Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2005-1-84 (Soruşturma)
Karar Sayısı : 07-58/674-233
Karar Tarihi : 10.7.2007
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Tuncay SONGÖR (İkinci Başkan) 10
Üyeler : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI, M. Sıraç ASLAN,
Süreyya ÇAKIN, Mehmet Akif ERSİN.
B. RAPORTÖR : E. Cenk GÜLERGÜN, Abdulgani GÜNGÖRDÜ,
Hakan D. KARAKOÇ, M. Selim ÜNAL, Fatma ATAÇ
C. ŞİKAYET EDENLER :
1-
- Alaşehir M Tipi Kapalı Cezaevi Müdürlüğü
Alaşehir-Manisa 20
- Develi Kapalı Cezaevi Müdürlüğü
Develi-Kayseri
- Tokat Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü
Tokat
- Çorum Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü
Çorum
- Ceyhan M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü
Ceyhan-Adana
- Kırklareli E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü
Kırklareli 30
- Bolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü
Bolu
- Gaziantep E Tipi Kapalı–Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü
Gaziantep
2-
- Fakülte Eczanesi
Namık Kemal Bulvarı No:46 Antalya
- Yücel Eczanesi
Kepez Mahallesi Antalya Bulvarı No:17 Antalya
40
D. HAKKINDA SORUŞTURMA YAPILAN :
- Türk Eczacıları Birliği
Willy Brandt Sok. No:9 06690 Çankaya- Ankara
07-58/674-233
2
E. DOSYA KONUSU : Türk Eczacıları Birliği (TEB)’nin resmi/özel kurum ve
kuruluşlara ilaç satışlarında indirim oranını belirleyerek 4. madde anlamında
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’u ihlal ettiği iddiası.
F. İDDİALARIN ÖZETİ: Hükümlü ve tutukluların ilaçlarını temin eden Alaşehir M Tipi 50
Kapalı Cezaevi, Develi Kapalı Cezaevi, Tokat Kapalı Ceza İnfaz Kurumu, Çorum
Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu, Ceyhan M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu,
Kırklareli E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu, Bolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı
Ceza İnfaz Kurumu, Gaziantep E Tipi Kapalı–Açık Ceza İnfaz Kurumu
Müdürlüklerinin eczanelerden indirim teklifi alması aşamasında eczacı meslek
örgütlerinin karar ve uygulamaları vasıtasıyla eczanelerin birlikte hareket ettiği ileri
sürülmüştür. Bunun yanında, Antalya’da faaliyet gösteren Fakülte ve Yücel
Eczaneleri’nin sahipleri, Antalya E Tipi Kapalı Cezaevi Müdürlüğü’nün kendilerinden
%3.5’in üzerinde indirim istediği, şikayetçilerin satış hasılatına göre %3.5 indirim
yapabileceklerini bildirmeleri üzerine Müdürlüğün ilaçları %4.5 indirim yapan 60
eczanelerden satın alarak harcamalarda tasarruf yapacaklarını belirttiği ifade edilmiş
ve eczanelerin gruplara ayrılarak düşük indirim yapabilen eczaneleri devre dışı
bırakan kademeli indirim uygulamasına son verilmesi talep edilmiştir.
G. DOSYA EVRELERİ :
- Alaşehir M Tipi Kapalı Cezaevi, Develi Kapalı Cezaevi, Tokat Kapalı Ceza İnfaz
Kurumu, Çorum Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu, Ceyhan M Tipi Kapalı Ceza İnfaz
Kurumu, Kırklareli E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu, Bolu F Tipi Yüksek Güvenlikli
Kapalı Ceza İnfaz Kurumu, Gaziantep E Tipi Kapalı–Açık Ceza İnfaz Kurumu
Müdürlükleri, Kurum kayıtlarına sırasıyla 8.2.2005, 23.5.2005, 3.6.2005, 6.7.2005, 70
26.7.2005, 3.8.2005, 11.8.2005, 12.10.2005 tarih ve 870, 3443, 3805, 4592, 5124,
5410, 5636, 7159 sayılarla giren şikayet başvurularının değerlendirildiği 26.12.2005
tarih, 2005-1-84/İİ-05-ECG sayılı İlk İnceleme Raporu, 2.1.2006 tarih ve
REK.0.05.00.00-110/2 sayılı Başkanlık Önergesi ile 06-01 sayılı Kurul gündemine
alınmıştır.
- Rekabet Kurulu, 4.1.2006 tarih ve 06-01/2-M sayıyla, dosya konusu iddialara
yönelik olarak 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 40/1. maddesi
ve Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik’in 55/1. maddesi uyarınca
önaraştırma yapılmasına karar vermiştir.
- Önaraştırma sonunda hazırlanan 5.4.2006 tarih ve 2005-184/ÖA-06-ECG sayılı 80
rapor 10.4.2006 tarih ve REK.0.05.00.00-110/48 sayılı Başkanlık Önergesi ile 06-28
sayılı Kurul gündemine alınmış ve 10.4.2006 tarihli Kurul toplantısında görüşülerek
TEB hakkında soruşturma açılmasına 06-28/346-M sayıyla karar verilmiştir.
- 26.4.2006 tarih ve 1267 sayılı yazı ile soruşturma tebligatı yapılmış ve TEB’in ilk
yazılı savunması istenmiştir.
- TEB’in ilk yazılı savunması 23.5.2006 tarihinde Kurum kayıtlarına intikal etmiştir.
- Rekabet Kurulu’nun 5.10.2006 tarih ve 06-70/935-M sayılı kararı ile soruşturma
süresi bitiminden itibaren 3 ay uzatılmıştır. Bu süreçte Antalya’da faaliyet gösteren
Fakülte ve Yücel Eczaneleri’nin sahipleri tarafından Rekabet Kurumu’na gönderilen
27.7.2006 tarih ve 5177 sayılı şikayet başvurusu da konu ile ilgilisi nedeniyle ele 90
alınmıştır.
- Soruşturma Heyeti’nce tamamlanan 15.2.2007 tarih ve SR/07-14 sayılı soruşturma
raporu, Kanun'un 45/1. maddesi uyarınca Kurul Üyelerine ve TEB’e tebliğ edilmiş ve
07-58/674-233
3
taraftan ikinci yazılı savunmasını göndermesi istenmiştir. Tarafın savunması
13.3.2007 tarihinde Kurum kayıtlarına girmiştir.
- Soruşturma Heyeti’nin ikinci yazılı savunmaya karşı hazırladığı 28.3.2007 tarihli Ek
Yazılı Görüş’ün TEB’e tebliğinin ardından, tarafın talebi üzerine son yazılı savunma
süresi bitiminden itibaren 30 gün uzatılmış ve teşebbüs birliğinin son yazılı
savunması yasal süresi içinde 28.5.2007 tarihinde Kurum kayıtlarına girmiştir.
- 7.6.2007 tarih ve 07-48/522-M sayılı Kurul toplantısında alınan karar uyarınca sözlü 100
savunma toplantısı 10.7.2004 tarihinde yapılmıştır.
- Kurul, 10.7.2007 tarihinde yapılan toplantıda, 07-58/674-233 sayılı nihai kararını
vermiş, söz konusu karar 24.7.2007 tarihinde ilgililere tefhim edilmiştir.
H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda; TEB hakkında yürütülen
soruşturmada değerlendirilen etkilerin 4.11.2004 tarih ve 04-70/1012-247 sayılı Kurul
kararının gereğinin yerine getirilmemesi sonucunda ortaya çıktığı, 4.11.2004 tarihli bu
kararın Danıştay 13. Dairesi’nin 23.5.2006 tarih ve 2005/7504 E., 2005/7622 E. sayılı
kararlarıyla iptal edilmesiyle söz konusu yükümlülüğün ortadan kalktığı, bunun
üzerine 4.11.2004 tarihli karar yerine geçen 2.11.2006 tarih ve 06-79/1021-295 sayılı
Kurul kararının TEB tarafından 30.12.2006 tarihinden tebellüğ edilmesiyle söz 110
konusu yükümlülüğün yeniden ortaya çıktığı, ancak 30.12.2006 tarihinden önceki
uygulamalarından dolayı bu soruşturma kapsamında TEB hakkında 4054 sayılı
Kanun çerçevesinde cezai işlem tesis edilmesinin mümkün olmadığı, 2.11.2006
tarihli kararın gereğinin yerine getirilip getirilmediğinin tespitinin ise işbu
soruşturmanın konusu olamayacağı ifade edilmektedir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. Taraf ve Protokoller
I.1.1. Türk Eczacıları Birliği (TEB)
TEB, 6643 sayılı Türk Eczacıları Birliği Kanunu’nun 1. maddesine göre, “Türkiye
sınırları içinde meslek ve sanatlarını yürütmeye yetkili olup da, özel kanunlarında üye 120
olmayacakları belirtilenler hariç, sanatlarıyla uğraşan ve meslekleriyle ilgili
hizmetlerde çalışan eczacıların katılmasıyla; eczacıların müşterek ihtiyaçlarını
karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, eczacılığın genel menfaatlere uygun
olarak gelişmesini sağlamak; eczacıların birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde
dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere, meslek disiplini ve ahlakını korumak
maksadıyla tüzel kişiliğe sahip kamu kurumu niteliğinde” kurulmuş olup TEB ile bağlı
eczacı odalarının görev ve yetkileri aynı Kanun’da belirlenmiştir.
6643 sayılı Kanun’un 2. maddesinde TEB’in organları; Merkez Heyeti, Yüksek
Haysiyet Divanı, Büyük Kongre ve sınırları içinde en az 150 eczacı bulunan illerde
kurulan eczacı odaları olarak belirlenmiştir. Kanun’un getirdiği sorumlulukları yerine 130
getirmeyen veya Kanun’da yasak fiiller olarak belirlenen eylemlerde bulunan
eczacılara yaptırım uygulama yetkisi odalara verilmiştir. Kanun’un 30. maddesinde
belirtildiği üzere; oda haysiyet divanlarınca verilen cezalar yazılı ihtar, para cezası ve
meslekten men şekillerinde olabilmektedir. Kanun’un 45. maddesinde, oda haysiyet
divanının verdiği kararlara itiraz yerinin TEB Yüksek Haysiyet Divanı olduğu hükme
bağlanmıştır. Kanun’un 39(j) maddesinde ise, eczanelerden sağlık hizmeti alacak
resmi ve özel kurum/kuruluşlarla anlaşma yapmak ve imzalanan anlaşmaya uygun
tek tip sözleşmeleri bastırarak eczanelere dağıtmak TEB Merkez Heyeti’nin görevleri
arasında sayılmıştır.
07-58/674-233
4
Eczacıların çoğu eczane sahibi olup bunlar dışındakilerin bir kısmı ecza depolarının 140
sahibi veya mesul müdürü iken, geriye kalanlar sağlayıcı firmaların yanı sıra Sağlık
Bakanlığı, SSK, üniversiteler ve diğer kamu kurumlarında çalışmaktadır. Dolayısıyla,
eczacıların büyük çoğunluğu pazarda hizmet sunumunda bulunan teşebbüslerin
(eczanelerin veya ecza depolarının) sahibi veya temsilcisi konumundadır. Buna bağlı
olarak, eczacı odaları ve bunların üst birliği olan TEB’in bünyesinde, teşebbüslerin
iradesi temsil edilmektedir. Bu çerçevede, Rekabet Kurulu’nun 18.9.2000 tarih ve 00-
35/393-220 sayılı kararı ile bu karara ilişkin 2001/4801 E. ve 2004/2386 K. nolu
Danıştay 10. Dairesi kararında da tespit edildiği üzere; TEB ve bağlı eczacı odaları
4054 sayılı Kanun anlamında teşebbüs birliği olup TEB’in Kanun’la kurulmuş ve
kamu tüzel kişiliğini haiz olması bu anlamda bir istisna teşkil etmemektedir. 150
I.1.2. Protokoller
Maliye Bakanlığı’nın her yıl çıkardığı “Tedavi Yardımı” başlıklı Bütçe Uygulama
Talimatı’nda; kamu personeli ve emeklileri ile bunların bakmakla yükümlü
bulundukları aile fertlerinin sağlık kurum ve kuruluşlarında yapılan tedavi ücretlerine
ve tedavi yardımına ilişkin işlemlerde, kurumlar arası uygulama birliğini sağlamak
amacıyla esaslar belirlenmektedir. 2006 Mali Yılı “Tedavi Yardımına İlişkin Uygulama
Tebliği”nin ekinde yer alan ve Bakanlık ile TEB Merkez Heyeti arasında düzenlenen,
eczanelerin resmi kurum/kuruluşlara ilaç satışlarını konu alan Protokolün kapsamı 1.
maddede şu şekilde belirlenmiştir:
“KAPSAM 160
Bu protokol hükümleri;
1- 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 1 inci maddesi kapsamına giren memurlar
ile aynı Kanunun ek geçici 9 ve 16 ncı maddeleri kapsamına giren personel ve
bunların bakmakla yükümlü bulundukları aile fertleri,
2- 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar
Kanunu ve 211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu kapsamında bulunan
personel ile bunların bakmakla yükümlü bulundukları aile fertleri,
3- 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun geçici 139 uncu maddesi uyarınca 170
emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı bağlanmış olanlarla bunların
bakmakla yükümlü bulundukları aile fertleriyle, dul ve yetim aylığı alanlar,
4- 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamına giren kurumlarda çalışan
Devlet memurları ve diğer kamu görevlileri ile bunların bakmakla yükümlü
bulundukları aile fertleri,
5- 3816 sayılı Ödeme Gücü Olmayan Vatandaşların Tedavi Giderlerinin Yeşil
Kart Verilerek Devlet Tarafından Karşılanması Hakkında Kanun kapsamındaki
hak sahipleri, 180
hakkında uygulanır.”
Protokol tarafı olarak TEB Merkez Heyeti eczaneleri, Bakanlık ise kamu
kurum/kuruluşlarını temsil etmektedir. Protokol koşullarını kabul eden eczaneler, ilgili
kuruluşlarla, Protokolün ekindeki matbu formu doldurmak suretiyle anlaşma
yapabilmektedir. Protokolde; indirim oranı dahil olmak üzere satışa ilişkin teknik
ayrıntılar, sözleşmenin feshini gerektiren fiiller ve ilgili kurumların ödeme zamanı gibi
düzenlemeler bulunmaktadır.
07-58/674-233
5
İndirim oranı, 2001 yılı Protokolünde %5 olarak belirlenmişken, 2002 yılında %2.5’e
çekilmiş olup 2003 ve 2004 yıllarında yine %2.5 olarak kararlaştırılmış, 2005 yılında
%3.5 olarak değiştirilmiştir. 2006 yılında ise, eczaneler 2005 yılı satış hasılatlarına 190
göre dört gruba ayrılmış ve bunların %3, %3.5, %4 veya %4.5 oranında indirim
yapması öngörülmüştür. Dolayısıyla 2006 yılı Protokolü kapsamındaki bir kurumla
anlaşma yapmış bir eczane, ilaç satışlarında reçete bedeli üzerinden 2005 yılı satış
hasılatına göre, yukarıda sayılanlardan biri oranında indirim yapmaktadır.
TEB 6643 sayılı Kanun’un 39(j) maddesinden aldığı yetkiyle SSK ve Bağ-Kur ile de
Protokoller düzenlemekte olup bunlar SSK ve Bağ-Kur sigortalıları ve hak
sahiplerinin ilaç harcamalarını kapsamaktadır. Bu Protokollerde de, indirim oranları
aynı şekilde belirlenmiştir. Diğer yandan, TEB ile bazı özel kurum ve kuruluşların (İş
Bankası ve Acı Badem Sigorta gibi) imzaladığı Protokoller de mevcuttur.
I.2. Yapılan Tespitler ve Elde Edilen Deliller 200
H.2.1. Gaziantep Eczacı Odası ve Gaziantep E-H Tipi Cezaevi
8.3.2006 tarihinde raportörlerce, Gaziantep Eczacı Odası’nda yapılan yerinde
incelemede bulunan ve Gaziantep E-H Tipi Cezaevi (Gaziantep Cezaevi)
Müdürlüğü’nden alınan belgelerden;
- Tutuklu ve hükümlülerin 2005 yılı ilaç alımları için (……………) Eczanesi’nin %16
(……………) Eczanesi’nin %20 indirim teklifi verdiği, Cezaevi Müdürlüğü’nün en
yüksek indirim teklifini veren (……………) Eczanesi’nden alım yapmaya karar verdiği
ve bu Eczaneyle 1.1.2005 tarihinde sözleşme yaptığı,
- Oda Haysiyet Divanı’nın 19.7.2005 tarihli toplantısında, (……………) Eczanesi
sahibi Ecz. (……………)’a “mahkum ve tutuklu reçetelerinde yüksek ıskonto yapmak 210
eylemini gerçekleştirdiği” gerekçesiyle Oda aidatının 15 katı para cezası ve Ecz.
(……………)e de aynı gerekçeyle 15 gün meslekten men cezası verdiği,
- Cezaevi Müdürlüğü’nün Odaya gönderdiği 6.12.2005 tarihli yazıda, hükümlü ve
tutukluların ilaç alımları için aynı talepte bulunulduğu; Odanın Cezaevi Müdürlüğü’ne
cevabi yazısında ise bu talebin bir kez daha reddedildiği,
- Cezaevi Müdürlüğü’nün, tutuklu ve hükümlülerin 2006 yılı ilaç alımları için %5
indirim teklifi veren (……………) Eczanesi’yle 28.12.2005 tarihinde sözleşme yaptığı,
- Oda Genel Sekreteri imzalı ve “Değerli Meslektaşlarım” başlıklı 12.12.2005 tarihli
bir yazıda, 2004 ve 2005 yıllarında bir eczanenin tutuklu ve hükümlü reçeteleri için
yüksek indirim verdiği ve bu eczaneye ilk yıl para cezası ve ikinci yıl kapatma cezası 220
verildiğinin eczacılara duyurulduğu anlaşılmaktadır.
8.3.2006 tarihinde yapılan görüşmede; Gaziantep Eczacı Odası Başkanı
cezaevlerine satışlarda %3.5’in üzerinde indirim verilmesinin eczacılık mevzuatına
göre suç olarak değerlendirilemeyeceğini ifade ederken, Oda Genel Sekreteri bunun
deontolojik suç olduğu yönünde görüş belirtmiştir .
I.2.2. Adana Eczacı Odası ve Ceyhan M Tipi Kapalı Cezaevi
Raportörlerce Adana Eczacı Odası’nda 9.3.2006 tarihinde yapılan yerinde
incelemede bulunan belgelere ilişkin tespitlere aşağıda yer verilmiştir:
Oda Haysiyet Divanı 3.2.2005 tarihli kararı ile, “6197 sayılı yasanın 24. maddesine
aykırı davranarak, toplu ilaç satmak ve yasal ıskontonun üzerinde indirim yapmak 230
eyleminden dolayı” Ecz. (…………….…)’ye Oda aidatının 10 katı para cezası
vermiştir.
Oda Genel Sekreteri’nin TEB Merkez Heyeti Başkanlığı’na hitaben 23.8.2005 tarihli
yazısında, bölgede (…………………..) A.Ş.’nin anlaşmalı olduğu eczanelerden %3.5
07-58/674-233
6
indirim dışında %4 hizmet bedeli talep ettiği ve bu indirimi kabul etmeyen eczanelerin
sözleşmelerini feshettiği1 ifade edilmektedir .
Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nün Cumhuriyet
Başsavcılıklarına gönderdiği 19.10.2005 tarihli yazının ekinde yer verilen, Maliye
Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü’nün 29.9.2005 tarihli yazısında,
tutuklu ve hükümlü reçetelerinin Protokol kapsamında sayılmadığı, bunlar için ilaç 240
alımlarının Adalet Bakanlığı’nın belirlediği usul ve esaslar çerçevesinde
yapılabileceği belirtilmiştir.
Ecz. Fatih Tambay (Tambay Eczanesi) imzalı ve Oda Yönetim Kurulu Başkanlığı’na
gönderilen 5.12.2005 tarihli dilekçede, (……………) Sigorta’nın %2.5 indirim dışında
%10 oranında teknolojik destek bedeli istediği, uygulamanın Türkiye genelinde
geçerli olacağının ve aksi takdirde sözleşmelerin yenilenmeyeceğinin bildirildiği ifade
edilmiştir.
Osmaniye C Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu (Osmaniye Cezaevi) Müdürü imzalı ve
Odanın Osmaniye Temsilciliği’ne hitaben gönderilen 21.12.2005 tarihli yazıda,
Rekabet Kurumu’nun 24.3.2005 tarihli yazısının Odaya ve eczacılara dağıtımı 250
istenmiştir.
Osmaniye Temsilcisinin Odaya gönderdiği 22.12.2005 tarihli yazıda, Osmaniye
Cezaevi’nin tutuklu ve hükümlü ilaç alımları için eczanelerden indirim teklifi istediği ve
eczanelerden birkaçının %5 ila %20 arasında indirim yaptığı belirtilerek Odadan
konuyla ilgili görüş sorulmuştur.
Odanın 2004-2005 Çalışma Raporu’nun 42. sayfasında, “18-Mart-2005 ile 25-
Ağustos-2005 arasında aşağıdaki çalışmalar yapıldı.” başlığı altında, “Açık ve kapalı
cezaevlerinin farklı ıskonto talepleri üzerine tüm meslektaşlarımız yasal ıskonto
vereceklerine dair belgeleri odamıza sundular. Bu belgeler kurumlara iletildi.”
ifadesine yer verilmiştir. 260
Odada yapılan yerinde incelemenin ardından, Kurum raportörlerince eczanelerin
resmi/özel kurum ve kuruluşlara indirim vermekte serbest olup olmadığının sorulması
üzerine; Oda Başkanı ve Genel Sekreteri, bu soruya yetkili organ olan Yönetim
Kurulu olarak sözlü değil, yazılı yanıt verebileceklerini belirtmişler, yazılı açıklamanın
24.3.2006 tarihi mesai saati bitimine kadar faksla veya posta yoluyla Rekabet
Kurumu’na gönderileceğini taahhüt etmişlerdir. Söz konusu açıklama, Kurum
kayıtlarına 22.3.2006 tarih ve 1794 sayıyla giren yazıda gönderilmiş olup “6643 sayılı
yasanın 39-J maddesine göre: Türk Eczacıları Birliği Maliye Bakanlığı ve diğer
Sosyal Güvenlik Kurumları ile sözleşme yapar. Üyelerimizin büyük bir çoğunluğu
Sosyal Güvenlik Kurumlarına yapılan indirimlerin yüksekliği ile ilgili itirazlarını Türk 270
Eczacıları Birliğine bildirir. Üyeler bu konuda baskı yapmasına rağmen; sözleşme
Maliye Bakanlığı ve Türk Eczacıları Birliği tarafından bağıtlandığı için sözleşme
hükümlerine uyar.” şeklindedir.
Ceyhan Cezaevi Müdürlüğü’nden 11.3.2006 tarihinde alınan belgelerden ise;
Cezaevinin tutuklu ve hükümlülerin ilaç alımları için 28.12.2005 tarihinde ihale
düzenleyerek indirim teklifi istediği, ancak ihaleye katılan tüm eczanelerin aynı teklifi
verdiği anlaşılmaktadır. İhale Komisyonu Kararı’nda; “… bütün eczaneler Adana 4.
Bölge Eczacı Odasının almış olduğu karar uyarınca %3.50 oranında indirim
uygulayabileceklerini belirtmiş…” ifadesine yer verilmiştir.
I.2.3. Kayseri Eczacı Odası ve Develi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu 280
1 Aynı yazı TEB’de yapılan yerinde incelemede de bulunmuştur.
07-58/674-233
7
Kayseri Eczacı Odası’nda 10.3.2006 tarihinde raportörlerce yapılan yerinde
incelemede bulunan belgelere ilişkin tespitler aşağıdaki gibidir:
Oda Genel Sekreteri imzalı ve Niğde Açık Cezaevi Müdürlüğü’ne gönderilen
30.3.2005 tarihli yazıda, hükümlülerin ilaçlarının temini için açılan ihaleyi hangi
eczanenin ve ne kadar bir indirim teklifiyle kazandığı sorulmuştur.
Oda Genel Sekreteri imzalı ve 26.4.2005 tarihli yazıda, bölgedeki özel sigorta
şirketlerinin ve bankaların %3.5’in üzerinde indirimle ilaç alımı talebinde bulunduğu
belirtilerek bu tür kuruluşlar için azami indirimin %3.5 olup olmadığı TEB Merkez
Heyeti Başkanlığı’na sorulmuştur. TEB Genel Sekreteri imzalı ve 2.5.2005 tarihli
yazıda ise; konsolide bütçeye tabi olmayan T.C. Merkez Bankası, Türkiye İş Bankası, 290
TBMM ve Vakıfbank’la TEB arasında protokol imzalandığı, Türkiye Sınai Kalkınma
Bankası A.Ş. ile sözleşme görüşmelerinin sonuçlandırıldığı ve diğer bazı kuruluşlarla
ise sözleşme görüşmelerinin sürdüğü, protokol imzalayan kuruluşlar dışında kalan
özel kuruluşlara reçetelerin karşılanması sırasında herhangi bir indirim yapılmasının
uygun olmadığı ifade edilmiştir.
10.3.2006 tarihinde yapılan görüşmede Oda Başkanı, Denetleme Kurulu Başkanı ve
Üyesi; eczaneler %3.5 dışında indirim vermediğinden bölgedeki cezaevi
müdürlüklerinin Protokol hükümlerini uygulamayı kabul ettiğini, bölgede Protokol
kapsamı dışındaki diğer kuruluşlara da Protokolde belirlenenin üzerinde indirim
verilmediğini, bunun nedeninin mevcut kar hadleriyle yüksek indirim verilmesinin 300
mümkün olmaması ve eczacıların birbirlerini destekleyerek birlikte hareket etmesi
olduğunu dile getirmiştir.
11.3.2006 tarihinde yapılan görüşmede Erdem Eczanesi (Develi-Kayseri) sahibi,
Develi Cezaevi’nin tutuklu ve hükümlü ilaç alımları için eczanelerden indirim teklifi
istemesi üzerine Odanın Develi Temsilcisinin İlçedeki eczacıları toplantıya çağırdığını
ve bu toplantıda eczacıların TEB’in indirimle ilgili kararlarına tabi olduğu yönünde
görüş birliğine varıldığını ifade etmiştir. Aynı tarihte yapılan diğer bir görüşmede
Duygu Eczanesi sahibi, söz konusu gelişmenin gündeme gelmesi üzerine Oda
Temsilcisinin eczacılara yazı dağıttığını hatırladığını ve Protokol kapsamı dışındaki
bir kurum veya kuruluşa Protokolde belirlenenin üzerinde indirim verilmesi halinde 310
Eczacı Odası’nın buna müdahalede bulunacağını tahmin ettiğini belirtmiştir. Yine
11.3.2006 tarihinde yapılan görüşmede, Oda Temsilcisi ve Develi Eczanesi sahibi,
Cezaevinin talebine karşılık olarak “şahsen teamülü bozmayıp” Protokolde
belirlenenin dışında indirim teklifi vermediğini, bölgedeki diğer eczanelerin de böyle
hareket ettiğini sandığını ve eczacılık mevzuatında indirim oranıyla ilgili herhangi bir
düzenleme bulunmadığını dile getirmiştir.
Develi Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Kurum kayıtlarına 21.2.2006 tarih ve 1063 sayıyla
giren yazısının ekinde gönderilen, Develi Cezaevi Müdürlüğü’nün 15.2.2006 tarihli
yazısında; tutuklu ve hükümlülerin reçetelerinin temini için teklif dağıtılan 6 eczanenin
de %3.5 dışında indirim yapmadığı belirtilmiştir. 10.2.2006 tarihinde dağıtılan matbu 320
teklif mektupları “TEB İN BELİRLEDİĞİ ORAN KAPSAMINDAN BAŞKACA BİR
İNDİRİM YAPMAYACAĞIM.” ibaresinin altına eczane kaşesi basılarak ve
imzalanarak doldurulmuş olup mektupların “TEB in belirlediği oran dışında, ilaçların
etiket fiyatı üzerinden % ……… (yazı ile yüzde ……………) oranında indirim yapmayı
taahhüt ederim.” şeklindeki kısmı boş bırakılmıştır.
I.2.4. Tokat Eczacı Odası ve Tokat Ceza İnfaz Kurumu
07-58/674-233
8
Tokat Eczacı Odası’nda 15.3.2006 tarihinde raportörler tarafından yapılan yerinde
incelemede bulunan belgelere ilişkin tespitler aşağıdaki gibidir: 330
Tokat Eczacı Odası Başkanı imzalı ve Tokat Cezaevi Müdürlüğü’ne gönderilen
16.5.2005 tarihli yazıda; “09.02.2005 Tarih, 25722 sayılı Resmi Gazete ve deontoloji
kurallarına göre eczacılarımızın kurumlara verdikleri ıskonto oranı %3.5 dur.”
ifadesine yer verilmiştir.
Tokat Eczacı Odası Başkanı imzalı ve “Sevgi Hanımın Dikkatine” başlıklı 4.10.2005
tarihli yazıya göre; Oda Yönetim Kurulunun izleyen iki yılda yapacağı işlerle ilgili
hazırladığı eylem planının 4. maddesi, “Kurumlar ve Eczaneler arasında oluşmuş
veya oluşabilecek ikili anlaşmaların tespiti halinde sert yaptırımlar uygulanması”
şeklindedir.
15.3.2006 tarihinde yapılan görüşmede Oda Başkanı ve Genel Sekreteri, özel 340
kurumlara yüksek oranda indirimle ilaç satışı yapılmasıyla ilgili olarak Odaya
herhangi bir başvuruda bulunulmadığını, dolayısıyla Odanın konuyla ilgili herhangi bir
işlem tesis etmediğini ve böyle bir başvuru söz konusu olursa bunu TEB’e danışarak
hareket edeceklerini ifade etmiştir.
15.3.2006 tarihinde yapılan görüşmede Sarıer Eczanesi (Tokat) yetkilisi, “Mali
protokol kapsamı dışındaki kurum/kuruluşlara yüksek indirimle satış yapılırsa, Eczacı
Odası o eczaneyi cezalandırır.” şeklinde görüş bildirmiştir. Aynı gün yapılan diğer bir
görüşmede Dörtyol Eczanesi’nin sahibi, Protokol kapsamı dışındaki
kurum/kuruluşlarla TEB arasında herhangi bir protokol düzenlenmemişse eczane ve
kurumun karşılıklı iradesiyle indirim oranının belirleneceğine, Odanın böyle davranan 350
bir eczaneye karşı yaptırım uygulayamayacağına, ancak bu eczanenin kurumların
reçetelerinin dönüşümlü karşılanması sırasından çıkarılması gibi yaptırımların
gündeme gelebileceğine işaret etmiştir. Yine aynı tarihte görüşülen Erdem Eczanesi
sahibi ve Odanın denetçi eczacısı; Tokat Cezaevi’nin tutuklu ve hükümlü ilaçlarını
ihaleyle belirlenecek indirim oranıyla almak istemesi üzerine, eczanelerin birlikte
hareket ederek Protokol koşullarından sapmadığını ve Odanın böyle bir uygulamanın
önüne geçilmesinde etkili olduğunu dile getirmiştir. 16.3. 2006 tarihinde görüşülen,
Onur Eczanesi (Zile-Tokat) sahibi ve Odanın Zile İlçesi Temsilcisi; TEB’in indirimle
ilgili kararlarına uymayan eczacının savunmasının isteneceğini, Protokolün kapsamı
dışındaki kurum/kuruluşlar açısından bağlayıcı olmadığını ve 2003 Eylül-Ekim 360
tarihinde Zile Cezaevi’nin yüksek indirimle ilaç alımı yapma talebinde bulunması
üzerine İlçedeki eczanelerin “…TEB’in aldığı karar nedeniyle %3.5’in üzerinde
indirim” yapamayacaklarını Cezaevi’ne bildirdiğini dile getirmiştir.
Tokat Cezaevi’nden alınan belgelerden; tutuklu ve hükümlülerin ilaçlarının alınması
için 12.5.2005 tarihinde teklif mektubu dağıtılan 4 eczanenin de matbu mektubun 2.
kısmını değiştirerek “Fakir hükümlü ve tutukluların ilaçlarını Eczacılar Birliğinin
belirlediği yüzde (%) oran üzerinde teklifte bulunmayacağım ve davete icabet
edeceğim.” şeklinde yanıt verdiği ve %3.5 oranında indirim teklifinde bulunduğu
anlaşılmaktadır.
I.2.5. Çorum Eczacı Odası ve İskilip C-Tipi Açık-Kapalı Ceza İnfaz Kurumu 370
Çorum Eczacı Odası’nda 17.3.2006 tarihinde raportörler tarafından yapılan yerinde
incelemede bulunan, İskilip (Çorum) C-Tipi Açık-Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nun
(İskilip Cezaevi) tutuklu/hükümlülerin reçetelerinin karşılanması için hazırladığı
7.2.2006 tarihli teklif mektubunda, eczanelerden indirim teklifi istenmiş olup
mektubun altında “İskilip Açık Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunan hükümlü ve
07-58/674-233
9
tutuklulara (Reçete Mukabilinde) vereceğim ilaçlarda %......... Yazı ile …………………
ıskonto ile vermeyi kabul ediyorum.” ifadesine yer verilmiştir.
17.3.2006 tarihinde yapılan görüşmede Karaoğlu Eczanesi sahibi, resmi
kurum/kuruluşlara ilaç satışlarında devletin belirlediği oranda indirim yaptığını, bu
anlamda TEB ve eczacı odalarının herhangi bir baskısının söz konusu olmadığını, 380
Çorum’da bir kurumun yüksek indirimle ilaç alma talebinde bulunduğunu ve fakat bu
kuruma %3.5’ten yüksek oranda indirim verilmediğini belirtmiştir. Aynı gün İskilip’te
görüşülen Özden ve Derya Eczanelerinin sahipleri; bir eczanenin Protokol kapsamı
dışındaki bir kurum veya kuruluşa Protokolde belirlenin üzerinde indirimle satış
yapması halinde eczacı meslek örgütlerinin buna karşı yaptırım uygulamasının söz
konusu olamayacağını ve eczacılık mevzuatında bu hususta herhangi bir düzenleme
bulunmadığını ifade etmişlerdir.
İskilip Cezaevi Birinci ve İkinci Müdürleriyle 17.3.2006 tarihinde yapılan görüşmenin
ardından İskilip Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan yazıyla bilgi istenmesi üzerine;
Başsavcılığın Kurum kayıtlarına 27.3.2006 tarih ve 1859 sayıyla giren yazısının 390
ekinde, Cezaevinin tutuklu ve hükümlülerin 2006 yılı reçetelerinin temini için yaptığı
yazışmaların ve sair belgelerin birer sureti Rekabet Kurumu’na gönderilmiştir. Buna
göre, Cezaevi Müdürlüğü 7.2.2006 tarihinde İlçedeki tüm eczanelere teklif mektubu
dağıtmış ve buna karşılık 9 eczane %3.5 oranında indirim teklifi verirken 1 eczane
teklif vermemiştir.
I.2.6. Manisa Eczacı Odası ve Alaşehir M-Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu
Manisa Eczacı Odası’nda 21.3.2006 tarihinde raportörler tarafından yapılan yerinde
incelemede bulunan ve aynı tarihte Alaşehir M-Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan
(Alaşehir Cezaevi) alınan belgelere ilişkin tespitlere aşağıda yer verilmiştir:
Alaşehir Cezaevi Müdürlüğü tarafından hazırlanan, 7.1.2005 tarihli ve “PİYASA 400
ARAŞTIRMA TUTANAĞI” başlıklı formda, tutuklu ve hükümlülerin yerli ve ithal ilaçları
talebi için indirim teklifi kısmı boş bırakılmıştır. Odanın web sitesine konulmuş bir
duyuru olduğu anlaşılan “ALAŞEHİR İLÇESİNDE FAALİYET GÖSTEREN
ECZACILARIMIZIN DİKKATİNE!!!” başlıklı metin, “Alaşehir M-Tipi Kapalı Cezaevi
Müdürlüğü’nce üyelerimizin verecekleri ıskonto oranlarının bildirilmesi istenmektedir.
Türk Eczacıları Birliği Büyük Kongre kararı doğrultusunda %2.5’un üzerinde ıskonto
yapılamayacağını hatırlatmakta yarar görüyoruz.” şeklindedir.
Oda Yönetim Kurulu,
- 12.7.2005 tarihinde, 6 sıra numarası altında “Ecz. Orçun OLUÇ’un (……………)
Sigorta hakkındaki şikayet dilekçesi gereği, TEB’ne yazımız gönderilerek gereğinin 410
yapılmasının istenmesine” ,
- 1.9.2005 tarihinde, 2 sıra numarası altında “Alaşehir M Tipi Kapalı Ceza İnfaz
Kurumu’nun ilgi yazısı gereği, eczacılarımızın %3.5 üzerinde ıskonto
yapamayacaklarına dair yazı istemi hakkında TEB’den görüş istenmesine” ,
- 22.9.2005 tarihinde, 12 sıra numaralı ve “Alaşehir M Tipi Kapalı Cezaevi İnfaz
Kurumu’nun hükümlü ve tutuklu ilaçlarının %3.5’dan fazla ıskonto ile
satılamayacağına dair yazı istemi” şeklindeki gündem maddesiyle ilgili olarak 9 sıra
numarası altında “T.C. Alaşehir M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Başkanlığı’nın,
22.09.2005 Tarih ve 2005/5224 sayılı yazı incelendi. Yazılarının son paragrafında
bahsedilen hükümlü ve tutuklu ilaçlarının %3.5’dan fazla ıskonto ile satılamayacağına 420
dair Odamızın herhangi bir kararı bulunmadığından, böyle bir yazının taraflarına
fakslanması mümkün olmadığının. Ayrıca, Alaşehir bölgesindeki eczacılarımızla
yapılan görüşme sonucunda; kendileri tarafından, 2005 Mali Yılı Bütçe Uygulama
Talimatı uyarınca T.C. Maliye Bakanlığı ile Türk Eczacıları Birliği Merkez Heyeti
07-58/674-233
10
arasında imzalanan protokolü kurumlarına teslim ettiklerini ve anılan protokolün 3 ‘a’
maddesinde %3.5 oranında ıskontonun yer aldığını ifade ettiklerinin yazımızla
bildirilmesine”,
- 12.7.2005 tarihinde, 8 sıra numaralı ve “Ecz. Ömer Şakir YELKENCİ’nin
(……………) Sigortanın protokol yapma istemini reddettiğine ilişkin yazısı:
(……………) neden kabul etmediklerine dair yazı yazalım. Kriterleri soralım.” 430
şeklindeki gündem maddesiyle ilgili olarak 9 sıra numarası altında, söz konusu
şirkete yazı gönderilip “eczanelerle anlaşma yaparken aradıkları kriterlerin
bildirilmesinin istenmesine”
karar vermiştir.
Diğer yandan, Alaşehir Cezaevi Müdürlüğü ile Oda arasında tutuklu ve hükümlülerin
ilaç alımlarına ilişkin yazışmalar aşağıdaki gibi olmuştur:
Cezaevi Müdürlüğü, Odaya Alaşehir Cumhuriyet Başsavcılığı kanalıyla gönderdiği
25.8.2005 tarihli yazısında; tutuklu ve hükümlü reçeteleri için İlçedeki eczanelere
teklif dağıtıldığı ve eczanelerin teklif vermeyerek Odanın kararı doğrultusunda
%3.5’ten fazla indirim yapamayacaklarını belirttikleri ifade edilmiş olup eczanelerin bu 440
oranın üzerinde indirimle satış yapamayacaklarına dair bir yazının kendilere
gönderilmesi istenmiştir. Oda, Cezaevine gönderdiği 16.9.2005 tarihli yazısında, TEB
ile Maliye Bakanlığı arasında imzalanan Protokol gereğince eczanelerin
kurum/kuruluşlara satışlarda %3.5 oranında indirim yaptığını belirtmiştir. Bunun
üzerine, Cezaevi Müdürlüğü, Odaya 22.9.2005 tarihli bir yazı daha göndererek
Odanın ilk yazısında kurum mensuplarının reçetelerinin temininden söz edildiğine
işaret edilerek ilk talebini yinelemiştir. Oda ise 23.9.2005 tarihli yazısında, tutuklu ve
hükümlü ilaçlarının %3.5’ten yüksek indirimle temin edilemeyeceğine ilişkin herhangi
bir karar almadığını ve bölgedeki eczanelerin TEB ile Maliye Bakanlığı arasında
imzalanan Protokolü Cezaevine teslim ettiklerini ifade etmiştir. 450
Diğer yandan, Odada yapılan yerinde inceleme sırasında “gelen ve giden evrak kayıt
defterleri” üzerinde tespit edilip istenen, ancak raportörlere tespit edilemeyen
belgeler, Odanın kayıtlara 31.3.2006 tarih ve 1962 sayıyla giren yazısı ekinde
Rekabet Kurumu’na gönderilmiştir. Bu belgeler arasında yer alan, Ecz. Orçun
Oluç’un 13.6.2005 tarihli dilekçesinde; (……………) Sigorta’nın, eczanelerle %7.5
indirimle çalıştığı ve bu koşulu kabul etmemesi halinde Eczanesiyle sözleşmeyi
feshedeceğini bildirdiği ifade edilmektedir.
21.3.2006 tarihinde görüşülen Oda Genel Sekreteri; tutuklu ve hükümlü reçetelerinin
temininin Protokol kapsamında olmadığını, bu reçeteler bakımından eczanelerin Oda
tarafından baskı altında tutulmasının veya cezalandırılmasının söz konusu 460
olmadığını, Alaşehir’de bir eczanenin %3.5’in üzerinde indirimle satış yapması
halinde bu eczaneye karşı Odanın herhangi bir tasarrufunun olamayacağını ve
Protokol kapsamındaki kurum/kuruluşlara satışlarda usulsüzlük yapılırsa buna
müdahale edebilecek olan Odanın bunun dışında bir yetkisinin bulunmadığını dile
getirmiştir.
21.3.2006 tarihinde yapılan görüşmede Gürbüz Eczanesi (Alaşehir-Manisa) sahibi,
herhangi bir kurum veya kuruluşa Protokolde belirlenenin dışında indirim
yapmadığını ve bilgisi dahilinde İlçede %3.5’in dışında indirimle ilaç alımı yapma
talebinde bulunan bir kurumun olmadığını belirtmiştir. Aynı gün görüşülen Doğa
Eczanesi sahibi (Alaşehir) ve Odanın İlçe Temsilcisi; Protokol ve sözleşmeler 470
kapsamı dışındaki kurum/kuruluşlara %3.5’in üzerinde indirim verilmesi halinde
Eczacı Odasının ilgili eczacıya karşı yaptırım uygulamasının söz konusu
olamayacağını, ancak bu kuruluşla yapılacak anlaşma Odadan alınacağından böyle
07-58/674-233
11
bir uygulamada bulunulabileceğini sanmadığını ve Odanın eczanelerin karlılıklarıyla
ilgili tasarrufta bulunamayacağını ifade etmiştir.
I.2.7. Ankara Eczacı Odası
Ankara Eczacı Odası’nda 28.3.2006 tarihinde raportörler tarafından yapılan yerinde
incelemede bulunan belgelere ilişkin tespitlere aşağıda yer verilmiştir:
Maliye Bakanlığı tarafından gönderilen, resmi ve özel kurumlar arasında ilaç satışları
açısından herhangi bir ayrımın bulunup bulunmadığının sorulduğu bir yazıya 480
cevaben Ankara Eczacı Odası tarafından gönderilen 8.3.2005 tarihli yazıda şu
ifadeler kullanılmıştır: “Eczanelerin 2003 yılında Resmi Kurumlara (Konsolide
Bütçeye bağlı kurumlar, Emekli Sandığı, Bağ-Kur, SSK) uygulayabilecekleri ıskonto
oranı Maliye Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve TEB arasında
yapılan Protokol ile %2,5 olarak belirlenmiştir. Özel kurumlar ile anlaşma yapan
eczacılarımızın da bu kurumlara uyguladıkları ıskonto oranı %2,5’dur. Bu karar
TEB’in Büyük Kongre kararlarına dayanmaktadır.” .
Oda tarafından TEB’e gönderilen 27.12.2005 tarihli bir yazıda, ıskonto oranlarına
ilişkin aşağıdaki görüşler yer almaktadır: “Özel sigorta kuruluşlarının, ekteki örnek
sözleşme formlarından da anlaşılacağı üzere, sözleşme yapmak isteyen 490
meslektaşlarımızdan %3,5 üzerinde ıskonto talep etmelerinin, meslektaşlarımız
arasında hasız rekabete neden olacağı aşikardır. Bu nedenle, konu ile ilgili olarak
tüm özel sigorta şirketleri için standart uygulamanın geliştirilmesi hususlarında
görüşlerinizi arz ederiz.” Yazının ekinde ise, muhtelif sigorta şirketleri tarafından
hazırlanmış olan ve %3,5’in üzerinde indirim öngörülen protokoller bulunmaktadır.
Çayyolu Eczanesi sahibi ve aynı zamanda Ankara Batı Bölgesi temsilcisi tarafından
Oda’ya gönderilen, Oda kayıtlarına 25.7.2005 tarihinde giren ve 1.8.2005 tarihli Oda
Yönetim Kurulu toplantısı gündeminin 7 sıra nolu maddesine konu olan yazıda;
“…Anlaşmalı olduğum (……………) Sigorta tarafından; yapmamı istedikleri %3,5 +
4,5 oranındaki ıskontoyu kabul etmemem nedeniyle sözleşmem iptal edilmiştir.” 500
ifadesine yer verilmiş ve “…meslek odamızın söz konusu sigorta şirketiyle anlaşmalı
veya yeni anlaşma yapacak eczaneleri takibe alarak gerekli girişimde bulunmasını”
talep etmiştir.
Yine Çayyolu Eczanesi sahibi tarafından Oda’ya gönderilen 29.11.2005 tarihli ve
5.12.2005 tarihli Oda Yönetim Kurulu toplantısı gündeminin 2 sıra nolu maddesine
konu olan yazıda, özel sağlık sigortaları ile yapılan protokollerde yer alan ıskonto
oranlarına ilişkin bir şikayet dile getirilmiştir: “Özel sağlık sigortalarının eczanelerle
yapmış oldukları sözleşmelerde, post bakım gideri, hizmet bedeli gibi değişik isimler
talep ettikleri ıskontolara ilişkin sıkıntılarımıza ilişkin çözüm bulunabilmesi için
gereğini arz ederim. Ecz. Esma Göncü” Bu yazı ile ilgili olarak Oda Yönetim Kurulu 510
toplantısı gündeminde şu ifadeler yer almıştır: “Çayyolu Eczanesi sahip ve mesul
müdürü Ecz. Esma Göncü’nün özel sigortalarla ilgili vermiş olduğu dilekçe hk.
(Anlaşmalı eczane listesi tek tek aranacak. Dilekçe veren eczaneyi ara)”.
10.2.2006 tarihli Oda Yönetim Kurulu toplantısının 4 sıra nolu ve “Serbest eczane
eczacıları için Av. Bülent Konur tarafından hazırlanmış olan taahhütname taslağı hk.,
(Kabul)” şeklindeki gündem maddesiyle ilgili olarak gündem yazısının ekinde bulunan
taahhütname aşağıdaki gibidir:
“ TAAHHÜTNAME
... TEB 31. Olağan Genel Kurul Kararı doğrultusunda, kamu ile özel hukuk gerçek ve
tüzel kişilerine doğrudan yapılan ya da gerçek kişilere yapılıp bedeli ilgili kuruluş 520
tarafından ödenen ilaç satışlarında TEB’in tespit ettiği ıskonto oranını
07-58/674-233
12
uygulayacağımı, sözleşme yaptığım kurumlardan reçete toplatmayacağımı (fax,
telefon, kuruma eleman gönderme vs. yollarla), böylece eczaneler arasında farklı
uygulama ve haksız rekabete neden olmayacağımı, Ankara Eczacı Odası’nın yaptığı
sıralı dağıtım dışında yatan hasta birimleri, kan ürünü, vb. sıralı dağıtım reçetelerini
karşılamayacağımı, eczane açma kapama saatlerine uyacağımı ve nöbet dışı satış
yapmayacağımı kabul ve taahhüt ederim. Aksi davranışımın AEO denetçileri
tarafından tutanakla tespiti halinde taahhüdümü ihlal etmiş sayılacağımı yukarıda
belirtilen eylemlerden bir ya da birden fazlasını gerçekleştirmem durumunda, Ankara
Eczacı Odası’nın sıralı dağıtımını yaptığı kan ürünü, yatan hasta birimleri, vb. sıralı 530
dağıtım listesinden (2) süre ile çıkartılacağımı ve cezai şart olarak Ankara Eczacı
Odası’na (10 YTL [on ytl] ) YTL yi nakden ve defaten ödemeyi gayri kabili rücu olarak
kabul ve taahhüt ederim…
Tanık Taahhüt eden
Ankara Eczacı Odası Eczacı:”
28.3.2006 tarihinde görüşülen Oda Başkanı, “TEB olağan genel kurullarının aldığı
kararlar ile Merkez Heyeti’ni indirim oranını belirlemekle yetkilendirmiştir. Bu yetki,
6643 sayılı Kanun’a dayanmaktadır. TEB Merkez Heyeti bu yetki doğrultusunda
Maliye Bakanlığı, SSK ve Bağ-Kur ile protokol yapar. Protokolde, geri ödeme 540
koşulları ve diğer koşulların yanında indirim oranı belirlenir. Eczacı odaları da bu
protokol hükümlerini uygular. Dolayısıyla eczacıların ve eczacı odalarının bireysel
olarak indirim oranını takdir etmesi söz konusu değildir. Yine 6643 sayılı Kanun
gereğince, Eczacı Odaları TEB’in indirimle ilgili kararlarına uymak zorundadır.
Tutuklu ve hükümlüler ile özel banka ve sigorta şirketlerinin mensuplarının ilaç
alımları, bütçe uygulama talimatı ekindeki protokol kapsamında değildir. Dolayısıyla
protokolde belirlenen indirim oranı bu tür geri ödemeler bakımından bağlayıcı
değildir. Ancak bu kurum kuruluşlara satışlarda belirlenen indirim oranı üzerinden
indirim yapılırsa, TEB Olağan Genel Kurulu Kararı’na muhalefet nedeniyle, oda
konuyu disiplin incelemesi açısından ele alır ve TEB Yüksek Haysiyet Divanı’nın 550
onayına sunar.” şeklinde görüş bildirmiştir.
Oda Haysiyet Divanı kararlarının incelenmesi neticesinde; Ecz. (………………), Ecz.
(……………) ile Ecz. (……………) ’nun, yüksek ıskontolu ilaç satışı yaptığı neden
gösterilerek 9.4.2005 tarihli kararla Oda aidatının 10 katı para cezası almış oldukları
tespit edilmiştir.
I.2.8. Türk Eczacıları Birliği
TEB’de 8.3.2006 tarihinde raportörler tarafından yapılan yerinde inceleme ile
24.3.2006 tarihli bilgi isteme yazısı çerçevesinde elde edilen bilgi ve belgelere ilişkin
tespitlere aşağıda yer verilmiştir.
Aydın Eczacı Odası, 14.6.2005 tarihinde gönderdiği yazıda; Nazilli Kaymakamlığı 560
Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Başkanlığı’nın, “sözleşme indirimine davet”
başlıklı yazısında, Rekabet Kurulu kararı doğrultusunda en yüksek ıskontoyu veren
eczane ile anlaşma yapacağını bildirdiğini ve bu kapsamda indirim talep ettiğini
belirterek TEB’in bu yazıyla ilgili görüşünü sormuştur. Manisa Eczacı Odası
tarafından gönderilen 27.7.2005 tarih ve 868 sayılı yazıda da, (……………) Sigorta
A.Ş.’nin eczanelerden %7,5 ıskonto talep ettiği TEB’e iletilmiştir.
Adana Eczacı Odası tarafından TEB’e gönderilen 14.12.2005 tarih ve 05/178 sayılı
yazıda, özel sigorta kuruluşları tarafından eczanelerden talep edilen indirime karşı
Büyük Kongre kararının esas alındığı genel bir uygulamanın başlatılması talep
edilmiştir: 570
07-58/674-233
13
“Bankalar ve özel sağlık sigorta şirketleri eczanelerle yapılan sözleşmelerde, eczane
seçiminde keyfi davranmakta, sözleşmeyi istediği eczane ile yapmakta ayrıca farklı
bölgelerde farklı ıskontolar dayatmaktadır.
Son günlerde ekteki örnekte görüldüğü gibi (……………) Sigorta A. Ş. Bölgemizdeki
eczacılarımıza %10 provizyon hizmet bedeli +%2,5 ıskonto ile toplam %12,5 gibi
fahiş indirim talepleri dayatmaktadır.
Önümüzdeki dönemde bu tür dayatmaların artarak devam edeceği endişesini
taşıyoruz. Bu dayatmalar doğaldır ki eczacılarımızı hukuk dışı, etik dışı, Büyük
Kongre kararlarına aykırı noktalara zorlamaktadır.
Tek tip, tüm eczacıları bağlayan hukuka uygun sözleşmelerin yaygınlaştırılması 580
gerektiğine inanıyoruz.
Bu konuda gerekli çalışmaların yapılmasını bilgilerinize arz ederim. ”
TEB Yüksek Haysiyet Divanı tarafından “yüksek ıskonto yapılması” gerekçesi ile
cezalandırılmış olan eczacılara ilişkin verilen kararların incelenmesi neticesinde;
- 5.2.2005 tarih ve 43.5.1. sayılı kararla, Ecz. (……………)’nin, Bayrampaşa
Cezaevi’ne yüksek oranda ıskonto yapmış olması nedeniyle 3 gün süre ile sanat
icrasından men cezası,
- Ecz. (……………)’ün, 29.10.2005 tarih ve 34.8.25 sayılı kararla, Gaziantep 590
Cezaevi’ne yüksek oranda indirim yapmış olması nedeniyle 3 gün süre ile sanat
icrasından men cezası ve
- 29.10.2005 tarih ve 34.8.26 sayılı kararla, Ecz. (……………)’ın, yüksek oranlı
ıskonto yapmış olması nedeniyle yıllık Oda aidatının 15 katı para cezası almış
olduğu tespit edilmiştir.
I.2.9. Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü
24.3.2006 tarihli yazıyla bilgi istenmesi üzerine Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri
Genel Müdürlüğü, Kurum kayıtlarına 27.3.2006 tarihinde giren yazısında
cezaevlerinin tutuklu ve hükümlü ilaçlarının alımına ilişkin bilgi sunmuş olup yazının 600
ekinde konuyla ilgili yaptığı yazışmaları göndermiştir. Anılan yazıya göre; halihazırda
Türkiye genelinde 443 cezaevinde 24.994 hükümlü ile 33.291 tutuklu bulunmakta ve
bu kişiler için 2004 yılı itibarıyla 10.952.116 YTL’lik, 2005 yılında ise 9.675.807
YTL’lik ilaç alımı yapılmıştır. Anılan yazının ekinde yer alan ve TEB tarafından Ceza
ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’ne gönderilen 2.5.2005 tarih ve 34.B.01.04 sayılı
yazıda; Bütçe Uygulama Talimatı’nın kapsam bölümünde sayılmamasına karşın,
SSK ve Bağ-Kur ile anılan Talimat hükümleri çerçevesinde Protokoller imzalandığı
ifade edilmiş ve talep edilmesi halinde Adalet Bakanlığı ile TEB arasında da benzer
indirim oranları ile protokol imzalanabileceği belirtilmiştir.
I.2.10. İstanbul Eczacı Odası 610
İstanbul Eczacı Odası’nda 20.11.2006 ve 24.11.2006 tarihlerinde raportörler
tarafından yapılan yerinde incelemeler çerçevesinde elde edilen bilgi ve belgelere
ilişkin tespitlere aşağıda yer verilmiştir:
İstanbul Eczacı Odası tarafından (……………) Sigortası’na hitaben gönderilen
4.9.2006 tarih ve 9182 sayılı yazıda aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“Kurumunuzla eczaneler arasında yapılacak olan sözleşmelerde,
eczanelerden %5 oranında iskonto talebinizin olduğu bilgisi tarafımıza ulaşmıştır.
Sadece eczanelerde ve bu işin eğitimini almış eczacıların sorumluluğunda
halka ulaştırılan ilaç, serbest piyasa koşullarında alınıp satılabilen herhangi bir ürün
07-58/674-233
14
değildir. Dolayısıyla eczaneler de serbest piyasa ekonomisine ve piyasa ekonomisine 620
açık ticari kuruluşlar değildirler.
1262 sayılı yasa uyarınca üretici, depo ve eczane kar marjları saptanarak
oluşturulan ilaç fiyatları ülkenin tümünde aynı olmak zorundadır. Tüm eczaneler
tarafından uygulanmak zorunda olan, devletin belirlediği yasal ıskonto oranı ise
maksimum %4,5’dur. Görüldüğü üzere toplum sağlığını direkt ilgilendiren bir ürün
olması nedeniyle üretiminden sunumuna devlet denetiminde olan ilaçta sizlerin keyfi
ıskonto taleplerinizin uygulanmaya zorlanması rekabete kapalı ticari kuruluşlar olarak
hizmet veren eczanelerin çalışmasını ve kamu sağlığını tehdit eder niteliktedir.
Tüm bu bilgilerin ışığında, eczanelerle yapılacak olan sözleşmelerde yer alan
ıskonto taleplerinizin yasal ıskonto dilimi olan %4,5’in üzerinde olmamak üzere 630
yeniden düzenlenmesi gereğini bilgilerinize sunarız.”
Aynı içerikli yazıların Oda tarafından (……………) Sigorta A.Ş., (……………) Sigorta
A.Ş. ve (……………) Sigorta A.Ş.’ye de gönderildiği tespit edilmiştir.
Odanın 25.9.2004-24.9.2005 dönemini içine alan “2005 Olağan Seçimli Genel Kurulu
Çalışma Raporu”nun “Hukuk Bürosu Çalışmaları” başlıklı 12. sayfasında, “Diğer bir
sorun da Sigorta Şirketlerinin yasal ıskonto oranını aşan ıskonto talep etmeleri ve
neticede deontoloji kurallarına aykırı olarak haksız rekabet yaratmalarıdır. Bu konuda
da sigorta şirketlerine yazılı ihtarlar gönderilmiş bulunmaktadır.” ifadelerine yer
verilmiştir. 640
Yine bahsi geçen raporun “Denetçi Eczacı Çalışmaları” başlıklı 35-37. sayfalarında
yönetim kurulu kararı ile görevlendirilen denetçi eczacıların serbest eczanelerde
“Resmi ve özel kurum kuruluşlara Büyük Kongre kararı dışında ıskonto yapılıp
yapılmadığı” konusunda da denetleme yaptıkları belirtilmiştir.
Nitekim, indirimli satış yaptığı gerekçesiyle Eczacı (……………) , Eczacı (……………)
hakkında denetimler yapıldığı, Eczacı (……………)hakkında Vefalılar Derneği Haber
Bülteni’nde indirimli ilaç satışı ilanı ile ilgili olarak soruşturma açıldığı görülmektedir.
Oda Haysiyet Divanı bunlardan Eczacı (……………)hakkında verdiği 17.2.2005 tarih
ve 6 sayılı kararı ile eczacının (……………) Sanayi’ne %13 ıskonto yapması
sebebiyle oda yıllık aidatının 15 katı para cezasıyla cezalandırılmasına karar 650
vermiştir.
I.2.11. İzmir Eczacı Odası
İzmir Eczacı Odası’nda 11.5.2006 tarihinde raportörler tarafından yapılan yerinde
inceleme ile 12.5.2006 tarihinde yapılan görüşme çerçevesinde elde edilen bilgi ve
belgelere ilişkin tespitlere aşağıda yer verilmiştir:
Oda yetkilileriyle yapılan görüşmelerde; TEB ve Maliye Bakanlığı arasında
düzenlenen protokol ile TEB’in sözleşme yaptığı diğer resmi/özel kuruluşlar dışındaki
kurumlara eczanelerin uygulayacağı indirim oranına Odanın müdahale etmesinin söz
konusu olmadığı, yine de bu konuda görüş istenmesi halinde ilgiliye protokolde
geçerli oranın bildirildiği, eczaneler adına indirimle ilgili olarak yalnızca TEB’in 660
tasarrufta bulunabileceği ifade edilmiştir.
Yetkililerin bu açıklamalarına karşın, Oda tarafından (……………..…) Sandığı
Vakfı’na hitaben 28.4.2005 tarih ve 5.6.6784 sayı ile gönderilen yazıda,
“Bankanızla sözleşme yapmak isteyen odamız üyelerinden yüksek oranda ıskontolar
talep edilmektedir.
İlaç fiyatları Sağlık Bakanlığı’nca belirlenmekte olup, eczanelerce sınırlı kar oranları
ile hastaya sunulmaktadır.
07-58/674-233
15
2005 yılı için eczanelerce tüm resmi kurumlara yapılan ıskonto oranı %3,5’tir.
Bankanız personeline ilaç hizmeti vermek isteyen eczanelerden yüksek ıskonto talep
edilmesi, sunacağımız hizmeti olanaksız kılmaktadır.” denilmektedir. 670
Aynı içerikli yazıların Oda tarafından (……………) Sanayi Odası ve (……………)
Birliği’ne de gönderildiği tespit edilmiştir.
I.2.12. Akşehir Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü’nden Gelen Yazı
Soruşturma döneminde, Akşehir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Kurum kayıtlarına
22.5.2006 tarih ve 3183 sayı ile giren yazısı ekinde, Akşehir Kapalı ve Açık Ceza
İnfaz Kurumu Müdürlüğü’nün Başsavcılığa gönderdiği yazı yer almaktadır. Söz
konusu yazıda, fakir hükümlü ve tutukluların ilaçlarının temine gidildiğinde
Akşehir’deki eczanelerin TEB kararını gerekçe göstererek %3,5 dışında indirime
gitmediği belirtilmektedir. Yazı ekinde yer alan 30 adet onaylı teklif mektubu sureti 680
incelendiğinde, 30 eczaneden 2’sinin teklif vermediği, kalan 28 eczanenin ise yazıda
da belirtildiği üzere %3,5 dışında indirime gitmediği görülmektedir.
I.2.13. Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nün Yazısı
22.5.2006 tarih ve 1611 sayılı bilgi isteme yazısı ile Adalet Bakanlığı Ceza ve
Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nden 2005 ve 2006 yıllarında ceza infaz kurumlarınca
tutuklu ve hükümlü ilaçlarının eczanelerden yüzde olarak ne kadarlık bir indirimle
temin edildiğine ilişkin bilgi talep edilmiştir. Genel Müdürlüğün cevabi yazısı
28.7.2005 tarih ve 5185 sayı ile Rekabet Kurumu kayıtlarına girmiştir. Söz konusu
yazının incelenmesinden, 153 ceza infaz kurumunun 68’inin 2005 yılında reçete
bedeli üzerinden %3,5, 34 tanesinin ise %3,5’ten de düşük ıskonto alabildiği 690
görülmektedir. 2006 yılının ilk 4 ayı için ise 155 ceza infaz kurumunun 100’ü %3,5
oranında, 2 tanesi ise daha düşük oranda ıskontoyla geri ödeme yapmıştır.
I.2.14. Bazı Özel Sigorta Şirketleri ve Bankaların Yetkilileriyle Yapılan
Görüşmeler
Raportörlerce soruşturma kapsamında bazı özel banka ve sigorta şirketlerinin
yetkilileriyle yapılan görüşmelerde elde edilen bilgi ve belgelere aşağıda yer
verilmiştir:
21.11.2006 tarihinde (……………) Sosyal Sigorta Sandığı Vakfı’nda görüşülen Birim
Müdürü aşağıdaki hususları ifade etmiştir:
“…İndirim oranı teklifimizi kabul eden eczanelerle anlaşıyoruz. Bazı illerde bunu 700
kabul ediyor, bazı illerde protokol dışına çıkamayız diyerek bunu reddediyorlar.
Ankara ve İstanbul gibi şehirlerde %16 ıskonto alabilmekteyiz. Çoğu yerde eczaneler,
TEB ile sosyal güvenlik kurumları arasındaki protokoller dışında, yani %3,5+11,5
oranı dışında indirim yapmıyorlar.
…
TEB’le hiçbir zaman sözleşme yapmadık. Sözleşmelerimizi doğrudan eczanelerle
yaparız. Eczacı meslek örgütleriyle indirim konusunda doğrudan sorun yaşamamız
söz konusu olmadı.”
(……………) Sosyal Sigorta Sandığı Vakfı Anlaşmalı Eczane Sözleşmesi”nin
ıskonto oranlarının tespitine ilişkin 5. maddesi aşağıdaki şekildedir: 710
“5. Eczanenize sigortalılarımız tarafından getirilen reçetelere istinaden verilecek
ilaçların bedelinden Vakfımıza uygulayacağınız ıskonto oranı düşüldükten sonra,
emekli ve çalışan katılım payları sigortalıdan tahsil edilecek, kalan tutar Vakfımızdan
talep edilecektir.”
07-58/674-233
16
21.11.2006 tarihinde (……………) Sigorta A.Ş.’de (……………) ve
(……………………) şu açıklamayı yapmıştır:
“İlk uygulamalarımızda, eczanelerle Bütçe Uygulama Talimatı’na uygun sözleşmeler
yapıyorduk. Eczacı meslek örgütleri, anlaşma yapacağımız eczaneleri
seçemeyeceğimizi, bizimle anlaşma yapmak isteyen bütün eczanelerle sözleşme
imzalamamız gerektiğini bildirdiler. Ancak bizim sınırlı sayıda sigortalımız ve yine 720
belirli kısıtları olan bir sistemimiz var. Dolayısıyla başvuran tüm eczanelerle
anlaşabilmemiz ve böyle bir sistemi yürütmemiz mümkün değildi.
…
6-7 yıl önce eczacı meslek örgütleri, belirledikleri indirim oranı da dahil olmak üzere
standart koşullar içeren bir sözleşmeyi bize ve bütün sigorta şirketlerine önerdiler.
Oysa her sigorta şirketinin sağlık kuruluşlarıyla ilişkisi birbirinden farklı koşullarda
yürür, sistemlerimiz de birbirinden farklıdır. Dolayısıyla sigorta şirketlerinin standart
koşullar içeren anlaşmaları imzalamaları mümkün değildir. Hatta aynı sigorta
şirketinin farklı sağlık kuruluşlarıyla yaptığı anlaşmalar dahi birbirinden farklı
olabilmektedir. 730
Ayrıca sigortalıya iyi hizmet sunabilmek için anlaşmalı eczanelerimizi serbestçe
seçebilmemiz gerekir. Çünkü sigortalı herhangi bir eczaneyle sorun yaşarsa sigortalı
bize tepki gösterecektir. Bu nedenle eczacı meslek örgütlerinin bize bir anlaşma
dayatmasını kabul edilebilir bulmuyoruz.
Biz (……………) Sigorta olarak eczanelerde POS sistemine yönelik bir yatırım
yaptık. Yine bu sistemin devamı için dışarıdan hizmet almakta ve bu şekilde bir
maliyete de katlanmaktayız. Bu maliyetlerin eczanelerle paylaşılması için yeni bir
uygulamaya geçtik. Bu harcamaların belirli oranlarda anlaşmalı eczanelere
yansıtılması sürecine geçildi.
Şu anda anlaşmalı eczanelere %2,5 indirimle geri ödeme yapıyoruz. Bunun yanında 740
POS sistemine için yapılan yatırımla ilgili olarak da %10’luk bir indirim söz konusu.
…
TEB, bizim eczanelerle anlaşma yapmamız yerine şirketimizle doğrudan bir protokol
yapmayı istedi. Ancak şirketimiz yukarıda açıkladığımız nedenlerle TEB ile hiçbir
zaman bir protokol imzalamamıştır.”
(……………) Sigorta A.Ş. ve Eczaneler arasında imzalanan Sözleşmenin “VII-
Faturaların Ödenmesi” başlıklı maddesi aşağıdaki şekildedir:
“1. …
Eczane, kupür bedeli üzerinden Sigorta Şirketi’ne indirim uygulayacaktır. İndirim
oranı, poliçe teminatları ve limitleri çerçevesinde kupür bedeli üzerinden %2,5’dur. 750
…”
22.11.2006 tarihinde (……………) Sigorta A.Ş.’de görüşülen Grup Müdürü aşağıdaki
ifadeyi kullanmıştır:
“…Geri ödeme koşullarıyla ilgili olarak eczacı meslek örgütleri şirketimize yazılar
gönderiyor. Ancak biz bunları muhatap kabul etmiyoruz. Bu örgütlerin muhatabı
eczacılardır. Eczacı meslek örgütleri, başvuran bütün eczanelerle anlaşmamızı
istiyorlar. Böyle bir durum sistemde birçok soruna yol açacağı gibi maliyetlerimizi de
epeyce yükseltir. Bu nedenlerle (……………) hiçbir zaman TEB ile bir protokol
yapmamıştır.
Eczanelerle yaptığımız sözleşmelerde indirim oranı %3,5 olarak yer almakta ve 760
bundan daha yüksek oran sözleşmeye yazılamamaktadır. Bunun nedeni eczacı
meslek örgütlerinin daha yüksek bir indirim oranının kabul edilmemesi yönündeki
07-58/674-233
17
düşüncesi olabilir. Bununla birlikte, eczanelere verdiğimiz çeşitli hizmetler sebebiyle
cironun %3-4’üne tekabül eden bir hizmet bedeli de alınabilmektedir.
İlaç firmaları eczanelere ilaç markaları bazında, değişen oranlarda indirim yetkisi
vermekte ve bu yetki eczaneler tarafından, sigorta şirketleri ile paylaşılabilmektedir.
Böylece de fiilen indirim oranı daha yüksek olabilmektedir….”
22.11.2006 tarihinde (……………) Sigorta A.Ş.’de görüşülen Genel Müdür
Yardımcısı aşağıdaki gibi açıklamada bulunmuştur:
“…450 civarında eczane ile anlaşmamız bulunmaktadır. Sözleşme yapma talebi 770
bizden de eczanelerden de gelebilir. Sözleşmelerimizde belirli bir indirim oranı
bulunmaktadır. Şu anda bu oran %5’tir. Yine eczanelere provizyon sisteminin
kurulması için yatırım yapmaktayız. Bunun için de teknik hizmet bedeli olarak %5
almaktayız. Dolayısıyla anlaşmalı eczanelerle toplamda %10’luk bir indirimle
çalıştığımız söylenebilir.
Eczacı odaları bahsi geçen indirim oranı konusunda bize tepki göstermiş ve hatta
şirketimize yazı göndermiştir. Bizimle anlaşma yapmak istemekle birlikte eczacı
odalarını karşısına istemeyen bazı eczanelerin anlaşma yapamadığını duyuyoruz. Bu
durum da özellikle küçük illerde anlaşacak eczane bulamadığımızdan buralarda
sağlık sigortası poliçe satışlarımızı olumsuz etkiliyor. 780
(……………) hiçbir zaman TEB ile protokol düzenlememiştir. Özel sağlık sigorta
şirketlerinin sigortalıları büyük illerde yoğunlaşır. Dolayısıyla bu iller dışındaki
yerlerdeki eczanelerle anlaşmamız halinde, sigortalılarımızın kullanmayacağı
eczanelere teknik yatırım yapmamız gerekecektir. Bu nedenle bütün eczanelerle
anlaşmamız mantıklı değildir. Sigortalı anlaşma yapmadığımız illerde de herhangi bir
eczaneden ilaç alabilir ve bunu belgelediğinde biz kendisine ödeme yaparız.”
Yapılan görüşmede raportörlere verilen ve (……………) Sigorta A.Ş.’nin İstanbul
Eczacı Odası’na 7.9.2006 tarihinde gönderdiği yazıda aşağıdaki ifadeler yer
almaktadır:
“T.C. TEB 1. Bölge İstanbul Eczacı Odası 790
…
04 Eylül 2006 tarih ve 9181 sayılı tarafımıza göndermiş olduğunuz yazınız elimize
geçmiştir.
Tüm anlaşmalı eczanelerimize ‘Anlaşmalı Kurum Ağımızın ve mevcut
sözleşmelerimizin revizyon çalışması nedeni ile %5 indirim oranlarımıza %5 teknik
destek masraflarının eklenmesi ve indirim oranının toplamda %10 olarak’
uygulamaya geçilmesine yönelik talepte bulunduğumuza dair göndermiş olduğumuz
yazımız ekte yer almaktadır.
Yazı içeriğinde de belirtmiş olduğumuz gibi eczanelerimizi zorlamak gibi bir
düşüncemiz olmayıp çalışma şartlarımız için görüşlerimiz açıklanmıştır. Bu uygulama 800
için eczanelerimizin görüşleri alınmış olup, Anlaşmalı Kurum Ağımızda bulunan
eczanelerimizin serbest iradeleri ile verdikleri karar doğrultusunda olumlu düşünen
eczanelerimiz ile çalışma birlikteliğimize devam edilecektir.
Şirketimizin 28 Mart 1995’de kuruluşundan bu güne var olan çalışma dönemi
içerisinde ‘Anlaşmalı Kurum Ağında’ yer alan eczanelerinden odanın belirlediği
indirim oranları dışında faklı bir indirim talebi olmamıştır.
Ancak günümüz koşullarında vermiş olduğumuz hizmetler içinde yer alan Sesli Yanıt
Sistemi, internet erişim ağı, POS, matbu evrak… gibi Anlaşmalı Kurum Ağımıza dahil
olan kurumlar için yapılan altyapı ve hizmet harcamalarımızın sadece küçük bir
kısmını Anlaşmalı Kurumlarımız ile paylaşmak istemekteyiz. İlgili tutarlar bugüne 810
07-58/674-233
18
kadar tarafımızdan telafi edilmiş olup standartta uygulanan %4.5 ıskonto dilimi bizi
zorlamaktadır karşılıklı bir hizmet için çalışmış olduğumuz eczanelerimiz ile giderler
için mevut indirim oranına ‘teknik destek masraflarının’ bir kısmının eklenmesi
gerekliliği ortaya çıkmış olup, bu konuda talep edilen desteği sağlayabilecek
eczanelerimiz ‘Anlaşmalı Kurum Ağımız’ içinde yer alacaktır.
Odanız tarafından sözleşmelerde yer alan ıskonto talebinin %4.5 olması gerekliliğine
açıklamamız doğrultusunda bakılması rica olunur, iyi çalışmalar dileriz.
(……………) Sigorta A.Ş….”
23.11.2006 tarihinde görüşülen (……………) A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı şu
açıklamayı yapmıştır: 820
“…
Anlaşmaları doğrudan eczacılarla yaparız, eczacı odaları veya TEB ile hiçbir zaman
bir anlaşma yapmadık.
Genel olarak sigorta şirketleri için çok fazla sayıda eczaneyle anlaşma yapmak
operasyon maliyetini yükselteceğinden tercih edilmemektedir. Bizim de her
eczaneyle anlaşmamız fiziki ve mali olarak mümkün ve mantıklı değildir. Ancak
eczacı meslek örgütlerinden zaman zaman buna yönelik talepler gelmektedir. Aynı
şekilde eczanelerin verdiği indirim oranı da dahil olmak üzere eczanelerle yaptığımız
anlaşma koşulları hakkında bize görüş bildirdikleri olmuştur. 830
Eczacı meslek örgütlerinin bize karşı bir yaptırım uygulaması hukuken mümkün
değildir. Ancak eczanelere ceza verme yetkileri bulunmaktadır. Bizimle anlaşmak
istediği halde meslek örgütlerinin bu yetkisi nedeniyle geçmişte pek çok eczane ile
anlaşamadığımız olmuştur.”
23.11.2006 tarihinde görüşülen (………………………) Sigorta A.Ş. Koordinatörü
aşağıdaki gibi konuşmuştur:
“…
2006 başına kadar doğrudan eczanelerle anlaşırdık. Bu dönemde bizim için uygun
olan eczanelerle sözleşme imzalardık. Ancak eczacı odalarının indirim oranını %3,5
olarak belirlemesi üzerine bu sistem yürümedi. Yine bu dönemde eczacı odalarının 840
sigorta şirketleriyle anlaşmalı olan ve %3,5’in üzerinde indirim veren eczaneleri, diğer
resmi kurum kuruluşlarla anlaşma yapılması konusunda tedirgin ettiklerini biliyorum.
2006 yılından itibaren TEB ile bir protokol yaptık. Halihazırda eczacı odaları
aracılığıyla eczanelerle anlaşmaktayız. Bizimle anlaşmalı olmak isteyen her eczane
doğrudan bağlı olduğu eczacı odasına giderek ilgili formları alabilir. Bu formları
imzalayan her eczane ile anlaşmalı oluyoruz ve çok haklı bir gerekçemiz olmadıkça
hiçbir eczaneyi reddedemiyoruz. Anlaşmalarımızdaki indirim oranını Bütçe Uygulama
Talimatı (BUT) ekinde yer alan indirim oranları doğrultusunda hazırlıyoruz.
Dolayısıyla eczanelerden aldığımız indirim oranı BUT’un ekinde ilaçlar için yer alan
indirim oranları ile aynıdır.” 850
Görüşme sırasında teşebbüsten istenmesi üzerine Kurum kayıtlarına 7.12.2006 tarih
ve 8334 sayı ile giren yazı ekinde gönderilen söz konusu sözleşmenin ilgili maddeleri
aşağıdaki şekildedir:
“3.2. Sigorta Şirketinin Hak ve Yükümlülükleri
…
3.2.5. Sigorta Şirketi 5. Fiyatlandırma başlıklı bölümde belirtilen şartlarda ıskonto
yapan ve Bölge Eczacı Odasında onaylanan (sözleşmenin feshini gerektiren
07-58/674-233
19
hususlar kapsamında sözleşmesi feshedilenler ile muvazaalı olarak açılan eczaneler
hariç) sözleşme formunu ibraz eden her eczane ile anlaşma yapacaktır.
… 860
5. Fiyatlandırma
Eczane bu sözleşme kapsamına girenlerin temin edecekleri reçete muhteviyatı ilaçlar
için, Sigorta Şirketi’ne aşağıda belirtilen şartlarda indirim yapacaklardır.
Sözleşmeli eczane, bu sözleşme kapsamına girenler ait reçete muhteviyatı ilaçların
temininde, fatura bedeli üzerinden yürürlükte bulunan Mali Yıl Bütçe Uygulama
Talimatı Ek Bedeli Ödenecek İlaçlar Listesinde belirlenen imalatçı/ithalatçı indirimi
(kamu kurum indirimi) ile 3.5 eczane ıskontosunu uygulayacaktır….”
Söz konusu sözleşmede (……………………) Sigorta A.Ş. ve ilgili eczane ile TEB’in
imza haneleri bulunmaktadır. 870
27.11.2006 tarihinde görüşülen (……………) Sanayi Odası Genel Sekreter
Yardımcısı aşağıdaki hususları ifade etmiştir:
“…Odamıza yakın eczanelerden indirim oranı teklifi istiyoruz. Ancak eczaneler
çoğunlukla yüksek indirim oranı teklifi vermek istemiyorlar. Bunun nedeni, İzmir
Eczacı Odası’nın eczanelerin belli bir oranın üzerinde indirim yapmamaları gerektiği
yönündeki değerlendirmesi olabilir.”
27.11.2006 tarihinde görüşülen (…………………………) Birlikleri Satın Alma Müdürü
ve Müdür Yardımcısı şu açıklamada bulunmuştur:
“… (………) olarak çalışanlarımızın (yaklaşık 200-250 kişi) ihtiyacı için revirde
bulundurmak üzere ilaçların satın alınması için 2 senedir ihale açmaktayız. Bunun 880
dışında çalışanlarımızın sağlık ile ilgili harcamaları esas itibarıyla bağlı bulundukları
özel veya resmi sigorta kuruluşları tarafından karşılanmaktadır. Bu ihalelerde
eczanelerin verecekleri ıskonto oranı tekliflerini değerlendirip en yüksek indirimi
veren eczaneyi seçiyoruz. Yaptığımız bir ilaç alım ihalesinden sonra İzmir eczacı
odası eczanelerin vereceği ıskontonun %2,5 üzerinde olamayacağını ifade eden bir
yazıyı bize gönderdi. Halen ıskonto oranı %33.5’dur.”
J.3. TEB’İN Savunması ve Değerlendirme
J.3.1. Danıştay Tarafından İptal Edilen 4.11.2004 Tarihli Kurul Kararının
2.11.2006 Tarihli Kurul Kararı ile Yenilenemeyeceği İddiası: 890
TEB, ikinci yazılı savunmasında, 4.11.2004 tarihinde alınan Kurul kararının, Danıştay
13. Dairesi tarafından “soruşturmayı yürüten kurul üyesinin nihai karar toplantısına
katılarak oy kullanmasının tarafsızlık ilkesine aykırı olduğu” gerekçesiyle iptal
edilmesine karşın, 4054 sayılı Kanun’da öngörülen usule uyulmadan yenilendiğini
öne sürmüştür. Bu çerçevede,
- Danıştay’ın iptal kararı ile 4.11.2004 tarihli Rekabet Kurulu kararına ilişkin tüm
unsurların ortadan kalktığı ve bu unsurlara dayanılarak verilen kararın geçersiz
olduğu, 2.11.2006 tarihli kararın geçerli olabilmesi için önaraştırma, soruşturma,
delillerin toplanması ve sözlü savunma aşamalarının yenilenmesi gerektiği, 900
- 2.11.2006 tarihinde alınan karar öncesinde soruşturmanın yeniden başlamış
olduğuna dair bildirim yapılmayarak TEB’e savunma hakkı tanınmadığı,
- 4.11.2004 tarihli karara katılan Kurul üyelerinden yalnızca dördünün 2.11.2006
tarihli nihai karar toplantısında yer aldığı, bu nedenle bazı Kurul üyelerinin sözlü
savunma toplantısında bulunmadan TEB aleyhinde oy kullandığı,
07-58/674-233
20
- ayrıca 2.11.2006 tarihli yeni karar ile yalnızca Soruşturma Heyeti Başkanı olan
Kurul Üyesinin oy kullanmasından doğan hukuka aykırılığın giderildiği, ancak anılan
Üyenin 4.11.2004 tarihli nihai karar toplantısına katılmış olmasının meydana getirdiği
hukuka aykırılığın giderilmediği ifade edilmektedir.
Öncelikle belirtilmelidir ki, Danıştay 13. Dairesi’nin 23.5.2006 tarih ve 2005/7504 E, 910
7622 E. sayılı kararıyla iptal ettiği 4.11.2004 tarihli Rekabet Kurulu kararıdır.
Danıştay, Soruşturma Heyeti Başkanı olan Kurul Üyesinin nihai karar toplantısına
katılmasını tarafsızlık ilkesine aykırı bulmuştur. Bu da, önaraştırma ve soruşturma
dönemlerinde yapılan inceleme, tespit ve değerlendirmeleri değil, yalnızca nihai Kurul
kararını sakatlamaktadır. Nitekim aynı inceleme aşamalarının ardından Kurul,
Soruşturma Heyeti Başkanı’nın katılmadığı bir toplantıda nihai kararını vermiş
olsaydı, bu durumda aynı sakatlığın varlığından söz edilemeyecekti. Hal bu iken,
Danıştay’ın iptal kararıyla, nihai Kurul kararıyla birlikte dosya mevcudu tüm unsurların
ortadan kalktığını ileri sürmek hukuken mümkün değildir.
Rekabet Kurulu, Soruşturma Heyeti Başkanı’nın katılmadığı 2.11.2006 tarihli yeni 920
kararı alırken şikayet başvurusunu, Kurum bünyesinde hazırlanan raporları, yazılı ve
sözlü savunmaları, dosya mevcudu diğer tüm bilgi ve belgeleri değerlendirmiştir.
Dolayısıyla 2.11.2006 tarihli kararla sonuçlandırılan dosyada usul bakımından bir
eksiklik kalmamıştır.
Tüm bu değerlendirmelerin ötesinde, 2.11.2006 tarihli kararın 4054 sayılı Kanun’da
öngörülen usule uyulmadan alındığı savının bu soruşturmanın konusunu teşkil
etmediği vurgulanmalıdır. TEB, 2.11.2006 tarihli karara karşı Danıştay’da dava
açtığına göre, bu savunmayı Soruşturma Heyeti ve Rekabet Kurulu’na karşı değil,
söz konusu davada Danıştay’a karşı yapmalıdır.
J.3.2. Rekabet Kurulu Kararında, İlaç ve İlaç Pazarının Farklı Özelliklerinin 930
Dikkate Alınmadığı İddiası:
Savunmada, Rekabet Kurulu’nun beşeri ilaç sektörünü ve bu sektörü düzenleyen
mevzuatı yeterince ve doğru bir şekilde yorumlayamadığı ifade edilerek aşağıda yer
verilen açıklama ve iddialarda bulunulmuştur:
- İlaç ve dolayısıyla eczacılık sektörünü düzenleyen geniş bir mevzuat bulunmaktadır.
Sektördeki üretici ve dağıtıcılar diğer mal ve hizmet piyasalarındaki gibi geniş bir
hareket alanına sahip değildir.
- Hastalar ilacı istediği gibi satın alıp kullanamamaktadır. Bu nedenle de sektörde
reklam yasaktır.
- İlacın satış fiyatı piyasa aktörleri tarafından serbestçe belirlenememektedir. 2002 940
yılında geçerli olan “Türkiye’de İmal Edilen Tıbbi ve İspençiyari Müstahzarlarla
Galenik Preparatlar ve Kodeks Ampullerin Fiyatlarına Dair Karar”da kar marjlarının
belirlenmesi bunun gerekçesini oluşturmakta olup bu azami kar marjları uygulamada
sabit bir nitelik almıştır. Ayrıca, sürşarj uygulaması nedeniyle de, fiyat artışı
dönemlerinde ilacın etiket fiyatının altında fiyatla satılması yasaklanmıştır.
- Eczacılığın, sınırları Deontoloji Tüzüğü, İyi Eczacılık Uygulamaları Kılavuzu ve
Eczacılık Etiği İlkeleri ile çizilmiş olan mesleki kuralları bulunmaktadır ve bu
çerçevede eczacılık faaliyeti yalnızca ekonomik değil aynı zamanda halk sağlığını
koruma amacıyla yürütülen sağlık politikalarının önemli bir aracıdır.
Savunmada da ifade edildiği gibi, beşeri ilaç sektörü, üretimden perakende satış 950
aşamasına kadar yoğun düzenlemelere tabidir. Sektör düzenlemelerinin temelinde
ürünün niteliği ve talebin yapısından kaynaklanan farklılıklar bulunmaktadır. Bu
nedenle diğer sektörlerde söz konusu olmayan reklam yasağı, fiyat kontrolü ve
pazara girişin ruhsatlandırmaya tabi olması gibi uygulamalar ilaç sektörü bakımından
07-58/674-233
21
geçerlidir. Ancak TEB’in iddia ettiğinin aksine; sektördeki fiyat kontrolü, fiyatların sabit
değerler olarak belirlenmesi olarak değil, azami fiyat uygulaması olarak düzenlenmiş
ve yürümektedir.
Savunmada sözü edilen ve 2002 yılında geçerli olan “Türkiye’de İmal Edilen Tıbbi ve
İspençiyari Müstahzarlarla Galenik Preparatlar ve Kodeks Ampullerin Fiyatlarına Dair
Karar”da belirlenen kar marjları sabit değil azami nitelikteydi. Halihazırda geçerli olan 960
ve 14.2.2004 tarih, 25373 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Beşeri Tıbbi Ürünlerin
Fiyatlandırılmasına Dair Karar (Karar)’da2 da kar marjı tavanlarının belirlendiği
görülmektedir. Karar’ın 1. maddesinde Sağlık Bakanlığı’nca belirlenen ilaç fiyatlarının
niteliği şu şekilde belirlenmiştir: “Sağlık Bakanlığı (Bakanlık), 1262 sayılı İspençiyari
ve Tıbbi Müstahzarlar Kanunu ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu
gereğince beşeri tıbbi ürünlerin (ürün) tüketiciye uygun şartlarda ulaşmasını temin
etmek için gerekli tedbirleri alarak azami fiyatları belirler. Firmalar azami fiyatın
altında fiyat talep edebilir. Sağlık Bakanlığı tarafından onaylanan fiyat, onay tarihi
itibarıyla yürürlüğe girer.”
“Ürünlerin tüketiciye uygun şartlarda ulaşmasını temin etmek için gerekli tedbirleri 970
alarak azami fiyatları belirler” ifadesinden anlaşıldığı üzere, Karar’da azami olarak
belirlenen ürün fiyatlarına eczacıların kar marjları da dahildir. Fiyatların sabit değil de
azami olarak tespit edilmesi, pazarın yapısı çerçevesinde, fiyatlarda indirim
yapılabilmesine ve bu alanda rekabet edilebilmesine olanak tanımaktadır. Örneğin,
sabit olmayan fiyat/kar marjı sayesinde, üreticiler/ithalatçılar ecza depolarına
doğrudan ya da dolaylı ıskontolar yapabilmekte, ecza depoları da bu koşulları
eczanelere mal fazlası ıskontoları ya da doğrudan indirimlerle yansıtabilmektedir.
Hastane eczanelerine ilaç temini için yapılan ihalelerde de yüksek indirimler
yapılabildiği, hatta katılımcıların çoğu zaman üretici/ithalatçı fiyatlarının çok altında
fiyat teklifleri verdiği bilinmektedir. Bu nedenledir ki, eczanelerin kimi ürünlerdeki fiili 980
kar marjlarının azami kar marjı olan %25’in üzerine çıkabileceği belirtilmelidir.
Öte yandan, ilaç mevzuatının fiyata dair diğer düzenlemeleri de yine, bu
düzenlemeler ile amaçlananın reçete sahibinin ilaca makul bir fiyatla ulaşmasının
sağlanması olduğunu, dolayısıyla TEB’in eczane fiyatlarının ve kar marjlarının sabit
olduğuna dair savunmasının geçerli olmadığını ortaya koymaktadır. Öncelikle, 6197
sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanun’un 39. maddesinde, Bakanlıkça
belirlenen tarifenin üstünde fiyatla ilaç satışı yapan eczanelere aynı Kanun’un 44.
maddesinde belirtilen cezanın uygulanacağı hükme bağlanmıştır. 1262 sayılı
İspençiyari ve Tıbbi Müstahzarlar Kanunu, 181 sayılı “Sağlık Bakanlığının Teşkilat ve
Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname”nin 11(a) maddesi, 6.2.2004 tarih 990
ve 2004/6781 sayılı “Beşeri Tıbbi Ürünlerin Fiyatlandırılmasına Dair Bakanlar Kurulu
Kararı”, “Türkiye’de İmal Edilen Tıbbi ve İspençiyari Müstahzarlarla Galenik
Preparatlar ve Kodeks Ampullerinin Fiyatlarına Dair Bakanlar Kurulu Kararı ve
Deontoloji Tüzüğü de yine Bakanlıkça belirlenen perakende satış fiyatlarının
aşılamayacağı yönünde hükümler içermektedir. Bu noktada, Deontoloji Tüzüğü’nün
12. maddesinin, 7/7521 sayılı Kararname ile ne şekilde değiştirildiği büyük önem
taşımaktadır. Maddenin eski halinin ilk fıkrası, “Eczane sahibi eczacı, tıbbi
müstahzarat ve majistral formülleri Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca tespit
edilmiş olan fiyat veya tarife değeri dışında satamaz.” şeklindeydi. Ancak Tüzüğün
12. maddesi üzerinde bilinçli olarak yapılan değişiklikle, aynen 6197 sayılı Kanun’un 1000
39. maddesinin mevcut halinde olduğu gibi, tavan fiyat uygulaması benimsenmiştir.
2 Söz konusu Karar 14.04.2004 tarih ve 25433 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Beşeri Tıbbi Ürünlerin
Fiyatlandırılmasına Dair Kararda Değişiklik Yapılması Hakkında Karar” ile değiştirilmiştir. Ancak 1. madde yeni
Karar’da da aynen yer almıştır.
07-58/674-233
22
İlgili mevzuat hükümlerinin yanında, TEB’in kurum ve kuruluşlar ile yapmış olduğu
protokollerde çeşitli ıskonto oranları belirlenmiş olması da, eczane fiyatları üzerinden
indirim yapılabileceği anlamına gelmektedir. Bu çerçevede, eczane fiyatlarının sabit
olarak belirlendiği savının geçerli olmadığı açıktır.
Savunmada, eczacılık meslek kurallarından bahisle eczacılığın yalnızca ekonomik bir
faaliyet olmadığı, aynı zamanda sağlık politikasının önemli bir aracı olduğu ifade
edilmiştir. Belirtmek gerekir ki, eczanelerin ilgili mevzuatın izin verdiği hareket alanı
içinde rekabet halinde olmasıyla yukarıda bahsi geçen meslek kurallarının ihlal
edilmesi ya da sağlık politikasının ihmal edilmesi söz konusu değildir. Aksine, ilaç 1010
sektörünün farklı seviyelerinde yaşanan rekabet, reçete sahibinin ilaca daha uygun
koşullarda ulaşması ve kamunun ilaç harcamalarının aşağı çekilmesi amaçlarına
hizmet etmektedir. Hatta eczacı meslek örgütlerinin işbu soruşturma konusu
uygulamaları gibi eylemlerinin yokluğunda, rekabet sürecinin yarattığı faydanın çok
daha artırılabileceğini öngörmek güç değildir.
J.3.3. TEB’in Eczaneler Tarafından Yapılan Iskonto Oranlarını Belirleme Yetkisi
Bulunduğuna İlişkin İddia:
TEB’in ikinci yazılı savunmasında; 6643 sayılı Kanun’un 39(j) maddesinin TEB
Merkez Heyeti’ne kurum ve kuruluşlarla anlaşma yapma konusunda iki farklı yetki
verdiği, bunlardan ilkinin ilgili kurum/kuruluşla anlaşma yapma suretiyle ilaç 1020
fiyatındaki indirim oranının doğrudan belirlenmesi, ikincisinin ise ilaç fiyatındaki
indirim oranının TEB tarafından tek taraflı olarak belirlenerek eczanelere bu koşulda
kurum/kuruluşlarla anlaşma yapma yetkisinin tanınması olduğu ileri sürülmektedir.
Savunmada; TEB Merkez Heyeti’nin kurum/kuruluşlara satışlarda indirim oranını
doğrudan veya dolaylı olarak belirleme yetkisine sahip olduğu savı, 6643 sayılı
Kanun’un 39(j) maddesi hükmüne dayandırılmıştır. TEB Merkez Heyeti’nin görev ve
yetkilerinin sayıldığı söz konusu maddenin (j) bendi, “Eczanelerden sağlık hizmeti
satın alacak bütün kamu ve özel kurum ve kuruluşlarla anlaşmalar yapmak,
imzalanan protokole uygun tip sözleşmeleri bastırmak ve belirleyeceği bedel karşılığı
eczanelere dağıtmak” şeklindedir. “Anlaşma” kelimesi tarafların karşılıklı iradesinin 1030
yokluğunda bir anlam ifade etmediğine göre, anılan bentte sözü edilen anlaşmaların
içerdiği hükümlerin tek taraflı olarak TEB Merkez Heyeti tarafından belirlenmesi
mümkün değildir. Farklı bir deyişle, TEB Merkez Heyeti’nin 6643 sayılı Kanun’un
39(j) maddesinden aldığı yetkiyle protokol düzenlediği Maliye Bakanlığı, SSK ve Bağ-
Kur gibi kurum/kuruluşların indirim oranını belirleme konusunda söz hakkının
olmadığını ve başta indirim oranının belirlenmesi olmak üzere protokol hükümlerinin
yalnızca TEB’in iradesini yansıttığını ileri sürmek, doğru bir yaklaşım olarak
değerlendirilemeyecektir.
Özetle ne 6643 sayılı Kanun’un 39(j) maddesi ne de eczacılık mevzuatın diğer bir
düzenlemesi TEB’e kurum/kuruluşlara ilaç satışlarında indirim oranının belirlenmesi 1040
yetkisini vermektedir.
K. GEREKÇE VE HUKUKİ DAYANAK
Şikayet başvuruları ile önaraştırma ve soruşturma dönemlerinde elde edilen bilgi ve
belgeler birlikte değerlendirildiğinde,
- cezaevi müdürlüklerinin tutuklu ve hükümlü reçetelerinin rekabetçi bir ortamda
karşılanması için bölgedeki eczanelerden indirim teklifi istediğinde, eczanelerin teklif
vermediği veya o tarihte geçerli olan Protokollerde belirlenen oranda (%3.5) indirim
teklifi verdiği,
07-58/674-233
23
- eczanelerin birlikte hareket etmesinin kaynağının TEB ve bağlı eczacı odalarının
karar ve uygulamaları olduğu, görüşülen eczacı meslek örgütleri yetkililerinin ve 1050
eczacıların da kurum ve kuruluşlara satışlarda Protokollerde belirlenenin dışında
indirim yapılmamasının ardında TEB’in iradesinin bulunduğuna işaret ettiği,
- eczacı odalarının ise, eczanelerin Protokollerde belirlenenin dışında indirimle satış
yapıp yapmadığını görevlendirdikleri denetçi eczacılar eliyle veya başka yollarla
izlediği ve “yüksek ıskonto” yaptığı belirlenen eczaneleri cezalandırdığı,
- eczacı odalarının tutuklu ve hükümlü reçeteleriyle sınırlı olmaksızın, başta özel
banka ve sigorta şirketleri olmak üzere diğer kurum/kuruluşlara ilaç satışlarına
yönelik olarak da aynı tutumu sürdürdüğü, eczacı meslek örgütlerinin bu konuda çok
sayıda yazışma yaptığı ve bazı üye eczacıları cezalandırdığı,
- buna karşın bazı kurum ve kuruluşlarının daha yüksek oranlarda indirimle 1060
eczanelerden ilaç temin edebildiği
anlaşılmaktadır.
Öncelikle belirtilmelidir ki, cezaevleri personel, tutuklu ve hükümlü reçetelerinin
bedellerini geri ödemekte olup bunlardan tutuklu ve hükümlü ilaç alımları yukarıda
sözü edilen Protokoller kapsamında değildir. Nitekim Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali
Kontrol Genel Müdürlüğü’nün 29.9.2005 tarihli yazısında da bu durum açıkça ifade
edilmiş, tutuklu ve hükümlü ilaçları alımlarının Adalet Bakanlığı’nın belirlediği usul ve
esaslar çerçevesinde yapılabileceği belirtilmiştir.
K.1. Merkez Heyeti’nin 6643 sayılı Kanun’un 39(j) Maddesi Kapsamındaki
Yetkisi 1070
6643 sayılı Türk Eczacıları Birliği Kanunu’nun 39(j) maddesinde, “Eczanelerden
sağlık hizmeti satın alacak bütün kamu ve özel kurum ve kuruluşlarla anlaşmalar
yapmak, imzalanan protokole uygun tip sözleşmeleri bastırmak ve belirleyeceği bedel
karşılığı eczanelere dağıtmak” TEB Merkez Heyeti’nin görevleri arasında sayılmıştır.
TEB Merkez Heyeti, bu Kanun maddesinden aldığı yetkiyle, başta Maliye Bakanlığı
olmak üzere, SSK, Bağ-Kur, İş Bankası gibi kurum/kuruluşlarla anlaşma
yapmaktadır. Bu anlaşmalarda, diğer birçok düzenlemenin yanında, indirim oranı
dahil geri ödeme koşulları belirlenmektedir. Ancak 39(j) maddesinin lafzından,
kurumsal tüketicilerle “münhasıran” TEB Merkez Heyeti’nin anlaşma yapabileceği
anlamı çıkmamaktadır. Nitekim ilgili mevzuatta, eczaneler ve kuruluşlar adına böyle 1080
bir zorunluluk öngörülmemiş, böyle bir çerçeve anlaşmanın yokluğunda kurumlarla
doğrudan anlaşma yapan eczanelerin cezalandırılacağına dair bir düzenleme
getirilmemiştir. Zira bazı kurum ve kuruluşların doğrudan eczanelerle anlaşma yaptığı
örnekler mevcuttur. Bu düzenleme esasen kurumsal tüketicilere sağlanmış bir
kolaylıktır. Özellikle teşkilatı ülkeye yayılmış ve mensupları ülkenin birçok noktasında
ilaç alımı yapan, dolayısıyla ülkenin birçok noktasında eczanelere geri ödeme yapan
kurumlar, bu sayede binlerce eczaneyle ayrı ayrı görüşme yapmak yerine, bunları
temsilen TEB ile anlaşma yapabilmektedir. Diğer yandan, TEB Merkez Heyeti ile
Maliye Bakanlığı arasında düzenlenen protokolün, tarafı olmayan kuruluşları
bağladığını söylemek hukuken olanaklı değildir. 1090
Burada dikkat çeken başka bir husus ise, TEB’in ıskonto dışında herhangi bir
düzenleme üzerinde görüş bildirmemiş olmasıdır. Oysa, ilaç alımı anlaşmalarında
indirimin belirlenmesinin yanında ödeme süresi ve reçetenin hazırlanması gibi birçok
konuda düzenleme yer almaktadır. Diğer konularda eczanelere müdahale etmeyen
TEB’in ıskonto meselesini bu şekilde ön plana çıkarması, 39(j) maddesi hükmünün
07-58/674-233
24
işletilmesi ile değil, ancak kuruluşlara ilaç satışlarında fiyat rekabetini ortadan
kaldırma amacı ile açıklanabilecektir.
Bu çerçevede, tutuklu/hükümlü reçetelerine ilişkin geri ödemelerde Protokollerde
belirlenen indirim oranının geçerli olmadığı açıktır. Bu tespit, TEB Merkez Heyeti’nin
protokol yapmadığı diğer kurum/kuruluşlara ilaç satışları bakımından da geçerlidir. 1100
K.2. TEB Tarafından İndirimin Belirlenmesinin 4054 sayılı Kanun Çerçevesinde
Değerlendirilmesi
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinde; belirli bir mal veya hizmet piyasasında
doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını
taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası
anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemlerinin
hukuka aykırı ve yasak olduğu hüküm altına alınmıştır. Böylece, teşebbüslerin
bağımsızca ekonomik karar alabilmesi öngörülmüştür.
Düzenlemeye tabi pazarlarda, teşebbüsler mevzuatın çizdiği sınırlar içinde faaliyet
göstermek durumundadır. Bu durum, rekabet hukukunun uygulanmasını da 1110
etkileyebilmektedir.
İlaç pazarının perakendeci seviyesinde, reklamın yasaklanması ve azami fiyatın
belirlenmesi gibi düzenlemelerle eczane faaliyetleri sınırlandırılmış olmakla birlikte,
rekabete açık bir alan mevcuttur. Sağlık Bakanlığı’nca belirlenen azami fiyatın altında
fiyatla satış dahil olmak üzere, mevzuatta yasak getirilmemiş konularda bağımsızca
karar alınabilecektir. Resmi/özel kurumlara satışlarda indirim yapılması bunun
örneklerindendir. TEB Merkez Heyeti ve ilgili kuruluş arasında bir protokol
düzenlenmediği takdirde, eczaneler arasında indirim bazında rekabet ortaya
çıkabilecek ve bundan ilgili kuruluş faydalanabilecek, böylece rekabet maliyet etkin
bir sonuç doğurabilecektir. Bu çerçevede, TEB’in ıskonto oranının belirlenmesine 1120
yönelik kararları, eczanelerin bağımsızca ekonomik karar almasını engelleyen
teşebbüs birliği kararı niteliğindedir ve 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi
kapsamındadır.
Danıştay 10. Dairesi’nin 2001/4801 esas nolu kararındaki bir değerlendirme,
yukarıdaki tespiti destekler niteliktedir: “Mal ve hizmet fiyatlarının herhangi bir
müdahale olmaksızın piyasa koşullarına göre serbestçe oluşması piyasa
ekonomisinin temel kuralı olup, fiyatı dolaylı olarak etkileyebilecek olan ödeme
koşulları, kredi, vade, indirim gibi unsurların da piyasanın normal işleyişi içinde
belirlenmesi gerektiğinden teşebbüs birliklerince alınan kararlarla bu koşullar
üzerinde belirleyici etkilerde bulunulmasının rekabeti sınırlayıcı etki göstereceği 1130
kuşkusuzdur.”
TEB’in soruşturmaya konu karar ve uygulamalarının ilgili mevzuatta dayanağının
bulunduğunu söylemek olanaklı değildir. TEB tüm kurum/kuruluşlara satışlarda
indirimi %3.5 olarak belirleyerek protokol kapsamı dışındaki satışlarda rekabeti
engellemektedir. Kaldı ki, protokolde indirim oranı tarafların karşılıklı iradesiyle
belirlenirken, TEB’in tek taraflı olarak ıskontoyu takdir etmiş olması ve bunun söz
konusu kararın alınması sürecinin dışındaki üçüncü kişilere mal edilmeye çalışılması,
yersiz olduğu gibi, ilgilileri bağlayıcı değildir.
Muadil ilaçlarda yoğun rekabet vardır. İhalelerde, eşdeğer ilaçlarda üretici ve
depoların Bakanlığın onayladığı fiyatlar üzerinden büyük indirimlere gittiği 1140
bilinmektedir. Diğer yandan, üreticiler depolara satışlarında vade, mal fazlası ve
ıskonto değişkenleri ile rekabet etmektedir. Depolar da aynı şekilde kendi
aralarındaki yarış gereğince eczanelere avantajlı satış koşulları sunmaktadır. Ne var
07-58/674-233
25
ki, üretici ve depo seviyelerindeki rekabetin getirdiği avantajlar eczanelere
aktarılmakta ve fakat TEB’in soruşturmaya konu eylemleri ile, bunun eczanelerce
reçete sahipleri ve kurumlarla paylaşılması önlenmektedir.
Rekabetin ilaç bedeli yükünün çoğunu taşıyan resmi/özel kuruluşlar faydasına
işlemesinin yolu, eczanelerin indirim noktasında yarıştırılmasıdır. Ancak protokollerde
indirim oranının belirlenmesi bu olanağı büyük ölçüde ortadan kaldırmaktadır.
Protokole tabi olmayan kuruluşlara satışlarda da, hukukla bağdaşmayacak şekilde 1150
protokolde belirlenen indirimin dayatılması, rekabetin işletilmesini tamamen olanaksız
kılmaktadır. O halde, TEB’in soruşturmaya konu kararları, rekabeti sınırlayıcı olduğu
gibi, rekabetin ilaç bedelini karşılayan kuruluşların faydasına sonuç doğurmasını da
önlemektedir.
Bu açıklamalar ışığında, TEB ve eczacı odalarının resmi/özel kurum ve kuruluşlara
ilaç satışlarında indirim oranının belirlenmesine yönelik karar ve uygulamalarının bu
satışlar seviyesinde oluşabilecek rekabetin engellenmesi amaçlı olduğu ve özellikle
tutuklu/hükümlü reçetelerinin karşılanması aşamasında bu yönde etki doğurduğu
kanaatine varılmıştır. 4.11.2004 tarih ve 04-70/1012-247 sayılı Kurul kararının
Danıştay 13. Dairesi’nin 23.5.2006 tarih, 2005/7504 E. ve 2005/7622 E. sayılı 1160
kararlarıyla iptal edilmesi üzerine Rekabet Kurulu’nca yeniden alınan 2.11.2006 tarih
ve 06-79/1021-295 sayılı kararda da aynı yönde değerlendirme yapılmış olup yine
Protokoller kapsamında olmayan, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarınca
karşılanan fakir ve muhtaç kişilerin reçeteleriyle ilgili olarak benzer şikayetlerden yola
çıkılmıştır. Sözü edilen kararda 1997-2004 dönemine ilişkin deliller incelenmişken,
işbu Kararda rekabetin engellendiği sonucuna varılırken 2005-2006 dönemine ilişkin
tespitlere dayanılmıştır.
K.3. İhlalin Ağırlığı
Soruşturma konusu karar ve uygulamalar sonucunda; Maliye Bakanlığı, SSK ve Bağ-
Kur ile TEB Merkez Heyeti arasında imzalanan Protokollerin kapsamı dışında olan ve 1170
yine TEB ile ayrı protokoller düzenleyenler dışında kalan kurum/kuruluşlara ilaç
satışlarının etkilenmesi mümkündür. Soruşturma konusu uygulama sonucunda
etkilenebilecek satışların toplam eczane satışları içindeki payının düşük bir seviyede
olduğu bilinmektedir. Kaldı ki, teşebbüs birliği kararlarının bazı cezaevleri ile özel
kurum ve kuruluşlar cephesinde sonuç doğurmadığı da tespit edilmiş bulunmaktadır.
Dolayısıyla TEB bünyesinde tüm eczanelerin iradesinin temsil edildiği ve eczacı
meslek örgütlerinin kurum/kuruluşlara ilaç satışlarında indirim oranının belirlenmesi
yönünde uzun süreli ve kararlı çabalarının olduğu gerçeklerine karşın, TEB
kararlarının pazardaki etkisinin sınırlı düzeyde olduğu görülmektedir.
K.4. Antalya’daki İki Eczanenin Şikayetine İlişkin Değerlendirme 1180
Fakülte ve Yücel Eczaneleri (Antalya) sahiplerinin, Rekabet Kurumu kayıtlarına
27.7.2006 tarih ve 5177 sayıyla intikal eden başvuruları, ilgisi nedeniyle işbu kararla
sonuçlandırılan soruşturma kapsamında ele alınmıştır. Başvuruda, Antalya E Tipi
Kapalı Cezaevi Müdürlüğü’nün kendilerinden %3.5’in üzerinde indirim istediği,
şikayetçilerin satış hasılatına göre %3.5 indirim yapabileceklerini bildirmeleri üzerine
Müdürlüğün ilaçları %4.5 indirim yapan eczanelerden satın alarak harcamalarda
tasarruf yapacaklarını belirttiği ifade edilmiş ve eczanelerin gruplara ayrılarak düşük
indirim yapabilen eczaneleri devre dışı bırakan kademeli indirim uygulamasına son
verilmesi talep edilmiştir. 4054 sayılı Kanun’a göre teşebbüs davranışı sergilemeyen
Maliye Bakanlığı, SSK ve Bağ-Kur ile 6643 sayılı Kanun’un 39(j) maddesine 1190
dayanarak hareket eden TEB Merkez Heyeti arasında imzalanan 2006 Mali Yılı
Protokollerinde düzenlenen kademeli indirim uygulamasıyla ilgili olarak 4054 sayılı
07-58/674-233
26
Kanun anlamında herhangi bir işlem tesis edilmesi mümkün değildir. Kaldı ki,
kademeli indirim uygulaması, rekabetçi olmamakla birlikte, geri ödemeyi
gerçekleştiren kurum ve kuruluşlara alternatifler sunması bakımından, eski
Protokollerde öngörülen sabit indirim uygulamasına göre olumlu bir düzenleme
olarak görülmektedir. Bu nedenle söz konusu şikayetlerin reddedilmesi gerektiği
kanaatine varılmıştır.
L. SONUÇ 1200
17.4.2006 tarih, 06-28/346-M sayılı Kurul kararı uyarınca Türk Eczacıları Birliği (TEB)
hakkında yürütülen soruşturma ile ilgili olarak düzenlenen rapora, toplanan delillere
ve incelenen dosya kapsamına göre;
1. TEB’in resmi/özel kurum ve kuruluşlara ilaç satışlarında indirim oranını belirlemeye
yönelik karar ve 2005-2006 yılı uygulamalarının 4054 sayılı Rekabetin Korunması
Hakkında Kanun’un 4. maddesi kapsamında olduğuna OYÇOKLUĞU ile,
2. Bu nedenle TEB’in 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin 2. fıkrası uyarınca
cezalandırılmasına ve anılan Birliğe 2005 yılı net satışları üzerinden takdiren %1’i
oranında olmak üzere 93.891,50 YTL (Doksanüçbinsekizyüzdoksanbir Yeni Türk
Lirası elli Yeni Kuruş) para cezası verilmesine OYÇOKLUĞU ile, 1210
3. 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında bulunan ve eczacılık mevzuatına
dayanmayan eylemlerinden dolayı, rekabetin tesisi ve ihlalden önceki durumun
korunmasını teminen yerine getirilmesi ya da kaçınılması gereken davranışların ve
ihlale son verilmesi gereğinin, Kanun’un 9. maddesi uyarınca TEB’e bildirilmesine
OYÇOKLUĞU ile,
4. Fakülte ve Yücel Eczanelerine ilişkin şikayetlerin reddine OYBİRLİĞİ ile
karar verilmiştir.
07-58/674-233
27
10.07.2007 Tarih ve 07-58/674-233 Sayılı Kurul Kararı’ na
KARŞI OY GEREKÇESİ
1- Esasen, benzer konularla ilgili olarak yapılan daha önceki bir Soruşturma
Kararı Danıştay tarafından iptal edilmiştir. Bu Karar’ın yerine geçmek üzere
alınan 02.11.2006 tarihli Kurul Kararı da, ancak 30.12.2006 tarihinde TEB
tarafından tebellüğ edilmiştir. Dolayısıyla, mevcut dosya kapsamındaki,
30.12.2006 tarihinden önceki uygulamalar için, bu soruşturma çerçevesinde
bir ihlal tespiti ve cezai bir işlem tesisi hukuka uygun düşmeyecektir.
2- Soruşturma konusu ilgili pazarın temel özellikleri ve “regülasyon”
denebilecek kamusal düzenlemeler dikkate alındığında, bu alanın muafiyet
açısından değerlendirilmesi mümkündür. Rekabete aykırı denebilecek ve
fakat zorunlu ve kamu yararına olduğu açık olan, ilgili pazardaki bazı
düzenleme ve uygulamalara Rekabet Kurulu’nun belirleyeceği sınırlar
dahilinde muafiyet tanınması söz konusu olabilecektir.
Bu gerekçeler ile alınan Karar’ın 1., 2., ve 3. maddelerine katılamıyorum.
Prof.Dr.Nurettin KALDIRIMCI
Kurul Üyesi
Full & Egal Universal Law Academy