Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2006-3-39 (İlk İnceleme)
Karar Sayısı : 07-37/394-154
Karar Tarihi : 3.5.2007
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
10
Başkan : Mustafa PARLAK
Üyeler :Tuncay SONGÖR, Rıfkı ÜNAL, Prof. Dr.Nurettin KALDIRIMCI,
Süreyya ÇAKIN, Mehmet Akif ERSİN
B. RAPORTÖRLER: Hilmi BOLATOĞLU, Onur Yelda YÜKSEL,
C. ŞİKAYET EDEN : Özlenir Giyim Sanayi ve Ticaret A.Ş.
Yönetim Kurulu Başkanı Tahsin ÖZLENİR
İstiklal Caddesi No: 115
80060 Beyoğlu / İstanbul 20
D. HAKKINDA İNCELEME YAPILAN:
Levi Strauss İstanbul Konfeksiyon Sanayi ve Ticaret A.Ş.
Büyükdere Caddesi Yapı Kredi Plaza C Blok No:25
Levent / İstanbul
E. DOSYA KONUSU: Şikayetçinin “franchise” vereni konumundaki Levi Strauss
İstanbul Konfeksiyon Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin ayrımcılık yaparak,
şikayetçinin faaliyetlerini zorlaştırmak ve perakende satış fiyatı dikte ettirmek
suretiyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. ve 6. 30
maddelerini ihlal ettiği iddiası.
F. İDDİALARIN ÖZETİ: Başvuru dilekçesinde özetle; Özlenir Giyim Sanayi ve Ticaret
A.Ş. (Özlenir Giyim)’nin Levi Strauss İstanbul Konfeksiyon San. ve Tic. A.Ş.’nin
(Levi’s İstanbul) “Franchise Alanı” olarak faaliyet gösterdiği, Levi’s İstanbul’un buna
rağmen Özlenir Giyim’e ait İstiklal Caddesi’ndeki mağazanın 50 metre uzağında
mağaza açtığı, bazı siparişleri reddettiği ve/veya aksattığı, “Franchise Alan”ın kar
marjını gösteren “mark up”ı 2,00’dan 1,65’e düşürdüğü, perakende fiyatları dikte
etme teşebbüsünde bulunduğu ileri sürülmekte, ayrıca Levi’s İstanbul tarafından her
yıl düzenli olarak verilen hizmet içi eğitime 18 yıldır “Store” katagorisinden davet 40
edildikleri halde bilahare “Corner” katagorisinde çok daha düşük ciro yapan firmalarla
birlikte bu eğitime katılmaya zorlandıkları, son olarak bu davetin de iptal edildiği dile
getirilmekte, bu nedenlerle, Levi’s’in 4054 sayılı Kanun’un 4. ve 6. maddelerine aykırı
davrandığı iddia edilerek ihlalin devamının önlenmesi ve nihai karara kadar ihlalden
önceki durumu koruyucu nitelikte geçici tedbir alınması talep edilmektedir.
G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 13.3.2007 tarih, 1939 sayı ile intikal eden
başvuru üzerine, 4054 sayılı Kanun’un 4. ve 6. maddesi uyarınca yapılan inceleme
sonucu düzenlenen 27.4.2007 tarih ve 2007-3-39/İİ-07-HB sayılı İlk İnceleme Raporu
30.4.2007 tarih, REK.0.07.00.00-110/94 sayılı Başkanlık Önergesi ile 07-37 sayılı 50
Kurul toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.
07-37/394-154
2
H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda; başvuru konusu iddialar hakkında
4054 sayılı Kanun uyarınca bir önaraştırma yapılmasına ya da soruşturma
açılmasına gerek olmadığı, bu nedenle herhangi bir geçici tedbir alınmasına da gerek
bulunmadığı, şikayetin reddinin gerektiği sonucuna ulaşıldığı ifade edilmektedir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. Taraflar
60
I.1.1. Levi Strauss İstanbul Konfeksiyon Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Levi’s İstanbul)
Hazır giyim ve konfeksiyon alanlarında faaliyet gösteren Levi’s İstanbul 1987 yılında
faaliyete başlamıştır. Levi’s İstanbul’un ürettiği ürünlerin başında kot pantolonlar
(jeans) gelmektedir. Bu pantolonların tasarımı büyük ölçüde yurt dışında yapılmakta,
yurt dışında dizayn edilen ürünler Türkiye’de üretilmekte ve pazarlanmaktadır. Levi’s
İstanbul tarafından pazarlanan gömlek, mont, tişört vb. ürünler ise ağırlıklı olarak
Türkiye’de fason olarak ürettirilmekte veya ithal edilmektedir. Levi’s İstanbul satış
faaliyetlerini sözleşmeli bayileri aracılığıyla yürütmektedir.
70
I.1.2. Özlenir Giyim Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Özlenir Giyim)
Merkezi İstanbul’da bulunan Özlenir Giyim, Türkiye’nin çeşitli yerlerindeki
mağazalarında hazır giyim ürün ve aksesuarlarının ticaretini yapmakta, ayrıca çeşitli
konfeksiyon ve iç giyim ürünlerinin ihracatını da gerçekleştirmektedir. Teşebbüs aynı
zamanda özellikle kot markası olarak ön plana çıkan İtalyan giyim markası Diesel’in
de Türkiye distribütörüdür. Teşebbüsün Şeneller Giyim Sanayi ve Ticaret A.Ş. olan
eski ticaret unvanı 23.6.1998 tarihli Ticaret Sicili Gazetesi’nde yayınlanarak Özlenir
Giyim Sanayi ve Ticaret A.Ş. olarak değiştirilmiştir.
80
I.2. Sektöre İlişkin Genel Bilgiler
Levi’s İstanbul’un %49 hissesinin, Levi Strauss Nederland BV, Levi Strauss Poland
Sp. Zo.o., Levi Strauss Praha, Levi Strauss Hellas AEBE tarafından devralınması
işlemini konu alan 11.3.2005 tarih ve 05-14/167-60 sayılı Kurul kararında Levi’s
İstanbul’un üretim ve/veya satış ve pazarlamasıyla iştigal ettiği ürünlerin özellikleri ve
bu ürünlere ilişkin talep esas alınarak, ilgili ürün pazarı “jeans ve gündelik giyim
ürünleri” pazarı olarak belirlenmiştir. Bu ilgili ürün pazarı genel olarak hazır giyim
sektörünün içinde yer almakta ve bu sektörün özelliklerini taşımaktadır.
90
Hazır giyim sektörü GSMH, istihdam ve ihracat açısından Türkiye’nin en önemli
sektörlerinden biridir. Türk hazır giyim sektörü dünyanın 4. büyük hazır giyim
ihracatçısı konumundadır. Türkiye’de 1980 yılında uygulamaya konulan ihracata
yönelik kalkınma politikalarının bir sonucu olarak tekstil ve hazır giyim sektörü hızla
büyümeye başlamış ve bu tarihten itibaren yatırımlar artmıştır. Türk tekstil ve hazır
giyim sektörü büyük oranda ihracata yönelik bir sektördür. Mevcut kapasiteler yurt içi
talepten oldukça fazladır. Yaklaşık 30 milyar ABD Doları tutarındaki üretim değerinin
18 milyar ABD Doları tutarındaki bölümü ihraç edilmektedir.
Bugün, hazır giyim sektörü, üretim ve istihdamdaki büyük ağırlığıyla ülkemiz 100
ekonomisinin lokomotif sektörlerinden birisi konumundadır. 2005 yılında tekstil
07-37/394-154
3
sektörünün imalat sanayi içindeki payı %10,9 olarak gerçekleşirken, hazır giyimin
payı ise %5,4 olarak gerçekleşmiştir. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) yayınladığı
2002 Genel Sanayi ve İş Yerleri Sayımına göre ülkemizde hazır giyim sektöründe
yaklaşık 35 bin firma faaliyet göstermektedir. TUİK verilerine göre ülkemizde hazır
giyim ve ayakkabının toplam tüketici harcamaları içindeki payı % 8,09’dur.
Türk hazır giyim sektöründe firma tipleri arasındaki farklılıklar sektörün temel yapısını
ortaya koymaktadır. Uzun süredir faaliyette bulunan ve kendi koleksiyonlarını
oluşturma kabiliyetine haiz orta ve büyük ölçekli firmalarda kalite bilinci ön planda 110
iken, 1980 sonrası yatırım teşviklerinin etkisiyle faaliyete geçen firmalar
standartlaşma yoluna gitmiş ve rekabetçi üstünlüklerini ucuz fiyatlar yoluyla
sağlamışlardır. Bu grupta, kendi üretimini gerçekleştiren firmaların yanı sıra, fason
olarak üretilen mamulleri pazarlayan şirketler de yer almaktadır. Son grupta ise Türk
hazır giyim sektörünün belkemiğini oluşturan çok sayıdaki fason atölye yer
almaktadır.
Sektör üretiminin yaklaşık %70’i ihraç edilmektedir. İhraç edilen ürünlerin yaklaşık
%80’i pamuklu ürünlerdir.1999 yılında 6,2 milyar ABD Doları olan Türkiye’nin toplam
hazır giyim ihracatı, 2000 ve 2001 yıllarında fazla bir değişiklik göstermemiş, ancak 120
2002, 2003 ve 2004 yıllarında önemli artışlar göstererek 2005 yılında 11,5 milyar
ABD Dolarına yükselmiştir. 2005 yılında hazır giyim sektörü ihracatının, Türkiye’nin
toplam ihracatı içindeki payı %15,5 olarak gerçekleşmiştir. Bununla birlikte son
yıllarda hazır giyimin toplam ihracat ve imalat sanayi içindeki payı azalmaktadır.
Türkiye’nin hazır giyim ithalatında özellikle 2004 ve 2005 yıllarında yüksek oranlı
artışlar yaşanmaktadır. Türkiye daha çok dokuma giyim eşyası ithal etmektedir. 2005
yılında ithal edilen hazır giyim ürünlerinin %37’sini örme giyim ürünleri, %63’ünü
dokuma giyim ürünleri oluşturmuştur.
130
2005 yılında Dünya Ticaret Örgütü üyelerine yönelik tekstil kotalarının kaldırılması ile
birlikte dünya hazır giyim pazarında yaşanan fiyat rekabetinin yoğunluğu artmıştır.
Yukarıdaki verilerden hareketle, sonuç olarak, Türkiye’de hazır giyim sektörünün çok
sayıda oyuncunun yer aldığı, piyasaya giriş-çıkışın serbest olduğu, diğer bir deyişle
ciddi anlamda giriş engelinin yer almadığı rekabetçi bir yapıya sahip olduğunu
söylemek mümkündür.
I.3. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
140
I.3.1. Kanun’un 4. Maddesi Açısından Değerlendirme
Şikayetçi tarafından 4. maddenin ihlal edildiğine ilişkin olarak öne sürülen iddialar:
- Ürünlerin satış fiyatını oluşturmakta temel unsurlardan olan mark-up’ın sürekli
değiştirildiği ve bu suretle kar marjının tespit edildiği,
- Özlenir Giyim’in faaliyetlerinin zorlaştırılarak piyasa dışına çıkarılması için bazı
siparişlerinin reddedildiği,
- Eşit hak, yükümlülük ve edimler için eşit durumdakilere “Store” ve/veya
“Corner” olabilme konusunda farklı koşullar uygulandığı
07-37/394-154
4
şeklinde sıralanmıştır. Ayrıca, 6. maddenin ihlal edildiğine ilişkin olarak öne sürülen 150
perakende satış fiyatının dikte ettirildiği iddiası 4. madde ile olan ilgisi nedeniyle bu
bölümde kar marjının belirlendiği iddiasıyla birlikte değerlendirilmiştir.
I.3.1.1. Mark-Up’ın Değiştirilmesi Yoluyla Kar Marjının Belirlendiği ve Perakende
Satış Fiyatının Dikte Ettirildiği İddiası
Dosya mevcudu bilgi ve belgelerde yer alan “Mark up” uygulamasının nasıl
yapıldığına ilişkin olarak şikayetçiden alınan bilgilere göre, Levi’s sisteminde en alt
düzeyden başlayarak sırası ile “Corner”, “LAD” (yetkili Levi’s ürünleri satıcısı) ve
“Store” statülerinin oluşturduğu 3 farklı kategorinin bulunduğu anlaşılmıştır. Bu 160
statüler satış alanının büyüklüğü, konumu ve cirosu gibi unsurlar dikkate alınarak
tanımlanmaktadır. Bunlardan “Corner”a (…..) “LAD”ye (…), ve “Store”a da (…)
oranında “mark up” uygulanmaktadır. Bu çerçevede satış fiyatı 100 YTL+%8 KDV
olan herhangi bir Levi’s ürününün “Corner” olarak faaliyet gösteren bayiye maliyeti
(…):(…)=(......)’dir. Aynı ürünün “LAD” olarak faaliyet gösteren bayiye maliyeti
(…):(…)=(…)YTL, “store” olarak faaliyet gösteren bayiye ise maliyeti (…):(…) =(…)
YTL’dir.
“Mark up” uygulamasına ilişkin yukarıdaki açıklamalar, kar marjı olarak belirtilen
rakamların Levi’s İstanbul’un belli bir perakende satış fiyatı üzerinden bayisine 170
yapacağı bir çeşit indirime işaret ettiği, bu yönüyle bayinin kar marjından çok Levi’s
İstanbul’un bayisine bir Levi’s ürününü kaça satacağının belirlenmesi işlevine sahip
olduğu görülmektedir. Diğer yandan Levi’s İstanbul’un bir ürünü bayisine ne
kadardan satacağını belirlemekte kullandığı perakende satış fiyatının Levi’s İstanbul
tarafından bayilerine dikte ettirilmesi hali mevcut ise, perakende satış fiyatının
belirlenmesinin yanında bayilerin kar marjı da Levi’s İstanbul tarafından belirlenmiş
olacaktır. Ancak bayiler Levi’s ürünlerini müşterilerine hangi perakende satış fiyatı
üzerinden satacakları konusunda özgürlüğe sahipseler, ele alınan kar marjı
uygulaması sadece Levi’s İstanbul’un bayilerine yaptığı satışlarda kendi fiyatını
belirlemekte kullandığı bir yöntem niteliğinde olacak, bayinin kar marjını belirlemeyi 180
içermeyecektir.
Levi’s İstanbul’un bayilerine perakende satış fiyatını empoze edip etmediğine ilişkin
olarak şikayetçi kendisine Levi’s İstanbul tarafından gönderilen fiyat listelerini kanıt
olarak sunmaktadır. Şikayetçi, 15.1.2007 tarihinden itibaren geçerli ”Levi’s Fiyat
Listesi”nin, 17.1.2007 tarihinden itibaren geçerli Levi’s İstanbul’un Docker’s markalı
ürünleri ile ilgili fiyat listesinin ve 5.1.2007 tarihinden itibaren geçerli indirimli
perakende satış fiyatı listesinin, tüm perakende satış fiyatlarının Levi’s İstanbul
tarafından empoze edildiğinin açık göstergesi olduğunu belirtmektedir. Şikayetçi
ayrıca Levi’s İstanbul’un üst kademe yöneticilerinin muhtelif platformlarda çeşitli 190
vesilelerle sözlü olarak perakende satış fiyatlarını empoze etme girişimlerini de
tanıklar kanalıyla kanıtlayabileceklerini ifade etmektedir. Sonuç olarak şikayetçinin
perakende satış fiyatının empoze edildiğine ilişkin iddialarını dayandırdığı yazılı
deliller Levi’s İstanbul’un gönderdiği fiyat listelerinden oluşmaktadır.
Birçok sektörde sağlayıcıların bayilerine yönelik fiyat listeleri yayınlamaları
uygulamasıyla karşılaşılmaktadır. Sağlayıcının bayinin satış fiyatını gösteren fiyat
listeleri yayınlaması tek başına 4054 sayılı Kanun’un ihlal edildiği anlamına
gelmemektedir. Nitekim 2002/2 sayılı Tebliğ’de de belirtildiği üzere sağlayıcının satış
07-37/394-154
5
fiyatını tavsiye etmesi mümkündür. Önemli olan bu fiyatların tavsiye fiyat olma 200
niteliğini aşmaması, bu çerçevede taraflardan herhangi birinin baskısı veya teşvik
etmesi sonucunda sabit ya da asgari satış fiyatına dönüşmemesidir.
Levi’s İstanbul ile Özlenir Giyim arasında 21.1.1998 tarihinde imzalanmış olan
“Orijinal Levi’s Mağazası Franchise Anlaşması“nın 5.2. maddesinde;
“Bu anlaşma süresi içinde ve her Yaz Sezonu ve Kış Sezonu için, Franchise Alan’ın
müşterilerine satış fiyatları “Franchise Alan” tarafından tespit edilecektir. Bununla
birlikte Levi Strauss’un piyasa koşullarının değerlendirilmesi ve pazarlama
politikasının belirlenmesi konularında uzmanlık bilgisine sahip olduğunu ve Levi
Strauss’un Franchise Alan’a perakende satış fiyatları tavsiye edebileceğini, ancak bu 210
tavsiyelere uyma konusunda Franchise Alan’ın bir yükümlülüğü olmayacağını kabul
ederler.”
şeklinde bir düzenleme bulunmaktadır. Bu düzenleme ile, Levi’s İstanbul’un
yayınladığı perakende satış fiyatlarının tavsiye niteliğinde olduğu, “Franchise Alan”ın
bu tavsiyelere uyma gibi bir yükümlülüğünün olmadığı ve kendi fiyatını kendisinin
belirlemesinin esas olduğu “franchise” alan’ın bilgisine sunulmuş olmaktadır. Ayrıca
Levi’s İstanbul tarafından yukarıdaki sözleşmenin yapılması öncesinde bayiye
gönderildiği anlaşılan 21.10.1997 tarihli yazıda:
“Yeni sözleşmenin etkilerini anlamanıza yardımcı olmak amacıyla bazı temel
koşulları hatırlatıyoruz: 1- Bugüne kadar olduğu gibi, kendi perakende fiyatlarınızı 220
belirlemekte serbest olacaksınız…”
ifadeleri yer almaktadır. Diğer yandan anılan sözleşmeye bu serbestiye ilişkin bir
hüküm konularak tarafların hak ve yükümlülükleri çerçevesinde güvence altına
alınması ve fiyatların tavsiye niteliğinde olduğunun belirtilmesiyle yetinilmeyip,
sözleşmede “franchise” alanın tavsiye fiyatlara uyma gibi bir yükümlülüğünün
olmadığının da açıkça belirtilmesinin, Levi’s İstanbul’un Türkiye’de rekabet
hukukunun gelişimi açısından erken sayılabilecek tarihlerde bile konuya olan
duyarlılığını ortaya koyduğu kanaatine varılmıştır.
Ankara’da “Store” kategorisinde faaliyet gösteren yedi Levi’s Mağazası 230
bulunmaktadır. Söz konusu iddianın açıklığa kavuşturulması amacıyla, biri Ankuva
Alışveriş Merkezi’nde, biri Ankamall Alışveriş Merkezi’nde, biri Armada Alışveriş
Merkezi’nde, ikisi Atatürk Bulvarı’nda, biri Arcadium Alışveriş Merkezi’nde olmak
üzere toplam altı Levi’s mağazasına raportörlerce müşteri gibi gidilerek, seçilen üç
farklı ürüne ilişkin fiyatlar alınmıştır. Bu ürünler Levi’s 501 standart, klasik mavi kot
pantolon, Levi’s 570 standart, açık mavi, ince kumaş kot pantolon ve uzun kollu bir
“sweatshirt”tür. Gidilen altı mağazadan beşinde Levi’s 501 ve 570 için etiket fiyatları
aynıdır ve sırasıyla 99 YTL, ve 119 YTL’dir. Bu fiyatlar Levi’s İstanbul’un fiyat
listesindeki söz konusu ürünlerin fiyatlarıyla aynıdır. Altıncı mağazada Levi’s 501’in
etiket fiyatı yine 99 YTL iken, Levi’s 570’in etiket fiyatı 109 YTL’dir. Seçilen 240
“sweatshirt” iki mağazada bulunamamıştır. Kalan dört mağazanın üçünde bu ürünün
etiket fiyatı 52 YTL iken, birinde 49 YTL’dir.
Gidilen mağazalarda ürünlerin fiyatları konuşulurken iki mağaza fiyatlarda indirim
yapamayacağını, etiket fiyatı üzerinden taksit yapabileceğini ifade etmiştir. İki
mağaza etiket fiyatı üzerinden nakit ya da kredi kartıyla tek çekime %10 indirim
yapabileceğini, taksitli ödeme istenmesi halinde etiket fiyatının geçerli olduğunu
belirtmiştir. Bir mağaza nakit, kredi kartına tek çekim ya da taksitli olmak üzere tüm
ödeme biçimlerinde %10 indirim yapabileceğini ifade etmiştir. Diğer bir mağaza ise
07-37/394-154
6
(ki bu mağazanın 2 ürüne ilişkin etiket fiyatları diğer mağazalarınkinden farklıdır) 250
nakit ödeme halinde %15, kredi kartına tek çekim ya da taksitli ödeme halinde %10
indirim yapabileceğini belirtmiştir.
Bu bilgiler çerçevesinde, tüketicinin nakit ödeme yapmayı talep etmesi halinde biri
etiket fiyatı, biri etiket fiyatı üzerinden %10 indirim ve diğeri etiket fiyatı üzerinden
%15 indirim olmak üzere toplam 3 farklı fiyat ortaya çıkmaktadır. Kredi kartına tek
çekimle ödeme yapılmasının talep edilmesi halinde biri etiket fiyatı, biri aynı etiket
fiyatları üzerinden %10 indirim ve diğeri Levi’s 501 dışındaki1 iki ürün için farklı etiket
fiyatlarından yine %10 indirim olmak üzere toplam üç ayrı fiyat ortaya çıkmaktadır.
Müşterinin söz konusu ürünleri taksitli almayı tercih etmesi halinde ise kredi kartına 260
tek çekim şeklindeki ödeme yönteminde olduğu gibi yine üç farklı fiyat2 ortaya
çıkmaktadır.
Tüketici, Ankara’daki altı Levi’s mağazasına gittiğinde aynı ürün ve aynı ödeme
yöntemi için farklı üç fiyatla (Levi’s 501 için nakit ödeme halinde üç, kredi kartına tek
çekim ve taksitli ödeme hallerinde iki farklı fiyatla) karşılaşmaktadır. Sonuç olarak,
Levi’s İstanbul’un perakende satış fiyatı tavsiyesinde bulunduğu, ancak bu fiyatların
sabit veya asgari satış fiyatına dönüşmediği anlaşılmaktadır. Ayrıca, Levi’s
İstanbul’un eski tarihli sözleşmelerinde bile alıcılarının kendi satış fiyatlarını
belirlemekte serbest olmaları konusunda gösterdiği duyarlılık, bu teşebbüsün konuya 270
yaklaşımını ortaya koyması bakımından önem taşımaktadır.
Şikayetçinin perakende satış fiyatlarına yönelik baskı ya da teşvik uygulandığına dair
herhangi bir yazılı delil sunamamış olması ve araştırma yapılan mağazalarda
birbirinden farklı fiyatların gözlenmesi hususları Levi’s İstanbul’un fiyatlara yönelik
yaklaşımı ile birlikte değerlendirildiğinde Levi’s İstanbul’un yeniden satış fiyatını
belirlemeye yönelik bir tutum içinde olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
I.3.1.2. Siparişlerin Karşılanmadığına ve Ayrımcılık Yapıldığına İlişkin İddialar
280
Şikayetçi, Özlenir Giyim’in faaliyetlerinin zorlaştırılarak piyasa dışına çıkarılması için
bazı siparişlerin reddedildiğini, eşit hak, yükümlülük ve edimler için eşit durumda
bulunan bayilere “Store” ve/veya “Corner” için farklı koşullar uygulandığını ve Özlenir
Giyim’in kar marjının bu bağlamda düşürüldüğünü dile getirmektedir. Kanun’un 4.
maddesi anlamında dışlayıcı ve ayrımcı uygulamalardan söz edebilmek için her iki
kavram bakımından da olayda danışıklı bir ilişkinin (anlaşma, uyumlu eylem) ya da
teşebbüs birliği kararının varlığı gereklidir.
Ortada, üçüncü bir teşebbüsün faaliyetini zorlaştırmayı ya da bu teşebbüsü dışlamayı
amaçlayan bir anlaşma ya da karar olmadıkça bu tür uygulamalar ancak 6. madde 290
çerçevesinde değerlendirilebilir. Bu nedenle anılan iddiaların 4. madde kapsamında
bulunması mümkün olmadıklarından bahse konu iddialar 6. maddeye ilişkin
değerlendirme başlığı altında incelenmiştir.
1 Levi’s 501’in etiket fiyatının tüm mağazalarda aynı olması nedeniyle, müşterinin kredi kartına tek çekimi tercih
etmesi halinde Levi’s 501 için sadece iki ayrı fiyat oluşmaktadır.
2 Levi’s 501 için yukarıdaki dipnotta yapılan açıklama burada da geçerlidir.
07-37/394-154
7
I.3.2. Kanun’un 6. Maddesi Açısından Değerlendirme
Şikayet dilekçesinde Kanun’un 6. maddesi kapsamında hakim durumun kötüye
kullanılması halinin oluştuğu iddia edilmektedir. Bu iddialar:
- Özlenir Giyim’in piyasadaki faaliyetlerinin zorlaştırılması amacıyla mal 300
sevkıyatının durdurulduğu (bazı siparişlerin reddedildiği),
- Hiçbir uyarı yapılmaksızın Özlenir Giyim’in 18 yıldan beri faaliyet gösterdiği
mahallin yanı başında Levi’s tarafından mağaza açıldığı,
- Verilmesi gereken danışma ve eğitim gibi hizmetlerde eşdeğerdeki dağıtım
kanallarına yönelik farklı uygulamalara gidilerek ayrımcılık yapıldığı,
şeklinde sıralanmaktadır. Levis’in şikayetçiye yakın yerde kendine ait bir mağaza
açmış olması gerek dar anlamda Kanun ve gerekse de geniş anlamda Rekabet
Hukuku çerçevesinde bir rekabet kısıtı oluşturmamakta, bu nedenle somut olayda
Kanun kapsamında görülmemektedir.
310
6. madde kapsamına girebilme ihtimali bulunan diğer iki temel iddia ise; I) Bazı
siparişlerin yerine getirilmemesi yoluyla “mal vermeyi reddetme”, II) Eğitim
hizmetlerinde ve mağaza statülerinde ve mark up uygulamalarında eşit
davranılmaması şeklinde “ayrımcılık” yapıldığı iddiasıdır.
Herhangi bir teşebbüsün Kanun’un 6. maddesini ihlal ettiğinden bahsedebilmek için
iki temel unsurun bir arada bulunması gerekir.
İnceleme konusu teşebbüs ilgili pazarda hakim durumda olmalıdır,
Bu teşebbüsün eylemleri rekabet hukuku anlamında bir kötüye
kullanma hali teşkil etmelidir. 320
Bu iki unsurdan birinin yokluğu halinde inceleme konusu teşebbüsün eylemleri hakim
durumun kötüye kullanılması olarak nitelendirilemez. Eğer bir teşebbüsün eylemi
kötüye kullanma oluşturmuyorsa, teşebbüsün hakim durumda olup olmamasından
bağımsız olarak, eylem doğaldır ki 6. maddeyi ihlal etmeyecektir.
Şikayetçi tarafından Levi’s İstanbul’un bazı siparişleri göndermediği dile
getirilmektedir. Mal vermeyi reddetme uygulamasının bir kötüye kullanma hali teşkil
edebilmesi için hangi unsurların gerektiği Rekabet Kurulu kararlarında ortaya
konmuştur. Buna göre, ticari ilişkilerde sözleşme serbestisi ilke olarak geçerli olmakla 330
birlikte, hakim durumda bulunan teşebbüsler için zorunlu unsur öğretisi çerçevesinde
bu serbestinin sınırları bulunmaktadır. Hakim durumda bulunan bir teşebbüs, zorunlu
unsur olarak kabul edilen mal/hizmetleri rasyonel bir gerekçe göstermeden
müşterilerine vermeyi reddediyor ve bu reddediş sonucunda ilgili pazardaki rekabet
ortamı zarar görüyor ise bu durumda hakim durumun kötüye kullanılması söz konusu
olabilecektir.
Söz konusu dosyada ise, Levi’s İstanbul’un mal vermeyi kestiğinden değil bazı
siparişleri karşılamadığından bahsedilmektedir. Dosya mevcudu bilgi ve belgeden;
Levi’s İstanbul’un Özlenir Giyim ile çalışmaya devam etmek istediği fakat, mağaza 340
statüsü ve mark-up uygulaması konusunda bir görüş ayrılığı olduğu görülmektedir.
Diğer taraftan, 23 Ocak 2007 tarihinde Levi’s İstanbul çalışanından şikayetçiye
gönderilen e-mail mesajında ön sipariş sisteminden bahsedilmekte ve ön sipariş
miktarı arttırıldığında bunun karşılanmayabileceği ifade edilmektedir. Tüm bu
07-37/394-154
8
açıklamalar çerçevesinde, tüm unsurlarıyla oluşmuş bir mal vermeyi reddetme
uygulamasından bahsedilemeyeceği gibi, mal vermeyi reddetme unsurlarının
oluştuğu varsayılsa dahi Levi’s İstanbul’un mal vermeyi reddetmesinin haklı
gerekçelere dayanmasının ihtimal dahilinde olduğu belirtilmelidir.
Farklı uygulamalara dayanan ayrımcılık iddiasının bir kötüye kullanma 350
oluşturabilmesi bakımından ise muhatap teşebbüslerin konumları önem
kazanmaktadır. Ayrımcılık yoluyla kötüye kullanma durumundan bahsedilebilmesi için
aralarında ayrımcılık yapıldığı iddia edilen teşebbüslerin eşit konumlarda olmaları
gerekmektedir. Yukarıda bölüm I.3.1.1’de de ifade edildiği gibi, Levi’s İstanbul
tarafından, değişik tipte ve standartlardaki mağazalar için farklı mark-up ve vade
uygulanarak farklı satış koşulları getirildiği, şikayetçi tarafından da belirtildiği üzere bu
mağaza tiplerinin mağazanın konumu, satış alanının büyüklüğü ve cirosu gibi objektif
koşullar çerçevesinde belirlendiği anlaşılmaktadır. Belirlenmiş kriterlere uymak
koşuluyla kuracakları mağaza çeşitlerini tercih edebilme bakımından ilgili
teşebbüslere özgürlük sağlandığı hususu, Levi’s İstanbul yetkilileri tarafından 360
şikayetçiye gönderilen 22 ve 23 Ocak 2007 tarihli e-mail mesajlarından
anlaşılmaktadır. Yine 9 ve 10 Şubat 2007 tarihli mesajlardan eğitim toplantılarına
katılım konusunda yaşanan sıkıntının bazı iletişimsizlik ve anlaşmazlıklardan doğmuş
olduğu izlenimi edinilmektedir. Bu çerçevede, eşit durumdaki teşebbüsler karşısında
ayrımcılık yapıldığının söylenmesi ve dolayısıyla bir kötüye kullanma durumunun
bulunması mümkün değildir.
Diğer taraftan, 6. maddenin ihlali bakımından gerek şart olan “bir hakim durumun
mevcudiyeti” dosya konusu bakımından ihtimal dışı görünmektedir. 11.3.2005 tarih
ve 05-14/167-60 sayılı Kurul kararında Levi’s İstanbul’un “jeans ve gündelik giyim 370
ürünleri” olarak belirlenen ilgili ürün pazarındaki payının yaklaşık olarak %(…)
seviyesinde olduğu, bununla birlikte tüketici nezdinde yüksek bir imaja sahip olan
“Levi’s” markasının belirlenen ilgili ürün pazarının bir alt pazarı durumunda olan
“jeans” pazarında yaklaşık %(…) pazar payına sahip olduğu belirtilmiştir. Bu itibarla
ilgili ürün pazarı Levi’s markasının bilinirlik bakımından görece daha güçlü olduğu
“jeans pazarı” olarak daraltılsa dahi bu pazar payı Levis’ın hakim durumda olduğunun
kabulü için yeterli değildir. Üstelik Levis’a benzer şekilde tanınırlık bakımından güçlü
olan Mavi Jeans, Rodi, Wrangler, Lee, Lee Cooper, Diesel, Little Big, Loft, Leke gibi
markalar da söz konusu alt pazarda faaliyette bulunmaktadır. Mavi Jeans’in %(…),
Leke’nin %(…), Rodi’nin %(…) pazar paylarına sahip oldukları yukarıda yer verilen 380
karara konu dosyadan anlaşılmaktadır. Öte yandan, yukarıda sayılan markalara ek
olarak LC Waikiki, Adidas, Nike, Collezione, Benetton gibi markaların da “jeans ve
gündelik giyim ürünleri” pazarında bulunduğu bilinmektedir. Bu açıklamalar ışığında
Levi’s İstanbul tarafından Kanun’un 6. maddesinin ihlal edildiğine dair herhangi bir
bilgi ve bulgunun mevcut olmadığı kanaatine varılmıştır.
Ayrıca, Levi’s İstanbul ile Özlenir Giyim arasında 21.1.1998 tarihinde imzalanmış
olan ve en fazla “5 Kış Sezonu” ve “5 Yaz Sezonu” olmak üzere toplamda 5 yıl süreli
olduğu görülen “Orijinal Levi’s Mağazası Franchise Anlaşması“ şikayetçinin ileri
sürdüğü Levi’s İstanbul’un rekabeti sınırlayıcı karar/eylemleri ve hakim durumun 390
kötüye kullanılması açısından herhangi bir rekabet ihlali içermemektedir.
07-37/394-154
9
J. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre, başvuru konusuna yönelik
olarak, 4054 sayılı Kanun çerçevesinde önaraştırma yapılmasına ya da soruşturma
açılmasına gerek olmadığına, şikayetin reddine OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy