatta geleceğe
de yönelik olarak bu yargı yolunu kapatırcasına alınan kararın uygun olmadığı
görüşündeyiz. Kaldı ki, Rekabet Kurulu kararlarının, 4054 sayılı Kanun’un 56 vd.
maddelerinde yer verilen “Özel Hukuk Alanındaki Sonuçları” nedeniyle tarafların
bu yöndeki haklarını mahkemelerde kullanabileceği göz önüne alındığında, sahip
olunan yasal yolları kullanmaktan vazgeçmenin sorumluluğu ve önemi daha da
açığa çıkmaktadır. Bu nedenle, bu dosya yönünden henüz temyiz süresi
dolmadığından öncelikle temyiz başvurusunun yapılması gerekir.
Prof. Dr. Zühtü AYTAÇ Rıfkı ÜNAL
Kurul Üyesi Kurul Üyesi
07-19/192- 63
41
08.03.2007 tarih ve 07-19/192-63 Sayılı Kurul Kararı’na
KARŞI OY GEREKÇESİ
İlgili Kurul Kararında karşı oy kullandığım maddeler itibariyle gerekçelerim aşağıdaki
gibidir:
1.Düzenlenen Rapor’a, toplanan delillere, sözlü savunma toplantısındaki açıklamalara
ve incelenen dosya kapsamına göre;
a) “Türkiye genelinde filmlerin sinemalara yönelik dağıtımı” ilgili pazarında Warner
Bross, UTP ve Özen Filmin, hasılat paylaşım oranlarının %50 şeklinde sabit olarak
uygulanmasında uyumlu eylem içinde bulunmadıkları,
b)Her üç teşebbüsün, sinema salonu işletmecilerinin bazılarından “garanti parası” olarak
tanımlanabilecek bir ön ödeme alması uygulamalarının ihlal teşkil edecek nitelikte
olmadığı,
c)Yine her üç teşebbüsün, “dikey anlaşma”larla, filmlerin asgari gösterim sürelerini veya
sinemaların hangi salonlarında gösterileceğini tek taraflı olarak belirledikleri ve dağıtımı
yapılan filmlerin bir paket halinde alınmasını zorunlu tuttukları iddialarının geçerli
olmadığı, iddiaların yeterli belge ve bulgularla ispat edilemediği, Kurul tarafından karara
bağlanmıştır.
2. Bu durum Warner Bross’un, ilgili pazarda hakim durumda olduğu ve “hakim durumunu
kötüye kullandığı ” iddiası ile çelişen bir tespittir . İlgili sektör ve pazarın tipik özellikleri
vardır; Film endüstrisi denebilecek bir sektördeki proje geliştirme, senaryo, üretim,
fiyatlandırma, dağıtım ve gösterim safhaları, kendine özgü şartları olan işletmecilik
alanlarıdır. Hasılatın yüzde 50, yüzde 50 oranında, dağıtıcılar ve sinema salonu sahipleri
arasında paylaşılması önemli bir farklılıktır. Karşılıklı risk ve menfaatin, iki taraflı
kazanma çabasının belirleyici olduğu bir sistemde, fiyatın belirlenmesi, fragman
gösterilmesi gibi “dikey anlaşma”lardan kaynaklanan uygulamaların, hakim durumun
kötüye kullanılması olarak yorumlanması mümkün değildir.
Netice olarak, ilgili pazarda, tek başına veya birlikte hareket ederek hakim durumun
kötüye kullanılmasını andırır nitelikteki, daha doğrusu bu şekilde bir görüntü veren
davranışların varlığından, hareketle, Warner Bross’un hakim durumda olduğuna karar
vermek ve dolayısıyla dikey anlaşmalar yoluyla 4054 sayılı Kanun’un 4. ve 6.
maddelerini ihlal ettiği gerekçesiyle cezalandırılmasını istemek uygun olmayacaktır.
Prof.Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Kurul Üyesi
07-19/192- 63
42
Rekabet Kurulu’nun 08.03.2007 Tarih ve 07-19/192-63 sayılı Kararı’nın A.ve B
(2-a) madde hükümlerine;
KARŞI OY GEREKÇESİ
5538 sayılı Kanun’un 13. maddesiyle (Geçici Madde 5) Başkan’a verilen
sıra ile toplantıya bir üyenin iştirak ettirilmemesi yetkisi, Kanun’da nesnel bir
ölçüte atıf yapılmadan, yöntem ve kriter belirlenmeden düzenlenmiştir. Öte
yandan, Kurul Başkanı ve İkinci Başkan dahil, hepsi Rekabet Kurulu Üyesi olarak
atanmış üyelerin, Başkanca belirlenen bir düzenleme ile Kurul toplantılarına
iştirak ettirilmemesi amacıyla sıranın kura çekilerek belirlenmesi yönteminde,
Başkan’ın, kendisini kuraya iştirak ettirmemesi; hem 4054 sayılı Kanun, hem de
5538 sayılı Kanun’un öngörmediği Geçici Madde-5’te hükmedilmeyen, dayanağı
bulunmayan; subjektif, hukuka aykırı, istisnailik sonucunu yaratan ve geçici
madde düzenlemesindeki nesnel ölçüt eksikliğini açıkça ortaya koyan bir
uygulamadır.
Diğer taraftan fragmanlarla ilgili olarak; soruşturma raporunda yer verilen
tespitlerden sinema salonlarının gösterebilecekleri film fragmanı sayısının sınırlı
olduğu, bir filmden önce en fazla 4-5 fragman gösterilebildiği anlaşılmaktadır.
Warner-Bros’un sinema salonlarına fragmanlarla ilgili olarak gönderdiği
yazıların talimat değil tavsiye nitelikli olduğunun görülmesi, raporda, sinemalara
bu konuda uygulanan herhangi bir yaptırımdan da söz edilmemesi karşısında
dağıtımı yapılan filmlerden önce gösterilecek fragmanların belirlendiğinin kabulü
mümkün değildir. Sinema salonlarınca Warner-Bros filmlerinden önce yalnız bu
firmanın fragmanlarının gösterilmesi; birden fazla dağıtıcı firmayla çalışan sinema
salonunun ticari gerçeğiyle de bağdaşmamaktadır.
Bu nedenle “Filmlerin sinemalarda gösterimi amacıyla dağıtımı“ ilgili ürün
pazarında hakim durumda bulunan ve söz konusu hakim durumunu bilet
fiyatlarını belirlemek veya denetlemek, bu bedelleri birbirinin rakibi konumundaki
sinema salonları arasında eşitlemek gibi eylemleri ile 4054 sayılı Yasanın 6 ncı
maddesinin (d) bendinde örneklendirildiği şekilde kötüye kullanan Warner-
Bros’un; fragmanlar dolayısıyla, 6 ncı maddenin (c) bendi uyarınca, kötüye
kullanmadığı görüşünde olduğumdan kararın A. maddesinin ikinci paragrafında
yer alan hükme ve B. (2-a) madde hükmüne katılmıyorum.
07-19/192- 63
43
Süreyya ÇAKIN
Kurul Üyesi
Full & Egal Universal Law Academy