Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2005-1-119 (Soruşturma)
Karar Sayısı : 07-47/506-181
Karar Tarihi : 5.6.2007
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
10
Başkan : Tuncay SONGÖR (İkinci Başkan)
Üyeler : Prof. Nurettin KALDIRIMCI, M. Sıraç ASLAN,
Süreyya ÇAKIN, Mehmet Akif ERSİN.
B. RAPORTÖRLER: İsmail Atalay YOLCU, F. Yeşim AKCOLLU
C. ŞİKAYET EDEN : Re’sen
D. HAKKINDA SORUŞTURMA
YAPILAN : Anadolu Cam Sanayi A.Ş. 20
İş Kuleleri, Kule-3 4.Levent/İstanbul
E. DOSYA KONUSU: Anadolu Cam Sanayi A.Ş.’nin (Anadolu Cam), aralarında
Solmaz Mercan Mutfak Eşyaları San. Ve Tic. A.Ş.’nin de (Solmaz Mercan)
bulunduğu bazı müşterilerine mal vermeyi kesmek suretiyle cam ev eşyaları
(zücaciye) pazarındaki rekabeti bozduğu iddiası.
F. İDDİALARIN ÖZETİ: Hakkında soruşturma yürütülen teşebbüsün, grup
şirketlerinden olan Paşabahçe’nin lehine olmak üzere, 2002 yılından itibaren Solmaz
Mercan’a mal tedarikinde ciddi kısıtlamalara gittiği ve yalnızca ihracat kaydıyla mal 30
tedarik ettiği, cam ambalaj pazarındaki hakim konumu dikkate alındığında bu
davranışının 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 6. maddesini ihlal
ettiği iddiası.
G. DOSYA EVRELERİ: Rekabet Kurulu’nun “21.4.2005 tarih ve 05-26/296-M sayılı
kararı ile 15.8.2005 tarih ve 05-51/785-M sayılı kararı çerçevesinde yapılan yerinde
incelemelerde; cam ambalaj pazarında hakim durumda olan Anadolu Cam’ın,
aralarında Solmaz Mercan’ın da bulunduğu bazı müşterilerine mal vermeyi kesmek
suretiyle cam ev eşyaları (zücaciye) pazarındaki rekabeti aynı ekonomik gruba bağlı
Paşabahçe lehine bozmaya çalıştığına ilişkin belge ve bilgiler elde edilmiştir. 40
Bu gelişmeler üzerine, raportörler tarafından düzenlenen 6.10.2005, 2005-1-119/İİ-
05-HU sayılı İlk İnceleme Raporu 10.10.2005, REK.0.05.00.00-110/200 sayılı
Başkanlık önergesi ile 27.10.2005 tarihli Kurul gündeminde ele alınmış ve 4054 sayılı
Kanun’un 40/1. maddesi uyarınca dosya konusu iddialara yönelik olarak önaraştırma
yapılmasına 05-74/1006-M sayı ile karar verilmiştir.
Söz konusu karar uyarınca düzenlenen 3.3.2006 tarih, 2005-1-119/ÖA-06-İAY sayılı
Önaraştırma Raporu’nda Kanun’un 41. maddesi gereğince Anadolu Cam hakkında
soruşturma açılması gerektiği ifade edilmiştir. Söz konusu Önaraştırma Raporu,
Rekabet Kurulu’nun 9.3.2006 tarihli toplantısında görüşülerek, 06-18/211-M sayı ile
Anadolu Cam hakkında soruşturma açılmasına karar verilmiştir. 50
07-47/506-181
2
Soruşturma kararının tebliği 14.3.2006 tarih, 761 sayılı yazı ile Anadolu Cam’a
yapılmış ve bu teşebbüsün birinci yazılı savunması talep edilmiştir. Anadolu Cam,
10.4.2006 tarih ve 2196 sayı ile Kurum kayıtlarına intikal eden yazısında yeterli bilgi
ve belge gönderilmediği gerekçesiyle savunma yapamadığını bildirmiştir.
Kurul’un 11.9.2006 tarih ve 06-62/849M sayılı kararıyla, Kanun’un 43. maddesi
uyarınca soruşturma süresi 4 ay uzatılmıştır.
Soruşturma heyetince hazırlanan 29.12.2006 tarih ve SR/06-26 sayılı soruşturma
raporu, Kanun’un 45/1. maddesi uyarınca, 29.12.2006 tarihli yazılar ekinde Kurul
üyeleri ile ilgili teşebbüslere tebliğ olunmuş ve aynı maddenin ikinci fıkrası gereğince
teşebbüslerden 30 gün içinde yazılı savunmalarını göndermeleri istenilmiştir. 60
Bunun üzerine, Anadolu Cam vekilinin Kurum kayıtlarına 11.1.2007 tarih ve 253 sayı
ile giren yazısında ikinci savunma süresinin uzatılması talep edilmiş olup, 18.1.2007
tarih ve 07-03 sayılı toplantısında Rekabet Kurulu, bu talebi uygun bularak
teşebbüsün savunma süresinin bitiminden itibaren 30 gün uzatılmasına karar
vermiştir. Anadolu Cam’ın ikinci yazılı savunması Kurum kayıtlarına, 4054 sayılı
Kanun’un 45/2. maddesinde öngörülen süre içinde, 5.3.2007 tarih ve 1624 sayıyla
intikal etmiştir.
Soruşturma heyetinin hazırladığı ek yazılı görüş, Kanun’un 45/2. maddesi uyarınca,
yasal süresi içinde Kurul üyeleri ile ilgili teşebbüslere tebliğ edilmiştir. Tarafların ek
yazılı görüşe karşı cevapları da yasal süresi içinde Kurum kayıtlarına intikal etmiştir. 70
Tarafların talebi üzerine, Kurul’un 24.4.2007 tarihli toplantısında, yürütülen
soruşturma ile ilgili olarak 5.6.2007 tarihinde sözlü savunma toplantısı yapılmasına
karar verilmiş ve sözlü savunma toplantısı davetiyeleri, Kanun’un 46/2. maddesi
uyarınca ilgililere gönderilmiştir.
5.6.2007 tarihinde, sözlü savunma toplantısında ilgililer son savunmalarını yapmıştır.
Kurul, aynı tarihte yapılan toplantılar sonucunda nihai kararını vermiş ve karar
19.6.2007 tarihinde ilgililere tefhim edilmiştir.
H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili soruşturma raporunda;
Anadolu Cam’ın, 2000 yılının Ağustos ayından itibaren giriştiği eylemlerle Solmaz
Mercan’a mal tedarikini zorlaştırmak suretiyle Kanun’un 6. maddesini ihlal ettiği, bu 80
nedenle söz konusu teşebbüse aynı Kanun’un 16. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca
para cezası verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Yapılan savunmalar üzerine Soruşturma Heyeti tarafından hazırlanan Ek yazılı
görüşte ise;
- Rapor’da “Kanun’un 6. maddesinin ihlal edildiği” yönünde genel bir ifade kullanılmış
olmasına karşın, savunmalar da dikkate alınarak, 6. maddenin “a” ve “d” bentlerinin
ihlal edildiği görüşüne ulaşıldığı,
- 2000 yılı Ağustos ayından itibaren yapılan görüşmelerin mal tedarikinin kesilmesine
yönelik olduğu açık olmakla birlikte, tedarik seviyesindeki ciddi azalmaların 2002
yılında ortaya çıkmaya başladığı, dolayısıyla söz konusu görüşme sürecinin 90
“piyasaya etkileri” dikkate alındığında ihlalin başlangıç tarihi olarak 2002 yılının esas
alınabileceği,
- Solmaz Mercan’a mal arzının düşük seviyelerde de olsa sürdürülmüş olmasının ise;
ancak bir hafifletici sebep olarak değerlendirilebileceği, dolayısıyla Rapor’da yer
verilen sonuçta değişiklik yapılmasını gerektirecek bir durumun söz konusu olmadığı
ifade edilmiştir.
07-47/506-181
3
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. İlgili Pazar
Cam ambalaj sektörü gıda, su, meşrubat, maden suyu, bira, şarap, yüksek alkollü
içkiler, ecza ve kozmetik sektörüne yönelik çeşitli hacim ve renklerde cam ambalaj 100
malzemesi üretmektedir. Başka bir ifade ile cam ambalaj ürünlerinin büyük bir kısmı
endüstriyel müşteriler tarafından ara malı olarak kullanılmaktadır.
Şekil ve kullanım amacı bakımından çeşitli sınıflara ayırmak olanaklı olmakla birlikte,
tüketicinin gözünde, hangi ürün olursa olsun cam ambalajda satışa sunuluyor olması
giderek daha çok önem arz etmeye başlamıştır. Üretim teknolojisine bakıldığında ise
farklı tipteki cam ambalaj malzemeleri arasında arz yönünden güçlü bir ikame
edilebilirlik olduğu, bu nedenle tüm cam ambalaj malzemelerinin tek bir pazar olarak
ele alınması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Ancak bu tespitler, hakkında soruşturma yürütülen Anadolu Cam bakımından geçerli
olup, şikayete konu eylemlerden etkilenenler bakımından ise ilgili Pazar “cam ev 110
eşyaları” pazarıdır.
Her iki pazarda da ülke genelinde dağıtım ve satış ağı oluşturulmuş olup, ilgili coğrafi
Pazar Türkiye genelini kapsamaktadır.
Bu çerçevede, ilgili ürün pazarları “cam ambalaj pazarı” ve “cam ev eşyası pazarı”,
ilgili coğrafi pazar ise “Türkiye Cumhuriyeti sınırları” olarak belirlenmiştir.
I.2. Hakim Durum Tespiti
Dosya’da yer alan bilgilere göre Anadolu Cam, Türkiye Şişe ve Cam Fabrikaları A.Ş.
(Şişecam)’nin bağlı şirketlerinden birisidir. Şişecam’ın temel faaliyet alanları 4 grup
altında toplanmıştır. Bunlar aşağıdaki gibidir:
- Düz Cam Grubu, 120
- Cam Ambalaj Grubu,
- Cam Ev Eşyası Grubu,
- Kimyasallar Grubu.
Şirketin ortaklık yapısı şu şekildedir:
Tablo-1 Türkiye Şişe ve Cam Fabrikaları A.Ş.’nin Ortaklık Yapısı
Unvanı İştirak Tutarı İştirak oranı (%)
Türkiye İş Bankası A.Ş. (…………….) (….)
Diğer (…………….) (….)
TOPLAM (…………….) (….)
Anadolu Cam’ın ise hisselerinin %(…)’si Şişecam, %(…)’i ise diğer ortakların elinde
bulunmaktadır. Şirketin Yönetim Kurulu’nda; Teoman YENİGÜN, Mehmet DEMİRAĞ,
Ekrem BARLAS, M.Ali Kara, A. Faruk POLATKAN, Dr. Yıldırım Teoman ve İnci
YILMAZ yer almaktadır.
Anadolu Cam, Şişecam’ın cam ambalaj işini yürüten şirketi konumundadır. Şirket 130
gıda, su, meşrubat, maden suyu, bira, şarap, yüksek alkollü içkiler, ecza ve kozmetik
sektörüne yönelik çeşitli hacim ve renklerde cam ambalaj malzemesi üretmektedir.
Başka bir ifade ile Anadolu Cam’ın ürettiği ürünler endüstriyel müşteriler tarafından
ara malı olarak kullanılmaktadır.
Anadolu Cam’ın Çayırova’daki Fabrikası kapatılmış olup, yurt içinde Mersin, Bursa-
Yenişehir ve Topkapı olmak üzere 3 ana fabrikası bulunmaktadır. Şirketin yurt
07-47/506-181
4
dışında ise Rusya’da 3 ve Gürcistan’da 1 tane olmak üzere 4 üretim tesisi
bulunmaktadır.
215 bin ton kapasiteli Topkapı fabrikasında her çeşit şişe ve cam kavanoz üretimi
gerçekleştirilmektedir. Hafif şişe üretimi ve yeşil renkli üretim gerçekleştirilen 140
Yenişehir tesislerinin toplam kapasitesi 120 bin ton düzeyindedir. Ağırlıklı olarak hafif
şişe ve kavanoz üretimi gerçekleştirilen Mersin fabrikasının toplam kapasitesi ise 235
bin ton seviyesinde olup; 2005 yılı sonu itibarıyla Türkiye’de kurulu fabrikaların
toplam üretim kapasitesi yaklaşık 600 bin ton düzeyindedir. 2010 yılı itibarıyla toplam
yurt içi kapasitesinin yaklaşık 800 bin ton olması hedeflenmektedir.
Anadolu Cam, cam ambalaj pazarında, toplam 117.2 milyon ton olan dünyada 11.
sırada ve Avrupa’da ise 6. sıradadır. Şirketin Rusya’da kurulu Gorokhovets,
Pokrovsky ve Ufa fabrikaları ile Gürcistan’da kurulu Mina fabrikasının üretim
kapasitelerinin toplamı yaklaşık 830 bin ton düzeyindedir.
Cam ambalaj malzemeleri pazarında ilk yatırım maliyetinin yüksek olması nedeniyle, 150
güçlü bir sermaye ile pazara ilk giren teşebbüs önemli bir rekabet avantajı elde
etmektedir. Bu durum Türkiye cam ambalaj malzemeleri pazarı bakımından da
belirleyici olmuştur.
Cam ambalaj pazarında iki yerli üretici bulunmaktadır. Bunlar, Anadolu Cam ve
Marmara Cam’dır. Anadolu Cam pazara giren ilk teşebbüs olarak çok büyük bir pazar
gücüne sahiptir. 1990’lı yılların sonlarına doğru piyasa giren Marmara Cam’ın
kapasitesi ve faaliyetleri ise sınırlı kalmaktadır. Cam ambalaj sektöründe ilk yatırım
maliyetlerinin yüksek olması pazara girişin önündeki en büyük engellerden birini
teşkil etmektedir.
Tablo-2 2006 Yılı Cam Ambalaj Pazar Payları 160
Cam Ambalaj Pazarının Alt Pazarları Anadolu Camın Pazar Payı (%)
Diğer Teşebbüslerin
Pazar Payı (%)
Gıda (…) (…)
Maden Suyu (…) (…)
Meşrubat (…) (…)
Yüksek Alkollü İçki (…) (…)
Bira (…) (…)
Şarap (…) (…)
Sağlık Ürünleri (…) (…)
TOPLAM (…) (…)
Söz konusu tablodan da görüldüğü gibi şarap için cam ambalaj pazarı hariç tüm alt
pazarlarda Anadolu Cam’ın yüksek pazar payları bulunmaktadır. Dosya mevcudu
bilgiler çerçevesinde, “cam ambalaj pazarı” olarak ifade edilebilecek konsolide pazar
payının da % (…)’in üzerinde olduğu tespit edilmiştir. 2005 yılında yurtiçi üretimden
satışların tüm satışlar içindeki payı ise %(…)’dir, diğer bir değişle cam ambalaj
pazarında talebin büyük bir çoğunluğu yerli üretimden karşılanmaktadır.
İthalat açısından bakıldığında ise, nakliye maliyetlerinin yüksekliği ve gümrük
mevzuatı dış piyasalardan mal alımını zorlaştırabilmektedir. Cam ambalaj
malzemelerinin hacmine göre değerinin düşük olması bu ürünlerin ekonomik olarak
taşınma mesafesini sınırlandırmaktadır. Bu nedenle, cam ambalaj üretim tesisleri 170
kurulu oldukları çevrede büyük bir pazar gücüne sahiptirler.
Yukarıda ve dosyada yer alan veriler çerçevesinde, Anadolu Cam’ın, Türkiye cam
ambalaj malzemeleri pazarında hakim durumda olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
07-47/506-181
5
I.3. Soruşturma Konusu Olan Eylemler
Cam ambalaj malzemeleri ile cam ev eşyaları easas itibarıyla kullanım amaçları
bakımından birbirinden net bir şekilde ayrılabilen ürünlerdir.
Pazarda yalnızca cam ev eşyası ya da ambalaj malzemeleri üreten kuruluşlar
olmakla birlikte, soruşturma konusu olan eylem bakımından, her iki pazarın çakıştığı 180
bir durum söz konusudur.
Solmaz Mercan, Anadolu Cam tarafından üretilen ve esas itibarıyla cam ambalaj
olarak kullanılan kavanoz tipi ürünlere, kulp, kapak vs. aksesuarlar eklemek suretiyle,
bunları cam ev eşyasına dönüştüren, bu nedenle de cam ev eşyası pazarında
faaliyette bulunan bir şirkettir.
Soruşturma kapsamında incelenen iddia, Solmaz Mercan’ın bu faaliyetlerinin,
Şişecam Grubu bünyesindeki cam ev eşyası üreticisi olan Paşabahçe’ye rakip hale
geldiği, dolayısıyla Anadolu Cam tarafından sağlanan ambalaj esaslı malzemelerin
Solmaz Mercan’a satışının durdurulduğu yönündedir. Söz konusu eylemin bu haliyle,
mal vermenin kesilmesi suretiyle “hakim durumun kötüye kullanılması” olarak 190
değerlendirilmesi gerektiği iddia edilmiştir.
I.4. Kanun’un İlgili Maddeleri
4054 sayılı Kanun’un 6. maddesinde, mal vermenin kesilmesi eylemi, hakim durumun
kötüye kullanılması olarak sayılan haller arasında yer almamaktadır. Ancak,
maddede sayılan diğer haller de yalnızca örnek niteliğinde olup, bunlar dışındaki
benzer kötüye kullanma hallerinin de ihlal olarak değerlendirilebileceği açıktır.
Soruşturma konusu eylemin, Kanun’un 6/a maddesinde yer alan “rakip teşebbüslerin
faaliyetlerinin zorlaştırılması” ve 6/d maddesinde yer alan “bir pazardaki hakim
durumun başka bir pazarda kötüye kullanılması” hallerine örnek teşkil edebileceği
görülmektedir. Ancak bu halde de “mal vermenin kesilmesi” eyleminin rekabet 200
üzerindeki etkilerinin sağlıklı biçimde değerlendirilebilmesi için, AB içtihatlarında da
yerleşik uygulamaya dönüşmüş bulunan genel ölçütlerden hareket edilmesi
gerekmekte olup, aşağıda konuya ilişkin değerlendirmelere yer verilmiştir.
I.5. Mal Vermeyi Reddetme Eyleminin Unsurları
Mal vermeyi reddetme kapsamında olan süregelen arz ilişkisinin kesilmesi
durumunun, hakim durumun kötüye kullanılması olarak sayılması için en azından şu
şartları taşıması gerekmektedir.
- Mal vermeyi reddeden şirketin hakim durumda olması,
- “(Mal vermeyi) reddetme” davranışının olması,
- Mal vermeyi kesmenin objektif olarak haklı gerekçelere dayanmaması, 210
- Rekabeti kısıtlayıcı etkisi olması.
Yukarıda belirtildiği üzere, Anadolu Cam cam ambalaj malzemeleri pazarında hakim
durumdadır. Dolayısıyla, yukarıda sayılan unsurların birincisi dosya konusu
bakımından sağlanmış bulunmaktadır.
Solmaz Mercan’ın Anadolu Cam’dan yapmış olduğu alımların 2001 yılı itibarıyla
ulaştığı yaklaşık 32 milyon adetten 2 milyon adete kadar gerilemesi ve bu durumun
Soruşturma Raporu’nda yer verilen çok sayıda belge ile Anadolu Cam’ın arzı
kısıtlama kastından kaynaklandığının açıkça ortaya konulmuş olması nedeniyle,
ikinci unsur olan “mal vermeyi reddetme davranışı”nın da dosya konusu eylem
bakımından sağlandığı görülmektedir. 220
07-47/506-181
6
Söz konusu mal vermeyi kesme davranışının, Anadolu Cam’ın karşı karşıya olduğu
kapasite kısıtlarından kaynaklandığına ilişkin savunma da yerinde görülmemiş; söz
konusu kapasite kısıtlarının ancak belirli dönemlerde ve istisnai olarak etkili
olabileceği, Solmaz Mercan’a uzun süredir uygulanan arz kısıtlamasını açıklamakta
yetersiz olduğu dosya mevcudu bilgi ve belgelerden açıkça görülmektedir. Bu
nedenle, mal vermeyi kesme davranışının 3. unsuru olan “söz konusu davranışın
objektif nedenlerden kaynaklanmaması” halinin de dosya konusu eylem bakımından
sağlandığı görülmektedir.
Bu durumda, eylemin ihlal teşkil edip etmediği ve teşebbüse 4054 sayılı Kanun
kapsamında ceza uygulanıp uygulanmayacağı bakımından, son kriter olan “eylemin 230
rekabet üzerinde kısıtlayıcı etkisinin olması” hususu önem kazanmaktadır.
2002 yılı itibarıyla Anadolu Cam’ın arz miktarını ciddi boyutlarda kısıtlamaya
başlaması ile birilikte Solmaz Mercan 2 kaynaktan mal alımına yönelmiştir. Bunlar
ithalat ve diğer yerli üretici olan Marmara Cam’dır. Marmara Cam’ın ürettiği ambalaj
esaslı malzemelerin kalitesine yönelik eleştiriler mevcut olmakla birlikte söz konusu
teşebbüsün Solmaz Mercan’ın ana tedarikçisi haline geldiği anlaşılmaktadır.
Ancak 1998-2001 yılları arasında kazandığı ivme ile karşılaştırıldığında, Marmara
Cam’dan yapılan alımların Solmaz Mercan’ın taleplerini tam olarak karşılayamadığı,
bu nedenle ilgili teşebbüsün mal vermeme eyleminden olumsuz etkilendiği açıktır.
Bununla birlikte, mal vermenin kesilmesi eyleminin ihlal olarak değerlendirilebilmesi 240
bakımından, ilgili teşebbüsün uğramış olduğu zararlar yanında, cam ev eşyaları
pazarında doğrudan tüketiciye yansıyan, fiyat ve ürün kalitesi gibi hususlarda
hissedilir bir etkinin de ortaya çıkması gerekmektedir. Bu bakımdan cam ev eşyaları
pazarına ilişkin veriler dikkate alınmalıdır.
Dosya mevcudu bilgiler çerçevesinde, söz konusu eylem neticesinde, fiyatlandırmaya
ilişkin hususlarda piyasaya yansıyan net bir etkiden söz edilememektedir. Bir başka
ifadeyle, eylem neticesinde Solmaz Mercan’ın piyasa faaliyeti bir ölçüde kısıtlanmış
olmakla birlikte, bu durum cam ev eşyalarının fiyatlandırılmasında Şişecam
Grubu’nun önemli artışlar yaptığı yönünde bir bilgi ile desteklenememektedir.
Aksine, yakın tarihlerde sonuçlandırılan, cam ev eşyaları pazarındaki 250
fiyatlandırmanın incelendiği 2006-1-87 sayılı dosyada, bizzat Solmaz Mercan
tarafından Paşabahçe’nin yıkıcı sayılabilecek seviyelerde düşük fiyat uyguladığı
iddiasının ortaya konulması, ilgili pazarda fiyatların artış eğiliminde olmadığına işaret
etmektedir. Söz konusu iddia üzerine yapılan inceleme sonucunda, Kurul’un
20.7.2006 tarihinde almış olduğu 06-53/693-199 karardan da görüldüğü üzere, cam
ev eşyaları pazarında “yıkıcı fiyatlandırma” sayılması mümkün olmayan, ancak
“rekabetçi” olarak nitelenebilecek bir fiyat seviyesi mevcuttur.
Nitekim bu durum Soruşturma Heyeti tarafından da ilgili Rapor’da ifade edilmiş;
şikayete konu ürünler bakımından yıkıcı fiyatın söz konusu olmadığı belirtilmiş ve
“pazarda yaklaşık 5000 farklı ürünün yer aldığı ve satış koşullarının kampanyalara 260
bağlı olarak sürekli olarak değiştiği, dolayısıyla fiyat konusunda net bir sonuca
ulaşmanın zor olduğu” tespitine yer verilmiştir. Dolayısıyla, cam ev eşyaları
pazarında yıkıcı fiyatlandırmadan söz edilemediği gibi rekabetçi olmayan bir
fiyatlandırmanın da söz konusu olmadığı, çeşitli kampanyalar çerçevesinde pazarda
olağan rekabet koşullarının geçerliliğini koruduğu kanaati oluşmuştur.
Kalite hususunda ise Solmaz Mercan tarafından dile getirilen en önemli husus,
Marmara Cam’dan yapılan alımlarda %12’ye varan seviyelerde iade oranının mevcut
olduğudur. Bu durumun Solmaz Mercan tarafından karşılaşılan bir kalite sorununa
07-47/506-181
7
işaret ettiği ve söz konusu iade mekanizması sayesinde, büyük ölçüde piyasaya
yansımasının önlendiği anlaşılmaktadır. 270
Özetle ifade etmek gerekirse, mevcut bilgi ve belgeler, mal vermeyi kesme eyleminin
ihlal olarak değerlendirilebilmesi için gerekli olan 4. kriteri sağlamak bakımından
yeterli görülmemektedir.
Bu durumda söz konusu arzın kısıtlanması eyleminin Kanun’un 6. maddesi
kapsamında bir ihlal teşkil ettiği sonucuna ulaşılamamakla birlikte, soruşturmanın
muhatabı olan teşebbüsün hakim durumda olması nedeniyle bu tür eylemlerinin
“ihlale dönüşme” riski taşıdığı ve bu hususun bildirilmesinin yerinde olduğu sonucuna
ulaşılmıştır.
J. SONUÇ
9.3.2006 tarih ve 06-18/211-M sayılı Kurul kararı uyarınca Anadolu Cam Sanayi A.Ş. 280
hakkında yürütülen soruşturma ile ilgili olarak incelenen dosya kapsamına göre;
1. Mevcut bilgi ve belgeler ihlalin varlığını ortaya koymaya yeterli olmadığından ceza
tertibine gerek bulunmadığına Kurul üyesi M.Sıraç ASLAN’ın farklı gerekçesi ve
OYBİRLİĞİ ile
2. Hakim durumda olan adı geçen teşebbüsün rekabeti kısıtlayıcı karar ve
uygulamalardan kaçınması yönünde Başkanlık tarafından görüş yazısı
gönderilmesine OYBİRLİĞİ ile
karar verilmiştir.
07-47/506-181
8
Rekabet Kurulu’nun 28.02.2007 tarih ve 07-47/506-181 sayılı Kararı’na
FARKLI GEREKÇE
Rekabet Kurulu’nun 5.6.2007 tarih, 07-47/506-181 sayılı kararıyla
Anadolu Cam Sanayi A.Ş.’nin aralarında Solmaz Mercan Mutfak Eşyaları San.
Ve Tic. A.Ş.’nin de bulunduğu bazı müşterilerine mal vermeyi kesmek suretiyle
cam ev eşyaları (züccaciye) pazarındaki rekabeti bozduğu iddiası üzerine alınan
karara katılmamaktayım. Şöyle ki :
4054 Sayılı Kanun’un 43. maddesinin 2. fıkrası “Kurul’un, başlattığı
soruşturmaları …15 gün içinde ilgili taraflara bildireceğini, tarafların İLK
YAZILI SAVUNMALARINI 30 gün içerisinde göndermelerini isteyeceğini,
taraflara tanınan ilk yazılı cevap verme süresinin başlayabilmesi için Kurulun
bildirim yazısı ile birlikte, iddiaların türü ve niteliği hakkında yeterli bilgiyi
taraflara göndermesi gerektiğini” öngörmüş, Kanun’un 44.maddesinin 2. fıkrası
da; “Haklarında soruşturma açılan tarafların, soruşturma açıldığı tarihten,
sözlü savunma hakkını kullanma taleplerine kadar kurum bünyesinde
kendileri ile ilgili düzenlenmiş her türlü evrakın ve mümkünse elde edilmiş
her türlü delilin bir nüshasının kendilerine verilmesini isteyebileceğini”
vurgulamıştır. Kendileriyle ilgili düzenlenmiş her türlü evrak ve delilin bir
nüshasını isteme hakkının, bu belgeleri Kurum’daki dosyada da bizzat
incelemeyi kapsadığı açıktır. Anadolu Cam Sanayii A.Ş.’ye 4054 Sayılı
Kanun’un 41. maddesi uyarınca haklarında soruşturma açıldığı ve 30 gün
içerisinde ilk yazılı savunmalarını göndermeleri bildirilmiştir (Ek-1). Bu yazının
ihlal iddialarının türü ile niteliği konusunda hiçbir bilgi, belge içermediği açıktır.
Aleyhine soruşturma açılan Anadolu Cam San. A.Ş. Rekabet Kurumu’na yaptığı
yazılı müracaatla 4054 Sayılı Kanun’un 43/2. maddesi uyarınca ilk yazılı
savunmalarını hazırlayıp gönderebilmeleri için bildirim yazısı ile birlikte
“iddiaların türü ve niteliği hakkında yeterli bilgi ve belgenin
gönderilmesini” talep etmiştir (Ek-2). Bildirim yazısı incelendiğinde bu istemin
yasal ve son derece doğru olduğu görülmektedir. Teşebbüsler suçlamaya karşı
kendilerini savunabilmek için, önaraştırma raporundaki iddiaları, toplanan
delillerden kendileriyle ilgili olanlarını, soruşturma kararını ve gerekçelerini
görmek incelemek zorundadır. Teşebbüsler yazılı olarak kendileriyle ilgili
belgelerin gönderilmesini ya da incelemelerine imkan sağlanmasını talep
etmişler, Rekabet Kurumu Başkanlığı talebe yanıt vermemiştir.Bu durum 4054
Sayılı Kanun’un 43 ve 44. maddelerine açıkça aykırıdır. Şöyle ki:
Her idari işlemin Yetki, Şekil, Sebep, Konu ve Maksat olmak üzere beş
unsuru bulunmaktadır. Bunlardan Şekil Unsuru; idari işlemin tesisi için yetkili
idari makamca izlenmesi gerekli yöntemi (usulü) ve idari işlemin hukuk
07-47/506-181
9
düzeninde aldığı biçimi, maddi varlığı anlatır. İdari işlemin şekil unsuru
bakımından hukuka uygun olmaması, yöntem ve biçim kurallarına uygun olarak
tesis edilmiş bulunmasına bağlıdır. Usul (yöntem) kuralları, idari işlemin hukuk
düzeninde varlık kazanabilmesi için geçirmesi gereken aşamalarla ilgili
kurallardır. İdari işlemin, hukuka uygun biçimde doğabilmesi için bu kurallara
uyulması zorunludur. Türk İdari Hukuk Sisteminde henüz tüm idari işlemler için
geçerli usul kurallarını düzenleyen genel bir İdari Usul Yasası mevcut değildir.
Kimi hizmet alanları için geçerli usul kurallarını düzenleyen usul yasaları ve
kimi de maddi yasalarla düzenlenmiş usul kuralları vardır. 4054 Sayılı
Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 43 ve 44. maddesi usul kurallarını
öngören, bu anlamda maddi bir yasadır.
Yasa koyucunun, 43. maddenin 2. fıkrasında “…ilk bildirim yazısıyla
birlikte iddiaların türü ve niteliği hakkında yeterli bilgilerin taraflara
gönderilmesini” 44. maddenin 2. fıkrasıyla da “…soruşturmanın açıldığı tarihten
sözlü savunma hakkını kullanma taleplerine kadar kurum bünyesinde
kendileriyle ilgili düzenlenmiş her türlü evrakı, delilleri isteme hakkı” tanınırken
savunma hakkına gösterdiği özeni, verdiği önemi ortaya koymaktadır. Bunu
Kanun’un ilgili madde gerekçesinde de çok net bir şekilde ortaya koymaktadır.
4054 Sayılı Kanun’un 44. madde gerekçesi aynen şöyledir: “Kurul’un
SORUŞTURMALARI GİZLİ DEĞİLDİR. Savunma hakkının tam olarak
kullanılabilmesi için sözlü savunma toplantısına kadar, taraflar Kurul’ca
kendileriyle ilgili olarak düzenlenmiş her türlü evrakın ve delilin bir nüshasını
alabilmektedirler. Böylelikle, savunma hakkının TAM ve EKSİKSİZ
kullanılması mümkün olacaktır.
SAVUNMA HAKKI disiplin soruşturmalarının, adlî ve idarî ceza
soruşturmalarının en önemli müesseselerinden biridir. Hakiki ve hükmî şahıslara
kanuni düzenlemelere dayanarak isnadda bulunmak ne kadar doğal ise, suçlanan
kişilere yeterince savunma hakkı tanınması da o kadar tabiidir. Bu hak, insan
hakları sözleşmeleri, anayasalar ve yasalarla teminat altına alınmıştır. 4054
Sayılı Kanun’un 43/2 ve 44/2. maddelerinin açık hükümlerine rağmen, aleyhine
soruşturma açılan, idari para cezası tehdidiyle suçlanan teşebbüslere de hiçbir
kısıt konulmadan savunma hakkı tanınması gerekir. Gerekliliğin ötesinde bu
lazime yasa emridir. Aksine karar ve uygulamalar savunma hakkının
kısıtlanmasıdır ve kanuna aykırıdır.
Açıkladığım nedenlerle Anadolu Cam Sanayi A.Ş.’ye yukarıda
değindiğim yasa ve usule aykırı bir şekilde ceza kararı verilemeyeceği (idari
işlem tesis edilemeyeceği) görüşündeyim. Bu farklı gerekçemle Kurul’un 07-
47/506-181 sayılı, ceza verilmemesiyle sonuçlanan kararına katılmaktayım.
EK: 2 adet belge M.Sıraç ASLAN
Kurul Üyesi
Full & Egal Universal Law Academy