Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2005-4-87 (Soruşturma)
Karar Sayısı : 07-38/410-158
Karar Tarihi : 7.5.2007
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Mustafa PARLAK 10
Üyeler : Tuncay SONGÖR, Rıfkı ÜNAL, Prof. Dr. Nurettin
KALDIRIMCI, Süreyya ÇAKIN, Mehmet Akif ERSİN
B. RAPORTÖRLER : Mehmet YANIK, Bekir KOCABAŞ, Evren SESLİ
C. ŞİKÂYET EDEN : İhbar
D. HAKKINDA SORUŞTURMA YAPILAN
- Tyco Sağlık A.Ş.
General Ali Rıza Gürcan Caddesi, No:2 Merter İş Merkezi Kat 6 Merter/İstanbul 20
Temsilcisi: Av. Alev TOPSAKAL
Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza, Kat:25, Daire:89 34398 Maslak/İSTANBUL
- Endotek Sağlık Gereçleri İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
5758 Sokak No:2/C 35380 Karabağlar/İZMİR
- Leomed Tıbbi Sarf Malzemeleri ve Cihazları Tic. ve San. Ltd. Şti.
Çekirge Mahallesi Kutluevler, Güllü Sokak Elçiler Apt. No:3/A BURSA
Temsilcisi: Av. Dr. İ. Yılmaz ASLAN
Maya Akar Center 100/10 34394 Esentepe-İSTANBUL
- Sayın Tıp Ticaret Sağlık Malzemeleri Pazarlama Ltd. Şti.
Korutürk Mah. Çağdaş Cad. No:13/A Balçova 35340 İZMİR 30
- Johnson&Johnson Medikal Limited
Ertürk Sokak Keçeli Plaza No:13 Kavacık, Beykoz-İSTANBUL
Temsilcisi: Av. Nihan AKÇAR
Hergüner Bilgen Özeke Hukuk Bürosu Süleyman Seba Caddesi Sıraevler 55,
Akaretler 34357 Beşiktaş-İSTANBUL
- İnterfarma Tıbbi Malzemeler ve Ticaret A.Ş.
Koza Sokak No:26 06700 G.O.P.-ANKARA
- Çınartaş Tıbbi Malzeme Ticaret ve İthalat A.Ş.
Fevzi Çakmak Caddesi Bölüntü Sokak Sarıtaş Apt. No:5 D:1-2 BURSA
40
E. DOSYA KONUSU : Tyco Sağlık A.Ş. (Tyco), Endotek Sağlık Gereçleri
İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. (Endotek), Leomed Tıbbi Sarf
Malzemeleri ve Cihazları Tic. ve San. Ltd. Şti. (Leomed), Sayın Tıp Ticaret
07-38/410-158
2
Sağlık Malzemeleri Pazarlama Ltd. Şti. (Sayın Tıp), Johnson&Johnson
Medikal Limited (Johnson&Johnson), İnterfarma Tıbbi Malzemeler ve
Ticaret A.Ş. (İnterfarma), Çınartaş Tıbbi Malzeme Ticaret ve İthalat A.Ş.
(Çınartaş) unvanlı teşebbüslerin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal
ettikleri iddiaları.
F. İDDİALARIN ÖZETİ 50
Rekabet Kurumu’na intikal eden ihbar dilekçesinde yer alan hususların ve yapılan
önaraştırma sürecinde edinilen bilgi, belge ve bulguların incelenmesi neticesinde
Rekabet Kurulu’nun aldığı soruşturma açılması kararı; sütür ve stapler pazarında
faaliyet gösteren Interfarma, Johnson&Johnson ve Tyco adlı teşebbüslerin
dağıtım ağı oluşum ve uygulamalarında marka içi rekabeti önleyici anlaşma ve
uygulama yapmak suretiyle; Çınartaş, Leomed, Interfarma, Endotek ve Sayın Tıp
adlı teşebbüslerin ise markalararası anlaşma yapmak suretiyle 4054 sayılı
Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiği iddialarına dayanmaktadır.
G. DOSYA EVRELERİ 60
- Rekabet Kurumu kayıtlarına 26.4.2005 tarih ve 2621/215 sayı ile intikal eden
ihbar üzerine hazırlanan 26.7.2005 tarih ve 2005-4-87/İİ-05-MY sayılı İlk
İnceleme Raporu, Rekabet Kurulu’nun 28.07.2005 tarih ve 05-49 sayılı
toplantısında görüşülmüş, Tyco ile İnterfarma’nın ilgili ürünler olarak tespit edilen
ameliyat ipliği ve tıbbi stapler ihalelerini kendi aralarında paylaştıkları hususunun
açıklığa kavuşturulması ve 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un
ihlal edilip edilmediğinin tespiti amacıyla, Kanun’un 40/1. maddesi gereğince
Önaraştırma açılması kararı alınmıştır.
- Yapılan inceleme sonucu elde edilen bulgular ışığında hazırlanan 20.10.2005
tarih ve 2005-4-87/ÖA-05-MY sayılı Önaraştırma Raporu, Kurul’un 27.10.2005 70
tarih ve 05-74/997-M sayılı toplantısında görüşülmüş ve İnterfarma,
Johnson&Johnson, Tyco, Çınartaş, Leomed, Endotek ve Sayın Tıp hakkında
4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca soruşturma açılmasına karar
verilmiştir.
- Rekabet Kurulu’nun anılan kararı sonucunda, Kanun'un 43/2. maddesi uyarınca
taraflara soruşturma açıldığına dair bildirim yapılmış ve söz konusu bildirime
cevaben gönderilen ilk yazılı savunmalar alınmıştır.
- Kurul’un 14.4.2006 tarih ve 06-27/322-M sayılı kararı ile soruşturma süresi 6 ay
uzatılmış ve Soruşturma Heyetince tamamlanan 27.10.2006 tarih ve SR/06-22
sayılı Soruşturma Raporu, Kanun’un 45. maddesi uyarınca Rekabet Kurulu’nun 80
tüm üyeleri ile ilgili taraflara tebliğ edilmiş ve aynı maddenin ikinci fıkrası
gereğince haklarında soruşturma yürütülen teşebbüslerden 30 gün içerisinde
ikinci yazılı savunmalarını göndermeleri talep edilmiştir.
- Tyco Sağlık Anonim Şirketi, Leomed Tıbbi Sarf Malzemeleri ve Cihazları Tic. ve
San. Ltd. Şti., Johnson&Johnson Medikal Limited (Ethicon Ltd. Türkiye İrtibat
Bürosu) ve İnterfarma Tıbbi Malzemeler ve Ticaret A.Ş. Kanun’un 45.
maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ek süre talebinde bulunmuşlardır. Rekabet
07-38/410-158
3
Kurulu tarafından son olarak Johnson&Johnson Medikal Limited’in (Ethicon Ltd.
Türkiye İrtibat Bürosu) talebi değerlendirilerek, 23.11.2006 tarih ve 06-85/1084-M
sayılı Karar ile teşebbüse yazılı savunma süresinin bitiminden itibaren 15 gün ek 90
süre verilmiştir. Kurul Kararı neticesinde Johnson&Johnson’a verilen ikinci yazılı
savunma süresi 21.12.2006 tarihinde sona ermiştir.
- Taraflardan Tyco Sağlık A. Ş., Leomed Tıbbi Sarf Malzemeleri ve Cihazları Tic.
ve San. Ltd. Şti., Johnson&Johnson Medikal Limited (Ethicon Ltd. Türkiye İrtibat
Bürosu), İnterfarma Tıbbi Malzemeler ve Ticaret A.Ş., Çınartaş Tıbbi Malzeme
Ticaret ve İthalat A.Ş. ikinci yazılı savunmalarını yapmışlardır. Soruşturma
Raporu’nda yer alan Endotek Sağlık Gereçleri İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret
Ltd. Şti. ve Sayın Tıp Ticaret Sağlık Malzemeleri Pazarlama Ltd. Şti. ise kendileri
ile ilgili yapılan tespit ve değerlendirmelere itiraz etmemişler ve savunma
haklarını kullanmamışlardır. 100
- İkinci savunmalarında birincisine nazaran farklılıklar bulunan teşebbüslerin
savunmalarına yönelik Soruşturma Heyetinin değerlendirmelerini içeren Ek
Görüş Raporu 5.1.2007 tarihinde hazırlanmış, Kanun’un 45. maddesi uyarınca
Rekabet Kurulu’nun tüm üyeleri ile ilgili taraflara tebliğ edilmiştir. - İnterfarma
Tıbbi Malzemeler ve Ticaret A.Ş. üçüncü yazılı savunmalarına ilişkin olarak
Kanun’un 45. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ek sure talebinde bulunmuşlardır.
Rekabet Kurulu tarafından teşebüse 30 günlük ek süre verilmiştir.
- Taraflardan Tyco Sağlık Anonim Şirketi, Leomed Tıbbi Sarf Malzemeleri ve
Cihazları Tic. ve San. Ltd. Şti., Johnson&Johnson Medikal Limited (Ethicon Ltd.
Türkiye İrtibat Bürosu), İnterfarma Tıbbi Malzemeler ve Ticaret A.Ş., Çınartaş 110
Tıbbi Malzeme Ticaret ve İthalat A.Ş. üçüncü yazılı savunmalarını yapmış, diğer
teşebbüsler ek savunma göndermemişlerdir. Teşebbüslerin üçüncü savunmaya
ilişkin 30 günlük süreleri 10.3.2007 tarihinde sona ermiştir.
- Rekabet Kurulu’nun 22.3.2007 tarih ve 07-27/243-M sayılı toplantısında,
yürütülen soruşturma ile ilgili olarak 1.5.2007 tarihinde sözlü savunma toplantısı
yapılmasına karar verilmiştir. Anılan tarihte yapılan sözlü savunma toplantısının
ardından Kurul, 7.5.2007 tarihinde 07-38/410-158 sayı ile nihai kararını vermiştir.
Kurul’un nihai kararı, gerekçeli karar daha sonra tebliğ edilmek üzere 16.5.2007
tarihinde soruşturmaya konu tarafa tefhim edilmiştir.
H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda; 120
1- Endotek Sağlık Gereçleri İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti., Sayın Tıp
Ticaret Sağlık Malzemeleri Pazarlama Ltd. Şti. ve Johnson&Johnson Medical
Limited’in 4054 sayılı Kanun kapsamında ihlal teşkil edecek faaliyetlerinin tespit
edilememesi nedeniyle bu teşebbüsler hakkında açılan soruşturmanın idari para
cezası verilmesine yer olmadığı kararı ile sonuçlandırılması gerektiği,
2- Çınartaş Tıbbi Malzeme Ticaret ve İthalat A.Ş. ve Leomed Tıbbi Sarf
Malzemeleri ve Cihazları Tic. ve San. Ltd. Şti. teşebbüsleri hakkında rekabeti
sınırlayıcı anlaşma yapılarak Kanun’un 4. maddesini ihlal etmeleri nedeniyle
4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca (2006/1 no’lu Tebliğ
07-38/410-158
4
ile değişik) 6.368 YTL’den az olmamak üzere 2005 mali yıl sonunda oluşan yıllık 130
gayrı safi gelirlerinin %10’una kadar para cezası verilmesi gerektiği;
3- İnterfarma Tıbbi Malzemeler ve Ticaret A.Ş. ve Tyco Sağlık A.Ş. hakkında
marka içi rekabeti sınırlama amaç ve etkili dağıtım anlaşmaları ve uygulamaları
vasıtasıyla Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiği; dolayısıyla 4054 sayılı Kanun’un
16. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca (2006/1 no’lu Tebliğ ile değişik) 6.368
YTL’den az olmamak üzere 2005 mali yıl sonunda oluşan yıllık gayrı safi
gelirlerinin %10’una kadar para cezası verilmesi gerektiği
ifade edilmiştir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. İlgili Pazar 140
I.1.1. İlgili Ürün Pazarı
Rekabet Kurumu’na ulaşan ihbar, soruşturmaya taraf bazı teşebbüslerin sütür ve
stapler ihalelerinde rekabeti kısıtlayıcı anlaşma yaptıkları iddiasını taşımaktadır.
Bilindiği üzere, “sütür”, halk arasında ameliyat ipliği olarak da bilinen ve cerrahide
dokuların birleştirilmesi (dikilmesi) amacıyla kullanılan bir ürün grubunun genel
adıdır. Stapler ise, laparoskopik cerrahide (kapalı ameliyatlarda) kullanılan ve
vücut içindeki dokuların kesilip tekrar birleştirilmesine (zımbalanması) yarayan bir
araçtır.
İşlevi ve kullanım amaçları farklı olan bu iki ürün grubunun, ayrı pazarlarda
değerlendirilmesi gerekmektedir. Öncelikle her iki ürün grubunun da içinde yer 150
aldığı tıbbi cihazlara ilişkin mevzuat hakkında kısaca bilgi verilmesinde fayda
görülmektedir.
“Tıbbi cihaz” ve “tıbbi sarf malzemeleri” pazarları çok geniş bir ürün yelpazesini
kapsamakta ve her iki tanım da çoğunlukla birbirinin yerine kullanılmaktadır. Son
yıllarda yayımlanan yönetmeliklerle birlikte, bu iki tanım arasındaki farklılıklar da
belirginleşmeye başlamıştır.
Ülkemizde, tıbbi cihazlara yönelik temel yasal mevzuat, Sağlık Bakanlığı
tarafından hazırlanan ve Avrupa Birliği mevzuat uyumu kapsamında, 13.03.2002
tarih ve 24694 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Tıbbi Cihaz Yönetmeliği ile
13.10.2003 tarih ve 25256 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Vücut Dışında 160
Kullanılan (in-vitro) Tıbbi Tanı Cihazları Yönetmeliği’dir.
Tıbbi Cihaz Yönetmeliği’ne göre tıbbi cihazlar “insanda kullanıldıklarında aslî
fonksiyonunu, farmakolojik, kimyasal, immünolojik veya metabolik etkiler ile
sağlamayan; fakat, fonksiyonunu yerine getirirken bu etkiler tarafından
desteklenebilen ve insan üzerinde bir hastalığın, yaralanmanın, sakatlığın tanısı,
tedavisi, izlenmesi ve kontrol altında tutulması, hafifletilmesi veya mağduriyetin
giderilmesi, anatomik veya fizyolojik bir işlevin araştırılması, değiştirilmesi veya
yerine başka bir şey konulması, doğum kontrolü veya sadece ilaç uygulamak
amacıyla üretilmiş, tek başına veya birlikte kullanılabilen, amaçlanan işlevini
yerine getirebilmesi için gerekiyorsa bilgisayar yazılımı ile de kullanılan ve cansız 170
07-38/410-158
5
hayvanların dokularından da elde edilen ürünler dahil olmak üzere, her türlü araç,
alet, cihaz, aksesuar veya diğer malzemeleri”dir.
Vücut dışında kullanılan (in vitro) tıbbi tanı cihazları ise, insan üzerinde
kullanılmamakla beraber, birtakım hastalıkların teşhisi amacıyla vücut dışına
kullanılan her türlü araç, alet, cihaz, aksesuar ve diğer malzemelerdir.
Bu iki tanım, normalde tıbbi sarf malzemesi olarak kabul edilebilecek ameliyat
ipliği, ameliyat bıçağı, vb. gibi pek çok ürünü tıbbi cihaz tanımı içine katmaktadır.
Tıbbi sarf malzemeleri ise, tıbbi cihaz tanımı dışında kalıp da tıbbi ürün
(farmakolojik ürünler vb. gibi) olmayan; ancak sağlık alanında kullanılan, pamuk,
gazlı bez v.b. gibi değişik ürün gruplarını kapsamaktadır. 180
Tıbbi cihazlar ile tıbbi sarf malzemeleri arasındaki temel fark, söz konusu iki
Yönetmelik ile tıbbi cihazlara getirilen Avrupa Birliği Ortak Standardı (CE)
belgesini bulundurma zorunluluğudur.
CE uygulamasının başlamasıyla, özellikle sütür gibi ürünlerde ithalatın hızla
artmış ve pazar payları, yerli üreticilerin aleyhine değişmeye başlamıştır. Öte
yandan, sektör yetkilileri ile yapılan görüşmelerden edinilen izlenim, CE
uygulamasının başlamasıyla ülkemize hücum eden çoğunluğu uzak doğu
menşeili ürünlerin, ilk dönemlerde, pazardaki yerli ürünler ile kaliteli ithal ürünlerin
pazar paylarını sarstığını ancak, bu ürünlerin kalitesizliğinin anlaşılmaya
başlanmasıyla, bu rekabetçi gücün özellikle kaliteli ithal ürünlere karşı kırılmaya 190
başladığı ve piyasanın tekrar dengelenmeye başladığı yönündedir.
Yüzlerce alt gruba ayrılabilen sütürde pazarın ürünün nitelikleri, fiyatı ve tüketici
tercihleri doğrultusunda geleneksel ve modern olmak üzere ikiye ayrıldığını
söylemek mümkündür.
Geleneksel ürün gruplarını; ipek, katgüt, pamuk, çelik, naylon, polyester ve
polypropilen malzemeden üretilen ve geçmişten günümüze kullanılan sütürler
oluşturmaktadır.
Fiyatları nispeten uygun olan geleneksel ürünler; cerrahinin bazı ihtiyaçlarını
karşılayamıyor olmaları ve birtakım risklerinin tespit edilmeye başlanması
nedeniyle yerlerini modern (sentetik kaplı) ürünlere bırakmaktadır. 200
Özellikle CE uygulaması sonrasında yerli firmaların ürettiği ürünlerin yerini ucuz
ithal ürünler almaya başlamıştır.
Hâlihazırda geleneksel ürünlerde pazarın %70’inin ithal ürünlere, %30’unun ise
yerli firmaların ürünlerine ait olduğu tahmin edilmektedir.
Modern ürünlerin en önemli özelliği kullanılan sütürün vücutta erimesidir. Ayrıca
farklı kimyasal bileşimlerde ve farklı özelliklerde sentetik ürünler bulunmaktadır.
Modern sütürler özellikle göz, kalp-damar, bazı kanser vakaları, kadın doğum ve
genel cerrahinin ağır ameliyatlarında tercih edilmektedir.
Ülkemizde modern ürünler pazarında faaliyet gösteren başlıca markalar, Tyco,
Braun ve Johnson&Johnson’un ürettiği ve İnterfarma firmasınca Türkiye’ye ithal 210
edilen Ethicon’dur.
07-38/410-158
6
Tıbbi cihaz pazarının bir diğer alt kolu, laparoskopik ve mekanik cihazlar
pazarıdır. Laparoskopi terimi, kapalı ameliyat uygulamasına dayanmaktadır.
Laparoskopik ürünler, genel olarak görüntüleme sistemi vasıtasıyla kapalı
ameliyat yapmada kullanılan ürünlerin genel adıdır. Kapalı ameliyat yoluyla
dokuların kesilmesi ve birbirine zımbalanmasına yarayan stapler ürün grubunun
dahil olduğu mekanik ürünler grubunda da ithal ürünlerin ağırlığı söz konusudur.
Önaraştırma ve soruşturma sırasında, hastanelerden temin edilen ihale
bilgilerinin de incelenmesi sonucunda, stapler ürün grubu için açılan ihalelerde
sadece Tyco ve Ethicon’un bayilerinin teklif verdikleri, sütürle ilgili olarak açılan 220
ihalelerde ise Tyco ve Ethicon’un teklif verdikleri ürün gruplarında teklif sunan
firma sayısının dördü geçmediği ve bu ihalelerde teklifleri en avantajlı fiyatlar
olmadığı halde, genellikle Tyco veya Ethicon’un en ekonomik teklif olarak kabul
edildiği gözlenmektedir. Bu durum da esasen, Tyco ve Ethicon markalarının
tüketicinin gözünde, diğer markalardan ayrıştığına işaret etmektedir.
Yukarıda yer verilen bilgilerin ışığında, sütür ve stapler alım ihalelerinde
soruşturma tarafı teşebbüslerin ürünlerinin fiyatı, nitelikleri, kalitesi ve tüketici
tercihleri açısından diğer ürünlerden ayrıştığı göz önünde bulundurularak, ilgili
ürün pazarları “sentetik örgülü (modern) sütür pazarı ve tıbbi stapler pazarı”
olarak belirlenmiştir. 230
I.1.2. İlgili Coğrafi Pazar
Modern sütür ve staplerin, homojen arz ve talep koşulları bakımından ülke
genelinde alınıp satılabiliyor olması sebebiyle ilgili coğrafi pazar, “Türkiye
Cumhuriyeti” olarak tespit edilmiştir.
I.2. Hakkında Soruşturma Yapılan Teşebbüsler
I.2.1. İnterfarma Tıbbi Malzemeler ve Ticaret A.Ş.
1967 yılında Ankara’da kurulan İnterfarma; tıbbi ve cerrahi ürünler alanlarında 240
mümessillik, ithalat, dağıtım (pazarlama ve satış) ve üretim faaliyetlerinde
bulunmaktadır. İdare merkezi Ankara’da bulunan İnterfarma’nın Ankara, İstanbul,
İzmir, Antalya ve Adana illerinde bölge müdürlüğü ile Türkiye genelinde toplam
110 adet bayisi mevcuttur. İnterfarma’nın temsilciliğini yürüttüğü yabancı
firmalardan bazıları; Johnson&Johnson, Smith&Nephew, BSN Medical SA,
Laboratoires Anios, Dycem, LP Wellsheng ve Brown Medical’dir.
I.2.2. Johnson&Johnson Medikal Limited
1886 yılında kurulan J&J; tüketici, eczane ve diğer medikal pazarlara yönelik
olarak çok sayıda medikal malzeme üreten bir şirkettir. 57 ülkede faaliyeti 250
bulunan J&J’in 2005 yılı toplam satışları 50.500.000.000 ABD Doları’dır. Toplam
115.700 kişi çalışanı bulunan şirket, sütür ve stapleri de içeren binlerce ürünü 19
ürün kategorisi altında üretip dünya çapında pazarlamaktadır. Türkiye’deki
faaliyetlerine 1984 yılında İnterfarma ile yaptığı sözleşme çerçevesinde başlayan
J&J, 1996 yılında bir irtibat bürosu açmıştır.
07-38/410-158
7
I.2.3. Tyco Sağlık A.Ş.
Elektronik, yangın söndürme, güvenlik, petrokimya, mühendislik ürünleri ve sağlık
ürünleri alanında faaliyet gösteren Amerikan Tyco International Şirketi’nin %100 260
yabancı ortaklı yavru şirketi olan Tyco, 1999 yılında Türkiye’de Tyco ürünlerinin
distribütörlüğünü yürüten ve aynı zamanda kendi fabrikasında şırınga üretimi
yapan Tıp-Set firmasının devralınmasıyla kurulmuştur. Tyco’nun ürün
yelpazesinde Auto Suture, Kendall, Mallinckrodt, Nellcor, Puritan Bennett, United
States Surgical, Valleylab ve diğer markalar altında satılan tıbbi sarf ve gereçler
ile çeşitli ilaçlar bulunmaktadır. İstanbul, Ankara ve İzmir ofislerinde faaliyetlerini
sürdüren şirketin toplam bayi sayısı yaklaşık 260 olup bunlardan bazıları fiili
olarak ihale bazında şirketin yetkili satıcısı durumundadır.
I.2.4. Çınartaş Tıbbi Malzeme Ticaret ve İthalat A.Ş. 270
Bursa’da faaliyet gösteren Çınartaş; her türlü tıbbi malzemenin, eczane ve
hastane levazımatının, laboratuar aletlerinin, kimyevi ve sınai eczaların alım,
satım ve ithalatını yapmaktır.
I.2.5. Leomed Tıbbi Sarf Malzemeleri ve Cihazları Tic. ve San. Ltd. Şti.
Bursa’da faaliyet gösteren Leomed, tıbbi sarf malzemeleri alım ve satımı ile
iştigal etmektedir. Şirketin, Uludağ Üniversitesi Kampüsü’nde ve İzmir’de birer
şubesi bulunmaktadır.
I.2.6. Endotek Sağlık Gereçleri İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited 280
Şirketi
İzmir’de bulunan Endotek; Çanakkale, Balıkesir, Manisa, İzmir, Aydın, Uşak ve
Afyon illerinde Tyco’nun ana bayiliğini yürütmektedir.
I.2.7. Sayın Tıp Ticaret Sağlık Malzemeleri Pazarlama Ltd. Şti.
Sayın Tıp, İnterfarma (Ethicon), Braun, Sasan, Sea, Era ve Atasan gibi tıbbi
cihaz ve sarf malzemesi üreticisi ve ithalatçısı firmaların İzmir bayiliğini
yapmaktadır.
I.3. Yapılan Tespitler ve Elde Edilen Deliller 290
I.3.1. İnterfarma’ya İlişkin Tespitler ve Elde Edilen Deliller
I.3.1.1. Marka İçi (Dikey) Rekabete İlişkin Tespitler
- Nihai Satış Fiyatı ve Diğer Satış Koşullarının Tespiti
a. İnterfarma’nın Yetkili Satıcılık Sözleşmesi’nin 10. maddesi’nde,
“İnterfarma, stratejik göreceği durumlarda, ihalelere Yetkili Satıcı’nın
girmesine rağmen ihalede verilecek fiyatları tespit etme veya ihalenin
kazanılması için Yetkili Satıcı’nın bölgesindeki veya hastanesindeki
07-38/410-158
8
ihaleye Yetkili Satıcı’nın hakkı gözetilerek girme hakkına sahiptir.
İnterfarma’nın ihaleye girmesi halinde, Yetkili Satıcı taraflarca yazılı
olarak kararlaştırılan komisyonu tahsilattan sonra alacaktır.” 300
hükmü yer almaktadır.
b. 26.10.2004 tarihli Yönetim Kurulu Üyesi Zafer YOLCU tarafından Enis
PENDAR ve Levent İLBAY’a gönderilen e-postada;
“Arkadaşlar dünkü telekonferansta konuştuğumuz üzere, yapacağımız
bayii ziyaretlerinde aynı mesajı vermemiz son derece önemlidir. Bu
konuda aşağıdaki mesajların verilmesi kanımca uygun olmakla beraber
katkılarınız olursa ekleme/çıkarma yapabiliriz.
Verilmesi gerekli mesajlar:
1. Tüm bayilerin hem J&J hem de IF'nın [İnterfarma’nın] etik kurallarına 310
uyması gerekmektedir.
2. Bundan sonra bayilerin ihalelerde son fiyatları kendilerinin atması
uygulaması geçerli olmayacak, fiyatlandırmaya müdahale edeceğiz.
Son fiyatlar ve bayilerin marjları önceden hazırlanacak ve atılması
gerekli fiyatlar ekiplerle birlikte bölgeler tarafından tespit edilecek ve
bayiler tarafından tartışmasız uygulanacaktır.
3. Bazı durumlarda daha az kar edilmesi gerekse bile (rekabetten
dolayı, ihaleyi kaçırmamak için vb. stratejik nedenlerle) kar marjının adil
bir biçimde taraflar arasında dağılmasına özen gösterilecektir.
4. Tüm ülkede tek fiyat uygulamasına geçilecek fiyatlandırmalar adete 320
ve vadeye göre değişkenlik gösterebilecektir. Ancak bu sistem yeterli
rekabet edilebilmesi açısından belli bir elastikiyete sahip olacaktır.
Adaletsiz fiyatlandırma ve/veya bayii ayırımı yapılmayacaktır.…..”
ifadesi yer almaktadır.
c. 24 Aralık 2004 tarihinde Damla AYTOLAN’dan Levent İLBAY’a gönderilen ve
emre@; cengiz erol; zafer yolcu; peri özeren’ede bilgi verilen ve
“son fiyat 2004 devlet ihale” konulu e-postada;
“sn levent ilbay
Isparta Devlet Hastanesinin ihalesine bayinin riskini azaltmak için
Antalya interfarma olarak girmiş bulunmaktayız. ekte interfarma ve nsn 330
medikal'in fiyatları bulunmaktadır, aradaki fark bayinin komisyonu olarak
konuşulmuştur bilgilerinize sunulur.”
ifadesi yer almaktadır.
d. 6.7.2005 tarihli “İhaleye verilecek satış fiyatları hk...”konulu Ebru Çapraz
tarafından Aylin ALTINSU’ya ve bilgi için de ufukg@;
cengiza@; Zafer Yolcu; Levent Ilbay’a gönderilen e-postada
aşağıdaki metin yer almaktadır:
“Aylin,
07-38/410-158
9
M1.0301.1005.P ve M1.0301.1505.P için satış fiyatları sadece bu
ihaleye özel aşağıdaki gibidir. Levent Bey döndüğünde bu fiyatları tekrar 340
gözden geçiririz.
Eğer ihale için proforma girmen şartsa lütfen haber ver fiyatları o zaman
Unity’e açacağım.
Bu ihalede verebileceğin satış fiyatları ;
M1.0301.1005.P (…) YTL / ADET
M1.0301.1505.P (…) YTL / ADET
Bol satışlar...
Ebru ÇAPRAZ
Raporlama Uzmanı İnterfarma A.Ş. Bilgi işlem Dept.”
e. 21.06.2005 tarihli Ebru ÇAPRAZ tarafından Cengiz ALKIŞ’a gönderilen diğer 350
bir e-postada aşağıdaki metin yer almaktadır:
“Sn. Cengiz Alkış,
İlgili fiyat analizi ekte dikkatinize sunulmuştur. Analize göre aşağıda belirtilen
fiyatların verilmesi durumunda karlılık oranı düşmekle birlikte herhangi bir zarar
etme durumu söz konusu olmadığı görülmüştür. Bu nedenle aşağıdaki fiyatların
verilmesinde bir sakınca bulunmamaktadır.
Stok Kodu Talep Edilen Satış Fiyatı ADET/YTL T alep Edilen Satış Fiyatı
Karlılığı %
01 W3204 (…) (…) % 360
01 W3213 (…) (…) %
26 LT100 (…) (Proforma faturadaki indirimli fiyat) (…) %
Saygılarımla
Ebru ÇAPRAZ Raporlama UzmanıİNTERFARMA A.Ş.BİLGİ İŞLEM DEPT.”
f. 7.6.2005 tarihinde Derya İLHAN tarafından cengiza@
adresine ve bilgi için de [deryai@] 'Zafer Yolcu'; 'Levent Ilbay';
'Ebru ÇAPRAZ'a “26 LT200 Satış Fiyatı hk...” konulu gönderilen e-postada 370
aşağıdaki metin yer almaktadır:
“Sn. Cengiz Alkış,
02.06.2005 tarihli İKS.YF.11/03 numaralı iç yazışmaya istinaden 26
LT200 malzemesinin fiyat analizi aşağıdaki gibidir.
İzmir Bölge tarafından bu malzeme yazışmada (…) (ADET/USD)
fiyatından satılmak istenmektedir.
Bu malzeme KATGUT grubundadır.
Döviz kuru 07.06.2005 tarihindeki kur esas alınmıştır. 1 USD = 1.3692
YTL’dir.
ADET/ USD 380
FOB FİYATI = (…)
FOB *1.12 = (…)
MAX.SATIŞ FİYATI = (…)
07-38/410-158
10
EN AZ FİYAT = (…) (Katgut grubunda olduğu
içinen fazl %36 indirim yapıldığında
elde edilen fiyattır.)
60 GÜN VADE FİYATI = (…) (Katgut grubunda olduğu için 60
gün vadeli satışta en fazla %30 indirim
yapıldığında elde edilen fiyattır.)
ORTALAMA MAL,İYET = (…) 390
%36 İNDİRİMLİ FİYAT ÜZERİNDEN SATIŞ GERÇEKLEŞİRSE ; %28
KARLIK GERÇEKLEŞİR.
%30 İNDİRİMLİ FİYAT ÜZERİNDEN SATIŞ GERÇEKLEŞİRSE ; %34
KARLIK GERÇEKLEŞİR.
TALEP EDİLEN FİYAT ÜZERİNDEN SATIŞ GERÇEKLEŞİRSE ; %30
KARLIK GERÇEKLEŞİR.
Saygılarımla,
Derya İlhan
Unity Destek UzmanıİNTERFARMA A.Ş.BİLGİ İŞLEM DEPT.” 400
g. 18.7.2005 tarihinde Cengiz ALKIŞ tarafından Harun Doğrul’a iletilen
“proforma” konulu e-postada;
“Harun Bey
Marmara Nükleer A.Ş. için NPR 14 için (…) yerine (…) fiyat verebiliriz.
(Avrupa’da ki fiyatımız) bu fiyat bizi kurtarıyor. Yeni fiyatı verebilirsek
çok teşekkür ederim.”
Ifadesi yer almaktadır. 410
h. Damla AYTOLAN [damlaa@] tarafından 14.7.2005 tarihinde
Deryai@ adresine gönderilen ve bilgi için de levent ilbay;
cengiza@‘a iletilen “ihale fiyatlandırılması” e-postada;
“Derya hn
Sarıya boyalı bölgeleri inceleyip cengiz alkışa en kısa sürede
dönerseniz memnun olurum.”
denilmekte ve ek olarak gönderilen kısımda ise aşağıdaki tablo yer almaktadır.
İ HAL
E
S.NO STOK KOD
MALİ YE
T
MALİ Y
ET
+30%
M+30%
TOPLAM
İ HALE
Fİ YATI
İ HALE Fİ Y
TOPLAM
65 01 MS0002 (…) (…) (…) (…) 1.322,00
74 02 4987 (…) (…) (…) (…) 570,00
85 01 W3435 (…) (…) (…) (…) 2.250,00
86 01 W9964 (…) (…) (…) (…) 7.900,00
87 01 W9974 (…) (…) (…) (…) 3.500,00
07-38/410-158
11
88 01 W9141 (…) (…) (…) (…) 2.328,50
89 01 W9231 (…) (…) (…) (…) 4.956,00
90 01 W9246 (…) (…) (…) (…) 2.217,90
91 01 W742 (…) (…) (…) (…) 1.258,80
92 01 W295 (…) (…) (…) (…) 1.343,10
93 01 W8026T (…) (…) (…) (…) 4.698,90
94 01 W8549 (…) (…) (…) (…) 1.541,70
96 01 PMN3 (…) (…) (…) (…) 3.654,50
36.061,74 37.541,40
ı. 3 Temmuz 2003 tarihinde Peri OZEREN den sbekir@; 420
ebatur@ adreslerine ve bilgi için de UDERELI@;
Levent@ e gönderilen “RE: EndoANCHOR Lansmani” konulu
mailde yer alan metin aşağıdaki gibidir:
“Sevgili Selma,
Bu çok güzel bir gelişme sipariş verebilme aşamasına geldiğimize göre
ihale listelerine de bakabiliriz, toplu çıkan fıtık stapler ihalesinde aniden
malı bir verebilirsek rakipler herhalde oldukça şaşırır. Ürünle ilgili
şartname yollar mısın.Sağlık Bakanlığına gidecek olan dosya için evrak
ve büroşürleri bekliyorum.
Peri ÖzerenSatış Pazarlama Direktörü” 430
i. İnterfarma Satış Direktörü ve Adana Bölge Müdürü ile yapılan görüşmede
raportörlerin “bayilerin ihalelere sunacağı fiyatlar nasıl belirlenmektedir? Bayilerin
çok yüksek veya düşük fiyat sunması mümkün müdür?” sorusuna karşıu
sözkonusu kişi; bayilerinin kendi ticari özgürlükleri olmakla beraber, firmalarının
istikrarlı imajını korumak adına bayilerle yapılan sözleşme gereği, İnterfarma’nın
stratejik göreceği durumlarda ihalede verilecek fiyatları tespit etme yetkisinin
bulunduğunu belirtmiş, normal durumda, bayinin İnterfarma’dan almış olduğu
proforma fiyat teklifinin üzerine kendi işletme karını da koyarak ihaleye sunacağı
teklifi belirlediğini, bu fiyatın her yıl yayınlanan Bütçe Uygulama Talimatı ile
belirtilen fiyatların üzerine çıkamadığını belirtmiş ve bayinin çok yüksek veya çok 440
düşük fiyat sunmasının, firmalarının imajını sarsacak duruma ulaştığında bayiye
sözleşmeden kaynaklanan ciddi yaptırımların uygulandığını ifade etmiştir.
j. J&J’den Enis PENDAR tarafından 15.10.2004 tarihinde saat 16:27’de
Interfarma’dan Levent İLBAY ve Zafer YOLCU’ya gönderilen “Meeting Minutes”
konulu elektronik posta iletisinde aşağıdaki ifadelere yer verilmiştir.
“Sevgili Levent Bey, Zafer bey,
Öncelikle dünkü verimli uyumlu toplantı için teşekkür ederim.
Christophe kendisine gönderdiğiniz notu benimle paylaştı, itibarınıza
teşekkür ederim.
Uyumlu ve etkili günleri görüyorum önümüzde. 450
J&J irtibat ofisi olarak tek rolümüz, IF'nın Ethicon için distribütörlük
07-38/410-158
12
görevini bu marka açısından daha etkili yapabilmesine yardımcı
olmaktır. Bu prensipten hareketle dün rol belirlemesi üzerinde özellikle
durdum.
Toplantı notları aşağıdadır:
ROL BELIRLEMESİ:
*Ethicon ekibinin rolü, Ethicon Pazarlama&Satış becerilerini ortaya
koymak, stratejik pazarlama ve satış yönlendirmesi vermek, ameliyatta,
sunumlarda, toplantılarda itibar ve talep yaratmak, işbirliği liderliğidir.
*Interfarma kilit kadrosunun rolü, bunların Türkiye pazarına etkin 460
düzeyde uygulanması, hastane ve satış ekibi yönetimi, fiyatlandırma
yönetimi, bayi yönetimi, mal akışı ve tahsilat yönetimi, işbirliği liderliğidir.
* Bayilerin rolü, Interfarma'nın kendilerine ihale ettiği bölgelerde çözüm
aracı olmaktır.
(Bu doğrultuda lansman sonrasında ekibinize verdiğiniz mesajları ben
de ekibimle büyük memnuniyetle paylaştım )
YENI FIYAT SISTEMİ
*Salı günü Airport Hotel toplantısıyla sonuçlandırılacak, en kısa
zamanda bir eğitim toplantısıyla uygulamaya geçilecek.
*BUT'ün liste fiyatlarını yansıttığı, ülkeye ve hastanelere ve rolü olan 470
herkese adil yeni bir fiyat listesine geçilecek
*Son faturalayan marjı - IF ofisi veya bayi olsun - belirlenecek
*Nakit akışını hızlandırmak için, tahsilât hızı hen bayi hem IF ofisleri için
özendirici ve performans kriteri olacak
*Peri Özeren fiyatlandırma yönetiminin pivot kişisi olacak
IF SATIŞ MÜDÜRLERİ
*HALİHAZIRDA BU KONUDAKİ 4 BÜYÜK İLDEKİ BOŞLUKLAR HIZLA
GİDERİLECEK. Enis istenirse recruitment'da katkıda bulunacak.
SORUMLULUK BELIRLEMESİ
*Hastane bazında bir tabloyla bayi, IF müdür, eleman, Ethicon müdür, 480
eleman bir tabloda özetlenecek
MEVZUAT YÖNLENDIRME
*Bu konuda Levent/Enis/Zafer yeni sorumluluk üstleneceklar
*Harun Doğrul'un bu kapasitede becerilerine uygun konumlandırması
değerlendirilecek
HIZA ÖNEM VERİLECEK!! Saygılarımla. Enis.”
- Bölge İhlalleri ve Pasif Satışların Kısıtlanması:
a. Tyco Sağlık A.Ş.’de yapılan yerince incelemeler esnasında elde edilen ve
21.3.2003 tarihinde “bölge ihlallerinin önlenmesi”ne yönelik olarak bayilere
gönderildiği anlaşılan İnterfarma’nın antetli kağıdına basılı ve İnterfarma kaşesi 490
ile İnterfarma Ankara Bölge Müdürü Tamer SELEN imzalı yazıda;
“Sayın Bayii,
07-38/410-158
13
Ekte tarafınıza göndermiş olduğumuz taahhütnamenin imzalanıp
kaşelenerek en geç bu akşama kadar önce faxla bildirilmesi, daha
sonra orijinalinin kargoya verilerek tarafımıza ulaştırılması yönünde
katkılarınızı bekler, gereğini bilgilerinize arz sunarız”
ifadesi yer almakta, söz konusu yazı ekinde yer alan ve İnterfarma’nın Nevşehir
- Kırşehir bayisi Kapadokya Medikal tarafından kaşelenip imzalanarak
İnterfama’ya geri gönderildiği anlaşılan taahhütnamede ise;
“İnterfarma Tıbbi Malzemeler S Tic.A.Ş.nin bayisi olarak 500
çalışmaktayım.
Bayi olarak bulunduğum Nevşehir-Kırşehir bölgesi/kenti-kentleri beni
satış yapacağım alandır.
İnterfarma A.Ş.den almış olduğum ETHİCON LTD. ürünü tıbbi
malzemeleri yukarda belirlenmiş bölge dışında satmayacağım ve
satılmasına vasıta olmayacağım.
Ethicon Ltd. ürünü tıbbi malzemeleri, 3. kişilere sadece
benim/firmamın bayilik alanı içinde satmaları kayıt ve şartıyla
satacağım.
Gerek doğrudan veya gerekse dolaylı olarak bölgemin dışında mal 510
satılmasından doğrudan sorumlu olduğumu kabul ediyorum.
Benim/firmamın İnterfarma A.Ş.den almış olduğu Ethicon Ltd. ürünü
tıbbi malzemeler benim vasıtamla veya benim satış yaptığım 3. kişi
vasıtasıyla bayiliğini üstlendiğim bölge dışında satılırsa;
Bölge dışında satışa konu olan malın fatura bedelinin 5 katı tutarı olan
parayı,
Ayrıca bölge ihlali sonucunu doğuran satışlar nedeniyle Kadıgil Hukuk
Bürosunun yapmış olduğu tüm giderleri ve ücreti, vekaleti ödemeyi
kabul ve taahhüt ediyorum.
Bölge ihlali olarak değerlendirilen satış yöntemini bir takvim yılı içinde 520
(Benim veya firmamın) ikiden çok tekrarladığının ispatlanması
durumunda bayiliğimin hiçbir gerekçe gösterilmeden ve herhangi bir
uyarıya gerek kalmadan, derhal fesih edilmesini de kabul ve taahhüt
ediyorum.”
ifadeleri yer almaktadır.
b. Levent Ateş [leventates61@] tarafından 17.09.2003 tarihinde
mcananog@ adresine ve bilgi için de ebatur@;
ekadigil@; ependar@; harun@;
levent@; mozturk@ ; OCILINGI@;
OKARADEN@; tamers@interfarma. ’ya gönderilen “BOLGE 530
KACAKLARI” konulu e-postada aşağıdaki bilgiler yer almaktadır:
“Bölgemiz dahilinde 2003 yılı içinde yaptığımız yoğun çalışmalar ve
yeni açtığımız Ordu Şubemiz ile birlikte irili ufaklı tüm hastanelere
eforumuzun tamamını Ethicon için sarf ederek çalışmaktayız.Sis Tıbbi
Malzemeler ltd.Şti olarak yıllık ciromuzun yaklaşık %(…)'i Ethicon
07-38/410-158
14
ürünlerinin şatışı ile gerçekleşmektedir.Bu yüzden Ethicon ürünlerinin
bizler için ne kadar önem taşıdığı da ortadadır.
Bir bayi olarak görevimizin ürün tanıtmak, tanıtılan ürünlerin ihalesini
hazırlamak, hazırlanan ihaleyi almak,alınan ihalenin tahsilatını ve 540
hastaneye verilen ürünlerin kullanımını hızlandırmak,rakip ürünler
hakkında distribitörümüze ve Johnson@Johnson 'a bilgi transferini
sağlamak olduğunu biliyoruz.
Bu yıl içinde yeni ihale kanununun henüz iyi ve tam
anlaşılamamasının verdiği tüm olumsuzluklara rağmen bölgemizde
uygun fiat veya tercihle hiç bir ihaleyi kaybetmedik (Ordu Devlet
Hastanesi,Gümüşhane Devlet Hastanesi,Artvin Devlet,Rize
Devlet,Farabi Hastanesi,SSK Trabzon,SSK Borçka ).Bundan sonra
ihalelerini çıkarmayı planladığımız ve bundan dolayı da önceden
depomuza çektiğimiz ürünler (SSk trabzon hastanesi ,Bayburt Devlet 550
ve Farabi Hastanesi için ) de vardır.
Tüm bu güzel ve heyecan verici gelişmeleri takip ederken maalesef
önümüze çıkan kaçak ürün yada kaçak zannettiğimiz ürünlerin
bölgemiz dahilinde satışı engelini aşamamaktayız.Son yapılan
İnterfarma Bölge Bayileri Toplantısı-Abant 2003 de bizlere imzalatılan
Bölge Dışına Çıkılamaz Taahhütnemesi ni inanın heyecanla
imzalamıştık.Maalesef yine herşeyin atılan bir imzadan ibaret
olduğunu ve düşünülen bu sistemin de çözüm olmadığını üzülerek
gördük.
Bu yıl içinde içerisinde kaçaklarla ilgili problemleri sizlere 560
bildirdik.Ancak son bir ay içerisinde:
SSK Ordu Hastanesi-Monocryl- 20 kutu-Çepaz SSK Çayeli Hastanesi-
Rapide Vicryl-20 kutu-Rize Medikal SSK Borçka Hastanesi-Ethibond-
60 kutu-Kürşat Medikal SSK Borçka Hastanesi-Vypro Mesh-30 Adet-
Kürşat Medikal SSK Borçka Hastanesi-PHS-30 adet-Kürşat Medikal
Ordu Devlet Hastanesi-Surgicel-20 kutu
Ve en son 15.9.2003 tarihli Trabzon Numune Hastanesinde yapılan ve
tüm alt yapısı şartname ve tercih raporlarını şimdiden
hazırladığımız,ihale öncesinde hekim yatırımlarını yaptığımız özel
ürünlerin tümüne üç-dört firma tarafından fiat atılmıştır. Bu nedenle 570
hem hastanenin gözünde hemde çalıştığımız hekimlerin gözünde
güvenilirliğimizi ve ciddiyetimizi kaybetmiş bulunuyoruz. Bizlerin
emeğe saygısızlık dediğimiz noktada firmaların fırsattan istifade
ederek para kazanmaları ve bizi maddi ve manevi zor duruma
sokmalarını hazmedememekteyiz.
Kendi içimizde yaptığımız toplantıda ihale hazırlama aşaması ve tüm
süreçleri düşündüğümüzde güvendiğimiz rakipsiz ürünlerin bile artık
üç-dört firma tarafında fiatlandırılması bizi iyice karamsarlığa
sürüklemiştir. Hatta çok zor duruma soktuğumuz rakip TYCO bayisinin
bile yerel Trabzon firmalarına ETHICONU nerelerde bulabilecegi 580
yolunda telkinler verdiğini ve bu malxemeleri temin ettirdigini bile
biliyoruz.
07-38/410-158
15
Kendimizi anlatmaya caliştığımız bu yazımızda ETHICON markasinin
bu kadar pazara düşmesinin engellenmesini ve ürüne sahip çıkılarak
kaçakların önlenmesini sizlerden beklemekteyiz
Saygilarimizla.”
c. 17.9.2003 tarihinde Mehmet ÖZTÜRK (mozturk@) tarafından
leventates61@ adresine ve bilgi için de ebatur@;
ekadigil@; ependar@; harun@; levent@
; OCILINGI@; OKARADEN@; tamers@ 590
; mcananog@; istanbul@interfarma.
adreslerine gönderilen cevabi yazıda;
“Sayın Levent Bey,
Bizim için çok önemli olan bu tarz bir konuda gösterdiğiniz sabır, iyi
niyet ve geribesleme için size çok teşekkür ediyorum. Bu tür konuları
sonuçlandirabilmek için bizlerde ciddi çabalar sarfediyoruz. Hep beraber
bu iletişim gücümüzle, kalitemiz ve ısrarımızla bu tür olayları
bitireceğimizden eminim. Lütfen bu iletisim gücünüzü ve sağduyunuzu
koruyunuz. 600
Bu konuyla ilgili Murat bana gereken bilgileri bu akşam verecek ve
muhtemel İstanbul dan gelebilecek kanallari bloke etmek için ciddi bir
çaba sarfedeceğimizden lütfen emin olunuz. Murat en kısa sürede
bölgeye gelerek, yetkililerle yerinde ve ikna edici görüşmeler yapacaktır.
Hep beraber iddalı bir takim olarak bu olayin üstesinden
gelebileceğimize inanıyorum. İletişim halinde olalım ve olayı yakından
takip edelim.
Size ve Hakan'a ETHICON adına gösterdiğiniz iddalı ve sonuç getiren
çalismalarınızdan dolayi teşekkür ediyorum. Sizin gibi yaptiğı işi bilen ve
kaliteli bir ekiple çalisiyor olmak bize fazlasiyla güven veriyor. Lütfen bu 610
başarınızı devam ettiriniz.
Mehmet Öztürk Bölge Satış Müdürü J&J Medical Turkey ETHICON
FRANCHISE - EPD”
İfadeleri yer almaktadır.
d. İnterfarma Satış Direktörü ve Adana Bölge Müdürü ile yapılan görüşmede;
raportörlerin, “Bölge müdürlüklerinin proforma sisteminde tabi oldukları
sınırlamalar nelerdir?” sorusuna karşılık sözkonusu kişi; proforma sistemine
girme yetkisine sahip olan kişilerin, kendi bölge müdürlüklerinin sorumlu olduğu
hastane ve bayiliklere fiyat vermekle yükümlü olduğunu, herhangi bir satış 620
temsilcisi, sistemden fiyat almak istediğinde, sistemin sadece söz konusu satış
temsilcisinin sorumlu olduğu bölge ve hastaneye ilişkin fiyat teklifi almasına
imkan verdiğini ve bu vasıtasıyla, satış temsilcilerinin ve bölge müdürlüklerinin
bölgeleri dışındaki hastane, firma ve bayilere fiyat vermesinn engellendiğini ifade
etmiştir.
Raportörlerin, “bir hastane, kendi bölgesi dışındaki bir bayiden ürün almak
isterse ne tür bir uygulamayla karşılaşmaktadır?” sorusuna karşılık ise, Peri
07-38/410-158
16
ÖZEREN; esasında böyle bir şekilde ürün satışının yapılmadığını belirtmiş;
sisteme bu bilgi geldikten sonra, ya bölge müdürlükleri tarafından ya da o
bölgenin yetkili bayisi tarafından satışın gerçekleştirildiği ifade edimiştir. Peri 630
ÖZEREN ayrıca, firmalarının bu konuda tüm Türkiye çapında çok dikkatli
olduğunu vurgulamıştır.
e. Kaçak satışlara ilişkin olarak elektronik ortamda bulunan bir belgede yer alan
ifadelere aşağıda yer verilmiştir:
“KONU: Bölgemiz içerisine yapılan kaçak tabir edilen satışlar.
Sis Tıbbi Malzemeler olarak çalışma zamanımızın %95’e yakınını
Ethıcon ürünlerine ayırmaktayız, bundan da zevk ve gurur duymaktayız.
Bizler kendimizi İnterfarma ve Johnson &Johnson’ın tam bir iş ortağı,
uzantısı olarak görmekteyiz. Tüm yatırımlarımızı ve istihdam ettiğimiz
arkadaşlarımızı Ethıcon satışlarımıza, pazarı büyütmeye ve var olan 640
pazardaki payımızı arttırmaya yönelik planlamaktayız.
Sizlerden gerek toplantılarda gerekse çalışan arkadaşların bölge
ziyaretlerinde gerekli satış stratejilerini ve pazar paylarını almaktayız
(kendimizin nerede olduğunu görmek için) Biz bu stratejilerden fazla
sapmayarak hedeflerimizi gerçekleştirmek için kendi bölgemiz içinde bir
takım atraksiyonlar yaparak geniş olan ürün yelpazesini piyasa rekabet
koşullarına göre değerlendirilerek hastane –farklı strateji-farklı ürün
yöntemini uygulamaktayız.
Bu uygulamayı 2002-2003 yılında satışlarımıza baktığımızda artan özel
ürün satışı yükselen pazar payımız satış yaptığımız hastane sayısının 650
artması gibi değerlendirme kriterleriyle doğrulayabiliriz
Bizim işimizdeki zamanın doğru kullanımının satış üzerindeki etkisini
düşündüğümüzde gerek İnterfarma gerekse Johnson &Johnson ekip
arkadaşlarımızla bu dönemde projeleri değil, bizim çok saçma ve
mantığımızın almadığı kaçak tabir edilen satışları konuşmamız,
kaynağını araştırmamız bizi hem maddi hem de manevi olarak
yıpratmaktadır. Dolayısıyla konsantremizi bozmaktadır.
Şirket olarak bu kaçakların önlenemeyeceğini artık kesinlikle kabul ettik
ve hangi üründe olduğunu tartmak için artık küçük miktarlarda ürün
yazdırıp oradanda kaçak olmadığını test edip büyük alımlarda 660
yazdırabiliriz projesini uygulamaktayız. Ayrıca bizim ürünlerimize fiyat
atan yerel firmalar tek tek gezip onlara bu ürünlere fiyat atmamaları bu
ürünlerden kazanacakları parayı farklı bir şekilde bizim onlara
kazandıracağımızı söyleyip onlarla işbirliği içersine girmekteyiz.
Bu sorunların çözülmesi konuşulurken, arkadaşlar! Hastanelere yetki
belgesi istetelim mantığını da anlamış değiliz. Bu sorunun cevabının bu
kadar basit olmaması gerekir diye düşünüyoruz. Çünkü yapılması
gereken ne varsa biz bunu yapıyoruz. Birde kendi kendimize ürettiğimiz
sorunu çözmeye çalışmayı hazmedemiyoruz.
Size 3-4 aydır gerçekleşen önemli diye düşündüğümüz birkaç olaydan 670
bahsetmek istiyoruz. Trabzon Numune Hastanesi 1000 adet Surgıcel
(…)x(…)İstanbul Yücel Medikale kaybediyoruz, sayıyı arttırıyoruz kaçak
olmasın diye. Mart 2004 KTÜ Frabi hastanesi 2500 adet Surgıcel
07-38/410-158
17
(…)x(…) korkuyoruz düşük fiyat atıyoruz doğru yapmışız. Ankara Şayan
Medikal bizden %4 daha pahalı kurtarıyoruz. 30/03/2004 SSK Trabzon
hastanesi bu sefer kaçağı olmadığını düşündüğümüz 50 kutu 5x35, 50
kutu 10x20 yöneliyoruz, yanlış düşünmüşüz Ankara Şayan Medikal
düşük fiyat atıyor, teşekkürler hastane bizi kurtarıyor ihale dosyasında
eksiği var.
Nisan 2004 20 kutu Surgıcel 5x35 ara alım çıkartıyoruz bu da olmuyor 680
yerel bir firma Ordu Hayat Medikal fiyat atmış hastane, satınalma
ilişkilerimiz çok iyi CE istetiyoruz firma getiriyor, yetki istetiyoruz Çepaz
veriyor, ürününün kalitesi ile ilgili Hayat Medikalden taahhütname
istetiyoruz veriyor sonra Hayat Medikale bu işten ne kazanıyorsun
sorusunu sorup işi hallediyoruz, Hastaneden Hayat Medikalin getirdiği
CE belgelerinin fotokopisini alıyoruz acemi olan firma fax numaralarını
silememiş numarayı okuyoruz fax No: (…) () lütfen
araştırın belgelerin fotokopisi elimizde.
Bölgemizde çok fazla küçük hastane olduğundan bu hastanelere verilen
tekliflerdeki özellikle Surgıcel fiyatları o kadar düştü ki şuan 5-10 kutuya 690
kutu fiyatı (…) TL çıkıyor (Geçen hafta SSK Rize) kabul etmek
zorundasınız yapacak bir şey yok. Sorun yokmuş gibi İstanbul Yakut
Medikal göz ürünlerine SSK Trabzon için muhammen bedel faxlıyor ve
ön teklif veriyor.(İsterseniz faxs tarafınıza ulaştırılır)
Bu olumsuzluklardan görüyoruz ki bizim özel ürünlerimiz diye
bahsettiğimiz Surgıcel artık yok hem de tüm formları. Bu demektir ki
özel üründen para kazanarak rekabetin çok fazla olduğu Vicryl-
PDS(artık Brown MonoPlus var) ürünlerinin satışı önümüzdeki gönlerde
çok fazla zorlaşacak. Buna da önlem olarak Fıbrıllare yönelelim diyoruz
ve listelere yazdırmak üzere çalışmalarımızı yoğunlaştırıyoruz fakat 700
bakıyoruz ki Urfadan Fıbrıllar’e Şayan Medikal fiyat atmış üzülmüyoruz
Nu-Knıt’e yöneliyoruz şimdi Nu-Knıt zamanı çünkü bu ürünü satarsak
pazarda güçlüyüz(umarız ürününün kaçağı yoktur).
Tüm bu olumsuzlukları sizlerle dakikalarca telefondan vakit kaybederek
değil yazılı olarak paylaşarak kalıcı olmasını istetik.
Eğer biz bir ekipsek görev tanımımızda bulunduğunu düşündüğümüz
satış, tanıtım, kota organizasyonunu arkadaşlarımızla başarmaya
çalışıyorsak lütfen sizlerde boyutunu, kaynağını bilmediğimiz bizlerin
görev tanımına uymadığını düşündüğümüz bu sorunun bir çözüm
getirin! İnanın hep birlikte daha başarılı olacağız. 710
BİZ BUNA İNANIYORUZ!”
f. 19.3.2002 tarihinde gerçekleştirilen “Eskişehir Uç İhalesi” başlıklı yazışmalara
aşağıda yer verilmiştir.
“Merhaba Berfin;
2 senedir Eskişehir SSK CV kliniğinde yaptığımız çalışmalar sonuçlandı
ve 6 Mart 2002 de UC şartnamesiz olarak IST SSK Genel Md.
tarafından ihaleye çıktı.
Bu ihale için UC istemi yapan cerrahımız'' Tyco'nun ihaleye gelmesi
durumunda UC'nı nasıl kabul ettirebileceğini'' ve aynı zamanda ''sadece
07-38/410-158
18
EES'in katılacağı bir ihalede yeni UC cihazı için yapacağı teklif'' 720
tarafımdan 2 dosya halinde cerraha sunuldu. Cerrah ihale için İST’a
gitti.
İhale öncesi Esk bayi ve ben IF 'dan, neden IST IF'nın ihaleye
katılacağı,
kaç lira fiyat atacağı,
kaç teklif ile katılacağı,
hangi cihazı satacağı,eski cihazı satarsa cerrah buna itiraz ettiğinde ne
olabileceği gibi konularda bilgi alamadık.
Esk'de yaratılmış bir potansiyel için ısrarla Harun Bey'in eski cihazının
satılmasının EES için nasıl bir fayda sağlayacağını anlayamadım. 730
A.Ergüven ve M.Karamızrak konu ile ilgilendi, cerrah ve ESK bayi ile
görüştüm, IF ihale öncesi 4 gün arayarak yapabileceğimiz birşey olup
olmadığını sordum. Ancak IF tek teklif ile ihaleye geldiğinden ihale Mart
sonuna ertelendi.
Şu anda bu ihalenin durumu hakkında çok endişeliyim. Harun Bey'in bu
ihale için tutumu ile ilgili hiçbir bilgi alamıyorum ve 1999 ANK Mevki
hast. UC ihalesinden IF'nın atıldığını hatırladıkça, tekrar
endişelenmekte haklı olduğumu sanıyorum.
Ne yapmamı önerirsin? Konunun aydınlanmasında yardımcı olur
musun? İlgin için şimdiden teşekkürler.” 740
“Çiğdemciğim,
Daha önce yaşamış olduğun deneyimden dolayı endişeli olmakta
haklısın. Konuyla Mustafa ilgileniyor sanırım fakat eğer Mustafa'nın
zamanı olmazsa ben İstanbul'a sadece ihale günü için de olsa giderim
merak etme. Eğer Harun Bey İstanbul pazarına satması gerektiği,
elindeki mevcut UC'ı satmayı düşünüyorsa bu pek keyifli olmaz tabi.
Eskişehir bayisine çektireceğimiz extra bir UC satışının önü kapansın
istemeyiz. Fakat IF merkez bunu organize ediyorsa bu saatten sonra
müdahale edebilir miyiz sence? Çünkü neden bu ihaleye Ertürk Medikal
değil de İst IF girsin istediler. Gelecek hafta Peri'yi işkillendirmeden 750
konuşalım. Mustafa konudan haberdar biri olarak bize ne yapmamızı
öneriyorsun?”
“Arkadaşlar,
Peri'nin planı 100% Harun beyin elindeki cihazın satışı. Ben Peri'ye
dr'un yeni cihazı istediğini belirttim. Hatta Harun beyin yeni bir cihaz alıp
onu satması gerekebileceğini belirttim. Sanırım Peri şu an için kulağının
üzerine yatıyor. İhale sonuçlanınca bir yoluna bakacaktır. Harun Bey bu
kadar hazır halde eline gelmiş bir ihaleyi dahi beceremiyorsa bundan
sonra da kalkıp nasıl U/C satarım diye kimselere sormasın. Bu ihale
kaçar veya iptal olursa Harun bey'e zorla yeni bir U/C generator'u satılıp 760
Çiğdem'in kotasına yazılmalı.”
I.3.1.2. Markalar arası (Yatay) Rekabete İlişkin Tespitler
07-38/410-158
19
a. 16.09.2004 tarihli ACİL ve ÖNEMLİ (re: urgent - important) konulu Enis
PENDAR (JNJTR)’dan Zafer YOLCU, Levent İLBAY ve Peri ÖZEREN’e
gönderilen bir e-postanın uzantısında;
“Enis Bey,
Çınartaş 250 kt 3113 için Tyco ile anlaşmış. Bunun yanında aynı
ihalede vermemiz gereken iki kod daha var. Bunların neticesinde
aciliyeti olan kalemler şunlardır: 770
w3113 250 kt
w3660 106 kt
w3730 52 kt
Saygılarımla, İlhan”
ifadesi yer almaktadır.
b. Yerinde incelemeler esnasında İnterfarma Genel Müdür Yardımcısı Cengiz
ALKIŞ’ın masasında bulunan ve günlük ajanda olarak kullanılan defterde bir
toplantı esnasında tuttuğu notlar arasında;
780
“2005 Laparoskopiden Staplere kaçış var
(Anlaşmalı ihaleler var) bunlar karlılığı artırıyor”
ifadesi yer almaktadır.
c. 12 Nisan 2005 tarihinde saat 13:57’de Tyco Ege Bölgesi bayisi Endotek Ltd.
Şti. Satış Ve Pazarlama Müdürü Oktay GÜLERYUZ tarafından Hülya ÇETİN’e
gönderilen “Fw: Atatürk Eğitim” konulu e-posta iletisinde;
“Bir önceki siparişi Sayın Tıpa [İnterfarma bayisi] paslamıştık biliyorsun. 790
Org. konusunda kontak kuralım. İstenen malz. stoklarımızda var mı??
Teslimat konusunda sıkıntı yaşamayalım...”
ifadeleri kullanılmıştır.
d. Satış Yetkilisi Orhan DOĞU’nun Endotek’e sunduğu 5.9.2005 tarihli günlük
çalışma formunda ise, Manisa Askeri Hastanesi’nde satın alımda görevli Mercan
KUMPINAR, doğrudan teminde görevli Olcay İÇÖZ ve İhale Satın alımda
sorumlu Tahir ATAGUN ile yapılan görüşmeyle ilgili olarak;
800
“Ethicon’dan Serdal ve Koray ile görüşüldü. Bozyaka’da bir şekilde
Özsümer’in önüne geçebilirsek İnterfarma ile Endotek arasında
Polyglaktin, Laktomer grupları kalıcak. Çalışmalar kompedan üyelere
bastırarak yapılacak. Diğer verilecek teklifin yarın verileceği belirtildi.
Doğrudan teminlerin Mehmet Kaya imzaladıktan sonra sipariş verilecek.
Tahir’den ihale sonucu ve tercih uygunluk yazısı alındı”
ifadesi yer almaktadır.
e. Burak Şanlıoğlu tarafından 25.8.2005 tarihinde 'iulasan@interfarma. 'ye 810
ve bilgi için de Kanak, Umut [JNJTR]; 'hdogrul@';
'perio@'; Pendar, Enis [JNJTR]; 'cengiza@';
Ozturk, Mehmet [JNJTR]; 'zyolcu@'; Karadenizli, Orcun [JNJTR]a
gönderilen e-postada aşağıdaki metin yer almaktadır:
07-38/410-158
20
“İlhan Bey merhaba,
Uzun bir süredir İstanbul bölgesinin üzerinde çalıştığı özel hastaneler
projesinde ne yazık ki mal teslimlerinde yaşanan sıkıntılardan dolayı
kan kaybetmeye başlıyoruz.
TYCO' nun pazar payını sıfıra indirerek büyük başarı elde ettiğimiz
bu projede, hastanelere ürün teslimatı yapamadığımız zaman 820
üstümüze düşen görevi yapmamış olduğumuzu ve böyle bir durumda
bu hastanelerin seneye %15-20 fiyat farkı ile neden bizi tercih
edeceklerini müşterilerimiz sorgulamaya başlamış durumdalar.
En kısa zamanda bu sorunun nasıl çözüleceği ile ilgili sizin
yönlendirmelerinizi bekliyorum, bizler bu konuda üstümüze düşen
görevi yapmaya hazırız.
Bilginize,
Burak Sanlioglu
National Team Manager J&J Medical Turkey Ethicon”
f. 28.1.2005 tarihinde Enis PENDAR tarafından Zafer YOLCU, Cengiz ALKIŞ, 830
Harun DOĞRUL’A gönderilen ve “Özel sektör proje ekibi-25 Ocak 2005- toplantı
notları” konulu elektronik posta mesajında;
“…2 aşamalı stratejimiz
1) Kısa vadede Tyco rekabetine karşı bu hastaneler arasında
BİRBİRİYLE tutarlı fiyat politikası geliştirmek
2) Amaçladığımız %12-20 premium'u bize temin edecek proje ve
ilişkileri geliştirmek….”
ifadesi yer almaktadır.
g. 9.9.2002 tarihinde Enis PENDAR tarafından MTANYOLA@;
COKYAY@; levent@ ; guliz@; 840
finance@; pozeren@; ebatur @interfarma.
’a gönderilen “2002 satışları kısa değerlendirme ve kalan 5 ay risk analizi”
konulu mailde Tyco’ya ilişkin şu değerlendirme yapılmaktadır;
“…Tyco'nun bu sene Karadeniz bölgesinde iki kilit bayimizden
Karadeniz Tıp ve Sis Medikal'den eleman transferi onlar için hüsranla
sonuçlanmışa benziyor rakamlarımıza göre. Ancak bunun getirdiği bir
başka sonuç da fiyatlandırmada baskı ve beklediğimiz büyümenin
gerçekleşmemesi. Fakat Tyco'ya burada henüz ihale kaybetmedik ve
kelimenin tam anlamıyla duvara çarpmış vaziyetteler. Tüm ekip (Tüm 850
ekip=J&J+IF+Bayi=ETHICON), bravo...”
I.3.2. Johnson&Johnson’a İlişkin Tespitler ve Elde Edilen Deliller
- Nihai Satış Fiyatı ve Diğer Satış Koşullarının Tespiti
a. 26.10.2004 tarihli Yönetim Kurulu Üyesi Zafer YOLCU tarafından Enis Pendar
ve Levent İLBAY’a gönderilen e-postada;
“Arkadaşlar dünkü telekonferansta konuştuğumuz üzere,
yapacağımız bayii ziyaretlerinde aynı mesajı vermemiz son derece
07-38/410-158
21
önemlidir. Bu konuda aşağıdaki mesajların verilmesi kanımca
uygun olmakla beraber katkılarınız olursa ekleme/çıkarma 860
yapabiliriz.
Verilmesi gerekli mesajlar:
1. Tüm bayilerin hem J&J hem de IF'nın [İnterfarma’nın] etik
kurallarına uyması gerekmektedir.
2. Bundan sonra bayilerin ihalelerde son fiyatları kendilerinin
atması uygulaması geçerli olmayacak, fiyatlandırmaya müdahale
edeceğiz. Son fiyatlar ve bayilerin marjları önceden hazırlanacak
ve atılması gerekli fiyatlar ekiplerle birlikte bölgeler tarafından
tespit edilecek ve bayiler tarafından tartışmasız uygulanacaktır. 870
3. Bazı durumlarda daha az kar edilmesi gerekse bile (rekabetten
dolayı, ihaleyi kaçırmamak için vb. stratejik nedenlerle) kar marjının
adil bir biçimde taraflar arasında dağılmasına özen gösterilecektir.
4. Tüm ülkede tek fiyat uygulamasına geçilecek fiyatlandırmalar
adete ve vadeye göre değişkenlik gösterebilecektir. Ancak bu
sistem yeterli rekabet edilebilmesi açısından belli bir elastikiyete
sahip olacaktır. Adaletsiz fiyatlandırma ve/veya bayii ayırımı
yapılmayacaktır.…..”
ifadesi yer almaktadır.
b. 26.10.2004 tarihinde J&J’den Enis PENDAR tarafından Interfarma’dan Zafer 880
YOLCU ve Levent İLBAY’a gönderilen “Bayi Ziyaretleri” konulu elektronik posta
iletisinde aşağıdaki ifadelere yer verilmiştir.
“Burada onların da bu yeni yaklaşımdan kazanacağı pozitivizmiyle
gidelim ve bunun bu aşamada bir ''dikte'' değil, ''ikna'' turu
olduğunu aklımızda bulunduralım.
1) Bu yaklaşım Ethicon işinin geleceğini garanti altına almak
içindir. Bugünkü sistemde ileride çok başımızı ağrıtabilecek
dengesiz fiyatlandırmalar oluşmakta, rakip de bunu kullanmaktadır.
Böyle devam edersek bu daha da içinden zor çıkılır hale gelecektir.
Ethicon ve IF'nın BUT'a müdahalesini mümkün kılacak şey, belli bir 890
bant dahilinde, belli kurallarla tüm Türkiye'de fiyatlandırma
yapılmasıdır. Marka ancak bu şekilde korunur. (Yani biz
standardizasyonu onları aslında korumak için istiyoruz )
2) Katküt toplantısındaki ''idari şartnameye fiyat dışı unsurların
konulması stratejisi'' ürünün değerinin karşılığını almak ve rakiple
aramızda fiyat farkı yaratmak için tek yol olmalıdır.
3) Türkiye'de sağlık sisteminin konsolidasyonuna başka türlü
uzun vadeli hazırlanmak mümkün değildir.”
c. J&J’den Enis PENDAR tarafından 15.10.2004’te Interfarma’dan Levent İLBAY
ve Zafer YOLCU’ya gönderilen “Meeting Minutes” konulu e-postada aşağıdaki 900
ifadelere yer verilmiştir.
07-38/410-158
22
“J&J irtibat ofisi olarak tek rolümüz, IF'nın Ethicon için distribütörlük
görevini bu marka açısından daha etkili yapabilmesine yardımcı
olmaktır. Bu prensipten hareketle dün rol belirlemesi üzerinde
özellikle durdum. Toplantı notları aşağıdadır:
ROL BELİRLEMESI:
*Ethicon ekibinin rolü, Ethicon Pazarlama&Satış becerilerini ortaya
koymak, stratejik pazarlama ve satış yönlendirmesi vermek,
ameliyatta, sunumlarda, toplantılarda itibar ve talep yaratmak,
işbirliği liderliğidir. 910
*Interfarma kilit kadrosunun rolü, bunların Türkiye pazarına etkin
düzeyde uygulanması, hastane ve satış ekibi yönetimi,
fiyatlandırma yönetimi, bayi yönetimi, mal akışı ve tahsilat yönetimi,
işbirliği liderliğidir.
* Bayilerin rolü, Interfarma'nın kendilerine ihale ettiği bölgelerde
çözüm aracı olmaktır.”
- Bölge İhlalleri ve Pasif Satışların Kısıtlanması
a. Levent Ateş [leventates61@] tarafından 17.09.2003 tarihinde
mcananog@ adresine ve bilgi için de ebatur@; 920
ekadigil@; ependar@; harun@;
levent@; mozturk@ ; OCILINGI@;
OKARADEN@; tamers@interfarma. ’ya gönderilen “BOLGE
KACAKLARI” konulu e-postada aşağıdaki bilgiler yer almaktadır.
“Bölgemiz dahilinde 2003 yılı içinde yaptığımız yoğun çalışmalar
ve yeni açtığımız Ordu Şubemiz ile birlikte irili ufaklı tüm
hastanelere eforumuzun tamamını Ethicon için sarf ederek
çalışmaktayız. Sis Tıbbi Malzemeler ltd.Şti olarak yıllık ciromuzun
yaklaşık %(…)'i Ethicon ürünlerinin şatışı ile gerçekleşmektedir. Bu
yüzden Ethicon ürünlerinin bizler için ne kadar önem taşıdığı da 930
ortadadır.
Bir bayi olarak görevimizin ürün tanıtmak, tanıtılan ürünlerin
ihalesini hazırlamak, hazırlanan ihaleyi almak, alınan ihalenin
tahsilatını ve hastaneye verilen ürünlerin kullanımını hızlandırmak,
rakip ürünler hakkında distribitörümüze ve Johnson@Johnson 'a
bilgi transferini sağlamak olduğunu biliyoruz.
Bu yıl içinde yeni ihale kanununun henüz iyi ve tam
anlaşılamamasının verdiği tüm olumsuzluklara rağmen bölgemizde
uygun fiat veya tercihle hiç bir ihaleyi kaybetmedik (Ordu Devlet
Hastanesi, Gümüşhane Devlet Hastanesi, Artvin Devlet, Rize 940
Devlet, Farabi Hastanesi, SSK Trabzon, SSK Borçka ). Bundan
sonra ihalelerini çıkarmayı planladığımız ve bundan dolayı da
önceden depomuza çektiğimiz ürünler (SSK Trabzon hastanesi,
Bayburt Devlet ve Farabi Hastanesi için ) de vardır.
Tüm bu güzel ve heyecan verici gelişmeleri takip ederken
maalesef önümüze çıkan kaçak ürün ya da kaçak zannettiğimiz
ürünlerin bölgemiz dahilinde satışı engelini aşamamaktayız. Son
07-38/410-158
23
yapılan İnterfarma Bölge Bayileri Toplantısı-Abant 2003 de bizlere
imzalatılan Bölge Dışına Çıkılamaz Taahhütnemesini inanın
heyecanla imzalamıştık. Maalesef yine herşeyin atılan bir imzadan 950
ibaret olduğunu ve düşünülen bu sistemin de çözüm olmadığını
üzülerek gördük.
Bu yıl içinde içerisinde kaçaklarla ilgili problemleri sizlere bildirdik.
Ancak son bir ay içerisinde:
SSK Ordu Hastanesi-Monocryl- 20 kutu-Çepaz SSK Çayeli
Hastanesi-Rapide Vicryl-20 kutu-Rize Medikal SSK Borçka
Hastanesi-Ethibond-60 kutu-Kürşat Medikal SSK Borçka
Hastanesi-Vypro Mesh-30 Adet-Kürşat Medikal SSK Borçka
Hastanesi-PHS-30 adet-Kürşat Medikal Ordu Devlet Hastanesi-
Surgicel-20 kutu 960
Ve en son 15.09.2003 tarihli Trabzon Numune Hastanesinde
yapılan ve tüm alt yapısı şartname ve tercih raporlarını şimdiden
hazırladığımız, ihale öncesinde hekim yatırımlarını yaptığımız özel
ürünlerin tümüne üç-dört firma tarafından fiat atılmıştır. Bu nedenle
hem hastanenin gözünde hemde çalıştığımız hekimlerin gözünde
güvenilirliğimizi ve ciddiyetimizi kaybetmiş bulunuyoruz. Bizlerin
emeğe saygısızlık dediğimiz noktada firmaların fırsattan istifade
ederek para kazanmaları ve bizi maddi ve manevi zor duruma
sokmalarını hazmedememekteyiz.
Kendi içimizde yaptığımız toplantıda ihale hazırlama aşaması ve 970
tüm süreçleri düşündüğümüzde güvendiğimiz rakipsiz ürünlerin
bile artık üç-dört firma tarafında fiatlandırılması bizi iyice
karamsarlığa sürüklemiştir. Hatta çok zor duruma soktuğumuz
rakip TYCO bayisinin bile yerel Trabzon firmalarına ETHICONU
nerelerde bulabilecegi yolunda telkinler verdiğini ve bu malzemeleri
temin ettirdiğini bile biliyoruz.
Kendimizi anlatmaya çalıştığımız bu yazimizda ETHICON
markasının bu kadar pazara düşmesinin engellenmesini ve ürüne
sahip cikilarak kaçakların önlenmesini sizlerden beklemekteyiz.
Saygılarımızla.” 980
b. 17.9.2003 tarihinde Mehmet ÖZTÜRK (mozturk@) tarafından
leventates61@ adresine ve bilgi için de ebatur@;
ekadigil@; ependar@; harun@; levent@
; OCILINGI@; OKARADEN@; tamers@
; mcananog@; istanbul@interfarma.
adreslerine gönderilen cevabi yazıda;
“Sayın Levent Bey,
Bizim için çok önemli olan bu tarz bir konuda gösterdiğiniz sabır, iyi
niyet ve geribesleme için size çok tesekkür ediyorum. Bu tür
konulari sonuçlandirabilmek için bizlerde ciddi çabalar 990
sarfediyoruz. Hep beraber bu iletisim gücümüzle, kalitemiz ve
israrimizla bu tür olaylari bitirecegimizden eminim. Lütfen bu
iletisim gücünüzü ve sagduyunuzu koruyunuz.
07-38/410-158
24
Bu konuyla ilgili Murat bana gereken bilgileri bu aksam verecek ve
muhtemel Istanbul dan gelebilecek kanallari bloke etmek için ciddi
bir çaba sarfedeceğimizden lütfen emin olunuz. Murat en kısa
sürede bölgeye gelerek, yetkililerle yerinde ve ikna edici
görüşmeler yapacaktir. Hep beraber iddalı bir takım olarak bu
olayin üstesinden gelebilecegimize inaniyorum. Iletişim halinde
olalım ve olayı yakından takip edelim. 1000
Size ve Hakan'a ETHICON adina gösterdiğiniz iddalı ve sonuç
getiren çalışmalarınızdan dolayı teşekkür ediyorum. Sizin gibi
yaptiığı işi bilen ve kaliteli bir ekiple çalışıyor olmak bize fazlasıyla
güven veriyor. Lütfen bu başarınızı devam ettiriniz.
Mehmet Öztürk Bölge Satış Müdürü J&J Medical Turkey
ETHICON FRANCHISE - EPD” denilmektedir.
c. 5.9.2003 tarihinde J&J’den Orçun ZORLULAR’ın satış elemanları Atilla
DÜNDAR, Ayşe KÖKSAL, Bora GÖKER, Çiğdem ŞİKEL, Murat ÇELİKÇİ, Murat
ERBOZ, Onur GÜLEN; Oral KISMET ve Özlem ERDOĞAN’a gönderdiği “Bölge
Tecavüzleri ve Kaçak Ürünler” başlıklı elektronik posta iletisinde, 1010
“Bölgenizde şu ana kadar gerçekleşmiş ihalelerde ihaleye Ethicon
marka ürün ile kaçak ya da bölge tecavüzü şeklinde bir giriş
olduysa, lütfen bunu tarih, hastane, ürün ve miktar olarak bana
bildirin. Sizlerden bu tip duyumlar alıyoruz. Özellikle bölge tacizleri
konusunda bayilerin imzaladıkları protokoller var. Emeklerinizin
boşa gitmemesi açısından bu bilgi önemli...”
ifadelerine yer verilmiştir.
I.3.3. Tyco’ya İlişkin Tespitler ve Elde Edilen Deliller
- Nihai Satış Fiyatı ve Diğer Satış Koşullarının Tespiti 1020
a. 18.4.2005’te Endotek Pazarlama Müdürü Oktay GÜLERYÜZ tarafından
Endotek’in sahibi Mose ELİŞ’e gönderilen, “DEÜ Trokar Fiyatı Hkk...” konulu e-
postada aşağıdaki ifadeler yer almaktadır.
“Deü sipariş vermek için bizden beklemiş olduğu trokar fiyatına
istinaden yapılan çalışma ektedir. Hastaneye keseceğimiz fiyattan
tarafımıza Esen Hanım’ın (Tyco) bildirdiği üzere % (…) isk.
yapılacaktır. Konu ile ilgili değerlendirmenizi bekliyorum”
b. 21.2.2005’te Tyco’dan Esen TÜMER tarafından Endotek’ten Oktay
GÜLERYÜZ’e gönderilen “RE: dokuz eylül üniv.” konulu e-postada aşağıdaki
ifadeler yer almaktadır. 1030
“Yıllık anlaşmamız kapsamında iskontonuz sabit, ilave iskonto
yapmamız mümkün değil. Çok karlı veya düşük marjlı alımlarda
paçalda dengelemeniz gerekiyor.”
c. 26.9.2005’te Tyco Ege Bölgesi bayisi Endotek’in Pazarlama Müdürü Oktay
GÜLERYUZ ile yapılan görüşmeye ilişkin bilgi tutanağında aşağıdaki ifadeler yer
almaktadır.
07-38/410-158
25
“…Her bir ürün için Tyco’nun fiyat listesi vardır. Bu liste fiyatlarından
bayilere belirli bir iskonto uygulanmaktadır. Örneğin X ürününün
Tyco liste satış fiyatı 10 YTL ise, Tyco bize %20 iskonto
uygulayarak 8 YTL’ye satabilmektedir. Biz de piyasa koşullarlını 1040
Tyco ile görüşerek fiyat teklifimizi hazırlamaktayız. Bu teklif,
Tyco’dan alış fiyatımızla devletin Bütçe Uygulama Talimatı’ndaki
fiyatlar arasında oluşmaktadır.”
d. 9.11.2005’te Tyco’nun Bursa bayisi Leomed’in ortağı ve şirket müdürü Fatih
BALLISOY ile yapılan görüşmede tutulan bilgi tutanağında konuya ilişkin
aşağıdaki ifadeler yer almaktadır.
“Fiyatlarımız sattığımız ürüne, rakiplerin sayısına ve hastanenin
ödeme koşullarına göre değişkenlik gösteriyor. Ayrıca tedarikçi
firmaların tahsilat süresi de bizim için önemli. Genel itibarla %10 ila 1050
% 30 arasında kar oranlarına sahip oluyoruz. Tyco’nun liste
fiyatlarını bilmiyoruz. Tyco, her ihale için bize ayrı bir fiyat veriyor.
Ama bu sene itibarıyla fiyatların yükseldiğini ve kar marjımızın
azaldığını söyleyebiliriz. Tyco’nun ihaleye teklif edilecek fiyatı
doğrudan kendisinin belirlemesi pek sık rastlanan bir durum
değildir. İstisnai olarak Tyco tarafından belirlenen durumlarda da
net bir fiyat değil, bize geliş fiyatları üzerine bir yüzde konulması
isteniyor ve bu oran % 10-%20’yi geçmiyor…”
- Bölge İhlalleri ve Pasif Satışların Kısıtlanması 1060
a. 26.9.2005’te Tyco Ege Bölge bayisi Endotek’in Pazarlama Müdürü Oktay
GÜLERYÜZ ile yapılan görüşmeye ilişkin bilgi tutanağında;
“Tyco ile ilişkilerimiz gereği, bölgemiz dışında satış yapamıyoruz.
Aynı şekilde başka bölgede faaliyet gösteren bir yetkili satıcı da
bizim bölgemizde satış yapamamaktadır. Herhangi bir bölge
ihlalinin yapılması halinde bayiler, Tyco’dan mal temininin
durdurulması ve bayiliğe son verilmesi riskiyle karşı karşıyadırlar.”
ifadeleri yer almaktadır. Ayrıca konuya ilişkin olarak Oktay GÜLERYÜZ’ün
Kurumumuza gönderdiği e-posta iletisinde bölge dışı satışın mutlak olarak yasak
olduğu, pasif satışın sadece Tyco’nun izni ile mümkün olabileceği ayrıca ifade 1070
edilmiştir.
b. 9.11.2005’te Tyco’nun Bursa bayisi Leomed’in ortağı ve şirket müdürü Fatih
BALLISOY ile yapılan görüşmeye ilişkin bilgi tutanağında aşağıdaki ifadeler yer
almaktadır.
“Bursa ve ilçeleri faaliyet bölgelerimizdir… Genel olarak bize, diğer
bölgelerden bugüne kadar herhangi bir ürüne ilişkin bir talep
gelmemiştir. Zaten bizim bölgemizin Bursa ili ve çevresi olması
nedeniyle diğer bölgelerin satışlarıyla ilgilenmiyoruz.
Bursa da faaliyet gösteren özel Bahar Hastanesi’nin sütür ihtiyacının
İstanbul’daki bir Tyco ana bayisinin Bursa’daki bir firmayı kullanarak 1080
07-38/410-158
26
karşılaması neticesinde söz konusu bayinin Tyco tarafından ikaz
edildiğini sütür grubu Türkiye Direktörü Tülin Hanım’dan öğrendik.
Kocaeli’den bize gelen benzer yönde bir talep ise tarafımızdan
reddedilmiştir.”
I.3.4. Çınartaş ve Leomed’e İlişkin Tespitler ve Elde Edilen Deliller
a. 16.9.2004 tarihinde İnterfarma’da çalışan İlhan adlı bir kişi tarafından
Johnson&Johnson’dan Enis PENDAR ve Mehmet ÖZTÜRK’e, İnterfarma’dan
Levent İLBAY’a gönderilen ACİL ve ÖNEMLİ konulu e-posta mesajında;
“Çınartaş 250 kt 3113 için Tyco ile anlaşmış. Bunun yanında aynı ihalede 1090
vermemiz gereken iki kod daha var. Bunların neticesinde aciliyeti olan kalemler
şunlardır:
w3113 250 kt
w3660 106 kt
w3730 52 kt”
ifadesi yer almaktadır.
b. Bursa Devlet Hastanesi tarafından 15.6.2004 tarihli 175 kalem tıbbi malzeme
teminine yönelik yapılan ihalenin İhale Komisyon Karar Tutanağında ve katılımcı
tekliflerinde aşağıdaki bilgiler yer almaktadır. 1100
Bursa Devlet Hastanesi İhale Komisyonu Karar Tutanağı:
İsteklilerin Teklif Ettikleri Bedeller
S.
No Cinsi Miktarı
Ekonomik açıdan
en avantajlı teklif
ve teklif ettiği
birim fiyat (YTL)
Ekonomik açıdan
en avantajlı 2.
teklif ve teklif
ettiği birim fiyat
56
Monoflamant hızlı absorbe olan sentetik cerrahi iplik
No:3/0 26 mm ½ Y.İğne 1200 paket 7,90 Çınartaş
57
Monoflamant hızlı absorbe olan sentetik cerrahi iplik
No:2/0 26 mm ½ Y.İğne 720 paket 7,90 Çınartaş
58
Monoflamant hızlı absorbe olan sentetik cerrahi iplik
No:2/0 50 mm ½ Y.İğne 1440 paket 7,90 Çınartaş
59
Monoflamant hızlı absorbe olan sentetik cerrahi iplik
No:5/0 17 mm ½ Y.İğne 360 paket 7,90 Çınartaş
61
Monoflamant hızlı absorbe olan sentetik cerrahi iplik
No:0 30 mm ½ Y.İğne 960 paket 7,90 Çınartaş
75 Monoflamant hızlı absorbe olan sentetik cerrahi iplik 18000 paket 7,94 Leomed 8,35 Çınartaş*
No:2/0 6000 paket
No:3/0 12000 paket
*2. en avantajlı teklif olmakla birlikte ihale dışı kalmıştır
I.3.5. Endotek ve Sayın Tıp’a İlişkin Tespitler ve Elde Edilen Deliller
a. 12.4.2005 tarihinde saat 13:57’de Oktay GÜLERYÜZ tarafından Hülya
ÇETİN’e gönderilen “Fw: Atatürk Eğitim” konulu elektronik posta iletisinde;
“Bir önceki siparişi Sayın Tıp’a paslamıştık biliyorsun. Org. konusunda
kontak kuralım. İstenen malz. stoklarımızda var mı? Teslimat
konusunda sıkıntı yaşamayalım...” 1110
07-38/410-158
27
ifadeler kullanılmıştır.
b. Satış yetkilisi Dilruba CANBAY’ın Endotek’e sunduğu 7.4.2005 tarihli “günlük
çalışma formu”nda;
“Ege Üniversitesi Hastanesi Genel Cerrahi Kliniği’nden Prof. Dr.
Ahmet Çoker ile görüşüldü. Alımlar konusunda görüşme yapıldı.
İnterfarma’nın liste çıkartıp fiyat ve şartname verdiğini bizim de
şartname ve fiyat vermemizi istedi. (İnterfarma’nın fiyat listesi ve
şartnamelerini bana verdi. Daha sonra ikisini hocaya teslim
edecek)” 1120
ifadesi yer almaktadır.
c. Satış Yetkilisi Orhan DOĞU’nun Endotek’e sunduğu 5.9.2005 tarihli günlük
çalışma formunda, Manisa Askeri Hastanesi’nde satın alımda görevli Mercan
KUMPINAR, doğrudan teminde görevli Olcay İÇÖZ ve İhale Satınalımda sorumlu
Tahir ATAGUN ile yapılan görüşmeyle ilgili olarak;
“Ethicon’dan Serdal ve Koray ile görüşüldü. Bozyaka’da bir şekilde
Özsümer’in önüne geçebilirsek İnterfarma ile Endotek arasında
Polyglaktin, Laktomer grupları kalıcak. Çalışmalar kompetan
üyelere bastırarak yapılacak. Diğer verilecek teklifin yarın
verileceği belirtildi. Doğrudan teminlerin Mehmet Kaya 1130
imzaladıktan sonra sipariş verilecek. Tahir’den ihale sonucu ve
tercih uygunluk yazısı alındı”
ifadesi yer almaktadır.
d. Satış Yetkilisi Orhan DOĞU’nun Endotek’e sunduğu 30.6.2005 tarihli günlük
çalışma formunda (Ek-62), Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Satınalım İhale
Komisyon Başkanlığı’nda yapılan görüşmeyle ilgili olarak;
“Tyco auto sütür grubu ile ilgili genel bilgi verildi. Daha önceden fiyat
verilmiş olan polysorb sutürlerin akıbeti soruldu. Dr. Caner Bey’in eksik
olan sutürlerin listesini aldığı kendisinin onlarla ilgileneceğini söylemiş.
Ucuz diye Braun’a doğru yönelmişler Teknomed Ufuk ile beraber 1140
ihaleye iştirak edildi. Toplam 18 firma katıldı. Özsümer firması adına
Eda Tıp Ticaret iştirak etmiş. Or Medikal ve Teknomed arasında
organizasyon yapmış. Sonuç olarak karar lehimize çıkarsa iki firmanın
da (Ethicon ve Tyco) caprosyn, polysorb, vicrly, vicrly rapide sutürleri
hastaneye girmiş olacak. Özsümer’in ihaleye yönelik daha önceden
itirazları olmuş. Fakat hastane dikkate almamış. ...”
ifadesi yer almaktadır.
J. SAVUNMALAR VE DEĞERLENDİRMELER
J.1. İnterfarma’ya İlişkin Tespitlerin Teşebbüsün Yazılı Savunmaları ile
Birlikte Değerlendirilmesi 1150
J.1.1. Markalar arası (Yatay) Rekabet
07-38/410-158
28
İnterfarma’nın savunmasında, yatay rekabete ilişkin olarak, teşebbüslerinin ilgili
pazarda Tyco firması ile yoğun bir rekabet içerisinde bulunduğu belirtilmekte,
geçtiğimiz dönemlerde ihale şartnamelerinin taraflı hazırlanması nedeniyle
sadece Tyco’nun girebildiği pek çok ihalenin iptali talebiyle İnterfarma’nın
girişimlerde bulunduğuna dikkat çekilmekte; İnterfarma’nın ve Tyco’nun bayileri
arasında, rekabet ihlali olarak kabul edilebilecek anlaşmalar veya uyumlu
eylemler gerçekleştirilmiş olsa bile, söz konusu bayilerin İnterfarma’dan bağımsız
ayrı birer teşebbüs olmaları sebebiyle, İnterfarmanın bu ihlallerden sorumlu
tutulamayacağı ileri sürülmektedir. 1160
Soruşturma sürecinde İnterfarma ile Tyco firmaları arasında yatay rekabet
ihlallerinin varlığına işaret eden iki belge bulunmuştur. Bunlardan birisi, 16.9.2006
tarihinde Johnson&Johnson yetkilisi Enis Pendar’dan İnterfarma yetkilileri Zafer
YOLCU, Levent İLBAY ve Peri ÖZEREN’e gönderilen e-posta ekinde yer alan
“Enis Bey,
Çınartaş 250 kt 3113 için Tyco ile anlaşmış. Bunun yanında aynı
ihalede vermemiz gereken iki kod daha var. Bunların neticesinde
aciliyeti olan kalemler şunlardır:
w3113 250 kt
w3660 106 kt 1170
w3730 52 kt
Saygılarımla, İlhan”
ifadesidir. Konuyla ilgili olarak yapılan incelemeler neticesinde söz konusu e-
posta mesajında geçen anlaşmanın, Bursa Devlet Hastanesi’nin 15.6.2004 tarihli
ihalesinde İnterfarma’nın Bursa bayisi Çınartaş ile Tyco’nun bayisi Leomed
arasında yapıldığı ve bayiler arasında gerçekleşen söz konusu anlaşmaya ana
firmaların taraf olmadıkları anlaşılmıştır.
Yatay rekabete ilişkin yapılan bir diğer tespit, İnterfarma Genel Müdür Yardımcısı
Cengiz ALKIŞ’ın ajandasında yer alan 1180
“2005 Laparoskopiden Staplere kaçış var
(Anlaşmalı ihaleler var) bunlar karlılığı artırıyor”
ifadesidir. Cengiz Alkış’ın ajandasında yer alan ve bir toplantı esnasında tuttuğu
notlardan oluştuğu anlaşılan ifadelerin tek başına İnterfarma’nın yatay bir rekabet
ihlali içerisinde bulunduğu ispatı için yeterli olmadığı değerlendirilmiştir. Türkiye
çapındaki belli başlı hastanelerden istenen ihale sonuçlarının değerlendirilmesi
sonucunda da, İnterfarma’nın yatay bir rekabet ihlali içerisinde bulunduğunu
ortaya koyan somut deliller bulunamamıştır. 1190
J.1.2. Marka içi (Dikey) Rekabet
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinde, marka içi veya markalar arası ayrımı
yapılmaksızın, belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı
olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi
doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu
07-38/410-158
29
eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemleri hukuka aykırı kabul
edilmiş ve yasaklanmıştır.
Kanun’un 5. maddesinde ise Kurul’un, Kanunla belirlenen koşulların sağlanması
halinde, teşebbüsler arası anlaşma, uyumlu eylem ve teşebbüs birlikleri 1200
kararlarının 4. madde hükümlerinin uygulanmasından muaf tutulmasına karar
verebileceği düzenlenmiştir. 5. Maddenin son fıkrasında Kurul’un, belirli
konulardaki anlaşma türlerine grup olarak muafiyet tanınmasını sağlayan ve
bunların şartlarını gösteren tebliğler çıkarabileceği belirtilmiştir.
Rekabet Kurulu tarafından, Kanun’un 5. maddesi son fıkra hükmü uyarınca, 2002
yılında 2 sayılı “Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği” yayınlanmıştır.
Söz konusu Tebliğ’e göre, ilgli maddede belirtilen şartların sağlaması halinde bir
mal/hizmetin üretim zincirinin farklı aşamalarında bulunan teşebbüsler arası
rekabeti sınırlandırabilecek anlaşmalar grup olarak Kanun’un 4. madde
hükümlerinin uygulanmasından muaf tutulmuştur. İnterfarma’nın bayilik 1210
sözleşmesinin ve dikey ilişki içerisindeki diğer teşebbüslerle yapmış olduğu
anlaşmaların 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında olup olmadığının
değerlendirilebilmesi için öncelikle 2002/2 Sayılı Tebliğ bağlamında bir
değerlendirmenin yapılması gerekmektedir.
2002/2 sayılı Tebliğ uyarınca teşebbüsler arasındaki dikey anlaşmaları grup
muafiyeti dışına çıkartan kısıtlamalardan birisi, Tebliğin 4/a maddesinde
düzenlenen, son satış fiyatının sağlayıcı tarafından belirlenmesidir. İnterfarma
A.Ş.nin Yetkili Satıcılık Sözleşmesi’nin 10. maddesinde;
“İnterfarma, stratejik göreceği durumlarda, ihalelere Yetkili satıcının
girmesine rağmen ihalede verilecek fiyatları tespit etme veya ihalenin 1220
kazanılması için Yetkili Satıcının bölgesindeki veya hastanesindeki
ihaleye Yetkili Satıcının hakkı gözetilerek girme hakkına sahiptir.
İnterfarma’nın ihaleye girmesi halinde, Yetkili satıcı taraflarca yazılı
olarak kararlaştırılan komisyonu tahsilattan sonra alacaktır.”
hükmü yer almaktadır. Bu madde, ihaleye kendisi girmemiş olsa bile,
İnterfarma’ya yetkili satıcıların ihalede sunacakları fiyatları belirleme yetkisini
verilmektedir. Bu hükmün, 2002/2 sayılı Tebliğ’in 4. maddesi’nde düzenlenen ve
anlaşmanın tamamını grup muafiyeti dışına çıkaran “son satış fiyatının
belirlenmesi”ne imkan verdiği açıkça ortadadır.
Bu konudaki değerlendirmelere ilişkin olarak İnterfarma tarafından yapılan 1230
savunmalarda, İnterfarma’nın yetkili satıcılılık sözleşmesinin 10. maddesindeki
nihai satış fiyatının tespitine ilişkin hükmün, azami satış fiyatının tespiti amacıyla
sözleşmeye konulmuş bir madde olduğu, uygulamada İnterfarma’nın yetkili
satıcıların nihai satış fiyatlarına veya satış koşullarına müdahale etmediği, bu
konuda yetkili satıcıların tamamen serbest oldukları, İnterfarma’nın sadece bazı
durumlarda azami satış fiyatlarını belirlediği ve yetkili satıcının çeşitli nedenlerden
dolayı giremediği ihalelere kendisinin girdiği ifade edilmekte; ayrıca teşebbüs
tarafından uygulanan proforma faturalandırma sisteminin sanıldığı gibi bayilerin
yeniden satış fiyatının tespit edilmesine yönelik değil, İnterfarma’nın bayilerine
07-38/410-158
30
olan satışına yönelik olduğu, dolayısıyla İnterfarma’nın nihai satış fiyatlarını 1240
belirlemesinde bu sistemin herhangi bir rolünün olamayacağı ileri sürülmektedir.
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinde, sadece uygulanan ve rekabeti kısıtlayıcı
etki doğuran anlaşmalar değil, uygulanmamış olsa bile rekabeti kısıtlama
amacını taşıyan veya bu etkiyi doğurabilecek nitelikte olan anlaşmalar da
Kanuna aykırı kabul edilmiş ve yasaklanmıştır. İnterfarma’ya yetkili satıcıların
nihai satış fiyatını belirleme imkanını sağlayan Yetkili Satıcılık Sözleşmesi’nin
10. maddesinin, teşebbüsün savunmasında belirtildiği şekilde uygulanmamış
olsa bile, rekabeti kısıtlama amacını taşıdığı veya bu etkiyi doğurabileceği
ortadadır. Ayrıca, 10. maddenin metninde “azami fiyatın tespitine” ilişkin
herhangi bir ifade yer almazken teşebbüsün bu maddenin amacının azami satış 1250
fiyatının tespiti olduğu yönündeki savunmasının kabul edilmesi mümkün değildir.
Teşebbüsün proforma faturalandırma sistemine lişkin açıklamaları Kabul
edilmekle birlikte bu durumun, Yetkili Satıcılık Sözleşmesi’nin 10. maddesi’nin
İnterfarma’ya vermiş olduğu nihai satış fiyatlarını belirleyebilme serbestisini
değiştiren bir husus olmadığı değerlendirilmiştir.
İnterfarma’nın savunmasında ayrıca, tespitler kısmında sunulan ürün fiyatlarının
tespitine ilişkin birtakım yazışmaların doğrudan İnterfarma’nın girdiği ihalelere
ilişkin yazışmalar olduğu ifade edilmiş ve sözkonusu ihalelere doğrudan
İnterfarma’nın girdiğini ispatlamak üzere fatura örnekleri sunulmuştur. Sözkonusu
faturaların incelenmesi sonucunda, faturaların İnterfarma tarafından son 1260
kullanıcılara değil, yetkili satıcılarına kesilmiş olduğu anlaşılmıştır. Dolayısıyla
İnterfarma’nın sözkonusu belgelere ilişkin savunmalarının kabul edilmesinin
mümkün olmadığı değerlendirilmektedir.
Teşebbüsler arasında yapılan dikey anlaşmaları grup muafiyeti dışına çıkaran
kısıtlamalardan diğeri ise, alıcının sözleşme konusu mal veya hizmetleri satacağı
bölgeye ilişkin tebliğde izin verilenler dışında kısıtlamalar getirilmesidir. Tebliğ’in
4(b) maddesinde dört başlık altında sayılan bölge veya müşteri paylaşımı türleri
anlaşmaları grup muafiyeti dışına çıkartan sınırlama olarak kabul edilmemektedir.
Bu istisnalardan ilki özellikle dağıtım ağı kurmak isteyen sağlayıcı teşebbüslerin,
kendisine ya da alıcı konumundaki teşebbüslere münhasır satış bölgeleri veya 1270
münhasır müşteri grupları vermelerine olanak sağlamaktadır. Sağlayıcı teşebbüs,
kendisine veya bir alıcıya tahsis edilmiş münhasır bölge ya da müşteri grubuna
yapılacak aktif satışları kısıtlayabilmekte, pasif satışları ise kısıtlayamamaktadır.
Münhasır bayilik sisteminde pasif satışların kısıtlanması, anlaşmayı grup
muafiyeti dışına çıkaran ağır kısıtlamalardan sayılmaktadır.
Bölge kısıtlamalarına ilişkin olarak değinilmesi gereken bir diğer husus ise, Tyco
Sağlık A.Ş.’de yapılan yerinde incelemeler esnasında elde edilen ve 21.3.2003
tarihinde “bölge ihlallerinin önlenmesi”ne yönelik olarak bayilere gönderildiği
anlaşılan İnterfarma’nın antetli kağıdına basılı ve İnterfarma kaşesi ile İnterfarma
Ankara Bölge Müdürü Tamer Selen imzalı yazı ekindeki taahhütnamedir. Söz 1280
konusu yazıda,
“Sayın Bayii,
07-38/410-158
31
Ekte tarafınıza göndermiş olduğumuz taahhütnamenin imzalanıp
kaşelenerek en geç bu akşama kadar önce faxla bildirilmesi, daha
sonra orijinalinin kargoya verilerek tarafımıza ulaştırılması yönünde
katkılarınızı bekler, gereğini bilgilerinize arz sunarız”
ifadesi yer almakta, yazı ekinde yer alan ve İnterfarma’nın Nevşehir – Kırşehir
bayisi Kapadokya Medikal tarafından kaşelenip imzalanarak İnterfama’ya geri
gönderildiği anlaşılan taahhütnamede ise; 1290
“İnterfarma Tıbbi Malzemeler S Tic.A.Ş.nin bayisi olarak
çalışmaktayım.
Bayi olarak bulunduğum Nevşehir-Kırşehir bölgesi/kenti-kentleri beni
satış yapacağım alandır.
İnterfarma A.Ş.den almış olduğum ETHİCON LTD. ürünü tıbbi
malzemeleri yukarda belirlenmiş bölge dışında satmayacağım ve
satılmasına vasıta olmayacağım.
Ethicon Ltd. ürünü tıbbi malzemeleri, 3. kişilere sadece
benim/firmamın bayilik alanı içinde satmaları kayıt ve şartıyla 1300
satacağım.
Gerek doğrudan veya gerekse dolaylı olarak bölgemin dışında mal
satılmasından doğrudan sorumlu olduğumu kabul ediyorum.
Benim/firmamın İnterfarma A.Ş.den almış olduğu Ethicon Ltd. ürünü
tıbbi malzemeler benim vasıtamla veya benim satış yaptığım 3. kişi
vasıtasıyla bayiliğini üstlendiğim bölge dışında satılırsa;
Bölge dışında satışa konu olan malın fatura bedelinin 5 katı tutarı
olan parayı,
Ayrıca bölge ihlali sonucunu doğuran satışlar nedeniyle Kadıgil
Hukuk Bürosunun yapmış olduğu tüm giderleri ve ücreti, vekaleti 1310
ödemeyi kabul ve taahhüt ediyorum.
Bölge ihlali olarak değerlendirilen satış yöntemini bir takvim yılı içinde
(Benim veya firmamın) ikiden çok tekrarladığının ispatlanması
durumunda bayiliğimin hiçbir gerekçe gösterilmeden ve herhangi bir
uyarıya gerek kalmadan, derhal fesih edilmesini de kabul ve taahhüt
ediyorum.”
ifadeleri yer almaktadır.
Söz konusu taahhütnamenin aktif veya pasif satış ayımı yapılmaksızın bölge
dışına yapılacak tüm satışları yasaklamasının taahhütnameyi ve taahhütnamenin
düzenlediği İnterfarma’nın dağıtım ağını grup muafiyeti kapsamına çıkardığı 1320
anlaşılmaktadır.
Taahhütnameye ilişkin vurgulanması gereken bir diğer husus ise, taahhütnamede
yer alan
“Ethicon Ltd. ürünü tıbbi malzemeleri, 3. kişilere sadece
benim/firmamın bayilik alanı içinde satmaları kayıt ve şartıyla
satacağım.”
07-38/410-158
32
hükmüdür. Bilindiği üzere, 2002/2 sayılı Tebliğin 4(b) maddesinde, alıcıların aktif
satışların kısıtlanmasına imkân tanınırken bu kısıtlamanın “alıcıların
müşterilerince yapılacak satışları kapsamaması” şart koşulmuştur. Oysa ki
taahhütnamede getirilen söz konusu kısıtlama ile alıcıların müşterileri tarafından 1330
başka bölgelerde yapılacak aktif satışlar kısıtlanmıştır. Münhasır pazarlar
arasında arbitraj yapılmasını önleyen söz konusu maddenin de hem
taahhütnameyi hem de taahhütnamenin düzenlediği İnterfarma dağıtım ağını
grup muafiyeti dışına çıkardığı değerlendirilmektedir.
Teşebbüsün savunmasında konuyla ilgili olarak, bugüne kadar herhangi bir
yetkili satıcılarına bölgesi dışındaki bir müşteriden pasif satış talebinin gelmediği
belirtilmekte, böyle bir durumla karşı karşıya kalınmadığı için pasif satışların
kısıtlanmasının da söz konusu olamayacağı ifade edilmektedir. Ayrıca
İnterfarma tarafından uygulanan proforma faturalandırma sisteminin bölge
ihlaline yol açmasının mümkün olmadığı belirtilmektedir. 4054 sayılı Kanun’un 4. 1340
maddesinin kapsamı dikkate alındığında, bugüne kadar herhangi bir pasif satış
talebi gerçekleşmemiş olsa bile, pasif satışları kısıtlayan bir sistemin kurulmuş
ve uygulanıyor olması, dağıtım sisteminin Kanun’un 4. maddesi kapsamında
değerlendirilmesi için yeterlidir. Proforma faturalandırma sisteminin bölge ihlaline
yol açmasının mümkün olmadığı noktasındaki teşebbüs savunması Kabul
edilmekle birlikte, bu durumun taahütname yoluyla ortaya çıkan rekabet ihlalini
ortadan kaldırmadığı değerlendrilmektedir.
Sonuç olarak, yetkili satıcılık sözleşmesinde İnterfarma tarafından son satış
fiyatının tespitine imkan veren düzenlemelerin bulunması ve uygulanan dağıtım
sisteminde ve yetkili satıcılarla akdedilen diğer birtakım anlaşmalarda 2002/2 1350
Sayılı Tebliğde izin verilenler dışında birtakım bölge kısıtlamalarına yer verildiği
anlaşılmaktadır.
J.2. Johnson&Johnson’a İlişkin Tespitlerin Teşebbüsün Yazılı Savunmaları
ile Birlikte Değerlendirilmesi
Bildirim yazısında soruşturma açılmasına dayanak teşkil eden bilgi ve
belgeler hakkında yeterli açıklama bulunmadığı savunması.
Rekabet Kurulu’nun aldığı soruşturma kararını takip eden dönemde konu
hakkında yapılan yerinde inceleme ve dolayısıyla bilgi ve belge toplama süreci
devam etmiş olup, edinilen tüm belgeler Soruşturma Raporu’yla birlikte taraflara 1360
ulaştırılmıştır.
İrtibat bürosunun Kanun anlamında teşebbüs olmadığı ve dolayısıyla irtibat
bürosuna soruşturmaya ilişkin olarak yapılan tebligatın usulsüz olduğu
savunması.
Soruşturma Johnson&Johnson Medikal’e açılmış, bildirim ise Johnson&Johnson
Medikal nam ve hesabına 1996’dan beri Türkiye’de faaliyet gösteren Ethicon
Limited Türkiye İrtibat Bürosu’na yapılmıştır. Dolayısıyla, bu noktada önem arz
eden husus İrtibat Bürosu’nun piyasa bilgisi toplama, yorumlama ve pazarlama
stratejisi oluşturma gibi bazı ekonomik faaliyetlerinin içeriği değil, J&J Medikal 1370
nam ve hesabına Türkiye’de faaliyet gösteren temsilci niteliğidir.
07-38/410-158
33
Kanun’un 15. maddesi hükmüne aykırı olarak usulüne uygun düzenlenmiş
bir yetki belgesi olmaksızın yerinde inceleme yapıldığı savunması.
Yetki belgesi, 4054 sayılı Kanun’un 15. maddesine uygun olarak incelemenin
konusunu -tıbbi cihaz ve tıbbi sarf malzemeleri pazarında 4054 sayılı Rekabetin
Korunması Hakkında Kanun’un ihlal edilmesi-, amacını -ihlalin gerçekleşip
gerçekleşmediğine ilişkin gerekli incelemenin yapılması- ve yanlış bilgi verilmesi
halinde idari para cezası uygulanacağını gösteren bilgiler içeren şekilde
düzenlenmiştir.
1380
Yerinde incelemeler sırasında alınan belge içeriklerinin tam olarak
bilinmediği ve tüm deliller hukuka aykırı şekilde toplandığı için herhangi bir
şekilde müvekkil şirket aleyhine kullanılamayacağı savunması.
Usulüne uygun olarak düzenlenmiş bir Yetki belgesi ile yapılan yerinde inceleme
sırasında alınan tüm belgelerin birer kopyası müvekkil şirket tarafından da
alınmış ayrıca alınan belgelere ilişkin “Belge Tutanağı” düzenlenmiş olup, söz
konusu belge Johnson&Johnson’ın temsilcisinin de aralarında bulunduğu
taraflarca imzalanmıştır. Dolayısıyla, alınan belge içeriklerinin tam olarak
bilinmediğine ilişkin savunmanın muteber kabul edilmesi mümkün
görülmemektedir. 1390
Soruşturma Raporu’nun 22 sayfasının herhangi bir gerekçe
gösterilmeksizin Johnson&Johnson’a tebliğ olunmadığı, Soruşturma
Raporu’na dayanak teşkil eden ve delil niteliğindeki toplam 80 adet
belgenin de sadece 26 adedinin taraflarına tebliğ edildiği, İnterfarma’ya
ilişkin değerlendirmenin yapıldığı ve Johnson&Johnson için de geçerli
olduğu söylenen bölümün teşebbüse tebliğ edilmediği savunması.
Johnson&Johnson’na gönderilen 27.10.2006 tarih ve SR/06-22 sayılı Soruşturma
Raporu’nun 29-55, 56,57, 62-67 ve 71-88. sayfaları, ilgili tarafa gönderilen
Rapor’un 29-55. sayfalarında da belirtildiği üzere, soruşturma tarafı diğer 1400
teşebbüslere ilişkin ticari sır niteliğinde bilgi ve belgeler içermesi sebebiyle
çıkarılmıştır. Ayrıca, Soruşturma Raporu’nda Interfarma’ya ilişkin tespitlerin
değerlendirildiği bölümde “Son Satış Fiyatının Tespiti” başlığı altında yapılan
değerlendirmelerin Johnson&Johnson için de geçerli olduğu ifade edilmiş olup,
bu bölümün yer aldığı 60-62. sayfalar teşebbüse gönderilmiştir. Diğer taraftan,
Soruşturma Raporu’nda yer verilen dikey ilişki Johnson&Johnson ile Interfarma
arasında olup, ilgili teşebbüse ilişkin değerlendirmelere dayanak teşkil eden tüm
bilgi ve belgeler Johnson&Johnson’a gönderilmiştir. Soruşturma Raporu’nda yer
verilen diğer 54 adet belge ise hakkında soruşturma yürütülen diğer taraflara
ilişkin olup, ticari sır ve gizlilik içeren söz konusu belgelerin Johnson&Johnson’a 1410
gönderilmesinin uygun olmadığı Soruşturma Heyeti’nce değerlendirilmiştir.
Johnson&Johnson’ın Türkiye’deki satışlarını İnterfarma ile yaptığı 1984
tarihli sözleşme çerçevesinde gerçekleştirdiği, irtibat bürosunun 1996
yılında kurulmasının ardından İnterfarma ile olan ilişkilerde bazı sorunların
ortaya çıktığı, Johnson&Johnson’nın İnterfarma üzerinde fiyat belirleme
gücünün olmadığı, Johnson&Johnson’nın İnterfarma’ya teknik bilgi, eğitim,
07-38/410-158
34
kurumsal yönetim, imaj, pazarlama, ticaret hayatında uyulması gereken etik
değerler gibi konularda know-how verdiği ve deneyimlerini aktardığı
savunması.
Johnson&Johnson ile İnterfarma arasındaki dikey ilişkide Johnson&Johnson’nın 1420
rolünün ağırlıklı olarak satış ve pazarlama alanına yönelik olduğu eldeki
belgelerin değerlendirilmesi neticesinde tespit edilmiştir. Ancak,
Johnson&Johnson’nın distribütörü İnterfarma’nın fiyatlandırma stratejilerinden
haberdar olduğu Johnson&Johnson’nın yönetiminde yer alan kişiler ile İnterfarma
yetkilileri arasında elektronik ortamda gerçekleştirilen yazışmalardan
anlaşılmaktadır. Fakat Johnson&Johnson’nın bayiler için geçerli olacak son satış
fiyatını belirlemekten ziyade ihalelerde başarılı olunabilecek ve ürün satışlarını
artırabilecek bir fiyat bandını belirleme eğiliminde olduğu değerlendirilmektedir.
Nitekim Johnson&Johnson’a ilişkin tespitler bölümünde yer verilen 26.10.2004’te
Johnson&Johnson’dan Enis PENDAR tarafından Interfarma’dan Zafer YOLCU ve 1430
Levent İLBAY’a gönderilen “Bayi Ziyaretleri” konulu e-postada da bu yönde
ifadeler yer almaktadır.
J.3. Tyco’ya İlişkin Tespitlerin Teşebbüsün Yazılı Savunmaları ile Birlikte
Değerlendirilmesi
Tyco ile İnterfarma arasında sütür ve stapler pazarı dahil hiçbir konuda
herhangi bir anlaşma ya da işbirliği olmadığı savunması.
Bursa’da Leomed ve Çınartaş arasındaki ihale paylaşımına ilişkin e-posta ve
akabindeki eylemlerin ana firmaların bilgisi dahilinde olmadığı anlaşılmıştır.
Ayrıca, Tyco’nun en önemli rakiplerinden İnterfarma ile arasında rekabetin yatay 1440
düzeyde sınırlanmasına ilişkin açık bir delil bulunamamıştır.
Tyco bayilerin yeniden satış fiyatlarının bazı durumlarda sadece tavsiye
edildiği ve bu tavsiyeye uyulmaması durumunda herhangi bir yaptırım
uygulanmadığı; ayrıca genel itibarla ihale tekliflerinin hazırlanması
noktasında bayilerin tamamen serbest olduğu savunması.
Tyco’ya ilişkin tespitler bölümünde yer verilen şirket yetkilileri arasındaki
yazışmalarda yer alan ifadeler ve bayilerle yapılan görüşmelerde ifade edilen
hususlar bayi yeniden satış fiyatlarının tespiti konusundaki uygulamaları ortaya
koymaktadır.
Tyco’nun bayilerinin pasif satışlarına engel olmadığı ve bu durumun 1450
sunulan faturalarla ortaya konulduğu savunması.
Bölge dışı satışların mutlak olarak yasak olduğu, pasif satışların sadece Tyco’nun
izni ile mümkün olabildiği bayilerle yapılan ve Tyco’ya ilişkin tespitler bölümünde
yer verilen görüşmelerde ifade edilmiştir.
Diğer taraftan, Tyco vekilleri tarafından sunulan 21 adet faturanın 18’inin bayinin
kendi yetki bölgesi içerisindeki müşterilere kesilmiş olduğu tespit edilmiştir.
Soruşturma Raporu’na istinaden gönderilen faturaların incelenmesi neticesinde
ise, bu faturaların sadece bir bayinin müşterilere yaptığı satış faturaları olduğu
anlaşılmıştır. Bu faturaların yarısına yakınının konu hakkında inceleme
07-38/410-158
35
başlandığı tarihten sonra kesilen faturalardan; bir kısmının da müşteriye değil de 1460
diğer Tyco bayisine kesilen faturalardan oluştuğu tespit edilmiştir. Geriye kalan
faturaların ise tek bir bayiden kesilmiş olması; daha önce gönderilen faturaların
da bayinin bölgesi içerisindeki müşterilere kesilmiş olması sebebiyle ve
faturaların kesildiği müşterilerin açıklamalarına göre Tyco’dan gizli yapılmış
olabileceği gibi ve Ege Bölgesi Bayisinin ifade ettiği üzere bu satışların da sadece
Tyco’nun izni ile mümkün olabilmesi sebebiyle bölge dışı pasif satışların serbest
olduğu sonucuna ulaşmaya kâfi gelmediği kanaati oluşmuştur.
J.4. Çınartaş ve Leomed’e İlişkin Tespitlerin Teşebbüslerin Yazılı
Savunmaları ile Birlikte Değerlendirilmesi
Yürütülen soruşturmada inceleme hususlarından bir tanesi de rakipler arası 1470
rekabeti sınırlayıcı anlaşma yapmak ve uygulamak suretiyle rekabetin
sınırlanmasına ilişkindir. Bu konuda Bursa Devlet Hastanesinin 15.6.2004 tarihli
175 kalem tıbbi malzeme alım ihalesinde rekabetin önlenmesine ilişkin olarak
Bursa İlinde faaliyet gösteren Çınartaş Tıbbi Malzeme Ticaret ve İthalat A.Ş. ile
Leomed Tıbbi Sarf Malzemeleri ve Cihazları Tic. ve San. Ltd. Şti. hakkında
soruşturma yürütülmüştür. Söz konusu teşebbüslerin savunma noktaları ve
bunların değerlendirilmesi aşağıda sunulmaktadır.
- Çınartaş Tıbbi Malzeme Ticaret ve İthalat A.Ş. tarafından yapılan;
teşebbüslerinin hiçbir hukuk ve mevzuat dışı oluşum ve girişim içerisinde
bulunmadığı, rakip firmalarla işbirliğine gitmesi, onlarla eşgüdümlü hareket 1480
etmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığı; dolayısıyla herhangi bir
somut belgeye dayanmayan rekabet ihlalleri iddialarının kabul
edilemeyeceği savunması
Bilindiği gibi, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi uyarınca, “Belirli bir mal veya
hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya
da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte
olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu
tür karar ve eylemleri hukuka aykırı ve yasaktır.” Söz konusu maddenin
devamında da bu hallere örnekler sıralanmaktadır.
Çınartaş A.Ş.’ye ilişkin soruşturma konusu, rakip teşebbüsle yapılan rekabeti 1490
sınırlayıcı anlaşma çerçevesinde Kanun’un 4. maddesinin sırasıyla “Mal veya
hizmetlerin alım ya da satım fiyatının, fiyatı oluşturan maliyet, kâr gibi unsurlar ile
her türlü alım yahut satım şartlarının tespit edilmesi” şeklindeki (a) bendi ile “Mal
veya hizmet piyasalarının bölüşülmesi ile her türlü piyasa kaynaklarının veya
unsurlarının paylaşılması ya da kontrolü,” şeklindeki (b) bendi kapsamında
değerlendirilebilecektir.
İnterfarma’nın Bursa bayisi Çınartaş’a ilişkin rakip teşebbüsle rekabeti sınırlayıcı
anlaşma yapılarak 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiği iddiası;
önaraştırma döneminde İnterfarma’da yapılan yerinde incelemeler esnasında
bilgisayar kayıtlarındaki bir e-mailde yer alan; 1500
07-38/410-158
36
“Çınartaş 250 kt 3113 için Tyco ile anlaşmış. Bunun yanında aynı
ihalede vermemiz gereken iki kod daha var. Bunların neticesinde
aciliyeti olan kalemler şunlardır:
w3113 250 kt
w3660 106 kt
w3730 52 kt
Saygılarımla, İlhan”
şeklindeki ifadelere dayanmıştır. Bu belgeye istinaden anlaşma konusu ürünün
ameliyat ipliği olduğu ve söz konusu anlaşmanın Çınartaş’ın Bursa ilinde faaliyet 1510
göstermesi sebebiyle Bursa ilinde yapılmış olduğu tespit edilmiştir. Bu bağlamda
e-mail içeriğinde geçen Tyco ibaresinin Tyco’nun Bursa bayisi Leomed olduğu;
anlaşmanın Çınartaş ile Leomed arasında yapıldığı sonucuna varılarak bu
teşebbüsler hakkında soruşturma açılmasına karar verilmiştir.
Çınartaş teşebbüsünün merkezinde raportörlerce yerinde incelemelerde
bulunulmuş; ve şirket faaliyet ve satışları ile ilgili şirket ortak ve çalışanlarından
bir kısım bilgi ve şirketin satışlarına ilişkin müşterilere kesilen fatura örnekleri
alınmıştır. Bu faturalar arasında 17.9.2004 tarih ve B.369290 seri nolu fatura,
yukarıda aktarılan e-postada yer alan ürün kodlarını içermesi ve söz konusu
faturanın Bursa Devlet Hastanesi’ne yönelik düzenlenmesi sebebiyle Çınartaş-1520
Leomed arası anlaşmanın bu hastanenin malzeme alımında yapıldığı sonucuna
ulaşılmış ve ilgili hastaneden konuyla ilgili bilgi ve belgeler talep edilmiştir.
Bursa Devlet Hastanesi tarafından 15.6.2004 tarihli 175 kalem tıbbi malzeme
teminine yönelik yapılan ihalenin İhale Komisyon Karar Tutanağında ve katılımcı
tekliflerinde aşağıdaki bilgiler yer almaktadır.
Bursa Devlet Hastanesi İhale Komisyonu Karar Tutanağı:
İsteklilerin Teklif Ettikleri Bedeller
S.
No Cinsi Miktarı
Ekonomik açıdan
en avantajlı teklif
ve teklif ettiği
birim fiyat (YTL)
Ekonomik açıdan
en avantajlı 2.
teklif ve teklif
ettiği birim fiyat
56
Monoflamant hızlı absorbe olan sentetik cerrahi iplik
No:3/0 26 mm ½ Y.İğne 1200 paket 7,90 Çınartaş
57
Monoflamant hızlı absorbe olan sentetik cerrahi iplik
No:2/0 26 mm ½ Y.İğne 720 paket 7,90 Çınartaş
58
Monoflamant hızlı absorbe olan sentetik cerrahi iplik
No:2/0 50 mm ½ Y.İğne 1440 paket 7,90 Çınartaş
59
Monoflamant hızlı absorbe olan sentetik cerrahi iplik
No:5/0 17 mm ½ Y.İğne 360 paket 7,90 Çınartaş
61
Monoflamant hızlı absorbe olan sentetik cerrahi iplik
No:0 30 mm ½ Y.İğne 960 paket 7,90 Çınartaş
75 Monoflamant hızlı absorbe olan sentetik cerrahi iplik 18000 paket 7,94 Leomed 8,35 Çınartaş*
No:2/0 6000 paket
No:3/0 12000 paket
*2. en avantajlı teklif olmakla birlikte ihale dışı kalmıştır
07-38/410-158
37
Bu tabloda görüldüğü gibi, 56-61 arası monoflament sütür ihtiyaç listesine sadece
Çınartaş’ın teklif verdiği ve ihaleyi kazandığı; anlaşma konusu olan 75. kalem 1530
diğer bir monoflament sütür için de Leomed ve Çınartaş’ın teklif verdiği; ancak
56-61 arası kalemler için 7.900.000 TL teklifler veren Çınartaş’ın bu rakamlardan
farklı olarak 75. kaleme 8.350.000 TL teklif attığı; fakat bu teklifin yaklaşık
maliyetlerin çok üzerinde olması sebebiyle ihale dışı kaldığı tespit edilmiştir.
Bunun neticesinde ihalede tek geçerli teklif Leomed’in teklifi olmuştur ve ihale bu
kalem için Leomed’de kalmıştır.
Bursa Devlet Hastanesi’nin söz konusu ihalesinde, 75. kalemin altında yer alan
6.000 adet ihtiyaç malzemesi için “Monoflamant hızlı absorbe olan sentetik
cerrahi iplik No:2/0” ismi verilmektedir. Söz konusu ihale şartnamesinin
incelenmesinde 75. kalemde yer alan malzemeler için ayırt edici bir tanımlama 1540
yer almamış; sadece ürün ismi verilmiştir. Daha önceki monoflaman ameliyat iplik
ihtiyaç listeleri ile birlikte düşünüldüğünde 56-61. sırasındaki kalemler için iğneli
olduğu yazılmışken 75. kalemde iğneye ilişkin bir ibarenin yer almadığı
dolayısıyla iğnesiz olduğu anlaşılmaktadır. İğnesiz ürünlerin aynı incelikteki iğneli
türlerine nazaran her zaman daha ucuz satılırken Çınartaş, iğnesiz ürünler için
ihale dışı kalacağı bir teklifte bulunmuştur. Bu çerçevede Çınartaş ile Leomed
arası anlaşmaya konu ürün 75. kalemdeki isme ya da basit tanıma uyan W3113
kodlu 6000 adetlik Monocryl No:2/0 olan üründür.
Anlaşmaya ilişkin e-mailde söz konusu ürünün 250 kutu olarak üzerinde
anlaşıldığı; bu miktarın da her bir kutuda 12 paket olması göz önünde 1550
bulundurulunca 3.000 adete ya da pakete denk geldiği; 3000 adetin de hastane
ihtiyacı olan 6.000 rakamının yarısı olduğu; her iki teşebbüsün anlaşmasını ifade
eden ifadelerde yer alan 250 kutu malzemeyle ihaleyi kazanan Leomed ve ihale
dışı kalan Çınartaş’ın söz konusu satışı %50-50 paylaştığı sonucuna varılmıştır.
- Çınartaş Tıbbi Malzeme Ticaret ve İthalat A.Ş. tarafından yapılan; gerek
soruşturma açılmasına gerekse Rekabet Kanunu ihlaline dayanak olan
elektronik iletinin şirketleri ile alakasının olmadığı, dolayısı ile bu belgelerin
kendilerini bağlamadığı; söz konusu anlaşmanın alelade bir mal temin
anlaşması olduğu ve hatta temin edilen ürünün ilgili kalemin % 50-50 değil
de % 83.34- 16.66 olarak bölündüğü, dolayısıyla bir ihale paylaşımın 1560
olmadığı ve ihaleye teklif edilen fiyatın da kendileri için makul bir fiyat
olduğu savunması
Savunmanın değerlendirilmesine, öncelikle malzeme temini ile başlamak
gerekmektedir. Çınartaş-Leomed arası söz konusu mal hareketi, sıradan bir
temin nitelikleri taşımamaktadır. Çınartaş tarafından durumun Leomed açısından
oldukça önemli ve aciliyet taşıması sebebiyle kendilerinden talep edildiği ve
kendilerinin de mal temini sağladığı ifade edilmesine karşın, her iki bayinin de
ana sağlayıcı şirketleri olan İnterfarma (Çınartaş’ın sağlayıcısı) ve Tyco
(Leomed’in sağlayıcısı)‘dan bu dağıtıcılara yönelik mal hareketlerine ilişkin
belgeler talep edilmiştir. Tyco’dan ihale akabinde monoflament 2/0 için ilk temin 1570
Biosyn 2/0 olarak 8.7.004 tarihinde yapılmıştır. İkinci alım ise 15.9.2004 de
yapılmıştır. Keza ihale 75. kalemin diğer bir ürünü monoflament 3/0 için ise
Temmuz, Ağustos ve Eylül 2004 dönemlerinde Tyco’dan mal temin edilmiştir.
07-38/410-158
38
Kaldı ki aciliyeti olan dönem olan ve elektronik postanın da tarihine denk gelen
dönemde Leomed, ana sağlayıcıdan önemli bir miktar Biosyn 2/0 teslimi
gerçekleştirmiştir. Daha da önemlisi, Çınartaş’ın zor durumda kalan rakibi
Leomed’in acil ihtiyacı olan malzemeler Leomed tarafından 1.12.2004 tarihinde
hastaneye temin edilmiştir. Söz konusu malzeme ise ana sağlayıcı
İnterfarma’dan Çınartaş’a Aralık 2004 dönemine değin peyderpey (24 Eylül-36
kutu, 22 Ekim-131 kutu, 8 Kasım-56 kutu, 19 Kasım-29 kutu olarak) temin 1580
edilmiş; buna rağmen bu ürünler hastaneye 1.12.2004’de teslim edilmiştir.
Dolayısıyla, konunun aciliyet taşıdığı savunmasının geçerli kabul edilebilmesi
mümkün değildir.
Bursa Devlet Hastanesi tarafından 15.6.2004 tarihli 175 kalem tıbbi malzeme
teminine yönelik yapılan ihalenin 75. kaleminde yer alan iki malzemenin satışının
paylaşım oranının doğru olmadığı savunmada itiraz edilen diğer bir durumdur.
Esasen, bu paylaşım oranının Kanun ihlali açısından önemli olmamakla birlikte
Soruşturma Raporu’nda tespit edilen hastane ihtiyaç listesinde 6.000 adet olan
monoflament absorbe olabilen 2/0 cerrahi sentetik sütüre ilişkin “söz konusu
satışı %50-50 paylaştığı” şeklindeki ifadenin 75. kalemde yer alan 12.000 adetlik 1590
3/0 ürün grubunu da içine alan ya da ihalenin bütününe sirayet eden bir tespit
olmadığı ve mevcut haliyle de sadece 2/0 sentetik iplik için geçerli ve tespit edilen
yüzde 50-50 paylaşım oranının bu ürün için yapıldığı ve doğru olduğu tekraren
ifade edilmelidir.
Taraf savunmasında, ihalede 75. kalem için teklif edilen ürün fiyatlarının kendileri
için makul olduğunu, bunun diğer kalemler için teklif edilen fiyatlardan yüksek
olmasının sebebinin ürün miktar ve fiyatlarının farklı olması olduğu ve farklı fiyat
tekliflerinin bir anlaşmadan kaynaklanmadığı ifade edilmektedir.
Bursa Devlet Hastanesinin söz konusu ihalesinde 56-61 arası kalemler için
7.600.000-7.900.000 TL teklifler veren Çınartaş’ın, bu rakamlardan farklı olarak 1600
ürün nitelikleri çok farklı olmayan ancak miktarı oldukça yüksek 75. kaleme
8.350.000 TL teklif attığı; fakat bu teklifin yaklaşık maliyetlerin üzerinde
bulunması sebebiyle ihale dışı kaldığı tespit edilmiştir. Bunun neticesinde
ihalede tek geçerli teklif 7.940.000 TL ile Leomed’in teklifi olmuştur ve ihale bu
kalem için Leomed’de kalmıştır. 75. kalem malzemelerin miktarları, 56-61
arasındakilerden çok daha fazla olması sebebiyle fiyat düşüşü olması gerekirken
böyle olmamıştır. Dolayısıyla miktara ilişkin savunmalar dayanaksız kalmaktadır.
Ayrıca anlaşma konusu 75. kalem 2/0 ürünün iğnesiz olarak düşünüldüğü göz
önünde bulundurulursa fiyatın 7.90 YTL’den çok aşağılarda olması beklenirken
teşebbüsü ihale dışı bırakacak ve ihaleyi rakibe bırakacak bir teklif atılmıştır. 1610
İhale fiyatları noktasında iki hususun ortaya konmasında fayda vardır. Çınartaş’ın
8.350.000 TL fiyat teklif ettiği ürünleri, Leomed’in acil ihtiyacının karşılanması için
ana sağlayıcı İnterfarma, Çınartaş’a 5.250.000 TL fiyat ile satmıştır. 75. kalemde
iki tür ürün olduğu dolayısıyla fiyatın 2/0 sütürden yüksek olduğu savunması da
kabul edilebilir değildir. Çünkü her iki ürün fiyatları arasındaki fark, ihmal edilebilir
düzeydedir. Ayrıca söz konusu alış satış fiyat düzeyleri, gerek ana sağlayıcı
gerekse ilgili teşebbüslerin faturalarından temin edilmiştir. Buna göre;
07-38/410-158
39
Monoflamant hızlı absorbe olan sentetik cerrahi iplik No:2/0 fiyatlaması şu
şekildedir:
1620
İnterfarma ------5,25 YTL--Çınartaş -----8,35 - Bursa Devlet Hastanesine
Teklif
Çınartaş ----7,50 - Leomed -----7,94-- Bursa Devlet Hastanesi’ne satış
Ürün nitelikleri benzer olmakla birlikte miktarları daha az olan 56-61. kalemlerdeki
bazı ürünler için Çınartaş’ın alış fiyatları ile Bursa Devlet Hastanesi’ne satış
fiyatları ise şu şekildedir:
İnterfarma ------6,15 YTL--Çınartaş -----7,90 - Bursa Devlet Hastanesi’ne
satış
75. kalem ürünler bu geliş fiyatından, ihale kalemlerinden 56-61 arasında olduğu 1630
gibi satılmış olsaydı 2.350.000 – 2.650.000 TL arasında Çınartaş’a % 44-50 brüt
karlılık sağlayacaktı. Buna rağmen Çınartaş, Hastane idaresince belirlenen
yaklaşık maliyetin makul olmayan ölçüde üzerinde ve kendisinin bu kalem için
ihale dışı kalmasına neden olan bir fiyat teklifi yapmıştır. Ayrıca, Leomed’in ilgili
malları Çınartaş’dan alış fiyatının kendisinin ihaleye teklif ettiği 7.940.000 TL’den
daha yüksek olmadığı da tespit edilen bir diğer husustur.
Son olarak, soruşturma açılmasına ve kanun ihlaline dayanak teşkil eden
elektronik posta iletisinin, şirketi bağlamayacağı hususunun değerlendirilmesi
gerekmektedir.
Diğer tüm hukuk alanları gibi Rekabet Kanunu’nda da bir başkasının eyleminden 1640
dolayı diğer bir (tüzel ya da gerçek) kişinin suçlanması mümkün değildir. Ancak
Rekabet Kanunu’na aykırı olan durum, rakiplerle rekabeti önleyici anlaşmalarının
yapılması ve uygulanması olduğu ve bu tür anlaşma ya da uygulamalarda,
mutlaka işletme ya da teşebbüsü temsile yetkili kişilerin imza koymaları
gerekmemektedir. Bu sebeple rekabet sınırlayıcı anlaşmalarda şekil şartı
bulunmamaktadır. Ayrıca, rekabeti önlemeye yönelik bir anlaşmaya ilişkin belge
ve bilginin mutlaka onu yapan teşebbüsten elde edilmesi gerekmemektedir.
Kanun’a aykırılık için tarafların söz konusu anlaşmayla kendilerini bağlı saymaları
ve bu anlaşmalara uymaları yeterli bir tespit olmaktadır. Hatta herhangi bir
yaptırım ya da yürütülme gücü bulunmayan rekabeti sınırlayıcı “centilmenlik 1650
anlaşmaları” bile 4054 sayılı Kanun’u ihlal eder nitelikte kabul edilmektedir.
Yapılan inceleme ve tespitlerde, haklarında soruşturma yürütülen teşebbüsler
tarafından söz konusu sarf malzemelerinin 2004 Haziran ayında çıkılan ihale
neticesinde Bursa Devlet Hastanesi’ne temininde malzeme fiyatlarının, ortak
tespit edildiği, ilgili pazarın teşebbüsler arasında paylaşıldığı ve bu mutabakatlara
uyulduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, delil niteliğindeki elektronik postanın,
başka bir teşebbüste bulunmuş olması, şirket ile dolaylı ilgili başka kişiler
arasında gönderilmiş olması, bu anlaşmanın gerçekleştirilmiş ve yürürlüğe
konulmuş olması sebebiyle tali bir öneme sahiptir. Önemli olan husus, ilgili
piyasada alınan rekabeti önleyici bir anlaşmanın yapılmasıdır ki, Bursa Devlet 1660
07-38/410-158
40
Hastanesi’nden ve ana sağlayıcılardan edinilen mal temin belgelerinde
anlaşmaya uyulduğu açıkça ortaya konulmuştur.
- Leomed Tıbbi Sarf Malzemeleri ve Cihazları Tic. ve San. Ltd. Şti. tarafından
yapılan; Leomed’in stapler pazarında faaliyet göstermediği, ilgili pazar
olarak sadece sütür pazarında faaliyet gösterdiği; bu pazarda da çok sayıda
aktör olması sebebiyle rekabeti sınırlayıcı bir uygulamaya gitmenin pazar
yapısının rekabetçi olması sebebiyle mümkün olmadığı; Bursa ilinde
hastaneler tarafından bu tarihe kadar gerçekleştirilen ihalelere çok sayıda
firmanın katılması ve çok değişik fiyatlarla teklifler verilmesi sebebiyle
rekabetin bozulmasının vaki olmadığı savunması 1670
Leomed Tıbbi Sarf Malzemeleri ve Cihazları Tic. ve San. Ltd. Şti. hakkında
yürütülen soruşturmaya, ilgili teşebbüsler olan Çınartaş- Leomed hakkında
herhangi bir önaraştırma yürütülmeden 4054 sayılı Kanun’un 40/1. maddesi
uyarınca doğrudan açılan soruşturma kararı ile başlanmıştır. Leomed’in sadece
sütür pazarına yönelik faaliyetlerine ait tespitler Soruşturma Raporu’nda yer
almıştır.Ayrıca, teşebbüs hakkında sütür pazarı dışında bir eylemi dolayısıyla
herhangi bir nihai karar da tesis edilmemiştir.
Savunmadaki diğer bir husus olan sütür pazarında çok sayıda aktör olması
sebebiyle rekabeti sınırlayıcı bir uygulamaya gitmenin pazar yapısının rekabetçi
olması sebebiyle mümkün olmadığı; dolayısıyla Bursa’da rekabetin bozulmasının 1680
vaki olmadığıdır. Ancak bu argümanın inceleme konusu açısından geçerli
olmadığı, ihale kalemlerine teklif veren teşebbüsler incelendiğinde açıklıkla
anlaşılmaktadır. Çünkü, anlaşma olduğu ileri sürülen ihale kalemlerinde sadece
bir teşebbüs ya da iki teşebbüs teklif sunmuştur. İnceleme dönemi itibarıyla
marka olarak çok sayıda sütür olmakla birlikte pazarın % 80-85’i sadece anlaşma
tarafı iki markaya aittir. Bu sebeple diğer markaların ilgili pazarda etkin bir
rekabetinden söz etmek de mümkün değildir.
- Leomed Tıbbi Malzemeler Ltd. Şti. tarafından yapılan; soruşturma açılması
kararı verilirken dayanak olarak kullanılan tüm bilgi ve belgelerin
gönderilmesi ve soruşturma kapsamında gerek Leomed gerekse rakip 1690
Çınartaş A.Ş. ile ilgili Rekabet Kurumu nezdinde bulunan dokümanların
incelenmesinin talep edildiği, bu incelemeye Soruşturma Raporu
hazırlanana değin izin verilmemesi sebebiyle savunma haklarının
sınırlandığı savunması.
Bu hususta öncelikle tarafların dosyaya erişim haklarının ele alınmasında fayda
bulunmaktadır. Leomed ve Çınartaş hakkında Rekabet Kanunu’nun 4.
maddesine aykırı eylemlerden dolayı, herhangi bir önaraştırma yürütülmeksizin
doğrudan soruşturma açılmıştır. Soruşturma açılmasının dayanağı ise sadece bir
elektronik posta iletisidir. İhlal iddialarıyla ilgili araştırma ve incelemeler esasen
soruşturma döneminde yapılarak, ilgili deliller bu aşamada toplanmıştır. Takdir 1700
edilir ki, soruşturma açılma aşamasında hem iddialar netlik kazanmamakta, hem
de delil toplama süreci devam ettiği için belgelerin karartılma tehlikesi
bulunmaktadır. Bu sebeple, her bir olay bazında karar verilmekle birlikte
soruşturma raporunun tamamlanma aşamasına değin, taraflara ayrıntılı bir delil
07-38/410-158
41
ve belge incelemesi imkânı tanınmamıştır; söz konusu imkân, 27.10.2006
tarihinde Soruşturma Raporu’nun tamamlanması akabinde taraflara verilmiştir.
Kaldı ki, Soruşturma Raporu’nda Leomed ile ilgili yer alan her bir belge
kendilerine iletilmiş olup, önem atfedilmeyen ve kullanılmayan diğer belgeler ise
orijinalleri müvekkil firmada olan belgelerdir. Ayrıca Soruşturma Raporu’nun
tamamlanmasıyla birlikte ek olarak kullanılmayan belge ve kayıtların da 1710
Rekabet Kurumunda incelenmesine ve suretlerinin alınmasına izin verilmiştir.
Ancak ticari sırlar ve gizli bilgiler içeren Leomed’in rakibi olan diğer teşebbüslere
ait belgelerin hiçbir şekilde incelenmesine izin verilmemiştir. Dolayısıyla,
dosyalara erişimin zamanlaması konusunda Rekabet Kurumu işleyişini ve
görevlerini yerine getirmesini anlamsız bırakmayacak ve yasal çerçeveler
dahilinde savunma hakkı ilgili teşebbüse tanınmıştır. Ayrıca savunma hakkı
verilmemiş hiç bir husus nihai karara dayanak yapılmamıştır. Bu nedenlerle
kendilerini savunma durumlarını ortadan kaldıran ya da eksik yapılmasına
neden olabilecek türden savunma haklarının sınırlanması durumu söz konusu
olmamıştır. 1720
- Leomed Tıbbi Malzemeler Ltd. Şti. tarafından yapılan; soruşturma konusu
anlaşmanın, Leomed’in hastaneye teslimatını zamanında yapabilmesi için
ve cezalı duruma düşmemek için rakip teşebbüs Çınartaş’dan malzeme
alınmasından ibaret olması sebebiyle rekabeti sınırlayıcı bir vasfının
olmadığı savunması
Söz konusu gelişmelerin Rekabet Kanunu çerçevesinde anlaşma olup olmadığı,
Çınartaş-Leomed arası söz konusu mal temininde ihale sürecinde vermiş
oldukları tekliflerin ve sonrasında ortaya çıkan durumun, neden normal bir mal
temini nitelikleri göstermediği benzer bir savunmanın Çınartaş tarafından da ileri
sürülmüş olması sebebiyle yukarıda ele alınmıştır. Burada, tıbbi malzeme 1730
pazarında ihale sürecine ilişkin bir kısım ek bilgi verilerek konu açıklığa
kavuşturulacaktır.
Tıbbi malzeme sektöründe dağıtıcıların faaliyetleri, ana sağlayıcı firma ile
koordineli şekilde yürütülmektedir. Yani bir bayi ihaleye teklifte bulunmadan önce
ana sağlayıcı firma ile ilgili ürünlerin hangilerinin portföylerinde ve stoklarında
mevcut olduğunun araştırmasını yapmaktadır ve sağlayıcının o ürünleri hangi
fiyatlardan bayiye satacağı gibi hususların da mutlak surette bilinmesi
gerekmektedir. Buna göre bayi teklif hazırlamaktadır. Aksi takdirde bayinin temin
edemeyeceği ürünü, alış fiyatını bilmeden ihaleye girmesi mümkün değildir. Kaldı
ki, Leomed de ilk defa Bursa Devlet Hastanesi ihalesi ile faaliyete başlayan bir 1740
firma değildir. Ayrıca, Leomed’in cezalı duruma düşmesi ya da düşme tehlikesi,
anlaşma konusu Çınartaş’ın temin edeceği sütürden ziyade kendi sağlaması
gereken ürünleri teminde gecikmesinden kaynaklanmıştır. Kaldı ki bu ürünlerin
teslimi, 9 gün gecikmeli olarak 16.9.2004 tarihinde gerçekleşmiştir.
Hastanenin 3.000 adet iğnesiz monoflament 2/0 ipliğe acil ihtiyacı olduğu [aciliyet
konusunu, taraflar ileri sürmektedir] Temmuz 2004 döneminde belirtilmiş
olmasına rağmen bu talep 1.12.2004 tarihinde karşılanmıştır. Burada dikkat
çeken hususun, ısrarla bu ürünün rakip Çınartaş’dan alınmak istenmesidir.
İhalesi kazanılan kalemlerin Leomed tarafından ana sağlayıcıdan alınması 8
07-38/410-158
42
Temmuz’da başlamış iken, iğnesiz 2/0 ameliyat iplikleri için Leomed’in mal temini 1750
noktasındaki artan gayretleri 16 Eylül’de gündeme gelmektedir. Daha doğrusu bu
gayret Leomed değil anlaşmanın diğer tarafı Çınartaş göstermektedir. İhale tarihi
15.6.2004’dür. Çınartaş-Leomed arası anlaşma konusu malın hastaneye temini
1.12.2004’dür. Acil durumlarda bir hafta gibi çok daha kısa sürelerde ana
sağlayıcı şirketler tarafından yurtdışından mal getirtildiği tespit edildiği için; arada
kalan 5,5 aylık dönemde Leomed’in ana sağlayıcısı Tyco’nun bu temini rahatlıkla
yapabileceği düşünülmektedir. Ayrıca, ihaleden yasaklı olacak olan ya da cezaya
maruz kalacak olan Leomed iken Çınartaş’ın bu duruma maruz kalacak şirketin
kendisiymiş gibi davranması veya durumu bu şekilde yansıtması, söz konusu mal
temininin normal bir ticari ilişkiden öte, yapılan ihale organizasyonu çerçevesinde 1760
rekabeti sınırlayıcı bir eylem olmasını gündeme getirmektedir. Çünkü, ihaleye
Çınartaş tarafından hastaneye verilen teklif, 8.350.000 TL iken; Leomed’in
kazandığı fiyat 7.940.000 TL’dir. Çınartaş’ın kendisini karlı çıkartmayacak bir
fiyattan Leomed’e mal temin etmesi düşünülemez ise de Çınartaş 8,35’den daha
düşük bir fiyatla (7,50 YTL’ye) Leomed’e mal temin etmiştir. Bu arada ihaleyi
kazanan bir teşebbüsün ihalelerde rekabetin önlenmesi davranışı çerçevesinde
mal temininin bir kısmını organizasyona katılan teşebbüs ya da teşebbüslerden
temin etmesinin sık karşılan bir durum olduğunun belirtilmesinde fayda vardır.
Çınartaş-Leomed arası mal temin ilişkisinin gerek ihale gerekse mal temin
aşamalarında ortaya konan davranışlar ve irrasyonel fiyatlar sebebiyle bu 1770
çerçevede rekabeti önleyici bir ihale organizasyonu olduğu tespit edilmiştir.
- Leomed Tıbbi Malzemeler Ltd. Şti. tarafından yapılan; ilgili paylaşım oranı
olarak yapılan % 50-50’lik tespitin yanlış olduğu; bu oranın ihalenin 75.
kalemindeki tüm ihtiyaç miktarı üzerinden yapılması gerektiği bu durumda
da %50- 50‘lik bir paylaşım gibi bir durumun ortaya çıkmadığı savunması
Esasen, bu paylaşım oranının Kanun ihlali açısından önemi olmamakla birlikte
Soruşturma Raporunda tespit edilen hastane ihtiyaç listesinde 6.000 adet olan
monoflament absorbe olabilen 2/0 cerrahi sentetik sütüre ilişkin “söz konusu
satışı %50-50 paylaştığı” şeklindeki ifadenin 75. kalemin diğer bir ürünü olan “3/0
stürü” de içine alacak ya da ihalenin bütününe sirayet eden bir tespit olmadığı ve 1780
mevcut haliyle de sadece 2/0 sentetik iplik için geçerli olduğu ve % 50-50
paylaşım oranının doğru olduğu tekraren ifade edilmelidir.
Netice olarak teşebbüsler tarafından iletilen savunma yazılarında ileri sürülen
bütün iddia ve görüşlerin değerlendirilmesi sonucunda, Çınartaş Tıbbi Malzeme
Tic. ve İth. A.Ş. ile Leomed Tıbbi Sarf Malzemeleri ve Cihazları Tic. ve San. Ltd.
Şti. arası yapıldığı anlaşılan ve ihale sürecinde rekabetin önlenmesi amaç ve
etkili rakipler arası fiyat düzenlemeleri ile pazar paylaşımı nitelikleri taşıdığı tespit
edilen anlaşmanın, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiği sonucuna
varılmıştır.
1790
J.5. Endotek’e İlişkin Tespitlerin Teşebbüsün Yazılı Savunmaları ile Birlikte
Değerlendirilmesi
07-38/410-158
43
Teşebbüsün savunmasında, kendilerinin sorumlu oldukları satış bölgelerinde aktif
ve rekabetçi bir tutum içinde oldukları İnterfarma ve bayileri dahil hiçbir rakip
medikal firma ile hiçbir şekilde ticari işbirliğine girmedikleri ifade edilmiştir.
Soruşturma kapsamında, Endotek’e ilişkin olarak 4054 sayılı Kanun’un ihlali
niteliğinde herhangi bir tespit yapılamamıştır. Dolayısıyla, söz konusu teşebbüse
yönelik olarak, 4054 sayılı Kanun kapsamında herhangi bir işlem yapılmasına
gerek bulunmadığı değerlendirilmiştir.
1800
J.6. Sayın Tıp’a İlişkin Tespitlerin Teşebbüsün Yazılı Savunmaları ile Birlikte
Değerlendirilmesi
Teşebbüsün savunmasında; firmalarının İzmir’de Sasan, Braun, Seta, Era, Atasan
gibi firmaların bayiliğinin yanı sıra Interfarma’nın endo-surgery ürünlerinin bayiliğini
yaptığı belirtilmekte ve teşebbüslerinin ilgili pazarda rakip teşebbüslerle herhangi
anlaşma içerisinde bulunmadığı ifade edilmektedir.
Soruşturma kapsamında, Sayın Tıp’a ilişkin olarak 4054 sayılı Kanun’un ihlali
niteliğinde herhangi bir tespit yapılamamıştır. Dolayısıyla, söz konusu teşebbüse
yönelik olarak, 4054 sayılı Kanun kapsamında herhangi bir işlem yapılmasına 1810
gerek bulunmadığı değerlendirilmiştir.
K. GEREKÇE VE HUKUKİ DAYANAK
Herhangi bir piyasada ekonomik faaliyet gösteren teşebbüsler, genel olarak iki
farklı rekabet ile karşı karşıyadır. Bunlardan birincisi, “markalar arası rekabet
(yatay rekebet)”, diğeri ise “marka içi rekabet (dikey rekabet)”tir. Yatay rekabet,
tüketici gözünde aynı ya da benzer hizmet veya ürünleri üreterek ya da ticari
yoldan edinerek, doğrudan veya yeniden dağıtıcılar kanalıyla pazara sunan
teşebbüslerin içinde bulundukları ekonomik yarıştır. Marka içi (dikey) rekabet ise,
aynı markanın üretim, dağıtım veya satışı gibi aynı ya da farklı aşamalarda 1820
faaliyet gösteren teşebbüsler arasındaki ekonomik yarışı ifade etmektedir.
Soruşturma kapsamında, soruşturmaya taraf teşebbüslerin markalararası
rekebeti kısıtlayıp kısıtlamadıkları ve ayrıca bu teşebbüslerden İnterfarma ile
Tyco’nun marka içi rekabeti kısıtlayıp kısıtlamadığı araştırılmıştır.
Bilindiği gibi, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi uyarınca, “Belirli bir mal veya
hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya
da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte
olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu
tür karar ve eylemleri hukuka aykırı ve yasaktır.” Söz konusu maddenin
devamında da bu hallere örnekler sıralanmaktadır. 1830
Soruşturma kapsamında yapılan inceleme ve değerlendirmelerde, Çınartaş ve
Leomed teşebbüslerinin, Bursa Devlet Hastanesi’nin 15.6.2004 tarihli ihalesinde
anlaştıkları tespit edilmiş ve teşebbüsler arasındaki bu anlaşma, 4054 sayılı
Kanun’un 4. maddesinin sırasıyla “Mal veya hizmetlerin alım ya da satım
fiyatının, fiyatı oluşturan maliyet, kâr gibi unsurlar ile her türlü alım yahut satım
07-38/410-158
44
şartlarının tespit edilmesi” şeklindeki (a) bendi ile “Mal veya hizmet piyasalarının
bölüşülmesi ile her türlü piyasa kaynaklarının veya unsurlarının paylaşılması ya
da kontrolü,” şeklindeki (b) bendi kapsamında değerlendirilmiştir.
Sözkonusu rekabet ihlallerine ilişkin olarak 4054 sayılı Kanun’un 5388 sayılı
Kanun ile değişik 5. maddeleri uyarınca re’sen muafiyet değerlendirmesi 1840
yapılması durumunda, Çınartaş ve Leomed arasındaki söz konusu anlaşmanın,
“üretim veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme ve iyileşmelerin
ya da ekonomik veya teknik gelişmenin sağlanması” gibi bir sonuç doğurmadığı
gibi davranışlar sonucu ortaya çıkan faydanın da tamamen anlaşma tarafları
lehine etki doğurması sebebiyle ve daha da önemlisi müşteriler ve tüketicilerin
yapılan bu anlaşmadan zarar görmesi nedenleriyle muafiyete hak kazanabilecek
bir anlaşma olmadığı değerlendirilmiştir.
Diğer 4054 sayılı Kanun’un 3. maddesi kapsamında teşebbüs niteliğini haiz olan
Çınartaş ve Leomed teşebbüslerinin bayiler arasında yapılan anlaşmada, bu
bayilerin sağlayıcısı konumundaki Tyco ve İnterfarma’nın irade uyuşmasının 1850
sözkonusu olmadığı anlaşılmış dolayısıyla bayiler arasında yapılan anlaşmadan
dolayı sağlayıcı konumundaki Tyco ve İnterfarma’nın sorumlu olmadığı
değerlendirilmiştir.
Marka içi (dikey) rekabet, aynı markanın üretim, dağıtım veya satışı gibi aynı ya
da farklı aşamalarda faaliyet gösteren teşebbüsler arasındaki ekonomik yarışı
ifade etmektedir. Tanımdan da anlaşılacağı üzere, marka içi rekabetin
kısıtlanması genellikle, üretim zincirinin farklı aşamalarında faaliyet gösteren
teşebbüsler arasındaki ilişkiler ve anlaşmalarda söz konusu olmaktadır.
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinde, marka içi veya markalar arası ayrımı 1860
yapılmaksızın, belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı
olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi
doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu
eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemleri hukuka aykırı kabul
edilmiş ve yasaklanmıştır.
Kanun’un 5. maddesinde ise Kurul’un, Kanunla belirlenen koşulların sağlanması
halinde, teşebbüsler arası anlaşma, uyumlu eylem ve teşebbüs birlikleri
kararlarının 4. madde hükümlerinin uygulanmasından muaf tutulmasına karar
verebileceği ve Kurul’un belirli konulardaki anlaşma türlerine grup olarak muafiyet
tanınmasını sağlayan ve bunların şartlarını gösteren tebliğler çıkartabileceği 1870
düzenlenmiştir.
Bu kapsamda Rekabet Kurulu tarafından, 2002 yılında 2 sayılı “Dikey
Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği” yayınlanmıştır. 2003/3 sayılı Rekabet
Kurulu Tebliği ile değişik söz konusu Tebliğ’e göre, tebliğde belirtilen şartların
sağlaması halinde bir mal/hizmetin üretim zincirinin farklı aşamalarında bulunan
teşebbüsler arası rekabeti sınırlandırabilecek anlaşmalar grup olarak Kanun’un 4.
madde hükümlerinin uygulanmasından muaf tutulmuştur.
2002/2 sayılı Tebliğin 4. maddesi’nde, dikey anlaşmaları grup muafiyeti dışına
çıkaran kısıtlamalar şöyle sıralanmıştır.
1880
07-38/410-158
45
“a) Alıcının kendi satış fiyatını belirleme serbestisinin
engellenmesi. Şu kadar sonucu sabit veya asgari satış fiyatına
dönüşmemesi koşuluyla, sağlayıcının azami satış fiyatını
belirlemesi veya satış fiyatını tavsiye etmesi mümkündür.
b) Aşağıdaki haller dışında, alıcının sözleşme konusu mal veya
hizmetleri satacağı bölge veya müşterilere ilişkin kısıtlamalar
getirilmesi.
1) Alıcının müşterilerince yapılacak satışları kapsamaması
kaydıyla, sağlayıcı tarafından kendisine veya bir alıcıya tahsis
edilmiş münhasır bir bölgeye ya da münhasır müşteri grubuna 1890
yapılacak aktif satışların kısıtlanması,
2) Toptancı seviyesinde faaliyet gösteren alıcının son kullanıcılara
yönelik satışlarının kısıtlanması,
3) Bir seçici dağıtım sistemi üyelerinin yetkili olmayan dağıtıcılara
satış yapmalarının kısıtlanması,
4) Birleştirilmek amacıyla tedarik edilen parçaların söz konusu
olması halinde, alıcının bunları üretici konumundaki sağlayıcının
rakiplerine satmasının kısıtlanması.
c) Seçici dağıtım sisteminde, bir sistem üyesinin yetkili olmadığı
yerde faaliyet göstermesinin yasaklanması hakkı saklı kalmak 1900
kaydıyla, perakende seviyesinde faaliyet gösteren sistem
üyelerinin son kullanıcılara yapacakları aktif veya pasif satışların
kısıtlanması.
d) Seçici dağıtım sisteminde, sistem üyelerinin kendi aralarındaki
alım ve satımın engellenmesi.
e) Parçaların birleştirilmesi ile oluşturulan malların söz konusu
olması halinde, bu parçaları satan sağlayıcı ile birleştiren alıcı
arasındaki anlaşmalarda, sağlayıcının bu parçaları son
kullanıcılara veya malların bakımı ya da onarımıyla alıcı tarafından
yetkilendirilmemiş tamircilere yedek parça olarak satmasının 1910
yasaklanması. “
Teşebbüsler arasındaki dikey anlaşmaları grup muafiyeti dışına çıkartan
kısıtlamalardan birisi, Tebliğin 4/a maddesinde düzenlenen, yeniden satış
fiyatının sağlayıcı tarafından belirlenmesidir. Interfarma’nın Yetkili Satıcılık
Sözleşmesi’nin 10. maddesi yetkili satıcılar karşısında sağlayıcı konumunda
bulunan İnterfarma’ya ürünlerin yeniden satış fiyatını belirleme yetkisi verdiği
anlaşılmaktadır. Dolayısıyla anlaşmada bulunan bu hükmün İnterfarma’nın yetkili
satıcılık sözleşmesini grup muafiyeti kapsamı dışına çıkardığı değerlendirilmiştir.
Diğer taraftan, gerek bayilerle yapılan görüşmelerden gerekse Tyco ve bayileri
arasında gerçekleşen yazışmalardan, Tyco’nun bayilerin yeniden satış fiyatlarına 1920
müdahale ettiği anlaşılmış olup, bu durumun Tyco’nun dağıtım anlaşmalarının
tümünü 2002/2 sayılı Grup Muafiyeti kapsamının dışına çıkardığı
değerlendirilmiştir.
07-38/410-158
46
Teşebbüsler arasında yapılan dikey anlaşmaları grup muafiyeti dışına çıkaran
kısıtlamalardan diğeri ise, alıcının sözleşme konusu mal veya hizmetleri satacağı
bölgeye ilişkin tebliğde izin verilenler dışında kısıtlamalar getirilmesidir. 2002/2
sayılı Tebliğ’in 4(b) maddesinde dört başlık altında sayılan bölge veya müşteri
paylaşımı türleri anlaşmaları grup muafiyeti dışına çıkartan sınırlama olarak kabul
edilmemektedir. Bu istisnalardan ilki özellikle dağıtım ağı kurmak isteyen
sağlayıcı teşebbüslerin, kendisine ya da alıcı konumundaki teşebbüslere 1930
münhasır satış bölgeleri veya münhasır müşteri grupları vermelerine olanak
sağlamaktadır. Sağlayıcı teşebbüs, kendisine veya bir alıcıya tahsis edilmiş
münhasır bölge ya da müşteri grubuna yapılacak aktif satışları kısıtlayabilmekte,
pasif satışları ise kısıtlayamamaktadır. Münhasır bayilik sisteminde pasif
satışların kısıtlanması, anlaşmayı grup muafiyeti dışına çıkaran ağır
kısıtlamalardan sayılmaktadır.
Bu kapsamda, bölge ihlallerinin önlenmesine yönelik olarak bayilere gönderildiği
anlaşılan İnterfarma’nın antetli kağıdına basılı ve İnterfarma kaşesi taşıyan,
İnterfarma Ankara Bölge Müdürü Tamer SELEN imzalı yazıda,
“Sayın Bayii, 1940
Ekte tarafınıza göndermiş olduğumuz taahhütnamenin imzalanıp
kaşelenerek en geç bu akşama kadar önce faxla bildirilmesi, daha
sonra orijinalinin kargoya verilerek tarafımıza ulaştırılması yönünde
katkılarınızı bekler, gereğini bilgilerinize arz sunarız”
ifadesi yer almakta, yazı ekinde yer alan ve İnterfarma’nın Nevşehir – Kırşehir
bayisi Kapadokya Medikal tarafından kaşelenip imzalanarak İnterfama’ya geri
gönderildiği anlaşılan taahhütnamede ise;
“İnterfarma Tıbbi Malzemeler San. ve Tic.A.Ş.nin bayisi olarak
çalışmaktayım.
Bayi olarak bulunduğum Nevşehir-Kırşehir bölgesi/kenti-kentleri beni 1950
satış yapacağım alandır.
İnterfarma A.Ş.den almış olduğum ETHİCON LTD. ürünü tıbbi
malzemeleri yukarda belirlenmiş bölge dışında satmayacağım ve
satılmasına vasıta olmayacağım.
Ethicon Ltd. ürünü tıbbi malzemeleri, 3. kişilere sadece
benim/firmamın bayilik alanı içinde satmaları kayıt ve şartıyla
satacağım.
Gerek doğrudan veya gerekse dolaylı olarak bölgemin dışında mal
satılmasından doğrudan sorumlu olduğumu kabul ediyorum.
Benim/firmamın İnterfarma A.Ş.den almış olduğu Ethicon Ltd. ürünü 1960
tıbbi malzemeler benim vasıtamla veya benim satış yaptığım 3.kişi
vasıtasıyla bayiliğini üstlendiğim bölge dışında satılırsa;
Bölge dışında satışa konu olan malın fatura bedelinin 5 katı tutarı
olan parayı,
Ayrıca bölge ihlali sonucunu doğuran satışlar nedeniyle Kadıgil
Hukuk Bürosunun yapmış olduğu tüm giderleri ve ücreti, vekaleti
ödemeyi kabul ve taahhüt ediyorum.
07-38/410-158
47
Bölge ihlali olarak değerlendirilen satış yöntemini bir takvim yılı içinde
(Benim veya firmamın) ikiden çok tekrarladığının ispatlanması
durumunda bayiliğimin hiçbir gerekçe gösterilmeden ve herhangi bir 1970
uyarıya gerek kalmadan, derhal fesih edilmesini de kabul ve taahhüt
ediyorum.”
ifadeleri yer almaktadır.
Söz konusu taahhütnamenin aktif veya pasif satış ayımı yapılmaksızın bölge
dışına yapılacak tüm satışları yasaklamasının taahhütnameyi ve taahhütnamenin
düzenlediği İnterfarma’nın dağıtım ağını grup muafiyeti kapsamına çıkardığı
anlaşılmaktadır.
Taahhütnameye ilişkin vurgulanması gereken bir diğer husus ise, taahhütnamede
yer alan,
“Ethicon Ltd. ürünü tıbbi malzemeleri, 3. kişilere sadece 1980
benim/firmamın bayilik alanı içinde satmaları kayıt ve şartıyla
satacağım.”
hükmüdür. Bilindiği üzere, 2002/2 sayılı Tebliğin 4(b) maddesinde, alıcıların aktif
satışların kısıtlanmasına imkân tanınırken bu kısıtlamanın “alıcıların
müşterilerince yapılacak satışları kapsamaması” şart koşulmuştur. Oysa ki
taahhütnamede getirilen söz konusu kısıtlama ile alıcıların müşterileri tarafından
başka bölgelerde yapılacak aktif satışlar kısıtlanmıştır. Münhasır pazarlar
arasında arbitraj yapılmasını önleyen söz konusu maddenin de hem
taahhütnameyi hem de taahhütnamenin düzenlediği İnterfarma dağıtım ağını
grup muafiyeti dışına çıkardığı değerlendirilmiştir. 1990
Ayrıca, Tyco bayileri ya da yetkili satıcıları tarafından yetki bölgeleri ve bölge
ihlallerine ilişkin verilen ifadelerden, mevcut halde Tyco tarafından bölge dışı
pasif satışların da yasaklanması şeklinde mutlak bölgesel koruma yapılarak
marka içi ortaya çıkabilecek olası rekabetin ortadan kaldırıldığı ve bu vasıtayla
hem pazarın parçalanması hem de tüketicilerin beklenen faydalardan istifade
etmelerinin önlendiği sonucuna ulaşılmaktadır.
Diğer taraftan, Tyco Sağlık A.Ş. tarafından uygulanan belirli bir ilde yer alan
hastanelerin bir kısmının münhasıran belirli bayiye bağlanması, gerek belirli
ortak özellikleri ve talepleri olan müşteri sınıfı kriterine uymaması gerekse de
müşteri nezdinde yapılacak ürün modifikasyonu gibi hususların söz konusu 2000
olmaması ve/veya ürün satış hedeflerinin büyük kısmını oluşturan hastanelerin
bayiler tarafından farklı yatırım yapılması gerektirecek ayırıcı önemli
özelliklerinin bulunmaması nedeniyle ve aynı zamanda söz konusu uygulamalar
belirli bir il için geçerli olarak uygulandığı için aynı bölgede hem sayıca sınırlı
dağıtıcılar; hem de bu dağıtıcılara tanınmış münhasır benzer müşteriler
bulunmaktadır. Bu durum aynı bölgede ya da coğrafyada bulunan bayilerin
bölge içerisinde müşterilerin bir kısmına aktif satış yapamaması sonucunu
doğurmaktadır ki; bu da o yerde bulunan müşteri-kullanıcı-tüketiciler bakımından
rekabetin sınırlanmasına dolayısıyla fiyatların yükselmesine ve seçim
imkanlarının kısıtlanmasına neden olmaktadır. 2010
07-38/410-158
48
2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara ilişkin Grup Muafiyet Tebliği’nde dağıtım ağı
kurmak isteyen sağlayıcı teşebbüslerin, kendisine ya da alıcı konumundaki
teşebbüslere münhasır satış bölgeleri veya münhasır müşteri grupları
vermelerine olanak sağlanmaktadır. Ancak, markalar arası rekabetin zayif
olduğu ilgili pazarlarda, işleyebilir rekabetin sağlanması için marka içi rekabet
daha çok onem kazanmaktadır. Az sayıda teşebbüsün olduğu bu tür pazarlarda,
Grup Muafiyet Tebliği’ne dayanılarak fiyatların yükseltilmesine, tüketici tercih
imkanlarının daraltılmasına elverişli marka içi rekabeti önleyici dağıtım
örgütlenmesine gidilmesi gerek Rekabet Kanunu ile gerekse grup muafiyet
tebliğleri ile sağlanmak istenen amaçlara aykırılık taşımaktadır. 2020
Bu değerlendirmeler ışığında Tyco’nun dağıtım anlaşmasının tümünün 2002/2
sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği dışında kaldığı
değerlendirilmiştir.
Diğer taraftan gerek Interfarma’nın gerekse Tyco’nun dağıtım anlaşmalarının,
teşebbüsler arasındaki anlaşmaları grup muafiyeti dışına çıkartan ağır
kısıtlamalar içermesi, böylece tüketiciye zarar vermesi ve rakabeti gereğinden
fazla kısıtlaması nedeniyle 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi kapsamında
bireysel muafiyetten de faydalanamayacağı değerlendirilmiş ve Tyco ve
İnterfarma’nın yapmış oldukları dağıtım anlaşmalarının, 4054 sayılı Kanun’un 4.
maddesi kapsamında olduğu sonucuna ulaşılmıştır. 2030
L. SONUÇ
27.10.2005 tarih, 05-74/997-M sayılı Kurul kararı uyarınca yürütülen soruşturma
ile ilgili olarak düzenlenen Rapora, toplanan delillere ve incelenen dosya
kapsamına göre;
1. Endotek Sağlık Gerekçeli İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti., Sayın Tıp
Ticaret Sağlık Malzemeleri Pazarlama Ltd. Şti. ve Johnson&Johnson Medikal
Limited’in 4054 sayılı Kanun’u ihlal etmediklerine OYBİRLİĞİ ile,
2. Çınartaş Tıbbi Malzeme Ticaret ve İthalat A.Ş. ve Leomed Tıbbi Sarf
Malzemeleri ve Cihazları Tic. ve San. Ltd. Şti.’nin rekabeti sınırlayıcı anlaşma 2040
yapmak suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiklerine OYBİRLİĞİ
ile,
3. İnterfarma Tıbbi Malzemeler ve Ticaret A.Ş. ve Tyco Sağlık A.Ş.’nin marka içi
rekabeti sınırlama amaç ve etkili dağıtım anlaşmaları ve uygulamaları vasıtasıyla
Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiklerine OYBİRLİĞİ ile,
4. a- Bu çerçevede Çınartaş Tıbbi Malzeme Ticaret ve İthalat A.Ş., Leomed Tıbbi
Sarf Malzemeleri ve Cihazları Tic. ve San. Ltd. Şti., İnterfarma Tıbbi Malzemeler
ve Ticaret A.Ş. ve Tyco Sağlık A.Ş.’ye ayrı ayrı olmak üzere 4054 sayılı Kanun’un
16 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve 2007/1 sayılı Tebliğ uyarınca takdiren asgari
ceza miktarı olan 6.864 YTL idari para cezası verilmesine OYÇOKLUĞU ile, 2050
b- 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal eden eylemlerinden dolayı,
rekabetin tesisi ve ihlalden önceki durumun korunmasını teminen yerine
getirilmesi ya da kaçınılması gereken davranışların ve ihlale son verilmesi
07-38/410-158
49
gereğinin, aynı Kanun’un 9. maddesi uyarınca, ilgili teşebbüslere bildirilmesine
OYBİRLİĞİ ile,
5. T.C. Sağlık Bakanlığı’na tıbbi cihaz ve sarf malzemesi alımlarında rekabet
ortamının nasıl tesis edileceğine dair Rekabet Kurulu görüş ve önerilerinin
bildirilmesine OYBİRLİĞİ ile
karar verilmiştir. 2060
07-38/410-158
50
Rekabet Kurulu’nun 7.5.2007 günlü ve 07-38/410-158 Sayılı Kararına
KARŞI OY
Soruşturma kapsamında soruşturmaya taraf teşebbüslerin
markalararası rekabeti kısıtlayıp kısıtlamadıkları ve ayrıca bu teşebbüslerden
Interfarma ve Tyco’nun marka içi rekabeti kısıtlayıp kısıtlamadıkları
araştırılmıştır.
Soruşturma raporuyla Çınartaş ve Leomed teşebbüslerinin Bursa
Devlet Hastanesi’nin 15.6.2004 tarihli ihalesinde anlaştıkları tespit
edildiğinden Kurulca teşebbüsler arasındaki bu anlaşmanın 4054 sayılı
Kanun’un 4 üncü maddesinin (a) ve (b) bentleriyle yasaklanan hallerden
olduğu değerlendirilmiştir.
Söz konusu anlaşmayla ortaya çıkan fayda tamamen anlaşma tarafları
lehine etki doğurmuş ve müşteriler ve tüketiciler zarar görmüştür.
Öte yandan Interfarma ve Tyco’nun dağıtım anlaşmalarının ağır
kısıtlamalar içerdiği, böylece uzun süreli uygulamalarıyla tüketiciye zarar
verdiği ve rekabeti gereğinden fazla kısıtladığı tespitli olup, söz konusu
rekabet ihlallerinin piyasada ve tüketici üzerinde meydana getirdiği zarar ve
uzun süren etkileri karşısında 4054 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesinin ikinci
fıkrası uyarınca uygulanması gereken cezanın asgari ceza değil %10
oranında olması gerektiği görüşünde olduğumdan kararın 4-a maddesine
karşıyım.
Süreyya ÇAKIN
Kurul Üyesi
Full & Egal Universal Law Academy