Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2005-1-26 (Menfi Tespit)
Karar Sayısı : 07-23/227-75
Karar Tarihi : 15.3.2007
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Mustafa PARLAK 10
Üyeler : Tuncay SONGÖR, Prof. Dr. Zühtü AYTAÇ,
Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI, Süreyya ÇAKIN,
Mehmet Akif ERSİN.
B. RAPORTÖRLER: E. Cenk GÜLERGÜN, M. Oğuzcan BÜLBÜL, M. Selim ÜNAL
C. BİLDİRİMDE
BULUNAN : - Abbott Laboratuarları İthalat ve Ticaret Ltd. Şti.
Temsilcisi: Av. Mehmet GÜN
Kore Şehitleri Caddesi No:32 Zincirlikuyu 34394 İstanbul 20
- EİP Eczacıbaşı İlaç Pazarlama A.Ş.
Temsilcisi: M. Fevzi TOKSOY
Maya Akar Center 100/10 Esentepe 34394 İstanbul
D. TARAFLAR : - Abbott Laboratuarları İthalat ve Ticaret Ltd. Şti.
Ekiciler Caddesi Hedef Plaza Kat:6 Kavacık, Beykoz/İstanbul
- EİP Eczacıbaşı İlaç Pazarlama A.Ş.
Büyükdere Caddesi Ali Kaya Sokak No:7 34934 Levent/İstanbul
E. DOSYA KONUSU: Abbott Laboratuarları İthalat ve Ticaret Ltd. Şti. ile EİP 30
Eczacıbaşı İlaç Pazarlama A.Ş. arasında sibutramine etken maddeli ilacın
Türkiye’de Eczacıbaşı tarafından “Zelium” markasıyla ortak pazarlanmasına
ilişkin olarak 17.2.2005 tarihinde imzalanan Sözleşme’ye, 4054 sayılı Rekabetin
Korunması Hakkında Kanun’un 8. maddesi uyarınca Menfi Tespit Belgesi
verilmesi talebi.
F. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 18.3.2007 tarih, 1748 sayı ile giren ve en
son 26.2.2007 tarih, 1379 sayı ile bilgileri tamamlanan başvuru üzerine, 4054 sayılı
Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 4, 5 ve 8. maddeleri uyarınca yapılan
inceleme sonucunda düzenlenen 13.3.2007 tarih, 2005-1-26/MM-07-ECG sayılı 40
Menfi Tespit Raporu, 13.3.2007 tarih ve REK.0.05.00.00-130/43 sayılı Başkanlık
önergesi ile 07-23 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.
G. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda, dosya konusu işlemle ile ilgili olarak;
1) Sözleşme’nin,
- 4.1. maddesinde tek elden satın alma yükümlülüğü getirilmesi,
- 7.7. maddesi ile EİP Eczacıbaşı İlaç Pazarlama A.Ş.’nin müşterilerince
yapılacak satışların kısıtlanması,
- 10.7. maddesi ile rekabet yasağı getirilmesi,
07-23/227-75
2
nedeniyle menfi tespit belgesi verilmesinin mümkün olmadığı, 50
2) Sözleşme’nin
- 7.7. maddesinin EİP Eczacıbaşı İlaç Pazarlama A.Ş.’nin (Eczacıbaşı)
müşterilerince yapılacak satışlara ilişkin olarak kısıtlamalar içermesi ve
- 10.7. maddesinin Eczacıbaşı’ya anlaşmanın süresinden önce sona
ermesi durumunda getirilen en az beş yıllık rekabet yasağı öngörülmüş
olması,
nedeniyle 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nin
kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı,
3) Sözleşme’nin 10.7. maddesi ile Eczacıbaşı’ya getirilen ve sözleşmeyi 2002/2 sayılı
Tebliğ kapsamından çıkaran hükümlerden birisi olan rekabet yasağına, 4054 sayılı 60
Kanun’un 5. maddesinde sayılan koşulları karşılamaması nedeniyle bireysel muafiyet
verilmesinin de mümkün olmadığı,
4) Sözleşme’nin 2002/2 sayılı Tebliğ kapsamında grup muafiyetinden
yararlanabilmesini mümkün kılacak 7.7. maddesi ile 10.7. maddesindeki
değişikliklerin ya da Sözleşme’nin, Abbott Laboratuarları İthalat ve Ticaret Ltd. Şti.
(Abbot) ile Eczacıbaşı arasında akdedildiği tarih olan 17.2.2005 tarihinden itibaren 5
yıl geçerli olacak şekilde, 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi kapsamında Bireysel
Muafiyet almasını mümkün kılacak 10.7. maddesindeki değişikliğin 45 gün içinde
yapılarak Rekabet Kurumu’na tevsik edilmesine, aksi takdirde 4054 sayılı Kanun
çerçevesinde işlem yapılması gerektiği, 70
ifade edilmektedir.
H. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
H.1. İlaç Sektörünün Genel Özellikleri ve Ortak Pazarlama Anlaşmaları
İlaç pazarı, AR-GE faaliyetlerinin teşebbüslerin maliyetleri arasında önemli bir kalemi
oluşturduğu, fikri mülkiyet haklarının sağladığı münhasır koruma nedeniyle rekabetin
kısıtlı, patent korumasının devam ettiği ürünler bakımından pazar paylarının oldukça
yüksek, ürünlerin vazgeçilmez niteliği dolayısıyla da talep esnekliğinin düşük olduğu
bir pazardır. İlaç pazarında piyasaya giriş engelleri ekonomik ve yasal nedenlerle
yüksek olabilmektedir. Pazara kendi bulduğu molekülden yola çıkarak geliştirdiği yeni
bir ilaçla ya da orjinal ürünle aynı biyoeşdeğerliğe sahip olduğu belgelenmiş jenerik 80
bir ilaçla girmek, hem AR-GE maliyetlerinin yüksekliği, hem de gerekli ruhsat ve satış
izinleri ile biyoeşdeğerliğin alınması aşamasındaki zaman ve işgücü maliyetleri
bakımından özellikle ulusal ölçekteki ilaç şirketleri için tercih edilen bir yol değildir.
İlaç sektörünün bir özelliği de ilaçların hastaların kullanımına sunulabilmesi için çok
geniş ve etkin tanıtım faaliyetlerine ve dağıtım kanallarına ihtiyaç duyulmasıdır. Bu
bağlamda, ilaçların ülke çapında bütün doktorların bilgisine sunulması ve dağıtım
kanalları vasıtasıyla eczanelere ve hastanelere ulaştırılması faaliyetlerine firmalar
tarafından ciddi kaynaklar aktarıldığı görülmektedir. Dolayısıyla, ilaç sektöründe çok
önemli hukuki ve ekonomik pazara giriş engelleri bulunduğu görülmektedir. Bu
nedenle, özellikle çok uluslu firmalar karşısında rekabet gücü açısından 90
dezavantajlı durumda bulunan yerli jenerik ilaç üreticileri, yabancı lisans sahibi
firmalarla ortak pazarlama gibi anlaşmalar imzalamak suretiyle işbirliği yollarına
gitmektedir.
07-23/227-75
3
Ortak Pazarlama Anlaşmaları (OPA), sözleşme konusu ürünün, sözleşmede
belirlenen coğrafi bölgede, sözleşmenin tarafı olan teşebbüslerce birbirinden
bağımsız olarak ve ayrı markalar altında satış ve pazarlamasını amaçlayan
sözleşmelerdir. Bu sözleşmelerin esaslı unsurları aşağıdaki gibidir:
- Birbirinden bağımsız iki teşebbüsün olması, 100
- Sözleşme konusu ürün içerik olarak birbirinin aynısı olmakla beraber, satışa
sunulan halinin farklı marka ve ambalajlar altında yapılması,
- Taraflardan biri sözleşme konusu ürünün sahibi olması (ya da sahibi olan
teşebbüsün iştiraki olması) ve o ürünün tüm pazarlama ve satış haklarını elinde
bulundurması,
- Bu anlaşmanın, belirli bir süre için ve belirli bir coğrafi alanı kapasayacak şekilde
yapılması.
Bu sözleşmeler, ilaç sektöründe aynı etken maddeli ilaçların, iki farklı teşebbüs
tarafından kendi ticari markaları ile aynı hastalığın tedavisinde kullanılmak üzere
satış ve pazarlaması şeklinde kendini göstermektedir. Bu anlaşma ile ilacın satışı için 110
ruhsat almış bir firma (X), ilacı bitmiş fakat ambalajlanmamış olarak diğer deşebbüse
(Y) satmakta, bu teşebbüs (Y) de aynı ilacı kendi ticari markası altında
pazarlamaktadır. OPA’ların hem lisans sahibi üretici hem de yerli ilaç firması
açısından çeşitli faydaları bulunmaktadır. Lisans sahibi yabancı üretici yerli
firmanın ülke çapındaki geniş dağıtım kanalları sayesinde ürünün daha etkin bir
şekilde pazara sunulmasını sağlamakta, yerli firma ise yeni bir ürünle piyasaya
girmiş olmaktadır. Bu anlaşma çerçevesinde, büyük firma kendi imkanları ile
ulaşamayacağı noktalara yerli firma sayesinde ulaşmakta, bunun karşılığında yerli
firma da bir gelir elde etmektedir. Her iki firma açısından ticari riskler paylaştırılmış
ve gelirler artırılmış olmaktadır. Tüketici açısından ise pazardaki ürün sayısı artmış 120
olmaktadır.
Dünya ilaç sektörü incelendiğinde, ortak pazarlama ve ortak promosyon gibi
anlaşmalar her geçen gün daha yaygın hale gelmektedir. Örneğin, 1998 senesinde
en büyük 10 ilaç şirketi tarafından satılan 55 ilaçtan 14 tanesinin, diğer
laboratuarlarla yapılan OPA’lar neticesinde elde edilen lisanslar yoluyla üretildiği
görülmektedir. Bu durum, yeni molekülü bulan ve pazarlayan teşebbüslerin her
zaman aynı teşebbüsler olamadığını, belli coğrafyalarda daha iyi etkinliği olan
teşebbüslerle pazarlama ortaklıkları yapılarak patent ve veri koruma süresinde gelirin
artırılması için değişik yaklaşımlar izlendiğini göstermektedir.
Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Federal Ticaret Komisyonu’nun rakipler arası 130
işbirliklerine ilişkin Açıklayıcı Kılavuzu’nda1, bu tür anlaşmaların, teşebbüslerin
tamamlayıcı değerleri bir araya getirerek ürünlerin pazara daha hızlı ve etkin bir
şekilde ulaşmasını sağlamaları sebebiyle rekabeti artırıcı bir etkiye sahip oldukları
belirtilmiştir. Buna mukabil bu tür anlaşmalar sayesinde ortaya çıkan pazar gücünün,
fiyat ve diğer ticari konularda bağımsız karar alma motivasyonunu azaltarak rekabeti
kısıtlama riski taşıyabilecekleri, ancak bu tür olumsuz etkilerin, diğer tüm muafiyet
kararlarında olduğu gibi somut olayın şartları ışığında tartışılması gerekeceği de ifade
edilmiştir. ABD uygulamasına paralel olarak, Avrupa Komisyonu da ilaç sektöründe
birçok ortak pazarlama anlaşmasını incelemiştir. Her bir olay, kendi özellikleri
çerçevesinde değerlendirilmiş de olsa, Komisyon bugüne kadar bütün ortak-140
pazarlama anlaşmalarına izin vermiştir.
1 Federal Trade Commission and the U.S. Department of Justice, Antitrust Guidelines for Collaborations Among
Competitors, Nisan 2000
07-23/227-75
4
H.2. İlgili Pazar
H.2.1. İlgili Ürün Pazarı
İlgili ürün pazarı, ATC-3 sınıflandırmasına göre tespit edilen “A08A Antiobezite
Preparasyonları” pazarı olarak belirlenmiştir.
H.2.2. İlgili Coğrafi Pazar
Başvuru konusu işlemin tarafları olan Abbott ve Eczacıbaşı’nın satışlarını tüm
Türkiye genelinde gerçekleştirmesi ve dosya konusu olayda bölgesel pazar tanımı
yapılmasını gerektirecek bir durumun söz konusu olmaması tespitlerinden hareketle,
ilgili coğrafi pazar “Türkiye Cumhuriyeti sınırları” olarak belirlenmiştir. 150
H.3. Menfi Tespit Değerlendirmesi
Bildirime konu OPA’nın
- 4.1. maddesinde tek elden satın alma yükümlülüğü getirilmesinin,
- 7.7. maddesi ile Eczacıbaşı’nın müşterilerince yapılacak satışlara
kısıtlama getirilmesinin,
- 10.7. maddesi ile rekabet yasağı getirilmesinin,
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında rekabeti kısıtlayıcı nitelikte olması
nedeniyle, başvuru konusu OPA’ya 4054 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca menfi
tespit belgesi verilemeyeceği kanaatine varılmıştır.
H.4. Muafiyet Değerlendirmesi 160
H.4.1. 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmaşara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliğ Hükümleri
Uyarınca Değerlendirme
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal eder nitelikteki hükümleri nedeniyle menfi
tespit belgesi verilemeyecek olan söz konusu Anlaşma’nın, tarafların talebi
doğrultusunda muafiyet açısından değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu doğrultuda
öncelikle 2002/2 sayılı Tebliğ bakımından bir değerlendirme yapılmıştır.
2002/2 sayılı Tebliğ, üretim veya dağıtım zincirinin farklı seviyelerinde faaliyet
gösteren iki ya da daha fazla teşebbüs arasında belirli mal veya hizmetlerin alımı,
satımı veya yeniden satımı amacıyla yapılan anlaşmaları kapsamaktadır.
Dolayısıyla mevcut veya potansiyel rakip olan teşebbüsler arasında yapılan 170
anlaşmalar, kural olarak 2002/2 sayılı Tebliğ kapsamında değerlendirilmemektedir.
Hâlihazırda mal üretmeyen, ancak ilgili ürünün fiyatlarında göreceli olarak küçük ve
sürekli bir artış olması durumunda 1 yıl içinde gerekli yatırımları yaparak
piyasaya girebilecek olan teşebbüsler, potansiyel rakip olarak anılmaktadır.
Muafiyet başvurusuna konu OPA’nın tarafları olan Eczacıbaşı ve Abbott,
Eczacıbaşı’nın ilgili ürün pazarında herhangi bir ilaç üretimi olmaması yanında,
Türkiye’deki ruhsatlandırma sürecinin Eczacıbaşı’nın 1 yıl içinde gerekli yatırımları
yaparak pazara girmesini engelleyecek kadar uzun olması nedeniyle, hem fiili hem
de potansiyel olarak birbirlerinin rakibi olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.
Dolayısıyla, Eczacıbaşı’nın ilgili ürün pazarında herhangi bir ilaç üretimi söz konusu 180
olmaması, Eczacıbaşı’nın sibutramine etken maddeli herhangi bir ilaç üretebilmesi
için gereken sürenin 1 yıldan fazla olması ve Abbott’un sibutramine etken maddeli
“Reductil” adlı ilacın hem üreticisi hem de dağıtıcısı olması nedeniyle, Abbott ile
Eczacıbaşı arasında akdedilen OPA’nın 2002/2 sayılı Tebliğ’in 2. maddesindeki
07-23/227-75
5
“…Ancak sağlayıcının anlaşma konusu malların hem üreticisi hem de dağıtıcısı
olduğu, alıcının ise bu mallarla rekabet eden malların üreticisi değil dağıtıcısı olduğu
dikey anlaşmalar bu Tebliğ ile tanınan grup muafiyetinden yararlanır…” şeklindeki
tanıma uygun düştüğü ve söz konusu OPA’nın 2002/2 sayılı Tebliğ kapsamında bir
dikey anlaşma olarak değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Başvuru konusu OPA’nın “Eczacıbaşı, Eczacıbaşı Ürününü Bölge dışında 190
satmayacak veya tanıtmayacak ya da Eczacıbaşı Ürününün satışı için Bölge dışında
bir ofis, şube veya dağıtım deposu açmayacak veya kullanmayacaktır. Eczacıbaşı,
ilgili müşterinin Eczacıbaşı Ürününü Bölge dışında tekrar satmak gayesiyle satın
aldığından ya da bu satışın amacının Bölge dışında tekrar satmak gayesiyle satın
aldığından ya da bu satışın amacının Bölge dışına aktif satış kısıtlamasını bertaraf
etmek ve aşmak olduğundan makul olarak emin olduğu takdirde, Eczacıbaşı
Ürününü Bölge içinde olsa da o müşteriye satmayacaktır” şeklinde düzenlenmiş 7.7.
maddesi ile Eczacıbaşı’na OPA’nın konusunu teşkil eden sibutremine etken maddeli
ürünü Türkiye dışına satacağını bildiği veya satacağı yönünde makul sebepler
bulunan herhangi bir müşteriye satmama yükümlülüğü getirilmektedir. 200
2002/2 sayılı Tebliğ‘in 4/b maddesi uyarınca, ilgili hükümde belirtilen istisnai haller
dışında, alıcının sözleşme konusu mal veya hizmetleri satacağı bölge ya da
müşterilere ilişkin kısıtlama getirilmesi anlaşmayı 2002/2 sayılı Tebliğ ile tanınan grup
muafiyetinin dışına çıkaracaktır. 2002/2 sayılı Tebliğ’in 4/b-1 maddesinde belirlenen
ilk istisna uyarınca, “Alıcının müşterilerince yapılacak satışları kapsamaması
kaydıyla, sağlayıcı tarafından kendisine veya bir alıcıya tahsis edilmiş münhasır bir
bölgeye ya da münhasır müşteri grubuna yapılacak aktif satışların kısıtlanması”
yönünde bir düzenlemenin OPA’da hükme bağlanması, OPA’yı 2002/2 sayılı Tebliğ
ile tanınan grup muafiyetinin dışına çıkarmayacaktır ve bu bağlamda OPA, 2002/2
sayılı Tebliğ ile tanınan grup muafiyetinden yararlanabilecektir. 210
Yukarıda anılan istisnai düzenlemede “Alıcının müşterilerince yapılacak satışları
kapsamaması kaydıyla......” ifadesi yer almaktadır. 2002/2 sayılı Tebliğ’in
Açıklanmasına Dair 30.6.2003 tarih ve 03-46/540-M sayılı Rekabet Kurulu Kararı’nın
(Kılavuz) 2.2. bölümü uyarınca bu ifadeyle anlatılmak istenen, sağlayıcı teşebbüsün
sadece alıcı tarafından gerçekleştirilen aktif satışları engelleyebileceği hususudur.
Alıcının müşterileri tarafından gerçekleştirilecek aktif satışların sınırlandırılmasına
yönelik alıcıya herhangi bir yükümlülük getirildiği takdirde, anlaşmanın grup
muafiyetinden yararlanması mümkün olmayacaktır. Bir başka ifadeyle, sağlayıcı ile
alıcı arasındaki dikey anlaşmaya taraf olmayan ve mal veya hizmetleri alıcıdan
sağlayan müşteriler, söz konusu mal veya hizmetleri aktif-pasif satış ayırımı 220
olmaksızın diledikleri gibi satabilme özgürlüğüne sahip olarak değerlendirilmektedir.
Bu nedenle, OPA’nın, 7.7. maddesinin 2002/2 sayılı Tebliğ’in 4/b-1. maddesi hükmü
ile uyumlu olmaması sebebiyle, 2002/2 sayılı Tebliğ hükümlerinden
yararlanamayacağı anlaşılmaktadır.
Başvuru konusu OPA’nın “…Eczacıbaşı Mülkiyet Haklarına, bu Fikri Mülkiyet Hakları
dünyada en azından bir ülkede tanındığı ve korunduğu sürece, bu Sözleşme bu beş
(5) yıllık süre içinde veya bu sürenin sona ermesinden önce ne olursa olsun herhangi
bir sebeple feshedilmiş olsa bile, bu Sözleşmenin Yürürlük Tarihinden itibaren en az
beş (5) yıl süreyle tüm dünyada uyacaktır…” şeklinde düzenlenmiş 10.7. maddesi ile,
Eczacıbaşı’na sözleşme süresi boyunca veya sözleşme 5 yıldan önce herhangi bir 230
nedenle fesh edilirse, fesh edildiği tarihten itibaren en az OPA’nın tamamlanacağı
2010 yılına kadar geçecek süre ile rekabet yasağı getirilmektedir.
07-23/227-75
6
2002/2 sayılı Tebliğ’in rekabet yasağına ilişkin olan 5. maddesi, alıcıya getirilen
belirsiz süreli rekabet yasağına ve anlaşmanın sona ermesinden sonraki döneme
ilişkin olarak alıcıya getirilen, mal ya da hizmet üretmesini, satın almasını, satmasını
ya da yeniden satmasını yasaklayan doğrudan ya da dolaylı yükümlülüklere izin
vermemektedir2. Dolayısıyla, OPA’nın 10.7 maddesi ile sözleşme süresi boyunca
getirilen rekabet yasağı 2002/2 sayılı Tebliğ’in 5. maddesinin (a) bendi uyarınca grup
muafiyeti kapsamındayken, sözleşmenin normal olarak sona ereceği tarihten önce
herhangi bir nedenle fesh edilmesi halinde getirilen en az beş yıllık rekabet yasağının 240
ise, 2002/2 sayılı Tebliğ’in 5. maddesinin (b) bendi uyarınca söz konusu OPA’yı grup
muafiyeti kapsamından çıkarmaktadır.
H.4.2. Bireysel Muafiyet Değerlendirmesi
Başvuru konusu OPA bünyesinde 2002/2 sayılı Tebliğ’de öngörülen muafiyetten
doğrudan yararlanamayan iki hüküm bulunmaktadır. Bu hükümlerden ilki,
Eczacıbaşına OPA’nın 7.7 maddesi ile getitilen, sibutramine etken maddeli ilacı
yurtdışına ihraç edebilecek kimselere satmama yükümlülüğüdür. Bu yükümlülük
çerçevesinde getirilen sınırlamanın etkisi her ne kadar Türk pazarlarında
görülmekteyse de, bu yükümlülüğün; yurtdışına satış yapacağı yönünde makul
gerekçeler bulunan bir müşteriye satış yapıp yapmama inisiyatifinin Eczacıbaşı’nda 250
olması, bu konuda Abbott’un herhangi bir talimat ya da tavsiyesinin olmaması ve
Abbott’un akdedilen OPA ile Türkiye çapında sibutramine etken maddeli ilacının
Eczacıbaşı’nın sahip olduğu tecrübe ve dağıtım kanalları kullanılarak daha fazla
satılması yönündeki iradesini açıkça ortaya koymuşken, Eczacıbaşı tarafından
yapılacak satışlara bu maddeye dayanarak müdahale etmesinin ve Eczacıbaşı’nın
satış miktarlarını düşürmesi OPA’nın yapılış amacıyla uyuşmamaktadır. Bu
nedenlerle, OPA’nın 7.7. maddesinin Rekabet Kanunu’nun 5. maddesinde öngörülen
koşulları karşılamakta olduğu görülmüştür.
OPA’nın 2002/2 sayılı Tebliğ hükümlerinden yararlanamayan diğer maddesi ise
OPA’nın 10.7. maddesidir. Bu madde ile Eczacıbaşı, OPA süresince sibutramine 260
etken maddeli ürünleri üretmeme, satmama ya da yeniden satmama, doğrudan veya
dolaylı menfaat sağlamama yükümlülüğü altındadır. Eczacıbaşı'na getirilen bu
sınırlamaların, 2002/2 sayılı Tebliğ hükümleri uyarınca OPA’nın normal süresi olan 5
yıl boyunca getirilebilecek olmasına rağmen, 10.7. maddenin devamında getirilen ve
OPA’nın normal süresi olan 2010 yılından önce fesh edilecek olması durumunda
Eczacıbaşı için öngörülen en az beş yıllık rekabet yasağının, OPA’yı 2002/2 sayılı
Tebliğ kapsamından çıkarmaktadır.
Şöyle ki, bu yasağın temel amacı, OPA’nın süresinden önce fesh edilmesi
durumunda Türkiye’de patent koruması olmayan sibutramine etken maddeli ilaç için,
Eczacıbaşı’nın söz konusu molekülü başka bir ilaç firmasıyla anlaşarak jenerik olarak 270
Türkiye’ye getirmesi durumunda, Abbott tarafından sibutramine etken maddesine
ilişkin olarak daha önce yapılmış olan çalışmaları referans göstermek suretiyle,
ortalama 2-4 yıl arasında zaman alan ruhsatlandırma prosedürünün çeşitli evrelerini
atlayarak daha kısa sürede Abbott’un rakibi olmasını engellemektir. Ancak burada
unutulmaması gereken husus, böyle bir kısaltılmış başvurunun, sadece OPA’nın
tarafı olan Eczacıbaşı tarafından değil, pazarda faaliyet gösteren tüm ilaç firmaları
2 Ancak yasaklamanın, anlaşma konusu mal ya da hizmetlerle rekabet halindeki mal ve hizmetlere ilişkin olması,
anlaşma süresince alıcının faaliyette bulunduğu tesis ya da arazi ile sınırlı olması ve sağlayıcı tarafından alıcıya
devredilen know-how’ı korumak için zorunlu olması koşullarıyla, alıcıya, anlaşmanın sona ermesinden itibaren bir
yılı aşmamak kaydıyla rekabet etmeme yükümlülüğü getirilebilir. Kamuya mal olmamış know-how’ın kullanılması
ve açıklanmasına ilişkin süresiz yasaklama hakkı saklıdır.
07-23/227-75
7
tarafından yapılabilecek olmasıdır. Burada Eczacıbaşı’yı başvuru yapabilecek
teşebbüslerden ayıran nokta, Eczacıbaşı’nın böyle bir başvuruyu yaparken T.C.
Sağlık Bakanlığı’na sunması gereken dosyada bulunması gereken bazı bilgileri,
Abbott’un kendisine OPA çerçevesinde verdiği bazı bilgiler neticesinde öğrenmiş 280
olması ve bu nedenle başka ilaç firmalarından daha kısa sürede bu başvuruyu
tamamlayabilecek olmasıdır. Ancak bu nedenin, anlaşmanın rekabet yasağına ilişkin
olan maddesinin 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde sayılan faydalardan hangisinin
sağlanması için mutlaka gerekli olduğu ya da bu yasağının olumlu etkilerinin,
anlaşmadaki rekabet yasağının olumsuz etkilerinden neden daha fazla olduğu
hususunda bir açıklama olarak kabul edilmesi mümkün değildir.
Dolayısıyla, OPA’nın 10.7. maddesinde düzenlenen ve anlaşmanın sona ermesinden
sonraki dönem için Eczacıbaşı’na getirilen en az beş yıllık rekabet yasağının, 4054
sayılı Kanun’un 5. maddesinin (a) ve (b) bentlerinde öngörülen faydaların elde
edilmesi için rekabeti gereğinden fazla sınırlandırdığı ve bireysel muafiyet almasının 290
mümkün olmadığı kanaatine ulaşılmıştır.
I. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre;
1) Sözleşme’ye,
- 4.1. maddesinde tek elden satın alma yükümlülüğü getirilmesi,
- 7.7. maddesi ile Eczacıbaşı’nın müşterilerince yapılacak satışların 300
kısıtlanması,
- 10.7. maddesi ile rekabet yasağı getirilmesi,
nedeniyle menfi tespit belgesi verilmesinin mümkün olmadığına,
2) Sözleşme’nin
- 7.7. maddesinin EİP Eczacıbaşı İlaç Pazarlama A.Ş.’nin müşterilerince
yapılacak satışlara ilişkin olarak kısıtlamalar içermesi ve
- 10.7. maddesinin EİP Eczacıbaşı İlaç Pazarlama A.Ş.’ye anlaşmanın 310
süresinden önce sona ermesi durumunda getirilen en az beş yıllık rekabet
yasağı öngörülmüş olması,
nedeniyle 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nin
kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığına,
3) Sözleşme’nin 10.7. maddesi ile EİP Eczacıbaşı İlaç Pazarlama A.Ş.’ye getirilen ve
sözleşmeyi 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği
kapsamından çıkaran hükümlerden birisi olan rekabet yasağına, 4054 sayılı
Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 5. maddesinde sayılan koşulları 320
karşılamaması nedeniyle bireysel muafiyet verilmesinin de mümkün olmadığına,
07-23/227-75
8
4) Sözleşme’nin 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği
kapsamında grup muafiyetinden yararlanabilmesini mümkün kılacak 7.7. maddesi ile
10.7. maddesindeki değişikliklerin ya da Sözleşme’nin, Abbott Laboratuarları İthalat
ve Ticaret Limited Şirketi ile EİP Eczacıbaşı İlaç Pazarlama A.Ş. arasında akdedildiği
tarih olan 17.2.2005 tarihinden itibaren 5 yıl geçerli olacak şekilde, 4054 sayılı 330
Kanun’un 5. maddesi kapsamında bireysel muafiyet almasını mümkün kılacak 10.7.
maddesindeki değişikliğin 45 gün içinde yapılarak Rekabet Kurumu’na tevsik
edilmesine, aksi takdirde 4054 sayılı Kanun çerçevesinde işlem yapılacağının adı
geçen teşebbüse bildirilmesine,
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy