Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2007-2-51 (Menfi Tespit/Muafiyet)
Karar Sayısı : 07-53/ 617- 206
Karar Tarihi : 20.6.2007
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Tuncay SONGÖR (İkinci Başkan) 10
Üyeler : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI, M. Sıraç ASLAN,
Süreyya ÇAKIN, Mehmet Akif ERSİN.
B. RAPORTÖRLER : Hakan Suat ÖLMEZ, Ayşe Özlem UZUN, Hüseyin ORMAN
C. BAŞVURUDA
BULUNANLAR : - Türkiye Musiki Eseri Sahipleri Meslek Birliği
Temsilcisi: Ali Rıza BİNBOĞA
Sıracevizler Cad. esen Sok. Saruhan Plaza, No: 6,
K: 6 Bomonti, Şişli/İstanbul 20
- Musiki Eseri Sahipleri Grubu Meslek Birliği
Temsilcisi: Garo MAFYAN
Barboros Bulvarı, Dr. Orhan Birman İş Merkezi,
No: 149, K:1 Beşiktaş/İstanbul
- Bağlantılı Hak Sahibi Fonogram Yapımcıları Meslek Birliği
Temsilcisi: Bülent FORTA
Kuloğlu Mah. Turnacıbaşı Sok. No: 16, K: 5, Beyoğlu/İstanbul
- Müzik Yorumcuları Meslek Birliği
Temsilcisi: Ali KOCATEPE
Büyükdere Cad. Arzu Han, No: 99, D: 8-9 30
Mecidiyeköy, Şişli/İstanbul
D. TARAFLAR : - Türkiye Musiki Eseri Sahipleri Meslek Birliği
Sıracevizler Cad. esen Sok. Saruhan Plaza, No: 6,
K: 6 Bomonti, Şişli/İstanbul
- Musiki Eseri Sahipleri Grubu Meslek Birliği
Barboros Bulvarı, Dr. Orhan Birman İş Merkezi,
No: 149, K:1 Beşiktaş/İstanbul
- Bağlantılı Hak Sahibi Fonogram Yapımcıları Meslek Birliği
Kuloğlu Mah. Turnacıbaşı Sok. No: 16, K: 5, Beyoğlu/İstanbul 40
- Müzik Yorumcuları Meslek Birliği
Büyükdere Cad. Arzu Han, No: 99, D: 8-9
Mecidiyeköy, Şişli/İstanbul
E. DOSYA KONUSU : Türkiye Musiki Eseri Sahipleri Meslek Birliği, Musiki Eseri
Sahipleri Grubu Meslek Birliği, Bağlantılı Hak Sahibi Fonogram Yapımcıları
Meslek Birliği ve Müzik Yorumcuları Meslek Birliği tarafından yapılan “Meslek
Birlikleri Ortak Hareket Protokolü”ne 4054 sayılı Kanun’un 5 ve 8. maddeleri
çerçevesinde menfi tespit belgesi verilmesi veya muafiyet tanınması talebi.
F. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 28.3.2007 tarih ve 2361 sayı ile giren,
eksiklikleri en son 14.5.2007 tarih ve 3394 sayılı yazı ile tamamlanan başvuru 50
üzerine düzenlenen 15.6.2007 tarih, 2007-2-51/Öİ-07-HSÖ sayılı Menfi
Tespit/Muafiyet İnceleme Raporu 18.6.2007 tarih, REK.0.06.00.00-130/188 sayılı
Başkanlık Önergesi ile ile 07-53 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara
bağlanmıştır.
G. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili Raporda,
1- Türkiye Musiki Eseri Sahipleri Meslek Birliği (MESAM), Musiki Eseri Sahipleri
Grubu Meslek Birliği (MSG), Bağlantılı Hak Sahibi Fonogram Yapımcıları Meslek
Birliği (MÜYAP), Müzik Yorumcuları Meslek Birliği (MÜYOBİR) tarafından yapılan
“Meslek Birlikleri Ortak Hareket Protokolü”ne 4054 sayılı Kanun’un 8. maddesi
çerçevesinde menfi tespit belgesi verilemeyeceği, 60
2- Eserlerin yayıncı kuruluşların gelirleriyle orantılı olarak fiyatlandırılması,
yayıncıların kullandıkları eser başına fiyatların belirlenmesi ve kullanmadıkları
eserler için ödeme yapmaya zorlanmaması, müşteriler arasında ayrımcılık
yapılmaması, belli bir müzik eserinin alınmasının başka eserlerin de alınması
şartına bağlanmaması, koşullarıyla 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi
kapsamında bireysel muafiyet verilebileceği
görüşlerine yer verilmiştir.
H. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
H.1. Taraflar
H.1.1. Türkiye Musiki Eseri Sahipleri Meslek Birliği (MESAM) 70
MESAM, ilgili mevzuat uyarınca müzik eseri sahiplerinin (besteci, söz yazarı, aranjör
ve editör) ve malî hakları kullanma yetkisine haiz kişilerin çıkarlarını korumak, 5846
sayılı Kanun ile tanınmış hakların idaresi ve takibini, alınacak ücretlerin tahsilini ve
hak sahiplerine dağıtımını sağlamak amacıyla faaliyette bulunmaktadır. Birlik,
11.8.1986 tarihinde kuruluş başvurusunda bulunmakla tüzel kişilik kazanmış olup,
8.12.1986 tarihinden bu yana faaliyetlerini sürdürmektedir. MESAM, ülkemizde
kurulmuş olan müzik eserleri alanındaki ilk meslek birliğidir.
MESAM, yabancı telif birlikleriyle imzaladığı temsilcilik anlaşmaları vasıtasıyla,
100’den fazla ülkede mekanik ve temsili alanda hem MESAM üyelerinin haklarını
koruma altına almakta, hem de dünya repertuarını Türk müzik kullanıcılarının 80
hizmetine yasal olarak sunmaktadır. Birlik, aynı zamanda müzik, sinema, edebiyat,
tiyatro ve plastik sanatlar alanında faaliyet gösteren eser sahiplerini temsil eden
Uluslararası Telif Birlikleri Konfederasyonu CISAC’ın ve mekanik alanda Uluslararası
Mekanik Çoğaltım Bürosu BIEM’in üyesidir.
H.1.2. Musiki Eseri Sahipleri Grubu Meslek Birliği (MSG)
Müzik Eseri Sahipleri Grubu (MSG), kendisine üye olan eser sahiplerinin (besteci,
söz yazarı, yayımcı, aranjör) eserleri için müzik kullanıcılarına kullanım izni ve lisansı
veren, mali haklarını toplayan ve toplanan telifleri üyesi eser sahiplerine dağıtan bir
meslek birliğidir.
2.8.1999'da Kültür Bakanlığı tarafından resmi kuruluşu onaylanan MSG, çoğaltma 90
(mekanik) ve temsil/yayın (performing) alanında üyesi bulunan eser sahiplerinin
haklarını korumakta ve kullanımlardan doğan teliflerini toplamaktadır. Bir müzik
eserinin canlı yorumu, CD/kaset olarak çoğaltılması, radyo- TV- video yoluyla
yayımlanması ya da karaoke aracılığıyla kullanılması söz konusu olduğunda
kullanıcıların MSG lisansı almaları 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu
(FSEK) uyarınca zorunlu kılınmıştır. MSG lisansı, müzik eseri kullanıcılarına Türkiye
ve dünyanın her yerinden milyonlarca müziği yasal olarak kullanabilme olanağını
sağlamaktadır.
H.1.3. Bağlantılı Hak Sahibi Fonogram Yapımcıları Meslek Birliği (MÜYAP)
Türkiye'de fikri mülkiyetin korunması ile ilgili ulusal mevzuat gereğince Fonogram 100
Yapımcıları, üzerinde hak sahibi bulundukları fonogramlarda (kaset ve CD’lerde)
bulunan müzik tespitlerinin dijital iletim de dahil olmak üzere her türlü telli veya telsiz
araçlarla satışı veya diğer biçimlerde umuma iletimine izin vermek veya yasaklamak
hakkına sahiptir. MÜYAP, üyeleri bulunan fonogram yapımcılarının bu haklarını
korumak ve takip etmek üzere kurulmuş bir meslek birliğidir.
H.1.4. Müzik Yorumcuları Meslek Birliği (MÜYOBİR)
Besteci, söz yazarı gibi müzik üreticilerinin belli bir dayanışma ve örgütlenme sistemi
içerisinde telif haklarını almaları sonucunda ‘’yorumcu sanatçı’’ diye adlandırılan icra
ve ses sanatçılarının da haklarını takip etmek amacıyla kurulmuş bir örgüttür.
MÜYORBİR, yorumcuların yani icracı sanatçıların kanun gereği sahip oldukları 110
hakların takibi ve tahsilini yapmaktadır. Birlik, 1999 yılının Nisan ayından bu yana
altyapı donanımını tamamlayarak çalışmalarını sürdürmektedir.
H.2. Protokolün Konusu, İçeriği ve Amacı
13.2.2007 tarihinde MESAM, MSG, MÜYAP ve MÜYOBİR yetkilileri tarafından
imzalanmış olan Meslek Birlikleri Ortak Hareket Protokolü’nün (Protokol) konusu,
“TV, radyo ve umumi mahaller, dijital kullanımlar başta olmak üzere MESLEK
BİRLİKLERİ’nin (MESLEK BİRLİĞİ; TARAFLAR; MESAM, MSG, MÜYAP,
MÜYOBİR) görev ve faaliyet alanına giren lisanslama çalışmalarının MESLEK
BİRLİKLERİ namına oluşturulacak bir birim tarafından yürütülmesi, MESLEK
BİRLİKLERİ lisanslama çalışmalarının birlikte gerçekleştirilmesi ve de TARAFLAR’ın 120
işbu Protokol ile ilgili hak ve yükümlülüklerinin belirlenmesi”dir.
Protokol’ün 4. maddesine göre TARAFLAR, Protokol çerçevesinde, 5846 sayılı
FSEK, ilgili tüzük ve yönetmeliklerden doğan takip ve tahsil ile görevli bulundukları
lisanslama çalışmalarını birlikte ve ortaklaşa yürütme konusunda anlaşmışlardır.
Meslek Birlikleri namına ortak lisanslama çalışmalarının yürütülmesi için öncelikle
“Meslek Birlikleri Ortak Lisanslama Birimi” (Ortak Lisanslama Birimi) oluşturulacaktır.
Tarafların Protokol kapsamında birlikte, işbirliği halinde ve ortaklaşa yürütecekleri
lisanslama çalışmalarının başlıca alanları televizyonlar, radyolar, umumi mahaller,
dijital kullanımlar ve de Tarafların mevcut tarifelerinde yer alan müzik kullanıcı
mecralar ile Protokol’ün imzalanmasından sonra Tarafların tarife ve faaliyet 130
alanlarına dahil olacak kullanıcılar olarak belirlenmiştir.
Protokol ile belirlenen hususların görüşülmesi ve karara bağlanması için Tarafların
yetkilendirecekleri ve görevlendirecekleri ikişer kişiden oluşan toplam sekiz kişilik bir
“İcra Kurulu” oluşturulacaktır. Bu İcra Kurulu’nda yer alacak yetkililerin verecekleri
kararlar ve beyanlar, temsil ettiği MESLEK BİRLİĞİ açısından bağlayıcı olacaktır
(madde 4.7).
Protokolün imzalanması ile birlikte Taraflar mevcut tarifelerinin birleştirilmesi
çalışmalarına başlayacaklar ve bu çalışmalarını en geç 2007 yılı Ağustos ayının
sonuna kadar tamamlayacaklardır. Ortak Lisanslama Birimi, 2008 takvim yılında ve
devamında Eser Sahibi ve Bağlantılı Hak Sahibi Meslek Birlikleri Ortak Tarifesi (Ortak 140
Tarife)’ni esas almak sureti ile lisanslama yapacaktır. Ortak Lisanslama Birimi, 2007
takvim yılı içerisinde yapacağı lisanslamaları her bir Meslek Birliği’nin kendi tarifelerini
esas almak suretiyle gerçekleştirilecek lisanslama çalışmaları sonucunda elde
edilecek gelir Meslek Birlikleri adına ortak açılacak bir banka hesabına yatırılacaktır.
Bu gelirler her bir Meslek Birliği’ne kendi tarifesi oranında aktarılacaktır. Ortak tarife
çalışmasının neticelenmesi ile birlikte 2008 takvim yılı içinde Ortak Lisanslama Birimi
tarafından gerçekleştirilecek lisanslama çalışmaları sonucunda elde edilecek gelir,
Meslek Birlikleri adına ortak açılacak bir banka hesabına yatırılacaktır (madde 4.9 ve
4.10).
İstanbul dışında yürütülecek lisanslama çalışmalarında Taraflar tarafından 150
belirlenecek yerel bürolar kullanılacaktır (madde 4.11).
Protokol, imzalandığı tarihten itibaren 1 yıl için geçerli olacak, taraflardan herhangi
biri sürenin bitiminden 30 gün öncesine kadar Protokol’ün uzatılamayacağına dair bir
beyanda bulunmaz ise Protokol otomatikman 1 yıl daha uzatılmış ve yenilenmiş
sayılacaktır (madde 3).
Bildirim Formu’nda, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu doğrultusunda takip
edilen hakkın niteliği bazında ayrı ayrı meslek birlikleri kurulması gerekmektedir. Bu
durum, müzik kullanıcılarının çoklu muhatap ile karşı karşıya kalmalarına yol
açmakta, kullanıcıların sözleşmeyi imzalamaktan imtina etmelerine, eser ve bağlantılı
hak sahiplerinin yasadan doğan haklarının ihlal edilmesine sebep olmaktadır. Bu 160
sebeplerle söz konusu Protokol ile bireysel tarifeler kapsamında lisanslama
çalışmalarının ortak olarak daha etkin bir şekilde sürdürülmesinin planlandığı ifade
edilmektedir.
H.3. İlgili Pazar
H.3.1. İlgili Ürün Pazarı
Başvuru sahibi meslek birlikleri, müzik sektöründe eser sahiplerinin, fonogram
yapımcılarının ve icracı sanatçıların yasadan doğan telif haklarının takibi, tahsili ve
dağıtımı amacıyla faaliyet göstermektedirler. Bu meslek birlikleri, 5846 sayılı FSEK
ve 25486 sayılı “Eser, İcra, Yapım ve Yayınların Kullanılması ve/veya İletilmesine
İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik” uyarınca resmi tarifelerini 170
belirlemektedir. Bu doğrultuda Protokol’ün konusu, öncelikli olarak 2007 yılında
meslek birliklerinin temsil ettikleri eserlere uygulayacakları ücret tarifelerini belirlerken
eşgüdümlü olarak çalışmalarını sürdürmelerini ve 2008 yılında da bireysel tarifelerini
baz alarak ortak tarife uygulamasına geçebilmelerini sağlamaktır.
Bu doğrultuda, incelenen Protokol’ün ilgili olduğu ürün pazarı “müzik eseri
sahipliğinden kaynaklanan telif hakları” olarak belirlenmiştir.
H.3.2. İlgili Coğrafi Pazar
İnceleme konusu Protokol, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde özel kullanım
haricinde kalan (umumi mahaller, yayın kuruluşları vb.) tüm telif yükümlüsü müzik
kullanıcılarına hitap etmekte ve taraf meslek birliklerinin tüm Türkiye’de yürüteceği 180
faaliyetlerini ilgilendirmektedir. Bu açılardan Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde
rekabetin farklılaşmasına neden olacak bir unsur bulunmaması sebebiyle ilgili coğrafi
pazar “Türkiye Cumhuriyeti sınırları” olarak tespit edilmiştir.
I. YAPILAN TESPİTLER VE HUKUKİ DEĞERLENDİRME
I.1. 5846 sayılı Kanun ve 25486 sayılı Yönetmelik Çerçevesinde Yapılan
Değerlendirme
Meslek birlikleri, 5846 sayılı Kanun’un 2936 sayılı Kanun’la değişik 42. maddesi ve
Bakanlar Kurulu’nun 28.3.1986 tarih ve 86/10534 sayılı Kararı ile 28.4.1986 tarih ve
19091 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren “Fikir ve Sanat Eseri
Sahiplerinin Meslek Birlikleri ve Federasyonu Hakkında Tüzük” hükümlerine göre 190
kurulmaktadır. Bu kapsamda kurulan MESAM 1986, MGG 1999, MÜYAP ve
MÜYOBİR 2000 yıllarında faaliyete geçmiştir. 1995 yılına kadar aynı alanda tek bir
meslek birliği kurulabilir iken daha sonra FSEK’de yapılan değişiklikle Kanun’un 42.
maddesi doğrultusunda aynı alanda birden fazla meslek birliği kurmak mümkün hale
gelmiştir.
Genel olarak meslek birliklerinin amacı, eser sahipleri ve eser sahiplerinin hakları ile
bağlantılı hak sahipleri ile FSEK’in 52. maddesine uygun biçimde düzenlenmiş
sözleşmelerle eser veya hak sahiplerinden mali hakları kullanma hak ve yetkilerini
devralarak Kanun’un 10. maddesine göre ilim-edebiyat eserlerinin ortak çıkarlarını
korumak ve FSEK ile tanınmış hakların idaresini ve takibini, alınacak ücretlerin 200
tahsilini ve hak sahiplerine dağıtımını sağlamaktır.
FSEK’in “Meslek birliklerinin yükümlülükleri ve tarife tespitine ilişkin esaslar” başlıklı
42/A maddesinde meslek birliklerinin belli başlı yükümlülükleri şu şekilde
sıralanmaktadır:
“Üyesi olan hak sahiplerinin faaliyetlerinden kaynaklanan haklarının
idaresini hakkaniyete uygun koşullarda sağlamak, üyelerinin haklarının
idaresine ilişkin faaliyetlerinden elde ettikleri gelirleri hak sahiplerine
dağıtmak, sözleşme yapılırken idare ettikleri haklara ilişkin olarak
hakkaniyete uygun davranmak, kendi maddi veya manevi menfaatleri
bakımından gerekli gördükleri indirim veya ödeme kolaylıklarını sağlamak 210
ve sözleşme yapılabilmesi için idaresini sağladıkları haklara ilişkin ücret
tarifelerini süresinde belirlemek, belirlenen tarifeleri ve tarifelerdeki
değişiklikleri süresinde duyurmak.”
Yine aynı maddenin kapsamında belirlenmiş olan meslek birliklerinin tarifelerini tespit
ederken göz önünde bulundurmaları gereken hususlar ise şu şekilde sıralanmaktadır:
“Uluslar arası uygulamaların ülkenin ekonomik ve toplumsal koşullarına
uygulanabilirliği göz önüne alınarak tarifelerin makul bir seviyede
belirlenmesi, teknolojik alandaki değişimlerin yanı sıra eser, icra, fonogram,
yapım ve yayınların yaratıldığı ve kullanıldığı sektörlerin yapısını tahrip
edici, üretimi ve kullanımı engelleyici ve genel kabul görmüş uygulamalara 220
zarar verici bir etki yaratmadan tarifelerin tespit edilmesi, rekabeti bozucu
şartlar oluşturulmaması, yapılan sınıflandırma, ilgili sektörlerdeki ürün
fiyatları ve bu sektörlerin gayrisafi milli hasıladaki payı, eser, icra, fonogram,
yapım ve yayınların kullanım ve/veya iletim sıklığı, birim fiyat veya götürü
usulü ödeme planı ve benzeri hususların dikkate alınması.”
25486 sayılı “Eser, İcra, Yapım ve Yayınların Kullanılması ve/veya İletilmesine İlişkin
Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik” in 8. maddesinin dördüncü fıkrasında, meslek
birliklerinin ücret tarifelerini belirlerken kullanacakları esaslar, FSEK’in 42/A
maddesinde belirtildiği şekilde tarif edilmektedir.
FSEK ve 25486 sayılı Yönetmelik ile yapılan sınıflandırma doğrultusunda müzik 230
kullanıcılarının sınıflandırmasına göre ayrı ayrı yasal teklif yükümlüleri (müzik eseri
kullanıcıları, yayıncı kuruluşlar) bulunmaktadır. Sınıflandırma kapsamında olan telif
yükümlüsü gruplar aşağıdaki şekildedir:
A- Umumi Mahaller
1. Grup: Konaklama Tesisleri
2. Grup: Yeme-İçme-Eğlence Tesisleri
3. Grup: Sağlık ve Spor Merkezleri
4. Grup: Kongre-Sergi-Gösteri Alanları ve Merkezleri
5. Grup: Rekreasyon Tesisleri
6. Grup: Özel Tesisler 240
7. Grup: Ticaret Merkezleri
8. Grup: Terminaller
9. Grup: Eğitim ve öğretim kurumlarının ticari amaçla kullanılan
dinlence, sinema ve gösteri yerleri
10. Grup: 50 m2 den büyük umuma açık diğer yerler
B- Radyo-TV Kuruluşları
C- Bakanlıkça Sınıflandırılan Diğer Kuruluşlar
1. Grup: Türkiye Radyo Televizyon Kurumu (TRT)
2. Grup: Dijital ve her türlü ortamda webcasting, streaming ve her
türlü iletim yapan kuruluşlar 250
3. Grup: Kapalı devre yayın yapan kuruluşlar
Meslek birlikleri, 25486 sayılı Yönetmelik ile yapılan yukarıdaki sınıflandırma
doğrultusunda belli bir takvim yılında geçerli olacak resmi tarifelerini belirlemektedir.
FSEK uyarınca yasal telif yükümlülerinin meslek birliklerinden yazılı izin almaları ve
tarifelerde belirlenen bedeli ödemeleri yasal bir zorunluluktur. Bu çerçevede meslek
birlikleri ile yayıncı kuruluşlar arasında yapılacak kullanım sözleşmelerinde ücret
konusunda uzlaşılamaması durumunda uygulanacak usul yine Yönetmelik’te
belirlenmiştir. Yönetmelik’in 11. maddesine göre taraflar arasında Ekim ayında
anlaşma sağlanamaması ve sözleşme yapılamaması durumunda meslek birlikleri
ve/veya meslek kuruluşları, en geç bu ayın sonuna kadar, tarifelerin Kültür 260
Bakanlığı’nca oluşturulacak “uzlaştırma komisyonunda” müzakere edilmesini talep
edebilir. Komisyonda neticeye ulaşılamaması halinde Yönetmelik’in 13. maddesi
uyarınca yayıncı kuruluşlar yargı yoluna başvurabilmektedir. Yargılama sürecinde, bir
önceki yıl sözleşme yapmış olan yayın kuruluşları, ilgili meslek birlikleri aksini
belirtmedikçe, dava konusu olan tarife miktarının ¼’ünü dava sonuçlanıncaya kadar
her üç ayda bir meslek birlikleri adına açılmış banka hesabına yatırmak suretiyle
eser, icra, fonogram, yapım ve yayınları kullanabilir ve/veya iletebilir. Bir önceki yıl
sözleşme yapmamış yayın kuruluşları ile ilk defa sözleşme yapacak yayın
kuruluşlarının bu fıkrada öngörüldüğü şekilde yayınları kullanabilmeleri veya
iletebilmeleri meslek birliklerinin iznine bağlıdır. Dava sonuçlanıncaya kadar bu 270
şekilde ödenen miktar, mahkemenin kararı ile tespit edilen tarife bedelinden mahsup
edilir.
İncelemeye konu olan Ortak Hareket Protokolü’nde de, 2007 yılı için tespit edilen
resmi tarifeler, yukarıda yer verilen Kanun ve Yönetmelik hükümleri doğrultusunda
tespit edilmiştir. Tarifeler, 2007 yılında daha önceki uygulamalara paralel şekilde her
bir meslek birliğince ayrı ayrı uygulanacak, ancak meslek birlikleri eşgüdümlü olarak
çalışmalarını sürdüreceklerdir. 2008 yılında ise bireysel tarifeler baz alınarak ortak bir
tarife uygulamasına geçilecektir. Bununla birlikte, Ortak Protokol sonrasında da dört
meslek birliği varlığını sürdürmeye devam edecektir. Nitekim, raportörlerce birlik
temsilcileriyle yapılan görüşmelerde de FSEK uyarınca meslek birliklerin bir üst 280
birliğin çatısı altında toplanabilseler dahi bu birliğin tarife yapma veya lisans verme
gibi yetkilerine sahip olamayacağı, sadece tavsiye niteliğinde kararlar verebileceği
dile getirilmiştir. Protokolün imzalanması ile dört birliğin temsilcileri, tüzel kişiliği
bulunmayan ve taraflardan birinin adresinde yer alacak (büyük ihtimalle MESAM
olacağı yapılan görüşmelerde dile getirilmiştir) Ortak Lisanslama Birimi’nde bir araya
gelerek yasal teklif yükümlüleri ile görüşeceklerdir. İlgili birimin karar mercii “İcra
Kurulu” olacaktır. Yapılan görüşmelerde bu işlem ile asıl olarak hedeflenen şeyin
kullanıcıların işlerini kolaylaştırmak ve daha etkin lisanslama yapmak olduğu ile
getirilmiştir.
Zira, FSEK uyarınca yayıncıların her bir hak (eser ve komşu hak) sahibinden izin 290
alması ve buna mukabil ödemede bulunması gerekmektedir. Ancak, hak sahiplerinin
her birinin farklı koşullar üzerinden bedel talep etmesi yayıncıların karşılarında tek bir
muhatap ve ödenecek bedellerin belirlenmesinde standart bir uygulama talep
etmesine yol açmıştır.
Aşağıdaki şemada görüldüğü üzere, fonograma (kaset/CD vb.) kaydedilmiş bir eseri
yayınlamak isteyen radyo ve televizyonun, eser sahibinden, yapımcıdan ve
yorumcudan ayrı ayrı izin alması gerekmektedir. Taraflardan yalnızca birinden izin
alınması, diğer tarafların izin ve bedel talebi saklı olduğu için yayıncı açısından yeterli
olmamaktadır.
MESAM Eser sahibi Asıl hak
MSG
Yapımcı Komşu hak MÜYAP
MÜZİK
ESERİ
Yorumcu Komşu hak MÜYORBİR
YAYINCI
I.1.1. Ödenecek Bedellerin Tespiti 300
Ödenecek bedellerin tespitinde temel olarak üç yöntem kullanılmaktadır:
1. Yayın kuruluşunun yer aldığı kategoriye göre (ulusal/yerel/bölgesel/tematik
vb.) sabit bir bedelin ödenmesi.
2. Yayın kuruluşunun yer aldığı kategoriye göre, reklam veya brüt gelir/gider
üzerinden belirlenecek bir orana göre bedel ödenmesi.
3. Yayıncı kuruluşun kullandığı eser başına veya eserin kullanım süresine göre
(saniye bazında) bedel ödenmesi.
Meslek birlikleri ve yayıncılar bugüne kadar;
- Kategoriye göre sabit bedel ödenmesinin küçük yayıncıların aleyhine olacağı,
- Oran üzerinden bedel ödenmesinin, az eser kullanan ancak geliri yüksek olan 310
yayıncılar aleyhine olacağı,
- Eser başına bedel ödenmesinde ise, yayıncıların kullandıkları eserlerin sağlıklı
bir şekilde tespit edilmesinin mümkün olmadığı ve eser başına talep edilen
bedelin yüksekliği
gerekçeleriyle herhangi bir yöntem üzerinde genel bir anlaşma sağlayamamışlardır.
Buna karşın, meslek birlikleri ile yayıncıların farklı yöntemlerle münferit anlaşmalar
yaptığı durumlar da mevcuttur. MÜYAP ve MESAM, sabit ücret ve gelire oranla bedel
talep etmekte iken, MSG kullanılan eserin süresi bazında ücret talep etmektedir.
Bunun yanı sıra, meslek birlikleri asgari ücret konulmasını isterken, Radyo
Televizyon Yayıncıları Meslek Birliği (RATEM) temsilcileri gelir üzerinden bir üst sınır 320
konulmasını istemektedir. Bunun dışında, taraflar arasında ödemelere konu olacak
eserlerin neler olması gerektiği üzerinde de anlaşmazlık söz konusudur. Bu konuda
meslek birliklerinin görüşü reklam müziği, fon müziği ve cıngıllar gibi eserlerin de
diğer eserlerle aynı kapsam içinde değerlendirilmesi gerektiği iken, yayıncıların
görüşü cıngıllar vb. eserler için daha düşük bir bedel ödenmesi gerektiğidir.
I.1.2. Kültür Bakanlığı'nın Konu İle İlgili Yönetmeliği
Kültür Bakanlığı, meslek birliklerinin yayın izni verme haklarını kullanmalarını
düzenlemek amacıyla, FSEK uyarınca, 15.9.2001 tarih ve 24524 sayılı Resmi
Gazete’de "Fikir ve Sanat Eserlerinin Radyo ve Televizyon Yayınlarında Kullanımına
İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik"i yayınlamıştır. 330
Anılan yönetmeliğin “Eserlerin Kullanımına İlişkin Usul ve Esaslar ile Sözleşmelerin
Yapılmasına Dair Prosedür” başlıklı 6. maddesinde;
" Ödemelerin tespitinde;
a) Yayın kuruluşunun yayın alanı (ulusal, bölgesel, yerel) ve izleyici/dinleyici sayısı,
b) Eserlerin kullanım sıklığı,
c) Yayın kuruluşunun reklam gelirleri,
d) Kullanılan her bir eser başına bir ücret,
e) Sabit ücret,
f) Saniye veya dakika bazında birim fiyat,
g) Pazar oranı, 340
gibi ölçütlerden bir veya bir kaçı esas alınır." hükmü yer almaktadır.
Bu maddede ayrıca, eserlerin kapsamına, sözleşmeler yapılırken dikkat edilmesi
gereken hususlara da ayrıntılı olarak yer verilmiştir.
Anılan Yönetmeliğin “Anlaşmazlık Halinde Uygulanacak Prosedür” başlıklı 7.
maddesinde ise, taraflar arasında anlaşma sağlanamaması durumunda, ilk aşamada
“Hak İdareleri Uzlaşma Kurulu”nun oluşturulması ve burada da mutabakat
sağlanamaması durumunda “Hakem Komisyonu” prosedürünün uygulanması,
buradan çıkan sonucun yine Hak İdareleri Uzlaşma Kurulu’nda değerlendirmesi ile
eserlerin kullanımına ilişkin nihai bedellerin tespit edilmesi öngörülmektedir.
MÜYAP ve MESAM’ın ilgili Yönetmelik aleyhine açmış olduğu davalar çerçevesinde 350
Danıştay 10. Dairesi yürütmeyi durdurma kararı almış; ancak Kültür Bakanlığı’nın
itirazı neticesinde bu karar iptal edilmiştir.
Danıştay’ın yürütmeyi durdurma kararının iptali sonrasında halihazırda işler halde
bulunan yönetmelik uyarınca; radyo ve televizyonlara, meslek birliklerinden izin
almaları gereği olmaksızın, “Hak İdareleri Uzlaştırma Kurulu”nun tespit edeceği
bedeli ödemek kaydıyla, eserleri kullanma imkanı tanınmaktadır.
Böylece, Yönetmeliğin 7. maddesi uyarınca, müzik eserleri gibi sık kullanılan
eserlerin kullanımına ilişkin sözleşmeler söz konusu olduğunda; anılan Yönetmelik
hükümleri gereğince sözleşme yapmak amacıyla ilgili meslek birliklerine başvuruda
bulunan ve bu başvuruyu Bakanlığa bildiren yayın kuruluşları eser ve/veya 360
fonogramları yayınlarında kullanmaya devam edebilecek, eserlerin kullanımına ilişkin
bedel, usul, esas vb. unsurların söz konusu Yönetmelik çerçevesinde tespit
edilebilecek, yayıncılar söz konusu yönetmelik uyarınca eserleri meslek birliklerinden
izin almaksızın kullanma olanağına kavuştukları için, meslek birliklerinin Yönetmeliğe
uymayarak yayıncıların eserleri kullanımlarını zorlaştırmaları veya engellemeleri riski
ortadan kalkacaktır (Bu bölüm, 02-27/290-118 sayılı Kurul kararından alınmıştır).
I.2. Raportörlerce Yapılan Görüşmelerde Protokole İlişkin Elde Edilen Bilgiler
RATEM yetkilileriyle yapılan görüşmede Protokol’e ilişkin olarak belirtilen hususlar şu
şekildedir:
Mevcut durumda, uygulamada çok başlılık söz konusudur. Tek bir eseri 370
yayımlamak için dört meslek birliği ile ayrı ayrı anlaşma yapmak zorunludur.
Bu sebeple meslek birliklerinin tek çatı altına toplanması ve tek bir sözleşme
yapılması istenilen bir husustur.
Ancak böyle bir uygulama, zaten hakim durumda olan söz konusu meslek
birliklerinin tek çatı altında yayıncılara tarifeler ve kullanım koşulları konusunda
dayatma yapmalarına olanak sağlamaktadır. Şu an meslek birlikleri, “fiyatımız
bu, ister ödersiniz, ödemezseniz yayımlamanıza izin vermeyiz” yaklaşımıyla
dayatma içindedirler. Tek bir çatı altına girdikleri zaman bu dayatma daha da
güçlenecektir.
Tek çatı altında ortak bir protokol uygulamasına geçmeyi amaçlayan meslek 380
birlikleri ile eser başına ve müzakereler yoluyla fiyat tespiti yapıldığı takdirde
sektörde bir sorun kalmayacaktır.
Mevcut sitemde sadece MESAM ve MSG’nin üyelerinden sadece bir kaçının
eserlerini yayımlamak için bu meslek birliklerinin tüm üyeleri ve tüm repertuarı
için yani hiç kullanılmayan eserler için ödeme yapmak zorunludur.
Bunun gibi, meslek birliklerinin tarifeler konusunda fiyat dayatması içinde
olmaları, müzakereye açık olmamaları ve uzlaştırma komisyonunun bir
yaptırım gücünün bulunmaması sebepleriyle müzakerelerden sonuç elde
edilememektedir.
Bununla birlikte, mevcut sistemin getirilmesi planlanan yeni sisteme göre 390
yayıncılar açısından avantajı, tek bir meslek birliği ile anlaşma yapılabildiğinde
yayıncıların en azından telif bedelini ödeme konusundaki iyi niyetlerini
gösterme imkanlarına sahip olmalarıdır. Meslek birliklerinin tek çatı altında
toplanması halinde bu imkan ortadan kalkacak, yayıncılardan aşırı fiyat talep
edilmesi ve uzlaşılamaması durumunda kamu karşısında telif bedellerini
ödemeden kaçınıldığı izlenimi doğacaktır.
FSEK’in 42/A maddesinde belirtilen, tarifelerin belirlenmesinde esas olan
kriterlerin uygulanması (bedelin eser başına belirlenmesi) ve müzakereler
yoluyla fiyat tespiti, sektörde telif konusundaki sorunları çözecektir.
I.3. 4054 Sayılı Kanun Açısından Yapılan Değerlendirme 400
I.3.1. Teşebbüs Kavramı
FSEK uyarınca hak sahipleri; müzik eserleri sahipleri, yapımcıları ve yorumcuları
olarak çeşitli mali haklara sahip olan veya asıl iştigal konusu bunlar olmamakla
birlikte miras, satın alma vb. yollarla bu hakları devralmış olan gerçek veya tüzel
kişilerdir. Hak sahipleri, gerek tek başlarına, gerekse meslek birlikleri aracılığıyla bu
hakları ticari faaliyete konu etmeleri nedeniyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması
Hakkında Kanun açısından teşebbüstürler. Zira, 4054 sayılı Kanun’un 3. maddesinde
teşebbüs kavramı “piyasada mal veya hizmet üreten, pazarlayan, satan gerçek ve
tüzel kişilerle, bağımsız karar verebilen ve ekonomik bakımdan bir bütün teşkil eden
birimleri” şeklinde tanımlanmaktadır. MESAM, MÜYAP, MÜYORBİR ve RATEM de 410
FSEK uyarınca eser sahiplerinin ve komşu hak sahiplerinin haklarının takip ve tahsili
için kurulmuş meslek birlikleridir. Bu açıdan bakıldığında bunların da “teşebbüs
birlikleri” olduğu tespit edilmiştir.
Meslek birliklerinin üyelerinin haklarını kullanma biçimi, üyeler adına sözleşme
yapılması, elde edilen bedelin bir kısmının doğrudan meslek birliğinin geliri olması,
üyelerin kendi eserlerinin bedelini tayin etme imkanlarının olmaması (FSEK 41
uyarınca sanatçılar kendi telif haklarını talep edememektedir.) gibi hususlar göz
önünde bulundurulduğunda, kâr amacı gütmeseler dahi üyeleri adına ticari faaliyette
bulundukları ve elde edilen gelirin üyeler arasında paylaştırıldığı görülmektedir.
Ayrıca, kullanıcılardan kullanımın niteliğine göre farklı tarifeler talep edilmekte ve 42. 420
maddenin A bendine göre toplu sözleşmelerde bu tarifeler üzerinden telif yükümlüsü
adedine göre indirim uygulanabilmektedir. Yine aynı maddeye göre meslek birlikleri
dışında hiçbir kişi) ya da kurum lisanslama yapamamaktadır. Bu nedenle, meslek
birliklerinin 4054 sayılı Kanun’un 3. maddesi kapsamında “teşebbüs” olarak
nitelendirilmesi gerektiği kararına varılmıştır.
I.3.2. Protokole İlişkin Muafiyet/Menfi Tespit Değerlendirmesi
I.3.2.1. Menfi Tespit Değerlendirmesi
MESAM, MÜYAP, MSG ve MÜYORBİR yetkilileri, yayıncı kuruluşların karşılarında
tek muhatap görme talepleri üzerine tek bir çatı altında toplanmaya karar
vermişlerdir. Bu çerçevede, hazırladıkları Ortak Lisanslama Protokolüne 4054 sayılı 430
Kanun açısından menfi tespit verilmesini ve/veya muafiyet tanınmasını talep
etmektedirler.
Aşağıdaki şekilde görüldüğü üzere MSG ve MESAM aynı tür lisanslama yapmak için
kurulmuş ve birbirlerinin rakibi olarak değerlendirilebilecek meslek birlikleri iken,
MÜYAP ve MÜYORBİR farklı alanlarda lisanslama hizmetleri için kurulmuş meslek
birlikleridir. Bu nedenle MSG ve MESAM, birbirleri ile aynı piyasada ve rakip meslek
birlikleri iken diğer meslek birlikleri ise farklı alanlarda hizmet veren fakat birbirlerini
tamamlayan birliklerdir.
MESAM Eser sahibi Asıl hak
MSG
Yapımcı Komşu hak MÜYAP
Yorumcu Komşu hak MÜYORBİR
Bu açıdan bakıldığında, Protokole taraf olan meslek birliklerinin takip ettikleri hakların
genel olarak birbirlerini tamamlayıcı nitelikte olmalarına karşın MSG ve MESAM’ın 440
aynı alandaki hakları takip etmek amacıyla kurulmuş olmaları ve bu anlamda rakip
olarak kabul edilmelerinden dolayı, bu iki teşebbüs birliğinin bir protokol çerçevesinde
bir araya gelmesi, hem fiyatlandırma hem de sektördeki arz dengesini etkileyerek
çeşitli koşulları tespit etme açısından pazardaki rekabeti bozucu bir ortam yaratabilir
niteliktedir. Bu bakımdan ilgili Protokolün 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi
çerçevesinde rekabeti kısıtlama amaç veya etkisinin bulunma ihtimali olduğu göz ardı
edilmemelidir. Öte yandan aynı alandaki iki meslek birliğinin tek bir çatının altında
toplanması, Kanun’un 7. maddesi anlamında bir yoğunlaşmayı da gündeme
getirmektedir. Rekabet Kurulu’nun çeşitli kararlarında (7.5.2002 tarih ve 02-27/290-
118 sayılı RK kararı, 26.5.2005 tarih ve 05-36/451-104 sayılı RK kararı) vurgulandığı 450
üzere, Protokole taraf olan ilgili meslek birlikleri pazarda hakim konumdadır.
Birbirlerine rakip olan veya olmayan söz konusu meslek birliklerinin tek çatı altında
toplanmasının bu birliklerin pazarda sahip oldukları hakim konumlarını güçlendireceği
aşikardır. Fahiş fiyat ve hakim konumun kötüye kullanılmasına ilişkin yayıncı
teşebbüsler ile meslek birlikleri arasında süre gelen ve Rekabet Kurumu
incelemelerine (26.5.2005 tarih ve 05-36/451-104 sayılı RK kararı, 7.5.2002 tarih ve
02-27/290-118 sayılı RK kararı, 21.07.2005 tarih ve 05-48/683-177 sayılı RK kararı.)
çeşitli kereler konu olmuş uzlaşmazlık noktaları da dikkate alındığında böyle bir
yoğunlaşma ortamının ve tek çatı altında toplanma durumunun, yayıncı kuruluşların
çekindiği fiyat dayatması, müzakere şansının ortadan kalkması ve konunun yargıya 460
taşınması halinde de yayıncı kuruluşların telif ücretlerini ödeme konusundaki iyi
niyetlerini gösterme şanslarının ortan kalkması gibi durumların ortaya çıkma ihtimalini
arttıracağı düşünülmektedir. Nitekim, RATEM temsilcisi tarafından yapılan beyanda
meslek birliklerinin 2001 yılından bu yana uyguladıkları senelik sabit bedel (asgari
bedel) tarifelerinin yayıncı kuruluşlar açısından (özellikle bölgesel ve yerel yayıncılar
açısından) ödenemez boyutlara ulaştığı, RTÜK kayıtlarından da takip edilebileceği
üzere (zira yayıncı kuruluşların tüm gelirlerini aylık olarak RTÜK’e bildirmekle
yükümlü oldukları) bir çok yayıncı kuruluş açısından talep edilen bedellerin bu
kuruluşların aylık toplam geliri aştığı, bu noktada müzakerelerin büyük önem
kazandığı, zira geçtiğimiz yıl MÜYAP, MÜYOBİR ve RATEM arasında yapılan 470
Protokol çerçevesinde fiyatların yayıncıların çoğu için makul seviyelere getirilebildiği,
yurt dışı uygulamalarda farklı alanlarda birden fazla meslek birliği bulunmaktaysa da
temsili alanda hak takibinin tek bir kanaldan yapıldığı ve bu kanalın da genelde eser
sahiplerini temsil edenler olduğu, eser sahiplerinin aldıkları telif ücreti üzerinden
aralarındaki oranlamaya göre bağlantılı hak sahiplerinin paylarını dağıttıkları ve
böylece ülkemizde yaşanan karışıklığın yaşanmadığı, ülkemizde meslek birlikleri
arasında temsil kabiliyeti açısından sorunlar bulunduğu, bu sorunun yerli eserler
açısından da yaşanmakla beraber yabancı eserler açısından son derece önemli
olduğu, nitekim Turkcell’in bu konuda MSG ve MESAM aleyhine dava açmış olduğu,
en uygun ödeme şeklinin kullanıma bağlı ve her yayıncı kuruluşun kullandığı eser 480
bazlı ödeme yapmasının olduğu, bu durumda ödeme miktarı halen sorun olarak
kalsa bile en azından meslek birliklerinin temsil ettikleri kadarıyla hak talep
edecekleri, ayrıca meslek birliklerine üye olmayanların durumunun da bu şekilde
netleşeceği, bunun gibi, tüm meslek birliklerine yapılacak toplam ödemenin gelire
bağlı bir üst sınırının olması gerektiği, önemli olan noktanın meslek birliklerinin ortak
hareket etmelerinin değil bahsedilen bu sorunlar olduğu ifade edilmektedir.
Bu doğrultuda, (………….) FM genel koordinatörü (…………………)’ün raportörlerce
RATEM’de gerçekleştirilen görüşmede yaptığı açıklamalar çarpıcıdır. Kendisi,
(………) FM’in yabancı eserlerin yayınlandığı bir radyo istasyonu olduğunu ve Türkçe
parçaların yayınları içerisindeki payın %20’yi geçmediğini, buna rağmen kendilerinin 490
kullanmadıkları Türkçe eserler için de meslek birliklerine ödeme yapmak zorunda
kaldıklarını, yayıncı kuruluşların karşılaştıkları bir diğer çarpıklığın ise meslek
birliklerinin haklarını talep ederlerken gelire bağlı üst sınır koymamaları sebebiyle
örneğin TRT’den talep ettikleri bedeli emsal göstererek Anadolu’daki radyo
istasyonlarından da fahiş bedeller talep edilmesi olduğunu ifade etmiştir.
Yukarıda yer verilen hususlar sebebiyle Protokolün menfi tespit alamayacağı
sonucuna ulaşılmıştır. Protokolün Kanun’un 5. maddesinde yer verilen muafiyet
şartlarını taşıyıp taşımadığı ve bu bakımdan muafiyet alıp alamayacağı ise aşağıda
değerlendirilecektir.
I.3.2.2. Muafiyet Değerlendirmesi. 500
4054 sayılı Kanun’un muafiyete ilişkin koşulların belirlendiği 5. maddesinde “Kurul,
aşağıda belirtilen şartların tamamının varlığı halinde ilgililerin talebi üzerine,
teşebbüsler arası anlaşma, uyumlu eylem ve teşebbüs birlikleri kararlarının 4 üncü
madde hükümlerinin uygulanmasından muaf tutulmasına karar verebilir” denilerek
muafiyet şartlarını belirlemektedir. Aşağıda, Kanun’da belirlenen dört şart
çerçevesinde Protokol ile getirilmeye çalışılan yeni sistemin değerlendirmesine yer
verilecektir:
a. Malların Üretimi veya Dağıtımı ile Hizmetlerin Sunulmasında Yeni
Gelişme ve İyileşmelerin ya da Ekonomik veya Teknik Gelişmenin
Sağlanması 510
Anılan Protokol ile ekonomik ve teknolojik gelişmenin gerçekleşebileceği husus tam
olarak açık olmamakla birlikte söz konusu Protokol ile meslek birliklerinin tek bir çatı
altında toplanmasının yayıncıların hak sahiplerine ulaşmalarını kolaylaştırıcı etkisi
olacağı ve bu sebeple farklı meslek birlikleri ile ayrı ayrı görüşmenin yol açtığı zaman
ve emek kaybını önleyeceği aşikardır. Bu nedenle hizmetlerin sunulmasında
iyileştirmenin sağlanması hususunun Protokol ile karşılanacağı sonucuna
ulaşılmıştır.
b. Tüketici Yararı.
Yukarıda da belirtildiği üzere, Protokole taraf olan meslek birliklerinin verdikleri hizmet
iki taraflı olup bu birlikler bir tarafta temsil ettikleri sanatçıları, diğer tarafta ise 520
lisanslama yaptıkları eserleri satın alan yayıncıları bir araya getirmiş olmaktadır.
Yayıncılar, bu pazarda hizmetin alıcısı yani müşterileri konumundadır. Bu yönden
bakıldığında anılan Protokolün hem sanatçılar hem de müşteri grupları açısından
başvuru yerlerini tek merkeze düşürerek zaman tasarrufu sağlayacak ve bu anlamda
iki tarafın bir araya gelmesini kolaylaştıracaktır. Ayrıca, tek çatı altında toplanmış
meslek birliklerinin bölünmüşlüğü ortadan kaldırılarak sanatçı haklarını korumada
etkinliği arttıracağı sonucuna varılmıştır.
c. İlgili Piyasanın Önemli bir Bölümünde Rekabetin Ortadan Kalkmaması
Yukarıda da bahsedildiği gibi, Protokole taraf olan meslek birliklerinden MSG ve
MESAM aynı alanda ve bu bakımdan birbirlerine rakip şekilde lisanslama yapmakta, 530
diğer meslek birlikleri ise farklı alanlarda ve tamamlayıcı biçimde faaliyet
göstermektedir. Protokol ertesinde bu meslek birlikleri ayrı ayrı faaliyetlerine devam
etseler de, yönetimin tek merkezden yürütülecek olması sebebiyle yorumculara
hizmet veren iki meslek birliği tek bir birlik gibi işlemeye başlayacaktır. Bu nedenle
daha önce birbirlerine rakip olan iki meslek birliği, artık tek bir birlikmiş gibi hareket
edecektir. Bu şekilde bakıldığında piyasada iki tane olan aynı tür meslek birliğinin, tek
merkeze düşmesinin rekabeti azaltması kaçınılmazdır. Bununla birlikte, meslek
birliklerinin dağınık yapısının sektörde hem yayıncılar hem de eser sahipleri
açısından yarattığı sıkıntılar göz önüne alındığında söz konusu Protokol ile
gerçekleşecek rekabet kısıtının hizmet sunumunun iyileştirilmesi için gerekli olduğu 540
düşünülmektedir. Nitekim, kendileri ile görüşülen yayıncı kuruluşlar da meslek
birliklerinin tek bir çatı altında toplanmasının kendileri açısından yararlı olacağını
belirtmişlerdir. Ayrıca planlanmakta olan bu çatının altında yer alacak meslek
birliklerinden sadece ikisi birbirleriyle rakip konumundadır. Sektörde var olan diğer
meslek birlikleri de dikkate alındığında bu iki birliğin bir araya gelmesinin pazarın
önemli bir bölümünde rekabeti engellemeyeceği kararına varılmıştır.
d. Rekabetin Zorunlu Olandan Fazla Sınırlanmaması.
Protokol ile getirilmeye çalışılan yeni sistemin sağlıklı bir şekilde işlemesi ancak
bahsedilen meslek birliklerinin hepsinin bu oluşumun içinde yer almasıyla mantıklı
görünmektedir. Bu açıdan bakıldığında dört meslek birliğinin tek merkezden 550
yönlendirilmesi amaçlanan iyileştirme ile paralel ve gerekli olan bir husustur.
I.3.2.3. Değerlendirme
Yukarıda yer verilen değerlendirmeler çerçevesinde başvuru konusu Protokole
bireysel muafiyet verilebileceği sonucuna varılmıştır. Bununla birlikte, mevcut
durumda hakim durumda olan meslek birliklerinin tek çatı altında toplanmaları ve
ortak lisanslama yapmaya başlamaları ile pazarda sahip oldukları güç ve yayıncı
kuruluşlar üzerindeki etkilerinin de artması kaçınılmazdır. Bu sebeple, bu Protokol
ertesinde yeni oluşacak oluşumun Protokolden beklenen faydayı elimine etmemesi
ve meslek birliklerinin buna yönelik eylemlerde bulunmaması son derece kritik ve
önemli bir husustur. Özellikle müzik eserlerinin fiyatlandırılması aşamasında yayıncı 560
kuruluşlardan gelirlerine oranla çok yüksek bedeller talep edilmesi, yayıncıların satın
almadıkları ve kullanmadıkları eserler için de ödeme yapmaya zorlanmaları,
müşteriler arasında ayrımcılık yapılması, rekabet hukukunda bağlama (tying) olarak
adlandırılan ve belli bir müzik eseri grubunun alınmasının başka eserlerin de
alınması şartıyla satışa açılması gibi hususlar 4054 sayılı Kanun kapsamında hakim
durumun kötüye kullanılması olarak nitelendirilecektir. Bu sebeple ilgili meslek
birliklerinin bu hususlara dikkat etmeleri şartı ile Protokolü hayata geçirmeleri
önemlidir.
Zira, hakim durumun kötüye kullanılması anlamına gelebilecek bu gibi eylemler,
bireysel muafiyetin geri alınmasına yol açabileceği gibi, bireysel muafiyet verilmesi, 570
yukarıda örneklendirilen eylemler sonrasında Kanun’un 6. maddesi çerçevesinde
soruşturma açılması yönünde bir engel teşkil etmemektedir.
J. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre,
1- Türkiye Musiki Eseri Sahipleri Meslek Birliği (MESAM), Musiki Eseri Sahipleri
Grubu Meslek Birliği (MSG), Bağlantılı Hak Sahibi Fonogram Yapımcıları
Meslek Birliği (MÜYAP), Müzik Yorumcuları Meslek Birliği (MÜYOBİR)
tarafından yapılan “Meslek Birlikleri Ortak Hareket Protokolü”ne 4054 sayılı
Kanun’un 8. maddesi çerçevesinde menfi tespit belgesi verilemeyeceğine,
2- Ancak söz konusu Protokol’e, 580
- eserlerin yayıncı kuruluşların gelirleriyle orantılı olarak fiyatlandırılması,
- yayıncıların kullandıkları eser başına fiyatların belirlenmesi ve kullanmadıkları
eserler için ödeme yapmaya zorlanmaması,
- müşteriler arasında ayrımcılık yapılmaması,
- belli bir müzik eserinin alınmasının başka eserlerin de alınması şartına
bağlanmaması
koşullarıyla 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesin kapsamında bireysel muafiyet
verilmesine,
3- Konuyla ilgili olarak Kültür Bakanlığı’nın bilgilendirilmesi amacıyla görüş
gönderilmesine 590
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy