Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2006-4-235 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 07-29/259-90
Karar Tarihi : 29.3.2007
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Tuncay SONGÖR (İkinci Başkan)
Üyeler : Rıfkı ÜNAL, Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI, 10
M. Sıraç ASLAN, Süreyya ÇAKIN, Mehmet Akif ERSİN
B. RAPORTÖRLER : Oğuzkan GÜZEL, Hale SAĞLAM
C. ŞİKAYET EDEN : Sermaye Piyasası Kurulu
Eskişehir Yolu 8. Km. No:156 06530 Ankara
D. HAKKINDA ÖNARAŞTIRMA
YAPILANLAR : - Goldaş Kıymetli Madenler Ticareti A.Ş.
Kayalar Sk. No:24 34169 Merter/İstanbul 20
- Meydan Döviz ve Kıymetli Maden Ticareti A.Ş.
Molla Fenari Mh. Vezirhan Cd. No:61 Nuruosmaniye
Eminönü/İstanbul
E. DOSYA KONUSU : İstanbul Altın Borsası’nda faaliyet gösteren Goldaş
Kıymetli Madenler Ticareti A.Ş. (Goldaş) ve Meydan Döviz ve Kıymetli
Maden Ticareti A.Ş. (Meydan)’nin uluslararası fiyatların altında fiyatlardan
satış yapmak ve böylece diğer ithalatçı firmaların altın satışı yapmalarını
engellemek suretiyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanun’u
ihlal ettikleri iddiası. 30
F. İDDİALARIN ÖZETİ: İlgili yazıda, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK)’ya ulaşan
şikayetlerde İstanbul Altın Borsası (Borsa) üyesi Goldaş ve Meydan tarafından
uluslararası fiyatların altındaki ederlerle yapılan altın satışları nedeniyle Haziran
2005 tarihinden itibaren özellikle Eylül ve Ekim aylarında, diğer ithalatçı Borsa
üyelerinin satış yapamadıkları ve Borsa’nın tek satıcılı konuma geldiğinin iddia
edildiği ifade edilmektedir. Yazıda ayrıca, iddialar üzerine SPK tarafından ilgili
kuruluşlar nezdinde yapılan incelemeler sonucunda 2005 yılı Ocak-Mayıs
döneminde altı aylık ortalama olarak toplam altın ithalatının %71,04657’sinin
Goldaş ve Meydan dışı kurumlarca yapıldığının; 2005 yılı Haziran-Aralık 40
döneminde ise altı aylık ortalama olarak toplam altın ithalatının %75,84617’sinin
Goldaş ve Meydan tarafından gerçekleştirildiğinin ve 2006 yılı Ocak-Temmuz
döneminde altı aylık ortalama olarak toplam altın ithalatının %74,54’ünün Goldaş
ve Meydan tarafından gerçekleştirildiğinin belirlendiği belirtilmekte ve 6.10.2006
tarih ve 44 sayılı SPK toplantısında “Borsa’nın tek satıcılı duruma gelmesi”
07-29/259-90
2
hususunda ilgili mevzuat çerçevesinde Rekabet Kurumu’na bildirimde
bulunulmasına karar verildiği ifade edilmektedir.
G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 12.10.2006 tarih, 6804 sayı ile giren
başvuru üzerine hazırlanan 30.11.2006 tarih, 2006-4-235/İİ-06-OG sayılı İlk 50
İnceleme Raporu, 6.12.2006 tarih, 06-87 sayılı Kurul toplantısında görüşülmüş ve
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. ve 6. maddelerinin
ihlaline ilişkin bir soruşturma açılmasına gerek olup olmadığının belirlenmesi
amacıyla, Kanun'un 40/1. maddesi uyarınca önaraştırma yapılmasına 06-
87/1121-M sayı ile karar verilmiştir.
İlgili karar uyarınca düzenlenen 20.3.2007 tarih 2006-4-235/ÖA-07-OG sayılı
Önaraştırma Raporu 23 3.2007 tarih, REK.0.08.00.00-110/97 sayılı Başkanlık
önergesi ile 07-29 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.
H. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili Rapor’da; 60
- Goldaş ve Meydan’ın ilgili ürün pazarında hakim durumda olduğu,
- Ancak, piyasa şartlarının hasat olanağı tanımaması, yıkıcı fiyatlandırmanın
tespit edilememesi nedenleriyle Goldaş Grubu faaliyetlerinin 4054 sayılı
Kanun’un “Hakim Durumun kötüye kullanılması” başlıklı 6. maddesini ihlal
etmediği kanaatine varıldığı,
- Dolayısıyla konu hakkında Rekabet Kurumu tarafından soruşturma açılmasına
yer olmadığı,
- Sonucun Sermaye Piyasası Kurulu’na bildirilmesinin uygun olacağı,
görüşlerine yer verilmiştir.
70
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. İlgili Pazar
I.1.1. İlgili Ürün Pazarı
İnceleme konusu faaliyet, esas olarak işlenmemiş altının Borsa’da satışa
sunulmasıdır. Borsa’da satışa sunulan altının arzı iki şekilde gerçekleşmektedir.
Bunlardan ilki yurt içinden hurda altın olarak tabir edilen altının toplanıp
rafinerilerde eritilerek külçe haline getirilmesi sonucunda Borsa’ya sunulması
yoluyla gerçekleşmektedir. Bu şekilde Borsa’da işlem gören altının oranı düşük 80
olmakla birlikte, dönemsel olarak piyasa fiyatına etkisi göz ardı edilememektedir.
Altının ikinci arz şekli ise yurt dışında Borsa tarafında kabul gören rafinerilerden
bankalar ya da aracı kuruluşlar yoluyla ithal edilerek Borsa’ya getirilmesidir.
Borsa’da işlem gören altınların çok büyük bir kısmı bu yolla arz edilen altınlardan
oluşmaktadır. Altının ithalat yoluyla ya da hurda altının dönüştürülmesi yoluyla
temin edilmesi önemli olmamakta sadece arz edilen altının gerekli standartlara
uyup uymadığına bakılmaktadır. Bu nedenle hurda altından elde edilen külçe
altın, ithal edilen külçe altına arz ve talep yönünden ikame olabilmektedir.
07-29/259-90
3
Bu bilgiler ışığında, ilgili ürün pazarı "borsada işlem gören işlenmemiş altın
pazarı" olarak belirlenmiştir. 90
Ayrıca, ilgili ürün pazarını etkileyen ayrı bir ürün pazarının ise “işlenmemiş hurda
altın pazarı” olduğu saptanmıştır. İşlenmemiş külçe altının kuyumculuk
sektöründe kullanımında hurda altının da ikame özelliği bulunmaktadır. Altının
ana kullanımının kuyumculuk sektörü olduğu değerlendirildiğinde araştırma
konusu ilgili ürün pazarına etki eden pazar olarak “işlenmemiş hurda altın
pazarı”’nın da dikkate alınması gerekmektedir.
I.1.2. İlgili Coğrafi Pazar
İnceleme konusu faaliyetin dolaylı olarak tüm ülkedeki altın piyasasını etkileyecek
nitelikte olması nedeniyle, ilgili coğrafi pazar “Türkiye Cumhuriyeti Sınırları” 100
olarak tespit edilmiştir.
I.2. Önaraştırmanın Tarafları
Goldaş İstanbul Ticaret Memurluğu’nda 535921/483503 sicil numarası ile kayıtlı
olup faaliyetlerine 4.4.2005 tarihinde başlamıştır.
Meydan faaliyetlerine 1995 yılında başlamış olup İstanbul Ticaret Sicili
Memurluğu’nda 328294/275876 numarası ile kayıtlı bulunmaktadır.
Her iki şirket aynı ekonomik bütünlüğün parçaları olup Yalınkaya Holding
bünyesinde faaliyet göstermektedirler. Şirketler kararın devamında Goldaş
Gurubu olarak anılacaklardır.
110
I.3. Yapılan Tespitler ve Deliller
I.3.1. Goldaş Grubunun yıkıcı fiyat uygulamak suretiyle rakiplerini piyasa dışına
itmesi sonucunda piyasanın tekelleştiği iddiası doğrultusunda açılan
önaraştırmada, raportörler tarafından Yalınkaya Holding’de yerinde incelemede
bulunulmuş olup, şirket yetkililerinin konuya ilişkin görüşlerine başvurulmuştur.
Yetkililerin görüşleri aşağıdaki gibidir:
- Goldaş Grubu işlenmemiş kıymetli madenlerin ithalat ve ihracatını
gerçekleştirmekte, ağırlıklı olarak külçe altın ithal etmekte ve bu altınları İstanbul
Altın Borsası’nda satışa sunmaktadır. Sattığımız altının fiyatı piyasadaki arz ve
talep dengesine göre oluşmakta, kimi zaman dünyada açıklanan referans 120
fiyatların altında işlemlerimiz olmakla birlikte bu durum isteğimizin dışında
İstanbul Altın Borsasında serbest piyasa koşullarında oluşmaktadır. Borsa
şartlarında oluşan piyasa talebinin düşük olması ve zaman zaman hurda altının
piyasaya girişi sonucunda arzdaki artış nedeniyle fiyatlar üzerinde aşağı yönde
baskı oluşmakta ve bu gibi etkenlerle ülkemizde külçe altın fiyatları dünya
piyasalarındaki referans değerlerin altında gerçekleşmektedir. Goldaş Grubu
rasyonel davranan ticari bir işletmedir ve dolayısıyla isteyerek zararına satış
yapmamız söz konusu olamaz. Ancak kimi zaman piyasa şartları içerisinde,
çeşitli işlemler sonucunda zarar oluşmuş olabilir. Bunun yanında, referans
fiyatların altında görünen satışların neticesinde oluşan sonuç hesaplarımızda 130
(Bilanço ve Gelir Tabloları) dönemler itibariyle kar oluşmuştur. Çünkü Goldaş
07-29/259-90
4
Grubu yıllardır süren çalışmaları ile önemli bir ticari kredibilite elde etmiş olup
dünya piyasalarını yakından ve iyi takip ederek, kontratlara dayalı olarak zaman
aralıkları içerisinde arbitraj imkanlarını değerlendirerek altın maliyetlemesini
durumuna uygun ve olumlu sonuç elde edebilecek şekilde yapabilmektedir.
Dolayısıyla dünya referans fiyatının altındaki bir fiyatla satış yapsak dahi
fiyatlamadaki başarımızla bilançolarımızda kar oluşmaktadır.
- Bu noktada, altın sektöründe bizim yıllardır oluşturduğumuz ticari itibarımız
sonucu, dünya altın piyasasında güvenilir bir marka olarak kredibilitemiz
bulunmaktadır. İthal ettiğimiz altınları sağlayıcılarımızdan uygun vadeler ve 140
valörlerle almakta, gelişecek piyasa şartlarını değerlendirerek o dönem
içerisindeki riski üstlenerek satışlar gerçekleştirmekteyiz. Bu nedenle borsada
gerçekleşen her bir işlemde işlem bazında maliyet oluşturulmamakta, dönemler
itibarıyla maliyet ve kar yapısı ortaya çıkmaktadır.
- Şu an itibarıyla pazar paylarımız diğer aracı kurumların da işlem yapması ile
düşmüştür. Kısa sayılabilecek bir sürede bu kadar büyük pazar payına
ulaşmamızın nedeni ise, piyasada var olan ve işlem hacmi çok yüksek olan bazı
bankaların sahiplik yapısının değişmesi ile altın sektöründeki işlemlerini
azaltmaları sonucunda pazarda oluşan boşluğu iyi doldurmamızdır. Sanıldığının
aksine Kapalıçarşıda oluşan ve dünya referans fiyatının altındaki satış fiyatları 150
sonucunda pazar payımız artmamış, bazı bankaların çekilmesi sonucunda
onların pazar payını almamız söz konusu olmuştur. Bizim hiçbir zaman rakipleri
pazar dışına itmek gibi bir amacımız bulunmamaktadır. Kaldı ki, Borsa sistemi
içerisinde tamamen kayıt altında ve serbest piyasa koşullarında gerçekleştirilen
işlemlerimizde her hangi bir yasal olmayan durum söz konusu olmayıp,
geleneksel usulde kayıt altında yürümeyen altın ticaretini, yasal düzenlemelere
uygun olarak kayıt altında sürdürmekteyiz. Borsa gerekli şartları sağlayan tüm
tacirlere açık olup, bizim gibi etkin çalışan tüm firmaların başarıya ulaşacağına
inanmaktayız. Bunun yanında bankaların işleyişin yavaş olmasından,
bürokrasinin daha ağır işlemesinden kaynaklanan bazı sıkıntıları olmakta, tacir 160
mantığıyla hareket etmemiz bize daha hızlı hareket etme fırsatı tanımaktadır.
Dolayısıyla 24 saat dünya piyasalarını izleyip arbitrajlardan bankalara oranla
daha çok faydalanmaktayız, bu nedenle de maliyetlerimizi etkin bir şekilde
yönetmekteyiz.
SPK raporunda geçen altın ithalatının konsinyasyona dayalı olarak yapılması
halinde gümrük beyannamelerinde yer alan CIF tutarlarının maliyet olarak
yazılamayacağı, maliyetin satış işlemi sırasında gerçekleştiği ancak Goldaş ve
Meydan’ın maliyet olarak CIF tutarlarını aldığı bilgisi çerçevesinde, raportörlerce,
yetkililerden Goldaş’ın maliyetleri ne şekilde hesapladığı hususunun açıklanması
istenilmiştir. Goldaş yetkilileri; genel anlaşmalarında altın alımlarının konsinye 170
sistemi olarak düzenlendiğini, ancak uygulamada maliyetlerinin konsinyasyon
sisteminde olduğu gibi altının satımı anında belirlenmediğini, mal mukabili alım
esasları dahilinde anlaşılan fiyatlarla maliyeti meydana getiren fiyatların
oluştuğunu, valör dönemi içerisinde gerçekleştirdikleri satış işlemleri ile de
kendilerinin satış fiyatlarının oluştuğunu, işlemlerin bire bir eş zamanlı olmaması
nedeniyle de, muhasebe kayıtlarının dönemsellik ilkesine göre tutulduğunu, CIF
07-29/259-90
5
tutarı olarak kayda aldıkları tutarların, zaten anlaşma ile belirlenmiş olan alım
fiyatları olduğunu, gerçek maliyetlerini yansıttığını, altını satın aldıkları fiyat
üzerinden anlaşma yapıldığını, daha sonra belirli bir vade ile anlaşılan fiyattan
ödeme yapıldığını, altının fiziken teslim alınması ile ödeme anı arasındaki 180
dönem için kimi bankalara faiz de ödendiğini, ithal edilen altının borsaya
sunulduğunu ve borsada işlem gördüğü fiyat ne olursa olsun kendi maliyetlerinin
başta ithal ederken yaptıkları anlaşma fiyatı ile hesaplandığını, diğer bir deyişle
konsinye satıştaki gibi satış anında gerçekleşen fiyat alım fiyatını etkilemediğini
ve oluşturmadığını, bu dönem içerisinde altın fiyatlarındaki değişimden
kaynaklanan risklerin tamamen gruplarınca üstlenildiğini İfade etmişlerdir.
Yetkililerin, Goldaş Grubunun son aylarda Borsa’da gerçekleşen altın satışı
işlemlerinin, dünya ve Kapalıçarşı referans fiyatlarının altında gerçekleştiği
iddiasına cevapları ise aşağıdaki gibidir.
- Bizim Kapalıçarşı fiyatlarının altında satış yapmak gibi bir satış politikamız 190
mevcut değildir. Kapalıçarşıda oluşan fiyatlar ülkemizdeki altın fiyatlarının esas
belirleyicisi fiyatlardır. Bizim fiyatlarımızı da Kapalı çarşıda oluşan fiyatlar belirler.
Rasyonel bir teşebbüs olarak karımızı artırmak isteriz. Sunduğumuz arza
tamamen kapalı çarşıdan talep gelmektedir. Bu nedenle ülkemizde oluşan fiyatlar
dünya referans fiyatlarından aşağıda seyredebilmektedir. Ayrıca nadiren de olsa
dünya referans fiyatının üzerinde Kapalıçarşı da fiyat oluşmaktadır.
- Bizim bu şekilde çalışarak elde ettiğimiz piyasa gücünü, daha sonraki
dönemlerde uygulayabileceğimiz yüksek fiyatlarla kötüye kullanma durumumuz
söz konusu olamaz. Çünkü ülkemizdeki altın fiyatlarının dünya fiyatlarının üstüne
çıkması halinde, finansal açıdan güçlü olan bankalar hemen piyasaya girerek 200
satış yapabileceklerdir. Bu nedenle çok kısa bir dönem için ülke altın fiyatları
dünya piyasalarının üzerine çıkacak olsa da, piyasa mekanizması içerisinde
dengeye ulaşması uzun sürmeyecektir.
I.3.2. Pazardaki Diğer Oyuncular ve İşlemlerinin Değerlendirilmesi
Goldaş Grubu’nun borsada yaptığı düşük fiyattan satışlar üzerine piyasada
faaliyet gösteren diğer satıcıların piyasadan çekilmek zorunda kaldıkları iddiası
üzerine, raportörler altın ithalatında Goldaş Grubu’nun atılımından önce önemli
paya sahip olan bankaların yetkilileri ile görüşmüşlerdir.
210
I.3.2.1. Türkiye Ekonomi Bankası (TEB)
Banka yetkilisi konuya ilişkin olarak;
- TEB geçmişte ciddi bir işlem hacmine sahipti, ancak o zaman piyasada bu
kadar çok aktif oyuncu bulunmamaktaydı. Altın Borsası’ndaki işlemlerini
azaltmasındaki en önemli sebep gümrükte altının getirilmesi sırasında
faturalandırmada karşılaştığımız güçlüklerdi. Altının ithalatı sırasında gümrük
geçişinde gümrük beyannamelerinde ithalat şekli olarak konsinye seçeneği
bulunmamaktaydı ve biz “diğer” seçeneğini işaretlemekteydik. Gümrük
beyanname formlarından “diğer” bölümünün çıkarılması ile konsinye ödeme
usulünün hukuki açıklığı konusunda şüpheler oluştu. Altın yapısı gereği konsinye 220
07-29/259-90
6
usulü satışı gerçekleşen bir emtia iken gümrükte konsinye satışa ilişkin bir
faturalandırma kalemi bulunmamakta bu işlem şekli gümrükte kabul
görmemekteydi. Faturaların konsinye dışında düzenlenmesi durumunda
oluşabileceğini düşündüğümüz riskleri üstlenmek istemediğimizden ve altının
ithalatında karşılaşılan diğer fiziki güçlükler nedeniyle işlemlerimizi Borsa’da
üyeliğimizi devam ettirecek olan minimum düzeye indirmeyi kararlaştırdık.
- Piyasada işlemlerimizi azaltmamızın bir diğer nedeni ise piyasada rekabetin
artması ile gerçekleşen fiyat düşüşlerinin kar marjını azaltmasıdır. Altın dünyada
referans fiyatlarına uyumlu seyrederken Türkiye’de bu fiyatlardan ciddi sapmalar
olabilmekte bu durum işlem yapmanın riskini artırırken düşük gerçekleşen fiyatlar 230
kar marjlarını düşürmektedir. TEB bu şartlar altında işlemlerini azaltmayı ticari
açıdan daha uygun bulmaktadır. Borsa’da üyeliğimiz devam ettiği için şartların
uygun olması durumunda tekrar piyasaya girme imkanımız bulunmaktadır.
I.3.2.2. Garanti Bankası A.Ş.
Garanti Bankası A.Ş. (Garanti Bankası) yetkilisi konu hakkında; Banka’nın
işlemlerindeki azalmanın en önemli sebebinin Borsa’da ithal edilen altının satış
fiyatının düşük gerçekleşmesi ve bu düşüşün kar etmelerini güçleştirmesi
olduğunu, altın ithal edip satmaktansa fiyatı borsada tescil edilmiş altını alarak
yurtdışında satmanın dahi daha karlı olduğu zamanlar bulunduğunu, bunun 240
yanında Garanti Bankası’nın altın ithalatını konsinye satış usulü ile
gerçekleştirdiğini, altın alımları fiyatlarındaki sapmanın çok olduğu bu piyasa
fazla riskli olduğu için risk üstlenmek istemediklerini, bu şartlar altında rekabet
etmek güçleştiğinden altın ithal edip Borsa’da satma işlemlerini azalttıklarını ifade
etmiştir.
I.3.2.3. İstanbul Altın Rafinerisi A.Ş.
Goldaş Grubu’nun ithal ettikleri altını borsada düşük fiyattan satmalarının
borsaya ve ekonomiye zarar verdiği iddiası ile SPK’ya yapılan şikayetin sahibi
olan İstanbul Altın Rafinerisi yetkilisi konuyla ilgili olarak; şu an için herhangi bir 250
işletmenin yaptığı işlemler hakkında şikayetlerinin olmadığını belirtmiştir.
I.3.3. Altın Borsası’nda Faaliyet Gösteren Önemli Oyuncuların Sektör
İçindeki Konumu
Dosya mevcudu bilgilere göre, Goldaş Grubu’nun ve rakiplerinin ilgili ürün
pazarlarında gerçekleştirdikleri ithalat rakamları ve bunun sonucunda sahip
oldukları paylar aşağıdaki tablolarda yer verildiği şekildedir:
Goldaş Gurubu ve Rakiplerinin 2004-2007 Yılları Arasında Gerçekleştirdikleri
Altın İthalat Miktarları:
2004 2005 2006 2007
Koçbank 105.250 52.892 19.140 0
Goldaş+Meydan 21.450 139.822 125.784 19.225
Garanti 8.800 10.000 10.400 1.000
İş Bankası 36.800 42.125 25.450 1.625
07-29/259-90
7
TEB 31.550 0 0 0
Denizbank 25.850 31.475 16.400 500
Diğer 7.300 10.467 30.769 150
Toplam 231.704 278.319 199.180 24.357
260
Goldaş Grubu ve Rakiplerinin 2004-2007 Yılları Arasında Gerçekleşen İthalat
Miktarına Göre İlgili Ürün Pazarlarındaki Payları (%) :
2004 2005 2006 2007
Koçbank 44,04 18,32 8,32 0,00
Goldaş+Meydan 8,97 48,42 54,70 100,00
Garanti 3,68 3,46 4,52 4,08
İş Bankası 15,40 14,59 11,07 6,63
TEB 13,20 0,00 0,00 0,00
Denizbank 10,82 10,90 7,13 2,04
Diğer 3,05 3,62 13,38 0,61
Toplam 100,00 100,00 100,00 100,00
J. GEREKÇE ve HUKUKİ DAYANAK
J.1. Hakim Durum Değerlendirmesi
Önaraştırmanın konusunu esas olarak Goldaş Grubu’nun uluslararası fiyatların
altında altın satışı yapmak suretiyle ilgili piyasadaki rakiplerini piyasa dışına
ittikleri ve Borsa’yı tek satıcılı hale getirdikleri iddiası oluşturmaktadır. Bu
çerçevede konu yıkıcı fiyat uygulamasına ilişkindir. Ancak yıkıcı fiyat yoluyla 270
kötüye kullanmadan bahsedebilmek için öncelikle Goldaş Gurubunun ilgili
pazarda hakim durumda olup olmadığının tespit edilmesi gerekir.
Hakim durum, 4054 sayılı Kanun’un 3. maddesinde “Belirli bir piyasadaki bir veya
birden fazla teşebbüsün, rakipleri ve müşterilerinden bağımsız hareket ederek
fiyat, arz, üretim ve dağıtım miktarı gibi ekonomik parametreleri belirleyebilme
gücü” olarak tanımlanmaktadır. Kanun’un 6. maddesinde ise bir veya birden fazla
teşebbüsün ülkenin bütününde ya da bir bölümünde bir mal veya hizmet
piyasasındaki hakim durumunu tek başına yahut başkaları ile yapacağı
anlaşmalar ya da birlikte davranışlar ile kötüye kullanması yasaklanmakta olup,
yıkıcı fiyat uygulaması bir hakim durumun kötüye kullanılması hali olarak ortaya 280
çıkmaktadır.
Goldaş Grubu’nun ve rakiplerinin pazar paylarına ilişkin olarak yukarıda yer
verilen veriler değerlendirildiğinde, Goldaş Grubu’nun ilgili ürün pazarını
oluşturan ithal edilen işlenmemiş altın pazarında yüksek paylara sahip olduğu, bu
payların 2006 yılında ve 2007’nin ilk aylarında rakiplerin sahip olduğu payların
önemli ölçüde üzerinde olduğu ve dolayısıyla Goldaş Grubu’nun ithal edilen
işlenmemiş külçe altın pazarında hakim durumda kabul edilebileceği
görülmektedir. Ancak ilgili ürün pazarını tanımlarken işlenmemiş altının sadece
ithalat yoluyla temin edilmediği, hurda altının dönüştürülmesi ile elde edilen külçe
altının da pazarda önemli ölçüde kullanıldığı bilinmekle birlikte, bu yolla elde 290
07-29/259-90
8
edilen altın miktarı ve miktarda Goldaş’ın payına ilişkin somut herhangi bir veri
bulunmamaktadır. Dolayısıyla yalnız bu veriler ışığında Goldaş’ın ilgili ürün
pazarı ve bu pazarı etkileyen ürün pazarı birlikte değerlendirildiğinde hakim
durumuna ilişkin kesin bir sonuca ulaşmak mümkün olmamaktadır.
Hakim durum değerlendirmesinde kullanılan bir diğer kriter olan potansiyel
rekabetin, ilgili piyasaya girmek için belirli bir sermaye birikimi ve çeşitli izinlerin
gerekmesine rağmen düşük olmadığı kanaatine varılmıştır. Pazardaki potansiyel
oyuncuların güçlü sermaye yapısına sahip teşebbüsler oldukları dikkate
alındığında giriş aidatının pazara giriş için önemli bir engel olmadığı sonucuna
ulaşılmaktadır. Potansiyel rekabetin yüksek olması Goldaş Grubu’nun hakim 300
durum tespitini güçleştiren bir unsur olarak değerlendirilebilir.
Bununla birlikte şikayetin Borsa’da gerçekleşen işlemlerin sonucunda olması,
Borsa’da gerçekleşen işlemlerin önemli bir kısmının ithal edilen işlenmemiş külçe
altın üzerinden yapılması ve bu işlemlerde Goldaş Grubu’nun pazar payının
yüksek olmasından hareketle, en yakın rakiplerin pazar paylarının da düşük
olması dikkate alınarak, mevcut pazar yapısına göre Goldaş Grubu’nun son iki
yıllık işlemleri neticesinde hakim duruma geldiği sonucuna varılmıştır.
J.2. Hakim Durumun Kötüye Kullanılmasına İlişkin Değerlendirme
J.2.1. Yıkıcı Fiyat Uygulaması 310
Yıkıcı fiyat uygulaması, bir firmanın fiili ve potansiyel rakiplerini fiyat indirimi
yoluyla elimine etmek, disipline etmek veya piyasaya giriş teşebbüslerini
caydırmak suretiyle pazar gücü elde ettiği bir stratejidir. Bir başka deyişle yıkıcı
bir fiyat yalnızca dışlayıcı ve rekabeti bozucu etkileri ortaya çıktığı zaman karın
maksimize edilebildiği bir fiyattır.
Uygulamanın yıkıcı fiyat olup olmadığının değerlendirmesinde, yıkıcı fiyat
unsurlarının var olup olmadığını incelemek gerekmektedir.
a) İktisadi Üstünlük: Genel olarak bir teşebbüsün bu şekilde rekabeti
kısıtlayabilmesi veya bozabilmesi için rakiplerine oranla sahip olduğu bir
üstünlüğün veya avantajın olması gerekir. 320
Yıkıcı fiyat bağlamında bu üstünlüğün kaynağı, sahip olunan mali güçle ilişkilidir.
Çünkü bir teşebbüsün yıkıcı fiyat uygulamasına girişebilmesi ancak girilen zarara
rakiplerine oranla daha uzun süre dayanabilmesine bağlıdır.
İnceleme konusu olayda Goldaş Grubu’nun her ne kadar güçlü bir sermaye
yapısına sahip olduğu bilinse de rakipleri arasında Türkiye’nin en büyük
bankalarının olması ve mali güçlerinin Goldaş Grubu’ndan çok daha yüksek
olması, Goldaş Grubu’nun mali güçle ilişkilendirilecek bir iktisadi üstünlük
kurmasını mümkün kılmamaktadır.
b) Olağandışı Düşük Fiyat: Yıkıcı fiyat uygulaması esas olarak, rakipleri güç
duruma sokmayı amaçlayan bir fiyat indirimiyle ortaya çıkmaktadır. Fiyatın yıkıcı 330
karakterde sayılabilmesi içinse makul olamayacak derecede düşük olması
gereklidir. Makul olmama ölçüsü genellikle iktisadi bir kriter olan verimlilik
kavramıyla ilişkilendirilir. Bir teşebbüsün maliyet altında satış yapmasının
07-29/259-90
9
rekabeti verimlilik dışında adil olmayan bir alana çekmesi dolayısıyla fiyatın
maliyetin altına kaydığı noktada bir rekabet ihlalinden söz edilebileceği ve bunun
da bir fiyat-maliyet analiziyle tespit edilebileceği kabul edilmektedir.
Goldaş Grubu’nun yaptığı işlemlerde gerçekleşen fiyatın maliyetin altında olup
olmadığı aşağıda daha ayrıntılı incelenecektir. Ancak, teşebbüsün bilanço ve
gelir tablosuna yansıyan rakamlar neticesinde kar elde ettiği görülmektedir ki bu
verilerin doğru kabul edilmesi maliyetin altında satış yapıldığı ihtimalini ortadan 340
kaldırmaktadır.1
c) Niyet: Uygulamanın piyasa koşullarının zorlaması sonucu mu ortaya çıktığı,
yoksa rakibi etkisizleştirmeye dönük sistematik bir plan dahilinde mi
gerçekleştiğinin ayırt edilebilmesi için maliyetin altında satışla (mas) amaçlananın
gerçekte ne olduğunu tespit etmek önem kazanmaktadır.
Yıkıcı fiyat uygulandığı şüphesiyle incelenen piyasa çok fazla oyuncunun
bulunduğu bir piyasa olup piyasadaki hakim durumdaki firmanın dahi fiyatları
etkileme imkanının sınırlı olduğu düşünülmektedir. Çünkü piyasada satıcı
sayısında azalma olsa dahi talepteki çok parçalılık devam etmekte olduğu sürece
arz edenlerin fiyatı etkileme olasılığı düşüktür. Yani oluşan fiyat piyasadaki arz 350
talep dengesine göre şekillenmektedir. Dosya mevcudu bilgilere göre, Goldaş
Grubu’nda yapılan yerinde incelemede bu durum raportörlere sıklıkla
vurgulamıştır. Yalınkaya Holding’de yapılan yerinde incelemede tutanaklara
geçen aşağıdaki ifade düşük gerçekleşen fiyatın yıkıcı fiyat niyeti taşımadığı
konusuna dikkat çekmektedir:
“Sattığımız altının fiyatı piyasadaki arz ve talep dengesine göre oluşmakta, kimi
zaman dünyada açıklanan referans fiyatların altında işlemlerimiz olmakla birlikte
bu durum isteğimizin dışında İstanbul Altın Borsasında serbest piyasa
koşullarında oluşmaktadır. Borsa şartlarında oluşan piyasa talebinin düşük
olması ve zaman zaman hurda altının piyasaya girişi sonucunda arzdaki artış 360
nedeniyle fiyatlar üzerinde aşağı yönde baskı oluşmakta ve bu gibi etkenlerle
ülkemizde külçe altın fiyatları dünya piyasalarındaki referans değerlerin altında
gerçekleşmektedir. Goldaş Grubu rasyonel davranan ticari bir işletmedir ve
dolayısıyla isteyerek zararına satış yapmamız söz konusu olamaz. Ancak kimi
zaman piyasa şartları içerisinde, çeşitli işlemler sonucunda zarar oluşmuş olabilir.
Bunun yanında, referans fiyatların altında görünen satışların neticesinde oluşan
sonuç hesaplarımızda (Bilanço ve Gelir Tabloları) dönemler itibariyle kar
oluşmuştur. Çünkü Goldaş Grubunun yıllardır süren çalışmaları ile önemli bir
ticari kredibilite elde etmiş, dünya piyasalarını yakından ve iyi takip ederek
kontratlara dayalı olarak zaman aralıkları içerisinde arbitraj imkanlarını 370
değerlendirerek altın maliyetlemesini durumuna uygun ve olumlu sonuç elde
edebilecek şekilde yapabilmektedir. Dolayısıyla dünya referans fiyatının altındaki
bir fiyatla satış yapsak dahi fiyatlamadaki başarımızla bilançolarımızda kar
oluşmaktadır.”
1 İlk inceleme raporunda da değinildiği üzere SPK raporunda Goldaş ve Meydan’ın işlemlerini
muhasebeleştirmede hatalı davrandıkları, bu nedenle karın olması gerekenden fazla olduğu
tespiti yapılmıştır.
07-29/259-90
10
d) Hasat: Yıkıcı fiyat uygulamasının nihai amacı, fiyat kırarak rakipleri
etkisizleştirdikten sonra fiyatları tekrar yükseltmektir. Buna hasat denir. Yıkıcı,
ancak bu şekilde uygulama döneminde girdiği zararları kapatabilmekte ve üstüne
ekstra kar elde edebilmektedir.
Piyasadaki aktörlerin rasyonel davranışlarda bulunacağını varsayan iktisatçılar
bir teşebbüsün mas yapmaktan ne çıkarı olabileceği sorusuna cevap aramışlar 380
ve eğer sonuçta teşebbüs hasat yapabilecekse böyle bir uygulamaya girişeceği
sonucuna ulaşmışlardır. Aksi takdirde mas'ın makul gerekçelerle açıklanabileceği
ve yıkıcı fiyat olarak nitelenemeyeceği düşünülmüştür. Dolayısıyla hasat,
uygulamanın rasyonel bir strateji olup olmadığının tespitinde kullanılan önemli bir
kriterdir.
Şikayete konu olayda, piyasaya giriş-çıkış çeşitli izinleri ve belirli bir sermaye
birikimini gerektiriyor olsa da piyasada işlemlerine son veren ya da işlemleri
durma noktasına gelen oyuncuların çoğunun finansal gücü yüksek bankalar
olması nedeniyle, düşük fiyatla satış sonunda piyasada tekel durumuna
gelebilecek olan Goldaş Grubu’nun ilerleyen dönemde fiyatları yükseltmeleri 390
durumunda tekel konumlarını devam ettirmelerinin zor olduğu düşünülmektedir.
Yani hasat şansı zordur. Çünkü rakip firmaların ilgili yönetmeliğin raporumuzda
yer verilen kısmında da belirtildiği üzere faaliyet izinlerinin iptali durumunda tekrar
geri dönmeleri için 50.000 ABD Doları vermeleri yeterli olmaktadır. Kaldı ki,
üyeliğin düşmemesi için gerekli işlem miktarını gerçekleştirmek suretiyle üyeliğin
devamı sağlanabilmektedir. Rakiplerin finansal gücü yüksek bankalar olduğu ve
altın piyasasında oluşacak kar marjı dikkate alındığında bu miktarın fazla
olmadığı anlaşılmaktadır. Özetle Goldaş Grubu’nun hasat şansının az olduğu
düşünülmektedir.
400
J.2.2. Goldaş ve Meydan’ın İstanbul Altın Borsası’ndaki İşlemlerinin Yıkıcı
Fiyat Uygulaması Bakımından Değerlendirilmesi
Goldaş Grubu’nun Borsa’da gerçekleşen satış işlemlerinin 4054 sayılı Kanun
kapsamında değerlendirmeye alınması, satışların gerçekleştirildiği fiyatların
düşük olması nedeniyle piyasadaki diğer oyuncuların pazarı terk etmek zorunda
kalacakları şeklindeki iddianın yıkıcı fiyat şüphesi oluşturmasından
kaynaklanmaktadır. Her ne kadar yukarıdaki değerlendirmelerde yıkıcı fiyat
unsurlarının mevcut olayda oluşmadığı ortaya konsa da kesin sonuca varmak için
satış fiyatlarının maliyetin altında gerçekleşip gerçekleşmediğinin netliğe
kavuşturulması gerekmektedir. 410
Satış fiyatlarına hem Borsa’dan alınan 2004-2007 arasında gerçekleşen bütün
alım-satım işlemlerinin dökümünü içeren belgelerden, hem de Goldaş
Grubu’ndan elde edilen fatura ve ödeme belgelerinden ulaşmak mümkündür.
Fakat satılan külçe altının maliyetine ulaşmak alınan altınların
muhasebeleştirmesinden kaynaklanan belirsizlikler nedeniyle güçtür. Çünkü ithal
edilen altın konsinye bir mal olup maliyeti satış sırasında oluşmaktadır.
Ancak, Goldaş Grubu’nun altın alımlarında anlaşmalar konsinye sistemi olarak
düzenlense de işlemlerinin işleyişinde maliyetleri konsinyasyon sisteminde
olduğu gibi altının satımı anında belirlenmemektedir. Mal mukabili alım esasları
07-29/259-90
11
dahilinde anlaşılan fiyatlarla maliyetlerini oluşturan fiyatlar oluşmaktadır. Bu 420
nedenle devamlı olarak maliyetin altında satış yapılıp yapılmadığı incelenirken,
maliyet olarak giriş beyannamesi faturalarında yazılan fiyat, satış fiyatı olarak da
borsada yapılan satışlardaki fiyatlar alınmıştır. Bu noktada karşılaşılan bir diğer
güçlük ise hangi altının satıldığı, hangisinin stoklarda tutulduğudur. Yani ithal
edilen altının satışı eş zamanlı olmamakta bu nedenle de hangi altının satıldığı
bilinmemektedir. Bu nedenle tahmini veri aralıkları kullanılmıştır. Yani ithal edilen
altının 3 gün içerisinde Borsa’ya teslim edilmesi zorunluluğu ve altını uzun süre
stoklarda tutmanın fiyat dalgalanmalarının çok olduğu bu piyasada riskli olması
nedeniyle, alınan altının elden çabuk çıkarılacağı varsayılmıştır. Bu nedenle alış
fiyatı ile altının alındığı tarihten sonraki üç hafta içerisindeki satış fiyatların 430
karşılaştırması yapılmıştır.
J.2.2.1. 2004 Yılı için Meydan’ın İşlemlerinin Değerlendirilmesi
2004 yılı itibarıyla Goldaş henüz kurulmamış olduğundan bu yıl için sadece
Meydan’ın işlemlerinin değerlendirilmesi yapılmıştır. Bunun için Meydan’ın
Gümrük giriş beyannamelerinde yazan fiyatlar ile faturanın düzenlendiği tarihten
sonraki birkaç hafta içerisinde Borsa’da oluşan fiyatlar kıyaslanmıştır. Ancak
bundan önce belirtilmesi gereken önemli bir husus ise 2004 yılı sonunda ithalat
rakamlarına göre Meydanın pazar payının %8,97 olduğu yani teşebbüsün hakim
durumda olmadığı ve işlemlerinin pazar için önemli bir etki doğurmasının 440
mümkün olmadığıdır.
28.5.2004, 31.5.2004, 18.6.2004 tarihlerinde Meydan ile Societe Generale
arasında yapılan alım anlaşmasına göre altının maliyeti olarak kabul edeceğimiz
alım fiyatları sırasıyla 387, 395 ve 386 ABD Doları/Ons olarak gerçekleşmiştir. Bu
tarihten sonraki üç haftalık süreçte altının satış fiyatları aşağıdaki gibi
gerçekleşmiştir:
Tarih 31.5. 1.6. 4.6. 10.6. 11.6. 14.6. 18.6. 21.6. 23.6. 25.6. 30.6. 2.7. 5.7.
Fiyat 394 396 388 385 385 384 389 389 396 397 406,3 395,6 399
396 398
Fiyatlarda dalgalanmalar olmakla birlikte genelde alış fiyatlarının üzerinde olduğu
gözlenmektedir. 450
25.6.2004, 1.7.2004, 16.7.2004 tarihlerinde Meydan ile Societe Generale
arasında yapılan alım anlaşmasına göre altının maliyeti olarak kabul edeceğimiz
alım fiyatları sırasıyla 393, 398, 408 ABD Doları/Ons olarak gerçekleşmiştir. Bu
tarihlerden sonraki üç haftalık süreçte altının satış fiyatları aşağıdaki gibi
gerçekleşmiştir:
Tarih 19.7. 20. 7. 22.7. 27.7. 28.7. 29.7. 30.7. 2.8. 3.8. 4.8. 5.8. 6.8. 9.8.
Fiyat 407 405,8 398 393,7 392,8 390 389 391,2 391,5 393 393 392 392,6
397 390 394,2 390,8 392,7 392,5
395
400
07-29/259-90
12
İşlemlerin çoğunun alım fiyatlarının üzerinde olduğu görülmektedir. Ancak alınan
son altının maliyetin altında satıldığı tahmin edilmekte bunun da piyasa içi
dengeler sonucunda oluştuğu düşünülmektedir. Çünkü daha önce açıklandığı 460
üzere Meydan’ın pazar payı fiyatlara etki edemeyecek kadar düşüktür.
30.7.2004, 30.7.2004, 9.8.2004, 20.8.2004, tarihlerinde Meydan ile Societe
Generale arasında yapılan alım anlaşmasına göre altının maliyeti olarak kabul
edeceğimiz alım fiyatları sırasıyla 390, 394, 394, 395 ABD Doları/Ons olarak
gerçekleşmiştir. Bu tarihlerden sonraki üç haftalık süreçte altının satış fiyatları
aşağıdaki gibi gerçekleşmiştir:
Tarih 12.8. 16.8. 16.8. 17.8. 17.8. 18.8. 19.8. 20.8. 23. 8. 23.8. 27.8. 1.9. 3.9.
Fiyat 397 399,3 398 402 401,8 402,8 404,8 407,8 410 411,2 408,5 408,4 408,2
400,5 401,6 403 406,4 407,9 410,5 409,2 409,3 406,5
391,5 402,7 407,3 408,3
Satış fiyatlarının tamamının maliyetin üzerinde gerçekleştiği görülmektedir.
470
J.2.2.2. 2005 Yılı için Goldaş ve Meydan’ın İşlemlerinin Değerlendirilmesi
Goldaş ve Meydanın ayrı ayrı yaptıkları ithalat verilerine göre toplam pazar
payları %48,42 olarak belirlenmiştir. Bu oran hakim durum tespitinde kullanılan
diğer kıstaslar ile birlikte değerlendirildiğinde Goldaş Grubu’nun hakim durumunu
göstermek için yetersiz olmakla birlikte, sattıkları fiyatların yıkıcı olup olmadığına
bakılmışır.
Anılan yıl için yapılacak değerlendirmelerde iki aylık verilere yer verilecektir.
İncelenecek ayların Temmuz ve Ağustos olarak belirlenmesi bu aylarda altın
talebindeki artışın fiyatları etkilediğinin bilinmesi, bu nedenle fiyatların diğer
aylara göre daha yukarda gerçekleşmesinin beklenmesidir. Zira bu aylarda düşük 480
gerçekleşen fiyatların piyasa içi arz talep dengesiyle açıklanması zordur.
İki teşebbüs aynı ekonomik bütünlüğün parçaları olmakla birlikte, Borsa’da ayrı
satış yapmaktadır. Bu nedenle ikisinin satışları ayrı incelenmiştir.
4.7.2005, 18.7.2005, 29.7.2005 tarihlerinde Meydan ile Societe Generale
arasında yapılan alım anlaşmasına göre altının maliyeti olarak kabul edeceğimiz
alım fiyatları sırasıyla 435, 420 ve 424 ABD Doları/Ons olarak gerçekleşmiştir. Bu
tarihten sonraki üç haftalık süreçte altının satış fiyatları aşağıdaki gibi
gerçekleşmiştir:
Tarih 6. 7. 11.7. 12.7. 15.7. 18.7. 19.7. 27.7. 1.8. 9.8. 10.8. 18.8. 19.8. 31.08.
Fiyat 423 425 428 425,3 420,8 420 423 432 435 436 438 438 433,7
422 434
490
Alımlardan ilki 4 Temmuz’da 435 ABD Doları/Ons üzerinden yapılmıştır. Bu
altının üç gün içinde borsaya teslim edildiği verisi ve ikinci altın alımı olan 18
Temmuz’a kadar satıldığı varsayımı altında satılan altının maliyetin altında
07-29/259-90
13
gerçekleştiği tahmin edilmektedir. Ancak, geri kalan günlerde yapılan satışlar da
aynı yöntemle değerlendirildiğinde satışların maliyetin altında olmadığı
görülmektedir. Dolayısıyla ayın başında düşük fiyattan yapılan satışların, Grubun
yıkıcı fiyat politikasından değil fiyat dalgalanmalarından kaynaklandığı kanaati
güçlenmektedir.
Aynı şekilde 6.8.2005 20.8.2005 24.8.2005 tarihlerinde sırasıyla 438, 448, 444
ABD Doları/Ons fiyatlarından alınan altınların aşağıdaki tablodan izleneceği 500
üzere maliyetlerinin üzerinde satıldığı görülmektedir.
Tarih 05.09. 06.09. 14.09.
Fiyat 445 444,5 448
447,8
449,6
Yukarıda yapılan maliyet fiyat analizleri aynı şekilde Goldaş için de yapılmıştır.
Buna göre seçilen aylarda Goldaş’ın 2005 yılı alımları ve Borsa’da yaptığı satışlar
aşağıdaki gibidir.
Temmuz ayı alımları sırasıyla [tarih ve aldığı fiyat olarak (ABD Doları/Ons)]:
9.7.2005 435, 16.7.2005 424.5, 20.07.2005 428, 23.7.2005 420,5, 30.7.2005
424. Satış Fiyatları ise aşağıdaki tablodaki gibidir.
510
Tarih 12.7. 13.7. 15.7. 18.7. 19.7. 21.7. 25.7. 27.7. 29.7.
Fiyat 428 426 421 420 420 422 425 423 427
422 423 424 427
Buna göre yüksek olması beklenen talebe rağmen satış fiyatlarının ayın başında
maliyetin altında olduğu ay sonuna doğru bu durumun tersine döndüğü
görülmektedir.
Goldaş’ın 2005 Ağustos alımları 2.8.2005-425 ABD Doları/Ons, 6.8.2005-426,5
ABD Doları/Ons, 12.8.2005-437,5 ABD Doları/Ons, 20.8.2005-448 ABD
Doları/Ons, 25.8.2005 445 ABD Doları/Ons olup satış fiyatları aşağıdaki tabloda
gösterilmiştir.
Tarih 1.8. 4.8. 5.8. 8.8. 10.8. 12.8. 15.08. 16.08. 18.08.
Fiyat ABD
Doları/Ons 431 436 438 437 436 447 443 440 438
432 437 448 442 442 439
Tarih 22.8. 25.8. 31.8. 1.9. 2.9. 5.9. 7.9.
Fiyat ABD
Doları/Ons 438 440 433 436 446 445 444
439 438 435
Tahmini alım-satım tarihi veri aralığına göre satışların önemli kısmının maliyetin 520
üzerinde gerçekleştiği görülmektedir.
J.2.2.3. 2006 Yılı için Goldaş ve Meydan’ın İşlemlerinin Değerlendirilmesi
2006 yılı, Grubun toplam pazar payında ciddi bir artışın olduğu, piyasadaki
rakiplerin sayısında azalmanın olduğu dolayısıyla Goldaş Grubu’nun hakim
duruma geldiğini kabul edilen yıl olması bakımından önem taşımaktadır. Bu
07-29/259-90
14
nedenle değerlendirmede kullanılan aylar aynı kalmakla birlikte incelenen fatura
sayısı ve Borsa verileri artırılmıştır.
Meydan’ın 2006 yılı Temmuz ve Ağustos ayı alımları sırasıyla (tarih ve aldığı fiyat
olarak):
2.7.2006 582,6, 22.7.2006 643, 3.8.2006 619,5, 13.8.2006 650, 15.8.2006 655, 530
20.8.2006 647, 23.8.2006 627, 31.8.2006 625 ABD Doları/Ons olup satış fiyatları
aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.
Tarih 5.7. 7.7. 10.7. 12.7. 18.7. 19.7. 20.7. 24.7. 27.7.
Fiyat 619 626 618,8 639 645 623 637,8 617 633
624 623,6 643,7 648 627
Tarih 7.8. 9.8. 10.8. 14.8. 18.8. 21.8. 25.8. 28.8. 4.9.
Fiyat 646 643 650,5 625 614 623 622,5 623,5 627
648 651 631 616,1 624 625
Karşılaştırma yapmadan önce belirtilmesi gereken önemli bir husus alım
fiyatlarında da satım fiyatlarında da kısa zaman aralığında büyük dalgalanmalar
olduğudur. Böyle bir ortamda altını elde tutmanın riski artacaktır. Bu durumda
her iki teşebbüsün de daha kısa süreli satışlar yaptıkları tahmin edilmiştir.
Maliyet-fiyat kıyaslaması sonucunda teşebbüsün sürekli maliyetin altında satmak
gibi yöntemi benimsemediği, fiyatların kimi zaman maliyetin altında kimi zaman 540
üzerinde gerçekleştiği tespit edilmiştir.
Son olarak, Goldaş’ın 2006 yılı 2006 Temmuz ve Ağustos ayı alımları sırasıyla
[tarih ve aldığı fiyat olarak (ABD Doları/Ons)]:
30.6.2006-572, 2.7.2006-582, 11.7.2006-614, 14.7.2006-622,5, 20.7.2006-643,
25.7.2006-662, 29.7.2006-640, 2.8.2006-614,5, 11.8.2006-650, 25.8.2006-628
Tarih 4.7. 7.7. 10.7. 11.7. 12.7. 13.7. 14.7. 17.7. 19.7. 20.7. 21.7. 24.7. 27.7. 31.7.
Fiyat 618 626 618,8 624 639 645,2 655 659 622,6 637,5 626,5 611,2 632 635
619 623,6 628 643 647 667,5 627 641 628,5 617,7 633
Tarih 01.08. 2.8. 4.8. 8.8. 10.8. 14.8. 18.8. 21.8. 23.8. 25.8. 28.8. 29.8. 31.8. 4.9.
Fiyat 633,1 647 644,2 643 644 626 617,5 622,6 625 623 623 618 622 627
635,5 646,5 647,1 650,7 630 618 623 627 624 624,9 627
Goldaş için de aynı tahmini aralık üzerinde yapılan maliyet-fiyat kıyaslaması
sonucunda teşebbüsün sürekli maliyetin altında satmak gibi yöntemi
benimsemediği, fiyatların bazen alım fiyatının çok üzerinde iken bazen de 550
maliyetin altında gerçekleştiği tespit edilmiştir. Fakat satışların büyük çoğunluğu
alım fiyatlarının oldukça üzerinde gerçekleşmiştir.
Yukarıda detaylı olarak yapılan seçme usulü karşılaştırma tablolarında da
anlaşılacağı üzere, Goldaş grubunun satımlarında kendi maliyetlerinin altında
kimi zaman satış yapmakta olsa da, esas olarak kendi maliyetlerinin üzerinde
satış yaptığı tespit edilmiştir. Bu çerçevede, rekabet hukukunda yıkıcı fiyat
uygulamak suretiyle hakim durumun kötüye kullanıldığını söyleyebilmek için
gerekli ilk şart olan teşebbüsün maliyetinin altında satış yapması şartının, eldeki
07-29/259-90
15
veriler ışığında inceleme konusu olayda gerçekleşmemiş olduğu kanaatine
varılmıştır. 560
K. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve dosya kapsamına göre;
1. Goldaş Kıymetli Madenler Ticareti A.Ş. ve Meydan Döviz ve Kıymetli Maden
Ticareti A.Ş.’nin ilgili ürün pazarı olan “borsada işlem gören işlenmemiş külçe
altın pazarı”nda hakim durumda olduğuna,
2. Ancak, piyasa şartlarının hasat olanağı tanımaması, Goldaş Kıymetli Madenler
Ticareti A.Ş. ve Meydan Döviz ve Kıymetli Maden Ticareti A.Ş.’ye ait belgelerin
incelenmesi neticesinde yıkıcı fiyatlandırmanın tespit edilememesi nedenleriyle
Goldaş Grubu faaliyetlerinin 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında 570
Kanun’un “Hakim Durumun Kötüye Kullanılması” başlıklı 6. maddesini ihlal
etmediğine,
3. Dolayısıyla dosya konusu iddialara ilişkin olarak Goldaş Kıymetli Madenler
Ticareti A.Ş. ve Meydan Döviz ve Kıymetli Maden Ticareti A.Ş. hakkında
soruşturma açılmasına gerek bulunmadığına,
4. Sonucun Sermaye Piyasası Kurulu’na bildirilmesine
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy